diff --git "a/140siir.csv" "b/140siir.csv" new file mode 100644--- /dev/null +++ "b/140siir.csv" @@ -0,0 +1,5266 @@ +author,content,tokens +ahmettelli,"Acının tutanakçısıyım + +Acının tutanakçısıyım +Anlatıp dururum aşkları +Ayrılıkları ve o destan +Yalnızlığını ömrümüzün + +Göçebe, Gezgin ve Aylak +Birmiydim aklıma gelmedi +Bir çingeneyle bir bilici +Hep ayni şeydi bildiğim + +Ve serseriliğimdi aşklar +Bir masalcıydım belki de +Yaşadım o büyük serüvenleri +Yolculuklar tarihimdi benim + +Acılar yaşanıyordu yurdumda +Pespese yakılıyordu kentler +Bense hep oralardaydım +Daha yangın başlamadan önce +",448 +ahmettelli,"Ana +Kayip duruyor bakislari +duvardaki resme ve kapiya +ogul mu bekledigi, sevgili mi +Belli ki yasiyorlar hala +uzun uzun yasiyorlar belli ki +birakip gittikleri anilariyla +Çikip gelirler bir gün belki +Üsümüstür çünkü topragin +soguk yalnizliginda birisi + +Öteki arkasinda parmakligin + +",282 +ahmettelli,"Bu Kent Öldürdü Diyorlar +Bu kent öldürüldü diyorlar +kursuna dizildi bir geceyarisi + +Hayaletler geziniyormus simdi +sokak aralarinda ve caddelerde +baykus tünegi olmus alanlar +ve yarasalar uçusuyormus + +Silah ve esrar kaçakçilari +altin çagini yasarlarken +artiyormus bir yandan da +kumarhaneler, meyhaneler + +Borsa oyunlari, hileli iflaslar +birbirini kovalayip dururken +nasil çikmissa pek bilinmiyor +yayginmis simdilerde rus ruleti + +Intiharlarin sayisi bilinmiyor +çogalip duruyormus fahiseler +ve artik bunlarin hiçbiri +olay bile sayilmiyormus simdi + +Bu kent öldürüldü diyorlar +bahar gelmez artik buraya + +",599 +ahmettelli,"Çingeneler +Gün biterken çingenlerle +inecek ovaya çengilerle +Ateş yakılacak ve birer +yalım büşecek kızların yüzüne + +Dinle ve sorular sor kendine +Doğayı, insanı ve geceyi +neydi güzelleştiren böyle +Yollculukları güzelleştiren neydi + +Tan atımına gelince vakit +istersen bir kolunudağların omuzuna at +Unutma geceyi bütün bir ömür + +Buruşturulup atılıvermiş +uzak ve ansız bir bakış +uzak bir buluttur şimdi keder +",419 +ahmettelli,"Eylül +Eylül, gülleri soldurarak +duyurdu bu yıl kendini +Böyle olacağını bile bile +şaşırttı bizi yinede + +Daha bir demet kır çiçeği +alıp koymadık vazoya +Güllermi unutturdu bize sevinci +yoksa aşındırdıkmı kimi duyguları + +Şöyle bir akşam +şöyleşemedik dostlarla +erkenden kapandı perdeler +yorgunmuydu çocuklarda + +Her gün yağmalanan +talan edilen sevincimiz +kurudu galiba büsbütün +su yürümüyor dallara + +Ama kırpıntı, bir küçük +uç uç böceğinin her nasılsa +konuvermesi balkona +uyarıyor biziirkilterek + +Bu kahrolası tarraka +bitecek gibi değil sokaklarda +Çekip kapıyı çıkmak en iyisi +dalmak caddelere, varoşlara + +Belki ozman eylül +şaşırtmayacak bizi +bulup çıkaracağız çünkü +evrenin öteki yüzünü +",711 +ahmettelli,"Göç +Göç oldu bir acidan öbür aciya +oysa sagrisi kurumamisti atimizin +daha dün sürüp gelmistik buralara +bugün göründü yine yollarin ucu + +Devrildi kil çadirlar seher vakti +usulca uyandirildi çocuklar +ve kadinlar bohçasi çözülmemis +bir keder gibi gibi düstüler yola + +Turnalar gitti biz gittik +bitmedi pesimizdeki nal sesleri +nerde konaklasak tedirgindik +kuruyordu irmaklar ve göller + +Bir yangin gibi tasiyip durduk +kederi ve aciyi gögsümüzde +yer gök duman içindeydi sanki +genzimizi yakiyordu ayriliklar + +Zulüm birakmadi pesimizi hiç +biz gittik o buldu izimizi +konar göçer olduk yedi iklimde +tanigimizdir daglar taslar + +Yalniz bir öfke isiltisi kaldi +gözlerimizin yorgun sularinda +yasamak bir inat oldu artik +yasamak bir direnme oldu zulme + +Ve iste devrildi yine kil çadirlar +göç basladi bir acidan bin aciya +Geride aksamin küllenen atesi +ve susturulmus çocuk sevinçleri kaldi + +",876 +ahmettelli,"Güz Gelmeden +Sirtinda tasidigin kil heybe +dag rüzgâri ve lor peyniri +gibi doluysa kir çiçekleriyle +sesler türkülere dönecektir +üzünçse isikli bir sevince + +Dudaklarinda özlem türküleri +ve gözlerinin menevsesinde ask +çagildiyorsa çavlanlar gibi +usulca gir umudun menziline +hüznü gerilerde birak + +Türküler paylasiliyorsa eger +dag rüzgârlari paylasiliyorsa +sevinç de dahildir buna +ve o zaman bütün bir yasam +paylasilacak kadar güzeldir artik + +Heybendeki kir çiçekleri +bir yangindir güze dogru +tutusturur yüreginde +uzak özlemlerin külünü +hiç beklemedigin bir anda + +Güz gelip de yangin baslamadan +tutmalisin doganin yelesinden +yüregindeki seher yeli +varmalidir sabah olmadan +gül bahçesine sevda hevengine + +",702 +ahmettelli,"Her Nasılsa Yalnızsın +Her nasılsa yalnızsın +Bir giz gibi deliyor yüreğini +cansıkıntılarının burgusu +ve hep bir şeyler eksik gibi +bir şeyler bekler gibisin + +Yeni bozgunlar +yeni yenilgiler peşindesin +Bir bozkır kuraklığına dönmüş için +Oysa yalnız bir öpüştür +gurbeti türkülere dönüştüren + +Çoktandır su vermedin +çiçeklere ve yüreğinin çeliğine +Zaman terkisine almış da öpücükleri +koşuyor sessizliğin ve yalnızlığın +iyotlu kıyılarına + +Bir yol ayrımı ki yanlışla doğru +hüzünlerle sevinçler kolkola +Sen ki ey kalbim +yanlışları ve hüzünleri taşıdın +bunca zaman + +Taşıyamaz yüreğinin batık sandalı +bu yalnızlığı,bu can sıkıntılarını +Yaşam gelincikler gibi beklerken seni +gecenin kapısını çalma +ey kalbim +",721 +ahmettelli,"Hiç Kimse +Hiç kimse bir aşkı +Onarmaya kalkmasın +Kaybedilmeye değer +En güzel anında +Bitirilmişse eğer +",107 +ahmettelli,"Ismail'in Kitabini Okurken + + +Ismail'in kitabini okuyorum üç gecedir +atesler içindeki dünyada bir neferin +ölüme at kosturan rüzgârini duyuyorum +Managua yaniyor, her yanim atesler içinde +yaniyor bir çocuk sevgiyle oksanmaktan +ve temkinli olmak yakismazdi sana zaten augusto +ve sen ey idris +ismail'in ölümü küçümseyen dostu +'yedigin kursundan +bir gümbürtü kaldi ki bana!..' +Roma'da navona alaninda birakip ismail'i +telzaatar'a dönüyorum gecikmis bir marti gibi +Yurdum diyebilecegim +her yer kan-revan içinde, görüyorum +ve bogazlanmis bir ceylan gibi +serilivermis denizler ortasina +Önce ismail orda, ne zaman gelmistir +'gümbür gümbür ve sonuna kadar, taa-sonuna +sonuna kadar sevdaya, sonuna kadar kavgaya +çatlayacak kadar sabirsizlikla' + +Ismail1in kitabini okuyorum üç gecedir +ve alnimi seher rüzgârina dayayip +sesleniyorum +'-Ey usta +nerde benim payim içtigin baldirandan!.' + +",873 +ahmettelli,"Kainat-ı Evren +evren +yalnızlıktan da küçükmüş +düşlermiş asıl sonsuz olan. + +evren +umutlardan da küçükmüş +mutsuzluk daha büyükmüş meğer. + +evren +sekizinci renge sarınan +metaforlarmış meğer. + +evren +hiçlikten de küçükmüş meğer +yaşamı ve ölümü ezberleyecek kadarmış + +evren +küçük bir okyanusmuş meğer +kıyısında yelkenliler batan. +",339 +ahmettelli,"Kaos +Ay inceldi ve orman +bir tortu gibi çöktü dibe +Bugusu yoktu topragin +büsbütün balçikti yeryüzü + +Irmaklar sagirdi ve daglar +birer aptaldi o hantal gövdeleriyle +Gittikçe büyüyordu rüzgarin beynimdeki ur +Öfkemizden simsegi yarattik + +Insani yarattik +(hayir, balçiktan degil) +O gün bugün arayip dururuz onu +hangi cehenneme gitti, bilmeyiz +",341 +ahmettelli,"Ömrüm Diyorum +Üzgün bir çocuğun yalnızlığı +Kadar saydam kalabilseydim +Ömrüm derdim ömrüm nasıl da +Dolu geçmiştir ölebilirim artık + +Ölüm hiç de ürkünç gelmiyor +Yaşanmışsa tüm yaşanacaklar +Acı yitiriyor anlamını ve renkler +Kül oluyor körleşirken gökboşluğu + +Bu dünya dünya mıdır hani +Bildiğimiz o yamyam küresi +Ki apiz öküzlerinin çekip durduğu +Bir cansıkıntısıydı önceleri + +Hantal ve gürültücü bir tehdit +Gibi düşüyorken üstümüze +Alaycı bir gülüş takılıyor yalnız +Dudaklarımın hüzün kıvamına + +Ömrüm diyorum şimdi ömrüm +Üzgün bir çocuksun sen ve yalnız +Öyle kal çünkü bu dünyada +Sana en çok mutsuzluk yakışıyor +",630 +ahmettelli,"Sahmaran +Sedef, safir ve kör uyku, dünden +Kalan bir aynaya vuruyor düs gibi +Ve kâhinin her remil atisinda ölüm +Kara degil, karada havada ve suda + +Aglayan narim da çatladi çünkü ben +Çocuklarimi kaybediyorum daglarda +Daglar ki ceylan yurdu, bir gülistan +Olsun içindi düserse yolu Sahmaran'in + +Ve anilardir diye bilinen Sahmaran +Bellegin derin kuyusundaki uykusunu +Bir hançerle kesip çikmalidir günyüzüne +Ve birakarak derisini çöl iklimlerine + +Tozlasan ve durmadan tozlanan keder +Sedef, safir ve kör bir uykuya dönerken +Çöl hep çöldür, daima çöl, gri söylence +Ve buhurun incelttigi ölümcül bir büyü + +Gülen ayvami soruyorum aglayan kizimi +Nerdesin bunca zaman ey Sahmaran +Daglar ceylan yurdudur, bir gülistan +Düs yollara, keder öcünü almalidir çünkü + + +",749 +ahmettelli,"Sen Dostumdun +sen dostumdun benim +gülünce güneşler açan +bulutlara,rüzgara asarım suretini her akşam +her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar. +kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi. +üşüyorsun +unutma ki dostumsun sen; +neredeysen orada ölmek isterim +",258 +ahmettelli,"Suçlama Beni +Suçlama beni +böyle birakip +gidiyorum diye +bagrimi yakan +bir yaradir +bu ayrilik simdi + +Bil ki kanimdadir +sevismelerin yangini +öylece girerken +gecenin bagrina +tasiyorum simsicak gülümseyisini + +Yasanan günler +hayati oyarak +gedikler açiyor +durulur mu artik +durgun sularda +bekleyerek seheri + +Talan ediliyor +bahar ve ask +öyle bir soyun ki +duracak gibi degil +vurmazsak eger +kendimizi yola + +Yasamak zorunlu +kurtarilirsa eger +bahar ve ask +ve simdi hayat +aci yesil +bir kader renginde + +Hayatin ve sevincin +kaderinin altettigi yer +kavganin ortasidir +ki umudun çiçeklenisi +askin +yengisidir bu + +Söylenecek bütün sözler +sevincin ve sevdanin +savunulmasina dairdir +ve simdi onlar +yaralarini saracak +birilerini beklemektedirler + +Ey anisiyla +kalbimi yakan +kederlenme hemen +ve suçlama beni +böyle birakip +gidiyorum diye + +",817 +ahmettelli,"Şen Olasın Halep Şehri +Hiç kimse senin kadar +yakıştıramamıştır hüznü kendine +Hüzünler ki aşkın ve şiirin +yıllanmış sarabıdır +damıtılmıştır acıların imbiğinden +Hüzünler ki şairlerin yüreğiden uçuşan +sararmış çiçek tozlarıdır +Biraz da şairlere özgüdür hüzün + +Bozkırın yalımına direnen +solgun bir gül gibi yüzün +Acının, sabrın ve yalnızlığın +sessizliği sararıyor +yorgun güzünde alnının +Ve artık bir bir şey bırakamıyorsun +bekleyişlerden başka kendine +Biraz da şairlere özgüdür bekleyiş + +Hiç kimse senin kadar +alışkın değildir ayrılıklara +Ayrılıklar ki nişanlısıdır hasretin +acılar ve türkülerle çeyizlenir +bekleyişlerin sararan güzüne +Ve hasret kızıl bir güldür +ayrılıkların mendiline nakışlanmış +Biraz da şairlere özgüdür hasret + +Kerem'i kül eden yangındır gurbet +ferhat'ın sabrıyla çatlayan kayadır +Sarınarak acının yorganına +sararmış bir yaprak gibi nakışlar +bekleyişlerin gergefine hüznü +Gurbet biraz da halep demektir +söylenir adı efsane efsane +Biraz da şairlere özgüdür gurbet + +Ayrılıkların çanı vurduğunda +savrılır pişmanlığın kızgın külleri +Bütün sevdalar hasretin yalımıyla tutuşmuş +bir bozkır türküsüdür kerem'in kavruk bağrında +ve artık +yollara düşmenin zamanıdır +şen olasın halep şehri +Biraz da şairlere özgüdür ayrılıklar. +",1274 +ahmettelli,"Yalnızlık Yasak +Yüklenmiş kanadına uzak kırların +ve gecelerin kar ürpertilerini +taşıyıp gelmiş buraya dek +hâlâ uğulduyor ürkek göğsünde +dağ başlarının çelik fırtınaları + +Çocuksu bakışlarında yorgunluk değil +bir hasretin direnci var daha çok +ama üşüyor yanlızlıktan.üşüyor +tek düşmüşlüğün acımsı utancından +boynu eğik bekliyor şafağı şimdi + +Bir yanlızlık mıdır bunca çoğaltan +acıyı ve biberli yanılgıyı +ve bir yanlızlığı kabullenmek midir +inceden ve usuldan başlatan +yürekte burgaçlanan sancıyı + +Sessizce çekilmiş dostların arasından +bir yanlışı sürdürmenin ortasından kendince +Ayrımına bile varılmamış o yangın günlerinde +Ama üşüyor şimdi kar fırtınasına tutulmuş +gibi üşüyor yanlız kuş + +Şimdi biliyor artık yalnız kuş +biliyor ki artık gecikmiştir +yolcular varmıştır varacağı yere +Anlıyor ki şimdi yalnız kuş +yalnızlık yanlışlığın ilk adımıdır. + +",873 +ahmettelli,"Yaşanan +Bir süredir kuşlar da yok +Kentin bulanık göğünde +Dumanlı bir uğultu +Uzayıp dururken sokaklarda +Ürküttü bütün kuşları da + +Öfkeyi kollayarak sakin +Kalabilmenin zamanıdır +Biliriz ki bizimledir doğanın +Ve sevdanın gülümseyen sevinci +Ve onlar sahip çıkacaktır bize + +Biz ki acılarla olgunlaştık +Biliriz kederi, kahrı ve zulmü +Aşkı ve hicranı da biliriz +Nice onmaz denilen yarayı +Acılarla sargılamadık mı + +Ve ölesiye bağlıyızdır +Sevdamızı paylaşan +Uzak ve yakın dostlara +Ki ahde vefa denilen şey +Bizimle girmiştir kitaplara + +Ama neler getireceğini yarının +Ve neler alacağını bizden +Hesaplamanın zamanıdır +Bel bağlayamayız çünkü +Feleğin ve zalimin insafına +",683 +ahmettelli,"Zulme Direnmektir Hayat +On beşine bastımı +dudaklarında bir türkü +elinde bayrak +kavga sokaktaki oyuna benzer artık +çocukluğu +benzemez +çocukluğa + +Deniz okşayabilir mi +sarışın bir dağın +rüzgarlı saçlarını +uzanarak yelesine hayatın +tutuklayabilir mi zındanlar +onun +vuruşkan sevdasını + +Açar da acının rüzgarına +hüznün solgun yelkenini +ne zından karanlığı +ne zulüm +ne işkence +indiremez dudaklarındaki gülümsemenin bayrağını + +",440 +ataol,"Akşamüstü Bir Kahvede + + + + +Akşamüstü bir kahvede +Bira içtim birkaç bardak +Gazeteden yoruldukça +Gelip geçene bakarak + +Kahvenin müşterileri +İçerdeydi daha fazla +Camlı terasta idim ben +Çıkıntı yapan sokağa + +Sevimsiz bir kocakarı +Torununu azarladı +Bir köpek geldi içerden +Camdan dışarıya baktı + +Salınarak geçip gitti +Genç bir anne çocuğuyla +Kasketli iki müşteri +Bir şey konuştu patronla + +Biraz sonra geldi köpek +Baktı yine aynı yere +Tıraş edilmiş yüzünde +Kederle ve ciddiyetle + +Kocakarı torununu +Azarladı bir kez daha +Karıştı iki kasketli +Akşamın ıssızlığına + +Köpek yine gelip baktı +Camdan ve hep aynı yere +Yüzünde aynı ciddiyet +Ve gözlerinde kederle + +Kocakarı içkisini +Bitirmiş olmalıydı ki +Çıkıp gitti torunuyla +Biri bir kahve söyledi + +Az önceki anne çocuk +Döndüler elde ekmekle +Köpek yine gelip baktı +Camdan ve hep aynı yere + +Bakıyor birkaç saniye +İçeriye dönüyor ve +Geliyordu çok geçmeden +Bakmak için aynı yere + +Koyulaşırken gitgide +Usul ve yumuşak akşam +Eğildim ben de yavaşça +Baktım köpeğin ardından + +Uzuyordu bombuş sokak +Gelip giden azalmıştı +Parketmiş birkaç araba +Ve akşamın ıssızlığı + +Eğilip bir daha baktım +Belirgin hiçbir şey yoktu +Köpek ise arada bir +Gelip bakıp dönüyordu + +Ben de bu notları aldım +Bir şiir yazarım diye +Yaşamın anlamsızlığı +Ve ciddiyeti üstüne. + +",1277 +ataol,"Aşk İki Kişiliktir + + + + +Değişir yönü rüzgarın +Solar ansızın yapraklar; +Şaşırır yolunu denizde gemi +Boşuna bir liman arar; +Gülüşü bir yabancının +Çalmıştır senden sevdiğini; +İçinde biriken zehir +Sadece kendini öldürecektir; +Ölümdür yaşanan tek başına, +Aşk, iki kişiliktir. + Bir anı bile kalmamıştır + Geceler boyu sevişmelerden + Binlerce yıl uzaktadır + Binlerce kez dokunduğun ten; + Yazabileceğin şiirler + Çoktan yazılıp bitmiştir; + Ölümdür yaşanan tek başına. + Aşk, iki kişiliktir +Avutmaz olur artık +Seni bildiğin şarkılar; +Boşanır keder zincirlerinden +Sular tersin tersin akar; +Bir hançer gibi çeksen de sevgini +Onu ancak öldürmeye yarar: +Uçarı kuşu sevdanın +Alıp başını gitmiştir; +Ölümdür yaşanan tek başına. +Aşk, iki kişiliktir. + Yitik bir ezgisin sadece + Tüketilmiş ve düşmüş gözden; + Düşlerinde bir çocuk hıçkırır + Gece camlara sürtünürken; + Çünkü hiç bir kelebek + Tek başına yaşamaz sevdasını, + Severken hiç bir böcek + Hiç bir kuş yalnız değildir; + Ölümdür yaşanan tek başına, + Aşk, iki kişiliktir. + +",1039 +ataol,"Bebeklerin Ulusu Yok + + + + +İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu +Bebeklerin ulusu yok +Başlarını tutuşları aynı +Bakarken gözlerinde aynı merak +Ağlarken aynı seslerin tonu + +Bebekler çiçeği insanlığımızın +Güllerin en hası, en goncası +Sarışın bir ışık parçası kimi +Kimi kapkara üzüm tanesi + +Babalar çıkarmayın onları akıldan +Analar koruyun bebeklerinizi +Susturun susturun söyletmeyin +Savaştan yıkımdan söz ederse biri + +Bırakalım sevdayla büyüsünler +Serpilip gelişsinler fidan gibi +Senin benim hiç kimsenin değil +Bütün bir yeryüzünündür onlar +Bütün insanlığın gözbebeği + +lk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu +Bebeklerin ulusu yok +Bebekler, çiçeği insanlığımızın +Ve geleceğimizin biricik umudu. + +",747 +ataol,"Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm + + + + +Ben ölürsem akşamüstü ölürüm +Şehre simsiyah bir kar yağar +Yollar kalbimle örtülür +Parmaklarımın arasından +Gecenin geldiğini görürüm + +Ben ölürsem akşamüstü ölürüm +Çocuklar sinemaya gider +Yüzümü bir çiçeğe gömüp +Ağlamak gibi isterim +Derinden bir tren geçer + +Ben ölürsem akşamüstü ölürüm +Alıp başımı gitmek isterim +Bir akşam bir kente girerim +Kayısı ağaçları arasından +Gidip denize bakarım +Bir tiyatro seyrederim + +Ben ölürsem akşamüstü ölürüm +Uzaktan bir bulut geçer +Karanlık bir çocukluk bulutu +Gerçeküstücü bir ressam +Dünyayı değiştirmeye başlar +Kuş sesleri, haykırışlar +Denizin ve kırların +Rengi birbirine karışır + +Sana bir şiir getiririm +Sözler rüyamdan fışkırır +Dünya bölümlere ayrılır +Birinde bir pazar sabahı +Birinde bir gökyüzü +Birinde sararmış yapraklar +Birinde bir adam +Her şeye yeniden başlar. + +",904 +ataol,"Bir Gün Mutlaka + + + + +Bu gün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra +Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz +Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür +gümbür bir telaş +Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne +güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz! +Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz +kafalılar! Ey sadrazam! +Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç +yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz +Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl +bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar +Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz +bir gömlek giyiyorum +Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-i yağma +Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli +bir pardesü +Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir +kitapları +Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür +ucundaki ırmakları +Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor orda +Köprülerden geçiyorum, karanlık yağmurlu bir gün, yürüyorum +istasyona +Bu evler hüzünlendiriyor beni, bu derme çatma dünya +İnsanlar, motor sesleri, sis, akıp giden su +Ne yapsam...ne yapsam her yerde bir hüzün tortusu +Alnımı soğuk bir demire dayıyorum, o eski günler geliyor aklıma +Ben de çocuktum, sevgililerim olacaktı elbette +Sinema dönüşlerini düşünüyorum, annemi, her şey nasıl +ölebilir, nasıl unutulur insan +Ey gök! senin altında sessizce yatardım, ey pırıl pırıl +tarlalar +Ne yapsam...ne yapsam...Dekart okuyorum sonradan... +Sakallarım uzuyor, ben bu kızı seviyorum, ufak bir yürüyüş +Çankaya' ya +Bir pazar, güneşli bir pazar, nasıl coşuyor yüreğim, nasıl karışıyorum insanlara +Bir çocuk bakıyor pencereden hülyalı kocaman gözlü nefis +bir çocuk +Lermontov' un çocukluk fotoğraflarına benzeyen kardeşi +bakıyor sonra +Ben şiir yazıyorum daktiloda, gazeteleri merak ediyorum, +kuş sesleri geliyor kulağıma +Ben mütevazi bir şairim, sevgilim, her şey coşkulandırıyor beni +Sanki ağlayacak ne var bakarken bir halk adamına +Bakıyorum adamın kulaklarına, boynuna, gözlerine, kaşlarına +yüzünün oynamasına +Ey halk diyorum, ey çocuk, derken bende bir ağlama +İlençliyorum bütün bireyci şairleri, hale gidiyorum portakal +almaya +İlençliyorum o laf kalabaklıklarını, kurumuş yürekleri, +bireyin kurtuluşunu filan +İlençliyorum o kitap kurtlarını, bağışlıyorum sonradan +Uzun kış gecelerinden sonra kim bilir nasıl olur her şey +Uzun kış gecelerinden sonra, masallarda anlatılan +Durup durup bunları düşünüyorum, bir sevinci bir hüzün +izliyor arkadan +Yüreğim ipe sapa gelmez bir bahar göğü, Türkçe bir yürek +kısaca +Beklemek usandırıyor, telaşlı telaşlı bir şeyler anlatıyorum +sağda solda +Bir otobüse biniyorum, inceliyorum bir böceği tutarak +kanatlarından merakla +Yürürdüm eskiden baharda, o yıkıntıların ve çayırların +olduğu alanlara +Aklıma şiiri gelirdi o yaşlı Amerikalının, sonbaharı anlatan +şiiri +Çayırlar vardı o şiirde, baharı anımsatan ne de olsa +Böylece yeniden hazırlanıyorum bir coşkuya, yeniden +sokaklara fırlamaya +Kendimi atmak için bir uçurumdan balıklama +Büyük ve mavi bir şey izlenimi var bende, gördüğüm +filmlerden mi ne +Bir şapka, telaşlı bir gök, sıcak yapay bir dünya +Anlat anlat bitmiyor, bitmiyor bendeki daüssıla +Bütün sevgilerimi harcayabilirim bir çırpıda, yağmurlu o +yollar geliyor aklıma +Benzin kokuları, ıslak direkler, babamın esmer bir somun +gibi tombul ve sıcak elleri +Uyurdum. Bir de bakmışsın yeni bir film sinemada, şehirde +yeni bir kız, kahvede yeni bir garson +O üzgün ve sabahlıklı dururdu balkonda... +Şimdi ne var hüzünlenecek burda, nedir bu çatlatan +yüreğimi bu telaş. +Sanki ölecek gibiyim, sanki birazdan polisler gelecek ya da +Gelip alacaklar kitaplarımı, bu şiiri, sevgilimin +fotoğrafını duvarda +Soracaklar babanın adı ne, nerde doğdun, teşrif eder +misiniz karakola +Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür +ucundaki ırmakları +Bir kız sessizce ölüyor, sessizce Vietnam' da +Ağlayarak bir yürek resmi çiziyorum havaya +Uyanıyorum ağlayarak, bir gün mutlaka yeneceğiz! +Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ihracatçılar, ey +şeyhülislam! +Bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz! +Bunu söyleyeceğiz bin defa! +Sonra bin defa daha, Sonra bin defa daha, çoğaltacağız +marşlarla +Ben ve sevgilim ve arkadaşlar yürüyeceğiz bulvarda +Yürüyeceğiz yeniden yaratılmanın coşkusuyla +Yürüyeceğiz çoğala çoğala. + +",4341 +ataol,"Bir Kadını Beklemek + + + + +Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzgarı geçerek +Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda +Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçecek + +Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın +Bir akşamı geçecek + +Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın +belki de +Bir kadını geçecek + +Bir kadını bekliyorum +Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek. + +",378 +ataol,"Bu Aşk Burada Biter + + + + +Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim +Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver +Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim +Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider + +Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir +Solarken albümlerde çocuklar ve askerler +Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner +Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir + +Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler +Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! +Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı +Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler + +Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim +Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver +Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim +Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider. + +",685 +ataol,"Çerkez Ali + + + + +Çerkez Ali'yle bir akşam +Göl kıyısı lokantada +Gürcü şarapları içtik +Mezemiz ""çahohbili"" ydi +Babası Kırımlı Tatar +Annesi istanbullu Türk +Kökü derinlerde çınar +Şair dostum çerkez ali + +Gerçeği düşe çeviren +Duygu nereden geliyor +Şu karşıki dağlardan mı +Akşam sisinde eriyen +Bakışları bir ışık su +Çerkez Ali anlatıyor + +Darağaçları kurulu +Sultan Hamit ağır hasta +Canı kayısı istemiş +Kar yağıyor İstanbul 'a +Beşiktaş'ta çerkez Ahmet +-Yörenin ünlü bakkalı- +Gidiyor yurdu kırım'a +Bulup geliyor kayısı'yı +Veriyor ��erkez Ahmet'e +Bacısı Melek Filsan'ı +Yaverlerden ihsan paşa + +O sırada İstanbul'a +Kim gelirse kafkasya'dan +Çerkez diye anılıyor +Çerkez Ali'ye Çerkez'lik +Babası Çerkez Ahmet'ten +Böylece miras kalıyor + +Düşü gerçeğe çeviren +Duygu nereden geliyor +Yanımızdaki gölden mi +Mavi bir tüle bürünen +Dişleri bir ap ak umut +Çerkez Ali anlatıyor + +Beşiktaşlı Çerkez Ahmet +-kaytan bıyıklı delikanlı- +Onbeş yaşında Filsan'I +Alıp gidiyor Kırım'a +Osmanlıda meşrutiyet +Rusyada bolşevik devrimi +Ölüyor genç yaşta Ahmet +Kalıyor Ali'si yetim + +Düşleri Çerkez Ali'nin +Her gece dolu bunlarla +Aklı fikri İstanbul'da +Siliniyor çizgileri +Göç günü ölen annenin +Buğulanıyor gözleri +Yağmur yağıyor kırım'a + +Kırk yıldır Özbekistan'da +Yaşar Çerkez Ali sürgün +Dönecek mi yurtlarına +Kırımlı Tatarlar birgün +Beşiktaş'I İstanbul'u +Vatanını annesinin +Görmek kısmet olacak mı + +""Anneciğim İstanbul'a +gidebileceğiz miyiz?"" +diyor annesine kızım +karşı dağa bakıyorum +Bir ağırlık yüreğimde +Sırılsıklam ter içinde +Uykumdan uyanıyorum. + +",1513 +ataol,"Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir şey Var + + + + +Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: +Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi +Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten +Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği + +İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne +Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa +Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır +Kopmaz kökler salmaktır oraya + +Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını +Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin +Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara +Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin + +İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine +Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına + +İnsan balıklama dalmalı içine hayatın +Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına + +Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar +Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın +Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu +Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın + +Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle +Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı +Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına +Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı + +Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: +Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına +Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır +Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. + +",1414 +ataol,"Seni Elinden Tutmuştum + + + + +Seni elinden tutmuştum --- yaz geçiyordu +Yaz geçiyordu, biz geçiyorduk +Yazı elinden tutmuştuk + +Birazdan geleceksin, bakışacağız +Bakışacağız, hem var hem yok gibi +Hem var hem yok gibi öpüşeceğiz + +Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı +Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı +Yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde + +Hayat geçiyor biz geçiyorduk +Bir denizin üzgün kıyısında +Güz bir hastalık gibi ilerliyordu + +Olgun ışığıyla güz +Ve biz yaklaşan ayrılıkların önünde +Kış duygularına bürünmüşüz + +Dışardan ağlayışı geliyor çocuğumuzun. + +",557 +ataol,"Çocuk Gibi Tiril Tirilliğinle + + + + +Çocuk gibi + tiril tirilliğinle + kucaklardım seni.. +Yazlar ve unutuşlar geçerdi. +Günlerin güneşini içerdim. + Sessizce + aşkın + teri +dolardı kasıklarıma... +Fıçılarda damıtılmış + şarap renginde şafak... +Ayaklarının bastığı kumlara + basardı ayaklarım... +İnce + güzelliğin senin +seni kuşatan + gökyüzü kadar sadeydi... +İnsan + güzelliğin senin.. +Katıksız merakın.. +Katıksız + şehvetin ve sevincin.. +Dünyaya + bir güzelliğin../.. + narinliğini +anlatmak için gelmiş gibiyim.. +Denizin çarptığı + kumsal +ve bunaltıcı yaz gecesi.. +Dünyaya + bir yaz gecesinin + bunaltısını +anlatmaya gelmiş gibiyim. + +Ey bırakıp gitmek... +Yıldızlar ve + taptaze bir şey... +Bir aşkın + pırıl pırıl + edişi seni... + +Boynunun ve + omuzlarının narinliği.. +Dudaklarının üstündeki + ter damlası... +Kayar gibi uzanışı + kollarımda vücudunun.. +Beyaz bir + ırmak gibi... +Yaşanmış ve yaşanacak + bütün aşkların + baygınlığını yaşamak seninle... +Vücudun üstüne + yazdığım bu şiir +senin bir zamanki + güzelliğinin + tanıtı gibi kalmalıdır.. +Sevgilim, gövden + sinerdi gövdeme.. +Çocuk ve + günahkâr başın + dinlenirdi omzumda... + + +Her şey bitiyor + ve + yorulduğumu düşünüyorum +Akşama + yemek hazırlıyor bir kadın.. +Kocası, gömleğinin + kollarını kıvırmış + camdan bakıyor... +Terzi kızlar + atelyeden çıktılar. +Akşam hazırlığı. + hüzün. + +Bir odada + beni beklediğini düşünüyorum.. +Seninle dolu bir oda.. +Seslerimiz + tanıdığında birbirini + ve gülüşlerimiz.. +Ve hüzünlerimizin + anlaşıldığında + kardeş olduğu.. +Boynunu yeniden + sevgiyle öperim +parmaklarının + ucunu... +Gençliklerimizin + birbirine karıştığı + düşüncesiyle çoğalarak. + +",1780 +ataol,"Eski Nisan + + + + +Canımın yongası, sevdiğim, +Bir kaç gün çaldık ilkbahardan +Geçtik yıllardır özlediğim +Erguvan ışıklı kıyılardan + +Aşkı sessizlik tanımlar +Gençken tersini düşünürdüm +Akşamla dönerken geriye dalgalar +Yalnızlığı çırılçıplak gördüm + +Durduktu önünde Ege Denizi'nin +Gözleri mayıs bulanığı, +Kuytuluğunda eski evlerin +Dolaştıktı Ayvalığı + +Eski nisan, her şey gibi, +Kalbim de, rüzgar da eski, +Çırpınıp duruyor havada +Yitik anıların kelebeği. + +",452 +ataol,"Gece Vakti Kimdir Kapıyı çalıp gelen + + + + +Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen +Yitirdiğim bir mutluluk mu +Habercisi mi gelecekteki bir mutluluğun + +Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen +İçimde bağıran acılar mı +Serseri, başıboş bir rüzgar mı + +Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen +Ansızın çıkıp gelen bahar mı + +Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen +Yüreğim mi,damarlarimda hışırdayan kan mı + +Bağırarak bu kansız evlerin suratına +Bağırarak bu kansız sokakların suratına +Bağırarak bu kansız insanların suratına +Bağırarak yüreğimdeki kanı + +Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen. + +",602 +ataol,"Hüzünlü Pazar + + + + +Hüzünlü pazar, beyaz meleklerin ilahiler söylediği +Aşkın güzelce yıkandığı, sımsıkı kefenlendiği + +Yaz geçmiş, gelip çatmış bağbozumu vakti +Genç kızların mutluluğu bir mevsim daha ertelediği + +Hüzünlü pazar, geçmiş pazarların anısıyla kavuniçi +Çocukların hep kursaklarında kalan sevinci. + +",310 +ataol,"Geçmiş Yaz + + + + +Gövdemden sızan sular gibi +Akıp gitti bir yaz daha +Sevişmelerle gündüz vakti +Ve beyaz öğle uykularıyla + +Bir yazdı artık geçmiş olan +Oysa hala tenimde tuz tadı +Aynı ağlardan çıkardığımız +Bir akşam güneşiyle balıkları + +Bir yazdı uzak Gürcistan'da +Kıyısında kartal dağların +Mavi gözlü bir göl bırakan +Düşlerine çocukların + +Bir yazdı yaşanan her saniyesi +Ve şimdi kumsaldan eserken rüzgar +Üşür bir deniz kabuğu belki +Ve küçük bir kızı anımsar. + +",461 +ataol,"Ne Anlatır Yunan Şarkıları + + + + +Ne anlatır Yunan şarkıları +Geceye dair, aşka dair +Ne anlatır Yunan şarkıları +Hayatımıza dair + +Ne anlatır Yunan şarkıları +İnsanı tepeden tırnağa saran bu hüzünle +Sanki hep anlatılmayan bir şey kalmıştır +İçimizi ne kadar döksek de + +Ne anlatır Yunan şarkıları +Biten bir aşk mı, başlayan bir aşk mı +Bir kız mı, yüzünü hiç görmeyeceğimiz +Çayırlarına hiç uzanamayacağımız kırlar mı + +Ne anlatır Yunan şarkıları +Bu sürekli, bu yumuşak ısrarla +Ne anlatır Yunan şarkıları +Yüreğimize işleyen tempolarla + +Ne anlatır Yunan şarkıları +Sonsuzluğa güzelliğe, sonsuz barışa dair +Acılarla dolsak da ne kadar +Sımsıcak yaşamaya dair + +Ne anlatır Yunan şarkıları +Bir gün birleşeceğini mi bütün şarkıların +Ne anlatır Yunan şarkıları +Bu kadar uzak...ve bu kadar yakın. + +",781 +ataol,"Parkta Rastladığım Adam + + + + +Parkta rastladığım adamın +Bir kolu kesikti bileğinden +Çiftçiymiş +Tekirdağ' ın köylüklerinden + +Bir kızı veremden ölmüş +Bu şehri İstanbul' da +Karısı tutturmuş: +Kızımın mezarı nerde ben orda + +Satmış savmış ihtiyarcık +Varını yoğunu +Feriköy' de bir evceğize +Sokmuşlar başcağızlarını + +İkinci kız desen +Kibarca: Akıl hastası +Anaya babaya +Vermez bir rahat yüzü + +Oğlanlardan büyüğü +Dört çocuklu bir şoför +Küçük oğlan +Bir tamirhanede ömür çürütür + +Fayda yok anlayacağın +Ne oğlanlardan, ne kızlardan +Bir fabrikada iş bulmuş +Kaçak işçi çalıştıran + +Kırk yılın köylüsü +Ne yapsın işçi olursa +Daha yılı dolmadan +Kaptırıvermiş elini çarka + +Gerisi bilinen hikaye +Patrondan imdat görmez +Evde karı ağlar +Deli kız vermez rahat + +Kendisine rastladığımda +Düşünüp duruyordu bir kanepede +Ben sordum o anlattı +Güzelim Tekirdağ şivesiyle... + + + +",928 +ataol,"Yıkılma Sakın + + + + +Kötü şey uzakta olmak +Dostlarından, sevdiğin kadından +Yasaklanmak bütün yaşantılara +Seni tamamlayan, arındıran +Kapatıldığın dört duvar arasında +Sağlıklı, genç bir adam olarak + +Neler gelmez ki insanın aklına +Sevinçli, özgür günlere dair +Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta +Onunla ilk kez öpüştüğün şehir +Acı, zehir zemberek bir hüzün +Kalbinden gırtlağına doğru yükselir + +Görüyorsun işte küçük adamları +Köhnemiş silahlarıyla saldıran sana +Kimi tutsak düşmüş kendi dünyasına +Kimisi düpedüz halk düşmanı +Diren öyleyse, diren, yılma +Yürüt daha bir inatla kavganı + +Babeuf'u hatırla, Nazım Hikmet'i +Bir umut ateşi gibi parlayan zindanlarda +Hatırla Danko'nun tutuşan kalbini +Karanlıkları yırtmak arzusuyla +Ve faşizme karşı, zulme, zorbalığa +Düşün acılar içinde vuruşan kardeşleri + +Elbette vardır bir diyeceği, bir haberi +Bir kaçağa çay sunan kurt kadınlarının +Dağlar dilsizdir yalçındır +Ama gün gelir bir diyeceği olur onların da +Ve dağlar, ıssız tarlalar başladı mı konuşmaya +Susmazlar bir daha, söz artık onlarındır + +Kötü şey uzakta olmak +Dostlarından, sevdiğin kadından +Yasaklanmak bütün yaşantılara +Seni tamamlayan, arındıran +Ama bir devrimciyi haklı kılan +Biraz da acılardır unutma + +Yıkılma sakın geçerken günler +Yaralayarak gençliğini +Onurlu, güzel geleceklerin +Biziz habercileri düşün ki +Ve halkın bağrında bir inci gibi +Büyüyüp gelişmektedir zafer. + +",1367 +ataol,"Toprağa Düşen + + + + +Ona ""Haydi +Savaşa dediler +Başkaca birşey +Söylemediler + +Aldılar köyünden +Davulla zurnayla +Geride üç çocuk +Bir eş ve bir ana + +Eline bir silah +Tutuşturdular +Ve karşılaştı +Düşman ordular + +Vurulup düştü +İlk çatışmada +Göğsünde bir oyuk +Üç delik alnında + +""Ey bu topraklar için +Toprağa düşen"" +Bir karış toprağın +Var mıydı yaşarken? + +",387 +ataol,"Nicedir Özlemişim + + + + +Nicedir özlemişim +Bu rüzgarı +Hani Doğu'da eser +Bahar akşamları + +Nicedir özlemişim +Bir elma ağacının +Dibine oturmayı + +Nicedir özlemişim +Şoseleri,dağları + +Nicedir özlemişim +Bir dosta sarılıp +Ağlamayı. + + + +",243 +cahit,"Abbas + + + + +Haydi abbas, vakit tamam; +Akşam diyordun işte oldu akşam. +Kur bakalım çilingir soframızı; +Dinsin artık bu kalp ağrısı. +Şu ağacın gölgesinde olsun; +Tam kenarında havuzun. +Aya haber Sal çıksın bu gece; +Görünsün söyle gönlümce. +Bas kırbacı sihirli seccadeye, +Göster hükmettiğini mesafeye +Ve zamana. +Katıp tozu dumanı, +Var git, +Böyle ferman etti Cahit, +Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan; +Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan. + +",459 +cahit," Anlamak + + + + +Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum +Ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün +Boş yere üzülmekte mana yok anlıyorum +Kadrini bilmek lazım artık her açan gülün +Şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün +Yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum. + + + +",261 +cahit,"Avuçlarıma Sığmıyor Yıldızlar + + + + +Öyle dalmışım ki bu akşamüstü, +Komşu arsadır gözümde gökyüzü. + +Ben dünyadan bihaber bir çocuğum, +Kayıp zıpzıplarımı arıyorum. + +Koşun çocuklar, koşun komşu kızlar, +Avuçlarıma sığmıyor yıldızlar. + + + +",238 +cahit,"Bayram Yemeği + + + + +Korkarım felekte bir gün +Bir bayram yemeğinde. +Anam, babam gibi kardeşlerim de, +En güzel dalgınlığında ömrün. +Beni gurbette sanıp +Keşke gelseydi bu bayram +Diyecekler. +Ve birdenbire yürekler, +Aynı acıyla yanıp +Hepsinin gözleri yaşaracak. +Öldüğümü hatırlayarak. + +",284 +cahit,"Bir Ölünün Ağzından + + + + +Kabrime çiçek getirenlere gülerim; +Gafil kişilermiş şu insanlar vesselam; +Bilmezler ki bu kabirle yoktur alakam; +Ben o çiçeklerdeyim, ben o çiçeklerim. + +",182 +cahit,"Gençlik Böyledir İşte + + + + +İçimi titreten bir sestir her gün. +Saat her çalışında tekrar eder: +""Ne yaptın tarlanı, nerede hasadın? +Elin boş mu gireceksin geceye? +Bir düşünsen yarıyı buldu ömrün. +Gençlik böyledir işte, gelir gider; +Ve kırılır sonra kolun kanadın; +Koşarsın pencereden pencereye."" + +Ah o kadrini bilmediğim günler, +Koklamadan attığım gül demeti, +Suyunu sebil ettiğim o çeşme, +Eserken yelken açmadığım rüzgâr +Gel gör ki, sular batıya meyleder, +Ağaçta bülbülün sesi değişti, +Gölgeler yerleşiyor pencereme; +Çağınız başlıyor ey hâtıralar. + +",556 +cahit,"Gerçek + + + + +Can yoldaşım olmasa olmasın +Yanlızım diye hayıflanmasın +Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi +Bir anne şefkatine müsavi +Üç adım ötede deniz +Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz +Bir derdin varsa açılabilirsin ağaçlara +Ağaç yaprak verir sır vermez rüzgara +Ve kış yaz +Dalda kuş eksik olmaz +Dağ başında duman +Yanlızlık nedir göreceksin öldüğün zaman. + +",363 +cahit,"Gün Eksilmesin Penceremden + + + + +Ne doğan güne hükmüm geçer, +Ne halden anlayan bulunur; +Ah aklımdan ölümüm geçer; +Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur. + +Ve gönül Tanrısına der ki: +- Pervam yok verdiğin elemden; +Her mihnet kabulüm, yeter ki +Gün eksilmesin penceremden! + + + +",270 +cahit,"Gün Olur Ki + + + + +Gün olur ki ne gökyüzü para eder, +Ne deniz kenarı, ne bağlar bahçeler. +Gün olur ki ne kız ne rakı ne şiir, +Hiçbir sey insanı sarmaz, kandıramaz; +Her çeşmeden boş döner, elindeki tas. +Gün olur ki çıldırmak işten değildir. + + + +",247 +cahit,"Hâtıralar + + + + +Bilmem ki hâtıralar, +Ne istersiniz benden, +Gelir gelmez sonbahar? + +Bu kanad çırpış neden? +Cama vuracak ne var +Ey eski hâtıralar + +Sanmayın güller açar, +Bülbül değildir öten; +Bu rüzgâr başka rüzgâr + +Ne istersiniz benden, +Bilmem ki hâtıralar, +Gelir gelmez sonbahar? + +",284 +cahit,"İlk Aşk + + + + +Felek ne kadar kahretse kalbimize, +Zaman zaman hatırladığımız olur, +Hangi dilber ilk aşkı tattırdı bize; +Bir bahtiyarla yaşadığımız olur. + +Ah o yaz gecesi, o mehtap, o havuz! +Balkonundan gül atan cömert sevgili! +Aşkınla deli divane olduğumuz, +Sarmaşığa tırmandığımızdan belli. + +Belki bugün bu yaşta tekrar olunmaz, +İlk aşk gecesinin masum yeminleri, +Fakat nerde ilk öpüşün verdiği haz? +Saadet bilmiyorum o hazdan gayri. + +",438 +cahit,"Karanlıktaki Hazine + + + + +Karanlığa sevgiyle baktığım gece gördüm +Hala o güven sevinciyle uçmakta gönlüm +Süründüğümüz bu çamur deryasından uzak +Bu yerlere uğramamış bir bahar içinde +Gerçekten cennet misali bir dünya kuracak +Gürbüz nesiller büyüyor sağlıklar içinde + +Çocuklarımız torunlarımız var içinde. + +",314 +cahit,"Korktuğum Şey + + + + +Gün çekildi pencerelerden; +Aynalar baştan başa tenha. +Ses gelmez oldu bahçelerden; +Gök kubbesi döndü siyaha. + +Sular kesildi çeşmelerden; +Nerden dolacak bu taş nerden, +Nergislerin açtığı yerden +Ey kuş uçurtmıyan ejderha? + +Ne yardan geçilir, ne serden; +Korkuyorum bu gecelerden. +Bel bağladığım tepelerden +Gün doğmıyabilir bir daha. + +",354 +cahit,"Kulak Ver Ki... + + + + +Kulak ver ki havasında bahçemizin, +Gök maviliğinden, dal yeşilliğinden +Bir türkü söylenmede kendiliğinden; +Nasıl dinlersen öyle, sen veya hazin. + +Kulak ver, dolaşan ruhumuzu tel tel; +Dallardaki tomurcukları ürperten +Bir türkü söylenmede kendiliğinden; +Dinlenmedikçe ömrün artar, öyle güzel! + + + +",321 +cahit,"Memleket İsterim + + + + +Memleket isterim +Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; +Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. + +Memleket isterim +Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; +Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. + +Memleket isterim +Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; +Kış günü herkesin evi barkı olsun. + +Memleket isterim +Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; +Olursa bir şikayet ölümden olsun. + +",405 +cahit,"Mezarlık + + + + +Ve şehrin şenliğine karşılık +Susar servileriyle mezarlık. +Susar ve hatırlar: - Bu kırık +Aynadaki hazin perişanlık + +Sizindir, siz gafil, siz bihaber +İnsanlar bilseydiniz ne bekler +Bir gün açmak için bu çiçekler; +Ölülerin sükûnu çiçekler + +",255 +cahit,"Otuz Beş Yaş + + + + +Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. +Dante gibi ortasındayız ömrün. +Delikanlı çağımızdaki cevher, +Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, +Gözünün yaşına bakmadan gider. +Şakaklarıma kar mı yağdı ne? +Benim mi Allahım bu çizgili yüz? +Ya gözler altındaki mor halkalar? +Neden böyle düşman görünüyorsunuz; +Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? +Zamanla nasıl değişiyor insan! +Hangi resmime baksam ben değilim: +Nerde o günler, o şevk, o heyecan? +Bu güler yüzlü adam ben değilim +Yalandır kaygısız olduğum yalan. +Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; +Hatırası bile yabancı gelir. +Hayata beraber başladığımız +Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; +Gittikçe artıyor yalnızlığımız +Gökyüzünün başka rengi de varmış! +Geç farkettim taşın sert olduğunu. +Su insanı boğar, ateş yakarmış! +Her doğan günün bir dert olduğunu, +İnsan bu yaşa gelince anlarmış. +Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! +Her yıl biraz daha benimsediğim. +Ne dönüp duruyor havada kuşlar? +Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim? +Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar. +N'eylesin ölüm herkesin başında. +Uyudun uyanamadın olacak +Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında? +Bir namazlık saltanatın olacak. +Taht misali o musalla taşında. + +",1163 +cahit,"Ölüm I + + + + +Sözünde durmadı mavi gökler; +Gün kararıyor gitgide ölüm. +Akşam yeli nedameti söyler; +Nedamet yer etti bende ölüm. + +Ne yapsam, gün doğmuyor gönlümce; +Sudur akar kendi bildiğince, +Hangi pencereye koşsam gece; +Gitmiyor bu can bu tende ölüm. + +Ne vefasız geçmişten hayır var, +Ne gelecekler imdada koşar, +Çoktandır tekneyi aldı sular; +Çoktandır ümitler sende ölüm. + +",376 +cahit,"Ölümden Sonra + + + + +Öldük, ölümden bir şeyler umarak. +Bir büyük boşlukta bozuldu büyü. +Nasıl hatırlamazsın o türküyü, +Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü, +Alıştığımız bir şeydi yaşamak. +Şimdi o dünyadan hiç bir haber yok; +Yok bizi arayan, soran kimsemiz. +Öylesine karanlık ki gecemiz +Ha olmuş, ha olmamış penceremiz; +Akar suda aksimizden eser yok + + + +",362 +cahit,"Sanatkârın Ölümü + + + + +Gitti gelmez bahar yeli; +Şarkılar yarıda kaldı. +Bütün bahçeler kilitli; +Anahtar Tanrıda kaldı. + +Geldi çattı en son ölmek. +Ne bir yemiş, ne bir çiçek; +Yanıyor güneşte petek; +Bütün bal arıda kaldı. + +",223 +iozel,"Acının Omuzlanışı + + + + +Kadını bir gürültüye sapladılar. +Evler tıkırtıydı, tıkırtıydı, tıkırtı +kahkahamın düşürdüğü çiçekleri bulamadılar +fırtınalı bir geceydi çünkü bulamadılar +bombalar, bö sesleri, savaş alaborası"" +Yaşamak bir tıkırtıydı aldırmadılar. + +Çocukların düşlerinde bir Markut +bir kurbağa zıplıyor yaşamamızdan +hergün zıplıyor, hergün eksiliyor, hergün +Markuuuut Torbanı sarkıt. +Her doğal güzelliğin bir ucunda aptallık +öbür ucunda o kambersiz geçen düğün. + +Kadın. Kadını bir dilime katık ettiler +Markuuuu! Torbanı sarkıt. +Siz büyüyün kan kuşları siz büyüyün +güzün gelişi bir öğürtüdür korkmayın +korkmayın ölüm bir başka ağzıdır yarasaların. +Aşınmış eşikler, aşınmış yaygaralar +aslan gibi bir kocası var mıydı bu kadının? +Gömleğimi zorlayan kuş sesleri. + +",769 +iozel,"Akdenizin Ufka Doğru Mora Çalan Mavisi + + + + + Kim yeni terleyen bıyığına, sakalına sevdalanmışsa + Ölünceye kadar bu daireden dışarıya ayak atamaz + HAFIZ + +Yaz günleri beni hatırlamıyor. +Salgılı bir hayvanla bitişiyorum yaz yaklaşınca +yayılıyorum ortasına sevgili tüylerimin +geniş uykulardayım, muazzam uykularda +yılların zulmünden haberim yok +ne de sürgün taşralı kızlar korosundan +geçiyor hazza yatkın dudaklarıyla gece +canımın ilmekleri arasından. + +Beni artık kimseler arayıp da bulmasın +beyaz harmanilerin göklere açık sofrasında +yıktığım saltanatın dizinde inlediğim +aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın +çünkü ben çok gizli bir yanlışın +dehşetengiz yeteneğini ölçmek için +yepyeni bir hata için iniyorum Akdeniz'e +Meryemoğlu sanıp ben zavallı ademi +çarmıha çaktılar orda çok zaman önce. +Çok zaman önceydi ki otobüsler +mermer sütunlu şehirlerden sahil çardaklarına +nice yılgın havarilerle gidip geldi. +Hepimiz, yani taflan çiğnemekle güzelleşen çocuklar +havariler karşısında harami +gövdesinde hayvan kabarınca mecalsiz +kutlu bir tan çıkarmayı denedik +kayser makinasından +anneler +sevecen gözyaşlarıyla korurdular bizi. + +Bizi sen ey beyhude ve baygın duyguların yırtıcısı +sen ey loş çalgıları uykulardan çıkarıp +bahçelrin hayatına yerleştiren esrar +bizi bırakmıştın +acı güller salınırdı kanımın raddelerinde +ve ben güneş altında kendini bize öptüren neyse +gece onun kimlerle buluştuğunu araştırdım +o zaman yalın yürek kaldım şiddetin çölünde +aldanışların çölünde korkudan +denize dilimi soktum ayaklarımdan önce. +Bu kadar, bu kadardı Akdeniz +aslı yokmuş dinlediklerimin +eski moda güneş sanrılarından +bir şair cesedinden hiç farkı yok denizin. + +Yok ve yaz günleri beni hatırlamıyor +boğulmuş hüznü gösteriyor bana memelerinden +geçiyorum bir yakıcı maviden derinleştirilmiş mora +geçiyorum ayaklarım altında kumları hıçkırtarak +Kara yaz! Karanlık yaz! Kararan vücutlardan +rıhtıma varmayan ceset elbette hatırlanmaz. + + + +",1985 +iozel,"Akla Karşı Tezler + + + + +1. +Gecenin üçüdür en uygun zaman, bahse girerim +düşünün: sabah çok yakın +oysa ışıltı yok ortalıkta +nerdeyse gece bitmiş ama sürmekte karanlık +henüz uyanmış bazıları +henüz uyumamış bazıları +bazıları uyanmış uykusuna doymadan +bazıları uykusuna varmadan doymuş +görüyorsunuz ilm-i hilaf ü cedel düzeniyle hayat +nasıl da sürüklüyor kendini +ve ben bunu kanıtlayabiliyorum +şu şair halimle +böylece size ey saygıdeğer erbab-i cumhuriyet +akıllı ve yetenekli olduğumu +kanıtlamış oluyorum +sizler de +bu derin bilgeliği kavrayarak +kendi değerinizi ortaya koymuş oluyorsunuz. + +2. +Ütüsüz bir pantolon kadar tedbirliyim +tarihi bir gerçek kadar sıkılgan +bilmem ki Tesalya'daki Termofil +bir yiğitlik anısı +bir hayınlık anıtı mı olsa +yine bilmem quantum kuramını +öğrenen insan haklı mıdır +kendini ardıçkuşu sanmakta- +ben +yirminci yüzyılın sonlarında +en uzak uyanışlar ikliminde yaşadım +bir imparatorluk genişliğindeki gençliğim sırasında +kadınlardan daha çok birinci şubeye vardım. + +3. +En mutlu insanlar belki de +baca temizleyicileridir +öyle dar, öyle kara karanlık bir yerdedirler ki +yüreklerini geniş, dayanıklı +aydınlık tutmak zorundadırlar +buna yükümlü sayarlar kendilerini. +Baca temizleyicileri başkalarını sevmekle kalmaz +başkalarınca sevilirler aynı zamanda +çünkü herkesi düşünmeyecek kadar mutlu +herkes tarafından düşünülmeyecek kadar mutludurlar. + +4. +Köylüleri niçin öldürmeliyiz? +Bu sorunun karşılığını bulamıyorum +içinden çıkılmaz bi olay, ama önemsiz +köylüleri öldürmesek de olur +hatta onların kalın suratlarını +görmezlikten gelebiliriz +yapılacak çok şey var daha +sözgelimi ben, kendim +hiç hayıt ağacı görmemişim +görmeden ölürüm diye korkum da yok +değil mi ki albatrosu Baudelaire'den +Yves Bonnefoy'dan semenderi öğrendim +bir gün bakarsınız +şu güzelim bilgiç beynimi kırıp +teneşir tahtası olarak kullanabilirim. + +",1832 +iozel,"Amentü + + + + +İnsan +eşref-i mahlûkattır derdi babam +bu sözün sözler içinde bir yeri vardı +ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman +bu söz asıl anlamını kavradı +geçti çıvgınların, çıbanların, reklamların arasından +geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı +kararmış rakamların yarıklarından sızarak +bu söz yüreğime kadar alçaldı +damar kesildi, kandır akacak +ama kan kesilince damardan sıcak +sımsıcak kelimeler boşandı +aşk için karnıma ve göğsüme +ölüm için yüreğime sürdüğüm ecza uçtu birden +aşk ve ölüm bana yeniden +su ve ateş ve toprak +yeniden yorumlandı. + +Dilce susup +bedence konuşulan bir çağda +biliyorum kolay anlaşılmıyacak +kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın +yanık yağda boğulan yapıların arasında +delirmek hakkını elde bulundurmak +rahma çağdaş terimlerle yanaşmak için +bana deha değil +belgeler gerekli +kanıtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza +gençken +peşpeşe kaç gece yıllarca +acıyan, yumuşak yerlerime yaslanıp uçardım +bilmezdim neden bazı saatler +alaturka vakitlere ayarlı +neden karpuz sergilerinde lüküs yanar +yazgı desem +kötü bir şey dokunmuş olurdu sanki dudaklarıma +Tokat +aklıma bile gelmezdi +babam onbeşli olmasa. + +Meyan kökü kazarmış babam kırlarda +ben o yaşta koltuğumda kitaplar +işaret parmağımda zincir, cebimde sedef çakı +cebimde kırlangıçlar çılgınlık sayfaları +kafamda yasak düşünceler, Gide mesela. +Kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm +her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana +gecenin anlamı tıkansın diye ıslık çalar +resimli bir kitaptan çalardım hayatımı +oysa hergün +merkep kiralayıp da kazılan kökleri +Forbes firmasına satan babamdı. + +Budur +işte bir daha korkmamak için korkmaz görünen korku +işte şehirleri bayındır gösteren yalan +işte mevsimlerin değiştiği yerde buharlaşan +kelepçeler, sürgünler, gençlik acılarıyla +güçbela kurduğum cümle işte bu; +ten kaygusu yüklü ağır bir haç taşımaktan +tenimin olanca ağırlığı yok oldu. +Solgun evler, ölü bir dağ, iyice solmuş dudak +bile bir bir çınlayan +ihtilal haberidir +ve gecenin gümüş ipliklerden işlenmiş oluşu +nisan ayları gelince vücudu hafifletir +şahlanan grevler için kahkahalarım küstah +bakışlarım beyaz bulutlara karşı obur +marşlara ayarlanmak hevesindeki sesim +gider şehre ve şaraba yaltaklanarak +biraz ağlayabilmek için +fotoğraflar çektirir +babam +seferberlikte mekkâredir. + +İnsanın +gölgesiyle tanımlandığı bir çağda +marşlara düşer belki birkaç şey açıklamak +belki ruhların gölgesi +düşer de marşlara +mümkün olur babamı +varlık sancısıyla çağırmak: + Ezan sesi duyulmuyor + Haç dikilmiş minbere + Kâfir Yunan bayrak asmış + Camilere, her yere + + Öyle ise gel kardeşim + Hep verelim elele + Patlatalım bombaları + Çanlar sussun her yerde + +Çanlar sustu ve fakat +binlerce yılın yabancısı bir ses +değdi minarelere:Tanrı uludur Tanrı uludur +polistir babam +Cumhuriyetin bir kuludur +bense +anlamış değilim böyle maceralardan +ne Godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur +yalnız +coşkunluğu karşısında içlendiğim şadırvan +nüfus cüzdanımda tuhaf +ekmek damgası durur +benim işim bulutlar arşınlamak gün boyu +etin ıslak tadına doğru +yavaş yavaş uyanmak +çocuk kemiklerinden yelkenler yapıp +hırsız cenazelerine bine bine +temiz döşeklerin ürpertisinden çeşme +korkak dualarından cibinlikler kurarak +dokunduğum banknotlardan tiksinmeyi itiraz +nakışsız yaşamakları +silâhlanmak sayarak +çıkardım +boğaza tıkanan lokmanın hartasını +çıkınımda güneşler halka dağıtmak için +halkı suvarmak bin saçlarımda bin ırmak +ıhtırdım caddeleri meğer ki mezarlarmış +hazırmış zaten duvar sıkılmış bir yumruğa +fly Pan-Am +drink Coca-Cola + +Tutun ve yüzleştirin hayatları +biri kör batakların çırpınışında kutsal +biri serkeş ama oldukça da haklı. +Ölümler +ölümlere ulanmakta ustadır +hayatsa bir başka hayata karşı. + +Orada +aşk ve çocuk +birbirine katışmaz +nasıl katışmıyorsa başaklara ağustos sıcağı +kendi tehlikesi peşinden gider insan +putların dahi damarından +aktığı güne kadar +sürdürür yorucu kovalamacayı. + +Hanidir görklü dünya dünyalar içre doğan? +Nerde, hangi yöremizde zihnin +tunç surlardan berkitilmiş ülkesi +ağzı bayat suyla çalkanmış çocuğa rahim olan +parti broşürleri yoksa kafiyeler mi? +Hangi cisimdir açıkça bilmek isterim +takvim yapraklarının arasını dolduran +nedir o katı şey +ki gücü +gönlün dağdağasını durultacak? +Hayat +dört şeyle kaimdir, derdi babam +su ve ateş ve toprak. +Ve rüzgâr. +ona kendimi sonradan ben ekledim +pişirilmiş çamurun zifiri korkusunu +ham yüreğin pütürlerini geçtim +gövdemi alemlere zerkederek +varoldum kayrasıyla Varedenin +eşref-i mahlûkat +nedir bildim. + +",4521 +iozel,"Bakır Tenli Yapraklar + + + + +Bak, ölüm güzü kıskanıyor +şimdi ıssızdır onun sevimli kedisi +ve herkes onun el değmedik yerleri olduğunu sanıyor. +uzuyor defterine uğrayan kan lekesi + +senin kuşların olurdu mevsimi yolculuklara çağıran +içli taşra kızların gizemli eviçleri +kapıların olurdu korkudan çok denizlere açılan +o denize açılan ellerin nerde şimdi? + +yine bir güz büyümekte kanında gölgelerin +o üzünç orduları tarlalar çiğnemekte +bak, ölüm güzü kıskanıyor +mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin +güze el değdirmeyen ellerin nerde? + +",538 +iozel,"Bir Ağrı Yakıldıkça Sevilmeli + + + + +Gecenin dürüstlüğünden herkes kuşkulanır +korkulur o kuş yüklü iniltilerden +ve mor ağzını gecenin kumuna batıran ben +çağdaş serüvenler adına +bütün fotoğraflarını yakan +yakan ve bekleyen. + +Çarpar yüzü bir çocuğun mezarlara +yine de ağartamaz tanımını gecenin. +Ezgisiz ama esnaf bakışlarıyla soyunan bir kadın +ayartılmaya uygun o çok baygın yerlerim +ağartamaz +çünkü çocuklar yağız bir öpüşle korunur +ben yakarım çağımın ellerini. Ben bekliyenim. +Gecenin kıyısında benden konuşulur. + +Kara bir irn akıyor +öpünce o yıkılmış gülüşünden çocukların. +Kara bir salgıdır çünkü büyük +serüvenler ve çocukların soluk alışları da. +Ürker herkes üşümüş bir anahtar olagelmekten +bir çocuğun şehri çarpar yüzümün varoşlarına. + +",745 +iozel,"Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar + + + + +Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında. +Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar +ben yaşarken koptu tufan +ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat +her şeyi gördüm içim rahat +gök yarıldı, çamura can verildi +linç edilmem için artık bütün deliller elde +kazandım nefretini fahişelerin +lanet ediyor bana bakireler de. +Sözlerim var köprüleri geçirmez +kimseyi ateşten korumaz kelimelerim +kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına +uçtum ama uçuşum +radarlarla izlendi +gayret ettim ve sövdüm +bu da geçti polis kayıtlarına. + +Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar +ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye +kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa +laboratuvarda çalışanlara sorarsanız +ruhum sahte +evi Nepal'de kalmış +Slovakyalı salyangozdur ruhum +sınıfları doğrudan geçip +gerçekleri gören gençlerin gözünde. + +Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben +kıyı bucak kaçıran ben ruhumu +sanki ne anlıyorum? +Ola ki +şeytana satacak kadar bile bende ondan yok. +Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum +çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir +devlet sırrıyla birlikte insanın +sinematografik bir hayatı olabilir +o kibar çevrelerden gizli batakhanelere +yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri +ve sonunda estetik bir +idam belki! +Evet, evet ruhu olmak +bütün bunları sağlayamaz insana. +Doğruysa bu yargı +bu sonuç +bu çıkarsama +neden peki her şeyi bulandırıyor +ertelenen bir konferans +geç kalkan bir otobüs? +Milli şefin treni niçin beyaz? +Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e? +Ne saçma! Ne budalaca! +Dört İncil'den Yuhanna'yı +tercih edişim niye? +Ben oysa +herkes gibi +herkesin ortasında +burada, bu istasyonda, bu siyah +paltolu casusun eşliğinde +en okunaklı çehremle bekliyorum +oyundan çıkmıyorum +korkuyorum sıram geçer +biletim yanar diye +önümde bir yığın açalya +bir sürü çarkıfelek +gergin çenekli cesetleriyle +önümde binlerce çiçek +korkuyorum sıra sende +sen de başla ve bitir diyecek. +Yo, hayır +yapamaz bunu, yapmasın bana dünya +söyleyin +aynada iskeletini +görmeye kadar varan kaç +kaç kişi var şunun şurasında? + +Gelin +bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar! +Bana kötü +bana terkettiğiniz düşünceleri verin +o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız +ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar +onları verin, yakınmalarınızı +artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar +ben aştım onları dediğiniz ne varsa +bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar +boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz +içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı +verin bana +verin taammüden işlediğiniz suçları da. +Bedelinde biliyorum size çek +yazmam yakışık almaz +bunca kaybolmuş talan +parayla ölçülür mü ya? + +Bakın ben, bir çok tuhaf +marifetimin yanısıra +ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim +üstüme yoktur ödeme hususunda +sözün gelişi +üyesi olduğunuz dernek toplantısında +bir söyleve ne dersiniz? +Bir söylev: Büyük İnsanlık İdeali hakkında! +Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim +kazanana vertigolar, nostaljiler +karasevdalar çıkar. +Yapılsın adil pazarlık +yapılsın yapılacaksa +işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları +sizin geçmiş hatalarınız karşısına. +Ne yapsam +döl saçan her rüzgarın +vebası bende kalacak +varsın bende biriksin +durgun suyun sayhası +yumuşatmayı bilen ateş +öğüt sahibi toprak +nasıl olsa geri verecek +benim kılıcımı. + +",3267 +iozel,"Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü + + + + +Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka +sonuçları bir bir gözden geçiriyorum +pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can +madenlerin buharından elde edilen büyü +bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular +nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan +nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala. + +Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara +sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan +ipte boynum,ağzım şehvet yalaklarında +çapraştım, and içip ayna kırdım +doğadan bir vahiy bekledimse boşuna +baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı +hiç bir meşru yanı kalmamıştı hayatımın. + +Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor +böylesine hazırlıklı değilim daha. +Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum: +Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar + çocuklarda. + +",784 +iozel,"Bir Devrimcinin Armonikası + + + + +Bİnlerce, binlerce çocuk +koşarak dokumuş benim kumaşımı +hançeremde bu şehrin +o geçimsiz mushafı +vardım dayandım parmaklığına o büyük hesapların. +Hazırım ey kalaycı çırakları ve güğümcüler +ey rakı sürülmüş yaralarım. +Ey rakı sürülmüş yaralarım gövdeleşin +kırçıl acılarım benim +gök de bir takınsın boynuna +benim kağşayan umutlarım gövdeleşin +kırçıl acılarım benim +gök de bir mendil takınsın boynuna +benim kağşayan umutlarım gövdeleşin +çünkü ben oraya gidiyorum: boğulmaya. + +Nasıl birer suç çağrışımıyız dünyada +adamlar, kadınlar şehre indirdikleri bakraçları +ne kadar uydurma +ne kolay öpüşüyorlar yıllar süren intiharla. +Oysa +insan zemheriyi +ve kadının doğurma vaktini bilir +her gün kalkıp öpüşülebilir sabahın üniformasıyla +yeni şeyler, yeni şeyler yaratmak için tabi. +İşte potin bağlıyor çocuk +bütün uykularında sürülmüş kurşunlar +tütün gibi bakıyor insanlara +ve ben sahici kılmak için öpüşlerimi +oraya gidiyorum: boğulmaya + +Ben ki gövdemi bütünüyle ne yapmalıyım +tahta bir bavul +gibi duruyorum insanın kıyısında +makina +çok acemi buluyor beni sanırım +seyrek bir ölü vurdular alnıma, ekşi +1300 tarihli şehbenderlere dair talimata +ve anamın kanserine alıştım +ve de bir simsar gibi asfalta ve otobüslere +bir vitrin gibi +bir bıçak, bir +setre. +Tutuşan bir bıçak. +İçerimde tozuyan bağırtılar vardır. +Ondan işte gidiyorum oraya: boğulmaya. + +Oraya gidiyorum boğulmaya +BOĞULMAYA +bir partizanın armonikasında. +Artık mazgallardan fırlamak +büyük kamalar saplamak +böğrüne coşarlığın +büyük bir çatırdının ayaklarını ovmak +armonikamla. + +Ey çatlayan tohumun hengamesi! +İnsan, gülümsemeyi +ve ürün kaldırmasını bilir +çünkü derbeder bir okul çantasından +serin ve sevişli bir ırmağa girilir +ve benim o boğulduğum armonika +halklarla seğirtir ; coşar +o, korkunç bir yekinmedir buralarda +Hanoy'da bir uçaksavar. + +",1826 +iozel,"Dişlerimiz Arasındaki Ceset + + + + +Biz şehir ahalisi, Kara Şemsiyeliler! +Kapçıklar! Evraklılar! Örtü severler! +Çığlıklardan çadır yapmak şanı bizdedir. +Bizimdir yerlere tükürülmeyen yerler + +Nezaketten haklılardan yanayızdır hepimiz +Sevinmemiz çapkıncadır, ağlatır bizi küpeşteler +Yaşamak deriz -Oh, dear- ne kadar tekdüze +Katliamlar ne kötü be birader + +Güneş neredeysek orada bulur bizi +Ya cünup ve yalancı veya miskin ve ülser. +Falımız neyse çıksın diye açarız indeksleri +Sayılar bizi bulur, o ayıp işaretler + +Saframızla kesemizi birleştiren anatomi bilgisi +Hadım tarih, kundakçı matematik, geri kafalı gramer +Evet bunlar gizlice örgütlenerek alnımıza +Verem Olmak Üretimi Düşürür ibaresini çizer + +Biz şehir ahalisi, üstü çizilmiş kişiler +Kalırız orda senetler, ahizeler ve tren tarifesiyle +Kimbilir kimden umarız emr-i bi'l-ma'ruf +Kimbilir kimden umarız nehy-i ani'l-münker +Bize yalnız oğulları asılmış bir kadının +Memeleri ve boynu itimat telkin eder. + +",958 +iozel,"Evet, İsyan + + + + +Demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim +göğsünde hazin ayak izleri eski Şubatların +onu yaralar kıpırdatıyor +ve o sertelmektedir yaralardan +kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri. +Keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın +varınca bayrakları, marşları duyuyorum +başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor +durup dineliyorum bütün taframla +bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün +hantal yüreklerin olduğu orda. +Kesik kolları var aşkın +döl ve inat barındıran. +Hırpani bir okşayışla akşam +yanaşınca çocuklara +ben karakavruk yüzümün arkasında +kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum +bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan +halksa kal'am onu kal'a kılan benim +boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü +çünkü kavganın göbeğidir benim yerim. +Ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri +çünkü kavganın göbeğidir benim yerim +canlarım, kollarında Parti pazubentleri +dik başlar, erkek haykırışlarla +göndere, en yukarlara çekiyorlar +en yukarlara çatlıycak kadar aşki yüreklerini. +yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan +yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde +kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor +köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime? +Asfalt yakıyor genzimi +asfalt adamlarını topluyor aramızdan +yıkılıp omuzdaşlarının seslerine +yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi. +Ben merd-i meydan +yani toprağın ve kanın gürzü +güllerin bin yıllık mezarı bendedir +yukardan bakarım efendilerin pusatlarına +insanların bütün sabahlarını merak ederim +gök hırpalanmaktadır merakımdan +ıtır kokan benim yumruklarımdır +benim kavgamdır o, aşk diye tanınan. + +Alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara +vurulsun kösleri şu gavur sevdamızın +vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa +Zülkf de vursun. +Yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim. + +",1777 +iozel,"İçimden Şu Zalim Şüpheyi Kaldır Ya Kendin Gel Ya Beni Oraya Aldır + + + + +Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak +ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım +kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar +kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak +onların yardımıyla dünyamıza acıdım. + +Dünya. Çıplak omuzlar üzerinde duran. +Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya +Benimse dar +çünkü dargın havsalamın +gücü yok bazı şeyleri taşımaya. +Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah +sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu +sakın Styks sularının heyulası sanmayın +er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu, +biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz +öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz +ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak +ne ellerin hırsla yaban tutuşu +ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır +dev iştihasıyla bende kabaran aşkı +yetmez karşılamaya. +İnsanlar +hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır +o ferah ve delişmen birçok alınlarda +betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır +çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim +şakaklarıma dayanınca güneş +can çekişen bir sansar edasıyla +uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum +kadınların sahiden doğurduğuna +toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum +nicedir kavrayamam haller içinde halim +demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm +bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü +su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum +duydum yağmurların gövdemden ağdığını. + +Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden +aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan +sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları +bir harfin başlattığı yangın ile söndür +beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım +öyle mahzun +ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın. + +",1696 +iozel,"Kalk Düğüne Gidelim + + + + +Sarardın üzüntüden, üç gün ağladın +baktım gözlerine şıçramış halkın gözleri +incesin +bardakta bir karanfile benzemiyor inceliğin +serçeler sekmiyor hayır, dudaklarında +ham demirden bir çanakta dövülmüş otlar olur +ısınmış taşlar olur yazları geceleyin +sazlar +kanımda Çiçek Dağı'nı vurur +doldurur öylece göz yerlerimi inceliğin + +Tenimde iz bırakmış kar kokusu +terli, muğlak adamların hevesleriyle +harman edilmiş tenim +sevinçler artırmışım çiçekli +ve çiçeksiz bütün dağlardan. +Sarhoşken bağrıma akıtılan yıldızlar +özümü çekip ayırmış avuntulardan. +Şimdi sana bakıyorum, kalabalık gözlerin +ağlamasan bizi utandıracak sanki dünya +Valentina Tereşkova +ve çekik gözlü kadın komandolar +çünkü üç gün beslendiler senin gözyaşlarınla. + +Sen ağlarken azığımız çoğaldı +elledik halkın ağrılarını cesurca +ağlamasan +kök inatla kavramıyor toprağı +boş umutlar içinde pervasız büyüyor kir +ağlıyorsun ihanete karşı şavkıyor pıçak +bir pıçak ki sevgilim, Sürmene işidir. + +Bir şehrin uzak semtleri gibi gözlerin +üzgün, kara, ayaklanmaya hazır +ben yaralar kuşanıp katılırım onlara +onlara katılırım yedek mermi ve şarkılar alarak +seni alırım sonra her bir yanım çağıldar +bir oyuna kalkarız sıkılmış yumruklarla +yazarız duvarlara fırtınalı yazılar. +Bir gün burda, bu kalktığımız yerde +kendini yaşamakla taşıran bir güneş kabarcığı +zonklayan bir atardamar olduğu anlaşılır +el tutuşmuş çocuklar ki o zaman +senin gözyaşlarını heyecanla kapışır. + + + +",1448 +iozel,"Kanla Kirlenmiş Evrak + + + + +Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. +Aşklarım, inançlarım işgal altındadır +tabutumun üstünde zar atıyorlar +cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır +toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar +denize yaklaşınca kumlar ve çakıl taşları +geçmiş günlerimi aşağılamaktadır. + +Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. +Ve rüzgar buruşturuyor polis raporlarını +kadınlar fazlasıyla günaha giriyorlar +bazı solgun gömleklerin çözük düğmelerinden +çelik tırpan gibi silkiniyor çocuklar +denizin satırları arasında. +Gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin +küfre yaklaştıkça inancım artıyor. + +Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında +öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan +saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda +acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman +acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. +Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın +başından başlayabilirim. + + + +",909 +iozel,"Partizan + + + + +Gırtlağımda bir harf büyüyor +buna dayanacağım +dişlerim kamaşıyor yıldızlardan +buna da. +Kabaran bir çarpıntı oluyor şehir. +Artık yırtarak açtığımız zarflarda +ne kargış, ne infilak +yalnız +koynunda çaresiz, çıplak +isyan işaterleri taşıyan +bir ergen cesedi. +Kabaran bir çarpıntı oluyor şehir +uyusam bir dağın benimle uyuduğu oluyor +her gün şehrin ortasında bir ergen ölüyor +domuzuna ölüyor bankerlere durarak +noterden onaylı kağıtlara durarak +mevlit ilanlarına durarak. +Yunmadık saçlarını okşuyoruz, yavrum. +- Yüzümüzde dolanan bir mayhoş kahkaha - +Gırtlağımda bir harf büyüyor +gırtlağımızda. +Sarp bir güvercin düşüyor yüreğimden +buna dayanmalıyım +ölünce bir partizan gibi ölmeliyim +sabahın kuşluk vaktine savrulan +savrulan savrulan ergen ölüleri gibi. +Şehrin şarkısını söylediğim zaman +yağız bir kımıltı oluyor sesim +korku ve cüzam +korku ve cüzam +korku… +Ne beklenebilir artık namlulardan. +Harçlar karılmış duruyordur +hem de kara +bir gerdek olarak yaşıyoruzdur kendimizi +ne beklenebilir. +Yırtarak açtığımız zarflarda +büyük tecimevlerinde, büyük çarşılarda +pokerde-sinemada-genelevlerde +ne bir suçlu çağrışımı, ne karabasan +yalnız o herkesler +o herkesler kendine akarak boğulan +ve sürdüren bir güleç kocamışlığı. +Bereketli kuşlar serpeceğim ayaklarıma +genzimi yakarak +bir cinayet türküsü söyleyeceğim ben de +ölürsem bir partizan gibi öleceğim +azgın bir gebelik halinde. +Beni dinmeyen bir mavilik kanırtıyor +buna dayanamam +bir çeteci dişleriyle söküyor kanımdaki çiviyi +buna da. +Radyodan silah sesleri geliyor +ter kokusu geliyor, ayak +aksayan bir şey örtüyor +yüreğimin kabzasını +olmadık sesler geliyor radyodan +beynimde korkunç bir vida olarak +ergen ölüleri +artık ellerimi bu rahlelerden ayırsam +boyunbağımın ve gülüşümün o kirli +rahatlığından, yırtık uğultusundan şehrin. +Umudunun ayak seslerini okşuyoruz, yavrum. +Kuşandığımız +bu alkol kokusu bize ne getirdi ki! +ÇIKSAM +gök +şarlayarak devrilse ardımdan +- ölürsek bir partizan gibi ölmeliydik - +yürüsem parçalanmış bir ceset tazeliğinde +yürüsem beynimde kıpkızıl bir serinlik +sonra denizler devirebilirim dudaklarımdan +sonra aşk, sonra dirlik: partizan. + +",2119 +iozel,"Sevgilim Hayat + + + + +Yüzüme bak +ve yüzümü hırpala +yüzümü değiştir, dağlı bir anlatım bırak +sen +her hafta oğlunu leğende yıkayan hayat +yaban, diri memelerinden ısırmak +dudaklarındaki tuzu dudaklarıma almak için +çok oldu tepelere vurdum kendimi +bulutlara karıştım ve karanlık kahvelerde +tıraşı uzamış adamlardan +huylarını öğrendim senin. +Mahmur bir tohumdan delikanlı bağrıma. +Ve hatırlıyorum lokavt vardı +bezgin fabrika düdüklerinin +dizlerine yatırılmış olan sabah +senin kalbini kakışlardı +Tomarla muştuyu omuzlayarak genç adamlar +polisin sevmediği genç adamlar sokaklarda +patronları kudurtan gazeteler satarlardı. +Ey şehre başaklar: +militan ruhlar ekleyen hayat! +Gün turuncu bir hayalet gibi yükseliyorken +izmarit toplayan +çocukların üstüne +çekleri imzalanıyorken devlet katlarında faşizmin +bacımı koyvermiyorken şizofreni, +yüzüme bak +ve rahmini bana doğru tekrarla +ben öyle bilirim ki yaşamak +berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır +çünkü biz savaşmasak +anamın giydiği pazen +sofrada böldüğümüz somun +yani ıscacık benekleri çocukluğumun +cılk yaralar halinde; +yayılırlar toprağa +etlerimiz kokar +gökyüzünü kokutur +çünkü biz savaşmasak +Uzak Asya'dan çekik gözlerimiz +Küba'dan kıvırcık sakallarımızla +savaşmasak +güm güm vurur mu kömürün kalbi Kozlu'da +Ke san'da, Kandehar'da ümüğüne basılır mı vahşetin +ve sen boynunu öperken beni sarhoş +bir okyanusla titreten hayat +sevgilim olur musun. +Ben savaşarak senin +bulanık saçlarından tutp +kibirli güzelliğini çıkartıyorum ortaya +dünya +kirletilmez bir inatla dönüyor +altımıza yıldızlar seriliyor +yüzüm suya davranıyor koşaraktan. +ve inzal. + +",1590 +iozel,"Waterloo' da Bir Dişi Kedi + + + + +O silik aynalarda şaşırdığım pis yüzüm +daha çok insanlara benzeyen ve onlara +hırçın çalgılar yansıtan +yüzüm. +Uykularım upuzun bir geçmişi yaktıkça +ve o külle yıkandıkça ben durmadan +utançla oğuşturduğum +yüzüm. + +Zengin dul dişi bir kedi seviyor ya kucağında +belki bu insanlara güvenimi doğuruyor durmadan +ellerim bağlı da ondan bu belki +yaşlı adamlar artıyor haykırışımdan +kanatlarını bembeyaz çırpıyor kuşlar +bir kadın vuruyor kuşlara kendini +vuruyor vuruyor kanatıyor belki +sonra da güneşin gövdesine yorgunluktan. + +o silik, eski, yalnız aynalarda +kısaca insanlarda yani +kuşları eskiten kan +kurusun. +Gürültülü bir intihar başlasın akşamla +dinsin sen soyundukça geceye karışan hüzün +dinsin dinsin benim çağdaş olmayan iğrenç yüzüm. + +Ayın parçalanışını bir dişi kedi gördü +Waterloo'yu gördü bir asker, bir kahraman +ama bizim için ne Waterloo, ne yağmur öncesi hüznü +bir aptalca büyü uğraştırıyor bizi durmadan +çünkü umulmadık bir şey oluyor artık insan +bir şey, bir kahkaha sabahın karşısında +ve yüzüm, o deşilmiş, o iğrenç yara +artık kendine yürüyor kalkıp onlardan. + +",1104 +iozel,"Tahrik + + + + +Bırakın ince kavak seslerini şehrin içinde +paralar yaşlı kızların koynunda yatarken +bırakın köprülerin üstüne yağmur +ve basma perdelerden lânet bize. +Şaşılacak bir dünyada yaşamaktı; öğrendik +şimdi külçeler yüklüyüz şaşılacak bir biçimde +külçeler yüklüyüz ve çıkmak istiyoruz yokuşu +Sokaklar gittikçe katı bizim adımlarımıza +peşimizde bütün bahçeleri boşaltan ter kokusu +yankımız soyunup sevap rahatlığı alınan yataklarda +yürek elbet acıyor esvap değiştirirken +bizden artık akması beklenilen kan da aktı +kovulduk ölümün geniş resimlerinden. +Efsanelerden kovulduk +kan ve demir kelimeleri söyleyince +elbiseler içindeyiz, şehrin içinde +önümüz iliklenmiş, ayakkaplarımız bağlı +kimsenin uykusunun fesleğen koktuğu yok +altıkırkbeşte vapur ve sancı geç saatlerde +eski savaşçılar vesair geçmiyor bulutlardan +çiçek alıp eve götürüyoruz +bunun bir delilik olduğunu bile bile +en ıssız duyguların ucunda karakollar +asmaların altı tuzak ve tuzak caddelerde +külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu +gözler kısılıp bakılıyor bize. +Biliniyor +bizim mahsustan yaşadığımız +biliniyor +şarkıların sırası bizde +biliniyor +hayat bizden razıdır +biliniyor +otların sarardığı yerlerde güneş +kurşunun değdiği tende heves kalmıştır. + +",1221 +iozel,"Yıkılma Sakın + + + + +Sana durulanmış kelimeler getireceğim +pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler +kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir +seni çünkü dik tutacak bilirim +kabzenin, çekicin ve divitin +tutulduğu yerden parlayan şiir. + +Zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi nefti +acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı + +sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin +çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı. +Her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan +acılar bile duymadım kof yürekler önünde +beynim her sabah devrimcinin beyniydi +ayaklarım donukladı gelgelelim +sağlığın yerinde mi? + +Yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor +halkın doğurgan dünyasına dalmakla +onların güneşe çarpan sesini anlamayan +dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri +seyir bile edemezken içimizdeki şenliği +yılgı yanımıza yanaşamazken +bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat +yıkılmak elinde mi? + +Boşuna mı sokuldu bankalara +petrol borularına kundak +kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi +varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza +yaşamak +bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki. +Bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere +ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına +yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir +ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana +öpüşler, yatağa birden yuvarlanışlar +sevgiyle hatırlansa bile hatta. + +Köpüren, köpürtücü bir hayatın nadasıdır kardeşim +bütün devrimcilerin çektikleri +biliriz dünyadaki yorgunluk habire mızraklanır +dağlarda gürbüz bir ölümdür bizim arkadaşlarınki +pusmuş bir şahanız şimdilik, ne kadar şahan olsak +ama budandıkça, fışkıran da bizleriz +ölüyoruz, demek ki yaşanılacak. + +",1629 +iozel,"Propaganda + + + + +Köleler gördüm, karavaşlar +hayaları burulmuş bir adamın ayaklarını yıkamaktalardı +artık kelimeleri kalmamış fiyatları sormaktan +saçları taranılmaktan usanmışlar +sinemalarda saklanıyor kışın +yaz olunca denizin yalayışlarına +kaldırımlarda demokrat +otobüslerde dindar +geceyi +saatlerine bakarak anlıyorlar +ve sabah +gökyüzünün karnını gerdiği zaman +dağların kokusundan fabrikalar +acıkınca +Köleler! +gözleri camekânlarda. +Silâhlar gördüm +namlusu akla çevrilmiş sahra topları +mürekkebin utandığını gördüm basılı kâğıtlarda +tetiğe basan parmaklarda çare yok, gördüm mürekkebi: +Çare yok, radyoları kapatsam +çare yok, secde etsem anılarıma +bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında +olacak şeymi duymak portakal bahçelerini +mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık +hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi: +Sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır +bir çocuk, İşte ırmak! diyerek haykırınca +o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu +belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca: +Gördüm +gözlerinde zındanlarla bana baktıklarını +düşündüm yaslanarak şehrin kasıklarına +düşündüm kafa kemiklerimi eritinceye kadar +nedir bu kölelerin olanca silâhları +silahların köleleri olmaktan başka. +Bıkmadım +koyu renkler kullanıyorum hayatımda +koyu mavi, acıyı anlatırken +sessizce öperken, koyu beyaz +ve saçlarım hakaretlerle okşanırken +koyu bir itiraf sarıyor beni. +susmak elbette zehirlidir +ve rahatlık getirir yazıklanmak da. +Ey tenimde uzak yolculukların lekeleri! +Ey çocuklarda uyuyan intizamsız güneşler! +gelin ve boğdurun bu köleleri. + +",1549 +nazim,"1 Ekim 1945 + + +Dağın üstünde: +akşam güneşiyle yüklü olan bir bulut var dağın üstünde. +Bugün de: +sensiz, yani yarı yarıya dünyasız geçti bugün de. +Birazdan açar +kırmızı kırmızı: +gecesefaları birazdan açar kırmızı kırmızı. +Taşır havamızda sessiz, cesur kanatlar + +vatandan ayrılığa benzeyen ayrılığımızı.. + + + + + +",325 +nazim,"1 Mayıs da + + +Yaşım yirmi +Lenin sağ +Kızıl Meydan'da +Yüzellibin insan +Otuzbeşyıl geçti aradan +Yaşım yine yirmi +Lenin yine sağ +Kızılmeydanlar'da +Bir milyon insan + + +",176 +nazim,"19 yaşım + + +Benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım +19 yaşım +Sana anam gibi hürmet ediyorum +edeceğim +Senin ilk arşınladığın yoldan gidiyorum +gideceğim +Benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım +19 yaşım +* +Çok uzaklarda yuvarlanıyor başım +Oturuyor 19 yaşım +yatağımın başucunda +ellerimin avucunda +bana diyor ki; +-- kafamızda getirelim geri +o delikanlı günleri cancazım, +o dehşetli güzel günleri... +* +Köpüklü şahlanışların dönüm yeri.. +Dünyanın altıda biri; +kan içinde doğuran ana.. +İstasyondan istasyona +yalınayak +tankları kovalayarak +açlıkla yarış... +Şarkıların boyu kilometre +ölümün boyu bir karış... +* +Kafkas; +güneş +Sibirya; +kar +Seslenebildiğiniz kadar ses- +-lenin +24 saatte 24 saat Lenin +24 saat Marks +24 saat Engels +Yüz dirhem kara ekmek, +20 ton kitap +ve 20 dakika şey! .. +* +Ne günlerdi heheheeey +onlar ne günlerdi ahbap! ! .. +Çok uzaklarda yuvarlanıyor başım +Duruyor karanlıkta 19 yaşım +Lambayı yakıyorum +ona hayretle +muhabbetle +hürmetle +ve daha bilmem neyle bakıyorum +bakışıyoruz +* +Yılların arkasında çırptı kanadını +'Strasroy Ploşaat' ın saat kulesi +Yaşıyor herhangi bir 24 saatini +Vatandaş kavgasının darülfünun talebesi; +Balık çorbası, tüfek talimi, tiyatro, balet +KİTAP.. +Patetes kamyonu başında süngü tak bekle nöbet +KİTAP... KİTAP... +Madde, şuur, istismar, fazla kıymet +KİTAP... KİTAP... KİTAP... +Manikür; +hayır, +Diş fırçası; +evet. +KİTAP... KİTAP... KİTAP... +Bu ne 24 saat +bu ne 24 saattir ahbap! ! +* +Aşk; +yoldaş, +Profesör; +yoldaş, +Zenci; +coni, +Alman; +Telman, +Çinli; +Li +Ve 19 yaşım +yoldaş da yoldaş, yoldaş da yoldaş, +yoldaşım... +Yılların arkasında yuvarlanıyor başım +başım yuvarlanıyor +Uzun saçlarından tutuştu yıllar +yıllar yanıyor +yanıyor da yanıyor... +* +Oku +Yaz +Boz +Bağır +Çağır! +Bütün kuvvetinle nefes al... +KaFanda, kalbinde +etinde +iskeletinde ihtilal... +İhtilal; +gündüz-gece +Gece ormanda çam dalları yakarak, +bembeyaz +yusyuvarlak aya bakarak, +hep bir ağızdan şarkılar söyleniyor.. +Ve bu anda +kuvvetli dinç +bir ağrıdan gelen deli bir sevinç +sıçrar atlar köpüklenir çatlar +kafanda... +* +Haaayydaa, +beyaz orduları dumanlı ufuklar gibi önüne katan +bir kızıl süvarisin, +bir kızıl süvariyim, +bir kızıl süvariyiz, +bir kızıl, , , , , +Geçti üç yıl +Ey benim 19 yaşım, +Ormanda çam dalları yaktığımız +hep bir ağızdan şarkılar söyleyerek aya baktığımız +gecelerin üstünden........ +Ben yine söylüyorum aynı şarkıları +Döndürmedi rüzgar beni havada yaprağa, +ben kattım önüme rüzgarı... +Ve sen ki en yıkılmazları yıkabilirsin, +gözüme bakabilir +elimi sıkabilirsin... +Ve sen ki... +Sen, +BENİM İLK ÇOCUĞUM, İLK HOCAM, İLK YOLDAŞIM +19 YAŞIM + + +",2675 +nazim,"1945 Yılı Aralık Ayının Dördü + + +İlk göz göze geldiğimiz günkü elbiseni çıkar sandıktan, +giyin,kuşan, +benze bahar ağaçlarına... +Hapisten +mektubun içinde yolladığım karanfili tak saçlarına, +kaldır,öpülesi çizgilerle kırışık, beyaz alnını, +böyle bir günde yılgın ve kederli değil, +ne münasebet, +böyle bir günde bir isyan bayrağı gibi güzel olmalı Nazım Hikmet'in kadını!... + + + + + + +",397 +nazim,"Açların Gözbebekleri + + +Değil birkaç +değil beş on +otuz milyon +aç +bizim! + +Onlar +bizim! +Biz +onların! +Dalgalar +denizin! +Deniz +dalgaların! + +Değil birkaç +değil be on +30.000.000 +30.000.000! +Açlar dizilmiş açlar! +Ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız +sıska cılız +eğri büğrü dallarıyla +eğri büğrü ağaçlar! +Ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız +açlar dizilmiş açlar! + +Bunlar! +Yürüyen parçaları +o kurak +toprakların! + +Kimi +kemik +dizlerine vurarak +yuvarlak +bir karın +taşıyor! + +Kimi +deri... deri! +Yalnız +yaşıyor +gözleri! +Uzaktan +simsiyah sivriliği +nokta nokta uzayıp damara batan +kocaman balı bir nalın çivisi gibi +deli gözbebekleri, +gözbebekleri! +Hele bunlar +hele bunlarda öyle bir ağrı var ki, +bunlar +öyle bakarlar ki!... +Ağrımız büyük! +büyük! +büyük! +Fakat +artık imanımıza inemez tokat! +Demirleşti bağrımız, +çünkü ağrımız +30.000.000 +deli gözbebekleri! +Gözbebekleri! +Ey +beni +ağzı açık +dinleyen adam! +Belki arkamdan bana +bu kalbini +haykırana +“kaçık” +diyen adam! +Sen de eğer +ötekiler +gibi kazsan, +bir mana +koyamazsan +sözlerime +bak bari gözlerime; +bunlar: +Deli gözbebekleri! +Gözbebekleri! + + + +",1160 +nazim,"Ağa Camii + + +Ağa Camii; +Havsalam almıyordu bu hazin hali önce +Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce +Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım; +Allahımın ismini daha çok candan andım. +Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen! +Böyle sokaklarda ki, anası can verirken, +Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var... +Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar, +En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini, +Üstünde orospular yükseltiyor sesini. +Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor, +Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor. +Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu, +Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu +Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen +Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen! +Ey bu caminin ruhu: Bize mucize göster +Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer +Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla, +Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla!' + + +",864 +nazim,"Ağlamak Meselesi + + +Nasıl etmeli de ağlayabilmeli +farkına bile varmadan? +Nasıl etmeli de ağlayabilmeli +ayıpsız, +aşikare, +yağmur misali? + +Neylersin alışkanlık +için kan ağlarken yüzün güler +dikilitaş gibi dinelirsin yine. +Yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer, +anneler gibi ağlamanın yiğitliğine? + + + +",313 +nazim,"Anlayamadılar + + +Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelim +Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda... +Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! .. +Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik +ANLAYAMADILAR... + + +",266 +nazim,"Arhaveli İsmail'in Hikayesi + + +Ateşi ve ihaneti gördük. + +Düşman ordusu yine başladı yürümeğe. +Akhisar, Karacabey, +Bursa ve Bursa'nın doğusunda Aksu, +çarpışarak çekildik... +920'nin +29 Ağustos'u: +Uşak düştü. +Yaralı +ve dehşetli kızgın +fakat toprağımızdan emin, +Dumlupınar sırtlarındayız. +Nazilli düştü. + +Ateşi ve ihaneti gördük. +Dayandık +dayanmaktayız. + +1920 Şubat, Nisan, Mayıs, +Bolu, Düzce, Geyve, Adapazarı: +İçimizde Hilâfet Ordusu, +Anzavur isyanları. +Ve aynı sıradan, +3 Ekim Konya. +Sabah. +500 asker kaçağı ve yeşil bayrağıyla Delibaş +girdi şehre. +Alaeddin tepesinde üç gün üç gece hüküm sürdüler. +Ve Manavgat istikametlerinde kaçıp +ölümlerine giderken +terkilerinde kesilmiş kafalar götürdüler. + +Ve 29 Aralık Kütahya: +4 top +ve 1800 atlı bir ihanet +yani Çerkez Ethem, +bir gece vakti +kilim ve halı yüklü katırları, +koyun ve sığır sürülerini önüne katıp +düşmana geçti. +Yürekleri karanlık, +kemerleri ve kamçıları gümüşlüydü, +atları ve kendileri semizdiler... + +Ateşi ve ihaneti gördük. +Ruhumuz fırtınalı, etimiz mütehammil. +Sevgisiz ve ihtirassız çıplak devler değil, +inanılmaz zaafları, korkunç kuvvetleriyle, +silâhları ve beygirleriyle insanlardı dayanan. +Beygirler çirkindiler, +bakımsızdılar, +hasta bir fundalıktan yüksek değillerdi. +Fakat bozkırda kişneyip köpürmeden +sabırlı ve doludizgin koşmasını biliyorlardı. +İnsanlar uzun asker kaputluydu, +yalnayaktı insanlar. +İnsanların başında kalpak, +yüreklerinde keder, +yüreklerinde müthiş bir ümit vardı. +İnsanlar devrilmişti, kedersiz ve ümitsizdiler. +İnsanlar, etlerinde kurşun yaralarıyla +köy odalarında unutulmuştular. +Ve orda sargı, +deri +ve asker postalları halinde +yan yana, sırtüstü yatıyorlardı. +Koparılmış gibiydi parmakları saplandığı yerden +eğrilip bükülmüştü +ve avuçlarında toprak ve kan vardı. + +Ve asker kaçakları, +korkuları, mavzerleri, çıplak, ölü ayaklarıyla +karanlıkta köylerin içinden geçiyorlardı. +Acıkmıştılar, +merhametsizdiler, +bedbahttılar. +Şosenin ıssız beyazlığına inip +nal sesleri ve yıldızlarla gelen atlıyı çeviriyor +ve Bolu dağında ekmek bulamadıkları için +deviriyorlardı uçurumlara: +şayak, cıgara kâadı, tuz ve sabun yüklü yaylıları. + +Ve çok uzak, +çok uzaklardaki İstanbul limanında, +gecenin bu geç vakitlerinde, +kaçak silâh ve asker ceketi yükleyen laz takaları: +hürriyet ve ümit, +su ve rüzgârdılar. +Onlar, suda ve rüzgârda ilk deniz yolculuğundan beri vardılar. +Tekneleri kestane ağacındandı, +üç tondan on tona kadardılar +ve lâkin yelkenlerinin altında +fındık ve tütün getirip +şeker ve zeytinyağı götürürlerdi. +Şimdi, büyük sırlarını götürüyorlardı. +Şimdi, denizde bir insan sesinin +ve demirli şileplerin kederlerini +ve Kabataş açıklarında sallanan +saman kayıklarının fenerlerini +peşlerinde bırakıp +ve karanlık suda Amerikan taretlerinin önünden akıp +küçük, +kurnaz +ve mağrur +gidiyorlardı Karadeniz'e. +Dümende ve başaltlarında insanları vardı ki +bunlar +uzun eğri burunlu +ve konuşmayı şehvetle seven insanlardı ki +sırtı lâcivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin +zaferi için +hiç kimseden hiçbir şey beklemeksizin +bir şarkı söyler gibi ölebilirdiler... + +Karanlıkta kurşunîi derisi kırmızıya boyanan +baltabaş gemi +İngiliz torpitosudur. +Ve dalgaların üstünde sallanarak +alev alev +yanan: +Şaban Reisin beş tonluk takası. + +Kerempe Fenerinin yirmi mil açığında, +gecenin karanlığında, +dalgalar minare boyundaydılar +ve başları bembeyaz parçalanıp dağılıyordu. +Rüzgar: +yıldız - poyraz. +Esirlerini bordasına alıp +kayboldu İngiliz torpitosu. +Şaban Reisin teknesi +ateşten diregiyle gömüldü suya. + +Arheveli İsmail +bu ölen teknedendi. +Ve şimdi +Kerempe Fenerinin açığında, +batan teknenin kayığında +emanetiyle tek başınadır, +fakat yalnız değil: +rüzgârın, +bulutların +ve dalgaların kalabalığı, +İsmail'in etrafında hep bir ağızdan konuşuyordu. + +Arheveli İsmail +kendi kendine sordu: +«Emanetimizle varabilecek miyiz? » +Kendine cevap verdi: +«Varmamış olmaz.» + +Gece, Tophane rıhtımında +Kamacı ustası Bekir Usta ona: +«Evlâdım İsmail, » dedi, +«hiç kimseye değil, » dedi, +«bu, sana emanettir.» + +Ve Kerempe Fenerinde +düşman projektörü dolaşınca takanın yelkenlerinde, +İsmail, reisinden izin isteyip, +«Şaban Reis, » deyip, +«emaneti yerine götürmeliyiz, » deyip +atladı takanın patalyasına, +açıldı. + +«Allah büyük +ama kayık küçük» demiş Yahudi. +İsmail bodoslamadan bir sağnak yedi, +bir sağnak daha, +peşinden üç-kardeşler. +Ve denizi bıçak atmak kadar iyi bilmeseydi eğer +alabora olacaktı. + +Rüzgâr tam kerte yıldıza dönüyor. +Ta karşıda bir kırmızı damla ışık görünüyor: +Sıvastopol'a giden bir geminin +sancak feneri. + +Elleri kanayarak +çekiyor İsmail kürekleri. +İsmail rahattır. +Kavgadan +ve emanetinden başka her şeyin haricinde, +İsmail unsurunun içinde. +Emanet: +bir ağır makinalı tüfektir. +Ve İsmail'in gözü tutmazsa liman reislerini +ta Ankara'ya kadar gidip +onu kendi eliyle teslim edecektir. + +Rüzgâr bocalıyor. +Belki karayel gösterecek. +En azdan on beş mil uzaktır en yakın sahil. +Fakat İsmail +ellerine güvenir. +O eller ekmeği, küreklerin sapını, dümenin yekesini +ve Kemeraltı'nda Fotika'nın memesini +aynı emniyetle tutarlar. + +Rüzgâr karayel göstermedi. +Yüz kerte birden atlayıp rüzgâr +bir anda bütün ipleri bıçakla kesilmiş gibi +düştü. + +İsmail beklemiyordu bunu. +Dalgalar bir müddet daha +yuvarlandılar teknenin altında +sonra deniz dümdüz +ve simsiyah +durdu. +İsmail şaşırıp bıraktı kürekleri. +Ne korkunçtur düşmek kavganın haricine. +Bir ürperme geldi İsmail'in i��ine. +Ve bir balık gibi ürkerek, +bir sandal +bir çift kürek +ve durgun +ölü bir deniz şeklinde gördü yalnızlığı. +Ve birdenbire +öyle kahrolup duydu ki insansızlığı +yıldı elleri, +yüklendi küreklere, +kırıldı kürekler. + +Sular tekneyi açığa sürüklüyor. +Artık hiçbir şey mümkün değil. +Kaldı ölü bir denizin ortasında +kanayan elleri ve emanetiyle İsmail. +İlkönce küfretti. +Sonra, «elham» okumak geldi içinden. +Sonra, güldü, +eğilip okşadı mübarek emaneti. +Sonra... +Sonra, malûm olmadı insanlara +Arhaveli İsmail'in âkıbeti... + + + +",6037 +nazim,"Aşk Mönüsü + + +Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin +sen ülkemin yaz geceleri gibisin +saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında +beni unutma +ah! saklı gülüm +sen hem zor hem güzelsin +şiirlerimin ılıklığında açılmalısın +sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi +sen memleketim kadar güzelsin +ve güzel kal + + + +",329 +nazim,"Ayağa Kalkın Efendiler + + +Behey! kaburgalarında ateş bir yürek yerine +idare lambası yanan adam! +Behey armut satar gibi +san'atı okkayla satan san'atkar! +Ettiğin kâr +kalmayacak yanına! +soksan da kafanı dükkanına, +dükkanına yedi kat yerin dibine soksan; +yine ateşimiz seni +yağlı saçlarından tutuşturarak +bir türbe mumu gibi damla damla eritecek! +çek elini sanatın yakasından +çek! +Çekiniz! + +Bıyıkları Pomatlı ahenginiz +süzüyor gözlerini hala +karşı! +Fakat bugün +ağzımızdaki ateş borularla +çalınıyor yeni sanatın marşı! +Yeter artık Yenicimi tıraşı, +yeter! +Ayağa kalkın efendiler... + + + +",608 +nazim,"Bayramoğlu... + + +Mahpusanedeyim. +Mahpusanede kalbimin +kanayan çıplak ayakları +ne zaman çok uzun bulsa yolunu, +hatırlarım bilmem neden +Azeri yoldaşım Bayram Oğlunu: +Baki. +Gece saat iki +sularında.. +Karaşehrin kara damlarında yatanlar +görüyor kanlı renklerin nescini uykularında.. +Yıldızların altında kara neft burguları +hışırdıyor servilikler gibi derinden +yüreğinden. +Bakıyor uykulu sarı gözler +kara topraktaki yağlı neft birikintilerinden. +Gök kara, +yıldızlar sarı. +Tek katlı, +düz damlı dört köşe tas dükkanların +kapalı kara kapıları. +Karaşehrin kara damlarında yatanlar +görüyor kanlı renklerin nescini uykularında. +Baki. +Gece saat iki +sularında +Taşlarda yuvarlanan +nal ve tekerlek sesleri. +Seslerde seslenen sesler.. +İşte bir fayton geçiyor +geçmede +geçti: +son evlerin yakınından +uzağından +ırağından.. +Kara bir lanettir ki bu, +kopmuş geliyor gecenin dudağından... +Bu faytonun fenerinde dehşeti var: +hançerle oyulmuş +kor +ve derin +gözlerin.. +Taşlarda yuvarlanan +nal ve tekerlek sesleri +Gittikçe uzaklaşan, +gittikçe alçalan sesler... +Ortada demiryolu, +sağ yanda Karaşehir; +solda fabrikaların +duvarları yükselir. +Karşıdan fayton gelir. +içinde Bayram Oğlu. +Bağlanmış kolu +Bayram Oğlunun.. +Karşıdan fayton gelir +içinde +Bayram Oğlu. +Jandarma sağı, +Jandarma solu +Bayram Oğlunun... +Kolunu bağlamışlar +kanadı kırık değil.. +Gözünde toplanan +hıçkırık değil... +Gözleri ışık dolu +Bayram Oğlunun. +Karşıdan fayton gelir, +içinde +Bayram Oğlu. +Ölümdür yolu +Bayram Oğlunun +Bayram +Oğlunun...' + +KALBİMİ BUNALTAN BU DÖRT DUVAR MI? +ÖLÜMDEN ÖTEYE KÖY VAR MI? ? ? + + + + +",1623 +nazim,"Beş Satırla... + + +Annelerin ninnilerinden +spikerin okuduğu habere kadar, +yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, +anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, +anlamak gideni ve gelmekte olanı. + + + +",214 +nazim,"Bir Ayrılış Hikayesi... + + +Erkek kadına dedi ki: +-Seni seviyorum, +ama nasıl, +avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp +parmaklarımı kanatarak +kırasıya +çıldırasıya... +Erkek kadına dedi ki: +-Seni seviyorum, +ama nasıl, +kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz, +yüzde yüz, yüzde bin beş yüz, +yüzde hudutsuz kere yüz... +Kadın erkeğe dedi ki: +-Baktım +dudağımla, yüreğimle, kafamla; +severek, korkarak, eğilerek, +dudağına, yüreğine, kafana. +Şimdi ne söylüyorsam +karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana.. +Ve ben artık +biliyorum: +Toprağın - +yüzü güneşli bir ana gibi - +en son en güzel çocuğunu emzirdiğini.. +Fakat neyleyim +saçlarım dolanmış +ölmekte olan parmaklarına +başımı kurtarmam kabil +değil! +Sen +yürümelisin, +yeni doğan çocuğun +gözlerine bakarak.. +Sen +yürümelisin, +beni bırakarak... +Kadın sustu. +SARILDILAR +Bir kitap düştü yere... +Kapandı bir pencere... +AYRILDILAR... + + +",925 +nazim,"Bir Dakika + + +Deniz durgun göl gibi, gitgide genişliyor +Sular kayalıklarda nurdan izler işliyor, +Engine sarkan gökler baştan başa yıldızlı.. +Şimdi göğsümde kalbim çarpıyor hızlı hızlı. + +Göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya +Dalmış suyun koynunda bir gecelik uykuya +Bazan uzunlaşıyor, bazan da kıvranıyor +Durgun suyun altında bir mum gibi yanıyor + +Yakın olayım diye bu gökten gelen ize +Öyle eğilmişim ki kayalardan denize +Alnımdan düşen saçlar yorulmuş suya değdi +Baktım geniş ufuklar başımın üstündeydi + +Bilemem nasıl oldu geldi ki öyle bir an +Yenilmez bir haz duyup denize atılmaktan +Kurtulmak ne kolaymış faniliğimden dedim +Doğruldum atılırken bir dakika titredim + +Bir dakika sonsuzluk doldu taştı gönlümden +Bir dakika bir ömrü kurtarmıştı ölümden. + + +",781 +nazim,"Bir Fikir + + +Ne güzel denilen bir yüze değil, +Sevdaya vurgundur benim bu gönlüm. +Geceye, mehtaba, gündüze değil, +Hayata bağlıdır kalbdeki düğüm. +Göğsüme hangi renk saçlar yayılsa, +Kalbimi saracak gölge aynıdır, +O ruh, Kabe'de de secdeyi kılsa, +Dua'nın gittiği ülke aynıdır. + + +",289 +nazim,"Bir Gemici Türküsü... + + +Rüzgâr, +yıldızlar +ve su. +Bir Afrika rüyasının uykusu +düşmüş dalgalara. +Işıltılı, kara +bir yelken gibi ince +direğinde geminin. +Geçmekteyiz içinden +bir sayısız +bir uçsuz bucaksız yıldızlar âleminin. + +Yıldızlar +rüzgâr +ve su. +Başüstünde bir gemici korosu +su gibi, rüzgâr gibi, yıldızlar gibi bir türkü söylüyor, +yıldızlar gibi +rüzgâr gibi +su gibi bir türkü. +Bu türkü diyor ki, «Korkumuz yok! +İnmedi bir gün bile gözlerimize +bir kış akşamı gibi karanlığı korkunun.» +Bu türkü +diyor ki, +«Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz +ölümün önünde sigaramızı.» +Bu türkü +diyor ki, +«Çizmişiz rotamızı +dostların alkışlarıyla değil +gıcırtısıyla düşmanın +dişlerinin.» +Bu türkü diyor ki, «Dövüşmek..» +Bu türkü diyor ki, «Işıklı büyük +ışıklı geniş ve sınırsız bir limana +dümen suyumuzda sürüklemek denizi..» +Bu türkü diyor ki, «Yıldızlar +rüzgâr +ve su...» + +Başüstünde bir gemici korosu +bir türkü söylüyor; +yıldızlar gibi +rüzgâr gibi, +su gibi bir türkü.. + + +",1008 +nazim,"Bir Komik Adem + + +Gözleri, kulakları, elleri, ayaklarıyla, +han hamam, apartıman ve konaklarıyla, +çatal, bıçak, tabak ve bardaklarıyla, +16 sayfaları, baskı makinaları-tanklarıyla, +yamak ve yardaklarıyla +hücuma kalktılar! .. +hele içlerinde öyle bir tanesi var, +öyle bir tanesi var ki: +İnsanın yüzüne öyle bakar, +Öyle melûl bakar ki: +toka edersin eline papelini. +Ve sıkar sıkmaz onun belini +sivri dilli, zilli bir bebek gibi çırpar elini.. + +O komik bir âdemdir. +Portakal oğlu zâdemdir. +* + +Han, hamam, apartıman ve konaklarınızla, +çatal, bıçak, tabak ve bardaklarınızla, +yamak ve yardaklarınızla +hücuma kalktınız! +Hak varsa eğer, +hücuma kalkmak hakkınız.. + +Efendiler, +ikinizle teker teker +paylaştık kozumuzu! +şimdi sıra onun, +gelsin o! ! +Gel. +Sen: +İtlerini öne itip +karanlıkta yol kesen +hatip! ! ! + +Sen: +Beşinci Mehmedin saltanatını, +Halifenin altın nallı kır atını, +papellerin kat katını +ve teneke suratını, +doldurup torbana +sıska sırtında taşıyorsun.. + +Torbanı doldurmak için yaşıyorsun. +Bana gelince +ben: +geniş omuzlarımda dimdik bir kelle taşıyorum. +Ve yaşıyorum: +kellemin +içindeki +için.. +Farkındayım niçin: +kan +fışkırıyor +bana bakan +'ateş feşan? ! ' +gözlerinden... +Ve niçin: +cümleler ezberlemişsin +Fehim Paşanın sözlerinden... + +Fehim Paşanın hayrülhalefi, +bize sökmez afi.. +Çıkmak istediğim yaldızlı merdiven yok. +Kalbimin elinde ipekli eldiven yok.. +Çıplak bir yumruk gibi kalbimi soymuşum. +Kellemin +içindeki +için, +kellemi koymuşum.. +Sen... +Hayır... +Seninle böyle konuşmak istemem.. +Hem, +ben ki yegâne asaleti +dişli düşmanla boğuşmakta bulanım, +seninle boğuşmak istemem.. +Sen bir komik âdemsin. +Portakal Oğlu zâdemsin. +toka ederler papelini, +sıkarlar senin belini, +sivri dilli, zilli bir bebek gibi çırparsın elini. +Sen bir komik âdemsin! .. +Sen... +Fehim Paşanın hayrülhalefi......................... +Bu kadarı kafi....... + + + +",1916 +nazim,"Biz + + +kulede bir başına bir adam oturur +önünde milyonlarca düğme var +düğmenin birine bastı mıydı +bizlerden biri ya kolunu kaldırır +ya adam öldürür +ya çişini eder + +tereci tere satar +biz vatan satarız + +biz kurşuna dizeriz düşünceyi +hiçbir şey düşünmiyeceksin +hatta hiçbir şey düşünmediğini bile + +bir ilacımız var bizim +şırınga ettik mi insana +istediğimizi söyletiriz + +biz insan eti yeriz +pek güzel oluyor nohutlu yahnisi + +ucu kurşunlu kırbaca pek meraklıyız + +kapıya şapkanı as +gir içeriye +yat karımızla +biz görünce şapkayı +döner gideriz rahatsız olmayın diye + +çocuklar��mız +kıçlarına etiket yapıştırılır +piçhanelerde yetiştirilir + +yatağa yatmadan +yastığın altına bak +oraya girmiş olabilir bizlerden biri + +geçenlerde güneş tutuldu ya +bu fesatlığı da biz yaptık +propaganda kuvvetiyle + +en iyisi bizi asmak +bizi kesmek +hapislere atmak bizi +bizi atomlamaktır + + +",894 +nazim,"Bulut mu Olsam + + +Denizin üstünde ala bulut +yüzünde gümüş gemi +içinde sarı balık +dibinde mavi yosun +kıyıda bir çıplak adam +durmuş düşünür. + +Bulut mu olsam, +gemi mi yoksa? +Balık mı olsam, +yosun mu yoksa? .. +Ne o, ne o, ne o. +Deniz olunmalı, oğlum, +bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. + + + +",314 +necip,"Allah Derim + + + + +Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin; +Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem! +İsterseniz hayat aşını verin; +Sayılı nimetler bal olsa yemem! + +Ey akıl, nasıl delinmez küfen? +Ebedi oluşun urbası kefen! +Kursa da boşluğa asma köprü, fen, +Allah derim, başka hiçbir şey demem! + + + +",291 +necip,"Anneme Mektup + + + + +Ben bu gurbet ile düştüm düşeli, +Her gün biraz daha süzülmekteyim. +Her gece, içinde mermer döşeli, +Bir soğuk yatakta büzülmekteyim. +Böylece bir lâhza kaldığım zaman, +Geceyi koynuma aldığım zaman, +Gözlerim kapanıp daldığım zaman, +Yeniden yollara düzülmekteyim. +Son günüm yaklaştı görünesiye, +Kalmadı bir adım yol ileriye; +Yüzünü görmeden ölürsem diye, +Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim. + + + +",411 +necip,"Aynadaki Halime + + + + +Akmayan yaşlarla sıcacık yüzün; +Yavrum, bugün seni pek ölgün gördüm. +Gözünde bir küçük noktadır hüzün, +Neş'eni ne bugün, ne de dün gördüm. +Eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun, +Birikmiş sulardan daha durgunsun, +Görünmez bıçakla içten vurgunsun, +Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm. +Geçti bir cenaze peşinde ömrüm; +Bilemem, vardığın neresi, bugün? +Hergün yürüdüğün kadar yürüdün, +Arkasından kendi ölünün; gördüm. + +",435 +necip,"Başıboş + + + + +Vatanımda sular akar, başıboş; +Herkes, birbirini kakar, başıboş. + +Bozkırlardan topal bir tren geçer; +Çocuk, merkep, öküz bakar, başıboş. + +Yanmaz da yürekler, güneşe atsan; +Bir kibrit, bir orman yakar, başıboş. + +Tarih, kutuplara kaçmış bir fener, +Buz denizlerinde çakar başıboş. + +Yirmi dokuz harfte sözde aydınlar, +Yafta yazar, isim takar, başıboş. + +Allah'ım sen acı bu saf millete! +Akşam yatar, sabah kalkar, başıboş. + +",436 +necip,"Canım İstanbul + + + + +Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; +Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. +İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim; +O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. +Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; +Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. +Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, +Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. + + İstanbul benim canım; + Vatanım da vatanım... + İstanbul, + İstanbul... + +Tarihin gözleri var, surlarda delik delik; +Servi, endamlı servi, ahirete perdelik... +Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at; +Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... +Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; +Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?.. +Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet; +Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet... + + O manayı bul da bul! + İlle İstanbul'da bul! + İstanbul, + İstanbul... + +Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; +Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği. +Oynak sular yalının alt katına misafir; +Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir. +Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar, +Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar... +Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi? +Cumbalı odalarda inletir ""Katibim""i... + + Kadını keskin bıçak, + Taze kan gibi sıcak. + İstanbul, + İstanbul... + +Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler! +Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler... +Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu, +Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu. +Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından +Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından. +Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; +Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar... + + Gecesi sünbül kokan + Türkçesi bülbül kokan, + İstanbul, + İstanbul.. + +",2116 +necip,"Cansız At + + + + +Bilmem, kaçı kaç geçe, +Bilmem, kaça kaç kala, +Ya erkence, ya geçce, +Sıram gelir hoppala! + +Altımda gacır gucur, +Kişner durur cansız at... +İşte servili çukur; +Ve ölümsüz hakikat! + +",197 +necip,"Fikir Sancısı + + + + +Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı, +Yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı? + + + +",112 +necip,"Geceye Şiir + + + + +Kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün; +Gelin, gelin, onu açın geceler! +Beni yadedermiş gibi, bütün gün +Ötün kulağımda, çın çın geceler! + +Geceler çekmeyin benim için hüzün, +Gelin siz, ruhumu tenimden süzün; +Bırakın naşımı yerde gündüzün, +Gölgemi alın da kaçın geceler! + +",289 +necip,"Kaldırımlar I + + + + +Sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında, +Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum. +Yolumun karanlığa saplanan noktasında, +Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. + +Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık. +Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. +İn-cin uykuda bir tek iki yoldaş uyanık. +Biri benim bir de serseri kaldırımlar. + +İçimde damla damla bir korku birikiyor, +Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler, +Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor. +Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler. + +Kaldırımlar, çilekeş insanların annesi, +Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır. +Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi, +Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir insandır. + +Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta. +Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum... +Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta, +Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum. + +Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin, +İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler... +Tak tak ayaksesimi aç köpekler işitsin. +Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler. + +Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim! +Gündüzler size kalsın verin karanlıkları. +Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim. +Örtün üstüme örtün serin karanlıkları. + +Uzanıverse başım taşlara boydan boya, +Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi. +Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya. +Ölse kaldırımların bu kara sevdalı eşi. + +",1369 +necip,"Karacaahmet + + + + +Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet! +Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet! +Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde; +Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde? +Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta; +Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta... +Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek. +Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek. +Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık; +Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık. +Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz; +Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz. +Karacaahmet bana neler söylüyor, neler! +Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler, +Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm; +Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm... +Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep; +Bu mu dersin, taşlarda donmuş sükuta sebep? +Kavuklu, başörtülü, fesli, başaçık taşlar; +Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar, +Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları; +Süzüyor, sahi diye toprağa basanları. +Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden, +Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden. +Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar, +Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar. +Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih! +Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca tarih! + +",1225 +necip,"Sakarya Türküsü + + + + + +İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; +Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. + +Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; +Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. + +Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir +Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir. + +Akışta denetlenmiş, büyük, küçük, kainat; +Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! + +Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne, +Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; + +Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. +Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? + +Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, +Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur. + +Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük? +Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!.. + + Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! + Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? + +İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; +Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal. + +Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; +Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan; + +Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an; +Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an! + +Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu; +Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? + +Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; +Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? + +Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir? +Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir! + +Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; +Sakarya, kandillere katran döktü geceler. + + Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya, + Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! + +İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su; +Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. + +Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; +Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? + +Kafdağını aşsalar, belki çeker de bir kıl! +Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! + +Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun, +Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! + +Sen ve Ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız; +Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! + +Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; +Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! + +Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; +Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz! + + Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; + Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!.. + + + +",2215 +necip,"Sanat + + + + +Anladım işi, sanat Allah'ı aramakmış; +Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış... + + + +",103 +necip,"Sen + + + + +Senden, senden, hep senden, +Akisler aynalarda, +Göğe çıksam mahzenden; +Hasretim turnalardan. + +Seni buldun bulduysam; +Gökten bir davet duysam +Ben ki, suçumu yuysam, +Su biter kurnalarda. + +Garibe sensin vatan, +Nur yurdunu aratan +Sensin, sensin yaratan, +Rahmetli analarda. + +",282 +necip,"Sonsuzluk Kervanı + + + + +Sonsuzluk Kervanı, ""peşinizde ben, +Üc ayakla seken topal köpeğim!"" +Bastığınız yeri taş taş öpeyim. +Bir kırıntı yeter, kereminizden! +Sonsuzluk Kervanı, peşinizde ben... + +Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller... +Ufuk önlerinde bayrak kulesi. +Bu gidenler Altun Kol Silsilesi; +Ölçüden, ahenkten daha güzeller. +Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller... + +Sonsuzluk Kervanı, istemem azat! +Köleniz olmakmış gerçek hürriyet. +Ölmezi bulmaksa biricik niyet; +Bastığınız yerde ebedi hasat. +Sonsuzluk Kervanı, istemem azat... + + + +",537 +necip,"Şehirlerin Dışından + + + + +Kalk, arkadaş, gidelim +Dereler yoldaşımız, +Dağlar omuzdaşımız. +Dünyayı seyredelim, +Şehirlerin dışından. +Esmerden, sarışından, +Kaçalım, kurtulalım +Haydi yürü, bulalım, +Kat kat çıkmış evlerin, +O cam gözlü devlerin +Gizlediği alemi +Bir tüy gibi yel alsın, +Bir dal gibi sel alsın, +Bizden, menhus elemi. +Attığımız naralar, +Yol açsın karanlıkta. +Çeksin bizi mağaralar, +Bir derin ormanlıkta. +Öttürüp sert bir ıslık, +Yılanları çagralım. +Peşinden çığlık çığlık, +Çakallara bağralım, +Ötelim baykuşlarla. +Kızıl akşam üstleri, +Hicret eden kuşlarla, +Sema, deniz ve yeri, +Çepçevre, iklim iklim, +Dolaşalım, gezelim +Yollar bizden bir izdir, +Ne duysak sesimizdir, +Ne görsek benzer bize. +Hiç şaşmayan bir saat +Gibi işler tabiat, +Uyarak kalbimize +Mevsimler boğum boğum,, +Zamanın ipliğinde. +Başı görünmez doğum, +Sonu ölçülmez hayat... +Hayvan, nebat ve cemat, +Hepsi ilk gençliğinde. +Ölen ölür, yıpranmaz; +Giden gider, aranmaz. +Böyle geçer ömrümüz, +Bir gün gelir, ölürüz. +Haberimiz olmadan. +Ve o zaman, o zaman, +Hayat neymiş görürsün +Bırak, keyfini sürsün, +Şehirlerin, köleler +Yeter bizi tuttuğu +Tükensin velveleler +Kalk arkadaş, gidelim +İnsanın unuttuğu +Allah'ı zikredelim; +Gül ve sümbül hırkamız, +Sullar, kuşlar, halkamız... + +",1235 +necip,"Zindandan Mehmed'e Mektup + + + + +Zindan iki hece. Mehmed'im lafta! +Baba katiliyle baban bir safta! +Bir de geri adam, boynunda yafta... + Halimi düşünüp yanma Mehmed'im! + Kavuşmak mı?.. Belki... Daha ölmedim! + +Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli, +Kırmızı tuğlalar altı köşeli. +Bu yol da tutuktur hapse düşeli... + Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak + Ne ayak dayanır buna, ne tırnak! + +Bir alem ki, gökler boru içinde. +Akıl almazların zoru içinde +Üstüste sorular soru içinde. + Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu? + Buradan insan mı çıkar, tabut mu? + +Bir idamlık Ali vardı, asıldı +Kaydını düştüler, mühür basıldı. +Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı + Ondan kalan, boynu bükük ve sefil; + Bahçeye diktiği üç beş karanfil... + +Müdür bey dert dinler, bugün ""maruzat""! +Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat... +Beni Allah tutmuş kim eder azat? + Anlamaz; yazısız, pulsuz dilekçem... + Anlamaz! ruhuma geçti bilekçem! + +Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil +Sayım var, maltada hizaya dizil! +Tek yekün içinde yazıl ve çizil! + İnsanlar zindanda birer kemmiyet; + Urbalarla kemik, mintanlarla et. + +Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat; +Zift dolu gözlerde karanlık kat kat... +Yalnız seccademin yönünde şefkat + Beni kimsecikler okşamaz madem + Öp beni alnımdan, sen seccadem! + +Çaycı getir ilaç kokulu çaydan! +Dakika düşelim, senelik paydan! +Zindanda dakika farksız aydan + Karıştır çayını zaman erisin + Köpük köpük, duman duman erisin! + +Peykeler, duvara mıhlı peykeler +Duvarda, başlardan yağlı lekeler +Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler... + Duvar, katil duvar yolumu biçtin + Kanla dolu sünger... Beynimi içtin + +Sükut... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar +Tek nokta seçemez dünyada nazar +Yerinde mi acep, ölü ve mezar? + Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz? + Güneşe göç var da, kalan biz miyiz? + +Ses demir, su demir ve ekmek demir... +İstersen demirde muhali kemir. +Ne gelir ki elden, kader bu, emir... + Garip pencerecik, küçük daracık; + Dünyaya kapalı, Allah'a açık + +Dua, dua eller karıncalanmış; +Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış +Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış + Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu + İplik ki incecik, örer boşluğu +Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş +Karanlığında nur, yeniden doğuş... +Sesler duymaktayım; Davran ve boğuş! + Sen bir devsin, yükü ağırdır devin! + Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin! + +Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte! +Ölsek de sevinin, eve dönsek de! +Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! + Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! + Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! + +",2705 +necip,"Yunus Emre'ye + + + + +Kaç mevsim bekleyim daha kapında, +Ayağımda zincir, boynumda kement? +Beni de, piştiğin bela kabında, +Kaynata kaynata buhara kalbet. + +Bekletme Yunus'um, bozuldu bağlar, +Düşüyor yapraklar, geçiyor çağlar; +Veriyor, ayrılık dolu semalar, +İçime bayıltan, acı bir lezzet. + +Rüzgara bir koku ver ki, hırkandan; +Geleyim, izine doğru arkandan; +Bırakmam, tutmuşum artık yakandan, +Medet ey şairim, Yunus'um medet! + +",425 +necip,"Veda + + + + +Elimde, sükutun nabzını dinle, +Dinle de gönlümü alıver gitsin! +Saçlarımdan tutup, kör gözlerinle, +Yaşlı gözlerime dalıver gitsin! + +Yürü, gölgen seni uğurlamakta, +Küçülüp küçülüp kaybol ırakta, +Yolu tam dönerken arkana bak da, +Köşede bir lahza kalıver gitsin! + +Ümidim yılların seline düştü, +Saçının en titrek teline düştü, +Kuru bir yaprak gibi eline düştü, +İstersen rüzgara salıver gitsin! + +",404 +necip,"Tabut + + + + +Tahtadan yapılmış bir uzun kutu; +Baş tarafı geniş, ayak ucu dar. +Çakanlar bilir ki, bu boş tabutu, +Yarın kendileri dolduracaklar. + +Her yandan küçülen bir oda gibi, +Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış. +Sanki bir taş bebek kutuda gibi, +Hayalim, içinde uzanmış kalmış. + +Cılız vücuduma tam görünse de, +İçim, bu dar yere sığılmaz diyor. +Geride kalanlar hep dövünse de, +İnsan birer birer yine giriyor. + +Ölenler yeniden doğarmış; gerçek! +Tabut değildir bu, bir tahta kundak. +Bu ağır hediye kime gidecek, +Çakılır çakılmaz üstüne kapak? + +",543 +necip,"Uyumak İstiyorum + + + + +İki yıldız arası göğe asılı hamak... +Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak. + +Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı; +Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı. + +İlgisizlik, herşeyden kesilmiş ilgisizlik; +Bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik. + +Usandım boş yere hep gitmelerden, gelmelerden; +Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden! + +Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık; +Kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık. + +Bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri; +Raflarda toza batmış peygamberlerden bildiri. + +Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım; +Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım! + +Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla! +Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla.",704 +oveli,"Ali Riza İle Ahmed'in Hikâyesi + + + + +Ne tuhaftır Ali Rıza ile +Ahmed'in hikayesi +Birisi köyde oturur +Birisi şehirde +Ve her sabah +Şehirdeki köye gider +Köydeki şehire + +",168 +oveli,"Aşk Resmi Geçidi + + + + +Birincisi o incecik, o dal gibi kız, +Şimdi galiba bir tüccar karısı. +Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir. +Ama yine de görmeyi çok isterim, +Kolay mı? İlk göz ağrısı. + +İkincisi Münevver Abla, benden büyük +Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları +Gülmekten katılırdı, okudukça. +Bense bugünmüş gibi utanırım +O mektupları hatırladıkça. + +.............. çıkar +.............. dururduk mahallede +......................... halde +............ yan yana yazılırdı duvarlara +................... yangın yerlerinde. + +Dördüncüsü azgın bir kadın, +Açık saçık şeyler anlatırdı bana. +Bir gün de önümde soyunuverdi +Yıllar geçti aradan, unutamadım, +Kaç defa rüyama girdi. + +Beşinciyi geçip altıncıya geldim. +Onun adı da Nurinnisa. +Ah güzelim +Ah esmerim +Ah +Canımın içi Nurinnisa. + +Yedincisi, Aliye, kibar bir kadın. +Ama ben pek varamadım tadına. +Bütün kibar kadınlar gibi +Küpe fiyatına, kürk fiyatına. + +Sekizinci de o bokun soyu. +Elin karısında namus ara, +Kendinde arandı mı küplere bin. +Üstelik ....... +Yalanın düzenin bini bir para. + +Ayten'di dokuzuncunun adı. +İş başında şunun bunun esiri, +Ama bardan çıktı mı, +Kiminle isterse onunla yatar. + +Onuncusu akıllı çıktı +....... gitti ......... +Ama haksız da değildi hani. +Sevişmek zenginlerin harcıymış +İşsizlerin harcıymış. +İki gönül bir olunca +Samanlik seyranmış ama, +İki çıplak da, olsa olsa, +Bir hamama yakışırmış. + +İşine bağlı bir kadındı on birinci, +Hoş, olmasın da ne yapsın, +Bir zalimin yanında gündelikçi. +.........leksandra +Geceleri odama gelir, +Sabahlara kadar kalır. +Konyak içer sarhoş olur, +Sabahı da işbaşı yapardı şafakla. + +Gelelim sonuncuya. +Hiçbirine bağlanmadım +Ona bağlandığım kadar. +Sade kadın değil, insan. +Ne kibarlık budalası, +Ne malda mülkte gözü var. +Hür olsak der, +Eşit olsak der. +İnsanları sevmesini bilir +Yaşamayı sevdiği kadar. + +",1804 +oveli,"Baharın İlk Sabahları + + + + +Tüyden hafif olurum böyle sabahlar +Karşı damda bir güneş parçası, +İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar; +Bağıra çağıra düşerim yollara; +Döner döner durur başım havalarda. + +Sanırım ki günler hep güzel gidecek; +Her sabah böyle bahar; +Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum. +Derim ki: ""Sıkıntılar duradursun!"" +Şairliğimle yetinir, +Avunurum. + +",365 +oveli,"Bedava + + + + +Bedava yaşıyoruz, bedava; +Hava bedava, bulut bedava; +Dere tepe bedava; +Yağmur çamur bedava; +Otomobillerin dışı, +Sinamaların kapısı, +Camekanlar bedava; +Peynir ekmek değil ama +Acı su bedava; +Kelle fiyatına hürriyet, +Esirlik bedava; +Bedava yaşıyoruz, bedava. + + + +",300 +oveli,"Ben Orhan Veli + + + + +Ben Orhan Veli +""Yazık oldu Süleyman Efendiye"" +Mısra-i meşhurunun mübdii.. +Duydum ki merak ediyormuşsunuz, +Hususi hayatımı, +Anlatayım: +Evvela adamım, yani +Sirk hayvanı falan değilim. +Burnum var, kulağım var, +Pek biçimli olmamakla beraber. +Bir evde otururum, +Bir işte çalışırım. +Ne başımda bulut gezdiririm, +Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet. +Ne İngiliz kralı kadar +Mütevaziyim, +Ne de Celâl Bayar'ın +Sabık ahır usağı gibi aristokrat. +Ispanağı çok severim +Puf böreğine hele +Biterim +Malda mülkte gözüm yoktur. +Vallahi yoktur. +Oktay Rıfat'la Melih Cevdet'tir +En yakın arkadaşlarım. +Bir de sevgilim vardır pek muteber; +İsmini söyleyemem +Edebiyat tarihçisi bulsun. +Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım, +Meşgul olmadığım ehemmiyetsiz +Sadece üdeba arasındadır. +Ne bileyim, +Belki daha bin bir huyum vardır. +Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya? +Onlar da bunlara benzer. + +",877 +oveli,"Bu Şehri Bırakmak + + + + +Bu şehirde yağmur altında dolaşılır +Limandaki mavnalara bakıp +Şarkılar mırıldanılır geceleri. +Bu şehrin sokakları çoktur, +Binlerce insan gelir gider sokaklarında.. +Her akşam çayımı getiren +Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen +Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir. + +Bu şehirdedir +Valsler, foksrotlar altında +Şuman'dan, Bramsdan +Parçalar çaldığı zaman dönüp +Bana bakan ihtiyar piyanist. + +Doğduğum köye müşteri taşıyan +Şirket vapurları bu şehirdedir. +Hatıralarım bu şehirdedir. +Sevdiklerim, +Ölmüşlerimin mezarları. + +Bu şehirdedir işim gücüm, +Ekmek param. +Fakat bütün bunlara mukabil +Yine budur başka bir şehirdeki +Bir kadın yüzünden +Bıraktığım şehir. + +",675 +oveli,"Buğday + + + + +Düzüldü uçsuz bucaksız alay, +Çıngıraklar çalar kapılarda. +Düzüldü uçsuz bucaksız alay, +Bak, son hasad başladı rüzgarda. + +Okundan ayrılmak üzere yay, +Kuyuların ağzı genişledi. +Okundan ayrılmak üzere yay, +Korku ta kemiğime işledi. + +Savruluyor gökyüzünde buğday, +Gölgeler uzaklaşıyor yerde. +Savruluyor gökyüzünde buğday, +Tanrım! tanrım! Bir deva bu derde. + +Düzüldü uçsuz bucaksız alay, +Çıngıraklar çalar kapılarda. +Düzüldü uçsuz bucaksız alay, +Bak, son hasad başladı rüzgarda. + +Undan bize de pay, bize de pay, +Koşun, buğday dağıtıyor Yusuf. +Undan bize de pay, bize de pay, +Çökmeden sonu gelmiyen kusuf. + +Eriyecek tencerede kalay, +Çocuklar ağlaşmasınlar dağda. +Eriyecek tencerede kalay, +Yetişmiyecek Ömer imdada. + +Altında aynı eğer, aynı tay; +Arayıcısı herkes bir sesin. +Altında aynı eğer, aynı tay; +seferi aynı köye herkesin. + +Artık kuruldu bu kervansaray, +Boşuna düşünür ihtiyarlık. +Artık kuruldu bu kervansaray, +Şimdi seslerle dolu mezarlık. + + + +",962 +oveli,"Dedikodu + + + + +Kim söylemiş beni +Süheyla'ya vurulmuşum diye? +Kim görmüş, ama kim, +Eleni'yi öptüğümü, +Yüksekkaldırımda, güpegündüz? +Melahat'i almışım da sonra +Alemdar'a gitmişim, öyle mi? +Onu sonra anlatırım, fakat +Kimin bacağını sıkmışım tramvayda? +Güya bir de Galataya dadanmışız; +Kafaları çekip çekip +Orada alıyormuşuz soluğu; +Geç bunları, anam babam, geç; +Geç bunları bir kalem; +Bilirim ben yaptığımı. +Ya o, Mualla'yı sandala atıp, +Ruhumda hicranın'ı söyletme hikayesi? + +",477 +oveli,"Fena Çocuk + + + + +mektepten kaçıyorsun, +kuş tutuyorsun, +deniz kenarına gidip +fena çocuklarla konuşuyorsun, +duvarlara fena resimler yapıyorsun +bir şey değil, +beni de baştan çıkaracaksın, +sen ne fena çocuksun. + + + +",215 +oveli,"Galata Köprüsü + + + + +Dikilir köprü üzerine, +Keyifle seyrederim hepinizi. +Kiminiz kürek çeker, sıya sıya; +Kiminiz midye çıkarır dubalardan; +Kiminiz dümen tutar mavnalarda; +Kiminiz cimacıdır halat başında; +Kiminiz kuştur, uçar, şairane; +Kiminiz balıktır, pırıl pırıl; +Kiminiz vapur, kiminiz şamandıra; +Kiminiz bulut, havalarda; +Kiminiz çatanadır, kırdığı gibi bacayı, +Sıp diye geçer Köprü'nün altından; +Kiminiz düdüktür, öter; +Kiminiz dumandır, tüter; +Ama hepiniz, hepiniz... +Hepiniz geçim derdinde. +Bir ben miyim keyif ehli içinizde? +Bakmayın, gün olur, ben de +Bir şiir söylerim belki sizlere dair; +Elime üç beş kuruş geçer; +Karnım doyar benim de. + + + +",655 +oveli,"Gangster + + + + +Şiir yazdım bunca senedir, +Ne buldum? +Eşkiyalık edeceğim bundan sonra. + +Haberi olsun yol kesenlerin: +İş yok artık kendilerine +Dağ başlarında. + +Mademki ekmeklerini alıyorum +Ellerinden, +Buyursunlar onlar da benim yerime. +Munhal var edebiyat aleminde. + +",268 +oveli,"Yaşıyor Musun? + + + + +Takmaya çalışırken kuyruğunu +Birlikte yaptığımız şeytan uçurtmasının +Görürdüm çırpınırdı ufacık kalbin. +Hatırımdan bile geçmezdi +Sana duyduklarımı söylemek. +Acaba hala yaşıyor musun? + + + +",212 +oveli,"Harbe Giden + + + + +Harbe giden sarı saçlı çocuk! +Gene böyle güzel dön; +Dudaklarında deniz kokusu, +Kirpiklerinde tuz; +Harbe giden sarı saçlı çocuk! + + + +",154 +oveli,"Ekmek + + + + +Dilimin ucunda bir eski arkadaş adı +Unutulmuş şekilleri taşıyan bulutlar +Bir gökyüzü genişliğiyle ruhuma dolar +Otların üstüne sırt üstü yatmanın tadı + +Avucumda sıcaklığını duyduğum ekmek +Üstümde hatırası kadar güzel sonbahar +O bembeyaz , o tertemiz bulutlara dalar +Düşünürüm bir çocuk türküsü söyleyerek + + + +",324 +oveli,"Deniz Kızı + + + + +Denizden yeni mi çıkmıştı, neydi; +Saçları, dudakları +Deniz koktu sabaha kadar; +Yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi. + +Yoksuldu, biliyorum +-Ama boyna da yoksulluk sözü edilmez ya- +Kulağımın dibinde, yavaş yavaş, +Aşk türküleri söyledi. + +Neler görmüş, neler öğrenmişti kim bilir. +Denizle boğaz boğaza geçen hayatında! +Ağ yamamak, ağ atmak, ağ toplamak, +Olta yapmak, yem çıkarmak, kayık temizlemek... +Dikenli balıkları hatırlatmak için +Elleri ellerime değdi. + +O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm; +Gün ne güzel doğarmış meğer açık denizde! +Onun saçları öğretti bana dalgayı; +Çalkalandım durdum rüyalar içinde. + +",645 +oveli,"Hürriyete Doğru + + + + +Gün doğmadan, +Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola. +Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında, +İçinde bir iş görmenin saadeti, +Gideceksin; +Gideceksin ırıpların çalkantısında. +Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı; +Sevineceksin. +Ağları silkeledikçe +Deniz gelecek eline pul pul; +Ruhları sustuğu vakit martıların, +Kayalıklardaki mezarlarında, +Birden, +Bir kıyamettir kopacak ufuklarda. +Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin; +Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi? +Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı? +Heeeey! +Ne duruyorsun be, at kendini denize; +Geride bekliyenin varmış, aldırma; +Görmüyor musun, her yanda hürriyet; +Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol; +Git gidebildiğin yere. + +",779 +oveli,"İstanbul'u Dinliyorum + + + + +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı +Önce hafiften bir rüzgar esiyor; +Yavaş yavaş sallanıyor +Yapraklar, ağaçlarda; +Uzaklarda, çok uzaklarda, +Sucuların hiç durmayan çıngırakları +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. + +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; +Kuşlar geçiyor, derken; +Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. +Ağlar çekiliyor dalyanlarda; +Bir kadının suya değiyor ayakları; +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. + +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; +Serin serin Kapalıçarşı +Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa +Güvercin dolu avlular +Çekiç sesleri geliyor doklardan +Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. + +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; +Başımda eski alemlerin sarhoşluğu +Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; +Dinmiş lodosların uğultusu içinde +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. + +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; +Bir yosma geçiyor kaldırımdan; +Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. +Birşey düşüyor elinden yere; +Bir gül olmalı; +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. + +İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; +Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; +Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; +Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; +Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından +Kalbinin vuruşundan anlıyorum; +İstanbul'u dinliyorum. + + + +",1315 +oveli,"Mahallemdeki Akşamlar İçin + + + + +Kımıldanır mahallemin daralan ruhu +Basma perdelerimde gün batarken +Atıp saatler süren uykusunu +Odama uzanır akasyam pencereden +Kırmızı uzak damlarda bir serinleme +Uyanır gündüz uykusundan evler +Kapılarda işleri ellerinde +Kadınlar giyinip kocalarını bekler +iyi insanların ruhudur yakınlaşır +Takunya sesleri gelir evlerden +Yalnız bu dem rahat bir dünya taşır +Bin mihnet dolu kafasında yorgun beden +Her şeyin geliş saatidir akşam +Mahallede ömürler akşamüstü başlar +Hepsi burda buluşmaya gelir akşam +Başka dünyalardan ayaklar, başlar.. + + + +",574 +oveli,"Şaheserim + + + + +Aşık olduğum zamanlarda +Şiir yazmak adetim değildi. +Halbuki asıl şaheserimi +Onu en cok sevdiğimi +Anladığım zaman yazdım. + +Onun için bu şiiri +İlk önce ona okuyacağım + +",185 +oveli,"Kapalı Çarşı + + + + +Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin, +Sandık odalarında; +Senin de dükkanın öyle kokar işte. +Ablamı tanımazsın, +Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı; +Bu teller onun telleri, +Bu duvak onun duvağı işte. +Ya bu çamurdaki kadınlar? +Bu mavi mavi, +Bu yeşil yeşil fistanlı... +Geceleri de ayakta mı dururlar böyle? +Ya bu pembezar gömlek? +Onun da bir hikayesi yok mu? +Kapalı Çarşı diyip geçme; +Kapalı Çarşı, +Kapalı kutu. + +",439