{"id": 38965, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38965", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-3/İ/17-2026/10]-262001", "ozelgeTarih": "2026-04-30", "baslik": "Hurda haldeki baskı devre kartlarının ithalinde KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylı tesisinizde hurda haldeki baskı devre kartlarının içerisinde bulunan değerli metallerin (altın, gümüş, paladyum, platin, bakır v.b.) geri kazanımının gerçekleştirildiği belirtilerek bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan alınmış CED-ATIK-26-0003-0146 nolu \"Atık İthalatçı Kayıt Belgesi\" kapsamında ithalatına izin verilen 8549.99.00.00.00, 8549.39.00.00.00 ve 8549.29.00.00.00 GTİP numaralı hurda baskı devre kartları ithalinde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-g maddesi kapsamında KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -16/1-a maddesinde, KDV Kanununa göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin KDV'den istisna olduğu, - 17/4-g maddesinde, Külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kıymetli taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye'de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsa üyeleri arasında el değiştirmesi, döviz, para, damga pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil(elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil),varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları ile metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Değerli Madenler, Kıymetli Taşlar, Değerli Kâğıtlar, Para, Döviz, Menkul Kıymetler, Damga Pulu ile Hurda ve Atık Teslimleri\" başlıklı (II/F-4.7.) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre; Şirketiniz tarafından ithal edilen 8549.99.00.00.00, 8549.39.00.00.00 ve 8549.29.00.00.00 GTİP'lerinde sınıflandırılan altın, gümüş, paladyum ve bakır içeren ve içerdiği bu maddeler ayrıştırılamayan hurda haldeki baskı devre kartlarının, 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-g maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7917, "title": "Madde 16", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39036, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39036", "ozelgeNo": "69153665-045-16750", "ozelgeTarih": "2026-04-30", "baslik": "Üniversite Tarafından Yurt Dışındaki Yayınevlerine Ödenen Yayın Ücretlerinin KDV'den İstisna Olup Olmadığı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Üniversiteniz tarafından akademik personelinizin makale, dergi ve benzeri bilimsel yayınlarının uluslararası platformlarda yayımlanabilmesi amacıyla yurt dışındaki yayınevlerine/kuruluşlara, Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında Open Access (Açık Erişim) yayın ücreti ödemeleri yapıldığı, söz konusu ödemelerin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 16/1-a ve 17/1-a maddeleri kapsamında istisna olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ile bu ödemeler üzerinden tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında tereddüt hasıl olduğu belirtilerek Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -1/3-g maddesinde; genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -8/1-b maddesinde, ithalatta mal ve hizmet ithal edenlerin KDV mükellefi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması halinde ve gerekli görülen diğer hallerde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla verginin, işleme taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -16/1-a maddesinde, bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin KDV'den istisna olduğu, -17/1-a maddesinde, üniversitelerin ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C) bölümünün \"2.1.2.1.İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler'' başlıklı alt bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; 3065 sayılı Kanunun 17/1-a maddesinde düzenlenen istisna, üniversitelerin kanun maddesi kapsamındaki sunmuş oldukları teslim ve hizmetleri kapsadığından, Üniversiteniz tarafından yurt dışındaki yayınevlerine yapılan Open Access yayın ücreti ödemelerinin KDV Kanununun 16/1-a ve 17/1-a maddeleri kapsamında istisna olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu hizmetin genel hükümlere göre KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, hizmeti sunanların Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezinin bulunmaması nedeniyle, 3065 sayılı Kanunun 9/1 inci maddesi uyarınca, hesaplanan KDV'nin tam tevkifat uygulaması kapsamında hizmetten faydalanan Üniversiteniz tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38849, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38849", "ozelgeNo": "E-40247694-130-15524", "ozelgeTarih": "2026-04-01", "baslik": "Sağlık Meslek Hizmet Birimi Ruhsat Belgesine istinaden fizyoterapist unvanı ile ifa edilen hizmetlerde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, …… İl Sağlık Müdürlüğünden almış olduğunuz …… tarihli ve …….. no.lu Sağlık Meslek Hizmet Birimi Ruhsat Belgesine istinaden fizyoterapist unvanı ile vermiş olduğunuz hizmetlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası uyarınca; \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri,\" %10 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Konu hakkında Sağlık Bakanlığı ile yapılan yazışmalar neticesinde, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek 13 üncü maddesinde tanımları yapılan tüm sağlık meslek mensuplarının tanı ve tedaviye yardımcı meslek mensubu olarak kabul edilmekte olduğu, tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensuplarının hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacağı ve reçete yazamayacağı, bunların ifa edebileceği hizmetler için ilgili yönetmeliklerde tanımlanan iş ve görevlerine bakılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, 1219 sayılı Kanunun Ek 13 üncü maddesinde sayılan podolog, diyetisyen, psikolog, fizyoterapist vb. sağlık meslek mensuplarının kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından ve ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olmak kaydıyla verdikleri hizmetlerin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilmesi, bunun dışında verdikleri hizmetlerde ise genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerekmektedir. Diğer taraftan, 29/3/2025 tarihli ve 32856 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan \"Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik\" kapsamında İl Sağlık Müdürlüklerinden alınan \"Sağlık Meslek Hizmet Birimi Ruhsat Belgesi\" hususunda Sağlık Bakanlığının görüşüne başvurulmuş ve söz konusu Yönetmelik ile getirilen düzenlemelerin, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası amacıyla açacakları sağlık meslek hizmet birimleri ile bu birimlerin tıbbi ve teknik standartları, açılış, faaliyet, denetim ve kapatılmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacını taşıdığı, bu birimlerin de, muayenehaneler benzeri sağlık kurumu olarak, sağlık meslek mensubunun kendi nam ve hesabına işlettiği yerler olduğu, muayenehanelerle aynı şartlarda değerlendirildiği anlaşılmıştır. Buna göre, Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik kapsamında Sağlık Bakanlığının İl Müdürlüklerinden alınan Sağlık Meslek Hizmet Birimi Ruhsat Belgeleri, esas olarak sağlık meslek hizmet birimleri ile bu birimlerin tıbbi ve teknik standartları, açılış, faaliyet, denetim ve kapatılmalarına ilişkin usul ve esasların uygunluğuna yönelik olduğundan, sağlık meslek mensuplarının bu belge kapsamında verdikleri hizmetler 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden (ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olmak kaydıyla verdikleri hizmetler hariç), bu hizmet bedelleri üzerinden genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38998, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38998", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-436423", "ozelgeTarih": "2026-03-31", "baslik": "Yurt içinde mukim firmalara verilen sertifika hizmeti ve bunlara ilişkin verilen denetim/gözetim hizmetleri", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından, üretici ve ihracatçı firmaların talepleri doğrultusunda, Suudi Arabistan'a ihracat yapılabilmesi için zorunlu olan SASO/SABER sistemine ait ürün uygunluk belgeleri, PCoC ve SCoC sertifikaları ile bunlara ilişkin denetim/gözetim hizmetleri verildiği, söz konusu belgelerin yalnızca ihracata konu mallar için verildiği, belge alan firmaların bu belgeleri yalnızca ihracat gümrükleme işlemlerinde kullandıkları belirtilerek, tarafınızca yurt içindeki müşterilere verilen hizmetler dolayısıyla düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, -(I/A-6.) bölümünde; \"... 3065 sayılı Kanunun 6 ve 7 nci maddelerinde, hangi işlemlerin Türkiye'de yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; - Mal teslimlerinde malların teslim anında Türkiye'de bulunması, - Hizmet ifalarında ise hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması, hallerinde işlemler Türkiye'de yapılmış sayılır.\" -(I/A-6.2.) bölümünde, \"Hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, 3065 sayılı Kanunun (6/b) maddesine göre hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerekir. Hizmetin Türkiye'de yapılmış sayılması için belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Şartlardan herhangi birisinin oluşması halinde hizmet, Türkiye'de yapılmış sayılır. Bir diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede faydalanılırsa faydalanılsın işlem Türkiye'de yapılmış sayılır ve vergiye tabi olur. Hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye'de faydalanılmış ise işlem yine Türkiye'de yapılmış sayılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt içinde mukim firmalara Suudi Arabistan'a yapacakları ihracata yönelik olarak Şirketinizce verilen uygunluk belgesi, sertifika hizmeti ve denetim/gözetim hizmetlerinden Türkiye'de faydalanıldığından söz konusu hizmetler genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39034, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39034", "ozelgeNo": "93996897-130-57021", "ozelgeTarih": "2026-03-31", "baslik": "Yurt dışı hizmetlerde KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, - Firmanızın harita, mimarlık, emlak, pazarlama, araç kiralama, inşaat vb. alanlarda faaliyeti olduğu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde (KKTC) faaliyet gösteren … Şirketinin firmanıza, Girne'deki şantiyelerinin deniz tabanının incelenmesi, haritalanması, kıyı erozyonunun olası sebeplerinin tespit edilerek erozyonu önleme maksatlı projeler hazırlanması, hazırlanan projelere ilişkin izinlerin alınarak inşaatın gerçekleştirmesi için iş talebinde bulunduğu, -Dört aşamada tamamlanması planlanan bahse konu projelerde birinci aşamanın proje altlıklarının hazırlanması, dip haritaları, jeolojik haritalar vb. işleri kapsadığı, işin fiili olarak Girne'de yapılacağı ve Türkiye'de yerleşik alt taşeron firma ile yaptığınız sözleşme üzerine bu aşamanın tamamlandığı, ikinci aşamada projelerin Türkiye'de faaliyette bulunan bir alt taşeron firma ile anlaşılarak Türkiye'de çizdirileceği, üçüncü aşamada projelere ilişkin gerekli izinlerin alınarak, dördüncü aşamada Girne'de bu projelerin inşaat faaliyetlerin gerçekleştirileceği, -Firmanızın bu işte danışman firma olarak bulunduğu ve alt taşeronlarla birlikte yapılacak olan projelere ilişkin bütün ödeme işlemlerinin firmanız üzerinden gerçekleştirileceği bilgisi verilerek, Türkiye'de bulunan taşeron firmaların firmanız adına, firmanızın da KKTC'de faaliyet gösteren firma adına düzenleyeceği faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hakkında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Hizmetin Türkiye'de Yapılması\" başlıklı (I/A-6.2) bölümünde; \"Hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, 3065 sayılı Kanunun (6/b) maddesine göre hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerekir. Hizmetin Türkiye'de yapılmış sayılması için belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Şartlardan herhangi birisinin oluşması halinde hizmet, Türkiye'de yapılmış sayılır. Bir diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede faydalanılırsa faydalanılsın işlem Türkiye'de yapılmış sayılır ve vergiye tabi olur. Hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye'de faydalanılmış ise işlem yine Türkiye'de yapılmış sayılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından KKTC'de faaliyet gösteren şirkete Girne'de yapılacak olan dört aşamalı inşaat projesinin gerçekleştirilmesine yönelik verilen söz konusu hizmetler Türkiye'de ifa edilmediğinden ve hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Ayrıca, KKTC'de gerçekleşmesi planlanan söz konusu inşaat projesine ilişkin Türkiye'de yerleşik alt taşeron firmalar tarafından KKTC'de verilen hizmetler de esasen yurt dışında verildiğinden ve yurt dışında yararlanıldığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Öte yandan, alt taşeron firmalarca bahse konu hizmetlerin Türkiye'de ifa edilen kısmının bulunması halinde, Türkiye'de ifa edilen bu hizmetlere genel esaslar çerçevesinde KDV uygulanacağı tabiidir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38963, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38963", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-2//İ/29-2025/25]-186553", "ozelgeTarih": "2026-03-27", "baslik": "2 No.lu KDV Beyannamesiyle beyan edilerek tahakkuk eden KDV'nin süresinden sonra ödenmesi halinde indirim konusu yapılacağı dönem hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından 2 No.lu Katma Değer Vergisi (KDV) Beyannamesiyle beyan edilerek tahakkuk eden ve birden fazla beyan dönemine ait olan KDV'nin süresinden sonra ödendiği belirtilerek, söz konusu KDV'nin ödendiği dönemleri kapsayan 1 No.lu KDV Beyannamelerinde indirim konusu yapılmayarak cari dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılmasının mümkün olup olmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, - 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV'yi indirebilecekleri, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilerek Ödenen KDV'nin İndirimi\" başlıklı (III/C-1.1.) bölümünde; \"28/12/2023 tarihli ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile 3065 sayılı Kanunun (29/1) maddesinde değişiklik yapılarak vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV'nin indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Ocak/2024 vergilendirme döneminden itibaren vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve 2 No.lu KDV Beyannamesiyle beyan edilen KDV'nin ödendiği vergilendirme dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması gerekmektedir. Ancak, 3065 sayılı Kanunun (29/5) maddesinde Bakanlığımıza verilen yetki çerçevesinde, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve tevkifatın yapıldığı döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesinden önce verilen aynı döneme ait 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan edilerek süresinde ödenen KDV'nin, 2 No.lu KDV Beyannamesinin ait olduğu dönemin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması uygun bulunmuştur. Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilerek beyan edilen ancak kısmen ödenen KDV'nin ödendiği kısım itibarıyla indirim konusu yapılması mümkündür. Ayrıca kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, alıcı tarafından takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılır. Örnek 1: (D) A.Ş. 8/1/2024 tarihinde 100.000 TL karşılığında ağaç ve orman ürünleri teslim almıştır. Şirket tarafından bu alımla ilgili olarak tevkif edilen 10.000 TL KDV'nin 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan edilmesi ve tahakkuk eden 10.000 TL KDV'nin 23/2/2024 tarihine kadar ödenmesi halinde, bu tutar mükellef tarafından Ocak/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır. Örnek 2: (S) Ltd. Şti. (G) güvenlik şirketinden Temmuz/2024 ayı içerisinde özel güvenlik hizmeti satın almıştır. Bu hizmet alımı ile ilgili vergi (S) Ltd. Şti. tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan edilmiş ve tahakkuk eden 50.000 TL KDV 28/8/2024 tarihinde ödenmiştir. (S) Ltd. Şti. tarafından süresinden sonra ödenen KDV, ödemenin yapıldığı tarihi kapsayan dönem olan Ağustos/2024 dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır. Örnek 3: (D) Yapı İnşaat A.Ş. 24/4/2024 tarihindeki inşaat demiri alımı nedeniyle tevkif ettiği vergiye ilişkin 2 No.lu KDV Beyannamesini süresinden sonra 20/6/2024 tarihinde vermiş ve tahakkuk eden 125.000 TL KDV'nin 25.000 TL'sini 21/6/2024 tarihinde, kalan 100.000 TL'lik kısmını 2/7/2024 tarihinde ödemiştir. (D) Yapı İnşaat A.Ş. tarafından ödenen KDV'nin 25.000 TL'si Haziran/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde, 100.000 TL'si de Temmuz/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır. Ayrıca 2 No.lu KDV Beyannamesiyle beyan edilen ve tahakkuk eden KDV'nin mükellefin iade alacağından mahsubu suretiyle ödenmesi mümkündür. Bu durumda iade talebine ilişkin standart iade talep dilekçesi ve iade için aranan belgelerin eksiksiz ve tam olarak verilmiş (mahsuben iade talepleri YMM Raporu sonucuna göre yerine getirilen iadelerde YMM Raporu dahil) ve hangi vergilendirme dönemine ilişkin tahakkuk eden 2 No.lu KDV Beyannamesinden kaynaklanan borca mahsubunun talep edildiğinin belirtilmiş olması gerekir. Söz konusu mahsup talebinin bu şekilde yapılmış olması halinde, mahsuba konu edilen KDV tutarının 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacağı dönem yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tespit edilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından birden fazla beyan döneminde tevkifata tabi tutulan ve 2 No.lu KDV Beyannamelerinde beyan edilerek tahakkuk eden KDV tutarlarının ödendiği vergilendirme dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38960, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38960", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV1/İ/1/2025-41]-136252", "ozelgeTarih": "2026-03-03", "baslik": "Uluslar Arası Oyun Platformlarında Verilen Oyun Tasarım Hizmetinden Elde Edilen Kazancın Vergisel Durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yurt dışı mukimi firmalara online oyun platformları üzerinden ana oyun içinde alt oyun ve/veya oyun karakteri tasarladığınız veya geliştirdiğiniz, bahse konu alt oyunların ilgili platformlarda oyuncular tarafından oynandığında veya oyun ve oyun karakterleri ile diğer metaların oyun içinde oyuncuların kullandığı dijital harcama birimleri ile satın alındığında oyunlarda geçerli olan harcama birimlerinden kazanç elde ettiğinizi, söz konusu kazancı ana oyun veya alt oyunların, elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları ile internet ortamındaki satışlarından değil tasarladığınız oyun ve/veya sanal metaların oyunlar içinde kullanılması ile elde ettiğinizi belirterek söz konusu faaliyetleriniz kapsamında elde edilen gelirlerin vergi kanunları karşısındaki durumu hakkında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; \"Ticari kazancın tarifi\" başlıklı 37 nci maddesinde; Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hüküm altına alınmıştır. Mezkur Kanunun, \"Sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası\" başlıklı mükerrer 20/B maddesinde; \"İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ve bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır. Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye'de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır. Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir. Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.\" hükümlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan, 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Tanımlar\" başlıklı 3 üncü maddesinde; \"a) Elektronik uygulama paylaşım ve satış platformu: Yazılım geliştirme kitleri marifetiyle geliştirilen ve yayınlanan mobil uygulamalara, kullanıcıların çevrim içi ortamda göz atmasına ve indirmesine olanak tanıyan ve uygulama mağazası olarak da tanımlanan platformu, b) Mobil uygulama: Akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlara yönelik özel kodlar ve tasarımlar ile geliştirilen yazılımı, c) Mobil uygulama geliştiricisi: Elektronik uygulama paylaşım ve satış platformlarında faaliyet göstermek amacıyla uygulama geliştiren ve geliştirdiği uygulamaları bu platformlarda kullanıcıların hizmetine sunan gerçek kişiyi, ...\" -\"İstisnadan faydalanabilecekler, faydalanma şartları ve istisna uygulamasında özellik arz eden durumlar\" başlıklı 4 üncü maddesinde; \"(1) İstisnadan; internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler, bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişiler yararlanabilecektir. ... (17) Mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliği faaliyeti kapsamında yalnızca elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde edilen kazançlar mezkûr madde kapsamında istisna edilmektedir. Bu platformlar üzerinden elde edilen; ücretli uygulama satış geliri, reklam geliri, uygulama içi satış geliri, sponsorluk geliri, ücretli abonelik geliri gibi gelirler istisna kapsamında dikkate alınacaktır. Diğer taraftan, elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları dışında elde edilen kazançlar ise istisna kapsamında değerlendirilemeyecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, anılan Kanunun, \"Diğer indirimler\" başlıklı 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde; \"Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın, elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye'ye transfer edilmesi şartıyla, %80'i. Bu indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şarttır. Bu bentte yer alan oranı, hizmet alanları ve kazanç tutarları itibarıyla sıfıra kadar indirmeye veya %100'e kadar artırmaya ve Türkiye'ye transfer edilecek kazanç tutarını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni seviyesine kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, bu bendin uygulamasına ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle Maliye Bakanlığı yetkilidir.\" hükmüne yer almaktadır. Diğer taraftan, konuyla ilgili açıklamaların yer aldığı 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; -\"10.5.2.2. Hizmetin, Türkiye'den münhasıran yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum için yapılmış olması\" başlıklı bölümünde; mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi ve veri saklama hizmetlerinin, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara verilmesi gerektiği, söz konusu hizmetlerin fiilen verilmesi gerektiği, bu alanlarda sunulan asistanlık, danışmanlık ve aracılık gibi hizmetlerin bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, -\"10.5.2.3. Faturanın yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmesi\" başlıklı bölümünde; yapılan hizmet ile ilgili olarak düzenlenecek faturanın, yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmesi gerektiği, -\"10.5.2.4. Türkiye'den verilen, mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme ve veri analizi hizmetlerinden yurt dışında yararlanılması\" başlıklı bölümünde; verilen hizmetten yurt dışında yararlanılmış olması gerektiği, yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum için verilen hizmetin, bu kişilerin ve/veya kurumların Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisinin olmaması gerektiği\" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, yurt dışında yerleşik bulunan … isimli firmaya uluslararası online oyun platformları üzerinden ana oyun içinde alt oyun ve/veya oyun karakteri tasarlayarak oyun geliştirme, 3 boyutlu ve 2 boyutlu grafikler, illüstrasyonlar oyunlarla ilgili yeni deneyimler sunma ve geliştirdiğiniz alt oyunların oyuncular tarafından oynanması halinde veya tasarlamış olduğunuz oyun ve oyun karakterlerinin oyun içinde oyuncular tarafından dijital harcama birimleri ile satın alınması sonucu elde ettiğiniz kazancın 193 sayılı Kanunun 85 inci maddesi kapsamında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilerek genel hükümlere göre vergilendirilmesi gerekmekte olup söz konusu faaliyetiniz nedeniyle bu faaliyetten elde edilen kazançlar için mezkûr Kanunun mükerrer 20/B maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, ilgide kayıtlı özelge talep formunuzun ve sistem kayıtlarınızın incelenmesinden; diğer faaliyetlerinizin yanında \"741200- Grafik Tasarım Ve Görsel İletişim Faaliyetleri, Diğer Yazılım Programlarının Yayımlanması, Video Oyunlarının Yayımlanması\" nace kodlu faaliyet ile de iştigal ettiğiniz anlaşılmıştır. Diğer taraftan, yurt dışında yerleşik bulunan anılan firmaya uluslararası online oyun platformu üzerinden verdiğiniz oyun geliştirme ve oyun tasarımı, oyun karakter tasarımı, 3 boyutlu ve 2 boyutlu grafikler, illüstrasyonlar, arayüz tasarımı gibi hizmetlerin fiilen sunulması sonucu elde ettiğiniz kazancın %80'inin mezkur Kanunda sayılan tüm şartların sağlanması kaydıyla Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendine göre, gelir vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek suretiyle, gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu, -12/2 inci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, -17/4-a maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurt dışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" -\"Sosyal İçerik Üreticiliği, İnternet ve Benzeri Elektronik Ortamlar Üzerinden Sunulan Hizmetler ile Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliği İstisnası\" başlıklı (II/F4.26.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-a) maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Söz konusu istisna, 1/1/2022 tarihinden itibaren sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara konu teslim ve hizmetlere uygulanmaktadır. Bununla birlikte, 1/1/2024 tarihinden itibaren internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara konu teslim ve hizmetlere de söz konusu istisna uygulanacaktır. Bu kapsamda, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler üzerinden KDV hesaplanmaz. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamına girmeyen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin istisna olmadığı ve genel hükümlere göre vergilendirileceği tabiidir...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından online oyun platformları üzerinden verilen ana oyun içinde alt oyun ve/veya oyun karakteri tasarlama ve geliştirme hizmetlerinin münhasıran yurt dışındaki bir müşteri (kullanıcılar) için yapılması ve bu hizmetlerden yurt dışında faydalanılması halinde bahse konu hizmetlerin 3065 sayılı Kanunun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, bahse konu hizmetlerin yurt içi ve yurt dışı kullanımına yönelik ayrım yapılamaması halinde, münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılmayan söz konusu hizmetlere ilişkin elde ettiğiniz gelirlerin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, bu hizmetler için genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu faaliyetinizden elde ettiğiniz kazançlar 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilmediğinden bu kazançlara konu hizmetlerin 3065 sayılı Kanunun 17/4-a maddesine göre KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmamaktadır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7259, "title": "Madde 20 (6745 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle değişen başlık, Yürürlük; 01.01.2017) Kreş ve gündüz bakımevleri ile eğitim ve öğretim işletmelerinde kazanç istisnası (1)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7901, "title": "Madde 4 Hizmet", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38848, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38848", "ozelgeNo": "E-93996897-130-31988", "ozelgeTarih": "2026-02-20", "baslik": "Havyar satışında uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; şirketinizin su ürünleri işleme faaliyeti ile iştigal ettiği belirtilerek, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 1604.31.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen \"havyar balık yumurtası\" ve \"havyar ürünleri\" ticari tanımlı ürünlerin satışında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının (BKK); - 1 inci maddesine göre, eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler %20 oranında, - 3 üncü maddesine göre, (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" bölümünde yer alan ürünlerden özel tüketim vergisine (ÖTV) tabi olanların teslimi %10 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" başlıklı bölümünün 12 nci sırasında; \"TGTC'nin 16 no.lu faslında yer alan mallar\" sayılmıştır. Öte yandan, 4760 sayılı ÖTV Kanununun 1 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, bu Kanuna ekli (IV) sayılı listede yer alan malların ithali veya imal edenler tarafından teslimi ile ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışı bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV'ye tabi bulunmakta ve (IV) sayılı listede TGTC'nin 1604.31.00.00.00 ve 1604.32.00.00.00 GTİP numaralarında sınıflandırılan \"Havyar\" ve \"Havyar yerine kullanılan ürünler\" sayılmaktadır. Bu çerçevede, Ticaret Bakanlığı Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından TGTC'nin 1604.31.00.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen ürünlerin, 4760 sayılı ÖTV Kanununa ekli (IV) sayılı liste kapsamında ÖTV'ye tabi olması nedeniyle, ithal ve tesliminde %10 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38959, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38959", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-45160", "ozelgeTarih": "2026-01-13", "baslik": "Sigorta aracılarının faaliyetlerinde KDV nin beyanı ve indirimi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; -Sigorta aracılık faaliyetiyle iştigal ettiğiniz, -Sigorta aracılık faaliyetinizin ilgili olduğu ayda düzenlenen sigorta aracılık faturası haricinde, Şirketiniz tarafından kayıtlara alınan yurt içi gider belgelerine ait katma değer vergisinin (KDV) aynı beyannamede \"Yurt içi Alımlara İlişkin KDV\" bölümünde beyan edilip edilmeyeceği, -Yalnızca sigorta aracılarının kendi aralarında düzenledikleri faturaların mı 1 No.lu KDV Beyannamesine dahil edileceği konusunda tereddüt hasıl olduğu belirtilerek Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV' ye tabi olduğu, 17/4-e maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerin KDV'den istisna olduğu, 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, 29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, 30/a maddesinde ise, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Sigorta Aracılık İşlemleri\" başlıklı (II/F-4.5.2.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-e) maddesi ile banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ile sigorta acente ve prodüktörlerinin sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri KDV'den istisna edilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun \"Tanımlar\" başlıklı 2 nci maddesinde, sigorta acenteleri ve brokerleri aracı olarak tanımlanmıştır. Buna göre, sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisi bulunan veya bulunmayan sigorta acenteleri ile sigorta brokerlerinin sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri karşılığı aldığı komisyon bedelleri üzerinden KDV hesaplanmaz. Öte yandan, faaliyetleri Kanunun (17/4-e) maddesi uyarınca KDV'den müstesna olan sigorta aracıları (sigorta acentesi ve brokerler) tarafından işletmelerine ait taşınır ve taşınmazların teslimi ve sigorta muamelelerine ilişkin olanlar dışındaki hizmetleri KDV'ye tabidir. Bu nedenle, sözü edilen sigorta aracılarının istisna kapsamına girmeyen KDV'ye tabi arızi işlemlerinin bulunması halinde, bu işlemler sadece işlemin gerçekleştiği dönem için bir defaya mahsus olarak verilecek 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; -Şirketinizce doğrudan sigorta şirketlerine verilen aracılık hizmetleri 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-e maddesi uyarınca KDV'den istisna olup, faaliyetinizin tamamen bu istisna kapsamındaki işlemlerden oluşması ve hiçbir vergilendirme döneminde KDV'ye tabi işleminiz bulunmaması halinde bu istisna kapsamındaki işlemleriniz nedeniyle KDV beyannamesi vermenize gerek bulunmamaktadır. -Sigorta aracıları ve bunların şubelerinin birbirlerine karşı yaptıkları sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri ile diğer bütün işlemleri KDV'ye tabi olduğundan, diğer aracı firmalar ile aranızda gerçekleştirilen işlemlere ilişkin elde ettiğiniz komisyon gelirine konu olan hizmetler için genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlenmesi ve genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir. -KDV'ye tabi işlemlerinize ilişkin yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün olup, KDV'den istisna edilen işlemlerinize ilişkin yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38958, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38958", "ozelgeNo": "E-84974990-135[KDV-4-İ-1-2025/2]-9557", "ozelgeTarih": "2026-01-07", "baslik": "Mübadele kapsamında tescile tabi olmayan araçların alımında KDV ve ÖTV hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin araç alım-satımı faaliyetinde bulunduğunu, kamu kurumlarının ihalelerine katılarak mübadele kapsamında kullanılmış araçları temin edip karşılığında sıfır araç sattığınızı belirterek kamu kurumlarından (Jandarma, Milli Savunma Bakanlığı vb.) özel tüketim vergisi (ÖTV) ödenmemiş araçların mübadele kapsamında alınmasında; - ÖTV Kanununun yürürlük tarihinden önce üretilen araçların ÖTV'ye tabi olup olmadığı, - Jandarma ve Milli Savunma Bakanlığından ilk iktisabında ÖTV ödenmeyen araçların alımında katma değer vergisi (KDV) matrahının hangi tutar üzerinden hesaplanacağı, - Alıma konu ikinci el araçlar için hangi oranda KDV hesaplanacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "ÖTV YÖNÜNDEN 4760 sayılı ÖTV Kanununun; - 1 inci maddesinde, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabının, kayıt ve tescile tabi olmayanların ise ithalatı veya imal ya da inşa edenler tarafından teslimi ile ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışının bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV'ye tabi olduğu, - (2/1-b) maddesinde, \"ilk iktisap\"ın (II) sayılı listedeki mallardan Türkiye'de kayıt ve tescil edilmemiş olanların kullanılmak üzere ithalini, müzayede yoluyla veya kayıt ve tescil edilmiş olsa dahi Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre iade edilenler de dahil motorlu araç ticareti yapanlardan iktisabını, motorlu araç ticareti yapanlar tarafından kullanılmaya başlanmasını, aktife alınmasını veya adlarına kayıt ve tescil ettirilmesini ifade ettiği, - (2/1-c) maddesinde, \"kayıt ve tescil\"in, motorlu taşıtların ilgili mevzuat gereğince trafik, belediye, liman ve Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce tutulan sivil hava vasıtaları siciline yapılan kayıt ve tescilini ifade ettiği, - (4/1-a) maddesinde, ÖTV mükellefinin, bu Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanları imal, inşa veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu, - (4/1-b) maddesinde, ÖTV mükellefinin, bu Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanlar için; motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu, - (11/3) maddesinde, (II) sayılı listedeki mallar için verginin matrahının; bunların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde hesaplanacak ÖTV hariç, KDV matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül ettiği, - (12/1) maddesinde, ÖTV'nin, bu Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınacağı, - (15/2-a) maddesinde, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tâbi mallardan, veraset yoluyla intikaller hariç ilk iktisabında istisna uygulananların istisnadan yararlananlar dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, kayıt ve tescili tarihinde geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte ÖTV alınacağı; ancak Kanunun 7 nci maddesinin (2) ve (8) numaralı bentleri çerçevesinde istisnadan yararlananların bu istisnadan yararlanarak iktisap ettikleri kayıt ve tescile tabi malları 5 yıldan fazla kullanarak elden çıkarmaları durumunda bu hükmün uygulanmayacağı, - Geçici 1 inci maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce teslimi, iktisabı veya ithali gerçekleşen mallara ait vergi, harç, fon ve payların, bu işlemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre tahsil edileceği, Hazine ve Maliye Bakanlığının verginin mükerrerliğini önlemek amacıyla bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmış olup, söz konusu hükümlerin uygulama usul ve esaslarına ÖTV (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde yer verilmiştir. Bu kapsamda anılan Genel Tebliğin; - (I/A/1) bölümünde, (II) sayılı liste kapsamındaki mallardan daha önce ÖTV'ye tabi tutulmamış olanların, mahkeme satış memurlukları ve icra daireleri dâhil olmak üzere, resmî veya özel kuruluşlarca müzayede yoluyla satışının ÖTV'ye tabi olduğu; örneğin, motorlu araç ticareti yapan bir mükellefin satmak üzere elinde bulundurduğu ve henüz Türkiye'de kayıt ve tescil ettirilmemiş binek otomobillerinin icra yoluyla satılması halinde, bu taşıtı kullanmak üzere alan açısından ilk iktisap söz konusu olacağından bu satışın vergiye tabi olduğu, - (I/Ç/1.1) bölümünde, kayıt ve tescile tabi olmakla birlikte henüz kayıt ve tescil edilmemiş taşıtların kullanılmak üzere müzayede yoluyla alımında, müzayede yoluyla satışı gerçekleştirenlerin verginin mükellefi olduğu, - (III/A/1) bölümünde, ÖTV matrahına esas alınan KDV matrahının tespitinde, KDV Kanununun 20 ila 27 nci maddeleri ile bu maddelere ilişkin KDV Genel Uygulama Tebliğinde yapılan açıklamaların dikkate alınacağı, KDV Kanununun 20 nci maddesine göre, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği ve anılan Kanunun (23/1-d) maddesine göre, gümrük depolarında ve müzayede mahallerinde yapılan satışlarda matrahın kesin satış bedeli olduğu, - (VI/A) bölümünde, ÖTV Kanunu ile yürürlükten kaldırılan vergi uygulamaları bakımından vergiyi doğuran olayın bu Kanunun yürürlüğünden önce gerçekleştiği durumlarda, işleme konu taşıtların 1/8/2002 tarihinden sonra ilk defa kayıt ve tescilinin söz konusu olduğu hallerde ÖTV yükümlülüğünün olmadığı belirtilmektedir. Bu itibarla, 4760 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1/8/2002 tarihinden önce Milli Savunma Bakanlığı ve/veya Jandarma Genel Komutanlığınca tescil edilmiş/envanterine kaydedilmiş ve keyfiyeti ilgili belgelerle tevsik edilmiş olan araçların, Şirketinize satışı ÖTV'ye tabi değildir. Diğer taraftan, araçların üretim tarihi veya model yılının, ÖTV mevzuatındaki vergiyi doğuran olay yönünden bir önemi bulunmamakta olup Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk iktisabı ve ithali yapılan taşıtlara ÖTV uygulanacaktır. Bu kapsamda, - 4760 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi taşıtlardan ilk iktisabı ÖTV'den istisna olarak gerçekleştirilenlerin Şirketinizce alımında, ilk iktisabındaki (istisnadan yararlanıldığı tarihteki) matrah üzerinden yeni kayıt ve tescil tarihindeki orana göre hesaplanan ÖTV'nin tarafınızca, - 4760 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verginin konusuna girmemesi sebebiyle ilk iktisabında ÖTV uygulanmamış taşıtların sonradan ÖTV'nin konusuna girmesi halinde, söz konusu taşıtların Şirketinizce alımında satış bedeli üzerinden, taşıtların cins ve özelliklerine göre yürürlükte olan ÖTV oranlarına göre hesaplanan ÖTV'nin tarafınızca, - 4760 sayılı Kanunun (4/1) hükmü uyarınca, (II) sayılı listede yer alan taşıtların satışının ihale makamınca müzayede yoluyla yapılması halinde, hesaplanan ÖTV'nin müzayede yoluyla satışı gerçekleştirenler tarafından beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. KDV YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların KDV'ye tabi olduğu, - 8/1-ç maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanların KDV'nin mükellefi olduğu, - 17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve atıklarının tesliminin KDV'den istisna olduğu - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, - 24/b maddesinde, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların matraha dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, -\"Müzayede Mahallinde Yapılan Satışlar\" başlıklı (I/B-6.) bölümünün \"6.1. Genel Olarak\" başlıklı alt bölümünde,\"3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışlar da dahil olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar KDV'ye tabidir. Kanunun istisna ve vergi oranlarına ilişkin hükümleri bu satışlar için de geçerlidir. Bu satışlarda vergiyi doğuran olay, satışın yapıldığı tarihte vuku bulmaktadır. Verginin mükellefi 3065 sayılı Kanunun (8/ç) maddesine göre, satışları düzenleyen özel veya resmi kişi ve/veya kuruluşlar olup, 3065 sayılı Kanunun (23/d) maddesi hükmüne göre, satılan malın kesin satış bedeli KDV'nin matrahıdır. Ancak izale-i şüyu çerçevesinde yapılan satışlarda alıcının hissedarlardan biri olması halinde hissesi, bu hisse için mülkiyet devri söz konusu olmadığından matrahtan indirilir. ... Bu satışlarla ilgili beyan ve ödeme mükellefiyeti genel esaslara göre yerine getirilir. Başka faaliyetleri dolayısıyla sürekli beyanname vermek zorunda olmayan resmi kuruluşlar (icra daireleri hariç) tarafından bu şekilde tahsil edilen KDV, yetki alanı içerisinde bulunulan vergi dairelerine en geç 7 (yedi) gün içinde ödenir. Ancak tahsilât tutarının 50.000TL'yi aşması halinde, bu süre beklenilmeksizin ertesi gün mesai bitimine kadar ödenmesi zorunludur.\", - \"Vergi Sorumlusu\" başlıklı (I/C-2.) bölümünün \"2.1.3.3.3.2. Kapsam\" başlıklı alt bölümünde, \"Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak uygulanmakta iken, 7/7/2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 10/7/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için bu oran %10, ilgili listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiş; (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetlere uygulanacak KDV oranında ise herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 9 uncu sırasında; \"Aşağıda tanımları yapılan motorlu taşıtlardan yalnız \"kullanılmış\" olanlar, \"Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 8701.90.50.00.00 Kullanılmış olanlar ile 87.03 pozisyonundaki binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil). [(Yalnız binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları, jipler, vb., motorlu karavanlar, elektrik, gaz, güneş enerjili vb. motorlu taşıtlar, \"8703.10.11.00.00 özellikle kar üzerinde hareket etmek için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu olanlar (dizel veya yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar\",\"8703.10.18.00.00 diğerleri\"] [Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus arabalar, para arabaları, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar hariç.] (Katma Değer Vergisi Kanununun 30/b maddesine göre binek otomobillerinin alımında yüklenilen katma değer vergisini indirim hakkı bulunan mükelleflerin, bu araçları tesliminde bu Kararın 1 inci maddesinin (a) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanarak satın alınan araçların teslimi ile özel matrah uygulanarak yapılan teslimlerde, bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanır.\" ibaresine yer verilmiştir. Aynı Kararın 1 inci maddesinin 5 inci fıkrasında ise, BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 9 uncu sırasında yer alan \"kullanılmış\" deyiminin, 4760 sayılı ÖTV Kanununa göre ÖTV'ye tabi olmayan taşıtları ifade ettiği belirtilmiştir. Buna göre, kamu kurumlarının (Jandarma, Milli Savunma Bakanlığı vb.) envanterinde bulunan araçların, ihale suretiyle satışı 3065 sayılı Kanunun 1/3-d maddesine göre KDV'ye tabi olmakla birlikte, söz konusu araçların aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılmayacak durumda (hurda) olması halinde bunların teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesi gereğince KDV'den istisnadır. Ancak, bahse konu taşıtların tamir ve bakımdan sonra yeniden trafiğe çıkabilir hale getirilebilecek nitelikte olması halinde, söz konusu taşıtlar hurda olarak kabul edilemeyeceğinden bu taşıtların ihale suretiyle satışı 3065 sayılı Kanunun 1/3-d maddesine göre KDV'ye tabi tutulacaktır. Öte yandan, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 9 uncu sırasında sayılan ve 4760 sayılı ÖTV Kanununun yürürlüğe girdiği 1/8/2002 tarihinden önce Milli Savunma Bakanlığı ve/veya Jandarma Genel Komutanlığınca tescil edilmiş/envanterine kaydedilmiş ve keyfiyeti ilgili belgelerle tevsik edilmiş olan araçların Şirketinize satışı ÖTV'ye tabi olmadığından, bunların tesliminin %1 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Ancak, ÖTV Kanununun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk iktisabı ve ithali yapılan taşıtlar ÖTV'ye tabi tutulacağından, anılan BKK' nin ilgili sırasında sayılsa dahi; - ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi taşıtlardan ilk iktisabı ÖTV'den istisna olarak gerçekleştirilenlerin, - ÖTV Kanunu hükümleri uyarınca verginin konusuna girmemesi sebebiyle ilk iktisabında ÖTV uygulanmamış taşıtların sonradan ÖTV'nin konusuna girmesi halinde, söz konusu taşıtların Şirketiniz tarafından alımında genel oranda (10/7/2023 tarihinden önce %18, bu tarih itibarıyla %20) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 8016, "title": "Madde 12 Oran veya tutar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 8001, "title": "Madde 4 Mükellef ve vergi sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7925, "title": "Madde 24 Matraha Dahil Olan Unsurlar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 8010, "title": "Madde 11 Vergileme ölçüleri ve matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 8013, "title": "Madde 15 Verginin belgelerde gösterilmesi, matrahta, vergide ve mükellefiyette değişiklikler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7998, "title": "Madde 1 Verginin konusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7999, "title": "Madde 2 Tanımlar, teslim ve teslim sayılan haller", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7279, "title": "Madde 8 Mükellef", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38847, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38847", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV.2/İ/9-2025/94]-7470", "ozelgeTarih": "2026-01-06", "baslik": "Yapım işi kapsamında alt taşerondan \"Patlayıcı Madde ile Birlikte Patlatmaya Nezaret Hizmeti\" alımlarında KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, …… Genel Müdürlüğü ile Ortaklığınız arasında imzalanan sözleşme gereğince \"…… Devlet Yolu Km:0+000-14+700 Arası Yapım İşi\"ni üstlendiğiniz, bahse konu iş kapsamında patlayıcı madde ve nezaret hizmeti aldığınız, nezaret hizmetinin yasal bir zorunluluk olduğu, bu hizmet kapsamında patlayıcı tedarikçisi firma tarafından sahada nerelere ne kadar patlayıcı madde konulacağının belirlenerek patlatmaya nezaret edildiği belirtilerek, patlayıcı madde temini ile birlikte patlatmaya nezaret hizmeti alımına yapım işi kapsamında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler açıklanmış olup, konuya ilişkin açıklamalara \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde yer verilmiştir. Aynı Tebliğin, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2) bölümünde ise, \"... Ancak, bu bölüm kapsamına giren hizmetleri ifa edenlerin bu amaçla kullandıkları mallara ait tutarlar hizmet bedelinden düşülmeyecek; tevkifat, kullanılan mallara ait tutarlar da dahil olmak üzere toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV tutarına göre belirlenecektir. Örnek: Bir banka şubesi bahçe duvarının inşası işini, malzeme bankaya, işçilik müteahhide ait olmak üzere 4.000 TL + 720 TL KDV karşılığında ihale etmiştir. Banka şubesi, kum, demir, çimento, tuğla, briket vb. malzemeyi piyasadan 6.000 TL + 1.080 TL KDV'ye temin etmiştir. Banka şubesi, malzemelerin alımı sırasında tevkifat uygulamayacak, müteahhidin yapacağı 4.000 TL tutarındaki hizmete ilişkin 720 TL KDV üzerinden ise Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1) bölümü gereğince tevkifat uygulanacaktır. Banka şubesinin, bahçe duvarı yapım işini malzemeler de müteahhide ait olmak üzere 10.000 TL karşılığında ihale etmesi halinde, müteahhidin faturasında malzeme ve işçilik tutarları 6.000 TL ve 4.000 TL olarak ayrı ayrı gösterilse bile, 10.000 TL tutarındaki toplam bedel üzerinden hesaplanacak 1.800 TL KDV'ye, yapım işleri için geçerli olan oranda tevkifat uygulanacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, ….. Genel Müdürlüğü ile İş Ortaklığınız arasında imzalanan sözleşme gereğince ilgili Kuruma karşı ifa edilen \"….. Devlet Yolu Km:0+000-14+700 Arası Yapım İşi\" ile birlikte, tarafınızca tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işleri (4/10) oranında KDV tevkifatına tabi bulunmaktadır. Söz konusu yapım işine ilişkin \"Patlayıcı Madde ile Birlikte Patlatmaya Nezaret Hizmeti\" alımlarının belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, malzeme dahil bedel üzerinden yapım işleri kapsamında tevkifat uygulanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39031, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39031", "ozelgeNo": "21085762-130-437", "ozelgeTarih": "2026-01-05", "baslik": "KDV beyannamesinin üçer aylık dönemler halinde verilip verilemeyeceği hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kendinize ait … plakalı motosiklet ile restoranlardan alınan yemek paketlerine ilişkin kurye faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek, katma değer vergisi (KDV) beyannamelerini üçer aylık dönemler halinde verip veremeyeceğiniz hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 39/1 inci maddesinde, KDV'de vergilendirme döneminin, faaliyet gösterilen takvim yılının üçer aylık dönemleri olduğu, ancak, Hazine ve Maliye Bakanlığının mükelleflerin yıllık gayri safi hâsılatlarına göre üç aylık vergilendirme dönemi yerine birer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Vergilendirme Dönemi\" başlıklı (V/B-1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre, KDV'de vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının üçer aylık dönemleridir. Ancak maddede Maliye Bakanlığına mükelleflerin gayri safi hasılatlarına göre üçer aylık vergilendirme dönemi yerine birer aylık vergilendirme dönemi tespit etme yetkisi verilmiştir. Maliye Bakanlığına verilen bu yetki çerçevesinde, gerçek usulde vergilendirilen KDV mükelleflerinin birer aylık vergilendirme dönemine tabi olması uygun görülmüştür. Aylık vergilendirme döneminin taşıdığı uygulama güçlükleri göz önüne alındığında, aşağıdaki mükelleflerin vergilendirme dönemi takvim yılının üç aylık dönemleri olarak belirlenmiştir. Üçer aylık vergilendirme dönemi kapsamına giren mükelleflerin bu durumu beyanname verme süresinden önce ilgili vergi dairelerince bildirmeleri gerekir. a) Gerçek usulde vergilendirilen ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerden, -Münhasıran uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı, -Münhasıran şehirlerarası yük taşımacılığı, -Münhasıran uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı ile şehirlerarası yük taşımacılığı işini birlikte, -Münhasıran şehiriçi yük taşımacılığı, yapan mükellefler için vergilendirme dönemi takvim yılının üçer aylık dönemleridir. Şehiriçi veya şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin vergilendirme dönemi ise takvim yılının birer aylık dönemleridir. Üçer aylık vergilendirme dönemine tabi olan mükelleflerin, bu faaliyetlerinin yanı sıra bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan diğer faaliyetlerinin de bulunması halinde, bu mükelleflerin vergilendirme dönemi takvim yılının birer aylık dönemleridir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, kendinize ait motosiklet ile paket servis taşımacılığı faaliyetinde bulunmanız KDV Genel Uygulama Tebliğinde yer alan şehir içi yük taşımacılığı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden KDV beyannamelerinizin üçer aylık dönemler halinde verilebilmesi mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 7930, "title": "Madde 39 Vergilendirme Dönemi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38957, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38957", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-3473", "ozelgeTarih": "2026-01-02", "baslik": "Uluslararası taşımacılık kapsamında ödenen demuraj bedelinin KDV'den istisna olup olmadığı ile iade konusu yapılıp yapılamayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ekleri ile; Şirketiniz tarafından yürütülmekte olan uluslararası taşımacılık faaliyetleri kapsamında ortaya çıkan demuraj bedeli (gecikme bedeli) ve bekleme bedeli ödemelerinin Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 14 üncü maddesi gereğince istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, -Bekleme bedeline ilişkin kesilen faturaların ek bir belgeye bağlanıp bağlanmayacağı, -Demuraj ve bekleme bedellerine ilişkin yüklenilen KDV tutarının iade konusu yapılıp yapılmayacağı, -İade hakkı doğuran işlemlere ilişkin olarak azami iade edilebilir KDV tutarının hesaplanmasında hangi tutarların dikkate alınacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -14/1 inci maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden istisna olduğu, -20 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, 2 nci fıkrasında ise bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade edeceği, -21/c maddesinde, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin ithalatta KDV'nin matrahını oluşturduğu, -32 nci maddesinde ise, Kanunun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \"Transit ve Türkiye ile Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna\" başlıklı (II/C) bölümünde uluslararası taşımacılık istisnasına ilişkin, \"İthalatta Matrah\" başlıklı (III/A-2) bölümünde ithalatta KDV matrahına ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Ayrıca, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 27/1-e maddesi uyarınca, aynı Kanunun 28 inci maddesinin (a) bendi hükmü saklı kalmak üzere, ithal eşyası için Türkiye'deki giriş liman veya yerine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri ile eşyanın giriş liman veya yerine kadar nakliyesi ile ilgili olarak yapılan yükleme ve elleçleme giderleri, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına ilave edilmekte; aynı Kanunun 28/a maddesi uyarınca da, eşyanın, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi ile Türkiye'nin anlaşmalarla dahil olduğu gümrük birliği gümrük bölgelerine giriş yerine varışından sonra yapılan nakliye ve sigorta giderleri, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmeleri koşuluyla gümrük kıymetine dahil edilmemektedir. Demuraj (demurraje), gemi ile yapılan taşımacılık faaliyetinde malların tahmil ve tahliyesinin geç yapılması nedeniyle geminin makul bir sürenin üzerinde meşgul edilmesi gerekçesiyle taşıyana taşıtan tarafından yapılan bir ek ödeme olup, bu ödeme kural olarak bedelin içinde mütalaa edilmektedir. Buna göre; 1-Gemilerle yapılan konteyner taşımacılığı sırasında konteynerlerin makul bir sürenin üzerinde meşgul edilmesi nedeniyle yapılan demuraj ödemelerinin taşımacılık istisnası kapsamına giren işlemler dolayısıyla tahsil edilmesi halinde KDV hesaplanmaması gerekmektedir. 2-3065 sayılı Kanunun 21/c maddesinde gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan giderler ile ödemelerden vergilendirilmeyenlerin ithalatta KDV matrahına dahil olduğu hüküm altına alındığından, ithal edilen eşyanın Türkiye'deki giriş limanındaki veya yerine varışından sonraki demuraj giderlerinin ithalatta KDV matrahına dahil edilmesi gerekmekte olup söz konusu giderlerin 3065 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile KDV'den istisna edilmesi bu hususa engel teşkil etmeyecektir. 3-Gümrük beyannamesi tescil edildikten sonra, ithal edilen malın ilgili taşıma firmasına ait konteynerler içerisinde gümrüklü sahada beklemesinden kaynaklı olan ve ithalat vergileri hesaplaması ile tahakkuk aşamasından sonrasına ait demuraj ödemelerinin taşımacılık istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, bu hizmetler için genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Diğer taraftan, 3065 sayılı Kanunun 14/1 maddesi kapsamında uluslararası taşımacılık faaliyetinde bulunan Şirketinizin bu faaliyetleri nedeniyle söz konusu hizmetler için yüklendiği ancak indirim yoluyla gideremediği KDV'nin, KDV Kanununun 32 nci maddesi kapsamında iade edilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, 3065 sayılı Kanunun 14/1 maddesi kapsamında azami iade edilebilir KDV tutarının hesaplanmasında, toplam satış bedeli ile KDV'siz temin edilen mal ve hizmet bedelleri (demuraj bedeli ile bekleme bedellerinin teslimine ilişkin bedeller) arasındaki farka genel vergi oranı uygulanarak bulunacak tutarının esas alınması gerekmektedir. Öte yandan, uluslararası taşımacılık hizmetinden doğan iade taleplerinde doğrudan yüklenim kapsamındaki girdilerin KDV ödemeksizin temin edilmesi halinde, uluslararası taşımacılık hizmet bedelinden KDV'siz temin edilen hizmetlere ait matrahın düşülmesi suretiyle genel gider ve ATİK'lerden verilecek paya ilişkin tutarın ve azami iade edilecek KDV tutarının belirlenmesi gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7918, "title": "Madde 21 İthalatta Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39030, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39030", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1745984", "ozelgeTarih": "2025-12-31", "baslik": "Serbest meslek erbabının faaliyetlerinde kullandığı ikinci bir araca ait giderlere ilişkin KDV'nin indirimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; serbest meslek (avukatlık ve arabuluculuk) faaliyetinin icrası için envanter defterine kayıtlı olan … plakalı motosikleti kullandığınız, aynı zamanda şahsınıza ait olan … plakalı otomobili de serbest meslek faaliyetinin icrasında kullanmak istediğiniz belirtilerek, söz konusu araçlara ilişkin amortisman, yakıt, onarım ve bakım gibi giderlerin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; - \"Serbest meslek kazancının tarifi\" başlıklı 65 inci maddesinde; \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.\" hükmü, - \"Serbest meslek kazancının tespiti\" başlıklı 67 nci maddesinin birinci fıkrasında; \"Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.\" hükmü, - \"Mesleki Giderler\" başlıklı 68 inci maddesinde, \"Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir. ... 4. Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328 inci maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil). (Şu kadar ki özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, (2023 yılı için 500.000 TL, 2024 yılı için 790.000 TL), söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını (2023 yılı için 950.000 TL, 2024 yılı için 1.500.000) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.) 5. Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri. (Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70'i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına (2023 yılı için 17.000 TL, 2024 yılı için 26.000 TL) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 115.000 Türk lirasına (2023 yılı için 440.000 TL., 2024 yılı için 690.000 TL) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir. ...\" hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 311 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi\" başlıklı beşinci bölümünde, konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğin; - \"Binek otomobillere ilişkin kiralama ve iktisap giderleri\" başlıklı 13 üncü maddesinde, \"(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 2020 yılı için 5.500 (2023 yılı için 17.000 TL, 2024 yılı için 26.000 TL) Türk lirasına kadarlık kısmı, 193 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ve 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi kapsamında gider olarak dikkate alınabilecektir. ... (8) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillerin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 2020 yılı için en fazla 140.000 (2023 yılı için en fazla 500.000 TL, 2024 yılı için 790.000 TL) Türk lirasına kadarlık kısmı ticari veya mesleki kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. ...\" , - \"Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler\" başlıklı 14 üncü maddesinde; \"(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir. (2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır. (3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir.\", - \"Binek otomobillere ilişkin amortisman giderleri\" başlıklı 15 inci maddesinde, \"(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 2020 yılı için 160.000 TL (2023 yılı için 500.000 TL, 2024 yılı için 790.000 TL) söz konusu vergilerin tercihen maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 2020 yılı için 300.000 TL'yi (2023 yılı için 950.000 TL, 2024 için 1.500.000 TL) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. (2) 213 sayılı Kanun hükümlerine göre, aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılan ve amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değerleri, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilebilen binek otomobiller için aktife alınan yılda gider konusu yapılamayan amortisman bedellerinin tamamı, itfa süresinin son yılında amortismana esas bedel uygulamasından bağımsız olarak safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan GİB İntranet kayıtlarımızın tetkikinden; …/…/2023 tarihinde hukuk danışmanlığı (avukatlık) faaliyetine başladığınız, 2023/01-03, 2023/04-06, 2023/07-09, 2023/10-12, 2024/01-03 dönemlerine ilişkin olarak verilen muhtasar beyannamelerde işçi çalıştırmadığınız anlaşılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, serbest meslek faaliyetinin ehemmiyet ve genişliği ile mütenasip olan ve işte kullanılan envantere kayıtlı araçların giderleri ile amortismanlarının, Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinde yer alan kısıtlamalar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecek olmakla birlikte tek başına icra edilen serbest meslek faaliyetine ilişkin olarak envantere kayıtlı olsa dahi ikinci bir araca ait gider ve amortismanları indirim konusu yapılması mümkün değildir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, - 30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı, - 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı, hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, 60 No.lu KDV Sirkülerinin (8.1.5.) bölümünde; \" KDV mükelleflerinin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den, ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen veya kendilerine yapılan teslim ve hizmetler üzerinden hesaplanan KDV indirilebilmektedir. Ancak, Kanunun 30 uncu maddesi kapsamındaki durumlara ilişkin olarak yüklenilen KDV indirim konusu yapılamamaktadır. İndirim konusu yapılmayan bu vergiler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmektedir. Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca indirimi kabul edilmeyen giderler nedeniyle yüklenilen KDV ise, gider veya maliyet unsuru olarak değil, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmaktadır.\" ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, 3065 sayılı KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV indirim konusu yapılamayacağından, tek başına icra edilen serbest meslek faaliyetine ilişkin envantere kayıtlı olsa dahi ikinci bir araca ait yakıt, bakım ve onarım gibi giderlere ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, işletmede kullanmak üzere almış olduğunuz binek otomobil için yüklenilen KDV'nin 3065 sayılı KDV Kanununun 30/b maddesi uyarınca indirime konu edilmesi mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 6971, "title": "Madde 65 Serbest Meslek Kazancının Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38951, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38951", "ozelgeNo": "E-97726449-130-236498", "ozelgeTarih": "2025-12-30", "baslik": "Yurt dışından ithal edilen IP lerin vergisel durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yurt dışında mukim firmalardan aldığınız IP adreslerinin yurt içi ve yurt dışındaki müşterilere satışını yaptığınız belirterek, söz konusu IP adreslerinin alımında vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağına ilişkin Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, \"Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.\" hükmüne yer verilmiştir. Ticari faaliyet, bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması, böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin \"ticari faaliyet\" sayılabilmesi için, kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Anılan Kanunun 38 inci maddesinde ise; \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, \"Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.\" hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, yurt dışında mukim firmalardan alınan IP adreslerinin yurt içi ve yurt dışındaki müşterilere satılması faaliyetinin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu satış faaliyetinden elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesine göre ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerektiğinden bu nitelikteki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır. Öte yandan, yurt dışında mukim firmaların mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında çifte vergilemeyi önleme anlaşmasının bulunması ve anlaşmada söz konusu ödemelere ilişkin bir hüküm bulunması halinde öncelikle bu hükümlerin dikkate alınacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN : 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalinin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C-2.1.2.1.) bölümünün, \"Genel Olarak\" alt başlıklı (I/C-2.1.2.1.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır. açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt dışından IP adresi ithali KDV'ye tabi olup, yurt dışına mukim firmaya yapılan ödeme üzerinden hesaplanan KDV'nin tarafınızdan sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde ödenen KDV 1 No.lu KDV beyannamesinde genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilecektir.", "madde_atiflar": [{"id": 6944, "title": "Madde 38 Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7025, "title": "Madde 94 Vergi Tevkifatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6943, "title": "Madde 37 Ticari Kazancın Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38956, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38956", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-3/İ/42/2025-1]-771355", "ozelgeTarih": "2025-12-30", "baslik": "Gazi Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-a ve 13/n maddeleri kapsamında istisna uygulanarak gerçekleştirilen teslim ve hizmetler için bildirimlerin ne şekilde yapılacağı, -6647 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan IPA II Çerçeve Anlaşmasının 28/2 maddesi gereğince KDV istisna sertifikasına istinaden bildirimlerin ne şekilde yapılacağı, -2547 sayılı Kanunun 58/k maddesi kapsamında görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85'inin herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödeneceği belirtildiğinden gelir ve damga vergisi kesintisi uygulanmayan öğretim elemanına yapılan ödemelerin bildirilip bildirilmeyeceği, -Sözleşmelere ait damga vergisinde 5746 sayılı Kanun kapsamında damga vergisi istisnasından yararlananlara ait bildirimlerin ne şekilde yapılacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde; \"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında da, \"'Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. 1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, ...\" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 238 inci maddesinin birinci fıkrasında; işverenlerin her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecbur oldukları hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (k) fıkrasında; \"Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dahil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanlarına ödenecek gelirin yüzde 85'i herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir.\" hükmüne yer verilmiştir. 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun \"Tanımlar\" başlıklı 2 nci maddesinde; \"a) Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri, b) Yenilik: Sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara cevap verebilen, mevcut pazarlara başarıyla sunulabilecek ya da yeni pazarlar yaratabilecek; yeni bir ürün, hizmet, uygulama, yöntem veya iş modeli fikri ile oluşturulan süreçleri ve süreçlerin neticelerini, ... ç) Ar-Ge projesi: Amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak aynî ve/veya nakdî destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen ve araştırmacı tarafından yürütülen projeyi, ... j)Tasarım faaliyeti: Sanayi alanında ve Cumhurbaşkanının uygun göreceği diğer alanlarda katma değer ve rekabet avantajı yaratma potansiyelini haiz, ürün veya ürünlerin işlevselliğini artırma, geliştirme, iyileştirme ve farklılaştırmaya yönelik yenilikçi faaliyetlerin tümünü, ... ifade eder\" hükmüne yer verilmiştir. Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliğinin \"Ar-Ge ve yenilik sayılmayan faaliyetler\" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, pazarlama faaliyetleri, piyasa taramaları, pazar araştırması ya da satış promosyonu, kalite kontrol ve sosyal bilimlerdeki araştırmalar gibi bazı faaliyetlerin bu Yönetmeliğin uygulanmasında Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmeyeceği açıklamasına yer verilmiştir. Diğer taraftan, üniversite sanayi işbirliği ile sanayimizin rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen ileri teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması; üniversite sanayi işbirliği projeleriyle de, üniversite/kamu araştırma merkez ve enstitülerindeki bilgi birikimi ve teknolojinin, Türkiye'de yerleşik ve proje sonuçlarını Türkiye'de uygulamayı taahhüt eden kuruluşların ihtiyaçları doğrultusunda, ürüne ya da sürece dönüştürülerek sanayiye aktarılması yoluyla ticarileştirilmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, bir proje ve faaliyetin, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (k) fıkrasına göre üniversite-sanayi işbirliği kapsamında yürütülen ve yukarıda tanımlanan araştırma, geliştirme, tasarım ve yenilik projesi veya faaliyeti olması ve bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilmesi halinde, bu projelerde görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85'inin, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenmesi mümkün bulunmaktadır. Buna göre, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (k) fıkrası kapsamda öğretim elemanlarına yapılan ödemeler için de ücret bordrosu düzenlenmesi veya diğer ücret ödemeleri için düzenlenen ücret bordrolarında bu ödemelerin de gösterilmesi zorunlu olup, ücret bordrosunda gösterilen bu ödemelerin yüzde 85'inin gelir vergisi matrahına dahil edilmemesi gerekmektedir. Ayrıca konu ile ilgili herhangi bir bildirimde bulunulması gerekmemektedir. DAMGA VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında, Kanun kapsamındaki her türlü Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile tasarım faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen kağıtlardan damga vergisi alınmayacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunda yer alan damga vergisi istisnasına ilişkin açıklamalar 30/09/2016 tarihli ve 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5 Seri No.lu 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliğinde yapılmıştır. Söz konusu Tebliğin \"İşlem yapan kurum ve kuruluşların sorumluluğu\" başlıklı bölümünde, \"(1) Damga vergisi istisnası uygulayarak işlem yapan noter, resmi daireler, diğer kamu kurum ve kuruluşları gibi kurum ve kuruluşların; Ar-Ge, yenilik veya tasarım faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen kağıtlarla ilgili olup istisna uygulanması sebebiyle ilgililerine ödettirilmeyen veya ödeme sırasında tevkif edilmeyen damga vergilerine ilişkin olarak işlemin yapıldığı tarihi izleyen bir ay içinde bu Tebliğin Ek-1'inde yer alan \"Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetleri ile Siparişe Dayalı Projelere İlişkin Olarak Damga Vergisi İstisnasından Yararlananlara Ait Bildirim\"i doldurmak suretiyle, ilgililerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri zorunludur. Damga vergisi istisnası uygulanan kağıtların, bir aylık sürenin geçirilmemesi kaydıyla, aynı bildirim ile toplu olarak bildirilmesi mümkün bulunmaktadır. (2) 5746 sayılı Kanun uyarınca gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında yer alan Ar-Ge ve destek personeline yapılan ücret ödemeleri için gelir vergisi stopajı teşvikine ilişkin bildirim verilmesi halinde, damga vergisi istisnası da uygulanan bu ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtlar için ayrıca bildirim verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak, gelir vergisi stopajı teşvikine ilişkin bildirime dahil edilmeyen personele ödenen ücretlere dair kağıtlara damga vergisi istisnası uygulanması durumunda, bu kağıtlar için muhtasar beyannamenin verildiği vergi dairesine ayrıca bildirim verilecektir.\" denilmiştir. Buna göre, Kurumunuzun 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında yaptığı işlemler için tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Öte yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58/k fıkrasında; \"Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dâhil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85'i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır.\" denilmiştir. Buna göre, gerek 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda gerekse 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58/k fıkrası kapsamında yapılan işlemlerin bildirilmesine ilişkin bir hüküm mevcut olmadığından anılan kanunun ilgili fıkrası kapsamında yapılan işlemler için bildirim yükümlülüğünüz bulunmamaktadır. IPA II ÇERÇEVE ANLAŞMASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME Ülkemiz ile Avrupa Birliği arasında Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Çerçeve Anlaşması imzalanmış, 6647 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunmuş, 21/6/2015 tarih ve 29393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 22/6/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Anılan Anlaşmanın vergi istisnalarına ilişkin usul ve esasları ise 13/2/2016 tarih ve 29623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Sıra No.lu IPA II Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Anılan Tebliğin; 4.2.2.6. KDV İstisna Sertifikasının Kullanılması başlıklı bölümünde, \"KDV İstisna Sertifikası kullanmak suretiyle Birlik Sözleşmesi kapsamında temin edilecek mal, hizmet ile yapılan işler için Tedarikçi tarafından düzenlenecek fatura tutarı ya da aynı Birlik Sözleşmesi kapsamında aynı Tedarikçiden yapılacak alımların toplam tutarının (KDV Hariç) 15 000 TL'yi aşması durumunda Birlik Yüklenicisi öncelikle Tedarikçi ile bir örneği Tebliğin ekinde (EK-7) yer alan \"Tedarik Sözleşmesi\" yapacaktır. Söz konusu Tedarik Sözleşmesine konu mal, hizmet ve işlerin Birlik Sözleşmesi kapsamında olduğunun Hibe Yararlanıcısı tarafından \"Bu Tedarik Sözleşmesinde yazılı alımlar ...... tarih ve ...... sayılı Birlik Sözleşmesi kapsamında yapılmıştır\" şeklinde şerh düşülerek onaylanması halinde bu mal teslimi, hizmet ifası ve işler için KDV hesaplanmayacaktır. Birlik Yüklenicisinin aynı zamanda Hibe Yararlanıcısı olması durumunda, söz konusu Tedarik Sözleşmesi Birlik Yüklenicisinin gerçek kişi olması durumunda kendisi tarafından, tüzel kişi olması durumundaysa tüzel kişiliğin konu ile ilgili imzaya yetkili yöneticisi tarafından onaylanması gerekmektedir. Birlik Yüklenicisi ve Tedarikçi, EK-7'deki bilgileri ihtiva etmek kaydıyla Tedarik Sözleşmesinin şeklini serbestçe tayin edebilirler. Tedarikçi, Birlik Yüklenicisi ile yaptığı ve Hibe Yararlanıcısı tarafından onaylanmış Tedarik Sözleşmesinin ve Birlik Yüklenicisinde yer alan KDV İstisna Sertifikasının kendisine ibraz edilmesi halinde, söz konusu Tedarik Sözleşmesinin ve sertifikanın Birlik Yüklenicisi tarafından \"Aslının Aynıdır\" şeklinde onaylanan birer örneğini almak ve Birlik Yüklenicisine düzenlediği fatura veya benzeri evrakta \"6647 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan IPA II Çerçeve Anlaşmasının 28/2. maddesi gereğince, ............tarih ve .............. sayılı KDV İstisna Sertifikasına istinaden KDV hesaplanmamıştır\" şeklinde şerh düşmek suretiyle KDV hesaplamayacaktır. Birlik Yüklenicisinin KDV İstisna Sertifikası kullanmak suretiyle Birlik Sözleşmesi kapsamında temin edeceği mal, hizmet ile yapılan işler için Tedarikçinin düzenlediği fatura tutarı ve aynı Birlik Sözleşmesi kapsamında aynı Tedarikçiden yapılacak alımların toplam tutarı (KDV Hariç) 15 000 TL'nin altında ise; Tedarik Sözleşmesi yapmak ve Hibe Yararlanıcısına onaylatmak şartı aranmaksızın, KDV İstisna Sertifikasının ibrazı ve bir örneğinin verilmesi ile yukarıdaki şerh düşülerek düzenlenecek fatura veya benzeri evrakta KDV hesaplanmayacaktır. Birlik Yüklenicisi, Birlik Sözleşmesi kapsamında KDV İstisna Sertifikası kullanarak KDV'siz yapmış olduğu alımlar ile KDV İstisna Sertifikası kullanmaksızın yapmış olduğu KDV'li alımlarını ve KDV'nin konusuna girmeyen diğer harcamalarını, Tebliğin eki \"IPA Alım Bildirimi\"ne (EK-8) aktarıp Hibe Yararlanıcısına \"Bu bildirimde yer alan alım ve harcamalar, ........ tarih ve ...... sayılı Birlik Sözleşmesi kapsamında yapılmıştır\" şeklinde şerh düşülerek onaylattırmak suretiyle, KDV İstisna Sertifikasının alındığı tarihi takip eden takvim yılının başından başlamak üzere her yıl Şubat ayının son gününe kadar, yıl içerisinde sona eren sözleşmelerde sözleşme süresinin bittiği ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar, KDV iadesi talep edilen durumlarda ise her halükarda iade talebinde bulunulduğu tarihe kadar; -KDV İstisna Sertifikasının üzerinde yazılı vergi dairesi müdürlüğüne/malmüdürlüğüne, -KDV İstisna Sertifikasının alınmadığı durumlarda ise bu Tebliğin \"4.2.3.1.1.\" numaralı bölümünde belirtilen KDV iadesi için yetkili vergi dairesi müdürlüğüne/malmüdürlüğüne, bir dilekçe ekinde ıslak imzalı olarak gönderecektir. Süresi takvim yılını aşan sözleşmelerde müteakip yıllarda yapılacak bildirimler, önceki dönemleri de içerecek şekilde kümülatif olarak yapılacak ve son bildirim elektronik ortamda da (cd, dvd, flash disk vb.) yapılacaktır. Herhangi bir alım olmadığı durumda, bu husus bir yazı ile yine aynı sürelerde ilgili makama bildirilecektir. KDV İstisna Sertifikasının alınmadığı durumlarda IPA Alım Bildirimi yalnızca KDV iadesi talebinde bulunulması halinde verilecektir. Birlik Yüklenicisinin aynı zamanda Hibe Yararlanıcısı olduğu durumlarda söz konusu bildirimin; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Birlik Yüklenicisi olması durumunda bu idarelerin konu ile ilgili imzaya yetkili üst idari amiri; bunlar dışındaki Birlik Yüklenicilerinde ise gerçek kişi Birlik Yüklenicisinin kendisi tarafından, tüzel kişi Birlik Yüklenicilerinde ise tüzel kişiliğin konu ile ilgili imzaya yetkili üst yöneticisi tarafından onaylanması gerekmektedir. IPA Alım Bildirimini (EK-8) verme zorunluluğu KDV İstisna Sertifikası alındıktan sonra başlamaktadır. İlk bildirim ile birlikte, Sözleşmenin imza tarihinden itibaren yapılan bütün alımlar bildirilecektir.\" 4.2.4.5. Müteselsil Sorumluluk başlıklı bölümünde, \"Tedarikçilerin bu Tebliğ hükümlerine aykırı olarak KDV istisnası uygulamaları halinde, istisna uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim ve hizmeti yapan Tedarikçiler ile birlikte teslim veya hizmet yapılanlar da müteselsilen sorumlu olur. Kendilerine KDV İstisna Sertifikası ibraz edilen Tedarikçiler, Tebliğdeki usul ve esaslara uygun olarak istisna kapsamında işlem yaparlar. Daha sonra işlemin, istisna için gerekli şartları baştan taşımadığı ya da şartların sonradan ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan Birlik Yüklenicisinden aranır. Tedarikçinin indirim işlemleri ve iade talebi ise Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilen usul ve esaslar kapsamında yerine getirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV İstisna Sertifikası ibraz edilen Tedarikçilerin IPA II Çerçeve Anlaşması Genel Tebliğine uygun olarak istisna kapsamında işlem yapmaları gerekmekle birlikte, yapılan işlemin daha sonra istisna için gerekli şartları baştan taşımadığı ya da şartların sonradan ihlal edildiğinin tespiti halinde, Birlik Sözleşmesi çerçevesinde tespit edilen uygun olmayan harcama tutarı kapsamında ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamların Birlik Yüklenicisinden aranılması gerekmektedir. Ayrıca, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, Tedarikçilerin IPA II Çerçeve Anlaşması Genel Tebliği düzenlemelerine uygun olmayan bir şekilde KDV istisnası uygulamaları halinde, istisna uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, zam ve faizlerden Birlik Yüklenicileri ile birlikte Tedarikçiler de müteselsilen sorumlu olacaktır. Diğer taraftan, mezkur Tebliğe göre Birlik Sözleşmesi kapsamında yapılan mal teslimi, hizmet ifası ve işler nedeniyle yapılması gereken bildirimlerin Birlik Yüklenicisi tarafından yapılması gerektiğinden, Tedarikçi olarak sunduğunuz mal teslimi ve hizmetler nedeniyle IPA Alım Bildirimi (EK-8) verme yükümlülüğünüz bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, -13/n maddesinde, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, -\"İstisnanın Tevsiki ve Beyanı\" başlıklı (II.A.2.2.) bölümünde; \"Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir. İhracat istisnası, hizmetin ifa edildiği vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir. Beyan, yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin tamamlandığı/ifa edildiği dönem beyannamesinin \"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler\" kulakçığında \"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler\" tablosunda 302 kod numaralı işlem türü satırı kullanılmak suretiyle yapılır. Bu satırın, \"Teslim ve Hizmet Tutarı\" sütununa hizmetin bedeli girilir. \"Yüklenilen KDV\" sütununa ise bu hizmetin bünyesine giren, Tebliğin (IV/A3) bölümündeki açıklamalar dikkate alınarak hesaplanan KDV tutarı yazılır. İade talep edilmemesi halinde, \"Yüklenilen KDV\" alanına \"0\" yazılır.\" \"İstisnanın Beyanı\" başlıklı (II.B.17.3. ) bölümünde; \"Bu istisna kapsamında yapılan teslimler, teslimin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin \"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler\" kulakçığının, \"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler\" tablosunda, 335 kod numaralı \"Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Teslimleri\" satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın \"Teslim ve Hizmet Tutarı\" sütununa istisnaya konu teslimin KDV hariç tutarı, \"Yüklenilen KDV\" sütununa bu teslimlere ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, \"Yüklenilen KDV\" sütununa \"0\" yazmalıdır.\" açıklamaları yapılmıştır. Buna göre, 3065 sayılı KDV Kanununun 11/1-a maddesi kapsamındaki işlemlerinize ilişkin belgelerin, istisna kapsamındaki işlemin beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde verilecek bir dilekçe ekinde ibrazı gerekmektedir. Diğer taraftan, 3065 sayılı KDV Kanununun 13/n maddesi kapsamında yapılan teslimlerde, teslimin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin \"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler\" tablosunda, 335 kod numaralı \"Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Teslimleri\" satırı aracılığıyla beyan edilmesi yeterli olacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7025, "title": "Madde 94 Vergi Tevkifatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6967, "title": "Madde 61 Ücretin Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38995, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38995", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1729012", "ozelgeTarih": "2025-12-29", "baslik": "Organize Sanayi Bölgesi tarafından yapılan harcamaların vergi kanunları karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, katma değer vergisi (KDV) hesapladığınız teslim veya hizmetlerinizin yanında KDV'ye tabi olmayan veya KDV'den istisna olan teslim veya hizmetlerinizin de bulunduğundan bahisle gerek KDV hesapladığınız gerekse de KDV hesaplamadığınız işlemlerinizle doğrudan illiyet kuramadığınız demirbaş vb. alımlarınıza ilişkin belgelerde yer alan KDV'leri indirim konusu yapıp yapamayacağınız ile Organize Sanayi Bölgesi yönetiminin sahip olduğu araçların Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 40/5 maddesi kapsamında gider kısıtlamasına tabi olup olmadığı ve motorlu taşıtlar vergisinden (MTV) muaf olup olmadığı hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1'inci maddesinde, sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıklarının kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu belirtilmiş; 2'nci maddesinde ise iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 38'inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir. Kurumların, safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8'inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde yer alan giderlerin de indirim konusu yapılabilmesi için kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin bulunması gerekir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kurumunuz tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmadığınızdan, kurumunuza ait binek otomobiller için yapılan masrafların, kurumlar vergisi mevzuatı açısından değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 3 ve 4 üncü maddelerinde; \"Madde 3- Motorlu Taşıtlar Vergisinin mükellefi; trajik sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir.\" \"Madde 4- Aşağıda yazılı motorlu taşıtlar vergiden müstesnadır. a) Genel ve özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri ile bunların üyesi oldukları mahalli idare birlikleri ve Türkiye Kızılay Derneği adına kayıt ve tescil edilen taşıtlar (bu idarelere bağlı olup, ayrı tüzel kişiliği olan işletmeler ile özel kanunlarında malları Devlet malı sayılmış olan kuruluşların taşıtları hariç), (...) Motorlu taşıtlar vergisi ile ilgili muaflık ve istisna hükümleri, bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Bu Kanunda yer almayan istisna ve muaflıklar hükümsüzdür. Ancak, uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır.\" hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlere göre, ilgili sicilde adına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilenler motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi olup genel ve özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri ile bunların üyesi oldukları mahalli idare birlikleri ve Türkiye Kızılay Derneği adına kayıt ve tescil edilen taşıtlar motorlu taşıtlar vergisinden istisna olmaktadır. Buna göre, kurumunuz adına kayıt ve tescilli söz konusu taşıtların motorlu taşıtlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 3065 sayılı KDV Kanununun; 29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, 30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, kurumunuzun KDV'ye tabi olmayan işlemlerine yönelik alımlar nedeniyle yüklenilen KDV'nin 3065 sayılı Kanunun 30/a maddesine göre indirimi mümkün bulunmadığından, gerek KDV hesapladığınız gerekse KDV hesaplamadığınız işlemlerle doğrudan illiyet kuramadığınız demirbaş gibi alımlarınıza ilişkin yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38993, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38993", "ozelgeNo": "E-76464994-130[KDV.2025.429]-398351", "ozelgeTarih": "2025-12-26", "baslik": "Geçici 37 madde kapsamında KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin otel inşaatına yönelik alınan yapı denetim hizmetinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 37 nci maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun geçici 37 nci maddesinde; \"İmalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifaları 31/12/2025 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesnadır. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde, zamanında alınmayan vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte yatırım teşvik belgesi sahibi alıcıdan tahsil edilir. Bu vergiler ve cezalarda zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlar. Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreyi üç yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 30.04.2025 tarihli ve 9770 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu istisna hükmünün uygulamasına ilişkin süre 31.12.2028 olarak belirlenmiştir KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-7/A.1.) bölümünde; \"Söz konusu düzenleme ile 31/12/2028 tarihine kadar uygulanmak üzere imalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanacak mükelleflerin, imalat sanayii ile turizme yönelik düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip olması gerekmekte olup, bu belgenin Kanunun yürürlük tarihinden önce düzenlenmiş olması istisna uygulanmasına engel değildir. Öte yandan, inşaat işlerinin yatırım teşvik belgesinde öngörülen yatırıma ilişkin olması, 31/12/2028 tarihini aşmamak kaydıyla yatırım teşvik belgesinde öngörülen süre içinde yapılmış olması ve istisna uygulanacak harcama tutarının inşaat işlerine yönelik yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım tutarını aşmaması gerekmektedir. İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını kapsamaktadır. Söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin alınan makine, araç-gereç ve tefrişatın (yatırım teşvik belgesinde yer alsa dahi) bu istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin otel inşaatının 3065 sayılı Kanunun geçici 37 maddesindeki şartları sağlaması halinde söz konusu inşaata yönelik alınan yapı denetim hizmetinin KDV'den istisna tutulması mümkündür.", "madde_atiflar": [{"id": 7987, "title": "Geçici Madde 37 ", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39029, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39029", "ozelgeNo": "97726449-130-234588", "ozelgeTarih": "2025-12-26", "baslik": "Belediye tarafından verilen denetim muayene ve kontrol hizmetlerinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ve … gelen evrak sayılı özelge talep formunuz. İlgi (a) ve (b)'de kayıtlı özelge talep formlarınızda Belediye Başkanlığınızca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa istinaden her yıl gelir tarifesinin Belediye Meclisine onaylatılıp uygulandığı belirtilerek Yapı ve Kontrol Müdürlüğünüz ve İmar ve Şehircilik Müdürlüğünüzce, İlçeniz sınırlarında sadece Belediyeniz tarafından mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlar gözetilerek denetim, muayene ve kontrol için oluşturulan ve özelge talep formlarınız ekinde gönderilen ücret tarifesi kalemlerinin katma değer vergisine (KDV) konu olup olmadığı, konu olanların KDV oranları hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Anılan Tebliğin (2.4.) bölümünde, iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliğinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Öte yandan, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun \"Ücrete tabi işler'' başlıklı 97 nci maddesinde; \"Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.'' hükmüne yer verilmiştir. 31 seri no.lu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliğinin \"Ücretin konusu ve kapsamı'' başlıklı bölümünde ise, \"2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesinde, belediyelerin; bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları belirtilmiş olup, belediyeye tekel olarak verilmiş işlerin kendi özel hükümlerine tabi olacağı hükme bağlanmıştır. 272 sayılı Belediye Kanununun 59 uncu maddesinin (e) fıkrasında, belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler, belediyelerin gelirleri arasında yer almaktadır.'' ifadelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, Belediyeniz Yapı ve Kontrol Müdürlüğü ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında belediye sınırları içerisinde yürütülen denetim, muayene ve kontrol hizmetlerinin, belediyelerin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin ve piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde sadece belediye uhdesinde yürütülen hizmetlerden olması nedeniyle bu hizmetler dolayısıyla anılan Belediye bünyesinde bir iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacak ve kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi söz konusu olmayacaktır. Ancak, söz konusu faaliyetlerin piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliğine neden olabilecek nitelikte yürütülmesi halinde adı geçen Belediye bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edileceği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ (KDV) KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, aynı maddenin ikinci fıkrasında; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit olunacağı, -1/3-g maddesinde ise, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalar çerçevesinde, Belediyenizce, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında belediye sınırları içerisinde yürütülen denetim, muayene ve kontrol hizmetlerinin, belediyelerin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin ve piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde icra edilmesi halinde söz konusu hizmetlere ilişkin ücret tarifesinde yer alan bedel üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu faaliyetlerin piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliğine neden olabilecek nitelikte yürütülmesi halinde ise Belediyeniz bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde KDV mükellefiyetinin tesis ettirilmesi gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38989, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38989", "ozelgeNo": "E-75766797-130[İ/2214]-182647", "ozelgeTarih": "2025-12-24", "baslik": "Yurt Dışına Gerçekleştirilen Hayvan Nakil Hizmetinde KDV ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin yurt dışına aracı firma kullanarak evcil hayvanların taşınmasını organize ettiği, aracı firmanın taşıma hizmetine ilişkin Şirketinize katma değer vergisi (KDV) hesaplanmaksızın fatura düzenlediği belirtilerek söz konusu faaliyetiniz nedeniyle yurt dışına düzenleyeceğiniz faturada KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 14/1 maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/C-1.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (14/1) inci maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işlemleri KDV'den istisna edilmiştir. İstisna kapsamına; - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren, - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'de sona eren, - Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren taşıma işleri girmektedir. İstisna kapsamına giren taşıma faaliyetlerinin tamamının veya bir kısmının başka taşımacılara yaptırılması halinde, gerek taşıma işini yaptıran firmaya karşı muhatap olarak işi yüklenen organizatör firmanın, gerekse ikinci derece yüklenici olarak fiili nakliyeyi gerçekleştiren firmanın bu faaliyetleri istisna kapsamına girdiğinden, her iki faaliyet için de vergi hesaplanmaz. Ancak ikinci derece yüklenicinin taşıma faaliyetinin Türkiye içinde başlayıp bitmesi halinde, bu işler KDV'ye tabidir. ... Mükelleflerin istisnadan yararlanabilmesi için taşımacılık faaliyetini yaptıkları dönemde uluslararası taşımacılık faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilgili mevzuat gereğince kendileri adına düzenlenmiş geçerli bir yetki belgesine sahip olmaları zorunludur. Taşımacılık faaliyetinde kullanılan taşıtların tek bir yetki belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı olması gerektiğinden bu faaliyetin yetki belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı özmal veya kiralık araçlarla yapılması mümkündür.\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, uluslararası taşıma işini organize eden Şirketinizin taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinde bulunmasına yönelik yetki belgesi kapsamında yurt dışına evcil hayvanların taşınmasına ilişkin yurt dışına düzenleyeceği faturalarda 3065 sayılı Kanunun 14/1 inci maddesi kapsamında KDV hesaplanmayacaktır. Aksi halde söz konusu hizmetin 3065 sayılı Kanunun 14/1 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39028, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39028", "ozelgeNo": "88033016-010.99[2025]-154944", "ozelgeTarih": "2025-12-24", "baslik": "İmalat Faaliyeti Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, satın aldığınız yaş sebze ve meyveleri şirketinize ait tesislerde yıkama, sarartma, mumlama ve parlatma işlemleri sonrasında sandıklar ile ambalajlama yaparak ihraç ettiğinizi belirterek söz konusu ihraç teslimlerinden doğan katma değer vergisi (KDV) iadesinin imalatçılar tarafından yapılan mal ihracı kapsamında yapılıp yapılamayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -11/1-a maddesinde, ihracat teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, -32 nci maddesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığının, imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinden kaynaklanan iadelerde, yüklenilen KDV yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade yaptırmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, \"İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade\" başlıklı (II/A-1.1.4.2.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (II/A-1.1.4.2.1.) alt bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde, imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinden kaynaklanan iadelerde, yüklenilen KDV yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade yaptırma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. Bu çerçevede, sektör ayrımı yapılmaksızın imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçılar, ihracat teslimlerine ilişkin olarak yüklendikleri KDV tutarına bakılmaksızın ihracat bedelinin %10'una kadar devreden KDV tutarı ile sınırlı olarak iade talep edebilirler. Bu uygulama ihtiyari olup, uygulamadan Tebliğin (II/A-8.3.) bölümünde tanımlanan imalatçılar faydalanabilir. Bu uygulama kapsamındaki mallara ilişkin istisnanın kapsamı ve beyanı Tebliğin (II/A-1.1.1.), istisnanın tevsiki Tebliğin (II/A-1.1.2.), ihraç edilen malların geri gelmesi Tebliğin (II/A-1.1.3.) bölümlerinde yer alan açıklamalar doğrultusunda yürütülür. ... İmalatçıların doğrudan ihraç ettikleri malların bünyesinde yurtiçi veya yurtdışından KDV ödemeksizin temin ettiği malların bulunması halinde, ihracat bedeline ilişkin iadenin hesabında, ihracat bedelinden bu şekilde temin edilen malların bedeli düşülür. İade edilecek KDV kalan tutar dikkate alınarak belirlenir. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, satın aldığınız yaş sebze ve meyveleri şirketinize ait tesislerde yıkama, sarartma, mumlama ve parlatma işlemleri sonrası sandıklar ile ambalajlama işlemi imalat safhalarından birini teşkil ettiğinden, Tebliğin ihraç kaydıyla teslime ilişkin (II/A-8.3.) bölümünde belirtilen imalatçı olmanın şartlarının sağlanmış olması kaydıyla, \"İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade\" başlıklı (II/A-1.1.4.2.) bölümünde yer alan uygulamadan yararlanmanız mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, şirketiniz tarafından yaş sebze ve meyve satın alma işleminin KDV ödenmeksizin gerçekleştirilmiş olması halinde, bu kapsamda iadesi talep edilecek tutarın ihracat bedelinden KDV ödenmeden temin edilen mal bedelinin düşülmesinden sonra kalan tutar üzerinden hesaplanacağı tabiidir.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39027, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39027", "ozelgeNo": "21253973-045-43182", "ozelgeTarih": "2025-12-23", "baslik": "Derneğin Cami Tadilatı Yapması Halinde KDV Durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, cami tadilatına ilişkin Derneğiniz tarafından yapılacak mal ve hizmet alımlarının katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/2-b maddesinde, Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasî partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, kamu menfaatine yararlı dernekler arasında yer almayan Derneğinize bedelsiz veya bedeli karşılığında yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38986, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38986", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-3/İ/11/2025-118]-748380", "ozelgeTarih": "2025-12-19", "baslik": "Yurt dışında verilen yol yardım hizmetinin vergilendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türkiye'de mukim şirketinizin yurt dışına karayoluyla yük taşıyan Türk lojistik firmalarına yurt dışında karşılaştıkları araç arızalarında yol yardımı, çekici ve teknik destek hizmeti verdiği, söz konusu hizmetlerin tamamının yurt dışında ifa edildiği, şirketinizce doğrudan veya yurt dışındaki çözüm ortakları aracılığıyla hizmetin sağlandığı, şirketinizin yurt dışında verdiği bu hizmetleri yerine getirebilmek amacıyla çeşitli yedek parça, lastik, ekipman, araç onarım malzemeleri ve çekici hizmetini yurt dışından tedarik ettiği, bu malzeme ve hizmetler için yurt dışı firmalardan alınan fatura ve belgeler karşılığında ödeme yapıldığı, malzemelerin yurt dışında hizmetin ifasında kullanıldığı için Türkiye'ye fiziki girişlerinin bulunmadığı belirtilerek yurt dışında verilen yol yardım hizmetinin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı ve yurt dışından satın alınıp yurt dışında hizmet ifasında kullanılan malzemelerin kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınıp alınamayacağı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi Kurum Kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazancın konusunu teşkil eden 37 nci maddesinde, ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, 38 inci maddesinde ise \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz tarafından yurt dışında yapılan harcamaların, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler arasında bulunması, bu harcamaların kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip bulunması ve Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince tevsik edici belgelere dayanmış olması şartıyla kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. II- KDV KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Konu hakkında 08.08.2011 tarihli ve KDVK-60/2011-1 sayılı KDV Sirkülerinin; -\"1.1.1.\" bölümünde; \"KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir. Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin; - Yurt dışında düzenlenen bir fuara Türkiye'den katılan firmalara yurt dışında verdiği stant kurulumu, montajı, lojistik vb. Hizmetler, - Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işleri, - Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar Türkiye'ye gelmeksizin) yapacağı teslimlere ilişkin olarak verdiği aracılık hizmeti, ... Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. ...\" -\"8.1.1.1.\" bölümünde; \"KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu; 6 ncı maddesinde de işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsama girmeyen, yani vergiye tabi olmayan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler indirim konusu yapılamamaktadır. Örneğin; - Yurt dışındaki malların Türkiye'ye getirilmeksizin yine yurt dışına satışı yoluyla yapılan transit (doğrudan) ihracat işlemi, - Türkiye'de KDV mükellefi olan bir firmanın yabancı bir ülkede yer alan fabrikasında üretilen malların yurt dışında satışı, - Yurt dışındaki hava yolu firmalarına yurt dışında yolcu taşımak üzere yapılan uçuş hizmetleri, - Yurt dışına çıkartılan kamyon, iş makinesi, tarım makinesi vb. araçların yine yurt dışındaki kişi ve kurumlara kiralanması, ... - Türkiye'de mukim bir inşaat firmasının yurt dışında yaptığı inşaatlara ilişkin bakım, onarım, montaj gibi hizmetlerin Türkiye'de mukim başka bir firma tarafından yurt dışında yapılması gibi işlemler KDV'ye tabi olmadığından, bu işlemler nedeniyle Türkiye'de KDV ödenmiş olması halinde, verginin konusuna girmeyen bu işlemlere ait yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır. öte yandan, bu işlemler KDV'nin konusuna girmediğinden, ihracat veya transit taşımacılık istisnası gibi herhangi bir istisna kapsamında değerlendirilmek suretiyle KDV iadesi talep edilmesi de mümkün değildir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Türkiye'de mukim şirketiniz tarafından yurt dışına karayoluyla yük taşıyan Türk lojistik firmalarına yurt dışında verilen yol yardımı hizmeti yurt dışında ifa edildiğinden ve bu hizmetten yurt dışında faydalanıldığından KDV'nin konusuna girmemektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39026, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39026", "ozelgeNo": "21152195-130[2025.8906]-743105", "ozelgeTarih": "2025-12-19", "baslik": "Sigorta Acentelerinin KDV Mükellefiyeti Hakkında", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, acenteler arasında gerçekleştirilen komisyon paylaşımlı işlemlerin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı, KDV mükellefiyeti tesis edilmesi halinde KDV beyannamesinin komisyon paylaşımı olan aylarda mı yoksa her ay düzenli olarak mı verilmesi gerektiği, düzenlenecek KDV beyannamelerinde indirilecek KDV tutarının nasıl beyan edileceği konusunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine (BSMV) tabi olduğu ve mükellefi belirleyen 5766 sayılı Kanunun 25/a maddesi ile değişik 30 uncu maddesinde, 1/8/2008 tarihinden itibaren BSMV'yi banka, banker ve sigorta şirketlerinin ödeyeceği ve sigorta aracıları tarafından yapılan sigorta işlemlerinde de verginin mükellefinin sigorta şirketleri olduğu hükme bağlanmıştır. 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 17/4-e maddesinde ise, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerinin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, \"Sigorta Aracılık İşlemleri\" başlıklı (II/F-4.5.2.) bölümünde; \"... 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun \"Tanımlar\" başlıklı 2 nci maddesinde, sigorta acenteleri ve brokerleri aracı olarak tanımlanmıştır. Buna göre, sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisi bulunan veya bulunmayan sigorta acenteleri ile sigorta brokerlerinin sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri karşılığı aldığı komisyon bedelleri üzerinden KDV hesaplanmaz. Öte yandan, faaliyetleri Kanunun (17/4-e) maddesi uyarınca KDV'den müstesna olan sigorta aracıları (sigorta acentesi ve brokerler) tarafından işletmelerine ait taşınır ve taşınmazların teslimi ve sigorta muamelelerine ilişkin olanlar dışındaki hizmetleri KDV'ye tabidir. Bu nedenle, sözü edilen sigorta aracılarının istisna kapsamına girmeyen KDV'ye tabi arızi işlemlerinin bulunması halinde, bu işlemler sadece işlemin gerçekleştiği dönem için bir defaya mahsus olarak verilecek 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 5766 sayılı Kanunla 3065 sayılı KDV Kanununun (17/4-e) maddesinde yapılan değişiklikle, söz konusu maddedeki \"... tali acenteler dahil sigorta acente ve prodüktörlerinin ...\" ibaresi 1/8/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere \"... sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı ...\" şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre; - Sigorta aracıları tarafından sigorta şirketlerine yapılan sigorta muamelelerine ilişkin işlemler 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-e maddesine göre KDV'den istisna olup söz konusu hizmetler nedeniyle ödenen komisyon bedelleri için sigorta şirketi tarafından sigorta komisyon gider belgesi düzenlenmesi, - Sigorta aracıları ve bunların şubelerinin birbirlerine karşı yaptıkları sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri ile diğer bütün işlemleri KDV'ye tabi olduğundan, bunların kendi aralarında gerçekleştirdikleri işlemlere ilişkin olarak elde ettikleri komisyon gelirine konu olan hizmetler için genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlenmesi ve genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu itibarla sigorta acenteliği faaliyeti yürüten Şirketiniz ile diğer sigorta aracıları veya şubeleriniz arasında arızi olarak gerçekleştirilen komisyon paylaşımlı işlemler nedeniyle elde edeceğiniz komisyon geliri için tarafınızca fatura düzenlenmesi ve hesaplanan KDV'nin sadece işlemin gerçekleştiği dönem için verilecek 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Söz konusu işlemlerin süreklilik arz edecek şekilde gerçekleştirilmesi halinde ise, Şirketiniz adına KDV mükellefiyeti tesis edilmesi gerektiği tabiidir.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38783, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38783", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge ]-1673340", "ozelgeTarih": "2025-12-17", "baslik": "Titanyum ve titanyum alaşımlı çubuk, zirkonyum, tungsten, manganez ve toz metallerin tesliminde tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin ithalatçıdan hammadde olarak titanyum, titanyum alaşımlı çubuk, zirkonyum, tungsten, manganez ve toz metaller satın alarak üzerinde herhangi bir işlem yapmadan veya sadece kesim işlemi yaparak satışını gerçekleştirdiği belirtilerek, söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, -\"Külçe Metal Teslimleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.1) bölümünde; \"2.1.3.3.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.3.1.2.) bölümünde belirtilen külçe metallerin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde, (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Hurda metallerden elde edilenler dışındaki bakır, çinko, demir-çelik, alüminyum ve kurşun külçelerinin ithalatçılar ve ilk üreticiler (cevherden üretim yapanlar) tarafından yapılan teslimlerinde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Hurda metalden elde edilen külçelerin ithalatçıları ve üreticileri tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlerde, satıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.1.2. Kapsam Tevkifat kapsamına, her türlü hurda metallerden elde edilen külçeler ile hurda metallerden elde edilenler dışındaki bakır, çinko, demir-çelik, alüminyum ve kurşun külçelerinin teslimi girmektedir. Slab, billet (biyet), kütük ve ingot teslimleri de bu uygulama bakımından külçe olarak değerlendirilir. Yukarıda belirtilen metallerin, alışlarında tevkifat uygulanıp uygulanmadığına ve silisyum, magnezyum, mangan, nikel, titan gibi maddeler ihtiva edip etmediklerine bakılmaksızın, külçe, slab, biyet, kütük ve ingot haline getirilmiş şekilde satışında KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, şirketinizin satışını yaptığı titanyum, titanyum alaşımlı çubuk, zirkonyum, tungsten, manganez ve toz metal ürünleri KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.1.) ve (I/C-2.1.3.3.8.) bölümleri kapsamında olmadığından söz konusu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Diğer taraftan, her türlü hurda metalden elde edilen külçelerin ithalatçıları ve üreticileri tarafından tesliminde Tebliğin (2.1.3.3.1.) bölümü kapsamında tevkifat uygulanması gerektiğinden, şirketinizce ürün tanıtımlarına yönelik olarak sunulan görsellerde yer alan zirkonyum külçenin ve varsa diğer külçelerin hurda metallerden elde edilmesi durumunda bu külçelerin tesliminde (7/10) tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38983, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38983", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1673398", "ozelgeTarih": "2025-12-17", "baslik": "Yurt dışında gerçekleştirilen kurban alımı, kesimi, dağıtımı vb. hizmetlerde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 07/11/2025 tarihli ve 1447075 sayılı yazımız. c) 07/11/2025 tarihli ve 5238034 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından yurt içinde ve yurt dışında mukim gerçek veya tüzel kişi müşterileriniz adına başta Afrika ülkeleri olmak üzere yurt dışında büyükbaş ve/veya küçükbaş hayvanların alımı, kesimi, dağıtımı v.b. hizmetleri gerçekleştirdiğiniz, hizmetler dolayısıyla müşterilerinizden komisyon geliri elde ettiğiniz belirtilerek, müşterilerinize düzenleyeceğiniz faturalarda katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, hizmet ifalarında işlemin (hizmetin) Türkiye'de yapılmış sayılması için, hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Hizmet İhracı\" başlıklı (II/A-2.1) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2)nci maddesine göre; -Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurtdışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Ayrıca 60 No.lu KDV Sirkülerinin; -\"1.1.1. Yurtdışındaki işlemler\" başlıklı bölümünde, KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetlerin KDV'nin konusuna girmediği ve Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesinin söz konusu olmadığı, -\"1.1.2. Türkiye'deki İşlemler\" başlıklı bölümünde ise; KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, Türkiye'de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye'de faydalanılan hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, bu teslim ve hizmetlerin yabancı firmalara yaptırılmasının durumu değiştirmediği ifade edilmiştir. Buna göre yurt içinde ve yurt dışında mukim gerçek veya tüzel kişi müşterileriniz adına yurt dışında gerçekleştirdiğiniz büyükbaş ve/veya küçükbaş hayvanların alımı, kesimi, dağıtımı v.b. hizmetler yurt dışında ifa edildiğinden ve hizmetlerden yurt dışında yararlanıldığından, KDV'nin konusuna girmeyen bu hizmetlere ilişkin müşterileriniz adına düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanmayacaktır. Diğer taraftan, söz konusu faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik olarak aracılık hizmeti nedeniyle Şirketiniz tarafından yurtiçi mukim müşterileriniz adına düzenlenecek faturalarda yer alan hizmet bedeli üzerinden genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmekte olup bu aracılık hizmetine ilişkin yurt dışında mukim müşterileriniz adına düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38948, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38948", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge ]-1647617", "ozelgeTarih": "2025-12-11", "baslik": "Sosyal içerik üreticiliği istisnası kapsamında elde edilen kazancın banka hesabına döviz olarak yatırılması halinde tevkifat yükümlülüğü hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, tarafınızca internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme ve ürün tanıtımı hizmetleri verildiği ve bu hizmetlerden sağlanan kazancın banka hesabınıza döviz üzerinden yatırıldığı belirtilerek söz konusu dövizin hesabınıza geldiği günün kuru üzerinden TL'ye çevirmek suretiyle TL hesabı üzerinden tevkifat yapılmasının, sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından yararlanmasına engel teşkil edip etmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası\" başlıklı mükerrer 20/B maddesinde; \"İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ve bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır. Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye'de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır. Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir. Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar arttırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen mükerrer 20/B maddesine ilişkin usul ve esasların yer aldığı 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; -\"İstisnadan faydalanabilecekler, faydalanma şartları ve istisna uygulamasında özellik arz eden durumlar\" başlıklı 4 üncü maddesinde; \" ... (3) İstisnadan yararlanabilmek için birinci fıkrada belirtilen faaliyetlerde bulunan kişilerin bu faaliyetleri sonucu elde edecekleri tüm hasılatı tahsil etmelerini teminen Türkiye'de kurulu bankalarda hesap açmaları şarttır. ... (5) Vergi dairelerinden temin edilen istisna belgeleri, madde kapsamında istisna edilen faaliyetlerle ilgili hasılatın tahsil edileceği banka hesaplarının açılışında kullanılacaktır. Mükelleflerin bankalardaki mevcut hesapları da istisna belgesinin ilgili bankaya ibrazı suretiyle, münhasıran bu faaliyetlere ilişkin hasılatın tahsili amacıyla kullanılabilecektir. (6) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak; söz konusu istisnadan yararlanabilmek amacıyla Türkiye'de kurulu bankalar nezdinde yeni hesap açılması halinde hesap açılış tarihinden itibaren, mevcut hesabın kullanılacak olması halinde ise mevcut hesabın bu amaçla kullanılacağına dair istisna belgesinin bankaya ibraz tarihinden itibaren bir ay içerisinde banka hesaplarına ilişkin bilgilerin (banka adı, banka şubesi, iban numarası) bağlı bulunulan vergi dairesine yazılı bildirim yükümlülüğü getirilmiştir. Bu bağlamda istisnadan yararlanabilmek amacıyla bankada hesap açan veya hesaplarını bu amaçla kullanmaya başlayan mükelleflerin banka hesaplarına ilişkin bilgilerini bir ay içerisinde bağlı bulundukları vergi dairesine bildirmeleri şarttır...\" \"Bankalar tarafından yapılacak işlemler ve tevkifat uygulaması\" başlıklı 5 inci maddesinde; \"... (2) İstisna kapsamındaki faaliyet nedeniyle birden fazla hesap açılması mümkün bulunmakta olup, bu kapsamda açılan tüm hesapların bağlı bulunulan vergi dairesine Tebliğin 4 üncü maddesi kapsamında bildirilmesi şarttır. (3) İstisna kapsamında hesaba yatırılan tüm ödemelerden tevkifat yapılacağından, açılacak hesabın münhasıran istisna kapsamındaki hasılatın tahsili için kullanılması gerekmektedir. (4) Bankalar, aktarım tarihi itibarıyla gelir vergisi tevkifatı yapacaklar ve tevkif edilen vergileri, 193 sayılı Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde muhtasar beyanname ile beyan edip ödeyeceklerdir. (5) Bu kapsamda açılan hesaplara döviz cinsinden bedellerin yatırılması durumunda, hesaba yatırılan döviz bedellerinin aktarım tarihindeki kur (işlem tarihindeki döviz alış kuru) Türk lirası karşılıkları dikkate alınmak suretiyle tevkifat matrahı tespit olunacaktır. (6) Bir takvim yılında elde edilen hasılatın Kanunda öngörülen tutarı aşması durumunda da bankalarca hesaba aktarılan tutarlar üzerinden tevkifat yapılmaya devam edilecektir. Dolayısıyla bankaların, Kanunda öngörülen tutarı aşıp aşmadığının kontrolü yönünde bir sorumlulukları bulunmamaktadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesinde yer alan sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası kapsamında bankalar nezdinde açılan hesabınıza yatırılan ödemelerin döviz cinsinden olması söz konusu istisna hükmünden faydalanmanıza engel teşkil etmeyecek olup, bu istisna kapsamında banka hesabınıza yatırılan ödemelerin döviz cinsinden yapılması halinde tevfikatın matrahı, döviz cinsinden bedellerin hesabınıza yatırıldığı tarihteki döviz alış kuru dikkate alınarak hesaplanan TL karşılığı tutarı olacaktır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, ayrıca Kanunun yine 1 inci maddesinde ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit olunacağı, 9 uncu maddesinde ise mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutulabileceği, Türkiye'de ikametgahı, işyeri kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin katma değer vergisinin, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödeneceği, 17/4-a maddesinde, Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf esnaf ile kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetlerin ve aynı Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin KDV den istisna olduğu, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F.4.26. Sosyal İçerik Üreticiliği ile Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliği İstisnası\" başlıklı bölümünde; 3065 sayılı Kanunun (17/4-a) maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Söz konusu istisna, 1/1/2022 tarihinden itibaren sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara konu teslim ve hizmetlere uygulanmaktadır. Bununla birlikte, 1/1/2024 tarihinden itibaren internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara konu teslim ve hizmetlere de söz konusu istisna uygulanacaktır. Bu kapsamda, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler üzerinden KDV hesaplanmaz. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamına girmeyen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin istisna olmadığı ve genel hükümlere göre vergilendirileceği tabiidir. Ayrıca söz konusu işlemlerin Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesindeki şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar işlemleri yapanlardan aranır. Öte yandan Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki kazançların toplamının aynı Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmasının ve bu kazançların mezkur Kanun uyarınca yıllık beyanname ile beyan edilecek olmasının, istisna uygulamasına bir etkisi bulunmamaktadır. açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, 1/1/2024 tarihinden itibaren, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verdiğiniz bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme ve ürün tanıtımı hizmetlerden elde ettiğiniz kazançların, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu hizmetler arasında yer alması halinde söz konusu hizmetler KDV Kanununun 17/4-a maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Bankalar nezdinde açılan hesabınıza yatırılan ödemelerin döviz cinsinden olması söz konusu istisna hükmünden faydalanmanıza engel teşkil etmemektedir. Ancak, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamına girmeyen kazançlara konu teslim ve hizmetleriniz üzerinden genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerektiği tabiidir.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7259, "title": "Madde 20 (6745 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle değişen başlık, Yürürlük; 01.01.2017) Kreş ve gündüz bakımevleri ile eğitim ve öğretim işletmelerinde kazanç istisnası (1)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38978, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38978", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1617996", "ozelgeTarih": "2025-12-08", "baslik": "Mükellefin ölümü halinde işe devam eden mirasçının devreden KDV'yi indirip indiremeyeceği ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 12.07.2025 tarihinde eşinizin vefat ettiği, 16.07.2025 tarihli Feragatname ile diğer mirasçıların haklarından feragat etmesi suretiyle tek varis olarak işe devam edeceğinizden adınıza mükellefiyet tesis edildiği belirtilerek eşinizden devraldığınız işletmeye ait devreden katma değer vergisinin (KDV) yürüteceğiniz ticari faaliyet kapsamında indiriminin mümkün olup olmadığı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde kanuni mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (bilanço esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınması halinde değer artış kazancının hesaplanmayacağı hükme bağlanmıştır. 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-c maddesinde (7524 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile değişik. Yürürlük: 2/8/2024), Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemlerin KDV'den istisna olduğu, bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından KDV Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmünün uygulanmayacağı, işlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergilerin, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde, Vergi Usul Kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile bağlı olmaksızın yapılacak vergi incelemesi sonucuna göre indirim konusu yapılacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(I/B-7.) bölümünde, \"Adi ortaklıklarda, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan hisse devri işlemleri KDV'ye tabi değildir. Ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran devir işlemlerinde ise vergi uygulanır. Buna göre bir adi ortaklıkta, ortaklardan biri veya birkaçının hisselerini diğer ortaklara veya üçüncü şahıslara devretmesi, bu şekilde ortaklıktan bazı ortakların ayrılması veya ortaklığa yeni ortakların alınması halinde, mevcut adi ortaklık, ortak sayısındaki değişiklik dışında aynen devam ediyorsa, bu hisse devri işlemlerinde vergi uygulanmaz. Hisse devri işlemleri adi ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuruyor veya ortaklık, ortakların kararı ile feshediliyorsa, bu devir işlemlerine vergi uygulanması gerekir. Vergi uygulaması aşağıdaki şekilde yapılır. Ortaklardan biri veya birkaçının hisselerinin diğer ortak veya ortaklara devredilmesi suretiyle ortaklığın sona ermesi halinde; devralan ortak veya ortakların kendi hisseleri ile satın aldıkları hisseler dikkate alınmaksızın, ortaklıkça, devralan ortak veya ortaklara teslim edilen toplam mal bedeli üzerinden KDV hesaplanır. Ortaklık tarafından düzenlenecek olan faturada ayrıca gösterilecek olan bu vergi, ilgili dönem işlemleri ile birlikte adi ortaklığın son beyannamesine dahil edilerek beyan edilir. Devralan ortak veya ortaklara tarafından ise genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilir. ...\" -(II/F-4.3) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-c) maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile aynı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri ve Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılan devir ve bölünme işlemleri vergiden istisna edilmiştir. Öte yandan, kurumlar vergisi mükelleflerinin devir ve bölünmelerinde KDV hesaplanmaması için bu devir ve bölünme işlemlerinin Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılması şarttır. Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılmayan devir ve bölünme işlemlerinde yeni şirkete düzenlenecek faturada devre konu bütün mal ve hakların bedeli üzerinden, bedel bilinemiyor bulunamıyor ya da emsaline göre düşük tespit edilmiş ise 3065 sayılı Kanunun 27 nci maddesi uyarınca Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek emsal bedeli veyahut emsal ücreti üzerinden genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanır. Bu kapsamda istisna edilen işlemler bakımından 3065 sayılı Kanunun (30/a) maddesi hükmü uygulanmayacağı için önceki işletme veya şirketlere ait devreden KDV tutarları yeni işletme veya şirketler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde Vergi Usul Kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile bağlı olmaksızın yapılacak vergi incelemesi sonucuna göre indirim konusu yapılır. 7524 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile yapılan düzenlemeyle, anılan maddenin yürürlüğe girdiği 2/8/2024 tarihi itibarıyla faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden işletme ve şirketlerin devreden KDV tutarlarının, yeni işletme veya şirketler tarafından indirime konu edilebilmesi vergi incelemesi şartına bağlanmıştır. Devreden KDV tutarlarının indirim hesaplarına alınabilmesi için devir, bölünme, nevi değişikliği sonucu oluşan yeni işletme ya da şirket tarafından öncelikle bağlı bulunulan vergi dairesine konuya ilişkin vergi incelemesi yapılması hususunda bir talep dilekçesi ile başvurulması gerekir. Söz konusu talep ilgili vergi dairesince inceleme yapmaya yetkili ilgili denetim birimine ivedilikle aktarılır. Vergi incelemesi sonucu düzenlenen raporda uygun görülen indirim KDV tutarı, raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihi kapsayan dönem beyannamesinde yeni işletme ya da şirket tarafından indirim konusu yapılabilir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, veraset yoluyla intikal eden ticari işletmenin diğer mirasçıların haklarından 16.07.2025 tarihli Feragatname ile feragat etmesi suretiyle tek varis olarak …. ….. tarafından devir alınması işlemi adi ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran bir devir işlemi olduğundan, söz konusu devir işleminde …. ….'ya ait hisse ile devir aldığı hisseler dikkate alınmaksızın, ortaklıkça düzenlenen faturada toplam devir bedeli üzerinden KDV hesaplanacak, hesaplanan bu vergi ilgili dönem işlemleri ile birlikte ortaklığın son KDV beyannamesine dahil edilerek beyan edilecek ve ticari işletmeyi devralan ortak ….. ….. tarafından genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38947, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38947", "ozelgeNo": "E-45404237-130[25-15]-392156", "ozelgeTarih": "2025-12-04", "baslik": "Müteahhite Ödenen Fazla Tutarın Maliklere İadesinde KDV hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "Özelge Talep Formu b) … tarih ve … sayılı Özelge Talep Formu İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda; - … ili … İlçesi … Ada … Parselde yer alan binanın depreme dayanıksız olması nedeniyle yıkılıp tekrar yapılması için malikler olarak … Ltd. Şti. ile sözleşme imzalandığı ve ödemelerin yapılmaya başlandığı, - Sözleşmede taahhüt ettiğiniz bedellerin bir kısmının ödendikten sonra 23/2/2024 tarih ve 32469 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"… İlinde Yürütülecek Kentsel Dönüşüm Uygulamaları Kapsamında Yapım İçin Yardım Verilmesine İlişkin Karar\" ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından \"Yarısı Bizden\" kampanyasının başlatıldığı, malikler olarak bu kampanyaya müracaat edildiği ve bütün maliklerin başvurularının Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kabul edildiği, - Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yapılan sözleşme kapsamında 700.000,00-TL'nin geri ödemeli, 700.000,00-TL'nin ise hibe olmak üzere tarafınıza toplamda 1.400.000,00-TL kredi verileceği, … Belediyesi tarafından inşaatın %60'ının tamamlanmış olduğunun Bakanlığa bildirildiği için Bakanlık tarafından 1.400.000,00-TL nin % 60'ı olan 840.000,00-TL'nin müteahhit firmanın hesabına yatırıldığı, ancak malikler olarak yarısı bizden kampanyasından önce müteahhit firmaya ödeme yapmış olduğunuz için müteahhit firmaya fazladan yapılmış olan ödemelerin müteahhit firmadan geri istendiğinde fazla ödeme tutarının %20 oranında katma değer vergisinin (KDV) kesilerek kalan tutarın tarafınıza ödenebileceğinin ifade edildiği belirtilerek fazladan ödemiş olduğunuz tutarların tarafınıza iadesinde KDV'ye isabet eden tutar kadar eksik ödeme yapılıp yapılamayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii teslim hükmünde olduğu, malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesi de mal teslimi sayılacağı, -8/1-a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların KDV mükellefi olduğu, -10/a maddesinde; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması, 10/b maddesinde; malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, - 20/1 inci maddesinde, vergi matrahının teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, - 20/2 nci maddesinde ise, bedel deyiminin malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(III/B-2.1.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (10/a) maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; (10/b) maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. Konut tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde, faturada gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden bu faturada gösterilen KDV'nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Konutun fiilen teslim edildiği tarih ile faturanın düzenlendiği tarihte konuta ilişkin geçerli olan KDV oranlarının farklı olması durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranı esas alınacaktır. Dolayısıyla faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan oran esas alınarak hesaplanan KDV'de, konutun fiilen teslim edildiği tarihte geçerli olan KDV oranına göre herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, … ili …. İlçesi … Ada … Parselde yer alan depreme dayanıksız binanın yıkılarak inşa edilen bağımsız bölümlerin müteahhit tarafından tarafınıza teslimi gerçekleşmediğinden vergiyi doğuran olan vukuu bulmamaktadır. Öte yandan, müteahhit firma tarafından henüz teslim yapılmadığından ve fatura veya benzeri belge düzenlenmediğinden, avans mahiyetindeki olan ödemenin hak sahiplerine iadesinde KDV hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7900, "title": "Madde 2 Teslim", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7279, "title": "Madde 8 Mükellef", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38972, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38972", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1593237", "ozelgeTarih": "2025-12-02", "baslik": "İşletmede Kullanmak Üzere Alınan Elektrikli Motorlu Bisiklete İlişkin KDV'nin İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, \"muhasebe ve defter tutma\" faaliyetinde bulunduğunuz, işletmenizde kullanmak üzere 87.03 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer alan volta ev1 marka dört tekerlekli elektrik motorlu bisiklet satın aldığınız belirtilerek söz konusu araç alımında ödenen katma değer vergisini (KDV) indirime konu edip edemeyeceğiniz hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -189 uncu maddesinde \"Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların amortismanları aşağıda yazılı şekillerden herhangi biri ile gösterilir: 1. Envanter defterinin ayrı bir yerinde; Ayrıca, binek otomobil iktisabına ilişkin ödenen KDV ve ÖTV tutarının aracın maliyet bedeline eklenmesi tercihi durumunda ise, amortisman giderlerine ilişkin kısıtlama yapılacağı tabiidir. 2. Özel bir amortisman defterinde; 3. Amortisman listelerinde. Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı ayrı ayrı gösterilmek şartıyla birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam ettirilmesi caizdir. Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündendir. Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu olarak geçirilebilir.\" -262 nci maddesinde, \"Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder. Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir: a) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri, b) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri, c) İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.), ç) İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri, d) Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir. İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir..\", -269 uncu maddesinde, \"İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir. Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir: 1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı; 2. Tesisat ve makinalar; 3. Gemiler ve diğer taşıtlar; 4. Gayri maddi haklar.\", -313 üncü maddesinin birinci fıkrasında, \"İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269'uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.\" hükümlerine yer verilmiştir. Diğer yandan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; -65 inci maddesinde, \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır...\", -\"Serbest Meslek Kazancının Tespiti\" başlıklı 67 nci maddesinde, \"Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.\", -\"Mesleki Giderler\" başlıklı 68 inci maddesinde, \"Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir. .... 4. Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328 inci maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil). (Şu kadar ki özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını , (2024 yılı için 790.000 TL) , söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını (2024 yılı için 1.500.000) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.) 5.Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri. (Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70'i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına (2024 yılı için 26.000 TL) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 150.000 Türk lirasına (2024 yılı için 690.000 TL) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir. ...\" hükmü yer almaktadır. Konuyla ilgili olarak yayımlanan 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi\" başlıklı beşinci bölümünde, konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğin; -\"Kapsam\" başlıklı 12/2 maddesinde, \"Kanun maddesinde yer alan binek otomobil ifadesinden Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.03 pozisyonunda yer alan motorlu taşıtların anlaşılması gerekmektedir.\", -\"Binek otomobillere ilişkin kiralama ve iktisap giderleri\" başlıklı 13 üncü maddesinde ise , \"... (8) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillerin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 2020 yılı için en fazla 140.000 Türk lirasına (2024 yılı için 790.000 TL) kadarlık kısmı ticari veya mesleki kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. ...\", -\"Binek otomobillere ilişkin amortisman giderleri\" başlıklı 15 inci maddesinde, \"(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 2020 yılı için 160.000 TL (2024 yılı için 790.000 TL) söz konusu vergilerin tercihen maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 2020 yılı için 300.000 TL'yi (2024 için 1.500.000 TL) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. (2) 213 sayılı Kanun hükümlerine göre, aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılan ve amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değerleri, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilebilen binek otomobiller için aktife alınan yılda gider konusu yapılamayan amortisman bedellerinin tamamı, itfa süresinin son yılında amortismana esas bedel uygulamasından bağımsız olarak safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, mesleki faaliyetin icrasında kullanılmak üzere iktisap edilen elektrik motorlu bisikletin envantere kaydedildiği tarih itibarıyla 213 sayılı Kanuna göre ayrılan amortismanlarının 193 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde belirtilen tutarları aşmayan kısmı ile bahse konu elektrik motorlu bisikletin ilk iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 193 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde belirtilen tutarı aşmayan kısmının serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.) bölümünde; \"... b) Kanunun (30/b) maddesine göre, faaliyetleri; kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği yapılması veya binek otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda ayrıca gösterilen KDV indirim konusu yapılabilir. Buna göre, binek otomobillerini yukarıda belirtildiği şekillerde işleten mükellefler bu amaçla kullanılan binek otomobilleri ile ilgili olarak indirim hakkından yararlanabilir. Ancak mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin indirimi mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan bu vergi, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir. Bu uygulama binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobilleri için de geçerlidir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, işletmenizde kullanmak üzere satın aldığınız, 87.03 GTİP numarasında yer alan volta ev1 marka dört tekerlekli elektrik motorlu bisiklet alımında ödediğiniz KDV'nin 3065 sayılı Kanunun 30/b maddesi uyarınca indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.", "madde_atiflar": [{"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38990, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38990", "ozelgeNo": "E-90649566-130-67257", "ozelgeTarih": "2025-11-25", "baslik": "Taşımacılık organizasyonu faaliyetinin KDV'den istisna olup olmadığı ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; firmaların e-ticaret vasıtasıyla sattığı ürünleri yurt dışındaki müşterilere teslim işlemlerini organize ettiğiniz belirtilerek Şirketiniz ile anlaşması olan ve yurt dışına taşıma hizmeti veren firmalar (Ups, Fedex, Tnt, Dhl, Navlungo vs.) tarafından ihracata konu malların firma adreslerinden alınarak yurt dışındaki alıcılara teslim edilmesine yönelik organizasyon işinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 14/1 inci maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 14/1 maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/C-1.1.) alt bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (14/1) inci maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işlemleri KDV'den istisna edilmiştir. İstisna kapsamına; - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren, - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'de sona eren, - Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren, taşıma işleri girmektedir. İstisna kapsamına giren taşıma faaliyetlerinin tamamının veya bir kısmının başka taşımacılara yaptırılması halinde, gerek taşıma işini yaptıran firmaya karşı muhatap olarak işi yüklenen organizatör firmanın, gerekse ikinci derece yüklenici olarak fiili nakliyeyi gerçekleştiren firmanın bu faaliyetleri istisna kapsamına girdiğinden, her iki faaliyet için de vergi hesaplanmaz. Ancak ikinci derece yüklenicinin taşıma faaliyetinin Türkiye içinde başlayıp bitmesi halinde, bu işler KDV'ye tabidir. ... Mükelleflerin istisnadan yararlanabilmesi için taşımacılık faaliyetini yaptıkları dönemde uluslararası taşımacılık faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilgili mevzuat gereğince kendileri adına düzenlenmiş geçerli bir yetki belgesine sahip olmaları zorunludur. Taşımacılık faaliyetinde kullanılan taşıtların tek bir yetki belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı olması gerektiğinden bu faaliyetin yetki belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı özmal veya kiralık araçlarla yapılması mümkündür.\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinin 5/1 maddesinde, bu Yönetmelik kapsamına giren taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlık tarafından verilecek TİO yetki belgesini almalarının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Buna göre, TİO yetki belgeniz bulunmadığından yurt dışına taşıma hizmeti veren firmalar (Ups, Fedex, Tnt, Dhl, Navlungo vs.) tarafından ihracata konu malların firma adreslerinden alınarak yurt dışındaki alıcılara teslim edilmesine yönelik Şirketiniz tarafından yürütülen organizasyon işinin 3065 sayılı Kanunun 14/1 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39022, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39022", "ozelgeNo": "97726449-130-210986", "ozelgeTarih": "2025-11-25", "baslik": "Reklam alanı sağlama hizmetinin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinde, bilgisayar programlama faaliyetinde bulunduğunuzu, geliştirmiş olduğunuz yazılım, uygulama ve oyunlarda reklam alanı oluşturarak Google firmasına bu alanları kiraladığınızı, söz konusu reklam alanlarında Google firması aracılığıyla yurtdışı firmaların reklamlarının gösterildiği, reklam veren firmalarla muhatap olunmayıp Google firması ile muhatap olunduğu belirtilerek, reklamların kullanıcılar tarafından tıklanması neticesinde Google firmasının şirketinize yaptığı ödeme sonucu elde ettiğiniz gelirin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Hizmet İhracı\" başlıklı (II/A-2.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Ayrıca, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.1.2 \" bölümünde; Türkiye'de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye'de faydalanılan hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, Türkiye'de yapılan, ancak yurt dışında faydalanılan hizmetlerin ise KDV'nin konusuna girmekle birlikte KDV Kanununun 12/2 nci maddesindeki şartları taşımak kaydıyla KDV'den istisna bulunduğu belirtilmiştir. Buna göre, geliştirmiş olduğunuz yazılım, uygulama ve oyunlarda Google firması tarafından yurt dışının yanı sıra Türkiye'deki kullanıcılara da yayınlanacak reklamlara nereden erişim sağlandığının Şirketiniz tarafından tevsik edilmesi ve Tebliğin (II/A-2.) bölümündeki hizmet ihracına ilişkin diğer şartların da sağlanması koşuluyla, Şirketinizin verdiği söz konusu hizmete ilişkin bedellerin yurt dışına isabet eden kısmının 3065 sayılı Kanunun 11/1-a maddesi uyarınca hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Diğer yandan, bahse konu reklamlara nereden erişim sağlandığının tespit ve tevsik edilememesi durumunda, verilen hizmetlere ilişkin genel oranda KDV hesaplanması gerektiği tabiidir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38942, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38942", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1539454", "ozelgeTarih": "2025-11-24", "baslik": "AR-GE faaliyetlerinde kullanılmak üzere teknoparka alınacak tekne", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Teknik Üniversitesine ait teknoparkta \"Tekne Elektronik Sistemleri Geliştirme Projesi\" kapsamında ürün geliştirmek için 1/3/2021 tarihinde Ar-Ge faaliyetine başlandığı, bu amaç doğrultusunda Üniversite ile sözleşme imzalandığı, proje kapsamında yürütülen teorik çalışmalar tamamlanarak prototip ürün geliştirme aşamasının sonuna gelindiği, prototip hazır hale geldiğinde ise saha denemeleri aşamasına geçileceği, söz konusu denemeler için sahada kullanmak üzere tekne ihtiyacının doğduğu ve bu teknenin bir takım modifikasyon işlemlerine tabi tutulması gerektiğinden kiralama yerine satın alma yoluna gidileceği belirtilerek söz konusu Ar-Ge projesi kapsamında satın alınacak tekne için Şirketiniz tarafından ödenecek bedelin amortismana tabi olup olmadığı, yapılan bakım, onarım vb. harcamaların safi kazancın tespitinde gider yazılıp yazılmayacağı ve teknenin satın alma bedeli ile tekne için yapılan harcamaların Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu yönünden indirime konu edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 262 nci maddesinde, \"Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder. Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir: a) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri, b) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri, c) İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.), ç) İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri, d) Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir. İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.\", - 269 uncu maddesinde, \"İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir. Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir: 1.Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı; 2.Tesisat ve makinalar; 3.Gemiler ve diğer taşıtlar; 4.Gayrimaddi haklar\" - 272 nci maddesinde, \"Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir. (Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdendir.) ... Gayrimenkuller veya elektrik üretim ve dağıtım varlıkları için yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.\", - 313 üncü maddesinde, \"İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder. ... Değeri 50.000.000.- lirayı (577 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2025'den itibaren 9.900 -TL) aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000.- lirayı (577 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2025'den itibaren 9.900 -TL) aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.\", - 315 inci maddesinde, \"Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini, 320 nci maddenin dördüncü fıkrası saklı kalmak üzere, Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.\" hükümleri yer almaktadır. Bu bağlamda, bir iktisadi kıymetin amortismana tâbi tutulabilmesi için, işletmenin envanterine kayıtlı olması, kullanıma hazır halde bulunması, işletmede bir yıldan fazla kullanılması ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması gerekmekte olup, bu niteliklere haiz olmakla birlikte değeri mezkûr Kanunun 313 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen (ilgili dönemde geçerli) haddi aşmayan peştemallıklar ile alet, edevat, mefruşat ve demirbaşların amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilmesi mümkündür. Ayrıca, 213 sayılı Kanunun 315 inci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak \"Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları\" tespit edilmiş ve bu oranlar 339, 365, 389, 399, 406, 418, 439, 458 ve 506 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile değişik, 28/4/2004 tarihli ve 25446 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 333 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki Amortisman Listesi ile açıklanmıştır. Bu kapsamda, bahse konu listenin \"6.10. Deniz araçları\" bölümünün, \"6.10.1. Yük ve yolcu gemileri\" sırası için faydalı ömür 18 yıl, normal amortisman oranı %5,5 olarak öngörülmüştür. Buna göre, projeniz gereği Ar-Ge faaliyetleri kapsamında kullanılacak teknenin mezkûr Kanunun 262 nci maddesine göre belirlenecek maliyet bedeli üzerinden aktifleştirilmesi ve aktife alındığı yıldan başlamak üzere, mezkûr listenin (6.10.1.) bölümü kapsamında değerlendirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, gayrimenkuller ve gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin aktife alınmalarından sonra yapılan giderler niteliğine göre maliyet bedeline dahil edilmekte veya genel gider olarak kayıtlara intikal ettirilmekte olup, bu kapsamda; - İktisadi kıymetin ilk iktisabı sırasında bulunmayan özelliklerin kazandırılması veya ilk iktisap sırasında bulunan özelliklerinin geliştirilmesi için yapılan giderler değer arttırıcı giderler sayılır ve amortisman süreleri iktisadi kıymetin kalan ömrüne göre belirlenir. - İktisadi kıymetin ilk iktisabı sırasındaki beklenen ömrünü uzatmak amacıyla yapılan giderler, aktifleştirildikleri yıldan başlayarak iktisadi kıymet için belirlenen oran ve süreye göre amortismana tabi tutulur. - İktisadi kıymet için yapılan normal bakım, onarım ve temizlik gibi giderlerinin ise maliyet olarak kabul edilmeyip doğrudan gider olarak kayıtlara intikal ettirilmesi gerekmektedir. - İktisadi kıymetin, amortisman süresini tamamlayarak itfa edilmesinden sonra, ekonomik ömrünü ve değerini arttırıcı nitelikteki bütün giderler aktifleştirilir ve iktisadi kıymete ait amortisman oran ve süresinde aktifleştirme tarihinden itibaren itfa edilir. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun \"Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde ise, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ıncı ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Kurumlar Vergisi Kanununun \"Kabul edilmeyen indirimler\" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan; yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz taşıtları ile uçak, helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ve bu taşıtlara ilişkin amortismanların safi kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı hükmüne yer verilmiştir. 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinde, \"Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır...\" hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde hükmünden yararlanılabilmesi için; - Bu Kanunda tanımlanan teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösterilmesi, - Kazancın, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlardan olması, - Bölge içi ve dışı faaliyetlerden elde edilen kazanç ayrımının yapılması gerekmektedir. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; - \"5.12.2.4. İstisna kazanç tutarının tespiti\" başlıklı bölümünde, \"4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde yer alan istisna, bir kazanç istisnası olup istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisna olacaktır. İstisna kazancın ve bu bağlamda kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından, Kanun uygulaması kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi ve istisna kapsamında olan faaliyetlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. Kanun uygulaması kapsamında istisna olan faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, bu zararların istisna kapsamında olmayan diğer faaliyetlere ilişkin kazançlardan indirilmesi mümkün değildir...\" - \"5.12.2.5. Müşterek genel giderler ve amortismanların dağıtımı\" başlıklı bölümünde, \"İstisna kapsamına giren faaliyetler ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderlerin, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı esas alınarak dağıtılması gerekmektedir. İstisna kapsamına giren ve girmeyen faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanlarının ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir. Hangi işlerde ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinizin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan teknelere ilişkin giderlerin ve amortismanların kurum kazancınızın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan, Şirketinizin teknokentteki Ar-Ge, yazılım ve tasarım faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar kurumlar vergisinden istisna olduğundan, istisna kapsamındaki faaliyetlerinize yönelik \"Tekne Elektronik Sistemleri Geliştirme Projesi\" için kullanılacak olan tekneye ilişkin ayrılan amortismanlar ve yapılan giderler istisna kazancın tespitinde dikkate alınacağından, bunların beyannamede ayrıca kanunen kabul edilmeyen gider olarak gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 13/m maddesinde, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerinin KDV'den müstesna olduğu, - 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, - 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, - Geçici 20/1 maddesinde, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesna olduğu, bu kapsamda istisna edilen işlemler bakımından bu Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-14.) bölümünde; \"7103 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 uncu madde ve 29/3/2018 tarihli ve 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlar ile 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine eklenen (m) bendine göre, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri 1/5/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV'den istisnadır.\" - \"İstisnadan Yararlanacak Alıcılar\" alt başlıklı (II/B-14.1.1.) bölümünde; İstisnadan; -4691 sayılı Kanun kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, -5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, -6550 sayılı Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlar yararlanır. - \"İstisna Kapsamına Giren Teslimler\" alt başlıklı (II/B-14.1.2.) bölümünde; \"İstisna, bu Tebliğin (II/B-14.1.1.) ayrımında sayılanların, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanmak üzere, yeni makina ve teçhizat alımlarında uygulanır. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde bulunanlara istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizatın, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde kullanılması gerekir. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinin kapsamı ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir. İstisna \"yeni\" makina ve teçhizat teslimlerine tanındığından, istisna kapsamında teslime konu edilecek makina ve teçhizatın kullanılmamış olması gerekmektedir. Diğer taraftan, makina ve teçhizatın aksam, parça, aksesuar ve teferruatları istisna kapsamında değerlendirilmez. Makina ve teçhizatın nitelik ve kapsamı, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makina ve teçhizat teslimlerinde istisna uygulamasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı bu Tebliğin (II/B-5.1.) bölümündeki açıklamalara göre belirlenir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu çerçevede, 3065 sayılı Kanunun 13/m maddesinde yer alan istisna, teknoloji geliştirme bölgesi, ihtisas teknoloji geliştirme bölgesi, Ar-Ge ve tasarım merkezleri ve araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimlerine yöneliktir. Buna göre, \"Tekne Elektronik Sistemleri Geliştirme Projesi\" kapsamında ürün geliştirmek için alınacak tekne, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılabilecek makine ve teçhizat kapsamında değerlendirilmediğinden, 3065 sayılı Kanunun 13/m maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün değildir. Öte yandan, söz konusu teknenin alımı, bakımı, onarımı, modifikasyonu gibi harcamalar Kurumlar Vergisi Kanununa göre kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmayacağından, 3065 sayılı Kanunun 30/d maddesi gereğince bu harcamalara ilişkin yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 7765, "title": "Madde 11 Kabul edilmeyen indirimler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7159, "title": "Madde 262 Maliyet Bedeli", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7255, "title": "Madde 272 Gayrimenkullerde veya Elektrik Üretim ve Dağıtım Varlıklarında Maliyet Bedelinin Artması(5398 sayılı Kanunun 24'üncü
maddesiyle değişen madde Yürürlük; 21.07.2005)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7304, "title": "Madde 315 Normal Amortisman", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7257, "title": "Madde 313 Amortisman Mevzuu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38941, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38941", "ozelgeNo": "E-97726449-130-208671", "ozelgeTarih": "2025-11-23", "baslik": "Hava Yolları Kargo Alanında Yurt Dışı Mukimi Firmaya Verilen Hizmetler Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli .. gelen evrak sayılı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında, endüstriyel kuruluşların makine ve ekipmanlarının demontaj nakliye ve montaj işi ile iştigal ettiğiniz, Macaristan mukimi … Ltd. Şti. adına … Hava Limanında bulunan … kargo alanında, uçak lastik depolama otomasyon ekipmanlarının kurulumuna ilişkin alt taşeron Şirket olarak proje üstlendiğinizi ve ilgili proje kapsamında … Ltd. Şti.ne personel ve ekipman kiralama hizmeti sağladığınızı belirterek, Şirketiniz tarafından verilen hizmetlerin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde ise, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, - 13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 17/4-o maddesinde, Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması işlemlerinin KDV'den istisna olduğu, - 17/4-ö maddesinde, gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" - \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/B-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (13/b) maddesinin gerekçesinde, ülkenin deniz ve hava ticaret filosunun geliştirilmesinin teşviki ve dış rekabetin tahammül edebilecek duruma getirilmesinin amaçlandığı belirtilmektedir. Bu kapsamda 3065 sayılı Kanunun (13/b) maddesindeki istisnanın uygulanması için hizmetin; - Liman ve hava meydanı olarak belirlenen yerlerde, - Yük ve/veya yolcu taşımaya elverişli deniz taşıma araçları ile hava taşıma araçları için yapılması gerekmektedir.\" - \"İstisna Kapsamında Yer Alan Hizmetler\" başlıklı (II/B-2.1.3.) bölümünde; \"İstisna kapsamına, liman ve hava meydanları olarak belirlenen yerlerde yük ve/veya yolcu taşımaya elverişli deniz taşıma araçları ve hava taşıma araçları ile bunların yük ve yolcularına verilen tahmil ve tahliye, pilotaj, römorkaj, palamar, uçak ve gemilerin parkı hizmetleri de dâhil olmak üzere, bu araçlar için seyrüsefere ilişkin verilen temizlik, güvenlik gibi hizmetler ile yükün gemiden karaya, karadan gemiye, gemiden gemiye veya benzeri yüzer vasıtalara aktarılması hizmeti, vinç hizmeti, kilitleme ve bağlama, kilit ve bağ çözme hizmeti, nezaret hizmeti, ambar kapağı açma/kapama hizmeti, gemi işgaliye, gemi fuzuli işgaliye hizmeti, gemi aktarma, gemilerin atıklarının alınması, limana gelen konteynerlerin transit gönderilmesi hizmeti girmektedir. Ancak, bu araçlarla gelenlere verilen yeme, içme, konaklama, emanet, araç kiralama, otopark, gayrimenkul (iş yeri) kiralama gibi hizmetler ile konteyner içi bağlama/çözme hizmeti, ardiye, terminal hizmetleri, konteyner dolum/boşaltma, konteyner tam tespit, konteyner muayene/numune alma, konteyner tamir, konteyner temizleme (yıkama-kurutma), konteyner nakliye hizmetleri, konteyner tartı hizmeti, konteyner içi aktarma hizmeti, konteynere elektrik verilmesi ve uluslararası gemi ve liman tesisi güvenlik hizmeti (ISPS) istisna kapsamında değildir...\" - \"İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/B-2.2.) bölümünde; \"Liman ve hava meydanı olarak belirlenen yerlerde, deniz ve hava taşıma araçları ile bunların yük ve yolcularına Tebliğin (II/B-2.1.3.) bölümünde sayılan hizmetlerin verilmesi KDV'den istisnadır. ... Liman ve hava meydanı olarak belirlenen yerlerde verilen hizmetin; 3065 sayılı Kanunun hem (13/b) maddesi hem de (17/4-ö) maddesi kapsamında istisna olması halinde, bu hizmete ilişkin olarak Kanunun (13/b) maddesine göre işlem yapılır. Liman ve hava meydanı olarak belirlenen yerlerde verilen ve 3065 sayılı Kanunda yer alan herhangi bir istisna hükmü kapsamına girmeyen hizmetler genel esaslara göre KDV'ye tabidir...\" - \"Gümrüklü Alanlarda Yapılan Bazı Hizmetler\" başlıklı (II/F-4.14.) bölümünde; \"Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; 3065 sayılı Kanunun (17/4-o) maddesine göre, vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması, (17/4-ö) maddesine göre ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri KDV'den müstesnadır. Ancak, istisna kapsamındaki hizmetlerin ifasını gerçekleştirmek için (etiketleme, paketleme, istifleme, taşıtlara yükleme vb.) üçüncü kişilerden alınan işçilik, iş makinesi kiralanması ve vinç hizmetleri ile iş makineleri ve taşıtlar için alınan akaryakıt vb. teslimleri, istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Liman ve hava meydanlarında verilen hizmetin; 3065 sayılı Kanunun hem (13/b) maddesi hem de (17/4-ö) maddesi kapsamında istisna olması halinde, bu hizmete ilişkin olarak Kanunun (13/b) maddesine göre işlem yapılır. Liman ve hava meydanlarında verilmekle beraber 3065 sayılı Kanunda yer alan herhangi bir istisna hükmü kapsamına girmeyen hizmetler genel esaslara göre KDV'ye tabi tutulur....\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, yurt dışı mukimi firmaya sözleşme kapsamında … Hava Limanında bulunan … kargo alanında, Şirketinizce verilen uçak lastik depolama otomasyon ekipmanlarının kurulumuna ilişkin personel ve ekipman kiralama hizmetleri, Türkiye'de ifa edildiğinden ve ilgili firma söz konusu hizmetlerden Türkiye'de faydalandığından genel esaslar çerçevesinde katma değer vergisine tabi olup, hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, yurt dışı mukimi firmaya Şirketinizce verilen söz konusu hizmetlerin, yük ve/veya yolcu taşımaya elverişli hava taşıma araçlarına yönelik verilen bir hizmet olmaması nedeniyle, 3065 sayılı Kanunun 13/b maddesi kapsamında değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca, Şirketinizce verilen söz konusu hizmetler, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri kapsamında olmadığından Kanunun 17/4-ö maddesi uyarınca KDV'den de istisna tutulması mümkün bulunmamaktadır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38781, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38781", "ozelgeNo": "E-16432732-130[28-2025-258]-112504", "ozelgeTarih": "2025-11-21", "baslik": "Elbise askısı KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge başvurunuzda, ahşap malzemeden imal edilerek satışını yaptığınız elbise askısının mağaza, butik, otel gibi işletmelerin yanı sıra bireysel tüketiciler tarafından da kıyafetlerin düzenli şekilde asılması amacıyla kullanıldığı belirtilerek, ürünlerin kullanım amacı ve fiziksel nitelikleri itibarıyla mobilya aksamı/aksesuarı olarak indirimli katma değer vergisi (KDV) oranı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Öte yandan, satışını yaptığınız ürünle ilgili olarak ….. Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün (….. Gümrük Müdürlüğü) ….. tarihli ve ….. sayılı yazısından, söz konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 44.21 tarife pozisyonunda \"Ahşap Diğer Eşya\" 4421.10.00.00.00 GTİP numarasında \"Elbise askıları\" kapsamında tanımlandığı anlaşılmıştır. Buna göre, TGTC'nin 4421.10.00.00.00 GTİP numarasında tanımlanan ahşap elbise askısının söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle, bu eşyanın tesliminde genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38780, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38780", "ozelgeNo": "E-93996897-130-211856", "ozelgeTarih": "2025-11-19", "baslik": "Havaalanında unutulan valizlerin yolcunun kaldığı otele tesliminde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin servis ve personel taşımacılığı faaliyeti ile iştigal ettiği ve bu hizmet nedeniyle ilgili firmalara düzenlediğiniz faturalarda (5/10) oranında KDV tevkifatı uyguladığınız belirtilerek; hizmet verdiğiniz firmalarca gelen yolcu, turist ve personele ait havaalanında unutulan şahsi valiz, sırt çantası vb. eşyaların kaldıkları konaklama tesislerine götürülmesinin talep edildiği ve bu talep doğrultusunda gerçekleştirilen hizmet için de yük taşımacılığı kapsamında tevkifatlı fatura düzenlenmesinin istenildiği belirtilerek, söz konusu hizmetin KDV tevkifatına tabi olup olmadığı konusunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C.2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C.2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C.2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirlenmiştir. Aynı Tebliğin; - \"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C.2.1.3.2.11.) bölümünde, \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C.2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C.2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli işlemin yapıldığı yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesine göre belirlenen fatura düzenleme sınırını aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, esas faaliyet konusu servis ve personel taşımacılığı olan şirketiniz tarafından havaalanından konaklama tesislerine götürdüğünüz turist ya da personel tarafından havaalanında unutulan şahsi valiz, sırt çantası vb. eşyaların bu kişilerin kaldıkları konaklama tesislerine götürülmesi servis taşımacılığı hizmetinin bir parçası olduğundan bu hizmete ilişkin alınan bedellerle ilişkilendirilerek (5/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39019, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39019", "ozelgeNo": "88342184-130-49431", "ozelgeTarih": "2025-11-18", "baslik": "7452 Sayılı Kanun Kapsamında Gerçekleştirilen Yerinde Dönüşüm Projeleri Çerçevesinde İnşa Edilen Konutların Tesliminde KDV Uygulaması Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgi kayıtlı özelge talep formu ve eki tetkik edildiğinde; 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremler dolayısıyla hasar gören konutların 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereği yerinde dönüşüm projeleri ile yeniden inşa edileceği, bu kapsamda hak sahibi olarak müteahhit firma ile aranızda düzenlenen sözleşmeye istinaden tarafınıza konut tesliminde bulunulacağı, sözleşme bedelinin …… TL'sinin (…. TL hibe + …. TL kredi) Devlet tarafından karşılanacağı kalan tutarın kat malikleri tarafından ödeneceği belirtilerek, yerinde dönüşüm projesi kapsamında inşa edilecek konutun hak sahibi olarak tarafınıza tesliminde düzenlenecek faturalarda uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ile Devlet tarafından hak sahiplerine ödenecek olan …… TL'nin KDV matrahına dahil edilip edilmeyeceği hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 2/5 maddesinde, trampanın iki ayrı teslim hükmünde olduğu, bu Kanunun uygulanmasında arsa karşılığı inşaat işlerinde; arsa sahibi tarafından konut veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi, müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine konut veya işyeri teslimi yapılmış sayılacağı, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, - 27/6 maddesinde, arsa karşılığı inşaat işlerine ilişkin bedelin tespitinde, müteahhit tarafından arsa sahibine bırakılan konut veya işyerinin, Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki maliyet bedeli esasına göre belirlenen tutarın esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki; - (I) sayılı listenin \"B) Diğer Mal ve Hizmetler\" başlıklı bölümünün 11 inci sırasına göre, 6306 sayılı Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde yapılan konutların net alanının 150 m²'ye kadar olan kısmı %1, 150 m²'nin üzerindeki kısımları %20, - (I) sayılı listenin \"B) Diğer Mal ve Hizmetler\" başlıklı bölümünün 13 üncü sırasına göre, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde taşınmaz maliklerine ait mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanında yapılacak olan konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri %1, - (II) sayılı listenin 35 inci sırasına göre, konutların net alanının 150 m²'ye kadar olan kısmı %10, 150 m²'nin üzerindeki kısmı %20, - (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan inşaat taahhüt işleri ise genel oranda (%20) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Diğer taraftan 10.04.2023 tarihli ve 32159 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile 08.02.2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yer alan illerde yerleşme ve yapılaşma hususunda bazı tedbirlerin alınması amaçlanmıştır. Söz konusu Kanunun Ek 1 inci maddesinde de, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremlerden etkilenen yerlerde 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında orta hasar ve üzeri hasarlı olarak tespit edilen yapıların yerinde yeniden yapımına yönelik iş ve işlemler düzenlenmiştir. Bu bağlamda, 3065 sayılı KDV Kanununda veya KDV oranlarının belirlendiği 2007/13033 sayılı BKK'da 7452 sayılı Kanun ve yerinde yeniden dönüşüm kapsamındaki işlemlere yönelik özel bir düzenleme yer almamaktadır. Buna göre, hak sahibi ile müteahhit firma arasında yapılacak sözleşme kapsamında Devlet tarafından hak sahiplerine ödenecek olan …… TL'nin konut teslimlerine ilişkin olarak KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, deprem bölgesinde yeniden dönüşüm kapsamında yapılan işlemlerin 6306 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, yapılan sözleşmelerin içeriğine göre konut teslimlerinde net alanın 150 m²'ye kadar olan kısmı için %10, 150 m²'nin üzerindeki kısımları için genel oranda; konutların inşasına yönelik verilecek müteahhitlik hizmetlerinde ise genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38939, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38939", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1449619", "ozelgeTarih": "2025-11-07", "baslik": "2843.10.90.00.11 GTİP Numarasında Kayıtlı \"Kolloidal Altın\" İsimli Ürünün KDV Oranı ve KDV İstisnasına Tabi Olup Olmaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 2843.10.90.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyon (GTİP) numarasında kayıtlı ve içeriğinde 100 lt sıvı için 15 kg saf altın bulunan \"kolloidal altın kloroaurik asit\" isimli ürünün tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ve söz konusu ürünün içerdiği saf altın miktarının kısmi istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-g maddesinde, külçe altın ve külçe gümüş teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Değerli Maden, Değerli Kâğıt, Para, Döviz, Menkul Kıymet Teslimleri\" başlıklı (II/F.4.7.1) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi ile külçe altın, külçe gümüş, döviz, para, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil), varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçlarının teslimi KDV'den istisna edilmiştir. Külçe altın, külçe gümüş, döviz, para teslimleri KDV'den istisna olup, hisse senedi ve tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil) teslimleri yanında, aynı mahiyette olan kâr ortaklığı belgesi, gelir ortaklığı belgesi gibi faiz veya temettü getiren kıymetli evrak teslimleri de vergiden müstesnadır. Ancak, altın ve gümüş sikkeler ile altından ve gümüşten mamul eşya teslimlerinde, Tebliğin (III/A-4.2.) bölümünde açıklandığı üzere, külçe miktarına isabet eden bedel düşüldükten sonraki tutar üzerinden KDV hesaplanır. ...\", -\"Altından Mamul Eşya\" başlıklı (III/A-4.2.1.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince külçe altın teslimleri dahilde ve ithalde KDV'den istisna edilmiştir. Ancak, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithali KDV'ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu mamullerin teslim ve ithalinde ise matrah, 3065 sayılı Kanunun (23/e) maddesi gereğince, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktardır. ...\", açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, 2843.10.90.00.11 GTİP numarasında sınıflandırılan sıvı haldeki \"kolloidal altın kloroaurik asit\" isimli ürünün KDV Kanununun 17/4-g maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Buna göre, Ticaret Bakanlığı analiz raporu uyarınca 2843.10.90.00.11 GTİP numarasında kayıtlı olduğu tespit edilen \"kolloidal altın\" tanımlı eşya, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından genel oranda (%20) KDV'ye tabidir.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38779, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38779", "ozelgeNo": "\t E-73924499-120.01.02.02[2023/35]-30701", "ozelgeTarih": "2025-10-20", "baslik": "Medikal ayak sağlığı ve bakımı hizmetinin vergilendirilmesi ve hizmette uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ….. Vergi Dairesi Müdürlüğünün ….. vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, sürdürmekte olduğunuz 47.91.14 NACE kodlu \"Radyo, TV, Posta Yoluyla veya İnternet Üzerinden Yapılan Perakende Ticareti\" ile 47.74.01 NACE kodlu \"Belirli Bir Mala Tahsis Edilmiş Mağazalarda Tıbbi ve Ortopedik Ürünlerin Perakende Ticareti (Gözlük Hariç Diğer Medikal Ürünler Dahil)\" faaliyetlerinin yanı sıra 18/4/2023 tarihi itibarıyla 86.90.90 NACE kodlu \"Bys. diğer paramedikal insan sağlığı hizmetleri (tıp doktorları dışında yetkili kişilerce sağlanan mesleki terapi, aroma terapi, konuşma terapisi, homeopati, besin tedavisi, ayak bakımı, diş hijyeni vb. hizmetler) (hastane dışı)\" faaliyetine başladığınız belirtilmekte ve medikal ayak sağlığı ve bakımı hizmetinde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı ile sözü edilen hizmetin ifasından elde edilecek kazancın ticari kazanç mı serbest meslek kazancı mı sayılacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "I-GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; - \"Ticari kazancın tespiti\" başlıklı 37 nci maddesinde; \"Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. ...\", - \"Serbest meslek kazancının tarifi\" başlıklı 65 inci maddesinde; \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.\", - \"Serbest meslek erbabı\" başlıklı 66 ncı maddesinde; \"Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez. ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Konu ile ilgili olarak yayımlanan 221 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Serbest Meslek Faaliyeti\" başlıklı (1.1) bölümünde; \"...bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı, faaliyetin; -Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, -Bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması, -Devamlı olması unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Ticari kazanç, esas itibariyle sermaye-emek karışımı bir kaynağa bağlı olarak doğmaktadır. Bu kaynağa bağlı olarak ve devamlı bir organizasyon çerçevesinde yapılan her türlü faaliyet ticari faaliyettir. Serbest meslek faaliyetinin ticari bir organizasyon içinde yapılması, sağlanan gelirin yapısını değiştirmez. Sadece, elde edenler yönünden ticari kazanç sayılmasını gerektirir ve ticari kazanca ait esas ve hükümlere tabi olur. Ticari faaliyette, sermaye ve emekten oluşan sürekli bir organizasyon mevcut olup, bu organizasyon içindeki sermaye ve emeğin payı, yapılan faaliyetin türüne, niteliğine ve büyüklüğüne bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Serbest meslek faaliyetinde ise ticari kazançtan farklı olarak sermaye değil şahsi mesai, ilmi veya mesleki bilgi ya da ihtisas ön plana çıkmaktadır. Bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı, faaliyetin; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması ve devamlı olması, unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, medikal ayak sağlığı ve bakımı faaliyetinin esas itibarıyla sermaye-emek karışımı bir kaynağa bağlı olarak ve devamlı bir organizasyon çerçevesinde yapılması, ayrıca ayak sağlığı ve bakımı faaliyetinde kullanılan ürün ve malzemelerin ticaretinin yapılması nedenleriyle, söz konusu faaliyetler kapsamında elde edilen kazancın ticari kazancın tespitine ilişkin hükümlere göre vergilendirilmesi gerekmektedir. II-KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak uygulanmakta iken, 7/7/2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 10/7/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için bu oran %10, ilgili listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiş; (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetlere uygulanacak KDV oranında ise herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırasında; \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri\" hükmüne yer verilmiş ve bu hizmetlerin %10 (10/7/2023 tarihinden önce %8) oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bu bağlamda, podologlarca verilen hizmetlerin BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespiti için bu hizmetlerin mahiyeti konusunda ….. Genel Müdürlüğünden alınan yazıda; -1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek 13 üncü maddesinde yer alan tüm sağlık meslek mensupları tanı ve tedaviye yardımcı meslek mensubu olarak kabul edilmekte olup, podologların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, -Podolog meslek tanımının, söz konusu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde, ön lisans seviyesindeki podoloji programından mezun, bireylerin ayak sağlığının korunması ve bakımına yönelik hizmet veren ve ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların ayak tedavisini yapan sağlık teknikeri olarak tarif edildiği, -Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensuplarının hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacağı ve reçete yazamayacağı, sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları ile iş ve görev tanımlarının Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, -Bu hüküm uyarınca çıkarılan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğe ilişik Ek-1'de, podologların iş ve görev tanımlarının; \" a) Ayak sağlığı ve korunmasına yönelik farkındalık geliştirilmesi çalışmalarında görev alır. b) Sağlıklı bireylerde; medikal ayak bakımı yapar ve bu konuda eğitim verir. c) İlgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak; tırnak protez uygulamaları, bandaj, sargı, parmak yastıkları ve ayak destekleri uygulamalarını yapar, ayak sağlığı sorunlarının, tırnak patolojilerinin ve nasırların değerlendirilmesi, önlenmesi ve tedavisinde görev alır.\" şeklinde belirlendiği ifade edilmektedir. Yukarıda yer alan hükümlerden, podologların tanı ve tedaviye yardımcı meslek mensubu olduğu, hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacağı ve reçete yazamayacağı anlaşılmış olup, iş ve görev tanımlarında belirtilen \"ayak sağlığı ve korunmasına yönelik farkındalık geliştirilmesi çalışmaları\" ve \"sağlıklı bireylere verilen medikal ayak bakımı ve eğitimi\" ile ilgili hizmetlerin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. Ancak bahsi geçen mevzuata göre podologların iş ve görev tanımları arasında sayılan; -Tırnak protez uygulamaları yapmak, -Bandaj, sargı, parmak yastıkları ve ayak destekleri uygulamaları yapmak, -Ayak sağlığı sorunlarının, tırnak patolojilerinin ve nasırların değerlendirilmesi, önlenmesi ve tedavisinde görev almak gibi hizmetlerin, ilgili bakanlıklar veya kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından ve ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olmak kaydıyla ifasının, anılan BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilerek %10 (10/7/2023 tarihinden önce %8) oranında KDV'ye tabi tutulması mümkün olmakla birlikte söz konusu hizmetlerin bu koşulu sağlamamaları halinde genel oranda (10/7/2023 tarihi itibarıyla %20, bu tarihten önce %18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38967, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38967", "ozelgeNo": "E-63852321-130[17-2025/20-2065]-211723", "ozelgeTarih": "2025-10-01", "baslik": "Poliesterlerden sentetik lif döküntüleri teslimlerinin KDV'den istisna olup olmadığı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, …… Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren …… Serbest Bölge Şubenizin iplik imalatı ile iştigal ettiği belirtilerek üretim sonucunda oluşan 5505.10.30.00.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında tanımlı olduğu ifade edilen poliesterlerden sentetik lif döküntüleri teslimlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-g maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-g maddesinde ise metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 3 üncü sırasında, \"İplikler ve iplik imali için hazırlanan her nevi filamentler, lifler, vb. (Pamuktan, yünden, tiftikten, hayvan kıllarından, ipekten, sentetikten, suni maddelerden, dokumaya elverişli her nevi maddelerden veya bunların karışımlarından elde edilenler.)\" yer almaktadır. Buna göre, üretim sonucunda oluşan 5505.10.30.00.19 GTİP numarasında tanımlı olduğu ifade edilen poliesterlerden sentetik lif döküntüleri teslimlerinin 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup söz konusu teslimlerde 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 3 üncü sırası uyarınca %10 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38937, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38937", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-1/İ/24-2021/7]-530524", "ozelgeTarih": "2025-09-19", "baslik": "Teknoparkta yürütülen faaliyetler nedeniyle ortaya çıkan vade farkı ve kur farkının vergisel durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, teknoparkta yürütülen istisna kapsamındaki faaliyetleriniz dolayısıyla ortaya çıkan vade ve kur farklarında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) yönünden istisna uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 6/7/2001 tarihli ve 24454 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun Geçici 2 nci maddesinde; \"Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31.12.2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. ...\" hükmüne yer verilmiştir. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.12.2.4. İstisna kazanç tutarının tespiti\" başlıklı bölümünde; \"4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde yer alan istisna, bir kazanç istisnası olup istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisna olacaktır. İstisna kazancın ve bu bağlamda kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından, Kanun uygulaması kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi ve istisna kapsamında olan faaliyetlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. Kanun uygulaması kapsamında istisna olan faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, bu zararların istisna kapsamında olmayan diğer faaliyetlere ilişkin kazançlardan indirilmesi mümkün değildir. Bölgede faaliyet gösteren mükelleflerin, 4691 sayılı Kanun kapsamı dışındaki ticari işlemlerinden elde edecekleri gelirleri ile olağandışı gelirlerinin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu kapsamda, nakitlerin değerlendirilmesi sonucu oluşan faiz gelirleri, yabancı para cinsinden aktifler dolayısıyla oluşan kur farkları ve iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan gelirler istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, diğer kurumlardan geri ödeme koşuluyla sermaye desteği olarak sağlanan yardımlar, borç mahiyetinde olduğundan bu yardımların ticari kazanca dahil edilmesi söz konusu olmayacaktır. Diğer taraftan, teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflere, istisnadan yararlanan Ar-Ge ve tasarım projelerine ilişkin olarak, TÜBİTAK ve benzeri kurumlar tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde hibe şeklinde sağlanan destek tutarları ile diğer kurumların bu mahiyetteki her türlü bağış ve yardımları, kurum kazancına dahil edilecek ve istisnadan yararlandırılacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Tebliğde de belirtildiği üzere, Bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetleri kapsamındaki kazançlar istisna kapsamında değerlendirilmekte olup bu faaliyetlere ilişkin döviz cinsinden alacaklar tahsil edilinceye kadar oluşan kur farkları da istisna kapsamındadır. Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilse dahi nakitlerin değerlendirilmesi sonucu oluşan gelirler, yabancı paraların değerlenmesinden kaynaklanan kur farkları ise anılan istisna kapsamında değildir. Yine, yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetleri kapsamı dışında elde edilen gelirler ile olağandışı gelirler de istisna kapsamı dışındadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre; - Teknoloji geliştirme bölgelerinde yürütülen faaliyetlerden doğan alacaklara ilişkin kur farkı ve vade farkı gelirleri, 4691 sayılı Kanun kapsamındaki ticari işlemlerden elde edilen gelir olarak değerlendirildiğinden, söz konusu istisnanın kapsamında olacaktır. - Banka hesaplarındaki döviz mevcutlarına ilişkin ortaya çıkan kur farkı gelirlerinin ise, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinde yer verilen istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu, -Geçici 20 nci maddesinde ise, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV den müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Kur Farkları\" başlıklı (III/A-5.3) bölümünde; \"Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV'ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları matraha dahil edilmez. ... Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır. Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.\" - \"İstisna Kapsamındaki İşlemin Gerçekleştiği Dönemden Sonra Ortaya Çıkan Ödemeler\" başlıklı (IV/D-5.) bölümünde; \"İstisna kapsamındaki işlemin gerçekleşmesinden sonra, satıcı lehine veya aleyhine bazı ödemeler (vade farkı, kur farkı, reklâmasyon vb.) ortaya çıkabilmektedir. İstisna kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak ortaya çıkan bu gibi ödemelerin KDV'ye tabi olması söz konusu değildir. Bu tutarlar KDV matrahını etkilediğinden, iade edilebilecek azami vergi tutarının hesabında dikkate alınmalıdır. İstisna kapsamındaki işlemi gerçekleştiren lehine meydana gelen ödemeler, ortaya çıktıkları ilgili dönem beyannamesinde asıl işlemin beyan usulü doğrultusunda beyan edilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Söz konusu Tebliğin \"Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (II-G/2.) bölümünde KDV Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamında istisna uygulamasının usul ve esasları belirlenmiştir. Buna göre, teslim ve hizmet ifalarına ilişkin olarak sonradan ortaya çıkan vade ve kur farklarının KDV matrahına dahil edilerek bu tutar üzerinden teslim ve hizmetin yapıldığı tarihte geçerli olan KDV oranına göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Ancak, KDV Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamında istisna olan teslim ve hizmetlerinize ilişkin olarak sonradan ortaya çıkacak olan vade ve kur farkı faturalarında KDV hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7925, "title": "Madde 24 Matraha Dahil Olan Unsurlar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7882, "title": "Geçici Madde 2 (5766 Sayılı Kanunun 22 inci maddesiyle eklenen geçici madde)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38778, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38778", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1130488", "ozelgeTarih": "2025-09-09", "baslik": "Kiralanan TUGS'a kayıtlı geminin navlun taşımacılığı kapsamında kiralanmasının vergilendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) …. tarih ve ….. evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında, ulusal ve uluslararası navlun taşımacılığı yapan denizcilik şirketleri ile yaptığınız \"Bareboat (Çıplak Kira) Esaslı Kira Sözleşmeleri\"ne istinaden TUGS'a kayıtlı gemileri kiraladığınız ve kiralamış olduğunuz gemiler ile kaptan ve tayfaları Şirketiniz tarafından tayin edilecek şekilde ….. A.Ş. ile Şirketiniz arasında düzenlenen \"Zaman Esaslı Kira Sözleşmeleri\"ne istinaden navlun taşımacılığı yaptığınız belirtilerek, taşıma hizmetine uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı ve kurumlar vergisi istisnası hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanununun 2 nci maddesinde, bu Kanunda geçen gemi kavramının kabotaj ve/veya kabotaj harici sularda ticari amaçla kullanılan her türlü yük, yolcu ve açık deniz balıkçı gemileri ile özel maksatlı ve özel yapılı gemileri ifade ettiği; 12 nci maddesinde ise bu Kanun uyarınca oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançların, gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden ve devrinden elde edilecek kazançlara ilişkin istisna ile ilgili açıklamaların yer aldığı \"5.12.1.1. Yasal düzenleme ve istisnanın kapsamı\" başlıklı bölümünde; \"4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5266 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle değişik 12 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu Kanun uyarınca oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançlar, gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisnadır.\" hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, 4490 sayılı Kanunla oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden elde edilen kazançlar, faaliyetin gelir vergisi mükelleflerince (dar mükellefler dahil) yapılması halinde gelir vergisinden, kurumlar vergisi mükelleflerince (dar mükellefler dahil) yapılması halinde kurumlar vergisinden; Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin devrinden elde edilecek kazançlar da gelir ve kurumlar vergisinden istisna olacaktır. Bu istisna, gerçek ve tüzel kişilerin Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıt ettirdikleri gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde ettikleri kazançları ile sınırlıdır. Ancak, Türkiye'de inşa edilen gemi ve yatlardan anılan Sicile kayıtlı olanların işletilip işletilmediğine bakılmaksızın devrinden elde edilen kazançlar da istisna kapsamında değerlendirilecektir. ...\" açıklaması, Tebliğin \"5.12.1.6. Time-charter işletmeciliği\" başlıklı alt bölümünde ise; \"Deniz taşımacılığında, zamana veya yüke bağlı olarak geminin tamamını veya bir kısmını taşıtana tahsis etmek suretiyle yük ve eşya taşıma taahhüt sözleşmeleri kapsamında yapılan \"Time-Charter İşletmeciliği\" gemi işletmeciliği faaliyeti kapsamında değerlendirileceğinden, söz konusu faaliyetlerden elde edilen kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir. Ancak, uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin zamana ve yüke bağlı olmaksızın doğrudan kiraya verilmesi durumunda gemi işletmeciliği faaliyetinden söz edilemeyeceğinden elde edilen kira gelirine istisna uygulanmayacağı tabiidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Gemi kiralama hizmetleri iki şekilde yapılabilmektedir. 1-Gemi Kira Sözleşmesi 2-Navlun (Time Charter) Sözleşmesi Navlun sözleşmesinde, taşımayı taahhüt eden asıl taşıyıcı firmaya, taşıma işi şeklinde bir hizmet verilmekte ve gemi asıl taşıyıcıya kiralanmamaktadır. Geminin bir bölümü ya da tamamı yükün belirli bir süre içinde taşınması için tahsis edildiği için time charter sözleşmelerinde bedel, belirli bir yükün taşınması karşılığı olarak değil, yükün belirli bir süre içinde taşınması karşılığı olarak belirlenmektedir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, burada geminin kiralanması değil, taşımanın taahhüdü söz konusudur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1119 uncu maddesinde; gemi kira sözleşmesi, kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanılmasını, kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmayı üstlendiği bir sözleşme olarak tanımlanmış olup müteakip maddelerde kiracının gemiyi tahsis amacına uygun olarak sözleşme hükümleri çerçevesinde dilediği gibi kullanabileceği, gemi adamlarının çalıştırılmasından doğan bütün borç ve yükümlülüklerin kiracıya ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, Türk Uluslararası Gemi Sicili Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde ise; \"Çıplak Kiralama (Bareboat): Bir ülke bayrağındaki geminin, bir donatan/işletici sorumluluğunda başka bir ülke bayrağına geçici bir süre ile geçmesini sağlayan, geminin giderinin kimin tarafından hangi ölçüde kiralanacağı özel anlaşmalara tabi olan kiralamayı ifade eder.\" açıklaması yapılmış olup aynı Yönetmelikte çıplak kiralama kapsamındaki gemilerin ve yatların TUGS'ye tescil edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olan gemilerin özelge talep formu ekinde yer alan \"Zaman Esaslı Kira Sözleşmesine\" göre ….. A.Ş.'ye devredilmesi (kiralanması), time charter işletmeciliği kapsamında gemi işletme faaliyeti olarak değerlendirileceğinden söz konusu istisnadan şirketiniz tarafından yararlanılması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak uygulanmakta iken, 7/7/2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 10/7/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için bu oran %10, ilgili listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiş; (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetlere uygulanacak KDV oranında ise herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 15 inci sırasında; \"3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca teslimleri katma değer vergisinden istisna olan araçların, faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere kiralanması ...\" sayılmak suretiyle bu hizmetin %1 oranında vergiye tabi tutulması öngörülmüştür. Bu çerçevede, BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 15 inci sırası uyarınca bir araç kiralama hizmetinin %1 oranında KDV'ye tabi olabilmesi için; 1) Kiralama sözleşmesinin konusunun, KDV Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca teslimi KDV'den istisna olan bir araç olması, 2) Kiralamanın, faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere yapılması, 3) Yapılan işlemin bir kiralama işlemi olması şartlarının topluca sağlanması gerekmektedir. Buna göre, ….. A.Ş. ile şirketiniz arasında imzalanan, zamana ve yüke bağlı kiralama taahhüdünü içeren \"Zaman Esaslı Kira Sözleşmesi\" kapsamındaki faaliyetleriniz \"Time-Charter İşletmeciliği\" olarak değerlendirileceğinden, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 15 inci sırası kapsamında kabul edilmesi mümkün olmayan söz konusu faaliyete ilişkin bedelin tamamı üzerinden genel oranda (10/7/2023 tarihinden önce %18, bu tarih itibarıyla %20 oranında) KDV hesaplanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38980, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38980", "ozelgeNo": "E-75766797-130[İ-2227]-119393", "ozelgeTarih": "2025-09-09", "baslik": "Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca Belediyeye Satış Yetkisi Verilen Taşınmaz Satışına İlişkin KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, mülkiyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığına ait 67 adet taşınmazın satış yetkisinin geçici olarak Belediyenize devredildiği, bu kapsamda söz konusu taşınmazların satış işlemlerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca Belediye Encümeni Kararı ile gerçekleştirileceği, satışlardan elde edilecek gelirin Kentsel Dönüşüm Başkanlığı hesabına devredileceği belirtilerek Bakanlık adına gerçekleştirilecek bahse konu taşınmaz teslimlerine ilişkin katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/3-d maddesinde; müzayede mahallerinde yapılan satışların KDV'ye tabi olduğu, -17/4-p maddesinde; Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıfların mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.15.) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, Belediyenize satış yetkisi verilen, mülkiyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığına ait arsa ve arazi vasfındaki taşınmazların teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/4-p maddesine göre KDV'den istisna tutulacak olup arsa ve arazi vasfında olmayan taşınmaz teslimlerinin mezkûr Kanunun 1/3-d maddesine göre KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39016, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39016", "ozelgeNo": "88033016-010.99[2025]-104223", "ozelgeTarih": "2025-09-08", "baslik": "Hurda Metalin KDV Oranı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin kütük demir ve slab olarak adlandırılan mamul üretiminde bulunduğu, üretimde hammadde olarak hurda demir kullanıldığı, kütük demirin yapım aşamasında hurda demir parçacıkları ile atıktan oluşan cürufun, vasfı değiştirilmeksizin satılması durumunda KDV istisnasından yararlanılıp yararlanılamayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-g maddesinde ise metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, \"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.3.2.) bölümünde; \"Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir. \"Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kâğıt, Cam Hurda ve Atıkları ile Konfeksiyon Kırpıntılarından Elde Edilen Hammadde Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.4.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.3.4.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara tesliminde, (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Söz konusu ürünlerin teslimleri, 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi kapsamında olmayıp, genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır. ... \"Kapsam\" başlıklı (2.1.3.3.4.2.) bölümünde ise; Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının çeşitli işlemlerden geçirilip işlenmesi sonucunda elde edilen ve genellikle hurda ve atık niteliklerini kaybederek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam esaslı malzeme imalatında hammadde olarak kullanılan mamul niteliğindeki kırık, çapak, toz, granül ve benzeri ürünlerin teslimi tevkifat uygulaması kapsamındadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, kütük demirin yapım aşamasında oluşan hurda demir parçacıklarının herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın (hurda atık niteliğini kaybederek imalat işlemlerinde hammadde olarak kullanılabilecek mamul ürün haline dönüştürülmeden) tesliminin 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-g maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Ancak, söz konusu hurda demir parçacıklarının işleme tabi tutulmak suretiyle hurda niteliğini kaybederek hammadde olarak üretimde kullanılabilecek şekilde tesliminin ise istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp bu teslimler genel oranda (%20) KDV'ye tabidir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39015, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39015", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5-İ-1-2025/46]-470101", "ozelgeTarih": "2025-08-22", "baslik": "Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen turizm belgesi ve plaket bedellerinde KDV iadesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzla, Kültür ve Turizm Bakanlığının 12/3/1982 tarih ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında turizm yatırım ve işletmelerine uygulanacak katkı payı, teminat, belge ve plaket iş ve işlemlerine ilişkin hizmetlerin Bakanlığınız Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülmekte olduğu belirtilerek, bu hizmetler karşılığında Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünüz tarafından tahsil edilen bedellerin KDV'nin konusuna girip girmediği hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıklarının kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanunun 2 nci maddesinde iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; maddenin altıncı fıkrasında da iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde, iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği; (2.4.) bölümünde ise iktisadi işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu; Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı; dernek veya vakıfların iktisadi işletmeleri, kazanç gayesi güdüp gütmediklerine, faaliyetin kanunla verilmiş görevler arasında bulunup bulunmamasına, tüzel kişiliğe sahip olup olmamalarına, bağımsız muhasebelerinin bulunup bulunmamasına, kendilerine tahsis edilmiş sermaye veya iş yerlerinin olup olmadığına bakılmaksızın vergiye tabi tutulacakları; ayrıca, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği; kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğunun kabul edileceği açıklamalarına yer verilmiştir. Ayrıca, iktisadi işletme tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir; aksi hâlde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyecektir. Buna göre, Müdürlüğünüzün katkı payı, teminat, belge ve plaket bedelleri adı altında elde ettiği gelirlerin, Bakanlığınızın asli görevleri arasında kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin ve piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde sadece Bakanlığınız uhdesinde yürütülen hizmetler karşılığında elde edilmesi halinde, söz konusu gelirler dolayısıyla bir iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacak ve kurumlar vergisi mükellefiyeti de tesis edilmeyecektir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-2.1.) başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesinde sayılan; genel bütçeye dâhil idareler, özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü mesleki kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen, kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiye tabi değildir. ... Öte yandan yukarıda sayılan kuruluşlara ait veya tabi olan veya bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlar, iktisadi işletme olarak mütalaa edilir. Bunların ticari, sınaî, zirai ve mesleki faaliyetleri vergiye tabi tutulur. Bu çerçevede belediyelere bağlı otobüs, havagazı, su, elektrik, mezbaha, soğuk hava deposu vb. işletmeler ile döner sermayeli kuruluşlar, istisna kapsamına girmeyen faaliyetleri dolayısıyla vergiye tabi olurlar.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Müdürlüğünüzün katkı payı, teminat, belge ve plaket bedelleri adı altında elde ettiği gelirlerin, Bakanlığınızın asli görevleri arasında kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin ve piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde sadece Bakanlığınız uhdesinde yürütülen hizmetler karşılığında elde edilmesi halinde, söz konusu gelirler dolayısıyla bir iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacağından, söz konusu katkı payı, teminat, belge ve plaket bedelleri üzerinden KDV hesaplanmayacaktır. Aksi halde, Bakanlığınız bünyesinde oluşan iktisadi kamu kurumunun işlemleri 3065 sayılı Kanunun 1/3-g maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39013, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39013", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5/İ/23-2025/2]-432522", "ozelgeTarih": "2025-08-05", "baslik": "995 milyem altın satışında KDV matrahı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, kuyumculuk faaliyeti ile ile iştigal ettiğiniz belirtilerek 995 milyem 24 ayar altın satışlarınızda Katma Değer Vergisi (KDV) matrahının ne şekilde tespit edileceğine ilişkin Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-g maddesinde, külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kıymetli taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) tesliminin KDV'den istisna olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -23/e maddesinde, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithalinde matrahın, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktar olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Değerli Maden, Değerli Kâğıt, Para, Döviz, Menkul Kıymet Teslimleri\" başlıklı (II/F-4.7.1.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi ile külçe altın, külçe gümüş, döviz, para, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil), varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçlarının teslimi KDV'den istisna edilmiştir. Külçe altın, külçe gümüş, döviz, para teslimleri KDV'den istisna olup, hisse senedi ve tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil) teslimleri yanında, aynı mahiyette olan kâr ortaklığı belgesi, gelir ortaklığı belgesi gibi faiz veya temettü getiren kıymetli evrak teslimleri de vergiden müstesnadır. ...\", -\"Altından Mamul Eşya\" başlıklı (III/A-4.2.1.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince külçe altın teslimleri dahilde ve ithalde KDV'den istisna edilmiştir. Ancak, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithali KDV'ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu mamullerin teslim ve ithalinde ise matrah, 3065 sayılı Kanunun (23/e) maddesi gereğince, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktardır. İthalat veya dahilden satın alma yoluyla temin edilen külçe altından bizzat imal edilen veya fason olarak imal ettirilen veya teslim edildiği şekilde satın alınan ziynet eşyası ile sikke altınların tesliminde, satış bedelinden teslim konusu mamulün bünyesinde yer alan külçe altının, Borsa İstanbul'da işlem yapılan son resmi işgününde külçe altın için oluşan kapanış fiyatı esas alınmak ve satılan mamulün ayarı göz önünde tutulmak suretiyle tespit edilen has bedeli düşüldükten sonra kalan miktar, KDV'nin matrahı olacaktır. Borsada işlem gerçekleşmeyen günler için söz konusu eşyalar ile sikke altınların bünyesinde yer alan külçe altına isabet eden tutarın hesaplanmasında da borsada işlem yapılan en son resmi işgününde oluşan kapanış fiyatının esas alınacağı tabiidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu itibarla, külçe altın teslimleri 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi kapsamında KDV'den istisna olduğundan, 995 milyem 24 ayar altının tesliminde KDV matrahı, işcilik vb. maliyetler dahil teslim bedelinden külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39012, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39012", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV1/1/2025-67]-428474", "ozelgeTarih": "2025-08-04", "baslik": "Kooperatif Hissesinin Satışı Durumunda Vergilendirme", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … sayılı özelge talep formunuz. c) … tarih ve … sayılı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda; Şirketinizin gıda toptancılığı ve satışı faaliyeti ile iştigal ettiği, … yılının Ekim ayından itibaren … ili … ilçesinde yapımı devam eden … Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi hissesi sahibi olduğu, söz konusu hissenin faaliyet konusu dışında yatırım amaçlı alındığı ve satılacağı belirtilerek, bahsi geçen hissenin satışı halinde kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) açısından vergilendirmenin nasıl olacağı hususunda Defterdarlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri (7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 15.04.2022), rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançların %75'lik (9160 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile istisna oranı %50 olarak belirlenmiştir. Yürürlük:27.11.2024) kısmının anılan bentte sayılan şartlar dahilinde kurumlar vergisinden istisna olduğu, menkul kıymet ticaretiyle uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde anılan istisnanın uygulamasına ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapılmış olup, Tebliğin \"5.6.2.2.2. İştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri\" başlıklı bölümünde; \" Maddede yer alan \"iştirak hisseleri\" deyimi, menkul değerler portföyüne dahil hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade etmektedir. Bunlar, - Anonim şirketlerin ortaklık payları veya hisse senetleri (Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım ortaklıkları hisse senetleri dahil), - Limited şirketlere ait iştirak payları, - Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları, - İş ortaklıkları ile adi ortaklıklara ait ortaklık payları, - Kooperatiflere ait ortaklık payları, olarak sıralanabilir. ... \" açıklamasına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz aktifinde kayıtlı olan kooperatif hissesinin; en az iki tam yıl sureyle aktifinde yer alması ve maddede öngörülen diğer şartların da sağlanması halinde, satışından elde edilen kazancın %50'si kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-r maddesinde de, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisselerinin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve tesliminin KDV'den istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamı dışında olduğu, istisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \" İki Tam Yıl Süreyle Sahip Olunan İştirak Hisseleri ve Taşınmazların Satışı \" başlıklı (II/F-4.16.) bölümünün \" İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Uygulaması \" başlıklı (II/F-4.16.2.) alt bölümünde, \" İştirak hisselerinin (ortaklık payı) satışında istisna uygulanabilmesi için satışa konu iştirak hisselerinin kurumların aktiflerinde, asgari iki tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekir. İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları iştirak hisselerinin tesliminde, istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır. Belediyeler ve il özel idarelerinin bünyesinde bulunan iktisadi işletmelerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan ve bu iktisadi işletmeler tarafından ticareti yapılmayan iştirak hissesi satışları, 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesine göre KDV'den istisna olacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, satışa konu edilecek yapı kooperatifi iştirak hisselerinin en az iki tam yıl (730 gün) süreyle Şirketinizin aktifinde bulunması ve söz konusu hisselerin ticareti yapılmak amacıyla aktifte bulundurulmaması şartlarının birlikte gerçekleşmesi kaydıyla, Kanunun 17/4-r maddesinde yer alan istisna hükmünden faydalanılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38982, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38982", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV1/I/11-2024-159]-392796", "ozelgeTarih": "2025-07-17", "baslik": "Merkezi Yurtdışında Bulunan Şirketin Türkiye Şubesinin Verdiği Lojistik, Depolama Hizmetinin Hizmet İhracı Kapsamında Olup Olmadığı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin … merkez şube olarak merkezi Almanya'da olan …….' nin Türkiye'deki lojistik, nakliye, depolama ve bu işle bağlantılı diğer faaliyetlerini yürütmek üzere kurulduğu, Türkiye'nin belirli noktalarından sipariş edilen eşyanın depolama alanına transferine ilişkin nakliye ve depolama giderlerinin tarafınıza fatura edildiği ve Şirketinizce karşılanan bu giderler için Almanya'daki Şirkete fatura düzenlediği belirtilerek bu faturalarda katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı ve yurt içinde tarafınıza fatura edilen giderlere ilişkin yüklenilen KDV'nin iade edilip edilemeyeceği hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(I/A-6.2) bölümünde; \"Hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, 3065 sayılı Kanunun (6/b) maddesine göre hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerekir. Hizmetin Türkiye'de yapılmış sayılması için belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Şartlardan herhangi birisinin oluşması halinde hizmet, Türkiye'de yapılmış sayılır. Bir diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede faydalanılırsa faydalanılsın işlem Türkiye'de yapılmış sayılır ve vergiye tabi olur. Hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye'de faydalanılmış ise işlem yine Türkiye'de yapılmış sayılır.\" -(II/A-2.1) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, Türkiye'nin belirli noktalarından sipariş edilen eşyanın nakliyesi ve depolanması hakkında Şirketinize düzenlenen faturalarda 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 maddesi uyarınca KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, Şirketinizce temin edilen ve Türkiye'de yararlanılan bu hizmete ilişkin Almanya'da yerleşik ……'ne düzenlenen faturalarda 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 maddesi uyarınca KDV hesaplanacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38776, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38776", "ozelgeNo": "E-33775506-130[KDV 53.01-216]-95975", "ozelgeTarih": "2025-07-09", "baslik": "Veteriner teşhis kitinin tesliminde uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; veteriner teşhis kitlerinin üretim izninin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verildiği belirtilerek, ilgili Bakanlıkça düzenlenen onay belgesine istinaden üretimini gerçekleştirdiğiniz veteriner teşhis kiti tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 20 nci sırasında, \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veteriner ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar (veteriner kozmetikleri hariç), bu ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve bu etkin maddelerin üretiminde kullanılan hammaddeler\" ibaresi yer almakta olup bu ürünlerin ithal ve/veya yurtiçi tesliminde %10 oranında KDV hesaplanmaktadır. Öte yandan, 24/12/2011 tarihli ve 28152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik\"in, - \"Tanımlar\" başlıklı 4 üncü maddesinde; \"... -Veteriner tıbbî ürün: Hayvana uygulanmak ya da hayvan için kullanılmak amacıyla tüm üretim aşamalarından geçerek kullanıma hazır hâle getirilmiş etkin madde ihtiva eden ürünleri ve veteriner biyolojik ürünleri, -Veteriner biyolojik ürün: Hayvanlarda aktif veya pasif bağışıklık oluşturmak, bağışıklığın seviyesini ölçmek veya hastalık teşhisi için hazırlanmış aşı, serum gibi ürünler ile teşhis kitlerini, -Teşhis kiti: Hastalık veya bağışıklık durumunu teşhis etmek veya ölçmek için kullanılan immünolojik ajanları içeren ayıraçları, ... ifade eder.\" - \"Yürürlükten kaldırılan yönetmelikler\" başlıklı 86/1 maddesinde; \"23/10/2002 tarihli ve 24915 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Veteriner İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Ruhsat Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.\" hükümleri yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen onay belgesine istinaden üretimini gerçekleştirdiğiniz ve ilgili Bakanlıktan gerekli izinlerin alındığı anlaşılan veteriner teşhis kitinin teslimi, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 20 nci sırası kapsamında değerlendirilerek, bu teslim bedeli üzerinden %10 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39010, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39010", "ozelgeNo": "45404237-130[I-24-84]-202280", "ozelgeTarih": "2025-07-09", "baslik": "Taşımacılık İstisnası Hakkında ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, uluslararası taşımacılık faaliyetine ilişkin yetki belgenizin bulunduğu, yurt dışında aldığınız taşıma işini yetki belgesi olmayan alt firmalara yaptırdığınız ve alt firmaların tarafınıza istisnalı fatura düzenlediği belirtilerek alt firmalarca ifa edilen hizmetin istisna kapsamında olup olmadığı ve alt firmalarca tarafınıza düzenlenecek faturada katma değer vergisi (KDV) hesaplanması durumunda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -14/1 inci maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\", -\"Transit ve Türkiye ile Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna\" başlıklı (II/C-1.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (II/C-1.1.) alt bölümünde; \"... İstisna kapsamına; - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren, - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'de sona eren, - Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren, taşıma işleri girmektedir. ... Mükelleflerin istisnadan yararlanabilmesi için taşımacılık faaliyetini yaptıkları dönemde uluslararası taşımacılık faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilgili mevzuat gereğince kendileri adına düzenlenmiş geçerli bir yetki belgesine sahip olmaları zorunludur. Taşımacılık faaliyetinde kullanılan taşıtların tek bir yetki belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı olması gerektiğinden bu faaliyetin yetki belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı özmal veya kiralık araçlarla yapılması mümkündür. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu kapsamda, mükelleflerin 3065 sayılı Kanunun 14/1 inci maddesi kapsamında istisna hükümlerinden faydalanabilmesi için taşımacılık faaliyetini yaptıkları dönemde uluslararası taşımacılık faaliyetinin yürütülmesine ilişkin kendi adlarına düzenlenmiş geçerli bir yetki belgesine sahip olmaları zorunludur. Buna göre, uluslararası taşımacılık faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilgili mevzuat gereğince kendileri adına düzenlenmiş geçerli bir yetki belgesine sahip olmayan alt firmaların yaptıkları taşımacılık faaliyetleri, 3065 sayılı KDV Kanununun 14/1 inci maddesine göre istisna kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu faaliyetlere ilişkin düzenlenen faturalarda genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, uluslararası taşımacılık faaliyetine yönelik ilgili mevzuat gereğince kendileri adına düzenlenmiş geçerli bir yetki belgesine sahip olmayan alt firmaların yük taşımacılığına ilişkin tarafınıza düzenleyeceği faturalarda KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39011, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39011", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-3/İ/01/42/2025]-380143", "ozelgeTarih": "2025-07-09", "baslik": "Sözleşme şartları uyarınca, mal/hizmet teslimi karşılığı olmadan ödenen bedelin KDV'ye tabi olup olmadığı.", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formları. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, Adi Ortaklığınız ile … İl Sağlık Müdürlüğüne Bağlı … Eğitim Araştırma Hastanesi arasında \" Yemek Hazırlama Pişirme Dağıtım ve Bulaşık Yıkama Hizmeti Alımı \" işi için sözleşme imzalandığı ve hizmetin … tarihinde tamamlandığı, imzalanan bu sözleşmenin 29 uncu maddesinin 1/a-b bendinde yer alan \"...İhale konusu işin sözleşme bedelinin %80' inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşılması halinde ise yükleniciye yapmış olduğu gerçek giderler ve yüklenici karına karşılık olarak, sözleşme bedelinin %80 ile sözleşme fiyatları ile yaptığı işin tutarı arasında bedel farkının %5' i ödenir. \" hükmüne istinaden ödeme yapılacağı belirtilerek, ödenecek bu tutarın katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı, KDV'ye tabi olması durumunda tevkifata tabi olup olmadığı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV 'ye tabi olduğu, -9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/c maddesinde vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2) bölümünde ise tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmıştır. Ayrıca KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin \"Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.4.) bölümünde; \"2.1.3.2.4.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen her türlü yemek servis ve organizasyon hizmetlerinde alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.4.2. Kapsam Yemek servis hizmetleri; Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan idare, kurum ve kuruluşların personel, öğrenci, hasta, müşteri, misafir, yolcu sıfatı taşıyan kişilerin yemek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapacakları hizmet alımlarını kapsamaktadır. Örnek: Milli Eğitim Bakanlığı'nın (il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinin) taşımalı eğitim kapsamında öğrencilere verilen öğle yemeği (kumanya) alımlarında, yemeği hazırlayan ve/veya dağıtımını yapan yüklenicilere yapılacak ödemelerden KDV tevkifatı yapılacaktır. Bedelin kendi bütçe ödenekleri dışında bir kaynaktan karşılanması, mesela Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından karşılanması halinde de yemek (kumanya) alımıyla ilgili olarak tevkifat yapılacaktır. Yemeğin, tevkifat yapmakla sorumlu idare, kurum veya kuruluşlara ait bir yerde hazırlanması (pişirilmesi) veya tüketilmeye hazır halde temin edilmesi tevkifat uygulanmasına engel değildir.\", - \"Matraha Dâhil Olan Unsurlar\" başlıklı (III/A-5) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre; aşağıda yazılı unsurlar KDV matrahına dahildir: \"... c) Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler, \" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Tazminatlar\" başlıklı (1.2.) bölümünde; herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemelerin prensip olarak KDV'nin konusuna girmediği, bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemelerin herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmediği ifade edilmiştir. 4735 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde; \"... Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, … İl Sağlık Müdürlüğüne Bağlı … Eğitim Araştırma Hastanesinin \" Yemek Hazırlama Pişirme Dağıtım ve Bulaşık Yıkama Hizmeti Alımı \"na ilişkin Adi Ortaklığınız ile imzaladığı sözleşmenin 29 uncu maddesinin 1/a-b bendi uyarınca tarafınıza ödenecek gerçek giderler ile yüklenici karınıza karşılık sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatıyla yaptığınız işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'inin toplamı üzerinden genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan söz konusu sözleşme ve teknik şartnamenin incelenmesinden; çalıştırılacak personelin tüm giderlerinin yüklenici firma tarafından karşılanacağı ve personelin iş sağlığı güvenliği denetimi vb. durumlarda yüklenici firmanın sorumlu olacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde yapılan işin bir bütün olarak yemek işi olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, Adi Ortaklığınız tarafından ifa edilen hizmetin \"Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetleri\" kapsamında değerlendirilerek ödenecek hizmet bedeli üzerinden (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmekte olup, verilen yemek hizmetine ilişkin 4735 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre tarafınıza ödenecek farklar hizmet bedelinden ayrı mütalaa edilemeyeceğinden, bu farklara da Tebliğin (I/C-2.1.3.2.4.) hükmü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38936, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38936", "ozelgeNo": "E-40392771-130[4-2025-120-9]-94537", "ozelgeTarih": "2025-07-08", "baslik": "Birden fazla faaliyette bulunmanın özel matrah uygulamasına etkisi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; ana sözleşmeye göre Şirketinizin inşaat, otomotiv, hayvancılık, turizm, emlak, petrol, kuyumculuk, lokanta, gıda, tarım, taşımacılık, tekstil, ayakkabı, baharat ve kuruyemiş ile unlu mamuller-fırın işletmeciliği gibi sektörlerde faaliyet gösterebileceğinin belirlendiği ancak fiilen ikamet amaçlı binalar ile ikamet amaçlı olmayan binaların inşaası ve ticareti, gayrimenkul acenteliği faaliyetleri için aracılık hizmetleri, otomobillerin ve hafif motorlu kara taşıtlarının perakende ticareti ile iştigal ettiğiniz ve \"taşınmaz ticareti yetki belgesi\" ile \"ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi\"ne sahip olduğunuz belirtilerek, farklı şubelerde yapılan taşınmaz ticareti ile ikinci el araç satışında Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 23/f maddesi kapsamında özel matrah uygulamasından yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -23/f maddesinde ise, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-4.9.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. ... İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanabilmesi için, araç veya taşınmazın basit tadil, bakım ve onarım işlemleri dışında vasfında esaslı değişiklik yapılmaması gerekmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, tarafınızca 3065 sayılı Kanunun 23/f maddesindeki şartların sağlanması halinde diğer faaliyetleriniz ile birlikte gerçekleştirilen ve özel matrah uygulaması kapsamına giren ikinci el araç satışı ve taşınmaz ticareti faaliyetinde özel matrah uygulanması mümkün olup başka bir faaliyette bulunmanızın uygulamaya etkisi bulunmamaktadır.", "madde_atiflar": [{"id": 7925, "title": "Madde 24 Matraha Dahil Olan Unsurlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38933, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38933", "ozelgeNo": "E-76464994-130[KDV.2024.68]-164829", "ozelgeTarih": "2025-06-13", "baslik": "Düzenlenen Temel Faturaya İlişkin Olarak Tanzim Olunan İade Faturasının KDV Karşısındaki Durumu Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin konaklama hizmetleri kapsamında çalışmış olduğu yurt dışı turizm acente firmalarına %10 katma değer vergisi (KDV) hesaplanarak fatura düzenlediği, ancak dönem içerisinde konaklama bedellerine ilişkin hesaplama farklılıkları, fiyat farkları vb. nedenlerden dolayı yurt dışı turizm acente firmalarından tarafınıza iade faturası düzenlenmekte olduğu belirtilerek, söz konusu iade faturalarındaki tutarlar üzerinden iç yüzde ile katma değer vergisi (KDV) hesaplanarak indirim konusu yapılmasının mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işletmek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının, işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, - 20 nci maddesinin birinci fıkrasında, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, - 24/b maddesinde, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi ödemelerin; aynı maddenin (c) bendinde ise; vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C- 2.1.2.1.) bölümünde; \"2.1.2.1.1. Genel Olarak 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yurt dışında mukim turizm acente firmalarına Türkiye'de verilen konaklama hizmeti 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup, bu hizmete ilişkin düzenlenen faturada hesaplanan KDV'nin Şirketiniz tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, yurt dışında mukim turizm acentelerine verdiğiniz konaklama hizmeti için dönem içinde meydana gelen hesaplama veya fiyat farklılıkları için acenteler tarafından Şirketiniz adına düzenlenen iade faturasına ilişkin hizmetin tabi olduğu oran uygulanarak hesaplanan ve Şirketiniz tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenen KDV'nin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7925, "title": "Madde 24 Matraha Dahil Olan Unsurlar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7901, "title": "Madde 4 Hizmet", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39006, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39006", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2024/347]-163335", "ozelgeTarih": "2025-06-12", "baslik": "Yolcu beraberi eşya kaynaklı iadenin doğduğu anın hangi tarih olduğu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; kuyum ve saat alım satım faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-a ve 11/1-b maddesi kapsamında işlem yaptığınız, mezkur Kanunun 11/1-b maddesi kapsamında gerçekleştirilmiş olduğunuz yolcu beraberindeki eşya satışlarına ilişkin iadenin doğacağı anın yolcu beraberindeki eşyanın çıkış anı olup olmayacağı hususunda tereddüt hasıl olduğu belirtilerek konu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu -11/1-b maddesinde, Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında KDV'nin tahsil edileceği, ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında KDV'nin iade olunacağı, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yolcu Beraberi Eşya (Türkiye'de İkamet Etmeyenlere KDV Hesaplanarak Yapılan Satışlar)\" başlıklı (II/A-5.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-b) maddesine göre, Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye dışına götürdükleri mallar için ödedikleri KDV malın gümrükten çıkışı sırasında iade edilir.\" açıklaması yapılmıştır. Söz konusu Tebliğin \"İstisnanın Beyanı\" başlıklı (II/A.5.9.) bölümünde ise; \"... Satış sırasında tahsil edilmiş olan verginin alıcıya iade edildiği dönemde ise alıcıya iade edilen vergi tutarı, 1 No.lu KDV Beyannamesinin \"İndirimler\" kulakçığında \"İndirimler\" tablosunda 104 kod numaralı satır aracılığıyla indirim konusu yapılır. Mükelleflerin bu işlemle ilgili olarak iade almak istemeleri halinde \"Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler\" tablosunun 408 kod numaralı satırına kayıt yapılır. Satırın \"Teslim ve Hizmet Tutarı\" sütununa istisna kapsamındaki teslimin KDV hariç bedeli girilir. \"İadeye Konu Olan KDV\" sütununa ise 104 kod numaralı satıra kaydedilen tutar aynen aktarılır. Teslim ve KDV'nin alıcıya iadesi, aynı dönemde gerçekleşirse, 501, 104 ve 408 kod numaralı satırlar aynı dönemde doldurulur. KDV'nin alıcıya iadesi, teslimden sonraki bir dönemde gerçekleşirse, 104 ve 408 kod numaralı satırlara kayıt KDV'nin iade edildiği dönemde yapılır. Bu teslimlerle ilgili olarak iade almak istemeyen mükelleflerce \"Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler\" tablosuna herhangi bir kayıt yapılmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan satışlarda, malların teslimi anında tahsil edilen ancak, malın gümrükten çıkışı anında satıcı tarafından Türkiye'de ikamet etmeyenlere iade edilen KDV'nin, alıcıya iade edildiği dönemde satıcı mükellef tarafından indirim konusu yapılabilmesi ve indirim yoluyla giderilemeyen kısmının ise genel esaslar çerçevesinde iadeye konu edilebilmesi mümkündür.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38971, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38971", "ozelgeNo": "E-97726449-130-97024", "ozelgeTarih": "2025-06-02", "baslik": "Hasılat Esaslı Vergilendirme ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinizden elde edilen hasılatınızın tamamının, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre olduğu, ancak … 5 inci Noterliğinin … tarih ve … yevmiye nolu satış sözleşmesi ile satın aldığınız … plakalı Fiat marka 2011 model minibüsün fiilen çalıştırmadan bir gün sonra … 5 inci Noterliğinin … tarih ve ... yevmiye nolu \"Ticari Plakalı Araç Satış Sözleşmesi\" ile satıldığı belirtilerek hasılat esaslı vergilendirme usulüne devam edip edemeyeceğiniz ve söz konusu aracınızın satışına ilişkin KDV'sinin hangi beyanname ile beyan edileceği hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Gelir Vergisi Kanunu Yönünden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Hasılat esaslı kazanç tespiti\" başlıklı 113 üncü maddesinde; \"Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz. Kazançları birinci fıkra kapsamında tespit edilenlerin; a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz. b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz. ...\" hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, 309 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; - \"Uygulamadan yararlanabilecek mükellefler ve faydalanma şartları\" başlıklı 3 üncü maddesinde, \"(1) Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir (kazançları basit usulde tespit edilenler dâhil) veya kurumlar vergisi mükelleflerinden bu hususta talepte bulunanlar yararlanabileceklerdir. (2) Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından faydalanılabilmesi için; a) Uygulamadan yararlanmak isteyen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunması, b) Bu faaliyetlerden kaynaklanan hasılatın tamamının elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde edilmesi, c) Gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine uygulamadan yararlanma hususunda yazılı olarak talepte bulunulması şarttır. Bu bağlamda, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamının elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla elde edilmemesi durumunda, bu uygulamadan faydalanılamayacağı tabiidir. ...\", - \"Vergiye tabi kazancın hesaplanması\" başlıklı 5 inci maddesinde, \"... (6) Hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçen ve şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetleri yanında vergiye tabi başkaca faaliyetleri de bulunan mükelleflerce, söz konusu uygulama kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, uygulama kapsamındaki faaliyete ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir.\" açıklamasına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, söz konusu madde hükmünden yalnızca şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden mükellefler, talep etmeleri halinde yararlanabilecektir. Buna göre, 24/4/2024 tarihinde satın alınmış, 25/4/2024 tarihinde \"Ticari Plakalı Araç Satış Sözleşmesi\" ile satılan … plakalı FIAT marka ticari minübüs ile \"şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti\" kapsamında herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığının tespiti halinde söz konusu satış işlemi, halihazırda özel halk otobüsü ile yaptığınız \"şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti\"nden dolayı Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesi kapsamında \"hasılat esaslı kazanç tespiti\" uygulamasından yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir. Diğer taraftan, özel halk otobüsü ile şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinizden elde edilen kazanç ile birlikte söz konusu minibüsün satışından elde edilen gelirinizin de bulunması nedeniyle, sadece özel halk otobüsü ile şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetiniz nedeniyle hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanılması, yasal defter kayıtlarında söz konusu uygulama kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerinize ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarını ayrı ayrı izlenmesi, uygulama kapsamındaki faaliyetinize ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerektiği tabiidir. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -38 inci maddesinde ise, ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanların, talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (KDV dâhil) bedel üzerinden, bu Kanunun 28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları KDV'yi, indirilecek KDV ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek ödeyecekleri hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \"Hasılat Esaslı Vergilendirme\" başlıklı (V/A-2.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (V/A-2.1.) alt bölümünde, \"7104 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun yeniden düzenlenen 38 inci maddesinde; \"Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanlar, talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dâhil) bedel üzerinden, bu Kanunun 28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları katma değer vergisini, indirilecek katma değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek öderler. Birinci fıkra kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler, kazançlarının tespitinde kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek ödedikleri katma değer vergisini işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları katma değer vergisini gelir olarak dikkate alırlar. Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamazlar. Cumhurbaşkanı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini, sektörler ve meslek grupları itibarıyla belirleyeceği yıllık iş hacimlerine göre hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına almaya, Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.\" \"Uygulama Kapsamına Alınanlar\" başlıklı (V/A-2.5.) bölümünde, \"... Diğer taraftan, mükelleflerin bu kapsamda vergilendirilebilmeleri için münhasıran otobüsle toplu taşıma faaliyeti veya dolmuşla şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunulması gerekmektedir. Kapsama giren faaliyetlerin birlikte yapılması hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirmeye engel teşkil etmez. Bu faaliyetlerin yanında başka faaliyetleri de bulunan mükellefler bu uygulamadan faydalanamazlar. Örnek: (Z) Şehiriçi Servis ve Taşımacılık Ltd. Şti. belediyeden aldığı ruhsat kapsamında 5 otobüsle özel halk otobüsü ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunmaktadır. Bunun yanında 20 adet minibüsle de (Y) Kolejine öğrenci taşıma servis hizmeti sunmaktadır. Buna göre, (Z) firması münhasıran özel halk otobüsü işletmeciliği faaliyetinde bulunmadığından hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanması mümkün değildir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, 24/4/2024 tarihinde satın alınan ve 25/4/2024 tarihinde \"Ticari Plakalı Araç Satış Sözleşmesi\" ile satılan … plakalı FIAT marka ticari minübüs ile başkaca herhangi bir ticari faaliyette bulunulmadığının tespiti halinde, söz konusu minibüsün satış işlemi, halihazırda özel halk otobüsü ile yaptığınız toplu taşıma faaliyetiniz için 3065 sayılı KDV Kanununun 38 inci maddesi kapsamındaki hasılat esaslı vergilendirme usulü uygulamasından yararlanmanıza engel teşkil etmemekle birlikte \"Ticari Plakalı Araç Satış Sözleşmesi\" ile satılan söz konusu ticari plakalı minibüs işletme aktifine dahil edilsin veya edilmesin söz konusu ticari plaka ve aracın satışı genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacağından, bu satıştan doğan KDV'nin 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7936, "title": "Madde 38 Hasılat esaslı vergilendirme", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39005, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39005", "ozelgeNo": "35831311-010.01-14980", "ozelgeTarih": "2025-05-30", "baslik": "Karabük Üniversitesi Deneysel Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezinin Bilimsel Araştırma Faaliyetleri", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Üniversitesi Döner Sermayeli Deneysel Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak bilimsel araştırmalar için deney hayvanları temini ve satışı, teknik destek hizmeti, deney hayvanlarının üretimi, yetiştirilmesi ve bakım hizmeti, deney hayvanları kullanım sertifikası kursları için eğitim desteği verilmesi faaliyetlerinde bulunduğunuz belirtilerek, söz konusu faaliyetlerin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda görüşümüz talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde iktisadi kamu kuruluşları kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup, anılan maddenin üçüncü fıkrasında; Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; maddenin altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinden muaf olan kurumlar sayılmış olup, fıkranın (a) bendinde, kamu idare ve kuruluşları tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fennî ve güzel sanatları öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen okullar, okul atölyeleri, konservatuvarlar, kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan geliştirme ve üretme istasyonları, yarış yerleri, kitap, gazete, dergi yayınevleri ve benzeri kuruluşların; (b) bendinde de kamu idare ve kuruluşları tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi amacıyla işletilen hastane, klinik, dispanser, sanatoryum, huzurevi, çocuk bakımevi, hayvan hastanesi ve dispanseri, hayvan bakımevi, veteriner bakteriyoloji, seroloji, distofajin kuruluşları ve benzeri kuruluşların kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmış olup, bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları mal ve hizmet satışları ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin bu muafiyeti ortadan kaldırmayacağı belirtilmiştir. Mezkûr Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise her mükellefin vergiye tâbi kazancının tamamı için bir beyanname vereceği; ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerden her biri için, bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı beyanname verileceği belirtilmiştir. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; - (2.3.1.) bölümünde, iktisadi kamu kuruluşlarının, kamu idare ve kuruluşlarına ait veya bağlı olan tüm iktisadi işletmeleri kapsadığı, bu nedenle iktisadi kamu kuruluşları kavramının, hem kamu iktisadi teşebbüslerini hem de kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen iktisadi kuruluşlar ile döner sermayeli kuruluşları kapsamına aldığı; ayrıca iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği, - (2.4.) bölümünde, iktisadi işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, ayrıca kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğunun kabul edileceği; dernek veya vakıfların bir takım hizmetleri bir bedel karşılığı olmaksızın yerine getirmeleri halinde, bu faaliyetlerin dernek veya vakfa bağlı iktisadi işletme olarak nitelendirilmeyeceği; ancak sözü edilen hizmetlerin yerine getirilmesi için yapılan masrafların hizmet verilenlerden tahsil edilmesi veya bu kişilerden veya ailelerinden bağış adı altında bir bedel alınması durumunda, bu faaliyetlerin, dernek veya vakfa ait iktisadi işletme olarak kabul edilerek kurumlar vergisine tabi olacağı, - (4.1.) ve (4.2.) bölümlerinde, kamu idare ve kuruluşları tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fenni ve güzel sanatları öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen kuruluşlar ile kamu idare ve kuruluşları tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi etmek amacıyla işletilen kuruluşların kurumlar vergisinden muaf olduğu, - (14.1.) bölümünde, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi işletmelerin her biri için bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ile dernek veya vakıflar tarafından ayrı beyanname verilmesi gerektiği; bu nedenle söz konusu kuruluşlara ait iktisadi işletmelerin her biri için ayrı kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirileceği; iktisadi işletmelerin, ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi faaliyetlerinin bağımsız ve farklı olması halinde, ayrı ayrı mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği, aynı faaliyet alanında farklı iş yerlerinde faaliyette bulunulması halinde ise tek mükellefiyet tesis ettirilmesinin mümkün olduğu; ancak, farklı yönetim, sermaye ya da organizasyonu olan işletmelerin ayrı ayrı iktisadi işletme olarak kabul edileceği açıklamalarına yer verilmiştir. Devlete, il özel idarelerine, belediyelere ve diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan, sermaye şirketi ve kooperatif dışındaki ticari, sınai ve zirai işletmeler, vergilemede eşitlik prensibi uyarınca iktisadi kamu kuruluşu olarak kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmıştır. İktisadi kamu kuruluşları, ticari işletmeyi de içine alan ve sürekli olarak bedel mukabilinde satış yapılan veya hizmet ifa edilen kuruluştur. İktisadi kamu kuruluşlarının vergilendirilmesindeki temel gerekçe ise piyasa ekonomisi içerisinde vergisel açıdan rekabet eşitliğinin sağlanmasıdır. İktisadî kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemeyecektir. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi de bunların iktisadî niteliğini değiştirmeyecektir. Bu bakımdan, tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan üniversitelerin yürüttüğü faaliyetlerin, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde devamlı surette ve bir bedel mukabilinde gerçekleştirilen ticari, sınai ve zirai faaliyetlerden oluşması halinde; bu faaliyetler dolayısıyla üniversiteler bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, oluşacak iktisadi kamu kuruluşlarının, ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi faaliyetlerinin bağımsız ve farklı olması halinde, her biri için ayrı ayrı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi söz konusu olacaktır. Ancak, üniversitelerin yürüttüğü faaliyetler nedeniyle bünyesinde oluşan iktisadi kamu kuruluşlarının, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesi kapsamında faaliyet gösteren kuruluşlardan olması halinde, kurumlar vergisinden muaf olacakları tabiidir. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan Merkeziniz bünyesinde yürütülen faaliyetlerin, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde devamlı surette ve bir bedel mukabilinde gerçekleştirilen ticari, sınai veya zirai faaliyetlerden oluşması halinde, bu faaliyetler dolayısıyla Üniversite bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşları nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Buna göre, … Üniversitesi Deneysel Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak sadece eğitim ve öğretim faaliyetleri çerçevesinde üretilen ve yetiştirilen deney hayvanlarının satılması, deney hayvanları kullanım sertifikası kursu düzenlenmesi ve kişi, kurum ve kuruluşların talepleri doğrultusunda bedel karşılığında teknik destek hizmeti ve deney hayvanlarına bakım hizmetinin verilmesi halinde Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında Merkeziniz adına kurumlar vergisi mükellefiyeti söz konusu olmayacaktır. Ancak, anılan faaliyetlerin eğitim ve öğretim faaliyetleri dışında yapılması, dışarıdan işçi istihdam edilmesi, sipariş üzerine üretim yapılması veya ihale yoluyla iş alınması hallerinde ise Üniversite bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edileceği tabiidir. Diğer yandan, Üniversitenizin yürüttüğü faaliyetler dolayısıyla bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşlarının, ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi faaliyetlerinin bağımsız ve farklı olması halinde, her biri için ayrı ayrı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekeceği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu, - 17/1-a maddesinde, genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıfların; ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu, - 17/2-a maddesinde, yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi kuruluşlar, öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve engelli bakım ve huzurevleri, parasız fukara aşevleri, düşkünevleri ve yetimhaneleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri ile bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin, Türk tabiiyetinde bulunup bulunmamalarının, ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Döner Sermayeli Deneysel Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezinizce üretilen ve yetiştirilen deney hayvanlarının satılması, deney hayvanları kullanım sertifikası kursu düzenlenmesi, kişi, kurum ve kuruluşların talepleri doğrultusunda bedel karşılığında teknik destek hizmeti verilmesi ve deney hayvanlarına bakım hizmeti verilmesinin 3065 sayılı Kanunun 17/1-a ve 17/2-a maddeleri kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp 3065 sayılı Kanunun 1/3-g maddesi gereğince KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38991, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38991", "ozelgeNo": "E-97726449-130-92502", "ozelgeTarih": "2025-05-26", "baslik": "Başka Dillere Çevrilen Kitapların Satışı ile Alınan Hibe Desteğinin Gelir Vergisi ve KDV Karşısındaki Durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yayınevi işlettiğiniz, telif haklarını aldığınız kitapları yayınlayıp sattığınız belirtilerek yayın ve telif hakları elinizde bulunan resimli çocuk kitaplarının başka dillere çevrilerek satışı ile Polonya'da bir enstitüden hibe hakkı kazandığınız, orijinali Lehçe yayınlanmış bir kitabı Türkçe'ye kazandırdığınız için enstitü tarafından telif haklarının satın alınması, tercüme giderleri ve baskı maliyetleri için teşvik verileceği, kitabın tüm giderlerinin tarafınızca karşılanacağı, verilen hibenin tüm masrafları kapsamadığı belirtilerek söz konusu hibenin gelir vergisi ve katma değer vergisi (KDV) açısından nasıl değerlendirileceği hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiştir. Mezkur Kanunun \"Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde; \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükmüne yer verilmiştir. Ticari faaliyet ise bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin \"ticari faaliyet\" olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin \"ticari faaliyet\" sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar \"dönemsellik\" ve \"tahakkuk esası\" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme olmadığı sürece mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, yayınevi işletme faaliyetiniz kapsamında telif haklarını elinizde bulundurduğunuz resimli çocuk kitaplarının başka dillere çevrilerek satılması faaliyetinin, yürütmüş olduğunuz ticari faaliyetinizin devamı niteliğinde ve bunun bir parçası olarak kabul edilerek bu faaliyet dolayısıyla elde ettiğiniz kazancın bir bütün teşkil edecek şekilde ticari kazanç olarak dikkate alınması ve ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan telif haklarının satın alınması, tercüme giderleri ve baskı maliyetlerinin bir kısmının karşılanması amacıyla tarafınıza verilen hibe destek tutarının da ticari kazancınıza dahil edilerek vergilendirilmesi gerektiği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/n maddesinde, 21.6.1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \"Ticari, Sınaî, Zirai Faaliyet ve Serbest Meslek Faaliyeti Çerçevesinde Yapılan Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (I/A-1.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (1/1) inci maddesine göre Türkiye'de ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabidir. Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise bu faaliyetlerin devamlılığı, kapsam ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre; -Gelir Vergisi Kanununa göre ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabidir. Ayrıca Gelir Vergisi Kanununa göre faaliyeti ticari sayılan esnafın teslim ve hizmetleri de verginin konusuna girer. ...\" \"Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/B-17.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (17.1.) alt bölümünde; \"İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılan basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde istisna uygulanmaz. Kanun maddesinde yer alan süreli yayın ifadesinden, belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile basılı haber ajansları yayınlarının anlaşılması gerekmektedir. Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler, almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası kitapları, mevzuat seti kitapları, Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) bulunan boyama ve etkinlik kitapları da istisna kapsamındadır. Boyama defterleri, kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında değerlendirilmez. Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve benzerlerinin tesliminde istisna uygulanmaz. İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV'ye tabidir. Program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setleri basılı kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bunların satışı istisna kapsamında değerlendirilmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, yayınevi işletme faaliyetiniz kapsamında telif hakları elinizde bulunan resimli çocuk kitaplarının başka dillere çevrilerek satışı 3065 sayılı Kanunun 13/n maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Öte yandan, telif haklarının satın alınması, tercüme giderleri ve baskı maliyetlerinin bir kısmının karşılanması amacıyla tarafınıza verilen hibe destek tutarları herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemesi şartıyla KDV'nin konusuna girmeyecektir.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38921, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38921", "ozelgeNo": "E-21152195-130[ 17-2025.8619]-271375", "ozelgeTarih": "2025-05-13", "baslik": "Engelli bireylerin eğitimlerinde kullanılacak yazılım tesliminde KDV istinası olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, tarafınızca geliştirilen … adlı dijital yazılımın, engelli bireylerin eğitim ve gelişim süreçlerine destek sağlamak amacıyla özel eğitim kurumları ve uzman öğretmenler tarafından kullanıldığı, söz konusu sistem üzerinden engelli bireylerin bireysel eğitim planlarının oluşturulduğu, eğitim kazanımlarının takip edildiği ve öğrencinin mesleki, bilişsel ve günlük yaşam becerilerinin desteklendiği belirtilerek tarafınızca geliştirilen … isimli yazılımın tesliminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-s maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-s maddesinde; engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Engellilerin Kullanımına Mahsus Araç ve Gereçlerin Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/E-1) bölümünün \"1.1. Kapsam\" alt başlıklı bölümünde, \" Münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen \"araç-gereç\" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Engelliler dışında engeli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin teslimi, bu istisna kapsamında değildir. İstisna, münhasıran engellilere yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu istisna hükmü, engelliler için özel olarak üretilmiş araç-gereçler ile özel bilgisayar programlarına yönelik olup, bu araç-gereçler ile bilgisayar programlarından engelli olmayanlar tarafından kullanılabilir mahiyette olanlar istisna kapsamında değerlendirilemez. Buna göre, münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri ve günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş bilgisayar programı kapsamında olmayan ve özel eğitim kurumları ile uzman öğretmenler tarafından kullanıldığı anlaşılan … isimli dijital yazılımın 3065 sayılı Kanunun 17/4-s maddesi kapsamında istisna olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38681, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38681", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-577108", "ozelgeTarih": "2025-05-07", "baslik": "Konaklama uygulaması üzerinden verilen kiralama hizmetine aracılık faaliyeti karşılığında düzenlenecek komisyon faturasında uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz b) … tarih ve … sayılı yazımız c) … tarih ve … evrak kayıt numaralı dilekçeniz İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunuz ve ilgi (c)'de kayıtlı dilekçenizde; Şirketiniz tarafından … tarihi itibariyle 1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından \"A Grubu Seyahat Acentası İşletme Belgesi\" alındığı, ….. konaklama uygulaması üzerinden günlük, haftalık ve aylık konaklama kiralama yapan şahıs ve şirketlere aracılık hizmeti verildiği belirtilerek, aracılık hizmeti için düzenleyeceğiniz faturada uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Kararnamenin eki (II) sayılı listenin 25 inci sırası uyarınca; \"Otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti (1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından müşteriye aktarılan geceleme hizmet tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık bedellerine de konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu oran uygulanır. Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinden yararlanmayanlara verilen tüm hizmetler ile geceleme hizmetiyle beraber verilen ancak ayrıca belgelendirilen ya da geceleme hizmetine ait belgede ayrıca fiyatlandırılan hizmetler bu sıra kapsamında yer almamaktadır. Ancak geceleme hizmeti kapsamında verilmesi ve geceleme bedeline dahil edilmesi mutat olan diğer hizmetler bu sıra kapsamında yer almakla birlikte bu şekilde belirlenen geceleme bedeli içinde sunulan alkollü içeceklere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi tutarları, hizmeti sunanlar tarafından indirim konusu yapılamaz.)\" %10 oranında KDV'ye tabidir. Geceleme hizmetlerinde KDV oran uygulamasının usul ve esaslarına ilişkin ayrıntılı açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.5) bölümünde; otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetinin, bu işletmelerde oda veya yer tahsis etmek suretiyle verilen tesiste günlük yatma-barınma-kalma hizmeti olduğu belirtilmiştir. Aynı bölümün \"2.5.3. Seyahat Acentelerinin Geceleme Hizmetleri İçin Verdikleri Aracılık Hizmetleri\" alt başlıklı bölümünde; - Geceleme hizmetinin seyahat acenteleri aracılığıyla verilmesi halinde hizmeti veren konaklama tesislerinin faturayı seyahat acentesine düzenleyebildiği, bu durumda seyahat acentelerinin hizmeti alan kişi veya kuruluşlara ayrıca bir hizmet faturası düzenlediği, - 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 25 inci sırasında parantez içi hükmü gereği geceleme hizmet bedelinin seyahat acentesi tarafından hizmeti fiilen alan kişiye aktarılmasında, aktarılan geceleme hizmeti ve buna ilişkin komisyon toplamına (%10) KDV oranı uygulanacağı, acentenin geceleme hizmetine aracılık karşılığında konaklama tesisine fatura düzenlemesi halinde bu faturada gösterilen bedel üzerinden de (%10) KDV hesaplanacağı, ancak acentelerin müşteriye düzenlediği faturada yer alan toplam tutarın, geceleme hizmeti ile buna ilişkin komisyon ücreti dışındaki kısmının ise genel oranda KDV'ye tabi olduğu, - Seyahat acentelerinin geceleme hizmeti vermeyip bu hizmete aracılık ettikleri, indirimli oran uygulanan tutarların, konaklama işletmesince müşteriye sunulan ve kendileri tarafından müşteriye aktarılan konaklama hizmet bedeli ile buna ilişkin aracılık hizmet bedeli olduğundan acentelerin bu işlemlerle ilgili olarak 3065 sayılı Kanunun (29/2) maddesi kapsamında iade talebinde bulunmalarının mümkün olmadığı açıklanmıştır. Öte yandan, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca konaklama tesisleri, Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almadan faaliyette bulunamadığından (bu belgenin alınmaması halinde faaliyetin sona erdirilmesi yaptırımı bulunduğundan) geceleme hizmetinin 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 25 inci sırası kapsamında indirimli orana tabi olabilmesi için bu hizmetin, otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde verilmesinin yanı sıra işletmenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen işletme belgesine de sahip olması gerekmektedir. Ayrıca, 7464 sayılı Kanun ve Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığından \"Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi\" alınarak yerli veya yabancı kişilere tek seferde yüz gün veya yüz günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanan konutlar, Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte konaklama tesisleri arasında belirtilmemekte ve Kültür ve Turizm Bakanlığı bu konutları konaklama tesisi olarak nitelendirmemektedir. Bu çerçevede, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından konaklama tesisi olarak nitelendirilmeyen yerlerin …. web uygulaması üzerinden izin belgeli ve/veya diğer şekillerde kiraya verilmesi işlemi, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 25 inci sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel oranda (%20) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Dolayısıyla söz konusu kiralama işlemlerine ilişkin verdiğiniz aracılık hizmetlerine 1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan seyahat acentesi işletme belgesi kapsamında yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın genel oranda (%20) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38920, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38920", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-577148", "ozelgeTarih": "2025-05-07", "baslik": "Yansıtma Faturalarında KDV hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin çağrı merkezi aracılığıyla araç muayene randevu hizmeti verdiği, randevu esnasında araca ait motorlu taşıtlar vergisi, trafik para cezaları ve zorunlu trafik sigortası giderlerinin bulunması halinde bu giderlere ait ödemeleri Şirketinizin yaptığı, müşterilerinizin komisyonunuz dahil olmak üzere söz konusu giderlere ait tutarları Şirketiniz hesabına gönderdiği, söz konusu giderler ile aldığınız komisyon tutarlarına ilişkin düzenlediğiniz faturada komisyon tutarları üzerinden katma değer vergisi (KDV) hesapladığınız belirterek, KDV hesaplamadığınız söz konusu giderler için 351 KDV-İstisna Olmayan Diğer\" fatura tipini kullanarak ayrı bir fatura düzenlenip düzenlenemeyeceği hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, - 24/b maddesinde, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların matraha dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketinize ait çağrı merkezi aracılığıyla verilen araç muayene randevu hizmeti KDV'ye tabi olup hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, Şirketinizin müşterileriniz adına yapmış olduğu motorlu taşıtlar vergileri, trafik para cezaları ile zorunlu trafik sigortası gibi KDV uygulanmayan ödemelere ilişkin belgelerin müşterileriniz adına düzenlenmiş olması halinde bu ödemelerin müşterilere yansıtılmasında KDV hesaplanmayacaktır. Bu işlemlerin yansıtılmasına ilişkin \"351 KDV-İstisna Olmayan Diğer\" fatura tipinin kullanılması mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7925, "title": "Madde 24 Matraha Dahil Olan Unsurlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38975, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38975", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-577172", "ozelgeTarih": "2025-05-07", "baslik": "Serbest bölgede faaliyette bulunan firmanın aldığı internet hizmetinde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin serbest bölgede teknolojik ürünlerin tamir, bakım ve onarım işleriyle iştigal ettiği, serbest bölgede verilen hizmetler gereği bir GSM operatöründen Şirket binanızda gerekli altyapı temini ve ekipman kurulumu yapılmak suretiyle internet hizmeti aldığı belirtilerek söz konusu serbest bölge içerisinde tarafınıza verilen internet hizmetlerinin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılacak fason hizmetler KDV den istisna olduğu, 17/4-ı maddesinde ise, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinin KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri\" başlıklı (II/F-4.9) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri KDV'den müstesnadır. Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV'ye tabidir...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu itibarla, Türkiye'de yerleşik veya serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar tarafından bilfiil serbest bölge içinde ifa edilen hizmetler 3065 sayılı KDV Kanunun 17/4-ı maddesinde yer alan istisna kapsamına girmektedir. Ancak, serbest bölge dışındaki Türkiye içinde herhangi bir yerden, serbest bölgeye verilen hizmetler (fason hizmet hariç) istisna kapsamına girmeyeceğinden KDV'ye tabi tutulacaktır. Buna göre, internet servis sağlayıcıları tarafından serbest bölge içerisindeki Şirket binanıza internet altyapı temini ve ekipman kurulumu hizmeti verilmesi serbest bölge içinde ifa edilen bir hizmet olarak değerlendirildiğinden, 3065 sayılı Kanunun 17/4-ı maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilebilecektir. Ancak, internet altyapı temini ve ekipman kurulumu hizmeti sonrasında, GSM operatörü tarafından verilen internet veri sağlama hizmeti serbest bölge dışından sunulabilmesi nedeniyle bahse konu istisna kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38680, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38680", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-2/İ/9-2025/26]-245593", "ozelgeTarih": "2025-05-05", "baslik": "Arabuluculuk faaliyetinden dolayı KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … evrak kayıt tarih ve … sayılı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında, hukuki arabuluculuk ve uzlaştırma hizmetleri faaliyeti ile iştigal ettiğiniz ve …. Federasyonuna vermiş olduğunuz arabuluculuk hizmetine ilişkin düzenleyeceğiniz serbest meslek makbuzlarında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulayıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler açıklanmıştır. Aynı Tebliğin \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C- 2.1.3.2.13) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri (kamu iktisadi kuruluşları, iktisadi devlet teşekkülleri), döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu çerçevede, … Federasyonu, 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 9 uncu maddesi ile 19/7/2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bağımsız Spor Federasyonlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan, 8/4/2017 tarihli ve 30032 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan \"Ana Statü\" kapsamında faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla, … Federasyonu, kendisine ait özel bir kuruluş kanunu bulunmayan, özel hukuk hükümlerine tabi bir spor federasyonudur. Buna göre, yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde sayılmayan, kendi kuruluş kanunu bulunmayan ve Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında yer almayan …. Federasyonuna verilen arabuluculuk hizmeti kapsamında düzenlenecek serbest meslek makbuzunda hesaplanan KDV için tevkifat uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38969, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38969", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-554940", "ozelgeTarih": "2025-05-02", "baslik": "Altın ve Gümüş Çözeltileri, Tuzları, Kristalleri vb. Ürünlerin Teslim ve İthalinde KDV Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin altın ve gümüş çözeltilerinin, tuzlarının ve kristallerinin ayrıca buna benzer olarak altın klorür çözeltileri, altın klorür tuzları, gümüş nitrat çözeltileri, gümüş nitrat tuzları, kristalleri ve buna müteakip altın siyanür gibi çözelti ve tuz formlarının üretimini, ithalatını, ihracatını ve yurt içi teslimini gerçekleştireceği belirtilerek, söz konusu ürünlerin teslim ve ithalatında katma değer vergisi (KDV) matrahının ne şekilde tespit edileceği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -16/1-a maddesinde, bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin KDV'den istisna olduğu, -17/4-g maddesinde, külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kıymetli taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) tesliminin KDV'den istisna olduğu, -20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, -23/e maddesinde, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithalinde matrahın, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktar olduğu hükümleri yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Yurtiçi Teslimleri KDV'den İstisna Olan Mal ve Hizmetler\" başlıklı (II.D.1.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (16/1-a) maddesi ile bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin, ithalat istisnasından yararlanacağı hükmü getirilmiş ...\", -\"Değerli Maden, Değerli Kâğıt, Para, Döviz, Menkul Kıymet Teslimleri\" başlıklı (II/F.4.7.1) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi ile külçe altın, külçe gümüş, döviz, para, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil), varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçlarının teslimi KDV'den istisna edilmiştir. .... altın ve gümüş sikkeler ile altından ve gümüşten mamul eşya teslimlerinde, Tebliğin (III/A-4.2.) bölümünde açıklandığı üzere, külçe miktarına isabet eden bedel düşüldükten sonraki tutar üzerinden KDV hesaplanır. ...\", -\"Altından Mamul Eşya\" başlıklı (III/A-4.2.1.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince külçe altın teslimleri dahilde ve ithalde KDV'den istisna edilmiştir. Ancak, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithali KDV'ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu mamullerin teslim ve ithalinde ise matrah, 3065 sayılı Kanunun (23/e) maddesi gereğince, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktardır. ....\", -\"Gümüşten Mamul Eşya\" başlıklı (III/A-4.2.2.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g)maddesine göre külçe gümüş teslimleri KDV'den istisnadır. 3065 sayılı Kanunun (16/1-a) maddesi hükmü gereğince, söz konusu istisna külçe gümüş ithalatında da uygulanır. Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun (23/g) maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, gümüşten mamul veya gümüş ihtiva eden eşyalar ile sikke gümüş teslimlerinde özel matrah şekli uygulanması uygun görülmüştür. Buna göre, gümüşten mamul veya gümüş ihtiva eden eşyalar ile sikke gümüş teslimlerinde ve ithalatında KDV matrahı, teslim bedelinden külçe gümüş bedeli düşüldükten sonra kalan miktar olarak belirlenmiştir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu itibarla, külçe altın ve külçe gümüş teslimleri 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi kapsamında KDV'ye tabi olmadığından, bu madenleri ihtiva eden veya bunlardan mamul eşya ve sikkelerin teslim ve ithalinde matrah, 3065 sayılı Kanunun (23/e) maddesi gereğince, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olacaktır. Buna göre, Şirketiniz tarafından ithalatı, ihracatı ve yurt içi teslimi planlanan altın ve gümüş çözeltileri, tuzları ve kristalleri, ayrıca buna benzer olarak altın klorür çözeltileri, altın klorür tuzları, gümüş nitrat çözeltileri, gümüş nitrat tuzları, kristalleri ve buna müteakip altın siyanür gibi çözelti ve tuz formları; altın ve gümüş ihtiva eden veya bunlardan mamul eşya ve sikke kapsamına girmediğinden 3065 sayılı Kanunun (23/e) maddesinde belirlenen özel matrah şeklinin uygulanması söz konusu olmayıp, bahsi geçen ürünlerin teslim ve ithalat bedelleri üzerinden genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7917, "title": "Madde 16", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38970, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38970", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-555049", "ozelgeTarih": "2025-05-02", "baslik": "KDV Kanununun 17/2-d Maddesi ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından, … Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğüne, \"… … … ve … Mahalleleri Sokak Sağlıklaştırma, Kentsel Tasarım ve Altyapı Projeleri Yapımı İşi\" ile ilgili olarak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında tescilli kültür varlığı olarak kayıtlı yapıların rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelendirme hizmetlerinin verildiği, bu kapsamda restorasyon projesinin başka bir mimarlık ofisine çizdirildiği belirtilerek söz konusu mimarlık ofisinin Şirketinize verdiği mimari proje hizmetinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/2-d maddesi kapsamında istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyetler ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/2-d maddesinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine münhasır olmak üzere, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak teslimlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu Kapsamındaki İşlemlerde İstisna\" başlıklı (II/F-2.7.) bölümünde yer alan \"İstisna Kapsamına Giren Mal ve Hizmetler\" başlıklı (II/F-2.7.1) alt bölümünde, \"İstisna kapsamına tescilli taşınmaz kültür varlıklarının sadece rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine ilişkin olarak, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak mal teslimleri girmektedir. 11/06/2005 tarih ve 25842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları, Proje Büroları ile Eğitim Birimlerinin Kuruluş, İzin, Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik\"te tanımlanan I. grup yapılar hariç olmak üzere, tescilli taşınmazların fonksiyon ve konfor şartları gereği kullanıma yönelik donanımı ve proje hizmetleri (klima, jakuzi, yangın hassas algılama, kapalı devre kamera sistemi, tefriş elemanları vb.) istisna kapsamına dahil değildir. Yukarıda belirtilen projelerin uygulanması için iktisap edilseler dahi, tabiat ve kültür varlıklarının satın alınmasında da istisna uygulanmaz. Ancak iktisap edilen tabiat ve kültür varlıklarına uygulanacak projeler kapsamındaki işlemlerde, Tebliğ açıklamaları çerçevesinde istisna uygulanacağı tabiidir. Tescilli taşınmaz kültür varlıklarına ilişkin bu istisna uygulamasından yararlanabilmek için bu varlıkların sahibi olmak şart değildir. Sponsorluk gibi sözleşmelerle kültür varlıklarının rölöve, restorasyon veya restitüsyon projelerini gerçekleştirecek olanlar da bu istisnadan yararlanabilir. Örnek: Taşınmaz kültür varlığı olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmiş olan bir çeşmenin, yapılan bir sözleşme ile (J) Şirketi tarafından restore edilmesi işleminde, (J) Şirketinin bu bölümde belirtilen mal ve hizmet alımlarında istisna uygulanabilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, \"… … … ve … Mahalleleri Sokak Sağlıklaştırma, Kentsel Tasarım ve Altyapı Projeleri Yapımı İşi\" ile ilgili yapıların 2863 sayılı Kanun kapsamında tescilli taşınmaz kültür varlığı olması halinde bu varlığın rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine münhasır olmak üzere Şirketiniz tarafından Samsun Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğüne verilen mimarlık hizmetleri 3065 sayılı Kanunun 17/2-d maddesi uyarınca KDV'den istisna olacaktır. Ancak, bahse konu iş kapsamındaki restorasyon projesine ilişkin mimarlık hizmetinin Şirketiniz tarafından başka bir mimarlık ofisinden temininin 3065 sayılı Kanunun 17/2-d maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38996, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38996", "ozelgeNo": "E-54211343-125-35428", "ozelgeTarih": "2025-04-30", "baslik": "Yurt Dışı Firmalardan Alınan Rezervasyon Hizmetinin Vergisel Durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, otelcilik faaliyetinizle ilgili olarak Hollanda ve İsviçre mukimi firmalardan internet üzerinden aldığınız rezervasyon hizmeti karşılığı ödeyeceğiniz bedele ilişkin olarak kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları yönünden Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Aynı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; dar mükellefiyete tabi kurumların anılan fıkrada bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, otelcilik faaliyetinizle ilgili olarak yurt dışı firmalar tarafından verilen rezervasyon hizmeti ticari faaliyet kapsamında olup, söz konusu komisyon hizmeti karşılığı Hollanda ve İsviçre menşeili firmalara yapılan ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9/1 maddesinde ise, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C-2.1.2.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Ayrıca, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Türkiye'deki İşlemler\" başlıklı (1.1.2.) bölümünde; \"KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, Türkiye'de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabidir. Bu teslim ve hizmetlerin yabancı firmalara yapılması bu durumu değiştirmez.\" ifadeleri yer almaktadır. Buna göre, otelcilik faaliyetinizle ilgili olarak Hollanda ve İsviçre mukimi firmalardan internet üzerinden aldığınız ve Türkiye'de faydalandığınız rezervasyon hizmeti KDV'ye tabi olup söz konusu hizmet karşılığı ödenecek bedeller üzerinden tarafınızca sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesiyle beyan edilerek ödenen KDV'nin ödendiği vergilendirme dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkündür. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması 01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Anlaşmanın \"Ticari Kazançlar\" başlıklı 7 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarında, \"1. Devletlerden birinin bir teşebbüsüne ait kazanç, sözkonusu teşebbüs diğer Devlette yeralan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, kazanç bu diğer Devlette, işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere, vergilendirilebilir. 2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, Devletlerden birinin bir teşebbüsü diğer Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunda, bu işyerine her bir Devlette, eğer bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan tamamen ayrı ve bağımsız bir teşebbüs olsaydı ve işyerini oluşturduğu teşebbüsden tamamen bağımsız nitelik kazansaydı, ne kazanç elde edecek idiyse, böyle bir kazanç atfedilecektir. ...\" hükümleri yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Konfederasyonu Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının hükümleri 01/01/2013 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Anlaşmanın \"Ticari Kazançlar\" başlıklı 7 nci maddesinde, \"1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazancı yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunda, her iki Akit Devlette de bu işyerine atfedilecek kazanç, bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan, ayrı ve bağımsız bir teşebbüs olsaydı ve işyerini oluşturduğu teşebbüsten tamamen bağımsız bir nitelik kazansaydı ne kazanç elde edecek ise aynı miktarda bir kazanç olacaktır. ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Hollanda ve İsviçre mukimi firmaların otelcilik faaliyetinizle ilgili olarak internet üzerinden vermiş olduğu rezervasyon hizmeti karşılığında elde ettikleri kazancın ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve Türkiye'de yer alan bir iş yeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça yalnızca Hollanda ve İsviçre'de vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak, Hollanda ve İsviçre mukimi firmaların Türkiye-Hollanda ve Türkiye-İsviçre Anlaşmalarının 5 inci maddeleri kapsamında Türkiye'de yer alan bir iş yeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmaları durumunda Türkiye'nin, bu iş yerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde vergi alma hakkı olacaktır. Öte yandan, Anlaşma hükümlerine göre, Türkiye'nin vergi alma hakkının olduğu durumlarda ortaya çıkan çifte vergilendirme, söz konusu Anlaşmaların \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\" başlıklı maddeleri uyarınca Hollanda ve İsviçre'de önlenecektir.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38918, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38918", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-540551", "ozelgeTarih": "2025-04-29", "baslik": "İşlenmemiş Gümüş İthalatında KDV İstisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketiniz tarafından standart işlenmemiş külçe ve granül halinde gümüş ithalatı yapıldığı belirtilerek, söz konusu granül halinde gümüş ithalinin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, - 16/1-a maddesinde, bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin KDV'den istisna olduğu - 17/4-g maddesinde, külçe gümüş teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın \"Tanımlar\" başlıklı 2 nci maddesinin (j) bendinde, kıymetli madenler, her tür ve şekilde altın, gümüş, platin ve paladyum olarak, aynı bendin (iv) alt bendinde ise standart işlenmemiş gümüş, en az %99,9 saflıkta nitelikleri Bakanlıkça belirlenen bar, külçe veya granül halindeki gümüş olarak ifade edilmiştir. Buna göre, en az %99,9 saflıkta standart işlenmemiş granül halinde gümüşün Şirketiniz tarafından ithali 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi uyarınca KDV'den istisna olacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7917, "title": "Madde 16", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38917, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38917", "ozelgeNo": "E-97726449-130-73362", "ozelgeTarih": "2025-04-28", "baslik": "İthalata Ödenen KDV'nin İndirime Konu Edilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin mamül üretmek için ithal ettiği hammaddelere ilişkin gümrük giriş beyannamelerinde yer alan katma değer vergisi (KDV), damga vergisi ve varsa gümrük vergisini ödediği, malın millileştirildikten sonra üretim tesisine çekildiği, ithalatlara ilişkin beyannamelerin millileşme dönemlerinin Kasım/2024 olduğu, VEDOP sorgulama ekranlarında beyanname kapanma dönemlerinin Ocak/2025 olarak gözüktüğü belirtilerek söz konusu beyannamelere ilişkin ithalde ödenen KDV'nin ne zaman indirime konu edilebileceği hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -10/ı maddesinde, ithalatta vergiyi doğuran olayın, Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili aşamasında meydana geldiği, -29 uncu maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, mükelleflerin ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, aksine hüküm olmadıkça indirebilecekleri, 3. fıkrasında ise indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -İthalat başlıklı (I/A-1.2) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (1/2) nci maddesi uyarınca, her türlü mal ve hizmet ithali vergiye tabidir. 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin son fıkrası uyarınca ise ithalatın kamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılması veya herhangi bir şekil ve surette gerçekleştirilmesi, özellik taşıması vergilendirmeye tesir etmez.\" -Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi başlıklı (I/Ç-1.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde vergiyi doğuran olayın hukuki şartları, vergiye tabi işlemlerin özelliklerine göre ayrı ayrı tayin ve tespit edilmiştir. ... İthalatta vergiyi doğuran olay Kanunun (10/ı) maddesine göre, gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başladığı, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescil edildiği anda meydana gelir.\" -İndirimin Belgelendirilmesi başlıklı (III/B-5) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin indirilebilmesi için aşağıda sayılan iki şartın gerçekleştirilmesi gerekmektedir. a) Vergi, alış faturası veya benzeri vesikalar ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmeli, b) Söz konusu vesikalar, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla kanuni defterlere kaydedilmelidir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin üretim faaliyetlerinde kullanmak üzere ithal ettiği hammaddelere ilişkin ödenen KDV'nin, ithalatın yapıldığı takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla Şirketiniz adına düzenlenen gümrük makbuzunun kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.", "madde_atiflar": [{"id": 7712, "title": "Madde 34 İndirimin Belgelendirilmesi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38916, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38916", "ozelgeNo": "E-97726449-130-71187", "ozelgeTarih": "2025-04-24", "baslik": "Parça bez alım satımında KDV oranı ve Tevkifat uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ve … gelen evrak sayılı özelge talep formunuz. İlgi (a) ve (b)'de kayıtlı özelge talep formunuzda imalat atölyelerinde el silme, makine silme, tezgah silme amacıyla kullanılan standart bir boyutu olmayan pamuk, penye içerikli artık bezlerin alım satımını yaptığınız belirtilerek, piyasa adı parça bez olan ürünlerin alış ve satışında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, - 17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu, hükme bağlanmıştır. Buna göre, imalat atölyelerinde el silme, makine silme, tezgah silme amacıyla kullanılan standart bir boyutu olmayan pamuk, penye içerikli artık bezlerin 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin 4 üncü sırasında \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler,\" yer almaktadır. Buna göre, 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan söz konusu ürünlerin alış ve satışında 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 4 üncü sırası kapsamında %10 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. 3065 sayılı Kanunun 9/1 maddesinde Bakanlığımıza verilen yetki uyarınca KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3) bölümünde Kısmi Tevkifat Uygulanacak Teslimler belirlenmiştir. Anılan Tebliğin \"Hurda ve Atık Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.3.) alt bölümünde; metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince KDV'den müstesna olduğu, ancak bu malların teslimi ile ilgili olarak aynı Kanunun (18/1) inci maddesine göre istisnadan vazgeçilmesinin mümkün bulunduğu ve istisnadan vazgeçenlerin metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümü kapsamındaki alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı açıklanmıştır. Buna göre,3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi kapsamında değerlendirilemeyen konfeksiyon ve tekstil atölyelerinin imalat süreçlerinden artan farklı ebatlardaki parça bezlerin, konfeksiyon sektöründe ortaya çıkan aynen veya onarılmak suretiyle kullanılması mümkün olmayan konfeksiyon kırpıntıları kapsamında kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, söz konu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38678, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38678", "ozelgeNo": "E-21152195-130[28-2024/7966]-216102", "ozelgeTarih": "2025-04-18", "baslik": "Palplanş çakılması işinin inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu işe uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinde; yapı ruhsatı ve tapu senedi Kooperatifinize ait olan …. İli, …. İlçesi, … Mahallesi, … ada … no.lu parselde kain arsa üzerinde yapılacak inşaat işine ilişkin olarak … Ltd. Şti. ile …. tarihinde \"Palplanş Çakılması Sözleşmesi\" imzalandığı belirtilerek, \"palplanş çakılması işi\"nin inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu iş için yüklenici şirket tarafından düzenlenecek faturada uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" başlıklı bölümünün; -12 nci sırasında, konut yapı kooperatifleri ile Darülaceze Başkanlığına yapılan inşaat taahhüt işlerine, -13 üncü sırasında, Kanunla kurulmuş sosyal güvenlik kuruluşları ve belediyelere yapılan sadece net alanı 150 m 2 ye kadar konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde taşınmaz maliklerine ait mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanında yapılacak olan konutlara ilişkin inşaat taahhüt işlerine yer verilmiş olup bu işlemler %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-4.2.) başlıklı bölümünde, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna/indirimli oran uygulamasının kapsamında yer alıp almadığı konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınan görüşler çerçevesinde inşaat taahhüt işi olarak değerlendirilen işlerin girdiği belirtilmiş; 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.6.5.) bölümünde, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt hizmetlerinde KDV uygulamasının ne şekilde yürütüleceği açıklanmıştır. Aynı Sirkülerin (3.6.5.1.) bölümünde ise ilgili Bakanlığın görüşü çerçevesinde inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılan işler sayma yöntemiyle belirlenmiş ve bu bölümde belirtilmeyen inşaat taahhüt işlerinin istisna kapsamına girip girmediği hususunda Başkanlığımızdan görüş alınmasının gerektiği ifade edilmiştir. Öte yandan, özelge talep formu ekinde yer alan … tescil tarihli ve …. yevmiye no.lu tapu senedi ile …. tarihli ve … no.lu yapı ruhsatının Kooperatifiniz adına düzenlendiği; söz konusu yapı ruhsatında parselin kullanma amacının \"Konut Alanı\", kullanma amacına göre yapının 52 adet mesken ile 3 adet ofis ve işyeri olmak üzere 55 adet bağımsız bölümden oluştuğu; Kooperatifiniz ile yüklenici şirket arasında … tarihinde imzalanan \"Palplanş Çakılması Sözleşmesi\"nin \"Yüklenici Sorumlulukları\" başlıklı 5 inci maddesinde ise \"palplanşların temini ve birbirine geçme olacak şekilde zemine çakılması, iş sonunda geri alınması\" ifadesine yer verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca, yaptırılacak \"palplanş çakılması işi\"nin inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ile ilgili olarak görüşüne başvurulan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının …. tarihi ve … sayılı cevabi yazısında palplanş çakılmasının inşaat işi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Kooperatifinize karşı ifa edilecek \"palplanş çakılması işi\"nin inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilmesi ve bu iş için yüklenici şirket tarafından Kooperatifinize düzenlenecek olan faturada %1 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38679, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38679", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-505312", "ozelgeTarih": "2025-04-18", "baslik": "TGTC'nin 3001.90.20.00.00 ve 9021.39.90.00.19 GTİP numaralarında sınıflandırıldığı ifade edilen “canlı kornea” ve “yapay göz korneası” ürünlerinin ithal ve tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … sayılı yazımız. c) … tarih ve … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. ç) … tarih ve … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. d) … tarih ve … sayılı yazımız. e) … tarih ve … sayılı yazımız. f) … tarih ve … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgi (a), (c), (ç) ve (f)'de kayıtlı özelge talep formlarında; - İnsan kaynaklı doku ve hücre ürünleri (allogreft) ithalatı yapan şirketinizin kozmetik ya da tıbbi cihaz sınıflandırmasında yer almaması nedeniyle ürün takip sistemine (ÜTS) kaydının yapılamadığı, - İthalatını gerçekleştirmiş olduğunuz Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 3001.90.20.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen \"canlı kornea\" ile aynı cetvelin 9021.39.90.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen \"yapay göz korneası\" ticari tanımlı ürünlerin hasta tedavi amacıyla kullanılan beşeri tıbbi ürünler kapsamında olduğu, belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. İlgili BKK eki (II) sayılı listenin; - 18 inci sırasında, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veya ithaline izin verilen özel tıbbi amaçlı gıdalar ve beşeri tıbbi ürünler ile beşeri tıbbi ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve etkin madde üretiminde kullanılan hammaddeler (Bu sıradaki malların (I) sayılı listede de yer alması halinde, (II) sayılı listede belirlenen oran uygulanır.), - 22 nci sırasında ise, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan \"Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" ve \"İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" hükümlerine tabi olan cihazların teslimi ile bunların kiralanması hizmetleri, (Özel tüketim vergisine tabi olan mallar ile 30/12/2023 tarihli ve 8040 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 85.17 pozisyonunda yer alan mallar hariç) ibareleri yer almaktadır. TGTC'nin 30.01 tarife pozisyonunda, \"Tedavide kullanılan kurutulmuş guddeler ve diğer organlar (toz haline getirilmiş olsun olmasın); guddelerin veya diğer organların veya bunların salgılarının tedavide kullanılan hülasaları; heparin ve tuzları; tedavide veya korunmada kullanılmak üzere hazırlanmış tarifenin başka yerinde yer almayan veya belirtilmeyen insan veya hayvan menşeli diğer maddeler\" bu tarife pozisyonuna ait 3001.90.20.00.00 GTİP numarasında \"İnsan menşeli olanlar\", Aynı cetvelin 90.21 tarife pozisyonunda; \"Ortopedik cihazlar (koltuk değnekleri, cerrahi kuşaklar ve fıtık bağları dahil); cebireler, gutyerler ve kırıklara mahsus diğer cihazlar; protez organlar; işitme engellilerin işitmesini kolaylaştırmaya mahsus cihazlar ve vücut kusur veya noksanlığını gidermek amacıyla üstte veya elde taşınan veya vücudun içine yerleştirilen diğer cihazlar:\" bu tarife pozisyonuna ait 9021.39.90.00.19 GTİP numarasında da \"Diğerleri\" tanımlanmıştır. Diğer taraftan, şirketinizce; - İthalatını gerçekleştirmek istediğiniz kornea dokusunun Gümrük İdaresi tarafından ÜTS kaydı gerekliliğinin sorgulandığı belirtilerek bu ürünün ÜTS kapsamında olup olmadığına ilişkin Sağlık Bakanlığına yapmış olduğunuz müracaat üzerine …. Genel Müdürlüğü tarafından şirketinize hitaben düzenlenen … tarihli ve … sayılı yazıda; \"…. tarihli ve … sayılı Makam Oluruna istinaden konvansiyonel doku ve hücrelere ilişkin iş ve işlemlerin ilgili Genel Müdürlük uhdesinde yürütülmekte olduğu, konvansiyonel doku ve hücre ürünlerinden olan kornea dokularının kaydının ÜTS üzerinden yapılmadığı\", - İthalatını gerçekleştirdiğiniz konvansiyonel bir doku ve hücre özelliği taşıyan, ancak ÜTS kaydı bulunmayan insan kaynaklı kornea dokusunun beşeri tıbbi ürünler kapsamında olup olmadığı konusunda Gümrük İdaresine ibraz edilmek üzere Sağlık Bakanlığından resmi bir yazı almak için yapılan başvuru neticesinde yine mezkur Genel Müdürlük tarafından şirketinize hitaben düzenlenen … tarihli ve … sayılı yazıda ise; \"… tarihli ve .. sayılı Makam Oluruna istinaden konvansiyonel doku ve hücrelere ilişkin iş ve işlemlerin ilgili Genel Müdürlük uhdesinde İnsan Kaynaklı Doku ve Hücre Ürünleri İnsan Doku ve Hücreleri ile Bunlarla İlgili Merkezlerin Kalite ve Güvenliği Hakkında Yönetmelik ve İnsan Doku ve Hücre Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Bu Ürünlerin Üretim, İthalat, İhracat, Depolama ve Dağıtım Faaliyetlerini Yürüten Merkezler Hakkında Tebliğ doğrultusunda yürütüldüğü, insan kaynaklı konvansiyonel doku ve hücre ürünlerinin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası üzerinden kayıt edilmekte olduğu, bu çerçevede, firmanız tarafından ithalatı yapılan insan kaynaklı doku ve hücre ürünlerinin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listede açık bir ifade olarak yer almamasına rağmen, hastalarda tedavi amacıyla kullanılacağından dolayı beşeri tıbbi ürünler, bu ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve etkin madde üretiminde kullanılan hammaddeler ile aynı sınıfta değerlendirilmesinde sakınca bulunmadığı\" ifade edilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre; TGTC'nin - 3001.90.20.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen insan menşeli \"canlı kornea\" 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 18 inci sırası kapsamında değerlendirildiğinden, söz konusu ürünün tesliminde %10 oranında, - 9021.39.90.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen ve ÜTS kaydı bulunmayan \"yapay göz korneası\" ise aynı BKK eki (II) sayılı listenin 22 nci sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu ürünün tesliminde genel oranda (%20) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38915, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38915", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-503660", "ozelgeTarih": "2025-04-18", "baslik": "Römorkör Kiralama Hizmetlerinde Uygulanacak KDV Oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih … evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçenizde, Şirketiniz tarafından deniz, kıyı suları ve iç sularda römorkaj, pilotaj kılavuzluk, palamar ve gözetim hizmetleri verildiği, buna ilaveten Şirketinizin 8/1/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına ait \"Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik\" kapsamında \"Hizmet İzin Belgesi\" sahibi olduğu, … A.Ş. (…) firması ile 25/10/2024 tarihinde mülkiyeti …'a ait \"…\" isimli deniz römorkörünü; römorkörcülük hizmeti, çeki, refakat, saatlik kira işlerinde kullanılmak üzere çıplak şekilde (bareboat) kiralanmasına ilişkin römorkör kira sözleşmesi düzenlendiği belirtilerek, söz konusu kiralama kapsamında kullanılacak deniz römorkörün 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/a maddesi kapsamında yer alan araçlar kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ile kiralanması durumunda uygulanması gereken KDV oranı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/a maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Araç ve Tesislerin Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/B-1.1.) bölümünde; \"Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere, bu araçların teslimi KDV'den istisnadır. KDV mükellefiyeti olmayan kişi ve kuruluşlar ile KDV mükellefiyeti bulunmakla birlikte faaliyetleri istisna kapsamındaki araçların kiralanması veya çeşitli şekilde işletilmesi olmayanlara, Kanunun (13/a) maddesi kapsamında yapılan söz konusu araçların tesliminde istisna uygulanmaz. ... Faaliyetleri kısmen veya tamamen söz konusu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflerin bu amaç dışında kendi özel kullanımları için alımlarında istisna uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 15 inci sırasında \"3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca teslimleri katma değer vergisinden istisna olan araçların, faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere kiralanması hizmeti\" yer almaktadır. Buna göre, deniz römorkörlerinin tesliminde 3065 sayılı Kanunun 13/a maddesi kapsamında istisna uygulanması mümkün olup, söz konusu aracın Şirketiniz tarafından faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere kiralanmasında anılan BKK eki (I) sayılı listenin B/15 inci sırası kapsamında %1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38984, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38984", "ozelgeNo": "E-21152195-130[17-2023.5807]-214270", "ozelgeTarih": "2025-04-18", "baslik": "Engellilerin Kullandığı Ürostomi Adaptörü, Ürostomi Torbası, Sızdırmazlık Pastası, Geceleme Torbası ve Temizleme Spreyinin KDV'den İstisna Olup Olamayacağı ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, geçirmiş olduğunuz hastalıklar (mesane malign neplazmi, kronik böbrek yetmezliği) nedeniyle günlük hayatınızda kullanmak zorunda olduğunuz ürostomi adaptörü, buna bağlı ürostomi torbası, sızdırmazlık pastası, geceleme torbası ve temizleme spreyi alımlarının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-s maddesi kapsamında istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-s maddesinde, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve bilgisayar programlarının KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, söz konusu istisna uygulamasına ilişkin açıklamaların yer aldığı \"Kapsam\" başlıklı (II/E.1.1.) bölümünde; \"Münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin; görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen \"araç-gereç\" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Engelliler dışında engelli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin teslimi, bu istisna kapsamında değildir. İstisna, münhasıran engellilere yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, ürostomi adaptörü, buna bağlı ürostomi torbası, sızdırmazlık pastası, geceleme torbası ve temizleme spreyi gibi engelliler yanında engelli olmayanlar tarafından da kullanılabilecek nitelikte olan ürünlerin tesliminin 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-s maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39003, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39003", "ozelgeNo": "25253958-130[17-2024-6]-38563", "ozelgeTarih": "2025-04-18", "baslik": "Kamulaştırmanın katıIımcılara yansıtılmasında KDV hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun \"Yer seçimi, Kuruluş ve Planlama\" başlıklı 4 üncü maddesinde ortak kullanım alanları (organize sanayi bölgesi içerisinde ortak kullanım alanı olarak kullanacağı belirtilen idari-sosyal tesis alanı, teknik altyapı alanı ve park alanları) için üçüncü şahıslardan kamulaştırma yapıldığını, bu kamulaştırmaların ödemelerinin bakanlık kredisi ile gerçekleştirildiği ve organize sanayi bölgesinin katılımcıları olan sanayicilere fatura düzenlenerek yansıtılacağını; üçüncü şahıslardan yapılan bu kamulaştırma harcamalarının herhangi bir fatura karşılığı olmayıp katma değer vergisi (KDV) ödemesinin de olmadığı belirtilerek, katılımcılara düzenlenecek kamulaştırmaya ilişkin yansıtma faturalarının KDV'li düzenlenip düzenlenmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-k maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerine Tanınan İstisna\" başlıklı (II/F-4.23) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesine göre; organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV den istisnadır. Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır. Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi olacaktır. 3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesinde yer alan istisna kapsamındaki arsa teslimine, söz konusu arsa için organize sanayi bölgeleri tarafından yapılan ve parsel birim maliyeti içinde yer alan harcamalar da dahil edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, organize sanayi bölgesinin oluşturulması amacıyla katılımcıların ortak kullanım alanı olarak kullanacağı belirtilen ve organize sanayi bölgesi içerisinde yer alan idari-sosyal tesis alanı, teknik altyapı alanı ve park alanlarının teminine ilişkin harcamaların organize sanayi bölgesi tarafından katılımcı sanayicilere yansıtılması, 3065 sayılı Kanunun 17/4-k maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38914, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38914", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV3-İ-13-2024/9]-213161", "ozelgeTarih": "2025-04-17", "baslik": "Organize sanayi bölgesine verilen etüd, plan ve proje hizmetinin KDV’den istisna olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, firmanızın etüt, plan ve proje işleri ile iştigal ettiği, …Organize Sanayi Bölgesi ile \"MOSB T20 Kanalı ve Gürle Deresi Deplase Projeleri ile Taşkın Projeleri, Keşif -Metraj ve İhale Dosyasını Hazırlanması İşi \" kapsamında sözleşme imzalandığı, işbu sözleşme kapsamında düzenlenen faturalarda 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/j maddesine istinaden KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/j maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifalarının KD'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Organize Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasına İlişkin İstisna\" başlıklı (II/B-13) bölümünde, \"21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine eklenen (j) bendine göre, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları 1/4/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV'den istisnadır. 13.1. İstisnanın Kapsamı 13.1.1. İstisnadan Yararlanacak Alıcılar Söz konusu istisnadan; -12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa göre kurulan organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler, -24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi ana sözleşmesi hükümlerine göre kurulmuş küçük sanayi sitesi yapı kooperatifleri faydalanır. ... \"13.1.2. İstisna Kapsamına Giren İşlemler İstisna kapsamına; - Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi, içme, kullanma ve atık su arıtma tesisi, doğalgaz, elektrik ve haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesislerine ilişkin altyapı işleri ile yolların yapımına ilişkin organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler, - Küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler girmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, … Organize Sanayi Bölgesi ile \"MOSB T20 Kanalı ve Gürle Deresi Deplase Projeleri ile Taşkın Projeleri, Keşif -Metraj ve İhale Dosyasını Hazırlanması İşi\" kapsamında firmanız tarafından verilen etüt, plan ve proje işlerinin 3065 sayılı KDV Kanununun 13/j maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. Ek : 1- ÖTF.pdf 2- sözleşme.pdf", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39002, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39002", "ozelgeNo": "45404237-130[I-23-365]-112112", "ozelgeTarih": "2025-04-16", "baslik": "Kooperatifin Kiraladığı Tarım Arazilerini Kiraya Vermesi Hk", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan Kooperatifinizin tarımsal kalkınma kooperatifi olarak faaliyet gösterdiğini ve … Belediyesine ait tarım arazilerini ihale usulüyle kiraladığını belirterek, kiralamış olduğunuz söz konusu arazilerin Kooperatifiniz tarafından ortaklara veya ortak olmayanlara kiraya verilmesi işleminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunları karşısındaki durumu hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu, kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemlerin \"ortak dışı\" işlemler olduğu, kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği hükümlerine yer verilmiştir. 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine eklenen parantez içi hükümle 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği, kooperatiflerin bu iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının da muafiyete etkisinin olmayacağı ve ortak dışı işlemlerden elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. 7061 sayılı Kanunla yapılan söz konusu düzenlemenin uygulamasına ilişkin açıklamalara 23 Aralık 2017 tarihli ve 30279 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:14)'de yer verilmiştir. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"4.13.3. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi\" bölümünde; \"... Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır. Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. ... Ayrıca, kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımları, iktisadi işletmeleri ile bu kurumlardan kazanç elde etmeleri ve söz konusu kazançları daha sonra ortaklarına dağıtmaları muafiyetlerini etkilemeyecektir. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Ayrıca, 15 Şubat 2019 tarihli ve 30687 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 17)'de konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup; bu kapsamda, kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerce, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ve kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından ortak dışı işlem kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, ortak dışı işlemlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının diğer işlemlerle ilişkilendirilmemesi ve kooperatif tarafından tutulan defterlere, bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Beyan\" başlıklı 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; kooperatiflerin gelirlerinin vergi kesintisine tâbi tutulan taşınmaz kira gelirlerinden ibaret olması halinde, bu gelirler için beyanname verilmeyeceği hükmüne yer verilmiş olup, anılan Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, maddenin birinci fıkrasında sayılanlar tarafından kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"14.5. Kooperatif gelirlerinin sadece taşınmaz kira gelirlerinden ve mevduat faizlerinden oluşması halinde beyan\" bölümünde ise; \"Kooperatiflerin taşınmazlarını kiraya vermeleri ortak dışı işlem olarak değerlendirileceğinden, kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Ancak, bu iktisadi işletmelerin başkaca gelir getirici faaliyetinin bulunmaması ve gelirlerinin sadece vergi kesintisine tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirleri ile vergi kesintisine tabi tutulan mevduat faizlerinden ibaret olması halinde, kurumlar vergisi beyannamesi (geçici vergi beyannameleri dahil) vermelerine gerek bulunmamaktadır. Yapılan vergi kesintileri nihai vergileme olacaktır. Kesintiye tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirleri ile mevduat faizleri yanında ortak dışı başkaca işlemlerden doğan gelirleri de bulunan kooperatif tüzel kişiliğine bağlı iktisadi işletmeler, kurumlar vergisi beyannamesi vermek zorunda olduklarından, taşınmaz kira gelirlerini ve mevduat faizlerini de bu beyannameye dahil edeceklerdir. Ancak, kira gelirleri ile mevduat faizleri üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca kesinti yoluyla ödenmiş olan vergiler, hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilecektir. Öte yandan, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan bu iktisadi işletmelerin beyanname verme dışında mükellefiyetle ilgili diğer ödevlerini yerine getirecekleri tabiidir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Aynı Tebliğin, \"15.3.2.1. Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemeleri\" bölümünde de; Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılacağı, 1/1/2007 tarihinden itibaren 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri üzerinden %20 oranında vergi kesintisi yapılacağı, söz konusu kira ödemeleri üzerinden yapılacak vergi kesintisinde, kooperatifin türünün, mükellef veya muaf olup olmamasının bir öneminin bulunmadığı açıklamaları yer almaktadır. Özelge talep formu ekinde yer alan kooperatif ana sözleşmesinin tetkikinden, ana sözleşmenin \"Amaç\" başlıklı 6 ncı maddesinde; kooperatifin amacının, her türlü bitki, hayvancılık, ormancılık konularındaki istihsalini geliştirmek ve ihtiyaçları ile ilgili temin, tedarik, işletme, pazarlama, değerlendirme faaliyetlerinde bulunmak ile ortakların ekonomik ve sosyal yönden gelişmelerine yardımcı olmak ve iş sahası temin etmek olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, GİBIntranet kayıtlarının tetkikinde, … tarihinde … Tarımsal Kalkınma Kooperatifi İktisadi İşletmesi nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirildiği anlaşılan Kooperatifiniz tarafından ortaklara veya ortak olmayanlara gayrimenkullerin kiraya verilmesi işlemleri ortak dışı işlem olarak değerlendirilecek olup, bu faaliyetlerden elde edilen kazancın tamamının iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulması gerekeceğinden, bu faaliyete ilişkin giderlerin kurum kazancının tespitinde dikkate alınabileceği tabiidir. Ancak, Kooperatifinizin başkaca gelir getirici faaliyetinin bulunmaması ve gelirlerinin sadece vergi kesintisine tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirlerinden ve mevduat faizlerinden ibaret olması halinde, kurumlar vergisi beyannamesi (geçici vergi beyannameleri dahil) verilmesine gerek bulunmamakta olup, bu durumda anılan gelirler üzerinden yapılan vergi kesintileri nihai vergi olacaktır. Ayrıca, Kooperatifinizin vergi kesintisine tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirleri ve mevduat faizi geliri yanında başka gelirlerinin de bulunması durumunda, Kooperatifiniz tarafından kurumlar vergisi beyannamesi verilmesi gerektiğinden, söz konusu taşınmaz kira gelirleri ve mevduat faizi gelirlerinin de bu beyannameye dahil edilmesi gerekecektir. Bununla birlikte, kira ve mevduat faiz gelirleri üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci veya Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca kesinti yoluyla ödenmiş olan vergilerin, hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebileceği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/1-a maddesinde, genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasî partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Tarımsal Amaçlı Kooperatiflerde KDV Uygulaması\" başlıklı (3.6.3.) bölümünde ise; \"4631 sayılı Hayvan Islahı Kanununun 4 üncü maddesi kapsamında hayvan ıslahı, yetiştirme ve pazarlama amacı ile tüzel kişiliğe sahip özel hukuk hükümlerine tabi kooperatif nitelikli olarak kurulan birlikler Kurumlar Vergisi Kanunu ve KDV Kanununun 17/1-a ve 17/4-h maddeleri hükümlerinin uygulaması bakımından kooperatif olarak değerlendirilmektedir. KDV Kanununun 17/1-a maddesinde ifade edilen tarımı yaymak, ıslah ve teşvik amacı, toprak analizleri; tarla denemeleri; zirai araştırmaların yapılması; hububat sebze ve meyve üzerine yapılan araştırma, inceleme ve ıslah çalışması; zirai mahsullerin muayene edilmesi, fumigasyona tabi tutulması; damızlık tohum ve hayvan yetiştirilmesi; orman yollarının yapılması; damızlık hayvan, damızlık fide, fidan, bağ çubuğu, tohum ve faydalı böcekler gibi teslim ve hizmetleri kapsamaktadır. Dolayısıyla, 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanununun 4 üncü maddesine göre kurulan birliklerin tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları ve yukarıda belirtilen teslim ve hizmetleri KDV Kanununun 17/1-a maddesi, arazi ıslahına ait yapmış oldukları hizmetler ise aynı Kanunun 17/4-h maddesi uyarınca KDV'den istisna olacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, … Belediyesinden ihale usulüyle kiraladığınız tarım arazilerinin Kooperatifiniz tüzel kişiliğine bağlı oluşan iktisadi işletme tarafından ortaklara veya ortak olmayanlara kiraya verilmesi işlemi 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesi gereği KDV'ye tabi olup, söz konusu işleme ilişkin hesaplanan KDV'nin Kooperatifiniz tarafından beyan edilmesi gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38979, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38979", "ozelgeNo": "E-21152195-130[14-2023.6027]-192070", "ozelgeTarih": "2025-04-09", "baslik": "Yurt Dışı Uçak Biletine İlişkin KDV Hesaplanıp Hesaplanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, vize danışmanlık hizmeti faaliyetinde bulunduğunuz, müşterilerinize uçak bileti, yol hizmeti gibi paketler halinde tekliflerde bulunduğunuz, uçak bileti dahil paketten faydalanan bir müşteriniz için şirketin faturayı adınıza düzenleyerek açıklama kısmına müşteri adını yazdığı, bu faturada katma değer vergisi (KDV) hesaplanmadığı belirtilerek tarafınızca müşterilere düzenlenecek faturalarda uçak bileti hizmetine ilişkin KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -14/1 maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Transit ve Türkiye ile Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna\" başlıklı (II/C-1.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (II/C-1.1.) alt bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (14/1) inci maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işlemleri KDV'den istisna edilmiştir. İstisna kapsamına; - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren, - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'de sona eren, - Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren, taşıma işleri girmektedir. İstisna kapsamına giren taşıma faaliyetlerinin tamamının veya bir kısmının başka taşımacılara yaptırılması halinde, gerek taşıma işini yaptıran firmaya karşı muhatap olarak işi yüklenen organizatör firmanın, gerekse ikinci derece yüklenici olarak fiili nakliyeyi gerçekleştiren firmanın bu faaliyetleri istisna kapsamına girdiğinden, her iki faaliyet için de vergi hesaplanmaz. Ancak ikinci derece yüklenicinin taşıma faaliyetinin Türkiye içinde başlayıp bitmesi halinde, bu işler KDV'ye tabidir. ... açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, müşterilerinizin yurt içinden yurt dışına gidiş dönüşlerine ilişkin bilet bedelleri ve bunlara ilişkin komisyon bedelleri 3065 sayılı Kanunun 14/1 maddesine göre uluslararası taşımacılık istisnası kapsamında KDV'den istisna olduğundan vize danışmanlık hizmeti kapsamında uçak bileti dahil paketten faydalanan müşterilerinize düzenleyeceğiniz faturalarda uçak bilet bedeli ve buna ilişkin komisyon bedelinin olduğu gibi yansıtılması halinde bu bedeller için KDV hesaplanmayacaktır. Öte yandan, Türkiye'de vermiş olduğunuz vize danışmanlık hizmet bedelleri üzerinden 3065 sayılı Kanunun 1/1 maddesi uyarınca KDV hesaplanması gerektiği tabiidir.", "madde_atiflar": [{"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38677, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38677", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-2/2025/İ/28/17]-186929", "ozelgeTarih": "2025-03-28", "baslik": "Hakedişe konu hizmetin ifası için yapılan seyahat, konaklama, uçak bileti gibi farklı harcama kalemlerindeki KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; …. Bankası A.Ş.'ye karşı taahhüdünüz altında bulunan Türkiye deprem iyileşme ve yeniden inşa projesi kapsamında zamana dayalı sözleşme ve geri ödenebilir giderler olarak iki kısımdan oluşan sözleşme doğrultusunda tek bir hakediş raporunun düzenlendiği ve buna bağlı olarak tanzim edilen tek hakediş faturasında %20 oranında katma değer vergisi (KDV) uygulandığı belirtilerek, geri ödenebilir giderler listesinde yer alan seyahat, konaklama, uçak bileti gibi farklı harcamaların farklı KDV oranlarına tabi olup olmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Buna göre, …. Bankası A.Ş.'ye karşı taahhüt ettiğiniz \"Türkiye Deprem İyileşme ve Yeniden İnşa Projesi\" kapsamında \"Kahramanmaraş Ayranpınarı İsale Hattı- Ilıca Su, Kanalizasyon ve Yağmursuyu Projesi, Kahramanmaraş Elbistan Kanalizasyon ve Yağmursuyu Projesi, Kahramanmaraş Kale Su, Kanalizasyon ve Yağmursuyu Projesi, Kahramanmaraş Pazarcık Kanalizasyon ve Yağmursuyu Projesi Kontrollük Hizmetleri ve Müşavirlik Hizmetleri\"nin ifası için farklı KDV oranına tabi mal ve hizmet alışlarınız söz konusu hizmetin KDV oranını etkilemeyeceğinden 2007/13033 sayılı BKK eki listelerde yer almayan kontrol ve müşavirlik hizmetlerine yönelik tarafınızca düzenlenen hakediş faturasında yer alan bedel üzerinden genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 39001, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/39001", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-392938", "ozelgeTarih": "2025-03-21", "baslik": "Yansıtma Faturası Düzenlenip Düzenlenmeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -Üniversiteniz tarafından teorik-akademik eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü, Üniversitenize bağlı … Vakıf Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (Hastane) ile … Vakıf Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezinde (Diş Hastanesi) ise teorik-uygulamalı eğitim ile sağlık hizmetleri faaliyetlerinin yürütüldüğü, her birim tarafından yürütülen hizmetlere ilişkin faturalandırma ve defter kayıt işlemlerinin ayrı ayrı olarak gerçekleştirildiği, -Üniversite öğrencilerinizin uygulamalı eğitim safhasında fiilen Hastane ile Diş Hastanesinde bulunduğu, ihtiyaç duyulması halinde teorik eğitimin hastane bünyesindeki dersliklerde, uygulamalı kısmının ise hasta ile yüz yüze gelecek şekilde hastanenin diğer alanlarında tamamlandığı, bu nedenle Hastane ve Diş Hastanesi birimleri tarafından alınan mal ve hizmetlerin, hasta ve hasta yakınlarının kullanımına sunulmasının yanı sıra öğretim görevlileri, öğrenciler ve idari personelin de kullanımına sunulduğu, -Hastane ile Diş Hastanesi birimleri tarafından alınan mal ve hizmetlere ilişkin olarak ödenen katma değer vergisinin (KDV) gider veya maliyet olarak kaydedildiği, ancak Üniversite tarafından verilen uygulamalı eğitimin Hastane ve Diş Hastanesi birimlerinin bünyesinde gerçekleşmesi sebebiyle mal ve hizmet alımlarında ödenen KDV'den Üniversitenize de pay verilmesi gerektiği belirtilerek, Üniversiteniz tarafından Hastane ve Diş Hastanesi bünyesinde uygulamalı eğitim nedeniyle faydalanılan kısma ilişkin Hastane ve Diş Hastanesi tarafından ödenen KDV tutarının Üniversitenize yansıtılıp yansıtılamayacağına yönelik Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/2-a maddesinde, Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların hastane işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Hastane ve Diş Hastanesi tarafından uygulamalı eğitim kapsamında Üniversitenize verilen hizmetler nedeniyle Hastane ve Diş Hastanesinin düzenleyeceği faturalarda genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir. Üniversitenize sunulan bahse konu hizmetlere ilişkin Hastane ve Diş Hastanesi tarafından düzenlenecek faturada yer alan KDV, Üniversiteniz tarafından indirime konu edilebilecektir. Öte yandan, Hastane ve Diş Hastanesi tarafından alınan mal ve hizmetler nedeniyle yüklenilen KDV'nin Üniversitenize sunulan hizmete tekabül eden kısmı Hastane ve Diş Hastanesince indirim KDV olarak dikkate alınabilecektir.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38649, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38649", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-222571", "ozelgeTarih": "2025-02-14", "baslik": "Veri Merkezi Hizmeti", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, - Şirketiniz tarafından …grup şirketi olan İrlanda mukimi …) veri merkezi hizmetleri sunulduğu ve … ise Türkiye de dahil olmak üzere … Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'dan oluşan …bölgesinde kurulu bir çok veri merkezi şirketlerinden veri merkezi hizmetlerini tek elden temin ederek Lüksemburg'da yerleşik diğer bir …grup şirketi olan … tek elden sunduğu, - …, tüm dünyadaki müşterileri tarafından internet üzerinden erişilebilen geniş bir bulut bilişim hizmetleri setini (…) sunduğunu ve …'nın, … hizmetlerini Türkiye'nin de dahil olduğu …bölgesinde pazarlama ve satma hakkına sahip olduğu, - Türkiye'de yerleşik ….nin (… TR) ise …'nın Türkiye'deki yeniden satıcısı olduğu ve bu şirketin AWS hizmetlerini doğrudan …'dan satın aldığı ve söz konusu hizmetleri Türkiye'deki müşterilere sattığı, söz konusu bulut bilişim hizmetlerini gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışından satın alan müşterilerin bu hizmetlerden faydalanırken hem Türkiye'deki veri merkezini hem de yurtdışındaki diğer veri merkezlerini kullanabildikleri belirtilerek Şirketinizce, …'a verilen veri merkezi hizmetlerin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A-2. Hizmet İhracı\" başlıklı bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından …'a verilen veri merkezi hizmetlerinden yurt dışında faydalanılması nedeniyle söz konusu hizmetlerin 3065 sayılı Kanunun 11/1-a maddesi kapsamında hizmet ihracı olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38675, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38675", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-225790", "ozelgeTarih": "2025-02-14", "baslik": "Kurutulmuş yosunun KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin yurtdışından suşi malzemeleri ithal ettiği, bu ürünler arasında Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 1212.21.00.90.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ve insan gıdası olarak tüketildiği ifade edilen \"kurutulmuş yosun\" ticari tanımlı ürünün de bulunduğu belirtilerek söz konusu ürünün ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında özelge talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" başlıklı bölümünün 10 uncu sırasında, \"TGTC'nin 12 no.lu faslında yer alan mallar (yalnız; sebze ve meyveler, bunların tohum, çekirdek ve sporları, nane, şeker kamışı, pamuk tohumu ve çiğiti, yağlı tohum ve meyvelerin un ve kaba unları)\" sayılmıştır. TGTC'nin 12 no.lu faslında, \"Yağlı tohum ve meyveler; muhtelif tane, tohum ve meyveler; sanayide veya tıpta kullanılan bitkiler; saman ve kaba yem\" tanımlanmış olup bu fasıla ait 12.12 tarife pozisyonunda, \"Keçiboynuzu, deniz otları ve diğer algler, şeker pancarı ve şeker kamışı (taze, soğutulmuş, dondurulmuş veya kurutulmuş, öğütülmüş olsun olmasın); tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan insanların yemesine elverişli cinsten meyve çekirdekleri ve çekirdek içleri ve diğer bitkisel ürünler (cicho rium intybus sativum cinsi kavrulmamış hindiba kökleri dahil)\" , 1212.21 tarife alt pozisyonunda \"İnsan tüketimine elverişli olanlar\" , 1212.21.00.90.00 GTİP numarasında ise \"Diğerleri\" yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, TGTC'nin \"1212.21.00.90.00 Diğerleri\" GTİP numarasında sınıflandırılan ve insan gıdası olarak tüketilmeye elverişli \"kurutulmuş yosun\" ticari tanımlı ürünün 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin A/10 uncu sırası kapsamında değerlendirilerek ithal ve yurtiçi tesliminde %1 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38648, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38648", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-41940", "ozelgeTarih": "2025-01-09", "baslik": "Şirket aktifine kayıtlı binek otomobilin motorunun yanması nedeniyle yapılan giderlerin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin aktifine kayıtlı binek otomobilin motorunun yandığı, motor değişimine ilişkin olarak …tarihinde ödemenin yapıldığı ve bu tarihte faturanın düzenlendiği, faturada yer alan bakım onarım giderlerinin gider kısıtlamasına göre %70 oranında katma değer vergisi (KDV) indirimi yapılarak giderleştirildiği belirtilerek, binek otomobilin motorunun yenilenmesi için yapılan giderlere (işçilik + motor bedeli) ilişkin KDV'nin gider kısıtlamasına göre mi yoksa sabit kıymetin maliyetine işlenerek tamamının mı indirim konusu yapılacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi Kurum Kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"İndirilecek Giderler\" başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; \"Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir: 7. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar. (İşletmeye dâhil olan gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar, yapıldığı yılda doğrudan gider yazılabilir.) (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını (790.000 TL) , söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını (1.500.000 TL) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)'' hükümleri yer almaktadır. Öte yandan, 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi\" başlıklı beşinci bölümünde konuyla ilgili açıklamalara ve örneklere yer verilmiştir. Buna göre, esas faaliyet konusu kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan Şirketinize ait binek otomobilin motorunun yenilenmesi için yapılan giderler (işçilik + motor bedeli) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre binek otomobilin maliyetine dahil edileceğinden, söz konusu taşıta yönelik ayrılan amortisman bedelinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi kapsamında gider kısıtlaması dikkate alınarak kurum kazancınızın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 262 nci maddesinde, \"Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder. Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir: a) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri, b) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri, c) İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.), ç) İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri, d) Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir. İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.\", - 269 uncu maddesinde, \"İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir. Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir: 1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı; 2. Tesisat ve makinalar; 3. Gemiler ve diğer taşıtlar; 4. Gayrimaddi haklar.\", - 272 nci maddesinde, \"Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir. (Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdendir.) ... Gayrimenkuller veya elektrik üretim ve dağıtım varlıkları için yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.\", - 313 üncü maddesinde, \"İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder. ... (Ek: 30/12/1980 - 2365/54 md.) (4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değişik 414'üncü madde hükmüyle belirlenen tutar, Yürürlük: 29.7.1998) Değeri 50.000.000.- lirayı (556 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2024'den itibaren 6.900 -TL) aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000.- lirayı (556 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2024'den itibaren 6.900 -TL) aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.\", - 315 inci maddesinde, \"Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini, 320 nci maddenin dördüncü fıkrası saklı kalmak üzere, Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.\" hükümleri yer almaktadır. Bu bağlamda, bir iktisadi kıymetin amortismana tâbi tutulabilmesi için, işletmenin envanterine kayıtlı olması, kullanıma hazır halde bulunması, işletmede bir yıldan fazla kullanılması ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması gerekmekte olup, bu niteliklere haiz olmakla birlikte değeri mezkûr Kanunun 313 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen (ilgili dönemde geçerli) haddi aşmayan peştemallıklar ile alet, edevat, mefruşat ve demirbaşların amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilmesi mümkündür. Ayrıca, 213 sayılı Kanunun 315 inci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak \"Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları\" tespit edilmiş ve bu oranlar 339, 365, 389, 399, 406, 418, 439, 458 ve 506 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile değişik, 28/4/2004 tarihli ve 25446 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 333 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki Amortisman Listesi ile açıklanmıştır. Bu kapsamda, bahse konu listenin \" 6. Taşıma Araçları \" bölümünün , \" 6.1. Otomobiller ve taksiler (Jipler ve arazi taşıtları dahil) \" sırası için faydalı ömür 5 yıl, normal amortisman oranı %20 olarak öngörülmüştür. Bunun yanı sıra, gayrimenkuller ve gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin aktife alınmalarından sonra yapılan giderler niteliğine göre maliyet bedeline dahil edilmekte veya genel gider olarak kayıtlara intikal ettirilmekte olup, bu kapsamda; - İktisadi kıymetin ilk iktisabı sırasında bulunmayan özelliklerin kazandırılması veya ilk iktisap sırasında bulunan özelliklerinin geliştirilmesi için yapılan giderler değer arttırıcı giderler sayılır ve amortisman süreleri iktisadi kıymetin kalan ömrüne göre belirlenir. - İktisadi kıymetin ilk iktisabı sırasındaki beklenen ömrünü uzatmak amacıyla yapılan giderler, aktifleştirildikleri yıldan başlayarak iktisadi kıymet için belirlenen oran ve süreye göre amortismana tabi tutulur. - İktisadi kıymet için yapılan normal bakım, onarım ve temizlik gibi giderlerinin ise maliyet olarak kabul edilmeyip doğrudan gider olarak kayıtlara intikal ettirilmesi gerekmektedir. - İktisadi kıymetin, amortisman süresini tamamlayarak itfa edilmesinden sonra, ekonomik ömrünü ve değerini arttırıcı nitelikteki bütün giderler aktifleştirilir ve iktisadi kıymete ait amortisman oran ve süresinde aktifleştirme tarihinden itibaren itfa edilir. Bu durumda şirket aktifinde kayıtlı binek otomobilin ilk iktisabında var olan motorun değiştirilmesi halinde yeni motor otomobilin ömrünü uzatmak amacıyla yapılan bir gider olduğundan, yeni motor bedeli alındığı hesap döneminden itibaren söz konusu binek otomobili için belirlenen süre ve oranda amortismana tabi tutulur. Buna göre, söz konusu aracın motorunun yenilenmesi durumunda motor bedelinin yanı sıra motorun montajı için yapılan giderler motor için yapılan müteferri giderlerden olduğu için, toplam değer üzerinden (işçilik + motor bedeli üzerinden) amortisman ayrılması gerekmektedir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle ödenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'den indirebilecekleri, - 30/b maddesinde; faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı, - 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin (5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç) indirim konusu yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, faaliyet konusu kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan Şirketinize ait binek otomobilin ilk iktisabında var olan motorun değiştirilmesi ve yerine yeni motorun takılması otomobilin ömrünü uzatmak amacıyla yapılan bir gider olduğundan, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre binek otomobilin maliyetine dahil edileceğinden ve binek otomobilin ilk iktisabı gibi değerlendirildiğinden motorunun yenilenmesi için yapılan giderlere (işçilik + motor bedeli) ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38646, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38646", "ozelgeNo": "49327596-125[KÖK.ÖZ.2023.63]-387696", "ozelgeTarih": "2024-12-25", "baslik": "Hollanda mukimi firmadan alınan data hizmeti ödemesinde stopaj hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "Özelge Talep Formu b) … tarihli ve … sayılı Özelge Talep Formu Ek Açıklama İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin Hollanda'daki bir firma ile anlaşma yaptığı ve Hollanda'daki kişi ve firmalara enerji satışı yaptığı, Şirket olarak Hollanda'ya satış yapmak için bu ülkeden data (satış yapılacak Firma ve kişilerin bilgileri) alındığı, alınan bu data için Hollanda'da bulunan firmanın tarafınıza data faturası keseceği, Şirketinizin bütün faaliyetinin Hollanda'ya yönelik olduğu, yurt dışından alınan datanın tekrar yurt dışında kullanıldığı, yurt içinde kullanılmadığı belirtilerek, Şirketinizin yurt dışından aldığı data faturası için katma değer vergisi (KDV) uygulamasının nasıl olması gerektiği ve stopaj ödemesi yapıp yapmayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği, üçüncü fıkrasının (a) bendinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye'de bir işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançların dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği, dördüncü fıkrasında ise bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimi temsilci bulundurulması hususlarında Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 22 nci maddesinde, dar mükellef kurumların işyeri veya daimî temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Dar mükellefiyette vergi kesintisinin düzenlendiği 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise dar mükellefiyete tabi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış, aynı fıkranın (c) bendinde ise gayrimenkul sermaye iratları sayılmış olup 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından (2009/14593 sayılı BKK ile) % 1, diğerlerinden (2009/14593 sayılı BKK ile) % 20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı, 2 nci fıkrasında ise ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden (2009/14593 sayılı BKK ile) % 20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ancak, ticari kazanç (Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamındaki işler hariç) kapsamındaki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 7 nci maddesinde ise ticari kazançlarda kazanç sahibinin Türkiye'de işyerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla sağlanması halinde dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye'de elde edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, yurt dışı mukimi firmadan alınan data hizmetinin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi ve söz konusu ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmaması gerekmektedir. Öte yandan, Hollanda Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında yürürlükte olan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunduğundan öncelikle söz konusu anlaşma hükümlerinin dikkate alınması gerektiği tabiidir. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\" 1/1/1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olup, söz konusu Anlaşmanın \" Ticari Kazançlar \"a ilişkin 7'nci maddesinin 1'inci fıkrasında; \" 1. Devletlerden birinin bir teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, kazanç bu diğer Devlette, işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere, vergilendirilebilir. \" hükmü yer almaktadır. Madde metnine ekte yer verilen Anlaşmanın \" İşyeri \" başlıklı 5'inci maddesinde ise hangi hallerde diğer Devlette bir işyeri oluşup oluşmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, şirketinizin Hollanda mukimi firmadan almış olduğu yeni müşteri teminine ilişkin data karşılığında söz konusu firmaya yapılacak ödemelerin Anlaşmanın 7'nci maddesi çerçevesinde ticari kazanç kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup Hollanda mukimi firmanın ilgili Anlaşmanın 5'inci maddesi kapsamında Türkiye'de bir işyeri bulunmadığı sürece elde edeceği kazancı vergileme hakkı yalnızca Hollanda'ya ait olacaktır. Ancak, bahse konu kazancın Türkiye'de bulunan bir işyeri vasıtasıyla elde edilmesi durumunda ise bu işyerine atfedilen gelirle sınırlı olmak üzere Türkiye'nin de vergileme hakkı olacak ve vergileme iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde yapılacaktır. Diğer taraftan, Anlaşmanın \" Gayrimaddi Hak Bedelleri \" başlıklı 12'nci maddesinin ilk dört fıkrası aşağıdaki gibidir. \" 1. Devletlerden birinde doğan ve diğer Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 2.Bununla beraber, sözkonusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak bu şekilde alınacak vergi, gayrimaddi hak bedelinin gayri safi tutarının yüzde 10 unu aşmayacaktır. 3.Devletlerin yetkili makamları 2 nci fıkranın uygulama şeklini karşılıklı anlaşmayla belirleyeceklerdir. 4.Bu maddede kullanılan \"gayrimaddi hak bedelleri\" terimi, sinema filimleri, radyo-televizyon yayınlarında kullanılan filimler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar.\" Buna göre, şirketiniz tarafından Hollanda mukimi firmaya belli bir ürün ya da hizmet sağladığı müşterileri içeren ve gizli kalması gereken bir müşteri listesi için ödeme yapılması halinde bu türden ödemelerin Anlaşmanın 12'nci maddesinin 4'üncü fıkrası kapsamında gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, şirketiniz tarafından Hollanda mukimi firmaya söz konusu hizmet karşılığında gayrimaddi hak bedeli ödemesi yapılması halinde, anılan Anlaşmanın 12'nci maddesinin 1'inci fıkrasına göre bu kazançları vergilendirme hakkı Hollanda'ya ait olmakla birlikte, aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, söz konusu ödemeler üzerinden Türkiye'nin de vergi alma hakkı bulunmaktadır. Böyle bir durumda, Türkiye'nin ödemenin gayrisafi tutarının % 10'unu aşmayacak oranda vergi alma hakkı olacaktır. Hollanda mukimi şirketin Türkiye'de vergi ödemesi durumunda, Anlaşmanın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\"ne 23'üncü maddesine göre söz konusu vergi, gelirin türüne göre Hollanda'da vergiden mahsup veya istisna edilecektir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu Hollanda mukimi firmanın Hollanda'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Hollanda yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin Noterce veya Hollanda'daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6 ncı maddesinin (a) bendinde, malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, (b) bendinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \" İkametgahı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler \" başlıklı (I/C-2.1.2.1.)bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır... \" açıklamalarına yer verilmiştir. Ayrıca 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Yurtdışındaki İşlemler\" başlıklı (1.1.1.) bölümünde de konuyla ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, yurtdışında mukim firmalardan yurtdışından alınan ve yurtdışında yararlanılan data alım/satım faaliyeti, yurt dışında ifa edildiğinden ve hizmetten yurt dışında yararlanıldığından, söz konusu data alımı KDV'nin konusuna girmemekte dolayısıyla KDV'ye tabi bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7563, "title": "Madde 30 Dar mükellefiyette vergi kesintisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38644, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38644", "ozelgeNo": "25410040-130-22112", "ozelgeTarih": "2024-11-15", "baslik": "Test yaprakları, ders notları ve dersle ilgili grafik ve resim içeren kağıtların ciltli veya kapaklı olarak birleştirilmek suretiyle kitap şeklinde tesliminde KDV Kanunu 13/n istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formu İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kırtasiye işi üzerine faaliyette bulunduğunuz, ders kitapları, roman kitapları, atlas ve almanak türü ürünlerin teslimini Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan aldığınız yayıncılık sertifikasına istinaden Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/n maddesi kapsamında KDV'den istisnalı olarak yaptığınız, bunun yanı sıra üniversite öğrencileri ve öğretmenlerinin ders notları, yaprak testleri ve dersle ilgili grafik ve resim içeren kağıtların fotokopi ve baskı makinesinde basımı yapılarak bunların ciltli veya kapaklı olarak birleştirilmek suretiyle kitap şeklinde teslimini yaptığınız belirtilerek fotokopi çekilerek çoğaltılan kağıtlar şeklinde teslim edilenler hariç olmak üzere, bahsi geçen ürünlerin fotokopi ve baskı makinesinde basımı yapılarak bunların ciltli veya kapaklı olarak birleştirilmek suretiyle kitap şeklinde tesliminde KDV Kanununun 13/n maddesi kapsamında istisna uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 13/n maddesinde, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/B-17.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (17.1.) ayrımında; \"İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılan basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde istisna uygulanmaz. Kanun maddesinde yer alan süreli yayın ifadesinden, belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile basılı haber ajansları yayınlarının anlaşılması gerekmektedir. Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler, almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası kitapları, mevzuat seti kitapları, Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) bulunan boyama ve etkinlik kitapları da istisna kapsamındadır. Kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında değerlendirilmez. Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve benzerlerinin tesliminde istisna uygulanmaz. İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV'ye tabidir. Program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setleri basılı kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bunların satışı istisna kapsamında değerlendirilmez.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, üniversite öğrencileri ve öğretmenlerinin ders notları, yaprak testleri ve dersle ilgili grafik ve resim içeren kağıtların fotokopi ve baskı makinesinde basımı yapılarak bunların ciltli veya kapaklı olarak birleştirilmek suretiyle tesliminin, basılı kitap ve süreli yayın kapsamında değerlendirilmesi ve bu malların tesliminde 3065 sayılı Kanunun 13/n maddesi uyarınca istisna uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30149, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30149", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1600732", "ozelgeTarih": "2024-11-11", "baslik": "Dini kitap basımında KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin matbaacılık faaliyetinde bulunduğu, şirketinize ait tesislerde tamamen kitap basımı yapılarak yayıncı kuruluşlara teslim edildiği, bir müşterinizin talebi üzerinde Kuran-ı Kerim basımı yapılacağı, kağıt, baskı, basım, matbaa ve ciltleme işlerinin tamamının şirketiniz tarafından yerine getirileceği belirtilerek söz konusu basım işinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/n maddesi kapsamında istisnaya tabi olup olmadığı, istisna olmaması halinde hangi KDV oranının uygulanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcı veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, -4/1 inci maddesinde hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -9 uncu maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -13/n maddesinde, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %20 olarak uygulanmaktadır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Anılan Tebliğin -\"I/C-2.1.3.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; \"2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.12.2. Kapsam Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir. ...\" -(II/B-17.1.) bölümünde ise; \" İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. ... Kanun maddesinde yer alan süreli yayın ifadesinden, belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile basılı haber ajansları yayınlarının anlaşılması gerekmektedir. Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler, almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası kitapları, mevzuat seti kitapları, Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) bulunan boyama ve etkinlik kitapları da istisna kapsamındadır. ... İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV'ye tabidir. ... \" hükümleri yer almaktadır. Ayrıca, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri\" başlıklı bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, müşteriden alınan sipariş üzerine kitap basım hizmeti ifa eden şirketiniz tarafından baskı, basım, matbaa ve ciltleme vb. işlemler baskı ve basım hizmeti olarak değerlendirileceğinden söz konusu işlemin KDV Kanununun 13/n maddesi uyarınca istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bununla birlikte basım hizmeti sunmuş olduğunuz müşterilerin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılan alıcılar arasında yer alması halinde, bunlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetleri, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12) başlıklı bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde (7/10) oranında KDV tevkifatına tabi olacaktır. Ayrıca BKK eki (I) ve (II) sayılı listeler kapsamında yer almayan Kuran-ı Kerim basım hizmeti için genel oranda (% 20) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30150, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30150", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV5-İ-9-2024/103]-650048", "ozelgeTarih": "2024-11-11", "baslik": "Sözleşme kapsamında fındık verilen firmadan fındık kreması alım işinde KDV tevkifatı ve oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ……. Ankara Başmüdürlüğü ile ….. Ltd. Şti. (yüklenici) arasında \"Kakaolu, Parça Fındıklı Kakaolu ve Sütlü Fındık Kremaları ile Şekerli Fındık Ezmesi İmalatları\" sözleşmesi imzaladığınız, sözleşmenin konusunun 370.000 kg (+-%20 Ofis opsiyonlu) kavrulmuş iç fındıklardan çeşitli oranlarda fındık içeren kakaolu fındık kreması, parça fındıklı kakaolu fındık kreması, sütlü fındık kreması ve şekerli fındık ezmesi imalatları ve ambalajlanması yaptırılması işi olduğu belirtilerek, Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinin \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümüne göre, söz konusu iş için yüklenici tarafından Kuruluşunuz adına özel olarak yapılan imalat hizmetinin KDV tevkifatına tabi olup olmayacağı ve düzenlenecek faturalarda uygulanacak KDV oranı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde ise, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler açıklanmıştır. Aynı Tebliğin \"Diğer Hizmetler'' başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde ise; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri (kamu iktisadi kuruluşları, iktisadi devlet teşekkülleri), döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin; -A/14 üncü sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin \"18 no.lu faslında yer alan mallar,\" -A/16 ncı sırasında ise \"20 no.lu faslında yer alan mallar,\" ibareleri yer almaktadır. Buna göre, TGTC'nin 18 no.lu faslında yer alan \"kakao ve kakao müstahzarları\" ile TGTC'nin 20 no.lu faslında yer alan \"Sebzeler, Meyveler, Sert Kabuklu Meyveler ve Bitkilerin Diğer Kısımlarından Elde Edilen Müstahzarlar\" teslimleri %1 oranında KDV'ye tabidir. Özelge talep formu ekinde yer alan sözleşmenin incelenmesinden, sözleşme konusunun Başmüdürlüğünüz tarafından yüklenici firmaya teslim edilen 370.000 kg kavrulmuş iç fındıklardan istenilen özelliklerde fındık ezmesi ve fındık kreması imal ettirilmesi ve ambalajlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, \"Kakaolu, Parça Fındıklı Kakaolu ve Sütlü Fındık Kremaları ile Şekerli Fındık Ezmesi İmalatları\" sözleşmesine konu işlemler gıda teslimi değil imalat hizmeti olduğundan 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan bu hizmet bedeli üzerinden genel oranda (%20) KDV uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, iktisadi devlet teşekkülü niteliğindeki kurumunuza imalat hizmeti için düzenlenecek faturalarda KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38643, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38643", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1600422", "ozelgeTarih": "2024-11-11", "baslik": "İhraç edilecek ürünlere ilişkin yurt dışı mukimi firmalardan alınacak komisyon, reklam ve pazarlama hizmetlerine ilişkin ödemelerde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin duvar kağıdı, poster duvar kağıdı, kanvas tablo gibi ürünlerin üretimi ile toptan/perakende ticareti faaliyetinde bulunduğu, bu ürünlerin yurt içi ve yurt dışı firmalar aracılığıyla internet üzerinden satışının yapıldığı ve Türkiye'de vergi mükellefiyeti açmış olan yurt dışı firmalardan komisyon, reklam ve pazarlama hizmeti alındığı belirtilerek ihraç edeceğiniz ürünlere ilişkin Payu, Paytr, Etsy gibi yurt dışı mukimi firmalardan aldığınız komisyon, reklam ve pazarlama hizmetlerinin vergilendirilmesi hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun birinci maddesinde sayılı kurumların kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış olup maddenin üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançların kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; dar mükellefiyete tabi kurumların anılan fıkrada bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahahkuk ettirenler tarafından %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış ancak ticari kazanç (Gelir Vergisi Kanununun 42 inci maddesinde belirtilen esaslara göre Türkiye'de yapılan birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri hariç olmak üzere) niteliğindeki ödemelerden vergi kesintisi yapılacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Buna göre, Payu, Paytr, Etsy gibi yurt dışındaki firmalar tarafından Şirketinize verilen aracılık hizmetleri ticari faaliyet kapsamında bulunmaktadır. Dar mükellefiyete tabi kurumlara komisyon hizmetlerine ilişkin olarak ticari faaliyet kapsamında yapılan ödemeler, Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde tevkifata tabi ödemeler arasında sayılmadığından, kendi satış kanalları üzerinden ürünlerinizin satışını gerçekleştiren yurt dışı mukimi firmalara yapacağınız komisyon ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.1.) bölümünde; ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından yapılan işlemlere ilişkin tevkifat uygulamasına yönelik düzenlemeler yer almaktadır. Buna göre, ihracat yapan Şirketinizin Payu, Paytr, Etsy gibi yurt dışında mukim firmalardan yurt dışında alacağı ve yurt dışında yararlanacağı komisyon, reklam ve pazarlama hizmetleri KDV'nin konusuna girmediğinden, Şirketiniz tarafından bu hizmetlere ilişkin bedeller üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapılmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38642, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38642", "ozelgeNo": "37009108-130[121252]-210388", "ozelgeTarih": "2024-11-06", "baslik": "Geçici 37.mad. Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; … tarihli ve … sayılı Yatırım Teşvik Belgesine (YTB) sahip olduğunuz, YTB'nin süresinin 22.02.2026 tarihine kadar uzatıldığı, daha önce makine teçhizat alımına ilişkin olarak düzenlenen YTB'nin, bina inşaat harcamalarını da kapsayacak şekilde revize edildiği, YTB'nin verildiği tarihten sonra … Organize Sanayi Bölgesinde başka bir yatırımcıya ait olan fabrika arsasının Şirketinizce devir alındığını, ilk yatırımcısının su basmanı seviyesine getirdiği fabrika inşaatının Şirketinizce yapılması planlanan imalat sanayine yönelik fabrika binası gereksinimine uygun olarak yeniden projelendirilerek gerekli onayların alındığı, fabrika binasında bir kısım imalatların yapıldığı ancak inşaatın önemli bir kısmının henüz yapılmadığı belirterek bundan sonra yapılacak inşaat harcamaları için 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 37 nci maddesi kapsamında istisna uygulamasından yararlanılıp yararlanılamayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -13/d maddesinde, YTB sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri ile belge kapsamındaki yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarının KDV'den istisna olduğu, -Geçici 37 nci maddesinde, imalat sanayii ve turizme yönelik YTB sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifalarının 31/12/2025 tarihine kadar KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(7/A.1.) bölümünde; \" Söz konusu düzenleme ile 31/12/2025 tarihine kadar uygulanmak üzere imalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanacak mükelleflerin, imalat sanayii ile turizme yönelik düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip olması gerekmekte olup, bu belgenin Kanunun yürürlük tarihinden önce düzenlenmiş olması istisna uygulanmasına engel değildir. Öte yandan, inşaat işlerinin yatırım teşvik belgesinde öngörülen yatırıma ilişkin olması, 31/12/2025 tarihini aşmamak kaydıyla yatırım teşvik belgesinde öngörülen süre içinde yapılmış olması ve istisna uygulanacak harcama tutarının inşaat işlerine yönelik yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım tutarını aşmaması gerekmektedir. İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını kapsamaktadır. Söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin alınan makine, araç-gereç ve tefrişatın (yatırım teşvik belgesinde yer alsa dahi) bu istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. \" -(7/A.2.) bölümünde; \" İstisnadan yararlanmak isteyen yatırım teşvik belgesi sahibi mükellefler KDV yönünden bağlı oldukları vergi dairesine istisna belgesi almak için başvuruda bulunurlar. Başvuruda bulunan mükellefler tarafından inşaat işlerine ilişkin istisna kapsamında alınacak mal ve hizmet listesi, hazırlanan projeye uygun olarak elektronik ortamda sisteme girilir. Vergi dairesince gerekli kontroller yapıldıktan sonra şartları sağlayanlara elektronik olarak sisteme girilen mal ve hizmetle sınırlı olmak üzere istisna belgesi verilir (EK:30) İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği 1/5/2022 tarihinden önce veya bu tarihten itibaren başlayan inşaat işlerine ilişkin, 1/5/2022 tarihinden sonra yapılan mal ve hizmet alımları istisna kapsamında olup, inşaat işlerine ilişkin bu tarihten önce alınan mal ve hizmetlerin istisna belgesine dahil edilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan, 1/5/2022 tarihinden sonra yapılan mal ve hizmet alımları için de 3065 sayılı Kanunun 7394 sayılı Kanun ile değişmeden önceki geçici 37 nci maddesi hükmü uygulanmaz. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Çumra Organize Sanayi Bölgesinde ilk yatırımcısının su basmanı seviyesine getirdiği fabrikanın Şirketinizce devir alınmasından sonra söz konusu fabrikanın inşasına ilişkin mal ve hizmet alımlarınızın bu inşaat işiyle doğrudan ilgili olması ve başkaca bir olumsuzluk bulunmaması kaydıyla inşaatın kalan kısmı için 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 37 nci maddesi kapsamında KDV istisnasından yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, söz konusu YTB'nin bina inşaat harcamalarını da kapsayacak şekilde revize edilmeden önce makine teçhizat alımına ilişkin olarak düzenlenmiş olması 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 37 nci maddesine ilişkin şartların sağlanması halinde inşaat işlerine yönelik istisna belgesi verilmesine engel teşkil etmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7987, "title": "Geçici Madde 37 ", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38631, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38631", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1404441", "ozelgeTarih": "2024-10-10", "baslik": "Mükellefiyet tesis ettirilmeden önce satın alınan motosiklete ait KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, kurye faaliyetleri dolayısıyla 12/10/2022 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiğiniz belirtilerek, 20/08/2022 tarihinde aldığınız ve aktifinize kaydedilecek motosiklete ait katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 174 üncü maddesinde, \" Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır. Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır. \", - 189 uncu maddesinde, \" Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların amortismanları aşağıda yazılı şekillerden herhangi biri ile gösterilir: 1. Envanter defterinin ayrı bir yerinde; 2. Özel bir amortisman defterinde; 3. Amortisman listelerinde. Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı ayrı ayrı gösterilmek şartiyle birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam ettirilmesi caizdir. Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündendir. Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu olarak geçirilebilir. \", - 219 uncu maddesinde; \" Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki: a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir. b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez. ... \", - 262 nci maddesinde, \" Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder. Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir: a) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri, b) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri, c) İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.), ç) İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri, d) Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir. İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. \", - 269 uncu maddesinde, \" İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir. Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir: 1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı; 2. Tesisat ve makinalar; 3. Gemiler ve diğer taşıtlar; 4. Gayrimaddi haklar .\", - 313 üncü maddesinde, \" İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder. ... Değeri 50.000.000.- lirayı (544 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 2023 yılı için 4.400 TL) aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000.- lirayı (544 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 2023 yılı için 4.400 TL) aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır .\", - 315 inci maddesinde, \" Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerini, 320 nci maddenin dördüncü fıkrası saklı kalmak üzere, Maliye Bakanlığının tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlan edilecek oranların tespitinde iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır. \", - 328 inci maddesinde \" Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kar ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler. Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır. Devir ve trampa satış hükmündedir. ... \" - 320 nci maddesinde, \" Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar. ... Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz. Bu maddenin birinci ya da üçüncü fıkrasına göre amortisman hesaplanmasına başlandıktan sonra bu hesaplama şeklinden vazgeçilemez. ... \", - Geçici 5 inci maddesinde, \" Bu kanunun mer'iyete girdiği tarihte veya müteakip yıllarda ticari, zirai veya mesleki kazançları dolayısiyle yeniden Gelir Vergisine girecek veya basit usulden gerçek usule geçecek olan mükellefler ile öteden beri faaliyete devam eden serbest meslek erbabının amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli bilinmiyorsa bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile değerlenir. Şu kadar ki, bu kıymetlerin alış tarihleri ile mükellefiyete giriş veya gerçek usule geçiş tarihi arasındaki yıllara ait amortismanlar tutarı bu değerden düşülür ve bakiyesinin amortismanına devam olunur... \" hükümlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan, mezkûr Kanunun 315 inci maddesinde, mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetlerini Hazine ve Maliye Bakanlığının tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa edecekleri ve ilan edilecek oranların tespitinde iktisadi kıymetlerin faydalı ömürlerinin dikkate alınacağı hükme bağlanmış olup, söz konusu maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak \" Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları \" tespit edilerek; 339, 365, 389, 399, 406, 418, 439, 458 ve 506 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile değişik 333 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki liste (Amortisman Listesi) ile açıklanmıştır. Mezkûr listede, \"6.5 Motosikletler (Mopedler ve Triportörler dahil)\" bölümü kapsamındaki kıymetler için faydalı ömür 4 yıl, amortisman oranı %25 olarak öngörülmüştür. Bunun yanı sıra, Kanunun 227 nci maddesinde, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların, esas itibariyle, Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir. Buna göre, kurye faaliyetinize ilişkin mükellefiyetinizin tesis edilmesinden evvel iktisap etmiş olduğunuzu belirttiğiniz motosikletin, maliyet bedeli ile envantere dâhil etmeniz mümkündür. Ancak, söz konusu motosikletin iktisap edildiği yıldan sonraki yıllara ilişkin envanter kayıtlarına intikal ettirilmesi halinde bahse konu bedelden, söz konusu motosikletin iktisap tarihinden envantere alınma tarihine kadar ayrılması gereken amortismanların düşülmesi gerekmektedir. Bu işlemden sonra, Bakanlığımızca belirlenen faydalı ömre göre kalan süre için amortisman ayrılması mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, envantere alınan bu kıymetlerin satılması/devri/işletmeden çekilmesi halinde ise genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlemeniz ve satış/emsal bedeli ile bu kıymetin envanter kayıtlarındaki değeri (ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağ) arasındaki farkın işletme hesabı esasına göre tuttuğunuz deftere hasılat veya gider olarak kaydedileceği tabiidir. GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış; 38 inci maddesinde, \" Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur. \" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespitinde indirilecek giderler bentler halinde sayılmış olup (7) numaralı bendinde; \" Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar. (İşletmeye dâhil olan gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar, yapıldığı yılda doğrudan gider yazılabilir.) (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını (323 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2023 yılında uygulanmak üzere 500.000 TL), söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını (323 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2023 yılında uygulanmak üzere 950.000) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.) \" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, işe başlama tarihinden önce alınan motosikletin işletme aktifine kaydedilmesi ve işte kullanılması halinde Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendine göre ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -10 uncu maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle ödenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirim konusu yapabilecekleri, -29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, -34/1 inci maddesinde ise, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği, hüküm altına almıştır. Buna göre, işe başlama tarihinden önce alınan ve ticari faaliyette kullanılan motosikletin işe başlanılmasını müteakip Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca öngörülen sürede yasal defterlere kaydedilmesi ve vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla söz konusu motosikletin alımında ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6944, "title": "Madde 38 Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38632, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38632", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1409446", "ozelgeTarih": "2024-10-10", "baslik": "Mesleki Faaliyette Kullanılmak Üzere Alınan Karavanın Gelir Vergisi ve KDV Karşısındaki Durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, avukatlık faaliyetiyle iştigal ettiğiniz, faaliyetiniz çerçevesinde başka illere yapılan seyahat ve konaklamalarda kullanılmak üzere karavan satın aldığınız, söz konusu karavan alımında ödenen bedelin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile bu alıma ilişkin ödenen katma değer vergisinin (KDV) indirime konu edilip edilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; - \"Serbest meslek kazancının tarifi\" başlıklı 65 inci maddesinde, \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. ...\", - \"Serbest meslek kazancının tespiti\" başlıklı 67 nci maddesinde, \"Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyle yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır. ...\", - \"Mesleki giderler\" başlıklı 68 inci maddesinde, \"Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir. 1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgah için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler. ... 3. Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (seyahat maksadının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartıyla). ... 5. Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri. (Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70'i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına (324 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2024 yılında uygulanmak üzere 26.000) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 115.000 Türk lirasına (324 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2024 yılında uygulanmak üzere 690.000) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir. ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, yapılan giderlerin serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilmesi için, yapılan giderlerin serbest meslek kazancının elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip bulunması gerekmektedir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, tarafınızca satın alınan karavanın iş dışında kişisel ihtiyaçlar için de kullanılabilecek olması, yapılan işin hacmiyle mütenasip bulunmaması ve işte kullanılan taşıt kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, söz konusu karavan için ödenen bedelin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.) bölümünde; \"... ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, satın aldığınız karavana ilişkin ödenen bedelin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmadığından söz konusu alıma ilişkin ödenen KDV'nin 3065 sayılı Kanunun 30/d maddesi uyarınca indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6971, "title": "Madde 65 Serbest Meslek Kazancının Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6973, "title": "Madde 67 Serbest Meslek Kazancının Tespiti", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6974, "title": "Madde 68 Mesleki Giderler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38633, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38633", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1404454", "ozelgeTarih": "2024-10-10", "baslik": "Yurt dışından alınan hizmetin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin seyahat acentesi olarak faaliyet gösterdiği, yurt dışından turist getirebilmek için tanıtım amacıyla yurt dışı bazlı bir internet sitesinin yapımı, bakımı, güncellemesi ve tasarımı konularında yurt dışında mukim bir firmadan hizmet aldığınız belirtilerek yurt içine turist getirilmesi amacıyla yurt dışından alınan söz konusu hizmetin vergilendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış; üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Öte yandan, aynı Kanunun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde indirilecek giderler sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeler çerçevesinde, Şirketiniz tarafından yurt dışındaki mukim firmadan alınan internet sitesi yapımı, bakımı, güncellenmesi ve tasarım konularına yönelik alınan hizmetler dolayısıyla elde edilen kazanç yurt dışında mukim firma tarafından ticari kazanç niteliğinde olacağından, bu nitelikteki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır. Ayrıca yapmış olduğunuz söz konusu harcamalar, ticari kazancınızın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler kapsamında olduğundan kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması\" 01/01/1990 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Söz konusu Anlaşmanın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesinde; \"2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikdeki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer: a) Teşebbüs, bu faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir işyerine sahip olursa; veya b) Faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde, toplam 183 günü aşarsa sözkonusu gelir, aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir. Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca sözkonusu işyerine atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen faaliyetlere atfedilebilen gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da bu teşebbüs, sözkonusu gelir dolayısıyla bu diğer Devlette bu Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre vergilendirilmeyi, bir diğer deyişle sözkonusu gelir bu diğer Devlette bulunan bir işyerine atfedilebilirmiş gibi vergilendirilmeyi tercih edebilir. Bu tercih, bu diğer Devletin sözkonusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alma hakkını etkilemeyecektir. \"Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, Fransa mukimi şirketlerin Türkiye'ye gelmeksizin Fransa'da icra ettiği, internet sitesi yapımı, bakımı, güncellenmesi ve tasarımı dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı Fransa'ya aittir. Eğer bu faaliyetler Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla icra edilirse veya Türkiye'de 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde toplam 183 günden fazla sürede icra edilirse Türkiye'nin de bu gelirleri iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde vergileme hakkı bulunmaktadır. Böyle bir durumda serbest meslek kazançlarının vergilendirilmesine yönelik 26.09.2017 tarihli ve 30192 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan \"4 Seri No'lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliği\" hükümleri dikkate alınacaktır. Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için ilgili teşebbüsün Fransa'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Fransa yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin Noterce veya bu ülkedeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimiz uygulanacaktır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 9 uncu maddesinde ise mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı bölümünün \"Genel Olarak\" başlıklı (I/C.2.1.2.1.1.) alt bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, yurt dışından turist getirebilmek amacıyla Şirketiniz tarafından yurt dışındaki mukim firmadan alınan yurt dışı bazlı bir internet sitesinin yapımı, bakımı, güncellemesi ve tasarımı hizmetinden Türkiye'de yararlanıldığından, bu hizmetin KDV ye tabi tutulması gerekmekte olup, söz konusu hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV nin, Şirketiniz tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde beyan edilerek ödenen verginin aynı döneme ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38634, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38634", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1404467", "ozelgeTarih": "2024-10-10", "baslik": "Alt Hizmet Sözleşmesi kapsamında yabancı bayraklı gemiye verilen gemi yönetim hizmetinin KDV'ye tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) …tarihli ve …sayılı yazımız. c) …tarihli ve …evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. ç) …tarihli ve …evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, uluslararası sularda taşımacılık faaliyeti ile iştigal eden yabancı bayraklı gemilere Türkiye'de mukim bir Şirket tarafından gemi yönetim hizmeti verildiği, söz konusu hizmetle ilgili olarak gemi yönetimini yapan Şirket ile Firmanız arasında imzalanan alt hizmet sözleşmesi kapsamında, Firmanız tarafından, geminin Bayrak Devleti Kanunları'nın gerekliliklerine uyması, gemilerin güvenli operasyonu ve deniz kirliliği için uluslararası yönetim kurallarına uygunluğunu sağlama ve teknik olarak kirlilik seviyesini önleyici politikaların belirlemesi (ISM), gemilerin ve liman tesislerinin güvenliğine ilişkin uluslararası kurallar kapsamında gerekli teknik uluslararası (denizde can güvenliği) kuralların gemi için uygulanmasının sağlanması konularında gemi sahibine teknik danışmanlık hizmeti verildiği, söz konusu hizmetlerin; - Teknik menajerliğini yaptığınız işletmeniz altındaki gemilere belli periyotlarda fiziksel ziyaret gerçekleştirilmek suretiyle yerine getirildiği, bu ziyaretlerin geminin uluslararası sulardaki pozisyonuna ve gerekliliğe göre programlanmakta olduğu, şirketiniz personeli veya gemi kaptanı olan şirket sahipleri müdürlerin gemiye giderek yerinde geminin bayrak devlet ülkesine ait teknik ve donanım yeterlilik ve eksikliklerinin tamamlanması danışmanlığı ve teknik eğitim hizmetlerinde bulunmak şeklinde verildiği, - Gemilerin uluslararası sularda günlük olarak pozisyonlarının takip edilmesi, taşıma anlaşmalarının mahiyeti çerçevesinde operasyonel olarak rota, kalkış ve varış düzenlemeleri ve yük, seyrüsefer güvenliği için gerekli kontrollerin gemilere telefon, GPS, mail, online platformlarla uzaktan iletişim ile sağlandığı ve danışmanlık hizmetleri olarak verildiği, - Gemilere teknik hizmet kapsamında güvenli seyrüsefer için planlı bakım onarım ve muhafaza planlaması gerçekleştirildiği ve gemi armatörleri için planlamanın mail yoluyla rapor edildiği, gemi için acil ihtiyaç olan malzemelerin teminini gemilerin uluslararası sulardaki pozisyonları ile uğrak limanları dikkate alınarak tedarikçi yönlendirmeleri destek hizmeti ile gemiye teslimi için tedarikçilerin veya geminin iletişim araçları ile yönlendirildiği, - Nihai olarak gemilere verilen teknik hizmetlerin geminin bünyesinde faydalanılan hizmetler olduğu, hizmet ettiğiniz gemilerin uluslararası denizlerde seyretmekte olan gemiler olduğu, gemilere personeliniz ile fiziki ziyaret hizmeti ve teknik açıdan GPS, telefon, telsiz, mail iletişim araçlarıyla da aylık olarak teknik hizmet verildiği belirtilerek uluslararası sulardaki gemilerin asıl yönetimini yüklenen firmaya verilen teknik yönetim hizmetinin KDV'nin konusuna girip girmediği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, - 30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Konuya ilişkin olarak 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.1.1. Yurtdışındaki işlemler\" başlıklı bölümünde; \"KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir. Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin; ... - Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işleri, ... - Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. 8.1.1.1. Vergiye Tabi Olmayan İşlemlere İlişkin Yüklenilen KDV KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu; 6 ncı maddesinde de işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsama girmeyen, yani vergiye tabi olmayan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler indirim konusu yapılamamaktadır. - Türkiye'de mukim bir inşaat firmasının yurt dışında yaptığı inşaatlara ilişkin bakım, onarım, montaj gibi hizmetlerin Türkiye'de mukim başka bir firma tarafından yurt dışında yapılması gibi işlemler KDV'ye tabi olmadığından, bu işlemler nedeniyle Türkiye'de KDV ödenmiş olması halinde, verginin konusuna girmeyen bu işlemlere ait yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır. -Öte yandan, bu işlemler KDV'nin konusuna girmediğinden, ihracat veya transit taşımacılık istisnası gibi herhangi bir istisna kapsamında değerlendirilmek suretiyle KDV iadesi talep edilmesi de mümkün değildir... \" şeklinde açıklamalar yer almaktadır. Buna göre, teknik menajerliğini yaptığınız işletmeniz altındaki gemilere belli periyotlarda fiziksel ziyaret gerçekleştirilmek suretiyle yerine getirilen, şirketiniz personeli veya gemi kaptanı olan şirket sahipleri müdürler tarafından gemiye gidilerek yerinde verilen geminin bayrak devlet ülkesine ait teknik ve donanım yeterlilik ve eksikliklerinin tamamlanması danışmanlığı ve teknik eğitim hizmetleri Türkiye'de ifa edilmediğinden ve hizmetten yurt dışında faydalanıldığından bu hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Öte yandan, uluslararası sularda taşımacılık faaliyeti ile iştigal eden yabancı bayraklı gemilere uluslararası sularda verilmiş olmak kaydıyla; - Gemilerin uluslararası sularda günlük olarak pozisyonlarının takip edilmesi, taşıma anlaşmalarının mahiyeti çerçevesinde operasyonel olarak rota, kalkış ve varış düzenlemeleri ve yük, seyrüsefer güvenliği için gerekli kontrollerin gemilere telefon, GPS, mail, online platformlarla uzaktan iletişim ile sağlanarak verilmesi halinde söz konusu danışmanlık hizmetleri, - Gemilere teknik hizmet kapsamında güvenli seyrüsefer için planlı bakım onarım ve muhafaza planlaması gerçekleştirilmesi ve gemi armatörleri için planlamanın mail yoluyla rapor edilmesi, gemi için acil ihtiyaç olan malzemelerin teminini gemilerin uluslararası sulardaki pozisyonları ile uğrak limanlarını dikkate alınarak yapılan tedarikçi yönlendirmeleri destek hizmeti ile gemiye teslimi için tedarikçilerin veya geminin iletişim araçları ile yönlendirilmesi hizmeti 3065 sayılı KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisnadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38630, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38630", "ozelgeNo": "21152195-130[Geçici 37-2024.7310]-606883", "ozelgeTarih": "2024-10-08", "baslik": "KDV Kanununun geçici 37 nci maddesi kapsamında istisna uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz adına, otel inşaatı projesine ilişkin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 37 nci maddesi uyarınca Yatırım Teşvik Belgesi (YTB) kapsamında KDV istisna belgesi düzenlendiği ve söz konusu otelin, peyzaj çevre düzenleme işleri için peyzaj işçiliği ve malzeme alımları ile otelin duvar, tavan kaplamalarında kullanılacak olan ahşap lambri alımlarının KDV Kanununun geçici 37 nci maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Kanunun geçici 37 nci maddesinde; \"İmalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifaları 31/12/2025 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesnadır. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde, zamanında alınmayan vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte yatırım teşvik belgesi sahibi alıcıdan tahsil edilir. Bu vergiler ve cezalarda zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlar. Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreyi üç yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır. Söz konusu istisnanın usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İmalat Sanayii ile Turizme Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri\" başlıklı (II/E-7/A.) bölümünde belirlenmiş olup, Tebliğin, - (II/E-7/A.1.) bölümünde; \"Söz konusu düzenleme ile 31/12/2025 tarihine kadar uygulanmak üzere imalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanacak mükelleflerin, imalat sanayii ile turizme yönelik düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip olması gerekmekte olup, bu belgenin Kanunun yürürlük tarihinden önce düzenlenmiş olması istisna uygulanmasına engel değildir. Öte yandan, inşaat işlerinin yatırım teşvik belgesinde öngörülen yatırıma ilişkin olması, 31/12/2025 tarihini aşmamak kaydıyla yatırım teşvik belgesinde öngörülen süre içinde yapılmış olması ve istisna uygulanacak harcama tutarının inşaat işlerine yönelik yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım tutarını aşmaması gerekmektedir. İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını kapsamaktadır. Söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin alınan makine, araç-gereç ve tefrişatın (yatırım teşvik belgesinde yer alsa dahi) bu istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından otel inşası kapsamında yer alan bina içi duvar ve tavan kaplamalarında kullanılacak olan ahşap lambri alımının doğrudan otel inşası ile ilgili olması koşuluyla KDV Kanununun geçici 37 inci maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkündür. Ancak, Şirketinizin, otel inşası ile doğrudan ilgisi bulunmayan \"peyzaj çevre düzenleme\" işleri kapsamındaki mal ve hizmet alımlarının 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 37 nci maddesinde yer alan istisnadan faydalanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7987, "title": "Geçici Madde 37 ", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38628, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38628", "ozelgeNo": "42152853-200.03.01-25619", "ozelgeTarih": "2024-10-02", "baslik": "Türkiye’de Taşıma Hakkı Bulunmayan Yabancı Bayraklı Gemiye Verilen Tadil, Bakım ve Onarım Hizmeti", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin, Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı bir gemiye tadil, bakım ve onarım hizmeti verdiği, söz konusu hizmet bedelinin gemi sahibi yabancı firma tarafından değil de bir kısmının gemi işletenin Türkiye'deki banka döviz hesabından ve kalan kısmının da işletenin yurt dışındaki banka hesabından gönderildiği belirtilerek, gönderilen bedellere ait dekontların, hizmet ihracından kaynaklanan katma değer vergisi (KDV) iade talebinin yerine getirilmesinde, dövizin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belge olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-2) bölümünün; - \"2.1. İstisnanın Kapsamı\" başlıklı alt bölümünde \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. ... Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara verilen tadil, bakım, onarım hizmetleri hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisnadır. ...\" - \"2.2. İstisnanın Tevsiki ve Beyanı\" başlıklı alt bölümünde, \"Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (dövizin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir. Bu şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmez. Ancak, Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilerin tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde, geminin tersaneye giriş çıkış yaptığının Liman Başkanlığı tarafından verilecek belge ile tevsik edilmesi kaydıyla, istisna kapsamındaki hizmet nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin %50'si, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belge aranmaksızın iade edilir. İade edilecek KDV'nin kalan kısmı, işleme ilişkin bedelin yarısının döviz olarak Türkiye'ye getirildiği oranda iade edilir.\" açıklamasına yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.1.2.) bölümünde, yabancı bayraklı gemilere yapılan tadil, bakım ve onarım hizmetlerinin \"yurt dışındaki bir müşteriye\" \"yurt dışında faydalanılmak üzere yapılan\" bir hizmet olarak kabul edilmesi gerektiği bu nedenle yabancı bayraklı gemilere Türkiye'de ifa edilecek tadil, bakım, onarım hizmetinin, hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna olacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, Gemi Acenteleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin (ğ) bendinde \"İşleten: Geminin mülkiyeti kendisine ait olsun ya da olmasın, bir geminin zilyetliğini haiz ve gemiyi ticari olarak çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi\" ifade edeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere verilen tadil, bakım ve onarım hizmeti, KDV mevzuatında düzenlenen hizmet ihracına ilişkin şartları taşıması kaydıyla, 3065 sayılı Kanunun 11/1-a ve 12/2 nci maddeleri kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Ayrıca, söz konusu hizmetlerden kaynaklanan iade talebinin, yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin %50'sinin, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belge aranmaksızın, kalan kısmının ise işleme ilişkin bedelin yarısının döviz olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belgenin/banka dekontunun ibrazı üzerine yerine getirilmesi mümkün bulunmaktadır. Buna göre, Şirketinizden tadil, bakım ve onarım hizmeti alan yabancı bayraklı geminin işleteni tarafından hizmet bedelinin yurt dışındaki banka hesabından aktarılan kısmının söz konusu hizmet için aktarıldığının ispat edilmesi halinde, bu tutara ilişkin ibraz edilen banka dekontunun hizmet ihracından kaynaklanan iade talebinin yerine getirilmesinde tevsik edici belge olarak kabulü mümkündür. Ancak, gemi işleteninin Türkiye'de bulunan banka döviz hesabından yapılan ödemeye ilişkin dekontun, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi şartı sağlanmadığından, iade talebinin yerine getirilmesinde tevsik edici bir belge olarak kabulü mümkün değildir. Bununla birlikte, gemi işleteninin Türkiye'de bulunan hesabından Şirketinize aktarılan tutarın, daha önce söz konusu hizmetinizin bedeli ödenmek üzere işletenin Türkiye'deki hesabına yurt dışından döviz olarak aktarıldığının ispat edilmesi durumunda, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi şartının sağlandığının kabulü gerekecektir. Bilgilerinize rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38626, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38626", "ozelgeNo": "36062021-130[2024-KDV-ÖZE/02]-111687", "ozelgeTarih": "2024-10-01", "baslik": "şirket aktifine kayıtlı olan ve yap-işlet-devret modeliyle değerlendirilen taşınmaz satışının KDV istisna yönünden değerlendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda… Belediyesinin %99,99 hissesine sahip olduğu Şirketinizin ulaşım faaliyetinde bulunduğu, … tarihinde Şirketiniz adına tescil edilip şirket faaliyetiniz kapsamında atıl olarak aktifinizde kayıtlı bulunan arsanın … tarihinde yapılan sözleşme ile yap-işlet-devret modeliyle TP Petrollerine kiralandığı, söz konusu arsanın … tarih ve … ilan numarası ile yapılan ihale sonucunda … tarihli arsa satış sözleşmesi ile ….ye satıldığı belirtilerek, söz konusu satış işleminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 7456 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile değişik 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisselerinin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin vergiden istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamı dışında olduğu, - 7456 sayılı Kanunun 8 nci maddesi ile eklenen geçici 43 üncü maddesinde, bu maddenin yürürlük tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yapılan değişiklik öncesi hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşınmazların Satışlarında İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/F-4.16.1.) bölümünde; \"15/7/2023 tarih ve 32249 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesinde yapılan değişiklikle kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnası uygulaması kaldırılmıştır. Öte yandan, 3065 sayılı Kanuna 7456 sayılı Kanunla eklenen geçici 43 üncü madde uyarınca, 15/7/2023 tarihinden önce kurumların aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazların 15/7/2023 tarihinden itibaren kurumlar tarafından satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesinde 7456 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi KDV istisnası uygulamasına devam edilecektir...\" , - \"15/7/2023 Tarihinden Önce Kurumların Aktifinde Yer Alan Taşınmazların Satışında İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/F-4.16.1.1) bölümünde; \"3065 sayılı Kanuna 15/7/2023 tarih ve 32249 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanunla eklenen geçici 43 üncü maddede, \"Bu maddenin yürürlük tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yapılan değişiklik öncesi hükümler uygulanır.\" hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda, 15/7/2023 tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazların 15/7/2023 tarihinden itibaren kurumlar tarafından satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnası uygulamasına devam edilecektir. Satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için kurumların aktiflerinde asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekmektedir. ... İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz aktifinde kayıtlı bulunan ancak kiraya verilen taşınmazın ticareti yapılan taşınmaz kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu taşınmazın satışının 3065 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38627, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38627", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1346528", "ozelgeTarih": "2024-10-01", "baslik": "Avukatlık ofisine yivsiz tüfek alımında KDV indirimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, avukatlık mesleği ile iştigal ettiğinizi belirterek, avukatlık ofisini korumak amacıyla satın aldığınız yivsiz av tüfeğini demirbaş olarak kaydedip kaydedemeyeceğiniz ile söz konusu alımda ödediğiniz katma değer vergisini (KDV) indirim konusu yapıp yapamayacağınız hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Serbest meslek kazancının tarifi\" başlıklı 65 inci maddesinde; \" Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.\", Aynı Kanunun \"Mesleki giderler\" başlıklı 68 inci maddesinde ise, \"Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir. 1.Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgah için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler. ... 4.Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328 inci maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil) ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan genel giderlerin, serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir. Diğer taraftan, 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçakları Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanunun \"Tarifler\" başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, \" Yivsiz Av Tüfekleri: Avda ve atıcılık sporunda kullanılan ve namlularında yiv-set bulunmayan tüfeklerdir.\" tanımlamasına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, isteğe bağlı olarak edinilen yivsiz av tüfeğinin demirbaş olarak kaydedilmesi ve söz konusu tüfeğe ait harcamaların Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında serbest meslek kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin (5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen KDV ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen KDV hariç) mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İndirilemeyecek KDV\" başlıklı (III/C-2.) bölümünün \"Genel Açıklama\" alt başlıklı (III/C-2.1.) bölümünde; \"KDV esas itibarıyla vergi indirimi mekanizmasına dayanan bir vergilendirme şekli olmakla beraber, uygulamada, vergi indirimine imkân tanınmayan bazı haller Kanunun 30 uncu maddesinde sayılmıştır. Buna göre aşağıda açıklanan vergiler, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilmez. ... ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, avukatlık büronuz için satın aldığınız yivsiz av tüfeğine ilişkin harcama Gelir Vergisi Kanununa göre serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmadığından, bu harcama nedeniyle yüklendiğiniz KDV'nin 3065 sayılı Kanunun 30/d maddesi uyarınca indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38624, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38624", "ozelgeNo": "88945244-130-8226", "ozelgeTarih": "2024-09-27", "baslik": "Çocuk gündüz bakım (kreş) faaliyetleri kapsamında makine ve ekipmanların KDV Kanununun 13/d maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından, \"Çocuk gündüz bakım (kreş) faaliyetleri (engelli çocuklar için olanlar ile bebek bakıcılığı dahil; okul öncesi eğitim faaliyetleri ile çocuk kulüpleri (6 yaş ve üzeri çocuklar için) hariç)\" faaliyeti ile iştigal edildiği ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/d maddesine istinaden … tarih ve … sayılı Yatırım Teşvik Belgesi (YTB) kapsamındaki makine ve ekipmanlar için KDV istisna belgesi talebinde bulunulduğu belirtilerek söz konusu YTB eki listede yer alan makine/ekipmanların anılan istisna kapsamında olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 13/d maddesi uyarınca, YTB sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri KDV'den istisna edilmiş olup, istisna uygulamasının usul ve esaslarına ilişkin açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliği ve 60 No.lu KDV Sirkülerinde yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"(II/B-5.1) Kapsam\" başlıklı bölümünde, \"1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde makine ve cihazlar, üretimde kullanılan her türlü makine ve cihazlar ile bunların eklentileri ve bu amaçla kullanılan taşıma gereçleri şeklinde tanımlanmıştır. Söz konusu istisna uygulaması bakımından da makine ve teçhizat, amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıyan ve mal ve hizmet üretiminde kullanılan sabit kıymetleri ifade etmektedir. Bir malın istisnadan yararlanabilmesi için, öncelikle yatırım teşvik belgesi eki listede yer alması ve makine-teçhizat niteliğinde olması, bu makine-teçhizatın kullanıldığı faaliyetlerin tamamen veya kısmen indirim hakkı tanınan işlemlerden oluşması gerekmektedir. Teşvik belgesinde yer alsa dahi, KDV mükellefiyeti bulunmayanlar ile makine-teçhizatı münhasıran indirim hakkı tanınmayan işlemlerde kullanacak mükelleflere yapılacak teslimlerde istisna uygulanmaz. Aynı şekilde, KDV mükellefiyeti olmayan veya makine-teçhizatı münhasıran indirim hakkı tanınmayan işlemlerde kullanacak olanlar tarafından bu malların ithalinde, teşvik belgesinde aksine bilgiler bulunsa bile KDV uygulanır. Makine ve teçhizatın, indirim hakkı bulunan işlemlerde kullanıldığı, hâlihazırda yapılan faaliyetin niteliği ve alınan makine- teçhizatın kullanılacağı işlemlerin KDV açısından indirim hakkı tanınan işlemler olduğu, mükellef tarafından tevsik edilebilir. Sarf malzemeleri ve yedek parçalar ile hizmet üretiminde doğrudan ve zorunlu olarak kullanılanlar dışındaki masa, sandalye, koltuk, dolap, mefruşat gibi demirbaşlar makine ve teçhizat niteliğinde olmadığından istisna kapsamına girmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinize ait YTB eki listede yer alan ve eğitim hizmeti üretiminde doğrudan ve zorunlu olarak kullanılacak makine ve teçhizatların 3065 sayılı KDV Kanununun (13/d) maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30151, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30151", "ozelgeNo": "E-35831311-010.01-23750", "ozelgeTarih": "2024-09-25", "baslik": "Bankaya ödenen kredi kartı giderlerinin müşterilere yansıtılmasında KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin demir çelikten bar ve çubukların, profillerin, levha kazıkların, tüp ve boruların toptan ticareti faaliyeti ile iştigal ettiği belirtilerek demir çelik ürünlerinin POS cihazı kullanmak suretiyle kredi kartıyla yapılan vadeli satışında bankalara ödenen komisyon, katkı payı ve masraf bedellerinin müşterilerinize yansıtılmasının katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı ile KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği; Türkiye'de ikametgâhı, işyeri kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından KDV mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin KDV'nin, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödeneceği, -17/4-e maddesinde, BSMV kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri ile 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (p) bentlerinde belirtilen kurumların kredi teminatı sağlama işlemlerinin KDV'den istisna olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/b maddesinde, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi ödemelerin matraha dahil unsurlar olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, POS cihazı kullanmak suretiyle kredi kartıyla yapılan vadeli satışlarda bankalara ödenen komisyon, katkı payı ve masraf bedellerinin müşterilerden talep edilmesi halinde, söz konusu bedellerin 3065 sayılı Kanunun 24/b maddesi uyarınca verginin matrahına dahil edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler açıklanmıştır. Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde, \" 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren (5/10) oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. ... \" KDV Genel Uygulama Tebliğinin 1/3/2024 tarihinden itibaren yapılacak teslim ve hizmetlerde uygulanmak üzere değişen \"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde, \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli işlemin yapıldığı yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 inci maddesine göre belirlenen fatura düzenleme sınırını (1/3/2024 tarihi öncesi bu sınır 2.000 TL) aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin demir-çelik ürünleri teslimlerinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanması gerekmekte olup, POS cihazı kullanmak suretiyle kredi kartıyla yapılan vadeli satışlarda bankalara ödenen komisyon, katkı payı ve masraf bedellerinin müşterilerden talep edilmesi halinde, 3065 sayılı Kanunun 24/b maddesi uyarınca verginin matrahına dahil olan söz konusu bedeller üzerinden hesaplanan verginin de tevkifata tabi tutulması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32089, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32089", "ozelgeNo": "E-52796708-130-22604", "ozelgeTarih": "2024-09-25", "baslik": "Kolostrum tozu (buzağı yemi) alımında uygulanacak stopaj oranı ve tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Müdürlüğünüz Döner Sermaye İşletmesi tarafından buzağı ölümlerini azaltmak amacıyla yeni doğum yapmış büyükbaş hayvanların sütü (ağız sütü) alınıp bazı işlemlerden geçirilerek, kolostrum tozu (buzağı yemi) üretimi yapıldığı belirtilerek, fatura kesme imkânı olmayan üreticilerden satın alınan ağız sütünün alımı sırasında hangi belgelerin isteneceği, belgelerde yapılacak kesintiler ile kesinti oranı ve sütten mamule dönüştürülen kolostrum tozunun tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I.GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 52 nci maddesinde, zirai faaliyetten doğan kazancın zirai kazanç olduğu, zirai faaliyetin; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun \"Vergi Tevkifatı\"nın düzenlendiği 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kimlerin gelir vergisi tevkifatı yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiş olup, söz konusu fıkranın (11) numaralı bendinde de, vergi tevkifatı yapmakla yükümlü kişi, kurum ve kuruluşlarca çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı belirtilmiş ve bu tevkifat oranları, hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlarda %1, bunun dışında kalanlarda %2, diğer zirai mahsuller için ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlarda %2, bunun dışında kalanlarda %4 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesi, tevkif yoluyla ödenen vergilerde müteselsil sorumluluk esasını getirmiştir. Söz konusu maddede mal alım satımı dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, bu kişilerle birlikte verginin ödenmesinden alım satıma taraf olanların tümünün müteselsilen sorumlu olacakları belirtilmiştir. Konuyla ilgili olarak yayımlanan 164 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile zirai ürünlerin alımında yapılacak gelir vergisi tevkifatı ve müteselsil sorumluluk konusunda gerekli açıklamalar yapılmıştır. Söz konusu Tebliğin birinci bölümünde; destekleme alımı yapan kamu kurum ve kuruluşlarının (Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri ve benzerleri dâhil), gerek çiftçilerden gerekse çiftçi dışındaki kişi ve kuruluşlardan destekleme kapsamına girsin veya girmesin, satın aldıkları tüm zirai ürünlerin alış bedelleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapacakları, anılan Tebliğin ikinci bölümünde de; destekleme alımı yapmayan, ancak zirai ürün işleyerek imalat faaliyetinde bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile imalatçı olmamakla beraber faaliyet konusu itibariyle zirai ürün alım-satımında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının zirai ürün alımlarında gelir vergisi tevkifatı yapmak zorunda oldukları belirtilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Uşak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi, 164 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uygulaması açısından kamu kurum ve kuruluşları gibi kabul edildiğinden, Kurumunuz tarafından kolostrum tozu (buzağı yemi) elde etmek amacıyla çiftçilerden yeni doğum yapmış büyükbaş hayvanların sütünün (ağız sütü) alımı için çiftçilere yapılan ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendi uyarınca % 2 oranında; söz konusu ürünlerin ticaret borsalarına tescil ettirilerek satın alınması halinde ise % 1 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. II. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu hükme bağlanmış olup, söz konusu kayıtların ise esas itibariyle aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun 235 inci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur. Çiftçiden avans üzerine yapılan mubayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir. Müstahsil makbuzunun tüccar veya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer. ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, müstahsil makbuzunun, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler tarafından; gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada mezkur madde hükümleri çerçevesinde tanzim edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla; Kurumunuz tarafından kolostrum tozu (buzağı yemi) elde etmek amacıyla gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden ağız sütü alımlarınıza ilişkin olarak, bedelin ödenmesi sırasında bunlar adına müstahsil makbuzu düzenlemeniz gerekmektedir. III. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/ı maddesinde ise, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemlerinin (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dâhil) tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yem Teslimleri\" başlıklı (II/B-11.3.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimi KDV'den istisnadır. Hayvanların beslenmesinde kullanılsa bile bu madde kapsamına girmeyen malların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu istisnanın uygulamasında fenni karma yem, birden fazla malın endüstriyel işlemlere tabi tutulması sonucunda hayvanların ağızdan beslenmesi için tam veya tamamlayıcı yem şeklinde kullanılabilen yemleri ifade etmektedir. Soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu, zeytin, şeker pancarı, pamuk tohumu ve meyvelerin özütleme işleminden arta kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan posaları istisna kapsamında değerlendirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Konuya ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünden alınan ….. tarih ve …. sayılı yazıda, \"kolostrum tozu\"nun gerek yem gerekse gıda mevzuatı yönünden ele alındığı ve Takviye Edici Gıda Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmede 8/3/2016 tarihinden itibaren yetişkinler için, 1/11/2017 tarihinden itibaren ise 4-10 yaş grubu için limitsiz olarak kullanımına izin verildiği, sonuç olarak kolostrum ve kolostrum bazlı ürünlerin insan tüketiminde kullanıldığı anlaşılmıştır. Buna göre, Müdürlüğünüz Döner Sermaye İşletmesi tarafından buzağı ölümlerini azaltmak amacıyla yeni doğum yapmış büyükbaş hayvanların sütü alınıp bazı işlemlerden geçirilerek elde edilen kolostrum tozunun tesliminde 3065 sayılı Kanunun 13/ı maddesi kapsamında istisna uygulanması mümkün değildir. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak uygulanmakta iken, 7/7/2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 10/7/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için bu oran %10, ilgili listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiş; (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetlere uygulanacak KDV oranında ise herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümünde \"GIDA MADDELERİ''ne yer verilmekte ve bunlar Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan istatistik pozisyonları itibarıyla sayılmaktadır. Ayrıca, aynı BKK eki (II) sayılı listenin 17 nci sırasında \"İnsan gıdası olarak kullanılan mamalar, insan ve hayvan sağlığı için kullanılan antiserumlar, immunglobulinler, kan ve kan kompenentleri ile kan ürünleri, aşılar\" yer almaktadır. Öte yandan, kolostrum tozunun tabi olduğu KDV oranının tespit edilebilmesi için Türk Gümrük Tarife Cetvelinin hangi istatistik pozisyonunda sınıflandırıldığının bilinmesine ihtiyaç olup, Müdürlüğünüzce gümrük bölge müdürlüklerine başvurularak adı geçen ürünün tarife bilgisinin tespit ve ibraz edilmesi halinde tabi olduğu KDV oranı hakkında değerlendirme yapmak mümkün olacaktır. Bilgilerinize arz ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38650, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38650", "ozelgeNo": "85550353-125[2023]-13862", "ozelgeTarih": "2024-09-25", "baslik": "İşitme Engelli Hekimlere Özel Olarak Üretilen Stetoskop İthali", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, işitme engelli hekim olduğunuz belirtilerek mesleğinizin icrası için gerekli olan ve işitme engelli hekimlere özel olarak üretilen stetoskopun ithalinin katma değer vergisi (KDV) istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -16/1-a maddesinde, bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin KDV'den istisna olduğu, -17/4-s maddesinde, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve bilgisayar programlarının KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kapsam\" başlıklı (II/E.1.1.) bölümünde; \"Münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin; görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen \"araç-gereç\" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Engelliler dışında engelli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin teslimi, bu istisna kapsamında değildir. İstisna, münhasıran engellilere yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu istisna hükmü, engelliler için özel olarak üretilmiş araç-gereçlere yönelik olup, bu araç-gereçlerin engelliler dışında engeli olmayanlarca da kullanılabilmesi durumunda istisna kapsamında işlem tesis edilmez. Buna göre, işitme engelli hekimlere özel olarak üretilen stetoskopun yurt içi teslimi ve ithali 3065 sayılı Kanunun 17/4-s maddesi kapsamında KDV'den istisnadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38623, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38623", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/29-2024/4]-543483", "ozelgeTarih": "2024-09-24", "baslik": "7846 sayılı Karar Kapsamında Ödenen İlave Gümrük Vergisi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, madencilik sektöründe kullanılan endüstriyel vana ve valflerin tedarik, bakım, onarım, yenileme ve montaj işleri ile iştigal ettiğiniz, yapmış olduğumuz iş nedeniyle Avrupa Birliği ülkeleri dışından sanayide kullanılan bazı vana ve valfleri ithal ettiğiniz, ithalatınız sırasında %2,2 oranında gümrük vergisi ve %20 oranında \"ilave gümrük vergisi\" de ödediğiniz belirtilerek, söz konusu tutarın 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı çerçevesinde ithalatta koruma önlemleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve ödenen katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olacağı, - 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, - 21 inci maddesinde, ithalatta vergi matrahının; ithal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri, ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar, Gümrük Beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin toplamı olduğu, - 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergilerini indirebilecekleri, -36 ncı maddesinde, Cumhurbaşkanının indirim veya iade hakkını kısmen veya tamamen kaldırmaya veya yeniden koymaya ve bu şekilde indirim veya iade hakkı kısıtlanan mal veya hizmetleri belirlemeye, süresi içinde iadesi talep edilmeyen ve indirim yoluyla giderilmek üzere sonraki dönemlere devrolunan katma değer vergisinin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak yazılmasına imkân vermeye, iade talebinde bulunulabilecek asgari tutarı belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. 24/11/2023 tarihli ve 32379 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında; \"(1) İthalatta gözetim uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, gözetim uygulamasına tabi tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır. (2) İthalatta korunma önlemleri uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca korunma önlemi olarak uygulanan gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler, ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulanan dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır. MADDE 2-(1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.\" hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 28/12/2023 tarihli ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 27/12/2023 tarihli ve 8000 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında; \"MADDE 1- İthalatta gözetim ve korunma önlemi uygulamaları kapsamında hesaplanan katma değer vergisinin indirim hakkının kaldırılmasına dair 23/11/2023 tarihli ve 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki Karara aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 1- (1) 24/11/2023 tarihinden önce ithalat bedelinin bankacılık sistemi üzerinden ödendiği tevsik edilen malların en geç 1/4/2024 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ithal edilmesi halinde bu Karar hükümleri uygulanmaz.\" hükmüne yer verilmiştir. Konuya ilişkin olarak Ticaret Bakanlığından alınan yazıda, Avrupa Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması yapılan ülkeler dışından yapılan ithalatta, ulusal ve uluslararası yükümlülükler göz önünde bulundurularak belirli ürünlerde ilave gümrük vergisi (İGV) uygulamasının bulunduğu, İGV uygulamasının 31/12/2020 tarihli ve 31351 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 3351 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Karar hükümleri dairesinde yürütüldüğü, anılan Kararın 2 nci maddesinde İGV'nin kapsam ve uygulama esaslarının, 4 üncü maddede ise mezkûr Kararın uygulanmayacağı durumların hüküm altına alındığı, İGV uygulaması kapsamındaki ürün listelerine anılan Kararın EK-1, EK-2 ve EK-3'ündeki tablolarda yer verildiği belirtilerek, İGV'nin İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Mevzuat çerçevesinde yürütülen bir korunma önlemi olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir. Buna göre, ithal ettiğiniz ürünler için ödemiş olduğunuz ilave gümrük vergisi, İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Mevzuat çerçevesinde yürütülen korunma önlemi olarak değerlendirilmediğinden, ilave gümrük vergisi tutarına isabet eden ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7918, "title": "Madde 21 İthalatta Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32090, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32090", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2024-KDV-ÖZE/34]-107581", "ozelgeTarih": "2024-09-23", "baslik": "Kırılmış cam ayna satışında KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda cam ayna satışı yaptığınız belirtilerek, kırılmış olan aynaların satışında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-g maddesinde ise metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.3.2.) bölümünde; \" Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir. -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.4.2.) bölümünde ise; \"Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının çeşitli işlemlerden geçirilip işlenmesi sonucunda elde edilen ve genellikle hurda ve atık niteliklerini kaybederek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam esaslı malzeme imalatında hammadde olarak kullanılan mamul niteliğindeki kırık, çapak, toz, granül ve benzeri ürünlerin teslimi tevkifat uygulaması kapsamındadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, kırılmış cam ve aynaların aynen veya onarılmak suretiyle kullanılamayacak şekilde, hurda olarak teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesi kapsamında KDV'den istisnadır. Ancak söz konusu kırılmış cam ve aynaların işleme tabi tutulmak suretiyle hurda niteliğini kaybederek hammadde olarak üretimde kullanılabilecek şekilde tesliminin ise istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp bu teslimler genel oranda (%20) KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38622, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38622", "ozelgeNo": "84974990-130[KVD3-İ-9-2023/19]-542189", "ozelgeTarih": "2024-09-23", "baslik": "Taşımacılık Hizmetlerinde KDV Tevkifatı ve KDV İstisnası.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; yurtiçi ve yurtdışı taşımacılık faaliyetinde bulunduğunuz, yapmış olduğunuz taşımacılık hizmetinin bir kısmının, başka firmalara ait sıfır araçları bayiden alarak tır üzerinde taşınarak, bir kısmının ise satıcı firmadan alınan araçların geçici plaka ile şirketinize ait personel tarafından teslim edilerek yapıldığı belirtilerek, başka firmaya ait olan sıfır araçların satıcı firmadan teslim alınıp hizmet verdiğiniz firmaya geçici plaka takılarak Şirketinize ait personel (şoför) tarafından götürülmesi durumunda yurtiçi teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı, yurtdışı teslimlerinde ise KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -14 üncü maddesinde; transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde, \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir.\" -\"Transit ve Türkiye ile Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna\" başlıklı (II/C-1.1.) bölümünde, 3065 sayılı Kanunun (14/1) inci maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işlemleri KDV'den istisna edilmiştir. İstisna kapsamına; - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren, - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'de sona eren, - Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren, taşıma işleri girmektedir. İstisna kapsamına giren taşıma faaliyetlerinin tamamının veya bir kısmının başka taşımacılara yaptırılması halinde, gerek taşıma işini yaptıran firmaya karşı muhatap olarak işi yüklenen organizatör firmanın, gerekse ikinci derece yüklenici olarak fiili nakliyeyi gerçekleştiren firmanın bu faaliyetleri istisna kapsamına girdiğinden, her iki faaliyet için de vergi hesaplanmaz. Ancak ikinci derece yüklenicinin taşıma faaliyetinin Türkiye içinde başlayıp bitmesi halinde, bu işler KDV'ye tabidir. Örnek: İthalatçı (A) firması, ithal edeceği malların Arjantin'den Konya'daki deposuna taşınması için Türkiye'de mukim (B) firması ile anlaşmıştır.(B) firması malların Arjantin - Mersin limanı deniz yolu ile taşımasını kendisi yapmakta, Mersin-Konya kara taşımasını ise (C) firmasına yaptırmaktadır. (B) firmasının, (A) firmasına Arjantin-Konya taşımasının tamamı için düzenleyeceği faturada KDV hesaplanmayacak, (C) firmasının Mersin-Konya taşıması için (B) firmasına düzenleyeceği faturada ise KDV hesaplanacaktır. (B) firması bu taşıma nedeniyle yüklendiği KDV'yi iade hesaplarına dahil edebilecektir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, istihdam ettiğiniz şoförler tarafından müşterilerinize ait kullanılmamış araçların bayilerden alınarak nakil/taşıma araçları üzerinde müşterilerinize taşınması, karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti kapsamında değerlendirilerek bu işlem için hesaplanan KDV'nin (2/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmekte olup, söz konusu araçların geçici plaka takılarak herhangi bir nakil/taşıma aracı kullanılmadan teslim adresine kadar sürücü hizmeti sağlanarak götürülmesi ise taşımacılık hizmeti kapsamında değerlendirilemeyeceğinden hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır. Diğer taraftan, söz konusu araçların yurtdışındaki müşteriye geçici plaka takılarak herhangi bir nakil/taşıma aracı kullanılmadan sürücü sağlanarak götürülmesi hizmeti 3065 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre uluslararası taşımacılık kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32091, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32091", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1284078", "ozelgeTarih": "2024-09-20", "baslik": "9113.90.00.40.00 GTİP numaralı eşyanın ithalinde ve tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 26/01/2024 tarihli ve 133415 sayılı bilgi isteme yazımız. c) 21/03/2024 tarihli ve 1385890 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. ç) 25/07/2024 tarihli ve 3351293 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgi (ç)'de kayıtlı özelge talep formunuzda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 9113.90.00.40.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen ve ticari hayatta saat kayışı olarak isimlendirilen eşyanın ithali ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmakta iken, 7/7/2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 10/7/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için bu oran %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiş; (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetlere uygulanacak KDV oranında ise herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 6/a sırasında \"İşlenmiş post, deri ve köseleler ile bunların taklitleri ve bunlardan mamul giyim eşyası (şapka, kemer, kravat, eldiven ve benzerleri dahil)\" hükmüne yer verilmiştir. TGTC'nin 91 inci faslında \"Saatler ve Bunların Aksam ve Parçaları\" tanımlanmıştır. Bu fasla ait 91.13 tarife pozisyonunda \"Saat kayışları ve bunların aksam ve parçaları sayılmış olup, 9113.90.00.40.00 GTİP numarasında ise \"Plastik Maddelerden Olanlar\" yer almaktadır. Buna göre, TGTC'nin 9113.90.00.40.00 GTİP numarasında yer aldığı belirtilen ve ticari hayatta saat kayışı olarak isimlendirilen eşya, söz konusu BKK eki (II) listenin 6/a sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, bu eşyanın ithal ve tesliminde genel oranda (%20) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38618, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38618", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1284068", "ozelgeTarih": "2024-09-20", "baslik": "6095 sayılı Kanun kapsamında istisna uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -2/7/1953 tarih ve 6095 sayılı Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı Müşterek Enfrastrüktür Programı Gereğince Türkiye'de Yapılacak İnşa ve Tesis İşlerine Dair Kanun kapsamında Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Lojistik Genel Müdürlüğü NATO Güvenlik Yatırımları Dairesi Başkanlığı ile Şirketiniz arasında … tarihinde \"… Boru Hattı Restorasyonu Yapım İşi\" sözleşmesi imzalandığı, -Söz konusu sözleşme kapsamındaki yapım işi için satın alınacak hizmet ve mallara ilişkin listeyi içeren MSB Lojistik Genel Müdürlüğü NATO Güvenlik Yatırımları Dairesi Başkanlığı NATO İhale Şube Müdürlüğünce onaylı \"Fiyatlandırılmış Keşif Özeti\"'ndeki işler için Şirketinizin yapacağı alımlar ile ilgili olarak tedarikçi firmalar ile sözleşmeler yapılmak suretiyle alımlarınızı anılan Kanun kapsamında belgelendirdiğiniz, ayrıca 2/7/2023 tarihinde ilgili kurumdan bu işlerin katma değer vergisinden (KDV) istisna olduğuna dair yazı aldığınız belirtilerek, Şirketinizin bu proje kapsamındaki mal ve hizmet alımlarında da söz konusu istisna hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 15/1-b maddesinde, uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlara ve bunların mensuplarına yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı Müşterek Enfrastrüktür Programları Gereğince Türkiye'de Yapılacak İnşa ve Tesis İşlemlerine İlişkin İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/Ç-2.2.)\" bölümünde, \"20/12/1985 tarihli ve 85/10191 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı Müşterek Enfrastrüktür Programları gereğince Türkiye'de yapılacak tesislerin etüt, proje ve inşasına ilişkin olarak Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatına veya onun namına yetkili makamlara yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Uluslararası anlaşma hükümleriyle kendilerine istisna veya muafiyet tanınan kuruluşların, ilgili uluslararası anlaşmaya atıfta bulunarak satın alacakları mal ve hizmetlere KDV uygulanmamasını bir yazı ile talep etmeleri ve bu yazıya istinaden mal teslim eden veya hizmet yapan kuruluşların faturalarında KDV'yi ayrıca göstermemeleri gerekmektedir. Buna göre, Kuzey Atlantik Teşkilatı Müşterek Enfrastrüktür Programı gereğince Türkiye'de yapılacak tesislerin etüt, proje ve inşasına ilişkin olarak Kuzey Atlantik Teşkilatı veya onun namına 26/7/1971 tarihli ve 7/2864 sayılı Kararnamede belirtilen yetkili makamlara, satıcılar veya müteahhitler tarafından yapılan mal teslimi ve hizmet ifalarında, bu makamlar tarafından resmi ihtiyaçlarında kullanılacağı yazılı olarak belirtilen mal ve hizmetler için düzenlenecek fatura ve benzeri vesikalarda KDV gösterilmez.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, 2/7/1953 tarih ve 6095 sayılı Kanun kapsamında Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Lojistik Genel Müdürlüğü NATO Güvenlik Yatırımları Dairesi Başkanlığı ile Şirketiniz arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde \"… Boru Hattı Restorasyonu Yapım İşi\"ne ilişkin Şirketiniz tarafından yapılan işler KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/Ç-2.2.) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde KDV'den istisnadır. Ancak, Şirketinizin bu yapım işine ilişkin mal ve hizmet alımlarında söz konusu istisna hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7915, "title": "Madde 15", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38619, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38619", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1284073", "ozelgeTarih": "2024-09-20", "baslik": "Serbest bölgede faaliyet gösteren firmanın araç alımında KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin … Serbest Bölgesinde faaliyet gösterdiği belirtilerek, faaliyetlerinizde kullanılmak üzere binek araç ve ticari araç alımlarının katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/1-a maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için, teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki bir alıcıya ya da yetkili gümrük antreposuna yapılması ve teslim konusu malın, Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olması ya da yurt dışındaki bir müşteriye gönderilmek üzere yetkili gümrük antreposuna konulması gerektiği, hüküm altına alınmıştır. Ancak, yurt içinde trafik tescili yapılan araçlar (binek veya ticari araç), hem serbest bölgede hem de serbest bölge dışında kullanılabileceklerinden bu araçların ihracat istisnası hükümleri kapsamında serbest bölgeye teslim edilmesi mümkün değildir. Buna göre, … Serbest Bölgesinde faaliyette bulunan şirketinize Türkiye'den satışı yapılacak binek araç veya ticari araç teslimlerinin genel hükümler kapsamında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38620, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38620", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1284084", "ozelgeTarih": "2024-09-20", "baslik": "Faaliyetin terk edilmesi nedeniyle KDV istisnalı alınan makinenin üç yıldan önce elden çıkarılması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, mobilya imalatı faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 39 uncu maddesi kapsamında KDV'den istisna olarak …tarihinde CNC ahşap işleme makinesi aldığınız ancak 31/12/2023 tarihinde faaliyetinizi terk ettiğiniz belirtilerek KDV'den istisna olarak satın aldığınız söz konusu makinenin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-9.3) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde faaliyeti terk tarihi itibariyle nasıl vergilendirileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 39 uncu maddesinde, 17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz katma değer vergisi mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerinin 31/12/2024 tarihine kadar KDV'den müstesna olduğu, bu kapsamda yapılan teslimler nedeniyle yüklenilen vergilerin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirileceği, istisna kapsamında alınan makine ve teçhizatın, teslim tarihini takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde; imalat sanayii dışında kullanılması veya elden çıkarılması hallerinde, zamanında alınmayan verginin alıcıdan vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edileceği, zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımının, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Makina ve Teçhizatın Üç Yıl İçinde Belirlenen Faaliyetler Dışında Kullanımı veya Elden Çıkarılması\" başlıklı (II/E-9.3.) bölümünde, \"İstisna kapsamında alınan makina ve teçhizatın, teslim tarihini takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde; imalat sanayii dışında kullanılması, elden çıkarılması veya kiralanması hallerinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 39 uncu maddesi kapsamında 23/3/2021 tarihinde aldığınız makina ve teçhizatın, faaliyetinizin terki üzerine işletmeden çekildiğinin kabul edilmesi gerekmekte olup, bahse konu makina ve teçhizatın teslim tarihini takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde elden çıkarılmış olması dolayısıyla çıkış işlemleri esnasında kendi adınıza düzenleyeceğiniz faturada genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, …tarihinde 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 39 uncu maddesi uyarınca istisna kapsamında aldığınız söz konusu makina ve teçhizata ilişkin zamanında alınmayan KDV'nin vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tarafınızdan aranacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7989, "title": "Geçici Madde 39 (7103 Sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen Geçici Madde; Yürürlük: 01.05.2018)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38616, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38616", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-2/İ/11-2024/17]-534744", "ozelgeTarih": "2024-09-19", "baslik": "Üretilen alabalığın dışarıdan hizmet alınarak temizlenip paketlenme işlemi sonrası ihraç kayıtlı teslimi.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, su ürünleri yetiştiricilik belgesi sahibi Şirketinizin ağ kafeslerde alabalık (Türk somonu) yetiştiriciliği faaliyetinde bulunduğu, üretimi yapılan alabalıklar için ayıklama (içi temizlenerek kafa kısmının alınması) ve paketleme (şoklama yapılarak paket haline getirilmesi) hizmetleri alındığı belirtilerek söz konusu hizmetler sonrasında 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında ihraç kaydıyla teslimin mümkün olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, hüküm altına alınmıştır İhraç kayıtlı teslimlerde tecil-terkin uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-8.) bölümünde belirlenmiş olup, Tebliğin (II/A-8.3.) bölümünde; \" Tecil-terkin uygulamasından \"imalatçı\" vasfını haiz satıcılar yararlanabilir. İmalatçının; - Sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesini haiz olması veya Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi ve işletme onay belgelerinden(üretici belgesi) herhangi birine sahip olması, (Bu belgeler sonraki bölümlerde \"imalatçı belgesi\" olarak anılacaktır.) - İlgili meslek odasına kayıtlı bulunması, - Üretimin yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan Sanayi Sicil Tebliğlerinde öngörülen sayıda işçi çalıştırması ve gerekli araç parkına sahip olması veya kapasite raporundaki üretim altyapısına sahip olması, gerekmektedir. Bu şartlara sahip olan imalatçılarca, ihraç kaydıyla ihracatçılara mal teslim edilen dönemde ve bir defa olmak üzere \"imalatçı belgesi\" ve ilgili meslek odasına üyelik belgesinin birer örneği, ilgili dönem KDV beyannamesinin verilme süresine kadar bağlı oldukları vergi dairesine bir dilekçe ekinde verilir. İmalatçı niteliğindeki değişiklikler ve imalatçı niteliğinin kaybedilmesi halleri ayrıca vergi dairesine bildirilir. İmalatçılar, ihraç kaydıyla teslim ettikleri malların bir kısmını piyasadan hazır olarak satın alabilirler. Bu durumda, imalatçıların bizzat ürettikleri mallar için tecil-terkin uygulaması yapılır. Piyasadan hazır olarak alıp sattıkları mallar için tecil-terkin işlemi uygulanmaz. ... İmalatçı belgesinde yer alan üretim kapasitesine göre imal edilebilecek mallar ile bu kapsamda fason olarak imal ettirilen mallar için tecil-terkin uygulamasından yararlanılabilir. Dolayısıyla, imalatçı belgesindeki üretim konusu malların tamamının fason olarak imal ettirilmesi, ihraç kaydıyla teslime engel değildir. Fason hizmet, bir malın mülkiyet ve tasarruf hakkının devralınmaksızın ücreti karşılığı belirli işlemlere tabi tutularak/işlemlerden geçirilerek, tasarruf veya mülkiyet hakkı sahibine iade edilmesidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yukarıda belirtilen şartların sağlanmış olması şartıyla, Şirketiniz tarafından üretilen alabalıklar için ayıklama, şoklama ve paketleme işlemlerinin dışarıdan hizmet alınarak yaptırılmasından sonra ihracatçıya tesliminde 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesi çerçevesinde işlem yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38617, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38617", "ozelgeNo": "45404237-130[I-24-68]-230796", "ozelgeTarih": "2024-09-19", "baslik": "7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Kapsamında Ödenen KDV' nin İndirimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin ithal ettiği eşyalar için Ticaret Bakanlığından gözetim belgesi temin ettiği, söz konusu eşyaların gümrük kıymetinin gözetim belgesinde kayıtlı kıymet bedelinden daha düşük olduğu ve bu eşyaların gümrük kıymetinin gözetim belgesinde kayıtlı kıymet bedeline yükseltilmesi için ek beyanda bulunduğunuz belirtilerek yapılan ek beyanın 7846 sayılı Karar kapsamında indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olacağı, -1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -10/ı maddesinde, ithalatta vergiyi doğuran olayın, Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili aşamasında meydana geldiği, -21 inci maddesinde, ithalatta vergi matrahının; ithal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri, ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar, Gümrük Beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin toplamı olduğu, -29/2 nci maddesinde, bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplamının, mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan KDV toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki farkın sonraki döneme devredileceği ve iade edilmeyeceği, ancak 28 inci madde uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup indirilemeyen ve tutarı Cumhurbaşkanınca tespit edilecek sınırı aşan verginin mahsubunun yapılabileceği, -32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri ile 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı -36 ncı maddesinde, Cumhurbaşkanının indirim veya iade hakkını kısmen veya tamamen kaldırmaya veya yeniden koymaya ve bu şekilde indirim veya iade hakkı kısıtlanan mal veya hizmetleri belirlemeye, süresi içinde iadesi talep edilmeyen ve indirim yoluyla giderilmek üzere sonraki dönemlere devrolunan katma değer vergisinin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak yazılmasına imkân vermeye, iade talebinde bulunulabilecek asgari tutarı belirlemeye yetkili olduğu, -43/4 üncü maddesinde, ithalde alınan KDV'nin ilgili gümrük idaresince tarh olunacağı hüküm altına alınmıştır. 24/11/2023 tarihli ve 32379 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında; \"(1) İthalatta gözetim uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, gözetim uygulamasına tabi tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır. (2) İthalatta korunma önlemleri uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca korunma önlemi olarak uygulanan gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler, ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulanan dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır. MADDE 2-(1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.\" hükmü yer almaktadır. Buna göre, ithalatta gözetim uygulaması kapsamında ithal edilen ürünlere ilişkin 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlüğe girdiği tarih olan 24/11/2023 tarihinden sonra gözetim uygulamasına tabi tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar (gözetim belgesinde kayıtlı kıymet bedeli ile eşyanın gümrük kıymeti arasındaki farka tekabül eden tutar) ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve KDV matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7918, "title": "Madde 21 İthalatta Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38612, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38612", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5-H-01-2023/56]-530548", "ozelgeTarih": "2024-09-18", "baslik": "Koşu Yarışmasına Katılım Ücretinin KDV Kanunu Karşısındaki Durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin spor aktiviteleri organizasyonu ve bunlara bağlı fuar düzenleme işleri ile iştigal ettiği, bu faaliyet kapsamında Ankara'da her yıl düzenli olarak devam edecek \"…\" adı altında Türkiye Atletizm Federasyonu kuralları kapsamında ve kurumdan atanacak hakemler gözetiminde amatör ve profesyonel yarışmacıların katılabileceği aile koşusu, 4.2 km, 10.4 km ve 21.1 km olmak üzere dört adet koşu yarışması düzenleyeceğiniz ve yarışmalar sonucunda dereceye giren sporculara sembolik para ödülleri verileceği belirtilerek, yapılacak olan yarışmalara katılacak yarışmacılardan katılım ücreti olarak tahsil edeceğiniz ücretlerin katma değer vergisinin (KDV) konusuna girip girmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/A-1.3.) bölümünde; \"... c) Profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi ve gösterilmesi KDV'ye tabidir. Madde hükmünden anlaşılacağı üzere amatör nitelikli faaliyetler vergi dışında tutulmuştur. Amatör ve profesyonel ayırımının, sanatçı veya sporcunun bu faaliyetleri karşılığında gelir elde edip etmemesine göre yapılması gerekir. Profesyonel terimi, bir kişinin mesleğini amatör gibi zevk için veya heves dolayısıyla değil de kazanç sağlamak ve geçimini temin etmek amacıyla yapmasını; konser kavramı ise, genel veya özel bir toplantıda herhangi bir müzik türünde ve herhangi bir çalgıyla veya sesle veya her ikisi ile birlikte yapılan müzik icrasını ifade eder. Eğer sporcu ve sanatçı söz konusu faaliyetleri nedeniyle gelir elde ediyorsa profesyoneldir. Bu faaliyetini belli bir menfaat karşılığında yapmaktadır. Dolayısıyla amatör ve profesyonel ayırımı yapılırken sporcu ve sanatçıların katıldıkları gösteri, konser, maç, yarış ve benzeri organizasyonlar nedeniyle ferdi olarak veya bağlı bulunduğu kurum, kuruluş, organizasyon, kulüp veya benzeri teşebbüsler aracılığı ile belli bir gelir elde edip etmediğine bakılmalıdır. Ayrıca ticari bir organizasyon içinde yapılan faaliyetlerin tamamı gelir sağlayıcı nitelikte olduğundan, bu tür faaliyetler herhangi bir ayırım yapılmaksızın 3065 sayılı Kanunun (1/1) inci maddesindeki genel hükme göre vergilendirilir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, Gençlik ve Spor Bakanlığı Sosyal İlişkiler ve İletişim Dairesi Başkanlığından aldığınız … tarih ve … sayılı yazının incelenmesinden, yarışmaların \"Profesyonel Yarı Maraton\" şeklinde yapılacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından \"Profesyonel Yarı Maraton\" şeklinde düzenlenecek bu organizasyona katılanlardan tahsil edeceğiniz yarışmalara katılım ücreti üzerinden, 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesi kapsamında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38614, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38614", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1275724", "ozelgeTarih": "2024-09-18", "baslik": "Kooperatif üyelerine arsa ve işyeri teslimlerinde KDV istisna uygulaması ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kooperatifinizin 4737 Sayılı Özel Endüstri Bölgeleri Kanunu çerçevesinde ilan edilen Özel Endüstri Bölgesinde faaliyet gösterdiği belirtilerek Kooperatifiniz üyelerine arsa ve bina teslimlerinin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 17/4-k maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \" Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerine Tanınan İstisna \" başlıklı (II/F-4.23) bölümünde; \"... Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır. Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Özel Endüstri Bölgesinde bulunan Kooperatifinizin üyelerine arsa ve işyeri teslimlerinin 3065 sayılı Kanunun 17/4-k maddesi kapsamında istisna tutulması mümkün olmayıp söz konusu teslimler genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38615, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38615", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1275725", "ozelgeTarih": "2024-09-18", "baslik": "Yurt dışı mukimi firma tarafından yapılan sertifikalı ürünlerin denetimi için yapılan ödemeler", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ek dilekçenizde, Şirketinizin üretimini yaptığı kablo bağlantı parçalarının hem yurt içinde hem de yurt dışında satışının yapıldığı, laboratuvar hizmeti veren ve birçok ülkede temsilcilikleri bulunan Amerika menşeli … firması tarafından test edilen bazı ürünler ile ilgili olarak Şirketinize UL sertifikası verildiği ve sertifikalı ürünler için yılda 4 kez söz konusu firmanın Türkiye Temsilciliği … A.Ş.'de çalışan personelin Şirketinize denetime gönderildiği, buna ilişkin faturanın ise her denetim için ayrı ayrı olmak üzere firmanın Hollanda Temsilciliği … firması tarafından Euro para birimi üzerinden düzenlendiği belirtilerek, fatura karşılığı ilgili firma banka hesaplarına yapılan ödemeler için kurumlar vergisi kesintisi ve katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Açısından: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde, (1) Tam mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye'de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler. (2) Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler. (3) Dar mükellefiyette kurum kazancı, aşağıdaki kazanç ve iratlardan oluşur: a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye'de iş yeri olan veya daimî temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticarî kazançlar (Bu şartları taşısalar bile kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları malları Türkiye'de satmaksızın yabancı ülkelere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye'de olması veya satış sözleşmesinin Türkiye'de yapılmasıdır.) ...\" - 22 nci maddesinde, (1) Dar mükellef kurumların iş yeri veya daimî temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanır. (2) Dar mükellefiyete tâbi kurumların ticarî veya ziraî kazançlar dışında kalan kazanç ve iratları hakkında, Gelir Vergisi Kanununun bu kazanç ve iratların tespitine ilişkin hükümleri uygulanır. Ancak, bu kazanç ve iratların Türkiye'de yapılmakta olan ticarî veya ziraî faaliyet kapsamında elde edilmesi halinde, kurum kazancı bu maddenin birinci fıkrasına göre tespit edilir. ...\", - 25 inci maddesinin dördüncü fıkrasında \"Yıllık kurumlar vergisi beyannamesi, kurumun Türkiye'deki iş yerinin veya daimî temsilcisinin bulunduğu yerin; Türkiye'de iş yeri veya daimî temsilcisi olmadığı takdirde yabancı kuruma kazanç sağlayanların bağlı olduğu yerin vergi dairesine verilir.\" - 28 inci maddesinin birinci fıkrasında \"Dar mükellefiyete tâbi yabancı kurumların vergisi, bunlar hesabına Türkiye'deki müdür veya temsilcileri; müdür veya temsilcileri mevcut değil ise kazanç ve iratları yabancı kuruma sağlayanlar adına tarh olunur.\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; dar mükellefiyete tabi kurumların anılan fıkrada bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmış, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile serbest meslek kazançları üzerinden yapılacak kurumlar vergisi kesinti oranı petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan %5, diğer serbest meslek kazançlarından %20 olarak belirlenmiş, ticari kazançlar vergi kesintisi kapsamında sayılmamıştır. Öte yandan anılan Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, denetim hizmetlerinin Türkiye'deki temsilci ULVS Laboratuvar Hizmetleri A.Ş.'nin personeli aracılığıyla verilmesi nedeniyle, ABD mukimi firmanın Türkiye'de işyerinin oluştuğunun kabulü ve elde edilen kazançların ticari kazanç kapsamında değerlendirilerek kurumlar vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Şirketinizce yapılan söz konusu ödemelerden tevkifat yapılmayacağı tabidir. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Açısından: 1/1/1998 tarihinden itibaren uygulanmakta olan \"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması (Anlaşma)\"nın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında; \" 2. Akit Devletlerden birinin bir teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer: a) Teşebbüs bu diğer Devlette hizmet ve faaliyetlerin icra edildiği bir işyerine sahip olursa; veya b) Hizmet veya faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde, 183 günü aşarsa söz konusu gelir, bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir. Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu işyerine atfedilebilen gelir ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen hizmet veya faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da Türkiye Cumhuriyeti, söz konusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alabilir. Bununla beraber, söz konusu gelirin lehdarı, böyle bir vergiye tabi tutulduktan sonra söz konusu gelir dolayısıyla, sanki gelir bu diğer Devlette bulunan bir işyerine atfedilebilirmiş gibi, Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre, net esasında vergilendirilmeyi tercih edebilir. \" hükümleri yer almaktadır. Bu kapsamda, firmanız tarafından sertifikalı ürünlere ilişkin denetim hizmetleri karşılığında ABD mukimi firmaya yapılan ödemelerin Anlaşmanın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. ABD mukimi firma tarafından söz konusu hizmetlerin Türkiye'de bulunan bir işyeri vasıtasıyla icra edildiği veya söz konusu hizmetlerin Türkiye'de icra edildiği süre veya sürelerin, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde 183 günü aştığı durumda, bu hizmetlerden elde edilen gelirler Türkiye'de de vergilendirilebilecektir. Anlaşmanın ekte madde metnine yer verilen \"İşyeri\" başlıklı 5 inci maddesinde işyeri tanımına yer verilmiş olup, söz konusu maddede hangi hallerde diğer Devlette bir işyeri oluşup oluşmayacağı açıklanmaktadır. Buna göre, ek açıklamalar içeren dilekçenizde denetim hizmetlerinin, ABD mukimi firmanın Türkiye'deki temsilciliği olan … A.Ş.'nin personeli tarafından verildiği belirtildiğinden, söz konusu temsilciliğin ABD mukimi firmanın Türkiye'deki işyeri olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda özelge talep formunda da belirtildiği üzere Türkiye'de icra edilen denetim hizmetleri karşılığında ABD mukimi firmaya yapılan ödemelerden Türkiye'deki işyerine atfedilebilen tutarla sınırlı olmak üzere Türkiye'nin de vergi alma hakkı bulunmaktadır. Vergilendirme iç mevzuat hükümlerine göre yapılacaktır. Öte yandan, ülkemizin akdetmiş olduğu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları kapsamında, anlaşmaya taraf diğer ülkelerin mukimi gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye'de icra ettikleri serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler nedeniyle elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesine ilişkin ayrıntılı açıklamalara 26/9/2017 tarihli ve 30192 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4 Seri No.lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliğinde yer verilmiştir. Bu durumda ortaya çıkabilecek çifte vergilendirme, Anlaşmanın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\" başlıklı 23 üncü maddesi hükümleri uyarınca önlenecektir. Anlaşmaya taraf diğer ülke mukimlerinin Türkiye'de elde ettikleri kazanç veya iratların ilgili çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması çerçevesinde vergiye tabi tutulabilmesi için mukim oldukları ülke yetkili makamlarından mukimlik belgesi almaları ve bu belgenin aslı ile noter veya bu ülkedeki Türk konsolosluklarınca tasdikli Türkçe tercümesinin bir örneğini duruma göre ilgili vergi dairesine veya vergi sorumlularına ibraz etmeleri gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümleri uygulanacaktır. Katma Değer Vergisi Kanunu Açısından: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketinizin UL sertifikalı ürünleri için … firmasının Türkiye Temsilciliği … A.Ş. çalışanları tarafından belirli aralıklarla Şirketinize Türkiye'de verilen ve Türkiye'de faydalanılan denetim hizmetleri 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesi kapsamında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bu kapsamda, … firmasının bahse konu faaliyetleri nedeniyle Türkiye'de işyerinin oluşması nedeniyle, Şirketinize verilen denetim hizmetine ilişkin bedel üzerinden hesaplanan KDV'nin buna ilişkin düzenlenen faturada gösterilmesi ve söz konusu firma tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmekte olup, bu işlemde Şirketinizce KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7587, "title": "Madde 25 Vergilendirme dönemi ve beyan", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7859, "title": "Madde 22 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7862, "title": "Madde 28 Tarhiyatın muhatabı, tarh zamanı ve tarh yeri", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7563, "title": "Madde 30 Dar mükellefiyette vergi kesintisi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7835, "title": "Madde 3 Tam ve dar mükellefiyet", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38611, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38611", "ozelgeNo": "45404237-130[I-23-366]-228752", "ozelgeTarih": "2024-09-17", "baslik": "Giysi Kumbarasından Toplanan Ürünlerin Belirli İşlemlerden Geçirildikten Sonra Tesliminde KDV Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge formunuzda, kullanılmış giysileri çeşitli toplama yerlerinden (giysi kumbaralarından) topladığınız, elleçleme işleminden geçirip tasnif ederek paketledikten sonra yurt içine satışını yaptığınız belirtilerek söz konusu giysilerin tesliminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-g maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından toplama yerlerinden temin edilerek elleçleme, tasnif ve paketleme işlemlerine tabi tutulan giysilerin tesliminin 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup söz konusu ürünlerin tesliminde genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32093, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32093", "ozelgeNo": "E-93996897-130-160899", "ozelgeTarih": "2024-09-16", "baslik": "Turizm amaçlı kiralanan konutlarda verilen hizmetlerde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 552003 no.lu NACE faaliyet kodunda tanımlanan \"Kendine ait veya kiralanmış mobilyalı evlerde bir aydan daha kısa süreli olarak konaklama faaliyetleri\" ile iştigal ettiğinizi, bugüne kadar İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı veya Kültür ve Turizm Bakanlığından alınmış herhangi bir belgeniz bulunmadığından konaklama hizmeti için %20 oranında katma değer vergisi (KDV) uyguladığınızı, ancak daha sonra ilgili Bakanlıktan \" Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi \" aldığınızı belirterek bu belgenin alındığı tarihten itibaren söz konusu yerlerde verilen hizmetlere uygulanması gereken KDV oranı konusunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 25 inci sırası uyarınca, \"Otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti\" %10 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Diğer taraftan, geceleme hizmetlerinde KDV oran uygulamasının usul ve esaslarına ilişkin ayrıntılı açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.5) bölümünde; otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetinin, bu işletmelerde oda veya yer tahsis etmek suretiyle verilen tesiste günlük yatma-barınma-kalma hizmeti olduğu belirtilmiştir. Konaklama tesisleri konusunda Başkanlığımızca yapılan yazışma sonucunda Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü; - 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun \"Konaklama ve plaj işletmelerinin belgelendirilmesi ve diğer işlemler\" başlıklı 5 inci maddesindeki; \"Turizm sektöründe; bu Kanun ve diğer mevzuatta yer alan teşvik tedbirleri ile istisna, muafiyet ve haklardan yararlanabilmek için Bakanlıktan turizm yatırımı belgesi veya turizm işletmesi belgesi alınması zorunludur. ... Yetkili idare tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen konaklama işletmelerinin bu ruhsatı aldıkları tarihten itibaren altı ay içinde Bakanlıktan turizm işletmesi belgesi almaları zorunludur. Bakanlık tarafından turizm işletmesi belgesi iptal edilen konaklama işletmelerinin, iptal kararının tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde yeniden turizm işletmesi belgesi almaları zorunludur. ... Bu maddede belirtilen süreler içerisinde turizm işletmesi belgesi alamayan konaklama ve plaj işletmeleri, işletmeye açılamaz ve faaliyette bulunamaz. Bu işletmelerin işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça yapılan bildirim üzerine yetkili idare tarafından bir ay içinde iptal edilir ve faaliyetlerine son verilir. Bu fıkra kapsamında işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilen işletmelere yetkili idarece yeniden işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi için tesisin belge alma koşullarını sağladığına dair Bakanlıktan alınan uygun görüş yazısının yetkili idareye ibrazı zorunludur.\" hükümleri, - 18/7/2021 tarihli ve 7334 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun genel gerekçesinde yer alan; \" Ülkemiz turizm sektöründe belirli bir standartın geliştirilmesi için turizm tesislerinin Kültür ve Turizm Bakanlığının denetimi ve kontrolü altında olmasını sağlamak amacıyla, konaklama tesislerinin ve plaj işletmelerinin Bakanlıktan turizm belgesi almaları zorunluluğu getirilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının işlettiği konaklama tesisleri, misafirhaneler ile vilayetler evi ve ordu evlerinin bu düzenlemeden muaf tutulması öngörülmektedir. Bu belgenin alınmaması halinde faaliyetin sona erdirilmesi yaptırımı getirilmektedir. Halihazırda faaliyette bulunan, Bakanlık tarafından belgelendirme koşullarını sağlayamayan ancak Bakanlıkça belirlenecek asgari standartları sağlayabilecek konaklama tesislerine de basit konaklama tesisi turizm işletme belgesi verilerek bu tesisler de Bakanlık kontrolüne alınmakta ancak, uygulamada yaşanabilecek sorunların önlenmesini teminen Bakanlıktan turizm işletmesi belgeli tesislere getirilen bazı teşviklerden bu tesislerin yararlandırılmaması öngörülmektedir. \" ifadeleri çerçevesinde konaklama tesislerinin Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi alınmadan işletmeye açılamayacağı ve faaliyette bulunamayacağı, bu belgenin alınmaması halinde faaliyetin sona erdirilmesi yaptırımının bulunduğu, - 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa dayanılarak yürürlüğe konulan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin ikinci kısmının birinci bölümünde konaklama tesisleri ve niteliklerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, - 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alarak yerli veya yabancı kişilere tek seferde yüz gün veya yüz günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanan konutların, Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte konaklama tesisleri arasında belirtilmediği, - Bu kapsamda, Kültür ve Turizm Bakanlığından \"Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi\" alan konutların konaklama tesisi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı yönündedir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen \"Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi\" alan konutlarda verilen geceleme hizmetinin; ilgili BKK eki (II) sayılı listenin 25 inci sırası kapsamında otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından bu konutlarda verilen hizmet bedelleri üzerinden genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38609, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38609", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV3/13-n/2023-40]-524920", "ozelgeTarih": "2024-09-16", "baslik": "Deneme Sınavı Kitapçıkları Teslimlerinin KDV Kanununun 13/n Maddesi Kapsamında Değerlendirilip Değerlendirilmeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Derneğiniz İktisadi İşletmesinin faaliyetleri kapsamında yılın belirli tarihlerinde yayımlanan, yayımlanma tarihi … web sitenizde, yayın katalog ve broşürlerinizde belirtilen/duyurulan seri numaraları ile takip edilen, yaprak test niteliğinde bulunmayan ve ciltli kitapçık şeklinde teslimleri gerçekleştirilen deneme sınavı kitapçıklarının Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/n maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 13/n maddesinde, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/B-17.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (17.1.) alt bölümünde; \" İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılan basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde istisna uygulanmaz. Kanun maddesinde yer alan süreli yayın ifadesinden, belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile basılı haber ajansları yayınlarının anlaşılması gerekmektedir. Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler, almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası kitapları, mevzuat seti kitapları, Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) bulunan boyama ve etkinlik kitapları da istisna kapsamındadır. Kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında değerlendirilmez. Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve benzerlerinin tesliminde istisna uygulanmaz. İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV'ye tabidir. Program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setleri basılı kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bunların satışı istisna kapsamında değerlendirilmez. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, deneme sınavı kitapçıklarının, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-17.1.) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde mahiyet itibarıyla basılı kitap olarak değerlendirilmesi ve teslimlerinin KDV Kanununun 13/n maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38605, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38605", "ozelgeNo": "84974990-130-481427", "ozelgeTarih": "2024-08-28", "baslik": "K2 yetki belgesi alabilmek için şirket ortağı adına alınan kamyonete ait düzenlenen faturada gösterilen KDV nin adi ortaklık tarafından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hakkında.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, adi ortaklık olarak işletmenizde kullanılmak üzere kamyonet almak istediğinizi ancak adi ortaklık adına K2 yetki belgesi verilmediği için satın alınan kamyonetin ortak … adına tescil ettirildiği belirtilerek, … adına düzenlenen faturada gösterilen katma değer vergisinin (KDV) ortaklık tarafından verilen KDV beyannamesinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29 uncu maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, -34 üncü maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği, -53 üncü maddesinde, bu Kanunda geçen fatura ve benzeri vesikalar tabirinin Vergi Usul Kanununda düzenlenen vesikaları ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-7.) bölümünde, KDV uygulamasında adi ortaklıkların bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi mükellefiyetine sahip olduğu, adi ortaklıklarca defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz gibi vergi ödevleri ile beyanname verme ve vergi ödeme gibi mükellefiyetlerin ortaklardan ayrı olarak yerine getirilmesi, ortaklığın KDV ile ilgili hesaplarının, ortakların varsa şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı yapılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, adi ortaklık adına düzenlenen belgelerde gösterilen KDV'nin ortaklık tarafından 3065 sayılı KDV Kanununun 29 ve 34 üncü maddeleri çerçevesinde indirimi mümkün bulunmaktadır. Ancak, ortaklığın faaliyetine ilişkin olsa da ortaklar adına düzenlenen faturalarda gösterilen KDV'nin ortaklık tarafından indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30152, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30152", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1148944", "ozelgeTarih": "2024-08-26", "baslik": "İşgücü temin hizmetine bağlı olarak ortaya çıkan kıdem tazminat ödemelerine ilişkin fatura düzeni ve KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin \"Personel Hizmet Elemanı Alımına Ait Sözleşme\" kapsamında ….. Orduevi Müdürlüğüne personel temin hizmeti verdiği, söz konusu sözleşme kapsamında Orduevi Müdürlüğünde görev yapan ve çeşitli sebeplerle iş sözleşmesi sona eren personellerin kıdem tazminatlarının Orduevi Müdürlüğü tarafından ödenmesine karar verildiği belirtilerek, işgücü temin hizmetine bağlı olarak ortaya çıkan kıdem tazminat ödemelerine ilişkin …. Orduevi Müdürlüğü adına fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği, düzenlenmesi durumunda kıdem tazminatı yansıtma faturasında katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı, hesaplanması halinde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun \"İspat edici kâğıtlar\" başlıklı 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu kayıtların ise esas itibarıyla, Kanunun 229 uncu ve müteakip maddelerinde yer alan veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, aynı Kanunun; -229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, -231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hüküm altına alınmış, Kanunun 232 nci maddesinde de, fatura kullanmak mecburiyetinde olanlar sayılmıştır. Buna göre, Şirketiniz ile ….. Orduevi Müdürlüğü arasında imzalanan sözleşme gereği verilen işgücü temin hizmetine bağlı olarak iş sözleşmesi sona eren personel için Şirketiniz tarafından hesaplanan ve …. Orduevi Müdürlüğünce doğrudan ilgili personele ödenen kıdem tazminatları işgücü temin hizmet bedeline dahil bulunduğundan, bu kıdem tazminatı ödemeleri için ….. Orduevi Müdürlüğü adına genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlemeniz gerekmektedir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -20 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; 2 nci fıkrasında ise bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, Şirketiniz ve ….. Orduevi Müdürlüğü ile imzalanan sözleşme gereği verilen işgücü temin hizmetine bağlı olarak iş sözleşmesi sona eren personel için Şirketiniz tarafından hesaplanan ve ….. Orduevi Müdürlüğünce doğrudan ilgili personele ödenen kıdem tazminatları işgücü temin hizmet bedeline dahil bulunduğundan, bu tutarlar için hesaplanan KDV üzerinden mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümü kapsamında (9/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32094, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32094", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1118491", "ozelgeTarih": "2024-08-20", "baslik": "Oyuncaklı sakız tesliminde uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 22/06/2023 tarih ve 685323 sayılı yazımız. c) 19/07/2023 tarih ve 4938711 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. ç) 26/09/2023 tarih ve 1033217 sayılı yazımız. d) 13/02/2024 tarih ve 764764 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgi (a), ilgi (c) ve ilgi (d)'de kayıtlı özelge talep formlarında, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 1704.10.10.00.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ve hazır olarak satın alındığı ifade edilen 50 adet ve 100 adet şekerli sakızın bulunduğu kutunun içerisine hediye olarak TGTC'nin 9503.00.85.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen oyuncak arabanın da konulacağı belirtilerek oyuncaklı sakız kutusunun tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" başlıklı bölümünün 13 üncü sırasında, \"Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 17 no.lu fasılda yer alan mallar\" ibaresine yer verilmiş olup bu fasılda sayılan malların ithal ve/veya teslimi %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Diğer taraftan, söz konusu fasıl içinde alt tarife ve GTİP numaraları itibarıyla; 1704.10 - Ciklet (şekerle kaplanmış olsun olmasın): - - Ağırlık itibariyle % 60'tan az sakaroz içerenler (sakaroz olarak ifade edilen invert şeker dahil) 1704.10.10.00.19 - - - Diğerleri - - Ağırlık itibariyle % 60 veya daha fazla sakaroz içerenler (sakaroz olarak ifade edilen invert şeker dahil) 1704.10.90.00.19 - - - Diğerleri tanımlanmıştır. Ayrıca, TGTC'nin 9503.00.85.00.00 GTİP numarasında sınıflandırılan oyuncaklar ise 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından bu eşyanın ithal ve/veya tesliminde genel oranda (%20) KDV hesaplanmaktadır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-1.3.) bölümünde; \"İndirimli orana tabi olan işlemle genel orana tabi işlemlerin birlikte yapılması halinde, bu işlemlere tekabül eden bedel, toplam bedelden ayırt edilerek her işlem grubuna o gruba ait vergi oranı uygulanır. Böyle bir ayrımın yapılamaması halinde, KDV hesaplanmasında işlem grubu içerisindeki en yüksek KDV oranı esas alınır.\" açıklaması yer almaktadır. Özelge talep formu ekinde yer alan TR340000240012 referans numaralı Bağlayıcı Tarife Bilgisinden, söz konusu eşyanın 1704.10.10.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı; eşya tanımında da, \" Bir kutu içinde beraber paketlenerek satışa sunulmuş, analiz raporuna göre %55,5 sakkaroz/invert şeker/izoglikoz içeren, her biri ayrı ayrı paketlenmiş 100 adet ciklet (sakız) cinsi eşya ve bir adet adi metalden (çinko) mamul gövdesi ve plastikten mamul tekerlekleri olan küçültülmüş boyutta oyuncak araba cinsi eşya olmak üzere, iki ayrı eşyadan oluşan, turbo soft bubble gum car gifted ticari tanımlı eşya kutu içerisinde yer alan eşyalar nitelikleri itibariyle genel yorum kuralları 3(b) kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, ciklet sakız cinsi eşya 1704.10.10.00.19 GTİP'inde, oyuncak araba cinsi eşya 9503.00.85.00.00 GTİP'inde kendi pozisyonlarında ayrı olarak sınıflandırılmıştır. \" açıklamasına yer verilmek suretiyle iki ayrı GTİP belirlemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, söz konusu eşya için iki farklı GTİP numarası tanımlanmasına karşın nihai tüketiciye sunulmak üzere bedelin ayrıştırılamayacak şekilde birleşik tek bir ürün olarak satışının yapılacağı hususu göz önünde alındığında, genel orana tabi olan oyuncak arabanın KDV oranının (%20) esas alınarak işlem yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38603, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38603", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1118545", "ozelgeTarih": "2024-08-20", "baslik": "Yurt içi uçuşlarda kullanılan internet paketinin KDV ve ÖİV karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "b) …tarih ve …evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında, …Anonim Ortaklığının uydu üzerinden kablosuz internet haberleşme sistemine sahip uçaklarında internet servis sağlayıcısı (ISS) hizmet ihalesinin Şirketinizce alındığı, bu kapsamda …'nın yurt dışı uçuşlarına ilişkin verilen hizmet karşılığında THY tarafından Şirketinize, uydulara ait kullanım bedeli ödendiği, ancak faturalandırmanın uluslararası mevzuat gereğince katma değer vergisi (KDV) ve özel iletişim vergisi (ÖİV) hesaplanmaksızın düzenlendiği, bununla birlikte aynı sistemin uçak içindeki kurulu donanım ile yurt içi uçuşlarda da uygulanmak istendiği, bunun için uçak içi donanım sayesinde yabancı ülke uydusu üzerinden alınan verinin yer istasyonuna iletileceği, yer istasyonun veriyi Şirketinizin POP noktasına aktaracağı, böylelikle ücretsiz internet erişiminin sağlanmış olacağı, ücretsiz internetin …tarafından yurt içi uçuşlarda bedelsiz olarak yolculara sunulacağı, yurt içi uçuşlara ilişkin verilen söz konusu hizmet karşılığında Şirketinizin …'dan bedel tahsil etmeyeceği belirtilerek, söz konusu hizmetin KDV ve ÖİV'den istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, birşeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -27 nci maddesinde, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu ve emsal bedeli ve emsal ücretinin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit olunacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \" 1.1.İşlemlerin Türkiye'de Yapılması \" bölümünde konuya ilişkin örneklere de yer verilmek suretiyle açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, …'nin yurt içi uçuşlarına ilişkin, uçak içerisinde yer alan kurulu donanım üzerinden bir yabancı ülke uydusuna bağlanarak Şirketiniz tarafından verilen internet hizmeti, Türkiye'de ifa edildiğinden ve hizmetten Türkiye'de yararlanıldığından, 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup bedelsiz verilen söz konusu internet hizmeti için emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ YÖNÜNDEN 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesinde, 1.Her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetlerinin % 7,5, 2.Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetlerin % 7,5, 3.Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmetinin % 7,5, 4.Yukarıda sayılan kapsama girmeyen diğer elektronik haberleşme hizmetlerinin %7,5 oranında özel iletişim vergisine (ÖİV) tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 30/1/2021 tarihli ve 31380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 3469 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ÖİV oranı %10 olarak belirlenmiştir. Aynı maddede; - Özel iletişim vergisinin mükellefinin, sayılan hizmetleri veren işletmeciler olduğu, - Verginin matrahının, katma değer vergisi (KDV) matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül ettiği, - Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde, 3065 sayılı KDV Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan 4 Seri No.lu Gider Vergileri Sirkülerinin (3.6) bölümünde Katma Değer Vergisi Kanununda yer alan istisnaların özel iletişim vergisi açısından da geçerli olduğu; özel iletişim vergisine tabi hizmetlerin bedelsiz verilmesi halinde KDV Kanununun 27 nci maddesine göre emsal bedel üzerinden ÖİV hesaplanacağı açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, THY'nin yurt içi uçuşlarında uçak içerisinde yer alan kurulu donanım üzerinden bir yabancı ülke uydusuna bağlanarak Şirketiniz tarafından sunulan bedelsiz internet hizmeti için emsal bedel üzerinden ÖİV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38602, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38602", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.2/I/11-2023/130]-439546", "ozelgeTarih": "2024-08-14", "baslik": "Yurt dışı mukimi firmaya verilen CE belgelendirme hizmetinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Almanya'da mukim … tarafından üretilen güneş enerjisi sistemi ürününün Şirketiniz tarafından incelenerek kendi ülkesi de dahil olmak üzere Dünya genelinde yapacağı satışlarda kullanılabilecek CE belgelendirme hizmetinin verildiği, söz konusu hizmetin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV) kapsamında hizmet ihracı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A-2. Hizmet İhracı\" başlıklı bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurtdışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir...'' \"II/A-2.2. İstisnanın Tevsiki ve Beyanı\" başlıklı bölümünde ise ; \"Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir. ... Bu şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmez. Bununla birlikte, faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade yapılabilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt dışında mukim Şirkete vermiş olduğunuz CE belgelendirme hizmetinden yurt dışında faydalanılması ve yukarıda sayılan diğer şartların da birlikte gerçekleşmesi halinde söz konusu hizmetin, hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından yurt dışında mukim Şirkete verilen CE belgelendirme hizmetinden, yurt dışındaki Şirketin Türkiye'de yararlanması halinde verilen hizmet genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32095, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32095", "ozelgeNo": "E-55054586-130-56345", "ozelgeTarih": "2024-08-09", "baslik": "Pastanedeki teslim ve hizmetlerde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, imalathanenizde üretilen unlu mamullerin şirketinize ait olan şube işyerlerinde satışının gerçekleştirildiği, satış yapılan işyerlerinin sadece birinde yeme içme imkânının bulunduğu, diğer şubelerinizde sadece hazır olan ürünlerin satışının yapıldığı belirtilmekte ve yeme içme hizmeti sunulmayan işyerlerinizde gerçekleştirilen satışlarda uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak uygulanmaktadır. 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümünün 15 inci sırasında yer alan \"Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 19 no.lu faslında yer alan mallar,\" düzenlemesi uyarınca \"Hububat, un, nişasta veya süt müstahzarları; pastacılık ürünleri\" teslimleri %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 24 üncü sırasında ise; gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) sayılmış ve bu hizmetlere %10 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"III/B-2.4. Yiyecek ve İçecek Sunulan Yerlerde KDV Oran Uygulaması\" başlıklı bölümünde, yukarıda belirtilen yerlerin tanımı ve tasnifinde \"İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik\" ve ilgili diğer mevzuatın esas alınacağı belirtilmiş ve bu işletmelerin prensip olarak hizmet işletmesi mahiyetinde oldukları, buralarda imal edilen veya dışarıdan temin edilen gıda maddelerinin buralarda veya dışarıda tüketilmek üzere müşterilere satışında %10 (alkollü içeceklerde %20) oranında KDV hesaplanacağı örneklere de yer verilmek suretiyle açıklanmıştır. Öte yandan, şirketinize ait imalathane ve şube işyerleri nezdinde yapılan yoklamalar sonucunda; - İşyerlerinizin \"2. Sınıf Pastane\", \"3. Sınıf Pastane\" ve \"Unlu Mamuller Satış Yeri\" ruhsatlarıyla faaliyet gösterdiği, imalathaneniz ve merkez şubenize ait ruhsatların ise \"Unlu Mamuller Pastacılık Tatlıcılık İmalat ve Satış Yeri\" olarak düzenlendiği ve bu yerlerde masa, oturma yeri, tezgâh gibi servis yapılabilen alanların bulunmadığı, - \"Pastane Ürünleri Satış Mağazası\" ruhsatıyla faaliyet gösteren şube işyerinizdeyse oturma yerlerinin bulunduğu ve müşterilere yeme-içme imkânı sağlandığı anlaşılmıştır. Buna göre; 1) Şirketinize ait \"2. Sınıf Pastane\" ve \"3. Sınıf Pastane\" ruhsatlarıyla faaliyet gösteren işyerlerinde yapılan yeme içme hizmetleri ve gıda satışlarında %10, 2) Yapılan yoklama ve diğer tespitler sonucunda, mevcut oturma yerleri ile müşterilere yeme-içme imkânının sağlandığı anlaşılan \"Pastane Ürünleri Satış Mağazası\" ruhsatı bulunan şube işyerinizde yapılan yeme içme hizmetleri ve gıda satışlarında %10, 3) İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat kapsamında, faaliyet konusu \"Unlu Mamuller Satış Yeri\" ve \"Unlu Mamuller Pastacılık Tatlıcılık İmalat ve Satış Yeri\" olarak tespit edilen işyerlerinizde, müşterilere hizmet sunulmasını sağlayacak masa, oturma yeri, tezgâh gibi alanların bulunmadığı anlaşıldığından, bu işyerlerinde yapılan 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümü kapsamındaki gıda satışlarında ise %1 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38595, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38595", "ozelgeNo": "21152195-130[2023-5835]-463229", "ozelgeTarih": "2024-08-09", "baslik": "Serbest bölgede bulunan şubeden yurtdışına yapılan satışlar", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Serbest Bölgede bulunan şubeniz tarafından yapılan ihracatın şirket merkeziniz tarafından yapılan satışlarla birlikte ilgili dönem katma değer vergisi (KDV) beyannamesine dahil edilip edilmeyeceğine ilişkin Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 2/1 maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/1-b maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için; teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya yapılması, teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. İhracat prensip olarak, bir malın yürürlükteki ihracat mevzuatı ile gümrük mevzuatına uygun şekilde Türkiye gümrük bölgesi dışına veya serbest bölgelere çıkarılmasını ifade etmektedir. Bu itibarla, yurt dışından hammadde satın alınmak suretiyle serbest bölgedeki şubenizde üretilen ancak millileştirilmeyen malların şubeniz tarafından yurt dışına teslimleri, malların teslim anında Türkiye'de bulunma şartını taşımadığından KDV Kanununun 6 ncı maddesine istinaden KDV'ye tabi olmayacak ve yapılan işlemler ihracat olarak değerlendirilmeyecektir. Öte yandan, KDV'nin konusuna girmeyen söz konusu işlemin KDV beyannamesinde gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7917, "title": "Madde 16", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38596, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38596", "ozelgeNo": "25953680-045.02-57801", "ozelgeTarih": "2024-08-09", "baslik": "Devreden KDV'nin Başka Bir Faaliyette İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; mimarlık faaliyetinizden dolayı katma değer vergisi (KDV) mükellefi olduğunuz, 13.2.2020 tarihinde başladığınız bu faaliyetinizle ilgili serbest meslek kazanç defteri tutmakta iken, buna ek olarak 17.9.2021 tarihinde ikamet amaçlı binaların inşaatı faaliyet kodu ile ticari kazanç mükellefiyeti açtırdığınız, ihaleyle aldığınız yapım işlerini bitirdikten sonra 31.12.2022 tarihi itibarıyla ticari kazanç mükellefiyet kaydınızı kapattırdığınız belirtilerek, ticari kazanç defterinize işlemiş olduğunuz alış faturalarından dolayı oluşan devreden KDV'nin, 1.1.2023 tarihi itibarıyla Önceki Dönemden Devreden İndirilecek KDV olarak serbest meslek faaliyeti nedeniyle verilecek beyannamede indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, - 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV 'den indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, ticari faaliyetinizin terk edildiği döneme ilişkin KDV Beyannamesinde yer alan \"Sonraki Dönemlere Devreden KDV\"nin, diğer faaliyetinizden dolayı verilecek KDV Beyannamesinde \"Önceki Dönemden Devreden KDV\" olarak dikkate alınması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38597, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38597", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1073965", "ozelgeTarih": "2024-08-09", "baslik": "İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işleri bir arada yapan üniversitenin ilave edilecek KDV'yi nasıl hesaplayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -Vakıf üniversitesi olarak faaliyette bulunduğunuz, eğitim faaliyetlerinizin yanı sıra Üniversitenize ait eğitim ve araştırma hastanenizin de bulunduğu ve sağlık üniversitesi olmanız nedeniyle uygulamalı olarak yürütmüş olduğunuz akademik sürecin teorik eğitimleri ile uygulamalı eğitimlerini farklı lokasyonlarda gerçekleştirdiğiniz ve her bir lokasyonun yönetim, organizasyon, koordinasyon, muhasebe, finans ve kadrosunu ayrı ayrı oluşturduğunuz, -Eğitim ve Araştırma Hastanesi biriminiz tarafından düzenlenen hizmet faturalarının Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/2-a maddesi gereğince istisnalı olarak düzenlendiği, merkez eğitim kampüsündeki eğitim döneminin 9 aylık süre içerisinde gerçekleştiği, bu süreç içerisindeki hizmetlerin faturalandırıldığı, eğitime ara verilen tatil dönemlerde ise genellikle arızi eğitim hizmeti ile tamirat ve tadilat işlemlerini faturalandırdığınız, yürütülen eğitim hizmetlerinin ise genel esaslara göre KDV'ye tabi olduğu için KDV'li olarak fatura düzenlediğiniz, -Her bir hizmet biriminde oluşan mali bilgilerin toplanarak tek bir vergi numarasında birleştirilip KDV ve muhtasar beyannamelerini verdiğiniz, ancak hastane birimince alınan mal veya hizmetlerin hasta ve hasta yakınlarının kullanımına sunulduğu gibi öğretim görevlileri ve öğrenciler ile idari personelin de kullanımına sunduğunuz belirtilerek, Üniversitenizin eğitim faaliyetlerinin KDV'ye tabi, eğitim araştırma hastanesi hizmetlerinizin ise KDV'den istisna olması nedeniyle KDV beyannamelerinde \" İlave Edilecek KDV'nin \" nasıl hesaplanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -17/2-a maddesinde, Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların hastane, işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -29 uncu maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirebilecekleri, -30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, -33 üncü maddesinde, indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin bir arada yapılması halinde, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin ancak indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmının indirim konusu yapılacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Vergi İndirimi\" başlıklı (III.C.4.) bölümünde; \" İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemleri birlikte yapan mükellefler, alışlarında yüklendikleri vergileri, herhangi bir ayırım yapmaksızın tamamen o dönemde indirilebilir KDV hesabına intikal ettirirler. Daha sonra aynı dönemde, toplam satışlar içinde indirim hakkı tanınmayan işlemlerin oranı bulunur, bu oran, o dönemdeki toplam satışlar nedeniyle yüklenilen vergilere uygulanarak, istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergi miktarı hesaplanır. Bu şekilde bulunan vergisiz satışlara (kısmi istisna kapsamına giren işlemlere) ait yüklenilen vergiler, KDV beyannamesinin, \"İlave Edilecek KDV\" satırına yazılır. İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işleri birlikte yapan mükellefler, müşterek genel giderler ile amortismana tabi iktisadi kıymetler nedeniyle yüklendikleri vergilerden, indirim konusu yapılacak olanlar ile indirim konusu yapılmayıp, gider hesaplarına aktarılacak olanları, bu bölümde belirtilen esaslara göre ayırıma tabi tutacaklardır. \" açıklamaları yer almaktadır. Öte yandan, hastane birimince alınan mal ve hizmetlerin hem vergiye tabi eğitim faaliyetleri hem de vergiden istisna olan hastane hizmetleri ile ilgili olması durumunda, istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergi miktarı (ilave edilecek KDV tutarı), istisna edilen işlemlerin ilgili dönemde gerçekleşen toplam işlemler içindeki oranının bulunması ve bu oranın mal ve hizmet harcamaları nedeniyle yüklenilen vergilere uygulanması suretiyle belirlenecektir. Buna göre; hastane birimince alınan mal ve hizmetlerin doğrudan KDV'den istisna olan hastane hizmetleri ile ilgili olması durumunda bu mal ve hizmetler nedeniyle yüklenilen KDV'nin indirilecek KDV hesaplarından çıkarılarak ilgili döneme ilişkin 1 No.lu KDV beyannamesinin \" Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV'nin İlavesi \" satırına dahil edilerek beyan edilmesi gerekmektedir. Hastane birimince temin edilen ancak doğrudan vergiye tabi eğitim faaliyetleri ile ilgili kullanılan mal ve hizmetlere ilişkin yüklenilen KDV'nin ise eğitim faaliyetlerine ilişkin yüklenilen KDV olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38599, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38599", "ozelgeNo": "76464994-130-222584", "ozelgeTarih": "2024-08-09", "baslik": "Şirket adına kayıtlı kooperatif ortaklık payının satılması halinde KVK ve KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin …Yapı Kooperatifinin ortaklık payına sahip olduğu belirtilerek bu ortaklık payının Yapı Kullanma İzin Belgesi alınmadan üçüncü kişilere satılması işleminin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) yönünden değerlendirilmesi hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri, rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmının anılan bentte sayılan şartlar dahilinde kurumlar vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 7456 sayılı 6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 16 ncı maddede: \" Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilmeden önceki hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan %50 oranı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak taşınmaz satış kazançları için %25 olarak uygulanır. \" hükmü yer almaktadır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; \"5.6.2.2.2. İştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri \" başlıklı bölümünde; \" Maddede yer alan \"iştirak hisseleri\" deyimi, menkul değerler portföyüne dahil hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade etmektedir. Bunlar, -Anonim şirketlerin ortaklık payları veya hisse senetleri (Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım ortaklıkları hisse senetleri dahil), -Limited şirketlere ait iştirak payları, -Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları, -İş ortaklıkları ile adi ortaklıklara ait ortaklık payları, -Kooperatiflere ait ortaklık payları olarak sıralanabilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre; Şirketiniz aktifinde kayıtlı olan kooperatif hissesinin, en az iki tam yıl süreyle Şirketiniz aktifinde yer alması ve maddede öngörülen diğer şartların da sağlanması halinde, söz konusu hissenin satışından elde edilen kazancın Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmaktadır. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-r maddesinde; kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisselerinin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin vergiden istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları iştirak hisseleri teslimlerinin ise istisna kapsamında yer almadığı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/F-4.16.2.) bölümünde; \" İştirak hisselerinin (ortaklık payı) satışında istisna uygulanabilmesi için satışa konu iştirak hisselerinin kurumların aktiflerinde asgari iki tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekir. İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları iştirak hisselerinin tesliminde, istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır. \" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz aktifinde kayıtlı olan kooperatif hissesinin en az iki tam yıl süreyle Şirketiniz aktifinde yer alması kaydıyla satışı suretiyle devir ve teslimi, 3065 sayılı Kanunun 17/4-r maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38594, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38594", "ozelgeNo": "82185597-200.03.01-20481", "ozelgeTarih": "2024-08-08", "baslik": "Adi Ortaklıkta, İkinci el araç ticaretinde özel matrah uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, adi ortaklık olarak ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satım faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, ortaklık adına yetki belgenizin bulunmadığı ve yalnızca ortaklardan biri adına yetki belgesinin olduğu belirtilerek, ortaklardan biri adına olan yetki belgesiyle gerçekleştirilen ikinci el motorlu kara taşıtı teslimlerinde özel matrah uygulanıp uygulayamayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -23/f maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-7) \"Adi Ortaklıklarda Vergileme\" başlıklı bölümünde de; KDV uygulamasında adi ortaklıkların bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi mükellefiyetine sahip olduğu; adi ortaklıklarca defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz gibi vergi ödevleri ile beyanname verme ve vergi ödeme gibi mükellefiyetlerin ortaklardan ayrı olarak yerine getirilmesi, ortaklığın KDV ile ilgili hesaplarının, ortakların varsa şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı yapılması gerektiği açıklanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti\" başlıklı (III/A-4.9.) bölümünde; \"İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete' de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. ... Verilen süre içinde yetki belgesini almamış olanlar ile yetki belgesi almaksızın ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanmaz. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, adi ortaklıklarda ikinci el motorlu kara taşıtı alım-satım faaliyetinde özel matrah uygulamasından faydalanabilmek için yetki belgesinin ortaklık adına düzenlenmesi gerekmekte olup, ortaklardan biri adına düzenlenen yetki belgesi ile adi ortaklığın özel matrah uygulamasından faydalanması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7919, "title": "Madde 23 Özel Matrah Şekilleri", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38592, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38592", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-722118", "ozelgeTarih": "2024-05-29", "baslik": "Firma personeline hediye verilen Xbox oyun konsolu bedelinin gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin tekstil faaliyeti ile iştigal ettiği, mağazalarınıza, bayi mağazalarına ve konsinye olarak ürün verdiğiniz mağazalarda ürünlerinizin satışının yapıldığı, konsinye ürün verdiğiniz mağazanın muhasebe müdürüne oyun konsolu ve kumanda kolu hediye ettiğiniz belirtilerek, söz konusu harcamaların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilecektir. Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirilebilecek giderler sayılmış olup, maddenin (1) numaralı bendiyle ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderler olup, bunlara işletme gideri de denilebilmektedir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinizin faaliyetine ilişkin olarak konsinye ürün verilen mağazalardan birinin muhasebe müdürüne hediye edilen xbox oyun konsolu ve kumanda kolu bedeline ilişkin olarak yapılan harcamaların, mahiyeti itibarıyla kurum kazancının elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağı bulunmadığından gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin (5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen KDV ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen KDV hariç) mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İndirilemeyecek KDV\" başlıklı (III/C-2.) bölümünün \"Genel Açıklama\" alt başlıklı (III/C-2.1.) bölümünde; \"KDV esas itibarıyla vergi indirimi mekanizmasına dayanan bir vergilendirme şekli olmakla beraber, uygulamada, vergi indirimine imkân tanınmayan bazı haller Kanunun 30 uncu maddesinde sayılmıştır. Buna göre aşağıda açıklanan vergiler, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilmez. ... ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin konsinye ürün verdiği mağazanın muhasebe müdürüne hediye etmek amacıyla satın almış olduğu oyun konsolu ve kumanda koluna ilişkin harcamaların kurum kazancının tespitinde indirimi kabul edilmediğinden, söz konusu alımlara ilişkin KDV'nin 3065 sayılı Kanunun 30/d maddesi uyarınca indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7712, "title": "Madde 34 İndirimin Belgelendirilmesi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30153, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30153", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-603249", "ozelgeTarih": "2024-05-09", "baslik": "Sigorta poliçe bedelleri karşılığı verilen reklam hizmetlerinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Federasyonunuz ile … Sigorta A.Ş. ve … Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş. arasında reklam haklarını içeren bir sözleşme imzalandığı, … Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş.nin yalnızca taraflar arasında anlaşma sağlanması konusunda koordinatörlük sağladığı, … Sigorta A.Ş.ye sözleşme kapsamında belirlenen sigorta poliçeleri için reklam faturası düzenlendiği ve karşılığında poliçelerin prim borcuna mahsuplaşma yapıldığı, Federasyonunuzun reklam ve sponsorluk kapsamında düzenlediği faturalarda ticari reklam kapsamında (3/10) oranında tevkifat uyguladığı ancak sigorta şirketinin ticari reklam dışındaki sponsorluğu kapsamadığı gerekçesiyle söz konusu hizmete ilişkin düzenlenen faturalarda diğer hizmetler kapsamında (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerektiği görüşünde olduğu belirtilerek, düzenlenen faturalarda hangi oranda tevkifat uygulanması gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiş olup, Tebliğin; - \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15) bölümünde, \" 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Federasyonunuz ile sigorta şirketleri arasında düzenlenen sözleşme kapsamında verilen reklam hizmeti, sigorta şirketlerinin tanıtımına yönelik verilen ve doğrudan fayda sağlanan hizmetler niteliğinde olduğundan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatına tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38586, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38586", "ozelgeNo": "93996897-130-77445", "ozelgeTarih": "2024-05-09", "baslik": "Uluslararası Taşımacılık Faaliyeti Kapsamında Seyahat Acenteleri Tarafından Düzenlenen Faturalarda KDV Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, -A grubu seyahat acentesi olduğunuz, gemi acenteliği ve yurt içindeki bazı turistik bölgelerde rehberlik hizmeti faaliyetleriyle iştigal ettiğiniz, -Marmaris-Rodos arası yolcu taşımacılığı yapan … A.Ş.nin bilet satışını yaptığınız, Rodos'a gitmek isteyen yolculara taban fiyat üzerine komisyon kazancınızı ekledikten sonra fatura düzenlediğiniz, … A.Ş. tarafından da Şirketinize taban fiyat üzerinden fatura düzenlendiği, -Ayrıca, aynı kapsamda Türkiye'de mukim diğer A grubu acentelerin bulduğu müşterilere de bilet satışı yaptığınız, acentelerin müşteriyi bulduktan sonra hesapladıkları komisyon tutarı kadar Şirketinize fatura düzenlediği, taban fiyat üzerine bu komisyon tutarını ve kendi komisyon kazancınızı da ekledikten sonra müşteriye fatura düzenlediğiniz ve Tugay Turizm A.Ş.nin de bu müşteriler için Şirketinize taban fiyat üzerinden fatura düzenlediği belirtilerek; -Şirketiniz tarafından bilet satışlarına ilişkin müşterilere düzenlenen faturalarda katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı, hesaplanacaksa matrahın ne olacağı, -Fatura düzenlenen müşterilerin Türk tabiiyetinde bulunup bulunmamasının KDV hesaplanmasına bir etkisinin olup olmadığı, -Diğer acentelerin müşteri bulduğu durumlarda düzenlenen faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -14/1 inci maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden istisna olduğu hüküm altında alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Transit ve Türkiye ile Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna\" başlıklı (II/C-1.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (II/C-1.1.) alt bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (14/1) inci maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işlemleri KDV'den istisna edilmiştir. İstisna kapsamına; - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren, - Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'de sona eren, - Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren taşıma işleri girmektedir. ... KDV'den istisna edilen uluslararası taşıma işlerine ait bilet satışı yapan mükelleflerin, bu işlemlere ilişkin olarak hesapladıkları komisyonlar da taşımacılık işi içinde mütalaa edilir ve istisnadan yararlanır. Bilet satış komisyonunun, acente tarafından taşıma firmasına fatura düzenlemek suretiyle taşıma firmasından tahsil edildiği durumlarda, komisyon faturasında \"Uluslararası taşımaya ait bilet satışına ilişkin komisyon olduğundan 3065 sayılı KDV Kanununun 14 üncü maddesi gereğince KDV hesaplanmamıştır.\" açıklamasına yer verilir ve faturadaki bedel üzerinden KDV hesaplanmaz. Komisyonun, acenteler tarafından bilet veya fatura üzerinde ayrıca gösterilerek doğrudan yolcudan tahsil edildiği durumda ise bilet, fiş veya fatura üzerinde ayrıca gösterilen komisyon tutarı üzerinden KDV hesaplanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin Marmaris-Rodos arası yolcu taşımacılığı için … A.Ş.nin bilet satışlarına ilişkin olarak müşterilere düzenlediği faturalarda yer alan bilet bedelleri ve buna ilişkin olarak hesaplanan komisyon bedelleri 3065 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. Öte yandan, diğer A grubu acentelerin Şirketinize müşteri bulma hizmeti 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesi uyarınca KDV'ye tabi olduğundan, bu acenteler tarafından Şirketinize düzenlenen faturalarda genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Diğer taraftan, KDV hesaplanması açısından müşterilerin Türk tabiiyetinde bulunup bulunmamasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38587, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38587", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.2/I/29-2023/38]-251748", "ozelgeTarih": "2024-05-09", "baslik": "YTB kapsamında alınan makinenin yatırım tamamlanmadan satılması durumunda vergi dairesince tahakkuk ettirilecek KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yatırım teşvik belgesi kapsamında katma değer vergisi (KDV) istisnası uygulanarak almış olduğunuz makinenin yatırım tamamlanmadan satılması durumunda, makine alımında ödenmeyen KDV'ye ilişkin olarak vergi dairesince tahakkuk ettirilecek KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/d maddesinde; yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makina ve teçhizat teslimlerinin katma değer vergisinden istisna edildiği, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan verginin alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edileceği, zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımının, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlayacağı, -29/1 inci maddesinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, -34/1 inci maddesinde; yurt içinden sağlanan veya ithal edilen mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar üzerinden ayrıca gösterilmek ve kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yatırımın Usulüne Uygun Olarak Gerçekleşmemesi\" başlıklı (II/B-5.5.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (13/d) maddesine göre, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Satıcıların KDV iade talepleri ise yürürlükteki mevzuata göre sonuçlandırılır. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar. Yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği Ekonomi Bakanlığı tarafından tespit edilerek, gerekli işlemler yapılmak üzere belge sahibinin bağlı olduğu vergi dairesine bildirilir. 3065 sayılı Kanunun (13/d) maddesinde yer alan istisna kapsamında olmamasına rağmen, söz konusu madde gerekçe gösterilerek ve KDV istisnası uygulanarak yapılan satışlarda vergi ve cezaların satıcıdan aranacağı tabiidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yatırım teşvik belgesi kapsamında 3065 sayılı Kanununun 13/d maddesine istinaden KDV ödenmeksizin satın alınan makinenin yatırım tamamlanmadan satılması durumunda, istisna uygulanan işleme ilişkin ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamların, tarafınızdan aranması gerekmekte olup, bu şekilde tarafınızdan aranan verginin indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38588, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38588", "ozelgeNo": "13649056-125[2023]-46618", "ozelgeTarih": "2024-05-09", "baslik": "Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerde gider kısıtlaması ve KDV indirimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz adına finansal kiralama ile sıfır kilometre binek otomobil alındığı, alınan binek otomobil için bankaya anapara, faiz ve katma değer vergisi (KDV) olarak 36 ay vade ile taksit ödemesi yapılacağı, banka tarafından finansal kiralamaya istinaden aylık fatura düzenleneceği, düzenlenen faturalarda yer alan KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı, ödenecek faiz giderinin finansman gideri olarak dikkate alınıp alınmayacağı ve binek otomobile ait kasko, yakıt vb. giderlerin binek otomobil gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \" Safi Kurum Kazancı \" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \" İndirilecek Giderler \" başlıklı 40 ıncı maddesinde; \" Safi kazancın tesbit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir: 1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler. (İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler.) (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 (26.000) Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına (690.000 TL) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir. ... 5. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (...),(Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i indirilebilir. \" hükümleri yer almaktadır. 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \" Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi \" başlıklı beşinci bölümünde konuyla ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğin 13 üncü maddesinde; faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin maddede belirtilen sınırlar çerçevesinde gider olarak dikkate alınabileceği belirtilmiştir. Aynı maddenin 5 inci fıkrasında; \" Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin yapılan ödemeler bu Tebliğin 13 üncü maddesi kapsamda değerlendirilmeyecek olup, söz konusu ödemelerde aylık kiralama gideri kısıtlaması söz konusu olmayacaktır. 213 sayılı Kanunun mükerrer 290 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında finansal kiralamanın tanımı yapılmış olup, aynı maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadî kıymetin kullanma hakkının anılan Kanunun mükerrer 298 inci maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde kiralama konusu iktisadî kıymet için belirlenmiş esaslar çerçevesinde yeniden değerlemeye ve amortismana tâbi tutulacağı, (4) numaralı bendinde; kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan ödemelerin, borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılacağı ve ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, finansal kiralama yoluyla işletme aktifine alınmış binek otomobiller için ödemelerin anapara ve faiz ödemesi olarak ayrıştırılarak, faiz gideri ilk yıl \"Haklar\" hesabında izlenen binek otomobilin maliyetine dâhil olunacak, sonraki yıllarda ise tercihen gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır. \" açıklamasına yer verilmiştir. Aynı Tebliğin \" Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler \" başlıklı 14 üncü maddesinde; \" (1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir. (2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır. (3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir. (4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. ... (5) Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin, finansal kiralama konusu binek otomobillerin \"Haklar\" hesabında aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin mükellefler tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınmak istenmesi halinde, bu giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir ... (6) 1/1/2020 tarihinden önce iktisap edilen veya kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin Kanunun yürürlük tarihinden sonrasına tekabül eden giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir... \" açıklamaları yapılmıştır. Diğer taraftan, aynı Tebliğin \"Binek otomobillere ilişkin amortisman giderleri\" başlıklı 15 inci maddesinin 7 nci fıkrasında ise; \" Finansal kiralama yoluyla işletme aktifine alınmış ve rayiç bedel ile sözleşmeye göre kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı üzerinden \"Haklar\" hesabında izlenen binek otomobillerde, aktife alınan bedelin o yıl için belirlenen amortismana esas tutarı aşması halinde, binek otomobillerin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. \" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, esas faaliyet konusu kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan Şirketinizin finansal kiralama sözleşmesine göre yaptığı ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin \"Haklar\" hesabında aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin Şirketiniz tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınması durumunda, bu giderlerin en fazla %70'inin kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmekte olup, söz konusu taşıtlara ilişkin tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderlerin de en fazla %70'i kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir. Diğer taraftan, finansal kiralama yoluyla edinilen ve \"Haklar\" hesabında izlenen binek otomobillere ilişkin ödenen faiz giderlerinin bu kıymetlerin aktife alındığı dönemi izleyen sonraki dönemlerinde tercihen binek otomobilin maliyetine eklenmesi durumunda, bu kıymetlere ilişkin ayrılan amortismanın en fazla aktife alınan yıl için belirlenen amortismana esas tutarının safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, -30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.) bölümünde; \"... b) Kanunun (30/b) maddesine göre, faaliyetleri; kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği yapılması veya binek otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda ayrıca gösterilen KDV indirim konusu yapılabilir. Buna göre, binek otomobillerini yukarıda belirtildiği şekillerde işleten mükellefler bu amaçla kullanılan binek otomobilleri ile ilgili olarak indirim hakkından yararlanabilir. Ancak mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin indirimi mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan bu vergi, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir. Bu uygulama binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobilleri için de geçerlidir. ... 3065 sayılı Kanunun (30/b) maddesi hükmüne göre, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV hariç olmak üzere, KDV mükelleflerinin binek otomobili alımında yüklendikleri KDV'nin indirimi mümkün bulunmamaktadır. ... ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobilin mülkiyetinin sözleşme süresinin sonunda Şirketinize geçmesi halinde, binek otomobile ilişkin yüklenilen KDV'nin indirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bununla beraber, sözleşme süresinin sonunda binek otomobil mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde kalması halinde, söz konusu işlem bir kiralama hizmeti olarak değerlendirileceğinden, binek otomobile ait kira bedellerine ve yakıt, bakım ve onarım gibi giderlerine ilişkin KDV'nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden kısmının indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38589, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38589", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2023.29]-119702", "ozelgeTarih": "2024-05-09", "baslik": "Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Tane Dron Sistemi Projesi Kapsamında Cep Telefonu ve Tablet Alımı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin …Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Ar-Ge faaliyetinde bulunduğu belirtilerek, \"TANE Dron Sistemi\" adlı proje için gerekli olan cep telefonu ve tablet alımının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (13/m) maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/m maddesinde, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerinin KDV'den müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-14) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiş ve \"İstisna Kapsamına Giren Teslimler\" başlıklı (II/B-14.1.2.) bölümünde; makina ve teçhizatın nitelik ve kapsamının, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat teslimlerinde istisna uygulamasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı bu Tebliğin (II/B-5.1.) bölümündeki açıklamalara göre belirleneceği açıklanmış olup, Tebliğin (II/B-5.1.) bölümünde ise makine ve teçhizatın, amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıyan ve mal ve hizmet üretiminde kullanılan sabit kıymetleri ifade ettiği belirtilmiştir. Bu çerçevede, söz konusu istisna hükmü 3065 sayılı Kanunun 13/m maddesinde belirtilen teknoloji geliştirme bölgesi, ihtisas teknoloji geliştirme bölgesi, Ar-Ge ve tasarım merkezleri ve araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerine yöneliktir. Buna göre, Şirketiniz tarafından söz konusu proje kapsamında kullanılmak üzere satın alınan cep telefonu ve tabletler, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılabilecek makine ve teçhizatlar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu alımların 3065 sayılı Kanunun 13/m maddesine göre KDV'den istisna tutulması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38585, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38585", "ozelgeNo": "37009108-130-77573", "ozelgeTarih": "2024-05-08", "baslik": "Engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilen araç-gereçlerde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin engelli platformu başlığı altında engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak ihtiyaca göre açık, kapalı, yatay, dikey, oturmalı, oturmasız tipli olarak; engelli merdiven rampası, engelli oturmalı merdiven lifti, engelli normal merdiven lifti, engelli makaslı merdiven lifti, engelli yatakta yıkama sistemi, engelli banyo lifti, havuz lifti, engelli oto lifti, engelli minibüs lifti v.b. ürünleri üretmekte olduğu belirtilerek, üretilen bu ürünlerin tesliminde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-s maddesi kapsamında KDV istisnasından yararlanılıp yararlanılamayacağı ile imalatında yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin iadesi hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, -17/4-s maddesinde, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının tesliminin katma değer vergisinden istisna olduğu, -32 nci maddesinde, KDV Kanununun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E.1.1.) bölümünde; \"Münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin; görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortezprotez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen \"araç-gereç\" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Engelliler dışında engelli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin teslimi, bu istisna kapsamında değildir. İstisna, münhasıran engellilere yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, söz konusu istisna hükmünün uygulanabilmesi için araç-gereçlerin, münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri ve günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş araç-gereçlerden olması gerekmektedir. Bu kapsamda, engellilerin kullanımı için özel olarak üretildiği belirtilen \"engelli havuz lifti, engelli oto lifti, engelli minibüs lifti, engelli oturmalı merdiven lifti, engelli normal merdiven lifti, engelli yatakta yıkama sistemi ve engelli banyo liftinin\" münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri ve günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş araç-gereç olması kaydıyla teslimi, 3065 sayılı Kanunun 17/4-s maddesine göre KDV'den istisna olup, söz konusu araç-gereçlerin üretiminde yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin iadesi de mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, engellilerin yanında engelli olmayanlar tarafından da kullanılabilecek \"engelli merdiven rampası ve engelli makaslı merdiven liftinin\" tesliminde ise 3065 sayılı Kanunun 17/4-s maddesi kapsamında istisna uygulanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32096, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32096", "ozelgeNo": "E-43735382-130[KDV:13-1]-19703", "ozelgeTarih": "2024-05-06", "baslik": "İkinci el cep telefonu alımında Gelir Vergisi tevkifatı ile bu teslimde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; müşterilerinizden gider pusulası ile ikinci el cep telefonu satın aldığınızda gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ile bu telefonların tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Vergiden muaf esnaf\" başlıklı 9 uncu maddesinde, vergiden muaf esnafa ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, kimlerin esnaf muaflığından faydalanacakları da maddede bentler halinde sayılmıştır. Aynı Kanunun \"Vergi tevkifatı\" başlıklı 94 üncü maddesinde, \"Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. ... 13. Esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden (2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca), ... c) Diğer mal alımları için %5 ... Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü göz önünde tutulur. ...\" hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, ikinci el cep telefonlarının Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesi uyarınca esnaf muaflığından yararlananlardan alınması halinde, bunlara yapılan ödemelerden anılan Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (c) alt bendi gereğince %5 oranında gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmekte olup, esnaf muaflığından yararlanmayan ve vergi mükellefiyeti bulunmayan kişilerden alınması halinde ise bunlara yapacağınız ödemelerden (Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde, esnaf muaflığından yararlanmayan ve vergi mükellefiyeti bulunmayan şahıslardan yapılan alımlara ilişkin ödemelerden tevkifat yapılacağına dair hüküm bulunmadığından) gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiştir. 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin (B) bölümünün 21 inci sırası uyarınca, \"Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik\" kapsamında en az bir yıl öncesine ilişkin data, ses ya da kısa mesaj kullanım trafiği bulunan kullanılmış cep telefonlarının yenilenmek ve sertifikalandırılmak kaydıyla yenileme merkezleri ve yetkili satıcılar tarafından yenilenmiş ürün garantisi verilerek teslimlerinde %1 oranında KDV uygulanmaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"III/B-2.8. Yenilenmiş Cep Telefonu Teslimlerinde KDV Oran Uygulaması\" başlıklı bölümünün (2.8.2.) ayrımında; \"Kullanılmış malların yenilenerek tekrar satışa sunulması amacıyla 22/8/2020 tarihli ve 31221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik kapsamında yenilenmiş cep telefonlarının teslimlerinde indirimli oran uygulanabilmesi için; -Elektronik kimlik bilgisi bulunan kullanılmış cep telefonlarının en az bir yıl öncesine ilişkin data, ses ya da kısa mesaj kullanım trafiğinin bulunması ve bu durumun, yenileme merkezleri veya onlar adına alım yapabilen yetkili alıcılar tarafından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kayıtlarından kontrol edilmesi, -Kullanılmış cep telefonlarının, yenileme merkezi tarafından tüketiciden doğrudan alınarak veya ilgili Yönetmelikte tanımlanmış olan yetkili alıcılar aracılığıyla yenileme merkezi adına temin edilerek yenilenmesi, - Yenileme işleminin ilgili Yönetmelik kapsamında yenileme merkezleri tarafından, Ticaret Bakanlığının veya Türk Standardları Enstitüsünün belirlediği düzenleme veya standartlara uygun şekilde yapılması, -Yenileme merkezlerinin yenilediği kullanılmış cep telefonlarının sertifikalandırma işleminin, Türk Standardları Enstitüsü tarafından numaralandırılmış hologramlı sertifika formu kullanılarak ve ticari unvan, iletişim bilgileri, yenileme yetki belgesi ve yenileme işlemine ilişkin bilgileri içeren karekod ile güvenliğinin sağlanacak şekilde yapılması ve bu sertifikanın yenilenmiş ürünle birlikte yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla verilmesi, -Yenilenmiş cep telefonu teslimlerinde yenileme merkezleri ve yetkili satıcılar tarafından yenilenmiş ürün garantisi verilmesi, şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Kullanılmış cep telefonları, yenileme ve sertifikalandırma işlemi sonrasında yalnızca ilgili Yönetmelikte tanımlanmış olan yenileme merkezleri ve bu merkezlerin yetkilendirdiği yetkili satıcılar tarafından indirimli oran uygulanarak teslim edilebilir. Bu aşamada nihai tüketiciye teslimden önce yenileme merkezlerinin yetkili satıcılara veya yetkili satıcılar arasında sertifikalı yenilenmiş cep telefonu teslimlerinde de indirimli oran uygulanır. Ancak, ilgili Yönetmelik kapsamında yenilenmiş olsa dahi yenileme merkezi veya yetkili satıcı niteliğini haiz bulunmayanlar tarafından yapılan kullanılmış cep telefonu teslimleri ile bu niteliği haiz bulunmakla birlikte mezkur Yönetmelik kapsamında yenilemeye tabi tutulmamış cep telefonu teslimlerinde indirimli oran uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik kapsamında ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.8.) bölümünde sayılan diğer şartların sağlanması kaydıyla yenilenmiş cep telefonlarının teslimlerinde %1 oranında, bunun dışında müşterilerinizden satın alınarak teslime konu edilen ikinci el cep telefonlarının satışında ise genel oranda (%20) KDV hesaplamanız gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38581, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38581", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/01-2021/06]-240561", "ozelgeTarih": "2024-05-03", "baslik": "Gayrimenkul İşletme Kooperatifinin Kurumlar Vergisi ve KDV Yönünden Değerlendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Kooperatifinize ait arsa üzerinde hobi bahçelerinin bulunduğu, Kooperatifinizin topladığı aidatlarla bekçi, elektrik, su vb. giderlerin karşılandığı ve ticari faaliyetinin de bulunmadığı belirtilerek Kooperatifinizin söz konusu faaliyeti dolayısıyla katma değer vergisi (KDV) ve kurumlar vergisi yönünden değerlendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": "I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşacağı, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun \"Muafiyetler\" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde; \"Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifler... \" kurumlar vergisinden muaf kurumlar arasında sayılmıştır. Diğer taraftan, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"4.13.1. Muafiyet şartları\" bölümünde; \" Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde; -Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına, -Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine, -Yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına, -Sadece ortaklarla iş görülmesine dair hükümlerin bulunması ve bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması gerekmektedir. Bu şartlara ana sözleşmelerinde yer vermeyen ya da yer vermekle beraber bu şartlara fiiliyatta uymayan kooperatifler, muafiyet hükümlerinden yararlanamayacaktır. \" \"4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi\" başlıklı bölümünde; \" Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir. Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır. \" \"4.13.3.Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi\" başlıklı bölümünde ise; \" 7061 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine eklenen parantez içi hükümle 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği, kooperatiflerin bu iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının da muafiyete etkisinin olmayacağı ve ortak dışı işlemlerden elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır. Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. ... Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatifler, ortak dışı işlemlerine ilişkin hesap ve kayıtlarını kooperatif hesaplarıyla ilişkilendirmeksizin iktisadi işletme adına tasdik ettirecekleri ayrı defterlerde izleyeceklerdir... \" açıklamalarına yer verilmiştir. Kooperatifçe yapılan bir işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için; işlem faaliyet amacına, diğer bir ifadeyle, kooperatifin ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konusuna dahil olmalıdır ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif ortağıyla yapılması gerekmektedir. Ancak, kooperatif ana sözleşmesinin tetkikinden; kooperatifiniz amacının ortaklarının ekonomilerini iyileştirmek üzere uygun gördüğü menkul ve gayrimenkulleri satın alıp, kiralama ve benzeri yasal sözleşme yolları ile edineceği, bunların değerlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik olarak tasarrufundaki gayrimenkuller üzerinde işyeri, konut, sanayi, turistik tesisler, hobi bahçesi v.b. yaptıracağı, gerekirse satacağı ve tasarrufunda bulunan gayrimenkullerle ilgili satış, kiralama, hasılat paylaşımı gibi gelir sağlayan ekonomik modeller geliştireceğinin ifade edildiği, sadece ortaklarla iş görüleceğine ilişkin hükümlerin ana sözleşmede yer almadığı anlaşılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kooperatif ana sözleşmenizin Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde belirtilen şartları taşımadığı ve kooperatifiniz tarafından ortak dışı işlemler de gerçekleştirileceği anlaşıldığından, kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Aidatlar\" başlıklı \"1.3.\" bölümünde; \"Üyelerden veya katılımcılardan alınan aidatlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemek şartıyla KDV'nin konusuna girmemektedir. Örneğin, dernek tüzüğünde belirtilen gelirlerden olan üye aidatları KDV'ye tâbi tutulmayacaktır. Ancak kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan bir kooperatifin ticari nitelikteki teslim ve hizmetlerinin karşılığında yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi tutulacaktır. Örneğin, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri gibi kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin üyeleri tarafından yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi bulunmaktadır. Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kooperatifin ortak giderleri karşılamak (üyelerin güvenlik, bahçıvanlık, havuz ve sosyal tesislerin bakımı, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi) amacıyla tahsil ettiği aidatlar ise ticari mahiyet arz etmediğinden KDV'ye tabi tutulmayacaktır.\" Buna göre, Kooperatifiniz tarafından bekçi, elektrik, su vb. giderlerin karşılanması için üyelerden toplanan aidat, ticari nitelikteki teslim ve hizmetlerin karşılığında yapıldığı ve kurum kazancının bir unsuru sayıldığından KDV'ye tabi olup, bu işlemlere ilişkin hesaplanan KDV'nin Kooperatifiniz tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38590, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38590", "ozelgeNo": "85550353-125[2023]-13862", "ozelgeTarih": "2024-04-29", "baslik": "Üyelere İş Yeri Teslimleri Hk. ", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ….nin tüm aktif ve pasifiyle birlikte grup şirketlerinden ….ne devredildiği, ….nin serbest bölgede faaliyette bulunduğu ve katma değer vergisi (KDV) mükellefiyeti bulunmadığı belirtilerek, Valfsan …ne ait sonraki döneme devreden KDV'nin …tarafından kullanılıp kullanılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -17/4-c maddesinde, Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin KDV'den istisna olduğu, bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından KDV Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmünün uygulanmayacağı, işlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergilerin, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılacağı, -17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinin KDV'den istisna olduğu, -30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca KDV'den istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin (5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen KDV ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen KDV hariç) mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, - 58 inci maddesine göre, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe indirilebilecek KDV'nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Verginin Gider Kaydedilememesi\" başlıklı (VI/B-1.) bölümünde; \"Mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları KDV, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilemez. Mükellefin mal ve hizmet alımları nedeniyle hesaplanan bu işlemlere ilişkin olarak alış vesikalarında gösterilen ve indirilebilecek KDV durumunda bulunan KDV de gider olarak kabul edilmez. Diğer yandan indirilemeyecek KDV'nin gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınacağı tabiidir.\" denilmektedir. Buna göre, ….nin tüm aktif ve pasifiyle birlikte grup şirketlerinizden ….ne devri işlemi, bu devrin Kurumlar Vergisi Kanununa uygun olarak yapılması kaydıyla 3065 sayılı Kanunun 17/4-c maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. Öte yandan, ….ne ait devreden KDV, ….nin serbest bölgede faaliyette bulunması nedeniyle KDV mükellefiyeti ve indirim hakkı bulunmadığından, …tarafından kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38591, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38591", "ozelgeNo": "63611781-125[6-2023/2]-29584", "ozelgeTarih": "2024-04-29", "baslik": "Arazi izin bedeli için düzenlenecek yansıtma", "kanunNo": "3065", "soru": "ye ait 2352 ruhsat numaralı mermer ocağının 1/10/2022 tarihinde Şirketiniz tarafından devralındığı, -….nin 30/12/2022 tarihinde ….nin bünyesine dahil olmak suretiyle birleştiği, -Söz konusu mermer ocağının Şirketiniz bünyesine geçtiği tarih itibarıyla Orman Genel Müdürlüğünden devir işlemlerinin yapılması için ÇED raporu başvurusunda bulunduğunuz ve ÇED raporunun uzun vadede çıkmasından dolayı halen devir işleminin tamamlanmadığı, -…ruhsat numaralı mermer ocağı işletmesinin Orman Genel Müdürlüğü kayıtlarında halen …. adına kayıtlı olduğu ve bundan dolayı 9/2/2023 tarihinde …Orman İşletme Müdürlüğü tarafından söz konusu mermer ocağı işletmesi için \"2023 Yılı Arazi İzin Bedelinin\" …. adına tahakkuk ettirildiği ve ödemesinin ise cezai müeyyidelerle karşılaşmamak adına 21/2/2023 tarihinde Şirketinizce gerçekleştirildiği anlaşılmış olup ödemesi Şirketinizce gerçekleştirilen \"2023 Yılı Arazi İzin Bedelinin\", doğrudan gider ve indirim unsuru yapılıp yapılamayacağı ile birleşme nedeniyle …. Şti.nin …tarihinde kapanması nedeniyle …. tarafından Şirketiniz adına yansıtma faturası düzenlenerek ticari kazancınızda gider olarak kabul edilip edilmeyeceği ve söz konusu arazi izin bedeli üzerinden ödenen katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "A) KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca, safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hükmüne yer verilmiştir. Bir giderin kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olduğunun kabulü için; işin mahiyeti ve genişliği ile uygun olması, giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, giderlerin keyfi olmaması yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak yapılması, yapılan gider karşılığında gayrimaddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve Vergi Usul Kanununa göre tevsik edici belgelere dayandırılması gerekmektedir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, …'den devir aldığınız ancak ÇED raporu alınmasının uzun sürmesi nedeniyle Şirketiniz adına düzenlenmeyen 2352 ruhsat numaralı mermer ocağı işletmesi ile ilgili Altıntaş Orman İşletme Müdürlüğünce ruhsat sahibi … adına tahakkuk ettirilen ve ödemesi Şirketiniz tarafından yapılan …TL arazi izin bedelinin, ilgili belge Şirketiniz adına düzenlenmediğinden (bedeli Şirketiniz tarafından ödenmiş olsa dahi) kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, …Orman İşletme Müdürlüğüne yapmış olduğunuz arazi izin bedeli ödemesinin, ruhsat sahibi … devralan Saçkan …. tarafından düzenlenecek faturayla Şirketinize yansıtılması halinde, ödendiği yılda Şirketinizce kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür. B) KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 3065 sayılı KDV Kanununun; -29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı (5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç), -34/1 inci maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, ….den devir aldığınız 2352 ruhsat numaralı mermer ocağı işletmesine yönelik ÇED raporu alınmasının uzun sürmesi nedeniyle …Orman İşletme Müdürlüğü tarafından eski ruhsat sahibi …. adına tahakkuk ettirilen ve ödemesi Şirketiniz tarafından yapılan arazi izin bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin, ilgili belge Şirketiniz adına düzenlenmediğinden (bedeli Şirketiniz tarafından ödenmiş olsa dahi) indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, Şirketiniz tarafından ödemesi gerçekleştirilen arazi izin bedelinin, eski ruhsat sahibi …yi devralan …tarafından düzenlenecek fatura ile Şirketinize yansıtılması halinde, düzenlenecek faturada gösterilecek KDV'nin Şirketinizce indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38576, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38576", "ozelgeNo": "64597866-130-6236", "ozelgeTarih": "2024-03-14", "baslik": "Bankaya devredilen taşınmazın vefa hakkı kullanım bedeli üzerinde bir bedelle satılması halinde başka bankaya ait kredi borçlarına devdedilmesi durumunda KDV istisnası.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ile … A.Ş. (Banka) arasında 02.11.2022 tarihinde 27 adet gayrimenkulleriniz için vefa hakkı ile devir protokolü imzalanarak Bankaya olan kredi borcunuzun kapatıldığı, gayrimenkullerin satışından kalan tutarın Bankaya ait kredi borcunuzun kalmamasından dolayı diğer bankalardaki kredi borçlarınıza devredilmesi durumunda da Bankaya düzenlenecek faturada Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesine göre istisna uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-r maddesinde, bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.16.3.) bölümünde; \"Bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanlar ile kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketleri tarafından devir ve teslimi KDV'den istisnadır. Bu istisnanın uygulanabilmesi için iştirak hisseleri ile taşınmazların iki yıl aktifte bulundurulması gerekmez. İstisna sadece bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine olan borca karşılık, banka, finansal kiralama ve finansman şirketlerine yapılacak devir ve teslimler ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketleri tarafından devir ve tesliminde uygulanır. Borca karşılık banka, finansal kiralama ve finansman şirketleri dışında üçüncü kişilere yapılan satışlar, istisna kapsamında değerlendirilmez. ... İstisna uygulanabilmesi için, devir ve teslime konu taşınmaz ve iştirak hisselerinin bankaya, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanlara veya bu borca kefil olanlara ait olması gerekir. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlere uygulanır. Bağış, hibe şeklindeki devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır. Öte yandan, söz konusu istisna uygulamasında, borçlu olanlar, kefiller ile finansal kiralama ve finansman şirketlerinin, taşınmaz ve iştirak hisselerini ticaretini yapmak amacıyla aktiflerinde bulundurup bulundurmadıkları dikkate alınmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Taşınmazların bankalara devir ve tesliminde 3065 sayılı Kanunun 17/4-r maddesi kapsamında istisna uygulanabilmesi için, devir ve teslime konu taşınmazların bankalara borçlu olanlara veya bu borca kefil olanlara ait olması ve devir ve teslimin borca karşılık olarak bankalara yapılması gerekmektedir. Buna göre, Şirketiniz ile Banka arasında imzalanan protokole istinaden kredi borçlarına mahsuben protokolde belirtilen taşınmazların vefa hakkı kullanım bedeline göre Bankaya devri, 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-r maddesine göre KDV'den istisnadır. Öte yandan, söz konusu protokol gereği taşınmazların vefa hakkı kullanım bedelinin üzerinde bir bedelle Banka tarafından üçüncü şahıslara satılması halinde, vefa hakkı kullanım bedelini aşan tutarın bir kısmının veya tamamının Şirketinizin kullanımına bırakılmayıp diğer bankalara olan kredi borçlarınıza karşılık devredilmesi durumunda bu tutarlar için KDV Kanununun 17/4-r maddesinde yer alan istisna hükmünden faydalanılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38577, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38577", "ozelgeNo": "42152853-120-6920", "ozelgeTarih": "2024-03-14", "baslik": "İş kazası Geçiren İşverenin Sağlık Giderlerinin İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, iş kazası geçiren işverenin sağlık giderlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak yazılıp yazılamayacağı ile söz konusu gidere ilişkin ödenen katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Bilanço esasında ticari kazancın tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde, \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükmü yer almaktadır. Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde safı kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının; (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (2) numaralı bendinde, hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatlarının (Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla) safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu genel giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için, söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerekmekte olup, bu mahiyette olmayan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir. Bir masrafın genel gider altında masraf yazılabilmesi için yapılmış olması, masrafla iş arasında açık ve güçlü bir illiyet bağının mevcut olması, masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekmektedir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak yazılması mümkün iken, işverenin iş kazası geçirmesi sebebiyle yaptığı tedavi giderlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak yazılması mümkün bulunmamaktadır. II. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1 inci maddesine göre mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV' yi indirebilecekleri, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin (5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen KDV ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen KDV hariç) mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, işverenin iş kazası geçirmesi sebebiyle yaptığı tedavi giderlerinin Kurumlar Vergisi Kanununa göre kazancın tespitinde gider olarak yazılması mümkün olmadığından, 3065 sayılı Kanunun 30/d maddesi uyarınca bu giderler nedeniyle ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32097, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32097", "ozelgeNo": "E-26696128-130[28-2023/20]-14743", "ozelgeTarih": "2024-02-28", "baslik": "Paket yurt içi ve yurt dışı tur organizasyonunda KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -Seyahat acentesi olarak faaliyet gösteren şirketiniz tarafından düzenlenen ve ulaşım, yeme-içme ve konaklama hizmetlerinin dahil olduğu turistik doğu gezisinin tren seyahati ile başlayıp uçak seyahati ile son bulduğu, -Yunan adalarına planlanan iki/üç günlük gezileriniz için ulaşımın Eskişehir'den İzmir'e otobüs yolculuğuyla, İzmir'den Yunanistan'a ise Türk bayraklı gemi ile sağlandığı belirtilerek söz konusu tur hizmetleri için müşterilerinize düzenleyeceğiniz faturalarda hangi oranda katma değer vergisi (KDV) uygulanması gerektiği ile yurt dışı tur ulaşımının yabancı bayraklı gemi ile gerçekleştirilmesi halinde KDV oranında değişiklik olup olmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -14/1 inci maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları ise aynı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmakta iken, 7/7/2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 10/7/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için bu oran %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiş; (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetlere uygulanacak KDV oranında ise bir herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Diğer taraftan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Seyahat Acentelerinin Geceleme Hizmetleri İçin Verdikleri Aracılık Hizmetleri\" başlıklı (III/B-2.5.3.) bölümünde; \"Geceleme hizmetinin seyahat acenteleri aracılığıyla verilmesi halinde hizmeti veren konaklama tesisleri faturayı seyahat acentesine düzenleyebilmektedir. Bu durumda seyahat acenteleri hizmeti alan kişi veya kuruluşlara ayrıca bir hizmet faturası düzenlemektedir. 2007/13033 sayılı Kararnamenin eki (II) sayılı listenin 25 inci sırasında parantez içi hüküm olarak, \"1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından müşteriye aktarılan geceleme hizmet tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık bedellerine de konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu oran uygulanır.\" ibaresi yer almaktadır. Buna göre, geceleme hizmet bedelinin seyahat acentesi tarafından hizmeti fiilen alan kişiye aktarılmasında, aktarılan geceleme hizmeti ve buna ilişkin komisyon toplamına (%8) KDV oranı uygulanır. Acentenin geceleme hizmetine aracılık karşılığında konaklama tesisine fatura düzenlemesi halinde bu faturada gösterilen bedel üzerinden de (%8) KDV hesaplanır. Ancak, acentelerin müşteriye düzenlediği faturada yer alan toplam tutarın, geceleme hizmeti ile buna ilişkin komisyon ücreti dışındaki kısmı ise genel oranda KDV'ye tabidir. Seyahat acenteleri, geceleme hizmeti vermeyip bu hizmete aracılık etmektedirler. İndirimli oran uyguladıkları tutarlar, konaklama işletmesince müşteriye sunulan ve kendileri tarafından müşteriye aktarılan konaklama hizmet bedeli ile buna ilişkin aracılık hizmet bedelidir. Bu nedenle seyahat acentelerinin bu işlemlerle ilgili olarak 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında iade talebinde bulunmaları mümkün değildir.\" -\"Yurt Dışına Düzenlenen Turlar\" başlıklı (I/B-9.) bölümünde ise; \"Türkiye'de yerleşik seyahat acentelerince organize edilerek yurt dışına düzenlenen turlara katılanlara, yurt dışında verilen yeme-içme, konaklama, ulaştırma, rehberlik, gezi, sağlık vb. hizmetler yurt dışında verildiğinden ve yolcular bu hizmetlerden yurt dışında yararlandığından, bu hizmetler Türkiye'de ayrıca KDV'ye tabi tutulmaz. Ancak, tur organizasyonuna katılanlara yurt içinde verilen hizmetler KDV'ye tabidir. Bu nedenle tur faaliyetiyle ilgili olarak yurt dışından satın alınan hizmet bedellerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu çerçevesinde belgelenmesi koşuluyla, bu hizmetlere ait masraf ve belgelerde gösterilen tutarlara KDV uygulanmaz. Seyahat acentesi tarafından müşterilere kesilecek faturada hizmet karşılığını teşkil eden tüm bedel gösterilir. Ancak, KDV yurt dışında verilen hizmet bedelleri düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden hesaplanır. Diğer taraftan, yurt dışına yapılan yolcu taşımacılığına ait bedelin ayrıca fatura edilmesi veya kesilecek faturada taşımacılık karşılığını teşkil eden bedelin ayrıca gösterilmiş olması halinde, bu bedel 3065 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca KDV'den istisnadır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu çerçevede; -Yurt içinde verilen yeme-içme, konaklama, ulaştırma, rehberlik, gezi vb. dahil paket tur şeklindeki hizmetlerde, acentenizin \"1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acentesi\" olması ve fatura ve/veya benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi şartıyla 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 25 inci sırası kapsamındaki geceleme hizmeti ile geceleme hizmetine aracılık bedellerinde %10 oranında; geceleme hizmeti dışında paket turun bir parçası olarak verilen diğer hizmetler için ayrı bir fatura ve benzeri belge düzenlenip düzenlenmediğine veya paket tura ilişkin fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilip gösterilmediğine bakılmaksızın genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerekmektedir. -Yunan Adalarına yapılan paket tur şeklindeki hizmetlerde, firmanız tarafından düzenlenecek faturada, hizmetin karşılığını teşkil eden komisyon geliri dahil tüm bedel gösterilmekle birlikte yurt dışından satın alınan hizmet bedelleri düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden genel oranda (%20) KDV hesaplanacak; ancak yurtdışına yapılan yolcu taşımacılığına (Türk veya yabancı bayraklı ayırt edilmeksizin) ait bedelin ayrıca fatura edilmesi veya kesilecek faturada uluslararası taşımacılık hizmetinin karşılığını teşkil eden bedelin ayrıca gösterilmiş olması halinde, Kanunun 14 üncü maddesine göre KDV'den müstesna olan bu bedel üzerinden KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38574, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38574", "ozelgeNo": "20811645-130[22-415-110]-28661", "ozelgeTarih": "2024-02-28", "baslik": "DİİB Kapsamında Yapılan Teslimlere İlişkin İade Talep Süresi Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, dahilde işleme izin belgesi (DİİB) kapsamında temin ettiğiniz hammaddeleri kullanarak polyester iplik imal ettiğiniz ve imal edilen ipliği DİİB sahibi halı imalatçılarına 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 17 nci maddesi kapsamında satışını yaptığınız belirtilerek, bu satışlardan kaynaklanan KDV'nin iadesinin, en geç işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesinin gerekip gerekmediği ile birden fazla firmaya mal teslimi yapılması ve alıcı firmaların DİİB'lerinde öngörülen sürelerin farklı olması durumunda uygulamanın nasıl olacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin, ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, -32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri ile 17 nci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ve vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı, -Geçici 17 nci maddesinde, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2025 tarihine kadar tesliminde KDV Kanununun 11 inci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanının yetkili olduğu, bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen sürelerin esas alınacağı, ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan verginin, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-8.) bölümünde ihraç kaydıyla teslimlerde tecil-terkin uygulamasının, (II/A-9.) bölümünde dahilde işleme ve geçici kabul rejimleri kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılan girdilerin temininde tecil-terkin uygulamasının usul ve esasları belirlenmiştir. Aynı Tebliğin tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talep süresi ile ilgili (IV/A-8.2.) bölümünde, \" 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre, iade talebinin, iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar yapılması zorunludur. Buna göre, Kanunun 32 nci maddesi ile geçici maddelerde yer alan tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talebinde bulunacak mükelleflerin, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde istisnaya ilişkin yüklenilen KDV sütununu doldurmaları ve en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilir. İade talep süresinin dolmasından sonra, geçmiş dönemler için düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle ve/veya standart iade talep dilekçesi ve ilgili belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesi mümkün değildir. Ancak, Tebliğin ilgili bölümlerinde aranan belgeler süresinde ibraz edilmekle birlikte, bu belgelerin muhteviyatında eksiklikler bulunması halinde, eksikliklerin bu süreden sonra tamamlanabilmesi mümkündür. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, DİİB sahibi mükelleflerin 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamındaki teslimlerinden kaynaklanan KDV iade taleplerinin yerine getirilebilmesi için DİİB'de yer alan malların DİİB sahibi alıcının belgesinde öngörülen süre (uzatılan süreler dahil) içinde ihracatının gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, buna ilişkin iade talep süresi alıcının DİİB'inde öngörülen ve varsa uzatılan süreler de dikkate alınarak ihracatın gerçekleşme tarihine bağlı olarak değerlendirilecektir. 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında birden fazla firmaya mal teslimi yapılması ve alıcı firmaların DİİB'lerinde öngörülen sürelerin farklı olması durumunda da her bir DİİB kapsamındaki teslime ilişkin KDV iadesi için aynı şekilde işlem tesis edilecektir. Öte yandan, DİİB sahibi mükelleflere ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden kaynaklanan iade taleplerine ilişkin YMM raporlarının ihracatın gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7966, "title": "Geçici Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38572, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38572", "ozelgeNo": "49366803-200.03.01-5131", "ozelgeTarih": "2024-02-20", "baslik": "KDV'den istisna edilen bir ürünün DİİB sahibi mükellef tarafından ihraç kayıtlı tesliminin yapılıp yapılamayacağı ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/ı maddesi kapsamında KDV'den istisna edilen yem teslimlerinin olduğu, Şirketiniz tarafından yem katkı malzemelerinin üretiminde Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında girdi temini yapıldığı, DİİB'in dahilde işleme mevzuatına uygun olarak kapatılması gerektiğinden bahisle KDV'den istisna edilen söz konusu ürünün ihracatçılara 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesi kapsamında teslim edilmesinin mümkün olup olmayacağı, KDV hesaplanmadan ihracatçıya teslim edilmesinin mümkün olması halinde DİİB ve imalatçı bilgilerinizin gümrük çıkış beyannamesinde nasıl yer alacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimlerinin ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -11/1-c maddesinde; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak, ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, -13/ı maddesinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) tesliminin vergiden istisna olduğu, -32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri ile 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı, -Geçici 17 nci maddesinde; dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2025 tarihine kadar tesliminde KDV Kanununun 11/1-c maddesi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanının yetkili olduğu, bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen sürelerin esas alınacağı, ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan verginin, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Kapsam\" başlıklı (II/A-9.1) bölümünde; \"Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimde bulunan DİİB sahibi mükellefin iadesini talep edeceği KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim bedeli ile bu malların üretimi için yurtiçi ve yurtdışından KDV ödemeksizin temin ettiği malların bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz. Ayrıca bu kapsamda yapılan işlemlerde, imal edilen mallar ihraç edilmeden herhangi bir iade işlemi yapılamaz.\", -\"Uygulama Kapsamında Teslim Edilebilecek Mallar\" başlıklı (II/A-9.4.) bölümünde; \"Dahilde işleme rejimi kapsamında alınan maddelerin, işlendikten sonra elde edilen mamul mal içerisinde ihraç edilmesi esastır. Önceden satın alınan maddeler kullanılmak suretiyle vücuda getirilen ve söz konusu rejim kapsamında ihraç edilen malların bünyesine giren maddelerin (eşdeğer eşya) belge kapsamında olsa dahi sonradan belge sahiplerine tesliminde veya ithalinde KDV tahsil edilmeksizin işlem yapılması mümkündür. Ancak bu uygulama kapsamında DİİB sahibi mükellefin veya ihracatçının iade talebi DİİB kapatılmadan yerine getirilmez.\", -\"DİİB Sahibi Mükellefin İhraç Kaydıyla Tesliminde İade Edilecek KDV\" başlıklı (IV/A-1.5) bölümünde ise; \"DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz. Dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerine yapılan ihraç kaydıyla teslimlerde bu sınır uygulanmaz. Eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle KDV ödeyerek satın aldığı girdileri kullanarak vücuda getirdiği ürünü ihraç eden ve bunun karşılığında da DİİB kapsamında KDV ödemeyerek söz konusu girdi veya eşdeğer eşyasını temin etme hakkı kazanan mükellefin KDV ödeyerek satın aldığı girdilere ilişkin KDV'yi başlangıçta iade olarak talep etmesi mümkün değildir. İade edilecek KDV'nin hesabı, eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temininden sonra yapılır. Bu durumda iade edilecek KDV tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurt içi ve yurt dışından temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, 3065 sayılı KDV Kanununun 13/ı maddesinde yer alan istisna kapsamındaki ürünler için, KDV hesaplanmaması nedeniyle tahakkuk edecek ve tecil edilecek bir vergi oluşmayacağından, bu ürünlerin ihraç kaydıyla teslimi mümkün olmayacaktır. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından DİİB kapsamında üretilen malların, Şirketiniz tarafından doğrudan ihraç edilebileceği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38573, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38573", "ozelgeNo": "26696128-130-12848", "ozelgeTarih": "2024-02-20", "baslik": "İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin yaş meyve ve sebzelerin işlenip paketlenmesi, dahili alım/satımı ile ithalat/ihracatı alanında faaliyet gösterdiği, ürünleri hazır hale getirmek üzere tesisinizde meyve ve sebzelere yıkama, boylama, mumlama, sarartma ve paketleme gibi işlemler uygulandığı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden alınan işletme kayıt belgesine ve 25/12/2023 tarihli kapasite raporuna sahip olduğunuz belirtilerek Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinin \"İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade\" başlıklı (II/A-1.1.4.2.) bölümü kapsamında KDV iadesinden faydalanıp faydalanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -11/1-a maddesinde, ihracat teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, -32 nci maddesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığının, imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinden kaynaklanan iadelerde, yüklenilen KDV yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade yaptırmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"İmalatçılar Tarafından Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade\" başlıklı (II/A-1.1.4.2.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (II/A-1.1.4.2.1.) alt bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde, imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinden kaynaklanan iadelerde, yüklenilen KDV yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade yaptırma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. Bu çerçevede, sektör ayrımı yapılmaksızın imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçılar, ihracat teslimlerine ilişkin olarak yüklendikleri KDV tutarına bakılmaksızın ihracat bedelinin %10'una kadar devreden KDV tutarı ile sınırlı olarak iade talep edebilirler. Bu uygulama ihtiyari olup, uygulamadan Tebliğin (II/A-8.3.) bölümünde tanımlanan imalatçılar faydalanabilir.\", -\"Tecil-Terkin Uygulamasından Yararlanacak Satıcılar\" başlıklı (II/A-8.3.) bölümünde, \"Tecil-terkin uygulamasından \"imalatçı\" vasfını haiz satıcılar yararlanabilir. İmalatçının; -Sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesini haiz olması veya Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi ve işletme onay belgelerinden (üretici belgesi) herhangi birine sahip olması, (Bu belgeler sonraki bölümlerde \"imalatçı belgesi\" olarak anılacaktır.) -İlgili meslek odasına kayıtlı bulunması, -Üretimin yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan Sanayi Sicil Tebliğlerinde öngörülen sayıda işçi çalıştırması ve gerekli araç parkına sahip olması veya kapasite raporundaki üretim altyapısına sahip olması gerekmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından üretilmeyen yaş meyve ve sebzelerin yıkama, boylama, mumlama, sarartma ve paketleme gibi işlemlerden geçirildikten sonra ihracına ilişkin Tebliğin (II/A-1.1.4.2.) bölümüne göre KDV iadesi talep etmeniz mümkün değildir. Öte yandan, satın alınan yaş meyve ve sebzelerin yıkaması, boylaması, mumlaması, sarartması ve paketlemesi işlemlerine ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından sanayi sicil belgesi almanız ve Tebliğin (II/A-8.3.) bölümündeki diğer şartların da sağlanması kaydıyla bu ürünlerin ihracına ilişkin olarak Tebliğin (II/A-1.1.4.2.) bölümüne göre KDV iadesi talep etmeniz mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38570, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38570", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-118899", "ozelgeTarih": "2024-01-24", "baslik": "Deniz Aracı İmaline Yönelik Üretim Yeri", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından deniz aracı imal etmek amacıyla üretim yeri olarak kullanılmak üzere alacağınız hangar kiralama hizmetinin, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/a maddesi kapsamında istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/a maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Faaliyetleri Deniz Taşıma Araçları ile Yüzer Tesis ve Araçların İmal ve İnşası Olanlara Bu Araçların İmal ve İnşası ile İlgili Yapılan Teslim ve Hizmetlere Yönelik İstisna'' başlıklı (II/B-1.3.3.) bölümünde; \"Bu istisnadan; faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlar yararlanır. İstisnadan yararlanmak için imal ve inşa faaliyeti yapanların ayrıca bu araçların kiralanması veya işletilmesi faaliyetinde bulunmaları şartı aranmaz. Ayrıca, bunların KDV mükellefi olması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Söz konusu istisna, deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımında uygulanır. İstisnadan yararlananların bu araçların tadil, bakım ve onarımı ile ilgili mal ve hizmet alımlarında bu kapsamda istisna uygulanması mümkün değildir. Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları istisna kapsamında imal ve inşa etmek isteyenler tarafından imal ve inşa edilecek her bir araç veya tesise ilişkin imal/inşa projesi kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin liste elektronik ortamda sisteme girilir. Mükellefler mal ve hizmetlere ilişkin listeyi elektronik ortamda sisteme girdikten sonra vergi dairesine istisna belgesi almak için başvuruda bulunurlar. Vergi dairesi tarafından proje kapsamındaki mal ve hizmetlerle sınırlı olarak istisna belgesi verilir.(EK: 6E ve 6F) Vergi dairesinden alınan istisna belgesinin bir örneği satıcıya verilir. Bu belge satıcı tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.\" Buna göre, Şirketiniz tarafından deniz aracı imal etmek amacıyla üretim yeri olarak kullanılmak üzere alacağınız hangar kiralama hizmeti, deniz taşıma araçlarının imal ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetler kapsamında değerlendirilemeyecek olup söz konusu hizmetin 3065 sayılı KDV Kanununun (13/a) maddesine kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38569, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38569", "ozelgeNo": "21152195-130[28-2023.6123]-45484", "ozelgeTarih": "2024-01-23", "baslik": "2309.90.96.90.19 GTİP numarasında sınıflandırılan ve yem premiksi veya kedi-köpek maması aroması olarak adlandırılan katkı maddesinde KDV istisnası uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizin balık yemi ve kedi-köpek maması üretimi faaliyetinde bulunduğu, ağırlıklı olarak kedi-köpek maması üretiminde kullanılmak üzere yurt dışından getirmek istediğiniz katkı maddesinin kedi-köpek maması aroması ya da yem premiksi olarak adlandırıldığı ve 2309.90.96.90.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında tanımlı olduğu ifade edilerek, söz konusu ürünlerin ithalinin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/ı maddesinde ise, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemlerinin (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dâhil) tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B.11.3) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimi KDV'den istisnadır. Hayvanların beslenmesinde kullanılsa bile bu madde kapsamına girmeyen malların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir...\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, ağırlıklı olarak kedi-köpek maması üretiminde katkı maddesi olarak kullanılacağı belirtilen kedi-köpek maması aroması/yem premiksi olarak ifade edilen ürünler, 3065 sayılı Kanunun 13/ı maddesinde sayılan mallardan olmadığından, bu ürünlerin kullanım yerine/amacına bakılmaksızın teslimi ve ithalinde 3065 sayılı Kanunun 13/ı maddesi kapsamında istisna uygulanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 38567, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/38567", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-72756", "ozelgeTarih": "2024-01-15", "baslik": "Afet Bölgesinde İnşa Edilecek Konutların TOKİ'ye Bedelsiz Tesliminde KDV İstisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türkiye Cumhuriyeti ile Özbekistan Cumhuriyeti arasında 13/07/2023 tarihinde imzalanan \"Afet Sonrası Konut Yapımı Alanında İşbirliği Sözleşmesi\" kapsamında, Hatay İli Arsuz İlçesi … inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işinin Özbekistan Cumhuriyeti adına Şirketinizce üstlenildiği, yapılan işbirliği protokolü gereği Şirketiniz tarafından yapılan konutların Özbekistan Cumhuriyeti adına Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) bedelsiz olarak teslim edileceği belirtilerek, söz konusu teslim ile Şirketiniz tarafından yapılan inşaat işleri dolayısıyla mal ve hizmet alımlarının katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/2-b maddesinde, maddenin birinci fıkrasında sayılan (genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar) kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu, -17/2-c maddesinde, yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilik ve konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarına, maddenin birinci fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara yapacakları bedelsiz teslim ve hizmetlerle ilgili olarak yapılan mal teslimi ve hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu, -29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin indirilebileceği, -30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca KDV'den istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin -\"Belli Kurum ve Kuruluşlara Yapılan Bedelsiz Teslim ve Hizmetlerde İstisna\" başlıklı (II/F-2.4.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/2-b) maddesinde; Kanunun (17/1) inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan teslim ve hizmetlerin, KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Söz konusu kurum ve kuruluşlara yapılan her türlü bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları KDV'den istisna olup, teslim ve hizmet bedeli ile ilgili herhangi bir alt ya da üst sınır söz konusu olmaksızın istisna uygulanır. 1/1/2019 tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez.\" - \"Yabancı Devletlerin Türkiye'deki Diplomatik Temsilcilik ve Konsoloslukları ile Yabancı Hayır ve Yardım Organizasyonlarına Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna\" başlıklı (II/F-2.6.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/2-c) maddesinde, yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilik ve konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarına Kanunun (17/1) inci maddesinde yazılı kuruluşlara bedelsiz olarak yapacakları teslim ve hizmetlere ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiş ve istisna kapsamına girecek mal ve hizmetler ile bunların asgari tutarlarını ve bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Bakanlığımız yetkili kılınmıştır. ... Örnek: Yabancı bir devletin Türkiye'de bulunan Konsolosluğu, Türkiye'de meydana gelen deprem felaketi nedeniyle depremin yaşandığı İlin Belediyesine Türkiye'deki bir firmadan temin edeceği deprem çadırı ve yardım malzemesini bedelsiz olarak teslim edecektir. Türkiye'deki firmanın söz konusu deprem çadırları ve yardım malzemelerini Konsolosluğa tesliminde yukarıdaki şartlar dahilinde istisna uygulanır. Ancak Türkiye'deki firmaya bu teslimlerle ilgili olarak yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olup, bu kapsamda yüklenilen vergiler firma tarafından indirim konusu yapılabilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 3065 sayılı Kanunun 17/2-b maddesinde yer alan istisna hükmü, aynı Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara yapılan bedelsiz teslimleri kapsamakta olup, teslimin bunlar dışındaki kurum veya kuruluşlara yapılması halinde ise istisna hükmünden faydalanılması mümkün değildir. Ayrıca bu istisna hükmü, bedelsiz teslime konu malların satın alınması veya üretilmesi ile ilgili olarak yapılacak mal ve hizmet alımlarını da kapsamamaktadır. Buna göre, Özbekistan Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ve Şirketiniz tarafından üstlenilerek Türkiye'de yapımına başlanmış olan konut inşaatları ile bu işe ilişkin altyapı ve çevre düzenlemesi işinin tamamlanarak Özbekistan Cumhuriyeti adına TOKİ'ye bedelsiz teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/2-b maddesi gereğince KDV'den istisnadır. Bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilecek, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iadeye konu edilemeyecektir. Öte yandan, konut inşaatları ile bunlara ilişkin altyapı ve çevre düzenlemesi işi kapsamında Şirketinize yapılacak mal teslimleri ile hizmet ifalarının KDV'den istisna tutulması mümkün olmayıp, bu işlemler için genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Ayrıca, 3065 sayılı Kanunun 17/2-c maddesi kapsamında sayılan kurum ve kuruluşlardan olmayan Şirketinizin TOKİ'ye yapacağı bedelsiz teslime ilişkin mal ve hizmet alımlarının ilgili maddede düzenlenen istisna hükümleri kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28815, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28815", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV3-İ-1-2023/23]-21077", "ozelgeTarih": "2024-01-11", "baslik": "Yurt dışı mukim firmadan alınan test hizmetinde KDV ve Stopaj.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin yurt içi ve yurt dışında \"Enerji Nakil Hattı\" projelerinin anahtar teslimi yapım işlerini gerçekleştirdiği, yapmış olduğunuz \"Enerji Nakil Hatları\"nda kullandığınız galvanizli çelik direk, iletken, izolator, hırdavat gibi malzemelerin işveren tarafından belirlenen teknik şartnameye uygunluğunun test edilmesinin istendiği, bu malzemelerin testlerinin uluslararası akreditasyonu olan yurt dışı firmalar aracılığı ile gerçekleştirildiği, yurt içinde uhdenizde devam eden \"Enerji Nakil Hattı\" projelerinizde kullanılacak malzemelerin testlerinin Romanya, Macaristan, İspanya gibi ülkelerde yerleşik firmalar aracılığı ile yaptırıldığı, bu ülkelerin ülkemiz ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması olan veya olmayan ülkelerdeki firmalar olabildiği, yapılan bu test işlemleri sonucunda tarafınıza \"test hizmeti\" faturası düzenlendiği belirtilerek, yurt dışı firmalar tarafından düzenlenen bu faturalar dolayısıyla katma değer vergisi (KDV) ve stopaj yönünden yapılacak işlemler hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I. KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun birinci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında da dar mükellefiyette kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hüküm altına alınmış olup, söz konusu kesinti oranları … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca … tarihinden itibaren petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak serbest meslek kazançlarında %5, diğer serbest meslek kazançlarında ise %20 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, enerji nakil hattı projelerinde kullanılan galvanizli çelik direk, iletken, izolatör ve hırdavat gibi malzemelerin teknik şartnameye uygunluğunun tespiti için yurt dışında mukim şirketlerden alınacak test hizmetine yönelik yapılan ödemelerin, serbest meslek faaliyeti karşılığı yapılan ödemeler olarak değerlendirilmesi ve üzerinden %20 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, hizmet aldığınız yurt dışındaki şirketlerin mukimi bulunduğu ülkeler ile Ülkemiz arasında akdedilen çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerinin öncelikle olarak uygulanacağı tabiidir. II. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN : Türkiye Cumhuriyeti ile Macaristan Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması\" 01.01.1993 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Söz konusu Anlaşmanın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesinde; \"1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, bu kişi diğer Akit Devlette faaliyetlerini icra etmek için sürekli kullanabileceği sabit bir yere sahip olmadıkça, yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir. Eğer kişi böyle bir sabit yere sahip olursa, gelir bu diğer Devlette, söz konusu sabit yere atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir. 2.\" Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici veya öğretici faaliyetleri, bunun yanı sıra, doktorların, dişçilerin, avukatların mühendislerin, mimarların, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, Macaristan mukimi şirketin icra ettiği, enerji nakil hattı projenizde kullanılacak malzemelerin test edilmesi faaliyetlerinin serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yukarıda madde metninde yer verilen Türkiye-Macaristan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına göre, Macaristan mukimi şirket tarafından verilen test hizmetleri Türkiye'de bir sabit yer vasıtasıyla icra edilirse Türkiye'nin de bu gelirleri iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde vergileme hakkı bulunmaktadır. Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için ilgili teşebbüsün Macaristan'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Macaristan yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin Noterce veya bu ülkedeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimiz uygulanacaktır. III. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -8/1-b maddesinde, ithalatta mal ve hizmet ithal edenlerin verginin mükellefi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C-2.1.2.1.) bölümünün \"2.1.2.1.1. Genel Olarak\" alt başlıklı bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır. ... \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yurtdışı firmalardan temin edilen test hizmetinden Türkiye'de faydalanıldığından, alınan bu hizmet KDV'ye tabi olup bu işlemden doğan KDV'nin sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde ödenen KDV'nin, 1 No.lu KDV beyannamesinde genel hükümlere göre indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28816, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28816", "ozelgeNo": "62902401-130[2023-701-94]-7254", "ozelgeTarih": "2024-01-11", "baslik": "Toplu SMS Hizmetinin Özel Matraha Tabi Olup Olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … Operatör kodu ile yetkilendirdiği Sabit Telefon Hizmeti ve Sanal Mobil Şebeke Hizmeti (STH ve SMSH) lisansı sahibi … nin acentesi olduğunuz ve bu Şirketten aldığınız ön ödemeli toplu SMS kontörlerinin perakende satışını gerçekleştirdiğiniz belirtilerek söz konusu satışın özel matrah uygulamasına tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, -23/g maddesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığının işin mahiyetini göz önünde tutarak özel matrah şekilleri tespit etmeye yetkili olduğu, -24 üncü maddesinde, teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderlerinin; ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların; vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"Ön Ödemeli Elektronik Haberleşme Hizmetleri\" başlıklı (III/A-4.6.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (23/g) maddesinin Maliye Bakanlığı'na verdiği yetkiye dayanarak, mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar da dahil olmak üzere, bütün ön ödemeli elektronik haberleşme hizmetlerinin özel matrah şekline göre vergilendirilmesi uygun görülmüştür. Buna göre, mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan TL satışları ile sabit telefon hizmeti sunmaya yetkili işletmeciler tarafından yapılan arama kartı satışlarına ilişkin KDV'nin distribütör ve bayi karlarına isabet eden KDV'yi de ihtiva edecek şekilde mobil elektronik haberleşme işletmecileri ve sabit telefon işletmecileri tarafından ön ödemeli satışların yapıldığı dönemde beyan edilmesi gerekmektedir. Bu durumda distribütörler ve bayiler, belirtilen kapsamdaki ön ödemeli satışlar için ayrıca vergi hesaplamazlar.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … Operatör kodu ile yetkilendirdiği STH ve SMSH lisansı sahibi … nin ön ödemeli SMS kontörlerinin satışında özel matrah uygulanması ve Şirket tarafından distribütör ve bayi karını da ihtiva edecek şekilde hesaplanan KDV'nin ön ödemeli satışların yapıldığı dönemde beyan edilmesi gerekmektedir. Şirketiniz tarafından bu Şirketten alınan SMS kontörlerinin satışında ise KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32098, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32098", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV.5/İ/2023-28-99]-19646", "ozelgeTarih": "2024-01-10", "baslik": "Jüt ipliğinden imal edilen jüt çuval ile hurda çuvalın satışında uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) …. tarihli ve ….. sayılı yazımız. c) …. tarihli ve … sayılı dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunuz ile ilgi (c)'de kayıtlı dilekçenizde; -Kuruluşunuzun 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu iktisadi teşebbüsü olduğu, -Kuruluşunuz tarafından gerçekleştirilen kampanya kapsamında üreticiden satın alınan kabuklu fındıklar için doğal yapıda bitkisel bir iplikten oluşan jüt çuval kullanıldığı, -Özelge talebinize konu çuvalın gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) numarasının tespiti hakkında …. tarihli yazınıza istinaden, Orta Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünden alınan resmi yazıda, bu çuvalın Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 6305.10 tarife alt pozisyonunda tanımlandığı belirtilerek, jüt çuval alım satımındaki katma değer vergisi (KDV) oranı ile söz konusu çuvalların kullanılamayacak hale gelerek hurda olarak satılmak istenmesi durumunda KDV'ye tabi olup olmadığı, KDV'ye tabi olması durumunda uygulanması gereken KDV oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-g maddesinde; metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları ise aynı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %20 olarak uygulanmaktadır. Hurda ve atık teslimine ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.3.2.) bölümünde; \"Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir. ... Ayrıca, hurda veya atık niteliğindeki; her türlü kâğıt, karton, mukavva, kauçuk, plastik ile bunların kırpıntıları, naylon, lastik kırıkları, cam şişe, kavanoz, otomobil ve pencere camları, cam kırıkları, konfeksiyon kırpıntıları teslimleri de tevkifat uygulaması kapsamındadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"5.8.3. İç ve Dış Giyim Eşyası ile Mensucattan Ev Tekstil Ürünleri\" başlıklı bölümünde ise, indirimli orana tabi muhtelif tekstil ürünleri sayılmış olup, çuval, torba ve benzerleri parantez içi hükümle kapsam dışında bırakılmıştır. Öte yandan, TGTC'nin \"Dokumaya Elverişli Maddelerden Diğer Hazır Eşya\" başlıklı 63 no.lu faslına ait 63.05 tarife pozisyonunda \" Ambalaj için torba ve çuvallar\" , 6305.10 tarife alt pozisyonunda ise, \"53.03 pozisyonundaki jütten veya bitki iç kabuklarının dokumaya elverişli diğer liflerinden\" eşyalar tanımlanmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, jüt ipliğinden imal edildiği ifade edilen ve TGTC'nin 6305.10 tarife alt pozisyonunda tanımlanan jüt çuvalı ile hurda kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan kullanılmayacak haldeki jüt çuvalların 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle, bu ürünlerin tesliminde genel oranda (%20) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33218, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33218", "ozelgeNo": "39044742-130[KY]-36359", "ozelgeTarih": "2024-01-09", "baslik": "Konut teslimlerinden doğan iade taleplerinde jeneratörün iade hesabına dahil edilip edilmeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, tarafınızca yapılan konut projelerinin iskan ve asansör ruhsatlarının alınabilmesi için ilgili belediyelerce 19.12.2007 tarih ve 26735 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik\" ve 25.08.1988 tarih ve 19910 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"Sığınak Yönetmeliği\"ne uygunluğu bakımından jeneratör bulundurulması zorunluluğundan dolayı indirimli orana tabi konut teslimlerinize ilişkin jenaratör harcamalarına ait yüklenilen katma değer vergisinin (KDV) iade hesabına dahil edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 29/2 nci maddesi ile indirimli orana tabi teslim ve hizmetlerle ilgili olup indirilemeyen ve tutarı Cumhurbaşkanınca tespit edilecek sınırı aşan KDV'nin nakden veya mahsuben iadesine imkan tanınmıştır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B.3.1.3.1.) bölümünde; '' ... İndirimli orana tabi olmayan teslim ve hizmetler ile indirimli orana tabi işlemlerle ilgisi bulunmayan giderler dolayısıyla yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmez. Örnek 1 :Ankastre ürünlerle birlikte veya mobilyalı olarak satılan 150 m²'nin altındaki bir konut tesliminden kaynaklanan iade talebinde; buzdolabı, fırın, davlumbaz, bulaşık makinesi, mobilya, perde, avize, vestiyer, televizyon ve benzeri eşyalar, konut sahibi kişilerce sökülüp taşınarak tekrar kurulup kullanılabilecek (eklenti) mahiyette olup, bunların teslimi konut tesliminden bağımsız bir teslim olarak değerlendirilecektir. Dolayısıyla söz konusu eşyaların teslimi için bu eşyaların tabi olduğu KDV oranı uygulanacak ve konut ile birlikte teslim edilen söz konusu eşyaların temininde yüklenilen KDV, genel esaslara göre indirim konusu yapılacak, ancak iade hesabına dâhil edilemeyecektir. Diğer taraftan 150 m²'nin altındaki konutun inşasında kullanılan kombi, cam balkon, duş teknesi, duşakabin, küvet, mutfak dolabı, evye, batarya, duş başlığı, panel radyatör gibi eşyalara ilişkin yüklenilen KDV iade hesabına dahil edilebilecektir. Örnek 2 : 150 m²'nin altındaki bir konutun inşasına yönelik olarak yapılan harcamalar (arsa bedeli dâhil), genel yönetim giderleri (akaryakıt, büro malzemeleri, reklam, komisyon, temizlik malzemeleri ve benzeri) ve ATİK'lerden işleme isabet eden paya ilişkin olarak yüklenilen KDV, işlemin bünyesine giren vergiler kapsamında değerlendirilecektir. 150 m²nin altındaki konut teslimlerine yönelik iade taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilebilecek, konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmeyecektir. Dolayısıyla bir arada bulunan konutların ortak kullanımına ait olan sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, çim ekimi, spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara ilişkin konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilemeyecektir. Ancak arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri işler) nedeniyle yüklenilen vergilerin iade hesabına dâhil edilmesi mümkündür. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, konut yapımına ilişkin zorunlu olmayan harcamalar iade hesabına dahil edilemeyeceğinden, söz konusu jeneratör harcamalarına ilişkin yüklenilen KDV'nin, indirim konusu yapılması mümkün olmakla birlikte indirimli orana tabi konut teslimlerine ilişkin iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27262, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27262", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-7154", "ozelgeTarih": "2024-01-03", "baslik": "Yurt dışında mukim grup şirketi tarafından verilen hizmetlerin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, GSM operatörleri aracılığı ile son kullanıcılara dijital içerik satışı faaliyeti ile iştigal ettiği belirtilen Şirketinizin hisselerinin tamamının Fransa'da mukim … firmasına ait olduğu, … 'nın … aracılığıyla aralarında Şirketinizin de olduğu iştiraki olan firmaların reklamını yaptırdığı ve bu reklam bedellerinin Fransa'da mukim firma tarafından ödendiği, ayrıca satışını yaptığınız dijital içeriklerin de ….. tarafından oluşturulduğu ve … 'nın söz konusu reklam giderleri ile dijital içerikler için yaptığı giderleri belirli periyotlarla iştiraklerine ciroları oranında fatura ettiği belirtilerek, söz konusu giderlerin yurt dışında mukim firma tarafından Şirketinize yansıtılması durumunda yapılacak ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı ve katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". I. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği hükmü yer almış, aynı maddenin üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Yine aynı Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı belirtilmiş olup, maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından; ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca … tarihinden itibaren, petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlarda %5, diğer serbest meslek kazançlarında %20, ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben yapılan ödemelerde de %20 olarak belirlenmiş olup ticari kazanç kapsamındaki ödemeler üzerinden tevkifat yapılmasına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun … tarihinde yürürlüğe giren 13 üncü maddesinin; -Birinci fıkrasında; kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı, alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği, -İkinci fıkrasında, ilişkili kişi tanımının, kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, -Üçüncü fıkrasında, emsallere uygunluk ilkesinin, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği, -Dördüncü fıkrasında da, kurumların ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, bu fıkrada belirtilen yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit edeceği, -Altıncı fıkrasında, tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazancın, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacağı, hükme bağlanmıştır. Anılan madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usullerin düzenlendiği … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, bu düzenlemenin amacının ilişkili kişilerle mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan gerçek kişi ve kurumların gelirlerinin tam ve doğru olarak beyan edilmesini sağlamak ve transfer fiyatlandırması yoluyla vergi matrahının aşındırılmasının engellenmesi olduğu belirtilmiştir. Öte yandan aynı Kanunun \"Kabul edilmeyen indirimler\" başlıklı 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde de, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde gider olarak indiriminin kabul edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili olarak 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğin \"4- Emsallere Uygunluk İlkesi\" başlıklı bölümünde, \" Emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da pazar fiyatı olarak da adlandırılan tutardır. Bu fiyat veya bedel, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olup, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerekmektedir. Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşullar geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi bulunmamalıdır. İlişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde uygulanan fiyat veya bedelin piyasa fiyatını yansıtmaması durumunda, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde uygulanan bu fiyat veya bedelin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edildiği kabul edilecektir\" açıklamalarına yer verilmiştir. Aynı Tebliğin \"11- Grup İçi Hizmetler\" başlıklı bölümünde ise \"Grup içi hizmet, ilişkili şirketler arasında gerçekleşen, genellikle ana şirketin bağlı şirketlerine veya aynı gruba bağlı şirketlerden birinin diğerlerine verdiği hizmetleri ifade etmektedir. Bu hizmetler tüm grup için yönetim, koordinasyon ve kontrol işlevlerinin sağlanmasını da içermekte olup, bu tür hizmetleri sağlamanın maliyeti, ana şirket, bu amaç için görevlendirilen bir grup üyesi veya diğer bir grup üyesi (grup hizmet merkezi) tarafından üstlenilebilmektedir. Grup içi hizmetlerle ilgili olarak; -Hizmetin fiilen sağlanıp sağlanmadığı, -Hizmet alan şirket/şirketlerin söz konusu hizmete ihtiyacı olup olmadığı, -Hizmetin alınmış olması halinde hizmet bedelinin emsallere uygunluk ilkesine uygun olup olmadığının, belirlenmesi gerekmektedir.\" açıklamaları yapılmıştır. Dolayısıyla, ilişkili bir şirketin ana şirketten veya aynı grubun üyesi olan diğer bir şirketten aldığı hizmetin \"grup içi hizmet\" olarak kabul edilebilmesi için; hizmeti alan şirketin söz konusu hizmete ihtiyacı olması, şirketin bu hizmetlerden fiilen yararlanması ve hizmet bedelinin emsallere uygunluk ilkesine göre belirlenmiş olması gerekmektedir. Ancak, grup içi şirket tarafından sağlanan hizmetler karşılığı ilişkili kişilere ödeme yapılmış olması ve/veya yapılan ödemenin \"yönetim gideri\" olarak tanımlanmış olması söz konusu hizmetlerin fiilen sağlandığını göstermeyecektir. Diğer taraftan anılan Tebliğin aynı bölümünde, emsallere uygunluk ilkesi gereği grup içi hizmetin verilip verilmediğinin belirlenmesinde, hizmeti alan grup üyesinin ticari pozisyonunu güçlendirecek ticari veya ekonomik bir değer sağlayıp sağlamadığı hususunun dikkate alınması ve ilişkili bir şirketin ana şirketten veya aynı grubun üyesi olan diğer bir şirketten ihtiyacı olmayan bir hizmeti alması ya da bir hizmetin grup üyesine, sadece grup üyesi olması nedeniyle verilmesi durumunda, söz konusu şirketin grup içi hizmet elde ettiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu Tebliğin anılan bölümünde yer alan örneklerde de, grup içi hizmet maliyetinin uygun bir dağıtım anahtarı kullanılmak suretiyle paylaştırılması gerektiği belirtilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin bir hesap dönemi içinde elde edilen safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde de, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespit edilmesinde gider olarak indirilebileceği belirtilmiştir. Öte yandan 1 seri numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"8.7. Holding şirketlerin genel idare giderlerinin bağlı şirketlere dağıtımı\" bölümünde, holding şirketler tarafından bağlı şirketlere araştırma ve geliştirme, finansman temini, pazarlama ve dağıtım, yatırım projelerinin hazırlanması, hedeflerin tayini, planlama, örgütlendirme kararlarının uygulanması, bilgisayar hizmetleri, sevk ve idare, mali revizyon ve vergi müşavirliği, piyasa araştırmaları, halkla ilişkilerin tanzimi, personel temini ve eğitimi, muhasebe organizasyon ve kontrolü, hukuk müşavirliği konularında hizmet verilebildiği belirtilmiştir. Bu tür hizmetlerin mutlaka verilmiş olması, kesilen faturada hizmet türünün ayrıntılı olarak belirtilmesi ve tek faturada birden fazla hizmet bedelinin bir arada yer alması halinde, her hizmet bedelinin ayrı ayrı gösterilmesi şartıyla, holding tarafından verilen hizmetlerin bağlı şirketlerce gider yazılabileceği ifade edilmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde, Şirketinizin Fransa mukimi grup şirketinden aldığı hizmetlere ihtiyacının olması, bu hizmetlerin fiilen sağlanmış olması ve hizmetlere ilişkin fatura bedelinin emsallere uygun olması şartıyla, Fransa mukimi grup şirketine ödenen bedeller kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. Ancak, ilişkili kişiye yapılan bu ödemelerin veya kullanılan dağıtım anahtarlarının emsallere uygunluk ilkesine aykırı olması durumunda, yapılan ödemelerin emsallere uygun bedeli aşan kısmı diğer bir ifadeyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç, bir taraftan kanunen kabul edilmeyen indirim kabul edilmek suretiyle, dönem kazancına eklenirken; diğer taraftan, ilgili hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılacaktır. II. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN: Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının gayrimaddi hak bedellerine ilişkin 12 nci maddesinde: \"1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 2. Bununla beraber, söz konusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak kendisine ödemede bulunan kişi gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10'unu aşmayacaktır . 3. Bu maddede kullanılan \"gayrimaddi hak bedelleri\" terimi, sinema filmleri, radyo-televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında elde edilen her nevi bedeli kapsar.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, Fransa mukimi firmadan aldığınız dijital içerikleri, değiştirme veya çoğaltma gibi telif hakkı kapsamındaki haklara sahip olmadan satmanız durumunda Fransa mukimi firmaya yapılacak ödemelerin ticari kazanç olarak Anlaşmanın 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda Fransa mukimi firmanın dijital içerik satışından elde ettiği gelirlerin Türkiye'de vergilendirilebilmesi için Fransa mukimi firmanın faaliyetlerini Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında Türkiye'de sahip olduğu bir iş yeri vasıtasıyla gerçekleştirmesi gerekmektedir. Öte yandan, telif hakkı kapsamında bir dijital içeriğin çoğaltma, değiştirme vb. gibi haklarının kullanımı karşılığında Fransa mukimi firmaya yapılacak ödemeler ile Anlaşmanın 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında sayılan niteliklere uygun diğer ödemelerin anılan fıkra uyarınca gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi gerekecektir. Aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre de, bu firmaya yapılacak gayrimaddi hak bedeli ödemeleri üzerinden Türkiye'nin %10 oranında vergi alma hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte, daha önce piyasada bulunmayan bir dijital içeriğin özel olarak hazırlatılması durumunda bu hizmetlere ilişkin ödemelerin Anlaşmanın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\"ni düzenleyen 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, Fransa mukimi şirketin Türkiye'ye gelmeksizin icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnızca bu ülkeye aittir. Söz konusu faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi durumunda ise, Fransa mukimi şirketin bu faaliyetleri Türkiye'de, Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamındaki bir işyeri vasıtasıyla icra etmesi veya Türkiye'deki faaliyetlerinin icra edildiği süre veya sürelerin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla olması halinde Türkiye'nin de bu gelirleri vergileme hakkı bulunmaktadır. Anlaşma hükümlerinden yararlanmak isteyen Fransa mukimlerinin Fransa'da tam mükellef olduklarını ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiklerini Fransa yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlamaları ve bu belgenin aslı ile noterce veya Fransa'daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına ibraz edilmesi gerekmektedir. Vergi sorumluları teslim aldıkları bu belgeyi gerektiğinde yetkili makamlara ibraz etmek üzere muhafaza edeceklerdir. Söz konusu belgenin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir. III. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek şeklinde gerçekleşebileceği, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını, değerlendirilmesini veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgahı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C-2.1.2.1.) başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Fransa'da mukim … firması tarafından … aracılığıyla Şirketinizin reklamının yaptırılması ve dijital içeriklerin oluşturulması suretiyle verilen hizmetlere ilişkin yapmış olduğu giderlerden Şirketiniz payına düşen tutarların yansıtılması işlemi, söz konusu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılması nedeniyle KDV'ye tabi olup, hesaplanan KDV'nin tamamının Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7755, "title": "Madde 1 Verginin konusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28818, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28818", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-7175", "ozelgeTarih": "2024-01-03", "baslik": "Türkiye'de faaliyet gösteren ve yurt dışı denizlerde tekne kiralama hizmeti ile iştigal etmekte olan bir firmaya verilen aracılık hizmetinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin yurt dışı denizlerde tekne kiralama hizmeti ile iştigal etmekte olan Türkiye'de mukim bir firmaya aracılık hizmeti verdiği belirtilerek, Şirketiniz tarafından verilen aracılık hizmetinin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, -30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Hizmet İhracı\" başlıklı (II/A-2.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2)nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Konuya İlişkin olarak 60 No.lu KDV Sirkülerinin; \"1.1.1.Yurtdışındaki İşlemler \"KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir. Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin; - Yurt dışında düzenlenen bir fuara Türkiye'den katılan firmalara yurt dışında verdiği stant kurulumu, montajı, lojistik vb. hizmetler, - Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işleri, - Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar Türkiye'ye gelmeksizin) yapacağı teslimlere ilişkin olarak verdiği aracılık hizmeti, - Türkiye'deki başka bir firmanın personelini yurt dışına götürmek suretiyle aynı sektörde faaliyette bulunan yabancı firmalarla tanıştırma, bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt dışında verdiği danışmanlık hizmeti, - Yurt dışındaki bir firmanın mallarının, yine yurt dışındaki bir başka firmaya pazarlanmasına yönelik olarak yurt dışında verdiği satış komisyonculuğu hizmeti Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de serbest meslek faaliyeti dolayısıyla KDV mükellefi olan bir doktor veya avukatın, Türkiye'de KDV mükellefi olan bir firmaya yurt dışında verdiği hizmetler de verginin konusuna girmeyecektir. 8.1.1.1. Vergiye Tabi Olmayan İşlemlere İlişkin Yüklenilen KDV KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu; 6 ncı maddesinde de işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsama girmeyen, yani vergiye tabi olmayan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler indirim konusu yapılamamaktadır. Örneğin; - Yurt dışındaki malların Türkiye'ye getirilmeksizin yine yurt dışına satışı yoluyla yapılan transit (doğrudan) ihracat işlemi, - Türkiye'de KDV mükellefi olan bir firmanın yabancı bir ülkede yer alan fabrikasında üretilen malların yurt dışında satışı, - Yurt dışındaki hava yolu firmalarına yurt dışında yolcu taşımak üzere yapılan uçuş hizmetleri, - Yurt dışına çıkartılan kamyon, iş makinesi, tarım makinesi vb. araçların yine yurt dışındaki kişi ve kurumlara kiralanması, - Türkiye'de mükellef olan avukatın yurt dışında görülen bir davada müvekkilini temsil etmesi, - Türk inşaat firmasının yurt dışında otoyol inşaatı yapması, - Türkiye'de mukim bir inşaat firmasının yurt dışında yaptığı inşaatlara ilişkin bakım, onarım, montaj gibi hizmetlerin Türkiye'de mukim başka bir firma tarafından yurt dışında yapılması gibi işlemler KDV'ye tabi olmadığından, bu işlemler nedeniyle Türkiye'de KDV ödenmiş olması halinde, verginin konusuna girmeyen bu işlemlere ait yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır. Öte yandan, bu işlemler KDV'nin konusuna girmediğinden, ihracat veya transit taşımacılık istisnası gibi herhangi bir istisna kapsamında değerlendirilmek suretiyle KDV iadesi talep edilmesi de mümkün değildir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, tekne kiralama hizmeti ile iştigal etmekte olan Türkiye'de mukim firmaya yurt dışı denizlerde tekne kiralama hizmetine yönelik Şirketiniz tarafından verilen aracılık hizmeti, yurt dışında ifa edildiğinden ve bu hizmetten yurt dışında faydalanıldığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30155, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30155", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV.2/İ/9-2022/62]-3560", "ozelgeTarih": "2024-01-03", "baslik": "Dar mükellef kurum tarafından sağlanan e-dergi ve kitap aboneliğine ilişkin ödemelerin döviz cinsinden yapılıp yapılamayacağı ve bu aboneliklere ilişkin KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, -Merkezi \"…… Amerika Birleşik Devletleri\" adresinde bulunan ….. Şirketinin …. Şubesi olarak 11/8/2021 tarihinden itibaren \"……\" adresinde üniversite ve kütüphaneler için elektronik dergi ve kitap aboneliği faaliyeti ile iştigal ettiğiniz ve şubenizin tüm giderlerinin merkezden karşılandığı, -Söz konusu faaliyetler kapsamında, üniversite ve kütüphanelerin yıllık olarak elektronik dergi ve kitap ihtiyaçlarıyla ilgili gerekli tespitler yapıldıktan sonra, Amerika'da bulunan genel merkezle bağlantı kurmak suretiyle yıllık elektronik dergi ve kitap aboneliği işlemlerinin yapıldığı, -Satışını gerçekleştirdiğiniz ürünlerin tamamının yurt dışı ürünler olduğu ve söz konusu ürünlerle ilgili Türkiye'ye herhangi bir somut ürün girişi yapılmadan şubenizin aracı kurum olarak faaliyet gösterdiği, -Satışı yapılan ürünlerin merkezden temin edilmek suretiyle, gerek temin edilen ürün bedellerinin gerekse satılan ürün bedellerinin tamamının yurt dışındaki merkezinizin yurt dışında bulunan banka hesabına yatırıldığı, -Satış yaptığınız üniversiteler ve diğer kurumlarla imzalanan satış ve abonelik sözleşmelerinde, ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak düzenlenmesinin gerektiğinin kararlaştırıldığı, -Alış ve satışların yurt dışından yapıldığı için faturalarında Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca GİB Portalı üzerinden TL karşılığı gösterilmek suretiyle yabancı para birimine göre düzenlendiği, ancak bazı üniversitelerce katma değer vergisi (KDV) tevkifatına ilişkin ve GİB Portalı üzerinden düzenlenen söz konusu fatura bedellerinin döviz cinsinden belirlenmesi ile ödenmesinde tereddütlerin yaşandığı belirtilerek, söz konusu elektronik dergi ve kitap aboneliklerinden dolayı; -Şubenizce, kamu üniversiteleri, vakıf üniversiteleri ve kamu kurum ve kuruluşlarına düzenlenen faturalarda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı ile uygulanması halinde hangi oranda uygulanacağı, -İlgili kurum ve kuruluşlarla imzalanan söz konusu sözleşmelerde, hizmet ve ürün bedellerine ilişkin ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak düzenlenmesinin mümkün olup olmadığı, -Anılan kurum ve kuruluşlarla imzalanan sözleşmelerde, Şubeniz tarafından düzenlenen fatura bedellerinin, şirket merkeziniz ……’nin yurt dışındaki banka hesaplarına yatırılmasının vergi kanunları açısından uygun olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "A) VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında \"2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz. ...\", -229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" hükümlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın 4 üncü maddesine, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 sayılı Kararın 1 inci maddesiyle eklenen (g) bendi, \" Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.\" hükmüne amirdir. Söz konusu hükmün kapsamı ise 6/10/2018 tarih ve 30557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/51) ile 28/2/2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)'in \"Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler\" başlıklı mülga 8 inci maddesi yeniden düzenlenmek suretiyle belirlenmiştir. Öte yandan, konu hakkında görüşüne başvurulan Bakanlığımız Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğünden cevaben alınan yazıda, \"Bilindiği üzere, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 4 üncü maddesinin (g) bendi \"Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarında menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing il iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.\" hükmünü amirdir. Ayrıca, 19.04.2022 tarihli 31814 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022-32/66 sayılı Tebliğ ile 2008-32/34 sayılı Tebliğin 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası \"Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür. Ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur.\" şeklinde düzenlenmiştir. Öte yandan, anılan hükme ilişkin ayrıntılar ve istisnalar 2008-32/34 sayılı Tebliğin 8 inci maddesinde düzenlenmiş olup mezkur maddenin yedinci fıkrası, \"Türkiye'de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; aşağıda belirtilenler dışında kalan danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar. a)Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin taraf oldukları hizmet sözleşmeleri, b)İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri, c)Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışında gerçekleştirecekleri faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri, ç)Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; Türkiye'de başlayıp yurt dışında sonlanan, yurt dışında başlayıp Türkiye'de sonlanan veya yurt dışında başlayıp yurt dışında sonlanan hizmet sözleşmeleri...\" hükmünü, on beşinci fıkrası, \"On altıncı fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının veya Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması, ödenmesi ve kabul edilmesi mümkündür.\" hükmünü amirdir. Bununla birlikte, anılan fıkrada yer alan \"kamu kurum ve kuruluşları\" ibaresi ile 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri olarak ifade edilen, anılan Kanun'un I, II, III ve IV sayılı cetvellerinde bahsedilen kurumlar, idareler ve mahalli idareler ile doğrudan ve dolaylı olarak en az %50' si bu kurum ve idarelere ait olan şirketler ifade edilmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Tebliğin 8 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca; on altıncı fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya döviz endeksli olarak kararlaştırılması, ödenmesi ve kabul edilmesi mümkün bulunmaktadır. Bununla birlikte, sözleşme türünün belirlenmesine ilişkin hukuki mütalaa verilmesi Bakanlığımızın görev ve faaliyet alanında bulunmadığından, öncelikle firma tarafından hukuki mütalaa alınarak imzalanmış olan sözleşme türlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mükellefin özelge talebinde bahsetmiş olduğu sözleşmelerde; taraflardan birinin kamu kurum ve kuruluşu olması halinde, Tebliğin 8 inci maddesinin on beşinci fıkrasında yer alan istisna kapsamına girmeyen sözleşmeler (gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama sözleşmeleri) haricindeki sözleşmelerin döviz veya dövize endeksli olarak düzenlenebilmesi ile sözleşmeye ilişkin ödeme yükümlülüklerinin döviz veya dövize endeksli olarak ödenmesi ve kabul edilmesi mümkündür. Diğer yandan, taraflardan birinin kamu kurum ve kuruluşu olmaması halinde ise mezkûr Tebliğ hükümlerinde istisna tanınan sözleşmeler dışındaki sözleşmelerin döviz veya dövize endeksli olarak düzenlenebilmesi ile sözleşmeye ilişkin ödeme yükümlülüklerinin döviz veya dövize endeksli olarak ödenmesi ve kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, döviz veya dövize endeksli olarak ödenmesi ve kabul edilmesi mümkün olan sözleşmelerde, firma tarafından kesilen fatura bedellerinin yurt dışında bulunan şirket merkezinin banka hesaplarına yatırılmasına ilişkin olarak kambiyo mevzuatında yasaklayıcı herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, mezkûr Karar ve Tebliğ düzenlemeleri gereğince sözleşme bedeli ve bu sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının mümkün olmaması halinde, söz konusu sözleşmelere konu işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek faturaların, yabancı para birimi kullanılmak suretiyle düzenlenmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, mezkûr düzenlemeler gereğince sözleşme bedeli ve bu sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının mümkün olması halinde ise, faturanın Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla (yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen faturalarda Türk parası karşılığı gösterilmeden), yabancı para birimine göre düzenlenebileceği tabiidir. B) KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin; -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizce KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılan kurum ve kuruluşlara verilen elektronik dergi ve elektronik kitap aboneliği hizmetleri nedeniyle düzenlenen faturada KDV dahil bedelin 2.000 TL'yi aşması halinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32099, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32099", "ozelgeNo": "E-63611781-130[28-2023/12]-59730", "ozelgeTarih": "2024-01-03", "baslik": "Drone ile yapılan ilaçlama hizmetine ait KDV oranı ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, diğer faaliyetlerinize ek olarak \"Hava yoluyla yapılan bitkisel üretimi destekleyici gübreleme, ilaçlama ve zirai mücadele faaliyetleri (zararlı otların imhası dahil)\" işi ile iştigal ettiğiniz belirtilmekte ve çiftçilere veya vergi mükelleflerine verilen \"drone ile ilaçlama\" hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Defterdarlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmakta iken, 7/7/2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 10/7/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için bu oran %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiş; (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetlere uygulanacak KDV oranında ise bir değişiklik yapılmamıştır. Buna göre, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan \"drone ile ilaçlama\" hizmetinin 10/7/2023 tarihinden önce ifa edilmesi halinde %18, bu tarih itibarıyla ifa edilmesi halinde ise %20 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28819, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28819", "ozelgeNo": "21152195-130[2021]-2645", "ozelgeTarih": "2024-01-02", "baslik": "Serbest bölgede faaliyette bulunan firmanın araç alımında ödediği KDV'nin indiriminin mümkün olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Serbest Bölgesi sınırları içerisinde organik gıda ihracat işi ile iştigal ettiğiniz ve katma değer vergisi (KDV) mükellefiyetinizin bulunmadığı, işçilerin gidiş gelişi için kullanılan servis aracının satılarak yeni bir servis aracı alınacağı, eski aracın satışından tahsil edilen KDV'nin bu işleme ilişkin verilecek KDV beyannamesi ile beyan edileceği, aynı ay içinde yeni bir servis aracının alındığı belirtilerek söz konusu araç alımında ödenen KDV'nin indiriminin mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12 nci maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için, teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması ve teslim konusu malın T.C. gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye vasıl olması şartlarının yerine getirilmiş olması gerektiği, - 17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler sırasında hesaplanan KDV ile ithalat sırasında ödenen KDV'nin indirilebileceği, hükme bağlanmıştır. Konuyla ilgili olarak vergi indirimi uygulamasına ilişkin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.) bölümünde açıklamalar yapılmış olup Tebliğin (II/A-1.1.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler KDV'den istisnadır. Aynı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için aşağıdaki iki şartın gerçekleşmesi gerekir: a) Teslim, yurtdışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya veya 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmelidir. ... b) Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına veya yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt içinde trafik tescili yapılan araçlar, hem serbest bölgede hem de serbest bölge dışında kullanılabileceklerinden, bu araçların ihracat istisnası hükümleri kapsamında serbest bölgeye teslim edilmesi mümkün olmayıp, Şirketinize serbest bölge dışında Türkiye'nin diğer yerlerinden satışı yapılacak servis aracı teslimi KDV'ye tabi olacaktır. Şirketiniz tarafından işçilerin gidiş gelişi için kullanılmak üzere satın alınan araca ilişkin yüklenilen KDV'nin 3065 sayılı KDV Kanununun 29/1 inci maddesi kapsamında indirimi mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, serbest bölgede faaliyette bulunan Şirketiniz adına kayıtlı kullanılmış servis aracının serbest bölge dışında Türkiye'nin diğer yerlerine teslimi KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]}