{"id": 27529, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27529", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-2/İ/9-2021/30]-613914", "ozelgeTarih": "2023-12-25", "baslik": "Yurt Dışına Verilen Peyzaj Projesi Hizmeti İçin Yurt Dışından Alınan Hizmetlerin Vergilendirilmesi Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; firmanızın yurt içi ve yurt dışına peyzaj projeleri hazırladığı, bu kapsamda Türkiye'de mukim bir firma tarafından Gürcistan mukimi firmaya yapılan peyzaj projesi işine ilişkin olarak proje çizim hizmeti verdiğiniz, faturasını düzenleyerek hesaplanan katma değer vergisi (KDV) üzerinden gerekli tevkifat işlemlerini de gerçekleştirdiğiniz, ancak bahse konu peyzaj projelerinin hazırlanabilmesi için gerekli olan yine Gürcistan'da bulunan başka bir firmadan projelerin onay ve sunum zorunluluğu zemin etütleri, üç boyutlu maketleri, proje tanıtım işleri, toprak yapısı ve iklim bilgileri konularında hizmet aldığınız belirtilerek, yapılacak ödemelerden çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması kapsamında stopaj ve KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI VE KURUMLAR VERGİSİ MEVZUATI AÇISINDAN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun birinci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında da dar mükellefiyette kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı belirtilmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından, ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlarda % 5, diğer serbest meslek kazançlarında % 20, gayrimaddi hak bedeli ödemelerinde de % 20 olarak belirlenmiştir. Öte yandan, anılan Kanunun 30 uncu maddesinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde değinilen ve Gelir Vergisi Kanununda belirtilen birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri dışında, ticari kazanç niteliğindeki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. 15/02/2010 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan \"Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\"nın hükümleri 1/1/2011 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Anlaşmanın ''Serbest Meslek Faaliyetleri'' başlıklı 14 üncü maddesinin kapsamına yalnızca gerçek kişilerce yürütülen serbest meslek faaliyetleri girdiği için firmanızın Gürcistan'da bulunan bir firmadan aldığı projelerin onay ve sunum zorunluluğu zemin etütleri, üç boyutlu maketler, proje tanıtım işleri, toprak yapısı ve iklim bilgilerine ilişkin hizmetlerin Anlaşmanın \"Ticari Kazançlar\" başlıklı 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anlaşmanın \"Ticari Kazançlar\" başlıklı 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında; \"1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir. \" hükmü yer almaktadır. Anılan Anlaşmanın \"İşyeri\" başlıklı bir örneği ekli 5 inci maddesinde ise işyeri, \"bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer\" olarak tanımlanmış olup, hangi hallerde diğer Devlette işyeri oluşup oluşmayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda, Gürcistan mukimi şirketin Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında Türkiye'de bir işyerine sahip olmaksızın sunduğu söz konusu hizmetler dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı, Anlaşmanın yukarıda yer verilen 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca yalnızca Gürcistan'a ait olacaktır. Ancak, bu hizmetin Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla ifa edilerek gelir elde edilmesi durumunda ise, bu işyerine atfedilebilen gelir miktarıyla sınırlı olmak üzere, Türkiye de vergileme hakkına sahip olacaktır. Türkiye'nin de vergilendirme hakkı bulunduğu durumlarda, Türkiye'de ödenen vergiler Anlaşmanın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Yöntemi\" başlıklı 22 nci maddesinin 1 inci fıkrası çerçevesinde Gürcistan'da ödenecek vergilerden mahsup edilebilecektir. KATMA DEĞER VERGİSİ MEVZUATI AÇISINDAN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV tevkifatı uygulamasına ilişkin ayrıntılı açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde yer verilmiş olup, Tebliğin (I/C-2.1.2.1.1.) bölümünde, '' 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, yurt içi mukimi firmaya vermiş olduğunuz peyzaj projesi çizim hizmetine ilişkin olarak, Gürcistan'da bulunan başka bir firmadan projelerin onay ve sunum zorunluluğu nedeniyle zemin etütleri, üç boyutlu maketler, proje tanıtım işleri, toprak yapısı ve iklim bilgileri konularında almış olduğunuz hizmetten Türkiye'de yararlanılması nedeniyle, bu hizmetler KDV'ye tabi olacak ve söz konusu KDV Şirketiniz tarafından 2 No.lu KDV beyannamesiyle sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7835, "title": "Madde 3 Tam ve dar mükellefiyet", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27977, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27977", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1512456 ", "ozelgeTarih": "2023-12-25", "baslik": "Afet bölgesinde sunulan elektronik haberleşme hizmetleri için katlanılan gider ve maliyetlerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yaşanan deprem felaketinden sonra Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ve Elazığ illerinde mücbir sebep ilan edilmiş olması nedeniyle ilgili illerde yaşayan abonelerinize verilecek elektronik haberleşme hizmetine ilişkin düzenlenen faturaların bedelsiz düzenlenip düzenlenemeyeceği, katlanılan gider ve maliyetlerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde; her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış olup aynı Kanunun \" Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde ise; \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur.'' hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, safi kazancın tespitinde indirilecek giderler Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde bentler halinde sayılmış olup, maddenin (1) numaralı bendi ile ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası geçerli olup, bir giderin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşmiş olması, kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında bir illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik olması, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması ve yasal kayıtlarda izlenmesi, karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir. Anılan bent hükmü uyarınca, yapılan genel giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için, söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerekmekte olup, bu mahiyette olmayan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği belirtilmiştir. Diğer taraftan, 6/4/2023 tarihli ve 32155 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 140 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, \"Olağanüstü hal süresince olağanüstü hal ilan edilen illerde depremden etkilendiğini belgeleyen abonelere 6/2/2023 (bu tarih dahil) tarihinden itibaren sıfır bedelli düzenlenen hizmet faturalarında emsal bedelin 213 sayılı Kanunun 267 nci maddesi kapsamında sıfır olarak dikkate alınacağı, emsal bedeli sıfır olan hizmetlerin kamu alacaklarının hesabına esas matraha dahil edilmeyeceği\" hükme bağlanmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından mücbir sebep hali ilan edilen illerdeki abonelere sunduğunuz elektronik haberleşme hizmetine ilişkin katlanılan giderlerin iş ile ilgili olması ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip olması şartıyla kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 27 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olacağı; aynı maddenin 3 üncü fıkrasında ise emsal bedeli ve emsal ücretin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit olunacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti\" başlıklı (III/A-7) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 27 nci maddesine göre bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrah, işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücretidir. Emsal bedeli ve emsal ücreti Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesi hükmüne göre tespit olunur. Bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de matrah olarak emsal bedeli veya emsal ücreti esas alınır. KDV uygulaması bakımından emsal bedelinin tayininde genel idare giderleri ve genel giderlerden mamule düşen hissenin bedele katılmasının mecburi olduğu Kanunun 27 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilmiştir. Vergi Usul Kanununun 275 inci maddesinde ise genel idare giderlerinden imal edilen emtianın maliyetine pay verilip verilmemesi hususu, mükelleflerin ihtiyarına bırakılmıştır. Ancak KDV uygulaması açısından mükellefler, imal ettikleri emtiada emsal satış bedellerini, maliyet bedeli esasına (Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinin ikinci sırasına) göre tayin ettikleri takdirde, genel idare giderlerinden mamule düşen hisseyi emsal satış bedeline dâhil edebilir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 6/4/2023 tarihli ve 32155 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 140 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, \"Olağanüstü hal süresince olağanüstü hal ilan edilen illerde depremden etkilendiğini belgeleyen abonelere 6/2/2023 (bu tarih dahil) tarihinden itibaren sıfır bedelli düzenlenen hizmet faturalarında emsal bedelin 213 sayılı Kanunun 267 nci maddesi kapsamında sıfır olarak dikkate alınacağı, emsal bedeli sıfır olan hizmetlerin kamu alacaklarının hesabına esas matraha dahil edilmeyeceği\" hükme bağlanmıştır. Buna göre, 6/2/2023 tarihli depremden etkilenen abonelerinize sunduğunuz elektronik haberleşme hizmetine ilişkin faturaların, hizmet bedeli sıfır (bedelsiz) olarak gösterilmek ve işlemin mahiyetine ilişkin açıklamalara (6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremden etkilenen 10 ildeki vatandaşlara verilen bedelsiz elektronik haberleşme hizmeti) yer verilmek suretiyle düzenlenmesi durumunda, söz konusu faturalarda emsal bedel sıfır olarak dikkate alınacağından KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28820, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28820", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.2/H/Geç-20-2022/1]-614610", "ozelgeTarih": "2023-12-25", "baslik": "Teknokentte Faaliyet Gösteren Firmanın Yazılım ve Raporlama Teslim ve Hizmetinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … sayılı özelge talep formunuz. c) … tarih ve … sayılı dilekçeniz. ç) … tarih ve … sayılı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda; … Teknoloji Geliştirme Bölgesi …'ta faaliyet gösteren Firmanız ile T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında yapılmış olan sözleşme gereğince, araştırma-geliştirme (Ar-Ge) faaliyeti olarak değerlendirilen 84221 STB kodlu \"… Klinik Çalışma\" projesi kapsamında, veri girişi, veri toplama, veri yönetimi/sorgu oluşturma, gönüllü takip, randomizasyon, klinik araştırma yönetimi sistemi(CTMS), interaktif web tabanlı yanıt sistemi, (IWRS), interaktif ses tabanlı yanıt sistemi(IVRS), e-onam, VOIP otomatik anket aramaları, aşı/ürün takip, aşı/ürün sıcaklık izlem, malzeme yönetimi, labaratuvar yönetimi, etkililik ve güvenlilik analizlerinin raporlanmasını kapsayan web tabanlı uygulama yazılımları hazırlanarak TÜSEB'in belirlediği araştırma merkezlerine teslim edildiği, bu yazılımların kullanılması suretiyle elde edilen verilerin de yine Firmanızca analiz edilerek raporların hazırlandığı ve TÜSEB ile paylaşıldığı belirtilerek, söz konusu yazılım, veri analizi ve raporlama teslim ve hizmetlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun (KDV) geçici 20 nci maddesi kapsamında istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - Geçici 20/1 inci maddesinde, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV'den müstesna olduğu, bu kapsamda istisna edilen işlemler bakımından bu Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünün uygulanmayacağı, Hazine ve Maliye Bakanlığının program ve lisans türleri itibarıyla istisnadan yararlanılacak bedele ilişkin olarak asgari sınır belirlemeye, istisna uygulanacak yazılım programlarını tanımlamaya ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II-G/2.) bölümünde; \" ... Bu hükme göre, teknoloji geliştirme bölgelerinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan mükelleflerin 31/12/2023 tarihine kadar bu bölgede ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim ve hizmetleri KDV'den istisnadır. Söz konusu bölgede üretilen yazılımın farklı kişilere satılması ya da satışın CD veya elektronik ortamda yapılması istisna uygulanmasına engel değildir. Üniversitelere bağlı Teknokentler de Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak değerlendirilir. Kanunun geçici 20/1 inci maddesi kapsamında üretilen söz konusu yazılımların fikri mülkiyet hakkının, bu bölgede faaliyette bulunan mükellefte kalmak suretiyle belirli zaman aralıklarıyla farklı kişilere satılması veya söz konusu yazılımların sanal ortamda paylaşımının sağlanması halinde de KDV istisnası uygulanır. ... Ancak, teknoloji geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimciler tarafından münhasıran bu bölgelerde üretilen yazılımlar için yapılacak her türlü mal ve hizmet alımları, söz konusu yazılımın vergiden istisna olup olmadığına bakılmaksızın KDV'ye tabidir. Güncelleme dışında bir yazılımla ilgili olarak verilen bakım, destek (otomasyon) hizmetleri, teknoloji geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi, network uygulamaları gibi yazılımlar, işlevlerini yerine getirmek için yazılım kullanan ürün, aygıt, eşya vb. donanımlar ile bu donanımlara ilişkin hizmetler, web sitesi aracılığıyla verilen reklam hizmetleri ve ar-ge çalışmaları kapsamında yer alan teslim ve hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, 4691 sayılı Kanun kapsamında kurulan … Teknoloji Geliştirme Bölgesi … 'ta faaliyette bulunan Firmanızın kurum kazancının kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde ve münhasıran bu bölgede üretilmek ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin yukarıda yer alan bölümünde belirtilen yazılımlardan olmak koşuluyla, TÜSEB ile yapmış olduğunuz sözleşme gereğince 84221 STB kodlu \" … Klinik Çalışma \" projesi kapsamında web tabanlı uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinizin KDV'den istisna tutulması mümkündür. Ancak, bahse konu yazılımların kullanılması suretiyle toplanacak verilerin analizi ve raporlanması hizmetlerinin 3065 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi gereğince KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmamaktadır. Bu kapsamda, Firmanızca verilen yazılım şeklindeki teslim ve hizmetlere ilişkin bedelin, toplam bedelden ayrıştırılması ve faturada ayrıca gösterilmesi halinde, 3065 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre istisna hükmünden yararlanılması mümkün olup, bedelin ayrıştırılamaması halinde ise faturada gösterilen toplam bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7969, "title": "Geçici Madde 20", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28821, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28821", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1501038", "ozelgeTarih": "2023-12-22", "baslik": "Malın millileşmesinden sonra iade edilmesinde KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından ithal edilen ürünlerin millileştirilmeden antrepodan devir yoluyla Türkiye'de vergi mükellefi olan bir firmaya satıldığı ve faturanın katma değer vergisi (KDV) hesaplanmadan düzenlendiği, alıcı firmanın %8 oranında KDV ödeyerek bu malları gümrükten çektiği, ancak söz konusu ürünlerin bir kısmının Şirketinize iade edildiği belirtilerek, Şirketiniz adına düzenlenecek iade faturasında KDV uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 16/1-c maddesinde, Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı malların tesliminin KDV den istisna edildiği, - 20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde, matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, - 35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzelteceği, şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"II/D-3. Bazı Gümrük Rejimlerinin Uygulandığı Mallar\" başlıklı bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (16/1-c) maddesi, Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile serbest bölge ve geçici depolama hükümlerinin uygulandığı malları vergiden istisna etmiştir. Bu madde hükmü, malın tabi olduğu rejime göre uygulanan bir istisnayı düzenlemektedir.\" - \"III/B-1.2. Vade Farkı, Kur Farkı ve Matrahta Değişikliğe Yol Açan İşlemlerde KDV Oranı\" başlıklı bölümünün \"1.2.3. Malların İade Edilmesi, İşlemin Gerçekleşmemesi veya İşlemden Vazgeçilmesi\" alt başlıklı bölümünde, \"Matrahta değişikliğin vuku bulduğu tarihte işlemin tabi olduğu KDV oranının değişmiş olması halinde düzeltme işleminin, ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan KDV oranı esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Gümrük Kanunu uyarınca gümrük antrepo rejimi veya geçici depolama hükümlerinin uygulandığı yerlerde bulunan eşyanın, yurt dışından getirilerek bu yerlere konulması ve bu yerlerde teslimi eşya millileşmedikçe KDV'den istisna tutulacaktır. Ancak, daha önce gümrük antrepo rejimine tabi olduğu için KDV istisnası kapsamında teslim edilen bir mal millileştikten (serbest dolaşıma girişinden) sonra bu mal gümrük antrepo rejiminin uygulandığı mal olma özelliğini kaybetmektedir. Dolayısıyla, daha önceki safhalarda istisna kapsamında işlem yapılsa dahi eşyanın millileşmesinden sonra bu eşyanın istisna düzenlemesinden kaynaklanan sonuçlardan yararlanabilmesine imkan bulunmamaktadır. Bu çerçevede, gümrük antrepo rejimine tabi olduğu için tesliminde KDV istisnası uygulanan ürünlerin, satın alan firma tarafından söz konusu ürünler millileştirildikten sonra Türkiye'de Şirketinize iade edilmesi durumunda, Şirketiniz adına düzenlenecek iade faturasında %8 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30156, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30156", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-2/İ/09-2023/117]-609412", "ozelgeTarih": "2023-12-22", "baslik": "HGS yapışkan tipi etiket ve HGS kart tesliminin tevkifata tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, firmanızın sözleşme kapsamında HGS ve ... gibi yazıların basımı dahil tüm işlemlerinin yurtdışından yapılmış halde ve kullanıma hazır olarak ithal edilmek suretiyle doğrudan …. A.Ş.ye HGS yapışkan tipi etiket ve HGS kart teslimi yaptığı belirtilerek, söz konusu teslimin Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğine göre baskı basım hizmetleri veya diğer hizmetler kapsamında tevkifat uygulamasına tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(I/C-2.1.3.1.) bölümünde, kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, -\"Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.12.) bölümünde; \"2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.12.2. Kapsam Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir.\" -''Diğer Hizmetler'' başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; ''KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, firmanızca kullanıma hazır halde ithal edilen ve Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan belirlenmiş alıcılar kapsamında yer alan ….. A.Ş.ye doğrudan teslimi gerçekleştirilen HGS yapışkan tipi etiket ve HGS kartlarına yönelik işlemler, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.) bölümü kapsamındaki hizmetler kapsamında olmayıp \"teslim\" mahiyetindeki söz konusu işlemlerde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27473, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27473", "ozelgeNo": "83128357-120.03.05-19584", "ozelgeTarih": "2023-12-18", "baslik": "Taşınmaz Satışında KV ve KDV İstisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … tarihinden itibaren Kooperatifinizin aktifinde kayıtlı bulunan arsaların T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına olan kredi borcundan kalan tutarın ödenebilmesi amacıyla ihale yoluyla küçük sanayi sitesi meslek erbaplarına satılması durumunda söz konusu satışın kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) yönünden istisna kapsamında olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". A- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun; -2 nci maddesinde kooperatiflerin kurumlar vergisi mükellefi olduğu, -4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin (Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler \"ortak dışı'' işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.) kurumlar vergisinden muaf olduğu, -5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri, rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmının istisna olduğu, Bu istisnanın, satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı, satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulacağı, ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu, bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hükmün uygulanacağı, - 7456 sayılı 6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile eklenen Geçici 16 ncı maddesinde ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilmeden önceki hükümlerin uygulanacağı, şu kadar ki, bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan %50 oranının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak taşınmaz satış kazançları için %25 olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \" Kooperatifler \" başlıklı (I-4.13) bölümünde konu ile ilgili ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup, - \"Muafiyet şartları\" başlıklı (I-4.13.1) bölümünde; \" Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde; -Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına, -Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine, -Yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına, -Sadece ortaklarla iş görülmesine dair hükümlerin bulunması ve bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması gerekmektedir. Bu şartlara ana sözleşmelerinde yer vermeyen ya da yer vermekle beraber bu şartlara fiiliyatta uymayan kooperatifler, muafiyet hükümlerinden yararlanamayacaktır.\" -\"Kooperatiflerin durumu\" başlıklı (V-5.6.2.3.4.1.) bölümünde ise; \"Yapı kooperatiflerinin de önceki bölümlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde söz konusu istisnadan yararlanabilmesi mümkündür. Ancak, istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, diğer kooperatiflerin yapacakları işlemlerden doğan kazançlar da kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir. İstisna uygulaması bakımından ortakların bir veya birden fazla konut veya işyeri sahibi olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, kooperatiflerin amaçlarını gerçekleştirdikten sonra kalan fazla arsa veya konutu elden çıkarmaları halinde de doğan kazanç istisnaya konu olabilecektir .\" açıklamaları yer almaktadır. Öte yandan, Başkanlığımız kayıtlarının tetkik edilmesi neticesinde Kooperatifinizin … tarihinden itibaren kurumlar vergisi mükellefi olduğu, muafiyetinizin bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, Kooperatifinize ait … yılında iktisap edildiği belirtilen arsa vasıflı taşınmazın ihale yoluyla satışından elde ettiğiniz kazancın kurum kazancınıza dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmekte olup, bahse konu kazancınızın Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan şartların taşınması halinde istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, taşınmaz ticareti ve kiralaması faaliyetlerinde kullanılan taşınmazların satışından elde edilen kazançların ise söz konusu istisnaya konu edilemeyeceği tabiidir. B- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 7456 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile değişik 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisselerinin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin vergiden istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamı dışında olduğu, - 7456 sayılı Kanunun 8 nci maddesi ile eklenen geçici 43 üncü maddesinde, bu maddenin yürürlük tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yapılan değişiklik öncesi hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşınmazların Satışlarında İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/F-4.16.1.) bölümünde ; \"15/7/2023 tarih ve 32249 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesinde yapılan değişiklikle kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnası uygulaması kaldırılmıştır. Öte yandan, 3065 sayılı Kanuna 7456 sayılı Kanunla eklenen geçici 43 üncü madde uyarınca, 15/7/2023 tarihinden önce kurumların aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazların 15/7/2023 tarihinden itibaren kurumlar tarafından satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesinde 7456 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi KDV istisnası uygulamasına devam edilecektir...\", - \"15/7/2023 Tarihinden Önce Kurumların Aktifinde Yer Alan Taşınmazların Satışında İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/F-4.16.1.1) bölümünde; \"3065 sayılı Kanuna 15/7/2023 tarih ve 32249 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanunla eklenen geçici 43 üncü maddede, \"Bu maddenin yürürlük tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yapılan değişiklik öncesi hükümler uygulanır.\" hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda, 15/7/2023 tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazların 15/7/2023 tarihinden itibaren kurumlar tarafından satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnası uygulamasına devam edilecektir. Satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için kurumların aktiflerinde asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekmektedir. ... İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır... \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, … tarihinden önce Kooperatifiniz aktifinde bulunan arsaların küçük sanayi sitesi meslek erbaplarına satışı, söz konusu arsaların en az iki tam yıl süreyle Kooperatifiniz aktifinde bulunması ve Kooperatifinizce ticareti yapılan taşınmazlardan olmaması şartıyla, 3065 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7718, "title": "Madde 2 Mükellefler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27978, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27978", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1473219", "ozelgeTarih": "2023-12-18", "baslik": "Kiralanan binek otomobiller için yapılan harcamaların gider yapılıp yapılamayacağı ile KDV'nin indirimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz faaliyet konusunun kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmadığı, kiralama yoluyla binek otomobil temin ettiğiniz belirtilerek kiralanan her bir araç için 5.500 TL'nin üzerinde ödenen tutarlar ile kullanım giderlerinin %30'una ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; maddenin ikinci fıkrasında ise safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup, bu hüküm uyarınca kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderlerin indirilmesi mümkün bulunmaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"İndirilecek Giderler\" başlıklı 40 ıncı maddesinde; \"Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir: 1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler. ... (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.) ... 5. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri, (Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i indirilebilir.) ...\" hükmü yer almaktadır. Konu ile ilgili olarak 311 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi\" başlıklı beşinci bölümünde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup, Tebliğin \"Binek otomobillere ilişkin kiralama ve iktisap giderleri\" başlıklı 13 üncü maddesinde; \"(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 2020 yılı için 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı, 193 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ve 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi kapsamında gider olarak dikkate alınabilecektir. (2) Gider olarak dikkate alınabilecek tutar olan aylık kira bedelinin 2020 yılı için 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre hesaplanan katma değer vergisi hariç bedeldir. (3) 3065 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, gelir ve kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilememektedir. Bu kapsamda, binek otomobillerin kiralanması durumunda, kira bedellerinin Kanun maddesinde ilgili yıl için belirlenen azami tutarı aşması halinde, aşan kısma ait katma değer vergisi gelir ve kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde ayrıca gider olarak dikkate alınmayacaktır. Örnek 1: Gayrimenkul kiralama faaliyetiyle iştigal eden kurumlar vergisi mükellefi (ELM) Ltd. Şti. tarafından 26/3/2020 tarihinde aylık 7.500 TL bedel karşılığında bir adet binek otomobil kiralanmıştır. Kiralama konusu binek otomobile ait katma değer vergisinin o yıl için kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen tutara tekabül eden kısmı ((7.500 TL - 5.500 TL = 2.000) * 0,18 = 360 TL) Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecektir. Aynı binek otomobilin kiralanmasına ilişkin 2020 yılı için belirlenmiş aylık azami tutar olan 5.500 TL mükellef tarafından kazancın tespitinde gider olarak dikkate alındığından, hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyen 360 TL, kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır. ...\" açıklaması yer almaktadır. Aynı Tebliğin \"Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler\" başlıklı 14 üncü maddesinde ise, \"(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir. (2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır. (3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir. (4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. ...\" açıklamasına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketiniz tarafından kiralanan binek otomobillere ilişkin olarak ödenen kira bedellerinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ilgili yıl için (2020 yılı için 5.500 TL) belirlenen tutarı aşması halinde, aşan kısma ait KDV'nin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmayacağı tabiidir. Öte yandan, aynı maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı alt bendi gereğince kiralama yoluyla edinilen ve işletmede kullanılan binek otomobillere ait yakıt, bakım ve onarım gibi giderlerinin ise en fazla %70'i ticari kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceğinden, gider olarak indirimi kabul edilmeyen tutarlara ait KDV'nin de kurum kazancının tespitine ilişkin şirketiniz kayıtlarında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 3065 sayılı KDV Kanununun; -29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, kiralama yoluyla edinilen ve faaliyetinizde kullandığınız binek otomobillere ait kira bedellerine ve yakıt, bakım ve onarım gibi giderlerine ilişkin KDV'nin, söz konusu kira bedeli ve giderlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden kısmının indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28823, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28823", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV/5 -İ- 11-2023/148]-586979", "ozelgeTarih": "2023-12-14", "baslik": "Hizmet İhracında Nakit Beyan Formunun Ödeme Belgesi Sayılıp Sayılmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yurt dışına gerçekleştirmiş olduğunuz hizmet ihracatına ilişkin bedelin, ilgili gümrük müdürlüğünce düzenlenen nakit beyan formu (NBF) ile Türkiye'ye getirildiği belirtilerek NBF'nin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu kapsamında bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, yurt dışındaki müşteri tabirinin; ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade ettiği; bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için; hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. ...\" -\"İstisnanın Tevsiki ve Beyanı\" başlıklı (II/A-2.2.) bölümünde; \"Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurt dışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir. ... Bu şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmez. Bununla birlikte, faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade yapılabilir.\" -\"İade\" başlıklı (II/A-2.3.) bölümünde; \"- Ödeme belgesi (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.)\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, İhracat Genelgesinin \"Efektif olarak getirilen ihracat bedelleri\" başlıklı bölümünde; \"(1) Efektif olarak getirilen ihracat bedelinin yurt dışından getirildiğinin tespiti gümrük idarelerince onaylı Nakit Beyan Formu (NBF) ile yapılır. (2) NBF konusu efektifin ihracat bedeli olarak kabulünün yapılabilmesi için; a) NBF'nin düzenlenme tarihinden itibaren 30 gün içinde NBF'nin ve NBF konusu efektifin bankalara tevdi edilmesi, b) NBF'nin \"Geliş Sebebi\" bölümünde efektiflerin getirilme sebebinin ihracat ile ilgili olduğunu belirtir bir ifadenin kayıtlı olması, c) İhracat bedeli başkası adına getiriliyorsa NBF'nin ilgili kısımlarının bu hususu belirtecek şekilde doldurulması veya bu hususun açıklama olarak NBF'de yer alması, ç) Tevdiat sırasında NBF'yi ibraz eden şahsın kimlik tespitinin yapılması, d) İhracatçının ihracat işlemiyle ilgili yazılı beyanı, işlemin niteliğine göre proforma fatura, satış sözleşmesi, kesin satış faturası veya Gümrük Beyannamesinin bir örneği/Gümrük Beyannamesi bilgilerinin yanı sıra ihracatçı veya ithalatçının yazılı beyanında NBF'de kimliği belirlenen şahıs ile NBF sahibi ihracatçı ve ithalatçı arasındaki illiyet bağının belirtilerek bankalara ibraz edilmesi, e) NBF'de kayıtlı efektif tutarının tamamen İhracat Bedeli Kabul Belgesine (İBKB) bağlanması halinde, NBF aslının ilgilisine iade edilmeyerek bankalar tarafından alıkonulması, kısmen bağlanması halinde ise, NBF aslı üzerine İBKB'ye bağlanan tutara ilişkin not düşülerek fotokopisi alındıktan sonra aslının ilgilisine iade edilmesi gerekir. (3) Üçüncü kişilerce getirilen efektifin ihracatçı adına kabulü tevdiatın ihracatçının kendisine veya hesabına yapılması şartıyla mümkündür.\" açıklamaları yer almaktadır. Dolayısıyla, hizmet ihracına ilişkin istisna, yurt dışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilecek olup istisnanın beyanı için hizmete ait ödeme belgesinin (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu olmamakla birlikte, iadenin yerine getirilebilmesi için ödeme belgesi (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) ibrazı aranmaktadır. Buna göre, hizmet ihracatından doğan iade taleplerinde gerekli olan bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belge olarak NBF'nin kabul edilebilmesi için bu formda yer alan bilgilerin ihracatı tevsik eden faturada yer alan bilgilerle de uyuşması, ihracat ile bunu tevsik eden fatura ve NBF arasında illiyet bağının kurulması ve süresi içinde bankalara tevdi edildiğinin ispat edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30157, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30157", "ozelgeNo": "E-40247694-130[9/2023-1]-36926", "ozelgeTarih": "2023-12-13", "baslik": "Konteyner kurulum ve montaj işinde KDV oranı ve tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -….. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün konteyner kentlerin kurulum ve montaj işlerinin …… Büyükşehir Belediyesinin %100 iştiraki olan Şirketiniz tarafından gerçekleştirileceği, -Konteynerlerin montajı için gerekli altyapı (elektrik trafo, kanalizasyon, şebeke hatları, zemin düzeltme ve mıcır agrega serim) işlerinin de Şirketiniz tarafından yapıldığı ya da üçüncü kişilere yaptırıldığı belirtilerek söz konusu işlemlerde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ile bu işlemlerin KDV tevkifatına tabi olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimlere yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1) bölümünde, Tebliğin (I/C-2.1.3.2) ve (I/C-2.1.3.3) bölümleri kapsamındaki işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tamamının değil, bu işlemler için izleyen bölümlerde belirlenen orandaki kısmının, alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödeneceği; tevkifata tabi tutulmayan kısmın ise satıcılar tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip (beyannamede ödenmesi gereken KDV çıkması halinde) ödeneceği, kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabileceklerin a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın) olarak iki grup halinde sayıldığı ve tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenlerin, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtildiği açıklanmıştır. Aynı Tebliğin \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; Tebliğin, -(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, -(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. İlgili Tebliğin \"2.1.3.2.1.2. Kapsam\" başlıklı bölümünde; \" Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: -Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. -Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. -Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. \" - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde ise; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, aynı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10, (7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlük tarihi olan 10/7/2023 öncesinde %8), bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %20 (7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlük tarihi olan 10/7/2023 öncesinde %18) olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK'ya 6790 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile eklenerek 6830 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen geçici 10 uncu madde uyarınca, prefabrik yapı ile konteynerlerin (kurulum ve montaj işleri dahil) 23/2/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31/12/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimi %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Diğer taraftan, özelge talep formu ekinde ibraz edilen ve …... İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Şirketiniz arasında imzalanan protokolün incelenmesinden; \"….. iline bağlı …. ve …. ilçelerinde 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremden etkilenen vatandaşlar için kurulan/kurulacak olan çadır ve konteyner kentlerin inşaat, altyapı ve çevre düzenleme ihtiyacının karşılanmasının amaçlandığı ve bu işlerin Şirketinizce yapılmasını kapsadığı\" anlaşılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; 1) Şirketiniz tarafından …… İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne konteynerlerin yaşama hazır hale getirilebilmesi için zaruri olan konteynerin elektrik ve su tesisatı işleri, konteynerin konulacağı zemine beton atılması, malzeme serilmesi, yağmur suyu tahliyesi gibi işler, kurulum ve montaj hizmetleri kapsamında değerlendirilerek %1 oranında KDV'ye tabi olacaktır. 2) Konteyner kurulum ve montaj hizmeti kapsamında değerlendirilemeyecek olan genel altyapı hizmetleri (elektrik, su şebekeleri, kanalizasyon sistemi, yol, kaldırım çalışmaları vb.) ise %18 oranında (10/7/2023 tarihinden itibaren ise %20 oranında) KDV'ye tabi olup, bu hizmetlerin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılan söz konusu Müdürlüğe veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilmesi ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olması durumunda (alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilenler dahil), söz konusu hizmetler için KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28824, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28824", "ozelgeNo": "36062021-130[2022-KDV-ÖZE/128]-102708", "ozelgeTarih": "2023-12-11", "baslik": "Yurtdışına gönderilen biyolojik materyalin geri gelmesinin KDV istisnası karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Üniversitenizde yürütülmekte olan TÜBİTAK AR-GE projesi kapsamında yurtdışında bir enstitüye biyolojik materyal gönderimi yapıldığı, belirli bekleme süresi sonunda Türkiye'ye geri gönderilen mikroorganizmaların liyofilize örnekleri paketinin … Havalimanı Gümrük Müdürlüğüne bağlı … geçici depolama sahasında beklemeye alındığı, gelen biyolojik materyal için tarafınızca herhangi bir ödeme yapılmayacağı, paketin Üniversiteniz Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümüne ulaştırılması için KDV muafiyet belgesi talep edildiği belirtilerek, söz konusu biyolojik materyal için KDV Kanununun 13/m maddesi kapsamında istisna uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, - 13/m maddesinde, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerinin katma değer vergisinden müstesna olduğu, - 16/1-b maddesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası hariç] geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithalinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-14.) bölümünde konuya ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup, söz konusu bölümün; -\" İstisnadan Yararlanacak Alıcılar\" başlıklı (II/B-14.1.1.) alt bölümünde; \"İstisnadan; - 4691 sayılı Kanun kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, - 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, - 6550 sayılı Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlar yararlanır.\", -\"İstisna Kapsamına Giren Teslimler\" başlıklı (II/B-14.1.2.) alt bölümünde; \"İstisna, bu Tebliğin (II/B-14.1.1.) ayrımında sayılanların, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanmak üzere, yeni makina ve teçhizat alımlarında uygulanır. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde bulunanlara istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizatın, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde kullanılması gerekir. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinin kapsamı ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir. İstisna \"yeni\" makina ve teçhizat teslimlerine tanındığından, istisna kapsamında teslime konu edilecek makina ve teçhizatın kullanılmamış olması gerekmektedir. Diğer taraftan, makina ve teçhizatın aksam, parça, aksesuar ve teferruatları istisna kapsamında değerlendirilmez. Makina ve teçhizatın nitelik ve kapsamı, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makina ve teçhizat teslimlerinde istisna uygulamasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı bu Tebliğin (II/B-5.1.) bölümündeki açıklamalara göre belirlenir. \" Öte yandan, anılan Tebliğin \" Gümrük Kanununa Göre Gümrük Vergisinden Muaf veya Müstesna Olan Eşya\" başlıklı (II/D-2) bölümünde de konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, TÜBİTAK AR-GE projesi kapsamında yurtdışında bir enstitüye gönderilen biyolojik materyallerin, belirli bekleme süresi sonunda Türkiye'ye geri gönderilen mikroorganizmaların liyofilize örnekleri paketi, KDV Kanununun 13/m maddesi kapsamında yeni makine ve teçhizat olarak değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu mikroorganizmaların liyofilize örneklerinin ithalinde KDV istisnasından yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan, söz konusu mikroorganizmaların liyofilize örneklerinin ithalinin, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi ile hariçte işleme rejimi ve geri gelen eşya kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olması halinde KDV Kanununun 16/1-b maddesi uyarınca KDV'den de istisna olacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7917, "title": "Madde 16", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31145, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31145", "ozelgeNo": "85620172-130-47589", "ozelgeTarih": "2023-11-21", "baslik": "Savunma Sanayii Başkanlığına yapılan kamuflaj yazlık elbise, uyku tulumu ve çorap teslimlerinin KDV Kanununun 13/f maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ve … sayılı özelgemiz. c) … tarihli ve … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. ç) …tarihli ve … sayılı dilekçeniz ve ekleri. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Savunma Sanayii Başkanlığı ile yapılan … tarih ve … sayılı 24.400 Adet Kamuflaj Yazlık Elbise ve 23.000 Adet Rüzgarlık Takımı , … tarih ve … sayılı 10.000 Adet Uyku Tulumu ve … tarih ve … sayılı 100.000 Adet Çorap Seti Tedariki Projesi Sözleşmesi kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığına düzenlenen faturalara konu teslimlerin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (13/f) maddesi çerçevesinde istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/f maddesinde; Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğüne milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze ve benzeri araçlar, silah, mühimmat, silah malzeme, teçhizat ve sistemleri ile bunların araştırma-geliştirme, yazılım, üretim, montaj, yedek parça, bakım-onarım ve modernizasyonuna ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler, Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler ve bu teslim ve hizmetleri gerçekleştirenlere bu kapsamda yapılacak olan, miktarı ve nitelikleri yukarıda sayılan kuruluşlarca onaylanan teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-7) bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yer almakta olup, ilgili bölümün \"Kapsam\" başlıklı (7.1.) alt bölümünde; \"... İstisna kapsamına, ulusal güvenlik kuruluşlarına; - Uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze ve benzeri araç ve silahlar ile bunların oluşturduğu sistemlerin teslimi, - Bu araç, silah ve sistemlere ilişkin mühimmat, teçhizat, yedek parça ve eklentilerinin teslimi, -Yukarıda belirtilen araç, silah ve sistemlerin ar-ge, yazılım, üretim, montaj, tadil-bakım onarım ve modernizasyonuna ilişkin mal teslimi ve hizmet ifaları, girmektedir. Bu çerçevede söz konusu araç, silah ve sistemlerin temini kapsamında alınan eğitim hizmetleri de istisnadan yararlanır. Aynı şekilde, idari ve hizmet araçları dışında kalan muharebe ve taktik harekâtla ilgili savunma gereksinmelerini karşılamak üzere, özel olarak muharebe için imal edilen zırhlı veya zırhsız, silahlı veya silahsız motorlu araçların teslimleri de istisna kapsamında mütalaa edilir. Diğer taraftan, ulusal güvenlik kuruluşlarınca milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için kullanılan kent güvenlik ve plaka tanıma sistemleri dahil tarama, tanıma ve takip sistemleri, radar sistemleri ile istisna kapsamındaki araç, silah ve sistemlerine ilişkin araştırma-geliştirme ve test faaliyetlerine yönelik zorunlu olarak kullanılması gereken tesislerin teslimi de bu istisna kapsamında değerlendirilir. Ulusal Güvenlik Kuruluşlarına sadece yukarıda belirtilen kapsamdaki teslim ve hizmetlerde istisna uygulanabilecek, bu kuruluşların diğer harcamaları genel hükümler çerçevesinde vergiye tabi olacaktır. Buna göre, ulusal güvenlikle ilgili kuruluşların yemek, giyecek, hizmet binası, her türlü büro malzemesi, mefruşat, kırtasiye, bentte sayılanlar dışındaki araç alımları, taşıma işleri, istisna kapsamına girmeyen iktisadi kıymetlerin imal, inşa, tadil, bakım, onarım harcamaları ve benzeri alımlar istisna kapsamında değerlendirilmez. Öte yandan, Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii projelerine ilişkin olarak teslim ve hizmetleri gerçekleştirenlere yapılacak olan, miktarı ve nitelikleri bu kurumlarca onaylanan teslim ve hizmetler … tarihinden itibaren KDV'den istisna edilmiştir. Bu kapsamdaki istisna uygulaması Tebliğin (II/B-7.2.), istisnaya ilişkin bildirim zorunluluğu Tebliğin (II/B-7.3.), istisna işlemin beyanı Tebliğin (II/B-7.4.), bu kapsamdaki işlemlere ilişkin iade uygulaması Tebliğin (II/B-7.5.) ve sorumluluk uygulaması ise Tebliğin (II/B-7.6.) bölümlerinde yer alan açıklamalar çerçevesinde yürütülür. Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen ve istisna hükmünün yürürlüğe girdiği … tarihinden önce başlayan ve devam etmekte olan savunma sanayii projelerine ilişkin, … tarihinden sonra yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamındadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu çerçevede Savunma Sanayi Başkanlığına yaptığınız teslimlerin; 3065 sayılı KDV Kanununun 13/f maddesinde belirtilen araç, silah ve sistemlerine ilişkin mühimmat, yedek parça ve eklentileri ile söz konusu araç, silah ve sistemlerinin ar-ge yazılım, üretim, montaj, tadil-bakım, onarım ve modernizasyonuyla doğrudan ilgili olmaması ve tarafınızca ibraz edilen sözleşmelerin tedarik sözleşmesi olması ve Savunma Sanayi Projesi olarak değerlendirilemeyeceğinden ''kamuflaj yazlık elbise, rüzgarlık takım, uyku tulumu ve çorap'' teslimlerine istisna uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 23500, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/23500", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1312115", "ozelgeTarih": "2023-11-20", "baslik": "Türkiye mukimi şirketin Fas ve Cezayir'de bulunan şubelerine verilen avukatlık hizmetinin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde avukatlık faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, … 'nin Fas Krallığında ve Cezayir'de faaliyet gösteren şubelerinin ve iştiraki olan Cezayir mukimi … Adi Ortaklığının yurt dışındaki davaları için avukatlık hizmeti verdiğiniz, verilen avukatlık hizmeti nedeniyle serbest meslek makbuzlarını adı geçen Şirketin yurt dışındaki şubeleri ve Adi Ortaklığı adına düzenlediğiniz, ödemelerin ise Fas ve Cezayir ülkelerinin mevzuatının imkan vermemesi nedeniyle … tarafından yapıldığı belirtilerek, söz konusu avukatlık hizmeti karşılığında yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi stopajı yapılıp yapılmayacağı ve verilen hizmetin katma değer vergisi (KDV)'ye tabi olup olmadığı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN Türkiye Cumhuriyeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması\" 01.01.1997 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Anlaşmanın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesinde; \"1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetlerinden veya bağımsız nitelikteki benzeri diğer faaliyetlerden elde ettiği gelirler, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Aşağıdaki durumlarda söz konusu gelir, diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir: a) Eğer bu kişi diğer Akit Devlette faaliyetlerini icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise, bu durumda yalnızca bu yere atfedilebilen gelir diğer Akit Devlette vergilendirilebilir; veya b) Eğer bu kişinin bir mali yılda diğer Akit Devlette kalışı, bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşarsa. \"Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, … nin Cezayir'de faaliyet gösteren şubesinin ve iştiraki olan Cezayir mukimi …….. Adi Ortaklığının yurt dışındaki davaları için verilen avukatlık hizmeti karşılığında elde edilen gelirin Türkiye-Cezayir Anlaşmasının 14 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup; bu hizmetin, Cezayir'de söz konusu faaliyeti icra etmek amacıyla sürekli kullanabileceğiniz sabit yere sahip olmadıkça veya bir mali yılda Cezayir'de kalış süreniz bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmaksızın verilmesi durumunda, avukatlık hizmetinden elde edilen gelirler yalnızca Türkiye'de vergilendirilebilecektir. Yürüttüğünüz bu hizmet için Cezayir'de sürekli kullanabileceğiniz bir sabit yere sahip olmanız veya bir mali yılda Cezayir'de kalış sürenizin bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşması halinde ise; avukatlık hizmetinden elde ettiğiniz gelir Cezayir'de de vergilendirilebilecektir. Cezayir'de bu şekilde ödenen vergi ise, Türkiye-Cezayir Anlaşmasının \"Çifte Vergilendirmeyi Önleme Yolları\" başlıklı 24 üncü maddesi gereğince; Türkiye'de ödenecek bu gelire ilişkin vergiden mahsup edilmek suretiyle aynı gelir üzerinden iki defa vergi alınması önlenmiş olacaktır. Bununla birlikte mahsup edilen söz konusu miktar, mahsuptan önce hesaplanan gelir vergisinin Cezayir'de vergilendirilebilen gelire isabet eden kısmını aşmayacaktır. Diğer taraftan, \"Türkiye Cumhuriyeti İle Fas Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\" 01.01.2007 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Anlaşmanın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesinde; \"1. Bir Akit Devlet mukiminin, serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, bu kişi diğer Akit Devlette faaliyetlerini icra etmek amacıyla sürekli kullanabileceği sabit bir yere sahip olmadığı sürece, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Kişinin böyle bir sabit yere sahip olması durumunda gelir, yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. \"Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, sanatsal, eğitici veya öğretici faaliyetleri, bunun yanı sıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, … nin Fas Krallığında faaliyet gösteren şubesinin yurt dışındaki davaları için verilen avukatlık hizmeti karşılığında elde edilen gelirin Türkiye-Fas Anlaşmasının 14 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, Fas'ta faaliyetlerinizi icra etmek amacıyla sürekli kullanabileceğiniz sabit bir yere sahip olmadığınız sürece bu faaliyetinizden elde edilen gelir yalnızca Türkiye'de vergilendirilecektir. Fas'ta sürekli kullanabileceğiniz sabit bir yere sahip olmanız durumunda ise; avukatlık hizmetinden elde ettiğiniz gelir bu sabit yere atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere, Fas'ta da vergilendirilebilecektir. Böyle bir durumda ise, Fas'ta vergilendirilen bu gelir, Türkiye-Fas Anlaşmasının \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\" başlıklı 22 nci maddesinin 1/a bendi uyarınca; Türkiye'de vergiden istisna edilecektir. Ancak, Türkiye'de, geriye kalan gelire ilişkin vergi hesaplanırken istisna edilen gelir sanki vergiden istisna değilmiş gibi bir vergi oranı uygulanabilecektir. GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN Vergilendirme hakkının Türkiye'ye ait olması durumunda; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; -\"Serbest meslek kazancının tarifi\" başlıklı 65 inci maddesinde; \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. ...\" hükümleri yer almaktadır. Anılan Kanunun 66 ncı maddesinde de serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenlerin, serbest meslek erbabı olduğu hüküm altına alınmıştır. Serbest meslek faaliyetinin ana unsuru ise faaliyetin sermayeden ziyade şahsi çalışmaya, bilimsel veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması ve bu faaliyetin müstakil bir organizasyon içinde bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Anılan Kanunun \"Vergi tevkifatı\" başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaları gerektiği hüküm altına alınmış olup, aynı fıkranın (2) numaralı bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir. Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, Fas ve Cezayir'de mukim firmalara yurt dışında verilen serbest avukatlık hizmeti nedeniyle elde edilen gelirin serbest meslek kazancınıza dahil edilerek geçici ve yıllık vergilendirme dönemlerinde beyan edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, yurt dışındaki avukatlık hizmetinizin karşılığı olan ödeme Türkiye'deki …….. tarafından yapıldığından, ödemenin yapıldığı esnada adı geçen şirket tarafından Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup tarafınızca da söz konusu ödeme için avukatlık hizmetinden faydalanan şube veya iştirak adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde, hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurtdışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. ... \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt içinde vergi mükellefi olan müvekkiliniz Şirketin yurtdışı şubeleri ve ortaklığının yurtdışındaki davalarına yönelik olarak tarafınızca yurtdışında verilen avukatlık hizmeti, Türkiye'de ifa edilmediğinden ve söz konusu hizmetten yurtdışında faydalanıldığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6971, "title": "Madde 65 Serbest Meslek Kazancının Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30158, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30158", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1302019", "ozelgeTarih": "2023-11-17", "baslik": "İnşaat iskelesi kiralama hizmetinin tevkifata tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, bina dış cephesi inşaat işlerinde kullanılmak üzere müşterilerinize iskele kiralama işi yaptığınız belirtilerek, söz konusu hizmete ilişkin düzenleyeceğiniz faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin; \"I/C-2.1.3.2.1. Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\" başlıklı bölümünün; - \"I/C-2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" alt başlıklı bölümünde; \"Tebliğin; -(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, -(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır.\" -\"I/C-2.1.3.2.1.2. Kapsam\" alt başlıklı bölümünde; \"Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: -Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. -Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. -Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" \"Diğer Hizmetler'' başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, işletmeniz tarafından, bina inşaatından bağımsız olarak verilen inşaat iskelesi kiralama hizmeti, yapım işi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden söz konusu hizmete ilişkin düzenlenecek faturalarda KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Ancak, söz konusu hizmetin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılan kurum ve kuruluşlara verilmesi halinde alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30159, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30159", "ozelgeNo": "E-37009108-130[467770]-182439", "ozelgeTarih": "2023-11-07", "baslik": "Arabuluculuk faaliyetinden dolayı ayrı ayrı düzenlenecek serbest meslek makbuzunda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ….. arabuluculuk bürosunca tarafınıza atanan dava şartı kapsamında arabuluculuk faaliyetiyle iştigal ettiğiniz, arabuluculuk dosyalarının birbirleriyle hiçbir bağlantısının bulunmadığı ve dosyalardaki taraf ve konuların birbirinden farklı olduğu, bu kapsamda ayrı ayrı serbest meslek makbuzu düzenlendiği ve makbuz tutarlarının bir kısmının 2.000 TL nin altında kaldığı ancak, …… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ödemelerin toplu şekilde yapıldığı belirtilerek, serbest meslek makbuzlarında yer alan bedellerin toplamı üzerinden katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin; -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, tarafınızca verilen arabuluculuk hizmetine ilişkin her bir dosya için düzenlenen serbest meslek makbuzundaki KDV dahil bedelin 2.000 TL'yi aşması durumunda …… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22378, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22378", "ozelgeNo": "21152195-130[99-2020.3225]-511280", "ozelgeTarih": "2023-11-06", "baslik": "Kiracı tarafından ödenmeyen elektrik, su bedellerinin taahhütnameye istinaden ödenmesi halinde gider yazılması ve indirimi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; … İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesinde (…) bulunan fabrikanızda kiracı olan … firmasının 2018 yılında kira borçlarını ödemeden ayrıldığı, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Kanunu ve OSB Yönetmeliğine uygun olarak bütün iş yeri kiralamalarında elektrik, su, atık su ve aidat giderlerinin tahsilatının garanti altına alınması amacıyla organize sanayi bölgesinin kiracı ve kiralayandan taahhütname aldığı, … yılında kiracıya ait elektrik, su, aidat ve atık su bedelinin ilgili firmadan tahsil edilemediği için tarafınızla yapılan taahhütnameye dayanarak ödenmesinin talep edildiği ve elektrik ve su güvence bedeli düşüldükten sonra kalan 181.100 TL borcun tarafınızca ödendiği belirtilerek ödediğiniz bu bedellerin kayıtlarınıza alınarak kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı ve faturalarda gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; maddenin ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde ticari kazancın tespitinde indirilebilecek giderler sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde de işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak yazılabileceği belirtilmiştir. Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun \"Kabul Edilmeyen İndirimler\" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde ise sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, ödenen tazminatların gider yazılabilmesi için, işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı bulunması şarttır. Ancak, kurumlarca işle ilgili ödenen tazminatlar, sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı bulunsa dahi, kurumların, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurundan kaynaklanması halinde gider olarak yazılamamaktadır. Özelge talep formu ekinde yer alan Kiralayan Taahhütnamesinin tetkikinden, Şirketinizin (…) sınırları içerisinde bulunan taşınmazı 4562 sayılı OSB Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde …'ye kiraya verdiğiniz ve kiracının( …)'ye karşı doğacak elektrik, su, doğalgaz, yönetim aidatı v.b. giderlerinin ödenmesinden müşterek müteselsil sorumlu olmayı taahhüt ettiğiniz anlaşılmıştır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, OSB Kanunu ve OSB Yönetmeliğine uygun olarak imzaladığınız taahhütname kapsamında ödenen kiracı …'ye ait söz konusu bedellerin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi kapsamında ilgili dönem kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, kiracıdan daha sonra tahsil edeceğiniz bedellerin ise kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınması gerektiği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 29/1 inci maddesinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen KDV'yi indirebilecekleri, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, kiracınız …nin elektrik ve su tüketimine ilişkin hesaplanan ancak 4562 sayılı OSB Kanunu ve OSB Yönetmeliğine uygun olarak imzaladığınız taahhütname kapsamında Şirketinizin ödediği KDV'nin, Şirketiniz tarafından indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6946, "title": "Madde 40 İndirilecek Giderler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30160, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30160", "ozelgeNo": "E-97726449-130[7530077489]-160378", "ozelgeTarih": "2023-11-06", "baslik": "Tel elek, çelik tel elek, tel kafes, elek telleri için yan gergi sacı ve tel çit üretiminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda şirketinizin üretimi ve toptan satışını yaptığı elek ve tel ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1.Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin kapasite raporunda belirtilen ve özelge talebinize görselleri eklenen ürünlerden rulo halindeki çelik tel kafes, çelik tel çit ürünlerinin tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren tesliminde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması; bu ürünlerden imal edilmiş ancak uzun veya yassı ürün olarak nitelendirilmeyecek panel kafes ve panel çit ürünleri ile taş kırma ve eleme makinaları yedek parçası niteliğindeki çelik tel elek ve elek telleri için yan gergi sacı teslimlerinde ise tevkifat uygulanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32101, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32101", "ozelgeNo": "E-64597866-130-22720", "ozelgeTarih": "2023-11-01", "baslik": "Enteral beslenme ürünlerin ve bu ürünlerin imalatında kullanılan yağların KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 01.07.2022 tarihli özelge talep formunuz. c) 26.07.2022 tarihli ek dilekçeniz. ç) 02.08.2022 tarihli ek dilekçeniz. İlgi (a) ve ilgi (b)'de kayıtlı özelge talep formları ile ilgi (c) ve ilgi (ç)'de kayıtlı dilekçelerinizde; Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 2106.90.98.00.16, 2106.90.98.00.19, 2202.99.19.00.00 ve 2202.99.99.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numaralarında yer aldığı belirtilen, normal yollarla besin alamayan hastalar tarafından kullanılan ve tıbbi amaçlı beslenme ürünü olarak bilinen enteral beslenme ürünleri ile bu ürünlerin üretiminde kullanılan ve TGTC'nin 1517.90.91.00.00 GTİP numarasında yer aldığı belirtilen \"Oil Mix 351 Drum Yağ\" ticari tanımlı eşyanın ithal ve yurt içi tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmakta iken, 7/7/2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 10/7/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için bu oran %10, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20 olarak belirlenmiş; (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetlere uygulanacak KDV oranında ise bir değişiklik yapılmamıştır. 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (A) bölümü kapsamında TGTC'nin ilgili fasılları veya alt tarife pozisyonları itibarıyla sayılan gıda maddeleri, 5189 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 6 ncı maddesi ile aynı BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümüne taşınmış ve bu bölümde sayılan malların ithal veya teslimlerine uygulanacak KDV oranı 14/2/2022 tarihinden itibaren %1 olarak belirlenmiş; aynı Kararın 1 inci maddesi ile de anılan BKK'nın 1/3 maddesinde yapılan düzenlemeyle, (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" bölümünde yer alan ürünlerden özel tüketim vergisine (ÖTV) tabi olanların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen vergi oranının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" başlıklı bölümünün; - 11 inci sırasında, 15 no.lu faslında yer alan yağlardan insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olanlar ile bunların üretiminde kullanılmaya elverişli olan ham yağlar, - 17 nci sırasında, TGTC'nin 21 no.lu faslında yer alan mallar, - 18 inci sırasında ise TGTC'nin 22 no.lu faslında yer alan mallardan yalnız; a) 22.01, 2202.10.00.00.19, 2202.90, 2204.30, 2209.00.91.00.00, 2209.00.99.00.00 pozisyonlarında yer alanlar, b) 2202.10.00.00.11, 2202.10.00.00.12, 2202.10.00.00.13 pozisyonlarında yer alanlar sayılmıştır. Öte yandan, 4760 sayılı ÖTV Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) Cetvelinde, 22.02 tarife pozisyonunda sınıflandırılan \"Sular (mineral sular ve gazlı sular dahil) (ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmış veya aromalandırılmış) ve alkolsüz diğer içecekler (20.09 pozisyonundaki meyve ve sebze suları hariç)\" yer almakta olup, parantez içi hükümle bu mallardan \"Yalnız ambalajlanmış olanlar ve/veya toptan teslime konu edilenler\" kapsama dahil edilmiş, yine parantez içi hükümle \"Doğal mineralli doğal maden suyu ile üretilmiş, tatlandırılmış, aromalandırılmış meyveli gazlı içecekler; şalgam suyu; Türk Gıda Kodeksine göre çeşnili ve aromalı/aromalandırılmış içme sütleri, bebek ve devam sütleri sayılanlar\" ise verginin kapsamı dışında tutulmuştur. Söz konusu düzenlemelerin uygulama usul ve esaslarına ilişkin açıklamalara ÖTV (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde yer verilmiştir. Aynı Kanuna ekli (III) sayılı listenin (A) cetveline, 22.02 pozisyon numarasında yer alan 2202.99.19.00.00 ve 2202.99.99.00.00 GTİP numaralı malların ambalajlanarak satışa hazır şekilde toptan tesliminin ÖTV'ye tabi olacağının 27/3/2018 tarihi itibarıyla eklendiği hususu göz önüne alındığında, söz konusu GTİP numaralı mallar bu tarih itibarıyla anılan GTİP'te yer alması koşuluyla ÖTV'ye tabi tutulacaktır. Diğer taraftan TGTC'nin; - 15 inci faslına ait 15.17 tarife pozisyonunda; \"Margarin; bu fasılda yer alan hayvansal, bitkisel veya mikrobiyal katı ve sıvı yağların veya farklı katı veya sıvı yağ fraksiyonlarının yenilen karışımları veya müstahzarları (15.16 pozisyonundaki yenilen katı veya sıvı yağlar ve bunların fraksiyonları hariç)'' tanımlanmış olup \"1517.90.91.00.00 Sabit bitkisel sıvı yağlar (akışkan, karıştırılmış)\", - 21 inci faslına ait 21.06 tarife pozisyonunda; \"Tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan gıda müstahzarları\" tanımlanmış olup \"2106.90.98.00.16 Diyet mamaları\", \"2106.90.98.00.19 Diğerleri\", - 22 nci faslına ait 22.02 tarife pozisyonunda; Sular (mineral sular ve gazlı sular dahil) (ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmış veya aromalandırılmış) ve alkolsüz diğer içecekler (20.09 pozisyonundaki meyve, sert kabuklu meyve veya sebze suları hariç) tanımlanmış olup \"2202.99.19.00.00 Diğerleri\", \"2202.99.99.00.00 04.01 ila 04.04 pozisyonlarındaki ürünlerden elde edilen katı yağ oranı ağırlık itibariyle %2 veya daha fazla olanlar\" yer almaktadır. Ayrıca, 22/12/2006 tarihli ve 2006/11437 sayılı BKK eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş TGTC'nin 2202.90 tarife pozisyonunda yer alan malların, 2016-2017 TGTC değişikliği ile 2202.91.00.00.00 GTİP ve 2202.99 tarife pozisyonunda sınıflandırılmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede, mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen BKK ve Cumhurbaşkanı Kararları ile bunların ekli listelerinde veya ÖTV Kanununa ekli listelerde TGTC'deki tarife, tarife alt pozisyon açılımları veya GTİP numaraları itibarıyla belirlenen eşyaların tarife numaralarında veya tanımlarında, anılan mevzuat hükümleri ile yapılan değişiklikler dışında yapılacak değişiklikler, KDV oran ve ÖTV uygulamaları bakımından bir hüküm ifade etmemektedir. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; - TGTC'nin 1517.90.91.00.00 GTİP numarasında tanımlandığı belirtilen \"Oil Mix 351 Drum Yağı\"ndan insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olanlar ile bunların üretiminde kullanılmaya elverişli olan ham yağlar söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin A/11 inci sırası kapsamında değerlendirilerek 14/2/2022 tarihinden itibaren ithal ve yurt içi teslimi %1; söz konusu yağların insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olmayanlarının ithal ve yurt içi tesliminde ise 9/7/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) %18, 10/7/2023 tarihi ve sonrasında %20, - TGTC'nin 2106.90.98.00.16 ile 2106.90.98.00.19 GTİP numaralarında yer aldığı ifade edilen enteral beslenme ürünlerinin, ilgili BKK eki (I) sayılı listenin A/17 nci sırası kapsamında değerlendirilerek 14/2/2022 tarihinden itibaren ithal ve yurt içi teslimi %1, - TGTC'nin 2202.99.19.00.00 ve 2202.99.99.00.00 GTİP numaralarında tanımlandığı belirtilen enteral beslenme ürünleri ise, 27/3/2018 tarihi itibarıyla 21 inci fasılda yer alması nedeniyle ÖTV'ye tabi olmadığından bu ürünlerin, ilgili BKK eki (I) sayılı listenin A/18 nci sırası kapsamında değerlendirilerek 14/2/2022 tarihinden itibaren ithal ve yurt içi teslimi %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30161, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30161", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge ]-999655", "ozelgeTarih": "2023-09-19", "baslik": "Sıcak daldırma galvanizli toprakarme şeriti adlı ürünün tesliminde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketiniz tarafından otoyollar, köprüler, demiryolları, viyadükler, limanlar gibi altyapı yatırımlarında kullanılan ve üzerinden her türlü trafiğin geçebilmesini mümkün kılan sıcak daldırma galvanizli toprakarme şeriti (donatılı zemin veya toprakarme) adlı ürünün, nihai ürün (mamül) olarak donatılı zeminlerde kullanıldığı belirtilerek, söz konusu ürünün tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \" Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi \" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \" 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) (01.11.2022 tarihinden itibaren 5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada 'Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.' açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada 'Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.' açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından donatılı zeminlerde kullanılan sıcak daldırma galvanizli toprakarme şeriti (donatılı zemin veya toprakarme) tesliminde 1/5/2022 tarihinden itibaren mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren teslimlerde ise (5/10) oranında KDV tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33616, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33616", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV1/İ/GEÇİCİ30-1/2022]-309525", "ozelgeTarih": "2023-07-28", "baslik": "Zemin etüdü gideri, proje çizim gideri, zemin araştırma-temel etüd hizmet giderinin geçici 30 uncu madde kapsamında iadesinin yapılıp yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; … tarih ve … numaralı yatırım teşvik belgesi kapsamında 01.09.2020 tarihinde toplam sabit yatırımı 1.874.138.065,00 TL olan karbon siyah üretim tesisi yatırımına başlandığı, yatırıma ilişkin olarak zemin etüdü gideri, proje çizim gideri, zemin araştırma-temel etüd hizmet giderlerine yönelik harcamalar yapıldığı belirtilerek söz konusu harcamalara ilişkin yüklenilen KDV'nin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 30 uncu maddesi uyarınca iadesinin talep edilip edilemeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun geçici 30 uncu maddesinde, 31/12/2023 tarihine kadar uygulanmak üzere, yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin, izleyen yıl talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunacağı hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \" Büyük Yatırımlara İlişkin İstisna \" başlıklı (II/E-4) bölümünün; -\" Kapsam \" başlıklı (II/E-4.1.) ayrımında, \" Söz konusu düzenleme ile 31/12/2023 tarihine kadar uygulanmak üzere, yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500 milyon TL tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin, bu kapsamda işlemleri bulunan mükelleflere izleyen yıl içerisinde talep etmeleri halinde iade edilmesi öngörülmektedir. \" -\" İstisnanın Uygulanması \" başlıklı (II/E-4.2.) ayrımında, \" İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını kapsamaktadır. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yatırım teşvik belgeniz kapsamındaki sabit yatırımınıza yönelik inşaat işleri dolayısıyla yapılan zemin etüdü gideri, proje çizim gideri, zemin araştırma-temel etüd hizmet giderleri nedeniyle yüklenmiş olduğunuz KDV'lerin, KDV Kanununun geçici 30 uncu maddesi kapsamında iadesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7980, "title": "Geçici Madde 30 - Büyük (1) yatırımlarda iade:", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30162, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30162", "ozelgeNo": "E-45404237-130[I-23-60]-145834", "ozelgeTarih": "2023-07-27", "baslik": "Aşçılık eğitim hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz bünyesinde mutfak ekipmanları satış faaliyeti dışında gastro ve aşçılık eğitimleri verildiği belirtilerek söz konusu eğitimlerin katma değer vergisi (KDV) mükelleflerine, belirlenmiş alıcılara veya halka arz edilmiş şirketlere verilmesi durumunda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Aynı Tebliğin; -\"Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.2.) bölümünde; \"2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C.2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.2.2. Kapsam ... Herhangi bir teslim ya da hizmet kapsamında veya bu teslim ya da hizmetin devamı niteliğinde verilmek ve bedeli ayrıca belirlenmek kaydıyla eğitim hizmetleri danışmanlık hizmeti kapsamında değerlendirilir.\" ...\", - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde ise; \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından herhangi bir teslim ya da hizmet kapsamında veya bu teslim ya da hizmetin devamı niteliğinde verilen gastro ve aşçılık eğitim hizmetlerinin, KDV dahil bedelinin Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde belirlenen sınırı aşması ve Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilmesi halinde, aynı Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümüne göre (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, herhangi bir teslim ya da hizmet kapsamında veya bu teslim ya da hizmetin devamı niteliğinde verilmeyen gastro ve aşçılık eğitim hizmetinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacak olmakla birlikte, söz konusu hizmet alıcısının aynı Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında sayılanlardan olması durumunda ise hesaplanan KDV için (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33624, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33624", "ozelgeNo": "21152195-130[2022/5462]-314114", "ozelgeTarih": "2023-07-27", "baslik": "Geçici 37.madde kapsamında inşaatla ilgili diğer hizmetelerin KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizince … Organize Sanayi Bölgesinde imalat sanayine yönelik …tarih ve … sayılı Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında fabrika inşaatına başlanıldığı ve bu inşaat için mimari proje, statik proje, betonarme projesi, mekanik tesisat projesi, elektrik tesisat projesi, yangın tesisat projesi, inşaatla ilgili gerekli diğer projeler ve proje tadilleri ile ilgili hizmet alımları yapılacağı belirtilmiş olup bu hizmet alımlarının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 37 nci maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 37 nci maddesinde, imalat sanayii ile turizme yönelik YTB sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifalarının … tarihine kadar KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İmalat Sanayii ile Turizme Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri\" başlıklı (II/E-7/A.) bölümünde; \"7/A. 1. Kapsam Söz konusu düzenleme ile 31/12/2025 tarihine kadar uygulanmak üzere imalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanacak mükelleflerin, imalat sanayii ile turizme yönelik düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip olması gerekmekte olup, bu belgenin Kanunun yürürlük tarihinden önce düzenlenmiş olması istisna uygulanmasına engel değildir. Öte yandan, inşaat işlerinin yatırım teşvik belgesinde öngörülen yatırıma ilişkin olması, 31/12/2025 tarihini aşmamak kaydıyla yatırım teşvik belgesinde öngörülen süre içinde yapılmış olması ve istisna uygulanacak harcama tutarının inşaat işlerine yönelik yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırım tutarını aşmaması gerekmektedir. İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını kapsamaktadır. Söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin alınan makine, araç-gereç ve tefrişatın (yatırım teşvik belgesinde yer alsa dahi) bu istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, … tarih ve … sayılı Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılacak fabrika inşaatına ilişkin mimari proje, statik proje, betonarme projesi, mekanik tesisat projesi, elektrik tesisat projesi, yangın tesisat projesi, inşaatla ilgili gerekli diğer projeler ve proje tadilleri ile ilgili hizmet alımları 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 37 nci maddesi uyarınca KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7987, "title": "Geçici Madde 37 ", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30163, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30163", "ozelgeNo": "E-64597866-130-13795", "ozelgeTarih": "2023-07-11", "baslik": "Demir çelik ürünlerinden ham madde olarak çekilmiş telden elde edilen kaynak elektrodu ve muhtelif kaynak teli tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide (a)'da kayıtlı dilekçeniz ve ilgi (b)'de kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizce üretimi gerçekleştirilen, - örtülü kaynak elektrotlarının, 3 bileşenden üretildiği, yurt içi/dışı demir-çelik üreticilerinden tedarik edilen çekirdek tel, flux karışımı ve cam suyu girdilerinin presleme, fırınlama (kurutma) ve paketleme işlemlerinden geçirildikten sonra elektrot olarak satışının yapıldığı, - gazaltı kaynak tellerinin, ham maddesinin yurt içi/dışı demir-çelik üreticilerinden filmaşin olarak tedarik edildiği, kuru çekme, sulu çekme, bakır kaplama işlemlerinden geçirilerek ürün haline getirildiği ve makara veya bidon olarak ambalajlanarak satışının yapıldığı, - tozaltı kaynak tellerinin, gazaltı kaynak telleri ile benzer üretim sürecine sahip olduğu, daha kalın çaplarda filmaşin kalitesine göre ürün adı verilerek TIG teli ve Tozaltı teli olarak ambalajlanarak satışının yapıldığı, - özlü tip kaynak tellerinin, ham maddesi sacın yurt içi/dışı demir-çelik tedarikçilerinden dilimlenmiş şerit sac olarak alındığı, öz kısmının elektrot üretiminde flux karışımına benzer şekilde hazırlandığı, her iki girdinin ham madde ve yarı mamul olarak form verme, kuru çekme ve sarma operasyonlarından geçirilerek iş emirlerine uygun olarak ürün haline getirilerek satışının yapıldığı belirtilerek, şirketiniz tarafından imalatı gerçekleştirilen ve yukarıda detayları verilen örtülü kaynak elektrodunun, gazaltı kaynak telinin, tozaltı kaynak telinin ve özlü tip kaynak telinin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) ve (I/C-2.1.3.3.) bölümlerinde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslim ve hizmetler açıklanmış olup, Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren (5/10) oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer ham maddelerden veya hurda, cevher ve diğer ham maddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer ham maddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından üretimi yapılan ve yukarıda detayları verilen gazaltı kaynak telinin, tozaltı kaynak telinin ve özlü tip kaynak telinin tesliminde, 1/5/2022 tarihinden itibaren KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından üretimi yapılan ve yukarıda detayları verilen örtülü kaynak elektrodunun tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32102, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32102", "ozelgeNo": "E-21152195-130[28-2023-5837]-264284", "ozelgeTarih": "2023-06-19", "baslik": "Prefabrik yapı elemanlarının tesliminde KDV oranı ve tevkifat uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 13/03/2023 tarih ve 320081 ile 320268 kayıt numaralı özelge talep formlarınız. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında; -Şirketinizin, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 6810.91.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında yer aldığı ifade edilen \" İnşaat mühendisliği ve bina yapımı için prefabrik yapı elemanları\" imal ettiği, -Faaliyetinizin 412001 NACE kodunda tanımlı ikamet amaçlı olmayan fabrika ve atölye gibi sanayi üretimini amaçlayan binalar ile hastane, okul, otel, işyeri, mağaza, alışveriş merkezi, lokanta, kapalı spor tesisi, cami, kapalı otopark, tuvalet vb. gibi binaların inşaatını kapsadığı, -Yapılan işin mal satışı olmadığı ve taahhüt işi kapsamında prefabrik betonarme fabrika binası yapımı için gerekli olan prefabrik yapı elamanlarının fabrikanızda parçalar halinde üretiminin gerçekleştirildiği, bunların nakliye ve montaj işlerinin ise işveren ile aranızda akdedilen inşaat sözleşmesine göre yürütüldüğü, -Tarafınızca yapımını üstlenmiş olduğunuz anahtar teslim mahiyetine haiz söz konusu işler için %18 oranında katma değer vergisi (KDV) hesaplanmak suretiyle hakediş faturası düzenlendiği belirtilerek, bu işlemlerin 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının (BKK) geçici 10 uncu maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK’ya 6790 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile eklenerek 6830 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen geçici 10 uncu madde uyarınca, prefabrik yapı ile konteynerlerin (kurulum ve montaj işleri dahil) 23/2/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31/12/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimi %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Öte yandan, aynı Kanunun 9/1 inci maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere; a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir), b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın) sorumlu tutulmuştur. Tebliğin \"2.1.3.2.1. Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; Tebliğin, -(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, -(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. İlgili Tebliğin \"2.1.3.2.1.2. Kapsam\" başlıklı bölümünde ise; \" Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: -Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. -Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat , ihrazat, nakliye , ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj , demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. -Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, ilgi (b)'de kayıtlı özelge talep formu ekinde ibraz edilen ve İnşaat Mühendisi …. (işveren) ile imzalanan 8/11/2022 tarihli ve S.1704 sayılı \"Prefabrik Yapı İnşaat Sözleşmesi\"nin incelenmesinden; işverenin …. İli, …. İlçesi, … Organize Sanayi Bölgesinde yapacağı sözleşme eki çizimler ve prefabrik elemanlar keşif özetinde ayrıntıları belirtilmiş olan prefabrik betonarme binaya ilişkin “prefabrik elemanların imalat, nakliye ve montaj işleri” nin taşeron firma sıfatıyla tarafınızca yapılmasının sözleşmenin konusunu oluşturduğu ve sözleşmeye konu edilen faaliyetin, belirlenen adreste “….. Fabrika Binası”nın inşaat işlerinin Şirketinizce yapılmasını kapsadığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede, parselin kullanım amacına göre yapı özelliği 6.345,7 m 2 toplam yüzölçümlü sanayi alanı olarak onaylanan yapı ruhsatındaki projeye uygun şekilde ve taraflara ait yükümlülükler, işin konusu, kapsamı ve yasal sorumluluklar ile diğer hususları taahhüt edilerek imzalanan “Prefabrik Yapı İnşaat Sözleşmesi” kapsamında gerçekleştirilen, nakliye ile montaj hususlarını içeren ve taahhüde dayanan özel bir imalat faaliyetinin söz konusu olması nedeniyle, bu işlemlerin yapım işi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, mezkur işin 2007/13033 sayılı BKK’nın geçici 10 uncu maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, “Prefabrik Yapı İnşaat Sözleşmesi” ile yapımı taahhüt edilen fabrika binasına ait “prefabrik yapı elemanlarının imalatı, nakliyesi ve montajının” yapım işi kapsamında değerlendirilmesi ve bu hizmetin 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle, söz konusu hizmete ilişkin hakediş bedeli üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (2.1.3.2.1.) bölümünde belirtilen şartların sağlanması halinde ise mezkur işlerde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28830, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28830", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-655113", "ozelgeTarih": "2023-06-14", "baslik": "Serbest bölgede faaliyet gösteren firmanın KDV açısından durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … sayılı yazımız. c) … tarih ve … evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; serbest bölgede faaliyet gösteren şubeniz tarafından yurt dışına yapılan satışlar nedeniyle elde edilen kazançların katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı ile KDV beyannamesinde gösterilip gösterilmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 16/1-c maddesinde; Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı malların tesliminin KDV'den istisna olduğu, hüküm altın alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Bazı Gümrük Rejimlerinin Uygulandığı Mallar\" başlıklı (II/D-3.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (16/1-c) maddesi, Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile serbest bölge ve geçici depolama hükümlerinin uygulandığı malları vergiden istisna etmiştir. Bu madde hükmü, malın tabi olduğu rejime göre uygulanan bir istisnayı düzenlemektedir. Gümrük Kanununun 47 ila 50 nci maddelerinde geçici depolama hükümleri, 84 ila 92 nci maddelerinde transit rejimi, 93 ila 107 nci maddelerinde gümrük antrepo rejimi, 152 ila 162 nci maddelerinde ise serbest bölge hükümlerine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen gümrük rejimleri kapsamındaki malların yurt dışından getirilerek bu yerlere konulması ve bu yerlerde teslimi, mal serbest dolaşıma girmedikçe KDV'den istisnadır. Öte yandan, gümrük mevzuatı uyarınca gümrük antreposu sayılan gümrüksüz satış mağazalarının gerçekleştirdikleri mal teslimleri, 3065 sayılı Kanunun (16/1-c) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, serbest bölgede bulunan şubeniz tarafından yurt dışında bulunan müşterilere bu bölgeden yapılan teslimler, 3065 sayılı Kanunun 16/1-c maddesine göre KDV'den istisnadır. Öte yandan, söz konusu teslimlere ilişkin tutarlar ilgili dönem beyannamesinin \"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler\" kulakçığında \"Kısmi İstisna Kapsamına Giren İşlemler\" tablosunda 235 kod numaralı (Transit ve Gümrük Antrepo Rejimleri ile Geçici Depolama ve Serbest Bölge Hükümlerinin Uygulandığı Malların Teslimi) işlem türü satırı kullanılmak suretiyle beyan edilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25507, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25507", "ozelgeNo": "39044742-130[özelge]-641892", "ozelgeTarih": "2023-06-12", "baslik": "E-ticaret organizasyonu kapsamında yurt dışından alınan ürünlerin yurt içine getirilmeksizin satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, -İrlanda'da faaliyet gösteren … ünvanlı Şirketin … web sitesi üzerinden ürün satışı yapıldığı, satışı yapılan ürünlerin Amerika Birleşik Devletlerinde faaliyet gösteren … ünvanlı Şirketten temin edildiği, söz konusu ürünlerin Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve Meksika'da bulunan müşterilere, Türkiye'ye gelmeden direkt olarak Amerika Birleşik Devletlerindeki tedarikçi … Şirketi tarafından gönderildiği, ürün iadelerinin yine adı geçen tedarikçi şirkete yapıldığı, satılan ürünlerin Türkiye'ye gelmeden yurt dışından sevkiyatının yapıldığı, yurtiçinde e-ticaret faaliyetinin bulunmadığı, … Şirketinin abonelik ücreti, listeleme ücreti, işlem ücreti ve reklam ücretleri için her ayın sonunda, tarafınıza toplu olarak fatura düzenlediği, karşılığında fatura mukabili …’e ödeme yapıldığı, … 'den alınan hizmetin yurtdışından alınıp söz konusu hizmetten yurtdışında faydalanıldığından, … 'nin düzenlediği fatura için sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı, -Yurtdışından alınan ürünler yine yurt dışındaki müşterilere satıldığından teslim ve hizmetlerin karşılığını teşkil eden bedelin KDV'ye tabi olup olmadığı ve elde edilen kazancın KDV Beyannamesi ile bildirilip bildirilmeyeceği, -Amerika Birleşik Devletlerinde e-ticarete ilişkin bazı eyaletlerde eyalet vergisi hesaplanıp bazılarında ise hesaplanmadığı, müşterilerin, eyalet vergisi hesaplanan eyalette yaşıyor olması halinde eyalet vergisi hesaplandığı, her ayın sonunda hesaplanan eyalet vergilerinin … tarafından Amerika Birleşik Devletlerindeki ilgili eyalete ödendiği ve ödenen eyalet vergisinin tarafınızdan talep edilmesi üzerine, … 'ye ödeme yapıldığı fakat söz konusu ödeme karşılığında tarafınıza fatura vs. belge gönderilmediği, bu nedenle Amerika Birleşik Devletlerindeki ticari faaliyetin devam edebilmesi için … 'ye ödenen eyalet vergisinin, banka dekontuna istinaden gider olarak muhasebe kayıtlarına alınıp alınamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \", - 229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde ise, \" Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \" hükümlerine yer verilmiştir. Bunun yanı sıra, 253 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin \" Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler \" başlıklı (B) bölümünde, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermelerine ilişkin açıklamalar yapılmış olup, söz konusu belgelerin defter kayıtlarında gider olarak gösterilmesi sırasında belgelerde yazılı bedellerin, belgenin düzenlendiği günde T.C. Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek kayıtlarda gösterilmesi gerekmektedir. Ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar. Buna göre; 1- … web sitesi üzerinden yaptığınız satışlara ilişkin olarak müşteri adına, malın tesliminden itibaren 7 gün içerisinde, gerçek satış bedeli üzerinden fatura düzenlemeniz gerekmektedir. 2- Amerika Birleşik Devletlerinde faaliyet gösteren … adlı Şirketten yaptığınız mal alımları ile … adlı şirketten yaptığınız hizmet alımlarınıza (adı geçen ülkede adınıza ilgili eyalete ödenen eyalet vergisinin tarafınıza yansıtılması dahil) ait yasal kayıtlarınızın Şirketiniz adına düzenlenecek fatura ya da adı geçen ülke mevzuatına göre düzenlenmiş muteber bir belge ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Şirketiniz tarafından yapılan ödemelere ait banka dekontlarının 213 sayılı Kanun uyarınca kayıtların tevsikinde fatura veya fatura yerine geçen tevsik edici belge olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır. GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; - 1 inci maddesinde gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi tutulmuş olup, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu, - 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden tam mükellefiyet esasında vergilendirileceği, - 4 üncü maddesinde ikametgahı Türkiye'de bulunan veya bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturan gerçek kişiler Türkiye'de yerleşmiş sayılacaklarından, elde ettikleri gelirlerin tam mükellefiyet esasına göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, - 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, - 40 ıncı maddesinde ise; safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, birinci bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirilebileceği hükümlerine yer verilmiştir. Yapılan bir ödemenin genel gider adı altında kabul edilebilmesi için, ödemeler ile iş arasında açık ve güçlü bir illiyet bağının mevcut olması, ödemelerin işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması ve ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması gerekmektedir. Öte yandan, anılan Kanunun 123 üncü maddesine göre, tam mükelleflerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan mahallinde ödedikleri benzeri vergilerin, Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirilmesi mümkün olup, indirilecek miktarın gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından fazla olması halinde, fazla olan tutar indirim konusu yapılamayacaktır. Vergi indiriminin yapılabilmesi için yabancı memlekette ödenen vergilerin gelir üzerinden alınan şahsi bir vergi olması ve yabancı memlekette vergi ödendiğinin yetkili makamlardan alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik edilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, Amerika Birleşik Devletlerinde … Şirketi tarafından ödenen ve Şirket tarafından sonradan şahsınızdan talep edilen eyalet vergisi; doğrudan şahsınız tarafından ödenen bir vergi olmadığından, söz konusu vergiyi gelir vergisi beyannamesinde bildirdiğiniz matrah üzerinden hesaplanan vergiden mahsup etmeniz mümkün bulunmamaktadır. Ancak, … Şirketi tarafından sonradan şahsınızdan talep edilen söz konusu verginin anılan Şirkete ödendiğini fatura ya da adı geçen ülke mevzuatına göre düzenlenmiş muteber bir belge ile tevsik etmeniz halinde bahsi geçen vergiyi ticari kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alabileceğiniz tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye' de yapılmasını veya hizmetten Türkiye' de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \" Yurtdışındaki İşlemler\" başlıklı (1.1.1.) bölümünde; \"KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir. Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin; ... - Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar Türkiye'ye gelmeksizin) yapacağı teslimlere ilişkin olarak verdiği aracılık hizmeti, ... - Yurt dışındaki bir firmanın mallarının, yine yurt dışındaki bir başka firmaya pazarlanmasına yönelik olarak yurt dışında verdiği satış komisyonculuğu hizmeti Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, … Şirketine ait web sitesi aracılığı ile yurt dışından satın aldığınız ürünlerin Türkiye'ye getirilmeksizin yurtdışında yerleşik müşterilerinize satılması işlemi, malların teslim anında Türkiye'de bulunmaması nedeniyle teslim Türkiye'de gerçekleşmediğinden KDV'nin konusuna girmemektedir. Öte yandan, söz konusu işlem verginin konusuna girmediğinden KDV beyannamesine dahil edilmesine gerek bulunmamaktadır. Ayrıca, yurtdışında gerçekleştirdiğiniz ticari faaliyetinize yönelik olarak….. firmasından aldığınız abonelik, listeleme, işlem, reklam hizmetlerinin, münhasıran yurt dışında yapılan mal teslimine ilişkin olması durumunda, KDV'nin konusuna girmemekte olup söz konusu hizmetlere istinaden sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmesi söz konusu değildir. Ancak, tarafınızca gerçekleştirilen ticari faaliyetinize yönelik olarak … firmasından abonelik, listeleme, işlem, reklam hizmeti ücreti adı altında alınan aracılık hizmetlerinden Türkiye'de de faydalanılması durumunda söz konusu hizmetler KDV'ye tabi olup, adı geçen firmanın Türkiye'de ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması halinde bu işleme ilişkin KDV'nin tarafınızca 2 No.lu KDV beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde beyan edilerek ödenen verginin 1 No.lu KDV Beyannamesi ile indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31150, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31150", "ozelgeNo": "64597866-130-11565", "ozelgeTarih": "2023-06-07", "baslik": "Limanda yetkili acente tarafından gemilere verilen hizmet bedellerinin belli yüzdesi kadar liman işletmesine yapılan komisyon ödemelerinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinize ait liman işletmesinde yükleme ve boşaltma yapılacak bütün yurt içi ve yurt dışı bayraklı gemilere liman hizmetinin yetkili acenteniz vasıtası ile verildiği, acentenin gemilere verdiği hizmetlerin faturasını doğrudan gemilere düzenlediği ve bu acentelik hizmet bedelinin belirli bir oranında Şirketinize komisyon ödemesi yapıldığı belirtilerek Şirketinize yapılan komisyon ödemelerine Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (13/b) maddesi kapsamında KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun (13/b) maddesinde deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-2.2) bölümünde; \" Hizmetin liman ve hava meydanları işletmeleri yanında diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından ifa edilmesinin istisna uygulaması açısından önemi bulunmamaktadır. Bu hizmetlerin gemi ve yük sahibi firmaların acentelerine yapılması veya hizmetlere ilişkin işlem veya ödemelerin acenteler tarafından gerçekleştirilmesi istisna uygulamasını etkilemez. Bu kapsamda, KDV'den istisna olarak temin edilen hizmetlerin Türk acenteler tarafından araç ve yük sahiplerinin bağlı olduğu yabancı acentelere yansıtılması da KDV'den istisnadır. Liman ve hava meydanlarında verilen hizmetlere ilişkin söz konusu istisna, tek aşamalıdır. Bu nedenle araç ve yük sahibi firmalara veya acentelerine doğrudan ilk safhadaki asıl yüklenici tarafından verilen ve fatura edilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. Bu mükelleflerin istisna kapsamındaki hizmetlerle ilgili mal ve hizmet alımları ise genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Dolayısıyla, alt yükleniciler (taşeronlar) tarafından verilen ve asıl yükleniciye (ilk safhaya) fatura edilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.2.2.) bölümünde; \" KDV Kanununun 13/b maddesi ile deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler KDV'den müstesnadır. İstisna kapsamına liman ve hava meydanlarında deniz ve hava taşıma araçlarına verilen hizmetler girmektedir. Bu kapsamda, hava ve deniz taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında verilen pilotaj, römorkaj, palamar, uçak ve gemilerin parkı gibi hizmetler KDV'den istisna olacaktır. Liman ve hava meydanlarında deniz ve hava taşıma araçlarının seyrüseferine ilişkin olarak araçların yük ve yolcusuna verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler de istisna kapsamına girmektedir. Bu hizmetlerin gemi ve yük sahibi firmaların acentelerine yapılması, liman ve hava meydanı işletmeleri dışında diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılması istisna uygulamasını etkilememektedir. Ancak, Kanunun 13/b maddesindeki istisna uygulaması tek safhalı olduğundan, gemiye veya acentesine doğrudan verilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilebilecektir. Alt yükleniciler tarafından verilen hizmetler istisna kapsamında mütalaa edilmeyecektir... \"açıklamalarına yer verilmiş, (3.2.2.1.) bölümünde ise istisna kapsamına giren hizmetlerin neler olduğu belirtilmiştir. Buna göre, liman sahasında gemi ve yük sahibi firmalara asıl yüklenici sıfatıyla yetkili acenteniz vasıtasıyla verilen 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.2.2.1) bölümünde sayılan hizmetler 3065 sayılı KDV Kanununun (13/b) maddesi kapsamında istisna olup, bu istisna uygulaması sadece gemi ve yük sahibi firmalara ilk safhada verilen hizmetleri kapsadığından, liman sahanızdaki yetkili acenteniz tarafından \"acente hizmet bedeli\"nin belli bir yüzdesi olarak Şirketinize ödenen komisyon bedelleri için söz konusu istisna hükmünün uygulanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32103, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32103", "ozelgeNo": "E-76464994-130[KDV.2022/272]-107876", "ozelgeTarih": "2023-06-06", "baslik": "Otel müşterilerine konaklama kapsamı dışında ve okullara taşımalı olarak verilen yemek hizmetlerinde uygulanması gereken KDV oranı hakkında", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; …. Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu İktisadi İşletmesi olarak konaklama hizmeti vermenin yanı sıra, restoranınızda otel müşterilerinize konaklama kapsamı dışında ücretli yemek hizmeti, taşımalı eğitim kapsamındaki ilköğretim ve ortaöğretim okullarına ise taşımalı olarak yemek servis hizmeti ifa ettiğiniz belirtilerek, bu hizmetlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; -24 üncü sırasında; \"Gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç),\" -25 inci sırasında ise; \"Otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti (1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından müşteriye aktarılan geceleme hizmet tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık bedellerine de konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu oran uygulanır. Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinden yararlanmayanlara verilen tüm hizmetler ile geceleme hizmetiyle beraber verilen ancak ayrıca belgelendirilen ya da geceleme hizmetine ait belgede ayrıca fiyatlandırılan hizmetler bu sıra kapsamında yer almamaktadır. Ancak geceleme hizmeti kapsamında verilmesi ve geceleme bedeline dahil edilmesi mutat olan diğer hizmetler bu sıra kapsamında yer almakla birlikte bu şekilde belirlenen geceleme bedeli içinde sunulan alkollü içeceklere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi tutarları, hizmeti sunanlar tarafından indirim konusu yapılamaz.)\" sayılmak suretiyle bu hizmetlere uygulanan KDV oranı %8 olarak belirlenmiştir. \"Yiyecek ve İçecek Sunulan Yerlerde KDV Oran Uygulaması\"na ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Kapsam\" başlıklı (III/B-2.4.1.) bölümünde, \"2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli (II) sayılı listenin 24 üncü sırasında yer alan; kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler (hazır yemek şirketleri dâhil), lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde verilen hizmetlerde KDV oranı 1/1/2008 tarihinden itibaren (%8) olarak uygulanmaktadır. İndirimli oran uygulanan yerlerde verilen hizmetler içinde alkollü içecek servisinin de bulunması halinde, hizmetin alkollü içeceklere ilişkin kısmına (%18) KDV oranı uygulanır. Alkollü içecekler, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan içecekleri (kolalı gazozlar hariç) ifade etmektedir. Yukarıda sayılan işletmeler toplam hizmet bedeli içinde alkollü içeceklere ilişkin olan ve olmayan kısmı hesaplayarak faturada ayrıca gösterirler ve alkollü içeceklere isabet eden kısım üzerinden (%18), diğer kısım üzerinden (%8) KDV hesaplayarak KDV tutarını ayrı ayrı ve toplam olarak faturada gösterirler. ...\" -\"Konaklama Tesislerinin Bünyesindeki Hizmet Birimlerinde Yiyecek-İçecek Hizmetleri\" başlıklı (III/B-2.4.2.) bölümünde de, \"2007/13033 sayılı Kararnamenin eki (II) sayılı listenin 24 üncü sırasına göre otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinin bünyesindeki; - Lokanta, restaurant, restaurante, - Alakart lokantası, - Kahvaltı salonu, - Açık yemek alanı, - Yemek terası, - Kafeterya, snack bar, vitamin bar, - Pasta salonu, - Lobi, gibi mekanlarda verilen hizmetlerde (%8) oranında KDV uygulanır. Bu yerlerde alkollü içecek servisinin de bulunması halinde Tebliğin (III/B-2.4.1.) bölümünün ikinci paragrafında yapılan açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacağı tabiidir. Öte yandan, konaklama tesislerinin bünyesinde yer alan ve yukarıda sayılanlar dışında kalan mekânlarda verilen yiyecek içecek hizmetleri ise genel vergi oranına tabi olacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, işletmenizce; -Tesisinizin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.4.2.) bölümünde sayılan birimlerinde, geceleme hizmetinden yararlanmayanlara verilen yemek hizmetleri ile geceleme hizmetiyle beraber verilen ancak ayrıca belgelendirilen ya da geceleme hizmetine ait belgede ayrıca fiyatlandırılan yemek hizmetlerine, -İlköğretim ve ortaöğretim okullarına taşımalı olarak verilen yemek servis hizmetlerine, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 24 üncü sırası kapsamında %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Ancak, verilecek yemek hizmetleri içinde alkollü içecek servisinin de bulunması halinde, hizmetin alkollü içeceklere ilişkin kısmına genel oranda (%18) KDV uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30165, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30165", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV5-İ-09/2022/99]-227606", "ozelgeTarih": "2023-05-30", "baslik": "Demir-çelik ürünlerinin ithalatçısı tarafından tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 18.05.2022 tarihli özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, ithalatçı firmadan demir çelik ürünü olan levha sac malzemesi satın alındığı, ancak ithalatçı firmanın tarafınıza yapacağı teslimden önce levha sac malzemelerin üzerinde kumlama ve boya işçiliği yaparak tarafınıza teslimi gerçekleştirdiği belirtilerek, ithalatçı firmanın düzenleyeceği faturada katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, levha sac malzemelerinin kumlama ve boya işçiliğine tabi tutularak ithalatçı firma tarafından tarafınıza teslimi, ithal edilen malın doğrudan teslimi olarak değerlendirilemeyeceğinden, düzenlenecek faturalarda mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren teslimlerinde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24425, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24425", "ozelgeNo": "45404237-130[I-21-207]-110017", "ozelgeTarih": "2023-05-24", "baslik": "Filipinler Cumhuriyeti mukiminden internet üzerinden alınan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin vergi kanunları karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin internet üzerinden yabancı dil eğitimi ve hızlı dil öğrenimi için eğitim yöntemleri üzerine danışmanlık hizmeti verdiği, söz konusu faaliyeti kapsamında Filipinler mukimi …'dan yine internet üzerinden video konferans veya uygulama yoluyla canlı eğitim ve danışmanlık hizmeti aldığı belirtilerek, alınan bu hizmetler karşılığı yapılan ödemelerin vergi kanunları karşısındaki durumu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Mükellefler\" başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilecekleri hükme bağlanmış olup anılan Kanunun; -\"Türkiye'de yerleşme\" başlıklı 4 üncü maddesinde, \" Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır: 1. İkametgâhı Türkiye'de bulunanlar (İkametgâh, Kanunu Medeninin 19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir); 2. Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.) \", -\"Mükellefler ve mevzu\" başlıklı 6 ncı maddesinde Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirileceği, -\"Kazanç ve iradın Türkiye'de elde edilmesi\" başlıklı 7 nci maddesinde, \" Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye'de elde edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur: ... 4. Serbest meslek kazançlarında: Serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi, ... Bu maddenin 3 üncü, 4 üncü, 5 inci ve 7 nci bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödiyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır .\" -\"Serbest meslek kazancının tarifi\" başlıklı 65 inci maddesinde, \" Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Öte yandan, aynı Kanunun \"Vergi tevkifatı\" başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında tevkifat yapmakla yükümlü olanlar sayılmış olup, aynı fıkranın (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen) %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir. Bu hükümlere göre, Filipinler Cumhuriyeti mukimi kişiden almış olduğunuz eğitim ve danışmanlık hizmetinin serbest meslek hizmeti olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, söz konusu eğitim ve danışmanlık hizmeti karşılığı yapacağınız ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2/b) bendi uyarınca gelir vergi tevkifatı yapmanız gerekmektedir. Öte yandan, Filipinler Cumhuriyeti ile ülkemiz arasından yürürlükte olan bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunması halinde öncelikle bu anlaşma hükümlerinin dikkate alınacağı tabiidir. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN Filipinler ile akdedilen ve hükümleri 1/1/2017 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan \"Türkiye Cumhuriyeti ile Filipinler Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\"nın (Anlaşma) \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesinde; \"1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Bununla beraber, söz konusu gelir eğer: (a) bu kişi, faaliyetlerini icra etmek için diğer Akit Devlette düzenli olarak kullanabileceği sabit bir yere sahip ise, yalnızca bu sabit yere atfedilebilen gelir bu Akit Devlette vergilendirilebilir; veya (b) bu kişi, bu diğer Devlette herhangi bir oniki aylık dönemde bir (veya birkaç) seferde toplam 183 günü aşan bir süre kalırsa, yalnızca bu diğer Devlette icra ettiği faaliyetlerden elde ettiği gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 2. Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, sanatsal, eğitici veya öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Filipinler mukimi gerçek kişinin Türkiye'ye gelmeksizin Filipinler'de icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnızca Filipinler'e aittir. Ancak, bu faaliyetlerin Türkiye'de bir sabit yer vasıtasıyla icra edilmesi veya herhangi bir 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla süre veya sürelerde icra edilmesi durumunda ise, yalnızca Türkiye'de icra edilen söz konusu faaliyetlerden elde edilen gelir Türkiye'de vergilendirilebilir. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, Türkiye'nin vergilendirme yetkisinin bulunmaması durumunda, Şirketinizce yapılacak söz konusu ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Öte yandan, ülkemizin akdetmiş olduğu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları kapsamında, anlaşmaya taraf diğer ülkenin mukimi gerçek veya tüzel kişilerin icra ettikleri serbest meslek faaliyetleri nedeniyle elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesine yönelik olarak 26/9/2017 tarihli ve 30192 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Seri No'lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliğinde yer verilmiştir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu Filipinler mukimi gerçek kişinin Filipinler'de tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Filipinler yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin noterce veya bu ülkedeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına ve/veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir. Bununla birlikte özelge başvurunuz ekinde yer alan \"ikamet belgesinin\" belediyeden alındığı, söz konusu kişinin tüm dünya kazançları üzerinden Filipinler'de vergiye tabi olduğunu göstermediği görülmüş olup Anlaşma hükümlerinden faydalanılabilmesi için yukarıda belirtildiği şekilde Filipinler yetkili makamlarından mukimlik belgesinin alınarak vergi sorumlularına ve/veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/2 maddesinde de her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, - 6/b maddesinde, hizmet ifalarında, işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının gerektiği, - 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. Konu ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.2.1. İkametgahı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı bölümünde; \" ... Buna göre, ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No,lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır. ... \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından Filipinler Mukimi şahıstan internet aracılığıyla alınan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden Türkiye'de faydalanılacağından işlem KDV'ye tabi olup, söz konusu eğitim ve danışmanlık hizmet bedelleri üzerinden hesaplanan KDV'nin Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Öte yandan, Şirketinizce 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenen KDV'nin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7025, "title": "Madde 94 Vergi Tevkifatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32104, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32104", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-568231", "ozelgeTarih": "2023-05-23", "baslik": "Yapı ruhsatı değişikliğinde KDV oranı belirlenirken hangi yapı ruhsatının esas alınacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … İli, … İlçesi, …. Mahallesi, … ada, … parselde bulunan arsa üzerine … adet ofis ve işyeri yapılmak üzere 28/9/2017 tarihinde …. sayılı yapı ruhsatı alındığı, sonrasında söz konusu ruhsatın kullanım amacı konuta çevrilerek …. adet konut ve … adet ofis olarak 14/10/2021 tarihinde tadil edildiği, ancak 6/2/2023 tarihinde yaşanan deprem felaketiyle gerçekleşen konjonktürel değişiklik ve beraberinde sektörün konut ihtiyacındaki değişiklikler doğrultusunda söz konusu projede esaslı tadilat ihtiyacı doğduğu, bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucunda …. Belediyesine yeni vaziyet planıyla müracaatta bulunulduğu, hazırlanan yeni vaziyet planında yapılan çalışmaların; -Binaların dış kontürleri (en-boy ölçüleri) ve geometrik formlarında değişiklik, -Binaların zeminde kapladığı taban oturum alanlarında değişiklik (A blok 2097,41 m2, B Blok 503,05 m2 taban oturumuna sahip iken; A Blok yaklaşık 1483 m2, B Blok yaklaşık 1038 m2 taban oturum alanı olacak şekilde), -Binaların toplam kat adetleri, katların yüksekliği ve toplam gabari yüksekliğinde değişiklik (A Blok Zemin+15 kat, B Blok Zemin+12 kat iken; her iki bina da Zemin+14 kat olacak şekilde), -Site giriş çıkış kurgusu, otopark rampası, yüzme havuzu vb. alanlarda değişiklik şeklinde olduğu hususları belirtilerek, yeni vaziyet planında yer alan değişikliklerin 14/10/2021 tarihli ruhsat projesine nazaran temel nitelikte esaslı değişiklik kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve bu kapsamda yapılacak teslimlere uygulanacak katma değer vergisi (KDV) için 14/10/2021 tarihli yapı ruhsatı ya da yeni müracaat sonrasında verilecek yapı ruhsatı tarihinde yürürlükte olan KDV oranlarından hangisinin uygulanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER'' bölümünün 11 inci sırasına göre net alanı 150 m2 ye kadar konut teslimleri %1 oranında KDV'ye tabi bulunmakta; ancak aynı BKK'nın 1 inci maddesinin 6 ncı fıkrasına göre net alanı 150 m2 ye kadar olan bu konutlardan; 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki büyükşehirlerde (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler hariç), lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan ve ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dâhil olmak üzere, yapı ruhsatının alındığı tarihte, üzerine yapıldığı arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m2 vergi değeri; ... (ii) Yapı ruhsatı 1/1/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) sonra alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2017 tarihinden itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde; a) Bin Türk Lirası ile iki bin Türk Lirası (iki bin Türk Lirası dâhil) arasında olan konutların tesliminde %8 b) İki bin Türk Lirasının üzerinde olan konutların tesliminde %18 oranında KDV uygulanmaktaydı. 28/3/2022 tarihli ve 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, -2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m2'ye kadar konut teslimleri düzenlemesi ile söz konusu Kararın 1 inci maddesinin 6 ncı fıkrası 1/4/2022 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış; ancak 5359 sayılı Kararın 10 uncu maddesinde, 1/4/2022 tarihinden önce yapı ruhsatı alınmış veya kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi yapılmış projeler kapsamında inşa edilen konutlar için bu hükümlerin uygulanmasına devam olunacağına karar verilmiş; -2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listeye eklenen 35 inci sıra uyarınca da \"konutların net alanının 150 m 2 'ye kadar olan kısmı,\" 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 oranında KDV'ye tabi tutulmuştur. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-2.1.1) bölümünde, \"...1/4/2022 tarihinden önce yapı ruhsatı alınmış veya kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi yapılmış projeler kapsamında inşa edilen konutların, bu tarihten sonraki tesliminde; -Net alanı 150 m 2 ye kadar olan konutlar için KDV oranı, •Büyükşehir statüsünde olmayan yerlerde (%1), •Büyükşehirlerde, 2007/13033 sayılı BKK'nın 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kaldırılmadan önceki 1 inci maddesinin altıncı fıkrasına ilişkin yukarıda yer alan açıklamalar da dikkate alınarak (%1), (%8) veya (%18) olarak uygulanır. - Net alanı 150 m 2 yi aşan konutlarda ise genel vergi oranı (%18) uygulanır. ... ...1/4/2022 tarihinden sonra alınan yapı ruhsatlarına göre yapılan konut teslimlerinde, konutun net alanının; -150 m 2 veya daha az olması durumunda KDV oranı (%8) -150 m 2 'den fazla olması durumunda ise satış bedelinin 150 m 2 'ye kadar olan kısmı için KDV oranı (%8), 150 m 2' nin üzerindeki kısmı için KDV oranı (%18) olarak uygulanır.\" açıklamaları yapılmıştır. Buna göre, bahsi geçen arsa üzerinde inşa edilecek taşınmazlar için firmanızca hazırlanan yeni vaziyet planında; binaların temel formları ile taban oturum alanlarının, blok ve bağımsız bölüm sayısının ve niteliğinin, toplam inşaat alanının değiştirilmesi gibi esaslı değişikliklere gidildiği anlaşıldığından, ilgili Belediye tarafından başvurunuzun kabul edilerek söz konusu yeni vaziyet planı uyarınca tadilat ruhsatı düzenlenmesi halinde, bu ruhsatın düzenlendiği tarih esas alınarak ilgili konut teslimleri için 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen KDV oran hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22379, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22379", "ozelgeNo": "39044742-130-562950", "ozelgeTarih": "2023-05-22", "baslik": "Ticari kazanç mükellefinin dil eğitimi için yaptığı ödemelerin gider yazılıp yazılmayacağı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yurt dışında mukim firmadan elektronik ortamda aldığınız İngilizce dil eğitimi için ödenen bedeli ticari kazancın tespitinde gider konusu yapıp yapamayacağınız ve söz konusu eğitim hizmetinin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde; \"Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. Ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek (Bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edilir.\" hükümleri yer almaktadır. Anılan Kanunun 38 inci maddesinde ise; \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce; 1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde indirilecek giderler sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan aynı Kanunun 89 uncu maddesinde; \"Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir: ... 2. Beyan edilen gelirin % 10'unu aşmaması, Türkiye'de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları (mükerrer 121 inci madde çerçevesinde eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak matrahlarından indiremezler).\" hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, yurt dışından almış olduğunuz yabancı dil eğitim harcamalarının, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, ticari kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan, söz konusu giderin Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi kapsamında gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinden indirilebilmesi için Türkiye'de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartlarının sağlanması gerekmektedir. Buna göre; yurt dışından almış olduğunuz yabancı dil eğitimine yönelik harcamanızın, Türkiye'de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartlarını sağlamaması nedeniyle gelir vergisi beyannamesinden indirilmesi söz konusu değildir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği; Türkiye'de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından KDV mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin KDV'nin, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödeneceği, 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı, 5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisinin ise indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.1.1.) bölümünde, \" 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, yurt dışı mukimi firmadan elektronik ortamda aldığınız yabancı dil eğitim hizmetinden Türkiye'de faydalanıldığından bu hizmet 3065 sayılı Kanunun 6/b maddesine göre KDV'ye tabi olup, hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tamamının hizmeti alan olarak tarafınızdan sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, söz konusu KDV'nin 3065 sayılı Kanunun 30/d maddesi uyarınca indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6946, "title": "Madde 40 İndirilecek Giderler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32105, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32105", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-562937", "ozelgeTarih": "2023-05-22", "baslik": "Çöven suyunun tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 31/01/2023 tarih ve 145423 sayılı yazımız. c) 30/02/2023 tarih ve 602992 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. ç) 15/03/2023 tarih ve 317915 sayılı yazımız. d) 15/03/2023 tarih ve 1188915 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgi (a), ilgi (c) ve ilgi (d)'de kayıtlı özelge talep formlarında, Şirketiniz tarafından imal edilen, helva vb. gibi gıda maddelerinde katkı maddesi olarak kullanılan ve Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 1302.19.70.99.90 gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen çöven suyu isimli ürünün tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin (B/2-b) sırasında, çöven ismen sayılmış olmakla birlikte aynı listenin (A) bölümünde, gıda maddeleri TGTC'nin ilgili fasılları olarak indirimli oran (%1) kapsamına alınmış, ancak 13 no.lu faslında yer alan mallar bu listenin dışında bırakılmıştır. Diğer taraftan, TGTC'nin 13.02. tarife pozisyonunda; \"Bitkisel özsu ve hülasalar; pektik maddeler, pektinatlar ve pettatlar; agar-agar, bitkisel ürünlerden elde edilen yapışkan sıvılar ve kıvam verici maddeler (tadil edilmiş olsun olmasın)\" tanımlanmış olup 1302.19.70.99.90 GTİP numarasında ise \"Diğerleri\" yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından imal edilen ve özelge talep formu ekinde yer alan gümrük beyannamesinde TGTC'nin 1302.19.70.99.90 GTİP numarasında yer aldığı anlaşılan soapwort extract (çöven suyu) ticari tanımlı ürünün, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle ithal ve yurtiçi tesliminde %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28587, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28587", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge ]-537364", "ozelgeTarih": "2023-05-18", "baslik": "Türkiye mukimi KDV mükellefiyeti bulunmayan kişiden alınan yurt dışında müşteri bulma/aracılık hizmeti", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin yurt dışı satışlarını arttırmak için zaman zaman komisyoncu ya da aracılarla çalıştığı belirtilerek, Türkiye'de yerleşik ancak vergi mükellefiyeti bulunmayan kişiden aldığınız yurt dışında müşteri bulma hizmetine ilişkin komisyon bedeli ödenirken katma değer vergisi (KDV) veya gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, ticari faaliyet emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerekmektedir. Müşteri bulma hizmeti ticari bir organizasyon içinde yapıldığında bu hizmetin ticari faaliyetin bir unsuru sayılması, ancak ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde ise, faaliyetin devamlılık kasıt ve niyeti ile yapıldığını belirleyen objektif ölçü olarak muamelede çokluk olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Aynı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançların arızi kazanç olduğu hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan; söz konusu Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, nakden veya hesaben yaptıkları ödemelerden, istihkak sahiplerinin gelir vergisine mahsuben tevkifat yapacak olanlar belirtilerek hangi ödemelerden tevkifat yapılacağı bentler halinde sayılmıştır. Bu hükümlere göre; - Şirketinize müşteri bulma hizmeti veren aracı kişilerin, söz konusu faaliyeti kazanç sağlama amacıyla ve devamlılık arz etmeyecek şekilde yapması halinde, elde edilen kazancın \"arızi kazanç\" olarak değerlendirilmesi ve bu kişilere yapılacak olan komisyon ödemesinden tevkifat yapılmaması, - Şirketinize müşteri bulma hizmeti veren aracı kişilerin, bu işi kazanç sağlama amacıyla ve devamlılık arz edecek şekilde yürütmesi halinde ise; bu kişilerce tahsil edilen komisyon bedellerinin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve ilgili kişiler adına ticari kazanç mükellefiyetlerinin tesis edilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin verginin konusunu teşkil ettiği, -1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, ticarî, sınaî, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -8/1-a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların verginin mükellefi olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Ticari, Sınaî, Zirai Faaliyet ve Serbest Meslek Faaliyeti Çerçevesinde Yapılan Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (I/A-1.1.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (1/1) inci maddesine göre Türkiye'de ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabidir. Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise bu faaliyetlerin devamlılığı, kapsam ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre; -Gelir Vergisi Kanununa göre ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabidir. Ayrıca Gelir Vergisi Kanununa göre faaliyeti ticari sayılan esnafın teslim ve hizmetleri de verginin konusuna girer. -Bu faaliyetlerden devamlılık arz edenler vergiye tabidir. Arızi faaliyetler çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ise vergiye tabi tutulmaz...\", - \"Hizmetin Türkiye'de Yapılması\" başlıklı (I/A-6.2.) bölümünde, \"Hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, 3065 sayılı Kanunun (6/b) maddesine göre hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerekir. Hizmetin Türkiye'de yapılmış sayılması için belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Şartlardan herhangi birisinin oluşması halinde hizmet, Türkiye'de yapılmış sayılır. Bir diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede faydalanılırsa faydalanılsın işlem Türkiye'de yapılmış sayılır ve vergiye tabi olur. Hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye'de faydalanılmış ise işlem yine Türkiye'de yapılmış sayılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu çerçevede, 3065 sayılı Kanunun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabidir. Buna göre, Şirketinizin Türkiye'de yerleşik ancak vergi mükellefiyeti bulunmayan kişiden almış olduğu müşteri bulma hizmetinin; - Gelir Vergisi Kanunu uyarınca ticari organizasyon içerisinde ve devamlılık arz edecek şekilde yürütülmesi halinde, bu hizmet 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olacak ve hesaplanan KDV, hizmeti sunan mükellef tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilecektir. - Gelir Vergisi Kanunu uyarınca devamlılık arz etmeyecek şekilde arızi olarak yürütülmesi halinde ise söz konusu hizmet KDV'ye tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7563, "title": "Madde 30 Dar mükellefiyette vergi kesintisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25508, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25508", "ozelgeNo": "64597866-130[1/1]-9678", "ozelgeTarih": "2023-05-15", "baslik": "Fason Yetiştiricilik Faaliyetinde Vergisel Durumlar", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, - Ticari faaliyetinizi icra ederken damızlık yumurtlatma çiftliklerinden elde edilen yumurtaların, kuluçka tesislerinde kuluçkaya yatırıldığı ve civciv üretildiği, üretilen bu civcivlerin, sözleşmeli fason yetiştiricilere etlik piliç (broiler) yetiştirilmek üzere emanet edilerek fason yetiştirme hizmeti alındığı, - Bahsi geçen hizmet için ilgili yetiştirme dönemine ait hakediş tutarının hesaplanması amacıyla \"Alacak Protokolü\" düzenlendiği, protokol üzerinden hesaplanan tutarın, fason yetiştiricinin hakediş bedeli olarak yetiştiricinin mükellefiyet durumuna göre gider pusulası veya fatura ile belgelendirildiği, - \"Alacak Protokolü\"nde yer alan \"Civciv farkı (+/-)\" kaleminin; Şirketiniz tarafından yetiştiricilere gönderilen civcivlerdeki ölüm sayısı ile Şirket tarafından haftalık saha ortalamasına göre hesaplanan ölüm sayısının mukayesesi olduğu, - Yetiştiricinin kümeslerindeki ölüm oranının; saha ortalamasının altında kaldığında civciv primi verildiği, saha ortalamasının üstünde olması halinde, ortalamanın üstünde kalan civciv sayısının birim fiyat ile çarpılarak yetiştiricinin hakedişine negatif olarak yansıtıldığı belirtilerek \"Alacak Protokolü\"nde bulunan hesaplama kalemlerinden civciv farkı tutarının ayrı bir teslim sayılıp sayılmayacağı, ayrıca belgelendirilip belgelendirilmeyeceği ve katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KDV KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcı veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, yetiştiricinin kümeslerindeki ölüm oranının, saha ortalamasının altında kalması halinde Şirketinizce verilecek civciv primi tutarının \"fason civciv yetiştiriciliği hizmeti\" bedelinin bir unsuru olarak değerlendirilmesi ve hizmeti aldığınız kişi/kurumun KDV mükellefi olması durumunda ilgili hizmete ilişkin matrahın tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan, yetiştiricinin kümeslerindeki ölüm oranının, saha ortalamasının üstünde olması halinde civciv farkının yetiştiriciye yapılan teslim olarak değerlendirilmesi ve Şirketiniz tarafından düzenlenecek faturada genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" , - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \"5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\", - 232 nci maddesinde \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (1.1.2023'ten itibaren 4.400 TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (1.1.2023'ten itibaren 4.400 TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\", - 234 üncü maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, bu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar (gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerden satın aldıkları mallar hariç) için işi yapana veya malı satana imza ettirecekleri gider pusulası düzenlerler. Vergiden muaf esnaf için düzenlenen gider pusulası, bu kişiler tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur. Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Gider pusulası, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılır. İkinci fıkrada belirtilen bilgileri ihtiva etmeleri kaydıyla; a) Malın veya hizmetin bedelinin, dördüncü fıkrada belirtilen süre dâhilinde satıcıya; 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda tanımlanan banka, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında yetkilendirilmiş ödeme kuruluşları veya 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa göre kurulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla ödenmesi halinde, bu kurumlarca düzenlenen belgeler, ... gider pusulası yerine geçer. ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, yetiştiricinin kümeslerindeki ölüm oranının, saha ortalamasının altında olması durumunda Şirketinizce verilecek civciv primi tutarının \"fason civciv yetiştiriciliği hizmeti\" bedelinin bir unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, söz konusu hizmetin, civciv farkı tutarı da dikkate alınmak suretiyle, yetiştiricilerin mükellefiyet durumuna göre 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesi kapsamında fatura veya 234 üncü maddesi kapsamında gider pusulası ile belgelendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, yetiştiricinin kümeslerindeki ölüm oranının, saha ortalamasının üstünde olması halinde civciv farkının yetiştiriciye yapılan teslim olarak değerlendirilmesi gerektiğinden söz konusu fark için Şirketiniz tarafından genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28588, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28588", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-532884", "ozelgeTarih": "2023-05-15", "baslik": "Yurt dışında üretilen sanal oyun içeriklerine ilişkin sanal elmasların bayilik hakkı kapsamında Türkiye'de satışından elde edilen gelirin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … şirketinin … uygulaması için bayilik hakkına sahip olduğunuz, bu kapsamda söz konusu firma hesabına teminat gibi para gönderilerek sanal elmas satın aldığınız ve Türkiye'deki nihai tüketicilere oynadıkları oyunlar üzerinden bu sanal elmasların satışını yaptığınız belirtilerek yapılan ödemeler üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı ile katma değer vergisi (KDV) uygulamasının nasıl olacağı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış; maddenin üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Anılan Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup, ticari kazanç (Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri hariç olmak üzere) niteliğindeki ödemelerden vergi kesintisi yapılacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, tarafınızca Singapur mukimi firmadan satın alınarak Türkiye'deki kullanıcılara oynadıkları oyunlar üzerinden sanal elmas satılması işleminde yurt dışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç ticari kazanç olarak değerlendirileceğinden, bu kapsamda Singapur mukimi firmaya yapılan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN Singapur mukimi teşebbüsten satın alınarak Türkiye'deki kullanıcılara oynadıkları oyunlar üzerinden sanal elmas satılması işleminde Singapur mukimi teşebbüs tarafından elde edilen kazanç ticari kazanç olarak değerlendirileceğinden, bu kapsamda Singapur mukimi teşebbüse yapılan ödemelerin, Başkanlığımızın www.gib.gov.tr internet adresinde metnine ulaşılabilecek olan Türkiye - Singapur Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın \"Ticari Kazançlar\"ı düzenleyen 7 nci ve \"İşyeri\"ni düzenleyen 5 inci maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. \"Türkiye Cumhuriyeti ile Singapur Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\" 01.01.2002 tarihinden itibaren uygulanmakta olup söz konusu Anlaşmanın \"Ticari Kazançlar\" başlıklı 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında; \"1.Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, sözkonusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazancı bu diğer Devlette yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir.\" hükmü yer almaktadır. \"İşyeri\" tanımı ise, Anlaşmanın \"İşyeri\" başlıklı 5 inci maddesinde yapılmış olup, hangi hallerde diğer Devlette bir işyeri oluşacağı ve oluşmayacağı açıkça belirtilmiştir. Buna göre; Singapur mukimi teşebbüsün Türkiye'de bir işyerine sahip olmaksızın Türkiye'den elde edeceği ticari kazançları vergilendirme hakkı, yalnızca Singapur'a ait bulunmaktadır. Singapur mukimi teşebbüsün Türkiye'de böyle bir işyerine sahip olması durumunda ise yalnızca bu işyerine atfedilebilen kazançlarla sınırlı olmak üzere Türkiye'nin de vergilendirme hakkı olacaktır. Öte yandan, Anlaşma hükümlerine göre, Türkiye'nin vergi alma hakkı olduğu durumda vergileme iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde yapılacaktır. Türkiye'de bu şekilde bir vergi ödenmesi durumunda ise çifte vergilendirme, Anlaşmanın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\"ne ilişkin 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre Singapur'da mahsup yoluyla önlenecektir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının gerektiği, -8/1-a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işi yapanların verginin mükellefi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği; Türkiye'de ikametgahı, işyeri kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından KDV mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin KDV'nin, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödeneceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C-2.1.2.1.) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, bayilik hakkı kapsamında yurt dışında mukim … firmasından sanal elmasların satın alınması işlemi KDV'ye tabi olup bu satışı nedeniyle yurt dışı mukimi firmanın Türkiye'de işyeri oluşması halinde bu hizmete ilişkin düzenlenen faturada hesaplanan KDV'nin bu firma tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Bu faturada gösterilen KDV'nin tarafınızca düzenlenecek 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkündür. Sanal elmas satışı nedeniyle yurt dışı mukimi firmanın Türkiye'de işyeri oluşmaması halinde ise Türkiye'de mukim olmayan firmaya ödenecek sanal elmas bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tarafınızca sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenen KDV'nin 1. No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılabilmesi mümkündür. Diğer taraftan, sanal elmasların Türkiye'de mukim başka bir firmaya veya nihai tüketicilere satışında KDV hesaplanması ve şahsınız tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7563, "title": "Madde 30 Dar mükellefiyette vergi kesintisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28589, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28589", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-532884", "ozelgeTarih": "2023-05-12", "baslik": "Yurt dışında mukim firmaya ait yazılım programlarının Türkiye Distribitörlüğü aracılığı ile satışında vergilendirme", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, İsviçre merkezli … firmasının üretmiş olduğu, piyasada bulunan ağır makine elemanlarının optimizasyonu, analizi ve tasarımı için modüler bir hesaplama paket programı olan … programının Türkiye satış distribütörlüğünü yaptığınız, söz konusu programın gümrüklenmeden direkt CD ortamında ya da internetten alınan kod ile tarafınızca aracılık edilerek çoğaltılmadan ilgili firmaya satışının yapıldığı, ayrıca yurtdışından gelen faturaların üzerinde Duty Tarfi No: 8523,5100, Code 911, Ch kodlu gümrük tarife kodunun bulunduğu belirtilerek, söz konusu faturalarda katma değer vergisi tevkifatı ve gelir vergisi stopajı uygulanıp uygulanmayacağı ile konunun çifte vergilendirmeyi önleme mevzuatı yönünden değerlendirilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış; üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Anılan Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından, maddenin ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 3/2/2009 tarihinden itibaren, petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlarda %5, diğer serbest meslek kazançları ve gayrimaddî hak bedeli ödemelerinde ise %20 olarak belirlenmiştir. Bu düzenlemeler çerçevesinde, -Yurt dışında mukim firmalardan ithal edilen bilgisayar programları üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan ve/veya çoğaltılmadan nihai tüketicilere satılması veya aynı şekilde işletmede kullanılması halinde yurt dışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç ticari kazanç niteliğinde olacağından, bu nitelikteki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır. -Yurt dışında mukim firmalardan şirketinizde kullanmak ve/veya müşterilere satışını yapmak üzere daha önce piyasada bulunmayan bir bilgisayar programının özel olarak hazırlatılması halinde, yurt dışında mukim firma tarafından elde edilen kazanç serbest meslek kazancı niteliği taşıyacağından, bu kapsamdaki ödemeler üzerinden %20 oranında vergi kesintisi yapılacaktır. -\"Copyright\" kapsamında alınan bir bilgisayar programının çoğaltma, değiştirme, topluma dağıtma, gösterme gibi haklarının satın alınması halinde, şirketiniz tarafından bir gayrimaddi hak elde edilecek olup, yurt dışında mukim firmaya yapılacak söz konusu gayrimaddi hak bedeli ödemelerinden %20 oranında vergi kesintisi yapılacaktır. Öte yandan, bilgisayar yazılım ürünlerinin, şirketçe CD, disket vb. taşıyıcı medya içerisinde gümrükten ithal edildikten sonra internet üzerinden indirilen şifre ile aktive edilerek iktisap edilmiş olması ya da bilgisayar programının doğrudan doğruya internet üzerinden şifre ile indirilerek iktisap edilmiş olması durumu yurt dışına yapılacak ödemelerin vergilendirilmesinde herhangi bir değişikliğe yol açmayacaktır. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması Yönünden: Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Konfederasyonu Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının hükümleri 1/1/2013 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Anlaşmanın 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, \" Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazancı yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir. \" hükmü yer almaktadır. Buna göre, hesaplama paket programı olan … programının satış distribütörlüğünü yapan firmanızın, İsviçre mukimi firma ile yalnızca bu programın Türkiye'deki dağıtımına yönelik (değiştirme veya çoğaltma hakkı içermeyen) bir sözleşme yapması durumunda İsviçre mukimi firmaya yapılacak ödemelerin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. İsviçre mukimi firmanın bilgisayar programı satışından elde ettiği gelirlerin Türkiye'de vergilendirilebilmesi için İsviçre mukimi firmanın faaliyetlerini Türkiye'de sahip olduğu bir iş yeri vasıtasıyla gerçekleştirmesi gerekmektedir. Anlaşmanın 5 inci maddesinde işyerinin tanımı yapılarak hangi hallerde diğer Devlette bir iş yeri oluşacağı açıkça belirtilmiştir. Maddenin bağımlı temsilcilikle ilgili 5 inci fıkrasında: \" 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir kişi 6 ncı fıkranın uygulanacağı bağımsız nitelikteki bir acente dışında- bir Akit Devlette, bir teşebbüs adına hareket eder ve o teşebbüs adına sözleşme akdetme yetkisine sahip olup, bu yetkisini mutaden kullanırsa, bu kişinin faaliyetleri, 4 üncü fıkrada bahsedilen ve anılan fıkra hükümlerine göre işe ilişkin sabit bir yer aracılığıyla yürütüldüğünde bu sabit yere işyeri mahiyeti kazandırmayan faaliyetlerle sınırlı olmadıkça, bu teşebbüs, bu Devlette, söz konusu kişinin teşebbüs için gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bir işyerine sahip kabul edilecektir. \", Bağımsız temsilcilikle ilgili 5 inci maddenin 6 ncı fıkrasında: \" Bir teşebbüs, bir Akit Devlette işlerini yalnızca kendi işlerine olağan şekilde devam eden bir simsar, genel komisyon acentesi veya bağımsız statüde diğer herhangi bir acente vasıtasıyla yürüttüğü için bu Devlette bir işyerine sahip kabul olunmayacaktır. \" hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, İsviçre mukimi firma tarafından elde edilecek gelir, Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında Türkiye'de yer alan bir iş yeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunulmak suretiyle elde edilmedikçe bu kazançların yalnızca İsviçre'de vergilendirilmesi gerekmektedir. İsviçre mukimi firma, Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında Türkiye'de yer alan bir iş yeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa Türkiye'nin, bu iş yerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde vergi alma hakkı bulunmaktadır. Öte yandan, söz konusu Anlaşmanın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\"ne ilişkin 14 üncü maddesinde yalnızca gerçek kişilerin faaliyetlerine ilişkin düzenlemelere yer verildiğinden, İsviçre mukimi firmaya işletmenizde kullanmak ve/veya müşterilere satışını yapmak üzere daha önce piyasada bulunmayan bir programının özel olarak hazırlatılması halinde, bu hizmetlere ilişkin ödemelerin Anlaşmanın yine 5 inci ve 7 nci maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, İsviçre mukimi firmanın elde edeceği kazancın Türkiye'de vergilendirilmesi için bu kazancın Türkiye'de bulunan bir işyeri vasıtasıyla elde edilmesi gerekmektedir. Aksi durumda, vergilendirme İsviçre'de yapılacaktır. Türkiye'de ifa edilen söz konusu hizmetler yönünden, Anlaşmanın \"İşyeri\" başlıklı 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) bendinde, işyeri teriminin, bir teşebbüs tarafından, çalışanları veya teşebbüs tarafından bu amaçla görevlendirilen diğer personel aracılığıyla bir Akit Devlette ifa edilen ve herhangi bir 12 aylık dönemde (aynı veya bağlı proje için) toplam altı aylık süre veya süreleri aşan, danışmanlık hizmetleri dahil, hizmet tedariklerini kapsayacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu hizmetler bakımından Türkiye'de bir işyeri oluşup oluşmadığı bu düzenleme çerçevesinde belirlenecektir. Bununla birlikte, telif hakkı kapsamında bir bilgisayar programının çoğaltma, değiştirme, topluma dağıtma, gösterme vb. gibi haklarının kullanımı veya kullanım hakkı karşılığında İsviçre mukimi firmaya yapılacak ödemelerin Anlaşmanın 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası kapsamında gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi gerekecektir. Buna göre, şirketiniz tarafından İsviçre mukimi firmadan söz konusu programın telif hakkı kapsamında alınması halinde Anlaşmanın 12 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, söz konusu firmaya yapılacak gayrimaddi hak bedeli ödemelerinin gayrisafi tutarı üzerinden Türkiye'nin de, iç mevzuatımızda daha düşük bir oran öngörülmemesi halinde %10 oranında vergi alma hakkı bulunmaktadır. Ancak, Anlaşmanın 12 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca, söz konusu gayrimaddi hak bedelinin İsviçre mukimi şirketin Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında Türkiye'de bulunan bir iş yeri vasıtasıyla elde edilmesi ve söz konusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu iş yeri arasında etkin bir bağ bulunması halinde vergileme, 12 nci maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen %10 vergi oranı dikkate alınarak değil ticari kazançlara ilişkin 7 nci madde kapsamında iş yeri kazançlarıyla birlikte Türkiye'de yapılacaktır. Diğer taraftan, İsviçre Anlaşmasına ek Protokolün 4 üncü maddesi, uyarınca Anlaşmanın 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası kapsamına giren bir gayrimaddi hak satışının gerçek olduğunun ispatı halinde adı geçen Anlaşmanın 13 üncü maddesi uygulanacaktır. Bu durumda, gerçek bir hak satışından bahsedilebilmesi için gayrimaddi hakkın kullanım ve tasarruf hakkının tamamen alıcıya geçmesi, başka bir ifadeyle alıcının, gayrimaddi hak üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunabilme hakkına sahip olması gerekmektedir. Gayrimaddi hak satışının gerçek olduğunun ispat edilmemesi veya doğrudan kullanımının ya da kullanım hakkının devredilmesi durumunda, bu ödemeler için Anlaşmanın 12 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır. Bu durumda, Anlaşmanın 12 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre Türkiye'de %10 oranında vergi alınacaktır. Ancak, söz konusu ödemelere iç mevzuatımızda daha düşük bir oranın uygulanması halinde iç mevzuatımızda belirlenen bu düşük oran uygulanacaktır. Anlaşma hükmüne göre Türkiye'de ticari kazanca ilişkin vergi ödenmesi durumunda, Anlaşmanın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\" başlıklı 22 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi çerçevesinde İsviçre 'de bu gelirler vergiden istisna edilecektir. Türkiye'de gayrimaddi hak bedellerine ilişkin vergi ödenmesi durumunda ise aynı maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendine göre Türkiye'de ödenen vergi İsviçre 'de söz konusu gelire ilişkin ödenecek vergiden mahsup edilecektir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu İsviçre teşebbüsünün İsviçre 'de tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin İsviçre yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile noterce veya İsviçre 'deki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, 6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının, işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından yapılan işlemlerde tevkifat uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.1.) bölümünde belirlenmiştir. Buna göre, İsviçre merkezli firmadan söz konusu paket programın internet ortamında alınması halinde buna ilişkin bedel üzerinden hesaplanan KDV'nin, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.1.) bölümünde yer alan açıklamalar uyarınca Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Söz konusu paket programın CD ortamında ithali ise 3065 sayılı Kanunun 1/2 nci maddesi kapsamında KDV'ye tabi olup, bu vergi Şirketiniz tarafından ilgili gümrük idaresine beyan edilip ödenecektir. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından yurt dışında mukim firmadan alınan programın yurt içinde satışı genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7563, "title": "Madde 30 Dar mükellefiyette vergi kesintisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30166, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30166", "ozelgeNo": "E-63611781-130[9-2022/46]-19760", "ozelgeTarih": "2023-05-12", "baslik": "Çelik örgülü lastik konveyör band tesliminde KDV tevkifatı ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 4010.11.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) \"çelik örgülü lastik konveyör band\" adlı ürünü imal ettiğiniz, söz konusu ürünün imalatı sırasında alt ve üst kaplama kauçuklarının arasına taşıma özelliğine ve mukavemetine göre 7312.10.81.00.00 GTİP numaralı çelik halatlardan yapılan çelik hasır konulduktan sonra gerekli vulkanizasyon işlemi yapıldığı belirtilerek, ürettiğiniz konveyör bant ürününün tesliminde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır (bu hüküm 1/11/2022 tarihinden itibaren geçerli bulunmaktadır) . İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından imal edilen TGTC'nin Kauçuk ve mamulleri başlıklı 40 no.lu faslında yer alan 4010.11.00.00.00 (Sadece metalle takviye edilmiş olanlar) GTİP kapsamındaki çelik örgülü lastik konveyör bant teslimleri, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamındaki ürünlerden olmadığından mezkur bölüm kapsamında tevkifat uygulanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30167, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30167", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV5-İ-9/2023/32]-195911", "ozelgeTarih": "2023-05-08", "baslik": "Hava hattı iletkenleri ile yuvarlak telli eşmerkez tabakalı örgülü iletkenlerin tesliminde KDV tevkifatı44510", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin 256202, 256101 ve 422204 nace kodları ile ağırlıklı olarak kısa ve uzun mesafe enerji nakil hatlarının inşası ile söz konusu enerji nakil hattı direklerinin imalatı alanında faaliyet gösterdiği, iletken imalatınızın ulusal ve uluslararası standartlarda \"Hava Hattı İletkenleri - Yuvarlak Telli Eşmerkez Tabakalı Örgülü İletkenler\" ya da orijinal haliyle Conductors For Overhead Lines - Round Wire Concentric Lay Stranded Conductors\" olarak isimlendirilen iletim hatları iletkenleri olduğu, söz konusu iletkenlerin ise çeşitli katmanlardan oluştuğu, birinci ve ikinci katmanların iletkenin merkezinde kullanılan ve direkler arasında iletkenin yükünü alan, taşıyan galvaniz kaplı çelik halat olduğu, bu çelik katmanlar üzerine üçüncü, dördüncü ve beşinci katmanlar olarak alüminyum katların örülerek iletken hale geldiği ve kullanılan tellerin alüminyum filmaşinden soğuk şekillendirme metodu ile çekilmiş solvent kaplı alüminyum teller olduğu belirtilmiş olup, söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.2.1) bölümünde, bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.2.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde, (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı; (I/C-2.1.3.3.2.2) bölümünde ise, -Tevkifat kapsamına bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve alaşımlarından mamul; anot, katot, granül, filmaşin, profil, levha, tabaka, rulo, şerit, panel, sac, boru, pirinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerleri, çinko oksit ile kurşun ve alaşımlarından mamul, tuğla, mühür, yaprak, plaka, folyo, pul, saçma, ızgara, toz, kurşun oksit, kurşun monoksit, kırmızı oksit ve benzerlerinin girdiği, -Profilin boyanmış veya kaplanmış olmasının bunların tesliminde tevkifat uygulanmasına engel olmadığı, bu durumda profilin boyanması veya kaplanmasına ilişkin fason eloksal işçiliği tevkifat kapsamında bulunmadığı, -Bakır, çinko, alüminyum ve kurşun telin; plastik, cam, kâğıt, emaye, vernik ve benzeri izolasyon malzemeleri ile kaplanması suretiyle elde edilen \"izoleli iletken\" teslimlerinin tevkifata tabi tutulmayacağı, -Ayrıca, söz konusu metal ve alaşımlarından imal edilen nihai ürünler ile bunların kesme, sıyırma, kıvırma, kaynak, bükme, vida yeri delme-açma ve benzeri şekillerde işlenmesi sonucu elde edilen yarı mamul ve mamul mahiyetindeki malların teslimlerinin tevkifata tabi olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir. 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin \"Bakır, Çinko ve Alüminyum Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (2.2.3.2.) bölümünde de detaylı açıklamalara yer verilmiş olup, bükülü çelik tel üzerine bükülü alüminyum telin sarılması ile elde edilen çelik özlü alüminyum iletken teslimlerinin, alüminyum ürün olarak tevkifata tabi tutulacağı ifade edilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından üretilen ve 7614.10.00.00.00 (Alüminyumdan demetlenmiş teller, kablolar, örme halatlar ve benzerleri (elektrik için izole edilmemiş olanlar): - Çelik özlü olanlar) gümrük tarife istatistik pozisyonunda tanımlı olduğu anlaşılan \"Hava Hattı İletkenleri - Yuvarlak Telli Eşmerkez Tabakalı Örgülü İletkenler\"in KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara tesliminde (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33625, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33625", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-492686", "ozelgeTarih": "2023-05-03", "baslik": "İmalat sanayinde kullanılmak üzere satın alınacak makinenin GTİP numarasının değişmesi halinde istisna uygulanıp uygulanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin imalat sanayinde faaliyet gösterdiği ve sanayi sicil belgesine haiz olduğu, yurt dışından 8456.11.90.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numaralı makinayı ithal etmek istediğiniz ancak 30/4/2018 tarihli ve 2018/11674 sayılı Kararname eki makina ve teçhizat listesi kapsamına bakıldığında listede 8456.11.90.10.00 şeklinde GTİP numarasının yer aldığı, ilgili GTİP pozisyonlarının korelasyona tabi tutulduğu ve 8456.11.90.10.00 pozisyonunun gümrük sisteminde değiştiği belirtilerek, 8456.11.90.00.00 GTİP numaralı ürünün ithalinin Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 39 uncu maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun geçici 39 uncu maddesinde, 17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz KDV mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimlerinin 31/12/2022 tarihine kadar KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Söz konusu istisnanın usul ve esaslarının belirlendiği KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İmalat Sanayiinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna\" başlıklı (II/E-9.) bölümünde; \"... 9.1.2. İstisna Kapsamına Giren Teslimler 30.04.2018 tarihli ve 2018/11674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listede sanayi sicil belgesine haiz katma değer vergisi mükelleflerinin münhasıran imalat sanayiindeki kullanımlarına yönelik istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizat belirlenmiştir. Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı eki listede yer almayan makina ve teçhizat teslimlerine istisna uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, 2018/11674 sayılı BKK eki listede yer alan ve istisna kapsamında teslimi mümkün bulunan 8456.11.90.10.00 GTİP numaralı \"Metallerin veya metal karbürlerin işlenmesine mahsus olanlar\" isimli eşya Ticaret Bakanlığınca (Gümrükler Genel Müdürlüğü) tarife değişikliği yapılmak suretiyle 1/1/2022 tarihinden itibaren \"8456.11.90.00.00 Diğerleri\" GTİP numarasında tanımlanmıştır. İlgili Bakanlık tarafından yapılan bu değişiklik, 2018/11674 sayılı BKK ile yapılan düzenlemeyi (Bakanlar Kurulu iradesini) etkilememektedir. Dolayısıyla, bu tarife değişikliğinin KDV istisna uygulamasına etkisi bulunmamaktadır. Bu itibarla, 1/1/2022 tarihinden itibaren \"8456.11.90.00.00 Diğerleri\" GTİP numarasında sınıflandırılan eşyanın ithalinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-9.) bölümünde yer alan şartların da sağlanması kaydıyla 3065 sayılı Kanunun geçici 39 uncu maddesine göre istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7989, "title": "Geçici Madde 39 (7103 Sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen Geçici Madde; Yürürlük: 01.05.2018)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30168, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30168", "ozelgeNo": "E-21152195-130[2022/5627]-197120", "ozelgeTarih": "2023-05-02", "baslik": "Vakıf için düzenlenen faturalarda tevkifat uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Vakfınızın ….. Ticaret Borsasının %100 sermaye iştiraki ile kurulduğu, vakfın kendi adresine veya vakfa bedelsiz tahsis edilmiş adreslerine veya işyerlerine yaptırdığı bakım onarım, inşaat, mimarlık, danışmanlık işlerinde vakıf adına düzenlenen faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Tebliğin; -\"Beyan\" başlıklı (I/C-2.1.1.1.) bölümünde; \"... Genel bütçeli idareler, tevkif ettikleri KDV için sorumlu sıfatıyla beyanname vermezler, tevkif edilen KDV doğrudan bunların muhasebe birimlerince gelir kaydedilir. Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan karşılanması halinde tevkif edilen KDV, söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecektir. Tevkifat, bu Tebliğ kapsamında olan mal ve hizmetleri satın alan ve adına fatura ve benzeri belge düzenlenen sorumlu tarafından yapılarak, yukarıdaki belirlemeler çerçevesinde 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecek veya doğrudan muhasebe birimlerince ilgili Bütçe hesabına gelir kaydı yapılacaktır.\" -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \"... a)KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.) b)Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): ... -Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar, -Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler\" ifadeleri yer almaktadır. Buna göre, KDV mükellefiyeti bulunmayan ve … Ticaret Borsası ile ortaklık ilişkisi olmaması nedeniyle belirlenmiş alıcılar kapsamında da değerlendirilmesi mümkün olmayan Vakfınızın almış olduğu hizmetlerde KDV tevkifat yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28832, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28832", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-4-İ-1-2022/149]-181840", "ozelgeTarih": "2023-04-26", "baslik": "Yurt dışındaki personele verilen eğitim hizmetinin KDV'den istisna olup olmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Başkanlığı'nın yurt dışında bulunan personeli ve birinci derece yakınlarına online yabancı dil eğitim hizmeti ve TELC yeterlilik sınav hizmeti verdiğinizi ve dil eğitim hizmetini yurt içinde faal mükelleflerden KDV yüklenerek temin ettiğinizi belirterek, yurt dışında bulunan kişilere sunmuş olduğunuz bu hizmetlerin katma değer vergisine tabi olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. ...\" -\"İstisnanın Tevsiki ve Beyanı\" başlıklı (II/A-2.2.) bölümünde; \"Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurt dışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir. ... Bu şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmez. Bununla birlikte, faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade yapılabilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, … Başkanlığının yurt dışında bulunan personeli ile birinci derece yakınlarına vermiş olduğunuz eğitim hizmetinden yurt dışında faydalanılması ve KDV Genel Uygulama Tebliğinde sayılan diğer şartların da birlikte gerçekleşmesi halinde 3065 sayılı KDV Kanununun 11/1-a maddesi kapsamında hizmet ihracı olarak değerlendirilerek KDV'den istisna tutulması mümkün olup hizmete ilişkin faturaların Türk Lirası cinsinden düzenlenmesi, bu hizmete ilişkin istisna uygulanmasına ve varsa yüklenilen KDV'nin iadesine engel teşkil etmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21321, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21321", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-469801", "ozelgeTarih": "2023-04-25", "baslik": "Twitch internet sitesinde yapılan yayından elde edilen gelirin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, merkezi yurt dışında bulunan ve Türkiye'de temsilciliği bulunmayan \"https://www.twitch.tv/\" internet sitesinde youtuber olarak yaptığınız yayınlardan izlenme oranına göre gelir elde ettiğiniz belirtilerek, söz konusu gelirin vergilendirilmesinde yurt içi ve yurt dışı faydalanıcıların ayrıştırılması durumunda \"https://www.twitch.tv/\" internet sitesi adına hangi usul ve esaslara göre fatura düzenlenmesi gerektiği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesi ile 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen \"Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası\" başlıklı mükerrer 20/B maddesinde, \"İnternet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır. Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye'de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır. Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir. Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 20/B maddesine ilişkin usul ve esasların yer aldığı 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"İstisnadan faydalananların yükümlülükleri ve belgelendirme\" başlıklı 6 ncı maddesinde; \"... (3) 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, münhasıran 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesinde istisna edilen türdeki faaliyetlerde bulunan mükelleflerden istisnadan faydalananların yıl içindeki kazançları toplamının 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin dördüncü gelir diliminde yer alan (2022 yılı için 880.000 TL) tutarı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme zorunluluklarının kaldırılması uygun görülmüştür.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında talebinizin bulunması, Türkiye'de kurulu bir bankada hesap açmanız ve hasılatın tümünü açtığınız hesaplar aracılığıyla tahsil etmeniz halinde 1/1/2022 tarihi itibarıyla https://www.twitch.tv/ adlı sosyal paylaşım ağı üzerinden sosyal içerik üreticisi olarak yaptığınız yayından izlenme oranına göre elde ettiğiniz gelirlerin anılan Kanun hükmü çerçevesinde gelir vergisinden istisna olacağı ve bankalar tarafından bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan tutar üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, hizmetin yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, -17/4-a maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurtdışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\", -\"İstisnanın Tevsiki ve Beyanı\" başlıklı (II/A-2.2.) bölümünde, \"Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir. ... Bu şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin iadesi, hizmet bedeli Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmez. Bununla birlikte, faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade yapılabilir.\" -\" Sosyal İçerik Üreticiliği ile Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliği İstisnası\" başlıklı (II/F-4.26.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-a) maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Söz konusu istisna, 1/1/2022 tarihinden itibaren söz konusu madde kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlere uygulanacaktır. Buna göre, 1/1/2022 tarihinden itibaren, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler üzerinden KDV hesaplanmaz. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamına girmeyen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin istisna olmadığı ve genel hükümlere göre vergilendirileceği tabiidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, \"https://www.twitch.tv/\" isimli internet sitesinde yayımlanan yayınlarınızın gösterimi nedeniyle elde edilen kazancınızın 1/1/2022 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu olması durumunda söz konusu hizmetiniz 3065 sayılı Kanunun 17/4-a maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Öte yandan, \"https://www.twitch.tv/\" isimli internet sitesinde yayımlanan yayınlarınızın gösterimi nedeniyle elde edilen kazancınızın Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu olmaması durumunda, verdiğiniz hizmetin Türkiye'de ve yurt dışında izlenme verileri baz alınarak bulunacak (ve tarafınızca tevsik edilecek) yurt dışında izlenme oranına isabet eden kısmının yukarıda belirtilen şartlar dahilinde hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -227 nci maddesi, \" Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", -229 uncu maddesi, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", -231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi, \" Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\", -232 nci maddesi, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2023 yılı için 4.400 TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2023 yılı için 4.400 TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir. \" hükümlerini amirdir. Ayrıca, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \" İstisnadan faydalananların yükümlülükleri ve belgelendirme\" başlıklı 6 ncı maddesinde; \" ... (3) 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, münhasıran 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesinde istisna edilen türdeki faaliyetlerde bulunan mükelleflerden istisnadan faydalananların yıl içindeki kazançları toplamının 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin dördüncü gelir diliminde yer alan (2023 yılı için 1.900.000 TL) tutarı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme zorunluluklarının kaldırılması uygun görülmüştür. \" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, https://www.twitch.tv/ adlı sosyal paylaşım ağı üzerinden gerçekleştirdiğinizi belirttiğiniz sosyal içerik üreticiliği faaliyetiniz dolayısıyla, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanıyor olmanız halinde, adı geçen internet sitesinde yayımlanan yayınlarınızın gösterimi nedeniyle elde edilen kazancınıza konu hizmet ifalarınıza ilişkin olarak 213 sayılı Kanun kapsamında belge düzenleme yükümlülüğünüz bulunmamaktadır. Söz konusu istisnadan yararlanmamanız halinde ise yurt içi ve yurt dışında izlenme oranına göre yurt dışı mukimi Twitch platformu tarafından hesabınıza aktarılan yayın bedelleri karşılığında, genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlemeniz gerekmekte olup, bu durumda verdiğiniz hizmetin Türkiye'de ve yurt dışında izlenme verileri baz alınarak bulunacak (ve tarafınızca tevsik edilecek) yurt dışında izlenme oranına isabet eden kısmı ile Türkiye'de izlenme oranına isabet eden kısmı için ayrı fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7262, "title": "Mükerrer Madde 20/B Sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası (1/1/2024 itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere 28/12/2023)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27981, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27981", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-469808", "ozelgeTarih": "2023-04-25", "baslik": "Kiralanan ek işyerine ait kira, doğalgaz, elektrik,su faturaları gibi giderlerin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, TURSAB onaylı Turizm Acentesi Belgesine sahip olduğunuz ve sağlık turizmi faaliyeti ile iştigal ettiğinizden bahisle yurt dışından ülkemize tedavi amaçlı gelmek isteyen yabancı uyruklu hastaları bulup irtibata geçerek anlaşma yaptığınız, anlaşma kapsamında yabancı uyruklu hastaları havalimanlarında karşıladığınız, konaklayacağı otele yerleştirdiğiniz, yeme-içme vb. giderleri karşıladığınız, müşterilerin özel sağlık kuruluşlarında tedavilerinin yaptırılmasına müteakip; tedavi sonrası kontrol süresine kadar ülkemizde geçirecekleri günlerde konaklama, yeme-içme vb. giderleri ile Türkiye'de yapılan tüm masrafları turizm acentesi olarak karşıladığınız ve bu doğrultuda yabancı uyruklu müşteriler için tedavileri sonrasında kontrolleri için bekledikleri sürelerde kullanımlarına tahsis edilmek üzere ek işyeri (müşteri lojmanı) kiraladığınız ve ek işyeri için temizlikçi ve aşçı çalıştırmak istediğiniz belirtilerek kiralanan ek işyeri için ve çalıştırılacak personellere ait giderler ile bu işyerine ait; kira, elektrik, su, telefon, internet, yemek, ulaşım, temizlik, kırtasiye vb. giderlerin kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği ve bu giderler için ödenen katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, safi kazancın tespitinde indirilecek giderler 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde bentler halinde sayılmış olup, maddenin (1) numaralı bendi ile ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası geçerli olup, bir giderin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmiş olması, kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında bir illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik olması, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması ve yasal kayıtlarda izlenmesi, karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir. Anılan bent hükmü uyarınca, yapılan genel giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için, söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerekmekte olup, bu mahiyette olmayan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; ek işyeri (müşteri lojmanı) olarak kullandığınız konuta ait kira, doğalgaz, elektrik, su, telefon, internet, yemek, ulaşım, temizlik, kırtasiye vb. ilişkin bedellerin ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağı bulunması şartıyla, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/d maddesinde ise, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İndirilemeyecek KDV\" başlıklı (III/C-2.) bölümünün \"Genel Açıklama\" alt başlıklı (III/C-2.1.) bölümünde; \"... ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, ek işyeri (müşteri lojmanı) olarak kullandığınız konuta ait kira, doğalgaz, elektrik, su, telefon, internet, yemek, ulaşım, temizlik, kırtasiye vb. giderlere yönelik harcamaların kurum kazancının tespitinde indirimi kabul edilen kısmına isabet eden KDV tutarları genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31151, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31151", "ozelgeNo": "76464994-130-82522", "ozelgeTarih": "2023-04-25", "baslik": "Yabancı uyruklu kişilere konut satışında KDV Kanununun 13/i maddesine göre istisna uygulanması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, konut yapı kooperatifi olarak faaliyet gösterdiğiniz, Kooperatifiniz üyeleri arasında yabancı uyruklu kişilerin bulunduğu, bu kişilere yapılacak konut satışına ilişkin bedelin yurt dışından döviz olarak yabancı yakınına transfer edildiği ve satışa konu bedelin aracı kişi tarafından Kooperatifiniz hesabına TL olarak yatırıldığı belirtilerek, söz konusu taşınmaz satışlarının Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesi kapsamında istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/i maddesinde, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir işyeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin üç yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.) KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Konut veya İş Yeri Teslimlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-12.) bölümünde yer verilmiş olup, Tebliğin; -(II/B-12.2.1.) bölümünde, \" Konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnasının uygulanabilmesi için, bedelin en az %50'sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye'ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir. \", -(II/B-12.2.2.) bölümünde, \" Yurt dışında bulunan dövizin, Türkiye'deki bir bankaya transfer edilmek suretiyle getirilmesi esastır. Dövizin Türkiye'deki bankaya transfer edilmesi durumunda, yapılan transfer işlemi banka dekontu ile tevsik edilir. Ödemenin, yurt dışındaki bankalar tarafından verilen kredi kartları ile yapılması mümkün olup, bu kredi kartları ile yapılan ödemelere ilişkin dövizin Türkiye'ye getirildiğinin yurt içindeki ilgili banka tarafından verilecek bir dekont veya yazı ile tevsik edilmesi gerekir. Alıcılar dışındaki gerçek veya tüzel kişiler tarafından bankalar aracılığıyla satıcıların hesabına yapılan döviz transferleri; - Döviz transferine ilişkin banka dekontunda alıcıya ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgilere (proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) yer verilmesi veya - Dövizi transfer eden gerçek veya tüzel kişiler tarafından, transfere konu tutarın alıcı adına gönderildiğine dair satıcıya, alıcı ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgileri (proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) içeren bir muvafakatname verilmesi kaydıyla istisna uygulamasında Türkiye'ye getirilen döviz olarak kabul edilir. Yurt dışında bulunan dövizin Türkiye'ye alıcı tarafından fiziki olarak getirilmesi de mümkün olup, bu durumda dövizin Türkiye'ye getirilmiş olduğunun tevsikinde gümrük idaresinden alınan belgeler kullanılır. Diğer taraftan, dövizin Türkiye'ye fiziken getirilmesi veya alıcının Türkiye'de bulunan hesabına yurt dışından transfer edilmesi durumunda, söz konusu bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve bu ödemenin banka dekontuyla tevsik edilmesi gerekmektedir. Yurt dışından döviz olarak getirilen bedelin satıcıya Türk Lirası olarak ödenmesi de mümkündür.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Kooperatifinizin konut satışı yaptığı yabancı uyruklu kişiler tarafından konut bedelinin yurt dışından döviz olarak bir yakınına gönderilmesi ve konut bedelinin aracı kişi tarafından Kooperatifinizin banka hesabına TL olarak aktarılması halinde, söz konusu transfer işlemlerinin ve bu transferlerin teslime konu konutun bedelinin ödenmesine ilişkin olduğunun tevsiki ve 3065 sayılı Kanunun 13/i maddesindeki diğer şartların da sağlanması kaydıyla istisnadan faydalanılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28833, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28833", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-467367", "ozelgeTarih": "2023-04-24", "baslik": "Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine verilen ambulansla hasta taşıma hizmetinin KDV'den istisna olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ambulansla hasta taşıma hizmeti işi ile iştigal eden Şirketinizin, …’ya vereceği ambulansla hasta taşıma hizmetinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 26 ncı maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, -Geçici 26 ncı maddesinde, ev sahibi hükümet anlaşmaları veya ülkemizin taraf olduğu diğer anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar ile bu kuruluşlara bağlı program, fon, temsilcilik ve özel ihtisas kuruluşlarının resmî kullanımları için yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları, bunların sosyal ve ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak yapacakları mal teslimi ve hizmet ifaları, bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları ile ilgili mal ve hizmetlerin bunlara teslim ve ifası; ilgili kurum, temsilcilik, program, fon ve özel ihtisas kuruluşlarının Türkiye'deki faaliyetlerinin devamı veya ilgili kurumlara ilişkin uluslararası anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre içinde KDV'den müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Uluslararası Kuruluşlar ile Bu Kuruluşlara Bağlı Program, Fon, Temsilcilik ve Özel İhtisas Kuruluşlarına Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna\" başlıklı (II/E-2.) bölümün \"Kapsam\" alt başlıklı (II/E-2.1.) bölümünde; \"Ev sahibi hükümet anlaşmaları veya ülkemizin taraf olduğu diğer anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar ile bu kuruluşlara bağlı program, fon, temsilcilik ve özel ihtisas kuruluşlarının; a) Resmi kullanımları için bunlara yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları, b) Sosyal ve ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak yapacakları mal teslimi ve hizmet ifaları, c) Bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları ile ilgili mal ve hizmetlerin bunlara teslim ve ifası, ç) Yönetici kadrolarında görev yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan mensuplarına Türkiye'de görevde bulundukları süre içerisinde yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları, bu kuruluşların Türkiye'deki faaliyetlerinin devamı veya ilgili kurumlara ilişkin uluslararası anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre içerisinde istisna kapsamındadır.\", -\" Uluslararası Kuruluşlar ile Bu Kuruluşlara Bağlı Program, Fon, Temsilcilik ve Özel İhtisas Kuruluşları Bakımından\" başlıklı (II/E-2.2.1.) bölümünde; \"Bu istisnanın uygulamasında, Dışişleri Bakanlığınca istisnadan yararlanabilecek kuruluşlar adına düzenlenecek 'İstisna Belgesi/Kartı' kullanılır. KDV istisnasından yararlanmak isteyen kuruluşlar, resmi kullanımları için kendilerine yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları ile bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifalarına ilişkin mal ve hizmet alımlarında istisna belgesini/kartını satıcılara ibraz ederek KDV uygulanmamasını talep ederler. Ayrıca KDV istisnasından yararlanan kuruluşlar, istisna kapsamında alınan mal ve hizmetlerin gösterildiği bir listeyi onaylayarak satıcıya verirler. Satıcılar tarafından, kendilerine ibraz edilen istisna belgesi/kartı incelenerek, mal ve hizmetlerin istisna kapsamına girip girmediği tespit edilir, kapsama giren mal ve hizmetlerin satışına ilişkin olarak düzenlenen faturada KDV hesaplanmaz. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, ...ya vereceğiniz ambulansla hasta taşıma hizmetinin, adı geçen kuruluşlara ait \"KDV/ÖİV Diplomatik İstisna Kartı\" nda bulunan hizmetler kapsamında olduğu değerlendirildiğinden, söz konusu hizmetin KDV Kanununun geçici 26 ncı maddesine göre KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30169, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30169", "ozelgeNo": "E-20811645-130[22-415-47]-24520", "ozelgeTarih": "2023-04-14", "baslik": "Kablo kanal sistemleri tesliminde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin metal ve sacdan kablo kanal sistemleri imal ettiği belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV' ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmakta olup, Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \" 2.1.3.3.8. Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin metal ve sacdan imal ettiği kablo kanal sistemleri nihai ürün niteliğinde olduğundan, söz konusu ürünlerin tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32106, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32106", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2023-KDV-ÖZE/16]-27419", "ozelgeTarih": "2023-04-12", "baslik": "Mobil tuvalet ve banyo ithalinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, plastikten mamul, prefabrik, mobil, seyyar vb. şekilde adlandırılan tuvalet ve/veya banyo, lavabo olarak üretilen eşyanın ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK'ya 6790 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile eklenerek 6830 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen geçici 10 uncu madde uyarınca, prefabrik yapı ile konteynerlerin (kurulum ve montaj işleri dahil) 23/2/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31/12/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimi %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 10 uncu maddesi uyarınca, konutlardan bağımsız olarak kullanımı olan ve ticari hayatta seyyar, mobil olarak tarif edilen prefabrik tuvalet ve/veya banyo şeklindeki yapıların (kurulum ve montaj işleri dâhil) 23/2/2023 tarihinden 31/12/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) ithal ve yurtiçi teslimleri %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu prefabrik yapıların üretimi ve tefrişatına ilişkin gerekli olan parçaların ve malzemelerin tesliminde ise 2007/13033 sayılı BKK kapsamında her bir ürünün tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24426, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24426", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.117]-37021", "ozelgeTarih": "2023-04-11", "baslik": "Mısır sapı alımında uygulanacak stopaj oranı ve tesliminde KDV oranı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, tarım ürünleri alım-satım faaliyetiyle iştigal eden Şirketinizin, vergi mükellefi olmayan çiftçiden almış olduğu mısır sapları için düzenleyeceği müstahsil makbuzu ile Şirketiniz tarafından söz konusu ürün tesliminde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/ı maddesinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) tesliminin vergiden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile yem teslimlerinde istisna uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-11.) bölümünde belirlenmiştir. Öte yandan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse % 18 oranında KDV uygulanmaktadır. Buna göre, 3065 sayılı KDV Kanununun 13/ı maddesinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimi KDV'den istisna olup, söz konusu madde kapsamında ve 2017/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan \"mısır sapı\"nın Şirketiniz tarafından tesliminde genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında Kurumlar Vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Vergi Tevkifatı\" başlıklı 94 üncü maddesinde; \"Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.\" hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin (11) numaralı bendinde de, vergi tevkifatı yapmakla yükümlü kişi, kurum ve kuruluşlarca çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı belirtilmiş ve bu tevkifat oranları, hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlarda % 1, bunun dışında kalanlarda % 2, diğer zirai mahsuller için ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlarda % 2, bunun dışında kalanlarda % 4 olarak belirlenmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Şirketiniz tarafından çiftçilerden satın alınan mısır sapı için yapılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendi uyarınca % 4 oranında; söz konusu ürünlerin ticaret borsalarına tescil ettirilerek satın alınması halinde ise % 2 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7025, "title": "Madde 94 Vergi Tevkifatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27532, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27532", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-393058", "ozelgeTarih": "2023-04-03", "baslik": "Yurt dışından fotoğraf ve video satın alınması karşılığında yapılacak ödemelerin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından film, video ve Tv programları yapımı ile iştigal edildiği, filmlerde kullanılmak üzere yurt dışında yerleşik firmalardan ve çoğunlukla Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) mukim olan ve ... com adresinde faaliyet gösteren firmadan video ve fotoğraf satın alındığı, ödemelerin internet üzerinden kredi kartı ya da banka havalesi ile yapıldığı, satın alınan bu fotoğraf ve videolar üzerinde belirli bir süre ya da süresiz kullanım hakkına sahip olunabildiği, bu video ve fotoğrafların tek bir kişiye özel olmaksızın isteyen herkes tarafından satın alınabildiği, Şirketiniz tarafından söz konusu fotoğraf ve videoların yurt içinde üretmiş olduğunuz reklam filmlerinde kullanıldığı belirtilerek, bu fotoğraf ve video alımlarında yapılacak ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı, söz konusu alımların katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği hükmü yer almakta olup, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar sayılmıştır. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında da bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimi temsilci bulundurulması konularında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış; ikinci fıkrasında ise ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılması öngörülmüş olup 12.01.2009 tarih ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kesinti oranı %20 olarak belirlenmiştir. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN 01/01/1998 tarihinden itibaren uygulanmakta olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının \"Gayrimaddi Hak Bedelleri\" başlıklı 12 nci maddesinde; \" 1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 2. Bununla beraber, sözkonusu gayrimaddi hak bedelleri, elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise bu şekilde alınacak vergi, 3 üncü fıkranın (a) bendinde tanımlanan gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10'unu ve 3 üncü fıkranın (b) bendinde tanımlanan gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 5'ini aşmayacaktır. 3. Bu maddede kullanılan \"gayrimaddi hak bedelleri\" terimi: a) Sinema filmleri, radyo ve televizyon yayınlarında kullanılmak amacıyla üretilen filmler, bantlar ve diğer reprodüksiyon araçlarına ilişkin ödemeler de dahil olmak üzere, edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının, patentin, alameti farikanın,desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı veya satışı (verimliliğe, kullanıma veya tasarrufa bağlı olduğu takdirde) ile; b) Sınai, ticari veya bilimsel teçhizatın kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı karşılığında ödenen her türlü ödemeyi kapsar. ...\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, Türkiye'de doğan ve ABD mukimi şirkete video ve fotoğraf satın alınması karşılığında yapılacak olan ödemelerin gayrisafi tutarı üzerinden Anlaşmanın 12 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca Türkiye'de %10 oranını aşmayacak şekilde vergi alınması gerekmektedir. Söz konusu ödemelere iç mevzuatımızda daha düşük bir oranın uygulanması halinde iç mevzuatımızda belirlenen bu düşük oranın uygulanacağı tabiidir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu ABD şirketinin ABD'de tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin ABD yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile noterce veya ABD'deki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi halinde ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye' de yapılan teslim ve hizmetlerin, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -8/1-b maddesinde, ithalatta mal ve hizmet ithal edenlerin KDV mükellefi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C-2.1.2.1.) bölümünün \"2.1.2.1.1. Genel Olarak\" alt başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından yurt dışında mukim firmalardan fotoğraf ve video satın alınması KDV'ye tabi olup, hizmeti verenin Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde KDV'nin tamamının hizmetin gerçekleştiği döneme ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile Şirketiniz tarafından beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde beyan edilen KDV'nin genel usul ve esaslar çerçevesinde 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7835, "title": "Madde 3 Tam ve dar mükellefiyet", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28834, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28834", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-387297", "ozelgeTarih": "2023-03-31", "baslik": "Balık unu ve balık yağı ürünlerinin kedi-köpek maması imalinde kullanılmak üzere ithali ve yurtiçi tesliminde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 1504.20.90.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen balık yağı ile 2301.20.00.00.11 GTİP numarasında yer aldığı belirtilen balık ununun, Şirketiniz tarafından kedi-köpek maması imalatında hammadde olarak kullanılmak üzere ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/ı maddesinde ise, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemlerinin (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dâhil) tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-11.3. Yem Teslimleri\" başlıklı bölümünde ise; \" 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimi KDV'den istisnadır. Hayvanların beslenmesinde kullanılsa bile bu madde kapsamına girmeyen malların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, 3065 sayılı KDV Kanununun 13/ı maddesinde açıkça sayılan balık unu tesliminin, kullanım yerine/amacına bakılmaksızın 10/2/2016 tarihinden itibaren KDV'den istisna tutulması gerekmektedir. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, aynı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" başlıklı bölümünün 11 inci sırasında \"15 no.lu faslında yer alan yağlardan insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olanlar ile bunların üretiminde kullanılmaya elverişli olan ham yağlar\" sayılmıştır. TGTC'nin 15 inci faslına ait 15.04 tarife pozisyonunda; ''Balıkların veya deniz memelilerinin katı ve sıvı yağları ve bunların fraksiyonları (rafine edilmiş olsun olmasın, fakat kimyasal olarak değiştirilmemiş)'' ve 1504.20 tarife pozisyonunda ''Balıkların katı ve sıvı yağları ve bunların fraksiyonları (karaciğerlerin sıvı yağları hariç)'' tanımlanmış olup 1504.20.90.00.00 GTİP numarasında \"Diğerleri'' yer almaktadır. Buna göre, TGTC'nin 15 no.lu faslında yer alan yağlardan insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olanlar ile bunların üretiminde kullanılmaya elverişli olan ham yağlar %1 oranında KDV'ye tabi bulunmakta; ancak, söz konusu yağların insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olmayanlarının ithal ve tesliminde ise genel oranda (%18) KDV hesaplanmaktadır. Bu çerçevede, Şirketiniz tarafından kedi-köpek maması imalatında hammadde olarak kullanılmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığından onaylı belgelerle ithal edilen ve insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olmadığı anlaşılan TGTC'nin 1504.20.90.00.00 GTİP numarasında tanımlı balık yağının ithal ve yurtiçi tesliminde genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30170, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30170", "ozelgeNo": "E-26696128-130[9-2022/58]-18343", "ozelgeTarih": "2023-03-31", "baslik": "Hidrolik Silindir Tesliminde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, akışkan gücü ile çalışan ekipmanların ve bunların parçalarının imalatı faaliyetiyle iştigal ettiğiniz belirtilmiş olup, hammadde olarak aldığınız boru, mil gibi demir-çelik ürünlerini alıcıların siparişleri doğrultusunda cnc torna, üniversal torna ve kaynak makinelerinde işleyip, yarı mamul ürünlerle (keçe) birleştirerek ürettiğiniz hidrolik silindirlerin tesliminde KDV (katma değer vergisi) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C2.1.3.3.8) bölümünde; \" 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır. \" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, Şirketiniz tarafından boru, mil gibi demir-çelik ürünlerini kullanarak torna ve kaynak makinelerinde şekil vermek ve keçeyle birleştirmek suretiyle üretilen hidrolik silindirler, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31152, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31152", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/13-2022/44]-146235", "ozelgeTarih": "2023-03-31", "baslik": "Organize sanayi bölgesine güneş enerji santrali kurulmasının KDV'den istisna olup olmadığı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; … Organize Sanayi Bölgesi yönetim binasının yanında bulunan Meslek Yüksek Okulu ve iki yapı arasında bulunan yürüme yolu çatılarına çatı fotovoltaik güneş enerji santrali kurulacağı, güneş enerji santralinden üretilecek elektrik enerjisinin bölgenin dağıtım şebekesine aktarılarak bölgenin ortak kullanım alanları ile bölgede faaliyette bulunan tüm fabrikaların elektrik ihtiyaçlarında kullanılacağı belirtilerek, söz konusu güneş enerji santrali kurulumunun Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/j maddesinde yer alan istisna hükmü kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/j maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Organize Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasına İlişkin İstisna\" başlıklı (II/B-13.) bölümünün \" İstisna Kapsamına Giren İşlemler\" başlıklı (II/B-13.1.2.) alt bölümünde, \"İstisna kapsamına; \"Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi, içme, kullanma ve atık su arıtma tesisi, doğalgaz, elektrik ve haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesislerine ilişkin altyapı işleri ile yolların yapımına ilişkin organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler, - Küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler girmektedir. İdari bina, sosyal tesisler, spor tesisleri ve benzeri tesislerin yapım işlerine ilişkin organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerine yapılan teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez. Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin makina, teçhizat, demirbaş, mobilya, mefruşat ve benzeri alımları istisna kapsamında değerlendirilmez. Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yolların ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin yeniden inşasına yönelik mal ve hizmet alımları bu istisna kapsamına girmekle birlikte, bunların tamir, bakım ve onarımına ilişkin mal ve hizmet alımları istisna kapsamında değerlendirilmez.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, … Organize Sanayi Bölgesine güneş enerji santrali kurulmasına ilişkin teslim ve hizmetlerin KDV Kanununun 13/j maddesinde yer alan istisna hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32107, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32107", "ozelgeNo": "E-85550353-130[2022]-8361", "ozelgeTarih": "2023-03-30", "baslik": "Balık atıklarının yeme dönüştürülmesi için satışında uygulanacak KDV oranı hk", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, balık üretim tesisinizde balık işleme sırasında ortaya çıkan iç organ, kafa vb. balık atıklarının yeme dönüştürülmesi amacıyla satışının yapıldığı belirtilerek, bu teslimlerde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Buna göre, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan balık atıklarının teslimlerinde genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30171, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30171", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV2/İ/9-2022/225]-141698", "ozelgeTarih": "2023-03-29", "baslik": "Araç takip sistemi yazılım hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin 5018 sayılı Kanuna ekli I Sayılı cetvelde yer alan … Başkanlığı ile yapılan Araç Takip ve Filo Yönetim Sistemi Kurulması, Bakım Onarım, Güncelleme ve Kullanım Hizmet Sözleşmesine istinaden araç takip ve filo yönetim sisteminin kurulması, bakım ve onarımı ile sistem yazılımını güncelleme hizmeti verdiğiniz belirtilerek, Şirketiniz tarafından düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacaksa hangi oranda uygulanacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiş olup, Tebliğin; -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C- 2.1.3.2.13) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından ifa edilen araç takip ve filo yönetim sisteminin kurulması ve sistem yazılımının güncellenmesi hizmetleri ile aynı sözleşme kapsamında ayrı bir ücret alınmaksızın yerine getirilen bakım ve onarım hizmetlerinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü uyarınca (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30833, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30833", "ozelgeNo": "45+A17:E17404237-130[I-20-285]-73253", "ozelgeTarih": "2023-03-27", "baslik": "Teknoloji Geliştirme Bölgesinde geliştirilen yazılımın gayrimaddi hakkı şirkette kalmak suretiyle yurt ici ve yurt dışı firmalara kiralanması hizmetinin KV, KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge başvuru formunuzda, Şirketinizin … Teknoloji Geliştirme Bölgesinde yazılım geliştirme alanında faaliyet gösterdiği, Şirketiniz tarafından geliştirilen yazılımla çok farklı kaynaklardan temin edilen uluslararası ticaretle ilgili milyarlarca ham verinin (konşimento, gümrük beyannameleri, ticaret sicil bilgileri vb), temizlendiği, sınıflandırıldığı, işlendiği, analiz edildiği, belirli parametreleri Şirketinize ait sürekli geliştirilen (yapay zeka ve veri madenciliği araçları ile) yazılım kullanılarak söz konusu büyük verinin (big data) akıllı arama özelliği ile ilgili potansiyel yurtdışı alıcı firmaları öne çıkararak kullanışlı ve anlamlı hale getirilip yerli ve yabancı ihracatçı firmalara sunulduğu, söz konusu yazılımın gayri maddi hakkı Şirketinizde kalmak suretiyle yurt içi ve yurt dışı firmalara kiralandığı ve yazılım kira bedellerinin yıllık tahsil edilerek fatura düzenlendiği belirtilerek kiralama nedeniyle elde edilen kazançların 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kurumlar vergisinden istisna olup olmadığı ile yurt dışı ve yurt içindeki kullanıcılara verilen hizmetin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde; \"Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu kazançlarının gayri maddi hakların satılması, devri veya kiralanmasından elde edilmesi halinde, istisnadan yararlanılmasını, bu hakların, mahiyetlerine göre, AR-GE faaliyetleri neticesinde elde edilmesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde tescil veya kayıt ettirilmesi ya da bildirilmesi şartına bağlamaya, istisnadan kazancın elde edildiği vergilendirme dönemine ilişkin beyannamelerin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar tescil veya kayıt için yetkili kuruma başvurulmuş olması kaydıyla bu kazançları doğuran işlemlerin gerçekleştirildiği vergilendirme döneminden başlayarak faydalandırmaya, mükellefin gayri maddi hak geliri ve varsa bağlı olduğu grubun satış hasılatına göre tescil şartına bağlı olmaksızın belgelendirme usulüne tabi tutmaya, istisnadan yararlanacak kazancı; bu kazancın elde edilmesine yönelik faaliyetler kapsamında gerçekleştirilen nitelikli harcamaların toplam harcamalara oranına isabet eden kısmı ile sınırlandırmaya, bu oranı toplam harcama tutarını aşmamak üzere yüzde 30'una kadar artırımlı uygulatmaya, nitelikli ve toplam harcamaları tanımlamaya Cumhurbaşkanı, bu kapsamda tescil, kayıt veya bildirim şartının yerine getirilmesine ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilidir. ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun \"Tanımlar\" başlıklı 3 üncü maddesinde ise; yazılım, bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin, belli bir sistematik içinde, tasarlama, geliştirme şeklindeki ürün ve hizmetlerin tümü ile bu ürün ya da mal ve hizmetlerin lisanslama, kiralama ve tüm hakları ile devretme gibi teslim şekillerinin tümü olarak tanımlanmıştır. Konuyla ilgili açıklamaların yer aldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.12.2.2. Yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi istisnasının kapsamı\" başlıklı bölümünde; \"Yapılan düzenlemeyle teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar, faaliyete başlanılan tarihten bağımsız olmak üzere, 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. ... Öte yandan, teknoloji geliştirme bölgelerinde yazılım ve Ar-Ge faaliyetinde bulunan şirketlerin, bu faaliyetler sonucu buldukları ürünleri kendilerinin seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Ancak, lisans, patent gibi gayrimaddi haklara bağlanmamış olmakla birlikte uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançların istisna kapsamında değerlendirileceği tabiidir. Ayrıca, teknoloji geliştirme bölgelerinde tasarım faaliyetleri sonucu buldukları ürünleri kendileri seri üretime tabi tutarak pazarlayan mükellefler, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançlarının tasarıma isabet eden kısmını, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Üretim ve pazarlama organizasyonu nedeniyle doğan kazancın diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. Örneğin; teknoloji geliştirme bölgesinde yazılım faaliyetinde bulunan şirketin, ürettiği yazılımların lisans satışından veya kiralanmasından elde edeceği kazançlar istisnadan yararlanacak, ancak söz konusu yazılımın disk, CD veya elektronik ortamda pazarlanmasından elde edilen kazançların (lisansa isabet eden kısmı hariç) istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından münhasıran teknoloji geliştirme bölgesinde üretilen uluslararası ticaretle ilgili yazılımın yurt içi ve yurt dışı müşterilere kiralanması karşılığında elde edilen kazançlar 31/12/2028 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna olup geliştirilen yazılımların seri üretime tabi tutularak pazarlanması halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecek, üretim ve pazarlama organizasyonu nedeniyle doğan kazancın diğer kısmı ise kurumlar vergisi istisnası kapsamında değerlendirilmeyecektir. Öte yandan, üretilen yazılımların disk, CD veya elektronik ortamda pazarlanmasından elde edilen kazançların (lisansa isabet eden kısmı hariç) kurumlar vergisi istisnasından yararlanması mümkün değildir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye' de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, -Geçici 20 nci maddesinde ise, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV den müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Hizmet İhracı\" başlıklı (II/A-2.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetler vergiden istisna edilmiştir. 2.1. İstisnanın Kapsamı 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" - \"Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (II-G/2.) bölümünde, \"... Bu hükme göre, teknoloji geliştirme bölgelerinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan mükelleflerin 31/12/2023 tarihine kadar bu bölgede ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim ve hizmetleri KDV'den istisnadır. Söz konusu bölgede üretilen yazılımın farklı kişilere satılması ya da satışın CD veya elektronik ortamda yapılması istisna uygulanmasına engel değildir. Üniversitelere bağlı Teknokentler de Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak değerlendirilir. Kanunun geçici 20/1 inci maddesi kapsamında üretilen söz konusu yazılımların fikri mülkiyet hakkının, bu bölgede faaliyette bulunan mükellefte kalmak suretiyle belirli zaman aralıklarıyla farklı kişilere satılması veya söz konusu yazılımların sanal ortamda paylaşımının sağlanması halinde de KDV istisnası uygulanır. Ayrıca, yazılımların pazarlanması işinin bayi kanalıyla yapılması halinde, Teknokent bünyesinde geliştirilen sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun , mobil ve askeri komuta kontrol uygulamalarına yönelik genel anlamda yazılım programlarının bayiye tesliminde KDV istisnası uygulanır. Bayiler tarafından satışında ise (bu satış işlemi istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden) genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanır. Ancak, teknoloji geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimciler tarafından münhasıran bu bölgelerde üretilen yazılımlar için yapılacak her türlü mal ve hizmet alımları, söz konusu yazılımın vergiden istisna olup olmadığına bakılmaksızın KDV'ye tabidir. Güncelleme dışında bir yazılımla ilgili olarak verilen bakım, destek (otomasyon) hizmetleri, teknoloji geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi, network uygulamaları gibi yazılımlar, işlevlerini yerine getirmek için yazılım kullanan ürün, aygıt, eşya vb. donanımlar ile bu donanımlara ilişkin hizmetler, web sitesi aracılığıyla verilen reklam hizmetleri ve ar-ge çalışmaları kapsamında yer alan teslim ve hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez. ... Örnek 2:(A) Ltd. Şti.'nin Teknoloji Geliştirme Bölgesindeki faaliyetleri neticesinde ürettiği bir ürünün lisans, patent gibi gayri maddi haklara isabet eden kısmı KDV'den istisnadır. Ancak, söz konusu ürünün seri üretime tabi tutulup pazarlanmasından elde edilen kazancın istisnadan yararlanması mümkün değildir. Ayrıca, Teknokent binası içinde telefon ve internet yardımı ile satış sonrasında müşterilere çağrı destek hizmeti verilmesi durumunda bu hizmetler KDV istisnası kapsamında değerlendirilmez. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, … Teknoloji Geliştirme Bölgesi içerisinde yazılım geliştirme alanında faaliyette bulunan Şirketinizin kazançlarının kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgede geliştirilecek ilgili yazılımın yurt içi müşterilere kiralanması 3065 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. Söz konusu yazılımın seri üretim kapsamında kiralanması halinde ise sadece gayrimaddi hakka isabet eden kısmı istisnaya konu edilebilecektir. Öte yandan, söz konusu yazılımın yurt dışında mukim müşterilere kiralanması işleminin yazılım hizmetinden yurt dışında faydalanılması ve yukarıda sayılan diğer şartların da birlikte gerçekleşmesi halinde hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7969, "title": "Geçici Madde 20", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28201, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28201", "ozelgeNo": "21152195-130[13-2022.5194]-149014", "ozelgeTarih": "2023-03-24", "baslik": "Yurtdışında yaşayan T.C. vatandaşı gurbetçiler ile yurt dışında yaşayan T.C. ve yabancı vatandaşlığı aynı anda bulunan çifte vatandaşlık sahibi kişilere Türkiye'de verilen sağlık hizmetleri", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin \"Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi\"ne sahip olduğu belirtilerek, yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gurbetçiler ile yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti ve yabancı ülke vatandaşlığı aynı anda bulunan çifte vatandaşlık sahibi kişilere verilen sağlık hizmetlerinin sağlık turizmi kapsamında katma değer vergisi (KDV) ve kurumlar vergisi istisnalarından faydalanıp faydalanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". I. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Diğer indirimler\" başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50'sinin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınabileceği; indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"10.5. Türkiye'den yurtdışı mukimi kişi ve kurumlara verilen hizmetler\" başlıklı bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yapılmış olup mükelleflerin bu indirimden faydalanabilmeleri için taşımaları gereken şartlara Tebliğin \"10.5.2. İndirimden faydalanma şartları\" bölümünde yer verilmiştir. Aynı Tebliğin; - \"10.5.2.2. Hizmetin, Türkiye'den münhasıran yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum için yapılmış olması\" başlıklı bölümünde , \"Mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim hizmetlerinin, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara; eğitim veya sağlık hizmetlerinin de Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere verilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen hizmetlerin fiilen verilmesi gerekmekte olup bu alanlarda sunulan asistanlık, danışmanlık ve aracılık gibi hizmetlerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.\" - \"10.5.3.3. İlgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere verilen eğitim ve sağlık hizmetlerine ilişkin bildirim ve belgeler\" başlıklı bölümünde, \"Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının izni ve denetimine tabi olarak eğitim veya sağlık alanında faaliyet gösteren ve yurt dışı yerleşik kişilere verdikleri hizmetlerden elde ettikleri kazançlarının %50'sini indirim konusu yapan işletmelerin, hizmet verilen yurt dışı yerleşik gerçek kişilere ilişkin ad-soyad ya da unvan, hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport numarası, düzenlenen faturanın tarih ve sayısı, verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli gibi bilgileri içeren formun, her bir geçici vergi beyannamesi ile birlikte beyanname eki olarak verilmesi gerekmektedir. İlgili geçici vergi beyannamesinin ekindeki forma dahil edilememiş bilgilerin bir sonraki geçici vergi beyannamesi ekindeki formla bildirilmesi mümkündür...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere anılan Kanun maddesinde belirtilen şartlar dahilinde verilen sağlık hizmetleri dolayısıyla elde ettiğiniz kazancın %50'sinin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde indirim olarak dikkate alınması mümkündür. Söz konusu kazancın indirim konusu yapılabilmesinde, sağlık hizmeti verilen kişilerin yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı dahil çifte vatandaşlığı bulunan kişilerin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. II. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/l maddesinde, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin (Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere söz konusu hizmetlerle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetler istisnanın kapsamına dahil değildir.) KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yabancılara Verilen Sağlık Hizmetlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-16.1.2.) bölümünde; \"İstisnadan, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler yararlanabilir. 5901 sayılı Kanunun (3/1-d) maddesinde, yabancının Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Kanunun \"Türkiye'de yerleşme\" başlıklı 4 üncü maddesine göre, ikametgahı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.) Türkiye'de yerleşmiş sayılır. 193 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, belli ve geçici görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler ile tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olan yabancılar memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar. Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan ve 193 sayılı Kanuna göre Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler bu istisnadan faydalanabilir. Öte yandan, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca kendilerine mavi kart verilen ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler de bu istisnadan faydalanabilir. İstisna kapsamında hizmet sunan sağlık kurum ve kuruluşları, alıcının istisna kapsamında olduğunun tevsikine ilişkin olarak uyruğunda bulunduğu ülke tarafından verilmiş pasaport üzerinden Türkiye'ye son giriş tarihinin altı aydan fazla olmadığını kontrol etmek ve pasaportun fotokopisini (çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerde mavi kartın fotokopisini) hizmet sunulmadan önce alıcıdan almak zorundadırlar.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmama ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanuna göre Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişi olma şartlarının varlığı birlikte aranmakta olduğundan, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları ile yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı ve yabancı ülke vatandaşlığı aynı anda bulunan çifte vatandaşlık sahibi kişilere verilen sağlık hizmetlerinde 3065 sayılı KDV Kanununun 13/l maddesi kapsamında istisna hükümlerinin uygulanması mümkün bulunmamakta olup, bu işlemlerde genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7697, "title": "Madde 10 Diğer indirimler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32108, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32108", "ozelgeNo": "E-45404237-130[I-21-407]-70875", "ozelgeTarih": "2023-03-23", "baslik": "Dekatür bezine uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketiniz tarafından ithalatı yapılan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) \"5911.90.99.00.19\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen dekatür bezi ticari isimli eşyaya uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 4 üncü sırasında, \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler,\" yer almakta olup, bu sıra kapsamındaki eşyalar %8 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. TGTC'nin 59.11 tarife pozisyonunda \" Dokumaya elverişli maddelerden teknik işlerde kullanılmaya mahsus bu fasılın 8 no.lu notunda belirtilen ürünler ve eşya \" düzenlenmiş, bu tarife pozisyonuna ait \"5911.90.99.00.19\" GTİP numarasında \" Diğerleri \" tanımlanmıştır. Buna göre, Gümrükler Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucunda, \"Top 1036 Decatising Wrapper\" ticari tanımlı eşyanın …… Laboratuvar Müdürlüğü tarafından yapılan ….. tarihli ve ….. sayılı ikinci tahlil sonucunda %65 pamuk %35 poliamid, teknik işlerde (makinede) kullanılan sık dokunmuş mensucat olduğu ve TGTC'nin \"5911.90.99.00.19 Diğerleri\" GTİP numarasında yer aldığı anlaşıldığından, söz konusu mensucatın tesliminde 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 4 üncü sırası kapsamında (%8) oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21740, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21740", "ozelgeNo": "48816587-130-9441", "ozelgeTarih": "2023-03-21", "baslik": "Teknoloji geliştirme bölgesinde yeni yazılım üretilmesi ve yazılımların devamlı geliştirilmesi faaliyetleri dolayısıyla elde edilen kazançların vergilendirilmesi.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, teknoloji geliştirme bölgesinde yürüttüğünüz STB proje Kodu … olan \"…\" isimli Ar-Ge projesi kapsamında elde ettiğiniz kazançların gelir vergisi ile katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun \"Tanımlar\" başlıklı 3 üncü maddesinde; \"c) Araştırma ve Geliştirme (AR-GE): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yazılım dahil yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, ... l) Yazılım: Bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin, belli bir sistematik içinde, tasarlama, geliştirme şeklindeki ürün ve hizmetlerin tümü ile bu ürün ya da mal ve hizmetlerin lisanslama, kiralama ve tüm hakları ile devretme gibi teslim şekillerinin tümünü ifade eder.\" hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinde ise \"Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.\" hükmü yer almaktadır. Konuya ilişkin yayımlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \" Yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi istisnasının kapsamı\" başlıklı (5.12.2.2.) bölümünde de; \"Yapılan düzenlemeyle teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar, faaliyete başlanılan tarihten bağımsız olmak üzere, 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge dışında gerçekleştirdikleri faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar, yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisnadan yararlanamaz. Öte yandan, teknoloji geliştirme bölgelerinde yazılım ve Ar-Ge faaliyetinde bulunan şirketlerin, bu faaliyetler sonucu buldukları ürünleri kendilerinin seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Ancak, lisans, patent gibi gayrimaddi haklara bağlanmamış olmakla birlikte uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançların istisna kapsamında değerlendirileceği tabiidir. Ayrıca, teknoloji geliştirme bölgelerinde tasarım faaliyetleri sonucu buldukları ürünleri kendileri seri üretime tabi tutarak pazarlayan mükellefler, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançlarının tasarıma isabet eden kısmını, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Üretim ve pazarlama organizasyonu nedeniyle doğan kazancın diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. Örneğin; teknoloji geliştirme bölgesinde yazılım faaliyetinde bulunan şirketin, ürettiği yazılımların lisans satışından veya kiralanmasından elde edeceği kazançlar istisnadan yararlanacak, ancak söz konusu yazılımın disk, CD veya elektronik ortamda pazarlanmasından elde edilen kazançların (lisansa isabet eden kısmı hariç) istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır. Aynı şekilde, bir ilaç şirketince bölgede gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyeti sonucu ortaya çıkan kanser ilacına ait gayrimaddi hakkın kiralanması veya devrinden elde edilecek kazançlar istisnadan yararlanacak, ilacın bizzat üretilerek satılması halinde bu faaliyetten elde edilen kazancın gayrimaddi hakka isabet eden kısmı hariç istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır. İstisna uygulamasında, mükellefin tam veya dar mükellefiyet esasında kurumlar vergisine tabi olmasının bir önemi yoktur.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu itibarla, istisna sadece teknoloji geliştirme bölgesinde gerçekleştirilen Ar-Ge, yazılım ve tasarım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik olup uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançlar da istisna kapsamına girmektedir. Bölge dışında gerçekleştirilen faaliyetlerden elde edilen kazançların ise Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerinden elde edilse dahi istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Buna göre; - 4691 sayılı Kanunda belirtilen şartların sağlanması halinde ve anılan Tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde teknoloji geliştirme bölgesinde yürüttüğünüz STB proje Kodu … olan \"…\" isimli Ar-Ge projesi kapsamında elde ettiğiniz kazancınızın gelir vergisinden istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. - Söz konusu proje kapsamında geliştirilen yazılımı seri üretime tabi tutarak satmanız durumunda, yazılımdan elde ettiğiniz kazancınızın sadece teknoloji geliştirme bölgesinde gerçekleştirdiğiniz Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerinden doğan gayrimaddi hakka isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle söz konusu istisnaya konu edilebilecektir. Üretim ve pazarlama nedeniyle doğan kazancınızın Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerinden doğan gayrimaddi hakka isabet etmeyen diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyerek ticari kazançların genel hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. - Teknoloji geliştirme bölgesi içinde verdiğiniz, uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançlarınız da gelir vergisinden istisna olacaktır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, -Geçici 20/1 maddesinde; 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet,oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (II/G-2.) bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Buna göre, söz konusu istisna münhasıran teknoloji geliştirme bölgesinde üretilen ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri kapsamakta olup, teknoloji geliştirme bölgesinde yürüttüğünüz STB proje Kodu … olan \"…\" isimli Ar-Ge projesi kapsamında yapılan yazılım satışı dolayısıyla 3065 sayılı Kanunun geçici 20/1 inci maddesinde yer alan istisna hükmünden yararlanmanız mümkündür. Öte yandan, söz konusu proje kapsamında geliştirilen yazılımı seri üretime tabi tutarak satmanız durumunda, ürün satışından elde edilen kazancın lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı için de KDV Kanununun geçici 20/1 inci maddesinde yer alan istisna hükmü uygulanabilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6943, "title": "Madde 37 Ticari Kazancın Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25440, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25440", "ozelgeNo": "36062021-130[24-2022/ÖZE-102]-21090", "ozelgeTarih": "2023-03-20", "baslik": "KDV'den istisna tutulan uluslararası taşımacılık hizmetlerine ilişkin sonradan ortaya çıkan kur farklarında KDV oranı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, uluslararası taşımacılık hizmeti verdiğinizi, faturalarınızı USD para birimi ile düzenlediğinizi, uluslararası taşımacılık istisnası gereği katma değer vergisi (KDV) hesaplamadığınızı belirterek, oluşan kur farkına KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı, kur farkının USD para birimi ile mi yoksa Türk Lirası ile mi düzenleneceği hususlarında Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "I. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -215 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında; 2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz. ... -229 uncu maddesinde; Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır, -258 inci maddesinde; Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir, -280 inci maddesinde ise; Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsa rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit olunur. Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir, ... hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, 516 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 4 üncü maddesinde; \"(1) 20/4/1976 tarihli ve 15565 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 130 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ve 27/12/1998 tarihli ve 23566 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 217 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen hükümler gereğince, değerleme günü itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurların ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurlar esas alınır. (2) Bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kuru (efektif alış kurunun bulunmaması halinde döviz alış kuru), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kuru uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın 4 üncü maddesine, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 sayılı Kararın 1 inci maddesiyle eklenen, (g) bendi, \"Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.\" hükmünü amir olup, söz konusu hükmün kapsamı ise Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/51) ile yeniden düzenlenen ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018- 32/52) ile değişiklik yapılan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)'in \"Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler\" başlıklı mülga 8 inci maddesinde belirlenmiştir. Bu çerçevede, mezkûr Karar ve uygulamasına ilişkin bahse konu Tebliğde öngörülen istisnai durumlar haricinde, sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek faturaların, yabancı para birimi kullanılmak suretiyle düzenlenmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, söz konusu istisnai durumlarda ise, faturanın Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla (yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen faturalarda Türk parası karşılığı gösterilmeden), yabancı para birimine göre düzenlenmesi mümkündür. II. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN : 3065 sayılı KDV Kanununun; -14/1 maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden istisna olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Kur Farkları\" başlıklı (III/A-5.3) bölümünde; \"Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV'ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları matraha dahil edilmez. ... Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır. Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.\" - \"İstisna Kapsamındaki İşlemin Gerçekleştiği Dönemden Sonra Ortaya Çıkan Ödemeler\" başlıklı (IV/D-5.) bölümünde; \"İstisna kapsamındaki işlemin gerçekleşmesinden sonra, satıcı lehine veya aleyhine bazı ödemeler (vade farkı, kur farkı, reklâmasyon vb.) ortaya çıkabilmektedir. İstisna kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak ortaya çıkan bu gibi ödemelerin KDV'ye tabi olması söz konusu değildir. Bu tutarlar KDV matrahını etkilediğinden, iade edilebilecek azami vergi tutarının hesabında dikkate alınmalıdır. İstisna kapsamındaki işlemi gerçekleştiren lehine meydana gelen ödemeler, ortaya çıktıkları ilgili dönem beyannamesinde asıl işlemin beyan usulü doğrultusunda beyan edilir.\" açıklamalarına yer verilmektedir. Söz konusu Tebliğin \"Transit ve Türkiye ile Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde Uygulanan İstisna\" başlıklı (II/C-1.) bölümünde ise uluslararası taşımacılık istisnasının usul ve esasları açıklanmıştır. Buna göre, teslim ve hizmet ifalarına ilişkin olarak sonradan ortaya çıkan kur farklarının KDV matrahına dahil edilerek bu tutar üzerinden teslim ve hizmetin yapıldığı tarihte geçerli olan KDV oranına göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Ancak, KDV Kanununun 14/1 maddesi kapsamında istisna olan uluslararası taşımacılık hizmetlerine ilişkin olarak sonradan ortaya çıkacak kur farkı faturalarında KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7113, "title": "Madde 213 Çiftçi İşletme Defteri", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25707, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25707", "ozelgeNo": "42152853-130-4338", "ozelgeTarih": "2023-03-20", "baslik": "Katı Atık Birliğinin Sözleşmeye İstinaden Elektrik Üretiminden Alacağı Paya ilişkin KDV Uygulaması.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, -Birliğiniz ile … Enerji A.Ş.(Yükenici) arasında katı atık düzenli depolama sahasından çıkan LFG gazından elektrik üretim tesisi kurma ve bu tesisinin 14/6/2028 tarihine kadar işletilmesine yönelik 15/6/2017 tarihli sözleşme imzalandığı, -Yüklenici tarafından inşa edilen tesisin, 2018 Mayıs ayı itibarıyla elektrik üretim faaliyetine başladığı ve ürettiği elektriği … Elektrik A.Ş.ye satarak gelir elde ettiği, - Birliğinize yetki bedeli karşılığında yüklenicinin elektrik üretiminden elde edeceği brüt gelirden katma değer vergisi (KDV) hariç %11 oranında pay verileceği belirtilerek elde edilen gelirden ilgili sözleşmeye istinaden alınacak %11 oranındaki paya ilişkin KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı, KDV hesaplanması halinde toplam bedele KDV'nin dahil edilip edilmeyeceği ve belge düzeni hususlarında Defterdarlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uygulamasında mükelleflerin ödevleri (bildirim, defter tutma, belge düzeni gibi) Kanunun ikinci kitabında yer almakta olup, mezkûr Kanun uyarınca düzenlenmesi/kullanılması zorunlu olan vesikalar, Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenmiştir. Ayrıca, mezkûr Kanunun \"İspat edici kâğıtlar\" başlıklı 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise esas itibariyle, aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılması uygun görülen belgeler ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan; - Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmeliğin (13/e) maddesinde, \"e) Genel ve Katma Bütçeli İdarelere, İl Özel İdarelerine, Belediyeler ve Köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler kullanacakları belgeleri Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinde belirtilen bilgileri taşıması kaydıyla anlaşmalı matbaalar dışındaki matbaalara da bastırabilirler. Ancak, bu şekilde belge bastırılması halinde, belgenin üzerine 'Vergi Usul Kanunu Yönetmelik hükümlerine tabi değildir.' ibaresinin yazılması zorunludur.\", - 164 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (III.) bölümünde, \"Genel ve Katma Bütçeli İdarelere, İl Özel İdarelerine, Belediyeler ve Köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan Teşebbüs, Teşekkül, Kuruluş, Müessese, Bağlı Ortaklık, İştirak ve İşletmeler tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre yukarıda sayılan belgeleri düzenleyeceklerdir. Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine 'Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir' ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile belirleyeceklerdir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, mezkur Yönetmeliğin 13/e bendinde sayılan mükellefler tarafından düzenlenmesi gereken bu belgelerin ilgili Yönetmelik hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara bastırılma veya mezkûr Genel Tebliğ uyarınca notere tasdik ettirilme şartı aranmamakta ancak zorunlu asgari bilgileri taşıması gerekmektedir. Diğer taraftan mezkûr Tebliğ ile Yönetmeliğin verdiği izin gereği bu tür belgeleri kullanan işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların, kullanacakları belgelere \"Kurumlar Vergisinden Muaftır\" şerhi koymaları gerektiği 206 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Bu bağlamda, mezkûr Kanun ve ilgili ikincil mevzuatta öngörülenler (birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, serbest meslek erbapları gibi) haricindekilerin işlemlerinde, bu Kanun uyarınca kullanılma zorunluluğu bulunan belgeleri/vesikaları düzenleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Buna göre, somut durumda Birliğiniz bünyesinde faaliyetlerinize ilişkin olarak iktisadi işletme oluşmaması durumunda, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belge düzenleme ve diğer ödevlerin yerine getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, faaliyetlerine ilişkin olarak bünyesinde iktisadi işletme oluşmasına bağlı olarak, kurumlar vergisi veya KDV mükellefiyeti tesis edilmesi halinde, iktisadi işletme tarafından birinci sınıf tüccar kapsamında anılan Kanun hükümlerine göre belge düzenleme ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekmekte olup, bu durumda, Vergi Usul Kanunu gereğince düzenlenecek/kullanılacak belgelerin yukarıda yer verilen düzenlemeler ve usuller dahilinde düzenlenmesi/kullanılması gerekmektedir. Bu durumda, ilgide kayıtlı yazınız ekinde yer alan \"Tahakkuk Cetveli\"nin, 213 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuat gereğince işlemlerine ilişkin olarak mükelleflerce düzenlenecek/kullanılacak belgeler arasında olmadığı tabiidir. Diğer taraftan, Birliğiniz bünyesinde faaliyetlerinize ilişkin olarak iktisadi işletme oluşmaması halinde, 213 sayılı Kanun kapsamında belge düzenleme zorunluluğu bulunmayacağından, bu kapsamdaki işlemlerine ilişkin olarak, tabi olduğu ilgili mevzuat çerçevesinde, faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva edecek şekilde, düzenlenecek bir belgenin 213 sayılı Kanun uygulamasında tevsik edici belge olarak kullanılması mümkün bulunmaktadır. II-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile iktisadi kamu kuruluşlarının kazançları kurumlar vergisi kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; maddenin altıncı fıkrasında ise bunların kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği; mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde de, iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Ayrıca kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğu kabul edilecektir. İktisadi işletme tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir. Aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyecektir. Özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, Birliğiniz ile … Enerji A.Ş. arasında … tarihinde sözleşme imzalandığı, söz konusu sözleşmede, yüklenici tarafından Birliğinize ait katı atık düzenli depolama sahasından çıkan LFG gazından elektrik üretim tesisi kurma ve bu tesisi … tarihine kadar işletme hakkına istinaden tesislerin yüklenici tarafından inşa edilmesi ve işletmeye alınması ve … tarihine kadar tamamlanarak elektrik üretimine başlanılması, yüklenicinin elektrik üretiminden elde edeceği brüt gelirden, Birliğe yetki bedeli karşılığı KDV hariç %11 pay verilmesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca, adı geçen Şirketin 2018 yılı Mayıs ayında elektrik üretimi faaliyetine başlayarak ürettiği elektriği … Elektrik A.Ş.ye sattığı ve bu satış işlemine ilişkin düzenlenen faturada yer alan KDV hariç hizmet bedel tutarı esas alınarak Birliğinize %11 oranında pay verildiği anlaşılmıştır. Buna göre, tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan Birliğinize ait katı atık düzenli depolama sahasının … Enerji A.Ş. ile yapılan sözleşme gereğince, yüklenici tarafından inşa edilmek ve işletmeye alınmak üzere LFG gazından elektrik üretim tesisi kurulması şartıyla kullandırılması ve bu tesiste üretilen elektriğin satışından elde edilecek gelirden birliğe pay verilmesi halinde anılan Birlik bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacağı tabiidir. III-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Birliğiniz bünyesinde bulunan katı atık düzenli depolama alanının elektrik üretim tesisi kurma ve işletilmesi için … Enerji A.Ş.nin kullanımına bırakılması işletme hakkının kiralaması olarak değerlendirilecek olup, söz konusu tesiste üretilen elektriğin … Elektrik A.Ş.ne satılması neticesinde yüklenicinin elektrik üretiminden elde edeceği brüt gelirin %11'i oranındaki pay üzerinden, Birliğiniz tarafından 3065 sayılı KDV Kanununun 1/3-f maddesi uyarınca KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30172, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30172", "ozelgeNo": "E-27523430-130[ 0740512218]-12795", "ozelgeTarih": "2023-03-15", "baslik": "Taşımacılık hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Müdürlüğünden ihaleli olarak almış olduğunuz \"Samsun İli Muhtelif İlçelerde, Muhtelif Hacimlerde İçme Suyu Betonarme Depo Yapılması ve Mevcut Depoların Tadilatı Yapım İşi\" kapsamında kullanılacak malzemelerin taşınmasında, sözleşmesiz olarak dışarıdan sağlanan nakliye hizmetinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirlenmiştir. Aynı Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\"ne ilişkin tevkifat uygulaması hakkında ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup Tebliğin; - \"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir. Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde ise; \"...Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından … Müdürlüğüne ifa edilecek olan \"Samsun İli Muhtelif İlçelerde, Muhtelif Hacimlerde İçme Suyu Betonarme Depo Yapılması ve Mevcut Depoların Tadilatı Yapım İşi\" kapsamında kullanılacak malzeme alımlarında ve satın alınan bu malzemelerin taşınmasına yönelik verilen taşımacılık hizmetinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bununla birlikte, söz konusu malların taşınmasına yönelik verilen taşımacılık hizmeti için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25300, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25300", "ozelgeNo": "85620172-130-8150", "ozelgeTarih": "2023-03-14", "baslik": "Tarım Danışmanlığında KDV mükellefiyeti ve iç yüzde yöntemiyle hesaplama Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 2018/42 sayılı Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerini Destekleme Ödemesi Yapılması Hakkında Tebliğe istinaden tarım danışmanlığı faaliyetine başladığınız, serbest meslek faaliyetinize ilişkin mükellefiyet tesis ettirdiğiniz, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım danışmanlığı hizmet bedeli olarak tarafınıza aktarılan tutar üzerinden … Bankası tarafından %20 oranında tevkifat yapıldığı, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım danışmanlığı hizmet bedeli için 2021 yılının 1. ve 2. döneminde yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı belirtilerek yapılan ödemelerden dolayı gelir vergisi ve katma değer vergisi (KDV) yönünden vergi mükellefi olup olmayacağınız, KDV yönünden vergi mükellefi olmanız durumunda KDV'nin iç yüzde yöntemiyle hesaplanıp hesaplanamayacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesi ile serbest meslek erbabına defter tutma mecburiyeti getirilmiş, 210 uncu maddesinde serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç defteri tutacağı hüküm altına alınmıştır. Bunun yanı sıra, 213 sayılı Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların, mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen veya Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetkiye dayanılarak düzenlenmesi uygun bulunan belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Mezkur Kanunun 236 ncı maddesinde, \"Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, 16/8/2018 tarihinden itibaren serbest meslek erbabı olarak tesis edilen mükellefiyetiniz kapsamında yürüttüğünüz serbest tarım danışmanlığı faaliyetinize ilişkin her türlü tahsilatınız için serbest meslek makbuzu düzenlemeniz gerekmektedir. II- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır...\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmış olup, aynı fıkranın (2/b) bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir. Tevkifat oranı, 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 20 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, 2022/34 No.lu Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerine Destekleme Ödemesi Yapılması Hakkında Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, \" Bu Tebliğde geçen; o) Serbest tarım danışmanı: Kendi nam ve hesabına çalışmak suretiyle tarımsal işletmelere tarımsal danışmanlık hizmeti sunan, Yönetmelikte belirtilen hükümlere göre sertifikalandırılan ve tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetleri ile ilgili yönergeye göre yetkilendirilen kişileri, ... t) Tarım danışmanı: Sivil toplum örgütlerinde, ziraat odalarında istihdam edilen veya tarımsal danışmanlık hizmeti yürütmek üzere kendi nam ve hesabına çalışan ve Yönetmelikte belirtilen hükümlere göre sertifikalandırılmış kişileri, u) Tarımsal danışmanlık hizmetleri: Sivil toplum örgütleri, ziraat odaları ve serbest tarım danışmanlarınca tarımsal işletmelerin; tarımsal bilgi, teknik ve yöntemler konusundaki ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli düzeyde karşılanmasına yönelik olarak ücret karşılığında yürütülen hizmetleri, ... ifade eder.\" açıklamasına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar uyarınca, tarımsal danışmanlık faaliyetinin gerçek kişilerce bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması nedeniyle, söz konusu faaliyetin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi ve bunlara yapılan ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/2-b maddesi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği tabiidir. Bu bağlamda, serbest tarım danışmanlığı faaliyetiniz nedeniyle, Tarım ve Orman Bakanlığınca … Bankası aracı kılınmak suretiyle tarafınıza yapılan ödemeler üzerinden, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2/b hükmü uyarınca %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. III- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde kısmi tevkifat yapacak belirlenmiş alıcılar sayılmış, aynı Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.1) bölümünde, belirlenmiş alıcılara verilen danışmanlık hizmetlerinde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. Özelge talep formunuz eki Tarımsal Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin 8. maddesinde \"Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü danışmanlık hizmeti sözleşme bedeline dahildir. Ancak danışmanlık hizmetinin yerine getirilmesine danışman tarafından yapılan giderler ile danışmanın hizmetleri sırasında kullanacağı malzemelerin ve ulaşımlarının giderleri ve il dışına yapacağı iş seyahatlerinin giderleri karşılığında ayrıca bir ödeme yapılmayacaktır. KDV sözleşme bedeline dahildir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, serbest meslek faaliyeti kapsamında verdiğiniz tarımsal danışmanlık hizmeti 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre %18 oranında KDV'ye tabi olup, destekleme ödemesi üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, belirlenmiş alıcılar arasında yer alan Tarım ve Orman Bakanlığına karşı verdiğiniz tarımsal danışmanlık hizmeti nedeniyle hesaplanan KDV'nin anılan Bakanlık tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7077, "title": "Madde 172 Defter Tutacaklar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 23502, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/23502", "ozelgeNo": "45404237-130[I-21-287]-62122", "ozelgeTarih": "2023-03-10", "baslik": "Serbest Meslek Faaliyetinde Envantere Kayıtlı Demirbaş Satışı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -Serbest meslek mensubu olduğunuzu, atıl durumda bulunan ancak kullanılabilir durumda olmayan cep telefonu, bilgisayar gibi demirbaşlarınızın bulunduğu, -Söz konusu demirbaşları amortisman defterinden çıkarmak istediğiniz belirtilerek satış işleminde fatura yerine e-serbest meslek makbuzu düzenleyip düzenleyemeyeceğinizi, -Yapılacak satışın KDV ve stopaj karşısındaki durumu ile hurda durumdaki demirbaşların nihai tüketicilere satışının mümkün olmadığı belirtilerek nihai tüketici olarak söz konusu demirbaşları kendinize satış yapıp envanter kayıtlarınızdan çıkartıp çıkartamayacağınız hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; -\"Serbest Meslek Kazancının Tarifi\" başlıklı 65 inci maddesinde, \" Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.\" hükmüne, -\"Serbest Meslek Kazancının Tespiti\" başlıklı 67 nci maddesinde, \" Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.\" ... Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanunu'nun 328'inci maddesine göre hesaplanan müspet fark kazanca eklenir. ... Serbest meslek erbabı, mesleki kazançlarını Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tuttukları \"Serbest meslek kazanç defteri\"ne istinaden tespit ederler.\" hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaları gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, serbest meslek erbabının envantere kayıtlı ve amortismana tabi demirbaş eşya satışı dolayısıyla elde ettiği gelirin mesleki kazancına dahil edilmesi gerekmekte olup, söz konusu demirbaş eşyanın satışının, serbest meslek erbabının kendisine veya üçüncü kişilere yapılması, elde edilen gelirin kazanca eklenmesi uygulamasını etkilememektedir. Ayrıca, serbest meslek erbabının envantere kayıtlı ve amortismana tabi bir iktisadi kıymeti Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde tevkifat yapma yükümlülüğü bulunanlara satışı esnasında, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde tevkifat yapılacak ödemeler kapsamında sayılmayan bu ödeme dolayısıyla gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, mesleki faaliyetiniz dolayısıyla envanterinize kayıtlı bulunan ve amortismana tabi bilgisayar, cep telefonu ve benzeri iktisadi kıymetlerin satışından dolayı elde edilen gelirin serbest meslek kazancına dahil edilerek serbest meslek kazancının vergilendirilmesine ilişkin hükümler uyarınca vergiye tabi tutulması gerekmektedir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, \" Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak düzenlenmesi uygun görülen belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun; -210 uncu maddesinde, serbest meslek erbabının bir kazanç defteri tutacağı, bu defterin bir tarafına giderlerin, diğer tarafına da hasılatın kaydedileceği, defterin gider tarafına yapılan giderlerin nev'i ile yapıldığı tarih ve hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığının yazılacağı, -229 uncu maddesinde, fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, -236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu, -328 inci maddesinde, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki farkın kar ve zarar hesabına geçirileceği, işletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükelleflerin bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydedecekleri; amortisman ayrılmış olanların değerinin ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağ olduğu; devir ve trampanın satış hükmünde olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, envanterinize dâhil olan cep telefonu, bilgisayar gibi demirbaşlarınızın, satışı yapılmak veya kendi adınıza çekilmek suretiyle envanterden çıkarılmasına ilişkin olarak fatura düzenlenmesi Kanunen mümkün bulunmamakla birlikte, söz konusu işlemlere ilişkin kayıtların serbest meslek makbuzu ile tevsiki mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, envanterinize kayıtlı amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde, Kanunun 328 inci maddesine göre tespit edilecek satış kârının/zararının; söz konusu iktisadi kıymetlerin kendi adınıza envanterden çekilmesi halinde ise emsal bedeli ile net defter değeri (envanter defterinde kayıtlı değerlerinden, ayrılmış olan amortisman tutarları çıktıktan sonra kalan değerleri) arasındaki farkın serbest meslek defterine kaydedilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -27 nci maddesinde ise, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın, işlemin mahiyetine göre emsal bedel veya emsal ücret olduğu, bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde ise, matrah olarak emsal bedel veya emsal ücretin esas alınacağı ve söz konusu emsal bedel ya da emsal ücretin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit olunacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin ''Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti'' başlıklı (III/A-7.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 27 nci maddesine göre bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrah, işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücretidir. Emsal bedeli ve emsal ücreti Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesi hükmüne göre tespit olunur. Bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de matrah olarak emsal bedeli veya emsal ücreti esas alınır. KDV uygulaması bakımından emsal bedelinin tayininde genel idare giderleri ve genel giderlerden mamule düşen hissenin bedele katılmasının mecburi olduğu Kanunun 27 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilmiştir. Vergi Usul Kanununun 275 inci maddesinde ise genel idare giderlerinden imal edilen emtianın maliyetine pay verilip verilmemesi hususu, mükelleflerin ihtiyarına bırakılmıştır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, iş yerinizde atıl durumda bulunan cep telefonu, bilgisayar gibi demirbaşlarınızın kendi adınıza düzenleyeceğiniz serbest meslek makbuzu ile envanterinizden çıkarılması durumunda emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6971, "title": "Madde 65 Serbest Meslek Kazancının Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30173, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30173", "ozelgeNo": "E-21152195-130[9-2022/4989]-127268", "ozelgeTarih": "2023-03-10", "baslik": "Hurda demir-çelik ve alaşımından mamul demiryolu ray bağlantı ekipmalarının tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin hurda demir-çelik ve alaşımlarından profil üretmekte olduğu, bu üretimlerin yanı sıra demiryollarında kullanılan cebire profili, krapo ve çelik selet gibi demir çelik ürünlerinin üretimlerinin yapıldığı ve bu ürünlerden cebire ve çelik seletlerin 6 ile 12 metre uzunluklarında uzun profil olarak üretildikten sonra satışının yapılabildiği gibi müşterinin talebine göre belli ebatlarda kesilip bölündüğü, delindiği ve talaşlı imalat yöntemiyle şekillendirildiği, bu işlemlerden sonra demiryollarında kullanılmak üzere nihai ürün haline getirilerek de teslimin yapılabildiği belirtilerek söz konusu ray bağlantı ürünlerinin tesliminde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizce hurda demir-çelik ve alaşımlarından üretilen profillerin işlenmesi sonucunda 6 ile 12 metre uzunluklarında uzun profil şeklindeki cebire profili ve çelik selet ürünlerinin teslimlerinde KDV genel uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümü uyarınca (5/10) oranında (1/11/2022 tarihine kadar 4/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanacaktır. Söz konusu ürünlerin belli ebatlarda kesilip işlemlerden geçirilerek demiryollarında kullanılmak üzere nihai ürün haline getirilmiş cebire, çelik selet ile krapo gibi demiryolu ray bağlantı ürünleri ise demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31153, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31153", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-307181", "ozelgeTarih": "2023-03-10", "baslik": "Natamam inşaatın tamamlanarak satışının KDV Kanunu 13/i maddesine göre ilk teslim olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin %100 pay sahibi …'ın daha önce tamamlanmamış halde satın almış olduğu, mülkiyetinde bulunan ve tamamlanma oranı %80 olan kat irtifaklı taşınmazın (satıcı tarafından düzenlenen faturalarda konutlar için %8, işyerleri için %18 oranında KDV hesaplanarak beyan edilmek suretiyle), … Asliye Ticaret Mahkemesinin kararıyla değerinin tespit olunarak, … tarihli Olağan Genel Kurul kararıyla Şirketinize ayni sermaye olarak konulduğu ve tapu sicilinde Şirketiniz adına tescil edileceği, söz konusu taşınmazların % 20'nin üstünde eksik olan inşaatının Şirketiniz tarafından tamamlandıktan sonra satışa sunulacağı belirtilerek, inşası Şirketinizce tamamlanan konut ve iş yerlerinin tesliminde Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesindeki istisna hükmünden yararlanılıp yararlanılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/i maddesinde, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir işyeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Konut veya İş Yeri Teslimlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-12.) bölümünün; -\"İstisna Kapsamına Giren Taşınmazlar\" başlıklı (II/B-12.1.1.) alt bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesinde düzenlenen istisnanın kapsamına konut veya iş yeri olarak inşa edilen binalar girmektedir. Konut veya iş yerinin bu istisna kapsamında teslime konu edilebilmesi için; konut veya iş yeri olarak inşa edilen binanın yapı ruhsatının bulunması ve alıcıların kullanımına hazır vaziyette fiilen teslim edilmesi şarttır. Kat irtifakı kurulabilen konut veya iş yerlerinde ayrıca kat irtifakının kurulmuş olması gerekir. Yapı ruhsatında konut, dükkan, ofis, büro, rezidans, apart daire, devre mülk ve benzeri olarak tanımlanan konut veya iş yerleri istisna kapsamında değerlendirilir. İstisna uygulamasında, kat mülkiyeti kurulan konut veya iş yerlerinin tesliminde fiili teslimin tevsiki aranmaz.\" , -\"Konut veya İş Yerinin İlk Teslimi\" başlıklı (II/B-12.1.2.) alt bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın iki veya daha fazla kimse tarafından zincirleme akit yapılmak suretiyle el değiştirmeksizin doğrudan son alıcıya devredilmesi halinde, son alıcıya kadar aradaki safhaların her birinin ayrı birer teslim sayılacağı hüküm altına alınmıştır. İstisna, 1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, konut veya iş yerini inşa eden mükellefin yapacağı ilk teslimde uygulanır. Konut veya iş yerinin inşa edenlerden satın alınarak bir başkasına satılması halinde yapılan konut veya iş yeri teslimi ilk teslim olarak değerlendirilmez. Örnek 1: (A) Yapı A.Ş. inşa ettiği toplam 10 adet bağımsız bölümden oluşan binayı toplu olarak (B) Emlak A.Ş.'ye satmıştır. (B) Emlak A.Ş.'de satın aldığı bu konut ve iş yerlerinin bir kısmını Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere satmıştır. Bu durumda (B) Emlak A.Ş. tarafından yapılan bu teslimler ilk teslim olmadığından istisna kapsamında değerlendirilmez. 3065 sayılı Kanunun (2/5) inci maddesine göre trampa, iki ayrı teslim hükmündedir. Bu hükme göre, arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından konut veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine yapılan konut veya işyeri teslimidir. Buna göre arsa payına karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyerinin arsa sahibi tarafından teslimi ilk teslim kapsamında değerlendirilmez. Örnek 2: (B) Konut A.Ş. kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında (C) Emlak Ltd. Şti.'den aldığı arsa üzerinde inşa ettiği konutlardan bir kısmını sözleşme gereği (C) Emlak Ltd. Şti.'ye devretmiştir. (C) Emlak Ltd. Şti.'de bu konutları istisna kapsamında bulunan alıcıya satmıştır. Söz konusu satış işlemi, istisnanın diğer şartları sağlanmış olsa dahi ilk teslim kapsamında değerlendirilmeyeceğinden yapılan satış işleminde istisna uygulanmaz.\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, tapuda kat irtifakı tesis edilmiş ve inşa aşamasında iken Şirketinizin %100 pay sahibi …'a konut ve işyeri olarak faturalandırılarak ilgili oranlarda (konutlar için %8, işyerleri için %18) KDV hesaplanmak suretiyle natamam vaziyette satışı gerçekleştirilen taşınmazların, … tarafından Şirketinize ayni sermaye olarak konulduktan sonra Şirketinizce tamamlanarak 3065 sayılı KDV Kanununun 13/i maddesinde belirtilen alıcılara satılması ilk teslim olarak değerlendirilemeyeceğinden söz konusu taşınmaz teslimlerinin KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24923, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24923", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-299238", "ozelgeTarih": "2023-03-09", "baslik": "MEB Yönetmeliği kapsamında okula kayıt yaptırdıktan sonra ayrılan öğrencilerden alınan tutar için KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı ile belge düzeni hakkında", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 56. Maddesinin, '' Öğretim yılı başlamadan okuldan ayrılanlara yıllık ücretin yüzde onu dışındaki kısmı iade edilir \" hükmü ile \" Öğretim yılı başladıktan sonra ayrılanlara yıllık ücretin onu ile öğrenim gördüğü günlere göre hesaplanan miktarın dışındaki kısmı iade edilir. '' hükmü kapsamında okulunuza kayıt yaptırdıktan sonra ayrılan öğrencilerden alınan %10 kesinti tutarı üzerinden katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı ile fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "V ERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; 227 nci maddesinde; bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu hükme bağlanmış, 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmış, 232 nci maddesinde de fatura kullanmak mecburiyetinde olanlar sayılmıştır. Aynı Kanunun 242 nci maddesinde ise; \" Tüccarlar evvelki maddelerin dışında kalan ve bir hüküm ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar. \" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 56 ncı maddesi kapsamında, okula kayıt yaptırdıktan sonra öğretim yılı başlanılmadan okuldan ayrılmalar nedeniyle iade edilmeyen yıllık ücretin %10'luk kısmı, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden bu tutar için fatura düzenlenme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bununla birlikte, söz konusu durumda fatura düzenlenmemesi halinde bu ödemelerin, sözleşme, ödemeye dair makbuz, dekont vb. evrak ile tevsik edilmesi gerekmekte olup, bu belgelerin Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz yükümlülüğüne ilişkin hükümleri gereğince, yükümlüler tarafından muhafaza ve istenildiğinde ibraz edilmesi gerektiği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \" 1.2. Tazminatlar \" başlıklı bölümünde; \" Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir .\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 56 ncı maddesi kapsamında, Okulunuza kayıt yaptırdıktan sonra öğretim yılı başlamadan okuldan ayrılan öğrencilerden alınan yıllık ücretin %10'luk kısmına isabet eden tutar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden KDV'nin konusuna girmemekte olup, bu tutarlar için KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7525, "title": "Madde 1 Kanunun şümulü", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28837, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28837", "ozelgeNo": "E-21152195-130[2022/5164]-126696", "ozelgeTarih": "2023-03-09", "baslik": "Can Kurtaran Bilgi Kayıt Formunda Kdv İstisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; \"spor ve eğlence eğitim kursları (futbol, dövüş sanatları, jimnastik, binicilik, yüzme, dalgıçlık, paraşüt, briç, yoga, vb. eğitimi ile profesyonel spor eğitimcilerinin faaliyetleri dahil, temel, orta ve yükseköğretim düzeyinde verilen eğitim hariç)\" nace kodu ile sualtı dalış, cankurtaran eğitimi işi ile iştigal ettiğiniz belirtilerek, …dan temin edilen Cankurtaran Bilgi Kayıt Formlarının kursiyerlere satışında kursiyerler adına düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı, hesaplanacak ise uygulanacak KDV oranının ne olması gerektiği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, ayrıca söz konusu maddenin ikinci fıkrasında bu faaliyetlerin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, üçüncü fıkrasında ise bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin, Türk tabiyetinde bulunup bulunmamalarının, ikametgâh veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği, - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak uygulanmaktadır. Buna göre, …dan temin ettiğiniz Cankurtaran Bilgi Kayıt Formlarının tarafınızca kursiyerlere satışı 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup, düzenlenecek faturalarda genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30174, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30174", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV.2/İ/9-2022/149]-115311", "ozelgeTarih": "2023-03-09", "baslik": "Şirketin belirlenmiş alıcılara dahil olma tarihi, alınan gözetim hizmetinin tevkifata dahil olup olmadığı ve ambalaj malzemesi alımında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda Şirketinizin; - Bakliyat, kuru gıda ve hazır gıda imalatı yaparak söz konusu ürünlerin yurt içi ve yurt dışına teslimini gerçekleştirdiği, - Borsa İstanbul A.Ş.de işlem görmesini teminen, halka arz edilecek paylarla ilgili bilgileri içeren izahname ve satış duyurusunun … tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlandığı, … tarihlerinde talep toplanmaya başladığı ve … tarihi itibari ile de Borsa İstanbul A.Ş.de işlem görmeye başladığı belirtilerek, Şirketinizin belirlenmiş alıcılara dahil olma tarihinin ne olacağı, -Antrepo, ithalat ve ihracat kapsamındaki işlemleri ile ilgili olarak gözetim hizmeti aldığı, söz konusu gözetim hizmetinin, mal alımı veya satımı sonrasında ürünlerin ağırlık kontrolü, sözleşme kalitesine uygun olup olmadığı, malın tahliye sırasında analizi için numunelendirme vb. işlemlerinin yapıldığı süreci kapsadığı belirtilerek, alınan gözetim hizmeti için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı, -Söz konusu ürünlerin paketlenmesinde kullanılan marka, logo ve ürün bilgilerinin basılı olduğu ambalaj malzemesi (hazır gıda ambalajları, plastik ambalaj, lamine edilmiş çuval, karton kutu, koli vb.) temin ettiği belirtilerek, bahse konu ambalaj malzemesi alımlarında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Söz konusu Tebliğin; -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir. a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): ... - Payları Borsa İstanbul (BİST) A.Ş.'nde işlem gören şirketler,\" , -\"Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.2.) bölümünde; \" 2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.2.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına; - Piyasa etüt-araştırma, - Ekspertiz, - Plan-proje, - Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir. ... Uluslararası gözetim şirketleri tarafından ifa edilen gözetim hizmetleri ile araç, makine, teçhizat ve benzerlerinin kalite kontrol ve test edilmesine ilişkin hizmet alımları da tevkifata tabidir. Ancak, yazılı ve görsel medya takip hizmetleri ile ilan, reklâm ve benzeri hizmetler danışmanlık ve denetim hizmetleri kapsamında değerlendirilmez.\" , - \"Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.12.) bölümünde; \"2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.12.2. Kapsam Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; \"... Bir işlemin teslim veya hizmet mahiyetinde olup olmadığı, işlem bedelinin içerisindeki hizmet ve teslimin ağırlığına göre tespit edilecektir. Dolayısıyla, 1 Kr değeri olan bir plastik kağıtın, üzerine marka, içerik, kullanım tarihi, renk, logo gibi bilgiler basılmak suretiyle değeri 5Kr'a çıkıyorsa, bu işlemin hizmet niteliğinde olduğu kabul edilecektir. Benzer şekilde, koli olarak 10Kr'a satılan bir karton kutunun üzerine firma adı veya logosu basılmak suretiyle tesliminde fiyatı değişmiyor veya hizmet teslimin tali unsuru olacak şekilde cüzi oranda artıyorsa, bu işlemin teslim niteliğinde olduğu kabul edilecektir. Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına ilişkin aşağıdaki örnekler verilebilir: -Payları İMKB'de işlem gören bisküvi firması tarafından üretilen \"kek\" için kullanılan ve firmanın marka ve logosunun basılı olduğu ambalaj malzemesi temini, hizmet mahiyeti açık olduğundan baskı basım hizmeti kapsamında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Ancak, bu \"kek\" lerin taşınması amacıyla alınan ve üzerinde firmanın marka ve logosunu taşıyan koli, karton kutu gibi gereçlerin temini teslim mahiyetinde olduğundan KDV tevkifatına tabi olmayacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu çerçevede, bir işlemin baskı ve basım hizmetleri kapsamında tevkifata tabi tutulabilmesi, öncelikle bu işlemin hizmet niteliğinde olması şartına bağlıdır. Dolayısıyla üzerine çeşitli baskılar yapılan ürünlerin bu kapsamda KDV tevkifatına tabi olup olmadığı, baskılı ürünün teslim veya hizmet niteliği taşıyıp taşımadığına göre belirlenecektir. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümü kapsamında belirlenmiş alıcılara dahil olma tarihi olarak Şirketinizin Borsa İstanbul A.Ş.de işlem görmeye başladığı tarihin (…) esas alınması ve bu tarih itibariyle; - Şirketinize ifa edilen gözetim hizmetine ilişkin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında (9/10) oranında, - Şirketiniz ürünlerinin paketlenmesinde kullanılan, üzerinde Şirketinizin marka, logo, ürün bilgilerinin yer aldığı ve ürünlerinizin içine konduğu ambalaj malzemelerine yönelik baskı basım hizmetlerinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Ancak, bu ürünlerin taşınması amacıyla alınan ve üzerinde firmanızın marka ve logosunu taşıyan koli, karton kutu gibi gereçlerin temini teslim mahiyetinde olduğundan bu teslimler KDV tevkifatına tabi olmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31154, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31154", "ozelgeNo": "45404237-130[I-22-430]-60951", "ozelgeTarih": "2023-03-09", "baslik": "Demiryolu hat tadil bakım onarımı hizmetinin KDVK'nın 13/a maddesi kapsamında KDV den istisna olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge başvuru formunda, … Belediyesinin iştiraki olarak şehir içi toplu taşıma faaliyeti kapsamında raylı sistem işlettiğinizi belirterek raylı sistemlerin hat bakımı kapsamında yaptırılacak T2 hattı boyunca; \"Krab\" cihazı ile hat geometrik ölçümlerinin alınması, Total-Station, geosp ve nivo ölçüm aletleri ile hat plan-kot ölçümlerinin alınması, ölçüm sonuçlarına göre teknik şartnamede yer alan toleransların dışında kalan bölgelerin tolerans içine alınması, hat yol tamiri ve bakımı, hat yol açıklığı ayarlamaları, kupon ray değişimi ve gerilim kaynağı işlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/a maddesi kapsamında istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/a maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşaası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Araç ve Tesislerin Tadil, Onarım ve Bakım Hizmetlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-1.2.) bölümünde; \"Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere, bu araçlarla ilgili olarak verilen tadil, onarım ve bakım hizmetleri KDV'den istisnadır. KDV mükellefiyeti olmayan kişi ve kuruluşlar ile KDV mükellefiyeti bulunmakla birlikte faaliyetleri, istisna kapsamındaki araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayanlara, söz konusu araçların tadil, onarım ve bakım hizmetlerinde istisna uygulanmaz. Faaliyetleri kısmen veya tamamen söz konusu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflerin bu amaç dışında kendi özel kullanımlarına tahsis edilen araçların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetlerde istisna uygulanmaz...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, demiryolu taşıma araçlarının tadili, onarım ve bakımı 3065 sayılı Kanunun 13/a maddesindeki istisna kapsamında olup, raylı sistemlerin tadili, onarım ve bakımının ise söz konusu istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30175, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30175", "ozelgeNo": "13334133-045-4473", "ozelgeTarih": "2023-03-07", "baslik": "Yurtdışı Mukimi Firmadan Temin Edilen Sertifika İçin Ödenen Bedeller Üzerinden Tevkifat Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, dünyada geçerli ihracat belgesi olarak kullanılan sertifikanın yurtdışı bir firmadan temin edildiği, bu sertifikanın yurtdışında pazarlama ve satışlarda aracılık edecek bir belge olduğu, yurt dışında satın alınarak yurt dışında yararlanıldığı, yurt içinde faydalanılmadığı belirtilerek, söz konusu belgenin temini için yapılan ödeme üzerinden katma değer vergisi (KDV) tevkifatı ile gelir vergisi stopajı yapılıp yapılmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve Kurumlar Vergisi Mevzuatı Açısından: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun birinci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden dar mükellefiyet esasında vergilendirileceği hükme bağlanmış ve üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Anılan Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup, maddenin ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03.02.2009 tarihinden itibaren gayrimaddi hak bedeli ödemelerinde %20 olarak belirlenmiştir. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\" 01.01.1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olup söz konusu Anlaşmanın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesinin 2 ve 3 üncü fıkralarında; \" 2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikdeki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer: (a) Teşebbüs, bu faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir işyerine sahip olursa veya (b) Faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşarsa, söz konusu gelir, aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir. Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu işyerine atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da bu teşebbüs, söz konusu gelir dolayısıyla bu diğer Akit Devlette bu Anlaşmanın 7 nci Maddesi hükümlerine göre vergilendirilmeyi, yani söz konusu gelir bu diğer Devlette bulunan işyerine atfedilebilirmiş gibi vergilendirilmeyi tercih edebilir. Bu tercih bu diğer Devletin söz konusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alma hakkını etkilemeyecektir. 3.\"Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır. \" hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, serbest meslek kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin olarak 26.09.2017 tarihli ve 30192 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan \"4 Seri No'lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliği\"nde ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır. Buna göre, Birleşik Krallık mukimi bir teşebbüsün Türkiye'ye gelmeksizin Birleşik Krallık'ta icra edeceği serbest meslek hizmetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnız Birleşik Krallık'a aittir. Eğer bu hizmet veya faaliyetler Türkiye'de Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında bir işyeri vasıtasıyla icra edilirse veya Türkiye'de herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla süre veya sürelerde icra edilirse Türkiye'nin de bu gelirleri vergileme hakkı bulunmaktadır. İşyerinin tanımı Anlaşmanın 5 inci maddesinde yapılmış olup, hangi hallerde diğer Devlette bir işyeri oluşacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, olayın gerçek mahiyeti ve ödemenin dayanağını teşkil eden sözleşme hükümlerine göre, yapılan ödemelerin Anlaşmanın 12 nci maddesinde belirtilen gayrimaddi hak bedeli niteliğinde olması durumunda, bu ödemelerin gayrimaddi hak bedeli olarak vergilendirileceği tabiidir. Bu durumda, Türkiye kaynaklı yapılacak ödemelerden Anlaşmanın 12 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca ödemenin gayrisafi tutarının %10'unu aşmayan oranda Türkiye'nin de vergi alma hakkı bulunmaktadır. Anlaşma hükümlerine göre Türkiye'de vergi ödenmesi durumunda, bu vergiler, Anlaşma'nın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\"ne ilişkin 23 üncü maddesi çerçevesinde Birleşik Krallık'ta mahsup edilebilecektir. Kendilerine yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılan teşebbüsler Anlaşma hükümleri çerçevesinde bu ödemelerin Türkiye'de vergilendirilmemesinin gerektiği durumlarda, bizzat veya vekilleri vasıtasıyla, tevkif edilen vergilerin iadesi için ilgili vergi dairesine başvurabileceklerdir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu Birleşik Krallık teşebbüsünün Birleşik Krallık'ta tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Birleşik Krallık yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin noterce veya Birleşik Krallık'taki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir. Katma Değer Vergisi Mevzuatı Açısından: 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından yapılan işlemlerde KDV tevkifatı uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.1.) bölümünde belirlenmiştir. Buna göre, şirketiniz tarafından yurtdışında mukim bir firmadan alınan ve Türkiye'de yararlanılan sertifika hizmeti KDV'ye tabi olup bu hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.1.) bölümünde yer alan açıklamalar uyarınca Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27746, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27746", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-284770", "ozelgeTarih": "2023-03-06", "baslik": "Kurum aktifine kayıtlı taşınmazın tesliminde vergilendirme", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 03.11.2011 tarihinde %50 hisseli olarak kendi işinizde kullanılmak üzere gayrimenkul satın aldığınız, tapu kayıtlarında herhangi bir şerh olmamasına rağmen tadilat sürecinde tarihi eser olduğu gerekçesi ile binanın mühürlendiği, anıtlar kurulu ve diğer resmi işlemlerin tamamlanmasının uzun bir süre aldığı ve halen faaliyete başlanılamadığı, bu süreçte Şirketinizin girmiş olduğu ekonomik daralma nedeniyle söz konusu gayrimenkulün satılması ihtiyacının hasıl olduğu belirtilerek Şirket aktifinde iki yıldan fazla kalmış olan ancak fiilen kullanılamayan gayrimenkulün satışının vergilendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50'lik kısmının kurumlar vergisinden istisna olduğu, bu istisnanın satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmasının ve satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu, bu sürede tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, aynı şekilde istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmına uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin de ziyaa uğramış sayılacağı, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \" 5.6.2.3.4. Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması \" başlıklı bölümünde, \" Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları istisna kapsamındaki değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır. İstisna uygulaması esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet konusu menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün değildir. Satışa konu edilen kıymetlerin iki tam yıl kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu değiştirmeyecektir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan mükellefler açısından da geçerlidir. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek; taşınmaz ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancı ise istisnaya konu edilmeyecektir. Örnek 1: Bir inşaat şirketinin şirket merkezi olarak kullanılmak üzere inşa etmiş olduğu bir binayı, en az iki tam yıl süre ile kullandıktan sonra satması halinde, bu satıştan doğan kazanç için istisna uygulanabilecektir. Şirketin satmak amacıyla inşa etmiş olduğu veya satın aldığı binaların satışından elde ettiği kazançlar için söz konusu istisna uygulanmayacaktır. Örnek 2: İnşaat faaliyetinde bulunan bir şirketin satın aldığı arsayı iki tam yıl geçtikten sonra satması halinde ya da faaliyet konusu alışveriş merkezleri inşaa etmek veya kiraya vermek olan şirketin bu amaçla inşa ettiği taşınmazları iki tam yıl geçtikten sonra satması halinde, şirketin bu istisnadan yararlanması söz konusu olmayacaktır. Örnek 3: Bir inşaat şirketinin inşa etmiş olduğu binanın bir kısmını otopark olarak, diğer bir kısmını işyeri olarak kiraya vermesi, kalan kısmını ise şirket faaliyetlerinde kullanması halinde, şirket faaliyetinde kullandığı kısmın satılmasından elde edilen kazanç istisnaya konu olabilecek, diğer kısımlar istisnadan yararlanamayacaktır. ... \" açıklamaları yer almaktadır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Şirketiniz tarafından, kendi işinizde kullanmak üzere satın alındığı ancak tapu kayıtlarında herhangi bir şerh olmamasına rağmen tadilat sürecinde (tesvik edilmesi kaydıyla) tarihi eser olması nedeniyle binanın mühürlendiği belirtilen taşınmazın, iktisap tarihinden bugüne kadar taşınmaz ticareti veya kiralanmasına konu edilmemiş ya da bu amaçla iktisap edilmemiş olması koşuluyla, bu taşınmazın satışından elde edilen kazancın Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ(KDV) KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve tesliminin KDV'den istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisseleri teslimlerinin ise istisna kapsamı dışında olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliği \"II/F-4.16.1\" bölümünde; \"Satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için kurumların aktiflerinde asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekmektedir. ... İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır. Konuyla ilgili örneklere aşağıda yer verilmiştir. Örnek 1: Gayrimenkul kiralaması faaliyeti ile iştigal eden (M) Ltd. Şti. aktifinde iki tam yıl süre ile bulunan taşınmazı satışa çıkarmıştır. Söz konusu satış işlemi şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olması kaydıyla 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi kapsamında KDV'den istisnadır. Ancak taşınmazın şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olmayıp şirketin faaliyet konusu olan kiralamalarda kullanılan taşınmazlardan olması halinde, taşınmazın satışı genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. ..\" açıklamalarına yer verilmiştir Buna göre, Şirketiniz tarafından %50 hisseli olarak kendi işinizde kullanmak üzere satın alındığı ancak tapu kayıtlarında herhangi bir şerh olmamasına rağmen tadilat sürecinde (tesvik edilmesi kaydıyla) tarihi eser olması nedeniyle mühürlendiği belirtilen taşınmazın, iktisap tarihinden bugüne kadar taşınmaz ticareti veya kiralanmasına konu edilmemiş ya da bu amaçla iktisap edilmemiş olması koşuluyla satışında 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-r maddesindeki istisna hükmünün uygulanması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7848, "title": "Madde 5 İstisnalar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30176, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30176", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-284974", "ozelgeTarih": "2023-03-06", "baslik": "Sponsorluk bedeli üzerinden tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vakfı tarafından geliştirilen \"… Projesi\" ile Türkiye'nin birçok noktasında, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik, Vakıf ve Şirketiniz tarafından birlikte kurulacak icathanelerle, öğrencilere bilimi sevdirmenin ve onları teknolojiyi geliştiren konumuna taşımanın hedeflendiği, proje sponsorluğuna ilişkin olarak … A.Ş. ile Vakıf ve Şirketiniz arasında sponsorluk sözleşmesi yapıldığı belirtilerek, sponsorluk sözleşmesi kapsamında … A.Ş. ye düzenlenecek faturada ticari reklam kapsamında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.2.15 Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı bölümünün; - \"I/C-2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" alt başlıklı bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" , - \"I/C-2.1.3.2.15.2. Kapsam\" alt başlıklı bölümünde ise; ''Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, adı geçen Vakıf tarafından geliştirilen \"… Projesi\"ne ilişkin olarak; Vakıf, Şirketiniz ve … A.Ş. arasında düzenlenen sponsorluk sözleşmesi kapsamında reklam ve mekan düzenlemelerinde, tüm basılı materyallerde, görsel sunumlarda, web sitesinde, proje isminde ve proje kapsamında kullanılacak araçlarda banka isim ve logosuna ver verilmesi şeklindeki hizmetler bankanın tanıtımına yönelik verilen ve doğrudan fayda sağlanan hizmetler niteliğinde olduğundan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C- 2.1.3.2.15) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatına tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30177, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30177", "ozelgeNo": "E-35831311-010.01-4001", "ozelgeTarih": "2023-03-03", "baslik": "Cevherden üretim yapan ve BİST'te işlem gören şirketin teslimlerinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin hisseleri BİST'te işlem gören halka açık bir borsa şirketi olduğu ve cevherden üretim yaptığı, öncelikle yüksek fırında cevheri eriterek sıvı ham demir elde ettiği, elde edilen ham demirin çelikhanede konverter içerisine ürün çeşidine göre yaklaşık %20 oranında hurda demir ve diğer alaşım malzemeleri ilave edilerek sıvı çelik elde edildiği, elde edilen sıvı çelikten ise kütük, blum, çubuk demir, nervürlü çubuk demir vb. ürünlerin imal edilerek satışının yapıldığı belirtilerek, -Şirketinizin, münhasıran cevherden üretim yapan firma olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin 1/11/2022 sonrası teslimlerinde (5/10) oranında Katma Değer Vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı, -Şirketiniz ürün yelpazesinde külçe metal sınıfına girmekte olan kütük teslimlerine 1/11/2022 tarihi sonrası KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacaksa hangi oranda tevkifat uygulanacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, -\"Külçe Metal Teslimleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.1) bölümünde; \"2.1.3.3.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.3.1.2) bölümünde belirtilen külçe metallerin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde, (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Hurda metallerden elde edilenler dışındaki bakır, çinko, demir-çelik, alüminyum ve kurşun külçelerinin ithalatçılar ve ilk üreticiler (cevherden üretim yapanlar) tarafından yapılan teslimlerinde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Hurda metalden elde edilen külçelerin ithalatçıları ve üreticileri tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlerde, satıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.1.2. Kapsam Tevkifat kapsamına, her türlü hurda metallerden elde edilen külçeler ile hurda metallerden elde edilenler dışındaki bakır, çinko, demir-çelik, alüminyum ve kurşun külçelerinin teslimi girmektedir. Slab, billet (biyet), kütük ve ingot teslimleri de bu uygulama bakımından külçe olarak değerlendirilir. Yukarıda belirtilen metallerin, alışlarında tevkifat uygulanıp uygulanmadığına ve silisyum, magnezyum, mangan, nikel, titan gibi maddeler ihtiva edip etmediklerine bakılmaksızın, külçe, slab, biyet, kütük ve ingot haline getirilmiş şekilde satışında KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" -\"Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar\" başlıklı (I/C-2.1.3.4) bölümünde; \" 2.1.3.4.1.Tevkifat Uygulamasında Sınır Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanların, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki teslim ve hizmetlerinde hesaplanan KDV, alıcıların durumuna bakılmaksızın, tevkifata tabi tutulmayacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından cevher eritilerek elde edilen sıvı demirin içerisine yaklaşık %20 oranında hurda ve diğer alaşım malzemeleri ilave edilerek üretilen ürünlerin münhasıran cevherden üretilen ürün olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu ürünlerin mezkur Tebliğin, - (I/C-2.1.3.3.1.) bölümü kapsamında yer alması halinde, belirlenmiş alıcılar kapsamında yer alan Şirketinizin söz konusu ürünleri tesliminde tevkifat uygulanmayacak; - (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamında yer alması halinde ise, söz konusu ürünlerin tesliminde 1/11/2022 tarihinden itibaren (5/10) oranında tevkifat uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30178, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30178", "ozelgeNo": "E-63611781-130[9-2021/24]-10324", "ozelgeTarih": "2023-03-02", "baslik": "Malzemeli kaba inşaat işinin taşeron firmaya verilmesinde stopaj ve KDV tevkifatı yükümlülüğü", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; inşaat işi ile iştigal ettiğiniz, arsa karşılığı daire veya işyeri teslimi yaptığınız, süresi bir yıldan fazla sürecek olan inşaatınızın malzemeli (beton, tuğla gibi ana malzemelerin yanında tel, çivi vs.) kaba inşaat işini taşeron firmaya verdiğiniz belirtilerek, taşeron firmanın tarafınıza düzenleyeceği faturalarda stopaj uygulaması ile katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasında; \"Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.\" hükmü yer almaktadır. Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için; - Faaliyet konusunun inşaat ve onarma işi olması - İnşaat ve onarım işinin birden fazla yıla sirayet etmesi - İnşaat ve onarım işinin resmi veya özel taahhütlere bağlı olarak yapılması şartlarının bir arada aranılması gerekmektedir. Aynı Kanunun 44 üncü maddesinde ise inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihin; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin bitim tarihi olarak kabul edileceği ile bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her ne nam ile olursa olsun elde edilen hasılatın, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kâr veya zararının tespitinde dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup anılan maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bahse konu vergi kesintisi oranı %5 olarak belirlenmiştir. Buna göre, inşaat ve onarım işlerinde işin yıllara sari olup olmayacağı, işe başlama ve işin bitirilmesinin farklı takvim yıllarında vuku bulup bulmadığının tespiti ile mümkün olabilmektedir. İşin bitim tarihi olarak ise geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabul tutanağının onay tarihi, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin esas alınması gerekmektedir. Müteahhitlerce işin tamamen veya kısmen taşeronlara yaptırılması halinde ise, taşeronların Gelir Vergisi Kanununun 42 nci madde kapsamındaki durumları, taahhüt ettikleri kısmın mahiyet itibariyle inşaat ve onarım işi kapsamında olup olmadığı ve süre olarak yıllara sirayet edip etmediğine göre tespit edilecektir. Bu hüküm ve açıklamalara göre; Şirketiniz tarafından taşeron olarak faaliyette bulunan firmadan alınan hizmetin (kaba inşaat işlerinin) istihkak ve hakedişe bağlı taahhüt unsuru taşıyan inşaat işi olması ve birden fazla yıla sirayet etmesi nedeniyle, ödenen hakediş tutarları üzerinden, alt yüklenicinin mükellefiyet durumuna göre, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi veya Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi gereğince vergi kesintisi yapılacağı tabiidir. KDV YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere; a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir), b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın) sorumlu tutulmuştur. Tebliğin \"2.1.3.2.1. Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; Tebliğin, - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, -(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri, ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. Yine Tebliğin \"2.1.3.2.1.2. Kapsam\" başlıklı bölümünde ise; \"Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, inşaatına devam ettiğiniz yapıda taşeron olarak çalıştırdığınız firmadan malzemeli hizmet alımı (beton, tuğla gibi ana malzemelerin yanında tel, çivi vs.) yapım işi niteliğinde olduğundan, söz konusu yapım işi bedelinin KDV dahil 5 milyon TL ve üzerinde olması halinde bu işi yüklenen firma (varsa alt firmaları) tarafından düzenlenecek faturalarda KDV Genel Uygulama Tebliğinin (2.1.3.2.1.) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27982, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27982", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.1-İ-29-2020/22]-104332", "ozelgeTarih": "2023-03-01", "baslik": "7194 sayılı Kanun Kapsamında Binek Otomobillerde Gider Kısıtlaması uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin Türkiye çapında üretim yapan firmalara otomotiv yedek parçalarının satışı ve dağıtımını yaptığı, bu faaliyetleri için bölge plasiyer/satış görevlileri tarafından kullanılmak üzere 16 adet binek aracın bu personellerce kullandığı, bu personelin sipariş alma, tahsilat yapma, malzeme tedariki konularında reklam, tanıtım ve problemlerinin çözümü konularında faaliyette bulunduğu, binek otomobiller ile Ankara Merkez-Ankara Ostim-İstanbul şube ve seyyar olarak Gaziantep-İstanbul İlinde kendilerine belirlenen bölgelere giderek faaliyetlerini icra ettikleri, ayrıca merkezde bulundukları süre içinde de evlerinden merkeze ve şubeye ulaşımları sırasında diğer çalışan personelin de servis ulaşımının sağlandığı ayrıca, bölge plasiyer/satış görevlilerine araç kullanma talimatı imzalatılarak İş Sağlığı ve İş Güvenliği, Karayolları ve Trafik kurallarına uymaları ile güzergahları dışında ve özel işlerinde kullanmamaları hususunda beyanlarının alındığı belirtilerek, 7194 sayılı Kanun ile \"Binek Otomobillerine Getirilen Gider Kısıtlaması\" kapsamında, tamamı binek oto olan ve yukarıda belirtilen faaliyetlerde kullanılan Şirketiniz aktifine kayıtlı binek otomobillerinin Kanunda belirtilen amortisman, tamir bakım akaryakıt giderleri, katma değer vergisi yönünden gider kısıtlamasına tabi olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". A-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi Kurum Kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"İndirilecek Giderler\" başlıklı 40 ıncı maddesinde; \" Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir: 1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler; (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına (323 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2023 yılında uygulanmak üzere 17.000 TL) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına (323 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2023 yılında uygulanmak üzere 440.000 TL) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.) ... 5. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i indirilebilir.) ... 7. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar. (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, (323 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2023 yılında uygulanmak üzere 500.000 TL) söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını (323 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2023 yılında uygulanmak üzere 950.000) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.) '' hükümleri yer almaktadır. Öte yandan, 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi\" başlıklı beşinci bölümünde konuyla ilgili açıklamalara ve örneklere yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, esas faaliyet konusu kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan Şirketinize ait binek otomobillere ilişkin giderlerin gider kısıtlamasına tabi tutulması gerekmektedir. B-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle ödenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'den indirebilecekleri, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketinize ait binek otomobillere ilişkin giderlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden KDV tutarlarının indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32109, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32109", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-254858", "ozelgeTarih": "2023-02-27", "baslik": "Dernek tarafından satın alınan prefabrik yapı ile konteynerlerin tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, kamuya yararlı dernek kapsamında olmayan Derneğinizin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile yapmış olduğu işbirliği protokolü kapsamında 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla olağanüstü hal ilan edilen illerdeki afetzedelerin kullanımına sunulmak üzere kurulum ve montaj işleri dahil olacak şekilde prefabrik yapı ve konteynerlerin tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK'ya eklenen geçici 10 uncu madde uyarınca, prefabrik yapı ile konteynerlerin 31/12/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimi (kurulum ve montaj işleri dahil) 23/2/2023 tarihinden itibaren %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Buna göre, Derneğiniz ile AFAD arasında düzenlenen işbirliği protokolü çerçevesinde afetzedelerin kullanımına sunulmak üzere kurulum ve montaj işleri dâhil satın alınan prefabrik yapı ile konteynerler için 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 10 uncu maddesi uyarınca 23/2/2023 tarihinden 31/12/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) %1 oranında KDV hesaplanacaktır. Bilgi edinilmesi rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30180, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30180", "ozelgeNo": "E-20811645-130[22-415-130]-16255", "ozelgeTarih": "2023-02-17", "baslik": "Hazır beton satışında tevkifat", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin çimento ve hazır beton imalatı ile satışı faaliyetinde bulunduğu, ağırlıklı olarak satışlarınızı bayileriniz üzerinden yaptığınız, satışlarınızın bir kısmını da müteahhit firmalara yaptığınız, Şirketinizin hiçbir satışında taahhüt işlerinin bir parçası, yüklenicisi veya alt yüklenicisi olmadığı, bayiler aracılığı ile yapılan satışın alınan siparişe bağlı olarak hazır betonun hazırlanması, transmikserler ile nakli ve alıcıların gösterdiği adreste kalıplara basılması şeklinde yapıldığı belirtilerek -Bayilerinize yapılan satışların (bayilerin kime satış yaptığı, bayilerin taşeron olup olmaması, yapım işinin parçası olup olmadığından bağımsız olarak) tevkifata tabi olup olmadığı ile bu satışların tevkifata tabi olması halinde 5 Milyon TL sınırının tespitinin ne şekilde yapılacağı, -Bayiler dışında müteahhit firmalara yapılan satışların 5 Milyon TL sınırın altında kalması halinde tevkifata tabi olup olmadığı, -Müteahhit firmalara yapılan satışların sadece hazır beton olması nedeniyle taahhüt işi yapan veya alt yüklenici olan alıcı nedeniyle satışların tevkifata tabi olup olmadığı, hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükmü yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri \" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünün; -\"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.2) alt bölümünde, \"Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. ... Alıcının, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar arasında yer almaması veya Tebliğin (I/C- 2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL'nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz. Ancak ilk yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b)ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği alt yüklenicilerden tevkifat yapılır. ... Örnek 2: DSİ tarafından yaptırılan bir baraj inşasında kullanılacak hazır betonun, işin asıl yüklenicisi (A) İnş. Taah. A.Ş. tarafından (B) Hazır Beton A.Ş. nden temin edilmesi durumunda, hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine konulması işinin belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, (B) tarafından verilen hazır beton taahhüt ve temini hizmeti tevkifat uygulaması kapsamında olacaktır. Tevkifat uygulaması kapsamındaki işin bir kısmının alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilmesi halinde, devir işlemlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanıp dayanmaması tevkifat uygulaması bakımından önem arz etmemektedir. Alıcının, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar arasında yer almaması veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL'nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz. Ancak ilk yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği alt yüklenicilerden tevkifat yapılır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL üzerinde olan yapım işlerinin tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilmesi halinde, işi devreden her yüklenici tarafından ilgili aşamada bedelin 5 milyon TL'lik sınırı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü uyarınca (4/10) oranında tevkifat yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, işlemin bu kapsamda tevkifata tabi olup olmadığı, ana işin yapım işi kapsamında tevkifata tabi olup olmadığına göre belirlenmelidir. Buna göre, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilen veya (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL üzerinde olan yapım işlerinin yüklenicilerine veya bunların alt yüklenicilerine Şirketiniz tarafından hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine dökülmesi hizmetine ilişkin olarak düzenlenecek faturalarda sorumlular tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü uyarınca (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bu bakımdan, Şirketiniz tarafından bayilerinize yapılan hazır beton satışlarında, bayilerinize yapılan satış bedelinden bağımsız olarak, bayilerin hazır betonu sattığı inşaat işlerinin yapım işi kapsamında tevkifata tabi olması durumuna göre hareket edilecektir. Bu çerçevede, bayinin hazır beton satışı yaptığı inşaat işinin (bu işin taşeron olması halinde ana inşaat işinin) Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilmesi halinde veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilmekle birlikte KDV dahil bedelinin 5 milyon TL üzerinde olması halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü uyarınca (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, bayiler dışında müteahhit firmalara yapılan hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine konulması işinin belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, hazır betonun taahhüt ve temin edilmesi işleminde yukarıdaki açıklamalar kapsamında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30181, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30181", "ozelgeNo": "E-63852321-130[9-2022/20-1804]-15053", "ozelgeTarih": "2023-02-09", "baslik": "Set üstü ocak gaz borusu tesliminde KDV tevkifatı uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yarı mamul demir ürünlerin dökümü, gri demir dökümü, küresel grafit demir dökümü, dövülebilir dökme demir ürünleri dökümü, tüpler, borular ve içi boş profiller ile dökme demirden tüp ve borular ile bunların bağlantı parçalarının imalatı faaliyeti ile iştigal ettiğiniz ve Şirketinizce yurt içinden tevkifatlı olarak alınan gaz borularının ikili-üçlü-dörtlü set üstü ocak gaz borusu haline getirildiği belirtilerek, söz konusu set üstü ocak gaz borusu teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin imal ettiği ve demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya kapsamında yer alan set üstü ocak gaz borusu tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30182, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30182", "ozelgeNo": "E-97726449-130[1400036171]-18660", "ozelgeTarih": "2023-02-01", "baslik": "Otomotiv sektöründe ve soğutma sektöründe kullanılan özel boruların tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin, otomotiv sektöründe kullanılan hidrolik direksiyon hatları boruları, yakıt hatları boruları, fren vakum hatları boruları, fren hatları boruları, debriyaj boruları ile soğutma sektöründe kullanılan kondenser boruları, evaporatör boruları, ısıtma boruları ve kompresör borularının imalat işiyle iştigal ettiği belirtilerek, bu kapsamda, Şirketiniz tarafından çelik hammadde üzerine kendinize ait patentli üretim prosesleriyle elektrokimyasal kaplama (bakır-çinko vb.), farklı polimer kaplama tipleri (PVF, PA, vb.) ile üretilen çift cidarlı yüksek basınç ve tek cidarlı alçak basınç ürünlerinin, otomotiv veya soğutma sektörü taleplerine göre gerekli kesme, uç şekillendirme, bükme (projeye özel şekillendirme) ve montaj (ürün üzerine bağlantı elemanı ekleme) işlemleri sonucunda araca ya da projeye özel nihai ürün haline getirildiği belirtilerek, yapılan bu işlemlerin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar.\" 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından çelik hammadde kullanılarak Şirketinize ait patentli üretim prosesleriyle elektrokimyasal kaplama (bakır-çinko vb.), farklı polimer kaplama tipleri (PVF, PA, vb.) ile üretilen ve otomotiv sektöründe kullanılan hidrolik direksiyon hatları boruları, yakıt hatları boruları, fren vakum hatları boruları, fren hatları boruları, debriyaj boruları ile soğutma sektöründe kullanılan kondenser boruları, evaporatör boruları, ısıtma boruları ve kompresör boruları mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32110, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32110", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-78188", "ozelgeTarih": "2023-01-17", "baslik": "Elektrik tüketim bedelinin yanında kanun gereği tahsilatına aracılık edilen bedellerde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; - Şirketinizin serbest tüketici vasfına sahip tüketicilere perakende olarak elektrik satışı yapan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) lisansına sahip bir firma olduğu, - Abonelerin elektrik tüketimlerine ait tüm gider kalemleri ile tahsilatına aracılık ettiğiniz tüm bedellerin Elektrik Piyasası Yönetmelikleri gereğince Şirketiniz faturası üzerinden abone gruplarına iletildiği, - Düzenlemiş olduğunuz faturalarda elektrik tüketim bedelinin yanında kanun gereği tahsilatına aracılık ettiğiniz enerji fonu, belediye tüketim vergisi, dağıtım bedeli, reaktif enerji bedeli, kayıp kaçak kullanım bedeli gibi hizmetlerinize bağlı olmayan, herhangi bir kar marjı bulunmayan ve satışını yaptığınız elektriğin üretimsel bir girdisi veya bir maliyet unsuru niteliği taşımayan bedellerin abonelere birebir yansıtılarak, kanunun yüklediği tahsilat aracılığı rolünden dolayı abonelerden tahsil edilerek ilgili kamu veya özel kuruluşlara aktarıldığı, - Kamu kurumlarına yapılan aktarımların beyannameler aracılığıyla, özel kuruluşlara olan aktarımların ise Şirketiniz adına tanzim edilen faturaların birebir yansıtılması şeklinde yapıldığı belirtilerek, dağıtım şirketlerinin perakende elektrik satışı yapan Şirketiniz adına düzenlediği dağıtım bedelleri faturaları ile Şirketinizce abone gruplarına düzenlenen elektrik faturalarındaki tahsilatna aracılık edilen bedellerin birebir yansıtılmasında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 2/3 üncü maddesinde; su, elektrik , gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımların da mal teslimi niteliğinde olduğu, - 10 uncu maddesinin (g) bendinde; su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi anında vergiyi doğurun olayın meydana geleceği, - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, - 24 üncü maddesinde ise teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri; ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların; vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV'nin matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, aynı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 1/3/2022 tarihli ve 31765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5249 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen (II) sayılı listenin 34 üncü sırası uyarınca; \"mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına yapılan elektrik teslimleri\" için KDV oranı %8'e indirilmiştir. Bu çerçevede, söz konusu Cumhurbaşkanı Kararıyla getirilen indirimli oran uygulaması mesken ve tarımsal sulama abone grupları ile sınırlı tutulmuştur. Bu hüküm ve açıklamalara göre; - Muhtelif elektrik dağıtım şirketlerinin mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına birebir yansıtılmak üzere perakende elektrik satışı yapan şirketiniz adına düzenlediği dağıtım bedeli, reaktif enerji bedeli, kayıp kaçak kullanım bedeli gibi bedellerin 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 34 üncü sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, tarafınıza düzenlenecek faturalarda yer alan matrah toplamı üzerinden genel oranda (%18), - Şirketinizce tahakkuk ettirilen elektrik bedellerine ilişkin olarak düzenlenen elektrik faturalarında yer alan dağıtım bedeli, reaktif enerji bedeli, kayıp kaçak kullanım bedeli gibi bedellerin KDV matrahına dahil edilerek toplam bedel üzerinden mesken ve tarımsal sulama abone grupları için %8, diğer abone grupları için %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32111, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32111", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-1/İ/08-2022/12]-27065", "ozelgeTarih": "2023-01-13", "baslik": "Konut Yapı Kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; kooperatifinize ait olan …. İli …. ilçesi … ada … no.lu parselde kayıtlı arsa üzerinde taahhüde dayalı olarak ifa edilecek olan inşaat işlerinde uygulanması gereken KDV oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dâhilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Anılan Kanunun geçici 15 inci maddesi ile 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den istisna edilmiştir. Öte yandan, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listenin (B/12) sırası ile konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Konut Yapı Kooperatiflerine Yapılan İnşaat Taahhüt İşlerinde İstisna/İndirimli Oran Uygulaması\" başlıklı (II/G-4.2.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun geçici 15 inci maddesi ile 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den istisna edilmiştir. Bu madde çerçevesinde, konut yapı kooperatiflerine ifa edilecek inşaat taahhüt işleri, bina inşaat ruhsatı 29/7/1998 tarihinden önce alınmış ise KDV'den istisna tutulur. Bina inşaat ruhsatı bu tarihten sonra alınmışsa söz konusu işlere (% 1) oranında KDV uygulanır. Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli KDV oranı (%1) uygulanabilmesi için; - Kooperatifin konut yapı kooperatifi statüsünde olması, - İşin konut yapı kooperatifine yapılması, -Yapılan işin inşaat işi olması ve taahhüde dayanması gerekir. Konut yapı kooperatifleri üst birlikleri adına tescilli boş arsaların üye kooperatiflere tahsisi durumunda, üst birlikler de kooperatif durumunda olduğundan, üye kooperatiflere yapılan inşaat taahhüt işlerinde de istisna ya da indirimli oranda KDV uygulanabilir. Yapı ruhsatlarının yapı sahibi bölümünde kooperatifin yanı sıra üst birliğin adına da yer verilmesi istisna ya da indirimli oran uygulanmasına engel teşkil etmez. İstisna veya indirimli oran uygulaması kapsamına girip girmediği konusunda Bakanlığımızca Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan görüşler çerçevesinde inşaat taahhüt işi olarak değerlendirilen işler girmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu kapsamda, 10/12/2021 tarihli yapı ruhsatlarında kooperatifinizin yapı sahibi olduğu anlaşılan ve kullanım amacına göre yapının bağımsız bölümü mesken olarak yer alan … ada … no.lu parsel üzerine yapılacak olan A-tipi 1-13 no.lu bloklara ilişkin kooperatifinize verilen inşaat taahhüt işlerinde %1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"İstisna veya İndirimli Oran Uygulaması Kapsamına Giren İşlemler\" başlıklı (3.6.5.1.) bölümünde, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilebilecek yapım işleri arasında havuz yapım işi sayılmamıştır. Buna göre, özelge talep formunuz ve eklerinden, yapı ruhsatında kullanım amacına göre yapının bağımsız bölümü bina dışı yapı (spor ve eğlence) olarak yer alan ve kooperatifinize ait … ada … no.lu parsel üzerinde taahhüde dayalı olarak gerçekleştirileceği anlaşılan havuz yapım işinin, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin (B/12) sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30184, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30184", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV.2/İ/9-2021/161]-26717", "ozelgeTarih": "2023-01-12", "baslik": "Alışveriş Merkezindeki faaliyet, etkinlik ve duyuruların ticari reklam hizmeti kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "Şirket olarak … Alışveriş Merkezinin (AVM) işletilmesi faaliyetleri ile iştigal ettiğiniz, -AVM'de düzenlenecek kampanyaların, etkinliklerin ve duyuruların tasarımları için kreatif reklam ajanslarından alınan hizmetlerin, -AVM'nin tanıtımı, kampanyaları, etkinlikleri ve duyuruları için sosyal medya, Google v.b. dijital platformda yayımlanan içerikler için ajanslardan alınan hizmetlerin, -AVM içinde alınan lisanslı müzik yayın hizmetinin, -AVM için geliştirilen ShopLink uygulamasının tanıtımı ve bu uygulamanın sunduğu avantajların duyurulduğu AVM'deki standın kurulumu hizmetinin, -Sosyal medyada AVM'yi etiketleyip olumlu ya da olumsuz olarak yorumda bulunanlarla ilgili alınan raporlama hizmetinin, -AVM için reklam amaçlı SMS gönderimleri yapıldığı ve bu gönderimlerin Şirketiniz bünyesindeki pazarlama grubu tarafından gerçekleştirildiği, bu SMS'lerin gönderimi için operatör firmadan sadece SMS paketi satın alındığı, AVM adına müşterilere gönderilen tüm SMS'lerin ticari elektronik ileti izinlerinin yönetilmesi için alınan hizmetin, -AVM'nin tanıtımı, etkinlikleri ve duyuruları amacıyla gönderilen SMS'lerin Kişisel Verilerin Korunması Kanununa uygun olması için alınan teknik hizmetlerin, -AVM'de müşterilerin bilgilendirilmesi ve şikayetlerin iletilmesi için dışarıdan alınan çağrı merkezi hizmetlerinin, -AVM için billboard, metro vb. reklam alanlarında yayımlanacak etkinlik, kampanya ve duyurular için alınan medya planlaması hizmetlerinin, -Yılbaşı festivali, yeme içme festivali gibi özel ve belli günlerde düzenlenen etkinlikler için alınan organizasyon hizmetlerinin, -AVM'de kapanan ve boş olan mağazaların AVM içinde kötü görüntü oluşturmaması amacıyla AVM'nin isminin yer aldığı özel uygulamalar ile kaplanması hizmetinin tevkifata tabi olup olmadığı ile, -AVM içerisinde yer alan dijital reklam alanları ve wayfinding cihazları (AVM içerisinde mağaza yerlerini ve belli alanları gösteren dijital ekran) için bilişim ve teknoloji firmasından güncelleme hizmeti alındığı, dijital reklam panolarında bazı firmaların reklamları, AVM'nin bazı etkinlik ve duyurularının yayımlandığı, ne yayımlanması gerektiğinin Şirketinizce belirlendiği ve bu hizmeti veren firma ile paylaşıldığı, AVM'de yer alan bu dijital reklam alanlarında bazı firmaların reklamlarının veya duyurularının yayımlanması durumunda bunun için bu firmalar ile ayrıca reklam sözleşmesi yapıldığı ve fatura düzenlendiği, anlaştığınız bilişim ve teknoloji firmasınca dijital ekranda hangi içerik yayımlanacaksa bunların yer alabilmesi için bu dijital alanların güncellemesinin yapıldığı, AVM'de bulunan mağaza ve alanların yerlerinde değişiklik olması durumunda wayfinding cihazına bu değişikliklerin işlenmesi için de ayrıca hizmet alındığı belirtilerek, dijital reklam alanlarında bahsedilen içeriklerin yayımlanması için alınan yazılım hizmetinin reklamın yayımlanması hizmeti niteliğinde mi, yoksa dijital pano ve ve alanlardaki yazılımın güncellenmesi mi olarak değerlendirileceği, -Bir teknoloji firmasının, Şirketinizin de aralarında bulunduğu AVM grup şirketleri için Shoplink adı altında Google Play Store ve APP Store'de yer alan bir uygulama geliştirdiği ve uygulamanın sürekli kullanılması ve geliştirilmesi için yazılım konusunda hizmet verdiği, bu uygulamanın patentinin AVM'nize ve birkaç AVM'ye daha ortak olan ve Şirketinizin de içinde bulunduğu Grup AVM'lerin çatı firması konumundaki Şirkete ait olduğu, uygulamayı yükleyen müşterilerin AVM'lerdeki etkinliklerden haberdar olduğu, AVM'lerde yaptıkları alışverişin faturasını uygulamaya yükleyip para puan kazanabildikleri ve bu para puanları AVM'deki mağazalarda alışveriş yaparken kullanabildikleri, aynı zamanda AVM'lerdeki etkinlikler, duyurular, mağazalardaki indirimler ve fırsatların bu uygulamadaki yazılımın güncellenmesi ile beraber uygulama üzerinden duyurulduğu, uygulamanın kullanılabilmesi ve geliştirilmesi amacıyla verilen teknik destek için düzenlenen faturaların çatı firma konumundaki Şirketinize düzenlendiği, sonrasında bu teknik hizmet bedelinin bütün AVM'lere eşit tutarda fatura düzenlenerek yansıtıldığı, bu hizmet bedelinin içinde AVM'lerin, bahsettiğiniz duyurularının yayımlanması için verilen teknik hizmetin de dahil olduğu ve verilen hizmetin tamamının bir bütün olduğu belirtilerek, uygulama üzerinden AVM için yapılan bu duyuruların reklamın yayımlanması hizmeti niteliğinde mi yoksa yazılımın güncellenmesi için verilen teknik bir hizmet mi olarak değerlendirileceği, -AVM'nin reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarım hizmetinin başka firmalardan alındığı sonrasında ise bu tasarımın baskı haline getirilmesi için bazı firmalardan baskı hizmeti alındığı, baskı işi bittikten sonra bu baskının AVM içinde gerekli yerlere montaj hizmetinin de yine baskı hizmeti alınan firmalarca yapıldığı belirtilerek alınan baskı hizmeti ve bu baskının ilgili yerlere asılması veya montajının ticari reklam hizmeti kapsamında tevkifata tabi tutulup tutulmayacağı, -AVM'nin işletme faaliyetleri çerçevesinde elektrik, su, güvenlik, temizlik ve tanıtımına ilişkin reklam vb. gider kalemlerinin bulunduğu, bu giderlerin Alışveriş Merkezleri Hakkındaki Yönetmelik ve yapılan sözleşmeler çerçevesinde her yıl muhtemel bir gider tutarı hesaplanarak (giderlerin, kiracılar ile izleyen senenin mart ayına kadar yapılacak mutabakat ile netleştirildiği ve aylık düzenlenen faturalar dikkate alınarak mahsuplaşma işleminin yapıldığı) aylık olarak tamamının tek bir fatura şeklinde AVM'deki kiracılara fatura edildiği, kiracılara düzenlenen bu fatura tutarlarının içinde kiracılara münhasır olmayan sadece AVM'nin tanıtımı için yaptığınız reklam harcamaları tutarlarının Ticari Reklam Hizmeti çerçevesinde ayrıştırılarak KDV tevkifatına tabi tutulup tutulmayacağı (AVM' nin tanıtımı için tarafınıza verilen reklam hizmetlerinin ise KDV Uygulama Genel Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15) bölümü kapsamında tevkifata tabi tutulduğu.), -AVM'nin belirli alanlarının, bazı firmalara reklamlarının yayımlanması için sözleşme çerçevesinde belirli süreler için tahsis edildiği, firmaların münhasıran kendi reklamlarını yayımlaması amacıyla tahsis edilen bu alanlar için firmalara düzenlenen faturaların, alan kirası mahiyetinde mi yoksa ticari reklam hizmeti kapsamında mı değerlendirileceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.4.) bölümünde; \"2.1.3.2.4.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen her türlü yemek servis ve organizasyon hizmetlerinde alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.12.) bölümünde; \"2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - ''Diğer Hizmetler'' başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; ''KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \" 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir Buna göre; -AVM'de düzenlenecek kampanyaların, etkinliklerin ve duyuruların tasarımları için kreatif reklam ajanslarından alınan hizmetlerin, -AVM'nin tanıtımı, kampanyaları, etkinlikleri ve duyuruları için sosyal medya, Google vb. dijital platformda yayımlanan içerikler için ajanslardan alınan hizmetlerin, - AVM için geliştirilen ShopLink uygulamasının tanıtımı ve bu uygulamanın sunduğu avantajların duyurulduğu AVM'deki standın kurulumu hizmetinin, - ShopLink uygulamasında reklamın hazırlanmasına yönelik hizmet bedelinin ayrıştırılması halinde çatı firma konumundaki Şirketinize düzenlenecek faturada sadece reklamın hazırlanmasına yönelik hizmetin, bu bedelin ayrıştırılamaması halinde ise bu uygulamaya ilişkin alınan güncelleme hizmetlerinin ve Şirketiniz tarafından söz konusu bedellerin bütün AVM'lere yansıtılması hizmetinin, -AVM için billboard, metro vb reklam alanlarında yayımlanacak etkinlik, kampanya ve duyurular için alınan medya planlaması hizmetinin, -AVM'de kapanan ve boş olan mağazaların AVM içinde kötü görüntü oluşturmaması amacıyla AVM'nin isminin yer aldığı özel uygulamalar ile kaplanması hizmetinin, -AVM'nin tanıtımına ilişkin reklam giderlerinin AVM'de faaliyette bulunan kiracı firmalara aktarılması hizmetinin, -Dijital reklam alanları için tarafınızca firmalar ile sözleşme imzalanarak bu alanlarda firmalara verilen reklam yayımlama hizmetinin, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, -AVM içinde alınan lisanslı müzik yayın hizmeti, -Sosyal medyada AVM'yi etiketleyip olumlu ya da olumsuz olarak yorumda bulunanlarla ilgili alınan raporlama hizmeti, -Pazarlama grubu tarafından AVM'nin reklamı için gönderilen SMS'lere ilişkin operatör firmadan satın alınan SMS paketleri, -AVM adına müşterilere gönderilen tüm SMS'lerin ticari elektronik ileti izinlerinin yönetilmesi hizmeti, -AVM'nin tanıtımı, etkinlikleri ve duyuruları amacıyla gönderilen SMS'lerin Kişisel Verilerin Korunması Kanununa uygun olması için alınan teknik hizmetler, -AVM'de müşterilerin bilgilendirilmesi ve şikayetlerin iletilmesi için dışarıdan alınan çağrı merkezi hizmetleri, -Yılbaşı festivali, yeme içme festivali gibi özel ve belli günlerde düzenlenen etkinlikler için alınan organizasyon hizmeti, -Dijital reklam alanları ve wayfinding cihazlarına ilişkin alınan yazılım ve güncelleme hizmeti, -AVM'nin reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarım hizmetinin başka firmalardan alınarak bu tasarımın baskı haline getirilmesi için alınan baskı hizmeti ve bu baskının ilgili yerlere asılması veya montajı hizmeti, -AVM'nin belirli alanlarının, bazı firmalara reklamlarının yayınlanması için sözleşme çerçevesinde belirli bir süreliğine tahsis edilmesi hizmeti, -AVM'nin işletme faaliyetleri çerçevesinde elektrik, su, güvenlik ve temizlik v.b. gider kalemlerinin AVM'de faaliyette bulunan kiracı firmalara aktarılması, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında değerlendirilmediğinden mezkur bölüm kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Ancak Şirketiniz tarafından, AVM'de faaliyette bulunan ve Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlardan olanlara sunulan ilgili hizmetlerin Tebliğin mezkur bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, Şirketiniz Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlar arasında yer almadığından, yılbaşı festivali, yeme içme festivali gibi özel ve belli günlerde düzenlenen etkinlikler için alınan organizasyon hizmeti Tebliğin (I/C-2.1.3.2.4.) bölümü kapsamında ve AVM'nin reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarım hizmetinin başka firmalardan alınarak bu tasarımın baskı haline getirilmesi için alınan baskı hizmeti Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30185, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30185", "ozelgeNo": "E-63852321-130[9-2022/20-1799]-3260", "ozelgeTarih": "2023-01-10", "baslik": "Hurdadan üretilen rögar kapağı ve yağmur ızgarası tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından hammaddesi ağırlıklı olarak hurda demiri veya pik demiri olan sfero döküm baca kapağı (rögar kapağı) ve döküm yağmur ızgarası imal edildiği belirtilerek bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından hurda demir ve pik demirden üretilen sfero döküm baca kapağı (rögar kapağı) ve döküm yağmur ızgarasının mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30186, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30186", "ozelgeNo": "E-45404237-130[I-21-194]-6398", "ozelgeTarih": "2023-01-09", "baslik": "Hazır beton teslim bedelinin 5 milyon TL yi aşması halinde tevkifat uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge başvuru formunuzda; - Şirketinizin hazır beton imalatı ve satışı faaliyetinde bulunduğu, bir kısım satışlarınızı bayileriniz üzerinden yaptığınız, bayi üzerinden yapılan satışlarda bunlar tarafından bildirilen inşaatlara sevk irsaliyesi ile işlemin gerçekleştiği ve inşaat sahiplerine faturanın bayi tarafından düzenlendiği, - Şirketiniz tarafından bayilerinize yapılan satışlara ilişkin toplam tutarın KDV dahil 5 milyon TL üzerinde olduğu, ancak bayilerin söz konusu betonları farklı müşterilerine satması nedeniyle her bir bayinin kendi müşterileri bazındaki satış tutarlarının KDV dahil 5 milyon TL sınırının altında kalabildiği belirtilerek Şirketiniz tarafından bayilere yapılan hazır beton satışları için KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükmü yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri \" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünün; -\"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. -\" Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.2) alt bölümünde, \"Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir. ... Alıcının, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar arasında yer almaması veya Tebliğin (I/C- 2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL'nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz. Ancak ilk yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b)ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği alt yüklenicilerden tevkifat yapılır. ... Örnek 2: DSİ tarafından yaptırılan bir baraj inşasında kullanılacak hazır betonun, işin asıl yüklenicisi (A) İnş. Taah. A.Ş. tarafından (B) Hazır Beton A.Ş. nden temin edilmesi durumunda, hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine konulması işinin belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, (B) tarafından verilen hazır beton taahhüt ve temini hizmeti tevkifat uygulaması kapsamında olacaktır. Tevkifat uygulaması kapsamındaki işin bir kısmının alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilmesi halinde, devir işlemlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanıp dayanmaması tevkifat uygulaması bakımından önem arz etmemektedir. Alıcının, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar arasında yer almaması veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL'nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz. Ancak ilk yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği alt yüklenicilerden tevkifat yapılır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL üzerinde olan yapım işlerinin tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilmesi halinde, işi devreden her yüklenici tarafından ilgili aşamada bedelin 5 milyon TL'lik sınırı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü uyarınca (4/10) oranında tevkifat yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, işlemin bu kapsamda tevkifata tabi olup olmadığı, ana işin yapım işi kapsamında tevkifata tabi olup olmadığına göre belirlenmelidir. Buna göre, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilen veya (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL üzerinde olan yapım işlerinin yüklenicilerine veya bunların alt yüklenicilerine Şirketiniz tarafından hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine dökülmesi hizmetine ilişkin olarak düzenlenecek faturalarda sorumlular tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü uyarınca (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bu bakımdan, Şirketiniz tarafından bayilerinize yapılan hazır beton satışlarında, bayilerinize yapılan satış bedelinden bağımsız olarak, bayilerin hazır betonu sattığı inşaat işlerinin yapım işi kapsamında tevkifata tabi olması durumuna göre hareket edilecektir. Bu çerçevede, bayinin hazır beton satışı yaptığı inşaat işinin (bu işin taşeron olması halinde ana inşaat işinin) Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilmesi halinde veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilmekle birlikte KDV dahil bedelinin 5 milyon TL üzerinde olması halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü uyarınca (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30187, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30187", "ozelgeNo": "E-26696128-130[9-202223]-1176", "ozelgeTarih": "2023-01-06", "baslik": "Demir-çelikten üretilen taşıma paletlerinin tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formu İlgide kayıtlı özelge talep formunda, -Şirketiniz tarafından üretimde kullanmak amacıyla hammadde şeklinde sac, profil, lama, köşebent ve yuvarlak demir satın aldığınız ve almış olduğunuz hammaddelerin bir kısmını işlem uygulamadan, bir kısmını da kesip parçalara ayırarak yan sanayicilere teslim ettiğiniz, -Yan sanayicilerin de aldığı bu ürünleri işin niteliğine göre parçaların birbirine kaynatılması, kıvrılması, delik açılması işlemlerine tabi tutarak profil ayak, hasır, yan panel, ön panel, menteşe, pul, orta taban, takoz ve kilit gibi malzemeler şeklinde tarafınıza teslim ettiği, -Şirketiniz tarafından şekillendirilen ürünler ile yan sanayicilerden alınan ürünlerin fabrikanızda birleştirilerek metal taşıma paleti üretildiği belirtilerek, Şirketinizce imal edilen taşıma paleti teslimi ile Şirketiniz tarafından yan sanayicilere yapılan sac, profil, lama, köşebent ve yuvarlak demir teslimleri ve yan sanayiciler tarafından Şirketinize yapılan profil ayak, hasır, yan panel, ön panel, menteşe, pul, orta taban, takoz, kilit vb. teslimlerde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamül ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır (bu hüküm 1/11/2022 tarihinden itibaren geçerli bulunmaktadır). İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından satın alınarak aynen veya kesip parçalara ayırmak suretiyle teslim edilen hammadde niteliğindeki sac, profil, lama, köşebent demir (L profil) ve yuvarlak demir teslimleri ile yan sanayicilerinizden Şirketinize yapılan hasır demir-çelik ürünlerinin teslimlerinde Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren yapılan teslimlerde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketinizce imal edilen taşıma paletlerinin teslimi ile yan sanayiciler tarafından Şirketinize yapılan mamul eşya niteliğindeki profil ayak, menteşe, pul, kilit, takoz, yan panel, ön panel ve orta taban teslimlerinde Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü uyarınca KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30188, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30188", "ozelgeNo": "E-16432732-130[9-2022-36]-1214", "ozelgeTarih": "2023-01-05", "baslik": "Sac levha tesliminde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, fason lazer kesim işçiliği faaliyetinde bulunduğunuz, levha sac tedariğinin müşterileriniz veya Şirketiniz tarafından karşılandığı, fason kesim yapılan ve üretime gönderilen ürünlerin nihai ürün olmadığı belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin; -\"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, levha sacın müşterileriniz tarafından temin edilmesi ve Şirketinizin yalnızca fason kesim hizmeti vermesi durumunda, söz konusu fason hizmetler KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat kapsamındaki hizmetler kapsamında yer almadığından düzenlenen faturalarda hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bununla birlikte, söz konusu hizmet alıcısının (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında sayılanlardan olması durumunda ise hesaplanan KDV için (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerektiği tabiidir. Öte yandan, Şirketiniz tarafından temin edilen levha sacın müşterilerinizin taleplerine göre belli ölçülerde kesilip teslim edilmesinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren teslimlerinde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30189, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30189", "ozelgeNo": "E-21152195-130[9-2022.5554]-9097", "ozelgeTarih": "2023-01-05", "baslik": "Kur farkı için düzenlenecek faturada tevkifat oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli dilekçe. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından demir çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin alım ve satımında 31/10/2022 tarihine kadar (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren ise (5/10) oranında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulandığı belirtilerek 31/10/2022 ve öncesine ait alış satış işlemlerinden kaynaklanan ve ödemeleri 11/2022 döneminde gerçekleşen dövizli işlemlerde kur farkı faturalarının Kasım ayı ve sonraki dönemlerde düzenlenmesi durumunda hangi tevkifat oranının uygulanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil unsurlar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C 2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar.\" 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, tevkifat uygulaması verginin ne kadarlık kısmının kimin tarafından ödeneceğini belirleyen bir müessese olduğundan, bu uygulamada yapılan değişiklikler yürürlük tarihinden itibaren geçerli bulunmakta olup, bu bakımdan somut durumda kur farkının ortaya çıktığı tarihte geçerli oranda tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30190, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30190", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV2/İ/9-2022/128]-7379", "ozelgeTarih": "2023-01-04", "baslik": "Ön izoleli çelik boru tesliminde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, izolasyonlu boru imalatı işi ile iştigal ettiğiniz, aldığınız çelik boruların bir kısmını değişikliğe uğratmadan teslimini yaptığınız, bir kısım çelik borunun da üzerine plastikten oluşan boru geçirip arasına poliüretan malzeme doldurularak \"ön izoleli çelik boru\" imal ettiğiniz belirtilerek bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar.\" 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılan ön izoleli çelik boru ve çelik boru teslimlerinde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren yapılan ön izoleli çelik boru ve çelik boru teslimlerinde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30191, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30191", "ozelgeNo": "E-64597866-130[9/1]-211", "ozelgeTarih": "2023-01-03", "baslik": "Otomotiv sektöründe kullanılan döküm parçaların tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören Şirketiniz tarafından hurdaların diğer yardımcı malzemeler ile ergitilerek pik demir dökümünden emniyet aksam ve motor parçası ürünlerinin imal edildiği, bu ürünlerin otomotiv fabrikaları veya Şirketiniz tarafından talaşlı cnc tezgahlarında işlenerek (yüzeyinin pürüzsüz hale gelmesi ve çapaklarının alınması işlemi) otomotiv üretiminde kullanıldığı belirtilerek, Şirketinizce imal edilen söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de (1/11/2022 tarihinden itibaren) tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar.\" 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, otomotiv üretiminde kullanılmak üzere Şirketiniz tarafından hurdaların diğer yardımcı malzemeler ile ergitilerek pik demir dökümünden imal edilen emniyet aksam ve motor parçası ürünleri mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30192, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30192", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-8504", "ozelgeTarih": "2023-01-03", "baslik": "Antrepoda verilen kontrol ve denetim hizmetine iş gücü temini kapsamında tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ve … sayılı yazımız. c) … tarihli ve … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgi (a) ve (c) de kayıtlı özelge talep formlarında … den kiraladığınız gümrüklü genel antrepoda veya Şirketinize ait antrepoda … nin ithalata konu ürünlerinin güvenli şekilde muhafaza edilerek depolanması hizmeti verdiğiniz, verilen antrepo hizmetine ait bütün lojistik süreçlerin … personeli ile gerçekleştirildiği, … ürünlerinin ilgili yasal düzenlemelere uygun şekilde muhafaza edilmesi ve depolama işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapılması için kontroller yapacağınız belirtilerek, Şirketinizce düzenlenecek faturalarda işgücü temini kapsamında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -17/4-ö maddesinde; gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu, -18/1 inci maddesinde, vergiden istisna edilmiş işlemleri yapanların, ilgili vergi dairesine yazılı başvuruda bulunarak, belirtecekleri işlem türleri için vergiye tâbi tutulmalarını talep edebilecekleri, bu talebin dilekçede belirtilen ve dilekçe tarihinden sonra ifa edilen işlemlerin tamamını kapsamasının şart olduğu, ancak; mükellefiyetin devam etmekte olan işlemleri kapsamadığı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Aynı Tebliğin; \"İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde, \"2.1.3.2.5.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" 2.1.3.2.5.2. Kapsam Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: -Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. -Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırması gibi karineler göz önünde bulundurularak, bu hususların varlığında, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki işler dikkate alınacaktır. ...\", \"Gümrüklü Alanlarda Yapılan Bazı Hizmetler\" başlıklı (II/F-4.14.) bölümünde de, \"Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; 3065 sayılı Kanunun (17/4-o) maddesine göre, vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması, (17/4-ö) maddesine göre ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri KDV'den müstesnadır.\" açıklamaları yer almaktadır. Özelge talep formunuz ekinde yer alan antrepo hizmet sözleşmesinin incelenmesinden, sözleşme kapsamında yürütülen hizmetleri, kendi personeliniz ile yürüttüğünüz ve ... nin ithalata konu ürünlerinin güvenli şekilde muhafaza edilerek depolanması hizmetinin kendi personelleriniz ile denetimini gerçekleştirdiğiniz, ayrıca KDV Kanununun 18/1 inci maddesine göre Kanunun 17/4-ö maddesindeki istisnadan vazgeçtiğiniz anlaşılmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından … ye verilen ithalata konu ürünlerinin güvenli şekilde muhafaza edilerek depolanması hizmetine ilişkin düzenlenen faturalarda mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32113, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32113", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1518444", "ozelgeTarih": "2022-12-21", "baslik": "Yapı ruhsatı değişikliğinde KDV oranı belirlenirken hangi yapı ruhsatının esas alınacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 21/10/2022 tarihli ve 4292149, 4292357 evrak kayıt numaralı dilekçeleriniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunuz ile bu forma ek olarak verilen ilgi (b)'de kayıtlı dilekçelerinizde, Şirketinizce …. İli, …. İlçesi, … Mahallesi, …. ada, … parselde bulunan arsa üzerine ofis ve işyeri ile mesken yapılmak üzere A Blok, B1 Blok, B2 Blok, B3 Blok, C1 Blok, C2 Blok, C3 Blok ve Kapalı Otopark için 31/1/2022 tarihinde yeni yapı ruhsatlarının; B1 Blok, B2 Blok, B3 Blok ve Kapalı Otopark için 22/4/2022 tarihinde tadilat yapı ruhsatlarının; 12/9/2022 tarihinde ise anılan tüm yapılar için isim değişikliği ruhsatlarının alındığı belirtilmekte ve inşaatın temel kazı faaliyetine Mayıs 2022 tarihinde başlanıldığı ifade edilerek inşa edilecek konutların tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER'' bölümünün 11 inci sırasına göre net alanı 150 m2'ye kadar konut teslimleri %1 oranında KDV'ye tabi bulunmakta; ancak aynı BKK'nın 1 inci maddesinin 6 ncı fıkrasına göre net alanı 150 m2'ye kadar olan bu konutlardan; 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki büyükşehirlerde (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler hariç), lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan ve ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dâhil olmak üzere, yapı ruhsatının alındığı tarihte, üzerine yapıldığı arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m2 vergi değeri; ... (ii) Yapı ruhsatı 1/1/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) sonra alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2017 tarihinden itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde; a) Bin Türk Lirası ile iki bin Türk Lirası (iki bin Türk Lirası dâhil) arasında olan konutların tesliminde %8 b) İki bin Türk Lirasının üzerinde olan konutların tesliminde %18 oranında KDV uygulanmaktaydı. 28/3/2022 tarihli ve 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, - 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m2'ye kadar konut teslimleri düzenlemesi ile söz konusu Kararın 1 inci maddesinin 6 ncı fıkrası 1/4/2022 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış; ancak 5359 sayılı Kararın 10 uncu maddesinde, 1/4/2022 tarihinden önce yapı ruhsatı alınmış veya kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi yapılmış projeler kapsamında inşa edilen konutlar için bu hükümlerin uygulanmasına devam olunacağına karar verilmiş; - 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listeye eklenen 35 inci sıra uyarınca da \"konutların net alanının 150 m2'ye kadar olan kısmı,\" 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 oranında KDV'ye tabi tutulmuştur. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-2.1.1) bölümünde, \"...1/4/2022 tarihinden önce yapı ruhsatı alınmış veya kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi yapılmış projeler kapsamında inşa edilen konutların, bu tarihten sonraki tesliminde; - Net alanı 150 m 2'ye kadar olan konutlar için KDV oranı, Büyükşehir statüsünde olmayan yerlerde (%1), Büyükşehirlerde, 2007/13033 sayılı BKK'nın 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kaldırılmadan önceki 1 inci maddesinin altıncı fıkrasına ilişkin yukarıda yer alan açıklamalar da dikkate alınarak (%1), (%8) veya (%18) olarak uygulanır. - Net alanı 150 m 2'y i aşan konutlarda ise genel vergi oranı (%18) uygulanır. ... 1/4/2022 tarihinden sonra alınan yapı ruhsatlarına göre yapılan konut teslimlerinde, konutun net alanının; - 150 m 2 veya daha az olması durumunda KDV oranı (%8), - 150 m 2 'den fazla olması durumunda ise satış bedelinin 150 m2'ye kadar olan kısmı için KDV oranı (%8), 150 m2'nin üzerindeki kısmı için KDV oranı (%18) olarak uygulanır.\" açıklamaları yapılmıştır. Bu çerçevede, 31/1/2022 tarihli yapı ruhsatlarına göre inşa ettiğiniz konutlarla ilgili olarak 22/4/2022 tarihinde yapılan ruhsat değişikliğindeki tadilatın taşınmazın kullanım amacını değiştiren veya temel niteliklerinde esaslı değişiklikler yapan bir mahiyetinin olmaması; 12/9/2022 tarihli ruhsat değişikliğinde ise yalnızca isim değişikliği yapılması nedeniyle söz konusu konutların tesliminde, 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı öncesinde geçerli olan KDV oran hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, inşa edilecek konutlarla ilgili temel kazı ve/veya inşaat çalışmalarına başlama tarihi, uygulanması gereken KDV oranlarının tespiti bakımından herhangi bir hüküm ifade etmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30194, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30194", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV1/I-9-2022-116]-591934", "ozelgeTarih": "2022-12-19", "baslik": "Topraklama levhalarının tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; demir çelik ham maddesinden satın aldığınız geniş rulo sacı çeşitli ebatlarda dilip galvaniz (çinko kaplaması) yaptığınız belirtilerek, ortaya çıkan topraklama levhalarının tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup , Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır (1/11/2022 tarihinden itibaren) . İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir Buna göre, Şirketiniz tarafından imal edilen topraklama levhalarının tesliminde, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümü kapsamında (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30195, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30195", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1491238", "ozelgeTarih": "2022-12-15", "baslik": "… ile yapılan sözleşmeye istinaden atıksu arıtma tesisi tasarımı, yapımı ve işletilmesi hizmetinde Kurumlar ve KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz ile … Genel Müdürlüğü arasında yapılan sözleşme ile \"… Atıksu Arıtma Tesisi Tasarımı, Yapım ve İşletimi\" işinin üstlenildiği, bu kapsamda yapım işinin tamamlandığı ve söz konusu işin geçici kabulünün 5/2/2019 tarihinde idarece onaylandığı belirtilerek, geçici kabul tarihinden sonra … Atıksu Arıtma Tesisinin işletilmesi ile ilgili düzenlenen faturalarda %3 oranında hakediş kesintisi yapılıp yapılmayacağı ile katma değer vergisi (KDV) tevkifatı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında, \"İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamına giren inşaat ve onarma işlerinden olması için; yapılan işin inşaat ve onarma işi olması, birden fazla takvim yılına sirayet etmesi ve taahhüde bağlı olarak yapılması gerekmektedir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Vergi kesintisi\" başlıklı 15 inci maddesinin birinci fıkrasında, vergi kesintisi yapmak zorunda olanlarca, kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yapılan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılacağı; anılan fıkranın (a) bendinde de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri üzerinden (2009/14594 sayılı BKK ile) 1/3/2021 tarihinden itibaren %5 oranında tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun \"Tanımlar\" başlıklı 4 üncü maddesinde; \"Yapım: Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, taşkın koruma ve dekapaj gibi her türlü inşaat işleri ve bu işlerle ilgili tesisat, imalat, ihzarat, nakliye, tamamlama, büyük onarım, restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj işleri ile benzeri yapım işleri\" olarak tanımlanmıştır. Buna göre, geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihten sonra, … Atıksu Arıtma Tesisi Tasarımı, Yapım ve İşletimi işine yönelik ödemeler üzerinden tevkifat yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, … Atıksu Arıtma Tesisi Yapım ve İşletimi Sözleşmesi ve ekleri çerçevesinde, bahse konu tesisin inşaat ve onarma işleri ile tesisin işletilmesine ilişkin işlerin ayrı bir kabul tutanağına bağlanması ve bu işler için ayrı ayrı bedel tespit edilmiş olması durumunda, tesisin işletilmesine ilişkin işlerin yıllara yaygın inşaat ve onarım işi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu işlere ilişkin ödemelerden tevkifat yapılmayacağı tabiidir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 9 uncu maddesinde, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmıştır. Söz konusu Tebliğin; -\"Makine, Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil, Bakım ve Onarım Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.3.) bölümünün \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı başlıklı (I/C-2.1.3.2.3.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", - \"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.3.2.) alt bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara ait veya bunlara tahsis edilen ve faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri tevkifat kapsamındadır. ... Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların bakım hizmetleri, bunların kendinden beklenen işlevleri sağlamak için belli aralıklarla veya gerektiği zaman yapılan faaliyetlerdir. Bu hizmet sırasında bakımı yapılan eşyanın belli aksam ve parçalarının değiştirilmesi de hizmetin ayrılmaz bir parçasıdır. Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların onarımı ise bozulmuş, eskimiş araçların kullanılabilir hale getirilmesinden ibarettir. Bakım hizmetinde olduğu gibi onarım hizmetinde de onarılan şeye ait bazı parçaların değiştirilmesi işin tabii bir sonucudur. Dolayısıyla, makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait bakım ve onarım hizmetlerinin yalnızca işçilik hizmetinden ibaret sayılması söz konusu olmayıp, bu hizmetlerin gereği olarak yapılan malzeme, yedek parça ve sarf malzemesi teslimleri de bakım ve onarım hizmetine dahil bulunmaktadır...\", - \"Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi\" başlıklı (I/Ç-1.) bölümünde; \"Hakedişli işlemlerde, verilen hizmet sebebiyle elde edilen hakediş bedeli için hakedişin tahakkuk ettiğini belgeleyen kabul tutanağının düzenlendiği bir diğer ifade ile hakediş raporunun onaylandığı tarihte vergiyi doğuran olay gerçekleşir.\" açıklamaları yer almaktadır. Öte yandan, özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, Şirketinizin sözleşme kapsamındaki faaliyetinin, \"… Atıksu Arıtma Tesisi Tasarım, Yapım ve İşletimi\" kapsamında işveren tarafından verilen işletme iznine göre işlerin tasarlanması, icra edilmesi, işletilmesi, bakım-onarımının yapılması olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, yapım aşaması tamamlandıktan sonra, Şirketiniz tarafından belirlenmiş alıcılar kapsamında yer alan … Genel Müdürlüğüne verilecek olan bahse konu hizmetlerden, bakım ve onarım mahiyetinde olanlar bakımından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.3.) bölümü kapsamında (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından sözleşme kapsamında tesisin işletilmesine yönelik verilen hizmetlerde ise KDV tevkifatı uygulanmayacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30196, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30196", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2022-KDV-ÖZE/48]-113553", "ozelgeTarih": "2022-12-13", "baslik": "Demir çelik ürünlerinden hammadde olarak çekilmiş telden elde edilen gazaltı kaynak teli tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz bünyesinde demir-çelik ürünlerinden hammadde olarak çekilmiş telden gazaltı kaynak teli elde edildiği belirtilerek, bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) ve (I/C-2.1.3.3.) bölümlerinde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslim ve hizmetler açıklanmış olup, Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \" 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren (5/10) oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından alınan çekilmiş telin sulu tel çekme makinesinde inceltilip bakır havuzunda kaplama işlemi yapıldıktan sonra bobinlere ve daha sonra da plastik makaralara sarılması suretiyle imal edilen gazaltı kaynak telinin tesliminde, 1/5/2022 tarihinden itibaren KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32114, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32114", "ozelgeNo": "E-64597866-130-25932", "ozelgeTarih": "2022-12-08", "baslik": "Ağız bakım suyu ile duş jelinin KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 6/7/2022 tarihli dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile bu forma ek olarak verilen izahat dilekçenizde, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 3306.90.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen ağız bakım suyu ile 3401.30.00.00.00 GTİP numarasında yer aldığı belirtilen duş jeli ürünlerin ithal ve yurtiçi tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; -22 nci sırası uyarınca, \"Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan \"Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" ve \"İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" hükümlerine tabi olan cihazların teslimi ile bunların kiralanması hizmetleri\", -37 nci sırası uyarınca, \"sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil (sabun, deterjan veya solüsyon emdirilmiş olsun olmasın), tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt mendil ve peçete, diş fırçası ve macunu, diş iplikleri\" 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 KDV oranına tabi bulunmaktadır. TGTC'nin 34.01 tarife pozisyonunda \"Sabunlar; çubuk, kalıplanmış parça ve şekillerde olup sabun olarak kullanılan yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarlar (sabun içersin içermesin); cilt yıkamaya mahsus sıvı veya krem halinde ve perakende satılacak hale getirilmiş yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarlar (sabun içersin içermesin); sabun veya deterjan emdirilmiş, sıvanmış veya kaplanmış kağıt, vatka, keçe ve dokunmamış mensucat\" tanımlanmış olup, 3401.30.00.00.00 GTİP numarasında ise \"cilt yıkanmasına mahsus sıvı veya krem halinde ve perakende satılacak hale getirilmiş, yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarlar (sabun içersin içermesin)\" sınıflandırılmıştır. Buna göre, -TGTC'nin 3401.30.00.00.00 GTİP numarasında yer alan duş jelinin 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 37 nci sırası kapsamında sabun olarak değerlendirilerek, 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlük tarihinden (1/4/2022) itibaren ithal ve yurtiçi teslimi %8 oranında, -Firmanızca ağız bakım suyu adı altında satışı yapılan ürünün, \"Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" ve \"İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" hükümlerine tabi cihaz olduğuna dair Ürün Takip Sisteminde (ÜTS) kaydı bulunmadığından ve ağız bakım suları söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 37 nci sırasında sayılan ürünlerin kapsamına girmediğinden genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30197, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30197", "ozelgeNo": "E-35831311-010.01-28009", "ozelgeTarih": "2022-11-29", "baslik": "Asansör kılavuz rayı, bağlantı flanşı ve asansör ağırlığının tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin demir-çelik ve alaşımlarından ürettiği asansör kılavuz rayı, bağlantı flanşı ve asansör ağırlığının asansör üreticileri tarafından montaj esnasında kullanıldığı belirtilerek asansör üreticilerine yapılan söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \" 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında (1/11/2022 tarihinden itibaren 5/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. Ayrıca, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin Payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır (bu hüküm 1/11/2022 tarihinden itibaren geçerli bulunmaktadır) . İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz .\" açıklamalarına yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizin demir-çelik ve alaşımlarından ürettiği asansör kılavuz rayı, bağlantı flanşı ve asansör ağırlığının asansör üreticilerine tesliminde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30198, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30198", "ozelgeNo": "E-21152195-130[9-2022/4875]-582521", "ozelgeTarih": "2022-11-04", "baslik": "CNC tezgahlarda kullanılan kesici takım ve kesici uçların tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizce satışa konu edilen, CNC tezgahlarda metal, plastik vb. ürünlerin işlenmesinde kullanılan kesici takım ve kesici uçların tesliminin katma değer vergisi (KDV) tevkifatı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizce satışı yapılan, CNC tezgahlarda kullanılan kesici takım ve kesici uçların mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28839, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28839", "ozelgeNo": "E-85620172-130-54145", "ozelgeTarih": "2022-10-27", "baslik": "Serbest Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik kapsamında aldığınız hizmetlerin isteğe bağlı tam tevkifat kapsamında olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, muhasebe hizmeti aldığınız ve karşılığında serbest meslek makbuzu düzenlendiği belirtilerek, serbest muhasebeci mali müşavirden aldığınız muhasebe hizmetlerinde isteğe bağlı tam tevkifat uygulamasından yararlanıp yararlanılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"İsteğe Bağlı Tam Tevkifat Uygulaması\" başlıklı (I/C-2.1.2.5.) bölümünde; \"Mükellefler, yazılı bir sözleşme düzenleyerek bir yıl süreyle anlaştıkları satıcı mükelleflerden, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.) ve (I/C-2.1.3.3.) bölümlerinde belirtilen işlemlere (Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü ile (I/C-2.1.3.3.7.) bölümündeki işlemler hariç) ilişkin alımlarında tevkifat sorumluluklarının bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, hesaplanan KDV'nin tamamını sorumlu sıfatıyla beyan edip öderler. Bir yıllık sürenin bitimini izleyen yıllarda uygulamaya devam edilmesinin istenmesi halinde sözleşmenin aynı süreyle yenilenmesi gerekir. Bir yıllık süre dolmadan söz konusu uygulamadan vazgeçilmesi mümkün değildir.\" -\"Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.2.) bölümünde; \" 2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.2.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına; - Piyasa etüt-araştırma, - Ekspertiz, - Plan-proje, - Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı bölümünde ise; serbest muhasebeci mali müşavirlerin müşterilerinin defterlerini tutmak, beyannamelerini düzenlemek ve vermek şeklinde verdikleri hizmetlerin, danışmanlık, müşavirlik ve denetim hizmetleri kapsamında değerlendirilemeyeceğinden KDV tevkifatına tabi olmayacağı; ancak, belirlenmiş alıcılara verdikleri vergi mevzuatına ya da diğer mevzuata yönelik danışmanlık ve müşavirlik hizmetlerin 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacağı açıklanmıştır. Buna göre, serbest muhasebeci mali müşavirler tarafından müşterilerinin defterlerini tutmak, beyannamelerini düzenlemek ve vermek şeklinde yapmış oldukları hizmetler Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümünde yer alan danışmanlık, müşavirlik ve denetim hizmetleri kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu hizmetlere ilişkin isteğe bağlı tam tevkifat kapsamında işlem tesis edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30201, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30201", "ozelgeNo": "E-64597866-130-19614", "ozelgeTarih": "2022-10-21", "baslik": "Yük taşıma hizmetlerinde KDV tevkifat uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "tedarikçilerinizin taşımacılık bedeli haricinde katlandıkları paralı otoban, köprü geçiş ücretleri (HGS-OGS vb.) gibi maliyetleri tarafınıza ayrıca faturalandırdığı belirtilerek söz konusu geçiş ücretlerine ilişkin düzenlenen faturada katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı ile uygulanması halinde KDV oranının ne olacağı, -Şirketinizin karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmetine ilişkin kara nakliye hizmetine ilave olarak ihtiyaç halinde yükleme ve boşaltma için ilave hamaliye, vinç hizmeti gibi masrafların oluşması sebebiyle nakliye dışında ancak yanında gerçekleşen bedeller için de tedarikçileriniz tarafından fatura düzenlendiği belirtilerek, söz konusu faturalarda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Aynı Tebliğin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizce karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmetlerine ilişkin tedarikçileriniz tarafından Şirketinize düzenlenen faturalarda paralı otoban, köprü geçiş ücretleri (HGS, OGS vb.) dahil toplam tutar üzerinden taşıma işleminin tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerekmekte ve bu tutar üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketinizce karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmetlerinin yerine getirilmesinde yükleme ve boşaltma için hamaliye, vinç hizmeti gibi ilave bedellerin oluşması durumunda tedarikçilerinizin yaptığı yük taşımacılığı ile yükleme ve boşaltma hizmetlerine ilişkin ilave bedellerinin ayrıştırılması halinde Şirketinize düzenlenecek faturada sadece taşımacılık hizmet bedeli üzerinden, bu bedellerin ayrıştırılamaması halinde ise yük taşımacılığı ile yükleme ve boşaltma hizmetlerine ilişkin ilave bedellerin toplamı üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32115, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32115", "ozelgeNo": "E-64597866-130-19144", "ozelgeTarih": "2022-10-18", "baslik": "1509.90.00.00.18 GTİP numarasında tanımlanan zeytinyağının KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizce Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 1509.90.00.00.18 gümrük tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) sınıflandırılan zeytinyağı ithalatı yapılacağı, söz konusu ürünün insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olmakla birlikte üretimi yapılan \"ağartma toprağı\"nın kalite kontrol testleri için kullanılacağı belirtilmekte ve ithal edilecek bu ürüne uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 3 üncü sırasında \"zeytinyağı\" da sayılarak ithal ve tesliminin %1 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Öte yandan, TGTC'nin 15 no.lu faslında, \"Hayvansal, Bitkisel Veya Mikrobiyal Katı Ve Sıvı Yağlar Ve Bunların Parçalanma Ürünleri; Hazır Yemeklik Katı Yağlar; Hayvansal Ve Bitkisel Mumlar\", 15.09 tarife pozisyonunda ise \"Zeytinyağı ve fraksiyonları (rafine edilmiş olsun olmasın, fakat kimyasal olarak değiştirilmemiş) tanımlanmış; 1509.90.00.00.18 GTİP numarasında \"Diğerleri\" sınıflandırılmıştır. Buna göre, 1509.90.00.00.18 GTİP numarasında sınıflandırılan zeytinyağının şirketinizce ithalinde %1 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30202, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30202", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-1/İ/09-2021/116]-471867", "ozelgeTarih": "2022-10-14", "baslik": "Kiralama hizmeti ile ortak alan katılım bedeli, elektrik ve su giderleri yansıtma işleminde KDV Tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin … A.Ş. şubesi ve … şubesine işyeri kiralama hizmetinde bulunduğu belirtilerek söz konusu hizmet karşılığı düzenlenen aylık kira faturalarında kira bedeli, ortak alan katılım bedeli, elektrik ve su giderleri yansıtma bedellerine ilişkin olarak katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - (1/1) maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - (2/3) maddesinde, su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımların da mal teslimi olduğu, - 9 uncu maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, 6475 sayılı Kanun kapsamında kurulan, halihazırda kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasların ise 15/7/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 384 ila 391 inci maddeleri arasında düzenlendiği anlaşılan ve \"2022 Yılına Ait Genel Yatırım ve Finansman Programının Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esasların Belirlenmesine Dair Tebliğ\" Eki 1 sayılı listede de \"Diğer Kamu İşletmeleri\" başlığında sayılan … nin \"kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları\" kapsamında KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümüne istinaden Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet alımlarında da tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından düzenlenen aylık kira faturalarında yer alan kira bedeli yanında ortak alan vb. katılım giderlerine ilişkin yansıtma bedelleri üzerinden hesaplanan KDV'nin, … şubesi ve … şubesi tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında 5/10 oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Ancak, söz konusu faturalarda elektrik ve su teslimlerinin kullanım miktarına göre ayrıştırılarak birebir yansıtılması durumunda, bu teslimler üzerinden hesaplanan KDV tutarına tevkifat uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30203, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30203", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV.1/İ-9-2022/69]-472408", "ozelgeTarih": "2022-10-14", "baslik": "Sac levha ürünlerinin tesliminde tevkifat uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin sac levha alıp, belirli ebat ve ölçülerde kesme, delme, büküm işlemlerini yaptığı, kesilen malzemelerin alıcılar tarafından trafik levhası, makine parçaları, konteyner yapımı, kar küreme araçlarının bıçakları işlerinde kullanıldığı belirtilerek, bu malzemelerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, -Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \" 2.1.3.3.8. Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından sac levhanın belirli ebat ve ölçülerde kesme, delme, büküm işlemleri yapıldıktan sonra tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32116, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32116", "ozelgeNo": "E-43735382-130[KDV:13-1]-48863", "ozelgeTarih": "2022-10-13", "baslik": "İkinci el kara taşıt alım satımı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ikinci el kara taşıt alım-satım belgesine sahip olduğunuzu belirterek; -29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlüğe girdiği 1/4/2022 tarihinden önce gider pusulası ile mükellefiyeti olmayanlardan satın almış olduğunuz araçları yürürlük tarihinden sonra sattığınızda uygulanacak olan katma değer vergisi (KDV) oranının ne olacağı, -Ayrıca KDV mükellefi diğer bir galericiden satın aldığınız özel matrah uygulanarak %18 KDV oranıyla faturalandırılan araçların tarafınızca satışında, satış bedelinin tamamı üzerinden mi yoksa alış ve satış bedeli arasındaki fark üzerinden mi KDV hesaplanacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -23/f maddesinde ise ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan KDV oranları, aynı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 9 uncu sırasına göre, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 8701.90.50.00.00 kullanılmış olanlar ile 87.03 pozisyonundaki kullanılmış binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtların teslimi %1 oranında KDV'ye tabidir. Aynı sıranın sonunda yer alan parantez içi ifadenin son cümlesi ise 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1/4/2022 tarihinde yürürlüğe giren 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 3 üncü maddesi ile \" İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanarak satın alınan araçların teslimi ile özel matrah uygulanarak yapılan teslimlerde, bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanır. \" şeklinde değiştirilmiştir. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \" İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti \" başlıklı (III/A-4.9.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler.\" açıklamaları yer almaktadır. Aynı Tebliğin \" İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticaretiyle İştigal Eden Mükelleflerin Binek Otomobil Alımlarında KDV İndirimi \" başlıklı (III/C-2.5.) bölümünde ise; \"22/3/2019 tarihli ve 30722 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/3/2019 tarihli ve 845 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce %18 KDV oranı uygulanarak satın alınan binek otomobillerinin tesliminde KDV oranının %18 olarak uygulanmasına karar verilmiştir. Buna göre, söz konusu Kararın yürürlüğe girdiği 22/3/2019 tarihinden itibaren ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce; -%1 KDV oranı uygulanarak satın alınan binek otomobillerinin tesliminde %1, -%18 KDV oranı uygulanarak satın alınan binek otomobillerinin tesliminde %18 KDV oranı uygulanacaktır. Öte yandan, 28/3/2022 tarihli ve 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce özel matrah uygulanarak yapılan binek otomobili teslimlerinde KDV oranının %18 olarak uygulanmasına karar verilmiştir. İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce başka bir yetkili satıcıdan özel matrah uygulanarak satın alınan binek otomobiller, %18 KDV oranı uygulanarak satın alınan binek otomobil olarak değerlendirilemeyeceğinden, bu araçların tesliminde satış bedelinin tamamı üzerinden %1 oranında KDV hesaplanır.\" açıklamalarına yer verilmektedir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında yetki belgesine sahip olmanız nedeniyle KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) satın aldığınız ikinci el motorlu kara taşıtlarının vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın 1/4/2022 tarihinden itibaren özel matrah uygulayarak yaptığınız satışlarda bu araçların satın alma tarihine bakılmaksızın %18, -Diğer bir ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleften özel matrah uygulanarak satın aldığınız TGTC'nin 8701.90.50.00.00 kullanılmış olanlar ile 87.03 pozisyonundaki kullanılmış binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtların tesliminde satış bedelinin tamamı üzerinden %1 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \" 5.10. Araçların Tesliminde Oran Uygulaması \" başlıklı bölümünde yer alan açıklamalar uyarınca; -Satışa konu aracın/araçların 87.03 pozisyonunda yer almaması durumunda, -87.04 tarife pozisyonundaki eşya taşımaya mahsus aracın/araçların kullanılmış olup olmadığına bakılmaksızın satışında, -87.02 pozisyonunda yer alan otobüs, midibüs ve minibüs gibi araçların tesliminde, -Ambulanslar, mahkûm taşımaya mahsus arabalar, para arabaları, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtların kullanılmış olanlarının tesliminde %18 oranında KDV uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32117, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32117", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2022-KDV-ÖZE/20]-91407", "ozelgeTarih": "2022-10-13", "baslik": "Mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına yapılan kaçak elektrik teslimlerinde ve elektrik ve havagazı tüketim vergisinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; ……. illerinde elektrik dağıtım faaliyetinde bulunan şirketiniz tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca abone grubuna göre tarifesi belirlenen kaçak elektrik faturalarından mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına düzenlenen kaçak kullanıma ilişkin elektrik teslimleri ile faturada ayrı gösterilmekle birlikte elektrik bedeline ilişkin katma değer vergisi (KDV) matrahına dahil olan elektrik ve havagazı tüketim vergisine uygulanması gereken KDV oranı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/3 üncü maddesinde; su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımların da mal teslimi niteliğinde olduğu, -10 uncu maddesinin (g) bendinde; su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi anında vergiyi doğurun olayın meydana geleceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24 üncü maddesinde ise teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri; ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların; vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV'nin matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 1/3/2022 tarihli ve 31765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5249 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen (II) sayılı listenin 34 üncü sırası uyarınca mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına yapılan elektrik teslimleri için KDV oranı %8'e indirilmiştir. Buna göre, meskenlerde ve tarımsal sulamada kullanılan elektrik teslimlerinde, söz konusu Kararın yayımlandığı 1/3/2022 tarihinden itibaren tahakkuk ettirilen bedellere %8 oranında KDV uygulanacağından, bu abone gruplarına düzenlenen faturalarda ayrı gösterilen elektrik ve havagazı tüketim vergisi KDV matrahına dahil edilerek KDV toplam bedel üzerinden %8 oranında hesaplanacaktır. Ayrıca, kaçak elektrik kullanım tespiti üzerine mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına tahakkuk ettirilen kaçak kullanım bedellerine 1/3/2022 tarihinden itibaren %8 oranında KDV uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30204, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30204", "ozelgeNo": "E-64597866-130[9/1]-18077", "ozelgeTarih": "2022-10-11", "baslik": "Sandviç panel tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ısı yalıtımı sağlayan çekirdek malzeme ile bu malzemenin her iki tarafına yerleştirilen iki metal yüzeyden oluşan; bu üç bileşenin, yük altında kompozit olarak hareket edebileceği şekilde sıkıca, birbirlerine yapıştırılmasıyla ortaya çıkan yapı mamulü olarak tanımlanan sandviç panellerin binaların çatı ve cepheleri ile soğuk depolarda ısı, ses, su ve yangın yalıtımı sağladığı, üründen beklenen performansa göre alt ve üst kabuklarında PVC, PET, TPO gibi plastik malzemelerin de kullanıldığı belirtilerek söz konusu sandviç panel teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmakta olup, Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır.Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, binaların çatı ve cepheleri ile soğuk depolarda ısı, ses, su ve yangın yalıtımında kullanılan yapı malzemesi niteliğindeki sandviç panel tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32118, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32118", "ozelgeNo": "E-97726449-130-143026", "ozelgeTarih": "2022-10-11", "baslik": "Fal, astroloji ve spiritualist hizmetlerde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 960903 no.lu NACE faaliyet kodunda tanımlanan \"fal, astroloji ve spiritualist hizmetleri\" verdiğinizi belirterek, bu hizmetlerin ifasında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan \"fal, astroloji ve spiritualist hizmetleri\"nin ifasında genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30206, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30206", "ozelgeNo": "E-85550353-130[2021]-34830", "ozelgeTarih": "2022-10-10", "baslik": "Şirketlerin marka ve logosunu içerecek şekilde sunulan ambalaj üretimi hizmetinde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kağıt ve kartondan torba ve çanta imalatı (kese kağıdı dahil) faaliyeti ile iştigal ettiğiniz ve … firmasının ürettiği kuru çayı paketleyeceği ambalajların firma marka ve logosunu içerecek şekilde üretimini yaptığınız belirtilerek düzenlediğiniz faturalarda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümünde; \" 2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.12.2. Kapsam Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; \"... Bir işlemin teslim veya hizmet mahiyetinde olup olmadığı, işlem bedelinin içerisindeki hizmet ve teslimin ağırlığına göre tespit edilecektir. Dolayısıyla, 1 Kr değeri olan bir plastik kağıtın, üzerine marka, içerik, kullanım tarihi, renk, logo gibi bilgiler basılmak suretiyle değeri 5Kr'a çıkıyorsa, bu işlemin hizmet niteliğinde olduğu kabul edilecektir. Benzer şekilde, koli olarak 10Kr'a satılan bir karton kutunun üzerine firma adı veya logosu basılmak suretiyle tesliminde fiyatı değişmiyor veya hizmet teslimin tali unsuru olacak şekilde cüzi oranda artıyorsa, bu işlemin teslim niteliğinde olduğu kabul edilecektir. Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına ilişkin aşağıdaki örnekler verilebilir: -Payları İMKB'de işlem gören bisküvi firması tarafından üretilen \"kek\" için kullanılan ve firmanın marka ve logosunun basılı olduğu ambalaj malzemesi temini, hizmet mahiyeti açık olduğundan baskı basım hizmeti kapsamında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Ancak, bu \"kek\" lerin taşınması amacıyla alınan ve üzerinde firmanın marka ve logosunu taşıyan koli, karton kutu gibi gereçlerin temini teslim mahiyetinde olduğundan KDV tevkifatına tabi olmayacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılan belirlenmiş alıcılar kapsamında yer alan … firmasının ürettiği kuru çay için, Şirketiniz tarafından adı geçen firmanın marka ve logosunu içerecek şekilde sunulan ambalaj üretimi, hizmet mahiyetinde olduğundan düzenlenecek faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30207, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30207", "ozelgeNo": "E-85550353-130[2021]-34830", "ozelgeTarih": "2022-10-10", "baslik": "Şirketlerin marka ve logosunu içerecek şekilde sunulan ambalaj üretimi hizmetinde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kağıt ve kartondan torba ve çanta imalatı (kese kağıdı dahil) faaliyeti ile iştigal ettiğiniz ve … firmasının ürettiği kuru çayı paketleyeceği ambalajların firma marka ve logosunu içerecek şekilde üretimini yaptığınız belirtilerek düzenlediğiniz faturalarda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümünde; \" 2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.12.2. Kapsam Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; \"... Bir işlemin teslim veya hizmet mahiyetinde olup olmadığı, işlem bedelinin içerisindeki hizmet ve teslimin ağırlığına göre tespit edilecektir. Dolayısıyla, 1 Kr değeri olan bir plastik kağıtın, üzerine marka, içerik, kullanım tarihi, renk, logo gibi bilgiler basılmak suretiyle değeri 5Kr'a çıkıyorsa, bu işlemin hizmet niteliğinde olduğu kabul edilecektir. Benzer şekilde, koli olarak 10Kr'a satılan bir karton kutunun üzerine firma adı veya logosu basılmak suretiyle tesliminde fiyatı değişmiyor veya hizmet teslimin tali unsuru olacak şekilde cüzi oranda artıyorsa, bu işlemin teslim niteliğinde olduğu kabul edilecektir. Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına ilişkin aşağıdaki örnekler verilebilir: -Payları İMKB'de işlem gören bisküvi firması tarafından üretilen \"kek\" için kullanılan ve firmanın marka ve logosunun basılı olduğu ambalaj malzemesi temini, hizmet mahiyeti açık olduğundan baskı basım hizmeti kapsamında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Ancak, bu \"kek\" lerin taşınması amacıyla alınan ve üzerinde firmanın marka ve logosunu taşıyan koli, karton kutu gibi gereçlerin temini teslim mahiyetinde olduğundan KDV tevkifatına tabi olmayacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılan belirlenmiş alıcılar kapsamında yer alan … firmasının ürettiği kuru çay için, Şirketiniz tarafından adı geçen firmanın marka ve logosunu içerecek şekilde sunulan ambalaj üretimi, hizmet mahiyetinde olduğundan düzenlenecek faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32119, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32119", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1125951", "ozelgeTarih": "2022-10-04", "baslik": "Üniversiteye verilen tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetinde KDV ve Gelir Vergisi tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; müşavirlik ve danışmanlık faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, … Üniversitesi tarafından inşa edilecek yapıya ilişkin düzenlenen hizmet sözleşmesinde tasarım gözetmeni olarak faaliyette bulunulacağı belirtilerek … Üniversitesi tarafından adınıza yapılacak ödemelerin vergilendirilmesi ve belge düzeni hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde; \" Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. ... \" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tevkifat yapmakla yükümlü olanlar ve tevkifata konu ödemeler sayılmış ve aynı fıkranın (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde, 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, mühendislik ve danışmanlık hizmetleri faaliyetinin sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, ticari mahiyette olmaması ve işlerin bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması halinde, serbest meslek faaliyeti olarak kabul edilmesi ve serbest meslek kazancına ilişkin hükümler çerçevesinde vergiye tabi tutulması gerekmektedir. … Üniversitesi ile düzenlenen Özel Binalar Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Hizmet Sözleşmesi Tasarısının incelenmesinden, İdareye ait arsa/arazi üzerindeki inşaat alanına sahip yapının, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinde sayılan konulara uygunluğunun kontrol edilmesi ve şartnamesinde belirtildiği şekilde tasarım gözetimi ve kontrolünün yapılması şeklinde hizmet verileceği anlaşılmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, … Üniversitesi ile aranızda düzenlenen hizmet sözleşmesi tasarısı hükümleri çerçevesinde vereceğiniz tasarım gözetimi ve kontrol hizmetlerinin, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması ve işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabınıza yapılacak olması nedeniyle serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesi ve … tarafınıza yapılacak ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2-b) bendi uyarınca %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesi ile serbest meslek erbabına defter tutma mecburiyeti getirilmiş, anılan Kanunun 210 uncu maddesinde serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç defteri tutacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, 213 sayılı Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların, mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen veya Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetkiye dayanılarak düzenlenmesi uygun bulunan belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, 213 sayılı Kanunun 236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre somut durumda, … Üniversitesi ile aranızda düzenlenen hizmet sözleşmesi tasarısı hükümleri çerçevesinde verdiğiniz tasarım gözetimi ve kontrol hizmetleri serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirildiğinden, söz konusu faaliyetinize ilişkin olarak serbest meslek kazanç defteri tutulması ve her türlü tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, 17/12/2017 tarih ve 30273 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 486 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Defter-Beyan Sisteminin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Mezkur Tebliğde; \" Serbest meslek erbabı, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ile basit usule tabi olan mükelleflerin kayıtlarının elektronik ortamda tutulması, bu mükelleflerden defter tutmak zorunda olanların defterlerinin bu kayıtlardan hareketle elektronik ortamda oluşturulması ve saklanması, vergi beyannamesi, bildirim ve dilekçelerin elektronik ortamda verilebilmesi ile elektronik ortamda belge düzenlenebilmesi amacıyla geliştirilen Defter-Beyan Sistemi bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır. \" ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, Defter-Beyan Sistemi kapsamında olmanız ve 486 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümlerine göre Sistemi kullanmanız gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, anılan Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \" ... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir. a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, .. .\", - (I/C-2.1.3.2.2.1.) bölümünde; \" Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \", - (I/C-2.1.3.2.2.2.) bölümünde; \" Bu bölüm kapsamına; - Piyasa etüt-araştırma, - Ekspertiz, - Plan-proje, - Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir. Yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler bu bölüm kapsamında değerlendirilir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, tarafınızca mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılan ve 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idareler arasında bulunan … Üniversitesine yapım işinden bağımsız ve ayrı olarak verilen tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.2) kapsamında değerlendirilerek verilen hizmete ilişkin düzenlenecek serbest meslek makbuzunda hesaplanan KDV üzerinden (9/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30209, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30209", "ozelgeNo": "E-76464994-130[KDV.2021.390]-231790", "ozelgeTarih": "2022-09-19", "baslik": "Promosyon ödemesinde KDV uygulaması.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin serbest bölgede faaliyette bulunduğu ve Şirketiniz çalışanlarıyla ilgili olarak banka ile yapacağınız maaş promosyon anlaşması gereği düzenlenecek olan faturanın serbest bölgelerde verilen hizmetlere yönelik istisna hükmü kapsamına girip girmediği ile KDV tevkifatı uygulaması hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV' ye tabi olduğu, 4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 9/1 inci maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği, 17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV' den istisna olduğu, 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hükümleri yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F.4.9.) bölümü ile 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.6.2.) bölümünde, serbest bölgelerde ifa edilen hizmetlere ilişkin açıklamalar yer almakta olup, mezkur Tebliğin\" \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.)\" bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz çalışanlarının maaşlarının bankaya yatırılması işlemine bağlı olarak banka tarafından personelinize yapılacak promosyon ödemeleri KDV' ye tabi bulunmamaktadır. Öte yandan, promosyon ödemeleri üzerinden Şirketiniz tarafından komisyon alınması veya promosyon ödemelerinin Şirketinize yapılması halinde, serbest bölgelerde verilen hizmet kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan söz konusu ödemelere ilişkin düzenlenecek faturalarda %18 oranında KDV hesaplanması ve söz konusu faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13. ) bölümü uyarınca (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32120, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32120", "ozelgeNo": "E-64597866-250-15471 ", "ozelgeTarih": "2022-09-14", "baslik": "Elektrikli-pilli diş fırçaları ile diş fırçalarına ait başlıkların yurt içi satışı ve ithalinde uygulanacak KDV oranı ", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ek dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ek dilekçenizde, dayanıksız tüketim mallarını imal etmek, bu malların ve gıda, yiyecek, içecek maddelerinin toptan alımı, pazarlaması, dağıtımı, ithalat ve ihracatını yaptığınız, bu alanlarda ana firma, acenta, mümessil ya da distribütör olarak faaliyette bulunduğunuz belirtilerek, şirketiniz tarafından ithal edilen elektrikli-pilli diş fırçaları ile bunlarla beraber veya ayrı olarak satışı yapılan diş fırçalarına ait başlıkların ithali ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listede yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listeye 37 nci sıra eklenerek \"sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil (sabun, deterjan veya solüsyon emdirilmiş olsun olmasın), tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt mendil ve peçete, diş fırçası ve macunu, diş iplikleri\" teslimlerinin 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Buna göre, elektrikli-pilli diş fırçaları ile bunlarla beraber veya ayrı olarak satışı yapılan diş fırçalarına ait başlıkların 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin 37 nci sırası kapsamında değerlendirilmesi ve söz konusu eşyaların ithal ve tesliminin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32121, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32121", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2022-KDV-ÖZE/24]-79079", "ozelgeTarih": "2022-09-12", "baslik": "Mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına yapılan elektrik teslimlerinde elektrik bedeli içinde yer alan dağıtım sistemi kullanım bedeli ve elektrik ve havagazı tüketim vergisinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, elektrik perakende şirketi olarak faaliyet gösteren şirketinizin düzenlediği elektrik faturalarında elektrik bedelinin içinde dağıtım sistemi kullanım bedelleri bulunduğu, dağıtım sistemi kullanım bedellerinin faturada ayrı gösterilmediği, mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına yapılan elektrik teslimlerine ilişkin faturalarda elektrik bedelinin içinde yer alan dağıtım sistemi kullanım bedelleri ile faturada ayrı gösterilmekle birlikte elektrik bedeline ilişkin katma değer vergisi (KDV) matrahına dahil olan elektrik ve havagazı tüketim vergisine uygulanması gereken KDV oranı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/3 üncü maddesinde; su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımların da mal teslimi niteliğinde olduğu, -10 uncu maddesinin (g) bendinde; su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi anında vergiyi doğurun olayın meydana geleceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24 üncü maddesinde ise teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri; ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların; vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV'nin matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 1/3/2022 tarihli ve 31765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5249 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen (II) sayılı listenin 34 üncü sırası uyarınca mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına yapılan elektrik teslimleri için KDV oranı %8' e indirilmiştir. Buna göre, meskenlerde ve tarımsal sulamada kullanılan elektrik teslimlerinde, söz konusu Kararın yayımlandığı 1/3/2022 tarihinden itibaren tahakkuk ettirilen bedellere %8 oranında KDV uygulanacağından, bu abone gruplarına düzenlenen faturalarda ayrı gösterilen elektrik ve havagazı tüketim vergisi ile dağıtım sistemi kullanım bedellerinin KDV matrahına dahil edilerek KDV toplam bedel üzerinden %8 oranında hesaplanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32122, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32122", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV-2/İ/28-2022/44]-412746", "ozelgeTarih": "2022-09-12", "baslik": "% 100 meyve sularında KDV oranı (meyve suyu, zencefil, zerdeçal,vitamin C, kolajen ve probiyotik karışımdan oluşan meyve suyu)", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, firma olarak alkolsüz içecekler tebliğine uygun olarak çeşitli hacimlerde organik meyve suyu üretimi ile iştigal ettiğiniz, ağırlıklı olarak yurt dışına satış yapmakla birlikte yurt içi satışlarınızın da bulunduğu belirtilerek Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 2009.90.98.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarası ile ihraç ettiğiniz ve fermente edilmeden ve alkol katılmadan ürettiğiniz %20 limon suyu, %20 portakal suyu, %20 elma suyu, %20 zencefil, %15 zerdeçallı su, %3 kırmızıbiberli su, %1 karabiber, vitamin C, kolajen ve probiyotik karışımından oluşan 60 ml meyve suyu tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ (ÖTV) KANUNU YÖNÜNDEN: 4760 sayılı ÖTV Kanununun; (1/1) maddesinde, bu Kanuna ekli (III) sayılı listedeki malların ithalatı veya imal edenler tarafından teslimi ile ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışının bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabi olduğu, (1/2) maddesinde, Kanuna ekli listelerde yer alan malların Türk Gümrük Tarife Cetvelinde tanımlanan eşyalar olduğu ve bu malların tarife numaralarında veya tanımlarında Kanuna ekli listeler dışında yapılacak değişikliklerin Özel Tüketim Vergisi Kanununun uygulanmasında hüküm ifade etmediği, (4/1-a) maddesinde, ÖTV mükellefinin, Kanuna ekli (III) sayılı listedeki malları imal veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, 5/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7061 sayılı Kanunun, 1/1/2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 75 inci maddesiyle, ÖTV Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) cetveline eklenen 20.09 tarife pozisyonunda \"Meyve suları (üzüm şırası dahil) ve sebze suları (fermente edilmemiş ve alkol katılmamış), ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmış olsun olmasın\" yer almakta olup parantez içi hükümle bu mallardan \"Yalnız ambalajlanmış olanlar ve/veya toptan teslime konu edilenler\" ÖTV'nin kapsamına dahil edilirken, \"Sebze suları ve Türk Gıda Kodeksine göre % 100 meyve suyu sayılanlar\" ÖTV'nin kapsamı dışında tutulmuştur. Söz konusu düzenleme ile ilgili olarak, Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 1) ile değişik Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (I/A/2) bölümünde; - 20.09 tarife pozisyonunda sınıflandırılan sebze suları ile Türk Gıda Kodeksine göre %100 meyve suyu sayılan meyve sularının, parantez içi hükümle kapsam dışı bırakıldığından ÖTV'ye tâbi olmadığı, - (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 tarife pozisyonlarında sınıflandırılan bazı içecekler için verginin kapsamının belirlenmesi açısından öngörülen toptan teslimden maksadın, teslimi yapılan içeceklerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlara teslimi olduğu, bunlar dışındakilere yapılan teslimin perakende teslim sayılacağı, içeceğin ticari amaçla satılmak ya da işletmede kullanılmak üzere ithalinin de toptan teslim olarak kabul edildiği, - (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 tarife pozisyonlarında sınıflandırılan bazı içecekler için verginin kapsamının belirlenmesi açısından öngörülen ambalajlanmış içecekten maksadın, 26/1/2017 tarihli ve 29960 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ö) bendinde tanımı yapılan şekilde hazır ambalajlı gıda kapsamında teslime konu edilen içecek olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, 6/8/2014 tarihli ve 29080 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2014/34 numaralı Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliğinin; (4/1-ç) maddesinde, meyve suyu, \"Sağlam, olgun, taze veya soğukta ya da dondurularak muhafaza edilmiş, tek meyvenin veya daha fazla meyve karışımının yenilebilir kısımlarından elde edilen, elde edildiği meyve ve meyvelerin karakteristik renk, aroma ve tadına sahip, fermente olmamış ancak fermente olabilen ürün\" olarak tanımlanmıştır. Buna göre, ÖTV Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelindeki 20.09 tarife pozisyonunda sınıflandırılan sebze suları, aynı tarife pozisyon numarasının parantez içi hükmü ile kapsam dışı bırakıldığından ÖTV'ye tabi değildir. Ayrıca, meyve sularından yalnızca Türk Gıda Kodeksine göre %100 meyve suyu kabul edilen meyve suları ÖTV'nin kapsamı dışında tutulmuş olup bu niteliği haiz olmayan meyve sularının ithalinde/tesliminde ÖTV aranacağı tabiidir. Diğer taraftan, meyve ve sebze sularının karıştırılması durumunda ortaya çıkacak ürünün ne meyve suyu ne de sebze suyu niteliğini haiz olacağı, karışım neticesinde ortaya yeni bir ürün çeşidi çıkacağı tabiidir. Dolayısıyla ÖTV Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelinde meyve ve sebze suları belli şartlar dahilinde ayrı ayrı verginin konusu dışına çıkarılmış olmakla birlikte, bu malların karışımlarının verginin konusunun dışında bırakılmasına yönelik açık bir hüküm/düzenleme bulunmadığından, ortaya çıkan karışım ürünün (konsantreleri dahil) 20.09 tarife pozisyonunda yer alması nedeniyle genel hükümler çerçevesinde vergiye tabi tutulması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ (KDV) KANUNU YÖNÜNDEN: Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları; 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dâhilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, 13/2/2022 tarihli ve 31749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5189 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile getirilen düzenleme uyarınca; 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" bölümünde yer alan sıralar, bu listeden kaldırılarak bölüm başlığı ile birlikte olduğu gibi (I) sayılı listeye eklenmiş ve söz konusu BKK'nın 1 inci maddesinin 3 üncü fıkrası \"(I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" bölümünde yer alan ürünlerden özel tüketim vergisine tabi olanların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır\" şeklinde değiştirilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, firmanız tarafından imal edilen ve TGTC'nin \" 2009.90.98.00.00 Diğerleri \" GTİP numarasında yer alan ve ÖTV Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) cetveline göre ÖTV'ye tabi tutulan meyve ve sebze suları karışımı teslimlerinin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30210, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30210", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-988325 ", "ozelgeTarih": "2022-09-05", "baslik": "Oyunculuk, yönetmenlik ve senaryo hizmetleri ile sosyal medya aracılığı ile yapılan tanıtım hizmetinde KDV tevkifat", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, reklam ajanslarına ya da doğrudan reklam verenlere serbest meslek erbabı olarak vermiş olduğunuz oyunculuk, yönetmenlik ve senaryo hizmetleri ile sosyal medya aracılığı ile yapmış olduğunuz tanıtım hizmetlerinde tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünün; - \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" alt başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.1.) bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", - \"Kapsam\" alt başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümünde; \"Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, reklam ajanslarına ya da doğrudan reklam verenlere verilen oyunculuk, yönetmenlik ve senaryo hizmetleri ile sosyal medya aracılığı ile yapmış olduğunuz tanıtım hizmeti karşılığında alınan bedellere ilişkin düzenlenecek serbest meslek makbuzunda gösterilen KDV tutarları üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılan alıcılar tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü gereğince (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32123, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32123", "ozelgeNo": "E-93996897-130-175152", "ozelgeTarih": "2022-09-05", "baslik": "Başka firmalara yapılan midye dolma teslimlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; satın aldığınız çiğ midyelerin tarafınızca işlenmesi sonrasında midye dolma olarak başka firmalara satışınızda uygulanacak KDV oranı konusunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (A) bölümü kapsamında Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) ilgili fasılları veya alt tarife pozisyonları itibarıyla sayılan ve %8 KDV oranına tabi olan gıda maddeleri, 5189 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 6 ncı maddesi ile aynı BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümüne taşınmış ve bu bölümde sayılan malların ithal veya teslimlerine uygulanacak KDV oranı 14/2/2022 tarihinden itibaren %1 olarak belirlenmiş; aynı Kararın 1 inci maddesi ile de anılan BKK'nın 1/3 maddesinde yapılan düzenlemeyle, (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" bölümünde yer alan ürünlerden özel tüketim vergisine (ÖTV) tabi olanların tesliminde %8 oranında vergi uygulanacağı hükmü eklenmiştir. 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin A) GIDA MADDELERİ bölümünün 1/c sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 3 no.lu faslında yer alan mallar (0301.10 pozisyonunda yer alan süs balıkları hariç), 12 nci sırasında ise 16 no.lu faslında yer alan mallar sayılarak bunlara uygulanacak KDV oranı 14/2/2022 tarihinden itibaren %1 olarak belirlenmiştir. TGTC'nin 03.07 tarife pozisyonunda; \"Yumuşakçalar (kabuklu olsun olmasın) (canlı, taze, soğutulmuş, dondurulmuş, kurutulmuş, tuzlanmış veya salamura edilmiş); tütsülenmiş yumuşakçalar (kabuklu olsun olmasın) (tütsülenme sırasında veya öncesinde pişirilmiş olsun olmasın); tanımlanmış olup, midyeler 0307.31 tarife alt pozisyonunda yer almaktadır. TGTC'nin 16 no.lu faslında ise \"Et, balık, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar veya diğer su omurgasızlarının müstahzarları\" tanımlanmıştır. Bu fasla ait 16.05 tarife pozisyonunda, hazırlanmış veya konserve edilmiş kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar ve diğer su omurgasızları, 1605.53 tarife alt pozisyonunda midyeler yer almaktadır. Buna göre, satın aldığınız çiğ midyelerin tarafınızca işlenip midye dolma haline getirilerek başka firmalara tesliminde 14/2/2022 tarihinden itibaren 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin A) GIDA MADDELERİ bölümünün 12 nci sırası uyarınca %1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32124, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32124", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-982387", "ozelgeTarih": "2022-09-04", "baslik": "6806.20.10.00.00 GTİP numaralı genleştirilmiş kilin KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 18.08.2021 tarihli ve 4054204 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda; Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 6806.20.10.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ve ticari hayatta \"genleştirilmiş kil\" olarak isimlendirildiği belirtilen eşyanın ithali ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir. TGTC'nin 68 inci faslında \"Taş, alçı, çimento, amyant, mika ve benzeri maddelerden eşya\" tanımlanmış, bu fasla ait \"6806.20.10.00.00\" GTİP numarasında ise \"Genleştirilmiş kil\" ibaresi yer almaktadır. Buna göre, TGTC'nin \"6806.20.10.00.00\" GTİP numarasında yer aldığı belirtilen \"genleştirilmiş kil\" isimli eşya, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde sayılmadığından, ithali ve tesliminin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30211, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30211", "ozelgeNo": "E-60757842-200.03.01-20543", "ozelgeTarih": "2022-09-02", "baslik": "Klorlama cihazlarının bakım-onarımı, klor ihtiyacının karşılanması, nakliyesi, sıvı klor dozlama pompası montajı ve bakım işine uygulanacak KDV tevkifatı oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ile … Genel Müdürlüğü (Arıtmalar Daire Başkanlığı) arasında düzenlenen sözleşme kapsamında, Şirketiniz tarafından … ilçe merkezlerinde bulunan klorlama cihazlarının bakım-onarımı ile söz konusu ilçelere bağlı kırsal mahallelerin klor ihtiyacının karşılanması, nakliyesi, sıvı klor dozlama pompası montajı ve bakım işine ilişkin Şirketiniz tarafından adı geçen İdareye düzenlenecek faturalarda uygulanacak katma değer vergisi (KDV) tevkifat oranı hususunda Defterdarlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Aynı Tebliğin \"İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde; \" 2.1.3.2.5.1.Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.5.2.Kapsam Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: - Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. - Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Öte yandan, 30/3/2020 tarihli Teknik Şartnamenin incelenmesinden; - … 'nın farklı ilçelerine bağlı bulunan kırsal bölgelerine gerçekleştirilecek sıvı klor dağıtımının idarenin belirleyeceği noktalara yapılacağı, klor sevkiyatı ilçe merkezleri dışında idarenin talebi doğrultusunda kırsal mahallelerde bulunan her noktaya ayda 1 sefer olarak yapılacağı, ilçe merkezlerinde bulunan klor cihazlarının bakım ve kontrollerinin ücretsiz yapılacağı ve hakedişlere eklenmeyeceği, - Toplam personelin 14 kişiden oluşacağı, klor dağıtımı, kontrolü, bakım ve onarımı gerçekleştirecek 13 ekip kurulacağı, kurulacak her ekibin 1 personelden oluşacağı, kurulan ekip dışında kalan 1 personelin ise mevcut ekipleri koordine edeceği, yüklenici ile idare arasında iletişim kuracağı, idarenin konuyla ilgili taleplerini yerine getireceği, - Ekiplerin iş esnasında giyecekleri kıyafetlerin … logolu olacağı ve yüklenici tarafından karşılanacağı, kırsal mahallelere sevkiyat için taşınacak sıvı klorun … merkez içme suyu arıtma tesisinden alınacağı, sevkiyat noktalarının idare tarafından değiştirilebileceği, bazı mahallelerde birden fazla nokta olabileceğinden yüklenici ile idarenin birlikte koordineli çalışacağı, anlaşılmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan belirlenmiş alıcılar kapsamındaki … Genel Müdürlüğüne sunulan, … ilçe merkezlerinde bulunan klorlama cihazlarının bakım-onarımı ile söz konusu ilçelere bağlı kırsal mahallelerin klor ihtiyacının karşılanması, nakliyesi, sıvı klor dozlama pompası montajı ve bakım işine ilişkin düzenlenecek faturalarda hesaplanan KDV üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgilerini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30212, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30212", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge ]-977023", "ozelgeTarih": "2022-09-02", "baslik": "Sigorta müşterilerine konutlarında verilen tadil, bakım, onarım hizmetlerinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından özel sigorta şirketi müşterilerinin konutlarına sigorta kapsamında verilen yer döşemelerinin onarımı, çatı bakımı, boya işleri, banyo ve mutfak dolaplarının onarımı gibi her türlü tamir, tadil, bakım, onarım hizmetlerine ilişkin sigorta şirketlerine düzenlenen faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde tevkifat yapacak kurum ve kuruluşlar sayılmış, (I/C-2.1.3.2) bölümünde tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde ise tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. Aynı Tebliğin, \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \"2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; -(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, -(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. ... 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: -Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, sigorta şirketleri KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde sayılanlar arasında yer aldığından, Şirketiniz tarafından sigorta müşterilerinin konutları için verilen yer döşemesi, çatı, banyo ve mutfak dolapları tamiri, boya, badana gibi her türlü bakım-onarım, dekorasyon hizmetlerine ilişkin sigorta şirketlerine düzenlenecek faturalarda anılan Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32125, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32125", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-976991", "ozelgeTarih": "2022-09-02", "baslik": "Steril ped tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 25/04/2022 tarih ve 460440 sayılı yazımız. c) 29/04/2022 tarih ve 1790016 sayılı dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunuzda ve ilgi (c)'de kayıtlı dilekçenizde; Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 3304.99.00.90.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen ve ticari hayatta \"Steril ped\" olarak adlandırılan eşyanın ıslak mendil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK'nın (2/1) maddesinde, bu Karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listeye 37 nci sıra eklenerek \"sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil (sabun, deterjan veya solüsyon emdirilmiş olsun olmasın), tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt mendil ve peçete, diş fırçası ve macunu, diş iplikleri\" teslimlerinin 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Buna göre, 34.01 tarife pozisyonu altında sınıflandırılan eşyalar sabun ve/veya ıslak mendil niteliği taşıdığından, bu tarife pozisyonu altında sınıflandırılan sabun (3401.11.00.90.00 GTİP numarasında sınıflandırılan ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu eki (IV) sayılı listede sayılan tıraş sabunları hariç) ve ıslak mendillerin 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listeye eklenen 37 nci sıra kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, TGTC'nin 33 üncü faslında, \"Uçucu yağlar ve rezinoitler; parfümeri, kozmetik veya tuvalet müstahzarları\" düzenlenmiş, bu fasla ait 33.04 tarife pozisyonunda \"Güzellik veya makyaj müstahzarları ve cilt bakımı için müstahzarlar (ilaçlar hariç) (güneş kremleri veya güneşlenme müstahzarları dahil); manikür ve pedikür müstahzarları\" sınıflandırılmış ve bu pozisyona ait GTİP numaraları arasında \"3304.99.00.90.00 Diğerleri\" de sayılmıştır. Bu çerçevede, 4760 sayılı ÖTV Kanunu eki (IV) sayılı listede yer alan kozmetik ürünlerden olan, TGTC'nin 3304.99.00.90.00 GTİP numarasında sınıflandırılan ve ticari hayatta \"Steril ped\" olarak adlandırılan eşyanın, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 37 nci sırası kapsamında ıslak mendil olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından tesliminde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28842, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28842", "ozelgeNo": "E-64597866-130-14317", "ozelgeTarih": "2022-09-01", "baslik": "Liman tesisleri içerisinde millileşmemiş yüklerin mafi araçları ile taşınmasında KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin özel iskele, liman, mendireklerin inşa edilmesi, kiralanması, işletilmesi, tahmil ve tahliye hizmetleri, liman hizmetleri, römorkörcülük, deniz kılavuzluğu, brokerlik, acentelik, antrepo, gümrükleme ve her türlü konteyner hizmetleri faaliyeti ile iştigal ettiği, faaliyetlerinizin ... Liman Tesisleri içinde yer alan ... Limanı ile ... Lojistik Merkezinizde (KLM) yürütüldüğü, … Gümrük Müdürlüğü Gümrük Muhafaza Memurlarının henüz millileşmemiş yüklerin limandan kara yolu ile yurt genelinde bir başka antrepo veya gümrüklü depoya taşınmasına iştirak etme yükümlülüğü bulunduğu, bu nedenle … Gümrük Müdürlüğünün …. Liman Tesisleri içerisindeki limanınızdan yine aynı komplekste bulunan KLM deponuza veya diğer limanlara yük taşımasını kara yolu trafiğine çıkma izni olmayan plakasız liman araçlarınız (mafi) ile yapılmasını zorunlu tuttuğu belirtilerek, henüz millileşmemiş yükün limanınızdan veya … Liman Tesisleri içerisindeki diğer limanlardan KLM' deki deponuza taşınması hizmetinin kendi personelinizle ve bahse konu araçlar ile yapılması halinde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde ise, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmış olup Tebliğin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde; \" 2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir .. Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından henüz millileşmemiş yüklerin limanınızdan veya ... Liman Tesisleri içerisindeki diğer limanlardan KLM' deki deponuza kendi personelinizle ve trafiğe çıkmasına izin verilmeyen aktifinizde kayıtlı özel liman araçları (mafi) ile verilen taşımacılık hizmeti, karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti kapsamında değerlendirilemeyeceğinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında KDV tevkifatına tabi tutulmayacaktır. Ancak, söz konusu hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde belirtilenlere ifa edilmesi halinde bu hizmete ilişkin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28843, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28843", "ozelgeNo": "20811645-130[22-415-30]-75720", "ozelgeTarih": "2022-09-01", "baslik": "Sac, boru, cıvata demir-çelik ürünlerini kullanarak aydınlatma direği ve enerji nakil hattı direği tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin sac, boru, cıvata demir-çelik ürünlerini kullanarak aydınlatma direği; köşebent, sac, inşaat demiri, cıvata demir-çelik ürünlerini kullanarak da enerji nakil hattı direği ürettiği belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin -Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \"2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" -\"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, sac, boru, cıvata demir-çelik ürünlerini kullanarak ürettiğiniz aydınlatma direği ve köşebent, sac, inşaat demiri, cıvata demir-çelik ürünlerini kullanarak ürettiğiniz enerji nakil hattı direği teslimlerinde Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Diğer taraftan, aydınlatma direği ve enerji nakil hattı direği yapımına ilişkin işlemlerinizin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde yer alan şartları sağlaması halinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28844, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28844", "ozelgeNo": "37009108-130[183089]-132183", "ozelgeTarih": "2022-09-01", "baslik": "Sac levhanın lazer kesim makinesi ile istenen boyut ve şekilde kesilmesi sonucu yapılan teslimlerde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından demir sac levhanın lazer kesim makinesi ile işlenerek istenen boyut ve şekilde tesliminin yapıldığı belirtilerek bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından demir-çelik ve alaşımlarından mamul sac levhanın, lazer kesim yöntemiyle kesilerek tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30213, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30213", "ozelgeNo": "E-96842599-130[9-2021/14]-83367", "ozelgeTarih": "2022-09-01", "baslik": "Sigorta şirketlerine verilen sağlık hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, sigorta şirketlerinin hazırladığı sağlık sigortası poliçeleri kapsamında ilgili sigorta şirketlerinin sigortalı müşterilerine Şirketiniz tarafından verilen sağlık hizmetine ilişkin faturanın sigorta şirketleri adına düzenlendiği ve ücretinin de sigorta şirketinden tahsil edildiği belirtilerek kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sigorta şirketlerinin çalışanlarına ve sigorta şirketlerinin müşterilerine verilen sağlık hizmetlerinin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Aynı Tebliğin; - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", - \"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırasında \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri,\" sayılmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sigorta şirketlerinin çalışanlarına ve sigorta şirketlerinin müşterilerine verilen sağlık hizmetleri nedeniyle anılan kuruluşlara düzenlenen faturalarda yer alan KDV dahil bedelin, Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde belirlenen sınırı aşması halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü uyarınca (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, ilgili Bakanlıklar ya da kanunların verdiği izinle Şirketiniz tarafından yerine getirilen insan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilerek %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30216, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30216", "ozelgeNo": "37009108-130[180728]-132186", "ozelgeTarih": "2022-09-01", "baslik": "Sac ürünlerinin, genişletilmiş metal, delikli sac, lazer kesim, plazma kesim v.b şekillerde işlenmesi sonucu elde edilen ürün tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından tedarik edilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul sac ürünlerini, genişletilmiş metal, delikli sac, lazer kesim, plazma kesim, punch kesim vb. şekillerde işlediğinizi belirterek, söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulayıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından tedarik edilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul sac ürünleri üzerinde kesme, delme, presleme, bükme, kıvırma, kaynak ve benzeri işlemler gerçekleştirildikten sonra nihai ürün olarak üretilen, kullanım amacı son kullanıcının tercihine göre değişebilen genişletilmiş metal, delikli sac ve platform ızgara ürünlerinin, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32126, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32126", "ozelgeNo": "E-85620172-130-41850", "ozelgeTarih": "2022-09-01", "baslik": "Ek fiyat farkı ödemesinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Üniversitenizin 1/1/2021-31/12/2021 tarihleri arasında personel servisi kiralama hizmet alım işini yürüten …… Temizlik Gıda & …. Tarım Mak. San. İş Ortaklığına 24/2/2022 tarihli ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5203 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre yapılacak olan ek fiyat farkı ödemesinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda görüş istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV 'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/r) bendiyle yolcu taşımacılığı hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiş olup, söz konusu düzenlemenin yürürlüğü, son olarak 30/7/2021 tarihli ve 31553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4312 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesiyle 30/9/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmıştır. Buna göre, yolcu taşımacılığı kapsamında değerlendirilen personel servis taşımacılığı hizmetleri 31/7/2020 tarihinden itibaren 30/9/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında KDV hesaplanması gerekmekte olup, söz konusu personel servis taşımacılığı hizmetlerine 1/10/2021-31/12/2021 tarihleri arasında %18 oranında KDV hesaplanacağı tabiidir. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C.6.1) bölümünde; \"matrahta değişikliğin vuku bulduğu tarihte işlemin tabi olduğu KDV oranının değişmiş olması halinde düzeltme işleminin, ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan KDV oranı esas alınmak suretiyle yapılması gerektiği\" açıklaması yer almaktadır. Bu çerçevede, ….. Temizlik Gıda & …. Tarım Mak. San. İş Ortaklığı tarafından verilen personel servis taşımacılığı hizmetlerine ilişkin Üniversitenizce ödenecek olan ek fiyat farkı, 3065 sayılı Kanunun 24/c maddesine göre temin edilen mal veya hizmetin matrahına dahil olduğundan, bu fiyat farkı üzerinden hizmetin yapıldığı tarihte geçerli olan oranda KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu personel servis taşımacılığı hizmetlerine ilişkin Üniversitenizce ödenecek olan ek fiyat farkına, 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/r) bendi uyarınca 1/1/2021-30/9/2021 tarihleri arasına isabet eden kısım için %8 oranında, 1/10/2021- 31/12/2021 tarihleri arasına isabet eden kısım için ise %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 20732, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/20732", "ozelgeNo": "76464994-130-211836", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Yurt dışı firmalardan alınan yazılım hizmet ödemelerinde tevkifat durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, bilişim teknolojisi ve yazılım faaliyetinden dolayı kayıtlı mükellef olduğunuz, Almanya mukimi bir şirkete yazılım hizmeti vereceğiniz, yazılım hizmeti konusunda Rusya mukimi gerçek kişi şahıs işletmesinden fatura karşılığı yazılım hizmeti alacağınız, Rusya mukimi firmanın işletme yazılım desteğini direkt Almanya'da bulunan sunucuya bağlanarak gerçekleştireceği ve vereceği bu yazılım hizmetinden Türkiye'de yararlanılmayacağı belirtilerek, Rusya mukimi firmaya yazılım hizmeti karşılığı yapacağınız ödemelerde gelir vergisi ve katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". I-GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Mükellefler\" başlıklı 3 üncü maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmış olup, \"Türkiye'de Yerleşme\" başlıklı 4 üncü maddesinde; \" Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır: İkametgahı Türkiye'de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir); Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 6 ncı maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratları üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının; (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından, serbest meslek kazançlarında, serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi, (7) numaralı bendinde, diğer kazanç ve iratlarda, bu kazanç veya iratları doğuran işin veya muamelenin Türkiye'de ifa edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi durumunda kazanç ve iradın Türkiye'de elde edildiği kabul edilmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında da, değerlendirmeden maksatın, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılması olduğu hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Kanunun 65 inci maddesinde, serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu, serbest meslek faaliyetinin, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması olduğu hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun; 80 inci maddesinde, gelire giren diğer kazanç ve iratların, değer artış kazançları ve arızî kazançlar olduğu, mükerrer 80 inci maddesinde, maddede yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artışı kazançları olduğu belirtilmiştir. Anılan Kanunun 94 üncü maddenin birinci fıkrasında tevkifat yapmakla yükümlü olanlar sayılmış olup, aynı fıkranın; (2) numaralı bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden, (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi olanlara, telif ve patent haklarının satışı dolayısıyla yapılan ödemelerden, tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, Rusya mukimi gerçek kişiye yapılacak ödemeler üzerinden; - Alınan yazılım hizmetinin serbest meslek faaliyeti kapsamında bir hizmet olması halinde, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2/b) bendi uyarınca, -Telif hakkına konu bir yazılım alınması halinde ise 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi uyarınca, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. II-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -215 inci maddesinde, \"1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz. ... \", - 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", - (231/5) maddesinde, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\", - 280 inci maddesinde, \"Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur.\" hükümleri yer almaktadır. Bunun yanı sıra, 253 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin \"Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Bedellerle İlgili İşlemler\" başlıklı bölümünde, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri gider olarak defterlerine kaydedebildikleri, yurt dışındaki kişi veya firmalardan alınan bu belgelerin defter kayıtlarında gider olarak gösterilmesi sırasında belgelerde yazılı bedellerin, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarda gösterileceği, ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükelleflerin bu belgeleri tercüme ettirmek zorunda oldukları belirtilmiştir. Ayrıca, 516 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, \" 130 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 217 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtildiği üzere değerleme günü itibariyle Bakanlığımızca kur ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurların esas alınması gerekmektedir. Bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kurunun (bulunmaması halinde döviz alış kurunun), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kurunun uygulanacağı tabiidir.\" açıklaması bulunmaktadır. Bu bağlamda, yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen faturalarda Türk Lirası karşılığı gösterilme zorunluluğu bulunmamakta olup, söz konusu faturaların, sadece döviz cinsinden/yabancı para cinsinden tutara yer verilmek suretiyle düzenlenebilmesinin yanı sıra, döviz cinsinden işlem bedeli ile birlikte Türk Lirası karşılığı gösterilmek suretiyle de düzenlenebilmesi mümkün bulunmaktadır. Söz konusu faturaların, sadece döviz cinsinden tutara yer verilmek suretiyle düzenlenmesi halinde, faturanın düzenlendiği tarihte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından ilan edilen döviz alış kurunun esas alınması suretiyle belirlenecek Türk Lirası karşılığının kayıtlara intikal ettirilmesi; Türk Lirası karşılığı da gösterilmek suretiyle düzenlenecek faturalarda faturanın düzenlendiği tarihte TCMB tarafından ilan edilen döviz alış kuru dikkate alınarak belirlenecek tutarın, işlem bedelinin Türk Lirası karşılığı olarak faturada yer verilmesi ve bu tutar üzerinden faturanın kayıtlara intikal ettirilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra, söz konusu işlem bedelinin faturanın düzenlenmesinden sonra ödenmesi halinde, bahse konu alacak tutarının gerek değerleme günü itibarıyla gerekse de tahsil tarihinde 213 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yabancı para değerlemesine tabi tutulması ve oluşan kur farklarının kayıtlara intikal ettirilmesi gerektiği tabii olup, söz konusu durumlarda oluşan kur farkı için yurt dışındaki müşteri adına her hangi bir belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu itibarla, -Tarafınızca Almanya mukimi firmaya verilen yazılım hizmeti için, hizmetin tamamlanmasından itibaren yedi gün içerisinde müşteri (Almanya mukimi firma) adına yukarıda belirtilen çerçevede fatura düzenlenmesi ve kayıtlara intikal ettirilmesi, -Rusya mukimi şahıs işletmesince tarafınıza verilecek olan yazılım desteği hizmetinin, Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde belirtilen fatura veya fatura yerine geçen belge veya ilgili ülke mevzuatına göre muteber bir belge ile tevsik edilmesi gerekmektedir. III-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamaları yer almaktadır. Aynı Tebliğin \"I/C-2.1.2.1. İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" bölümünün \"2.1.2.1.1. Genel Olarak\" başlıklı alt bölümünde ise; \" 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.\" ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, tarafınızca Türkiye'de hazırlanarak Almanya mukimi şirkete verilecek yazılım hizmetinin, Rusya'da mukim gerçek kişiden alınacak yazılım desteği olmadan tamamlanması mümkün olmadığından, Rusya'da mukim gerçek kişiden alınan ve Türkiye'de faydalanılan yazılım desteği KDV'ye tabi olup, söz konusu yazılım desteği için ödenecek tutarlar üzerinden hesaplanan KDV'nin sorumlu sıfatıyla tarafınızca 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde beyan edilen verginin aynı döneme ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesi ile indirim konusu yapılması mümkündür. Öte yandan, Almanya mukimi şirkete verilecek yazılım hizmeti, Tebliğde belirtilen hizmet ihracına ilişkin şartları sağlaması halinde KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilecek olup, istisna kapsamına giren bu işlem nedeniyle yüklenilen vergilerin iadesinin talep edilebileceği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6933, "title": "Madde 3 Mükellefler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21741, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21741", "ozelgeNo": "45404237-130[I-21-320]-202677", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Optik çerçeve gözlük ve cam alımının indirim konusu yapılıp yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, gerçek kişi şahıs mükellefi olarak görme probleminiz nedeniyle optik cam ve optik çerçeve gözlük satın aldığınızı belirterek bu giderlerin gelir ve katma değer vergisi (KDV) yönünden indirim konusu yapılıp yapılamayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Ticari Kazancın Tarifi\" başlıklı 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hüküm altına alınmış olup, mezkur Kanunun 40 ıncı maddesinde safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılarak, aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği belirtilmiştir. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kalan, ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderler olup, bunlara işletme gideri de denilebilmektedir. Öte yandan aynı Kanunun \"Diğer indirimler\" başlıklı 89 uncu maddesinde; \"Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir. ... Beyan edilen gelirin % 10'unu aşmaması, Türkiye'de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları (mükerrer 121 inci madde çerçevesinde eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak matrahlarından indiremezler). ...\" hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; görme probleminiz nedeniyle satın almış olduğunuz optik cam ve optik çerçeveli gözlüğün münhasıran ticari faaliyetin yürütülmesine mahsus olmaması, söz konusu eşyanın iş dışında özel hayatta da kullanılmaya elverişli olması nedenleriyle, belirtilen eşya ile kazancın elde edilmesi veya idamesi arasında doğrudan bir bağ olduğundan söz edilemeyecektir. Bu itibarla, söz konusu gözlüğe ilişkin olarak yapılan harcamaların, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi kapsamında gider olarak dikkate alınması mümkün olmayıp, anılan Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine istinaden beyan edilen gelirin %10 unu aşmaması şartıyla, yıllık gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirden indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi kapsamında gelir vergisi matrahının tespitinde, söz konusu giderlerin gelir vergisi beyannamesi üzerinden indirilebilmesi için Türkiye'de yapılmış olması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi gerektiği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV yi indirebilecekleri, -30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.) bölümünde; \" KDV esas itibarıyla vergi indirimi mekanizmasına dayanan bir vergilendirme şekli olmakla beraber, uygulamada, vergi indirimine imkân tanınmayan bazı haller Kanunun 30 uncu maddesinde sayılmıştır. Buna göre aşağıda açıklanan vergiler, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilmez. ... ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, gerçek kişi şahıs mükellefi olarak görme probleminiz nedeniyle optik cam ve optik çerçeve gözlük harcamalarınız Gelir Vergisi Kanununa göre ticari kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen gider olduğundan, bu harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV'nin 3065 sayılı KDV Kanununun 30/d maddesi çerçevesinde indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6943, "title": "Madde 37 Ticari Kazancın Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28846, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28846", "ozelgeNo": "E-45404237-130[I-21-223]-202660", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Ambalaj Malzemesi Tesliminde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin levha şeklinde aldığı demir-çelik alaşımını peynir, zeytin, yağ vb. ürünler için ambalaj malzemesi haline getirip satışını yaptığı belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizin demir-çelik levhadan ürettiği peynir, zeytin, yağ vb. için ambalaj malzemelerinin tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28847, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28847", "ozelgeNo": "43626428-130-28775", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Organize sanayi bölgesine güvenlik kamerası sistemi kurulmasının KDV'den istisna olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ekinde, Şirketinizin, kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların yıkım işini ihale yoluyla aldığını, yıkım ve enkaz kaldırma işini yıkım sonucunda enkazdan çıkacak malzemeler karşılığında yaptığınızı belirterek, hurda malzeme karşılığı yaptığınız yıkım işlerinin bir tür trampa olup olmadığı, yıkım hizmeti bedeline istinaden fatura düzenlemeniz gerekip gerekmediği ve bahse konu işi alabilmek için ödediğiniz katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususlarında Defterdarlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I- KDV KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların KDV'ye tabi olduğu, -4/2 maddesinde, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı işlem olduğu ve hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirileceği, -8/ç maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanların KDV'nin mükellefi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu, -20 nci maddesinde ise, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \" b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın) -5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri ,\" -\"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünün; -\"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.2.) alt bölümünde, \"Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: -Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. -Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; -Enkazın müzayede yolu ile satışı işlemi KDV Kanununun (1/3-d) maddesine göre KDV'nin konusuna girdiğinden, bu işlemin ayrı bir teslim olarak değerlendirilip, enkaz bedeli ile yıkım hizmet bedeli arasında herhangi bir fark olup olmadığına bakılmaksızın ve bu bedeller birbirinden mahsup edilmeksizin, toplam enkaz bedelinin, KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, söz konusu enkaz içinde yer alan/alabilecek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarına (dolayısıyla bunlara isabet eden bedele) yönelik bir tespitte bulunulması ve bunun tevsiki durumunda, anılan hurda ve atıklara isabet eden bedel için KDV Kanununun (17/4-g) maddesi kapsamında KDV istisnası uygulanması ve kalan bedel üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu şekilde bir ayrıştırma yapılmaması halinde ise müzayede yoluyla satışı gerçekleştiren tarafından tüm enkaz bedeli üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması gerekeceği tabiidir. -Şirketiniz tarafından ifa edilen yıkım hizmeti işi ise KDV Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince KDV'ye tabi olup, toplam enkaz bedelinden (ihale makamı tarafından KDV Kanununun (17/4-g) maddesi çerçevesinde istisna uygulanıp uygulanmadığına bakılmaksızın tüm enkaz bedelinden) ilgili idareye ödenen fark tutar düşüldükten sonra kalan tutar (yıkım hizmet bedeli) üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması ve söz konusu KDV tutarının Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümüne istinaden yapım işi kapsamında 4/10 oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. II-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesinde, iktisadi kamu müesseselerinin defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabi oldukları; 173 üncü maddesinde, kurumlar vergisinden muaf olan iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin defter tutma mecburiyetinin olmadığı, istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmakla beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tespit edilmeyen mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulünün olmadığı; 176 ncı maddesinde defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılmış tüccarlardan I inci sınıf tüccarların bilanço esasına göre defter tutacakları; 177 nci maddesinde, her türlü ticaret şirketleri ile kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişilerin I inci sınıfa dahil oldukları; 182 nci maddesinde ise, bilanço esasında tutulacak defterler hüküm altına alınmıştır. Bunun yanı sıra, mezkur Kanunun 227 nci maddesinde, \" Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise, esas itibariyle, aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun; -229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", -231/5 inci maddesinde, \" Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \", -232 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; Serbest meslek erbabına; Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.\" hükümleri yer almaktadır. Bu bağlamda, fatura düzenlenmesi ödemeye bağlı olmayıp mal teslimine veya hizmet ifasına bağlı olduğundan, aksine bir düzenleme olmadığı sürece faturanın malın tesliminden veya hizmetin ifasından itibaren yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerekmekte olup, bu sürede düzenlenmeyen faturalar vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır. Bunun yanı sıra; -164 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (III.) bölümünde; \" ...Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre yukarıda sayılan belgeleri düzenleyeceklerdir. Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine 'Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir' ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile belirleyeceklerdir. \", -Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmeliğin (13/e) maddesinde, \" Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler kullanacakları belgeleri Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinde belirtilen bilgileri taşıması kaydıyla anlaşmalı matbaalar dışındaki matbaalara da bastırabilirler. Ancak, bu şekilde belge bastırılması halinde, belgenin üzerine \"Vergi Usul Kanunu Yönetmelik hükümlerine tabi değildir. \" ibaresinin yazılması zorunludur. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, mezkur Yönetmeliğin (13/e) maddesinde sayılan mükellefler tarafından Vergi Usul Kanunu kapsamında düzenlenmesi gereken belgelerin ilgili Yönetmelik hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara bastırılma veya mezkûr Genel Tebliğ uyarınca notere tasdik ettirilme şartı aranmamakta, ancak zorunlu asgari bilgileri taşıması gerekmektedir. Diğer taraftan mezkûr Tebliğ ile Yönetmeliğin verdiği izin gereği bu tür belgeleri kullanan işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların, kullanacakları belgelere \" Kurumlar Vergisinden Muaftır \" şerhi koymaları gerektiği 206 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Bu bağlamda, mezkûr Kanun ve ilgili ikincil mevzuatta öngörülenler (birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, serbest meslek erbapları gibi) haricindekilerin işlemlerinde, bu Kanun uyarınca kullanılma zorunluluğu bulunan belgeleri/vesikaları düzenleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla, yukarıda belirtilen kapsam dahilindeki kamu kurum ve kuruluşlarının tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi veya KDV açısından mükellefiyetinin bulunmaması durumunda Vergi Usul Kanunu hükümlerince belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, bünyelerinde iktisadi işletme oluşturacak şekilde faaliyette bulunulması dolayısıyla kurumlar vergisi veya KDV açısından mükellefiyet tesis edilmesi durumunda, anılan Kanun hükümlerine göre belge düzenleme ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekmekte olup, bu kapsamda, Vergi Usul Kanunu gereğince düzenlenecek/kullanılacak belgelerin yukarıda yer verilen düzenlemeler ve usuller dahilinde düzenlenmesi/kullanılması gerekmektedir. Bu kapsamda, somut durumda: -Şirketiniz tarafından söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların yıkımı sonrası çıkan enkazın şirketinize satışı/teslimine ilişkin olarak, kamu kurum ve kuruluşunun 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olmaması kaydıyla, fatura düzenleme yükümlülüğü bulunmamakta olup, bu işlemlere ilişkin olarak tabi olduğu mevzuata göre geçerli olan bir belgenin 213 sayılı Kanun uygulamasında tevsik edici belge olarak kullanılması mümkündür. -Öte yandan bu durumda, işlemin katma değer vergisine tabi olması halinde, söz konusu işlemle ilgili olarak kamu kurum veya kuruluşunca fatura düzenlenmesi mümkün bulunmakta olup, fatura düzenlenmemesi halinde, bu işlemlerin tabi olunan ilgili mevzuata göre geçerli olan ve faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva eden bir belge düzenleyerek de tevsik edilmesi mümkündür. -Şirketiniz tarafından ifa edilen yıkım hizmetine ilişkin olarak ise, toplam enkaz bedelinden ilgili idareye ödenen fark tutar düşüldükten sonra kalan tutar (yıkım hizmet bedeli) üzerinden, genel hükümler çerçevesinde ilgili kamu kurum veya kuruluşu adına şirketinizce fatura düzenlenmesi icap etmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28849, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28849", "ozelgeNo": "97726449-130[8730003484]-115361", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Fason hizmet hakkında", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, …… ile …… faaliyet gösteren …… vergi kimlik numaralı ………….. arasında Proje (Bitki Ekstreli Gıda Ürünlerinin Geliştirilmesi) ve Lisans Sözleşmesi imzalandığı, bu proje kapsamında …….. ilgili firmanın temin ettiği ekstreleri içeren gıda ürünlerini geliştirecek ve tüm ilgili mevzuat hükümlerinden doğan işleme, çoğaltma, üretim, satış, lisans verme de dahil olmak üzere tüm fikri ve sınai mülkiyet haklarının ……. ait olan proje kapsamında lisansa konu 4 Teknoloji Bilgi Paketini ilgili firmaya sunacağını belirterek, sözleşmesi sunulan proje kapsamında ……….. 'ye vermekte olduğunuz hizmetin fason hizmet olarak kabul edilip edilmeyeceği ve dolayısıyla katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler ile serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetlerin KDV'den müstesna olduğu, -12/3 üncü maddesinde, fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılması için, fason hizmetin serbest bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olması ve fason hizmetten serbest bölgelerde faydalanılması gerektiği, -17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hükümleri yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Serbest Bölgelerdeki Müşteriler İçin Yapılan Fason Hizmetler\" başlıklı (II/A-4.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre, serbest bölgedeki müşteriler için yapılan fason hizmetler KDV'den istisnadır. Aynı Kanunun (12/3) üncü maddesi uyarınca, fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılabilmesi için; - Fason hizmetin serbest bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olması, - Fason hizmetten serbest bölgelerde faydalanılması, şartları birlikte gerçekleşmelidir. Ayrıca, söz konusu şartlara ilaveten, ana madde ve malzemelerin serbest bölgeden gönderilmesi ve fason hizmete konu malın yeniden serbest bölgeye gönderilmiş olması gerekir. Bu istisna uygulamasında fason hizmet, bir malın mülkiyet ve tasarruf hakkının devralınmaksızın ücreti karşılığı belirli işlemlere tabi tutularak/işlemlerden geçirilerek tasarruf veya mülkiyet hakkı sahibine iade edilmesini ifade eder. Buna göre, serbest bölgeden gönderilen ana madde ve malzemelerin, yurtiçinde bulunan işletmelerde çeşitli işlemlere tabi tutulduktan sonra yeniden serbest bölgeye gönderilmesi suretiyle verilen fason hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. Fason hizmetler dışında, Türkiye'den bu bölgelerde faaliyet gösterenlere yapılan hizmetler 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesi çerçevesinde KDV'ye tabidir.\", -\"Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri\" başlıklı (II/F- 4.9.) bölümünde; \"Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV'ye tabidir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"3.1.4. Serbest Bölgelerdeki Müşterilere Yapılan Fason Hizmetler\" başlıklı bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Buna göre, ……… tarafından serbest bölgede faaliyet gösteren firmaya 4 Teknoloji Bilgi Paketi ile verilecek aromatik bitki ekstreli gıda ürünleri geliştirme hizmetinin, 3065 sayılı Kanunun 11/1-a maddesi kapsamında fason hizmet olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, bu hizmetin 3065 sayılı Kanunun 17/4-ı maddesi kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28850, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28850", "ozelgeNo": "48816587-130-61140", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Hadde ürünlerin üretilmesinde kullanılan kalıplara tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, hadde ürün üretiminde kullanılan kalıpların Şirketiniz tarafından üretilerek tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde ise mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğerhammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, hadde ürünlerin üretiminde kullanılan kalıpların Şirketiniz tarafından üretilerek tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28853, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28853", "ozelgeNo": "64597866-130[21]-14200", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "BSMV kapsamına giren banka transfer komisyon bedellerinin KDV Kanununa göre ithalat matrahına dahil edilip edilemeyeceği.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ek dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 15341300IM255166 sayı 19/11/2015 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi eki Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O tarafından düzenlenen 2511 sayı 27/10/2015 tarihli SO1426081500005 referans numaralı transfer bildirim formuna göre ithalat bedellerinin transferleri için adı geçen banka tarafından komisyon ve banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) tahsil edildiği, komisyon ve banka transfer komisyon bedellerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun \"ithalatta matrah\" başlıklı 21/c maddesi ve Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 2013/19 sayı 11/12/2013 tarihli genelgesine istinaden yurt içi gider olarak beyan edilip ithalat matrahına dahil edildiği belirtilerek, BSMV kapsamına giren banka transfer komisyon bedelleri ile söz konusu genelgede bahsi geçen giderlerin ithalatta KDV matrahına dahil edilip edilmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu, -10/ı maddesinde, ithalatta vergiyi doğuran olayın Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması ile meydana geldiği, -17/4-e maddesinde, BSMV kapsamına giren işlemlerin KDV den istisna olduğu, -21 inci maddesinde, ithalatta verginin matrahının; a) İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymetinin, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değerinin, b) İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve payların, c) Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin toplamı olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.5.1.) bölümünde; \"Banka ve sigorta muameleleri vergisinin konusunu, banka ve sigorta şirketlerinin Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine aldıkları paralar oluşturmakta; bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine almış oldukları paralar da aynı verginin kapsamına girmektedir. Bu işlemler Kanunun (17/4-e) maddesi ile KDV'den istisna edilmiştir. Ayrıca, Türkiye'de banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi tutulmamış olan yurt dışı kredi işlemlerinin mahiyet itibarıyla banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olan yurt içi bankacılık hizmetlerinden farksız olduğu açıktır. Dolayısıyla, yurt dışı kredi işlemlerinde de Kanunun (17/4-e) maddesi hükmü uyarınca KDV hesaplanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından ödenen banka komisyonlarının, gümrük beyannamesinin tescilinden sonra gerçekleşmesi, ithalata ilişkin \"vade farkı\" olarak nitelendirilebilecek satıcı yararına ilave bedel niteliği taşımaması ve ithale konu eşyanın bedelinin transferi esnasında bankalara ödenen bir komisyon olması kaydıyla ithalde alınacak KDV matrahına dahil edilmemesi gerekmektedir. Diğer taraftan, banka komisyon bedellerinin gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar ortaya çıkması halinde ise ithalatta KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28855, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28855", "ozelgeNo": "36062021-130[11-2021/ÖZE-38]-75059", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Yurt dışından kiralanan otelin yurt dışında kiraya verilmesi halinde vergisel durumu.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin Suudi Arabistan'dan otel kiralayıp yine yurt dışındaki başka bir firmaya kiraladığını belirterek, kiralama faaliyetinden elde edeceğiniz gelirin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) karşısındaki durumu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I-KDV KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.1.İşlemlerin Türkiye'de Yapılması\" başlıklı bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından Suudi Arabistan'da bulunan otelin kiralanıp bu otelin yurt dışında mukim başka bir firmaya kiraya verilmesi işlemi yurt dışında gerçekleştiğinden ve hizmetten yurt dışında faydalanıldığından, bu kiralama işlemi KDV'nin konusuna girmemektedir. II-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinizin ticari faaliyetiyle ilgili olarak yurt dışından elde etmiş olduğu kira gelirleri tutarının, kurum kazancınıza dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir. III-ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN: 1/4/2009 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan \"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\"nın hükümleri 1/1/2010 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Anlaşmanın \"Gayrimenkul Varlıklardan Elde Edilen Gelir\" başlıklı 6 ncı maddesinde, \" 1.Bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette bulunan gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir (tarım veya ormancılıktan elde edilen gelir dahil), bu diğer Akit Devlette vergilendirilebilir. 2.\"Gayrimenkul varlık\" terimi, söz konusu varlığın bulunduğu Akit Devletin mevzuatına göre tanımlanacaktır. Bu terim her halükarda, gayrimenkul varlığa müteferri varlıkları, tarım ve ormancılıkta kullanılan araçları ve hayvanları, özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı gayrimenkul mülkiyetine ilişkin hakları, gayrimenkul intifa haklarını ve maden ocaklarının, kaynakların ve diğer doğal kaynakların işletilmesi veya işletme hakkı karşılığında doğan sabit ya da değişken ödemeler üzerindeki hakları kapsayacaktır. Gemiler, vapurlar ve uçaklar gayrimenkul varlık olarak kabul edilmeyecektir. 3.Bu maddenin 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde kullanımından elde edilen gelire uygulanacaktır. 4.Bu maddenin 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda, bir teşebbüsün gayrimenkul varlıklarından elde edilen gelir ile serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelire de uygulanacaktır.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin Suudi Arabistan'daki gayrimenkulden elde ettiği kira gelirini, Şirketinizin bulunduğu mukim ülke olarak Türkiye'nin vergilendirme hakkı olduğu gibi gayrimenkulün Suudi Arabistan'da bulunması sebebiyle Suudi Arabistan'ın da vergilendirme hakkı bulunmaktadır. Diğer taraftan, Suudi Arabistan'da ödenen vergiler Anlaşma'nın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Yöntemleri\" başlıklı 23 üncü maddesinin 1 inci fıkrası hükmü çerçevesinde Türkiye'de ödenecek vergiden mahsup edilmek suretiyle çifte vergilendirme önlenebilecektir. Bununla birlikte söz konusu mahsup, diğer Devlette vergilendirilebilen gelire atfedilebilen, mahsuptan önce hesaplanan gelir vergisi miktarını aşmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28856, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28856", "ozelgeNo": "85550353-130[2021/11]-29430", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Döviz ve Altın Ticareti Yapan Şirketin KDV Mükellefiyeti Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin faaliyet konusunun \"661204-Döviz Bürolarının Faaliyetleri\" olarak belirlendiği, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine tabi olduğunuz, döviz alım/satımı ile Darphanenin basmış olduğu gram altın, cumhuriyet altını, yarım ve çeyrek altınların ticaretini yaptığınızı belirterek, bahse konu altın ticaretinizin KDV mükellefiyet kaydınızın açılmasını gerektirip gerektirmediği hakkında bilgi talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 17/4-g maddesinde, külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kıymetli taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye'de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsa üyeleri arasında el değiştirmesi, döviz, para, damga pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil(elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil),varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları ile metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV den istisna olduğu, - 23/e maddesinde, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithalinde matrahın, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktar olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (II/F-4.7.1.) bölümünde, \"... Külçe altın, külçe gümüş, döviz, para teslimleri KDV'den istisna olup, hisse senedi ve tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil) teslimleri yanında, aynı mahiyette olan kâr ortaklığı belgesi, gelir ortaklığı belgesi gibi faiz veya temettü getiren kıymetli evrak teslimleri de vergiden müstesnadır. Ancak, altın ve gümüş sikkeler ile altından ve gümüşten mamul eşya teslimlerinde, Tebliğin (III/A-4.2.) bölümünde açıklandığı üzere, külçe miktarına isabet eden bedel düşüldükten sonraki tutar üzerinden KDV hesaplanır. ...\"; - (III/A-4.2.1) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince külçe altın teslimleri dahilde ve ithalde KDV'den istisna edilmiştir. Ancak, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithali KDV'ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu mamullerin teslim ve ithalinde ise matrah, 3065 sayılı Kanunun (23/e) maddesi gereğince, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktardır. İthalat veya dahilden satın alma yoluyla temin edilen külçe altından bizzat imal edilen veya fason olarak imal ettirilen veya teslim edildiği şekilde satın alınan ziynet eşyası ile sikke altınların tesliminde, satış bedelinden teslim konusu mamulün bünyesinde yer alan külçe altının, Borsa İstanbul'da işlem yapılan son resmi işgününde külçe altın için oluşan kapanış fiyatı esas alınmak ve satılan mamulün ayarı göz önünde tutulmak suretiyle tespit edilen has bedeli düşüldükten sonra kalan miktar, KDV'nin matrahı olacaktır. Borsada işlem gerçekleşmeyen günler için söz konusu eşyalar ile sikke altınların bünyesinde yer alan külçe altına isabet eden tutarın hesaplanmasında da borsada işlem yapılan en son resmi işgününde oluşan kapanış fiyatının esas alınacağı tabiidir. Diğer taraftan, külçe altından (hurda altın dahil) altın mamulü veya altın ihtiva eden eşya imalatı ile uğraşanların yaptıkları işler karşılığında aldıkları ücretler üzerinden ayrıca KDV hesaplayacakları tabiidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara ilişkin 2018-32/45 numaralı Tebliğin 4 üncü maddesinde ise döviz ve altın satışına yetkili müesseselerin, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından üretilen ziynet, sikke ve benzeri basılı altınların alım-satımını yapabileceği açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, döviz ve altın satışına yetkili olan Şirketinizce külçe altın ve döviz teslimleri 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesine göre KDV'den istisna olup sadece döviz ve külçe altınların alım satımı faaliyetinde bulunmanız halinde KDV mükellefiyetiniz tesis edilmeyecektir. Ancak, bu teslimleriniz ile birlikte altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile cumhuriyet, tam, yarım, çeyrek altın gibi basılı (sikke) altın teslimlerinizin de bulunması halinde işçilik vb. maliyetler dahil teslim bedelinden eşyanın ihtiva ettiği has altın bedeli düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden KDV hesaplanması gerektiğinden KDV mükellefiyetinizin tesis edileceği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28858, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28858", "ozelgeNo": "88409335-130-18722", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Yıkım Karşılığı Hurda Teslimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ekinde, Şirketinizin, kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların yıkım işini ihale yoluyla aldığını, yıkım ve enkaz kaldırma işini yıkım sonucunda enkazdan çıkacak malzemeler karşılığında yaptığınızı belirterek, hurda malzeme karşılığı yaptığınız yıkım işlerinin bir tür trampa olup olmadığı, yıkım hizmeti bedeline istinaden fatura düzenlemeniz gerekip gerekmediği ve bahse konu işi alabilmek için ödediğiniz katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususlarında Defterdarlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I- KDV KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların KDV'ye tabi olduğu, -4/2 maddesinde, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı işlem olduğu ve hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirileceği, -8/ç maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanların KDV'nin mükellefi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu, -20 nci maddesinde ise, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \" b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın) -5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri ,\" -\"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünün; -\"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.2.) alt bölümünde, \"Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: -Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. -Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; -Enkazın müzayede yolu ile satışı işlemi KDV Kanununun (1/3-d) maddesine göre KDV'nin konusuna girdiğinden, bu işlemin ayrı bir teslim olarak değerlendirilip, enkaz bedeli ile yıkım hizmet bedeli arasında herhangi bir fark olup olmadığına bakılmaksızın ve bu bedeller birbirinden mahsup edilmeksizin, toplam enkaz bedelinin, KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, söz konusu enkaz içinde yer alan/alabilecek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarına (dolayısıyla bunlara isabet eden bedele) yönelik bir tespitte bulunulması ve bunun tevsiki durumunda, anılan hurda ve atıklara isabet eden bedel için KDV Kanununun (17/4-g) maddesi kapsamında KDV istisnası uygulanması ve kalan bedel üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu şekilde bir ayrıştırma yapılmaması halinde ise müzayede yoluyla satışı gerçekleştiren tarafından tüm enkaz bedeli üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması gerekeceği tabiidir. -Şirketiniz tarafından ifa edilen yıkım hizmeti işi ise KDV Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince KDV'ye tabi olup, toplam enkaz bedelinden (ihale makamı tarafından KDV Kanununun (17/4-g) maddesi çerçevesinde istisna uygulanıp uygulanmadığına bakılmaksızın tüm enkaz bedelinden) ilgili idareye ödenen fark tutar düşüldükten sonra kalan tutar (yıkım hizmet bedeli) üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması ve söz konusu KDV tutarının Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümüne istinaden yapım işi kapsamında 4/10 oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. II-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesinde, iktisadi kamu müesseselerinin defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabi oldukları; 173 üncü maddesinde, kurumlar vergisinden muaf olan iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin defter tutma mecburiyetinin olmadığı, istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmakla beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tespit edilmeyen mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulünün olmadığı; 176 ncı maddesinde defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılmış tüccarlardan I inci sınıf tüccarların bilanço esasına göre defter tutacakları; 177 nci maddesinde, her türlü ticaret şirketleri ile kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişilerin I inci sınıfa dahil oldukları; 182 nci maddesinde ise, bilanço esasında tutulacak defterler hüküm altına alınmıştır. Bunun yanı sıra, mezkur Kanunun 227 nci maddesinde, \" Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise, esas itibariyle, aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun; -229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", -231/5 inci maddesinde, \" Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \", -232 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; Serbest meslek erbabına; Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.\" hükümleri yer almaktadır. Bu bağlamda, fatura düzenlenmesi ödemeye bağlı olmayıp mal teslimine veya hizmet ifasına bağlı olduğundan, aksine bir düzenleme olmadığı sürece faturanın malın tesliminden veya hizmetin ifasından itibaren yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerekmekte olup, bu sürede düzenlenmeyen faturalar vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır. Bunun yanı sıra; -164 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (III.) bölümünde; \" ...Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre yukarıda sayılan belgeleri düzenleyeceklerdir. Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine 'Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir' ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile belirleyeceklerdir. \", -Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmeliğin (13/e) maddesinde, \" Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler kullanacakları belgeleri Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinde belirtilen bilgileri taşıması kaydıyla anlaşmalı matbaalar dışındaki matbaalara da bastırabilirler. Ancak, bu şekilde belge bastırılması halinde, belgenin üzerine \"Vergi Usul Kanunu Yönetmelik hükümlerine tabi değildir. \" ibaresinin yazılması zorunludur. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, mezkur Yönetmeliğin (13/e) maddesinde sayılan mükellefler tarafından Vergi Usul Kanunu kapsamında düzenlenmesi gereken belgelerin ilgili Yönetmelik hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara bastırılma veya mezkûr Genel Tebliğ uyarınca notere tasdik ettirilme şartı aranmamakta, ancak zorunlu asgari bilgileri taşıması gerekmektedir. Diğer taraftan mezkûr Tebliğ ile Yönetmeliğin verdiği izin gereği bu tür belgeleri kullanan işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların, kullanacakları belgelere \" Kurumlar Vergisinden Muaftır \" şerhi koymaları gerektiği 206 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Bu bağlamda, mezkûr Kanun ve ilgili ikincil mevzuatta öngörülenler (birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, serbest meslek erbapları gibi) haricindekilerin işlemlerinde, bu Kanun uyarınca kullanılma zorunluluğu bulunan belgeleri/vesikaları düzenleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla, yukarıda belirtilen kapsam dahilindeki kamu kurum ve kuruluşlarının tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi veya KDV açısından mükellefiyetinin bulunmaması durumunda Vergi Usul Kanunu hükümlerince belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, bünyelerinde iktisadi işletme oluşturacak şekilde faaliyette bulunulması dolayısıyla kurumlar vergisi veya KDV açısından mükellefiyet tesis edilmesi durumunda, anılan Kanun hükümlerine göre belge düzenleme ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekmekte olup, bu kapsamda, Vergi Usul Kanunu gereğince düzenlenecek/kullanılacak belgelerin yukarıda yer verilen düzenlemeler ve usuller dahilinde düzenlenmesi/kullanılması gerekmektedir. Bu kapsamda, somut durumda: -Şirketiniz tarafından söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların yıkımı sonrası çıkan enkazın şirketinize satışı/teslimine ilişkin olarak, kamu kurum ve kuruluşunun 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olmaması kaydıyla, fatura düzenleme yükümlülüğü bulunmamakta olup, bu işlemlere ilişkin olarak tabi olduğu mevzuata göre geçerli olan bir belgenin 213 sayılı Kanun uygulamasında tevsik edici belge olarak kullanılması mümkündür. -Öte yandan bu durumda, işlemin katma değer vergisine tabi olması halinde, söz konusu işlemle ilgili olarak kamu kurum veya kuruluşunca fatura düzenlenmesi mümkün bulunmakta olup, fatura düzenlenmemesi halinde, bu işlemlerin tabi olunan ilgili mevzuata göre geçerli olan ve faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva eden bir belge düzenleyerek de tevsik edilmesi mümkündür. -Şirketiniz tarafından ifa edilen yıkım hizmetine ilişkin olarak ise, toplam enkaz bedelinden ilgili idareye ödenen fark tutar düşüldükten sonra kalan tutar (yıkım hizmet bedeli) üzerinden, genel hükümler çerçevesinde ilgili kamu kurum veya kuruluşu adına şirketinizce fatura düzenlenmesi icap etmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28859, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28859", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV3-İ-9-2022/63]-393110", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Korkuluk ve cam balkon imalatında KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, imalatçı olan Şirketinizin demir-çelik ve alaşımlarından mamul tel ve sac levha satın alarak bu hammaddelerden korkuluk ve cam balkon gibi ürünler imal ettiği belirtilerek, söz konusu ürünlerin satışında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) ve (I/C- 2.1.3.3.) bölümlerinde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslim ve hizmetler açıklanmıştır. Aynı Tebliğin, - \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) başlıklı bölümününde; \"2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: .... - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. ....\", - \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizin demir-çelik ve alaşımlarından mamul tel ve sac levha hammadde alımlarında KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Şirketiniz tarafından söz konusu ürünlerden imal edilen korkuluk ve cam balkon yapımı işi niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmet için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Öte yandan, imal ettiğiniz korkuluk ve cam balkon yapımına ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde yer alan şartları sağlaması halinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28860, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28860", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.5/İ/09-2022-92]", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "İnşaat İskelesi Tesliminde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, faaliyet konusu inşaat iskeleleri ve aksesuarları imalatı olan şirketinizin boru, sac ve demir gibi malzemeleri kullanarak üretmiş olduğu inşaat iskelesi tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, busafhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizin boru, sac ve demir gibi malzemeleri kullanarak üretmiş olduğu inşaat iskelesinin, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28862, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28862", "ozelgeNo": "88033016-010.01-116102", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Çelik konstrüksiyon, çelik çatı, demir kapı,pencere merdiven korkulukları v.b işlerde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, satın aldığınız demir-çelik ürünlerini kullanarak çelik konstrüksiyon, çelik çatı, demir kapı, pencere, güneş enerjisi su depoları, merdiven korkulukları ve benzeri işler yaptığınız belirtilerek, Şirketinizin yapmış olduğu bu işlere ilişkin düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler açıklanmıştır. Anılan Tebliğin (I/C) bölümünün; - \"2.1.3.2.1. Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; \"2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: .... - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. ....\", -\"2.1.3.3.8. Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin,Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin demir-çelik ve alaşımlarından mamul tel ve sac levha hammadde alımlarında KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Şirketiniz tarafından demir-çelik ve alaşımlarından imal edilen çelik konstrüksiyon, çelik çatı, demir kapı, pencere, güneş enerjisi su depoları, merdiven korkuluklarının yapım ve montaj işleri niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmetler için Şirketiniz tarafından düzenlenecek faturalarda mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Diğer taraftan, imal ettiğiniz söz konusu ürünlere ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde yer alan şartları sağlaması halinde ise alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30217, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30217", "ozelgeNo": "97726449-130[1670957186]-115355", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Otomotiv Sac Parçası Tesliminde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından yassı haddelenmiş sac levhalar kullanılarak şekil vermek suretiyle üretilen otomotiv sac parçalarının tesliminde katma değer vergisi tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yassı haddelenmiş sac levhalar kullanılarak şekil vermek suretiyle üretilen otomotiv sac parçaları, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30219, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30219", "ozelgeNo": "88033016-010.01[130.01.2022]-116101", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Demir Çelik Ürünlerinden Çatı İmalatında KDV Tevkifatı Uygulanıp Uygulanmayacağı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, tevkifatlı satın aldığınız demir-çelik ürünlerinden çatı imalatı faaliyetinde bulunduğunuzu belirterek, demir-çelik ürünlerinden çatı imalatında demir-çelik ürünlerine yönelik (4/10) oranında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) ve (I/C-2.1.3.3.) bölümlerinde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslim ve hizmetler açıklanmıştır. Aynı Tebliğin, -\"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) başlıklı bölümününde; \"2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; -(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, -(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: ... -Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. ....\", -\"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, firmanız tarafından demir-çelik ürünleri kullanılarak sunulan çatı yapımı işi niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmet için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Diğer taraftan, çatı yapımına ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde yer alan şartları sağlaması halinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30220, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30220", "ozelgeNo": "36062021-130[2022-KDV-ÖZE/54]-74911", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Çatı ekipman, sac ve demir karlık. kelepçe ve kanca, sac pul, demir kazık, çatı semer, muhtelif sac teslimlerinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz bünyesinde çatı ekipmanı, demir karlık, kelepçe, kanca, sac pul, demir kazık ile sacdan yapılan çatı semeri, mahya, omuz, karlık, trapez sac ve sac şekillendirme yoluyla yapılan muhtelif ürünlerin imalatının ve üretiminin yapıldığı belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından imal edilen ve nihai ürün kapsamında yer alan sacdan yapılma mahya, karlık, omuz, semer, trapez sac ile demir kazık, kanca, kelepçe, sac pulu ve demir karlık tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32127, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32127", "ozelgeNo": "76464994-130-212068", "ozelgeTarih": "2022-08-31", "baslik": "Satın alınan demir profillerin kesilip sehpa, kapak, seperatör olarak teslim edilmesi işleminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketiniz tarafından alınan demir profillerin kesilip sehpa, kapak, metal kapı ve seperatör haline getirildiği belirtilerek, söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, m’ükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizin aldığı demir profillerden üretilen sehpa, kapak, metal kapı ve seperatör tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28863, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28863", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-959953", "ozelgeTarih": "2022-08-29", "baslik": "Yurt içindeki firmanın yurt dışındaki KDV iade alacağının takibine ilişkin olarak verilen aracılık hizmetinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türkiye'de mukim firmaların yurt dışında ödedikleri KDV'nin iadesinin ilgili fatura vb. evraklar ile yurt dışındaki partnerleriniz aracılığıyla talep edildiği, ilgili ülke Maliye Bakanlığı tarafından işlem ve evrakların incelenerek ödenen KDV'nin iadesinin Şirketiniz hesabına veya yurt içindeki firma hesabına yatırıldığı, Şirketiniz hesabına yatırılan KDV iadelerinde belirli bir oranda kesinti yapılarak yurt içindeki firmaya gönderildiği ya da yurt içindeki firma hesabına yatırılan KDV iadeleri üzerinden söz konusu firmalar tarafından Şirketinize anlaşılan oranda ödeme yapıldığı belirtilerek, düzenleyeceğiniz faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, hüküm altına alınmıştır. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Türkiye'deki İşlemler\" başlıklı (1.1.2.) bölümünde, \" KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, Türkiye'de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabidir. Bu teslim ve hizmetlerin yabancı firmalara yapılması bu durumu değiştirmez. Türkiye'de yapılan, ancak yurt dışında faydalanılan hizmetler ise KDV'nin konusuna girmekle birlikte Kanunun 12/2 nci maddesindeki şartları taşımak kaydıyla KDV'den istisna bulunmaktadır. Buna göre,Türkiye'deki bir mükellefin; - Yurt dışındaki otellere turist, okullara öğrenci, fuarlara ziyaretçi veya katılımcı bulunmasına yönelik yurt dışındaki firmaya Türkiye'de verdiği aracılık hizmetleri, - Yurt dışındaki firmalara ait ürünlerin Türkiye'de satışı için bu firmalara verdiği pazarlama, aracılık, danışmanlık vb. hizmetleri genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bu işlemlerin, KDV Kanununun 11/1-a ve 12/2 nci maddelerine göre ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi de söz konusu değildir .\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından yurt içindeki firmanın yurt dışındaki KDV iade alacağının takibine ilişkin olarak verilen aracılık hizmetinden Türkiye'de yararlanıldığından, söz konusu hizmet KDV'ye tabi olup, aracılık hizmeti nedeniyle elde edilen bedel üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27747, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27747", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.43.10.00-8392-56434", "ozelgeTarih": "2022-08-26", "baslik": "Limited şirkete dönüşen şahıs işletmesinin aktifindeki binaların satışında istisna", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; gerçek usule tabi şahıs işletmenizin nev'i değiştirerek limited şirkete dönüşeceği belirtilerek şahıs işletmenizin aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazın, limited şirkete dönüşme sonrasında iktisap tarihi olarak hangi tarihin esas alınacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"İstisnalar\" başlıklı 5 inci maddesinde; \"(1) Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır: ... e) Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50'lik kısmı. ... Devir veya bölünme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satışında aktifte bulundurma sürelerinin hesabında, devir olunan veya bölünen kurumda geçen süreler de dikkate alınır. ...\" hükmü yer almaktadır. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.6.2.3.1.2. Devir ve bölünme hallerinde iktisap tarihi\" başlıklı bölümünde \"Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddeleri kapsamında gerçekleştirilen devir, tam ve kısmi bölünme hallerinde, devir veya bölünme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının iktisap tarihi olarak, devir alınan veya bölünen kurumdaki iktisap tarihi esas alınacaktır .\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinde; \"(1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir: a) Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya iş merkezlerinin Türkiye'de bulunması. b) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi. (2) Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde tür değiştirmeleri de devir hükmündedir.\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun \"Devir, Bölünme ve Hisse Değişimi Hallerinde Vergilendirme\" başlıklı 20 nci maddesinde belirtilen şartların oluşması halinde sadece devir tarihine kadar elde edilen kazançlar vergilendirilerek, doğrudan doğruya birleşmeden doğan karlar hesaplanmayacaktır. Dolayısıyla, Kurumlar Vergisi Kanununun \"Devir, bölünme ve hisse değişimi\" başlıklı 19 uncu maddesinde şahıs işletmelerinin devrine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş olup, şahıs işletmesinin bilançosunun tüm aktif ve pasifiyle birlikte limited şirkete devri sonucunda limited şirketin aktifine kaydedilen taşınmazın limited şirket açısından yeni iktisap olarak dikkate alınması ve iktisap tarihi olarak da tapuda söz konusu şirket adına tescil edildiği tarihin esas alınması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -17/4-c maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile aynı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin KDV den istisna olduğu, -17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerinin vergiden istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu hüküm altına alınmıştır. Öte yandan KDV Kanununun 17/4-r maddesinde öngörülen istisna uygulaması ile ilgili örneklerin yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F-4.16.1. Taşınmaz Satışlarında İstisna Uygulaması\" başlıklı bölümünde; \" Örnek 9: (Z) Kolektif şirketinin aktifinde kayıtlı ve bir akaryakıt şirketince akaryakıt istasyonu olarak kullanılan binaların, şirketin nev'i değiştirerek limited şirkete dönüşmesi sonrasında satışı yapılacaktır. Söz konusu satış işleminde iki tam yıllık sürenin hesabında, bu binaların limited şirkete dönüşen kolektif şirketin bilançosunun aktifine kaydedildiği tarihin başlangıç tarihi olarak dikkate alınması gerekmektedir.\" örneğine yer verilmiştir. Buna göre, şahıs işletmenizin bilançosunun tüm aktif ve pasifiyle birlikte limited şirkete dönüşmesi sonucunda limited şirketin aktifine kaydedilen taşınmazların satışı işleminde, bu dönüşümün KDV Kanununun (17/4-c) maddesi kapsamında olması kaydıyla, aynı Kanunun (17/4-r) maddesinde yer alan istisnanın uygulanmasına ilişkin iki tam yıllık sürenin hesabında başlangıç tarihi olarak taşınmazların limited şirkete dönüşen şahıs işletmenizin bilançosunun aktifine kaydedildiği tarihin dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu taşınmazların satışı ile ilgili olarak mezkur Kanunun (17/4-r) maddesinde öngörülen istisnadan yararlanılabilmesi için, istisna uygulaması ile ilgili diğer koşulların da sağlanması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7848, "title": "Madde 5 İstisnalar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28865, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28865", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-951624", "ozelgeTarih": "2022-08-25", "baslik": "Distrübütör firma tarafından bayilere yansıtılan ÖİV ve telsiz ücretlerinin KDV matrahına dahil edilip edilemeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; -Şirketinizin, … Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. nin (… A.Ş.) sözleşmeli ana distribütörü olarak telekomünikasyon alanında faaliyet gösterdiği ve bu kapsamda … A.Ş. tarafından aboneliğin ilk tesisi için gerekli özel numara tanışma setleri ile aynı mahiyetteki içine 5 TL yüklenmiş initial credit faturasız hatların Şirketinize satışının gerçekleştirildiği, -… A.Ş. den yapılan tanışma seti alımlarında Şirketiniz tarafından 28,996 TL servis bedeli ve aboneliğin ilk tesisi özel iletişim vergisi (ÖİV), maktu ÖİV ile telsiz ücretleri (telsiz kullanım ücreti ve telsiz ruhsat ücreti) ödendiği ve daha sonra bu tanışma setlerini, servis bedeli üzerine adet başına 0,85 TL kâr ile birlikte ÖİV ve maktu ÖİV toplamı üzerinden katma değer vergisi (KDV) hesaplandığı, telsiz ücretlerinin ise bayilere fatura düzenlemek suretiyle birebir yansıtıldığı, -… A.Ş. den yapılan içine 5 TL yüklenmiş initial credit faturasız hat alışlarında ise, Şirketiniz tarafından herhangi bir servis bedeli ödenmeyip sadece ÖİV, maktu ÖİV, telsiz ücretleri ödendiği ve daha sonra bu initial credit faturasız hatlarını adet başına 0,85 TL kâr ile birlikte ÖİV ve maktu ÖİV toplamı üzerinden KDV hesaplandığı, telsiz ücretlerinin ise bayilere fatura düzenlemek suretiyle birebir yansıtıldığı, -Tanışma seti ve aynı mahiyetteki içine 5 TL yüklenmiş initial credit faturasız hat satışlarında aboneliğin ilk tesisi ÖİV, maktu ÖİV, telsiz ücretleri satış bedelinin bir unsuru olmadığı ve Şirketinizin bu vergi ve yükümlülüklerin bayileri aracılığıyla abonelerden tahsiline aracılık ettiği belirtilerek, Şirketiniz tarafından bayilere düzenlenecek satış faturalarında servis bedelinden ayrı olarak gösterilip birebir yansıtılacak aboneliğin ilk tesisi ÖİV, maktu ÖİV, telsiz ücretlerinin KDV matrahına dahil edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedelinin KDV dahil edilerek tespit olunacağı ve verginin müşteriye ayrıca intikal ettirilmeyeceği, -23/g maddesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığının işin mahiyetini göz önünde tutarak özel matrah şekillerini tespit etmeye yetkili olduğu, -24 üncü maddesinde, teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderlerinin; ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların; vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hükümlerine yer verilmiştir. 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesinin; -Birinci fıkrasında, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak suretiyle veya 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca bu Kuruma bildirim yapılması veya bu Kurumca kullanım hakkı verilmesi yoluyla yetkilendirilen veya yetkilendirilmiş sayılan işletmecilerin (kablo tv altyapısı üzerinden teknik olarak verilebilecek her türlü hizmetleri dışında, görev sözleşmesi ile ulusal egemenlik kapsamındaki uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletme yetkisine sahip olanlar hariç); a) Her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dâhil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetlerinin, b) Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetlerin, c) Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmetinin, d) (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girmeyen diğer elektronik haberleşme hizmetlerinin, %10 oranında ÖİV'ye tâbi olduğu, -Dördüncü fıkrasında, verginin mükellefinin birinci fıkrada sayılan elektronik haberleşme hizmetlerini sunan işletmeciler olduğu, verginin matrahının KDV matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül edeceği, -Beşinci fıkrasında, bu maddede hüküm bulunmayan hallerde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, \"III/A-4.6.Ön Ödemeli Elektronik Haberleşme Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (23/g) maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verdiği yetkiye dayanarak, mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar da dahil olmak üzere, bütün ön ödemeli elektronik haberleşme hizmetlerinin özel matrah şekline göre vergilendirilmesi uygun görülmüştür. Buna göre, mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan TL satışları ile sabit telefon hizmeti sunmaya yetkili işletmeciler tarafından yapılan arama kartı satışlarına ilişkin KDV'nin distribütör ve bayi karlarına isabet eden KDV'yi de ihtiva edecek şekilde mobil elektronik haberleşme işletmecileri ve sabit telefon işletmecileri tarafından ön ödemeli satışların yapıldığı dönemde beyan edilmesi gerekmektedir. Bu durumda distribütörler ve bayiler, belirtilen kapsamdaki ön ödemeli satışlar için ayrıca vergi hesaplamazlar.\" \"III/A-6.3. Özel İletişim Vergisi\" başlıklı bölümünde; \"6802 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinde, bu verginin KDV matrahına dahil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca özel iletişim vergisi mükellefleri tarafından düzenlenen faturalarda hesaplanan özel iletişim vergisi KDV matrahına dahil edilmez. Ancak, özel iletişim vergisi mükellefi olmayanların kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle hesaplanan özel iletişim vergisini, KDV matrahından indirmeleri söz konusu değildir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, telsiz ruhsatname ve yıllık kullanım ücretleri 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 46 ncı maddesi gereğince Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gelir kaydedilmektedir. Söz konusu ücretler esas itibariyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun geliri olup işletmeciler açısından emanet para niteliğindedir. Dolayısıyla, KDV'ye tabi bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmayan söz konusu ruhsat ve kullanım ücretlerinin, GSM operatörleri tarafından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ödenmesinden sonra, frekans kullanıcısından tahsiline kadar olan safhalar arasında faturasız hat/ön ödemeli hazır kart bedelleri ile birlikte yansıtılması halinde bu ücretler KDV matrahına dahil edilmeyecektir. Ancak, ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan TL satışlarında özel matrah uygulanması zorunlu olup, sabit telefon hizmeti sunmaya yetkili işletmeciler tarafından yapılan faturasız hat/ön ödemeli hazır kart satışlarına ilişkin KDV'nin distribütör ve bayi karlarına isabet eden KDV'yi de ihtiva edecek şekilde beyan edilmesi gerekmektedir. Buna göre, faturasız hat/ön ödemeli hazır kart satışlarına ilişkin Şirketinizin bayileri aracılığıyla işletmecilerin abonelerden tahsiline aracılık ettiği, satış bedelinin bir unsuru sayılmayan ve Şirketiniz tarafından bayilere bire bir yansıtılan aboneliğin ilk tesisi ÖİV, maktu ÖİV ve telsiz ücretlerinin KDV matrahına dahil edilmemesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 23747, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/23747", "ozelgeNo": "67630374-130[2022]-22722", "ozelgeTarih": "2022-08-24", "baslik": "Mükellef Olmayanlardan Araç Kiralama Hizmeti Alınması Halinde KDV Beyanı ve Gelir Vergisi Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, vergi mükellefi olmayan kişiden araç kiralama sözleşmesiyle araç kiraladığınız ve kira bedelinin yıl sonunda ödeneceği belirtilerek, buna ilişkin hesaplanan katma değer vergisinin (KDV) beyanı ile gelir vergisi tevkifatı uygulaması hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Gelir Vergisi Mevzuatı Açısından: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde; \" Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır: ... 8-Motorlu nakil ve cer vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentileri. Yukarıda yazılı mallar ve haklar ticari veya zirai bir işletmeye dahil bulunduğu takdirde bunların iratları ticari veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanır. Tüccarlara ait olsa dahi, işletmeye dahil bulunmayan gayrimenkullerle haklar hakkında bu bölümdeki hükümler uygulanır. \" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde; \" Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. \" hükmüne yer verilmiş olup aynı maddenin birinci fıkrasının (5/a) alt bendinde ise 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben (2009/14592 sayılı B.K.K ile % 20 Yürürlük; 03.02.2009) tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Yine aynı Kanunun 96 ncı maddesinde; vergi tevkifatının, 94 üncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, bu maddede geçen hesaben ödeme deyiminin vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği, Kanunun 98 inci maddesinde ise 94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, araç kiralaması nedeniyle mükellef olmayan şahıslara şirketinizce yapılacak kira ödemeleri üzerinden, kira bedelinin nakden veya hesaben ödendiği aşamada anılan Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılması ve söz konusu tevkifatın bağlı bulunulan vergi dairesine muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir. Katma Değer Vergisi Mevzuatı Açısından: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerin hizmet mahiyetinde olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması; 10/b maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi; 10/c maddesinde, kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, -41/1 inci maddesinde, mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların KDV beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın 24 üncü günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Kiralama İşlemleri\" başlıklı (I/C-2.1.2.3.) bölümünde, \" 3065 sayılı Kanunun (1/3-f) maddesine göre, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemleri KDV'nin konusuna girmektedir. Buna göre, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesi işlemi, ticari, sınaî, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi KDV'ye tabi olacaktır. Bu kiralama işlemleri ile ilgili KDV; -Kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetinin bulunmaması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhildir), -Kiracının KDV mükellefi olması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhil değildir) şartlarının birlikte var olması halinde, kiracı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. ... Tevkifata tabi tutulan KDV'nin beyan ve ödenmesi konusunda, Tebliğin (I/C-2.1.1.1.) bölümündeki açıklamalar dikkate alınır. KDV'ye tabi olan kiralama işlerinde kiraya verenin başka faaliyetleri dolayısıyla KDV mükellefi olması halinde, tam tevkifat uygulaması söz konusu olmaz; kiraya veren, kiralama faaliyetlerine ait KDV'yi diğer faaliyetleri ile birlikte genel esaslara göre beyan eder. Faaliyetleri sadece 2 No.lu KDV Beyannamesi vermelerini gerektirenler, bu kapsamda mütalaa edilmez. \", -\"Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi\" başlıklı (I/Ç-1.) bölümünde, \" ...Kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olay meydana gelmiş sayılır. ... Birden fazla vergilendirme dönemine yayılarak verilen hizmetlerde, hizmet bedelinin tamamının veya bir kısmının hizmet ifa edilmeden önce tahsil edilmesi halinde, fatura ve benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla KDV doğmaz. Öte yandan, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetlerde, takvim yılının aylık dönemlerinden oluşan vergilendirme dönemleri itibarıyla KDV'nin hesaplanması ve verilecek hizmetlere ilişkin faturanın aylık ödeme tutarı belirtilerek tanzim edilmesi gerekmektedir. Belli bir vergilendirme döneminde beyan edilecek KDV matrahının ise toplam hizmet bedelinin, hizmetin ifa edileceği aylık sürelere bölünmesi suretiyle tespiti mümkün bulunmaktadır. Toplam bedel hizmet tamamlandığında alınsa dahi hizmetin gerçekleştiği vergilendirme dönemlerine isabet eden tutarın ilgili olduğu dönemde beyan edilmesi gerekmekte olup, hizmet bedelinin tamamının hizmet ifasının sonunda beyan edilmesi mümkün değildir. Bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetlerin taksitlere bağlanması halinde, kredi kartı ile yapılan ödemelerde, POS makinesi tarafından ilk anda düzenlenen ve hizmet bedelinin tamamını kapsayan taksit planını gösteren belge, ayrıca fatura veya benzeri belge düzenlenmemiş olması şartıyla KDV hesaplanmasını gerektirmez. Vergiyi doğuran olay, aylık taksit miktarının şirketin banka hesabına geçtiği tarihte değil, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetler için takvim yılının aylık vergilendirme dönemleri itibarıyla doğmaktadır. \", açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, kiralama işlemlerinde vergiyi doğuran olay, hizmetin ifası ile meydana gelmekte olup, birden fazla vergilendirme dönemine sirayet eden kiralamalar, kısım kısım hizmet ifası olarak değerlendirilecek ve aylık vergilendirme dönemleri sonu itibariyle ifa edilen kısma isabet eden kira bedeli üzerinden hesaplanan KDV, aracı kiraya verenin KDV mükellefiyeti bulunmaması halinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.3.) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde Şirketiniz tarafından ilgili döneme ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilecektir. Kira bedelinin kısmen veya tamamen peşin ya da daha sonra tahsil edilmesi, kiralama işlemlerinde verginin bu şekilde beyan edilmesini etkilememektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6976, "title": "Madde 70 Gayrimenkul Sermaye İradının Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30221, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30221", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5-H-9-2022/85]-382474", "ozelgeTarih": "2022-08-24", "baslik": "Sac levha ve demir köşebent kullanılarak yapılan demir beton kalıplarının imalatında KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, faaliyetinizin demir sac levha ve demir köşebent kullanarak inşaat demir beton kalıplarının imalatı, tadilatı ve yenilenmesi olduğu belirtilerek, söz konusu işler için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) ve (I/C-2.1.3.3.) bölümlerinde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslim ve hizmetler açıklanmış olup, Tebliğin; -\"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \"2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; -(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, -(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: ... -Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. ....\", -\"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizce demir sac levha ve demir köşebent kullanılarak imal edilen inşaat beton kalıp işi, niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmet için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Diğer taraftan, beton kalıp işine ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde yer alan şartları sağlaması halinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32128, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32128", "ozelgeNo": "E-20811645-130[21-415-89]-72204", "ozelgeTarih": "2022-08-24", "baslik": "Halı kaplama işleminde uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; halı sektöründe faaliyet gösterdiğiniz, fabrikanıza dokunmuş şekilde gelen halılara taban kaplama işlemi yapıldığı ve bu işlemde kullanılan hammadde ve işçilik dahil bütün girdilerin firmanızca karşılandığı belirtilerek ifa ettiğiniz halı kaplama hizmetinde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 10 uncu sırasında \" Fason olarak yapılan tekstil, konfeksiyon, deri ve saya işleri \" sayılmış ve bu hizmetlere uygulanacak KDV oranı %8 olarak belirlenmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \" III/B-2.6 Fason Tekstil ve Konfeksiyon İşleri \" başlıklı bölümünde; \" 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı Listenin 10 uncu sırasında, \"Fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon işleri\" ne uygulanacak KDV oranı (%8) olarak belirlenmiştir. Fason işin şartı, imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason iş yaptıranlarca temin edilmesidir. Buna göre; - Boyama, apre, baskı ve kasarlama işlerinde boya ve kimyevi maddelerin, - Yıkama işlerinde kimyevi maddelerin, bu işleri yaptıranlar tarafından temin edilip bu işleri yapanlara verilmesi halinde indirimli oran kapsamında işlem yapılır. Ancak, bu işlerde boya ve kimyevi maddelerin fason işi yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde, yukarıda belirtilen işlere genel vergi oranı uygulanır. ...\" ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, kullanılan hammadde ve işçilik dahil bütün girdilerin firmanızca karşılandığı halı taban kaplama hizmeti, fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon işi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 20793, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/20793", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-940709", "ozelgeTarih": "2022-08-23", "baslik": "Şirket aktifine kayıtlı binek otomobil giderleri", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketiniz aktifine kayıtlı binek otomobilin dolu hasarına maruz kalması sonucu yetkili servis tarafından aracın onarımı yapılarak Şirketinize onarım faturası düzenlendiği ve söz konusu onarım tutarının yansıtma faturası ile anlaşmalı olduğunuz sigorta firmasına yansıtıldığı belirtilerek yetkili servis tarafından Şirketiniz adına düzenlenen faturada gösterilen onarım bedelinin giderleştirilmesi ve konunun Katma Değer Vergisi (KDV) yönünden değerlendirilmesi hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar \"dönemsellik\" ve \"tahakkuk esası\" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir ve gider unsurunun, özel bir düzenleme olmadığı sürece mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde; \" Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i indirilebilir.) \" hükmü yer almaktadır. Konu ile ilgili olarak yayımlanan 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin beşinci bölümünün \"Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler\" başlıklı 14 üncü maddesinde de; \" (1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safı kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir. (2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır. (3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir. (4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinizin aktifine kayıtlı olan binek otomobile ilişkin yapılan onarım bedeli ödemesinin, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi kapsamında gider olarak, sigorta şirketi adına düzenlenen fatura ile yansıtılmak suretiyle sigorta şirketinden tahsil edilen tutarın da ilgili olduğu dönemde gelir olarak kaydedilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından yapılmış olan tamir giderinin sigorta şirketi tarafından karşılanmış olması ve sigorta şirketinden tahsil edilen tutarın tamamının gelir kaydedilmesi nedeniyle, gider olarak dikkate alınan tutarın da gider kısıtlamasına tabi tutulmaksızın tamamının gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, -29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, -30/d maddesinde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -''Diğer Hizmetler'' başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, -Dolu hasarı nedeniyle aracınıza yapılan onarım harcaması için yetkili servis tarafından Şirketiniz adına düzenlenen faturada gösterilen KDV nin 3065 sayılı Kanunun 29/1 inci maddesine göre indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. -Şirketinizin yaptırdığı tadil, bakım ve onarım hizmetlerine ilişkin masrafların sigorta firmasına yansıtılması için düzenlenen faturalarda KDV hesaplanması gerekmekte olup, hizmet bedelinin KDV dahil 2.000 TL'yi aşması halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında sigorta şirketi tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6934, "title": "Madde 6 Mükellefler ve Mevzu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21257, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21257", "ozelgeNo": "63611781-130[17-2021/40]-35692", "ozelgeTarih": "2022-08-23", "baslik": "Google Ireland Ltd.Şti. tarafından ödenen reklam bedelinin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, bilgisayar programlama faaliyeti (sistem, veri tabanı, network, web sayfası vb. yazılımları ile müşteriye özel yazılımların kodlanması vb.) ile iştigal ettiğiniz, yazılım ürünü satmaktan ziyade kendi geliştirmiş olduğunuz firma rehberi sistemi projesi ile Türkiye'deki firmaların arama motorlarında bulunurluğunun sağlandığı, ücretsiz olarak sunmakta olduğunuz sistem ile tıklanma üzerine … Ltd.Şti. tarafından Google Adsense hesabınıza reklam bedeli yatırıldığı belirtilerek, 7338 sayılı Kanun ile sosyal medya üzerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik getirilen hükümler kapsamında faaliyetinizin gelir ve katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Sosyal İçerik Üreticiliği İle Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliğinde Kazanç İstisnası\" başlıklı mükerrer 20/B maddesinde; \"İnternet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır. Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye'de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır. Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir. Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. ...\" hükmü yer almaktadır. Mezkur Kanunun \"Ticari Kazancın Tarifi\" başlıklı 37 nci maddesinde ise \"Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. ...\" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 12/1/2022 tarihli ve 31717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; - \"Tanımlar \" başlıklı 3 üncü maddesinde, \" (1) Bu Tebliğde geçen; ... d) Sosyal içerik üreticisi: Sosyal ağ sağlayıcıları aracılığıyla; herhangi bir konuya ilişkin paylaşımlar yapmak suretiyle tanıtım ve tavsiyede bulunarak bir ürün ya da hizmetin satın alınması için diğer kullanıcıları etkilemek suretiyle gelir elde edenler ile paylaşımlarının izlenmesi sayesinde reklam gelirlerinden pay alan başta olmak üzere içerik üreticiliği faaliyeti sonucu her türlü gelir elde eden gerçek kişiyi, ... ifade etmektedir.\" - \"İstisnadan faydalanabilecekler, faydalanma şartları ve istisna uygulamasında özellik arz eden durumlar\" başlıklı 4 üncü maddesinde, \" (1) İstisnadan, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişiler yararlanabilecektir. ... (20) Sosyal ağ sağlayıcısı olarak kabul edilmeyen kişisel internet siteleri, elektronik ticaret siteleri, haber siteleri gibi etkileşim amaçlı içeriğin ikincil ve yan hizmet olarak sunulduğu platformlarda faaliyette bulunan kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için mezkûr istisna hükümleri uygulanmayacaktır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesinde yer alan sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından, sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticileri faydalanabilmekte olup, şahsınıza ait internet sitesinde yayımladığınız Google Adsense reklamlarından dolayı Google firması tarafından adınıza yapılan ödemeler için anılan istisna hükümlerinden faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, Google firması tarafından adınıza yapılan söz konusu ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesine göre ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmekte olup, söz konusu gelirlerinizi anılan Kanunun 85 inci maddesi uyarınca ilgili dönemlere ait vereceğiniz yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeniz gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'deki ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 17/4-a maddesinde, Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf esnaf ile kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler ile aynı Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.26.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-a) maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Söz konusu istisna, 1/1/2022 tarihinden itibaren söz konusu madde kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlere uygulanacaktır. Buna göre, 1/1/2022 tarihinden itibaren, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler üzerinden KDV hesaplanmaz. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamına girmeyen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin istisna olmadığı ve genel hükümlere göre vergilendirileceği tabiidir. Ayrıca söz konusu işlemlerin Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesindeki şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar işlemleri yapanlardan aranır. Öte yandan Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki kazançların toplamının aynı Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmasının ve bu kazançların mezkur Kanun uyarınca yıllık beyanname ile beyan edilecek olmasının, istisna uygulamasına bir etkisi bulunmamaktadır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, şahsınıza ait internet sitesinde yayımladığınız Google Adsense reklamlarından dolayı Google firması tarafından adınıza yapılan ödemeler Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden söz konusu ödemelere konu hizmetin 3065 sayılı Kanunun 17/4-a maddesine göre KDV'den istisna tutulması mümkün olmayıp, bu hizmet bedelleri üzerinden genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7260, "title": "Mükerrer Madde 20 Genç girişimcilerde kazanç istisnası:(*)(6663 Sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen mükerrer madde Yürürlük; 10.02.2016)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24935, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24935", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2022.32]-204356", "ozelgeTarih": "2022-08-23", "baslik": "Yurtdışına verilen tercüme hizmeti", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, İsveç'te bulunan gerçek ve tüzel kişilere tercümanlık faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek, düzenleyeceğiniz serbest meslek makbuzunda gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılamayacağı ile söz konusu tercümanlık hizmetinin, hizmet ihracı kapsamında katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; - 3 üncü maddesinde, aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler: 1.Türkiye'de yerleşmiş olanlar; - 4 üncü maddesinde, Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır: 1- İkametgâhı Türkiye'de bulunanlar (İkametgâh, Kanunu Medeninin 19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir); 2-Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.), hükümlerine yer verilmiştir. Bu hükümlere göre, ikametgahı Türkiye'de bulunan veya bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturan gerçek kişiler Türkiye'de yerleşmiş sayılacaklarından, elde ettikleri gelirlerin tam mükellefiyet esasına göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Aynı Kanunun 65 inci maddesinde, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. - 66 ncı maddesinde, serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez, - 85 inci maddesinde mükellefler, ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler. Bu kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur. Tacirlerle çiftçiler ve serbest meslek erbabı ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden kazanç temin etmemiş olsalar bile, yıllık beyanname verirler, - 94 üncü maddesinde, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç); b) Diğerlerinden %20 vergi tevkifatı yapılır. hükümlerine yer verilmiştir. Bu hükümlere göre; yurtdışında mukim müşteriler için Türkiye'de verilen tercümanlık hizmetleri karşılığı yapılan ödemelerden, bu kişilerin tevkifat yapma sorumluluğu bulunmaması nedeniyle, gelir vergisi tevkifatı yapılması söz konusu olmayıp, bu hizmetler karşılığında elde edilen kazançların, serbest meslek kazancınıza dahil edilerek geçici vergi beyannameleri ve yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye' de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurtdışında faydalanılması gerektiği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2)nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, İsveç'te bulunan gerçek ve tüzel kişilere verdiğiniz tercümanlık hizmetinin bu kişilerin yurtdışındaki faaliyetlerine ilişkin olması Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgilisinin bulunmaması halinde söz konusu hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilerek KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7528, "title": "Madde 3 Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat:", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28866, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28866", "ozelgeNo": "76464994-130-204798", "ozelgeTarih": "2022-08-23", "baslik": "Taşınmaz satışında özel matrah uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, gayrimenkul alım satımı ve kiralanması, ikamet amaçlı bina inşaatı faaliyeti ile iştigal ettiğiniz ve taşınmaz ticareti yetki belgenizin bulunduğu belirtilerek, katma değer vergisi (KDV) mükellefi olmayan kişiden satın aldığınız arsanın kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak tesliminde KDV yönünden özel matrah uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -2 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, 5 inci fıkrasında ise trampanın iki ayrı teslim olduğu, bu Kanunun uygulanmasında arsa karşılığı inşaat işlerinde arsa sahibi tarafından konut veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi, müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine konut veya işyeri teslimi yapılmış sayılacağı, -10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, 10/b maddesinde ise malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, -23/f maddesinde ise ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Arsa Karşılığı İnşaat İşleri\" başlıklı (I/B-8.) bölümünde; \"Arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından konut veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi, ikincisi ise müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine yapılan konut veya işyeri teslimidir. Karşılıklı olarak gerçekleşen bu teslimlerin her birinin KDV karşısındaki durumu aşağıda açıklanmıştır. 8.1. Arsa Sahibi Tarafından Müteahhide Arsa Teslimi Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa payı teslimi KDV'ye tabidir. Ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsa payını konut veya işyeri karşılığında müteahhide tesliminde vergi uygulanmaz.\", - \"Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi\" başlıklı (I/Ç-1.) bölümünde; \"...Arsa karşılığı inşaat işlerinde vergiyi doğuran olay, müteahhidin arsa payı karşılığı konut, işyeri gibi bağımsız birimleri arsa sahibine teslimiyle gerçekleşir. Arsanın bir iktisadi işletmeye dâhil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutad ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi durumunda, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihte, müteahhide yapılan bu arsa payı teslimi nedeniyle düzenlenecek faturada, arsa payı karşılığı alınan bağımsız birimlerin 213 sayılı Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki maliyet bedeli esasına göre belirlenen tutarı üzerinden KDV hesaplanır. Arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde arızi faaliyet olarak arsasını bağımsız birimler karşılığında müteahhide tesliminde ise KDV uygulanmaz.\", - \"İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti\" başlıklı (III/A-4.9.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. Taşınmaz ticareti ile iştigal edenler, 5/6/2018 tarihli ve 30442 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında yetki belgesi alan ticari işletmeler ile esnaf ve sanatkârlardır. Taşınmaz ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. 6362 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan gayrimenkul yatırım fonları ile gayrimenkul yatırım ortaklıkları, yetki belgesi aranmaksızın, taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerden sayılırlar. Verilen süre içinde yetki belgesini almamış olanlar ile yetki belgesi almaksızın ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanmaz.'' açıklamaları yer almaktadır. Bu kapsamda, bahsi geçen olayda Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında taşınmaz ticareti yetki belgesi olan Şirketiniz tarafından KDV mükellefiyeti bulunmayan kişiden satın alınarak kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden müteahhide yapılacak arsa payı teslimi karşılığında, daha sonra müteahhit tarafından konut, işyeri gibi bağımsız bölümlerin Şirketinize teslim edileceği anlaşılmıştır. Buna göre, Şirketiniz ile müteaahhit arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden Şirketiniz tarafından müteahhide yapılan teslime ilişkin fatura arsa payına yönelik düzenleneceğinden, söz konusu arsa payı tesliminde KDV Kanununun (23/f) maddesi uyarınca özel matrah uygulanması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. S ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28867, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28867", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5-İ-09/2022/96]-381796", "ozelgeTarih": "2022-08-23", "baslik": "Metal Malzemelerden Sahne Platformu İmalatında KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, sipariş bazlı tiyatro, sinema, kongre salonları gibi gösteri alanlarında bulunan sahne platformları, sahne perdeleri, oturma yerleri, oyunlar için gerekli olan hareketli, hareketsiz sahne ve salonlar ile ilgili her türlü mekanik, imalat ve kurulum işi yaptığınız, işinizde kullanmış olduğunuz hammaddenin ağırlıkla demir, profil, sac gibi çeşitli çelik ürünleri ile bunların yanı sıra kumaş, ahşap, motor, redüktör, otomasyon ürünleri olduğu; demir, çelik ve sair metal alaşımlarından yapılmış ürünlerin piyasadan hazır olarak temin edilerek sahne platformu imalinde kullanıldığı belirtilerek müşterilerinize düzenleyeceğiniz faturalarda tevkifat yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \"2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: .... - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım onarım,dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. ...\", - \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde; \"2.1.3.3.8. Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizin demir, profil ve sac gibi hammadde alımlarında KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Şirketiniz tarafından söz konusu ürünlerden imal edilen sahne platformu yapımı işi, niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmet için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Öte yandan sahne platformuna ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde yer alan şartları sağlaması halinde, söz konusu hizmetlere ilişkin hesaplanan KDV üzerinden alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32129, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32129", "ozelgeNo": "E-21152195-130[28-2021.4324]-435301", "ozelgeTarih": "2022-08-23", "baslik": "Ayak sağlık hizmetlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 07.12.2021 tarihli dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep form ve dilekçenizde, podolog olarak nasır temizleme, tırnak mantarı bakımı, tırnak batması için tel uygulaması gibi ayak sağlık hizmetleri verdiğiniz belirtilerek söz konusu hizmetler için uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranları hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırasında; \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri\" hükmüne yer verilmiş ve bu hizmetlerin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bu bağlamda, podologlarca verilen hizmetlerin BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespiti için bu hizmetlerin mahiyeti konusunda Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan yazıda; - 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek 13 üncü maddesinde yer alan tüm sağlık meslek mensupları tanı ve tedaviye yardımcı meslek mensubu olarak kabul edilmekte olup, podologların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, - Podolog meslek tanımının, söz konusu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde, ön lisans seviyesindeki podoloji programından mezun, bireylerin ayak sağlığının korunması ve bakımına yönelik hizmet veren ve ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların ayak tedavisini yapan sağlık teknikeri olarak tarif edildiği, - Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensuplarının hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacağı ve reçete yazamayacağı, sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları ile iş ve görev tanımlarının Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, -Bu hüküm uyarınca çıkarılan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğe ilişik Ek-1'de, podologların iş ve görev tanımlarının; \" a) Ayak sağlığı ve korunmasına yönelik farkındalık geliştirilmesi çalışmalarında görev alır. b) Sağlıklı bireylerde; medikal ayak bakımı yapar ve bu konuda eğitim verir. c) İlgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak; tırnak protez uygulamaları, bandaj, sargı, parmak yastıkları ve ayak destekleri uygulamalarını yapar, ayak sağlığı sorunlarının, tırnak patolojilerinin ve nasırların değerlendirilmesi, önlenmesi ve tedavisinde görev alır.\" şeklinde belirlendiği ifade edilmektedir. Yukarıda yer alan hükümlerden, podologların tanı ve tedaviye yardımcı meslek mensubu olduğu, hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacağı ve reçete yazamayacağı anlaşılmış olup, iş ve görev tanımlarında belirtilen \"ayak sağlığı ve korunmasına yönelik farkındalık geliştirilmesi çalışmaları\" ve \"sağlıklı bireylere verilen medikal ayak bakımı ve eğitimi\" ile ilgili hizmetlerin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır. Ancak bahsi geçen mevzuata göre podologların iş ve görev tanımları arasında sayılan; -Tırnak protez uygulamaları yapmak, -Bandaj, sargı, parmak yastıkları ve ayak destekleri uygulamaları yapmak, -Ayak sağlığı sorunlarının, tırnak patolojilerinin ve nasırların değerlendirilmesi, önlenmesi ve tedavisinde görev almak gibi hizmetlerin, ilgili bakanlıklar veya kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından ve ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olmak kaydıyla ifasının, anılan BKK eki (II) sayılı listenin 21 inci sırası kapsamında değerlendirilerek %8 oranında KDV'ye tabi tutulması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32130, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32130", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV5/I/28/2021/20]-381777", "ozelgeTarih": "2022-08-23", "baslik": "Reklam, tanıtım ve halkla ilişkiler hizmetlerinde KDV oranı ve KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, sağlık sigortaları konusunda destek hizmetleri sunan bir şirketle yaptığınız sözleşme uyarınca, söz konusu şirketin tamamlayıcı sağlık sigortası ve asistans hizmetlerinin tanıtılması amacıyla reklam, tanıtım ve halkla ilişkiler hizmeti verilmesi konusunda anlaşma sağladığınız belirtilmekte ve ilgili şirketin sağlık hizmeti veya müşteri yönlendirme bedelleri üzerinden hesaplayacağı %10 oranındaki net hizmet bedeli için uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ile KDV tevkifat uygulaması konusunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işletmek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, aynı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15) bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, doğum paketi, check up, bakım hizmetleri gibi tamamlayıcı sağlık sigortası ve asistans hizmetleri sunan bir şirketin bu hizmetlerinin tanıtılması amacıyla verilen reklam, tanıtım ve halkla ilişkiler hizmetleri, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından söz konusu hizmetler için genel oranda (%18) KDV hesaplanması ve hesaplanan KDV üzerinden KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü gereğince (3/10) oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 36683, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/36683", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-940711", "ozelgeTarih": "2022-08-23", "baslik": "PTT acenteliği hizmetinde vergilendirme", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçenin tetkikinden; Şirketinizin 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymetler Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanuna tabi bir şirket olduğu, bu kapsamda 1/10/2019 tarihinde başvurunuz üzerine katma değer vergisi (KDV) mükellefiyetinizin sonlandırıldığı, Şirketiniz ile Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT) arasında imzalanan sözleşmeye istinaden kurumsal PTT acenteliği hizmeti verdiğiniz ancak PTT'nin banka ve sigorta muameleleri vergisine (BSMV) tabi faturaları kabul etmemesi nedeniyle 3/8/2021 tarihinde tekrar KDV mükellefiyetinizi açtırdığınız belirtilerek kurumsal PTT acenteliği hizmetiniz için düzenlenecek faturalarda KDV mi yoksa BSMV mi hesaplanması gerektiği ile mal ve hizmet alımlarınız nedeniyle hesaplanan KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GİDER VERGİLERİ KANUNU YÖNÜNDEN 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinde, \"Banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir. Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir. 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar...\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun mükellefi belirleyen 30 uncu maddesinde, BSMV'yi banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği hükme bağlanmıştır. Konuya ilişkin olarak 11/3/2017 tarihli ve 30004 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 91 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin \"Elektronik para ve ödeme kuruluşlarının mükellefiyeti ve matrah\" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, \"6493 sayılı Kanun uyarınca esas itibariyle BDDK tarafından verilen izin çerçevesinde ve bu Kurum denetimine tabi olarak gerçekleştirilen ödeme hizmetleri, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen banka muamele ve hizmetlerinden olduğundan, bu işlemleri anılan maddenin üçüncü fıkrasına göre esas iştigal konusu olarak yapan elektronik para ve ödeme kuruluşlarının banker kapsamında BSMV mükellefiyeti doğar.\" açıklaması yer almaktadır. Ayrıca, mezkur Tebliğin üçüncü bölümünde ödeme hizmetlerinin vergilendirilmesine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, 6493 sayılı Kanun uyarınca esas itibariyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş. tarafından verilen izin çerçevesinde ve bu Banka denetimine tabi olarak gerçekleştirilen elektronik para ve ödeme hizmetleri, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen banka muamele ve hizmetleri çerçevesinde değerlendirildiğinden anılan hizmetleri esas iştigal konusu olarak yapan Şirketinizin banker kapsamında BSMV mükellefiyeti doğmakta olup, Şirketinizin bu kapsamda verdiği ödeme hizmetleri nedeniyle lehe aldığı paralar 91 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde BSMV'ye tabidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu teşkil ettiği, - 17/4-e maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemlerin KDV'den istisna olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını oluşturan bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, - 29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirim konusu yapabilecekleri, - 30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği, - 58 inci maddesinde de, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile indirilebilecek KDV nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği, hükme bağlanmıştır. İlgi (b)'de kayıtlı dilekçeniz eki Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Kurumsal Acente Sözleşmesi'nin \"Kurumsal Acentenin Yetkili Olduğu Hizmetler\" başlıklı 5 inci maddesinin (5.2.) bölümünde; \" a) Pul ve postada kullanılan diğer değerli maddelerin satışı, b) Yurt içi kayıtlı/kayıtsız mektup, posta kartı, basılmış kağıt, telgraf, görme engellilere özgü yazıların kabulü, c) Yurt dışı kayıtlı/kayıtsız mektup, posta kartı, basılmış kağıt, telgraf, görme engellilere özgü yazıların kabulü, d) Aps kurye, posta kargosu ve kargo gönderisi kabulü, e) Yurt dışı APG, koli ve turpex gönderisi kabulü, f) Gönderi ile birlikte istenebilecek özel hizmetlerin kabulü (gidiş dönüş ve ücreti alıcıdan tahsil özel hizmetleri hariç) g) Kurumsal acentelik hizmet iş yerindeki gönderilerin iadesi (geri alma), kabul iptal işlemi, kabul düzeltme işlemleri, h) İhbarlı gönderiler ile kurumsal acentelik teslimli gönderilerin teslimi.\" hizmetleri sayılmıştır. Ayrıca aynı sözleşmenin Kurumsal Acente ile \"PTT Arasındaki Hesaplaşma İşlemleri\" başlıklı 8 inci maddesinin (8.7.) bölümünde; \"Kurumsal acente tarafından sözleşmeye dayalı olarak yürütülen hizmetler karşılığında oluşan tahsilat tutarı (komisyon dahil), işlemlerin yapıldığı günü takip eden ilk iş gününde PTT A.Ş.'ye ait posta çeki hesabına otomatik aktarılarak PTT A.Ş. adına alacak kaydededilir.\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, kurumsal PTT acenteliği faaliyetiniz kapsamında verilen ve BSMV kapsamına girmeyen hizmetler 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup, Şirketiniz tarafından verilen hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu hizmetleriniz ile ilgili olarak tarafınıza yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkündür. BSMV kapsamına giren hizmetleriniz ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin ise indirim konusu yapılması mümkün olmayıp, bu hizmetleriniz ile ilgili olarak yüklendiğiniz KDV tutarlarının işin mahiyetine göre kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 8471, "title": "Madde 28 I-Mevzu, vergiyi doğuran olay", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30222, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30222", "ozelgeNo": "37009108-130[225543]-127340", "ozelgeTarih": "2022-08-22", "baslik": "Hammadde Alımında ve Bu Hammaddelerin İşlenmesiyle Üretilen Sürgülü Vana Kapağı, Doğalgaz Vanası, Vana Suyu Kesemeye Yarayan Küre ve Vana Açma Volkanı Ürünlerinin Tesliminde Tevkifat Uygulanıp Uygulanmayacağı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin hammadde olarak pik, hurda demir, hurda sac ve hurda metal talaş alarak bunları elektrikli indüksiyon döküm ocağında eritip bazı kalıplara dökmek suretiyle sürgülü vana kapağı, doğalgaz vanası, vana suyunu kesmeye yarayan küre ve vana açma volanı ürettiği belirtilmiş olup gerek söz konusu hammadde alımlarınızın gerekse de bu hammaddelerin işlenmesi suretiyle ürettiğiniz söz konusu ürünlerin tesliminin katma değer vergisi (KDV) tevkifatı kapsamında olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu, -18/1 inci maddesinde, vergiden istisna edilmiş işlemleri yapanların, ilgili vergi dairesine yazılı başvuruda bulunarak, belirtecekleri işlem türleri için vergiye tâbi tutulmalarını talep edebilecekleri, bu talebin dilekçede belirtilen ve dilekçe tarihinden sonra ifa edilen işlemlerin tamamını kapsamasının şart olduğu, ancak; mükellefiyetin devam etmekte olan işlemleri kapsamadığı hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, -\"Hurda ve Atık Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.3) bölümünde; \"2.1.3.3.3.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimi 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince KDV'den müstesnadır. Ancak, bu malların teslimi ile ilgili olarak aynı Kanunun (18/1) inci maddesine göre istisnadan vazgeçilmesi mümkündür. İstisnadan vazgeçenlerin metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümü kapsamındaki alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.3.3.2. Kapsam Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir. Hurda kavramında işaret edilen genel anlam çerçevesinde; - Demir, bakır, alüminyum, pirinç, kurşun, teneke, çelik, çinko, pik, sarı, bronz, nikel, kızıl, lehim, mangan-tutya, antimon ve benzeri her türlü metaller, - Bu metallerin alaşım, bileşim ve cürufları, - İmalathane ya da fabrikalarda imalat sırasında ortaya çıkan metal kırpıntı, döküntü ve talaşlar ile standart dışı çıkan metal ürünler, - İzabe tesislerinden çıkan standart dışı metal hammaddeler, yarı mamuller, hadde bozukları ve benzerleri \"hurda metal\" kabul edilir. Ayrıca, hurda veya atık niteliğindeki; her türlü kâğıt, karton, mukavva, kauçuk, plastik ile bunların kırpıntıları, naylon, lastik kırıkları, cam şişe, kavanoz, otomobil ve pencere camları, cam kırıkları, konfeksiyon kırpıntıları teslimleri de tevkifat uygulaması kapsamındadır.\" \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, hammadde olarak aldığınız hurda demir, hurda sac ve hurda metal talaşın, bu malların teslimi ile ilgili olarak aynı Kanunun (18/1) inci maddesine göre istisnadan vazgeçen mükelleflerden alınması halinde Firmanız tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.3.3) bölümü kapsamında (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Öte yandan, Firmanızca söz konusu hammaddelerin elektrikli indüksiyon döküm ocağında eritilip çeşitli kalıplara dökülmesi suretiyle üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya kapsamında yer alan sürgülü vana kapağı, doğalgaz vanası, vana suyunu kesmeye yarayan küre, vana açma volanı tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32131, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32131", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2022-KDV-ÖZE/17]-72308", "ozelgeTarih": "2022-08-22", "baslik": "Alabalık yumurtası tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunu . İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 0511.91.90.00.11 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"alabalık yumurtası\" tanımlı ürünün tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan katma değer vergisi (KDV) oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Buna göre, TGTC'nin \"0511- Tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan hayvansal menşeli ürünler; insanların yemesine elverişli olmayan 1. veya 3. fasıllarda yer alan cansız hayvanlar\" tarife pozisyonunda yer alan 0511.91.90.00.11 GTİP numaralı \"alabalık yumurtası\" teslimleri, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle, tesliminde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32132, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32132", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2022-KDV-ÖZE/15]-72307", "ozelgeTarih": "2022-08-22", "baslik": "Oto yıkama hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; araba yağlama, yıkama, cilalama ve benzeri faaliyetlerde bulunduğunuzu belirterek vermiş olduğunuz oto yıkama hizmetinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, yapmış olduğunuz oto yıkama hizmetinin, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32133, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32133", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2022-KDV-ÖZE/26]-71926", "ozelgeTarih": "2022-08-19", "baslik": "Ham kendirde (kenevir) KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kooperatifiniz ortaklarının ürettiği kendiri (kenevir) müstahsil makbuzu ile satın aldığınız ve bu keneviri hammadde şeklinde (tarladan söküldüğü şekliyle) tekstil imalatçısı fabrikalara sattığınızı belirterek, söz konusu malların tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, kooperatifiniz tarafından ortaklardan alınarak tarladan söküldüğü şekliyle tekstil imalatçılarına teslimi yapılan kenevir, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27533, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27533", "ozelgeNo": "85373914-125[49.01.45]-91091", "ozelgeTarih": "2022-08-02", "baslik": "Yurt dışı mukimi şirketten veri depolama hizmeti alımında KDV ve Gelir Vergisi tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … şirketler grubu içerisinde çalışanlara ait kişisel verilerin ve personel yönetimine dair diğer bilgilerin daha etkin ve verimli takip edilebilmesi amacıyla, her ikisi de Brezilya'da kurulu … S.A. ve … Ltda. şirketleri arasında yapılan sözleşmeye istinaden 5 yıl süreyle, SAP Brasil Ltda.'dan veri depolama hizmeti alınmasının planlandığı, bu hizmetten yararlanacak şirketler arasında, ilgili hizmeti kullanacak kullanıcı sayısı esas alınarak ve ilave bir kar marjı yansıtılmadan, gider paylaşımı yapılmasının öngörüldüğü belirtilerek, söz konusu hizmetin Şirketinize yansıtılması durumunda KDV ve gelir vergisi (vergi tevkifatı) açısından yapılması gereken işlemler hakkında Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.", "cevap": "I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Tam ve dar mükellefiyet\" başlıklı 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun birinci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış olup üçüncü fıkrasında, dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Aynı Kanunun \"Dar Mükellefiyette Vergi Kesintisi\" başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında dar mükellefiyete tabi kurumların maddede belirtilen kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış, ticari kazanç (Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri hariç olmak üzere) niteliğindeki ödemelerden vergi kesintisi yapılacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiş, anılan maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından, ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03.02.2009 tarihinden itibaren, petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan %5, diğer serbest meslek kazançlarından %20, gayrimaddi hak bedeli ödemelerinden de %20 olarak belirlenmiştir. Aynı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında; kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği, ikinci fıkrasında; ilişkili kişinin kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ilişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması şartı arandığı, ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da tarafların ilişkili kişi sayıldığı, ilişkili kişiler açısından bu oranların topluca dikkate alınacağı, üçüncü fıkrasında; emsallere uygunluk ilkesinin, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği, altıncı fıkrasında, tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazancın, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacağı hükme bağlanmıştır. Anılan madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usullerin düzenlendiği 27/11/2007 tarih ve 2007/12888 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, bu düzenlemenin amacının, ilişkili kişilerle mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan gerçek kişi ve kurumların gelirlerinin tam ve doğru olarak beyan edilmesini sağlamak ve transfer fiyatlandırması yoluyla vergi matrahının aşındırılmasına engel olmak olduğu belirtilmiştir. Konu ile ilgili ayrıntılı açıklamalar 1 seri no.lu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğde yer almaktadır. Söz konusu Tebliğin \"4- Emsallere Uygunluk İlkesi\" başlıklı bölümünde; \"Emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da pazar fiyatı olarak da adlandırılan tutardır. Bu fiyat veya bedel, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olup, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerekmektedir. Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşullar geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi bulunmamalıdır. İlişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde uygulanan fiyat veya bedelin piyasa fiyatını yansıtmaması durumunda, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde uygulanan bu fiyat veya bedelin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edildiği kabul edilecektir. ..\" açıklaması yapılmıştır. Anılan Tebliğin \"11- Grup İçi Hizmetler\" başlıklı bölümünde ise grup içi hizmetlere ilişkin açıklamalara yer verilmiş ve grup içi hizmetin, ilişkili şirketler arasında gerçekleşen, genellikle ana şirketin bağlı şirketlerine veya aynı gruba bağlı şirketlerden birinin diğerlerine verdiği hizmetleri ifade ettiği ve bu hizmetlerin tüm grup için yönetim, koordinasyon ve kontrol işlevlerinin sağlanmasını da içermekte olup bu tür hizmetleri sağlamanın maliyetinin, ana şirket, bu amaç için görevlendirilen bir grup üyesi veya diğer bir grup üyesi (grup hizmet merkezi) tarafından üstlenildiği belirtilmiştir. Ayrıca, grup içi hizmetlerle ilgili olarak; hizmetin fiilen sağlanıp sağlanmadığı, hizmeti alan şirket/şirketlerin söz konusu hizmete ihtiyacı olup olmadığı ve hizmetin alınmış olması halinde hizmet bedelinin emsallere uygunluk ilkesine uygun olup olmadığının belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır. Yine aynı Tebliğde, emsallere uygunluk ilkesi gereği grup içi hizmetin verilip verilmediğinin belirlenmesinde, hizmeti alan grup üyesinin ticari pozisyonunu güçlendirecek ticari veya ekonomik bir değer sağlayıp sağlamadığı hususunun dikkate alınması gerektiği ve ilişkili bir şirketin ana şirketten veya aynı grubun üyesi olan diğer bir şirketten ihtiyacı olmayan bir hizmeti alması ya da bir hizmetin grup üyesine, sadece grup üyesi olması nedeniyle verilmesi durumunda, söz konusu şirketin grup içi hizmet elde ettiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı belirtilmiştir. Öte yandan aynı Kanunun \"Kabul edilmeyen indirimler\" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indiriminin kabul edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Özelge talep formunuzda, … şirketler grubu içerisinde çalışanlara ait kişisel verilerin ve personel yönetimine dair diğer bilgilerin daha etkin ve verimli takip edilebilmesi amacıyla verilecek olan veri depolama hizmetinin, ilgili hizmeti kullanacak kullanıcı sayısı esas alınarak ve ilave bir kâr marjı yansıtılmadan, hizmetten yararlanacak şirketler arasında gider paylaşımı yapılmak suretiyle Şirketinize yansıtılacağı belirtilmektedir. Bu durumda, öncelikle, yurt dışından sağlanacak bu hizmete Şirketinizin ihtiyacının olması ve bu hizmetin Şirketinize fiilen sağlanmış olması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu hizmete ilişkin bedelin ve kullanılan dağıtım anahtarının emsallere uygun olması gerekmektedir. Diğer taraftan, yurt dışında bulunan ilişkili kişiye yapılan bu ödemelerin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olması durumunda, yapılan ödemelerin emsallere uygun bedeli aşan kısmı diğer bir ifadeyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç bir taraftan kanunen kabul edilmeyen indirim kabul edilmek suretiyle, dönem kazancına eklenirken; diğer taraftan, ilgili hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılacaktır. II-ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN 16.12.2010 tarihinde imzalanmış olan \"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\"nın \"Gayri Maddi Hak Bedelleri\" başlıklı 12 nci maddesinde; \"1.Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 2.Bununla beraber, söz konusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise bu şekilde alınacak vergi: a) ticari markaların kullanımından veya kullanım hakkından doğan gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının % 15 ini; b)tüm diğer durumlarda gayrimaddi hak bedellerinin gayrisafi tutarının % 10 unu aşmayacaktır. 3 .Bu maddede kullanılan \"gayrimaddi hak bedelleri\" terimi, sinema filmleri ile televizyon veya radyo yayınlarında kullanılan kayıtlar dahil olmak üzere, edebi, sanatsal veya bilimsel her nevi telif hakkının, her nevi patentin, ticari markanın, tasarım veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya her nevi sınai, ticari veya bilimsel teçhizatın kullanımı veya kullanım hakkı karşılığında veya sınai, ticari veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikimi için yapılan her türlü ödemeyi ifade eder. ...\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından Brezilya mukimi firmaya gayrimaddi hak bedeli niteliğinde yapılacak ödemeleri vergileme hakkı Anlaşmanın 12 nci maddesinin birinci fıkrasına göre Brezilya'ya ait olmakla birlikte, Türkiye'nin de anılan maddenin ikinci fıkrasının b bendine göre söz konusu ödemeleri, gayrisafi tutarının %10'unu aşmamak üzere vergilendirme hakkı bulunmaktadır. Ancak, söz konusu ödemelere iç mevzuatımızda daha düşük bir oranın uygulanması halinde iç mevzuatımızda belirlenen bu düşük oran uygulanacaktır. Öte yandan, Anlaşma hükümlerine göre, Türkiye'nin vergi alma hakkının olduğu durumlarda ortaya çıkan çifte vergilendirme, Anlaşmanın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\" başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Brezilya'da mahsup yöntemi ile önlenecektir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu Brezilya teşebbüsünün Brezilya'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Brezilya yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin noterce veya bu ülkedeki Türk konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir. III-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek şeklinde gerçekleşebileceği, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını, değerlendirilmesini veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgahı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C-2.1.2.1.) başlıklı bölümünde; \"2.1.2.1.1. Genel Olarak 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, merkezi Brezilya'da bulunan iştiraki olduğunuz Şirketin veri depolama hizmetine ilişkin yapmış olduğu giderlerden Şirketiniz payına düşen tutarlar üzerinden, söz konusu hizmetten Türkiye'de faydalanılması nedeniyle, KDV hesaplanması ve hesaplanan KDV'nin tamamının Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7835, "title": "Madde 3 Tam ve dar mükellefiyet", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24107, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24107", "ozelgeNo": "45404237-130[I-18-153]-178194", "ozelgeTarih": "2022-08-01", "baslik": "Ferdi işletmenin limited şirkete dönüşmesi halinde aktifte yer alan gayrimenkulün satışında kurumlar vergisi ve KDV istisnası hükümlerinden yararlanılıp yararlanılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, bilanço esasına göre defter tutan şahıs şirketinizce 28.06.2013 tarihinde taşınmaz satın alınarak aktife kaydedildiği, taşınmazın şirket yöneticisinin ikametgahı ve bir kısmının ise şirket muhasebelerinin tutulduğu büro olarak kullanıldığı, 14.05.2018 tarihinde şahıs şirketinin nev'i değiştirerek limited şirkete dönüştüğü ve taşınmazın limited şirketinin aktifine kaydedildiği, 11.07.2018 tarihinde ise ihtiyaçtan dolayı satışının yapıldığı belirtilerek söz konusu satış işleminde 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesi kapsamında istisna uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin son fıkrasında, faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümlerin uygulanacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, bu maddede geçen \"elden çıkarma\" deyiminin, mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 81 inci maddesinin ikinci fıkrasında, \"Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması. (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.)\" halinde değer artışı kazancı hesaplanmayacağı ve vergileme yapılmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, şahıs işletmesinin aktif ve pasifiyle bir limited şirkete devredilmiş olması ve Vergi Usul Kanununun 161 inci maddesine göre şahsi sorumluluk halinde yürütülen faaliyetin son bulması, şahıs şirketi açısından işin bırakılması anlamına gelmektedir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun istisnaları düzenleyen 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50'lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu belirtilmektedir. Anılan bentte, bu istisnanın satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmasının ve satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu, bu sürede tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, aynı şekilde istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmına uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin de ziyaa uğramış sayılacağı, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; - \"Taşınmazlar\" başlıklı (5.6.2.2.1.) bölümünde, \"İstisnaya konu olan taşınmazlar, Türk Medeni Kanununda \"Taşınmaz\" olarak tanımlanan ve esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır. Bunlar Türk Medeni Kanununun 704 üncü maddesinde; - Arazi, - Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, - Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler olarak sayılmıştır. Elden çıkarılacak taşınmazlardan doğacak kazancın, bu istisna uygulamasına konu olabilmesi için taşınmazın Türk Medeni Kanununun 705 inci maddesi gereğince kurum adına tapuya tescil edilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, ilgili kurum adına tapuya tescili yapılmamış bir binanın satışından doğan kazanca bu istisna uygulanmayacaktır. Fiiliyatta cins tashihinin kurum adına tapuya tescilinin yapılmasında çeşitli nedenlerle gecikmeler olabilmektedir. Bu gibi durumlarda, taşınmazın işletme aktifinde iki yıl süreyle bulunup bulunmadığının tespitinde, işletmede iki yıldan fazla süreyle sahip olunarak fiilen kullanıldığının, yapı inşaatı ruhsatı, vergi dairesi tespiti veya resmi kurum kayıtlarından birisi ile tevsik edilebilmesi mümkün olabilecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, ferdi işletmenin bilançosunun aktifinde bulunmakta iken söz konusu işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması sonucu şirketin aktifine dahil edilen taşınmazın iktisap tarihi olarak, tapuda limited şirket adına tescil edildiği tarihin esas alınması gerekmekte olup, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki istisnanın uygulanması açısından en az iki tam yıl süreyle aktifte bulundurma şartının sağlanıp sağlanamadığının tespitinde bu tarih dikkate alınacağından söz konusu taşınmazın satışından elde edilecek kazançtan dolayı anılan istisnadan yararlanılması mümkün değildir. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 17/4-r maddesinde; kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV'den istisna olduğu, ancak istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II-E/4.16.1) bölümünde; \"Satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için kurumların aktiflerinde asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekmektedir. ... İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır. ... Örnek 9: (Z) Kolektif şirketinin aktifinde kayıtlı ve bir akaryakıt şirketince akaryakıt istasyonu olarak kullanılan binaların, şirketin nev'i değiştirerek limited şirkete dönüşmesi sonrasında satışı yapılacaktır. Söz konusu satış işleminde iki tam yıllık sürenin hesabında, bu binaların limited şirkete dönüşen kolektif şirketin bilançosunun aktifine kaydedildiği tarihin başlangıç tarihi olarak dikkate alınması gerekmektedir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, sahıs şirketinden limited şirkete dönüşen Şirketinizin sattığı taşınmazın, Şirketiniz tarafından ticareti yapılan taşınmazlardan olmaması kaydıyla, iki tam yıl şirket aktifinde bulundurma süresinin hesabında taşınmazın şahıs şirketinin aktifine kaydedildiği tarih esas alınarak 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-r maddesindeki istisna hükmünden yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6986, "title": "Madde 80 Gelire Giren Diğer Kazanç ve İratlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28870, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28870", "ozelgeNo": "84974990-130-306410", "ozelgeTarih": "2022-07-28", "baslik": "Aktife Kayıtlı Taşınmaz Satışında KDV İstisnası Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı dilekçenizde; iflasına karar verilmiş bulunan Şirketinizin tasfiye işlemlerinin iflas idare memurluğunca sürdürüldüğü, taşınmaz ticaretiyle iştigal etmeyen Şirketinizin iki yılı aşkın süredir aktifinde yer alan taşınmazların pazarlık suretiyle veya icra iflas hükümleri doğrultusunda ihaleye çıkılmak suretiyle satışında katma değer vergisi (KDV) uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların, KDV ye tabi olduğu, 17/4-r maddesinde; kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV den istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.16.1) bölümünde; \"Satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için kurumların aktiflerinde asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekmektedir. En az iki tam yıl aktifte bulundurma süresinin hesabında, bu taşınmazların 3065 sayılı Kanunun (17/4-u) maddesi ile (17/4-y) maddesinde yer alan istisna kapsamında varlık kiralama şirketleri, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının aktifinde bulunduğu süreler de dikkate alınır. İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır. Konuyla ilgili örneklere aşağıda yer verilmiştir. Örnek 1: Gayrimenkul kiralaması faaliyeti ile iştigal eden (M) Ltd. Şti. aktifinde iki tam yıl süre ile bulunan taşınmazı satışa çıkarmıştır. Söz konusu satış işlemi şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olması kaydıyla 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi kapsamında KDV'den istisnadır. Ancak taşınmazın şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olmayıp şirketin faaliyet konusu olan kiralamalarda kullanılan taşınmazlardan olması halinde, taşınmazın satışı genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; Şirketinizin satışını yapacağı taşınmazların en az iki tam yıl süreyle Şirketiniz aktifinde bulunması ve bu taşınmazların ticaretinin yapılmaması halinde söz konusu taşınmazların satışı 3065 sayılı Kanunun 17/4-r maddesi gereğince KDV'den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28871, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28871", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-832812", "ozelgeTarih": "2022-07-28", "baslik": "Mevcut baz istasyonlarının aplikasyonu ve kurulacak olan baz istasyonlarının yer tespiti işlerinde KDV tevkifatı uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin harita mühendislik faaliyeti ile iştigal ettiği, … A.Ş.'nin mevcut baz istasyonlarının aplikasyon (ölçüm) işi ve kurulacak olan baz istasyonlarının yer tespiti ve işaretlenmesi işlerini yaptığı belirtilerek, verilen bu hizmete ilişkin harita ve mühendislik işleri, ilgili sahaya gidilerek baz istasyonlarının ve enerji nakil hatlarının gerekli ölçümlerinin alınması ve tapu ve kadastro bilgilerinin teyit edilmesi suretiyle sunduğunuz aplikasyon hazırlanması hizmetinde uygulanması gereken KDV tevkifat oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmış olup, söz konusu Tebliğin; \"Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.2.) bölümünde; ''2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.2.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına; - Piyasa etüt-araştırma, - Ekspertiz, - Plan-proje, - Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir. Yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler bu bölüm kapsamında değerlendirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından belirlenmiş alıcı niteliğinde bulunan … A.Ş. ne verilen aplikasyon hazırlanması hizmeti, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında (9/10) oranında KDV tevkifatına tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28872, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28872", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-835665", "ozelgeTarih": "2022-07-28", "baslik": "YEK destek bedeli ödemeleri ve bu bedele ilişkin faizler üzerinden KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, elektrik enerjisi üretimi faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında yer alabilmek için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) başvuru yaptığınız, başvurunun reddedilmesi üzerine açtığınız dava sonucunda YEKDEM kapsamında olduğunuza karar verildiği, EPDK tarafından karara itiraz edildiği, bu defa Danıştay tarafından aleyhinize karar verilerek YEKDEM kapsamında olmadığınıza hükmedildiği, YEKDEM kapsamında olduğunuza ilişkin karara istinaden Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.ne (EPİAŞ) yaptığınız elektrik satışına ilişkin Şirketinize ödenen tutarların Danıştay kararı sonrasında EPİAŞ tarafından faizi ile birlikte talep edildiği belirtilerek, söz konusu tutar ve bu tutara ilişkin faizler üzerinden EPİAŞ tarafından katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun, 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 20 nci maddesinde, verginin matrahının, teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin de malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılandan bu işlem karşılığı alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen değerler toplamını ifade ettiği, 24/c maddesinde ise, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu, hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, YEKDEM, yenilebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim faaliyeti gösteren firmalardan serbest piyasanın üzerinde bir bedel ile elektrik alınarak yenilebilir kaynaklar ile üretimin teşvik edilmesi sistemi olup, bu mekanizmada firmalarca EPDK'ya yapılan başvurunun olumlu sonuçlanması üzerine YEKDEM kapsamında destek bedeli almaya hak kazanılmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından EPİAŞ'a yapılan elektrik teslimlerine ilişkin YEK destek bedelleri dahil toplam bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Şirketiniz tarafından bu şekilde KDV hesaplandığı, ancak mahkeme kararı üzerine Şirketinizin YEKDEM kapsamında olmadığına karar verildiği anlaşılmış olup, Şirketiniz tarafından EPİAŞ'a yapılacak YEK destek bedeli geri ödemeleri ve bu bedele ilişkin faizler üzerinden EPİAŞ tarafından şirketinize düzenlenecek olan faturalarda KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30223, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30223", "ozelgeNo": "96842599-130[9-2022/40]-67947", "ozelgeTarih": "2022-07-21", "baslik": "Haddehane merdanesi teslimlerinde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul olan haddehane merdanesi üretimi yaptığı ve ürettiğiniz merdaneyi satın alan müşterilerinizin ürün üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan üretim bantlarında yedek parça olarak kullandıkları belirtilerek, üretimini yaptığınız haddehane merdanesinin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmakta olup, Tebliğin \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul haddehane merdanesi teslimlerinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32134, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32134", "ozelgeNo": "E-48816587-130-54625", "ozelgeTarih": "2022-07-21", "baslik": "Sulama Birliğine elektrik tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, birliğinize yapılan elektrik teslimlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Defterdarlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 1/3/2022 tarihli ve 31765 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5249 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan değişiklikle, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 34 üncü sırası uyarınca, mesken ve tarımsal sulama abone gruplarına yapılan elektrik teslimleri, 1/3/2022 tarihinden itibaren %8 KDV oranına tabidir. Buna göre, ilgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; elektrik aboneliğinizin sanayi abone grubuna dahil olduğu anlaşıldığından, birliğinize yapılacak elektrik teslimlerinin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30224, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30224", "ozelgeNo": "36062021-130[2022-KDV-ÖZE/47]-62475", "ozelgeTarih": "2022-07-20", "baslik": "Galvanizli tel, tavlı tel, dikenli tel, örgü teli, doğrultma teli, helozon örgü teli vb. ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz bünyesinde demir çelik ürünlerinden hammadde olarak kangal demir çekilerek galvanizli tel, tavlı tel, dikenli tel, örgü teli, doğrultma teli, helozon örgü teli, pvc galvanizli tel, çekilmiş tel, çimli çit, panel çit üretildiği belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğine, 41 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğle eklenen; -\"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından kangal demir çekilerek üretilen galvanizli tel, tavlı tel, doğrultma teli, pvc galvanizli tel, çekilmiş tel, dikenli tel, örgü teli, helozon örgü teli tesliminde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmekte olup panel çit ve çimli çit tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30225, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30225", "ozelgeNo": "63611781-130[9-2022/20]-29701", "ozelgeTarih": "2022-07-20", "baslik": "Hurda ve külçe demirden imal edilen makine parçası, ızgara, buhar kazanı vb. ürünlerde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; hurda ve külçe demirden döküm parçaları (makine parçası, ızgara, buhar kazanı vb. ürünler) imal ettiğiniz belirtilerek bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin 1/5/2022 tarihinden itibaren yapılacak teslimlerde uygulanmak üzere yürürlüğe giren \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C2.1.3.3.8) bölümünde; \" 2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir Buna göre, Şirketiniz tarafından hurda ve külçe demirden üretilen makine parçası, ızgara, buhar kazanı gibi döküm ürünlerin, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin teslimlerinde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28873, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28873", "ozelgeNo": "E-84974990-130[KDV5/I/9/2021/66]-323754", "ozelgeTarih": "2022-07-19", "baslik": "Yapım işleri kapsamında KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda katma değer vergisi (KDV) mükellefiyeti bulunmayan Türkiye Diyanet Vakfı ve cami derneklerine yapım işi ifa ettiğiniz belirtilerek; - Türkiye Diyanet Vakfının KDV Kanununun 13/k maddesi kapsamında düzenlenmiş olan KDV istisna belgesi sahibi olmasından dolayı adı geçen Vakfa düzenlenen faturalarda KDV hesaplanmadığı ve söz konusu yapım işlerinin alt yüklenicilere devredilmesi durumunda bu firmalar tarafından düzenlenen faturalarda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı, -Türkiye Diyanet Vakfına ifa edilen ve KDV istisna belgesi bulunmayan yapım işleri ile ilgili 5 milyon TL üzerindeki faturalarda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı, - Türkiye Diyanet Vakfından alınan işin toplam bedeli 5 milyon TL'nin üzerinde olmasına rağmen işin alt yüklenicilere devredilen kısmının 5 milyon TL'nin altında kaldığı durumlarda alt yüklenici firmalara tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı, - KDV mükellefi olan ve tevkifat yapmakla sorumlu tutulan alıcılara ifa edilen 5 milyon TL üzeri yapım işlerinin alt yüklenicilere devredilmesi ve devredilen kısmın 5 milyon TL'nin altında kalması durumunda alt yüklenici firmalara tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı, -Hazır beton alımlarında tutarına bakılmaksızın tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı, hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \"2.1.3.2.1.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; -(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, -(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. 2.1.3.2.1.2 Kapsam ... Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Örnek 1: (A) Bakanlığı tarafından yapılan enerji nakil hattı işi ihalesini (B) İnşaat A.Ş. kazanmıştır. (B) bu işe ait nakliye işlerini (C) firmasına devretmiştir. Bu durumda, (B)'nin (A)'ya, (C)'nin (B)'ye düzenledikleri faturalarda tevkifat uygulanacaktır. Örnek 2: DSİ tarafından yaptırılan bir baraj inşasında kullanılacak hazır betonun, işin asıl yüklenicisi (A) İnş. Taah. A.Ş. tarafından (B) Hazır Beton A.Ş. nden temin edilmesi durumunda, hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine konulması işinin belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, (B) tarafından verilen hazır beton taahhüt ve temini hizmeti tevkifat uygulaması kapsamında olacaktır. Tevkifat uygulaması kapsamındaki işin bir kısmının alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilmesi halinde, devir işlemlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanıp dayanmaması tevkifat uygulaması bakımından önem arz etmemektedir. Alıcının, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar arasında yer almaması veya Tebliğin (I/C- 2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL'nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz. Ancak ilk yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği alt yüklenicilerden tevkifat yapılır. ... Tevkifata tabi olan işlerin, 3065 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde vergiden müstesna olması halinde, işlem bedelleri üzerinden KDV hesaplanmayacağı için herhangi bir tevkifat da yapılmaz. Ancak, vergiden istisna olan işlerin alt yüklenicilere devredilmesi ve alt yüklenicilerin yaptığı işlemin KDV'den müstesna olmaması halinde, alt yüklenicilerin gerçekleştirdikleri işlemler üzerinden hesaplanan KDV, bu Tebliğde belirlenen esaslar çerçevesinde tevkifata tabi tutulur. Örnek 4: Hisse senetleri BİST'de işlem gören (X) A.Ş. ne, işlettiği limanın genişletilmesi işi ile ilgili olarak 3065 sayılı Kanunun (13/e) maddesi kapsamında verilen inşaat taahhüt işlerinin, asıl yüklenici tarafından alt yüklenicilere devredilmesi halinde, alt yükleniciler ve daha alt yüklenicilerin ifa ettikleri inşaat taahhüt (yapım) işlerinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında olmamaları kaydıyla, tevkifat uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işinin 3065 sayılı Kanunun 13/k maddesi kapsamında KDV'den istisna olması ve Türkiye Diyanet Vakfı ve cami derneklerinin KDV mükellefiyetinin bulunması halinde, Şirketinizin alt yüklenicilere devrettiği yapım işlerine ilişkin alt yüklenicilerin düzenlediği faturaların tutarına bakılmaksızın (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işinin istisna kapsamında olmaması, Türkiye Diyanet Vakfı ve cami derneklerinin KDV mükellefiyetinin bulunması veya KDV mükellefiyeti olan diğer alıcılara yapım işi hizmeti verilmesi halinde, KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri için Şirketinizin düzenlediği faturalarda alıcıların, alt yüklenicilerin düzenlediği faturalarda Şirketinizin (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulaması gerekmektedir . Ayrıca, hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine konulması işinin belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, hazır betonun taahhüt ve temin edilmesi işleminde yukarıdaki açıklamalar kapsamında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28874, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28874", "ozelgeNo": "36062021-130[2021-KDV-ÖZE/31]-61630", "ozelgeTarih": "2022-07-18", "baslik": "Analiz hizmetleri ile bu hizmetler için alınacak makine ve teçhizatta KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Döner Sermaye İşletme Müdürlüğüne bağlı Karadeniz İleri Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (KİTAM) olarak, üniversite ve diğer kamu kurumlarında yürütülen araştırma-geliştirme (AR-GE) projelerinde ihtiyaç duyulan analiz altyapısının sağlandığı, aynı zamanda bölgedeki sanayi ile kamu kurumlarının test/analiz ihtiyacının karşılandığı, KİTAM'ın söz konusu analiz hizmetlerini bu hizmetler için gerekli cihaz ve sarfların temini ile bakım ve onarım masraflarını karşılamak üzere kar amacı gütmeksizin OMÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğüne bağlı olarak belirli ücretler karşılığında yaptığı belirtilerek KİTAM tarafından sunulan analiz hizmetlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/1-a maddesine göre istisna olup olmadığı ile 6550 sayılı Kanun kapsamında olan KİTAM'ın analiz hizmetleri için alacağı makine ve teçhizatın KDV'den istisna olup olmadığı hususunda görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 17/1-a maddesinde, genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasî partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıfların; ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu, -13/m maddesinde, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-14) bölümünde; \"14.1.1. İstisnadan Yararlanacak Alıcılar İstisnadan; - 4691 sayılı Kanun kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, - 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, - 6550 sayılı Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlar yararlanır. 14.1.2 İstisna Kapsamına Giren Teslimler İstisna, bu Tebliğin (II/B-14.1.1.) ayrımında sayılanların, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanmak üzere, yeni makina ve teçhizat alımlarında uygulanır. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde bulunanlara istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizatın, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde kullanılması gerekir. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinin kapsamı ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KİTAM tarafından bölgedeki sanayi ve kamu kurumlarına verilen test/analiz hizmetleri ile bilimsel araştırmalar için verilen analiz ve laboratuvar hizmetlerinin 3065 sayılı Kanunun 17/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, bu hizmetlerin genel hükümlere göre KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, KİTAM'ın söz konusu test/analiz hizmetlerinde kullanılmak üzere yeni makina ve teçhizat alımlarının 3065 sayılı Kanunun 13/m maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28875, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28875", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-787958", "ozelgeTarih": "2022-07-18", "baslik": "Vadeli alacakların tahsilinde ortaya çıkan iskonto faizi ve BSMV'nin müşteriye yansıtılmasının KDV'ye tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müşterinize düzenlediğiniz faturalardan doğan alacaklarınızdan vadesi dolanlarını \"Fatura Alacağı Devir ve İskonto Sözleşmesi\" ile … Bank A.Ş.'ye devrederek tahsil ettiğiniz, söz konusu devir ve tahsil işlemi nedeniyle iskonto faizi ile banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) doğduğu ve söz konusu iskonto faizi ve BSMV tutarının müşterinize yansıtıldığı belirtilerek, söz konusu yansıtma işleminde katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -17/4-e maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) kapsamına giren işlemlerin KDV den istisna olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde, matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, - 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil unsurlardan olduğu hüküm altına alınmıştır. Vadeli şekilde yapılan satışlarda vade farkı ve banka komisyonları dahil malın toplam satış bedeli üzerinden KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir. Buna göre, müşterinize düzenlediğiniz faturalardan doğan alacaklarınızdan vadesi dolanlarına ilişkin … A.Ş.'den \"Fatura Alacağı Devir ve İskonto Sözleşmesi\" ile tahsil edilen tutar sonrasında kalan iskonto faizi ve BSMV tutarının herhangi bir bedel eklenmeksizin müşterinize yansıtılması işlemi masraf aktarımı mahiyetinde olduğu için KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, bu aktarma işleminde masraf tutarını aşan bir bedel tahsil edilmesi halinde, aşan kısım üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31157, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31157", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-783810", "ozelgeTarih": "2022-07-18", "baslik": "Yabancılara verilen PCR (Covid-19) testi, antikor testi, kan tahlili ve diğer mikrobiyoloji testi hizmetinde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı dilekçeniz ekinde yer alan özelge talep formunuzda, Şirketinize ait laboratuvarda Türkiye'de yerleşik olmayan yabancılara PCR (Covid-19) testi, antikor testi, kan tahlili ve diğer mikrobiyoloji testi hizmetleri verdiğiniz belirtilerek, bu hizmetlerin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun (13/l) maddesinde, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere söz konusu hizmetlerle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetlerin istisnanın kapsamına dahil olmadığı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu istisna uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-16.) bölümünde belirlenmiş olup, Tebliğin \"İstisna Kapsamına Giren Hizmetler\" başlıklı (II/B-16.1.1.) bölümünde; \" İstisna kapsamına Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri girmektedir. Söz konusu hizmetlerin münhasıran bu sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmesi gerekmektedir. Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin kapsamı Sağlık Bakanlığının ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Saç ekimi, cilt bakımı, kırışıklık tedavisi, dolgu maddeleri uygulamaları gibi estetik amacıyla yapılan hizmetler bu istisna kapsamında değerlendirilmez. Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile birlikte verilebilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından Türkiye'de yerleşik olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere verilen PCR (Covid-19) testi, antikor testi hizmetleri ile koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine yönelik kan tahlili ve diğer mikrobiyoloji testi hizmetleri, Sağlık Bakanlığından gerekli izinleri haiz olmanız ve münhasıran kuruluşunuz bünyesinde verilmesi kaydıyla, 3065 sayılı KDV Kanununun (13/l) maddesi kapsamında KDV'den istisnadır. Ancak; saç ekimi, cilt bakımı, kırışıklık tedavisi, dolgu maddeleri uygulamaları gibi estetik amacıyla yapılan hizmetler ile bu hizmetlere ilişkin kan tahlili ve diğer mikrobiyoloji testi hizmetleri istisna kapsamına girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28876, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28876", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-778020", "ozelgeTarih": "2022-07-07", "baslik": "Yurt dışında mukimi müşterilere Skype üzerinden verilen psikolojik danışmanlık hizmetinin KDV'ye tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, yurt dışında ikamet eden müşterilerinize \"Skype\" isimli iletişim aracı ile internet üzerinden psikolojik danışmanlık hizmeti verdiğiniz belirtilerek söz konusu hizmetin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den müstesna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Hizmet İhracı\" başlıklı (II/A-2.) bölümünde; \"3 065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2)nci maddesine göre; -Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurtdışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt dışında ikamet eden müşterilere \"Skype\" isimli iletişim aracı ile internet üzerinden verdiğiniz psikolojik danışmanlık hizmetinden yurt dışında faydalanılması halinde söz konusu hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilerek KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28877, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28877", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.64]-81604", "ozelgeTarih": "2022-07-05", "baslik": "İmalatı yapılan Endüstriyel Boya Tesisi satışının KDV tevkifatına tabi olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, fabrikanızda özel amaçlı makine grubunda yer alan kara taşıtları boyama kabinleri ve endüstriyel boyama kabinleri / tesislerinin imalatı ile iştigal ettiğiniz, söz konusu ürünlerin büyük hacimli olması nedeniyle, ürünlerinizi demonte olarak göndererek alıcı firmada montajını yapıp çalışır halde teslim ettiğiniz belirtilerek, … A.Ş. ne satışını gerçekleştirdiğiniz endüstriyel boya tesisinin tesliminde alıcı firma tarafından katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. Tebliğin \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \" 2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. ... 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; Şirketinizce … A.Ş.ne demonte olarak gönderilen ve alıcı firmada montajı yapılıp çalışır halde teslim edilen endüstriyel boya kabini, Tebliğin \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu işleme ilişkin hesaplanan KDV'nin kısmi tevkifata tabi tutulmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32135, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32135", "ozelgeNo": "E-21152195-130[4823]-361003", "ozelgeTarih": "2022-07-05", "baslik": "Kedi köpek tülü (pet mesh) isimli eşyanın KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 3925.30.00.00.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen %30 polyester ve %70 PVC'den üretilmiş olan kedi köpek tülü (pet mesh) isimli eşyanın Şirketiniz tarafından ithali ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 4 üncü sırasında; \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler,\" yer almaktadır. Diğer taraftan, TGTC'nin 39.25 tarife pozisyonunda \"Tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan plastiklerden inşaat malzemeleri\"ne yer verilmiş ve 3925.30 tarife alt pozisyonunda \"Panjurlar, storlar (venedik storları dahil) ve benzeri eşya ve bunların aksam ve parçaları\" tanımlanmış olup, bu tarife pozisyona ait GTİP numaraları arasında \"3925.30.00.00.19 Diğerleri\" de sayılmıştır. Buna göre, TGTC'nin \"3925.30.00.00.19 Diğerleri\" GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen, %30 polyester ve %70 PVC'den üretilmiş olan kedi köpek tülü (pet mesh) isimli eşya 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 4 üncü sırasında sayılan mensucat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu eşyanın ithal veya tesliminin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27983, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27983", "ozelgeNo": "35672403-010.01[130-06-2020]-91446", "ozelgeTarih": "2022-07-04", "baslik": "SGK tarafından eksik ödenen fatura tutarlarının giderleştirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamındaki kişilere verilen sağlık hizmeti karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin SGK tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde kesintiye tabi tutularak eksik ödenebildiği, bu kurumun Vergi Usul Kanunu hükümlerine tabi olmaması nedeniyle yapılan kesintinin bir fatura karşılığında yapılmadığı belirtilerek ilgili dönemde katma değer vergisi (KDV) hesaplanarak beyan edilen ve yasal defterlere kayıt edilen hasılattan yapılan kesintilerin KDV Kanununun 29 uncu maddesi gereğince değersiz alacak olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre; kurum kazancının tespitinde, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde yer alan hükümlerin dikkate alınması gerekir. II-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu hükme bağlanmış olup, söz konusu kayıtların, esas itibariyle, aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılması uygun görülen belgeler ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, mezkûr Kanunun; - 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde düzenleneceği, Hazine ve Maliye Bakanlığının mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkili olduğu, bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, - 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları - 322 nci maddesinde ise, kazaî bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacakların değersiz alacak olduğu, değersiz alacakların, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybedecekleri ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edileceği hüküm altına alınmıştır. Bunun yanı sıra, 418 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin \"3. Sağlık Hizmeti Sunucuları ile Optisyenlik Müesseselerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Düzenledikleri Faturalarda Süre\" başlıklı bölümünde, \". .. 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 inci bendinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden sağlık sektöründe faaliyet gösteren ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme/protokol imzalayan sağlık hizmeti sunucuları ile optisyenlik müesseselerinin çalışanlar, emekliler ve bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilere verdikleri sağlık hizmetleri nedeniyle adı geçen Kuruma ay sonunda tek bir fatura düzenleyebilmeleri uygun bulunmuştur.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu bağlamda, fatura malın teslimi veya hizmetin ifasını müteakiben düzenlenmesi gereken bir belge olduğundan, sağlık hizmeti giderleri SGK tarafından karşılanan genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilere vermiş olduğunuz sağlık hizmetlerine ilişkin faturaların, şirketiniz tarafından, söz konusu kişilere verilen sağlık hizmetinin tamamlandığı tarih dikkate alınarak, adı geçen Kurum adına 418 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği çerçevesinde düzenlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, her ayın ilk ve son günü (bu günler dahil) arasında verilen/tamamlanan sağlık hizmetlerine ilişkin tek faturanın, ilgili ayın son gününü müteakip 7 gün içerisinde, düzenlenmesi icap etmektedir. Diğer taraftan, hizmet ifalarında, hizmetin sunumunun bitimiyle hizmet tamamlanmakta olup, bu aşamada hizmet iadesi mümkün değildir. Hizmet iade edilemeyeceğine göre iade adı altında ayrıca bir fatura veya fatura yerine geçen belge düzenlenmesi de söz konusu olmamaktadır. Ancak, söz konusu sağlık hizmetine ilişkin fatura bedelinin SGK tarafından çeşitli sebeplerle düşük ya da reddedilen miktar kadar eksik ödemesi durumunda, ödenmeyen kısmın hasılattan çıkarılması, Vergi Usul Kanununun alacaklarda amortisman (değersiz alacaklar) hükümlerine göre mümkün bulunmaktadır. Bu durumda işlemin tevsiki ile ilgili olarak, SGK tarafından ödemenin eksik yapılmasına ilişkin verilen belgeler, mezkûr Kanunun 322 nci maddesi kapsamında kanaat verici vesika olarak kabul edilmekte olup, bu belgelerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre muhafaza ve ibraz edilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra, SGK tarafından, sağlık hizmetine ilişkin fatura bedelini herhangi bir şekilde düşük ya da reddedilen miktar kadar eksik ödemesi durumuna ilişkin verilecek belgede, eksik ödeme yapılacak faturanın tarihi, seri ve sıra numarası, hastanenizin adı, ödeme yapılmayacak tutarın yer alması icap etmektedir. Öte yandan, tedavi hizmetleri karşılığında düzenlenen fatura bedelinin SGK tarafından ödenmeyen kısmının sonradan bir şekilde hastaneye ödenmesi halinde kurum kazancına dahil edilmesi gerektiği tabiidir. III- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (29/4) maddesinde, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabileceği (Şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.) hükmüne yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İndirim\" başlıklı (III/C-1) bölümünde, \"7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle 1/1/2019 tarihinden itibaren indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilecektir. Buna göre, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilen belgelerde yer alan tutarların gelir veya kurumlar vergisi açısından dönemsellik ilkesi gereği vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği hesap dönemine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün olup bu belgelerde gösterilen KDV, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilmesi halinde indirim konusu yapılabilir. ... Diğer taraftan, 7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabileceği; şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır. Mükellefler tarafından yapılan mal teslimleri ve hizmet ifalarına ilişkin hesaplanan KDV'nin, söz konusu mal ve hizmet bedellerinin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Buna göre, 1/1/2019 tarihinden itibaren, 213 sayılı Kanunun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkündür. 213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin verdiği sağlık hizmetlerine ilişkin SGK' ya düzenlediği faturalarda SGK tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde kesintiye tabi tutularak eksik ödenen ve Vergi Usul Kanunu kapsamında değersiz hale gelen kısma ilişkin hesaplanarak beyan edilen KDV'nin indirim konusu yapılması yukarıda açıklanan kurallara riyaet edilmesi şartıyla mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28879, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28879", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-759492", "ozelgeTarih": "2022-07-04", "baslik": "Yurtdışındaki firmaya verilen hizmette KDV istisnası.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda Şirketinizin, Türkiye'de otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın yeni araç teslimi kalitesi ve satış sonrası hizmet kalitesinin ölçülmesi amacıyla yurt dışı mukimi olan ve Türkiye'de şubesi bulunmayan firmaya araştırma hizmeti verdiği ve araştırma sonuçlarının yurt dışı merkezli firmaya gönderilmek suretiyle yurt dışında değerlendirildiği belirtilerek, Şirketinizce verilen hizmetin katma değer vergisi (KDV) uygulaması bakımından hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizce Türkiye'de otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın yeni araç teslimi ve satış sonrası hizmet kalitesinin ölçülmesi amacıyla verdiği araştırma hizmeti sonuçlarının yurt dışında mukim firmaya gönderilmesi ve bu araştırma sonuçlarının yurt dışında değerlendirilmesi işleminin, söz konusu sonuçların yurt dışındaki firmanın Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgili olması sebebiyle, KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28880, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28880", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-759432", "ozelgeTarih": "2022-07-04", "baslik": "Fason olarak yapılan ayakkabı baskı işinde KDV oranı ve KDV tevkifatı uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, siparişini aldığınız firma tarafından Şirketinize gönderilen \"termoplast\" isimli hammaddeye taban baskısı (termoplast hammaddesinin kalıplara basılarak ayakkabı tabanı haline getirilmesi) işi yaptığınız belirtilerek, makine ve işçiler aracılığıyla yapılan taban baskısı işçiliği hizmetinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ve fason hizmet kapsamında tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Söz konusu Tebliğin - \"Fason Olarak Yaptırılan Tekstil ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere Aracılık Hizmetleri\" başlıklı (1/C-2.1.3.2.7.) bölümünde; \"2.1.3.2.7.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara yapılan fason tekstil ve konfeksiyon işleri, fason çanta ve ayakkabı dikim işleri ile Tebliğin (I/C-2.1.3.2.7.3) bölümünde belirtilen aracılık hizmetlerinde, alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.7.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; - Deriden mamul giyim eşyalarına ilişkin fason işler de dahil olmak üzere fason tekstil ve konfeksiyon işleri (perde, halı, mobilya kumaşı ve örtüsü, havlu, oto koltuk kumaşı, çuval ve benzerleri ile bunların imalinde kullanılacak iplik veya kumaşa verilen fason hizmetler dahil), - Fason çanta, kemer, cüzdan ve benzerleri ile ayakkabı (terlik, çizme ve benzerleri dahil) dikim işleri (söz konusu malların dikimi dışında tadil ve onarım şeklinde ortaya çıkan hizmetler hariç) - Bu işlerle ilgili aracılık hizmetleri girmektedir. ... Fason imalatın şartı, imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason iş yaptıranlarca temin edilmesidir. Bu çerçevede, tekstil ve konfeksiyon sektöründeki boya, apre, baskı ve kasarlama işlerinde, boya ve kimyevi maddelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilip, bu işleri yapanlara verilmesi halinde tevkifat uygulanacak; boya ve kimyevi maddelerin bu işleri yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde tevkifat yapılmayacaktır. Ütüleme, çözgü, haşıl, dikim, kesim, kapitone, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri bütün işler tevkifat uygulamasına tabidir. Ancak, bu işler boya, baskı, apre ve kasarlama işlerinin bir unsuru veya tamamlayıcısı olarak onlarla birlikte yapılıyorsa, aynı faturada gösterilmeleri kaydıyla bu işler tevkifat uygulaması bakımından boya, baskı, apre ve kasarlama hizmetleri gibi işlem görecektir.\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin \"B) Diğer Mal ve Hizmetler\" bölümünün 10 uncu sırası uyarınca \"Fason olarak yapılan tekstil, konfeksiyon, deri ve saya işleri\" %8 oranında KDV'ye tabidir. Buna göre, sipariş veren firma tarafından gönderilen termoplast hammaddesinin kalıplara basılarak ayakkabı tabanı haline getirilmesi işlemi, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 10 uncu sırasında kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu hizmet ifasında genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, siparişini aldığınız firma tarafından Şirketinize gönderilen \"termoplast\" isimli hammaddenin kalıplara basılarak ayakkabı tabanı haline getirilmesi işlemi, fason ayakkabı dikim işi kapsamında olmadığından mezkur Tebliğin (1/C-2.1.3.2.7.1.) bölümü kapsamında KDV tevkifatına tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25510, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25510", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-735856", "ozelgeTarih": "2022-06-29", "baslik": "Personele ait yurt içi ulaşım kartları için ödenen tutarların vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirket çalışanlarınızın İstanbul Kart yüklemesine ilişkin ödemelerin … Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. aracılığıyla tarafınızdan yapıldığı, … Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.nin sadece paraların kartlara yüklenmesine aracılık etmekte olduğundan Şirketinize komisyon faturası düzenlediği, yükleme bedellerine ilişkin olarak herhangi bir belge düzenlemediği, tevsik edici belge olarak bankadan gönderilen dekont ve söz konusu Şirket ile yapılan sözleşme bulunduğu belirtilerek İstanbul Kart yüklemesi karşılığı ödenen bedellerin banka dekontu ile kurumlar vergisi yönünden gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile ödenen bedellere ilişkin katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \", - 229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", - (231/5) maddesinde, \" Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \", - 238 inci maddesinde, \" İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz... \" hükümleri yer almaktadır. Ayrıca, mezkur Kanunun 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları hükmü yer almaktadır. Bunun yanı sıra, 382 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin \"Özel Kartlar Kullanılarak Yapılan Şehir İçi Yolcu Taşımacılığında Belge Düzeni\" başlıklı (2.) bölümünde; \" Anlaşmalı yolcu taşıma işletmelerince verilen yolcu taşıma hizmetine ilişkin bedellerin özel kartlarla ödenmesinde aşağıda belirtilen şartlara uyulması kaydıyla, söz konusu hizmetin bu bölümde yapılan açıklamalar çerçevesinde belgelendirilmesi uygun görülmüştür. - Kartı satışa çıkaran firmalar ile bir banka arasında sistemdeki tüm parasal hareketlerin izlenmesi, kayıt altına alınması, gerçekleşecek hasılatın paylaşımının gösterilmesi ve rapor üretilmesi gibi hususları içeren ayrıntılı bir anlaşma yapılacaktır. - Sözü edilen kartların satışı ve bu kartlara yükleme yapılması işlemleri, bu kartları çıkaran firmalarla anlaşmalı bayilerce gerçekleştirilecektir. - Kartlara yapılacak yükleme işlemi, özel kartları çıkaran firmalar tarafından bayilere verilen özel cihazlar vasıtasıyla yapılacaktır. - Söz konusu özel kartlar, anlaşmalı yolcu taşıma işletmelerine ait taşıtlarda bulunan cihazlar (validatör) vasıtasıyla, taşıma hizmetine ait bedelin ödenmesinde kullanılacaktır. - Anlaşmalı yolcu taşıma işletmelerinin özel kart kullanılmak suretiyle ödenen yolcu taşıma hizmetlerine ilişkin bedeller ile özel kartları çıkaran firmalar ve bayilere ilişkin komisyon vb. hizmet bedellerinin dağıtımı, anlaşmalı banka vasıtasıyla yapılacaktır. - Bu kartları çıkaran firmalar tarafından kurulacak ve anlaşma taraflarınca da (banka, bayi ve anlaşmalı yolcu taşıma işletmesi) kullanılacak sistem, kartların kullanımı ve taraflar arasındaki işlemlere ilişkin bilgilerin elektronik ortamda takibine imkan verecek özellikte olacaktır. Yukarıda belirtilen şartları haiz olarak yürütülen şehir içi yolcu taşıma hizmetlerinde, söz konusu kartların anlaşmalı yolcu işletmelerine ait taşıtlarda kullanılmasına kadar olan aşamalarda, bankalarca bayilere yükleme hakkı verilmesi ve yolcuların ellerinde bulunan özel kartlara bayilerden yükleme yaptırmalarında henüz yolcu taşıma hizmeti gerçekleşmemiş olduğundan Vergi Usul Kanununda sayılan herhangi bir belgenin düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Anlaşmalı yolcu taşıma işletmeleri tarafından, bedeli söz konusu kartlar kullanılmak suretiyle ödenmiş bulunan taşıma hizmetlerine ilişkin olarak, elektronik ortamda tutulan ve muhafaza edilen kayıtlara istinaden, gün sonunda \"muhtelif müşteriler\" ibareli bir fatura düzenlenecektir. Diğer taraftan, bayilerce sunulan hizmet dolayısıyla özel kartları satışa sunan firmalardan; bu firmalarca da anlaşmalı yolcu işletmelerinden alınacak komisyon vb. bedeller için, hizmetin tamamlanmasından itibaren yedi günlük süre dahilinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, bayilerce müşterilere yükleme yapılması sırasında mali değeri olmayan bir belgenin müşteriye verilmesi mümkündür \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre; - Şirketiniz personelinin ulaşım kartlarına yükleme yapılması amacıyla … Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.ye yapılan ve aracılık hizmetinin karşılığı olmayan ödemeler için vergi mevzuatına göre belge düzenlenmesine gerek bulunmamakta olup, söz konusu işlemlere ilişkin banka hesap hareketlerini gösterir bilgi listeleri ile diğer belgelerin muhafazası ve yetkililerin talep etmesi halinde ibraz edilmesi gerekmektedir. - Personelinizin ulaşım ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin söz konusu ödemeler, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uygulamasında ücret kapsamında değerlendirildiğinden, bu kapsamda her ay ödenen tutarlar için Vergi Usul Kanununun 238 inci maddesi gereğince ücret bordrosu düzenlenmesi (veya düzenlenen bordroya dahil edilmesi) ve ödemeye/yüklemeye ilişkin temin edilen belgelerin bu bordroya ek yapılması suretiyle kayıtlara intikal ettirilmesi icap etmektedir. - … Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. tarafından aracılık hizmeti veya farklı hizmetler karşılığında şirketinizden alınan komisyonlara ilişkin olarak ise genel hükümler çerçevesinde adınıza fatura düzenlenmesi gerektiği tabiidir. GELİR VERGİSİ KANUNU VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükmü yer almakta olup Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde safî kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"İndirilecek Giderler\" başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde ise, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 61 inci maddesinde, \"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez....\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tevkifat yapmakla yükümlü olanlar sayılmış olup anılan fıkranın (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, vergi tevkifatının ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılacağı, kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu verginin, bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanacağı hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, aynı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde, \"Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri (7194 sayılı kanunun 11 inci maddesiyle eklenen parantez içi hüküm; Yürürlük: 01.01.2020) (İşverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük ulaşım bedelinin 10 (317 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2022 yılında uygulanmak üzere 17 TL) Türk lirasını aşmaması ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması hâlinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.) \" hükmü yer almaktadır. Ayrıca, 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"İstisnanın kapsamı ve uygulaması\" başlıklı 8 inci maddesinde de; \" (3) Hizmet erbabının toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisnadan faydalanılabilmesi için; a) İşveren tarafından, hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla ulaşım vasıtası temini veya hizmet satın alınması suretiyle taşıma hizmeti verilmiyor olması, b) Taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının, münhasıran hizmet erbabının işyerine gidip gelmesi için kullanacağı toplu taşıma araçlarında geçerli olması (Ulaşım bedeli için yüklenen tutarın sadece ulaşımda kullanılabilecek şekilde sınırlandırıldığı başka amaçlarla da kullanılabilen ödeme araçlarının kullanımı bu şartın ihlali sayılmaz), c) Yapılan ödemenin fiilen çalışılan günlerle sınırlı olması, ç) Ulaşım bedelinin günlük belirlenen tutarı (2020 yılı için 12 TL) aşmaması, d) Toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının teminine ilişkin harcamaların belgelendirilmesi, gerekmektedir.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından personele ait ulaşım kartları (İstanbulkart) için … Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.ye ödenen bedelin, bir günlük ulaşım bedeli olan 17 Türk Lirasını (317 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2022 yılında uygulanmak üzere) aşmaması ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 10 uncu bendi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, ödemenin söz konusu tutarı aşması halinde ise, aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatlerin ücret olarak değerlendirilerek Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri kapsamında tevkifata tabi tutulması ve bu kısma ilişkin brüt tutarın Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; - 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri; üçüncü fıkrasında, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği; son fıkrasında ise Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak gidermeye ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenlemeye yetkili olduğu, - 30/a maddesinde, mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den, vergiye tabi olmayan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"İstisnanın Kapsamı ve Uygulaması\" başlıklı 8 inci maddesinin (9) numaralı bendinde, işverenlerin hizmet erbabına toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları vermek suretiyle sağladığı menfaatler için bir günlük ulaşım bedeline KDV'nin dahil olmadığı, ulaşım bedelinin istisnaya isabet eden tutarına ait yüklenilen KDV'nin işverenlerce indirim konusu yapılabileceği, işverenler tarafından istisna tutarından daha fazla ödeme yapılması halinde istisna tutarını aşan kısmın (istisna tutarını aşan kısma isabet eden KDV dahil olmak üzere) net ödenen ücret olarak kabul edileceği ve aşan kısma isabet eden ve ücret olarak kabul edilen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı açıklanmıştır. Buna göre, Şirketiniz bünyesinde çalışan personelin İstanbul Kart yüklemelerine ilişkin … Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. aracılığıyla yapılan ödemelerde ulaşım bedelinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin (10) numaralı bendi uyarınca gelir vergisinden istisna olan kısmına isabet eden KDV tutarlarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunununa uygun şekilde tevsik edilmesine bağlı olarak Şirketinizce indirim konusu yapılması mümkün olup, istisnayı aşan ve ücret olarak kabul edilen kısma isabet eden KDV tutarlarının ise indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28883, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28883", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-735833 ", "ozelgeTarih": "2022-06-29", "baslik": "Araç tamir, bakım ve onarım hizmet bedellerinin yansıtılmasında KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin akaryakıt taşımacılığı faaliyeti ile iştigal ettiği belirtilerek, belirlenmiş alıcılardan kiraladığınız araçlar için Şirketiniz adına düzenlenen tamir, bakım ve onarım hizmetlerine ait fatura bedellerinin araç sahiplerine yansıtılması ve Şirketinize ait araçlar ile ilgili tamir, bakım ve onarım hizmetlerine ait fatura bedellerinin sigorta şirketlerine yansıtılmasında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiş olup, Tebliğin; -(I/C-2.1.3.2.3.) bölümünde, \"2.1.3.2.3.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.3.2. Kapsam Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara ait veya bunlara tahsis edilen ve faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri tevkifat kapsamındadır.\" -(I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, gerek Şirketinize ait olan gerekse kiraladığınız araçlar için Şirketiniz adına düzenlenen tamir, bakım ve onarım hizmetlerine ait bedellerin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlara yansıtılmasına ilişkin düzenleyeceğiniz faturalarda (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Söz konusu tamir, bakım ve onarım hizmetlerine ait fatura bedellerinin Şirketiniz tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlar dışındakilere yansıtılmasına ilişkin düzenleyeceğiniz faturalarda hesaplanan KDV ise alıcılar tarafından tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28884, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28884", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/09-2021/173]-303608", "ozelgeTarih": "2022-06-29", "baslik": "Yüksek güvenlikli panel çit ve kafes tel çit montajı işinin vergisel durumu.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ile … İl Özel İdaresi arasında \" … Kafes Tel Çit Montajlı Mal Alım İşi \" sözleşmesinin 31/8/2020 tarihinde imzalandığı ve bahsi geçen sözleşmeye konu işin Türkiye-İran sınırında modüler beton duvar üstü kafes telin sökülerek yüksek güvenlikli tel çit ile değiştirilmesi, sökülecek kafes telin şartnameye uygun imalatı yapılarak Türkiye-Ermenistan sınırına montajının yapılacağı anlaşılmakta olup, 2021 takvim yılına sirayet etmesi sebebiyle stopaj durumu, hakedişlerde sözleşmeden önce ödenen damga vergisinin durumu ve hangi oranda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılacağı hususlarında Başkanlığımızın görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde, \" Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarım işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.\" 44 üncü maddesinde; \"İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir. Bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her ne nam ile olursa olsun elde edilen hasılat, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kâr veya zararının tespitinde dikkate alınır.\" hükümlerine yer verilmiştir. Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için; -İşin inşaat ve onarma işi olması, -İnşaat ve onarma işinin birden fazla takvim yılına sirayet etmesi, -İnşaat ve onarma işinin taahhüde bağlı olarak yapılması şartlarının bir arada aranılması gerekmektedir. Madde kapsamına giren işlerde işin başlangıç tarihi olarak; yapılan sözleşmede yapılacak işin yer teslim tarihi öngörülmüş ise bu tarihin, sözleşmede yer teslim tarihi belirtilmemiş ise sözleşmede belirtilen işin başlangıç tarihinin, sözleşmede bunların hiçbiri belirtilmemiş ise sözleşmenin imzalandığı tarihin işin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri üzerinden (2009/14592 sayılı BKK uyarınca) %3 oranında (2021/3491 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca 01.03.2021 tarihinden itibaren %5) kurumlar vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, özelge talep formunuz ekinde yer alan \"… Kafes Tel Çit Montajlı Mal Alım İşi\" ne ait Teknik Şartnamenin incelenmesinden; söz konusu işin inşaat yapım montaj işi olduğu, sözleşmeye istinaden 2020 yılında başlayıp aynı yıl içerisinde bitirilmesi öngörülen ancak 2021 yılına sirayet ederek İdare tarafından 1/2/2021 tarihinde süre uzatımı onayının yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre, süre uzatımına İdare tarafından izleyen yılda onay verilmesi ancak söz konusu işin 2021 yılına sarkması nedeniyle her halükarda bu iş 1/1/2021 tarihinden itibaren yıllara sari olacağından, bu tarihten itibaren yapılan hakediş ödemeleri üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15'inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre %3 (2021/3491 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca 01.03.2021 tarihinden itibaren %5) kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Ancak, önceki dönemlerde kesinti yapılmaksızın ödenmiş olan hakedişlerden ise vergi kesintisi yapılmayacağı tabiidir. DAMGA VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1'inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 8'inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hükümlerine yer verilmiştir. Mezkur Kanuna ekli (1) sayılı tablonun \"I.Akitlerle ilgili kağıtlar\" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin; \"IV.Makbuzlar ve diğer kağıtlar\" başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında ise, resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle, kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların nispi damga vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, sözleşmeler ve sözleşme konusu işe ilişkin resmi dairelerin mal ve hizmet alımı karşılığı ödemelerinin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtlar ayrı ayrı damga vergisine konu teşkil etmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8'inci maddesine göre resmi daire statüsünde bulunan … İl Özel İdaresi tarafından firmanıza yapılan hak ediş ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtlar için anılan Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-a bölümüne göre damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir. a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, ...\", - 1/3/2021 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No.lu Tebliğ ile değişmeden önceki (I/C-2.1.3.2.1.1.) bölümünde; \" Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - 1/3/2021 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No.lu Tebliğ ile değişik \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \" 2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında yer alan … İl Özel İdaresine karşı ifa edilen \" … Kafes Tel Çit Montajlı Mal Alım İşi \" ne ilişkin bedel üzerinden, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü kapsamında 1/3/2021 tarihinden önceki hakedişlere ilişkin düzenlenen faturalarda (3/10), 1/3/2021 tarihi ve sonrasındaki hakedişlere ilişkin düzenlenen faturalarda (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28886, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28886", "ozelgeNo": "16432732-130[9-2022-41]-40324", "ozelgeTarih": "2022-06-29", "baslik": "Yatak baza iskeleti imalatında KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin demir çelik profil boru satın alarak yatak baza iskeleti imal ettiği belirtilerek imal edilen ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, \"Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.8) bölümünde; \"2.1.3.3.8.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Demir-çelik ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki teslimlerinde tevkifat uygulanır. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal firmamızca münhasıran cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar. 2.1.3.3.8.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon, dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizin demir çelik profilden imal ettiği ve nihai ürün kapsamında yer alan yatak baza iskeleti tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31158, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31158", "ozelgeNo": "40392771-130[4-2021-120-107]-68715", "ozelgeTarih": "2022-06-29", "baslik": "Organize Sanayi Bölgesine Yol Yapımı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Söke Organize Sanayi Bölgesi içerisinde 30 metre genişliğindeki ana yolun kenarlarında yapılacak olan yürüyüş ve bisiklet yolu yapım işi ile ilgili olarak ihaleye çıkılacağı belirtilerek yapılacak yürüyüş ve bisiklet yolu yapım işi ile ilgili olarak 3065 sayılı KDV Kanununun 13/j bendine göre KDV istisnasından faydalanıp faydalanılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 13/j maddesinde; organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-13) bölümünde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin inşasındaki istisna uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup, Tebliğin; -\"İstisna Kapsamına Giren İşlemler\" başlıklı (II/B-13.1.2.) bölümünde, \"İstisna kapsamına; -Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi, içme, kullanma ve atık su arıtma tesisi, doğalgaz, elektrik ve haberleşme tesislerine ilişkin altyapı işleri ile yolların yapımına ilişkin organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler, ... girmektedir. İdari bina, sosyal tesisler, spor tesisleri ve benzeri tesislerin yapım işlerine ilişkin organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerine yapılan teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Organize Sanayi Bölgeniz içerisinde 30 metre genişliğindeki ana yolun kenarlarında yapılacak olan yürüyüş ve bisiklet yolu yapım işine ilişkin tarafınıza yapılacak mal teslimi ve hizmet ifalarının, KDV Kanununun 13/j maddesi çerçevesinde KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32136, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32136", "ozelgeNo": "E-64597866-130[28]-10822", "ozelgeTarih": "2022-06-29", "baslik": "Tıbbi cihaz ve aksamlarında KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formlarınız. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, ilaç sektöründe faaliyette bulunan Şirketinizin aynı zamanda \"Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" ve \"In Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" kapsamında tıbbi cihaz ve yedek parçaları da ithal ettiği, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin; -3304.99.00.90.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"…..\" cinsi eşyanın Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında olduğu, Ürün Takip Sisteminde (ÜTS) …… numarası ile kayıtlı olduğu, -3917.39.00.80.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"…..\" cinsi eşyanın Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında olduğu, ÜTS'de ….. numarası ile kayıtlı olduğu, -9018.90.84.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"…..\" cinsi eşyanın \"…..\" tıbbi cihazın yedek parçası olarak …. enjektörler ile sadece bir kez kullanıldığı, söz konusu eşyanın Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında olduğu, ÜTS'de ……. numarası ile kayıtlı olduğu belirtilerek, söz konusu eşyaların ithal ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 22 nci sırasında yer alan, 18/12/2007 tarihli ve 2007/13007 sayılı Kararnamenin eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinde GTİP numaraları itibarıyla sayılan eşyaların teslimi ile bunlardan makine ve cihaz niteliği taşıyanların kiralanması hizmetleri %8 oranında KDV'ye tabi iken 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 1/4/2022 tarihinde yürürlüğe giren 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu sıra, \"Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 'Tıbbi Cihaz Yönetmeliği' ve 'İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği' hükümlerine tabi olan cihazların teslimi ile bunların kiralanması hizmetleri,\" şeklinde değiştirilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile yapılan yazışmalar neticesinde, 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan değişiklik sonrası herhangi bir eşyanın, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 22 nci sırasında sayılan \"Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" ve \"İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" hükümlerine tabi olan cihazlardan olup olmadığının, açık devlet verisi olarak herhangi bir kullanıcı hesabı gerekmeksizin tüm kullanıcıların erişebileceği https://utsuygulama.saglik.gov.tr/UTS/vatandas#/ linkinde yer alan ÜTS Bilgi Bankasından ürün barkodu, marka, model vb. bilgiler ile sorgulama yapılmak suretiyle tespit edilebileceği anlaşılmıştır. Bu bağlamda, söz konusu Yönetmeliklerin hükümlerine tabi olan ve bunlara göre \"cihaz\" olarak adlandırılan tüm eşyaların (aksam, parça, aksesuar dahil) anılan BKK eki (II) sayılı listenin 22 nci sırası kapsamında değerlendirilmesi ve bunun tespiti için ÜTS kayıtlarına başvurulması gerekmektedir. Buna göre, \"Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" kapsamında İnflamatuvar deri hastalığı solüsyonu, Radyografi işlemi tüpü, Şırınga-anjiyografi kodlarıyla ÜTS'ye kayıtlı olduğu anlaşılan başvurunuza konu cihazların, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 22 nci sırası kapsamında değerlendirilerek, 1/4/2022 tarihinden itibaren ithal ve tesliminde %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25511, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25511", "ozelgeNo": "63611781-130[1-2022/3]-27545", "ozelgeTarih": "2022-06-28", "baslik": "Malvarlığının terki suretiyle konkordato yoluyla satışlarda sorumluluk hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, borçlular … , … , … Taah. Tic. San. ve Gıda Ürünleri Ür. Paz. Ltd. Şti.nin mal varlığının terki suretiyle konkordato taleplerinin Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/9/2019 tarih ve E:2018/75 K:2018/182 sayılı kararı ile kabul edildiği, aynı Mahkemenin 24/6/2021 tarihli ek kararı ile tarafınızın konkordato komiseri olarak görevlendirildiği belirtilerek, - Borçlu şirketin aktifine kayıtlı gayrimenkuller ve taşıtlar ile şirket ortaklarının şahsi gayrimenkullerinin satış işleminin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı ve varsa Vergi Usul Kanunu gereği belge düzenleme yükümlülüğünün kim tarafından yerine getirileceği, - Yasa gereği kendilerine yetki verilen, şirket ve şahıslar adına satış işlemine onay verecek olan konkordato tasfiye heyetinin, satışı gerçekleşecek taşınır ve taşınmaz mallar dolayısıyla doğabilecek KDV ve diğer vergi kanunları yönünden herhangi bir mükellefiyetinin ya da sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, - 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. ...\" , - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", - 231 inci maddesinde \"Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur: ... 5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. ...\", - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (1.1.2022'den itibaren 2.000, -TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (1.1.2022'den itibaren 2.000, -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\", - 234 üncü maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, bu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar (gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerden satın aldıkları mallar hariç) için işi yapana veya malı satana imza ettirecekleri gider pusulası düzenlerler. Vergiden muaf esnaf için düzenlenen gider pusulası, bu kişiler tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlariyle soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur. Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Gider pusulası, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılır. İkinci fıkrada belirtilen bilgileri ihtiva etmeleri kaydıyla; a) Malın veya hizmetin bedelinin, dördüncü fıkrada belirtilen süre dâhilinde satıcıya; 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda tanımlanan banka, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında yetkilendirilmiş ödeme kuruluşları veya 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa göre kurulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla ödenmesi halinde, bu kurumlarca düzenlenen belgeler, b) 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında satın alınan malların gider pusulası düzenlemek zorunda olanlara iade edilmesinde, 6502 sayılı Kanun uyarınca iade edilecek tutarların, (a) bendinde yer alan kurumlar aracılığıyla iadesinde bu kurumlarca düzenlenen belgeler, c) Bu Kanuna göre belge düzenleme zorunluluğu bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının, tabi oldukları ilgili mevzuat dâhilinde, yaptıkları işler veya sattıkları mallar için düzenledikleri belgeler, gider pusulası yerine geçer. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, somut durumda; - Borçlu şirkete ait/aktifine kayıtlı gayrimenkuller ve taşıtların satılması durumunda, şirket tarafından alıcı adına, malın teslim edildiği (gayrimenkuller için satış işleminin tapuya tescil tarihinden itibaren, ancak tapuya tescil tarihinden önce fiilen teslim gerçekleşmiş ise mal tesliminin gerçekleştiği) tarihten itibaren azami 7 gün içerisinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. - Herhangi bir ticari işletmeye konu olmayan (herhangi bir işletmenin aktifine/envanterine kayıtlı olmayan), şirket ortaklarının şahsi gayrimenkullerinin satışında ise, alıcının mezkûr Kanunun 234 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen gider pusulası düzenleme yükümlülüğü bulunanlar kapsamında olması halinde alıcı tarafından (213 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere) satıcı adına gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir. Alıcının, vergi mükellefi olmaması (gider pusulası düzenleme zorunluluğu bulunanlar kapsamında olmaması) durumunda ise tarafların söz konusu satışa ilişkin olarak mezkûr Kanun kapsamında herhangi bir belge düzenleme yükümlülükleri bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/3-d maddesinde; müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların KDV'ye tabi olduğu, -2 nci maddesinde; teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, -8/ç maddesinde; müzayede mahallerinde yapılan satışlarda verginin mükellefinin satışı yapanlar olduğu, -17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve tesliminin KDV'den istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(I/B-6.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışlar da dahil olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar KDV'ye tabidir. Kanunun istisna ve vergi oranlarına ilişkin hükümleri bu satışlar için de geçerlidir.\" -(II/F-4.16.1) bölümünde; \"Satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için kurumların aktiflerinde asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekmektedir. En az iki tam yıl aktifte bulundurma süresinin hesabında, bu taşınmazların 3065 sayılı Kanunun (17/4-u) maddesi ile (17/4-y) maddesinde yer alan istisna kapsamında varlık kiralama şirketleri, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının aktifinde bulunduğu süreler de dikkate alınır. İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, … Taahhüt Tic. San. Gıda Ürn. Ltd. Şti.ye ait taşınır ve taşınmaz malların satışı 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır. Öte yandan, şirkete ait taşınmazların şirket tarafından ticaretinin yapılmaması ve taşınmazların en az iki tam yıl süreyle şirket aktifinde kayıtlı olması şartıyla bu taşınmazların satışı işlemi 3065 sayılı Kanunun 17/4-r maddesine göre KDV'den istisna tutulacaktır. Diğer taraftan, borçlu şirketin ortağı … ile … 'ın ticari işletmeye konu olmayan (herhangi bir işletmenin aktifine/envanterine kayıtlı olmayan) şahsi taşınmazlarının müzayede mahallerinde satışı 3065 sayılı Kanunun 1/3-d maddesine göre KDV'ye tabi olup, bu satışlarda KDV'nin mükellefi müzayede mahallerinde satışı yapan konkordato tasfiye heyetidir. Bu kapsamda, tasfiye heyeti adına KDV mükellefiyeti tesis ettirilmesi ve söz konusu satış üzerinden KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, müzayede yoluyla satılan ve mükellefiyeti bulunan satıcı tarafından alıcı adına düzenlenecek fatura ile satıcının mükellefiyetinin bulunmaması durumunda, alıcı tarafından düzenlenecek olan gider pusulasında, kesin satış bedeli üzerinden hesaplanan KDV bilgisi gösterilerek söz konusu satışın müzayede mahallinde yapılan satış olduğu ve satışa ilişkin KDV'nin müzayedeyi düzenleyen tarafından beyan edilip ödeneceğine ilişkin açıklamaya yer verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, 213 sayılı Kanun uyarınca fatura düzenleme mecburiyeti bulunmayan tasfiye heyetinin müzayedeye konu mallar nedeniyle hesaplayacağı KDV'nin, müzayede bedeli için yapacağı tahsilatlara ilişkin ödeme belgelerinde ayrıca yer alması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28887, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28887", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV/5 -İ- 9-2020/74]-299140 ", "ozelgeTarih": "2022-06-28", "baslik": "Film Prodüksiyon Hizmetinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; \"… Üniversitesi Rehberlik Binası Hazine Müzesi Teşhir Tanzim İşi\" ihalesini alan … ile Şirketiniz arasında düzenlenen \"Ürün/Hizmet Tedarik Sözleşmesi\" kapsamında 6 adet film prodüksiyon hizmeti vereceğiniz belirtilerek bu hizmete ilişkin düzenleyeceğiniz faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmış, bu yetkiye dayanılarak yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1) bölümünde, kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Mezkur Tebliğin \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \"2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayrımında yer alan adı geçen firmaya vermiş olduğunuz hizmetin sadece tanıtım amacıyla prodüksiyon (film çekimi) hizmeti olması halinde, 1/3/2021 tarihinden itibaren düzenleyeceğiniz faturalarda hesaplanan KDV üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında (3/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28888, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28888", "ozelgeNo": "84974990-130[GEÇ.20-2021/5]-300565", "ozelgeTarih": "2022-06-28", "baslik": "Teknoloji Geliştirme Bölgesinde 'Navigasyonlu Intramedüler Çivi' Projesinde KDV İstisna Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Ankara Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesinde başladığınız \"Navigasyonlu İntramedüler Çivi\" projesinin 1/9/2020 tarihinde tamamlandığı, söz konusu projenin ortopedi ameliyatlarında kullanılmak amacıyla üretilen dijital bir yazılım olduğu ve bir şirkete satıldığı belirtilerek, bu satışın katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, Geçici 20/1 inci maddesinde, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (II/G-2) bölümünde; \" Bu hükme göre, teknoloji geliştirme bölgelerinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan mükelleflerin 31/12/2023 tarihine kadar bu bölgede ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim ve hizmetleri KDV'den istisnadır. Söz konusu bölgede üretilen yazılımın farklı kişilere satılması ya da satışın CD veya elektronik ortamda yapılması istisna uygulanmasına engel değildir. ... Ancak, teknoloji geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimciler tarafından münhasıran bu bölgelerde üretilen yazılımlar için yapılacak her türlü mal ve hizmet alımları, söz konusu yazılımın vergiden istisna olup olmadığına bakılmaksızın KDV'ye tabidir. Güncelleme dışında bir yazılımla ilgili olarak verilen bakım, destek (otomasyon) hizmetleri, teknoloji geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi, network uygulamaları gibi yazılımlar, işlevlerini yerine getirmek için yazılım kullanan ürün, aygıt, eşya vb. donanımlar ile bu donanımlara ilişkin hizmetler, web sitesi aracılığıyla verilen reklam hizmetleri ve ar-ge çalışmaları kapsamında yer alan teslim ve hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez. ... Örnek 2: (A) Ltd. Şti.'nin Teknoloji Geliştirme Bölgesindeki faaliyetleri neticesinde ürettiği bir ürünün lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı KDV'den istisnadır. Ancak, söz konusu ürünün seri üretime tabi tutulup pazarlanmasından elde edilen kazancın istisnadan yararlanması mümkün değildir. Ayrıca, Teknokent binası içinde telefon ve internet yardımı ile satış sonrasında müşterilere çağrı destek hizmeti verilmesi durumunda bu hizmetler KDV istisnası kapsamında değerlendirilmez. \" açıklamaları yer almaktadır. Özelge talep formunuzda, söz konusu projenin medikal sektörüne ilişkin olduğu, ortopedik ameliyatlarda hastaya çivi implant uygulaması sırasında doktorun kemiğin alt tarafına gelen yerde doğru bir kilitleme yapabilmesi amacıyla dijital bir yazılım vasıtasıyla işlemi kolaylıkla ve daha güvenli yapabilme imkanı sağladığı, ana ekseninin yazılım olduğu, özellikli teknik özelliği olmayan donanımının da bulunduğu ifade edilmektedir. Buna göre, Şirketiniz tarafından Ankara Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesinde üretilen \"Navigasyonlu İntramedüler Çivi\" projesine ilişkin olarak ürün satış bedelinin lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı için 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 20/1 inci maddesinde yer alan istisna hükmünden yararlanılması mümkün bulunmakta olup, ürünün bu bedeli aşan kısmı için ise genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28891, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28891", "ozelgeNo": "64597866-105[229]-10676", "ozelgeTarih": "2022-06-28", "baslik": "Yönetim Hizmeti veren şirket tarafından sözleşme kapsamında yapılan masrafların aktarımının KDV'ne tabi olup, olmayacağı.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ek dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçede; mülkiyeti Şirketinize ait ... Alışveriş Merkezinin yöneticilik faaliyetlerinin taraflar arasında imzalanan \"Yöneticilik Sözleşmesi\" kapsamında ... tarafından yerine getirildiği, anılan firma tarafından gerçekleştirilen yönetim, teknik, temizlik, güvenlik ve idari masrafların , Şirketinize aylık olarak bire bir yansıtıldığı, yönetim firmasının Şirketinize verdiği hizmetler dolayısıyla sözleşmenin IV.2. maddesi gereği tüm aylık masraf ve giderlerin % 3'ü oranında hizmet bedeli aldığı, yönetici firma tarafından Şirketinize yansıtılan (sözleşmelere ait damga vergisi giderleri, personel ücret giderleri, danışmanlık giderleri, ulaşım ve konaklama giderleri ve sair tüm giderler) kısmen katma değer vergisinin konusuna girmeyen kalemlerden oluşabileceği gibi farklı katma değer vergisi oranlarına da tabi olabildikleri belirtilerek, farklı oranda katma değer vergisine tabi hizmetlerin birebir tarafınıza yansıtılmasında ve % 3 oranında alınan hizmet komisyonunda hangi oranda katma değer vergisi uygulanacağı hususunda tereddüt oluştuğundan Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/b maddesinde, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların matraha dahil olduğu, hüküm altına alınmıştır. Yansıtma; ticari faaliyet kapsamında bir işlemin yapılmaması, yapılan iş ve işlemlerde bir gelir elde etme veya kar ve zarar beklentisini taşıyacak herhangi bir unsurun bulunmaması, yasal uygulamalar nedeniyle muhatap olunan ya da diğer bir işletme adına ödeme veya tahsilat yapılması durumlarında, yapılan ödeme veya henüz ödeme yapılmamışsa tahakkuk eden bedellerin asıl muhatabına aktarılmasını ifade etmektedir. Bir faturanın yansıtma faturası olarak nitelendirilebilmesi için, bu fatura içeriğinin söz konusu yansıtma faturası muhatabı tarafından karşılanması gereken bir masraf olması şarttır. Dolayısıyla bir satıcı sattığı mal ve hizmetin maliyetine girmesi gereken masrafı yansıtma faturasına konu edememektedir. Buna göre, Şirketiniz adına yapılan masrafların aynen aktarılması söz konusu olduğunda masrafın aktarılmasına yönelik olarak düzenlenecek yansıtma faturasında, Yönetim Şirketi tarafından yapılan giderlerin KDV'ye tabi olup olmadığı dikkate alınacak, KDV'ye tabi olmaması halinde KDV hesaplanmayacak, aynen yansıtılan gider KDV'ye tabi ise tabi olduğu orandan faturalandırılacaktır. ... tarafından ifa edilen hizmetlere ilişkin olarak, resmi kurumlara yapılan ödemelere ait belgelerin Yönetim Şirketi adına düzenlenmesi halinde, söz konusu ödemelerin muhatabı adı geçen Yönetim Şirketi olmasa dahi Şirketinize yansıtılmasında genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, resmi kurumlara yapılan ödemeler dışında yapılan harcamaların (yönetim, teknik, temizlik, güvenlik ve idari masrafların, personel ücret giderleri, danışmanlık giderleri, ulaşım ve konaklama giderleri ve sair tüm giderler) Şirketinize verilen hizmetin maliyeti olarak değerlendirilmesi ve bu maliyete eklenen \"Yöneticilik Sözleşmesi\"nin IV.2. maddesi gereği Yönetim Şirketine ödenecek % 3'lük bedel dahil toplam tutar üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32137, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32137", "ozelgeNo": "E-64597866-130-10685", "ozelgeTarih": "2022-06-28", "baslik": "Sıvı sabunun ve cilt yıkamasına mahsus temizleme ürünlerinin KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 3401.20.90.90.11 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (G.T.İ.P.) numarasında sınıflandırılan \"sıvı sabun\" ve 3401.30.00.00.00 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan \"cilt yıkamasına mahsus temizleme müstahzarı\" adlı ürünlerin ithali ve yurt içi tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranları hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listeye 37 nci sıra eklenerek \"sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil (sabun, deterjan veya solüsyon emdirilmiş olsun olmasın), tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt mendil ve peçete, diş fırçası ve macunu, diş iplikleri\" teslimlerinin 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. TGTC'nin 34.01 tarife pozisyonunda \"sabunlar; çubuk, kalıplanmış parça ve şekillerde olup sabun olarak kullanılan yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarları (sabun içersin içermesin); cilt yıkamaya mahsus sıvı veya krem halinde ve perakende satılacak hale getirilmiş yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarlar (sabun içersin içermesin); sabun veya deterjan emdirilmiş, sıvanmış veya kaplanmış kağıt, vatka, keçe ve dokunmamış mensucat\" tanımlanmıştır. TGTC'nin bu tarife pozisyonunun altında 3401.20.90.90.11 G.T.İ.P. numarasında yer alan \"sıvı sabunlar\" ile 3401.30.00.00.00 G.T.İ.P. numarasında yer alan \"cilt yıkanmasına mahsus sıvı veya krem halinde ve perakende satılacak hale getirilmiş, yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarlar (sabun içersin içermesin)\" da sınıflandırılmıştır. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 37 nci sırası kapsamında, TGTC'nin 3401.20.90.90.11 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan \"sıvı sabun\" ve 3401.30.00.00.00 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan \"cilt yıkanmasına mahsus sıvı veya krem halinde ve perakende satılacak hale getirilmiş, yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarlar (sabun içersin içermesin)\" isimli eşyaların teslim ve ithali, 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlük tarihi olan 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24924, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24924", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-726363", "ozelgeTarih": "2022-06-27", "baslik": "KDV Kanununun 13/b maddesi kapsamında istisna uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin limanlarda römorkör ve kılavuzluk hizmeti ile iştigal ettiği ve faaliyet yürüttüğünüz limandaki yetkili iki römorkör firmasından biri olduğu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğünün ../../…. tarih ve …. sayılı Genelgesinin 8'inci maddesi kapsamında, idare tarafından limanda hizmet geliri eşitliği gözetilerek Şirketinize ve diğer firmaya hizmet ataması yapıldığı belirtilerek; aynı gemiye Şirketiniz ve limandaki yetkili diğer römorkör firması tarafından hizmet verilmesi ve hizmet bedeli için müşteriye tek bir fatura düzenlenebilmesi durumunda, müşteriye fatura düzenleyen firmaya, diğer firma tarafından gerçekleştirilen hizmet bedelinin yansıtılması için düzenlenecek fatura ile hizmet gelirlerinin eşit olarak paylaşılamadığı aylarda hasılat eşitliğinin sağlanması için düşük hasılat elde eden firmanın diğer firmaya düzenleyeceği faturanın 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (13/b) maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında, \"B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. ...\", - 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", - 230 uncu maddesinde, \"Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur: Faturanın düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası; Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi vehesap numarası; Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası; Malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı; Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası; ...\", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; Serbest meslek erbabına; Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; Vergiden muaf esnafa; sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. ...\" hükümleri yer almaktadır. Bu bağlamda, tahakkuka ilişkin bir belge olan faturanın, aksine bir düzenleme olmadığı sürece azami malın teslimi veya hizmetin ifasını müteakip yedi gün içinde müşteri adına düzenlenmesi gerekmektedir. Buna göre, ilgili mevzuat dahilinde tarafınıza hizmet izni verilen limanda vermiş olduğunuz römorkör ve kılavuzluk hizmetleri için, genel hükümler çerçevesinde müşteriniz adına fatura düzenlemeniz gerekmekte olup, aranızda alt yüklenici (taşeronluk) ilişkisi bulunmayan, aynı limanda hizmet izni verilmiş diğer şirket tarafından verilen hizmetler için Şirketinizce fatura düzenlenmesi kanunen mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, aynı müşteriye her iki şirket tarafından verilen römorkör ve kılavuzluk hizmetlerine ilişkin olarak, verdikleri hizmet ve bedelleri dikkate alınarak, her iki şirket tarafından müşteri adına ayrı ayrı fatura düzenlenmesi icap etmektedir. Bunun yanı sıra, hizmet izni verilen limanda hizmet geliri eşitliğini teminen, elde edilen hasılatın eşit olarak paylaşılabilmesi için, fazla hasılat elde eden şirket tarafından ilgili ayda elde edilen hasılatın bir kısmının, düşük hasılat elde eden şirkete aktarılmasında, düşük hasılat elde eden şirketin, kendisine aktarılan hasılat için diğer yetkili (hasılatı aktaran) şirket adına fatura düzenlemesi mümkün bulunmaktadır. KDV KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetiçerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetlere İlişkin İstisna\" başlıklı (II/B-2.) bölümünde yer alan; - \"Kapsam\" başlıklı (II/B-2.1.) ayrımında, \"Bu hükme göre istisnanın uygulanması için hizmetin; - Liman ve hava meydanlarında, - Deniz ve hava taşıma araçları için, yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla liman ve hava meydanlarında yapılmayan hizmetler deniz ve hava taşıma araçları için yapılsa bile istisnaya tabi olmazken; liman ve hava meydanlarında yapılmakla birlikte deniz ve hava taşıma araçları için yapılmayan hizmetlere de istisna uygulanması mümkün değildir. İstisna kapsamına, liman ve hava meydanlarında yük ve yolcuya verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler de dâhil olmak üzere, deniz ve hava taşıma araçları için yapılan seyrüsefere ilişkin her türlü hizmet girmektedir. Bu kapsamda deniz ve hava taşıma aracına verilen temizlik, güvenlik gibi hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. İstisna kapsamındaki hizmetin nev'inin yanı sıra, hangi deniz veya hava taşıma aracı için verildiğinin faturada gösterilmesi şarttır. İstisna kapsamındaki liman ve hava meydanlarının sınırları, alanları İdare tarafından belirlenmiş ve liman veya hava meydanı olarak tanımlanmış yerler olması gerekmektedir. Bu kapsamda liman, sınırları İdare tarafından belirlenen, gemilerin güvence içinde yük ve yolcu alıp verebilecekleri veya yatabilecekleri, barınabilecekleri, rıhtım, iskele, şamandıra demir yerleri ve yaklaşma alanları ile kapalı ve açık depolama alanlarını, atık alım tesislerini, idari ve hizmet amacıyla kullanılan bina ve yapıları veya bunların bazı kısımları ve bu bölümlerin hepsine girişin kontrollü olduğu yerleri, diğer tüm yapıları, kullanımlı veya boş sahaları içine alan bölümleri içeren doğal ya da yapay deniz yerlerini ifade etmektedir.\", - \"İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/B-2.2.) ayrımında, \"Liman ve hava meydanlarında verilen hizmetlere ilişkin söz konusu istisna, tek aşamalıdır. Bu nedenle araç ve yük sahibi firmalara veya acentelerine doğrudan ilk safhadaki asıl yüklenici tarafından verilen ve fatura edilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. Bu mükelleflerin istisna kapsamındaki hizmetlerle ilgili mal ve hizmet alımları ise genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Dolayısıyla, alt yükleniciler (taşeronlar) tarafından verilen ve asıl yükleniciye (ilk safhaya) fatura edilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez.\" açıklamaları yer almaktadır. Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Deniz ve Hava Taşıma Araçları İçin Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetler\" başlıklı (3.2.2.) bölümünde, \"İstisna kapsamına liman ve hava meydanlarında deniz ve hava taşıma araçlarına verilen hizmetler girmektedir. Bu kapsamda, hava ve deniz taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında verilen pilotaj, römorkaj, palamar, uçak ve gemilerin parkı gibi hizmetler KDV'den istisna olacaktır...\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğünün 11/4/2019 tarih ve 29166 sayılı Genelgesinin 8'inci maddesinde, \"İlgi (d) Yönetmeliğin 'Hizmet izni verilmesine ilişkin temel usul ve esaslar' başlıklı 6 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, A hizmet sahaları için en fazla 3, B hizmet sahaları için en fazla 2 römorkörcülük kuruluşuna hizmet izni verilebileceği belirtilmiştir. Bir hizmet sahasında birden fazla römorkörcülük kuruluşuna hizmet izni verilmesi durumunda seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliği gözetilerek hizmetlerin tereddüt ve kargaşaya mahal vermeyecek bir düzen içerisinde, adil ve kesintisiz bir şekilde yürütülmesi, görevli teşkilatlar arasında oluşabilecek muhtemel haksız rekabet ve haksız kazançların önüne geçilmesi amacıyla; römorkörcülük hizmetleri, Liman Yönetim Bilgi Sistemi (LYBS) içerisine eklenen bir yazılım ile Bakanlığımız kontrolünde ve ilgili liman başkanlıkları gözetiminde sürdürülecektir. Bu sistem, gemilerin tip, tonaj verileri alınmak suretiyle ve mevcut hizmet tarifesi kapsamında, görevli teşkilatların hizmet geliri eşitliği gözetilecek şekilde hizmet ataması yapacaktır. Bu nedenle birden fazla römorkörcülük kuruluşunun yetkilendirildiği sahalarda, ilgili kuruluşlar hizmet bedellerine ilişkin bilgileri en geç 48 saat içerisinde sisteme girmek zorundadır. Olağanüstü ve istisnai durumlarda uygulamanın ve yönetimin ne şekilde olacağına Bakanlığımız kontrolünde ilgili liman başkanlıklarınca karar verilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, söz konusu Genelge kapsamında hizmet izni verilen Şirketiniz ve aranızda alt yüklenici (taşeronluk) ilişkisi bulunmayan limandaki yetkili diğer römorkör firması tarafından gemilere verilen römorkör hizmeti, 3065 sayılı KDV Kanununun (13/b) maddesi kapsamında istisna olup, bu hizmetlere ilişkin müşteri adına düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanmayacaktır. Öte yandan, hizmet geliri eşitliğinin sağlanması amacıyla fazla hasılat elde eden şirket tarafından ilgili ayda elde edilen hasılatın bir kısmının, düşük hasılat elde eden şirkete aktarılması işlemi herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7525, "title": "Madde 1 Kanunun şümulü", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28890, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28890", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-726350", "ozelgeTarih": "2022-06-27", "baslik": "Reklam çalışmalarına yönelik olarak dizayn edilen ürünlerin baskı yaptırılmak suretiyle tesliminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, reklam ajansı olarak faaliyet gösterdiğiniz, müşterilerinizin reklam çalışmalarına yönelik olarak katalog, bardak, bina üzerine giydirme yapılacak materyal vb. ürünlerin dizayn çalışmalarını yaparak baskı yapan firmalara gönderip baskı hizmeti aldığınız, baskısı yapılmış ürünleri müşterilerinize ajans reklam çalışması olarak faturalandırdığınız belirtilerek, baskı hizmeti karşılığında Şirketinize düzenlenen faturalar ile Şirketiniz tarafından müşterilerinize düzenlenen faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümünde; \"2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.12.2. Kapsam Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir.\" -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \"2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından müşterilerinizin reklam çalışmalarına yönelik olarak katalog, bardak, bina üzerine giydirme yapılacak materyal vb. ürünlere ilişkin yapılan dizayn çalışmaları hizmeti için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, Şirketiniz KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan belirlenmiş alıcılar arasında yer almadığından, almış olduğunuz baskı ve basım hizmetleri tevkifata tabi olmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28893, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28893", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01-96]-76496", "ozelgeTarih": "2022-06-21", "baslik": "Şantiye sahası içi nakliye hizmetinde vekepçe kiralama hizmetinde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Müdürlüğü ile Şirketiniz arasında düzenlenen sözleşmeler kapsamında Şirketinize ait araçlarla şantiye sahası içi nakliye hizmeti ile kepçe kiralama hizmeti verileceği belirtilerek söz konusu hizmetlerde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) tevkifatı oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9 uncu maddesinde gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup, Tebliğin; -\"İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde, \" 2.1.3.2.5.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.5.2. Kapsam Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: - Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. - Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.\" -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde, \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2 Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir.\" - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde ise; \" KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 63 no.lu KDV Sirkülerin \"2.2.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; \" Örnek 3: Büyükşehir belediyesine bağlı ayrı tüzel kişiliği bulunan (TR) Su İşletmesi ihtiyaçlarında kullanılmak üzere şoförü ile birlikte (B) firmasından araç kiralamaktadır. Araçlardan bir kısmı (B) firmasının üzerine kayıtlı olup şirkette sigortalı olarak çalışanlar tarafından kullanılmaktadır. Araçlardan bir kısmı ise (B) firması tarafından kiralama yöntemi ile temin edilmekte ve araç sahipleri tarafından kullanılmaktadır. Bu işlemde işgücü temin hizmetinin varlığı (TR) Su İşletmesi ile (B) firması arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi ile idari şartnamenin incelenmesi sonucunda tespit edilecektir. (TR) Su İşletmesinin şoförü ile birlikte temin ettiği araç kiralama hizmetinde, İşletme ile şoförler arasında herhangi bir hizmet akdi bulunmaması ve şoförlerin iş süresince İşletme yetkililerinin emir ve talimatları altında çalışması halinde, bu hizmet işgücü temin hizmeti olarak değerlendirilecektir. Dolayısıyla, toplam hizmet bedeli (araç kirası+şoför ücreti) üzerinden hesaplanan KDV, İşletme tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır. Ancak söz konusu hizmetle ilgili olarak şoför teminine ilişkin bedelin; sözleşme, ücret bordrosu, muhasebe kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb. belge, kayıt ve beyanlardan tespit edilerek toplam hizmet bedelinden ayrıştırılabilmesi ve faturada da ayrıca gösterilmesi kaydıyla, yalnızca şoför teminine ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden KDV tutarı üzerinden 9/10 oranında tevkifat yapılacaktır. (B) firmasının söz konusu hizmetin bir kısmını kendisine ait olmayan ve bizzat sahipleri tarafından kullanılan araçlarla ifa etmesi durumunda, hizmetin ifasında kullanılan elemanlar (B) firmasına hizmet akdiyle bağlı olmadığı için bu kısım üzerinden KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, şantiye sahası içi nakliye hizmetine ilişkin teknik şartnamenin incelenmesinden Şirketiniz tarafından ifa edilen hizmetin karayolu kullanılarak yapıldığı anlaşıldığından söz konusu hizmetin saha içi nakliye hizmeti bedeline isabet eden KDV tutarına, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında 2/10 oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, şoförü ile birlikte verilen kepçe kiralama hizmetinde ise şoför teminine ilişkin bedel ile kepçe kira bedelinin ayrıştırılamaması durumunda … Müdürlüğü ile şoför arasında herhangi bir hizmet akdi bulunmaması ve şoförün iş süresince İdarenin emir ve talimatları altında çalışması halinde bu hizmet işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilerek, İdare tarafından toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümü kapsamında 9/10 oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Ancak, söz konusu hizmete ait toplam bedelden şoför teminine ilişkin bedelin; sözleşme, ücret bordrosu, muhasebe kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb. belge ve kayıtlardan tespit edilerek ayrıştırılması ve faturada da ayrıca gösterilmesi halinde şoför teminine ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden KDV tutarı üzerinden işgücü temin hizmeti kapsamında 9/10 oranında tevkifatı uygulanması gerekmekte olup, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde belirtilen kuruluşlar arasında yer almayan adı geçen Kuruma verilen kepçe kiralama hizmeti bedeline isabet eden KDV tutarı üzerinden ise KDV tevkifatı uygulanmayacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28894, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28894", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-699849", "ozelgeTarih": "2022-06-21", "baslik": "İş yeri yapı kooperatiflerinin faaliyetleri ile iştigal eden adi ortaklığın mal ve hizmet alımı ile arsa tesliminin KDV'den istisna olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. c) … tarih ve … sayılı yazımız. ç) … tarih ve … evrak kayıt numaralı ö elge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında, … Bankası A.Ş.'den sanayi iş yeri arsası alınırken Bankanın bir muhatap görmek istemesi nedeniyle dört kooperatif olarak bir araya gelerek ortaklık kurduğunuz, Ortaklığınızın kuruluş amacının ortakları olan kooperatiflerle birlikte veya ayrı ayrı arsa alıp, ortaklık olarak alt yapısını ve üst yapısını yaptırıp hisse oranında sanayi iş yerleri yaptırılması için kooperatiflere dağıtmak olduğu belirtilerek, arsa alımı da dahil olmak üzere altyapı ve üst yapı çalışmaları için Ortaklığınıza yapılan mal teslimleri ile hizmet ifalarının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/j maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı ile ortaklarınıza hisseleri oranında arsa devri yapılırken KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 13/j maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu, - 17/4-k maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Organize Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasına İlişkin İstisna\" başlıklı (II/B-13.) bölümünde; \"13.1.1. İstisnadan Yararlanacak Alıcılar Söz konusu istisnadan; -12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa göre kurulan organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler, -24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi ana sözleşmesi hükümlerine göre kurulmuş küçük sanayi sitesi yapı kooperatifleri faydalanır. Küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin bu istisnadan faydalanabilmesi için küçük sanayi sitesi inşa edilecek arsanın tapu sicilinin küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi adına tescil edilmiş olması ve bu arsanın küçük sanayi sitesi inşa edilmesine uygun olduğunun uygulama imar planı veya yetkili idarelerce verilecek ruhsat veya onay ile tevsik edilmesi gerekmektedir. 13.1.2. İstisna Kapsamına Giren İşlemler - Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi, içme, kullanma ve atık su arıtma tesisi, doğalgaz, elektrik ve haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesislerine ilişkin altyapı işleri ile yolların yapımına ilişkin organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler, - Küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler girmektedir.\" - \"Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerine Tanınan İstisna\" başlıklı (II/F-4.23.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesine göre; organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV'den istisnadır. Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır. Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, küçük sanayi sitesi olarak değerlendirilmesine imkan bulunmayan Ortaklığınızın KDV Kanununun 13/j maddesinde yer alan istisna hükmünden yararlanılması mümkün bulunmadığı gibi, Ortaklığınızın küçük sanayi sitesinin inşası amacıyla da oluşturulan bir iktisadi işletme olmaması nedeniyle KDV Kanununun 17/4-k maddesi hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, Ortaklığınıza yapılacak her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları ile Ortaklarınıza hisseleri oranında yapılan arsa teslimleri KDV'ye tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 20816, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/20816", "ozelgeNo": "45404237-130[I.19.136]-148527", "ozelgeTarih": "2022-06-20", "baslik": "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti mukimi gerçek kişiden alınan hizmette vergi tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin Kuzey Makedonya Cumhuriyeti mukimi gerçek kişiden, yurt dışı pazarına yönelik satış, pazarlama, dizayn konularındaki tüm işleriyle ilgili olarak hizmet satın aldığı, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti mukimi gerçek kişinin Türkiye'de herhangi bir iş yerinin bulunmadığı, Şirketinizin de adı geçen ülkede işyeri, şube, adresi vb.nin bulunmadığı belirtilerek söz konusu hizmet alımlarının Gelir Vergisi Kanunu ile Katma Değer Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratları üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 7 nci maddesinde ise; \"Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye'de elde edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur: ... 3) Ücretlerde: a) Hizmetin Türkiye'de ifa edilmiş veya edilmekte olması veya Türkiye'de değerlendirilmesi; b) Türkiye'de kain müesseselerin idare meclisi başkan ve üyelerine, denetçilerine tasfiye memurlarına ait huzur hakkı, aidat, ikramiye ve benzerlerinin Türkiye'de değerlendirilmesi ... Bu maddenin 3'üncü, 4'üncü, 5'inci ve 7'nci bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır.\" hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 61 inci maddesinde ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler şeklinde tanımlanmıştır. Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur olanlar sayılmış olup, maddenin birinci bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup, ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), aynı Kanunun 103 ve 104 üncü maddelerine göre tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Şirketiniz ile … arasında akdedilen sözleşmenin incelenmesinden, adı geçenin işçi işveren ilişkisi kapsamında istihdam edildiği ve adı geçene yapılan ödemelerin ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından Makedonya'da istihdam edilen personele Makedonya'daki çalışmaları karşılığı Türkiye'den yapılan ücret ödemelerinin Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri kapsamında tevkif suretiyle vergilendirilmesi gerekmektedir. II- ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN: 1 Ocak 1997 tarihinden itibaren uygulanmakta olan Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının \"Hizmetlerden Elde Edilen Gelir\" başlıklı 15 inci maddesinde: \"1. 16, 18, 19 ve 20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet akdi dolayısıyla elde ettiği ücret, maaş ve diğer benzeri ödemeler, hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnızca bu Akit Devlette vergilendirilebilecektir. Hizmet diğer Akit Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği bir hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer: a) Gelir elde eden kişi, diğer Akit Devlette ilgili takvim yılı içinde bir veya birden fazla seferde toplam 183 günü aşmamak üzere kalırsa, ve b) Ödeme, diğer Akit Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren namına yapılırsa, ve c) Ödeme, işverenin diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri veya sabit yer tarafından üstlenilmez ise yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, Kuzey Makedonya mukimi kişinin hizmet akdi dolayısıyla elde ettiği ücret, hizmet Türkiye'de ifa edilmedikçe, yalnızca Kuzey Makedonya'da vergilendirilecektir. Hizmet Türkiye'de ifa edildiği ve 2 nci fıkrada belirtilen üç koşul bir arada gerçekleştiği durumda ise Türkiye'nin yine vergi alma hakkı bulunmamaktadır. Ancak, ücret ödemesinin Türkiye mukimi işveren tarafından yapıldığı durumu dikkate alındığında Kuzey Makedonya mukimi kişinin Türkiye'de ifa edeceği hizmet karşılığında elde ettiği ücret gelirinden Türkiye'nin vergi alma hakkı olacaktır. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata değişiklik getirdiği durumlarda Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için Kuzey Makedonya'da yerleşik kişinin Kuzey Makedonya'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Kuzey Makedonya yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin noterce veya Kuzey Makedonya'daki Türk konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. III- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, Şirketinizce …'un işçi işveren ilişkisi kapsamında istihdam edildiği anlaşıldığından, adı geçene yapılan ödemelerin ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmekte olup, Şirketiniz tarafından Makedonya'da istihdam edilen personele Makedonya'daki çalışmaları karşılığı Türkiye'den yapılan ücret ödemeleri KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7215, "title": "Madde 7 Kazanç Veya İradın Türkiye'de Elde Edilmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28895, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28895", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-689488", "ozelgeTarih": "2022-06-20", "baslik": "Televizyon programlarında üniversite tanıtımı yapılmasının ticari reklam kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Üniversitenizde görev yapan öğretim üyelerinin zaman zaman televizyon programlarına katılarak Üniversiteniz hakkında bilgilendirme yaptığını, bu programlara katılımlarından dolayı televizyon kanalı veya aracılık eden reklam firması tarafından Üniversiteniz adına \"program katılım bedeli\" açıklamasıyla fatura düzenlendiğini belirterek, düzenlenen bu faturalarda hesaplanan katma değer vergisi (KDV) üzerinden KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ticari Reklam Hizmetleri\" bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15) bölümünde; \" 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Üniversitenizde görev yapan öğretim üyelerinin televizyon programlarına katılarak Üniversiteniz hakkında yaptığı bilgilendirmenin, üniversitenizin tanıtımı ve hedef kitleyi oluşturanların bilgilendirilmesi veya ikna edilmesi amacı taşıması nedeniyle ticari reklam mahiyetinde değerlendirildiğinden söz konusu hizmet üzerinden KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15) başlıklı bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28896, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28896", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-689532", "ozelgeTarih": "2022-06-20", "baslik": "Menajerliği üstlenilen oyuncuların reklam ajanslarında görevlendirilmesinde tevkifat uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, sinema ve dizi oyuncuları ile yapılan menajerlik sözleşmeleri kapsamında sektörde faaliyette bulunan yapımcılara oyuncu temini hizmeti verildiği, Şirketinizin menajerlik sözleşmesi yapmış olduğu oyuncuların reklam sektöründe faaliyette bulunan firmaların reklam çekimi aşamasında da rol aldığı ve oyuncular tarafından Şirketiniz adına serbest meslek makbuzu düzenlendiği, Şirketinizce de reklam çekimi yapan firma adına oyuncu hizmet bedeli dahil menajerlik faturası düzenlendiği belirtilerek, Şirketinizce verilen menajerlik hizmeti karşılığında düzenleyeceğiniz faturalarda hesaplanan katma değer vergisi (KDV) üzerinden tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \"2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından menajerlik hizmeti üstlenilen oyuncuların reklam ajanslarında görevlendirilmesi halinde Şirketinizce düzenlenen oyuncu hizmet bedeli dahil menajerlik faturalarında hesaplanan KDV üzerinden KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında (3/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28897, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28897", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-674755 ", "ozelgeTarih": "2022-06-16", "baslik": "Yapım işleri kapsamında KDV dahil 5 milyon TL ve üzeri tutarlı sözleşmelerde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçede, Şirketiniz tarafından 01.03.2021 tarihinden önce imzalanan 5 milyon TL ve üzeri yapım işi sözleşmeleri kapsamındaki işlere ilişkin düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 9/1 inci maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği, 10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması hallerinde vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No'lu Tebliğ ile değişik \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünün \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.1.) alt bölümünde; \" Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır.\" -\"Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi\" başlıklı (I/Ç-1.) bölümünde, \"... Hakedişli işlemlerde, verilen hizmet sebebiyle elde edilen hakediş bedeli için hakedişin tahakkuk ettiğini belgeleyen kabul tutanağının düzenlendiği bir diğer ifade ile hakediş raporunun onaylandığı tarihte vergiyi doğuran olay gerçekleşir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No'lu Tebliğ ile yapılan değişikliğe istinaden, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayrımında belirtilenlere gerçekleştirilen KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerine ilişkin 01.03.2021 tarihinden önce imzalanan sözleşmeler kapsamında 01.03.2021 tarihinden itibaren yapılacak işlerde (4/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28898, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28898", "ozelgeNo": "21152195-130[13-2020-3192]-318547", "ozelgeTarih": "2022-06-14", "baslik": "Gübre tescil belgesinde yer alan ürünlerin tesliminde KDV istisnası.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üretici firma adına düzenlenen organomineral ve organik gübre tescil belgelerinde yer alan ürünlerin Şirketinizce toptan satın alınarak herhangi bir işlemden geçirilmeden perakende satış mağazalarına (süpermarket, market vb.) tesliminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/ı maddesi kapsamında istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -13/ı maddesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) tesliminin vergiden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarafından Tescil Edilen Gübre Teslimleri\" başlıklı (II/B-11.1.) bölümünde; \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübrelerin teslim ve ithali KDV'den istisnadır. Gübrelerin teslim ve ithalinin bu madde kapsamında KDV'den istisna tutulabilmesi için teslim veya ithale konu gübrenin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gübre olarak tescil edilmiş olması gerekir. Bu istisna ile tarım sektöründe faaliyette bulunan üreticilerin üzerindeki vergi yükünün ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi amaçlandığından, tarımsal amaç dışında kullanmak üzere satın alanlara yapılan gübre teslimleri istisna kapsamında değerlendirilmez. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübrelerin üreticisi ya da ithalatçısı olmayıp satışını yapanlar, sattıkları gübreye ilişkin tescil belgesinin bir örneğini üreticilerden ya da ithalatçılardan temin ederler. İthalatçıların istisna kapsamında ithalat yapabilmeleri için gübreye ilişkin tescil belgesini gümrük idaresine ibraz etmeleri gerekir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Özelge talep formunuz ekinde yer alan ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tanzim olunan Organik Gübre Tescil Belgesi ile Organomineral Gübre Tescil Belgesinin incelenmesinden; marka/ticari adı \"…..\" olan ürünün katı organik gübre; marka/ticari adı \"…..\" olan ürünün ise katı organomineral gübre olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Buna göre, Şirketinizce toptan olarak alındıktan sonra herhangi bir işlemden geçirilmeden satıldığı belirtilen söz konusu Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tescilli gübrelerin tarımsal amaçlı teslime konu edilmesi şartıyla marketlere teslimi, KDV Kanununun 13/ı maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28899, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28899", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-664587", "ozelgeTarih": "2022-06-14", "baslik": "Sigorta acentelerine verilen muhasebe ve defter tutma hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, muhasebe ve defter tutma faaliyeti ile iştigal ettiğiniz belirtilerek sigorta acenteliği yapan müşterilerinize vereceğiniz aylık muhasebe hizmeti kaşılığında düzenlenecek serbest meslek makbuzlarında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun, - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. \"I/C-2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler\" başlıklı bölümünde ise, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 63 no.lu KDV Sirküleri ile değişik 60 no.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı bölümünde ise; \"- Serbest muhasebeci mali müşavirlerin müşterilerinin defterlerini tutmak, beyannamelerini düzenlemek ve vermek şeklinde verdikleri hizmetler, danışmanlık, müşavirlik ve denetim hizmetleri kapsamında değerlendirilemeyeceğinden KDV tevkifatına tabi olmayacaktır. Ancak, Tebliğin (I/C-2.1.3.1./b) ayrımında sayılan müşterilerine verdikleri vergi mevzuatına ya da diğer mevzuata yönelik danışmanlık ve müşavirlik hizmetleri 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Öte yandan, yeminli mali müşavirlerin Tebliğin (I/C-2.1.3.1./b) ayrımında sayılan müşterilerine tam tasdik raporu, KDV iadesi tasdik raporu gibi yaptıkları denetim ve sonucunda rapor düzenlemek suretiyle verdikleri hizmetler denetim hizmeti kapsamında 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi olacaktır.\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirlenen tevkifata tabi işlemler arasında yer almayan muhasebe ve defter tutma hizmetinin, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlar arasında yer almayan sigorta acentelerine karşı ifasında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28900, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28900", "ozelgeNo": "21152195-130[9-2021-3683]-314835", "ozelgeTarih": "2022-06-13", "baslik": "Sanal gerçeklik yazılımı tesliminde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, müşterilerinize sanal gerçeklik (VR) ve arttırılmış gerçeklik (AR) yazılımları satmakta olduğunuz, müşterilerinizin internet sitelerine koyduğu söz konusu yazılımlar ile kendi otellerinin sanal turlarını yayınladıkları veya bu sanal tur içine bir mobilya fabrikası ürünlerinin üç boyutlu görsellerini yerleştirip katalog yaptıkları veya sadece kendi şirket içi oryantasyon programları için kullanabildikleri, kullanım amaçlarının tamamen müşterinin kendi istek ve taleplerine göre değiştiği belirtilerek, söz konusu faaliyete ilişkin faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \" 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2.Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. ...\" Buna göre, bilgisayar programlama faaliyetleriniz (sistem, veri tabanı, network, web sayfası vb. yazılımları ile müşteriye özel yazılımların kodlanması) çerçevesinde gerçekleştirdiğiniz ve otellerin sanal tur ile gösterimi veya ürünlerin üç boyutlu görseller ile tanıtımı gibi amaçlarla kullanılan \"sanal gerçeklik (VR) ve arttırılmış gerçeklik (AR) yazılımı\" hizmetleriniz için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü uyarınca (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25512, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25512", "ozelgeNo": "97726449-130[1800428717]-77380", "ozelgeTarih": "2022-06-10", "baslik": "Müzayede mahallinde yapılan ikinci el araç ticareti hakkında.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ve … gelen evrak sayılı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin müzayede mahallinde ikinci el motorlu kara taşıtlarının doğrudan satıcıdan alıcıya satışında komisyon karşılığı hizmet verdiği, bunun yanı sıra kendi mülkiyetinizde bulunan araçların da bu şekilde satılabildiği, bu satışların fiziki açık arttırma, on-line açık arttırma ve iki sistemi birlikte içeren hibrit açık arttırma ortamlarında olabildiği belirtilmekte olup, bu satış işlemlerinde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununa istinaden verginin mükellefinin kim olacağı, özel matrah şeklinden yararlanılıp yararlanılamayacağı ve kendi mülkiyetinizde bulunan araçlara ilişkin yapılan teslimler dolayısıyla hesaplanan KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağına ilişkin olarak Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -227 nci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu, -229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, -230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulmasının şart olduğu, -231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, -232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları, -234 üncü maddesinde ise, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçilerin, bu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar (gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerden satın aldıkları mallar hariç) için işi yapana veya malı satana imza ettirecekleri gider pusulasını düzenleyecekleri, vergiden muaf esnaf için düzenlenen gider pusulasının, bu kişiler tarafından verilmiş fatura hükmünde olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, müzayede yoluyla satılacak malların Şirketiniz tarafından satın alınmaksızın müzayedeye konu edilerek satılması (sadece satışa aracılık edilmesi) durumunda; -Malı müzayede yoluyla satılan satıcının vergi mükellefi olması halinde, satıcı tarafından, genel hükümler çerçevesinde alıcı adına fatura düzenlenmesi, -Malı müzayede yoluyla satılan satıcının vergi mükellefi olmaması ve alıcının vergi mükellefi olması halinde, alıcı tarafından satıcı adına gider pusulası düzenlenmesi, -Aracılık faaliyetinden ötürü elde edilen komisyon gelirleri için Şirketiniz tarafından, genel hükümler çerçevesinde, hizmet verdiğiniz müşteri adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, vergi mükellefi olmayan kişiler arasında yapılan araç alım satımlarında herhangi bir belge düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışların KDV'ye tabi olduğu, -8/1-a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların; 8/1-ç maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanların KDV'nin mükellefi olduğu, -10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın gerçekleşeceği, -23/d maddesinde; müzayede mahallerinde yapılan satışlarda kesin satış bedelinin matrah olduğu, -23/f maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu, -29 uncu maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Diğer Faaliyetlerden Doğan Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (I/A-1.3.) bölümünde ; \" ... d) 3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar vergiye tabidir. Müzayede yapılan yerin, münhasıran müzayede yapımına tahsis edilmiş olup olmaması durumu değiştirmez. Bu tür satışlarda vergi kesin satış bedeli üzerinden hesaplanır. \", -\"Müzayede Mahallinde Yapılan Satışlar\" başlıklı (I/B-6.) bölümünde; \"6.1. Genel Olarak 3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışlar da dahil olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar KDV'ye tabidir. Kanunun istisna ve vergi oranlarına ilişkin hükümleri bu satışlar için de geçerlidir. Bu satışlarda vergiyi doğuran olay, satışın yapıldığı tarihte vuku bulmaktadır. Verginin mükellefi 3065 sayılı Kanunun (8/ç) maddesine göre, satışları düzenleyen özel veya resmi kişi ve/veya kuruluşlar olup, 3065 sayılı Kanunun (23/d) maddesi hükmüne göre, satılan malın kesin satış bedeli KDV'nin matrahıdır. Ancak izale-i şüyu çerçevesinde yapılan satışlarda alıcının hissedarlardan biri olması halinde hissesi, bu hisse için mülkiyet devri söz konusu olmadığından matrahtan indirilir. Bu satışlarda giderler dolayısıyla ödenen vergiler, malların kesin satış bedeli üzerinden hesaplanan vergiden indirilemez, ancak müzayedeyi düzenleyenin komisyonu üzerinden hesaplanan KDV'den indirilebilir. Bir komisyon söz konusu değilse, yüklenilen vergiler gider veya maliyet olarak dikkate alınır. Bu satışlarla ilgili beyan ve ödeme mükellefiyeti genel esaslara göre yerine getirilir. Başka faaliyetleri dolayısıyla sürekli beyanname vermek zorunda olmayan resmi kuruluşlar (icra daireleri hariç) tarafından bu şekilde tahsil edilen KDV, yetki alanı içerisinde bulunulan vergi dairelerine en geç 7 (yedi) gün içinde ödenir. Ancak tahsilât tutarının 50.000 TL'yi aşması halinde, bu süre beklenilmeksizin ertesi gün mesai bitimine kadar ödenmesi zorunludur. Müzayede suretiyle yapılan satışlarda esas olan organizasyonun düzenlenmesi olup, müzayedeye katılan sayısının birden fazla kişi olmaması, işlemin mahiyetini değiştirmez.\", - \"İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti\" başlıklı (III/A-4.9.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. ... Verilen süre içinde yetki belgesini almamış olanlar ile yetki belgesi almaksızın ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanmaz. İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanabilmesi için, araç veya taşınmazın basit tadil, bakım ve onarım işlemleri dışında vasfında esaslı değişiklik yapılmaması gerekmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu çerçevede, müzayede yoluyla satılacak malların gerek Şirketiniz tarafından satın alınmaksızın (sadece satışa aracılık edilmesi) gerekse satın alınarak müzayede mahallinde satışı, 3065 sayılı Kanunun 1/3-d maddesine göre KDV'ye tabi olup, söz konusu KDV'nin mükellefi 3065 sayılı Kanunun 8/1-ç maddesine göre bu satışı düzenleyen Şirketinizdir. Buna göre, Şirketiniz tarafından ikinci el motorlu kara taşıtlarının satın alınmaksızın komisyon karşılığı gerçek veya tüzel kişiler adına müzayede mahallinde satışında; -Kesin satış bedeli üzerinden taşıtın tabi olduğu oranda KDV hesaplanması ve hesaplanan KDV'nin Şirketiniz tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi, -Taşıtı müzayede yoluyla satılan ve mükellefiyeti bulunan satıcı tarafından alıcı adına düzenlenecek fatura ile satıcının mükellefiyetinin bulunmaması durumunda alıcı tarafından düzenlenecek olan gider pusulasında, kesin satış bedeli üzerinden hesaplanan KDV bilgisi gösterilerek söz konusu satışın müzayede mahallinde yapılan satış olduğu ve satışa ilişkin KDV'nin müzayedeyi düzenleyen tarafından beyan edilip ödeneceğine ilişkin açıklamaya yer verilmesi gerekmekte olup, söz konusu fatura veya gider pusulasında yer alan ve Şirketiniz tarafından beyan edilecek KDV'nin alıcı tarafından indirim konusu yapılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, Şirketinizin ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmesi ve İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında yetki belgesinin bulunması halinde, Şirketiniz tarafından ikinci el motorlu kara taşıtlarının KDV mükellefi olmayanlardan alınarak (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın müzayede mahallinde satışında, 3065 sayılı Kanunun 23/f maddesi çerçevesinde özel matrah uygulanması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, Şirketiniz tarafından ikinci el motorlu kara taşıtlarının KDV mükellefi olanlardan alınarak müzayede mahallinde satışında, kesin satış bedeli üzerinden taşıtın tabi olduğu oranda KDV hesaplanması ve hesaplanan KDV'nin Şirketiniz tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Söz konusu taşıtların alımında ödenen KDV'nin Şirketiniz tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28901, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28901", "ozelgeNo": "97726449-130[0940145900]-77394", "ozelgeTarih": "2022-06-10", "baslik": "Domain KDV muafiyeti hk", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ….. Üniversitesi Teknoparkında yürüttüğünüz ar-ge sürecindeki domain bayilik sistemi inovasyon projeniz dahilindeki \"domain tescili, web hosting, ssl\" satışlarınızda katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun, -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -Geçici 20/1 inci maddesinde, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (II-G/2.) bölümünde; \" Üniversitelere bağlı Teknokentler de Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak değerlendirilir. ... Ayrıca, yazılımların pazarlanması işinin bayi kanalıyla yapılması halinde, Teknokent bünyesinde geliştirilen sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulamalarına yönelik genel anlamda yazılım programlarının bayiye tesliminde KDV istisnası uygulanır. Bayiler tarafından satışında ise (bu satış işlemi istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden) genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanır. ... Güncelleme dışında bir yazılımla ilgili olarak verilen bakım, destek (otomasyon) hizmetleri, teknoloji geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi, network uygulamaları gibi yazılımlar, işlevlerini yerine getirmek için yazılım kullanan ürün, aygıt, eşya vb. donanımlar ile bu donanımlara ilişkin hizmetler, web sitesi aracılığıyla verilen reklam hizmetleri ve ar-ge çalışmaları kapsamında yer alan teslim ve hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından ….. Üniversitesi Teknoparkında yürüttüğünüz ar-ge sürecindeki domain bayilik sistemi inovasyon projeniz dahilinde domain bayilikleri üzerinden yapılan \"domain tescili, web hosting, ssl\" şeklindeki satışların, 3065 sayılı Kanunun geçici 20/1 inci maddesinde sayılan yazılım şeklindeki teslim ve hizmetlerden olmaması nedeniyle istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, genel hükümlere göre KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28583, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28583", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-643408", "ozelgeTarih": "2022-06-09", "baslik": "Binek otomobiller için yapılan harcamaların gider yapılıp yapılamayacağı ile KDV'nin indirimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, aktifinize kayıtlı ya da kiralamış olduğunuz binek otomobiller için yapılan bakım, onarım, OGS/HGS, kira vb. harcamaların gider olarak yazılıp yazılamayacağı ve bu harcamalara isabet eden katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıklarının kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu belirtilmiş; 2 nci maddesinde ise iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir. Kurumların, safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderlerin de indirim konusu yapılabilmesi için kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin bulunması gerekir. Dolayısıyla, ……. Üniversitesinin tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmaması nedeniyle, adı geçen kuruma ait ya da kurumca kiralama yoluyla edinilen binek otomobiller için yapılan masrafların, kurumlar vergisi mevzuatı açısından değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. KDV KANUNU YÖNÜNDEN ; 3065 sayılı KDV Kanununun; - 29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplananKDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, - 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitindeindirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde safi kazancın tespitinde indirilecek giderler sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının; - (1) numaralı bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılangenel giderlerin (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına (317 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2022 yılında uygulanmak üzere 8.000 TL) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına (317 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2022 yılında uygulanmak üzere 200.000 TL) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.), - (5) numaralı bendinde ise; kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve iştekullanılan taşıtların giderlerinin (Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i indirilebilir.) ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Üniversitenize ait veya kiralama yoluyla edinilen binek otomobiller için yapılan bakım, onarım, OGS/HGS, kira vb. harcamaların Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden yüklenilen KDV tutarlarının indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7863, "title": "Madde 29 Ödeme süresi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28903, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28903", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-646197", "ozelgeTarih": "2022-06-09", "baslik": "Atık su arıtma tesisi işletilmesi hizmetinde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz ile İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) arasında yapılan \"Asya Atıksu Arıtma Tesislerinin İşletilmesi Hizmeti Alımına Ait Sözleşme\" kapsamında atıksu arıtma tesislerinin işletilmesi işini yaptığınız ve söz konusu sözleşmenin 33 üncü maddesine göre tesislerden herhangi birinde arıza olması halinde bakım ve onarımın da Şirketiniz tarafından yapıldığı belirtilerek, Asya Atıksu Arıtma Tesislerinin İşletilmesi işi ile ilgili olarak düzenlenen hakediş faturalarında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin; -\"Makine, Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil, Bakım ve Onarım Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.3.) bölümünde, \"2.1.3.2.3.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. 2.1.3.2.3.2. Kapsamı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara ait veya bunlara tahsis edilen ve faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ilişkin tadil, bakım ve onarım hizmetleri tevkifat kapsamındadır. ... Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların bakım hizmetleri, bunların kendinden beklenen işlevleri sağlamak için belli aralıklarla veya gerektiği zaman yapılan faaliyetlerdir. Bu hizmet sırasında bakımı yapılan eşyanın belli aksam ve parçalarının değiştirilmesi de hizmetin ayrılmaz bir parçasıdır. Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların onarımı ise bozulmuş, eskimiş araçların kullanılabilir hale getirilmesinden ibarettir. Bakım hizmetinde olduğu gibi onarım hizmetinde de onarılan şeye ait bazı parçaların değiştirilmesi işin tabii bir sonucudur.\" -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun ile kurulan İSKİ Genel Müdürlüğü kanunla kurulmuş bir kamu kuruluşu niteliğine sahiptir. \"Asya Atıksu Arıtma Tesislerinin İşletilmesi Hizmeti Alımına Ait Sözleşmesi\" nin, -33 üncü maddesinde, ihale dokümanı ve eklerinde belirtilen her türlü eğitim, bakım-onarım, yedek parça temini, demontajı, montajı ve işletmeye alma hizmetleri bu dokümanlarda belirtildiği şekilde gerçekleştirileceği, -36 ncı maddesi (g) bendinde, tesislerde bulunan her çeşit ekipmanın çalışır vaziyette tutulmasının sağlanması yüklenici sorumluluğunda olduğu, bununla birlikte sözleşme ve ekleri hükümleri doğrultusunda değişim gerektiren cihazların birebir aynı veya muadili ürünle değişimi yapılacağı, ancak yüklenicinin ilgili ekipmanın yeni nesil teknolojili, verimi daha yüksek ekipmanlarla değiştirilmesi hususunu talep etmesi durumunda idarenin onayı sonrasında ilave bedel talep etmeksizin gerekli değişimin yapılabileceği belirtilmiştir. Buna göre, Şirketiniz ve Kanun ile kurulan kamu kuruluşu olan İSKİ Genel Müdürlüğü arasında yapılan \"Asya Atıksu Arıtma Tesislerinin İşletilmesi Hizmeti Alımına Ait Sözleşme\" kapsamında işletilen tesislerdeki makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri, tesislerin işletilmesi işinden ayrı olarak ifa edilmediğinden Atıksu Arıtma Tesislerinin İşletilmesi Hizmetinin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28904, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28904", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-646236 ", "ozelgeTarih": "2022-06-09", "baslik": "TMSF ile birlikte kullanılan arşiv binasının güvenliğinin sağlanmasına ilişkin alınan hizmete ait düzenlenecek faturada KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, güvenlik hizmetleri sunan firmadan Şirketinize ait arşiv binasının güvenliğinin sağlanması amacıyla işgücü temin hizmeti kapsamında güvenlik hizmeti aldığınız, arşiv binasının belirli bir kısmının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından da kullanılması nedeniyle almış olduğunuz güvenlik hizmetinden, Şirketinizin yönetim ve denetimi devredilen TMSF nin de faydalandığı belirtilerek, Şirketinizce TMSF adına düzenlenen faturada katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, Tebliğin; - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde, \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinize ait olan ve TMSF ile birlikte kullanıldığı belirtilen arşiv binasının güvenliğinin sağlanması amacıyla, işgücü temin hizmeti kapsamında alınan güvenlik hizmetine ilişkin olarak TMSF adına düzenlenecek KDV dahil fatura bedelinin Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde belirlenen sınırı aşması halinde, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında 5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30226, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30226", "ozelgeNo": "64597866-130-9597", "ozelgeTarih": "2022-06-09", "baslik": "İcra ve İlam Vekalet Ücreti Ödemesinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin taraf olduğu ve kaybedilen davalarda karşı taraf avukatına ilam vekalet ücreti ve icra vekalet ücreti olmak üzere iki tür vekalet ücreti ödenebildiği, dava sürecinin takibine ilişkin bedelin ilam vekalet ücreti olduğu, icra vekalet ücretinin ise söz konusu ilamın yerine getirilmesi amacıyla başlatılan icra takibi sebebi ile karşı taraf avukatı lehine doğan tutarı ifade etmekte olduğu, karşı taraf avukatının davada hak kazandığı ilam vekalet ücreti ve varsa diğer alacaklarının tahsili için icra dairesi nezdinde takip başlatarak aynı dosya için hem ilam hem de icra vekalet ücreti alabildiği belirtilerek karşı taraf icra ve ilam vekalet ücretlerinin bir bütün olarak değerlendirilerek 2.000.-TL'lik tevkifat uygulama sınırında topluca dikkate alınıp alınmayacağı ile icra ve ilam vekalet ücretlerinin (ayrı ayrı veya birlikte) ne şekilde belgelendirilmesi gerektiği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü uyarınca vergi sistemimiz, mükelleflerin mal teslimi, hizmet ifası ve diğer muameleler sebebiyle bir vesika düzenlenmesini benimsemiş olup, söz konusu işlemlerin esas itibariyle mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, aynı Kanunun 236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, 356 ve 375 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerine göre, icra dairelerince borçludan alınarak müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekalet) ücretlerinin avukata ödendiği anda, avukat tarafından borçlu adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesine yönelik açıklamalar yer almaktadır. Bunun yanı sıra, 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Vekalet ücreti ödemelerinde belge düzeni\" başlıklı 26 ncı maddesinde de, \"(1) 213 sayılı Kanunun 236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim ederek bir nüshasını müşteriye vermek ve müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır. (2) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, doğrudan avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir. (3) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir. Bu durumda düzenlenen makbuzun bir nüshasının icra iflas müdürlüğüne verilmesine gerek bulunmamaktadır. (4) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan alacaklıya (davayı kazanan) ödenmesi halinde, alacaklı (davayı kazanan) tarafından borçlu (davayı kaybeden) adına fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi gerekmektedir. (5) Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin serbest meslek erbabı olan avukata ödenmesi halinde, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun ödemeyi yapan alacaklı (davayı kazanan) adına düzenlenmesi gerekmektedir. (6) Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin ücretli çalışanı olan avukata ödenmesi halinde ise ödemenin ücret bordrosu düzenlenmek suretiyle yapılması gerekmektedir. \" açıklamaları yer almaktadır. Bu bağlamda, mahkeme ilamına istinaden ödenen vekalet ücretleri ile icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla ödenen avukatlık (vekalet) ücretlerine ilişkin olarak, alacaklı taraf avukatı tarafından vekalet ücretinin tahsil edildiği anda tahsil edilen tutar üzerinden serbest meslek makbuzu düzenlenmesi icap etmekte olup, tahsilatın aynı kişiye verilmiş birden fazla hizmete ilişkin olması halinde serbest meslek makbuzunun her bir hizmet bakımından ayrı ayrı düzenlenmesine yönelik olarak Kanunen bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla, aynı kişiye veya kuruma verilen birden fazla hizmete ilişkin olarak aynı anda yapılan tahsilat için, verilen hizmet bazında ayrı ayrı serbest meslek makbuzu düzenlenmesi veya tek serbest meslek makbuzu düzenlenmesi ve makbuzda tahsilatın ilişkili olduğu hizmetlerin ayrı ayrı gösterilmesi mümkündür. Ayrıca, 213 sayılı Kanunun 236 ncı maddesinde, tahsilatın dayanağı işlemin birden fazla olması bakımından serbest meslek makbuzunun tek veya her bir işleme yönelik tahsilat için ayrı ayrı düzenlenmesi yönünde herhangi bir ayrım veya sınırlama öngörülmemiş olmakla birlikte, aynı işleme/hizmete ilişkin olarak aynı anda yapılan tahsilat için birden fazla serbest meslek makbuzu düzenlenmesi mümkün değildir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV tevkifat uygulamasının usul ve esaslarına KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde, kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin açıklamalara ise anılan Tebliğin (I/C-2.1.3.) bölümünde yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde, \" KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \" Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz.Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır .\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, ilam ve icra vekalet ücretinin aynı davaya ilişkin olması durumunda ilam ve icra vekalet ücretlerinin KDV dahil toplam tutarının 2.000 TL'yi aşması halinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25513, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25513", "ozelgeNo": "64597866-125-9501", "ozelgeTarih": "2022-06-08", "baslik": "Satış hedeflerine ulaşmak amacı ile bayilere verilen akaryakıt hediye çekleri bedellerinin tamamının gider olarak dikkate alınıp / alınamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, satış hedeflerinize ulaşmak amacı ile satış hedeflerini yakalama başarısına göre bayilerinize akaryakıt alabilme imkanı veren hediye çekleri verileceği, hediye çekleri bayilere verildikten sonra bayileriniz tarafından kullanılmasını müteakip hediye çeklerini aldığınız akaryakıt firmalarının bayilere teslim edilen akaryakıtın bedelini şirketinize fatura edeceği, bahsi geçen akaryakıt giderlerinin bayilerinizin binek otolarına ait akaryakıt giderleri olduğu ve şirketiniz aktifine kayıtlı veya kiralama yoluyla edindiğiniz şirketiniz işlerinde kullanılan binek otolara ait olmadığı belirtilerek, binek otomobil kullanım giderlerine yönelik getirilen yeni düzenleme nedeni ile akaryakıt kullanımı için verdiğiniz hediye çeklerinin bayileriniz tarafından kullanımı sonucu akaryakıt şirketleri tarafından şirketinize fatura edilecek akaryakıt bedellerinin % 30'luk kısmının gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun \"İspat edici kağıtlar\" başlıklı 227 nci maddesinde, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun; - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" , - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \"5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" , - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2021 yılı için 1.500 TL'yi) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2021 yılı için 1.500TL'den) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\", - 233 üncü maddesinde, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur. 1.Perakende satış fişleri; 2.Makineli kasaların kayıt ruloları; 3.Giriş ve yolcu taşıma biletleri. \" hükümleri yer almaktadır. Ayrıca, 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde, \"1. Satışı yapılan malları aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar dışındaki kimselere satan veya aynı kimselere hizmet veren birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, bu Kanuna göre ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetindedirler. 2.Ödeme kaydedici cihazlar kullanılarak verilen satış fişleri ve rulolar yukarıda sayılan mükelleflerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışların ve yaptıkları işlerin belgelendirilmesinde kullanılır ve fatura yerine geçer.\" hükmü yer almaktadır. Bunun yanı sıra, birinci ve ikinci sınıf tacirlerin akaryakıt istasyon işletmelerindeki akaryakıt satışlarında belge düzenine ilişkin olarak 58 ve 68 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğler ile 527 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde gerekli düzenlemeler yer almaktadır. Buna göre, satış hedeflerinize ulaşmak amacıyla, satış ve pazarlama amaçlı olarak şirketiniz bayilerine verilen hediye çekleri kullanılmak suretiyle bayileriniz tarafından yapılan akaryakıt alımlarının belgelendirilmesinde, akaryakıt istasyon işletmesi tarafından yukarıda belirtilen Genel Tebliğlerde yer alan düzenlemelere riayet edilmesi gerekmekte olup, bayileriniz tarafından bedeli söz konusu hediye çeki kullanılmak suretiyle ödenen akaryakıt alımlarına ilişkin olarak akaryakıt istasyon işletmeleri tarafından şirketiniz adınıza fatura düzenlenmesi mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca, satış ve pazarlama amaçlı bayilerinize verilen yakıt hediye çekleri nedeniyle şirketinize bir mal teslimi ve hizmet ifası söz konusu olmadığından yapmış olduğunuz bu harcamaları tevsik eden dekont, akaryakıt istasyonları ile şirketiniz arasında yapılan sözleşmeler vb. ispat edici belgeler ile işlemin tevsik edilmesi mümkün bulunmakta olup, bu evrakların, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre muhafazası ve istenildiğinde ibraz edilmesi gerekmektedir. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içerisinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, 38 inci maddesinin birinci fıkrasında da; \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2. İşletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun \"İndirilecek Giderler\" başlıklı 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirilebilecek giderler sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (5) numaralı bendinde de kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'inin) safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, konuya ilişkin olarak 27/05/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 311 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde; \" Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler Madde 14 - (1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir. (2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır. (3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir. (4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. .... \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, satış hedeflerinize ulaşmak amacı ile satış hedeflerini yakalama başarısına göre bayilerinize binek otomobillerinde kullanmaları için akaryakıt alabilme imkanı sunan hediye çeki verilmesinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi kapsamında işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtlar için yapılan gider olarak değerlendirilmesi söz konusu olmayıp, bahsi geçen hediye çeki karşılığı akaryakıt bedellerinin tamamının anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında genel gider mahiyetindeki pazarlama, satış ve dağıtım gideri olarak, işin mahiyeti ve genişliği ile orantılı olmak şartıyla kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, hediye çeki verilen bayilerin söz konusu hediye çeki karşılığı akaryakıt bedellerini ticari kazancın/kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate almaları gerektiği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamındaki teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerinde tasarruf hakkının malik veya onu adına hareket edenlerce, alıcı veya onun adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, - 29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV yi indirim konusu yapabilecekleri, - 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV nin indirilemeyeceği, hükme bağlanmıştır. Buna göre, satış hedeflerinize ulaşmak amacı ile satış hedeflerini yakalama başarısına göre bayilerinize binek otomobillerinde kullanmaları için akaryakıt alabilme imkanı veren hediye çeki alımında Şirketinize yapılan bir teslim söz konusu olmadığından KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu çekler kullanılarak alınan akaryakıtlar nedeniyle, teslimde bulunan akaryakıt firmaları tarafından yakıt teslimine ilişkin olarak düzenlenecek belgelerde genel esaslar doğrultusunda KDV hesaplanması gerektiği tabiidir. Bununla birlikte söz konusu ürünlerin teslimi Şirketinize yapılmadığından ve faturasının bayileriniz adına düzenlenmesi gerektiğinden, bu işleme ilişkin hesaplanan KDV'nin Şirketinizce indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28905, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28905", "ozelgeNo": "63611781-130[9-2021/32]-24741 ", "ozelgeTarih": "2022-06-08", "baslik": "Üniversite iktisadi işletmesinin KDV tevkifatı yapma zorunluluğu", "kanunNo": "3065", "soru": ". İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Üniversitesi İktisadi İşletmesi olarak kiraladığınız restoran binasının çatı onarımı için yapmış olduğunuz bakım-onarım gideri ile ilgili olarak tevkifat yapma zorunluluğunuzun bulunup bulunmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \" ... a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri [1] ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, ... - Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,\", - \" Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\" başlıklı (2.1.3.2.1.) bölümünün; -\" Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" (2.1.3.2.1.1.) başlıklı alt bölümünde; \"Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır.\", - \"Kapsam\" başlıklı (2.1.3.2.1.2.) alt bölümünde; \" Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: -Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. -Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, 5018 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan … Üniversitesine ait olan iktisadi işletmeniz Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) bölümü uyarınca belirlenmiş alıcılar kapsamında değerlendirileceğinden, işletmenize karşı ifa edilen çatı onarım işinin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümüne istinaden (4/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. [1] ", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28906, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28906", "ozelgeNo": "61504625-130-39440", "ozelgeTarih": "2022-06-08", "baslik": "509 Sıra Nolu VUK Genel Tebliği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, -1/1/2020 tarihinden itibaren kendi isteğiniz ile e-Fatura, e-Defter mükellefi olarak akaryakıt istasyonu işletmesi faaliyetinde bulunduğunuz, -Kamu kurum ve kuruluşlarının düzenlemiş olduğu mal temini teklif alımları sonucu Şirketiniz bünyesinde yapılan akaryakıt satışlarında mal bedelinin peşin olarak ödendiği ve fatura istendiği, mal tesliminin ise kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarına göre farklı zamanlarda yapıldığı, akaryakıt teslimi sırasında pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlardan ÖKC fişinin araç plaka numarasına otomatik olarak düzenlendiği, -Kamu kurum ve kuruluşlarının peşin olarak ödediği akaryakıt bedelleri için ödeme tarihinde fatura düzenlenmesi gerekiyorsa e-Fatura, e-Arşiv Fatura veya kağıt ortamında fatura olarak mı düzenleneceği, -Bu işleme ilişkin katma değer vergisinin (KDV) fatura düzenleme tarihinde mi akaryakıtın fiilen teslim edildiği tarihte mi beyan edilmesi gerektiği hususlarında Defterdarlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile 10/b maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle 10/c maddesinde , kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, -20/1 inci maddesinde ise teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu hüküm altına alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun \"İspat edici kağıtlar\" başlıklı 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun; - 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, Bakanlığımızın; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkili olduğu ve bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, - 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere, vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları hükme bağlanmıştır. 531 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin \"Fatura Düzenleme Süresi\" başlıklı 4 üncü maddesinde, \"(1) 213 sayılı Kanunun 231 ve mükerrer 257 nci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, ihrakiye teslimleri hariç olmak üzere, faturanın aşağıdaki hallerde teslim anında düzenlenmesi uygun bulunmuştur. a) 5015 sayılı Kanun ve 5307 sayılı Kanun kapsamında lisansa tabi faaliyetlerde bulunanların (rafinerici, dağıtıcı, bayi, serbest kullanıcı gibi) kendi aralarında yaptıkları akaryakıt ve LPG teslimi. b) Tankerlerle veya özel nakliye araçlarıyla taşınmak suretiyle akaryakıt ve LPG otogaz bayii veya istasyonu dışında müşterinin istediği mahalde (yürüttükleri faaliyetlerindeki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri ve benzeri yerlerde) yapılan akaryakıt ve LPG teslimi. Birinci fıkra kapsamındaki teslimlerde, alıcının tamamen veya kısmen akaryakıt ve LPG alımından vazgeçmesi ya da söz konusu teslimlere ilişkin olarak düzenlenen faturada gösterilen miktardan daha az akaryakıt ve LPG teslim edilmesi halinde, bu durumun ortaya çıktığı anda; - Alıcının 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesine göre fatura düzenleme zorunluluğu bulunanlar kapsamında olması halinde, alıcı tarafından satıcı adına fatura, - Alıcının 213 sayılı Kanun uyarınca belge düzenleme yükümlülüğü bulunanlar kapsamında olmaması halinde ise satıcı tarafından 213 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinde belirlenen asgari bilgileri içerecek şekilde gider pusulası, düzenlenecektir. Bu kapsamda düzenlenen belge üzerinde, işlemin mahiyetine ilişkin açıklama ile birlikte, ilgili faturanın tarih ve numarasına da yer verilecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu bağlamda, tahakkuka ilişkin bir belge olan faturanın, azami malın teslimi veya hizmetin ifasını müteakip yedi gün içinde (531 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 4 üncü maddesinde belirtilen hallerde teslim anında düzenlenmesi) gerekmekte olup, yasal bir zorunluluk olmamakla birlikte, müşterinin talep etmesi halinde malın tesliminden veya hizmetin ifasından önce de fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, 68 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğinde, \"2- Taşıt veya Müşteri Tanıma Sistemleri Kullanılarak veya Özel Anlaşmalara Dayanılarak Yapılan Akaryakıt Satışlarında Belge Düzeni Akaryakıt istasyon işletmeleri veya dağıtım şirketleri, bazı kamu kurumları veya özel firmalara, işleriyle ilgili taşıtları için taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. sistemleri veya özel olarak geliştirilen kartları kullanarak ya da özel anlaşmalara dayanarak akaryakıt satabilmektedirler. Anılan işletmelerin bahse konu satışlarını aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde belgelendirmeleri de mümkün bulunmaktadır. ... 3- Bedeli Peşin Ödenen Akaryakıt Satışlarında Belge Düzeni Bazı kamu kurumları ve firmalar taşıt tanıma, müşteri tanıma vb. sistemler kullanılarak veya özel anlaşmaya dayanarak daha sonra alacakları akaryakıtın bedelini peşin ödeyip faturasını düzenletmek şeklinde de anlaşma yapabilmektedirler. Bedeli peşin ödenip faturası düzenlenmiş bulunan satışlarla ilgili olarak bilahare taşıtlara yapılacak akaryakıt teslimlerinde, pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlardan otomatik olarak çıkacak fişlerin daha önce düzenlenmiş bulunan faturalarla ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Buna göre dağıtım şirketleri ve/veya akaryakıt istasyon işletmelerinin bedelini peşin tahsil ederek düzenlemiş oldukları faturalara eklenmek üzere, her ayın sonu itibariyle o ay içerisinde yapılan satışlara ilişkin olarak (Bu tebliğin (2) numaralı bölümünde belirtildiği şekilde) iki örnek liste hazırlayacaklardır. Söz konusu listeler işletmelerce, imzalanıp kaşelendikten sonra bir örneği daha önce düzenlenmiş bulunan faturanın işletmede kalan nüshasına eklenecek, diğer örneği de faturanın ilk nüshasına eklenmek üzere alıcıya verilecektir. Akaryakıt teslimi sırasında otomatik olarak çıkan fişler, bu Tebliğin (2) numaralı bölümünde belirtildiği şekilde akaryakıt istasyonu işletmelerince iptal edilerek, adına fatura düzenlenen kişi veya kuruluşlarca saklanacaktır. Dağıtım şirketleri ve/veya akaryakıt istasyon işletmeleri ile alıcılar arasındaki anlaşmanın, satılacak akaryakıtın miktarı itibariyle yapıldığı hallerde, önceden düzenlenen faturada yazılı tutar ile bu faturaya istinaden yapılan akaryakıt teslimlerine ilişkin ödeme kaydedici cihaz fişlerinde yazılı tutarların toplamı arasında (akaryakıtın teslim edildiği tarihlerdeki birim fiyatının farklı olması dolayısıyla) farklılık olması durumunda, muhasebe kayıtlarında fatura üzerinde yazılı tutar esas alınacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, bedeli peşin ödenip faturası düzenlenmiş bulunan satışlarla ilgili olarak bilahare taşıtlara yapılacak akaryakıt teslimlerinde, pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlardan otomatik olarak çıkacak fişlerin daha önce düzenlenmiş bulunan faturalarla ilişkilendirilerek 68 Seri No.lu ÖKC Genel Tebliğinde yapılan açıklamalara göre işlem yapılması gerekmektedir. Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü bendinde Hazine ve Maliye Bakanlığının, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Hazine ve Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun mükerrer 242 nci maddesinin ikinci fıkrası ile Hazine ve Maliye Bakanlığı; elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Hazine ve Maliye Bakanlığına veya Hazine ve Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkili kılınmıştır. Söz konusu fıkrada ayrıca, Vergi Usul Kanunu ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerli olduğu; Hazine ve Maliye Bakanlığının; elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin konuyla ilgili olarak \"IV.1.4. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu\" başlıklı bölümünün (c) bendinde; \"10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar ile iktisadi kamu kuruluşlarının e-Fatura uygulamasından yararlanma zorunluluğu, usul ve esasları Muhasebat Genel Müdürlüğü'nce tespit edilen Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Sistemi çerçevesinde belirlenir.\" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde; \"İktisadi kamu kuruluşları: Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler iktisadi kamu kuruluşudur.\" hükmü yer almaktadır. Söz konusu Tebliğin \"IV.2.4.3. e-Arşiv Fatura Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Diğer Faturalar\" başlıklı bölümünde ise; \"e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL'yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5.000 TL'yi) aşması halinde, söz konusu faturaların, bu Tebliğin \"V.7.\" ve \"VIII.\" numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, \"e-Arşiv Fatura\" olarak Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portalı üzerinden düzenlenmesi zorunludur...\" açıklamaları mevcuttur. Diğer taraftan ilgili Tebliğin \"V.7. e-Belge Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Belgelerin Kâğıt Olarak Düzenlenebileceği Haller\" başlıklı bölümünün (ç) bendinde; \"... Bakanlık veya Başkanlık tarafından e-Belge uygulamalarına ilişkin olarak yayımlanan genel tebliğ, sirküler ve teknik kılavuz ve duyurularda, belgelerin e-Belge yerine kâğıt olarak düzenlenmesine izin verilmesi, gibi nedenlerle, kanunen düzenlenmesi gereken sürenin geçirilmemesi kaydıyla, kâğıt olarak düzenlenmesi durumunda özel usulsüzlük cezası kesilmez.\" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Kamuya düzenlenen faturaların elektronik ortamda gönderimine ilişkin açıklamalara www.ebelge.gib.gov.tr adresinde yer alan \"Kamu Harcama Süreçlerinde UBL-TR e-Fatura Uygulaması\" teknik kılavuzunda yer verilmiş olup, kamu kurumlarına düzenlenen faturaların e-Fatura olarak düzenlenmesi uygulaması süreci Muhasebat Genel Müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Bu süreçte GİB e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olan vergi mükellefleri, merkezi yönetim kapsamında yer alan ve Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Yeni Harcama Yönetim Sistemini (MYS) kullanan kamu idareleri ve bunlara bağlı harcama birimleri adına, GİB e-Fatura Uygulaması aracılığı ile e-Fatura düzenleyip gönderebilmektedirler. Bu kapsamda ilgili Kılavuzun \"2. Kamu İdarelerine e-Fatura Gönderimi\" başlıklı bölümünde ise; mezkur Tebliğin söz konusu hükmüne atıf yapılarak kamuya düzenlenen faturaların e-Fatura olarak düzenlenme zorunluluğunun bulunmadığı, kamu idarelerinin e-Fatura Uygulamasına geçişi sürecinde, gerek özel entegratörlerin, gerekse de kendi bilgi işlem sistemlerini entegre etmek suretiyle e-Fatura uygulamasından yararlanan mükelleflerin, bu kılavuzda açıklanan usul ve esaslara uygun geliştirmeleri yapana ya da bu kılavuzda aksi belirtilene kadar, e-Fatura mükellefi kamu idareleri adına e-Arşiv ya da kağıt fatura düzenlemelerinin de mümkün bulunduğu bilgisine yer verilmiştir. Diğer taraftan ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına düzenlenecek faturaların 5 bin TL üzeri olması halinde düzenlenecek faturalar, e-Arşiv portalı üzerinden düzenlenebileceği gibi kanunen düzenlenmesi gereken sürenin geçirilmemesi kaydıyla kağıt fatura olarak düzenlenmesinin önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketiniz tarafından; - 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar ile iktisadi kamu kuruluşlarına yapılan akaryakıt satışlarında mal bedelinin peşin olarak ödenmesi ve akaryakıt tesliminden önce fatura talep edilmesine bağlı olarak, durumuna göre e-Fatura/e-Arşiv Fatura düzenlenmesi, - Bedeli peşin ödenip faturası düzenlenmiş bulunan satışlarla ilgili olarak bilahare taşıtlara yapılacak akaryakıt teslimlerinde, pompalara bağlı ödeme kaydedici cihazlardan otomatik olarak çıkacak fişlerin daha önce düzenlenmiş bulunan faturalarla ilişkilendirilmesi, - Kamu kurum ve kuruluşları tarafından bedeli peşin ödenen ve Şirketiniz tarafından faturası düzenlenen işlemlerde, 3065 sayılı Kanunun 10/b maddesi uyarınca malın tesliminden önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde vergiyi doğuran olay meydana geldiğinden, hesaplanan KDV'nin faturanın düzenlendiği tarihi içine alan vergilendirme döneminde beyan edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28907, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28907", "ozelgeNo": "20811645-130[21-415-37]-44477", "ozelgeTarih": "2022-06-08", "baslik": "ATİK'lerden İade Hesabına Nasıl Pay Verileceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Firmanızın makine halısı imalatı ve satışı ile iştigal ettiği, üretmiş olduğu halıların büyük bir kısmını ihraç ettiği, kalan kısmının ise yurt içinde satışını yaptığı belirtilerek aynı dönem (ay) içerisinde hem iade hakkı doğuran hem iade hakkı doğurmayan işlemlerin bir arada yapılması nedeni ile amortismana tabi iktisadi kıymet (ATİK) yüklenimlerinden hangi dağıtım anahtarı kullanılarak pay verileceği, iade hakkı doğurmayan işlemlere isabet eden ve sonraki döneme devreden ve ATİK'ten kaynaklı KDV'nin takip eden aylardaki iade taleplerinde yeniden yüklenim konusu yapılarak iade hesabına dahil edilip edilmeyeceği hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den müstesna olduğu hükümleri yer almaktadır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin; -\"İşlemin Bünyesine Giren Verginin Hesabına Dahil Edilebilecek Unsurlar\" başlıklı (IV/A-1.2.) bölümünde; \"Yüklenilen KDV, iade hakkı doğuran işlemle ilişkilendirilebilen alış ve giderler, genel imal ve genel idare giderleri ile amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) için yapılan harcamalara ilişkin KDV'den oluşur. İade hakkı doğuran işlemle ilişkilendirilebilen alış ve giderler ile genel imal ve genel idare giderlerinden bu dönemde gerçekleştirilen işleme isabet eden pay, aşağıda yer alan açıklamalar dikkate alınarak hesaplanır. İade hakkı doğuran işlemle ilgili talep edilecek KDV tutarı; a) İade hakkı doğuran işlemin doğrudan girdisini oluşturan mal ve hizmetler, b) İade hakkı doğuran işlemle ilgili olan telefon, kırtasiye, posta, ulaşım, konaklama, akaryakıt, elektrik, su, büro malzemeleri, muhasebe, reklâm, temizlik malzemeleri, kira vb. genel imal ve genel idare giderlerinden iade hakkı doğuran işleme isabet eden kısım, c) İade hakkı doğuran işlemde kullanılan ATİK'in alımı, nedeniyle yüklenilen KDV'den oluşur. İade tutarının hesaplanmasında, önce işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV dikkate alınır. Daha sonra ilgili dönem genel imal ve genel idare giderleri için yüklenilen KDV'den pay verilir. Bu şekilde hesaplanan tutarın, azami iade edilebilir KDV tutarını aşmaması halinde, bu tutar ile azami iade edilebilir KDV tutarı arasındaki farka isabet eden tutar kadar ATİK'ler dolayısıyla yüklenilen KDV'den iade hesabına pay verilebilir. İade hakkı doğuran işlemle ilgisi bulunmayan giderler dolayısıyla yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilmez.\" -\"Amortismana Tabi İktisadi Kıymetlerde İade Uygulaması\" alt başlıklı (IV/A-1.3.) bölümünde; \"ATİK nedeniyle yüklenilen KDV'den iade hesabına pay verilebilmesi için, ATİK'lerin iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılması gerekir. ATİK'lerin bizzat mükellef tarafından imal ve inşa edilmesi halinde ise imal ve inşa sırasında yüklenilen KDV'den, ATİK'lerin aktife alınıp iade hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade hesabına pay verilebilir. ATİK dolayısıyla yüklenilen KDV'den iade hesabına pay verildiği durumda, bir vergilendirme döneminde iade konusu yapılabilir KDV (azami iade edilebilir vergi), kural olarak o dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere ait bedelin (% 18)'i (genel KDV oranı) olarak hesaplanan tutardan fazla olamaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Firmanızın aynı dönem (ay) içerisinde halı üretiminde kullanmış olduğu ATİK'lerden dolayı iade hesabına pay verilebilmesi için, önce ihraç edilen halıların bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV'nin dikkate alınması, daha sonra ilgili dönem genel imal ve genel idare giderleri için yüklenilen KDV'den pay verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde hesaplanan tutarın, azami iade edilebilir KDV tutarını aşmaması halinde, bu tutar ile azami iade edilebilir KDV tutarı arasındaki farka isabet eden tutar kadar ATİK'ler dolayısıyla yüklenilen KDV'den iade hesabına pay verilebilecektir. Pay verilirken KDV'den istisna edilen işlem ve KDV'ye tabi işlem bedellerinin, o dönemdeki toplam işlem bedeli içindeki oranının dikkate alınacağı tabiidir. Dolayısıyla, aynı dönemde yurt içi teslimlere isabet eden ancak indirim yoluyla giderilemeyen ve devreden KDV tutarı içerisinde yer alan ATİK'ler dolayısıyla yüklenilen KDV'nin ise takip eden dönemlerde iade hesabına dahil edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, ATİK nedeniyle yüklenilen KDV'nin izlendiği bir yardımcı hesabın ayrıca tutulması gerekmekte olup, ATİK'ler dolayısıyla yüklenilen KDV'den, ATİK'lerin aktife alındığı dönemden itibaren iade hakkı doğuran işlemler ile diğer işlemler dikkate alınarak pay verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde, iade hakkı doğuran işlemler ile diğer işlemlere ait ATİK nedeniyle yüklenilen KDV'den verilen toplam pay ATİK hesabından düşülecektir. Diğer taraftan, ATİK'ler nedeniyle yüklenilen ancak azami iade edilebilir KDV tutarının aşılması nedeniyle ilgili döneminde iade edilemeyen KDV'den, söz konusu ATİK'lerin sonraki dönemlerde de iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılması kaydıyla iade hesabına pay verilmesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30227, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30227", "ozelgeNo": "61504625-130-39443", "ozelgeTarih": "2022-06-08", "baslik": "Nakliye hizmetine ilişkin düzenlenecek faturalarda köprü ve otoyol geçiş ücretlerinin tutara dahil edilip edilmeyeceği.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, sözleşme gereği km hesabı nakliye işi yaptığınız firmalara haftalık nakliye icmallerine göre yapılan km hesabına istinaden nakliye faturası düzenlediğiniz, ancak nakliye işi yaptığınız firmaların sözleşme gereği köprü ve otoyol geçiş ücretini de nakliye icmallerine yansıttığı, bu tutarları nakliye hizmetinin haricinde otoyol geçiş ücreti adı altında faturada bildirmenizi talep ettiği belirtilmiş olup, söz konusu faturalarda gösterilecek otoyol geçiş ücretlerinin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi tutulup tutulmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Aynı Tebliğin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, tarafınızca verilen nakliye hizmetine ilişkin düzenlenen faturalarda köprü ve otoyol geçiş ücretleri dahil toplam tutar üzerinden KDV hesaplanması gerekmekte olup, hizmeti alan ve Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılan sorumlular tarafından da bu KDV tutarı üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30228, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30228", "ozelgeNo": "64597866-130-9498", "ozelgeTarih": "2022-06-08", "baslik": "Hazır Beton İşinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -Şirketinizin faaliyet konusu çerçevesinde bilgisayar kontrolüyle istenilen oranlarda bir araya getirilen \"agrega, çimento, su ve beton katkıları\" malzemelerinin beton santralinde karıştırılmasıyla hazır beton imalatının ve satışının yapılmakta olduğu, -İmalatı yapılan hazır betonun nakli ve pompalama hizmetinin Şirketinize ait mikserli kamyon ve pompalı araçlarınız veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilen yapım işlerindeki taşıma ve pompalama araçları ile şantiyede müteahhit firmaya tesliminin yapılarak satılmakta olduğu, -Müteahhit firma tarafından teslim alınan hazır betonun kalıba yerleştirilmesi işlerinin kendileri tarafından yapıldığı, -Şirketinizin imalatını yapmış olduğu hazır betonun nakliye ve pompalama işleminin bazı tesislerde alt yüklenici (taşeron) firmaya devredildiği, söz konusu taşeron firmanın bir yıl içerisinde Şirketinize düzenleyeceği tahmini fatura tutarının katma değer vergisi (KDV) dahil 8-9 milyon TL üzerinde olabileceği (Gebze Tesisinizde hizmete ait işin bedelinin tahmini KDV dahil 6 milyon TL veya üzeri Tuzla Tesisinizde ise tahmini bedelin 2-3 milyon TL) belirtilerek, söz konusu işin bedelinin 5 milyon TL ve üzerinde olduğunun işin başında bilinmesi sebebiyle Gebze ve Tuzla Tesislerinde imal edilen hazır betonun müteahhit firmaların inşaat şantiyesine nakli ve pompalama hizmetine ilişkin olarak taşeron firma tarafından Şirketinize düzenlenecek faturalarda tevkifat uygulaması hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükmü yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünün; - \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.1.) alt bölümünde , \" Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır.\" , -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.2) alt bölümünde, \" Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. ... Örnek 2: DSİ tarafından yaptırılan bir baraj inşasında kullanılacak hazır betonun, işin asıl yüklenicisi (A) İnş. Taah. A.Ş. tarafından (B) Hazır Beton A.Ş. nden temin edilmesi durumunda, hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine konulması işinin belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, (B) tarafından verilen hazır beton taahhüt ve temini hizmeti tevkifat uygulaması kapsamında olacaktır. Tevkifat uygulaması kapsamındaki işin bir kısmının alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilmesi halinde, devir işlemlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanıp dayanmaması tevkifat uygulaması bakımından önem arz etmemektedir. Alıcının, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar arasında yer almaması veya Tebliğin (I/C2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL'nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz. Ancak ilk yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği alt yüklenicilerden tevkifat yapılır. \", -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünün; -\"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.2.) alt bölümünde, \"Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\", -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde; \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL üzerinde olan yapım işlerinin tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilmesi halinde, işi devreden her yüklenici tarafından ilgili aşamada bedelin 5 milyon TL'lik sınırı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü uyarınca (4/10) oranında tevkifat yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, işlemin bu kapsamda tevkifata tabi olup olmadığı, ana işin yapım işi kapsamında tevkifata tabi olup olmadığına göre belirlenmelidir. Buna göre, Şirketiniz tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilen hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine dökülmesi hizmeti ile Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL üzerinde olan hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine dökülmesi hizmetine ilişkin olarak düzenlenecek faturalarda sorumlular tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü uyarınca (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Şirketinizin verdiği bu hizmete ilişkin taşeron firmalardan alınan hazır betonun nakli ve yerine konulması işi nedeniyle Şirketinize düzenlenecek faturalarda da (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümündeki tevkifat kapsamına girmeyen işlere ilişkin olarak taşeron firmalardan alınan hazır betonun nakli ve yerine konulması işi nedeniyle taşeron firmalarca Şirketiniz adına düzenlenecek faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü uyarınca toplam hizmet bedeli üzerinden Şirketiniz tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30229, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30229", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-637351 ", "ozelgeTarih": "2022-06-08", "baslik": "Belirlenmiş alıcılar kapsamında sayılan ancak Diğer hizmetler uygulanacak kurumlar arasında sayılmayanlara karşı ifa edilecek hizmetlerde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": ". İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin yarıdan fazla hissesinin belirlenmiş alıcılar arasında yer alan … ve … ait olduğu belirtilerek, Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinde sayılan tevkifat uygulanacak hizmetler dışında kalan hizmetlerin Şirketinize karşı ifa edilmesi halinde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmış olup, Tebliğin; -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1) bölümünde, \"... b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, - Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, ... - Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri, - Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler, ...\" -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında belirtilen belirlenmiş alıcılar arasında yer alan Şirketiniz Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamındaki kurum ve kuruluşlar arasında yer almadığından Şirketinize karşı ifa edilen Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü uyarınca tevkifat uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27059, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27059", "ozelgeNo": "25947440-130[2021]-13791", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "2547 sayılı Kanunun ek 45 inci maddesi kapsamındaki iskontolarda değersiz alacak uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, …'a ait işletmeyi aktif ve pasifiyle … tarihinde devir aldığınızı, … Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Döner Sermaye İşletmesinden olan 2547 sayılı Kanunun ek 45 inci maddesi kapsamındaki toplam 1.158.867,76 TL alacağınızın Muhasebat Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında belirlenen iskonto oralarına göre hesaplanan 289.716,94 TL'lik kısmından feragat ettiğinizi, devir tarihinden önceki satışlara ait feragat edilen alacaklar için zarar beyanı ve değersiz hale gelen alacaklara ilişkin indirilecek KDV beyanının Şirketiniz tarafından yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesinde, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacakların değersiz alacak olacağı, değersiz alacakların, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybedecekleri ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edileceği ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmü kapsamına giren değersiz alacaklarını gider kaydetmek suretiyle yok edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu bağlamda mezkûr madde uygulamasında değersiz alacak; kaybedilmiş, tahsiline imkân kalmamış, değeri sıfıra inmiş bir alacak olup, alacağın bu durumunun, kazai bir hükümle veya kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi icap etmektedir. Kazai bir hükümden anlaşılması gereken, alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılmış bulunması, bu müracaatlar ve takipler sonunda, alacağın ödenmeyeceğine hâkim tarafından hükmedilmiş olması; kanaat verici vesika teriminden ise ödemeyi imkânsız hale getirmiş hal ve sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmalıdır. Alacağın tahsil güçlüğünün objektif ve inandırıcı belgelerle ortaya konması değersiz alacak uygulaması bakımından önem arz etmekte olup, kanun koyucu tarafından da, değersiz hale geldiği ileri sürülen alacağın ciddi olarak takip edildiğine ilişkin çabaların kazai bir hüküm veya kanaat verici bir vesika ile tevsiki öngörülmüştür. Kanaat verici bir vesikadan ne anlaşılması gerektiği hususunda ise Kanunda yeterli açıklık bulunmamakla birlikte, mezkûr madde uygulamasında kanaat verici vesikalara; - Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü veya 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 32 ve izleyen maddelerine göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve mirasçılarından mirası reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı, - Borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı, - Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler, - Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması, - Borçlunun dolandırıcılıktan mahkûm olması ve herhangi bir mal varlığı bulunmadığını belgeleyen resmi evrak, - Borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı, - Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar, (Alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.) - Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tabi tutulmuş bulunan iflas kararına ilişkin belgeler örnek olarak sayılabilir. Diğer taraftan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 45 inci maddesinde, ''Devlete ait üniversitelerin tıp fakülteleri ve diş hekimliği fakülteleri ile bunlara bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimleri ile rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitülerin döner sermaye işletmesi birimlerinden, borç karşılama yüzdeleri Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek oranın altında kalanlara Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden kaynak aktarılabilir. Birinci fıkraya ilişkin usul ve esaslar Strateji ve Bütçe Başkanlığının görüşü alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir ve yapılacak harcamalara ilişkin iş ve işlemler Hazine ve Maliye Bakanlığı denetim elemanları tarafından denetlenir. Denetimlerde, aktarılan tutarların belirlenen esaslar çerçevesinde ve amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı ayrıntılı olarak değerlendirilir.'' hükümleri yer almaktadır. Ayrıca, Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından 7/10/2020 tarihli ve 563478 sayılı yazıyla, mezkûr madde uygulaması kapsamında, Devlete ait üniversitelerin tıp fakülteleri ile bunlara bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimleri ile rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitülerin döner sermaye işletmelerinin 2017, 2018, 2019 ve 31/8/2020 tarihi itibarıyla muhasebe kayıtlarında yer alan ilaç, tıbbi malzeme ve diğer alım bedellerinin 2547 sayılı Kanunun ek 45 inci maddesi kapsamında ödenmesinde yapılacak işlemler 81 İl Valiliğine bildirilmiştir. Buna göre, Devlete ait üniversitelerin tıp fakülteleri ile bunlara bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimleri ile rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitülerin döner sermaye işletmelerinin 2017, 2018, 2019 ve 31/8/2020 tarihi itibarıyla muhasebe kayıtlarında yer alan ilaç, tıbbi malzeme ve diğer alım bedellerinin 2547 sayılı Kanunun ek 45 inci maddesi ve Muhasebat Genel Müdürlüğünün bahse konu yazısı doğrultusunda alacaklılara ödenmesi kapsamında; kül halinde aktif ve pasifiyle devir alındığı belirtilen …'a ait işletmenin devir tarihinden önceki satışlarından kaynaklı ticari mahiyetteki alacaklarınızdan, alacağınızın tahsili amacıyla yapacağınız feragat/iskonto tutarları için, bahse konu Genel Müdürlük yazısına konu imkândan yararlanıldığına ilişkin tevsik edici belgelere dayanılarak, değersiz alacak uygulamasından faydalanılması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi uygulamasında, alacağın değersiz hale geldiği yıl hesaplarına zarar olarak yazılması gerekmekte olup, ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, dava veya icra yoluyla takibe konu edilmiş olmaları nedeniyle daha önce Vergi Usul Kanunun 323 üncü maddesi kapsamında, karşılık ayrılmak suretiyle ilgili dönemde gider olarak dikkate alınmış alacaklar için, 2547 sayılı Kanunun ek 45 inci maddesi kapsamında tanınan bahse konu imkândan yararlanılması halinde, daha önce mezkûr madde kapsamında ayrılmış olan karşılığın düzeltilmesi gerektiği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN : 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -17/4-c maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile aynı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin KDV'den istisna olduğu, bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından Katma Değer Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmü uygulanmayacağı, işlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergiler, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılacağı, -29/4 maddesinde, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabileceği (Şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.) hükmüne yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İndirim\" başlıklı (III/C-1) bölümünde, \" 7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle 1/1/2019 tarihinden itibaren indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilecektir. Buna göre, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilen belgelerde yer alan tutarların gelir veya kurumlar vergisi açısından dönemsellik ilkesi gereği vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği hesap dönemine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün olup bu belgelerde gösterilen KDV, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilmesi halinde indirim konusu yapılabilir. ... Mükellefler tarafından yapılan mal teslimleri ve hizmet ifalarına ilişkin hesaplanan KDV'nin, söz konusu mal ve hizmet bedellerinin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Buna göre, 1/1/2019 tarihinden itibaren, 213 sayılı Kanunun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkündür. 213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Ayrıca, Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından 7/10/2020 tarihli ve 563478 sayılı yazıyla, mezkûr madde uygulaması ''Temlik edilen alacaklarda alacak, temlik alan alacaklıya geçtiğinden, müracaat temlik alan alacaklı tarafından yapılacaktır. Temlik alan alacaklılar, ilgili işletmedeki kapsama dâhil tüm alacakları için başvuruda bulunmak zorundadır.'' şeklinde açıklanmıştır. Buna göre, devir işleminin Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesine uygun olarak gerçekleşmiş olması kaydıyla, … tarihinde tüm aktif ve pasifiyle devraldığınız işletmenin Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklarına ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin Şirketinizce indirim konusu yapılması mümkündür. Öte yandan, 213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan ve alacağın değersiz hale gelmesi nedeniyle indirim konusu yapılacak KDV'nin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7311, "title": "Madde 322 Değersiz Alacaklar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28910, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28910", "ozelgeNo": "42152853-130-10517", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "Maç yayın hizmeti verilmesi işinde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … hizmet veren bayi olduğunuz ve Tunceli 4. Komando Tugay Komutanlığına maç yayını hizmeti verdiğiniz belirtilerek, bu hizmet kapsamında 4. Komando Tugay Komutanlığı adına düzenlenecek faturada katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde tevkifat yapacak kurum ve kuruluşlar sayılmış, (I/C-2.1.3.2) bölümünde tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde ise tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. Aynı Tebliğin; -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C- 2.1.3.2.13) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında(sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Tunceli 4. Komando Tugay Komutanlığına verdiğiniz maç yayın hizmeti nedeniyle düzenlenecek faturada hizmet bedelinin KDV dahil 2.000 TL'yi aşması halinde anılan Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28911, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28911", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-4-I-17-2020/42]-260451", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "Askeri Fabrika, tersane ve atölyelerden temin edilen mal veya hizmetlerde KDV.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden, kamu iktisadi teşebbüslerinden, yabancılar dahil gerçek ve tüzel kişilerden aldığı siparişler için askeri fabrika, tersane ve atölyelerden mal ve hizmet tedarik ettiği, alınan mal ve hizmetler için askeri işletme döner sermayeleri tarafından katma değer vergisi (KDV) hesaplandığı ifade edilmiş olup, kuruluş amacınıza uygun olarak yüklendiğiniz projelerde kullanmak üzere askeri fabrika, tersane ve atölyelerden temin ettiğiniz mal ve hizmetlerin 3065 sayılı KDV Kanununun 17/3-a maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetiçerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 17/3-a maddesinde, askerî fabrika, tersane ve atölyeler, orduevi ve bağlı şubeleri, askerî gazinolar,kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri ve bunların müştemilatı, özel, yerel ve kış eğitim merkezleri, askerî kantinler ve askerî müzelerin kuruluş amaçlarına uygun olarak yaptıkları teslim ve hizmetler ile bu kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'den istisna olduğu hükmüne yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-3.) bölümünde; \"Askeri Amaç Taşıyan İstisnalar 3065 sayılı Kanunun (17/3-a) maddesi ile askeri fabrika, tersane ve atölyeler, orduevi ve bağlı şubeleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri ve benzer nitelikteki diğer tesisler, özel, yerel ve kış eğitim merkezleri, askeri kantinler ve askeri müzelerin kuruluş amaçlarına uygun olarak yaptıkları teslim ve hizmetler ile bu kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri vergiden istisna edilmiştir. Bu istisnanın sınırı teslim ve hizmetin adı geçen fabrika, tersane ve atölyelerin kuruluş amacına uygun olmasıdır. Örnek: Bir askeri tamir atölyesi, askeri araçların tamir veya tadilatı dolayısıyla vergi hesaplamaz ancak tamir veya tadilatı üçüncü kişilere yaparsa bedelli olup olmadığına bakmaksızın vergi hesaplar.\" hükmü yer almaktadır. Buna göre, askeri fabrika, tersane ve atölyelerin kuruluş amaçlarına uygun olarak yaptıkları teslim ve hizmetler Kanunun 17/3-a maddesi kapsamında KDV'den istisnadır. Ancak, Şirketiniz tarafından genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden, kamu iktisadi teşebbüslerinden, yabancılar dahil gerçek ve tüzel kişilerden alınan siparişler için askeri fabrika, tersane ve atölyelerden mal ve hizmet tedarik edilmesinin söz konusu askeri fabrika, tersane ve atölyelerin kuruluş amacına uygun olmadığı değerlendirildiğinden, bahse konu alımlarınızın KDV Kanununun 17/3-a maddesi kapsamında istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28912, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28912", "ozelgeNo": "53849047-130-4792 ", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "İşgücü Temini Hizmetinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … İşletme Müdürlüğü ile Şirketiniz arasında imzalanan \"… İşletme Müdürlüğü İhtiyacı 65 Kişi ile 3 Yıl Süreli Kazan Dairesi, Su Pompası, Yemekhane, Lokal, Misafirhane, İdare ve Santral Binası Çay Ocakları, Türbin Temizlik İşleri ve Sosyal Site Genel Hizmet ve Temizlik Hizmeti Alımına Ait Sözleşme\" kapsamında verdiğiniz hizmete ilişkin hakediş üzerinden hesaplanacak katma değer vergisi (KDV) tevkifatı oranı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulanacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. Aynı Tebliğin \"İşgücü Temin Hizmetleri'' başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde; \"2.1.3.2.5.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanacakları işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında) alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.5.2.Kapsam Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: -Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. -Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin; - \"2.2.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri\" bölümünde yer alan Örnek 13'te, elektrik üretim, iletim ve dağıtım firmaları ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen \"Hizmet Alım Sözleşmesinde\"; işin, merkez binaları ile bağlı ilçe işletme binalarının ve misafirhanelerin (temizlik malzemeleri yükleniciye ait olmak üzere) temizlik işleri olduğunun belirtilmesi halinde, söz konusu işin ''temizlik hizmeti'' kapsamında değerlendirilerek hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin, elektrik üretim, iletim ve dağıtım firmasının belirlenmiş alıcılardan olması halinde bunlar tarafından 7/10 oranında tevkifata tabi tutulacağı, -\"2.2.2.10 Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri\" başlıklı bölümünde ise; malzemesiz temizlik hizmetlerinin işgücü temin hizmetine ilişkin koşulları taşıması kaydıyla işgücü temin kapsamında değerlendirilerek 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacağı belirtilmiştir. İşgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırması gibi karineler göz önünde bulundurularak, bu hususların varlığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki işler dikkate alınarak tespit edilecektir. Özelge talep formu ekinde yer alan hizmet alımına ait sözleşmenin incelenmesinden sözleşme konusu işin, 65 kişi kazan dairesi, su pompası, yemekhane, lokal, misafirhane, idare ve santral binası çay ocakları, türbin temizlik işleri ve sosyal site genel hizmet ve temizlik işi olduğu, sözleşme ekinde yer alan teknik şartnamenin incelenmesinden ise hizmetin ifasında kullanılan elemanların firmanıza hizmet akdiyle bağlı olduğu ve hizmeti alan idarenin sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılacağı ile sözleşme konusu işte sözleşme süresince kullanılacak makine ve her türlü malzemenin idarece karşılanacağı, yüklenicinin karşılayacağı makine veya herhangi bir malzemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, kazan dairesi, su pompası, yemekhane, lokal, misafirhane, idare ve santral binası çay ocakları, türbin temizlik işleri ve sosyal site genel hizmet ve temizlik hizmetlerine yönelik olarak Şirketiniz tarafından … İşletme Müdürlüğüne verilen hizmetin işgücü temin hizmeti kapsamında (9/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28913, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28913", "ozelgeNo": "21152195-130[2021/3598]-303114", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "Fason olarak yaptırılan spor salonlarındaki demir bileşenlerin kaynağı ve montajı işinde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından başka firmalara fason olarak yapılan spor salonlarında bulunan ağırlık sehpalarının vücut ile temas eden sünger yüzey kumaşlarının dikimi, yere sabitlenen demir bileşenlerinin kaynağı, montajı işlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ve tevkifat oranı konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup -\"Fason Olarak Yaptırılan Tekstil ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere Aracılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.7) bölümünde; \" 2.1.3.2.7.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara yapılan fason tekstil ve konfeksiyon işleri, fason çanta ve ayakkabı dikim işleri ile Tebliğin (I/C-2.1.3.2.7.3) bölümünde belirtilen aracılık hizmetlerinde, alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.7.2. Kapsam Tevkifat kapsamına; - Deriden mamul giyim eşyalarına ilişkin fason işler de dahil olmak üzere fason tekstil ve konfeksiyon işleri (perde, halı, mobilya kumaşı ve örtüsü, havlu, oto koltuk kumaşı, çuval ve benzerleri ile bunların imalinde kullanılacak iplik veya kumaşa verilen fason hizmetler dahil), - Fason çanta, kemer, cüzdan ve benzerleri ile ayakkabı (terlik, çizme ve benzerleri dahil) dikim işleri (söz konusu malların dikimi dışında tadil ve onarım şeklinde ortaya çıkan hizmetler hariç) - Bu işlerle ilgili aracılık hizmetleri girmektedir. ... Fason imalatın şartı, imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason iş yaptıranlarca temin edilmesidir. ... Fason işlerde mamul bir bütün olarak imal ettirilebileceği gibi, üretim aşamaları itibarıyla kısmi olarak fason iş yaptırılması da mümkündür.\" -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır .\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/10 uncu sırasında \"Fason olarak yapılan tekstil, konfeksiyon, deri ve saya işleri,\" sayılmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından yapılacak \"spor salonlarında bulunan ağırlık sehpalarının vücut ile temas eden sünger yüzey kumaşlarının dikimi, yere sabitlenen demir bileşenlerinin kaynak ve montajı işlerinin\" 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin \"B) Diğer Mal ve Hizmetler\" bölümünün 10 uncu sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, spor salonlarında bulunan ağırlık sehpalarının vücut ile temas eden sünger yüzey kumaşlarının dikimi, yere sabitlenen demir bileşenlerinin kaynak ve montajı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.7) bölümü kapsamında yer almadığından söz konusu işler nedeniyle KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Ancak, bu hizmetlerin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlara verilmesi ve KDV dahil hizmet bedelinin 2.000 TL'yi aşması halinde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31159, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31159", "ozelgeNo": "76464994-130-137477", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "Turistik Yolcu Taşıma Amaçlı Deniz Botu Alımında KDV İstisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin seyahat acentesi olarak faaliyette bulunduğunu, 2018 yılından beri deniz ve karayolu ulaşımı, seyahat, tur ve ulaşım hizmetleri verdiğini, 2018 yılından beri faaliyette bulunduğunuz NACE kodunun … Vergi Dairesince sehven sisteme girişinin yapılmadığını ve söz konusu faaliyet kodunun vergi dairesince sisteme girişinin yapılarak düzeltildiğini, hali hazırda iç sularda ve denizde yolcu taşıma faaliyetinizde kullandığınız 4 adet jet botunuzun mevcut olduğunu, turistik amaçlı yolcu taşıma faaliyetinde kullanmak üzere İspanya'da üretilmiş kapasitesi 22 kişi olan 1 adet jet botunu satın alacağınızı belirterek, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/a maddesi kapsamında istisnadan yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 13/a maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \"Araç ve Tesislerin Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/B-1.1.) bölümünde, \"Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere, bu araçların teslimi KDV'den istisnadır. KDV mükellefiyeti olmayan kişi ve kuruluşlar ile KDV mükellefiyeti bulunmakla birlikte faaliyetleri istisna kapsamındaki araçların kiralanması veya çeşitli şekilde işletilmesi olmayanlara, Kanunun (13/a) maddesi kapsamında yapılan söz konusu araçların tesliminde istisna uygulanmaz. ... Faaliyetleri kısmen veya tamamen söz konusu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflerin bu amaç dışında kendi özel kullanımları için alımlarında istisna uygulanmaz. ... Araçları kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek amaçlı faaliyetlere yeni başlayacak mükelleflere belge verilirken bu faaliyetlerin iştigal konuları arasında gösterilip gösterilmediği ve yetkili mercilere yazılı olarak başvurulup başvurulmadığı gibi hususlar göz önünde tutulur. ... İstisnanın kapsamına; deniz taşıma araçları, yüzer tesisler ve yüzer araçlar ile hava ve demiryolu taşıma araçları (gemi, yat, kotra, yüzer platform, uçak, helikopter, lokomotif, vagon, filika, cankurtaran salı vb. ile ana motor) girmektedir. İnşa halinde gemi olarak tanımlanan tekne kabuğu teslimleri de bu kapsamda KDV'den istisnadır. ... Sportif eğlence amacına yönelik deniz motosikletleri, paraşüt çekme tekneleri, sürat motorları, yelkenli tekneler, motorlu paraşüt ve balonlar ile benzerlerinin ve bunların ana motorlarının teslimlerinde istisna uygulanmaz. Simülatör olarak adlandırılan cihazlar ile yüzer tesis niteliğinde olmayan balık çiftlikleri, su ürünleri üretme tesisleri ve benzerleri de istisna kapsamında değerlendirilemez.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından turistik amaçlı yolcu taşıma faaliyetinde kullanılmak üzere satın alınacak jet botu 3065 sayılı Kanunun 13/a maddesi kapsamında istisnadan yararlanabilecek deniz taşıma araçları kapsamında bulunmadığından bu botun alımının KDV'den istisna tutulması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32138, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32138", "ozelgeNo": "E-26696128-130[10-2022/17]-37976", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "Taşınmaza ait açık artırma ilanında belirtilen KDV oranının ihale kesinleştikten sonra yürürlükte olan KDV oranından farklı olması halinde hangi oranda işlem yapılacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; iliniz, ……. ilçesi, ….. Mahallesi, …. ada, …. parselde kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazın …… TL bedelle 30/3/2022 tarihinde tarafınıza ihale edildiği, taşınmaza ait açık artırma ilanında katma değer vergisi (KDV) oranının %18 olarak belirlendiği, 6/4/2022 tarihinde ihalenin kesinleştiği belirtilerek, 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile arsa ve arazi teslimlerinde uygulanan KDV oranının %18'den %8'e indirilmesi nedeniyle söz konusu Cumhurbaşkanı Kararının yürürlük tarihi olan 1/4/2022 tarihinden sonra ihalesi kesinleşen arsanın tarafınıza tesliminin %8 oranında KDV'ye tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-6.1.) bölümünde; 3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışlar da dahil olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışların KDV'ye tabi olduğu, müzayede mahallinde yapılan satışlarda vergiyi doğuran olayın, satışın yapıldığı tarihte vuku bulduğu açıklanmıştır. 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan değişiklikle, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 36 ncı sırası uyarınca arsa ve arazi teslimleri, 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 KDV oranına tabidir. Buna göre, tarafınıza ihale yoluyla yapılan arsa satışında KDV açısından vergiyi doğuran olay satışın yapıldığı 30/3/2022 tarihinde meydana geldiğinden ve ihalenin kesinleşmemesinin vergiyi doğuran olaya etkisi bulunmadığından, söz konusu arsa tesliminde %18 KDV oranı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32139, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32139", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2021.305]-137459", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "Genel Müdürlüğe verilen araç kiralama hizmetinde KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ve … sayılı yazımız. c) … evrak kayıt tarihli ve … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgi de kayıtlı özelge talep formlarınızda, Müdürlüğünüzün araç kiralama hizmeti aldığını belirterek, bu hizmet için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, -Tebliğin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde, \"... b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, - Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, - Döner sermayeli kuruluşlar, - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, - Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, - Bankalar, - Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, - Sendikalar ve üst kuruluşları, - Vakıf üniversiteleri, - Mobil elektronik haberleşme işletmecileri, - Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri, ...\" - (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \" KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1-b) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulan \"belirlenmiş alıcılar\" arasına \"Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri\" de sayılmıştır. Öte yandan, Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan Genel Müdürlüğünüz Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılan kurum ve kuruluşlar arasında yer almadığından Genel Müdürlüğünüze verilen araç kiralama hizmeti için KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33629, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33629", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.81.10.00-KDV-03-12278", "ozelgeTarih": "2022-06-07", "baslik": "Dahilde işleme izin belgesi sahibi tarafından ithal edilen araçların tadilatı yaptırıldıktan sonra tekrar ihraç edilmek üzere ihracatcıya tesliminde kdv ve ötv", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, dahilde işleme izin belgesi (DİİB) kapsamında KDV ve ÖTV ödemeksizin teminat vererek otobüs-kamyon gibi araçlar ithal ettiğiniz, DİİB'de yan sanayici olarak belirtilen firmalar vasıtasıyla araç üstü ekipman (damper, kasa montajı vb.) imalatı yaptırarak yurt dışına ihraç edilmek üzere aracı ihracatçıya söz konusu araçları teslim ettiğiniz belirtilerek, aracı ihracatçıya yapılan teslimde KDV ve ÖTV hesaplanıp hesaplanmayacağı, bu işlemler nedeniyle ÖTV mükellefiyeti tesis edilip edilmeyeceği ile tecil-terkin uygulaması kapsamında işlem yapılıp yapılmayacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanununun; - 1/1-b maddesinde, bu Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların ilk iktisabının bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV'ye tabi olduğu, - 2/1-b maddesinde ilk iktisabın, (II) sayılı listedeki mallardan Türkiye'de kayıt ve tescil edilmemiş olanların kullanılmak üzere ithalini, müzayede yoluyla veya kayıt ve tescil edilmiş olsa dahi 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre iade edilenler de dahil motorlu araç ticareti yapanlardan iktisabını, motorlu araç ticareti yapanlar tarafından kullanılmaya başlanmasını, aktife alınmasını veya adlarına kayıt ve tescil ettirilmesini ifade ettiği, - 2/1-d maddesinde, motorlu araç ticareti yapanların, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanları imal, inşa veya ithal edenler ile fabrika, ana bayi, bölge bayii, bayi, yetkili satıcı ve acentalar ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca bu nitelikte oldukları tespit edilenleri ifade ettiği, - 7/7 maddesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanununun transit, gümrük antrepo, dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tâbi tutulanlar ile serbest bölgeler ve geçici depolama yerleri hükümlerinin uygulandığı malların vergiden müstesna olduğu, - 8/2 maddesinde, ihraç edilmek şartıyla ihracatçılara teslim edilen mallara ait özel tüketim vergisinin, mükelleflerce ihracatçılardan tahsil edilmemesi şartıyla, bu mükelleflerin talebi üzerine vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin terkin olunacağı hükme bağlanmış olup, söz konusu düzenlemelerin uygulama usul ve esasları Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde belirlenmiştir. Anılan Genel Tebliğin (II/C-5.2.) bölümünde, - Dahilde işleme rejiminin, ihracatı taahhüt edilen ürünlerin elde edilmesinde kullanılan malların, ithalat vergileri ödenmeksizin ithal edilmesine imkan sağlayan bir rejim olduğu, - Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan malların dahilde işleme rejimi kapsamında ithalinin, ÖTV'den istisna olduğu, - Dahilde işleme rejimi kapsamında olsa dahi; imalatta kullanılan malların yurt içinden temin edilmesi ile fiilen ihraç edilmeyen malların imalinde kullanılan malların ithal edilmesi hallerinde bu kapsamda ÖTV istisnası uygulanmayacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, dahilde işleme rejimine ilişkin hükümler 4458 sayılı Gümrük Kanununun, \"Şartlı Muafiyet Düzenlemeleri ve Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri\" başlıklı üçüncü ayrımının 108 ila 122 nci maddelerinde düzenlenmiş olup, bu rejimin uygulama usul ve esaslarına 27/1/2005 tarihli ve 25709 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2005/8391 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı ile 20/12/2006 tarihli ve 26382 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinde (İhracat:2006/12) yer verilmiştir. Bahse konu Karar ile Tebliğin 3 üncü maddelerinde; - İhracatçı, yan sanayici firmaya ithal eşyasından işlem görmüş ürün ürettiren ve bu ürünün ihracatını kendisi ve/veya aracı ihracatçı vasıtasıyla gerçekleştiren imalatçı olmayan dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni sahibi firma, -Aracı ihracatçı ise, dahilde işleme izin belgesinde/dahilde işleme izninde taahhüt edilen ihracatı, belge/izin sahibi firmadan tedarik ettiği şekliyle gerçekleştiren belge/izin sahibi olmayan firma olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda, dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen kayıt ve tescile tabi taşıtların, yurt içinde işleme faaliyetine tabi tutulduktan sonra aracı ihracatçı vasıtasıyla ihraç edilmesi halinde, aracı ihracatçının, motorlu araç ticareti yapanlar kapsamında olmaması veya motorlu araç ticareti yapanlar kapsamında olmakla birlikte ithalatçı ile aralarında noter nezdinde düzenlenmiş sözleşme ile tesis edilmiş bayilik, yetkili satıcılık veya acentalık ilişkisi bulunmaması halinde, taşıtı ithal eden tarafından aracı ihracatçıya yapılan teslim \"ilk iktisap\" olarak değerlendirileceğinden, söz konusu teslime ilişkin ÖTV hesaplanması ve bu verginin anılan Tebliğin (IV/C/3.1) bölümünde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, (2A) numaralı ÖTV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, ihraç kaydıyla aracı ihracatçıya yapılan teslime ilişkin tarh ve tahakkuk ettirilen ÖTV'nin, anılan Kanunun (8/2) maddesi uyarınca tecil edilmesi ve söz konusu taşıtların aracı ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin, Tebliğde belirlenen şartlar dahilinde terkin edilmesi mümkündür. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak, ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, - Geçici 17 nci maddesinde, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2025 tarihine kadar tesliminde KDV Kanununun 11/1-c maddesi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmış, bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen sürelerin esas alınacağı, ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan verginin, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-8) ve (II/A-9) bölümlerinde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Mükelleflerin \"imalatçı\" vasfını haiz olması kaydıyla, DİİB kapsamında ithal edilen araçların kullanılması suretiyle üretilen yeni araçların, mükellefler tarafından DİİB belgesine sahip olmayan bir alıcıya KDV Kanununun 11/1-c maddesine göre tecil-terkin sistemi kapsamında teslim edilmesi mümkündür. Ancak, yeni aracı ihraç kaydıyla teslim alan firmanın, araç üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan, teslim aldığı haliyle ve teslim tarihini takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ihraç etmesi gerekmektedir. Buna göre, imalatçı vasfına haiz olmayan Firmanız tarafından, DİİB kapsamında ithal edilen araçların kullanılması suretiyle başka firmalara ürettirilen yeni araçların DİİB belgesine sahip olmayan bir alıcıya KDV Kanununun 11/1-c maddesine göre tecil-terkin sistemi kapsamında teslimi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7998, "title": "Madde 1 Verginin konusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 20674, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/20674", "ozelgeNo": "27523430-200.03.01[2950368442]-35929", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "İcra Dairelerine Yapılan Vekalet Ödemelerinde Serbest Meslek Makbuzu Düzenlenmemesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, icra dairelerine yapılacak vekalet ücret ödemelerine istinaden karşı taraf avukatının (gelir elde eden) serbest meslek makbuzunu düzenlemekten imtina ettiği belirtilerek bu durumda gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ile düzenlenmeyen serbest meslek makbuzları nedeniyle katma değer vergisine (KDV) ilişkin belge düzeni ve beyanı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Serbest Meslek Kazancının Tarifi\" başlıklı 65 inci maddesinde, \" Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır...\" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, serbest meslek erbabı olan avukatlara ödenen vekalet ücretlerinin de serbest meslek kazancı niteliğinde olması nedeniyle serbest meslek kazancı hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Anılan Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaları gerektiği hüküm altına alınmış olup, aynı fıkranın (2) numaralı bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir. Diğer taraftan, 7194 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen üçüncü fıkrasında, 9 /6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılacağı\" hükmüne yer verilmek suretiyle, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretleri üzerinden, kimlerin tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hususuna açıklık kazandırılmıştır. 27/5/2020 tarihli ve 31137 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin sekizinci bölümünde, konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğin; - \"Vekalet ücretlerinde vergi tevkifatı uygulaması\" başlıklı 25 inci maddesinde, \"(1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında gelir vergisi tevkifatı yapmaya mecbur olan kişi ve kurumlar belirtilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasının; (1) numaralı bendinde hizmet erbabına ödenen ücretlerden 103 üncü ve 104 üncü maddelere göre, (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde ise yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır. (2) 7194 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretleri üzerinden, kimlerin tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hususuna açıklık kazandırılmıştır. Buna göre, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılanlar tarafından 2004 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanun uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin; a) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından doğrudan avukata ödendiği durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, b) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırıldığı durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, c) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından alacaklı (davayı kazanan) tarafa ödendiği durumlarda, alacaklı (davayı kazanan) tarafından avukata ödeme yapılması esnasında, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. ...\" açıklamasına, -\"Vekalet ücreti ödemelerinde belge düzeni\" başlıklı 26 ncı maddesinde, \"(1) 213 sayılı Kanunun 236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim ederek bir nüshasını müşteriye vermek ve müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır. (2) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, doğrudan avukata ödendiği durumlarda,avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir. (3) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, icra ve iflas müdürlükleri aracılığıylaavukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir. Bu durumda düzenlenen makbuzun bir nüshasının icra iflas müdürlüğüne verilmesine gerek bulunmamaktadır. (4) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından gelir veya kurumlar vergisi mükellefiolan alacaklıya (davayı kazanan) ödenmesi halinde, alacaklı (davayı kazanan) tarafından borçlu (davayı kaybeden) adına fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi gerekmektedir. (5) Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin serbest meslek erbabı olanavukata ödenmesi halinde, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun ödemeyi yapan alacaklı (davayı kazanan) adına düzenlenmesi gerekmektedir. (6) Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin ücretli çalışanı olan avukataödenmesi halinde ise ödemenin ücret bordrosu düzenlenmek suretiyle yapılması gerekmektedir.\" açıklamasına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından kaybedilen davalara ilişkin olarak mahkemelerce hükmolunan vekâlet ücretinin, karşı taraf avukatına ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırılması esnasında, Şirketiniz tarafından Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı (b) alt bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup, karşı taraf avukatı tarafından da vekalet ücreti ödemesi için Şirketiniz adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, karşı taraf avukatının yapılan vekalet ücreti ödemesine ilişkin Şirketinize serbest meslek makbuzu düzenlemekten imtina etmesi, söz konusu ödeme üzerinden tevkifat yapılması uygulamasını etkilemeyecektir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeyapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 8 inci maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların KDV mükellefiolduğu, - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil edenbedel olduğu; bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, - 27/5 maddesinde ise serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş birtarife varsa hizmet bedelinin bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, serbest meslek erbabı olan avukatın yapmış olduğu hizmet karşılığında mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücreti üzerinden KDV hesaplaması gerekmektedir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, \" Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerden uygun olanı ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun 236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır. Bunun yanı sıra, 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 26 ncı maddesinde, İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti ödemelerinde belge düzenine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerekmekte olup, bu kapsamda icra dairelerince tahsil edilerek takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenen avukatlık (vekalet) ücretlerinin icra dairesince avukata ödendiği anda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu adına düzenlenmesi gerekmekte olup, söz konusu serbest meslek makbuzunun düzenlenmemesi halinde, yükümlüler hakkında 213 sayılı Kanunun ilgili ceza hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilmektedir. Dolayısıyla, gerekli işlemlerin tesisini teminen, konuya ilişkin bilgi ve belgelerle birlikte ilgili vergi dairesi müdürlüğüne konunun iletilmesi icap etmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6931, "title": "Madde 1 Mevzu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28914, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28914", "ozelgeNo": "76464994-130-136594", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "İkinci el araç satışı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ikinci el motorlu araç alım satımı ile gayrimenkul alım satım ve kiralama faaliyetinin birlikte yapılması halinde vergi mükellefi olmayanlardan alınan ikinci el araçların satışında özel matrah uygulanmasına engel bir durumun oluşup oluşmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -23/f maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-4.9) bölümünde; 3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. Taşınmaz ticareti ile iştigal edenler, 5/6/2018 tarihli ve 30442 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında yetki belgesi alan ticari işletmeler ile esnaf ve sanatkârlardır. Taşınmaz ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. 6362 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan gayrimenkul yatırım fonları ile gayrimenkul yatırım ortaklıkları, yetki belgesi aranmaksızın, taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerden sayılırlar. Verilen süre içinde yetki belgesini almamış olanlar ile yetki belgesi almaksızın ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanmaz. İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanabilmesi için, araç veya taşınmazın basit tadil, bakım ve onarım işlemleri dışında vasfında esaslı değişiklik yapılmaması gerekmektedir.'' açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, ikinci el motorlu araç alım satımı ile gayrimenkul alım satım ve kiralama faaliyetlerinin birlikte yapılması, vergi mükellefi olmayanlardan alınan ikinci el araçların satışında KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-4.9) bölümünde belirtilen şartların sağlanması koşuluyla özel matrah uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28915, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28915", "ozelgeNo": "64597866-130[1]-9330", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "Sözleşme şartları uyarınca, garanti edilen puan eşiğinin altında kalınması halinde düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarihli ek dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eki dilekçenizde, Şirketinizin şehir hastaneleri projeleri kapsamında ekipman temini, bakım onarım ve satılan ürünlerin nevi itibariyle görüntüleme hizmeti ile iştigal ettiği, ana yüklenici müşteriniz ile alt yüklenici olan Şirketiniz arasında \"Görüntüleme Hizmetleri Alım Sözleşmesi\" imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden Şehir Hastanesi projesinde yer alan ve Radyoloji ve Görüntüleme Hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belirtilen puan sistemine dayanan görüntüleme hizmetlerinin hakedişe bağlı olarak sunulduğu ve ana yüklenici müşterinizin taahhüt ettiği Garanti Edilen Puan Sisteminin mevcut olduğu belirtilerek söz konusu görüntüleme hizmetlerinin müşteri ile mutabık kalınan sebeplerden dolayı sağlanamaması veya hakedilen puanların garanti puan eşiğinin altında kaldığı durumlarda Şirketinizin ana yüklenici müşterinize fatura düzenlemesi halinde katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği, -10 uncu maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan ya da bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.2. Tazminatlar\" başlıklı bölümünde, \"Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz ile ana yüklenici müşteriniz arasında yapılan görüntüleme hizmetleri alım sözleşmesine göre, ana yüklenici müşterinizin taahhüt ettiği garanti edilen puan sistemine dayanan görüntüleme hizmetlerinin mutabık kalınan sebeplerden dolayı sağlanamadığı veya hakedilen puanların garanti edilen işlem puanının altında kaldığı durumlarda, garanti edilen puan ile hakedilen puan arasındaki fark için ana yüklenici müşteriniz tarafından Şirketinize yapılacak ödeme herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden, KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30231, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30231", "ozelgeNo": "85620172-130-25625", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "Bitkisel üretim ve hayvancılık işçilikleri hizmet alımında KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, İş Ortaklığınız ile Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğü arasında imzalanan \"Bitkisel Üretim ve Hayvancılık İşçilikleri Hizmet Alımı Sözleşmesi\" kapsamında, sığır bakım, besleme, yemleme, sağım ve çobanlık hizmetleri, koyun çobanlık hizmetleri, at bakım ve besleme hizmetleri, veteriner hekim hizmetleri, tohum hazırlama, tahmil ve tahliye, bahçe bitkileri ve muhtelif tarım işçilikleri, şoförlük ve operatörlük, muhtelif atölye işçilikleri ile inşaat ve şebeke elektrik işçilikleri ve sulama, taş toplama işleri yapmakta olduğunuz, bu işlerde çalışan işçileri kiralanan veya öz malınız olan yaklaşık 9 adet servis aracıyla çalışılan alana götürüp getirdiğiniz belirtilerek söz konusu hizmete uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) tevkifat oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmıştır. Tebliğin; -\"İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde; \"2 .1.3.2.5.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.5.2. Kapsam Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: -Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. -Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir. İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. 9/4/2000 tarih ve 24015 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Ana Statüsünün 3 üncü maddesinin (a) bendinde, TİGEM'in tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir iktisadi Devlet teşekkülü olduğu belirtilmiştir. Buna göre, elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edileceğinden TİGEM'e bağlı Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğü ile İş Ortaklığınız arasında imzalanan \"Bitkisel Üretim ve Hayvancılık İşçilikleri Hizmet Alımı Sözleşmesi\" kapsamında verilen hizmetin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümü kapsamında 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30233, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30233", "ozelgeNo": "36062021-130[09-2021/ÖZE-21]-50304", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "Sigorta acentelerinin belirlenmiş alıcı kapsamında sayılıp sayılmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, her türlü sigortacılık faaliyetlerini sigorta şirketlerinin acentesi olarak yürüttüğünüz ve 35 Seri No.lu Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümüne sigorta ve reasürans şirketlerinin eklendiğinden bahisle, sigorta acentesi Şirketinizin KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulan belirlenmiş alıcılar kapsamında olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. Mezkur Tebliğin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir. a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): -5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, -Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları -Döner sermayeli kuruluşlar, -Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, -Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, -Bankalar, -Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, -Sendikalar ve üst kuruluşları, -Vakıf üniversiteleri, -Mobil elektronik haberleşme işletmecileri, -Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri, -Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri), -Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, -Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar, -Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar, -Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler, -Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.'nde işlem gören şirketler, -Kalkınma ve yatırım ajansları\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, sigorta acentesi olan Şirketiniz KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde sayılan sigorta şirketi kapsamında olmadığından, belirlenmiş alıcıların tevkifat yapmakla yükümlü olduğu işlemlere ilişkin Şirketiniz tarafından KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30234, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30234", "ozelgeNo": "36062021-130[2021-KDV-ÖZE/20]-50306", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "Yük Taşımacılık Hizmetinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizce karayolu taşımacılığı ile şehir içi nakliye boşaltma faaliyetinde bulunulduğu, aynı zamanda …. A.Ş.nin acentalık faaliyetine devam edildiği, İzmir'den tırlarla gelen ambar yüklerinin Samsun şehir içine ve çevre ilçelere Şirkete ait özmal kamyonetlerle teslim edildiği, tırlarla gelen nakliye bedelinin tevkifatlı olarak ödendiği belirtilerek gelen ambar nakliye malzemelerinin müşterilere veya alıcılara teslim edilirken düzenlenecek faturalarda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiş olup, Tebliğin; - \"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde, \"2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir. Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşan ambar nakliye malzemelerinin müşterilere veya alıcılara teslim edilmesi hizmetine yönelik düzenlenecek faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.1.) bölümü uyarınca (2/10) oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31160, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31160", "ozelgeNo": "63611781-130[9-2021/32]-24741", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "Vinas ve potasyum tesliminde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketiniz tarafından yaş maya atığının evaporasyon tesisinde işlenmesi sonucu vinas ve potasyum üretildiği, bu ürünlerin gübre ve hayvansal yem fabrikalarına satışının gerçekleştirildiği, gübre üreticilerine yapılan teslimlerde alıcının tescil belgesinin istenildiği belirtilmekte olup, söz konusu ürünlerin nihai yem olarak çiftçilere ve hayvan yetiştiriciliği yapan firmalara, yem üreticilerine ve çiftçilik yapan gerçek kişilere tesliminde, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/ı maddesi kapsamında istisna uygulanıp uygulanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/ı maddesinde; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) tesliminin vergiden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yem Teslimleri\" başlıklı (II/B-11.3.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimi KDV'den istisnadır. Hayvanların beslenmesinde kullanılsa bile bu madde kapsamına girmeyen malların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu istisnanın uygulamasında fenni karma yem, birden fazla malın endüstriyel işlemlere tabi tutulması sonucunda hayvanların ağızdan beslenmesi için tam veya tamamlayıcı yem şeklinde kullanılabilen yemleri ifade etmektedir. Soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu, zeytin, şeker pancarı, pamuk tohumu ve meyvelerin özütleme işleminden arta kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan posaları istisna kapsamında değerlendirilir. Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları istisna kapsamında değildir.\" açıklamaları yer almaktadır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yaş maya atığının evaporasyon tesisinde işlenmesi sonucu üretilen vinas ticari isimli ürün \"küspe\" kapsamında değerlendirilebileceğinden, söz konusu vinas tesliminin KDV Kanununun 13/ı maddesi kapsamında istisnaya tabi tutulması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinde kimyasal bileşik şeklinde tanımlanan ancak münhasıran sayılmayan potasyum 3065 sayılı Kanunun 13/ı maddesinde tanımlanan yemler kapsamında yer almadığından çiftçilere ve hayvan yetiştiriciliği yapan firmalara tesliminin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan söz konusu ürünün tesliminin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31161, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31161", "ozelgeNo": "75766797-130[1858]-63525", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "Vinas ve potasyum tesliminde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketiniz tarafından yaş maya atığının evaporasyon tesisinde işlenmesi sonucu vinas ve potasyum üretildiği, bu ürünlerin gübre ve hayvansal yem fabrikalarına satışının gerçekleştirildiği, gübre üreticilerine yapılan teslimlerde alıcının tescil belgesinin istenildiği belirtilmekte olup, söz konusu ürünlerin nihai yem olarak çiftçilere ve hayvan yetiştiriciliği yapan firmalara, yem üreticilerine ve çiftçilik yapan gerçek kişilere tesliminde, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/ı maddesi kapsamında istisna uygulanıp uygulanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/ı maddesinde; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) tesliminin vergiden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yem Teslimleri\" başlıklı (II/B-11.3.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimi KDV'den istisnadır. Hayvanların beslenmesinde kullanılsa bile bu madde kapsamına girmeyen malların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu istisnanın uygulamasında fenni karma yem, birden fazla malın endüstriyel işlemlere tabi tutulması sonucunda hayvanların ağızdan beslenmesi için tam veya tamamlayıcı yem şeklinde kullanılabilen yemleri ifade etmektedir. Soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu, zeytin, şeker pancarı, pamuk tohumu ve meyvelerin özütleme işleminden arta kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan posaları istisna kapsamında değerlendirilir. Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları istisna kapsamında değildir.\" açıklamaları yer almaktadır. Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yaş maya atığının evaporasyon tesisinde işlenmesi sonucu üretilen vinas ticari isimli ürün \"küspe\" kapsamında değerlendirilebileceğinden, söz konusu vinas tesliminin KDV Kanununun 13/ı maddesi kapsamında istisnaya tabi tutulması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinde kimyasal bileşik şeklinde tanımlanan ancak münhasıran sayılmayan potasyum 3065 sayılı Kanunun 13/ı maddesinde tanımlanan yemler kapsamında yer almadığından çiftçilere ve hayvan yetiştiriciliği yapan firmalara tesliminin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan söz konusu ürünün tesliminin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32140, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32140", "ozelgeNo": "E-21152195-130[28-2022.4799]-300836", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "Oksijen gazı tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, tıbbi veya sınai kullanım amacıyla oksijen gazı tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dâhilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 1/4/2022 tarihinde yürürlüğe giren 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 22 nci sırası, \"Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 'Tıbbi Cihaz Yönetmeliği' ve 'İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği' hükümlerine tabi olan cihazların teslimi ile bunların kiralanması hizmetleri,\" şeklinde değiştirilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile yazışmalar neticesinde, 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan değişiklik sonrası herhangi bir eşyanın, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 22 nci sırasında sayılan \"Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" ve \"İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" hükümlerine tabi olan cihazlardan olup olmadığının, açık devlet verisi olarak herhangi bir kullanıcı hesabı gerekmeksizin tüm kullanıcıların erişebileceği https://utsuygulama.saglik.gov.tr/UTS/vatandas#/ linkinde yer alan Ürün Takip Sistemi (ÜTS) Bilgi Bankasından ürün barkodu, marka, model vb. bilgiler ile sorgulama yapılmak suretiyle tespit edilebileceği anlaşılmıştır. Buna göre, şirketinizce üretilen ancak \"Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" ve \"İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği\" hükümlerine tabi cihaz olduğuna dair ÜTS kaydı ibraz edilmeyen oksijen gazının tesliminde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32141, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32141", "ozelgeNo": "E-21152195-130[28-2022/4648]-299340", "ozelgeTarih": "2022-06-06", "baslik": "Lokma tatlısı pişirme hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müşterilerle yapılan sözleşme kapsamında önceden belirlenen bir adrese araçla gidilerek onlar adına tatlı pişirilmesi (lokma tatlısı dökme) faaliyetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 24 üncü sırasında; gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) sayılmış ve bu hizmetlere %8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Buna göre, müşterilerce belirlenen bir adrese gidilerek lokma tatlısı pişirilmesi/hazırlanması ve servis edilmesi işlemi dışarıda sunulan bir yemek hizmeti olduğundan 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 24 üncü sırası kapsamında %8 oranında KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32142, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32142", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-584658", "ozelgeTarih": "2022-05-30", "baslik": "5503.40.00.00.11 GTİP numarası kapsamındaki malın ithal ve tesliminde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, inşaat sektöründe beton içerisinde mukavemet artıran Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) \"5503.40.00.00.11 İnşaatta kullanılanlar\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen makro ve mikro sentetik lifler isimli eşyanın Şirketiniz tarafından ithali ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki II sayılı listenin 3 üncü sırasında \"İplikler ve iplik imali için hazırlanan her nevi filamentler, lifler, vb. (Pamuktan, yünden, tiftikten, hayvan kıllarından, ipekten, sentetikten, suni maddelerden, dokumaya elverişli her nevi maddelerden veya bunların karışımlarından elde edilenler.)\" yer almaktadır. Diğer taraftan, TGTC'nin 55. faslında \"Sentetik ve suni devamsız lifler\" tanımlanmıştır. Bu fasla ait \"55.03 Sentetik devamsız lifler (kadre edilmemiş, taranmamış veya iplik imali için diğer surette hazırlanmamış)\" tarife pozisyonunda \"5503.40.00.00.11 İnşaatta kullanılanlar \" GTİP numarası da sayılmıştır. Buna göre, TGTC'nin \"5503.40.00.00.11 İnşaatta kullanılanlar \" GTİP numarasında yer alan eşyanın, 2007/13033 sayılı BKK eki II sayılı listenin 3 üncü sırasında sayılan mensucat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, ithal veya tesliminin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32143, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32143", "ozelgeNo": "E-64597866-130[28]-8171", "ozelgeTarih": "2022-05-13", "baslik": "Mısır ve patates nişastası ile ilaç etken hammaddelerinin ithal ve yurtiçi tesliminde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formlarınız. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, ilaç sektöründe faaliyette bulunan Şirketiniz tarafından beşeri tıbbi ürün imalatında kullanılan, -İnsan gıdası olarak tüketilen mısır nişastası ve patates nişastasıyla birebir aynı özellikte olduğu belirtilen Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 1108.12.00.10.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırılan \"mısır nişastası\" ile 1108.13.00.10.00 GTİP numarasında sınıflandırılan \"patates nişastası\"nın, -TGTC'nin 2106.90.92.00.00 ve 2106.90.98.00.19 GTİP numarasında sınıflandırılan ve üretim faaliyetine tabi tutulmadan doğrudan gıda olarak da tüketilebildiği ifade edilen ilaç hammaddelerinin ithal ve yurt içi tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (A) bölümü kapsamında Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) ilgili fasılları veya alt tarife pozisyonları itibarıyla sayılan ve %8 KDV oranına tabi olan gıda maddeleri, 5189 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 6 ncı maddesi ile aynı BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümüne taşınmış ve bu bölümde sayılan malların ithal veya teslimlerine uygulanacak KDV oranı 14/2/2022 tarihinden itibaren %1 olarak belirlenmiş; aynı Kararın 1 inci maddesi ile de anılan BKK'nın 1/3 maddesinde yapılan düzenlemeyle, (I) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" bölümünde yer alan ürünlerden özel tüketim vergisine (ÖTV) tabi olanların tesliminde %8 oranında vergi uygulanacağı hükmü eklenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümünün 9 uncu sırasında; \"TGTC'nin 11 no.lu faslında yer alan mallar\"; 17 nci sırasında ise \"21 no.lu faslında yer alan mallar\" ibareleri yer almaktadır. TGTC'nin 11 no.lu faslında; \"Değirmencilik Ürünleri, Malt, Nişasta, İnulin, Buğday Gluteni\", bu faslın 11.08 tarife pozisyonunda ise \"Nişastalar ve İnulin\" tanımlanmıştır. Bu pozisyon kapsamında \"1108.12 pozisyonunda mısır nişastası ve 1108.12.00.10.00 Torba içinde olanlar, 1108.13 pozisyonunda patates nişastası ve 1108.13.00.10.00 Torba içinde olanlar GTİP olarak sınıflandırılmıştır. Aynı Cetvelin 21 no.lu faslında; \"Yenilen Çeşitli Gıda Müstahzarları\" bu faslın 21.06 tarife pozisyonunda ise \"Tarifenin Başka Yerinde Belirtilmeyen Veya Yer Almayan Gıda Müstahzarları\" tanımlanmıştır. Bu tarife pozisyonu altında 2106.90.92.00.00 Katı süt yağı, sakkaroz, izoglikoz, nişasta veya glikoz içermeyen veya ağırlık itibariyle % 1,5 'ten az katı süt yağı, % 5'ten az sakkaroz veya izoglikoz, % 5'ten az glikoz veya nişasta içerenler ve 2106.90.98.00.19 Diğerleri GTİP olarak sayılmıştır. Buna göre, TGTC'nin 1108.12.00.10.00, 1108.13.00.10.00, 2106.90.92.00.00 ve 2106.90.98.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı anlaşılan ve ÖTV'ye tabi olmayan gıda maddelerinin kullanım yerine bakılmaksızın 14/2/2022 tarihinden itibaren ithal veya yurt içi tesliminde %1 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32144, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32144", "ozelgeNo": "E-85550353-130[2021]-16092", "ozelgeTarih": "2022-05-13", "baslik": "Çay lifi, kafein tozu, çay çöpü vb. uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep başvurularınızda, Müdürlüğünüz esas faaliyet alanı içerisinde yer alan tasnifli siyah ve yeşil çayların üretimi sırasında meydana gelen çay lifi, kafein tozu, çay çöpü vb. üretim atıklarının vergi mükellefi olmayanlar ile vergi mükellefi olanlara bedeli karşılığında yapılan teslimlerinde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi işleminin teslim olduğu hükmü yer almaktadır. Öte yandan, mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümünün 7 nci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 9 no.lu faslında yer alan mallar yer almaktadır. TGTC'nin 9 no.lu faslında \"kahve, çay, paraguay çayı ve baharat\" tanımlanmış olup \"09.02\" tarife pozisyonunda \"çay (aromalandırılmış olsun olmasın)\" yer almaktadır. Bu pozisyon çay çiçeği, tomurcuğu ve kalıntıları ile tablet ve top halinde bir araya getirilmiş toz çayları (yaprak, çiçek veya tomurcuklarını) ve ayrıca farklı şekil ve ebatlarda sıkıştırılarak sunulan çayları kapsamaktadır. Buna göre, Müdürlüğünüzün siyah ve yeşil çay üretimi faaliyeti sırasında ortaya çıkan çay atıklarının bedelli veya bedelsiz teslimi, 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi bulunmakta olup, söz konusu teslimlerde 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümünün 7 nci sırası uyarınca %1 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32145, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32145", "ozelgeNo": "E-21152195-130[28-2022.4732]-254199", "ozelgeTarih": "2022-05-12", "baslik": "Sabun, şampuan, deterjan ve dezenfektanlarda KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 18/4/2022 tarihli ve 441954 evrak kayıt no.lu dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunuzda ve ilgi (b)'de kayıtlı dilekçenizde şirketinizce; -23/5/2005 tarihli ve 25823 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren \"Kozmetik Yönetmeliği\" kapsamında sabun ve şampuan, -27/1/2018 tarihli ve 30314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren \"Deterjanlar Hakkında Yönetmelik\" kapsamında deterjan, -31/12/2009 tarihli ve 27449 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren \"Biyosidal Ürünler Yönetmeliği\" kapsamında dezenfektan imalatı yapıldığı belirtilmekte ve sabun ile şampuan dışında kalan kozmetiklerin; endüstriyel tüketim amacıyla da üretilen ve deterjan olarak adlandırılan kuvvetli asit, baz içeren temizlik ürünlerinin; endüstriyel olarak kullanılan havuz dezenfektanları ile gıda işletmelerinde kullanılan değişik özelliklerdeki dezenfektanların tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranları konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 29/3/2022 tarihli ve 31793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listeye 37 nci sıra eklenerek \"sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil (sabun, deterjan veya solüsyon emdirilmiş olsun olmasın), tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt mendil ve peçete, diş fırçası ve macunu, diş iplikleri\" teslimlerinin 1/4/2022 tarihinden itibaren %8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Öte yandan, söz konusu 37 nci sırada anılan sabun, şampuan, deterjan ve dezenfektanlara ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir: Sabunlar, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 34.01 tarife pozisyonu altında \"sabunlar; çubuk, kalıplanmış parça ve şekillerde olup sabun olarak kullanılan yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarları (sabun içersin içermesin); cilt yıkamaya mahsus sıvı veya krem halinde ve perakende satılacak hale getirilmiş yüzeyaktif organik ürünler ve müstahzarlar (sabun içersin içermesin); sabun veya deterjan emdirilmiş, sıvanmış veya kaplanmış kağıt, vatka, keçe ve dokunmamış mensucat\" şeklinde tanımlanmıştır. Şampuanlar, yine TGTC'nin 33.05 tarife pozisyonu altında 3305.10.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (G.T.İ.P.) numarasında \"şampuan\" olarak sınıflandırılmıştır. Piyasaya arz edilen deterjanların ve deterjanlarda kullanılan yüzey aktif maddelerin, insan sağlığı ve çevre üzerinde yaratabilecekleri olumsuz etkilere karşı yüksek seviyede koruma sağlamak ve serbest dolaşımlarını temin etmek için gerekli usul ve esasları düzenlemek üzere 27/1/2018 tarihli ve 30314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren \"Deterjanlar Hakkında Yönetmelik\" ile deterjanların piyasaya arzına ilişkin kurallar, içeriğine ilişkin kısıtlamalar ve etiketlemeye ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Söz konusu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; \" c) Deterjan: İnsan vücudunun temizliği dışında, yıkama ve temizleme işlemlerinde kullanılması amaçlanan sabunları ve/veya diğer yüzey aktif maddeleri içeren; sıvı, toz, pasta, bar, kalıp, kalıplanmış parça, şekil ve benzeri herhangi bir fiziksel formda olabilen; evlerde, kurumsal veya endüstriyel amaçlarla kullanılmak üzere piyasaya arz edilen herhangi bir madde ya da karışımı, deterjan olarak kabul edilen diğer ürünlerden ise: 1) Yardımcı yıkama karışımı: Kıyafetler, ev tekstilini ve benzerlerini suya bastırma (ön yıkama), durulama ya da ağartma amacıyla kullanılan ürünleri, 2) Çamaşır yumuşatıcısı: Kumaşların yıkanmasını tamamlayan süreçlerde kumaşların uyandırdığı hissi değiştirmek amacıyla kullanılan ürünleri, 3) Temizleme karışımı: Evsel genel amaçlı temizleyiciler ve/veya diğer yüzey (malzemeler, ürünler, makineler, mekanik aletler, ulaşım araçları ve ilgili ekipman, aygıtlar, aparatlar vb. gibi) temizleyiciler olarak kullanılan ürünleri, 4) Diğer temizleme ve yıkama karışımları: Diğer yıkama ve temizleme işlemleri için kullanılan ürünleri, ç) Endüstriyel ya da kurumsal deterjan: Uzman personel tarafından özel ürünler kullanılarak evsel alanın dışında yıkama ve temizleme işlemleri için kullanılan deterjanı,\" hükmü yer almaktadır. Dezenfektanlar ise 31/12/2009 tarihli ve 27449 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Biyosidal Ürünler Yönetmeliği Ek-V'in \"1. Ana Grup\" bölümünde yer almakta olup kullanım yerine göre; \"- Ürün Tipi 1: İnsan hijyeni, - Ürün Tipi 2: Doğrudan insanlar ve hayvanlara uygulanması amaçlanmayan dezenfektanlar ve algisitler, - Ürün Tipi 3: Hayvan hijyeni, - Ürün Tipi 4: Gıda ve yem alanı, - Ürün Tipi 5: İçme suyu\" olarak beş tipte sınıflandırılmış ve tanımlanmıştır. Ayrıca söz konusu Yönetmelikte, biyosidal ürünlerin piyasaya arz edilebilmesi için Yönetmelikte belirlenmiş usullere göre ruhsatlandırılmış veya tescil edilmiş olmasına ilişkin hükümler yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre; - TGTC'nin 34.01 tarife pozisyonu altında sınıflandırılan eşyalar sabun niteliği taşıdığından, bu tarife pozisyonu altında sınıflandırılan sabunların (3401.11.00.90.00 GTİP numarasında sınıflandırılan ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu eki (IV) sayılı listede sayılan tıraş sabunları hariç), - Yalnız TGTC'nin 3305.10.00.00.00 GTİP numarasında sınıflandırılan şampuanların, - \"Deterjanlar Hakkında Yönetmelik\"te \"deterjan\" ve/veya \"endüstriyel ya da kurumsal deterjan\" olarak tanımlanarak bu Yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara uygun olarak üretim, ticaret ve ithaline izin verilen deterjanlar ile endüstriyel ya da kurumsal deterjanların, - İlgi (b)'de kayıtlı dilekçenizin ekinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden \"Biyosidal Ürün Ruhsatı\"na sahip olduğu anlaşılan dezenfektanların teslimleri, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 37 nci sırası kapsamında %8 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Ancak, ticari hayatta benzer isimlerle ifade edilse de 4760 sayılı ÖTV Kanunu eki (IV) sayılı listede sayılan 33.07 tarife pozisyonundaki eşyalar ile yukarıda yer alan Yönetmeliklere uygun olmayan ürünler bu sıra kapsamında değerlendirilmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32146, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32146", "ozelgeNo": "E-65771276-130[2022]-9494", "ozelgeTarih": "2022-04-20", "baslik": "Pide ve lahmacun ürünlerinde uygulanan KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; lahmacun ve pidecilik faaliyeti kapsamında işyerinizde yeme içme hizmeti sunduğunuz, ayrıca sipariş edilen pide ve lahmacunu işyerinize gelip alanların yanında evlere (veya cenazelere toplu olarak) paket servis olarak gönderdiğiniz, aynı zamanda müşteriler tarafından getirilen iç malzemesi ile pide, lahmacun hazırladığınız belirtilmekte ve söz konusu işlemlerde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Öte yandan, aynı BKK eki (II) sayılı listenin 24 üncü sırasında; gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) sayılmış ve bu hizmetlere %8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"III/B-2.4. Yiyecek ve İçecek Sunulan Yerlerde KDV Oran Uygulaması\" başlıklı bölümünde yer verilmiş olup yemek hizmeti sunan yerlerin tanımı ve tasnifinde, \"İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik\" ve ilgili diğer mevzuat esas alınmaktadır. Buna göre, yeme içme hizmetine yönelik işyeri ruhsatı ve/veya masa, oturma yeri tezgâh gibi servis yapılabilen alanları bulunan işyerinizde, burada üretildiğine veya dışarıdan temin edildiğine bakılmaksızın verilen yeme içme hizmetleri ile pide, lahmacun niteliğindeki sipariş suretiyle hazırlanan ürünlerin paket servis şeklinde (içecekler dahil) gönderilmesi/gelinip alınması veya müşteriler tarafından getirilen iç malzemesi (kıyma, patates, peynir vs.) kullanılarak pide, lahmacun hazırlanması işlemleri, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin 24 üncü sırası kapsamında %8 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28917, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28917", "ozelgeNo": "70280967-105-34633", "ozelgeTarih": "2022-03-18", "baslik": "Yurt dışı mukimi kişilerden alınan tercüme hizmetinin vergilendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yurt dışındaki firmalarla yapmış olduğunuz yazılım ve danışmanlık faaliyetlerine ilişkin dökümantasyonların yabancı dillere çevirisi için geçici süre ülkemizde bulunan ve Türkiye' de ticari faaliyeti ve/veya ikametgahı bulunmayan ve kendi ülkelerinde aynı hizmeti veren yabancı uyruklu kişilerden tercüme hizmeti aldığınız belirtilerek söz konusu işlemin katma değer vergisi (KDV), gelir vergisi ve stopaja tabi olup olmadığı ile belge düzeni hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun \"Türkiye'de yerleşme\" başlıklı 4 üncü maddesinde, \"Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır: 1.İkametgâhı Türkiye'de bulunanlar (İkametgâh, Kanunu Medeninin 19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir); 2.Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)\" hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 6 ncı maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirileceği, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi durumunda kazanç ve iradın Türkiye'de elde edildiğinin kabul edileceği, son fıkrasında ise, sözü edilen değerlendirmeden maksadın, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılması olduğu hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır...\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında tevkifat yapmakla yükümlü olanlar sayılmış olup, aynı fıkranın (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen) %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir. Bu hükümlere göre, yurt dışında mukim kişilerden almış olduğunuz tercüme hizmetinin, serbest meslek hizmeti olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, söz konusu tercüme hizmeti karşılığı yapacağınız ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2/b) bendi uyarınca gelir vergi tevkifatı yapmanız gerekmektedir. Diğer taraftan, tercüme hizmeti karşılığında ödeme yapılan yabancı uyruklu kişilerin mukimi bulundukları devletler ile Türkiye Cumhuriyeti arasında akdedilmiş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunması halinde, konuya ilişkin olarak anlaşma hükümlerinin öncelikli olarak dikkate alınacağı tabiidir. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9/1 inci maddesinde ise; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı (I/C-2.1.2.1.) başlıklı bölümünde; \" 2.1.2.1.1. Genel Olarak 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin yurt dışı mukimi yabancı uyruklu kişilerden aldığı tercüme hizmeti, Türkiye'de ifa edildiğinden ve hizmetten Türkiye'de faydalanıldığından KDV'ye tabi olup hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin Şirketiniz tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. III- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan veya Bakanlığımıza verilen yetkilere dayanılarak kullanılması/düzenlenmesi uygun görülen belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun; -229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", -234 üncü maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin: ... 3.Vergiden muaf esnafa; Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia içinde tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir...\", -236 ncı maddesinde, \"Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.\", -238 inci maddesinde, \"İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar...\" hükümlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan, 253 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin \"Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler\" başlıklı (B) bölümünde yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri gider olarak defterlerine kaydedebildikleri belirtilerek, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükelleflerin, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında gösterecekleri; ancak, inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükelleflerin bu belgelerini tercüme ettirmek zorunda oldukları açıklamalarına yer verilmiştir. Bu bağlamda, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan alınan hizmetler nedeniyle yüklenilen tutarların işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmesi için hizmeti yaptıran mükellef adına düzenlenmiş; Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan (veya Bakanlığımıza verilen yetkilere dayanılarak kullanılması/düzenlenmesi uygun görülen) belgelerle veya hizmetin alındığı ülkede uygulanan vergi mevzuatı çerçevesinde muteber (geçerli) bir belge ile tevsiki halinde mümkün bulunmaktadır. Buna göre, somut durumda, yurt dışında mukim olduklarını ve Türkiye' de ticari faaliyeti ve/veya ikametgahı bulunmadığını belirttiğiniz kişilerden tercüme hizmeti alımlarınıza ilişkin yüklenilen tutarların gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmesi için, adınıza düzenlenmiş Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerle veya hizmet aldığınız kişilerin mukim olduğu ülke vergi mevzuatına göre muteber bir belge ile tevsik edilmesi icap etmektedir. Dolayısıyla, mukim oldukları ülkede vergi mükellefi olmayanların verdikleri hizmete ilişkin olarak, tarafınızdan hizmeti veren adına gider pusulası düzenlenmesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32149, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32149", "ozelgeNo": "E-62902401-130[2020-701-75]-22832", "ozelgeTarih": "2022-02-16", "baslik": "Avukatlık hizmetlerine uygulanacak KDV oranı HK.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 12/06/2020 tarihli ve 138706 kayıt sayılı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, kovuşturma aşamasında verilen suça sürüklenen çocuk müdafiliği hizmetine %8 oranında katma değer vergisi (KDV) uygulanacağı hususunda tereddüt edilmemekle birlikte, başvuru eklerinde evrakı gönderilen somut olayda olduğu gibi, soruşturma aşamasında savcılık ve/veya kolluk nezdinde suça sürüklenen çocuk müdafiliği hizmetine uygulanması gereken KDV oranı hususunda mütereddit kalındığı belirtilmekte ve konu hakkındaki Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. 01.10.2019 tarihli ve 1594 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümüne 32 nci sıra eklenmiş olup bu sıra gereğince; \"Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler , vesayet davaları ve işleri; bu davalara bağlı kanun yolları; iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ile bunlara bağlı ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri\"ne 02.10.2019 tarihinden itibaren %8 oranında KDV uygulanmaktadır. Ayrıca, 25.11.2021 tarihli ve 4862 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bahsi geçen BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümün 32 nci sırasına \"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununda yer alan adli yardım ve adli müzaharet hükümleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri\" de eklenmiş olup 01.12.2021 tarihi itibarıyla bu hizmetlere uygulanacak KDV oranı da %8 olarak belirlenmiştir. Buna göre, çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler kapsamında verilen avukatlık hizmetleri %8 oranında KDV'ye tabi olduğundan, bu mahkemelerin görev alanına giren soruşturma evresindeki avukatlık hizmetlerinin ifası için de %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32150, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32150", "ozelgeNo": "E-25253958-130[28-2021-35]-410", "ozelgeTarih": "2022-01-04", "baslik": "Kirlilik Önlem Payı (KÖP) KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ….. Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (…..) Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğinde, \"Kirlilik Önlem Payının (KÖP)\" endüstriyel atıksu kaynaklarından bu Yönetmeliğin Tablo 1'inde yer alan kanalizasyona deşarj standartlarını sağlamaya yönelik gerekli önlemleri alıncaya dek veya yeterli ölçüde alamadıklarının tespiti sonucunda alınacak bedel olduğunun ve nasıl hesaplanacağının belirtildiği, hesaplama sonucunda tahakkuk ettirilecek Kirlilik Önlem Payına uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir. 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/27 nci sırasına göre, belediyeler ve bunların iktisadi işletmeleri tarafından verilen atık su hizmetleri %8 oranında KDV ye tabidir. Buna göre, \"Kirlilik Önlem Payının (KÖP)\" 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/27 nci sırasında yer alan atık su hizmetleri kapsamında alınan bir bedel olduğu değerlendirilerek, %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32151, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32151", "ozelgeNo": "E-26696128-130[28-2021/17]-88", "ozelgeTarih": "2022-01-03", "baslik": "6306 sayılı Kanun kapsamındaki inşaat taahhüt işlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; - 6306 sayılı Kanun hükmü gereği kentsel dönüşüm kapsamında 1953 yılı yapımı iki katlı evinizi yıktığınız, yıkılan evinizin taban oturum alanının 96 m² olduğu ve yenisini yapmak için ….. Belediyesinden aldığınız ruhsatta, 100 m² taban oturum alanında otoparka sahip altı garaj üstü iki kat ve her katta da birer daire bulunan bir bina yapma iznine yer verildiği, - Riskli yapı raporunuza göre toplam 195,67 m² alana sahip binanızı yıkarak 100 m² oturma alanına sahip binanızı yaptığınızda, otopark yönetmeliği gereği inşa etmek zorunda olduğunuz garajınızı da toplam inşaat alanına dahil etmeniz halinde 310 m² yeni inşaat alanının ortaya çıktığı - Bu durumda 1,5 kat sınırı aşılacağından indirimli katma değer vergisi (KDV) oranından yararlanma imkânınızın ortadan kalkabileceği ifade edilerek, söz konusu mevzuat doğrultusunda inşaat alanının 1,5 katına kadar olan kısım için %1, kalan kısım için ise %18 KDV oranı uygulanmasının mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listeye 3470 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile eklenen 13 üncü sıra uyarınca, \"6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde taşınmaz maliklerine ait mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanında yapılacak olan konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri\" 30/1/2021 tarihinden itibaren %1 oranında KDV'ye tabidir. Bu Karar ile 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıların bulunduğu yerlerde gerçekleştirilecek dönüşüm projelerinde, taşınmaz maliklerine ait mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanında yapılacak olan konutların inşası için müteahhitlerden doğrudan yaptıkları inşaat taahhüt hizmeti alımlarındaki KDV oranı %1'e indirilmiştir. Buna hüküm ve açıklamalara göre; - 6306 sayılı Kanun uyarınca, riskli olarak tespit edilen yapının yerine dönüşüm projesi kapsamında taşınmaz maliklerine ait mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanında yapılacağı belirtilen konutların inşasına yönelik inşaat taahhüt işlerinde %1 oranında, - Yeni inşaat alanının bir buçuk katını aşan kısma isabet eden konutların inşaat taahhüt işleri ile yeni inşaat alanında otopark yönetmeliği gereği inşa etmek zorunda olduğunuz garaj gibi konut dışı özellik arz eden bölümlere yönelik inşaat taahhüt hizmetlerinin indirimli oran kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, inşaat malzemesi teslimleri ile inşaat taahhüt işi niteliğini haiz olmayan hizmet ifalarında ise, 2007/13033 sayılı BKK eki listelerde söz konusu mal teslimi ve hizmet ifaları için belirlenen oranlarda KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 23748, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/23748", "ozelgeNo": "21253973-045-22558", "ozelgeTarih": "2021-12-31", "baslik": "İş Yeri Kiralama İşlemlerinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, turizm faaliyetleri işi ile iştigal ettiğiniz ve Şirketinizin aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazı … Bankası A.Ş.ye kiraladığınız belirtilerek Bankaya düzenlediğiniz faturalarda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin aktifinde kayıtlı taşınmazın … Bankası A.Ş.ye kiraya verilmesi nedeniyle düzenlenen faturada hesaplanan KDV, Banka tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6976, "title": "Madde 70 Gayrimenkul Sermaye İradının Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28918, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28918", "ozelgeNo": "64597866-130-24162", "ozelgeTarih": "2021-12-31", "baslik": "Kargo ve yük taşıma hizmetlerinde KDV tevkifat uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin, hava, deniz ve karayolu ile yurtiçi ve uluslararası her türlü eşya, mal ve evrak kargo taşımacılığı faaliyeti ile iştigal ettiği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından verilen (M2) yetki belgesine sahip olmasının yanı sıra bazı taşımaların kargo dışı sınıflandırılması ve potansiyel işleri gerçekleştirebilmek için (K2) ve (L2) yetki belgelerine de sahip olduğu belirtilerek, - Şirketinizin sahip olduğu yetki belgesi ve kargo tanımı kapsamında düzenlemiş olduğunuz faturalarda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı, - Yük taşımacılığı hizmetinin belirli bir kısmını bizzat kendi araçlarınız ile ifa ederken bir kısmını da alt taşımacılara devretmeniz durumunda, düzenlenecek faturalarda tevkifat uygulamasının ne şekilde yapılacağı, - Şirketinize kargo dağıtımı ve yük taşımacılığı hizmeti veren, kargo işletmeciliği yetki belgesi bulunmayan, (G) yetki belgesi sahibi acenteleriniz tarafından düzenlenen faturalarda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun \"Tanımlar\" başlıklı 3 üncü maddesinde, ''Kargo: Tek parçada en fazla yüz kilogramı geçmeyen genellikle ambalaj ve kap içerisinde olan küçük boyutlu koli, sandık, paket gibi parça eşya'' olarak, \"Kargo işletmecisi: Bağımsız bir işyerinin kullanma hakkına sahip olan ve kargoyu teslim alarak kısa sürede gönderilene ulaştırmak amacıyla kendi gözetimi ve denetimi altında yükleme, boşaltma, depolama, istifleme, aktarma ve gönderilene teslim gibi hizmetleri yerine getiren, taşımayı yapan veya yaptıran ve bundan doğacak sorumluluğu üstlenen kişi\" olarak tanımlanmıştır. Konuya ilişkin usul ve esaslar ise 08/01/2018 tarihli Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde belirtilmiştir. Buna göre; - Şirketinizin, kargo işletmeciliği yetki belgesi (M2) kapsamında yaptığı kargo taşıma işleri, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde belirlenen KDV tevkifatı uygulanacak yük taşımacılığı hizmetlerinden olmaması nedeniyle bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bununla birlikte, söz konusu hizmetin, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde sayılanlara karşı ifa edilmesi durumunda, söz konusu işlemlerde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, fiilen taşımacılık yapmaması kaydıyla kargo acenteliği yetki belgesi (G) sahibi acenteleriniz tarafından Şirketinize düzenlenen faturalarda tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak, söz konusu acenteler tarafından fiilen gerçekleştirilen taşıma işleri nedeniyle Şirketinize düzenlenecek olan faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. - Şirketinizin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, hususi taşımacılık (K2) ve yurtiçi ve/veya uluslararası lojistik işletmeciliği (L2) yetki belgesi kapsamında vermiş olduğu yük taşımacılığı hizmetlerinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. - Şirketiniz tarafından (K2) ve (L2) yetki belgesi kapsamında yapılan yük taşımacılığı hizmetinin bizzat ifa edilmeyip alt yüklenicilere yaptırılması durumunda, taşımacılık hizmetini alanların Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde yer almaması kaydıyla, Şirketinizce düzenlenecek faturalarda ''Taşımacılık Hizmetleri'' kapsamında KDV tevkifatı yapılmayacaktır. Hizmeti alanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlardan olması durumunda ise, söz konusu işlemlerde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Şirketiniz tarafından düzenlenen faturalarda fiilen yapılan taşımacılık ile alt yüklenicilerinizin yaptığı taşımacılık bedellerinin ayrıştırılması halinde bizzat ifa edilen taşımacılık bedeline ilişkin KDV'nin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında tevkifata tabi tutulması, ancak bu bedellerin ayrıştırılamaması halinde toplam taşımacılık hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin söz konusu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından alt yüklenicilerden alınan taşıma hizmeti nedeniyle Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında tevkifat uygulanması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32152, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32152", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1189478", "ozelgeTarih": "2021-12-31", "baslik": "TGTC nin 1211.90.86.00.49 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen hibiscus olarak isimlendirilen ürünün ithalinde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 25/01/2021 tarihli ve 443875 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçenizde, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 1211.90.86.00.49 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen hibiscus olarak isimlendirilen ürünün ithalinde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin \"A) Gıda Maddeleri\" bölümünün 10 uncu sırasında \"TGTC'nin 12 no.lu faslında yer alan mallar (yalnız; sebze ve meyveler, bunların tohum, çekirdek ve sporları, nane, şeker kamışı, pamuk tohumu ve çiğiti, yağlı tohum ve meyvelerin un ve kaba unları)\" sayılmıştır. Bu sıradaki \"yalnız; sebze ve meyveler,\" ibaresi bu fasıldaki yenilebilir mahiyette olan cinsleri ve işleniş şekil şartı aranmaksızın tüm sebze ve meyveleri kapsamaktadır. TGTC'nin 12 no.lu faslında, \"Yağlı tohum ve meyveler; muhtelif tane, tohum ve meyveler; sanayide veya tıpta kullanılan bitkiler; saman ve kaba yem\" tanımlanmıştır. Bu fasıla ait 12.11 tarife pozisyonunda, \"Bitki ve bitki kısımları (tohum ve meyveler dahil) (esas olarak parfümeride, eczacılıkta, böcek yada mantar öldürücü veya benzeri amaçlarla kullanılan cinsten olanlar) (taze, soğutulmuş, dondurulmuş veya kurutulmuş, kesilmiş, ezilmiş veya toz haline getirilmiş olsun olmasın)\" yer almaktadır. Bu pozisyondaki bazı bitki ve bitki parçaları (tohum ve meyveler dahil), bitkisel içecek ve bitkisel çay yapımında kullanılmak üzere, örneğin küçük paketler içine konulabilirler. Tek bir türün, bitki veya bitki parçalarını (tohum ve meyveler dahil) içeren bu tür ürünler de bu pozisyonda yer almaktadır. Konuyla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünden alınan …… tarihli ve ……. sayılı yazıda; - Ülkemizde üretimi yapılmak istenen veya ithal edilmek istenen başta takviye edici gıdalar ve bitki çayları olmak üzere gıdaların bileşiminde yer alabilen bitkiler/bitki kısımları veya bunlardan elde edilen bitkisel preparatların (ekstre, uçucu yağ vb.) kullanılıp kullanılmayacağının \"Bitki Listesi\" ve \"Zehirli ve Zararlı Oldukları İçin Gıda Amaçlı Kullanımlarda Yasaklanması Gereken Bitkiler Listesi\" kapsamında düzenlendiği, - Söz konusu Bitki Listesi'nde \"Hibiscus\" adı ile \"Hibiscus abelmoschus-Amberçiçeği\", \"Hibiscus esculentus-Bamya\", \"Hibiscus rosa-sinensis-Çingülü\" ve \"Hibiscus sabsariffa-Sudan Bamyası/Karabamya\" adlı bitkilerin yer almakta olduğu, bu bitkilerin \"çiçek\" kısmının gıda amaçlı olarak kullanıldığı, - Piyasada zaman zaman yanlış bir şekilde \"Nar çiçeği\"nin \"Hibiskus çiçeği\" olarak yer alabildiği, bu nedenle bitkiler değerlendirilirken yalnızca Türkçe adı ile değil Latince ismi ile de beraber tanımlanması gerektiği, bu kapsamda \"Punica granatum-Nar\" adlı bitkinin çiçek kısmının da gıda amaçlı kullanılan \"Bitkiler Listesi\"nde yer aldığı açıklanmıştır. Buna göre, TGTC'nin \"1211.90.86.00.49 Diğerleri\" GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"Hibiscus\" ticari tanımlı eşya, gıda mahiyetinde olduğundan 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin A/10 uncu sırasında sayılan TGTC'nin 12 no.lu faslında yer alan sebze ve meyveler kapsamında değerlendirilmesi ve ithal ve tesliminde %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28919, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28919", "ozelgeNo": "27523430-130-61799", "ozelgeTarih": "2021-12-30", "baslik": "Belediye tarafından düzenlenen tahakkuk fişinin fatura gibi tevsik edici belge olarak kullanılıp kullanılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Belediyeniz ile … Başkanlığı arasında imzalanan ilan ve reklam sözleşmesi kapsamında reklam bedelinin tahsil edilmesine ilişkin olarak Belediyenizce tahakkuk fişi düzenlenmesi durumunda bu belgenin fatura ve fatura yerine geçen belgeler kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile KDV uygulamasına ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olan iktisadi kamu kuruluşları, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınaî ve zirai işletmeler olduğu; bu maddenin altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğin (2.4) bölümünde, iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek ya da vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Öte yandan, ilgide kayıtlı başvurunuz ve ekinde, Belediyeniz ile … Başkanlığı arasında \"Reklam Sözleşmeleri\" imzalandığı, söz konusu sözleşmede … mahallesine 1 adet sentetik çim yüzeyli futbol sahası ve 1 adet basketbol-voleybol sahası yaptırılabilmesi amacıyla bu sahada anılan Başkanlığın reklamlarının yer alması karşılığında Belediyenize reklam bedeli ödeneceği ve Belediyenize sözleşme kapsamında ödenen reklam bedelinin de münhasıran sözleşme konusu işler için harcanacağı hususlarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Belediyeniz tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmamakla birlikte, devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai faaliyetlerinin bulunması halinde, Belediyenize bağlı oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisine tabi olacaktır. Buna göre, Belediyenizin … Başkanlığı ile yaptığı sözleşme kapsamında bu saha içinde bulunan … mahallesine 1 adet sentetik çim yüzeyli futbol sahası ve 1 adet basketbol-voleybol sahası yaptırılabilmesi işi dolayısıyla anılan Başkanlığın bu tesislerde belirleyeceği yerlerde reklamlarının 5 yıl süre ile yer alması karşılığında Belediyenize yapılan ödeme nedeniyle, bir organizasyon dahilinde yürütülen ticari, sınai veya zirai bir faaliyetten söz edilemeyeceğinden, Belediyenize bağlı bir iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacaktır. Ancak, söz konusu tesislerde piyasa ekonomisi içerisinde giriş ücreti, kullanım ücreti vb. adlar altında bedel mukabilinde ve devamlı olarak faaliyet yürütülüyor olması halinde Belediyeniz bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşacağından, söz konusu tesislerde yer alacak … Başkanlığına ait reklamlardan elde edilecek gelirlerin de bu iktisadi kamu kuruluşunun kazancına dahil edilip vergilendirilmesi gerekeceği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, - 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, - 29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, - 34/1 inci maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği, - 53 üncü maddesinde, bu Kanunda geçen fatura ve benzeri vesikalar tabirinin Vergi Usul Kanununda düzenlenen vesikaları ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Reklam Verme İşlemleri\" başlıklı (I/C-2.1.2.4.) bölümünde, \"KDV mükellefi olan gerçek veya tüzel kişiler (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir), KDV mükellefiyeti olmayan; - Amatör spor kulüplerine, oyuncularının formalarında gösterilmek, - Şahıslara veya kuruluşlara ait bina, arsa, arazi gibi yerlerde duvarlara yazılmak, pano olarak yerleştirilmek, - Gerçek veya tüzel kişiler tarafından yayımlanan dergi, kitap gibi yazılı eserlerde yayınlanmak, suretiyle ve bunlara benzer şekillerde reklâm vermektedirler. Bu şekilde reklâm verme işlemleri ile ilgili KDV, reklâm hizmeti verenlerin KDV mükellefi olmaması halinde, reklâm hizmeti alanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Ayrıca, bu bölüm kapsamındaki reklam hizmetini alanların; - Gelir Vergisi Kanununa göre basit usulde vergilendirilenler (istisnadan vazgeçerek KDV mükellefi olmasalar dahi), - Banka ve sigorta şirketleri gibi faaliyetleri KDV'den istisna olan işletmeler, - Sadece KDV'ye tabi işlemlerinin bulunduğu dönemlerde KDV mükellefiyeti tesis ettirerek beyanname vermeleri uygun görülenler, - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar olması hallerinde de reklam hizmetine ait KDV, hizmeti alanlar tarafından bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulacaktır.\" -\"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \"2.1.3.2.15.1.Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" 2.1.3.2.15.2.Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Belediyenizin … Başkanlığı ile yaptığı sözleşme kapsamında reklam karşılığı yapılan tesislerde Belediyenizin piyasa ekonomisi içerisinde giriş ücreti, kullanım ücreti vb. adlar altında bedel mukabilinde ve devamlı olarak faaliyet yürütmesi halinde Belediyeniz bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşacak ve bu iktisadi kamu kuruluşunun işlemleri KDV'ye tabi tutulacaktır. Bu çerçevede, söz konusu tesislerde yer alacak Başkanlığa ait reklamlara ilişkin Belediyeniz iktisadi kamu kuruluşunca hesaplanan KDV, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında Başkanlık tarafından 3/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır. Diğer taraftan, reklam karşılığı yapılan tesislere ilişkin Belediyeniz bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşmaması halinde, Belediyeniz tarafından Başkanlığa verilen reklam hizmetine ilişkin hesaplanan KDV'nin tamamının Başkanlık tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. VERGİ USUL KANUNU UYGULAMASI 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uygulamasında mükelleflerin ödevleri (bildirim, defter tutma, belge düzeni gibi) Kanunun ikinci kitabında yer almakta olup, mezkûr Kanun uyarınca düzenlenmesi/kullanılması zorunlu olan vesikalar, Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenmiştir. Ayrıca, mezkûr Kanunun \"İspat edici kâğıtlar\" başlıklı 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise esas itibariyle, aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılması uygun görülen belgeler ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan; - Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmeliğin (13/e) maddesinde, \"e) Genel ve Katma Bütçeli İdarelere, İl Özel İdarelerine, Belediyeler ve Köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler kullanacakları belgeleri Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinde belirtilen bilgileri taşıması kaydıyla anlaşmalı matbaalar dışındaki matbaalara da bastırabilirler. Ancak, bu şekilde belge bastırılması halinde, belgenin üzerine \"Vergi Usul Kanunu Yönetmelik hükümlerine tabi değildir.\" ibaresinin yazılması zorunludur.\", - 164 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (III.) bölümünde, \" Genel ve Katma Bütçeli İdarelere, İl Özel İdarelerine, Belediyeler ve Köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan Teşebbüs, Teşekkül, Kuruluş, Müessese, Bağlı Ortaklık, İştirak ve İşletmeler tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre yukarıda sayılan belgeleri düzenleyeceklerdir. Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine 'Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir' ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile belirleyeceklerdir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, mezkûr Yönetmeliğin (13/e) maddesinde sayılan mükellefler tarafından Vergi Usul Kanunu kapsamında düzenlenmesi gereken belgelerin ilgili Yönetmelik hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara bastırılma veya mezkûr Genel Tebliğ uyarınca notere tasdik ettirilme şartı aranmamakta, ancak zorunlu asgari bilgileri taşıması gerekmektedir. Öte yandan, mezkûr Tebliğ ile Yönetmeliğin verdiği izin gereği bu tür belgeleri kullanan işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların, kullanacakları belgelere \"Kurumlar Vergisinden Muaftır.\" şerhi koymaları gerektiği 206 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Bu bağlamda, mezkûr Kanun ve ilgili ikincil mevzuatta öngörülenler (birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, serbest meslek erbapları gibi) haricindekilerin işlemlerinde, bu Kanun uyarınca kullanılma zorunluluğu bulunan belgeleri/vesikaları düzenleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Belediyelerin, faaliyetlerine ilişkin olarak iktisadi işletme oluşmaması durumunda, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belge düzenleme ve diğer ödevlerin yerine getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, faaliyetlerine ilişkin olarak bünyelerinde iktisadi işletme oluşmasına bağlı olarak, kurumlar vergisi veya KDV mükellefiyeti tesis edilmesi halinde, iktisadi işletme tarafından birinci sınıf tüccar kapsamında anılan Kanun hükümlerine göre belge düzenleme ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekmekte olup, bu durumda, Vergi Usul Kanunu gereğince düzenlenecek/kullanılacak belgelerin yukarıda yer verilen düzenlemeler ve usuller dahilinde düzenlenmesi/kullanılması gerekmektedir. Ayrıca, Belediyelerin, kurumlar vergisi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyetinin bulunmaması halinde ise, KDV'ye tabi işlemleri ile ilgili olarak fatura düzenlemesi mümkün bulunmakta olup, fatura düzenlenmemesi durumunda, bu işlemlerini tabi olduğu ilgili mevzuata göre geçerli olan ve faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva eden bir belge düzenleyerek de tevsik etmeleri mümkün bulunmaktadır. Buna göre, somut durumda; 1- Belediyeniz ile … Başkanlığı arasında imzalanan sözleşme kapsamında, adı geçen Başkanlık tarafından 1 adet sentetik çim yüzeyli futbol sahası ve 1 adet basketbol-voleybol sahası yaptırılması işi dolayısıyla bu tesislerde anılan Başkanlığın ve/veya … Bakanlığının reklamlarının yer alması karşılığında Belediyenize yapılan ödeme nedeniyle Belediyeniz nezdinde iktisadi kamu kuruluşu oluşmadığından, Belediyenizin söz konusu işlemler için fatura düzenleme yükümlülüğü bulunmamakta olup, bu işlemlere ilişkin olarak tabi olduğunuz mevzuata göre geçerli olan bir belgenin 213 sayılı Kanun uygulamasında tevsik edici belge olarak kullanılması mümkün bulunmaktadır. Bu durumda, Belediyenizin KDV'ye tabi işlemleri için fatura düzenlemeniz mümkün bulunmakla birlikte, fatura düzenlememeniz durumunda, faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva edecek şekilde, tabi olduğunuz mevzuat dahilinde düzenlenecek bir belgenin adı geçen Başkanlık tarafından kayıtlarının tevsikinde kullanılması mümkündür. 2- Söz konusu tesislerde piyasa ekonomisi içerisinde giriş ücreti, kullanım ücreti vb. adlar altında bedel mukabilinde ve devamlılık arz edecek şekilde faaliyetlerin yürütülmesi halinde, Belediyeniz bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu tarafından belge düzeni başta olmak üzere 213 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuatta öngörülen yükümlülüklere/ödevlere riayet edilmesi gerekmekte olup, bu durumda ifa edilen reklam ve tanıtım hizmetlerinize ilişkin olarak Belediyeniz bünyesinde oluşan iktisadi kamu kuruluşu tarafından … Başkanlığı adına fatura düzenlenmesi icap etmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30238, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30238", "ozelgeNo": "21152195-130[9-2021/3532]-542079", "ozelgeTarih": "2021-12-30", "baslik": "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu tarafından yapılan hizmet alımlarında KDV tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Odanızın kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğu belirtilerek, Odanız tarafından alınan yurt içi ve yurt dışı otel konaklama hizmetleri ile acenteler aracılığıyla alınan ve acente hizmet bedeli de dahil olarak düzenlenen yurt içi ve yurt dışı uçak biletlerine ilişkin faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -9 uncu maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) \"Diğer Hizmetler\" başlıklı bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklaması yar almaktadır. Buna göre, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunuzun acenteler aracılığı ile gerçekleştirdiği ve KDV'ye tabi bulunan uçak biletine ilişkin hizmet alımlarında acente hizmet bedeli dahil toplam tutar, kuruluşunuz tarafından gerçekleştirilen otel konaklama hizmeti alımlarında ise toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanacak KDV'nin, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30239, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30239", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1134194", "ozelgeTarih": "2021-12-17", "baslik": "Reklama aracılık hizmetinde uygulanan ciro priminde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin dahil olduğu grubun yazılı ve görsel yayıncılık faaliyetinde bulunan Şirketlerinin reklam ve pazarlama faaliyetlerini yürüttüğünüz, faaliyetiniz kapsamında reklam satışı yaptığınız ajans ve/veya müşterilere belli bir dönem ve/veya yıl sonlarında işlem hacimleri üzerinden risturn (ciro primi, satış primi, vb.) adı altında prim ödemelerinde bulunduğunuz belirtilerek söz konusu risturn uygulamasının katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi tutulup tutulamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin; - \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde, \"I/C-2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. I/C-2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir.Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. ...\" - \"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 2.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır ...\" , -\"Mal İadeleri\" başlıklı (I/C-2.1.4.1. ) bölümünde; \"Mal iadelerinde düzeltme, işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tevkifata tabi tutulmayan kısmı üzerinden gerçekleştirilir. ... Tevkifat uygulaması kapsamında bulunan hizmetlerde düzeltme, ifa edilen hizmetin iadesi söz konusu olmayacağından, faturanın hizmetin ifasından önce düzenlendiği durumlarda hizmetten tamamen vazgeçilmesi ya da hizmetin sözleşme şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle işlemin matrahında bir değişiklik meydana gelmesi halinde yapılabilecektir.\" -\"Matrahta Değişiklik\" başlıklı (I/C-2.1.4.2) bölümünde ise; \"Fiyat farkı, kur farkı ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlemin bedelinde sonradan bir artış ortaya çıkması halinde, bu artış ile ilgili olarak fatura düzenlenerek KDV hesaplanır ve hesaplanan KDV üzerinden (tevkifat alt sınırı dikkate alınmaksızın) tevkifat uygulanır. Bu şekilde işlem yapılabilmesi için fiyat farkı, kur farkı ve benzerinin ait olduğu asıl işleme ait KDV dahil bedelin tevkifat alt sınırını geçmiş ve tevkifata tabi tutulmuş olması gerekmektedir. Alıcı lehine, ödemenin yapıldığı tarihte kur farkı oluşması halinde ise kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Böylece, matrahta oluşan azalma tutarı, tevkifata tabi tutulmayan KDV tutarı ile birlikte, satıcı tarafından alıcıya iade edilir. Ayrıca, söz konusu KDV tutarı alıcı tarafından 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir. Malların kısmen iade edilmesi, hizmetin bir kısmının tamamlanmaması, malların ve hizmetin sözleşmede belirtilen evsafa uymaması ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlem bedelinde sonradan bir azalma meydana gelmişse, azalma miktarı ile ilgili olarak mal iadelerine ilişkin açıklamaların yer aldığı Tebliğin (I/C-2.1.4.1.) bölümü çerçevesinde işlem yapılır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizce Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde yer alanlara, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik verilen ve KDV dahil bedeli 2.000 TL yi aşan ticari reklam hizmetleri için KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından müşterilerinize \"risturn\" (ciro primi, satış primi, vb.) adı altında yapılan ödemelerde KDV matrahında değişiklik meydana geldiğinden düzeltme işleminin, müşterileriniz tarafından adınıza düzenlenecek fatura ve benzeri belgede, KDV matrahında değişikliğe neden olan tutara, ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlem için geçerli olan KDV oranı uygulanmak suretiyle ve bu bedel üzerinden hesaplanan verginin tevkifata tabi tutulmayan kısmı dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32153, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32153", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1123617", "ozelgeTarih": "2021-12-16", "baslik": "Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veteriner ispençiyari ve tıbbi müstahzarların teslimlerinde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından pazarlama izni verilen veteriner tıbbi ürünlerinin imalatı için izin sahibi firmalarla Şirketiniz arasında fason üretim sözleşmesi yapıldığı, pazarlama izin belgelerinde üretim yeri ve tesisi olarak Şirketinizin tanımlı olduğu belirtilmekte ve söz konusu veteriner tıbbi ürünlerinin pazarlama izinlerinin sahibi olmasa dahi üretimini gerçekleştirecek olacak Şirketinizce, bu malların imalatında kullanılacak \"atropin sülfat\" isimli etkin maddenin aynı Bakanlıktan alınan izin kapsamında ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/20 nci sırasında; \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veteriner ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar (veteriner kozmetikleri hariç), bu ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve bu etkin maddelerin üretiminde kullanılan hammaddeler\" sayılmış ve bu malların ithal ve tesliminin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Buna göre, özelge talep formu ve eklerine konu edilen veteriner tıbbi ürünleri için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen pazarlama izin belgelerinde üretim yeri ve tesisi olarak Şirketiniz tanımlandığından ve \"atropin sülfat\" bu ürünlerin terkibinde bulunan etkin madde olarak belirtildiğinden, söz konusu etkin maddenin aynı Bakanlıktan alınan uygunluk belgesi kapsamında Şirketinizce ithaline %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32154, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32154", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-1125149", "ozelgeTarih": "2021-12-16", "baslik": "Hara aşım istasyonlarında verilen aşım hizmetlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, hayvan ırkının ıslahına yönelik olarak …. Kulübüne bağlı iktisadi işletmenizde verilen aşım hizmetinin; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (17/1-a) maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı ile istisna kapsamında değerlendirilmemesi durumunda söz konusu hizmetlere uygulanması gereken KDV oranı konularında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu, -17 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıfların; ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, 10/2/1953 tarih ve 8331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7/1/1953 tarih ve 19 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kamu menfaatine yararlı dernek olduğu kabul edilen ….. Kulübüne bağlı işletmenizin 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılanlar kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından işletmenizin hara aşım istasyonlarında, sahibi olduğunuz aygırlar ile safkan İngiliz ve Arap atlarının yetiştirilmesine öncülük etmek amacıyla hayvan ırkının ıslahına yönelik olarak doğal yolla gerçekleştirilen aşım hizmetinin KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, anılan Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırası uyarınca; ilgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler ve ambulans hizmetleri %8 oranında KDV'ye tabidir. Buna göre, ilgili Bakanlık tarafından veya kanunlarla izin verilmiş olması kaydıyla, iktisadi işletmenize ait hara aşım istasyonlarında hayvan ırkının ıslahına yönelik olarak doğal yolla gerçekleştirilen aşım hizmetlerine %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27474, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27474", "ozelgeNo": "84974990-130-219792", "ozelgeTarih": "2021-12-15", "baslik": "Konut Yapı Kooperatiflerinin Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi karşısındaki durumu.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; - Kooperatifinizin, üyelerinin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla … tarihinde kurulduğu ve bu amaçla arsa satın aldığı, - Mülkiyetindeki arsalar üzerinde yapı müteahhidi … Gayrimenkul Geliştirme Tic. A.Ş. ile sözleşme imzalanarak \"İnşaat Ruhsatı\"nda yapı sahibi Kooperatifiniz olacak şekilde ilk olarak … ada, … sayılı parsel üzerindeki 8 bloktan oluşan meskenler için … Belediyesinden … tarihli ve … sayılı yapı ruhsatlarının alındığı, - Diğer parsellerin yapı ruhsatı alım sürecinin ise devam ettiği belirtilmiş olup, -Üyelerinize konut yapımı ile ilgili yapı ruhsatının alınıp inşaatın başlamasıyla Kooperatifinizin kurumlar vergisinden muaf olup olmayacağı, - Sadece üyeleriniz için yaptırılacak konutlara ilişkin yapı müteahhidi firma tarafından yapılacak inşaat malzemesi alımlarında ve konutların yapımı sürecinde hem Kooperatifinizin, hem de müteahhit firmanın KDV istisnasına tabi olup olmayacağı, - İstisna uygulanacaksa \"KDV İstisna Belgesinin\" tarafınıza verilmesi, istisna uygulanmayacak ise konutların yapılışı amacıyla malzeme alışı, işçilik faturası düzenlenmesi ve benzeri hallerde uygulanacak KDV oranı ile ilgili müteahhit firmanın Kooperatifinize keseceği faturalarda uygulanacak KDV oranının ne olacağı hususlarında Defterdarlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "A) Kurumlar Vergisi Kanunun Yönünden Değerlendirme; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.) bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, yapı kooperatiflerinin muafiyetten yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde; - Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, - Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, - Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması, - Sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunması ve bu hükümlere fiilen uyulması gerekmektedir. Öte yandan, yapı kooperatiflerinde yukarıda belirtilen şartların yanı sıra; kuruluşundan, inşaatın sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya sayılan bu kişiler ile işçi - işveren ilişkisi bulunan kişilere yer vermemesi ve yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması şartları da aranmaktadır. Konuyla ilgili olarak ayrıntılı açıklamaların yapıldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"4.13.2. Yapı kooperatiflerinin muafiyetinde özel şartlar\" başlıklı bölümünde \"...Yapı kooperatiflerinin yapı ruhsatı veya arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına bulunmadığı durumlarda da muafiyetten yararlanılması mümkün değildir. Örneğin, inşaatı üstlenen müteahhit adına düzenlenecek bir yapı ruhsatı, yapı kooperatifinin muafiyetten yararlanmasını engelleyecektir. Henüz arsa temini veya inşaat aşamasına gelmemiş bulunan dolayısıyla, işyeri veya konut teminine yönelik faaliyeti bulunmayan kooperatifler için bu şartlar aranmayacaktır. Örneğin, arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliğine ait olmakla birlikte, henüz inşaat aşamasına gelmemiş bulunan konut yapı kooperatifinden inşaat ruhsatına ilişkin şart aranmayacaktır...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Kooperatifinizin ana sözleşmesinde söz konusu hükümlere yer verilmiş olup, inşaatın sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya sayılan bu kişiler ile işçi - işveren ilişkisi bulunan kişilere yer verilmemesi ve yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması şartlarının da sağlanması kaydıyla Kooperatifiniz Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi uyarınca kurumlar vergisinden muaf tutulacaktır. Ayrıca, arsa tapuları Kooperatifiniz tüzel kişiliğine ait olmakla birlikte, henüz inşaat aşamasına gelinmemiş olması halinde inşaat ruhsatına ilişkin şartın aranmayacağı tabiidir. B) Katma Değer Vergisi Yönünden Değerlendirme; Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Konut Yapı Kooperatiflerine Yapılan İnşaat Taahhüt İşlerinde İstisna/İndirimli Oran Uygulaması\" başlıklı (II/G-4.2.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun geçici 15 inci maddesi ile 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den istisna edilmiştir. Bu madde çerçevesinde, konut yapı kooperatiflerine ifa edilecek inşaat taahhüt işleri, bina inşaat ruhsatı 29/7/1998 tarihinden önce alınmış ise KDV'den istisna tutulur. Bina inşaat ruhsatı bu tarihten sonra alınmışsa söz konusu işlere (% 1) oranında KDV uygulanır. Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli KDV oranı (%1) uygulanabilmesi için; - Kooperatifin konut yapı kooperatifi statüsünde olması, - İşin konut yapı kooperatifine yapılması, -Yapılan işin inşaat işi olması ve taahhüde dayanması gerekir. ... Diğer taraftan, konut yapı kooperatiflerinin emanet usulüyle inşaat işi yaptırmaları halinde, taşeron ve müteahhitler tarafından konut yapı kooperatiflerine yapılan malzeme hariç işçilik hizmetlerinde, yalnızca işçilik hizmetlerine istisna veya indirimli oran uygulanır. Bunun dışında inşaatta kullanılmak üzere piyasadan satın alınan mal ve hizmetler ise genel hükümler çerçevesinde vergiye tabi tutulur.\" - \"Konut Yapı Kooperatiflerine Verilen İnşaat Taahhüt İşlerinde İndirimli Oran Uygulaması\" başlıklı (III/B-2.1.2.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun geçici 15 inci maddesinde, 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri 1/1/1998 tarihinden geçerli olmak üzere KDV'den istisna edilmiştir. Bina inşaat ruhsatını 29/7/1998 tarihinden sonra almış konut yapı kooperatiflerine yapılacak inşaat taahhüt işleri ise 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli (I) sayılı listenin 12 nci sırası uyarınca (% 1) oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli KDV oranı (%1) uygulanabilmesi için işin konut yapı kooperatifine yapılmış olması hususuna ilişkin şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, yapı ruhsatının münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmiş olmasına (bir başka deyişle, ruhsatın \"yapı sahibi\" bölümünde yalnızca konut yapı kooperatifinin adına yer verilmiş olmasına) göre belirlenecektir. Buna göre, 29/7/1998 tarihinden sonra Kooperatifiniz adına inşaat ruhsatı alındığından, müteahhit tarafından Kooperatifinize verilen inşaat taahhüt hizmetleri için (%1) oranında KDV uygulanması mümkün bulunmaktadır. Kooperatifiniz tarafından emanet usulüyle inşaat işi yaptırılması halinde, müteahhit tarafından Kooperatifinize yapılan malzeme hariç işçilik hizmetlerinde (%1) oranında KDV uygulanması, inşaatta kullanılmak üzere Kooperatifiniz veya müteahhit tarafından piyasadan mal ve hizmet alımları ise genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7718, "title": "Madde 2 Mükellefler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30240, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30240", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-1001848", "ozelgeTarih": "2021-11-22", "baslik": "Reklam hizmetine yönelik mal ve hizmet alımlarında KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, prodüksiyon hizmeti veren firmanızın, reklam faaliyeti kapsamında çekim yapılabilmesi için kurulan dekorun bakım ve onarımına yönelik piyasadan yapılacak malzeme alımlarında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin, -(I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \" Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. ... Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir.Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, reklamın çekimi için kurulan dekorun bakım ve onarımına yönelik piyasadan malzeme alımlarınız ticari reklam hizmetleri kapsamında bulunmamakta olup, bu alımlarınız mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler arasında yer almaması kaydıyla KDV tevkifatına tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30241, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30241", "ozelgeNo": "85620172-130-39781", "ozelgeTarih": "2021-11-16", "baslik": "Tevkifat Oranı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz adına kayıtlı olan 18 adet çekici araç ile dışarıdan (3. şahıslardan) aylık olarak kiralamış olduğunuz 11 araç olmak üzere toplam 29 çekici aracı … firmasına katma değer vergisi (KDV) dahil aylık 17.500 TL kiraya verdiğinizi, kiraya vermiş olduğunuz araçların … firmasının kendi işlerinde kullandığını, Şirket olarak kiraya vermiş olduğunuz araçlar ister çalışsın ister çalışmasın aylık sabit bedel kiralama faturası düzenlediğinizi belirterek düzenleyeceğiniz faturalarda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağını emniyet altına almak amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Söz konusu Tebliğin; -\"İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde; \"2.1.3.2.5.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.5.2. Kapsam Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: - Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. - Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir. İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. \" -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2 Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir Özelge talep formunuz ekinde yer alan … tarihli Araç Kiralama Sözleşmesinin \"Sözleşmenin Konusu\" başlıklı 2 nci maddesinde; Şirketiniz adına tescilli/taşıma belgesine kayıtlı 20 adet çekici ve dorsenin kiralık olarak çalıştırılmak üzere araçların şoförleriyle birlikte … firmasına kiralandığı, yine aynı Sözleşmenin \"Kira Süresi ve Bedeli\" başlıklı 3 üncü maddesinde şoförlerin … firmasına ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından 20 adet çekici ve dorsenin kiralık olarak çalıştırılmak üzere araçların şoförleriyle birlikte … firmasına kiralanmasında, şoförlerin Şirketiniz bünyesinde bulunması, Şirketinize hizmet akdiyle bağlı olması ve … firması ile şoförler arasında herhangi bir hizmet akdi bulunmaması, şoförlerin iş süresince idare yetkililerinin emir ve talimatları altında çalışması halinde, bu hizmetin işgücü temin hizmeti olarak değerlendirilmesi ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV nin … firması tarafından (9/10) oranında tevkifa tabi tutulması gerekmektedir. Bu hizmete ait bedelden şoför teminine ilişkin bedelin; sözleşme, ücret bordrosu, muhasebe kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb. belge ve kayıtlardan hareketle ayrıştırılması ve faturada ayrıca gösterilmesi halinde, bu bedele isabet eden KDV tutarı üzerinden (9/10) oranında tevkifat yapılması; araç kiralama bedeline isabet eden KDV tutarı üzerinden ise KDV tevkifatı yapılmaması gerekmektedir. Şoförü ile birlikte araç kiralama hizmetinde, şoför bedeli ile araç kiralama bedelinin ayrıştırılamaması halinde hizmet bedelinin tamamına işgücü temin hizmeti kapsamında 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30242, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30242", "ozelgeNo": "64597866-130-20236", "ozelgeTarih": "2021-11-15", "baslik": "Servis Taşımacılığı Hizmetlerinde KDV Tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, esas olarak \"servis taşımacılığı\" işi ile uğraşmakta olduğunuz, genellikle ihale veya doğrudan teklif usulleri ile aldığınız servis taşımacılığı işlerinin önemli bir kısmını şirket araç ve şoförleri ile yapmayıp doğrudan kendi aracı ile çalışan şahıs firmaları ve bu işi yapan şirketlere yaptırdığınız belirtilerek, banka ve sigorta şirketlerine, servis taşımacılığı hizmetini bizzat ifa etmeyip bir başka şahıs veya tüzel kişi firmaları kullanmanız durumunda uygulanacak tevkifat ile ilgili Başkanlığımızın görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV tevkifatı uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde belirlenmiş ve Tebliğin (I/C-2.1.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup, söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar \"KDV mükellefleri\" ve \"belirlenmiş alıcılar\" olarak düzenlenmiştir. Mezkur Tebliğin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \" 2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir. Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizce bizzat ifa edilmeyen, doğrudan kendi aracı ile çalışan şahıs firmaları ve bu işi yapan şirketler tarafından fiilen yapılan servis taşımacılığı işlerine ilişkin olarak Şirketiniz tarafından düzenlenen faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında tevkifat uygulanmayacaktır. Bununla birlikte, söz konusu hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlar arasında yer alan kuruluşlara verilmesi halinde, mezkur bölüm kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, servis taşımacılığı hizmetini fiilen ifa eden kendi aracı ile çalışan şahıs firmaları ve bu işi yapan şirketler tarafından Şirketinize düzenlenecek faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30243, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30243", "ozelgeNo": "64597866-130-20234", "ozelgeTarih": "2021-11-15", "baslik": "SGK, sigorta şirketleri, bankalara vb. kuruluşlara ifa edilen sağlık hizmetlerinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, İşletmenizin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), sigorta şirketleri, bankalar vb. kuruluşlarla yapılan anlaşmalar kapsamında bu kuruluş personeline veya sigortalılarına sağlık hizmeti sunduğu ve bu hizmetin bedelini anlaşma yapılan kuruluşlar adına fatura düzenlemek suretiyle tahsil ettiği belirtilerek, bu kurumlara düzenlenen faturalarda KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV tevkifatı uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde belirlenmiş ve Tebliğin (I/C-2.1.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup, söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar \"KDV mükellefleri\" ve \"belirlenmiş alıcılar\" olarak düzenlenmiştir. Diğer taraftan, mezkur Tebliğin - (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanların, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki teslim ve hizmetlerinde hesaplanan KDV, alıcıların durumuna bakılmaksızın, tevkifata tabi tutulmayacaktır.\" -(I/C-2.1.3.2.13) bölümünde ise \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" düzenlemelerine yer verilmiştir. Buna göre, İşletmeniz tarafından sigortalılara verilen sağlık hizmeti nedeniyle SGK'ya düzenlenen faturalarda KDV tevkifatı yapılmayacaktır. Diğer taraftan, sigorta şirketleri, bankalar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları gibi, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında sayılan kuruluşlarla yapılan anlaşmalar karşılığında, bu kuruluş personeline veya sigortalılarına ifa edilen sağlık hizmeti nedeniyle anılan kuruluşlara düzenlenen faturalarda mezkur bölüm kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30244, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30244", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-958871", "ozelgeTarih": "2021-11-12", "baslik": "Taşımacılık hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinize ait araçlar ile yaptığınız karayolu yük taşımacılığı yanında başka nakliye firmalarından da nakliye hizmeti aldığınız, firmalardan aldığınız nakliye hizmeti tevkifat uygulama sınırının altında olduğundan Şirketinize tevkifatsız fatura düzenlendiği belirtilerek, Şirketiniz tarafından verilen yük taşımacılığı hizmetinde müşterilere düzenlenecek faturalarda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünün; -\"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.2.) alt bölümünde, \"Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz . Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\", -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara verilen karayoluyla yük taşımacılığı hizmetinin fiilen Şirketiniz tarafından yapılması halinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümüne göre söz konusu hizmete ilişkin düzenlenen faturada (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, söz konusu taşıma işinin Şirketiniz tarafından fiilen yapılmayarak alt yüklenici olan başka firmalara devredilmesi halinde taşımacılık işi nedeniyle alıcılara (Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler\" bölümünde belirtilenler hariç) düzenleyeceğiniz faturada KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Şirketiniz tarafından düzenlenen faturada fiilen yapılan taşımacılık işi ile başka firmaların yaptığı taşımacılık bedelinin ayrıştırılması halinde sadece doğrudan ifa edilen taşımacılık bedeline ilişkin KDV'nin tevkifata tabi tutulması, fiilen yapılan taşımacılık ile alt yüklenicilerin yaptığı taşımacılık bedelinin ayrıştırılmaması halinde toplam taşımacılık hizmet bedeli üzerinden KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, alt yüklenicilerin fiilen gerçekleştirdikleri taşımacılık işi nedeniyle Şirketinize düzenledikleri taşımacılık hizmeti faturalarında KDV dahil bedelin tevkifat uygulama sınırını aşması halinde anılan Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında (2/10) oranında tevkifat uygulanacaktır. Ayrıca, Şirketiniz tarafından alt yükleniciler aracılığı ile verilen yük taşımacılığı hizmetinin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde belirtilenlere ifa edilmesi halinde hizmete ilişkin Şirketinizce düzenlenecek faturalarda yer alan KDV tutarı üzerinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü gereğince (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30245, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30245", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-958839", "ozelgeTarih": "2021-11-12", "baslik": "Yük taşımacılığı hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgi (a) ve ilgi (b) de kayıtlı özelge talep formunuzda, nakliye işi ile iştigal eden Kooperatifinizin gümrüklere gelen ithal yük ve konteynerleri hem özmal araçlarınızla hem de Kooperatif üyelerine ait araçlarla taşıma hizmeti verdiğiniz belirtilerek, müşterilerinize düzenleyeceğiniz faturalar ve taşıma işini yaptırdığınız üyeleriniz tarafından Kooperatifinize düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı ve faturalarda yer alan bekleme, gümrük işlemleri gibi giderler üzerinden de tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Diğer Hizmetler'' başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -''Belge Düzeni'' başlıklı (I/C-2.1.3.4.2.) bölümünde; \"Tevkifata tabi tutulan işlemlerle tevkifat uygulaması kapsamında bulunmayan işlemlerin birlikte yapılması halinde bu işlemlerin tek fatura ile belgelendirilmesi mümkündür. Bu durumda, tevkifata tabi işlem bedeli ve bu bedel üzerinden hesaplanan KDV ile tevkif edilen KDV tutarı fatura üzerinde ayrıca gösterilir. Bu şekilde yapılan faturalamalarda da tevkifat uygulaması kapsamındaki işlem bedelinin KDV dahil tutarının Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde belirlenen alt sınırı aşıp aşmadığı dikkate alınır, aşmıyorsa tevkifat uygulanmaz.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara verilen yük taşımacılığı hizmetinin fiilen Kooperatifiniz tarafından yapılması halinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Kooperatifiniz tarafından taşımacılık işinin bizzat ifa edilmeyip Kooperatif üyelerinize yaptırılması durumunda, taşımacılık hizmetini alanların Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde yer almaması kaydıyla, Kooperatifinizce düzenlenecek faturalarda ''Taşımacılık Hizmetleri'' kapsamında KDV tevkifatı yapılmayacaktır. Kooperatifiniz tarafından düzenlenen faturalarda fiilen yapılan taşımacılık ile üyelerinizin yaptığı taşımacılık bedellerinin ayrıştırılması halinde bizzat ifa edilen taşımacılık bedeline ilişkin KDV'nin tevkifata tabi tutulması, ancak bu bedellerin ayrıştırılamaması halinde toplam taşımacılık hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, alt yüklenicilerin fiilen gerçekleştirdikleri taşımacılık işi nedeniyle Kooperatifinize düzenledikleri taşımacılık hizmeti faturalarında Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında (2/10) oranında tevkifat yapılacaktır. Ayrıca, Kooperatifiniz tarafından alt taşeronlar aracılığı ile verilen yük taşımacılığı hizmetinin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde belirtilenlere ifa edilmesi halinde bu hizmete ilişkin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, ifa edilen hizmetin meydana getirilmesi amacıyla faturalarda yer alan ve nakliye işinden ayrı olarak gösterilen bekleme ve gümrük işlemleri adı altındaki bedellerin taşımacılık hizmeti sunulan alıcıya masraf karşılığı olarak yansıtılması durumunda, bu bedellerin de nakliye hizmeti kapsamında değerlendirilmesi ve bu tutarlar dahil toplam tutar üzerinden tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30246, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30246", "ozelgeNo": "21152195-130[3648]-438538", "ozelgeTarih": "2021-11-12", "baslik": "Önceden belirlenmiş ölçülerde kesilmiş ahşap palette KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizce ahşap palet üretimi için başka firmalardan belirli ölçüde kesilmiş ahşap palet tahtası alımlarında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bilgi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin \"Ağaç ve Orman Ürünleri Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.6.) bölümünde; \"2.1.3.3.6.1.Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.6.2) bölümünde belirtilen ürün, artık, talaş ve kırpıntı alımlarında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Söz konusu malların ithalatçıları veya bu malları 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alanlar tarafından yapılan teslimlerde tevkifat uygulanmaz. Bu teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" veya \"Teslim edilen mal 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve söz konusu malların ithalatına ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine veya bu malların 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alımına ilişkin fatura bilgilerine yer verilir. 2.1.3.3.6.2. Kapsam Ağaç işleme endüstrisinde kullanılan ve ilk madde-malzeme niteliğinde olan her türlü ağaç, tomruk, odun ile bunların önceden belirlenmiş ölçülerde biçilmesiyle elde edilen inşaatlık, doğramalık, marangozluk, mobilyalık ve benzeri kereste, mobilya ve kereste imalatı sonucu ortaya çıkan kırpıntı, çıta ve benzeri imalat artıkları ile odun artığı talaş teslimleri tevkifat uygulaması kapsamındadır. Öte yandan, tomruk, odun, kereste, kırpıntı, atık vb. mahiyetinde olmayan; mobilya, kapı-pencere doğraması, döşeme malzemesi, sunta, levha, mdf, rabıta, lambri, süpürgelik ve benzeri ürünlerin tesliminde tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin ilk madde ve malzeme niteliğindeki belirli ölçülerde kesilmiş ahşap palet tahtası alımlarında, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.6.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Ancak söz konusu malların ithalatçıları veya bu malları 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alanlar tarafından yapılan teslimlerinde KDV tevkifatı uygulanmayacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30247, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30247", "ozelgeNo": "21152195-130[09-2021.3531]-438557", "ozelgeTarih": "2021-11-12", "baslik": "Sigorta ve reasürans şirketlerine düzenlenecek faturalarda KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Kooperatifinizin sigortacılık faaliyetleri ile iştigal ettiği belirtilmiş olup, - Kooperatifinizin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde sayılan belirlenmiş alıcılar kapsamına girip girmediği, - Hasar durumunda hizmeti alan sigortalılar olduğundan, hasar dosyaları ile ilgili onarım, parça ve hizmet bedellerinin tevkifata tabi olup olmadığı, - Sigortalılara ait araçların onarımında, hizmeti yapan firmanın tedarikçilerden yaptığı parça alımlarında söz konusu parça sevkinin servislere yapılmakla birlikte faturaların Kooperatifiniz adına düzenlenmesi nedeniyle bu faturalarda tevkifat yapılıp yapılmayacağı, - Sigortalılara ait hasarlı araçların onarım aşamasında parça ve işçilik faturalarında hangi oranda tevkifat uygulanması gerektiği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 2 nci maddesinde sigorta şirketlerinin Türkiye'de kurulmuş sigorta şirketi ile yurt dışında kurulmuş sigorta şirketinin Türkiye'deki teşkilâtını ifade ettiği, 3/1 maddesinde ise Türkiye'de faaliyet gösterecek sigorta şirketleri ile reasürans şirketlerinin anonim şirket veya kooperatif şeklinde kurulmuş olmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri tevkifat uygulayacak alıcılar kapsamında sayılmış olup, söz konusu Tebliğin; - ''Makine, Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil, Bakım ve Onarım Hizmetleri'' başlıklı (I/C- 2.1.3.2.3.) bölümünde; ''2.1.3.2.3.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.3.2. Kapsam Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara ait veya bunlara tahsis edilen ve faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri tevkifat kapsamındadır. ... Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların onarımı ise bozulmuş, eskimiş araçların kullanılabilir hale getirilmesinden ibarettir. Bakım hizmetinde olduğu gibi onarım hizmetinde de onarılan şeye ait bazı parçaların değiştirilmesi işin tabii bir sonucudur. Dolayısıyla, makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait bakım ve onarım hizmetlerinin yalnızca işçilik hizmetinden ibaret sayılması söz konusu olmayıp, bu hizmetlerin gereği olarak yapılan malzeme, yedek parça ve sarf malzemesi teslimleri de bakım ve onarım hizmetine dahil bulunmaktadır. Ancak, bu hizmetlerde kullanılacak malzeme, yedek parça, sarf malzemesi gibi malların tadil, bakım ve onarımı yaptıranlar tarafından piyasadan satın alınıp bu işleri yapanlara verilmesi halinde, malların piyasadan satın alınması sırasında, Tebliğin (I/C-2.1.3.3) bölümünde yapılan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla, tevkifat uygulanmaz.'' - ''Diğer Hizmetler'' başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, - Sigortacılık faaliyeti ile iştigal eden Kooperatifiniz, 5684 sayılı Kanun kapsamında bir sigorta şirketi olduğundan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılan belirlenmiş alıcılar kapsamında yer almaktadır. - Hasarlı araçların tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde tarafınıza düzenlenen hizmet faturalarında, anılan Tebliğin (I/C-2.1.3.2.3.) bölümü kapsamında (7/10) oranında; sigortalının Kooperatifiniz adına yaptığı KDV'ye tabi olan masrafların Kooperatifinize yansıtılması için düzenlenen faturalarda ise Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. - Taşıtlara ait bakım ve onarım hizmetlerinin gereği olarak yapılan malzeme, yedek parça ve sarf malzemesi teslimleri de bakım ve onarım hizmetine dahil bulunmakta olup, hasar durumunda Kooperatifiniz adına düzenlenecek faturalarda, bu malzemeler dahil toplam bedel üzerinden KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir. Ancak, bu hizmetlerde kullanılacak malzeme, yedek parça, sarf malzemesi gibi malların Kooperatifinizce piyasadan satın alınıp bu işleri yapanlara verilmesi halinde, malların piyasadan satın alınması sırasında, Tebliğin (I/C-2.1.3.3) bölümünde yapılan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla, KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28920, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28920", "ozelgeNo": "37009108-130[154372]-135340", "ozelgeTarih": "2021-11-11", "baslik": "Oto Kurtarma ve Vinç Hizmetlerinde KDV Tevkifatı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, oto kurtarma ve vinç hizmetleri (araç üstünde vinç vasıtasıyla yük indirip bindirme, inşaatlarda vinç vasıtasıyla yük kaldırma ve indirme) sektöründe faaliyet gösterdiğiniz belirtilerek verdiğiniz bu hizmetlerde, yük taşımacılığı hizmeti kapsamında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde; \" 2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Konuya ilişkin olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğünden alınan … tarih ve … sayılı yazıda; Karayolu Taşıma Kanununda eşyanın (yükün) açık olarak tanımının yapıldığı göz önünde bulundurularak, araç kurtarma hizmeti sunan firmaların bu hizmeti ticari amaçlı yaptığı (ücret karşılığı yaptığı), bu taşıma faaliyetinin gerçekleştirildiği taşıtların bir taşıma kapasitesinin olduğu, taşınan eşyanın taşıt olması durumunun bu faaliyetin niteliğini değiştirmeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu hizmetin yürütülebilmesi için hizmeti yürüten firmaların Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamında yapılan faaliyetin niteliğine uygun yetki belgesi alma zorunluluğu bulunduğu ifade edilmektedir. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara ifa edilen araç kurtarma hizmetinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü uyarınca (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, karayoluyla taşıma yapılmaksızın araç üstü vinç vasıtasıyla inşaatlarda yük kaldırma ve indirme şeklinde verilen hizmet, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında tevkifata tabi değildir. Ancak araç üstü vinç ile verilen hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde yer alan alıcılara ifa edilmesi halinde, hizmete ilişkin Şirketinizce düzenlenecek faturalarda hesaplanan KDV tutarı üzerinden alıcılar tarafından (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30248, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30248", "ozelgeNo": "63611781-130[9-2021/14]-39911", "ozelgeTarih": "2021-11-11", "baslik": "Gazete basım işinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, gazete basım faaliyeti ile uğraştığınız belirtilerek gazete basımında kullanılan kağıt bedeli için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin; -(I/C-2.1.3.2.12.1) bölümünde, \" Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -(I/C-2.1.3.2.12.2) bölümünde,\" Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, İşletmeniz tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan belirlenmiş alıcılara karşı ifa edilen gazete basım hizmeti bedeli üzerinden hesaplanan KDV nin (7/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Basım işinde kullanılan kağıdın İşletmeniz tarafından temin edilmesi tevkifat uygulamasına engel olmayıp kağıt bedeli dahil toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30250, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30250", "ozelgeNo": "20811645-130[21-415-21]-72189", "ozelgeTarih": "2021-11-11", "baslik": "Basın İlan Kurumu Aracılığıyla Yapılan İlan Yayımlama Hizmetlerinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No.lu Tebliğ kapsamında Basın İlan Kurumu aracılığı ile yayımlamış olduğunuz resmi ilanlar ile reklamlarda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Söz konusu Tebliğin; -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \" 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" , açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, 9/1/1961 tarihli ve 10702 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 195 sayılı Basın İlan Kurumunun Teşkiline Dair Kanunun; -29 uncu maddesinde, resmi ilanın, Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve yönetmeliklerle yayınlanması mecburi olan (Özel dernekler hariç) veya genel ve katma bütçeli dairelerle il özel idareleri, belediyeler, köyler ve İktisadi Devlet Teşekkülleri ve sermayesinin yarısından fazlası kamu hukuku tüzel kişilerine ait bulunan teşekküllerin verdikleri, reklam mahiyetini taşımayan ilanlar olduğu, -31 inci maddesinde, resmi ilanların, Basın İlan Kurumunun şubesi bulunan yerlerin Belediye hudutları içinde bu şubeler aracılığı ile yayınlatılacağı, Kurumun şubesi bulunmayan yerlerde, resmi ilanların yayınlanmasına Valiliklerin aracı olacağı, -40 ıncı maddesinde, resmi ilan sayılmayan ve gerçek ve tüzel kişiler tarafından gazete ve dergilerde yayınlanmak üzere verilip de reklam mahiyetinde bulunmayan ilanların hususi ilan sayılacağı, satışı artırmak gibi ticari gayelerle veya bir şeye veya bir fikre rağbet sağlamak gibi maddi veya manevi bir menfaat temini maksadı ile gazete ve dergilerde yazı, resim veya çizgilerle yapılan ilanların reklam sayılacağı, -43 üncü maddesinde, hususi ilan ve reklamların, bunları veren gerçek veya tüzel kişilerin isteklerine uygun olarak gazete ve dergilerde yayımlanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, kanunla kurulan kamu kurumu niteliğinde olan Basın İlan Kurumuna Şirketiniz tarafından verilen ilan yayımlama hizmeti için anılan Kurum tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında 5/10 oranında, ticari reklam yayımlama hizmeti için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15) bölümü kapsamında 3/10 oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30251, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30251", "ozelgeNo": "20811645-130[21-415-30]-72187", "ozelgeTarih": "2021-11-11", "baslik": "Avukat Vekalet Ücreti Ödemelerinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Genel Müdürlüğünüzde sözleşmeli olarak çalışan avukatların ödenmeyen su borçlarının takibi için düzenledikleri serbest meslek makbuzlarındaki vekalet ücretlerine KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Tebliğin; - \"Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.2.) bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. ... Avukatların hukuki ihtilaflarla ilgili olarak yargı mercileri nezdinde veya yargı kararlarının sonuçları ile ilgili olarak vekâlet akdi çerçevesinde (icra vb.) verdikleri hizmetler prensip olarak tevkifat kapsamına girmemektedir. Avukatların verdikleri danışmanlık hizmetleri ise tevkifata tabidir. Avukatlarla yapılan sözleşmede avukatlık ve danışmanlık hizmetleri birlikte yer alıyorsa, bu iki unsur ayrı ayrı ücretlendirilmediği takdirde, toplam sözleşme bedeli üzerinden tevkifat uygulanır.\", - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Tebliğde yer alan \"kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan\" ifadesinden kendi özel kuruluş kanunu/kararnamesi bulunan kamu kurum ve kuruluşları kastedilmekte olup bu kapsama girecek kamu kurum ve kuruluşlarının özel bir kanunla/kararnameyle kurulmuş olmaları şarttır. Genel bir kanuna dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir. Genel Müdürlüğünüz, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında faaliyet göstermekle beraber özel bir kuruluş kanunu bulunmadığından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılan idare, kurum ve kuruluşlar arasında yer almamaktadır. Buna göre, Genel Müdürlüğünüz mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde sayılan idare, kurum ve kuruluşlar arasında yer almadığından, sözleşmeli olarak çalışan avukatların su borçlarının takibi için Genel Müdürlüğünüze düzenledikleri serbest meslek makbuzlarında hesaplanan KDV için tevkifat uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30252, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30252", "ozelgeNo": "76464994-130-177070", "ozelgeTarih": "2021-11-10", "baslik": "Belediyenin Raylı Sistem Yapım İşi ve Personel Taşımacılığı Hizmet Alımı İşinde KDV Tevkifatı Yapılıp Yapılmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı yazınız ekinde vermiş olduğunuz özelge talep formunda, Belediyenizin yürütmekte olduğu 5 milyon TL'yi aşan 3. etap raylı sistem yapım işi ve personel taşıma hizmet alım işinin katma değer vergisi (KDV) tevkifatı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, Belediyenizin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a) bölümü kapsamına girip girmediği ile temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetlerinin muhteviyatı hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Tebliğin; -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir. a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, - Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, - Döner sermayeli kuruluşlar, - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, - Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, - Bankalar, - Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, - Sendikalar ve üst kuruluşları, - Vakıf üniversiteleri, - Mobil elektronik haberleşme işletmecileri, - Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri, - Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri), - Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, - Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar, - Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar, - Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler, - Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.'nde işlem gören şirketler, - Kalkınma ve yatırım ajansları,\" -\"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \" 2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" - \"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir. Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Tebliğin \"Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.10.) bölümünde de, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların Tebliğin (I/C-2.1.3.2.10.2.) bölümünde belirtilen temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında, alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiş ve konunun kapsamına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, belediyeler KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde tevkifat uygulayacak belirlenmiş alıcılar arasında yer almadığından, belediyelere karşı ifa edilen yapım işi ve personel taşıma hizmeti KDV tevkifatına tabi tutulmayacaktır. Diğer taraftan, Belediyeniz mevcut iktisadi işletmelerine veya Belediyenizin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri nedeniyle Belediyeniz bünyesinde oluşan iktisadi işletmelere verilen ve bedeli KDV dahil 5 milyon TL ve üzerindeki yapım işleri için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.1) bölümü kapsamında (4/10) oranında, servis taşımacılığı hizmetleri için Tebliğin (2.1.3.2.11.1) bölümü kapsamında (5/10) oranında, Belediyeniz iktisadi işletmeleri tarafından KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30253, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30253", "ozelgeNo": "93996897-130-113245", "ozelgeTarih": "2021-11-10", "baslik": "Logo tasarımı, folyo baskı, araç kaplama, totem dikme vb.hizmetlerde kdv tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, logo tasarımı, folyo baskı, araç kaplama, ışıklı-ışıksız reklam tabelası yapımı, totem imalat ve montajı faaliyetinde bulunduğunuzu belirterek bu hizmetler için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde; \"2.1.3.2.1. Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri 2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. ... 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. \" -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümünde; \" 2.1.3.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri 2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.12.2. Kapsam Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir. \" -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \" 2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \" 2.1.3.2.15. Ticari Reklam Hizmetleri 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, tarafınızca tasarlanan ve müşterilerinizin tanıtımına yönelik unsurlar içeren ışıklı-ışıksız reklam tabelası, folyo baskı ve araç kaplama işinin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında değerlendirilmesi ve bu işlemlerin (3/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Söz konusu işlemlere ilişkin tasarımın firmanız tarafından yapılmaması durumunda ise bu işlemlerin ticari reklam hizmeti kapsamında değerlendirilmeyeceği tabiidir. Öte yandan, - Ticari reklam hizmeti kapsamına girmeyen folyo baskı hizmeti için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında (7/10), - Totem imalatı ve montajı hizmeti için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü kapsamında (4/10), - Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılan müşterilerinize verdiğiniz logo tasarımı işi ile ticari reklam hizmeti kapsamına girmeyen ışıklı-ışıksız reklam tabelası yapımı hizmeti ve araç kaplama işi için (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30254, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30254", "ozelgeNo": "93996897-130-113251", "ozelgeTarih": "2021-11-10", "baslik": "Işıklı tabela, reklam panosu vb.imalinde kdv tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, işyeri tabelaları, el broşürleri, panolar, bilboardlara asılması için baskılı kağıtlar, baskılı brandalar, görsel içerikli levhalar vb. ürünleri malzemesiyle birlikte tasarlayıp imal ettiğinizi belirterek bu hizmetler için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \" 2.1.3.2.15. Ticari Reklam Hizmetleri 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir.Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, firmanız tarafından ticari reklam amaçlı; işyeri tabelası, pano, görsel içerikli levhalar, el broşürleri, pano ve bilboardlara asılması için baskılı kağıtlar ile baskılı brandaların tasarlanarak hazırlanması suretiyle verilen hizmetler için KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30255, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30255", "ozelgeNo": "45404237-130[I-21-152]-194069", "ozelgeTarih": "2021-11-10", "baslik": "Yapı numune analizlerinde KDV tevkifat uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Yapı Malzemeleri ve Zemin Laboratuvarları Uygulama Yönetmeliğine göre kuruluş ve işleyiş esasları belirlenen ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan izin belgesi ile faaliyet gösteren firmanız tarafından yapı denetim firmalarına, alınan numunelerin analizi hizmetini verdiğiniz belirtilerek, söz konusu hizmet ile ilgili olarak katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, anılan Tebliğin; -\"Yapı Denetim Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.6.) bölümünde; \"2.1.3.2.6.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara verilen yapı denetim hizmetlerinde, alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.6.2. Kapsam Tevkifatın kapsamını, yapı denetim firmalarınca verilen yapı denetim hizmetleri oluşturmaktadır. Su yapıları denetim hizmeti ve benzeri hizmetler de bu kapsamda değerlendirilir. Tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlara verilen yapı denetim hizmetlerinde, bedelin kamu kurumları aracılığıyla ödenmesi halinde tevkifat, hizmeti satın alan ve adına yapı denetim hizmeti faturası düzenlenen tarafından uygulanır. Kamu kurumları tarafından bizzat satın alınmayan yapı denetim hizmetlerine ilişkin bedellerin, bunlar adına açılan hesaplardan ödenmesi nedeniyle sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapmaları söz konusu değildir. Arsa karşılığı inşaat işlerinde, hizmet bedeli müteahhit tarafından ödenmekle birlikte yapı denetim hizmetine ait fatura ilgili mevzuatı gereğince inşaat ruhsat sahibi (arsa sahibi) adına düzenlendiğinden, inşaat ruhsat sahibinin mükellefiyet durumuna göre hareket edilir. Ruhsat sahibinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümleri kapsamında olması halinde, tevkifat uygulamasına ilişkin işlem tesis edilir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yapı denetim firmalarına verilen yapı numuneleri analiz hizmeti Tebliğin (I/C-2.1.3.2.6.) bölümü kapsamında KDV tevkifatına tabi bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32155, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32155", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-943339", "ozelgeTarih": "2021-11-09", "baslik": "5603.14.90.00.19 GTİP numarasında yer alan \"saf su emdirilmiş dokunmamış mensucat\"ın KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından ithalatı yapılan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 5603.14.90.00.19 gümrük tarife istatistik pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırılan \"saf su emdirilmiş dokunmamış mensucat\" teslimine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/4 üncü sırasında; \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler\" sayılarak bu eşyaların ithal ve tesliminin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Diğer taraftan, TGTC'nin 56 ncı faslında, \"Vatka, keçe ve dokunmamış mensucat; özel iplikler; sicim, kordon, ip, halat ve bunlardan mamul eşya\" düzenlenmiş, bu fasla ait 56.03 tarife pozisyonunda \"Dokunmamış mensucat (emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş olsun olmasın)\" olarak tanımlanan eşyalar yer almakta olup 5603.14.90.00.19 GTİP numaralı eşyalar bu tarife pozisyonu altında \"m2 ağırlığı 150 gr’ı geçenler\"in \"Diğerleri\" grubunda sınıflandırılmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından ithalatı yapılan 5603.14.90.00.19 GTİP numaralı \"water wipes\" ticari isimli \"saf su emdirilmiş dokunmamış mensucat\"ın, bahsi geçen BKK eki (II) sayılı listenin B/4 üncü sırası kapsamında değerlendirilerek ithal ve tesliminin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28921, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28921", "ozelgeNo": "64597866-130[28]-19393", "ozelgeTarih": "2021-11-03", "baslik": "Katkı Paylı Finansal Kiralama", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, katılım bankacılığı faaliyeti ile iştigal eden Bankanız tarafından 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında finansal kiralama işlemlerinin yapıldığı, Bankanıza piyasadan \"Katkı Paylı Finansal Kiralama\" işlemi yapma talebinin geldiği, bu işlemin işleyiş biçiminin, finansal kiralama müşterisinden hiç kar payı ve/veya komisyon alınmaması ve/veya düşük oranlı bir kar payı ve/veya komisyon alınması, buna karşılık finansal kiralama müşterisinden alınmayan kar payı ve/veya komisyonun finansal kiralamaya konu olacak varlığı satan satıcıdan tahsil edilmesi şeklinde olacağı belirtilerek Bankanızın bahsi geçen işlemleri kapsamında finansal kiralamaya konu varlığın satıcısından (finansal kiralama sözleşmesinin tarafı olmayan) aldığı kar payı ve/veya komisyonların banka ve sigorta muameleleri vergisine (BSMV) mi katma değer vergisine (KDV) mi tabi olacağı, KDV ye tabi olması halinde KDV oranının ne olacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ YÖNÜNDEN: 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinde; \"Banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir.\" hükmü yer almakta olup, mükellefi belirleyen 30 uncu maddesinde ise BSMV mükelleflerinin banka ve bankerlerle sigorta şirketleri olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, bankaların finansal kiralama işlemleri haricinde yapmış oldukları her türlü muamele sonucunda lehlerine aldıkları paralar BSMV ye tabidir. Bu açıklamalar çerçevesinde, Bankanız tarafından gerçekleştirilecek \"Katkı Paylı Finansal Kiralama\" işleminde finansal kiralama müşterisinden (kiracı) kısmen veya tamamen alınmayan kâr payı ve/veya komisyonun finansal kiralamaya konu malın satıcısından tahsil edilmesi işleminin, kiracıya ait bir giderin (kâr payı/komisyonun) satıcıya yansıtılması suretiyle finansal kiralamaya konu malın fiyatının yeniden belirlenmesine yönelik olduğu ve Bankanız tarafından finansal kiralama sözleşmesine taraf olmamakla birlikte söz konusu işlemin ayrılmaz bir parçası mahiyetinde bulunan satıcıdan tahsil edilen kâr payı ve/veya komisyonun finansal kiralama işlemi kapsamında olduğu değerlendirilmektedir. Bu bakımdan, söz konusu kar payı ve/veya komisyonun BSMV ye tabi tutulmaması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -17/4-e maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerin KDV den istisna olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/b maddesinde, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların KDV nin matrahına dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. 2007/13033 sayılı BKK nın 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, (I) sayılı listenin 16 ncı ve 17 nci sıralarında sayılan işlemler hariç olmak üzere finansal kiralama işlemlerinde işleme konu olan malın tabi olduğu KDV oranı uygulanmaktadır. Aynı BKK eki (I) sayılı listenin; -16 ncı sırasında, 3065 sayılı KDV Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizatın, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre finansal kiralama şirketleri tarafından kiralanması, -17 nci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetvelindeki Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon numaraları ve tanımları itibariyle belirlenen makina ve cihazlar sayılmış ve bunların amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıması durumunda (kullanılmış olanları ile aksam, parça, aksesuar ve teferruatları hariç) finansal kiralamaya konu olmak üzere, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre finansal kiralama şirketlerine teslimi ve bu malların finansal kiralama şirketleri tarafından KDV mükellefleri ile işlemleri KDV'den istisna edildiği için KDV mükellefiyeti bulunmayan ancak kazançları bilanço esasına göre tespit edilen gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine kiralanması ve teslimi %1 oranında KDV ye tabi tutulmuştur. Buna göre, finansal kiralama müşterisinden hiç kar payı ve/veya komisyon alınmaması ve/veya düşük oranlı bir kar payı ve/veya komisyon alınması, buna karşılık finansal kiralama müşterisinden alınmayan kar payı ve/veya komisyonun finansal kiralamaya konu olacak varlığı satan satıcıdan tahsil edilmesi şeklinde gerçekleştirilecek \"Katkı Paylı Finansal Kiralama\" işlemi ile ilgili olarak Bankanız tarafından, finansal kiralama sözleşmesine taraf olmamakla birlikte söz konusu işlemin ayrılmaz bir parçası mahiyetinde bulunan kâr payı ve/veya komisyon bedellerinin satıcıdan tahsil edilecek kısmı da finansal kiralama işlemi kapsamında değerlendirildiğinden BSMV kapsamına girmeyen bu unsurların genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bu çerçevede, \"Katkı Paylı Finansal Kiralama\" işlemlerinin (satıcı firmadan alınacak kar payı/komisyon dahil), - 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 16 ncı ve 17 nci sıraları kapsamında yapılması halinde %1 oranına, - Söz konusu sıralarda sayılan işlemler dışındaki finansal kiralama işlemleri kapsamında gerçekleştirilmesi halinde ise, 2007/13033 sayılı BKK nın 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, işleme konu olan malın tabi olduğu orana göre KDV ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 23749, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/23749", "ozelgeNo": "76464994-130-165921", "ozelgeTarih": "2021-11-02", "baslik": "Spor Genel Müdürlüğünün Stadyum kiralamasında KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, katma değer vergisi (KDV) mükellefiyeti bulunmayan Derneğiniz ile Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü arasında düzenlenecek sözleşmeye istinaden, … Stadyumu'nun Derneğinizce 3 yıl süreyle kiralanacağı belirtilerek, söz konusu kiralamaya ilişkin bedelin KDV ye tabi olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV ye tabi olduğu, -17/4-d maddesinde, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV den istisna olduğu, -17/4-p maddesinde, Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimlerinin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (II/F-4.4.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (1/3-f) maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri vergiye tabi tutulmuştur. Buna mukabil Kanunun (17/4-d) maddesi ile iktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri vergiden istisna edilmiştir. Bu istisna uygulamasının kapsamına yalnızca taşınmazlar girmekte olup, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. İktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin (arazi, bina ve bunlarla birlikte kiralanan mütemmim cüzü ve teferruatı, voli mahalleri ve dalyanlar ile gayrimenkul olarak tapu sicilinde tescil edilen hakların) kiralanması işlemleri KDV'ye tabi değildir; sadece iktisadi işletmeye dâhil gayrimenkullerin kiralanması işlemi KDV'ye tabidir. Yukarıda sayılan gayrimenkuller dışında kalan ve Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan diğer mal ve hakların (arama, işletme, imtiyaz hakları ve ruhsatları ve diğer hakların) kiralanması işlemleri iktisadi işletmeye dâhil olup olmadığına bakılmaksızın KDV'ye tabi bulunmaktadır.\", - (II/F-4.15.) bölümünde; \" Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile TOKİ Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri KDV'den müstesnadır. Hazine ibaresi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerini kapsamakta olup, örneğin söz konusu cetvelde sayılmayan Üniversiteler \"Hazine\" kavramı içerisinde yer almamaktadır. Dolayısıyla bunlar tarafından yapılacak taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri verginin konusuna girmesi halinde bu istisna kapsamında değerlendirilmez.\" açıklamaları yer almaktadır . Buna göre, Hazine kavramı 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerini kapsadığından, Gençlik ve Spor Bakanlığı merkez teşkilatında yer alan Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait … Stadyumu'nun Derneğinize kiralanması işlemi, KDV Kanununun 17/4-p maddesi uyarınca KDV'den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6976, "title": "Madde 70 Gayrimenkul Sermaye İradının Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28922, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28922", "ozelgeNo": "61504625-130-54793", "ozelgeTarih": "2021-11-01", "baslik": "KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; - \"… İşletme Müdürlüğünün İhtiyacı Olan Konsantre Kolemanit Nakliye ve Yükleme Faaliyetleri Hizmet Alımı\" ile \"… İşletme Müdürlüğü Tesislerinde Üretilen … Ürünlerinin Ambalajlı ve Dökme Olarak Karayolu ile İstenen Liman ve Tren İstasyonlarına Nakledilmesi İşi Hizmet Alımı\" işinin, … İşletmeleri tarafından Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) A.Ş.'ne ihale edildiği, söz konusu işlerin PTT A.Ş.nin sözleşmeli alt yüklenicisi olarak da Adi Ortaklığınız tarafından yapıldığı, -Söz konusu hizmet alımına ilişkin, adi ortaklığınız ortağı olan … Kooperatifi ve … Kooperatifi tarafından Ortaklığınıza, Ortaklığınız tarafından da PTT A.Ş.ye fatura düzenlendiği, -Her iki kooperatifin ise kendi ortaklarına bu hizmeti yaptırmakta olduğu ve her ortağın taşıdığı yük tonajına ya da sefer sayısına göre ortağı bulunduğu kooperatife fatura düzenleyerek yapmış olduğu bu hizmetin bedelini aldığı belirtilerek 1/3/2021 tarihinde başlayan yük taşımacılığında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulamasına istinaden adi ortaklık olarak asıl işverene (PTT A.Ş.) düzenlenen hizmet faturanıza 2/10 oranında yük taşıma faaliyetleri için tevkifat uygulanması gerekip gerekmediği, öte yandan ortaklık tarafından aylık hakedişler tutarında (PTT A.Ş.)'ye düzenlenen faturanın yarı yarıya paylaştırarak … Kooperatifine ve ... Kooperatifine fatura karşılığı yansıtıldığı, söz konusu faturanın gelir gider yansıtma amacı olduğu ileri sürülerek tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hakkında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin; -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \" Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir. a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın) : ... -Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, ... - Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri), ... Belirlenmiş alıcıların birbirlerine karşı yaptıkları teslim ve hizmetlerde (şirketleşenler dahil profesyonel spor kulüplerince yapılanlar hariç), KDV tevkifatı uygulanmaz.\" -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \" 2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetleri hariç) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 6475 sayılı Kanun kapsamında kurulan, halihazırda kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasların ise 15/7/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 384 ila 391 inci maddeleri arasında düzenlendiği anlaşılan ve \"2021 Yılına Ait Genel Yatırım ve Finansman Programının Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esasların Belirlenmesine Dair Tebliğ\" Eki 1 sayılı listede de \"Diğer Kamu İşletmeleri\" başlığında sayılan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. \"kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları\" kapsamında yer almaktadır. Diğer taraftan, özelge talep formunuz ekleri … tarihli ve … tarihli hizmet alımına ait Alt Yüklenici Sözleşmelerinin tetkikinden; -Hizmeti satın alan Şirketin PTT A.Ş. Genel Müdürlüğü, Alt Yüklenicinin ise … Kooperatifi ile … Kooperatifi Adi Ortaklığı olduğu, - PTT A.Ş ile alt yüklenici olan Adi Ortaklığınız arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmelerinin konusunun \"Konsantre Kolemanit Nakliye ve Yükleme Faaliyetleri\" ile \"Üretilen … Ürünlerinin Ambalajlı ve Dökme Olarak Karayolu ile İstenen Liman ve Tren İstasyonlarına Nakledilmesi\" işi olduğu, -Alt yüklenici olarak Adi Ortaklığınızın sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların Ortaklığınıza ait olduğu, PTT A.Ş.nin alt yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, … İşletmelerinin \"Konsantre Kolemanit Nakliye ve Yükleme Faaliyetleri\" ile \"Üretilen … Ürünlerinin Ambalajlı ve Dökme Olarak Karayolu ile İstenen Liman ve Tren İstasyonlarına Nakledilmesi\" konusunda PTT A.Ş. ile hizmet anlaşması yaptığı, ancak PTT A.Ş.nin söz konusu işleri alt yüklenici olarak Ortaklığınıza devrettiği, bu işlerin Ortaklığınız tarafından bizzat ifa edilmediği, … Kooperatifi ve … Kooperatifinin kendi üyesi olan nakliyeciler tarafından ifa edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilgili işleri bilfiil yerine getiren nakliyeciler tarafından üyesi oldukları Kooperatiflere düzenlenecek hizmet faturalarında 2/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Ayrıca 25/9/2020 tarihli \"… İşletme Müdürlüğünün İhtiyacı Olan Konsantre Kolemanit Nakliye ve Yükleme Faaliyetleri Hizmet Alımı\" işi sözleşmesi kapsamında \"Konsantre Kolemanitin Emirler İstasyonunda Vagonlara Yüklenmesi ve İstiflenmesi\" işine ilişkin bedelin taşıma işine ilişkin bedelden ayrıştırılabilmesi ve faturada ayrıca gösterilmesi halinde yalnızca taşıma işine ilişkin bedel üzerinden 2/10 oranında KDV tevkifatı yapılması mümkündür. Söz konusu bedellerin ayrıştırılamaması halinde hizmet bedelinin tamamına 2/10 oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, söz konusu hizmetlere ilişkin Kooperatifler tarafından Ortaklığınıza düzenlenen faturalarda KDV tevkifatı uygulanmayacak, Ortaklığınız tarafından PTT A.Ş.ne düzenlenecek faturalarda ise toplam bedel üzerinden KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümüne istinaden (5/10) oranında tevkifat uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32027, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32027", "ozelgeNo": "66523654-130[ÖZG-33-2020]-67542", "ozelgeTarih": "2021-11-01", "baslik": "Yetki Belgesiz Araç Satışında Özel Matrah Uygulanıp Uygulanamayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ikinci el motorlu kara taşıtı alım satım faaliyeti ile iştigal ettiğiniz ve yetki belgenizin bulunmadığı belirtilerek 9/9/2020 tarih ve 31239 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan düzenlemeye istinaden 31/7/2021 tarihine kadar yetki belgeniz bulunmadan ikinci el motorlu kara taşıtı teslimlerinde özel matrah uygulayıp uygulayamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -23/f maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) alınarak vasfında değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti\" başlıklı (III/A-4.9.) bölümünde; \"İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete' de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. ... Verilen süre içinde yetki belgesini almamış olanlar ile yetki belgesi almaksızın ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanmaz. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, 15/8/2020 tarih ve 31214 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 25 inci maddesi ile mezkur Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası, \"Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmelerin, 31/8/2020 tarihine kadar durumlarını bu Yönetmelikteki şartlara uygun hale getirerek yetki belgesi almaları gerekir.\" şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca, 9/9/2020 tarih ve 31239 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan 2945 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan \"bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde\" ibaresi \"31/7/2021 tarihine kadar\" şeklinde değiştirilmiş olup, 30/7/2021 tarih ve 31553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4313 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile söz konusu fıkrada yer alan \"31/7/2021\" ibaresi \"31/7/2022\" şeklinde değiştirilmiştir. Ancak yapılan bu değişiklikler, bazı müesseselerin İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğe aykırı durumlarının bu Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmesine ilişkin olup, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında yetki belgesinin alınması gereken süreye etki etmemektedir. Buna göre, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi almayan mükelleflerin 31/8/2020 tarihinden sonra yaptıkları araç teslimleri için 3065 sayılı Kanunun 23/f maddesi kapsamında özel matrah şekli uygulaması mümkün olmayıp, satış bedeli üzerinden genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7919, "title": "Madde 23 Özel Matrah Şekilleri", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30258, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30258", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-712225", "ozelgeTarih": "2021-09-10", "baslik": "Sipariş üzerine imal edilen gemi yapım işinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından sipariş üzerine yük ve yolcu gemileri ile deniz, göl, nehir ve limanlarda kullanılan yelkenli, motorlu tekne ve yatların imal ve inşaası işi ile iştigal edildiği, … Teknolojileri Mühendislik ve Tic. A.Ş ile Şirketiniz arasında imzalanan … Korvet Gemi Sözleşmesi kapsamında 1 adet ADA sınıfı korvetin inşa edileceği belirtilerek, söz konusu faaliyetinizin yapım işleri kapsamında tevkifata tabi olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin \" Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1) bölümünde; \"I/C-2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. I/C-2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, gemi yapım işi Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.2) bölümündeki hizmetler kapsamında yer almadığından Şirketiniz tarafından …Teknolojileri Mühendislik ve Tic. A.Ş. ye karşı ifa edilen gemi yapım işinde bu kapsamda KDV tevkifatı uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31162, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31162", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-2/İ/13-2020/28]-241773", "ozelgeTarih": "2021-08-10", "baslik": "Satışı ve kurulumu yapılan Kent Güvenliği Yönetim Sistemi ve Plaka Tanıma Sistemlerinin KDV karşısındaki durumu.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizce Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, valilik, il özel idareleri ve belediyelere yaptığınız kent güvenlik ve plaka tanıma sistemleri tesliminin Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/f maddesi kapsamında istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/f maddesinde; Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğüne milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze ve benzeri araçlar, silah mühimmat, silah malzeme, teçhizat ve sistemleri ile bunların araştırma-geliştirme, yazılım, üretim, montaj, yedek parça, bakım onarım ve modernizasyonuna ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler ve bu teslim ve hizmetleri gerçekleştirenlere bu kapsamda yapılacak olan, miktarı ve nitelikleri yukarıda sayılan kuruluşlarca onaylanan teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-7) bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yer almakta olup, ilgili bölümün \"Kapsam\" başlıklı (7.1.) alt bölümünde; \"Bu istisna; - Millî Savunma Bakanlığı, - Adalet Bakanlığı, - Jandarma Genel Komutanlığı, - Sahil Güvenlik Komutanlığı, - Savunma Sanayii Müsteşarlığı, - Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, - Emniyet Genel Müdürlüğü, -Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğüne (bu kurum ve kuruluşlar sonraki bölümlerde \"Ulusal Güvenlik Kuruluşları\" olarak adlandırılacaktır.) aşağıda belirtilen mal teslimleri ile hizmet ifalarında uygulanabilir. Bu kuruluşlara istisna kapsamında mal teslimi ya da hizmet ifasında bulunmayı taahhüt eden mükelleflere (yüklenicilere) kapsam ve niteliği ulusal güvenlik kuruluşları tarafından onaylanacak mal teslimleri ile hizmet ifalarında da istisna uygulanır. İstisna kapsamına, ulusal güvenlik kuruluşlarına; -Uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze ve benzeri araç ve silahlar ile bunların oluşturduğu sistemlerin teslimi, -Bu araç, silah ve sistemlere ilişkin mühimmat, teçhizat, yedek parça ve eklentilerinin teslimi, -Yukarıda belirtilen araç, silah ve sistemlerin ar-ge, yazılım, üretim, montaj, tadil-bakım onarım ve modernizasyonuna ilişkin mal teslimi ve hizmet ifaları girmektedir. ... Diğer taraftan, ulusal güvenlik kuruluşlarınca milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için kullanılan kent güvenlik ve plaka tanıma sistemleri dahil tarama, tanıma ve takip sistemleri, radar sistemleri ile istisna kapsamındaki araç, silah ve sistemlerine ilişkin araştırma-geliştirme ve test faaliyetlerine yönelik zorunlu olarak kullanılması gereken tesislerin teslimi de bu istisna kapsamında değerlendirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV Kanununun 13/f maddesinde istisnadan yararlanacak olan ulusal güvenlik kuruluşları arasında sayılan Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına yapılan kent güvenlik ve plaka tanıma sistemi teslimlerinin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmakta olup, bu kuruluşlar arasında yer almayan valilik, il özel idareleri ve belediyelere yapılan kent güvenlik ve plaka tanıma sistemi teslimlerinin Kanunun 13/f maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28924, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28924", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-/14001-66]-239114", "ozelgeTarih": "2021-08-09", "baslik": "... A.Ş", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; - 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında yapılan ve işletilen … Şehir Hastanelerinin yüklenici kurumuna bir kısım hizmetlerin alt yüklenici statüsüyle … A.Ş. tarafından ifa edildiği, - … A.Ş.'nin üstlenmiş olduğu bu hizmetlerden bir kısmının ise (güvenlik, temizlik, yemek, ilaçlama, atık, otopark, hasta yönlendirme, refakat, resepsiyon, yardım masası ve taşıma hizmetleri ) Şirketiniz tarafından üstlenilerek yapıldığı, - Şirketiniz tarafından üstlenilen bu hizmetlerin bir kısmının bilfiil icra edilip, hizmetlerin bir kısmının (fiziksel güvenlik, yemek, ilaçlama vb.) ise başka şirketlerden temin edilerek … A.Ş.'ye sunulduğu, - … A.Ş.'ye Şirketinizce ifa edilen tüm bu hizmetler dolayısıyla … A.Ş. tarafından sorumlu sıfatıyla, taşeronlardan temin edilerek sunulan hizmetlere ise Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla hizmet türüne göre Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinde belirtilen farklı oranlarda KDV tevkifatı yapıldığı, - Şirketiniz ile … A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerle gerek Şirketiniz tarafından bilfiil yapılan hizmetlerin, gerekse taşeronlardan temin edilerek … A.Ş.'ye sunulan hizmetlerin kademeli olarak sonlandırılarak … A.Ş.'ye devredildiği, -Verilen hizmetin devamlılığı açısından bu hizmetlerin sunumunda çalışan personellerin de her devredilen iş ile birlikte eş zamanlı olarak yeni işveren … A.Ş.'ye devredildiği, -Personel devir işlemlerinin; bu işleri yapan personellerin hizmet akitleri sonlandırılmadan, iş yeri devri hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilip, çalışılan süreler dikkate alınarak devredilen her bir personel bazında devir tarihi itibarıyla özlük haklarının (kıdem tazminatı, yıllık izin ücretleri) eski işverenleri (Şirketiniz ve ilgili taşeron şirketler) tarafından hesap edildiği, -Çalışılan sürelerin … A.Ş.'ye hizmet sunulan süreler ile sınırlı olmaksızın, her bir personelin (Şirketinizde ve taşeron şirketlerde) geçirdiği tüm süreler dikkate alınarak belirlendiği, -Bu tutarlar karşılığında personel devrine müteakiben … A.Ş. tarafından Şirketinize fatura düzenlendiği, düzenlenen fatura bedellerinin ise … A.Ş.'nin Şirketinize olan geçmiş borçlarına mahsup edilmek suretiyle fiilen ödendiği, -Yapılan sözleşmeler uyarınca ve İş Kanunu gereğince ileride bu personellere ödenmek zorunda kalınacak özlük haklarına ilişkin tutarların tamamının … A.Ş. tarafından karşılanacağı, Şirketinizde veya taşeron şirketlerde çalıştığı süreye ilişkin olarak … A.Ş. tarafından ileride işten ayrılan personele ödenecek tutarlara ilişkin olarak ayrıca talepte bulunulmayacağı ve sözleşmede belirtilen bu hususa rağmen farklı bir durumla karşılaşılması (… A.Ş. tarafından ayrılan personele ödeme yapılmaması veya ayrılan personelin doğrudan … A.Ş.'ye dava açması) halinde; ileride devredilen personele ilişkin yargı kararları gereği şirkete ödeme yükümlülüğü (kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin bedeline ilişkin) doğması durumunda, bu ödemeye ilişkin tutarlar için … A.Ş.'ye rücu edileceği ve personelin devri nedeniyle bugün itibarıyla katlanılan tutarlar kesin tutarlar olup, ileride yargı kararları gereği ödenmek zorunda kalınacak tutarlar olması durumunda bu tutarların yapılan sözleşme hükümleri çerçevesinde … A.Ş.'den geri alınacağı belirtilerek; -Yapılan sözleşme ile iş yeri devri kapsamında işten çıkarılmadan yeni işverene devredilen personelin, geçmişte Şirketinizde çalışmış olduğu döneme ilişkin özlük haklarının sözleşmeyle yeni işverence ödenmesi dolayısıyla yapılan bu ödemenin sözleşme çerçevesinde ödenen tazminat olarak doğrudan gider yazılıp yazılamayacağı, - Gider yazılamayacağı görüşüne varılması halinde, sözleşmeye dayalı olarak ödenen bu tutarların vergilendirme açısından ne şekilde dikkate alınacağı ve yasal defter kayıtlarında nasıl takip edileceği (hangi muhasebe hesaplarında izleneceği), - Sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir hizmet ifası söz konusu olmadan ödenen bu tutarların 60 No.lu Katma Değer Vergisi (KDV) Sirküleri kapsamında tazminat olarak değerlendirilip verginin konusunun dışında tutulup tutulmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (3) numaralı bendinde de işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde, \" Kıdem tazminatı: Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, 6. Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. 7. İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/07/1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. ...\" hükmüne yer verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi ile 1475 sayılı Kanunun kıdem tazminatını düzenleyen 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmış, Kanunun Geçici 1 inci maddesinde, \" Diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır. Bu Kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci bendi ile onbirinci fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı maddelerine yapılan atıflar, bu Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış sayılır. \" hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla, 1475 sayılı Kanun uyarınca kıdem tazminatı, adı geçen Kanunun 14 üncü maddesinde sayılan nedenlerle iş akdinin feshi, iş yerlerinin devri veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli hallerinde hak kazanılan bir tazminat olup 12/07/1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işverende sorumlu olacaktır. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı tutulacaktır. İlgide kayıtlı özelge talep formu ekinde yer alan \" … Projesi Temizlik, Güvenlik, Hasta Yönlendirme ve Refakat-Resepsiyon-Yardım Masası-Taşıma, İlaçlama, Otopark, Atık Yönetimi ve Yemek Hizmetleri Alt Hizmet Sözleşmesine Ait Değişiklik Protokolü \"nün incelenmesinden, Şirketiniz tarafından taahhüt edilen söz konusu işlerin … A.Ş.'ye mevcut çalışan personel dahil olacak şekilde devredildiği ve personelin çalışmış olduğu süreler dikkate alınarak devir tarihi itibarıyla hesaplanan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretlerine isabet eden tutarların Şirketinize düzenlenen fatura karşılığı … A.Ş.'ye ödendiği anlaşılmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kıdem tazminatının kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için İş Kanununa göre hak edilen kıdem tazminatının işçiye ödenmiş olması gerekmektedir. Ancak, fiilen personele ödenmeyen fakat söz konusu protokole istinaden personelin çalışmış olduğu süreler dikkate alınarak İş Kanunundan kaynaklı yükümlülükleriniz uyarınca devir tarihi itibarıyla hesaplanan kıdem tazminatı tutarları ile izin ücretlerine isabet eden ve fatura karşılığı … A.Ş.'ye ödenen tutarlar, sözleşmeye istinaden yapılmış bir tazminat ödemesi olarak kabul edileceğinden, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi uyarınca ödemenin yapıldığı dönemde gider olarak dikkate alınabilecektir. Diğer taraftan, … A.Ş. tarafından da tahsil edilen söz konusu bedellerin kurum kazancına dahil edileceği tabiidir. II-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği, - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.2.Tazminatlar\" başlıklı bölümünde; \"Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV nin konusuna girmemektedir. Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Buna göre; (1) Belediye tarafından ihale edilip sözleşmeye bağlanan inşaat, onarım, malzeme ve hizmet alımı işlerinde yükleniciden kaynaklanan gecikmelerden dolayı yükleniciye gecikme cezası tahakkuk ettirilmesi durumunda sözleşme gereği yükleniciden gecikme cezası adı altında tahsil edilen bedel KDV'ye tabi olmayacaktır. Öte yandan, gecikme cezasının hakedişten kesilerek tahsil edilmesinin, belediyenin yükleniciye ödemesi gereken KDV tutarına etkisi bulunmamaktadır. (2) İşverenler tarafından çalışanlara ödenen kıdem tazminatları ücret mahiyetinde olduğundan KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu nedenle; - İşçilerin iş akitleri feshedilmeden bir başka işverene nakledilmesi nedeniyle, işçilerin tazminat tutarlarının devir tarihine kadar hesaplanarak yeni işverene aktarılması, - İşçilerin yeni işverence iş akitlerinin feshedilmesi veya emeklilik hakkı kazanmaları nedeniyle, tazminat tutarlarının eski işverenin sorumlu olduğu kısmının yeni işverene aktarılması KDV'ye tabi olmayacaktır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. İlgide kayıtlı özelge talep formu ekinde yer alan bahse konu Protokolün incelenmesinden, Şirketiniz tarafından taahhüt edilen söz konusu işlerin … A.Ş.'ye mevcut çalışan personel dahil olacak şekilde devredildiği ve personelin çalışmış olduğu süreler dikkate alınarak devir tarihi itibarıyla hesaplanan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretlerine isabet eden tutarların Şirketinize düzenlenen fatura karşılığı … A.Ş.'ye ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, fiilen personele ödenmeyen fakat söz konusu protokole istinaden personelin çalışmış olduğu süreler dikkate alınarak İş Kanunundan kaynaklı yükümlülükleriniz uyarınca devir tarihi itibarıyla hesaplanan kıdem tazminatı tutarları ile izin ücretlerine isabet eden ve fatura karşılığı … A.Ş.'ye ödenen tutarlar herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden, … A.Ş. tarafından düzenlenen faturalarda KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28925, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28925", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.5/H/9140.09.48]-238180", "ozelgeTarih": "2021-08-06", "baslik": "İtalya Mukimi Firmadan Alınan Danışmanlık Hizmetinin ve Bu Hizmetin Türkiye'deki Firmalara Verilmesinin Vergilendirilmesi Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "Özelge talep formu İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, enerji santralleri inşaatı alanında faaliyet göstermekte olduğunuz, İtalya mukimi bir firmadan danışmanlık hizmeti aldığınız, alınan bu hizmeti Türkiye'de danışmanlık talep eden firmalara vermekte olduğunuz belirtilerek, alınan hizmetin Katma Değer Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu ile gider kaydı ve stopaj yönünden yapılması gereken hususlar hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında \"(2) Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.\" hükmü yer almaktadır. Bu Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan \"Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır.\" hükmü uyarınca kurumlar vergisi mükellefleri safi kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderleri hasılattan indirebileceklerdir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Anılan bent kapsamında indirilecek giderler, işletme ile ilgili olup kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan giderlerdir. Dolayısıyla, Şirketiniz tarafından İtalya mukimi bir şirketten alınan danışmanlık hizmetleri ile ilgili yapılan ödemelerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması kaydıyla söz konusu hizmet bedellerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Dar Mükellefiyette Vergi Kesintisi\" başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında da dar mükellefiyete tabi kurumların maddede belirtilen kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış, maddenin alt bentlerinde ise hangi gelir unsurlarının tevkifata tabi oldukları sayılmıştır. Bu fıkranın (b) bendinde ise, dar mükellef kurumların serbest meslek kazançları üzerinden %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan kesinti oranı 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan %5, diğer serbest meslek kazançlarından %20 olarak belirlenmiştir. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN: 01/01/1994 tarihinden itibaren uygulanmakta olan \"Türkiye Cumhuriyeti ile İtalya Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\"nın \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" başlıklı 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; \"2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikdeki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer: a) Teşebbüs, bu hizmet veya faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir işyerine sahip olursa; veya b) Hizmetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşarsa, söz konusu gelir, aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir. Böyle bir durumda, olayına göre, ya yalnızca söz konusu işyerine atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen hizmet veya faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da, bu teşebbüs, söz konusu gelir dolayısıyla bu diğer Akit Devlette bu Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre vergilendirilmeyi, yani söz konusu gelir bu diğer Devlette bulunan işyerine atfedilebilirmiş gibi vergilendirilmeyi tercih edebilir. Bu tercih, bu diğer Devletin söz konusu gelir üzerinden tevkif suretiyle vergi alma hakkını etkilemeyecektir.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, İtalya mukimi firmanın Türkiye'ye gelmeksizin İtalya'da icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnız İtalya'ya aittir. Ancak, bu faaliyetlerin Türkiye'de bir işyerine sahip olunması suretiyle icra edilmesi veya herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla süre veya sürelerde icra edilmesi durumunda ise, yalnızca söz konusu işyerine atfedilebilen gelir ya da yalnızca Türkiye'de icra edilen hizmete atfedilebilen gelir miktarıyla sınırlı olmak üzere Türkiye de vergileme hakkına sahip olacaktır. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, Türkiye'nin vergilendirme yetkisi bulunmaması durumunda, Şirketinizce yapılacak söz konusu ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Öte yandan, ülkemizin akdetmiş olduğu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları kapsamında, anlaşmaya taraf diğer ülkenin mukimi gerçek veya tüzel kişilerin icra ettikleri serbest meslek faaliyetleri nedeniyle elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesine ilişkin detaylı açıklamalara 4 Seri No.lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliğinde yer verilmiştir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu İtalya teşebbüsünün İtalya'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin İtalya yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin noterce veya bu ülkedeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 9 uncu maddesinde ise mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler\" başlıklı bölümünün \"Genel Olarak\" başlıklı (I/C.2.1.2.1.1.) alt bölümünde, \"3065 sayılı KDV Kanununun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır. Yurt dışından temin edilen ve tevkifata tabi tutulması gereken hizmetlere ilişkin olarak aşağıdaki örnekler verilebilir: Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayan firmalar tarafından; - Türkiye'de inşa edilecek bir alış-veriş merkezi için yurt dışında çizilip Türkiye'ye gönderilen mimari proje hizmeti, - Türkiye'de faaliyette bulunan enerji santralinin işletilmesine ilişkin olarak yurt dışından verilen danışmanlık hizmeti, - KDV mükellefiyeti olmayan genel bütçeli bir idareye yurt dışından verilen bilgisayar yazılım hizmeti, - KDV mükellefiyeti olmayan bir sivil toplum kuruluşuna konusuyla ilgili olarak dünyadaki hukuki gelişmeler hakkında yurt dışından bilgi gönderilmesi hizmeti.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, İtalya'da yerleşik firmadan temin edilen ve Türkiye'de faydalanılan hizmet alımları Kanunun 1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup bu işlemden doğan KDV'nin Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Öte yandan, 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenen verginin Şirketiniz tarafından aynı döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılabileceği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28926, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28926", "ozelgeNo": "85550353-130[2020]-20150", "ozelgeTarih": "2021-08-05", "baslik": "... SAN.SİT.KOOP.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kooperatifinizin adına kayıtlı bulunan elektrik trafosunun …'a devir edileceği ve … tarafından kooperatifinize ödeme yapılabilmesi için kooperatifinizden fatura talep edildiği, fatura düzenlenmesi durumunda kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden muafiyetinizin devam edip etmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". I-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 172 nci maddesinde, \"Aşağıda yazılı gerçek ve tüzel kişiler bu kanunun esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar: 1.Ticaret ve sanat erbabı; 2.Ticaret şirketleri; 3.İktisadi kamu müesseseleri; 4.Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler; 5.Serbest meslek erbabı; 6.Çiftçiler. İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.\", - 173 üncü maddesinde, \"Defter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanmaz: 1.Gelir vergisinden muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler; 2.Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tespit edilenler. 3.Kurumlar vergisinden muaf olan: a)İktisadi kamu müesseseleri; b)Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler. Yukardaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmakla beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tespit edilmeyen mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulü yoktur.\" - 176 ncı maddesinde, \"Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılır: I inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre; II nci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre; defter tutarlar.\", - 177 nci maddesinde , \"Aşağıda yazılı tüccarlar, I'inci sınıfa dahildirler: ... 4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukardaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.); 5.Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.); 6.İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.\" - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde ise, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" - 232 nci maddesinde, \"birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, 2.Serbest meslek erbabına, 3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere, 5.Vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.\" hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 124 üncü maddesinde, kooperatifler ticaret şirketleri içerisinde sayılmıştır. Bu kapsamda, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre birinci sınıf tüccar kapsamında olan, bilanço esasına göre defter tutması ve aynı Kanunun belge düzeni ile ilgili hükümlerine riayet etmesi gereken kooperatifinizin, …'a elektrik trafosu devrine/teslimine ilişkin olarak genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlemesi gerekmektedir. II-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde kooperatiflerin kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise kooperatiflerin kurumlar vergisi mükellefi olduğu hususları hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ise, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin (Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler \"ortak dışı\" işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.) kurumlar vergisinden muaf oldukları hüküm altına alınmıştır. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; \"4.13.1. Muafiyet şartları\" başlıklı bölümünde ise, \"Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde • Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına, • Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine, • Yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına, • Sadece ortaklarla iş görülmesine dair hükümlerin bulunması ve bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması gerekmektedir. Bu şartlara ana sözleşmelerinde yer vermeyen ya da yer vermekle beraber bu şartlara fiiliyatta uymayan kooperatifler, muafiyet hükümlerinden yararlanamayacaktır.\" açıklamaları yapılmış olup \"4.13.3. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi\" alt başlığında; \"7061 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine eklenen parantez içi hükümle 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği, kooperatiflerin bu iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının da muafiyete etkisinin olmayacağı ve ortak dışı işlemlerden elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır. Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına gerekli kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. Öte yandan, ortak dışı işlemlerde bulunmaları nedeniyle 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır. Bu kooperatiflerin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmek suretiyle bu işlemlerden elde ettikleri kazançları vergilendirilecektir. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerce, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ve kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından ortak dışı işlem kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, ortak dışı işlemlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının diğer işlemlerle ilişkilendirilmemesi ve kooperatif tarafından tutulan defterlere, bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatifler, ortak dışı işlemlerine ilişkin hesap ve kayıtlarını kooperatif hesaplarıyla ilişkilendirmeksizin iktisadi işletme adına tasdik ettirecekleri ayrı defterlerde izleyeceklerdir. Ayrıca, kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımları, iktisadi işletmeleri ile bu kurumlardan kazanç elde etmeleri ve söz konusu kazançları daha sonra ortaklarına dağıtmaları muafiyetlerini etkilemeyecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Kooperatifçe yapılan bir işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için; işlemin, faaliyet amacına, diğer bir ifadeyle, kooperatifin ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konusuna dahil olması ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif ortağıyla yapılması gerekmektedir. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. Bu kooperatiflerin ortak dışı işlemlerden elde ettikleri kazançları, bu işlemleri nedeniyle oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak olup bu kazançlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılan kooperatif tüzel kişiliği adına tarh olunacaktır. Bu hüküm ve açıklamalara göre; kooperatifinize ait elektrik trafosunun bedel karşılığı …'a devri ortak dışı işlem sayılacak olup söz konusu devirden doğan kazanç, bu işlem nedeniyle oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Ancak, söz konusu trafonun ekonomik ömrünü tamamlamış olması halinde bu trafonun devri ortak dışı işlem olarak değerlendirilmeyecek olup Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ve 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (4.13.) bölümünde belirtilen diğer şartların da taşınması kaydıyla, kooperatifinizin kurumlar vergisinden muaf tutulması mümkün olacaktır. III-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesine göre, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV'ye tabi bulunmakta olup, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi kanununda açıklık bulunmayan hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tespit edilmektedir. Diğer taraftan, konuya ilişkin olarak 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Trafo Devirleri\" başlıklı (1.6 ) kısmında, \"…Bu çerçevede, ortakların belirli ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulan ve herhangi bir kar amacı gütmeyen; konut yapı kooperatiflerinin, işyeri yapı kooperatiflerinin, küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin, site yönetimleri ile site işletme kooperatiflerinin ve organize sanayi bölgesi yönetimlerinin mülkiyetlerinde bulunan trafoların mevzuat gereği iz bedeli karşılığında elektrik dağıtım şirketlerine devri KDV Kanununun 1 inci maddesi uyarınca da KDV'ye tabi bulunmamaktadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, kooperatifinize ait elektrik trafosunun bedeli karşılığında …'a devri işlemi (iz bedeli karşılığı devirler hariç), ticari niteliğe haiz olduğundan genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33626, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33626", "ozelgeNo": "85550353-130[2020]-20151", "ozelgeTarih": "2021-08-05", "baslik": "... San. Tic.A.Ş.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin çay imalat etmek üzere kurulduğu, geçmiş yıllarda fabrika kiralayarak bu faaliyeti yaptığı, bu dönemde sanayi sicil belgesi de aldığı, son dönemlerde aktif olmayan Şirketinizin 2020 yılında çay paketleme fabrikası olarak faaliyetini devam ettirdiği belirtilerek, söz konusu fabrika için edinilecek olan makine-demirbaşların, KDV Kanununun geçici 39 uncu maddesinde yer alan istisna kapsamında KDV'siz alınıp alınamayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 39 uncu maddesinde, 17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz katma değer vergisi mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerinin 31/12/2022 tarihine kadar katma değer vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır . KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İstisna Kapsamına Giren Teslimler\" başlıklı (II/E-9.1.2) bölümünde; \"30/4/2018 tarihli ve 2018/11674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listede sanayi sicil belgesine haiz katma değer vergisi mükelleflerinin münhasıran imalat sanayiindeki kullanımlarına yönelik istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizat belirlenmiştir. Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı eki listede yer almayan makina ve teçhizat teslimlerine istisna uygulanmaz. İstisna, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen yeni makina ve teçhizatın, 6948 sayılı Kanuna göre sanayi sicil belgesini haiz KDV mükelleflerine, münhasıran imalat sanayiinde kullanmak üzere 31/12/2022 tarihine kadar tesliminde uygulanır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınan yazıdan, çay ambalajlama faaliyetinin \"Ulusal Faaliyet ve Ürün Sınıflaması (US-97)\"nda Diğer İş Faaliyetleri (US-97 Kodu: 74) kapsamında Ambalajlama Faaliyetleri (US-97 4 lü Kodu: 7495) içerisinde yer aldığı, bu itibarla imalat sanayii (US-97 Kodu:15-37) kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu faaliyetinize ilişkin edinilecek makine-demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun geçici 39 uncu maddesinde yer alan istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7989, "title": "Geçici Madde 39 (7103 Sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen Geçici Madde; Yürürlük: 01.05.2018)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28457, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28457", "ozelgeNo": "32695369-125-27710", "ozelgeTarih": "2021-08-04", "baslik": "İş ortaklığınca alınan ihaleye ilişkin sözleşmenin devri", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen ve iş ortaklığınız uhdesinde kalan … Meslek Yüksekokulu Bina İnşaatı işinin iş ortaklığınızın ortaklarından ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti'ye devrinin vergisel boyutu hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "I- Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: Kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılan iş ortaklıkları, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında, maddede yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler şeklinde tanımlanmıştır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; -\"2.5.2. Unsurları\" başlıklı bölümünde, \"...Belli bir iş için kurulacak olan iş ortaklığında işin bitim tarihi, taahhüt sözleşmesinde belirlenen esaslara göre tayin olunacaktır. Ancak, işin bitimi iş ortaklığının da sona erdiğini göstermez. Bu iş dolayısıyla mükellefiyetle ilgili ödevlerin tamamının da yerine getirilmesi (Örneğin, tahakkuk eden vergilerin tamamının ödenmesi) gerekir. Vergisel ödevlerin tamamının ikmal edilmesinden sonra iş ortaklığı sona ermiş sayılır. Öte yandan, iş ortaklıklarının tasfiyesi, Borçlar Kanunundaki adi ortaklıkların dağılmasına ilişkin hükümlere göre yapılacaktır.\" -\"2.5.3. İşin bitiminde ortaya çıkan zararların durumu\" başlıklı bölümünde, \"Kurumlar, dilerlerse Borçlar Kanununa göre adi ortaklık veya Kurumlar Vergisi Kanununa göre iş ortaklığı şeklinde ortaklıklar oluşturarak faaliyet gösterebilmektedirler. Adi ortaklıklar, kurumlar vergisi mükellefi olmamalarına rağmen katma değer vergisi mükellefi olmaları nedeniyle ayrı defter tutabilmektedirler. Ortaklar ise dönem sonlarında ortaya çıkan kâr veya zararı, ortaklıktaki hisseleri oranında paylaşarak kendi hesaplarına dahil etmektedirler. İş ortaklıkları ise Kurumlar Vergisi Kanununda ayrı bir kurum olarak değerlendirilmekte ve kurumlar vergisi mükellefi olarak sayılmaktadırlar. İş ortaklıklarının faaliyetinden doğan kazanç, kurumlar vergisine tabi tutulmakta ve vergi sonrası kazanç ortakların hisselerine göre ortaklara dağıtılmaktadır...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, … Üniversitesi Pazar Meslek Yüksekokulu bina inşaat işinin, iş ortaklığınız tarafından ortaklarından birisine devredilmesi nedeniyle, devir tarihi itibariyle iş ortaklığınız açısından işin bittiği, ortak açısından ise işe başlandığı kabul edilecektir. Böylece, işin devredildiği tarihin iş bitim tarihi olarak kabul edilmesi ve bu tarihin içinde bulunduğu hesap dönemi itibariyle kar veya zararın tespit edilerek iş ortaklığınızın vereceği kurumlar vergisi beyannamesine dahil edilmesi gerekmektedir. İş ortaklığınızın tasfiyesinin, yukarıda belirtilen Kanun ve Tebliğ hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerektiği ise tabiidir. II- Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, ... Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen ve iş ortaklığınız uhdesinde kalan ... Meslek Yüksekokulu bina inşaatı işine ilişkin hakediş faturalarında KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir. Söz konusu işin iş ortaklığınız tarafından tamamlanamaması ve ortaklarından ... Tic. ve San. Ltd. Şti'ye devri durumunda, söz konusu devir için bir bedel alınması halinde alınan bedel üzerinden KDV hesaplanacaktır. Ayrıca, söz konusu işin devri sonucu iş ortaklığınızın mükellefiyetinin sona ermesi durumunda, bu iş nedeniyle indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarının kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7851, "title": "Madde 19 Devir, bölünme ve hisse değişimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28927, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28927", "ozelgeNo": "26468226-010.09-39224", "ozelgeTarih": "2021-08-04", "baslik": "Kurum Aktifinde Kayıtlı Bulunan Gayrimenkulün Satışında KVK ve KDV İstisnası ileYenileme Fonu", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … kayıt sayılı dilekçeniz. c) … tarih ve … kayıt sayılı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçelerinizde, Şirketinizin özel sağlık kurumları tarafından verilen insan sağlığına yönelik yataklı hastane hizmetleri işi ile iştigal ettiği, ayrıca şirket ana sözleşmesinde faaliyet konuları arasında hastaneler, sağlık merkezleri poliklinik ve benzer sağlık amaçlı tesisler kurmak, işletmek, kiraya vermek ve gayrimenkul ticareti ile inşaat taahhüt işi gibi faaliyetlerin bulunduğu, 2009 yılından itibaren şirket aktifinde kayıtlı bulunan hastane binanızı 24/11/2010-4/9/2014 tarihleri arasında fiilen işlettiğiniz, daha sonrasında ekonomik nedenlerle tüm müştemilatı ile birlikte başka bir sağlık grubuna kiraya verdiğiniz ve 2019 Mayıs ayı itibariyle de sattığınızı belirterek, söz konusu satış işleminin Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesinde düzenlenen istisnaların kapsamında olup olmadığı ile satış nedeniyle oluşan karın 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 328 inci maddesi kapsamında yenileme fonunda alınıp alınamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"İstisnalar\" başlıklı 5 inci maddesinde; \"(1) Aşağıda belirtilen kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır: ... (e) Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50'lik kısmı. Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır. ... Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.\" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.6.2.3.4. Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması\" başlıklı bölümünde; \"Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları istisna kapsamındaki değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır. İstisna uygulaması esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet konusu menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün değildir. Satışa konu edilen kıymetlerin iki tam yıl kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu değiştirmeyecektir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan mükellefler açısından da geçerlidir. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek; taşınmaz ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancı ise istisnaya konu edilmeyecektir. Örnek 1: Bir inşaat şirketinin şirket merkezi olarak kullanılmak üzere inşa etmiş olduğu bir binayı, en az iki tam yıl süre ile kullandıktan sonra satması halinde, bu satıştan doğan kazanç için istisna uygulanabilecektir. Şirketin satmak amacıyla inşa etmiş olduğu veya satın aldığı binaların satışından elde ettiği kazançlar için söz konusu istisna uygulanmayacaktır. Örnek 2: İnşaat faaliyetinde bulunan bir şirketin satın aldığı arsayı iki tam yıl geçtikten sonra satması halinde ya da faaliyet konusu alış veriş merkezleri inşa etmek veya kiraya vermek olan şirketin bu amaçla inşa ettiği taşınmazları iki tam yıl geçtikten sonra satması halinde, şirketin bu istisnadan yararlanması söz konusu olmayacaktır. Örnek 3: Bir inşaat şirketinin inşa etmiş olduğu binanın bir kısmını otopark olarak, diğer bir kısmını işyeri olarak kiraya vermesi, kalan kısmını ise şirket faaliyetlerinde kullanması halinde, şirket faaliyetinde kullandığı kısmın satılmasından elde edilen kazanç istisnaya konu olabilecek, diğer kısımlar istisnadan yararlanamayacaktır. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Şirketinizin ana sözleşmesi ile ticaret sicil gazetesinin incelenmesinden, şirketinizin amaç ve konuları arasında, hastaneler, sağlık merkezleri, poliklinik, klinik ve estetik ve kozmotoloji merkezleri, röntgen ve tomografi merkezleri, tıbbi ve biyolojik tahlil laboratuarları ve benzeri sağlık amaçlı tesisler kurmak, işletmek, kiralamak, kiraya vermek, her türlü inşaat elektrik ve sıhhi tesisat işleri, alt yapı-üst yapı sanat yapıları olan yollar, köprüler, barajlar, göletler, tüneller, konutlar, özel okullar, oteller, hastaneler, spor tesisleri, konut kooperatifi yapıları içme suları ve buna benzer bütün inşaat yapılarını inşa etmek, her türlü arsa, arazi, tarla gibi taşınmazlar satın almak, bunlar üzerinde taşınmazlar inşa etmek, inşaat halinde ya da bitmiş olarak inşaat almak, kat karşılığı inşaat yapmak gibi faaliyetlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. Yukarıda yer alan Kanun hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, 2009 yılından itibaren Şirket aktifinizde kayıtlı bulunan ve 24/11/2010-4/9/2014 tarihleri arasında fiilen işletilen söz konusu taşınmazın, daha sonra tüm demirbaşları ile birlikte hastane olarak başka bir sağlık grubuna kiraya verilmek suretiyle değerlendirilmesi nedeniyle söz konusu taşınmazın satışından doğacak kazancın, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında kurumlar vergisinden istisna tutulması mümkün değildir. KDV Kanunu Yönünden Değerlendirme 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4- r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV'den istisna olduğu, ancak istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamında olmadığı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Taşınmaz Satışlarında İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/F-4.16.1.) bölümünde, satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için bu kıymetlerin kurumların aktiflerinde asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerektiği, ancak istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmünün uygulanmayacağı açıklanmıştır. Tebliğin aynı bölümünde konuya ilişkin verilen 1 numaralı örnekte \"Gayrimenkul kiralaması faaliyeti ile iştigal eden (M) Ltd. Şti. aktifinde iki tam yıl süre ile bulunan taşınmazı satışa çıkarmıştır. Söz konusu satış işlemi şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olması kaydıyla 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi kapsamında KDV'den istisnadır. Ancak taşınmazın şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olmayıp şirketin faaliyet konusu olan kiralamalarda kullanılan taşınmazlardan olması halinde, taşınmazın satışı genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, Şirketiniz aktifinde kayıtlı bulunan hastane binasının kiraya verilmesi, bu kıymetin ticari amaçla aktifte bulundurulması olarak değerlendirildiğinden, söz konusu hastane binasının satışı, iki yıldan fazla süredir aktifte bulundurulup bulundurulmadığına bakılmaksızın, genel hükümler doğrultusunda KDV'ye tabidir. Vergi Usul Kanunu Yönünden Değerlendirme 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 328 inci maddesinde; \"Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kar ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler. Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır. Devir ve trampa satış hükmündedir. Şu kadarki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassül eden kar, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan karlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu karlar o yılın matrahına eklenir. Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kar, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.\" hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre; \"Yenileme Fonu\" iktisadi işletmelere dâhil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yenilenebilmesi için bu kıymetlerin satışından doğan kârların bilançonun pasifinde azami üç yıl süre ile bekletilmesini ifade eden bir vergi erteleme yöntemi olarak, işletme içi yatırımları teşvike yönelik bir uygulamadır. Yenileme fonunun iktisadi kıymetin iktisabında kullanılması halinde, bilançonun pasifinde yer alan fon yeni değer için ayrılacak amortismanlara mahsup edilmektedir. Yenileme fonu hesabında yer alan satış karının muhakkak surette satılan iktisadi kıymetle aynı neviden başka bir iktisadi kıymetin iktisabında kullanımı esastır. Bu itibarla, satılan iktisadi kıymet yerine bir başka iktisadi kıymetin alınmak istenmesi veya alınmasının, iktisadi kıymetin yenilenmesi olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, aynı neviden iktisadi kıymetlerin satın alınması ile olabileceği gibi aynı nitelikte ve aynı hizmete tahsis edilecek yeni bir iktisadi kıymetin işletmede imal/inşa edilmesi yoluyla da mümkün bulunmaktadır. Buna göre, 2014 yılından bu yana sağlık hizmeti sunmadığınız ve bu faaliyete devam etmeyeceğiniz, bu faaliyet yerine gayrimenkul ticareti ve kat karşılığı inşaat faaliyeti gibi farklı sektörlerde faaliyette bulunacağınız dikkate alındığında, sağlık hizmetinde kullandığınız binanın satışından elde edilen karın yeni faaliyetiniz kapsamındaki yatırım giderlerinin karşılanması amacına yönelik olarak yenileme fonuna aktarılması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28928, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28928", "ozelgeNo": "39044742-130-589555", "ozelgeTarih": "2021-08-02", "baslik": "Güneş enerjisi santrali devrinin KDV ve GV karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şahsınız adına kurulmuş olan ve iki yıldan bu yana faaliyetine devam eden \"1 mega watt\" gücündeki lisanssız güneş enerji santraliyle ilgili Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınan yatırım teşvik belgesinin kapatıldığı, bahse konu tesisin bütünlüğü bozulmadan bir başka gerçek veya tüzel kişiye satılacağı belirtilerek, söz konusu satış işleminin Katma Değer Vergisi Kanunu ve Gelir Vergisi Kanunu yönünden değerlendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 80'inci maddesinde, \"Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır. ... 5. Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar. ... Bu maddede geçen \"elden çıkarma\" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder. (5281 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle 01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere değişen fıkra. Yürürlük; 01.01.2006) Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 6.000 (305 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2019 tarihinden itibaren 14.800 TL.)Yeni Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır. Faaliyetine devam eden ticarî bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticarî işletmeye dahil amortismana tâbi iktisadî kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar ticarî kazanç sayılır ve bunlara ticarî kazanç hakkındaki hükümler uygulanır.\"; 37'nci maddesinde, \"Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. ... Ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek (Bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edilir.\" hükümleri yer almıştır. Buna göre; Şahsınız adına kurulmuş olan ve iki yıldan bu yana faaliyetine devam eden \"1 megawatt\" gücündeki lisanssız güneş enerjisi santralinin, santralin kurulumu için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınan yatırım teşvik belgesinin kapatılarak ve tesisin bütünlüğü bozulmadan aynı yatırım devam etmek üzere bir başka gerçek veya tüzel kişiye devredilmesi işleminin, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin son fıkrası hükmüne istinaden ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (13/d) maddesinde; Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makina ve teçhizat teslimleri ile belge kapsamındaki yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarının KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kapsam\" başlıklı (II/B-5.1.) bölümünde, yatırım teşvik belgesi kapsamında temin edilen makine ve teçhizatın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının izin ve onayı ile yatırım teşvik belgesi sahibi bir başka mükellefe, bu mükellefin sahip olduğu yatırım teşvik belgesi eki listede aynı makine ve teçhizatın yer alması şartıyla istisna kapsamında devrinin mümkün olduğu, yatırım teşvik mevzuatı çerçevesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının onay ve iznine tabi olmayan devir ve satışlarda, onay ve izin aranmayacağı şeklinde açıklamalar yer almaktadır. 2012/1 No.lu Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğin \"Devir, satış, ihraç ve kiralama\" başlıklı 21 inci maddesinde; \"(1) Tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın belge kapsamında temin edilen makine ve teçhizatın beş yılını doldurmadan devri, satışı, ihracı ve kiralanması Genel Müdürlüğün iznine tabidir. ... (3) Teşvik belgesi kapsamı yatırımların bütün olarak satışı, tamamlama vizesinin yapılmış olması ve işletmeye geçiş tarihinden itibaren beş yıl faaliyette bulunulmuş olması halinde serbesttir. Bu tür durumlarda devir işlemi yapılmaz. ... (5) Tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın işletmeye geçiş tarihinden itibaren beş yıllık süreyi doldurmamış yatırımların bütün olarak devri, teşvik belgesi üzerinde unvan değişikliği yapılmak suretiyle uygun görülebilir.\" 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın \"Devir, satış, ihraç ve kiralama\" başlıklı 22 nci maddesinde de; \"(1) Yatırım tamamlama vizesi yapılmış teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizatın devir, satış, ihraç veya kiralanması, söz konusu yatırım mallarının teminini müteakip beş yılı doldurmuş olmaları halinde serbesttir. ... (3) Tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın beş yılını doldurmamış makine ve teçhizatın yatırımın bütünlüğünün bozulmaması kaydıyla veya bütünü ile birlikte; a) Teşvik belgeli bir başka yatırım için devri, b) Teşvik belgesi olmayan bir başka yatırımcıya satışı, c) İhracı, ç) Kiralanması, Bakanlığın iznine tabidir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; yatırım teşvik belgesi kapsamında satın aldığınız makine ve teçhizatın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün izin ve onayı ile aynı makine ve teçhizatın yer aldığı YTB sahibi bir başka gerçek/tüzel kişiye satılması halinde (yatırım teşvik belgesi üzerinde unvan değişikliği yapılmak suretiyle devri dahil), söz konusu satışın 3065 sayılı KDV Kanununun (13/d) maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmakta olup, bu kapsamda bulunmayan satışlarınız için genel hükümler çerçevesinde işlem tesis edilmesi gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31976, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31976", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2019.73]-93626", "ozelgeTarih": "2021-07-09", "baslik": "Kur Farkında KDV Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından yurt dışında bulunan müşterilere yurt dışında mukim acenteler aracılığı ile Türkiye'de verilen konaklama hizmeti bedelinin döviz olarak belirlendiği, konaklama hizmetine ilişkin erken rezervasyon kapsamında yurt dışında mukim acenteye faturanın kesildiği tarih ile hizmete ilişkin yurt dışında mukim acente tarafından Şirketinize yapılan ödemenin gerçekleştiği tarih arasında kur farkı ortaya çıktığı belirtilerek oluşan kur farkı için katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı ile Şirketiniz aleyhine ortaya çıkan kur farkı hakkında nasıl işlem yapılacağı sorulmaktadır.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 215 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında, \"2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz...\" , - 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" , - 228 inci maddesinde, \" Aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz: 1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mutat olmayan müteferrik giderler; 2. Vesikanın teminine imkan olmayan giderler; 3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen giderler. 1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır. \", - 258 inci maddesinde, \"Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasiyle ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tesbitidir.\" , - 259 uncu maddesinde, \"Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur.\" , - 280 inci maddesinde, \"Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur. Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir. Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, bu Kanunun 281 ve 285 inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebilir. Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı (LİBOR) esas alınır.\" hükümleri yer almaktadır. Diğer taraftan, 130 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve 217 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği gereğince, değerleme günü itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurların ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurlar esas alınmakta, bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kuru (efektif alış kurunun bulunmaması halinde döviz alış kuru), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kuru uygulanmaktadır. Buna göre; - Şirketiniz tarafından, acenteler aracılığıyla verilen konaklama hizmetine ilişkin olarak, genel hükümler çerçevesinde, gerçek hizmet bedeli üzerinden fatura düzenlenmesi gerekmektedir. - Yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen faturalarda Türk parası karşılığı gösterilme zorunluluğu bulunmamakta olup, bu faturaların, sadece döviz cinsinden/yabancı para cinsinden tutara yer verilmek suretiyle düzenlenebilmesinin yanı sıra, döviz cinsinden bedel ile birlikte Türk Lirası karşılığı gösterilmek suretiyle de düzenlenebilmesi mümkün bulunmaktadır. - Söz konusu faturaların, sadece döviz cinsinden tutara yer verilmek suretiyle düzenlenmesi halinde, faturanın düzenlendiği tarihte T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen döviz alış kurunun esas alınması suretiyle belirlenecek Türk Lirası karşılığının kayıtlara intikal ettirilmesi; Türk Lirası karşılığı da gösterilmek suretiyle düzenlenecek faturalarda faturanın düzenlendiği tarihte T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen döviz alış kuru dikkate alınarak belirlenecek tutarın Türk Lirası karşılığı olarak faturada yer verilmesi ve bu tutar üzerinden faturanın kayıtlara intikal ettirilmesi gerekmektedir. - Söz konusu fatura muhteviyatı tutarının, kısmen veya tamamen sonraki bir tarihte ödenmesi halinde, alacak tutarının değerleme günleri (geçici vergi dönem sonları ve yıl sonları) ve ödeme/tahsil tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 280 inci maddesine uygun olarak yabancı para değerlemesine tabi tutulması ve oluşan lehe veya aleyhe kur farklarının ilgili dönem kayıtlarına (gelir/gider hesaplarına) intikal ettirilmesi icap etmektedir. - Dönem sonlarında yapılan değerlemeye bağlı olarak ortaya çıkan kur farklarının yanı sıra yurt dışındaki müşteriler adına döviz cinsinden düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların tahsili/ödenmesi tarihi itibarıyla oluşan kur farkına ilişkin kayıtların tevsiki için de Vergi Usul Kanunu uygulaması bakımından herhangi bir belge (fatura, gider pusulası, ilgili ülke mevzuatına göre mükellef adına düzenlenmiş muteber bir belge) aranmayacaktır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV 'ye tabi olduğu, - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-5.3) bölümünde; \" Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV'ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları matraha dahil edilmez. ... Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır. Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmaz. \" açıklamaları yer almaktadır. Ayrıca, 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin (4.5.) bölümünde de yurt içi teslimler ile ihraç kayıtlı teslimlerde oluşan kur farkları hakkında açıklamalar yapılmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından Türkiye'de verilen konaklama hizmeti 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup, hizmet bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi halinde vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarih ile hizmete ilişkin bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan kur farkı KDV matrahına dahil edilecektir. Bu çerçevede, erken rezervasyon nedeniyle yurt dışındaki acenteye düzenlenen fatura bedelinin tahsili aşamasında Şirketiniz lehine ortaya çıkan kur farkı için hizmetin yapıldığı tarihte bu işlem için geçerli oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanması ve 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Söz konusu hizmete ilişkin bedelin tahsil edildiği tarihte Şirketiniz aleyhine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarına hizmetin yapıldığı tarihteki oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanıp Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmekte olup, bu KDV'nin aynı döneme ilişkin 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkündür. Ancak, yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22271, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22271", "ozelgeNo": "39044742-130[Bakanlık Görüşü]-540887", "ozelgeTarih": "2021-07-08", "baslik": "Hurda araç tesliminin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinize ait binek otomobilin hurdaya ayrılarak geri dönüşüm firmasına bedelsiz olarak teslim edildiği belirtilerek söz konusu teslimin vergi mevzuatı açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "1- Vergi Usul Kanunu Yönünden: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların mükellefler tarafından, esas itibarıyla, mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak düzenlenmesi uygun bulunan belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun; -229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" , -232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.\" hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca Kanunun 267 nci maddesinde, emsal bedelin, gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olduğu ve emsal bedelinin sırasıyla ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası veya takdir esaslarından birinin uygulanması suretiyle tespit edileceği; -328 inci maddesinde de, devir ve trampanın satış hükmünde olduğu belirlenmiştir.. Diğer taraftan, 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesinde, \"(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2019 tarihine kadar, 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listenin 8701.20, 87.02, 87.03, 87.04 G.T.İ.P. numaralarında yer alan, kayıt ve tescile tabi 16 ve daha büyük yaştaki araçların adına kayıtlı gerçek veya tüzel kişiler tarafından, ilgili mevzuat gereğince kayıt ve tescili silinerek, doğrudan veya ihracatçılar vasıtasıyla ihraç edilmesi ya da bir daha kullanılmamak üzere hurdaya çıkartılması halinde, her bir araç için aynı cins (87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan araçlardan sadece motor silindir hacmi 1600 cm3 'ü geçmeyen) yeni bir aracın ilk iktisabında tahakkuk eden özel tüketim vergisinin 10.000 Türk lirasını aşmamak üzere araçların cinsleri ve özelliklerine (motor silindir hacmi, sınıfı, özel tüketim vergisi oranına esas matrahı gibi) göre Bakanlar Kurulunca tespit edilecek kısmı, terkin edilir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu maddenin uygulama usul ve esasları \"7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 1 inci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Genel Tebliğ\" ile belirlenmiştir. Buna göre, aktifinize kayıtlı aracın bahse konu mevzuat dahilinde hurdaya ayrılarak ilgili kuruma bedelsiz olarak tesliminde, işlemin mahiyetine ilişkin açıklamalara da yer vermek suretiyle, emsal bedel üzerinden geri dönüşüm firması adına fatura düzenlenmesi ve aracın buna istinaden aktifinizden/kayıtlarınızdan çıkarılması icap etmektedir. 2- Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun; -6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde de, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1-) İşletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği; 2-) İşletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddelerinin hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar \"dönemsellik ilkesi\" ile \"tahakkuk esası ilkesi\"dir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir veya gider unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönemin kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinize ait binek otomobilin hurdaya ayrılarak bedelsiz olarak geri dönüşüm firmasına teslim edilmesi durumunda, emsal bedel esas alınarak hesaplanacak tutar üzerinden, genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlenmesi ve bu tutarın şirketinizin kurum kazancına dahil edilmesi gerekmekte olup, bahse konu binek aracın şirket kayıtlarındaki maliyet bedelinin ise safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabiidir. 3- Katma Değer Vergisi Yönünden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -17/4-g maddesinde ise, metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Metal, Plastik, Kâğıt, Cam Hurda ve Atıkları ile Konfeksiyon Kırpıntılarının Teslimi\" başlıklı (II/F-4.7.2.) bölümünde, \"Hurda veya atık metal, plastik, kâğıt ve cam ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimlerinde KDV uygulanmaz. İmalathane ya da fabrikalarda, imalat sırasında elde edilen metal kırpıntı, döküntü ve talaşların teslimi de bu kapsamda vergiden müstesnadır...\" -\"Hurda ve Atık Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.3.) bölümünde; \"Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimi 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince KDV'den müstesnadır. Ancak, bu malların teslimi ile ilgili olarak aynı Kanunun (18/1) inci maddesine göre istisnadan vazgeçilmesi mümkündür. Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir.\" açıklamalarına yer verilmektedir. Buna göre, şirketinize ait binek otomobile, ilgili trafik müdürlüğünce tescil belgesine \"Hurdaya çıkarılmıştır.\" şerhi konulması ve aynen veya onarılmak suretiyle üretim amacına uygun olarak kullanılamayacak halde olması durumunda bu aracın teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesi uyarınca KDV'den istisna tutulacaktır. Ancak, söz konusu aracın aynen veya onarılmak suretiyle kullanılabilir halde olduğunun tespiti halinde bu teslimde genel hükümlere göre KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6944, "title": "Madde 38 Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31527, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31527", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-536448", "ozelgeTarih": "2021-07-08", "baslik": "Alacak yönetim şirketi tarafından devir alınan alacaklar karşılığı belge düzeni ve KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin …A.Ş.nin alacaklarını \"Alacak Devir Sözleşmesi\" ile devraldığı, devralınan alacaklarla ilgili Şirketinize yapılacak ödemelerin KDV ye tabi olup olmadığı, alacağın temliki karşılığı … A.Ş.ye yapılan ödemeler nedeniyle fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinde, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\", - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2021 yılı için 1.500 TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2021 yılı için 1.500 TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\" hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 183 üncü maddesinin birinci fıkrasında, \"Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Bahsi geçen Kanun hükmü uyarınca temlik edilen alacağın, alacak talep hakkı temlik edilen firmaya geçeceğinden, Kanunun amir hükümlerine uygun şekilde temlik edilen alacak temlik eden açısından ortadan kalkmakta, alacağın talep hakkı temlik edilene geçmektedir. Buna göre, ….A.Ş. ile yapılan temlik sözleşmesi dahilinde devir alınan alacakların Şirketinizce tahsil edilmesinde, genel hükümler çerçevesinde, hizmet bedeli (devir alınan alacağın devir bedeli ile devir sonrası tahsil edilen tutar arasındaki fark) üzerinden borçlu adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu faturada, işlemin mahiyetine ve daha önce adı geçen Şirket tarafından düzenlenen faturaya/faturalara ilişkin bilgilere ilişkin açıklamaya yer verilmesi gerektiği tabiidir. GİDER VERGİLERİ KANUNU YÖNÜNDEN: 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; \"Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir. 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar.\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun mükellefi belirleyen 30 uncu maddesinde ise BSMV yi banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Konuya ilişkin olarak 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin \"B-2- 6802 Sayılı Kanunun 28'inci Maddesinin İkinci Fıkrasında Belirtilen Muamele ve Hizmetleri Esas İştigal Konusu Olarak Yapanlar\" başlıklı bölümünde; \"Buna göre, banker kapsamında BSMV mükellefi olmak için, anılan Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemlerin esas iştigal (ana faaliyet) konusu olarak yürütülmesi ve bu işlemler dolayısıyla lehe para alınması gerekmektedir. ... Esas itibarıyla 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemler, ilgili kanunlar uyarınca verilen yetki veya izin ile yapılabilecek işlemlerdir. ... Buna göre, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas iştigal konusu olarak yapanlar, bu işlemleri ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle yürüten kişileri ifade etmektedir. Dolayısıyla bunların 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri \"esas iştigal konusu\" olarak BSMV ye tabi olacak, bunlar dışındakilerin aynı fıkrada belirtilen işlemleri \"esas iştigal konusu\" olmadığından KDV ye tabi olacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından … A.Ş.ye ait alacakların devralınması suretiyle tahsil edilmesi işlemleri, ilgili kanunların Şirketinize verdiği yetki veya izin çerçevesinde yapılmamaktadır. Bu nedenle banker kapsamında BSMV mükellefi olmayan Şirketinizin söz konusu tahsilat işlemleri BSMV nin konusuna girmemektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, aynı maddede ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, -4/1 inci maddesinde; hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -17/4-e maddesinde; banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemlerin KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, … A.Ş.den devir alınan alacakların Şirketinizce tahsili hizmeti BSMV kapsamına girmediğinden genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi tutulacak ve borçlu adına düzenlenen faturada hizmet bedeli üzerinden (devir alınan alacağın devir bedeli ile devir sonrası tahsil edilen tutar arasındaki fark) genel oranda (%18) KDV hesaplanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32156, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32156", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-540888", "ozelgeTarih": "2021-07-08", "baslik": "Ortağı olunan adi ortaklığa verilen inşaat taahhüt hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 04/02/2021 tarih ve 801095 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formu ve bu forma ek olarak verilen ilgi (b)'de kayıtlı dilekçe ve eklerinde, %99,99 oranında ortağı olduğunuz ….. Adi Ortaklığı tarafından 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmelerine istinaden inşaata başlandığı, Adi Ortaklığın bu iş için kurulduğu ve iş bitiminde tasfiye olacağı, Adi Ortaklığa inşaat taahhüt hizmetini Şirketinizin verdiği, 30/1/2021 tarihli ve 31380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3470 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile inşaat taahhüt işlerinde katma değer vergisi (KDV) oranının %1 olarak belirlendiği belirtilerek, ortaklığa verilen inşaat taahhüt hizmetine uygulanması gereken KDV oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 13 üncü sırasına, 3470 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile \"6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde taşınmaz maliklerine ait mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanında yapılacak olan konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri\" ibaresi eklenmiş olup, 30/1/2021 tarihinden itibaren bu hizmetlere %1 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Özelge talep formu ekinde yer alan belgelerin tetkikinden; Adi Ortaklığın ortaklarından ……. ile arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmeleri düzenlendiği, söz konusu sözleşmelere istinaden ortağı olduğunuz Adi Ortaklık ile Şirketiniz arasında kaba ve ince inşaat işleri için sözleşmeler düzenlediği ve Adi Ortaklığa inşaat taahhüt hizmetinin Şirketiniz tarafından verildiği ve dolayısıyla akdedilen sözleşmelerin konusunun 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 13 üncü sırası kapsamında taşınmaz maliklerinin müteahhitlerden doğrudan yaptıkları inşaat taahhüt hizmeti alımı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kat karşılığı inşaat kapsamında yapılan işlemler, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 13 üncü sırası kapsamına girmediğinden, müteahhit (yüklenici) tarafından arsa payına karşılık arsa sahiplerine konut veya işyeri teslim etmek amacıyla alt firmalardan (taşeron) alınan inşaat taahhüt hizmetlerinin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22272, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22272", "ozelgeNo": "64597866-130[35]-10510", "ozelgeTarih": "2021-06-24", "baslik": "Sözleşme kapsamında satılan ilaçlar için uygulanan ilave iskontolarda KDV tutarının ayrıştırılması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış ilaçların Türkiye'ye ithalatının, ithal edilen ilaçların yurt içinde sağlık personeline, eczanelere tanıtımının yapıldığı ve ana distribütörlük faaliyetlerinin yürütüldüğü, ilaçlar ithal edildikten sonra yurt içinde ecza depoları vasıtasıyla eczanelere dağıtımının yapıldığı, hastaların da reçete karşılığında eczanelerden ihtiyacı olan ilaçları tedarik ettiği, geri ödeme sistemi içinde olan ilaçların bedelinin Sağlık Bakanlığı tarafından ödendiği, Sağlık Bakanlığı tarafından ilaçların fiyatlandırılması ile ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığı ve bütçe dahilinde iskontolar uygulandığı, Şirketiniz ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında imzalanan \"Alternatif Geri Ödeme Sözleşmesi\" çerçevesinde sözleşme kapsamında satılan (… isimli) ilaçlar üzerinden belli bir hesaplamayla ilave iskonto uygulanmasına karar verildiği ve hesaplanan iskonto tutarının SGK tarafından \"Borç Bildirim Belgesi\" ile tebliğ edildiği belirtilerek, SGK tarafından tebliğ edilen \"Borç Bildirim Belgesi\"nin yeterli olup olmadığı, tebliğ edilen iskonto tutarının içinde katma değer vergisi (KDV) tutarının olması sebebiyle toplam iskonto tutarının tamamının mı gider kaydedileceği yoksa toplam iskonto tutarından KDV tutarının ayrıştırılarak mı gider kaydedileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap döneminde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 nci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise bu farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 nci maddeleri hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirilebilecek giderler sayılmış olup, bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler ile (3) numaralı bendinde işle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar \"dönemsellik\" ve \"tahakkuk esası\" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında, bir gelir veya gider unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla; kurum kazancının tespitinde, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde yer alan hükümlerin dikkate alınması gerekir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından yurt dışından ithal edilerek Nisan/2018 döneminde SGK'ya fatura edilen kutu adetleri esas alınarak kurum alacağı olarak hesaplanan ve SGK tarafından düzenlenen \"Borç Bildirim Belgesine\" istinaden Şirketinizce SGK'ya ödenen söz konusu iskonto tutarının, içerisinde yer alan KDV tutarı hariç olmak üzere, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Vergi Usul Kanunu Yönünden: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 171 inci maddesinde, \" Mükellefler bu kanuna göre tutacakları defterleri vergi uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları sağlıyacak şekilde tutarlar: 1.Mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tesbit etmek; 2.Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tesbit etmek; 3.Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek; 4.Mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve incelemek; 5.Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını (emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek ve incelemek. \" hükümleri yer almakta olup, maddede belirtilen amaçları sağlayacak şekilde mezkûr Kanun gereğince tutulması zorunlu defterlere yapılan kayıtların tevsikine ilişkin hükümlere ise Kanunun 227 ve müteakip maddelerinde yer verilmiştir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu hükme bağlanmış olup, söz konusu kayıtların Kanunun 229 uncu ve müteakip maddelerinde düzenlenen veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerden uygun olanı ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, aynı Kanunun; - 242 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Tüccarlar evvelki maddelerin dışında kalan ve bir hüküm ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar .\", - 253 üncü maddesinde, \" Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar. \" hükümleri yer almaktadır. Bu bağlamda, Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde, belge düzenleme yükümlülüğü bulunmayan (kurumlar vergisi veya katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayan) kamu kurumlarınca gerçekleştirilen işlemlere (mal teslimi ve hizmet ifaları ile diğer muamelelere) ilişkin muhatap mükelleflerin kayıtlarının tevsikinde, söz konusu kurumlarca düzenlenen ve tabi oldukları ilgili mevzuat dahilinde düzenlemiş oldukları belgelerin kullanılması mümkündür. Dolayısıyla, somut durumda, SGK tarafından düzenlenen \"Borç Bildirim Belgesi\"nin kayıtların tevsikinde, adı geçen Kurumun tabi olduğu ilgili mevzuat dahilinde düzenlenmiş bir belge olmasına bağlı olarak, tevsik edici belge olarak kabul edilmesi mümkün olup, bu belgelerin Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre muhafaza ve yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz edilmesi gerektiği tabiidir. KDV Kanunu Yönünden: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -10 uncu maddesinde, malın teslimi ve hizmetin yapılmasıyla, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne surette olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -25/a maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontoların KDV matrahına dahil olmayacağı, -29/1-a maddesinde, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den indirebileceği, -35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin bunlar için borçlandığı vergiyi, bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzeltebileceği, -58 inci maddesinde, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe indirilebilecek KDV'nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceği, hüküm altına alınmıştır. Şirketiniz ile SGK arasında … tarihinde imzalanan \"Alternatif Geri Ödeme Sözleşmesi\"nden Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği eki \"Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi (EK/4-A)\"nde yer almakta olan \"…\" ve \"...\" isimli ilaçlar için mevcut perakende fiyatları esas alınarak ilave iskonto hesaplanacağı ve SGK'ya iade edileceği, SGK tarafından belirlenen iade tutarının Şirketinize tebliğ edileceği ve Şirketinizce SGK tarafından bildirecek hesaba bu tutarın yatırılması suretiyle ilave iskontoya bağlı iadenin gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından yurt dışından ithal edilerek … döneminde SGK'ya fatura edilen kutu adetleri esas alınarak kurum alacağı olarak hesaplanan ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından düzenlenen \"Borç Bildirim Belgesi\" ile Şirketinize tebliğ edilen iskonto tutarı nedeniyle, teslimi yapılan (… isimli) ilacın matrahında değişiklik meydana geleceğinden, \"Alternatif Geri Ödeme Sözleşmesi\" gereğince hesaplanan söz konusu iskonto tutarının içerisinde yer alan KDV'nin iç yüzde yöntemiyle ayrıştırılarak 3065 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde belirtilen şekilde düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6944, "title": "Madde 38 Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28929, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28929", "ozelgeNo": "75766797-130[1878]-59022", "ozelgeTarih": "2021-06-23", "baslik": "İkinci el araç satışı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 8/1/2020 tarihinde otomobil ve hafif motorlu kara taşıtlarının perakende ticareti faaliyetine başladığınız, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında yetki belgenizin bulunmadığı ve noter satış senedi ile vergi mükellefi olmayan kişilerden satın aldığınız binek otomobilleri için gider pusulası düzenlediğiniz belirtilerek, bahse konu araçların satışında düzenlenecek faturalarda özel matrah uygulamasının mümkün olup olmadığı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -23/f maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-4.9) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/02/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. ... Verilen süre içinde yetki belgesini almamış olanlar ile yetki belgesi almaksızın ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanmaz. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, 13/2/2018 tarih ve 30331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinde; \"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden gerçek veya tüzel kişi tacirler ile esnaf ve sanatkârların bu faaliyetlerine devam edebilmeleri için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren durumlarını bir yıl içinde, lise mezunu olma şartı hariç olmak üzere 6 ncı maddenin birinci fıkrasındaki şartlara uygun hale getirerek yetki belgesi alması gerekir. \" denilmekte olup, 15/8/2020 tarih ve 31214 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 25 inci maddesiyle anılan yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası \" Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmelerin, 31/08/2020 tarihine kadar durumlarını bu Yönetmelikteki şartlara uygun hale getirerek yetki belgesi alması gerekir. \" şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticareti hakkında yönetmelik kapsamında yetki belgenizin bulunmaması halinde, 31/8/2020 tarihinden sonraki satışlarınız için 3065 sayılı Kanunun 23/f maddesinde yer alan özel matrah uygulamasından faydalanmanız mümkün bulunmamakta olup, bu durumda noter satış senedi ile vergi mükellefi olmayan kişilerden satın aldığınız binek otomobillerinin tesliminde toplam bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31528, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31528", "ozelgeNo": "36062021-130[2021-KDV-ÖZE/01]-41473", "ozelgeTarih": "2021-06-23", "baslik": "Projeye konu ürünün imalatına ilişkin işlemlerde KDV istisnası.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin 14/1/2020 tarihinde TÜBİTAK (1512-BİGG) ve KOSGEB desteği ile … Teknopark bünyesinde travmatik beyin ve omurilik yaralanmaları, inmeler, nörolojik veya ortopedik nedenlerden kaynaklanan Serebral Palsi (SB), Kas Distrofisi gibi çeşitli hastalıklar sonucu yürüme yetisini kısmen yada tamamen kaybeden çocukların rehabilitasyon süreçlerini desteklemek amacıyla mobil yürüme robotu tasarlayarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini, bu bağlamda tasarlanan prototipin satış amaçlı değil test ve güncelleme amaçlı yapılarak gerekli inovasyonun sağlanacağını, yapılması hedeflenen projenin hali hazırda piyasadan alınamayacağı için CNC tezgahlarında üretilerek yapılanması gerektiği belirtilerek, projenize konu olan \"mobil yürüme robotu\"nun CNC tezgahlarında bütün olarak veya prototip parçalar halinde imal edilip Şirketinize tesliminde KDV Kanununun 13/m maddesi kapsamında istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/m maddesinde, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerinin katma değer vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna\" başlıklı (II/B-14.) bölümünde konuya ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup, söz konusu bölümün; -\"İstisnadan Yararlanacak Alıcılar\" başlıklı (II/B-14.1.1.) alt bölümünde; \"İstisnadan; - 4691 sayılı Kanun kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, - 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, - 6550 sayılı Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlar yararlanır.\" -\"İstisna Kapsamına Giren Teslimler\" başlıklı (II/B-14.1.2) alt bölümünde; \"İstisna, bu Tebliğin (II/B-14.1.1.) ayrımında sayılanların, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanmak üzere, yeni makina ve teçhizat alımlarında uygulanır. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde bulunanlara istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizatın, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde kullanılması gerekir. Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinin kapsamı ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir. İstisna \"yeni\" makina ve teçhizat teslimlerine tanındığından, istisna kapsamında teslime konu edilecek makina ve teçhizatın kullanılmamış olması gerekmektedir. Diğer taraftan, makina ve teçhizatın aksam, parça, aksesuar ve teferruatları istisna kapsamında değerlendirilmez. Makina ve teçhizatın nitelik ve kapsamı, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makina ve teçhizat teslimlerinde istisna uygulamasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı bu Tebliğin (II/B-5.1.) bölümündeki açıklamalara göre belirlenir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde makine ve cihazlar, üretimde kullanılan her türlü makine ve cihazlar ile bunların eklentileri ve bu amaçla kullanılan taşıma gereçleri şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanmak üzere, yeni makina ve teçhizat alımları KDV'den istisna olup, mobil yürüme robotu parçalarının tasarlanarak CNC tezgahlarında prototip parçalar halinde veya bütün olarak imal ettirilmesi hizmet alımı niteliğinde olduğundan, söz konusu işlemlerin KDV Kanununun 13/m maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28930, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28930", "ozelgeNo": "27523430-130[3010548301]-26085", "ozelgeTarih": "2021-06-22", "baslik": "TOKİ tarafından yapılan işyeri teslimlerinin KDV Kanunu karşısındaki durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … İlinde yapılmak üzere Kooperatifiniz ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) arasında 4. Oto Sanayi Sitesi yapım işi için anlaşma sağlanarak sözleşme yapıldığı ve bu yapım işi kapsamında arsa tapusunun TOKİ adına düzenlendiği belirtilerek, TOKİ tarafından Kooperatifiniz üyelerine yapılacak işyeri teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) istisnasının uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/j maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 17/4-k maddesinde de, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Öte yandan KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Organize Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasına İlişkin İstisna\" başlıklı (II/B-13.) bölümünün \" İstisnadan Yararlanacak Alıcılar\" başlıklı (II/B-13.1.1.) alt bölümünde, \"Söz konusu istisnadan; -12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa göre kurulan organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler, -24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi ana sözleşmesi hükümlerine göre kurulmuş küçük sanayi sitesi yapı kooperatifleri faydalanır. Küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin bu istisnadan faydalanabilmesi için küçük sanayi sitesi inşa edilecek arsanın tapu sicilinin küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi adına tescil edilmiş olması ve bu arsanın küçük sanayi sitesi inşa edilmesine uygun olduğunun uygulama imar planı veya yetkili idarelerce verilecek ruhsat veya onay ile tevsik edilmesi gerekmektedir.\" - \"Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerine Tanınan İstisna\" başlıklı (II/F-4.23.) bölümünde ise, \"Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır. Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.\" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, 3065 sayılı Kanunun 13/j maddesinde yer alan istisna, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifalarını kapsamakta olup, TOKİ tarafından Kooperatifiniz üyelerine yapılan işyeri teslimleri bu kapsamda yer almamaktadır. Diğer taraftan, TOKİ tarafından küçük sanayi sitesi kapsamında yapılacak işyerlerinin Kooperatifiniz üyelerine teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/4-k maddesinde yer alan istisna kapsamında da bulunmamakta olup, söz konusu teslimlere ilişkin olarak genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28931, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28931", "ozelgeNo": "76464994-130-83640", "ozelgeTarih": "2021-06-21", "baslik": "Serbest bölgeye verilen taşımacılık hizmetinde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin serbest bölgelerde faaliyette bulunan şirketlere iç gümrükler arası veya Türkiye'den serbest bölgelere yük taşımacılığı hizmeti verdiği belirtilerek ihraç amaçlı olan veya ihraç amaçlı olmayan, serbest bölgeye ya da serbest bölgeden yapılacak yük taşımacılığı işlerinin katma değer vergisi (KDV) mükellefiyeti bulunmayan serbest bölge şirketlerine yapılması halinde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı ve nasıl uygulanması gerektiği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde; \"KDV mükellefiyeti bulunmayanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında olmamak kaydıyla, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarında tevkifat uygulaması söz konusu olmayacaktır. Örnek: KDV mükellefiyeti bulunmayan apartman yönetimlerine verilen özel güvenlik hizmetlerinde ya da KDV mükellefiyeti bulunmayan konut yapı kooperatiflerine verilen yapı denetim hizmetlerinde, tevkifat uygulanmayacaktır.\" -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Serbest Bölgelerde verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri'' başlıklı (II/F-4.9) bölümünde; ''3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri KDV'den müstesnadır. Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV'ye tabidir. Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV'den istisnadır. Serbest bölgede üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden KDV'ye tabi olacaktır. .... Örnek 2: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) A.Ş., serbest bölgede üreteceği mallara ilişkin yurtiçinden satın aldığı hammaddeleri (B) Nakliyat Ltd. Şti. ne taşıttırmıştır. (A) A.Ş. bu hammaddeleri kullanarak ürettiği malların bir kısmını ihraç etmiş, ihraç edilen malların limana kadar taşınması işini de yine (B) Nakliyat Ltd. Şti.ne yaptırmıştır. Ürettiği malların kalan kısmını da yurtiçine satmış ve söz konusu malları (D) Nakliyat A.Ş. ne taşıttırmıştır. Bu durumda, (B) Nakliyat Ltd. Şti. tarafından yapılan taşıma işleri KDV'den istisna olacak, (D) Nakliyat A.Ş. tarafından yapılan taşıma işi ise ihraç amaçlı yük taşıma işi olmadığından KDV'ye tabi olacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ya da bir başka serbest bölgeye yapılan ihraç amaçlı yük taşımacılığı işleri, 3065 sayılı Kanunun 17/4-ı maddesi kapsamında KDV den istisna olup, bu taşıma işleri için KDV tevkifatı uygulanması mümkün değildir. İhraç amaçlı olmayan yük taşıma işleri (yük taşıma işinin serbest bölgeden yurtiçine yapılması da bu kapsamda değerlendirilmektedir.) 3065 sayılı Kanunun 17/4-ı maddesindeki istisna kapsamına girmediğinden genel hükümlere göre KDV ye tabi olacaktır. Şirketiniz tarafından mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara verilen bu taşıma işleri için (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Ancak, söz konusu taşıma işlerinin serbest bölgede faaliyet gösteren ve gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunmayanlara verilmesi halinde, alıcının Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde sayılanlar arasında yer almaması kaydıyla, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32157, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32157", "ozelgeNo": "E-43735382-130[KDV:13-1]-19899", "ozelgeTarih": "2021-06-21", "baslik": "Konut Yapı Kooperatifine yapılan inşaat taahhüt işinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kooperatifinize yapılacak olan hafriyat ve inşaat taahhüt işlerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. KDV Kanununun geçici 15 inci maddesi ile 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den istisna edilmiştir. Öte yandan, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 12 nci sırasında konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri %1 oranında KDV'ye tabi tutulmuştur. Bu çerçevede, konut yapı kooperatiflerine ifa edilecek inşaat taahhüt işleri, bina inşaat ruhsatı 29/7/1998 tarihinden önce alınmış ise KDV'den istisna tutulmakta, bina inşaat ruhsatı bu tarihten sonra alınmışsa söz konusu işlere %1 oranında KDV uygulanmaktadır. Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna/indirimli oran uygulaması ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-4.2.) \"Konut Yapı Kooperatiflerine Yapılan İnşaat Taahhüt İşlerinde İstisna/İndirimli Oran Uygulaması\" başlıklı bölümü ile 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.6.5) \"Konut Yapı Kooperatiflerine Yapılan İnşaat Taahhüt Hizmetlerinde KDV Uygulaması\" başlıklı bölümünde detaylı açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli KDV oranı %1 uygulanabilmesi için; - Kooperatifin konut yapı kooperatifi statüsünde olması, - İşin konut yapı kooperatifine yapılması, - Yapılan işin inşaat işi olması ve taahhüde dayanması şartlarının yanı sıra inşaatın yapıldığı arsanın tapu sicilinde inşaat taahhüt hizmetini alan kooperatif tüzel kişiliği veya kooperatifin bağlı olduğu üstbirlik adına tescil edilmiş ve inşaat yapı ruhsatının konut yapı kooperatifine verilmiş olması da gerekmektedir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.6.5.1.) \"İstisna veya İndirimli Oran Uygulaması Kapsamına Giren İşlemler\" başlıklı bölümünde, inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılan işler belirtilmiştir. Bu bağlamda, ilgide kayıtlı özelge talep formunuz ekindeki yapı ruhsatı ve tapu fotokopisinin tetkik edilmesi neticesinde, …. tarihli yapı ruhsatının ve ….. tarihli tapu senedinin kooperatifiniz adına düzenlendiği tespit edilmiştir. Diğer taraftan, ….. tarihli yapı ruhsatının incelenmesinden, parselin kullanma amacının \"konut+ticaret\" olduğu, kullanma amacına göre yapının 40 adet mesken, 25 adet ofis ve işyeri olmak üzere 65 adet bağımsız bölümden oluştuğu anlaşılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan ….. tarihli ve ….. sayılı yazıda; \" ... 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca, kooperatifin amacı ve faaliyet konusu, ana sözleşmesinde gösterilmesi ve tescil ve ilanı zorunlu bulunan hususlar arasında yer almaktadır. Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca ise, alınacak gayrimenkulün kooperatifin amacına uygun olması gerekmektedir. Bakanlığımızca hazırlanan Konut Yapı Kooperatifi Örnek Ana Sözleşmesi'nin \"Amaç ve Faaliyet Konuları\" başlıklı 6 ncı maddesinin ilk fıkrasında, kooperatifin amacının ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamak olduğu belirtilmiş ve çalışma konuları da bu amaca yönelik olarak sıralanmıştır. Bu çerçevede yapılabilecek faaliyetler de söz konusu maddenin devamında sayılmıştır. Dolayısıyla konut yapı kooperatifi olarak kurulan bir kooperatifin amaç ve faaliyet konularına uygun olarak konut yaparak ortaklarına teslim etmesi esas teşkil etmektedir. Ancak imar planı gereği fiili olarak kooperatif konutlarının altında dükkân ve işyerlerinin ortaya çıkması gibi zaruri nedenle işyeri yapımının gerçekleşmesi halinde, Kooperatifler Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca Bakanlığımız önizni alınarak kooperatif ana sözleşmesinin 6 ncı maddesine ilave hüküm eklenmek suretiyle bu dükkân ve işyerlerinin mülkiyetinin ana sözleşmenin ilgili hükümleri çerçevesinde mevcut ortaklara dağıtılması mümkün olabilmektedir. ….. \" ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, kooperatifinize konut inşaatlarına ilişkin olarak verilen ve taahhüde dayalı olarak yapılan inşaat taahhüt işleri %1 oranında KDV'ye tabidir. İnşaat taahhüt işinden bağımsız olarak tek başına yapılan hafriyat işleri ise genel oranda (%18) KDV'ye tabidir. Ancak, konut inşaatına ilişkin olmak kaydıyla hafriyat işi ile inşaat alanında tesviye işlerinin birlikte yapılması halinde bu işlerin inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilmesi ve %1 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekir. Öte yandan, ofis ve işyerine ilişkin olarak verilen inşaat taahhüt işleri, konut yapı kooperatiflerinin amaç ve faaliyet konularına uygun olmayacağı için söz konusu işlerde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30261, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30261", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/09-2021/18]-184696", "ozelgeTarih": "2021-06-11", "baslik": "Kargo taşıma hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; firmanızın kargo şirketine taşımacılık hizmetinde bulunduğu belirtilerek, söz konusu taşıma hizmetine yönelik düzenlenecek faturalarda tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı ile tevkifat oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. Konu ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde de kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup, Tebliğin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünün, \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" \"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.2.) alt bölümünde ise \"Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde; \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi ((03/06/2021 tarih 31500 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 36 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 01/07/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2.000 TL) aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, firmanızın kargo şirketine bizzat verdiği ve KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi (01.07.2021 tarihi itibariyle 2.000,00 TL) aşan taşıma hizmetine yönelik düzenlenecek faturalarda (2/10) oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30262, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30262", "ozelgeNo": "37009108-130[107176]-64859", "ozelgeTarih": "2021-06-09", "baslik": "Taşımacılık Hizmetlerinde KDV Tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, karayolu taşımacılığı ile ev ve iş yerlerinin taşınması faaliyetini yürüttüğünüz, bu faaliyeti yürütürken kapalı kasa kamyon ve kamyonlarınızın üzerinde montajlı özel amaçlı yük asansörlerini kullandığınız belirtilerek ev ve iş yerlerinin kapalı kasa kamyon ile veya özel amaçlı yük taşıma asansörü ile taşınması durumunda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde ise, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmıştır. Aynı Tebliğin \"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünün; - \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", - \"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.2.) alt bölümünde ise, \"Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, ev veya işyerinin karayoluyla taşınması hizmetinin kamyon ve kamyonlarınızın üzerinde montajlı özel amaçlı yük asansörleri ile birlikte bir bütün halinde, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara sunulması durumunda, alıcılar tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, karayoluyla taşıma yapılmaksızın ev veya işyerinin zemin katında bulunan eşyaların özel amaçlı yük taşıma asansörü ile aynı binanın üst katına taşınması şeklinde verilen hizmet, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında tevkifata tabi değildir. Ancak, bu özel amaçlı yük taşıma asansörü ile verilen hizmetin Tebliğin (I/C-2.3.2.13.) bölümünde belirtilenlere ifa edilmesi halinde hizmete ilişkin Şirketinizce düzenlenecek faturalarda yer alan KDV tutarı üzerinden Tebliğin (I/C-2.3.2.13.) bölümü gereğince bu kapsamdaki alıcılar tarafından (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30264, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30264", "ozelgeNo": "E-37009108-130-64855", "ozelgeTarih": "2021-06-09", "baslik": "Ticari Reklam Hizmetlerinde KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinize ait günlük yerel bir gazetede yayımladığınız imaj-tanıtım, satılık, kiralık, eleman, tebrik, taziye, kutlama, advertorial (haber reklam) ilan ve reklamları için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiş olup, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Aynı Tebliğin; -\"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \"2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" ifadeleri yer almaktadır. Buna göre; Şirketinize ait gazetede yayımlanan ve Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara verilen imaj-tanıtım ile advertorial (haber reklam) hizmetlerinin ticari reklam hizmeti kapsamında değerlendirilmesi ve Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketinize ait gazetede yayımlanan tebrik, taziye, kutlama, satılık, kiralık, eleman ilanı şeklindeki hizmetlerin ticari reklam kapsamında bulunmaması nedeniyle söz konusu hizmetler için KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15) bölümü kapsamında tevkifat uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30265, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30265", "ozelgeNo": "E-93996897-130-54968", "ozelgeTarih": "2021-06-09", "baslik": "Video çekimi, montajı, drone ile çekim vb.hizmetlerde kdv tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep form . İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müşterilerinize tanıtım amacıyla kullanacakları video çekimi, montajı, drone ile çekim hizmeti verdiğiniz belirtilerek bu hizmetler için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \"2.1.3.2.15. Ticari Reklam Hizmetleri 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" ifadesi yer almaktadır. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılan müşterilerinize tanıtım amacıyla kullanılmak üzere verdiğiniz video çekimi, montajı, drone ile çekim hizmeti için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32158, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32158", "ozelgeNo": "E-93996897-130-54848", "ozelgeTarih": "2021-06-09", "baslik": "Karides ununun KDV den istisna olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, hayvan yemi olarak kullanılmak üzere karides unu ithalinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/ı maddesi kapsamında KDV den istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/2 maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu, -13/ı maddesinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) tesliminin KDV den istisna olduğu hükümleri yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-11.) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, karides ununun hayvan yemi olarak kullanılmak amacı ile Şirketiniz tarafından ithalinin 3065 sayılı Kanunun 13/ı maddesi kapsamında KDV den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30266, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30266", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-448258", "ozelgeTarih": "2021-06-08", "baslik": "Reklam alanlarının boş vaziyette kiralanmasında tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, reklam hizmeti sunumlarının yapıldığı çeşitli alanların alım-satımı, kiralanması ve kullanım hakkının devri işi ile iştigal ettiğiniz belirtilerek; duvar, tahta, ekran, ayaklı veya ayaksız platform, tabela, pano ve billboard gibi alanların boş vaziyette, reklam hizmeti ifa edenlere veya aracılık edenlere satışının, devrinin, trampasının, kiralanmasının veya kullanım hakkının devredilmesinin, ticari reklam hizmeti kapsamında katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun, -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup Tebliğin; - (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde, \" KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -(I/C-2.1.3.2.15.1.) bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -(I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümünde, \" Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir.Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir .\" -(I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \" Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından reklam hizmeti sunumlarının yapıldığı duvar, tahta, ekran, ayaklı veya ayaksız platform, tabela, pano ve billboard gibi alanların boş vaziyette kiraya verilmesi hizmeti KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında değerlendirilmediğinden bu hizmetler için söz konusu bölüm kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Ancak, bu hizmetin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde sayılanlara verilmesi ve KDV dahil bedelin 1.000 TL'yi aşması halinde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Bilgi edinilmesi rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30263, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30263", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV/5 -İ- 9-2021/21]-179357", "ozelgeTarih": "2021-06-07", "baslik": "Araç Kurtarma Hizmetinde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; faaliyet kodunuzun 522104 (Kara Yolu Taşımacılığı ile İlgili Özel ve Ticari Araçlar İçin Çekme ve Yol Yardımı) olduğu belirtilerek, faaliyetinizle ilgili olarak yapmış olduğunuz araç kurtarma hizmetleri için düzenleyeceğiniz 1.000 TL ve üzeri faturalarda yük taşımacılığı hizmeti kapsamında (2/10) oranında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulayıp uygulamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar \" başlıklı (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmıştır. Söz konusu Tebliğin, \"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde; \" 2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Konuya ilişkin olarak … Bakanlığı … Genel Müdürlüğünden alınan … tarih ve … sayılı yazıda; Karayolu Taşıma Kanununda eşyanın (yükün) açık olarak tanımının yapıldığı göz önünde bulundurularak, araç kurtarma hizmeti sunan firmaların bu hizmeti ticari amaçlı yaptığı (ücret karşılığı yaptığı), bu taşıma faaliyetinin gerçekleştirildiği taşıtların bir taşıma kapasitesinin olduğu, taşınan eşyanın taşıt olması durumunun bu faaliyetin niteliğini değiştirmeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu hizmetin yürütülebilmesi için hizmeti yürüten firmaların Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamında yapılan faaliyetin niteliğine uygun yetki belgesi alma zorunluluğu bulunduğu ifade edilmektedir. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara ifa edilen araç kurtarma hizmetine ilişkin KDV dahil bedelin 1.000 TL yi aşması halinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü uyarınca (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30267, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30267", "ozelgeNo": "E-36062021-130[09-2021/ÖZE-19]-37262", "ozelgeTarih": "2021-06-04", "baslik": "KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, anlaşmalı olarak davalarına baktığınız bankalara avukatlık hizmetinizle ilgili düzenlediğiniz katma değer vergisi (KDV) dahil 1.000,00 TL'nin üzerinde olan serbest meslek makbuzlarında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Öte yandan, söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No.lu Tebliğ ile 1/3/2021 tarihinden geçerli olmak üzere \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre, davalarına baktığınız bankalara 1/3/2021 tarihinden itibaren verdiğiniz avukatlık hizmetlerine ilişkin KDV dahil hizmet bedelinin 1.000 TL'yi aşması halinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28934, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28934", "ozelgeNo": "E-63611781-130[9-2021/10]-20792", "ozelgeTarih": "2021-06-03", "baslik": "Nakliye bedeline ilişkin düzenlenen faturalarda KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, işletmenize gelen malların ambarınıza indirilerek kendi üzerinize kayıtlı ticari aracınızla ilgili firmaya nakliyesini gerçekleştirdiğiniz belirtilerek söz konusu hizmet için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9 uncu maddesinde, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, söz konusu Tebliğin; - (I/C-2.1.3.2.) bölümünde, \"2.1.3.2.11. Taşımacılık Hizmetleri 2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, ... karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" - (I/C-2.1.3.4.) bölümünde; (I/C-2.1.3.4.1.) Tevkifat Uygulamasında Sınır \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, işletmenize gelen malların ambarınıza indirilerek kendi üzerinize kayıtlı ticari aracınızla nakliyesine ilişkin verdiğiniz ve KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşan yük taşımacılığı hizmeti için, hizmet alıcısının KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) kapsamında sayılanlardan olması şartıyla, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28935, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28935", "ozelgeNo": "E-39044742-130[Özelge]-436813", "ozelgeTarih": "2021-06-03", "baslik": "Reklam ajansı faaliyetleri hizmetlerinde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, el broşürü, afiş, insört ve marketlerin baskı işleri, tasarım ve sosyal medya görsel tasarımı işlerine ilişkin düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümünde; \" 2.1.3.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri 2.1.3.2.12.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.12.2. Kapsam Sorumlu tayin edilenlere verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir. Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir. Ayrıca, söz konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında değerlendirilmeyecektir. \" -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \" 2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \" 2.1.3.2.15. Ticari Reklam Hizmetleri 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarına (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüpleri (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; -Firmanız tarafından ticari reklam amaçlı el broşürü ve afişlerin tasarlanarak hazırlanması veya reklam içeriğinin tasarımı suretiyle verilen ve KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşan hizmetler için KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında (3/10), - İnsört ve baskı hizmetinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılan müşterilerinize verilmesi ve KDV dahil hizmet bedelinin 1.000 TL'yi aşması halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında (7/10), -Ticari reklama ilişkin olmayan tasarım ve sosyal medya görsel tasarımı hizmetlerinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlara verilmesi ve KDV dahil işlem bedelinin 1.000 TL'yi aşması halinde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30268, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30268", "ozelgeNo": "E-36062021-130[2021-KDV-ÖZE/27]-37017", "ozelgeTarih": "2021-06-03", "baslik": "Belediyelere yapılan yapım işlerinde alt yüklenicilerin tevkifat sorumluluğu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, belediyeye yapım işi yapan ilk yükleniciye alt yüklenici olarak yapım işi yaptığınızı belirterek ilk yükleniciye keseceğiniz faturada katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup -(I/C-2.1.3.2.1.1) bölümünde; \" Tebliğin; - (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri, - (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır. \" -(I/C-2.1.3.2.1.2) bölümünde; \" Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. ... Tevkifat uygulaması kapsamındaki işin bir kısmının alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilmesi halinde, devir işlemlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanıp dayanmaması tevkifat uygulaması bakımından önem arz etmemektedir. Alıcının, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar arasında yer almaması veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL'nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz. Ancak ilk yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği alt yüklenicilerden tevkifat yapılır. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, belediyeler KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde tevkifat uygulayacak belirlenmiş alıcılar arasında yer almadığından, belediyelere karşı ifa edilen yapım işi tevkifata tabi tutulmayacaktır. Ancak, ilk yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında yer alması halinde alt yüklenici olan Şirketinize devredilen işe ilişkin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.1) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, belediyelerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri nedeniyle belediye bünyesinde iktisadi işletme oluşması halinde bu iktisadi işletme için ayrı KDV mükellefiyeti tesis edilecek ve iktisadi işletmeye verilen bedeli KDV dahil 5 milyon TL ve üzerindeki yapım işlerinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.1) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28936, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28936", "ozelgeNo": "E-43735382-130[KDV:13-2]-18110", "ozelgeTarih": "2021-06-02", "baslik": "Ticaret ve Sanayi Odasına Verilen Avukatlık Hizmeti İçin Düzenlenecek Serbest Meslek Makbuzunda KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Ticaret ve Sanayi Odasından almış olduğunuz noter vekaleti ile Odanın mahkeme konusuna giren ihtilaflı işlerine ilişkin avukatlık hizmeti verdiğiniz, ayrıca danışmanlık hizmeti vermediğiniz belirtilerek vermiş olduğunuz avukatlık hizmeti için düzenleyeceğiniz serbest meslek makbuzlarında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV tevkifat uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde, kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin açıklamalara ise anılan Tebliğin (I/C-2.1.3.) bölümünde yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü, KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 No.lu Tebliğ ile 1/3/2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere \" KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" şeklinde değiştirilmiştir. Diğer taraftan, Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \" Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, … Ticaret ve Sanayi Odasına 1/3/2021 tarihinden itibaren verdiğiniz avukatlık hizmet bedelinin KDV dahil 1.000 TL'yi aşması halinde, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30041, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30041", "ozelgeNo": "48816587-130-23837", "ozelgeTarih": "2021-06-02", "baslik": "Nakliye Faturasının Tevkifatlı Kesilip Kesilemeyeceği Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, \"Mineral Ses/Isı İzolasyon Malzemelerinin İmalatı\" faaliyetinde bulunduğunuz, mamullerinizin nakliyesi için taşımacılık firmaları ile çalıştığınız ve Şirketinize düzenlenen nakliye faturalarında ilgili firmalarca (2/10) oranında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulandığı, mamullerinize ilişkin satış faturalarınızda mamul bedeli yanında nakliye bedelinin de alıcı firmaya yansıtıldığı belirtilerek, mamul ve nakliye bedeli dahil olarak düzenlenen satış faturalarında gösterilen nakliye bedeline tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde ise mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümününde, \"2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\", - \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde, \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, mamullerinizin nakliyesine yönelik olarak taşımacılık firmalarından aldığınız karayoluyla yük taşımacılığı hizmetine ilişkin KDV dahil bedelin 1.000 TL yi aşması halinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü kapsamında (2/10) oranında tevkifat uygulanacaktır. Öte yandan, Şirketinizce bizzat ifa edilmeyen nakliye hizmeti bedelinin, mamul bedeli ile birlikte alıcı firmalara ayrıca yansıtılması durumunda Tebliğin mezkur bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Ancak, alıcının Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlardan olması ve yansıtılan nakliye hizmet bedelinin KDV dahil 1.000 TL yi aşması halinde (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7900, "title": "Madde 2 Teslim", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30271, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30271", "ozelgeNo": "37009108-130[112272]-62237", "ozelgeTarih": "2021-06-02", "baslik": "Ticari Reklam Hizmetlerinde KDV Tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, krom, alüminyum, metal ve plastikten oluşan tabela harflerini ürettiğinizi, üretmiş olduğunuz ürünlerin yarı mamül niteliğinde olduğunu, söz konusu ürünleri aracı firmaya veya tedarikçi firmaya ya da nihai tüketiciye sunduğunuzu, bu ürünler için gerekli ışıklandırma, panele yerleştirme, demir veya saç ayağı ile sabitleme, beton blok ile montajlama vb. işlemlerin alıcılar tarafından yapıldığını belirterek yarı mamül niteliğinde satmış olduğunuz ürünler için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiş olup, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Teslimler\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.) bölümünde de kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirlenmiştir. Aynı Tebliğin \" Ticari Reklam Hizmetleri \" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünün; -\" Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.1.) bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" -\"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümünde ise, \"Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, aynı Tebliğin \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, Şirketinizce yapılan krom, alüminyum, metal ve plastikten oluşan tabela harfleri üretimi ticari reklam hizmeti kapsamında değerlendirilmediğinden Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında KDV tevkifatına tabi tutulmayacaktır. Ancak söz konusu hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde sayılanlara sunulması ve KDV dahil bedelin 1.000 TL'yi aşması halinde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30272, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30272", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-432962", "ozelgeTarih": "2021-06-02", "baslik": "Reklam fotoğrafçılığı hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, reklam fotoğrafçılığı konusunda faaliyet gösterdiğiniz, toplantı, seminer, kongre ve gösteri gibi organizasyonların ya da ticari ürünlerin fotoğrafını çektiğiniz belirtilerek reklam ajanslarına, diğer gerçek ve tüzel kişilere verilen söz konusu hizmet için düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiş olup, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Teslimler\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.) bölümünde de kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirlenmiştir. Aynı Tebliğin \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15) bölümünün; -\"2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı alt bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"2.1.3.2.15.2. Kapsam\" başlıklı alt bölümünde; ''Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Ayrıca, Tebliğin \"Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre; - Tarafınızca Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde yer alanlara ticari reklamın hazırlanmasına yönelik olarak verilen ve KDV dahil bedeli 1.000 TL yi aşan fotoğraf çekimi hizmeti için KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15) bölümü kapsamında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmekte olup reklam ajansları da bu kapsamda yer almaktadır. - Toplantı, seminer, kongre ve gösteri gibi organizasyonların fotoğraf çekimi işlerinin ticari reklam hizmetleri kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15) bölümü kapsamında tevkifat uygulanmayacaktır. Bununla birlikte söz konusu hizmetlerin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde sayılanlara verilmesi durumunda, mezkur bölüm kapsamında (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30273, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30273", "ozelgeNo": "E-66523654-130[ÖZG-7-2021]-29773", "ozelgeTarih": "2021-06-02", "baslik": "Baroya bağlı avukatlara adli yardım kapsamında baro tarafından yapılan ödemeler ile CMK kapsamında cumhuriyet savcılıkları tarafından yapılan ödemelerde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Baronuz tarafından adli yardım kapsamında avukatlara yapılan ödemeler ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında Cumhuriyet Savcılıkları tarafından avukatlara ödenen vekalet ücretlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde tevkifat yapacak kurum ve kuruluşlar sayılmış, (I/C-2.1.3.2) bölümünde tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde ise tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. Aynı Tebliğin; - (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" - (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, serbest meslek erbabı avukatların adli yardım kapsamında Baronuza ve 5271 sayılı Kanun kapsamında Cumhuriyet Savcılıklarına düzenlediği serbest meslek makbuzlarında avukatlık hizmet bedelinin KDV dahil 1.000 TL'yi aşması halinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında 5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30274, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30274", "ozelgeNo": "E-37009108-130-62236", "ozelgeTarih": "2021-06-02", "baslik": "Avukatlık Hizmetinde KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, …ye vermiş olduğunuz avukatlık hizmetine ait düzenlemiş olduğunuz serbest meslek makbuzlarında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV tevkifat uygulamasının usul ve esaslarına KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.) bölümünde, kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin açıklamalara ise anılan Tebliğin (I/C-2.1.3.) bölümünde yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü, KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 No.lu Tebliğ ile 1/3/2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, \" KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" şeklinde değiştirilmiştir. Diğer taraftan, Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \" Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır .\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, sigorta şirketlerine 1/3/2021 tarihinden itibaren verdiğiniz avukatlık hizmetlerinde KDV dahil bedelin 1.000 TL'yi aşması halinde, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30275, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30275", "ozelgeNo": "E-76464994-130[KDV.2021.47]-74716", "ozelgeTarih": "2021-06-02", "baslik": "KDV tevkifat oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (İETT) ile Şirketiniz arasında düzenlenen sözleşme kapsamında İETT ye ait araçlara vereceğiniz bakım onarım hizmetlerinin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağını emniyet altına almak amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde, \"Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, - Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, - Döner sermayeli kuruluşlar, - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, - Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, - Bankalar, - Sigorta ve reasürans şirketleri, - Sendikalar ve üst kuruluşları, - Vakıf üniversiteleri, - Mobil elektronik haberleşme işletmecileri, - Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri, - Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri), - Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, - Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar, - Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar, - Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler, - Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.'nde işlem gören şirketler, - Kalkınma ve yatırım ajansları. ...\" açıklaması yer almaktadır. Aynı Tebliğin (I/C-2.1.3.2.3.1) bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklaması yer almaktadır. Söz konusu Tebliğde yer alan \"kanunla kurulan\" ifadesinden kendi özel kuruluş kanunu bulunan kamu kurum ve kuruluşları kastedilmekte olup bu kapsama girecek kamu kurum ve kuruluşlarının özel bir kanunla kurulmuş olmaları şarttır. İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 3645 sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanun ile kurulmuştur. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında belirtilen belirlenmiş alıcılar arasında yer alan İETT ye ait araçlara Şirketiniz tarafından verilen bakım ve onarım hizmetleri için (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32159, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32159", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-428661", "ozelgeTarih": "2021-06-01", "baslik": "Navlun (time charter) sözleşmesi kapsamında gemi kiralama işleminin KV uygulaması ve KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formu ile ekinde yer alan sözleşme ve teknik şartnamede; - ….. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Trafik Yönetimi Dairesi Başkanlığı Deniz Ulaşım Şube Müdürlüğünün (İdare) \"Karamürsel-Hereke (HAT-2) Hattında İdarenin İhtiyacına Uygun Denizden Yolcu Taşımacılığı İçin Yolcu Motoru Kiralanması Hizmeti\"ne ilişkin açtığı ihaleyi Kooperatifinizin (yüklenici) kazandığı, - Bu kapsamda Kooperatifiniz ile Belediye arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartnameye istinaden, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı geminin belirtilen hatta yolcu taşımak amacıyla ilgili Belediyeye kiralandığı, - Geminin donatımı, yasal izinlerinin alınması, sigorta, temizlik, bakım ve onarım giderleri, gemide çalışacak kaptan ve personelin yürürlükteki mevzuata göre SGK ve İş Kanunundan doğan (ücret, vergi, prim vb.) tüm yasal yükümlülüklerinin Kooperatifiniz tarafından karşılanacağı ifade edilmekte ve söz konusu hizmetin geminin çıplak kiralaması değil gemi işletmeciliği olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, bu işleme ilişkin düzenlenecek faturada uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı, 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanununun 2 nci maddesinde ise, bu Kanunda geçen gemi kavramının kabotaj ve/veya kabotaj harici sularda ticari amaçla kullanılan her türlü yük, yolcu ve açık deniz balıkçı gemileri ile özel maksatlı ve özel yapılı gemileri ifade ettiği; 12 nci maddesinde de bu Kanun uyarınca oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançların gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin Türk uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden ve devrinden elde edilecek kazançlara ilişkin istisna ile ilgili usul ve esasların yer aldığı \"5.12.1.1. Yasal düzenleme ve istisnanın kapsamı\" başlıklı bölümünde; \"4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5266 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle değişik 12 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu Kanun uyarınca oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançlar, gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisnadır.\" hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, 4490 sayılı Kanunla oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden elde edilen kazançlar, faaliyetin gelir vergisi mükelleflerince (dar mükellefler dahil) yapılması halinde gelir vergisinden, kurumlar vergisi mükelleflerince (dar mükellefler dahil) yapılması halinde kurumlar vergisinden; Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin devrinden elde edilecek kazançlar da gelir ve kurumlar vergisinden istisna olacaktır. Bu istisna, gerçek ve tüzel kişilerin Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıt ettirdikleri gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde ettikleri kazançları ile sınırlıdır. Ancak, Türkiye'de inşa edilen gemi ve yatlardan anılan Sicile kayıtlı olanların işletilip işletilmediğine bakılmaksızın devrinden elde edilen kazançlar da istisna kapsamında değerlendirilecektir. ...\" Aynı Tebliğin \"5.12.1.6. Time-charter işletmeciliği\" başlıklı alt bölümünde ise; \"Deniz taşımacılığında, zamana veya yüke bağlı olarak geminin tamamını veya bir kısmını taşıtana tahsis etmek suretiyle yük ve eşya taşıma taahhüt sözleşmeleri kapsamında yapılan \"Time-Charter İşletmeciliği\" gemi işletmeciliği faaliyeti kapsamında değerlendirileceğinden, söz konusu faaliyetlerden elde edilen kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir. Ancak, uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin zamana ve yüke bağlı olmaksızın doğrudan kiraya verilmesi durumunda gemi işletmeciliği faaliyetinden söz edilemeyeceğinden elde edilen kira gelirine istisna uygulanmayacağı tabiidir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan gemi kiralama hizmetleri iki şekilde yapılabilmektedir. 1-Gemi Kira Sözleşmesi 2-Navlun (Time Charter) Sözleşmesi Navlun sözleşmesinde , taşımayı taahhüt eden asıl taşıyıcı firmaya, taşıma işi şeklinde bir hizmet verilmekte ve gemi asıl taşıyıcıya kiralanmamaktadır. Geminin bir bölümü ya da tamamı yükün belirli bir süre içinde taşınması için tahsis edildiği için time charter sözleşmelerinde bedel, belirli bir yükün taşınması karşılığı olarak değil, yükün belirli bir süre içinde taşınması karşılığı olarak belirlenmektedir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, burada geminin kiralanması değil, taşımanın taahhüdü söz konusudur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1119 uncu maddesinde; gemi kira sözleşmesi, kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanılmasını, kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmayı üstlendiği bir sözleşme olarak tanımlanmış olup, müteakip maddelerde kiracının gemiyi tahsis amacına uygun olarak sözleşme hükümleri çerçevesinde dilediği gibi kullanabileceği, gemi adamlarının çalıştırılmasından doğan bütün borç ve yükümlülüklerin kiracıya ait olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, ….. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Trafik Yönetimi Dairesi Başkanlığı Deniz Ulaşım Şube Müdürlüğü ile Kooperatifiniz arasında imzalanan, zamana ve yüke bağlı kiralama taahhüdünü içeren \"Karamürsel-Hereke (Hat-2) Yolcu Motoru Kiralanması Hizmet Alım Sözleşmesi\" kapsamındaki faaliyetleriniz \"Time-Charter İşletmeciliği\" olarak değerlendirileceğinden, söz konusu faaliyetlerden elde edilen kazançlar kurumlar vergisi istisnasına konu edilebilecektir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listeye, 1/8/2008 tarihinden geçerli olmak üzere 2008/13902 sayılı BKK ile eklenen 15 inci sırada; \"3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca teslimleri katma değer vergisinden istisna olan araçların, faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere kiralanması hizmeti,\" ibaresi yer almaktadır. Bu çerçevede, söz konusu sıra uyarınca bir kiralama hizmetinin %1 oranında KDV'ye tabi olabilmesi için; 1) Kiralama sözleşmesinin konusunun, KDV Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca teslimi KDV'den istisna olan bir araç olması, 2) Kiralamanın, faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere yapılması, 3) Yapılan işlemin bir kiralama işlemi olması şartlarının topluca sağlanması gerekmektedir. Buna göre, KDV Kanununun 13/a maddesi uyarınca teslimleri KDV'den istisna olan bir deniz aracının gemi kiralama sözleşmesi yapılmak suretiyle, faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere 1/8/2008 tarihinden itibaren kiralanması hizmetleri %1 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Özelge talep formu ekindeki teknik şartnamede, yolcu motorunun teknik özellikleri ile gemi işletmesiyle ilgili hususlara yer verilmekle birlikte sözleşme, hakediş raporları ve faturalarda hizmetin bir bütün olarak yer aldığı; faaliyet izinleri ve ücretlendirme gibi hükümlerde yolcu motoru kirasına isabet eden kısımla gemi işletimine ilişkin işgücü hizmetine isabet eden kısım için bir ayrıştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre; ….. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Trafik Yönetimi Dairesi Başkanlığı Deniz Ulaşım Şube Müdürlüğü ile Kooperatifiniz arasında imzalanan, zamana ve yüke bağlı kiralama taahhüdünü içeren \"Karamürsel-Hereke (Hat-2) Yolcu Motoru Kiralanması Hizmet Alım Sözleşmesi\" kapsamındaki faaliyetleriniz \"Time-Charter İşletmeciliği\" olarak değerlendirileceğinden, (yolcu motoru-gemi işletim hizmetleri ayrımı yapılmaksızın) söz konusu faaliyet/hizmet alımı bedelinin tamamı üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28938, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28938", "ozelgeNo": "E-64597866-130-8742", "ozelgeTarih": "2021-05-27", "baslik": "Kısmi Tevkifat Uygulamaları hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde sayılan kuruluşlar arasında bulunan bankaların müşterileriniz arasında olduğu, havayolu firmalarının sistemleri tarafından oluşturulan uçak biletlerinin satışına aracılık eden Şirketinizin her bir bilet başına önceden belirlenmiş olan komisyon/hizmet bedelini uçak biletlerine ilişkin düzenlediği faturada ayrı bir kalem olarak göstererek söz konusu müşterilerden tahsil ettiği, ayrıca Şirketinizin oteller ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde söz konusu müşterilerinize konaklama hizmet satışı karşılığında komisyon geliri elde ettiği belirtilerek; -Uçak bileti bedellerinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde belirtilen 1.000 TL sınırını aşması durumunda, bilet bedeli ve komisyon tutarının toplamı üzerinden mi, yoksa yalnızca komisyon bedeli üzerinden mi tevkifat yapılacağı, -Aynı faturada birbirinden farklı birden fazla işlemin ayrıca gösterilerek fatura edilmesi ve bu şekilde fatura tutarının 1.000 TL sınırını aşması durumunda tevkifat yapılacak tutarın hesabında her bir işlemin bedelinin tek başına mı, yoksa fatura toplamının mı dikkate alınması gerektiği, -Şirketiniz tarafından aracılık yapılarak sunulan otel konaklama hizmetlerinin kısmi tevkifat kapsamına girip girmediği hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.) bölümünde kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.'' açıklaması yer almaktadır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü, KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No.lu Tebliğ ile 1/3/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde sayılan bankalara Şirketinizce 1/3/2021 tarihinden itibaren uçak bileti satışı ve konaklama şeklinde verilen hizmetlere ilişkin hizmet bedelinin (komisyon bedeli dahil) 1.000 TL'yi aşması halinde bankalar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, birbirinden farklı birden fazla hizmetin tek bir faturada gösterilmesi ve bu faturadaki KDV dahil toplam tutarın 1.000 TL'yi aşması halinde tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28939, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28939", "ozelgeNo": "61504625-130-30282", "ozelgeTarih": "2021-05-26", "baslik": "KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Genel Müdürlüğü ve … Ltd. Şti. gibi firmaların taşımacılık hizmetini, Kooperatifinize ait taşıma aracı bulunmaması nedeniyle Kooperatif üyeleri ve dışarıdan sağlanan araçlar ile yerine getirdiğiniz belirtilerek, 1/3/2021 tarihinde başlayan (2/10) katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulamasına istinaden Kooperatifinizin … Genel Müdürlüğü ve … Ltd. Şti. vb. firmalara verdiği hizmetler ile ilgili faturalarda ve Kooperatifinizin üyelerinden ve dışarıdan sağlanan kara taşıtıyla ilgili hizmet alımlarında KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hakkında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Kooperatifinizin bizzat ifa etmeyerek Kooperatifinize üye olan nakliyecilere veya üçüncü kişilere yaptırılan taşımacılık işlerine ilişkin olarak Kooperatifiniz tarafından düzenlenen faturalarda Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında tevkifat uygulanmayacaktır. Bununla birlikte söz konusu hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlar arasında yer alan kuruluşlara verilmesi halinde, mezkur bölüm kapsamında tevkifat uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, … Genel Müdürlüğüne verilen taşıma hizmetine ilişkin Kooperatifinizce düzenlenecek faturalarda KDV dahil bedelin 1.000 TL'yi aşması halinde Genel Müdürlük tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacak, bu hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde yer almayan özel firmalara verilmesi halinde Kooperatifinizce düzenlenecek faturalarda KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Öte yandan taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden nakliyeciler tarafından Kooperatifinize düzenlenecek faturalarda KDV dahil bedelin 1.000 TL'yi aşması halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11) bölümü kapsamında (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28940, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28940", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-378259", "ozelgeTarih": "2021-05-03", "baslik": "Yurt dışında mukim sigorta şirketinin geçici süre ile Türkiye'de bulunan sigortalılarına verilen destek hizmetlerinin hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında, Şirketinizin; - Yurt dışında mukim sigorta şirketinin üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası kaza dosyaları kapsamında, sigortalı olan kişinin arabasıyla Türkiye'ye geldiği, kaza yaptığı ve Türk plakalı araca ya da Türk sigortalısına zarar verdiği durumlarda hasar dosyasının oluşturularak yabancı sigorta şirketi tarafından mağdura ödenecek hasar tutarlarının tespitine, teyidine ve nihayetinde ilgili belgelerin temini ve hasar bedelinin ödenmesine ilişkin süreci yürüttüğü, - Kasko veya avukat sigortalısı kaza dosyaları kapsamında, yurt dışında kaskolanmış arabasıyla Türkiye'ye gelen kişinin/aracın kaza yaptığı durumlarda, olayda kusurlu bir Türk taraf yok ise sadece hasar tutarının tespiti ve belgelendirilmesine ilişkin araştırma ve raporlama hizmeti verdiği, olayda kusurlu bir Türk taraf var ise ilgili belgelerin toplanmasına ve yabancı sigorta şirketine iletilmesine ve Türkiye'de hasar verenin sigorta şirketinden veya kusurludan tazminatın tahsiline ilişkin süreci yürüttüğü, - Sağlık sigortaları dosyaları kapsamında, sigortalı kişinin Türkiye'ye geldiği ve sağlık problemi yaşadığı durumlarda, konunun araştırılması, sağlık kuruluşu ile yabancı sigorta şirketi ve sigortalı arasındaki bilgi ve belge akışının sağlanarak sigortalının tedavisinin sağlanmasına ilişkin hizmetleri verdiği, - Avukatlık sigortası dosyaları kapsamında, sigortalı olan kişinin Türkiye'ye geldiği ve avukatlık sigortası kapsamında bir olaya karıştığı durumlarda, konunun araştırılması, delil toplanması, sulh ve rücu işlemlerinin takibi ve rapor hazırlanması hizmetlerini verdiği belirtilerek yurt dışında bulunan yabancı sigorta şirketine hasar tespiti, hasar takibi, ödeme ve tahsilatlar, evrak temini ve raporlama şeklinde verilen hizmetlerin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 4/1 inci maddesinde, hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den müstesna olduğu, 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hükümleri yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A. 2.1) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt dışında bulunan sigorta şirketi sigortalılarının Türkiye'de taraf olduğu olaylara ilişkin Şirketiniz tarafından yurt dışında bulunan sigorta şirketlerine hasar tespiti, hasar teyidi, bilgi ve belgelerin temini ve raporlanması şeklinde verilen hizmetlerin 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, yurt dışında bulunan sigorta şirketi sigortalılarının Türkiye'de taraf olduğu olaylarda kusurlu olanın Türkiye'de bulunan diğer taraf olması halinde, Şirketiniz tarafından yurt dışında bulunan sigorta şirketlerine hasar tespiti, teyidi, bilgi ve belgelerin temini ve raporlama sürecinden sonra bedelin tahsili ve takibine yönelik olarak verilen hizmetlerden (avukatlık hizmetleri, sulh, icra ve rücu işlemleri) Türkiye'de yararlanıldığından, bu hizmetlerin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu hizmetlerin 3065 sayılı Kanunun (1/1) maddesine göre KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32160, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32160", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-353013", "ozelgeTarih": "2021-04-19", "baslik": "Ham soya yağı tesliminde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 03/06/2020 tarihli ve 383343 sayılı yazımız. c) 01/10/2020 tarihli ve 2964233 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eki dilekçede; Şirketinizce genetiği değiştirilmiş soyadan ham soya yağı imal edileceği belirtilmekte, 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanununa göre genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) ve ürünlerinin ülkemizde kullanımının yasaklandığı ancak Biyogüvenlik Kurulu Kararları ile bunların bazılarının yem amaçlı kullanımına izin verildiği hatırlatılarak, GDO içeren ham soya yağı tesliminde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin \"A) GIDA MADDELERİ\" bölümünün 11 inci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) \"15 no.lu faslında yer alan yağlardan insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olanlar ile bunların üretiminde kullanılmaya elverişli olan ham yağlar\" sayılarak bunların ithal ve tesliminin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Öte yandan, TGTC'nin 15 no.lu faslında, \"Hayvansal veya bitkisel katı ve sıvı yağlar ve bunların parçalanma ürünleri; hazır yemeklik katı yağlar; hayvansal ve bitkisel mumlar\", 15.07 tarife pozisyonunda ise \"Soya yağı ve fraksiyonları (rafine edilmiş olsun olmasın, fakat kimyasal olarak değiştirilmemiş) tanımlanmıştır. Ham soya yağı ise (sakızı ayrılmış olsun olmasın) bu tarife pozisyonun 1507.10 alt tarife pozisyonunda yer almakta olup, \"1507.10.10.00.00 Teknik veya sınai amaçlarla kullanılanlar (insan gıdası olarak kullanılan ürünlerin imalinde kullanılanlar hariç)\" ve \"1507.10.90.00.00 Diğerleri (insan gıdası olarak kullanılanların imalinde kullanılanlar)\" olmak üzere iki ayrı gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) numarasına ayrılmıştır. Buna göre, TGTC'nin gerek \"1507.10.90.00.00 Diğerleri (insan gıdası olarak kullanılanların imalinde kullanılanlar)\" gerekse \"1507.10.10.00.00 Teknik veya sınai amaçlarla kullanılanlar (insan gıdası olarak kullanılan ürünlerin imalinde kullanılanlar hariç)\" GTİP numaralarında sınıflandırılan ham soya yağlarından insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli yağların üretiminde kullanılmaya elverişli (yemeklik yağların imalinde kullanılabilir mahiyette) olanların ithal ve tesliminin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bununla birlikte, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu gereği, gıda zincirinin tüm aşamalarında tüketici sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sağlanması, Tarım ve Orman Bakanlığının sorumluluğundadır. Bu çerçevede, konuya ilişkin adı geçen Bakanlıktan alınan görüşte; GDO'lu ürünlerle ilgili işlemlerin, 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu ve Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik hükümlerine göre yürütüldüğü ve söz konusu işlemlere dair karar verme ve yürütme yetkisinin bu Kanun kapsamında kurulan Biyogüvenlik Kurulunda olduğu, bahsi geçen Kurul tarafından yem amaçlı kullanım için, halihazırda 10 soya ile 26 mısır geni çeşidinin onaylandığı ifade edilerek, gıda amaçlı olarak onay verilmiş bir gen olmadığı ve ülkemizde genetiği değiştirilmiş soyanın ve/veya bu soyadan elde edilen yan ürünlerin (yağ, un vb.) gıda amaçlı kullanımının yasak olduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla ülkemiz mer'i mevzuatı uyarınca, gıda amaçlı kullanımı yasak olan bir ürünün, insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli sayılması mümkün değildir. Ayrıca, yem sanayiinde kullanımına onay verilmiş olması, söz konusu ürünün anılan BKK eki (II) sayılı listenin -başlığından da anlaşılacağı üzere- sadece gıda maddelerine yer verilen (A) bölümünün 11 inci sırası kapsamında değerlendirilmesini de sağlamamaktadır. Bu bağlamda, 2007/13033 sayılı BKK eki listelerde yer almayan \"genetiği değiştirilmiş soyadan üretilmiş ham soya yağları\"nın, genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30276, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30276", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-346122", "ozelgeTarih": "2021-04-16", "baslik": "Kurye taşımacılığı hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şahsınıza ait motosikletle … firmasına verilen kurye taşımacılığı hizmetinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ...\" -''Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar'' başlıklı (I/C-2.1.3.4) bölümünde; ''2.1.3.4.1.Tevkifat Uygulamasında Sınır ... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.'' açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, şahsınıza ait motosikletle KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara vermiş olduğunuz ve KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşan kurye taşımacılığı hizmeti (2/10) oranında tevkifata tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30277, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30277", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-346122", "ozelgeTarih": "2021-04-16", "baslik": "Kurye taşımacılığı hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şahsınıza ait motosikletle … firmasına verilen kurye taşımacılığı hizmetinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11) bölümünde; \"2.1.3.2.11.1 Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ...\" -''Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar'' başlıklı (I/C-2.1.3.4) bölümünde; ''2.1.3.4.1.Tevkifat Uygulamasında Sınır ... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.'' açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, şahsınıza ait motosikletle KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara vermiş olduğunuz ve KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşan kurye taşımacılığı hizmeti (2/10) oranında tevkifata tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31164, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31164", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-346116", "ozelgeTarih": "2021-04-16", "baslik": "Moda, seyahat, fotoğraf, sanat konulu özel koleksiyon kitapların ithali ve yurt içi tesliminde KDV istisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 4901.99.00.90.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"moda, seyahat, fotoğraf, sanat konulu, özel koleksiyon kitapları\"nı ithal ederek yurt içinde satışını yaptığınız ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen 27126 numaralı yayıncılık sertifikası sahibi olduğunuz belirtilerek, söz konusu kitapların ithali ve yurt içi tesliminde katma değer vergisi (KDV) istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 13/n maddesinde, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde istisna uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-17.) bölümünde belirlenmiş olup, Tebliğin (II/B-17.1.) bölümünde; \" İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılan basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde istisna uygulanmaz. Kanun maddesinde yer alan süreli yayın ifadesinden, belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile basılı haber ajansları yayınlarının anlaşılması gerekmektedir. Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler, almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası kitapları, mevzuat seti kitapları da istisna kapsamındadır. Boyama defterleri, kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında değerlendirilmez. Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve benzerlerinin tesliminde istisna uygulanmaz. İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV'ye tabidir. Program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setleri basılı kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bunların satışı istisna kapsamında değerlendirilmez. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, basılı \"moda, seyahat, fotoğraf, sanat konulu, özel koleksiyon kitapları\"nın yurt içi teslimi ile ithali KDV Kanununun 13/n maddesi uyarınca KDV'den istisnadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31529, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31529", "ozelgeNo": "21152195-130[17-2021.3409]-150108", "ozelgeTarih": "2021-04-16", "baslik": "Elektrolarenks isimli gırtlak konuşma cihazı tesliminde istisna", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, larenks kanseri sonucunda gırtlağı tamamen alınan hastalarda kullanılan elektrolarenks isimli gırtlak konuşma cihazının ithalinin KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-s maddesinde, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve bilgisayar programlarının KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, söz konusu istisna uygulamasına ilişkin açıklamaların yer aldığı \"Kapsam\" başlıklı (II/E.1.1.) bölümünde; \"Münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin; görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen \"araç-gereç\" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Engelliler dışında engelli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin teslimi, bu istisna kapsamında değildir. İstisna, münhasıran engellilere yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. .\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, münhasıran engellilerin günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş araç-gereç olması kaydıyla, larenks kanseri sonucunda gırtlağı tamamen alınan hastaların kullandığı elektrolarenks isimli cihazın ithali ve yurt içinde teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/4-s maddesi uyarınca KDV'den istisnadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28941, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28941", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/01-2020/42]-140031", "ozelgeTarih": "2021-04-15", "baslik": "OSB'ce yapılan arsa tahsis işleminin KDV’ye tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … evrak kayıt tarihli özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda; … fabrika kurulması için Şirketinize … tarafından arsa tahsisi yapılacağı, arsa tahsis işlemi ile ilgili olarak arsa bedelinin 1/2'sinin ödendiği, geriye kalan kısmının bir hafta içerisinde ödenip sözleşme imzalanacağı ve sözleşme imzalanmasından sonra toplam tutar üzerinden %18 KDV hesaplanarak tarafınıza fatura düzenleneceği belirtilerek, yapılan bu tahsis işleminin KDV'ye tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olarak tanımlandığı, - 17/4-k maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerine Tanınan İstisna\" başlıklı (II/F-4.23.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesine göre; organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV'den istisnadır. Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır. Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır. 3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesinde yer alan istisna kapsamındaki arsa teslimine, söz konusu arsa için organize sanayi bölgeleri tarafından yapılan ve parsel birim maliyeti içinde yer alan harcamalar da dahil edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, 3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesi uyarınca organize sanayi bölgelerinin arsa ve işyeri teslimleri KDV'den istisna olup, … 4562 sayılı Kanuna ve Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğine göre yapılan bölge içinde arsa tahsisi bu madde kapsamında bir teslim olarak değerlendirilebileceğinden, arsa tahsisi yapılan firmalara arsa katılım payı ve bu arsalara ilişkin altyapı katılım payına ilişkin düzenlenen faturalarda KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28943, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28943", "ozelgeNo": "45404237-130[I-20-61]-68778", "ozelgeTarih": "2021-04-15", "baslik": "Yurt dışında mukim kişiye yapılan konut satışında bedelin bir kısmının alıcının Türkiye'deki hesabından satıcının hesabına havale edilmesi bir kısmının ise fiziki olarak tesliminde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği, … vatandaşı olan …'ye kat irtifak tapusu ile devam eden projenizden 10/12/2019 tarihinde konut satıldığı, söz konusu konutun yer aldığı proje tamamlanmadığından ve fiili teslim henüz gerçekleşmediğinden faturanın düzenlenmediği, alıcı … vatandaşının Şirketinizin sattığı konutun bedelini tapu devrinden önce 30/07/2019 ve 31/10/2019 tarihinde şirketiniz hesabına kendisinin Türkiye'deki hesabından havale yapmak ve ayrıca elden para yatırmak suretiyle ödediği, elden hesabınıza para yatırıldığına dair banka dekontuna, daire aldığı projenin adını ve bağımsız bölüm numarasını yazdırdığını belirtilerek, adı geçenin Türkiye'deki hesabından Şirketiniz adına yapılan havalenin ve elden Şirketiniz hesabına yatırılan tutarın Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesi kapsamında istisna uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/i maddesinde, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.) KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(II/B-12.2.1.) bölümünde, \"Konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnasının uygulanabilmesi için, bedelin en az %50'sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye'ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir. ...\" -(II/B-12.2.2.) bölümünde, \"Yurt dışında bulunan dövizin, Türkiye'deki bir bankaya transfer edilmek suretiyle getirilmesi esastır. Dövizin Türkiye'deki bankaya transfer edilmesi durumunda, yapılan transfer işlemi banka dekontu ile tevsik edilir. Ödemenin, yurt dışındaki bankalar tarafından verilen kredi kartları ile yapılması mümkün olup, bu kredi kartları ile yapılan ödemelere ilişkin dövizin Türkiye'ye getirildiğinin yurt içindeki ilgili banka tarafından verilecek bir dekont veya yazı ile tevsik edilmesi gerekir. Alıcılar dışındaki gerçek veya tüzel kişiler tarafından bankalar aracılığıyla satıcıların hesabına yapılan döviz transferleri; - Döviz transferine ilişkin banka dekontunda alıcıya ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgilere (proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) yer verilmesi veya - Dövizi transfer eden gerçek veya tüzel kişiler tarafından, transfere konu tutarın alıcı adına gönderildiğine dair satıcıya, alıcı ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgileri (proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) içeren bir muvafakatname verilmesi kaydıyla istisna uygulamasında Türkiye'ye getirilen döviz olarak kabul edilir. Yurt dışında bulunan dövizin Türkiye'ye alıcı tarafından fiziki olarak getirilmesi de mümkün olup, bu durumda dövizin Türkiye'ye getirilmiş olduğunun tevsikinde gümrük idaresinden alınan belgeler kullanılır. Diğer taraftan, dövizin Türkiye'ye fiziken getirilmesi veya alıcının Türkiye'de bulunan hesabına yurt dışından transfer edilmesi durumunda, söz konusu bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve bu ödemenin banka dekontuyla tevsik edilmesi gerekmektedir. Yurt dışından döviz olarak getirilen bedelin satıcıya Türk Lirası olarak ödenmesi de mümkündür. 6824 sayılı Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı 8/3/2017 tarihinden önce getirilen dövizler, bu istisna kapsamında Türkiye'ye getirilen döviz olarak değerlendirilmez. Ancak, belirli konut veya iş yeri almak amacıyla bu tarihten önce getirilen ve satıcıya ödenen dövizler, tevsik edilmek şartıyla istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya işyerlerine ilişkin Türkiye'ye getirilen döviz olarak kabul edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin yurt dışında mukim müşterisine halen devam eden projenizden 10/12/2019 tarihinde kat irtifakı tapusu ile yaptığı konut satışına ilişkin bedelin bir kısmının müşterinin Türkiye'de bulunan kendi hesabından Şirketiniz hesabına, bir kısmının ise Şirketiniz hesabına elden para yatırmak suretiyle yapılması durumunda, söz konusu bedellerin Tebliğin yukarıda belirtilen bölümünde belirtilen süre zarfında yurt dışından gelen döviz olduğunun yine Tebliğde aranan şekilde tevsik edilmesi kaydıyla KDV Kanununun 13/i maddesinde yer alan istisna uygulamasından yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28944, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28944", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-343150", "ozelgeTarih": "2021-04-15", "baslik": "Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefin vereceği KDV Beyannamesinin toplam hasılat (kümülatif) kısmına önceki dönemlere ilişkin kümülatif satış toplamının dahil edilip edilmeyeceği hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 24/10/2019 tarihi itibarıyla hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçiş yaptığınız belirtilerek, Kasım/2019 vergilendirme dönemine ilişkin 4 No.lu Katma Değer Vergisi (KDV) Beyannamesinin toplam hasılat (kümülatif) kısmına Ekim/2019 vergilendirme dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinde yer alan kümülatif satış toplamının dahil edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 38 inci maddesinde; ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanlardan talep edenlerin hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanabilecekleri, ayrıca Cumhurbaşkanının Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini, sektörler ve meslek grupları itibarıyla belirleyeceği yıllık iş hacimlerine göre hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına almaya, Hazine ve Maliye Bakanlığının bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hasılat esaslı vergilendirme usulü uygulanacak mükellefler, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (V-A/2.) bölümünde ise hasılat esaslı vergilendirme uygulamasının usul ve esasları belirlenmiştir. Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi olanlar tarafından verilen 4 No.lu KDV Beyannamesinin \"Vergi Bildirimi\" kulakçığının \"Toplam Hasılat (Kümülatif)\" satırına takvim yılı itibariyle Ocak ayından başlamak üzere Aralık ayının sonuna kadar hasılatların toplamı yazılacaktır. Buna göre, 1/11/2019 tarihi itibariyle hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen işletmenizin Kasım/2019 dönemi 4 No.lu KDV Beyannamesinin \"Toplam Hasılat (Kümülatif)\" satırına Ekim/2019 dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinin \"Teslim ve Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden Bedel (Kümülatif)\" satırındaki tutarın dahil edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28945, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28945", "ozelgeNo": "21152195-130[9-2021.3467]-146184", "ozelgeTarih": "2021-04-14", "baslik": "Satışı yapılan ürünün nakliyesinin yük taşımacılığı hizmeti kapsamında tevkifata tabi olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep talep formunuzda, kömür üretim ve satışı yaptığınız ve satılan ürünlerin nakliyesinin kendi araçlarınızla yapıldığı, satış faturasında ürün satış bedeli ile nakliye bedelinin ayrı ayrı gösterildiği belirtilerek 35 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarının (2/10) oranında tevkifat kapsamına alınması nedeniyle satış faturası içinde yer alan nakliye bedeli için tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. 35 Seri No.lu Tebliğ ile değişik KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde, \"2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Belge Düzeni\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.2.) bölümünde; \"Tevkifata tabi tutulan işlemlerle tevkifat uygulaması kapsamında bulunmayan işlemlerin birlikte yapılması halinde bu işlemlerin tek fatura ile belgelendirilmesi mümkündür. Bu durumda, tevkifata tabi işlem bedeli ve bu bedel üzerinden hesaplanan KDV ile tevkif edilen KDV tutarı fatura üzerinde ayrıca gösterilir. Bu şekilde yapılan faturalamalarda da tevkifat uygulaması kapsamındaki işlem bedelinin KDV dahil tutarının Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde belirlenen alt sınırı aşıp aşmadığı dikkate alınır, aşmıyorsa tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, üretim ve satışını yaptığınız kömürün nakliyesi hizmetinin, kömür satışından ayrı bir iş olarak firmanızca sunulması ve her bir işlem bedelinin KDV dahil 1.000 TL'yi aşması halinde, verilen hizmete ilişkin KDV'nin (2/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28946, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28946", "ozelgeNo": "21152195-130[9-2021.3467]-146184", "ozelgeTarih": "2021-04-14", "baslik": "Satışı yapılan ürünün nakliyesinin yük taşımacılığı hizmeti kapsamında tevkifata tabi olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep talep formunuzda, kömür üretim ve satışı yaptığınız ve satılan ürünlerin nakliyesinin kendi araçlarınızla yapıldığı, satış faturasında ürün satış bedeli ile nakliye bedelinin ayrı ayrı gösterildiği belirtilerek 35 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarının (2/10) oranında tevkifat kapsamına alınması nedeniyle satış faturası içinde yer alan nakliye bedeli için tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. 35 Seri No.lu Tebliğ ile değişik KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Taşımacılık Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümünde, \"2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.11.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir. Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir. ... Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.\" -\"Belge Düzeni\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.2.) bölümünde; \"Tevkifata tabi tutulan işlemlerle tevkifat uygulaması kapsamında bulunmayan işlemlerin birlikte yapılması halinde bu işlemlerin tek fatura ile belgelendirilmesi mümkündür. Bu durumda, tevkifata tabi işlem bedeli ve bu bedel üzerinden hesaplanan KDV ile tevkif edilen KDV tutarı fatura üzerinde ayrıca gösterilir. Bu şekilde yapılan faturalamalarda da tevkifat uygulaması kapsamındaki işlem bedelinin KDV dahil tutarının Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde belirlenen alt sınırı aşıp aşmadığı dikkate alınır, aşmıyorsa tevkifat uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, üretim ve satışını yaptığınız kömürün nakliyesi hizmetinin, kömür satışından ayrı bir iş olarak firmanızca sunulması ve her bir işlem bedelinin KDV dahil 1.000 TL'yi aşması halinde, verilen hizmete ilişkin KDV'nin (2/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28947, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28947", "ozelgeNo": "65771276-130[2021/1]-8201", "ozelgeTarih": "2021-04-14", "baslik": "KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgi özelge talep formunda, … ile mamül ambar tahmil tahliye sözleşmesi imzalandığı, tahmil ve tahliye işlerini fabrikanızda yürüten personelin adı geçen işletmenin elemanı olduğu, ücretlerini ilgili işletmeden aldığı, sözleşme hükümlerine göre bu işçilerin Şirketinizin sorumluluğu altında çalıştığı, sevk ve idaresinin Şirketiniz tarafından yapıldığından bahisle söz konusu işlemlerde tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye' de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımızın yetkili olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır. Aynı Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı bölümünün; - \"2.1.3.2.5.1.Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"I/C-2.1.3.2.5.2.Kapsam\" başlıklı bölümünde ise, \"Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: -Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. -Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırması gibi karineler göz önünde bulundurularak, bu hususların varlığında, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki işler dikkate alınacaktır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, ... ile Şirketiniz arasında düzenlenen mamül ambar tahmil tahliye sözleşmesi kapsamında temin edilen işgücünün Şirketinizin sevk, idare ve kontrolünde bulunduğu anlaşılmakta olup, bu nedenle söz konusu hizmetin işgücü temin hizmeti olarak değerlendirilmesi ve hesaplanan KDV'nin (9/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30278, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30278", "ozelgeNo": "E-21152195-130[9-2021.3512]-146183", "ozelgeTarih": "2021-04-14", "baslik": "Reklam hizmetinde tevkifat uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, internet sitesi tasarımı ve internet sitesi güncellemesi işi yaptığınız belirtilerek, bu hizmetlerde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde; \"2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", -Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünde; \" 2.1.3.2.15. Ticari Reklam Hizmetleri 2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.15.2. Kapsam Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir. \", -Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde; \" 2.1.3.4.1.Tevkifat Uygulamasında Sınır Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. ... \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, internet sitesi tasarım ve güncelleme hizmeti için KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Ancak, söz konusu hizmetin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde sayılanlara verilmesi ve KDV dahil işlem bedelinin 1.000 TL.yi aşması halinde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31165, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31165", "ozelgeNo": "35831311-010.01-7358", "ozelgeTarih": "2021-04-14", "baslik": "Katma Değer Vergisi Oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Firmanızın bünyenizde basılan gazetelerin satışını yaptığı belirtilerek, gazete abonelik bedellerinde katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 13/n maddesinde, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/B-17.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (17.1.) ayrımında; \"İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılan basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde istisna uygulanmaz. Kanun maddesinde yer alan süreli yayın ifadesinden, belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile basılı haber ajansları yayınlarının anlaşılması gerekmektedir. Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler, almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası kitapları, mevzuat seti kitapları da istisna kapsamındadır Boyama defterleri, kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında değerlendirilmez. Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve benzerlerinin tesliminde istisna uygulanmaz. İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV'ye tabidir. Program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setleri basılı kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bunların satışı istisna kapsamında değerlendirilmez.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Firmanız tarafından gerçekleştirilen gazete teslimlerine ilişkin abonelik bedellerinin KDV Kanununun 13/n maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32161, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32161", "ozelgeNo": "E-21152195-130[28-2021.3367]-147675", "ozelgeTarih": "2021-04-14", "baslik": "Damla sakızının KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 27/01/2021 tarihli özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, damla sakızı alım satımı faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 13 no.lu faslında yer aldığı ifade edilen 1'er gramlık poşetlerde satışını gerçekleştirdiğiniz kartela damla sakızı tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, TGTC'nin 13 no.lu faslında yer aldığı ifade edilen 1'er gramlık poşetlerde satışını gerçekleştirdiğiniz kartela damla sakızı tesliminin, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32162, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32162", "ozelgeNo": "82185597-200.03.01-5918", "ozelgeTarih": "2021-04-14", "baslik": "Özel hastaneler tarafından yapılan kadro kiralama ve devir işlemlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; özel hastanelere/polikliniklere ait birimlerin/kadroların başka hastanelere/polikliniklere kiralanması, devredilmesi işlemlerine ilişkin olarak tahsil edilen bedellere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Karar eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri,\" sayılmıştır. Buna göre, özel hastanelere/polikliniklere ait birimlerin/kadroların kiralanması, devri işlemleri, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden; söz konusu kiralama, devir işlemlerine ilişkin olarak tahsil edilen bedellere genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30280, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30280", "ozelgeNo": "97726449-130[7350383243]-43828", "ozelgeTarih": "2021-04-13", "baslik": "Şoförlü Araç Kiralama Hizmet Alımında Tevkifat", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Kooperatifiniz ile …. Organize Sanayi Bölgesi arasında, İl Sağlık Müdürlüğünün emrine verilmek üzere, Sağlık Bakanlığına bağlı filyasyon çalışmalarında kullanılmak için Araç Kiralama (şoför dahil) Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin konusunu teşkil eden işi Kooperatifiniz ile …. Turz. Nakl. İnş Taah Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmeye istinaden adı geçen Şirkete devrettiğinizi ve sözleşme konusu olan iş ile ilgili olarak Kooperatifinizin ve devrettiğiniz taşeronun keseceği faturada katma değer vergisi (KDV) oranının ne olduğu ile tevkifat yapılıp yapılmayacağı ve tevkifat oranının ne olacağı konusunda tereddüte düşüldüğü belirtilerek konu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde ise, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \"İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünün; - \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (2.1.3.2.5.1.) alt bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Kapsam\" başlıklı (2.1.3.2.5.2.) alt bölümünde ise, \"Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: -Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. -Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırması gibi karineler göz önünde bulundurularak, bu hususların varlığında, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki işler dikkate alınacaktır. İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. 60 Nolu KDV Sirkülerinin \"İşgücü Temin Hizmetinde Tevkifat Uygulaması\" başlıklı bölümünde; \"Örnek 5: (M) firması, işyeri merkezinin başka bir binaya taşınması için (N) firması ile sözleşme yapmış, sözleşme kapsamında (N) firması taşıma işini 6 personel ile gerekli ekipmanı kullanarak yerine getirmiştir. Bu işlemde işgücü temin hizmeti değil, bir taşıma hizmeti söz konusu olduğundan tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak (N) firması, taşıma işinde kullanacağı elemanları bir alt firma olan (P) firmasından temin etmişse, taşıma işinde kullanılacak ve (P) firmasına hizmet akdiyle bağlı elemanlar (N) firması tarafından sevk ve idare edileceğinden, söz konusu elemanların (P) firmasından teminine ait bedel üzerinden hesaplanan KDV, (N) firması tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.\" Özelge talep formu ve ekinde yer alan Sözleşmelerin incelenmesinden, Kooperatifiniz ile …. Organize Sanayi Bölgesi arasında imzalanan Sözleşme ve Kooperatifiniz ile …. Turz. Nakl. İnş Taah Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Sözleşmede kiralanan araç ve personelin haftanın yedi günü 8.30/21.00 saatleri arasında filyasyon ve hasta transferi çalışmaları için İl Sağlık Müdürlüğünün vereceği görev ve talimatlara koşulsuz olarak uymakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ilgili Sözleşmeler uyarınca … Organize Sanayi Bölgesine sunulan araç kiralaması (şoför dahil) hizmetinde, hizmetin ifasında bulunan şoförlerin, İl Sağlık Müdürlüğünün sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırıldığı anlaşıldığından, Kooperatifiniz tarafından …. Turz. Nakl. İnş Taah Tic. Ltd. Şti. den alınan hizmete ilişkin işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifat uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Öte yandan, Kooperatifiniz tarafından … Organize Sanayi Bölgesi ile imzalanan Sözleşmeye istinaden verilen hizmet bizzat Kooperatifinize ait araçlar ve şoförler tarafından verilmediğinden ve şoförler ile Kooperatifiniz arasında herhangi bir hizmet akdi olmaması nedeni ile iş gücü temin hizmeti olarak değerlendirilemeyecek olup, tevkifat uygulamasına gerek bulunmamaktadır. Diğer taraftan, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, Kooperatifinizce Dilovası Organize Sanayi Bölgesine verilen hizmet ile … Turz. Nakl. İnş Taah Tic. Ltd. Şti. tarafından Kooperatifinize verilen hizmette genel hükümler çerçevesinde %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30279, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30279", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-306528", "ozelgeTarih": "2021-04-06", "baslik": "Kameramanlık hizmetinde KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; kameramanlık işi ile iştigal ettiğiniz belirtilerek prodüksiyon yapım firmalarına reklam filmi çekimi için verdiğiniz kameramanlık hizmetinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Ticari Reklam Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölümünün, - \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.1.) alt bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - \"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.2.) alt bölümünde ise; \"Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez. Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, prodüksiyon yapım firmalarına reklam filmi çekimi için verdiğiniz kameramanlık hizmetinin, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.) bölümü kapsamında (3/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28948, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28948", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.1/H-9-2020/33]-122692", "ozelgeTarih": "2021-04-05", "baslik": "Ambulans hizmetinde KDV uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ile … Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi arasında yapılan hizmet alımına ait sözleşme kapsamında hastane genelinde tedavi olan hastaların tam donanımlı ambulanslarla transferinin yapıldığı, söz konusu hizmetin Şirketiniz bünyesinde yer alan ambulans ve sağlık personeliyle \"Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği\"ne uygun olarak yürütüldüğü belirtilerek, … Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine ambulans ve sağlık personeliyle birlikte verilen hasta taşıma hizmetinde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı ile işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9 uncu maddesinde, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutmaya Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde yer alan; -- \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.1.) ayrımında, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" --\" Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.5.2.) ayrımında, \"Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: -Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. -Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir. ...\" -KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No.lu Tebliğ ile değişik \"Diğer Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı (2.2.2.5.) bölümünde; \" Örnek 7: Sağlık Bakanlığına bağlı (S) hastanesi, tahlil edilmek üzere örnek alınması amacıyla hastaların veya hastanede alınan örneklerin dışarıdaki bir laboratuara götürülmesi işi için (Y) firması ile anlaşmış ve (Y) firmasından şoförü ile birlikte araç kiralamıştır. Bu işe ilişkin düzenlenen sözleşmeden, (Y)'nin kendisine hizmet akdiyle bağlı şoförüyle birlikte araç kiralama hizmeti vereceği, temin edilen şoförün sevk ve idaresinin (S) hastanesinde olacağının anlaşılması halinde, söz konusu hizmet işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilecek ve toplam bedel üzerinden hesaplanacak KDV, (S) hastanesi tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır. Ancak bu hizmetle ilgili olarak şoför teminine ilişkin bedelin, ücret bordrosu, muhasebe kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb. kayıt ve beyanlardan tespit edilerek toplam hizmet bedelinden ayrıştırılabilmesi ve faturada da ayrıca gösterilmesi durumunda, şoför teminine ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden KDV tutarı üzerinden 9/10 oranında KDV tevkifatı yapılacaktır. Öte yandan, Sağlık Bakanlığı 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer aldığından araç kiralama hizmetine ilişkin bedele isabet eden KDV tutarı üzerinden (S) hastanesi tarafından Tebliğin (3.2.13) bölümü kapsamında 5/10 oranında KDV tevkifatı yapılacaktır. \" denilmektedir. Söz konusu hizmet alımına ait sözleşme ve teknik şartnamenin tetkikinden; - Sözleşme konusunun hastane genelinde tedavi olan hastaların tam donanımlı ambulanslarla transfer hizmeti olduğu, - Araçların \"Hasta Nakil Ambulansları\" sınıfından olacağı, - İşin; belirlenen tedavi planı kapsamında belirli aralıklarla, hastaneye yatışı gerekmeksizin ayaktan günübirlik tedavi uygulaması gereken (kemoterapi, fizik tedavi vb.) hastalar ile doğum yapmış olup da hastaneden taburcu edilen anne ve bebek gibi sosyal ve tıbbi endikasyonlarına bağlı olarak hastaneye gidiş-dönüş ulaşımında sorun bulunan hastaların evden ilgili sağlık kurumuna ve sağlık kurumundan eve nakillerini, servisler arası stabil hastaların sevkini ve konsültasyon ve tıbbi tetkik gerektiren hastaların sevkini yapmak amacıyla hasta nakline uygun şartlara haiz hasta nakil ambulansı temin hizmetini kapsadığı, - İşin yapılma yerinin İdarenin vereceği talimatlar dahilindeki yerler olduğu ve araçların kendilerine herhangi bir yazılı bildirime gerek kalmadan İdarenin istediği her gün hizmet yerinde olacağı, - Sözleşme süresi içerisinde İdarenin ambulansları sağlıkla ilgili göreceği diğer hizmetlerde görevlendirebileceği, araçların konuşlanacağı sağlık tesislerini Genel Sekreterlik veya Başhekimliğin istediği zaman değiştirebileceği, anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğinin; - \"Ambulanslar ve hasta nakil araçları\" başlıklı 5 inci maddesinde, \" 2) Hasta nakil ambulansı: Acil tıbbi müdahale gerektirmeyen hasta veya yaralıların nakli amacıyla kullanılan, en az bir sağlık personeli bulunan ve ek-1 ve ek-2'de belirtilen teknik ve tıbbi donanıma sahip kara aracıdır.\", - \"Ambulans ve acil sağlık aracı personeli\" başlıklı 7 nci maddesinde, \"(1) Kara ambulanslarından; b) Hasta nakil ambulanslarında en az bir sağlık personeli ve bir şoför olmak üzere iki personel görev yapar. Ekipte şoför yerine bir ambulans ve acil bakım teknikeri (AABT) veya acil tıp teknisyeni (ATT) çalıştırılabilir. Hasta nakli sırasında en az bir sağlık personeli hasta kabininde bulunur. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından bünyesinde bulunan ve hizmet akdiyle kendisine bağlı olan şoför ve sağlık personeli ile … Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne verilen ambulansla hasta taşıma hizmeti, işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilerek Şirketinize yapılacak ödemeler üzerinden (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Ancak, hizmet bedelinin ayrıştırılabilmesi halinde bu hizmete ait bedelden, şoför ve sağlık personeli teminine ilişkin bedelin; sözleşme, ücret bordrosu, muhasebe kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb. belge ve kayıtlardan hareketle ayrıştırılması ve faturada ayrıca gösterilmesi halinde, söz konusu personel teminine ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden KDV tutarı üzerinden işgücü temin hizmeti kapsamında (9/10) oranında, ambulans kiralama bedeline isabet eden KDV tutarı üzerinden ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri,\" sayılmıştır. Bu itibarla, şirketinize ait ambulanslarla vermiş olduğunuz hasta taşıma hizmetlerine, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırası kapsamında değerlendirilerek %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33580, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33580", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-268375", "ozelgeTarih": "2021-03-26", "baslik": "DİİB de yan sanayici olan şirket tarafından üretilen malın ihraç kayıtlı teslimi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı dilekçe eki özelge talep formunda; X A.Ş. ye ait dahilde işleme izin belgesinde (DİİB) Şirketinizin yan sanayici olarak yer aldığı, X A.Ş. tarafından yurt dışından belge kapsamında KDV ödenmeksizin ithal edilen malların KDV hesaplanmak suretiyle Şirketinize teslim edildiği, Şirketiniz tarafından da girdi olarak kullanılan bu mallarla üretilen yeni malların Y Tic. A.Ş.ye ihraç kayıtlı olarak tesliminin yapıldığı ve Y Tic. A.Ş. tarafından yapılan ihracata ilişkin gümrük çıkış beyannamesinde Şirketinizin yan sanayici olarak adının geçtiği belirtilerek, - DİİB sahibi X A.Ş. tarafından KDV ödenmeksizin satın alınan malların yan sanayici olan Şirketinize KDV hesaplanmak suretiyle satışının yapılıp yapılmayacağı, - Şirketiniz tarafından DİİB sahibi X A.Ş.den KDV ödenerek satın alınan ham maddelerle üretilen malların ihraç kayıtlı olarak satışının yapılıp yapılamayacağı, hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak, ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, Geçici 17 nci maddesinde, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2025 tarihine kadar tesliminde KDV Kanununun 11 inci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmış, bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen sürelerin esas alınacağı, ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan verginin, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-9.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi ile dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin tesliminde bölgeler, sektörler veya mal grupları itibarıyla 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi hükmüne göre işlem yaptırma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. Söz konusu yetkiye dayanılarak yayımlanan 16/4/2001 tarih ve 2001/2325 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin dahilde işleme izin belgesine sahip mükelleflere tesliminde sektörel ayrım yapılmaksızın 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesinde düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem yapılabileceği karara bağlanmıştır. 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin uygulanmasında ihracat süresi olarak 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesindeki üç aylık süre yerine dahilde işleme izin belgesinde öngörülen süreler esas alınır. Dahilde işleme rejimi kapsamında ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilir. Dahilde işleme izin belgesi (DİİB) sahibi mükelleflerin, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında temin ettiği malları kullanarak ürettiği malların DİİB sahibi alıcılara 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Ancak, bu kapsamda teslim edilen malların diğer DİİB'nin girdisi mahiyetinde olması ve her bir DİİB'nin dahilde işleme mevzuatına uygun olarak kapatılması gerekir.\" açıklamaları yer almaktadır. 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinin 17 nci maddesinde, \"(6) Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni sahibi imalatçı-ihracatçılar, belge/izin ihraç taahhüdündeki işlem görmüş ürünün üretiminin bir kısmını veya bir aşamasını, yan sanayiciye yaptırabilirler.\" denilmektedir. Buna göre; DİİB sahibi X A.Ş. nin yurt dışından KDV ödemeksizin ithal ettiği malların X A.Ş. tarafından üretimde kullanılması gerekmekte olup, bu malların yan sanayici konumunda olan Şirketinize KDV hesaplanarak veya ihraç kaydıyla teslimi mümkün değildir. Öte yandan, X A.Ş.nin, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında temin ettiği veya KDV ödenmeksizin ithal ettiği malları kullanarak ürettiği malların; DİİB sahibi alıcılara 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimi ile ihracatçılara 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7966, "title": "Geçici Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32163, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32163", "ozelgeNo": "E-97726449-130[7220460329]-32064", "ozelgeTarih": "2021-03-19", "baslik": "Dijital takograf cihazlarında kullanılan elektronik anakartların KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 26/01/2021 tarihli ve 43470 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. c) 12/02/2021 tarihli ve 77349 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgi (a) ve (c)'de kayıtlı özelge talep formu ile ilgi (b)'de kayıtlı dilekçenizde, üretimini gerçekleştirdiğiniz dijital takograf cihazlarında kullanılan elektronik anakartların ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, söz konusu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin B/12 nci sırasında \"13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 64 üncü maddesine göre otobüs, kamyon ve çekici türü taşıtlarda bulundurulması ve kullanılması zorunlu olan takoğraf cihazı teslimleri ,\" ibaresine yer verilmiştir. Buna göre, dijital takograf cihazı üretiminde kullanıldığı anlaşılan elektronik anakartlar, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/12 nci sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bunların ithal veya tesliminde genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32164, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32164", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-242650", "ozelgeTarih": "2021-03-18", "baslik": "Kozmetikte kullanılan kalemtıraşın KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 04/09/2020 tarih ve 652142 sayılı yazımız. c) 23/11/2020 tarih ve 3522824 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçede; Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 8214.10.00.00.12 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen, göz ve dudak kalemlerini açmaya yarayan kalemtıraşın tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/14) üncü sırasında \"… kurşun kalem, boya kalemleri, sulu boya ve pastel boyalar, okul defterleri, silgi, kalemtıraş, cetvel, pergel, gönye, iletki,\" hükmüne yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin (5.4.) bölümünde de söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B/14) üncü sırasında, genellikle öğrenciler tarafından kullanılan \"kurşun kalem, boya kalemleri, sulu boya ve pastel boyalar, okul defterleri, silgi, kalemtıraş, cetvel, pergel, gönye, iletki,\" ibaresine yer verilmiştir. Bununla birlikte, TGTC'nin 8214.10 tarife alt pozisyonunda \"Kağıt bıçakları, zarf açacakları, yazı kazıma bıçakları, kalemtraşlar ve bunların bıçakları\" sınıflandırılmış ve bu tarife pozisyonuna ait 8214.10.00.00.12 GTİP numarasında ise kalemtraşlar sayılmıştır. Buna göre, TGTC'nin 8214.10.00.00.12 GTİP numarası ile beyan edildiği ifade edilen kalemtıraşın tesliminde, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/14) üncü sırası kapsamında %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32165, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32165", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.1/İ-28-2020/195]-70057", "ozelgeTarih": "2021-02-26", "baslik": "Eğitim ve öğretim hizmetlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılı için verilecek eğitim ve öğretim hizmetlerine dair erken kayıt indirimi kapsamında tahsil edilen bedellere ilişkin olarak düzenlenecek faturaların 30/6/2021 tarihine kadar düzenlenmesi durumunda, uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; (1/1) maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, (10/a) maddesinde, vergiyi doğuran olayın, malın teslimi veya hizmetin yapılmasıyla, (10/b) maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle, (10/c) maddesinde kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılmasıyla meydana geleceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Vergiyi Doğuran Olay\" Başlıklı (I/Ç-1) bölümünde; \"Birden fazla vergilendirme dönemine yayılarak verilen hizmetlerde, hizmet bedelinin tamamının veya bir kısmının hizmet ifa edilmeden önce tahsil edilmesi halinde, fatura ve benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla KDV doğmaz. Öte yandan, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetlerde, takvim yılının aylık dönemlerinden oluşan vergilendirme dönemleri itibarıyla KDV'nin hesaplanması ve verilecek hizmetlere ilişkin faturanın aylık ödeme tutarı belirtilerek tanzim edilmesi gerekmektedir. Belli bir vergilendirme döneminde beyan edilecek KDV matrahının ise toplam hizmet bedelinin, hizmetin ifa edileceği aylık sürelere bölünmesi suretiyle tespiti mümkün bulunmaktadır. Bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetlerin taksitlere bağlanması halinde, kredi kartı ile yapılan ödemelerde, POS makinesi tarafından ilk anda düzenlenen ve hizmet bedelinin tamamını kapsayan taksit planını gösteren belge, ayrıca fatura veya benzeri belge düzenlenmemiş olması şartıyla KDV hesaplanmasını gerektirmez. Vergiyi doğuran olay, aylık taksit miktarının şirketin banka hesabına geçtiği tarihte değil, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetler için takvim yılının aylık vergilendirme dönemleri itibarıyla doğmaktadır.\" açıklaması yer almaktadır. Bu bağlamda, birden fazla vergilendirme dönemine yayılarak verilen hizmetlerde, hizmet bedelinin tamamının veya bir kısmının hizmet ifa edilmeden önce tahsil edilmesi halinde, fatura ve benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla KDV doğmayacaktır. Fatura veya benzeri belgesi düzenlenen ancak eğitim ve öğretim hizmeti bu tarih aralığından sonra ifa edilecek olan işlemlerde ise düzenlenen belgede gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay meydana gelecektir. Bununla birlikte, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B/15) inci sırasında, üniversite ve yüksekokullar ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında verilen eğitim ve öğretim hizmetleri, \"Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği\" kapsamında verilen öğrenci taşıma servis hizmetleri ile \"Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği\" hükümlerine tabi yurtlarda verilen hizmetler sayılmış ve bu hizmetlere %8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Diğer taraftan, 30/8/2020 tarihli ve 31229 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2913 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 7 nci madde uyarınca, üniversite ve yüksekokullar ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında 1 Eylül 2020 ila 30 Haziran 2021 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) verilen eğitim ve öğretim hizmetleri için KDV oranı %1'e indirilmiştir. Buna göre, konu hakkında söz konusu BKK'da yeni bir değişiklik yapılmaması kaydıyla, bu tarihler öncesinde verilmiş veya bu tarihler sonrasında verilecek eğitim ve öğretim hizmetleri, 2007/13033 sayılı Karar eki (II) sayılı listenin (B/15) inci sırası kapsamında olması kaydıyla, %8 oranında KDV'ye tabidir. Ancak, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren kurumunuz tarafından 30 Haziran 2021 tarihinden sonra verilecek olan eğitim öğretim hizmetlerine yönelik tahsil edilen (avans niteliğindeki) bedeller açısından fatura ve benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla KDV doğmayacaktır. Buna karşın, 30 Haziran 2021 tarihinden sonra verilecek olan eğitim öğretim hizmetlerine yönelik tahsil edilen bedeller için fatura veya benzeri belgesi düzenlenmesi halinde ise düzenlenen belgede gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere, bahsi geçen BKK eki (II) sayılı listenin (B/15) inci sırasına göre %8 oranında KDV hesaplanması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28949, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28949", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-62717", "ozelgeTarih": "2021-01-25", "baslik": "Kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle bankaya devredilen taşınmazın düzenlenen protokol gereği ekspertiz değerinin üzerinde bir bedelle satışında aşan tutarın KDV’ye tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ile … A.Ş. (Banka) arasında imzalanan protokole istinaden kredi borçlarınıza mahsuben protokolde belirtilen taşınmazların vefa akdi ile bankaya devrinde, taşınmazların ortalama ekspertiz değerinin üzerinde bir bedelle satılması halinde protokol uyarınca aşan tutarın Şirketinizin kullanımına bırakılacağı belirtilerek, kredi borcunu aşan tutarın katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 2/1 maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, 17/4-r maddesinde, bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Bankalara, Finansal Kiralama ve Finansman Şirketlerine Borçlu Olanların ve Kefillerinin Borçlarına Karşılık Yapılan Teslimlere İlişkin İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/F-4.16.3.) bölümünde; \" Bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanlar ile kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketleri tarafından devir ve teslimi KDV'den istisnadır. Bu istisnanın uygulanabilmesi için iştirak hisseleri ile taşınmazların iki yıl aktifte bulundurulması gerekmez. İstisna sadece bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine olan borca karşılık , banka, finansal kiralama ve finansman şirketlerine yapılacak devir ve teslimler ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketleri tarafından devir ve tesliminde uygulanır. Borca karşılık banka, finansal kiralama ve finansman şirketleri dışında üçüncü kişilere yapılan satışlar, istisna kapsamında değerlendirilmez. … İstisna uygulanabilmesi için, devir ve teslime konu taşınmaz ve iştirak hisselerinin bankaya, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanlara veya bu borca kefil olanlara ait olması gerekir. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlere uygulanır. Bağış, hibe şeklindeki devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır. Öte yandan, söz konusu istisna uygulamasında, borçlu olanlar, kefiller ile finansal kiralama ve finansman şirketlerinin, taşınmaz ve iştirak hisselerini ticaretini yapmak amacıyla aktiflerinde bulundurup bulundurmadıkları dikkate alınmaz. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Banka ile imzalanan protokol gereği, taşınmazların Banka tarafından satışında ekspertiz değerini aşan ve Şirketinize ödenen tutar fiyat farkı mahiyetinde olduğundan KDV matrahına dahildir. Taşınmazların bankalara devir ve tesliminde 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi kapsamında istisna uygulanabilmesi için, devir ve teslime konu taşınmazların bankalara borçlu olanlara veya bu borca kefil olanlara ait olması ve devir ve teslimin borca karşılık olarak bankalara yapılması gerekmektedir. Öte yandan, Şirketiniz ile Banka arasında imzalanan protokolün \" B-Vefa Hakkı Kullanım Koşulları \" bölümünde yer alan 5 inci ve 6 ncı maddelerde, protokol kapsamındaki taşınmazların ortalama ekspertiz değerinin üzerinde bir bedel ile satılması halinde aşan tutarın Şirketinizin kullanımına bırakılacağı, Şirketiniz tarafından talep edilmesi halinde aşan tutarın bir kısmının veya tamamının mevcut kredi risklerinin (anapara ve/veya faiz) geri ödemesinde kullanılabileceği ifade edilmektedir. Bu çerçevede, Şirketiniz ile Banka arasında imzalanan protokole istinaden kredi borçlarınıza mahsuben protokolde belirtilen taşınmazların ortalama ekspertiz değerine göre Bankaya devri 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. Ancak, söz konusu protokol gereği taşınmazların ortalama ekspertiz değerinin üzerinde bir bedelle Banka tarafından satılması halinde aşan tutarın bir kısmının veya tamamının Şirketinizin kullanımına bırakılması durumunda 3065 sayılı Kanunun (17/-r) maddesinde yer alan borca karşılık olma şartı sağlanmadığından, Şirketinizin kullanımına bırakılan tutar üzerinden genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30835, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30835", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-62641", "ozelgeTarih": "2021-01-25", "baslik": "Yurtdışında mukim bankaya verilen gayrimenkul değerleme hizmetinin KDV Kanunu karşısındaki durumu.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından merkezi Almanya Frankfurt'da bulunan … AG'ye (… Avrupa) yurt dışındaki yatırımcıların (… AG'den kredi temin etmek suretiyle) Türkiye'den satın alacakları gayrimenkullere ilişkin olarak gayrimenkul değerleme hizmeti verileceği, hizmete ilişkin faturanın İşbank AG adına düzenleneceği, fatura bedellerinin de … AG tarafından döviz olarak ödeneceği belirtilerek söz konusu hizmetin, hizmet ihracı kapsamında katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İstisnanın Kapsamı \" başlıklı ( II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye' deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurtdışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye' de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV' ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir. Yabancı firmaların Türkiye'den ithal ettiği (Türkiye'nin ihraç ettiği) mallar dolayısıyla verilen hizmetler, hizmet ihracı kapsamında değerlendirilir. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt dışındaki yatırımcıların yine yurt dışında mukim bankalardan kredi temin etmek suretiyle Türkiye'den satın alacakları gayrimenkullere ilişkin olarak yurt dışında mukim bankalara Türkiye'de verilen gayrimenkul değerleme hizmetinden Türkiye'de faydalanıldığından, hizmet ihracı kapsamında bulunmayan bahse konu hizmet bedeli üzerinden genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28950, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28950", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-36894", "ozelgeTarih": "2021-01-15", "baslik": "Aktife kayıtlı motosikletin çalınması durumunda vergilendirme", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, tarafınızca katma değer vergisi (KDV) ödemeksizin satın alınan ikinci el motosikletin çalındığı belirtilerek söz konusu aracın firmanız aktifinden düşürülmesinde fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği, düzenlenmesi durumunda kimin adına düzenleneceği, KDV beyan edilip edilmeyeceği, edilmesi halinde hangi bedel üzerinden beyan edilmesi gerektiği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; -37 nci maddesinde, \" Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. \", -38 inci maddesinde,\" Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur. \", hükümleri yer almaktadır. Buna göre, işletmenizin aktifinde kayıtlı bulunan motosikletinizin çalınması sonucunda, trafik tescil kayıtlarından düşürülerek işletmeden çekilen motosiklet bedelinin gider veya maliyet olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, çalınan motosiklet ile ilgili olarak işletmeniz tarafından sigortadan tazminat alınmış olması durumunda ise sigortadan alınan tazminatın gelir olarak dikkate alınması gerektiği hususu tabiidir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \", 229 uncu maddesinde \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesikadır. \" hükümleri yer almaktadır. Mezkur Kanunun 278 inci maddesinde, kıymeti düşen malların maliyet bedeli yerine emsal bedeli ile değerlendirileceği hüküm altına alınmış, aynı Kanunun 317 nci maddesinde ise; \" Amortismana tabi olup: 1. Yangın, deprem, su basması gibi afetler neticesinde değerini tamamen veya kısmen kaybeden; 2. Yeni icatlar dolayısiyle teknik verim ve kıymetleri düşerek tamamen veya kısmen kullanılmaz bir hale gelen; 3. Cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalan; Menkul ve gayrimenkullerle haklara, mükelleflerin müracaatları üzerine ve ilgili Bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli edilen \"Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri uygulanır. \", 329 uncu maddesinde de \"Yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen ziyaa uğrıyan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı bunların değerinden (Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra kalan değerden) fazla veya eksik olduğu takdirde farkı kar veya zarar hesabına geçirilir. Şu kadar ki, alınan sigorta tazminatı ile ziyaa uğrıyan malların yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde tazminat fazlası, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Bu süre içinde kullanılmamış olan tazminat farkları kara ilave olunur. \" hükümleri bulunmaktadır. Bu hükümlere göre, vergi hukukumuz açısından sermaye ve sermayenin herhangi bir unsurunda meydana gelen değer kayıplarının düşük bedelle değerlendirilmesi veya değişik yollarla sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi, esas olarak ticari ve zirai faaliyetlerin normal bir şekilde işleyişinden veya tabii afetler yüzünden değer kaybına uğramasından doğmuş olması şartlarına bağlanmıştır. Dolayısıyla, aktife kayıtlı söz konusu çalınan aracın yukarıda yer verilen madde hükümleri kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, firmanızın sigortadan tazminat almış olması durumunda söz konusu tazminat için sigorta şirketi adına fatura düzenlemesi gerekmektedir. Diğer taraftan, çalınan söz konusu aracın kayıtlardan çıkarılmasında fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin (1.2.1.) bölümünde; \" Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Buna göre; ... (3) Bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu durumda, sigortalının hasar gören eşya için sigorta şirketinden aldığı tazminat için KDV hesaplanması söz konusu olmayacaktır. \" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, şahıs işletmeniz tarafından KDV ödemeksizin satın alınan ve işletmenizin aktifine kayıtlı olan motosikletin çalınması nedeniyle bu araçların kayıtlarınızdan çıkarılması, KDV hesaplanmasını gerektirmemektedir. Diğer taraftan, bu araç için sigortadan tazminat alınmış olması halinde, sigorta tazminat bedeli KDV'ye tabi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden, sigorta şirketine düzenlenecek faturada KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28951, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28951", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-4-14017-İ-2017/17]-18341", "ozelgeTarih": "2021-01-15", "baslik": "Yurt dışından limanlara gelen malların limanlardan serbest bölgelere taşınması hizmetinin KDV’den istisna olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … San. ve Tic. A.Ş. Kayseri Serbest Bölge Şubesi tarafından ithal edilen ve Zonguldak Limanına gelen rulo sacların, millileşmeden Şirketiniz vagonlarıyla Kayseri Boğazköprü İstasyonuna transit beyannameleri ile sevk edildiği, Kayseri Serbest Bölgeye demir yolu bağlantısı olmadığı için Kayseri Gümrük Müdürlüğü gözetiminde araçlarla Kayseri Boğazköprü İstasyonundan Kayseri Serbest Bölgesine taşındığı belirtilerek bahsi geçen taşıma hizmetinin Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-ı maddesi kapsamında istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -17/4-ı maddesinde ise, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri\" başlıklı (II/F-4.9.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri KDV'den müstesnadır. Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV'ye tabidir. Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV'den istisnadır. Serbest bölgede üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden KDV'ye tabi olacaktır. … Örnek 2: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) A.Ş., serbest bölgede üreteceği mallara ilişkin yurtiçinden satın aldığı hammaddeleri (B) Nakliyat Ltd. Şti.'ne taşıttırmıştır. (A) A.Ş. bu hammaddeleri kullanarak ürettiği malların bir kısmını ihraç etmiş, ihraç edilen malların limana kadar taşınması işini de yine (B) Nakliyat Ltd. Şti.'ne yaptırmıştır. Ürettiği malların kalan kısmını da yurtiçine satmış ve söz konusu malları (D) Nakliyat A.Ş.'ne taşıttırmıştır. Bu durumda, (B) Nakliyat Ltd. Şti. tarafından yapılan taşıma işleri KDV'den istisna olacak, (D) Nakliyat A.Ş. tarafından yapılan taşıma işi ise ihraç amaçlı yük taşıma işi olmadığından KDV'ye tabi olacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, yurt dışından deniz yoluyla limanlara gelen malların demir yolu taşımacılığı kullanılmak suretiyle vagonlarla limandan serbest bölge dışında bulunan bir istasyona kadar taşınması hizmeti, serbest bölgeye verilen bir yük taşıma işi olmadığından, KDV Kanununun 17/4-ı maddesi kapsamında istisna olarak değerlendirilemeyecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31167, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31167", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-37659", "ozelgeTarih": "2021-01-15", "baslik": "Denizcilik sektöründe kullanılan kılavuzun teslim ve ithalinde 13/n istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, İngiltere'de basımı yapılan, denizde can ve mal emniyetinin sağlanması konusunda yapılması gereken işlemler ile alınması gereken önlemleri anlatan ve denizcilik sektöründe kullanılmakta olan kılavuz kitapların ithalinin ve satışının yapıldığı belirtilerek söz konusu kılavuz kitapların Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/n maddesine göre istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/n maddesiyle, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların teslimi KDV'den istisna edilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/B-17.) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (17.1.) ayrımında; \"İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılan basılı kitap ve süreli yayınların tesliminde istisna uygulanmaz. Kanun maddesinde yer alan süreli yayın ifadesinden, belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile basılı haber ajansları yayınlarının anlaşılması gerekmektedir. Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler, almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası kitapları, mevzuat seti kitapları da istisna kapsamındadır. Boyama defterleri, kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında değerlendirilmez. Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve benzerlerinin tesliminde istisna uygulanmaz. İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV'ye tabidir. Program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla satılan görüntülü eğitim setleri basılı kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bunların satışı istisna kapsamında değerlendirilmez.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 49 uncu faslında \"4901.99.00.40.19 Diğer kitaplar\" pozisyonunda yer alan, denizde can ve mal emniyetinin sağlanması konusunda yapılması gereken işlemler ile alınması gereken önlemleri anlatan ve denizcilik sektöründe kullanılmakta olan kılavuz kitabın, Kanunun 13/n maddesinde düzenlenen istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33221, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33221", "ozelgeNo": "63611781-130[29-2020/9]-1387", "ozelgeTarih": "2021-01-14", "baslik": "UTV motora ait KDV'nin indirimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şehir içi ulaşım için kullanmak üzere aldığınız UTV motora ait yüklendiğiniz katma değer vergisini (KDV) indirim konusu yapıp yapamayacağınız hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -29/1-a maddesinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -29/3 üncü maddesinde; indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, hükme bağlanmıştır. Buna göre, faaliyete ilişkin bulunmayan taşıtların alımı nedeniyle hesaplanan KDV'nin indirim konusu yapılması söz konusu değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28953, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28953", "ozelgeNo": "75766797-130[2018/1746]-3076", "ozelgeTarih": "2021-01-13", "baslik": "Altın, bakır, çinko, kurşun, gümüş, kadmiyum içeren maden atıklarının satışının KDV’den istisnadan olup olmadığı.", "kanunNo": "3065", "soru": "… İli sınırlarında bulunan maden (kurşun-çinko) ocağından kalan yaklaşık 1.700.000 ton atığın açık veya kapalı teklif usulü ile Başkanlığınız tarafından satışının düşünüldüğü, atığın işlenmesi ve zenginleştirilmesi halinde ise 0,90 ton altın, 2.652,64 ton bakır, 68.072,53 ton kurşun, 68.216,95 ton çinko, 142,94 ton gümüş, 249,40 ton kadmiyum elde edilebileceği belirtilerek tespit edilen maden atığının satışının katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların KDV ye tabi olduğu, 17/4-g maddesinde, külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kıymetli taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye'de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsa üyeleri arasında el değiştirmesi, döviz, para, damga pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil),varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları ile metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Müzayede Mahallinde Yapılan Satışlar\" başlıklı (I/B-6.) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışlar da dahil olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar KDV'ye tabidir. Kanunun istisna ve vergi oranlarına ilişkin hükümleri bu satışlar için de geçerlidir .\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, satışı düşünülen maden atığının ayrıştırılabilmesi halinde, altın ve gümüşe isabet eden kısmının 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesi kapsamında değerlendirilerek KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmakta olup, bakır, çinko, kurşun ve kadmiyum madenlerinin ihale yoluyla satışı ise 3065 sayılı KDV Kanununun 1/3-d maddesi kapsamında %18 oranında KDV'ye tabidir. Bu şekilde bir ayrıştırma yapılamaması durumunda ise, maden atığının satış bedelinin tamamı üzerinden % 18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32166, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32166", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.2/İ/28/2020-155]-E.954", "ozelgeTarih": "2021-01-04", "baslik": "Radyo Terapi Cihazı Tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) \"9022.14.00.00.00\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen radyo terapi cihazı ile bu cihazın kurulumunda verilen hizmetlere uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, 20/2 nci maddesinde, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan KDV oranları, aynı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında \"9022.14 Diğerleri (tıbbi, cerrahi veya veterinerlik amaçlı kullanımlar için)\" tarife alt pozisyonu da sayılmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A) bölümünde KDV matrahına ilişkin gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre; - TGTC'nin \"9022.14.00.00.00\" GTİP numarasında yer aldığı belirtilen eşyanın, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 22 nci sırası kapsamında değerlendirilerek %8 oranında KDV'ye tabi tutulması, - Teslime konu radyoterapi cihazının test edilmesi, sızdırmazlık işlemlerinin yapılması ve kullanımına ilişkin eğitim verilmesi işlemleri için cihaz bedelinden ayrı olarak bir fiyatlandırma yapılmaması ve bedel alınmaması halinde, cihaza ilişkin düzenlenecek faturada yalnızca cihaz bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27644, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27644", "ozelgeNo": "76071283-125.04.02-32157", "ozelgeTarih": "2020-12-21", "baslik": "Kooperatif üye aidat gelirinin kurumlar ve katma değer vergisine tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) mükellefiyeti bulunan Kooperatifinizin … tarihi itibarıyla tasfiyeye girdiği ve Kooperatifinizin gelirinin yeterli olmaması nedeniyle ve genel giderlerinin karşılanması amacıyla, üyelerinizden \"üye aidatı\" adı altında makbuz mukabili para toplandığı, toplanan üye aidatlarının kurumlar vergisi ile KDV'ye tabi olup olmayacağı ve aidatlar için fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu; aynı Kanunun 6 ncı maddesinde de kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Anılan Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ise tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu (Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler \"ortak dışı\" işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.) hükümlerine yer verilmiştir. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"4.13. Kooperatifler\" başlıklı bölümünde muafiyet şartları detaylı olarak açıklanmış, takip eden bölümlerde ise ortak dışı işlemler kooperatif türlerine göre ayrıntılı olarak örneklendirilmiş olup aynı Tebliğin \"4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi\" başlıklı bölümünde de; \"Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir. Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Aynı Tebliğin; \"4.13.1.4.1. Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler\" başlıklı bölümünde yapılan açıklamalara göre de, üretim kooperatiflerinin, ortaklarından aldığı ürünleri, niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmadan üçüncü kişilere satmalarının ortak dışı işlem sayılmayacağı, ortaklardan alınan ürünlerin bir takım işlemlerden geçirildikten sonra niteliği değiştirilmiş olarak üçüncü kişilere satılmasının ise ortak dışı işlem sayılacağı, anılan bölümde verilen 3 No.lu örneğe göre, kooperatiflerin üçüncü kişilerden satın aldığı üretimde kullanılan girdileri (ilaç, gübre, tohum gibi) ortaklara vermesi ve bedelin ortakların kooperatife satacakları ürün bedeli ile ilişkilendirilmesinin ortak dışı işlem sayılmayacağı belirtilmiştir. Anılan Tebliğin; \"4.13.3. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi\" başlıklı bölümünde; \"7061 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine eklenen parantez içi hükümle 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği, kooperatiflerin bu iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının da muafiyete etkisinin olmayacağı ve ortak dışı işlemlerden elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır. Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. Öte yandan, ortak dışı işlemlerde bulunmaları nedeniyle 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır. Bu kooperatiflerin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmek suretiyle bu işlemlerden elde ettikleri kazançları vergilendirilecektir. (17 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile değiştirilmiştir. RG-15/02/2019- 30687) Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerce, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ve kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından ortak dışı işlem kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, ortak dışı işlemlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının diğer işlemlerle ilişkilendirilmemesi ve kooperatif tarafından tutulan defterlere, bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan; kooperatif tarafından gerçekleştirilen bir işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için; işlemin faaliyet amacına, diğer bir ifadeyle, kooperatif ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konusuna dahil olması ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif ortağıyla yapılması gerekmektedir. Kurumlar Vergisi Kanununun ''Tasfiye'' başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında, her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye döneminin geçerli olacağı, tasfiyenin, kurumun tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği tarihte başlayacağı ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona ereceği, başlangıç tarihinden aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin sona erdiği dönem için ilgili takvim yılı başından tasfiyenin bitiş tarihine kadar olan dönemin bağımsız bir tasfiye dönemi sayılacağı, dördüncü fıkrasında da tasfiye halindeki kurumların vergi matrahının tasfiye kârı olduğu, tasfiye kârının, tasfiye döneminin sonundaki servet değeri ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri arasındaki olumlu fark olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan ve tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği 23/03/2018 tarihi itibariyle tasfiyeye giren kooperatifinizin, - muafiyete ilişkin şartları taşımıyor olması halinde, üyelerinizden toplanan aidatların, vergiye tabi bir kazanç unsuru olarak değerlendirilmesi ve diğer gelirler ile birlikte hasılata dahil edilerek, tasfiye karının tespitinde gelir olarak dikkate alınması ve kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir. - muafiyete ilişkin şartları taşıyor olması halinde ise, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kaydınızın sonlandırılması gerekecek ve söz konusu tarihten itibaren genel giderlerinizi karşılamak amacıyla üyelerinizden tahsil edeceğiniz üye aidatlarının dışında başkaca bir gelir getirici faaliyetinizin ve ortak dışı işlemlerinizin bulunmaması durumunda söz konusu üye aidatları kurumlar vergisine tabi tutulmayacaktır. II- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" , - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde; \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\", - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (513 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2020'dan itibaren 1.400, -TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (513 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2020'dan itibaren 1.400, -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, kooperatifinizin ortak giderleri karşılamak amacıyla tahsil ettiği aidatlar dışında ticari nitelikte bir faaliyetinin olmaması halinde ticari kazanç unsuru olmayan aidatlar için fatura düzenleme zorunluluğunuz bulunmamaktadır. Ancak, kooperatifinizin ticari nitelikte teslim ve hizmetlerinin bulunması durumunda ise genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlemeniz gerektiği tabiidir. III- KDV KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 1 inci maddesinde; Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının ve bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilemeye engel teşkil etmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.3. Aidatlar\" başlıklı bölümünde; \"Üyelerden veya katılımcılardan alınan aidatlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemek şartıyla KDV'nin konusuna girmemektedir. Örneğin, dernek tüzüğünde belirtilen gelirlerden olan üye aidatları KDV'ye tâbi tutulmayacaktır. Ancak kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan bir kooperatifin ticari nitelikteki teslim ve hizmetlerinin karşılığında yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi tutulacaktır. Örneğin, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri gibi kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin üyeleri tarafından yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi bulunmaktadır. Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kooperatifin ortak giderleri karşılamak (üyelerin güvenlik, bahçıvanlık, havuz ve sosyal tesislerin bakımı, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi) amacıyla tahsil ettiği aidatlar ise ticari mahiyet arz etmediğinden KDV'ye tabi tutulmayacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, genel giderlerinizi karşılamak amacıyla üyelerinizden tahsil edeceğiniz aidatlar, kurum kazancının bir unsuru olarak kurumlar vergisine tabi bulunması halinde KDV'ye tabi olacak olup, aksi halde ise KDV'ye tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7847, "title": "Madde 4 Muafiyetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28954, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28954", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-930837", "ozelgeTarih": "2020-12-14", "baslik": "İşletme Kooperatifi tarafından ortaklarına verilen hizmetler", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Kooperatifiniz tarafından ortaklarınızın müşterek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çevre temizliği, ortak alanlarda çevre ve ağaçların bakımı, yeşil alanların korunması, kış şartlarında yolların açılması ve tuzlanması, ortakların servis ihtiyaçlarının karşılanması, bozulan ortak araç ve gereçlerin bakım ve onarımı şeklinde faaliyet yürütüldüğü, Kooperatifinizin kar amacı gütmediği, söz konusu bu faaliyetleriniz nedeniyle ortaklarınızdan toplanan aidatların aylık olarak tahsil edildiği belirtilerek, Kooperatifiniz faaliyetleri nedeniyle katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4'üncü maddesinde; \" (1) Aşağıda sayılan kurumlar, kurumlar vergisinden muaftır: ... k) Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (7061 sayılı kanunun 88 inci maddesiyle kaldırılan ibare; Yürürlük : 01.01.2018) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri. (7061 sayılı kanunun 88 inci maddesiyle eklenen parantez içi ibare; Yürürlük: 01.01.2018)(Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler \"ortak dışı\" işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.) ...\" hükmü yer almıştır. 23/12/2017 tarih 30279 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair 14 Seri No.lu Tebliğ'de konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Bu kapsamda, Kooperatifinizin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştireceği ortak dışı işlemler nedeniyle, muafiyeti etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar Kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan Kooperatifinizin, ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları Kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarınızın kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır. Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak Kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. Ayrıca, Kooperatifinize ait kuruluş ana sözleşmesinin 6'ncı maddesinde; Kooperatifin, ortaklarının sahibi bulunduğu konutlar ile ticaret merkezinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak, siteyi geliştirmek ve güzelleştirmek amacıyla; mülkiyetinde olan ortak ve genel hizmet tesislerinin işletilmesini ve kiraya verilmesini sağlayacağı, amacına uygun gördüğü menkul ve gayrimenkulleri satın alacağı veya yaptıracağı gerekirse ihtiyaç fazlasını satacağı; 60'ıncı maddesinde ise muafiyet şartlarının yazılı olduğu anlaşılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Kurumlar Vergisi Kanununun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde belirtilen muafiyet şartlarının Kooperatif ana sözleşmesinde yer almasının yanında, bu şartlara fiilen de uyulması kaydıyla, Kooperatifinizin, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, sadece ortaklarla iş görülmesi şartı dışında diğer muafiyet şartlarından herhangi birinin ihlal edilmesi durumunda ise bu şartların ihlal edildiği tarihten itibaren Kooperatifiniz adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, kooperatif ana sözleşmesinde ortak dışı işlemlere ilişkin hükümlerin yer alması tek başına mükellefiyet için yeterli olmayıp, fiilen bu faaliyetlerin yapılması da gerekmektedir. Bu itibarla, Kooperatifinizin fiilen ortak dışı işlemde bulunması durumunda, muafiyete ilişkin diğer şartların da sağlanması kaydıyla, ortak dışı işlemin yapıldığı tarihten itibaren kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi ve bu işlemlerden elde edilen kazancın kurumlar vergisine tabi tutulması gerektiği tabiidir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 1 inci maddesinde; Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığının, kapsam ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının ve bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilemeye engel teşkil etmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak 60 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinin \"Aidatlar\" başlıklı (1.3.) bölümünde; \"Üyelerden veya katılımcılardan alınan aidatlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemek şartıyla KDV'nin konusuna girmemektedir. Örneğin, dernek tüzüğünde belirtilen gelirlerden olan üye aidatları KDV'ye tâbi tutulmayacaktır. Ancak kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan bir kooperatifin ticari nitelikteki teslim ve hizmetlerinin karşılığında yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi tutulacaktır. Örneğin, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri gibi kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin üyeleri tarafından yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi bulunmaktadır. Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kooperatifin ortak giderleri karşılamak (üyelerin güvenlik, bahçıvanlık, havuz ve sosyal tesislerin bakımı, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi) amacıyla tahsil ettiği aidatlar ise ticari mahiyet arz etmediğinden KDV'ye tabi tutulmayacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Kooperatifinizin ortak giderleri (çevre temizliği, ortak alanlarda çevre ve ağaçların bakımı, yeşil alanların korunması, kış şartlarında yolların açılması ve tuzlanması, ortakların servis ihtiyaçlarının karşılanması, bozulan ortak araç ve gereçlerin bakım ve onarımı) karşılamak amacıyla tahsil ettiği aidatlar, ticari mahiyet arz etmediğinden KDV'ye tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28955, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28955", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-920295", "ozelgeTarih": "2020-12-10", "baslik": "KDV iade alacağının toplu konut fonuna mahsup edilip edilemeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından ithal edilen muzun yurt içinde indirimli orana tabi satışından kaynaklanan katma değer vergisi (KDV) iade alacağının ithalat sırasında 2818 sayılı İthalat Rejimi Kararına Ek Karar gereği doğan \"Toplu Konut Fonu\"na mahsup edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Genel Açıklama\" başlıklı (IV/A-2.1.) bölümünde; \"KDV iade alacağı mükellefin kendisinin veya ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve adi komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların), - Vergi dairelerince takip edilen amme alacaklarına, - İthalat sırasında uygulanan vergilere, - Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarına, mahsuben iade edilebilir.\", açıklamaları yer almaktadır. Konuya ilişkin olarak Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünden alınan 2/10/2020 tarihli ve 00057907628 sayılı yazıdan, \"Toplu Konut Fonu\"nun ithalat vergileri kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Buna göre, Şirketinizin indirimli orana tabi teslimlerinden kaynaklanan KDV iade alacağının, KDV Genel Uygulama Tebliğindeki usul ve esaslar çerçevesinde 2818 sayılı İthalat Rejimi Kararına Ek Karar gereği doğan \"Toplu Konut Fonu\"na mahsubu mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31168, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31168", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV2/13/2019/42]-338325", "ozelgeTarih": "2020-12-10", "baslik": "Yayıncılık faaliyeti çerçevesinde 3065 sayılı Kanunun 13/n maddesi kapsamındaki iade talebi.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yayıncılık faaliyeti ile iştigal ettiğinizi, faaliyetlerinizle ilgili olarak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 18 inci maddesi kapsamında yazarlara telif ödediğinizi, bu teliflerden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında %17 stopaj kesintisi ve süreklilik arz ettiği için de %18 katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapıp sorumlu sıfatı ile beyan edip ödediğinizi ve 3065 sayılı KDV Kanununun 13/n maddesi gereğince satışlarınızın KDV'den istisna olduğunu belirterek, Şirketinizin 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan ettiği bu KDV'yi istisna kapsamında yüklenilen KDV listesinde göstererek iade alıp alamayacağınız ve satışlarınızın tamamı istisna kapsamında olduğundan 193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında yapmış olduğunuz sürekli ödemelerden dolayı tam tevkifat yaparak buna ilişkin KDV'yi 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edip etmeyeceğiniz konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -13/n maddesinde, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu (Bu bent hükmünün uygulanmasında, bu maddenin ikinci fıkrasında belirlenen had uygulanmaz.), -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirim konusu yapabilecekleri, -29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, -32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri ile 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.2.2.) bölümünde serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerde KDV (tevkifat) uygulamasına, (II//B-17.) bölümünde ise basılı kitap ve süreli yayınların teslimindeki istisna uygulamasına ilişkin olarak detaylı açıklamalar yer almaktadır. Buna göre, 193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamındaki yazarların süreklilik arz eden telif haklarına konu hizmetlerine ilişkin bedeller üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması gerekmekte olup, yazarların KDV mükellefiyetinin bulunmaması halinde hesaplanan KDV'nin Şirketinizce sorumlu sıfatıyla tevkif edilerek 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi ve ödenmesi gerekmektedir. Öte yandan, Şirketinizin 3065 sayılı Kanunun (13/n) maddesi kapsamındaki teslimleri dolayısıyla yüklendiği KDV'nin (telif hakkı bedelleri üzerinden hesaplanan ve sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV dahil) indirim konusu yapılması, indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin ise iadesinin talep edilmesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21742, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21742", "ozelgeNo": "75766797-130[2018/1762]-94364", "ozelgeTarih": "2020-12-08", "baslik": "Yurtdışındaki müşterilere yazılım kodları kullanarak geliştirilen web ve mobil uygulama hizmetinin Gelir Vergisi ve KDV karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 21/11/2018 tarih ve 312892 gelen evrak sayılı özelge talep formu. İlgi (a)'da ve ilgi (b)'de kayıtlı özelge talep formlarında, yazılım kodları kullanarak geliştirmiş olduğunuz web ve mobil uygulama ile yurt dışındaki kişilere kendi ülkelerinde ve kendi dillerinde reklamlar göstermek üzere Google Ireland şirketi ile sözleşme imzalayarak Adsense reklam gösterimleri yaptığınız, bu sözleşme çerçevesinde, uygulamaların internetten indirilmesi, kullanımı ile yurt dışında gösterilen reklamlara göre hesabınıza para yatırıldığı ve bu yatan para üzerinden de fatura düzenlendiği, elde ettiğiniz kazancın katma değer vergisinin (KDV) ise 2006/112/EC konsey direktifinin 196 ncı maddesi gereği Google Ireland şirketi tarafından karşılandığı belirtilmekte ve kullanıcıların %99'unun yurt dışı, %1'lik kısmının yurt içinde ikamet etmeleri nedeniyle hesabınıza yatan hizmet bedelinin hizmet ihracı kapsamında istisna olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve istisna olan işlemlerin aynı faturada gösterilip gösterilemeyeceği ile kazancınızın gelir vergisi karşısındaki durumu hususlarında Başkanlığımızdan talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; - 37 nci maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, - 38 inci maddesinde de; \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerince: 1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, kişisel internet sitenizde yazılım kodlarını kullanarak geliştirmiş olduğunuz web ve mobil uygulama ile uygulamayı kullanan kişilere kendi ülkelerinde ve kendi dillerinde AdSense reklam gösterimleri yapmanız ve söz konusu reklam gösterimleri için … tarafından adınıza ödeme yapılması dolayısıyla elde ettiğiniz gelirin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanca ilişkin hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1 inci maddesinde, Türkiye'deki ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-2.1.) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurtdışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir. \", Aynı Tebliğin (II/A-2.2.) bölümünde ise; \" Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (dövizin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, tarafınızdan yapılan reklam gösterimlerinin münhasıran yurt dışında yapılması halinde, söz konusu hizmet KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre (hizmet ihracına ilişkin diğer şartların da sağlanması koşuluyla) hizmet ihracı kapsamında değerlendirilecek ve bu hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanmayacaktır. Ancak, bahse konu reklam gösterimlerinin yurt dışının yanı sıra yurt içinde de yapılması halinde münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılmayan söz konusu hizmete ilişkin elde ettiğiniz gelirlerin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, bu hizmetler için genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6943, "title": "Madde 37 Ticari Kazancın Tarifi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30281, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30281", "ozelgeNo": "35831311-010.01-14387", "ozelgeTarih": "2020-12-08", "baslik": "KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Üniversiteniz tarafından verilecek olan uzaktan eğitim için sanal sınıf kiralaması hizmeti satın alınacağı belirtilerek alınacak bu hizmetin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiş olup, Tebliğin (I/C2.1.3.2.13) bölümünde KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve Tebliğin (I/C-2.1.3.2) bölümünde belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, 5018 sayılı Kanuna ekli II sayılı cetvelin \"Özel Bütçe Kapsamındaki İdareler\" kapsamında yer alan Üniversiteniz tarafından, alınan sanal sınıf kiralama hizmetine ilişkin KDV'nin, Üniversiteniz tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutularak beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31532, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31532", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-903684", "ozelgeTarih": "2020-12-03", "baslik": "Bedensel ve zihinsel engelli hastaların kullanımına yönelik ekipman ve yazılımların ithali ve yurt içi tesliminin KDV'den istisna olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ALS ve çeşitli nörolojik rahatsızlıklar, omurilik felci (tetrapleji, parapleji), afazi (konuşma yitimi), MS (multiple skleroz), travmatik beyin hasarı, musküler distrofi hastaları (kas hastalıkları), ampute (uzuv kaybı), serebral palsi, otizm, rett sendromu ve çeşitli zihinsel engel grupları gibi rahatsızlıklar nedeniyle ellerini etkin kullanamayan, konuşma yeteneklerini kaybederek kendini ifade etme, sosyal etkileşim ve eğitim gibi konularda sorunlar yaşayan bedensel ve zihinsel engelli hastaların kullanımına yönelik göz takip sistemi, baş takip sistemi, duyu odalarını uyarıcı ekipman ve yazılımları ile diğer yardımcı teknoloji ürünlerinin teslim ve ithalatını yaptığınız, söz konusu ürünler içerisinde yer alan; Engelliler için göz takip sisteminde; engelli kullanıcıya mouse ve klavye olmadan bilgisayara bağımsız erişim imkanı sağlayan göz takip cihazları, yazılım üzerinde engelliye sunulan Türkçe klavyeli iletişim ekranı ve Türkçe yapay ses ile yanındakilere sözlü iletişim kurmasına olanak sağlayan iletişim ve özel eğitim yazılımları, tamamen engelli kişinin gözleriyle kullanmasına yarayan I-serisi cihazlar, engelli çocuğa yapay ses ile iletişim sağlayan iletişim ve özel eğitim donanımları ile engelli kullanıcının oturduğu veya yattığı yerden TV, klima, dvd player gibi odada bulunan tüm kumandalı aygıtları kimseden yardım almadan gözleri ile kontrol edebilmesine yarayan uzaktan kumanda donanımı ile tablet bilgisayarlarda kullanımı için gerekli olan, tablet ve göz takip cihazını bir arada tutması için tasarlanmış braket ürünlerinin, Engelliler için baş takip sisteminde; engelli kullanıcının başına veya kontrol edebildiği herhangi bir uvzuna yerleştirilerek engelli kişinin hareketi ile ekrandaki mouse imlecini hareket ettirmesine yarayan jiroskopik mouse ve bu ürünü engelli kişiye sabitlemek için kullanılan jiroskopik mouse tutucuları, switchler, üfleyerek tıklama kiti, engelli kişinin telefon ve Ipad gibi cihazlarda kullanabileceği yardımcı donanım olan Android, Iphone, Ipad dönüştürücü, engelli kişinin jiroskopik mouse yardımıyla kullanabileceği, ayrıca monitör olarak sunulan sanal klavyenin, Diğer yardımcı teknoloji araçları arasında; özellikle engelli çocuklar için tasarlanmış, tek başına kullanılabildiği gibi göz takip sistemi ve baş takip sistemi gibi girdi yöntemleriyle beraber de kullanılabilen engelliler için uyarlanmış klavye ve mouse kiti, switch donanım, elini kısıtlı bir şekilde kullanabilen engelli için bilgisayara erişimine yardımcı olan, mouse imlecini joystick ile kontrol ederek tıklama görevi butonlarla yapılan engelliler için joystick ve switch donanımı, engelli bireyin akülü tekerlekli sandalyesinin joystiğine yerleştirilen, engelli kişinin bilgisayarı, akıllı televizyonu, telefonu veya tabletteki mouse imlecini joystick ile kontrol etmesi ve gerekli tıklamaları yapabilmesine imkan tanıyan joystick ve switch donanımının, Engelliler için duyu odalarında; genellikle özel aydınlatma, müzik, koku ve çeşitli nesnelerle donatılmış, projektörler ve efekt tekerlekleri, kabarcık tüpleri, müzik ekipmanları, fiber optikler, titreşimli cihazlar, aroma difüzorleri ve ses ekipmanları, denge ve hareket ekipmanları gibi çok çeşitli duyusal uyarıcı ekipmanlardan oluşan odalar olduğu ve içerisinde duyusal bozuklukların tedavisinde terapötik faaliyetler sunmak amacıyla, sınırlı iletişim becerisine sahip çocuklar ve demans hastaları için duyusal bilgilerinin daha iyi işlemesine yardımcı olmak için bir terapi yöntemi olarak kullanılan ekipmanların, Yardımcı teknolojiler arasında; masaüstü çözümler, ayaklı çözümler ve tekerlekli sandalye çözümleri adı altında 3 gruba ayrılan, duvara, yatak altına, yatak kenarına, masa-sehpa gibi düz zeminlere, araç içindeki koltuklara, tekerlekli sandalyeye sabitlenerek, engelli kullanıcının bilgisayar veya telefon gibi cihazlarını güvenli bir şekilde ve fiziksel olarak zorlanmadan kullanabilmesini mümkün kılan, çoğunlukla engelliye ait cihazları kullanıcıya göre istenen açıda sabitlenebilir ve ayarlanabilir yapıda sunan montaj kitlerinin, bulunduğu belirtilerek, söz konusu ekipman ve yazılım ürünlerinin ithali ve yurt içi tesliminin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -16/1-a maddesinde, bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin KDV'den istisna olduğu, -17/4-s maddesinde, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Engellilerin Kullanımına Mahsus Araç ve Gereçlerin Tesliminde İstisna\" başlıklı (II/E-1.) bölümünde; \"Münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programlarının istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen \"araç-gereç\" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Engelliler dışında engeli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin teslimi, bu istisna kapsamında değildir. İstisna, münhasıran engellilere yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. …'' açıklamaları yer almaktadır. Söz konusu istisna hükmü, engelliler için özel olarak üretilmiş araç-gereçlere yönelik olup, bu araç-gereçlerin engelliler dışında engeli olmayanlarca da kullanılabilmesi durumunda istisna kapsamında işlem tesis edilmez. Buna göre, münhasıran engellilerin kullanımı için özel olarak üretilmiş olmaları şartıyla, bedensel ve zihinsel engelleri nedeniyle ellerini etkin kullanamayan, konuşma yeteneklerini kaybederek kendini ifade etme, sosyal etkileşim ve eğitim gibi konularda sorunlar yaşayan bedensel ve zihinsel engelli hastaların kullanımına yönelik olan göz takip sistemi, baş takip sistemi ile duyu odalarının ithali ve yurt içi tesliminin, KDV Kanununun 17/4-s maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, bahse konu sistem, ekipman ve yazılımlar ile teknoloji ürünlerinden engelli olmayanlar tarafından da kullanılabilir mahiyetinde olanların ithali ve yurt içi tesliminde genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30282, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30282", "ozelgeNo": "43735382-130[KDV:13-1]-44486", "ozelgeTarih": "2020-12-01", "baslik": "KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün araştırma yapma amaçlı cam sera yapımı işini üstlendiğiniz belirtilerek anılan işin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmadığı hakkında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı uygulayacak alıcılar belirlenmiştir. Söz konusu Tebliğin, \"Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt Proje Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde ise; \" 2.1.3.2.1.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. 2.1.3.2.1.2. Kapsam Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler girmektedir: - Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri. - Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur. - Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında yer alan … Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne verilen cam sera yapım işi, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.2) bölümündeki işler kapsamında olduğundan, hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin (3/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32168, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32168", "ozelgeNo": "21152195-130[28-2020.3047]-E.356143", "ozelgeTarih": "2020-12-01", "baslik": "Can yeleğinin KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 6307.20.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen \"can yeleği\"nin ithal ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; - B/4 üncü sırasında, \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler\", - B/5 inci sırasında, \"Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde, çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri\" yer almaktadır. Öte yandan, TGTC'nin 63 üncü faslında \"Dokumaya elverişli maddelerden diğer hazır eşya; takımlar; kullanılmış giyim eşyası ve dokumaya elverişli maddelerden kullanılmış eşya; paçavralar\" tanımlanmış, 63.07 tarife pozisyonunda \"Diğer hazır eşya (elbise patronları dahil)\", 6307.20.00.00.00 GTİP numarasında ise \"Cankurtaran yelekleri ve cankurtaran kemerleri\" sınıflandırılmıştır. Cankurtaran yelekleri de dahil olmak üzere yelekler, yukarıda açıklanan 4 üncü sırada sayılan (dokunmuş, örülmüş) mensucat ile vatka ve keçe ile bunların sentetik, suni, kauçuk gibi maddelerle emdirilmesi, sıvanması veya kaplanması suretiyle elde edilen mensucattan üretilmiş olması halinde KDV oranları ile ilgili II sayılı listenin B bölümünün 5 inci sırasında sayılan \"iç ve dış giyim eşyası\" kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak, söz konusu yeleklerin; pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni ve kauçuk gibi ham maddelerin (bunların lif, elyaf veya ipliklerinden dokunmak veya örülmek suretiyle elde edilen bir mensucatın söz konusu maddelerle sıvanması, emdirilmesi veya kaplanması suretiyle hazırlanan bir mensucat olmaksızın) doğrudan eritilmesi veya kimyevi maddelerle işlenmesi suretiyle elde edilen levhalardan hazırlanmış olanlarının, BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırası kapsamında değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. Buna göre, \"can yeleği\" ticari isimli eşyanın; - Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örülmüş veya dokunmuş her nevi mensucat, vatka, keçe ile bunların söz konusu maddelerle emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş mensucattan hazırlanmış olanlarının ithal veya teslimlerinin BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırası kapsamında değerlendirilerek %8 oranında KDV'ye tabi tutulması, - BKK eki (II) sayılı listenin B/4 üncü sırasında sayılan maddelerden imal edilmemiş olanlarının ithal ve tesliminin ise genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28957, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28957", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.27.40.01-130[17-515-20]-67043", "ozelgeTarih": "2020-11-27", "baslik": "Eşdeğer Eşya Kapsamındaki Girdi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) sahibi olduğu, bu kapsamda DİİB belgesinde belirtilen emtiaları üretmek için yurtiçinden ve yurtdışından DİİB kapsamında girdi temini yapıldığı, üretim için gerekli olan şeker, glikoz ve yağ vs. girdilerin alınıp imalatının tamamlanarak ihraç kayıtlı olarak teslimde bulunulduğu, DİİB kapsamında da olsa katma değer vergisi (KDV) ödeyerek alınan girdilerden dolayı yüklenim konusu yapılan KDV'nin de iadesinin yapılması gerektiği, KDV Genel Uygulama Tebliğinde eşdeğer eşya kullanılarak üretilen ürünlerin belge sahibi tarafından doğrudan ihracı ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı, bu şekilde üretilen ürünlerin ihraç kayıtlı olarak teslime konu edilmesine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, yalnızca DİİB kapsamında KDV ödenmeden girdi temininden sonra bunlarla üretilen ürünlerin ihraç kaydıyla teslimi şeklindeki işlemlerle ilgili düzenlemeye yer verildiği belirtilerek, DİİB belgesinde belirtilen emtiaları üretmek için girdi temininin eşdeğer eşya uygulaması kapsamında yurt içinden KDV ödenerek yapılması durumunda, girdi temininde ödenen KDV'nin bu ihracata ilişkin iade hesabına dahil edilip edilemeyeceği hususunda bilgi verilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -11/1-a maddesinde, ihracat teslimlerinin ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin, KDV'den istisna olduğu, -32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri ile 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı, -Geçici 17 nci maddesinde, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2020 tarihine kadar tesliminde KDV Kanununun 11 inci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanının yetkili olduğu, bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen sürelerin esas alınacağı, ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan verginin, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Kapsam\" başlıklı (II/A-9.1) bölümünde; \"Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimde bulunan DİİB sahibi mükellefin iadesini talep edeceği KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim bedeli ile bu malların üretimi için yurtiçi ve yurtdışından KDV ödemeksizin temin ettiği malların bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz. Ayrıca bu kapsamda yapılan işlemlerde, imal edilen mallar ihraç edilmeden herhangi bir iade işlemi yapılamaz.\" -\"Uygulama Kapsamında Teslim Edilebilecek Mallar\" başlıklı (II/A-9.4.) bölümünde; \"Dahilde işleme rejimi kapsamında alınan maddelerin, işlendikten sonra elde edilen mamul mal içerisinde ihraç edilmesi esastır. Önceden satın alınan maddeler kullanılmak suretiyle vücuda getirilen ve söz konusu rejim kapsamında ihraç edilen malların bünyesine giren maddelerin (eşdeğer eşya) belge kapsamında olsa dahi sonradan belge sahiplerine tesliminde veya ithalinde KDV tahsil edilmeksizin işlem yapılması mümkündür. Ancak bu uygulama kapsamında DİİB sahibi mükellefin veya ihracatçının iade talebi DİİB kapatılmadan yerine getirilmez.\" -\"DİİB Sahibi Mükellefin İhraç Kaydıyla Tesliminde İade Edilecek KDV\" başlıklı (IV/A-1.5) bölümünde ise; \"DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz. Dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerine yapılan ihraç kaydıyla teslimlerde bu sınır uygulanmaz. Eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle KDV ödeyerek satın aldığı girdileri kullanarak vücuda getirdiği ürünü ihraç eden ve bunun karşılığında da DİİB kapsamında KDV ödemeyerek söz konusu girdi veya eşdeğer eşyasını temin etme hakkı kazanan mükellefin KDV ödeyerek satın aldığı girdilere ilişkin KDV'yi başlangıçta iade olarak talep etmesi mümkün değildir. İade edilecek KDV'nin hesabı, eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temininden sonra yapılır. Bu durumda iade edilecek KDV tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurt içi ve yurt dışından temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, yurt içinden KDV ödenerek temin edilen girdilere ilişkin yüklenilen KDV'nin, yurt içi ve/veya yurt dışından eşdeğer eşya uygulaması kapsamında KDV ödenmeksizin temin edilmek suretiyle telafi edilmesi halinde, yapılan ihracat dolayısıyla yüklenilen KDV'nin eşdeğer eşyaya isabet eden kısmının iade edilebilecek KDV hesabına dahil edilmesinin mümkün olmadığı, aksi takdirde aynı işlem nedeniyle yüklenilen KDV'nin hem eşdeğer eşya kapsamında KDV ödenmemek suretiyle hem de iadeye konu edilmek suretiyle mükerrer alınmış olacağı tabiidir. Bu itibarla, KDV ödenerek satın alınan girdi kullanılması ile imal edilen ürünün ihracı halinde söz konusu iade talebi, DİİB'in kapatılma tarihi itibarıyla sonuçlandırılabilecektir. KDV ödenerek satın alınan girdi kullanımıyla imal edilen ürün ihraç edilmekle birlikte, daha sonra DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temin edilmesi halinde, ihracat teslimlerine ilişkin yüklenilen KDV hesabına söz konusu girdilere ilişkin KDV tutarlarının dahil edilmesi mümkün değildir. Eşdeğer eşya uygulaması kapsamında KDV ödemeksizin girdi temin edilmesi hakkının kullanılmaması halinde ise DİİB'in kapatılma tarihinden sonra söz konusu girdilere ilişkin KDV tutarlarının iade hesabına dahil edilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, bu kapsamda alınabilecek azami iade tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurt içi ve yurt dışından temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamayacaktır. Öte yandan, DİİB sahibi mükelleflerin belge kapsamında ürettikleri malları Kanunun geçici 17 nci maddesi ile 11/1-c maddesi kapsamında tecil- terkin uygulayarak tesliminde iade alınacak KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödenmeksizin temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7966, "title": "Geçici Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33513, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33513", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV4-I-38-2020/4]-313355", "ozelgeTarih": "2020-11-18", "baslik": "Hasılat Esaslı Vergilendirilen Mükellefin Otobüs Satışı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi olduğunuz, özel halk otobüsünüzü satıp yerine yeni otobüs almanız halinde satış bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi (KDV) ile alınan araca ilişkin yüklenilen KDV'nin nasıl beyan edileceği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 38 inci maddesinde, \" Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanlar, talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dâhil) bedel üzerinden, bu Kanunun 28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları katma değer vergisini, indirilecek katma değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek öderler. Birinci fıkra kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler, kazançlarının tespitinde kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek ödedikleri katma değer vergisini işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları katma değer vergisini gelir olarak dikkate alırlar. \" hükümlerine yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (V/A-2.) bölümünde hasılat esaslı vergilendirme uygulamasının usul ve esasları belirlenmiştir. Mezkur Tebliğin; - (V/A-2.3.) bölümünde, \" Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler, vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeller üzerinden mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki listelerde belirlenen oranlara göre KDV hesaplar, fatura ve benzeri belgeler üzerinde bu KDV'yi gösterirler. Bu usule tabi mükelleflerin ödeyecekleri vergi, vergiye tabi işlemlerin bedeli ve buna ilişkin hesaplanan KDV tutarlarının toplamına ilgili Cumhurbaşkanı Kararında belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesaplanır. Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükellefler, bu usule göre hesapladıkları vergiyi 4 No.lu KDV Beyannamesi ile vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar beyan eder ve aynı ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar öderler. Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükellefler kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV ile 2 No.lu KDV beyannamesiyle tevkif suretiyle ödedikleri KDV ve ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödedikleri KDV'yi indirim konusu yapamazlar. Bu kapsamdaki mükellefler, indirilecek KDV tutarları ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek ödedikleri KDV tutarlarını, işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet olarak, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla alıcılar için hesapladıkları ve düzenledikleri belgelerde gösterdikleri KDV'yi ise gelir olarak dikkate alırlar. \", - (V/A-2.5.) bölümünde, \"Bu kapsamda vergilendirilenler, özel halk otobüsü işletmeciliği ile ilgili elde ettikleri diğer hasılatı da (amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışları, reklam gelirleri vb.) hasılat esaslı vergilendirme matrahına dahil ederler.\" açıklamaları yer almaktadır. 6/2/2019 tarihli ve 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanabilecek otobüs işletmeleri belirlenmiş; bu Karar kapsamındaki otobüs işletmelerinin hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı (%1,5) olarak tespit edilmiştir. Buna göre, hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi olan Ortaklığınızın sahip olduğu özel halk otobüsünü satışında, satış bedeli ve bu bedele 2007/13033 sayılı BKK uyarınca belirlenen KDV oranı uygulanarak hesaplanan KDV tutarı toplamına (%1,5) oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan KDV'nin 4 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, satın alacağınız otobüse ilişkin yüklenilen KDV tutarının Ortaklığınız tarafından indirim konusu yapılması mümkün olmayıp, işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7936, "title": "Madde 38 Hasılat esaslı vergilendirme", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28958, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28958", "ozelgeNo": "39044742-130-854121", "ozelgeTarih": "2020-11-17", "baslik": "Bankaya ödenen kredi kartı komisyonlarının herhangi bir kâr marjı uygulanmaksızın bayilere yansıtılmasının vergi kanunları açısından durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 24/05/2019 tarih ve … evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin bayiler aracılığıyla mal satışı yaptığı; bayiler fatura bedelini ödemek istediğinde banka hesap bilgileri ve kredi kartı seçenekleri ekranının açıldığı; bayilerin, fatura bedelini kredi kartlarıyla bankaların tanımış olduğu komisyon ve taksit ödeme seçeneklerini kullanarak ödeyebildiği (örneğin, bayi tarafından kredi kartı ile yapılan 1.000 TL'lik satış karşılığında 990 TL'nin şirket hesabına aktarıldığı, ancak 10 TL'lik kısmın taksitlendirme ve komisyon bedeli olarak şirket banka hesabından kesildiği); Şirketinizin banka kesintilerinin kart sahiplerinden yapılması yönünde talepte bulunduğu, fakat kart sahiplerinin ödediği komisyon kesintileri kart sisteminde görünmesi gerekirken alt yapı uyumsuzluğu nedeniyle, yapılan taksitli satışlarda bankalar tarafından alınan bedellerin Şirketinize yansıtıldığı belirtilerek söz konusu komisyon bedellerinin bayilere banka dekontu ile yansıtılmasının mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" , - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" , - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (513 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2020'den itibaren 1.400, -TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (513 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2020'den itibaren 1.400, -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\"; - 233 üncü maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur . 1. Perakende satış fişleri; 2. Makineli kasaların kayıt ruloları; 3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri. Perakende satış fişi; makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarı gösterilir. Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası dâhilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir. Makineli kasa kullanıp da müşteriye fiş (makineli kasanın önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi mecburidir.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, sanal pos kullanılmak suretiyle yapılan tahsilatlara ilişkin banka tarafından yapılan kesintilerin (komisyon, taksitlendirme bedeli vb.) Şirketiniz tarafından bayilere yansıtılmasında genel hükümler çerçevesinde bayiler adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30836, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30836", "ozelgeNo": "16700543-130[16-515-47]-63525", "ozelgeTarih": "2020-11-12", "baslik": "KDV İadesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı talep formunuzda, firmanız tarafından P.P halı ipliği ve P.P makine halısı imalatı yapıldığı, yurt dışından DİİB kapsamında P.P granül ithalatı yapılarak P.P halı ipliği imal edildiği ve imal edilen P.P halı ipliği ile P.P makine halısı imalatı yapılarak DİİB kapsamında direkt ihracatının gerçekleştirildiği, dahilde işleme izin belgesinde bir miktar jüt ipliği ve çözgü ipliği ithalatı taahhüdünüzün de bulunduğu, ithalatını da ihracatını da firmanızın yaptığı, özetle yapmış olduğunuz P.P makine halısı ihracatlarının bünyesine giren P.P halı ipliğinin DİİB'li, jüt ve çözgü ipliklerinin bir kısmının DİİB'li, bir kısmının yurt içi KDV'li alış olduğu belirtilerek, KDV iadesinde DİİB'li alış olan granül, jüt ve çözgü için sıfır yüklenim yapılarak KDV'li alış olan jüt ve çözgüden dolayı iade talep edilip edilemeyeceği, hesaplamanın ne şekilde yapılacağı ve iadenin ne zaman talep edilebileceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -11/1-a maddesinde, ihracat teslimlerinin ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri ile 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı (7104 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile değişmeden önceki hali), -Geçici 17 nci maddesinde, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2020 tarihine kadar tesliminde KDV Kanununun 11 inci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanının yetkili olduğu, bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen sürelerin esas alınacağı, ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan verginin, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Uygulama Kapsamında Teslim Edilebilecek Mallar\" başlıklı (II/A-9.4.) bölümünde; \"Dahilde işleme rejimi kapsamında alınan maddelerin, işlendikten sonra elde edilen mamul mal içerisinde ihraç edilmesi esastır. Önceden satın alınan maddeler kullanılmak suretiyle vücuda getirilen ve söz konusu rejim kapsamında ihraç edilen malların bünyesine giren maddelerin (eşdeğer eşya) belge kapsamında olsa dahi sonradan belge sahiplerine tesliminde veya ithalinde KDV tahsil edilmeksizin işlem yapılması mümkündür. Ancak bu uygulama kapsamında DİİB sahibi mükellefin veya ihracatçının iade talebi DİİB kapatılmadan yerine getirilmez.\" -\"DİİB Sahibi Mükellefin İhraç Kaydıyla Tesliminde İade Edilecek KDV\" başlıklı (IV/A-1.5) bölümünde ise; \"Eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle KDV ödeyerek satın aldığı girdileri kullanarak vücuda getirdiği ürünü ihraç eden ve bunun karşılığında da DİİB kapsamında KDV ödemeyerek söz konusu girdi veya eşdeğer eşyasını temin etme hakkı kazanan mükellefin KDV ödeyerek satın aldığı girdilere ilişkin KDV'yi başlangıçta iade olarak talep etmesi mümkün değildir. İade edilecek KDV'nin hesabı, eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temininden sonra yapılır. Bu durumda iade edilecek KDV tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurt içi ve yurt dışından temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi olanı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, yurt içinden KDV ödenerek temin edilen girdilere ilişkin yüklenilen KDV'nin, yurt içi ve/veya yurt dışından eşdeğer eşya uygulaması kapsamında KDV ödenmeksizin temin edilmek suretiyle telafi edilmesi halinde, yapılan ihracat dolayısıyla yüklenilen KDV'nin eşdeğer eşyaya isabet eden kısmının iade edilebilecek KDV hesabına dahil edilmesinin mümkün olmadığı, aksi takdirde aynı işlem nedeniyle yüklenilen KDV'nin hem eşdeğer eşya kapsamında KDV ödenmemek suretiyle hem de iadeye konu edilmek suretiyle mükerrer alınmış olacağı tabiidir. Bu itibarla, KDV ödenerek satın alınan girdi kullanılması ile imal edilen ürünün ihracı halinde söz konusu iade talebi, DİİB'in kapatılma tarihi itibarıyla sonuçlandırılabilecektir. KDV ödenerek satın alınan girdi kullanımıyla imal edilen ürün ihraç edilmekle birlikte, daha sonra DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temin edilmesi halinde, ihracat teslimlerine ilişkin yüklenilen KDV hesabına söz konusu girdilere ilişkin KDV tutarlarının dahil edilmesi mümkün değildir. Eşdeğer eşya uygulaması kapsamında KDV ödemeksizin girdi temin edilmesi hakkının kullanılmaması halinde ise DİİB'in kapatılma tarihinden sonra söz konusu girdilere ilişkin KDV tutarlarının iade hesabına dahil edilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, mükellefin alabileceği azami iade tutarı, ihracat bedeli ile DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurt içi ve yurt dışından temin edilen girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamayacaktır. Ancak, KDV'siz alım hakkı olduğu halde KDV'siz alım yapılmaksızın DİİB belgesinin kapatılması halinde, yukarıda yer verilen kısıtlamaların uygulanmayacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33222, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33222", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-837266", "ozelgeTarih": "2020-11-12", "baslik": "Şirket tarafından spor kulübünden kiralanan \"loca satış\" faturasının indirim konusu yapılıp yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, spor kulübünden 2019-2020 sezonunun ikinci yarısı için loca kiralama hizmet alımı yaptığınız, söz konusu yerde spor muhabirlerinizin de haber amacıyla kullanacağı koltukların hizmet bedelinin ödendiği belirtilerek ödenen bedel üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin (KDV) indirilip indirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, Kanunun 1 inci maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde safi kazancın tespitinde indirilecek giderler bentler halinde sayılmış olup, anılan maddenin (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir ve bunlara işletme gideri de denilebilir. Bir masrafın genel gider adı altında masraf yazılabilmesi için, genel giderlerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması, masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması, giderin keyfi olmaması ve masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekmektedir. Diğer taraftan ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi maksadıyla yapılan genel giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için, söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerekmekte olup bu mahiyette olmayan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir. Buna göre, Şirketiniz tarafından spor kulübünden kiralanan stad locasının, spor muhabirleriniz tarafından işle ilgili haber amaçlı kullanacağı koltuk bedeli hizmetine ilişkin giderlerin Vergi Usul Kanununun 229 ve takip eden ilgili maddelerinde yer alan belgelerden biri ile tevsik edilmesi şartıyla, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendi kapsamında kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkündür. Öte yandan, kiralanan stad locasının, işle ilgili haber amaçlı kullanılmayan koltuk bedeli hizmetine ilişkin giderlerin, kurum kazancının elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider olarak kabul edilemeyeceğinden, söz konusu ödemeler, safi kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilemeyecektir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, 34/1 inci maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, spor kulübünden gerçekleştirdiğiniz loca kiralama işlemine ilişkin giderlerin Kurumlar Vergisi Kanununa göre kurum kazancının tespitinde indirimi kabul edilen kısmına ilişkin KDV'nin Şirketiniz tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmakta olup, kurum kazancının tespitinde indirimi kabul edilmeyen kısmına ilişkin KDV'nin ise indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30785, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30785", "ozelgeNo": "39044742-130[özelge]-823267", "ozelgeTarih": "2020-11-07", "baslik": "Kredi kartı ile yapılan tahsilatların faturalandırılması ve KDV beyanı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin mobil cep telefonları ve bilgisayar yazılımına bağlı olarak şehir içi kısa mesafede ulaşım amaçlı elektrikli araçların (scooter) kişilerin kullanımına verilmesi faaliyetiyle iştigal ettiği, söz konusu araçların açılışında ve kullanılan her bir dakika için belirlenen birim fiyat üzerinden yapılan hesaplamaya göre kullanımı müteakip kullanıcıların kredi kartından iki ayrı seferde para tahsil edildiği, bazı istisnai hallerde kullanımın ayın son dakikalarına isabet etmesi halinde araçların açılış ücretlendirmesinin ve dolayısıyla birinci kredi kartı tahsil işleminin ay sonundaki açılış anında yapıldığı, hizmet bedelinin kalan kısmının ise kullanımın tamamlanmasıyla takip eden ay başında hesaplandığı ve dolayısıyla ikinci kredi kartı tahsil işleminin bu ayda yapıldığı belirtilerek hizmete ilişkin faturalandırmanın hangi ayda yapılması gerektiği ile hizmetin tamamlanmasıyla birlikte tek bir fatura düzenlenmesinin gerekmesi halinde katma değer vergisi (KDV) beyannamelerinde, kredi kartıyla yapılan ve iki ayrı döneme sirayet eden tahsilatlar nedeniyle oluşabilecek uyumsuzluğa ilişkin yapılacak işlemler hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile, (b) bendinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi ile meydana geleceği, -20 nci maddesinde ise, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi\" başlıklı (I/Ç-1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde vergiyi doğuran olayın hukuki şartları, vergiye tabi işlemlerin özelliklerine göre ayrı ayrı tayin ve tespit edilmiştir. Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde vergiyi doğuran olay, mal teslimi veya hizmet ifasının yapıldığı anda meydana gelir. Vergi alacağının zamanında kavranması ve güvence altına alınması amacıyla malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde ise bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında meydana gelir.'' açıklamalarına yer verilmiştir. Kredi kartı ile yapılan tahsilatların beyanına ilişkin açıklamalara ise 60 No.lu KDV Sirkülerinin (7.2) bölümünde yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin şehir içi kısa mesafede elektrikli araç kullanımına yönelik verdiği hizmetin ifa edildiği tarih (müşterinin elektrikli araç kullanımını tamamlayıp aracı kilitlediği tarih) itibarıyla açılış ücreti de dahil toplam hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanarak bu tarihi kapsayan dönem KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, açılış ücretine yönelik olarak (henüz hizmet ifa edilmeden) fatura ve benzeri belge düzenlenmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere, belgenin düzenlendiği tarih itibarıyla vergiyi doğuran olayın meydana geleceği tabiidir. Hizmete ilişkin açılış ücretinin kredi kartından tahsil edildiği dönem ile hizmetin ifa edildiği dönemin farklı olması halinde dahi, kredi kartı ile yapılan açılış ücreti tahsilatlarının, tahsil tarihini kapsayan döneme ait KDV beyannamesinin \"Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmetlerin KDV Dahil Karşılığını Teşkil Eden Bedel\" satırında beyan edilmesi gerekmekte olup, bu satırdaki tutar ile \"Teslim ve Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden Bedel\" satırındaki tutarın farklı olması halinde izah gerekçesi olarak farklılığın kredi kartı ile tahsil edilen hizmet bedellerinden kaynaklandığı belirtilebilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32169, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32169", "ozelgeNo": "47423198-130[28-2020/17]-E.44018", "ozelgeTarih": "2020-11-03", "baslik": "Dövme ve piercing hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 960990 nace kodu ile dövme ve piercing hizmeti verdiğiniz belirtilerek 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre söz konusu hizmetin berberlik ve kuaförlük hizmetleri ile güzellik salonlarında verilen hizmetler kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan katma değer vergisi (KDV) oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/ç) bendi uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) berberlik ve kuaförlük hizmetleri ile güzellik salonunda verilen hizmetlerde KDV oranı %8'e indirilmiştir. Öte yandan, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin eki (Ek-1)'de yer alan Sıhhî Müesseseler İçin Sınıflarına ve Özelliklerine Göre Aranacak Nitelikler kısmının \"(J) Güzellik Salonları\" bölümünde, güzellik salonları için ortak hükümlere ilave olarak aranacak şartlara yer verilmiş; bölümün 10 uncu maddesinde güzellik salonunda, faaliyet gösterilen süre boyunca, güzellik uzmanı olan bir sorumlu müdür bulunması gerektiği belirtilmiş ve 13 üncü maddesinde güzellik salonlarında verilen hizmetler sayılmıştır. Buna göre, dövme ve piercing hizmetleri ilgili mevzuata göre güzellik salonlarında verilen hizmetler kapsamında yer almadığından, söz konusu hizmetlerin, güzellik salonunda verilip verilmediğine bakılmaksızın, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesinin (1/ç) bendi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33223, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33223", "ozelgeNo": "27575268-105[227-2017-366]-288397", "ozelgeTarih": "2020-11-03", "baslik": "Harcırah ödemelerindeki konaklama ve yol giderlerine ilişkin KDV tutarlarının indirim konusu yapılması ve belge düzeni hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; özel bütçeli bir kamu kuruluşu olduğunuz, Sayıştay Başkanlığının 13/4/2017 tarihli ve 2017-33 sayılı yazısı ekinde Kurumunuza intikal ettirilen \"… 2016 Yılı Denetim Raporu\" nun \"Bulgu-3\" bölümünün \"Kamu İdaresinin Vergiye Tabi Faaliyetleri Kapsamında Yapılan Harcırah Ödemelerinde Konaklama ve Yol Giderleriyle İlgili KDV Tutarlarının İndirim Konusu Yapılmayarak 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabında Hataya Neden Olunması\" başlıklı bölümünde; \"... özel bütçeli bir kamu kuruluşu olan … KDV'ye tabi olan faaliyetleri ile ilgili yaptığı işlemler maliyete dahil edilerek müşteri firmalara faturalanan harcırah ödemelerinde konaklama ve yol (uçak, tren, taksi vb.) giderlerine ilişkin KDV tutarlarının tamamının VUK hükümlerine göre belgelendirilmesi ve 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi hesabına kaydedilerek indirilmesi gerektiği düşünülmektedir.\" şeklinde görüş bildirildiğinden, katma değer vergisine (KDV) tabi olan faaliyetlerinizin maliyete dahil edilerek müşteri firmalara düzenlenen fatura bedellerine yansıtıldığı belirtilerek, personelinize ödenen görev bildirimlerindeki konaklama ve yol (uçak, tren, taksi vb) giderlerine ilişkin KDV tutarlarının tamamının 191 İndirilecek KDV hesabına kaydedilerek indirilmesinin mümkün olup olmadığı ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ne şekilde belgelendirileceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I-GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında, \"Gider karşılığı olarak yapılan aşağıda yazılı ödemeler Gelir Vergisi'nden istisna edilmiştir. 1.Harcırah Kanunu'na tabi kurumlar tarafından harcırah veya yolluk olarak yapılan ödemeler; 2.Harcırah Kanunu kapsamı dışında kalan müesseseler tarafından idare meclisi başkanı ve üyeleri ile denetçilerine, tasfiye memurlarına ve hizmet erbabına (Harcırah Kanunu'na tabi olsun olmasın her türlü sözleşmeli personel dahil) verilen gerçek yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerine karşılık verilen gündelikler (Bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki devlet memurlarına verilen gündeliklerden fazla ise veya devletçe verilen gündeliklerin en yüksek haddini aşarsa, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur);\" , 61 inci maddesinde, \"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.\" hükümlerine yer verilmiştir. Öte yandan, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 14 üncü maddesinde ise bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde veya yurt dışında başka bir yere gönderilenlere geçici görev yolluğu olarak yol giderleri ve gündelik verileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre harcırah, memur ve hizmetlilerin memuriyet mahalli dışına gönderilmeleri ve burada kaldıkları sürece yapacakları yol giderleri ile yeme, içme ve yatma giderlerine karşılık verilmektedir. Bu hükümlere göre, Kurumunuz tarafından personele yapılacak harcırah ödemeleri ücret olarak değerlendirilmekte olup, söz konusu ödemeler Gelir Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında gelir vergisinden istisna edilmiştir. Ancak, istisna üzerinde bir ödeme yapılması halinde aşan kısmın ücret olarak vergilendirileceği tabiidir. II-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerden uygun olanı ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun; - 3 üncü maddesinin (B) bendinde, \"Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.\" , - 238 inci maddesinde, \"İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz...\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Kurumunuz tarafından personele yapılan harcırah ödemeleri Gelir Vergisi Kanununa göre ücret mahiyetinde olduğundan, bu ödemelerin mezkûr Kanunun 238 inci maddesi gereğince ücret bordrosu ile tevsik edilmesi ve temin edilen belgelerin bu bordroya ek yapılması icap etmektedir. III-KDV KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı (7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile yapılan değişiklikle 1/1/2019'dan itibaren takvim yılını takip eden takvim yılı) aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, -30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, -34/1 inci maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanunî defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği, -53 üncü maddesinde, bu Kanunda geçen fatura ve benzeri vesikalar tabirinin Vergi Usul Kanununda düzenlenen vesikaları ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Kurumunuz tarafından personele yapılan harcırah ödemeleri Gelir Vergisi Kanununa göre ücret mahiyetinde olduğundan, bu ödemeler vasıtasıyla personel tarafından yapılan harcamalara ait KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir. Ancak, gerçek gider yöntemine göre belgelendirilmesine bağlı olarak ve belgede yer alan tutarla sınırlı karşılanan konaklama ve yol masraflarının Gelir Vergisi Kanunu uyarınca gelir vergisinden istisna olan kısmına isabet eden KDV tutarları, harcamaların faaliyetinize yönelik olması ve bunlara ilişkin fatura ve benzeri vesikaların Kurumunuz adına düzenlenmesi kaydıyla genel esaslar çerçevesinde indirime konu edilebilecektir. Diğer taraftan, personeliniz adına düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin her halükarda indirim konusu yapılamayacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31533, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31533", "ozelgeNo": "21152195-130[99-2019.2252]-E.322301", "ozelgeTarih": "2020-11-02", "baslik": "Antrepodaki ürünler için ambalaj malzemesi, malzemenin nakliye gideri ve antrepoya ödenen bedelin indirim ve iadesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; firmanızın yurt dışından satın alıp yetkili antrepoya getirdiği malları millileştirmeden paketleme gibi işlemler yaparak yurt dışına sattığı, bu işlemler sırasında transit malların paketlenmesinde sarf olacak ambalaj malzemesi alımı ve iş yerinizden antrepoya nakli için katma değer vergisi (KDV) ödendiği belirtilerek ambalaj gideri, antrepoya kadar ambalaj malzemesinin nakliye gideri ve ayrıca yetkili antrepo firmasına ödenen bedel için ödenen KDV'nin indirilip indirilemeyeceği ve mal antrepodan yurt dışı edildiğinde yüklenilen KDV'nin iade alınıp alınamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/1 inci maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için; teslimin, yurt dışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya veya 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması veya malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi gerektiği, - 30/a maddesinde; vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca KDV'den istisna edilen işlemler hariç) vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, - 32 nci maddesinde, Kanunun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri ile 17 nci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükümleri yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İhracat İstisnası\" başlıklı (II/A) bölümünün \"İstisnanın Kapsamı ve Beyanı\" başlıklı (1.1.1.) alt bölümünde, \"3065 sayılı Kanundaki istisna uygulamasında ihracat, esas itibarıyla, serbest dolaşımda bulunan bir malın dış ticaret ve gümrük mevzuatları doğrultusunda, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesi dışına çıkarılmasıdır. Dış ticaret mevzuatında ihracat olarak değerlendirilen ancak, 3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve Tebliğin bu bölümünde belirlenen şartları taşımayan işlemlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu çerçevede, yurt dışından satın alınıp yetkili antrepoya getirilen malların millileşmeden (serbest dolaşıma sokulmadan) tekrardan yurt dışı edilmesi işlemi, malların teslim anında Türkiye'de bulunması şartı sağlanmadığından, KDV Kanununun 6 ncı maddesine istinaden KDV'ye tabi olmayacak ve ihracat olarak değerlendirilmeyecektir. Buna göre, transit malların paketlenmesinde kullanılacak ambalaj malzemesi alımı, antrepoya kadar ambalaj malzemesinin nakliyesi ve antrepodaki yetkili firmaya ödenen bedel üzerinden hesaplanan KDV'nin, 3065 sayılı Kanunun 30/a maddesi uyarınca firmanız tarafından indirim ve iadeye konu edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30284, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30284", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2020.156]-E.163658", "ozelgeTarih": "2020-10-30", "baslik": "Katma Değer Vergisi Kanunu Uygulamaları hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ile Antalya Büyükşehir Belediyesinin açtığı ihale sonucu …Genel Müdürlüğü … arasında \"Arıtma Çamuru Nakli ve Bertarafı Hizmet Alımı İşi\" sözleşmesi düzenlendiği, Şirketinizin bu hizmetlere ilişkin sadece nakliye işini yaptığı, bertaraf işleminin fiilen Şirketinizce yapılmadığı, bu işlemin belirli bir kâr karşılığında alt yüklenici şirkete yaptırıldığı belirtilerek söz konusu hizmetler dolayısıyla katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımızın yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar, \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmıştır. Söz konusu Tebliğin \"Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.10.) bölümünde yer alan; - (I/C-2.1.3.2.10.1.) ayrımında, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların Tebliğin (I/C-2.1.3.2.10.2.) bölümünde belirtilen temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında, alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\", - (I/C-2.1.3.2.10.2.) ayrımında, \"Temizlik hizmetleri sektörünün yaygın olarak sunduğu hizmetler; - Bina temizliği, - Sokak temizliği, - Sağlık kuruluşlarının hijyenik temizliği ve hastane atıklarının toplanması ve imhası, - Çöp toplama ve toplanan çöplerin imhası, - Park ve bahçeler ile mezarlık alanlarının temizliği, - Haşere mücadelesi, - Demiryolu ve kara nakil vasıtalarının temizliği, ve benzeri işlerden oluşmakta olup, bu işler tevkifat uygulaması kapsamındadır.\" açıklamaları yer almaktadır. 60 No.lu KDV Sirkülerinin, \"Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri\" başlıklı (2.2.2.10) bölümünde ise; \"Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına yönelik aşağıdaki örnekler verilebilir: - Sanayi kuruluşları ve kamu kurumlarından gelen evsel, endüstriyel ve arıtma çamuru gibi atıkların depolama ve bertaraf edilmesine yönelik verilen hizmet temizlik hizmeti kapsamında 7/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, … ile Şirketiniz arasında düzenlenen sözleşmenin incelenmesinden, söz konusu hizmetin \"Arıtma Çamuru Nakli ve Bertaraf Hizmet Alımı İşi\" olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, Şirketiniz ile … arasında yapılan sözleşmeye istinaden sunulan arıtma çamurunun nakli ve bertaraf edilmesi hizmetinin \"temizlik hizmeti\" kapsamında değerlendirilerek bu hizmetler üzerinden hesaplanan KDV'nin … tarafından (7/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bertaraf hizmetini alt yükleniciden hizmet almak suretiyle anılan Kuruma sunmanızın tevkifat uygulamasına etkisi yoktur. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32170, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32170", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.801480", "ozelgeTarih": "2020-10-30", "baslik": "Tekne turu kapsamında verilen yeme içme hizmetlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizce gerçekleştirilen günübirlik yat turu/gezisi hizmetine dahil olan yeme-içme hizmetlerinin 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının (BKK) geçici 6 ncı maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B/24) üncü sırasında; gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) sayılmış ve bu hizmetlere %8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin; - (1) numaralı fıkrasının (p) bendi uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) ekli II sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 24 üncü sırası kapsamı dışındaki yeme-içme hizmetleri (alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) için KDV oranı %8'e, - (2) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) ekli II sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 24 üncü sırasında yer alan yeme-içme hizmetleri için KDV oranı %1'e indirilmiştir. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.4.1) bölümünde, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/24) üncü sırasına ilişkin olarak kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerlerde, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerlerde (hazır yemek şirketleri dâhil), lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde verilen hizmetlerde KDV oranının 1/1/2008 tarihinden itibaren (%8) olarak uygulanacağı; gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerlerde verilen hizmetlerin (%18) oranında KDV'ye tabi olduğu; yukarıda belirtilen yerlerin tanımı ve tasnifinde, 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı, 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı, 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı, 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanunlara göre yürürlüğe konulan \"İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik\" ve ilgili diğer mevzuatın esas alınacağı belirtilmiştir. Bu çerçevede, teknelerle günübirlik tur hizmeti veren Şirketinizin yat turu/gezisi hizmetinin bedeline dahil olarak paket kapsamında talep eden müşterilere (standart) verdiği yeme-içme hizmetleri, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/24) üncü sırası veya söz konusu BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında olmadığından, genel oranda (%18) KDV'ye tabidir. Ancak, Şirketinizin günübirlik yat turu/gezisi hizmetinden bağımsız şekilde söz konusu taşıtlar bünyesindeki yeme içme birimlerinizde müşterilerinize sunmuş olduğunuz hizmetlere ilişkin olarak; (a) Bu birimlerin \"İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik\" kapsamında kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, benzeri yerler olduğuna yönelik işletme belgesine/ruhsatına sahip olunması durumunda (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesi hariç), yat turu/gezisi hizmeti bedelinden ayrı olarak bu yerlerde verilen hizmetler için 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/24) üncü sırasına göre, alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç olmak üzere %8 [alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç olmak üzere yeme-içme hizmetlerine anılan BKK'nın geçici 6 ncı maddesinin (2/b) bendi uyarınca 31/7/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %1] oranında KDV hesaplanması mümkündür. (b) Bu birimlerin söz konusu BKK eki II sayılı listenin (B/24) üncü sırası kapsamı dışında yer alması halinde ise bu yerlerde verilen hizmetlere genel oranda [alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç olmak üzere yeme-içme hizmetlerine anılan BKK'nın geçici 6 ncı maddesinin (1/p) bendi uyarınca 31/7/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında] KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32171, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32171", "ozelgeNo": "97726449-130[178054410]-E.95748", "ozelgeTarih": "2020-10-30", "baslik": "Kiralama hizmetinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Eylül/2020 döneminde yapacağınız kiralama işlemine istinaden 12 aylık kira bedelini toplu olarak tahsil edeceğinizden bahisle tahsil edilen kira bedelinin tamamının faturalandırılacağı belirtilerek, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile işyeri kiralama hizmetlerinde katma değer vergisi (KDV) oranının %18'den %8'e düşürülmesi nedeniyle, söz konusu kiralama işleminde uygulanması gereken KDV oranı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin, 1/3-f maddesinde ise Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu, 10 uncu maddesinde, vergiyi doğuran olayın, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile meydana geldiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Vergiyi Doğuran Olay\" Başlıklı (I/Ç-1) bölümünde; \"Birden fazla vergilendirme dönemine yayılarak verilen hizmetlerde, hizmet bedelinin tamamının veya bir kısmının hizmet ifa edilmeden önce tahsil edilmesi halinde, fatura ve benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla KDV doğmaz. Öte yandan, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetlerde, takvim yılının aylık dönemlerinden oluşan vergilendirme dönemleri itibarıyla KDV'nin hesaplanması ve verilecek hizmetlere ilişkin faturanın aylık ödeme tutarı belirtilerek tanzim edilmesi gerekmektedir. Belli bir vergilendirme döneminde beyan edilecek KDV matrahının ise toplam hizmet bedelinin, hizmetin ifa edileceği aylık sürelere bölünmesi suretiyle tespiti mümkün bulunmaktadır. Bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetlerin taksitlere bağlanması halinde, kredi kartı ile yapılan ödemelerde, POS makinesi tarafından ilk anda düzenlenen ve hizmet bedelinin tamamını kapsayan taksit planını gösteren belge, ayrıca fatura veya benzeri belge düzenlenmemiş olması şartıyla KDV hesaplanmasını gerektirmez. Vergiyi doğuran olay, aylık taksit miktarının şirketin banka hesabına geçtiği tarihte değil, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetler için takvim yılının aylık vergilendirme dönemleri itibarıyla doğmaktadır.\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, birden fazla vergilendirme dönemine yayılarak verilen hizmetlerde, hizmet bedelinin tamamının veya bir kısmının hizmet ifa edilmeden önce tahsil edilmesi halinde, fatura ve benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla KDV doğmayacaktır. Fatura veya benzeri belgesi düzenlenen ancak kiralama hizmeti bu tarih aralığından sonra ifa edilecek olan işlemlerde ise, düzenlenen belgede gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay meydana gelecektir. Bununla birlikte, mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/a) bendiyle işyeri kiralama hizmetinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Diğer taraftan, söz konusu BKK'nın (2/1) maddesinde, bu Karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu bağlamda, işyeri kiralama hizmetleri, işyeri olarak kullanılan bina, ofis, dükkân gibi taşınmazların kira sözleşmesi ile kuru mülkiyetinin kiralamasını kapsamaktadır. Bununla birlikte, taşınmazların, iktisadi bir faaliyetin icrasına tahsis edilerek ve/veya işletilmeye hazır hale getirilerek kiracıların kullanımına bırakılması halinde, bu tür kiralama işlemleri taşınmaza bağlı işletme hakkının kiralanması niteliğinde olduğundan bu işlemlerin işyeri kiralama hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede; kiralamaya konu taşınmazın, iktisadi bir faaliyetin icrasına tahsis edilmeden ve/veya işletilmeye hazır hale getirilmeden kuru mülkiyetinin kiralanması ve bina, ofis, dükkan gibi niteliklerde olması kaydıyla, - 31/7/2020 ila 31/12/2020 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) verilen kiralama hizmetlerine %8 oranında KDV uygulanacaktır. - 12 aylık dönemi kapsayan, dolayısıyla birden fazla vergilendirme dönemine yayılarak verilecek olan kiralama hizmeti için 12 aylık kira bedelinin hizmet ifa edilmeden önce tahsil edilmiş olması nedeniyle (fatura ve benzeri belge düzenlenmemiş olması koşuluyla) tüm bedel üzerinden KDV doğmayacak, takvim yılının aylık dönemlerinden oluşan vergilendirme dönemleri itibarıyla KDV'nin hesaplanması ve verilecek hizmete ilişkin faturanın aylık kira tutarı belirtilerek tanzim edilmesi gerekecektir. - Kira bedeli peşin tahsil edilen ancak 1/1/2021 tarihinden sonra ifa edilecek olan işyeri kiralama hizmetleri için bu dönemde (Eylül/2020) fatura ve benzeri belge düzenlenmesi halinde ise, Şirketinizin kiralama işlemlerindeki mutat uygulamasının bu yönde olması ve bu işlemde muvazaa olmaması kaydıyla, fatura ve benzeri belgenin düzenlendiği tarihte geçerli olan %8 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32172, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32172", "ozelgeNo": "62902401-130[2019-701-120]-E.93058", "ozelgeTarih": "2020-10-30", "baslik": "Kamış tesliminde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; sulak yerlerde ve bataklıklarda kendiliğinden yetişen ve örme sepet yapımında kullanılan, su kamışı olarak tabir edilen kargı (kamış) tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Kamış olarak isimlendirilen eşya, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, tesliminin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25708, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25708", "ozelgeNo": "63611781-130[10-2019/14]-E.29890", "ozelgeTarih": "2020-10-28", "baslik": "Kiralama işlemlerinde vergilendirme hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzla; Kooperatifinize ait sezonluk (2019 Ekim-2020 Nisan arası) olarak kiraya verilen depoların kira bedeline ilişkin faturaların ne zaman düzenleneceği, katma değer vergisi (KDV) beyannamesinde hangi dönemde beyan edileceği ve kira bedelinin hangi yıla ait kira geliri olarak muhasebeleştirileceği hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinde, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\", - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2019 yılı için 1.200 -TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2019 yılı için 1.200 -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\", - 287 nci maddesinde, \"Gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderler mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.\" hükümlerine yer verilmiştir. Bu bağlamda, fatura düzenlenmesi ödemeye bağlı olmayıp mal teslimine veya hizmet ifasına bağlı olduğundan, hizmet ifalarında faturanın, esas itibarıyla, hizmetin tamamlandığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak, kısım kısım hizmet yapılması mutad olan veya bu hususta mutabık kalınan hallerde, her bir kısım hizmetin yapılmasından itibaren azami yedi gün içerisinde her bir kısım hizmete ilişkin faturanın düzenlenmesi icap etmektedir. Bununla birlikte, hizmetin ifasından önce de faturanın düzenlenmesi mümkündür. Buna göre, Kooperatifinize ait depoların sezonluk olarak kiraya verilmesi işleminde faturanın, esas itibarıyla, her bir KDV vergilendirme dönemi (ay) itibarıyla, aylık kira tutarı dikkate alınmak suretiyle, ilgili ayın son gününden itibaren 7 gün içerisinde kiracı adına düzenlenmesi gerekmekle birlikte, faturanın kiralama hizmetinin ifasından önce de düzenlenmesi mümkündür. Öte yandan, Kooperatifiniz depolarının kiraya verilmesi işleminde, gelecek dönemlere ilişkin olarak peşin tahsil edilen kira gelirinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 287 nci maddesi hükmü çerçevesinde kayıtlara alınarak değerlenmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra, tekdüzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26/12/1992 tarihli ve mükerrer 21447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer Tebliğlerde yapılmıştır. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş olup maddenin ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Ticari kazancın tespitinde \"tahakkuk esası ilkesi\" ve \"dönemsellik ilkesi\" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Tahakkuk esasına göre belirlenen gelir ve giderlerin yalnızca cari döneme ait kısmı, aynı döneme ilişkin ticari kazancın hesabında gelir ya da gider olarak dikkate alınabilmektedir. Dönemsellik ilkesinde ise, gelir veya giderlerin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanması gerekmekte olup söz konusu ilke gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet ve zararlarla karşılaştırmak durumundadırlar. Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 287 nci maddesinde, gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderlerin mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirmek suretiyle değerleneceği hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Kooperatifinize ait depoların sezonluk kiralanması karşılığında peşin olarak tahsil edilecek bedelin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 287 nci maddesi hükmü gereğince mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmesi suretiyle değerlenmesi ve ilgili oldukları dönemler itibarıyla kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerin hizmet mahiyetinde olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği, - 10 uncu maddesinin (a) bendinde, vergiyi doğuran olayın mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında; (b) bendinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında; (c) bendinde ise, kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması anında meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Vergiyi Doğuran Olay\" başlıklı (I/Ç.) bölümünde gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, Kooperatifinize ait depoların sezonluk olarak kiraya verilmesi işlemi birden fazla vergilendirme dönemine sirayet eden bir hizmet niteliği taşıdığından, kısım kısım hizmet ifası olarak değerlendirilmeli ve aylık vergilendirme dönemleri sonu itibarıyla ifa edilen kısma isabet eden kira bedeli üzerinden hesaplanan KDV, ilgili döneme ait KDV beyannamesi ile beyan edilmelidir. Kira bedelinin kısmen veya tamamen peşin ya da daha sonra tahsil edilmesinin bu şekilde işlem tesisine etkisi bulunmamaktadır. Ancak, henüz kira dönemi dolmamış aylara ilişkin kira bedelleri için herhangi bir nedenle önceden fatura düzenlenmesi halinde, KDV Kanununun 10/b maddesi uyarınca fatura bedeli üzerinden KDV'nin hesaplanması ve faturanın düzenlendiği vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7298, "title": "Madde 287 Pasif Geçici Hesap Kıymetleri", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31977, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31977", "ozelgeNo": "37009108-130[20-2015-458]-87025", "ozelgeTarih": "2020-10-13", "baslik": "Konut Yapı Kooperatiflerinin Üyelerine Konut Tesliminde KDV Matrahı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Kooperatifinizin 29.6.2011 tarihinde kurulduğu, kat karşılığı arsa alarak 108 adet konut üyelerinize, 42 adet konut arsa sahiplerine olmak üzere 150 adet konut inşasına başladığı, inşaatın en az 10 yıl devam etmesinin öngörüldüğü, 2015 yılı Mayıs ayında üyelerinize kura ile 24 adet konut teslim edileceği, erken teslimin tüm üyelerin konut sahibi olana ve kooperatifin feshine kadar devam edeceği, ödemelerin üyeler tarafından her yıl ve kooperatifin feshine kadar yapılan/yapılacak olağan genel kurulda belirleneceği, kesin maliyeti bilinmeyen ve tapusu verilmeyen erken teslim konutların teslimi sırasında belge düzenlenip düzenlenmeyeceği ile belge düzenlenecek ise katma değer vergisi (KDV) matrahının ne olacağı hususlarında görüş sorulmaktadır.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendiyle kooperatifler kurumlar vergisinin kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatiflerin kurumlar vergisi mükellefi oldukları hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun \"Muafiyetler\" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi hükmüyle; tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri (Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler \"ortak dışı\" işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.) kurumlar vergisinden muaf tutulmuşlardır. Ayrıca, kooperatiflerin hangi şartlar dahilinde kurumlar vergisinden muaf tutulacakları hususunda ayrıntılı açıklamalara 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"4.13\" bölümünde yer verilmiş olup, özelge talep formunuzun incelenmesinden, arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmemiş olduğu anlaşıldığından kooperatifinizin Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan muafiyetten faydalanması mümkün bulunmamaktadır. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" , - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" , - (231/5) maddesinde, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" , - 232 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; Serbest meslek erbabına; Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.\" hükümleri yer almaktadır. Bu bağlamda, fatura düzenlenmesi ödemeye bağlı olmayıp mal teslimine veya hizmet ifasına bağlı olduğundan, faturanın malın tesliminden veya hizmetin ifasından itibaren yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerekmekte olup, bu sürede düzenlenmeyen faturalar vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır. Bu kapsamda, gayrimenkul (konut, iş yeri, arsa gibi) teslimlerinde azami; gayrimenkulün tapuya tescil edildiği (inşaatın tamamlanarak mülkiyetin alıcıya geçtiği) tarihten, tapuya tescilden önce hak sahiplerinin kullanımına tahsis edilmesi durumunda ise tahsisin yapıldığı tarihten itibaren, yedi gün içinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, kat irtifakı, herhangi bir arsa üzerinde yapılmakta veya ilerde yapılacak olan bir veya birden çok yapının kat, daire, iş bürosu, dükkân, mağaza, salon, depo gibi ayrı ayrı ve başlı başına kullanmaya elverişli bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, o arsanın malik veya paydaşları tarafından arsa payına bağlı olarak kurulan kullanma hakkı olup, bu hak resmi senetle ve tapu siciline tescil ile doğmakta olup, kimi mevcut uygulamalarda, henüz inşaatı bitmemiş konutlar için de fiili teslim tarihinden önce kat irtifakı tesis edilebilmektedir. Dolayısıyla, inşaatlar devam ederken kat irtifakı tesisi teslim mahiyetinde bir işlem olmadığından, bu aşamada fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamakta olup, bu kapsamda kat irtifakına konu gayrimenkulün inşasının tamamlanarak tesliminden (alıcı adına tapuya tescil edildiği tarihten; tapuya tescilden önce alıcının kullanıma bırakılması/tahsis edilmesi durumunda ise kullanıma bırakılma/tahsis edilme tarihinden) itibaren yedi gün içinde alıcı adına fatura düzenlenmesi icap etmektedir. Buna göre, somut durumda, inşası tamamlanarak Kooperatifiniz tarafından üyelerinize yapılan konut teslimlerinde (erken teslim dahil) üyeler adına tapuya tescil yapılmışsa tescil tarihinden, tapuya tescil tarihinden önce konutlar fiilen üyelerin kullanımına bırakılmışsa/tahsis edilmişse üyelerin kullanımına bırakıldığı/tahsis edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde her bir üye adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir. KDV KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; 10/b maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, - 27/1 inci maddesinde, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu; 27/3 üncü maddesinde, emsal bedel ve emsal ücretin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit olunacağı, - Geçici 28 inci maddesinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (3/7/2009) önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Konut Yapı Kooperatiflerinin Üyelerine Konut Teslimleri\" başlıklı (II/G-4.1.) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun 20 nci maddesi uyarınca konut yapı kooperatiflerinin inşa ettikleri konutların üyelerine tesliminin karşılığını teşkil eden bedel, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte üyeler tarafından ödenen veya borçlanılan tutarlar toplamı olacaktır. Ancak, üyelerden toplanan aidatlara, kat karşılığında verilen arsaya ilişkin bedelin dâhil olmaması durumunda, matrahın tespitinde arsa bedelinin her bir üyeye düşen kısmı ile her bir üye tarafından ödenen veya borçlanılan tutarlar birlikte dikkate alınır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Kooperatifiniz tarafından arsa karşılığı olarak yapılan konutlardan Kooperatifinizin kendisine kalan konutların bittikçe üyelere fiili olarak tesliminde vergiyi doğuran olay gerçekleştiğinden, söz konusu teslimlere ilişkin olarak Tebliğin ilgili bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde tespit edilecek matrah üzerinden, matrahın bu şekilde tespit edilmesinin mümkün olmaması halinde ise emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28959, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28959", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.57]-E.86536", "ozelgeTarih": "2020-10-02", "baslik": "Nargile tütünü tesliminde KDV uygulamaları hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 31/12/2019 tarih ve … kayıt sayılı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin … Tütün Mamulleri A.Ş.'nin distribütörü olduğu, adı geçen şirketten nargile tütünü alındığı ve perakendeci bayilere satışının yapıldığı, söz konusu malların alımına ilişkin ödenen katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapıldığı ve bayilere teslim yapılırken bayi kârlarına da isabet eden KDV'yi ihtiva edecek şekilde fatura düzenlendiğinden bahisle konuya ilişkin bazı tereddütler oluştuğu belirtilerek; - Nargile tütününün özel matrah şekline tabi olup olmadığı, -Şirketinizin alımlarında ödediği KDV'yi indirim konusu yaparak, teslimlerinde bayi kârlarına da isabet eden KDV'yi ihtiva edecek şekilde fatura düzenlenmesinde mevzuata aykırılık olup olmadığı, ayrıca bayi karlarına isabet eden KDV'nin beyannamenin \"Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV'nin İlavesi\" satırında beyan edilmesi işleminin doğru olup olmadığı, - Bayilerin teslim aldıkları ürünleri şirketin belirlediği satış fiyatı dışında bir fiyatla satıp satamayacakları ve böyle bir durumda şirketinizin müteselsil sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, - Şirketinizce KDV gösterilerek düzenlenen nargile tütünü faturasındaki KDV'yi bayilerin indirim konusu yapıp yapamayacağı, - Bayilerin nargile kafe olarak faaliyet gösteren müşterilerine yaptığı satışlar için düzenlediği faturalarda KDV'yi ayrıca hesaplayıp hesaplamayacağı ve nargile kafelerin ödedikleri KDV'yi indirim konusu yapıp yapamayacağı hususlarında Başkanlığınız görüşünün bildirilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -23/g maddesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığının işin mahiyetini göz önünde tutarak özel matrah şekilleri tespit etmeye yetkili olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Tütün Mamulü Teslimleri\" başlıklı (III/A-4.4.) bölümünde; \"Perakendeci bayiler tarafından yapılan tütün mamullerinin satışlarına ait KDV, bayilere satış yapan mükellefler tarafından bayilerin kârını da ihtiva edecek şekilde hesaplanıp bayilere teslimin yapıldığı dönemde beyan edilir. Bu maddeleri satın alan bayilerce KDV açısından her hangi bir işlem yapılmaz, bayiler bu satışlarına ilişkin olarak düzenledikleri fatura ve benzeri vesikalarda da KDV'yi göstermezler.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, … Tütün Mamulleri A.Ş.'nin distribütörlüğünü üstlenen Şirketiniz tarafından perakendeci bayilere yapmış olduğunuz nargile tütünü teslimlerinde özel matrah uygulanması gerekmekte olup, Şirketinizce perakendeci bayilere yapılan bu teslimlere ilişkin bayilerin kârını da ihtiva edecek şekilde (teslim bedelinize bayilerin kârını ilave etmek suretiyle ulaşılan matrah üzerinden) hesaplanan KDV'nin, bayilere teslimin yapıldığı dönemde KDV beyannamesinin matrah bölümü altında yer alan \"tevkifat uygulanmayan işlemler\" kısmında beyan edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, Mükelleflerin İzahat Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmeliğin 8/2-a maddesi uyarınca, başkalarının vergi durumları hakkında bilgi ve izahat talepleri özelge kapsamı dışında olduğundan, mal teslimi yaptığınız bayilerin işlemleri ile ilgili hususlara görüş verilememektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33617, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33617", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV2/İ/2020/GEÇ30/01]-E.251268", "ozelgeTarih": "2020-10-01", "baslik": "KDV Kanununun geçici 30 uncu maddesi kapsamındaki iade talebi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizce yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen nükleer güç santrali tesisinde kullanılacak olan makine ve teçhizat için teknik şartnamelerin oluşturulması, geliştirilmesi, onaylanması ve makine ve teçhizata ait kurulum, montaj, mühendislik, mimarlık, denetim ve benzeri hizmet bedellerine ilişkin olarak yüklenilen KDV'nin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 30 uncu maddesi uyarınca iadesinin talep edilip edilemeyeceği ile makine ve teçhizatın satıcısı olan veya olmayan taraflardan alınan detay mühendislik ve danışmanlık hizmetlerinin KDV Kanununun 13/d maddesi kapsamında ilgili makine ve teçhizatın maliyeti olarak değerlendirilip KDV'den istisna olup olmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -13/d maddesinde, yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri ile belge kapsamındaki yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarının KDV'den istisna olduğu, -Geçici 30 uncu maddesinde, 31/12/2023 tarihine kadar uygulanmak üzere, yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin, izleyen yıl talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunacağı hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Makine ve Teçhizat Teslimleri ile Yazılım ve Gayri Maddi Hak Satış ve Kiralamalarında İstisna\" başlıklı (II/B-5) bölümünün \"Kapsam\" başlıklı (II/B-5.1.) ayrımında; \"… Teşvik belgesi eki listelerde yer alan ve teşvik belgesi sahibi mükellefe bir bütün halinde teslimine teknik olarak imkân olmadığı için yatırım mahallinde kurulumu, montajı gerçekleştirilen makine-teçhizat istisna kapsamındadır. Bu uygulamada, bizzat teslimi yapan mükellef tarafından yatırım mahallindeki kurulum ve montaj işleri, teslimden ayrı olarak fiyatlandırılmadığı sürece hizmet olarak değerlendirilip istisna dışında tutulmaz, istisna kurulum ve montaj dâhil toplam bedele uygulanır. Ancak, teşvik belgeli yatırım mallarına teslimden ayrı olarak verilen tadil, bakım, onarım gibi hizmetler ile başka mükelleflerden alınan (teslimi yapan mükellef tarafından alt yüklenicilerden alınan ve bedeli yatırım teşvik belgesi sahibi mükellefe ayrıca yansıtılanlar dahil) kurulum, montaj ve benzeri hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez...\", - \"Büyük Yatırımlara İlişkin İstisna\" başlıklı (II/E-4) bölümünün; -\"Kapsam\" başlıklı (II/E-4.1.) ayrımında, \" Söz konusu düzenleme ile 31/12/2023 tarihine kadar uygulanmak üzere, yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500 milyon TL tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin, bu kapsamda işlemleri bulunan mükelleflere izleyen yıl içerisinde talep etmeleri halinde iade edilmesi öngörülmektedir.\" -\"İstisnanın Uygulanması \" başlıklı (II/E-4.2.) ayrımında, \" İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını kapsamaktadır...\" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, KDV Kanununun geçici 30 uncu maddesinde yer alan istisna/iade hükmü sadece inşaat işlerine ilişkin mal ve hizmet alımlarına ilişkin olduğundan, nükleer güç santrali tesisinde kullanılacak olan makine ve teçhizat için teknik şartnamelerin oluşturulması, geliştirilmesi ve onaylanması ile makine ve teçhizata ait kurulum, montaj, mühendislik, mimarlık, denetim ve benzeri hizmet bedellerine ait yüklenilen KDV'nin, bahse konu istisna/iade hükmü kapsamında iadesi mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan, yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen nükleer güç santrali tesisinde kullanılmak üzere alınan makine ve teçhizat teslimleri ile belge kapsamındaki yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarının KDV Kanununun 13/d maddesi uyarınca istisna kapsamında temini Tebliğin ilgili bölümlerinde yer alan açıklamalar çerçevesinde mümkün bulunmakta olup, makine ve teçhizatın bizzat teslimi yapan mükellef tarafından yatırım mahallindeki kurulum ve montaj işleri, teslimden ayrı olarak fiyatlandırılmadığı sürece hizmet olarak değerlendirilip istisna dışında tutulmayacaktır. Söz konusu makine ve teçhizat için bunları teslim edenlerden veya diğer kişilerden temin edilen detay mühendislik ve danışmanlık hizmetleri için ise anılan istisna kapsamında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7980, "title": "Geçici Madde 30 - Büyük (1) yatırımlarda iade:", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25514, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25514", "ozelgeNo": "64597866-130[13/i]-E.22555", "ozelgeTarih": "2020-09-29", "baslik": "KDV Kanununun (13/i) maddesi kapsamında konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesinde yer alan istisna kapsamında, teslim anında diğer tüm şartların sağlanmış olması ve yurt dışından gelen dövizin söz konusu konut/iş yeri için geldiğinin tevsik edilmesi şartıyla proje aşamasında konut satışı yapılarak teslime kadar geçen sürede bedelin döviz olarak tahsil edilmesinin istisna uygulamasına engel teşkil edip etmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/i maddesinde, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir işyeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.) KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"İstisna Kapsamına Giren Taşınmazlar\" başlıklı (II/B-12.1.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesinde düzenlenen istisnanın kapsamına konut veya iş yeri olarak inşa edilen binalar girmektedir. Konut veya iş yerinin bu istisna kapsamında teslime konu edilebilmesi için; konut veya iş yeri olarak inşa edilen binanın yapı ruhsatının bulunması ve alıcıların kullanımına hazır vaziyette fiilen teslim edilmesi şarttır. Kat irtifakı kurulabilen konut veya iş yerlerinde ayrıca kat irtifakının kurulmuş olması gerekir. Yapı ruhsatında konut, dükkan, ofis, büro, rezidans, apart daire, devre mülk ve benzeri olarak tanımlanan konut veya iş yerleri istisna kapsamında değerlendirilir. İstisna uygulamasında, kat mülkiyeti kurulan konut veya iş yerlerinin tesliminde fiili teslimin tevsiki aranmaz.\" -\"Konut veya İş Yerinin İlk Teslimi\" başlıklı (II/B-12.1.2.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın iki veya daha fazla kimse tarafından zincirleme akit yapılmak suretiyle el değiştirmeksizin doğrudan son alıcıya devredilmesi halinde, son alıcıya kadar aradaki safhaların her birinin ayrı birer teslim sayılacağı hüküm altına alınmıştır. İstisna, 1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, konut veya iş yerini inşa eden mükellefin yapacağı ilk teslimde uygulanır. Konut veya iş yerinin inşa edenlerden satın alınarak bir başkasına satılması halinde yapılan konut veya iş yeri teslimi ilk teslim olarak değerlendirilmez. …\" -\"Bedelin Türkiye'ye Getirilme Zamanı\" başlıklı (II/B-12.2.1.) bölümünde; \"Konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnasının uygulanabilmesi için, bedelin en az %50'sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye'ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir. …\" -\"Bedelin Türkiye'ye Getirildiğinin Tevsiki\" başlıklı (II/B-12.2.2.) bölümünde; \"… 6824 sayılı Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı 8/3/2017 tarihinden önce getirilen dövizler, bu istisna kapsamında Türkiye'ye getirilen döviz olarak değerlendirilmez. Ancak, belirli konut veya iş yeri almak amacıyla bu tarihten önce getirilen ve satıcıya ödenen dövizler, tevsik edilmek şartıyla istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya işyerlerine ilişkin Türkiye'ye getirilen döviz olarak kabul edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, proje aşamasında satışı gerçekleştirilen konut/işyerlerinin KDV Kanununun 13/i maddesi kapsamında teslimi, satışa konu taşınmazlara ilişkin tapuda alıcı adına kat mülkiyetinin kurulduğu tarih veya kat mülkiyetinin kurulmasından önce alıcıların kullanımına hazır vaziyette fiilen teslim edildiği tarih itibarıyla KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümünde belirtilen şartların sağlanması halinde mümkün bulunmaktadır. Bu kapsamda, proje aşamasında satışı yapılan konut/işyerlerine ilişkin bedelin en az %50'sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye'ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir. Dolayısıyla, proje aşamasında satışı yapılan ve yukarıda belirtilen teslim tarihi itibarıyla bedeli yurt dışından gelmiş bulunan taşınmazların istisna kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 8/3/2017 tarihinden önce getirilen dövizler bu istisna kapsamında Türkiye'ye getirilen döviz olarak değerlendirilmemektedir. Ancak, bu tarihten önce getirilen ve satıcıya ödenen dövizler, teslimi yapılacak belirli konut veya iş yeri ile ilgili olduğunun tevsik edilmesi şartıyla, teslime konu edilen konut veya iş yerlerine ilişkin Türkiye'ye getirilen döviz olarak kabul edilebilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32174, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32174", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.709234", "ozelgeTarih": "2020-09-28", "baslik": "Feribot ile yapılan taşımacılık hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin ... arasında feribot işletmeciliği faaliyeti kapsamında kara nakil taşıtları ve yolcu taşımacılığı hizmetinde bulunduğu, taşımacılık faaliyetinde kara nakil taşıtında birden fazla şahıs varsa ilave ücret yansıtıldığı belirterek, 31/7/2020 tarihi itibarıyla feribot ile yapılan taşıma faaliyetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/r) bendiyle yolcu taşımacılığı hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, feribot ile yapılan kara nakil araçları taşımacılık hizmetinin 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında yolcu taşımacılığı hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, söz konusu hizmetlere genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Ancak, feribot ile kara nakil aracı taşıma hizmeti esnasında araç içinde birden fazla yolcu bulunması halinde bu ilave yolcular için alınan bedeller yolcu taşımacılığı hizmeti kapsamında olduğundan, fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi kaydıyla söz konusu yolcu taşıma bedellerine 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında KDV uygulanması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32175, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32175", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge ]-E.709222", "ozelgeTarih": "2020-09-28", "baslik": "Şube iş yerinde psikolog çalışan tarafından verilen psikolojik danışmanlık hizmetinin vergilendirilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, …. İli … Vergi Dairesi Müdürlüğüne bağlı şube işyerinizde psikolog çalışanınız tarafından hastalara psikolojik danışmanlık hizmeti verildiği belirtilerek, söz konusu şube iş yerinizden elde edilen kazancın serbest meslek kazancı mı yoksa ticari kazanç mı olduğu, belge düzeni ve hastalara verilen psikolojik danışmanlık hizmetinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinde, \" Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \", - 229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \" Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. \", - 232 nci maddesinde, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; Serbest meslek erbabına; Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. \", - 233 üncü maddesinde, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur. Perakende satış fişleri; Makineli kasaların kayıt ruloları; Giriş ve yolcu taşıma biletleri. ... Makineli kasa kullanılıp da müşteriye fiş (makineli kasanın önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi mecburidir. \", - 236 ncı maddesinde, \" Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteride bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir. \", - 238 inci maddesinde, \" İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz .\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, şube iş yerinizde ücretli olarak psikolog çalıştırmak suretiyle gerçekleştirdiğiniz psikolojik danışmanlık faaliyetinizden elde ettiğiniz kazancınız, Gelir Vergisi Kanunu uygulamasında ticari kazanç olarak değerlendirildiğinden, bu faaliyetiniz kapsamında verdiğiniz hizmet karşılığında tarafınızca genel hükümler çerçevesinde fatura veya fatura düzenleme zorunluluğunun bulunmadığı durumlarda perakende satış vesikası düzenlemeniz gerekmektedir. Ayrıca, şube işyerinizde ücretli olarak çalışan psikoloğa yaptığınız ücret ödemeleri için tarafınızca ücret bordrosu düzenlenmesi gerektiği tabiidir. GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanunun; - 61 inci maddesinde, \"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…\", - 65 inci maddesinde, \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.\", - 66 ncı maddesinde ise \"Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.\" hükümleri yer almaktadır. Anılan Kanunun 94 üncü maddesinde tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler sayılmış, bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde de \"Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre\" vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ticari kazançlar, esas itibariyle sermaye-emek karışımı bir kaynağa bağlı olarak doğarlar. Bu kaynağa bağlı olarak devamlı bir organizasyona dayanan her türlü faaliyet ticari faaliyettir. Serbest meslek faaliyetinin ticari bir organizasyon içinde yapılması sağlanan gelirin yapısını değiştirmez. Sadece gelir elde edenler yönünden ticari kazanç sayılmasını gerektirir ve ticari kazanca ait esas ve hükümlere tabi olur. Bu hüküm ve açıklamalara göre, iş yerinizde ücretli olarak çalıştırdığınız psikolog tarafından verilen psikolojik danışmanlık hizmetinden elde ettiğiniz kazancın ilmi ya da mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanmaksızın ticari organizasyon çerçevesinde gerçekleştirilmesi nedeniyle söz konusu kazancınızın Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, iş yerinizde hizmet akdine bağlı olarak çalışan psikoloğa yapılan ücret ödemelerin, Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca gelir vergisi tevkifatına tabi tutularak vergilendirilmesi gerektiği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında, \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri\" sayılmış ve bu hizmetlere %8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Buna göre, şube iş yerinizde psikolojik danışmanlık faaliyeti çerçevesinde verilen hizmetlerin ilgili Bakanlıklardan izin alınmak suretiyle insan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri kapsamında verilmesi halinde %8, bu kapsamda olmaması halinde genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32176, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32176", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.709205", "ozelgeTarih": "2020-09-28", "baslik": "Projeksiyon cihazı, monitör, tablet, yazıcı, pos ve barkod cihazı gibi elektronik cihazların tamir, bakım ve onarım hizmetinde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin, projeksiyon cihazı, monitör, tablet, yazıcı, pos ve barkod cihazı vb. elektronik cihazların tamir, bakım ve onarımını yaptığı, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bilgisayarların, iletişim araç ve gereçlerinin, saatlerin bakım ve onarımı hizmetlerinde katma değer vergisi (KDV) oranının %18'den %8'e indirildiği belirtilerek; bahsi geçen elektronik ürünler için verdiğiniz teknik servis hizmetinde uygulanması gereken KDV oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/l) bendiyle bilgisayarların, iletişim araç ve gereçlerinin, saatlerin bakım ve onarımı (malzemeler hariç) hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, bilgisayarlar ile bilgisayar işlevi gören monitör ve tabletlerin bakım ve onarımı hizmetlerine 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında; söz konusu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan projeksiyon cihazı, yazıcı, pos ve barkod cihazlarına yönelik bakım ve onarım hizmetlerine ise genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32177, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32177", "ozelgeNo": "45404237-130[I-20-182]-E.143205", "ozelgeTarih": "2020-09-26", "baslik": "ATM kiralanma işlemlerinin iş yeri kiralama hizmetleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge başvuru formunuzda, Şirketiniz tarafından gerçek ve tüzel kişilere verilen ATM alanı kiralama hizmetlerinin, 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesinde yer alan işyeri kiralama hizmetleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan katma değer vergisi (KDV) oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/a) bendiyle işyeri kiralama hizmetinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Diğer taraftan, 2007/13033 sayılı BKK'nın (2/1) maddesinde, bu Karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, işyeri kiralama hizmetleri, işyeri olarak kullanılan bina, ofis, dükkan gibi taşınmazların kira sözleşmesi ile kuru mülkiyetinin kiralamasını kapsamaktadır. Bununla birlikte, taşınmazların, iktisadi bir faaliyetin icrasına tahsis edilerek ve/veya işletilmeye hazır hale getirilerek kiracıların kullanımına bırakılması halinde, bu tür kiralama işlemleri taşınmaza bağlı işletme hakkının kiralanması niteliğinde olduğundan bu işlemlerin işyeri kiralama hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu bağlamda, Şirketinizce verilen ATM alanı kiralama hizmeti, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında işyeri kiralama hizmeti olarak değerlendirilemeyeceğinden, genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32178, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32178", "ozelgeNo": "25410040-130-E.10470", "ozelgeTarih": "2020-09-25", "baslik": "Öğrenci Yurdu Kiralamasında KDV Oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz bünyesinde yer alan öğrenci yurdunun ….. Genel Müdürlüğüne kiraya verilmesi işleminin 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının (BKK) geçici 6 ncı maddesi kapsamında \"işyeri kiralama hizmeti\" olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan katma değer vergisi (KDV) oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/a) bendi uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) işyeri kiralama hizmetleri için KDV oranı %8'e indirilmiştir. Diğer taraftan, 2007/13033 sayılı BKK'nın (2/1) maddesinde, bu Karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, işyeri kiralama hizmetleri, işyeri olarak kullanılan bina, ofis, dükkan gibi taşınmazların kira sözleşmesi ile kuru mülkiyetinin kiralamasını kapsamaktadır. Bununla birlikte, taşınmazların, iktisadi bir faaliyetin icrasına tahsis edilerek ve/veya işletilmeye hazır hale getirilerek kiracıların kullanımına bırakılması halinde, bu tür kiralama işlemleri taşınmaza bağlı işletme hakkının kiralanması niteliğinde olduğundan bu işlemlerin işyeri kiralama hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede, …. Genel Müdürlüğüyle imzalanan protokol gereğince, Şirketinizce tefriş edilen öğrenci yurdunun aynı amaçla kullanılmak üzere anılan Kuruma kiraya verilmesi işleminin, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında işyeri kiralama hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, işletme hakkının kiralanması niteliğindeki bu hizmete genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32179, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32179", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2020.180]-E.146944", "ozelgeTarih": "2020-09-25", "baslik": "Lunapark İçindeki Oyuncakların Kullanımında KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizce işletilen lunapark ve AVM'lerdeki oyun salonlarında giriş ücreti alınmadığı, ancak oyuncaklara biniş ve kullanım bedeli alındığı belirtilmekte ve söz konusu kullanım bedellerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1-b) bendine göre; kongre, konferans, seminer, konser, fuar ve lunapark giriş ücretlerindeki KDV oranı, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 olarak uygulanacaktır. Buna göre, Şirketinizce işletilen; - Lunaparkların giriş bedelleri ile bu alanlarda yer alan oyuncakların biniş ve kullanım bedellerine, anılan BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında, - AVM'lerdeki oyun salonlarında yer alan oyun makinelerinin (yükleme kartları, bozuk para veya jetonla çalışan) kullanım bedellerinde ise genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32180, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32180", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2020.206]-E.146942", "ozelgeTarih": "2020-09-25", "baslik": "Günübirlik Yat Turu Hizmetinde KDV Oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizce gerçekleştirilen günübirlik yat turu/gezisi hizmetinin 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının (BKK) geçici 6 ncı maddesi kapsamında \"yolcu taşımacılığı hizmeti\" olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1) numaralı fıkrasının (r) bendi uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) yolcu taşımacılığı hizmetleri için KDV oranı %8'e indirilmiştir. Ancak, Şirketinizce gerçekleştirilen günübirlik yat turu/gezisi hizmetinin, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında \"yolcu taşımacılığı hizmeti\" olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu hizmet genel oranda (%18) KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32181, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32181", "ozelgeNo": "45404237-130[I-20-208]-E.142959", "ozelgeTarih": "2020-09-25", "baslik": "Kooperatifin üyeleri vasıtasıyla vermiş olduğu servis taşımacılığında uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge başvuru formunuzda; Kooperatifinizin servis taşımacılığı faaliyetiyle iştigal ettiği, kooperatifiniz adına kayıtlı araç bulunmadığından bahse konu hizmetin üyeleriniz vasıtasıyla yapıldığı belirtilerek Kooperatifinizce verilen hizmete 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/r) bendiyle yolcu taşımacılığı hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, yolcu taşımacılığı kapsamında değerlendirilen servis taşımacılığı hizmetlerine 31/7/2020 tarihinden itibaren 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında KDV uygulanması gerektiğinden, bu tarihler arasında gerçekleştirilen söz konusu hizmetler için Kooperatifinizin hizmet alıcıları ile yaptığı anlaşmalar uyarınca düzenleyeceği faturalar ile taşımacılık işini fiilen gerçekleştiren gerçek usulde KDV mükellefi olan üyelerinizin Kooperatifinize düzenleyeceği faturalarda %8 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31428, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31428", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV-2017-86] - 146718", "ozelgeTarih": "2020-09-24", "baslik": "Yurtdışındaki hastalara verilen ambulans ve hasta taşıma işlemlerinde KDV hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; firmanızın, yurt dışından Türkiye'ye özel sağlık veya seyahat sigortası yaptırarak tatil veya seyahat amacıyla gelen kişilerin Türkiye'de bulunurken yaşamış oldukları sağlık sorunlarında, hastaların yurt içinden organize edilerek, hastanın bulunduğu yerden veya hastanede bulunması durumunda hastaneden kiralık ambulans (hava, kara, deniz) ile havalimanına götürülmesi, buradan da yurt dışındaki hastaneye gönderilmesi sürecinin organize ve takip edilmesi, yurt dışına hasta nakli ve nakilde eşlik edilmesi, ambulans ile yurt içi veya yurt dışı hastanelere hasta nakli, yurt içinde vefat eden kişilerin cenazelerinin yurt dışına gönderilmesi gibi hizmetleri verdiği, bu hizmetler karşılığında yurt dışındaki sigorta şirketleri adına fatura düzenlenerek hizmet bedelinin Türkiye'ye döviz olarak getirildiği belirtilerek, söz konusu hizmetlerin Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu karşısındaki durumu hakkında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, yurt dışındaki müşteri tabirinin; ikametgâhı, işyeri, kanunî ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade ettiği, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, -14/1 maddesinde ise transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Hizmet İhracı\" başlıklı (II/A-2.) bölümü ile \"Transit ve Türkiye ile Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna\" başlıklı (II-C-1.) bölümünde gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Diğer taraftan özelge talep formu ekinde yer alan sözleşmelerin incelenmesinden, Türkiye'de yerleşik olan ve özel sağlık hizmetleri ile hastaların ve cenazelerin yurt dışına götürülmesi organizasyonu hizmeti veren Şirketinizin, Türkiye'ye gelen turistlerin hastalanması durumunda; tedavinin seyrinin belirlenmesi, doktorlar ile görüşülmesi, işverenin tıbbi konularda aydınlatılması, maliyet kontrolü yapılması, yapılan tedavi masraflarının uygun olup olmadığının tespiti, masraflarda indirim talep edilmesi, hastanın yurt dışına gönderilmesi ve benzeri şekillerde bir organizasyon hizmetiyle birlikte yurt dışındaki sigorta firmalarına ayrıca bir danışmanlık hizmeti de verdiği anlaşılmıştır. Buna göre, Şirketinizin yurt dışından gelen hastaların takibine yönelik (hastanın taşınması, nakli, hastaya refakat edilmesi, hastanın yurt dışına gönderilmesi vb.) vermiş olduğu organizasyon/danışmanlık hizmetinin uluslararası taşımacılık faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca, Türkiye'de yararlanılması nedeniyle hizmet ihracı kapsamında da bulunmayan söz konusu hizmetin KDV Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32182, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32182", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.704582", "ozelgeTarih": "2020-09-24", "baslik": "Kirli tekstil ürünlerini hijyenik endüstriyel yıkama hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizce verilen kirli tekstil ürünlerinin hijyenik endüstriyel yıkama hizmeti için, 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında %8 oranında katma değer vergisi (KDV) uygulanıp uygulanmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1) numaralı fıkrasının (f) bendi uyarınca kuru temizleme, çamaşırhane, giyim eşyası ve diğer tekstil ürünlerini ütüleme hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, Şirketinize ait yıkama fabrikasında verilen kirli tekstil ürünlerinin yıkama hizmetleri, anılan BKK'nın geçici 6 ncı maddesinde yer alan çamaşırhane hizmetleri kapsamında 31/7/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32183, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32183", "ozelgeNo": "42152853-130-E.10949", "ozelgeTarih": "2020-09-24", "baslik": "Terminal ve Tatilpark Giriş Ücretlerinde KDV Oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizce …….. Belediyesinden ihale yolu ile kiralanarak işletilen ….. Şehirlerarası Otobüs Terminalinde şehirlerarası otobüs, minibüs ve şehir içi minibüslere uygulanacak terminale giriş ücretleri ve yolcu araçlarından alınan otopark ücretleri ile yine Şirketiniz tarafından …… İşletmeleri Genel Müdürlüğünden ihale yoluyla kiralanarak işletilen bungalov konaklama, plaj ve piknik alanına giriş ücretlerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1) numaralı fıkrasının (r) bendi uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) yolcu taşımacılığı hizmetleri için KDV oranı %8'e; (2) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) ekli II sayılı listenin (B/25) inci sırasında kapsamında yer alan geceleme hizmetleri için KDV oranı %1'e indirilmiştir. Diğer taraftan, Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte, \"Kırsal Turizm Tesisleri\" arasında; kampingler ve konaklama amaçlı mesire yerleri sayılmış; kampingler; deniz, göl, dağ gibi doğal güzelliği olan yerlerde kurulan ve genellikle müşterilerin kendi imkânlarıyla geceleme, yeme-içme, dinlenme, eğlence ve spor ihtiyaçlarını karşıladıkları en az on ünitelik tesisler olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.5) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiş; otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetinin, bu işletmelerde oda veya yer tahsis etmek suretiyle verilen, tesiste günlük yatma-barınma-kalma hizmeti olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, sunulacak geceleme hizmetinin 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/25) inci sırası kapsamında değerlendirilebilmesi için bu hizmetin, otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde verilmesinin yanı sıra işletmenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen turizm işletme belgesine sahip olması veya ilgili yerel yönetim biriminden alınan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatında \"otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesisi\" olduğunun belirtilmiş olması gerekmektedir. Buna göre; - Şirketinizce işletilen ……. Şehirlerarası Otobüs Terminalinde şehirlerarası otobüs, minibüs ve şehir içi minibüslerin giriş ücretleri ile yolcu araçlarından alınan otopark ücretleri, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden söz konusu hizmetlere genel oranda (%18), - ….. İşletmeleri Genel Müdürlüğünden ihale yoluyla kiralanarak işletilen birimlerin konaklama tesisi niteliğini haiz olduğunun yukarıdaki belgelerden biriyle tevsik edilebilmesi kaydıyla , bu birimlerde verilen geceleme hizmetine %8 [2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca, 31/7/2020 ila 31/12/2020 tarihleri arasındaki (bu tarihler dahil) geceleme hizmetlerine %1] oranında, geceleme içermeyen (piknik, plaj vb.) hizmetlere ise genel oranda (%18), KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32184, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32184", "ozelgeNo": "21152195-130[28-2020/2938]-E.274562", "ozelgeTarih": "2020-09-24", "baslik": "Güneş enerji sistemleri tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin tarımsal sulama sistemlerinin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere güneş enerjisi sistemleri teslimi işi ile iştigal etmekte olduğu belirtilerek, bu tesliminizde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Buna göre, güneş enerjisi sistemleri, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, genel oranda (%18) KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32185, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32185", "ozelgeNo": "39044742-130[özelge]-E.702055", "ozelgeTarih": "2020-09-24", "baslik": "Sanal ofis kiralama hizmetinde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; kiralama faaliyeti ile iştigal eden Şirketiniz tarafından verilen sanal ofis hizmetinin, 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında yer alan işyeri kiralama hizmetleri kapsamında değerlendirilerek %8 oranında katma değer vergisi (KDV)'ne tabi olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/a) bendiyle işyeri kiralama hizmetinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Diğer taraftan, 2007/13033 sayılı BKK'nın (2/1) maddesinde, bu Karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, işyeri kiralama hizmetleri, işyeri olarak kullanılan bina, ofis, dükkân gibi taşınmazların kira sözleşmesi ile kuru mülkiyetinin kiralamasını kapsamaktadır . Sanal ofis hizmetleri ise, sabit bir işyerinin sürekli olarak kullanılmak üzere kiralanmasından ziyade, kişi ve kurumların (şirketler, dernekler vb.) iş ve işlemlerinde adres bildirim ihtiyacına cevap vermek üzere aynı yerin aynı dönemde (farklı zaman dilimlerinde, günlük veya saatlik olarak) birden fazla kişinin kullanımına tahsis edilmesi suretiyle sunulan; bunun yanı sıra bu kişi ve kurumlara posta hizmeti sağlamak, faks, telefon ve sekreterlik hizmeti vermek veya belirli sürelerde toplantı salonlarını tahsis etmek gibi farklı fonksiyonlar da içerebilen bir hizmet türüdür. Bu bağlamda, Şirketiniz tarafından verilen sanal ofis hizmeti, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesinin (1/a) bendi kapsamında işyeri kiralama hizmeti olarak değerlendirilemeyeceğinden, bu hizmete genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32186, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32186", "ozelgeNo": "45404237-130[I-20-190]-E.141328", "ozelgeTarih": "2020-09-23", "baslik": "Site yönetimine verilen ısı yalıtım, mantolama ve boya hizmetinde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin, site yönetimlerine ısı yalıtım, mantolama ve boya hizmeti verdiği belirtilerek, bahse konu hizmetlerin 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi kapsamında olup olmadığı, dolayısıyla söz konusu hizmete uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1) numaralı fıkrasının (ö) bendi uyarınca hane sakinlerine verilen konut bakım, onarım, boya ve temizlik hizmetlerinde (malzemeler hariç) KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, site yönetimlerine verilen ısı yalıtım, mantolama ve boya hizmetleri, 2007/13033 sayılı BKK'ya ekli (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından ve anılan BKK'nın geçici 6 ncı maddesi uyarınca hane sakinlerine verilen konut bakım, onarım, boya ve temizlik hizmetleri (malzemeler hariç) kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, söz konusu hizmetlere genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32187, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32187", "ozelgeNo": "88033016-010.01[130-01-2020]-E.65399", "ozelgeTarih": "2020-09-21", "baslik": "Bilgisayar ve Pos cihazlarının bakım onarımında KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; \"Diğer bilgi teknolojileri ve bilgisayar faaliyetleri\" NACE koduyla faaliyet gösterdiğiniz, faaliyetinizin banka pos cihazlarının bakım ve onarımı, bankada bulunan bilgisayarların bakım, onarım ve montaj hizmetlerini kapsadığı belirtilerek, tarafınızca gerçekleştirilen bilgisayar ve pos cihazı bakım-onarım hizmetlerinin 31/7/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının geçici 6 ncı maddesinin (1/l) bendinde katma değer vergisi (KDV) oranı %8'e indirilen mal ve hizmetler kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/l) bendiyle bilgisayarların, iletişim araç ve gereçlerinin, saatlerin bakım ve onarımı (malzemeler hariç) hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, bilgisayar bakım ve onarım hizmetlerine 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında; söz konusu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan pos cihazı bakım ve onarım hizmetlerine ise genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32188, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32188", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.690839", "ozelgeTarih": "2020-09-21", "baslik": "Bilgisayar, network, sistem vb. teknoloji araçları için verilen bakım onarım hizmetlerinde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin, teknoloji, bilgisayar, sistem, network ve bilişim sektöründe faaliyet gösterdiği, 31/07/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bilgisayarların, iletişim araç ve gereçlerinin, saatlerin bakım ve onarımı hizmetlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranının %18'den %8'e indirildiği belirtilerek; müşterilerinize vereceğiniz bilgisayar, network, sistem vb. teknoloji araçlarının bakım hizmetinde uygulanması gereken KDV oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/l) bendiyle bilgisayarların, iletişim araç ve gereçlerinin, saatlerin bakım ve onarımı (malzemeler hariç) hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, bilgisayar tamir ve bakım hizmetlerine 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında; söz konusu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan network, sistem vb. teknoloji araçlarının tamir ve bakım hizmetlerinde ise genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32189, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32189", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.690837", "ozelgeTarih": "2020-09-21", "baslik": "Soğuk hava depolama hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizce gerçekleştirilen soğuk hava depolama hizmetinin 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının (BKK) geçici 6 ncı maddesi kapsamında \"işyeri kiralama hizmeti\" olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/a) bendi uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) işyeri kiralama hizmetleri için KDV oranı %8'e indirilmiştir. Buna göre, Şirketinizce gerçekleştirilen soğuk hava depolama hizmetinin, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında \"işyeri kiralama hizmeti\" olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, söz konusu hizmette genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32190, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32190", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2020.210]-E.144311", "ozelgeTarih": "2020-09-21", "baslik": "Hane sakinlerine verilen konut bakım, onarım hizmetlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizce sigortalının yapı hasar onarımı ve restorasyon işlemlerinin yürütüldüğü, bu onarım masraflarını sigorta şirketinden tahsil ettiğiniz ve hasar onarım bedeline ait faturayı yapılan sözleşme gereği sigorta şirketine düzenlediğiniz belirtilerek, söz konusu hizmetin 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi kapsamında olup olmadığı ve düzenlemiş olduğunuz konut bakım, onarım faturalarında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (ö) bendiyle hane sakinlerine verilen konut bakım, onarım, boya ve temizlik hizmetlerinde (malzemeler hariç) KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, konut bakım, onarım, boya ve temizlik hizmetleri 2007/13033 sayılı BKK'ya ekli (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından genel oranda (%18) KDV'ye tabi olmakla birlikte, anılan BKK'nın geçici 6 ncı maddesi uyarınca fiilen hane sakinlerine verdiğiniz konut bakım, onarım, boya ve temizlik hizmetlerine (malzemeler hariç) ait faturada hizmet verilen hane sakininin (sigortalı) adı, soyadı, hizmetin niteliği ve hizmet bedeli bilgilerine yer verilmesi ve faturaya poliçenin bir örneğinin eklenmesi suretiyle 31/7/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında KDV uygulanması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32191, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32191", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2020.212]-E.142415", "ozelgeTarih": "2020-09-16", "baslik": "İşyeri kiralama hizmetlerine uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ….. İşletmesi Genel Müdürlüğü ile Şirketiniz arasında imzalanan \"…. Havalimanı 1. ve 2. Etap Dış Hatlar Terminalleri, CIP, İç Hatlar Terminali ile Mütemmimlerine Ait Kira Sözleşmesi\"ne istinaden düzenlenen kira faturasında uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranının ne olacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/a) bendiyle işyeri kiralama hizmetinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Diğer taraftan, 2007/13033 sayılı BKK'nın (2/1) maddesinde, bu Karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, işyeri kiralama hizmetleri, işyeri olarak kullanılan bina, ofis, dükkân gibi taşınmazların kira sözleşmesi ile kuru mülkiyetinin kiralamasını kapsamaktadır. Bununla birlikte, taşınmazların, iktisadi bir faaliyetin icrasına tahsis edilerek ve/veya işletilmeye hazır hale getirilerek kiracıların kullanımına bırakılması halinde, bu tür kiralama işlemleri taşınmaza bağlı işletme hakkının kiralanması niteliğinde olduğundan bu işlemlerin işyeri kiralama hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu bağlamda, …. İşletmesi Genel Müdürlüğü ile Şirketiniz arasında imzalanan \"…. Havalimanı 1. ve 2. Etap Dış Hatlar Terminalleri, CIP, İç Hatlar Terminali ile Mütemmimlerine Ait Kira Sözleşmesi\"ne istinaden yapılan kiralama işlemi, işletme hakkının kiralanması mahiyetinde olduğundan, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında olmayan bu hizmete genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30838, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30838", "ozelgeNo": "26696128-130[11-2019/27]-E.36770", "ozelgeTarih": "2020-09-07", "baslik": "Yurtdışındaki firmaya verilen hizmette KDV istisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Üniversitenizin Tıp Fakültesi Hastanesinde sorumlu araştırıcı öğretim üyelerince gönüllü \"Akut Kroner Sendromlu\" hastalar üzerinde yapılan laboratuvar tetkikleri, radyoloji tetkikleri vb. uygulamaların sonucunda elde edilen klinik araştırmaları değerlendirme sonuçlarının yurt dışı merkezli (Türkiye şubesi bulunmayan) firmaya, yapılan hasta visitleri karşılığında gönderildiği belirtilerek söz konusu sonuçların gönderilmesi işleminin katma değer vergisi (KDV) uygulaması bakımından hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. …\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Üniversiteniz Tıp Fakültesi tarafından gönüllü hastalar üzerinde yapılan laboratuvar tetkikleri, radyoloji tetkikleri vb. uygulamalar sonucunda elde edilen klinik araştırmaları değerlendirme raporları vb. sonuçların yurt dışındaki mukim firmaya gönderilmesi işlemi, söz konusu sonuçların yurt dışındaki firmanın Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgili olmaması kaydıyla, KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracı kapsamında değerlendirilecek olup, bu takdirde düzenlenecek faturada da hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32192, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32192", "ozelgeNo": "26696128-130[28-2020/21]-E.36761", "ozelgeTarih": "2020-09-07", "baslik": "Faks, Yazıcı, Yazar Kasa tamir bakımlarında KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, faaliyet konularınız içinde yer alan yazar kasa, faks ve yazıcı tamir bakım hizmetleri için 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında 31/12/2020 tarihine kadar %8 oranında katma değer vergisi (KDV) uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/l) bendiyle bilgisayarların, iletişim araç ve gereçlerinin, saatlerin bakım ve onarımı (malzemeler hariç) hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, iletişim araçları kapsamında değerlendirilen faksların tamir ve bakım hizmetlerine 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesi kapsamında 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında; söz konusu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan yazıcı ve yazar kasa tamir ve bakım hizmetlerine ise genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33582, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33582", "ozelgeNo": "64597866-130-17535", "ozelgeTarih": "2020-09-05", "baslik": "DİİB kapsamında ithal edilen tekstil ürünlerine ilişkin gümrükte alınan ilave gümrük vergisinin KDV iadesi tutarından düşülüp düşülmeyeceği hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Firmanızın Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) sahibi bir firma olarak genellikle blue jeans-gabardin ve kadife mamüllerin üretimi ve bunların satışı ile iştigal ettiği, gümrükte bazı ülkelerden yapılan kumaş ithalatlarında, ilave gümrük vergisi alındığı ve bu vergi üzerinden de katma değer vergisi (KDV) hesaplandığı, bu ithalatın DİİB'li olarak yapılması durumunda gümrükte söz konusu mali mükellefiyetlere karşılık olarak firmalardan teminat alındığı ve DİİB kapsamında satın alınan hammaddelerden imal edilen mamüllerin ilgili sürede ihracatının yapıldığında teminatın geri alındığı belirtilerek, DİİB'li kumaş alımlarından imal edilen konfeksiyon ürünlerinin ihraç kayıtlı teslimlerinde, ilave gümrük vergisi uygulamasına tekabül eden KDV'nin, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A-1.5) bölümünde ifade edilen mükellefin ihraç kayıtlı satışlara ilişkin alacağı KDV iadesi tutarından düşülüp düşülmeyeceği konusunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -10/ı maddesinde, ithalatta vergiyi doğuran olayın, Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili aşamasında meydana geldiği, -21 inci maddesinde, ithalatta vergi matrahının; ithal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde ise malın gümrükçe tespit edilecek değeri ile ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylardan oluştuğu, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin matraha dahil olduğu, -49 uncu maddesinin birinci fıkrasında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunlar gereğince gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem gören her türlü madde ve kıymetlere ait KDV'nin de aynı usule tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan; KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 11 Seri No.lu Tebliğ\" ile değişik (IV/A-1.5) bölümünde; DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarının, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamayacağı, dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerine yapılan ihraç kaydıyla teslimlerde bu sınırın uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Buna göre; iade hesabında ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7966, "title": "Geçici Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32193, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32193", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2020.45]-E.136900", "ozelgeTarih": "2020-09-04", "baslik": "Alkol ve psikoaktif madde tarama testi hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, \"Kontrole Tabi Havacılık Personelinin Alkol ve Psikoaktif Madde Kontrollerine İlişkin Talimat (SHT-APAM)\" kapsamında Şirketinizce verilen alkol ve psikoaktif madde tarama testi hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında, \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri,\" sayılmış ve bu hizmetlere % 8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Buna göre; Şirketinizce verilen alkol ve psikoaktif madde tarama testi hizmeti, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında sayılan insan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti kapsamında değerlendirilmediğinden, genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27263, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27263", "ozelgeNo": "13649056-125.04.02[04-2018-ÖZE-01]-E.45229", "ozelgeTarih": "2020-09-03", "baslik": "Kalkınma kooperatifine yapılan bağış ve yardımın vergilendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ticari faaliyetinde üye dışı işlem yapan Kooperatifinizin mevcut borçlarını ödemek ve tasfiye işlemleri ile ilgili giderlerini karşılamak için üyelerden ve üye dışı kişilerden bağış geliri elde ettiği belirtilerek, Kooperatifinizin elde ettiği bağış gelirinin kurumlar vergisi ve katma değer vergisine tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun; 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde kooperatiflerin kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatiflerin 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade ettiği, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde; \"Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri. (Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler \"ortak dışı\" işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.)\" hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 6 ncı maddesinde ise kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"4.13.3. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi\" başlıklı bölümünde; \"7061 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine eklenen parantez içi hükümle 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği, kooperatiflerin bu iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının da muafiyete etkisinin olmayacağı ve ortak dışı işlemlerden elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır. Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına gerekli kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. Öte yandan, ortak dışı işlemlerde bulunmaları nedeniyle 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır. Bu kooperatiflerin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmek suretiyle bu işlemlerden elde ettikleri kazançları vergilendirilecektir. (17 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile değiştirilmiştir. Değişen paragraf: RG15/02/2019-30687) Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerce, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ve kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından ortak dışı işlem kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, ortak dışı işlemlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının diğer işlemlerle ilişkilendirilmemesi ve kooperatif tarafından tutulan defterlere, bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, ticari faaliyeti nedeniyle 1/1/2002 tarihi itibariyle kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmiş olan Kooperatifinizin, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan şartları taşıması halinde, ortak dışı işlemleriniz nedeniyle 1/1/2018 tarihinden itibaren Kooperatifinize bağlı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. Kooperatifinizin bağış veya yardım adı altında tahsil ettiği paralar ortak dışı işlem olarak değerlendirilecek olup 1/1/2018 tarihinden itibaren ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların tamamı söz konusu iktisadi işletme nezdinde vergiye tabi kurum kazancının tespitinde dikkate alınacaktır. KATMA DEĞER VERGİSİ (KDV) KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20/1 inci maddesinde, vergi matrahının teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, -20/2 nci maddesinde ise, bedel deyiminin malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.3. Aidatlar\" başlıklı bölümünde; \"Üyelerden veya katılımcılardan alınan aidatlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemek şartıyla KDV'nin konusuna girmemektedir. Örneğin dernek tüzüğünde belirtilen gelirlerden olan üye aidatları KDV'ye tabi tutulmayacaktır. Ancak kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan bir kooperatifin ticari nitelikteki teslim ve hizmetlerinin karşılığında yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi tutulacaktır. Örneğin tüketim ve taşımacılık kooperatifleri gibi kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin üyeleri tarafından yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi bulunmaktadır. Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kooperatifin ortak giderleri karşılamak (üyelerin güvenlik, bahçıvanlık, havuz ve sosyal tesislerin bakımı, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi) amacıyla tahsil ettiği aidatlar ise ticari mahiyet arz etmediğinden KDV'ye tabi tutulmayacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Kooperatifinizin bağış veya yardım adı altında tahsil ettiği tutarlar herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemesi şartıyla KDV'nin konusuna girmeyecektir. Ancak, bağış veya yardım adı altında tahsil edilen tutarların Kooperatifinizin teslim veya hizmetlerine ilişkin olması halinde bu tutarların KDV'ye tabi tutulacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7755, "title": "Madde 1 Verginin konusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7847, "title": "Madde 4 Muafiyetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32194, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32194", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5/I/28/2020/91]-E.231360", "ozelgeTarih": "2020-09-03", "baslik": "Asansör Bakım ve Onarım Hizmetlerinde KDV Oranı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; apartmanlara verilen asansör bakım, onarım ve tamir hizmetlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1) numaralı fıkrasının (ö) bendi uyarınca hane sakinlerine verilen konut bakım, onarım, boya ve temizlik hizmetlerinde (malzemeler hariç) KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, asansör bakım, onarım ve tamir hizmetleri, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 6 ncı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ö) bendi kapsamında olmadığından genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32195, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32195", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.648137", "ozelgeTarih": "2020-09-03", "baslik": "Kuru temizleme ve ütü hizmetlerinde uygulanması gereken KDV oranı hk", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kuru temizleme ve ütü hizmeti verdiğiniz belirtilerek, bu hizmetlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/f) bendiyle kuru temizleme, çamaşırhane, giyim eşyası ve diğer tekstil ürünlerini ütüleme hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, kuru temizleme ve ütü hizmetleri, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından genel oranda (%18) KDV'ye tabi olup, anılan BKK'nın geçici 6 ncı maddesi uyarınca söz konusu hizmetlere 31/7/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 KDV oranı uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32196, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32196", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2020.195]-E.135837", "ozelgeTarih": "2020-09-03", "baslik": "Bıçak ve benzeri kesici aletlerin bileylenmesi hizmetinin KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; bıçak ve benzeri kesici aletlerin bileylenmesi hizmetinin 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi kapsamında olup olmadığı, dolayısıyla söz konusu hizmete uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (j) bendiyle ev ve bahçe gereçlerinin bakım ve onarımı hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, bıçak ve benzeri kesici aletlerin bileylenmesi hizmetleri 2007/13033 sayılı BKK'ya ekli (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından genel oranda (%18) KDV'ye tabi olmakla birlikte, anılan BKK'nın geçici 6 ncı maddesi uyarınca ev ve bahçede kullanılabilecek nitelikte olan bıçak ve benzeri kesici aletlerin bileylenmesi hizmetlerine 31/7/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32197, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32197", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2020.204]-E.135834", "ozelgeTarih": "2020-09-03", "baslik": "Motorlu kara taşıtlarının genel bakım ve onarım hizmetinde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, motorlu kara taşıtlarının genel bakım ve onarımı hizmetinde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (1/o) bendiyle motorlu kara taşıtlarının yağlanması, yıkanması, cilalanması hizmetleri ile bunlara ait koltuk ve döşemelerin bakım ve onarımı (malzemeler hariç) hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Buna göre, motorlu kara taşıtlarının genel bakım ve onarım hizmetleri (kaporta, motor, mekanik, elektrik bakım ve onarımları, periyodik bakımlar, motor yağı değişimleri gibi) 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı madde kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28996, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28996", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-706379", "ozelgeTarih": "2020-09-02", "baslik": "Enerji santralinin bir kısmının sözleşmede belirlenen zamanda teslim edilememesi nedeniyle ödenecek bedellerin KDV Kanunu karşısındaki durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından Kırıkkale bölgesinde inşaasına devam edilen termik santralin yapımında alt yüklenici olarak proje sahibi firmaya hizmet verildiği, işveren firma ile alt taşeron sözleşmesi imzalandığı, ancak işin sözleşmede belirlenen sürede tamamlanamadığı, bu nedenle sözleşme gereği gecikme bedeli olarak sözleşme tutarının % 20 sini aşmamak üzere günlük 400.000,00 $ ödeneceği belirtilerek söz konusu tutarın KDV'ye tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil edileceği, -35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzelteceği, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu, hükme bağlanmıştır. Öte yandan 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.2.Tazminatlar\" başlıklı bölümünde, \"Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. Adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Buna göre; (1) Belediye tarafından ihale edilip sözleşmeye bağlanan inşaat, onarım, malzeme ve hizmet alımı işlerinde yükleniciden kaynaklanan gecikmelerden dolayı yükleniciye gecikme cezası tahakkuk ettirilmesi durumunda sözleşme gereği yükleniciden gecikme cezası adı altında tahsil edilen bedel KDV'ye tabi olmayacaktır. Öte yandan, gecikme cezasının hakedişten kesilerek tahsil edilmesinin, belediyenin yükleniciye ödemesi gereken KDV tutarına etkisi bulunmamaktadır. … \" denilmektedir. Özelge talep formunun ve eklerinin incelenmesinden, Kırıkkale ilindeki enerji santralinin 53 adet hakedişe bağlandığı, hakedişlerden büyük kısmının tamamlandığı, bir kısmının ihtilaflı olduğu ve bir kısım hakedişlerin ise tamamlanamadığı, bu itibarla geçici kabul sözleşmesinde belirlenen zamanda teslimi yapılamayan bölümler için firmanızdan gecikme bedeli tahsil edileceği, ihtilaflı olan bölümler için ise sözleşmede belirlenen tutar üzerinden ihtilaflı bölümlere tekabül eden tutarların işveren firma tarafından tenzil edileceği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, işveren firma ile yapılan sözleşmenin 23. maddesinde \"Gecikme Tazminatları\" başlığı altında projenin sözleşmede belirlenen sürede teslim edilememesi halinde gecikme bedeli ödeneceği hususuna yer verilmiş, sözleşmeye ek olarak düzenlenen EK E başlıklı bölümün \"Maddi Tazminatlar ve İndirimler\" başlığı altında da gecikme bedeli tutarının hesaplanmasına ilişkin açıklamalar ile performans indirimi bağlamında projenin istenilen niteliklerde olmaması nedeniyle ödenecek bedeller belirtilmiştir. Bu itibarla, firmanız tarafından gecikme bedeli mahiyetinde işveren firmaya (….) yapılacak ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Öte yandan, söz konusu enerji santralinin sözleşmede belirtilen niteliklere uymadığı gerekçesiyle ihtilaf konusu olan hakedişlere ilişkin ödemelerden işveren firma tarafından herhangi bir ad altında tenzilat yapılması halinde, bu tutarın fiyat indirimi olarak değerlendirilmesi ve işveren firma tarafından düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32198, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32198", "ozelgeNo": "66523654-130[ÖZG-25-2020]-E.42730", "ozelgeTarih": "2020-08-28", "baslik": "Malzemeli yemek hizmet bedelinde KDV oran uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; - Şirketinizin kamu ve özel hastanelere yemek servisi ve organizasyon hizmeti verdiği, - 1/7/2020 -31/7/2020 tarihleri arasında vermiş olduğunuz malzemeli yemek hizmetine ilişkin hakedişin 31/7/2020 tarihinde onaylandığı belirtilerek bu hakedişe istinaden düzenlenecek faturada uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (2) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca, ekli (II) sayılı listenin \"B) DİĞER MAL VE HİZMETLER\" bölümünün 24 üncü sırasında yer alan yeme-içme hizmetleri için KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %1'e indirilmiştir. Ayrıca, aynı Cumhurbaşkanı Kararının 2 nci maddesinde bu Kararın yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/24) üncü sırasında yer alan yeme-içme hizmetleri 31/7/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %1 oranında KDV'ye tabi olacaktır. Bu hüküm ve açıklamalara göre; - Şirketiniz tarafından kamu ve özel hastanelere 1/7/2020-30/7/2020 tarihleri arasında verilen malzemeli yemek servisi hizmeti için %8, - 31/7/2020 tarihinden itibaren verilecek malzemeli yemek servisi hizmeti için 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, 1/1/2020-30/7/2020 tarihleri arasında gerçekleşen hizmetlere ilişkin faturalarda (fatura 31/7/2020 veya müteakip tarihlerde düzenlense dahi) %8 oranında KDV hesaplanması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32199, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32199", "ozelgeNo": "20811645-130[20-415-8]-E.46502", "ozelgeTarih": "2020-08-25", "baslik": "Gelinlik kiralama faaliyetinde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, gelinlik kiralama faaliyetinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Buna göre, gelinlik kiralama hizmetleri, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, bu hizmetlerin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28960, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28960", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV2/İ/28/2016/69]-217847", "ozelgeTarih": "2020-08-19", "baslik": "Fiili teslimi yapılmayan konutların satışında uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Yapı Kooperatifi ile \"Düzenleme Şeklinde Arsa Paylı Kat Karşılığı İnşaat Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi\" imzalandığı ve sözleşmeye istinaden ilk kısım ruhsatların 28/11/2013 tarihinde alındığı, inşa edilen konutların tamamının net alanının 150 m² ve üzerinde olduğu, yapı kullanım izin belgesinin henüz alınamadığı ve inşaat çalışmalarının devam ettiği belirtilerek, inşa edilerek çeşitli şekillerde müşterilerinize teslim ettiğiniz ve edeceğiniz net alanı 150 m² ve üzerinde olan konutlarla ilgili olarak; -İnşaat devam ederken fiili teslimi gerçekleşmemekle birlikte kat irtifaklı tapu satış işlemi yapılarak KDV Kanununun 10/b maddesi uyarınca %18 KDV hesaplanarak faturası düzenlenen konutlara ilişkin 08/09/2016 tarih ve 29825 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/9153 sayılı kararname kapsamında KDV oranları ile ilgili düzeltme yapılıp yapılmayacağı, -Fiili kullanıma geçilmemesine rağmen eksiklikleri bitirilerek 2016/9153 sayılı Kararnamenin yürürlüğe girdiği 08/09/2016 tarihinden önce teslim tutanakları ile müşterilere teslim ettiğiniz konutlara ilişkin hangi oranda KDV uygulanacağı, hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, 10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması ile, 10/b maddesinde ise; malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 30/12/2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Kararname eki Karar ile KDV oranları (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmet teslimleri için %1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için %8, listelerde yer almayan diğer vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. 08/09/2016 tarih ve 29825 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/9153 sayılı Kararname ile, %18 KDV oranına tabi konutların 08/09/2016 tarihinden 31/03/2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde vergi oranı %8 olarak belirlenmiş olup, 03/02/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2017/9759 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu süre 30/09/2017 tarihine kadar uzatılmıştır. Konuyla ilgili olarak Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.1.1.) bölümünde; \"... 3065 sayılı Kanunun (10/a) maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; (10/b) maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. Konut tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde, faturada gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden bu faturada gösterilen KDV'nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Konutun fiilen teslim edildiği tarih ile faturanın düzenlendiği tarihte konuta ilişkin geçerli olan KDV oranlarının farklı olması durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranı esas alınacaktır. Dolayısıyla faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan oran esas alınarak hesaplanan KDV'de, konutun fiilen teslim edildiği tarihte geçerli olan KDV oranına göre herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -İnşaat henüz tamamlanmadan arsa payı veya kat irtifakı üzerinden yapılan satışlar dolayısıyla konutun fiilen tesliminden önce fatura düzenlenmesi durumunda konuta uygulanacak KDV oranı, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranına göre belirlenecek olup, konutun fiilen teslim edildiği tarihte geçerli olan KDV oranına ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır. -2016/9153 sayılı Kararnamenin yürürlüğe girdiği 08/09/2016 tarihinden önce teslim tutanakları ile müşterilerinize teslim ettiğiniz ancak faturası düzenlenmeyen konutlara ilişkin olarak, fiili teslim ile vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden bu tarih itibariyle geçerli olan KDV oranı üzerinden hesaplama yapılması ve fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32200, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32200", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.608719", "ozelgeTarih": "2020-08-19", "baslik": "Estetik ve saç ekimi hizmetlerinin tabi olduğu KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından genelde yabancı uyruklulara estetik ve saç ekimi hizmetleri ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti verildiği; bu hizmetin anlaşmalı hastanelerden satın alınan saç ekimi ve/veya estetik uygulamaları hizmetleri ile birlikte danışmanlık, bakım malzemeleri ve gıda takviyelerinin temini hizmetlerini yahut bunlara ilaveten konaklama, yeme-içme, seyahat gibi hizmetleri de içerebildiği belirtilmekte ve müşterilerinize verilen bu hizmetler için uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; - B/21 inci sırasında, ilgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri, - B/24 üncü sırasında, gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç), - B/25 inci sırasında, otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti (1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından müşteriye aktarılan geceleme hizmet tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık bedellerine de konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu oran uygulanır. Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinden yararlanmayanlara verilen tüm hizmetler ile geceleme hizmetiyle beraber verilen ancak ayrıca belgelendirilen ya da geceleme hizmetine ait belgede ayrıca fiyatlandırılan hizmetler bu sıra kapsamında yer almamaktadır. Ancak geceleme hizmeti kapsamında verilmesi ve geceleme bedeline dahil edilmesi mutat olan diğer hizmetler bu sıra kapsamında yer almakla birlikte bu şekilde belirlenen geceleme bedeli içinde sunulan alkollü içeceklere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi tutarları, hizmeti sunanlar tarafından indirim konusu yapılamaz.) sayılmış ve bu hizmetlere %8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Ayrıca, KDV Kanununun 13 üncü maddesinin (l) bendiyle; Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin KDV'den müstesna olduğu; ancak söz konusu hizmetlerle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetlerin istisnanın kapsamına dahil olmadığı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-16.1.1.) bölümünde ise koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin kapsamının Sağlık Bakanlığının ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlendiği ve saç ekimi, cilt bakımı, kırışıklık tedavisi, dolgu maddeleri uygulamaları gibi estetik amacıyla yapılan hizmetlerin bahsi geçen istisna kapsamında değerlendirilemeyeceği; koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile birlikte verilebilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslim ve hizmetlerin de bu istisna kapsamına girmeyeceği açıklanmıştır. Buna göre, hizmeti veren ve/veya alandan bağımsız olarak, saç ekimi ve/veya estetik uygulamaları hizmetlerinin; koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin arasında yer aldığının kabulüne imkan bulunmamaktadır. Bu durumda, saç ekimi ve/veya estetik uygulamaları hizmetlerinin gerek KDV Kanununun 13 üncü maddesinin (l) bendinde belirtilen istisna gerekse 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu bağlamda, sözü edilen istisna kapsamına girmeyen ve 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan saç ekimi ve/veya estetik uygulamaları hizmetleri için genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, özelge talep formunuzdan, Şirketinizce verilen hizmetin, anlaşmalı hastanelerden satın alınan saç ekimi ve/veya estetik uygulamaları hizmetleri ile birlikte danışmanlık, bakım malzemeleri ve gıda takviyelerinin teminini yahut bunlara ilaveten konaklama, yeme-içme, seyahat gibi hizmetleri de içeren bir organizasyon hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Hizmetin bu şekilde organizasyon hizmeti olarak ifası halinde, anılan BKK eki listelerde yer almadığından, genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bununla birlikte, Şirketinizin \"1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acentesi\" olması ve fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi halinde, organizasyon hizmetleri içinde verilen geceleme hizmetinin, 2007/13033 sayılı Karar eki (II) sayılı listenin B/25 inci sırası kapsamında (tesislerle ilgili şartları da taşımak kaydıyla) değerlendirilerek %8 oranında KDV'ye tabi tutulması mümkündür. Ancak, Şirketinizce saç ekimi ve/veya estetik uygulamaları ile birlikte verilen diğer hizmetlerin toplam bedelinden ayırt edilebilse dahi, anılan BKK eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırasında B/25 inci sıranın parantez içi hükmünde belirtilen türden bir düzenlemeye yer verilmediğinden, organizasyon hizmetinizin bir parçası olan yeme-içme hizmetine indirimli oran uygulanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32201, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32201", "ozelgeNo": "75766797-130[2019/1795]-E.56713", "ozelgeTarih": "2020-08-18", "baslik": "Otel dışında yemek teslimine uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 19.06.2019 tarihli ve 63549 sayılı yazımız. c) 25.06.2019 tarihli özelge talep formunuz. İlgi (a) ve (c)'de kayıtlı özelge talep formlarında; turizm işletme belgesi sahibi dört yıldızlı otelinizin lokantasında verilen yemek hizmetine % 18 katma değer vergisi (KDV) oranı uygulandığı, otel dışında verilen organizasyonlarda (iftar çadırı yemek hizmeti) otelinizin mutfağında yapılan 600-650 kişilik yemeğin …. Belediyesi'nin araçlarıyla mutfağınızdan alındığı; masa, sandalye, garsonluk, temizlik ve yemek dağıtım hizmetlerinin Gönen Belediyesi tarafından yapıldığı, o günkü yemeği üstlenen ve ödemeyi yapan esnaf adına fatura düzenlendiği belirtilerek, otel dışında iftar çadırına teslim edilen yemek bedeline uygulanması gereken KDV oranı konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Kararname eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırası gereğince gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetlerin (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) KDV oranı % 8 olarak uygulanmaktadır. Bu çerçevede, otelinizin mutfağında hazırlanmakla birlikte otel sınırlarınız dışında yer alan iftar çadırına ….. Belediyesi aracılığıyla teslim edilen yemek bedeli üzerinden % 8 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32202, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32202", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-4-İ-28-2019/116]-E.217747", "ozelgeTarih": "2020-08-18", "baslik": "Metal protezlerin kaplanması hizmetinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, protez imalatçılarının Şirketinize gönderdiği metal protezlere Şirketiniz tarafından ısıl işlem metodu uygulamak suretiyle kemik tozları (kalsiyum fosfat, titanyum power) kaplaması yapıldığı, söz konusu hizmetin protez imalatçısı firmalara verildiği belirtilerek, bu hizmete uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Buna göre; Şirketiniz tarafından verilen metal protezlerin kemik tozu ile kaplanması hizmeti söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32203, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32203", "ozelgeNo": "75766797-130[2019/1820]-E.56673", "ozelgeTarih": "2020-08-18", "baslik": "Balık yemi, kuş yemi teslimlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin hayvan yemi teslimleri için düzenlediği faturalarda, işlem bedelinin katma değer vergisi (KDV) hariç tutarının 100 TL üzeri olması halinde KDV Kanununun 13/-ı maddesine istinaden KDV hesaplanmadığı belirtilmekte ve Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 1008.30.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırılan kuş yemi ile 2309.90.96.90.11 GTİP numarasında sınıflandırılan balık yemi teslim bedellerinin KDV hariç tutarının 100 TL'nin altında olması halinde uygulanması gereken KDV oranı konusunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "KDV Kanununun 13/ı maddesi hükmünce, küspe (TGTC'nin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 GTİP numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) teslimi KDV'den istisna tutulmuş; istisna uygulamasının usul ve esasları ise KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-11.3.) \"Yem Teslimleri\" başlıklı bölümünde belirlenmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-18.) \"İstisna Uygulamalarında Alt Sınır\" başlıklı bölümünde; istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen işlem bedelinin KDV hariç tutarının 100 TL'nin altında olması halinde bu işlemlerde istisna uygulanmayacağı ve genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanacağı, KDV hariç işlem bedelinin 100 TL ve daha fazla olması halinde bedelin tamamı için istisna kapsamında işlem yapılacağı belirtilmiştir. Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (A) bölümünün 8 inci sırasında, TGTC'nin 10 no.lu faslında yer alan mallara yer verilerek, bu fasılda yer alan malların tesliminde KDV oranı %8 olarak belirlenmiştir. TGTC'nin 10 uncu faslında \"Hububat\" tanımlanmıştır. Bu fasıla ait 10.08 tarife pozisyonunda \"Kara buğday, darı (cin ve kum darı), kuş yemi; diğer hububat\" sayılmıştır. Bu pozisyona ait 1008.30.00.00.00 GTİP numarasında \"kuş yemi\" yer almaktadır. TGTC'nin 23 üncü faslında \"Gıda sanayiinin kalıntı ve döküntüleri; hayvanlar için hazırlanmış kaba yemler\" düzenlenmiş ve bu fasıla ait 23.09 tarife pozisyonunda \"Hayvan gıdası olarak kullanılan müstahzarlar\" tanımlanmıştır. Bu tarife pozisyonu \"2309.10 Kedi veya köpek maması (perakende satılacak hale getirilmiş)\" ve \"2309.90 Diğerleri\" (Kedi veya köpek maması dışında kalan ve hayvan gıdası olarak kullanılan diğer müstahzarlar) şeklinde iki gruba ayrılmıştır. Bu pozisyona ait 2309.90.96.90.11 GTİP numarasında \"Diğer balık yemleri\" yer almaktadır. Buna göre; Şirketinizin KDV hariç işlem bedeli 100 TL'nin altındaki, - TGTC'nin 1008.30.00.00.00 GTİP numarasında tanımlanan kuş yemi teslimlerinin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin A/8 inci sırası kapsamında %8 oranında, - TGTC'nin 2309.90.96.90.11 GTİP numarasında tanımlanan balık yemi teslimlerinin, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle %18 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32204, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32204", "ozelgeNo": "97153401-130[2019]-E.4159", "ozelgeTarih": "2020-08-14", "baslik": "Tuz lambası, tuzdan isimlik, minyatür, orta ve büyük boy halı tezgâhları, minyatür halı, dokuma halı, özel sipariş halı ve bitkisel desenli Karabağ kilimleri tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, tuz lambası, tuzdan isimlik, minyatür, orta ve büyük boy halı tezgâhları, minyatür halı, dokuma halı, özel sipariş halı ve bitkisel desenli Karabağ kilimlerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; - B/9 uncu sırasında, \"Halılar ve diğer dokumaya elverişli maddelerden yer kaplamaları\", - B/29 uncu sırasında yer alan tabloda ise \"84.47. Örgü makinaları, dikiş-trikotaj makinaları ve gipe edilmiş iplik, tül, dantela, işleme, şeritçi ve kaytancı eşyası veya file imaline mahsus makina ve cihazlar ve püskül, ponpon makina ve cihazları \" ibareleri yer almakta olup, bu eşyaların ithal ve yurtiçi tesliminde KDV oranı %8'dir. Bu çerçevede; - Dokumaya elverişli maddelerden yer kaplaması şeklindeki halı ve kilimlere, söz konusu Kararnamenin II/B-9 uncu sırası kapsamında değerlendirilerek, %8 oranında, - El işçiliği ile üretilen ve küçük hediyelik eşya niteliğine haiz halı ve kilimlere, bunların ilgili Kararnamenin II/B-9 uncu sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, %18 oranında, - İlgili Kararname eki (I) ve (II) sayılı listeler kapsamında yer almayan tuz lambası ve tuzdan isimliğe % 18 oranında, - Aynı Kararnamenin II/B-29 uncu sırasında gümrük tarife istatistik pozisyon numaraları itibariyle sayılan ürünler arasında yer almaması halinde, halı tezgâhlarına % 18 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25147, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25147", "ozelgeNo": "37009108-130[291475]-E.64139", "ozelgeTarih": "2020-08-13", "baslik": "Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetlerinde KDV tevkifatı ve Bs Formu Beyanı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün 9.9.2019 tarih ve 986886 sayılı Genel Yazısında yapılan açıklamalar çerçevesinde, İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda barınan öğrencilerin almış oldukları yemek hizmetine istinaden, gün sonunda \"Muhtelif Müşteriler\" ibareli düzenlenen faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılamayacağı ile 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine istinaden Bs formunun beyanı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını \"Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)\" ile mal ve hizmet satışlarını ise \"Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)\" ile bildirmeleri yükümlülüğüne yönelik uyulacak usul ve esaslar sırasıyla 350, 362 ve 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile duyurulmuştur. Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uyulacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden belirlenmiştir. Buna göre, 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin, (1.2.1.) numaralı maddesinde, \"Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne bakılmaksızın (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi ve yolcu bileti gibi) Form Ba ve Form Bs bildirimine dâhil edilecektir.\" (1.2.2.) numaralı maddesinde ise, \"Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları \"Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)\" ile bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları \"Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)\"nun Tablo II alanında bildirilecektir. Söz konusu hadlerin uygulanmasında, özel matrah şekline tabi mal ve/veya hizmet alış/satışlarında katma değer vergisi, özel tüketim vergisine tabi işlemlerde ise özel tüketim vergisi dahil tutarlar dikkate alınacaktır.\" düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarda barınan öğrencilere yemek hizmeti sunumunun ifası nedeniyle, gün sonunda düzenlenecek \"Muhtelif Müşteriler\" ibareli fatura bedellerinin, Tebliğde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda KDV hariç aylık 5.000 TL'yi aşması halinde Form Bs bildirimine dâhil edilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutulabileceği, -10 uncu maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi, kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması hallerinde vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin; - \"Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" , -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arz ettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarda barınan öğrencilere yemek hizmeti sunumunu ifa eden firmanız tarafından, gün sonunda söz konusu yemek hizmetine ilişkin olarak \"Muhtelif Müşteriler\" ibareli olarak düzenlenen faturalarda, sadece ilgili Bakanlık tarafından bedeli ödenecek \"beslenme yardımı\" tutarını aşan kısım için KDV hesaplanması, -Yemek hizmet sunumunu ifa eden firmanız tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığından beslenme yardımı almak için ay sonunda anılan Bakanlığa düzenlenecek faturada ise \"beslenme yardımı\" tutarı üzerinden KDV hesaplanması ve hesaplanan KDV'nin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında Bakanlık tarafından (5/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7060, "title": "Madde 148 Bilgi Verme", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7687, "title": "Madde 149 Devamlı Bilgi Verme", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25148, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25148", "ozelgeNo": "37009108-130[291475]-E.64139", "ozelgeTarih": "2020-08-13", "baslik": "Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetlerinde KDV tevkifatı ve Bs Formu Beyanı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün 9.9.2019 tarih ve 986886 sayılı Genel Yazısında yapılan açıklamalar çerçevesinde, İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda barınan öğrencilerin almış oldukları yemek hizmetine istinaden, gün sonunda \"Muhtelif Müşteriler\" ibareli düzenlenen faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılamayacağı ile 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine istinaden Bs formunun beyanı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını \"Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)\" ile mal ve hizmet satışlarını ise \"Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)\" ile bildirmeleri yükümlülüğüne yönelik uyulacak usul ve esaslar sırasıyla 350, 362 ve 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile duyurulmuştur. Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uyulacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden belirlenmiştir. Buna göre, 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin, (1.2.1.) numaralı maddesinde, \"Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne bakılmaksızın (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi ve yolcu bileti gibi) Form Ba ve Form Bs bildirimine dâhil edilecektir.\" (1.2.2.) numaralı maddesinde ise, \"Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları \"Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)\" ile bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları \"Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)\"nun Tablo II alanında bildirilecektir. Söz konusu hadlerin uygulanmasında, özel matrah şekline tabi mal ve/veya hizmet alış/satışlarında katma değer vergisi, özel tüketim vergisine tabi işlemlerde ise özel tüketim vergisi dahil tutarlar dikkate alınacaktır.\" düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarda barınan öğrencilere yemek hizmeti sunumunun ifası nedeniyle, gün sonunda düzenlenecek \"Muhtelif Müşteriler\" ibareli fatura bedellerinin, Tebliğde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda KDV hariç aylık 5.000 TL'yi aşması halinde Form Bs bildirimine dâhil edilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutulabileceği, -10 uncu maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi, kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması hallerinde vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin; - \"Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde, \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" , -\"Tevkifat Uygulamasında Sınır\" başlıklı (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \"... Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır. Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arz ettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.\" düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarda barınan öğrencilere yemek hizmeti sunumunu ifa eden firmanız tarafından, gün sonunda söz konusu yemek hizmetine ilişkin olarak \"Muhtelif Müşteriler\" ibareli olarak düzenlenen faturalarda, sadece ilgili Bakanlık tarafından bedeli ödenecek \"beslenme yardımı\" tutarını aşan kısım için KDV hesaplanması, -Yemek hizmet sunumunu ifa eden firmanız tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığından beslenme yardımı almak için ay sonunda anılan Bakanlığa düzenlenecek faturada ise \"beslenme yardımı\" tutarı üzerinden KDV hesaplanması ve hesaplanan KDV'nin Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında Bakanlık tarafından (5/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7060, "title": "Madde 148 Bilgi Verme", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31534, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31534", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5.I/27/2018/02]-E.213847", "ozelgeTarih": "2020-08-13", "baslik": "Elektrik üretimi için alınan ikincil akaryakıtın tesis ile birlikte devrinde KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; - Şirketinizin, Yap-İşlet-Devret modeli çerçevesinde, doğalgaz ile çalışan kombine elektrik santralinde enerji üretmek, nakletmek, satmak, enerji santralleri konusunda danışmanlık hizmeti vermek, proje geliştirmek, enerji santrali inşa etmek ve işletmek faaliyeti ile iştigal ettiği, - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile 18.06.1993 tarihinde, doğalgaz ile elektrik enerjisi üreten bir tesisin yapımı ve işletilmesi hakkında bir uygulama anlaşması imzalandığı, ayrıca şirketiniz ile adı geçen Bakanlık arasında 19.06.1993 tarihinde varlıkların devrine ilişkin protokol imzalandığı, söz konusu protokol hükümleri uyarınca tesisteki maddi varlıkların devralana bedelsiz olarak devredileceği, - Söz konusu uygulama anlaşması hükümlerine göre bahsi geçen tesisin bütünlük içinde ve bakımlı bir şekilde devir tarihinde Bakanlığın belirleyeceği bir kuruluşa devredileceği, devir tarihinin, elektrik üretim lisans tarihinin sona ereceği 18.06.2019 tarihi olarak planlandığı, nihai tarihin Bakanlıkça belirleneceği, - Şirketinizin, … ile imzalamış olduğu Enerji Satış Anlaşmasına göre, doğalgaz temin edemediği durumlarda ikincil yakıt (fuel oil) kullanarak elektrik üretme yükümlülüğünün mevcut olması nedeniyle elektrik üretiminde bir kesinti yaşanmasını engellemek amacıyla şirketinizin stoklarında ikincil yakıt olarak fuel oil tutma zorunluluğunun bulunduğu, bahsi geçen protokolde şirketinizin stoklarında yer alan fuel oilin, tesisin devralana devri esnasında, devralana tesis ile birlikte devredileceğinin açık bir şekilde ifade edilmediği belirtilerek, tesisin devri esnasında stoklarınızda bulunan fuel oilin devralana bedelsiz olarak teslim edilmesi durumunda, emsal bedel üzerinden katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun; - 1 inci maddesinde, bu Kanunun amacının kamu kurum ve kuruluşlarınca (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ifa edilen, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin, yap işlet devret modeli çerçevesinde yaptırılmasını sağlamak olduğu, - 3 üncü maddesinin (a) bendinde, \"Yap-İşlet-Devret Modeli\"nin, ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen özel bîr finansman modeli olduğu, yatırım bedelinin (elde edilecek kar dahil) sermaye şirketine veya yabancı şirkete, şirketin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlarca satın alınması suretiyle ödenmesini ifade ettiği, - 9 uncu maddesinde, bu Kanuna göre sermaye şirketi veya yabancı şirket tarafından yapılan yatırım ve hizmetlerin, sözleşmenin sona ermesi ile birlikte her türlü borç ve taahhütlerden ari, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir durumda bedelsiz olarak kendiliğinden idareye geçeceği hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, sözleşmenin taraflarından birinin kamu kurumu olması nedeniyle, söz konusu sözleşmenin yap-işlet-devret sözleşmesi kapsamı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -27 nci maddesinde, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu, emsal bedelin ve emsal ücretin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit olunacağı hüküm altına alınmıştır. 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinde, yapılan yatırım ve hizmetlerin sözleşme süresinin sonunda bedelsiz devredileceğine ilişkin hüküm bulunmakla birlikte, stoklarda yer alan malların bedelsiz devredileceğine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Buna göre, söz konusu stoklarda bulunan fuel oilin devralana bedelsiz olarak teslim edilmesi durumunda, KDV Kanununun 27 nci maddesine göre emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32205, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32205", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.1/İ-28-2019/95]-E.213856", "ozelgeTarih": "2020-08-13", "baslik": "Avukatlık hizmetlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Tüketici Hakem Heyeti başvurusu ve bu başvuru sonucu başlatılan ilamlı ve ilamsız takip işlemlerine ilişkin olarak verilen avukatlık hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. 01.10.2019 tarihli ve 1594 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümüne 32 nci sıra eklenmiş olup bu sıra gereğince; \"Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler, vesayet davaları ve işleri; bu davalara bağlı kanun yolları; iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ile bunlara bağlı ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri\"ne 02.10.2019 tarihinden itibaren %8 oranında KDV uygulanmaktadır. Buna göre, Tüketici Hakem Heyeti başvurusu ve bu başvuru sonucu başlatılan ilamlı ve ilamsız takip işlemlerine ilişkin olarak verilen avukatlık hizmetleri, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/32 nci sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu hizmete genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32206, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32206", "ozelgeNo": "40392771-135[2-2019-121-34]-E.47876", "ozelgeTarih": "2020-08-13", "baslik": "Argan ve Kaktüs Yağı ile Krem Tesliminde KDV ve ÖTV oranları hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin; -1515.90.91.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ve cilt-bakım ürünü olarak kullanıldığı belirtilen \"Argan Yağı\", -1515.90.99.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ve cilt-bakım ürünü olarak kullanıldığı belirtilen \"Kaktüs Yağı\", -3304.99.00.90.13 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"Krem (Cilt Bakım Ürünü)\" ticari isimli eşyaların tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) ve özel tüketim vergisi (ÖTV) oranları konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I- Katma Değer Vergisi Mevzuatı Yönünden: KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, aynı maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/11 inci sırasında, TGTC'nin 15. faslında yer alan yağlardan insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli olanlar ile bunların üretiminde kullanılmaya elverişli olan ham yağlara yer verilmiştir. TGTC'nin; -15. faslında \"Hayvansal veya bitkisel katı ve sıvı yağlar ve bunların parçalanma ürünleri; hazır yemeklik katı yağlar; hayvansal veya bitkisel mumlar\" düzenlenmiş olup; bu fasla ait GTİP numaraları arasında 1515.90.91.00.00 \"Katı halde net ağırlığı 1 kg. veya daha az olan hazır ambalajlarda olanlar\" ile 1515.90.99.00.00 \"Katı halde, diğer şekillerde ambalajlanmış olanlar; akışkan\", -33.04 pozisyonunda \"Güzellik veya makyaj müstahzarları ve cilt bakımı için müstahzarlar (ilaçlar hariç) (güneş kremleri veya güneşlenme müstahzarları dahil); manikür ve pedikür müstahzarları\" düzenlenmiş olup; bu pozisyona ait GTİP numaraları arasında 3304.99.00.90.13 \"Vücut losyonları, kremler, emülsiyonlar ve yağlar\" yer almaktadır. Buna göre, TGTC'nin 1515.90.91.00.00 ve 1515.90.99.00.00 GTİP numaralarında sınıflandırıldığı ve cilt bakım ürünü olarak kullanıldığı belirtilen, yenilebilir gıda olarak kullanılmaya elverişli olmayan \"Argan Yağı\" ve \"Kaktüs Yağı\" ticari isimli eşyalar ile 3304.99.00.90.13 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"Krem (Cilt Bakım Ürünü)\" ticari isimli eşyanın, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almaması nedeniyle ithal ve yurtiçi tesliminde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. II- Özel Tüketim Vergisi Mevzuatı Yönünden: 4760 sayılı ÖTV Kanununun; - (1/1) maddesinde, bu Kanuna ekli (IV) sayılı listedeki malların ithalatı veya imal edenler tarafından teslimi ile ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışının bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV'ye tabi olduğu, - (1/2) maddesinde, Kanuna ekli listelerde yer alan malların TGTC'de tanımlanan eşyalar olduğu, - (4/1-a) maddesinde, (IV) sayılı listede yer alan malların mükellefinin, bu malları imal veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu, - (12/1) maddesinde, ÖTV'nin bu Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda, 4760 sayılı Kanuna ekli (IV) sayılı listede 33.04 tarife pozisyonunda \"Güzellik veya makyaj müstahzarları ve cilt bakımı için müstahzarlar (ilaçlar hariç) (güneş kremleri veya güneşlenme müstahzarları dahil) manikür ve pedikür müstahzarları\" yer almakta olup, TGTC'ye göre 3304.99.00.90.13 GTİP numarasında yer alan ve ''Vücut losyonları, kremler, emülsiyonlar ve yağlar'' olarak tanımlanan mallar da bu tarife pozisyon numarası kapsamındadır. Buna göre, özelge talep formunuzda 3304.99.00.90.13 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"Krem\"in ithali veya imalatçıları tarafından yurt içinde teslimi ile ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışı %20 oranında ÖTV'ye tabidir. Bununla birlikte ÖTV, bir defaya mahsus olmak üzere uygulandığından, ithalinde ÖTV uygulanan söz konusu malın Şirketiniz tarafından toptan veya perakende satışında tekrar ÖTV hesaplanması söz konusu değildir. Diğer taraftan, şirketiniz tarafından ithal edilen, 1515.90.99.00.00 ve 1515.90.91.00.00 GTİP numaralarında sınıflandırıldığı belirtilen argan yağı ve kaktüs yağının ithali, bu mallar ÖTV Kanununa ekli listelerde yer almadığından, ÖTV'ye tabi olmadığı gibi, bu malların ithal edildiği hazır ambalajlı haliyle veya içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın daha küçük şişelere konulmak suretiyle ambalajlanarak yurt içinde toptan veya perakende teslimi de ÖTV'ye tabi değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32207, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32207", "ozelgeNo": "64597866-130[28]-E.17542", "ozelgeTarih": "2020-08-13", "baslik": "Toptancı halinden satın alınan taze sebze ve meyvelerin, Türkiye genelindeki mağazalarda gerçek usulde vergilendirilen KDV mükelleflerine satışında uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, perakende sektöründe faaliyette bulunan firmanızın, …. Büyükşehir Belediyesinden kiralamış olduğu … ili toptancı halinde bulunan depo iş yerinde, halden ve müstahsillerden satın aldığı taze sebze ve meyvelerin paketlenmesi ve depolanması işlerini yaptığı ancak bu depoda satış işlemi yapmadığı belirtilmekte; söz konusu depo işyerinin olduğu toptancı halinden ya da bildirime tabi tutarak başka hal/hallerden satın aldığınız taze sebze ve meyveleri, toptancı hali dışındaki mağazalarınız üzerinden, aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanan gerçek usulde katma değer vergisi (KDV) mükelleflerine tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 6 ncı sırasında, ilgili mevzuata göre toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara ve bunlar tarafından gerçek usule tabi KDV mükelleflerine yapılan taze sebze ve meyve (mamulleri hariç) teslimlerinin % 1 oranında; (II) sayılı listenin A/5 inci ve A/6 ncı sıralarında ise Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 7 ve 8 no.lu fasıllarında yer alan malların teslimlerinin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. TGTC'nin 7 no.lu faslında, \"Yenilen Sebzeler ve Bazı Kök ve Yumrular\", 8 no.lu faslında ise \"Yenilen Meyveler ve Yenilen Sert Kabuklu Meyveler; Turunçgillerin veya Kavun ve Karpuzların Kabukları\" tanımlanmıştır. Ayrıca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Toptancı Hallerinde Faaliyet Gösterenler Tarafından Yapılan Teslimler\" başlıklı (III/B-2.3.) bölümünde, toptancı hallerinde faaliyet gösteren bazı mükelleflerin, kendi işletmelerine ait mallar ile toptancı hallerindeki diğer işletmelerden satın aldıkları malları toptancı halleri dışındaki ünitelerinde satışa sunabildikleri belirtilmiş ve bunların hallerden temin ettikleri taze sebze ve meyveleri hal dışındaki ünitelerinde satmaları halinde de Kararname hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bu ünitelerden gerçek usule tabi KDV mükelleflerine yapılan teslimlerde % 1, diğer teslimlerde ise % 8 oranında KDV uygulanacağı ifade edilmiştir. Öte yandan, özelge talep formunuzda 2007/13033 sayılı BKK kapsamında toptan-perakende tesliminde farklı oran uygulanan mallar ile belirtilen malları işletme adına alınmış görünmekle birlikte şahsi tüketim amacıyla kullanımda uygulanacak yaptırım konusunda tereddüt edildiği belirtilmektedir. 2007/13033 sayılı BKK'nin 1 inci maddesinin; - 3 üncü fıkrasında, (I) sayılı listenin 2/a sırasında yer alan ürünlerin perakende safhadaki teslimlerinde % 18; 1, 2/b ve 3 üncü sıralarında yer alan ürünlerin perakende safhadaki teslimlerinde ise % 8 KDV uygulanacağı, - 4 üncü fıkrasında ise perakende safhadaki teslimden maksadın, teslimi yapılan ürünlerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlar dışındakilere satılması olduğu; ürünleri, aynen ya da işlendikten sonra satanlar ile işletmesinde kullanacak olanların gerçek usulde KDV mükellefi olmamaları halinde bunlara yapılan teslimlerin de perakende teslim sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Konuyla ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Perakende Satışın Tanımı\" başlıklı (III/B-1.1.) bölümünde ise; \"… Bu düzenlemeye göre, (I) sayılı listenin (2/a) sırasında yer alan ürünlerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanan KDV mükelleflerine tesliminde (% 1), bunlar dışındakilere tesliminde ise (% 18) oranında KDV uygulanır. (I) sayılı listenin 1, (2/b) ve 3 üncü sıralarında yer alan ürünlerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanan KDV mükelleflerine tesliminde (% 1), bunlar dışındakilere tesliminde ise (% 8) oranında KDV uygulanır. Ancak, yukarıda belirtilen mallar işletme adına alınmış görünmekle birlikte şahsi tüketim amacıyla kullanıldığının tespit edilmesi halinde, eksik alınan verginin vergi ziyaı cezası uygulanmak suretiyle alıcılardan tahsil edileceği tabiidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu hükümlerden de açıkça anlaşılacağı üzere, perakende tanımı ve toptan/perakende ayrımı, yalnız BKK eki (I) sayılı listenin 1, 2 ve 3 üncü sırasında sayılan malların teslimine uygulanacak KDV oranı bakımından hüküm ifade etmekte olup, anılan listenin 6 ncı sırasında sayılan mallar bakımından böyle bir durum söz konusu değildir. Taze sebze ve meyvelerin, toptancı hallerinde faaliyette bulunanların hal dışındaki ünitelerinde tesliminin % 1 oranında KDV'ye tabi tutulabilmesi için, alıcıların gerçek usule tabi KDV mükellefi olmalarının yanı sıra, anılan malların yalnızca toptancı halindeki kendi iş yerlerinden, kendilerinin faaliyette bulunduğu toptancı halindeki diğer işletmelerden veya başkaca toptancı hallerinde faaliyette bulunan işletmelerden temin edilmesi gerekmektedir. Buna göre, … ili toptancı halinde faaliyette bulunan iş yeriniz tarafından, gerek kendi iş yerinden gerekse faaliyette bulunduğu toptancı halindeki işletmeler ile başkaca toptancı hallerinde faaliyette bulunan işletmelerden temin edilen taze sebze ve meyvelerin, toptancı hali dışındaki mağazalarınızda, gerçek usule tabi KDV mükelleflerine teslimine % 1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Ancak, … ili toptancı halinde faaliyette bulunan iş yeriniz tarafından, toptancı halleri dışındaki kaynaklardan (firmanıza ait tarla, çiftlik, işletme veya hal kayıt sistemine kayıtlı olmakla birlikte toptancı halinde faaliyette bulunmayan diğer işletmeler dahil) satın alınan taze sebze ve meyvelerin, …'daki toptancı haline getirilmeden, toptancı hali dışındaki mağazalarınızda teslimine, alıcının gerçek usulde KDV mükellefi olup olmadığına bakılmaksızın % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32208, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32208", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/28-2020/10]-E.213842", "ozelgeTarih": "2020-08-13", "baslik": "Perde rustiği tesliminde uygulanacak KDV oranı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; firmanızın perde ve alüminyum, plastik, ahşap vb. malzemeler kullanarak perde sistemleri imalat, montaj ve teslimi yaptığı belirtilerek, perde rustiği teslimine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün; - 4 üncü sırasında, \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler,\" - 5 inci sırasında, \" Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde (montaj ve hareket ettirici mekanizması kısmen alüminyum, plastik ve benzeri malzeme içerenler dahil), çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri, \" hükmü yer almaktadır. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırasında sayılan perde tesliminden bağımsız olarak yapılan perde rustiği teslimi, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından %18 oranında KDV'ye tabidir. Ancak, ana ürün olan perdenin ölçü ve ebatlarına uygun perde rustiğinin ana ürün perde ile birlikte tesliminin gerekli olması halinde, perde ile birlikte yapılan bu teslime 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırası uyarınca %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32209, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32209", "ozelgeNo": "64597866-130-E.17489", "ozelgeTarih": "2020-08-13", "baslik": "Yüz siperliklerinin teslim ve ithalinde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 05/06/2020 tarihli özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin \"3926.90.97.90.18\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen virüs ve bakterilerden koruyan, göze gelebilecek ufak cisim ve maddelere karşı koruyan, sabit alın bandı, ayarlanabilir lastikli ve açılabilir şeffaf siperden oluşan, medikal ürün olmayan yüz maskesi olarak kullanılan, ayrıca 250 micron poli vinil clorür (PVC) asetat siperlik, 2 mm eva sünger ped, Co-Polymer ve Homo-Polymer birinci sınıf hammaddeden üretilmiş ayarlanabilir sabit askı kayış ürünlerinin birleştirilmesi ile elde edilen siperliklerin ithal veya yurtiçi tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi oranı (KDV) hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; - B/4 üncü sırasında, \" Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler, \", - B/5 inci sırasında ise \"Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde (montaj ve hareket ettirici mekanizması kısmen alüminyum, plastik ve benzeri malzeme içerenler dahil), çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri, \" ibareleri yer almaktadır. Diğer taraftan, TGTC'nin 39 uncu faslında; \"Plastikler ve mamulleri\"ne yer verilmiş ve bu fasla ait 39.26 tarife pozisyonunda \"Plastikten diğer eşya ve 39.01 ila 39.14 pozisyonlarında belirtilen diğer maddelerden eşya\" tanımlanmış olup, bu tarife pozisyona ait GTİP numaraları arasında 3926.90.97.90.18 \"Diğerleri\" de sayılmıştır. Buna göre, yukarıda özellikleri belirtilen ve TGTC'nin \"3926.90.97.90.18\" GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen plastikten mamul yüz siperliklerinin, ilgili BKK eki (II) sayılı listenin B/4 ve B/5 inci sıraları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, ithal veya yurtiçi tesliminin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28966, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28966", "ozelgeNo": "45404237-130[I-19-144]-E.114293", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "OSB'ce yapılan arsa tahsisi ve satış bedelleri içinde yer almayıp sonradan tahsil edilen yol katılım payının KDV'ye tabi olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 10/4/2019 tarihinde Bölge Müdürlüğünüzce yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında, organize sanayi bölgesi sınırları içerisinde daha önce yapılmamış olan yolların yapımına ilişkin organize sanayi bölgesi sınırları içerisindeki katılımcılardan altı taksit olarak yol katılım payı alınacağının kararlaştırıldığı belirtilerek, Bölge Müdürlüğünüz tarafından arsaların katılımcılara teslimi esnasında, henüz yapılmayan ve o tarihte arsa maliyetine girmemiş olan alt yapı harcamalarının (yol, kanalizasyon vb.) sonradan yapılması nedeniyle katılımcılara (arsa tahsisli veya tapu teslimi gerçekleşen) yansıtılacak bu bedeller üzerinden, katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 17/4-k maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, - 20 nci maddesinde ise teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerine Tanınan İstisna\" başlıklı (II/F-4.23.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesine göre; organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV'den istisnadır. Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır. Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır. 3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesinde yer alan istisna kapsamındaki arsa teslimine, söz konusu arsa için organize sanayi bölgeleri tarafından yapılan ve parsel birim maliyeti içinde yer alan harcamalar da dahil edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 2/2/2019 tarih ve 30674 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin; - \"Sözleşme düzenleme ve arsa bedeli\" başlıklı 56 ncı maddesinde; \"… (3) Parsel metrekare birim maliyeti; altyapısı tamamlanmış ve işletmeye geçmiş OSB'lerde her yeni, ilave yatırım gideri ve cari giderin muhasebe kayıtlarına yansıtıldığı tarihten itibaren her bir gider kaleminin harcama tarihi dikkate alınarak arsa satış bedelinin kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için, 213 sayılı Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı ile güncellenerek elde edilen toplam tutarın, toplam sanayi alanına bölünmesiyle hesaplanır. Arsa satış işlemini içine alan yılın ilk günü ile satış tarihi arasındaki kıst dönem için yapılacak yeniden değerleme işleminde, 213 sayılı Kanun uyarınca belirlenen cari yıl yeniden değerleme oranı kullanılır. Yeniden değerleme oranının yürürlüğe girdiği 1986 yılına kadar olan yıllara ait hesaplamalarda ise müteahhitlik karne katsayısı esas alınır. Bulunan metrekare birim maliyetinin %25 fazlasını geçmemek üzere parsel metrekare birim satış fiyatı belirlenir ve arsa tahsisi veya satışı bu bedeli geçmemek üzere yapılır. Altyapı yatırımları devam eden OSB'lerde, yatırım tutarları ve diğer masraflar tahmini olarak hesaplanır ve kalan harcamalar için taahhütname alınır. Bu şekilde hesaplanan parsel metrekare birim maliyeti, yeniden değerleme oranlarına göre güncellenir. Parsel metrekare birim maliyetinin döviz cinsinden belirlenmesi halinde yeniden değerleme oranlarına göre güncelleme yapılmaz. OSB'nin yapımı tamamlandığında kesinleşen arsa bedeli ile tahmini bedel arasında oluşan fark, arsa satış bedeline ilave edilir. …\", - \"Tapu verme\" başlıklı 58 inci maddesinde ise; \"(1) OSB'lerde, sanayi parseli tahsisi yapılan katılımcılardan; a) Tahsis bedelini defaten ödeyenlere veya tahsis bedelinden kalan borcu için teminat mektubunu, b) OSB'nin kesin olarak belirleyeceği arsa bedelleri ile yapılacak diğer yatırımlara itirazsız olarak katılacağını belirten noter tasdikli taahhütnamesini, OSB'ye verenlerden; 43 üncü maddenin birinci fıkrasında aranan şartı sağlayan ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alarak tesisi üretime geçenlere geri alım hakkı şerhi konulmadan, yapı kullanma izni alması şartı ile tesisi üretime geçmeyenlere ise geri alım hakkı şerhi konularak, ipoteksiz tapuları verilir. …\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, OSB içinde yer alan arsaların Bölge Müdürlüğünüzce katılımcılara teslimi esnasında, henüz yapılmayan ve o tarihte arsa maliyet bedeline dahil edilmeyen ancak, OSB'de faaliyet gösteren firmaların sayısında artış olması nedeniyle söz konusu arsaların tesliminden sonra gerçekleştirilen alt yapı harcamalarının (yol, kanalizasyon vb.) katılımcılara yansıtılması işleminin, KDV Kanununun 17/4-k maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, daha önce arsa teslimi yapılan firmalara söz konusu bedellerin yansıtılmasına ilişkin düzenlenecek faturalarda yansıtılacak bedel üzerinden genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28967, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28967", "ozelgeNo": "21152195-130[11-2019/2234]-E.227088", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Yurt dışında mukim firmadan alınan reklam ve pazarlama hizmetinin vergilendirilmesi ve tevkifat uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formu İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizce yurt içi ve yurt dışı müşterilere yönelik olarak web sitesi hazırlandığı, söz konusu web sitelerinin yurt dışı mukimi bir firma tarafından yurt dışında reklamının ve pazarlamasının yapıldığı, bu hizmet karşılığında düzenlenen faturalarda reklam verilen ilgili ülke detayı ile birlikte ücretlendirme yapılarak web sitelerinin satışı üzerinden Şirketinizden komisyon adı altında bir ödeme alındığı belirtilerek, söz konusu hizmetler nedeniyle katma değer vergisi (KDV) hesaplanarak 2 no.lu KDV beyannamesiyle beyan edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 nci maddesinde ise her türlü mal ve hizmet ithalinin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"Yurtdışındaki İşlemler\" başlıklı (1.1.1.) bölümünde, \"KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir.\" ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, yurt dışında mukim bir firma tarafından Şirketinizce yapılan web sitelerinin yurt dışında reklamının ve pazarlamasının yapılmasına yönelik olarak verilen hizmetler, yurt dışında ifa edilmesi ve yurt dışında yararlanılması şartıyla KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu itibarla, söz konusu hizmetler karşılığında yurt dışında mukim firmaya yapacağınız ödemeler üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanıp beyan edilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, yurt dışındaki firmanın Şirketinizce yapılan web sitelerinin yurt içinde de reklamının ve/veya pazarlamasının yapılmasına yönelik olarak hizmet vermesi halinde, bu hizmetlerin KDV'ye tabi olacağı ve sorumlu sıfatıyla KDV hesaplayıp beyan etmeniz gerekeceği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32029, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32029", "ozelgeNo": "25253958-130[23-2018-84]-E.30273", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "İkinci el araç ticaretinde özel matrah uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 02/08/2019 tarihli ve … sayılı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin tarım, hayvancılık, ormancılık makine ve ekipmanları ile aksam ve parçalarının perakende ticareti (traktör, tarımsal römork, pulluk, gübre yayma makinesi, mibzer, biçerdöver, süt sağma makinesi, kümes hayvanları makineleri, arıcılık makineleri vb.) faaliyeti ile iştigal ettiği, çiftçilerden ikinci el olarak alıp vasfında esaslı değişiklik yapmaksızın sattığı traktör, biçerdöver, pulluk ve römorklar için 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (23/f) maddesine istinaden özel matrah uygulanmasının mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - (1/1) inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, - (23/f) maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti\" başlıklı (III/A-4.9.) bölümünde; \"... Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanabilmesi için, araç veya taşınmazın basit tadil, bakım ve onarım işlemleri dışında vasfında esaslı değişiklik yapılmaması gerekmektedir. \" açıklamaları yer almaktadır. İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkındaki Yönetmelikte ise ikinci el motorlu kara taşıtı; 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan ve trafik siciline tescilli olan motosiklet, otomobil, arazi taşıtı, otobüs, kamyonet, kamyon ve lastik tekerlekli traktör niteliğindeki taşıtlar olarak tanımlanmıştır. Bu itibarla, ikinci el traktör satışlarınızda, KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirtilen şartların sağlanması kaydıyla, KDV Kanununun (23/f) maddesi uyarınca özel matrah uygulamanız mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, ilgili mevzuata göre motorlu kara taşıtı olarak değerlendirilmeyen biçerdöver, römork ve pullukların tesliminde özel matrah uygulanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7919, "title": "Madde 23 Özel Matrah Şekilleri", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32083, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32083", "ozelgeNo": "97726449-130[3230490694]-E.68163", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "KDV İndirimi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından … A.Ş.'den 3568 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi tasdik hizmeti alındığı, bu hizmet karşılığında kararlaştırılan bedelin Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen asgari ücret tarifesinin altında kalması nedeniyle, asgari ücret tarifesi ile fiili hizmet bedeli arasındaki fark üzerinden … A.Ş. tarafından Şirketiniz adına %18 oranında KDV hesaplanarak fark faturası kesildiği belirtilerek, söz konusu KDV'nin indirim hesabında dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedelin verginin matrahını oluşturduğu, 27/5 inci maddesinde, serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedelinin, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamayacağı, 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, 29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Vergi İndirimi\" başlıklı (III/C-1.) bölümünde; \" … 7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle 1/1/2019 tarihinden itibaren indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilecektir. Buna göre, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilen belgelerde yer alan tutarların gelir veya kurumlar vergisi açısından dönemsellik ilkesi gereği vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği hesap dönemine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün olup bu belgelerde gösterilen KDV, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilmesi halinde indirim konusu yapılabilir. Bu hükme göre, 2018 takvim yılına ilişkin mal ve hizmet alımlarına (vergiyi doğuran olayı 2018 yılında gerçekleşen) ait belgelerin 2019 takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili defterlere kaydedilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen KDV tutarları indirim konusu yapılabilecektir. ... \" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz ile … YMM A.Ş. arasında gerçekleşen tam tasdik hizmet sözleşmesinde kararlaştırılan tutarın asgari ücret tarifesine göre belirlenen tutarın altında kalması nedeniyle KDV Kanununun 27/5 inci maddesi gereğince aradaki fark tutar için … YMM A.Ş. tarafından 2018 yılında düzenlenen ek faturada yer alan KDV'nin, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını (2018) takip eden takvim yılı (2019) aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7743, "title": "Madde 27 Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32210, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32210", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.591420", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "9603.21.00.00.19 GTİP numaralı diş fırçası ve 6217.10.00.00.19 GTİP numaralı mensucattan mamul saç tokası tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 10/06/2019 tarih ve 468066 sayılı yazımız. c) 12/06/2019 tarih ve 1912772 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. ç) 02/07/2019 tarih ve 536036 sayılı yazımız. İlgi (c)'de kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 9603.21.00.00.19 Gümrük İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen elle kullanılan diş fırçası ile 6217.10.00.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen lastikten ya da kumaştan mamul saç tokası ticari isimli ürünlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; - (B/4) üncü sırasında, \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler,\" , - (B/5) inci sırasında, \"Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde (montaj ve hareket ettirici mekanizması kısmen alüminyum, plastik ve benzeri malzeme içerenler dahil), çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri,\" sayılarak bu malların KDV oranı %8 olarak belirlenmiştir. Aynı BKK eki (II) sayılı listenin (B/22) nci sırasında ise TGTC'deki GTİP numaraları ve eşya tanımları itibarıyla belirlenen tıpta, cerrahide, dişçilikte, veterinerlikte ve eczacılıkta kullanılan bazı mallar sayılmış, bu mallara %8 oranında KDV uygulanması sağlanmıştır. Buna göre; - TGTC'nin 9603.21.00.00.19 GTİP numarasında (önceki GTİP numarası 9603.21.00.00.00) sınıflandırıldığı belirtilen elle kullanılan diş fırçası, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B/22) nci sırasında sayılan mallar arasında yer aldığından, bu ürünün ithal ve tesliminde %8 oranında, - TGTC'nin \"6217.10.00.00.19 Diğerleri\" GTİP numarası kapsamındaki eşyalar arasında yer aldığı belirtilen, lastikten ya da kumaştan mamul saç tokası olarak isimlendirilen eşyanın; -- Anılan BKK eki (II) sayılı listenin (B/5) inci sırası kapsamında değerlendirilmesi gereken, pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örülmüş veya dokunmuş her nevi mensucat, vatka, keçe ile bunların söz konusu maddelerle emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş mensucattan hazırlanmış olanlarının ithal ve tesliminde %8 oranında, -- Sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin (B/4) üncü sırasında sayılan maddelerden imal edilmemiş olanlarının ithal ve tesliminde ise genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32211, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32211", "ozelgeNo": "21152195-130[28-2019.2140]-E.227117", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Koter kalemi ve koter plağı tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 9018.90.84.00.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ve ameliyat esnasında tek kullanımlık tıbbi birer alet olduğu belirtilen \"koter kalemi\" ve \"koter plağı\" ticari isimli eşyalara uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında, TGTC'nin 90.18 pozisyonunda yer alan \"Tıpta, cerrahide, dişçilikte ve veterinerlikte kullanılan alet ve cihazlar (Sintigrafi cihazları, diğer elektromedikal cihazlar ve göz testine mahsus cihazlar dahil) (Aksam ve parçalar hariç)\" da bu kapsamda %8 oranında KDV uygulanacak eşyalar arasında sayılmıştır. Buna göre, TGTC'nin 9018.90.84.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ve ameliyat esnasında tek kullanımlık tıbbi birer alet olduğu belirtilen \"koter kalemi\" ve \"koter plağı\" ticari isimli eşyalara, aksam ve parça niteliğinde olmaması kaydıyla, %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32212, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32212", "ozelgeNo": "45404237-130[I-19-226]-E.114291", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Belediye tarafından verilen bakım destek ve refakat hizmetlerinde uygulanacak KDV oranı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Belediyeniz tarafından ….. tarihinde ….. kayıt numarası ile ……. İş Ortaklığına ihale edilen \"….. Büyükşehir Belediyesi Sınırlarındaki Sosyoekonomik Yoksulluk ve Yoksunluk İçinde Bulunan Yatağa Bağımlı Hastalara Evde Teşhis, Tedavi, Rehabilitasyon, Bakım, Refakat, Eğitim, Yönlendirme ve Ambulansla Hasta Nakil Hizmeti Alımı\" işine ait fiyat teklif cetvelinin 6. sırasında sayılan ve evde verileceği anlaşılan bakım, destek ve refakat hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; - B/21 inci sırasında; ilgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri, - B/26 ncı sırasında yaşlı, sakat ve düşkünler için bakım ve huzurevleri ile yetimhanelerde verilen hizmetler sayılmış ve bu hizmetlere %8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Buna göre, özelge talep formu ekindeki birim fiyat teklif cetvelinin 6. sırasında yer alan ve evde verileceği anlaşılan bakım, destek ve refakat hizmetleri, sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin B/21 ve B/26 ncı sıraları kapsamında değerlendirilemeyeceğinden ve anılan BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde bu hizmetler ayrıca sayılmadığından, söz konusu hizmetlere, genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32213, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32213", "ozelgeNo": "45404237-130[I-19-306]-E.114288", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Sağlık kabininde verilen hizmetin KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge başvuru formunda, Sağlık Bakanlığının izni doğrultusunda işletmekte olduğunuz sağlık kabininde verilen pansuman, enjeksiyon, serum takılması ve küçük cerrahi müdahale vb. sağlık hizmetlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında; \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri,\" ibaresi yer almaktadır. Buna göre, Sağlık Bakanlığından izin (sağlık kabini işletme/çalışma uygunluk belgesi) alınmak kaydıyla, işletmekte olduğunuz sağlık kabininde verilen pansuman, enjeksiyon, serum takılması, küçük cerrahi müdahale vb. sağlık hizmetlerinin 2007/13033 BKK eki (II) sayılı B/21 inci sırası kapsamında değerlendirilerek %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32214, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32214", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV/5 -İ- 28-2020/83]-E.212683", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Servis taşımacılığında uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin personel ve öğrenci taşıma faaliyeti ile iştigal ettiği belirtilerek 31/7/2020 tarihi itibarıyla personel taşıma faaliyetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 31/7/2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesi ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen geçici 6 ncı maddenin (r) bendiyle yolcu taşımacılığı hizmetlerinde KDV oranı 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8'e indirilmiştir. Aynı Cumhurbaşkanı Kararının 2 nci maddesinde bu Kararın yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, anılan Karar uygulaması bakımından servis taşımacılığı hizmetleri de yolcu taşımacılığı kapsamında değerlendirilmekte olup, Şirketinizin 31/7/2020 tarihinden itibaren gerçekleştireceği personel taşımacılığı hizmetlerine 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32215, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32215", "ozelgeNo": "63852321-130[28-2019/20-1548]-E.59358", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "5607.49.90.90.00 GTİP Numarasında Yer Aldığı İfade Edilen Balya İpi, Ambalaj İpi ve Çuval Ağzı İpi Ticari İsimli Malların KDV Oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 12/07/2019 tarih ve 137792 sayılı dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 5607.49.90.90.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ve ticari hayatta ''balya ipi, ambalaj ipi ve çuval ağzı ipi'' olarak adlandırıldığı belirtilen polipropilenden mamul fibrilize ipliğe uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. Sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin B/3 üncü sırasında, \"İplikler ve iplik imali için hazırlanan her nevi filamentler, lifler, vb. (pamuktan, yünden, tiftikten, hayvan kıllarından, ipekten, sentetikten, suni maddelerden, dokumaya elverişli her nevi maddelerden veya bunların karışımlarından elde edilenler)\" ibaresine yer verilmiştir. Buna göre, TGTC'nin 5607.49.90.90.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ve ticari hayatta ''balya ipi, ambalaj ipi ve çuval ağzı ipi'' olarak adlandırıldığı belirtilen malların, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/3 üncü sırası kapsamında değerlendirilmesi ve %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32216, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32216", "ozelgeNo": "13334133-130-E.12555", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Sütün toptan ve perakende teslimlerinde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, çiftçiden satın aldığınız çiğ sütlerin herhangi bir işleme tabi tutulmadan soğuk hava deposu olan diğer süt toplayıcısına teslim edildiği belirtilerek, çiğ süt tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/2 nci sırasında, \"Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 4 no. lu faslında yer alan mallar (0408.11.20.00.00, 0408.19.20.00.00, 0408.91.20.00.00, 0408.99.20.00.00 pozisyonlarında yer alan mallar hariç),\" hükmüne yer verilmiştir. TGTC'nin 4 no. lu faslında, \"Süt ürünleri; kuş ve kümes hayvanlarının yumurtaları; tabii bal; tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan yenilebilir hayvansal menşeli ürünler\" düzenlenmiştir. Buna göre, anılan BKK eki (II) sayılı listenin A/2 nci sırası kapsamında olduğundan, çiftçilerden satın aldığınız çiğ sütlerin herhangi bir işleme tabi tutulmadan; perakende teslimlerinde ve soğuk hava deposu olan diğer süt toplayıcılarına yapılanlar dahil olmak üzere toptan teslimlerinde % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32217, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32217", "ozelgeNo": "55054586-130-E.41573", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Avukatlık Hizmetlerine Uygulanacak KDV Oranı Hakkında", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, bir boşanma davası sonucunda davacı lehine aile mahkemesince hükmedilen nafaka ve tazminatın, davalı tarafından ödenmemesi nedeni ile yapılan icra takibi kapsamında verdiğiniz avukatlık hizmetine uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesi ile Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları ise, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. 1/10/2019 tarihli ve 1594 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümüne 32 nci sıra eklenmiş olup, bu sıra gereğince; \"Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler, vesayet davaları ve işleri; bu davalara bağlı kanun yolları; iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ile bunlara bağlı ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri\"ne 2/10/2019 tarihinden itibaren %8 oranında KDV uygulanması kararlaştırılmıştır. Bu çerçevede; - Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler, - Vesayet davaları ve işleri, - Yukarıda sayılan davalara ilişkin kanun yolları, - İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk, - Yukarıdaki maddelere ilişkin ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri %8 oranında, yukarıda sayılanlar dışındaki avukatlık hizmetleri ise genel oranda (%18) KDV'ye tabidir. Buna göre, aile mahkemesince hükmedilen nafaka ve tazminata ilişkin ilama dayanılarak yapılan icra takibi kapsamında verdiğiniz avukatlık hizmetine %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32218, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32218", "ozelgeNo": "20811645-130[20-415-25]-E.44368", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "MR ve Görüntüleme Hizmetlerine İlişkin Raporlama Hizmetinde KDV Oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizce sağlık sektöründe faaliyet gösteren firmalara, magnetik rezonans (MR) ve görüntüleme (röntgen, ultrason, tomografi vb.) uygulamalarına ilişkin sadece raporlama hizmeti sunulduğu, herhangi bir görüntüleme hizmeti verilmediği belirtilmekte ve söz konusu raporlama hizmetlerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında; \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri\" sayılmak suretiyle, bu hizmetlere %8 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Buna göre, Sağlık Bakanlığından gerekli izinler alınmak kaydıyla, şirketinizce sağlık sektöründe faaliyet gösteren firmalara radyoloji uzmanları marifetiyle verilen magnetik rezonans (MR) ve görüntüleme (röntgen, ultrason, tomografi vb.) uygulamalarına ilişkin raporlama hizmetleri, insan sağlığına yönelik teşhis hizmetlerinin bir parçası olduğundan, anılan BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırası kapsamında %8 oranında KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32219, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32219", "ozelgeNo": "21253973-045-E.9536", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Sıcak hava balonu işletmeciliğinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ticari balon işletmeciliği yapmaya yetkili kılınan şirketinizce gerçekleştirilen hava taşıma faaliyetinin 22/3/2020 tarih ve 31076 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2278 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında hava yolu ile yolcu taşımacılığı faaliyeti sayılıp sayılmayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan katma değer vergisi (KDV) oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. 2278 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen ve 1/4/2020 tarihinde yürürlüğe giren geçici 5 inci maddeyle, hava yolu ile yolcu taşımacılığı hizmetlerine 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %1 oranında KDV uygulanması kararlaştırılmıştır. Öte yandan, 8/8/2011 tarihinde yayımlanan 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"3.2.1. Deniz, Hava ve Demiryolu Taşıma Araçlarının Yüzer Tesis ve Araçlarının Teslimi\" başlıklı bölümünde; sportif eğlence amacına yönelik hizmet veren deniz motosikletleri, paraşüt çekme tekneleri, sürat motorları, yelkenli tekneler, motorlu paraşütler, balonlar ile benzeri araçların deniz ve hava taşıma aracı niteliğinde olmaması nedeniyle, bunların teslimlerinin istisnadan faydalanamayacağı açıklanmıştır. Buna göre, sıcak hava balonları ile gerçekleştirilen turistik amaçlı uçuş hizmetleri, 2007/13033 sayılı BKK'nın geçici 5 inci maddesi kapsamında hava yolu ile yolcu taşımacılığı faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceğinden, bu hizmetlerde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32220, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32220", "ozelgeNo": "40392771-130[3-2018-121-5]-E.47195", "ozelgeTarih": "2020-08-12", "baslik": "Terzilik hizmetinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, zincir konfeksiyon mağazalarının müşterilerine sattıkları muhtelif giysileri işyerinize göndererek sizden talep ettikleri paça kısaltma, daraltma, uzatma ve buna benzer tamirat ve tadilat işlerine uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/10 uncu sırasına göre, fason olarak yapılan tekstil, konfeksiyon, deri ve saya işleri %8 oranında KDV'ye tabidir. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Fason Tekstil ve Konfeksiyon İşleri\" başlıklı (III/B-2.6) bölümünde ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır. Buna göre, nihai ürün üzerinde yapılan paça kısaltma, daraltma, uzatma ve buna benzer tamirat ve tadilat işleri, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/10 uncu sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, anılan hizmetlerin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32223, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32223", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.581109", "ozelgeTarih": "2020-08-10", "baslik": "Non aseptik ve aseptik sıvı gıda ambalaj torbalarına uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 3923.29.90.00.11, 3923.29.10.00.11, 3923.21.00.00.19 ve 3923.29.90.00.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numaralarında sınıflandırıldığı belirtilen aseptik ve non-aseptik sıvı gıda ambalaj torbalarına uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Karar eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında; TGTC' nin 39 uncu faslında yer alan \"plastikler ve mamulleri (yalnız idrar torbaları, kolostomi torbaları, aseptik dolum torbaları , her nevi eldivenler, her nevi kan alma tüpleri ve prezervatifler)\" % 8 oranında KDV uygulanacak eşyalar arasında sayılmıştır. Buna göre, yukarıdaki GTİP numaralarında sınıflandırıldığı belirtilen sıvı gıda ambalaj torbalarından \"aseptik dolum torbası\" niteliğinde olanlara % 8 oranında, bu nitelikte olmayanlara ise genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28970, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28970", "ozelgeNo": "36062021-130[01-2018/ÖZE-46]-37725", "ozelgeTarih": "2020-07-27", "baslik": "7103 Sayılı Kanuna göre alınan makinanın devredilip devredilemeyeceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 39 uncu maddesinde yer alan istisna kapsamında makine satın aldığınız ve mevcut işletmenizi aktif ve pasifi ile kuracağınız limited şirkete devretmek suretiyle nevi değişikliği yapacağınız belirtilerek, bu madde kapsamında katma değer vergisinden istisna olarak aldığınız makinenin yeni kurulacak şirkete devredilmesinde katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -17/4-c maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile aynı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin (Bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından Katma Değer Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmü uygulanmaz. İşlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergiler, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılır.) KDV'den istisna olduğu, -Geçici 39 uncu maddesinde, 17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz katma değer vergisi mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimlerinin 31/12/2019 tarihine kadar KDV'den istisna olduğu, istisna kapsamında alınan makine ve teçhizatın, teslim tarihini takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde; imalat sanayii faaliyeti dışında kullanılması veya elden çıkarılması hallerinde, zamanında alınmayan verginin alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edileceği, zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımının, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, ferdi işletmenizin sermaye şirketine devrinin Gelir Vergisi Kanununun 81/2 inci maddesindeki şartlar kapsamında yapılması kaydıyla, KDV Kanununun geçici 39 uncu maddesine göre katma değer vergisinden istisna olarak satın almış olduğunuz makinenin yeni kuracağınız sermaye şirketine devrinde, söz konusu makinenin alımında ödenmeyen KDV aranmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28971, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28971", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-546127", "ozelgeTarih": "2020-07-23", "baslik": "Havalimanında yolculara verilen bagaj hizmetinde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, İstanbul Yeni Havalimanında yapılan yolcu valizi taşıma arabaları kurulumu ve işletimi faaliyetine hak kazandığınız ihale nedeniyle 4500 adet bagaj arabası ithalatı gerçekleştireceğiniz, 3500 adedinin havalimanı gümrüklü sahanın içerisinde, 1000 adedinin ise havalimanı girişinde yolcuların hizmetine sunulacağı belirtilerek, - Gümrüklü sahalarda kullanılacak bagaj arabalarının ithali işleminin KDV'den istisna olup olmadığı, - Havalimanı terminalinde yolcular tarafından kullanılan bagaj arabaları için ödenen 1 TL depozitonun yolcular tarafından geri alınmaması halinde, 1 TL depozito karşılığında yolculara kullandırılması işleminin KDV Kanununun 13/b maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı, - Söz konusu bagaj arabası kullandırılması hizmeti karşılığında elde edilen 1 TL tutarındaki bedele KDV'nin dahil olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 nci maddesinde her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -16/1-c maddesinde, Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı malların KDV'den istisna olduğu, -20 nci maddesinde, katma değer vergisi matrahının teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, alıcının ödediği veya borçlandığı para, mal ve diğer şekillerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği; belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedelinin KDV dahil edilerek tespit olunacağı, verginin müşteriye ayrıca intikal ettirilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetlere İlişkin İstisna\" başlıklı (II/B-2) bölümünde; \"Bu hükme göre istisnanın uygulanması için hizmetin; -Liman ve hava meydanlarında, -Deniz ve hava taşıma araçları için, yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla liman ve hava meydanlarında yapılmayan hizmetler deniz ve hava taşıma araçları için yapılsa bile istisnaya tabi olmazken; liman ve hava meydanlarında yapılmakla birlikte deniz ve hava taşıma araçları için yapılmayan hizmetlere de istisna uygulanması mümkün değildir. İstisna kapsamına, liman ve hava meydanlarında yük ve yolcuya verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler de dâhil olmak üzere, deniz ve hava taşıma araçları için yapılan seyrüsefere ilişkin her türlü hizmet girmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"İstisna Kapsamına Girmeyip Vergiye Tabi Olan Hizmetler\" başlıklı (3.2.2.2) bölümünde; \"... Terminal Hizmeti : Konteyner ve diğer yüklerin limana giriş ve çıkış ya da saha içinde yer değiştirme işlemi amacıyla vinç ve benzeri yükleme boşaltma ekipmanları ile yükleme indirme hizmeti. ...\" ifadesi yer almaktadır. Buna göre; gümrüklü sahalarda yolcuların kullanımına tahsis edilecek bagaj arabalarının Şirketinizce ithali KDV'ye tabi olacaktır. Diğer taraftan, yolcular tarafından kullanılan bagaj arabaları için ödenen 1 TL depozitonun yolcular tarafından geri alınmaması halinde, bagaj arabalarının 1 TL depozito karşılığı yolculara kullandırılması işleminin KDV Kanununun 13/b maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, Şirketiniz ile İGA Havalimanı İşletmesi A.Ş. arasında yapılan sözleşmeye göre, bagaj arabası kullandırılması hizmeti karşılığı olarak toplam 1 TL alınacağından, söz konusu tutar üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32224, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32224", "ozelgeNo": "16432732-130[28-2019-21]-E.26248", "ozelgeTarih": "2020-07-21", "baslik": "Biçerdöverle verilen hizmetin KDV oranı ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, aktifinizde kayıtlı biçerdöver ve ekipmanlarıyla çiftçilerin mahsullerini elde etmelerine yönelik olarak verilen hizmete uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, aktifinizde kayıtlı biçerdöver ve ekipmanlarıyla çiftçilerin mahsullerini elde etmelerine yönelik olarak verilen hizmete genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32225, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32225", "ozelgeNo": "88033016-010.01[130-05-2019]-E.51304", "ozelgeTarih": "2020-07-20", "baslik": "Güneş enerji santralinin satışında uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, güneş enerjisine dayalı lisanssız elektrik üretim santralinin arsa devri olmaksızın satışında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından güneş enerjisine dayalı lisanssız elektrik üretim santralinin arsa devri olmaksızın satışında % 18 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32226, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32226", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.531506", "ozelgeTarih": "2020-07-20", "baslik": "Uber aracılığıyla verilen yolcu taşıma hizmetine ilişkin düzenlenecek faturada uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, \"Uber\" aracılığıyla verilen yolcu taşıma hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Buna göre, söz konusu Karar eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, \"Uber\" aracılığıyla verilen yolcu taşıma hizmetine genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32227, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32227", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.531482", "ozelgeTarih": "2020-07-20", "baslik": "6307.90.98.90.19 GTİP numaralı bisiklet koruyucu örtüsünün KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 03/12/2018 tarih ve 1089331 sayılı yazımız. c) 06/12/2018 tarih ve 5788544 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 6307.90.98.90.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"polyesterden mamul bisiklet koruyucu örtüsü\"nün ithal ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Öte yandan, TGTC'nin 63 üncü faslında \"Dokumaya elverişli maddelerden diğer hazır eşya; takımlar; kullanılmış giyim eşyası ve dokumaya elverişli maddelerden kullanılmış eşya; paçavralar\" düzenlenmiş, bu fasla ait 63.07 tarife pozisyonunda \"Diğer hazır eşya (elbise patronları dahil)\" sınıflandırılmış, 6307.90.98.90.19 GTİP numarasında ise \"Diğerleri\" tanımlanmıştır. Buna göre, söz konusu Karar eki listelerde yer almadığından, 6307.90.98.90.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen polyesterden mamul bisiklet koruyucu örtüsünün ithal ve tesliminde genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33514, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33514", "ozelgeNo": "55054586-130[2220006428]-32591", "ozelgeTarih": "2020-06-29", "baslik": "Hasılat Esaslı Vergilendirme", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; \"özel halk otobüsü/otobüs ile yapılan şehir içi ve banliyö yolcu taşımacılığı\" faaliyetinizden dolayı bilanço esasına tabi gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğunuz, toplu taşıma hizmetinize ilişkin bedellerin elektronik ücret toplama sistemi aracılığı ile (Kent Kart) tahsil edildiği, ancak Kent Kartı bulunmayan yolculara ait ücretlerin, şoför tarafından yolculardan nakit alınarak araca ait dolum yapılmış kartın, kartsız binişler için araca ayrıca takılan ekrana kartsız biniş sayısı kadar basılmak suretiyle tahsilatının gerçekleştirildiği belirtilerek 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 38 inci maddesinde düzenlenen \"Hasılat Esaslı Vergilendirme\" uygulamasından yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 38 inci maddesinde, ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanların talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dâhil) bedel üzerinden, Kanunun 28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grupları için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları KDV'yi, indirilecek KDV ile ilişkilendirmeksizin beyan edip ödeyebilecekleri hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"V/A-2.5.Uygulama Kapsamına Alınanlar\" başlıklı bölümünde ise; \"6/2/2019 tarihli ve 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hariç) münhasıran il sınırları içinde, otobüsle (sürücüsü dahil en az onsekiz oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetlerine ilişkin 3065 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde yer alan hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı %1,5 olarak belirlenmiştir. Hasılat esaslı vergilendirme usulünden sadece 5216 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmeleri yararlanabilir. Ancak belediyeler bünyesinde kurulmuş ve otobüsle toplu taşıma faaliyeti ile iştigal eden iktisadi işletmeler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanamazlar. Bu uygulamadan yararlanılabilmesi için toplu taşıma hizmetine ilişkin bedellerin tamamının elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla tahsil edilmesi gerekmektedir. Hizmet bedelinin (ücretinin) bir kısmının elektronik ücret toplama sistemiyle, bir kısmının nakit veya başka yöntemlerle tahsil edilmesi halinde, hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanılması mümkün değildir. Ayrıca bu uygulamadan, yalnızca il sınırları içinde otobüs ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler yararlanabilir. Dolayısıyla bir il sınırları içinde başlayıp, başka bir il sınırları içinde sona eren güzergâhlarda yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu uygulamadan yararlanması mümkün değildir. Hasılat esaslı vergilendirme usulünü tercih edecek mükelleflerin, toplu taşımacılık faaliyetini sürücüsü dahil en az onsekiz oturma yeri olan otobüslerle yapmaları gerekmektedir. Halk otobüsü adı altında bu özellikleri taşımayan taşıtlarla (minibüs, dolmuş, taksi dolmuş vb.) toplu taşımacılık hizmeti sunan mükelleflerin bu usulden yararlanmaları mümkün değildir. Diğer taraftan, mükelleflerin bu kapsamda vergilendirilebilmeleri için münhasıran otobüsle toplu taşıma faaliyetinde bulunulması gerekmektedir. Bu faaliyetin yanında başka faaliyetleri de bulunan mükellefler bu uygulamadan faydalanamazlar.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, toplu taşıma hizmetine ilişkin bedelin (ücretin) bir kısmının elektronik ücret toplama sistemiyle, bir kısmının nakit veya başka yöntemlerle tahsil edilmesi halinde, hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanılması mümkün olmadığından şehir içi toplu taşıma hizmetinize ilişkin bedellerin Kent Kart ile tahsil edilmesinin yanı sıra Kent Kartı bulunmayan yolculara ait ücretlerin otobüs içerisinde şoför tarafından tahsil edilerek araca ait dolum yapılmış kartın, araca ayrıca takılan ekrana kartsız biniş sayısı kadar basılmak suretiyle tahsilatın gerçekleştirilmesi durumunda hasılat esaslı vergilendirme hükümlerinden yararlanılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7936, "title": "Madde 38 Hasılat esaslı vergilendirme", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32228, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32228", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.506492", "ozelgeTarih": "2020-06-24", "baslik": "Beş yıldızlı otelin bünyesinde üretilen yemeklerin başka şirketlerin yemekhanelerinde veya etkinliklerin düzenlendiği mekânlarda servis edilmesi durumunda KDV oran uygulaması ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, beş yıldızlı otel işletmesi olarak faaliyet gösteren otelinizin mutfağında hazırlanan yemeklerin, otel sınırları dışında ve müşterilerinizin yararlanmadığı, başka şirketlerin yemekhanelerinde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olmayan yerlerde) veya oteliniz bünyesi dışındaki düğün, fuar, kutlama, kokteyl, davet, sergi, kongre, seminer, panel, tanıtım vb. etkinliklerin düzenlendiği yerlerde servis edilmesi durumunda bu yemek hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Kararname eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırası gereğince gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetlerin (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) KDV oranı % 8'dir. Buna göre, otelinizin mutfağında hazırlanmakla birlikte otel sınırlarınız dışındaki 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırasında % 8 KDV oranı uygulanması gerektiği belirtilen yerlerde, müşteriniz olmayan kişilere servis ettiğiniz yemekler için % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31507, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31507", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-440427", "ozelgeTarih": "2020-06-22", "baslik": "İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemlerin birlikte yapılması halinde düzeltme işlemi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizce yurt dışından alınan hazır giyim mamul ve hammaddelerinin gümrük bölgesindeki antrepoda depolandığı, yurt içindeki müşterilerin talebi üzerine katma değer vergisi (KDV) ödenmek suretiyle malların millileştirilerek yurt içinde satıldığı, ancak zaman zaman malların yurt dışındaki mağazalarda satılmak üzere antrepodan doğrudan ilgili ülkeye gönderildiği, bu durumda millileştirme olmadığı için KDV yüklenilmediği ve antrepoda yapılan satışlar 3065 sayılı KDV Kanununun 16/1-c maddesi kapsamında istisna olduğundan KDV hesaplanmadığı, Şirketinizin antrepodaki deposundan gerek yurt içine KDV yüklenerek gerekse yurt dışına herhangi bir KDV yüklenilmeksizin yapılan satışlarda indirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemler için yüklenilen KDV'nin düzeltme işleminin nasıl yapılacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 nci maddesinde her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen KDV'yi indirebilecekleri, 30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin indirilemeyeceği, 33/1 inci maddesinde, bu Kanuna göre indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin bir arada yapılması halinde, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin ancak indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmının indirim konusu yapılacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kısmi Vergi İndirimi\" başlıklı (III.C-4.) bölümünde; \"İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemleri birlikte yapan mükellefler, alışlarında yüklendikleri vergileri, herhangi bir ayırım yapmaksızın tamamen o dönemde indirilebilir KDV hesabına intikal ettirirler. Daha sonra aynı dönemde, toplam satışlar içinde indirim hakkı tanınmayan işlemlerin oranı bulunur, bu oran, o dönemdeki toplam satışlar nedeniyle yüklenilen vergilere uygulanarak, istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergi miktarı hesaplanır. Bu şekilde bulunan vergisiz satışlara (kısmi istisna kapsamına giren işlemlere) ait yüklenilen vergiler, KDV beyannamesinin, 'İlave Edilecek KDV' satırına yazılır. İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işleri birlikte yapan mükellefler, müşterek genel giderler ile amortismana tabi iktisadi kıymetler nedeniyle yüklendikleri vergilerden, indirim konusu yapılacak olanlar ile indirim konusu yapılmayıp, gider hesaplarına aktarılacak olanları, bu bölümde belirtilen esaslara göre ayırıma tabi tutacaklardır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, gümrük antreposunda bulunan hazır giyim mamul ve hammaddelerinin millileştirilmeden Şirketiniz tarafından yurt dışı satış mağazalarına teslimi KDV'nin konusuna girmediğinden KDV beyannamesinde gösterilmeyecek ve bu işleme ilişkin yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır. Öte yandan, gümrük antreposunda bulunan malların ithali, 3065 sayılı Kanunun 1/2 nci maddesine göre KDV'ye tabi olup ithal edilen malların yurt içinde satışında da 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Yurt içinde KDV hesaplanarak teslim edilen malların ithalinde ödenen KDV ise Şirketiniz tarafından (herhangi bir oranlamaya tabi tutulmaksızın) indirim konusu yapılabilecektir. Diğer taraftan, Şirketinizin genel giderler ve ATİK'ler nedeniyle yüklendiği KDV'nin indirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemlerin oranı dikkate alınmak suretiyle indirim konusu yapılması, indirim hakkı tanınmayan işlemlere isabet eden KDV'nin indirim hesaplarından çıkarılmak suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7917, "title": "Madde 16", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7934, "title": "Madde 33 Kısmî Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28972, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28972", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5.I.1.2018.30]-162143", "ozelgeTarih": "2020-06-19", "baslik": "İnternet Üzerinden Oynanan Oyunlara Ait Puanların Satışında KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin vergi mükellefi olmayan gerçek kişilerin internette online oyun oynayarak kazandığı oyun paralarını bu kişilerden parça parça satın aldığı ve topluca aynı oyunu oynayan başka kişilere sattığı belirtilerek söz konusu oyun paraların satışının katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -10 uncu maddesinde; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi, kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, -20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketinizce internette online oyun oynayanlardan satın alınan oyun paralarının satışı 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32232, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32232", "ozelgeNo": "20811645-130[19-415-19]-E.33407", "ozelgeTarih": "2020-06-16", "baslik": "4802.54.00.10.19 GTİP no.su ile ithal edilen kağıdın KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 4802.54.00.10.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen ……. cinsi eşyaya uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/13 üncü sırasında, TGTC'nin 4801.00 pozisyonunda yer alan gazete kağıdı (rulo veya tabaka halinde) ile 48.02 pozisyonunda yer alan baskı ve yazı kağıtlarının tesliminde %8 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, TGTC'nin 48 inci faslında, ''Kağıt ve karton; kağıt hamurundan, kağıttan veya kartondan eşya'' tanımlanmakta olup bahse konu eşyanın sınıflandırıldığı 48.02 tarife pozisyonunda baskı ve yazı kağıtları aşağıdaki şekilde alt pozisyonlara ayrılmıştır. 48.02 Sıvanmamış kağıt ve karton (yazma, basma ve diğer grafik işlerinde kullanılan türden) ve her boyutta perfore edilmemiş delikli kart ve delikli şerit kağıt (rulo veya dikdörtgen (kare dahil) tabaka halinde) (48.01 ve 48.03 pozisyonundaki kağıt hariç); el yapısı kağıt ve karton: 4802.54 - - m² ağırlığı 40 gr. dan az olanlar: - - - Baskı ve yazı kağıtları 4802.54.00.10.11 - - - - Pelür kağıdı 4802.54.00.10.19 - - - - Diğerleri Buna göre, TGTC'nin 48.02 tarife pozisyonunda \"Baskı ve Yazı Kağıtları\" başlığı altında ve 4802.54.00.10.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen söz konusu eşyanın ithal ve yurt içi teslimlerinde %8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32233, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32233", "ozelgeNo": "43456486-130-E.5084", "ozelgeTarih": "2020-06-15", "baslik": "Açık kök veya tüplü lavanta fidesi tesliminde uygulanacak KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; işletmenizin, tedarikçilerden açık köklü ya da tüplü olarak temin ettiği lavanta fidelerini internet üzerinden sattığı belirtilerek, bu teslimlerde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/4 üncü sırasında Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 6 no.lu faslında yer alan mallardan 0601.20.10.00.11, 0601.20.10.00.12, 0602.10, 0602.20, 0602.90.10.00.00, 0602.90.20.00.00, 0602.90.30.00.00 pozisyonlarında yer alanların KDV oranı %8 olarak belirlenmiştir. İlgili sırada sayılan ürünler TGTC'de; 0601.20.10.00.11 - - - Hindiba bitkisi 0601.20.10.00.12 - - - Hindiba kökleri 0602.10 - Köklendirilmemiş çelik ve daldırmalar 0602.20 - Meyveleri veya sert kabuklu meyveleri yenilen ağaçlar, çalılar (aşılı veya aşısız): 0602.90.10.00.00 - - Mantar miselleri 0602.90.20.00.00 - - Ananas fidanı 0602.90.30.00.00 - - Sebze ve çilek fideleri olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte TGTC İzahnamesinde, 0602.90 tarife alt pozisyonuna; dikim için her nevi bitki ve fidelerin (06.01 pozisyonundakiler hariç) dahil olduğu ve bu pozisyonda yer alan ürünlerin tüpler içinde bulunabildiği ifade edilmiştir. Ancak, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin A/4 üncü sırasıyla sadece sebze ve çilek fideleri indirimli oran kapsamına alınmış, 0602.90 tarife alt pozisyonunun diğer gümrük tarife istatistik pozisyon numaralarında sınıflandırılan fideler indirimli oran kapsamına dahil edilmemiştir. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listeler kapsamında yer almayan açık köklü ya da tüplü lavanta fidelerinin ithal veya yurt içi tesliminde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32234, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32234", "ozelgeNo": "21152195-130[28-2020/2723]-E.163792", "ozelgeTarih": "2020-06-15", "baslik": "Balık halinde faaliyette bulunanlarca yapılacak balık ithalinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ….. Büyükşehir Belediyesine bağlı balık halinde toptan su ürünleri ticareti ve komisyonculuğu işi yapmakta olduğunuz belirtilerek kalamar, karides, çimçim, ahtapot, sübye ve buna benzer deniz mahsullerinin teslimi ile uskumru, somon gibi balıkların Şirketinizce ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 6 ncı sırasında 1994 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 2 nci maddesiyle yapılan değişiklikle; toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunanlara yapılan balık teslimleri ile bu malların bunlar tarafından gerçek usule tabi KDV mükelleflerine tesliminin %1 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bununla birlikte, aynı BKK eki (II) sayılı listenin (A/1-c) sırası uyarınca Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 3 no.lu faslında yer alan malların (0301.10 pozisyonunda yer alan süs balıkları hariç) teslimleri %8 oranında KDV'ye tabidir. TGTC'nin 3 no.lu faslında, \"Balıklar, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar ve suda yaşayan diğer omurgasız hayvanlar\" tanımlanmıştır. Ayrıca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Toptancı Hallerinde Faaliyet Gösterenler Tarafından Yapılan Teslimler\" başlıklı (III/B-2.3.) bölümünde; \"2007/13033 sayılı Kararnamenin eki (I) sayılı listenin 6 ncı sırasına göre, ilgili mevzuata göre toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara ve bunlar tarafından gerçek usule tabi KDV mükelleflerine yapılan taze sebze ve meyve (mamulleri hariç) teslimleri (% 1) oranında KDV'ye tabidir. Toptancı hallerinde faaliyet gösteren bazı mükellefler, kendi işletmelerine ait mallar ile toptancı hallerindeki diğer işletmelerden satın aldıkları malları toptancı halleri dışındaki ünitelerinde satışa sunabilmektedir. Toptancı hallerinde faaliyet gösterenlerin, hallerden temin ettikleri taze sebze ve meyveleri hal dışındaki ünitelerinde satmaları halinde de Kararname hükümlerine göre işlem yapılır ve bu ünitelerden gerçek usule tabi KDV mükelleflerine yapılan teslimlerde (% 1), diğer teslimlerde ise (% 8) KDV oranı uygulanır.\" açıklaması yer almaktadır. Diğer taraftan, KDV mevzuatında perakende tanımı ve toptan/perakende ayrımı, yalnız söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 1, 2 ve 3 üncü sırasında sayılan malların teslimine uygulanacak KDV oranı bakımından hüküm ifade etmekte olup, bu listenin 6 ncı sırasında sayılan mallar bakımından böyle bir durum söz konusu değildir. Buna göre, Şirketiniz tarafından; - Uskumru ve somon gibi balıkların ithali ile - Kalamar, karides, çimçim, ahtapot, sübye vb. kabuklu ve yumuşakça olarak sınıflandırılan deniz mahsullerin teslimi 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 6 ncı sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu işlemlerde (II) sayılı listenin (A/1-c) sırası kapsamında %8 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27060, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27060", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/29-2019/20]-154267", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Konkordato ilan eden firmadan olan alacağın vergi kanunları karşısındaki durumu.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; firmanızın toptan süt ürünleri satışı yaptığı, alacaklısı olduğunuz … A.Ş. firmasının 2017 yılında konkordato ilan ettiği ve tüm alacaklılarının mahkeme aracılığıyla uzlaşmaya çağrıldığı, bu kapsamda firmanızın 2.430.025,33 TL tutarındaki alacağının %40'ına isabet eden 972.010,13 TL tutarındaki alacak kısmının mahkeme kararı ile silindiği ve bu kararın 2018 yılında mahkemece onaylandığı belirtilerek silinen alacak tutarının 2018 yılında gider hesaplarına alınıp alınmayacağı ile bu tutarın KDV'sinin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "A- Vergi Usul Kanunu Yönünden: Bilindiği üzere, 14/02/2019 tarihli ve VUK-112/2019-2 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla yapılan değişikliklerle iflas ertelemesi müessesesinin kaldırılarak konkordato müessesesinin kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlenmesi sebebiyle; konkordato sürecine giren borçludan olan alacakların 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesi kapsamındaki durumuna ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Mezkûr Sirkülerin \"2. Mevzuat\" başlıklı bölümünde; \"(1) 213 sayılı Kanunun; 322 nci maddesinde, \"Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmıyan alacaklar, değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.\", 323 üncü maddesinde, \"Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; 1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar; 2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar; şüpheli alacak sayılır. Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder. Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kâr zarar hesabına intikal ettirilir.\" hükümleri yer almaktadır. (2) 2004 sayılı Kanunun; 285 inci maddesinde, \"Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir...\", 287 nci maddesinde, \"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. … Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. … \", 288 inci maddesinde, \"Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir... Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da ikinci fıkra uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir.\", 289 uncu maddesinde, \"Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. … Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder. … Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.\", … 294 üncü maddesinde, \"Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. ...\", 306 ncı maddesinde, \"Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir. ... Tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir.\", 308 inci maddesinde, \"Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.\", 308/c maddesinde, \"Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. … \" hükümleri yer almaktadır.\"; \"3. Konkordato Sürecinde Şüpheli Alacak Karşılığı Uygulaması:\" başlıklı bölümünde; \"213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesi uygulamasında, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olan; dava veya icra safhasındaki alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta ve münhasıran maddede belirtilen şartları haiz alacaklar için karşılık ayrılması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, konkordato, bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı olan alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler. Konkordato; temelde iflasın engellenmesini ve borçlunun borçlarının yeniden yapılandırılmasını amaç edinmiş bir kurumdur. 2004 sayılı Kanun uygulamasında konkordato süreci, çeşitli aşamalarda (geçici mühlet, kesin mühlet, konkordatonun reddi, konkordato projesinin tasdiki gibi) düzenlenmiş olup, ilgili aşamaların şüpheli alacak karşılığı uygulaması karşısındaki durumuna aşağıda yer verilmiştir. … 3.3.1. Konkordato Projesinin Tasdik Edilmesi: 2004 sayılı Kanunun 306 ncı maddesi uyarınca, konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceğinin belirtilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, alacakların borçlu lehine vazgeçilen kısmı, değersiz alacak niteliğini kazanacak ve değersiz alacak ile bu alacağa isabet eden karşılık, konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle 213 sayılı Kanunun 322 nci maddesi hükmüne uygun olarak yok edilecektir. Projenin tasdik edilmesiyle beraber alacağın vazgeçilmeyen kısmının vadesi ise proje çerçevesinde uzatılmış olacaktır. Buna göre mahkemece tasdik edilen konkordato projesiyle alacaklı ile borçlu arasında yeni bir borç ilişkisi kurularak eski borç vade/miktar itibariyle yenilendiğinden bu alacaklar, şüpheli alacak olma vasfını kaybedecektir. Dolayısıyla söz konusu alacaklar için ayrılmış olan karşılıkların, konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle düzeltilmesi gerekmektedir. … \" açıklamaları yer almaktadır. Bu itibarla, alacaklı olduğunuz firmanın konkordato projesinin tasdik edilmesine bağlı olarak, konkordatonun tasdikine ilişkin karar kapsamında borçlu lehine vazgeçilen alacak kısmı değersiz alacak olarak kabul edileceğinden, söz konusu vazgeçilen alacak tutarının konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle zarar olarak yazılması mümkündür. Bunun yanında, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi uygulamasında, alacağın değersiz hale geldiği yıl hesaplarına zarar olarak yazılması gerekmekte olup, ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, mahkemece tasdik edilen konkordato projesiyle alacağın vazgeçilmeyen kısmı şüpheli alacak olma vasfını kaybedeceğinden, söz konusu alacaklar için ayrılmış olan karşılıkların, konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle düzeltilmesi gerekmektedir. B- Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisinin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabileceği, Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan katma değer vergisinin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Vergi İndirimi\" başlıklı (III/C.1.) bölümünde ise; \"...7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabileceği; şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır. Mükellefler tarafından yapılan mal teslimleri ve hizmet ifalarına ilişkin hesaplanan KDV'nin, söz konusu mal ve hizmet bedellerinin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Buna göre, 1/1/2019 tarihinden itibaren, 213 sayılı Kanunun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkündür. 213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu itibarla; Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi hükmü gereğince alacağın değersiz hale geldiği yıl hesaplarına zarar olarak yazılması gerekmekte olup, ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınması mümkün bulunmadığından, alacaklı olduğunuz firmanın konkordato projesinin tasdik edildiğinin ilan edildiği yılda (2018) zarar yazılması gereken söz konusu değersiz alacağınıza ilişkin KDV'nin, 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe giren KDV Kanununun 29/4 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7311, "title": "Madde 322 Değersiz Alacaklar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7312, "title": "Madde 323 Şüpheli Alacaklar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7279, "title": "Madde 8 Mükellef", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28973, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28973", "ozelgeNo": "88033016-010.01[120-07-2019]-39372", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Jeoradar hizmetinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun tetkikinden; özel ve tüzel kişilerden Belediyenize gelen altyapı kazı taleplerinin değerlendirilip yapılacak kazı güzergahında alt yapıda bulunan kurum hatlarına zarar verilmemesi hususunda Belediyeniz tarafından jeoradar (yeraltı radarı) hizmet bedeli tahsil edileceği belirtilerek bu bedelden katma değer vergisi (KDV) tahsil edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde, iktisadi işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Büyükşehir Belediyeleri tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmamakla birlikte, devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai faaliyetleri nedeniyle tüzel kişiliklerine bağlı oluşacak iktisadi kamu kuruluşlarının kurumlar vergisine tabi tutulması gerekecektir. Buna göre, özel ve tüzel kişiler tarafından gelen alt yapı kazı talepleri doğrultusunda Belediyenizce verilen jeoradar (yeraltı radarı) hizmeti faaliyetinin bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bir bedel mukabilinde ve devamlılık arz edecek şekilde yerine getirilmesi halinde, verilen bu hizmet dolayısıyla Belediyeniz bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşacağı ve oluşan bu iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekeceği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -1/3-g maddesinde; genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, özel ve tüzel kişiler tarafından gelen alt yapı kazı talepleri doğrultusunda Belediyenizce verilen jeoradar (yeraltı radarı) hizmeti nedeniyle Belediyeniz bünyesinde iktisadi işletme oluşması halinde, bu iktisadi işletmenin işlemleri 3065 sayılı Kanunun 1/3-g maddesi gereğince KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7372, "title": "Madde 2 Sermaye Şirketleri", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28974, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28974", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-412547", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Kıdem tazminatlarının yansıtılmasına ilişkin düzenlenen faturanın KDV'ye tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin konut ve ofis yönetimlerine sözleşme karşılığı profesyonel yönetim hizmeti verdiği ve bu hizmete ilişkin yapılan sözleşme gereği personele ödenen kıdem tazminatlarının site yönetimine yansıtıldığı belirtilerek, söz konusu yansıtma işlemi nedeniyle düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari sınai ve zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -20 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; 2 nci fıkrasında ise, bedel deyiminin malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, çeşitli nedenlerle Şirketiniz tarafından personele ödenen kıdem tazminatlarının site yönetimlerine yansıtılması işlemi KDV'ye tabi olup, Şirketinizce düzenlenecek yansıtma faturalarında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7901, "title": "Madde 4 Hizmet", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30289, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30289", "ozelgeNo": "21152195-130[9-2019/1763]-161637", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Yazılım programına ilişkin verilen destek, güncelleme ve eğitim hizmetleri ile bilgisayar sistemlerinin bakım ve onarımı hizmetlerinde KDV Tevkifatı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Organize Sanayi Bölgelerine, üyelerinin elektrik, doğalgaz, su, atık su tüketim ve yönetim hizmetlerini faturalandıran ve cari hesap takibi yapan program satışı yaptığınız, bu programlara ilişkin destek, güncelleme, danışmanlık ve eğitim hizmeti verdiğiniz ve yine Organize Sanayi Bölgelerinde ara ara bilgisayar sistemlerinin bakım, onarım ve tamir işini de yaptığınız belirtilerek verilen bu hizmetlerin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. Organize sanayi bölgeleri, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde sayılan belirlenmiş alıcılar arasında yer almaktadır. Söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.3) bölümünde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Tebliğin \"Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı (I/C-2.1.3.2.2.) bölümünde; Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı; teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetlerin bu bölüm kapsamına girmekte olduğu belirtilerek herhangi bir teslim ya da hizmet kapsamında veya bu teslim ya da hizmetin devamı niteliğinde verilmek ve bedeli ayrıca belirlenmek kaydıyla eğitim hizmetlerinin danışmanlık hizmeti kapsamında değerlendirileceği açıklanmıştır. Öte yandan, bilgisayar kullanabilmek için gerekli yazılımlar \"işletim sistemleri\" ve \"uygulama programları\" olmak üzere iki gruba ayrılmakta; bunlardan işletim sistemleri bilgisayar kullanımı için zorunlu bulunmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından Organize Sanayi Bölgelerinin üyelerinin elektrik, doğalgaz, su, atık su tüketimleri ve yönetim hizmetlerini faturalandıran ve cari hesap takibi yapan program satışı ile uygulama programı niteliğinde olan bu programlara verilen destek ve güncelleme hizmetlerinin KDV tevkifatına tabi tutulması söz konusu değildir. Ancak, söz konusu programlara ilişkin sunulan teknik danışmanlık hizmeti ile bu programlara ilişkin verilen ve bedeli ayrıca belirlenen eğitim hizmetleri için hesaplanan KDV, Organize Sanayi Bölgeleri tarafından (9/10) oranında tevkifata tabi tutulacaktır. Öte yandan, Organize Sanayi Bölgelerinin bilgisayarlarının ve bu bilgisayarların işletim sistemlerinin tadil, bakım ve onarımı şeklinde verilen hizmetler, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.3) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31173, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31173", "ozelgeNo": "21152195-130[13.2018/1519]-161623", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Gübre Tesliminde KDV Oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, \"Organik Toprak Düzenleyici Ürünler Tescil Belgesi\"ne sahip, LEO-ZEO ticari isimli ürünün tesliminin katma değer vergisi (KDV) istisnası kapsamında olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 13/ı maddesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-11.1) bölümünde; \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübrelerin teslim ve ithali KDV'den istisnadır. Gübrelerin teslim ve ithalinin bu madde kapsamında KDV'den istisna tutulabilmesi için teslim veya ithale konu gübrenin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gübre olarak tescil edilmiş olması gerekir. Bu istisna ile tarım sektöründe faaliyette bulunan üreticilerin üzerindeki vergi yükünün ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi amaçlandığından, tarımsal amaç dışında kullanmak üzere satın alanlara yapılan gübre teslimleri istisna kapsamında değerlendirilmez. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübrelerin üreticisi ya da ithalatçısı olmayıp satışını yapanlar, sattıkları gübreye ilişkin tescil belgesinin bir örneğini üreticilerden ya da ithalatçılardan temin ederler. İthalatçıların istisna kapsamında ithalat yapabilmeleri için gübreye ilişkin tescil belgesini gümrük idaresine ibraz etmeleri gerekir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Konu ile ilgili olarak, Tarım ve Orman Bakanlığından alınan yazıda LEO-ZEO ticari isimli ürünün ilgili Bakanlıkça gübre olarak tescil edilen ürünlerden olduğu bildirilmiştir. Buna göre, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gübre olarak tescil edilen LEO-ZEO ticari isimli ürünün tarımsal amaçlı kullanılmak üzere teslimi 3065 sayılı KDV Kanununun 13/ı maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31174, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31174", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2018.196]-87824", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Yabancılara verilen sağlık hizmetlerinde KDV.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) … tarih ve … sayılı yazımız. c) … tarih ve … evrak kayıt sayılı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin Turizm Bakanlığından alınmış A Grubu Seyahat Acentası Belgesinin bulunduğu, yurt dışından tedavi için gelen hastaların havalimanından transferi, konaklama ihtiyaçları ve diş tedavisi hizmetlerinin sağlandığı, hizmet alımı yapılan konaklama ve transfer şirketleri ile diş kliniklerinden faturaların alındığı belirtilerek verilen bu hizmetlerin sağlık turizmi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile alınan hizmet ve satılan hizmet bedeli arasındaki fark (komisyon) için katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı konularında görüşümüz sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 13/l maddesinde, \"Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere söz konusu hizmetlerle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetler istisnanın kapsamına dahil değildir.)\" hükmüne yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-16) bölümünde istisnanın uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin (II/B-16.1.1.) bölümünde; \" İstisna kapsamına Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri girmektedir. Söz konusu hizmetlerin münhasıran bu sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmesi gerekmektedir. ... Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile birlikte verilebilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez. \" - ( II/B-16.1.2.) bölümünde; \" ... Yabancılara sunulan koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin faturanın, hizmet sunulan yabancı hasta yerine, sigorta kuruluşları, yabancı sosyal güvenlik kurumları, yetkili acenteler veya Sosyal Güvenlik Kurumuna (ikili sosyal güvenlik anlaşması bulunan ülkelerde yerleşik olanlara verilen hizmet bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edilmesi durumunda) düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu durumda istisnanın uygulanabilmesi için düzenlenen faturada hizmet verilen yabancının adı, soyadı, hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport veya mavi kart numarası, Türkiye'ye en son giriş tarihi, verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli bilgilerine yer verilmesi zorunludur. \" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, yabancılara verilen sağlık hizmetlerine ilişkin faturanın hasta yerine Şirketinize düzenlenmesi halinde faturada mezkur Tebliğde belirlenen şekilde hizmet verilen yabancı hasta ve hizmete ilişkin bilgilere yer verilmek suretiyle istisna uygulanması mümkündür. Şirketiniz tarafından yabancı hastaya verilen konaklama, ulaşım gibi hizmetlerin ise istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede, şirketiniz tarafından yabancı hastalara düzenlenecek faturada sağlık hizmet bedeli (sağlık hizmeti veren tarafından yukarıda belirtilen şekilde Şirketinize fatura düzenlenmesi şartıyla) için KDV hesaplanmaması, sağlık hizmeti dışındaki diğer hizmetlere ilişkin bedel ile komisyon tutarı üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32048, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32048", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV/5-İ-24-2018/02]-154268", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Kur Farkında KDV Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 12/3/2012 tarihinde verilen makine siparişi için döviz cinsinden avans ödemesi yapıldığı, yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde verilen sipariş avansına kur değerlemesi yapıldığı, 28/2/2018 tarihinde de makinenin tarafınıza teslim edildiği ve teslim tarihindeki döviz kuru üzerinden adınıza fatura düzenlendiği belirtilerek, lehinize oluşan kur farkı dolayısıyla hangi tarihteki döviz kurunun esas alınacağına ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -10 uncu maddesinde, vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde bu belgelerin düzenlenmesi ile meydana geldiği, -24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, (7161 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle eklenen ibare; Yürürlük: 18/1/2019) kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu, -26 ncı maddesinde ise bedelin döviz ile hesaplanması halinde dövizin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Kur Farkları\" başlıklı (III/A-5.3.) bölümünde; \" Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV'ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları matraha dahil edilmez. Örnek: (A) Ltd. Şti., (B) A.Ş.'ye mal tesliminde bulunmuş, bu teslime ilişkin 1.000 Dolar üzerinden 180 Dolar KDV hesaplamıştır. Teslim tarihinde döviz kuru 4 TL iken 6 ay sonra yapılan ödeme sırasında döviz kuru 4,40 TL olmuştur. Buna göre, teslime konu malın bedeli 1.000 Dolar üzerinden ortaya çıkan kur farkı 400 TL [(4,40-4)x1.000] olup, bu fark üzerinden 72 TL KDV hesaplanacaktır. (A) Ltd. Şti. tarafından, (B) A.Ş.'ye düzenlenecek kur farkı faturasında; matrah 400 TL, hesaplanan KDV ise 72 TL olacaktır. Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır. Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Yılsonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmaz .\" açıklamaları yer almaktadır. Avans mahiyetindeki ödemeler bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Avans karşılığının döviz cinsinden alınması veya ödenmesi ve bu avansların belli dönemlerde yeniden değerlemeye tabi tutulması bu durumu değiştirmemektedir. Bu hüküm ve açıklamalara göre; avans ödemesinin yapıldığı tarihte tarafınıza fatura düzenlenmemiş olduğu, mal tesliminin gerçekleştiği 28/2/2018 tarihinde faturanın düzenlendiği hususları birlikte dikkate alındığında vergiyi doğuran olayın bu tarihte gerçekleştiği değerlendirildiğinden, bedelin vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarihteki döviz kuru dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, özelge talep formuna konu olayda, avans niteliğinde yapılan 12/3/2012 tarihli ödemenin bir teslim ve hizmetin karşılığı olmadığı ve bahse konu makinenin 28/2/2018 tarihinde tarafınıza teslim edilip aynı tarihteki döviz kuru üzerinden fatura düzenlendiği göz önüne alındığında, kur farkına ilişkin KDV açısından yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7925, "title": "Madde 24 Matraha Dahil Olan Unsurlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32235, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32235", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.2/I/13-2019/23]-E.154269", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Boyama kitabı tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin çocuklar için boyama kitabı üretimi yaparak satışını yaptığı belirtilerek söz konusu boyama kitaplarının tesliminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/n maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı, istisna olarak değerlendirilmemesi durumunda boyama kitaplarının tesliminde uygulanacak KDV oranının bildirilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 7166 sayılı Kanunla değişik 13/n maddesinde, 2 1/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin 22/2/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu istisnaya ilişkin açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/17.1.) bölümünde, \"... Boyama defterleri , kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında değerlendirilmez.\" açıklaması yer almaktadır. Öte yandan, KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetki uyarınca yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile BKK eki (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı Eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 14 üncü sırasında, \"Kitap ve benzeri yayınlar (Elektronik kitap (e-kitap) ve benzeri yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap okuyucu, tablet ve benzerlerinin teslimi ile 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılanların tesliminde, bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanır.), kurşun kalem, boya kalemleri, sulu boya ve pastel boyalar, okul defterleri, silgi, kalemtıraş, cetvel, pergel, gönye, iletki,\" yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketinizce üretilerek satışı yapılan boyama kitabı teslimlerinde 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 14 üncü sırası kapsamında (%8) KDV oranı uygulanmalıdır. Bilgilerinize rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32236, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32236", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.412402", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "3808.94.90.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen ürünlerin tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 10/01/2019 tarih ve 31621 sayılı yazımız. c) 01/02/2019 tarih ve 396713 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçede, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 3808.94.90.00.19 gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen, …. Bakanlığı tarafından \"biyosidal ürün\" olarak ruhsatlandırılan \"Crystalin Antiseptik ve Dezenfektan\" ile ….. tarafından \"tıbbi olmayan veteriner sağlık ürünleri\" olarak kayıt altına alınan \"Crystalin Animal Health\" ve \"Crystalin Animal Health Drops\" adlı ürünlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Karar eki (II) sayılı listenin; B/18 inci sırasında, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veya ithaline izin verilen beşeri tıbbi ürünler, bu ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve etkin madde üretiminde kullanılan hammaddelere, B/20 nci sırasında, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veteriner ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar (veteriner kozmetikleri hariç), bu ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve bu etkin maddelerin üretiminde kullanılan hammaddelere, B/22 nci sırasında ise GTİP numaraları itibarıyla sayılan kimi tıbbi eşyalara yer verilmiştir. Buna göre, \"Crystalin Antiseptik ve Dezenfektan\", \"Crystalin Animal Health\" ve \"Crystalin Animal Health Drops\" isimli ürünler, söz konusu Karar eki (II) sayılı listenin anılan sıraları kapsamına girmediğinden, bu ürünlerin ithal ve tesliminin genel oranda (% 18) KDV' ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33497, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33497", "ozelgeNo": "97726449-130[1020414331]-49650", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "Orman Ürünlerinin Geri İadesinde Tevkifat Uygulanıp Uygulanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizce doğrudan ithalat yolu ile temin edilerek yurt içinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulamadan satılan orman ürünlerinin bir kısmının alıcılar tarafından iade edildiği belirtilerek, alıcı tarafından düzenlenecek iade faturasında tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -9 uncu maddesinde, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanların vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutulması konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu, -35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vukubulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellefin bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellefin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vukubulduğu dönem içinde düzelteceği, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olmasının ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde tevkifat kapsamındaki hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise tevkifat kapsamındaki teslimler belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğin \"Ağaç ve Orman Ürünleri Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.6.) bölümünde; \"2.1.3.3.6.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.6.2) bölümünde belirtilen ürün, artık, talaş ve kırpıntı alımlarında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Söz konusu malların ithalatçıları veya bu malları 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alanlar tarafından yapılan teslimlerde tevkifat uygulanmaz. Bu teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" veya \"Teslim edilen mal 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve söz konusu malların ithalatına ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine veya bu malların 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alımına ilişkin fatura bilgilerine yer verilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizce doğrudan ithalat yolu ile temin edilerek yurt içinde KDV tevkifatı uygulamadan satılan orman ürünlerinin bir kısmının alıcılar tarafından iade edilmesi halinde, KDV Kanununun 35 inci maddesine göre işlem tesis edilmesi gerekmekte olup, alıcılar tarafından düzenlenecek iade faturasında tevkifat uygulanması söz konusu değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7922, "title": "Madde 35 Matrah ve İndirim Miktarlarının Değişmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33515, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33515", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.53]-52015", "ozelgeTarih": "2020-06-12", "baslik": "...Hasılat esaslı vergilendirme uygulamasından yararlanıp yararlanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; -Üç ortak adına özel halk otobüsü işletmeciliği faaliyetinde bulunmak üzere adi ortaklık olarak KDV mükellefiyeti tesis edilip, ortaklık adına belediyeye ait toplu taşıma hattı işletildiği, -Özel halk otobüsü işletmeciliği faaliyetine ilişkin gelirlerin tamamının elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil edildiği, -Ortakların her biri adına ayrı ayrı mükellefiyet kayıtlarının bulunduğu, adi ortaklıktan bağımsız olarak her bir ortağın öğrenci ve işçi taşıma servis hizmeti ile şehirlerarası taşıma hizmeti verdiği belirtilerek adi ortaklık olarak hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 38 inci maddesinde; \"Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanlar, talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dâhil) bedel üzerinden, bu Kanunun 28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları katma değer vergisini, indirilecek katma değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek öderler. Birinci fıkra kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler, kazançlarının tespitinde kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek ödedikleri katma değer vergisini işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları katma değer vergisini gelir olarak dikkate alırlar. Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamazlar. Cumhurbaşkanı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini, sektörler ve meslek grupları itibarıyla belirleyeceği yıllık iş hacimlerine göre hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına almaya, Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"Adi Ortaklıklarda Vergileme\" başlıklı (I/B-7.) bölümünde; \"KDV uygulamasında adi ortaklıklar, bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi mükellefiyetine sahiptir. Buna göre; adi ortaklıklarca defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz gibi vergi ödevleri ile beyanname verme ve vergi ödeme gibi mükellefiyetlerinin ortaklarından ayrı olarak yerine getirilmesi, ortaklığın KDV ile ilgili hesaplarının, ortakların varsa şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı yapılması gerekir.\" -\"Uygulama Kapsamına Alınanlar\" başlıklı (V/A-2.5.) bölümünde; \"Diğer taraftan, mükelleflerin bu kapsamda vergilendirilebilmeleri için münhasıran otobüsle toplu taşıma faaliyetinde bulunulması gerekmektedir. Bu faaliyetin yanında başka faaliyetleri de bulunan mükellefler bu uygulamadan faydalanamazlar...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV uygulamasında adi ortaklıklar, bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi mükellefiyetine sahip olup, ortaklığın KDV ile ilgili hesapları, ortakların şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı tutulduğundan, adi ortaklık olarak münhasıran otobüsle toplu taşıma faaliyetinde bulunmanız ve mezkur Tebliğin (V/A-2.5) bölümünde belirtilen şartları sağlamanız halinde hasılat esaslı vergilendirme usulünden faydalanmanız mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7936, "title": "Madde 38 Hasılat esaslı vergilendirme", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28975, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28975", "ozelgeNo": "21152195-130[01-2019.1755]-160601", "ozelgeTarih": "2020-06-11", "baslik": "İntifa hakkının A.Ş.’ye ayni sermaye olarak devredilmesi halinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, hissedarı olduğunuz … A.Ş.nin sermaye artırımı kararı doğrultusunda, Belediyenizin mülkiyetinde bulunan Balıkçılar Meydanı ve Çarşısının 10 yıllık intifa hakkının adı geçen Şirkete ayni sermaye olarak devredilmesine karar verildiği, Balıkçılar Meydanı ve Çarşısının 10 yıllık intifa hakkı bedelinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin E:…, K:… sayılı Kararı ile 17.028.480,00 TL olarak belirlendiği belirtilerek söz konusu devir işleminde katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin; 1/3-g maddesinde de, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 17/4-d maddesinde ise, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV'den istisna tutulmuştur. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, mülkiyeti Belediyenize ait Balıkçılar Meydanı ve Çarşısının intifa hakkının devredilmesi suretiyle adı geçen Şirketin kullanımına bırakılması işlemi, işletme hakkının kiralanması olarak değerlendirildiğinden, KDV Kanununun 1/3-f maddesine göre KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7900, "title": "Madde 2 Teslim", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31102, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31102", "ozelgeNo": "97726449-130[6290474484]-49484", "ozelgeTarih": "2020-06-11", "baslik": "Serbest Bölgede Faaliyet Gösteren Firmaya Türkiye İçinden Yapılan Fason Hizmetlerde KDV Uygulaması Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, Bursa Serbest Bölgede faaliyet gösteren müşterinizin makinelerine kanal açımı-şaft tamiri vb. fason hizmet verdiğiniz, makinelerin Bursa'dan Gebze'de bulunan fabrikanıza getirilmesi ve fason hizmet sonrası tekrar geri götürülmesi sırasındaki masrafların müşteriye fatura edildiği belirtilerek bu masrafların katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -11/1-a maddesinde, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetlerin KDV den istisna olduğu, -12/3 üncü maddesinde, fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılması için, fason hizmetin serbest bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olması ve fason hizmetten serbest bölgelerde faydalanılması gerektiği hükümleri yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-4.1.) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre, serbest bölgedeki müşteriler için yapılan fason hizmetler KDV'den istisnadır. Aynı Kanunun (12/3) üncü maddesi uyarınca, fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılabilmesi için; - Fason hizmetin serbest bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olması, - Fason hizmetten serbest bölgelerde faydalanılması, şartları birlikte gerçekleşmelidir. Ayrıca, söz konusu şartlara ilaveten, ana madde ve malzemelerin serbest bölgeden gönderilmesi ve fason hizmete konu malın yeniden serbest bölgeye gönderilmiş olması gerekir. Bu istisna uygulamasında fason hizmet, bir malın mülkiyet ve tasarruf hakkının devralınmaksızın ücreti karşılığı belirli işlemlere tabi tutularak/işlemlerden geçirilerek tasarruf veya mülkiyet hakkı sahibine iade edilmesini ifade eder. Buna göre, serbest bölgeden gönderilen ana madde ve malzemelerin, yurtiçinde bulunan işletmelerde çeşitli işlemlere tabi tutulduktan sonra yeniden serbest bölgeye gönderilmesi suretiyle verilen fason hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. Fason hizmetler dışında, Türkiye'den bu bölgelerde faaliyet gösterenlere yapılan hizmetler 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesi çerçevesinde KDV'ye tabidir. \" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizce fason hizmet verilecek makinelerin taşınmasına ilişkin olarak müşterinize ayrıca faturalandırılan harcamaların (akaryakıt, yolluk ücretleri vb.) fason hizmet kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, bu harcamalara ilişkin düzenlenen faturada KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32237, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32237", "ozelgeNo": "37009108-130[150608]-E.45257", "ozelgeTarih": "2020-06-11", "baslik": "9017.10.10.10.00 GTİP no.lu ürünün KDV oranı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin \"9017.10.10.10.00\" Gümrük Tarife İstatistik Pozizyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen elektrikli veya elektronik çizim masaları ve makinaları (otomatik olsun olmasın) isimli eşyanın katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Buna göre, anılan BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından TGTC'nin 9017.10.10.10.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen eşyanın genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33225, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33225", "ozelgeNo": "32695369-130-14789", "ozelgeTarih": "2020-06-11", "baslik": "87.04 Pozisyonunda bulunan araç alımında ödenen KDV'nin indirimi", "kanunNo": "3065", "soru": ". İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, \"yer yüzeylerinin araştırılması ve harita yapımına yönelik mühendislik\" faaliyetleri nedeniyle mükellef olduğunuz belirtilerek arazi ölçüm faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın aldığınız Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 87.04 tarife pozisyonunda yer alan Nissan Navara 4x2 Tekna M/T+Euro 6 araca ilişkin ödediğiniz katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, -30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.) bölümünde, \"… 3065 sayılı Kanunun (30/b) maddesi hükmüne göre, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV hariç olmak üzere, KDV mükelleflerinin binek otomobili alımında yüklendikleri KDV'nin indirimi mümkün bulunmamaktadır…\" açıklamaları yer almaktadır. KDV Kanununun (30/b) maddesi uygulamasında, bir aracın binek otomobil olup olmadığı, TGTC'nin 87.03 tarife pozisyonunda yer alıp almadığına bakılarak belirlenmekte olup, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"5.10. Araçların Tesliminde Oran Uygulaması\" başlıklı bölümünde, bir aracın 87.03 tarife pozisyonunda yer alan araç olup olmadığı hususunda ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir. Bu bakımdan, mesleki faaliyetinizde kullanılmak üzere aldığınız, TGTC'nin 87.04 tarife pozisyonunda sınıflandırılan \"Nissan Navara 4x2 Tekna M/T+Euro 6\" markalı aracınızın alımında yüklenilen KDV'nin genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33581, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33581", "ozelgeNo": "97726449-130[4780272385]-49485", "ozelgeTarih": "2020-06-11", "baslik": "Dahilde işleme izni sahibi mükelleflerin ihraç kaydıyla teslimlerinde KDV iadesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, gümrük idaresince verilen dahilde işleme izni kapsamında hammadde ithal ettiğiniz ve bu hammaddelerden üretilen ürünlerin ihraç kayıtlı olarak teslimini yaptığınız belirtilerek Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-9.1.) bölümünde yer alan ihraç kayıtlı satışlardan kaynaklı iade tutarının hesaplanmasına ilişkin açıklamaların dahilde işleme izni olan Şirketiniz için de geçerli olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, - Geçici 17 nci maddesinde, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2020 tarihine kadar tesliminde KDV Kanununun 11 inci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-9) bölümünde, 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 17 nci maddesinde düzenlenen dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin tecil-terkin sistemiyle teminine yönelik uygulamaların usul ve esaslarına yer verilmiştir. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"DİİB Sahibi Mükellefin İhraç Kaydıyla Tesliminde İade Edilecek KDV\" (IV/A-1.5.) başlıklı bölümünde; \"DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz. Dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerine yapılan ihraç kaydıyla teslimlerde bu sınır uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, dahilde işleme izni kapsamında KDV ödemeden temin ettiğiniz girdileri kullanarak ürettiğiniz malların 3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kaydıyla teslimi halinde, bu teslime ilişkin olarak talep edilecek KDV iade tutarının hesabında KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A-1.5) bölümde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla, dahilde işleme izni kapsamında KDV ödemeksizin satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı KDV Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden Şirketinizin iade alacağı KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile dahilde işleme izni kapsamında alınan girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamayacaktır. Dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerine yapılan ihraç kaydıyla teslimlerde ise bu sınır uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7966, "title": "Geçici Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28976, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28976", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.18.02-105[229-2016-433]-141668", "ozelgeTarih": "2020-06-02", "baslik": "Derneğin Ekonomi Bakanlığının desteklediği proje kapsamında üye kuruluşlara verdiği hizmetlere ilişkin harcamaların yansıtılması ile aynı proje için sağlanan devlet desteğinin üye kuruluşlara dağıtıl", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Derneğiniz ve Derneğinizin İktisadi İşletmesi tarafından üye firmalara yönelik olarak 2010/8 sayılı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projesini yürüttüğünüz, söz konusu proje kapsamında üye firmalara yönelik olarak eğitim/danışmanlık hizmetlerinin alınması, yurt dışına ticaret heyetleri düzenlenmesi ve ülkemize alım heyetleri davet edilmesi, fuarlara katılım sağlanması gibi faaliyetlerin yapıldığı, söz konusu faaliyetlere ilişkin harcamaların Derneğinize fatura edildiği, yapılan bu harcamaların üye firmalara düşen kısmının fatura ile yansıtıldığı, mülga Ekonomi Bakanlığı'nın söz konusu proje kapsamında yapılan harcamalar için katma değer vergisi (KDV) dahil tutar üzerinden %75 devlet desteği sağladığı, proje kapsamında Derneğiniz adına düzenlenen harcama faturalarının ve ödeme dekontlarının mülga Ekonomi Bakanlığı'na sunulduğu, Bakanlığın inceleme ve onayından sonra ödeme bilgisinin T.C. Merkez Bankasına iletildiği ve T.C. Merkez Bankasının destek ödemesini Derneğiniz hesabına yatırdığı belirtilerek, yapılan giderlerin üye firmalara düşen kısmının yansıtılmasına ilişkin düzenlenen faturada KDV oranının ne olduğu, hesabınıza yatırılan devlet desteğinin üyelerinize dağıtılan kısmı için üyelerin Derneğinize fatura düzenleyip düzenlemeyeceği, düzenlemesi halinde KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı ve KDV oranının ne olduğu, fatura düzenlenmeyecek ise ödemelerin ne şekilde belgelendirileceği sorulmaktadır.", "cevap": "I-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işletmek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, mülga Ekonomi Bakanlığı'nın destek verdiği UR-GE Projesi kapsamında üye firmalara yönelik olarak eğitim/danışmanlık hizmetleri alınması, yurt dışına ticaret heyetleri düzenlenmesi, ülkemize alım heyetleri davet edilmesi ve fuarlara katılım sağlanması gibi faaliyetlere ait masrafların üye firmalara aynen yansıtılmasında KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, UR-GE projesi kapsamında yurtdışında sunulan hizmetler KDV'nin konusuna girmediğinden bu hizmetlere ait masrafların üye firmalara yansıtılması işleminde KDV hesaplanmayacaktır. Diğer taraftan, 2010/8 sayılı Tebliğ kapsamında UR-GE Projesi ile ilgili olarak yapılan harcamalar için mülga Ekonomi Bakanlığı tarafından iktisadi işletmenize yapılan destek ödemesi ve bu desteğin üye firmalara dağıtılması işlemi herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden bu ödemeler dolayısıyla KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. II-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinde, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir .\", - 229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \" Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \", - 232 nci maddesinde, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa; sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 900 TL'yi geçmesi (1.1.2016 tarihinden itibaren 900 TL) veya bedeli 900 TL'den az olsa dahi istemleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir. \" hükümleri yer almaktadır. Diğer taraftan, yansıtma; ticari faaliyet kapsamında bir işlemin yapılmaması, yapılan iş ve işlemlerde bir gelir elde etme veya kar ve zarar beklentisini taşıyacak herhangi bir unsurun bulunmaması, yasal uygulamalar nedeniyle muhatap olunan ya da diğer bir işletme adına ödeme veya tahsilat yapılması durumlarında, yapılan ödeme veya henüz ödeme yapılmamışsa tahakkuk eden bedellerin asıl muhatabına aktarılmasını ifade etmektedir. Bu bakımdan üretilen mal veya hizmetin maliyetine girmeyen, gelirin elde edilmesi ve ticari faaliyetinin devamı ile ilişkisi olmayan üçüncü kişiler adına yapılan giderlerin asıl muhatabına yansıtılmasında yansıtma faturası düzenlenmesi, düzenlenen faturaya \"fatura muhteviyatı işlemin bir masraf aktarımı olduğu ve masrafların gerçek ilgilisine intikal ettirildiğine\" ilişkin bir şerh düşülmesi ve ekine masraf aktarımına konu işleme ait fatura veya benzeri belgelerin bir örneğinin eklenmesi işlemin gerçek mahiyetinin tevsiki açısından önem arz etmektedir. Buna göre, başvurunuzda belirtilen, mülga Ekonomi Bakanlığı'nın destek verdiği UR-GE Projesi kapsamında üye firmalara yönelik olarak eğitim/danışmanlık hizmetleri alınması, yurt dışına ticaret heyetleri düzenlenmesi, ülkemize alım heyetleri davet edilmesi ve fuarlara katılım sağlanması gibi faaliyetleri kapsamında yapılan harcamaların, hizmetten yararlanan asıl muhatap üyelerinize iktisadi işletmeniz tarafından yansıtılmasına ilişkin olarak ilgili firmalar adına yansıtma faturası düzenlenmesi ve söz konusu faturalara \"fatura muhteviyatı işlemin bir masraf aktarımı olduğu ve masrafların gerçek ilgilisine intikal ettirildiğine\" ilişkin bir şerh düşülerek masraf aktarımına konu işleme ait fatura veya benzeri belgenin bir örneğinin eklenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, tarafınıza yapılan %75 destek ödemesi ve bu desteğin üyelerinize dağıtılması işlemlerine ilişkin olarak da üyeler tarafından fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28977, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28977", "ozelgeNo": "64597866-130-11394", "ozelgeTarih": "2020-05-06", "baslik": "İnternet Ortamında Verilen Hizmetler İçin Yapılan Ek Ödemelere İlişkin Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilmesi ve Ödenmesi Gereken KDV Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -Şirketiniz tarafından 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 1/1/2019 tarihinden itibaren dar mükellef kurumlara yapılan internet reklam ödemeleri üzerinden %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi ile sorumlu sıfatıyla katma değer vergisinin (KDV) hesaplanarak beyan edildiği, vergiler ödendikten sonra net tutarın hizmeti sağlayan firmalara ödendiği, -Vergi kesintisi uyguladığınız yurt dışı mukimi olan bazı firmaların bu vergi kesintilerini kabul etmeyerek kesilen vergi tutarlarının kendilerine ödenmesini ihtaren tarafınıza bildirdiği ve bugüne kadar olan itirazlarınızdan/görüşmelerinizden olumlu bir sonuç alamadığınız için hizmeti sağlayan bu firmalara yapılan ödemeleriniz üzerinden hesaplanan %15 oranındaki kurumlar vergisi kesintilerinin net bedel olarak ilgili firmalara ödenmesi zorunluluğunun doğduğu, -Söz konusu firmalarla 2019 yılındaki kurumlar vergisi kesintileri için 2020 yılı içinde net bedel olarak taksitler halinde ek ödemelerin yapılması hususunda anlaşmaya varıldığından, 2020 yılında taksitler halinde yapacağınız bu ek ödemelerin brüt tutarının hesaplanacağı belirtilerek brütleştirilen ek ödemelere ilişkin sorumlu sıfatı ile beyan edilmesi ve ödenmesi gereken KDV'nin ne zaman beyan edileceği ve beyan edilen bu tutarın hangi döneme ilişkin KDV beyannamesinde \"İndirilecek KDV\" olarak dikkate alınacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6 ncı maddesinde, Türkiye'de ifa edilen veya Türkiye'de faydalanılan hizmetlerin, Türkiye'de yapılmış sayılacağı, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vukubulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellefin bunlar için borçlandığı vergiyi, bu işlemlere muhatap olan mükellefin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vukubulduğu dönem içinde düzelteceği, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketinize 2019 yılında internet ortamında verilen reklam hizmetleri ile ilgili olarak yurt dışı mukimi firmalarla yapılan anlaşmalar sonucu 2020 yılında taksitler halinde yapılacak ek ödemeler 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup, ek ödemelerin Şirketinizce kabul edilerek mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği tarih itibarıyla, kurumlar vergisi tevkifatı dikkate alınarak brütleştirilen tutar üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV'nin hesaplanması ve bu tarihi kapsayan döneme ilişkin 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde beyan edilen KDV'nin aynı döneme ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27984, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27984", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.99.16.02-130-11377", "ozelgeTarih": "2020-05-05", "baslik": "Arsa payı veya kat irtifakı üzerinden yapılan satışlarda fatura düzenlenmesi durumunda uygulanacak KDV oranı, faturanın gelir kaydı ve KDV iadesi.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, konut olarak projelendirilerek inşaat ruhsatı alınan, ancak fiilen 31/3/2017 tarihinden sonra konut olarak kullanılması mümkün olan inşaatların henüz tamamlanmadan arsa payı veya kat irtifakı üzerinden satılması durumunda; a) Konut sayılarak % 8 oranında konut faturası düzenlenmesinin mümkün olup olmayacağı, b) Fatura düzenlenmesi durumunda inşaatı devam eden konutlarla ilgili maliyetler de devam edeceğinden düzenlenen faturaların kurum kazancının tespitinde hangi dönemin geliri sayılacağı, c) İndirimli oranda vergi iadesinin hangi dönemde istenebileceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", -229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", -231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, konut satışlarında, konutlar fiilen tamamlanmadan önce kat mülkiyetine geçilmesi halinde mülkiyetin devri tapuda tescil suretiyle gerçekleştiğinden satışa ilişkin faturanın tapuya tescil tarihinden; konutların fiilen kullanılmaya başlanması durumunda ise fiilen kullanıma başlandığı tarihten itibaren yedi gün içinde satış bedeli üzerinden faturanın düzenlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, inşaat devam etmekte iken, kat mülkiyetine geçilmeden, arsa payı ve kat irtifakı üzerinden gerçekleştirilen konut satışlarında, bu satışlar veya karşılığında elde edilen bedel dolayısıyla bu aşamada fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. II- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Ticari kazancın tespitinde \"tahakkuk esası ilkesi\" ve \"dönemsellik ilkesi\" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağının veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Buna göre, inşa edilen dairelere ilişkin olarak inşaatın devamı sırasında müşterilerden tahsil ettiğiniz tutarların avans olarak dikkate alınması ve inşaatın tamamlanıp dairelerin müşterilere teslim edildiği dönem kazancına dahil edilmesi gerekmektedir. Ancak, dairelerin tamamlanması ile ilgili muvazaalı bir durumun tespit edilmesi durumunda, gerekli cezai işlemlerin uygulanacağı tabiidir. III- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, -10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması ile; 10/b maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hükme bağlanmıştır. İndirimli orana tabi konut teslimlerinde uygulanacak KDV oranı ile ilgili olarak Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.1.1.) bölümünde; \"...3065 sayılı Kanunun (10/a) maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; (10/b) maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. Konut tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde, faturada gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden bu faturada gösterilen KDV'nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Konutun fiilen teslim edildiği tarih ile faturanın düzenlendiği tarihte konuta ilişkin geçerli olan KDV oranlarının farklı olması durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranı esas alınacaktır. Dolayısıyla faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan oran esas alınarak hesaplanan KDV'de, konutun fiilen teslim edildiği tarihte geçerli olan KDV oranına göre herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -Şirketinizce inşaat henüz tamamlanmadan arsa payı veya kat irtifakı üzerinden yapılan satışlar dolayısıyla konutun fiilen tesliminden önce fatura düzenlenmesi durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranı esas alınmak suretiyle katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir. -KDV Kanununun 29/2 nci maddesi uyarınca indirimli orana tabi konut teslimleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin iadesi ise konutun fiilen teslim edildiği tarihte talep edilebileceğinden, kat irtifakı tesis edilse ve fatura düzenlense dahi, konutun fiili tesliminden önce katma değer vergisinin iade edilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32238, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32238", "ozelgeNo": "43735382-130[KDV:13-1]-E.15613", "ozelgeTarih": "2020-05-05", "baslik": "Pirinç unu toptan ve perakende tesliminde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin pirinç unu üreticisi olduğu belirtilerek, bu ürünün toptan ve perakende tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/9 uncu sırasında; Türk Gümrük Tarife Cetvelinin \"11 no.lu faslında yer alan mallar\" ibaresine yer verilmiş olup, söz konusu Cetvelin 11 inci faslının 1102.90.50.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu numarasında \"pirinç unu\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, pirinç ununun 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin A/9 uncu sırası kapsamında değerlendirilerek, toptan ve perakende tesliminin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32239, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32239", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.351562", "ozelgeTarih": "2020-05-05", "baslik": "Avukatlık hizmetlerine uygulanan KDV oranları hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 1594 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı hatırlatılmakta ve tüketici kredileri borcuna karşılık tapu müdürlükleri nezdinde bankalar lehine tesis edilen ipotek işlemleri hizmetine ilişkin düzenlenen avukatlık serbest meslek makbuzlarında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler KDV'ye tabidir. Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. 1/10/2019 tarihli ve 1594 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu Karar eki (II) sayılı listenin (B) bölümüne 32 nci sıra eklenmiş olup bu sıra gereğince; \"Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler, vesayet davaları ve işleri; bu davalara bağlı kanun yolları; iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ile bunlara bağlı ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri\"nde KDV oranı 2/10/2019 tarihinden itibaren % 8'dir. Bu çerçevede; - Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler, - Vesayet davaları ve işleri, - Yukarıda sayılan davalara ilişkin kanun yolları, - İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk, - Yukarıdaki maddelere ilişkin ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetlerinde % 8 oranında; bunun dışındaki avukatlık hizmetlerinde ise genel oranda (% 18) KDV uygulanmalıdır. Buna göre, tüketici kredileri borcuna karşılık tapu müdürlükleri nezdinde bankalar lehine ipotek tesis edilmesi hizmetinin, söz konusu Karar eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 32 inci sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, verilen hizmete dair düzenlenen serbest meslek makbuzlarında genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33589, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33589", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV 5 / İ / GEÇ. 20-2018/03]-131737", "ozelgeTarih": "2020-05-04", "baslik": "Teknokent üretilen yapay zeka ve anlamsal ağ uygulamasının geliştirilmesi isimli projenin internet üzerinden satışında KV ve KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; -Resmi adı \"Armonize Mal Tanımı ve Kodlama\" olan sistemde, ticarete konu tüm ürünlerin belirli bir mantık ve sistematik çerçevesinde sınıflandırıldığı ve Dünya Gümrük Örgütüne üye tüm ülkelerin bu armonize sistemi kullandığı, -Gümrük tarife tespiti işlemlerinde karşılaşılan sorunları gidermek amacıyla … Teknokent Ostim Kuluçka Merkezinde faaliyet gösteren şirketiniz tarafından \"Yapay Zeka ve Anlamsal Ağ Uygulamasının Geliştirilmesi (Tarife Anlama Sistemi)\" ismi verilen bir proje oluşturulduğu, -Tüm yenileme ve güncelleme işlemlerinin burada yapıldığı ve söz konusu sistemin \"…………\" adlı internet adresinde İngilizce olarak kullanılacak şekilde tüm dünya kullanıcılarının hizmetine sunulduğu, -Dünya pazarına sunulan söz konusu ürünün hasılatının kullanıcı lisans satışı ve siteye alınan reklam gelirlerinden oluştuğu belirtilerek lisans satışı ve siteye alınan reklam gelirlerinden elde edilen kazançların Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisinden istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun \"Tanımlar\" başlıklı 3 üncü maddesinde; \"Bu Kanunun uygulanmasında; ... c) Araştırma ve Geliştirme (AR-GE): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yazılım dahil yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, … Yazılım: Bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin, belli bir sistematik içinde, tasarlama, geliştirme şeklindeki ürün ve hizmetlerin tümü ile bu ürün ya da mal ve hizmetlerin lisanslama, kiralama ve tüm hakları ile devretme gibi teslim şekillerinin tümünü, ... z) Tasarım Faaliyeti: Sanayi alanında ve Cumhurbaşkanının uygun göreceği diğer alanlarda katma değer ve rekabet avantajı yaratma potansiyelini haiz, ürün veya ürünlerin işlevselliğini artırma, geliştirme, iyileştirme ve farklılaştırmaya yönelik yenilikçi faaliyetlerin tümünü,\" hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinde ise; \"Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.\" hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde hükmünden yararlanılabilmesi için; -Bu Kanunda tanımlanan teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösterilmesi, -Kazancın münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlardan olması, -Bölge içi ve dışı faaliyetlerden elde edilen kazanç ayırımının yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.12.2.2. Yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi istisnasının kapsamı\" başlıklı bölümünde; \"Yapılan düzenlemeyle teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar, faaliyete başlanılan tarihten bağımsız olmak üzere, 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge dışında gerçekleştirdikleri faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar, yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisnadan yararlanamaz. Öte yandan, teknoloji geliştirme bölgelerinde yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetinde bulunan şirketlerin, bu faaliyetler sonucu buldukları ürünleri kendilerinin seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Ancak, lisans, patent gibi gayrimaddi haklara bağlanmamış olmakla birlikte uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançların istisna kapsamında değerlendirileceği tabiidir. Ayrıca, teknoloji geliştirme bölgelerinde tasarım faaliyetleri sonucu buldukları ürünleri kendileri seri üretime tabi tutarak pazarlayan mükellefler, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançlarının tasarıma isabet eden kısmını, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Üretim ve pazarlama organizasyonu nedeniyle doğan kazancın diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. Örneğin; teknoloji geliştirme bölgesinde yazılım faaliyetinde bulunan şirketin, ürettiği yazılımların lisans satışından veya kiralanmasından elde edeceği kazançlar istisnadan yararlanacak, ancak söz konusu yazılımın disk, CD veya elektronik ortamda pazarlanmasından elde edilen kazançların (lisansa isabet eden kısmı hariç) istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır. Aynı şekilde, bir ilaç şirketince bölgede gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyeti sonucu ortaya çıkan kanser ilacına ait gayrimaddi hakkın kiralanması veya devrinden elde edilecek kazançlar istisnadan yararlanacak, ilacın bizzat üretilerek satılması halinde bu faaliyetten elde edilen kazancın gayrimaddi hakka isabet eden kısmı hariç istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; gümrük tarife tespiti işlemlerinde karşılaşılan sorunları gidermek amacıyla geliştirdiğiniz, TÜBİTAK tarafından uygun görülerek TEYDEB kapsamında desteklenen ve ODTÜ Teknokent Ostim Kuluçka Merkezinde yürüttüğünüz gümrük tarife numarası tespiti için \"Yapay Zeka ve Anlamsal Ağ Uygulamasının Geliştirilmesi\" (Tarife Anlama Sistemi) isimli projenizin, \"………..\" adlı internet adresinde tüm dünya kullanıcılarının hizmetine İngilizce olarak sunularak ürünün satışından elde edilen kazancınızın transfer fiyatlandırması esaslarına göre gerekli ayrıştırma yapılmak suretiyle lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı için, 4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında istisna hükümlerinden yararlanılması mümkündür. Öte yandan, \"………..\" adlı internet adresinde kullanıcıların hizmetine sunulan ürün için siteye alınacak reklam gelirlerine ilişkin tutarların ise kurumlar vergisi istisnası kapsamında değerlendirilmeyeceği tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu, - 12/2 maddesinde, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, - Geçici 20/1 inci maddesinde ise 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV'den müstesna olduğu ve Hazine ve Maliye Bakanlığının program ve lisans türleri itibarıyla istisnadan yararlanılacak bedele ilişkin olarak asgari sınır belirlemeye, istisna uygulanacak yazılım programlarını tanımlamaya ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve Hizmetler\" başlıklı (II-G/2.) bölümünde; \"Bu hükme göre, teknoloji geliştirme bölgelerinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan mükelleflerin 31/12/2023 tarihine kadar bu bölgede ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim ve hizmetleri KDV'den istisnadır. Söz konusu bölgede üretilen yazılımın farklı kişilere satılması ya da satışın CD veya elektronik ortamda yapılması istisna uygulanmasına engel değildir. Üniversitelere bağlı Teknokentler de Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak değerlendirilir. Kanunun geçici 20/1 inci maddesi kapsamında üretilen söz konusu yazılımların fikri mülkiyet hakkının, bu bölgede faaliyette bulunan mükellefte kalmak suretiyle belirli zaman aralıklarıyla farklı kişilere satılması veya söz konusu yazılımların sanal ortamda paylaşımının sağlanması halinde de KDV istisnası uygulanır. … Örnek 2: (A) Ltd. Şti.'nin Teknoloji Geliştirme Bölgesindeki faaliyetleri neticesinde ürettiği bir ürünün lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı KDV'den istisnadır. Ancak, söz konusu ürünün seri üretime tabi tutulup pazarlanmasından elde edilen kazancın istisnadan yararlanması mümkün değildir. Ayrıca, Teknokent binası içinde telefon ve internet yardımı ile satış sonrasında müşterilere çağrı destek hizmeti verilmesi durumunda bu hizmetler KDV istisnası kapsamında değerlendirilmez.\" -\"Hizmet İhracı\" başlıklı (II-A/2.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurt dışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir.'' açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, ODTÜ Teknokent Ostim Kuluçka Merkezinde geliştirilen \"Yapay Zeka ve Anlamsal Ağ Uygulamasının Geliştirilmesi (Tarife Anlama Sistemi)\" isimli projenize ilişkin verilen hizmet ile reklam hizmetinin münhasıran yurt dışındaki müşteriler (kullanıcılar) için yapılması, bu hizmetten yalnızca yurt dışında faydalanılması halinde bu hizmet KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilebilecektir. Öte yandan, ODTÜ Teknokent Ostim Kuluçka Merkezinde geliştirilen \"Yapay Zeka ve Anlamsal Ağ Uygulamasının Geliştirilmesi (Tarife Anlama Sistemi)\" isimli projenizin, \"…………\" adlı internet adresinde İngilizce olarak Türkiye'deki kullanıcılar da dahil olmak üzere tüm dünya kullanıcılarının hizmetine sunumuna yönelik ürün satışından elde edilen kazancın lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı için KDV Kanununun geçici 20/1 inci maddesinde yer alan istisna hükmünden yararlanılması mümkündür. \"…………\" adlı internet adresinde tüm dünya kullanıcılarının hizmetine sunulan ürün için siteye alınacak reklam gelirlerine ilişkin tutarların ise KDV istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7969, "title": "Geçici Madde 20", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32240, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32240", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.38.15.01-130[28-2015/20-1242]-38402", "ozelgeTarih": "2020-04-28", "baslik": "Kat karşılığı inşaat işinde arsanın fatura edilmesi ve KDV uygulaması.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Kooperatifinizin ... Mevkii ... İlçesi Kayseri adresinde 90 pafta, 1057, 1058, 1059, 1060, 1061, 1062, 1063 ve 1064 adalar üzerinde toplam 8 bloktan oluşan konut yapım işini üstlendiği, konutların yapılacağı arsa için arsa sahipleri ile Mimar ... arasında Kayseri ... inci Noterliği tarafından onaylanmış olan 01/04/2005 tarih ve 06302 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı daire yapım sözleşmesi düzenlendiği, söz konusu sözleşmenin 7 nci maddesindeki \"arsa sahiplerinin tüm hakları saklı kalmak şartı ile ... kendi yapabileceği gibi dilediği kooperatif veya şirketlere devredebilir, kendi sorumluluğunda kalarak devir anlaşması yapabilir\" hükmü kapsamında ... ile Kooperatifiniz arasında 29/04/2005 tarihinde daire karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği belirtilerek, -Düzenlenen sözleşme gereğince arsa sahibine verilmesi taahhüt edilen dairelere ilişkin düzenlenecek faturanın, asıl arsa sahiplerine mi yoksa ... adına mı düzenlenmesi gerektiği, -...'ün vergi mükellefi olması nedeniyle, konutların arsa sahibi sıfatıyla ...'e teslim edilmesi durumunda, ... ün Kooperatifiniz adına arsa bedeli için fatura tanzim edip etmeyeceği ve fatura tanzim etmesi halinde uygulanması gereken Katma Değer Vergisi (KDV) oranı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu, -229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, -231 inci maddesinin 5 inci fıkrasında, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, -232 nci maddesinde ise birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere, vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları, bunların dışında kalanların birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (1/1/2020 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.400,00 TL'yi geçmesi veya bedeli 1.400,00 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecburi olduğu, -262 nci maddesinde maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade ettiği, -267 nci maddesinde, emsal bedelinin, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olduğu, emsal bedelinin sıra ile ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esasına göre tayin edileceği, -269 uncu maddesinde, iktisadi işletmelere dahil bulunan gayrimenkullerin maliyet bedeliyle değerleneceği, -270 inci maddesinde de gayrimenkullerde, satın alma bedelinden başka, noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükelleflerin serbest oldukları hükümleri yer almaktadır. Öte yandan, 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, -4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı işlem olduğu ve hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-8.) bölümünde ise arsa karşılığı inşaat işlerinde KDV uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. İlgide kayıtlı özelge talep formu ile eklerinin incelenmesinden; ...'ün yapı müteahhidi olduğu, Kooperatifiniz tarafından ...'e inşaat taahhüt hizmeti verildiği ve inşaat taahhüt hizmeti karşılığında bedelin ayni olarak tahsil edileceği anlaşılmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Kooperatifiniz ile ... arasında düzenlenen sözleşme uyarınca, Kooperatifiniz tarafından verilen inşaat taahhüt hizmetinin, KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, inşaat taahhüt hizmeti karşılığında ... tarafından Kooperatifinize devredilecek konut veya işyeri teslimlerinde genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28979, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28979", "ozelgeNo": "63852321-130[38-2019/20-1558]-38281\t", "ozelgeTarih": "2020-04-27", "baslik": "Hasılat Esaslı Vergilendirme\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kooperatifinizin toplu taşıma işi ile iştigal ettiği, katma değer vergisi (KDV) yönünden hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamında vergilendirildiğinizden bahisle üyelerinizden toplayacağınız aidatların hasılat esaslı vergilendirme matrahına dahil edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 1 inci maddesinde; Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti kapsamındaki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tâbi olduğu, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının ve bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 38 inci maddesinde hasılat esaslı vergilendirme usulü düzenlenmiş, anılan maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki Kararda ise bazı otobüs işletmelerinin bu usule göre hasılatlarına uygulanacak vergi oranı % 1,5 olarak belirlenmiş, ayrıca mükelleflerin bu kapsamda vergilendirilebilmeleri için münhasıran tanımlanan faaliyetle iştigal etmeleri, bu faaliyetin yanında, kapsama girmeyen başka bir faaliyetlerinin bulunmaması şarta bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (V/A-2.5.) bölümünde, \" ... Bu kapsamda vergilendirilenler, özel halk otobüsü işletmeciliği ile ilgili elde ettikleri diğer hasılatı da (amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışları, reklam gelirleri vb.) hasılat esaslı vergilendirme matrahına dahil ederler. \" açıklaması yer almaktadır. 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin \"1.3. Aidatlar\" başlıklı bölümünde; \" Üyelerden veya katılımcılardan alınan aidatlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemek şartıyla KDV'nin konusuna girmemektedir. Örneğin, dernek tüzüğünde belirtilen gelirlerden olan üye aidatları KDV'ye tâbi tutulmayacaktır. Ancak, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan bir kooperatifin ticari nitelikteki teslim ve hizmetlerinin karşılığında yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi tutulacaktır. Örneğin, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri gibi kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin üyeleri tarafından yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi bulunmaktadır. Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kooperatifin ortak giderleri karşılamak (üyelerin güvenlik, bahçıvanlık, havuz ve sosyal tesislerin bakımı, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi) amacıyla tahsil ettiği aidatlar ise ticari mahiyet arz etmediğinden KDV'ye tabi tutulmayacaktır .\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV yönünden hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen Kooperatifinizin ortak giderler için üyelerden topladığı aidat ödemelerini hasılat esaslı vergilendirme matrahına dahil etmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7936, "title": "Madde 38 Hasılat esaslı vergilendirme", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32241, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32241", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.340877", "ozelgeTarih": "2020-04-22", "baslik": "Göl soğanı bitkisinin kurutulmuş yaprakları ve çiçeklerinin tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 1211.90.86.00.49 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen ve çayırlık, bataklık arazilerde doğal olarak yetişen, hem çiçek soğanlarının hem de yeşil aksamının (yaprakları ve çiçekleri) başta galanthamine olmak üzere bir çok önemli alkoloidi içermesi nedeniyle tıbbı aromatik bitki olarak ilaç sanayinde çocuk felci aşısı ve alzheimer aşısı üretiminde kullanılan göl soğanı bitkisinin kurutulmuş yaprakları ve çiçeklerinin tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; - A/10 uncu sırasında, TGTC'nin \"12 no.lu faslında yer alan mallar (yalnız; sebze ve meyveler, bunların tohum çekirdek ve sporları, nane, şeker kamışı, pamuk tohumu ve çiğiti, yağlı tohum ve meyvelerin un ve kaba unları)\", - B/18 inci sırasında, \"Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veya ithaline izin verilen beşeri tıbbi ürünler, bu ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve etkin madde üretiminde kullanılan hammaddeler,\", - B/20 nci sırasında ise \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veteriner ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar (veteriner kozmetikleri hariç), bu ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve bu etkin maddelerin üretiminde kullanılan hammaddeler,\" yer almakta olup, bu ürünlerin ithal ve yurtiçi tesliminde KDV oranı %8'dir. Öte yandan, TGTC'nin 12 nci faslının 12.11 tarife pozisyonunda, \"Bitki ve bitki kısımları (tohum ve meyveler dahil) (esas olarak parfümeride, eczacılıkta, böcek ya da mantar öldürücü veya benzeri amaçlarla kullanılan cinsten olanlar) (taze, soğutulmuş, dondurulmuş veya kurutulmuş, kesilmiş, ezilmiş veya toz haline getirilmiş olsun olmasın)\" düzenlenmiş; bu fasla ait GTİP numaraları arasında 1211.90.86.00.49 \"Diğerleri\" de sayılmıştır. Diğer taraftan, göl soğanı bitkisiyle ilgili görüşüne başvurulan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünden alınan yazıda; ülkemizde üretimi yapılmak istenen veya ithal edilmek istenen başta takviye edici gıdalar ve bitki çayları olmak üzere gıdaların bileşiminde yer alabilen bitkiler/bitki kısımları veya bunlardan elde edilen bitkisel preparatların (ekstre, uçucu yağ vb.) kullanılıp kullanılmayacağının \"Bitki Listesi\" ve \" Zehirli ve Zararlı Oldukları İçin Gıda Amaçlı Kullanımlarda Yasaklanması Gereken Bitkiler Listesi\" kapsamında düzenlenmekte olduğu, göl soğanı bitkisinin, mevcut gıda amaçlı Bitki Listesinde yer almadığı, ayrıca teslime konu 1211.90.86.00.49 GTİP numarası kapsamındaki ürünlerin Genel Müdürlüklerinin zirai karantina kontrol ve denetimine dair ürünler arasında da bulunmadığı belirtilmiştir. Söz konusu bitkiyle ilgili görüşüne başvurulan Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan alınan yazıda ise; halihazırda Kurumlarından ruhsatlı/ara ürün izin belgeli göl soğanı ekstresi içeren beşeri tıbbi ürün veya geleneksel tıbbi ürün bulunmadığı, kayıtlarının tetkikinde Şirketiniz adına ilgili Kurum tarafından düzenlenmiş herhangi bir izin belgesi veya ruhsatnamenin mevcut olmadığı, söz konusu ürünün ilgili Kararnamenin II/B-18 inci sırası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı ifade edilmiştir. Buna göre, TGTC'nin 1211.90.86.00.49 \"Diğerleri\" GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen göl soğanı bitkisinin kurutulmuş yaprakları ve çiçeklerinin ithal ve yurt içi tesliminde genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28980, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28980", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.07.16.02-130[KDV.2017.203]-74894", "ozelgeTarih": "2020-04-21", "baslik": "Tübitak tarafından desteklenen proje kapsamında hizmet alımında KDV.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile; Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olarak çalıştığınız, Kurumunuzun TÜBİTAK tarafından desteklenen projeleri de yürüttüğü ve proje bütçelerinin Kurum bütçesinden bağımsız olarak yürütüldüğü, proje bütçesinin yatırılabilmesi için Defterdarlık kanalı ile Ziraat Bankasında projeye özel hesap açıldığı ve proje bütçesinin TÜBİTAK tarafından bu hesaba yatırıldığı ve harcamaların da bu özel hesaptan karşılandığı belirtilerek; - Söz konusu proje harcamalarının AR-GE harcaması kapsamında değerlendirilip, hizmet alımlarının katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmayacağı, - KDV'den istisna olmaması durumunda harcamalar üzerinden KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı, - KDV tevkifatı yapmanızın gerekmesi halinde nasıl beyan edeceğiniz konularında Başkanlığımızdan görüş istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun, - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalinin KDV'ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"Beyan\" başlıklı (1/C-2.1.1.1) bölümünde; \"Genel bütçeli idareler, tevkif ettikleri KDV için sorumlu sıfatıyla beyanname vermezler, tevkif edilen KDV doğrudan bunların muhasebe birimlerince gelir kaydedilir. Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan karşılanması halinde tevkif edilen KDV, söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecektir.\" -\"Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı (I/C-2.1.3.1) bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir. a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, ... 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan ödenmesi tevkifat uygulamasına engel değildir... \" ifadelerine yer verilmiş olup, Tebliğin (I/C-2.1.3.2) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler ve söz konusu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Enstitünüzün Ar-Ge çalışmaları kapsamındaki \"TÜBİTAK 214 O 003 No.lu Cin Mısırında Adaptasyon Yeteneği Yüksek, Kaliteli, Verimli, Yerli Hat ve Çeşitlerin Geliştirilmesi\" projesinin yürütülmesine yönelik olarak yapacağı hizmet alımları genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi tutulacak olup, alımlara ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan karşılanması söz konusu olduğundan hizmet türüne göre Tebliğde belirlenen oranda tevkif edilen KDV'nin 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33627, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33627", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.56]-45562\t", "ozelgeTarih": "2020-04-21", "baslik": "Sanayi sicil belgesinin bulunmaması halinde KDV Kanunu Geçici 39. maddesinde yer alan istisnadan faydalanıp faydalanamayacağı\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 23/12/2019 tarihinde kurulan Şirketinizin 9/1/2020 tarihinde … Müdürlüğüne sanayi sicil belgesi almak üzere başvuruda bulunduğu, Müdürlüğün 9/1/2020 tarih ve 1272028 sayılı yazısıyla faaliyetinizin sanayi siciline kayıt için uygun olan bir faaliyet olduğu ve sanayi siciline işletmenizin ön kaydının yapıldığının bildirildiği belirtilerek söz konusu yazıya istinaden 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 39 uncu maddesinde yer alan istisnadan faydalanıp faydalanamayacağınız sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun geçici 39 uncu maddesinde; \"17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz katma değer vergisi mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimleri ile 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimleri 31/12/2022 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesnadır. ... İmalat sanayiinde kullanılmak üzere istisna kapsamında teslim edilecek makine ve teçhizatı belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan süreyi iki yıla kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.\" hükmü yer almaktadır. Söz konusu istisna uygulamasına yönelik belirlemelerin yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-9.) bölümünde; \" İstisnadan, 6948 sayılı Kanuna göre sanayi sicil belgesini haiz KDV mükellefleri yararlanır . \" açıklamasına yer verilmiştir. Konuya ilişkin olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınan yazıda; \"6498 sayılı Sanayi Sicil Kanununun 2 inci maddesi gereği sanayi işletmeleri faaliyete başladıkları tarihten itibaren iki ay içinde sanayi siciline kaydolmak zorundadır. Kaydolan işletmelere Sanayi Sicil Belgesi düzenlenmektedir. 6948 sayılı Kanunun 2 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan \"Sanayi işletmeleri üretim faaliyetine başlamadan önce sanayi siciline ön kayıt olmak zorundadır. Sanayi işletmelerine işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlemesi için sanayi siciline kaydolduğuna dair yazı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı veren idareler tarafından aranır.\" hükmü çerçevesinde henüz fiilen üretime başlamamış işyeri açma ve çalışma ruhsatı alma aşamasında olan sanayi işletmeleri ruhsatı düzenleyecek idareye ibraz etmek üzere Bakanlığımız Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerinden sanayi siciline ön kayıt olduğuna dair yazı almaktadırlar, ancak ön kayıt yazısı alan işletmelere Sanayi Sicil Belgesi düzenlenmemektedir.\" şeklinde görüş bildirilmiştir. Buna göre, sanayi sicil belgesini haiz olmadığı anlaşılan Şirketinizin 3065 sayılı Kanunun geçici 39 uncu maddesinde yer alan istisnadan faydalanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7989, "title": "Geçici Madde 39 (7103 Sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen Geçici Madde; Yürürlük: 01.05.2018)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25709, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25709", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.48.15.01-130-39607\t", "ozelgeTarih": "2020-04-16", "baslik": "Evsel katı atıkların toplanması, taşınması ve bertaraf edilmesi hizmetlerinde tahsil edilen KDV nin beyanı ve belge düzeni\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, \"Atıksu Altyapı ve Evsel Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik\" gereğince evsel katı atıkların toplanması ve taşınması hizmetini veren ilçe belediyeleri ile atığın bertaraf edilmesi hizmetini veren … Büyükşehir Belediyesi tarafından katlanılan toplam sistem maliyetinin hizmetten yararlananlara yansıtıldığı, yapılan hizmetin karşılığını teşkil eden bedelin ise su faturaları ile tahsil edilmesinin gerektiği, Genel Müdürlüğünüzce tahsil edilen tutarın tamamının ve buna ilişkin katma değer vergisinin (KDV) ilgili ilçe belediyesine ve büyükşehir belediyesine aktarıldığı, su faturalarında gösterilmesi gereken hizmet bedelinin ve buna ilişkin KDV nin, hizmetin Genel Müdürlüğünüzce verilmemesi nedeniyle ilgili ilçe belediyeleri ve büyükşehir belediyesi tarafından beyan edilmesi gerektiğinin düşünüldüğü belirtilerek, evsel katı atık hizmetine esas olan bedele uygulanacak KDV oranı ve verginin beyanı ile belge düzeninin ne şekilde olacağı hususlarında görüş sorulmaktadır.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Anılan Tebliğin (2.4.) bölümünde, iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliğinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun beşinci bölümünün \"4-Çevre Temizlik Vergisi\" başlıklı bölümünün mükerrer 44 üncü maddesinde; \" Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabidir. Genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların kuracakları birlikler, darülaceze ve benzeri kuruluşlar ve üniversiteler tarafından münhasıran hizmetlerinde kullanılan binalar, Kızılay Genel Merkezi ile şubeleri ve kampları, Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait öğrenci yurtları, korumalı işyerleri ile umuma açık ibadet yerleri, karşılıklı olmak şartıyla elçilik ve konsolosluk hizmetlerinde kullanılanlarla elçilerin ikametine mahsus olan binalar, milletlerarası kuruluşlar ve bunların temsilcilikleri tarafından kullanılan binalar ile bunların müştemilatı vergiye tâbi değildir. Verginin mükellefi, binaları kullananlardır. Mükellefiyet binanın kullanımı ile başlar. Konutlara ait çevre temizlik vergisi, su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına büyükşehirlerde 15 YKr, diğer yerlerde 12 YKr olarak hesaplanır. İşyerleri ve diğer şekilde kullanılan binalara ait Çevre Temizlik Vergisi, Kanunda belirtilen tarifeye göre alınır ve büyükşehirlerde % 25 artırımlı uygulanır. Belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak, su ihtiyacını belediyece tesis edilmiş su şebekesi haricinden karşılayan konutlara ilişkin çevre temizlik vergisi, Kanunda belirtilen tarifenin yedinci grubunun belediye meclisince belirlenecek derecesi üzerinden hesaplanır. Su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle hesaplanan çevre temizlik vergisi, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle tahakkuk etmiş sayılır. Bu suretle tahakkuk eden vergi, su tüketim bedeli ile birlikte belediyelerce tahsil edilir. Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlardaki çevre temizlik vergisi ise 20.11.1981 tarihli ve 2560 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan su ve kanalizasyon idarelerince tahsil edilir. \" hükümleri yer almaktadır. Ayrıca, 27/10/2010 tarihli ve 27742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik\"in; -\"Kapsam\" başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, bu Yönetmeliğin evsel katı atıklar için toplama, taşıma, aktarma, geri kazanım (kompost, yakma) ve bertaraf tesisleri kurulması, işletilmesi, kapatılması ve kapatma sonrası izlenmesi ve bakımına ait tam maliyet esaslı tarifelerin belirlenmesinde uyulacak usul ve esasları kapsadığı, -\"Tanımlar\" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, evsel katı atık idarelerinin büyükşehir belediyelerini, diğer belediyeleri ve belediye birliklerini ifade ettiği, -Aynı maddenin birinci fıkrasının (j) bendinde, bu Yönetmeliğin uygulanmasında tam maliyet esaslı tarifenin atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında ortaya çıkan toplam sistem maliyetinin bu hizmetlerden yararlananlara yansıtılmasına yönelik yöntemi ve bu yöntemle hesaplanmış ücretler listesini ifade ettiği, -Yine aynı maddenin (m) bendinde ise söz konusu Yönetmeliğin uygulanmasında ücret tabirinin, 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44 üncü maddesi hükmü gereği çevre temizlik vergisi ile aynı Kanunun 87 nci maddesi uyarınca kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve 2560 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değeri ifade ettiği, -\"Faturalandırma\" başlıklı 22 nci maddesinde de, atıksu ve evsel katı atık hizmetlerine ait ücretlendirmenin yapılan hizmetin karşılığı olarak müstakilen, düzenli aralıklarla su faturaları üzerinden yapılacağı belirtilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında … Büyükşehir Belediyesine bağlı ilçe belediyeleri bünyesinde yürütülen evsel katı atıkların toplanması ve taşınması hizmeti ile Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen katı atıkların bertaraf edilmesi hizmetinin belediyelerin asli görevleri arasında kamusal nitelikte bir hizmet olması, piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliğine yol açacak nitelikte ticari bir faaliyet olmaması ve söz konusu hizmetin bedelinin \"çevre temizlik vergisi\" adı altında tahsil edilmesi nedeniyle Belediyeniz bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşması söz konusu olmayacaktır. Öte yandan; kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından Belediyenizden özel olarak talep edilen evsel katı atıkların toplanması ve taşınması hizmeti ile katı atıkların bertaraf edilmesi hizmetinin Belediyeniz tarafından bir bedel mukabilinde yerine getirilmesi halinde, verilen bu hizmetler dolayısıyla Belediyeniz bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşacağı ve oluşan bu iktisadi kamu kuruluşunun kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekeceği tabiidir. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 3065 sayılı KDV Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin ve genel ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu; ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında … Büyükşehir Belediyesine bağlı ilçe belediyeleri bünyesinde yürütülen evsel katı atıkların toplanması ve taşınması hizmeti ile Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen katı atıkların bertaraf edilmesi hizmetinin belediyelerin asli görevleri arasında kamusal nitelikte bir hizmet olması, piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliğine yol açacak nitelikte ticari bir faaliyet olmaması ve söz konusu hizmetin bedelinin \"çevre temizlik vergisi\" adı altında tahsil edilmesi nedeniyle Belediyeniz bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşması söz konusu olmayacağından, Genel Müdürlüğünüzce düzenlenen su faturalarında yer alan söz konusu hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanmayacaktır. Diğer taraftan, Genel Müdürlüğünüzce tahsil edilen tutarların ilgili ilçe belediyesine ve büyükşehir belediyesine aktarılması nedeniyle de KDV hesaplanmayacağı tabiidir. Öte yandan; kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından Belediyenizden özel olarak talep edilen evsel katı atıkların toplanması ve taşınması hizmeti ile katı atıkların bertaraf edilmesi hizmetinin bir bedel karşılığı verilmesi üzerine Belediyeniz bünyesinde oluşan iktisadi kamu kuruluşunun bu işlemleri 3065 sayılı Kanunun 1/3-g maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır. Vergi Usul Kanunu Yönünden: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların, esas itibarıyla, mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, aynı Kanunun 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tarif edilmiş; 230 uncu maddesinde, faturanın şekline/muhteviyatına, 232 nci maddesinde de fatura kullanma mecburiyetine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Bunun yanı sıra; -164 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (III.) bölümünde; \" ...Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre yukarıda sayılan belgeleri düzenleyeceklerdir. Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine 'Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir' ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile belirleyeceklerdir. \", - Güncel Şekli ile Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmeliğin (13/e) maddesinde; \"Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler kullanacakları belgeleri Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinde belirtilen bilgileri taşıması kaydıyla anlaşmalı matbaalar dışındaki matbaalara da bastırabilirler. Ancak, bu şekilde belge bastırılması halinde, belgenin üzerine \"Vergi Usul Kanunu Yönetmelik hükümlerine tabi değildir.\" ibaresinin yazılması zorunludur. ... \" açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, mezkur Yönetmeliğin (13/e) maddesinde sayılan mükellefler tarafından Vergi Usul Kanunu kapsamında düzenlenmesi gereken belgelerin ilgili Yönetmelik hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara bastırılma veya mezkûr Genel Tebliğ uyarınca notere tasdik ettirilme şartı aranmamakta, ancak zorunlu asgari bilgileri taşıması gerekmektedir. Diğer taraftan mezkûr Tebliğ ile Yönetmeliğin verdiği izin gereği bu tür belgeleri kullanan işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların, kullanacakları belgelere \"Kurumlar Vergisinden Muaftır\" şerhi koymaları gerektiği 206 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Buna göre, belediyelerin tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi veya KDV açısından mükellefiyetinin bulunmaması durumunda Vergi Usul Kanunu hükümlerince belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, bünyelerinde iktisadi işletme oluşturacak şekilde faaliyette bulunulması dolayısıyla kurumlar vergisi veya KDV açısından mükellefiyet tesis edilmesi durumunda, anılan Kanun hükümlerine göre belge düzenleme ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekmekte olup, bu kapsamda, Vergi Usul Kanunu gereğince düzenlenecek/kullanılacak belgelerin yukarıda yer verilen düzenlemeler ve usuller dahilinde düzenlenmesi/kullanılması gerekmektedir. Diğer taraftan, kurumlar vergisi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyetin bulunmaması halinde ise belediyelerin KDV'ye tabi işlemleri ile ilgili olarak fatura düzenlemesi mümkün bulunmakta olup, fatura düzenlenmemesi durumunda, bu işlemlerini tabi olduğu ilgili mevzuata göre geçerli olan ve faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva eden bir belge düzenleyerek de tevsik etmesi mümkün bulunmaktadır. Buna göre; 1. Belediyelere bağlı iktisadi işletmeler tarafından abonelerine yapılan su teslimlerine ilişkin olarak, yukarıda belirtilen hususlara riayet edilerek aboneler adına fatura düzenlenmesi gerekmekte olup, faturalara \"Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir.\" ibaresinin kaşe ile basılması veya matbaa baskısı ile belirtilmesi, ayrıca kurumlar vergisinden muaf olunması halinde \"Kurumlar Vergisinden Muaftır\" şerhi konulması icap etmektedir. 2. Belediye bünyesinde yürütülen evsel katı atıkların bertaraf edilmesi hizmetinin belediyelerin asli görevleri arasında, kamusal nitelikte bir hizmet olması nedeniyle belediye bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşması söz konusu olmayacağından, bu hizmetlere ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu kapsamında belge düzenleme zorunluluğu bulunmamakta olup, bu durumda belediyeler tarafından söz konusu hizmetlere ilişkin katlanılan sistem maliyetinin hizmetten yararlananlara/abonelere (çevre temizlik vergisi adı altında) aktarımının, tabi olunan mevzuata göre düzenlenecek belgelerle tevsik edilmesi mümkündür. Bu bakımdan belediye bünyesinde yürütülen evsel katı atıkların bertaraf edilmesi hizmeti dolayısıyla abonelere yansıtılacak tutarların (çevre temizlik vergisi), ilgili mevzuat dahilinde su faturalarına dahil edilmesi suretiyle tahsilinde Vergi Usul Kanunu uygulaması bakımından bir sakınca bulunmamasının yanı sıra, su fatura bedeli ile birlikte tahsil edilen söz konusu tutarların ilgili belediyeye aktarımında da Vergi Usul Kanunu kapsamında belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak; kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından belediyeden özel olarak talep edilen evsel katı atıkların toplanması ve taşınması hizmeti ile katı atıkların bertaraf edilmesi hizmetinin belediye tarafından bir bedel mukabilinde yerine getirilmesi halinde, verilen bu hizmetler dolayısıyla belediye bünyesinde iktisadi kamu kuruluşu oluşacağından yukarıda belirtilen usuller çerçevesinde fatura düzenleme yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7755, "title": "Madde 1 Verginin konusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32242, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32242", "ozelgeNo": "96842599-130[28-2020/1]-E.25344", "ozelgeTarih": "2020-04-15", "baslik": "Toptan balık teslimleri ile işlem görmüş balık teslimlerinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda özetle; Şirketinizin alabalık yetiştiriciliği ve alabalık işleme tesisinde faaliyet göstermekte olduğu, Şirketinizce yetiştirilen ve diğer üreticilerden fatura karşılığı satın alınan alabalıkların, kendinize ait tesiste fileto (omurgası çıkarılmış, yüzgeçleri ve iç organları alınmış, derisi yüzülmüş veya yüzülmemiş balık eti), vide (gıdaların pişirilmeye hazırlanması, lezzetlendirilip vakum poşeti içinde havası alınarak vakumlanması, kaynatmaya oranla daha düşük kontrollü ısı uygulanmış su banyosu içerisinde ürünlerin pişirilmesi süreci) ve füme (et ve balıkları saklama şekli, etleri ateşle temas etmeden, ateşten çıkan duman içinde bir çeşit pişirme işlemi) gibi ürün haline getirilerek büyük bir kısmının ihraç edildiği, kalan kısmının iç piyasaya, bir kısmının da işlemeden bütün halde satıldığı belirterek, söz konusu balıkların alış ve satışında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 6 ncı sırasında 1994 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 2 nci maddesiyle yapılan değişiklikle; toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunanlara yapılan balık teslimleri ile bu malların bunlar tarafından gerçek usule tabi KDV mükelleflerine tesliminin %1 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bununla birlikte, aynı BKK eki (II) sayılı listenin (A/1-c) sırası uyarınca Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 3 no.lu faslında yer alan malların (0301.10 pozisyonunda yer alan süs balıkları hariç) teslimleri, (A/12) nci sırası uyarınca da TGTC'nin 16 no.lu faslında yer alan malların teslimleri %8 oranında KDV'ye tabidir. TGTC'nin 3 no.lu faslında, \"Balıklar, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar ve suda yaşayan diğer omurgasız hayvanlar\"; 16 no.lu faslında ise \"Et, balık, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar veya diğer su omurgasızlarının müstahzarları\" tanımlanmıştır. Ayrıca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Toptancı Hallerinde Faaliyet Gösterenler Tarafından Yapılan Teslimler\" başlıklı III/B kısmının (2.3.) bölümünde, \"2007/13033 sayılı Kararnamenin eki (I) sayılı listenin 6 ncı sırasına göre, ilgili mevzuata göre toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara ve bunlar tarafından gerçek usule tabi KDV mükelleflerine yapılan taze sebze ve meyve (mamulleri hariç) teslimleri (% 1) oranında KDV'ye tabidir. Toptancı hallerinde faaliyet gösteren bazı mükellefler, kendi işletmelerine ait mallar ile toptancı hallerindeki diğer işletmelerden satın aldıkları malları toptancı halleri dışındaki ünitelerinde satışa sunabilmektedir. Toptancı hallerinde faaliyet gösterenlerin, hallerden temin ettikleri taze sebze ve meyveleri hal dışındaki ünitelerinde satmaları halinde de Kararname hükümlerine göre işlem yapılır ve bu ünitelerden gerçek usule tabi KDV mükelleflerine yapılan teslimlerde (% 1), diğer teslimlerde ise (% 8) KDV oranı uygulanır.\" açıklaması yer almaktadır. Diğer taraftan, KDV mevzuatında perakende tanımı ve toptan/perakende ayrımı, yalnız söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 1, 2 ve 3 üncü sırasında sayılan malların teslimine uygulanacak KDV oranı bakımından hüküm ifade etmekte olup, bu listenin 6 ncı sırasında sayılan mallar bakımından böyle bir durum söz konusu değildir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; I- Şirketinizin balık alımlarıyla ilgili olarak; 1) Toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunmanız halinde bu yerdeki işletmenize yapılan teslimlerde %1, 2) Toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunmamanız halinde, (a) Alım yapmış olduğunuz mükelleflerin toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunması durumunda bu mükelleflerin; - Bu yerler içindeki işletmelerinden veya - Balıkların yalnızca toptancı halindeki veya su ürünleri toptan satış yerindeki kendi iş yerlerinden, kendilerinin faaliyette bulunduğu toptancı halindeki veya su ürünleri toptan satış yerindeki diğer işletmelerden ya da farklı toptancı halleri veya su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunan işletmelerden temin edilmesi şartıyla, bu yerlerin dışındaki mağazalarından/ünitelerinden firmanıza balık teslim edilmesi halinde %1, (b) Alım yaptığınız mükelleflerin toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunmaması halinde, bu balık teslimlerinde söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (A/1-c) sırasına göre toptan/perakende ayrımına bakılmaksızın %8, 3) Yukarıda sayılanlar dışında yapılan alımlarda %8, II- Şirketiniz tarafından yetiştirilen veya diğer üreticilerden satın alınan balıkların işlenmeden bütün halde satışıyla ilgili olarak; 1) Toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunmanız halinde; (a) Bu yerler içinde gerçek usule tabi KDV mükelleflerine yapacağınız balık teslimleri %1, (b) Balıkların yalnızca toptancı halindeki veya su ürünleri toptan satış yerindeki kendi iş yerinizden, faaliyette bulunduğunuz toptancı halindeki veya su ürünleri toptan satış yerindeki diğer işletmelerden ya da farklı toptancı halleri veya su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunan işletmelerden temin edilmesi şartıyla, bu yerlerin dışındaki mağazalarınızdan/ünitelerinizden yapılacak balık teslimleri %1, (c) Toptancı halleri veya su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunsanız dahi, balıkların, toptancı halleri veya su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunan iş yerleri dışındaki kaynaklardan (hal kayıt sistemine kayıtlı olmakla birlikte toptancı halinde faaliyette bulunmayan diğer işletmeler dahil) satın alınarak, toptancı haline veya su ürünleri toptan satış yerine getirilmeden, bu yerler dışındaki mağazalarınızdan/ünitelerinizden yapılacak balık teslimleri, alıcının gerçek usulde KDV mükellefi olup olmadığına bakılmaksızın %8, 2) Toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunmamanız halinde; satış yaptığınız mükelleflerin toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunması durumunda bu yerler içindeki işletmelere yapılacak balık teslimleri %1, 3) Yukarıda sayılanlar dışında yapılan satışlarda %8 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, balıkların; - Ürünün yapısı ve karakteri değiştirilmeden, ayıklanmak ve/veya kesilmek suretiyle, toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunanlar ile bunlar tarafından gerçek usule tabi KDV mükelleflerine teslimi %1, - Tütsüleme, buharda pişirme gibi çeşitli yöntemlerle işleme tabi tutulmak suretiyle ürünün karakterini ve yapısını değiştirecek şekilde hazırlanarak teslimi, alıcı ve satıcının toptancı halleri ve su ürünleri toptan satış yerlerinde faaliyette bulunup bulunmadığına bakılmaksızın %8 oranında KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32243, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32243", "ozelgeNo": "21152195-130[2020/2666]-E.132974", "ozelgeTarih": "2020-04-15", "baslik": "Pastörize likit yumurtanın KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, pastörize likit yumurta tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. 2/1/2020 tarihli ve 30996 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1994 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2007/13033 sayılı Karara ekli (I) sayılı listenin 3 üncü sırasının sonuna \"tavuk yumurtası\" ibaresi eklenmiştir. 2007/13033 sayılı Karara ekli (II) sayılı listenin A/2 nci sırasında ise Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 4 no.lu faslında yer alan mallar (0408.11.20.00.00, 0408.19.20.00.00, 0408.91.20.00.00, 0408.99.20.00.00 pozisyonlarında yer alan mallar hariç) sayılmıştır. Diğer taraftan, 2017/42 No.lu Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği (2014/55)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 1 nci maddesinde, yumurta \" Gallus gallus var. domesticus türüne ait tavuklardan elde edilen ve doğrudan insan tüketimine sunulmaya veya işlenmek suretiyle yumurta ürünlerinin hazırlanmasına uygun olan ve kırık, kuluçkalanmış ve pişmiş yumurtalar haricindeki kabuklu yumurtayı ifade eder \" şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre, pastörize likit yumurta 2007/13033 sayılı Karara ekli (I) sayılı listenin 3 üncü sırası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu ürünün toptan veya perakende teslimi ile ithalinin, 2007/13033 sayılı Karara ekli (II) sayılı listenin A/2 nci sırası kapsamında değerlendirilerek %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28981, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28981", "ozelgeNo": "64597866-130-10684\t", "ozelgeTarih": "2020-04-14", "baslik": "Havayolu ile yolcu taşımacılığı hizmetlerinde KDV oranı\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, hava yoluyla yolcu ve yük taşımacılığı faaliyetiyle iştigal ettiğiniz belirtilerek, 2278 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yurt içi hava yoluyla yolcu taşımacılığı hizmetlerinde KDV oranının 1/4/2020-30/6/2020 tarihleri arasında %1'e indirilmesi nedeniyle, söz konusu tarihler arasında belgesi düzenlenerek satışı yapılan ancak uçuş hizmeti 1/7/2020 tarihinden sonra ifa edilecek olan bilet satışlarında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -10 uncu maddesinde, vergiyi doğuran olayın, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile meydana geldiği hüküm altına alınmıştır. KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 oranında KDV uygulanmaktadır. Öte yandan, 2278 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Karar ile 2007/13033 sayılı BKK'ya eklenen ve 1/4/2020 tarihinde yürürlüğe giren geçici 5 inci maddeyle, hava yolu ile yolcu taşımacılığı hizmetlerine 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) %1 oranında KDV uygulanması kararlaştırılmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından 1/4/2020-30/6/2020 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) fatura veya benzeri belgesi düzenlenen ancak hava yolu ile yolcu taşımacılığı hizmeti bu tarih aralığından sonra ifa edilecek olan satışlarda, düzenlenen belgede gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden, bu hizmetlere ilişkin belgenin düzenlendiği tarihte geçerli olan oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28982, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28982", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.291700", "ozelgeTarih": "2020-03-13", "baslik": "Engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilen araç-gereçlerde KDV istisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 31/01/2019 tarihli ve 380609 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunuz ve ilgi (b)'de kayıtlı dilekçenizde, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 8428.10.20.90.11 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığını ve engellilerin havuza indirilmesi ve çıkarılması için kullanıldığını belirttiğiniz \"……….\", 8471.30.00.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığını ve görme engellilerin ekranda bulunan resimleri dokunsal olarak algılamalarını sağladığını belirttiğiniz \"……….\" ve yine aynı GTİP numarasında sınıflandırıldığını ve az gören görme engellilerin cisimleri daha iyi görebilmelerini sağladığını belirttiğiniz \"……..\" isimli malların, engellilerin eğitimleri, meslekleri ve günlük yaşamları için özel olarak üretilen araç-gereçlerden olduğundan bahisle söz konusu malların Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-s maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı ile istisna kapsamındaki ürünlerin demonte olarak ithal edilmesinin istisna uygulamasına tesiri hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-s maddesinde, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve bilgisayar programlarının KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin, söz konusu istisna uygulamasına ilişkin açıklamaların yer aldığı \"Kapsam\" başlıklı (II/E.1.1.) bölümünde; \" Münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin; görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen \"araç-gereç\" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Engelliler dışında engelli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin teslimi, bu istisna kapsamında değildir. İstisna, münhasıran engellilere yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, 8428.10.20.90.11 GTİP numarasında sınıflandırıldığını belirttiğiniz engellilerin havuza indirilmesi ve çıkarılması için kullanılan \"……..\" isimli malın münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri ve günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş araç-gereç olması kaydıyla ithali ve yurt içinde teslimi 3065 sayılı Kanunun (17/4-s) maddesi uyarınca KDV'den istisna olacaktır. Öte yandan, az gören engellilerin cisimleri daha iyi görebilmelerini sağladığını belirttiğiniz \"………\" ile görme engellilerin ekranda bulunan resimleri dokunsal olarak algılamalarını sağladığını belirttiğiniz \"…..\" isimli malların engelliler dışında engelli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olduğundan (bu husus özelge talep formu ekinde ibraz ettiğiniz, malların tanıtım broşürlerinden de açıkça anlaşıldığından), bu malların teslimi, söz konusu istisna kapsamında değerlendirilmemektedir. Ayrıca, istisna kapsamındaki araç ve gereçlerin demonte olarak ithal edilmesi halinde, söz konusu araç ve gereçlere ait parçaların tamamının aynı faturada (dolayısıyla gümrük beyannamesinde) alt kalemler halinde gösterilmesi kaydıyla KDV istisnası kapsamında işlem tesis edilmesi mümkündür. Ancak, söz konusu araç ve gereçlere ait parçaların, bir bütünü oluşturmayacak şekilde ayrı ayrı teslim ve ithalinin ise istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28983, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28983", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-010-226287\t", "ozelgeTarih": "2020-02-26", "baslik": "İTUS sertifikası için aranan özel şartlardan maddi duran varlık toplamının ne şekilde belirleneceği hususu.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; -Şirketinizin 2015 yılına kadar mevcut … Havalimanı İç Hatlar Terminali ile daha sonra yeniden yapılacak İç Hatlar Terminali ile Dış Hatlar Terminallerinin 2032 yılına kadar işletme ihalesini kazandığı, -İhale sonunda imzalanan sözleşmeye istinaden terminalin modernleştirilmesi ve kapasitesinin arttırılmasına yönelik iç hatlar terminalinin yıkılarak yenisinin yapımı, kontuar, yolcu köprüleri, yürüyen merdivenler, güvenlik denetim sistemleri gibi bina, teçhizat ve tesisatın yapımının gerçekleştirildiği, müteakiben söz konusu terminallerin Şirketiniz tarafından işletilmeye başlanıldığı, -Sözleşme kapsamında 2012, 2013 yıllarında yapılan harcamaların \"258- Yapılmakta Olan Yatırımlar\" hesabında muhasebeleştirildiği, 2014 yılı içinde de yatırımların tamamlanarak \"264- Özel Maliyetler\" hesabına kayıt yapıldığı, tamamlanan yatırımların aktifleştirildiğinde \"Özel Maliyetler\" hesabına alınan, 2014 yılı sonu bilançosunda da söz konusu yatırımları oluşturan bina, tesis, makine ve teçhizatın \"Özel Maliyetler\" başlığı altında sınıflandırıldığı, bu kapsamda yapılan yatırım harcamaları toplamının 855.951.437 TL olduğu, 31/12/2014 tarihli bilançoda \"Özel Maliyetler\" başlığı altında yer alan 855.951.437 TL tutarın duran varlıklar toplamını oluşturduğu belirtilerek 31.12.2014 tarihli bilançoda \"264- Özel Maliyetler\" hesabında yer alan tutarın, KDV Genel Uygulama Tebliğine göre İndirimli Teminat Uygulama Sertifikası (İTUS) alımı için aranan şartlardan olan \"Maddi Duran Varlıklar\" toplamına dahil edilip edilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "213 sayılı Vergi Usul Kanununun 272 nci maddesinde, \"Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir. Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının işletme hakkı verilmiş ise, kiracı veya işletme hakkına sahip tüzel kişi tarafından yapılan bir ve ikinci fıkralardaki giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca değerlenir. Kiracının veya işletme hakkına sahip tüzel kişinin faaliyetini icra için vücuda getirdiği tesisata ait giderler de bu hükümdedir. Gayrimenkuller veya elektrik üretim ve dağıtım varlıkları için yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.\" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, mezkur Kanunun 175 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinin \"Hesap Planı Açıklamaları\" başlıklı bölümünde, \"25- Maddi Duran Varlıklar, işletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere edinilen ve tahmini yararlanma süresi bir yıldan fazla olan fiziki varlık kalemlerinin ve bunlarla ilgili birikmiş amortismanların izlendiği hesap grubudur... 258- Yapılmakta Olan Yatırımlar, işletmede, yapımı süren ve tamamlandığında ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılacak olan, her türlü madde ve malzeme ile işçilik ve genel giderlerle ilgili harcamaların izlendiği hesaptır. 26- Maddi Olmayan Duran Varlıklar, herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve işletmenin belli bir şekilde yararlandığı veya yararlanmayı beklediği aktifleştirilen giderler ile belli koşullar altında hukuken himaye gören haklar ve şerefiyelerin izlendiği hesap grubudur... 264- Özel Maliyetler, kiralanan gayrimenkullerin geliştirilmesi veya ekonomik değerinin sürekli olarak artırılması amacıyla yapılan giderler ile (normal bakım, onarım ve temizleme giderleri hariç) bu gayrimenkulün kullanılması için yapılıp kira süresinin sonunda mal sahibine bırakılacak olan, varlıkların bedellerini kapsar.\" açıklamalarına yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/B-1.2.2) bölümünde, Tebliğin (IV/B-1.2.1.) bölümü kapsamında olmayan mükelleflerden maddi duran varlıkları toplamı en az 10.000.000 TL olanlara, Tebliğin (IV/B-1.1.) bölümündeki genel şartları da taşımaları kaydıyla İTUS sertifikası verilebileceği belirtilmiştir. Bu hükümlere göre; kiralanan tesis üzerinde yer alan gayrimenkuller ile gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlere ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun 272 inci maddesi kapsamında yapılan ve normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışındaki sabit kıymet niteliği taşıyan harcamalar, özel maliyet bedeli ile değerlemek suretiyle, kira süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilecek olup, bu kapsamda amortismana tabi tutulan iktisadi kıymetler ayrıca genel hükümlere göre amortismana tabi tutulmayacaktır. Özel maliyet bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi tutulan iktisadi kıymetlerden sadece sözleşme süresi içinde yenilenmesi gerekenler ile kullanım ömrü kira süresine göre daha uzun olan ve kira dönemi bittikten sonra da işletmenin (kiracının) kullanımında (aktifinde) olabilecekler, genel hükümlere göre amortismana tabi tutulacaktır. Bu itibarla, sözleşme süresinin sonuna doğru iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin sözleşme süresi içinde bir daha yenilenmesinin gerekmemesi halinde, genel hükümlere göre amortisman ayrılması söz konusu olmayacaktır. Buna göre, Şirketinizin 2032 yılına kadar işletme hakkını aldığı havalimanında 213 sayılı Kanunun 272 nci maddesi çerçevesinde kiraladığı gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yaptığı giderleri \"Özel Maliyetler Hesabı\"nda muhasebeleştirmesi ve bilançoda \"Maddi Olmayan Duran Varlıklar\" altında takip etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla 31/12/2014 tarihli bilançoda \"Özel Maliyetler\" hesabına kaydedildiği belirtilen 855.951.437-TL tutarındaki duran varlıkların \"Maddi Olmayan Duran Varlıklar\" hesap grubunda yer alması nedeniyle, bu tutarın KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/B/1.2.2) bölümünde belirtilen \"Maddi Duran Varlıklar\" toplamında dikkate alınması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27264, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27264", "ozelgeNo": "61504625-130-E.11281", "ozelgeTarih": "2020-02-24", "baslik": "KDV Muafiyeti hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Belediye Başkanlığınız ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında 2/12/2014 tarihinde imzalanan Protokol kapsamında Kütahya İli …… Mah. …..ada …. parsel, …..ada…. parsel, …. Ada…. parsel, …. ada … parsel, ….. ada ….. parsel üzerinde \"……. Konutları\"nın (…. adet mesken+…. adet işyeri) Belediyenizin özkaynakları ile yapılarak %98'inin tamamlandığı ve satış aşamasına gelindiği belirtilerek söz konusu taşınmazların 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre sözleşme karşılığı hak sahiplerine tesliminde ve açık artırma yoluyla satışı durumunda uygulanması gereken KDV mevzuatı hakkında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde ise iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliğinin; bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. İktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir. Aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemez. Kütahya Belediye Başkanlığının tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte ticari, sınai ve zirai faaliyetleri dolayısıyla tüzel kişiliğine bağlı oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulması gerekecektir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Rezerv Yapı Alanı olan İliniz …..Mahallesi, … ada… parsel, … ada ….parsel,…. ada …. parsel,…. ada…. parsel ile …. ada … parseldeki taşınmazlar üzerine Belediyeniz kaynakları ile inşa ettirilen \"…. Konutları\"nın (…. adet mesken ve … adet işyeri) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre 6306 sayılı Kanun kapsamında Riskli Alan Sınırları içinde bulunan hak sahiplerine ve yine 2886 sayılı Kanuna göre hak sahipleri dışında üçüncü kişilere satışının, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde ve bir bedel mukabilinde gerçekleştirilmesi halinde, bu faaliyetler nedeniyle Kütahya Belediye Başkanlığına bağlı oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekecektir. Ancak, 6306 sayılı Kanun kapsamında Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından Riskli Alan Sınırları içinde bulunan hak sahiplerine dağıtılmak üzere Rezerv Yapı Alanında inşa ettirilen konutların hak sahiplerine herhangi bir bedel alınmaksızın teslim edilmesi halinde ise bu işlemler nedeniyle iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, -1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların, -1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı maddede ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin, Türk tabiiyetinde bulunup bulunmamalarının, ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun 17/4-p maddesi gereğince, Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV'den istisnadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.15.) bölümünde; \"... 6770 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine \"belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler\" ibaresi eklenmiştir. 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine göre, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı (belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları hariç) KDV'den istisnadır. Diğer taraftan, bölge sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan belediyelerin bu amaçları kapsamında yapmış oldukları işlemler KDV'nin konusuna girmemekle birlikte, belediyelerin ticari, sınai, zirai veya mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi uyarınca KDV'ye tabidir. Belediyelerin veya il özel idarelerinin bünyesinde bir iktisadi işletme oluşması halinde KDV mükellefiyetinin, belediye veya il özel idarelerinin adına değil, bunların bünyesinde oluşan iktisadi işletme adına tesis edilmesi gerekmektedir. Belediye veya il özel idarelerine ilişkin mükellefiyet tesisinde, söz konusu iktisadi işletmelerin faaliyet konuları dikkate alınacak ve unvanında faaliyet konusuna yer verilecektir. Buna göre, belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları, 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, söz konusu iktisadi işletmelerin taşınmaz satışlarında genel hükümlere göre KDV uygulanacaktır.\" açıklamaları yapılmıştır. Buna göre, Kütahya İli …… Mah. …. ada …parsel, … ada ….parsel, …. ada …. parsel, ….. ada ….. parsel, … ada …. parseldeki taşınmazlar üzerine Belediyeniz kaynakları ile inşa ettirilen \"….. Konutları\"nın (…..adet mesken+ …. adet işyeri) 2886 sayılı Kanuna göre sözleşme karşılığı hak sahiplerine tesliminde ve açık artırma yoluyla satışı durumunda; -Belediyeniz tarafından Riskli Alan Sınırları içindeki bölgede oturan hak sahiplerine dağıtılmak üzere Rezerv Yapı Alanında inşa ettirilen konutların bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde ve bir bedel mukabilinde gerçekleştirilmesi halinde, bu faaliyetler nedeniyle Belediyenize bağlı iktisadi kamu kuruluşu oluşacağından bu teslimler nedeniyle KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan söz konusu taşınmazların hak sahiplerine herhangi bir bedel alınmaksızın teslim edilmesi halinde bu işlemler nedeniyle iktisadi kamu kuruluşu oluşmadığından bu teslimlere ilişkin KDV hesaplanmayacaktır. -Söz konusu konut ve iş yerlerinin 2886 sayılı Kanuna göre üçüncü kişilere açık artırma usulü ile satışı ise Kanunun (1/3-d) maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7755, "title": "Madde 1 Verginin konusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7718, "title": "Madde 2 Mükellefler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22273, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22273", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-010.01-132545\t", "ozelgeTarih": "2020-02-05", "baslik": "Düzenleme Şeklinde G.Menkul Hissesi Karşılığı İnş. Yapımı ve Sözl. istinaden yapılan inşaatın vergi kanunları karşısındaki durumu.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ile yüklenici arasında imzalanan \"Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Hissesi Karşılığında İnşaat Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi\" kapsamında … ilçesinde Şirketinize ait olan arsa üzerinde yüklenici tarafından 2015 yılında tamamlanması planlanan bağımsız birimler için parselden yapılan satışlar neticesinde daire sahiplerine 2014/6 dönemi itibariyle fatura kesildiği belirtilerek, yükleniciye arsa teslimi ve yüklenici tarafından inşaat işi/konut veya işyeri tesliminin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) mevzuatı karşısındaki durumu sorulmaktadır.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun \"Bilânço Esasında Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde ise, bilânço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinde de safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmıştır. Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar \"dönemsellik\" ve \"tahakkuk esası\" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Bu hükümler çerçevesinde, düzenleme şeklinde gayrimenkul hissesi karşılığında inşaat yapımı ve satış vaadi sözleşmesi kapsamında şirketinize ait arsa üzerine inşa edilen bağımsız bölümlerin şirketinize olan maliyeti, aktifinizde kayıtlı bulunan ve müteahhit tarafından üzerine bağımsız bölümler inşa edilen arsanın maliyet bedeli olduğundan, bu bedelin şirketinize kalacak dairelerin brüt kapalı alanları dikkate alınmak suretiyle her bir bağımsız bölüme dağıtılması suretiyle hesaplanan tutar ile söz konusu dairelerin her birinin satış tutarı dikkate alınarak oluşan kâr veya zararın kurum kazancınıza dâhil edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, vergiyi doğuran olay şirketinizce satılan bağımsız bölümlerin tapuda alıcı adına tescil edildiği tarihte; tapu tescil işleminin yapılmasından önce bağımsız bölümlerin alıcıların kullanımına terk edilmesi durumunda ise alıcının kullanımına terk tarihinde gerçekleşmiş olacağından bu tarih itibarıyla kazanç elde edilmiş olacaktır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/5 inci maddesinde, trampanın iki ayrı teslim hükmünde olduğu (arsa karşılığı inşaat işlerinde 6/4/2018 tarihinden önce gerçekleşen teslimlerde 7104 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme öncesi uygulama geçerlidir), -10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması, 10/b maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu, 27/1 inci maddesinde, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu hüküm altına alınmıştır. 18 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile yapılan değişiklik öncesi KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-8.) bölümünde arsa karşılığı inşaat işlerinde KDV uygulamasına ilişkin açıklamalar yer almaktadır. KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi (BKK) ile BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak belirlenmiştir. Arsa karşılığı inşaat işlerinde vergiyi doğuran olay, müteahhidin arsa karşılığı bağımsız bölümleri arsa sahibine teslimiyle gerçekleşmektedir. Bu tarih itibariyle arsa açısından da vergiyi doğuran olay vuku bulmaktadır. Taşınmazda teslim kural olarak tapuya tescil ile gerçekleşmekle birlikte, tapuya tescilden önce bağımsız birimlerin alıcının tasarrufuna terk edilmesi durumunda da vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, arsa sahibinin arsa tesliminin ticari nitelikli olması durumunda arsa için, müteahhidin ise arsa sahibine teslim ettiği bağımsız birimler için, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarih itibariyle eş zamanlı olarak fatura düzenlemesi gerekmektedir. Öte yandan, 6/4/2018 tarihinden önce gerçekleşen teslimlerde, bağımsız bölümlerin inşa edilerek tapuya tescil edildiği veya şirketinize teslim edildiği tarihte müteahhit tarafından bağımsız bölümlerin emsal bedeli üzerinden şirketinize düzenlenen faturada bağımsız bölümlerin tabi olduğu oranda KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir. Müteahhidin şirketinize bağımsız bölümleri tesliminde eş zamanlı olarak şirketinizin müteahhide arsa teslimine ilişkin olarak bağımsız bölümlerin emsal bedeli üzerinden düzenlenecek faturada genel oranda KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6944, "title": "Madde 38 Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7164, "title": "Madde 267 Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7743, "title": "Madde 27 Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28985, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28985", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[KDV2/İ/17/2016/62]-51209", "ozelgeTarih": "2020-02-05", "baslik": "Konut satışında KDV ve Harç Uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … A.Ş.'den daire satın aldığınızı, ancak konut finansmanını satıcı firmanın şirketi olan … Finansal Kiralama A.Ş.'den sağladığınızı ve bu şirketle \"Konut Edimine İlişkin Leasing Sözleşmesi\" düzenlediğinizi, satıcı firmadan aldığınız konutun mülkiyetinin sözleşme bitiminde kiracı statüsünde olan şahsınıza devredileceğini belirterek, bu devirden kaynaklanan katma değer vergisi ve tapu harçları hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, hüküm altına alınmıştır. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanununun 23 üncü maddesinde, finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayana ait olduğu, ancak tarafların sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağını kararlaştırabilecekleri hükme bağlanmıştır. Buna göre, … A.Ş. mülkiyetinde bulunan taşınmazın, … Finansal Kiralama A.Ş. tarafından satın alınarak finansal kiralama yolu ile tarafınıza kiralanması işlemi KDV'ye tabi bulunmaktadır. HARÇLAR KANUNU YÖNÜNDEN: 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu; Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I-20/a fıkrasında ise gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri icra ve şuyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı nispi harç alınacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 59 uncu maddesinin (p) bendinde, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında yapılan finansal kiralama işlemlerinde, kiralanan taşınmazın finansal kiralama sözleşmesinin süresi sonunda kiracıya devrinin harçtan müstesna tutulacağı açıklanmıştır. Özelge talep formu ekinde yer alan ve … Finansal Kiralama A.Ş. ile aranızda düzenlenen 4/7/2014 tarihli Konut Edimine İlişkin Leasing Sözleşmesinin 10 uncu maddesinde, kat irtifakının tesisini müteakip … Finansal Kiralama A.Ş.'nin konutun mülkiyetini satıcıdan devir alacağı ve sözleşme sonunda da müşteriye devredeceği, konutun mülkiyetinin satıcıdan … Finansal Kiralama A.Ş.'ne devri esnasında tahakkuk edecek tapu harcının … Finansal Kiralama A.Ş.'nin payına düşen kısmının müşteri tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Buna göre, finansal kiralama sözleşmesinin süresi dolduktan sonra kiralama süresi sona eren gayrimenkulün tapuda adınıza yapılacak tescili işleminden 492 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinin (p) bendi gereğince tapu harcı aranılmaması gerekmektedir. Öte yandan, … A.Ş.'nin \"Konut Finansmanı Sözleşmesi\" gereği söz konusu gayrimenkulü konut finansman kuruluşu olan … Finansal Kiralama A.Ş.'ye devri işlemine ilişkin tapu harcının, … Finansal Kiralama A.Ş. ile aranızda düzenlenen 4/7/2014 tarihli \"Konut Edimine İlişkin Leasing Sözleşmesi\" gereğince tarafınızca ödenmesine ilişkin belirleme, vergi kanunlarının uygulanmasından kaynaklanan bir husus değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27749, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27749", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.35.16.01-125[5-2017/4]-50624\t", "ozelgeTarih": "2020-02-04", "baslik": "Serbest Bölgede faaliyet gösteren firmanın kurumlar vergisi istisnası.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin özel bir banka ile yapmış olduğu maaş ödeme protokolü gereği, alacağı promosyon ödemesi ile ilgili olarak banka adına fatura kesmeniz gerektiği belirtilerek, düzenleyeceğiniz \"Maaş ödeme promosyon bedeli\" faturasının, serbest bölge mevzuatı gereği katma değer vergisinin (KDV) konusuna girip girmediği ile Kurumlar Vergisi Kanunu gereğince serbest bölgelerdeki üretim faaliyetine bağlı gelir sayılıp kurumlar vergisinden muaf tutulup tutulmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6'ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, 06.02.2004 tarihine kadar (bu tarih dahil) serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere faaliyet ruhsatı almış mükelleflerin, ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetler dolayısıyla elde ettikleri kazançlar gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde de serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları, Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yıllık vergileme döneminin sonuna kadar gelir veya kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. Konu ile ilgili olarak yayımlanan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.12.3.\" bölümünde söz konusu kurumlar vergisi istisnasının uygulanmasına ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapılmış olup \"5.12.3.7. İmalat faaliyetlerine uygulanacak istisna\" başlıklı bölümünde de; \"5.12.3.7.1. Genel olarak Serbest bölgelerde imalat faaliyetinde bulunan mükelleflerin bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları, Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üyeliğinin gerçekleştiği tarihi içeren yıllık vergileme döneminin sonuna kadar kurumlar vergisinden istisnadır. Bu istisnadan, bölgede yeni faaliyete geçen mükellefler ile faaliyet ruhsatlarında yer alan sürenin dolmasıyla normal vergileme rejimine tabi olacak mükellefler yararlanacaktır. Ancak, - Üretim dışı faaliyetlerden, - Serbest bölge dışında üretilen malların satışından, - Faaliyet ruhsatında belirtilen alan dışında üretilen malların satışından, - Serbest bölgede veya serbest bölge dışında fason olarak imal ettirilen ürünlerin satışından elde edilen kazançlar istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. İstisna uygulamasında, imal edilen ürünün yurt dışına ya da yurt içine satılmasının bir önemi bulunmamaktadır....\" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, … Serbest Bölgesinde üretim faaliyetinde bulunan Şirketiniz adına ödenen banka promosyon bedellerinin, üretim faaliyeti dışında elde edilen kazançlar kapsamında olması nedeniyle, kurumlar vergisi istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F.4.9.) bölümü ile 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"3.6.2. Serbest Bölgelerde İfa Edilen Hizmetler\" bölümünde açıklamalar yapılmıştır. Buna göre, - Şirketiniz personelinin maaşlarının bankaya yatırılması işlemine bağlı olarak banka tarafından personelinize yapılacak promosyon ödemeleri KDV'ye tabi bulunmamaktadır. - Promosyon ödemeleri üzerinden Şirketiniz tarafından komisyon alınması veya promosyon ödemesinin tamamının veya bir kısmının Şirketinize yapılması halinde, Şirketinizce verilen hizmetin serbest bölgede verilen hizmetler kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, Şirketinize yapılacak promosyon ödemesi veya söz konusu komisyon tutarı üzerinden düzenlenecek faturada %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7848, "title": "Madde 5 İstisnalar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 9652, "title": "Geçici Madde 3", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30089, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30089", "ozelgeNo": "21152195-130[17-2018/966]-49052", "ozelgeTarih": "2020-02-03", "baslik": "Yurt dışında bulunan firma için serbest bölgede yapılan kalite kontrol-raporlama hizmeti", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; serbest bölgede faaliyette bulunan firma ile merkezi yurt dışında bulunan bir kalite kontrol şirketi arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamındaki kalite kontrol ve raporlama hizmetinin yurt dışında bulunan firma adına Şirketinizce serbest bölgede yerine getirileceği, müşterinizin yurt dışı firma olduğu, hizmetin karşılığı olan tutara ilişkin faturanın yurt dışı firma adına düzenlendiği, fatura tutarlarının Türkiye'den banka yolu ile tahsil edildiği belirtilerek, söz konusu hizmetin serbest bölgede verilen hizmet kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade edeceği, -17/4-ı maddesinde ise, serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.9.) bölümünde de ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre; Şirketinizin yurtdışında bulunan şirket adına serbest bölge sınırları içinde vermiş olduğu kalite kontrol hizmetleri, 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-ı maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır. Diğer taraftan; serbest bölge dışından serbest bölgeye ya da serbest bölgeden serbest bölge dışına ancak yurt içine yönelik olarak verilen hizmetler, Kanunun 1 inci ve 6 ncı maddeleri gereğince KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25710, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25710", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[1-2014/61 ]-45127\t", "ozelgeTarih": "2020-01-31", "baslik": "İnternet üzerinden yapılan satışlarda ürün bedellerinin kargo firması tarafından tahsil edilmesi halinde vergileme ve belge düzeni hk. ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, internet üzerinden alınan siparişlere ilişkin olarak siparişi veren kişi ya da kurum adına irsaliyeli fatura düzenlediğinizi, ürünlerin anlaşmalı kargo firması tarafından müşteriye teslim edildiğini ve ürün bedellerinin kargo firması tarafından kredi kartıyla ya da nakit olarak tahsil edildiğini belirterek, tahsilatların anlaşmalı kargo firmasınca yapılması ve irsaliyeli faturalarda belirtilen kişi ya da kurum ile ödemeyi yapan kredi kartı sahiplerinin farklı olması nedeniyle yapılan tahsilatlara ilişkin olarak Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "A-) KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun \"Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde ise; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar \"dönemsellik\" ve \"tahakkuk esası\" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesi, gelir veya giderin tahsil edildikleri ve ödendikleri döneme bakılmaksızın miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olmasını ifade eder. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Bu ilke uyarınca gelir ve giderlerin ilgili oldukları dönemde kaydedilmesi gerekir. Buna göre, Şirketiniz tarafından internet üzerinden alınan siparişlere ilişkin olarak hazırlanan ürünlerin kargo firması tarafından müşteriye teslim edildiği anda vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden, elde edilen gelirin ürünlerin teslim edildiği dönem kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir. B-) VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde ; \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 230 uncu maddesinde faturada bulunması gereken bilgiler 5 bent halinde sayılmış olup, maddenin 3 üncü bendinde; faturada, müşterinin adı, ticaret ünvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarasının yer alması zorunlu kılınmıştır. Ayrıca, ‘‘Faturanın Nizamı” başlıklı 231 inci maddenin beşinci bendinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı; altıncı bendinde ise fatura düzenlemek zorunda olanların, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumlu oldukları, ancak bu sorumluluğun 232 nci maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı halleri (Nihai tüketicilere satış) kapsamadığı hüküm altına alınmıştır. Anılan madde hükmünün uygulamasına yönelik olarak yayımlanan 167 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 7 nci maddesinde, satıcıların nihai tüketicilere yaptıkları satış veya işler için düzenlenecek faturalarda, müşterinin belge ibrazı ve fatura düzenleyenin sorumluluğunun söz konusu olmayacağı belirtilmiştir. Mezkur Kanunun 232 nci maddesinde ise; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere, vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları, sayılanlar dışında kalanların ise birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (01.01.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) 800,00-TL'yi geçmesi veya bedeli 800,00-TL den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecburi olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer yandan, Vergi Usul Kanununa göre mal teslimi dolayısıyla düzenlenmesi gereken vesika olan fatura müşterinin borçlandığı meblağı gösterir ve borcun tahakkukuna ilişkindir. Buna göre, şirketinizin internet üzerinden yaptığı satışlarında, satış yaptığı kişi adına faturanın düzenlenmesi gerekmektedir. Bedelin malı satın alan kişi yerine başkası tarafından nakit veya kredi kartıyla ödenmesi, faturanın bu kişi adına düzenlenmesini engellemeyecektir. Ayrıca kredi kartı bir ödeme aracı olduğundan, faturası daha evvel düzenlenmiş bir mal teslimine ilişkin bedelin bilahare nakden veya kredi kartı ile tahsil edilmesi halinde bu tahsilat için ayrıca bir fatura düzenlenmeyecektir. Ancak yetkililerce izahat istenildiğinde, sonradan kredi kartıyla yapılan tahsilatın, daha önceki bir tarihte tanzim olunmuş bir belgeye (fatura vb) ilişkin olduğunun şirketiniz tarafından ispatlanması gerektiği tabiidir. Öte yandan, şirketiniz tarafından internet üzerinden satışını yaptığı ürünlerin müşteriye teslimini gerçekleştiren kargo firması tarafından ürün bedeli olarak şirketiniz adına müşterilerden nakit ya da kredi kartı çekimleri karşılığında tahsil edilen ve belirli süreler sonunda şirketinizin banka hesabına gönderilen tutarlar kargo firmasınca bir mal teslimi veya hizmet ifası söz konusu olmaması nedeniyle kazanç kabul edilmeyecektir. Diğer taraftan, kargo firmasının ürün bedellerinin tahsilinde ifa ettiği aracılık hizmeti karşılığında şirketinizden komisyon alması durumunda ise söz konusu komisyon bedelleri için fatura düzenlemesi gerekmektedir. C-) KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii teslim hükmünde olduğu, malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesinin de mal teslimi olduğu, - 4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı işlem olduğu, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, internet üzerinden alınan siparişlerin kargo firması aracılığıyla şirketiniz tarafından müşterilere teslimi 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup bu teslim nedeniyle şirketiniz tarafından düzenlenen faturalarda genel hükümlere göre KDV hesaplanması ve 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Bedelin kargo firması aracılığıyla tahsil edilmesinin bu duruma bir etkisi yoktur. Diğer taraftan, kargo firmasının ürün bedellerinin tahsiline ilişkin ifa ettiği aracılık hizmeti nedeniyle şirketiniz adına düzenlenecek faturada komisyon bedeli üzerinden KDV hesaplanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27750, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27750", "ozelgeNo": "45404237-130[I-18-33]-E.21785", "ozelgeTarih": "2020-01-31", "baslik": "Düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında kurumlar vergisi ve KDV istisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin aktifine kayıtlı arsanın düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında müteahhit firmaya verildiği, sözleşme kapsamında şirketinize 20 adet ofisin kaldığı belirtilerek, söz konusu ofislerin satış işleminde Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e bendi ile Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r bendinde yer alan istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "1) Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75'lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların % 50'lik kısmının kurumlar vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı bentte, istisnanın uygulanmasına ilişkin şartlar sayılmış olup, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. İstisnanın uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; \"5.6. Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası\" başlıklı bölümünde yapılmış bulunmaktadır. Özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden, şirketinizin aktifinde iki tam yıldan uzun süredir kayıtlı bulunan arsayı bir kısmı kat karşılığı bir kısmı da hasılat paylaşımı modeliyle, inşaat şirketine satmak üzere sözleşme yapıldığı, şirketinize ait (bürolardan oluşan) bağımsız bölümlerin satış yetkisinin yüklenicide olduğu, şirketinizin teslim tarihine kadar olan süreçte, yüklenicinin kendi ofisleri için belirlediği satış bedelinden daha küçük bir bedelde olmamak kaydı ile bizzat satış yapabileceği, teslim tarihinden sonraki süreçte ise, dilediği bedelde satış yapabileceği, satışı yapılan taşınmazların müşterilerine tapularının mal sahibi tarafından verileceği anlaşılmıştır. Buna göre, şirketiniz ile müteahhit firma arasında yapılan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında şirketinize kalan ofislerin satışı nedeniyle şirketiniz taşınmaz ticaretiyle iştigal etmiş olacağından, bu satışlar nedeniyle oluşacak kazancın, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnaya konu edilmesi mümkün değildir. 2) Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-r maddesinde ise, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV'den müstesna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamı dışında olduğu, hükme bağlanmıştır. Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F.4.16.1.) bölümünde, \"…İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz…\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, şirketiniz ile müteahhit firma arasında yapılan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında şirketinize kalan 20 adet ofisin satışı taşınmaz ticareti kapsamında değerlendirileceğinden, satış işleminde KDV Kanununun 17/4-r maddesinde yer alan istisna hükmünün uygulanması mümkün bulunmamakta olup, genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7848, "title": "Madde 5 İstisnalar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30090, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30090", "ozelgeNo": "26696128-130[9-2019/3]-5798 ", "ozelgeTarih": "2020-01-31", "baslik": "Fransa mukimi ortak firmanın Türkiyede yerleşik firmanın mali verilerini değerlendirmesi ve denetlemesi karşılığında talep ettiği katkı payı için KDV tevkifatı yapılıp yapılamayacağı ", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin ortağı olan Fransa mukimi …’nın mail yoluyla edindiği mali verilerinizi kendi muhasebe birimlerince değerlendirmesi ve denetlemesi karşılığında Şirketinizden talep ettiği katkı payından katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 6 ncı maddesinde hizmet işlemlerinin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 9 uncu maddesinde mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hükümlerine yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.1.1) bölümünde; \"3065 sayılı KDV Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Fransa mukimi … tarafından Şirketinizin mali verilerinin değerlendirilmesi ve denetimi kapsamında verilen hizmetler KDV ye tabi olup, söz konusu hizmet bedelleri üzerinden hesaplanacak KDV nin 2 no.lu KDV beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla Şirketiniz tarafından beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31538, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31538", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-116369", "ozelgeTarih": "2020-01-31", "baslik": "Finansal kiralamaya konu edilen taşınmazın kamulaştırılması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında Vakıf Katılım Bankası A.Ş.ye sat-kirala-geri al işlemine konu edilen taşınmazların söz konusu Bankanın mülkiyetinde iken kamulaştırılması nedeniyle, kamulaştırılan taşınmazların teslimi işleminde Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-y maddesi kapsamında istisna uygulanmasının mümkün olup olmadığı hususunun bildirilmesi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu, -6728 sayılı Kanun ile değişik 17/4-y maddesinde, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında; finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geriye kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazın kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devrinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F-4.Diğer İstisnalar'' başlıklı bölümünün (II/F-4.21.) ayrımında; \"... Buna göre, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının 6361 sayılı Kanun kapsamında, bir taşınır veya taşınmazı sahibinden satın alıp bizzat sahibine geri kiralaması işlemine, söz konusu taşınır ve taşınmazın mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile KDV istisnası uygulanır. …\" açıklaması yapılmıştır. Buna göre, 3065 sayılı Kanunun 17/4-y maddesi kapsamında Şirketinizden devir alınıp geri kiralanan taşınmaza ilişkin Vakıf Katılım Bankası A.Ş.nin mülkiyetinde iken yapılan kamulaştırma işlemi genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi tutulacaktır. Öte yandan, kamulaştırma işlemi kapsamında gerek Şirketiniz gerekse Vakıf Katılım Bankası A.Ş.nin daha önce 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-y maddesi gereğince istisna uyguladığı devir ve kiralama işlemlerine ilişkin KDV açısından herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek yoktur. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31539, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31539", "ozelgeNo": "39044742-130-115940", "ozelgeTarih": "2020-01-31", "baslik": "Gayrimenkul Yatırım Fonu Adına Mükellefiyet Tesisi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, -Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)'nın onay ve izni ile kurulan Türkiye'nin ilk Gayrimenkul Yatırım Fonu olduğunuzu, -\"Gayrimenkul Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği\" uyarınca bu fonları kurmak ve yönetmek ile ilgili yetkinin ise sadece portföy yönetim şirketlerinde ve gayrimenkul portföy yönetim şirketlerinde olduğu, -Gayrimenkul yatırım fonlarına ait katılım paylarının herkese açık bir fon olmadığı yalnızca nitelikli yatırımcılara satılabileceği, nitelikli yatırımcıların dilediği zaman fondan ayrılmasına (günlük giriş çıkışlara) ve internet üzerinden pay alım satımına izin verilmediği, -Söz konusu yatırımcıların bu fonlara (fonun iç tüzük ve ihraç belgesinde belirtildiği şekilde) belirli dönemlerde katılabileceği ya da ayrılabileceği, -Katılım paylarının satışında birim fiyatı hesaplanırken portföyde yer alan gayrimenkullerin değerinin SPK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketleri tarafından yapıldığı, -Bu kapsamda Fonunuzun yurt içinde olmak kaydıyla gayrimenkul alım, satım ve kiraya verilmesi gibi gayrimenkullere dair bütün faaliyetlerinin katma değer vergisi (KDV)'ye tabi olması gerektiği belirtilerek; gayrimenkul yatırım fonlarının vergi mükellefiyet tesisi hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". BANKA SİGORTA VE MUAMELELERİ VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında, \"Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir.\" hükmü ile aynı maddenin üçüncü fıkrasında, \"90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar.\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun mükellefi belirleyen 30 uncu maddesinde ise BSMV'yi banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin B/2- \"6802 Sayılı Kanunun 28 inci Maddesinin İkinci Fıkrasında Belirtilen Muamele ve Hizmetleri Esas İştigal Konusu Olarak Yapanlar\" başlıklı bölümünde; \"…Emeklilik yatırım fonları, menkul kıymet yatırım fon ve ortaklıkları, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, vadeli işlem aracılık şirketleri ile merkezi kayıt kuruluşu ve vadeli işlem ve opsiyon borsası gibi kuruluşlar, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 32 nci maddesinin verdiği yetki ve izin çerçevesinde menkul kıymetlere ilişkin işlemleri esas faaliyet konusu olarak yapmaktadırlar. Bunların 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri BSMV ye tabi olacaktır...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, 3/1/2014 tarihli ve 28871 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gayrimenkul Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğinin (III-52.3) \"Yatırımlara ilişkin esaslar\" başlıklı 18 inci maddesinde; \"(1) Fon kurucusu ve portföy yöneticisi, bu Tebliğdeki sınırlar saklı kalmak üzere fon adına aşağıdaki işlemleri yapabilir: a) Alım satım karı veya kira geliri elde etmek amacıyla; arsa, arazi, konut, ofis, alışveriş merkezi, otel, lojistik merkezi, depo, park, hastane ve benzeri her türlü gayrimenkulü satın alabilir, satabilir, kiralayabilir, kiraya verebilir ve satın almayı veya satmayı vaad edebilir. .... c) Fon bilgilendirme dokümanlarında yer alması şartıyla üzerinde ipotek bulunan veya gayrimenkulün değerini etkileyecek nitelikte herhangi bir takyidat şerhi olan bina, arsa, arazi ve buna benzer nitelikteki gayrimenkuller ve gayrimenkule dayalı haklar fon portföyüne alınabilir. Bu hususta, 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi saklıdır. ç) Mülkiyeti başka kişilere ait olan gayrimenkuller üzerinde tapuya tescil edilmesi şartıyla 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre fon lehine üst hakkı, intifa hakkı ve devre mülk irtifakı tesis edebilir ve bu hakları fon adına üçüncü kişilere devredebilirler. d) Fon portföyünde yer alan gayrimenkuller üzerinde fon adına başka kişiler lehine tapuya tescil edilmesi şartıyla üst hakkı, intifa hakkı ve devre mülk irtifakı tesis edebilir ve bu hakların üçüncü kişilere devrine izin verebilirler. ... (2) Kurucu ve portföy yöneticisi fon portföyünün yönetimine ilişkin olarak; ... e) Altına, kıymetli madenlere ve diğer emtialara ve bunlara dayalı vadeli işlem sözleşmelerine yatırım yapamazlar. f) Fon portföyünde yer alan sermaye piyasası araçlarını açığa satamazlar, kredili menkul kıymet işlemi yapamazlar ve sermaye piyasası araçlarını ödünç alamazlar. g) Türev araçları kullanarak fon portföyüne korunma amacını aşan işlemler yapamazlar. Türev araçlar nedeniyle maruz kalınan açık pozisyon tutarı fon toplam değerinin %20'sini aşamaz. Bu bent kapsamında fonun son tarihli fon net varlık değeri esas alınır...\" açıklamaları yer almaktadır. Anılan Tebliğin \"Fon portföyüne ilişkin sınırlamalar\" başlıklı 19/1 maddesinin (a) bendinde, \"Fon toplam değerinin en az %80'inin gayrimenkul yatırımlarından oluşması zorunludur...\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, gayrimenkul yatırım fonlarının esas iştigal konusu menkul kıymet ya da sermaye piyasası araçlarının alım/satımı olmadığından, dolayısıyla bu fonların faaliyetleri 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunmadığından, anılan şirket tarafından yapılan faaliyetler BSMV'nin konusuna girmemektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-e maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerinin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. Buna göre; Fonunuz tarafından gayrimenkul alım, satım ve kiralanması kapsamında yapılan işlemler BSMV'ye tabi olmadığından, söz konusu işlemlerin genel esaslar çerçevesinde katma değer vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 8471, "title": "Madde 28 I-Mevzu, vergiyi doğuran olay", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25711, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25711", "ozelgeNo": "64597866-130[1-2016]-3372", "ozelgeTarih": "2020-01-30", "baslik": "Bayi ve alt bayi satışlarına ait tahsilatların ana firmaya ait sanal POS ile yapılması halinde tahsilatların ana firma tarafından beyannamede gösterilip gösterilmeyeceği hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, -Bayilerinize ısıtma ve soğutma ürünlerinin satışını yaptığınız, bayi sayınızın fazlalığından dolayı ödemede karşılaşılan sorunlar nedeniyle yeni ödeme araçlarına ihtiyaç duyduğunuz, -Bu nedenle bayileriniz ve firmanız ile ticari ilişkisi olmayan bayilerinize bağlı alt bayileri sanal POS uygulamasına geçirmek istediğiniz, -Bayilerin kendi şirketlerine ait kredi kartı veya şirket ortağının kredi kartı ile ödeme yapabileceği gibi, kendi müşterileri ya da bayilerine yapmış olduğu mal teslimi veya hizmet ifası sonucu tahsil edilecek bedellerin doğrudan şirketiniz hesaplarına tahsilatının amaçlandığı, -Bu şekilde tahsil edilen tutarın bayinizin cari hesap bakiyesinden düşüleceği, sanal POS ile yapılan bu tahsilata ilişkin satışların şirketinizce değil bayiniz veya onun alt bayisi tarafından yapılacağını belirtilerek internet üzerinden sanal POS ile yapılan bu işlemlerin vergi mevzuatı karşısındaki durumu ile söz konusu tahsilatların şirketinize ait KDV beyannamesindeki \"Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmet Bedelleri\" satırında gösterilip gösterilmeyeceği hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" hükmü yer almaktadır. Ayrıca, aynı Kanunun; - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, - 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları, - 233 üncü maddesinde de birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedellerinin perakende satış fişleri, makineli kasaların kayıt ruloları veya giriş ve yolcu taşıma biletlerinden biri ile tevsik olunacağı hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, bayileriniz ve onların alt bayileri aracılığı ile yapılan ürün satışlarına ait bedellerin şirketinize ait sanal POS uygulaması ile tahsil edilebiliyor olması durumunda, bir yandan bayi/alt bayi satmış olduğu malların bedelini müşterisinden tahsil etmekte, diğer yandan şirketiniz bayiden (ayrıca bayiniz alt bayisinden) alacağını tahsil etmektedir. Buna göre, bayinin/alt bayinin yapmış olduğu satışa ait bedeli gelir hesaplarına intikal ettirmesi ve müşterisi adına fatura düzenlemesi gerekmektedir. Ana şirketce (alt bayi tarafından satışlarda ayrıca bayice) de alacağın tahsiline yönelik muhasebe kayıtlarının yapılması gerektiği tabiîdir. Diğer taraftan, sanal POS uygulaması ile ilgili olarak banka tarafından komisyon talep edilmesi ve firmanızca söz konusu komisyonun bayilere, bayilerce de alt bayilere yansıtılmasının istenilmesi halinde, alt bayiden bayinizce, bayinizden firmanızca tahsil edilen komisyon tutarları için fatura düzenlenmesi icap etmektedir. Ayrıca, banka tarafından firmanızdan talep ve tahsil edilen komisyonun, banka tarafından düzenlenecek olan banka dekontu ile kayıtlarınıza intikal ettirilmesi gerektiği tabiîdir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 08.08.2011 tarih ve KDV-60/2011-1 sayılı Katma Değer Vergisi Sirküleri 7.Beyan 7.2.Kredi Kartı ile Yapılan Tahsilatların Beyanı başlıklı bölümünde; \" Kredi kartı, satışa konu mal veya hizmetin bedelinin tahsilinde kullanılmakta olup, kredi kartıyla yapılan tahsilatın, işletme tarafından yapılan bir mal satışı veya sunulan hizmete ilişkin olduğu kabul edilir. Buna göre fatura, mükellefler tarafından yapılan tahsilata değil, KDV uygulamasında tahsilatın ait olduğu teslim veya hizmetin Vergi Usul Kanununda belirtildiği şekilde belgelendirilmesine yönelik olarak düzenlenmektedir. KDV Kanununun 42 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlığımızca şekil ve muhtevası belirlenen 1 No.lu KDV Beyannamesinde, bir vergilendirme döneminde gerçekleştirilen teslim ve hizmetlere ait bedelin kredi kartı ile tahsil edilen kısmı, beyannamenin (Sonuç Hesapları - Diğer Bilgiler - Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmetlerin Katma Değer Vergisi Dahil Karşılığını Teşkil Eden Bedel) satırına yazılacaktır. KDV beyannamesinde istenilen bu bilgi, verginin tarh ve tahakkuku ile ilgili olmayan denetim amaçlı bir bilgidir. Bu satırda vergiyi doğuran olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın bir vergilendirme döneminde kredi kartı ile yapılan tahsilatlar gösterilecektir. Bu satırda yer alan tutarların Beyannamenin \"Sonuç Hesapları\" kulakçığındaki \"Teslim ve Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden Bedel\" ile uyum göstermemesi ve bu hususun vergi dairesince mükellefe sorulması durumunda, farklılığın; ... - Firma adına kayıtlı pos cihazları kullanılarak bayi veya üye işyerlerince yapılan satışlara ait tahsilatların bayi veya üye işyeri alacağına kaydedilmeksizin doğrudan firma hesaplarına aktarılması gibi sebeplerden kaynaklandığının izah gerekçesi olarak gösterilmesi mümkündür. Başka kurum ve firmalar adına tahsilat işlemleri yapmak suretiyle verilen bu tür hizmetler karşılığı alınan komisyon, prim gibi bedeller üzerinden KDV hesaplanarak beyan edilecektir. Öte yandan, uyumsuzluğun makul sebeplerle izah edilememesi halinde ilgili mükellefler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağı tabiidir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; bayileriniz ve bayilerinizin alt bayileri tarafından yapılan satışlara ilişkin tahsilatların internet üzerinden şirketinize ait sanal POS uygulaması ile tahsilinde, bu tutarların firmanıza ait KDV beyannamesinin \"Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmet Bedelleri\" satırında gösterileceği tabiidir. Bu satırda yer alan tutarların KDV beyanları ile uyum göstermemesi ve bu hususun vergi dairesince sorulması durumunda ise, farklılığın bayilerden olan alacakların kredi kartı ile tahsil edilmesine yönelik kurulan sistemden kaynaklandığı izah gerekçesi olarak belirtilebilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7938, "title": "Madde 42 Beyannamelerin Şekil ve Muhtevası", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31103, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31103", "ozelgeNo": "64597866-130[12]-3379", "ozelgeTarih": "2020-01-30", "baslik": "Gümrüksüz Bölgelere (Duty Free bölgesinde) Yapılan Teslimlerde KDV iadesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin faaliyet konusunun her çeşit tabii ve suni kumaştan üretilmiş hazır giyim eşyaları ile tekstil ürünlerinin ithalatı, ihracatı ve pazarlaması olduğu, Atatürk Hava Limanı gümrüksüz bölgede (duty free bölgesinde) şube statüsündeki mağazanızda nihai tüketicilere perakende satış yapıldığı, söz konusu mağazanıza ürünlerin tesliminin kendi adınıza düzenlediğiniz fatura ve antrepo beyannamesi ile gerçekleştirildiği belirtilerek gümrüksüz satış mağazanıza teslimi gerçekleştirilen ürünlerin ilk alımlarında yüklenilen Katma Değer Vergisinin (KDV) iadeye konu edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12 nci maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için, a) Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya veya 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması veya malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi, b) Teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olması ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına veya yetkili gümrük antreposuna konulması gerektiği, yurt dışındaki müşteri tabirinin; ikametgâhı, işyeri, kanunî ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurtiçinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \" (II/A-1.1.1.) İhracat istisnas ı\" başlıklı bölümünde; \"... Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunan firmaların yurtdışında iş yapmak için açmış oldukları büro, temsilcilik, acentelik ve benzeri kuruluşlar Türkiye'de mukim firmaların yurtdışında kendi adına müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleri kapsamındadır. Dolayısıyla, KDV mükelleflerinin yurtdışında iş yapmak için açmış oldukları şube, büro, temsilcilik, acentelik ve benzeri kuruluşlarında kullanmak veya satmak üzere yurtdışına çıkaracakları mallarla ilgili teslimler de kesin ihracat olması koşuluyla ihracat teslimi niteliğindedir. Serbest bölgedeki alıcı kavramı, ilgili mevzuatları çerçevesinde söz konusu bölgelerde faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişi alıcıları ifade eder. İhracat teslimine ait fatura ve benzeri belgelerin yukarıda belirtilen yurtdışındaki müşteri veya serbest bölgedeki alıcı adına düzenlenmesi gerekir. b) Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına veya yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır. 3065 sayılı Kanundaki istisna uygulamasında ihracat, esas itibarıyla, serbest dolaşımda bulunan bir malın dış ticaret ve gümrük mevzuatları doğrultusunda, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesi dışına çıkarılmasıdır. Dış ticaret mevzuatında ihracat olarak değerlendirilen ancak, 3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve Tebliğin bu bölümünde belirlenen şartları taşımayan işlemlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Teslim konusu malın ihraç edilmeden önce yurtdışındaki alıcı adına hareket eden yurtiçindeki firmalar veya bizzat alıcı tarafından işlenmesi ya da herhangi bir şekilde değerlendirilmesi halinde ihracat istisnasının uygulanabilmesi için malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkması şarttır. Bu durumda, yurtdışındaki alıcı adına hareket eden yurtiçindeki ilgililere yapılan teslimler vergiye tabi olacak, bunların yaptığı ihracat ise istisna kapsamına girecektir. 3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca, bir serbest bölgedeki alıcıya yapılan ve serbest bölgeye vasıl olan teslimler ile gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimler ihracat istisnası kapsamındadır. Gümrüksüz satış mağazaları ve depoları, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki yetkiye istinaden 8/8/2017 tarihli ve 30148 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrüksüz Satış Mağazaları Yönetmeliğinde tanımlanmıştır. Gümrüksüz satış mağazalarına veya depolarına sadece ilgili gümrük mevzuatına göre buralarda satılması uygun bulunan mallar istisna kapsamında teslim edilebileceğinden, gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına istisna kapsamında teslim edilecek malların ilgili gümrük mevzuatına göre gümrüksüz satış mağazalarında satılabilecek mal cinslerinden olup olmadığı mükelleflerce kontrol edilir. ... Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimlerde, antrepo beyannamesi düzenlenecek olup, malın gümrüksüz satış mağazasına veya deposuna konulduğunu (fiilen işleticiye teslim edildiğini/işletici tarafından fiilen teslim alındığını) gösteren antrepo giriş sayım tutanağını da ihtiva eden antrepo beyannamesinin ilgili gümrük idaresi tarafından onaylandığı tarih itibarıyla istisna kapsamındaki işlemin gerçekleştiği kabul edilir. İstisna kapsamında gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına yapılan teslimler ile ilgili faturaya, \"3065 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddelerine göre gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına teslim\" ibaresi şerh olarak düşülür. İhracat faturası malın yurtdışı edildiği dönemden önce düzenlenmiş olsa dahi, istisna ihracatın yapıldığı dönem KDV beyannamesi ile beyan edilir. ... \" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre Şirketinizce, gümrüksüz satış mağazası niteliğini haiz şubenize KDV Kanununun 11 inci ve 12 nci maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde yapılan ve fatura ve antrepo giriş sayım tutanağını da ihtiva eden ilgili gümrük idaresi tarafından onaylı antrepo beyannamesi ile tevsik edilen teslimler KDV'den istisna olup, söz konusu teslimler nedeniyle yüklenilen KDV'nin, mezkur Tebliğde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde iadesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31104, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31104", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-109927", "ozelgeTarih": "2020-01-30", "baslik": "Yurt dışına verilen reklam tanıtım filmi hizmetinin hizmet ihracı sayılıp sayılamayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, merkezi yurt dışında bulunan ve iş makineleri üreten müşterinize reklam tanıtım filmi hizmeti yapacağınız, çekimi Türkiye'de gerçekleştirerek filmi elektronik (e-posta) aracılığıyla teslim edeceğiniz, ilgili filmin internet sitesinde ve Facebook, Youtube gibi tüm dünyada kullanılan internet sitelerinde de reklam amaçlı yayınlanacağından ilgili reklam filmine Türkiye'deki internet kullanıcılarının da erişebileceği belirtilerek, yurt dışına kesilen hizmet faturasının hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1 inci maddesinde, Türkiye'deki ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalinin KDV'ye tabi olduğu, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -12/2 maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II.İSTİSNALAR \" başlıklı kısmının \"A-2. Hizmet İhracı'' bölümünde, ''3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.' açıklamaları mevcuttur. Buna göre, Türkiye'de çekimi gerçekleştirilen reklam tanıtım filminin, film sahibi olan yurt dışı alıcı tarafından Türkiye'deki internet kullanıcılarının da erişimine imkan verecek şekilde internet sitesinde ve Facebook, Youtube gibi tüm dünyada kullanılan internet sitelerinde reklam amaçlı yayınlanması nedeniyle hizmetten Türkiye'de de yararlanılmış olacağından, Şirketinizce sunulan reklam tanıtım filmi hazırlama hizmetinin, hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31540, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31540", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-010.01-109992", "ozelgeTarih": "2020-01-30", "baslik": "Satışa konu cüruflara ait yüklenilen KDV'lerin ilave edilecek KDV olarak beyan edilip edilmeyeceği.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; alüminyum üretimi sonucunda ortaya çıkan cüruflara ilişkin katma değer vergisinin indirimlerden çıkarılmasının gerekip gerekmediği konusunda Başkanlığımızın görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C- 2.1.3.3.3.2.) bölümünde, \" Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir. Hurda kavramında işaret edilen genel anlam çerçevesinde; - Demir, bakır, alüminyum, pirinç, kurşun, teneke, çelik, çinko, pik, sarı, bronz, nikel, kızıl, lehim, mangan-tutya, antimon ve benzeri her türlü metaller, - Bu metallerin alaşım, bileşim ve cürufları, - İmalathane ya da fabrikalarda imalat sırasında ortaya çıkan metal kırpıntı, döküntü ve talaşlar ile standart dışı çıkan metal ürünler, - İzabe tesislerinden çıkan standart dışı metal hammaddeler, yarı mamuller, hadde bozukları, ve benzerleri \"hurda metal\" kabul edilir.” denilerek imalat sırasında ortaya çıkan standart dışı metal ürünlerin hurda metal olarak kabul edileceği belirtilmiştir. (III/C- 2.2.) bölümünde, “İmalathane ya da fabrikalarda, imalat sırasında elde edilen metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam kırpıntı, döküntü ile talaşların teslimi 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesine göre vergiden müstesnadır. Aynı Kanunun (30/a) ve 32 nci maddelerine göre bu işlem kısmi istisna kapsamına girmektedir. Yukarıda belirtilen imalat artıkları, işletmelerin asıl üretim konusunu teşkil etmemekte, asıl ürünlerin imalatı sırasında fire veya atık olarak ortaya çıkmaktadır. Satışa konu olsalar dahi, işletmenin amacı bu fire ve atıkları imal etmek olmadığından, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında bunlara ayrıca bir maliyet izafe edilmemektedir. Bu durumda, yukarıda sayılan imalat artıkları için yüklenilen bir KDV de söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle sözü edilen imalat artıkları için, \"Yüklenilen KDV\" hesaplanmak suretiyle teslim edildikleri dönemde KDV Beyannamesinin “ilave Edilecek KDV” satırında beyan yapılmasına gerek bulunmamaktadır.” denilmektedir. Buna göre; kural olarak kısmi istisna kapsamındaki teslimlerin bünyesine giren KDV’nin indirimlerden çıkarılması gerekmektedir. Hurda teslimi şeklindeki kısmi istisna kapsamındaki teslimlerde bu kuralın istisnası KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.2.) bölümünde sayılan “imalat artıkları” teslimidir. Söz konusu bölümde imalat artıkları imalat sırasında elde edilen metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam kırpıntı, döküntü ile talaşlar olarak sayılmış olup, alüminyum üretiminde ortaya çıkan cürufların bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, istisna kapsamında teslime konu edilen alüminyum cüruflara ait yüklenilen KDV'lerin indirimlerden çıkartılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31541, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31541", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.114833", "ozelgeTarih": "2020-01-30", "baslik": "Faktoring şirketinin dorse ve çekici alım satımında KDV hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 14/08/2018 tarih ve 4454349 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçenizin incelenmesinden Şirketinizin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında faktoring faaliyetlerinize yönelik kredi kullandırdığı borçluların teminat olarak gösterdiği taşıtlar (dorse ve çekici) için, borcun ödenmemesi nedeniyle, icra yoluyla takibe gidildiği, icrada istenilen satış bedelinin oluşmaması halinde söz konusu taşıtların satış amacıyla Şirketiniz tarafından icradan satın alındığı, söz konusu taşıtların alımında ödenen katma değer vergisinin ne şekilde kayıtlara intikal ettirileceği ve taşıtların Şirketiniz tarafından satışı sırasında hesaplanan katma değer vergisinden alımdaki KDV'nin indiriminin mümkün olup olmadığı, mümkünse alım ve satım hesap dönemlerinin farklı olması durumunda kayıt düzeninin ve beyan şeklinin nasıl olacağı konularında tereddüt hasıl olduğundan bahisle Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "I-BSMV YÖNÜNDEN 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, \"Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir. 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar.\" hükmü yer almaktadır. Ayrıca, 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin \"B/2- 6802 Sayılı Kanunun 28 inci Maddesinin İkinci Fıkrasında Belirtilen Muamele ve Hizmetleri Esas İştigal Konusu Olarak Yapanlar\" başlıklı bölümünde, \"6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas iştigal konusu olarak yapanlar, bu işlemleri ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle yürütülen kişileri ifade etmektedir. Dolayısıyla bunların 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri \"esas iştigal konusu\" olarak BSMV ye tabi olacak, bunlar dışındakilerin aynı fıkrada belirtilen işlemleri \"esas iştigal konusu\" olmadığından KDV ye tabi olacaktır…\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, 6361 sayılı Kanunun verdiği yetki çerçevesinde 6802 sayılı Kanunun 28 maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas iştigal konusu olarak yapması hasebiyle BSMV mükellefi olan Şirketinizin sadece anılan fıkrada belirtilen işlemleri BSMV'ye tabi olup, borçluların teminat olarak gösterdiği ve borcun ödenmemesi nedeniyle icrada satışa konu edilen ancak istenilen satış bedelinin oluşmaması nedeniyle satış amacıyla Şirketiniz tarafından icradan satın alınan dorse ve çekici gibi taşıtların alım satım işlemleri BSMV'nin konusuna girmemektedir. II-KDV YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-e maddesinde; banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının, sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerin KDV'den istisna olduğu, -29/1-a maddesinde; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebileceği, -29/3 üncü maddesinde; indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, 6361 sayılı Kanun kapsamında faktoring faaliyetleri ile iştigal eden Şirketinizin BSMV'nin konusuna girmeyen taşıt satışları için genel hükümler çerçevesinde KDV uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Şirketinizce taşıtların icra müdürlüğünden alınması sırasında ilgili kurum tarafından düzenlenecek belgede yer alan KDV'nin, tarafınızca yapılacak taşıt satışları için hesaplanan KDV'den indirilmesi mümkün bulunmaktadır. III-MUHASEBE UYGULAMALARI YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 175 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak; - Muhasebenin Temel Kavramları, - Muhasebe Politikalarının Açıklanması, - Mali Tablolar İlkeleri, - Mali Tabloların Düzenlenmesi ve Sunulması, - Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve İşleyişi konularında düzenlemeler yapan 1 No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği 1.1.1994 tarihinden itibaren zorunlu olarak uygulanmak üzere 26.12.1992 tarih ve 21447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Yapılan düzenlemenin amacı; bilanço usulünde defter tutan gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin faaliyet ve sonuçlarının sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, mali tablolar aracılığı ile ilgililere sunulan bilgilerin tutarlılık ve mukayese edilebilirlik niteliklerini koruyarak gerçek durumu yansıtmasının sağlanması ve işletmelerde denetimin kolaylaştırılmasıdır. Yapılan düzenlemelerin kapsamına bilanço esasına göre defter tutan gerçek ve tüzel kişiler girmektedir. Diğer bir anlatımla, söz konusu teşebbüs ve işletmeler bu Tebliğle belirlenen muhasebe usul ve esaslarına uymak zorundadırlar. Teşebbüs ve işletmelerin kamu idare ve müesseselerine ait olması, hukuki yapılarının farklılığı, özel kanunlarının bulunması, vergi muafiyeti ve istisnalarından yararlanmaları, bu mecburiyetleri yerine getirmelerine engel teşkil etmemektedir. Bu teşebbüs ve işletmelerin ticari esaslara göre faaliyet göstermeleri, belirlenen muhasebe usul ve esaslarına uymaları için yeterlidir. Ancak; bilanço esasına göre defter tutmakla beraber faaliyet konuları itibariyle farklı muhasebe tekniğini kullanmak durumunda bulunan; - Banka ve Sigorta şirketleri, - Özel Finans Kurumları, - Finansal Kiralama Şirketleri (faktoring vb. alanlarda faaliyet gösterenler dahil), - Menkul Kıymet Yatırım Fonları, Aracı Kurumlar ve Yatırım Ortaklıkları bu Tebliğ ile belirlenen \"Muhasebenin Temel Kavramları\"na, \"Muhasebe Politikalarının Açıklanması\"na ve \"Mali Tablolar İlkeleri\"ne uymaları kaydıyla bu Tebliğin diğer mecburiyetlerini yerine getirmekle yükümlü değillerdir. Ayrıca, faktoring şirketleri için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından Tekdüzen Hesap Planı ve Açıklamalarına yönelik özel bir düzenleme yapılmıştır. Bu kapsamda, borçluların teminat olarak gösterdiği ve borcun ödenmemesi nedeniyle icrada satışa konu edilen ancak istenilen satış bedelinin oluşmaması nedeniyle satış amacıyla Şirketiniz tarafından icradan satın alınan dorse ve çekici gibi taşıtların alım satım işlemlerinin ve bunlara ilişkin KDV indirim ve hesaplamalarının BDDK tarafından yapılan düzenlemeler çerçevesinde kayıt altına altına alınması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22382, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22382", "ozelgeNo": "93767041-125.05.04[4830000943]-12206", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "Yurt dışı mukimi şirketlere bilgisayar programı yazılımı satışı ve satış sonrası verilen destek hizmetinin vergilendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; -Bahreyn, Kuveyt, Umman, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerinde (B.A.E) bulunan firmalara bilgisayar program yazılımı, yazılım sonrası hizmet ve danışmanlık hizmeti ile ilgili satış yapacağınız, -Bu nedenle, kanuni merkezi Dubai'de (B.A.E.) bulunan …….firması ile \"İş Ortaklığı Sözleşmesi\" düzenlendiği, söz konusu sözleşmeye göre şirketinizin yurt dışındaki firmalara yapacağı bilgisayar yazılımı satışı sonrasında verilecek hizmetlerin …… tarafından ifa edileceği, -Satış yapılan firmalara şirketiniz tarafından fatura düzenlenip, yapılacak satışlarla ilgili olarak verilecek satış sonrası destekler karşılığında Information …….'ye para transferi yapılacağı belirtilerek, yapılan para transferlerinin kurumlar vergisi açısından kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı, söz konusu hizmet bedeli üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı ve KDV Kanununa göre sorumlu sıfatıyla herhangi bir ödeme yapılıp yapılmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Buna göre, anılan maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye'de işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançların; (c) bendinde ise Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançlarının dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan maddenin dördüncü fıkrasında da bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimi temsilci bulundurulması konularında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Gelir Vergisi Kanununun 7 nci maddesinde ise dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmiş sayılması için serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun \"İndirilecek Giderler\" başlıklı 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilmesinin mümkün olduğu ifade edilmiştir. Öte yandan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı belirtilmiş olup, 12.01.2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile serbest meslek kazançlarından yapılacak tevkifat oranı petrol arama faaliyeti dolayısıyla sağlanacak serbest meslek kazançlarından %5, diğer serbest meslek kazançlarından %20 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, 01.01.1995 tarihinden itibaren uygulanmakta olan \"Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması\"nın 14 üncü maddesinde; 1. Bir Akit Devlet Mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, bu kişi diğer Akit Devlette faaliyetlerini icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip olmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Eğer kişi böyle bir sabit yere sahip olursa, gelir bu diğer Devletçe, bu sabit yere atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir. 2. \"Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanı sıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.\" hükümlerine yer verilmiştir. Bu nedenle şirketinizin yurtdışındaki firmalara bilgisayar programı yazılımı, yazılım sonrası hizmet ve danışmanlık işleriyle ilgili satışlar sonrasında Birleşik Arap Emirlikleri mukimi …….. tarafından verilecek satış sonrası destek hizmetleri serbest meslek kazancı niteliğinde olduğundan, alınan hizmetin Anlaşmanın 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, Birleşik Arap Emirlikleri mukimi bir firmanın Türkiye dışında, tamamen yurtdışında icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnız Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait olup, Türkiye'nin vergileme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu hizmet bedeli üzerinden tevkifat yapılmayacaktır. Diğer taraftan, bahse konu şirketten alınacak hizmetlere ilişkin bedellerin, ticari kazancınızın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olması kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendi kapsamında kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu Birleşik Arap Emirlikleri firmasının Birleşik Arap Emirlikleri'nde tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Birleşik Arap Emirlikleri yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin Noterce veya Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen birer örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında; kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği hükme bağlanmış ve ikinci fıkrasında ilişkili kişinin tanımı yapılarak ilişkili kişinin kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ilişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması şartı arandığı, ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da tarafların ilişkili kişi sayıldığı, ilişkili kişiler açısından bu oranların topluca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Konuya ilişkin 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğin \"3-İlişkili Kişi\" başlıklı bölümü ile 4-Emsallere Uygunluk İlkesi\" başlıklı bölümünde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir. Bu çerçevede, ilgili yasal düzenlemelere göre şirketinizin, kanuni merkezi Dubai'de (B.A.E.) bulunan ……… firması ile ilişkili kişi kapsamında olması halinde, adı geçen firmadan satış sonrası destek hizmeti alım bedelinin emsallere uygun olması gerekmekte olup söz konusu hizmet alımı ile ilgili olarak şirketiniz tarafından yurtdışında bulunan ilişkili kişiye emsaline nazaran yüksek bir ödeme yapılması halinde Kanunun anılan madde hükümlerinin uygulanacağı tabiidir. Katma Değer Vergisi Yönünden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/A-6) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, şirketinizin yurt dışındaki firmalara yapacağı bilgisayar yazılım satışı sonrasında \"İş Ortaklığı Sözleşmesi\" kapsamında, kanuni merkezi Dubai'de (B.A.E.) bulunan …….. tarafından verilecek hizmetler yurt dışında ifa edileceğinden ve söz konusu hizmetlerden de yurt dışında faydalanılacağından bu hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6946, "title": "Madde 40 İndirilecek Giderler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6971, "title": "Madde 65 Serbest Meslek Kazancının Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7835, "title": "Madde 3 Tam ve dar mükellefiyet", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24134, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24134", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.32.10.00-130-2468\t", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "Katma Değer Vergisi Kanunu Uygulamaları\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 5/9/2012 tarihinde satın aldığınız taşınmazın 2016/Mart döneminde satışına ilişkin katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı ile söz konusu satış işlemi nedeniyle değer artış kazancı vergisine tabi olup olmadığınız sorulmaktadır.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde derneklere ait iktisadi işletmeler, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, derneklere ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin derneklerin iktisadi işletmeleri olduğu, aynı maddenin altıncı fıkrasında da derneklere ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal ve hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.4.) bölümünde, iktisadi işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Dolayısıyla, vergi uygulamaları bakımından dernek olarak değerlendirilen odaların tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte, devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai faaliyetleri nedeniyle odaların tüzel kişiliğine bağlı oluşacak iktisadi işletmelerin kurumlar vergisine tabi tutulması gerekecektir. Buna göre, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan odanızın mülkiyetinde bulunan taşınmazların belirli bir organizasyon çerçevesinde devamlılık arz edecek şekilde alım satımının yapılması veya söz konusu satış faaliyetinin, hacim ve ehemmiyet bakımından ticari nitelik arz etmesi veya ticari amaç güdülerek yapılması hallerinde, odanız bünyesinde oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir. Ancak, odanız mülkiyetinde bulunan söz konusu taşınmazın satış işlemi tek başına herhangi bir organizasyon dahilinde ve devamlı surette yapılan ticari bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinden, anılan satış işlemi nedeniyle odanıza bağlı bir iktisadi işletme oluşmayacak ve kurumlar vergisi mükellefiyeti söz konusu olmayacaktır. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden 3065 sayılı KDV Kanununun; (1/3-d) maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışların KDV ye tabi olduğu, (1/3-g) maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi olduğu, hükme bağlanmıştır. Buna göre, odanız mülkiyetinde bulunan taşınmazın satış işlemi nedeniyle odanıza bağlı iktisadi işletme oluşmadığından bu satış işleminin 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, söz konusu taşınmazın odanız tarafından müzayede suretiyle satılması halinde (Bu işlemde satışa konu taşınmazın odanıza ait bir iktisadi işletmeye ait olması ya da bu tür satışlarınız nedeniyle odanız bünyesinde iktisadi bir işletme oluşması şartı aranmaz) bu işlem 3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7371, "title": "Mükerrer Madde 80 Değer Artışı Kazançları", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28202, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28202", "ozelgeNo": "75766797-130[2018/1727]-10394\t", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "Bedelsiz Olarak Yapılan Mal Teslimi ve Hizmet İfalarında KDV Uygulamaları\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizce … Devlet Hastanesine MR çekimi görüntüleme ve uygulama tesisi ve rehabilitasyon ünitesinin inşa ve makine parkı dahil yapılıp bağış olarak hastaneye teslimine karar verildiği belirtilerek bu kapsamda yapılacak harcamaların kurumlar vergisi ve katma değer vergisi (KDV) karşısındaki durumu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin; - Birinci fıkrasının (c) bendinde, genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5'ine kadar olan kısmının kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabileceği hükme bağlanmıştır. - Birinci fıkrasının (ç) bendinde, genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydıyla öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamının kurumlar vergisi beyannameleri üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir. - İkinci fıkrasında ise, bağış ve yardımların nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu oluşturan mal veya hakkın maliyet bedeli veya kayıtlı değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek değerin esas alınacağı belirtilmiştir. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; - \"10.3.2.2.2. Kapsama dahil olan bağış ve yardımlar\" başlıklı bölümünde; \"... Düzenlemedeki \"sağlık tesisi\" ifadesinden ise Sağlık Bakanlığınca sağlık tesisi kapsamında değerlendirilen kurum ve kuruluşların anlaşılması gerekmektedir.\", - \"10.3.2.2.3. Kapsam dışında kalan bağış ve yardımlar\" başlıklı bölümünde; \"Okul, sağlık tesisi veya öğrenci yurduna ilişkin olarak yapılmış olsa dahi kamu idare ve kuruluşları dışında kalan kurum veya kuruluşlara yapılacak bağış ve yardımların vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı veya hangi limitler içinde yapılabileceği genel hükümler çerçevesinde değerlendirilecektir.\", - \"10.3.2.2.4. Bağış ve yardımın belgelendirilmesi\" başlıklı bölümünde; \"Ayni veya nakdi olarak yapılan bağış ve yardımların kurumlar vergisi mükelleflerince indirim olarak dikkate alınabilmesi için makbuz karşılığı yapılmış olması gerekli ve yeterlidir. Ayni bağış ve yardımın, işletmenin aktifinden veya stokundan çekilerek bağışlanmış olması durumunda, mükelleflerin işletmeden çekip bağışladıkları değerler için fatura düzenlemesi; düzenlenen faturanın arka yüzüne faturada belirtilen değerlerin ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından bağış veya yardım olarak alındığına ilişkin şerh konularak yetkili kimseler tarafından imzalanmış olması yeterlidir. Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan alınarak kamu kurum ve kuruluşuna bağışlanmış olması durumunda ise bu kurum ve kuruluş tarafından teslim alınacak değerler için teslime ilişkin bir belge düzenlenmiş olması yeterli olup, düzenlenen belgede bağışlanan kıymetin değerinin, cinsinin ve miktarının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirtilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca, bağışlanan değerlere ilişkin olarak düzenlenmiş olan faturaların arka yüzünde yukarıda belirtilen açıklamalar dahilinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerinin imzası bulunacaktır. Nakdi bağışların indirilebilmesi, bağışı kabul eden kuruluşlarca verilecek makbuzla veya bu amaçla bankalarda açtırılan hesaplara yatırıldığına ilişkin banka dekontlarıyla belgelendirilmesi şartıyla mümkündür.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, … Devlet Hastanesine yapılan MR çekim görüntüleme ve uygulama tesisi ve rehabilitasyon ünitesi bağışının söz konusu sağlık tesisinin faaliyetlerinin devamı için yapılan bir bağış olarak kabul edilmesi ve bu bağışa ilişkin yapılan harcamanın tamamının 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca bağışın yapıldığı döneme ilişkin kurumlar vergisi matrahının tespitinde beyanname üzerinde indirim olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, indirim konusu yapılabilecek bağış tutarının o yıla ait kurum kazancı ile sınırlı olacağı, dolayısıyla kazanç yetersizliği nedeniyle izleyen yıllara devretmeyeceği ise tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 17/2-b maddesine göre, genel ve özel bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasî partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifalarının KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-2.4) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/2-b) maddesinde; Kanunun (17/1) inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan teslim ve hizmetlerin, KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Söz konusu kurum ve kuruluşlara yapılan her türlü bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları KDV'den istisna olup, teslim ve hizmet bedeli ile ilgili herhangi bir alt ya da üst sınır söz konusu olmaksızın istisna uygulanır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz ile … Devlet Hastanesi arasında yapılan Bağış Protokolü kapsamında MR çekimi görüntüleme ve uygulama tesisi ve rehabilitasyon ünitesinin inşa ve makine parkı dahil yapılıp Şirketiniz tarafından anılan Hastaneye bedelsiz teslimi 3065 sayılı KDV Kanununun 17/2-b maddesi gereğince KDV den istisna olacaktır. Öte yandan, istisna hükmü bedelsiz teslime konu mallara ilişkin olarak Şirketiniz tarafından yapılacak mal ve hizmet alımlarını kapsamadığından bu kapsamdaki alımlarınız genel hükümlere göre KDV ye tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7697, "title": "Madde 10 Diğer indirimler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28372, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28372", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.41.15.01-125[12-13-2014/17]-12204\t", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "Yurt dışında mukim şirket ortağından sözleşme ile döviz olarak alınan krediye ait fait ödemelerinde tevkifat\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yurtdışında mukim olan yabancı ortağınızdan üç yıl vadeli döviz cinsi kredi temin ettiğinizi, sözleşmeye göre kredi anapara ve faizin sözleşme sonunda defaten ödeneceği, yabancı ortağınızın mukim olduğu ülkede banka veya kredi verme hususunda yetkilendirilmiş bir finans şirketi olmadığı, bu nedenle vade sonunda ödenecek kredi faiz tutarı üzerinden sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi (KDV) hesapladığınızı, ayrıca söz konusu kredi faizleri için her üç ayda bir kıst dönemler için faiz tahakkuk ettirilip defter kayıtlarınıza finansman gideri olarak kaydettiğinizi, sözleşmeye ait faizin sözleşme faiz oranına göre üçüncü yıl yani vade sonunda hesaplanıp defaten ödeneceği belirtilerek, - Faiz tahakkuku hesaplanarak defter kayıtlarına finansman gideri kaydı yapıldığı tarih itibariyle faiz hesaplanan kıst dönemler için söz konusu hizmetin alındığı kabul edilerek faiz tahakkuk tutarı üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı, - Geçici vergi dönemleri itibariyle hesaplanan döviz cinsi kredinin faiz tahakkuklarının izlendiği Gider Tahakkukları hesabında yer alan tutarın değerlemeye tabi olup olmayacağı, - Değerleme sonucu oluşacak kur farkı giderlerinin de sorumlu sıfatıyla KDV ye tabi olup olmayacağı, - Değerleme sonucunda kur farkı geliri oluşması halinde önceki dönemlerde kur farkı giderleri için hesaplanarak ödenen KDV tevkifatı açısından ne yapılması gerektiği, hususlarında tereddütleriniz olduğunu belirterek Başkanlığımızın görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNUN YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin; (c) bendinde ise transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indirilmesinin mümkün olmadığı hükme bağlanmıştır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin; Birinci fıkrasında, \"Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin edilerek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.\" Yedinci fıkrasında; \"Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kar payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır.\" hükmü yer almaktadır. 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"12- Örtülü Sermaye\" bölümünde, İşletmede kullanılan borçların örtülü sermaye sayılabilmesi için; - Doğrudan veya dolaylı olarak ortak veya ortakla ilişkili kişiden temin edilmesi, - İşletmede kullanılması, - Bu şekilde kullanılan borcun hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşması, gerektiği. \" belirtilmektedir. Aynı maddenin onuncu fıkrasında, maddede geçen hesaben ödeme deyiminin, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade ettiği; onbirinci fıkrasında, yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınacağı, kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisinin, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanacağı; onikinci fıkrasında ise, bu Kanuna göre vergi kesintisi yapanların, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterecekleri hükme bağlanmıştır. Buna göre, yurt dışında mukim yabancı ortağınızdan temin edilerek işletmede kullanılan kredi için nakden veya hesaben ödenen faiz tutarları üzerinden %10 vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. Öte yandan vergi kesintisi uygulaması açısından, faiz tutarının fiilen ödenmesine bağlı olmaksızın, kredi faizine ilişkin yasal defter kayıtlarında tahakkuk kaydının yapıldığı anda faiz ödemesinin gerçekleştiği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, aynı Kanunun 13 üncü maddesinin; - Birinci fıkrasında; kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği, - İkinci fıkrasında; ilişkili kişinin kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ilişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması şartı arandığı, ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da tarafların ilişkili kişi sayıldığı, ilişkili kişiler açısından bu oranların topluca dikkate alınacağı, - Üçüncü fıkrasında; emsallere uygunluk ilkesinin, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği…, - Dördüncü fıkrasında; kurumların, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, bu fıkrada belirtilen yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit edeceği…, ... - Altıncı fıkrasında, tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazancın, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacağı, … hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğin \"4- Emsallere Uygunluk İlkesi\" başlıklı bölümünde, \"… Emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da pazar fiyatı olarak da adlandırılan tutardır. Bu fiyat veya bedel, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olup, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerekmektedir. Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşullar geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi bulunmamalıdır. İlişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde uygulanan fiyat veya bedelin piyasa fiyatını yansıtmaması durumunda, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde uygulanan bu fiyat veya bedelin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edildiği kabul edilecektir. … \" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde, yurt dışında mukim ilişkili kişiden temin etmiş olduğunuz krediye ilişkin faiz oranının emsallere uygun olması gerekmektedir. Emsallere uygun faiz oranının Kanunun 13 üncü madde hükmü ile anılan Tebliğde yapılan açıklamalara göre belirleneceği tabiidir. Aynı Kanunun Dar Mükellefiyette Vergi Kesintisinin düzenlendiği 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; Dar mükellefiyete tabi kurumların fıkrada belirtilen kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15 oranında Kurumlar Vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş ve anılan maddenin sekizinci fıkrası ile Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye istinaden yayımlanan 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin (5) numaralı bendinde, her nevi alacak faizlerinden vergi kesintisi yapılacağı belirtilmiş olup, söz konusu bendin (a) alt bendinde; yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden yapılacak tevkifat oranı (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kar payları dahil) [1] % 0, (ç) alt bendinde de diğer alacak faizi ödemeleri üzerinden yapılacak tevkifat oranı % 10 olarak belirlenmiştir. Buna göre, yurtdışında mukim yabancı ortağınızdan kredi temin ederek işletmede kullanılan kredi için ödenen faiz tutarları üzerinden %10 vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede, şirketinizin yabancı ortağından yaptığı borçlanmaların transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına konu olması ve/veya örtülü sermaye şartlarının gerçekleşmesi durumunda, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç veya örtülü sermaye üzerinden yapılan ödemeler dağıtılmış kâr payı sayılacak ve 5520 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacaktır. Ancak, ödenen faiz tutarları üzerinden daha önceden % 10 vergi kesintisi yapılmış olması halinde, yapılacak % 15 vergi kesintisinden, daha önce bu tutarlara ilişkin olarak yabancı ortağa ödenen faiz tutarları üzerinden kesilen % 10 oranındaki vergi mahsup edilebilecektir. Diğer taraftan, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine göre kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, hizmet veren yurtdışı firmasının mukim olduğu ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının mevcut olması halinde, söz konusu faaliyetlere ilişkin olarak yapılan ödemeler üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı hususunun ilgili ülke ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde değerlendirileceği tabiidir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 280 inci maddesinde, \"Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur. Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir\", - 285 inci maddesinde, \"Borçlar mukayyet değeriyle değerlenir. Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır...\", - 287 nci maddesinde, \"Gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderler mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.\" hükümleri yer almaktadır. 163 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ise \"... 1-Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması, 2-Döviz kredisi kullanılarak yurtdışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap ettiği dönem sonuna kadar olanların, kıymet maliyetine eklenmesi zorunlu bulunmakta; aynı kıymetlerle ilgili olarak söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılması, mümkün bulunmaktadır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Ayrıca, konuyla ilgili 334 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Tebliğinde de açıklamalar yapılmıştır. Buna göre, şirketiniz tarafından yurtdışında mukim olan yabancı ortağınızdan üç yıl vadeli olarak döviz cinsinden temin edilen kredinin Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesi uyarınca değerleme günü itibariyle kur değerlemesine tabi tutulması, Kanunun 285 inci maddesi uyarınca değerleme günü itibariyle hesaplanacak faizinin Kanunun 287 nci maddesine göre mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmek suretiyle değerlenmesi, ayrıca söz konusu kredinin bir iktisadi kıymetin iktisabında kullanılması halinde, krediye ilişkin faizin iktisadi kıymetin aktifleştirildiği hesap döneminin sonuna kadar olan kısmının iktisadi kıymetin maliyetine intikal ettirilmesi, bu hesap döneminden sonrasına isabet eden kısmının ise maliyete intikal ettirilerek veya doğrudan gider yazılmak suretiyle işleme tabi tutulması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, 10/a maddesi ile mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin katma değer vergisi matrahına dahil olduğu, 26 ıncı maddesinde de, bedelin döviz ile hesaplanması halinde dövizin, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrileceği, hüküm altına alınmıştır. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C- 2.1.2.1) bölümünde; ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetlerin KDV ye tabi olacağı, bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödeneceği açıklanmıştır. Aynı Tebliğin (III/A-5.3) bölümünde; bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı esas itibarıyla vade farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerektiği; teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanacağı; bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerektiği; yılsonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmayacağı açıklanmıştır. Buna göre, yetkilendirilmiş bir finans şirketi olmayan yurt dışında mukim yabancı ortağınızdan aldığınız kredi, finansman hizmeti niteliğinde olduğundan bu işlemler nedeniyle hesaplanacak faiz tutarları üzerinden KDV hesaplanarak şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi, faiz tutarlarının döviz ile hesaplanması halinde dövizin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrilmesi gerekmektedir. Şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV nin 1 no.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkündür. Ayrıca yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından bu tutarlar için KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7698, "title": "Madde 12 Örtülü sermaye", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7856, "title": "Madde 13 Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30091, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30091", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.109910", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu kişilere Türkiye'de verilen sağlık hizmetleri hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türkiye'de yerleşik olmayan kişilere Şirketinizde çalışan doktorların yönlendirmesi ile özel hastanelerde sağlık hizmeti sunulduğu, Sağlık Bakanlığından sağlık turizmine ilişkin ruhsatınızın bulunmaması nedeniyle, söz konusu hizmetler için yurt dışında mukim kişilere düzenlenecek faturalarda gösterilen bedele uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -13/l maddesinde, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu, (Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere söz konusu hizmetlerle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetler istisnanın kapsamında değildir.), hüküm altına alınmıştır. KDV oranları 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi (BKK) ile BKK eki I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir. 2007/13033 sayılı BKK eki II sayılı listenin (B/21) sırasında yer alan \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri\" %8 oranında KDV ye tabi bulunmaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Yabancılara Verilen Sağlık Hizmetleri\" başlıklı (II/B-16) bölümünün; - \"İstisna Kapsamına Giren Hizmetler\" başlıklı (II/B-16.1) alt bölümünde, \"İstisna kapsamına Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri girmektedir. Söz konusu hizmetlerin münhasıran bu sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmesi gerekmektedir. Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin kapsamı Sağlık Bakanlığının ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Saç ekimi, cilt bakımı, kırışıklık tedavisi, dolgu maddeleri uygulamaları gibi estetik amacıyla yapılan hizmetler bu istisna kapsamında değerlendirilmez. Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile birlikte verilebilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez.\" - \"İstisna Uygulanması\" başlıklı (II/B-16.2) alt bölümünde ise, \"Yabancılara sunulan koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin faturanın, hizmet sunulan yabancı hasta yerine, sigorta kuruluşları, yabancı sosyal güvenlik kurumları, yetkili acenteler veya Sosyal Güvenlik Kurumuna (ikili sosyal güvenlik anlaşması bulunan ülkelerde yerleşik olanlara verilen hizmet bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edilmesi durumunda) düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu durumda istisnanın uygulanabilmesi için düzenlenen faturada hizmet verilen yabancının adı, soyadı, hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport veya mavi kart numarası, Türkiye'ye en son giriş tarihi, verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli bilgilerine yer verilmesi zorunludur.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde KDV'den istisnadır. Diğer taraftan, yabancılara sunulan koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin faturanın, hizmet sunulan yabancı hasta yerine, yetkili acentelere düzenlenmesi halinde; -Düzenlenen faturada hizmet verilen yabancının adı, soyadı, hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport veya mavi kart numarası, Türkiye'ye en son giriş tarihi, verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli bilgilerine yer verilmesi şartıyla KDV istisnası uygulanabilecektir. -Yetkili acente tarafından hastaneye ödenen sağlık hizmeti bedelinin tedavi hizmeti verilen yabancı hastaya birebir aktarılmasında, söz konusu madde kapsamında hizmete aracılık edilmesi nedeniyle KDV hesaplanmayacak olup, bu aktarma sırasında ödenen sağlık hizmeti bedelini aşan bir tutarın yer alması ya da ayrıca bir komisyon bedelinin gösterilmesi halinde bu bedelin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerekecektir. Ancak, aracılık faaliyetinde bulunduğu anlaşılan Şirketinizin yetkili acentelerden olmaması halinde, hastane tarafından Şirketinize düzenlenecek faturada ve ödenen sağlık hizmeti bedelinin tedavi hizmeti verilen yabancı hastaya birebir aktarılmasında KDV istisnasının uygulanması mümkün bulunmadığından bu işlemler için %8 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Şirketinizce düzenlenen faturada ödenen sağlık hizmeti bedelini aşan bir tutarın yer alması ya da ayrıca bir komisyon bedelinin gösterilmesi halinde bu bedelin genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması gerektiği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30844, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30844", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.41.15.01-130[11-2016/29]-12203", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "İhracat istisnası kapsamında KDV uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketiniz tarafından yurtdışına ihraç edilecek olan ve sadece yurtdışında mukim müşterinize özel olarak üretilen mamullerin imalatının gerçekleştirileceği makine içerisindeki parçaları sabit tutmak amacıyla kullanılan makine aparatı olarak tanımlanan fikstürlerin bedelinin yurtdışındaki müşterinize faturalandırılması işleminin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2)nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurtdışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir. Yabancı firmaların Türkiye'den ithal ettiği (Türkiye'nin ihraç ettiği) mallar dolayısıyla verilen hizmetler, hizmet ihracı kapsamında değerlendirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 60 No.lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinin (3.1.3) bölümünde; \"Mükellefler tarafından ihraç edilen ürünlerin üretimi için gerekli olan ve yurt dışındaki firma tarafından imal ettirilen, faturası yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen, bedeli de yurt dışındaki firma tarafından ödenen model kalıpların, ihraç edilen mallar için verilen hizmet kapsamında değerlendirilmesi ve gerekli belgelerin ibraz edilmesi şartıyla, ihracat istisnası kapsamında işlem yapılması mümkün bulunmaktadır. Buna göre, yabancı firmaların Türkiye'den ithal edeceği (Türkiye'den ihraç edilecek) mallar dolayısıyla verilen hizmetler, bu hizmetlerden yurt dışında faydalanılacağından, ihracat istisnası kapsamında değerlendirilecektir. Söz konusu kalıpların yurt içinde satışa konu edilmesi halinde ise KDV uygulanacağı tabiidir.\" denilmektedir. Buna göre, ihraç konusu malların imalatında kullanılacak fikstürler model kalıp olarak değerlendirilemeyeceğinden 60 No.lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinin (3.1.3) bölümünde belirtilen diğer şartlar gerçekleşmiş olsa dahi bu fikstürlerin bedelleri üzerinden genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31178, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31178", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-109908\t", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "Kıyı ve liman iskele inşaatlarıyla ilgili yapıların inşaatı ve bakım onarımı faaliyetiyle iştigal eden Şirkete yapılacak duba tesliminin KDV'den istisna olup olmadığı.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin faaliyet konusunun yurt içi ve yurt dışında kıyı ve liman iskele inşaatları ile ilgili hidromekanik yapıların inşası, bakım ve onarımı olduğu belirtilerek faaliyetinizde kullanılmak üzere yapılacak duba alımında, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/a maddesi gereğince istisna hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/a maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşaası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-1.1) bölümünde; \"Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere, bu araçların teslimi KDV'den istisnadır. KDV mükellefiyeti olmayan kişi ve kuruluşlar ile KDV mükellefiyeti bulunmakla birlikte faaliyetleri istisna kapsamındaki araçların kiralanması veya çeşitli şekilde işletilmesi olmayanlara , Kanunun (13/a) maddesi kapsamında yapılan söz konusu araçların tesliminde istisna uygulanmaz. Örnek: Mimarlık faaliyetinde bulunan bir mükellefe yapılacak yat tesliminde istisna uygulanamaz. Mükellefin yatı iktisaptan sonra kiraya vermesi de istisna şartlarının tekemmül için yeterli değildir. İstisna uygulanabilmesi için teslimin yapıldığı tarih itibarıyla yat kiralama faaliyetlerinin mükellefin asli iştigal konuları arasında yer alması ve sürekli olarak yapılması gerekir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, deniz taşıma araçlarının kiralanması veya çeşitli şekilde işletilmesi faaliyetinde bulunmayan Şirketinizin duba alımında 3065 sayılı KDV Kanununun 13/a maddesindeki istisnanın uygulanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31979, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31979", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-109891\t", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "Limanlardaki deniz kirliliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik verilen deniz temizleme hizmetinin KDV’den istisna olup olmadığı\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk ve yabancı bayraklı gemilerin Türk liman ve kara sularında sebep olduğu deniz kirliliğinin önlenmesi ve bu kirliliğin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik Türk limanlarında vermiş olduğunuz hizmetin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B.2.1.) bölümünde, \"Bu hükme göre istisnanın uygulanması için hizmetin; -Liman ve hava meydanlarında, -Deniz ve hava taşıma araçları için, yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla liman ve hava meydanlarında yapılmayan hizmetler deniz ve hava taşıma araçları için yapılsa bile istisnaya tabi olmazken; liman ve hava meydanlarında yapılmakla birlikte deniz ve hava taşıma araçları için yapılmayan hizmetlere de istisna uygulanması mümkün değildir. İstisna kapsamına, liman ve hava meydanlarında yük ve yolcuya verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler de dâhil olmak üzere, deniz ve hava taşıma araçları için yapılan seyrüsefere ilişkin her türlü hizmet girmektedir. Bu kapsamda deniz ve hava taşıma aracına verilen temizlik, güvenlik gibi hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. İstisna kapsamındaki hizmetin nev'inin yanı sıra, hangi deniz veya hava taşıma aracı için verildiğinin faturada gösterilmesi şarttır.\" açıklamaları yer almaktadır. 60 no.lu KDV Sirkülerinin (3.2.2.1.) bölümünde 3065 sayılı Kanunun 13/b maddesindeki istisna kapsamına giren hizmetler arasında, \" Gemilerin Atıklarının Alınması: İşletmeye ait rıhtım ve iskelelere yanaşan liman içindeki demirleme sahasına demirleyen gemilerin katı ve/veya sıvı atıklarının alınması hizmeti. \" sayılmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından Türk limanlarında deniz kirliliğinin önlenmesi için verilen hizmetin, münhasıran adına fatura düzenlenen gemi işletmecisinin (veya sigortacısının) gemilerinin (veya sigortaladıkları gemilerin) katı ve/veya sıvı atıklarının sebep olduğu kirliliğinin önlenmesi ve bu kirliliğin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olması halinde söz konusu hizmetin 3065 sayılı Kanunun 13/b maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Ancak verilen hizmetin genel liman/deniz temizliğine yönelik olması halinde bu hizmet, istisna kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel hükümlere göre KDV'ye tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33227, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33227", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2018.33]-22582\t", "ozelgeTarih": "2020-01-29", "baslik": "6736 sayılı Kanuna göre stok beyanı.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 6736 sayılı Kanunun 6/1 maddesi kapsamında stok beyanında bulunduğunuz emtia ve makine, teçhizat ve demirbaşlara ilişkin katma değer vergisini (KDV) kanuni süresinde ödediğiniz ancak 2016 takvim yılı içerisinde indirim konusu yapmadığınız belirtilerek söz konusu KDV nin düzeltme beyannamesi verilerek indirim konusu yapılıp yapılamayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, mükelleflerin işletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirecekleri, beyan edilen genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden %10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak KDV hesaplanacağı ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödeneceği, makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu verginin, hesaplanan KDV den indirilemeyeceği, emtia üzerinden ödenen verginin genel esaslara göre indirileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, 6736 sayılı Kanunun 6/1 maddesi kapsamında stok beyanında bulunduğunuz makine, teçhizat ve demirbaşlar nedeniyle ödenen verginin, hesaplanan KDV den indirimi mümkün değildir. Ancak, 6736 sayılı Kanunun 6/1 maddesi kapsamında stok beyanında bulunduğunuz emtia nedeniyle ödenen verginin 2016 yılında yasal deftere kaydedilmiş olması halinde 2017 yılında düzeltme beyannamesi verilerek indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 9867, "title": "Madde 6 ", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21514, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21514", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/01-2017/35]-40234", "ozelgeTarih": "2020-01-28", "baslik": "Feshedilen sözleşme nedeniyle işten çıkarılan güvenlik personelinin açmış olduğu işe iade davasını kazanması halinde yapılan ödemelerin vergisel durumu.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 14/09/2017 evrak kayıt tarihli ek dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ek dilekçenizde; Şirketiniz ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) arasında düzenlenen \"Pompa İstasyonları ve Yeraltı Barajında Görevlendirilmek Üzere 3 Yıl Süreliğine 130 Özel Güvenlik Personeli Hizmet Alım Sözleşmesi\" nin adı geçen Kurum tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi üzerine iş akdine son verilen güvenlik elemanları tarafından iş mahkemeleri nezdinde dava açıldığı, ilgili mahkemeler tarafından \"iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine\" karar verildiği, mahkeme kararlarına istinaden ASKİ tarafından ilgililere ödenerek Şirketinize rücu edilen işe başlatmama tazminat bedellerinin Şirketinize rücu edildiği, SGK prim bildirimi, SGK bildirimlerine ait stopaj ve damga vergilerinin ise Şirketiniz tarafından ödendiği belirtilerek, bu bildirimlere ait Şirketiniz tarafından yapılan ödemelerin kurum kazancınızın tespitinde ne şekilde dikkate alınacağı, söz konusu bedellerin hakediş olarak ASKİ'ye fatura edilmesinin gerekip gerekmediği ile fatura edilmesi halinde güvenlik hizmetleri kapsamında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6'ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup; maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (3) numaralı bendinde de işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 61 inci maddesinde, ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği, hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, yaptıkları ödemeler üzerinden tevkifat yapmaya mecbur olanlar sayılmış olup, anılan fıkranın (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir. Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak 12/08/2009 tarihli ve 27317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 272 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre; - İş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine hükmeden mahkeme kararında belirlenen işçinin işe başlatılmaması nedeniyle, 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçilere ödenen işe başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç gelir vergisinden istisna edilmiştir. İstisna kapsamındaki tutar, iş sözleşmesi feshinin geçersizliğine hükmeden mahkeme kararında belirlenen, işçinin işe başlatılmaması nedeniyle ödenecek tazminat miktarı ile sınırlıdır. - Kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı 4 aylık süre için ödenen tutarın ise Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddeleri uyarınca ücret olarak vergilendirileceği tabiidir. - Mahkeme tarafından ödenmesine hükmedilen ve ASKİ tarafından ilgililere ödenerek şirketinize rücu edilen işe başlatmama tazminatının, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre, işçinin çalıştırılmadığı süre için ödenen dört aylık ücretin ise anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Vergi Usul Kanunu Yönünden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesinin (A) fıkrasında; vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade ettiği, lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 227'nci maddesinde; bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu açıklanmış, bu Kanuna göre tevsik edici bir belge mahiyetinde bulunan fatura ise mezkur Kanunun 229'uncu maddesinde; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır. Kanunun 231'inci maddesinin 5 numaralı bendinde de; faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 232'nci maddesinde ise, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Buna göre, mahkeme tarafından ödenmesine hükmedilen ve ASKİ tarafından ilgililere ödenerek şirketinize rücu edilen işe başlatmama tazminatı ile işçinin çalıştırılmadığı süre için Şirketinizce yapılan diğer ödemelerin, ASKİ'ye yansıtılması amacıyla fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olarak tanımlandığı ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -4/2 maddesinde, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı işlem olduğu ve hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirileceği, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Özelge talep formu eki mahkeme kararlarında; \"... davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğine.\" karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, Şirketiniz ile ASKİ arasında yapılan \"güvenlik personeli çalıştırma işi\" sözleşmesinin adı geçen Kurum tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle, bu sözleşme kapsamında çalıştırılan personellerinizin işten çıkarılmaları üzerine açtıkları işe iade davaları sonucu mahkeme kararlarına istinaden ASKİ tarafından ilgililere ödenerek Şirketinize rücu edilen işe başlatmama tazminatı ile işçinin çalıştırılmadığı süre için Şirketinizce yapılan SGK prim ödemelerine ilişkin olarak ASKİ'ye Şirketiniz tarafından fatura düzenlenmesi halinde, söz konusu işlem herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmadığından, düzenenecek faturada KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesinin rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7002, "title": "Madde 25 Tazminat ve Yardımlarda", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25516, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25516", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.55.15.01-130[01-2016/ÖZE-29]-6922\t", "ozelgeTarih": "2020-01-28", "baslik": "Şehiriçi Toplu Taşıma Hizmetine Belediye aracılğıyla verilen gelir desteği ödemesinin vergisel durumu.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 65 yaş üstü şehir içi yolcu taşıyan otobüsler ve trenler için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından araç başı 750 TL tutarında gelir desteği sağlandığı, bu gelir desteğinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından … Büyükşehir Belediyesi hesaplarına ve beş iş günü içerisinde de şirketinizin hesaplarına aktarıldığı belirtilerek, söz konusu ödemeler için fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği, kurum kazancına dahil edilip edilmeyeceği, katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun \"İspat edici kağıtlar\" başlıklı 227 nci maddesinde, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Kanunun 229 uncu maddesinde, fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesika olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, Kanunun; - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, - 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları iş için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, \"Ücretsiz Seyahat Kapsamında Yapılacak Gelir Desteği Ödemesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik\" kapsamında yapılacak gelir desteği ödemeleri için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir. KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safı kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safı kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesine göre bilanço esasında ticari kazanç hesap dönemi başındaki özsermaye ile hesap dönemi sonundaki özsermaye arasındaki müspet farktır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiştir. Buna göre, şehir içi yolcu taşıma hizmetlerini yerine getirmek amacıyla kurulan şirketinizin, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca desteklenen 65 yaş üstü yolcu taşıma hizmetine istinaden sağlanan gelir desteğinden elde ettiği tutarın kurum kazancınıza dahil edilmesi gerekmektedir. KDV YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde, \" KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \" … Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır … \" ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, Ücretsiz Seyahat Kapsamında Yapılacak Gelir Desteği Ödemesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında sayılan kişilerin toplu taşıma hizmetinden ücretsiz yararlanmasını sağlamak üzere, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ilgili belediyeler aracılığıyla aylık olarak ödenen gelir desteği ödemesi, 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV ye tabi olacaktır. Öte yandan, firmanız tarafından gelir desteğine ilişkin olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına düzenlenecek faturalarda KDV dahil tutarın 1.000 TL'yi aşmaması halinde hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır. Ancak, KDV dahil tutarın 1.000 TL'yi aşması durumunda hesaplanan KDV tutarı üzerinden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından (5/10) oranında tevkifat yapılacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7142, "title": "Madde 242 Diğer Vesikalar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32049, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32049", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.99.16.02-130[24]-2744\t", "ozelgeTarih": "2020-01-28", "baslik": "Gayrimenkul satış sözleşmesine istinaden ön ödemeli olarak satış yapılan konutlar için zamanında ödenmeyen taksitlerden alınan vade farklarında (G.Faizi,Temerrüt faizi) KDV\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından inşaatı devam eden ve henüz kat irtifakı kurulmayan … projenizin satışlarının Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirildiği, noter huzurunda yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden faturaların müşterilerinize konutların fiilen teslim edildiği tarihte (6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli alan olarak belirlendiği ve net alanı 150 m2'nin altında olduğu için) %1 KDV ile düzenleneceği, konutların satış bedellerinin vadesine ya da peşin ödenmesi hususlarına göre belirlendiği, taksitli satışlarda vadelerine göre senet alındığı, senetlerin süresinde ödenmemesi durumlarında gecikme faizi hesaplandığı, ayrıca, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden vadesinde ödenmeyen taksitler üzerinden temerrüt faizi hesaplanacağı ve bu bedellerin konut tesliminde düzenlenecek faturada toplu olarak gösterileceği belirtilerek gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde belirlenen taksitlerin vadesinde ödenmemesinden dolayı alınan vade farkı (gecikme faizi, temerrüt faizi) bedellerinin hangi oranda KDV'ye tabi olacağı ve sözleşmeden vazgeçildiği durumlarda (teslim gerçekleşmediğinden) vade farkının tabi olacağı KDV oranında herhangi bir değişikliğin olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, -24/c maddesinde vade farkı, fiyat farkı, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin III/A-5.2. bölümünde; \"... 3065 sayılı Kanunun (24/c) maddesine göre, teslim ve hizmet işlemlerine ait faturada ayrıca gösterilen vade farkları matraha dahil edilir ve işlemin tabi olduğu KDV oranı üzerinden vergilendirilir. Öte yandan, vadeli işlemlerde bedelin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan yeni vade farkları da vadeli satışa konu teslim ve hizmete ilişkin matrahın bir unsuru olduğundan, bu vade farklarının ayrıca fatura edilmesi ve vadeli satışa konu teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanarak, vade farkı faturasının düzenlendiği döneme ilişkin beyannamede beyan edilmesi gerekmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından inşaatı devam eden konut satışlarında henüz bir teslim gerçekleşmediğinden, bu satışlar nedeniyle vadesinde ödenmeyen taksitlerden dolayı ortaya çıkan vade farklarının (gecikme faizi, temerrüt faizi), karşılığında fatura düzenlenmemesi kaydıyla, avans olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu tutarlara ilişkin KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak söz konusu konutların teslim edildiği tarih itibarıyla, vadesinde ödenmemiş taksitlerden dolayı ortaya çıkan vade farklarının (gecikme faizi, temerrüt faizi) matrahın bir unsuru olarak teslime konu konutun satış bedeline dahil edilerek, konutların teslim edildiği tarihte işlemin tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan, malın tesliminden önce fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmemesi kaydıyla konut satışına ilişkin sözleşmenin feshedilmesi halinde vergiyi doğuran olay gerçekleşmeyeceğinden, ön ödemelere ilişkin vade farkları için KDV hesaplanmayacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7925, "title": "Madde 24 Matraha Dahil Olan Unsurlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21743, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21743", "ozelgeNo": "51421814-130[12-2016/159]-7192", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Yurt dışında mukim firmalara verilen reklam hizmetinin vergilendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, internette web sayfası üzerinden yurt dışındaki yabancı firmalara reklam hizmeti verdiğiniz, reklam hizmeti verdiğiniz yabancı şirketlerin reklamlarına tıklanma sayısına göre gelir elde ettiğiniz, ayrıca web sayfanıza üye olan yurt dışında yaşayan yabancı uyruklu vergi mükellefi olmayan gerçek kişilere reklamları tıklamaları karşılığında ödemeler yaptığınız belirtilerek, söz konusu reklam hizmetinin vergilendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "I- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; - 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış, - 38 inci maddesinde de; \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, anılan Kanunun \"Diğer İndirimler\" başlıklı 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde, ''Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50'si. Bu indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şarttır. Bu bentte yer alan oranı, hizmet alanları ve kazanç tutarları itibarıyla sıfıra kadar indirmeye veya %100'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulu, bu bendin uygulamasına ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle Maliye Bakanlığı yetkilidir.'' hükmü yer almaktadır. Buna göre, internet web sayfası üzerinden vermekte olduğunuz reklamcılık faaliyetinden dolayı yurtdışı mukim firmalar tarafından adınıza yapılan ödemelerin ticari kazancınıza dahil edilmek suretiyle vergilendirilmesi gerekmekte olup, yürütmekte olduğunuz reklamcılık faaliyeti Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde belirtilen faaliyet alanlarından olmaması nedeniyle bu faaliyetten elde edilen kazancın anılan madde kapsamında gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, birşeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği, - 9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-2.1.) bölümünde hizmet ihracına yönelik olarak; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığının, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edileceği, - Hizmetten yurt dışında faydalanılmasında kastın, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgisinin olması, Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisinin bulunmaması olduğu açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, yurt dışında mukim olan firmalara internet web sayfası üzerinden verilecek olan reklam hizmeti, yukarıda sayılan şartların birlikte sağlanması halinde hizmet ihracı kapsamında değerlendirilecek ve bu hizmete ait faturada katma değer vergisi hesaplanmayacaktır. Öte yandan, yurt dışında mukim firmalara sunduğunuz reklam hizmetinin istisna kapsamında olması halinde, bu hizmete ilişkin yurt dışında yerleşik vergi mükellefi olmayan kişilerden aldığınız tıklanma hizmeti KDV'nin konusuna girmeyecektir. Ancak, yurt dışında mukim olan firmalara sunduğunuz reklam hizmetinden Türkiye'de faydalanılması halinde, vermiş olduğunuz bu hizmet genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacak ve ayrıca yurt dışında yerleşik vergi mükellefi olmayan kişilerden aldığınız tıklanma hizmeti nedeniyle yaptığınız ödemeler üzerinden de genel oranda (%18) KDV hesaplanması ve sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6943, "title": "Madde 37 Ticari Kazancın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22383, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22383", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.46.15.01-105[2017/12]-4308", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Belediye tarafından verilen tahsilat makbuzunun fatura yerine kullanılıp kullanılamayacağı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Aksu Vergi Dairesi Müdürlüğünün 691 004 1400 vergi kimlik numaralı mükellefi olarak Büyükşehir Belediyesine ait Ilıca Mahallesinde bulunan termal su kuyusundan kullanılan sıcak su bedelinin ödenmesi ile ilgili olarak belediye tarafından fatura yerine özelge ekinde sunulan resmi yazı ve eki termal su kullanım tablosu düzenlendiği, buna istinaden yapılan taksitli ödemeye karşılık Genel Tahsilat Makbuzu verildiği belirtilerek ekteki termal su kulanım bedeli tablosunun fatura yerine kullanılıp kullanılamayacağı ile indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımızdan bilgi istenilmektedir.", "cevap": "Vergi Usul Kanunu Yönünden; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -227 nci maddesinde, \" Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait kayıtların tevsiki mecburidir. \", -229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" hükümleri yer almaktadır. Diğer taraftan, mezkûr Kanunun 230 ve müteakip maddelerinde vergi mükellefleri tarafından kullanılacak belgeler sayılmış olup, konuyla ilgili olarak yayımlanan 164 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; \" ... Genel ve Katma Bütçeli İdarelere, il özel İdarelerine, Belediyeler ve Köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan Teşebbüs, Teşekkül, Kuruluş, Müessese, Bağlı Ortaklık, İştirak ve İşletmeler tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre yukarıda sayılan belgeleri düzenleyeceklerdir. Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine \"Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir.\" ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile belirteceklerdir.\" hükmü yer almaktadır. Bu belgelerin düzenlenmesi sırasında Vergi Usul Kanunu Yönetmelik hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara veya 164 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca notere tasdik ettirmeleri şartı aranmamakta, ancak düzenlenen belgede bulunması zorunlu asgari bilgilerin yer alması gerekmektedir. Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmeliğin verdiği izin gereği bu tür belgeleri kullanan işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların, kullanacakları belgelere \" Kurumlar Vergisinden Muaftır \" şerhi koymaları gerektiği 206 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Buna göre, Büyükşehir Belediyesi tarafından teslim edilen sıcak su teslimleri bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde ve devamlılık arz edecek şekilde yapılmasına bağlı olarak, söz konusu belediye bünyesinde oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi halinde sıcak su teslimlerine ilişkin olarak oluşacak iktisadi işletme tarafından yukarıda belirtilen usuller çerçevesinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Kurumlar vergisi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyetin bulunmaması halinde ise, adı geçen Belediyenin katma değer vergisine tabi işlemleri ile ilgili olarak fatura düzenlemesi mümkün bulunmakta olup fatura düzenlenmemesi durumunda, bu işlemlerini tabi olduğu ilgili mevzuata göre geçerli olan ve faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva eden bir belge düzenleyerek de tevsik etmesi mümkün bulunmaktadır. Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları Yönünden; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde ise safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, maddenin (1) inci bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirilebileceği hükmü yer almaktadır. Bir giderin kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olduğunun kabulü için; giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması, yapılan gider karşılığında gayrimaddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve bu giderlerin işletme adına düzenlenecek Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun tevsik edici belgelerle belgelendirilerek yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir. Bu mahiyette olmayan giderlerin kurum kazancının tespitinde genel gider olarak indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, şirketinizin faaliyetinde kullanılan sıcak suya ilişkin olarak Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesine ödenen tutarların, Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun tevsik edici belgelerle belgelendirilmesi kaydıyla kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -10/g maddesinde, su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi ile vergiyi doğuran olayın gerçekleşeceği, - 29/1 inci maddesinde; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, - 29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, - 30/d maddesinde; Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirilemeyeceği, - 34/1 inci maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği, - 53 üncü maddesinde de bu Kanunda geçen fatura ve benzeri vesikalar tabirinin Vergi Usul Kanununda düzenlenen vesikaları ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yapılan hüküm ve açıklamalara göre, Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki iktisadi işletmenin sıcak su teslimlerine ilişkin düzenlenecek faturada gösterilen tutarın indirime konu edilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6946, "title": "Madde 40 İndirilecek Giderler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 23706, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/23706", "ozelgeNo": "85620172-130-3753", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "İş Yerine Alınan TV'nin KDV Yönünden İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; serbest meslek erbabı olarak mali müşavirlik işi ile iştigal ettiğiniz belirtilerek iş yerinde kullanmak üzere almış olduğunuz televizyona ilişkin katma değer vergisinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; -65 inci maddesinde; \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır...\", -67 nci maddesinde; \"Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.\", -68 inci maddesinde ise \" Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir: ... 4.Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328 inci maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil).\" hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlere göre, mesleki faaliyetinizde kullanmanız ve demirbaş eşya olarak kaydetmeniz şartıyla iş yerinde kullanmak üzere almış olduğunuz televizyon için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29 uncu maddesinin birinci fıkrasında, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -30/d maddesinde ise Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, mesleki faaliyetinizde kullanmanız ve demirbaş eşya olarak kaydetmeniz şartıyla iş yerinde kullanmak üzere almış olduğunuz televizyona ilişkin KDV'nin, vergiye tabi işlemleriniz üzerinden hesaplanan KDV'den indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6974, "title": "Madde 68 Mesleki Giderler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25149, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25149", "ozelgeNo": "88342184-130-1614\t", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Ücretlerinde KDV Uygulamaları\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin Mesleki Yeterlilik Kurumundan almış olduğu yetkiye istinaden mesleki yeterlilik belgesini alması zorunlu olan işçileri çalıştıran firmalara sınav ve belgelendirme hizmeti verdiği, talepte bulunan firmaya sınava katılan işçi sayısına göre belgelendirme ve sınav ücretinin fatura edildiği, sınavda başarılı olan kişilerin belgelendirme ücretlerinin Türkiye İş Kurumu tarafından Mesleki Yeterlilik Kurumu aracılığıyla karşılandığı, talepte bulunan firmaya daha önce toplam işçi sayısına göre fatura edilen belgelendirme bedelinden sınav sonucu başarılı olan işçilere isabet eden tutarlar için Mesleki Yeterlilik Kurumunca karşılanacak bedele istinaden hizmeti alan firmadan iade faturası alındığı, alınan iade faturasının kayıtlara gider olarak kaydedildiği ve katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapıldığı, iade faturasının bir örneği ile ilgili firmaya iade edilen bedele ilişkin ödeme dekontunun Mesleki Yeterlilik Kurumuna gönderildiği ve iade faturasının KDV dahil toplam bedelinin anılan Kurum tarafından Şirketinize ödendiği belirtilerek, Mesleki Yeterlilik Kurumunca Şirketinize ödenen tutarın KDV'nin konusuna girip girmeyeceği ile bu tutarın Ba-Bs formlarına dahil edilip edilmeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN a) Belge Düzeni Yönünden: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, -231 inci maddesinin beşinci fıkrasında faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği ve bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, -232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde olduğu; yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (1.1.2018'den itibaren) 1.000,-TL'yi geçmesi veya bedeli (1.1.2018'den itibaren) 1.000,-TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecburi olduğu, hükme bağlanmıştır. Buna göre, fatura düzenlenmesi ödemeye bağlı olmayıp mal teslimine ve/veya hizmet ifasına bağlı olduğundan, faturanın esas olarak mal teslimi ve/veya hizmet ifasından itibaren en geç yedi gün içinde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, Mesleki Yeterlilik Kurumundan aldığınız yetkiye istinaden, Şirketinize başvuran firmaların işçilerinin belgelendirilmesi hizmetine ilişkin faturanın Şirketiniz tarafından hizmetten yararlanan firma adına düzenlenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, yapılan sınav sonucunda başarılı olan işçilerin belgelendirme ücretlerinin Türkiye İş Kurumu tarafından karşılanması ve bu bedelin Mesleki Yeterlilik Kurumu aracılığıyla Şirketinize aktarımına ilişkin teşviki alan firma tarafından Şirketinize, Şirketiniz tarafından da Mesleki Yeterlilik Kurumuna iade faturası düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Bununla birlikte, söz konusu ödemelerin tevsikinin sözleşme, makbuz, dekont vb. evrak ile yapılabilmesi mümkün bulunmakta olup, Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri gereğince bu belgelerin muhafaza ve istenildiğinde ibraz edilmesi gerektiği tabiidir. b) Form Ba-Bs Bildirimi Yönünden: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını \"Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)\" ile, mal ve hizmet satışlarını ise \"Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)\" ile bildirmeleri yükümlülüğüne yönelik uyulacak usul ve esaslar sırasıyla 350, 362, 381 ve 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile duyurulmuştur. Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uyulacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmış olup Tebliğin \"1.2. Bildirime Konu Alış/Satışlar ve Hadler\" başlıklı bölümünün; - (1.2.1) maddesinde; \" Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir.\" - (1.2.2.) maddesinde; \"Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, \"Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)\" ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise \"Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)\" nun Tablo II alanında bildirilecektir.\" - (1.2.4.) maddesinde ise \"Bir kişi veya kurumdan yapılan alışların kısmen veya tamamen iade edilmesi durumunda, bu iadeler söz konusu kişi ve kuruma yapılan satış olarak dikkate alınacaktır. Aynı şekilde, bir kişi veya kuruma yapılan satışlardan bir kısmının veya tamamının iade alınması durumunda, bu iadeler söz konusu kişi ve kurumdan yapılan alış olarak dikkate alınacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu kapsamda, Şirketinize başvuran firmaların işçilerinin belgelendirilmesi hizmetine ilişkin olarak Şirketiniz tarafından hizmetten yararlanan firma adına düzenlenen faturaların Bs bildirim formu ile bildirileceği tabiidir. Diğer taraftan, yapılan sınav sonucunda başarılı olan işçilerin belgelendirme ücretlerinin Türkiye İş Kurumu tarafından karşılanması ve bu bedelin Mesleki Yeterlilik Kurumu aracılığıyla Şirketinize aktarımına ilişkin teşviki alan firma tarafından Şirketinize, Şirketiniz tarafından da Mesleki Yeterlilik Kurumuna Vergi Usul Kanunu uygulamasında iade faturası düzenlenmesine gerek bulunmadığından, fatura düzenlenmemesi halinde bu bedellerin Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak fatura düzenlenmesi halinde düzenlenen faturaların 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından verilen sınav ve belgelendirme hizmetine ilişkin düzenlenen faturalarda 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesi gereğince KDV hesaplanması gerekmekte olup, hizmet bedelinin bir kısmının veya tamamının Türkiye İş Kurumu tarafından Mesleki Yeterlilik Kurumu aracılığıyla Şirketinize ödenmesinin bu duruma etkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, daha önce Şirketinizden belgelendirme hizmeti talebinde bulunan firmalara düzenlenen faturalarda hesaplanan KDV'nin, iade faturası almak suretiyle düzeltilmesi (bu faturalardaki KDV'nin indirim konusu yapılması) mümkün değildir. Bu kapsamda, Mesleki Yeterlilik Kurumundan tahsil edilen tutarlara ilişkin olarak da tekrar KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7060, "title": "Madde 148 Bilgi Verme", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7687, "title": "Madde 149 Devamlı Bilgi Verme", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7154, "title": "Madde 257 Diğer Ödevler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25712, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25712", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-97769\t", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Yapı denetim hizmetinde belge düzeni ve hissedarlar adına düzenlenen faturada tevkifat ve KDV indirimi\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ... Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin arsanın %6 sının Şirketinize ait olduğu, yapı denetim şirketi tarafından düzenlenen yapı denetim faturasının … adına düzenlendiği belirtilerek yapı denetim hizmeti faturasında hesaplanan katma değer vergisinin (KDV) tamamının mı yoksa %6 sının mı indirim konusu yapılacağı ile yapı denetim hizmetine ilişkin faturadaki KDV'nin tevkifata tabi olup olmadığı, ayrıca yapı denetim firması tarafından düzenlenen faturanın hissedarlar için ayrım yapılmaksızın tüm hissedarları kapsayacak şekilde düzenlenmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 230 uncu maddesinde ise faturada bulunması gereken asgari bilgiler sıralanmış olup bu bilgiler; faturanın düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası, faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarasıdır. Buna göre, yapı denetim hizmetine ilişkin faturanın, yapı sahipleri adına düzenlenmesi gerekmekte olup, bu kapsamda yapı sahiplerinden vergi mükellefi olanlar adına hisse oranları dikkate alınarak ayrı ayrı yapı denetim hizmeti faturası düzenlenmesi gerekmektedir. Yapı sahiplerinden vergi mükellefi olmayanlara ilişkin olarak birden fazla yapı sahibinin ismine yer verilmek suretiyle fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, - 29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin indirilebileceği, - 34/1 inci maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal edilen mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek suretiyle indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.6.) bölümünde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara verilen yapı denetim hizmetlerinde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, … Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin yapı denetim hizmeti faturasının vergi mükellefi yapı sahiplerinin hisseleri oranında düzenlenmesi gerektiğinden, hizmeti veren yapı denetim firmasının, söz konusu arsanın %6 sına sahip Şirketiniz adına hisseniz oranında düzenleyeceği faturada hesaplanan KDV'nin, Şirketinizce 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulması ve 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, Şirketinize bu şekilde düzenlenmesi kaydıyla faturada gösterilen KDV'nin Şirketiniz tarafından indirim konusu yapılması mümkün olup, yapı denetim şirketi tarafından … adına düzenlenen faturada gösterilen KDV'nin Şirketiniz tarafından indirimi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7130, "title": "Madde 230 Faturanın Şekli", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7712, "title": "Madde 34 İndirimin Belgelendirilmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27751, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27751", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.20.15.01-125[5-2015-158]-7211\t", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Şirket aktifine kayıtlı taşınmaz satışının vergi kanunları karşısındaki durumu\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinize … tarafından 2007 yılında ayni sermaye olarak konulan ancak tapuda devir işlemi yapılmayan … ada … parselde kayıtlı taşınmazın satışının Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesinde belirtilen istisna hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "A)Kurumlar Vergisi Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %50'lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu, bu istisnanın satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmasının ve satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu, bu sürede tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, aynı şekilde istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmına uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin de ziyaa uğramış sayılacağı, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin, \"5.6. Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası\" başlıklı bölümünde taşınmaz satış kazancı istisnası ile ilgili ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğin; \"5.6.2.2.1. İki tam yıl süre ile aktifte bulundurma\" başlıklı bölümünde; İstisnaya konu olan taşınmazlar, Türk Medeni Kanununda \"Taşınmaz\" olarak tanımlanan ve esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır. Bunlar Türk Medeni Kanununun 704 üncü maddesinde; Arazi, Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler, olarak sayılmıştır. Elden çıkarılacak taşınmazlardan doğacak kazancın, bu istisna uygulamasına konu olabilmesi için taşınmazın Türk Medeni Kanununun 705 inci maddesi gereğince kurum adına tapuya tescil edilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, ilgili kurum adına tapuya tescili yapılmamış bir binanın satışından doğan kazanca bu istisna uygulanmayacaktır. açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, özelge talep formu ekinde yer alan tapunun tetkikinden … adına tescil edilmiş olduğu görülen satışa konu taşınmaz aktifinize kaydedilmiş olsa dahi söz konusu taşınmazın satışından elde edilecek kazançla ilgili olarak Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnadan yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır. B) KDV Yönünden: 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve tesliminin KDV den istisna olduğu hükme bağlamıştır. Buna göre, şirketinize 2007 yılında sermaye olarak konulan ancak tapuya tescili yapılmayan taşınmazın satış işleminin 3065 sayılı Kanunun 17/4-r maddesinde yer alan istisna hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7848, "title": "Madde 5 İstisnalar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28989, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28989", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/01-2018/76]-E.38774", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "GES (Güneş Enerjisine dayalı üretim tesisi) katkı payında KDV.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, \"Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Önlisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği\" hükümleri çerçevesinde Güneş Yarışmaları 2. Paket dahilindeki başvurular için TEİAŞ tarafından 29/4/2015 tarihinde yapılan yarışma sonucunda 154 KV Kangal TM'nin OG barajına bağlantı hakkının Şirketinizce kazanıldığı, Şirketiniz ile TEİAŞ arasında 16/6/2016 tarihinde GES Katkı Payı Anlaşması düzenlendiği, söz konusu Yönetmelik gereği belirlenen katkı payının üretim tesisinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere 3 yıl içerisinde ve yıllık eşit taksitler şeklinde TEİAŞ'a ödeneceği belirtilerek, TEİAŞ tarafından GES katkı payı bedellerine ilişkin Şirketinize düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun (7/4-ç) maddesinin verdiği yetkiye istinaden 6/12/2013 tarih ve 28843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mülga \"Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Önlisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği\"nin -1 inci maddesinde, Yönetmeliğin amacının, rüzgar veya güneş enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılmış önlisans başvurularından aynı sahada ve/veya aynı bağlantı noktasına ve/veya aynı bağlantı bölgesine bağlanmak için birden fazla başvurunun bulunması durumunda, sisteme bağlanacak olanı/olanları belirlemek için TEİAŞ tarafından yapılacak yarışmaya, yarışmaya katılacak tüzel kişilerin yükümlülüklerine ve yarışma sonunda belirlenen Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Santrallerinin Katkı Payının ödenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olduğu, -3/1-f maddesinde, Katkı Payının, üretim tesisinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere en fazla 3 yıl içerisinde birim MW başına TEİAŞ'a ödenecek bedel olduğu, - 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde, kesişen projeler olması durumunda, daha yüksek Katkı Payı teklifi veren proje sahibi şirketin kesişen alanı kullanma hakkını; beşinci fıkrasında ise dördüncü fıkra kapsamında yapılan işlemler sonucunda belirlenen en yüksek Katkı Payı teklifini veren şirket/şirketlerin sisteme bağlantı hakkını kazanacağı belirtilmiştir. Buna göre, Mülga Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Önlisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği kapsamında 16/6/2016 tarihinde imzalanan GES Katkı Payı Anlaşmasına istinaden TEİAŞ'ın kesişen veya çakışan alanın kullanma hakkı ile Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Sistemine bağlanma hakkını Şirketinize kiralaması karşılığı MW başına Şirketinizce GES Katkı Payı Anlaşması çerçevesinde TEİAŞ'a yapılan GES Katkı Payı ödemeleri KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30064, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30064", "ozelgeNo": "41931384-130[11-2017-14]-4652", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Yurt dışı mukimi firma ile serbest bölgede faaliyet gösteren firma arasında yapılan aracılık faaliyetinin hizmet ihracatı olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından, Almanya'da mukim bir şirketin Türkiye'de serbest bölgede faaliyet gösteren tam mükellef bir şirkete plastik enjeksiyon kalıp parçaları satmasına aracılık edilmesi ile ilgili Almanya mukimi şirkete komisyon faturası düzenleneceği belirtilerek söz konusu faturada KDV Kanununun 11/1-a maddesi hükmüne istinaden katma değer vergisi istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler ile serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetlerin KDV' den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A-2.1. İstisnanın Kapsamı\" bölümünde de: \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2)nci maddesine göre; -Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurtdışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir ... Örnek 4: Türkiye'de yerleşik olan ve aracılık faaliyetinde bulunan (A) şirketi, Japonya'da yerleşik bir firmanın mallarına Türkiye'de müşteri bulmaktadır. Bu şirketin aracılık faaliyeti kapsamında yaptığı hizmetten Türkiye'de faydalanılmakta olup bahse konu hizmet ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmez. Faturanın yabancı firma adına düzenlenmiş ve hizmet bedelinin Türkiye'ye getirilmiş olması bu durumu etkilemez.\" açıklamaları yer almaktadır. Diğer taraftan, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun; -6 ncı maddesinde, serbest bölgelerin, Türkiye Gümrük Bölgesinin parçaları olmakla beraber, ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen ve serbest dolaşımdaki eşyanın normal olarak eşyanın ihracına bağlı olanaklardan yararlandığı yerler olduğu, -Geçici 6 ncı maddesinde ise serbest bölgelerin, Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihe kadar, gümrük rejimleri açısından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında, menşe hükümlerinin uygulanması bakımından ise Türkiye Gümrük Bölgesi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, KDV Kanununun (11/1-a) maddesine göre yalnızca serbest bölgedeki müşteriler için yapılan fason hizmetler istisna kapsamında olduğundan, Şirketiniz tarafından Almanya'da mukim bir şirkete verilen serbest bölgede müşteri bulma hizmetinden, serbest bölgede faydalanıldığından, söz konusu hizmet üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7901, "title": "Madde 4 Hizmet", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30845, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30845", "ozelgeNo": "63852321-130[32-2018/20-1420]-7952\t", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Telafi edici verginin şirketin KDV iade alacağından mahsup edilip edilemeyeceği hk.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, dahilde işleme izin belgesi (DİİB) kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılmak üzere yurt dışından temin edilen mallar için gümrüğe nakit olarak ödenen telafi edici verginin ve gecikme faizinin, şirketinizin katma değer vergisi (KDV) iade alacağından mahsup edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KDV Genel Uygulama Tebliğinin - (IV/A-2.1.) bölümünde; \"KDV iade alacağı mükellefin kendisinin veya ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve adi komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların), - Vergi dairelerince takip edilen amme alacaklarına, - İthalat sırasında uygulanan vergilere, - Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarına, mahsuben iade edilebilir.\" - (IV/A-2.1.1.) bölümünde; \"….. b) İthalde Alınan Vergilere Mahsup KDV iade alacağının ithalde alınan vergilere mahsubu için, ilgili gümrük idaresinden mükellefin vergi dairesine hitaben yazılan ve ithalde alınan vergiler ile varsa gecikme faizi, zam ve ceza tutarları ile ödemenin yapılacağı gümrük muhasebe birimi ve hesap numarasını belirten bir yazı alınır. Mahsup tutarını gösteren muhasebe işlem fişi talep tarihinden itibaren 10 gün içinde ilgili gümrük muhasebe birimine gönderilir. Herhangi bir nedenle mahsup yapılamaması halinde, gümrük muhasebe birimince düzenlenecek muhasebe işlem fişi ile mahsup edilemeyen tutar ilgili vergi dairesine iade edilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Konu ile ilgili olarak Ticaret Bakanlığından alınan görüşte, 2005/8391 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararının 16 ncı maddesi uyarınca ödenmesi gereken telafi edici verginin, serbest bölgelerden gerçekleştirilen satışlar dahil ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru ve bu tarihte ithalat rejiminde belirtilen gümrük vergisi ve varsa toplu konut fonu üzerinden hesaplanarak ihracat esnasında ödeneceği ve söz konusu telafi edici verginin ithalat vergisi kapsamında olduğu belirtilmiştir. Buna göre, DİİB kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılmak üzere yurt dışından temin edilen mallar için gümrükte ödenen telafi edici vergi, ithalde alınan bir vergi olduğundan, KDV iade alacağının KDV Genel Uygulama Tebliğindeki usul ve esaslar çerçevesinde telafi edici vergiye mahsubu mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31180, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31180", "ozelgeNo": "25253958-130[13-2018-44]-4835\t", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Altyapı Çalışmalarının İnşası İçin Katlanılan Proje Maliyetlerinin Katılımcılara Taksitler Halinde Yansıtılmasında KDV Hesaplanması hk.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda ve eklerinde, organize sanayi bölgenizde yapılan su, kanalizasyon ve arıtma tesisleri vb. altyapı çalışmalarının inşası için katlanılan, tamamlanan ve hâlihazırda devam eden proje maliyetlerinin katılımcılara taksitler halinde yansıtılmasında düzenlenecek yansıtma faturalarında katma değer vergisi (KDV) uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -17/4-k maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.23) \"Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Sitelerine Tanınan İstisna\" başlıklı bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesine göre; organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV den istisnadır. Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır. Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi olacaktır. 3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesinde yer alan istisna kapsamındaki arsa teslimine, söz konusu arsa için organize sanayi bölgeleri tarafından yapılan ve parsel birim maliyeti içinde yer alan harcamalar da dahil edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, organize sanayi bölgenizin arsa teslimleri (bu arsa için bölgeniz tarafından yapılan ve parsel birim maliyeti içinde yer alan elektrik, su, kanalizasyon, haberleşme vb. altyapı harcamaları dahil) 3065 sayılı Kanunun 17/4-k maddesine göre KDV den istisna olup parsel birim maliyeti içinde değerlendirilmeyen harcamaların katılımcılara yansıtılmasında 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV hesaplanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31181, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31181", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-2/İ/13-2018/30]-38808", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Vakıf üniversitesi statüsüne haiz kurumlara yapılan okul, sağlık tesisi gibi tesislerin bağışlanması durumunda bağışta bulunanlara yapılan teslim ve hizmetlerde KDV istisnası.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep forumunuzda; şirketiniz tarafından vakıf üniversitesi statüsüne haiz İbn Haldun Üniversitesi ile yapılan protokol doğrultusunda İstanbul ilinde İbn Haldun Üniversitesine ait taş mektep binasına yapılacak restorasyon ve projelendirme bağışı dolayısıyla şirketinize yapılacak teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/k maddesinde; Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmak üzere yapılan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi, mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi ibadethaneler, Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi yaygın din eğitimi verilen tesisler, Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla bağışta bulunacaklara yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiş olup, KDV Genel Uygulama Tebliğin \"II/B-15.1.\" bölümünde konu ile ilgili gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Aynı Kanunun 19 uncu maddesinde ise; diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği ve uluslararası anlaşma hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, şirketiniz tarafından İbn Haldun Üniversitesine ait taş mektep binasına ilişkin restorasyon ve projelendirme işi kapsamında şirketinize yapılacak teslim ve hizmetlerin Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (k) bendi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından genel hükümlere göre KDV ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32247, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32247", "ozelgeNo": "96842599-130[28-2019/4]-7187", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Şapka(tarak) telefi tesliminde kdv tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eki dilekçenizde; \"5202.91.00.00.12\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numaralı şapka (tarak) telefi teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar belirtilmiş, (I/C-2.1.3.3.) başlıklı bölümünde ise KDV tevkifatına tabi tutulması gereken teslimlere ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin \"Pamuk, Tiftik, Yün ve Yapağı ile Ham Post ve Deri Teslimleri\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.5.) bölümünün; - \"Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.5.1) alt bölümünde; KDV mükellefleri tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.3.5.2.) alt bölümünde belirtilen malların, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara tesliminde, (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiş, - \"Kapsam\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.5.2.) alt bölümünde ise; \"Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 1 ve 2 nci sıraları kapsamına giren ürünlerin teslimi tevkifat uygulaması kapsamındadır. Buna göre; - Kütlü ve elyaf pamuk, linter pamuk, pamuk lifi döküntüleri, natürel veya tops haldeki tiftik, yün ve yapağı, - Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 41.01 pozisyonundaki sığır ve atların, 41.02 pozisyonundaki koyun ve kuzuların (astragan veya karakul, persaniye, breitschwanz ve benzerleri, Hint, Çin, Moğolistan ve Tibet kuzuları hariç), 41.03 pozisyonundaki keçi ve oğlakların (Yemen, Moğolistan ve Tibet keçi ve oğlakları hariç) ham post ve derilerinin, tesliminde tevkifat uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B bölümünün; 1 inci sırasında; \"Kütlü ve elyaf pamuk, linter pamuk, pamuk lifi döküntüleri, natürel veya tops haldeki tiftik, yün ve yapağı, 3 üncü sırasında; \"İplikler ve iplik imali için hazırlanan her nevi filamentler, lifler, vb. (Pamuktan, yünden, tiftikten, hayvan kıllarından, ipekten, sentetikten, suni maddelerden, dokumaya elverişli her nevi maddelerden veya bunların karışımlarından elde edilenler.),\" ibarelerine yer verilmiştir. Buna göre; farklı adlar altında yapılan telef teslimlerinde, teslime konu edilen telefin pamuk döküntüsü niteliğinde olması halinde 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ekli (II) sayılı listenin B/1 inci sırası kapsamında değerlendirilerek KDV tevkifatına tabi tutulması, iplik döküntüsü niteliğinde olması halinde ise aynı listenin B/3 üncü sırası kapsamında değerlendirilerek KDV tevkifatına tabi tutulmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32248, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32248", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.97754", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "Biçerdöver ve traktör jantı tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından biçerdöver ve traktörler için imal edilen jantların tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile yapılan belirlemeye göre, bu Kararın eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 oranında KDV uygulanmaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından biçerdöver ve traktörler için imal edilen jantlar, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, bunların tesliminin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 37483, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/37483", "ozelgeNo": "75497510-130[GEC.20-2015-9]-4847", "ozelgeTarih": "2020-01-27", "baslik": "4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında yapılan satışların KDV ve KV yönünden değerlendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 4691 sayılı Kanunla yönetilen Namık Kemal Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölge Yönetici A.Ş.'nin sorumluluğundaki Teknopark'ta faaliyette bulunduğunuz, Ar-Ge çalışmalarınız kapsamında \"Termik Santraller İçin Ön Homojenizasyonlu Toz Kömür Yakma Brülörünün Geliştirilmesi\" isimli projeyi başarı ile sonuçlandırdığınız, söz konusu projenin satışından elde edilen gelirin vergilendirilmesi ile Teknopark bünyesinde yapılan Ar-Ge çalışmalarına bağlı olarak ortaya çıkacak olan bir ürünün (Yazılım dışında, Nükleer Santral ve Termik Santrallere Özgü Makine) faturası düzenlenirken ürün satış bedeliyle know-how bedelinin bir bütün olarak gösterilip gösterilmeyeceği ve bu şekilde elde edilen gelirin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden değerlendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "A) VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", - 230 uncu maddesinde, \"Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur: …. 4.Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı …\", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \" Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \", - 232 nci maddesinde, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; Serbest meslek erbabına; Basit usulde tesbit olunan tüccarlara; Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, faturada satılan malın veya yapılan işin nev'i, miktar, fiyat ve tutarına yer verilmesi zorunlu bulunmakta olup, Teknopark bünyesinde yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan ürünün (nükleer santral ve termik santrallere özgü makinenin) satışında da bu esasa riayet edilerek fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, satılan ürünün yanında ürünün kullanımı ve kullanımının devamı açısından gerekli olan teknolojik ve teknik bilgi (know how) ayrıca satışı veya kiralamasının da söz konusu olması halinde, ürünün satışına ilişkin olarak genel hükümler çerçevesinde düzenlenecek faturada, ürün bedeli ile know how bedelinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. B) KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun \"Tanımlar\" başlıklı 3 üncü maddesinde; \"Bu Kanunun uygulanmasında; … c) Araştırma ve Geliştirme (AR-GE): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yazılım dahil yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, … l) Yazılım: Bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin, belli bir sistematik içinde, tasarlama, geliştirme şeklindeki ürün ve hizmetlerin tümü ile bu ürün ya da mal ve hizmetlerin lisanslama, kiralama ve tüm hakları ile devretme gibi teslim şekillerinin tümünü, … ifade eder.\" hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinde; \"Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.\" hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde hükmünden yararlanılabilmesi için; -Bu Kanunda tanımlanan teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösterilmesi, -Kazancın münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge'ye dayalı üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlardan olması, -Bölge içi ve dışı faaliyetlerden elde edilen kazanç ayırımının yapılması gerekmektedir. Konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.12.2.2. Yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi istisnasının kapsamı\" başlıklı bölümünde, \"Yapılan düzenlemeyle teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar, faaliyete başlanılan tarihten bağımsız olmak üzere, 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge dışında gerçekleştirdikleri faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar, yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisnadan yararlanamaz. Öte yandan, teknoloji geliştirme bölgelerinde yazılım ve Ar-Ge faaliyetinde bulunan şirketlerin, bu faaliyetler sonucu buldukları ürünleri kendilerinin seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Üretim ve pazarlama organizasyonu nedeniyle doğan kazancın diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak, lisans, patent gibi gayrimaddi haklara bağlanmamış olmakla birlikte uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançların istisna kapsamında değerlendirileceği tabiidir...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -Şirketinizin Ar-Ge çalışmaları sonucu geliştirdiği \"Termik Santraller İçin Ön Homojenizasyonlu Toz Kömür Yakma Brülörünün Geliştirilmesi\" isimli projesi kapsamında elde ettiği kazançların 31.12.2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkündür. -Teknoloji geliştirme bölgesinde yürüttüğünüz Ar-Ge çalışmalarına bağlı olarak ortaya çıkan bir ürünün seri üretime tabi tutularak pazarlanması halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların sadece lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı için, transfer fiyatlandırması esaslarına göre gerekli ayrıştırma yapılmak suretiyle istisna hükümlerinden yararlanılabileceği tabiidir. C) KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -Geçici 20 nci maddesinde ise 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"II-G/2 Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve Hizmetler\" başlıklı bölümünde; \" ... Bu hükme göre, teknoloji geliştirme bölgelerinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan mükelleflerin 31/12/2023 tarihine kadar bu bölgede ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim ve hizmetleri KDV'den istisnadır. Söz konusu bölgede üretilen yazılımın farklı kişilere satılması ya da satışın CD veya elektronik ortamda yapılması istisna uygulanmasına engel değildir. Üniversitelere bağlı Teknokentler de Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak değerlendirilir. Kanunun geçici 20/1 inci maddesi kapsamında üretilen söz konusu yazılımların fikri mülkiyet hakkının, bu bölgede faaliyette bulunan mükellefte kalmak suretiyle belirli zaman aralıklarıyla farklı kişilere satılması veya söz konusu yazılımların sanal ortamda paylaşımının sağlanması halinde de KDV istisnası uygulanır. …\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından Namık Kemal Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölge Yönetici A.Ş.'nin sorumluluğundaki Teknoparkta gerçekleştirilen \"Termik Santraller İçin Ön Homojenizasyonlu Toz Kömür Yakma Brülörünün Geliştirilmesi\" projesi sonucunda ortaya çıkan ürünün (nükleer santral ve termik santrallere özgü makinenin) satışı KDV Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 9758, "title": "Madde 3 Tanımlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27536, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27536", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17-010.01-1164499\t", "ozelgeTarih": "2019-12-30", "baslik": "Yurt dışından alınan gemi inşası dizayn, mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin vergilendirilmesi.\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; faaliyet konusu gemi inşaatı, imalatı ve onarımı olan şirketinizin Norveç, İspanya ülkelerinde faaliyet gösteren firmalardan gemi inşası dizayn hizmeti, mimari ve mühendislik (serbest meslek hizmeti) alımlarında bulunduğu belirtilerek, şirketiniz adına düzenlenen hizmet faturalarından Kurumlar Vergisi Kanunu 30 uncu maddesi ve çifte vergi anlaşması gereğince kurum stopajı yapılıp yapılmayacağı ve katma değer vergisinin (KDV) beyan edilip edilmeyeceği hususlarında Başkanlığımızın görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN : 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 3 üncü fıkrasının (a) bendinde de Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun iş yeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançların, (c) bendinde de Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazançlarının dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30 uncu maddesinde de dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de elde ettikleri serbest meslek kazançları üzerinden vergi kesintisi yapılması öngörülmüş olup, bahse konu vergi kesintisi oranı 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 3/2/2009 tarihinden itibaren, diğer serbest meslek kazançlarında %20 olarak belirlenmiştir. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"30.3.\" bölümünün beşinci ve altıncı paragraflarında; \"Öte yandan, dar mükellefiyete tabi kurumların, Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci bulundurmak suretiyle yaptıkları ticari ve zirai faaliyet kapsamında, bu işyerleri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla elde ettikleri serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları (dar mükellef kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri hariç) ve menkul sermaye iratları (kâr payları ile Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında vergi kesintisine tabi tutulan menkul sermaye iratları hariç) üzerinden anılan Kanunun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılmayacaktır. Ancak, dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilcisi bulunmadan veya Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci bulunsa da bu işyerlerinde yürüttükleri ticari faaliyetle bağlantılı olmamak suretiyle elde ettikleri, serbest meslek kazançlarından, gayrimenkul sermaye iratlarından ve kâr payları hariç menkul sermaye iratlarından Kanunun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılacağı tabiidir. \" açıklamaları yapılmıştır. \"Diğer taraftan, \"Türkiye Cumhuriyeti ile İspanya Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\" 01/01/2004 tarihinden itibaren; \"Türkiye Cumhuriyeti ile Norveç Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması\" ise 01/01/2012 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. İspanya ve Norveç mukimi firmalardan gemi inşası dizayn, mimari ve mühendislik hizmeti alımı karşılığında söz konusu firmalara yapılacak ödemelerin vergilendirilme hususunun anılan Anlaşmaların \"Serbest Meslek Faaliyetleri\"ne ilişkin 14 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye-İspanya Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın (ÇVÖA) 14 üncü maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları; \"2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer: a) Teşebbüs, bu hizmet veya faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir iş yerine sahip olursa; veya b) Hizmet veya faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşarsa, söz konusu gelir, aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir. Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu iş yerine atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen hizmet veya faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da bu teşebbüs, söz konusu gelir dolayısıyla bu diğer Akit Devlette, bu Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre vergilendirilmeyi, yani söz konusu gelir bu diğer Devlette bulunan iş yerine atfedilebilirmiş gibi vergilendirilmeyi tercih edebilir. Bu tercih, bu diğer Devletin söz konusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alma hakkını etkilemeyecektir. 3. \"Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanı sıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır.\" hükümlerini öngörmekte, Anlaşma'ya ek Protokol'ün 7 nci maddesinde ise; \"Bir Akit Devlet teşebbüsü tarafından diğer Akit Devlette, bu diğer Devlette bulunan görevli personel veya istihdam edilen personel aracılığı ile hizmet veya faaliyetler (aynı veya bağlı projeler için) icra edilir ise, söz konusu hizmet veya faaliyetin bu diğer Devlette icra edildiği kabul edilecektir.\" hükmü bulunmaktadır. Buna göre, İspanya mukimi firmaların Türkiye'ye gelmeksizin İspanya'da icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnız İspanya'ya aittir. Söz konusu faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi durumunda ise, İspanya mukimi firmaların bu faaliyetleri Türkiye'de Anlaşma'nın 5 inci maddesi kapsamında bir iş yeri vasıtasıyla icra etmesi veya Türkiye'deki faaliyetlerinin icra edildiği süre veya sürelerin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla olması halinde, Türkiye'nin de bu gelirleri iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde vergilendirme hakkı bulunmaktadır. İspanya mukimi firmaların Türkiye'de serbest meslek icrası için kaldığı sürenin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşıp aşmadığının tespitinde; Türkiye'de serbest meslek faaliyeti sunuluyorsa, aynı veya bağlı proje kapsamındaki faaliyetlerin tamamı ve aynı veya bağlı proje kapsamında sunulan hizmetin Türkiye'ye gönderilen birden fazla personel vasıtasıyla icra edildiği durumda, bunların Türkiye'de toplam kalma süreleri dikkate alınacaktır. Türkiye-Norveç Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın 14 üncü maddesinin 2, 3 ve 4 üncü fıkraları; \"2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek hizmetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Bununla beraber, bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer: a) teşebbüs, söz konusu hizmet veya faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir işyerine sahip olursa; veya b) hizmet veya faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde toplam 183 günü aşarsa, söz konusu gelir aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir. Böyle bir durumda, olayına göre, yalnızca söz konusu işyerine veya bu diğer Devlette icra edilen hizmet ya da faaliyetlere atfedilebilen gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 3. Bir Akit Devlet gerçek kişisi veya teşebbüsü, önceki fıkralar uyarınca diğer Akit Devlette vergilendirildiğinde, bu gerçek kişi veya teşebbüs, söz konusu gelir bu teşebbüsün diğer Devlette bulunan işyerine atfedilebilen bir gelirmiş gibi, bu diğer Devlette, bu Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre vergilendirilmeyi tercih edebilir. Bu tercih, diğer Devletin, söz konusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alma hakkını etkilemeyecektir. 4. \"Serbest meslek faaliyetleri\" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, sanatsal, eğitici veya öğretici faaliyetleri, bunun yanı sıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.\" hükümlerini öngörmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, Norveç mukimi firmaların Türkiye'ye gelmeksizin Norveç'te icra edeceği serbest meslek hizmetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnız Norveç'e aittir. Eğer bu hizmet veya faaliyetler Türkiye'de Anlaşma'nın 5 inci maddesi kapsamında bir iş yeri vasıtasıyla ya da Türkiye'de herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla sürede icra edilirse Türkiye'nin de bu gelirleri iç mevzuat hükümlerimize göre vergilendirme hakkı bulunmaktadır. Norveç mukimi firmaların Türkiye'de serbest meslek icrası için kaldığı sürenin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşıp aşmadığının tespitinde; Türkiye'de birden fazla teşebbüse serbest meslek faaliyeti sunuluyorsa, bu faaliyetlerin tamamı ve hizmetin Türkiye'ye gönderilen birden fazla personel vasıtasıyla icra edildiği durumda, bunların Türkiye'de toplam kalma süreleri dikkate alınacaktır. Söz konusu İspanya ve Norveç mukimi firmaların Türkiye'de icra edeceği serbest meslek faaliyetlerini bir iş yeri vasıtasıyla gerçekleştirmesi durumunda kendilerine yapılacak ödemeler üzerinden vergi sorumlularınca Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30 uncu maddesi uyarınca tevkifat yapılması gerekmektedir. Söz konusu firmaların bir iş yeri bulunmaksızın Türkiye'de icra edeceği serbest meslek faaliyeti ise, bu firmanın personelleri vasıtasıyla Türkiye'de yapacağı serbest meslek faaliyetlerini ifade etmektedir. Bu durumda da, Türkiye'nin vergilendirme hakkı ve vergi sorumlularının tevkifat yükümlülüğü, firmaların faaliyet icrası amacıyla Türkiye'de herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşan bir süre kalması koşuluna bağlanmıştır. Faaliyetin Türkiye'de icra edilmesi durumunda, istihkak sahibi firmaların faaliyet icrası amacıyla Türkiye'de herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşan bir süre kalıp kalmayacağının yaptıkları serbest meslek ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumlularınca ödeme sırasında belirlenebilir olması ya da bilinmesi mümkün olmayabileceğinden, söz konusu ödemeler üzerinden vergi sorumlularının vergi tevkifatını yapmaları gerekmektedir. Kendilerine yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılan firmalar Anlaşma hükümleri çerçevesinde bu ödemelerin Türkiye'de vergilendirilmemesinin gerektiği durumlarda, bizzat veya vekilleri vasıtasıyla, tevkif edilen vergilerin iadesi için ilgili vergi dairesine başvurabileceklerdir. Diğer taraftan, söz konusu İspanya ve Norveç mukimi firmalar tarafından ifa edilen hizmetlerin anılan Anlaşmaların birer örneği ekte yer alan 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında düzenlenen \"Gayrimaddi Hak Bedelleri\" kapsamına giren nitelik taşıması halinde, bu ödemeler üzerinden 12 nci maddenin 2 nci fıkrası uyarınca Türkiye'de % 10 oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Ancak, aynı maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca, söz konusu gayrimaddi hak bedelinin İspanya ve Norveç mukimi firmalar tarafından Anlaşma'nın 5 inci maddesi çerçevesinde Türkiye'de bulunan bir iş yeri veya sabit yer vasıtasıyla elde edilmesi ve söz konusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu iş yeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması halinde vergileme, 12 nci maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen yüzde 10 vergi oranı dikkate alınarak değil, duruma göre 7 nci maddeye ilişkin \"Ticari Kazançlar\" veya 14 üncü maddeye ilişkin \"Serbest Meslek Faaliyetleri\" kapsamında iş yeri veya sabit yer kazançlarıyla birlikte Türkiye'de yapılacaktır. İspanya ve Norveç firmalarının söz konusu hizmetler nedeniyle elde ettiği gelirlerin ilgili Anlaşma hükümlerine göre vergilendirme hakkının Türkiye'de olması durumunda, Türkiye'de elde edilen gelirler dolayısıyla Türkiye'de ödenecek vergi, İspanya ve Norveç Anlaşması'nın \"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi\"ne ilişkin sırasıyla 22 nci ve 23 üncü maddesinin 1 inci fıkrası çerçevesinde İspanya'da ve Norveç'te bu gelire ilişkin ödenecek vergiden mahsup edilebilecektir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için Türkiye mukimi şirkete hizmet veren söz konusu firmaların İspanya'da ve Norveç'te tam mükellef olduklarını ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkelerde vergilendirildiklerini İspanya ve Norveç yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlamaları ve bu belgenin aslı ile Noterce veya bu ülkelerde bulunan Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğini vergi sorumlularına ve ilgili vergi dairesine ibraz etmeleri gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN : 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye’de yapılmasının, hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, 13/a maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşaası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetlerin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-1.) bölümünde, deniz, hava ve demiryolu taşıma araçların tesliminde, tadil, bakım ve onarımında, imal ve inşası ile ilgili alımlarda istisna uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Aynı Tebliğin (2.1.2.1.1.) bölümünde ise, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetlerin KDV'ye tabi olacağı, bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamının hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödeneceği belirtilmiştir. Buna göre, Norveç ve İspanya'da faaliyet gösteren firmalardan temin ettiğiniz gemi inşası dizayn hizmeti, mimari ve mühendislik hizmetlerinin 3065 sayılı Kanunun 13/a maddesine ilişkin olarak vergi dairesince tarafınıza verilecek olan istisna belgesinde bulunması halinde istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır.Söz konusu hizmetlerin istisna kapsamına girmemesi halinde bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanıldığından bu hizmetler 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olacak ve bu hizmetler nedeniyle hesaplanan KDV şirketiniz tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7835, "title": "Madde 3 Tam ve dar mükellefiyet", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32250, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32250", "ozelgeNo": "85550353-130[2019]-E.41840", "ozelgeTarih": "2019-12-25", "baslik": "Binek otomobillerinin kiralama faaliyetinde kullanıldıktan sonra satışında KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, motorlu kara taşıtlarının kiralanması faaliyetiyle iştigal ettiğiniz belirtilerek, katma değer vergisi (KDV) mükellefi olmayan kişilerden veya % 1 oranında KDV'ye tabi tutularak satın alınmış olan binek otomobillerini kiralama faaliyetinizde kullandıktan sonra satmanız halinde bunlara uygulanması gereken KDV oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında, \"Aşağıda tanımları yapılan motorlu taşıtlardan yalnız \"kullanılmış\" olanlar,\" Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 8701.90.50.00.00 Kullanılmış olanlar ile 87.03 pozisyonundaki binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil). [(Yalnız binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları, jipler, vb., motorlu karavanlar, elektrik, gaz, güneş enerjili vb. motorlu taşıtlar, \"8703.10.11.00.00 özellikle kar üzerinde hareket etmek için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu olanlar (dizel veya yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar\",\"8703.10.18.00.00 diğerleri\"] [Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus arabalar, para arabaları, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar hariç.] (Katma Değer Vergisi Kanununun 30/b maddesine göre binek otomobillerinin alımında yüklenilen katma değer vergisini indirim hakkı bulunan mükelleflerin, bu araçları tesliminde bu Kararın 1 inci maddesinin (a) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce bu Kararın birinci maddesinin (a) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanarak satın alınan araçların tesliminde, bu araçların alımında uygulanan katma değer vergisi oranı uygulanır.)\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, motorlu kara taşıtlarının kiralanması faaliyetiyle iştigal eden Şirketiniz tarafından KDV mükellefi olmayan kişilerden veya % 1 oranında KDV'ye tabi tutularak satın alınmış olan binek otomobillerinin, kiralama faaliyetinizde kullanıldıktan sonra satılması halinde bunlara % 18 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32251, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32251", "ozelgeNo": "26468226-130[ÖZG-27-2019]-E.98972", "ozelgeTarih": "2019-12-24", "baslik": "Gümrükte el konulan aracın satışında KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ……. Tasfiye İşletme Müdürlüğünce yapılan ihalede gümrükte yakalanarak el konulan ….. model …… marka binek otomobilini, özel tüketim vergisi (ÖTV) ödeyerek satın aldığınız belirtilerek, bu işlemde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında tanımları yapılan motorlu taşıtlardan yalnız \"kullanılmış\" olanlara % 1 KDV oranı uygulanmasına hükmedilmiş; aynı Kararın 1 inci maddesinin beşinci fıkrasında ise \"kullanılmış\" deyiminin, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre ÖTV' ye tabi olmayan taşıtları ifade ettiği belirtilmiştir. Buna göre, ….. Tasfiye İşletme Müdürlüğünce yapılan ihalede ÖTV ödeyerek satın aldığınız söz konusu binek otomobiline % 18 KDV oranı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28990, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28990", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.99.16.02-130[20-2014]-30954", "ozelgeTarih": "2019-12-23", "baslik": "İhracata aracılık eden Dış Ticaret Sermaye Şirketi adına düzenlenecek vade farkı faturasında KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; imalatçı-ihracatçı olarak ihracat işlemlerinizi bir dış ticaret sermaye şirketi aracılığıyla ve Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında yaptığınızı, ihracat bedellerinin yurt dışındaki ithalatçı firma tarafından aracı firmaya vadesinden sonra ödenmesi durumunda aracı şirket tarafından da Şirketinize vadesinden sonra ödenmesi nedeniyle Şirketinizce ihracata aracılık eden aracı firmaya vade farkı faturası düzenlenmekte olduğu belirtilerek, oluşan vade farkları için, KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı ve tecil-terkin kapsamında işlem yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 11/1-c maddesinde; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı, - 20/1 maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedelin olduğu, - 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. 26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A-8.8. İmalatçı Lehine Matrahta Meydana Gelen Değişiklik\" başlıklı bölümünde; \"İhracatçıların yurtdışına teslim ettiği mal karşılığında aldıkları vergi iadesi, kur farkı ve kaynak kullanımı destekleme primleri üzerinden KDV hesaplanması söz konusu değildir. İhracatçılar tarafından, ihraç kaydıyla mal aldıkları imalatçılara, malın satın alındığı dönemden ve ihracattan sonra reklamasyon, vergi iadesi, kur farkı, kaynak kullanımı destekleme primi, faiz vb. unsurların kısmen veya tamamen aktarılması 3065 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre ihraç kaydıyla teslim bedeline dahildir. İhraç kaydıyla teslimlerde, teslim tarihinden sonra ortaya çıkan ve ihracatçılar tarafından imalatçılara yapılan ödemelerde, imalatçı tarafından ihracatçı adına ödeme tutarı üzerinden bir fatura düzenlenir ve bu faturada; ödemenin mahiyeti ayrı ayrı belirtilir, malın tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanır, bu KDV tutarının tahsil edilmediğine dair bir açıklama yazılır, ödemenin kaynağı olan ilk ihraç kaydıyla teslim faturasına ve ihracata ilişkin gümrük beyannamesine tarih ve numara belirtilmek suretiyle atıfta bulunulur. İmalatçı, faturada gösterdiği KDV'yi, fatura tarihini içine alan döneme ait KDV beyannamesinde hem hesaplanan hem de indirilecek KDV olarak beyan eder. Hesaplanan KDV'nin beyanında, \"Tevkifat Uygulanmayan İşlemler\" tablosunda malın tabi olduğu orana ilişkin satır kullanılır. İndirim beyanında ise \"İndirimler\" tablosunun \"Bu Döneme Ait İndirilecek KDV\" satırı kullanılır. İhracatçı ise ihraç kaydıyla teslimde olduğu gibi, bu faturada belirtilen ancak imalatçıya ödenmeyen KDV'yi indirim konusu yapamayacağından KDV beyannamesine dahil etmez.\" denilmektedir. Aynı Tebliğin \"III/A-5.2. Vade Farkları\" başlıklı bölümünde ise; \"3065 sayılı Kanunun (24/c) maddesine göre, teslim ve hizmet işlemlerine ait faturada ayrıca gösterilen vade farkları matraha dahil edilir ve işlemin tabi olduğu KDV oranı üzerinden vergilendirilir. Öte yandan, vadeli işlemlerde bedelin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan yeni vade farkları da vadeli satışa konu teslim ve hizmete ilişkin matrahın bir unsuru olduğundan, bu vade farklarının ayrıca fatura edilmesi ve vadeli satışa konu teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanarak, vade farkı faturasının düzenlendiği döneme ilişkin beyannamede beyan edilmesi gerekmektedir.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; KDV Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında Şirketiniz tarafından yapılan ihraç kayıtlı teslimlerle ilgili olarak yurt dışındaki firmanın mal bedellerini geç ödemesi sebebiyle lehinize oluşan vade farklarına ilişkin olarak ihracatçı firma adına ödeme tutarı üzerinden bir fatura düzenlemeniz gerekmektedir. Bununla birlikte, söz konusu faturada ödemenin mahiyetinin ayrı ayrı belirtilmesi, malın tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanması, ilk ihraç kaydıyla teslim faturasına ve ihracata ilişkin gümrük beyannamesine atıfta bulunarak KDV tutarının tahsil edilmediğini belirten bir şerhin konulması suretiyle fatura tarihini içine alan döneme ait KDV beyannamesinde hem hesaplanan hem de indirilecek KDV olarak beyan edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32252, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32252", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.1139789", "ozelgeTarih": "2019-12-23", "baslik": "Tıpta kullanılan bonenin ithalinde uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 05/02/2019 tarihli ve 423286 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgi (a)' da kayıtlı özelge talep formu ve ilgi (b)' de kayıtlı dilekçenizde, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin \"6505.00.90.90.00\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen ve ticari ismi surgical cap veya bone olan eşyanın ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin; - B/4 üncü sırasında, \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler,\" , - B/5 inci sırasında, \"Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde (montaj ve hareket ettirici mekanizması kısmen alüminyum, plastik ve benzeri malzeme içerenler dahil), çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri,\" , - B/6-a sırasında ise \"İşlenmiş post, deri ve köseleler ile bunların taklitleri ve bunlardan mamul giyim eşyası (şapka, kemer, kravat, eldiven ve benzerleri dahil)\" hükmü yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından ithal edilen, \"6505.00.90.90.00\" GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen ve ticari ismi surgical cap veya bone olan eşyaya; - 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/4 üncü sırasında yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden veya B/6-a sırasında yazılı işlenmiş post, deri ve köseleler ile bunların taklitlerinden mamul olması halinde % 8 oranında, - Bunlardan mamul olmaması durumunda ise genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28992, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28992", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV.2/I/10-2018/10]-403576\t", "ozelgeTarih": "2019-11-18", "baslik": "Ön ödemeli doğalgaz sayaçlarında doğalgaz bedeli olarak Türk Lirası bazlı yüklemelerde vergiyi doğuran olay\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin ön ödemeli doğalgaz sayacı kullanmakta olan abonelerine yönelik olarak Eylül/2018 döneminden itibaren ön ödemeli doğalgaz sayaç kartlarına Türk Lirası (TL) baz alınarak yükleme yapılacağı, tahsil edilen paraya tahsilat makbuzu düzenlenerek yüklemelerin avans m3 olarak takip edileceği, sayaçların belirli aralıklarla okunması sonrası kullanılan gazın okunduğu gündeki fiyatı ile aboneye fatura edileceği belirtilerek Şirketiniz tarafından bu uygulama çerçevesinde sayaçlara yüklenecek TL ve kullanım sonucu kesilecek faturalara ilişkin olarak katma değer vergisi (KDV) yönünden vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleşeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun: -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdiinin teslim hükmünde olduğu, malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesinin de mal teslimi olduğu, -2/3 üncü maddesinde, su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımların da mal teslimi olduğu, -10 uncu maddesinin (a) bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılmasıyla; (b) bendinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle; (g) bendinde ise su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana geldiği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/Ç-1) bölümünde; \"... Kanunun (2/3) üncü maddesi uyarınca su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri dağıtımlar mal teslimi sayılmıştır. Ancak, bu tür malların teslimi önceden gerçekleştirildiği halde bu aşamada vergilendirilmesi mümkün olmadığından Kanunun bu maddesine dayanılarak vergilendirme, bunların bedellerinin hesaplandığı anda yapılır. Ayrıca vergiyi doğuran olay bu malların bedellerinin tahakkuk ettirildiği, yani bedelin hesaplanarak tahsil edilebilir hale geldiği anda meydana gelmiş sayılır. Bu mükelleflerin mal bedellerini tahsil edip etmemeleri vergiyi doğuran olay açısından önemli değildir. Sonradan tahakkuk tutarlarında meydana gelebilecek değişiklikler Kanunun 35 inci maddesi hükmüne göre düzeltilir.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz abonelerinin ön ödemeli sayaç kartlarına yükleme yapılması ile KDV açısından vergiyi doğuran olay meydana gelecek ve Şirketiniz tarafından bu tarih itibariyle KDV hesaplanacaktır. Öte yandan, ön ödemeli sayaç kartlarına yükleme yapıldıktan sonra Şirketiniz tarafından belirli aralıklarla abonelerin sayaçlarının okunması suretiyle kullanılan doğalgaz miktarının tespit edildiği ve tespit tarihindeki fiyat uygulanarak doğalgaz kullanım bedelinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, tespit tarihindeki belirlenen doğalgaz kullanım bedeli ile abonenin kullandığı miktara ilişkin ön ödemeli sayaç kartlarına yüklenen bedel arasında oluşan fark bedel için, farkın ortaya çıktığı tarihte Şirketiniz tarafından KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30846, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30846", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-985768\t", "ozelgeTarih": "2019-11-18", "baslik": "Türkiye'de mukim sağlık kuruluşlarının tanıtımı amacıyla yurt dışında verilen hizmetlerin KDV'ye tabi olup olmadığı\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, sağlık turizmi faaliyetlerini geliştirmek ve yurt dışından gelen hasta sayısını artırmak amacıyla yurt dışında çeşitli ülkelerde Türkiye'nin çeşitli illerindeki sağlık kuruluşlarının katılacağı Sağlık Turizm B2B (Business to Business) ve workshop etkinliği düzenleyeceğiniz belirtilerek, söz konusu etkinlik kapsamında alınan katılım bedelleri karşılığında yurt içinde mukim katılımcı kuruluşlara düzenleyeceğiniz faturalarda katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Hizmetin Türkiye'de Yapılması\" başlıklı (I/A-6.2) bölümünde; \" Hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, 3065 sayılı Kanunun (6/b) maddesine göre hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerekir. Hizmetin Türkiye'de yapılmış sayılması için belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Şartlardan herhangi birisinin oluşması halinde hizmet, Türkiye'de yapılmış sayılır. Bir diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede faydalanılırsa faydalanılsın işlem Türkiye'de yapılmış sayılır ve vergiye tabi olur. Hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye'de faydalanılmış ise işlem yine Türkiye'de yapılmış sayılır.\" açıklamaları yer almaktadır. Konu ile ilgili olarak, 60 No.lu KDV Sirkülerinin; - \"Yurtdışındaki İşlemler\" başlıklı (1.1.1) bölümünde; \"KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir. Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin; ... - Türkiye'deki başka bir firmanın personelini yurt dışına götürmek suretiyle aynı sektörde faaliyette bulunan yabancı firmalarla tanıştırma, bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt dışında verdiği danışmanlık hizmeti, ... Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.\" - \"Türkiye'deki İşlemler\" başlıklı (1.1.2) bölümünde; \"KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, Türkiye'de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabidir. Bu teslim ve hizmetlerin yabancı firmalara yapılması bu durumu değiştirmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, şirketiniz tarafından Türkiye'de yerleşik sağlık kuruluşlarının tanıtımı amacıyla yurt içi mukimi sağlık kuruluşlarına yurt dışında verilen etkinlik hizmeti, Türkiye'de ifa edilmediğinden ve hizmetten Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33462, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33462", "ozelgeNo": "39044742-135[II Sayılı Liste]-985675\t", "ozelgeTarih": "2019-11-18", "baslik": "Yabancı bir kişinin ÖTV ve KDV ödeyerek aldığı aracı ülkesine döneceğinden beraberinde götürmesi nedeniyle ÖTV ve KDV'nin iadesi\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) ödemek suretiyle satın aldığınız ve Türkiye'de kayıt ve tescil işlemi yaptırarak kullandığınız aracı ülkenize dönecek olmanız nedeniyle beraberinizde götüreceğinizden bahisle söz konusu araca ilişkin ÖTV ve KDV iadesinin mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 5 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bu Kanuna ekli listelerdeki malların ihracat teslimlerinin; teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması ve teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden çıkmış olması şartlarıyla ÖTV'den müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükmün uygulanmasında yurt dışındaki müşteri tabiri; ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezleri yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir işletmenin, yurt dışında faaliyet gösteren şubelerini ifade etmektedir. Ayrıca malın ihraç edilmeden önce yurt dışındaki alıcı adına hareket edenlere veya bizzat alıcıya işlenmek ya da herhangi bir şekilde değerlendirmek üzere yurt içinde teslimi ihracat sayılmamaktadır. Aynı Kanununun (5/3) maddesinde, ihraç edilen malların alış faturaları ve benzeri belgeler üzerinde gösterilen ve beyan edilen özel tüketim vergisinin Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde iade edileceği hükme bağlanmış olup, söz konusu hükmün Kanuna ekli (II) sayılı liste bakımından uygulama usul ve esasları, Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (II/A/2) bölümünde belirlenmiştir. Anılan Genel Tebliğin söz konusu bölümünde; -ÖTV'si ödenerek ithal edilen veya yurt içinden ÖTV mükellefinden satın alınan taşıtın ihracatında, ödenen ÖTV'nin iadesi için taşıtın, ithalatçısı veya yurt içinden satın alan tarafından, olduğu gibi (aynen) ihraç edilmiş olması şartının aranacağı, -ÖTV'si ödenerek iktisap edilen kayıt ve tescile tabi bir taşıtın, kayıt ve tescilden önce veya sonra, aynen ihracında, alımda ödenen ÖTV'nin iadesinin mümkün olduğu; bununla birlikte kayıt ve tescili yapılmış olan taşıtın, ancak kayıt ve tescili iptal edilerek ihraç edilmesi halinde ÖTV'nin iade edilebileceği, -İhraç edilen taşıtlara ait ÖTV'nin iadesinin, 429 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Standart İade Talep Dilekçesi ile talep edileceği ve iade talebinde; --İhracatçı adına düzenlenen ve üzerinde ÖTV'nin ayrıca gösterildiği fatura veya benzeri belgenin aslının veya aslının aynı olduğuna dair bir şerh verilerek kaşe tatbiki ve imzalanması suretiyle firma yetkililerince onaylı fotokopisinin (ihraç edilen taşıt ithal edilmiş ise ithalatta düzenlenen gümrük beyannamesi ve verginin ödendiğini gösteren gümrük makbuzunun aslı veya ilgili gümrük idaresi, noter ya da YMM tarafından onaylı örneğinin), --İhraç edilen mala ait gümrük beyannamesinin aslı veya ilgili gümrük idaresi, noter ya da YMM tarafından onaylı örneğinin, --İhraç edilen mala ilişkin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen faturanın aslının veya aslının aynı olduğuna dair bir şerh verilerek kaşe tatbiki ve imzalanması suretiyle firma yetkililerince onaylı fotokopisinin ihracatçının KDV yönünden bağlı olduğu vergi dairesine verileceği, -İhraç edilen taşıtlara ait ÖTV'nin, talebe göre, gümrük beyannameli mal ihracından doğan KDV iadesi ile ilgili olarak Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde (IV/E bölümü hariç) belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde nakden ve/veya mahsuben iade edilebileceği belirtilmiştir. Buna göre, ÖTV Kanununun (5/3) maddesi uyarınca, iade talebinin yerine getirilebilmesi için, ihracatçının ÖTV mükellefiyetinin bulunması şartı aranmamakla birlikte, yurt dışındaki müşteri adına fatura veya benzeri belge düzenleyebilmesine imkân veren faal ve sürekli vergi mükellefiyetinin bulunması ve işlemin ihracat olması gerekmektedir. Dolayısıyla, taşıtın kesin olarak yurt dışına beraberinizde götürülmesi işlemi ihracat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden ve bahse konu Genel Tebliğde öngörülen belgeleri ibraz etme imkânı bulunmayanların ÖTV iade taleplerinin yerine getirilmesi, mevcut ÖTV mevzuatı uyarınca mümkün olmadığından, başvurunuzda adınıza kayıtlı olduğunu belirttiğiniz taşıtın yurt içinde ilk iktisabında ödediğiniz ÖTV'nin Kanunun (5/3) maddesi kapsamında tarafınıza iadesi mümkün değildir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin vergiden müstesna olduğu, -12/1 inci maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için; teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya veya 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması veya malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi, teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olması ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına veya yetkili gümrük antreposuna konulması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, taşıtın kesin olarak yurt dışına beraberinizde götürülmesi işlemi ihracat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu taşıtın alımında ödediğiniz KDV'nin 3065 sayılı KDV Kanunu hükümleri uyarınca iade edilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}, {"id": 8002, "title": "Madde 5 İhracat istisnası", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 26206, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/26206", "ozelgeNo": "30835462-045[54]-E.10704", "ozelgeTarih": "2019-11-13", "baslik": "Görüşler", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; …… İşletmelerinin açmış olduğu ihalelere girerek Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki maden direklerinin …..'ya ait maden işletmelerine taşınması işini aldığınız, ihale ile almış olduğunuz maden direği taşıma işini kooperatifiniz üyelerine yaptırdığınız, bunun karşılığında üyeleriniz tarafından Kooperatifinize taşıma faturası düzenlendiği, ….. tarafından, taşınan maden direklerinin metrajları ve geçici alındı tutanaklarının alınması ile malın tesliminin kabul edildiği, …… tarafından bu şekilde kabul işlemi yapıldıktan sonra Kooperatifiniz tarafından yapılan taşıma işleri için …..'ya fatura düzenlendiği, bu durumda üyeleriniz tarafından Kooperatifinize fatura düzenlenen dönem ile Kooperatifiniz tarafından ….'ya fatura düzenlenen dönem arasında farklılıklar oluşabildiği belirtilerek, Vergi Usul Kanunu, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu yönünden konu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde \" Satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \" denilmek suretiyle faturanın tarifi yapılmış, 232 nci maddesinde ise birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia ve yaptıkları işler için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun fatura nizamını düzenleyen 231 inci maddesinin 5 numaralı bendinde faturanın, malın teslimi ve hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükmü mevcuttur. Yukarıda yer alan hüküm ve düzenlemelere göre; -Kooperatifinizce üyelerinize yaptırmış olduğunuz hizmet için üye kamyoncu tarafından kooperatifiniz adına hizmetin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde, -Kooperatifinizce ise TTK adına hizmetin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Söz konusu yedi günlük süre azami sure olduğundan, bu süreye riayet edilmemesi halinde Vergi Usul Kanununda öngörülen cezaların uygulanacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -10 uncu maddesinde, vergiyi doğuran olayın; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında meydana geldiği, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça,faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini indirebilecekleri hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi\" başlıklı (I/Ç-1.) bölümünde, \"Hakedişli işlemlerde, verilen hizmet sebebiyle elde edilen hakediş bedeli için hakedişin tahakkuk ettiğini belgeleyen kabul tutanağının düzenlendiği bir diğer ifade ile hakediş raporunun onaylandığı tarihte vergiyi doğuran olay gerçekleşir.\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre; kooperatifinizin üyeleri tarafından kooperatifinize sunulan taşımacılık hizmetine ilişkin KDV'nin, hizmetin sunulduğu vergilendirme döneminde üyeleriniz tarafından beyan edilerek ödenmesi gerekmekte olup, kooperatifinize yapılan bu hizmet dolayısıyla düzenlenen faturada gösterilen KDV'nin kooperatifiniz tarafından indirim konusu yapılması mümkündür. Kooperatifiniz tarafından ……'ya sunulan hizmetin ise hizmetin sunulduğu vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Öte yandan, …..'ya sunulan hizmetin hakedişe dayalı bir hizmet olması durumunda vergiyi doğuran olay hakediş raporunun onaylandığı tarihte meydana geleceğinden, bu takdirde, sunulan bu hizmete ilişkin KDV'nin tarafınızca hakediş raporunun onaylandığı vergilendirme dönemi itibariyle beyan edileceği tabiidir. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş olup maddenin ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Bilanço esasında ticari kazancın tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu ve bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce; işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı ve ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağına hükmedilmiştir. Aynı Kanunun \"İndirilecek giderler\" başlıklı 40 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasında ise safi kazancın tespitinde indirilecek giderler bentler halinde sayılmış olup söz konusu fıkranın (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ticari kazancın tespitinde \"tahakkuk esası ilkesi\" ve \"dönemsellik ilkesi\" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Tahakkuk esasına göre belirlenen gelir ve giderlerin yalnızca cari döneme ait kısmı, aynı döneme ilişkin ticari kazancın hesabında gelir ya da gider olarak dikkate alınabilmektedir. Dönemsellik ilkesinde ise, gelir veya giderlerin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanması gerekmekte olup söz konusu ilke gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, ve zararlarla karşılaştırmak durumundadırlar. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 283 üncü maddesinde, gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan hasılatın, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek suretiyle değerleneceği; 287 nci maddesinde ise gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderlerin mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirmek suretiyle değerleneceği hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 217 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin \"Geçici Vergiye Esas Kazancın Tespiti\" başlıklı 3 üncü bölümünde; mükelleflerin, vergilendirme dönemleri itibariyle geçici vergiye tabi kazançlarının belirlenmesinde, ticari kazancın tespitine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununda yer alan hükümlere uymak zorunda oldukları ve geçici vergiye ilişkin kazançlarının hesaplanmasında dönemsellik esasına uyulacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, tekdüzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26/12/1992 tarihli ve 21447 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sıra no.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer Tebliğlerde yapılmıştır. Söz konusu Tebliğe göre, 74- No.lu Hizmet Üretim Maliyeti Hesap grubu hizmet işletmeleri ile ilgilidir, hizmet işletmelerinde 71, 72 ve 73 gruplarda yer alan hesaplar kullanılmaz, bu hesaplar yerine bu gruptaki hesaplar kullanılır, hizmet işletmelerinin üretim maliyetlerinin izlenmesinde kullanılan hesaplar bu gurupta yer almaktadır. Dolayısıyla, taşımacılık hizmeti veren kooperatifin hizmet üretim maliyetlerini bu hesapta takip edilmesi gerekmektedir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; ihale konusu taşımacılık işiyle ilgili olarak kooperatif üyelerinin araçlarıyla teslimat yapıldıktan sonra üyelerinizce kooperatifiniz adına düzenlenen fatura bedellerinin ilgili olduğu dönemler itibarıyla hizmet üretim maliyetinin tespitinde dikkate alınması, bu taşımacılık hizmetinden elde ettiğiniz gelirin de ilgili olduğu döneme ilişkin kurum kazancınızın tespitinde gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7131, "title": "Madde 231 Fatura Nizamı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30291, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30291", "ozelgeNo": "84412373-130[KDV-9/1 Md.]-E.161930", "ozelgeTarih": "2019-11-13", "baslik": "Polipropilen (pp) ve polietilen (pe) hammadde tesliminde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, …….'den almış olduğunuz polipropilen (pp) ve polietilen (pe) hammaddelerinin bir kısmının işlenerek plastik ipe dönüştürüldüğü, bir kısmının ise herhangi bir işleme tabi tutulmadan hammadde olarak satışının yapıldığı belirtilerek, satışı yapılan hammaddelerin tesliminde katma değer vergisi tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükümleri yer almaktadır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kağıt, Cam Hurda ve Atıkları ile Konfeksiyon Kırpıntılarından Elde Edilen Hammadde Teslimi\" başlıklı (I/C-2.1.3.3.4.) bölümünde; metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının çeşitli işlemlerden geçirilip işlenmesi sonucunda elde edilen ve genellikle hurda ve atıkların niteliklerini kaybederek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam esaslı malzeme imalatında hammadde olarak kullanılan mamul niteliğindeki kırık, çapak, toz, granül ve benzeri ürünlerin tesliminin tevkifat uygulaması kapsamında olduğu ve söz konusu ürünlerin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara tesliminde (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı açıklanmıştır. Buna göre, söz konusu tevkifat uygulamasında, hurda ve atıklardan elde edilen ve imalat sektöründe hammadde olarak kullanılan mamul ürünlerin teslimi tevkifat kapsamında olup, ……..'den almış olduğunuz polipropilen (pp) ve polietilen (pe) hammaddelerinin satışında, bu hammaddelerin hurda ve atıklardan üretilmemesi kaydıyla KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33516, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33516", "ozelgeNo": "61316220-130-E.10027", "ozelgeTarih": "2019-10-24", "baslik": "Hasılat Esaslı Vergilendirme hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, -Erzincan Belediyesi ile …….. arasındaki kira sözleşmesi uyarınca adı geçen ….. adına ruhsat düzenlendiği, -Adı geçen ……. ile Şirketiniz arasında Belediyenin muvafakati ile yapılan kiralama sözleşmesi gereği şehir içi toplu taşıma işinin fiilen tarafınızca gerçekleştirileceği, -Toplu taşıma işini yapacak Şirketinizin gelirlerinin tamamının elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil edileceği, toplu taşımacılık faaliyetinin sürücüsü dahil en az on sekiz oturma yeri olan otobüslerle ifa edileceği belirtilerek söz konusu kiralama sözleşmesine istinaden şehir içi toplu taşıma işi için hasılat esaslı vergilendirme uygulamasından faydalanıp faydalanamayacağınız hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun \"Hasılat esaslı vergilendirme\" başlıklı 38 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"V/A-2.5. Uygulama Kapsamına Alınanlar\" başlıklı bölümünde; \"6/2/2019 tarihli ve 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hariç) münhasıran il sınırları içinde, otobüsle (sürücüsü dahil en az onsekiz oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetlerine ilişkin 3065 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde yer alan hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı %1,5 olarak belirlenmiştir. Hasılat esaslı vergilendirme usulünden sadece 5216 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmeleri yararlanabilir. Ancak belediyeler bünyesinde kurulmuş ve otobüsle toplu taşıma faaliyeti ile iştigal eden iktisadi işletmeler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanamazlar. Bu uygulamadan yararlanılabilmesi için toplu taşıma hizmetine ilişkin bedellerin tamamının elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla tahsil edilmesi gerekmektedir. Hizmet bedelinin (ücretinin) bir kısmının elektronik ücret toplama sistemiyle, bir kısmının nakit veya başka yöntemlerle tahsil edilmesi halinde, hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanılması mümkün değildir. Ayrıca bu uygulamadan, yalnızca il sınırları içinde otobüs ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler yararlanabilir. Dolayısıyla bir il sınırları içinde başlayıp, başka bir il sınırları içinde sona eren güzergâhlarda yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu uygulamadan yararlanması mümkün değildir. Hasılat esaslı vergilendirme usulünü tercih edecek mükelleflerin, toplu taşımacılık faaliyetini sürücüsü dahil en az onsekiz oturma yeri olan otobüslerle yapmaları gerekmektedir. Halk otobüsü adı altında bu özellikleri taşımayan taşıtlarla (minibüs, dolmuş, taksi dolmuş vb.) toplu taşımacılık hizmeti sunan mükelleflerin bu usulden yararlanmaları mümkün değildir. Diğer taraftan, mükelleflerin bu kapsamda vergilendirilebilmeleri için münhasıran otobüsle toplu taşıma faaliyetinde bulunulması gerekmektedir. Bu faaliyetin yanında başka faaliyetleri de bulunan mükellefler bu uygulamadan faydalanamazlar.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Erzincan Belediyesi tarafından şehir içi toplu taşıma ruhsatı verilen …… ile Şirketiniz arasında Belediyenin muvafakati ile yapılan sözleşme gereği şehir içi toplu taşıma işi fiilen Şirketiniz tarafından icra edileceğinden Şirketinizin hasılat esaslı vergilendirme uygulanmasından faydalanması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7936, "title": "Madde 38 Hasılat esaslı vergilendirme", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28993, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28993", "ozelgeNo": "64597866-130[17/4-i]-E.19842", "ozelgeTarih": "2019-09-25", "baslik": "Katma Değer Vergisi İstisnası Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, \"………\"nin hak sahiplerinin ve yüklenicilerinin projeyi Türkiye Varlık Fonuna devredecekleri belirtilerek söz konusu proje kapsamında Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlarına düzenlenecek gayrimenkul devir/teslimleri ile ilgili faturalarda 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-i maddesi kapsamında istisna uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 17/4-i maddesinde, varlık ve hakların Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlara devri ile bu varlık ve hakların Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi tarafından yönetilmesi suretiyle yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, bu bent kapsamında istisna edilen işlemler bakımından, Kanunun 30 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünün uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.24) bölümünde, \"26/8/2016 tarihli ve 29813 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurtiçinde kamuya ait olan varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulmuştur. 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4 numaralı fıkrasına 6741 sayılı Kanun ile (i) bendi eklenerek, varlık ve hakların, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlara devri ile bu varlık ve hakların Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi tarafından yönetilmesi suretiyle yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. Öte yandan, aynı maddeye göre, bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından Kanunun (30/a) maddesi hükmü uygulanmaz. Buna göre, KDV mükellefiyeti olanlar bu istisna kapsamındaki işlemleri dolayısıyla yüklendikleri KDV'yi indirim konusu yapabilirler, ancak indirim yoluyla telafi edemedikleri KDV'nin iadesini talep edemezler.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, \"……\"nin hak sahipleri ve alt yüklenicileri tarafından proje kapsamındaki gayrimenkullerin Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlara teslimi, 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-i maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30092, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30092", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-790031\t", "ozelgeTarih": "2019-09-25", "baslik": "İnternet üzerinden yayın yapan yurt dışında mukim firmaya yapılan dizi satışında KDV uygulaması\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 10/05/2019 tarihli ve 1585670 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formu ve ilgi (b)'de kayıtlı dilekçede, Şirketiniz tarafından yapımı gerçekleştirilen dizi filmin hak ve mülkiyetinin sözleşme kapsamında ABD mukimi … şirketine satılacağı, mülkiyetin tüm görüntülenme ve yayın haklarıyla birlikte anılan şirkete geçeceği, satış bedelinin yurtiçi ve yurtdışı tüm görüntülenme haklarını ve dizinin tam mülkiyetini içereceği, bu kapsamda söz konusu dizi filmin nihai aşamada hem Türkiye'deki hem de yurtdışındaki aboneler tarafından izlenebileceği belirtilerek Şirketinizin … şirketine yapımı gerçekleştirilen dizi filmin mülkiyet ve yayın hakkı satışının hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve bu suretle satış bedelinin tamamı için istisna uygulanıp uygulanamayacağı, satış bedelinin tamamının hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmemesi halinde söz konusu şirket tarafından Türkiye'de ve dünyada yayın hizmetinden elde edilen abonelik geliri oranını esas alan bir dağıtım anahtarına göre belirlenecek tutara istisna uygulanmasının mümkün olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 6/a maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade edeceği, 11/1-a maddesinde ise yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-2.1) bölümünde; \"Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 11/1-a maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun 12/2 maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından Türkiye'de çekimleri yapılarak hazır hale getirilen dizinin hak ve mülkiyetinin yurtdışında mukim … şirketine satışından elde edilen bedelin, söz konusu şirket tarafından daha önce Türkiye'den hak ve mülkiyeti alınmış dizi ve filmlerin dijital platformlar üzerinden Türkiye'de ve yurtdışında izlenme verileri baz alınarak bulunacak (ve Şirketinize tevsik edilecek) yurtdışında izlenme oranına isabet eden kısmının hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30847, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30847", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-790034", "ozelgeTarih": "2019-09-25", "baslik": "Dizi ve film içeriklerinin yurt dışında mukim dijital platformlarda gösterilmesine aracılık edilmesi nedeniyle elde edilen reklam gelirinin KDV’den istisna olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin internet üzerinden dizi ve film yayıncılığı ile yerli yapımcı ve TV kanallarının yayın haklarına sahip olduğu dizi ve film içeriklerinin yabancı dijital platformlarda (Youtube, Daily Motion vb.) gösterilmesi ve reklam geliri elde edilmesine ilişkin aracılık, içerik yönetimi ve korunması faaliyetleri ile iştigal ettiği, söz konusu dizi ve film içeriklerinin dijital platformlarda erişime açılmadan önce Şirketinizce içeriğinin yayınlanacağı coğrafyanın sadece yurt dışı ülkeler olarak belirlendiği ve Türkiye'deki izleyicilerin erişimine kapatıldığı belirtilerek, içeriklerin yabancı dijital platformlarda gösterilmesine yönelik aracılık, içerik yönetimi ve korunması hizmetlerine ilişkin yurtdışındaki dijital platform şirketlerinden elde edilen gelirlerin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalinin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Hizmet İhracı\" başlıklı (II.A-2) bölümünün; - \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II.A-2.1.) alt bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. ...'' , - \"İstisnanın Tevsiki ve Beyanı'' başlıklı (II.A-2.2.) alt bölümünde, ''Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (dövizin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir. ... Bu şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmez. … '' açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, yerli yapımcı ve TV kanallarının yayın haklarına sahip olduğu dizi ve film içeriklerinin Şirketinizce yabancı dijital platformlarda (Youtube, Daily Motion vb.) gösterilmesi hizmeti; söz konusu dizi ve film içeriklerinin yurt içi erişime kapatılarak sadece yurt dışında izlenilmesi, bu hususun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tevsik edilmesi ve hizmet ihracına ilişkin diğer şartların sağlanması halinde KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilecek olup, istisna kapsamına giren bu işlem nedeniyle yüklenilen vergilerin iadesinin talep edilebileceği tabiidir. Ancak, bahse konu dizi ve filmlere Türkiye'deki internet kullanıcılarının da erişim imkanının bulunması halinde hizmetten yararlanma Türkiye'de gerçekleşeceğinden, söz konusu işlemin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayacak ve ilgili yurt dışı dijital platformlarına verilen hizmetler için düzenlenecek faturada KDV hesaplanması gerekecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30293, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30293", "ozelgeNo": "84974990-130-317320", "ozelgeTarih": "2019-09-23", "baslik": "Odtü Mems merkezinin belirlenmiş alıcılar arasında yer alıp almadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, araştırma ve uygulama merkezinizin 5018 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde ve KDV tevkifatı bakımından belirlenmiş alıcılar arasında yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından 6550 sayılı Araştırma Alt Yapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamında kurulduğu ve Araştırma Alt Yapıları Kurulunun 16.08.2017 tarih ve 2017/1 sayılı kararı ile tüzel kişilik kazandığı belirtilerek KDV tevkifatı uygulanması bakımından belirlenmiş alıcı kapsamında yer alıp almadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmış olup, (I/C-2.1.3.1.) bölümünde ise, kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulanlar; a) KDV Mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, - Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, - Döner sermayeli kuruluşlar, - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, - Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, - Bankalar, - Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri, - Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri), - Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, - Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar, - Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar, - Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler, - Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.'nde işlem gören şirketler, - Kalkınma ve yatırım ajansları. şeklinde belirtilmiştir. Öte yandan, 6550 sayılı Kanunun; -2/a maddesinde, araştırma altyapısının yükseköğretim kurumları bünyesinde, yetişmiş nitelikli insan gücü ile günün modern teknolojilerine dayalı makine-teçhizat, donanım ve yazılımı içinde bulunduran, Ar-Ge faaliyetlerinin yapıldığı ileri araştırma laboratuvarı, tematik araştırma laboratuvarı ile merkezî araştırma laboratuvarı olarak sınıflandırılan birimleri ifade ettiği, -5 inci maddesinde, Kurul tarafından yeterlik kararı verilen araştırma altyapılarının tüzel kişilik kazanacağı ve bu Kanunla düzenlenmemiş bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesinin kurduğu ve yarıdan fazla hissesine sahip olduğu ODTÜ MEMS Merkezinin; KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında belirtilen \"Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,\" kapsamında yer aldığından, KDV tevkifatı uygulaması açısından belirlenmiş alıcılar arasında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32298, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32298", "ozelgeNo": "21152195-130[2017/710]-361239", "ozelgeTarih": "2019-09-19", "baslik": "Çanta parçalarının ayrı ayrı satılmasında uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, özelliği gereği gövde, iç, sap, dış kumaş ve aksesuar olarak ayrı ayrı satılan çanta parçalarına uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin B/8 inci sırasında \"Her nevi maddeden mamul çanta, bavul, valiz ve benzerleri\" % 8 oranında KDV' ye tabi tutulmuştur. Buna göre, özelliği gereği ayrı ayrı satılan çanta parçalarının her birinin tek başına değerlendirilmesi ve 2007/13033 sayılı BKK kapsamında yer almayan parçaların % 18 oranında, anılan BKK eki (I) veya (II) sayılı listelerde yer alanların ise ait olduğu liste uyarınca KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bununla birlikte, bu parçaların bir araya getirilmesiyle oluşturulan çantaların bir bütün halinde tesliminde % 8 oranında KDV uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32254, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32254", "ozelgeNo": "45404237-130[I-18-254]-E.169367", "ozelgeTarih": "2019-09-13", "baslik": "6307.90.98.90.19 GTİP numarasında sınıflandırılan ve ticari tanımı \"hortum koruyucu kılıf \" olarak adlandırılan eşyanın ithalinde uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, \"6307.90.98.90.19\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen, % 100 sentetik, atkılı çözgülü dokunmuş mensucatın iki kenarı dikişle birleştirilerek yassı boru haline getirilen ve araçlardaki hortumun motor sıcaklığından korunmasına yarayan, \"hortum koruyucu kılıf\" olarak isimlendirilen eşyaya uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, maddede yer alan sınırlar dahilinde, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin B/4 üncü sırasında, \"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı listenin B/5 inci sırasında ise, \"Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde (montaj ve hareket ettirici mekanizması kısmen alüminyum, plastik ve benzeri malzeme içerenler dahil), çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri\" sayılmıştır. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/4 numaralı sırasında yazılı ürünlerden mamul olsa bile, aynı listenin B/5 numaralı sırasında sayılan ürünler arasında sayılmayan 6307.90.98.90.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen ve araçlardaki hortumun motor sıcaklığından korunmasına yarayan \"hortum koruyucu kılıf\" olarak isimlendirilen eşyanın ithal ve tesliminin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27266, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27266", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-734794", "ozelgeTarih": "2019-09-10", "baslik": "İktisadi İşletmenin tüm aktif ve pasifini açılacak sosyal tesise devretmesi durumunda vergilendirme", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, iktisadi işletmenizin 24/11/2014 tarihinde arşivlerden yararlanmak üzere gelen yerli ve yabancı devlet heyetleri ile kurum personeline hizmet verilmek üzere kurulduğu, ziyarete gelen heyetlerin ağırlanmasında, ihtiyaç duyulan misafirhane ihtiyacının karşılanmasında yetersiz kalındığı belirtilerek, iktisadi işletmenize kayıtlı iki adet ödeme kaydedici cihaz, taşınırlar, stoklar, kasa ve bankada bulunan nakit para v.b. tüm aktif ve pasifiyle birlikte açılacak sosyal tesise devri işleminin vergilendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait olup sadece kamu görevlilerine hizmet veren, kâr amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan kreş ve konukevleri ile askeri kışlalardaki kantinlerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır. Mezkûr Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, her mükellefin vergiye tâbi kazancının tamamı için bir beyanname vereceği; ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerden her biri için, bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı beyanname verileceği belirtilmiştir. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; -(2.3.1.) bölümünde, iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği, -(2.4.) bölümünde ise iktisadi işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği, ayrıca kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmenin oluştuğunun kabul edileceği, -(4.5.1.) bölümünde, \" 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinde genel yönetim kapsamındaki idareler belirtilmiş olup, buna göre, anılan Kanuna ekli (1), (2) ve (3) sayılı cetvellerde yer alan idarelere, sosyal güvenlik kurumlarına, mahallî idarelere (İl özel idaresi ve belediyeler ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareler) ait kreş ve konukevleri, sadece kamu görevlilerine hizmet vermek, kâr amacı gütmemek ve üçüncü kişilere kiralanmamak koşuluyla kurumlar vergisinden muaf olacaklardır. … Konukevi: Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait olup sadece kamu görevlilerine barınma hizmeti verilen ve barınmanın gerektirdiği kahvaltı ve yemek gibi zaruri ihtiyaçların karşılandığı konukevleri kurumlar vergisinden muaftır. Bu nedenle, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait konukevlerinin amaçları dışında faaliyet göstermeleri veya kamu görevlileri dışındaki kişi ve kuruluşlara hizmet vermeleri ve bu durumun devamlılık arz etmesi halinde, bu faaliyetlerin kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, konukevlerinde berber, kuaför, bar, kafeterya, oyun salonu, çay bahçesi, pastane, düğün salonu, alakart, fastfood, lokanta, dansing, sauna, yüzme havuzu, fitness ve spor merkezi ile plaj v.b. yerlerde bir bedel karşılığı verilen hizmetlerin muafiyet kapsamında değerlendirilebilmesi mümkün değildir. \", -(14.1.) bölümünde de tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi işletmelerin her biri için bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ile dernek veya vakıflar tarafından ayrı beyanname verilmesi gerektiği; bu nedenle söz konusu kuruluşlara ait iktisadi işletmelerin her biri için ayrı kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirileceği; iktisadi işletmelerin, ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi faaliyetlerinin bağımsız ve farklı olması halinde, ayrı ayrı mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği, aynı faaliyet alanında farklı iş yerlerinde faaliyette bulunulması halinde ise tek mükellefiyet tesis ettirilmesinin mümkün olduğu; ancak, farklı yönetim, sermaye ya da organizasyonu olan işletmelerin ayrı ayrı iktisadi işletme olarak kabul edileceği açıklamalarına yer verilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kamu kurumlarının yürüttüğü faaliyetlerin, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde devamlı surette ve bir bedel mukabilinde gerçekleştirilen ticari, sınai ve zirai faaliyetlerden oluşması halinde; bu faaliyetler dolayısıyla kamu kurumu bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekir. Ayrıca, oluşacak iktisadi kamu kuruluşlarının, ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi faaliyetlerinin bağımsız ve farklı olması halinde, her biri için ayrı ayrı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi söz konusu olacaktır. Buna göre; arşivlerden yararlanmak üzere ziyarete gelen yerli ve yabancı araştırmacılar ve devlet heyetleri ile kurum personelinize, barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla, devamlı surette ve bir bedel mukabilinde misafirhane hizmetinin verilmesi ve bu faaliyetin mevcut iktisadi işletmenin faaliyet alanı içinde olmaması durumunda, mevcut iktisadi işletmenizden ayrı olarak, bir iktisadi kamu kuruluşu ile ayrı kurumlar vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7755, "title": "Madde 1 Verginin konusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24428, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24428", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.58.10.00-130[2016/93]-22101\t", "ozelgeTarih": "2019-09-05", "baslik": "KDV Tevkifatı ve Gelir Vergisi Tevkifatı ile Damga Vergisinin Beyanı\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Üniversiteniz Tıp Fakültesi Hastanesinin güvenlik hizmetine ilişkin olarak … Ltd. Şti. ile 19.12.2014 tarihinde 2015-2016-2017 yılları özel güvenlik hizmeti alım sözleşmesi imzaladığınız, güvenlik hizmeti veren firmanın Üniversiteniz Tıp Fakültesi Hastanesinde güvenlik hizmeti veren çalışanlarına ait ücret ödemelerini ihtar çekilmiş olmasına rağmen gerçekleştirmediği, bu nedenle 29.11.2016 tarihinde ilgili firmanın sözleşmesinin feshedildiği, bu süreçte de firma yetkililerine ulaşılamadığı ve sözleşme hükümleri kapsamında tasfiye komisyonu kurulmak suretiyle işçilerin Kasım 2016 dönemine ait ücretlerinin Hastaneniz tarafından hesaplanıp ilgililerin banka hesaplarına aktarılarak ödenmesine karar verildiği belirtilerek, bu hakedişe ilişkin katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ile ücret ödemeleri üzerinden hesaplanarak kesilen gelir vergisi ve damga vergisi beyanının hangi vergi dairesi müdürlüğüne yapılacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "A- Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (I/C-2.1) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun (9/1) inci maddesine göre, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisine sahiptir. Vergi alacağını güvence altına almak amacıyla düzenlenen bu madde sadece ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar için öngörülmüş değildir. Maliye Bakanlığı, bunların dışında gerekli gördüğü diğer hallerde de verginin ödenmesinden işleme taraf olanları sorumlu tutabilecektir. ...\" - (I/C-2.1.1.) bölümünde, \" KDV tevkifatı uygulaması, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmeti yapanlar tarafından değil, bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesidir. ...\" - (I/C-2.1.1.1.) bölümünde, \" Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir. ...\" -(I/C-2.1.3.2.5.1.) bölümünde, \" Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" -(I/C-2.1.3.2.5.2.) bölümünde, \"... Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara verilen özel güvenlik ve koruma hizmetleri de işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifata tabi tutulur. Buna göre, güvenlik hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından verilen; - Sabotaj, yangın, hırsızlık, soygun, yağma, yıkma tehditlerine karşı caydırıcı ön tedbirleri alma, - Tesis, alan, alış-veriş merkezi, bina, nakil vasıtaları, konut, işyeri, etkinlik, gösteri, toplantı, kutlama, tören, müsabaka, organizasyon ve benzerlerinin güvenliğini sağlama, - Arama ve kurtarma, özel eğitimli şoför, - Güvenlik sistemi oluşturma ve izleme, giriş çıkış kontrolü, güvenlik etütleri hazırlama, personel güvenlik tahkikatları yapma, araştırma, koruma, - Güvenlik ve korumaya yönelik eğitim ve danışmanlık, - Değerli evrak, nakit, koleksiyon, maden ve eşya gibi kıymetlerin bir yerden başka bir yere transferi, - İkaz-ihbar, alarm izleme, ve benzeri tüm hizmetler işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifata tabidir. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Hastanenizin … Ltd. Şti. ile yaptığı sözleşmenin 29.11.2016 tarihinde feshi nedeniyle Kasım 2016 döneminde verilen hizmete ilişkin hesaplanan KDV nin tamamının üniversiteniz tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. B- Gelir Vergisi Kanunu Yönünden: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde kazanç, ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarından yapılacak vergi kesintisinin sorumlusu, ödemeyi nakden veya hesaben yapanlar olarak belirlenmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun (VUK) 11 inci maddesine göre yaptıkları ve yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar. Vergi kesenlerin sorumluluğu esas itibariyle vergi kesenlere yüklenmiş olmakla birlikte, mal alım-satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım-satıma taraf olanlar ile hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetime katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar da müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Dolayısıyla, VUK un 8 ve 11 inci maddeleri gereğince her ne kadar … Ltd..Şti. ile imzalanan 19.12.2014 tarihli hizmet sözleşmesinden ötürü işçi ücretlerinin ödenmesi ilgili firmaya ait olsa da; söz konusu ücret ödemelerinin tarafınızca yapılmış olması nedeniyle ücret ödemelerinden tevkif edilen gelir vergisinin bağlı bulunduğunuz vergi dairesi müdürlüğüne tarafınızca beyan edilmesi gerekmektedir. C-Damga Vergisi Kanunu Yönünden: 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği; 19 uncu maddesinde, genel ve özel bütçeli dairelerle il özel idareleri ve belediyeler, bankalar, iktisadi kamu teşekkülleri ile bunların iştirakleri ve müesseseleri ve benzeri teşekkül, iştirak ve müesseselerin ödemelerinde kullanılan ve nispi vergiye tabi bulunan makbuzlarla bu mahiyetteki kağıtlara ait vergilerin, bu ödemelerin yapılması, avans suretiyle ödemelerde avansın itası sırasında ilgili daire ve müesseseler tarafından istihkaklardan kesinti yapılması şekliyle tahsil edileceği hükümlerine yer verilmiştir. 10 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde; ... İstihkaktan kesinti usulünün, aylık muhtasar beyanname verenlere de teşmil edildiği, yaptıkları ödemelerden kestikleri gelir vergisini sorumlu sıfatıyla aylık muhtasar beyanname ile vergi dairesine bildirerek ödemek mecburiyetinde olan gerçek veya tüzel kişilerin, bu ödemeler sebebiyle düzenlenen kağıtlara ait damga vergilerini de bu muhtasar beyanname ile aynı vergi dairesine ödemelerinin Bakanlığımızca uygun görüldüğü açıklaması yapılmıştır. Buna göre, damga vergisinin söz konusu ücret ödemelerine ilişkin kesilen gelir vergisine ait muhtasar beyannameyle beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7025, "title": "Madde 94 Vergi Tevkifatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7052, "title": "Madde 8 Mükellef ve Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7397, "title": "Madde 11 Vergi Kesenlerin Sorumluluğu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31182, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31182", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.33.15.01-130[2015-701-86]-113116", "ozelgeTarih": "2019-09-04", "baslik": "Gemi Acentesine Liman İşletmesi ve Diğer Acenteler Tarafından Verilen Yükleme, Boşaltma ve Gözetim Hizmetinin KDV İstisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, gemi acenteliği faaliyetinde bulunduğunuz, yurt dışından gelen ve yurt dışına gönderilen yüklerle ilgili olarak alınan yükleme boşaltma gözetim gibi hizmetlerin faturalarını doğrudan yurt dışında mukim armatörlere düzenlediğiniz, Mersin Limanı dışındaki limanlarda yapılan yükleme, boşaltma gibi hizmetlerin liman işletmeleri tarafından, gözetim hizmetinin ise, yetkilendirdiğiniz bir acente tarafından yerine getirildiği belirtilerek, liman işletmeleri ve alt acenteler tarafından firmanıza fatura edilen söz konusu hizmetlerin KDV Kanununun 13/b maddesi kapsamında KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KDV Kanununun 13/b maddesinde deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İstisna Uygulaması\" başlıklı (II/B-2.2) bölümünde; \"Hizmetin liman ve hava meydanları işletmeleri yanında diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından ifa edilmesinin istisna uygulaması açısından önemi bulunmamaktadır. Bu hizmetlerin gemi ve yük sahibi firmaların acentelerine yapılması veya hizmetlere ilişkin işlem veya ödemelerin acenteler tarafından gerçekleştirilmesi istisna uygulamasını etkilemez. Bu kapsamda, KDV'den istisna olarak temin edilen hizmetlerin Türk acenteler tarafından araç ve yük sahiplerinin bağlı olduğu yabancı acentelere yansıtılması da KDV'den istisnadır. Liman ve hava meydanlarında verilen hizmetlere ilişkin söz konusu istisna, tek aşamalıdır. Bu nedenle araç ve yük sahibi firmalara veya acentelerine doğrudan ilk safhadaki asıl yüklenici tarafından verilen ve fatura edilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. Bu mükelleflerin istisna kapsamındaki hizmetlerle ilgili mal ve hizmet alımları ise genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Dolayısıyla, alt yükleniciler (taşeronlar) tarafından verilen ve asıl yükleniciye (ilk safhaya) fatura edilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez . …\" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. İstisna uygulaması ile ilgili açıklamaların yer aldığı 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.2.2.) bölümünde; istisna kapsamına liman ve hava meydanlarında deniz ve hava taşıma araçlarına verilen hizmetlerin girdiği, bu kapsamda, hava ve deniz taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında verilen pilotaj, römorkaj, palamar, uçak ve gemilerin parkı gibi hizmetlerin KDV den istisna olduğu, liman ve hava meydanlarında deniz ve hava taşıma araçlarının seyrüseferine ilişkin olarak araçların yük ve yolcusuna verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetlerin de istisna kapsamına girdiği, bu hizmetlerin gemi ve yük sahibi firmaların acentelerine yapılması, liman ve hava meydanı işletmeleri dışında diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmasının istisna uygulamasını etkilemediği, ancak, Kanunun 13/b maddesindeki istisna uygulamasının tek safhalı olduğundan, gemiye veya acentesine doğrudan verilen hizmetlerin istisna kapsamında değerlendirilebileceği, alt yükleniciler tarafından verilen hizmetlerin istisna kapsamında mütalaa edilmeyeceği açıklanmıştır. Ayrıca, yükün (genel kargo, dökme yük, sıvı yük, konteyner, araç vb.) gemi ambarı, tankı veya güvertesinden liman sahasına alınması veya gemiye yüklenilmesi için verilen hizmetler olarak tanımlanan tahmil ve tahliye hizmetleri ile konteyner ve diğer yüklerin gemiden sahaya indirilmesi veya gemiye yüklenmesi esnasında verilen gözetim hizmeti.\" şeklinde tanımlanan nezaret hizmeti söz konusu Sirkülerinin (3.2.2.1) bölümünde istisna kapsamına giren hizmetler arasında sayılmıştır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; liman sahasında gemi ve yük sahibi firmalara asıl yüklenici sıfatıyla şirketinizce verilen veya gemi ve yük sahibi firmaların acentesi sıfatıyla tarafınıza verilen ve 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.2.2.1) bölümünde sayılan hizmetler istisna kapsamında değerlendirilecek, ancak şirketinizin istisna kapsamında verdiği hizmetlerle ilgili mal ve hizmet alımları ise o mal ve/veya hizmetin tabi olduğu oranda KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31183, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31183", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130[Özelge]-709068\t", "ozelgeTarih": "2019-09-03", "baslik": "Bedelin Toplu Olarak Transfer Edilmesinin KDV Kanununun 13/i Maddesi Kapsamında İstisna Uyulamasına Engel Teşkil Edip Etmeyeceği\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından yabancılara konut ve iş yeri satışı yapıldığı, söz konusu satışların yabancı ülkelerdeki ortak olduğunuz veya olmadığınız emlak satış şirketleri vasıtasıyla gerçekleştirildiği, ödemelerin büyük bir kısmının anlaşma gereği yurt dışındaki şirketler vasıtası ile toplanıp toplu olarak liste ekinde Türkiye'ye transfer edildiği, transfer bedellerinin satış şirketinin gönderdiği onaylı listeye göre satış yapılan kişilerin cari hesaplarından düşüldüğü, teslim gerçekleştiğinde satış faturası düzenlenip tapu verildiği belirtilerek, gelen transferlerin şahıs bazında değil toplu olarak gelmesinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesi kapsamında istisna uygulanmasına engel teşkil edip etmediği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/i maddesinde, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.) KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(II/B-12.2.1.) bölümünde, \" Konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnasının uygulanabilmesi için, bedelin en az %50'sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye'ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir. ...\" -(II/B-12.2.2.) bölümünde, \" Yurt dışında bulunan dövizin, Türkiye'deki bir bankaya transfer edilmek suretiyle getirilmesi esastır. Dövizin Türkiye'deki bankaya transfer edilmesi durumunda, yapılan transfer işlemi banka dekontu ile tevsik edilir. Ödemenin, yurt dışındaki bankalar tarafından verilen kredi kartları ile yapılması mümkün olup, bu kredi kartları ile yapılan ödemelere ilişkin dövizin Türkiye'ye getirildiğinin yurt içindeki ilgili banka tarafından verilecek bir dekont veya yazı ile tevsik edilmesi gerekir. Yurt dışında bulunan dövizin Türkiye'ye alıcı tarafından fiziki olarak getirilmesi de mümkün olup, bu durumda dövizin Türkiye'ye getirilmiş olduğunun tevsikinde gümrük idaresinden alınan belgeler kullanılır. Diğer taraftan, dövizin Türkiye'ye fiziken getirilmesi veya alıcının Türkiye'de bulunan hesabına yurt dışından transfer edilmesi durumunda, söz konusu bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve bu ödemenin banka dekontuyla tevsik edilmesi gerekmektedir. Yurt dışından döviz olarak getirilen bedelin satıcıya Türk Lirası olarak ödenmesi de mümkündür. 6824 sayılı Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı 8/3/2017 tarihinden önce getirilen dövizler, bu istisna kapsamında Türkiye'ye getirilen döviz olarak değerlendirilmez. Ancak, belirli konut veya iş yeri almak amacıyla bu tarihten önce getirilen ve satıcıya ödenen dövizler, tevsik edilmek şartıyla istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya işyerlerine ilişkin Türkiye'ye getirilen döviz olarak kabul edilir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yabancılara iş yeri veya konut teslimlerinin 3065 sayılı Kanunun 13/i maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için bedelin döviz olarak Türkiye'ye transfer edilmesi gerekmekte olup, yurt dışından toplu olarak transfer edilen dövizin, alıcılar tarafından yapılan ödeme olduğunun tevsik edilmesi halinde istisna uygulanması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32255, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32255", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-709099", "ozelgeTarih": "2019-09-03", "baslik": "Finansal Kiralama Şirketinin birleşmesinden sonra devralan şirket tarafından düzenlenecek faturalarda uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununa tabi olmayan ……. A.Ş. ile kayıtlı değerler üzerinden ve kül halinde devrolma suretiyle birleşmesi sonucunda infisah edeceği bu süreçte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)'ndan almış olduğunuz finansal kiralama faaliyet izninin iptal edileceği belirtilerek, bahse konu birleşme sonrasında devam eden finansal kiralama sözleşmelerine ilişkin olarak devralan Şirket tarafından düzenlenecek faturalarda uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu Kararın 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, (I) sayılı listenin 16 ncı ve 17 nci sıralarında sayılan işlemler hariç olmak üzere finansal kiralama işlemlerinde, işleme konu olan malın tabi olduğu KDV oranı uygulanmaktadır. Aynı BKK eki (I) sayılı listenin 17 nci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetvelindeki Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon numaraları ve tanımları itibariyle belirlenen makine ve cihazlar sayılmış ve bunların amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıması durumunda (kullanılmış olanları ile aksam, parça, aksesuar ve teferruatları hariç) finansal kiralamaya konu olmak üzere, finansal kiralama şirketlerine teslimi ve bu malların finansal kiralama şirketleri tarafından kiralanması ve teslimi % 1 oranında KDV'ye tabi tutulmuştur. Konu hakkında BDDK'dan alınan …. tarihli ve …. sayılı yazıda, 6361 sayılı Kanunun finansal kiralama işleminin mutlaka bir finansal kiralama şirketi aracılığıyla sürdürülmesi yönünde bir yaklaşım benimsediği, anılan Kanunun 27 nci maddesinde yer alan şartların mevcudiyeti halinde, finansal kiralama sözleşmelerinin devrinin gerçekleştirilebilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Aynı yazıda, \"....Şirketin 6361 sayılı Kanuna tabi olmayan Enka Pazarlama ile kayıtlı değerler üzerinden ve kül halinde devrolma suretiyle birleşmesi sonucunda infisah edilmesinin planlandığı anlaşıldığından, mevcut finansal kiralama sözleşmelerinin \"kiralayan\" niteliğini haiz olmayan bir şirkete devredilmesinin ve sözleşmelerin bu şirket tarafından kullanılmasının mümkün bulunmadığı\" ifade edilmiştir. Buna göre, Şirketinizin 6361 sayılı Kanundaki \"kiralayan\" niteliğini haiz olmayan ….. A.Ş. ile kayıtlı değerler üzerinden ve kül halinde devrolma suretiyle birleşmesi sonrasında, kullanılamayacak finansal kiralama sözleşmelerine ilişkin olarak anılan Şirket tarafından düzenlenecek faturalarda işleme konu olan malın tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28995, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28995", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-706364", "ozelgeTarih": "2019-09-02", "baslik": "Enerji Santralinin Sözleşmede Belirlenen Zamanda Ve Nitelikte Yapılamaması Nedeniyle Ödenen Gecikme Bedellerinin Ve Yapılan Tenzilatların KDV Karşısındaki Durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından 2014 yılında Kırıkkale İlinde enerji santrali yatırımına başlandığı, santralin inşası için …….ile anlaşıldığı, yapılan anlaşma doğrultusunda santralin 29/06/2017 tarihi itibariyle tarafınıza geçici kabulünün yapılması gerektiği, yüklenici firma tarafından belirtilen tarihte teslimin gerçekleştirilmemesi halinde sözleşme gereği ceza mahiyetinde olmayan, fiyat farkı niteliği taşıyan gecikme bedeli ödeneceği belirtilerek, yüklenici firmanın ödeyeceği gecikme bedelinin katma değer vergisi (KDV) karşısındaki durumu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil edileceği, -35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzelteceği, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu, hükme bağlanmıştır. Öte yandan 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.2.Tazminatlar\" başlıklı bölümünde, \" Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Buna göre; (1) Belediye tarafından ihale edilip sözleşmeye bağlanan inşaat, onarım, malzeme ve hizmet alımı işlerinde yükleniciden kaynaklanan gecikmelerden dolayı yükleniciye gecikme cezası tahakkuk ettirilmesi durumunda sözleşme gereği yükleniciden gecikme cezası adı altında tahsil edilen bedel KDV'ye tabi olmayacaktır. Öte yandan, gecikme cezasının hakedişten kesilerek tahsil edilmesinin, belediyenin yükleniciye ödemesi gereken KDV tutarına etkisi bulunmamaktadır. …\" denilmektedir. Özelge talep formunun ve eklerinin incelenmesinden, Kırıkkale ilindeki enerji santralinin 53 adet hakedişe bağlandığı, hakedişlerden büyük kısmının tamamlandığı, bir kısmının ihtilaflı olduğu ve bir kısım hakedişlerin ise tamamlanamadığı, bu itibarla geçici kabul sözleşmesinde belirlenen zamanda teslimi yapılamayan bölümler için firmanızca gecikme bedeli tahsil edileceği, ihtilaflı olan bölümler için ise sözleşmede belirlenen tutar üzerinden ihtilaflı bölümlere tekabül eden tutarların firmanız tarafından tenzil edileceği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, yüklenici firma ile yapılan sözleşmenin 23. maddesinde \"Gecikme Tazminatları\" başlığı altında projenin sözleşmede belirlenen sürede teslim edilememesi halinde gecikme bedeli ödeneceği hususuna yer verilmiş, sözleşmeye ek olarak düzenlenen EK E başlıklı bölümün \"Maddi Tazminatlar ve İndirimler\" başlığı altında da gecikme bedeli tutarının hesaplanmasına ilişkin açıklamalar ile performans indirimi bağlamında projenin istenilen niteliklerde olmaması nedeniyle ödenecek bedeller belirtilmiştir. Bu itibarla, yüklenici firma tarafından gecikme bedeli mahiyetinde Şirketinize yapılacak ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Öte yandan, söz konusu enerji santralinin sözleşmede belirtilen niteliklere uymadığı gerekçesiyle ihtilaf konusu olan hakedişlere ilişkin yapılacak ödemelerden firmanız tarafından herhangi bir ad altında tenzilat yapılması halinde, bu tutarın fiyat indirimi olarak değerlendirilmesi ve firmanız tarafından düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7925, "title": "Madde 24 Matraha Dahil Olan Unsurlar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31184, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31184", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130[Özelge]-706983", "ozelgeTarih": "2019-09-02", "baslik": "Yurt dışından gelen ya da yurt dışına giden yatlara limanlarda verilen hizmetlerin Kanunun 13/b maddesi kapsamında istisna olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin gemi ve yat acenteliği konusunda hizmet verdiği, şirketiniz tarafından yurt dışından gelen ya da yurt dışına giden yatlara limanlarda, seyirle ilgili her türlü belgenin ve seyir edecek olan yatlarda görevli personellerde (kaptan, aşçı, vb.) bulunması zorunlu belgelerin (gemi adamı belgesi vb.) hazırlanmasına ilişkin acentelik hizmeti verildiği belirtilerek, söz konusu hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-2.1. Kapsam\" bölümünde; \"Bu hükme göre istisnanın uygulanması için hizmetin; -Liman ve hava meydanlarında, -Deniz ve hava taşıma araçları için, yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla liman ve hava meydanlarında yapılmayan hizmetler deniz ve hava taşıma araçları için yapılsa bile istisnaya tabi olmazken; liman ve hava meydanlarında yapılmakla birlikte deniz ve hava taşıma araçları için yapılmayan hizmetlere de istisna uygulanması mümkün değildir. İstisna kapsamına, liman ve hava meydanlarında yük ve yolcuya verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler de dâhil olmak üzere, deniz ve hava taşıma araçları için yapılan seyrüsefere ilişkin her türlü hizmet girmektedir. Bu kapsamda deniz ve hava taşıma aracına verilen temizlik, güvenlik gibi hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. İstisna kapsamındaki hizmetin nev'inin yanı sıra, hangi deniz veya hava taşıma aracı için verildiğinin faturada gösterilmesi şarttır. İstisna kapsamındaki liman ve hava meydanlarının sınırları, alanları İdare tarafından belirlenmiş ve liman veya hava meydanı olarak tanımlanmış yerler olması gerekmektedir. Bu kapsamda liman, sınırları İdare tarafından belirlenen, gemilerin güvence içinde yük ve yolcu alıp verebilecekleri veya yatabilecekleri, barınabilecekleri, rıhtım, iskele, şamandıra demir yerleri ve yaklaşma alanları ile kapalı ve açık depolama alanlarını, atık alım tesislerini, idari ve hizmet amacıyla kullanılan bina ve yapıları veya bunların bazı kısımları ve bu bölümlerin hepsine girişin kontrollü olduğu yerleri, diğer tüm yapıları, kullanımlı veya boş sahaları içine alan bölümleri içeren doğal ya da yapay deniz yerlerini ifade etmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"3.2.2. Deniz ve Hava Taşıma Araçları İçin Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetler\" bölümünde konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapılmış olup, istisna kapsamına giren hizmetler Sirkülerin (3.2.2.1.) bölümünde, istisna kapsamına girmeyip vergiye tabi olan hizmetler ise (3.2.2.2.) bölümünde tanımlanmıştır. Buna göre, şirketiniz tarafından yurt dışından gelen ya da yurt dışına giden yatlara limanlarda verilen seyirle ilgili her türlü belgenin ve seyir edecek olan yatlarda görevli personellerde (kaptan, aşçı, vb.) bulunması zorunlu belgelerin (gemi adamı belgesi vb.) hazırlanmasına ilişkin acentelik hizmeti Kanunun 13/b maddesi uyarınca KDV'den istisnadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30295, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30295", "ozelgeNo": "63611781-130[9-2018/12]-E.27730", "ozelgeTarih": "2019-08-29", "baslik": "KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi Kooperatifinizde çalışan personelleri, \"genel kurul süresi boyunca\" çalışmak üzere diğer kooperatiflerde görevlendirdiğiniz belirtilerek, bu işlemler neticesinde personele ödenen yolluk ve harcırah masrafı karşılığında görevlendirme isteyen kooperatife düzenleyeceğiniz yansıtma faturasının KDV tevkifatına tabi olup olmadığı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri\" başlıklı bölümünün \"2.1.3.2.5.2. Kapsam\" alt başlıklı bölümünde; \"Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: - Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. - Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kotrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, kooperatifinize hizmet akdiyle bağlı personelin \"genel kurul süresi boyunca\" hizmeti alan diğer kooperatiflerin sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması nedeniyle, Kooperatifinizce sunulan hizmet \"işgücü temin hizmeti\" kapsamında değerlendirilerek, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 9/10 oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, KDV Kanununun 27/2 maddesi uyarınca, üzerinden KDV hesaplanacak işlem bedelinin, işlemin emsal bedeli veya emsal ücretinden düşük olmaması gerektiği de tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31185, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31185", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/13-2019-18]-282005\t", "ozelgeTarih": "2019-08-26", "baslik": "Yüzer Havuz Tesliminin KDV Kanunun 13-f maddesi kapsamında istisna uygulaması\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ile Milli Savunma Bakanlığı arasında, 1 adet 10.000 tonluk yüzer havuz teslimine ilişkin sözleşme imzalandığı belirtilerek bu kapsamda Şirketinize yapılacak teslim ve hizmetler için 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/f maddesi kapsamında istisna uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -13/f maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğüne milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze ve benzeri araçlar, silah, mühimmat, silah malzeme, teçhizat ve sistemleri ile bunların araştırma-geliştirme, yazılım, üretim, montaj, yedek parça, bakım-onarım ve modernizasyonuna ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler ve bu teslim ve hizmetleri gerçekleştirenlere bu kapsamda yapılacak olan, miktarı ve nitelikleri yukarıda sayılan kuruluşlarca onaylanan teslim ve hizmetlerin KDV den istisna tutulacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-7) bölümünde ulusal güvenlik amaçlı teslim ve hizmetlere ilişkin istisna uygulamasının usul ve esasları belirlenmiştir. 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanununun 2 nci maddesinde; \"Madde 2 – Bu Kanunda geçen; a) Gemi: Kabotaj ve/veya kabotaj harici sularda ticari amaçla kullanılan her türlü yük, yolcu ve açık deniz balıkçı gemileri ile özel maksatlı ve özel yapılı gemileri, ... ı) Özel maksatlı ve özel yapılı gemi: Tipleri ve evsafları Bakanlık tarafından belirlenen, özel bir amaçla işletilen ve bu amaçla donatılan, yüzme özelliği bulunan deniz araçlarını ifade eder.\", hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 28/6/2015 tarih ve 29400 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tersane, Tekne İmal ve Çekek Yeri Hakkında Yönetmeliğin 4/ö maddesinde, yüzer havuzun; içerisinde gemi inşa, tadilat, bakım-onarımın ve taşımacılıkta da kullanılabilen su aracını ifade ettiği belirtilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından Milli Savunma Bakanlığına teslim edilecek yüzer havuzun gemi ve benzeri araç kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunması halinde, yüzer havuzun inşasına ilişkin miktarı ve niteliği Milli Savunma Bakanlığınca onaylanan mal ve hizmetlerin Şirketinizce temini 3065 sayılı Kanunun 13/f maddesine göre KDV den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30848, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30848", "ozelgeNo": "84974990-130[11-2019/21]-E.280194", "ozelgeTarih": "2019-08-23", "baslik": "Yurtdışı firmaya verilen depolama hizmetinin hizmet ihracı kapsamında olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin traktör, biçerdöver, ziraat makineleri, bunların motorları ve dizel motorların imalatı faaliyetiyle iştigal ettiği, üretimi yapılan traktörlerin bir kısmının ihraç edildiği, ihraç edilen traktörlerin bir kısmının müşterilere fatura düzenlenmesinden sonra ihracat gerçekleşene kadar bir süre fabrikanızda ya da şirketinizce kiralanan depolama alanlarında bekletildiği, depolama süresi boyunca araçlara gerek duyulacak bakım hizmetinin verildiği, söz konusu depolama hizmeti ve bakım hizmeti ile ilgili ihracata konu olan araç başına fatura düzenlendiği belirtilerek düzenlenecek hizmet faturalarının da KDV Kanununun 11/1-a maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 4/1 inci maddesinde, hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemin Türkiye'de yapılmasını ifade ettiği, 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, 12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"İstisnanın Kapsamı\" başlıklı (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; -Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, -Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. ... Yabancı firmaların Türkiye'den ithal ettiği (Türkiye'nin ihraç ettiği) mallar dolayısıyla verilen hizmetler, hizmet ihracı kapsamında değerlendirilir. ... Örnek 5: Hollanda'da yerleşik bir firma Türkiye'den maden cevheri ithal etmektedir. Türkiye'de yerleşik (A) firması da söz konusu maden cevherinin sağlanması, kalite kontrolü, malın ihraç limanına kadar taşınması ve gemilere yüklenmesi gibi işleri yabancı firma adına yapmaktadır. (A) firması, bu hizmetleri ile ilgili olarak yaptığı harcamaları ve komisyon ücretini yabancı firmaya fatura etmekte ve bedelini Türkiye' ye getirmektedir. Yurtdışındaki firmaların, Türkiye'den ithal edecekleri mallar ile ilgili olarak, Türkiye'den aldıkları hizmetlerden yurtdışında faydalanılmaktadır. Bu nedenle, (A) firmasının yaptığı bu hizmet, hizmet ihracatı istisnası kapsamında değerlendirilir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan; 60 no.lu KDV Sirkülerinin \"3.1.1.Hizmet İhracı\" başlıklı bölümünde; \"... Buna göre, Türkiye'deki bir mükellef tarafından, ... -Yurt dışındaki bir firmanın Türkiye'den ithal edeceği mallara ilişkin olarak Türkiye'de verilen kalite kontrol, barkodlama, elleçleme, aracılık, imalatçı seçimi, sipariş takibi vb. hizmetler KDV Kanununun 11 ve 12 nci maddeleri ile konuyla ilgili genel tebliğlerdeki açıklamalar kapsamında KDV'den istisna olacaktır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından ihraç edilen ancak ihracatı gerçekleşene kadar bekletilen araçlar için Şirketinizce verilen bakım ve depolama hizmetleri ile diğer hizmetlerden yurt dışında yararlanıldığından, hizmet ihracı istisnası ile ilgili diğer şartların da sağlanması kaydıyla, söz konusu hizmetlerin KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31186, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31186", "ozelgeNo": "84974990-130[13-2017/12-İ]-245905", "ozelgeTarih": "2019-07-23", "baslik": "KDV Kanunu 13/i maddesine göre ilk teslim hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; -Şirketinizle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işi sözleşmesi yapıldığı, bağımsız bölümlerin inşaatı, pazarlanması, satışı, teslimi, iskan ve benzeri ticari ve resmi yükümlülüklerinin Şirketinizce yüklenici olarak yerine getirildiği, -Leasing şirketi ile yapılan sözleşme kapsamında bağımsız bölümlerin kat irtifakı tapusunun söz konusu Leasing şirketine devredildiği ancak satış hakkının Şirketinizde kaldığı ve satış aşamasında yeniden kat irtifakının Şirketinize döndürüldüğü, -Leasing şirketine devredilen kat irtifaklarına ilişkin bağımsız bölümlerin fiilen kullanıma hazır halde olmadığı belirtilerek, söz konusu devirlerin KDV Kanununun 13/i maddesi kapsamında ilk teslim olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcı veya adına hareket edenlere devredilmesinin \"teslim\" hükmünde olduğu, -10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, 10/b maddesinde ise malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, -13/ i maddesinde ise konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir işyeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.) KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır, Konu ile ilgili olarak, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/B-12.Konut veya İş Yeri Teslimlerinde İstisna\" başlıklı bölümünde gerekli açıklamalar yapılmış olup, Tebliğin; -\"II/B-12.1.1. İstisna Kapsamına Giren Taşınmazlar\" başlıklı bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesinde düzenlenen istisnanın kapsamına konut veya iş yeri olarak inşa edilen binalar girmektedir. Konut veya iş yerinin bu istisna kapsamında teslime konu edilebilmesi için; konut veya iş yeri olarak inşa edilen binanın yapı ruhsatının bulunması ve alıcıların kullanımına hazır vaziyette fiilen teslim edilmesi şarttır. Kat irtifakı kurulabilen konut veya iş yerlerinde ayrıca kat irtifakının kurulmuş olması gerekir. Yapı ruhsatında konut, dükkan, ofis, büro, rezidans, apart daire, devre mülk ve benzeri olarak tanımlanan konut veya iş yerleri istisna kapsamında değerlendirilir. İstisna uygulamasında, kat mülkiyeti kurulan konut veya iş yerlerinin tesliminde fiili teslimin tevsiki aranmaz.\" -\"II/B-12.1.2. Konut veya İş Yerinin İlk Teslimi\" bölümünde ise, \"3065 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın iki veya daha fazla kimse tarafından zincirleme akit yapılmak suretiyle el değiştirmeksizin doğrudan son alıcıya devredilmesi halinde, son alıcıya kadar aradaki safhaların her birinin ayrı birer teslim sayılacağı hüküm altına alınmıştır. İstisna, 1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, konut veya iş yerini inşa eden mükellefin yapacağı ilk teslimde uygulanır. Konut veya iş yerinin inşa edenlerden satın alınarak bir başkasına satılması halinde yapılan konut veya iş yeri teslimi ilk teslim olarak değerlendirilmez. Örnek 1: (A) Yapı A.Ş. inşa ettiği toplam 10 adet bağımsız bölümden oluşan binayı toplu olarak (B) Emlak A.Ş.'ye satmıştır. (B) Emlak A.Ş.'de satın aldığı bu konut ve iş yerlerinin bir kısmını Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere satmıştır. Bu durumda (B) Emlak A.Ş. tarafından yapılan bu teslimler ilk teslim olmadığından istisna kapsamında değerlendirilmez. 3065 sayılı Kanunun (2/5) inci maddesine göre trampa, iki ayrı teslim hükmündedir. Bu hükme göre, arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından konut veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine yapılan konut veya işyeri teslimidir. Buna göre arsa payına karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyerinin arsa sahibi tarafından teslimi ilk teslim kapsamında değerlendirilmez. Örnek 2: (B) Konut A.Ş. kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında (C) Emlak Ltd. Şti.'den aldığı arsa üzerinde inşa ettiği konutlardan bir kısmını sözleşme gereği (C) Emlak Ltd. Şti.'ye devretmiştir. (C) Emlak Ltd. Şti.'de bu konutları istisna kapsamında bulunan alıcıya satmıştır. Söz konusu satış işlemi, istisnanın diğer şartları sağlanmış olsa dahi ilk teslim kapsamında değerlendirilmeyeceğinden yapılan satış işleminde istisna uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketinizce kredi temini amacıyla kat irtifakları Leasing şirketine devredilen (fiili kullanıma hazır olmayan) ve kredi ödemesine bağlı olarak kat irtifakları geri alınan taşınmazlara yönelik işlemlerin, ilk teslim kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır. Buna göre, Şirketinizce kredi temini amacıyla kat irtifakları devredilen ve kredi ödemesine bağlı olarak kat irtifakları Leasing şirketinden geri alınan taşınmazların Şirketinizce KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde KDV Kanununun 13/i maddesinde yer alan istisna kapsamında teslimi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21744, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21744", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.26.-130[17-2017/2]-34907", "ozelgeTarih": "2019-07-22", "baslik": "İki şahıs işletmesinin yeni kurulacak şirkete devri", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; kendi adlarınıza bulunan şahsi işletmelerinizi aktif ve pasifiyle kül halinde %50 ortaklık payıyla kardeşinizle birlikte yeni kuracağınız limited şirkete devretmek istediğiniz belirtilmiş olup, söz konusu devir işlemiyle ilgili vergisel yükümlülüklerinizin neler olduğu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "A) Gelir Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun \"Değer Artışı Kazançları\" başlıklı Mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı sayılacağı, ikinci fıkrasında bu maddede geçen \"elden çıkarma\" deyiminin mal ve hakların satılmasını, bir ivaz karşılığında devir ve temlikini, trampa edilmesini, takasını, kamulaştırılmasını, devletleştirilmesini, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği, son fıkrasında da, faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunun \"Vergilendirilmeyecek Değer Artışı Kazançları\" başlıklı 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde, kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devralan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.) halinde değer artışı kazancı hesaplanmayacağı, vergileme yapılmayacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı Kanunun \"Yıllık Beyannamenin Verilmesi\" başlıklı 92 nci maddesinde; bir takvim yılına ait beyannamenin izleyen yılın Mart ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar, gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın Şubat ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar, tam mükellefiyette vergiyi tarha yetkili vergi dairesine, dar mükellefiyette Türkiye'de vergi muhatabı mevcutsa onun Türkiye'de oturduğu yerin, Türkiye'de vergi muhatabı yoksa iş yerinin, iş yeri birden fazla ise bu iş yerlerinden herhangi birisinin bulunduğu yer vergi dairesine verileceği veya taahhütlü olarak posta ile gönderileceği, \"Vergilendirme Dönemi\" başlıklı 108 inci maddesinde, gelir vergisinde vergilendirme döneminin geçmiş takvim yılı olduğu ve mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması halinde, vergilendirme döneminin, takvim yılı başından mükellefiyetin kalkması tarihine kadar geçen süreye inhisar edeceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre; devir nedeniyle ferdi işletmeler sona ereceğinden işletmelerin devir tarihine kadar olan ticari kazancının ertesi yılın Mart ayının yirmi beşinci günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, bilanço esasına göre defter tutan söz konusu ferdi işletmenin bilançosunun aktif ve pasifiyle bütün halinde limited şirkete devrolunması, şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahibinin şirketten devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermaye tutarında ortaklık payı alması durumunda bu devir nedeniyle değer artışı kazancı hesaplanmayacak ve vergileme yapılmayacaktır. Ancak, işletme hesabı esasına göre defter tutan şahıs işletmesinin yeni kurulacak limited şirkete devir işleminin ise, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinin (2) numaralı bendi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre vergi ertelemesi müessesesinden yararlanmak suretiyle yapılması mümkün bulunmamaktadır. B) Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 17/4-c maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanuna göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin KDV'den müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre; bilanço esasına göre defter tutan ferdi işletmenin bilançosunun aktif ve pasifiyle bütün halinde limited şirkete devrolunması işlemi, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesi kapsamında olması halinde KDV'den istisna olacaktır. Ancak; işletme hesabı esasına göre defter tutan ferdi işletmenin yeni kurulacak limited şirkete devri işleminin ise, söz konusu işlem Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinin (2) numaralı bendi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, KDV'ye tabi tutulacağı tabiidir. C) Vergi Usul Kanunu Yönünden Değerlendirme 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu, -229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, -231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı fıkrasında faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, -232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere, vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları, bunların dışında kalanların birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2015 yılı için 880 TL'yi, 2016 ve 2017 yılları için 900,00 TL'yi) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2015 yılı için 880 TL'den, 2016 ve 2017 yılları için 900,00 TL'den) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecburi olduğu, -328 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, devir ve trampanın satış hükmünde olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, ferdi işletmenizin sermaye şirketine devrolunması işlemi Vergi Usul Kanununun 328 inci maddesi gereği satış hükmünde kabul edileceğinden, ferdi işletmenizin aktifinde bulunan kıymetlerin (makine, teçhizat, demirbaş, taşıt vb.) yeni kurulmuş olan şirkete devir işlemini tevsik etmek amacı ile fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6943, "title": "Madde 37 Ticari Kazancın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31187, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31187", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-591162", "ozelgeTarih": "2019-07-22", "baslik": "Kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşa edilen konutun yabancı uyruklu bir şahsa tesliminde KDV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında teslim aldığınız arsa üzerine inşa ettiğiniz konutlardan birini, bedeli yurt dışından döviz olarak transfer edilmesi kaydıyla yabancı uyruklu bir kişiye satmak istediğiniz belirtilerek; söz konusu teslimde Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesinde yer alan istisna hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesinde ise, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-12.1.2. Konut veya İş Yerinin İlk Teslimi\" başlıklı bölümünde; \"... İstisna, 1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, konut veya iş yerini inşa eden mükellefin yapacağı ilk teslimde uygulanır. Konut veya iş yerinin inşa edenlerden satın alınarak bir başkasına satılması halinde yapılan konut veya iş yeri teslimi ilk teslim olarak değerlendirilmez. ... 3065 sayılı Kanunun (2/5) inci maddesine göre trampa, iki ayrı teslim hükmündedir. Bu hükme göre, arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimidir. Buna göre arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya iş yerinin arsa sahibi tarafından teslimi ilk teslim kapsamında değerlendirilmez. Örnek 2:(B) Konut A.Ş. kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında (C) Emlak Ltd. Şti.'den aldığı arsa üzerinde inşa ettiği konutlardan bir kısmını sözleşme gereği (C) Emlak Ltd. Şti.'ye devretmiştir. (C) Emlak Ltd. Şti.'de bu konutları istisna kapsamında bulunan alıcıya satmıştır. Söz konusu satış işlemi, istisnanın diğer şartları sağlanmış olsa dahi ilk teslim kapsamında değerlendirilmeyeceğinden yapılan satış işleminde istisna uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında teslim aldığınız arsa üzerinde inşa ettiğiniz konutlardan birinin, bedelinin yurt dışından döviz olarak transfer edilmesi suretiyle Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu bir şahsa satılması işleminin, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B.12\" bölümünde belirtilen diğer şartların da sağlanmış olması kaydıyla ilk teslim kapsamında değerlendirilerek KDV Kanununun 13/i maddesi uyarınca KDV'den istisnası tutulması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31188, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31188", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-590984\t", "ozelgeTarih": "2019-07-22", "baslik": "Yatırım teşvik belgesinin devrinde KDV uygulaması\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; yatırım teşvik belgesi sahibi Şirketiniz tarafından .. parselde bulunan, Güneş Enerji Santrali (GES-2) projesinin yatırım teşvik belgesinin tamamlama vizesi yapıldıktan sonra lisanssız olarak yatırımın bütünü ile … San. ve Tic. Ltd. Şti.ye devredileceği ve devir işleminin yatırım teşvik belgesi üzerinde unvan değişikliği yapılarak gerçekleştirileceği belirtilmiş olup söz konusu devir işleminin katma değer vergisinden (KDV'den) istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 13/d maddesinde, yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri ile belge kapsamındaki yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarının KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-5.) bölümünde; ' 'Yatırım teşvik belgesi kapsamında temin edilen makine ve teçhizatın, Ekonomi Bakanlığının izin ve onayı ile yatırım teşvik belgesi sahibi bir başka mükellefe, bu mükellefin sahip olduğu yatırım teşvik belgesi eki listede aynı makine ve teçhizatın yer alması şartıyla istisna kapsamında devri mümkündür. Yatırım teşvik mevzuatı çerçevesinde Ekonomi Bakanlığının onay ve iznine tabi olmayan devir ve satışlarda, onay ve izin aranmaz.'' denilmektedir. 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın \"Devir, satış, ihraç ve kiralama\" başlıklı 22 nci maddesinde; ''( 1) Yatırım tamamlama vizesi yapılmış teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizatın devir, satış, ihraç veya kiralanması, söz konusu yatırım mallarının teminini müteakip beş yılı doldurmuş olmaları halinde serbesttir. (2) Teşvik belgesi kapsamındaki yatırımını tamamlamış ancak tamamlama vizesi yapılmamış yatırımlarla ilgili makine ve teçhizatın, teminini müteakip beş yıl geçtikten sonra satışının yapılmış olması ve işletmenin asgari beş yıl süreyle faaliyette bulunmuş olması şartıyla, Bakanlıkça herhangi bir müeyyide uygulanmaksızın tamamlama vizesi yapılabilir. (3) Tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın beş yılını doldurmamış makine ve teçhizatın yatırımın bütünlüğünün bozulmaması kaydıyla veya bütünü ile birlikte; a) Teşvik belgeli bir başka yatırım için devri, b) Teşvik belgesi olmayan bir başka yatırımcıya satışı, c) İhracı, ç) Kiralanması, Bakanlığın iznine tabidir. (4) Tamamlama vizesi yapılmamış veya tamamlama vizesi yapılmış olmakla birlikte beş yılını doldurmamış makine ve teçhizata satış izni verilebilmesi için yatırımın bütünlüğünün bozulmaması şartı aranır. Bu tür durumlarda satış izni verilen makine ve teçhizata uygulanan destekler geri alınmaz. Ancak, yatırımcının teşvik belgesinin satış iznini müteakip diğer nedenlerle iptali hâlinde izin verilen makine ve teçhizata uygulanan destekler de ilgili mevzuat çerçevesinde kısmen veya tamamen geri alınır. (5) Beş yıllık süreyi doldurmamış makine ve teçhizatın tamamlama vizesinin yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın izinsiz satılması veya satılmasına sebebiyet verilmesi halinde konu hakkında en kısa sürede Bakanlığa bilgi verilir. Bu durumda, satışı yapılan makine ve teçhizat ile ilgili tahsil edilmeyen gümrük vergisi ve KDV ile varsa indirimli kurumlar vergisi veya gelir vergisi uygulanmak suretiyle yararlanılan destekler ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınır. Satış dolayısıyla yatırım tutarında meydana gelen azalma nedeniyle kullanılabilecek azamî kredi tutarında azalma oluşması durumunda fazladan kullanılan krediye tekabül eden faiz desteği 11 inci madde çerçevesinde, tahsil edilmeyen Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisi ise ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınır. (6) Teşvik belgesi kapsamında temin edilen makine ve teçhizatın, üretilecek mal veya hizmetlerin teşvik belgesi sahibi yatırımcı tarafından satın alınması koşuluyla diğer bir yatırımcıya herhangi bir ücret alınmaksızın geçici olarak verilmesi veya kiralanması Bakanlığın iznine tabidir. (7) Teşvik belgesine konu yatırımlardan tamamlama vizesi ve belgede kayıtlı özel şartların vizesi yapılabilecek durumda olanlar için, yatırımcıların cebrî icra takiplerine konu olması veya iflas masasına girmesi durumunda; yatırımcı, icra organı veya iflas organı tarafından icra ile satışın veya iflasın kesinleşme tarihinden önce talep edilmesi hâlinde, Bakanlıkça teşvik belgesinin tamamlama vizesi yapılabilir. Ancak, satışın kesinleşmesi hâlinde kesinleşme tarihi itibarıyla varsa satış için gerekli süreleri doldurmamış olan makine ve teçhizata yönelik olarak yararlanılan destekler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde geri alınır. (8) Yatırımcının ilgili kanun hükümlerine göre tasfiyeye girmesi hâlinde, ilgili tasfiye kurulunun veya organının talebi üzerine yedinci fıkra hükümlerine göre işlem yapılabilir.'' denilmektedir. 20/06/2012 tarih ve 28329 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/1 No'lu Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğin \"Devir, satış, ihraç ve kiralama\" başlıklı 21 inci maddesinde ise; \" Tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın belge kapsamında temin edilen makine ve teçhizatın beş yılını doldurmadan devri, satışı, ihracı ve kiralanması Genel Müdürlüğün iznine tabidir. Tamamlama vizesi yapılmamış olan teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizatın satışının talep edilmesi durumunda Genel Müdürlükçe, yatırımcıdan teşvik belgesinin iptali halinde satışı yapılan makine ve teçhizata ait desteklerin kendileri tarafından ödeneceğine dair taahhütname alınır. Teşvik belgesi kapsamı yatırımların bütün olarak satışı, tamamlama vizesinin yapılmış olması ve işletmeye geçiş tarihinden itibaren beş yıl faaliyette bulunulmuş olması halinde serbesttir. Bu tür durumlarda devir işlemi yapılmaz. Tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın işletmeye geçiş tarihinden itibaren beş yıllık süreyi doldurmamış yatırımların bütün olarak devri, teşvik belgesi üzerinde unvan değişikliği yapılmak suretiyle uygun görülür.\" açıklamalarına yer verilmektedir. Buna göre, yatırım teşvik belgesi sahibi Şirketinizin belge kapsamında satın aldığı makine ve teçhizatın Ticaret Bakanlığının izin ve onayı ile yatırım teşvik belgesi üzerinde unvan değişikliği yapılmak suretiyle devrinin 3065 sayılı Kanunun 13/d maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31544, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31544", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.590901", "ozelgeTarih": "2019-07-22", "baslik": "Değerli metallerden elde edilen sıvı boyaların tesliminde KDV matrahı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizce değerli metaller kullanılarak (külçe altın, külçe platin, külçe paladyum, külçe gümüş, külçe rodyum vb.) üretilen ve cam, seramik ile porselen ürünlerin dekorasyonunda kullanılan sıvı boya teslimlerinde özel matrah uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 17/4-g maddesinde, külçe altın ve külçe gümüş teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, - 23 üncü maddesinin (e) bendinde, altından mamül veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithalinde matrahın, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktar olduğu, (g) bendinde ise Hazine ve Maliye Bakanlığının işin mahiyetini gözönünde tutarak özel matrah şekilleri tespit etmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F-4.7.1. Değerli Maden, Değerli Kâğıt, Para, Döviz, Menkul Kıymet Teslimleri\" başlıklı bölümünde, altın ve gümüş sikkeler ile altından ve gümüşten mamul eşya teslimlerinde, Tebliğin (III/A-4.2.) bölümünde açıklandığı üzere, külçe miktarına isabet eden bedel düşüldükten sonraki tutar üzerinden KDV hesaplanacağı belirtilmiştir. Tebliğin \"III/A-4.2. Altın ve Gümüşten Mamul Eşya Teslimleri\" başlıklı bölümünün, \"III/A-4.2.1. Altından Mamul Eşya\" alt başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince külçe altın teslimleri dahilde ve ithalde KDV'den istisna edilmiştir. Ancak, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithali KDV'ye tabi bulunmaktadır. Söz konusu mamullerin teslim ve ithalinde ise matrah, 3065 sayılı Kanunun (23/e) maddesi gereğince, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktardır.\" \"III/A-4.2.2. Gümüşten Mamul Eşya\" alt başlıklı bölümünde ise; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-g)maddesine göre külçe gümüş teslimleri KDV'den istisnadır. 3065 sayılı Kanunun (16/1-a) maddesi hükmü gereğince, söz konusu istisna külçe gümüş ithalatında da uygulanır. Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun (23/g) maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, gümüşten mamul veya gümüş ihtiva eden eşyalar ile sikke gümüş teslimlerinde özel matrah şekli uygulanması uygun görülmüştür. Buna göre, gümüşten mamul veya gümüş ihtiva eden eşyalar ile sikke gümüş teslimlerinde ve ithalatında KDV matrahı, teslim bedelinden külçe gümüş bedeli düşüldükten sonra kalan miktar olarak belirlenmiştir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. KDV Kanununda külçe platin, külçe paladyum, külçe rodyum teslimlerinin KDV'den istisna olduğuna veya KDV Genel Uygulama Tebliğinde bunları ihtiva eden mallara ilişkin özel matrah uygulanacağına dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer taraftan sıvı boyanın, özel matrah uygulanması öngörülen eşyalar kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, şirketinizce külçe altın ve külçe gümüş kullanılarak cam, seramik ve porselen ürünlerin dekorasyonunda kullanılmak üzere üretilen sıvı boya teslimlerinde özel matrah şekli uygulanması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7919, "title": "Madde 23 Özel Matrah Şekilleri", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22384, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22384", "ozelgeNo": "27575268-105[229-2018-153]-244188", "ozelgeTarih": "2019-07-19", "baslik": "Yetkili servislerce araç sahipleri adına düzenlenen fatura bedellerinin sözleşme gereği ödemeyi yapan firma tarafından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünün 720 053 8020 vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuzu, Şirketiniz ile General Motors Türkiye Ltd. Şti. arasında yapılan hizmet kalitesini araştırmaya yönelik sözleşme düzenlendiğini, General Motors Türkiye Ltd. Şti.nin sözleşme kapsamında daha önceden belirlenmiş olan Opel marka araç sahiplerinin Opel servislerinde almış oldukları hizmetlere ilişkin servisler tarafından araç sahipleri adına düzenlenen fatura bedellerinin araç sahipleri tarafından ödenmesini, faturaların firmanıza ibrazı üzerine faturada yer alan bakım ücret bedellerinin araç sahiplerine firmanızca ödenmesini, daha sonra ödenen bu tutarların sözleşme gereği firmanızca fatura düzenlenmek suretiyle General Motors Türkiye Ltd. Şti.'ye yansıtılmasını talep ettiği belirtilerek, bu şekilde araç sahipleri adına düzenlenen söz konusu faturalara ilişkin firmanızca yapılan ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile katma değer vergilerinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, \"Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.\" , - 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" , - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" , - 231/5 inci maddesinde, \"5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" , - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (490 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2018'den itibaren 1.000, -TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (490 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2018'den itibaren 1.000, -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\" , - 234 üncü maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin: ... 3.Vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia içinde tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir...\" hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, Kanunun 229 uncu maddesindeki müşteri ifadesinden, malı satın alan veya kendisine iş yapılan gerçek veya tüzel kişinin anlaşılması gerekmekte olup, mal veya hizmet bedelinin kimin tarafından ödendiğine bakılmaksızın fatura malı satın alan veya kendisine iş yapılan gerçek veya tüzel kişi adına düzenlenmelidir. Buna göre, somut olayda; 1- Şirketinizce ödeme yapılan araç sahiplerinden, mükellefiyeti bulunanlar tarafından adınıza fatura, mükellefiyeti bulunmayanlar adına ise tarafınızca gider pusulası düzenlenmesi, 2- Şirketiniz tarafından General Motors Türkiye Ltd. Şti.'ye, bahse konu ödemelerin aktarılmasında, varsa komisyon ve benzeri adlar altında General Motors Türkiye Ltd. Şti.'den elde edilen gelir dahil tutar üzerinden, adı geçen şirket adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, şirketinizce araç sahipleri adına yapılan ödemelerin, bu kişiler adına düzenlenmiş olan yetkili servis hizmet faturalarına istinaden kayıtlarınıza alınması mümkün bulunmamaktadır. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde ise; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinde de, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmıştır. Ticari kazancın tespitinde \"tahakkuk\" ve \"dönemsellik\" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasını ifade eder. Kurum kazancının elde edilmesi ve idame ettirilebilmesi için yapılan giderlerin, kazancın tespitinde indirim olarak dikkate alınabilmesi için giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, giderin keyfi olmaması, yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak yapılması, yapılan gider karşılığında gayrimaddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması gerekir. Ayrıca, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması (fatura, fatura yerine geçen vesikalar gibi) ve yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir. Buna göre, Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenen belgeler çerçevesinde firmanızca araç sahiplerine yapılan ödemelerin gider; şirketiniz tarafından General Motors Türkiye Ltd. Şti.den, varsa komisyon ve benzeri adlar altında alınan tutarlar dahil toplam tutarın gelir olarak kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV 'ye tabi olduğu, - 29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, - 29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, - 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği, - 34/1 inci maddesinde ise, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, General Motors Türkiye Ltd. Şti. ile Şirketiniz arasında yapılan sözleşme uyarınca, Şirketiniz tarafından Opel marka araç sahiplerine ödenen bakım ücret bedellerinin, bu kişiler adına düzenlenmiş olan yetkili servis hizmet faturalarına istinaden kayıtlarınıza alınması mümkün olmadığından, söz konusu faturalarda yer alan KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, araç sahiplerinin KDV mükellefiyetinin bulunması ve bakım ücret bedellerinin araç sahipleri tarafından Şirketiniz adına düzenlenecek faturada gösterilmesi halinde, söz konusu faturada yer alan KDV'nin KDV Kanununun 29 uncu maddesinde yer alan açıklamalar çerçevesinde Şirketinizce indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6946, "title": "Madde 40 İndirilecek Giderler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7903, "title": "Madde 30 İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31189, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31189", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-590344\t", "ozelgeTarih": "2019-07-19", "baslik": "Eurobond karşılığı olarak konut ve iş yeri satışının KDV Kanununun 13/i maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği\t\t", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, yurt dışında mukim bir Türk vatandaşına … tarafından 2018 yılında ihraç edilerek yurt dışı bankalar vasıtasıyla dövizle satılmış bulunan 2025 yılı vadeli eurobondlar karşılığı olarak konut ve iş yeri teslim etmeniz ve bu eurobondların Şirketinizin Türkiye'deki banka hesabına transfer edilmesi durumunda söz konusu teslimlerin Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesi kapsamında KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 13/i maddesinde, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.) KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın 2 inci maddesinin (h) bendinde ise; dövizin, efektif dahil yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nev'i hesap, belge ve vasıtaları ifade ettiği belirtilmiştir. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-12.2.2. Bedelin Türkiye'ye Getirildiğinin Tevsiki\" başlıklı bölümünde, \"Yurt dışında bulunan dövizin, Türkiye'deki bir bankaya transfer edilmek suretiyle getirilmesi esastır. Dövizin Türkiye'deki bankaya transfer edilmesi durumunda, yapılan transfer işlemi banka dekontu ile tevsik edilir. Ödemenin, yurt dışındaki bankalar tarafından verilen kredi kartları ile yapılması mümkün olup, bu kredi kartları ile yapılan ödemelere ilişkin dövizin Türkiye'ye getirildiğinin yurt içindeki ilgili banka tarafından verilecek bir dekont veya yazı ile tevsik edilmesi gerekir. Yurt dışında bulunan dövizin Türkiye'ye alıcı tarafından fiziki olarak getirilmesi de mümkün olup, bu durumda dövizin Türkiye'ye getirilmiş olduğunun tevsikinde gümrük idaresinden alınan belgeler kullanılır. Diğer taraftan, dövizin Türkiye'ye fiziken getirilmesi veya alıcının Türkiye'de bulunan hesabına yurt dışından transfer edilmesi durumunda, söz konusu bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve bu ödemenin banka dekontuyla tevsik edilmesi gerekmektedir. Yurt dışından döviz olarak getirilen bedelin satıcıya Türk Lirası olarak ödenmesi de mümkündür. 6824 sayılı Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı 8/3/2017 tarihinden önce getirilen dövizler, bu istisna kapsamında Türkiye'ye getirilen döviz olarak değerlendirilmez. Ancak, belirli konut veya iş yeri almak amacıyla bu tarihten önce getirilen ve satıcıya ödenen dövizler, tevsik edilmek şartıyla istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya iş yerlerine ilişkin Türkiye'ye getirilen döviz olarak kabul edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, uluslararası piyasalarda yabancı para birimleri üzerinden satışa sunulan genellikle uzun vadeli borçlanma aracı olarak tanımlanan eurobondların Türkiye'ye getirilmesi alıcı tarafından bedelin döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi olarak kabul edilemeyeceğinden şirketiniz tarafından yurt dışında mukim Türk vatandaşlarına eurobond karşılığı konut ve iş yeri teslimlerinde KDV Kanununun 13/i maddesi kapsamında istisna uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31545, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31545", "ozelgeNo": "26696128-130[17-2018/5]-34556", "ozelgeTarih": "2019-07-19", "baslik": "İşletme aktifinde kayıtlı binanın kent polikliniği olarak kiraya verilmesinde KDV uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; işletmenizin aktifinde kayıtlı bulunan binayı Eskişehir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'ne sağlıklı yaşam merkezi ve semt polikliniği hizmetlerinde kullanılmak üzere 29/12/2017 tarihinde kiraya verdiğinizden bahisle, söz konusu kiralama işleminin KDV'ye tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Katma Değer Vergisi(KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, -1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin verginin konusuna girdiği, -17/4-d maddesinde, Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri KDV'den istisna edilmiş olup, Eskişehir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce sağlıklı yaşam merkezi ve semt polikliniği hizmetlerinde kullanılmak üzere işletmeniz aktifinde bulunan binanın kiralanması işleminin, Kanunun 17/4-d maddesinde yer alan \"Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri\" kapsamında istisna tutulması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32257, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32257", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.35.17.01-130[28.2017/746]-274349", "ozelgeTarih": "2019-07-19", "baslik": "Organik Kaynaklı Diğer Ürünler ve Organik Toprak Düzenleyicilerin Tesliminde KDV Oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; gübre olarak tescil edilmemiş olan katı deniz yosunu (algawin), sıvı deniz yosunu (stimplex), sıvı haldeki hümik asit (liqhumus), potasyum humat (powhumus), leonardit (perlhumus) ürünlerinin Şirketiniz tarafından ithal edilerek tarımda gübre olarak kullanılmak üzere herhangi bir işleme tabi tutulmadan paketleri küçültmek suretiyle satışında Katma Değer Vergisi (KDV) istisnası olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Katma Değer Vergisi Kanununun 13/ı maddesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve atıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) tesliminin katma değer vergisinden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-11.) bölümünde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Özelge talep formunuz ekinde yer alan ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tanzim olunan tescil belgelerinin incelenmesinden; \"katı deniz yosunu, sıvı deniz yosunu, sıvı haldeki hümik asit ve potasyum humat\" isimli ürünlerin organik kaynaklı diğer ürünler olarak tescil edildiği, \"leonardit\" isimli ürünün ise organik toprak düzenleyicisi olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Buna göre; gübre olarak tescil edilmemiş olan \"katı deniz yosunu, sıvı deniz yosunu, sıvı haldeki hümik asit, potasyum humat ve leonardit\" isimli ürünlerin Şirketiniz tarafından ithal edilerek tesliminin KDV'den istisna tutulması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28998, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28998", "ozelgeNo": "63852321-130[1-2018/20-1455]-53283", "ozelgeTarih": "2019-07-17", "baslik": "Hak sahiplerinden teslim alınan arazinin parselasyon sonrası %40 ının hak sahiplerine geri verilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Kayseri İli, … İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde kalan, besi ve hayvancılık proje alanında, proje kapsamında özel mülkiyete konu şahıs arazilerinin de projede yer almasını sağlamak amaçlı, hak sahibi kişilerle yapılan özel sözleşme gereğince arazilerin ilgili kişilerden alınıp, parselasyon işlemleri yapılarak hak sahibi arazi sahiplerine arazinin %40'ı oranındaki kısmın arsa olarak geri verilmesinin veya hak sahibi arazi sahiplerine arazinin %40'ı oranındaki miktarda başka yerden arsa verilmesi işleminin Katma Değer Vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesine göre Türkiye'de ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 2/5 inci maddesinde, trampanın iki ayrı teslim olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/A-2.Teslim\" başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (2/5) inci maddesine göre trampa, iki ayrı teslim hükmündedir. Trampada bir malın karşılığını diğer bir mal teşkil etmektedir. Teslimin tayininde bedelin cinsi, hatta bir bedelin bulunup bulunmaması önemli değildir. Trampada malların mülkiyeti karşılıklı olarak el değiştirdiğinden her iki taraf için de teslim gerçekleşmiş sayılır...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, özel sözleşme gereğince arazilerin ilgili kişilerden alınıp, parselasyon işlemleri yapılarak hak sahibi arazi sahiplerine arazinin %40'ı oranındaki kısmının arsa olarak geri verilmesi veya hak sahibi arazi sahiplerine arazinin %40'ı oranındaki miktarda başka yerden arsa verilmesi işlemi trampa kapsamında karşılıklı satış olarak değerlendirileceğinden bu satış işleminde KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 28999, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/28999", "ozelgeNo": "65771276-130[1-2018]-E.12784", "ozelgeTarih": "2019-07-17", "baslik": "Basit Usule Tabi Mükellefin Demirbaşının İadesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, almış olduğunuz torna tezgahını kullanmadan iade etmeniz gerektiği belirtilerek, basit usule tabi mükellef olmanız nedeniyle demirbaş kaydı yapılamayan torna tezgahının iadesi için iade faturası düzenleyip düzenleyemeyeceğiniz hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Gelir Vergisi Kanunu Yönünden: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun \"Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 46 ncı maddesinde, \"47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur. Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Bu fark yapılan faaliyetle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanır. Bu suretle tespit ve beyan olunan kazanç vergi tarhına esas alınır. Bu usulde vergilendirilenler, kazancın tespiti ve Vergi Usul Kanunu'nun defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.\" hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili açıklamaların yapıldığı, 215 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 32 nci paragrafında, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin, kullandıkları sabit kıymetleri gider yazamayacakları ve amortismana tabi tutamayacakları açıklanmıştır. 230 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin (4) numaralı bölümünde ise, \"... Bu sebeple; basit usulde vergilendirilen mükelleflerin taşıt ve diğer sabit kıymetlerini satmaları dolayısıyla fatura düzenleme yükümlülükleri de bulunmamaktadır. Öte yandan, bu mükelleflerce yapılan taşıt satışının noter satış sözleşmesi ile, diğer sabit kıymet satışlarının ise gider pusulası düzenlenerek tevsik edilmesi mümkün bulunmaktadır.\" hükmü yer almaktadır. Buna göre, basit usule tabi bir mükellefe ait sabit kıymet (makine, demirbaş vb.) işletmeye dahil edilmediğinden, almış olduğunuz sabit kıymetin (torna tezgahını) iade edilmesi halinde de iade faturası düzenlemesi söz konusu olmayacaktır. Ancak, somut durumda, alımından vazgeçilen ve satıcı tarafından faturası adınıza düzenlenmiş torna tezgahının satıcıya iadesine ilişkin olarak, satıcı tarafından adınıza gider pusulası düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1 inci maddesinde; ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 17/4-a maddesinde; Gelir Vergisi Kanununa göre basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetlerin vergiden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, almış olduğunuz torna tezgahının iade edilmesi işleminde KDV hesaplanması söz konusu olmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31546, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31546", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.09]-94768", "ozelgeTarih": "2019-07-17", "baslik": "Örme kumaş imalatında ortaya çıkan kırpıntıların kısmi istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyceği", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin çeşitli ipliklerin örülmesi sonucu örme kumaş ve örülen kumaşların boyanması sonucu boyalı örme kumaş imal ettiğini, söz konusu kumaşların üretimi aşamasında aynı konfeksiyonda olduğu gibi onarılmak suretiyle tekrar kullanılması mümkün olmayan kırpıntıların oluştuğu belirtilerek, örme ve boyalı kumaş imalatı sırasında ortaya çıkan kırpıntıların tesliminde kısmi istisnadan yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Bilindiği üzere, 06/04/2018 tarih ve 30383 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5 inci maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun (17/4-g) maddesinde yapılan değişiklikle konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, söz konusu değişiklikle ilgili 7104 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin gerekçesinde, \"Konfeksiyon sektöründe ortaya çıkan, aynen veya onarılmak suretiyle kullanılması mümkün olmayan kırpıntıların teslimi vergiden istisna tutulmaktadır.\" denilmektedir. Öte yandan, Türk Dil Kurumu konfeksiyonu, hazır giyim eşyası ile hazır giyim eşyası diken sanayi kolu olarak; tekstili ise, dokuma ve dokumacılık olarak tanımlamaktadır. Buna göre, tekstil sektörünün faaliyet alanı, elyafın elde edilmesinden elyaftan iplik ve mamul kumaş yapımına kadar uzanırken, hazır giyim ise kumaştan giyim eşyası elde edilene kadar olan süreci kapsamaktadır. Bu itibarla, hazır giyim eşyası üretiminde kullanılan hammadde ve yardımcı malzemelerin üretimi tekstil sektörü içinde değerlendirilecek bir üretim süreci olup, konfeksiyon sektörü içinde değerlendirilmesi mümkün bulunmayan örme ve boyalı kumaş imalatı sırasında ortaya çıkan kırpıntıların tesliminde KDV Kanununun (17/4-g) maddesi kapsamında istisna uygulanması söz konusu değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24992, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24992", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.07.16.02-130-130138", "ozelgeTarih": "2019-07-16", "baslik": "Adi Ortaklıkta Veraseten Hisse Devri.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numarasında adi ortaklık olarak faaliyet gösteren … Adi Ortaklığının ortaklarından …'un 27.03.2016 tarihinde vefat ettiği, yerine varislerden … ile devam edildiği, ortaklığa yeni bir vergi numarası verildiği, yeni ortaklık adına eski ortaklıktaki demirbaşlar ve malların fatura edilip edilmeyeceği, aynı şekilde bilançonun aktif ve pasifiyle bütün haliyle aktarılıp aktarılamayacağı, önceki dönemden devreden KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, -229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", -(231/5) maddesinde, \" 5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \" -232 nci maddesinde, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2018 yılı için 1.000 TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2018 yılı için 1.000 TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir. \" hükümleri yer almaktadır. Bunun yanı sıra, mezkûr Kanunun 267 nci maddesinde; gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerin emsal bedeli olduğu hüküm altına alındıktan sonra emsal bedelin sıra ile hangi esaslara göre tayin olunacağı hükme bağlanmıştır. Anılan madde hükmüne göre emsal bedeli sırasıyla, ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esası olmak üzere bu üç esastan birisiyle belirlenecektir. Emsal bedeli tayini için belirlenen esaslardan üçüncü sırada yer alan takdir esasına göre; ilk iki sırada yer alan esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılmaktadır. Öte yandan, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 620 nci maddesinde, \" Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır .\" Aynı Kanunun 639 uncu maddesinde,\"... 2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle. ...\" sona ereceği, hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, … Adi Ortaklığı devam ederken …'un vefatı üzerine söz konusu adi ortaklık sona eriyor ise, bir başka deyişle söz konusu kişiler adi ortaklık sözleşmesine adi ortaklığın mirasçılar ile devam edeceğine dair bir hüküm eklememiş iseler, sona eren işletmeden yeni adi ortaklığa devredilen ticari mal, demirbaş ve taşıtlar gibi iktisadi kıymetler için Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesine göre tespit edilen emsal bedel üzerinden fatura düzenlenmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde; Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 17/4-c maddesinde; Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemleri (Bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından KDV Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmü uygulanmaz. İşlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergiler, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılır.) KDV'den istisna olduğu, 27 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise; bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"(I/B-7.) Adi Ortaklıklarda Vergileme\" başlıklı bölümünde; ''... Adi ortaklıklarda, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan hisse devri işlemleri KDV'ye tabi değildir. Ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran devir işlemlerinde ise vergi uygulanır. Buna göre bir adi ortaklıkta, ortaklardan biri veya birkaçının hisselerini diğer ortaklara veya üçüncü şahıslara devretmesi, bu şekilde ortaklıktan bazı ortakların ayrılması veya ortaklığa yeni ortakların alınması halinde, mevcut adi ortaklık, ortak sayısındaki değişiklik dışında aynen devam ediyorsa, bu hisse devri işlemlerinde vergi uygulanmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, adi ortaklık halinde faaliyet gösterilmekte iken ortaklardan …'un vefatı üzerine hissesinin ortaklık sona ermeyecek şekilde …'a devri KDV'ye tabi olmayacaktır. Öte yandan, muris adına verilen son KDV beyannamesinde \"sonraki döneme devreden KDV\"nin bulunması halinde, bu vergi faaliyeti sürdüren yeni ortaklık tarafından genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7052, "title": "Madde 8 Mükellef ve Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27645, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27645", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.07.16.02-130[KDV-2016-180]-130152", "ozelgeTarih": "2019-07-16", "baslik": "Sağlik hizmeti sunanların birbirlerine yapacakları mal ve hizmet satışlarına vergi uygulamaları.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı yazınızla 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36. maddesi kapsamında üniversite kadrosunda yer alan ve sağlık hizmeti sunan profesör ve doçentlerin, üniversite ile özel sağlık kurumları arasında yapılan kurumsal sözleşme gereği ve ücreti üniversite döner sermaye işletmesine yatırılmak şartıyla özel sağlık kuruluşlarında görevlendirildiği belirtilerek verilen hizmetin Kurumlar Vergisine ve Katma Değer Vergisine tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". GELİR VE KURUMLAR VERGİLERİ YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; 61 inci maddesinde, \"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetin değiştirmez.\" hükmü, 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, \"Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.\" denilmiş, aynı fıkranın (1) numaralı bendinde ise \"Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı\" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 21.11.1989 tarih ve 20349 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 160 Seri No.lu Gelir Vergisi tebliğinde açıklandığı üzere, Bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversiteler ile bu kuruluşlar bünyesinde kurulmuş olan döner sermaye işletmeleri tek işveren olarak kabul edilmiş olup bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversitelerde bulunan tahakkuk birimlerinin, bu kuruluşlar bünyesinde kurulan döner sermaye işletmelerindeki tahakkuk birimleri ile koordineli olarak çalışarak, söz konusu kuruluşlar tarafından bir ay içinde yapılan ücret ödemeleri ile döner sermaye işletmeleri tarafından yapılan ücret ödemelerinin toplanarak, bu toplam tutarın Gelir Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, Üniversiteniz kadrosunda yer alan ve sağlık hizmeti sunan profesör ve doçentlerin, ücreti döner sermaye işletmenize yatırılmak şartıyla özel sağlık kuruluşlarında görevlendirilmeleri nedeniyle elde ettikleri gelirin, ücret olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup maaş ödemeleri ile birlikte döner sermaye işletmeniz tarafından yapılan ücret ödemelerinin tek işverenden alınan ücret olarak kabul edilip toplanarak bu toplam tutarın Gelir Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; \"Kamu idare ve kuruluşları tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi amacıyla işletilen hastane, klinik, dispanser, sanatoryum, huzurevi, çocuk bakımevi, hayvan hastanesi ve dispanseri, hayvan bakımevi, veteriner bakteriyoloji, seroloji, distofajin kuruluşları ve benzeri kuruluşlar. (Bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları mal ve hizmet satışları ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri bu muafiyeti ortadan kaldırmaz.)\" hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise her mükellefin vergiye tâbi kazancının tamamı için bir beyanname vereceği; ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerden her biri için, bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı beyanname verileceği belirtilmiştir. Anılan Kanununun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; - (2.3.1.) bölümünde, iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği, - (2.4.) bölümünde, iktisadi işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği, ayrıca kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğunun kabul edileceği; dernek veya vakıfların bir takım hizmetleri bir bedel karşılığı olmaksızın yerine getirmeleri halinde, bu faaliyetlerin dernek veya vakfa bağlı iktisadi işletme olarak nitelendirilmeyeceği; ancak sözü edilen hizmetlerin yerine getirilmesi için yapılan masrafların hizmet verilenlerden tahsil edilmesi veya bu kişilerden veya ailelerinden bağış adı altında bir bedel alınması durumunda, bu faaliyetlerin, dernek veya vakfa ait iktisadi işletme olarak kabul edilerek kurumlar vergisine tabi olacağı, - (14.1.) bölümünde, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi işletmelerin her biri için bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ile dernek veya vakıflar tarafından ayrı beyanname verilmesi gerektiği; bu nedenle söz konusu kuruluşlara ait iktisadi işletmelerin her biri için ayrı kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirileceği; iktisadi işletmelerin, ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi faaliyetlerinin bağımsız ve farklı olması halinde, ayrı ayrı mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği, aynı faaliyet alanında farklı iş yerlerinde faaliyette bulunulması halinde ise tek mükellefiyet tesis ettirilmesinin mümkün olduğu; ancak, farklı yönetim, sermaye ya da organizasyonu olan işletmelerin ayrı ayrı iktisadi işletme olarak kabul edileceği, açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesinde; tabip, diş tabibi, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının kanunda belirtilen haller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabi olduğu, ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanların her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50'sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabileceği; 56 ncı maddesinin (b) bendinde ise üniversiteler ve ileri teknoloji enstitülerinin, genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan üniversitelerin, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde devamlı surette ve bir bedel mukabilinde gerçekleştirdiği ticari, sınai ve zirai faaliyetleri dolayısıyla üniversitelere bağlı oluşacak iktisadi kamu kuruluşları nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, oluşacak iktisadi kamu kuruluşlarının, ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi faaliyetlerinin bağımsız ve farklı olması halinde, her biri için ayrı ayrı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekir. Bu nedenle, üniversiteniz kadrosundaki profesör ve doçentlerin, üniversiteniz ile özel sağlık kurumları arasında yapılan hekimlik hizmet sözleşmesi kapsamında, bir bedel mukabilinde özel sağlık kurumlarında çalıştırılmaları suretiyle sunmuş olduğunuz hizmetler dolayısıyla üniversiteniz bünyesinde oluşan iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi ve elde edilen bu gelirlerin kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu, Maddenin devamında, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin, Türk tabiiyetinde bulunup bulunmamalarının, ikametgah ve işyerlerinin yahut kanuni merkez ve iş merkezlerinin Türkiye'de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği, hüküm altına alınmıştır. Buna göre; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36. maddesi kapsamında üniversite kadrosunda yer alan ve sağlık hizmeti sunan profesör ve doçentlerin, üniversite ile özel sağlık kurumları arasında yapılan sözleşme çerçevesinde verdiği hizmet, 3065 sayılı KDV Kanununun 1/3-g maddesi kapsamında katma değer vergisine tabi olup, döner sermaye işletmenizce hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanıp 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7847, "title": "Madde 4 Muafiyetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29000, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29000", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.38.15.01-130[6-2017/20-1402]-52730", "ozelgeTarih": "2019-07-16", "baslik": "Yurt içindeki çağrı merkezinin yurt dışındaki firmalara hizmet vermesi ve bu hizmetleri verebilmek için yurt dışından aldığı hizmetlerin KDV karşısındaki durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, yurtiçinde çağrı merkezi olarak faaliyet gösteren şirketinizin yalnızca yurtdışında mukim şahıslarla bilgisayar programları aracılığıyla iletişim kurarak yurtdışı firmaların indirim paketlerinin tanıtıldığı ve ilgili firmalara satış için yönlendirildiği, satışı gerçekleşen paket başına kazanç elde edildiği, bu hizmeti verebilmek için yurtdışında mukim firmalardan alınan cihaz ve sistem programı kullanımı, depolama hizmetleri, telefon kontörü alımı, reklam bedeli gibi hizmetler dolayısıyla ödeme yapıldığı belirtilerek yurtdışında mukim şahıslara verilen hizmetten dolayı elde edilen kazancın katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı ve bu hizmeti gerçekleştirmek için yurtdışında mukim firmalardan alınan hizmetlerin tevkifata tabi olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalinin KDV'ye tabi olduğu, - 6/b maddesinde, hizmet işlemlerinde işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin, yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetlerin ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurtdışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurtdışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-2.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2)nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından yurtdışında mukim şirketlere verilen çağrı merkezi hizmetinden yurtdışında faydalanıldığından bu hizmetler 3065 sayılı Kanunun 11/1-a ve 12/2 nci maddesi kapsamında değerlendirilecek ve Şirketiniz tarafından bu hizmetlere ilişkin düzenlenen faturalarda KDV hesaplanmayacaktır. Öte yandan, Şirketiniz tarafından yurtdışında mukim şirketlerden alınan ve Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV ye tabi olup, bu tutarlar üzerinden hesaplanan KDV'nin sorumlu sıfatıyla Şirketiniz tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde beyan edilen verginin aynı döneme ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesi ile indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29001, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29001", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ-28-2019/7]-238023", "ozelgeTarih": "2019-07-16", "baslik": "Hurda olarak ayrılan ray tesliminde uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kurumunuzca satışı yapılacak olan ray hurdalarının satışının katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı, tabi olması halinde uygulanacak KDV oranı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Karar eki I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.3.2.) bölümünde; \"Hurda kavramının; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Hurda kavramı içerisinde yer alan hurda ve atıkların KDV den istisna edilebilmesi için, teslime konu maddelerin aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılmayacak halde olması gerekmektedir. Buna göre, rayların köprü yapımı inşaatında kullanılmak üzere teslimlerinde, rayların aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak teslimi söz konusu olmadığından hurda olarak değerlendirilmesi 3065 sayılı Kanunun 17/4-g maddesi kapsamında istisna uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, demiryolu hattı inşası için yapılacak ray teslimlerinde, rayların aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılabilecek halde olması nedeniyle hurda olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından söz konusu rayların tesliminde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29002, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29002", "ozelgeNo": "57062627-130-E.14601", "ozelgeTarih": "2019-07-16", "baslik": "Nakliye Dahil Ağaç ve Orman Ürünlerinde Tevkifat Uygulaması Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ağaç ve orman ürünleri imalat ve satışı faaliyetinize yönelik tevkifata tabi ağaç ve orman ürünleri tesliminde \"nakliye dahil\" fatura düzenlenmesi durumunda tevkifatın nakliye dahil toplam tutar üzerinden mi, yoksa nakliye bedelinin ayrıştırarak sadece ağaç ve orman ürünleri üzerinden mi yapılacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 9 uncu maddesinde, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutulabileceği konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu, -24/a maddesinde, teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderlerinin KDV matrahına dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. Konu ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \" I/C-2.1.3.3.6. Ağaç ve Orman Ürünleri Teslimi\" bölümünde gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, ağaç işleme endüstrisinde kullanılan ve ilk madde-malzeme niteliğinde olan her türlü ağaç, tomruk, odun ile bunların önceden belirlenmiş ölçülerde biçilmesiyle elde edilen inşaatlık, doğramalık, marangozluk, mobilyalık ve benzeri kereste, mobilya ve kereste imalatı sonucu ortaya çıkan kırpıntı, çıta ve benzeri imalat artıkları ile odun artığı talaş teslimleri 5/10 oranında KDV tevkifatına tabi bulunmaktadır. Bu çerçevede, satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri KDV matrahına dahil olduğundan nakliye dahil düzenlenen faturada gösterilen toplam tutar üzerinden KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33228, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33228", "ozelgeNo": "84974990-130[29-2015-7]-236378", "ozelgeTarih": "2019-07-12", "baslik": "Faturasız GSM Hatlarına Yüklenilen Kontör Bedelinde KDV İndirimi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin faturasız GSM hatlarına TL kontör yüklenmesi sonucu ödeme kaydedici cihaz fişi ve faturalara istinaden oluşan tutarlar üzerinden iç yüzde yoluyla KDV hesaplanıp indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, -20 nci maddesinde; teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, -23/g maddesinde; Hazine ve Maliye Bakanlığının işin mahiyetini göz önünde tutarak özel matrah şekilleri tespit etmeye yetkili olduğu, -29/1 inci maddesinde; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, -34/2 nci maddesinde ise; KDV'nin fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemlerde vergi indiriminin nasıl belgelendirileceğinin Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit olunacağı hükme bağlanmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin, -(III/A.4.6.) bölümünde; mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar da dahil olmak üzere, bütün ön ödemeli elektronik haberleşme hizmetlerinin özel matrah şekline göre vergilendirilmesinin uygun görüldüğü, buna göre, mobil elektronik haberleşme işletmecileri tarafından ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan TL satışları ile sabit telefon hizmeti sunmaya yetkili işletmeciler tarafından yapılan arama kartı satışlarına ilişkin KDV'nin distribütör ve bayi karlarına isabet eden KDV'yi de ihtiva edecek şekilde mobil elektronik haberleşme işletmecileri ve sabit telefon işletmecileri tarafından ön ödemeli satışların yapıldığı dönemde beyan edilmesi gerektiği, bu durumda distribütörlerin ve bayilerin, belirtilen kapsamdaki ön ödemeli satışlar için ayrıca vergi hesaplamayacağı, -(III/C-1.) bölümünde; 3065 sayılı Kanunun (29/1) inci maddesine göre mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesapladıkları KDV'den, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri belirtilmiştir. Bu itibarla; faturasız GSM hatlarının Şirketiniz adına kayıtlı olması ve şirket faaliyetlerinde kullanılması şartıyla, söz konusu hatlarınıza kontör yüklenmesine ilişkin alınan faturalardaki bedel üzerinden iç yüzde uygulanmak suretiyle hesaplanacak KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7712, "title": "Madde 34 İndirimin Belgelendirilmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30297, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30297", "ozelgeNo": "13649056-130[09-2016/ÖZE-25]-45992", "ozelgeTarih": "2019-07-11", "baslik": "KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Orman İşletme Müdürlüğünden orman ürünleri veya dikili ağaçları alarak satanlarca yapılan teslimler ile bunlardan satın aldıkları orman ürünleri veya dikili ağaçları tekrar satanlar tarafından yapılan teslimlerde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükmü yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.3) bölümünde de tevkifat kapsamındaki teslimler ile bu teslimlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Konuyla ilgili olarak, söz konusu Tebliğin \"I/C-2.1.3.3.6. Ağaç ve Orman Ürünleri Teslimi\" başlıklı bölümünde ayrıntılı açıklamalar yapılmış olmakla birlikte aynı Tebliğin; \"I/C-2.1.3.3.6.1 Tevkifat Uygulanacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" başlıklı bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.6.2) bölümünde belirtilen ürün, artık, talaş ve kırpıntı alımlarında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Söz konusu malların ithalatçıları veya bu malları 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alanlar tarafından yapılan teslimlerde tevkifat uygulanmaz. Bu teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" veya \"Teslim edilen mal 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve söz konusu malların ithalatına ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine veya bu malların 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alımına ilişkin fatura bilgilerine yer verilir.\", \" I/C-2.1.3.3.6.2. Kapsam\" başlıklı bölümünde ise; \" \"Ağaç işleme endüstrisinde kullanılan ve ilk madde-malzeme niteliğinde olan her türlü ağaç, tomruk, odun ile bunların önceden belirlenmiş ölçülerde biçilmesiyle elde edilen inşaatlık, doğramalık, marangozluk, mobilyalık ve benzeri kereste, mobilya ve kereste imalatı sonucu ortaya çıkan kırpıntı, çıta ve benzeri imalat artıkları ile odun artığı talaş teslimleri tevkifat uygulaması kapsamındadır. Öte yandan, tomruk, odun, kereste, kırpıntı, atık vb. mahiyetinde olmayan; mobilya, kapı-pencere doğraması, döşeme malzemesi, sunta, levha, mdf, rabıta, lambri, süpürgelik ve benzeri ürünlerin tesliminde tevkifat uygulanmaz.\" ifadelerine yer verilmiş bulunmaktadır. Buna göre, ağaç işleme endüstrisinde kullanılan ve ilk madde-malzeme niteliğinde olan her türlü dikili ağaç ve orman ürünlerinin Orman Genel Müdürlüğüne bağlı Orman İşletme Müdürlüklerinden satın alanlar tarafından yapılacak olan teslimlerinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.6) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Ancak, bu ürünleri Orman İşletme Müdürlüklerinden satın alanlardan, tevkifat uygulamaksızın satın alanlar tarafından yapılacak teslimlerde ise Tebliğin (I/C-2.1.3.3.6) bölümü kapsamında tevkifat uygulanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30849, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30849", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.16.16.02-130[I-18-3]-127665", "ozelgeTarih": "2019-07-11", "baslik": "Gümrük Müşavirliğince verilen ATR dolaşım belgesi onaylama hizmetinin KDV’den istisna olup olmadığı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin ihracatçılar tarafından düzenlenen ATR dolaşım belgelerini onaylama hizmeti verdiği ve bu hizmet karşılığında düzenlediği fatura veya serbest meslek makbuzlarında katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda tereddüte düştüğü belirtilerek, ATR dolaşım belgelerine ilişkin verilen bu onaylama hizmetinin KDV den istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, yurt dışındaki müşteri tabirinin; ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade edeceği, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için; a) Hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması, b) Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, şirketiniz tarafından verilen ATR dolaşım belgelerini onaylama hizmetinin Türkiye'de ifa edilmesi ve hizmetten Türkiye'de faydalanılması nedeniyle hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27267, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27267", "ozelgeNo": "20811645-130[18-415-6]-E.48984", "ozelgeTarih": "2019-07-10", "baslik": "Kamulaştırma Kanunun 26 ncı maddesi kapsamında trampa işleminde değerlendirilecek belediye mülkiyetindeki konutların hak sahiplerine devrinin KDV'den istisna olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 11.05.2018 tarihli özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarınız ve eki yazılarınızda, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 24.11.2017 tarih ve 728 sayılı kararı ile mülkiyeti Belediyenize ait olan tapunun ……İlçesi, ……. Mahallesi, pafta ….., ada ….., parsel …'de kayıtlı …. m²' lik taşınmaz üzerinde bulunan ……..bloktaki kat mülkiyetli 1+1, ve 2+1 bağımsız bölümler (konutlar) ile pafta …., ada ….., parsel …..'de kayıtlı …… m²' lik taşınmaz üzerinde bulunan …. bloktaki kat mülkiyetli 3+1 bağımsız bölümlerin (konutların), belediyeniz tarafından Aydınlar Mahallesi Afet Riski Altındaki Alan sınırları içerisinde kalan, mülkiyeti şahıslara ait (kamulaştırma işlemine konu) olan taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 26 ncı maddesi kapsamında trampa işleminde değerlendirilmesine dair karar alındığı, söz konusu trampa işleminde değerlendirilecek konutların brüt 150 m² nin altında olduğu belirtilerek muhammen bedel tespit komisyon raporunda bedellere KDV dahil edilip edilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde ise iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliğinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. İktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir. Aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemez. Belediyenizin tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte ticari, sınai ve zirai faaliyetleri dolayısıyla tüzel kişiliğine bağlı oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekecektir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 24.11.2017 tarihli ve 728 sayılı kararında belirtildiği üzere mülkiyeti Belediyenize ait olan söz konusu taşınmazların, Aydınlar Mahallesi Afet Riski Altındaki Alan sınırları içerisinde kalan, mülkiyeti şahıslara ait olan ve kamulaştırma işlemine konu taşınmazların kamulaştırılması karşılığında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 26 ncı maddesi kapsamında trampa hükümlerine göre değerlendirilerek Belediyeniz tarafından söz konusu şahıslara ilave bedel alınmaksızın devredilmesi halinde, ticari bir faaliyetten söz edilemeyeceğinden mülkiyetinizde bulunan taşınmazların söz konusu kamulaştırma işlemi kapsamında devri nedeniyle Belediyenize bağlı bir iktisadi kamu kuruluşu oluşması söz konusu olmayacaktır. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - Aynı maddede ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin, Türk tabiiyetinde bulunup bulunmamalarının, ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği, - 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu, - 2/5 inci maddesinde, trampanın iki ayrı teslim sayılacağı, - 17/4-p maddesinde, Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin katma değer vergisinden istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin; - \"I/A-2. Teslim\" başlıklı bölümünde; \"... 3065 sayılı Kanunun (2/5) inci maddesine göre trampa, iki ayrı teslim hükmündedir. Trampada bir malın karşılığını diğer bir mal teşkil etmektedir. Teslimin tayininde bedelin cinsi, hatta bir bedelin bulunup bulunmaması önemli değildir. Trampada malların mülkiyeti karşılıklı olarak el değiştirdiğinden her iki taraf için de teslim gerçekleşmiş sayılır. Bu durumda matrah trampa edilen malların her birinin emsal bedeli olur. Kısmi trampada yani trampa edilen mala karşılık bir malla birlikte başka şeyler de alınması halinde, bunlar da vergiye tabi tutulur. .. .\" - \"II/F-4.15. Hazinenin Taşınmaz Teslimi ve Kiralamaları, İrtifak Hakkı Tesisi, Kullanma İzni ve Ön İzin Verilmesi İşlemleri, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının Arsa ve Arazi Teslimleri ile Belediye ve İl Özel İdarelerinin Taşınmaz Satışları\" başlıklı bölümünde; \"… 6770 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine \"belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler\" ibaresi eklenmiştir. 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine göre, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı (belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları hariç) KDV'den istisnadır. Diğer taraftan, bölge sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan belediyelerin bu amaçları kapsamında yapmış oldukları işlemler KDV'nin konusuna girmemekle birlikte, belediyelerin ticari, sınai, zirai veya mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi uyarınca KDV'ye tabidir. Belediyelerin veya il özel idarelerinin bünyesinde bir iktisadi işletme oluşması halinde KDV mükellefiyetinin, belediye veya il özel idarelerinin adına değil, bunların bünyesinde oluşan iktisadi işletme adına tesis edilmesi gerekmektedir. Belediye veya il özel idarelerine ilişkin mükellefiyet tesisinde, söz konusu iktisadi işletmelerin faaliyet konuları dikkate alınacak ve unvanında faaliyet konusuna yer verilecektir. Buna göre, belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları, 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, söz konusu iktisadi işletmelerin taşınmaz satışlarında genel hükümlere göre KDV uygulanacaktır.\" açıklaması yapılmıştır. Buna göre, belediyeye ait taşınmazların ticari bir organizasyon çerçevesinde ve devamlılık arz edecek şekilde satışının yapılması halinde, belediye bünyesinde bir iktisadi işletme oluşacağından, belediye bünyesinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışlarında genel hükümlere göre KDV uygulanacaktır. Ancak, mülkiyeti Belediyenize ait olan söz konusu taşınmazların Aydınlar Mahallesi Afet Riski Altındaki Alan sınırları içerisinde kalan, mülkiyeti şahıslara ait olan ve kamulaştırma işlemine konu taşınmazların kamulaştırılması karşılığında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 26 ncı maddesi kapsamında trampa hükümlerine göre değerlendirilerek Belediyeniz tarafından söz konusu şahıslara ilave bedel alınmaksızın devredilmesi halinde Belediyeniz bünyesinde bir iktisadi işletme oluşmayacağından, söz konusu taşınmaz satışları KDV Kanununun 17/4-p maddesi uyarınca KDV'den istisnadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7755, "title": "Madde 1 Verginin konusu", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7718, "title": "Madde 2 Mükellefler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7900, "title": "Madde 2 Teslim", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30298, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30298", "ozelgeNo": "19174029-045-22969", "ozelgeTarih": "2019-07-10", "baslik": "KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Orman İşletme Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan ormandaki ağaçları kesme, sürtme ve istifleme vb. işlerin ihalesini aldığınızı ve bu işleri Kooperatif üyelerinizden … Ticaret Orman ve Tarım Ürünleri San.ve Tic. Ltd. Şti.ye yaptırdığınızı belirterek, bu işe ilişkin … Orman İşletme Müdürlüğüne düzenleyeceğiniz faturadaki katma değer vergisi (KDV) tevkifat oranı ile Şirketin Kooperatifinize düzenleyeceği faturada uygulanması gereken KDV tevkifat oranı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (I/C-2.1.3.3) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak teslimler belirtilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.2.13) bölümünde, \" KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. \" (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde, \" … Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır. … \" ifadelerine yer verilmiştir. 63 Seri No.lu KDV Sirkülerinin (2.2.2.13.1.) bölümünde; \"Orman kooperatifleri tarafından orman işletme müdürlüklerine kesim, sürgü, aralama, odun istihsali gibi hizmetler verilmekte ve bu hizmetler işgücü temin hizmeti kapsamına girmemektedir. Orman işletme müdürlüklerinin bağlı olduğu Orman Genel Müdürlüğü 5018 sayılı Kanuna ekli II sayılı cetvelde yer almaktadır. Bu nedenle, orman kooperatiflerinin orman işletme müdürlüklerine verdiği kesim, sürgü, aralama, odun istihsali gibi hizmetler orman işletme müdürlükleri tarafından Tebliğin (3.2.13) bölümü kapsamında 5/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, Kooperatifiniz tarafından ormandaki ağaçları kesme, sürtme ve istifleme vb. işlerine ilişkin … Orman İşletme Müdürlüğüne düzenlenecek faturada KDV dahil tutarın 1.000 TL'yi aşması durumunda hesaplanan KDV tutarı üzerinden İşletme Müdürlüğü tarafından KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamında (5/10) oranında tevkifat yapılacaktır. Öte yandan, Kooperatifiniz ortağı tarafından Kooperatifinize verilen orman ağaçlarını kesme, sürtme ve istifleme vb. hizmetler KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler arasında sayılmadığından bu hizmetlere ilişkin düzenlenen faturalarda hesaplanan KDV Kooperatifinizce tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30851, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30851", "ozelgeNo": "13649056-130[11-2017/ÖZE-35]-45594", "ozelgeTarih": "2019-07-10", "baslik": "Yabancı Firmaya Sunulan Hizmetin KDV Karşısındaki Durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketiniz ile Hollanda menşeili firması arasında bir hizmet sözleşmesi imzalandığı, bahse konu yabancı firmanın TürkAkımı projesi kapsamında Rusya'dan Türkiye'ye, Karadeniz'de doğalgaz boru hattı döşeyeceği, Rusya'da bulunan boru döşemesi yapacak olan gemiye gönderilecek olan boruların, Samsun'a getirileceği, kontrol edildikten sonra Rusya açıklarına gönderileceği belirtilerek, tüm bu boru trafiğinin Hollanda/Amsterdam'da bulunan özel bir yazılım sistemiyle takip edileceği, şirketinizin görevinin bu yazılım sisteminde oluşabilecek olası hatalara müdahale ederek sistemin çalışırlığını sağlamak olduğu, bu hizmetin Hollanda firması tarafından kiralanan ve şirketinize tahsis edilen ……… ofisten yürütüleceği, faturaların Euro üzerinden tanzim edileceği belirtilerek şirketiniz tarafından Hollanda firmasına verilecek olan hizmetin, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-a maddesinde; yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu, 12/2 nci maddesinde ise bir hizmetin yurt dışındaki müşterilere yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Hizmet ihracatı istisnası uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A-2. Hizmet İhracı\" başlıklı bölümünde; 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2)nci maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerektiği, ayrıca hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığının, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edileceği açıklanmıştır. Öte yandan; 02/02/2018 tarih ve 30320 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"1 Seri No.lu TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesi Genel Tebliğinde; -Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesi'ne İlişkin Anlaşma\"nın (Anlaşma) 10/10/2016 tarihinde imzalandığı, -Bu Anlaşmanın onaylanmasının, 6765 sayılı Kanun ile uygun bulunduğu ve söz konusu Anlaşmanın 24/12/2016 tarihli ve 29928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 21/2/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, Bununla birlikte, Anlaşmanın 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anlaşmanın 6, 9 ve 10 uncu madde hükümlerinin Anlaşmanın imza tarihinden itibaren uygulanacağı, belirtilmiş, Anlaşmanın vergisel hükümler içeren 9 uncu maddesinin uygulanmasına ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Söz konusu Tebliğin; \"I-ANLAŞMADAKİ ÖNEMLİ TANIMLAR\" başlıklı bölümünde \"Deniz Bölümü Şirketi\" ile \"Kara Bölümü 2 Şirketi\"nin tanımına; \"III/B. KATMA DEĞER VERGİSİ (KDV) UYGULAMASI\" başlıklı bölümünde ise Anlaşma kapsamında KDV istisnası uygulaması hakkında açıklamalara yer verilerek -Tebliğin \"III/B-1. Deniz Bölümü Şirketine Yapılacak Hizmetler\" bölümünün \"III/B-1.1. Kapsam\" alt bölümünde; söz konusu istisnadan, yalnızca Anlaşmada tanımlanan \"Deniz Bölümü Şirketi\"nin yararlanabileceği, proje kapsamında görev alan diğer gerçek ve tüzel kişilerin (alt taşeron, tedarikçi gibi) bu istisnadan yararlanmalarının mümkün bulunmadığı, -Tebliğin \"III-B-3. TürkAkım Doğalgaz Projesinin Uygulanması İle Bağlantılı Mal ve Hizmet Alımları\" başlıklı bölümünün \"III/B-3.1. Kapsam\" alt bölümünde; söz konusu iade uygulamasından yalnızca bu Anlaşma hükümlerine göre belirlenen \"Deniz Bölümü Şirketi\" ve \"Kara Bölümü 2 Şirketi\"nin yararlanabileceği, proje kapsamında görev alan diğer gerçek ve tüzel kişilerin (alt taşeron, tedarikçi gibi) bu istisnadan yararlanmalarının mümkün bulunmadığı, belirtilmiştir. Buna göre firmanız tarafından Hollanda firması olan ………. firmasına TürkAkımı projesi çerçevesinde temin edilecek boruların takip edileceği yazılım sisteminde oluşabilecek hatalara müdahale ederek sistemin çalışmasının sağlanması şeklinde verilecek hizmetin \"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesi'ne İlişkin Anlaşma\" kapsamında değerlendirilerek KDV'den müstesna edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, firmanız tarafından yurt dışında mukim Hollanda firmasına verilecek hizmetin, söz konusu şirketin Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin olmaması, diğer bir ifade ile bu hizmetlerden yurt dışında yararlanılması ve istisna uygulaması için aranan diğer şartların da birlikte gerçekleşmesi halinde, KDV Kanununun 11/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7712, "title": "Madde 34 İndirimin Belgelendirilmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31549, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31549", "ozelgeNo": "21152195-130[17-2018-1030]-E.262643", "ozelgeTarih": "2019-07-10", "baslik": "Serbest bölgelerde ihraç amaçlı yük taşıma işlerinde KDV istisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; yük taşımacılığı faaliyetinde bulunan firmanızın, … A.Ş.'nin alt firması olarak serbest bölgede faaliyette bulunan firmaların liman-serbest bölge ve serbest bölge-liman arasındaki taşıma işlerini gerçekleştirdiğini belirterek, söz konusu taşıma işleri nedeniyle … A.Ş.'ye düzenleyeceğiniz faturada KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 17/4-ı maddesinde; serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinin (6761 Sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle eklenen ibare; Yürürlük: 24.11.2016) katma değer vergisinden istisna olduğu, - 30 uncu maddesinin (a) bendinde ise; vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği, Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (ı) bendi uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler için bu hükmün 1/1/2019 tarihinden sonra ifa edilen hizmetler için uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca konu ile ilgili olarak 11 Seri No.lu Tebliğ ile değişik KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F-4.9. Serbest Bölgelerde verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri\" başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurt içinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV'ye tabidir. Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV'den istisnadır. Serbest bölgede üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden KDV'ye tabi olacaktır. .... Örnek 2: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) A.Ş., serbest bölgede üreteceği mallara ilişkin yurtiçinden satın aldığı hammaddeleri (B) Nakliyat Ltd. Şti. ne taşıttırmıştır. (A) A.Ş. bu hammaddeleri kullanarak ürettiği malların bir kısmını ihraç etmiş, ihraç edilen malların limana kadar taşınması işini de yine (B) Nakliyat Ltd. Şti.ne yaptırmıştır. Ürettiği malların kalan kısmını da yurtiçine satmış ve söz konusu malları (D) Nakliyat A.Ş. ne taşıttırmıştır. Bu durumda, (B) Nakliyat Ltd. Şti. tarafından yapılan taşıma işleri KDV'den istisna olacak, (D) Nakliyat A.Ş. tarafından yapılan taşıma işi ise ihraç amaçlı yük taşıma işi olmadığından KDV'ye tabi olacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, ihraç amaçlı olarak gerek serbest bölge ile liman arasında gerekse liman ile serbest bölge arasında yapılan taşımacılık işleri Kanunun 17/4-ı maddesi uyarınca KDV'den istisnadır. Buna göre, alt taşeron olarak yapmış olduğunuz serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri Kanunun 17/4-ı maddesi kapsamında KDV'den istisna olup, taşıma işini fiilen gerçekleştirmeyip aracılık eden … A.Ş. adına düzenleyeceğiniz faturada KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 34211, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/34211", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.01.16.02-130[KDV.1.-2013/2091]-98149", "ozelgeTarih": "2019-07-10", "baslik": "İnternet üzerinden verilen hizmetlerin vergilendirilmesi.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, faaliyetinizin yeni fikir ve projelerin duyurulması, desteklenmesi ve hayata geçirilmesi için gerekli finansmanın bağış yoluyla gerçek ve tüzel kişilerden toplanmasına aracılık etmek olduğu, söz konusu faaliyetler için web sitenizde yayınlamayı düşündüğünüz projeler için gönüllülük esasına dayalı toplanacak bağışların proje sahiplerine finansman olarak sağlanacağı ve firmanızın söz konusu çalışma ile ilgili olarak proje sahiplerinden proje hazırlama, danışmanlık ve yayınlama hizmet bedeli alacağı belirtilerek, konunun vergi mevzuatı açısından değerlendirilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 232 inci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; serbest meslek erbabına; basit usulde tespit olunan tüccarlara; defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları, yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 2019 yılı için 1.200 TL'yi geçmesi veya 1.200 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermeye mecbur oldukları hükmü bulunmaktadır. Anılan Kanunun 233 üncü maddesinde ise, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedellerinin perakende satış fişleri, makineli kasaların kayıt ruloları veya giriş ve yolcu taşıma biletlerinden herhangi biri ile tevsik olunacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, internet üzerinden söz konusu projelere fon sağlama faaliyetinizden elde ettiğiniz komisyonlar için fatura veya perakende satış fişi düzenlemeniz gerekmektedir. Proje sahiplerine verilmek ve projelerin başarısız sayılması halinde sahiplerine iade edilmek üzere gerçek ve tüzel kişi bağışçılardan tahsil edilen tutarların bir mal teslimi veya hizmet işleminin karşılığı olmaması şartıyla bu bedeller için fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. GELİR VERGİSİ KANUNU VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde; \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.\" hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanunun 66 ncı maddesinde ise, serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenlerin serbest meslek erbabı olduğu, serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görevle devamlı olarak uğraşılmasının bu vasfı değiştirmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Serbest meslek faaliyetinde ana unsur, faaliyetin sermayeden ziyade şahsi çalışmaya, bilimsel veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanmasıdır. Bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olabilmesi için geliri doğuran emeğin, ilmi ya da mesleki bilgi veya ihtisasa dayalı olması gerekmektedir. Anılan Kanunun \"Arızi Kazançlar\" başlıklı 82 nci maddesinde; \"Vergiye tâbi arızi kazançlar şunlardır: ... 4. Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat. Bir takvim yılında (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı olan kazançlar (henüz başlamamış olan ticarî, ziraî veya meslekî bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının 10 milyar liralık (305 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2019 yılı için 33.000 TL) kısmı gelir vergisinden müstesnadır.\" hükmü yer almaktadır. Buna göre, serbest meslek kazancının arızi sayılması için serbest meslek faaliyetine konu işin devamlılık arz edecek şekilde yapılmaması ve bu işin mutad meslek haline getirilmemesi gerekmektedir. Öte yandan, aynı Kanunun \"Vergi Tevkifatı\" başlıklı 94 üncü maddesinde; \"Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. ... 2. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç); ... b) Diğerlerinden % 20\" oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmış, 96 ncı maddesinde ise, \"Vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi, bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.\" hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre proje sahiplerinin; - Bu faaliyetleri bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapması halinde bu faaliyetten elde edilen kazancın nevinin \"serbest meslek kazancı\" olarak, söz konusu faaliyetin devamlılık arz etmeyecek şekilde ve mutad meslek haline getirmeden yapılması durumunda, bu faaliyetten elde edilecek gelirin nevinin \"arızi serbest meslek kazancı\" olarak değerlendirilmesi, - Serbest meslek kazancının arızi kazanç olarak değerlendirilmesi halinde, vergiden müstesna tutarı aşan kısmı için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi, tevkif edilen gelir vergisinin de sadece beyan edilen kısma isabet eden tutar kadar mahsup edilmesi, - Gelirin serbest meslek kazancı veya arızi serbest meslek kazancı olması durumlarında şirketiniz tarafından nakden veya hesaben yapılan ödemeler üzerinden; Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi hükmü gereğince %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içerisinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, 38 inci maddesinin birinci fıkrasında da; \"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2.İşletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, sahibi bulunduğunuz internet sitesi üzerinden sunduğunuz hizmetler karşılığında alınan komisyonların kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -4 üncü maddesinde hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işletmek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, -20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade edeceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.2.1) bölümünde, \" Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerinde, alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" ifadesine yer verilmiştir. Buna göre, internet sitesinde proje sahipleri ile proje destekçilerinin bir araya getirilmesi şeklinde verdiğiniz aracılık hizmeti karşılığında alınan komisyon tutarı üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Diğer taraftan, gerçek ve tüzel kişilerden bağış yoluyla tahsil edilen tutarlar bir mal teslimi veya hizmet ifası karşılığı olmamak şartıyla KDV'nin konusuna girmediğinden, bu tutarların proje sahiplerine aktarılmasında KDV uygulanmayacaktır. DAMGA VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN : 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu hükme bağlanmıştır. Kanuna ekli (1) sayılı tabloda da belli parayı ihtiva eden sözleşmelerin nispi damga vergisine tabi olduğu hususu düzenlenmiştir. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 1 inci maddesinde, kanunun amacının, elektronik imzanın hukukî ve teknik yönleri ile kullanımına ilişkin esasları düzenlemek olduğu; 2 nci maddesinde, bu kanunun elektronik imzanın hukukî yapısını, elektronik sertifika hizmet sağlayıcılarının faaliyetlerini ve her alanda elektronik imzanın kullanımına ilişkin işlemleri kapsadığı; 3/b maddesinde, elektronik imzanın, başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veriyi ifade ettiği; 5 inci maddesinde de güvenli elektronik imzanın elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurduğu hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 17 nci maddesinde, kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşmenin tarafları bağlamayacağı, herhangi bir belirleme olmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümlerin uygulanacağı; 14 üncü maddesinde, yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunmasının zorunlu olduğu, kanunda aksi öngörülmedikçe, imzalı bir mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, teyit edilmiş olmaları kaydıyla faks veya buna benzer iletişim araçları ya da güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinlerin de yazılı şekil yerine geçeceği; 15 inci maddesinde, imzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılmasının zorunlu olduğu, güvenli elektronik imzanın da el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracağı hususları düzenlenmiştir. Buna göre, Damga Vergisi Kanununun konusunu teşkil eden Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan kağıtlardan manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulanlarda, belgenin elektronik imza kullanılmak suretiyle düzenlendiği anda vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, elektronik ortamda oluşturulan üyelik sözleşmelerinden; taraflarca 5070 sayılı Kanunda tanımlanan elektronik imza ile imzalanan belli parayı içerenler damga vergisine tabi olacak, 5070 sayılı Kanun kapsamında tanımlanan elektronik imza ile imzalanmamış olanları ile bu imza ile imzalanmış olmakla birlikte belli parayı içermeyenler damga vergisine tabi olmayacaktır. VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN : 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinin (b) bendinde mal tabirinin, mülkiyete konu olabilen menkul ve gayrimenkul şeylerle mameleke girebilen diğer bütün hakları ve alacakları ifade ettiği, (d) bendinde ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği, 4 üncü maddesinin (d) bendinde ivazsız suretle meydana gelen intikallerde 2019 yılı için 5.760 TL'sinin istisna tutarı olarak dikkate alınacağı; 9 uncu maddesinde veraset yoluyla vukubulan intikaller dışındaki intikallerde malların hukuken iktisap edildiği tarihi takibeden bir ay içinde beyanname verileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun karşılıksız (ivazsız) bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi olup, verginin mükellefi veraset yoluyla veya karşılıksız olarak mal iktisap eden kişilerdir. Öte yandan 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 17 nci maddesinde, \"Amme idare ve müesseseleri, bankalar, bankerler, kasa kiralayanlar, sigorta şirketleri sair şirket ve müesseseler, mahkemeler ve icra daireleri istihkak sahiplerine bu verginin mevzuuna giren herhangi bir muamele dolayısıyla para ve senet verebilmek için evvelemirde verginin ödenmiş olduğuna dair vergi dairesinden verilmiş bir tasdikname talep ederler. Tasdikname ibraz etmeyen hak sahiplerinin istihkaklarından, veraset yoluyla intikallerde yüzde beş, ivazsız intikallerde yüzde onbeş oranında vergi karşılığı olarak tevkifat yaptıktan sonra, bakiyesini verebilirler. Tevkifatı yapanlar, tevkif ettikleri parayı en geç bir hafta içinde bulundukları yerin mal sandığına yatırmaya ve keyfiyeti bağlı bulundukları vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar. Tevkifat yapmadan para ve senet verenlerle tevkif ettikleri parayı yukarıda belirtilen süre içinde mal sandığına yatırmayanlardan (hakimler hariç), tevkif etmeye ve yatırmaya mecbur oldukları paralar Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir. Tevkifatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, tevkif etmeye ve yatırmaya mecbur oldukları paraların % 10'u oranında ayrıca ceza tahsil olunur.\" hükmü yer almaktadır. Buna göre, yukarıdaki maddede sayılan müessese ve kuruluşlar nezdinde bulunan para ve senetlerin ilgililere intikalinde öncelikle verginin ödendiğine dair bir tasdikname istenilmesi, tasdikname ibraz etmeyen ilgililerin istihkaklarından ivazsız suretle intikallerde yüzde onbeş oranında tevkifat yapıldıktan sonra ödemede bulunulması, tevkif edilen paraların da en geç bir hafta içinde mal sandığına yatırılarak durumun bağlı bulunulan vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; proje destekçileri tarafından Paypal sistemine aktarılan ve başarılı olan proje sahiplerine bu sistem vasıtasıyla yapılan ödemelerin veraset ve intikal vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Buna göre söz konusu ödemelerin, 2019 yılı için 5.760 TL'yi aşan kısmı için kendisine ödeme yapılan proje sahipleri tarafından, ödemelerin hukuken iktisap edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi gerekmektedir. İstisna haddinin (5.760 TL) tespitinde her bir proje destekçisi tarafından yapılan ödeme ayrı ayrı değerlendirilecektir. Bu durumda, proje sahiplerine yapılan ödemelerin şirketiniz vasıtasıyla yapılmaması nedeniyle, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 17 nci maddesi kapsamında şirketinizin tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmayacağı gibi, söz konusu maddede sayılan tevkifat yapmakla yükümlü kuruluşlar içerisinde yer almayan Paypal kuruluşunun da tevkifat yapma sorumluluğu bulunmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 8030, "title": "Madde 1 Konu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24430, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24430", "ozelgeNo": "45404237-130[I-18-109]-E.125875", "ozelgeTarih": "2019-07-09", "baslik": "Vakfa ait halı sahanın kiraya verilmesinde vergi uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, vergi mükellefiyeti bulunmayan … Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait halı sahayı kiraladığınız belirtilerek, tarafınızca ödenecek kira bedelleri üzerinden gelir vergisi ile katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin bu madde de yazılı bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasının (5/b) bendinde, vakıflara (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"Dernek veya vakıflara ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemeleri\" başlıklı (15.3.2.2.) bölümünde, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi uyarınca, vakıflara (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında, bunlara yapılan kira ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiği; bu kesintinin yapılmasında, kendisine kira ödemesinde bulunulan derneğin, kamuya yaralı dernek yada vakfın Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıf olmasının önem arz etmediği, başka bir deyişle, mazbut vakıflar hariç, hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm dernek veya vakıflara ödenen kira bedelleri üzerinden bu kesintinin yapılması gerektiği; diğer taraftan, sendikalar, ticaret odaları, sanayi odaları, ticaret borsaları, esnaf odaları ve bunların birlikleri ile diğer mesleki kuruluşlara ait oda ve birlikler, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıklarına yapılan kira ödemelerinden de vergi kesintisi yapılması gerektiği açıklanmıştır. Diğer taraftan, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun; -6 ncı maddesinde mazbut vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetileceği ve temsil edileceği, -77 nci maddesinde ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait taşınmazların Devlet malı imtiyazından yararlanacakları, haczedilemeyecekleri, rehnedilemeyecekleri ile tüm iş ve işlemlerinin, her türlü vergi, resim, harç ve katılım payından istisna olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen mazbut … Vakfına ait halı sahanın kiralanması dolayısıyla anılan Vakfa yapılan kira ödemelerinden vergi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-f maddesinde de, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu, - 8/1-h maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenlerin KDV'nin mükellefi olacağı, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.2.3.Kiralama İşlemleri\" başlıklı bölümünde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemlerinde KDV uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Konuyla ilgili olarak, … Vakıflar Bölge Müdürlüğünden alınan … tarihli ve … sayılı yazıda; mülkiyeti mazbut … Vakfına ait söz konusu halı sahanın, Bölge Müdürlüğü tarafından işletme hakkı ile birlikte tarafınıza kiraya verildiği belirtilmiştir. Buna göre, … Vakıflar Bölge Müdürlüğünce yönetilen mazbut … Vakfına ait halı sahanın tarafınıza kiraya verilmesi işlemi, 3065 sayılı KDV Kanununun 1/3-f maddesine göre KDV'ye tabi olup, bu kiralama işlemi ile ilgili KDV, kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetinin bulunmaması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhildir) halinde tarafınızca sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Kiraya verenin başka faaliyetleri dolayısıyla KDV mükellefi olması halinde ise kiralama faaliyetine ait KDV'nin diğer faaliyetleri ile birlikte kiraya veren tarafından genel esaslara göre beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7025, "title": "Madde 94 Vergi Tevkifatı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7279, "title": "Madde 8 Mükellef", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25714, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25714", "ozelgeNo": "50426076-130[10-2017/19-908]-51130", "ozelgeTarih": "2019-07-09", "baslik": "Belediyenin fakir ve muhtaçlara verilmek üzere alışveriş çeki alımında KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "00 TL değerinde harcama limiti yüklenmiş 10.000 adet alışveriş çeki (kartı) alımı\" işi ihalesinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesinde belirtilen \"açık ihale usulü\" ile yapılacağı ve yaklaşık maliyetin yasa gereği KDV hariç olarak belirleneceği belirtilerek, söz konusu işin ihalesini alan yükleniciye yapılacak hakediş ödemelerine yönelik Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan mal veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu belirtilmiş; Kanunun 230, 231 ve 232 nci maddelerinde de faturaya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 10 uncu maddesinin (a) bendi hükmüne göre vergiyi doğuran olay, malın teslimi veya hizmetin yapılmasıyla meydana gelmektedir. Aynı maddenin (b) bendinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle, (c) bendinde ise, kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılmasıyla vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 20 nci maddesinde, KDV matrahının teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, alıcının ödediği veya borçlandığı para, mal ve diğer şekillerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hükmü yer almaktadır. Buna göre; - Belediyenizce ihalesi yapılacak olan \"2017 yılı içerisinde kullanılmak üzere …Belediyesi sınırları içerisinde yaşayan fakir ve muhtaç durumdaki vatandaşlara verilmek üzere içerisinde KDV dahil 100,00-TL değerinde harcama limiti yüklenmiş 10.000 adet alışveriş çeki (kartı) alımı\" işi kapsamında alınacak olan alışveriş çeklerinin (kartlarının) Belediyenize tesliminde, kartlara yüklenilen 100,00- TL bir mal teslimi veya hizmet ifasının karşılığı olmadığından ödenen bedel KDV ye tabi olmayacaktır. Ancak, karta yüklenilen 100,00 -TL tutarlar dışında kart alım işine yönelik yükleniciye ayrıca bir bedel ödenmesi durumunda, ödenen bu hizmet bedeli üzerinden genel oranda KDV hesaplanacağı tabiidir. - Belediyenizce fakir ve muhtaçlara teslim edilen alışveriş çeklerinin (kartlarının) kullanılması suretiyle mal veya hizmet satın alınmasında, satıcı tarafından teslim ve hizmetlerin karşılığını teşkil eden bedel üzerinden teslime konu mal ve hizmetin tabi olduğu oranda KDV hesaplanarak tüketici adına fatura veya ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 26341, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/26341", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.41.15.01-130[3770061480]-73297", "ozelgeTarih": "2019-07-09", "baslik": "Ana Bayii Adına Araç Geri İadesinde Belge Düzeni ve KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, araç satışı ve servisi alanında faaliyet gösterdiğinizi, yetkili bayisi olduğunuz … A.Ş. tarafından müşterilerine daha önceki yıllarda satılan ve sorun çıkaran araçların Şirketiniz üzerinden geri çağrıldığı, sorunlu araçların mülkiyetinin noter satışı ile … A.Ş'ye devredildiğini, araç bedelinin ödeme makbuzu ile tarafınızca müşteriye ödendiğini ve ödenen bedelin tahsili amacı ile … A.Ş'ye Şirketiniz tarafından fatura düzenlendiğini belirterek, iktisap etmediğiniz 2. el araçla ilgili düzenlediğiniz faturada katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "KDV Kanunu Yönünden 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, -35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellefin bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellefin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzelteceği, şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu, hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile BKK eki I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için (% 1), II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için (% 8), ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için (% 18) olarak belirlenmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından herhangi bir teslim veya hizmet gerçekleştirilmeksizin yalnızca araç sahibine ödenen bedelin … A.Ş.'den aynen tahsilinde KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, araç sahibine ödenen bedele ilave olarak komisyon ve benzeri adlar altında gelir elde edilmesi halinde verilen bu hizmet karşılığında müşterinize düzenleyeceğiniz faturada genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir. Vergi Usul Kanunu Yönünden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinde, \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \", -229 uncu maddesinde, \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", -(231/5) maddesinde, \" 5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \", - 232 nci maddesinde, \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (490 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2018'den itibaren 1.000, -TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (490 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2018'den itibaren 1.000, -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir. \" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, söz konusu işlemde şirketiniz tarafından … A.Ş.'ye herhangi bir teslim veya hizmet gerçekleştirmeksizin yalnızca araç sahibine ödenen bedelin aynen tahsilinde fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, araç sahibine ödenen bedele ilave olarak komisyon ve benzeri adlar altında gelir elde edilmesi halinde, verilen hizmete ilişkin olarak genel hükümler çerçevesinde hizmet verdiğiniz müşteriniz adına fatura düzenlemeniz gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7134, "title": "Madde 234 Gider Pusulası", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31967, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31967", "ozelgeNo": "97726449-130[8830429908]-E.73311", "ozelgeTarih": "2019-07-09", "baslik": "KDV İstisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Teknoloji Geliştirme Bölgesinde yürüttüğünüz faaliyetinize yönelik istisnadan vazgeçme talebinizin bulunmadığı ancak firmanızın KDV'li fatura düzenlediği belirtilerek, bu tarihten itibaren KDV istisnasından faydalanarak fatura düzenleyip düzenleyemeyeceğiniz konusunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 8/2 nci maddesinde, v ergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenlerin bu vergiyi ödemekle mükellef oldukları, -18/1 inci maddesinde, vergiden istisna edilmiş işlemleri yapanların, ilgili vergi dairesine yazılı başvuruda bulunarak, belirtecekleri işlem türleri için vergiye tâbi tutulmalarını talep edebilecekleri, bu talebin dilekçede belirtilen ve dilekçe tarihinden sonra ifa edilen işlemlerin tamamını kapsamasının şart olduğu, ancak; mükellefiyetin devam etmekte olan işlemleri kapsamadığı, -18/3 üncü maddesinde, istisnadan vazgeçeceklerin talepleri üzerine, vergi dairesince, vergi mükellefiyetlerinin talep tarihinden itibaren tesis olunacağı, bu şekilde mükellef olanların üç yıl geçmedikçe mükellefiyetten çıkamayacakları, mükellefler üç yıllık sürenin bitiminden önce mükellefiyetten çıkma talebinde bulunmadıkları takdirde mükellefiyetin yeniden üç yıl süre ile uzatılmış sayılacağı, -30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği, - Geçici 20/1 inci maddesinde ise 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun (7104 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile eklenen ibare yürürlük:1/1/2019), mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinden müstesna olduğu, bu kapsamda istisna edilen işlemler bakımından bu Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanmayacağı (7104 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile eklenen cümle yürürlük:1/1/2019) hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/G.2.Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve Hizmetler\" başlıklı bölümü ile \"II/Ğ İstisnadan Vazgeçme ve İstisnaların Sınırı\" bölümünde konuya ilişkin gerekli açıklamalar yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, KDV Kanununun 18 inci maddesi kapsamında aynı Kanunun Geçici 20 nci maddesinde hüküm altına alınan istisna hükmünden vazgeçtiğinize yönelik vergi dairesine herhangi bir yazılı müracaatınızın olmaması durumunda, söz konusu istisna kapsamındaki işlemlerde KDV hesaplamış olsanız dahi istisnadan vazgeçmiş sayılmanız söz konusu değildir. Dolayısıyla şartların sağlanması kaydıyla istisna kapsamındaki işlemlerinize ilişkin KDV hesaplamadan fatura düzenlemeniz mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, istisna kapsamında yer almasına rağmen istisna uygulanmayan teslim ve hizmetlere yönelik hesaplanan KDV'nin, KDV Kanununun 8/2 nci maddesi hükmüne istinaden beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir. Ancak, istisnadan vazgeçme talebinin bulunmaması nedeniyle, 1/1/2019 tarihinden önce gerçekleşen ve KDV Kanununun geçici 20 nci maddesine göre istisna olmasına karşın KDV hesapladığınız söz konusu işlemlere yönelik yüklenilen KDV'nin, KDV Kanununun (30/a) maddesi gereğince indirim konusu yapılması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7902, "title": "Madde 18 İstisnadan Vazgeçme", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29003, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29003", "ozelgeNo": "97726449-130[7340816260]-72389", "ozelgeTarih": "2019-07-08", "baslik": "Tamamlanmamış İnşaatın Devrinde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 1/11/2017 tarihinde alınan yapı ruhsatına istinaden şirketinize ait arsa üzerine 32 adet 150 m² altı mesken, 2 adet işyeri inşaatına başlanıldığı, 12/1/2018 tarihinde inşaat seviyesi su basmanı seviyesinde iken kat irtifak tapularının alındığı, inşaat genel seviyesi %50, kaba inşaat seviyesi %90 civarı iken arsa üzerinde yapılan inşaatın bu hali ile başka bir şirkete satışının yapılacağı, satışın sonrasında yeni firma tarafından inşaata devam edileceği, inşaatın kat irtifak tapularının devri suretiyle satışının yapılacağı belirtilerek, söz konusu devir işleminde uygulanması gereken KDV oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -2/1 inci maddesinde, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcı veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den KDV Kanununda aksine hüküm bulunmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle ödenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'den indirebilecekleri hükme bağlanmıştır. Öte yandan, KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile BKK eki (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"III/B-2.1.1. Uygulanacak KDV Oranı\" başlıklı bölümünde; \"2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; - Net alanı 150 m2'ye kadar konut teslimleri, - Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri, - Kanunla kurulmuş sosyal güvenlik kuruluşları ve belediyelere yapılan sadece 150 m2'ye kadar konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri, için KDV oranı (% 1) olarak tespit edilmiştir. Bu durumda, Kanunun 1 inci maddesi kapsamına giren ve net alanı 150 m2'ye kadar olan konut teslimlerinde, KDV oranı (% 1) olarak uygulanır. 150 m2'yi aşan konutların tesliminde ise genel vergi oranı uygulanır. Ancak, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre, (I) sayılı listenin 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m2'ye kadar konutlardan; 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki büyükşehirlerde (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler hariç), lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan ve ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dahil olmak üzere, yapı ruhsatının alındığı tarihte, üzerine yapıldığı arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m2 vergi değeri; … (ii) Yapı ruhsatı 1/1/2017 tarihinden (bu tarih dahil) sonra alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2017 tarihinden itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde; a) Bin Türk Lirası ile iki bin Türk Lirası (iki bin Türk Lirası dahil) arasında olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen vergi oranı, b) İki bin Türk Lirasının üzerinde olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından başka bir şirkete natamam vaziyetteki inşaatın (genel inşaat seviyesi%50, kaba inşaat seviyesi%90 tamamlanan) irtifak haklarının devri suretiyle tesliminin konut olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, söz konusu işlemin genel oranda (%18) KDV 'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgilerinize rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29004, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29004", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.32.10.00-130-13214", "ozelgeTarih": "2019-07-08", "baslik": "Uçak Donanım ekipmanları v e yedek parça alımının KDV'den istisna olup olmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, havacılık faaliyeti ile iştigal eden firmanızın zirai ilaçlama işinde ve firmanız bünyesindeki uçuş okulunda pilot yetiştirme amaçlı kullanılan uçaklarınızın bulunduğu belirtilerek; uçaklarınız için almış olduğunuz uçak donanım ekipmanları ve yedek parçalar için katma değer vergisinden istisna olup olmadığınız konusunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; (1/2) nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının Katma Değer Vergisine tabi olduğu, -13/a maddesinde; faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetlerin Katma Değer Vergisinden istisna olduğu, -16/1-a maddesinde; bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin, (16/1-b) maddesinde ise, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası hariç] kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithalinin Katma Değer Vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-1.1. Araç ve Tesislerin Tesliminde İstisna\" başlıklı bölümünde; \"Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere, bu araçların teslimi KDV'den istisnadır. KDV mükellefiyeti olmayan kişi ve kuruluşlar ile KDV mükellefiyeti bulunmakla birlikte faaliyetleri istisna kapsamındaki araçların kiralanması veya çeşitli şekilde işletilmesi olmayanlara, Kanunun (13/a) maddesi kapsamında yapılan söz konusu araçların tesliminde istisna uygulanmaz. ... 3065 sayılı Kanunun (16/1-a) maddesine göre yurtiçinde teslimleri KDV'den istisna olan malların ithali de vergiden istisnadır. Buna göre, araçların ithalinde de yukarıdaki şartların gerçekleşmesi halinde istisna uygulanır. İstisnanın uygulanabilmesi için ithal edilecek malların, istisna kapsamında yer aldığını gösteren istisna belgesinin ilgili Gümrük İdaresine ibrazı yeterlidir. Araçların parça halinde (aynı gümrük beyannamesi kapsamında) ithali istisna uygulamasına engel değildir. Araçların, imal veya inşa aşamasından sonra ana motor hariç aksam ve parçalarının ithali (Kanunun (16/1-b) maddesi kapsamında olmaması halinde) KDV'ye tabidir. 3065 sayılı Kanunun (13/a) ve (16/1-a) maddelerinde yer alan istisna hükümleri uyarınca KDV ödenmeksizin ithal edilen araçların ticari faaliyetlerde kullanılmadığının tespiti halinde, istisna şartlarının kaybedilmesi nedeniyle alınması gereken vergi Kanunun 48 ve 51 inci maddeleri gereğince ilgili Gümrük İdaresince 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki esaslara göre tahsil edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizce işletmek maksadıyla kullanılan uçakların ve uçak ana motorlarının ithali Kanunun 13/a maddesi kapsamında KDV den istisna olup, hava taşıma aracının donanım ekipmanları ve yedek parçaları bu kapsamda yer almamaktadır. Ancak, söz konusu hava taşıma aracının donanım ekipmanları ve yedek parçalarının ithalinin 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olması halinde Katma Değer Vergisi Kanununun 16/1-b maddesi uyarınca KDV'den de istisna olacaktır. Aksi halde Şirketinizin söz konusu donanım ekipmanı ve ana makine yedek parçaları ithalinde katma değer vergisi uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7917, "title": "Madde 16", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31191, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31191", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.30]-E.89943", "ozelgeTarih": "2019-07-04", "baslik": "Organize sanayi bölgesinin elektrik enerjisi dağıtımı altyapı işine ilişkin olarak yapacağı fider ve kuplaj alımları hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, elektrik tesisi altyapısına ilişkin olarak \"fider\" ve \"kuplaj\" alımı yapacağınız, bu amaçla KDV Kanununun 13/j maddesine istinaden bağlı bulunduğunuz … Vergi Dairesi Müdürlüğünden KDV İstisna Belgesi aldığınız, ancak trafo giriş-çıkış fider alımlarının altyapının ayrılmaz bir parçası olarak söz konusu istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/j maddesine göre, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan teslim ve hizmetler, 1/4/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV'den istisnadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-13.1.2. İstisna Kapsamına Giren İşlemler\" başlıklı bölümünde, \" İstisna kapsamına; – Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi, içme, kullanma ve atık su arıtma tesisi, doğalgaz, elektrik ve haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesislerine ilişkin altyapı işleri ile yolların yapımına ilişkin organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler, – Küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler girmektedir. İdari bina, sosyal tesisler, spor tesisleri ve benzeri tesislerin yapım işlerine ilişkin organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerine yapılan teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez. Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin makina, teçhizat, demirbaş, mobilya, mefruşat ve benzeri alımları istisna kapsamında değerlendirilmez. Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yolların ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin yeniden inşasına yönelik mal ve hizmet alımları bu istisna kapsamına girmekle birlikte, bunların tamir, bakım ve onarımına ilişkin mal ve hizmet alımları istisna kapsamında değerlendirilmez…\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Organize Sanayi Bölgenizde inşa edilecek ya da yenilenecek elektrik tesislerinde kullanılması ve tamir, bakım, onarım işlerine ilişkin olmaması kaydıyla, tarafınıza yapılacak söz konusu \"fider\" ve \"kuplaj\" teslimlerinin KDV Kanununun 13/j maddesi çerçevesinde KDV'den istisna tutulması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32258, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32258", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.506492", "ozelgeTarih": "2019-06-24", "baslik": "Beş yıldızlı otelin bünyesinde üretilen yemeklerin başka şirketlerin yemekhanelerinde veya etkinliklerin düzenlendiği mekânlarda servis edilmesi durumunda KDV oran uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, beş yıldızlı otel işletmesi olarak faaliyet gösteren otelinizin mutfağında hazırlanan yemeklerin, otel sınırları dışında ve müşterilerinizin yararlanmadığı, başka şirketlerin yemekhanelerinde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olmayan yerlerde) veya oteliniz bünyesi dışındaki düğün, fuar, kutlama, kokteyl, davet, sergi, kongre, seminer, panel, tanıtım vb. etkinliklerin düzenlendiği yerlerde servis edilmesi durumunda bu yemek hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Kararname eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırası gereğince gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetlerin (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç) KDV oranı % 8'dir. Buna göre, otelinizin mutfağında hazırlanmakla birlikte otel sınırlarınız dışındaki 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırasında % 8 KDV oranı uygulanması gerektiği belirtilen yerlerde, müşteriniz olmayan kişilere servis ettiğiniz yemekler için % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25517, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25517", "ozelgeNo": "64597866-130[1]-11822", "ozelgeTarih": "2019-06-20", "baslik": "Grup firma adına yapılan forward işleminde vergisel yükümlülükler hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, döviz kurlarındaki dalgalanmadan kaynaklı kur risklerinin kontrol edilmesi ve bunun getireceği olumsuz etkilerin bertaraf edilmesi amacıyla şirketinizce forward işlemleri yapıldığı, yapılan forward işlemleri uyarınca, satıcı konumundaki banka ile ileri bir tarihte satın alınacak dövizin vadesi, fiyatı (kuru) ve miktarı önceden belirlenerek sözleşmeye bağlandığı, kur riskinden korunmak isteyen grup şirketinizin de forward işlemi yapmak istediği ancak grup şirketinizin bankalardaki limitlerinin yetersiz olması nedeniyle doğrudan banka ile forward sözleşmesine taraf olarak işlem yapamadığı, bu bağlamda bağlı bulunulan holding şirketi olarak iştirakiniz olan grup şirketi adına forward işlemi yapabildiğiniz, yapılan işlemde bankaya muhatap holding şirketiniz olmakla birlikte bu işlemin grup şirketinden aldığınız yazılı talep doğrultusunda birebir grup şirketi adına yapıldığı ve hesaplarınızda ayrı şekilde takip edildiği belirtilerek, grup şirketi adına yapılan forward işlemi sonucunda, vade tarihinde bankadan satın alınan döviz cinsi para tutarının aynı grup şirketine transfer edilmesinin katma değer vergisine tabi olup olmadığı, kendi hesaplarında kur farkından kaynaklı gelir veya gider kaydı yapılıp yapılmayacağı ve belge düzeninin nasıl olması gerektiği hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "1) Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı belirtilmiştir. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \" 6.1.1. Forward işlemleri \" başlıklı bölümünde; \"Forward sözleşmesi, taraflardan birinin sözleşmeye konu olan finansal varlığı sözleşmede belirlenen fiyat üzerinden gelecekteki belirli bir tarihte satın almasını, karşı tarafın da sözleşmeye konu finansal varlığı satmasını şart koşan bir sözleşme türüdür. Forward işlemi esas itibarıyla, bir \"taahhüt\" niteliğinde olduğundan ve gelirin elde edilmesi sözleşmenin sonuçlandırılması ile gerçekleştiğinden, vadeye kadar dönem içinde yapılan değerlemelerin (reeskont işlemlerinin) kurum kazancı ile ilişkilendirilmemesi gerekir. Kurum kazancına dahil edilecek kâr veya zararın vade sonunda tespit edilmesi gerekmektedir. ... Sözleşmenin vadeden önce bozulması halinde ise forward işleminden doğan kâr veya zararın sözleşmenin bozulma tarihinde kurum kazancına dahil edilmesi gerekecektir. Öte yandan, forward sözleşmesinin teslimat ile sonuçlanması halinde, yapılan işlem esas itibarıyla bir varlığın alım-satım işleminden farklı olmayacağından, sözleşmenin vade tarihi itibarıyla alınan veya satılan varlıkların değerinin, sözleşmede belirtilen birim değer üzerinden kayıtlara intikal ettirilmesi gerekmektedir.\" açıklamaları yer almaktadır. Forward işlemleri esas itibariyle bir taahhüt niteliğinde olup gelir veya gider tahakkuku sözleşmenin sonuçlandırılması ile mümkün olabilecektir. Ticari faaliyet nedeniyle kur farkından doğacak riskleri azaltmak üzere banka ile yapılacak sözleşme kapsamındaki forward işlemlerinin fiziki teslimatla sonuçlandırılması halinde sözleşmenin vade tarihinde satın alınan döviz, sözleşmede belirtilen birim değer üzerinden kayıtlara alınacak olup bir mal alışından farksız olan bu işlem dolayısıyla kâr veya zarardan söz edilemeyecektir. Ancak, bu forward işlemiyle fiziki teslimat olmaksızın sadece fark rakamının karşı tarafa ödenmesi sonucunu doğuran nakdi uzlaşı öngörülmüşse, işlemden doğan kâr veya zararın sözleşmenin vade tarihinde, sözleşmenin vadeden önce bozulması halinde ise bozulma tarihinde kayıtlara intikal ettirilmesi ve kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 229 uncu maddesinde; \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde; \" Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. \", - 232 nci maddesinde \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; Serbest meslek erbabına; Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler...\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, grup şirketinizden aldığınız yazılı talep doğrultusunda, grup şirketi adına yapılan ve hesaplarınızda ayrı şekilde takip edilen forward işlemlerine ilişkin olarak vade tarihinde bankadan satın alınan döviz cinsinden paraların aynen grup şirketine transfer edilmesi işlemlerinin kayıtlarınızda izlenmesi gerekmekte olup söz konusu işleme aracılık etmeniz dolayısıyla alınan komisyon bedelinin kurum kazancınıza dahil edilmesi gerektiği tabiidir. Öte yandan, söz konusu komisyon bedellerinin Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükümleri uyarınca emsallere uygun olarak belirlenmesi gerektiği tabiidir. 2) Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) Yönünden: 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında; \"Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir. 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile uğraşması banker sayılmasını gerektirmez.\" hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanunun mükellefi belirleyen 30 uncu maddesinde ise BSMV'yi banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 22/10/2010 tarihli ve 27737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 87 No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin \"2- 6802 Sayılı Kanunun 28 inci Maddesinin İkinci Fıkrasında Belirtilen Muamele ve Hizmetleri Esas İştigal Konusu Olarak Yapanlar\" başlıklı bölümünde, \"Buna göre, banker kapsamında BSMV mükellefi olmak için, anılan Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemlerin esas iştigal (ana faaliyet) konusu olarak yürütülmesi ve bu işlemler dolayısıyla lehe para alınması gerekmektedir. Bir işlemin esas iştigal konusu olarak yapılması, işletmenin kuruluş gayesi ve bu gayesini gerçekleştirmek için yapmakta olduğu işlem veya işlemlere bakılarak belirlenecektir. Örneğin, inşaat ve otelcilik alanında faaliyet gösteren bir şirket, Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas faaliyet konusu işlemleri ile birlikte yapabilir. Bu şirketin gerek kullandığı yabancı kaynaklardan gerekse öz kaynaklarından sağladığı fonları ortaklarına veya üçüncü kişilere faiz karşılığında kullandırması işlemi şirketin esas faaliyet konusunun inşaat ve otelcilik olması nedeniyle BSMV ye tabi olmayacaktır. Esas itibariyle 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemler, ilgili kanunlar uyarınca verilen yetki veya izin ile yapılabilecek işlemlerdir. … Buna göre, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas iştigal konusu olarak yapanlar, bu işlemleri ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle yürüten kişileri ifade etmektedir. Dolayısıyla bunların 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri \"esas iştigal konusu\" olarak BSMV ye tabi olacak, bunlar dışındakilerin aynı fıkrada belirtilen işlemleri \"esas iştigal konusu\" olmadığından KDV ye tabi olacaktır. Örnek 1: 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre kurulan ve gayesi esas itibariyle başka işletmelere iştirakten ibaret olan holding şirketlerince yapılan 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemler esas iştigal konusu olarak değerlendirilemeyeceğinden BSMV nin konusuna da girmeyecektir. Dolayısıyla, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan herhangi bir işlemi (ödünç para verme işleri gibi) ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle yürütmeyen şirketler, bu işlemleri ana sözleşmelerinde faaliyet konularından biri olarak belirtmiş olsa dahi, bu işlemleri nedeniyle banker sayılmayacak ve BSMV mükellefi olmayacaktır.\" açıklamaları yapılmıştır. Yukarıda belirtilen hüküm ve açıklamalara göre, gerek banker kapsamında BSMV mükellefi olmayan holdingin kendi grup şirketleri adına bankalar ile yaptığı forward işlemleri sonucunda elde ettiği gelirler gerekse söz konusu holding tarafından grup şirketlerine bu işlemlere ilişkin aktarılan tutarlar sonucu elde edilen gelirler BSMV'nin konusuna girmemektedir. 3) Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu Yönünden: 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 17/4-e maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) kapsamına giren işlemlerin KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından iştirakiniz olan grup şirketi adına banka ile yaptığınız forward işlemi sonucunda sözleşmedeki tutarlar ve her türlü kar/zarar ile işleme ait tüm maliyetlerin aynen grup şirketine aktarılması işlemleri katma değer vergisine tabi olmayacaktır. Şirketinizin söz konusu işleme aracılık etmesi dolayısıyla Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükümleri uyarınca emsale uygun aldığı bedel ise şirketinizin sunduğu hizmetin karşılığını teşkil edeceğinden, genel oranda KDV'ye tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30852, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30852", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-453122", "ozelgeTarih": "2019-05-28", "baslik": "İhraç edilen malın ithal edilen hammadde bedelinin yurtdışındaki alıcı tarafından ödenmesi halinde yüklenilen KDV nin iadesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından İtalya'dan ithal edilen kumaşların aksesuar ve dikim işçiliği yapıldıktan sonra Amerika'ya ihraç edildiği, ithal edilen ürünlerin kumaş bedelinin Amerika'daki firma tarafından, katma değer vergisi (KDV) ile gümrük vergilerinin tarafınızdan ödendiği belirtilerek söz konusu ihracat kapsamında yüklenilen KDV lerin iadesinin talep edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu, 12 nci maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için, teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması ve teslim konusu malın T.C. gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye vasıl olması şartlarının yerine getirilmiş olması gerektiği, 32 nci maddesinde, Kanunun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri ile 17 nci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade edileceği, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A-1.Mal İhracı\" başlıklı bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Buna göre, Şirketiniz tarafından İtalya'dan ithal edilen kumaşların aksesuar ve dikim işçiliği yapılarak mamül haline getirildikten sonra Amerika'ya ihraç edilmesine ilişkin olarak yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV nin KDV Genel Uygulama Tebliğinin mal ihracına ilişkin bölümünde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25518, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25518", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.426523", "ozelgeTarih": "2019-05-20", "baslik": "Sigorta şirketlerine aktarılan faiz tutarlarının vergilendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kurulan riskli sigortalar havuzu yönetiminin Büronuz tarafından yapılacağı, Büronuz adına gönderilen nakit tutarlarının alacaklı sigorta şirketine ödeninceye kadar vadeli mevduat hesabında tutulduğu ve bundan faiz geliri elde edildiği, söz konusu tutarların Büronuz havuz hesabına süresinde gönderilmemesi halinde tarafınızca ilgili sigorta şirketine gecikme faizi yansıtıldığı, alacaklı şirketlere ödeme yapılmak üzere havuz hesabına gönderilen tutarların hesapta kaldığı sürece faizde değerlendirildiği, elde edilen gecikme faizi, vadeli mevduat geliri ve gecikme faizinin gecikmeye neden olan şirket hariç havuzda bulunan diğer şirketlere payları oranında dağıtıldığı belirtilerek, şirketlere aktarılacak faiz gelirlerinin ve gecikme faizinin nasıl dağıtılacağı, sigorta şirketlerine söz konusu aktarımın dekont ile yapılıp yapılmayacağı, sigorta şirketlerine yapılacak ödemeler ile ilgili katma değer vergisi (KDV) ve banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. 229 uncu maddesinde, \"Fatura satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" 231 inci maddesinin 5'inci fıkrasında, \"Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.\" hükümleri yer almaktadır. Buna göre, riskli sigortalılar havuzuna borçlu olan sigorta şirketlerince süresinde ödenmeyen tutarlar üzerinden hesaplanarak borçlu sigorta şirketlerinden tahsil edilen gecikme faizi ile sigorta şirketlerince alacaklı sigorta şirketlerine aktarılmak üzere söz konusu havuz hesabına gönderilen nakit tutarların alacaklı sigorta şirketlerine ödeninceye kadar bankadaki vadeli mevduat hesaplarında değerlendirilmek suretiyle elde edilen faiz gelirinin Büronuz tarafından havuza kayıtlı sigorta şirketlerine payları oranında aktarılmasında, gecikme faizi ve vadeli mevduat faiz geliri payı aktarılan sigorta şirketlerince, genel hükümler çerçevesinde, adınıza fatura düzenlenmesi gerekmektedir. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan Büronuzun safi kurum kazancının tespit edilmesinde, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderlerin de indirim olarak dikkate alınması mümkündür. BANKA SİGORTA VE MUAMELELERİ VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinde, \"Banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir. Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçlan ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir. 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar…\" hükmü yer almaktadır. Mezkur Kanunun 30 uncu maddesinde, BSMV'yi banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği, 31 inci maddesinde ise BSMV'nin matrahının 28 inci maddede yazılı paralar olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, … Bürosu tarafından Riskli Sigortalar Havuzundaki tutarların vadeli mevduat hesabında işletilmesi dolayısıyla elde edilen vadeli mevduat faiz gelirleri ile Havuza borçlu olan sigorta şirketlerinin borcunu zamanında Havuza göndermemesi nedeniyle elde edilen gecikme faizi gelirleri BSMV'ye tabi bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu tutarların Büro tarafından sigorta şirketlerine aktarılması aşamasında sigorta şirketlerince lehe alınan bu tutarlar üzerinden BSMV hesaplanması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -17/4-e maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerinin KDV'den istisna olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde, matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -24/b maddesinde, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi ödemelerin; aynı maddenin (c) bendinde ise vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, … Bürosu tarafından Riskli Sigortalar Havuzundaki tutarların vadeli mevduat hesabında işletilmesi dolayısıyla elde edilen vadeli mevduat faiz gelirleri ile Havuza borçlu olan sigorta şirketlerinin borçlarını zamanında Havuza göndermemesi nedeniyle elde edilen gecikme faiz gelirlerinin Büro tarafından sigorta şirketlerine aktarılması işlemi BSMV'ye tabi olduğundan bu tutarlar üzerinden KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7127, "title": "Madde 227 İspat Edici Kağıtlar", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30786, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30786", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-281993", "ozelgeTarih": "2019-04-08", "baslik": "Üniversite tarafından kısmi istisna kapsamında verilen eğitim hizmetine ilişkin yüklenilen KDV'nin \"Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV'nin İlavesi\" satırında beyan edilmesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Üniversiteniz tarafından eğitim-öğretim faaliyeti kapsamında verilen eğitim hizmetlerine ilişkin satış faturalarının her bir sömestr döneminin başlangıcı olan eylül ve şubat aylarında düzenlendiği, bu satışlara ait katma değer vergisinin (KDV) ilgili aylara dağıtılarak beyan edilip edilemeyeceği, tam burs uygulanarak verilen eğitim hizmetlerine ilişkin yüklenilen KDV'nin, faturaların düzenlendiği eylül ve şubat ayında mı yoksa eğitim hizmetinin verildiği aylar itibarıyla mı indirilecek KDV hesabından çıkarılarak \"Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV'nin İlavesi\" satırında beyan edilmesi gerektiği ve eğitim faaliyetlerinin bazı dönemlerde (yaz dönemi) olmaması bu dönemdeki giderlerde dikkate alındığında hesaplamanın yıllık olarak yapılıp yapılamayacağı hususları sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun, 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 10 uncu maddesinin (a) bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; (b) bendinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi; (c) bendinde, kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması, hallerinde vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, 17/2-b maddesinde, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullarca bedelsiz verilen eğitim, öğretim hizmetlerinde ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10'unu, 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ile 30/4/1992 tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun hükümlerine göre kurulan öğrenci yurtları tarafından bedelsiz verilen yurt hizmetlerinde ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10'unu, üniversite ve yüksekokullarda ise % 50'sini geçmemek üzere verilen bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetleri, kanunların gösterdiği gerek üzerine bedelsiz olarak yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları, birinci fıkrada sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları ile fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin teslimlerinin KDV'den istisna olduğu, 29/1-a maddesinde, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak indirebilecekleri, 30/a maddesinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca KDV'den istisna edilen işlemler hariç)(7104 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile parantez içi hüküm eklenmiştir. Yürürlük:1/1/2019) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Üniversiteniz tarafından verilen ve bir vergilendirme döneminden fazla devam eden eğitim hizmetlerinde her bir vergilendirme dönemi itibarıyla bu döneme isabet eden hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmekte olup bu dönemlerde kısmi istisna kapsamında verilen tam burslu eğitim hizmetlerine ilişkin yüklenilen KDV'nin \"Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV'nin İlavesi\" satırına dahil edilerek beyan edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden eğitim hizmetlerine ilişkin olarak hizmet tamamlanmadan önce fatura düzenlenmesi halinde Kanunun 10/b maddesi hükmü gereğince faturada belirtilen bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmekte olup, hesaplanan KDV'nin tamamının faturanın düzenlendiği Eylül ve Şubat vergilendirme dönemlerinde beyan edilmesi gerekmektedir. Tam burslu eğitim hizmetine ilişkin yüklenilen KDV'nin ise hizmetin verildiği dönemler itibarıyla \"Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV'nin İlavesi\" satırına dahil edilerek beyan edilmesi gerekmektedir. Eğitim verilmeyen dönemlere ilişkin olarak yüklenilen KDV'nin tam burslu eğitim hizmetine isabet eden kısmının da indirimlerden çıkarılacağı tabiidir. Öte yandan, 1/1/2019 tarihinden sonra bu istisna kapsamında verilen hizmetlere ilişkin yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün olduğundan bu tarihten itibaren verilen ve istisna kapsamında olan hizmetlere ilişkin yüklenilen KDV'nin düzeltilmesine gerek yoktur. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32259, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32259", "ozelgeNo": "63852321-130[28-2019/20-1507]-E.19634", "ozelgeTarih": "2019-03-27", "baslik": "Hakediş ödemelerinde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 24.01.2019 tarihli ve 16808 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında, İliniz sınırları içerisinde ilgili mevzuat uyarınca ilan edilen riskli alanlarda yetkilendirilmiş olan ….. Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla Şirketiniz arasında imzalanan protokol gereğince tarafınızca gerçekleştirilen ……. Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamındaki Birinci Etap Birinci Kısım İnşaatının Yapım İşi İhalesinin, …….. A.Ş. uhdesinde kaldığı belirtilerek, anılan Şirkete bu iş kapsamında yapılacak hakediş ödemelerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 13 üncü sırasında belediyelere yapılan sadece net alanı 150 m²' ye kadar konutlara ilişkin inşaat taahhüt işlerinin % 1 oranında KDV' ye tabi tutulması hükme bağlanmıştır. Buna göre, 6306 sayılı Kanun kapsamında olsa dahi, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, anılan iş kapsamında yapılacak hakediş ödemelerinin genel oranda (% 18) KDV' ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32260, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32260", "ozelgeNo": "36062021-130[28-2019/ÖZE-03]-E.18381", "ozelgeTarih": "2019-03-27", "baslik": "Üzerinde yapı bulunan arsa vasıflı taşınmazın satışında uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, üzerinde 2656 m² inşaat alanlı idari kısım ve depoların bulunduğu, 7.797 m² alanlı, tapu kayıtlarına göre arsa vasfında olan taşınmazın, ….. İcra Müdürlüğü tarafından satışında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında, büyükşehir belediyesi olmayan illerde, net alanı 150 m²' ye kadar konut teslimlerinde % 1 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiş; bunun dışındaki arsa ve iş yeri teslimlerinin ise, geçici uygulamalar dışında, genel oranda (% 18) KDV' ye tabi tutulmasına hükmedilmiştir. Ayrıca, aynı Karara eklenen Geçici 3 üncü maddede, % 18 oranında KDV' ye tabi olan konutların 5/5/2018, iş yerlerinin (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar) ise 18/5/2018 tarihinden itibaren 31/3/2019 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde % 8 oranında KDV uygulanmasına karar verilmiştir. 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin (8.2.1.) bölümünde, \"Taşınmaz teslimlerinde teslime konu taşınmazın işlem tarihi itibariyle geçerli fiili durumunun dikkate alınması\" gerektiği belirtilmiş ve konutu çevreleyen arsa ve arazinin, bu konutla birlikte değerlendirilip konutun tabi olduğu oranda KDV' ye tabi olacağı, konutla birlikte değerlendirilecek arsa ve arazinin büyüklüğünün ise mahalli örf ve adete göre tespit edileceği ifade edilmiştir. Bununla birlikte, taşınmaza ilişkin açık artırma ilanının incelenmesinden, arsa değerinin yapı değerinden 6 kat fazla olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, binaları çevreleyen arsanın, işyeri ile birlikte değerlendirilerek işyerinin tabi olduğu oranda KDV'ye tabi tutulması mümkün değildir. Buna göre, icra yoluyla satışa konu edilen; Arsa niteliğindeki gayrimenkulün, satış tarihine bakılmaksızın genel oranda (% 18) İdari kısım ve depoların, işlem tarihi itibariyle fiilen işyeri olarak kullanılıyor olması halinde 31/3/2019 tarihine kadar (bu tarih dahil) satışında % 8, bu tarihten sonra ise orana ilişkin yürürlüğe konulmuş geçici bir uygulama yoksa genel oranda (% 18) Makine ve tesisatların, idari kısım ve depoların mütemmim cüzü olarak bunlarla birlikte satılması halinde bunların tabi olduğu oranda, ayrı olarak satılması halinde ise satış tarihine bakılmaksızın genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32032, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32032", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-5\\I.23.2018.02)]-E.87253", "ozelgeTarih": "2019-03-21", "baslik": "İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretinde KDV matrahı ve oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formu İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefiyeti olmayanlardan alınarak ve vasfında değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtlarının matrahsız veya zararına satışı durumunda KDV'nin nasıl hesaplanması gerektiğine ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bu bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne surette olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -23/f maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu, -27/2 nci maddesinde bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de matrah olarak emsal bedel veya emsal ücretin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin III/A-4.9 bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, 3065 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin (f) fıkrasında belirtilen şartlar dahilinde alınan ikinci el motorlu kara taşıtının, emsal bedelinden düşük olmamak kaydıyla alış bedelinden daha düşük bir bedelle satılması durumunda KDV hesaplanmasını gerektirecek bir matrah oluşmadığından bu satış işlemi dolayısıyla KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7919, "title": "Madde 23 Özel Matrah Şekilleri", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31429, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31429", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.230462", "ozelgeTarih": "2019-03-19", "baslik": "Uluslararası taşımacılıkta brokerlik hizmetinde KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından uluslararası yük taşımacılığı yapan gemilere yük bulma ya da yüklere gemi bulma şeklinde yapılan brokerlik hizmetlerinin KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun 14/1 inci maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işlemleri KDV den istisna edilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/C-1.1.Kapsam\" başlıklı bölümünde, \"KDV'den istisna edilen uluslararası taşıma işlerine ait bilet satışı yapan mükelleflerin, bu işlemlere ilişkin olarak hesapladıkları komisyonlar da taşımacılık işi içinde mütalaa edilir ve istisnadan yararlanır. Bilet satış komisyonunun, acente tarafından taşıma firmasına fatura düzenlemek suretiyle taşıma firmasından tahsil edildiği durumlarda, komisyon faturasında \"Uluslararası taşımaya ait bilet satışına ilişkin komisyon olduğundan 3065 sayılı KDV Kanununun 14 üncü maddesi gereğince KDV hesaplanmamıştır.\" açıklamasına yer verilir ve faturadaki bedel üzerinden KDV hesaplanmaz. Komisyonun, acenteler tarafından bilet veya fatura üzerinde ayrıca gösterilerek doğrudan yolcudan tahsil edildiği durumda ise bilet, fiş veya fatura üzerinde ayrıca gösterilen komisyon tutarı üzerinden KDV hesaplanmaz.\" denilmektedir. Buna göre, uluslararası taşımacılığa yönelik olarak gemiye yük bulma ya da yüke gemi bulma şeklinde yapılan brokerlik hizmetinin uluslararası taşımacılık kapsamında değerlendirilmesi ve bu hizmete ilişkin alınan bedellerin KDV Kanununun 14 üncü maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32033, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32033", "ozelgeNo": "35831311-010.01[KDV]-E.4159", "ozelgeTarih": "2019-03-19", "baslik": "Katma Değer Vergisi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; şirketinizin traktör bayiliği faaliyetinin yanında ikinci el traktör alım satım işi ile iştigal ettiği belirtilerek, ikinci el traktör satışlarında Katma Değer Vergisi Kanununun 23/f maddesine istinaden özel matrah uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, -23/f maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin III/A-4.9 bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. ... İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanabilmesi için, araç veya taşınmazın basit tadil, bakım ve onarım işlemleri dışında vasfında esaslı değişiklik yapılmaması gerekmektedir.\" açıklamaları yer almaktadır. İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkındaki Yönetmelikte ise ikinci el motorlu kara taşıtı; 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan ve trafik siciline tescilli olan motosiklet, otomobil, arazi taşıtı, otobüs, kamyonet, kamyon ve lastik tekerlekli traktör niteliğindeki taşıtlar olarak tanımlanmıştır. Buna göre, ikinci el traktör satışlarınızda KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirtilen şartların sağlanması halinde KDV Kanununun 23/f maddesi uyarınca özel matrah uygulamanız mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7919, "title": "Madde 23 Özel Matrah Şekilleri", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29006, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29006", "ozelgeNo": "39044742-010-213227", "ozelgeTarih": "2019-03-13", "baslik": "Yurtdışı grup firmasından yansıtılan mahkeme, avukatlık masraflarının yansıtılmasının ve borç tahsilat hizmet bedelinin KDV'ye tabi olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ../../1999 tarihinde kurulan Şirketinizin; Fransa'da mukim …'nın bağlı ortağı olduğu, işletme ve diğer idari danışmanlık alanında faaliyet gösterdiği, birçok firmaya borç tahsilat hizmeti verdiği, hizmet verdiğiniz bu firmalardan birinin ilişkili firmanız olan … A.Ş. olduğu ve Şirketinizin Türkiye'de mukim … A.Ş.nin poliçelerinin ve yine Türkiye'de mukim diğer müşterilerinin yurt dışındaki alacaklarının tahsili için borçlu firmaların bulunduğu ülkedeki mahkemelere, yurt dışındaki grup şirketleri aracılığıyla alacak davası açtığı, -Yurt dışındaki .. grup şirketi tarafından bu davalar sırasında yurt dışında mukim avukatlardan alınan hizmetler ile yapılan icra, dosya takip vb. avukatlık masraflarının yansıtılmasına ilişkin Şirketinize yasal masraf faturaları kesildiği, -Söz konusu alacaklar tahsil edildiğinde yurt dışındaki grup şirketi tarafından takibi yapılan bu işlem için Şirketinize borç tahsilatı hizmet faturaları kesildiği, -Yurt dışındaki grup şirketlerinden alınan söz konusu hizmetlere ilişkin bedele, Şirketinizin hizmet bedeli de dahil olmak üzere katma değer vergisi hesaplanarak … Sigorta A.Ş.'ye veya borç tahsilat sözleşmesi yapılan diğer müşterilerinize fatura edildiği, belirtilerek, yurt dışındaki alacakların tahsili için yurt dışında açılan ve yurt dışındaki grup şirketleri tarafından takibi yapılan davalar sırasında yurt dışında yapılan icra, dosya takibi gibi masraflar ve alınan avukatlık hizmetlerinin yansıtılmasına ilişkin Şirketinize kesilen yasal masraf faturaları ile tahsilat yapıldığında yurt dışındaki grup şirketleri tarafından kesilen borç tahsilatı hizmet faturalarının katma değer vergisinin konusuna girip girmediği hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 4/1 nci maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6/b maddesinde, hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Konuyla ilgili olarak, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/A-6.2.) bölümünde; \" Hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, 3065 sayılı Kanunun (6/b) maddesine göre hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerekir. Hizmetin Türkiye'de yapılmış sayılması için belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Şartlardan herhangi birisinin oluşması halinde hizmet, Türkiye'de yapılmış sayılır. Bir diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede faydalanılırsa faydalanılsın işlem Türkiye'de yapılmış sayılır ve vergiye tabi olur. Hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye'de faydalanılmış ise işlem yine Türkiye'de yapılmış sayılır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, alacakların yurt dışındaki takibine ilişkin olarak, bağlı ortağı olduğunuz yurt dışında mukim firmadan alınan hizmetlere yönelik ödediğiniz icra, dosya takip, avukatlık masrafı ile borç tahsil hizmet bedeli üzerinden; söz konusu hizmetler yurt dışında ifa edildiğinden ve bu hizmetlerden yurt dışında faydalanıldığından, sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29007, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29007", "ozelgeNo": "25953680-045.02[2018-39]-E.11998", "ozelgeTarih": "2019-03-13", "baslik": "Altyapı tesisi açım ruhsat bedelinde KDV hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 2560 sayılı Kanuna tabi olarak faaliyet gösteren İdarenizce Büyükşehir Belediyesine ödenen altyapı tesisi açım ruhsatları bedelinin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, -1/3-g maddesinde; genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre belediyelerin ticari, sınai, zirai faaliyet veya serbest meslek faaliyeti kapsamında bulunmayan işlemlerine ilişkin olarak elde ettikleri gelirler KDV'nin konusuna girmediğinden, Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin tahsil ettiği altyapı tesisi açım ruhsat bedeli için KDV hesaplanmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30300, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30300", "ozelgeNo": "45404237-130[I-18-85]-E.42644", "ozelgeTarih": "2019-03-13", "baslik": "Tekstil ürünlerinin yıkanması hizmetinde KDV tevkifat oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge başvuru formunuzda, Firmanız tarafından temin edilen malzemeler ile katma değer vergisi mükelleflerine tekstil ürünlerinin yıkanması hizmeti verdiğinizi belirterek, söz konusu yıkama hizmetinde uygulanacak KDV tevkifat oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun ; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağını emniyet altına almak amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \"I/C-2.1.3.2.7. Fason Olarak Yaptırılan Tekstil ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere Aracılık Hizmetleri\" başlıklı bölümünde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara fason olarak yapılan yıkama ve kurutma işlerinde yardımcı malzemelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilip bu işleri yapanlara verilmesi halinde tevkifat uygulanacağı açıklanmıştır. Buna göre, Firmanız tarafından KDV mükelleflerine verilen tekstil ürünlerinin yıkanması hizmetinde, yardımcı malzemelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilmesi durumunda bu hizmete ait bedeller üzerinden KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.2.7. Fason Olarak Yaptırılan Tekstil ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere Aracılık Hizmetleri\" kapsamında 5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Söz konusu yıkama işine ilişkin yardımcı malzemelerin tarafınızca temin edilmesi durumunda ise KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29008, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29008", "ozelgeNo": "39044742-KDV.1-206205", "ozelgeTarih": "2019-03-09", "baslik": "Şirkete ait teknenin yurt dışında mukim aracı firma tarafından kiraya verilmesi halinde komisyon bedelinin KDV’ye tabi olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 2013 yılında Mecidiyeköy Vergi Dairesi Müdürlüğünden almış olduğunuz KDV muafiyet belgesi ile turizm faaliyetinde bulunmak amacıyla tekne satın aldığınızı, Şirketiniz ile Almanya mukimi … (işletmeci) firması arasında \"İşletme Amaçlı Yat Kiralama Sözleşmesi\" düzenlendiği, işletmecinin 2014 yılında yaptığı kiralamalara ilişkin tahsil edilen bedelleri Şirketiniz hesabına aktaracağı belirtilerek, Şirketinizin aracı kuruma düzenleyeceği faturada KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı ile hesaplanması halinde uygulanması gereken KDV oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". Ayrıca, özelge talep formunuz ekinde yer alan KDV muafiyet belgesi ve \"İşletme Amaçlı Yat Kiralama Sözleşmesi\"nin incelenmesinden; - 2014 yapımı … adlı geminin United Kingdom adresinde bulunan…Limited Şirketinden satın alındığı, - Söz konusu teknenin Almanya mukimi … firması ile yapılan sözleşme kapsamında bu firma tarafından üçüncü şahıslara kiralandığı, - Tekneyi tüm donanımı ve aksesuarları ile birlikte sefere hazır olarak en geç 31.04.2014 tarihine kadar, Marmaris Yacht Marina'da işletmecinin kullanımına teslim etmeniz gerektiği, - İşletmecinin her bir müşteri ile kendi adına charter (kiralama) sözleşmesi düzenleyeceği anlaşılmaktadır. GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNLARI YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinin birinci fıkrasında, aynı maddede bentler halinde sayılan mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmış; 7 numaralı bentte motorlu olup olmadıklarına ve tonilatolarına bakılmaksızın gemi ve gemi payları ile bilumum motorlu tahmil ve tahliye vasıtalarının kiraya verilmesinden elde edilen gelir de bu kapsamda sayılmış, ikinci fıkrasında da birinci fıkrada yazılı mal ve hakların ticari veya zirai bir işletmeye dahil bulunduğu takdirde bunların iratlarının ticari veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanacağı belirtilmiştir. Bu hükümlere göre, turizm faaliyetinde kullanılmak üzere satın alınıp şirket aktifine kaydedilen teknenin kiralanmasından elde edilen kazancın kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 12/2 nci maddesinde ise; yurt dışındaki müşteri tabirinin, ikametgâhı, işyeri, kanunî ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade ettiği ve bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A-2.1. İstisnanın Kapsamı\" başlıklı bölümünde, \"... Örnek 9:Türkiye'de mukim (A) firması ABD'de yerleşik (B) firmasından yine ABD'de yerleşik finansal kiralama şirketi aracılığıyla 60 ay süreyle kiralamış olduğu uçakları Türkiye'ye getirmeden Rusya'da yerleşik bir firmaya kiraya vermiştir. Bu kiraya verme hizmeti, Türkiye'de yapılan ve faydalanılan bir hizmet niteliğinde olmadığından KDV'nin konusuna girmez. KDV'nin konusuna girmeyen bu işlem istisna kapsamında değerlendirilmez. Örnek 10: Türkiye'de mukim (T) havayolu firması kendisine ait uçaklarla yurtdışındaki havayolu firmalarına kendi uçuş ekibinin denetimi ve yönetimi altında uçuş saatine endeksli ücretlendirme yapılmak suretiyle yurtdışında uçuş hizmeti vermektedir. (T) havayolu firmasının yurtdışındaki havayolu firmalarına yurtdışında vermiş olduğu uçuş hizmeti KDV'nin konusuna girmediğinden hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmez.\" şeklinde açıklamalar yer almaktadır. Öte yandan; KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu Kararname eki (I) sayılı listenin 15 inci sırasına göre, 1/8/2008 tarihinden geçerli olmak üzere, KDV Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca teslimleri KDV'den istisna olan araçların, faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere kiralanması hizmetlerine %1 oranında KDV uygulanmaktadır. Ayrıca, Şirketiniz ile Almanya mukimi … firması arasında düzenlenen \"İşletme Amaçlı Yat Kiralama Sözleşmesi\"nin incelenmesinden, yurtdışında mukim firmanın Şirketinize aracılık hizmeti verdiği değil, Şirketinizden kiralama hizmeti aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, Şirketinize ait olan teknenin Almanya mukimi firmaya yurtdışında kiraya verilmesi ve hizmetten yurtdışında yararlanılması halinde, söz konusu hizmet KDV'nin konusuna girmemektedir. Ancak, söz konusu teknenin Şirketiniz tarafından Almanya mukimi firmaya Türkiye'de kiraya verilmesi ve kiralama hizmetinden de Türkiye'de yararlanılması halinde ise, tekne kiralama hizmetine ait bedel üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31192, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31192", "ozelgeNo": "97153401-130-E.1577", "ozelgeTarih": "2019-03-08", "baslik": "Organize Sanayi Bölgesindeki yeşil alanı sulamak amacıyla damla sulama sistemi alımında KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Organize Sanayi Bölgenizde bulunan yeşil alanları sulamak için damla sulama sistemi yaptırılacağından bahisle söz konusu damlama sulama sisteme ilişkin alımların, KDV Kanununun (13/j) maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (13/j) maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları 1/4/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV'den istisna tutulmuştur. İstisna uygulamasına ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-13.1.2. İstisna Kapsamına Giren İşlemler\" başlıklı bölümünde, istisna kapsamına organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi, içme, kullanma ve atık su arıtma tesisi, doğalgaz, elektrik ve haberleşme tesislerine ilişkin altyapı işleri ile yolların yapımına ilişkin organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetlerin girdiği, idari bina, sosyal tesisler, spor tesisleri ve benzeri tesislerin yapım işlerine ilişkin organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerine yapılan teslim ve hizmetlerin istisna kapsamına girmediği belirtilmiştir. Buna göre, Organize Sanayi Bölgenizdeki yeşil alanları sulamak amacıyla yaptırılacak olan damla sulama sistemine ilişkin mal ve hizmet alımlarınız, KDV Kanununun (13/j) maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30853, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30853", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[KDV/1-İ-11-2017/09]-74892", "ozelgeTarih": "2019-03-07", "baslik": "İhraç Kaydıyla Teslim", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin araç üstü ekipmanların (itfaiye aracı, çöp kamyonu, damper, vidanjör, kanal açma-temizleme aracı, su arazözü, cenaze aracı, araç üstü vinç ve kurtarma aracı, teleskobik platform, vakumlu yo1 süpürme aracı, tıbbi atık toplama aracı, kuka kanal açma aracı) imalatını yaptığını belirterek imalatını gerçekleştirdiğiniz araçlara ilişkin kamyon ve benzeri araç bedellerinin ihraç kayıtlı satış matrahına dahil edilip edilmeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-8.4) bölümünde, Tecil-terkin işlemleri imalatçıların ihraç kaydıyla satışını yaptıkları mal teslimlerine uygulanır. Satıcının ihraç kaydıyla satışını yaptığı malın, ihraç edilen nihai mamul olması gerekir. Bu şartı taşımayan teslimlerde tecil-terkin işlemi uygulanmaz. ... İhraç kaydıyla teslimi yapılan malın, ihracat faturası ve gümrük beyannamesinde yer alan malla aynı olması gerekir. Aynı olmasına rağmen fatura ve/veya gümrük beyannamesinde farklı belirtilmesi halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen mal ile ihraç edilen malın aynı olduğunun, bu konuya münhasır vergi inceleme raporu veya YMM raporu ile tespiti istenir. İhracatçı, ihraç kaydıyla aldığı malı imalatçının teslim ettiği şekilde ihraç etmelidir. İhraç kaydıyla teslim edilen malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki mallar ile ihraç malı için ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan malların 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanabilmesi için asıl malın 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanarak satın alınması ve yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen faturada ve gümrük beyannamesinde asıl malla birlikte bu nitelikteki malların da yer alması gerekir. Örnek 1 : İhracatçı (A)'nın yurtdışındaki müşterisinin siparişi üzerine, (B) fabrikasından ihraç kaydıyla teslim aldığı şasi kamyona, (C) fabrikası tarafından da ihraç kaydıyla teslim edilen kasa monte edilmiştir. İhracatçı (A)'nın yurtdışındaki müşterisi adına düzenlediği faturada şasi kamyon ile kasanın ayrı ayrı gösterilmesi ve bu malların gümrük beyannamesinde belirtilen şekilde ve imalatçıların ad ve unvanıyla yer alması halinde, söz konusu malların Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem görmesi mümkündür. ... İhraç edilecek asıl malın istisna kapsamında satın alınması halinde, ambalaj maddeleri ve malzemeleri de dahil olmak üzere bu malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki malların alımında, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem yapılabilir...\" ifadesi yer almaktadır. Şirketinize ait … tarih ve … No.lu Kapasite Raporunun tetkikinden, itfaiye aracı, çöp kamyonu, damper, vidanjör, kanal açma-temizleme aracı, su arazözü, cenaze aracı, araç üstü vinç ve kurtarma aracı, teleskobik platform, vakumlu yol süpürme aracı, tıbbi atık toplama aracı, kuka kanal açma aracı üretimi yaptığınız anlaşılmıştır. Buna göre imalatını gerçekleştirdiğiniz araç üstü ekipmanlara ait kamyon ve benzeri araçların da şirketinizce imal edilmesi halinde, söz konusu teslimlerinizin tamamının 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Ancak, araç üstü ekipmanlara ilişkin kamyon ve benzeri araçların şirketinizce piyasadan tedarik edilmesi durumunda, bahis konusu araçlar şirketinizce imal edilmediğinden bu araçların tesliminin 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, teslime ilişkin ihracatçıya düzenlenecek faturada kamyon ve benzeri araçlar ile araç üstü ekipmanların ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29010, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29010", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV5.I.32.2018.01]-74882", "ozelgeTarih": "2019-03-06", "baslik": "Limited Şirketin KDV İade Alacağının Ortağı Olduğu Adi Ortaklığın Borçlarına Mahsup Yapılıp Yapılamayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinize ait kısmi tevkifat kapsamındaki işlemlerden kaynaklı katma değer vergisi (KDV) iade alacağının, ortağı olduğunuz … İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti. adi ortaklığının vergi borçlarına mahsubunun yapılıp yapılamayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde; Türkiye'de yapılan ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (I/C-2.1.5.2.1) bölümünde; \"Mükellefler, tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade alacaklarının, Tebliğin (IV/A-2.1.1.) bölümünde belirtilen borçlara mahsubunu talep edebilirler.\" - (I/C-2.1.5.3) bölümünde; \"…İade alacağının tamamının üçüncü kişilere nakden ödenmesinin talep edilmesi halinde, iade hakkı sahibi mükellefe nakden iadeye ilişkin usul ve esaslar uygulanır. Bu durumda, alacağın üçüncü kişilere ödenmesine ilişkin talep, alacağın açık bir şekilde kime temlik edildiğini içeren, noter tarafından onaylanmış alacağın temliki sözleşmesi ile yapılır. Mahsup sonrası alacağın, üçüncü kişilere nakden iadesinin talep edilmesi halinde de alacağın temlikine ilişkin talebin yukarıda belirtilen şekilde yapılması gerekmektedir. İade alacağının, Tebliğin (I/C-2.1.5.2.1.) bölümünde belirtilmeyen; mükellefin kendisinin vergi dairesine olan borçlarına veya üçüncü kişilerin vergi dairesine olan borçlarına mahsubunun talep edilmesi halinde, iade hakkı sahibi mükellefe nakden iadeye ilişkin usul ve esaslar uygulanır. Üçüncü kişilerin vergi dairelerine olan borçlarına mahsubunun talep edilmesi halinde, önceki paragrafta yapılan açıklamalara göre işlem tesis edilir.\" - (IV/A-2.1.1.) bölümünde; \"Mükellefler, KDV iade alacaklarını; kendilerinin, ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve adi komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) aşağıda belirtilen borçlarına mahsubunu talep edebilirler. a) Vergi Dairelerince Takip Edilen Amme Alacaklarına Mahsup İade alacağının, vergi dairelerine olan bütün borçlara (Devlete ait olup vergi dairelerince takip edilen tüm amme alacaklarına) mahsubu suretiyle iadesi talep edilebilir. Vergi dairelerine olan borçlara mahsup talebi, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden 10 gün içinde tamamlanır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin kısmi tevkifata tabi işlemlerinden doğan KDV iade alacağının, ortağı olduğunuz … İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığının vergi borçlarına mahsubu mümkün değildir. Ancak, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.5.3) bölümündeki şartların yerine getirilmesi halinde söz konusu KDV iade alacağı ortağı olduğunuz … İnş. Turizm San. Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığının vergi borçlarına mahsup edilebilecektir. Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29011, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29011", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-193060", "ozelgeTarih": "2019-03-05", "baslik": "Kısıntı Aşım Bedeli Olarak Düzenlenecek Faturada KDV Hesaplanıp Hesaplanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin doğalgazdan elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması, işletmeye alınması, elektrik enerjisi üretimi, üretilen elektrik enerjisinin satışı faaliyeti ile iştigal ettiği, faaliyetleriniz kapsamında elektrik üretiminde kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan doğalgazı Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) ile imzalanan sözleşme çerçevesinde söz konusu kurumdan temin ettiğiniz, sözleşme ile yıllık azami doğalgaz çekiş miktarlarının belirlendiği, gaz arz-talep dengesinin sağlanması amacıyla BOTAŞ'ın Şirketinize fiili çekişlerinizde kısıntı yapma talimatı verme hakkı olduğu, bu çerçevede kısıntıya konu günlerde BOTAŞ tarafından kısıntı talimatında bildirilen miktara uygun olarak fiili çekiş yapmayı kabul ve taahhüt ettiğiniz, kısıntı günü çekiş miktarını aşacak şekilde fiili doğalgaz çekişi yapmanız halinde, aşan miktara bağlı olarak BOTAŞ tarafından sözleşmeye istinaden hesaplanan \"kısıntı aşım bedeli\" nin Şirketinize fatura edildiği belirtilerek, söz konusu kısıntı aşım bedellerinin katma değer vergisine tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -20 nci maddesinde ise, verginin matrahının, teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin de malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılandan bu işlem karşılığı alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen değerler toplamını ifade ettiği, hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak, 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin (1.2.Tazminatlar) başlıklı bölümünün (1.2.1.) alt bölümünde; \" Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, karşılıklı olarak öngörülen doğalgaz çekişinin üzerinde doğalgaz çekişi yapmanız nedeniyle, BOTAŞ tarafından alınan ilave bedelin teslime konu doğalgaz bedelinin bir unsuru olarak değerlendirilmesi (fazla çekilen miktara ilişkin bedelin yüksek belirlenmiş olması) gerektiğinden, söz konusu ilave bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30302, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30302", "ozelgeNo": "39044742-130-191760", "ozelgeTarih": "2019-03-05", "baslik": "Yazılı ve görsel medya takip hizmeti kapsamında verilen basın danışmanlık hizmetinde KDV tevkifatı uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Kuruluşunuzun basın danışmanlığı hizmeti almak üzere …Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığı, söz konusu sözleşme kapsamında Kuruluşunuzca; - Yazılı basın, tv, radyo internet ortamı ve diğer alanlarda tanıtım ve lobi faaliyetleri ve ücretli olarak verilecek reklamlar konusunda, - Şirket politikası doğrultusunda ve uygun göreceği şekilde yeni ve güçlü bir imaj oluşturulması ve kamuoyuna bu imaj ile lanse edilmesi, hakkında haber vb. her türlü tanıtım materyallerinin yazılı-görsel basında en geniş ölçüde yer alması konusunda, - Basına dağıtılacak basın metni, davetiye vb. tüm materyallerle ilgili dağıtım listelerinin hazırlanması aşamasında danışmanlık hizmeti alınacağı, danışmanlık hizmetinin reklam ve tanıtım giderlerini kapsamadığı belirtilerek; söz konusu danışmanlık hizmetinin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.1.\" bölümünde, kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, \"I/C-2.1.3.2.\" bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Aynı Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı bölümünün; \"2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" alt başlıklı bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" \"2.1.3.2.2.2. Kapsam\" alt başlıklı bölümünde ise; \"Bu bölüm kapsamına; - Piyasa etüt-araştırma, - Ekspertiz, - Plan-proje, - Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir. ... Ancak, yazılı ve görsel medya takip hizmetleri ile ilan, reklâm ve benzeri hizmetler danışmanlık ve denetim hizmetleri kapsamında değerlendirilmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Ayrıca, 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı bölümünde de gerekli açıklamalar yapılmıştır. Buna göre, … Ltd. Şti. tarafından sözleşme kapsamında Kuruluşunuza verilen hizmet; yazılı ve görsel medya takip hizmetleri ile ilan, reklam ve benzeri hizmetler olmayıp, yalnızca bu kapsamda verilen danışmanlık hizmeti olduğundan, Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı bölümü kapsamında değerlendirilerek (9/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32261, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32261", "ozelgeNo": "65771276-130[28-2018/02]-4376", "ozelgeTarih": "2019-03-05", "baslik": "....San.Tic.Ltd.Şti.-... İş Ortaklığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 2016 yılında gerçekleşen indirimli orana tabi konut teslimlerinize ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin (KDV) iadesinde, iade hesabına kapıcı dairesi, bekçi kulübesi ve yönetim odasına ilişkin yüklenilen KDV'nin dahil edilip edilemeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 29/2 nci maddesinde, Kanunun 28 inci maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Cumhurbaşkanınca tespit edilecek sınırı aşan verginin, yılı içinde mahsuben, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergilerin izleyen yıl nakden iade edilebileceği, ayrıca yılı içinde mahsuben iade edilmeyen verginin, Maliye Bakanlığınca belirlenen sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemler itibarıyla yılı içinde nakden iade edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-3.1.3.1.) bölümünde, indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade tutarının hesaplanmasında, önce işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen vergilerin dikkate alınacağı, daha sonra ilgili dönem genel yönetim giderleri için yüklenilen vergilerden pay verileceği, bu şekilde hesaplanan tutarın, azami iade edilebilir vergi tutarının altında kalması halinde, en fazla aradaki farka isabet eden tutar kadar amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen vergilerden iade hesabına pay verilebileceği, indirimli orana tabi olmayan teslim ve hizmetler ile indirimli orana tabi işlemlerle ilgisi bulunmayan giderler dolayısıyla yüklenilen vergilerin iade hesabına dâhil edilmeyeceği belirtilmiş; aynı bölümde yer alan \"Örnek 2\"de; \" 150 m²'nin altındaki bir konutun inşasına yönelik olarak yapılan harcamalar (arsa bedeli dâhil), genel yönetim giderleri (akaryakıt, büro malzemeleri, reklam, komisyon, temizlik malzemeleri ve benzeri) ve ATİK'lerden işleme isabet eden paya ilişkin olarak yüklenilen KDV, işlemin bünyesine giren vergiler kapsamında değerlendirilecektir. 150 m²nin altındaki konut teslimlerine yönelik iade taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilebilecek, konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmeyecektir. Dolayısıyla bir arada bulunan konutların ortak kullanımına ait olan sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, çim ekimi, spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara ilişkin konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilemeyecektir. Ancak arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri işler) nedeniyle yüklenilen vergilerin iade hesabına dâhil edilmesi mümkündür. \" açıklamasına yer verilmiştir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 7/2/2018 tarih ve E.No:2017/681, K.No:2018/50 sayılı Kararı gereği KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-3.1.3.1.) bölümünde yer alan \"Örnek 2\"nin uygulanmasına devam edilmektedir. Buna göre, Şirketinizce inşa edilen konutlarda bulunan kapıcı dairesi, bekçi kulübesi ve yönetim odası için yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün olmakla birlikte, indirimli orana tabi olarak teslim edilen konutlara ilişkin iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29012, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29012", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.01.17.02-105[231-2015/7]-27211", "ozelgeTarih": "2019-03-04", "baslik": "Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre arsa sahibine bağımsız bölümler dışında yapılan nakit ödeme için fatura düzenleme süresi", "kanunNo": "3065", "soru": "Özelge Talep Formu İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinde, aktifinizde kayıtlı bulunan arsa üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında bağımsız birimlerin inşa edileceği, müteahhit tarafından üzerine atılı sözleşme hükümleri uyarınca yapacağı işin zamanında ve sözleşme şartlarına uygun yapılması konusunda tarafınıza 3.000.000 USD+KDV şeklinde ödeme yapılacağı belirtilerek, bağımsız bölüm teslimleri dışında ayrıca yapılan bu nakdi ödeme için düzenlenecek faturanın paranın tahsil edildiği tarihte mi yoksa inşaatın bitiminde mi düzenleneceği konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "1) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) Yönünden. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, - 231/5 inci maddesinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, - 262 nci maddesinde, iktisadi kıymetlerin maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade ettiği, hüküm altına alınmış olup, müteahhit açısından arsa maliyet bedeli (arsa payı karşılığında) arsa sahibine teslim edilen daire ve işyerlerinin yapımı için yapılan harcamaların toplamını oluşturmakta olup, bu bedel inşaat maliyetinin de içerisinde yer almaktadır. Buna göre, arsa karşılığında müteahhit firma tarafından arsa sahibine verilecek daireler ve işyerleri için yapılan harcamalar veya ödenen nakit para müteahhit firma açısından arsa sahibinden alınan arsa payının maliyet bedeli olacaktır. 2) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu Yönünden. 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -10 uncu maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. 06.04.2018 tarihinden önce yürürlükte bulunan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-8) \"Arsa Karşılığı İnşaat İşleri\" başlıklı bölümünde; \" Arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimidir. Karşılıklı olarak gerçekleşen bu teslimlerin her birinin KDV karşısındaki durumu aşağıda açıklanmıştır. 8.1. Arsa Sahibi Tarafından Müteahhide Arsa Teslimi Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa teslimi KDV'ye tabidir. Ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsasını daire veya işyeri karşılığında müteahhide tesliminde vergi uygulanmaz. 8.2. Müteahhit Tarafından Arsa Sahibine Konut veya İşyeri Teslimi Müteahhit tarafından arsa sahibine arsanın karşılığı olarak yapılan teslimlerde, emsal bedel üzerinden KDV uygulanır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, arsa karşılığı inşaat sözleşmesi gereği vergiyi doğuran olay meydana gelmeden müteahhit tarafından firmanıza ödenen tutar avans mahiyetinde olup, bu tutar için fatura düzenlenmediği sürece KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu tutar için şirketiniz tarafından fatura düzenlemesi halinde 3065 sayılı KDV Kanununun 10 uncu maddesi gereğince KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu çerçevede, arsa karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında müteahhidin şirketinize bağımsız bölüm tesliminde emsal bedeli üzerinden fatura düzenlemesi ve bu tutar üzerinden KDV hesaplaması, şirketinizin de arsa teslimine ilişkin olarak müteahhide düzenleyeceği faturada bağımsız bölümlerin emsal bedeli ile sözleşme gereği tarafınıza ödenen tutarın toplamı üzerinden KDV hesaplaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30303, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30303", "ozelgeNo": "18008620-130[ÖZG-2015-77]-24600", "ozelgeTarih": "2019-03-04", "baslik": "Makine Ekipmanlı, Malzemesiz Temizlik Hizmetinde KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Üniversitesi tarafından yapılan … Üniversitesi Rektörlüğü ve bağlı birimlerin hizmet binaları ile ilçelerde bulunan hizmet binalarının makine ekipmanlı, malzemesiz genel temizlik hizmeti ihalesinin Adi Ortaklığınızın uhdesinde kaldığı belirtilerek, söz konusu hizmet bedelinin 9/10 oranında mı, yoksa 7/10 oranında mı KDV tevkifatına tabi tutulacağı konusunda tereddüde düşüldüğü belirtilerek, konu hakkındaki Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. Bakanlığımıza tanınan bu yetkiye istinaden yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin; -(I/C-2.1.3.2.5.1.) bölümünde, \"Tebliğ'in (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanacakları işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında) alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" -(I/C-2.1.3.2.5.2.) bölümünde ise, \"Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: -Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. -Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Aynı Tebliğ'in (I/C-2.1.3.2.10.) bölümünde, Tebliğ'in (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların Tebliğ'in (I/C-2.1.3.2.10.2.) bölümünde belirtilen temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında, alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı; 63 no.lu KDV Sirküleri ile değişik 60 no.lu KDV Sirkülerinin (2.2.2.10) bölümünde ise, malzemesiz temizlik hizmetlerinin işgücü temin hizmetine ilişkin koşulları taşıması kaydıyla ilgili bölüm kapsamında değerlendirilerek (9/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulacağı belirtilmiştir. Malzemeli temizlik hizmetinde; temizlik malzemelerinin yanı sıra, kullanılan makine ve ekipmanlarının da malzeme olarak dikkate alınması gerekmektedir. Yazınız ekinde bir örneği yer alan sözleşmenin 8 inci maddesinde, \"İhale dökümanı, bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olup, İdareyi ve Yükleniciyi bağlar. Ancak, sözleşme hükümleri ile dökümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde, ihale dökümanında yer alan hükümler esas alınır.\" hükmü yer almaktadır. İhale dokümanlarından olan \"Teknik Şartname\" nin; \"Çalışma Süresi ve Temizlik İşleri\" başlıklı 6 ncı maddesinin 6-3- bendinde, yüklenicinin tüm binalarda iç ve dış cam temizliğinin en az ayda bir defa yapılabilmesi için cam silme ekipleri oluşturacağı, cam temizliği ekibinin her türlü emniyet tedbirlerinin yüklenici tarafından alınacağı ve bu konudaki tüm sorumluluğun yükleniciye ait olacağı, \"Çalışma Günü ve Saatleri\" başlıklı 7 nci maddesinde, yüklenicinin işçilerin günlük çalışma saatlerini 8 (sekiz) saat olacak şekilde planlayacağı, yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin işlerine başlama ve yine işlerini bitirme saatlerinin idarece, temizliğin yapılma durumu ve idarenin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak saptanacağı, yüklenicinin idarenin kendilerine bildirmiş olduğu çalışma saatlerine uyacağı, İdarenin bu konuda almış olduğu kararı her zaman değiştirebileceği, İdarenin talebi üzerine Yüklenici Firmanın tatil günleri olan cumartesi ve pazar günleri yapılacak işin durumuna göre yeterli personel görevlendireceği, \"Temizlikte Uyulacak Kurallar\" başlıklı 8 inci maddesinin (a) bendinde, özellik arz eden, temizlenecek kısım ile kıymetli alet ve eşyaların taşıdığı özellikler dikkate alınarak, İdarenin yetkili ve sorumlu personeli hazır bulunmadıkça temizlenmeyeceği, \"Çalıştırılacak İşçilerde Dikkat Edilecek Hususlar\" başlıklı 9 uncu maddesinin; b) bendinde, çalıştırılacak işçilerin (sağlık, dış görünüm vesaire) İdarenin uygun gördüğü işçiler olacağı, işyerlerinin özelliği gereği hangi ünitede ne kadar bayan veya erkek personelin görevlendirileceği, bu personelin kılık ve kıyafet gibi hususlarda İdarenin isteğinin göz önüne alınacağı, c) bendinde, idare binalarında çalıştırılacak işçilere ait nüfus cüzdanı örneğinin işe başladığı gün, savcılıktan alınacak sabıka kaydı, ikametgah ilmühaberi, iki adet vesikalık fotoğrafın yüklenici firma tarafından 15 gün içerisinde idareye verileceği, yüklenici firma çalıştırdığı işçilerin hangi bölümlerde görevli olduklarına ilişkin bir çizelgeyi İdareye vermek zorunda olup, değişiklik halinde ise bu değişiklikleri de en geç 1 gün sonra İdareye bildirmek zorunda olduğu, f) bendinde, lüzum görülmesi halinde, tüm veya ayrı ayrı binalarda güvenlik ve temizlik konusunda idarece uygun görülen zamanlarda, idare ve yüklenici firma organizasyonunda seminer verileceği, \" Kullanılacak İş Makineleri ve Ekipmanlar\" başlıklı 13 üncü maddesinde, söz konusu temizlik hizmetinde kullanılacak temizlik ekipman ve makinelerinin tür ve sayı bilgileri yer almakta; \"İdari Şartname\" nin \"Teklif Fiyata Dahil Olan Giderler\" başlıklı 25 inci maddesinin \"Malzeme Giderleri\" başlıklı 25.3.3 alt bendinde ise, kullanılacak iş makineleri ve ekipmanların firma tarafından temin edileceği ve bedellerinin yüklenici firma tarafından karşılanacağı , belirtilmektedir. Buna göre, temizlik hizmetine ilişkin teknik ve idari şartname kapsamında, sunulan hizmette, firmanın makine ve teçhizatını kullanması nedeniyle söz konusu hizmetlerin, malzemeli temizlik hizmeti olarak değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin (I/C-2.1.3.2.10.) bölümünde düzenlenen \"Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri\" kapsamında 7/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30304, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30304", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-191634", "ozelgeTarih": "2019-03-04", "baslik": "Temizlik,çamaşırların ve bulaşıkların yıkınması, teknik hizmetler ve malzemesiz yemek hizmetinde KDV tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Bakanlığı ile Şirketiniz arasında imzalanan sözleşmeye istinaden bina, bahçe ve çevrenin temizliği, çamaşırların ve bulaşıkların yıkanması, teknisyen yardımcısıyla teknik hizmetler ile aşçıların teminini üstlendiğiniz belirtilerek, söz konusu işe ilişkin hakediş üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisi (KDV) tevkifatı oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 9 uncu maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; \"I/C-2.1.3.2.4.Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen her türlü yemek servis ve organizasyon hizmetlerinde alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" \"I/C-2.1.3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri'' başlıklı bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanacakları işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında) alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" \"I/C-2.1.3.2.5.2.Kapsam\" başlıklı bölümünde ise; \"Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilecektir.\" \"I/C-2.1.3.2.10.Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri\" başlıklı bölümünde ise; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların Tebliğin (I/C-2.1.3.2.10.2.) bölümünde belirtilen temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında, alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. 63 No.lu KDV Sirküleri ile değişik 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.10 Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri\" başlıklı bölümünde ise; malzemesiz temizlik hizmetlerinin işgücü temin hizmetine ilişkin koşulları taşıması kaydıyla işgücü temin kapsamında değerlendirilerek 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacağı belirtilmiştir. İşgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırması gibi karineler göz önünde bulundurularak, bu hususların varlığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki işler dikkate alınarak tespit edilecektir. Özelge talep formu ekinde yer alan hizmet alımına ait sözleşmenin \"Madde 5. İş Tanımı\" başlıklı bölümünün 5.1. bendinde sözleşme konusu işin, 70 temizlik personeli ve 3 engelli temizlik personeli ile bina, bahçe ve çevrenin temizliği, çamaşırların ve bulaşıkların yıkanması, 2 teknisyen yardımcısı ile teknik hizmetlerin, 6 aşçı ile malzemesiz yemek hizmetinin (aşçılık) sunulması olduğu ifade edilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından verilen; -Temizlik personeli ile bina, bahçe ve çevrenin temizliği, çamaşırların ve bulaşıkların yıkanması işinin temizlik, çevre ve bakım hizmetinin (7/10) oranında, söz konusu temizlik hizmetinin malzemesiz verilmesi halinde işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilerek (9/10) oranında, -Malzemesiz yemek (aşçılık) hizmeti ile teknisyen yardımcısıyla verilen teknik hizmetlerin ise işgücü temin hizmeti kapsamında (9/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31105, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31105", "ozelgeNo": "39044742-010-190850", "ozelgeTarih": "2019-03-04", "baslik": "Antrepo sahibi mükellef tarafından transit ticaret kapsamında ihraç kayıtlı temin edilen malın ihracının tevsiki hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, C tipi gümrük antreposu sahibi olduğunuzu, transit ticaret kapsamında antrepo alanına kabinsiz traktör getirerek, ihraç kayıtlı yurt içinden satın aldığınız kabini tır karnesi ile antrepo alanına gönderdiğinizi ve montajını yapmak suretiyle \"kabinli traktör\" olarak ihraç ettiğinizi belirterek, ihraç kayıtlı satın alarak gümrük antreposu alanına tır karnesi ile gönderdiğiniz kabinin ihracat teslimi olarak kabul edilip edilmeyeceği ile bu şekilde yaptığınız ihracat işlemlerinin satış faturasına kabin ihracatına ilişkin bilgilerin, tır karnesi üzerine de satış faturası bilgilerinin eklenmek suretiyle tevsik edilip edilemeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin vergiden istisna edilebileceği, 11/1-c maddesinde; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak, ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin terkin olunacağı, 12/1 inci maddesine göre bir teslimin, ihracat teslimi sayılabilmesi için teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması gerektiği ve teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da yetkili gümrük antreposuna konulması gerektiği, hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A.8-4. Uygulama Kapsamına Giren Mallar\" başlıklı bölümünde; \" İhracatçı, ihraç kaydıyla aldığı malı imalatçının teslim ettiği şekilde ihraç etmelidir. İhraç kaydıyla teslim edilen malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki mallar ile ihraç malı için ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan malların 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Ancak, bu malların tesliminde tecil-terkin uygulanabilmesi için, asıl malın 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanarak satın alınması ve yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen faturada ve gümrük beyannamesinde asıl malla birlikte bu nitelikteki malların da yer alması gerekir.\" açıklamaları bulunmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde, ihraç kayıtlı olarak yurt içinden temin edilen traktör kabinlerinin transit ticaret kapsamında yurt dışından getirilen traktörlere monte edilmek için gümrük antreposu alanına gönderilmesi işleminin, ihraç kaydıyla satışa konu olan malın ihracatı olarak kabulü mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7911, "title": "Madde 12 İhracat Teslimi ve Yurt Dışındaki Müşteriler İçin Yapılan Hizmetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32262, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32262", "ozelgeNo": "20811645-130[16-515-156]-E.15241", "ozelgeTarih": "2019-03-04", "baslik": "Çevre düzenlemesi, peyzaj-spor sahaları, taziye evi gibi sosyal alanlara yapılan harcamalara istinaden yüklenilen KDV nin iadesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı talep formunuzda, Belediyelere ihale kapsamında inşa edilen 150 m 2 ' nin altındaki toplu konutlara ilave olarak, söz konusu konutlarla bir bütünlük içerisinde yapılan çevre düzenlemesi, peyzaj-spor sahaları, taziye evi gibi sosyal alanlara istinaden yüklenilen KDV'nin iade edilip edilmeyeceği, iade edilmeyecekse, çevre düzenlemesi, peyzaj-spor sahaları, taziye evi gibi yapım işlerine uygulanması gereken KDV oranı hakkında bilgi verilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "Katma değer vergisi oranları Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Kararname eki (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 8, bu listeler dışındaki diğer mal ve hizmetler için ise % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu Kararname eki (I) sayılı listenin 13 üncü sırası uyarınca, kanunla kurulmuş sosyal güvenlik kuruluşları ve belediyelere yapılan sadece net alanı 150 m 2 'ye kadar konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri % l oranında KDV'ye tabidir. Aynı Kanunun 29/2 nci maddesinde; \"Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28 inci madde uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Cumhurbaşkanınca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir. Ancak mahsuben iade edilmeyen vergi, Maliye Bakanlığınca belirlenen sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemler itibarıyla yılı içinde nakden iade edilebilir. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. \" hükmü yer almakta olup, bu kapsamda yapılacak iade uygulamasının usul ve esaslarına ilişkin açıklamalara Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer verilmiştir. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"III/B-3.1.3. İade Hesabına Dahil Edilebilecek Yüklenilen KDV\" başlıklı bölümünün (3.1.3.1.) alt bölümünde; \"İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade tutarının hesaplanmasında, önce işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler dikkate alınır, daha sonra ilgili dönem genel yönetim giderleri için yüklenilen vergilerden pay verilir. Bu şekilde hesaplanan tutarın, azami iade edilebilir vergi tutarının altında kalması halinde, en fazla aradaki farka isabet eden tutar kadar amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) dolayısıyla yüklenilen vergilerden iade hesabına pay verilebilir. İndirimli orana tabi olmayan teslim ve hizmetler ile indirimli orana tabi işlemlerle ilgisi bulunmayan giderler dolayısıyla yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmez. ……… 150 m²'nin altındaki konut teslimlerine yönelik iade taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilebilecek, konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmeyecektir. Dolayısıyla bir arada bulunan konutların ortak kullanımına ait olan sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, çim ekimi, spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara ilişkin konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilemeyecektir. Ancak arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri işler) nedeniyle yüklenilen vergilerin iade hesabına dâhil edilmesi mümkündür.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, belediyelere yapılan sadece net alanı 150 m² ye kadar konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri % 1 oranında KDV'ye tabi olup, ihale kapsamında inşa edilen 150 m² ' nin altındaki konutlara ilave olarak yapılan çevre düzenlemesi, peyzaj-spor sahaları, taziye evi gibi sosyal alanlara ilişkin inşaat taahhüt işleri, konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri kapsamında değerlendirilmediğinden genel oranda (%18) KDV'ye tabidir. Dolayısıyla, çevre düzenlemesi, peyzaj-spor sahaları, taziye evi gibi sosyal alanlara yapılan harcamalara istinaden yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilecek, ancak inşaat taahhüt işine ilişkin iade hesabına dahil edilmeyecektir. Diğer taraftan, arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri işler) çerçevesinde yapılan işler BKK eki (I) sayılı listenin 13 üncü sırası kapsamında % 1 oranında KDV'ye tabi olup, bu işlerle ilgili yapılan harcamalara istinaden yüklenilen KDV'nin iade hesabına dahil edilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30305, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30305", "ozelgeNo": "37009108-130-20055", "ozelgeTarih": "2019-03-01", "baslik": "Hurda plastik ve plastik hammaddeden üretilen kompaund pet (polietilen tereftalat) ve kompaund HDPE (yüksek yoğunluklu Polietilen) hammaddelerinin satışında tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, otomotiv, boya, PVC kapı ve pencere, gıda ambalajları, elyaf, plastik malzeme (boru, kasa, ev gereçleri, sandalye, masa vb.) kablo, ayakkabı, izolasyon malzemeleri üretimi yapan firmalara özel hammadde imalatı yaptığınızı, bu üretimi yapabilmek için alkol, kostik, inorganik polimer karışımı parlatıcı, sülfürik asit, toz boya, kalsit, hurda plastik ve hurda olmayan plastik kullandığınızı, ısıl işlem ve karışım uygulayarak kompaund yeni hammadde ürettiğinizi belirterek kompaund PET (polietilen tereftalat) ve kompaund HDPE (yüksek yoğunluklu polietilen) hammaddelerin tesliminin tevkifata tabi olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, - 17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (I/C-2.1.3.3.3.2.) bölümünde; \"Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir.\", - (I/C-2.1.3.3.4.1.) bölümünde; \"KDV mükellefleri tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.3.4.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara tesliminde, (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Söz konusu ürünlerin teslimleri, 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi kapsamında olmayıp, genel oranda (%18) KDV'ye tabi bulunmaktadır.\", - (I/C-2.1.3.3.4.2.) bölümünde; \"Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının çeşitli işlemlerden geçirilip işlenmesi sonucunda elde edilen ve genellikle hurda ve atık niteliklerini kaybederek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam esaslı malzeme imalatında hammadde olarak kullanılan mamul niteliğindeki kırık, çapak, toz, granül ve benzeri ürünlerin teslimi tevkifat uygulaması kapsamındadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından hurda plastik ve hurda olmayan plastik ile diğer maddelerin karıştırılması suretiyle imal edilen hammaddelerin teslimi KDV'ye tabi olup, bu hammaddelerin belirlenmiş alıcılar ve KDV mükelleflerine tesliminde (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30787, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30787", "ozelgeNo": "45404237-130[I-18-49]-36770", "ozelgeTarih": "2019-03-01", "baslik": "Tramvay ve vagon tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde iade talebi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizce imalatı gerçekleştirilecek hafif raylı sistem (HRS) ve tramvay araçlarının Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/d maddesine istinaden … Büyükşehir Belediye Başkanlığının sahip olduğu yatırım teşvik belgesi (YTB) kapsamında teslim edileceği, bu araçların imalat aşamasının belli dönemlerinde faturalar düzenlenerek hakedişe bağlanmak suretiyle Şirketinize avans mahiyetinde ödemeler yapılacak olmasına karşı HRS ve tramvay araçlarının imalatı tamamlandıktan sonra bir bütün halinde ilgili Belediyeye teslim edileceği belirtilerek, söz konusu HRS ve tramvay araçlarının imalatı sürecinde avans olarak tahsilatı yapılan tutarlara isabet eden yüklenilen KDV'nin avans faturalarının düzenlendiği dönem beyannamelerinde mi yoksa HRS ve tramvay araçlarının teslim edildiği dönem beyannamelerinde mi beyan edilmek suretiyle iadesinin talep edilebileceği ile HRS ve tramvay araçlarının tesliminin gerçekleştiği dönemde toplam bedel üzerinden ayrıca fatura düzenlenmesi gerekip gerekmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların mükellefler tarafından, mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak düzenlenmesi uygun bulunan belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, mezkûr Kanunun; - 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, - 231/5 maddesinde faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, - 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 173 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (C/f) bölümünde, numune üzerine veya tecrübe ve muayene şartıyla satım yapılmak üzere mal sevkiyatı yapılması halinde sevk edilen mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesinin zorunlu olduğu, bu tür sevkiyatlarda, malı satıcı taşıyor veya taşıtıyorsa irsaliyenin satıcı tarafından, alıcı taşıyor veya taşıtıyorsa irsaliyenin alıcı tarafından düzenleneceği, ancak kabule bağlı olan ve bunun için yazılı bir sözleşme bulunan bu tür satışlarda, fatura düzenlenmesindeki yedi günlük sürenin kabul tarihinden itibaren başlayacağı açıklanmıştır. Bu bağlamda, faturanın malın teslimi veya hizmetin ifasını müteakiben azami yedi gün içerisinde düzenlenmesi Kanunen zorunlu olup, numune üzerine veya tecrübe ve muayene şartıyla yapılan kabule bağlı satışlarda, bunun için yazılı bir sözleşme bulunması kaydıyla, fatura düzenlenmesindeki yedi günlük süre kabul tarihinden itibaren başlamaktadır. Bunun yanı sıra, faturanın malın tesliminden veya hizmetin ifasından önce herhangi bir tarihte düzenlenmesi de mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, malın teslimi veya hizmetin ifasından önce alınan avanslar ise henüz teslim veya hizmet gerçekleşmediğinden işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olarak değerlendirilmediğinden, avans mahiyetindeki tahsilat tutarları için mükelleflerin fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna göre, … Büyükşehir Belediyesi ile yapılan söz konusu mal alım sözleşmesi kapsamında, adı geçen Belediyeye yapılacak her bir/parti HRS aracı ve tramvay aracı teslimine ilişkin olarak, muayene ve kabul tutanağının onaylanmasından itibaren yedi gün içerisinde Şirketiniz tarafından İdare adına fatura düzenlenmesi gerekmekte olup, söz konusu süreden sonra düzenlenen faturalar Vergi Usul Kanunu uygulamasında hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır. Bunun yanı sıra, faturanın muayene ve kabul tutanağının onaylanmasından önce herhangi bir tarihte düzenlenmesi de mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, söz konusu sözleşme kapsamında, HRS araçları ve tramvay araçları için taahhüdün gerçekleştirilmesi sırasında (teslimden önce) araç bedellerinin %8'i oranında verilen/verilecek avanslar için, Şirketinizce Belediye adına fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. KDV YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -13/d maddesinde, yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamında yapılacak makine ve teçhizat teslimlerinin KDV den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-5. Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Makine ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna\" başlıklı bölümünde yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizce … Büyükşehir Belediyesine YTB kapsamında teslim edilecek HRS ve tramvay araçlarının imalat aşamasının belli dönemlerinde Belediye tarafından yapılan avans ödemeleri için fatura düzenlenmesi halinde, söz konusu faturaların düzenlendiği dönem beyannamesinde işlemin istisna olarak beyan edilmesi ve bu işleme ilişkin yüklenilen KDV'nin gösterilmesi gerekmektedir. Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun 13/d maddesi kapsamındaki işlemlerinize ilişkin yüklenilen KDV nin iadesi HRS ve tramvay araçları teslim edildiğinde talep edilebilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31551, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31551", "ozelgeNo": "45404237-130[I-15-180]-36537", "ozelgeTarih": "2019-03-01", "baslik": "Serbest bölge ile liman arasındaki koridorda yapılan taşımacılık hizmetinin ve serbest bölge koridoru uygulaması dahilindeki mallara ilişkin alınan terminal hizmetinin KDV den istisna olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Adana Yumurtalık Serbest Bölgesinde çimento ve klinker ihracatı faaliyetinde bulunduğunuz, serbest bölgede üretilip ihraç edilmek üzere limana sevk edilen çimento ve klinker için, serbest bölge ile liman arasındaki koridorda verilen taşıma hizmeti ile limanda verilen terminal hizmetinin KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, - 17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinin KDV'den istisna olduğu, -17/4-ö maddesinde, gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -(II/F-4.9.) \"Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri\" başlıklı bölümünde; \"...Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV'ye tabidir. Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV'den istisnadır. Serbest bölgede üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden KDV'ye tabi olacaktır. …\" -(II/F-4.14.) \"Gümrüklü Alanlarda Yapılan Bazı Hizmetler\" başlıklı bölümünde; \"Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; 3065 sayılı Kanunun (17/4-o) maddesine göre, vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması, (17/4-ö) maddesine göre ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri KDV'den müstesnadır. Ancak, istisna kapsamındaki hizmetlerin ifasını gerçekleştirmek için (etiketleme, paketleme, istifleme, taşıtlara yükleme vb.) üçüncü kişilerden alınan işçilik, iş makinesi kiralanması ve vinç hizmetleri ile iş makineleri ve taşıtlar için alınan akaryakıt vb. teslimleri, istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Liman ve hava meydanlarında verilen hizmetin; 3065 sayılı Kanunun hem (13/b) maddesi hem de (17/4-o) maddesi kapsamında istisna olması halinde, bu hizmete ilişkin olarak Kanunun (13/b) maddesine göre işlem yapılır. Liman ve hava meydanlarında verilmekle beraber 3065 sayılı Kanunda yer alan herhangi bir istisna hükmü kapsamına girmeyen hizmetler genel esaslara göre KDV'ye tabi tutulur.\" açıklamaları yer almaktadır. Konu ile ilgili olarak 60 No.lu KDV Sirkülerinin; \"3.2.2. Deniz ve Hava Taşıma Araçları İçin Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetler\" başlıklı bölümünde ise ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketinizce Yumurtalık Serbest Bölgesi ile liman arasında yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-ı maddesine göre KDV'den istisna olup, bu mallara ilişkin terminal hizmetinin, liman sahasındaki gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracata konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilmesi halinde 17/4-ö maddesine göre katma değer vergisinden istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32263, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32263", "ozelgeNo": "37009108-130[137321] - 20065", "ozelgeTarih": "2019-03-01", "baslik": "Fason olarak yaptırılan ayakkabı ürünlerinin deri ve diğer hammaddelerin kesim işlerinde tevkifata tabi olup olmadığı ve uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ayakkabı imalatı işi ile iştigal eden firmanız tarafından satın alınan ve ayakkabı imalatında kullanılan deri ve diğer hammaddelerin fason kesim yaptırılacak firmaya sevk edilerek fason kesim işi yaptırdığınız belirtilmekte olup, fason olarak yaptırdığınız kesim işinde uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranının ne olacağı ve bu hizmetin tevkifata tabi olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "Katma değer vergisi (KDV) oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/10 uncu sırasında \"Fason olarak yapılan tekstil, konfeksiyon, deri ve saya işleri\" sayılmıştır. Öte yandan KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.2.7. Fason Olarak Yaptırılan Tekstil ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere Aracılık Hizmetleri\" başlıklı bölümünde; Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara yapılan fason tekstil ve konfeksiyon işleri, fason çanta ve ayakkabı dikim işleri ile Tebliğin (I/C-2.1.3.2.7.3) bölümünde belirtilen aracılık hizmetlerinde, alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiş, aynı bölümün devamımda; \"Tevkifat kapsamına; - Deriden mamul giyim eşyalarına ilişkin fason işler de dahil olmak üzere fason tekstil ve konfeksiyon işleri (perde, halı, mobilya kumaşı ve örtüsü, havlu, oto koltuk kumaşı, çuval ve benzerleri ile bunların imalinde kullanılacak iplik veya kumaşa verilen fason hizmetler dahil), - Fason çanta, kemer, cüzdan ve benzerleri ile ayakkabı (terlik, çizme ve benzerleri dahil) dikim işleri (söz konusu malların dikimi dışında tadil ve onarım şeklinde ortaya çıkan hizmetler hariç) - Bu işlerle ilgili aracılık hizmetleri girmektedir. … Bu çerçevede, tekstil ve konfeksiyon sektöründeki boya, apre, baskı ve kasarlama işlerinde, boya ve kimyevi maddelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilip, bu işleri yapanlara verilmesi halinde tevkifat uygulanacak; boya ve kimyevi maddelerin bu işleri yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde tevkifat yapılmayacaktır. Ütüleme, çözgü, haşıl, dikim, kesim , kapitone, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri bütün işler tevkifat uygulamasına tabidir. Ancak, bu işler boya, baskı, apre ve kasarlama işlerinin bir unsuru veya tamamlayıcısı olarak onlarla birlikte yapılıyorsa, aynı faturada gösterilmeleri kaydıyla bu işler tevkifat uygulaması bakımından boya, baskı, apre ve kasarlama hizmetleri gibi işlem görecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, ayakkabı imalatında kullanılacak olan derinin Firmanız tarafından fason olarak başka bir firmaya kestirilmesi halinde, deri kesim işçiliği hizmetinin, anılan BKK eki (II) sayılı listenin B/10 uncu sırası kapsamında değerlendirilerek 25/11/2016 tarihinden itibaren % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Diğer yandan, ayakkabı imalatında kullanılacak deri ve diğer maddelerin firmanız tarafından satın alınarak kesim yapılmak üzere başka firmaya verilmesi şeklinde alınan söz konusu deri kesim işçiliği hizmeti, \"fason tekstil ve konfeksiyon işleri, fason çanta ve ayakkabı dikim işleri\" kapsamında değerlendirileceğinden hizmet bedeline ilişkin hesaplanan KDV üzerinden 5/10 oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29014, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29014", "ozelgeNo": "37009108-130[306046]-19794", "ozelgeTarih": "2019-02-28", "baslik": "Katma Değer Vergisi Kanunu Uygulamaları", "kanunNo": "3065", "soru": ". İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, gayrimenkul alım, satım ve aracılık işleriyle iştigal ettiğiniz, katma değer vergisi (KDV) mükellefi olmayanlardan almış olduğunuz arsayı ifraza tabi tutarak parsellere bölüp satışını yaptığınız veya almış olduğunuz arsa/tarlayı tevhide tabi tutarak parselleri birleştirerek satışını yaptığınız yine KDV mükellefi olmayanlardan almış olduğunuz tarlanın imar değişikliği sonucu arsa haline dönüşerek arsa şeklinde satışını yaptığınız belirtilerek, satılan bu taşınmazlar için özel matrah uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -23/f maddesinde, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dahil) alınarak vasfında değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A) bölümünün \"4.9. İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti\" başlıklı alt bölümünde; 3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik (23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah uygulanmayacağı tabiidir. Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından uygulanacaktır. … Taşınmaz ticareti ile iştigal edenler, 5/6/2018 tarihli ve 30442 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında yetki belgesi alan ticari işletmeler ile esnaf ve sanatkârlardır. Taşınmaz ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler. Verilen süre içinde yetki belgesini almamış olanlar ile yetki belgesi almaksızın ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulanmaz.'' açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından alınan arsanın ifraza tabi tutulması, birden fazla parça olarak almış olduğunuz arsa/tarlanın tevhide tabi tutulması, alınan tarlanın imar değişikliği sonucu arsa şekline dönüştürmesi halinde taşınmazların vasfında esaslı değişiklik yapıldığından, bu taşınmazların satışının 3065 sayılı Kanunun 23/f maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30306, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30306", "ozelgeNo": "25953680-045.02[2017-23]-10560", "ozelgeTarih": "2019-02-28", "baslik": "Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün KDV tevkifatı uygulama sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Genel Müdürlüğünüzün 31/03/2014 tarihli 28958 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulduğu, 2560 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi doğrultusunda faaliyetlerini yerine getirdiği ve KDV mükellefiyetinizin de bulunduğu belirtilerek, şoförsüz kiralanacak olan araçlar için KDV tevkifatı yapma sorumluluğunuzun bulunup bulunmadığı konusunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesinde, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/05/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. 11 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 1 inci maddesiyle KDV Genel Uygulama Tebliğinin (2.1.3.1/b) ayrımında sayılan idare, kurum ve kuruluşlara Büyükşehir Belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri de eklenmiş bulunmaktadır. Buna göre, … Büyükşehir Belediyesine bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi olarak faaliyet gösteren Kurumunuzun Tebliğin (2.1.3.1/a) ayrımı kapsamında tevkifat uygulama sorumluluğu yanında, 15/02/2017 tarihinden itibaren Tebliğin (2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında tevkifat uygulama sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak, şöförsüz araç kiralama hizmeti Tebliğin (I/C-2.1.3.2) bölümü kapsamında kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler arasında sayılmadığından, şöförsüz araç kiralama hizmetine ilişkin KDV tutarı üzerinden tevkifat yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30307, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30307", "ozelgeNo": "33775506-130[53.01.01]-22959", "ozelgeTarih": "2019-02-28", "baslik": "Fason palet imalatında KDV tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ahşap palet imalatı işi ile uğraştığınızı belirterek, palet imalatında tevkifatlı fatura düzenlemeniz gerekip gerekmediği ile fason olarak yaptığınız palet imalatı işi nedeniyle düzenlemiş olduğunuz işçilik faturasında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (I/C-2.1.3.3.6.1.) bölümünde, \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.6.2) bölümünde belirtilen ürün, artık, talaş ve kırpıntı alımlarında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Söz konusu malların ithalatçıları veya bu malları 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alanlar tarafından yapılan teslimlerde tevkifat uygulanmaz. Bu teslimlere ilişkin düzenlenen faturada \"Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" veya \"Teslim edilen mal 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.\" açıklamasına ve söz konusu malların ithalatına ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine veya bu malların 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alımına ilişkin fatura bilgilerine yer verilir .\" - (I/C-2.1.3.3.6.2.) bölümünde, \" Ağaç işleme endüstrisinde kullanılan ve ilk madde-malzeme niteliğinde olan her türlü ağaç, tomruk, odun ile bunların önceden belirlenmiş ölçülerde biçilmesiyle elde edilen inşaatlık, doğramalık, marangozluk, mobilyalık ve benzeri kereste, mobilya ve kereste imalatı sonucu ortaya çıkan kırpıntı, çıta ve benzeri imalat artıkları ile odun artığı talaş teslimleri tevkifat uygulaması kapsamındadır. Öte yandan, tomruk, odun, kereste, kırpıntı, atık vb. mahiyetinde olmayan; mobilya, kapıpencere doğraması, döşeme malzemesi, sunta, levha, mdf, rabıta, lambri, süpürgelik ve benzeri ürünlerin tesliminde tevkifat uygulanmaz .\" - (I/C-2.1.3.2.5.1.) bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" - (I/C-2.1.3.2.5.2.) bölümünde; \" Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: -Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. -Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, firmanız tarafından imal edilen ve nihai ürün niteliğinde olan paletlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Öte yandan, firmanız tarafından fason olarak imal edilen paletler için verilen hizmetin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.5.2.) bölümündeki işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, firmanız tarafından düzenlenen fason işçilik faturalarında hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31193, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31193", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2017.113] - 28546", "ozelgeTarih": "2019-02-28", "baslik": "Fason gübre üretim ve tesliminde KDV hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin gübre üretim tesisine sahip imalatçı bir firma olduğu, bağlı bulunduğunuz vergi dairesince tarafınıza düzenlenmiş KDV İstisna Belgesinin bulunduğu, ancak tescili başka firmaya ait olan gübre üretimi yaptığınız, bu üretim için de hammaddeyi KDV'li temin ettiğiniz belirtilerek, fason olarak üretilen gübrenin tesliminde KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, 13/ı maddesinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin tesliminin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; -\"II/B-11.1. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarafından Tescil Edilen Gübre Teslimleri\" başlıklı bölümünde: \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübrelerin teslim ve ithali KDV'den istisnadır. Gübrelerin teslim ve ithalinin bu madde kapsamında KDV'den istisna tutulabilmesi için teslim veya ithale konu gübrenin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gübre olarak tescil edilmiş olması gerekir. Bu istisna ile tarım sektöründe faaliyette bulunan üreticilerin üzerindeki vergi yükünün ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi amaçlandığından, tarımsal amaç dışında kullanmak üzere satın alanlara yapılan gübre teslimleri istisna kapsamında değerlendirilmez. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübrelerin üreticisi ya da ithalatçısı olmayıp satışını yapanlar, sattıkları gübreye ilişkin tescil belgesinin bir örneğini üreticilerden ya da ithalatçılardan temin ederler. İthalatçıların istisna kapsamında ithalat yapabilmeleri için gübreye ilişkin tescil belgesini gümrük idaresine ibraz etmeleri gerekir.\" -\"II/B-11.2. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarafından Tescil Edilen Gübrelerin İçeriğinde Bulunan Hammadelerin Gübre Üreticilerine Teslimi\" başlıklı bölümünde; \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilmiş gübrelerin içeriğinde bulunan hammaddelerin gübre üreticilerine teslimi ile söz konusu hammaddelerin gübre üreticileri tarafından ithali KDV'den istisna olup, bu istisnadan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca gübre üretimi için verilen lisans belgesi sahibi gübre üreticileri yararlanır. Lisans belgesi sahibi olmakla birlikte gübre üretimine ilişkin tesisi bulunmayanlar veya üretim tesisi gayri faal olanlar bu istisnadan faydalanamazlar. ... Lisans belgesi sahibi üreticiler kapasite raporlarında yer alan üretim kapasitelerini aşmamak kaydıyla üretmeyi planladıkları gübre miktarları ile gübre üretiminde kullanacakları hammadde ihtiyaçlarını altışar aylık dönemler (Ocak-Haziran, Temmuz-Aralık) halinde belirleyerek Tebliğ ekinde yer alan (EK:23A) liste ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının onayına sunarlar. Söz konusu liste Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından değerlendirilerek onaylanır. Üreticiler, onaylı hammadde listelerini elektronik ortamda sisteme girerek, hammadde alımında veya ithalinde kullanacakları istisna belgesini almak için bağlı oldukları vergi dairesine başvururlar. Dilekçeye; üretici lisans belgesi ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylı Tebliğ eki (EK: 23A) liste eklenir. Vergi dairesince, dilekçe üzerine öncelikle, başvuranın KDV mükellefiyetinin bulunup bulunmadığı, üretim için gerekli lisans belgesi sahibi olup olmadığı, faal durumda olan bir üretim tesisinin olup olmadığı ve elektronik ortamda sisteme girilen hammadde listesi ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca onaylanmış listenin uyumlu olup olmadığı kontrol edilir. Koşulları sağlayan üreticilere, hammadde alımı veya ithalinde istisna uygulanabileceğine ilişkin vergi dairesi tarafından istisna belgesi (EK: 23B) verilir. Vergi dairesinden alınan istisna belgesi ve eki liste, üreticiler tarafından satıcılara ve gümrük idaresine ibraz edilerek istisna kapsamında işlem yapılması talep edilir. Bu belgeye dayanılarak gübre üretiminde kullanılacak hammaddelerin yurtiçinden alımı veya ithalinde KDV hesaplanmaz. ... Gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin KDV ödenerek alınması halinde, ödenen bu KDV'nin istisna kapsamındaki gübre teslimine ilişkin yüklenilen KDV olarak iadesinin talep edilmesi mümkündür.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, tescil belgesi müşterilerinize ait olmakla birlikte, hammadde ve yardımcı maddelerin satın alınması suretiyle Şirketinizce üretilen gübrelerin teslimi, teslime konu malın Kanunun 13/ı maddesi kapsamında olması kaydıyla KDV'den istisnadır. Bu kapsamda yapacağınız gübre üretimlerine ilişkin hammadde alımları KDV Genel Uygulama Tebliğinde öngörülen şartların (kapasite raporlarında yer alan üretim kapasitelerinin aşılmaması, faal durumda olan bir üretim tesisinin bulunması) sağlanması kaydıyla KDV'den istisna olacaktır. Diğer taraftan, hammadde ve yardımcı maddelerin müşterileriniz tarafından temin edilmesi suretiyle Şirketinizce yapılan fason üretim hizmeti KDV Kanununun 13/ı maddesi kapsamında olmadığından söz konusu fason gübre üretimi üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31552, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31552", "ozelgeNo": "85373914-130[53.01.212]-22976", "ozelgeTarih": "2019-02-28", "baslik": "Belediyeye ait arsa üzerine kendi bütçe kaynaklarıyla yaptırılan 1 dükkan, 6 adet konutun satışında KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Belediyenize ait arsa üzerine kendi bütçe kaynaklarınızla yaptırdığınız 1 dükkan, 6 adet konutun satışında KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde de iktisadi işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. İktisadi işletme tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir. Aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyecektir. Tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan belediyelerin yürüttüğü faaliyetlerin, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde devamlı surette ve bir bedel mukabilinde gerçekleştirilen ticari, sınai ve zirai faaliyetlerden oluşması halinde; bu faaliyetler dolayısıyla belediyeler bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekir. Buna göre, Belediyenize ait arsa üzerine bedeli Belediyeniz bütçesinden karşılanarak inşa edilen 1 adet iş yeri ve 6 adet konutun bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde satılması, ticari faaliyetin varlığının kabulünü gerektirdiğinden, bu faaliyet nedeniyle Belediyeniz bünyesinde oluşan iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/3-g maddesinde, belediyelere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların ve bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu, -17/4-p maddesinde ise belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Konu hakkında KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F-4.15. Hazinenin Taşınmaz Teslimi ve Kiralamaları, İrtifak Hakkı Tesisi, Kullanma İzni ve Ön İzin Verilmesi İşlemleri, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının Arsa ve Arazi Teslimleri ile Belediye ve İl Özel İdarelerinin Taşınmaz Satışları\" başlıklı bölümünde; \" ... 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine göre, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı (belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları hariç) KDV'den istisnadır. Diğer taraftan, bölge sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan belediyelerin bu amaçları kapsamında yapmış oldukları işlemler KDV'nin konusuna girmemekle birlikte, belediyelerin ticari, sınai, zirai veya mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi uyarınca KDV'ye tabidir. Belediyelerin veya il özel idarelerinin bünyesinde bir iktisadi işletme oluşması halinde KDV mükellefiyetinin, belediye veya il özel idarelerinin adına değil, bunların bünyesinde oluşan iktisadi işletme adına tesis edilmesi gerekmektedir. Belediye veya il özel idarelerine ilişkin mükellefiyet tesisinde, söz konusu iktisadi işletmelerin faaliyet konuları dikkate alınacak ve unvanında faaliyet konusuna yer verilecektir. Buna göre, belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları, 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu iktisadi işletmelerin taşınmaz satışlarında genel hükümlere göre KDV uygulanacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Belediyenize ait arsa üzerine bedeli Belediyeniz bütçesinden karşılanarak inşa edilen 1 adet işyeri ve 6 adet konutun ticari bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde satışının yapılması durumunda, belediyeye bağlı bir iktisadi işletme oluşacağından söz konusu satış işlemlerinin KDV Kanununun 17/4-p maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, söz konusu satış işlemleri genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31553, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31553", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.68.10.00-200.03.01-4181", "ozelgeTarih": "2019-02-28", "baslik": "Sat-kirala-geri al yöntemi.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin aktifinde kayıtlı gayrimenkul üzerindeki tesisinizin sat-kirala-geri al yöntemiyle leasing şirketine satışı karşılığında elde edilen kaynağın Ortaklarınızın %19.80 oranında ortağı bulunduğu bir başka Şirkete aktarılması durumunda, kaynağın aktarıldığı Şirket tarafından Şirketinize yapılan faiz ödemelerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-y maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile bu durumun Şirketinizce yararlanılan sat-kirala-geri al istisnasına bir etkisinin olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, - 17/4-y maddesinde, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında; finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geriye kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazın kiralayana satılması, satan kişiye kiralanması ve devrinin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.21.) bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4 numaralı fıkrasının 6728 sayılı Kanun ile değişik (y) bendi uyarınca, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geri kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazların kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devri işlemi KDV'den istisna edilmiştir. Buna göre, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının 6361 sayılı Kanun kapsamında, bir taşınır veya taşınmazı sahibinden satın alıp bizzat sahibine geri kiralaması işlemine, söz konusu taşınır ve taşınmazın mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile KDV istisnası uygulanır. İstisna, kiralamaya konu taşınır ve taşınmazların satın alınması, satan kişilere kiralanması ve tekrar kiralayana devri işlemlerinde uygulanacak olup, aynı sözleşme kapsamındaki işlemlerin ayrıştırılarak farklı uygulamalara tabi tutulması mümkün değildir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketinizin aktifinde kayıtlı gayrimenkul üzerindeki tesisinizin sat-kirala-geri al yöntemiyle sözleşme kapsamında leasing şirketine satışı ve bu tesisin leasing şirketi tarafından Şirketinize kiralanması 3065 sayılı Kanunun 17/4-y maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. Sat-kirala-geri al kapsamında elde edilen kaynağın başka bir şirkete kullandırılmasının istisna uygulamasına bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak bu kaynağın başka bir şirkete kullandırılması işleminin ise finansman temin hizmeti olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu hizmetin karşılığını teşkil eden faiz tutarları üzerinden 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32264, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32264", "ozelgeNo": "13649056-130[28-2018/ÖZE-01]-E.13129", "ozelgeTarih": "2019-02-28", "baslik": "Konut Yapı Kooperatifine yapılan inşaat taahhüt işlerinde uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, inşaat taahhüt işi kapsamında konut yapı kooperatiflerine yapılan; kombi, panel radyatör ve kalorifer kazanı teslimi ve montaj işleri ile taşeron firmalar tarafından müteahhit durumundaki firmanıza yapılacak inşaat taahhüt işlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 12 nci sırasında, \"Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri\" % 1 oranında KDV'ye tabi tutulmuştur. Adı geçen Kanunun geçici 15 inci maddesi ile de 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den istisna tutulmuştur. Bu çerçevede, 60 Sıra No.lu KDV Sirkülerinde kombi ve tesisatı işi ile kombi makinesi alımı-montaj işlerinin, inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiş; \"panel radyatör ve kalorifer kazanı teslimi ve montaj işlerinin\" inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığından görüş istenilmesi üzerine anılan Bakanlıkça söz konusu işlerin, inşaat taahhüt işi kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Buna göre, konut yapı kooperatiflerine taahhüde dayalı olarak yapılacak kombi, panel radyatör ve kalorifer kazanı teslimi ve montaj işlerinin, bina inşaat ruhsatının 29/7/1998 tarihinden önce alınmış olması halinde istisna kapsamında değerlendirilmesi, bu tarihten sonra alınması halinde ise % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Ancak, taşeron firmalar tarafından müteahhit durumundaki firmanıza yapılacak inşaat taahhüt işlerinde genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24939, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24939", "ozelgeNo": "46480499-130[2017/1665]-15871", "ozelgeTarih": "2019-02-13", "baslik": "Oda tarife bedeline göre düzenlenecek faturalarda gerçek tutarın gösterilip gösterilemeyeceği hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, piyasa rekabet şartları sebebiyle verilen mühendislik hizmetlerinde Makine Mühendisleri Odası tarafından belirlenen asgari ücret tarifesinin uygulanamayıp daha düşük fiyatların uygulandığı belirtilmekte olup düzenlenen faturaların iskonto uygulanarak oda tarifesinden düşük düzenlenmesinin vergi kanunları açısından uygun olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Ticari kazançta elde etme tahakkuk esasına bağlanmış bulunmaktadır. Bu esas dikkate alındığında, gelir veya gider unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönemin kazancında dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun \" Vergi kanunlarının uygulanması ve ispat \" başlıklı 3 üncü maddesinde; \"……. B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir .\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından verilen mühendislik hizmetlerinin Makine Mühendisleri Odasına ait asgari ücret tarifesinden daha düşük bedelle verilmesi halinde kurumlar vergisi uygulaması bakımından esas alınacak bedel, bu hizmetin karşılığını teşkil eden gerçek bedel olacaktır. Ancak, hasılat olarak gösterilen ve kurum kazancına dahil edilen söz konusu bedelin emsallere uygun olacağı ve kanaat verici vesikalarla tevsik edilmesi gerekeceği de tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, -25/a maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontoların KDV matrahına dahil olmadığı, -27/5 inci maddesinde, serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa hizmet bedelinin bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamayacağı, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından verilen mühendislik hizmetlerinde esas alınacak bedel, bu hizmetin karşılığını teşkil eden gerçek bedel olacaktır. Ancak söz konusu bedelin Kanunun 27/5 inci maddesi gereğince Makine Mühendisleri Odasına ait asgari ücret tarifesinde belirtilen emsal bedelden daha düşük olamayacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7528, "title": "Madde 3 Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat:", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7743, "title": "Madde 27 Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32266, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32266", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.132824", "ozelgeTarih": "2019-02-11", "baslik": "Ruhsal sıkıntıları olan insanların tedavisine yönelik verilen hizmetlerde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, spiritualist hizmeti kapsamında ruhsal sıkıntıları olan insanlara taşımaları için Kuran-ı Kerim'den ilgili ayetleri yazıp bu konuda bilgilendirme yaptığınız belirtilerek, bu hizmetlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listeler kapsamında olmadığından spiritualist hizmetinin genel oranda (% 18) KDV' ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31430, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31430", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-125671", "ozelgeTarih": "2019-02-08", "baslik": "Uluslararası taşımacılık faaliyetlerine ilişkin alınan hizmetlerin istisna kapsamında olup olmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, uluslararası taşımacılık faaliyeti kapsamında taşıma işleri organizatörlüğü işiyle iştigal ettiğinizi belirterek bu faaliyetiniz çerçevesinde Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/b maddesi kapsamında deniz ve hava limanlarında yüklerin ve konteynerlerin yüklenmesi ve indirilmesi gibi alınan hizmetlerin müşterilerinize yansıtılması işleminde, söz konusu hizmetlerin KDV Kanununun 14 üncü maddesinde yer alan uluslararası taşımacılık faaliyeti kapsamında mı yoksa aynı Kanunun 13/b maddesi kapsamında mı değerlendirileceği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, -14/1 inci maddesinde ise transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketinizce sunulan uluslararası taşımacılık hizmeti kapsamında Şirketinizce başka firmalardan alınan deniz ve hava limanlarında yüklerin ve konteynerlerin gemilere yüklenmesi ve indirilmesi gibi hizmetlerin (KDV Kanununun 13/b maddesi kapsamında istisna olan) Şirketiniz tarafından sunulan uluslararası taşımacılık organizasyonu kapsamında yapılan giderler olması ve Şirketinizce sunulan hizmetin KDV Kanununun 14 üncü maddesine göre uluslararası taşımacılık kapsamında bulunması kaydıyla, Şirketinizce düzenlenecek faturada KDV Kanununun 14 üncü maddesi kapsamında KDV hesaplanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7908, "title": "Madde 14 Transit Taşımacılık", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29015, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29015", "ozelgeNo": "51421814-130[1-2017/8]-10389", "ozelgeTarih": "2019-02-06", "baslik": "Ambalaj atıklarının toplanmasında KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, - Şirketinizin kaynağında ayrı toplama veya karışık toplanan ambalaj atıklarının tesislerde ayrıştırılarak geri dönüşüm fabrikalarına hammadde veya yarı mamul şeklinde tedarik etme işi ile iştigal ettiği, - Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği kapsamında ambalaj atıklarının (cam, metal, plastik, pet içecek kartonları, kağıt, karton vb.) … Belediye koordinatörlüğünde mücavir alan sınırları içerisinde 30 ay süreyle lisanslı yükleniciler tarafından geri dönüştürülmesi amacıyla evsel atıklarından ayrı toplanması ve değerlendirilmesi işinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45 inci maddesi gereğince açık arttırma usulü ile 305.000,00 TL + KDV bedel karşılığında üstlenildiği belirtilerek söz konusu iş kapsamında … Belediyesi'ne yapılacak ödemenin KDV'den istisna olup olmadığı ile tarafınıza yapılan ambalaj atığı teslimlerinin Kanunun (17/4-g) maddesi uyarınca KDV'den istisna olup olmadığına ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu, - 4/1 inci maddesinde; hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin ise, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, - 17/4-g maddesinde; metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV den istisna olduğu, - 18/1 inci maddesinde, vergiden istisna edilmiş işlemleri yapanların, ilgili vergi dairesine yazılı başvuruda bulunarak, belirtecekleri işlem türleri için vergiye tabi tutulmalarını talep edebilecekleri, bu talebin dilekçede belirtilen ve dilekçe tarihinden sonra ifa edilen işlemlerin tamamını kapsamasının şart olduğu, şu kadar ki, mükellefiyetin devam etmekte olan işlemlere şümulünün bulunmadığı hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - \"II/F-4.7.2. Metal, Plastik, Kâğıt, Cam Hurda ve Atıkları ile Konfeksiyon Kırpıntılarının Teslimi\" başlıklı bölümünde, \"Hurda veya atık metal, plastik, kâğıt ve cam ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimlerinde KDV uygulanmaz. İmalathane ya da fabrikalarda, imalat sırasında elde edilen metal kırpıntı, döküntü ve talaşların teslimi de bu kapsamda vergiden müstesnadır. Ancak hurda metalden elde edilen külçelerin yurt içi teslimleri ve ithali istisna kapsamında değerlendirilmez.\" - \"I/C-2.1.3.3.3. Hurda ve Atık Teslimi\" başlıklı bölümünün \"2.1.3.3.3.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" alt başlıklı bölümünde, \"Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimi 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi gereğince KDV'den müstesnadır. Ancak, bu malların teslimi ile ilgili olarak aynı Kanunun (18/1) inci maddesine göre istisnadan vazgeçilmesi mümkündür. İstisnadan vazgeçenlerin metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümü kapsamındaki alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Özelge talep formunuz ekinde yer alan … Belediye Başkanlığı ile yapmış olduğunuz sözleşme ve idari-teknik şartnamelerin tetkikinden ihale konusunun; … İlçe sınırları içerisindeki cadde ve sokaklarda oluşan geri dönüşüme uygun atıkların Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliğine ve yürürlükteki diğer ilgili mevzuat hükümleri ile şartname hükümlerine uygun olarak … Belediyesince imtiyaz hakkı devir bedeli alınması karşılığında belediye görev alanında bulunan ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, taşınması, ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırılması olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, … Belediye Başkanlığınca tarafınıza verilen ambalaj atıklarının toplanması işi Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen imtiyaz hakkının devri kapsamında olduğundan, imtiyaz hakkı devir işlemi Kanunun 1/3-f maddesine göre katma değer vergisine tabi olup genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-g maddesinde sayılan metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimlerinde KDV istisnası uygulanacak olup, istisna uygulanması için alıcının satıcılara istisna belgesi ibraz etmesine gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32267, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32267", "ozelgeNo": "16700543-130[17-515-279]-E.9679", "ozelgeTarih": "2019-02-06", "baslik": "KDV istisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı talep formunuzda; firmanızın bisküvi, çikolata ve gofret üretimi ile iştigal ettiği, bu ürünlerin üretiminde ana hammadde olarak kakao, bitkisel yağ, şeker, un, süttozu kullanıldığı, üretilen ve satıştan iade olan ürünlerden standart dışı ürünler ile kalite sorunu ve son kullanım tarihi yaklaşmış olanların, yem fabrikalarına hayvan yemi imalatında kullanılmak üzere tamamlayıcı hayvan yemi olarak satışının gerçekleştirildiği, yem fabrikasının teslim aldığı bu ürünleri hayvan yemi imalatında kullanmakta olduğu belirtilerek, bu kapsamda firmanızın, yem imalatında hammadde olarak kullanılmak üzere yem fabrikalarına yaptığı mamul teslimleri için KDV istisnası uygulanıp uygulanamayacağı hususunda bilgi talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hükme bağlanmıştır. KDV oranları, 3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile BKK eki (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine 6663 sayılı Kanun ile eklenen (ı) bendinde; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve atıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) tesliminin katma değer vergisinden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-11.3. Yem Teslimleri\" başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimi KDV'den istisnadır. Hayvanların beslenmesinde kullanılsa bile bu madde kapsamına girmeyen malların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu istisnanın uygulamasında fenni karma yem, birden fazla malın endüstriyel işlemlere tabi tutulması sonucunda hayvanların ağızdan beslenmesi için tam veya tamamlayıcı yem şeklinde kullanılabilen yemleri ifade etmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; satıştan iade standart dışı olanlar ile kalite sorunu olan ve son kullanım tarihi yaklaşmış olan malların, yem fabrikalarına hayvan yemi imalatında kullanılmak üzere teslimi, söz konusu mallar hayvan yemi olarak kullanılmak üzere endüstriyel işlemlere tabi tutulmadığından, \"her türlü fenni karma yemler ... vb. hayvan yemleri\" kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu malların teslimlerinde KDV istisnası uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21747, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21747", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-110787", "ozelgeTarih": "2019-02-05", "baslik": "İkinci el oto alım satımında KDV oranları ve vergilendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin ikinci el otomobil alım satım faaliyeti ile iştigal ettiği, söz konusu araçların defter kayıtlarınıza ticari mal olarak kaydedilip, ticari mal olarak satışının gerçekleştirildiği belirtilerek ikinci el araç alım satım işini yaparken; -Satıcının mükellef olması halinde binek otomobil alımında ödediğiniz KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, indirim konusu yapılması veya yapılamaması halinde söz konusu araçların satışında uygulanacak KDV oranı, -Noterden satış sözleşmesi ile satın aldığınız (mükellefiyet kaydı olmayan kişilerden) binek otomobillerinin noter satış sözleşmesi ile kayıtlara almanızın yeterli olup olmayacağı, noter satış sözleşmesi ile kayıtlara almanız durumunda bu araçları sattığınızda uygulanacak KDV oranı, -Kredi ile satın aldığınız binek otomobillere ait ödediğiniz kredi faiz tutarlarının gider yazılıp yazılmayacağı, -Vergi mükellefi olan veya olmayan kişiler ile faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanlardan alınan binek otomobillerinin alışlarında ödenen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; -227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait kayıtların tevsiki mecburidir.\", -229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", -231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılır.\", -232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2018 yılı için 1.000 TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2018 yılı için 1.000 TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\", -234 üncü maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin: … 3.Vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir. Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur. Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.\", -262 nci maddesinde, \"Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.\", -274 üncü maddesinde, \"Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir...\" hükümlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan, 238 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin \"B-Dönem Sonu Stoklarının Değerlemesi île İlgili Hususlar\" bölümünde, \"... Bu itibarla, emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur. Stokta kalan emtia ile ilgili olarak daha sonra ortaya çıkacak kur farklarının ise, ilgili bulundukları yıllarda gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır. İşletmelerin finansman temini maksadıyla bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermeleri zorunlu bulunmamaktadır. Buna göre mükellefler söz konusu ödemelerini doğrudan gider olarak kaydedebilecekleri gibi, diledikleri takdirde stokta bulunan emtiaya isabet eden kısmı maliyete dahil edebileceklerdir.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, -Vergi mükellefi olmayan kişilerden noter satış senedi ile satın aldığınız araçlar için gerçek satış bedeli üzerinden gider pusulası düzenlenmesi, -Kullanılmış binek otomobillerin satın alınıp işletme adına kayıt ve tescil ettirildikten sonra satışa sunulması halinde ise gerçek satış bedeli üzerinden fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, kredi ile satın aldığınız binek otomobillere ait finansman giderlerinin, bu araçların işletme aktifine girdiği tarihe kadar oluşan kısmının maliyet bedeline intikal ettirilmesi zorunlu olup, bu aşamadan sonra ise doğrudan gider olarak dikkate alınabilmesi veya maliyet bedeline dahil edilmesi ihtiyari bulunmaktadır. GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Gelir Vergisi Kanununun \"Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti\" başlıklı 38 inci maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar \"dönemsellik\" ve \"tahakkuk esası\" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Tahakkuk esasına göre belirlenen gelir ve giderlerin yalnızca cari döneme ait kısmı, aynı döneme ilişkin ticari kazancın hesabında gelir ya da gider olarak dikkate alınabilmektedir. Dönemsellik ilkesinde ise, gelir veya giderlerin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanması gerekmekte olup söz konusu ilke gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırmak durumundadırlar. Bu çerçevede, ikinci el taşıt alım satımı ile alım satıma aracılıktan elde edilen kazançlar ticari kazanç mahiyetinde olup taşıt alım satımında ticari kazancın hesaplanmasında satış bedellerinin hasılat, alış bedellerinin (bankadan alınan kredinin taşıt alımına sarfedilen kısmı için ödenen faiz ve komisyon giderleri dahil) ise maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -29/1 inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den KDV Kanunu'nda aksine hüküm bulunmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle ödenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'den indirebilecekleri, - 23/f maddesinde, (7104 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile ekli Yürürlük 1/6/2018) ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu, -30/b maddesinde ise faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, KDV oranları KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararına ekli (I) sayılı listenin 9 uncu sırasına göre, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.03 tarife pozisyonundaki binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlardan kullanılmış olanların teslimi % 1 oranında KDV'ye tabidir. Ancak, Katma Değer Vergisi Kanununun 30/b maddesine göre binek otomobillerinin alımında yüklenilen katma değer vergisini indirim hakkı bulunan mükelleflerin, bu araçları tesliminde genel oranda (%18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bu sırada yer alan \"kullanılmış\" deyimi 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre özel tüketim vergisine tabi olmayan taşıtları ifade etmektedir. Diğer taraftan 2008/13426 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 2 nci maddesinde KDV Kanununun 30/b maddesine göre binek otomobillerin alımında yüklenilen KDV'yi indirim hakkı bulunan mükelleflerin, kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek üzere iktisap ettikleri ve 31/12/2007 tarihi itibarıyla aktiflerinde veya envanterlerinde bulunan binek otomobillerinin iktisap tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra teslime konu olması halinde bu teslimde %1 oranında KDV uygulanacağı ifade edilmiştir. Ayrıca, 60 No'lu KDV Sirküleri'nin \"5.10\" bölümünde araçların tesliminde oran uygulaması konusunda ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -Vergi mükellefiyeti bulunmayanların binek otomobili teslimleri KDV'nin konusuna girmediğinden, vergiye tabi olmayan bir işlem nedeniyle indirim konusu yapılacak KDV de söz konusu olmayacaktır. -Vergi mükellefi olanlar ile faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanlardan alınan binek otomobillerinin alışlarında ödenen (%1 veya % 18) KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün olmayıp gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir. -Söz konusu binek otomobil alımlarında KDV ödenip ödenmediğine bakılmaksızın satışında %1 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Teslime konu araçların söz konusu Bakanlar Kurulu Kararına ekli (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında tanımlanan binek otomobil kapsamına girmemesi (60 No.lu KDV Sirkülerine göre binek otomobil kapsamında değerlendirilmemesi) halinde ise genel oranda (%18) KDV hesaplanacaktır. Ayrıca ikinci el motorlu kara taşıtlarında özel matrah şekli uygulamasına ilişkin açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"III/A-4.9. İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti\" başlıklı bölümünde yer verilmiştir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6943, "title": "Madde 37 Ticari Kazancın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6944, "title": "Madde 38 Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7279, "title": "Madde 8 Mükellef", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29017, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29017", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.05.10.00-130[1-2015/1]-2700", "ozelgeTarih": "2019-02-05", "baslik": "Üçüncü kişilerce köy tüzel kişiliğine hibe edilecek aracın KDV, ÖTV ve MTV istisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, hibe yoluyla köy tüzel kişiliğiniz adına tescil edilmek üzere üçüncü kişiler tarafından yapılacak olan yurt dışından otomobil veya hafif ticari araç ithalatının özel tüketim vergisi (ÖTV), katma değer vergisi (KDV) ve motorlu taşıt vergisinden (MTV) istisna tutulup tutulmayacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "1. 3065 sayılı KDV Kanunu Yönünden 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu, -17/2-b maddesinde, Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliğe haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifalarının KDV den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, üçüncü kişiler tarafından ithal edilen taşıtların köyünüz tüzel kişiliğine hibe edilmesi 3065 sayılı Kanunun 17/2-b maddesi kapsamında KDV den istisna olacaktır. Ancak, söz konusu araçların üçüncü kişiler tarafından ithali genel hükümlere göre KDV'ye tabi tutulacaktır. 2. 4760 sayılı ÖTV Kanunu Yönünden 4760 sayılı ÖTV Kanununun; -(1/1-b) maddesinde, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların ilk iktisabının bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tâbi olduğu, -(2/1) maddesinde, bu Kanunun uygulanmasında \"ithalat\"ın, verginin konusuna giren malların Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girişini; \"ilk iktisap\"ın, (II) sayılı listedeki mallardan Türkiye'de kayıt ve tescil edilmemiş olanların kullanılmak üzere ithalini, müzayede yoluyla veya kayıt ve tescil edilmiş olsa dahi Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre iade edilenler de dahil motorlu araç ticareti yapanlardan iktisabını, motorlu araç ticareti yapanlar tarafından kullanılmaya başlanmasını, aktife alınmasını veya adlarına kayıt ve tescil ettirilmesini ifade ettiği, -3 üncü maddesinde, vergiyi doğuran olayın, mal teslimi veya ilk iktisap hallerinde malın teslimi veya ilk iktisabı; ithalatta, 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre gümrük yükümlülüğünün doğması, ithalat vergilerine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili olduğu, -(4/1-b) maddesinde, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanlar için özel tüketim vergisinin mükellefinin, motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu hükümlerin uygulama usul ve esasları ise Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde belirlenmiştir. Öte yandan, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallara ilişkin istisnalar, Kanunun 5, 6, 7 ve geçici 7 nci maddelerinde düzenlenmiş olup, söz konusu maddelerde, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi olan taşıtların bedelsiz olarak köy tüzel kişiliğine teslimleri veya bu malların köy tüzel kişiliğince bedelsiz olarak ithaline yönelik herhangi bir özel istisna hükmü bulunmamaktadır. Buna göre, köy tüzel kişiliğine yurt dışından hibe edilen taşıtların ithali, ilk iktisap kapsamında ÖTV'ye tabidir. 3. MTV Kanunu Yönünden: 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde; Motorlu Taşıtlar Vergisinin mükellefinin; trafik sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerin olduğu, 4 üncü maddesinde genel ve özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri ve Türkiye Kızılay Derneği adına kayıt ve tescil edilen taşıtların (bu idarelere bağlı olup, ayrı tüzel kişiliği olan işletmeler ile özel kanunlarında malları Devlet malı sayılmış olan kuruluşların taşıtları hariç) motorlu taşıtlar vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre; özelge talep formunuzda ithal edileceğini belirttiğiniz söz konusu taşıt, köy tüzel kişiliğiniz adına kayıt ve tescil edildiği tarihten itibaren motorlu taşıtlar vergisinden istisna olacaktır. Bilgilerinize rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30308, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30308", "ozelgeNo": "82185597-200.03.01[130]-2704", "ozelgeTarih": "2019-02-05", "baslik": "DSYB KDV Tevkifat Uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Birliğinizce konser, fuar, kutlama, toplantı, parti, kokteyl, davet, kongre, seminer, panel, tanıtım ve benzeri hizmet alımlarına ilişkin olarak lokanta, restoran ve otel içi restoran gibi hizmetin verildiği mahallere gidilmesi suretiyle alınan yemek hizmetinde tevkifat yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.1. Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar\" başlıklı bölümünde; \"Kısmi tevkifat uygulanacak işlemler, söz konusu bölümlerde belirtilenlerle sınırlı olup, bunlar dışındaki işlemlerde işleme muhatap olanlar tarafından kısmi tevkifat yapılmayacaktır. Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir. a)KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) b)Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, - Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, - Döner sermayeli kuruluşlar, - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, - Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, - Bankalar, - Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri, - Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri), - Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, - Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar, - Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar, - Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler, - Payları Borsa İstanbul (BİST) A.Ş.'nde işlem gören şirketler, - Kalkınma ve yatırım ajansları, …\" açıklamalarına yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.4. Yemek Servis ve Organizasyon Hizmetleri\" başlıklı bölümünde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen her türlü yemek servis ve organizasyon hizmetlerinde, alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı, \"I/C-2.1.3.2.4.2 Kapsam\" başlıklı bölümünde ise yemek servis hizmetinin, bu hizmetin verildiği mahallere (lokanta, restoran ve benzeri yerlere) gidilmesi suretiyle alınması ve hizmete ait faturanın Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan idare, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat kapsamında işlem tesis edileceği belirtilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan belirlenmiş alıcılar arasında yer almayan Birliğinizce konser, fuar, kutlama, toplantı, parti, kokteyl, davet, kongre, seminer, panel, tanıtım ve benzeri hizmet alımlarına ilişkin olarak lokanta, restoran ve otel içi restoran gibi hizmetin verildiği mahallere gidilmesi suretiyle alınan yemek hizmetlerinde KDV tevkifatı uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30310, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30310", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130[Özelge]-110794", "ozelgeTarih": "2019-02-05", "baslik": "Şirket ortakları tarafından verilen oyunculuk hizmetinin KDV tevkifatına tabi olup olmadığı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin ücretli statüsünde çalışanı olmadığı gibi bordrolu veya bordrosuz eleman temininde de bulunmadığı ve şirket ortaklarının televizyon dizi ve filmlerinde oyunculuk yaptığı belirtilerek, bizzat şirket ortakları tarafından verilen oyunculuk hizmetinin işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifata tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun - 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, - 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımızın yetkili olduğu, hükümlerine yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.5) bölümünde; \"Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: - Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. - Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir. İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır.\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, … Yapım Hizmetleri A.Ş. ortaklarının firmaya hizmet akdiyle bağlı olmaması halinde, … Yapım Hizmetleri A.Ş. tarafından ortakları aracılığıyla verilen oyunculuk hizmetinde, KDV tevkifatı uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31554, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31554", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-110840", "ozelgeTarih": "2019-02-05", "baslik": "9021.90.90.00.13 (GTİP) numarasında kayıtlı suni uzuvları tamamlayıcı aksam ve parçaların yurtiçi teslimi ile ithalatının KDV'den istisna olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 9021.90.90.00.13 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen \"suni uzuvları tamamlayıcı aksam ve parçaların\" yurt içi teslimi ile ithalatının katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'ye tabi olduğu, -17/4-s maddesinde, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-1.1.) bölümünde; \"Münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin; görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortezprotez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen \"araç-gereç\" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Engelliler dışında engelli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin teslimi, bu istisna kapsamında değildir. İstisna, münhasıran engellilere yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilen araç ve gereçlerin aksam ve parçaları 3065 sayılı Kanunun 17/4-s maddesindeki istisna kapsamına girmediğinden, bu aksam ve parçaların yurt içi teslimi ve ithali genel hükümlere göre KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31555, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31555", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.99.16.02-130[35]-2658", "ozelgeTarih": "2019-02-05", "baslik": "BSMV mükellefine yurt dışında mukim firma tarafından \"credit note\" belgesi düzenlenmesi hakkında", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Bankanızın yurt dışında mukim … firmasından aldığı mesaj hizmeti karşılığında ödediği fatura tutarları üzerinden sorumlu sıfatı ile KDV tevkifatının yapıldığı… firmasının yıllık verilen bu hizmetlerin toplamı üzerinden yılda bir kere \"credit note\" belgesi ile bankanıza iskonto uyguladığı belirtilerek, Bankanızın KDV mükellefi olmaması sebebiyle \"credit note\" belgesi ile yapılan iskonto işlemine ait sorumlu sıfatıyla ödenmiş olunan KDV'nin ne şekilde iade alınacağı/mahsup edileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 8/2 nci maddesinde, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisini gösterenlerin, bu vergiyi ödemekle mükellef olduğu, bu hususun kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerli olduğu, bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen verginin Hazine ve Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edileceği, söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesinin şart olduğu, - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (I/C-2.1.2.1.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir. KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.\" - (I/C-2.1.4.1) bölümünde; \"Tevkifat uygulaması kapsamında bulunan hizmetlerde düzeltme, ifa edilen hizmetin iadesi söz konusu olmayacağından, faturanın hizmetin ifasından önce düzenlendiği durumlarda hizmetten tamamen vazgeçilmesi ya da hizmetin sözleşme şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle işlemin matrahında bir değişiklik meydana gelmesi halinde yapılabilecektir.\" - (I/C-2.1.4.3) bölümünde; \"Fazla veya yersiz tevkif edilerek ödenen vergi bulunması halinde, gerek alıcı gerekse satıcının beyanlarının düzeltilmesi suretiyle işlemin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesi gerekir. … Yapılacak iadelerde teminat, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ve Vergi İnceleme Raporu aranmaz.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; … firmasından alınan mesaj hizmet bedellerinin toplamı üzerinden yılda bir kere düzenlenen \"credit note\" belgesi ile yapılan iskonto işlemlerine isabet eden ve sorumlu sıfatıyla ödenmiş olan KDV'nin, 3065 sayılı KDV Kanununun 8/2 nci maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin yazımızda bahsi geçen ilgili bölümleri uyarınca tarafınıza iadesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32268, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32268", "ozelgeNo": "20811645-130[18-415-9]-E.9046", "ozelgeTarih": "2019-02-05", "baslik": "Özel matraha tabi ikinci el araç satışında KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal ettiğiniz belirtilerek, katma değer vergisi (KDV) mükellefi olmayanlardan alınan araçlar ile mükellef olanlardan istisna kapsamında alınan araçların vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın tesliminde faturanın nasıl düzenleneceği hususu ile bunların KDV oranı hakkında bilgi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 23/f maddesinde; ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV oranları anılan Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında; Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 87.03 tarife pozisyonundaki binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlardan (87.02 pozisyonuna girenler hariç) kullanılmış olanların tesliminin % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Ayrıca, 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Kararın 4 üncü maddesinde, 31/10/2018 tarihinden 31/12/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) uygulanmak üzere; 25/12/2017 tarihli ve 2017/11170 sayılı BKK ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş TGTC'nin; 8701.20, 87.02, 87.04, 87.05 gümrük tarife istatistik pozisyon (GTİP) numaralarında yer alan malların KDV oranı % 1 olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, ikinci el motorlu kara taşıtı teslimlerinde özel matrah uygulamasına ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-4.9) bölümünde gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Bu durumda, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiniz kapsamında KDV mükellefi olmayanlardan veya KDV mükellefi olmakla birlikte istisna kapsamında satış yapanlardan satın alınıp işletme adına kayıt ve tescil ettirilen, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında tanımlanan binek otomobil olmayan taşıtın satışı sırasındaki faturanın aşağıdaki bilgileri ihtiva edecek şekilde düzenlenmesi mümkündür. Satış bedeli (KDV Hariç) (1) 40.000 TL Alış Bedeli (2) 35.000 TL KDV Matrahı (3) = (1)-(2) 5.000 TL KDV Tutarı (Ticari araç) (4) = (3) x % 18 900 TL Toplam (5) = (1)+(4) 40.900 TL Söz konusu satışta özel matrah şekli uygulanan 5.000 TL'nin, 1 no.lu KDV beyannamesinin \"Matrah\" kulakçığının \"Tevkifat Uygulanmayan İşlemler\" tablosunda gösterilmesi, alış bedelinin (35.000 TL) ise aynı beyannamenin \"Sonuç Hesapları\" kulakçığındaki \"Özel Matrah Şekline Tabi İşlemlerde Matraha Dahil Olmayan Bedel\" satırında gösterilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 8701.20, 87.02, 87.04, 87.05 GTİP numaralarında yer alan taşıtların KDV mükellefi olmayanlardan veya mükellef olanlardan istisna kapsamında alınmış olması halinde bunların satışında uygulanacak KDV oranının belirlenmesinde 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının da dikkate alınacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29018, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29018", "ozelgeNo": "97726449-130[4760056657]-13286", "ozelgeTarih": "2019-02-04", "baslik": "Nakliyecilik faaliyetinde kullanılan araçların faalyeti terk durumunda devrinin KDV ve Gelir Vergisi açısından durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, işletmenize ait olan 2 adet kamyonu oğlunuza devretmeniz halinde araçlar için katma değer vergisi (KDV) ve Gelir Vergisi muafiyetinizin söz konusu olup olamayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde; \"Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun \"Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler\" başlıklı 41 inci maddesinde; \" Aşağıda yazılı ödemelerin gider olarak indirilmesi kabul olunmaz. 1-Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunur.)\" ifadesi yer almaktadır. Buna göre, işletmenizin aktifine kayıtlı bir değerin oğlunuza devredilmesi halinde, emsallere aykırı bir bedelle devir işleminin yapılması durumunda transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı söz konusu olacaktır. Gerçek usule tabi ferdi işletmenize ait olan 2 adet kamyonun oğlunuza devretmeniz halinde oğlunuz adına fatura düzenlenmek suretiyle araç çıkışlarının yapılarak hesap döneminin kapatılması ve elde edilen kazancın da emsal değer üzerinden ticari kazanç olarak yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, 27/1 inci maddesinde, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu, 27/2 nci maddesinde, bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de matrah olarak emsal bedelin veya emsal ücretin esas alınacağı hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre; işletmenize ait kamyonları oğlunuza devretmeniz halinde 3065 sayılı Kanunun 1/1 inci maddesine göre devir bedeli üzerinden, devir bedelinin emsal bedeline göre açık bir şekilde düşük olduğu hallerde ise emsal bedel üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29019, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29019", "ozelgeNo": "43735382-130[KDV: 13-2]-3908", "ozelgeTarih": "2019-02-04", "baslik": "Köy Tüzel Kişiliğince Yapılacak Taşınmaz Satışlarında KDV.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, köy tüzel kişiliğine ait taşınmazın müzayede suretiyle satışının KDV'den istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/3-d maddesinde, müzayede mahallinde yapılan satışların KDV'ye tabi olduğu, 17/4-p maddesinde, Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV'den istisna olduğu, 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve tesliminin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.15.) bölümünde; \" Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile TOKİ Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri KDV'den müstesnadır. Hazine ibaresi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerini kapsamakta olup, örneğin söz konusu cetvelde sayılmayan Üniversiteler \"Hazine\" kavramı içerisinde yer almamaktadır. Dolayısıyla bunlar tarafından yapılacak taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri verginin konusuna girmesi halinde bu istisna kapsamında değerlendirilmez. \" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, köy tüzel kişiliğine kayıtlı tarla vasfındaki taşınmazın müzayede suretiyle satışı 3065 sayılı Kanunun 1/3-d maddesine göre KDV ye tabidir. Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun 17/4-r maddesinde bahsi geçen \"kurum\" ibaresi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde sayılan kurumlar vergisi mükelleflerini ifade ettiğinden ve köy tüzel kişiliği 3065 sayılı Kanunun 17/4-p maddesinde ifade edilen Hazine kavramı içinde yer almadığından, köy tüzel kişiliği tarafından müzayede suretiyle taşınmaz satışının KDV'den istisna tutulması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir . ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30312, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30312", "ozelgeNo": "36062021-130[09-2018/ÖZE-12]-E.7936", "ozelgeTarih": "2019-02-04", "baslik": "Danışmanlık Hizmetinde KDV Tevkifatı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 2872 sayılı Çevre Kanunu ile 21.11.2013 tarih ve 28828 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre Görevlisi, Çevre Yönetim Birimi ve Çevre Danışmanlık Firmaları Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, İl Müdürlüğünüze bağlı … Yurt Müdürlükleri için ekte sözleşme ve teknik şartnamesi gönderilen atıksu arıtma tesisi danışmanlık, çevre danışmanlık hizmeti, atıksu numune alma ve analiz işi ile ilgili olarak hizmet alımı yapılacağı, söz konusu hizmet alımı işine ait yüklenici firma tarafından düzenlenen faturalarda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacaksa hangi oranda tevkifat uygulanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükmü yer almaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.1.\" bölümünde, kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, \"I/C-2.1.3.2.\" bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Aynı Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı bölümünün; \"2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı\" alt başlıklı bölümünde; \"Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır\" \"2.1.3.2.2.2. Kapsam\" alt başlıklı bölümünde ise; \"Bu bölüm kapsamına; -Piyasa etüt-araştırma, -Ekspertiz, -Plan-proje, -Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir. açıklamalarına yer verilmiştir. Ayrıca, konu ile ilgili olarak 63 No.lu KDV Sirküleri ile değişik 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"2.2.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı bölümünde de gerekli açıklamalar yapılmıştır. Buna göre, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) bölümü kapsamında yer alan Kurumunuza karşı ifa edilen atık su arıtma tesisi, çevre ve danışmanlık hizmeti, atıksu numune alma ve analiz işi hizmetleri, Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.2. Etüt, Plan- Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" bölümünde tanımlanan hizmetler kapsamında bulunduğundan, söz konusu hizmetlerin (9/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30313, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30313", "ozelgeNo": "93996897-130-E.13770", "ozelgeTarih": "2019-02-04", "baslik": "Yemek servis hizmetinde KDV uygulaması hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; içkili restoran faaliyetiyle iştigal ettiğinizi, yemek servisinin yanında alkollü içecek satışının da bulunduğu bir durumda, hizmet verdiğiniz banka şubesi adına düzenleyeceğiniz faturada alkollü içecek satışına ilişkin bedele KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9/1 inci maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde; kısmi tevkifat uygulaması kapsamında tevkifat uygulamakla sorumlu tutulan belirlenmiş alıcı konumundaki kurum ve kuruluşlar sayılmış olup, bankaların da bu kapsamda sayılan kuruluşlar arasında olduğu belirtilmiştir. Aynı Tebliğin, (I/C-2.1.3.2.4.) bölümünde; Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen her türlü yemek servis ve organizasyon hizmetlerinde, alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı, aynı zamanda bu ayrımda sayılan idare, kurum ve kuruluşların konser, fuar, kutlama, parti, kokteyl, davet, kongre, seminer, panel, tanıtım ve benzeri hizmet alımlarının da bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulacağı ifade edilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, firmanız tarafından bankaya verilen yemek servis hizmeti ile birlikte yapılan alkollü içecek satışının, yemek servisi hizmetinin bir unsuru olarak yemek servis hizmeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, alkollü içeceğe isabet eden bedel ayrıştırılmaksızın toplam hizmet bedeli üzerinden KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31556, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31556", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.07.16.02-130-18888", "ozelgeTarih": "2019-02-04", "baslik": "Katma Değer Vergisi Kanunu Uygulamaları", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Çevre Lisansı ile yetkilendirilen bir kuruluş olduğu, atık yağ üreten tesislerden atık madeni yağları alarak tesisinizde rafinasyon ve rejinasyon işlemlerine tabi tutmak suretiyle ürettiğiniz ürünleri tekrar piyasa sürdüğünüz, bu şekilde ülke ekonomisine katkı sağlandığınız, ancak atık yağ tesliminde bulunan mükelleflerin bazılarının söz konusu atık yağların tesliminin hurda kapsamında değerlendirilerek katma değer vergisinden (KDV) istisna olması gerektiğini beyan ettikleri belirtilerek, söz konusu atık yağ teslimlerinde uygulanması gereken KDV oranı konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının tesliminin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. KDV oranları ise, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C- 2.1.3.3.3.2)bölümünde, \"Hurda kavramı; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir. Hurda kavramında işaret edilen genel anlam çerçevesinde; - Demir, bakır, alüminyum, pirinç, kurşun, teneke, çelik, çinko, pik, sarı, bronz, nikel, kızıl, lehim, mangan-tutya, antimon ve benzeri her türlü metaller, - Bu metallerin alaşım, bileşim ve cürufları, - İmalathane ya da fabrikalarda imalat sırasında ortaya çıkan metal kırpıntı, döküntü ve talaşlar ile standart dışı çıkan metal ürünler, - İzabe tesislerinden çıkan standart dışı metal hammaddeler, yarı mamuller, hadde bozukları ve benzerleri \"hurda metal\" kabul edilir.\" açıklamaları yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; Şirketinizce alımı yapılan atık madeni yağ teslimlerinin hurda kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu atık madeni yağ teslimlerinin genel hükümler çerçevesinde (%18 oranında) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31557, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31557", "ozelgeNo": "41931384-130[17-2017-29]-5846", "ozelgeTarih": "2019-02-04", "baslik": "Depo olarak kullanılan şirkete ait arsanın şirket ortağına satışında KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin asıl faaliyet konusunun inşaat malzemeleri alım satımı olduğu, 8/9/2015 tarihinde Şirket adına bir arsa satın alındığı, bu arsanın 6/2/2017 tarihinde depo olarak kullanılmaya başlandığı belirtilerek, söz konusu arsanın Şirket ortağına devrinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununa göre KDV'den istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, - 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV'den istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisse teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.16.1.) bölümünde, satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için bu kıymetlerin kurumların aktiflerinde, asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerektiği, ancak istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmayacağı açıklanmıştır. Tebliğin aynı bölümünde konuya ilişkin verilen örneklerden birine aşağıda yer verilmiştir. \"Örnek 1: Gayrimenkul kiralaması faaliyeti ile iştigal eden (M) Ltd. Şti. aktifinde iki tam yıl süre ile bulunan taşınmazı satışa çıkarmıştır. Söz konusu satış işlemi şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olması kaydıyla 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi kapsamında KDV'den istisnadır. Ancak taşınmazın şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olmayıp şirketin faaliyet konusu olan kiralamalarda kullanılan taşınmazlardan olması halinde, taşınmazın satışı genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir.\" 8/2/2012 tarih ve 8001 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunan Şirket ana sözleşmesinin 3 üncü maddesinde şirketin amaç ve konularının, \"Resmi ve özel kuruluşların veya şahısların arsaları üzerinde yapılacak her türlü inşaatlarda taahhütlerde bulunmak, daire karşılığı kendi gayrimenkulleri üzerinde yapacağı inşaatlarla ilgili etüd, proje, mühendislik, müşavirlik ve fizibilite çalışmaları yapabilir, bu gayrimenkuller üzerinde kat irtifakı, kat mülkiyeti tesis edebilir, alır, satar, devir ferağ verebilir, fabrikalar, karayolları, demiryolları, denizyolları, istasyonlar, hava meydanları, limitler, garaj ve otoparkları, çarşı, mağaza, büro, depo, pasaj ve iş yerleri inşaatlarını yapmak ...\" olduğu belirtilmiştir. Buna göre, Şirket adına 8/9/2015 tarihinde satın alınan ancak, 6/2/2017 tarihinde depo olarak kullanılmaya başlandığı belirtilen arsanın, ticareti yapılmak maksadıyla aktifte bulundurulan taşınmaz kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolaysıyla, söz konusu arsanın Şirket ortağına devri işleminde, KDV Kanununun 17/4-r maddesi kapsamında istisna uygulanması mümkün olmayıp, KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31558, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31558", "ozelgeNo": "21152195-130[2017/350]-49900", "ozelgeTarih": "2019-02-04", "baslik": "KDV İstisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-ı maddesi kapsamında olan bir taşıma işinin, organizatör (forwarder) olarak taşıma işinin tüm sorumluluğunu üstlenmek suretiyle alt taşıyıcı vasıtası ile gerçekleştirilmesi halinde, alt taşımacı tarafından organizatöre yapılan hizmet ile organizatör tarafından sunulan hizmetin KDV'den istisna tutulup tutulmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (17/4-ı) maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinin KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F-4.9. Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri\" başlıklı bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri KDV'den müstesnadır. Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV'ye tabidir. Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV'den istisnadır. Serbest bölgede üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden KDV'ye tabi olacaktır. … Örnek 2: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) A.Ş., serbest bölgede üreteceği mallara ilişkin yurtiçinden satın aldığı hammaddeleri (B) Nakliyat Ltd. Şti. ne taşıttırmıştır. (A) A.Ş. bu hammaddeleri kullanarak ürettiği malların bir kısmını ihraç etmiş, ihraç edilen malların limana kadar taşınması işini de yine (B) Nakliyat Ltd. Şti. ne yaptırmıştır. Ürettiği malların kalan kısmını da yurtiçine satmış ve söz konusu malları (D) Nakliyat A.Ş. ne taşıttırmıştır. Bu durumda, (B) Nakliyat Ltd. Şti. tarafından yapılan taşıma işleri KDV'den istisna olacak, (D) Nakliyat A.Ş. tarafından yapılan taşıma işi ise ihraç amaçlı yük taşıma işi olmadığından KDV'ye tabi olacaktır. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, KDV Kanununun (17/4-ı) maddesi kapsamında olması şartıyla Şirketinizin organizatör (forwarder) olarak yüklendiği taşıma işleri ile alt yükleniciler tarafından Şirketinize yapılan taşıma işleri KDV'den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25471, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25471", "ozelgeNo": "46480499-130[2017/1695]-12818", "ozelgeTarih": "2019-02-01", "baslik": "Dava konusu edilen faturaların indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; … Şti.nden yedi adet otobüs aldığınız, söz konusu otobüs bedellerinin anlaşma tutarından yüksek olması nedeniyle faturalara itiraz ederek kayıtlara almadığınız ve olayın dava konusu edildiği, araç bedelleri için … karşı firmaya ödeme yaptığınız belirtilerek yedi adet otobüs alımına ilişkin faturaların ne şekilde kayıtlara alınacağı hakkında görüş istenilmektedir.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - (3) üncü maddesinin (B) fıkrasında, \"İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.\", -174 üncü maddesinde, \"Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır. Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.\", - 219 uncu maddesinde; \"Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki: 1.Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir. 2.Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez. 3.Günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç defterine muameleler günü gününe kaydedilir.\", -227 nci maddesinin birinci fıkrasında, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", -229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", -232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2.Serbest meslek erbabına; 3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5.Vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (1.1.2018 tarihinden itibaren) 1.000 TL'yi geçmesi veya bedeli (1.1.2018 tarihinden itibaren) 1.000 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde ise, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, söz konusu otobüs alımlarınıza ait faturalar muhteviyatı işlemlerinizin, Kanunun 219 uncu maddesinde öngörülen süre dahilinde yasal defterlere kaydedilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; 10/b maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, -29/1 maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, -29/3 maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hükümleri yer almaktadır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"III/C-5.6.İndirimin Zamanı\" başlıklı bölümünde, \"Diğer taraftan, düzenlenen faturanın alıcı tarafından dava konusu yapılması nedeniyle ilgili takvim yılında indirim konusu yapılamayan KDV, davanın sonuçlandığı yıl içinde alıcı tarafından kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirim konusu yapılabilir.\" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, 2016 yılına ilişkin olarak dava konusu yapılması nedeniyle ilgili takvim yılında yasal defterlere kaydedilmeyen faturalarda yer alan KDV'nin, davanın sonuçlandığı yıl içinde söz konusu faturaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirim konusu yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7119, "title": "Madde 219 Kayıt Zamanı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7716, "title": "Madde 6 Safî kurum kazancı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7765, "title": "Madde 11 Kabul edilmeyen indirimler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 25715, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/25715", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/01-2018/08]-E.39495", "ozelgeTarih": "2019-01-29", "baslik": "Lisanslı depoculuk hizmetinde kira destekleme ödemelerinin vergi kanunları karşısındaki durumu hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; - 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında faaliyet gösteren Şirketinizce, ürünlerini lisanslı depolara bırakan müşterilere/mudilere ürünün mülkiyetini temsil eden Elekronik Ürün Senedi (ELÜS) düzenlendiği, - 2014/6849 ve 2017/11093 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları kapsamında ilgili Bakanlık tarafından lisanslı depolarda muhafaza edilen ürünler için kira desteği ödemesi yapıldığı, - Lisanslı depoya ürün teslim eden ve adına ELÜS düzenlenen malın mülkiyetinin mudilerde olduğu, depolama hizmetinin de kira sözleşmesi yapılan mudilere verildiği, ürünün sahibi olmayan ilgili Bakanlığa herhangi bir depolama hizmeti verilmediği belirtilerek, ilgili mevzuata göre yapılan kira desteği ödemesi için ilgili Bakanlığa fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği ile kira destek bedeli üzerinden KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "1) Vergi Usul Kanunu Yönünden: Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde, fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesika olarak tanımlanmıştır. Kanunun 231 inci maddesinin 5 numaralı bendinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı; 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları iş için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları hükümleri yer almaktadır. Bu itibarla, lisanslı depolarınızda muhafaza edilen ürünler nedeniyle Şirketinize yapılacak kira destekleme ödemeleri için, Şirketiniz tarafından depolama hizmetinin verildiği müşteriler/mudiler adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir. 2) Gelir Vergisi Kanunu Yönünden: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 inci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında; \"Çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar, bu kanunun 94 üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilir. 54 üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançları gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak vergilendirilir. Kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler bu kazançları için beyanname vermezler…\" hükmü yer almaktadır. Anılan Kanunun 56 ncı maddesinde ise; \"Zirai işletme hesabı esasına göre hasılat aşağıda yazılı unsurlardan terekküp eder: 1. Evvelki yıllardan devredilenler de dâhil olmak üzere istihsal olunan, satın alınan veya sair suretlerle elde edilen her türlü zirai mahsullerin satış bedelleri (Primler, risturnlar ve benzerleri dâhil) ; …\" hükmüne yer verilmiştir. Bu bağlamda; ilgili Bakanlık tarafından \"kira destekleme ödemeleri\" adı altında yapılan ödemelerde, depolama hizmetinin verildiği müşteri/mudilerin, ticari kazanç mükellefleri veya zirai kazançları gerçek usulde vergilendirilmekte olan mükellefler olmaları halinde, bu ödemelerin mükellefler nezdinde hasılat sayılmak suretiyle verecekleri yıllık gelir vergisi beyannamelerine dâhil edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, depolama hizmetinin verildiği müşteri/mudilerin zirai kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen mükellefler olmaları halinde ise söz konusu ödemelerin beyana konu edilmeyeceği tabiidir. 3) Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu Yönünden: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde hizmetin; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -20 nci maddesinde ise, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, Şirketiniz tarafından müşteri/mudilere verilen depolama hizmetine ilişkin bedelin bir kısmının ilgili Bakanlık tarafından kira desteği ödemesi olarak doğrudan hesaplarınıza aktarılması suretiyle karşılanması halinde, bu destek ödemeleri için Şirketiniz tarafından depolama hizmetinin verildiği müşteri/mudiler adına fatura düzenlenmesi ve genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7129, "title": "Madde 229 Faturanın Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7131, "title": "Madde 231 Fatura Nizamı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7132, "title": "Madde 232 Fatura Kullanma Mecburiyeti", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30855, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30855", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[KDV2/H/GEÇ20/2016/06]-35748", "ozelgeTarih": "2019-01-25", "baslik": "Oyun Yazılım Hizmetlerinin KV ve KDV Karşısındaki Durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formu İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizin … Teknokentte oyun yazılımı alanında faaliyet gösterdiği, ürettiğiniz oyun yazılımlarının gerek yurt içi gerekse yurt dışındaki kullanıcılar tarafından … vs. gibi yurt dışı firmalar aracılığı ile indirilerek kullanıldığı, bu aracı firmaların söz konusu oyun programlarının kaç kullanıcı tarafından indirilip kullanıldığını firmanıza raporladığını bu raporlara istinaden fatura düzenlediğinizi, oyun programlarının indirilmesi esnasında yayınlanan reklamlardan gelir elde edildiği belirtilerek, elde edilen gelirlerin 4691 sayılı Kanun kapsamında Kurumlar vergisinden muaf olup olmadığı, yurt içi ve yurt dışındaki kullanıcılara verilen hizmet ve elde edilen reklam gelirlerinin KDV den istisna olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "A)KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun \"Tanımlar\" başlıklı 3 üncü maddesinde; \"Bu Kanunun uygulanmasında; ... c) Araştırma ve Geliştirme (AR-GE): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yazılım dahil yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, ... l) Yazılım: Bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin, belli bir sistematik içinde, tasarlama, geliştirme şeklindeki ürün ve hizmetlerin tümü ile bu ürün ya da mal ve hizmetlerin lisanslama, kiralama ve tüm hakları ile devretme gibi teslim şekillerinin tümünü, ... ifade eder.\" hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinde; \"Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.\" hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde hükmünden yararlanılabilmesi için; - Bu Kanunda tanımlanan teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösterilmesi, - Kazancın, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlardan olması, - Bölge içi ve dışı faaliyetlerden elde edilen kazanç ayırımının yapılması gerekmektedir. Konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.12.2.2. Yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi istisnasının kapsamı\" başlıklı bölümünde, \"Yapılan düzenlemeyle teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar, faaliyete başlanılan tarihten bağımsız olmak üzere, 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge dışında gerçekleştirdikleri faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar, yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisnadan yararlanamaz. Öte yandan, teknoloji geliştirme bölgelerinde yazılım ve Ar-Ge faaliyetinde bulunan şirketlerin, bu faaliyetler sonucu buldukları ürünleri kendilerinin seri üretime tabi tutarak pazarlamaları halinde, bu ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir. Üretim ve pazarlama organizasyonu nedeniyle doğan kazancın diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak, lisans, patent gibi gayrimaddi haklara bağlanmamış olmakla birlikte uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançların istisna kapsamında değerlendirileceği tabiidir. Örneğin; teknoloji geliştirme bölgesinde yazılım faaliyetinde bulunan şirketin, ürettiği yazılımların lisans satışından veya kiralanmasından elde edeceği kazançlar istisnadan yararlanacak, ancak söz konusu yazılımın disk, CD veya elektronik ortamda pazarlanmasından elde edilen kazançların (lisansa isabet eden kısmı hariç) istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır. Aynı şekilde, bir ilaç şirketince bölgede gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyeti sonucu ortaya çıkan kanser ilacına ait gayrimaddi hakkın kiralanması veya devrinden elde edilecek kazançlar istisnadan yararlanacak, ilacın bizzat üretilerek satılması halinde bu faaliyetten elde edilen kazancın gayrimaddi hakka isabet eden kısmı hariç istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; - Şirketinizin geliştirdiği oyun yazılımlarının yurt içi ve yurt dışındaki kullanıcılar tarafından … ve benzeri yurt dışı firmalar aracılığıyla indirilerek kullanılması karşılığında elde edilen kazançlarınızın (oyun esnasında yayınlanan reklamlar dolayısıyla elde edilen hasılattan pay almak suretiyle elde edilenler dahil) 31.12.2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkündür. - Yukarıda açıklanan şekilde yapılan faaliyetler, teknoloji geliştirme bölgesinde yürüttüğünüz Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerine bağlı olarak ortaya çıkan bir ürünün seri üretime tabi tutularak pazarlanması olarak değerlendirilecek ve bu ürünlerden elde ettiğiniz kazançların sadece lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı için, transfer fiyatlandırması esaslarına göre gerekli ayrıştırma yapılmak suretiyle istisna hükümlerinden yararlanılabilecektir. B)KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği, - 6/b maddesinde işlemlerin Türkiye'de yapılmasının hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, - 11/1-a maddesinde; ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV den istisna olduğu, - 12/2 maddesinde bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği, - Geçici 20 nci maddesinde, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesna olduğu,[7104 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile \"internet,\" ibaresinden sonra gelmek üzere \"oyun,\" ibaresi ve paragrafa \"Bu kapsamda istisna edilen işlemler bakımından bu Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanmaz.\" cümlesi eklenmiştir. (Yürürlük 1/1/2019)] hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (II-G/2.) bölümünde, \" ... Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde veya İhtisas Teknoloji Geliştirme bölgelerinde bulunan mükelleflerin 31/12/2023 tarihine kadar bu bölgede ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim ve hizmetleri KDV'den istisnadır. Söz konusu bölgede üretilen yazılımın farklı kişilere satılması ya da satışın CD veya elektronik ortamda yapılması istisna uygulanmasına engel olmadığı, ... Güncelleme dışında bir yazılımla ilgili olarak verilen bakım, destek (otomasyon) hizmetleri, teknoloji geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi, oyun programları, network uygulamaları gibi yazılımlar, işlevlerini yerine getirmek için yazılım kullanan ürün, aygıt, eşya vb. donanımlar ile bu donanımlara ilişkin hizmetler, web sitesi aracılığıyla verilen reklam hizmetleri ve ar-ge çalışmaları kapsamında yer alan teslim ve hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmeyeceği,'' (II-A/2.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) maddesine göre; - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır. Yurt dışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir.'' açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre Türkiye'de hazırlamış olduğunuz bilgisayar oyun programlarına ilişkin verilen hizmetin ve indirilmesi esnasında verilen reklam hizmetinin yurt dışındaki bir müşteri (kullanıcılar) için yapılması, bu hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde bu hizmet KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilebilecektir. Bilgisayar uygulamasının yurt içi ve yurt dışı kullanımına yönelik ayrım yapılamaması halinde, münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılmayan söz konusu hizmet KDV ye tabi olacaktır. Öte yandan, … Teknokentte ürettiğiniz oyun programlarının elektronik ortamda indirilmesi 3065 sayılı KDV Kanununun geçiçi 20 nci maddesine göre 1/1/2019 tarihinden itibaren KDV den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32269, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32269", "ozelgeNo": "63852321-130[28-2018/19-1157]-E.4717", "ozelgeTarih": "2019-01-21", "baslik": "8418.69.00.10.00 GTİP No'lu STC-80 C Tam Otomatik Biyobanka cihazı KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin \"8418.69.00.10.00\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasından sınıflandırıldığı belirtilen STC -80C Tam Otomatik Biyobanka Cihazı isimli ürüne uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile yapılan belirlemede, bu Karar eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 oranında KDV uygulanmasına hükmedilmiştir. Buna göre, söz konusu Karar eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından TGTC' nin \"8418.69.00.10.00\" GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen STC -80C Tam Otomatik Biyobanka Cihazı isimli ürüne genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30314, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30314", "ozelgeNo": "85620172-130-2365", "ozelgeTarih": "2019-01-18", "baslik": "Orman İşletme Müdürlüğüne Yapılan Fidan Sulama İşinin Tevkifat Oranı Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Orman İşletme Müdürlüğü ile Şirketiniz arasında düzenlenen sözleşme çerçevesinde … ve … mahallelerinde dikilen zeytin fidanlarının sulanması işine ilişkin katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -9 uncu maddesinde, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanların vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde de; \"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından 5018 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan Orman Genel Müdürlüğüne bağlı … Orman İşletme Müdürlüğüne verilen zeytin fidanlarının sulanması hizmeti nedeniyle KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32271, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32271", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.58519", "ozelgeTarih": "2019-01-17", "baslik": "Burun estetiği ameliyatının KDV den istisna olup olmadığı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olarak özel muayenehanenizde Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu hastalara yapılan burun estetiği ameliyatının katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 13/l maddesinde, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin KDV den istisna olduğu ancak Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere söz konusu hizmetlerle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetlerin istisna kapsamına dahil olmayacağı hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-16.1.1. İstisna Kapsamına Giren Hizmetler\" başlıklı bölümünde; \"İstisna kapsamına Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri girmektedir. Söz konusu hizmetlerin münhasıran bu sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmesi gerekmektedir. Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin kapsamı Sağlık Bakanlığının ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Saç ekimi, cilt bakımı, kırışıklık tedavisi, dolgu maddeleri uygulamaları gibi estetik amacıyla yapılan hizmetler bu istisna kapsamında değerlendirilmez. Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile birlikte verilebilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, özel muayenehanenizde Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere yapılan burun estetiği ameliyatının, KDV Kanununun 13/l maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32272, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32272", "ozelgeNo": "66491453-010[ÖZELGE]-E.633", "ozelgeTarih": "2019-01-17", "baslik": "Arpa, buğday, pancar küspesi ve mısır slajı tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müstahsil makbuzu ile alımını yaptığınız arpa, buğday, pancar küspesi ve mısır slajının tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile yapılan belirlemeye göre, bu Kararname eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 oranında KDV uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 3 üncü sırasında \"Buğday, arpa\" ibaresine yer verilmiş, aynı Kararın 1/3 üncü maddesinde bu sırada yer alan ürünlerin perakende safhadaki tesliminde % 8 oranında KDV uygulanacağı ifade edilmiş; 3065 sayılı Kanunun 13/ı maddesinde ise \"küspe ve slajlık mısır\" tesliminin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, bahis konusu ürünlerin gerçek usulde KDV mükellefiyeti olanlara teslimi toptan teslim, KDV mükellefiyeti bulunmayanlara teslimi ise perakende teslim olarak değerlendirilmektedir. Buna göre, anılan BKK eki (I) sayılı listenin 3 üncü sırasında yer alan buğday ve arpanın gerçek usulde KDV mükellefiyeti olanlara tesliminin % 1, gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunmayanlara tesliminin % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması; pancar küspesi ve mısır slajı tesliminin ise KDV'den istisna olması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32273, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32273", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2018.248]-E.11010", "ozelgeTarih": "2019-01-17", "baslik": "Taze sebze ve meyve tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, hal kayıt sistemine kayıtlı olmakla birlikte toptancı halinde faaliyette bulunmayan firmanıza, yine hal kayıt sistemine kayıtlı olmakla birlikte toptancı halinde faaliyette bulunmayan diğer firmalarca yapılan sebze ve meyve teslimlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 6 ncı sırasında, ilgili mevzuata göre toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara ve bunlar tarafından gerçek usule tabi katma değer vergisi mükelleflerine yapılan taze sebze ve meyve (mamulleri hariç) teslimlerinin % 1 oranında; (II) sayılı listenin A/5 inci ve A/6 ncı sıralarında ise 22/12/2006 tarihli ve 2006/11437 sayılı Kararnamenin eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 7 ve 8 no.lu fasıllarında yer alan malların % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. TGTC' nin 7 no.lu faslında, \"Yenilen Sebzeler ve Bazı Kök ve Yumrular\", 8 no.lu faslında ise \"Yenilen Meyveler ve Yenilen Sert Kabuklu Meyveler; Turunçgillerin veya Kavun ve Karpuzların Kabukları\" tanımlanmıştır. Buna göre, hal kayıt sistemine kayıtlı olmakla birlikte toptancı halinde faaliyette bulunmayan firmanıza, yine hal kayıt sistemine kayıtlı olmakla birlikte toptancı halinde faaliyette bulunmayan diğer firmalarca yapılan TGTC'nin 7 ve 8 no.lu fasıllarında yer alan ürünlerin tesliminin söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/5 ve A/6 ncı sıraları uyarınca % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 23750, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/23750", "ozelgeNo": "67630374-130[2017/46]-1561", "ozelgeTarih": "2019-01-16", "baslik": "Taş Ocağı İşletme Ruhsatının Devri hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, tarafınıza ait … Taş Ocağı İşletme ruhsatının borcunuza karşılık olmak üzere bir firmaya devredileceğinden bahisle söz konusu işlemin vergilendirme işlemlerinin nasıl yapılacağı, fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği ile KDV'nin hesaplanıp hesaplanmayacağı hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki özsermayenin hesap dönemi sonundaki ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu şekilde tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında, II-a Grubu İşletme Ruhsatının borcunuza karşılık devredilmesi sonucunda elde edeceğiniz kazancın kurum kazancınıza dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketinize ait olan … ruhsat numaralı … Taş Ocağı İşletme Ruhsatının devredilmesi işlemi Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olup, devir bedeli üzerinden genel oranda KDV hesaplanarak fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Bilgilerinize rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6976, "title": "Madde 70 Gayrimenkul Sermaye İradının Tarifi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6986, "title": "Madde 80 Gelire Giren Diğer Kazanç ve İratlar", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29020, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29020", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.45.15.01-130[53.01.211]-7415", "ozelgeTarih": "2019-01-16", "baslik": "Ön izin bedelinin KDV ye tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, mülkiyeti üniversitenize ait 80.700 m² alana Lisanssız Güneş Santrali kurulmak üzere irtifak hakkı ihalesi yapıldığı ve ihale sonucu 1 yıl süreli ön izin sözleşmesi imzalandığı belirtilerek, ön izin bedelinin Katma Değer Vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 1/3-d inci maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar ile 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara tesliminin KDV'ye tabi olduğu, - 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV ye tabi olduğu, - 17/4-d maddesinde, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu, hükümlerine yer verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (I/C.2.1.2.3) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (1/3-f) maddesine göre, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemleri KDV'nin konusuna girmektedir. Buna göre, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesi işlemi, ticari, sınaî, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi KDV'ye tabi olacaktır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, mülkiyeti üniversitenize ait taşınmaz üzerine güneş santrali kurulması hakkının kullanılmasına ilişkin verilen ön izin karşılığında alınan bedel 3065 sayılı Kanunun 1/3-f maddesine göre genel oranda (%18) KDV ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29021, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29021", "ozelgeNo": "21152195-130[99-2018.1008]-26371", "ozelgeTarih": "2019-01-16", "baslik": "Belediye ile yapılan sözleşmeye göre ambalaj atıklarının toplanmasında KDV olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 24.08.2011 tarih ve 28035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği kapsamında ambalaj atıklarının (cam, metal, plastik, kağıt, karton vb.) evsel atıklardan ayrı toplanması ve değerlendirilmesi işini 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan açık artırma usulü ile ihaleyi alarak … Belediye Başkanlığı ile sözleşme imzaladığınız belirtilerek, sözleşme karşılığı ödenecek bedelin KDV'ye tabi olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-6.1.) bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (1/3-d) maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışlar da dahil olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar KDV'ye tabidir. Kanunun istisna ve vergi oranlarına ilişkin hükümleri bu satışlar için de geçerlidir. Bu satışlarda vergiyi doğuran olay, satışın yapıldığı tarihte vuku bulmaktadır. Verginin mükellefi 3065 sayılı Kanunun (8/ç) maddesine göre, satışları düzenleyen özel veya resmi kişi ve/veya kuruluşlar olup, 3065 sayılı Kanunun (23/d) maddesi hükmüne göre, satılan malın kesin satış bedeli KDV'nin matrahıdır.\" ifadesi yer almaktadır. Buna göre, … Belediyesi Başkanlığı tarafından ambalaj atıklarının evsel atıklardan ayrı toplanması işinin ihale edilmesi sonucu tarafınızca ödenecek olan sözleşme bedeli 3065 sayılı Kanunun 1/3-d maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30315, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30315", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.54.15.01-130[9-2016-22]-2704", "ozelgeTarih": "2019-01-16", "baslik": "KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin … Genel Müdürlüğünden aldığı \"Muhtelif Yerlerde Kanalizasyon Şebeke ve Parsel Bacası\" işi ile … Genel Müdürlüğünden aldığı \"Kanal Araç ve İş Makineleri Kiralama Hizmet Alımı\" ve \"Kazıcı Yükleyici Kepçe Kamyonetler ve Otomobil Kiralama\" işleriyle ilgili olarak düzenleyeceği faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı konusunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1-b) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulan \"belirlenmiş alıcılar\" arasına 15/2/2017 tarihinden itibaren \"Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri\" de eklenmiştir. Diğer taraftan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.) \"Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler\" başlığı altında kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler sıralanmış, (I/C-2.1.3.2.1.1.) bölümünde Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara (belirlenmiş alıcılara) karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından 2/10 (01/10/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı; (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde ise işgücü temin hizmetlerinde tevkifat uygulamasına ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup, Tebliğin (I/C- 2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara (KDV mükellefleri ve belirlenmiş alıcılara), faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı açıklanmıştır. Özelge talep formunuz ekindeki, … ile Şirketiniz arasında düzenlenen \"Kanal Araç ve İş Makineleri Kiralama Hizmet Alımı\" işine ilişkin sözleşmenin incelenmesinden; 8 adet kazıyıcı yükleyici kepçenin 24 şoför ve 10 operatör ile birlikte çalıştırılması ile ilgili yükümlülüklerin belirlendiği, söz konusu işin İdare tarafından görevlendirilen Kontrol Teşkilatı aracılığıyla denetleneceği ve İdare tarafından işin yürütülmesine ilişkin sürücülerin işe geliş gidişleri ve araçların günlük yaptığı km'lerle ilgili puantajların tutulacağı, işin şartnameye uygun olarak yapılıp yapılmadığına dair rapor tutulacağı anlaşılmaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1-b) ayırımında sayılanlar arasında yer alan … ile imzaladığınız sözleşmede belirtilen işlere ilişkin olarak, şoför/operatörlerin firmanız bünyesinde bulunması, firmanıza hizmet akdiyle bağlı olması ve … ile şoför/operatörler arasında herhangi bir hizmet akdi bulunmaması, şoför/operatörlerin iş süresince idare yetkililerinin emir ve talimatları altında çalışması halinde, bu hizmetin işgücü temin hizmeti olarak değerlendirilmesi ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV nin … tarafından (9/10) oranında tevkifa tabi tutulması gerekmektedir. Bu hizmete ait bedelden şoför/operatör teminine ilişkin bedelin; sözleşme, ücret bordrosu, muhasebe kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb. belge ve kayıtlardan hareketle ayrıştırılması ve faturada ayrıca gösterilmesi halinde, bu bedele isabet eden KDV tutarı üzerinden (9/10) oranında tevkifat yapılması; araç kiralama bedeline isabet eden KDV tutarı üzerinden ise KDV tevkifatı yapılmaması gerekmektedir. Öte yandan, … ile Şirketiniz arasında düzenlenen \"Muhtelif Yerlerde Kanalizasyon Şebeke ve Parsel Bacası\" işine ilişkin sözleşmenin incelenmesinden ise yeraltına boru döşenmesi, yeraltındaki parsel baca kapaklarının değiştirilmesi, kanalizasyon şebeke arızalarının giderilmesi, kazı ve dolgu yapılması vb. işlerle ilgili yükümlülüklerin belirlendiği anlaşılmıştır. Buna göre; Şirketinizce, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlar (belirlenmiş alıcılar) arasında yer alan … ye karşı 15/2/2017 tarihinden itibaren ifa edilen \"Muhtelif Yerlerde Kanalizasyon Şebeke ve Parsel Bacası\" işi nedeniyle hesaplanan KDV nin yapım işi kapsamında 2/10 (01/10/2017 tarihinden itibaren 3/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32274, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32274", "ozelgeNo": "20811645-130[18-415-17]-E.4013", "ozelgeTarih": "2019-01-16", "baslik": "Belediye iştiraki iki firma arasında yapılacak personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı işinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ……. Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Şirketinize yine aynı Belediyenin iştiraki olan ….. A.Ş.'nin sunacağı personel çalıştırılmasına dayalı hizmete uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Bilindiği üzere, KDV oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Sözü edilen BKK eki (I) sayılı listenin 20 nci sırasında; \"İl özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerine, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bunlara ait şirketler tarafından doğrudan sunulan 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmetler\" hükmüne yer verilmiş ve bu hizmetlere % 1 oranında KDV uygulanması öngörülmüştür. Bu itibarla, bu sıra kapsamına girilebilmesi için personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerin \"il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerine\" sunulması gerekmektedir. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 20 nci sırası kapsamında olmadığından ……. Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Şirketinize yine aynı Belediyenin iştiraki olan ….. A.Ş.'nin sunacağı personel çalıştırılmasına dayalı hizmete genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32275, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32275", "ozelgeNo": "97726449-130[3880041640]-E.6290", "ozelgeTarih": "2019-01-16", "baslik": "Şirket aktifinde kayıtlı tekne tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz aktifinde kayıtlı olan teknenin satılması halinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 19 uncu sırasına 3/2/2017 tarihinde \"Yatlar, kotralar, tekneler ve gezinti gemileri\" hükmü eklenmek suretiyle burada belirtilen deniz araçlarına uygulanacak KDV oranı % 1 olarak belirlenmiştir. Buna göre, anılan sıra kapsamındaki deniz araçlarından olması kaydıyla, Şirketiniz aktifinde kayıtlı olan tekne tesliminin % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32276, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32276", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/İ/28-2018/65]-E.23466", "ozelgeTarih": "2019-01-16", "baslik": "Eğitim hizmetlerine uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)' ndan radyasyondan korunma eğitimi vermeye uygun kuruluş onay belgesi alarak eğitim vermek üzere …… Üniversitesiyle protokol düzenlediğiniz, bu protokol çerçevesinde saatlik ücret karşılığı eğitmen ve eğitim yeri kiralamak suretiyle katılımcılara radyasyondan korunma eğitimi vereceğiniz belirtilmekte ve bu kapsamda verilecek olan hizmete uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarının Bakanlar Kurulunca, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/15 inci sırasında, \"Üniversite ve yüksekokullar ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında verilen eğitim ve öğretim hizmetleri\" sayılarak, bu hizmetlerin % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması hükme bağlanmıştır. Buna göre, yapılan protokol çerçevesinde radyasyondan korunma eğitimi hizmeti kapsamında sağlanan eğitici ve eğitim yeri bedeli üzerinden adı geçen üniversitenin döner sermaye işletmesi tarafından firmanıza düzenlenecek faturalarda % 8 oranında; 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/15 inci sırası kapsamında yer almadığından, firmanız tarafından verilen hizmet bedeli üzerinden katılımcılara düzenlenecek faturalarda ise % 18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32277, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32277", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.27]-E.5526", "ozelgeTarih": "2019-01-14", "baslik": "Pulverizatör komplike pompasının tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 8424.81.99.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer aldığı ifade edilen ürünün tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listeye 2008/13234 sayılı BKK ile 09.02.2008 tarihinde eklenen B/28 inci sırada, diğer eşyaların yanı sıra, 18/12/2007 tarihli ve 2007/13007 sayılı Kararnamenin eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 8424.81 pozisyonunda yer alan eşyalar da sayılmış ve bu ürünlerin tesliminde vergi oranı % 8 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, 8424.81.99.00.00 GTİP numarası, 2017 yılı TGTC'de bölünerek 8424.49.90.00.00 ve 8424.82.90.00.00 GTİP numaralarına dönüşmüştür. Buna göre, daha önce 8424.81.99.00.00 GTİP numarasında sınıflandırılmış olan eşyanın, şu an itibariyle hangi GTİP numarasında sınıflandırıldığına bakılmaksızın, 2007/13033 sayılı BKK eki II/B-28 inci sıra kapsamında değerlendirilmeye devam edilmesi ve % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31560, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31560", "ozelgeNo": "52796708-130-E.886", "ozelgeTarih": "2019-01-11", "baslik": "Beslenme Yardımı KDV İstisnası hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 08/11/2017 tarih ve 30234 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhurbaşkanınca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıf ve Kamu Yararına Çalışan Derneklere Ait Yüksek Öğrenim Yurtlarında Barınan Öğrencilere Yapılacak Beslenme ve Barınma Yardımına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 6 ncı fıkrasının (a) bendine göre, Müdürlüğünüzce … Vakfı Uşak İktisadi İşletmesi ile … Derneği Uşak Şubesi Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurdu İktisadi İşletmesine beslenme yardımı ödemesi yapılırken vakıf veya dernek tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/3-g maddesinde ise dernek ve vakıflara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 17/2-a maddesinde ise, Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların öğrenci veya yetiştirme yurtları işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu belirtilmiştir. Konu ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F-2.1. Belli Kurum ve Kuruluşların Kanunda Sayılan İşleri Yapmak veya Yönetmek Suretiyle İfa Ettikleri Teslim ve Hizmetlerde İstisna\" başlıklı bölümünde; \"3065 sayılı Kanunun (17/1) inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların (17/2-a) maddesinde sayılan; … -Öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve engelli bakım ve huzurevleri, parasız fukara aşevleri, düşkün evleri ve yetimhaneleri, işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiden istisna edilmiştir. Bu teslim ve hizmetlerin bedelli veya bedelsiz olması, istisna uygulamasına engel teşkil etmez.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan kamu menfaatine yararlı dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar arasında yer alan … Derneği ile … Vakfının öğrenci veya yetiştirme yurtları işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri Katma Değer Vergisi Kanununun 17/2-a maddesi gereğince KDV'den istisnadır. Dolayısıyla anılan Yönetmeliğe göre Müdürlüğünüzce bu dernek ve vakıflara yapılan beslenme yardımına yönelik tarafınıza düzenlenecek faturada KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32278, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32278", "ozelgeNo": "33775506-130[KDV 53.01.20]-E.3385", "ozelgeTarih": "2019-01-09", "baslik": "Aseptik dolum torbası KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 3923.21.00.00.11, 3923.21.00.00.19, 3923.29.90.00.11 ve 3923.29.90.00.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numaralarında sınıflandırıldığı belirtilen \"aseptik dolum torbası\" isimli eşyaların gıda endüstrisinde, ilave koruyuculara gerek olmadan gıdaları uzun süre korumak amacıyla kullanıldığı ifade edilerek bunlara uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile yapılan belirlemeye göre, bu Kararname eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 oranında KDV uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında; tıpta, cerrahide, dişçilikte, veterinerlikte veya eczacılıkta kullanılan çeşitli ürünlere yer verilmiş; TGTC' nin 39 uncu faslında yer alan \"plastikler ve mamülleri (yalnız idrar torbaları, kolostomi torbaları, aseptik dolum torbaları, her nevi eldivenler, her nevi kan alma tüpleri ve prezervatifler)\" de bu kapsamda % 8 oranında KDV uygulanacak eşyalar arasında sayılmıştır. Buna göre; TGTC'nin 3923.21.00.00.11, 3923.21.00.00.19, 3923.29.90.00.11 ve 3923.29.90.00.19 GTİP numaralarında sınıflandırıldığı belirtilen \"aseptik dolum torbası\" isimli eşyaların ithal ve yurtiçi tesliminin, % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29022, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29022", "ozelgeNo": "63611781-130[40-2018/3]-E.103", "ozelgeTarih": "2019-01-02", "baslik": "KDV Beyannamesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 31.03.2017 tarihinden itibaren bütün ticari faaliyetlerinizi Birliğinize bağlı olarak kurulan İktisadi İşletme bünyesinde yürütmeye başladığınız ve iktisadi işletmeye ait KDV beyannamelerini verdiğiniz belirtilerek, Birlik olarak herhangi bir ticari faaliyet yapmamanız nedeniyle KDV beyannamesi vermeye devam edip etmeyeceğiniz hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesi uyarınca, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV'ye tabidir. Buna göre, 5200 sayılı Tarımsal Üreticiler Birlikleri Kanunu uyarınca süt üreticileri tarafından kurulan ve sivil toplum kuruluşu niteliği taşıyan birliğinizin KDV'ye tabi teslim ve hizmetleri bulunmadığı takdirde KDV mükellefiyetinin devam ettirilmesine ve KDV beyannamesi vermesine gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7916, "title": "Madde 19 İstisnaların Sınırı", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7579, "title": "Madde 40 Beyan Esası", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32280, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32280", "ozelgeNo": "43626428-130-E.17407", "ozelgeTarih": "2018-12-13", "baslik": "Medikal koruyucu korsenin KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinde Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin \"3005.90.10.00.19\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen medikal ürüne uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranlarının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile yapılan belirlemede, bu Karar eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 oranında KDV uygulanmasına hükmedilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında TGTC'nin 30.05 tarife pozisyonunda yer alan \"Tıpta, cerrahide, dişçilikte veya veterinerlikte kullanılan eczacılık maddeleri emdirilmiş veya kaplanmış veya perakende satılacak şekilde hazırlanmış veya ambalajlanmış pamuklar, gaz bezleri, bandajlar ve benzeri maddeler (sargılar, sparadralar, hardal yakıları gibi)\" ürünler de sayılmıştır. Buna göre, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırası kapsamında olan TGTC'nin \"3005.90.10.00.19\" numarasında sınıflandırıldığı belirtilen medikal ürünün % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32281, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32281", "ozelgeNo": "97726449-130[0050565704]-E.138740", "ozelgeTarih": "2018-12-03", "baslik": "İnternette yayımlanan makale ödemelerinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, bir internet adresindeki dergide yayınlanan makaleler için bunların yerli veya yabancı yazarlarından alınan yayın bedellerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 8 inci sırasında, \"Gazete ve dergiler (21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılanların tesliminde bu Kararın 1 inci maddesinin (a) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır.) bu yayınların elektronik ortamda satışı (elektronik gazete ve dergi okuyucu, tablet ve benzerleri hariç) hükmüne; aynı BKK eki (II) sayılı listenin B/14 üncü sırasında ise \"Kitap ve benzeri yayınlar (21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılanların tesliminde bu Kararın 1 inci maddesinin (a) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır.) elektronik kitap (e-kitap) ve benzeri yayınların elektronik ortamda satışı (elektronik kitap okuyucu, tablet ve benzerleri hariç) .....\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından bir internet adresindeki dergide yayınlanan makaleler için bunların yerli veya yabancı yazarlarından alınan yayın bedellerinin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32282, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32282", "ozelgeNo": "96842599-130[28-2018/60]-E.92872", "ozelgeTarih": "2018-11-27", "baslik": "İndirimli orana tabi araçların kapsamı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki Kararda belirtilen motorlu araçların ikinci el (kullanılmış) olması halinde hangi oranda katma değer vergisi (KDV)' ne tabi tutulması gerektiği sorulmaktadır.", "cevap": "Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir Bu kapsamda, 31.10.2018 tarihli ve 30581 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararın 4 üncü maddesinde, \" 31.12.2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) uygulanmak üzere; 25.12.2017 tarihli ve 2017/11170 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin; 8701.20, 87.02, 87.04, 87.05 gümrük tarife istatistik pozisyon numaralarında yer alan malların katma değer vergisi oranı % 1 olarak belirlenmiştir.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, ikinci el (kullanılmış) olanları da dahil olmak üzere söz konusu motorlu araçların 31.12.2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) tesliminin % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32283, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32283", "ozelgeNo": "16700543-130[17-515-251]-63524", "ozelgeTarih": "2018-11-02", "baslik": "Üniversite tarafından yapılacak cihaz ithalatında damga ve katma değer vergisi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 9027.80.17.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında yer alan laboratuvar cihazının, ….. projesi kapsamında Biriminizce ithal edileceği, projede yürütücü kurumun …..…. Üniversitesi olduğu, söz konusu cihazın, ulusal bir muadilinin olmadığı, sadece eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri için kumaşların ısıl özelliklerini ölçmek amacıyla kullanılacağı belirtilerek; bahis konusu cihaz ithalatının damga vergisi ile katma değer vergisi (KDV)'nden istisna olup olmadığı ve uygulanması gereken vergi oranı hakkında bilgi istenilmektedir.", "cevap": "1 - KDV YÖNÜNDEN: KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında sayılan ve GTİP numaraları itibariyle belirtilen bazı tıbbi eşyaların % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bu sırada 9027.80 tarife pozisyonundaki \"Diğer alet ve cihazlar\"a da yer verilmiş, ancak parantez içi hükümle bu cihazlardan \"Yalnız PCR cihazı, kan sayım, nefelometre vb. analiz ve ölçüm cihazları, biokimya, idrar ve eliza cihazları)\" % 8 oranında KDV'ye tabi tutulmuştur. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında yer almadığından, Biriminiz tarafından ithal edilecek olan TGTC'nin 9027.80.17.00.00 GTİP numarasında yer alan cihazın % 18 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. 2 - DAMGA VERGİSİ YÖNÜNDEN: 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisinin kişiler tarafından ödeneceği; 8 inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Adı geçen Kanuna ekli (1) sayılı tablonun \"I. Akitlerle ilgili kağıtlar\" başlıklı bölümünün \"A. Belli parayı ihtiva eden kâğıtlar\" alt başlıklı bölümünün (1) numaralı fıkrasında, mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin; (9) numaralı fıkrasında, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin yaptıkları ihalelerde, ihaleyi yapan idare ile düzenlenen sözleşmelerin; \"II. Kararlar ve mazbatalar\" başlıklı bölümünün 2 nci fıkrasında, ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının; \"IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar\" başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında, resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle, kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 2880 sayılı Kanunla değişik 56 ncı maddesinin (c) fıkrasında, \"Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı kuruluşlar ve birimler tarafından eğitim, öğretim ve araştırma amacı ile yurt içinde bulunmamak veya üretimi yapılmamak kaydı ile ithal edilen makina, alet, cihaz, ecza, malzeme ve yayınlar ile bağış yoluyla yurtdışından gelen aynı cins malzemeler, gümrük vergisi ile buna bağlı vergi, resim ve harçlar dahil olmak üzere her türlü vergi, resim ve harçlardan muaftır.\" hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm çerçevesinde, eğitim, öğretim ve araştırma amacıyla, yurt içinde bulunmamak ve üretimi yapılmamak kaydıyla doğrudan ithal edilen makina, alet, cihaz, ecza, malzeme ve yayınlar ile ilgili işlemler sebebiyle yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı kuruluş ve birimlere bu ithalat işlemleri sebebiyle muafiyet tanınmış bulunmaktadır. Buna göre, Biriminiz tarafından ithal edilen cihazın; - Yurt içinde bulunmaması veya üretiminin yapılmaması, - Eğitim, öğretim amacıyla getirildiğinin kabulü, - İthalatının doğrudan Üniversite tarafından yapılması kaydıyla, ithalat işlemleri sebebiyle düzenlenecek kağıtların (ihale kararı, sözleşme ve yurtdışındaki firma tarafından gönderilen faturaların bedellerinin ödenmesi sırasında düzenlenen kağıtlar) damga vergisinden istisna tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32284, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32284", "ozelgeNo": "45404237-130[I-17-197] - 219804", "ozelgeTarih": "2018-10-26", "baslik": "6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen konutların borca karşılık müteahhit firmaya tesliminde uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizle …….. Belediyesi arasında 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında \"Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı / Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi\" düzenlendiği, ayrıca bu inşaatın yapımı için ………. Tic. Ltd. Şti. ile Şirketiniz arasında müteahhitlik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden tamamı 150 m²'nin altında olan bazı konutların inşaat yapım işine istinaden doğan borcunuz karşılığında anılan müteahhit firmaya bitmiş olarak teslim edileceği belirtilerek, bunlara uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında, net alanı 150 m²'ye kadar konut teslimlerinde % 1 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiştir. Ayrıca aynı Kararın 1 inci maddesinin altıncı fıkrasında, net alanı 150 m² ye kadar konutlardan 5216 sayılı Kanun kapsamındaki büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılanlar için üzerine yapıldığı arsanın birim m² vergi değerine bağlı olarak % 18 veya % 8 vergi oranı uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir. Ancak, 6306 sayılı Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler bu uygulamanın dışında tutulmuştur. Buna göre, inşaat yapım hizmeti 2007/13033 sayılı BKK eki listelerde yer almadığından, ……… Tic. Ltd. Şti. ile Şirketiniz arasında imzalanan müteahhitlik sözleşmesine istinaden doğan borcunuz karşılığında ödenecek olan bedel için bu firma tarafından düzenlenecek faturalarda genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, inşaat yapım işine istinaden doğan borcunuzun (bedelin) nakden ödenmeyip, konut teslimi suretiyle ödenmiş olması bu durumu etkilememektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29023, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29023", "ozelgeNo": "16700543-125[17-515-80]-57752", "ozelgeTarih": "2018-10-08", "baslik": "Gerçek kişi ortağın parasının şirket tarafından borçlanmak suretiyle kullanılmasının şirket yönünden değerlendirilmesi hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin kısa veya uzun vadeli ortaya çıkan nakit ihtiyacı için gerçek kişi ortağınızın şahsi paralarından döviz veya TL cinsinden yıl içinde bir defa veya devamlı borç para adığını, Şirketinizin aldığı bu borçlar karşılığında gerçek kişi ortağınıza herhangi bir faiz, komisyon ve benzeri adlar altında hiçbir bedel ödemediğini, döviz olarak aldığı borçlar nedeniyle Şirketiniz bünyesinde gerek değerleme gerekse ödeme sırasında kur farkı oluştuğunu belirterek, borçlandığınız bu paralarla ilgili herhangi bir faiz ödenmemesinin transfer fiyatlandırması veya örtülü sermaye kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, ortağınıza döviz olarak borçlanılması durumunda Şirketiniz lehine oluşan kur farkının gelir, aleyhe oluşan kur farkının ise gider olarak kaydedildiği bu durumun işletmeden çekilen değer olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasında da, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce, işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde ise safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununun \"Kabul edilmeyen indirimler\" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin, (c) bendinde ise transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun \"Örtülü sermaye\" başlıklı 12 nci maddesinin; - Birinci fıkrasında, \" Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır .\" - Yedinci fıkrasında, \" Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır… \" hükmü yer almaktadır. 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"12.4.Örtülü sermaye üzerinden yapılan ödemeler veya hesaplanan tutarların kâr payı sayılması ve yapılacak düzeltme işlemleri\" başlıklı bölümünde \"Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacaktır. Kur farkları bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Kanunun 13 üncü maddesinin; - Birinci fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği, - İkinci fıkrasında, ilişkili kişinin kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ilişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması şartı arandığı, ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da tarafların ilişkili kişi sayıldığı, ilişkili kişiler açısından bu oranların topluca dikkate alınacağı, - Üçüncü fıkrasında, emsallere uygunluk ilkesinin, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği, - Dördüncü fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, bu fıkrada belirtilen yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit edeceği, - Altıncı fıkrasında, tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazancın, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacağı hükme bağlanmıştır. Konuya ilişkin 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğin \"4- Emsallere Uygunluk İlkesi\" başlıklı bölümünde, \"… Emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da Pazar fiyatı olarak da adlandırılan tutardır. Bu fiyat veya bedel, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olup, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerekmektedir. Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşullar geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi bulunmamalıdır. İlişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde uygulanan fiyat veya bedelin piyasa fiyatını yansıtmaması durumunda, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde uygulanan bu fiyat veya bedelin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edildiği kabul edilecektir…\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, - Şirketiniz tarafından ortağınızdan alınmış borçların örtülü sermaye olarak değerlendirilmesi halinde bu borçlarla ilgili olarak örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin, Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre gider olarak yazılması mümkün bulunmamakla birlikte, örtülü sermaye kabul edilen borçlanmalarda oluşacak kur farkı gelirlerinin de söz konusu borcun örtülü sermaye olarak kabul edilmesinin bir sonucu olarak, vergiye tabi kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınması söz konusu olmayacaktır. - Şirketinize kullandırılan borçların örtülü sermaye olarak değerlendirilmesi durumunda örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kar payı olarak değerlendirilecektir. - Şirketinizin gerçek kişi ortağından borçlandığı paralarla ilgili olarak herhangi bir faiz ödemesi durumunda, gerçek kişi ortağa ödenecek faiz bedelinin emsallere uygun olması gerekmektedir. Emsallere uygun faiz bedelinin tespitinde Kanunun 13 üncü madde hükmü ve 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğinde açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanının kullanılacağı tabiidir. Öte yandan, Şirketinizin nakit ihtiyacı olmadığı halde gerçek kişi ortağınızdan alınan paralara ilişkin ortaya çıkan kur farklarının, ticari kazancınızın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgisi olmadığından, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32285, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32285", "ozelgeNo": "37009108-130[412825] - 93185", "ozelgeTarih": "2018-10-01", "baslik": "Otomatik hayvan kaşağı makinesinin KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, sınıflandırıldığı gümrük tarife istatistik pozisyon (GTİP) numarasını tevsik eden Gümrük ve Ticaret Bakanlığının ilgili biriminden alınmış herhangi bir resmi belgeye yer verilmemekle birlikte, Firmanızca imalatı yapılan \"Otomatik Hayvan Kaşağı Makinesi\" isimli eşyanın tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listeye 2008/13234 sayılı BKK ile eklenen B/28 inci sırada, diğer eşyaların yanı sıra, 18/12/2007 tarihli ve 2007/13007 sayılı Kararnamenin eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin; 8436.80.91.00.00, 8436.80.99.00.11, 8436.80.99.00.12 ve 8436.80.99.00.13 pozisyonlarında yer alan mallar da sayılmış; 8436.80.99.00.19 pozisyonu ise liste dışı bırakılmıştır. Daha sonra, liste dışı bırakılan da dahil olmak üzere, sözü edilen beş GTİP numarasında sınıflandırılan eşyalar, 2008-2009 yılı Tarife Cetveli Korelasyonunda ve TGTC’de yapılan değişiklikle 8436.80.90.00.00 pozisyonunda toplanmıştır. Bu kapsamda, 11 Seri no.lu Gümrük Genel Tebliğine (Tarife) uygun şekilde yapılacak başvuru neticesinde, \"Otomatik Hayvan Kaşağı Makinesi\", güncel olarak 8436.80.90.00.00 pozisyonunda sınıflandırılsa dahi, bu eşyanın 2007/13033 sayılı Karara B/28 inci sırayı ekleyen 2008/13234 sayılı Kararın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle hangi GTİP numarasında sınıflandırıldığının da bilinmesi gerekmektedir. Söz konusu eşyanın GTİP tespitinin yaptırılmaması halinde, Başkanlığımızca 2007/13033 sayılı Karara ekli listelerde yer alıp almadığının tespit edilmesi mümkün olamayacağından, bu eşyaya genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32286, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32286", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.873308", "ozelgeTarih": "2018-10-01", "baslik": "4802.55.90.99.19 GTİP numaralı kağıdın KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 28/06/2018 tarihli ve 594953 sayılı yazımız. c) 16/07/2018 tarihli ve 3241441 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçenizde; Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)’nde 4802.55.90.99.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırılan eşyanın tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Bilindiği üzere, mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile yapılan belirlemeye göre, bu Kararname eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 oranında KDV uygulanmaktadır. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/13 üncü sırasında TGTC’nin 4801.00 pozisyonunda yer alan gazete kağıdı (rulo veya tabaka halinde) ile 48.02 pozisyonunda yer alan baskı ve yazı kağıtlarının tesliminde % 8 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiştir. TGTC'nin 48 inci faslında, ''Kağıt ve karton; kağıt hamurundan, kağıttan veya kartondan eşya'' ya yer verilmiştir. 48.02 tarife pozisyonunda, ''Sıvanmamış kağıt ve karton (yazma, basma ve diğer grafik işlerinde kullanılan türden) ve her boyutta perfore edilmemiş delikli kart ve delikli şerit kağıt (rulo veya diktörtgen (kare dahil) tabaka halinde) (48.01 ve 48.03 pozisyonundaki kağıt hariç); el yapısı kağıt ve karton\" tanımlanmış, bu pozisyonuna ait GTİP numaraları arasında 4802.55.90.99.19 \"Diğerleri\" de sayılmıştır. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/13 üncü sırası kapsamında olmayan TGTC’nin 4802.55.90.99.19 GTİP numarasında yer aldığı belirtilen eşyanın % 18 oranında KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32287, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32287", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.870078", "ozelgeTarih": "2018-10-01", "baslik": "6602.00.00.00.00 GTİP numarasında sınıflandırılan \"tekli denge bastonu\" ticari tanımlı ürünün ithal ve tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 26/06/2018 tarihli ve 582843 sayılı yazımız. c) 17/07/2018 tarihli ve 3259836 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgi (a)' da kayıtlı özelge talep formu ve ilgi (c)' de kayıtlı dilekçede, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)’nin \"6602.00.00.00.00\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen \"tekli denge bastonu\" ticari isimli ürüne uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Karara ekli (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numaraları itibariyle belirlenmiş bazı tıbbi eşyalara yer verilmiş ve bunlara % 8 KDV oranı uygulanması öngörülmüştür. Buna göre, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında yer almadığından, TGTC’nin 6602.00.00.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen \"tekli denge bastonu\" ticari isimli ürünün genel oranda (% 18) KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32288, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32288", "ozelgeNo": "85550353-130[2017/8]-24932", "ozelgeTarih": "2018-09-25", "baslik": "Motor, şanzıman, metal aksam ve donanımları hariç olmak üzere sadece ağaç kısmı imal edilen eşyaların tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, sadece ağaç kısmını imal ettiğiniz ahşap yat ve teknelerin (motor, şanzıman, metal aksam ve donanımlar hariç) tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. 2017/9759 sayılı Kararname ile 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 19 uncu sırası değiştirilmiş ve 03.02.2017 tarihinden itibaren \"yatlar, kotralar, tekneler ve gezinti gemileri\" bu sıra uyarınca % 1 oranında KDV'ye tabi tutulmuştur. Buna göre, motor, şanzıman, metal aksam ve donanımları hariç olmak üzere sadece ağaç kısmı ortaklığınızca imal edilen eşyaların tesliminde, % 18 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32289, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32289", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.848833", "ozelgeTarih": "2018-09-24", "baslik": "9019.10.90.00.13 GTİP numaralı ürünün tabi olduğu KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin \"9019.10.90.00.13 basınçlı su ile masaj yapan hidro banyo sistemleri\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen ürünün ithal ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listeler dışındaki vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetvelinde (TGTC) yer alan; tıpta, cerrahide, dişçilikte, veterinerlikte ve eczacılıkta kullanılan bazı eşyalar sayılmış ve bu eşyaların ithal ve tesliminin % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bu sırada, TGTC'nin \"90.19\" tarife pozisyonundaki \"Mekanoterapi cihazları; masaj cihazları; psikotekni cihazları; ozonoterapi, oksijenoterapi, aeroterapi, suni teneffüs veya diğer terapik teneffüs cihazları\"na da yer verilmiştir. Buna göre, Ticaret Bakanlığınca TGTC' nin \"9019.10.90.00.13 basınçlı su ile masaj yapan hidro banyo sistemleri\" GTİP numarasında sınıflandırılması kaydıyla, sözü edilen ürünün 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırası kapsamında değerlendirilerek ithal ve tesliminin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32290, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32290", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.848837", "ozelgeTarih": "2018-09-24", "baslik": "TGTC'nin \"5105.39.00.00.19 Diğerleri\" GTIP numarasında yer alan \"deve yünü\" ithal ve tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin \"5105.39.00.00.19 Diğerleri\" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen deve yünü ticari isimli eşyanın ithal ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu Karar eki (II) sayılı listenin B/1 inci sırasında, \"Kütlü ve elyaf pamuk, linter pamuk, pamuk lifi döküntüleri, natürel veya tops haldeki tiftik, yün ve yapağı,\" ibaresine yer verilmiştir. TGTC'nin 51 inci faslında \"Yapağı ve yün, ince veya kaba hayvan kılı; at kılından iplik ve dokunmuş mensucat\" düzenlenmiş ve bu fasla ait 51.05 tarife pozisyonunda, \"Yün, ince veya kaba hayvan kılları (karde edilmiş veya taranmış) (yığın halinde taranmış yün dahil)\" tanımlanmıştır. Buna göre, TGTC'nin \"5105.39.00.00.19 Diğerleri\" GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"deve yünü\" ticari isimli eşyanın sözü edilen Karara ekli (II) sayılı listenin B/1 inci sırası kapsamında değerlendirilerek ithal ve tesliminin % 8 oranında KDV ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32291, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32291", "ozelgeNo": "26696128-130[28-2018/6]-E.46910", "ozelgeTarih": "2018-09-24", "baslik": "Oyun salonunda yapılan satışlarda KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, işletmenizin oyun (playstation) salonu bölümünde verilen oyun hizmetinin yanı sıra; kutu meşrubat, paket çikolata, kek, gofret gibi hazır gıda ürünlerinin satışının da yapıldığı belirtilerek; bu mal ve hizmetlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK Eki (II) sayılı listenin (A) Bölümünde % 8 KDV oranına tabi tutulan gıda maddelerine yer verilmiştir. Buna göre; Sözü edilen BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan oyun hizmetinin genel oranda (% 18), Bu hizmetin zorunlu bir unsuru niteliğinde olmayan yiyecek ve içecek teslimlerinin ise aynı BKK Eki (II) sayılı listenin (A) Bölümünde yer alması kaydıyla % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32292, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32292", "ozelgeNo": "45404237-130[I-18-46]-E.192430", "ozelgeTarih": "2018-09-24", "baslik": "Tasfiye halindeki konut yapı kooperatifine yapılan inşaat-taahhüt işlerinde uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kooperatifinizin 08/2016 döneminde tasfiyeye girdiği, müteahhitlik işlerine ilişkin kesin kabul tutanağının 13/10/2016 tarihinde imzalandığı ve faturanın 19/10/2016 tarihinde düzenlendiği belirtilerek; tasfiye tarihinden sonra yapımı tamamlanarak hakediş bedeli faturası düzenlenen inşaat taahhüt işlerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % l, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % l8 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 12 nci sırasında, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinin % 1 oranında KDV' ye tabi tutulması öngörülmüştür. Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinde, \"Tasfiyeye giren konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerine istisna veya indirimli oran uygulanmayacaktır. Bu uygulama tasfiyenin hukuken ve fiilen başlaması ile geçerli olacaktır. Tasfiye kararı alan ancak tasfiye uygulamasına hukuken ve fiilen başlamayan, diğer bir deyişle tasfiye kararını ticaret siciline tescil ettirmeyen kooperatifler istisna veya indirimli oran uygulamasından faydalanmaya devam edecektir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, tasfiye kararının ticaret siciline tescil ettirildiği tarihten sonra yapımı tamamlanarak bu tarihten sonra hakediş bedeli faturası düzenlenen inşaat taahhüt işlerine genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32293, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32293", "ozelgeNo": "21152195-130[28-2018/1196]-E.368418", "ozelgeTarih": "2018-09-24", "baslik": "Yumurta sarısı tozu, yumurta akı tozu ve mix yumurta tozu olarak adlandırılan ürünlerin KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 25/06/2018 tarihli özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formlarında, yumurta akı ve sarısının ısıl işlemden geçirilerek kurutulup toz haline getirilmesi sonucu elde edilen, insan gıdası olarak satışa sunulan Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 3502.11.90.00.00 ve 0408.11.80.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numaralarında sınıflandırıldığı ifade edilen yumurta albümini, kurutulmuş yumurta sarısı ve mix yumurta tozu olarak da adlandırılan ürünlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/2 nci sırasında, TGTC' nin \"4 no.lu faslında yer alan mallar (0408.11.20.00.00, 0408.19.20.00.00, 0408.91.20.00.00, 0408.99.20.00.00 pozisyonlarında yer alan mallar hariç),\" hükmüne yer verilmiş ve bunların % 8 oranında vergiye tabi tutulması öngörülmüştür. Bu bağlamda, TGTC' nin 4 üncü faslında, \"Süt Ürünleri; Kuş ve Kümes Hayvanlarının Yumurtaları; Tabii Bal; Tarifenin Başka Yerinde Belirtilmeyen veya Yer Almayan Yenilebilir Hayvansal Menşeli Ürünler\" sayılmıştır. Buna göre, sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin A/2 nci sırası kapsamında yer alan TGTC' nin 0408.11.80.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen ürünün % 8 oranında; 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almayan TGTC'nin 3502.11.90.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen ürünlerin ise genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32309, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32309", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2015.174]-E.165047", "ozelgeTarih": "2018-09-21", "baslik": "Tıbbi ürün tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 15.12.2015 tarihli ve 2088 sayılı yazımız. c) 17/04/2018 evrak kayıt tarihli dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formu ile ilgi (c)'de kayıtlı dilekçede, KOSGEB destekli \"Gastrointestinal Endoskopi Kateterleri ve Sarf Malzemeleri\" imalatı faaliyeti kapsamında üretilen \"kateter\" ticari isimli tıbbi ürünün farklı parçalardan oluştuğu, bunlardan \"handle\" isimli parçaya ait kalıbın plastik imalatı yapan başka bir firmaya bırakıldığı, bu kalıplarda üretimin yapılarak Şirketinize teslim edildiği, diğer parçaların da Şirketiniz tarafından eklenmesiyle söz konusu tıbbi ürünün ortaya çıktığı belirtilerek, \"handle\" isimli plastik parçaya uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nde yer alan istatistik pozisyonu ve Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numaraları verilen muhtelif tıbbi eşyalara yer verilmiş ve bunların tesliminin % 8 indirimli KDV oranına tabi tutulması öngörülmüştür. Ancak sayılan tıbbi ürünlere ait aksam ve parçalar uygulama kapsamı dışında tutulduğundan bunlara % 18 KDV oranı uygulanmaktadır. Diğer taraftan, GTİP numaralarını belirleme hususunda Başkanlığımızın ve vergi dairesi başkanlıklarının herhangi bir yetkisi bulunmadığından, malların güncel GTİP numaralarına ilişkin bilgilerin bu konuda yetkili kurum olan Ticaret Bakanlığından talep edilmesi gerekmektedir. Buna göre, GTİP numaralarının yukarıda açıklandığı şekilde tespit ettirilmesi sonucunda \"kateter\" ticari isimli tıbbi ürünün 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında sayılan eşyalar arasında olduğunun anlaşılması halinde, bu ürünün % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması mümkündür. Ayrıca, \"kateter\" ticari isimli tıbbi ürünün imalinde kullanılan çeşitli girdilerin 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listede yer alması halinde bunlara % 8 indirimli KDV oranı uygulanması, sözü edilen listede yer almaması halinde ise bu girdilerin % 18 oranında vergilendirilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32294, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32294", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.837382", "ozelgeTarih": "2018-09-19", "baslik": "3005.90.99.90.00 GTİP numarasında kayıtlı \"terapi ve tedavi cihazlarına ait pansumanlar\" adlı ürünlerin ithali ve yurt içi tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 05/07/2018 tarih ve 618261 sayılı yazımız. c) 13/07/2018 tarih ve 3176699 evrak kayıt numaralı dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ticari hayatta \"terapi ve tedavi cihazlarına ait pansumanlar\" olarak adlandırılan ürünlerin ithali ve yurt içi tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "Bilindiği üzere, mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 700 sayılı KHK ile değişmeden önce Bakanlar Kurulu, değişiklik sonrasında ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile yapılan belirlemeye göre, bu Karar eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, sözü edilen listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 oranında KDV uygulanmaktadır. Söz konusu Karar eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 30.05 ve 90.18 tarife pozisyonunda yer alan mallar da sayılmış ancak 90.18 tarife pozisyonu altında sınıflandırılan \"aksam ve parçalar\" parantez içi hükümle bu sıra haricinde tutulmuştur. Bu bağlamda; 30.05 tarife pozisyonunda; tıpta, cerrahide, dişçilikte veya veterinerlikte kullanılan eczacılık maddeleri emdirilmiş veya kaplanmış veya perakende satılacak şekilde hazırlanmış veya ambalajlanmış pamuklar, gaz bezleri, bandajlar ve benzeri maddeler (sargılar, sparadralar, hardal yakıları gibi); 90.18 tarife pozisyonunda ise tıpta, cerrahide, dişçilikte ve veterinerlikte kullanılan alet ve cihazlar (Sintigrafi cihazları, diğer elektromedikal cihazlar ve göz testine mahsus cihazlar dahil) (Aksam ve parçalar hariç) sayılmıştır. Buna göre, ilgide kayıtlı özelge talep formunuzda bahsi geçen eşyaların; - TGTC'nin 30.05 ve 90.18 tarife pozisyonlarında yer alması halinde ithal ve tesliminin % 8 oranında, - TGTC'nin 90.18 tarife pozisyonunda yer almakla birlikte, bu tarife pozisyonunun altında sınıflandırılan \"aksam ve parçalar\"dan olması halinde ithal ve tesliminin % 18 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bununla birlikte, söz konusu eşyaların sınıflandırıldığı tarife pozisyonu ile aksam veya parça olup olmadıkları hususlarının Başkanlığımızca tespit edilmesi mümkün değildir. Tereddüt olması halinde, bu konudaki yetkili kurum olan Ticaret Bakanlığına bağlı ilgili bölge gümrük müdürlüklerine başvurularak bilgi ve görüş alınması ve uygulanacak KDV oranının bu bilgiler ışığında yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca belirlenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32295, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32295", "ozelgeNo": "39044742-130-E.837431", "ozelgeTarih": "2018-09-19", "baslik": "Ramazan paketine uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ramazan paketlerine katma değer vergisi (KDV) oranının bütün halinde mi yoksa paket içinde bulunan her ürün itibariyle ayrı ayrı mı uygulanacağı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Buna göre; birbirinden bağımsız olarak tüketilebilen ve farklı KDV oranlarına tabi olan ürünlerin paketlenmesi durumunda; Fatura ve benzeri vesikalarda malın cinsinin \"Ramazan Paketi\", tutarının da tek bir tutar olarak gösterilmesi halinde, bu pakete, paket içindeki KDV'si en yüksek olan ürünün tabi olduğu oranın uygulanması, Fatura veya benzeri vesikalarda paket içindeki ürünlerin ayrı ayrı fiyatlandırılması ve ayrı kalemler halinde gösterilmesi halinde ise her bir ürüne tabi olduğu KDV oranının uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32296, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32296", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.837436", "ozelgeTarih": "2018-09-19", "baslik": "Kumaştan (pamuklu, polyester ve karışımlı) ve deriden mamul koltuk kılıfı ile ahşap ve metal koltuk iskeletlerin birbirinden bağımsız olarak veya birlikte tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 16/11/2017 tarihli ek dilekçeniz. İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eki dilekçede, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 6304.92.00.90.19, 6304.93.00.00.19, 6304.99.00.00.12 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numaralarında sınıflandırıldığı belirtilen kumaş (pamuklu, polyester ve karışımlı) ve deriden mamul koltuk kılıfları ile TGTC' nin 9401.69.00.00.19, 9401.79.00.00.19 GTİP numaralarında sınıflandırıldığı belirtilen ahşap ve metalden mamul koltuk iskeletlerinin birbirinden bağımsız olarak veya birlikte tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu Kararname eki (II) sayılı listenin B/4 üncü sırasında; pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemelere yer verilmiş; 5 inci sırasında ise yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; havlu, bornoz, perde, çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünlerinin (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Ayrıca, anılan listenin B/6-a sırasında, \"İşlenmiş post, deri ve köseleler ile bunların taklitleri ve bunlardan mamul giyim eşyası (şapka, kemer, kravat, eldiven ve benzerleri dahil)\" ibaresine yer verilmiştir. 60 No.lu KDV Sirkülerinin (5.8.3.) bölümünde, pamuk, keten, ipek, yün, sentetik, vatka, keçe, dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; battaniyeler (elektrikli olanlar dahil), uyku tulumu, yatak çarşafları, masa örtüleri, tuvalet ve mutfak bezleri, perdeler, yatak örtü ve koruyucuları, temizlik bezleri, yastıklar, yorganlar, minderler, puflar, paspasların (çuval, torba ve benzerleri ile yataklar hariç) bu kapsamda değerlendirileceği ifade edilmiştir. TGTC' nin 63 üncü faslında, dokumaya elverişli maddelerden diğer hazır eşya da düzenlenmiş, bu fasıla ait GTİP numaraları arasında \"6304.92.00.90.19 Diğerleri\", \"6304.93.00.00.19 Diğerleri\" ve \"6304.99.00.00.12 Yünden veya suni liflerden olanlar\" sayılmış; TGTC' nin 94 üncü faslında ise mobilyalar da düzenlenmiş ve bu fasıla ait GTİP numaraları arasında \"9401.69.00.00.19 Diğerleri\" ve \"9401.79.00.00.19 Diğerleri\" yer almıştır. Buna göre; Koltuk, kanepe, sehpa, puf, sandalye ve benzeri mobilyalar 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, söz konusu ürünlerin tesliminin genel oranda (% 18), TGTC' nin 6304.92.00.90.19, 6304.93.00.00.19 ve 6304.99.00.00.12 GTİP numaralarında sınıflandırılan kumaştan (pamuklu, polyester ve karışımlı) mamul koltuk kılıfının ahşap ve metal koltuk iskeletlerle konsept bütünlüğü içerisinde birlikte teslimi halinde bunların ana ürünün tabi olduğu oranda (% 18), Söz konusu GTİP numaralarında sınıflandırılan kumaştan mamul koltuk kılıfının ana ürünün mütemmim cüzü niteliğinde olmaksızın bağımsız üretilip konsept bütünlüğü taşımadan teslimi halinde, anılan BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırası kapsamında % 8 oranında, Deri çeşitlerinden mamul koltuk kılıfı anılan BKK eki (II) sayılı listenin B/5 ve B/6-a sıraları kapsamında değerlendirilmediğinden, bu ürünün tesliminin genel oranda (% 18), TGTC' nin 9401.69.00.00.19 ve 9401.79.00.00.19 GTİP numaralarında sınıflandırılan ahşap ve metal koltuk iskeletleri sözü edilen BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, bu ürünlerin tesliminin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesi rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32297, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32297", "ozelgeNo": "36062021-130[28-2018/ÖZE-28]-E.62059", "ozelgeTarih": "2018-09-19", "baslik": "Penetrasyon asfalt tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 2713.20.00.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) numarasında tanımlı penetrasyon asfalt adlı ürüne uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 10 uncu sırasında; \" Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2713.20.00.00.11 pozisyonunda yer alan penetrasyon asfalt (cut-back asfaltlar hariç) teslimi\" ibaresine yer verilmiştir. Buna göre, TGTC'nin 2713.20.00.00.11 GTİP numarasında tanımlanan penetrasyon asfaltın ithal ve yurtiçi tesliminin % 1 oranında, bu kapsamda yer almayan asfalt teslimlerinin ise genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32299, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32299", "ozelgeNo": "39044742-130-E.837381", "ozelgeTarih": "2018-09-19", "baslik": "Mısır nişastası ve laktoz adlı ürünlerin tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ilaç sektöründe faaliyette bulunan Şirketiniz tarafından Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 1108.12.00.10.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"mısır nişastası\" adlı ürün ile 1702.11.00.10.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"laktoz\" adlı ürünün, ithali ve yurt içi tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu Kararname eki (II) sayılı listenin A/ 9 uncu sırasında, TGTC'nin 11 no.lu faslında yer alan mallar; 13 üncü sırasında ise 17 no.lu faslında yer alan mallar sayılmıştır. TGTC'nin, 11.08 tarife pozisyonunda \"nişastalar, inülin\", 1108.12 alt tarife pozisyonunda \"mısır nişastası\" düzenlenmiş ve bu tarife pozisyonuna ait 1108.12.00.10.00 GTİP numarasında ise ''torba içinde olanlar'' düzenlenmiştir. Aynı cetvelin, 17.02 tarife pozisyonunda ise \"diğer şekerler (kimyaca saf laktoz, maltoz, glikoz ve fruktoz dahil) (katı halde); ilave aroma veya renk verici maddeler katılmamış şeker şurupları, suni bal (tabii bal ile karıştırılmış olsun olmasın); karamel\", 1702.11 alt tarife pozisyonunda \"kuru madde üzerinden hesaplandığında ağırlık itibariyle % 99 veya daha fazla laktoz (anhidrit laktoz olarak ifade edilen) içerenler\" düzenlenmiş ve bu tarife pozisyonuna ait 1702.11.00.10.00 GTİP numarasında ise ''laktoz''a yer verilmiştir. Buna göre, TGTC' nin, 1108.12.00.10.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"mısır nişastası\" adlı ürün ile 1702.11.00.10.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"laktoz\" adlı ürününün ithali ve yurt içi tesliminde % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32300, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32300", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2017.217] - 161346", "ozelgeTarih": "2018-09-18", "baslik": "Diyetisyen ve beslenme uzmanlığı faaliyetlerinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, diyetisyen ve beslenme uzmanlığı kapsamında verilen hizmetlere uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında; \"İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri\" hükmüne yer verilmiş ve bu hizmetlerin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bu itibarla, ilgili bakanlıklar veya kanunlarla verilen izinler çerçevesinde ifa ediliyor olması şartıyla diyetisyen ve beslenme uzmanlığı kapsamında verilen hizmetlerin, söz konusu Kararname eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Bu bağlamda, anılan hizmetlerin mahiyeti konusunda Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünden alınan ……. tarihli ve .… sayılı cevabi yazıda, diyetisyen ve beslenme uzmanlığı hizmetlerinin; koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri kapsamında, ekip hizmeti şeklinde değerlendirildiği (tıp doktorları ve diyetisyenler tarafından) ve başka meslek gruplarınca verilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek 13/ç maddesinde \" Diyetisyen; beslenme ve diyetetik alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun; sağlıklı bireyler için sağlıklı beslenme programları belirleyen, hastalar için tabibin yönlendirmesi üzerine gerekli beslenme programlarını düzenleyen , toplu beslenme yerlerinde beslenme programları hazırlayan ve besin güvenliğini sağlayan sağlık meslek mensubudur.\" tanımına yer verilmiştir. 22.05.2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı Personeli İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin Ek 1/A-ç maddesinde, diyetisyenin; hekimin yönlendirmesi ile hastalar için gerekli beslenme programlarını düzenleyeceği, bireylerin hastalığına, antropometrik ölçümlerine, laboratuar bulgularına ve tedavisine uygun olarak besin öğesi gereksinmelerini belirleyeceği, diyet tedavilerini ve beslenme eğitimi hizmetlerini planlayacağı, uygulayacağı ve izleyeceği; Ek 1/A-d maddesinde ise hastaların sağlık kuruluşlarında hastane malnütrisyonuna maruz kalmamaları için gerekli önlemleri alacağı, hastaların diyet ve normal yemekleri ile ilgili istek ve eğilimlerini tespit ederek, yemek listelerini tabibin tespit ettiği esaslar içinde kalmak suretiyle hazırlayacağı ve hastayı yemek rejimi hususunda eğiteceği, hastaların yemeklerini yiyip yemediklerini kontrol ederek tüketmiş olduğu besinler hakkında gerekirse tabibe bilgi vereceği ifade edilmiştir. Buna göre, diyetisyen ve beslenme uzmanlığı kapsamında verilen hizmetlere; yukarıda belirtilen şartları taşıması kaydıyla % 8 oranında, bu şartları taşımaması durumunda ise genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29024, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29024", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-807159", "ozelgeTarih": "2018-09-10", "baslik": "KKTC'de Yaşayan Türk Vatandaşlarına Yapılan Konut ve İş Yeri Teslimlerinde İstisna", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) ikamet eden Türk vatandaşlarına yapılan konut ve işyeri teslimlerinin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -13/i maddesinde, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.) KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-12.1) bölümünde; \"-3) İstisna; -Çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına (resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları hariç) - Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, - Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara, yapılan konut veya iş yeri teslimlerinde uygulanır. a) 29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun (3/1-ç) maddesinde, Türk vatandaşının Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bu istisnadan faydalanır. Ancak, resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları bu istisnadan faydalanamazlar. Bu istisnadan faydalanacak Türk vatandaşının, - İstisna kapsamında teslimin yapılacağı tarih itibariyle geçerli olan yurt dışında çalışma veya oturma iznine sahip olması, - Çalışma veya oturma iznini, istisna kapsamında teslimin yapılacağı tarihten en az altı ay önce almış olması, - Çalışma veya oturma izninin alındığı tarih ile istisna kapsamında teslimin yapılacağı tarih arasında en az altı ay yurt dışında bulunması, şartlarını birlikte sağlaması gerekmektedir. \" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KKTC de ikamet eden ve KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirtilen şartları taşıyan Türk vatandaşlarına yapılan konut ve iş yerlerinin ilk teslimi, teslime ilişkin Tebliğde yer alan diğer şartların da gerçekleşmesi halinde KDV den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32301, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32301", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-786492", "ozelgeTarih": "2018-09-03", "baslik": "Bakım onarım amacıyla serbest bölgeye gönderilen yatın işçilik faturasına uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formu ekinde yer alan dilekçenizde, adınıza kayıtlı, ticari olmayan ….. isimli yatın, …. Serbest Bölgesinde yapılan bakım onarım işlemine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/D.2.3. Hariçte İşleme Rejimi Kapsamındaki Mallar \" başlıklı bölümünde, \" Ancak, serbest bölgeye geçici olarak ihraç edilen eşyanın işleme faaliyeti sonucunda elde edilen işlem görmüş ürünün bünyesinde, herhangi bir üçüncü ülke menşeli girdi kullanılmaması ve işleme faaliyetinin tamamen işçilik olması durumunda, işçilik faturasında belirtilen kıymet üzerinden KDV tahsil edilir.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, …. Serbest Bölgesine gönderilen söz konusu yatın bakım onarım işlemi esnasında herhangi bir üçüncü ülke menşeli girdi kullanılmaması ve bu faaliyetin tamamen işçilik olması kaydıyla işçilik faturasında belirtilen tutar üzerinden genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31561, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31561", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130[Özelge]-772899", "ozelgeTarih": "2018-08-27", "baslik": "KDV Kanununun 17/4-y Maddesi Kapsamındaki İstisnadan Vazgeçilmesi Halinde KDV Hesaplanıp Hesaplanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, sat-kirala-geri al yöntemiyle finansal kiralama yaparak Şirketiniz için ihtiyaç duyulan finansmanı sağladığınız, sat-kirala-geri al yöntemi ile yapılan finansal kiralama işlemlerinin katma değer vergisinden (KDV) istisna edildiğinden bu kapsamda yaptığınız işlemler için KDV istisnası uyguladığınız belirtilerek, kendi namınıza KDV istisnasından vazgeçmeniz halinde sat-kirala-geri al işlemini gerçekleştirdiğiniz finansal kiralama şirketine düzenlenecek faturalar ile finansal kiralama şirketince tarafınıza düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; -17/4-y maddesinde, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında; finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geriye kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazın kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devrinin KDV'den istisna olduğu, -18/1 inci maddesinde, vergiden istisna edilmiş işlemleri yapanların, ilgili vergi dairesine yazılı başvuruda bulunarak, belirtecekleri işlem türleri için vergiye tâbi tutulmalarını talep edebilecekleri, bu talebin dilekçede belirtilen ve dilekçe tarihinden sonra ifa edilen işlemlerin tamamını kapsamasının şart olduğu, ancak; mükellefiyetin devam etmekte olan işlemleri kapsamadığı, -18/3 üncü maddesinde, istisnadan vazgeçeceklerin talepleri üzerine, vergi dairesince, vergi mükellefiyetlerinin talep tarihinden itibaren tesis olunacağı, bu şekilde mükellef olanların üç yıl geçmedikçe mükellefiyetten çıkamayacakları, mükellefler üç yıllık sürenin bitiminden önce mükellefiyetten çıkma talebinde bulunmadıkları takdirde mükellefiyetin yeniden üç yıl süre ile uzatılmış sayılacağı, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, sat-kirala-geri al işlemlerine ilişkin olarak 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-y maddesindeki istisnadan vazgeçilmesi mümkün bulunmakta olup, istisnadan vazgeçilmesi halinde sat-kirala-geri al işleminin bir bütün olarak değerlendirilip, hem kiracının hem de kiralayanın istisnadan vazgeçmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, istisnadan vazgeçme talebi, dilekçede belirtilen ve dilekçe tarihinden sonra ifa edilen işlemlerin tamamını kapsayacağından, istisnadan vazgeçme tarihinden önce başlayan ve devam etmekte olan işlemler için istisna uygulamasına devam edileceği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7355, "title": "Madde 17", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32302, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32302", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1/28/İ/2018/23]-E.332220", "ozelgeTarih": "2018-08-13", "baslik": "El arabasının KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 8716.80.00.90.12 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında yer aldığı belirtilen ve hareket ettirici tertibatı (motor) bulunmayan el arabasının tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin 28 ve 29 uncu sıralarında tarımda kullanılan bazı makina ve cihazlar GTİP numaraları itibariyle sayılmıştır. Bu kapsamda, TGTC'nin \"8716.80.00.90.12\" tarife pozisyonunda, \"Bayındırlık, inşaat ve benzeri işlerde kullanılan tek tekerlekli el arabaları\" tanımlanmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından imal edilen ve TGTC'nin 8716.80.00.90.12 GTİP numarasında yer aldığı belirtilen hareket ettirici tertibatı bulunmayan el arabası, söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, bu ürünün tesliminin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32303, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32303", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.16.16.02-130[I-16-125]-169428", "ozelgeTarih": "2018-08-07", "baslik": "Laminasyon işleminde tevkifat ve KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin oto yan sanayiinde faaliyet gösterdiği, faaliyetiniz sırasında oto döşeme kumaşlarına laminasyon (farklı yüzeylerin ve katmanların ısı, basınç ve yapıştırıcılar ile birleştirilerek tek bir katman haline getirilmesi) işlemi de uygulandığı ve bu hizmetin başka müşterilere de verildiği, laminasyon işlemine tabi tutulmak üzere işi yaptıran müşteri tarafından gönderilen oto döşeme kumaşlarının sünger ve astarla birlikte laminasyon makinesinden geçirilerek lamine edildiği, laminasyon işlemiyle yüksek ısıda süngerin yakılarak eritildiği ve kumaş ile astarın birbirine yapışmasının sağlandığı ve söz konusu işlemin büyük kısmının makine ile yapıldığı, laminasyon işleminde kullanılan ve eritilen süngerin kimyevi madde örneğinde olduğu gibi hammadde olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile başka müşterilere verilen bu hizmetin fason iş kapsamına girip girmediği hususlarında tereddüde düşüldüğü belirtilerek, kumaşın mülkiyeti işi yaptıran müşteriye ait olmak üzere verilen laminasyon hizmeti için düzenlenecek faturada; -Kumaşla birlikte süngerin de işi yaptıran tarafından temin edilip Şirketinize teslim edildiği durumda laminasyon işlem bedeli için uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı ve işlemin tevkifata tabi olup olmadığı, -Müşteriden sadece kumaşın geldiği ve süngerin işi yapan olarak tarafınızdan %18 KDV ödenerek satın alınıp kullanıldığı durumda laminasyon işlem bedeli için uygulanacak KDV oranı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 9/1 inci maddesi ile mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Kısmi tevkifat uygulamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.) bölümünde belirlenmiş olup, Tebliğin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler belirtilmiştir. Söz konusu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.7.) bölümünde, fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri, çanta ve ayakkabı dikim işleri ve bu işlere aracılık hizmetlerinde KDV tevkifatı uygulamasının usul ve esasları açıklanmıştır. Öte yandan, KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/10 uncu sırasında \"Fason olarak yapılan tekstil, konfeksiyon, deri ve saya işleri\" sayılmıştır. Buna göre; - Fason işin şartı, imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason iş yaptıranlarca temin edilmesi olup, kumaşla birlikte süngerin de işi yaptıran tarafından temin edilip Şirketinize teslim edildiği durumda fason olarak yaptırılan bu laminasyon işlemine ilişkin bedel üzerinden (%8) oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, hesaplanan bu KDV, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.7.) bölümü kapsamında alıcı tarafından (5/10) oranında tevkifata tabi tutulacaktır. -Müşteriden sadece kumaşın geldiği ve süngerin işi yapan olarak tarafınızdan %18 KDV ödenerek satın alınıp kullanıldığı durumda ise fason olarak yaptırılan bir işten bahsedilemeyeceğinden, söz konusu laminasyon işlem bedeli üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32304, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32304", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-702456", "ozelgeTarih": "2018-07-30", "baslik": "9018.49.10.00.00 GTİP numarasında yer alan eşyaların ithal ve tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, kuyumculuk sektörüne malzeme temin eden Şirketinizin Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 9018.49.10.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında yer alan ve esas itibariyle dişçi tornalarında kullanılmaya mahsus bileylerin, disklerin, delici uçların ve fırçaların ithal ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ve söz konusu eşyaların yer alması gereken GTİP numaraları hakkında bilgi istenilmektedir.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında TGTC'deki GTİP numaraları ve eşya tanımları itibariyle belirlenen bazı eşyalar sayılmıştır. Bahis konusu sırada \"90.18\" tarife pozisyonunda tıpta, cerrahide, dişçilikte ve veterinerlikte kullanılan alet ve cihazlar (Sintigrafi cihazları, diğer elektromedikal cihazlar ve göz testine mahsus cihazlar dahil) (Aksam ve parçalar hariç) yer almaktadır. Ayrıca, TGTC'nin \"9018.49.10.00.00\" GTİP numarasında \"Dişçilik tornalarında kullanılmaya mahsus bileyler, diskler, delici uçlar ve fırçalar\" tanımlanmıştır. Buna göre, TGTC'nin \"9018.49.10.00.00\" GTİP numarasında yer alan eşyaların ithal ve tesliminde % 8 oranında, bu eşyalara ait aksam, parça ve aksesuarların tesliminde ise genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bununla birlikte, ilgide kayıtlı özelge talep formunuza konu eşyaların GTİP numaralarının tespiti hususu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın yetki alanına girdiğinden, söz konusu eşyaların GTİP numarasına ilişkin tereddütünüzün adı geçen Bakanlığın yetkili Bölge Müdürlüğüne başvurarak tarife bilgi talebinde bulunulması suretiyle giderilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32305, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32305", "ozelgeNo": "93996897-130-E.73903", "ozelgeTarih": "2018-07-30", "baslik": "Çadır kampı faaliyetinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, çadır kampı faaliyetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/25 inci sırasında; otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetine yer verilmiş ve bu hizmetin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bununla birlikte, Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte, \"Asli Konaklama Tesisleri\" arasında; oteller, moteller, tatil köyleri, pansiyonlar, kampingler, apart oteller ve hosteller sayılmış; kampingler; karayolları güzergâhları ve yakın çevrelerinde, deniz, göl, dağ gibi doğal güzelliği olan yerlerde kurulan ve genellikle müşterilerin kendi imkânlarıyla geceleme, yeme-içme, dinlenme, eğlence ve spor ihtiyaçlarını karşıladıkları en az on ünitelik tesis olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.5) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiş; otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetinin, bu işletmelerde oda veya yer tahsis etmek suretiyle verilen, tesiste günlük yatma-barınma-kalma hizmeti olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, sunulacak geceleme hizmetinin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/25 inci sırası kapsamında değerlendirilebilmesi için bu hizmetin, otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde verilmesinin yanı sıra işletmenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen turizm işletme belgesine sahip olması veya ilgili yerel yönetim biriminden alınan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatında \"otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesisi\" olduğunun belirtilmiş olması gerekmektedir. Buna göre, konaklama tesisi niteliğine haiz olduğunun yukarıdaki belgelerden biriyle tevsik edilebilmesi halinde, işletmenizde verilen geceleme hizmetine % 8 oranında, aksi halde genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32306, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32306", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.706652", "ozelgeTarih": "2018-07-30", "baslik": "1207.99.96.00.19 GTİP numaralı kabuksuz kabak çekirdeği ithal ve tesliminde uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 1207.99.96.00.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"kabuksuz kabak çekirdeği\" ticari isimli ürünün ithal ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Anılan Kararın 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, BKK eki (I) sayılı listenin 1 inci sırasında yer alan ürünlerin perakende safhadaki tesliminde % 8 KDV oranı uygulanması hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 2007/13033 sayılı Kararın 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, perakende safhadaki teslimden maksadın, teslimi yapılan ürünlerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlar dışındakilere satılması olduğu; ürünleri, aynen ya da işlendikten sonra satanlar ile işletmesinde kullanacak olanların gerçek usulde KDV mükellefi olmamaları halinde bunlara yapılan teslimlerin de perakende teslim sayılacağı belirtilmiştir. 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 1 inci sırasında ise kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, ceviz, fındık, antep fıstığı, çam fıstığı, yer fıstığı, kestane, leblebi, ayçiçeği çekirdeği ve kabak çekirdeği sayılmıştır. Buna göre, 1207.99.96.00.19 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen \"kabuksuz kabak çekirdeği\" ticari isimli ürün, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 1 inci sırası kapsamında olduğundan, bu ürüne ithal ve toptan tesliminde % 1 oranında, perakende tesliminde ise % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32307, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32307", "ozelgeNo": "66491453-010[ÖZELGE]-E.4470", "ozelgeTarih": "2018-07-27", "baslik": "Kinoa tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, \"kinoa\" isimli ürünün tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/8 inci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 10 no.lu faslında yer alan mallar ibaresine yer verilmiş, bu fasılda hububatlar düzenlenmiş ve kinoa (chenopodium quinoa) isimli ürün de fasla ait 1008.50.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırılmıştır. Buna göre, sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin A/8 inci sırası kapsamında olan \"kinoa\" isimli ürünün tesliminde % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32308, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32308", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-682152", "ozelgeTarih": "2018-07-25", "baslik": "Gönye tesliminde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)’nin 9017.20.39.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer aldığı ve inşaat işlerinde, mühendisler, mimarlar ve teknik lise öğrencileri tarafından kullanıldığı belirtilen gönyenin tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/14 üncü sırasında; \"Kitap ve benzeri yayınlar (21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılanların tesliminde bu Kararın 1 inci maddesinin (a) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır.), elektronik kitap (e-kitap) ve benzeri yayınların elektronik ortamda satışı (elektronik kitap okuyucu, tablet ve benzerleri hariç), kurşun kalem, boya kalemleri, sulu boya ve pastel boyalar, okul defterleri, silgi, kalemtıraş, cetvel, pergel, gönye, iletki\" sayılmıştır. Öte yandan, TGTC' nin 90 no.lu faslında ''Optik alet ve cihazlar, fotoğraf, sinema, ölçü, kontrol, ayar alet ve cihazları, tıbbi veya cerrahi alet ve cihazlar; bunların aksam, parça ve aksesuarları\", 90.17 tarife pozisyonunda ''Resim yapmaya, çizim yapmaya veya hesap yapmaya mahsus aletler (çizim makineleri, pantograflar, iletkiler, pergel takımları, sürgülü cetveller, hesap daireleri gibi); tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan elde kullanılan uzunluk ölçü aletleri (ölçü çubukları ve şerit metreler, mikrometreler, kalibreler gibi)\" tanımlanmış; 9017.20.39.00.00 GTİP numarasında ise, \"Çizim yapmaya mahsus aletler\" sınıflandırılmıştır. Buna göre, 9017.20.39.00.00 GTİP numarasında yer aldığı belirtilen ve ticari, profesyonel amaçlarla kullanılan söz konusu eşyanın, genellikle öğrenciler tarafından eğitim amaçlı olarak kullanılan basit okul araç-gereçlerinin ve kırtasiye malzemelerinin yer aldığı BKK eki (II) sayılı listenin B/14 üncü sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, ithal ve teslimine genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31198, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31198", "ozelgeNo": "75766797-130[2018/1716]-64067", "ozelgeTarih": "2018-07-24", "baslik": "KDV İstisnası.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, gemi inşası projesi kapsamında alınacak olan bir adet balık bulma sonarı, bir adet renkli balık bulma cihazı ve dört adet monitörün katma değer vergisinden istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/a maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşaası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-1.3. Faaliyetleri İstisna Kapsamındaki Araç ve Tesislerin Kiralanması veya Çeşitli Şekillerde İşletilmesi Olan Mükelleflere Bu Araçların İmal ve İnşası ile İlgili Yapılan Teslim ve Hizmetler\" başlıklı bölümünde; \"Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisnadır. Söz konusu istisnanın uygulanma şartları madde metninde aşağıdaki gibi belirtilmiştir: -İstisna kapsamındaki teslim ve hizmetler mükelleflere yapılmalıdır. Dolayısıyla mükellef olmayanlara yapılan teslim ve hizmetlerin bu kapsamda istisna olması mümkün değildir. -İstisnadan yararlanabilecek mükellefler, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükellefler olmalıdır. -İstisna kapsamındaki teslim ve hizmetler, söz konusu araç ve tesislerin imal ve inşasına yönelik olmalıdır. … Araçlarda bulunmadığı takdirde tescil işlemi yapılmayan (klima, jeneratör, telsiz, radar, sonar, soğutma sistemi, uydu cihazı, can yeleği, can salı vb. dahil) aksam ve parçaların araçları bizzat veya fiilen imal ve inşa edenlere teslimi, gemi inşaat mühendisince onaylı malzeme metraj raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istisna kapsamındadır. Araçların inşası tamamlanarak tescil işlemi yapıldıktan sonra, ana motor dışında kalan aksam ve parçaların teslimi ise istisna kapsamında değildir. Ayrıca, aracın imal ve inşası ile doğrudan ilgili olmamakla birlikte, verilen hizmetin gerekli kıldığı ve aracın imaline ait projede gerekli tesisatın kurulmasına imkân verecek şekilde yerleri belirlenen ve yapılan hizmetle ilgili olarak zorunluluk teşkil eden dayanıklı tüketim malları (fırın, buzdolabı, televizyon vb.) gibi ürünlerin tesliminde de istisna uygulanır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, KDV mükellefi olmaları kaydıyla balıkçılık faaliyeti ile iştigal edenler tarafından balıkçılık faaliyetinde kullanılmak üzere inşa edilecek geminin tescili için zorunlu olmayıp, balıkçılık faaliyeti için gerekli olduğu ve zorunluluk teşkil ettiği belirtilen balık bulma sonarı, renkli balık bulma cihazı ve monitörlerin alımında, aracın imaline ait projede gerekli tesisatın kurulmasına imkân verecek şekilde yerlerinin belirlenmiş olması halinde KDV Kanununun 13/a maddesi kapsamında istisna uygulanması mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32310, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32310", "ozelgeNo": "84974990-130[KDV-1-İ-28-2018-34]-E.266593", "ozelgeTarih": "2018-07-11", "baslik": "Tıbbi cihazlarda görüntü yoğunlaştırıcının KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, üretimini yaptığınız C-Kollu Mobil Görüntüleme Cihazının görüntüleme sistemini oluşturan ve Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 9022.14.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında tanımlandığı ifade edilen görüntü yoğunlaştırıcı (X-Ray İmaj İntensifier) isimli eşyanın ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/22 nci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin, 9022.14 Diğerleri (tıbbi, cerrahi veya veterinerlik amaçlı kullanımlar için) pozisyonunda yer alan eşyalara da yer verilmiştir. Buna göre, firmanız tarafından imal edilen C-Kollu Mobil Görüntüleme Cihazının görüntüleme sistemini oluşturan ve TGTC'nin 9022.14.00.00.00 GTİP numarasında tanımlandığı ifade edilen görüntü yoğunlaştırıcı (X-Ray İmaj İntensifier) isimli eşyanın ithalinin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32311, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32311", "ozelgeNo": "25947440-130-6359", "ozelgeTarih": "2018-07-10", "baslik": "Toptancı hallerinde faaliyette bulunan firmanın müşterilere yapılan mal teslimi ve hizmet ifasına uygulanacak KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, toptancı hali dışında faaliyette bulunan Firmanızın, toptancı hallerinde faaliyette bulunan müşterilere yapacağı mal teslimi ve hizmet ifasına uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 6 ncı sırasında, ilgili mevzuata göre toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara ve bunlar tarafından gerçek usule tabi KDV mükelleflerine yapılan taze sebze ve meyve (mamulleri hariç) teslimlerinin % 1 oranında KDV' ye tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı BKK eki (II) sayılı listenin A/5 inci ve A/6 ncı sıralarında ise 22/12/2006 tarihli ve 2006/11437 sayılı Kararnamenin eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 7 ve 8 no.lu fasıllarında yer alan mallar sayılmıştır. TGTC' nin 7 no.lu faslında, \"Yenilen Sebzeler ve Bazı Kök ve Yumrular\", 8 no.lu faslında ise \"Yenilen Meyveler ve Yenilen Sert Kabuklu Meyveler; Turunçgillerin veya Kavun ve Karpuzların Kabukları\" tanımlanmıştır. Buna göre, toptancı hali dışında faaliyette bulunan Firmanızın, İlgili mevzuata göre toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara yapacağı taze sebze ve meyve (mamulleri hariç) tesliminde % 1 oranında, Toptancı halleri dışındakilere TGTC' nin 7 ve 8 no.lu fasıllarında yer alan ürünlerin tesliminde % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32312, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32312", "ozelgeNo": "63611781-130[28-2018/5]-E.8940", "ozelgeTarih": "2018-07-10", "baslik": "Sulama kooperatifine yapılan inşaat işinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "özelge talep formunuz İlgide kayıtlı özelge talep formunda, …. Sulama Kooperatifi ile malzeme ve işçilik Şirketinize ait olmak üzere hizmet binası yapım işi için sözleşme imzaladığınız belirtilmekte ve bu sözleşme kapsamında yapacağınız inşaat taahhüt işi için uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % l, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % l8 olarak belirlenmiştir. Söz konusu Karar eki (I) sayılı listenin 12 nci sırasında, \"Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri\" sayılmış ve bu hizmetin % 1 oranında KDV' ye tabi tutulması öngörülmüştür. Bu durumda, indirimli KDV oranı (% 1) uygulanabilmesi için; - Kooperatifin münhasıran konut yapı kooperatifi statüsünde olması, - İşin inşaat işi olması ve - Taahhüde dayanması şartlarının bir arada sağlanması gerekmektedir. Buna göre, konut yapı kooperatifi statüsünde olmayan ….. Sulama Kooperatifi'ne yapılan inşaat taahhüt işi 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 12 inci sırası kapsamında olmadığından, bu hizmetin genel oranda (% 18) KDV' ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32313, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32313", "ozelgeNo": "27575268-105[267-2016-287]-263197", "ozelgeTarih": "2018-07-09", "baslik": "Canlı kaz ve yavrusu, yumurta, et, tüy, sakatat ve gübresinde KDV oranı ile bunların değerleme ölçüsü ve doğum, ölüm, zayii ve itlaflarının işletmeye kaydında belge düzeni hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda; canlı kaz ve yavrularıyla bunların ürünlerinin (et, tüy, ciğer ve sakatat, yumurta, gübre) tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ile bunların değerleme ölçüsünün ne olduğu ve doğum, ölüm, zayii ve itlaflarının işletmeye kaydı için gerekli olan belge düzeninin nasıl olacağı sorulmaktadır.", "cevap": "KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: KDV oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir. Aynı Kararın 1/3 üncü maddesinde, (I) sayılı listenin 3 üncü sırasında yer alan ürünlerin perakende safhadaki tesliminde % 8 oranında KDV uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 1- Canlı Kaz ve Yavrusu ile Bunların Et ve Sakatatları 2007/13033 sayılı Karara ekli (I) sayılı listenin 3 üncü sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 2 no.lu faslında yer alan mallar sayılmış, ancak 02.07 pozisyonu ve 0209.90.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon (GTİP) numarasında yer alan mallar bu sıra haricinde tutulmuştur. Hariç tutulan bu ürünlere (II) sayılı listenin A/1-b sırasında yer verilmiştir. Ayrıca, (II) sayılı listenin A/1-a sırasında TGTC' nin \" 01.05\" pozisyonunda yer alan hayvanlar yer almıştır. Diğer taraftan, TGTC' nin 01.05 pozisyonunda \"Canlı kümes hayvanları [horozlar, tavuklar ('Gallus Domesticus' türü olanlar), ördekler, kazlar , hindiler ve beç tavukları gibi evcil türler]\" düzenlenmiştir. Bu bölümde adı geçen belirli bir hayvan cins veya türüne yapılan atıf, metinde aksi belirtilmedikçe, bu cins veya türün yavrusuna da yapılmış sayılmaktadır. TGTC' nin 2 no.lu faslında, \"Etler ve yenilen sakatat\" tanımlanmış; bu faslın 02.07 pozisyonunda 01.05 pozisyonuna giren kümes hayvanlarının etleri ve yenilen sakatatı (taze, soğutulmuş veya dondurulmuş) düzenlenmiştir. İnsan gıdası olarak kullanılan sakatatlar; başlar ve bunların kesilmiş parçaları (kulaklar dahil), ayaklar, kuyruklar, kalpler, diller, etin parçalara ayrılmasında ortaya çıkan kalın veya ince artıklar (kırpıntılar), amnion zarı, gırtlak, timus bezleri, karaciğer, böbrek, akciğer, beyin, pankreas, dalak, omurilik, yumurtalık, rahim, testis, meme, tiroid bezleri, hipofiz bezleri ve deriden oluşmaktadır. Buna göre, canlı kaz ve yavrularının 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin A/1-a sırası kapsamında, etleri ve yenilen sakatatlarının ise aynı listenin A/1-b sırası kapsamında değerlendirilmesi ve bunların toptan veya perakende teslimi ile ithalinin % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması gerekmektedir. 2- Kaz Yumurtası 2007/13033 sayılı Karara ekli (II) sayılı listenin A/2' nci sırasında TGTC' nin \"4 no.lu faslında yer alan mallar (0408.11.20.00.00, 0408.19.20.00.00, 0408.91.20.00.00, 0408.99.20.00.00 pozisyonlarında yer alan mallar hariç)\" sayılmıştır. TGTC'nin 0407.00 tarife alt pozisyonunda \"Kuş ve kümes hayvanlarının yumurtaları (kabuklu, taze, dayanıklı hale getirilmiş veya pişirilmiş)\" ibaresine yer verilmiştir. Bu sebeple, kaz yumurtasının 2007/13033 sayılı Karara ekli (II) sayılı listenin A/2' nci sırası kapsamında değerlendirilerek toptan ve perakende teslimi ile ithalinin % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması gerekmektedir. 3- Kaz Gübresi 29.12.2015 tarihli ve 2015/8353 sayılı BKK ile bazı mallara uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye 20 nci sıra eklenerek; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ile gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimlerinde KDV oranı 01.01.2016 tarihinden itibaren % 1 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, 6663 sayılı Kanunla 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına (ı) bendi eklenmek suretiyle bu teslimler, 10.02.2016 tarihinden geçerli olmak üzere istisna kapsamına alınmıştır. Buna göre, kaz gübresinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler arasında yer alması ve tarımsal amaçlı satılması halinde, bu ürünün 01.01.2016-10.02.2016 tarihleri arasındaki tesliminin % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması, 10.02.2016 tarihinden sonraki tesliminin ise KDV'den istisna olması gerekmektedir. Ancak, kaz gübresinin tarımsal amaç dışında kullanmak üzere satın alanlara teslimi ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilmemiş olanların teslimi genel oranda (% 18) KDV'ye tabidir. 4- Kaz Tüyü 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listelerde yer almadığından, kaz tüyü tesliminde genel oranda (% 18) KDV hesaplanması gerekmektedir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; 186 ncı maddesinde, \" Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir. Şu kadar ki; ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tesbit olunur. Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder. \", 262 nci maddesinde, \" Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder. \", 275 inci maddesinde, \" İmal edilen emtianın (Tam ve yarı mamul mallar) maliyet bedeli aşağıda yazılı unsurları ihtiva eder: 1. Mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham maddelerin bedeli; 2. Mamule isabet eden işçilik; 3. Genel imal giderlerinden mamule düşen hisse; 4. Genel idare giderlerinden mamule düşen hisse; (Bu hissenin mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir.) 5. Ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde ambalaj malzemesinin bedeli. Mükellefler, imal ettikleri emtianın maliyet bedellerini yukarıki unsurları ihtiva etmek şartıyla diledikleri usulde tâyin edebilirler. \", 277 nci maddesinde, \" Zirai işletmelere dâhil hayvanlar maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedelinin tesbiti mümkün olmayan ahvalde maliyet bedeli yerine emsal bedeli alınır. Bu hükmün tatbikinde emsal bedeli, işletmenin bulunduğu mahal (Gezici hayvancılıkta kışlak) için zirai kazanç komisyonlarınca tesbit edilmiş olan ortalama maliyet bedelidir. \", 278 inci maddesinde, \" Yangın, deprem ve su basması gibi âfetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadı kıymetlerinde önemli bir azalış vâki olan emtia ile maliyetlerinin hesaplanması mutat olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir. \" hükümlerine yer verilmiştir. Ayrıca, anılan Kanunun 267 nci maddesi uyarınca emsal bedeli; gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olup sırası ile ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esasına göre tayin edilmektedir. Bu itibarla, yetiştirdiğiniz canlı kazların Kanunun 277 inci maddesi uyarınca maliyet bedeli ile maliyet bedelinin tespitinin mümkün olmaması durumunda ise emsal bedeli ile canlı kazlardan elde edilecek ürünlerin (kaz yumurtası, kaz eti, kaz tüyü, kaz ciğeri, sakatatı ve kaz gübresi) Kanunun 275 inci maddesi uyarınca maliyet bedeli ile kayıtlarınıza ithal edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, defter kayıtlarına intikal ettirilen canlı kazların ve canlı kaz yavrularının imhası halinde genel uygulama, imhaların takdir komisyonu nezaretinde yapılmasıdır. Ancak son kullanma tarihi geçmiş veya bozuk olan ilaç, tıbbi malzeme, gıda, atık, vb. emtia ile demirbaş niteliğinde olup ölmüş olan hayvanların insan sağlığına zararlı olabileceği ve acilen imha edilmesi mecburiyeti bulunan bu iktisadi kıymetlerin emsal bedellerinin takdir komisyonlarınca muayyen bir zamanda takdirinin mümkün olamayacağı hususları göz önüne alınarak, takdir komisyonuna başvurulmaksızın ilgili bakanlık veya yetkili kurum görevlilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde tutanakla tespit edilmek suretiyle imha edilebilmesi Başkanlığımızca benimsenmiştir. Bu çerçevede, imha edilecek emtianın niteliğine göre, ilgili mevzuat gereği görevli olan bakanlıkların veya yetkili kurumun görevlileri ve bu emtiayı imha etmeye yetkili müessese ile mükellefin temsilcilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde imha işleminin yapılması ve bu durumun komisyon tarafından tutanakla tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu emtianın bu kapsamda teşekkül ettirilen bir komisyon nezdinde imha edilmesi halinde, bu ürünlerin imhası aşamasına mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi görevlilerinin katılımına gerek bulunmamaktadır. Yukarıda izah edilen şekilde ilgili bakanlık veya yetkili kurum görevlilerinin de yer aldığı komisyon nezdinde imha işlemine ilişkin olarak düzenlenen tutanağın istenildiğinde ibraz edilmesi şartıyla muhafaza edilmesi gerekmekte olup, imha işleminin söz konusu tutanağa istinaden muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bununla birlikte, imha işlemine ilgili bakanlık yetkililerinin katılımının sağlanamaması ve imhaya ilişkin tespitin bu komisyon nezdinde tutanağa bağlanamaması durumunda, olayın mutlaka takdir komisyonuna intikalinin sağlanması gerekmekte olup, imha edilen emtianın takdir komisyonunca belirlenecek emsal bedeli üzerinden kayıtlara alınarak işlem yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, fire; bir malın imalat sürecinde ve/veya tüketiciye arzına kadar kendi doğal akışı içinde uğradığı kayıptır. Bu tanım dikkate alındığında fire, işletmenin üretim süreci, kullandığı teknoloji gibi bir takım unsurlar esas alınarak miktarı dönem sonunda (kaydi olarak) ölçülebilir bir üretim kaybıdır. Normal olarak, tüm işletmeler defter kayıtlarında, miktar bazında; (dönem başı stok + dönem içindeki alışlar = Satışlar + dönem sonu stok) dengesini tutturmak durumunda olup, gerek dönem başı gerekse dönem sonu fiili mal stoklarının ne şekilde tespit edileceği Vergi Usul Kanununun 186 ncı maddesinde belirtilmiştir. Bu itibarla, fireye uğrayan mallarla ilgili olarak işletme sahibi tarafından Vergi Usul Kanununa göre bir belge düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, fireler miktarları yasal düzenlemeler ile veya ilgili mesleki kuruluşlar tarafından belirlenmekte olup, firelere ilişkin tespit ve takdir işlemlerinin Vergi Usul Kanununun 74 üncü maddesinde sayılan görevleri arasında olmamasından dolayı fire oranlarına ilişkin takdir ve tespit işlemlerinin Takdir komisyonunca yapılması mümkün değildir. Buna göre, üretim süreci sonrasında kalite standartlarına uygun olmamaları nedeniyle satışa konu edilemeyecek durumda olan fire niteliğindeki ürünlerin değer tespitinin takdir komisyonunca yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Diğer taraftan, tek düzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26.12.1992 tarihli ve 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazete´de yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer tebliğlerde yapılmış bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32314, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32314", "ozelgeNo": "21152195-130[28-2017/775]-274060", "ozelgeTarih": "2018-07-09", "baslik": "Özel çocuk kulübü faaliyeti kapsamında verilen eğitim ve öğretim hizmetlerinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı etüt eğitim merkezlerinin faaliyetlerine son verilmesi sebebiyle Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünden alınan izin belgesiyle özel çocuk kulübü adı altında faaliyet göstermeye başladığınız belirtilerek faaliyetinize ilişkin NACE kodu ile bu faaliyet kapsamında verilen eğitim ve öğretim hizmetlerine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "NACE Ekonomik Faaliyet Sınıflaması, ekonomik alandaki verilerin karşılaştırılabilirliğini sağlamak amacıyla Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından oluşturulmuştur. Ayrıca, kurum ve kuruluşların uluslararası sınıflamalara geçişini sağlamak ve kurumsal ihtiyaçlarını karşılamak için NACE Rev. 2' ye dayalı olarak 6 basamaklı bir ekonomik faaliyet sınıflaması Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanlığınca diğer kurumların da katkılarıyla oluşturulmuş ve 2012 yılından itibaren kullanıma açılmıştır. Söz konusu sınıflama, ihtiyaçlar doğrultusunda her yıl düzenli olarak gözden geçirilmektedir. Bu kapsamda, ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılan toplantılar neticesinde gerekli güncellemeler yapılarak bu sınıflamanın 2018 versiyonu Başkanlığımız internet sayfası ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanlığının internet sayfasında yayımlanmıştır. Bu doğrultuda, TÜİK tarafından tüm kamu kurum ve kuruluşlarına; Türkiye istatistik sisteminde yer alan verilerin karşılaştırılabilmesi, uluslararası standartlarda veri üretilebilmesi, aynı dilin konuşulması, ortak standartların yakalanması, veri toplama maliyetlerinin azaltılması için bu sınıflamaların kurum ve kuruluşların idari kayıtlarındaki ekonomik faaliyetlerin sınıflanması gereken durumlarda ve istatistik üretim sürecindeki çalışmalarda kullanılması gerektiğini belirten yazı gönderilmiştir. Bu çerçevede, NACE Ekonomik Faaliyet Sınıflamasının, ilgili faaliyetlerin ne şekilde vergilendirileceği veya hangi mevzuat hükümlerine dayanılarak işlem yapılacağı hususuyla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, KDV oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listeler dışındaki teslim ve hizmetler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/15 inci sırasında, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu kapsamında verilen eğitim ve öğretim hizmetlerinin % 8 oranında KDV' ye tabi tutulması öngörülmüştür. Öte yandan, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak hazırlanan \"Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik\"te özel çocuk kulüplerinin 6-12 yaş arası çocuklara hizmet veren kuruluşlar olduğu ve açılışlarının Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerince verilecek Açılış İzin Belgesiyle yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre, 2828 sayılı Kanun kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünden alınan izin belgesine dayanılarak özel çocuk kulübü adı altında yürütülen faaliyetiniz dolayısıyla burada vereceğiniz eğitim ve öğretim hizmetlerinin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32315, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32315", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-010-624862", "ozelgeTarih": "2018-07-09", "baslik": "Kumaş üzerine yapılan dijital baskıda KDV oranı ve tevkifat uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçelerinizde, Şirketinizin faaliyet konusunun kumaş üzerine dijital baskı yapılması olduğu belirtilerek, boya, kağıt ve diğer kimyevi maddeler tarafınızdan temin edilmek suretiyle kumaş üzerine yaptığınız dijital baskı hizmetinin tevkifata tabi olup olmadığı ve bu hizmetle ilgili uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı ile ifa ettiğiniz dijital baskı hizmetinde kullanılan boya, kağıt ve diğer kimyevi maddelerin tarafınızdan karşılanmaması halinde uygulanacak KDV oranı hususlarındaki Başkanlığımız görüşleri sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesi ile gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanların vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde, kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler açıklanmıştır. Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işlerinde tevkifat uygulamasına ilişkin açıklamalara ise söz konusu Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.7.\" bölümünde yer verilmiş olup, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara yapılan fason tekstil ve konfeksiyon işleri için alıcılar tarafından bu bölüm kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Söz konusu Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.7.2. Kapsam\" başlıklı bölümünde \"Fason imalatın şartı, imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason iş yaptıranlarca temin edilmesidir. Bu çerçevede, tekstil ve konfeksiyon sektöründeki boya, apre, baskı ve kasarlama işlerinde, boya ve kimyevi maddelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilip, bu işleri yapanlara verilmesi halinde tevkifat uygulanacak; boya ve kimyevi maddelerin bu işleri yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde tevkifat yapılmayacaktır. Ütüleme, çözgü, haşıl, dikim, kesim, kapitone, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri bütün işler tevkifat uygulamasına tabidir. Ancak, bu işler boya, baskı, apre ve kasarlama işlerinin bir unsuru veya tamamlayıcısı olarak onlarla birlikte yapılıyorsa, aynı faturada gösterilmeleri kaydıyla bu işler tevkifat uygulaması bakımından boya, baskı, apre ve kasarlama hizmetleri gibi işlem görecektir.\" açıklamaları yer almaktadır. Öte yandan, KDV oranları, anılan Kanunun 28 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 10 uncu sırasında, \"Fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon işleri\"ne uygulanacak KDV oranı %8 olarak belirlenmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -Kumaş üzerine dijital baskı hizmeti, boya/kimyevi maddeler başta olmak üzere işlemde kullanılacak muhtelif maddelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilip Şirketinize verilmesi halinde Kararname eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 10 uncu sırası kapsamında %8 oranında KDV'ye tabidir. -Söz konusu işlerin KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.2.7. Fason Olarak Yapılan Tekstil ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere Aracılık Hizmetleri\" bölümü kapsamında, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara karşı ifa edilmesi halinde (5/10) oranında tevkifata tabi tutulacaktır. -Boya/kimyevi madde gibi muhtelif maddelerin Şirketiniz tarafından temin edilerek kullanılması halinde ise, söz konusu işin fason tekstil hizmeti kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından genel oranda (%18) KDV'ye tabi tutulacak ve tevkifat uygulanmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32316, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32316", "ozelgeNo": "64597866-130[28]-E.13982", "ozelgeTarih": "2018-06-25", "baslik": "Yapı ruhsatı \"apart otel\" iken \"apart ünite\" olarak değiştirilen gayrimenkullerin satılması durumunda uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinize ait gayrimenkullerin hasılat paylaşımı sözleşmesi kapsamında konut ve işyeri yapılmak üzere yüklenici ortaklığa ihale edildiği, bu kapsamda önce apart otel inşaat yapı ruhsatı alındığı, ancak apart otelin satışında sorunlar yaşanması nedeniyle yapı ruhsatının revize edilerek bağımsız apart ünite olarak tadil edildiği, tadil edilen ruhsatlara ilişkin kat irtifakı kurularak \"apart ünite\" tapu senetlerinin çıkarıldığı, söz konusu proje inşaatına konu parsellerin 6306 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu, apart ünitelerin bir kısmının 150 m² nin altında bir kısmının ise üstünde olduğu, ayrıca projenin Yönetim Planı’nda apart ünitelerin münhasıran mesken amaçlı kullanıma konu edileceği, başkaca bir amaç için kullanılmayacağı yönünde madde eklendiği belirtilerek; bahse konu apart üniteleri konut amaçlı olarak satın alan kişilerin bankalardan kullanacakları kredilere banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) ve kaynak kullanımını destekleme fonu (KKDF) kesintisi uygulanıp uygulanmayacağı ile 150 m² nin altındaki apart ünitelerin satışında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında, net alanı 150 m² ye kadar konut teslimlerinde % 1 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiştir. Ayrıca aynı Kararın 1 inci maddesinin altıncı fıkrasında, net alanı 150 m² ye kadar konutlardan 5216 sayılı Kanun kapsamındaki büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılanlar için üzerine yapıldığı arsanın birim m² vergi değerine bağlı olarak % 18 veya % 8 vergi oranı uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, net alanı 150 m² ve üzerinde olan konutlar ile net alanına bakılmaksızın diğer tüm gayrimenkullerin tesliminde bunlara % 18 oranında KDV uygulanmaktadır. Öte yandan, 2018/11674 sayılı Kararname ile 2007/13033 sayılı Karara eklenen, daha sonra 2018/11750 sayılı Kararname ile kapsamı genişletilen geçici 3 üncü maddede, “ Bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranına tabi konutlar ile işyerlerinin (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar) 31/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde, aynı fıkranın (c) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu sebeple, % 18 oranına tabi konutlar için 5/5/2018; işyerleri (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar) için 18/5/2018 tarihinden itibaren 31/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak olan teslimlerde % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, yapı ruhsatlarında parselin kullanım amacının “ticaret + turizm” olarak belirlenmesi, tapu senetlerinde ise ana taşınmaz niteliğinin “arsa”, bağımsız bölüm niteliğinin “ apart ünite” olarak tescil edilmiş olması nedeniyle bahse konu taşınmazların konut olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre, söz konu taşınmazların tesliminde bunların net alanına bakılmaksızın genel oranda (% 18) KDV hesaplanması, ancak 2007/13033 sayılı Karara eklenen geçici 3 üncü maddenin de göz önüne alınarak bu maddenin yürürlükte olduğu tarihler arasında yapılacak apart ünite teslimlerinin % 8 oranında vergilendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, “Mükelleflerin İzahat Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik”in 8/2-a maddesinde, başkalarının vergi durumları hakkındaki bilgi ve izahat talepleri özelge kapsamında değerlendirilmemiş olduğundan, ilgili apart üniteleri satın alan kişilerin bankalardan kullanacakları kredilere BSMV ve KKDF kesintisi uygulanıp uygulanmayacağı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31199, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31199", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.13-575161", "ozelgeTarih": "2018-06-22", "baslik": "Gübre imalatında kullanılan ürünün gübre üreticisi olmayan firmaya teslimi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, gübre imalatında proses (kaplama) yardımcı maddesi olarak kullanılmak üzere ürettiğiniz kimyasal maddeleri gübre üreticisi olmayan firmaya teslim ettiğiniz ve bu firmanın da söz konusu ürünleri \"Kimyevi Gübre Tescil Belgesi\" sahibi başka bir firmaya teslim ettiği belirtilerek söz konusu ürünün tesliminin istisna kapsamında olup olmadığı, bu kapsamda değilse hangi oranda KDV'ye tabi tutulacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (13/ı) maddesinde; \"Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil) teslimi\" nin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"11.2. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarafından Tescil Edilen Gübrelerin İçeriğinde Bulunan Hammaddelerin Gübre Üreticilerine Teslimi\" başlıklı bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Bu kapsamda, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilmiş gübrelerin içeriğinde bulunan hammaddelerin gübre üreticilerine teslimi ile söz konusu hammaddelerin gübre üreticileri tarafından ithali KDV'den istisna olup, bu istisnadan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca gübre üretimi için verilen lisans belgesi sahibi gübre üreticileri yararlanır. Lisans belgesi sahibi olmakla birlikte gübre üretimine ilişkin tesisi bulunmayanlar veya üretim tesisi gayri faal olanlar bu istisnadan faydalanamazlar. Buna göre, gübre imalatında proses (kaplama) yardımcı maddesi olarak kullanılmak üzere ürettiğiniz kimyasal maddelerin gübre üreticisi olmayan firmalara teslimi genel usul ve esaslar çerçevesinde KDV'ye tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32317, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32317", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130[Özelge]-562761", "ozelgeTarih": "2018-06-19", "baslik": "Yabancı Uyruklu Türk Vatandaşlarına Finansal Kiralama Kapsamında Taşınmaz Tesliminde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin finansal kiralama ve finansal kiralama yoluyla konut finansmanı faaliyetinde bulunduğu, yeni yapılan konutların Şirketinizce satın alınıp finansal kiralama kapsamında yabancı uyruklu yada altı aydan fazla süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına teslimlerinde, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/i maddesinde yer alan istisna hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 13/i maddesinde ise, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin (Şu kadar ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.) KDV'den istisna olduğu, hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II.B.12.1.1\" başlıklı bölümünde istisna kapsamına giren taşınmazlar, \"II.B.12.1.3.\" başlıklı bölümünde ise istisnadan yararlanacak alıcılar sayılmaktadır. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 23 üncü maddesinde, finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayana ait olduğu, ancak tarafların sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağını kararlaştırabilecekleri hükme bağlanmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından satın alınan konutların yabancılara veya altı aydan fazla süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına finansal kiralama kapsamında kiralanması işlemi, konut teslimi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yapılan finansal kiralama hizmetinin KDV Kanununun 13/i maddesine göre istisna tutulması mümkün değildir. Öte yandan, KDV Kanununun 13/i maddesine göre konut veya iş yerinin ilk teslimi KDV'den istisna olup, Şirketinizce satın alınan konutların finansal kiralama kapsamında kiralanması işleminin ilk teslim kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29031, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29031", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.35.17.01-130[17-2017-792]-243077", "ozelgeTarih": "2018-06-13", "baslik": "Taşınmaz satışında istisna uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ana faaliyet konunuzun marketler aracılığıyla her türlü gıda ve tüketim maddeleri ticareti ile alışveriş merkezleri, akaryakıt satış ve servis istasyonları işletmeciliği olduğunu, şirketiniz aktifinde iki yıldan uzun süredir kayıtlı olan … Merkezi' nin satışının Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-r maddesine göre vergiden istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"İstisnalar\" başlıklı 5 inci maddesinde; \"(1) Aşağıda belirtilen kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır: ... (e) Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50'lik kısmı. Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır. ... Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.\" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"5.6.2.3.4. Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması\" başlıklı bölümünde, \"Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları istisna kapsamındaki değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır. İstisna uygulaması esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet konusu menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün değildir. Satışa konu edilen kıymetlerin iki tam yıl kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu değiştirmeyecektir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan mükellefler açısından da geçerlidir. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek; taşınmaz ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancı ise istisnaya konu edilmeyecektir. Örnek 1: Bir inşaat şirketinin şirket merkezi olarak kullanılmak üzere inşa etmiş olduğu bir binayı, en az iki tam yıl süre ile kullandıktan sonra satması halinde, bu satıştan doğan kazanç için istisna uygulanabilecektir. Şirketin satmak amacıyla inşa etmiş olduğu veya satın aldığı binaların satışından elde ettiği kazançlar için söz konusu istisna uygulanmayacaktır. Örnek 2: İnşaat faaliyetinde bulunan bir şirketin satın aldığı arsayı iki tam yıl geçtikten sonra satması halinde ya da faaliyet konusu alış veriş merkezleri inşaa etmek veya kiraya vermek olan şirketin bu amaçla inşa ettiği taşınmazları iki tam yıl geçtikten sonra satması halinde, şirketin bu istisnadan yararlanması söz konusu olmayacaktır. Örnek 3: Bir inşaat şirketinin inşa etmiş olduğu binanın bir kısmını otopark olarak, diğer bir kısmını işyeri olarak kiraya vermesi, kalan kısmını ise şirket faaliyetlerinde kullanması halinde, şirket faaliyetinde kullandığı kısmın satılmasından elde edilen kazanç istisnaya konu olabilecek, diğer kısımlar istisnadan yararlanamayacaktır. ...\" açıklamalarına yer verilmiştir. Şirketiniz tarafından verilen ek bilgilerden, söz konusu taşınmazın tamamının …. tarihinde satış işleminin gerçekleştirildiği, ayrıca şirket ana sözleşmesinin tetkikinde esas faaliyet konuları arasında taşınmaz ticaretinin yer almadığı anlaşılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre; aktifinizde yer alan alışveriş merkezinin satışından doğan kazancınızın, bu taşınmazın kiraya vermek suretiyle değerlendirdiğiniz alanları ile bu alanlara isabet eden ortak alanlar toplamına ilişkin kısmının, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnaya konu edilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan; söz konusu taşınmazın satışından doğan kazancınızın, market işletmeciliği faaliyetlerinizi yürüttüğünüz alan ile bu faaliyette kullanılan alana isabet eden ortak alanlar toplamına ilişkin kısmının %50' sinin, şartların sağlanması kaydıyla, anılan istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; 1/1 maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 17/4-r maddesinde; kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve tesliminin istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu hükümleri bulunmaktadır. Söz konusu istisna uygulamasının usul ve esaslarının açıklandığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.16.1.) bölümünde; \"Satışa konu edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında istisna uygulanabilmesi için kurumların aktiflerinde asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş olması gerekmektedir. En az iki tam yıl aktifte bulundurma süresinin hesabında, bu taşınmazların 3065 sayılı Kanunun (17/4-u) maddesi ile (17/4-y) maddesinde yer alan istisna kapsamında varlık kiralama şirketleri, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının aktifinde bulunduğu süreler de dikkate alınır. İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım satımının yapılması veya kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz. İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır.\" açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre; esas faaliyet konusu arasında taşınmaz ticareti bulunmayan şirketinizin aktifinde yer alan alışveriş merkezinin satışında, market işletmeciliği faaliyetlerinizi yürüttüğünüz alan ile bu faaliyette kullanılan alana isabet eden ortak alanların teslimi KDV Kanununun 17/4-r maddesi gereğince KDV' den istisnadır. Öte yandan, söz konusu taşınmazın kiraya verilmek suretiyle değerlendirdiğiniz alanları ile bu alanlara isabet eden ortak alanların satışı ise genel hükümler çerçevesinde katma değer vergisine tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30857, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30857", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.07.16.02-130[KDV-2017-37]-113267", "ozelgeTarih": "2018-06-12", "baslik": "Yurtdışındaki sigorta şirketine verilen daışmanlık hizmetinde KDV istisnası.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Türkiye'de yerleşik olan ve özel sağlık hizmetleri ile tıbbi danışmanlık hizmeti veren şirketinizin, Türkiye'ye gelen turistlerin hastalanması durumunda, tedavinin seyrinin belirlenmesi, yapılan tedavi masraflarının uygun olup olmadığının tespiti, masraflarda indirim talep edilmesi ve benzeri şekillerde yurt dışındaki sigorta firmasına hizmet verdiği, buna ait bedeli fatura karşılığında yurt dışındaki sigorta şirketinden tahsil ettiği belirtilerek, elde edilen gelirin hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye' de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, -11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye' de verilen roaming hizmetlerinin KDV den istisna olduğu, -12/2 nci maddesinde, yurt dışındaki müşteri tabirinin; ikametgâhı, işyeri, kanunî ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurtiçinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade ettiği, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetler yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"II/A-2.1. İstisnanın Kapsamı\" bölümünde de: \"3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre; - Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması, - Hizmetten yurt dışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; yurt dışındaki sigorta şirketinin müşterilerinin Türkiye'ye geldiklerinde hastalanmaları durumunda tedavinin seyrinin belirlenmesi, yapılan tedavi masraflarının uygun olup olmadığının tespiti, masraflarda indirim talep edilmesi ve benzeri şekillerde verilen hizmetler, hizmet yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığından ve hizmetten yurt dışında faydalanıldığından hizmet ihracı kapsamında değerlendirilecek olup, 3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-a) maddesi kapsamında KDV den istisna olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29032, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29032", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.99.16.02-130[1-2014]-13192", "ozelgeTarih": "2018-06-11", "baslik": "Yurt içi ve yurt dışına sefer yapan uçakların içinde yolculara yapılacak satış karşılığında ödenecek komisyonların KDV karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizce, uluslararası taşımacılık yapan yerli ve yabancı havayolu araçlarına kumanya teslimi yapıldığı, bununla beraber bazı havayolu şirketleri tarafından, kumanya teslim etmek yerine uçak içinde doğrudan yolculara yiyecek ve içecekleri belirli bir bedel karşılığında direkt olarak satışının yapılmasının istenildiği, yurt içi ve yurt dışına sefer yapan uçakların içinde yolculara yapılacak satış karşılığında; 1-Uçak içinde yapılan satış karşılığında havayolu şirketine, 2-Uçak personeli (hostesler) tarafından gerçekleştirilecek satış karşılığında uçak personeline (hosteslere) ödenmek üzere havayolu şirketine, komisyon bedeli ödeneceği belirtilerek yurt içi ve yurt dışına sefer yapan uçakların içinde yolculara yapılacak satış karşılığında ödenecek olan komisyon bedellerinin KDV karşısındaki durumu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; - 1/1 inci maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 6 ncı maddesinin (b) bendinde ise, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği - 11/1-a maddesinde ihracat teslimlerinin vergiden istisna olduğu, - 12/1 inci maddesinde bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için, teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A) kısmının \"1. Mal İhracı\" başlıklı bölümünde; \"1.1. Gümrük Beyannameli Mal İhracı 1.1.1. İstisnanın Kapsamı ve Beyanı ... Uluslararası taşımacılığa ilişkin olarak deniz ve hava taşıma araçlarına yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde vergiden istisnadır: a) Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler ihracat teslimi kapsamında KDV'den istisnadır. b) Uluslararası taşımacılık yapan yerli gemi ve uçaklar ise \"yurtiçinde bulunan bir firmanın yurtdışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubesi\" niteliği taşıdığından bu araçlara yapılan söz konusu teslimler ihracat istisnası kapsamına girer.\" açıklamalarına yer verilmiştir. İşlemlerin Türkiye'de yapılmasına ilişkin olarak 60 No.lu KDV sirkülerinin (1.1.) numaralı bölümünde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden; çeşitli havayolu şirketlerinin yurt içi ve yurt dışına sefer yapan uçaklarına kumanya teslim etmek yerine yiyecek ve içecekleri yolculara uçak içinde doğrudan satışının yapılmasını istedikleri, ancak yolculara sefer esnasında yapılacak yiyecek ve içecek satışlarının Şirketinizce ya da Şirketiniz personeli tarafından değil, uçak içindeki uçuş personeli (hostesler) vasıtasıyla gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; yurt dışı sefer yapan uçaklar yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubesi niteliği taşıdığından, bu uçaklarda yolculara yapılan satışlar karşılığında havayolu şirketine ödenen komisyonlar, hizmet yurt dışında yapıldığından ve hizmetten yurt dışında faydalanıldığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Öte yandan, havayolu şirketlerince, yurt içine yapılan seferlerde yolculara yapılan satışlar karşılığında havayolu şirketine ödenen komisyonlar, hizmet Türkiye'de ifa edildiğinden ve hizmetten Türkiye'de faydalanıldığından KDV'ye tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32318, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32318", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2017.125] - 112788", "ozelgeTarih": "2018-06-11", "baslik": "Konaklama hizmetinde KDV oranı ve belge düzeni hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 29.06.2017 tarih ve 90557 sayılı yazımız. c) 26.07.2017 evrak kayıt tarihli dilekçeniz. İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunda, kiralamış olduğunuz apart otel şeklindeki daireleri muhtelif kişilere konaklamaları için tahsis edeceğiniz belirtilerek, söz konusu işlemin % 8 oranında katma değer vergisi (KDV)'ne tabi tutulmasının mümkün olup olmadığı ile günlük müşteri listesi düzenlenip düzenlenmeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 240 ıncı maddesinde, \"Taşıma işletmeleri ile otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri (kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) aşağıda yazılı belgeleri düzenlemek zorundadırlar. … C) Günlük müşteri listeleri: Otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri, odalar, bölmeler ve yatak planlarına uygun olarak müteselsil seri ve sıra numaralı günlük müşteri listeleri düzenlerler ve işletmede bulundururlar. Bu listelerde aşağıdaki bilgiler bulunur: Mükellefin adı, soyadı, varsa unvanı ve adresi, Oda numaraları yazılmak suretiyle müşterinin adı, soyadı ve oda ücreti, Düzenleme tarihi,\" hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili olarak yayımlanan, 141 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 13 üncü maddesinde ise \"….otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri işletenlerin, günlük müşteri listeleri düzenlemeleri ve bunları işletmede bulundurmaları zorunlu kılınmıştır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, işletmenizde müşterilerin konaklama süre ve şekline bakılmaksızın Vergi Usul Kanununun 240/C maddesindeki bilgileri içerecek şekilde günlük müşteri listesi düzenlenmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/25 inci sırasında; \"Otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti (1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından müşteriye aktarılan geceleme hizmet tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık bedellerine de konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu oran uygulanır. Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinden yararlanmayanlara verilen tüm hizmetler ile geceleme hizmetiyle beraber verilen ancak ayrıca belgelendirilen ya da geceleme hizmetine ait belgede ayrıca fiyatlandırılan hizmetler bu sıra kapsamında yer almamaktadır. Ancak geceleme hizmeti kapsamında verilmesi ve geceleme bedeline dahil edilmesi mutat olan diğer hizmetler bu sıra kapsamında yer almakla birlikte bu şekilde belirlenen geceleme bedeli içinde sunulan alkollü içeceklere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi tutarları, hizmeti sunanlar tarafından indirim konusu yapılamaz.)\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, kiralamış olduğunuz apart otel şeklindeki dairelerin muhtelif kişilere konaklamaları için tahsis edilmesi işleminin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/25 inci sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, bu hizmetin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33230, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33230", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.42.16.02-130[29/2-2015/39858]-60430", "ozelgeTarih": "2018-06-11", "baslik": "İnşaatı tamamlanmış ve yapı kullanma izin belgesi alınmış konutların yatırım amaçlı başka şahıs/şirkete toplu olarak satılması durumunda KDV iadesi Hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizce inşaatı tamamlanmış ve yapı kullanma izin belgesi (iskan-ruhsat) alınmış 150 m² nin altındaki konutların yatırım amaçlı bir başka şahıs/şirkete toplu olarak satılması ve devri durumunda fiili teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği ile indirimli orana tabi bu teslimlere ilişkin KDV'nin iade hakkının ne zaman doğacağı konusunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, - 2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, - 10 uncu maddesinin (a) bendinde, vergiyi doğuran olayın, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile (b) bendinde ise malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile meydana geldiği hükme bağlanmıştır. KDV Kanununun 29/2 nci maddesinde; indirimli orana tabi teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen ve işlemin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerden tutarı ilgili yıl için Bakanlar Kurulunca belirlenen sınırı aşan kısmının yılı içerisinde veya izleyen yıl içerisinde talep edilmesi kaydıyla iade edileceği belirtilmiş, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"III/B-2 İndirimli Orana Tabi Bazı Mal ve Hizmetlere İlişkin Açıklamalar\" başlıklı bölümünde konu ile ilgili olarak gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından inşaatı tamamlanarak yapı kullanma izin belgesi alınmış konutların fiilen teslim edilmek ve tapuda devri yapılmak kaydıyla bir başka şahıs/şirkete (2007/13033 sayılı BKK eki I sayılı listenin 11 inci sırası uyarınca indirimli orana tabi konutların) indirimli orana tabi olarak toplu satışı mümkün olup, bu teslimlere yönelik indirim konusu yapılamayan KDV nin de KDV Genel Uygulama Tebliğinde yer alan usul ve esaslara göre iadesi talep edilebilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7738, "title": "Madde 29 Vergi İndirimi", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31200, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31200", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.41.15.01-130[7340925900]-72837", "ozelgeTarih": "2018-06-08", "baslik": "Limanlara Bağlantı Sağlayan Demiryolu Bağlantısı İnşaat İşlerinde KDV İstisnası", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Müdürlüğü ile yapılan \"… Yapım Sözleşmesi\" kapsamında uluslararası yük taşımacılığına yönelik olarak demiryolu bağlantılı kara/demiryolu limanı yaptığınız belirtilerek, kara/demiryolu limanı ile bu limanın demiryolu bağlantısının inşasına ilişkin şirketinize yapılacak mal teslimleri ile inşaat taahhüt işlerinin katma değer vergisinden (KDV) istisna olup olmadığı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun (13/e) maddesinde, limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları, limanlar ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi işlerini fiilen kendisi yapan veya yaptıran mükellefler ile genel bütçeli idarelere bu işlere ilişkin olarak yapılan mal teslimleri ve inşaat taahhüt işlerinin KDV den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-6.1.) bölümünde, limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları ile limanlar ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi işlerine ilişkin istisnanın uygulanmasında liman ve hava meydanının kapsamı ve sınırları, (II/B-2.1.) bölümündeki açıklamalara göre belirleneceği belirtilmiştir. Aynı Tebliğin (II/B-2.1) bölümünde; \"Bu kapsamda liman, sınırları idare tarafından belirlenen, gemilerin güvence içinde yük ve yolcu alıp verebilecekleri veya yatabilecekleri, barınabilecekleri, rıhtım, iskele, şamandıra demir yerleri ve yaklaşma alanları ile kapalı ve açık depolama alanları, atık alım tesisleri, idari ve hizmet amacıyla kullanılan bina ve yapıları veya bunların bazı kısımları ve bu bölümlerin hepsine girişin kontrollü olduğu yerleri, diğer tüm yapıları, kullanımlı veya boş sahaları içine alan bölümleri içeren doğal ya da yapay deniz yerlerini ifade etmektedir.\" denilmektedir. Buna göre, kara/demiryolu limanı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-2.1) bölümündeki \"liman\" kapsamında yer almadığından, kara/demiryolu limanı ile bunun demiryolu bağlantısının inşaasına ilişkin şirketinize yapılacak mal teslimleri ve inşaat taahhüt işlerinin 3065 sayılı Kanunun 13/e maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29034, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29034", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.17.01-130-208977", "ozelgeTarih": "2018-05-29", "baslik": "Adi ortaklığın kuruluş sözleşmesinde belirtilen iş dışında yeni işler üstlenmesinin vergisel boyutu.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; adi ortaklığınızın ortaklık sözleşmesi kapsamında üstlenmiş olduğu işe ek olarak ortaklık sözleşmesinde de gerekli değişikliklerin yapılması kaydıyla yeni bir iş üstlenme konusunda anlaştığı belirtilerek, adi ortaklığın aynı anda birden fazla iş üstlenmesinin vergisel boyutu hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyeti kapsamında Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"Adi Ortaklıklarda Vergileme\" başlıklı (I/B-7) bölümünde; \"KDV uygulamasında adi ortaklıklar, bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi mükellefiyetine sahiptir. Buna göre; adi ortaklıklarca defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz gibi vergi ödevleri ile beyanname verme ve vergi ödeme gibi mükellefiyetlerinin ortaklarından ayrı olarak yerine getirilmesi, ortaklığın KDV ile ilgili hesaplarının, ortakların varsa şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı yapılması gerekir. Adi ortaklıklarda, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan hisse devri işlemleri KDV'ye tabi değildir. Ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran devir işlemlerinde ise vergi uygulanır. Buna göre bir adi ortaklıkta, ortaklardan biri veya birkaçının hisselerini diğer ortaklara veya üçüncü şahıslara devretmesi, bu şekilde ortaklıktan bazı ortakların ayrılması veya ortaklığa yeni ortakların alınması halinde, mevcut adi ortaklık, ortak sayısındaki değişiklik dışında aynen devam ediyorsa, bu hisse devri işlemlerinde vergi uygulanmaz. Hisse devri işlemleri adi ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuruyor veya ortaklık, ortakların kararı ile feshediliyorsa, bu devir işlemlerine vergi uygulanması gerekir. Vergi uygulaması aşağıdaki şekilde yapılır. Ortaklardan biri veya birkaçının hisselerinin diğer ortak veya ortaklara devredilmesi suretiyle ortaklığın sona ermesi halinde; devralan ortak veya ortakların kendi hisseleri ile satın aldıkları hisseler dikkate alınmaksızın, ortaklıkça, devralan ortak veya ortaklara teslim edilen toplam mal bedeli üzerinden KDV hesaplanır. Ortaklık tarafından düzenlenecek olan faturada ayrıca gösterilecek olan bu vergi, ilgili dönem işlemleri ile birlikte adi ortaklığın son beyannamesine dahil edilerek beyan edilir. Devralan ortak veya ortaklar tarafından ise genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilir. KDV yönünden işletme bazında değerlendirilen adi ortaklıklarda, KDV beyannamesi ortaklık adına düzenlenir ve ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle ilgili vergi dairesine verilir. Ortakların verginin ödenmesi bakımından müteselsil sorumluluk taşımaları nedeniyle, ortakların adı, soyadı, adresleri ve bağlı bulundukları vergi dairelerini gösteren bir liste vergi dairesine verilir. Listede yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde bu değişikliler de vergi dairesine bildirilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan Türk Borçlar Kanununun 620 nci maddesinde; \"adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu\" belirtilmiş, 639 uncu maddesinde adi ortaklığın sona ereceği durumlar sayılmış, \"Belirsiz Süreli Ortaklık\" başlıklı 640 ıncı maddesinde ise \"Ortaklık, belirsiz süre için veya ortaklardan birinin ömrü boyunca sürmek üzere kurulmuşsa, ortaklardan her biri, altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilir. Fesih bildirimi, dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve özellikle uygun olmayan bir zamanda yapılamaz. Fesih bildirimi, ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade eder. Sözleşmede öngörülmüş olan sürenin bitiminden sonra ortaklık, ortakların örtülü iradesiyle sürdürülürse, belirsiz süreli ortaklığa dönüşür.\" hükümlerine yer verilmiştir. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; adi ortaklığınızın ilk kuruluş sözleşmesinde öngörülen iş dışında yeni bir iş yüklendiği, bu çerçevede kurmuş olduğunuz adi ortaklığın sona ermediği ve yeni işin gerçekleştirilmesi amacıyla faaliyetine aynı vergi kimlik numarası altında devam ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayacak şekilde ortaklık sözleşmesinde gerekli değişikliklerin yapılması kaydıyla mevcut adi ortaklık bünyesinde yeni üstlenilen yükümlülüklere ait KDV ile ilgili işlemlerin adi ortaklığa ait mevcut mükellefiyet kaydı üzerinden devam ettirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29035, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29035", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-506153", "ozelgeTarih": "2018-05-29", "baslik": "Sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen bedelin KDV'ye tabi olup olmadığı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince sürekli işçi kadrosuna geçirileceklerin istihdam edilmesine esas hizmet alımı sözleşmelerinin feshi nedeniyle, idare tarafından yükleniciye, sözleşmenin yürütülmesine ilişkin her türlü zarara karşılık her türlü fiyat farkı hariç sözleşme bedelinin % 80'i ile yapılan işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin, fesih tarihindeki fiyatlar dikkate alınarak (vergi, resim, harç ve paylar dahil olmak üzere tüm giderler ve mahrum kaldığı kâr karşılığı olmak üzere) ödenecek tazminat bedellerinin katma değer vergisine tabi olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği, hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, konu ile ilgili olarak 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.2. Tazminatlar\" başlıklı bölümünde; \"1.2.1. Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli v.b. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127 nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 üncü maddesinin (ç) bendinde; sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin istihdam edilmesine esas hizmet alım sözleşmelerinin, birinci fıkrada öngörülen geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla feshedilmiş sayılacağı, feshedilmiş sayılan sözleşmelerden, sadece yapılan işin tutarı, her türlü fiyat farkı hariç sözleşme bedelinin %80'ini aşmayanlar için yükleniciye, sözleşmenin yürütülmesine ilişkin her türlü zarara karşılık her türlü fiyat farkı hariç sözleşme bedelinin %80'i ile yapılan işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin, fesih tarihindeki fiyatlar dikkate alınarak sözleşmeyi yürüten idare tarafından, yapmış olduğu vergi, resim, harç ve paylar dahil olmak üzere tüm giderler ve mahrum kaldığı kâr karşılığı olmak üzere tazminat olarak ödeneceği ve başkaca bir ödeme yapılmayacağı ve yüklenicinin başka bir hak talebinde bulunamayacağı belirtilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince sürekli işçi kadrosuna geçirileceklerin istihdam edilmesine esas hizmet alımı sözleşmelerinin feshi nedeniyle, idare tarafından yükleniciye yapılacak ödemeler, söz konusu ödemelerin anılan Kararnamede açıkça tazminat olarak nitelendirildiği, ödenecek tutarın yüklenicilerin yapmış olduğu gerçek gider, harcama ve zarar dikkate alınmadan belirlendiği dikkate alındığında herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden KDV' ye tabi bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29036, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29036", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-500942", "ozelgeTarih": "2018-05-28", "baslik": "Türkiye Kızılay Derneğine sunulan servis taşımacılığı hizmetinin KDV karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin … Merkezinde çalışan personelin evden işe gidiş gelişi ile ilgili (16.02.2015 tarihinden itibaren) servis taşımacılığı hizmeti verdiği, Derneğin KDV Kanununun 13/h maddesi uyarınca istisna belgesine sahip olduğu, istisna belgesi ekinde \"Afet Hazırlık Ve Afet Müdahale Faaliyeti Kapsamında Personel Servisi Hizmet Alım Gideri\"ne ilişkin sıranın yer aldığı belirtilerek ilgili Kuruma verilecek servis taşımacılık hizmetinin KDV'den istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, - 13/h maddesinde, Türkiye Kızılay Derneğine tüzüğünde belirtilen amaçlarına uygun olarak afet yönetimi ve yardımları, barınma, beslenme, sosyal yardımlar, toplumu bilinçlendirme, ulusal ve uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası Kızılay-Kızılhaç Hareketi faaliyetleri, savaş veya olağanüstü hâllerdeki görevleri ile kan, sağlık, göç ve mülteci hizmetlerini (sığınmacı hizmetleri dâhil) yerine getirmesine yönelik görevler kapsamında yapılan teslim ve hizmetlerin vergiden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-10) bölümünde, Türkiye Kızılay Derneğine yapılan teslim ve hizmetler ile Türkiye Kızılay Derneğinin teslim ve hizmetlerinde istisna uygulamasıyla ilgili açıklamalar yapılmıştır. Söz konusu Tebliğin (II/B-10.1.) bölümünde; \"... 15/4/2015 tarihinden itibaren; Türkiye Kızılay Derneğine tüzüğünde belirtilen amaçlarına uygun olarak afet yönetimi ve yardımları, barınma, beslenme, sosyal yardımlar, toplumu bilinçlendirme, ulusal ve uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası Kızılay-Kızılhaç Hareketi faaliyetleri, savaş veya olağanüstü hâllerdeki görevleri ile kan, sağlık, göç ve mülteci hizmetlerini (sığınmacı hizmetleri dâhil) yerine getirmesine yönelik görevler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler, Türkiye Kızılay Derneğinin ulusal ve uluslararası işbirlikleri, uluslararası mensubiyet ve üyelikleri, Birleşmiş Milletlere bağlı kurum ve kuruluşlar ile uluslararası akreditasyonu olan yardım kuruluşlarıyla yürüttüğü insani yardım faaliyetleri kapsamındaki teslim ve hizmetleri istisna kapsamına alınmıştır. Türkiye Kızılay Derneğine yapılan teslim ve hizmetler ile Türkiye Kızılay Derneğinin teslim ve hizmetlerine yönelik istisna uygulaması Kanun maddesinde sayılan işlemlerle sınırlı olup, bunlar dışındaki işlemlerde genel hükümlere göre KDV uygulanır. Türkiye Kızılay Derneğinin, söz konusu istisna hükmünde belirtilen faaliyetleri ile doğrudan ilgili olmayan mobilya, mefruşat ve benzeri demirbaşlar ile binek otomobili, minibüs, otobüs ve benzeri araç alımları, idari bina, tesis ve teçhizatının temini, inşası, kurulması ve iletilmesine yönelik mal ve hizmet alımları istisna kapsamında değerlendirilmez. İstisna kapsamında değerlendirilmeyen bu alımlara ilişkin yedek parça, yakıt, tadil, bakım, onarım masrafları ile idari hizmet birimlerinin tadil, bakım, onarım, ısıtma, elektrik, su, doğal gaz giderleri için de istisna uygulanmaz. Öte yandan, her türlü büro malzemesi ve kırtasiye alımları, istisna hükmünde belirtilen faaliyetler ile doğrudan ilgili olmayan yiyecek, giyecek, temizlik malzemeleri alımları ile hizmet teminleri istisna kapsamında yer almamaktadır.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Şirketiniz tarafından Türkiye Kızılay Derneği …. Bölge Afet Müdahale ve Lojistik Merkezinde çalışan personelin evden işe gidiş gelişi ile ilgili verilen servis taşımacılığı hizmeti \"afet yönetimi ve yardımları\" hizmetlerine yönelik görevler kapsamında yapılan hizmet olmadığından söz konusu hizmet ifasının genel usul ve esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 33463, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/33463", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.99.16.02-130[32-2014]-12074", "ozelgeTarih": "2018-05-28", "baslik": "6111 sayılı yasanın geçici 16 ncı maddesi kapsamında yurt dışından ithal edilen makine teçhizata ilişkin olarak Gümrükte KDV ödenip ödenmeyeceği ödenecekse KDV lerin teminata bağlanıp bağlanmayacağı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 6111 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında Şirketinizce … İl Özel İdaresi İstanbul Proje Koordinasyon Birimine yapacağınız teslim ve hizmetlerle ilgili olarak yurt dışından ithal edeceğiniz makine ve teçhizatlara ilişkin katma değer vergisinin (KDV) gümrükte ödenip ödenmeyeceği ile ödenecek olması halinde teminat mektubuna bağlamak suretiyle işlem yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, 29 uncu maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi ve ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen KDV'yi vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirebilecekleri, 32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri ile 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin, Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı, 34/1 inci maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği, 49 uncu maddesinde, Gümrük Kanunu ile diğer kanunlar gereğince gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem gören her türlü madde ve kıymetlere ait KDV'nin aynı usule tabi tutulacağı; ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin ithalinde ödenmesi gereken KDV'yi teminata bağlatmak suretiyle işlem yaptırmaya, teminata tabi işlemleri tespit etmeye, teminatın türü, şekli ve miktarı ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinde; İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında, İstanbul İl Özel İdaresine bağlı olarak faaliyet gösteren İstanbul Proje Koordinasyon birimine yapılacak teslim ve hizmetlerin, finansmanı yabancı devletler, uluslar arası kurum ve kuruluşlarca karşılanmak şartıyla 31/12/2020 tarihine kadar KDV'den istisna olacağı; istisna kapsamındaki teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen vergilerin, vergiye tabi işlemler nedeniyle hesaplanan vergiden indirileceği, indirim yoluyla giderilemeyen vergilerin KDV Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca mükellefe iade edileceği; Maliye Bakanlığının, istisna kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya, istisna ve iade uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir. Konuya ilişkin gerekli açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-5.) bölümünde yer verilmiştir. Buna göre, finansmanlarının yabancı devletler, uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından karşılanması şartıyla İSMEP kapsamında 31/12/2020 tarihine kadar … İl Özel İdaresine bağlı olarak faaliyet gösteren İstanbul Proje Koordinasyon Birimine yapılan teslim ve hizmetler istisna olup, bu teslim ve hizmetlere ilişkin Şirketinizce yapılacak makine ve teçhizat ithali genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Ayrıca, 6111 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinde, İSMEP kapsamında mal teslim eden ve/veya hizmet ifa eden yüklenicilerin buna ilişkin yapacakları ithalat işlemleri sırasında gümrükte ödemeleri gereken KDV'nin teminata bağlanması gerektiğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak; KDV Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca Gümrük Kanunu ile diğer kanunlar gereğince gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem gören her türlü madde ve kıymetlere ait KDV de aynı usule tabi tutulacağından, İSMEP kapsamında yapacağınız işlem ile ilgili olarak ithal edeceğiniz makine ve teçhizatlara ait gümrük vergisinin teminata bağlanmasının ilgili kanunlar ile kararlaştırılmış olması halinde buna ilişkin KDV'nin de teminata bağlanması, aksi takdirde söz konusu KDV'nin ilgili gümrük idaresine ödenmesi gerekmekte olup, gümrükte ödenen bu KDV, iade için gerekli şartların sağlanması halinde, KDV Kanununun 32 nci maddesi kapsamında Şirketinize iade edilebilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7912, "title": "Madde 32 İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29038, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29038", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.16.16.02-130[ I-14-133]-110726", "ozelgeTarih": "2018-05-25", "baslik": "Tehlikeli atıkların imha ettirilmesi hizmeti karşılığında yurt dışındaki bertaraf tesislerine yapılacak ödemelerden sorumlu sıfatıyla KDV ve kurumlar vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, esas faaliyetinizin tehlikeli atıkların toplanması ve bertaraf tesislerinde imha ettirilmesi işi olduğu, tehlikeli atıkların yurt dışında bulunan imha tesislerine nakledilmesi ve bertaraf ettirilmesi durumunda, yurt dışındaki bertaraf tesislerine yapılacak ödemelerden sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi (KDV) ve kurumlar vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.", "cevap": "KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Anılan maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, Türkiye'de işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde ve bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançların; (c) bendinde, Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançlarının; (ç) bendinde de taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratların dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin de, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, dar mükellef kurumların elde edecekleri serbest meslek kazançları ile ikinci fıkrasında yer alan ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden üzerinden vergi kesintisi yapılması öngörülmüş olup kesinti oranı 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 3/2/2009 tarihinden itibaren söz konusu kazançlar için %20 olarak belirlenmiştir. Buna göre, mükellefin esas faaliyeti olan tehlikeli atıkların toplanması ve bertaraf tesislerinde imha ettirilmesi işi kapsamında yurt dışındaki imha tesislerine nakledilen tehlikeli atıkların söz konusu tesislerde bertaraf ettirilmesi ticari faaliyet kapsamında bulunduğundan, bu hizmetleri karşılığında yurt dışındaki bertaraf tesislerine yapılacak ödemeler üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmayacaktır. Ancak, yurt dışına yapılan ödemelerin bertaraf tesisinin kullanım hakkının kiralanmasını veya imha edilecek tehlikeli atıklara yönelik analiz gibi hizmetleri de içermesi halinde, söz konusu ödemeler sırasıyla gayrimaddi hak veya serbest meslek ödemesi olarak değerlendirilecek ve Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesi kapsamında kesintiye tabi olacaktır. Diğer taraftan, bertaraf hizmeti aldığınız yurt dışındaki şirketin mukimi bulunduğu ülke ile ülkemiz arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunması durumunda, öncelikle söz konusu anlaşma hükümlerinin uygulanacağı tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, tehlikeli atıkların yurt dışına nakledilerek yurt dışında mukim firmalardan alınan bertaraf hizmeti, hizmet Türkiye dışında gerçekleştiğinden ve hizmetten fiilen Türkiye'de yararlanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32320, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32320", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-E.487874", "ozelgeTarih": "2018-05-22", "baslik": "Müze ve ören yerlerinin girişinde düzenlenen biletlerde ve bu faaliyeti gerçekleştirmek için idareye ödenen kira bedelleri üzerinden düzenlenen faturada uygulanması gereken KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) tarafından yapılan \"Müze ve Ören Yerlerinde Bilet ve Bilet Ürünlerinin Tasarımı, Geliştirilmesi ve Satış Kanallarının Yönetimine İlişkin Kiralama İhalesi\" kapsamında daha önce anılan Kurum tarafından işletilen müze ve ören yeri girişlerinin biletleme ve tahsil işlemlerinin Şirketinize devredileceği, bu kapsamda 2018-2026 döneminde oluşacak müze bileti satış gelirinin ihale şartnamesinde belirtilen kısmının DÖSİMM'e idare payı olarak ödeneceği belirtilerek, Şirketiniz tarafından müze ve örenyeri ziyaretçilerine düzenlenecek biletlerde ve DÖSİMM'e ödenecek idare payı için tarafınıza düzenlenecek olan faturada uygulanması gereken KDV oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/16 ncı sırasında; \"Sinema, tiyatro, opera, operet, bale, müze giriş ücretleri,\" hükmüne yer verilmiş ve bu sıra kapsamındaki yerlere girişte alınan bedellerin indirimli KDV oranına (% 8) tabi tutulması öngörülmüştür. Buna göre; Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/16 ncı sırası kapsamında, Şirketiniz tarafından müze ve örenyeri ziyaretçilerine düzenlenecek biletlerde % 8 oranında, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) ve (II) sayılı listeler kapsamında yer almadığından idare payının aktarılması sebebiyle DÖSİMM tarafından Şirketinize düzenlenecek faturalarda ise genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32321, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32321", "ozelgeNo": "45404237-130[I-18-19]-E.104209", "ozelgeTarih": "2018-05-14", "baslik": "Belediyeye yapılan konut ve işyerlerine ilişkin inşaat taahhüt işinde KDV oranı hk.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 4734 sayılı Kanun kapsamında ihalesi gerçekleştirilen, daire ve dükkânlardan oluşan toplu konut projesi ile sadece dairelerden oluşan toplu konut projesi kapsamında yapılan inşaat taahhüt işlerine ait hak edişlere ilişkin düzenlenen faturalarda hesaplanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 13 üncü sırasında, belediyelere yapılan sadece net alanı 150 m²’ye kadar konutlara ilişkin inşaat taahhüt işlerinin % 1 oranında KDV’ye tabi tutulması öngörülmüştür. Buna göre, sözü edilen toplu konut projeleri kapsamında yapılan inşaat taahhüt işlerine ait hak edişlere ilişkin düzenlenen faturalarda, net alanı 150 m²’ye kadar olan konutlara isabet eden bedel üzerinden % 1 oranında; dükkânlar ile varsa net alanı 150 m² ve üzerindeki konutlara isabet eden bedel üzerinden ise % 18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30321, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30321", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.03.10.00-130.01[9-2017/1]-5842", "ozelgeTarih": "2018-05-03", "baslik": "Hizmet Alımında KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Belediye Başkanlığınızın gerek % 93,80 hissesinin Belediye Başkanlığınıza ait bir firmadan, gerekse Belediye Başkanlığınızla ortaklık yapısı bulunmayan firmalardan yapmış olduğu işgücü hizmet alımı, temizlik hizmet alımı ve servis taşımacılığı kapsamında düzenlenen hakedişlerde, kısmi tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı ile Başkanlığınıza ait iktisadi işletmeniz olan Su ve Kanalizasyon Müdürlüğünüze ait hakedişlerde uygulanacak KDV tevkifatı hakkında görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere; a) KDV mükellefleri, b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın): - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri, - Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, - Döner sermayeli kuruluşlar, - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, - Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, - Bankalar, – (11 Seri nolu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 1.maddesiyle eklenen satır; Yürürlük 15.02.2017) Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri, - Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri), - Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, - Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar, - Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler, - Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.'nde işlem gören şirketler, - Kalkınma ve yatırım ajansları. sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda, Belediyeler belirlenmiş alıcılar arasında sayılmadığından Belediyeniz tarafından belirlenmiş alıcılar tarafından yapılması gereken tevkifata tabi mal ve hizmet alımlarında tevkifat uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, Belediyenizin bünyesindeki gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunan iktisadi işletmelerin; KDV Genel Uygulama Tebliğinde KDV mükelleflerince tevkifat yapılması öngörülen mal ve hizmet alımları (Tebliğin I/C-2.1.3.1/a ayrımı çerçevesinde) için tevkifat yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32322, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32322", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.27.40.01-130[17-515-199]-25651", "ozelgeTarih": "2018-04-27", "baslik": "ZM Makina Tekstil Ltd.Şti. - İndirimli orana tabi fason işlerden doğan KDV’nin iadesi", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgi talep formunuzda, firmanızın fason tekstil işlerinde KDV tevkifatı ve indirimli oranda KDV uygulandığı, 2017/Mart dönemi KDV beyannamesinde tevkifattan doğan iadeye ilişkin herhangi bir talepte bulunmadan, indirimli orana tabi işlemler nedeniyle KDV iadesi talep edip edemeyeceğiniz hususunda görüş talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun; - 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, - 29/2 nci maddesinde, bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplamının mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan KDV toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki farkın sonraki dönemlere devrolunacağı ve iade edilmeyeceği, 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan verginin, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödeneceği, ancak mahsuben iade edilmeyen verginin, Maliye Bakanlığınca belirlenen sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemler itibarıyla yılı içinde nakden iade edilebileceği, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilebileceği, hükme bağlanmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin; - (I/C-2.1.5.3.) bölümünde, \"... Aynı işlem dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı doğmuşsa, öncelikle tevkifattan doğan KDV alacağı iade edilir. Mükellefin aynı dönemde başka iade hakkı doğuran işlemlerinin bulunması halinde bu işlemlere ait iade talepleri, söz konusu işlem veya işlemlerle ilgili usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandırılır. Mükellefin aynı dönemde diğer iade hakkı doğuran işlemlerinin de (indirimli orana tabi işlemler hariç) bulunması ve iade edilmesi gereken KDV tutarının, tevkifat ve diğer iade hakkı doğuran işlemlere ilişkin iade beyanı toplamından küçük olması halinde, iade talepleri mükellefin işlem türü bazında tercihi doğrultusunda sonuçlandırılır.\" - (III/B-3.4.1.) bölümünde, \"... Aynı işlem dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı doğmuşsa, öncelikle tevkifattan doğan KDV alacağı iade edilir. Buna göre, indirimli orana tabi olup tevkifat uygulanan işlemlerden doğan KDV iade talepleri, bu Tebliğin (I/C-2.1.5.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir. ...\" açıklamaları yer almaktadır. Buna göre, firmanız tarafından fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işlerine ilişkin kısmi tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle öncelikle kısmi tevkifattan doğan KDV iade alacağının talep edilmesi gerekmekte olup, fason tevkifattan doğan iade talebinden vazgeçilerek indirimli orana tabi işlemler nedeniyle doğan KDV nin iadesinin talep edilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32323, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32323", "ozelgeNo": "64597866-130[28]-8878", "ozelgeTarih": "2018-04-11", "baslik": "Propan katılarak zenginleştirilen sıvılaştırılmış petrol gazının (L.P.G.) KDV oranı.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, yanıcılığını artırmak için propan katılarak zenginleştirilen Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 2711.19.00.00.11 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (LPG)' nın tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B bölümüne 2017/10468 sayılı BKK ile eklenen 31 inci sırada; \"Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2711.19.00.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında yer alan Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (L.P.G.)'nın, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılacak olanları (otogaz) hariç olmak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan \"LPG Dağıtıcı Lisansı\"nı haiz olanlarca teslimi ile bunlardan satın alanların sonraki safhalardaki teslimi,\" hükmüne yer verilmiştir. Anılan sıra uyarınca, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılanları (otogaz) hariç olmak üzere, LPG'nin sanayide imalatta ve konutlarda kullanılmak üzere EPDK'dan alınmış \"LPG Dağıtıcı Lisansı\"nı haiz olanlarca teslimiyle bunlardan satın alanların sonraki safhalardaki tesliminde KDV oranı % 18' den % 8' e indirilmiştir. Buna göre, • Dağıtıcı firmalar tarafından LPG' nin tüpgaz bayilerine veya imalatta kullanılmak üzere sanayicilere teslimi ile tüpgaz bayileri tarafından konut ve iş yerlerine tesliminde % 8 oranında, • Dağıtıcı firmalar tarafından söz konusu malın ithal edilmesi veya rafineriden satın alınması ya da başka bir dağıtıcıya tesliminde ise genel oranda (% 18), KDV uygulanması gerekmektedir. Bu çerçevede, \"2711.19.00.00.11\" GTİP numarası değişmemek kaydıyla yanıcılığının artırılması için propan katılarak zenginleştirilen LPG'nin tesliminde de yukarıdaki açıklamalar uyarınca işlem yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32324, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32324", "ozelgeNo": "76464994-130[KDV.2017.218] - 76692", "ozelgeTarih": "2018-04-05", "baslik": "Sushi sosunun KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "b) 10.11.2017 tarihli ve 183913 sayılı yazımız. c) 29.11.2017 evrak kayıt tarihli dilekçeniz. İlgide kayıtlı dilekçe ve özelge talep formunda, 2103.90.90.00.18 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığını beyan ettiğiniz \"sushi sosu\"nun toptan ve perakende tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/17 nci sırasında, 22/12/2006 tarihli ve 2006/11437 sayılı Kararnamenin eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 21 no.lu faslında yer alan mallar sayılmıştır. Öte yandan, TGTC' nin 21 no.lu faslında, ''Yenilen Çeşitli Gıda Müstahzarları\", 21.03 tarife pozisyonunda ''Soslar ve müstahzarları; çeşni ve lezzet verici karışımlar; hardal unu ve kaba unu ve hazır hardal\" tanımlanmış; 2103.90.90.00.18 GTİP numarasında ise \"Diğerleri\" sınıflandırılmıştır. Buna göre, 2103.90.90.00.18 GTİP numarasında sınıflandırılması halinde, \"sushi sosu\" isimli ürünün toptan ve perakende tesliminde % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Bununla birlikte, bahse konu ürünün tarife pozisyonunun doğru ve kesin bir şekilde tespiti için, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının ilgili Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir. Bu başvuru sonucunda \"sushi sosu\" isimli ürünün, TGTC' nin başka bir GTİP numarasında sınıflandırılması halinde, sözü edilen ürüne uygulanacak KDV oranının da bu numara dikkate alınmak suretiyle yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca belirleneceği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32325, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32325", "ozelgeNo": "64958909-130-11274", "ozelgeTarih": "2018-03-23", "baslik": "İcradan ikinci el araç alımında KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, icra yoluyla satın aldığınız 63 PL 049 plakalı aracın tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK)'na ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında; \"Aşağıda tanımları yapılan motorlu taşıtlardan yalnız \"kullanılmış\" olanlar, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 8701.90.50.00.00 \"Kullanılmış olanlar\" ile 87.03 pozisyonundaki \"binek otomobilleri ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar, (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil). [Yalnız binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları, jipler, vb., motorlu karavanlar, elektrik, gaz, güneş enerjili vb., motorlu taşıtlar, \"8703.10.11.00.00 özellikle kar üzerinde hareket etmek için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu olanlar (dizel veya yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar\", \"8703.10.18.00.00 Diğerleri\".][Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus arabalar, para arabaları, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar hariç.]. (Katma Değer Vergisi Kanununun 30/b maddesine göre binek otomobillerinin alımında yüklenilen katma değer vergisini indirim hakkı bulunan mükelleflerin, bu araçları tesliminde bu Kararın 1 inci maddesinin (a) bendinde öngörülen vergi oranı uygulanır.)\" ibaresine yer verilmiştir. Aynı BKK'nın 1 inci maddesinin 5 inci fıkrasında, BKK eki (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında yer alan \"kullanılmış\" deyiminin, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre özel tüketim vergisine tabi olmayan taşıtları ifade ettiği belirtilmiştir. Ayrıca, 60 No.lu KDV Sirkülerinin; (5.10.3) bölümünde \"Kamyonet türü araçlar genellikle birden fazla koltuk sırasına sahiptirler ve biri insan taşınmasına mahsus kapalı bir kabin ve eşya taşınmasına mahsus açık veya kapalı bir alan olmak üzere iki ayrı alandan meydana gelirler. Bununla birlikte, bu tür araçların ikiden fazla aksı olması veya eşya taşımaya mahsus alandaki azami dahili taban uzunluğunun aracın dingiller arası mesafesinin % 50'sinden fazla olması halinde, bu araçlar 87.03 pozisyonunda sınıflandırılmazlar.\" (5.10.4) bölümünde ise \"Birden fazla koltuk sırasına sahip olan panelvan türü araçlar 87.03 pozisyonu \"Armonize Sistem İzahnamesinde\" verilen göstergeleri karşılamalıdır. Ancak, arka kısımda güvenlik teçhizatı ve koltukların yerleştirilmesi için sabit tutturma noktaları ve bağlantı elemanlarının bulunmadığı bir sıra koltuğa sahip olan panelvan türü araçlar, yolcu alanı ile yük alanı arasında sabit bir panel veya bariyer ya da yan panellerde pencereleri bulunsun veya bulunmasın 87.03 pozisyonunda sınıflandırılmazlar.\" ifadeleri yer almıştır. Bu hükümlere göre; söz konusu aracın, kullanılmış ve sözü edilen BKK eki (I) sayılı listenin 9 uncu sırasında yer alan motorlu taşıtlar kapsamına girmesi halinde % 1 oranında, bu sıra kapsamında olmaması halinde ise genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32326, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32326", "ozelgeNo": "85373914-130[53.01.202]-44302", "ozelgeTarih": "2018-03-22", "baslik": "Lojmanda oturanlardan alınan kira, kapıcı/kaloriferci, su, yakıt bedelleri ve ortak giderler ile belediye tarafından tahsil edilen katı atık bedeline uygulanması gereken KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgi (a)' da kayıtlı dilekçe ve ilgi (b)' de kayıtlı özelge talep formunda; müessesenize ait lojmanlarda oturanlardan 377 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliğine göre alınan kira, kapıcı/kaloriferci, su, yakıt bedelleri ve ortak giderler ile Soma Belediye Başkanlığınca tahsil edilen katı atık bedeline uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin, 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu ifade edilmiş; aynı Kanunun 17/4-d maddesinde, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV'den istisna olduğu, 25/a maddesinde ise teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontoların KDV matrahına dahil olmayacağı hükme bağlanmıştır. Bununla beraber, KDV oranları, 3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/18-a sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 22.01 tarife pozisyonunda yer alan mallara da yer verilmiştir. Bu tarife pozisyonunda; sular, buz ve kar düzenlenmiştir. Diğer taraftan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin; I/B-2.1.bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesinde sayılan; genel bütçeye dahil idareler, özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü mesleki kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen, kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiye tabi değildir. Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesi kapsamına giren mal ve hakların kiralanması işlemleri Kanunun (1/3-f) maddesine göre KDV' ye tabidir. Ancak yukarıda sayılan kuruluşların, iktisadi işletmelerine dahil olmayan gayrimenkullerinin kiraya verilmesi işlemleri Kanunun (17/4-d) maddesine göre vergiden istisnadır. \" ifadelerine yer verilmiştir. Anılan Tebliğin I/B-5. bölümünde ise \"KDV uygulamasında personele bedelsiz sağlanan menfaatlerden aşağıda sayılanlar vergiye tabi tutulmaz: a) Personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi, b) Personele yatacak yer veya konut tahsisi, c) Personelin toplu olarak işyerine gidip gelmesini sağlamak amacıyla yapılan taşıma hizmetleri, ç) Personele demirbaş olarak verilen giyim eşyası. İşletmenin iktisadi faaliyetini sürdürebilmesi için yapılan ve işletmede yaratılan katma değerin bir unsuru olan bu masraflar, maliyetin bir parçası olduğundan, personele tahsis sırasında vergiye tabi tutulmaz, bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan, 377 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliğinde, kamu konutlarının 2017 yılı aylık kira bedellerinin tespitine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş; \"Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme\"nin 16 ncı maddesinde ise, kamu iktisadi teşebbüslerince bedeli karşılığı kamu konutu tahsis edilen personelden anılan Tebliğle belirlenen kira birim bedellerinin % 85' inin tahsil edileceği ifade edilmiştir. Buna göre, kurum ve kuruluşlarca karşılanan/tedarik edilen; ilave kira bedeli mahiyetindeki kaloriferci/kapıcı bedeli, sayaçlarının ayrılması mümkün olmayan elektrik/su bedeli ile kira bedelinden ayrı olarak tahsil edilen yakıt bedeli ve ortak kullanım alanlarına ilişkin giderler üzerinden genel oranda (% 18) KDV hesaplanması; su sayacının ayrılması halinde ise su tüketim bedeli üzerinden % 8 oranında KDV ödenmesi gerekmektedir. Ayrıca, Soma Belediye Başkanlığınca tahsil edilen katı atık bedeli de genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 22276, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/22276", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[1-2015-15]-117891", "ozelgeTarih": "2018-03-16", "baslik": "Doğalgaz Hatlarının Zarara Uğratılması sonucunda Zararın İlgili Kişilerden veya Sigorta Şirketinden Karşılınmasının Vergi Kanunları Açısından Değerlendirilmesi.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; doğalgaz dağıtım faaliyeti ile iştigal eden şirketinizin yer altı ve yer üstündeki doğalgaz dağıtım hatlarının çeşitli kurum ve kişiler tarafından hasara uğratıldığı, bu hasarların şirketiniz tarafından tamir edildiği, tamir edilen bu hatlara zarar verenlerin tespiti halinde ilgililere fatura düzenlendiği, aynı zamanda sigortalı olan söz konusu dağıtım hatlarının fatura bedellerinin ilgililerden tahsil edilememesi durumunda zararın poliçedeki muafiyet harici kısmının sigorta tarafından tazmin edildiği ve sigorta şirketine de karşılanan hasar bedeli için fatura düzenlendiği belirtilerek, söz konusu işlemin vergi kanunları karşısındaki durumuna ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1401 inci maddesinde, sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı taahhüt ettiği sözleşme olarak tanımlandığı; 1409 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; sigorta şirketleri ile akdedilen poliçede üçüncü şahısların (özel ve tüzel kişilerin) çeşitli sebeplerle … Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'nin poliçede detaylı olarak verilen yer altı ve yer üstü mal varlıklarına vereceği zararlar ile poliçede isim isim sayılan ve sayılmayan … Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'ye ait ve/veya sorumluluğunda bulunan her türlü muhteviyat, makine, tesisat ve sistemlerin teminat kapsamında olduğu, üçüncü şahıslar tarafından verilen hasarlara ilişkin sigorta şirketince muafiyet harici kalan tutarların fatura karşılığı ödendiği anlaşılmıştır. Buna göre, yer altı ve yer üstünde bulunan ve şirketinizce sigorta ettirilen doğalgaz hatlarına verilen hasarların tamiri nedeniyle katlandığınız masrafların gider olarak; bu masrafların hasar veren kurum, kuruluş ve kişilerden ve/veya sigorta şirketlerinden tazmin edilmesi durumunda ise tazmin edilen tutarların gelir olarak kurum kazancınızın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Vergi Usul Kanunu Yönünden Değerlendirme: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; - 227 nci maddesinde, \"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\", - 229 uncu maddesinde, \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\", - 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, \"Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.\" - 232 nci maddesinde, \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa; sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (2017 yılı için) 900 TL'yi geçmesi veya bedeli (2017 yılı için) 900 TL'den az olsa dahi istemleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\" hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen hükümlere göre, şirketiniz tarafından sigorta ettirilen yer altı ve yer üstünde bulunan doğalgaz hatlarına çeşitli kurum, kuruluş veya kişiler tarafından verilen hasarın tamiri nedeniyle katlandığınız giderlerin, bu hasara neden olan gerçek ve tüzel kişiler ya da sigorta şirketlerinden tazmin edilmesi karşılığında, tahsil edilen tazminat tutarları için ilgililer adına fatura düzenlemeniz gerekmektedir. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme : Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 4 üncü maddesinde; hizmetin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşeceği, 10/a maddesinde; mal teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, 10/b maddesinde ise; malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca 60 Sayılı KDV Sirkülerinin (1.2.1) bölümünde; \" Bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu durumda, sigortalının hasar gören eşya için sigorta şirketinden aldığı tazminat için KDV hesaplanması söz konusu olmayacaktır. Ancak, sigortalı mükellefin hasar gören eşyayı tamir ettirerek, adına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle tamir bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiği durumda, sigortalının, sigorta şirketi adına yaptığı ve KDV'ye tabi olan masrafların aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmektedir.\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; şirketinizin dağıtım hatlarına verilen hasarlar sonucu oluşan tamir masraflarının, hasara neden olan gerçek ve tüzel kişilerden tahsilini sağlamak amacıyla, ilgili kişiler adına düzenlenecek faturalarda genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir. Öte yandan; bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu durumda, sigortalı olan şirketinizin söz konusu hasarlara ilişkin sigorta şirketinden aldığı tazminatla ilgili KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak hasar gören dağıtım hatlarının tamir ettirilmesi halinde; şirketiniz adına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle tamir bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiğiniz durumda, KDV'ye tabi olan tamir masraflarının aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6944, "title": "Madde 38 Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti", "kanunNoTitle": null}, {"id": 6946, "title": "Madde 40 İndirilecek Giderler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 30323, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/30323", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130[Özelge]-221309", "ozelgeTarih": "2018-03-05", "baslik": "Hidrofil Pamuk Tesliminde KDV Tevkifatı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 3005.90.10.00.11 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen, münhasıran pamuktan mamul penye telefinin çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi suretiyle elde edilen ve \"hidrofil pamuk\" olarak adlandırılan balya şeklindeki pamukların çeşitli gramajlara ayrılarak ambalajlanmış şekilde satışında katma değer vergisi tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, 1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmış olup, 9 uncu maddesinde, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Bu yetki uyarınca, KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.3.5. \"Pamuk, Tiftik, Yün ve Yapağı ile Ham Post ve Deri Teslimleri\" başlıklı bölümünde, mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 1 inci sırası kapsamına giren ürünlerin tesliminin tevkifata tabi olduğu belirtilmiştir. Buna göre, \"kütlü ve elyaf pamuk, linter pamuk, pamuk lifi döküntüleri, natürel veya tops haldeki tiftik, yün ve yapağı\" kapsamındaki ürünlerin teslimi tevkifata tabidir. Diğer taraftan, söz konusu Kararname eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 22 nci sırasının 30.05 pozisyonunda \"tıpta, cerrahide, dişçilikte veya veterinerlikte kullanılan eczacılık maddeleri emdirilmiş veya kaplanmış veya perakende satılacak şekilde hazırlanmış veya ambalajlanmış pamuklar, gaz benzeri, bandajlar ve benzeri maddeler (sargılar, sparadralar, hardal yakıları gibi)\" yer almakta olup, söz konusu pozisyonda yer alan ürünlerin teslimi tevkifat kapsamına alınmamıştır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınan görüşte hidrofil pamuğun, pamuğun işlenmesi sonucunda mamul mal haline getirilen ürün mahiyetinde olduğu, KDV tevkifatı kapsamında belirtilen \"kütlü ve elyaf pamuk, linter pamuk, pamuk lifi döküntüleri, natürel veya tops haldeki tiftik, yün ve yapağı\" ürünler arasında olmadığı belirtilmiştir. Yukarıda yer alan tespit ve açıklamalar çerçevesinde, özelge talebinize konu hidrofil pamuğun, KDV oranlarını belirleyen 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 1 inci sırası kapsamına giren ürünlerden olmaması, (II) sayılı listenin (B) bölümünün 22 nci sırasının 30.05 pozisyonunda sayılan ürünler arasında yer alması nedeniyle tesliminde KDV Genel Uygulama Tebliğinin anılan hükümleri kapsamında KDV tevkifatı uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7561, "title": "Madde 9 Vergi Sorumlusu", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 24232, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/24232", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.03.10.00-130[32-2017/7]-5244", "ozelgeTarih": "2018-02-21", "baslik": "KDV iade alacağının mahsubu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, bilanço usulüne göre defter tutan şahıs firmanızı 19/4/2017 tarihinde tüm aktif ve pasifi ile tür değişikliği yaparak tek kişilik ayni sermayeli …………Ltd.Şti'ne devrettiğiniz, şahıs firmanızın vergi dairesinden ihraç kayıtlı satışlardan doğan iade alacağı bulunduğu belirtilerek, KDV iade alacağınızın yeni kurulan şirketin vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarına mahsup edilip edilemeyeceği sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-c maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin KDV den istisna olduğu, bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından KDV Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmünün uygulanmayacağı, işlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergilerin, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.) durumunda değer artışı kazancının hesaplanmayacağı ve vergilendirilmeyeceği hükmü yer almaktadır. Buna göre, bilanço esasına göre defter tutan şahıs firmanızın ………….Ltd.Şti’ne devri 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-c maddesi çerçevesinde KDV den istisna olup, devrolan şahıs firmanızın bilançosunda yer alan ve sonraki döneme devreden KDV’nin devralan şirketiniz tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, devrolan şahıs firmanızın KDV iade alacağının devralan şirketinizin vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarına mahsubu mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7278, "title": "Madde 81 Vergilendirilmeyecek Değer Artışı Kazançları", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29041, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29041", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.27.40.01-130[17-515-19]-11180", "ozelgeTarih": "2018-02-21", "baslik": "Atık Tesliminde KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı talep formunuzda, firmanızca polipropilen ve makine halısı imalatına yönelik üretimde kullanılmak üzere yurtiçi ve yurtdışı firmalardan temin ettiğiniz hammaddelerin ambalajında kullanılan plastik naylon ambalaj, karton kağıt mukavva, tahta palet ve karton kağıt masura olmak üzere atık ambalaj maddelerinin \"Ambalaj Atıklarının Kontrol Yönetmeliği' kapsamında lisanslı firmalara Danıştay Kararı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü yazısı çerçevesinde bedelsiz tesliminde \"bedelsiz\" fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği ile söz konusu atık madde teslimlerinin KDV ye tabi olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi talep edilmektedir.", "cevap": "1- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun \"İspat edici kağıtlar\" başlıklı 227 nci maddesinde, \"Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.\" hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu; 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek mecburiyetinde olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, firmanız tarafından plastik naylon ambalaj, karton kağıt mukavva, tahta palet ve karton kağıt masura hurda ve atıklarının atık toplama lisansına haiz firmalara veya belediyelere satışından itibaren yedi günlük süre içerisinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. İdari düzenlemeye dayanan ve bir zorunluluk olarak bu atıkların bedelsiz şekilde teslim edilmesi durumunda bir satıştan bahsedilmesi mümkün bulunmadığından fatura düzenleme zorunluluğunuz bulunmamaktadır. Ancak bu şekildeki teslimler için de \"bedelsiz olduğu\" şerhine yer verilerek fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. 2- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye' de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, -2 nci maddesinde, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, -17/4-g maddesinde, metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve atıkları tesliminin KDV den istisna olduğu, -27/1 inci maddesinde ise bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrah işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu, hüküm altına alınmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"II/F-4.7.2 Metal, Plastik, Kağıt, Cam Hurda ve Atıkların Teslimi\" başlıklı bölümünde hurda ve atık teslimlerine yönelik gerekli açıklamalara yer verilmiş, Tebliğin \"I/C-2.1.3.3.3.2 Kapsam\" başlıklı bölümünde ise hurda kavramının; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade ettiği belirtilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, firmanızca atık ambalaj olarak plastik naylon ambalaj, karton kağıt mukavva ve karton kağıt masura teslimleri KDV Kanununun 17/4-g maddesi kapsamında KDV den istisnadır. Ancak, KDV Kanununun 17/4-g maddesi çerçevesinde atık olarak değerlendirilmesine imkan bulunmayan ambalaj niteliğindeki tahta palet tesliminde, Kanunun 27/1 inci maddesi gereğince emsal bedel üzerinden KDV hesaplanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 27646, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/27646", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.41.15.01-125[4-k/2013/17]-15686", "ozelgeTarih": "2018-02-05", "baslik": "Taşıma kooperatifinin yapı koperatifine dönüştürülmesinde aktifte kayıtlı arsa ve taşıtların devrinde vergilendirme.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ekli dilekçenizde, Kooperatifinizin olağan genel kurulu kararı ile ana sözleşme değişikliği yaparak taşıma kooperatifinden konut yapı kooperatifine dönüşeceği, Kooperatifinize ait bir adet arsa ve iki adet ticari olmayan binek otomobilin bulunduğu belirtilerek, tür değişikliği nedeniyle söz konusu taşıtlar ile arsanın devri ve mükellefiyetiniz ile ilgili olarak kurumlar vergisi ve katma değer vergisi mevzuatı açısından Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup, aynı Kanunun \"Muafiyetler\" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olacağı hüküm altına alınmıştır. Buradan da anlaşılacağı üzere, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri tamamen muafiyet kapsamı dışında tutulmuş; ancak diğer kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olabilmesi için ise ana sözleşmelerinde; -Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, -Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, -Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması, -Sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz) ilişkin hükümler bulunması ve bu hükümlere fiilen de uyulması gerektiği şart koşulmuştur. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"4.13. Kooperatifler\" başlıklı bölümünde muafiyet şartları detaylı olarak açıklanmış olup takip eden bölümlerde ise ortak dışı işlemler kooperatif türlerine göre ayrıntılı olarak örneklendirilmiştir. Söz konusu Tebliğin \"4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi\" başlıklı bölümünde de, \"Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir. Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, genel kurul kararıyla ana sözleşmede değişiklik yapılarak unvanınızın taşımacılık kooperatifinden konut yapı kooperatifine dönüştürülmesi durumunda, yapı kooperatifinin 5520 sayılı Kanunun 4/1-k maddesinde yer alan şartları taşıması ve faaliyet sırasında da bu şartlara fiilen uyması halinde kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanması mümkündür. Ancak, yapı kooperatiflerinin kuruluş amacı ortaklarına konut veya işyeri inşaa etmek ve ettirmek olduğundan, yapı kooperatifi bünyesinde bu amaç dışında faaliyette bulunulması durumunda, ortak dışı işlem yapıldığı kabul edilecek ve bu işlemlere başlanıldığı tarih itibariyle de kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu; ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, KDV mükellefiyeti bulunan Kooperatifinizin unvanının genel kurul kararıyla ana sözleşmede değişiklik yapılarak taşıma kooperatifinden konut yapı kooperatifine dönüştürülmesi KDV'nin konusuna girmediğinden, Kooperatifinize ait bir adet arsa ve iki adet ticari olmayan binek otomobil için unvan değişikliği nedeniyle KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7847, "title": "Madde 4 Muafiyetler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29044, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29044", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-50181", "ozelgeTarih": "2018-01-16", "baslik": "Sözleşmede belirlenen bedel için KDV dahil yada KDV hariç ibaresinin bulunmaması halinde KDV matrahının tespiti", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, tarafı olduğunuz Anahtar Teslimi İnşaat Yapım Sözleşmesinde belirlenen bedel için KDV dahil yada KDV hariç ibaresinin bulunmadığı belirtilerek, işin bitiminde düzenlenecek faturada söz konusu bedelin KDV dahil tutar olarak mı yoksa KDV matrahı olarak mı kabul edileceği konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 nci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, -10/a maddesinde, vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile, (b) maddesinde; malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi ile meydana geleceği, -20 nci maddesinde teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, hükme bağlanmıştır. Buna göre, söz konusu Anahtar Teslimi İnşaat Yapım Sözleşmesinde, sözleşme konusu inşaat taahhüt işi için belirlenen bedele KDV nin dahil olduğuna dair bir belirleme yer almadığından, sözleşmede tespit edilen bedel üzerinden ayrıca KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7905, "title": "Madde 10 Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7921, "title": "Madde 20 Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 21657, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/21657", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[09-2015/29]-20195", "ozelgeTarih": "2018-01-15", "baslik": "Yapım işleri ve mühendislik-mimarlık ve etüd-proje hizmetlerinde tevkifat uygulaması.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilen, … Ovası Arazi Tapulaştırma ve TİGH Projesi işini konsorsiyum sözleşmesi ile kurulan \"….. A.Ş.- ….. A.Ş. Ortak Girişimi\" ve \"….. Şti.- …. A.Ş. Ortak Girişimi\" olarak üstlenildiği, yapılan sözleşmede söz konusu işin; inşaat işleri (1. Kısım) ve mühendislik işleri (2. Kısım) olarak kısımlara ayrıldığı belirtilerek ifa edilecek hizmetlere ilişkin gerek kurumlar vergisi, gerekse KDV yönünden tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun \"Safi kurum kazancı\" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde \"Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında da inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihin, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin bitim tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri üzerinden sorumlularca vergi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmış olup bu oran 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %3 olarak tespit edilmiştir. Öte yandan, bir işin 42 nci madde kapsamına girmesi için faaliyet konusu işin, inşaat ve onarma işi olması, işin taahhüde bağlı olarak yapılması ve birden fazla takvim yılına sirayet etmesi gerekir. Genel anlamı ile inşaat; malzeme ve işçilik kullanmak suretiyle meydana getirilen gayrimenkulün yapı kısmına ait faaliyetlerin tümünü kapsar. Onarım ise bir gayrimenkulün iskeleti dışında harap olan kısımların yeniden yapılması ile ilgili büyük ölçüdeki tamirat ve yenileme faaliyetlerini ifade eder. Özelge talep formunuzun ve eklerinin tetkikinden; -Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilen, … Ovası Arazi Tapulaştırma ve TİGH Projesi işini konsorsiyum sözleşmesi ile kurulan ….. A.Ş.- … Taah. ve Tic. A.Ş. ….. Şti.- ….. A.Ş. Ortak Girişimince üstlenildiği, -Yapılan sözleşmede söz konusu işin; inşaat işleri (1. Kısım) ve mühendislik işleri (2. Kısım) olarak kısımlara ayrıldığı ve mühendislik işlerinin ise iş ortaklığınız tarafından taahhüt edildiği, -01.12.2014 tarihinde imzalanan … Ovası Arazi Tapulaştırma ve TİGH Projesi İşine Ait Sözleşmeden, söz konusu işin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 (on gün) içinde başlanacağı ve 1080 (bin seksen gün) içinde tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirileceği anlaşılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, konsorsiyum olarak ihalesi yapılan söz konusu işe ilişkin olarak iş ortaklığınız tarafından üstlenilen 2. kısım mühendislik işlerinin, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, söz konusu işe ilişkin yapılan hakediş ödemeleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmaması gerekmektedir. Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında, kurumlar vergisi mükelleflerince cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre geçici vergi ödeneceği hükme bağlanmıştır. Adi ortaklıklar Borçlar Kanununun 620-645 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 620 nci maddesinde adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin, bir sözleşmeye dayanarak, ortak bir amaca ulaşmak için emek ve mallarını birleştirmesi olarak tanımlanmıştır. Adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu değildir. Adi ortaklık olarak faaliyette bulunulması halinde, ortaklığa stopaj ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmektedir. Adi ortaklıkların ortaya çıkan kâr veya zararı, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilenmektedir. Buna göre, adi ortaklıklarda her bir ortak, ortaklık faaliyetinden kendi payına düşen kâr veya zararı, geçici vergi beyannameleri ile yıllık kurumlar vergisi beyannamesine dahil etmek zorundadırlar. Bu itibarla, 2. kısım mühendislik işlerinin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında yıllara sari inşaat işi olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, söz konusu işi üstlenen adi ortaklığınızın, her bir geçici vergi dönemi itibarıyla kâr/zararını tespit etmesi ve ortaya çıkan kâr veya zararın ortaklar tarafından, hisseleri oranında ilgili dönem geçici vergi beyannamelerine dahil edilerek beyan edilmesi gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: KDV Kanununun 9/1 maddesinde Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden 26/04/2014 tarih ve 28993 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.2.1.Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri\" başlıklı bölümünde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. Yine aynı bölümde, yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetleri bu kapsamda tevkifata tabi olup bu hizmetlerin yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verilmesi halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirileceği açıklanmıştır. Öte yandan Tebliğin \"I/C-2.1.3.2.2.Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" başlıklı bölümünde; Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı, Piyasa etüt-araştırma, ekspertiz, Plan-proje, Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler ile yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetlerin bu bölüm kapsamında değerlendirileceği ifade edilmiştir. Özelge talep formunuzun ve eklerinin tetkikinden; -Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilen, … Ovası Arazi Tapulaştırma ve TİGH Projesi işini konsorsiyum sözleşmesi ile kurulan …. A.Ş.- ….. A.Ş. Ortak Girişimi, ….. Şti.- …. A.Ş. Ortak Girişimi tarafından gerçekleştirileceği, -Yapılan sözleşmede söz konusu işin; inşaat işleri (1. Kısım) ve mühendislik işleri (2. Kısım) olarak kısımlara ayrıldığı ve inşaat işinin ….. A.Ş - ….. A.Ş. Ortak Girişimi tarafından, mühendislik işlerinin ise ….. Şti.- ….. A.Ş. Ortak Girişimi tarafından üstlenildiği anlaşılmaktadır. Buna göre; -Sözleşmenin 1. Kısmında yer alan inşaat işlerinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.1) bölümü kapsamında \"Yapım İşi\" olarak değerlendirilerek (2/10) oranında, -Sözleşmenin 2. Kısmında yer alan mühendislik işlerinin ise KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.2) bölümü kapsamında \"Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler\" olarak değerlendirilerek (9/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7009, "title": "Madde 32 Asgarî geçim indirimi (*)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 31202, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/31202", "ozelgeNo": "B.07.4.DEF.0.13.10.00-010-1", "ozelgeTarih": "2018-01-12", "baslik": "İhale yolu ile BOTAŞ’ dan alınan hizmetlerin, KDV Kan.13/b maddesine göre istisna olup olmayacağı ve söz konusu hizmetlere KDV Kan. 9. mad göre tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; - Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. nin (BOTAŞ) limanlarına ait deniz vasıtalarında \"Deniz Vasıtaları İşletmeciliği ve Palamar Hizmetleri\" işini yaptığınız, - İş sahibinin BOTAŞ olduğu ve firmanızın bu işi ihale usulü ile alarak yüklenici konumunda bulunduğu, - Her ay yaptığınız iş için BOTAŞ'a fatura düzenlediğiniz belirtilerek, taşeron olarak verdiğiniz bu hizmet karşılığında BOTAŞ'a düzenlediğiniz faturalarda gösterilen bedel için katma değer vergisinin hesaplanıp hesaplanmayacağı, hesaplanacaksa bu hesaplanan katma değer vergisine tevkifat yapılıp yapılmayacağı hususundaki görüşlerimiz sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin vergiden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu istisna uygulaması ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-2) ile 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.2.2) bölümünde; bu hizmetlerin gemi ve yük sahibi firmaların acentelerine yapılması ile liman ve hava meydanı işletmeleri dışında diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmasının istisna uygulamasını etkilemeyeceği ancak, Kanunun 13/b maddesindeki istisna uygulaması tek safhalı olduğundan, gemiye veya acentesine doğrudan verilen hizmetlerin başka bir deyişle araç ve yük sahibi firmalara veya acentelerine doğrudan ilk safhadaki asıl yüklenici tarafından verilen ve fatura edilen hizmetlerin istisna kapsamında değerlendirilebileceği, alt yükleniciler tarafından verilen hizmetlerin istisna kapsamında mütalaa edilemeyeceği açıklanmıştır. Öte yandan, tevkifat uygulaması hakkında KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.3.2.13. Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler\" başlıklı bölümünde, KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre; -BOTAŞ'dan ihale yolu ile alıp yüklenici olarak BOTAŞ'a sunduğunuz ve fatura ettiğiniz \"Deniz Vasıtaları İşletmeciliği ve Palamar Hizmetleri\" işi istisna kapsamında değerlendirilemeyeceğinden KDV'ye tabi olacaktır. -\"Deniz Vasıtaları İşletmeciliği ve Palamar Hizmetleri\" işini ihale yolu ile almış olduğunuz BOTAŞ'ın 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan olmaması sebebiyle BOTAŞ' a düzenlediğiniz faturalardaki hesaplanan KDV tevkifata tabi olmayacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7913, "title": "Madde 13 Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna (4)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 32328, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/32328", "ozelgeNo": "39044742-130[Özelge]-40306", "ozelgeTarih": "2018-01-12", "baslik": "Kamu-Özel ortaklığıyla kurulan Mersin Entegre Sağlık Kampüsüne verilen laboratuvar, rehabilitasyon, görüntüleme hizmetlerinde KDV oranı", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 6428 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen Mersin Entegre Sağlık Kampüsü Projesi çerçevesinde Şirketiniz tarafından alt yükleniciler aracılığıyla temin edilerek verilen laboratuvar, rehabilitasyon ve görüntüleme hizmetlerine ilişkin olarak Şirketinize düzenlenecek faturalar ile Şirketinizce idare adına düzenlenecek faturalarda uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.", "cevap": "KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırasında ''İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri'' nin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür. Buna göre, 6428 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen söz konusu Proje çerçevesinde alt yükleniciler aracılığıyla temin edilerek verilen laboratuvar, rehabilitasyon ve görüntüleme hizmetlerine ilişkin olarak Şirketinize düzenlenecek olan faturalarda % 8 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Diğer taraftan, söz konusu Proje çerçevesinde Şirketiniz tarafından Sağlık Bakanlığına verilen hizmet yönetimi dolayısıyla düzenlenecek olan faturalarda ise genel oranda (% 18) KDV hesaplanacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 7929, "title": "Madde 28 Oran (1)", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29045, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29045", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-28879", "ozelgeTarih": "2018-01-10", "baslik": "Yatırım teşvik belgesi", "kanunNo": "3065", "soru": "Ş. arasında makine teçhizat teslimi konusunda sözleşme imzalandığı, makine ve teçhizatların tedarikçi veya imalatçı firmalardan temin edilerek teslimlerinin gerçekleştirildiği, sözleşme süresi tamamlandıktan sonra tespit edilen kırık, bozuk, eksik ve ek parçaların tekrar temin edilerek alıcı firmaya teslim edildiği, ikinci defa teslim edilen parçalar için sözleşme gereği fatura düzenlenemediği ve yatırım teşvik belgesinden yararlanılmadığı belirtilerek katlanılan bu ek külfete ilişkin KDV iadesi hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". I- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında; \" Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. \", 229 uncu maddesinde; \" Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. \" , 231 inci maddesinde; “ Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. ”, 232 nci maddesinde; \" Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000.- lirayı (422 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2013'den itibaren 800, -TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000.- liradan (422 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2013'den itibaren 800, -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir. \" hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Şirketiniz tarafından satılan ürünlerin vergi mükellefiyeti bulunan alıcı firma tarafından iade edilmesi halinde, iade işlemi için fatura düzenlenmesi ve faturaya mal iadesi olduğunu belirten bir şerh düşülmesi, kırık, bozuk, eksik malın yerine yeni mal verilmesi ve ek parçaların verildiği durumlarda Şirketiniz tarafından malın tesliminden itibaren 7 gün içinde faturanın düzenlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, Şirketiniz ile ... A.Ş. arasında imzalanan makine teçhizat teslimine ilişkin sözleşme özel hukuk hükümleri doğrultusunda tesis edilmiş bir sözleşme olup söz konusu sözleşmenin hüküm ve sonuçları ile sözleşmeden doğacak ihtilafların çözümü özel hukuk hükümleri çerçevesinde yerine getirilmesi gerekmektedir. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; - 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu, - 2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii edilmesinin de teslim sayılacağı, - 10 uncu maddesinin (a) bendinde, vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile (b) bendinde; malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi ile (c) bendinde; kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması anında meydana geleceği, - 13 üncü maddesinde, Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve techizat teslimlerinin KDV den istisna olduğu, - 29/1 inci maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisinin indirilebileceği, - 32 nci maddesinde, bu kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri ile 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde ise indirilemeyen Katma Değer Vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı, - 35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellefin bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellefin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzelteceği, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin, - (II/B-5.2.) bölümünde, \"Yatırım teşvik belgesi kapsamında vergiden istisna olarak alınan makine ve teçhizatın satıcıya iadesinde asıl işleme bağlı olarak vergi hesaplanmaz.\" - (IV/D-4.) bölümünde, \"3065 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi kaydıyla, düzeltebilecekleri hükme bağlanmıştır. İstisna kapsamındaki teslim veya hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle işlem matrahının değişmesi durumunda bir düzeltme yapılması gerekmektedir. Bu düzeltme defter kayıtları ve beyanname üzerinde yapılır. Diğer taraftan, istisna kapsamında teslim edilen malların iadesinde de KDV hesaplanmaz. Bu itibarla, istisna kapsamında yapılan teslim ve hizmet dolayısıyla iade talep edilmemiş olması halinde, yalnızca matrahta meydana gelen değişiklik doğrultusunda defter kayıtları ile beyanların düzeltilmesi yeterlidir. Öte yandan, istisna kapsamında yapılan bir işleme ait iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini ortaya çıkaran işlemden vazgeçilmesi veya satılan malların bir kısmının geri gelmesi durumunda aşağıdaki şekilde hareket edilir. - Matrahta değişikliğin vuku bulduğu vergilendirme döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde defter kaydı ve beyanname üzerinde gerekli düzeltmeyi yapan mükellefin vergi dairesine yazılı olarak müracaat edip, daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi halinde bu tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın mükelleften geri alınır. - Mükellefin, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemde düzeltme işlemini yapmaması halinde; istisna kapsamındaki işlem nedeniyle iade edilen KDV, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemden düzeltmenin yapıldığı döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır.\" ifadelerine yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; KDV Kanununun 13/d maddesindeki istisna kapsamında KDV'siz fatura düzenlenerek satılan mallardan iade edilmesi halinde, alıcı firma tarafından Şirketinize düzenlenecek faturada KDV hesaplanmayacaktır. İstisna kapsamında teslim edilen ancak daha sonra iadesi gerçekleştirilen mala ilişkin olarak daha önce iadeye konu olan KDV için düzeltme işlemi yapılması gerekmektedir. Öte yandan, kırık, bozuk, eksik ve ek parçaların tekrar temin edilerek alıcı firmaya KDV Kanununun 13/d maddesi kapsamında fatura düzenlenerek teslimi mümkün bulunmakta olup, bu teslimlere ilişkin olarak indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin iadesi talep edilebilecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29047, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29047", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[1-2013/ 82]-10821", "ozelgeTarih": "2018-01-09", "baslik": "Transit rejimine ilişkin hükümler çerçevesinde teminat kullandırılmasında KDV", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin ortak transit sözleşmesi hükümleri ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun transit rejimine ilişkin hükümleri çerçevesinde Gümrükler Genel Müdürlüğüne sunmuş olduğu kapsamlı teminat mektubu ile gümrük idaresinin bilgisayar sistemine entegre olan … sistemi üzerinden teminat kullandırma, asıl sorumlu sıfatı ile transit rejimine tabi tutulan eşyanın doğabilecek gümrük vergisini ödeme riskini üstlenme ve elektronik sistemini kullandırma karşılığında müşterilerden ücret aldığı, transit taşıma işini fiilen taşıyıcı firma gerçekleştirmekle birlikte, transit beyanının gümrük idaresine asıl sorumlu sıfatı ile Şirketinizi temsile haiz kişinin imzası ile sunulduğu, Türkiye içerisinde iki gümrük idaresi arasında yapılan taşımalara ilişkin transit beyanları için kesilen faturalarda katma değer vergisi (KDV) hesapladığınız belirtilerek, -Türkiye'deki bir hareket gümrüğünden AB veya EFTA üyesi bir ülkenin varış gümrüğüne ortak transit sözleşmesi kapsamında taşınacak eşya için Türkiye'deki hareket gümrüğüne sunulacak T1 beyanları karşılığı düzenlenecek faturalarda hizmetin yurtdışında gerçekleşen kısmı için, -AB veya EFTA ülkesi hareket gümrüğünden doğrudan Türkiye'deki bir varış gümrüğüne ortak transit sözleşmesi kapsamında taşınacak eşya için bir AB veya EFTA ülkesindeki hareket gümrüğüne sunulacak T1 ve T2 beyanları karşılığı düzenlenecek faturada hizmetin yurtdışında gerçekleşen kısmı için, -İki AB veya EFTA ülkesinin gümrük idaresi arasında gerçekleştirilecek ve hizmetin tamamı yurtdışında gerçekleşecek olan bir ortak transit işlemi karşılığında veya AB gümrük mevzuatı uyarınca bir AB ülkesinin giriş gümrük idaresine sunulan ve hizmetin tamamı yurtdışında gerçekleşen giriş özet beyanları için Türkiye'de düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı sorulmaktadır.", "cevap": "3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu; (6/b) maddesinde ise, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-1.) bölümünde, transit taşımalarla Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanların mükellef olduğu, ancak buradaki taşımadan ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan şahıslar tarafından yapılan taşımanın anlaşılması gerektiği, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi veya iş merkezi Türkiye'de olan şahıslar tarafından yapılan bu nevi taşımalarda ise mükellefin genel hükümlere göre taşıma işini yapanlar olduğu açıklanmıştır. Buna göre, Şirketiniz tarafından ortak transit sözleşmesi kapsamında transit taşımacılık yapan firmalara verildiği anlaşılan; gümrük idaresinin bilgisayar sistemine entegre olan … sistemi üzerinden teminatın kullandırılması, asıl sorumlu sıfatı ile transit rejimine tabi tutulan eşyanın doğabilecek gümrük vergisini ödeme riskini üstlenme ve elektronik sistemini kullandırma hizmetinden Türkiye'deki hareket-varış gümrüklerinde de yararlanıldığından, bu hizmete ilişkin düzenlenecek faturalarda KDV Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince KDV hesaplanacaktır. Öte yandan, KDV Kanununun 14/1 inci maddesi kapsamında uluslararası taşımacılık faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu faaliyetlerine ilişkin olarak Şirketinizce verilen söz konusu hizmetler için yüklendiği ancak indirim yoluyla gideremediği KDV'nin uluslararası taşımacılığı fiilen yapan bu mükelleflere iadesi mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, iki AB veya EFTA ülkesinin gümrük idaresi arasında gerçekleştirilecek ve hizmetin tamamı yurt dışında gerçekleşecek olan bir ortak transit işlemi karşılığında veya AB gümrük mevzuatı uyarınca bir AB ülkesinin giriş gümrük idaresine sunulan ve tamamı yurt dışında gerçekleşen giriş özet beyanları verme hizmeti ise KDV'nin konusuna girmemektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29049, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29049", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-19196", "ozelgeTarih": "2018-01-08", "baslik": "İnternet üzerinde oluşturulan hesaplar aracılığıyla verilen yemek siparişlerinde vergilendirme ve belge düzeni.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı başvurunuzda, Online yemek siparişi üzerine faaliyet gösteren e-ticaret firması olduğunuzu, tüzel ve gerçek kişi mükellefiyeti olan restoranlara, sisteminiz üzerinden iletilen siparişlerden hesaplanan komisyon bedellerini aylık olarak restoranlara fatura ettiğinizi, sistem dahilinde kullanıcıların istedikleri üye restoranlardan istedikleri ürünleri sipariş ettiğini ve siparişlerin tesliminin restoranlar tarafından gerçekleştirildiğini, ödemenin de kullanıcı tarafından restoran yetkilisine sipariş teslim edildiği zaman gerçekleştirildiğini, Tasarlanan yeni bir yapıda \"….. Cüzdan\" sistemini kullanmak isteyen gerçek ya da tüzel kişi kullanıcılarının yemek sepeti şifresinden bağımsız bir PİN oluşturarak hesaplarını aktif ettiklerini, hesaplarını aktif eden kullanıcıların siteleri üzerinden hesaplarına kredi kartı vasıtası ile bakiye tanımladıklarını ve bu bakiyeyi \"….. Cüzdan\" uygulamasını kabul eden restoranlardaki siparişlerinde diledikleri zaman kullanabileceklerini, ayrıca sistemin tüzel kişiler tarafından da çalışanlarına veya müşterilerine verilmek suretiyle de kullanılabileceğini, Yüklenen tutarların satış bedellerinin kullanıcılara 213 sayılı Vergi Usul Kanununda (VUK) belirtilen 7 günlük süre dahilinde fatura edilmesinin planlandığı, Şirketiniz tarafından söz konusu bakiyelerin sadece gıda ve %8 katma değer vergisi (KDV) oranına tabi ürünlerde kullanımına müsaade edileceğini ve düzenlenecek faturalarda uygulanacak KDV oranının %8 olacağını, Siparişin ilgili kişi tarafından verilmesi ve ilgili tutarın kişinin bakiyesine alacak kaydedilmesinden sonra işlemin yapıldığı tarih, saat, hizmet bedeli ile \"Yemek Sepeti Cüzdan\" hesabında kalan bakiyeyi gösterecek şekilde kullanıcıya e-posta yolu ile bilgilendirme fişi gönderileceğini, Öngörülen sistemde gerçek ve tüzel kişi kullanıcılar tarafından \"….. Cüzdan\" hesabına gerçekleştirilen yüklemelerin yapıldığı tarihi izleyen 7 gün içerisinde yüklemeyi gerçekleştiren kullanıcılar adına içyüzde yöntemi ile KDV hesaplanıp fatura düzenlenmesinin planlandığını, \"….. Cüzdan\" ödeme kanalıyla ödemesi gerçekleştirilmiş siparişlerle ilgili restoranlarla her takvim ayında mutabakat yapılarak tarafınıza kesmeleri gereken fatura bedelinin rapor edileceğini ve bu rapora göre kesilen fatura üzerinden restoranlara ödeme yapılacağı belirtilerek, söz konusu sistemin Vergi uygulamaları açısından Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.", "cevap": "I- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Kanunun 229 uncu maddesinde, fatura, \"satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 232 nci maddesinde de \"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (1.1.2017 tarihinden itibaren) 900 TL'yi geçmesi veya bedeli (1.1.2017 tarihinden itibaren) 900 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.\" hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde ise; faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 382 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde, bahse konu Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, bedeli özel kartlar veya yemek çekleri kullanılmak suretiyle ödenen, anlaşmalı lokanta veya restoranlarda (anlaşmalı hizmet işletmelerinde) verilen hizmetlerin belge düzenine yönelik esaslar belirlenmiş olup, özel kartlar veya yemek çeklerinin, anlaşmalı hizmet işletmelerinde yemek bedelinin ödenmesinde kullanılması durumunda mezkûr Tebliğ ile yapılan düzenlemelere uygun olarak belgelendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, yemek bedelinin ödenmesinde \"….. Cüzdan\" hesaplarının kullanılması durumunda belgelendirmenin mezkûr Genel Tebliğde yapılan düzenlemelere göre; - \"….. Cüzdan\" hesaplarının oluşturulması aşamasında üyeleriniz tarafından Şirketiniz bünyesindeki söz konusu hesaplara aktarılan/yüklenen paralar avans mahiyetinde olduğundan ve bu safhada her hangi bir mal teslimi veya hizmet ifasının karşılığını teşkil etmediğinden, bu aktarım/yükleme işlemine ilişkin olarak şirketinizce 213 sayılı Kanun hükümleri uyarınca herhangi bir belge düzenlenmemesi, - \"….. Cüzdan\" hesabı kullanılarak bedeli ödenen yemek alımlarında, lokanta veya restoranlar tarafından verilen yemek hizmeti karşılığında söz konusu hesabı kullanan gerçek ve tüzel kişiler adına, hizmetin verildiği tarihten itibaren azamî yedi gün içinde fatura düzenlenmesi - Şirketinizce, üyelerinizden ve/veya anlaşmalı işletmelerden, verilen hizmet karşılığında komisyon ve benzeri adlar altında alınacak hizmeti bedeli için, hizmeti verdiğiniz tarihten itibaren azami yedi gün içerisinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. II-) KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN : 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdiinin de teslim hükmünde olduğu, 10 uncu maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin ifasından önce fatura veya benzeri belgelerin verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, 20/1 inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, hüküm altına alınmıştır. Buna göre, \"….. Cüzdan\" hesaplarının oluşturulması aşamasında üyeleriniz tarafından Şirketiniz bünyesindeki söz konusu hesaplara aktarılan/yüklenen tutarlar herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifasının karşılığını oluşturmadığından avans mahiyetindedir. Bu nedenle, avans mahiyetindeki ödemeler üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. \"….. Cüzdan\" sistemini kullanıcılarına mal teslimi veya hizmet ifasında bulunulması durumunda KDV açısından vergiyi doğuran olay gerçekleşeceğinden mal teslimi veya hizmet ifasını gerçekleştiren firmalar tarafından düzenlenen faturalarda mal veya hizmetin tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerekmektedir. Diğer yandan, Şirketinizce üyelerinize ve/veya anlaşmalı işletmelere verilen aracılık hizmeti karşılığında alınan komisyon bedelleri üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29050, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29050", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.61.15.01-130[ÖZG-39-2016]-301", "ozelgeTarih": "2018-01-03", "baslik": "Deniz taşıma araçları için limanlarda yapılan hizmetlerde istisnanın kapsamı/uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketiniz tarafından liman sahasında gemilere seyrüsefere ilişkin, yük ve yolcuya ilişkin tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler verildiği, bu hizmetlerin bedellerinin 100 TL'nin altında olması halinde genel esaslara göre katma değer vergisi (KDV) uyguladığınız, ancak 100 TL'lik asgari tutarın KDV Kanununun 13/b maddesinde düzenlenen bütün istisnalar için mi yoksa sadece hava meydanı işleticisi kuruluşlar tarafından \"Yolcu Servis Ücreti\" kapsamında yolculara verilen hizmetler için mi geçerli olduğu hususunda tereddüt hasıl olduğu belirtilerek konu hakkında Başkanlığımızın görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV' den istisna olduğu, hükme bağlanmıştır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin \"II/B-12.İstisna Uygulamalarında Alt Sınır\" başlıklı bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca, 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddi, istisna uygulamasında asgari tutar olarak belirlemeye ve belirlenen bu tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye Bakanlar Kurulu, istisna kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya, istisnaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Bakanlar Kurulunca bu yetki, 2004/8127 sayılı Kararname ile kullanılarak, 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde sayılan istisnaların uygulanmasında alt limit, KDV hariç 100 TL olarak tespit edilmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 13 üncü maddede sayılan istisnalar kapsamına giren işlemler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen işlem bedelinin KDV hariç tutarının 100 TL' nin altında olması halinde bu işlemlerde istisna uygulanmaz ve genel esaslar çerçevesinde KDV hesaplanır. KDV hariç işlem bedelinin 100 TL ve daha fazla olması halinde bedelin tamamı için istisna kapsamında işlem yapılır. Kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutat olan veya bu hususlarda anlaşılan durumlarda faturanın başlangıçta toplam bedel üzerinden düzenlenmesi ve fatura tutarının da KDV hariç 100 TL' yi geçmesi durumunda istisna uygulanabilir. Aynı belgede istisna kapsamına giren birden fazla işlemin yer alması ve bunların toplamının KDV hariç 100 TL ve daha fazla olması halinde de istisna kapsamında işlem yapılır. Aynı belgede istisna kapsamına giren ve girmeyen işlemlerin birlikte yer alması halinde ise herbir işlem, tür ve tutar itibarıyla faturada ayrı ayrı gösterilir, istisna kapsamına giren işlemlere ait bedeller toplamının KDV hariç 100 TL ve daha fazla olması halinde, sadece istisna kapsamına girmeyen işlem bedellerinin toplamı üzerinden KDV hesaplanır. \" açıklaması yer almaktadır. Buna göre, 2004/8127 sayılı Kararname ile tespit edilen asgari tutar KDV Kanununun 13 üncü maddesinde düzenlenen bütün istisnalar için geçerli olup, şirketiniz tarafından Kanunun 13/b maddesi hükümlerine göre liman sahasında gemilere yapılan istisna kapsamındaki hizmetleriniz için, Tebliğin \"II/B-12.İstisna Uygulamalarında Alt Sınır\" başlıklı bölümüne göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29051, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29051", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-010-41", "ozelgeTarih": "2018-01-02", "baslik": "Yurt dışı mukimi firmanın Türkiye'de düzenlenecek fuarda ülkesine ait eyaletin tanıtım faaliyetini yapmasının vergisel boyutu.", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin … Eyaletinin ekonomik kalkınma teşvik ajansı olarak faaliyette bulunduğu, İstanbul'da 2014 yılı Haziran ayında düzenlenen fuarda, … Eyaleti adına fuara katılan bir bakanlığın tanıtım faaliyetinin yapıldığı, bu kapsamda fuar standının kurulması, tercümanlık, temizlik, catering gibi fuar hizmetleri verildiği, tanıtım hizmeti dışında herhangi bir faaliyette bulunulmadığı belirtilerek, söz konusu faaliyetler için Türkiye'de herhangi bir vergileme olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir", "cevap": ". I-GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNLARI YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun birinci maddesinde yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış; üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Anılan maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye’de bir işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançların, (ç) bendinde, taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen kazançların dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasında; dar mükellef kurumların iş yeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde ettikleri kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümlerin uygulanacağı; ikinci fıkrasında dar mükellefiyete tabi kurumların ticari veya zirai kazançlar dışında kalan kazanç ve iratları hakkında, Gelir Vergisi Kanununun bu kazanç ve iratların tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, ancak bu kazanç ve iratların Türkiye'de yapılmakta olan ticari veya zirai faaliyet kapsamında elde edilmesi halinde, kurum kazancının bu maddenin birinci fıkrasına göre tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun \"Dar mükellefiyette vergi kesintisi\" başlıklı 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı, maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde gayrimenkul sermaye iradı üzerinden (2009/14593 sayılı BKK ile belirlenen oran) %20 oranında vergi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup ticari faaliyet kapsamında yapılan ödemeler ise tevkifata tabi kazanç ve iratlar arasında sayılmamıştır. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin \"30.3.\" bölümünün beşinci ve altıncı paragraflarında; \"Öte yandan, dar mükellefiyete tabi kurumların, Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci bulundurmak suretiyle yaptıkları ticari ve zirai faaliyet kapsamında, bu işyerleri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla elde ettikleri serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları (dar mükellef kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri hariç) ve menkul sermaye iratları (kâr payları ile Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında vergi kesintisine tabi tutulan menkul sermaye iratları hariç) üzerinden anılan Kanunun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılmayacaktır. Ancak, dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilcisi bulunmadan veya Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci bulunsa da bu işyerlerinde yürüttükleri ticari faaliyetle bağlantılı olmamak suretiyle elde ettikleri, serbest meslek kazançlarından, gayrimenkul sermaye iratlarından ve kâr payları hariç menkul sermaye iratlarından Kanunun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılacağı tabiidir.” açıklamaları bulunmaktadır. Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması'nın hükümleri 01/01/2011 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. İstanbul’da düzenlenen söz konusu fuara ilişkin olarak, Almanya mukimi firma tarafından yapılan, … eyaleti adına fuara katılan bir bakanlığın tanıtımı yukarıda yer verilen Anlaşma'nın \"Ticari Kazançlar\"a ilişkin 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu maddenin ilk fıkrasında; “1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları bu diğer Devlette, yalnızca bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre; Şirketiniz tarafından Türkiye’de bir işyeri olmaksızın elde edilen gelirleri vergileme hakkı yalnızca Almanya’ya aittir. Eğer bu faaliyet Türkiye’de bir işyeri aracılığıyla gerçekleştirilirse, bu kazançlar sadece işyerine atfedilen miktarla sınırlı olarak Türkiye tarafından vergilendirilebilir. Ayrıca söz konusu Anlaşma’nın 5 inci maddesinde; işyeri ve daimi temsilcilik ile ilgili hükümler yer almakta olup, Şirketinizin Türkiye’de Anlaşma'nın söz konusu maddesi çerçevesinde bir işyeri veya daimi temsilciliği oluşmamış olması durumunda, Şirketinizin ticari faaliyetlerinden dolayı elde ettiği kazançlardan vergi alma hakkı yalnızca Almanya’ya ait olacağından, Türkiye’nin bu kazançlardan vergi alma hakkı bulunmamaktadır. Tersi durumda, bir diğer ifade ile faaliyet Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilcilik aracılığıyla gerçekleştirilirse, bu şekilde elde edilecek kazançlardan Türkiye’nin vergi alma hakkı bulunmakta; ancak vergileme hakkı işyeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarla sınırlı tutulmaktadır. II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1 inci maddesinde; Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 4 üncü maddesinde; hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olarak tanımlanmış ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6/b maddesinde; hizmetin Türkiye’de yapılmış sayılması için hizmetin Türkiye’de yapılması veya hizmetten Türkiye’de faydalanılması gerektiği, 9/1 inci maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Bakanlığımızın, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, 44/b maddesinde; Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler ile kanunî merkez veya iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayan tüzelkişilerde, bu kanuna göre vergi kesintisi yapmakla sorumlu kişinin; vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulan bir şahsın bulunamaması halinde, mükellefin Türkiye'deki daimî temsilcisinin; Türkiye'de birden fazla temsilcisinin mevcudiyeti halinde mükellefin tayin edeceği temsilcinin; tarhiyat tarihine kadar böyle bir tayin yapılmamışsa temsilcilerden herhangi birisinin; daimî temsilci mevcut değilse işlemleri mükellef adına yapanların tarhiyatın muhatabı olduğu hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı 60 No.lu KDV Sirkülerinin (1.1.2.) bölümünde; ''KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, Türkiye'de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabidir. Bu teslim ve hizmetlerin yabancı firmalara yapılması bu durumu değiştirmez.'' denilmektedir. Buna göre, … Eyaleti adına Türkiye'de düzenlenen fuara katılan bakanlığın tanıtım faaliyeti kapsamında Şirketinizce verilen fuar standının kurulması, tercümanlık, temizlik, catering vb. hizmetler Türkiye'de ifa edildiğinden ve bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanıldığından 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesi çerçevesinde KDV ye tabi bulunmakta olup, söz konusu KDV nin Şirketiniz tarafından KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29052, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29052", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.99.16.02-130[1-2015]-1", "ozelgeTarih": "2018-01-02", "baslik": "İhrakiye teslim lisansı sahibi firmaya madeni yağ ve deniz yakıtı satışında KDV ve ÖTV uygulaması", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin yurt içi ve yurt dışından akaryakıt temini, akaryakıt satışı ve dağıtımı, depolaması ile her türlü madeni yağların ve ham maddelerinin ithalatı, imalatı ve satışı faaliyetleri ile iştigal ettiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen ihrakiye teslim lisansına sahip, ancak Denizcilik Müsteşarlığı tarafından verilen Gemi Acentalığı Yetki Belgesine sahip olmayan alıcı aracılara şirketiniz tarafından deniz yakıtı ve madeni yağ satışı yapıldığı, ilgili aracıların da bahsi geçen ürünleri yabancı bandralı veya varış limanı yurt dışı olan Türk bayraklı gemilere sattıkları belirtilerek söz konusu mal teslimlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu uyarınca vergiden istisna olup olmadığı ile ilgili Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.", "cevap": "KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun; 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 11/1-a maddesinde, ihracat teslimlerinin ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, 12/1 inci maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için, teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması ve teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye vasıl olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin ''II/A-1. Mal İhracı'' başlıklı bölümünün \"1.1.1. İstisnanın Kapsamı ve Beyanı\" alt bölümünde; \"... Uluslararası taşımacılığa ilişkin olarak deniz ve hava taşıma araçlarına yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde vergiden istisnadır: a) Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler ihracat teslimi kapsamında KDV'den istisnadır. b) Uluslararası taşımacılık yapan yerli gemi ve uçaklar ise \"yurtiçinde bulunan bir firmanın yurtdışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubesi\" niteliği taşıdığından bu araçlara yapılan söz konusu teslimler ihracat istisnası kapsamına girer. c) Yukarıda açıklanan ve istisna kapsamına giren teslimlere ilişkin işlem veya ödemelerin acenteler tarafından yapılması istisnanın uygulanmasına engel değildir. ç) Söz konusu teslimlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilebilmesi için gümrük çıkış beyannamesi ile tevsik edilmesi gerektiği tabiidir. ...\" denilmektedir. Diğer taraftan; 17/06/2004 tarili ve 25495 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin \" İhrakiye Teslimi Lisansı Kapsamında Yürütülebilecek Faaliyetler \" başlıklı 31 inci maddesinde; \" İhrakiye teslimi lisansı sahipleri piyasada; a) İhrakiyenin, rafinerici, dağıtıcı ve diğer ihrakiye teslimi lisansı sahiplerinden, yurtdışından veya yurtiçinde temini ile transit rejime tabi olan ve serbest dolaşıma girmiş ihrakiyenin deniz ve hava taşıtlarına ikmal edilmesi ile diğer ihrakiye teslimi lisansı sahibi tüzel kişilere ikmali, ihrakiye teslim tesisi işletilmesi ile iştigal edebilir. Fiziki olarak teslimin ihrakiye teslimi lisansı sahipleri tarafından yapılması ve ikmalin yapıldığı taşıtların ihtiyaçları için kullanılması kaydıyla, ihrakiyenin ihracat veya transit rejimi kapsamında deniz ve hava taşıtlarına ikmal edilmesinde üçüncü kişilerce tahsilât aracılık hizmetleri verilebilir. Kurul tarafından, söz konusu işlemin kapsamına ilişkin düzenleme yapılabilir .\" açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, uluslararası taşımacılığa ilişkin olarak deniz ve hava taşıma araçlarına yapılan akaryakıt veya madeni yağ teslimleri KDV Genel Uygulama Tebliğinin mal ihracına ilişkin (II/A-1.1.1.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesince istisna olup, firmanız tarafından akaryakıt veya madeni yağların ihrakiye teslim lisansı sahibi, gemi acentalığı yetki belgesi sahibi olmayan firmalara, yabancı bandralı veya varış limanı yurt dışı olan Türk bayraklı gemilere satmak üzere tesliminin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. ÖTV KANUNU YÖNÜNDEN: 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; bu Kanuna ekli (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından teslimi ile ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışı bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV'ye tabi tutulmuş, 2/1-e maddesinde teslim tanımlanmış, 2/3-a maddesinde ise vergiye tabi malların, vergiye tabi olan malların imali dışında her ne suretle olursa olsun kullanılması, sarfı, işletmeden çekilmesi veya işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesinin teslim sayılacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, Kanunun 3/a maddesinde malın teslimi halinde vergiyi doğuran olayın, malın teslimi ile meydana geldiği, 4/1-a maddesinde ise bu Kanuna ekli (I) sayılı listedeki malları imal veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerin ÖTV mükellefi oldukları belirtilmiştir. Diğer taraftan, ÖTV Kanununun 5 inci maddesinde ihracat istisnası hükümleri düzenlenmiş olup, yurtdışındaki müşterilere teslim edilen ve Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden çıkan mallar ÖTV'den istisna edilmiştir. Bu hüküm uyarınca, ihracat istisnasının birinci şartı teslimin yurtdışındaki bir müşteriye yapılmasıdır. Yurtdışındaki müşteri tabiri; ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezleri yurtdışında olan alıcılar ile yurtiçinde olan işletmenin, yurtdışında faaliyet gösteren şubelerini ifade etmektedir. İhracat istisnasının ikinci şartı ise bu kapsamda teslim edilen malların Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden çıkmış olmasıdır. Öte yandan, ÖTV Kanununun 5/2 nci maddesinde ÖTV ödenerek satın alınan malların ihraç edilmesi halinde ihracatçı adına düzenlenen faturada gösterilen ÖTV'nin, ihraç edilen mala ilişkin gümrük beyannamesi ile yurt dışındaki müşteri adına fatura düzenlenmiş olması şartıyla ihracatçıya iade edileceği ifade edilmiştir. Konuya ilişkin usul ve esaslar ÖTV (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (II/A) bölümünde açıklanmıştır. Söz konusu Tebliğin (II/A-1) bölümünde yabancı bayraklı gemilere, yabancı hava yolu firmalarının hava taşıma araçlarına ve uluslararası sefer yapan yerli deniz ve hava taşıma araçlarına yapılan teslimlerin ihracat teslimi olarak değerlendirildiği belirtilmiştir. Yukarıda yer alan düzenlemeler çerçevesinde, şirketiniz tarafından ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan malların yabancı bayraklı gemilere ve uluslararası sefer yapan yerli deniz araçlarına satılmak üzere ihrakiye lisansı sahibi ancak gemi acentalığı yetki belgesi sahibi olmayan şirketlere teslim edilmesinin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, ilgili mevzuat hükümlerindeki koşulların sağlanması şartıyla ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan malların, yabancı bayraklı gemilere ve uluslararası sefer yapan yerli deniz araçlarına; - İhracat istisnası kapsamında ÖTV mükellefi olarak şirketiniz tarafından doğrudan teslim edilmesi, - Şirketinizden ÖTV ödeyerek satın alanlar tarafından ihracat istisnası kapsamında teslim edilmesi halinde ise, teslim edilen bu mallar için yüklenilen ve adlarına düzenlenen fatura veya benzeri belgelerde gösterilen ÖTV'nin, ihracatçı olarak bu şirketlerin KDV yönünden bağlı olduğu vergi dairesinden iadesinin talep edilmesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7345, "title": "Madde 6 İşlemlerin Türkiye'de Yapılması", "kanunNoTitle": null}, {"id": 7348, "title": "Madde 11 Mal ve Hizmet İhracatı", "kanunNoTitle": null}]} {"id": 29053, "siteLink": "https://gib.gov.tr/mevzuat/kanun/436/ozelge/29053", "ozelgeNo": "B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-47", "ozelgeTarih": "2018-01-02", "baslik": "Derneğin yönetim kurulu başkanından aldığı proje danışmanlığı hizmetinin vergi kanunları karşısındaki durumu", "kanunNo": "3065", "soru": "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, katma değer vergisi (KDV) mükellefiyeti olmayan derneğinizin, vergi mükellefiyeti olmayan Dernek Yönetim Kurulu Başkanı …'dan bir defaya mahsus olmak üzere almış olduğu proje danışmanlığı hizmeti için sorumlu sıfatıyla KDV beyan edip etmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.", "cevap": "GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, \"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.\" denilmiştir. Aynı Kanunun 65 inci maddesinde, \"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 66 ncı maddesinde ise \"Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez...\" hükmü yer almaktadır. Ayrıca, Kanunun 82 nci maddesinde de arızi olarak ifa edilen serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılatın arızi kazanç olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine aynı Kanunun \"Vergi Tevkifatı\" başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler, fıkranın bentlerinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. Söz konusu fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan hükümler ise; \"1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, 2.Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç); a) 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden, %17 b) Diğerlerinden, %20\" şeklindedir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Derneğinize proje danışmanlığı hizmeti veren … 'nın, bu faaliyeti kendi nam ve hesabına mutad meslek olarak icra etmesi halinde, adı geçenin serbest meslek erbabı sayılması ve elde ettiği kazancın da serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu kişinin söz konusu faaliyeti arızi olarak ifa etmesi halinde ise elde edilen kazanç arızi serbest meslek kazancı olacaktır. Gelir vergisi tevkifatı uygulanması açısından, serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte olmasının herhangi bir önemi bulunmadığından, söz konusu Dernek tarafından proje danışmanlığı hizmeti karşılığı adı geçene yapılan serbest meslek ödemesi üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin \"b\" alt bendi hükmüne göre %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, … ile Derneğiniz arasında ücret ilişkisini doğuran bir hizmet sözleşmesi olması halinde ise Derneğiniz tarafından adı geçene yapılan ödemelerin ücret olarak değerlendirilmesi ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi hükmü dikkate alınarak tevkifat yapılması gerekir. Ancak, söz konusu işlemlerde muvazaalı bir durumun tespiti halinde gerekli cezai işlemlerin yapılacağı hususu da tabiidir. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 3065 sayılı KDV Kanununun; -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye' de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, -4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, hükme bağlanmıştır. Konuyla ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin \"I/C-2.1.2.2 Serbest Meslek Faaliyeti Çerçevesinde Yapılan Teslim ve Hizmetler\" başlıklı bölümünde; \" 3065 sayılı Kanunun (1/1) inci maddesine göre, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabidir. Sözü edilen faaliyetleri mutat ve sürekli olarak yapanlar KDV mükellefi olacak, arızi serbest meslek faaliyetinde bulunanların ise KDV mükellefiyeti tesis edilmeyecektir. Serbest meslek faaliyetlerini mutat ve sürekli olarak yapanların, prensip olarak KDV mükellefiyeti tesis ettirmeleri gerekmektedir. Ancak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren teslim ve hizmetleri münhasıran aynı Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilen kişi, kurum ve kuruluşlara yapanların hesaplayacağı KDV'nin, bu kişi veya kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gerekir . Serbest meslek erbabının bu uygulamadan faydalanabilmesi için KDV mükellefiyetinin sadece Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren işlemlerden ibaret olması ve işlemlerinin tamamının aynı Kanunun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşlara yapılması gerekmektedir. …\" açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, Derneğinize proje danışmanlığı hizmeti veren … 'nın bu faaliyetini mutat ve sürekli olarak yapması halinde söz konusu hizmet KDV'ye tabi olacak, ancak verilen hizmet Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren hizmetlerden olmadığından KDV tevkifatı söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, söz konusu faaliyet arızi olarak yapılıyor ise bu faaliyet kapsamında yapılan teslim ve hizmetler KDV'ye tabi olmayacaktır. Diğer taraftan, … ile Derneğiniz arasında ücret ilişkisini doğuran bir hizmet sözleşmesi olması halinde ise Derneğiniz tarafından adı geçene yapılan ödemeler ücret olarak değerlendirileceğinden alınan proje danışmanlığı hizmeti KDV'nin konusuna girmeyecektir. Bilgi edinilmesini rica ederim. ( * ) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. ( ** ) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.", "madde_atiflar": [{"id": 6989, "title": "Madde 1 Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler", "kanunNoTitle": null}]}