Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
9,500
hoş bir romantik komedi filmiydi..izlenebilir
0
9,501
eğlenceli bir filmdi oyuncular da harika tabi...
1
9,502
boş vakitte izlenebilecek basit yormayan bir romantik/komedi. sıkmıyo ama ihya da etmiyor. karar sizin.6,5/10
0
9,503
içimdeki eksik birseyleri dolduruyor kesinlikle izlenmesi gereken bir film
1
9,504
uzun zamandır yapaylıktan ve gösterişten bu kadar uzak sade bir anlatımı olan film izlememiştim.hikaye akışı karışık aşk hayatları,ergenler için :) , gayet iyi ele alınmış bir film.dvd koleksiyoncularının elllerinin altında bulunması gereken filmlerden biri aslında.güzel müzikler,sade ama sıcacık bir senaryo ve izlenmesi gereken romantik komedilerden biri işte..
1
9,505
Ülkemizde bu kadar çok saçmasapan film vizyona girerken bu tarz farklı yapımların vizyon şansı bulamaması cidden garip.Belki film isminin vaat ettiği kadar (Nick and Norah's Infinite Playlist) sonsuza kadar hatırlanacak, sonsuza kadar yaşayacak bir aşk sunmuyor bizlere. Ama yine de birbirine benzer, klişelerle dolu romantik filmler içerisinden seyircisini aynı şekilde güldürmeye veya ağlatmaya çalışmayarak yani seyircisini aptal yerine koymayarak net bir biçimde ayrılıyor. Film bize şunu diyor: ''1.30 saat ''cool'' birşeyler izlemeye varmısın? Seni, salak saçma espriler yaparak güldürmeye zorlamayacağım ve karakterlerden birini kanser yapıp filmin sonunda öldürerek ağlatmaya da. Sadece keyifli zaman geçirteceğim sana. Aynı arkadaş ortamında yaşadığın o dingin ve güzel zamanlar gibi.'' Ben bu teklife evet dedim ve umduğumu buldum. Bir reklamda geçiyordu, o sloganla eleştirimi noktalayayım. Bu teklife seyirci kalmayın :)
0
9,506
klişe bir konusu var
0
9,507
kaliteli bir komedi... oldukça keyif aldım diyebilirim...
0
9,508
hoş bir filmdi :)
0
9,509
Konusunu Ghost Whisperer adlı diziye çok benzettim..
0
9,510
Hos bir macera, ama çok fazla sey ifade etmeyen bir bütün , yine de kafa dagitmak için güzel bir film
0
9,511
günümüz petrol savaşlarını anlamak için seyredilmesi gereken bir filmpetrolün farkedilmesi ve güç haşline gelmesi irdelenirken arapların hala birbirlerini anlamama ve bütün olamama nedenlerinide gözler önüne seriyor..
0
9,512
bence güzel bir drama filmi olmuş insanların hangi zorluklar içinde her türlü işi yapabilir bunu çok iyi anlatıyor 10 üz 7.5
0
9,513
komik bi film olmuş ama bazı yerler saçma geldi... yine de seyredilecek bi fim
1
9,514
film güzeldi ama bir önceki asteriks yanında pekde iyi değildi bence bunda en büyük etkende diğer iki filmde asteriksi oynayan Christian Clavierın bu filmde yerini Clovis Cornillaca bırakması.
0
9,515
gülmeye gitmeyin valla bitsede gitsem die baktım pekde zevk aldığımı söleyemem. 15 altı eğlenebilir.
0
9,516
Bebar berbat berbat...Tek kelimeyle berbat.Bu nasıl film böyle mahfetmişler filmi.Eski filmler çok daha iyiydi.10/2
0
9,517
öncelikle filmin diğer serileri daha güzeldi.Bu filmin fragmanını izlediğimde güzele benziyordu ama filmi izlediğimde yanıldığımı anladım.Filmi sonuna kadar izlemek için zor sabır ettim.hiç iyi değil..Tam bir vasat film. 10/4.
0
9,518
Çok komik ve süper bir filmdi.Gülmekten yerlere yattım.10/10
1
9,519
19.Uçan Süpürge Kadın Filmleri Film Festival kapsamında bir yıldır beklediğim Kasap Havası'nı (Ankaralı olmanın verdiği avantajla beraber) izleme şansı buldum. Perdede derdi olan bir film vardı.Sadece 'kadınlar' üzerinden değil bir o kadar 'erkekler' üzerinde de toplumun sıkışmışlığını,baskıcı yapımızı,kendimize vurduğumuz prangaları nasıl öpüp başımıza koyduğumuzu gösteriyor. Tüm bu politik tarafın yanında bir de insanlarımızın hikayesi var perdede. -Spoiler- Taşaklı kadın istemiyorlar kızım.Bak biz ne yaptık?Efendi efendi içkimizi içtik evimize dönücez.Ama İsmail evde olsa;yok neredeydin yok bu saatte ne işin vardı...Yediğin dayakta cabası.Bunlar aslında aptal kadın istiyor. -Spoiler-
1
9,520
Helen Mirren bu filmdeki performansıyla kesin oscarı alacak bence..Ayrıca filmde güzeldi bence..Sade ve farklı bir bakış açısıyla yansıtılmış herşey..
1
9,521
Kris varsa her halükarda seyredilecek bir filmdir...
1
9,522
ya bu film türkiyeye cıktımı.ben hiç hatırlamıyorum.geçen gün fragmanını izledim.güzel bir filme benziyor ztn.oyun kadrosuda cok geniş bakalım ....
1
9,523
hiç bir ozelligi yok alacakaranlıgın yıldızı icin izlenir onun dısında cok duz bir film
0
9,524
Boş bir film
0
9,525
the bourne ultimatum afişinin aynısı
0
9,526
Rıza, postmodern bağlamda çoğumuzun çok da yanından bile geçmediğimiz hayatlardaki çaresizliği en iyi anlatan filmlerden biri. filmden çıktığınızda içinizde rahatsız bir duygu hissediyorsunuz, bu sanırım o yabancılık beni rahatsız etti sanırım. Ama bir yandan da rahatsız edecek kadar iyi işlenmiş bir kurgu diye düşündüm. Yönetmeni,ve diğer çalışanları kutlarım. Film Fransa'da ödül almış arkadaşlar merak edenlere duyrulur ve bence çok da ödüller alacak.İnsanın en içinin filmi bu, insanın her şeyi kamyonu için düştüğü çaresizliğin filmi.
1
9,527
İçine düştüğü sıkıntılardan çıkış yollarını arayan Rıza,bulduğu çözümler aslında kendini daha çok ruhsal sıkıntılara itiyor.Bu durum karşısında vicdanende rahat olmaması,ona bir yandan hatalarını telafi etmek için uğraştırırken diğer yandan da bir çıkış yolu bulmaya itiyor.Rızaın içinde bulunduğu bu ağır yükü ve çaresizliğin getirdiği durumu izlerken,sizde Rıza gibi çaresizliği hissedebilirsiniz.Film bence Rızaın düştüğü durumu daha iyi anlatabilirdi.Borç istemek ve piyango bileti almakla sorunu çözmeye çalışması biraz yavan kalmış.Gerçi Rızaın pek tekin güvenilir birini olmadıgınıda görüyoruz ama o sıkıntılarını daha iyi anlatabilirdi yönetmen.Yinede ben filmi beğendim.
0
9,528
'irlandalılar avrupa'nın zencileridir.dublinliler irlanda'nın zencileri ve kuzey bölgesinde oturanlar da dublin'in zencileridir!!' çok iyi diyaloglar,iyi oyunculuk,süper müzikler,eğlenceli film...
1
9,529
Film kötü olmamış ama filmin sonunu anlamak çok kolay yinede güzel olmuş 7/10
0
9,530
punisher tadinda bir filmdi ama konu ilginc bile degildi sahneler ise guzel
0
9,531
John Cena filmin başında yeni Dolph Lundgren,sonraki bölümlerinde yeni Arnold Schwarzenegger gibi tanıtılıyor (hatta bi dövüş sahnesinde attığı tekmeyle biraz zorlanırsa yeni Van Damme olarak da gösterildiği söylenebilir).Sinema dünyasında bu aktörlerin bir ikincisine gerek olup olmadığı tartışmaya açık bir konu (ama bence gerek yok.İstemeyle de olamaz kimse zaten).’’The Marine’’ ise seyircisini aksiyona boğarak işi kurtarmaya çalışıyor.Sadece dolu dolu aksiyondan ibaret filmleri sevmedim hiçbir zaman (bkz. Yaşamın Kaynağı,Balistik?).Dolayısıyla bunu da.Ha bir de Robert Patrick var filmimizde.Bir filmi tek başına sürükleyebilecek aktörlerden olmasına rağmen o da işi biraz boşlamış.Aynı bizim gibi ’’bitse de gitsek’’ havasında.
0
9,532
Aksiyon tarzını sevenler için ideal bir film...
0
9,533
Devasa kasları sıfır oyunculuğuyla Cena'nın, nip tuckın porno yıldızı Kelly Carlson çocukluğumuzun baş kötü adamı T 1000 Robert Patrickin yer aldığı binlercesi çekilen klişe senaryosu beceriksiz yönetmeni ve amerikanın medai iftiharı denizcilerine(kafasız kas yığını sözde kahraman marienler) metiye dizmek için çekilmş berbat ötesi bir film.
0
9,534
Van Dammeın Zor Hedef filminin 2006 yılı yapımı.Aksiyon film seven biri olarak hiç sıkılmadığımı söyleyebilirim.Sahneler gerçekten başarılıydı.Konusu basit olmakla beraber insanı ekrana bağlayabilen bir film.Bu filmin birde 2.si var.Her iki filmdede başrollerde ünlü Amerikan güreşçisi gençler oynuyor.Her ikisininde konusu eşleri kötüler tarafından kaçırılan denizciler.Yalnız birincisi ikincisinden daha gösterişli.Güzel bir film arkadaşların anlattığı tarzda yerden yere vurulacak bir film değil.
0
9,535
gayet izlenilerbilir bi film. woody allen severlerin kesin izlmesi gerekn bir film.
1
9,536
Yine tipik Woody Allen hissi alıyorsunuz, başrol oyuncuları pek rollerine yakıştıramasamda genel anlamda kadro yine çok hoştu.Bunun haricinde 2000lerde daha iyi Allen filmeri var fakat ayrıntıları ve detayları, hoş sahneleri, diyalogları ve tatlı performansları için izlenilebilir bir Woody Allen filmi.7/10
0
9,537
muthıs bır konusu ve gorsel sovu olan fılmı harcıyoarlar yaa :(
1
9,538
bilgisayar oyunundan uyarlanan, siradan bir filmden daha kotu ne olabilir? Tabi ki bir devam filmi. Sadece ve sadece bu turun tutkunlarina... (1/10)
0
9,539
Serinini ilk filmi video oyununa yakışıyordu fakat bu filmde yaratıklaşan karakterler bu da olmasın artık filmde pes dedirtiyor..
0
9,540
nie bu kadar düşük puan almışki...ismi mortal kombat sonuçta.. gençlikte azmı ateri salonlarında oynadık bu oyunu..;) filmide gayet güzel... ilki kadar olmasada izlenir...
1
9,541
filmi izlerken kadinin sikici hayatina üzülmüstüm derken isler degisti :) filmin anlatilisi çok farkli, güzel. Tavsiye ederim
1
9,542
Semih Kaplanoğlu'nu, senarist eşi Leyla İpekçi'yi ve tüm ekibi Türk sinemasının hayli üstündeki bu filmi sinemamıza kazandırdığı için kutlarım. Türk sineması içerisinde üretilmiş bir filmden ziyade Tarkovski ve benzer sinema anlayışındaki yönetmenlerinin filmlerini andıran, yıllar geçse de etkisini yitirmeyeceğini düşündüğüm bir başyapıt olduğu kanaatindeyim. Zira Andrei isimli karakter ile hem Tarkovski'yi selamlıyor hem de Yuşa'yı. Yusuf üçlemesini izlemeyenlerin de yönetmenin dünya görüşünü, sanat anlayışını rahatlıkla anlayabileceği yahut izlemiş olsa da anla(ya)mayan kitlenin yakalanabileceği bir film olmuş. Saf tohumun peşinde hem ölü topraklara hem de kendi içlerine doğru yürüyen iki kişinin yolculuğunu anlatan filmde Kaplanoğlu, geçmiş filmlerine kıyasla seyircinin zihninde tamamlanması istenilen kısımları az tutmuş. Filmi uzun süredir bekliyordum, yüksek tuttuğum beklentimin bir an bile altına inmedi. Ardında inanılmaz iyi ekibin varlığı aşikar. Ancak (spoiler vermek istemediğim bir yerde) çatışmaların seyirci gözüyle biraz daha uzun tutulmasını isterdim. Yönetmen söyleşisinde duyduğum kadarıyla bu planlar çekildikten sonra Kaplanoğlu kullanmak istememiş. Saygı duyarım; filmin çekilene dek yönetmeninin, çekildikten sonraysa seyircisinin elinde olduğu kanaatindeyim. Filmin ilk yarısı, yakın ve belirsiz bir gelecekte yaşamın yok oluşa doğru sürüklendiği dış dünyadan karakterin iç dünyasına yolculuğunda ona eşlik edecek bir rehber arayışını ele alırken ikinci yarısında ise yolculuğuna eşlik edecek rehberi bulması, geçirdiği menkıbeleri ve öze varışını ele alıyor. Film her ne kadar tasavvuf konulu olsa da bir inancı olsun olmasın her insanın kendini aramak ve bulmak arzusunda olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda film belli bir kesime mal edilemez bilakis tüm insanlığın ortak filmidir. Konunun evrenselliği siyah beyaz çekimlerle desteklenmiş ve tek dili, İngilizceyi konuşmaya doğru giden bir dünyada film dili de İngilizce seçilmiş. Film boyunca basamaklar emin adımlarla çıkılıp final sekansında doruk noktaya ulaştırılmış. İyi müziklerle (genellikle doğadaki müzikle) doğru replik ve diyaloglarla, seyirciyi görsel ve fotoğraf sanatının estetik şölenine, kendi öze varışına doğru yola çıkarıyor. Adeta seyirciyi sorgu odasına alarak, içsel bir ayna görevi görüyor; nefes mi buğday mı sorusunu yöneltiyor. Kısacası güçlü önermeleri ve başarılı senaryosu olan, insan-doğa diyalektiğinin bulunduğu, metaforlarla çevrili, metafizik ilim-bilim konulu, sinematografik açıdan da oldukça iyi Buğday'ı izlemenizi öneriyorum. Kaplanoğlu'nun sorusuyla noktayı konuyorum. "Dünyaya düşen insanın/insanlığın tohumu kendi içimizi temizlemeden yeşerebilecek mi? Bu yolculuğun son bir durağı var mı?"
1
9,543
Film nasıl Oscar'a aday oluyor kriterleri kim belirliyor anlamadım. Zaten filmden de birşey anlamadım. Tek bir mekanda geçen ve diyaloglarının çoğunluğunun telefon konuşmaları olan basit bir fiflm. Asger karakteri dışında elle tutulur bir karakter de yok. Hiç tavsiye etmiyorum.
0
9,544
Tarkovski sosuyla bulanmış,İslami sembol ve tasavvufi/mistik bir hava içinde seyircinin manevi dünyasını biçimlendirme kaygı/telaş ve çabası içinde olan ve bundan dolayı da izleyiciye sürekli didaktik/buyurucu lakin doyurucu olamayan bir içeriğe sahip olan vasati bir yapım 6/10
0
9,545
Semih Kaplanoğlu'nun üçlemelerini izlemiştim. Bu film her ne kadar post apokaliptik tarzda çekilmiş olsada jenerikte onun ismini görmesek de onun çektiğini anlıyabiliyoruz. Kendine has bir çekim tekniği var. Bu filmde hikaye olarak sanki bir Hızır ile Musa durumu var. (Cemil ve Erol'un yolculuklarında). Film; doğanın bitirildiği noktada iki bilimadamının yeniden insanoğlunun yaşamsal yiyeceği olan tahıllardan buğdayın tekrar devreye sokulmaya çalışıldığı sekanslardan oluşuyor. Film yavaş tempoda ilerliyor fakat anlatmak isteğini izleyiciye aktarmada bir sıkıntısı yok. Tahıl ve et üretiminde kendi kendini besleyebilen bir ülkeyken şimdilerde ithalatla kendimizi besleyebilme konumuna düştüğümüz şu günlerde bu film daha bir ilgi çekici ve ibretlik. Mutlaka izleyin toprağın ve tohumun önemini kavrayalım.
1
9,546
Buğday-Grain her iki dilde de belki tüm dillerde söylenişi ağır kelime. Belki kainatın en küçük yapı taşı değil ancak insanın özüne işlemiş tanecik... "Anlatıyorum hiç konuşmadan Buğdayın içini dökmesi gibi…" Eline aldığında bir çok şey anlabilir ya da bir çok şeye susabilir buğday. Semih Kaplanoğlu'nun sanat filmi "buğday" güzel bir film olmuş. Filmin yakın bir gelecekği anlatmasıyla siyah beyaz olması düşüncemizde bir zıtlık oluşturarak başlıyor. Doğal toğumların kaybedilmiş olduğu zamanda yaşam sürmektedir. Doğadaki ilk toğumla milyarlarca yıl sonra gelmiş toğum arasında bir bağ vardır ve insanların genetiğini değiştirdiği ya da laboratuar ortamlarında "yaratığı" toğumlar bir türlü bu yaşam zinciri oluşturmamaktadır. İnsanlığı vuran bir afetle de toprağın çoğu zehirlenmiş ve insanlar belirli bölgelerde seçilerek hayatta kalma mücadelesi vermektedir. İki bilim adamının insanlığa umut olma çabasıyla başlayan hikaye sığ düşüncelerde distopya bir dünya filmi gibi gelse de film geçmiş ve geleceğin, insan ile evren arasındaki bağıntıyı anlatmaktadır. Hz. Musa ve Hz. Hızır arasında geçen anekdot filme içerisine iki bilim adamın temsil edilmiş. Bu da bizim olduğumuz zamandan bakarsak geçmiş ve gelecek arasındaki bağlantı olarak görülebilir. Tarihte geçen hikayede "hikmet" yani Allah'ın bilmesi işlenmiştir. Bu noktadan düşündüğümüzde doğal olanda her zaman bir hikmet barındırğına ulaşabiliriz. Nitekim Filmde insan kısıtlı bilgisiyle oluşturduğu dünya yok olmanın eşiğine gelmiştir. Tanrı parçacığını aradığımız ve bulduğumuzu zannettiğimiz şu yıllarda filmde "insan parçacığı" terimi geçmektedir. Yani kainattaki her şeyin temelini oluşturan tanrı parçacığına karşı aslında kainatın insan parçacığı üzerine kurulu olduğu fikri. İnsan müdehale ederek bozduğu her şeyde aslında kendini bozmaktadır. İnsanın bozulması kainatın temel parçasının bozulması anlamına gelmektedir ve bunun sonucu filmde görülmektedir. Film tüm bunları buğday ile anlatabilmiştir. Atmosferi ve metaforlarıyla sanat filmi olarak kabuğunu doldurmaktadır. Oskar alması önemli değil ancak bence oskar tarafsızsa oskar alacağından emin olduğum bir film.
1
9,547
fransiz tarihini anlatan bir amerikan filmi , tabi bazi eksikleri var ama yine de mükemmel bir film , oyuncu kadrosu harika , tekrar tekrar görülebilir.
1
9,548
Filmden çiktiktan sonra aklinizda kalan gerçek birseyler yok , efektler kötü ama izlenebilir bir film
0
9,549
sonunu göremeyeceginiz bir film , çünkü umrunuzda olmuyor .
0
9,550
Film gayet ilgi çekici bir şekilde başlıyor. Biraz ters köşeye yatırıyor. O yüzden sonuna kadar heyecanla izlettiriyor kendini. Aşırı bir gerilim yada korku yok ancak iyi film.
0
9,551
İdare ederrrr..
0
9,552
bir arkadaş tavsiyesiyle izlediğim bi filmdi şahsen çok hoşuma gitmedi ama yine de güzeldi sıkıcı bi film deiğildi en azından...
0
9,553
hoş bi filmdi evde arkadaşınla beraber keyifli vakit geçirmek için izlnebilir.. çok basit konusu var bazı replikler iyi değildi oturmamıştı fena diil orta bi film=)
0
9,554
Çok güzel bir film, eğlenceli bir romantik komedi. Eski filmlerdeki havayı çok güzel bir şekilde yakalamış , insana keyifli bir 100 dakika sunuyor. Bence romantik komedileri sanat konusunda çok fazla eleştirmemek gerekiyor, sonuçta bu filmler dinlendiren, eğlendiren "hafif" filmler.
1
9,555
Yönetmenin en kötü filmi diyerek yoruma başlamak istiyorum. Nuri Bilge Ceylan filmlerinin dizi olmuş ve uzatılmış versiyonundaki durağanlık ve sanat kaygısı desem filmi anlatmaya yeterli olur diye düşünüyorum. Film her ne kadar birbirinden güzel sahneler ve absürtlükler ile zenginleştirilmiş olsa da eksik kalan kısımlar bolca görülüyor. Kurgu konusundaki eleştirilerin her birinin haklı olduğunu ancak buna rağmen ortalamanın üstünde bir film olduğunu söylemeliyim. İzlenir ancak muazzam bir film değil.
0
9,556
walt disney tüm işlerinde kendini kanıtlamış bir insan, tabii ki bu yapımı da çok başarılı.küçük ayrıntıların insanı gülümsettiği bir film olmuş, masalı kadar şirin. yalnız tek bir eleştirim olacak, o da pamuk prensesin sesinin cırtlaklığı :) o nasıl ince sestir öyle :D8 veriyorum bu animasyon klasiğine.
1
9,557
Allah aşkına film amerikalıların aptallığından başka bir şeyi göstermiyor, zaten bana sorarsan filmde diktatör dediğin adamı aslında övmüşler, hadi yapabiliyorsa Esed için böyle bir film yapsın Amerika, hadi yapabiliyorsa Sisi için yapsın, İsrail'in zulümleriyle alakalı bir film yapsın da ondan sonra bana Kuzey Kore'liler açlıktan ölüyor, onlara özgürlük götürüceğiz diye hava atsın. Asıl amerika ahlak açlığından ölüyor, bu filme verdiği destekle obama da dahil. neyse sadece film olarak izlerseniz keyif alırsınız iyi seyirler...
0
9,558
Seneler önce, TRT 1 salı kuşağında seyretmiştim...
1
9,559
sade,kendi halinde ve etkileyici bir film. yer yer ağır bir tempoda da ilerlese hiç de sıkıcı değil. çekimlerden,karakterlere, repliklere kadar kadar hemen sarıveriyor içtenliği. iyi ki böyle bir film yapılmış. tavsiye ediyorum ben de. 8 veriyorum.
0
9,560
Ben bu filme gitmeden önce bayağa önyargılıydım zira filmin din ağırlıklı olması yazar ve yönetmenin belli bir davaya mensup olmaları beni buna itmişti. Ancak bu filmi görünce gerçekten de yanıldığımı anladım, bu filme hangi inanışa sahip olursanız olun hangi politik görüşe bağlı olursanız olun muhakkak ve mutlaka izleyin. Son derece tarafsız, objektif bir insani platonik aşk ve aile filmi. Ben çok beğendim hatta bu filmin DVDsini tekrar izlemek için sabırsızlıkla bekliyorum.
1
9,561
Hayal kırıklığı,büyük umutlarla izledim,kıt bir senaryo,müziksiz bir film,oldukça sade.Uzak filmi vardı 2003lerde,onu taklit eden filmler çoğalmaya başladı.ama bir yere kadar..
0
9,562
bu filmde jim carrey'in de rolünün de olduğunu söylemek istedim...
0
9,563
Subniminal mesaj ile kafayı bozan Hollywood dünyası, bu filmin de arkasına serpiştirdiği mesaj ve Nazi'lere yaptığı göndermelerle kafa kurcalamaya devam ediyor. Oysa ki bir filmde atmosfer ne kadar hoş olsa da biz filmin ana teması ile ilgileniriz. Gerisi teferruattır. İnsanların beynine zorla sokmaya çalıştıkları mesajlar için bir film daha yapmaya gerek yoktu.
0
9,564
Muhteşem ve ufuk açıcı bir belgesel. Sinemaseverlere zaten acil bir şekilde "The Shining"i, hatta genel anlamda tüm Kubrick sinemasını tecrübe etmeleri gerektiğini önerebilirim hiç düşünmeden. Fakat şimdi bir de "The Shining"i gördükten sonra "Room 237"i de görmelerini rica etmek durumunda kalacağım! Bazı çıkarımları "yok artık" dedirtecek kadar extreme olsa da, filmi ne kadar çok beğendiğiniz bir kenara, gerçekten farkında olmadığınız pek çok şeyin olduğunu görüyorsunuz. Ve tabii ki hayranlığınız çok büyük oranda artıyor. Yaratıcı zeka ve birikimin, sanatsal yetenek ile buluşması. Kesinlikle ilham verici. Mutlaka öneriyorum.
1
9,565
Sherlock Holmesun zekasına dair fazla bişey göremedim filmde ayrıca senaryoda zayıf , 10/5
0
9,566
Film 1. sine göre çok çok başarılı olmuş. Kesinlikle izlemelisiniz. Ek olarak ben bunu daha vizyona girmeden tesadüfen internette buldum ve izledim. :D
1
9,567
eğlenceli bir film ama fazla beklentiniz olmasın..bn kahvaltı kulübü veya sakıncalı düşünceşeleri bu filme tercih ederim..7/10
0
9,568
İzlediğim en iyi gençlik filmiydi :) ? Baştan sona inanılmaz keyifli ve eğlenceli bir yapım ? Oyuncu performansları , yönetim ve müzikler kusursuz ? İzlenmesi gereken bir film ? ben çok başarılı buldum ? 10/9 ?
1
9,569
1
9,570
İzlediğim en kötü filmlerden olabilir. Sonunda belki bir şey olur diye bekledim ama hiç bir şey olduğu yok. Filmde anlatmak istedikleri şeyin ne olduğunu bilmemekle beraber bazı sahnelere cidden anlam veremedim ve Filmin sonunu nasıl getirdim bilmiyorum. Beni şasırtan bir konu ise oyuncu kadrosunun güzel olmasıydı. Bu kadrodan daha iyi bir film beklerdim. Kesinlikle tavsiye etmiyorum .Paranıza yazık.
1
9,571
N.B.C. filmlerine karşı ön yargılarım vardı. Ancak bu film hepsini yıktı diyebilirim. Aslında ne kadar da bizden hikayeler ne kadar gerçekçi, doğal, derinlikli..Muhteşemdi, tebrikler.
0
9,572
Hakikaten de kötü bir film ticari amaçlı ve 2.sınıf bir amerikan yapımı bence
0
9,573
İlk Batmobile ve 'Kara Şimşek' in Kitt i görmek eğlenceliydi...
0
9,574
gercekten super bir filmmm
1
9,575
bnce güzel bi film :(kimse beğenmemiş ama
1
9,576
bence güzel bi komedi filmi 10/8
1
9,577
Komedi mi? -Hayır.. Dram mı? -Hayır.. Aksiyon mu? -Hayır Çocuk filmi mi? -Evet Senaryo çok sıradan tamamen ticari amaçlı bir film kanımca...
0
9,578
serinin gerçekten en kötü filminden biri çünkü doğru düzgün taxi gözükmüyor bile filmde, çekilme amacı başka olsa gerek
0
9,579
yılın bu döneminde doğal olarak oscar adayı filmleri bu ödüller çerçevesinde değerlendirmek adettendir.the kids are all right,on adet en iyi film adayı arasında bana göre en zayıf halka.dediğim gibi aslında kötü veya berbat bir film değil,bir kere oyuncuları ve konusu ilgi çekici,fakat kendisinden o kadar kat kat üstün filmler izledik ki bu adaylar arasında,bu film bayağı bir ezik göründü onların içinde.gerçi oyuncular ilgi çekici dedik ama bana göre mark ruffalo hariç diğerleri sadece filmin belli kısımlarında ön plana çıkan ve kaliteli performanslar sergilemişler.ruffalo ise zaten çok da zahmet gerektirmeyen rolünde film boyunca göze gayet hoş geliyor,rolüne oturmuş.gerçekten de sıradışı bir aile ortamına sokuyor sizi film.buna bağlı olarak da yer yer bazı kısımları ilgiyle izlenebiliyor,fakat bazı kısımları da zorlama,yüksek kaliteden uzak duruyor maalesef.örneğin en başta filme girmekte oldukça zorlanıyorsunuz bana göre.yaklaşık ortalarından itibaren sizi kavramayı başarıyor.aslında ortadaki aile kavramı ve yaşanan olaylar ne kadar sıradışı gözükse de,bu aileyi oluşturan karakterler aslında bireysel olarak oldukça klişeler.yani belli kalıplar içine yerleştirilmişler,bence karakter analizi veya tanıtımı biraz daha fazla gerekliydi.bunun dışında sanırım en fazla gözüme çarpan sorun kimi yerlerde gerçekçilikten veya inandırıcılıktan uzak kalınması.özellikle bazı kilit olaylar çok sığ işlenmiş,izliyorsunuz fakat bir süre anlam vermekte zorlanıyorsunuz.beğendim diyebilirim filmi aslında,sıkıcı falan değil izletiyor kendini fakat bana göre dünyanın bu en önemli ödüllerinden birinde on adaydan oluşan en iyi film listesine girmesi bile fazla sanki.bening ve moore da inanılmaz oyunculuklar sergilemiyorlar.
0
9,580
Baştan sona sıcak bir atmosferde geçen , oldukça başarılı bir dram-komediydi . Filmin beklide tek eksiği sonunun insanı tatmin etmeyişi . Her şeyin ortaya çıktığı son 20 dakikadan sonra hikaye oldukça sıradanlaşıp , basit bir finalle de kapanıyor . Filmin en büyük kozu kuşkusuz oyuncu performansları . Annette Benning , Julianne Moore , Mark Ruffalo , Josh Hutcherson ve Mia Wasikowska eksiksiz-kusursuz oynamışlar . Bu sene Oscarlar da iş yapacağına inandığım , farklı bir aileyi anlatan , farklı bir film . 10/8 .
1
9,581
Konu bakmdan ilgin bir konu. Yalnz tr olarak komedi yazyor nerede komedi var anlamadm
0
9,582
filmde bir kız bir de erkek çocuk var. ve bunların iki de annesi. hmmm.. düşününce garip. fakat filmde çok normal geliyor insana. işin içine 'baba' karıştığında aile sarsılıyor fakat filmin sonunda hala sapasağlam yerinde durduğunu görüyorsunuz. filmde eksik bulduğum yönlerden biri toplumun baskısının olmayışıydı fakat bunu da yönetmenin başka bir temaya yönelmiş olmasına bağlıyorum. türkiye açısından, toplumun çoğunluğu açısından bolca eleştrilecek bir film olduğunu düşünüyorum. zaten bize de pek hitap etmiyor. izlemesek de olur...
1
9,583
ya bence gerçekten izlenmesi gereken bir film heath ledger zaten bize usta oyunculuğunu brokeback mountain da kanıtlamıştı abbie cornish se bence bu filmle adını duyurcak ..çok güzel bir film ayrıca cannes ve berlin film festivalinde de duymuştuk bu filmin adını..:D
1
9,584
Basit bir aşk filminden çok Dramatik bir sevgi hikayesi. Bu film tıpkı Requiem for a Dream filmi gibi ama Requiem for a Dream filmden çok kamu spotu gibiydi, bu film hem eğitici hem dramatik hem sevgiyi içeriyor. Burada hakkımda Requiem for a Dream gibi bir efsaneyle Candy gibi bir çöpü nasıl karşılaştırırsın, gibi fikirler oluşmasını istemem ama benim fikrimce Candy duyguyu daha iyi veriyordu ve insanlara eroin kullanmayın dan fazlasını anlatıyordu
1
9,585
Yönetmenin bu ilk denemesi olan Candy,vasatın üzerine çıkmayan bir film.Aşk ve uyuşturucuyu bir arada yürütmeye çalışan iki insanın dramatik öyküsünün anlatıldığı Candy,(ateş ve barutun bir arada olamayacağı gibi)uyuşturucu ve aşkın da bir arada olamayacağının işaretlerini bizlere vermiş oldu.Ayrıca,uyuşturucunun insanlar üzerinde ki olumsuz etkisini de konu alan film,sürekli iyi ve kötü arasında gidip geliyor.Eğer amaç uyuşturucunun insanlar üzerideki olumsuz etkilerini anlatmak ise,bence bu filmi bu kadar uzatmaya gerek yoktu.Konun kısa,filmin uzun olması insanı izlerken sıkıyor.film dönüp dolaşıp aynı yere geliyor.Filmde insanın ilgisini çeken bir şey varsa oda Abbie Cornish in gösterdiği performanstı sanırım.10/6
0
9,586
broke backten sonra candy de de heath ledger i görmek müthişti..oyunculuğunu her zamn ki gibi üzerine mükkemmel yakıştırmış izlenilesi bi film olduğunu düşünüyorum..eğer hala bi film seçemediyseniz izlemek için bu candy i tercih edebilirsiniz..bi de jake gyllenhall ı da müthiş oyunculuğuyla en kısa zamnda güzel bi filmde görmek istiyorum..güzel gözlerini görmeyi özledim..
1
9,587
Candy - Song to the Siren (Paul Charlier & Paula Arundell) bu müziği ne yapın edin dinleyin...
0
9,588
Son dönem amerikan bağımsızları arasında dikkat çekici bir örnek.Bu tür sosyal meseleler üzerine avrupa sinemasına çok örnek var ama amerikan bağımsız sineması da olguya bence yeterince özgün yaklaşmış.Filmde doruk yapan sahneleri dramatize etmekten kaçınan yönetmen oyuncu yönetimiyle de övgüyü hakediyor.Hiçkimseyi yargılamadan işlevselliğini kaybetmiş bir birlikteliğin ustaca,kimseye yaranmaya çalışılmadan anlatılması bence filmi çok başarılı kılıyor.
1
9,589
Amerikan sinemasının abartmadan anlatmak istediğini anlatabildiğini kanıtlaması için önemli bir örnektir. Film alelade bi şekilde izlenirse sadece bir film olarak kalır, göründüğünden daha yoğun ve ince msjlar barındırıyor film. içine girmenizi tawsiye ederim.
1
9,590
Oyunculukları sakin ve duru ilerleyişi, gerçekliği...O kadar içten ve güzeldiki izlemelisiniz.
1
9,591
parçalanan ailelerin çocuklar üzerinde yarattığı psikolojik sorunları çok güzel anlatmış. Bence her ailenin özellikle ayrılmayı düşünenlerin izlemesi gereken bir film.
1
9,592
Bambaşka bir toplum bambaşka ailevi ilişkiler süreci anlatılmış. Oyunculuklara laf yok ama senaryo vasatın altında Buna rağmen 6/10
0
9,593
Evet biraz sıradışı bir yapım olduğunu söyleyebilirmi ama çok da etkileyici olduğunu düşünmüyorum. Daha akıcı bir anlatımı olabilirdi. Aile arasındaki koğpuklukları gülünecek bir şekilde -ki aslında ağlanması gerekiyor- anlatmış olabilir ama çok ağır işleyen fazla tat vermeyen bir film olduğu kanısındayım.
0
9,594
eglenceli bir film...izlenebilir. Susan sarandon da stephen dorffda cok iii oynamış..
1
9,595
sıkılmadan izleyeceğimiz güzel bir film olmuş .10/7
1
9,596
2. film için bire yakışmıyo dedim ama bence 3 daha iyi 2 de iyi ama okadar değil
1
9,597
Gayet iyi bir ilk film,sonra ondan daha iyi bir ikinci film ve ne yazık ki ’’Scream 3’’.Wes Craven üçüncüde maalesef sendeliyor.
0
9,598
"We lay my love and I, Beneath the weeping willow..." Filmin ruhuyla birebir örtüşen "O Willow Waly" uzun süre dilinize takılacak. Takıldıkça filmden sahneler, özellikle de Flora'yı hatırlayacaksınız. Film kusursuz bir gotik örnek. Her bir ögesiyle. Aslında bu ibareyi kullanmayı pek sevmem ancak, gerçekten "çekildiği yılın çok ötesinde". Tabii o dönemde türün daha başka başarılı örnekleri de verilmiş. "The Innocents" en kaliteli olanlarından. Deborah Kerr gibi güçlü bir isme, çocuk oyuncular, özellikle de oldukça zor bir role soyunan Martin Stephens (Miles) büyük katkıda bulunuyorlar. Kendinden sonra çekilen pek çok filme ilham kaynağı oldu. Akıllara ilk olarak "The Others" gelir mesela. Nicole Kidman'ın yine iki küçük çocuk ile büyük bir malikanede, "The Innocents"tan yaklaşık 50 yıl sonraya, İkinci Dünya Savaşı'na tarihlenen dönemde yaşadıkları anlatılırdı. Daha geniş bir açıdan bakarsak, aslında "The Innocents"ı bir korku filmi olarak da görmek şart değil. Dediğim gibi daha çok "gotik"in başarılı bir örneği olarak gözlemlemek ve tabii ki bu doğrultuda bir psikolojik gerilim izlediğini düşünmek, filmden sonra "ben hiç korkmadım ki" gibi ucuz yorumlara belki bir kalkan oluşturacaktır. Türün klasiklerinden.
1
9,599
Film siyah beyaz yani eski olmasına rağmen, gerçekten kaliteli bir film. Özellikle filmde söylenen şarkıyı çok beğendim.
1