text
stringlengths
1
180k
Marilyn Monroe akıllarda hep güzel sarışın olarak kaldı. Marilyn MONREO' yu bir kez de izlemek yerine okumak, tanımak, belki de böylesine güzel bir kadınla tanışmak biraz da sohbet etmek istedim. Başardım da ama bu kez onu hırçınlğıyla değil, hırçınlığının ona verdiği ızdırapla sevdim. Şaşırdım kendime; bir kadını izle...
Ben ölüm... Herkes korkar benden. Herkes tarafından dünyanın en kötü olayı olarak algılanırım. Gidenin ardından acının tarifsiz kaldığı cenazeler yapılır, benim yüzümden. İnsanlar, artık içlerine sığmayan acılarını dışa vurabilmek için yürekleri parçalayan ağıtlar yakarlar. Boğazlar düğümlenir, yutkunmak güçleşir. Gide...
Güzellik insanların önem verdiği bir niteliktir. Gerek iç güzellik gerek dış güzellik olsun aranılan bir nitelik. Kimse çirkin olmak istemez ya da kimse çirkin bir karaktere sahip olmayı tercih etmez. Örneğin 2017'de sinemaya uyarlanmış, dillerde eskimiş Güzel ve Çirkin masalı da iç güzelliğin önemini vurgulamak amacıy...
Hayatım boyunca evrende sadece Dünya'da yaşam olduğunun iddia edilmesini bencilce buldum. Evrende neden Dünya'dan başka bir yerde yaşam olmasındı ki? Evrende sadece bizim yaşadığımızı düşünmek, kendimizi evrenin sahibi olarak görmek bana mantıklı gelmiyordu. Dünya'da yaşam varsa başka gezegenlerde de olmalıydı ve biz b...
"İki büyük cihanın kesinti noktasında, Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan şehirdir."1 - Mustafa Kemal Atatürk İstanbul, Konstantinopolis, Stanpol, Byzantion... Daha nice isimlerle anılabilecek kadim bir şehir. Bir Ankaralı olarak şe...
Behzat amirimle, dört sene önce bir Pazar akşamı, televizyon dizisi sayesinde tanıştım. Öylesine samimi, öylesine bizdendi ki daha ilk dakikadan bağımlısı yaptı beni. Daha önce izlediğim hiçbir Türk dizisine benzemiyordu. Kadrosunda daha önceden de çok beğenerek izlediğim Erdal Beşikçioğlu, Nejat İşler, Ege Aydan gibi ...
İnsanoğlu olarak hep daha fazlasını isteriz. Durumumuz iyi de olsa kötü de olsa bu böyledir. Tüm savaşlara bakarsak hepsinin başlıca sebeplerinden biri budur. Bu bir içgüdü olabilir mi? Daha fazlasını isteme içgüdüsü. Hiçbir şeye yetinememe, daha fazlasına sahip olma dürtüsü. Bu durum bazı kitap, film ve oyunlarda çok ...
Bugünlerde benim şansımdan mıdır yoksa çok sık rastlandığından mıdır metrolarda çalan gençlere pek çoğunuz gibi geçen günlerde ben de denk gelme fırsatını yakaladım. Genelde Ankara'da gideceğim bir yer varsa metro kullanmayı tercih etmemin yegane nedenlerinden biri bile sayılabilecek olan bu güzel dinletilerden size de...
"Çocukluğumuzda sahip olduğumuz en büyük güç nedir?" diye düşündüğümde hayal gücünün önemi her şeyden daha çok ağır basıyor. Bir gün prenses olup prensini aramayı, ertesi gün kovboy olup atını gün batımına sürebilmeyi sağlayabilecek başka ne olabilir ki hayatımızda? Gerçeği ilk önce hayal gücümüz yardımıyla var edebili...
Günlük hayatımızdaki koşuşturmacalar arasında pek fark edemesek de mevsimlerin bizim üzerimizde pek çok etkisi vardır. O günkü hava durumu nasılsa, bir anda kendimizi o havanın bize hissettirdiği duygular içinde buluveririz. Örneğin o gün yağmur yağıyorsa, herkeste bir depresiflik ve içine kapanma, hatta tabiri caizse ...
Hayatımızın büyük bir kısmı zorluklara göğüs germekle geçiyor. Yaşımıza, yaşadığımız yere ve hayata göre öyle durumlar çıkıyor ki karşımıza, bazen çoğumuz çıkmazda kalıp umutsuz hissedebiliyoruz kendimizi. İçten içe o zorluğu aşabileceğimizi bilsek de bunun ne zaman olacağı, nasıl ve hangi koşullar altında olacağı soru...
Daha ufacık bir çocukken oynamak için çok fazla bir seçeneğimiz yoktu. Arkadaşlarımız bizim oyuncaklarımız, bahçelerimiz ve sokaklarımız ise bizim oyun alanlarımızdı. Çocukluğumun bir kısmı şehirde, bir kısmı ise köyde geçmişti. Şehirde geçen zamanım çok zevkli olsa da köyde geçirdiğim zamanlarım paha biçilemezdi çünkü...
Yaz sıcağının kavurduğu Antalya'da o gün yaptığımız hazırlık Alzheimer hastası olan aile büyüğümüzü ziyaret içindi. Vefa duygusu ile yola çıkan grubun sessizliğinin sebebi belki de geçmişten gelen anılarda kaybolmalarıydı. Yolda giderken onun bizi artık hatırlayamadığını ve tanıyamadığını düşününce yüzümde hüzünlü bir ...
Güzellik nedir? Bazılarına göre dışı güzeldir bir insanın, bazılarına göre ise içi. Kimisi güzel bir çift göze hayran kalır, kimi ise dudaktan çıkacak birkaç anlamlı kelimeye. Peki hangisi doğdudur güzelliği tanımlamak için; hepsi mi yoksa hiçbiri mi? Aslına bakarsanız tanımlanabilir mi güzellik tam olarak? Bu dillere ...
"Ne yapmak gerek peki?" (Rostand) Tüm benliğinle dünyada yer edinebilmek mi yoksa gururunun derinliklerine sinip kendini gizlemek mi? Cyrano gibi bir aşık olmanın, aşkı için kendi duygularını hiçe saymanın anlamını kavramak güçtür. Peki ya aşk, Cyrano'nun kendini hiçe saydığı kadar yüce bir duygu mudur? Çirkin bir burn...
Günün bütün yorgunluğunu atıp sakin ve romantizm barındıran bir film izleyeceğinizi düşünürken, aksine birden içine girdiğiniz diyaloglarla kendinizi toplumsal eleştiriler içinde bulduğunuz bir başyapıt Gün Doğmadan. "Buradan 300 kilometre ötede insanların ölmesi, kimsenin bu konuda ne yapacağını bilmemesi ya da bu kon...
Küçümsemekten utanacağım hayal gücünüzle kendinize bir oda yaratın. Kocaman olsun. O kadar kocaman olsun ki duvarları süsleyeceğiniz her bir eser hayal gücünüze daha da tapınmanızı sağlasın. Her bir eserinizi nefesini tutarak gözlemleyin. Hissediyor musunuz? O heyecanı, duygu birikimini, dolup taşmışlığı hissedebiliyor...
İnsan yaratılışı itibariyle içinde mucizeler barındırarak dünyaya gelir. Milyonlarca farklı özelliğin sayısı milyarları bulan farklı dizilişinden birinin tek sahibi olarak var olmaya başlamak insanın hayatta gerçekleştireceği mucizelerin habercisidir. Bu mucizeler, insan hayatını yaşanılabilir kılan ve dünyanın ayaklar...
Bütün hızıyla zaman, bütün büyüklüğüyle dünya, bütün hırslarımızla biz insanlar hayat karşısında oldukça duyarsız yaşamaya devam ediyor, kendi 'ben' imiz için çırpınıyor duruyoruz. Hayatta insana değer katan her ne varsa yarınımız uğruna heybemize atıyor, özümsemek yerine sadece bilmeyi tercih ediyoruz. Ancak aslında h...
Yoğun bir günün sonunda işten ya da okuldan çıkmışsınız boğucu akşam trafiğini atlattıktan sonra eve varabilmiş yemeğinizi yemiş günlük işlerinizi bitirebilmiş ve sonunda dinlenmeye vakit bulabilmişsiniz diyelim. Ne yapardınız ? Eminim ki çoğumuzun cevabı televizyon izlemek olacaktır. Yayın akışının büyük bir bölümünü ...
Her gün, her hafta, her ay hayatımıza yeni insanlar giriyor ya da çıkıyor. Arkadaşlar, sevgililer, dostlar... Peki, bu insanların hayatımıza etkisi cidden ne boyutta? Bir insan hayatımızı ne kadar değiştirebilir? Geçenlerde izlediğim " Me Before You" adlı film bunu ciddi manada sorgulamama neden oldu. Her şeye sahipken...
Hep en yüksekte ben olmalıydım, en iyi ben olmalıydım. Olmadığımda ne mi olurdu? Çıldırır, delirirdim. Hayatla ilgili bütün motivasyonumu kaybederdim. Yorucu değil miydi? Çok yorucuydu. Hatta bazen yatağıma uzanıp hiçbir şey düşünemiyordum. Bir insan için düşünememekten daha kötü ne olabilirdi? Bu konudan ne zaman biri...
John Steinbeck'in, Amerika tarihindeki en büyük ve sıkıntılı göçünü ele alan kitabı Gazap Üzümleri'nde birçok ailenin yaşadığı dramı, Joad ailesi üzerinden anlatmıştır. Ailenin büyük oğlu Tom Joad, cezaevinden çıkıp ailesinin yanına döndüğünde California'ya gitmek için olan yolculuklarının telaşını görür ve ilk başta b...
Normal ne demek? Kim belirliyor en normal olanı? Fark ettiyseniz "en" normal olanı dedim. Nasıl yani? Normal olmanın da mı "en" i var? Çok ilginç değil mi? Yaptığımız hareketlerin, giydiğimiz kıyafetlerin, aklımızın en ücra köşesinden geçen belki çok çılgınca belki de toplumda çok ayıplanacak düşüncelerin normal olup o...
Voila! Evet, kendisini gayet iyi tanıyoruz. Dünyanın neresinde iyi ya da kötü amaçlı bir devrim ya da var olan düzeni yıkma çabasında olan insan varsa hepsinin yüzlerindeki maskelerde görüyoruz onu; gerek haber bültenlerinde, gerek gazetelerde, gerekse sokak eylemlerinde... Kendisi, günümüz dünyasının despotizm ve bask...
Türk romancılığının önemli bir parçası, Servet-i Fünun Edebiyatı'nın en önemli ismi olan Halit Ziya Uşaklıgil'in en çok tanınan eseridir Aşk-ı Memnu. Romanın yazılmasının üzerinden yüz yıldan fazla zaman geçmiş olmasına karşın, günümüzde hala popülerliğini ve önemini korumaktadır. Öyle ki, geçtiğimiz yıllarda Halit Ziy...
Ben hiç birine mektup yazmadım. Kalemimi kelimelerimin hakimiyetinden çıkarıp duygularımı kağıdıma aktarmadım, aktaramadım. Hele ki birine, ona karşı hissetlerimi içimde barındırdıklarımı hiç mi hiç mektup yazarak söylemedim, söyleyemedim. Çünkü hep korktum. Evet doğru duydunuz korktum. Ben duygularımdan onların gücünd...
Hayaller kuruyorum. Mutlu olduğum, içinde hüzün barındırmayan ve kısa bir süreliğine de olsa hayatımı mükemmelmiş gibi gösteren hayaller. Gerçekliğe dönmek, o kusursuz hayallerden sıyrılmak zor oluyor elbette. Bambaşka bir dünyanın içindeyim çünkü. Kendi hayatımda olan biten ne kadar olumsuzluk varsa yok oluyor birden....
Sabah kalk, okula git, ödevlerini yap, ders çalış ve tekrarla... Derslerine sıkı çalış, öğretmenlerinin anlattıklarını ezberle ve sınavda aynılarını tekrar et. Tebrikler, sınıf birincisisin! Peki neden sınıf birincisi olmak için çabalıyoruz, birinci olmasak ne olur? Neden sürekli bir yarış içerisindeyiz? Aynı şeyler, a...
Cümlelere "keşke" ile başlamak gibi can sıkıcı durumlar vardır ya hani, maalesef bazı cümle başlarına bu kelimeyi getirmeden başlayamadığınız kötü durumlar da vardır. Okumayı bitirdiğim anda Milena'ya Mektuplar da bende kocaman bir "keşke" halini aldı. Dedim ki keşke yalnızca Kafka'nın yazdığı mektuplar değil de, ona k...
26. 09. 2014/Ilgın ÇAMOĞLU/21301978 Bir öyküde, bir romanda, bir filmde ya da bir sanat eserinde satır aralarına ne kadar çok şey sığdırılabilir? Yaratılmış karakterlerin yaşamları, gerçek hayata derinlemesine dokunabilir mi? Bana bu soruları sorduran, şu güne kadar yaptıklarımı sorgulatan bir film izledim geçen akşam....
Ne vakit gerek dizisi gerek filmi yapılsa her alanda ve her zaman ses getiren yapıtlardan biri oldu şüphesiz Çalıkuşu. Usta yazar Reşat Nuri Güntekin'in kaleminden takvimlerin 1922'yi gösterdiği yılda çıkan eşsiz romanlarından sadece biridir. Okuduğum bu roman genç, yaşlı, aşık hatta aşık olmayan her kesime hitap edebi...
Zaman dediğimiz olgu, fikrimce birçok kişi için farklı anlamlara gelebilir. Kimi insanın aklına yeni bir başlangıcı getirebilir ya da yeni gözlerini açan bir canlıyı. Zamana olumlu yaklaşamayan kimi insan içinse zaman ölüm demektir belki de. Fransız yazar Jean Chesneaux, "Zamanı Yaşamak" adlı kitabında zamanın ona nele...
On binlerce yıldır, yüz binlerce insan, bin, binlerce... Gereksiz sayılar bunlar. Diğer sayfaya geçtiğimizde aklımızda bir önceki sayfada bir sayı olduğu bile kalmıyor, bırakın sayının kendisini. Bu yüzden diğer yazdıklarına odaklanmak zorundayız roman yazmaya soyunmuş felsefeci psikoloğun. İnsan beyninin geçmişten bug...
Orhan Kemal... Toplumcu gerçekçi, devrinin aynası, yazılarıyla bizi büyüleyen büyük üstat. Toplumun içinden çıkmış, halkla beraber acı çekmiş, halkla beraber büyümüş bir yazarımız. Hemen hemen hepimizin roman ve öyküleriyle tanıdığı Orhan Kemal, aynı zamanda Büyük Bekçi Murtaza'nın da yaratıcısı. Murtaza ki ne Murtaza!...
Django Unchained izledikten sonra ben... Bir kitabı okurken, bir filmi izlerken, bir resmi incelerken ve bir fotoğrafa bakarken kendimi oradaki insanların yerine koymak, onların neler hissettiğini anlamaya çalışmak ve bir şekilde hissetmeye çalışmak benim için hobi gibi bir şey. Django Unchained izledikten sonra da tam...
Bu kitap ile birlikte insanların gerçek yüzlerini görme imkanı buldum. İnsanoğlu var olduğundan beri değişmeyen tek bir şey vardı... Ne kadar doyumsuz oldukları. Belki de bu insanlığın suçu değil de yaşadığımız dünyanın zalimliğinin bir sonucu hatta bir zorunluluğudur. Gelen tavsiyeler üzerine okuduğum yazarı John Stei...
Amerikan Güzeli, 1999 Amerikan yapımı 5 dalda Akademi Ödülü'ne layık görülmüş bir filmdir. Yönetmenliğini o yıllarda adını çok duyurmamış, sonraları Hayallerin Peşinde filmini de yönetecek olan Sam Mendes yapmıştır. Filmin başrollerinde ise 2 Akademi Ödüllü Kevin Spacey, 4 adaylığı bulunan Annette Bening gibi isimler v...
Diana Gabaldon'ın Yabancı ile başlayan, şimdilik 6 seriden oluşan kitaplarını okumak ilginç ve düşündürücüydü. Bu serinin kitaplarını okurken beni en çok etkileyen Claire'in geçmişe yolculuğu oldu. Her şey Claire'in bir kaya oyuğundan geçerek kendisini XVIII. yüzyıldaki vahşi bir savaşın ortasında bulmasıyla başlıyordu...
Ön yargı... İnsanların bakış açılarını kısıtlayan durum. Ön yargılarımızdan kurtulmamız gerekmiyor mu artık? Zenci ve iri olduğu için bir insan her türlü suçu işleyebilir mi? İki küçük kıza tecavüz ettiği ve öldürdüğü düşünülen fakat karanlıktan korkan bir zenci ve iri olan adam. Hani bir durum vardır ve insanlar der k...
Oldum olası kitap okumayı severim. Kitapların beni dünyanın farklı yerlerine götürüp bir tur attırdığını, bana farklı insanları ve hayatları, yaşamın benim görmediğim taraflarını anlattığını düşünmüşümdür hep. Aynı zamanda kendimi aramayı da severim kitaplarda. Karakterlerin kişiliklerinden, söylediklerine, giyimlerine...
Başrolleri Kurtlar Vadisi dizisi oyuncularından oluşan Kurtlar Vadisi Filistin 2010 yılında Raci Şaşmaz tarafından çekilmiştir. Kendinden önce çekilmiş olan Kurtlar Vadisi Irak gibi yüksek bütçeye sahiptir. Filistin ile İsrail arasındaki savaşı konu alan film savaş sırasında Filistin halkının çektiği hüznü ve sıkıntıyı...
Vincent van Gogh'u "Yıldızlı Geceler"de Yaşatmak... 26. 09. 2014 / Side İnaç Bugün aldığım bu defter, görür görmez beni bundan üç yıl öncesine, 2011 yılının haziran ayına götürdü. İlk yurt dışı deneyimimi yaşadığım o yaz, sürprizlerle ve bir o kadar da tesadüflerle doluydu. Tüm bu deneyimlerime ev sahipliği yapan ülke ...
Çok bilen çok mu yanılır yoksa eninde sonunda yanılmaktan, yanlış çıkmaktan korktuğu için hiç mi risk almaz? Ne hissettiğini ve nasıl hissettiğini bilen birisi nasıl olur da bir şey, gerçekten de bir şey her şey olabilir bu, yapmadan durabilir veya yapmadığını bilerek yaşayabilir? Ama gerçekten de günlük hayatımızda da...
Bugün salı ve şu an kütüphanedeyim. Her zaman olduğu gibi işlerimi son güne hatta son saatlere bırakmanın vermiş olduğu sıkıntı var üzerimde. Zamanımı düzgün kullanamıyor olabilirim. Ya da zamanımı yapmak istediğim şeylere ayırdığımdan yapmak zorunda olduğum yükümlülüklerime vakit kalmıyor da olabilir. İstediğim gibi y...
Duygusal travmalar yaratabilecek olaylar yaşadığından beyin anomalisi olan bir adam düşünün. Bahsettiğimiz bu adam tıpta "Blunted Affect" olarak tabir edilen hastalığa sahip. Gündelik hayatı herkes gibi fakat adamın eksik duyguları var. Yani bütün insanlarda bulunan ego, dostluk, aşk, pişmanlık, öfke, kıskançlık, nefre...
Bu yazımda sizlere bağımlılıktan söz etmek istiyorum. Daha doğrusu bağımlı bir arkadaşım hakkında konuşacağım. Bağımlılık neymiş bir bakayım dedi. Bağımlılık, bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istektir yazıyor Vikipedide. Peki gerçekten önlenemez mi? Kime göre önlenemez? Bana göre bir kişi eğer ba...
Neden güveniyorum, neden umut ediyorum, neden seviyorum neden ağlıyorum... Peki, neye inanıyorum, daha önemlisi neden inanıyorum? İnsanın ayırt edici özelliği aklıdır, dolayısıyla sorgulama yeteneğidir. Bu yüzden ısrarla, bir kalıba sokmaya çalıştığımız tüm o düşünce topluluklarımızı önce beyin süzgeçlerimizden geçirme...
Kültürümüzde epey yer edinen o güzide satıcıların "Abicim, tanesi elli kuruş be ya, veriyim bi' file?" sözleriyle özdeşleşen limonlarımızı bilirsiniz hepiniz. Ama bu limon biraz farklı, masmavi kabuğuyla sizi içten içe meraklandırıyor tabi. Ama ikiye bölüp derunisini görmeniz için de doğru cevaplamanız gereken bir soru...
Ekmek Karası Sevgi "Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik, ancak çok basit bir sanatı unuttuk: Kardeşçe yaşamayı..."(Martin Luther King) Neydi kardeşçe yaşamak sahiden?.. Neydi kardeşlik? Neydi sevmek? Sorgusuz sualsiz... Karşılıksız ve baki... Neydi insanı insanca bağrına basmak? Hepsini unuttuk. Her şeyi...
Sabahıngene olmuş beşi. Ahbapolduğum karanlıkla muhabbetimizdebitti. Sessiz sessizbirbirimizebakıyoruz. Sanki misafirlikte"ehadi kalkalım" kısmına gelinmiş deev sahibi"dahakarpuz kesecektik"diyor. Kendileriyle muhabbetimizokadar iyi ki uyku beni kıskanıpterk etti. Hergece aynı terane. Sanki gündüz dertleryokmuş gibi ge...
Ay ne kadar da güzel bir şeysin sen. Gözlerimi alamıyorum senden. Ben böyle bir güzellik görmedim. Bayıldım resmen sana. Bir çocuk. Bir kız. Belki bir çiçek. Çok düşük ihtimal ama belki de bir köpek. Muhtemelen bunlardan birinden bahsettiğimi düşünüyorsunuz. Aklınızda ilk canlanan şey bunlardan biri değil mi? Mümkün mü...
Hayatımızda hep üç farklı zaman dilimi olmuştur: geçmiş, gelecek ve şimdi. Her zaman endişemizin gelecek olduğunu düşünürüz; sonuçta nelerin olacağını ne tahmin edebiliriz ne de bilebiliriz. Ama ya bu yaşadığımız zaman dilimi hakkında neler hissediyoruz? Aslında şu an yaptığımız her davranış, aldığımız her karar bir şe...
Açıkça söylemek gerekirse, gezi kitaplarını pek de sevmem. Bir alanı kendin gezmek varken ikinci elden o keşif hissini yaşamaya çalışmak, çok güzel bir yemeği mikrodalgaya atıp aynı lezzeti vermesini beklemek gibi bir şey benim için. Atıyorum, Barselona'yı anlatan bir kitap olsun. Yazar La Rambla caddesini arşınlayıp, ...
Athena'nın en büyük hatası 21. yüzyılda yaşayan bir 22. yüzyıl kadını olması ve bu gerçeği hiç gizlememesiydi... Deidre ''Edda'' O'Neill Varoluşumuzdan beri herşeyin kadından geldiğini bildiğimiz halde neden bütün filmlerde Tanrı erkek karakter olarak gösterilir? Neden Tanrı denilince erkekmiş gibi düşünürüz? Ataerkil ...
Yıldızlararası(Interstellar), belki de bu yılın vizyona giren en etkileyici filmi olabilir. Sadece bilim kurgu hayranlarını değil, tüm sinema severleri üç saate yakın bir film süresi olmasına rağmen koltuklarına çivilemeye başardı. Bu kadar etkileyici ve popüler bir film hakkında yazmak yalnız bana zevkli gelmemiş olsa...
İlk kez ailemle başka şehre gitmek için yola çıktığım günü unutamıyorum. Hızla akan yolu, ilk kez gördüğüm ve neden bizim yaşadığımız yerde böyle şeyler yok diye hayıflandığım altın sarısı bozkır manzaralarını, önce çok küçük bir parçası sonra bir anda büyüleyici biçimde bütünüyle ortaya çıkan uçsuz bucaksız düzlükleri...
Bilkent Ortaokulu'nun Çok Amaçlı Salon'unda bir hafta süre ile açılan Enes'in Aklında sergisinin ardındaki Enes benim. 6 senedir resim dersime giren hocam ile beraber açmıştık. Yaptığım tüm tablo, heykel, ahşap oymalarının bir arada sergilendiği bir galeri açmak ve bu galeriyi sadece benim adıma yapmayı bana 6. sınıfta...
Hayattaki gayelerimizin, koşturmacalarımızın aslında bizi şekillendiren düzene ait sanrılar olduğunu düşündüğüm, devasa bir toplum içinde gitgide bireysel faydacılığa saplanmamızdan bir kez daha tiksindiğim bir akşam okumaya başladım Abim Deniz'i. Can Dündar'ın, Deniz'in -erkek kardeşi başta olmak üzere- birçok yakının...
Koşmak insana bir şeyler katabilir mi? Yoksa koşma eylemi son derece basit, gereksiz ve insanı yormaktan başka bir işe yaramayan bir eylem midir? Bana soracak olursanız, kulağa çok basit gelen bu eylem aslında insan için son derece önemlidir. Koşmak, bir insanın hayatta sahip olduğu en önemli şeye, sağlığına, katkı sağ...
Belinde silahı, sırtında kamburu, topallayan adımlarla peşimizden geliyor. Tutuculuğu ve kuralcılığıyla üzerimize korku salıyor. Aklına estikçe silahını çıkarıyor, sürgüsünü çekiyor, güvenliğini kapatıyor. Tamamen amaçsız, üzerimize bir sıkıyor, iki sıkıyor, üç sıkıyor... Bizler, onun bu davranışındaki suçun ne olduğun...
Yine oturmuşken sessizliğimle ben, bir gecenin karanlığında terasta... Dinlerken yalnızlığımla sessizliğimi ve içimde soldurmamaya çalıştığım umutlarımla izlerken gökyüzündeki yıldızların solgun ışığını... Sokaktan gelen karanlığı delen seslerle irkildim. Bir adam çok sevdiğini haykırarak söylediği; ince, narin, kırgın...
Kendini dünyanın en zeki insanı zanneden kibirli bir profesörden, köyünden İstanbul'un göbeğine yeni gelmiş bir gence çok iyi okullarda eğitim görmüş bir otel sahibinden, eğitimsiz, cahil ve sonradan görme eşine kadar toplumun hemen hemen her tabakasından insanın anlatıldığı bir kitap, Konstantiniyye Oteli. Zülfü Livan...
" Günaydın! Ve olur ya belki sizi göremem ; iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler." Her yeni güne böyle başlıyor Truman Burbank ve akşam evine döndüğünde komşularının yerinde olmama ya da kendisinin evine dönmeme ihtimaline karşın bütün iyi dileklerini önceden iletiyor onlara fakat bilmediği bir şey var; Truman'ın bü...
Ayak bastığımız, yaşamımızı geçirdiğimiz bu topraklardan bugüne kadar kaç kişi gelip geçmiştir? Sayısını belki tam olarak bilemiyoruz ama milyarlarca olduğu kesin ve belki de bizden sonra da bir o kadar insan daha doğacak, yaşayacak ve ölecek. Bu dünyaya gelmiş, yaşayan milyarlarca insandan sadece biriyiz. Şu an, şu da...
Güzel müziğiyle ve güzel romanlarıyla tanıdığımız Zülfü Livaneli, Edebiyat Mutluluktur adlı eserini edebiyata dair, içinde edebiyat kavramını içeren her konuda yazdığı denemelerini toplayarak oluşturmuş. Bu konuların aralığı epey geniş, yani sırf ismine bakılarak Zülfü Livaneli'nin kitabının her cümlesinde "edebiyat şö...
Hiç hayatı sorguladığınız oldu mu? Acaba var oluş sebebimiz ne, bu hayatta bir şeyleri başarmak için mi doğduk yoksa başkalarının başarımları altında ezilmek için mi nefes almaya devam ediyoruz soruları, hayatın belli noktalarında insanın kafasında yankılanabiliyor. Şüphesiz bu anlar genelde insanın mental olarak zayıf...
Günümüzde kişisel gizlilikten bahsedilebilir mi? Birçok kişinin hissettiği gizlilik kaygısı aslında hepimizde olması gereken bir şey mi yoksa bir paranoya mı? Bu ve benzeri soruları birçok kişi 2013 yılındaki NSA sızıntıları sonrasında kendisi için cevapladı, araştırmaya başladı. Saklanacak Yer Yok, bu sızıntıların ark...
Kendime Saygım Var Çünkü Aldatmıyorum Günümüzdeki ikili ilişkilerin ne kadar samimiyetsizleştiğinin farkındayız. İnsanların hiçbir şeyden memnun olmadığını, sık sık hayal kırıklığına uğradıklarını, öfke ve üzüntü ile harmanlanan duygularıyla hareket ettiklerini biliyoruz. Bunun nedeni hayatlarımızın otomatikleşmesi mi ...
Ne kadar mükemmel, ne kadar kusursuz bir yaşantımız olduğunu çocukların oyuncakları gördüğünde ağlamasıyla anladım. Kenya'ya gitmek için hazırlanmaya başlamıştık. Gitmeden önce Kenya'yla alakalı hiçbir fikrimiz yoktu ve oraya tek gidiş amacımız yardım bekleyen insanların bir nebze yaralarına merhem olmaktı. Kim bilebil...
İnsan ömrünün 75 yıl olduğunu varsayarsak, bu sürede ne kadar çok anı birikir değil mi? Hatta bizim hatırlamadığımız anılar da başkalarından duyulur. İlk yürüyüş anıları anlatılır anneler babalar tarafından, bu hikaye bitmemişken hemen ilk anne veya baba deyişe geçilir. Sonra okula ilk başlayış, ilk ağlamalar hiç unutu...
Yazın boğucu sıcağında, deniz ve şarkıların altında ruhunu dinlendirmek kadar güzel bir şey olmasa gerek; en azından Saros Körfezinin şirin bir kasabasında yapılacak olan bu festivalle ilgili haberi duyunca aklıma gelen ilk düşünce buydu. Bir yıl kadar önce Zeytinli Rock Festivali'nde yaşanılan izdihamı düşününce yazı ...
Yine sıradan bir geceydi benim için. Yalnızlığıma gömülmüş, mutsuzluğun alışagelmiş sıradanlığı içerisinde her akşam yatmadan önce dinlediğim arabesk müziğin verdiği mazoşist mutlulukla uyuyakalmak üzereydim. Çok karanlıktı ve soğuktu, önümden neşeli insanlar geçiyordu. O kadar mutlulardı ki onlara katılmak istedim ama...
Merhaba Dünyalılar. Benim adım Plüton. Uzun bir süredir "Sevgi" öğretmeniniz sizlerle birlikte değildi. Ben de birkaç haftalığına onun yerine size öğretmenlik yapacağım. Bugünkü konumuz uzun süredir hasret kaldığınız ve en büyük eksikliğiniz "sevgi"nin gücü. ... * onedio. com * - Oo Dünya duydun mu, seninkiler bizim Pl...
Bir an için size en yakın insanın elli milyon kilometre uzakta olduğunu hayal edin. Doğduğunuz gezegene bir daha asla ulaşamayacağınızı düşünün. Yaşamak için sınırlı kaynaklarınızın kaldığını hesaba katmıyorum bile. Korkunç değil mi? Andy Weir'in romanı Marslı'nın ana kahramanı Mark Watney'nin başına gelen de tam olara...
Montaigne Denemeler'i okurken insan düşünmüyor değil " bu kitabı acaba ben mi yazdım" diye. Denemeler'de görüp hissedebildiğiniz çoğu şeyi Montaigne'de değil kendinizde bulabiliyorsunuz. Aynı zamanda kitap okuyucuya oldukça sıcakkanlı ve içten mesajlar içerebiliyor ki bu durum kendinizi büyüklerinizin anlattığı hikayel...
Hepimiz bu dünyada duyularımız sayesinde yaşıyoruz. Benzin istasyonlarının boğaz yakan kokusuyla, gece içine girdiğimizde içimizi üşüten yorganın soğukluğuyla, çikolatanın o dilimize mutluluk saçan tadıyla, her duyduğumuzda bizi hüzünlendiren o şarkının tınısıyla, o çok güzel küçük çocuğun gözlerinin görüntüsüyle varız...
Adanmış bir ruhun bitmez, tükenmez şiirleri... Okumakla bitirilemeyecek kadar derin ve tekrar tekrar okumakla yeni manalara açılan tükenmez şiirler... Onun şiirleri ne bir hayal ve ne de bir rüyanın parıltısı , onlar yalnızca hakikatin ta kendisi. Çekirdeğinden doğduğu bir fikrin hakikatleri ve uğrunda yazılan bir dava...
Kader birçok kutsal sayılan dinde de olduğu gibi insanlar için önceden belirlenmiş olaylar dizisi midir yoksa insanların kendi verdikleri kararlarla çizdikleri yol mudur? Bu iki seçenek günümüz insanının yaşama şeklini belirliyor. İnsanlar bu seçeneklere göre ikiye ayrılıyor, ilk seçeneğin doğru olduğunu düşünenler her...
Fakirliğin toplumda yarattığı sorunları George Orwell'in Paris ve Londra'da Beş Parasız adlı eserini okuyunca, kafamda her gün dönüp dolaşan ama hesaplaşamadığım, hep tanık olduğum yoksulluğa dair görüntüler canlanıp durdu. Alışmış mıydım yoksulluğa tanık olmaya? Yoksa kendi duygularımı koruma altına mı almıştım? Orwel...
Nezih Oktar'ın Denizin Tadı Tuzunda adlı şiir kitabı genel olarak bende bir yüzeysellik duygusu oluşturdu. Bir Egeli olarak gerçekten denizin, deniz kenarı kasabasının yerlisi oluşumdan dolayı bir utanç oluşturduğunu söylesem sanırım abartıyor olmam... Sadece genel hayatınızda rahatça, bir eliniz yağda bir eliniz balda...
Ortaokul zamanlarıma denk gelir Nazım Hikmet ile tanışmam. Babamın çok geniş bir kütüphanesi vardır. Sanırım üniversite yıllarından beridir biriktirdiği, özenle sakladığı kitaplar bunlar. O zamanlar en büyük zevkim her defasında yeni bir kitap keşfetmekti. Bir gün Nazım Hikmet kitapları ilgimi çekti. Elime Piraye'ye Me...
Yer Arnavutluk'ta bir göçmen kampı ve aynı zamanda yüzbinlerce masum insanın savaştan kaçıp gitmek istediği yer. Belki sadece sıcak bir yemek için, belki sadece barınmak için ama kesin olan bir şey var ki bütün bu çabanın arkasında sadece kocaman bir umut ve o umutun arkasında ise barış ve huzur var. O zaman iki yaşınd...
Geçtiğimiz haftalarda Bilkent Müzikal Topluluğu'nun müzikal gösterisine katıldım. Hayatımda daha önceden canlı müzikal gösteri görmemiştim. Müzikale dair bilgim sadece izlediğim müzikal filmlerden elde ettiğim bilgi kadardı. Kısacası bu konuda fazla bir bilgim yoktu. Ama müzikali izledikten sonra sahne sanatları arasın...
Kadının toplumdaki yeri nedir ve daha önemlisi ne olmalıdır? Bu soru tüm zamanların en çok tartışılan, üzerine milyarlarca kitap, makale yazılan konusu olsa da sanırım uygulaması sadece sözde kalan bir konu. Özel olarak konuşmak gerekirse ülkemizde kadının önemi ve erkeklerle eşit olması gerekliliği sadece 8 Mart Dünya...
Bir insan tipi vardır, kimseyi kırmak istemez. Kibardır, anlayış göstermeye çalışır. Karşısındakini sinirlendirmeden, üzmeden tepkisini göstermeyi dener. İşte bence hayatta en çok yıpranan, en çok kahrı çeken bu insan tipidir. Üzerine çok gidilir. Nasıl olsa karşı koymak istemez denir. Hoşgörü göstermesi salaklık ibare...
Bir günlük kısa bir Berlin gezisinde ziyaret ettiğim Pergamonmuseum, yani Bergama Müzesi, bende çok büyük bir izlenim bıraktı. Müze küçük objelerden tapınak parçalarına kadar tarihin çeşitli dönemlerinden kalma bir çok eser barındırıyor. Bunların arasında Türkiye, Irak, İran, gibi birçok ülkeden taşınmış sunaklar, sur ...
Bu eser sayesinde yazar Stefan Zweig ile oldukça hoş bir tanışmam oldu. Zweig, gerek yazım biçimiyle gerekse okuyucunun dünyasına aşılamak istedikleriyle bu kadar ünlü olmayı kesinlikle hak eden bir yazar. Hayatınızın kontrolünün size ait olmadığını, sadece bir video oyunu olduğunu ve kendinizin de sadece o oyundaki sı...
Tarih... Çoğumuzun daha T'sini duyduğunda irkildiği, öğrenmekten kaçtığı "ders". Aslına bakarsak ezberci eğitim yüzünden ders olarak gördüğümüz bu kavram bizim hayatımızın, varoluş sebebimizin ta kendisi. Maalesef okul hayatımız boyunca-çoğu bilgiyi ilk kez duyduğumuz, tanımaya başladığımız yerde- tarih tabulara dayatı...
Contrast/ Guillaume Provost Hayali arkadaşlar... Yaptığınız yanlış seçimlere ve hatalara bakmaksızın sizi severler. Bilmiş gibi konuşmak yerine bir adım atmanıza yardım ederler. Çoğu insanın hayatlarının yarattığı baskı ve korkudan kaçmak için seçtiği yegane yoldur hayali arkadaş yaratmak. Bazen yalnızlıktan saklanmak ...
Bir süredir ekranlarda polisiye dizilerin fazlasıyla arttığını fark ettim. İzlenme oranlarının oldukça yüksek olması, insanların da beğenerek bu yapımları takip ettiğini gösteriyor. Ne yazık ki ben kendimi bu cenah içerisinde göremiyorum. Yaşadığım olaylar yüzünden psikolojim öyle bir noktaya geldi ki polislere iyi düş...
Kitaptan ve bende bıraktığı etkiden söz etmeden önce Emrah Serbes'ten bahsetmek gerektiğini düşünüyorum. Onun kitaplarındaki ergenler ve o ergenlerin çevreyle uyumu ve ya uyumsuzluğu, ilişkileri çok gerçekçi bir biçimde ele alınıyor. Bu kitabı okumamda daha doğrusu Emrah Serbes okumamdaki en büyük etken bu 'kendi ergen...
Eşitsizlik hayatın her alanında küçük varlıkları yutan korkunç bir canavardır. Bu canavarı oluşturan etmenlerden en büyüğü ise kuşkusuz paradır. Dünya üzerindeki servetin yüzde kırklık kısmına sadece yüzde birlik kısmın hakim olması, hiç şüphe yok ki herkes için korkutucudur. Arada böyle bir uçurum varken hala bir kısı...
Deliduman... Deliyürek benzeri bir kelime, anlamı da aşağı yukarı aynı, delikanlı, hayta. Delidumanların ortak özellikleri birdenbire ortalığı kaplayıp, kısa bir süre sonra görüntüden kaybolmalarıdır. Emrah Serbes de aslında deliduman bir adam. Biz onu öyle bir kitapla tanıdık ki, bundan sonra ne yapsa olay olur, adam ...
Günümüz dünyasının yaşam temposuna kendini kaptırmış olan insanoğlu, ne yazık ki doyumsuzluk noktasına ulaşmış durumda artık. Kimisi kendi ekmeğinin peşinde; herkesle aynı standartları paylaşan, mutlu bir aile ile hayat yaşarken, öte yandan bazıları ise lüks içinde; herkesten farklı olan o imrenilesi hayatı yaşıyor. Ha...
Yirmi birinci yüzyılın gençleriyiz. Daha öncesi hakkında, büyüklerimden duyduklarım, fotoğraflardan gördüklerim dışında fazla bir bilgim yok. Ama o edindiğim bilgileri şöyle bir harmanladığımda; o dönemlerde insan ilişkilerinin daha samimi ve bağların daha güçlü olduğu, maneviyatın maddiyattan daha ön planda tutulduğu ...
Ölümün hayattaki en kötü şey olduğunu düşünüyorsanız, bilin ki yanılıyorsunuz. İnsanı kendisi yapan şey, hayatı boyunca çevresindekilerle girdiği etkileşimlerden, sohbetlerden okuma ve izlemelerden kendine oluşturduğu bir yapı, bir dönüşümdür. Konuşulan herkes, her konu, her duygu insanın çevresiyle ortak olarak inşa e...
Yalnızlık, isim kökü yalından gelir. Kısaca süssüz, sade ve özüm der. Zihnimizde canlandırdığı negatif etkisinin aksine kökü gibi yumuşak ve sakinleştirici bir yanı vardır. Tabii bunların hepsi benim kafamda oluşturduklarım. Aslına bakarsanız yalnızlık hep ayıplanmış ve hakir görülmüş bir olgudur. Sanki bir zayıflık bi...
İnsan hayatının çok ucuz olduğu bir dönemde yaşadığımızı düşünüyorum. İnsanlar iş yerlerindeki ihmaller yüzünden yok yere hayatlarından oluyor ve neredeyse hiçbir önlem alınmıyor hele de maden ocaklarında. Haberlerde şöyle başlıkları çok sık görür hale geldik: "Maden ocağında göçük meydana geldi, 5 kişi hala göçük altı...
Stefan Zweig' in, diğer kitaplarında olduğu gibi, psikolojik incelemeleri ağır basan kitabı, Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, bir kadının yaşamını tamamen değiştiren, unutamadığı yirmi dört saatte neler yaşadığını anlatıyor. Olay, Fransa Riviera kıyısında küçük bir pansiyonda evli ve iki çocuk annesi bir kadının...