sentence1 stringlengths 0 100k | sentence2 stringlengths 0 100k | score float64 0 5 |
|---|---|---|
Yeni Sinop Valisi Ömer Karaömeroğlu göreve başladı Valiler kararnamesi ile Sinop'a atanan Erol Karaömeroğlu görevine başladı.
Valiler kararnamesi ile Sinop'a atanan Erol Karaömeroğlu görevine başladı.
Valiler kararnamesi ile Köksal Şakalar'ın yerine Sinop'a atanan Vali Erol Karaömeroğlu, valilik binası önünde karşılandı. Karşılama törenine Sinop Vali Yardımcıları Murat Girgin, Abdullah Şahin, ilçe kaymakamları ve protokol üyeleri katıldı. Makamında açıklama yapan Vali Erol Karaömeroğlu, "09 Haziran 2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/274 sayılı karar ile atandığım Sinop Valiliği görevine 18 Haziran 2020 tarihinde başlamış bulunmaktayım. Öncelikle Karadeniz'in incisi, mutlu insanlar şehri olarak adlandırılan Sinop'a, bu özel ile ve şehrin sahip olduğu tüm değerlere ve özellikle saygı değer insanlarına vali olarak hizmet etme onurunu yaşatan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu'ya şükranlarımı arz ediyorum. Yeni görevimin ilimiz ve şahsım için hayırlara vesile olmasını Yüce Mevla'dan niyaz ediyorum. Yine bugüne kadar Sinop'a hizmetleri olan değerli meslektaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Köklü tarihini doğal güzellikleriyle harmanlayan Sinop'u onlardan devraldığımız bayrakla bulunduğu yerden daha üst seviyelere getirme noktasında bize düşen ne görev varsa, üstün bir gayret ve çaba ile yerine getirmeye çalışacağız. Biz yüce bir milletin, büyük bir devletin ve şanlı bir tarihin bahtiyar mensuplarıyız. Devletimize, milletimize ve tarihimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirebilmek için var gücümüzle çalışmak hepimizin en temel görevlerindendir. Biz de daima bu gerçeğin bilincinde olacağız" dedi.
Vali Karaömeroğlu, "Tarih boyunca gözde bir şehir olarak nitelendirilen ve ülkemizin eşsiz güzellikleriyle adından söz ettiren Sinop'ta meslek hayatımın birikimi ile birlikte büyük bir heyecanla Sinop halkı için çalışmanın onurunu ve gururunu yaşayacağım. Görevim boyunca Sinop'ta her zaman halkımızın sorunlarına açık, çözüm odaklı ve toplumun bütün kesimlerini kucaklayan bir çalışma modelini uygulayacağız. Çalışmalarımızı güçlü bir ekip ruhuyla, birlik ve beraberlik anlayışı içinde yürütecek, bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızla uyum içerisinde, hızlı ve etkin, vatandaşı her zaman önceleyen bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Hep birlikte çalışacağız ve hep birlikte başaracağız. Sağlık en büyük zenginliktir. Bilindiği gibi tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan Covid-19 virüs salgınının normalleşme sürecince bizler de Saklı Cennet Sinop'umuzda 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışıyla sağlıktan eğitime kadar her alanda vatandaşımızın yanında olarak destek vereceğiz. Pandemi sürecinde Sinoplu hemşehrilerimizden ricamız lütfen maske takalım, sosyal mesafeyi koruyalım. Vatandaşlarımızla birlikte maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına riayet edersek bu süreçten alnımızın akıyla çıkacağımız muhakkaktır. Sinop'umuzu bugünden yarına güzel bir şekilde taşıyacağımıza inanıyor, vatandaşlarımıza hem gönlümün hem de kapımın her zaman açık olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Burada olduğumuz sürece öncelik her zaman vatandaşımızın olacaktır. Heyecanımızı ve çabamızı da koruyarak güzel şeyler yapılabileceğine inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; Sinop ilinde görev yapmanın onuruyla tüm halkımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum" diye konuştu. - SİNOP
Kaynak: İHA | Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii AŞ Genel Müdürlüğüne ve Yönetim Kurulu Başkanlığına Mustafa Metin Yazar, Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu üyeliğine İrfan İpşir, Yönetim Kurulu üyeliklerine ise Ömer Abdullah Karagözoğlu, Enver Mamur ve Murat Baştor atandı.
Hazine ve Maliye Bakanlığında açık bulunan vergi müfettişliklerine yapılan yeterlik sınavında başarı gösteren 523 vergi müfettiş yardımcısının da ataması gerçekleştirildi. | 2 |
Rusya Savunma Bakanlığı'ndaki bir toplantı sırasında açıklamalarda bulunan Sergey Şoygu, yeni tip koronavirüsle mücadele çalışmaları için İtalya'ya giden Radyoaktif, Kimyasal ve Biyolojik Koruma Birliği'ne mensup askeri doktor ve uzmanların yarın ülkelerine getirilmeye başlanacağını söyledi.
Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov'dan Rus askeri uzmanlar için karşılama töreni organize etmesini isteyen Şoygu, "Üstün başarı gösteren askerler ve doktorlar ile İtalya'daki kentlerde ve tesislerde dezenfeksiyon çalışmalarına katılan tüm kişilerin ödüllendirilmesi için öneriler sunulmasını rica ediyorum" dedi.
Rus askeri uzmanlar, İtalya hükümetinin talebi üzerine nisan ayının başında Lombardiya bölgesinde gitmişti.
Şoygu, Rus askeri uzmanların burada 83 yerleşim biriminde çalışma yaptığını belirtmişti. | Rusya, dünyada en fazla Kovid-19 ölümünün görüldüğü İtalya’ya askeri virolog ve doktorlarını gönderecek. Yeni tip koronavirüsü yenmesi adına İtalya’ya tıbbi ekipman da ulaştırılacak.
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, koronavirüs salgınıyla mücadelesinde İtalya’ya yardımcı olmak adına bu ülkeye gönderilecek yardımlar için uçak ve ekipler hazırlanması talimatını verdi.
Söz konusu talimatı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in isteği üstüne verdiği belirtiliyor.
Askeri uçaklarla İtalya’ya 22 Mart itibarıyla askeri virolog ve doktorların yanı sıra tıbbi ekipman ve geniş alanları virüsten arındırmak için dezenfektan gönderilmesi planlanıyor. | 2 |
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Spor Bakanı Kasapoğlu ve futbol camiası temsilcilerini kabul etti. Toplantıda TFF Başkanı Nihat Özdemir de hazır bulundu. Kritik toplantıda kulüplerin yapılandırılan borçları ve meclise sunulacak Kulüpler Yasası görüşülecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Mehmet Sepil ve kulüp başkanlarını kabul etti. Toplantıda Türk futbolunun harcama limitleri konusu ve sorunlarının yanı sıra yakında TBMM’ye sunulacak Spor Kulüpleri ve Federasyonları Yasası görüşülecek.
MEHMET SEPİL: UZUN YILLAR SONRA BİR ARAYA GELMENİN BÜYÜK FAYDASI VAR
Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Mehmet Sepil, Ankara’da süren Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı'nın ikinci günü öğle arasında, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir ile basın birlikte mensuplarına açıklamada bulundu.
Çalıştayın çok yararlı geçtiğini ifade eden Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Mehmet Sepil, “Süper Lig, 1., 2. ve 3. Lig kulüplerinin katılımıyla uzunca çalıştık. Çok yararlı bir çalışma oldu. Dün öğleden sonraki panellerde bakanlığımız yuvarlak masa toplantısı düzenledi. Tüm liglerdeki kulüplerimiz aynı masada Türk futbolunun sorunlarını tartıştılar. Özellikle stratejik konuların neler olduğu ve burada yapılması gereken değişiklikler tartışıldı. Bir Süper Lig başkanı olarak diğer liglerle oturmamız bize deneyim kazandırdı. Herkes görüşlerini ifade etti. Önümüzdeki günlerde de bu çalışmalarımız sürecek. Ama ilk günden şunu gördük ki uzun yıllar sonra bir araya gelmenin ve herkesin görüşlerini ifade etmesinin çok büyük faydası var. Samimiyetle buradan çok iyi sonuçların çıkacağını ve Türk futbolunun, Türk sporunun yararlanacağını düşünüyorum” diye konuştu. (DHA) | Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, futbolda sorunları hatalarla yüzleşerek çözeceklerini belirterek, Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı'nın bereketli sonuçlar getirdiğini söyledi.
Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara'da süren Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı'nın ikinci gününde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Mehmet Sepil ile basın mensuplarına açıklamada bulundu.
“İnşallah sorunları hatalarla yüzleşerek çözeceğiz”
Çalıştayın verimli ilerlediğini söyleyen Bakan Kasapoğlu, “Pazartesi başlayan ve cuma günü sona erecek olan bu süreç sporun kardeşlik ruhuna, sahada kalacak olan rekabet anlayışına, dostluk anlayışına çok uygun bir şekilde ilerliyor. Ben bu anlamda müteşekkirim ve bundan sonraki süreçte de bugüne kadar belki de kronikleşen sorunların konuşulmasıyla, masaya yatırılmasıyla inşallah sorunları hatalarla yüzleşerek çözeceğiz. Bundan sonraki süreçte hem idari anlamda hem mali anlamda disipline edilmiş bir anlayışla camiamıza egemen kılma noktasında da çalışacağız. Ben oturumlara bizzat katılmaya gayret gösteriyorum. Bu hususta kulüplerimiz, takımlarımız ve federasyonlarımız hakikaten çok hassaslar. Bu çalıştayın sadece toplanarak, ayrılarak değil, bundan sonraki süreçteki aksiyonlarla, yol haritaları, geliştirilecek strateji ve planlarla bu çalıştayın ruhunun devam edeceğini düşünüyorum. Bu tür birliktelikleri inşallah sürekli hale getireceğiz” şeklinde konuştu.
“İmkanları genç nüfusla birlikte değerlendirdiğimizde önümüzde hiç kimse duramayacaktır”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çalıştayın sonuçlarını paylaşacaklarını belirten Bakan Kasapoğlu, “Camiayla bir araya gelecek, dertlerimizi sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi konuşacağız. İletişimi güçlü kılarak, sporun da ruhuna uygun bir şekilde ülkemizin marka değerini inşallah yukarılara taşıyacağız. Bunu görüyor ve inanıyoruz. Bugün saat 14.00'te Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bizleri kabul edecek. Kendilerine gelinen aşamayı ve süreci arz edeceğiz. Bu çalıştayın sonuçlarını da arz etmekten ayrıca heyecan duyuyoruz. Yolumuz uzun bir yol. Ülkemiz genç bir nüfusa sahip. İmkanlarımız çok ileri boyutta. Bu imkanları bu genç nüfusla birlikte değerlendirdiğimizde önümüzde hiç kimse duramayacaktır” ifadelerini kullandı.
“Çalıştayımız bereketli sonuçlar getirdi”
Futbolda ve diğer branşlarda güçlü bir geleceğin kendilerini beklediğini ifade eden Bakan Kasapoğlu, “Hep birlikte bu yolu yürüyeceğiz. Çalıştayımız bereketli sonuçlar getirdi. Yarında diğer federasyonlarımızla konuları masaya yatıracağız. Sonuçları da sizlerle aşama aşama paylaşacağız. Her şey çok, şeffaf çok güzel bir şekilde ilerliyor. Ben bu manada siz değerli medya mensubu arkadaşlara da teşekkür ediyorum” diyerek açıklamasını sonlandırdı. | 3 |
Mecliste kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Fas Başbakanı Osmani, Türkiye'deki Faslıları günde 3 uçak seferi düzenlemek suretiyle tahliye etmeye başladıklarını söyledi.
Osmani, tahliye edilenlerin ülkenin kuzeyindeki Tatvan kentinde otellere yerleştirileceğini belirtti.
Tahliye işlemlerine hız vereceklerini ve Türkiye'dekilerin tahliyesinin tamamlanmasının ardından Fransa'ya yöneleceklerini kaydeden Osmani, bugüne kadar 1400 vatandaşın ülkeye getirildiğini aktardı.
Ülkeye getirilenlerin masraflarının tamamının hükümet tarafından karşılandığını ifade eden Osmani, tahliyede hamile kadınlar ve zor koşullardaki insanlara öncelik verdiklerini dile getirdi. | Fas Başbakanı Sadeddin el-Osmani, COVID-19 sebebiyle Türkiye’de mahsur kalan vatandaşlarının tahliye edilmesi için çalışmalara başladı.
Parlamentoda sorulan soruları cevaplayan Başbakan Osmani, tahliye edilen vatandaşların ülke kuzeyinde bulunan Tatvan kentindeki otellere yerleştirileceğini duyurdu.
Tahliye işlemlerine hız verileceğini ve Türkiye’deki vatandaşların tahliyesinin tamamlanmasını müteakip Fransa’ya da yöneleceklerini açıklayan Osmani, şuana kadar 1400 vatandaşının Fas’a getirildiğini duyurdu.
Ülkeye getirilen vatandaşların bütün masraflarının hükümet tarafından karşılandığını aktaran Osmani, tahliye sürecinde hamile kadın ve zor şartlar altındaki insanlara öncelik tanındığını söyledi. | 4 |
'Yörük anaya' vali sahip çıktı Kayseri'nin Tomarza ilçesinde, göç etmek isteyen ve yer bulamadıkları için ortada kalan yörükleri Kayseri Valisi Şehmus Günaydın başka bir yaylaya yerleştirdi.
Kayseri'nin Tomarza ilçesinde, göç etmek isteyen ve yer bulamadıkları için ortada kalan yörükleri Kayseri Valisi Şehmus Günaydın başka bir yaylaya yerleştirdi.
Kayseri'nin Tomarza ilçesinde bağlı Arslantaş Köyü'nde geçtiğimiz günlerde yaşanan olayda, Hatay'dan gelen ve Mehmetçiklere yaptığı yardımla 'Yörük ana' olarak anılmaya başlanan Döndü Deveci'nin de bulunduğu bir grup yörük, ilçedeki bir yaylaya taşınmak istedi. Mahallelinin itirazı üzerine yaylaya yerleşemeyen yörüklerin imdadına Kayseri Valisi Şehmus Günaydın yetişti. Yörüklerin Vali Günaydın'ın talimatı ile ile başka bir yaylaya yerleştirildiği belirtildi.
Baki Ersoy, Arslantaş Mahallesini ziyaret etti
Öte yandan, yaşanan sıkıntının ardından harekete geçen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy da, Arslantaş Mahallesini ziyaret ederek, vatandaşlar ile görüştü. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ersoy, "Tomarza'mızın Arslantaş mahallesine bir köylü ile anlaşarak hülle yoluyla şehir dışından küçükbaş hayvan getirilmesi köylülerimizi rahatsız etmiştir. Köylülerimizin yaylalarını birilerine rant elde edecek diye kimseye peşkeş çektirmeyiz. Devletimiz gereğini yapacaktır. Konunun yerinde takipçisiyiz" dedi.
Kayseri Valiliği'nden açıklama
Öte yandan, Kayseri Valiliği'nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında Yörüklerimizin Tomarza İlçesi'nde bulunan Çokça Yaylasına alınmadığı şeklinde haberler yer almıştır. Çokça Yaylası, Anadolu Diyagonali hattında yer alan bir bölge olup endemik bitki sayısı oldukça fazla olması nedeni ile korunan alanlar içerisinde yer almaktadır. Söz konusu alan 2020 yılında Orman Teşkilatı tarafından, endemik bitkilerin korunması nedeniyle hayvan otlatılmasına kapatılmıştır. Yörüklerimize bu bölgeye otlatmak için hayvan alınmayacağı buraya gelmeden önce tebliğ edilmiş ve kendilerine alternatif alanlar gösterilmiştir. Söz konusu bölgelerden Tomarza ilçesi Kurubel Yaylasına yerleşmeyi kabul etmişler ve Tomarza ilçemizde Arslantaş köyünde hayvancılık yapan vatandaşlarımızın da hayvancılık yaptığı bölgeye Yörüklerimiz çadırlarını kurarak hayvan otlatmaya başlamışlar." - KAYSERİ
Kaynak: İHA | 21.02.2020 10:27 | Son Güncelleme: 21.02.2020 10:27
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, TBMM'de yaptığı konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı 2020 yılı yatırım planında Kayseri'ye ayrılan 460 milyon TL'lik bütçenin beklentileri tam anlamıyla karşılayamadığını söyledi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına konuşan MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, konuşmasının son bölümünde Cumhurbaşkanlığı 2020 yılı yatırım planıyla ilgili görüşlerini aktardı.
MHP Kayseri Milletvekili Ersoy, "Yatırım planında Kayseri'mize ayrılan bütçe için, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, tüm ilgililere, yetkililere teşekkür ediyorum fakat yatırım programında genel tabloya baktığımız zaman, Kayseri ilimize ayrılan miktarın toplamda 460 milyon TL olduğunu görüyoruz" ifadesinde bulunarak, "Bu meblağ, özellikle de diğer illere kıyasla Kayseri'mizin potansiyelini de düşündüğümüz zaman beklentilerimizi maalesef tam anlamıyla karşılayamamıştır. Özellikle de yüksek hızlı tren hattının bir an önce faaliyete geçebilmesi için yeterli ödenek maalesef bu sene de sağlanmamıştır. Bu konuda Kayserililer olarak beklentimiz ve ısrarımız oldukça fazladır. Ben de tüm Kayserililer adına bir kez daha buradan dile getirmek istiyorum: Yüksek hızlı tren Kayserililere verilmiş bir sözdür, bir an önce bu sözün yerine getirilmesi Kayseri halkının en büyük arzusudur" diye konuştu. - KAYSERİ
Kaynak: İHA | 2 |
Koronavirüs nedeniyle neredeyse tüm dünyada futbol dururken, bazı ülkelerde mayıs ayı itibariyle liglerin başlayacağı açıklandı. Türkiye’de de liglerin 12 Haziran itibariyle başlaması planlanıyor.
Dünya futbolunun patronu FIFA, yeni dönemde alınacak önlemler kapsamında oyun kuralında değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Maçlarda yapılan değişiklik sayısının 3’ten 5’e çıkmasını gündemine alan FIFA, bu konuyla ilgili resmi açıklamayı önümüzdeki günlerde açıklayacak.
Salgın futbol kurallarında zorunlu değişikliğe yol açabilir Salgın nedeniyle evlerinde idman yapmak zorunda kalan futbolcuların maçların başlaması halinde ciddi sakatlık riskleri oluşabilir. Bu sebeple Avrupa futbolunu yönetenler konuyla ilgili çalışma yapıyor.Galatasaray'da Roberto Mancini döneminde başarılı teknik adamla birlikte çalışan Ivan Carminati, idman bilimine dair önemli mesajlar verdi. Şimdi Zenit'te görev yapan İtalyan hocanın Koronavirüs günleri için yaptığı uyarıları tecrübeli gazeteci Bülent Timurlenk yazdı. İşte o bilgiler;"İki ay aradan sonra maça çıkmak için 3 hafta idman yetmez. Adale sakatlıkları çok yaşanacak. 5 oyuncu değişikliğinin liglerin kalan haftalarında bu dönem için geçici bir kural olarak uygulanması lazım. Sıcak havalar adale sakatlıklarını azaltır ama futbolcuların ufak gruplarla yapacakları idmanlar öncesinde iyi ısınmaları ve fitness salonunda çalışmaları gerekiyor. Evdeki çalışmalar elbette ki yetmez, mutfaktan uzak durmaları gerekiyor. Bu dönemde 2 kg fazlalık kabul edilebilir ama o 2 kg ile 4 kg arasında çok fark var futbolcular için. Uyku saatlerine dikkat etmeliler, önemli olan 8 saat uyumak değil, bunu gece uyumak. Bugünlerde sabaha karşı yatıp öğlen kalkan futbolcuların eski düzenlerine dönmeleri gerekiyor."İlerleyen süreçte UEFA'nın bu sezona özel 5 oyuncu değişikliğini gündeme getirebileceği ve böyle bir kararın çıkmasının sürpriz olmayacağı belirtiliyor.Galeri: Bir dönem Süper Lig'de forma giyen yıldız futbolcular şimdi nerede?
Teklif Uluslararası Futbol Birliği Kurulu’nun raporuna tabi olacak. Ayrıca federasyonlar da bu uygulamaya geçip geçmeme konusunda inisiyatif kullanacak. | Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Birinci Başkan Vekili Servet Yardımcı, liglerin ne zaman başlayacağı konusunda, "10 maç gününe ihtiyacımız var. Haziran ortasında başlarsak, temmuz sonunda bitiririz diye planlıyoruz. Planlama normal lig formatı üzerine. Seyircisiz oynama durumu ise kesin" açıklamasını yaptı.
"UEFA'nın iki seçeneği var"
"UEFA, Avrupa'da normalleşmenin hissedildiğini düşünüyor. UEFA da özellikle büyük liglerin, haziran başında, hatta Almanya daha erken de olabilir, oynanabileceğini düşünüyor. Haziran ve temmuz ayında yerel liglerin oynanması, aynı anda Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçlarının oynanması. İkinci alternatif ise UEFA, haziran ve temmuzda yerel ligleri bitirip, ağustos ayında kendi şampiyonalarını düzenleyecek. Bu durumda gelecek sezon ki Avrupa maçlarının başlaması da ekim ayına sarkıyor. 20 Ekim gibi düşünülüyor."
"Mayıs ayında çalışmalar başlamalı"
"Bugün Ahmet Ağaoğlu başkan kendisi bahsetti, Sörloth gelmiş. 15 günlük karantina süreci içerisinde. Tüm kulüplerin futbolcularını çağırması lazım. Haziran ortasında ligleri başlatırsak, mayıs ortasında çalışmaların başlaması lazım. Her takım dışarıdan futbolcularını getirtip, 15 günlük karantina sürecini tamamlamak istiyordur. Futbolcuların test edilmesi, oturma düzeni, sahada kaç kişi olacak, futbolcuların soyunma odasındaki hijyenik durumları nasıl olacak, bunların hepsinin kriterleri belirleniyor, TFF Sağlık Kurulu çalışıyor. Gelecek hafta UEFA'nın da protokolleri açıklanır"
"Ligleri tamamlamayan ülkelerde takımları UEFA belirleyecek"
"Belçika ve Hollanda liglerin devam etmeyeceğini bildirdi. Bu konuda UEFA çok ısrarcı, liglerin bitirilmesi konusunda. Özellikle büyük ligler. İlk 5 lig ve bizim ligimiz UEFA için çok önemli. Belçika ve Hollanda küçük ligler, UEFA belki esnek davranabilir. Kolay bir şekilde ben ligleri bitirdim, bu takımları gönderiyorum şeklinde karar verdiğinde ligler, UEFA kontrol edecek. UEFA maçların sahada kazanılmasına önem veriyor, sportif başarıya önem veriyor. Liglerden gelen haberleri yönetim kurulu ele alacak ve ona göre karar verecek. Tamamen yerel federasyonlar bu kararı veremeyecek. Her gelen talebi UEFA'nın kabul etmeyeceğini düşünüyorum, diğer arkadaşlarım da öyle düşünüyorlar. UEFA sportif başarıyı önemsiyor. Sağlık tabii ki çok önemli, devletlerin vereceği karara UEFA'nın saygı duymaması gibi bir şey söz konusu değil ama sıkı bir süreç izleyecek UEFA"
Almanya'dan ilginç teklif: Futbolcular maskeyle oynasın Spiegel dergisinde yer alan haberde Almanya Çalışma Bakanlığı İş Güvenliği Dairesinin, Alman Kulüpler Birliği (DFL) tarafından Bundesliga'nın yeniden başlaması konusundaki sağlık ve hijyen tasarısına ilişkin 3 sayfalık bir yazı hazırladığı belirtildi.Yazıda Bundesliga'daki maçların başlamasına olanak sağlanması için yapılan öneriler arasında sahada bulunan futbolcuların ve hakemlerin ağız ve burun bölümünü kapatmak için tıbbi maske takmaları istenildiği aktarılan haberde, maskelerin kayması durumunda karşılaşmanın hemen durdurulması gerektiği ifade edildi.Haberde, maskelerin değiştirilmesi için de her 15 dakikada karşılaşmanın kısa süreli durdurulması istendiği kaydedildi.İkinci öneri futbolcularla temasta olan herkesi karantinaya almakBundesliga'daki maçların yeniden başlaması için İş Güvenliği Dairesi tarafından yapılan diğer önerinin ise futbolcularla temasta olacak herkesin karantinaya alınması olduğu aktarılan haberde, futbolcular, teknik direktörler, sağlık elemanları ve futbolcularla doğrudan temasta bulunacak diğer kişilerin büyük bir otele yerleştirilmesi önerildi.Haberde ayrıca, oyuncuların normal mücadele dışında gol sevinci gibi durumlarda sosyal temas kuralına uyulmasının istendiği, buna uyulmaması durumunda hakem tarafından uyarılmasının öngörüldüğü kaydedildi.Henüz bakana sunulmadıAlmanya Çalışma Bakanlığından yapılan açıklamada, böyle bir yazının bulunduğunu ancak bunun çalışma düzeyinde bir tasarı olduğunu ve Çalışma Bakanı Hubertus Heil'e henüz sunulmadığı ifade edildi.Almanya'da 1. ve 2. futbol ligleri Kovid-19 salgını sebebiyle 30 Nisan'a kadar askıya alınmış durumda.DFL Başkanı Christian Seibert, dün düzenlediği basın toplantısında kulüpler olarak liglerin başlaması için hazırlıklı olduklarını, ancak liglerin ne zaman başlayacağına ilişkin tarihin Alman hükümeti ve eyalet başbakanlarının vermesi gerektiğini ifade etmişti.Seibert, maçların başlaması hususunda bir dizi kurallar içeren sağlık ve hijyen tasarısının DFL tarafından hazırlandığını açıklamıştı.Galeri: UEFA'nın futbol planı ortaya çıktı: Tarihte bir ilk yaşanabilir
Futbolun zirvesinde altyapı vurgusu Bakan Kasapoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Mehmet Sepil ve Süper Lig kulüplerinin başkanları ile görüştü. Video konferans yöntemi ile gerçekleştirilen toplantıda Bakan Kasapoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle;"Bir sporcumuzun sağlığını asla hiçbir şeye değişmeyiz""Değerli kulüp başkanlarımızla bir aradayız. TFF Başkanımız ve Kulüpler Birliği ile irtibat halindeyiz. İnşallah bu birlik ve beraberliğin nicelerini de gerçekleştiririz. Hepimiz için aslolan ligleri devam ettirmek olacaktır. Fakat sağlık her şeyin başında gelen bir unsur. Bir sporcumuzun sağlığını asla hiçbir şeye değişmeyiz.""Bu sürecin bir kazanım olmasını temenni ediyoruz""Spor camiamız adına, hem mali anlamda hem de sportif anlamda yapılanları değil, yapılamayanları ortaya koymak durumundayız. Bu sürecin bir kazanım olmasını temenni ediyoruz. Amatör branşlarımızın desteklenmesi konusunda yönetmelik çalışmalarımız da hızla sürüyor.""Altyapı üzerine yoğunlaşmalıyız""Önemli olan bu süreci nasıl fırsata çevirebileceğimiz. Türk sporu için nasıl bir kazanım elde ederiz, bunu düşünmeliyiz. Bundan sonraki süreçte dışa bağımlı olmak yerine üretim ve altyapı üzerine yoğunlaşmalıyız."Açılış konuşmasından sonra Bakan Kasapoğlu, TFF Başkanı Özdemir ve kulüp başkanlarıyla fikir alışverişinde bulundu. Toplantının kalan bölümü kapalı olarak gerçekleştirildi.
Salgın futbol kurallarında zorunlu değişikliğe yol açabilir Salgın nedeniyle evlerinde idman yapmak zorunda kalan futbolcuların maçların başlaması halinde ciddi sakatlık riskleri oluşabilir. Bu sebeple Avrupa futbolunu yönetenler konuyla ilgili çalışma yapıyor.Galatasaray'da Roberto Mancini döneminde başarılı teknik adamla birlikte çalışan Ivan Carminati, idman bilimine dair önemli mesajlar verdi. Şimdi Zenit'te görev yapan İtalyan hocanın Koronavirüs günleri için yaptığı uyarıları tecrübeli gazeteci Bülent Timurlenk yazdı. İşte o bilgiler;"İki ay aradan sonra maça çıkmak için 3 hafta idman yetmez. Adale sakatlıkları çok yaşanacak. 5 oyuncu değişikliğinin liglerin kalan haftalarında bu dönem için geçici bir kural olarak uygulanması lazım. Sıcak havalar adale sakatlıklarını azaltır ama futbolcuların ufak gruplarla yapacakları idmanlar öncesinde iyi ısınmaları ve fitness salonunda çalışmaları gerekiyor. Evdeki çalışmalar elbette ki yetmez, mutfaktan uzak durmaları gerekiyor. Bu dönemde 2 kg fazlalık kabul edilebilir ama o 2 kg ile 4 kg arasında çok fark var futbolcular için. Uyku saatlerine dikkat etmeliler, önemli olan 8 saat uyumak değil, bunu gece uyumak. Bugünlerde sabaha karşı yatıp öğlen kalkan futbolcuların eski düzenlerine dönmeleri gerekiyor."İlerleyen süreçte UEFA'nın bu sezona özel 5 oyuncu değişikliğini gündeme getirebileceği ve böyle bir kararın çıkmasının sürpriz olmayacağı belirtiliyor.Galeri: Bir dönem Süper Lig'de forma giyen yıldız futbolcular şimdi nerede? | 2 |
13.02.2020 11:49 | Son Güncelleme: 13.02.2020 11:50
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve EGE İhracatçı Birlikleri verilerine göre Manisa'da ocak ayında 272 milyon 446 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Manisa, İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara, Gaziantep ve Sakarya'nın ardından en fazla ihracat yapan 8. il olurken Manisa'daki savunma sanayisinin yüzde 228 arttığı bildirildi.
Manisa savunma sanayinde yaptığı yatırımların meyvelerini almaya başladı. 2019 yılının ocak ayında 105 bin dolarlık savunma ve havacılık sanayi ürünleri ihracat eden Manisa'da 2020 yılının ocak ayında ise yüzde 228 gibi bir artışla 344 bin dolara yükseldi. Süs bitkilerinde ise yüzde 347'lik bir artış yaşandı. Makine ve aksamlarında da yüzde 132'lik artış yaşayan Manisa, halıda yüzde 61, su ürünlerinde ise yüzde 60 düşüş yaşadı.
Manisa'nın ocak ayı ihracatında elektrik elektronik sektörü ise ilk sırada yer aldı. 105 milyon 717 bin dolarlık elektrik elektronik ihracatı gerçekleştiren Manisa'da, elektrik elektronik sektörünün ardından iklimlendirme sanayisi 45 milyon 721 bin dolarla ikinci sırada, otomotiv endüstrisi 41 milyon 392 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. Kuru meyve ve mamullerinden 20 milyon 852 bin dolarlık, makine ve aksamlarından 13 milyon 18 bin dolarlık ihracat, kimyevi maddelerden 9 milyon 615 bin dolarlık, meyve ve sebze mamullerinden 7 milyon 881 bin dolar, zeytin ve zeytinyağında 2 milyon 15 bin dolarlık, su ürünleri ve hayvansal mamullerden ise 2 milyon 452 bin dolarlık ihracat gerçekleşti.
Manisa'da 2019 yılında ocak ayında 299 milyon 952 bin dolar, şubatta 358 milyon 967 bin dolar, martta 376 milyon 708 bin dolar, nisanda 374 milyon 947 bin dolar, mayıs ayında 412 milyon 699 bin dolar, haziranda 268 milyon 782 bin dolar, temmuzda 357 milyon 106 bin dolar, ağustos ayında 311 milyon 996 bin dolar, eylülde 401 milyon 442 bin dolar, ekimde 459 milyon 492 bin dolar, kasımda 415 milyon 727 bin dolar, aralıkta 412 milyon 610 bin dolar olmak üzere toplam 4 milyar 450 milyon 434 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Manisa, ihracatta sağladığı döviz bakımından İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara, Gaziantep, Sakarya'dan sonra 8. sırada yer aldı. - MANİSA
Kaynak: İHA | İSİG’i yayınladığı rapora göre, hayatını kaybeden işçilerin 9’u kadın 119’u erkek, yaş ortalamasının 50, 98’inin ücretli (işçi ve memur), 30’u ise kendi nam ve hesabına çalışan olduğu belirtildi. Vefat eden işçilerin en az 18'inin (yüzde 15) sendikalı olduğu belirtildi.
Hayatını kaybeden işçilerin işkollarına göre dağılımı ise şu şekilde:
Ticaret-büro işkolunda 37, sağlık işkolunda 31, belediye-genel işler işkolunda 11, turizm-konaklama işkolunda 8, tekstil işkolunda 7, taşımacılık işkolunda 5, savunma-güvenlik işkolunda 5, bankacılık işkolunda 4, metal işkolunda 4 ve diğer işkollarında 14 işçi yaşamını yitirdi.
Salgının ilk iki ayında Covid-19 sebebiyle hayatını kaybeden işçilerin 78’i İstanbul, 9’u Kocaeli, 7’si İzmir, 5’i Bursa, 3’ü Ankara, 3’ü Gaziantep ve 23’ü de diğer illerde çalıştığı belirtildi. | 1 |
AA 30 Mart 2020 Pazartesi 15:12 - Güncelleme: 30 Mart 2020 Pazartesi 15:12
Altun, Milliyet gazetesine telekonferansla verdiği röportajda, koronavirüs ile mücadele konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Virüsle mücadelede gelinen noktaya ilişkin bir soru üzerine, Türkiye'de vaka tespit edilmeden gerekli önlemleri almaya başladıklarını hatırlatan Altun, bu doğrultuda ilk olarak Sağlık Bakanlığı tarafından 10 Ocak'ta Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinden, alanında yetkin enfeksiyon, mikrobiyoloji, viroloji, iç hastalıkları, yoğun bakım ve göğüs hastalıkları uzmanı akademisyenlerin yer aldığı Bilim Kurulu oluşturulduğunu belirtti.
Bilim Kurulunun, bugüne kadar birçok konuda tavsiye niteliğinde kararlar aldığını ve bu kararların Cumhurbaşkanlığı tarafından uygulamaya konulduğunu ifade eden Altun, Türkiye'de ilk vakanın görülmesinin ardından çok önemli tedbirlerle salgının hızının yavaşlatıldığına inandığını bildirdi.
- "SOLUNUM CİHAZI ÜRETİMİ KONUSUNDA HIZLI MESAFE KAT EDİYORUZ"
Gelinen noktada, krizin üstesinden gelebilmek için daha çok fedakarlık yapılması gereken bir döneme girildiğinin altına çizen Altun, "Ancak Türkiye aldığı bu tedbirler sayesinde inşallah kısa sürede bu krizi atlatacaktır. Alınan tedbirler neticesinde şu anda ilaç ve gıda konusunda sıkıntımız bulunmamaktadır. 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısında ABD, Almanya, İtalya, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerden çok daha iyi durumdayız. Solunum cihazı üretimi konusunda hızlı mesafe kat ediyoruz. Milletimiz her zaman olduğu gibi devletimizin yanında durmaya devam ediyor. Bu sayede bu krizi de çok hızlı bir şekilde atlatacağımıza inanıyorum. Gelinen noktada milletimizle birlikte rehavete kapılmadan, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı güçlü tutuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Altun, fırsatçılara yönelik değerlendirmelerinin sorulması üzerine ise şu ifadeleri kullandı:
"Milletçe daha çok kenetlenmemiz ve herkesin üzerine düşeni yapmasının gerektiği bir dönemde, bu durumdan kazanç elde etmeye çalışanlar ve buradan hükümete karşı nasıl bir algı oluştururum derdine düşenler var maalesef. Ancak bu kesimlerin operasyonlarına anında müdahale ediyoruz ve bunlara asla fırsat vermeyeceğiz. İletişim Başkanlığı olarak bu konuda özel bir ekiple çalışmalarımızı yürütüyoruz. Gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında Türkiye'ye karşı kurulmak istenen algı operasyonlarına karşı teyakkuz halindeyiz. Devletimiz bütün organlarıyla birlikte, salgının yanında bu tür operasyon odaklarıyla da baş edecek güçtedir. Bu kapsamda, gerek internet üzerinden dezenformasyon yayan kişilere gerekse stokçuluk yapan ve fiyatları yükselterek piyasayla oynamaya çalışanlara karşı her türlü yasal önlemler de süratle alınmaktadır."
- "İSTATİSTİKLERE BAKARAK KARAR VERMEMEK LAZIM"
Bir soru üzerine, "Bana bir şey olmaz" gibi bir yaklaşımın kabul edilemez olduğuna, bu yaklaşımın küresel salgına karşı verilen özverili ve etkili mücadeleyi zayıflatmaktan başka bir işe yaramayacağına işaret eden Altun, "Bu noktada devletimizin aldığı önlemlere herkes uymalı. Birçok genç de bu hastalıktan etkilendi ve hayatını kaybetti. Dolayısıyla istatistiklere bakarak karar vermemek lazım." değerlendirmesinde bulundu.
Topluma karşı herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi, özellikle yapacak bir işi olmadan dışarıda bulunan her insanın hastalığa davetiye çıkardığının unutulmaması gerektiğine dikkati çeken Altun, virüsten etkilenilmese bile taşıyıcı olup başka insanların hayatını kaybetmesine sebep olunabileceğini anımsattı.
Altun, "Bu yüzden herkes doğru olanı yapmalı. Bu salgını ancak devletimizin aldığı güçlü tedbirlerin yanında vatandaşımızın azmi ve ferasetiyle yenebileceğimiz unutulmamalıdır." ifadesini kullandı.
- "TÜRKİYE DÜŞMANLARINA KARŞI UYANIK OLMAMIZ GEREKİYOR"
Vatandaşlardan öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İletişim Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığının açıklamalarını dikkatle izlemelerini ve uyarılara harfiyen riayet etmelerini beklediklerini dile getiren Altun, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Tüm uyarılarımızın vatandaşımızın kendi iyiliği için, sevdiklerimizin yarınları için yapıldığını asla unutmamaları gerekiyor. İkinci bir önemli husus, bu insani krizi kötü emelleri için fırsata çevirmek isteyen Türkiye düşmanlarına karşı uyanık olmamız gerekiyor. Sosyal medya üzerinden kaynağı belirsiz, provokatif, gerçek dışı bazı bilgiler yayılmak suretiyle halkımız paniğe sürüklenmek isteniyor. Bu paylaşımların neredeyse tamamının FETÖ, PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinden geldiğini de ilgili birimlerimiz tespit etmiş durumda. Bunlara asla prim vermiyoruz.
Biz, vatandaşımızdan resmi ve güvenilir kaynaklar dışında hiçbir açıklamaya itibar etmemelerini ve özellikle de teyit edilmemiş hiçbir bilgiyi paylaşmamalarını bekliyoruz. Devletimiz şimdiye kadar olduğu gibi bu krizi de aşacak kudrettedir. Tüm imkanlarımız seferber edilmiş ve yeterli durumdadır. Milletimizden bilgi saklamak gibi bir durum asla söz konusu olamaz, müsterih olsunlar."
"Yaşlı vatandaşlarımız bizim büyüklerimiz, annelerimiz, babalarımız." diyen Altun, devletin aldığı tüm önlemlerin onların sağlığı için olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.
Yaşlı vatandaşlardan kurallara harfiyen uymalarını isteyen ve virüsün belli yaş gruplarını daha çok etkilediğini hatırlatan Altun, "Bizim tek meselemiz bu salgını milletçe en az hasarla atlatmak. Sağlıkları için evden çıkmasınlar. Devletimiz onların tüm ihtiyaçlarını karşılayacaktır." dedi.
Altun, 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı bulunanların ihtiyaçlarının ikametlerinde giderilmesi amacıyla AFAD koordinasyonundaki Vefa Sosyal Destek Grubu ekipleri ve belediyelere bağlı ekiplerin çalıştığını belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti devleti bu salgında hiçbir vatandaşını yüzüstü bırakmayacaktır, içlerini ferah tutsunlar. Bu noktada büyüklerimize karşı son zamanlarda gelişen olumsuz birkaç hadise de bizleri son derece üzdü elbette. Onlara yaklaşımımız saygı, sevgi, hürmet çerçevesinde olmalı mutlaka." diye konuştu.
Kovid-19'un küresel bir salgın olduğuna, bu mücadelenin yalnızca kamu kaynaklarının seferber edilmesiyle kazanılamayacağına işaret eden Altun, her bireyin sorumluluk hissetmesi ve buna göre davranması gerektiğini dile getirdi.
Tüm vatandaşların evde kalma ve sosyal mesafeyi koruma kurallarına kati surette uyması gerektiğini aktaran Altun, bunun hayati derecede önemli olduğuna vurgu yaptı.
Altun, "Vatandaşlarımızdan istediğimiz diğer bir konu ise asla ümitsizliğe kapılmamaları ve devletimize güvenmeleridir. Yani hep birlikte ele ele verirsek, kuralları eksiksiz uygularsak Allah'ın izniyle bu süreçten daha az hasarla çıkacağımızı unutmasınlar. Yaşanan gelişmelere ve ihtiyaçlara yönelik milletin beklentilerini karşılayacak yeni uygulamalar da olacaktır kuşkusuz. Sağlık alanında ve sosyal hayatta alınan önlemler sıkılaştıkça vatandaşların hayatını kolaylaştıracak ve evden çıkmadan işlerini halledebilmelerini sağlayacak önlemler de alınacaktır. Bu konuda tüm vatandaşlarımızın içi rahat olsun." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin sağlık alanı ve tedbirler açısından bulunduğu noktaya yönelik bir soruya da Altun, "Esasında Türkiye, sağlık sistemi açısından oldukça iyi durumda. Kişi başına düşen yoğun bakım yatak sayısı, ABD, İngiltere dahil birçok gelişmiş ülkenin üstünde bulunuyor. Maske, dezenfektan ve kit noktasında herhangi bir eksikliğimiz de yok. Solunum cihazı konusunda ise yoğun çalışmalarla eksiklerimiz kapatılıyor. Ayrıca milletimizin ortalama temizlik düzeyi dünya standartlarının üstündedir. Toplumumuzda el yıkama, kolonya ikramı ve sık yıkanma gibi alışkanlıkların olması, esasında sağlık sistemimizi rahatlatan uygulamalardır." karşılığını verdi.
Israrla sokağa çıkmak isteyen vatandaşlara ilişkin de değerlendirmede bulunan Fahrettin Altun, şunları kaydetti:
"Sokağa çıkma konusunda şu anda ölçümüz zarurettir. Biz, gerekli olmadıkça vatandaşımızın hiçbir hürriyetinin kısıtlanmasına taraftar değiliz. Ancak salgın gibi ciddi bir kriz karşısında da bazı tedbirleri yürürlüğe koymak zorundasınız. Zorunluluk olmadıkça insanımızın evde kalmasını ve sosyal mesafeyi korumasını istiyoruz. Halkımızın ferasetine güveniyoruz ve bu sürecin devlet-millet birliğiyle en güçlü şekilde üstesinden geleceğimize inanıyoruz." | Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Muhalefet Türkiye için sevinmeyi öğrenmelidir. Bu sadece bir erdem değil, bir mecburiyettir." değerlendirmesinde bulundu.
Abone ol
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabından paylayımlarda bulundu.
İktidara, eleştiri kisvesi altında tehditler savurmanın demokrasinin ruhuna ihanet eden bir siyasi tükenmişliğin göstergesi olduğunu bildiren Altun, "Bu siyasi tükenmişliğin yarattığı yenilmişlik hissi siyasetçilere öfke ve nefret dilini bu denli rahat kullanabilme hakkı vermez. Demokratik olgunluk, siyasette eleştiri ve tehdit dilinin birbirinden ayrılması ile kazanılır." ifadelerini kullandı.
Altun, Türkiye'de son yıllarda karşılaştıkları her zorlukta muhalefetin, siyasetin dilini radikalleştirdiğini, anti-demokratik tutum ve davranışlarla meşru siyasal alanı daraltmaya çalıştığını vurguladı.
Demokratik yollarla seçilmiş bir hükümete 27 Nisan 2007'de muhtıra girişimi yapıldığında, bu muhalefetin demokrasinin yanında yer almak yerine vesayet odakları ile gayrimeşru bir ortaklık arayışına girdiğini belirten Altun, 2013 yılında hükümete karşı Gezi kalkışması yaşandığı sırada, demokratik hukuk devletinde kabul edilemeyecek bir şekilde sokağı tahrik ederek halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokanın aynı muhalefet olduğunu kaydetti.
"Meşru siyasetin dışına çıkma tehdidi"
Altun, 17-25 Aralık'ta hükümete karşı girişilen yargı ve emniyet darbesinin savuşturulması sonrasında FETÖ'nün imal ettiği propaganda dokümanlarını seçim kampanyalarında kullanarak bu örgütle iş birliği yapanın da aynı muhalefet olduğunu ifade ederek, şu görüşlere yer verdi:
"15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra henüz toplumun acıları taze iken, daha darbecilerle yargıdaki hesaplaşmalar bitmemişken 'kontrollü darbe' söylemini ortaya atarak darbecileri aklamaya çalışan da bu muhalefettir. Türkiye, PKK terör örgütü ile sınırları içinde ve dışında amansız bir mücadele verirken bu terör örgütünün sözcülüğünü üstlenen güçlerle seçim ittifakları kuran, terör örgütüne terörist diyemeyen de bu muhalefettir. Bütün bu krizlerin sonrasında şimdi de bütün dünyanın başına bela olan koronavirüs salgınıyla dünyaya örnek teşkil edecek bir biçimde mücadele edilirken aynı muhalefet yeniden meşru siyasetin dışına çıkma tehdidinde bulunmaya başlamıştır. Onları yeniden bu çaresizlik hissine düçar eden, karşı karşıya kaldığımız bu evrensel krizle mücadelede Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde büyük bir başarı kazanıyor oluşumuzdur. Muhalefet Türkiye için sevinmeyi öğrenmelidir. Bu sadece bir erdem değil, bir mecburiyettir."
Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde şimdiye kadar siyaseti meşru zemininden ayırmaya çalışan vesayet odaklarıyla, terör örgütleri ve uzantıları ile nasıl mücadele edildiyse bundan sonra da kötücül emellerle ülkeyi hedefe koyan unsurlarla aynı şekilde mücadele edileceğini vurguladı.
"Türkiye devleti tüm kurumları ile demokrasiyi özümsemiştir"
Demokratik siyasal rekabet zemini içerisinde başarı elde edemeyeceğini görenlerin bu çaresizlik psikolojisi içerisinde siyasete nefret dili bulaştırmasına ve demokratik olmayan yöntemlerle kamusal alanı tahakküm altına alma çabalarına müsaade edilmeyeceğinin altını çizen Altun, şunları kaydetti:
"Türkiye devleti tüm kurumları ile demokrasiyi özümsemiştir. Devlet-millet kaynaşmasını yıkmaya çalışan ve boş darbe tehditleri ile siyaseti gayrimeşru zeminde yapmaya çalışanlara cevabı halkımız hep yaptığı gibi yine sandıkta verecektir. Türkiye’de demokrasi, onun uğruna can verenlerin hatırası ve onun için kan ve gözyaşı döken aziz milletimizin fedakarlıkları ile yaşamakta ve kök salmaya devam etmektedir. Demokrasimizi ihtiraslarına yenilmişlere, gayrı milli unsurlara karşı müdafaa etmek boynumuzun borcudur." | 2 |
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi ve Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik, sosyal medyada ‘Otomotivde Pandemi’ konulu söyleşiye katıldı.
Prof. Dr. Çelik, bu gece başlayacak olan 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasını, son kısıtlama olarak öngördüklerini söyledi. Prof. Dr. Çelik, “Bayram öncesi son kısıtlama olarak ümit ediyoruz. Ancak, bunda en önemli etken insanlarımızın davranışı olacak. Ne yapacaksak kendimiz yapacağız. Bizim burada yapmamız gereken herkesin sağlığını düşünmek. Bazı insanlarımız ‘virüs bulaşırsa bulaşsın diyor’ ama burada önemli olan toplumun tamamının sağlığı” dedi.
‘KENDİ ARAÇLARINIZI MASKESİZ KULLANABİLİRSİNİZ’
Toplu taşıma araçlarında sosyal mesafe kurallarının yetersiz olabileceğine dikkat çeken ve kişisel araç kullanımında maske takmaya gerek olmadığını ifade eden Prof. Dr. İlhami Çelik, “Toplu taşımanın sıkıntılar getirdiğini gördük. Elbette ki insanların bir arada yaşaması çok güzel. Çünkü insan insana muhtaç. Ancak, toplu taşımayı düşündüğünüz zaman da maalesef böyle bir risk söz konusu. Zaten, okulların kapatılmasını da ön plana alacak olursanız, bunda çocukların çok sık bir araya gelmeleri, kendilerini kontrol edememeleri ve ebeveynler olarak zaten görüyorsunuz.
Özellikle ana okullarında çocuklar okul açıldığı andan itibaren hastalanmaya başlıyorlar. Okul bitene kadar da bu durumu gözlemleyebiliyorsunuz. Çocuklar kendilerine duyarlı bakterileri almış oluyorlar. Toplu taşımada da bu durum geçerli. Uçaklar, otobüsler gibi bunların hepsi şu an birer risk teşkil ediyor. Toplu taşımada sosyal mesafe olsa da yine de risk devam ediyor. Maskenizi çıkarmamanız gerekiyor.
Kendi aracınız olursa çok rahat kullanabilirsiniz, orada böyle bir risk söz konusu değil. Kendi aracınızda maske takmanıza da gerek yok. Bazen yolda görüyorum. Kendi araçlarında maske takanlar var. Hassasiyet ayrı bir şey; ama illa kendi aracınızda maske takmanıza gerek yok” ifadelerini kullandı.
‘KORKUYA KAPILMAYA GEREK YOK’
Prof. Dr. Çelik, vatandaşlara gereksiz korku ve panik içine girmemesi uyarısında bulunarak, “Araçtaki kumaşlarda sizi hasta edecek bir durum yok. Endişe ve korkuya kapılmaya gerek yok. Oralarda sizi hasta edecek virüs bulunmaz. Kargodan gelen pakette sizi hasta edecek virüsün olması imkansız gözüküyor. Virüs elbette bulunabilir; ancak insanı hasta edecek oranda bulunmaz. Bunlardan endişe etmeye gerek yok. Eğer öyle olacak olsaydı bugün dünya ve ülke nüfusumuzun büyük bir kısmına virüs bulaşmış olurdu.
Hem dünya hem de ülkemizde nüfusa göre vaka rakamları ortada. Eller virüsle mücadele de çok önemli. Ellerimizi yüz bölgemize vurmamamız gerekiyor. Özellikle dışarıdan geldiğiniz zaman bu duruma çok dikkat edelim. Bu dönemde bunları yapmak çok riskli. El hijyeni en az maske takmak kadar önemli” diye konuştu.
‘ARAÇLARINIZIN KLİMALARINI KULLANABİLİRSİNİZ’
Araçlarda klima kullanımı konusunda da açıklamalarda bulunan İlhami Çelik, “Kendi özel araçlarınızda klimaları kullanabilirsiniz. Kapalı alanlarda, özellikle AVM’lerde klimalar sizlere yüzde 100 temiz hava vermezler. Birçok maliyet ve enerji tüketimi gerektiriyor. İçerideki havayı size teneffüs ederler.
Toplu taşıma araçlarında içerideki bir kişide virüs varsa klimanın esen hava dalgasıyla virüs bulaşması söz konusu olabilir. Ama kendi özel aracınızda böyle bir risk söz konusu değil. Çünkü, o aracın içinde koronavirüs taşıyan kimse yoktur. Klimadan gelecek havanın da size bir virüs bulaştırması olmaz. Kapalı alanlarda AVM ve toplu taşıma araçlarında içerideki havayı verdiği için risk söz konusu. Aracınızda dışarıdan gelen alerjen polenlerin temizlenmesi gerekiyor. Onun dışında kişisel araç klimalarında risk söz konusu değil” şeklinde konuştu. (DHA) | Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi ve Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik, birçok bölgede yapılan düğün yemeği, kahvaltı programı, asker uğurlama, nişan gibi etkinliklerin koronavirüs vaka sayısını artırdığını söyledi. Çelik, "Hastanemizde günde 2 pozitif vakamız varken şimdi 30 ile 40 vaka arasına çıktık" dedi.
Normalleşme sürecini değerlendiren Prof. Dr. İlhami Çelik, pandemide en önemli unsurun vatandaşın kendisi olduğunu, ancak tedbirlere uyulmadığını söyledi.
Çelik, "Toplum nasıl hareket ederse ona göre yol alırsınız. Her insanın başına polis, jandarma ve bekçi dikemeyeceğinize göre insanlarımızın uyacağı kurallar var. 1 Haziran normalleşmenin başladığı süreydi. Biz bunu azaltırken 'yeni normal hayat' demiştik. Yeni normalden bahsederken de sizin eskiden olduğu gibi insanlarla tokalaşmak, yakın mesafede oturmak ve sarılmak gibi eylemleri yapmamanız gerekiyordu. Sosyal mesafeyi korumanız ve maskenizi asla çıkarmamanız gerekiyordu. El hijyeninize de dikkat etmeniz gerekiyordu. Maalesef bizler tedbirlere uymuyoruz. Koronavirüsten önceki yaşamımıza döndük. Sanıyorum ki bunlar yanlış anlaşıldı" ifadelerini kullandı.
'Vaka sayımız artıyor, çok dikkat etmemiz gerekiyor'
Birçok bölgede yapılan düğün yemeği, kahvaltı programı, asker uğurlama, nişan gibi etkinliklerin vaka sayısını artırdığının altını çizen Prof. Dr. Çelik, şöyle konuştu:
"İnsanların kendi otokontrollerini yapması gerekiyor. Başkalarıyla bir araya geldiğiniz zaman mutlaka üç önlemi almanız gerekir. Biz düğünlerin dışarıda, açık alanlarda yapılması gerektiğini söyledik. Cenaze törenlerine gidiliyor. Orada kurallara uyulmadığını görüyoruz. Asker uğurlaması gibi görüntülere şahit olduk. Bunların eskiden yapılandan hiçbir farkı olmadığını söyleyebilirim. Bunlardan uzak durmazsak, sonuç kaçınılmazdır. Günde 2 pozitif vakamız varken şimdi 30 ile 40 vaka arasına çıktık. Dolayısıyla vaka sayımız artıyor, buna çok dikkat etmemiz gerekiyor. Zinciri bir yerden koparırsanız, bu çabanız boşa gidecek."
'Maske bir aksesuar değil bir zorunluluk olmal'
Maskenin kurallara uygun şekilde kullanılması gerektiğini söyleyen Çelik, "Maske takmanız yetmiyor, aynı zamanda maskeyi de kuralına göre takmanız gerekiyor. Medyada maskelerin nasıl takıldığını görüyoruz. Burnu açıkta bırakacak şekilde maske takılıyor. Bunların bir anlamı yok. Çünkü insanın en iyi nefes aldığı yer burnudur. Çoğumuz ağzımız açık nefes almayız. Burnun da temizleme fonksiyonları var. Bu yüzden burnumuzu kullanırız. Yemek yerken veya içerken maskenizi çıkarıyorsunuz ama başka insanlarla sosyal mesafenizi korumaz ve önünüze dönük nefes alıp verirseniz buradan bulaşması kaçınılmazdır. Maske bir aksesuar değil, bir zorunluluk olmalı ve kuralına uygun takılması gerekir" dedi.
'Toplu kahvaltı, doğum günü programı yapanlar var'
Kayseri'de karantina altında alınan konut sayısında artış olduğunu, son olarak tedavi altına alınan kişilerin toplu kahvaltı organizasyonundan geldiğini söyleyen Çelik, "Kayseri'de son dönemde karantina altına alınan bir yerde komşular arası kahvaltı organizasyonu yapmışlar. Doğum günü kutlamasından dolayı yatan var. 'Bunlar yapılmasın' demiyoruz ama sosyal mesafe kuralları ve bilim kurulunun yayınladığı bir rehber var. Sizin nerede duracağınız ve aranızda ne kadar mesafe olacağına dair her şey belirtilmiş durumdadır. Kurallara uyamayacaksanız, sonuç kaçınılmazdır. İnsanlar mecburi sebeplerden dolayı karantinaya alınıyor. Pozitif olanları yatırıyoruz" ifadelerini kullandı. | 2 |
Hindistan ile Çin arasındaki gerilim büyümeye devam ediyor. Hindistan hükümeti, popüler sosyal medya uygulaması Tik Tok başta olmak üzere Çin menşeli 59 uygulamanın ülkede kullanımının yasaklandığını açıkladı.
BÜTÜN CİHAZLARDA ENGELLENECEK
Hükümet, Çin menşeli uygulamaların Hindistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar verdiğini aktarırken, uygulamaların ülke savunmasına, devlet güvenliğine ve kamu düzenine zararlı olduklarını açıkladı.
Hükümet, ayrıca Çin’de geliştirilen uygulamaların mobil cihazlar dışındaki cihazlardan da engelleneceğini duyurdu.
Listede Tik Tok, WeChat, UC Browser, Kwai, Baidu Map, Clash of Kings, Mi Community, Club Factory, UC News, Weibo, QQ Music ve Mobile Legends gibi Çin menşeli uygulamalar yer alıyor. İHA | Hindistan hükümeti, başta TikTok, UC Browser ve WeChat olmak üzere Çin menşeili 59 uygulamayı ‘egemenlik ve toprak bütünlüğüne zarar verdiği’ gerekçesiyle yasakladı.
Yapılan açıklamada, kara listeye “Hindistan’ın egemenliği, toprak bütünlüğü, savunma yeteneği, güvenlik ve kamu düzenine zarar veren” uygulamaların dahil edildiği ifade edildi. Büyük kısmı Çin menşeili olduğu belirtilen uygulamaların mobil ve diğer cihazlarda engelleneceği kaydedildi.
Listede Kwai, Baidu map, Clash of Kings, Mi Community, Club Factory, UC News, Weibo, QQ Music ve Mobile Legends gibi Çin menşeili uygulamalar da yer alıyor. | 4 |
İDLİB’TE 2 ASKERİMİZ DAHA ŞEHİT OLDU TSK HAVADAN VE KARADAN SURİYEYİ YERLE BİR EDİYOR,başkomutan başkan Erdoğandan son dakika açıklamaları, recep tayyip erdoğan suriye nin havadan ve karadan vurulduğunu suriye rejimene çok ağır kayıplar verdirerek bombardımanın aralıksız devam ettiğini ve tüm dünya ki asıl hedefin türkiye olduğunu ve bu oyunu bozacağını bildirdi.
İDLİB’TE 2 ASKERİMİZ DAHA ŞEHİT OLDU TSK HAVADAN VE KARADAN SURİYEYİ YERLE BİR EDİYOR
İDLİB’TE 2 ASKERİMİZ DAHA ŞEHİT OLDU TSK HAVADAN VE KARADAN SURİYEYİ YERLE BİR EDİYOR,başkomutan başkan Erdoğandan son dakika açıklamaları, recep tayyip erdoğan suriye nin havadan ve karadan vurulduğunu suriye rejimene çok ağır kayıplar verdirerek bombardımanın aralıksız devam ettiğini ve tüm dünya ki asıl hedefin türkiye olduğunu ve bu oyunu bozacağını bildirdi.
Türkiye Suriye Savaşı Adım Adım Son Dakika Bilgileri Resmi Açıklamalar En Doğru Bilgiler TIKLAYINIZ
İDLİB’TE 2 ASKERİMİZ DAHA ŞEHİT OLDU TSK HAVADAN VE KARADAN SURİYEYİ YERLE BİR EDİYOR TOPLAM ŞEHİT SAYIMIZ 36 YA YÜKSELDİ.
2 gündür aralıksız olarak devam karşılıklı top atışları sonucunda toplamda 36 mehmetçiğimiz şehit olurken ,3000 civarında rejim unsuru etkisiz hale getirildi.
Başkomutan Erdoğanın yaptığı ilk açıklamada rejim hedeflerinin çok ağır bir şekilde aralıksız olarak vurulduğu çok sayıda rejim unsurunun, hava savunma sistemi,tank ve zırhlı araçların patlatıldığını ayrıca rejime ait 7 kimyasal silah depolarının vurulduğunu bildirdirdi
Başkan Erdoğan yaptığı açıklamadan Amerika Rusya ve Avrupa ülkelerinin liderleri ile görüştüğünü ve bu saatten sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını Ayrıca Rus Lider Putin ile yaptığı görüşmede putin'e derhal desteğin kesilmesini iplikten ve Suriye'nin başkenti Şam'da derhal çıkmasını Türkiye'yi Suriye ile başbaşa bırakmalarını istediğini söyledi Aksi takdirde Bu saatten sonra bölgede hiç kimseyi tanımayacağı mızı bildirdi Ayrıca Başkan Erdoğan yaptığı konuşmada bugünden sonra Türkiye için Bir Milat olduğunu hava savunma sistemini en gelişmiş teknolojik silahların Türkiye'de olacağını bunlar için bunları yapmak için ne fayda ne fedakarlık gerekiyorsa bu saatten sonra yapılacağını bildirdi tüm dünyaya meydan okuyan Başkan Erdoğan Suriyeli mülteciler konusunda Biz mültecilere Bakmak zorunda değiliz bugüne kadar bize verilen sözlerin hiçbir tutulmadı bugünden sonra da sıra dayım aç kalacak dedi
Kamu Saati Sayfamızı Sosyal Medya Üzerinden Takip Ederek Güncel İş İlanları Memur ve İşçi Alım Haberlerine ve Son Dakika Haberlerine Herkesten Önce Ulaşarak Bir Adım Öne Geçebilirsiniz.
Kamu Saati Twitter Sayfamızı Takip Etmek İçin TIKLAYINIZ
Kamu Saati Facebook Sayfamızı Takip Etmek İçin TIKLAYINIZ
Kamu Saati İnstagram Sayfamızı Takip Etmek İçin TIKLAYINIZ
Kamu Saati Android Uygulamamızı Telefonuza indirip Son Dakika Gelişmelerinden ve Memur İşçi Alımlarına Herkesten Önce Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ
Bu yazının tüm hakları www.kamusaati.com'a aittir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 36. maddesi uyarınca alıntılanamaz. Telif hakları saklı tutulmuş bu yazının alıntılanması halinde yasal takip yapılacaktır. © | Türkiye neden Suriye'de, Türkiye neden İdlib'de sorularının temel ve en geniş cevabı çok basit aslında: Türkiye, 100 yıllık bağımsızlık mücadelesi için orada. Bir asır önceki dayatılan haritalar, antlaşmalar gerçekleşmeyince; bu hayalleri kuranların rövanşı şimdi yine aynı coğrafya üzerinden alınmaya çalışılıyor.
Jeopolitik anlamda tam bir fay hattının tam da göbeğinde bulunan Türkiye; bir asırdır verdiği mücadelede aslında yolun sonuna geldi. Bu yolun sonunda ya uçurumdan düşecek ya da eskisinden daha da kararlı ve güçlü bir şekilde yoluna devam edecek.
En uzun sınırımızın olduğu Suriye'de 9 yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın etkilerinin; on binlerce mil ötedeki ülkeleri değil, elbette bizi çembere alacağı kesin iken; bizden önce alakasız bir dolu ülkenin burada hak ve pay sahibi olduğunu iddia eden müdahalelerine Türkiye aslında çok geç katıldı. 15 Temmuz'a kadar ordu içinde etkili olan FETÖ'cü yapı direndi. Suriye'de herhangi bir atılım ya da açılım yapamamız da ondan. Elbette sebebi ortada, uzun uzadıya anlatmaya gerek yok sanırım.
Ne zaman ki; 15 Temmuz 2016'da darbe kalkışması oldu ve ordu içindeki FETÖ'cü yapı temizlenmeye başlandı; böyle bir darbenin üzerinden 1 ay geçmeden biz Suriye'de gecikmiş müdahalemizi yapabildik. Çünkü; Suriye'nin bizim için bir beka sorunu olduğu ve bu yaraya neşter atılmadığı takdirde kangrene dönüşüp; malum emperyalist ülkelerin 100 yıllık hayallerinin gerçekleşmesi için önünde engel kalmayacağına uyandık ve gereğini yaptık.
Kandil gecesi yiğitlerimizi şehit eden saldırı olduğunda Başkan Erdoğan işte tam da bu noktaya dikkat çekti: "Senaryonun asıl hedefi Suriye değil, Türkiye!"
Önünde arkasında başka detay ya da yorum aramaya gerek yok. Her şey çok açık. Ve; eğer biz bugün Suriye'de olmaz isek ya da Suriye'den çıkar isek; işte o zaman yok oluruz.
Barış istiyorsan savaşa da hazır olacaksın. Genel geçer bir sözdür bu. Nitekim; Büyük Atatürk'ün "Yurtta sulh cihanda sulh" sözünü elbette şiar edindik. Ama söz konusu vatan ise ve bölünmez bütünlük ise; savaşın da göze alınacağını biz Ata'mızdan öğrendik.
Bahar Kalkanı ile, bize yapılan kalleşliğe misliyle cevap verirken, bir yandan da diplomasinin bütün yollarını kullanmaya da devam ediyoruz. Bunu yaparken, devlet aklıyla, devlet adamı sorumluluğuyla bakıyor, değerlendiriyor ve ona göre adım atıyoruz. Gerek ABD, gerek Avrupa ülkeleri ve AB, gerek İran ve gerekse yarın Moskova'da Putin ile yapacağı görüşmede; tam da bu noktada Başkan Erdoğan.
Şu ana kadar başta Rusya ve ABD olmak üzere devredeki bütün devletlerin attıkları adımlar; Türkiye'nin kararlılığını ve nereye kadar cesaret edebileceğinin test alanı gibiydi adeta. Ama sonuç ortada; ABD'ye rağmen yapılan operasyonlar, Rusya'ya rağmen yapılan operasyonlar ve hava saldırıları ve bilanço; karşımızdaki rejim güçleri için hayli ağır. Bizim artık sözleri dinlemek değil, sahada karşılığını görmekten başka yolumuz yok. Aksi takdirde; ya herru ya merru... | 2 |
Suriye'de Rusya'dan aldığı destekle ayakta durmaya çalışan Esad rejimi, ikinci kez Türk askerlerini hedef aldı.
Kalleş saldırıda 5 askerimiz şehit oldu, 5 askerimiz de yaralandı.
Saldırıya misliyle yanıt veren Türk Silahlı Kuvvetleri, 101 rejim askerini öldürdü.
Rejimin saldırısında şehit olan askerlerimizden geriye acı hikayeler kaldı.
1 AY ÖNCE NİŞAN YAPTI
Şehitlerimizden Uzman Onbaşı Enes Alper'in, 1 ay önce nişanlandığı ve önümüzdeki aylar için evlilik planları yaptığı öğrenildi.
Şehit olan askerlerimizden Uzman Onbaşı İbrahim Albayrak'ın da acı bir hikayesi var.
CENAZEYE GİDERKEN ŞEHİT HABERİNİ ALDILAR
Albayrak'ın dayısı Hayrullah Güvenç, kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Ailesi bu cenazeye giderken, İbrahim Albayrak'ın şehit olduğu haberini aldı.
YAZA DÜĞÜNÜ VARDI
Albayrak'ın 8 ay önce nişanlandığı, yaz ayları için düğün planı yaptığı öğrenildi. | AA
MSB'nin Twitter hesabından yapılan açıklamada, 5 Mart'ta Bahar Kalkanı Harekatı'nda bir askerin şehit edilmesinin ardından silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile saat 16.00 sıralarında icra edilen atışlarla rejime ait 2 top ve 2 çok namlulu roketatarın (ÇNRA) imha edildiği, 21 rejim askerinin de etkisiz hale getirildiği belirtildi.
Açıklamada, "Şehidimizin kanı yerde bırakılmamıştır." ifadesine yer verildi.
Rusya ile İdlib konusunda varılan anlaşma öncesi meydana gelen saldırıya ilişkin MSB'den yapılan açıklamada, harekat bölgesinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına, rejim unsurları tarafından ateş açıldığı belirtilmişti.
AA'nın haberine göre; açıklamada, söz konusu saldırı sonrası bölgede tespit edilen hedeflerin ateş destek vasıtalarıyla yoğun şekilde ateş altına alınarak gerekli karşılığın verildiği ve hedeflerin tahrip edildiği vurgulanmıştı.
MSB'nin internet sitesinden yapılan açıklamada, Suriye'nin İdlib kentinde yürütülen Bahar Kalkanı Harekatı bölgesinde 2 askerin şehit olduğu, 3 askerin de yaralandığını bildirilmiş, Twitter hesabından yapılan paylaşımda ise 4 Mart'ta Ulaştırma Sözleşmeli Er Enes Kaya'nın, 5 Mart'ta ise Piyade Uzman Çavuş Fatih Kara'nın şehit olduğu duyurulmuştu. | 2 |
13.02.2020 12:19 | Son Güncelleme: 13.02.2020 12:24
Öğrencinin yüzüne tekme atan okul müdürüne dava
ISPARTA'da, Şehit Göksel Koç Ortaokulu 7'nci sınıf öğrencisi A.Ö.'nün (13) yüzüne tekme atan okul müdürü A.Y. hakkında, Isparta Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'basit yaralama' suçundan dava açıldı. Olay anının güvenlik kameralarınca anbean kaydedilen görüntüleri ortaya çıktı.
Olay, geçen yıl 12 Kasım günü, Işıkkent Mahallesi'nde bulunan Şehit Göksel Koç Ortaokulu'nun bahçesinde meydana geldi. Isparta Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği yangın tatbikatı öncesi öğrenciler, bahçede yerlerini aldı. Bu sırada okul müdürü A.Y., yerde oturan 7'nci sınıf öğrencisi A.Ö.'nün yanına gelerek, tekme attı. Olayın ardından öğle arası eve giden A.Ö., durumu babası İsmail Ö.'ye anlattı. İsmail Ö. ise okula giderek, okul idarecileriyle birlikte güvenlik kamerası kayıtlarını izledi. Savcılığa giden baba, okul müdürü şikayetçi oldu. Bunun üzerine ifadesi alınan A.Y., yangın tatbikatı sırasında öğrencilerin yanıcı ve parlayıcı maddelere doğru hareket etmesi nedeniyle zarar görebileceklerini düşünerek, anlık tepki gösterdiğini söyledi. A.Y. hakkında 'basit yaralama' suçundan dava açıldı.
SAĞ YANAKTA SIYRIK VE SAĞ KAŞTA ŞİŞLİK
Isparta Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın iddianamesi hazırlandı. İddianamede; öğrenci A.Ö.'nün, olay günü bahçeye indiklerini, önde olduğu için dizlerinin üzerine çöktüğünü, bu sırada okul müdürü A.Y.'nin geldiğini ve yüzünün sağ tarafına tekme attığını, öğle arası eve gittiğinde ise durumu ailesine anlattığını söylediği yer aldı. A.Ö.'nün sağlık kuruluşundan alınan raporunda ise sağ yanakta sıyrık ve sağ kaşta minimal şişlik olduğu belirtildi.
Okul müdürü A.Y. ise iddianamede belirtilen ifadesinde; müdür olarak atandığı okulda laçkalık ve ciddiyetsizlik olduğunu, olay günü okul bahçesinde yangın tatbikatı yaptıklarını, öğrencilerin yanıcı ve parlayıcı maddelere doğru hareket etmesi nedeniyle zarar görebileceklerini düşünerek, anlık tepki gösterdiğini ve geri çekilmelerini söylediğini, bu sırada da ayağını yere vurduğunu, mağdur çocuğa vurmadığını kaydederek, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtti.
'ÇOCUĞUMUN HAKKINI ARAMAK ZORUNDAYIM'
Şikayetçi olan baba İsmail Ö., DHA muhabirine yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Öğle yemeği için eve gittim. Oğlum karşıma çıktı ağlıyor. 'Ne oldu oğlum' diye sordum. 'Okul müdürü yüzüme tekme attı' dedi. 'Bir şey mi yaptın?' diye sordum. 'Hiçbir şey yapmadım. Okulda yangın tatbikatı vardı. Ben o sırada hiçbir şey yapmazken, yüzüme tekme attı' dedi. Hiçbir suçu olmadığını söyledi. Bunun üzerine okula giderek müdür yardımcısı ile görüştüm. Kamera görüntülerini izlediğimizde çocuğun hiçbir suçu olmadığı halde okul müdürü yangın tatbikatı sırasında gelip durduk yere tekme atıyor. Daha sonra şikayette bulundum. Adli süreç başladı. CİMER'e de yazdım. Milli Eğitim Müdürlüğü araştırmaya başladı. Müfettiş atadılar. Bu müdür bey darbettiği anda 3 öğretmen var. Hepsi arkasını dönüp gidiyor. Çocuğumun hakkını aramak zorundayım."
'ÇOCUĞA HERHANGİ BİR MÜDAHALEDE BULUNMADIM'
DHA muhabirinin ulaştığı okul müdürü A.Y. ise "Değerlerimin üzerine yemin ediyorum. Her ne kadar kamera kayıtlarında cepheden görünse de inançlarımın üzerine yemin ediyorum ki herhangi bir hareket yapmadım. O gün bahçede gerçekten 600 civarında öğrenci vardı. Öğrenciler arasında itiş, kakış, neticede yani öğrencileri düzene getirmek açısından, ayağımı yere vurdum. Yemin ediyorum. Allah büyük. Öğrenciler sürekli arkadan öne itiliyor. O anlar refleksti. Şimdiki aklım olsa başka şekilde bin türlü çözüm üretirim. 'Yeter artık yerinizde kalın' dedim. Ben çocuğu şu anda görsem tanımam. O anda o programı daha güzel bir hale getirebilmek için uğraştım. 'Yerinizde kalın' diyerek kızıyormuş gibi yaptım. Ama çocuğa herhangi bir müdahalede bulunmadım" dedi.
Kaynak: DHA
Haber Videosu | 13.02.2020 17:02 | Son Güncelleme: 13.02.2020 17:02
Isparta'da ortaokul öğrencisine tekme attığı iddia edilen okulun müdürü A.Y., "Görüntünün cephesinden öyle görünüyor, çocuğa tekme atmadım, yaşananlar çok gücüme gitti" dedi.
Isparta'da, Şehit Göksel Koç Ortaokulu 7'nci sınıf öğrencisi 13 yaşındaki A.Ö.'nün yüzüne tekme attığı iddia edilen okul müdürü A.Y. hakkında, Isparta Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'basit yaralama' suçundan dava açıldı. Olay anı ise okulun güvenlik kamerasına yansımıştı.
Suçlamaları kabul etmeyen A.Y. (52) 30 yıllık idareci olduğunu belirterek, "İlk kez başıma böyle bir iş geldi. Bir anlık refleksle çekimden öyle gözüktü. Allah var, yemin ediyorum ki cepheden öyle gözüküyor. Ben bu çocuğa tekme atmadım. Gerçekten de rahmetli babamın üzerine yemin ediyorum ki amacım kurtulmak değil. 52 yaşındayım yarın emekli olur giderim gerekirse ama ben bu çocuğa tekme atmadım. Çok gücüme gitti. Allah büyüktür" dedi.
Kınama cezası uyarıya çevrilen müdür A.Y., üzerine atılan suçlamalar karşısında büyük üzüntü duyduğunu sözlerine ekledi. - ISPARTA
Kaynak: İHA | 4 |
AA
Pandemi sürecinde mesleki ve teknik Anadolu liselerinde üretim kapasitesini harekete geçiren MEB, bu kapsamda temizlik ve dezenfeksiyon ürünlerinden maskeye, tek kullanımlık önlük ve tulumdan yüz koruyucu sipere kadar çok çeşitli ürünlerin seri üretimine geçti.
Solunum cihazına odaklanan ve İstanbul ve Hatay'da Ar-Ge çalışmaları yürüten MEB, bu konudaki ilk açıklamayı dün paylaştı. İlk solunum cihazı Hatay Şehit Serkan Talan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Ar-Ge atölyelerinde üretildi.
Bu kapsamdaki çalışmaların bir diğer aşaması da İstanbul'da yürütülen çalışmalarla tamamlandı. İstanbul Kartal Şehit Öğretmen Hüseyin Ağırman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Ar-Ge atölyesinde ikinci solunum cihazı üretildi.
Bu lisede de hastanelerde (serviste) ve ev ortamında kullanılmak üzere "Expirium Filtreli Otomatik Ambu Ventilatör" üretimi geliştirildi. Bu solunum cihazının ilave bir özelliği daha bulunuyor. Geliştirilen solunum cihazı, kontrolünün bir kontrol paneli ile uzaktan pc veya cep telefonu uygulamasıyla yapılabilmesi özelliği sayesinde ambulans ya da sahra hastanelerinde de kullanılabilecek.
"AR-GE MERKEZLERİMİZ PROJELERİ BAŞARIYLA TAMAMLADI"
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu süreçte meslek liselerinin üretim kapasitesini harekete geçirdiklerini, temizlik ve dezenfeksiyon malzemelerinden cerrahi maske üretimine, tek kullanımlık önlük ve tulum üretiminden yüz koruyucu sipere kadar altyapıyı güçlendirdikleri tüm alanlarda yoğun üretim yapıldığını anlattı.
Hatay ve İstanbul'da solunum cihazının üretilmesi ile ilgili Ar-Ge çalışmalarının başarılı bir şekilde devam ettiğine işaret eden Özer, ilk sevindirici haberi dün Hatay'dan paylaştıklarını hatırlattı.
İstanbul'daki çalışmaların da tamamlandığını bildiren Özer, şunları kaydetti: "İstanbul İl Milli Eğitim Müdürümüzün koordinasyonunda çalışmalar başarıyla sonuçlandı ve ikinci solunum cihazı üretildi. Bu solunum cihazının uzaktan kontrolü de yapılabiliyor. Böylece her iki ilimizdeki Ar-Ge merkezlerimiz, verdiğimiz projeleri başarıyla tamamladılar. Bu süreçte ihtiyaç duyulan makineleri mesleki eğitim olarak üretebilmek ve hizmete sunabilmekten büyük mutluluk duyuyoruz."
"MESLEKİ EĞİTİM TALEPLERE HIZLI CEVAP VEREBİLİR DURUMA GELDİ"
Ülkede mesleki eğitimin, toplumsal taleplere hızlı cevap üretebilir duruma geldiğinin altını çizen Özer, Türkiye'nin bu sıkıntılı günlerinde tüm illerde fedakarca gayret gösteren bütün mesleki eğitim öğretmenleri ve öğrencilerine, emeklerinden dolayı şükranlarını sundu.
"Bu süreçte İstanbul'daki arkadaşların, yöneticilerin ve öğretmenlerin fedakarca çalışmaları her türlü takdirin ötesinde." değerlendirmesini yapan Özer, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı'ya, Mesleki ve Teknik Eğitimden sorumlu Müdür Yardımcısı Serkan Gür'e, Destek Hizmetleri Şubesinden sorumlu Müdür Yardımcısı Zekine Dayıoğlu'na, İstanbul Kartal Şehit Öğretmen Hüseyin Ağırman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü İsmail Yılmaz başta olmak üzere tüm okul yöneticilerine, tüm paydaşlara ve Gazi Saban, Tanju Karagöl, İhsan Mutlu ve Ersin Yükselir öğretmenlere, süreci başarıyla koordine eden Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Kemal Varın Numanoğlu ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.
"SIRADA N95 MASKE MAKİNESİ VAR"
Mesleki ve teknik eğitimde üretim potansiyeli ve kapasitesinin önemine dikkati çeken Özer, şunları kaydetti: "Bu kapsamda oluşturduğumuz Ar-Ge merkezlerimize önemli altyapı desteği verdik ve iki ürüne odaklandık. N95 standardında maske üreten makine ve solunum cihazı. Bu iki üründen biri olan solunum cihazını iki farklı Ar-Ge merkezimizde ürettik. Daha önce İstanbul'da otomatik 3 katlı telli ultrasonik cerrahi maske makinesini de üretmiştik. Şimdi üretmeyi planladığımız ana ürünlerden bir tanesi kaldı, N95 standardında maske üreten makine. Bu konuda da çalışmalarımız başarılı bir şekilde ilerliyor. İnşallah bu ay içerisinde bu konuda da müjdeli haberi paylaşacağız." | AA 17 Nisan 2020 Cuma 09:00 - Güncelleme: 17 Nisan 2020 Cuma 09:18
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), koronavirüs önlemleri kapsamında yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucu İstanbul Kartal Şehit Öğretmen Hüseyin Ağırman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde ambulans ve sahra hastaneleri için uzaktan kontrollü solunum cihazı üretildi.
Pandemi sürecinde mesleki ve teknik Anadolu liselerinde üretim kapasitesini harekete geçiren MEB, bu kapsamda temizlik ve dezenfeksiyon ürünlerinden maskeye, tek kullanımlık önlük ve tulumdan yüz koruyucu sipere kadar çok çeşitli ürünlerin seri üretimine geçti.
Solunum cihazına odaklanan ve İstanbul ve Hatay'da Ar-Ge çalışmaları yürüten MEB, bu konudaki ilk açıklamayı dün paylaştı. İlk solunum cihazı Hatay Şehit Serkan Talan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Ar-Ge atölyelerinde üretildi.
Bu kapsamdaki çalışmaların bir diğer aşaması da İstanbul'da yürütülen çalışmalarla tamamlandı. İstanbul Kartal Şehit Öğretmen Hüseyin Ağırman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Ar-Ge atölyesinde ikinci solunum cihazı üretildi.
Bu lisede de hastanelerde (serviste) ve ev ortamında kullanılmak üzere "Expirium Filtreli Otomatik Ambu Ventilatör" üretimi geliştirildi. Bu solunum cihazının ilave bir özelliği daha bulunuyor. Geliştirilen solunum cihazı, kontrolünün bir kontrol paneli ile uzaktan pc veya cep telefonu uygulamasıyla yapılabilmesi özelliği sayesinde ambulans ya da sahra hastanelerinde de kullanılabilecek.
- "AR-GE MERKEZLERİMİZ PROJELERİ BAŞARIYLA TAMAMLADI"
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bu süreçte meslek liselerinin üretim kapasitesini harekete geçirdiklerini, temizlik ve dezenfeksiyon malzemelerinden cerrahi maske üretimine, tek kullanımlık önlük ve tulum üretiminden yüz koruyucu sipere kadar altyapıyı güçlendirdikleri tüm alanlarda yoğun üretim yapıldığını anlattı.
Hatay ve İstanbul'da solunum cihazının üretilmesi ile ilgili Ar-Ge çalışmalarının başarılı bir şekilde devam ettiğine işaret eden Özer, ilk sevindirici haberi dün Hatay'dan paylaştıklarını hatırlattı.
İstanbul'daki çalışmaların da tamamlandığını bildiren Özer, şunları kaydetti:
"İstanbul İl Milli Eğitim Müdürümüzün koordinasyonunda çalışmalar başarıyla sonuçlandı ve ikinci solunum cihazı üretildi. Bu solunum cihazının uzaktan kontrolü de yapılabiliyor. Böylece her iki ilimizdeki Ar-Ge merkezlerimiz, verdiğimiz projeleri başarıyla tamamladılar. Bu süreçte ihtiyaç duyulan makineleri mesleki eğitim olarak üretebilmek ve hizmete sunabilmekten büyük mutluluk duyuyoruz."
- "MESLEKİ EĞİTİM TALEPLERE HIZLI CEVAP VEREBİLİR DURUMA GELDİ"
Ülkede mesleki eğitimin, toplumsal taleplere hızlı cevap üretebilir duruma geldiğinin altını çizen Özer, Türkiye'nin bu sıkıntılı günlerinde tüm illerde fedakarca gayret gösteren bütün mesleki eğitim öğretmenleri ve öğrencilerine, emeklerinden dolayı şükranlarını sundu.
"Bu süreçte İstanbul'daki arkadaşların, yöneticilerin ve öğretmenlerin fedakarca çalışmaları her türlü takdirin ötesinde." değerlendirmesini yapan Özer, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı'ya, Mesleki ve Teknik Eğitimden sorumlu Müdür Yardımcısı Serkan Gür'e, Destek Hizmetleri Şubesinden sorumlu Müdür Yardımcısı Zekine Dayıoğlu'na, İstanbul Kartal Şehit Öğretmen Hüseyin Ağırman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü İsmail Yılmaz başta olmak üzere tüm okul yöneticilerine, tüm paydaşlara ve Gazi Saban, Tanju Karagöl, İhsan Mutlu ve Ersin Yükselir öğretmenlere, süreci başarıyla koordine eden Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Kemal Varın Numanoğlu ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.
- "SIRADA N95 MASKE MAKİNESİ VAR"
Mesleki ve teknik eğitimde üretim potansiyeli ve kapasitesinin önemine dikkati çeken Özer, şunları kaydetti:
"Bu kapsamda oluşturduğumuz Ar-Ge merkezlerimize önemli altyapı desteği verdik ve iki ürüne odaklandık. N95 standardında maske üreten makine ve solunum cihazı. Bu iki üründen biri olan solunum cihazını iki farklı Ar-Ge merkezimizde ürettik. Daha önce İstanbul'da otomatik 3 katlı telli ultrasonik cerrahi maske makinesini de üretmiştik. Şimdi üretmeyi planladığımız ana ürünlerden bir tanesi kaldı, N95 standardında maske üreten makine. Bu konuda da çalışmalarımız başarılı bir şekilde ilerliyor. İnşallah bu ay içerisinde bu konuda da müjdeli haberi paylaşacağız." | 4 |
Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde, ' Alişan' olarak bilinen şarkıcı Serkan Burak Tektaş'ın kullandığı cipin takla atması sonucu yaralanan ve hastaneye kaldırılan bakıcı Marianne'nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Yunusemre ilçesine kendi imkanlarıyla gelen Alişan, eşi Buse Varol, 2 yaşındaki oğulları Burak Tektaş'ın çeşitli kontrolleri yapıldı. MR çekilen Alişan, eşi Buse Varol, çocukları Burak ve bakıcıları Marianne'in sağlık durumlarının iyi olduğu görüldü. Hastane çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulunan şarkıcı Alişan, "Ben hayatımda ilk kez kaza yaptım. En kötüsü tabi çocuğum ve eşim arabadaydı. Arabada can taşıyoruz. Niye oldu. Niye kaza yaptık onu bile anlamadım. Dümdüz yolda bir anda dumanlar geldi, lastik fırladı bir şeyler oldu. Sağa sola bariyerlere çarpmaya başladık. Ondan sonra da takla attık. Tek düşündüğüm takla atarken hiçbirimize bir şey olmamasıydı. Sonra araba ters düştü. O sırada Buse'ye baktım. Durumu iyiydi hemen 155'i aradı. Ben de tekmeyle camı kırıp kapıyı açtım. Burak'la Marianne'i aldım. Onlar da ve Buse de bir şey olmadığını görünce dedim ki 'Çok şükür'. Sonra arabadan çıktık. Arabanın haline baktım o arabadan sağ çıkmamız Allah'ın bir takdiri" dedi.
'SAĞLIKLIYIZ, İSTANBUL'A DÖNECEĞİZ'
Kendileriyle çok ilgilenildiğini belirten Alişan, "Çok arayan oldu. Çok ilgilendiler. Allah herkesten razı olsun. Benim boynumda bir zedelenme var. 2 hafta boyunluk takacağım. Burak'ın hayatını Marianne kurtardı. Çünkü Burak'ın üstüne kapaklandı. O bizim canımız. Onda da hafif bir kas yırtığı var. Başka da bir şey yok. Hepimiz çok şükür sağlıklıyız. İstanbul'a döneceğiz" dedi.
Öte yandan şarkıcı Demet Akalın´ın eşi Okan Kurt da kaza haberini alır almaz İstanbul'dan Manisa'ya geldi. Hastanede Alişan ve ailesini ziyaret eden Kurt, daha sonra sağlık durumlarının iyi olduğunu belirterek hastaneden ayrıldı. Ayrıca Manisa Valisi Yardımcısı Ünal Çakıcı da hastanede Alişan ve ailesini yalnız bırakmadı. Alişan ve ailesi İstanbul'a gitmek üzere Manisa'dan ayrıldı.
AKS KOPMASI NEDİR?
Aracın tüm yükünü taşıyan ve güvenliği sağlayan en önemli parçalardan biri olan aksın arızası tehlikeli bir durumdur. Aracı sürerken tekerleklerin döndüğü bölgenin taş ve odun gibi sert cisimlere denk gelmesi aksa zarar verebilir. Bu tür darbeler aksların kırılmasına kopmasına neden olabilir. Her aracın yük taşıma kapasitesi farklıdır, fazla yük sebebiyle aks baskılanır ve bozulabilir. Aks kafasının kopması durumunda aracınız vitese geçer ancak gaz vermenize rağmen hareket sağlanamaz. Ak kopması frenlerin işlevini yerine getirememesine neden olabilir. | Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde kaza yapan Alişan ve ailesi, Saruhanlı İlçe Jandarma Komutanlığında ifadeye geldi. Burada ifade verdikten sonra Alişan, eşi Buse Varol ve oğulları 2 yaşındaki Burak ile yabancı uyruklu bakıcıları Marianne Villamor Landayan birlikte özel bir araçla Manisa’daki özel bir hastaneye doğru yola çıktı.
Alişan ve ailesi jandarma ekipleriyle birlikte konvoy halinde Manisa’daki Özel Grandmedical Hastanesi'ne geldi. Sağlık durumları iyi olan Alişan ve ailesi sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastaneye giriş yaptı.
Alişan ve ailesinin hastanedeki kontrolleri sürüyor. Öte yandan Alişan'ın kolunda sargı olduğu dikkat çekti. | 3 |
Raporda, Çin’deki iflasların artışı ve Batı Avrupa ile Kuzey Amerika’da daha az oranda iflas artışlarının gerçekleşmesi eğilimin tersine dönmesinde rol oynadığı belirtildi ve iflaslardaki artışa ek olarak büyük ölçekli şirketler genelinde yaşanan büyük çaplı iflas sayılarındaki artışın da kalıcılaştığına dikkat çekildi.
Rapor verilerine göre;
"2019 yılının ilk üç çeyreğinde toplamda 145 milyar euroluk ciroyu aşan bu tip 249 iflas yaşandı.
"Söz konusu iflasların en çok yoğunlaştığı alanlar; Asya’da inşaat, Kuzey Amerika’da enerji ve perakende ve Batı Avrupa’da perakende ve hizmet sektörleri oldu.2020 yılında iflaslar (yıllık +%6) üst üste dördüncü kez artmaya devam edecek.
"Gelişmiş ekonomiler ve sanayi sektöründe düşük büyüme ivmesinin beklenenden daha uzun süredir devam ediyor olması, ticari anlaşmazlıkların gecikmeli etkileri, siyasi belirsizlikler ve sosyal gerilimler şirketler üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek."
Raporda ayrıca, artan fiyat rekabeti ve girdi maliyetlerinin kar marjlarını sınırlayarak birçok ülkede daha fazla şirket için ek sıkıntılar yaratırken, küresel para politikalarında ve finansman koşullarında gevşeme olması şirketler için destekleyici olacak.2020 yılında Çin, Hindistan’ın liderliğinde Asya kıtası ile küresel "iflasların ana sürükleyicisi" olacağına dikkat çekildi. | Siyasi belirsizlik, sosyal gerilimler ve ekonomik tahribatların sonucu olarak ortaya çıkan düşük büyüme rakamları, büyük çaplı şirketlerde kalıcı, küçük şirketlerde ise seri iflas trendini getirdi. Dünyanın önde gelen alacak sigortası şirketi Euler Hermes tarafından açıklanan Global İflas Raporu, 4 yıldır üst üste artış gösteren küresel iflas artışlarındaki tabloyu ortaya koydu.
Küresel ekonomide 2019 yılında iflas sayısı yüzde 9 artarken, ilk üç çeyrekte cirosu 50 milyon Euro'nun üzerinde olan 248 şirket iflas bayrağını çekti. Özelikle ticaret savaşlarına ilişkin beklentiler ve jeopolitik kaygılar ile 2020 yılında da iflas eden şirket sayısında yüzde 6'lık artış beklenirken, her 5 ülkeden 4'ünde iflas bayrağının çekilmesi bekleniyor. Ekonomik krizin ortasında yer alan ve 2019'u konkordato serisi ile kapatan Türkiye'de ise 2020 yılında iflas sayısının yüzde 5 oranında artması bekleniyor.
Rapora göre, her iki ülkeden birinin 2020 yılında, kriz öncesi zamana göre iflaslarda daha fazla artış kaydetmesi beklenirken, perakende inşaat ve hizmetler sektörü en stresli sektörler olarak öne çıktı. 2019 yılına bakıldığında ise 104 şirket ile Batı Avrupa, 64 şirket ile Asya ve 51 şirket ile Kuzey Amerika en çok iflasın yaşandığı ülkeler oldu. 2019 yılında Batı Avrupa'nın tamamı büyük ihtimalle 2014 yılından beri ilk kez iflaslarda artış sergilerken, 2020 yılında bu durumun devam etmesi bekleniyor. Öte yandan Çin ile süregelen ticari gerginlik nedeniyle ABD'nin de büyük çaplı 10 iflastan 4'ünü bünyesinde barındırması bekleniyor.
TÜSİAD: BÜYÜMEYE İÇ TALEP ÖNCÜ
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Ekonomi ve Finans Yuvarlak Masası Başkanı Barış Oran, "Bazı kırılganlıklar devam etmekle beraber, ekonomi belli bir dengeye oturdu. 2019'un ikinci yarısından başlayarak ekonomimiz, öncelikle tüketici güvenindeki toparlanmaya istinaden hareketlendi" dedi. Koç Üniversitesi ve TÜSİAD ortaklığı ile oluşturulan Ekonomik
Araştırma Forumu (EAF) tarafından "2020 Yılında Türkiye Ekonomisi" başlıklı bir konferans düzenlendi. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Ekonomi ve Finans Yuvarlak
Masası Başkanı Barış Oran"Türkiye yeniden iç talebin öncülük ettiği bir büyümeye geçiş yaptı. Bugün talepte canlanmanın işaretlerini açıkça hissediyoruz.
Ekonomik açıdan 2020 yılının 2019'dan daha olumlu bir seyir izleyeceğine inanıyoruz"dedi. | 3 |
15.02.2020 20:14 | Son Güncelleme: 15.02.2020 20:22
Pegasus Havayolları'nın İstanbul - Düsseldorf seferini yapan yolcu uçağı Düsseldorf Havalimanı'na inişinin ardından kule görevlileri uçağın altında duman ve alev gördüğünü söyledi. Bunun üzerine acil terk etme prosedürü uygulandı.
Pegausu Havayolları'na ait uçak Düsseldorf Havalimanı'na sorunsuz şekilde inişinin ardından park yerine doğru ilerlemeye başladı. Bu arada kule görevlileri uçağın altında alev ve duman gördüğünü söyledi. İtfaiye ve ambulans ekipleri tedbir amaçlı olay gelirken, pilot olay nedeniyle acil terk etme prosedürü uyguladı. Yolcular patlatılan slide (acil tahliye botu) ile uçaktan tahliye edildi.
"YOLCULARIMIZ EMNİYETLİ ŞEKİLDE TAHLİYE EDİLDİ"
İstanbul Sabiha Gökçen-Düsseldorf seferini yapan PC-1003 sefer sayılı TC-CPU uçağında yaşanan olayla ilgili Pegasus Havayolları yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Uçağımız bugün Düsseldorf Havaalanı'na sorunsuz ve emniyetli bir şekilde inişini gerçekleştirmiştir. Park yerine yanaşması esnasında kule tarafından uçak altında alev ve duman görüldüğüne dair ikazda bulunulmuştur. Uçuş ekibimiz, misafirlerimizin emniyeti için acil terk etme prosedürünü devreye sokmuştur ve prosedüre uygun olarak tüm misafirlerimiz emniyetli tahliyeleri sağlanmıştır. Düsseldorf Havaalanı'ndan aldığımız bilgiye göre uçağımızda müdahale gerektiren herhangi bir durum olmadığı teyit edilmiştir" denildi.
Kaynak: DHA
Haber Videosu | Sabiha Gökçen-Düsseldorf seferini yapan Pegasus uçağına, park sırasında kule tarafından uçak altında alev ve duman görüldüğüne dair ikazda bulunuldu.
Pegasus Havayolları'ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:
"Uçuş ekibimiz, misafirlerimizin emniyeti için acil terk etme prosedürünü devreye sokmuştur ve prosedüre uygun olarak tüm misafirlerimizin emniyetle tahliyeleri sağlanmıştır. Düsseldorf Havaalanı'ndan aldığımız bilgiye göre, uçağımızda müdahale gerektiren herhangi bir durum olmadığı teyit edilmiştir."
[Fotoğraf: DHA] | 4 |
Rahşan Ecevit hayatını kaybetti... Rahşan Ecevit kimdir, kaç yaşındaydı? sorusu da merhumun hayatını merak edip öğrenmek isteyen kişiler tarafından aratılmaya başladı. 1923 yılında Bursada dünyaya gelen Rahşan Ecevit 1946 yılında Bülent Ecevit ile evlendi. Ressamlık, yazarlık ve siyasetle uğraşan Ecevit, Demokratik Sol Parti ve Demokratik Sol Hal Partisinin kurucusudur. Aslen Selanik'ten Şebinkarahisar'a yerleşen bir ailenin çocuğu olan Ecevit Ankara Lisesi ve Robert Koleji mezunudur. Peki, Rahşan Ecevit nereli? İşte hayatı...
RAHŞAN ECEVİT KİMDİR, KAÇ YAŞINDAYDI?
Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in ona karşı sevgisini anlatmak için "El ele büyüttük" şiirini yazdığı, Türk siyasi hayatının önemli isimlerinden Rahşan Ecevit, 97 yaşında Ankara'da vefat etti.
Türk siyasetine damga vurmuş kadın siyasetçilerin başında gelen Rahşan Ecevit, bir süredir tedavi gördüğü Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde (GATA), 97 yaşında yaşamını yitirdi.
Ressam, yazar ve siyasetçi kimliği ile tanınan Rahşan Ecevit, Demokratik Sol Parti ile Demokratik Sol Halk Partisi'nin kurucusu ve ilk başkanlığını üstlendi.
Selanik'ten Giresun'un Şebinkarahisar ilçesine yerleşen bir ailenin çocuğu olan Rahşan Ecevit, Robert Koleji'nden mezun oldu. İyi derecede İngilizce bilen Rahşan Ecevit, aynı okulda okuduğu Bülent Ecevit ile 1946'da evlendi. Bülent Ecevit'in ölümüne kadar eşinin yanından hiç ayrılmayan Rahşan Ecevit'in eşine duyduğu sevgisi de en az siyasi yaşantısı kadar çok konuşuldu.
Şair kimliği ile de bilinen Bülent Ecevit, eşi Rahşan Ecevit'e sevgisini ona yazdığı "El ele büyüttük sevgiyi" şiiriyle anlatmıştı.
Bülent Ecevit, eşine olan sevgisini "gökler gibi sardı dünyayı/yağmur gibi sızdı dünyaya/dünya kadar oldu sevgimiz. El ele büyütüp el ele derdik/ El ele derip insana verdik/verdikçe çoğalan sevgimizi" dizeleriyle anlatmıştı.
Rahşan Ecevit, Kadir Çelik'in yazdığı "Rahşan Ecevit Anlatıyor: Bülent'imle Bir Ömür" kitabında eşi Bülent Ecevit ile evliliğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmuştu:
"Evet biz mutlu olduk. Bir de şöyle düşünüyorum. Yani çok sıkıntılı günler geçirdik, siyasi açıdan zor günler geçirdik. Mitinglerimize gelince büyük tehlikeler atlattık mitinglerimizde falan. Yani üstümüze silahlar çevrildi, taşlar atıldı, sopalar kullanıldı falan filan ama hep mutlu olduk."
Eşinin ölümü sonrası Emrehan Halıcı ile Bülent Ecevit Vakfı'nı kuran Rahşan Ecevit, vefatına kadar vakıfta çalışmalarını sürdürdü.
Rahşan Ecevit'in yazdığı "Pülümür'de Aşk" adlı roman, 2002'de tiyatroya uyarlanmıştı.
- DSP'yi kurdu
Rahşan Ecevit, 14 Kasım 1985'te Demokratik Sol Parti'yi (DSP) kurdu ve genel başkanlığını üstlendi. O dönemde siyasi yasaklı olan Bülent Ecevit, DSP'nin 14. yıl dönümünde, kuruluşlarını şöyle anlatmıştı:
"12 Eylül döneminde de yoğun bir demokrasi mücadelesi verdik. Mücadelenin güçlüklerini göze alamayanlarla yollarımız ayrıldı ve DSP'yi kurduk. Ben o sırada yasaklıydım. Partinin kuruluşuna Rahşan Ecevit öncülük etti. Çok zor koşullarda Genel Başkanlığı üstlendi. Rahşan Ecevit'in, kurucusu olduğu Köylü Dernekleri'nden gelen örgütlenme deneyimi vardı. O deneyimini DSP'ye aktardı."
Rahşan Ecevit, 4 Haziran 2009'da istifa etti. 17 Ocak 2010'da kurucusu olduğu Demokratik Sol Halk Partisi'nin 2'nci Genel Başkanlığına seçildi. Ecevit, 22 Mayıs 2010'da 33. CHP Kurultayı'na bağımsız milletvekili Emrehan Halıcı ile katılarak, Kemal Kılıçdaroğlu'na ve CHP'ye desteğini açıklamıştı. | Rahşan Ecevit’in yarın devlet mezarlığında Bülent Ecevit'in yanına defnedileceği açıklandı
Demokratik Sol Parti'nin (DSP) kurucusu Rahşan Ecevit’in cenaze töreni belli oldu. Rahşan Ecevit, yarın devlet mezarlığında Bülent Ecevit’in yanına defnedilecek.
Rahşan Ecevit, Mayıs 2015 tarihinde vücudundaki sıvı kaybı ve akciğer yetmezliği nedeniyle Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) tedavi gördükten sonra 8 Kasım 2015 tarihinde taburcu edilerek evinde istirahat etmeye çekilmişti. Son zamanlarda tekrar GATA'da tedavi görmeye başlayan Rahşan Ecevit, akşam saat 21.00 sıralarında yaşamını yitirmişti.
RAHŞAN ECEVİT KİMDİR?
Türk ressam, yazar ve siyasetçi, Demokratik Sol Parti ile Demokratik Sol Halk Partisi'nin kurucusu ve ilk başkanıdır. 1946'da Bülent Ecevit ile evlendi.
Aslen Selanik'ten Şebinkarahisar'a yerleşmiş bir ailenin çocuğudur. Babası Namık Zeki Aral, annesi Zahide Aral'dır. Ankara Lisesi ve Robert Koleji mezunudur.
Yazdığı Pülümür'de Aşk adlı roman, 2002 yılında tiyatroya uyarlanmıştır. Kurucusu olduğu Demokratik Sol Parti'den 4 Haziran 2009 tarihinde istifa etti. 17 Ocak 2010 tarihinde kurucusu olduğu Demokratik Sol Halk Partisi'nin 2. Genel Başkanlığına seçildi. | 3 |
Sakarya'da iki kardeş bilgisayar paralarını Milli Dayanışma Kampanyası'na bağışladı Sakarya'da yaşayan Misra (9) ve Hüseyin Aydın (12) kardeşler, dizüstü bilgisayar almak için biriktirdikleri 152 lirayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde başlatılan Milli Dayanışma Kampanyası'na bağışladı.
Sakarya'da yaşayan Misra (9) ve Hüseyin Aydın (12) kardeşler, dizüstü bilgisayar almak için biriktirdikleri 152 lirayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde başlatılan Milli Dayanışma Kampanyası'na bağışladı.
Arifiye ilçesinde ikamet eden iki kardeş, dizüstü bilgisayar almak için para biriktirmeye başladı.
Misra ve Hüseyin, biriktirdikleri parayı "Biz Bize Yeteriz Türkiyem" sloganıyla yürütülen kampanyaya bağışlamak istediklerini anneleri Özge Aydın'a söyledi.
Anne Özge Aydın, durumu Arifiye Emniyet Amirliğine bildirdi.
Polis ekipleri çocukların evlerine gelerek biriktirdikleri 152 lirayı teslim aldı.
Misra Aydın, yaptığı açıklamada, "Hayalimizdeki laptopu almak için biriktirdiğimiz harçlığımızı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Biz bize Yeteriz Türkiyem' sloganıyla başlattığı Milli Dayanışma Kampanyası'na bağışladık." dedi.
Anne Özge Aydın da çocuklarının bu davranışlarından dolayı gururlandığını kaydetti.
Kaynak: AA | Emekli maaşının yarısını Milli Dayanışma Kampanyası'na bağışladı Elazığ'ın Keban ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki emekli Hüseyin Aydın, emekli maaşının yarısını Milli Dayanışma Kampanyası'na bağışladı.
Elazığ'ın Keban ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki emekli Hüseyin Aydın, emekli maaşının yarısını Milli Dayanışma Kampanyası'na bağışladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele için "Biz bize yeteriz Türkiyem" sloganıyla başlattığı Milli Dayanışma Kampanyası'na destekler sürüyor.
Keban ilçesinde yaşayan Aydın, Vefa Destek Grubu'nu arayarak maaşının evine getirilmesini istedi.
Maaşının evi getiren görevliye bin 200 lira veren Aydın, Milli Dayanışma Kampanyası'na destek vermek istediğini dile getirdi.
Maaşının yarısını bağışladığını belirten Aydın, "Allah bu hastalığı ve belayı ortadan kaldırır inşallah. Allah devletimize zeval vermesin. Devletimize, Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a destek için maaşımı bağışladım." diye konuştu.
Kaynak: AA | 3 |
İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay beraberinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt ve AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu ile Karlıova Devlet Hastanesi'nde depremde yaralanan vatandaşlara ve yakınlarına 'geçmiş olsun' dileğinde bulundu. Oktay, depremde şehit olan güvenlik korucusu Cengiz Pullu'nun amcası Mehmet Sait Pullu ile görüşerek başsağlığı diledi.
Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda görüşen Oktay, depreme ilişkin gelişmeler ve yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Oktay'ın telefonundan Mehmet Sait Pullu ile görüşen Erdoğan, "Başınız sağ olsun. Mekanı cennet olsun. Tüm aileye başsağlığı dileklerimi ilet. Allah sabırlar versin inşallah. Allah yar ve yardımcınız olsun" ifadelerini kullandı.
Bingöl’de deprem: 1 şehit, 18 yaralı | AA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay beraberinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt ve AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu ile Karlıova Devlet Hastanesi'ni ziyaret ederek depremde yaralanan vatandaşlara ve yakınlarına geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Oktay, depremde şehit düşen güvenlik korucusu Cengiz Pullu'nun amcası Mehmet Sait Pullu ile görüşerek başsağlığı diledi.
Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Oktay, depreme ilişkin gelişmeler ve yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Oktay'ın telefonundan şehidin amcası Mehmet Sait Pullu ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başınız sağ olsun. Mekanı cennet olsun. Tüm aileye başsağlığı dileklerimi ilet. Allah sabırlar versin inşallah. Allah yar ve yardımcınız olsun." dedi.
Pullu da Erdoğan'a teşekkür etti. | 4 |
22.02.2020 13:16 | Son Güncelleme: 22.02.2020 13:16
ANTALYA'da, Halil Özçelik (29), 8 yıl önce yaşadığı görme kaybı, konuşma bozukluğu ve istemsiz vücut hareketlerinin ardından yatağa mahkum oldu. Behçet ve SSPE teşhisi konulan Halil Özçelik'in en büyük yardımcısı Gülsüm Özçelik, oğluna umut ve güç vermekten vazgeçmedi.
Gülsüm ve İbrahim Özçelik çiftinin oğlu Halil, 8 yıl önce İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü'nde öğrenciyken, bir anda görme kaybı yaşamaya başladı. Dereceyle girdiği üniversitede saz, gitar, klarnet ve kaval çalmayı öğrenen Öztürk, görme kaybının ardından istemsiz vücut hareketleri ve konuşmada güçlük yaşamaya başladı. Bunun üzerine hastaneye götürülen Özçelik'e, Behçet hastalığı teşhisi konuldu. Birkaç hastanede daha muayene edilen Özçelik'e bu kez SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit/ kızamık mikrobunun yol açtığı beyin hastalığı) hastalığı teşhisi konuldu.
YATAĞA MAHKUM OLDUGeçen sürede yatağa bağımlı hale gelen Özçelik için iddiaya göre her seferinde farklı bir teşhiste bulunuldu. SSPE konusunda uzman olan doktorlar, aileye bulguların SSPE'yi göstermediğini söyledi. Tam olarak bilinmeyen bir sebepten dolayı tepkisiz bir şekilde yatarak yaşamını sürdüren Özçelik'in en büyük destekçisi ise annesi Gülsüm Özçelik oldu. Oğlunu yalnız bırakamadığı için işinden de ayrılan Özçelik, oğluna umut ve güç vermek için elinden geleni yaptığını kaydetti.'GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE YATIYOR'Anne Gülsüm Özçelik, gün geçtikçe gözleri önünde çocuklarının erdiğini, anne-baba olarak bir şey yapamadıklarını söyledi. Gittikleri hastanelerde 'Biz bu hastaya bakamayız' cevabı alıp yıkıldıklarını belirten Özçelik, "Oğlum çok aktif bir çocuktu. 8 yıldır gözlerimizin önünde yatıyor. Doktorlar, 'Behçet hastalığı'na da şeklen benziyor, SSPE'ye de şeklen benziyor' dedi" şeklinde konuştu.'ANNE' DİYEBİLİYOR
Oğlunun göz kapaklarını hiç kapatamaması nedeniyle, yara bandıyla kapatmaya çalıştığını anlatan Gülsüm Özçelik, iki gözünü birden kaybedince Halil'in pes ettiğini, konuşma yetisini de 2016 yılında kaybettiğini aktardı. Bu tarihten sonra hiç konuşamayan oğlunun son dönemde ara ara 'anne' diyebildiğini anlatan Özçelik, oğluna umut ve güç vermek için elinden geleni yaptığını kaydetti.
Kaynak: DHA | Geçen sürede yatağa bağımlı hale gelen Özçelik için iddiaya göre her seferinde farklı bir teşhiste bulunuldu. SSPE konusunda uzman olan doktorlar, aileye bulguların SSPE'yi göstermediğini söyledi. Tam olarak bilinmeyen bir sebepten dolayı tepkisiz bir şekilde yatarak yaşamını sürdüren Özçelik'in en büyük destekçisi ise annesi Gülsüm Özçelik oldu. Oğlunu yalnız bırakamadığı için işinden de ayrılan Özçelik, oğluna umut ve güç vermek için elinden geleni yaptığını kaydetti. | 4 |
İdlib'i süratle çözmemiz gerekiyor. Rusya , rejim güçlerini en üst düzeyde destekliyor. Hava kuvvetleri noktasında da desteğini veriyor.911 Kilometre sınırımız varken biz bu mücadelenin içerisinde olmayacağız, onlar mı olacak? Bu mücadeleye mecbur değil, mahkumuz.
MOSKOVA'YA
2023'e | Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan'a hareketi öncesinde yaptığı son dakika açıklamada, Libya'da iki askerimizin şehit olduğunu belirtti.
Abone ol
Rusya inkar etse de İdlib'teki hava saldırılarına Rus savaş uçaklarının destek verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya'da iki şehidimiz olduğunu açıkladı.
"Arkadaşlar bizim kendimize ait iki tane şehidimiz var." açıklaması yapan Erdoğan, "Ben bu rakamı açıkladım Bay Kemal ne yapacak bunu." sözleriyle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları şöyle:
Putin ile görüşme
Yol haritasıyla ifademiz şu anda malum Türkiye-Rusya arasında gerek İdlib'de gerek Libya'da yaşanan bir süreç var. Öncelikli İdlib'i çözmemiz lazım. Bunu Sayın Putin ile en üst düzeyde ben görüşüyorum, aynı şekilde bakanlarımız ve istihbarat görüşmeleri oldu. Bunların değerlendirmesini Türkiye olarak Rusya ile yürütüyoruz. Sayın Putin ile görüşerek yol haritamızda ne gibi eksiklikler var değerlendiriyoruz.
Rusya rejim güçlerine destek veriyor. İnkar etseler de bunun tespitleri elimizde.
"Bu mücadeleye mecbur değil mahkumuz"
- Bütün Rusya rejim güçlerine en üst düzeyde desteği veriyor. Bunun tespitleri elimizde. Dolayısıyla bizim burada 911 km sınırımız varken biz böyle bir mücadelenin içerisinde olmayacağız da onlar mı olacak? Biz bu mücadelenin içerisinde olmaya mecbur değil, mahkûmuz.
Türkiye-Rusya arasında yaşanan bir süreç var. En üst düzeyde görüşmeleri yapıyoruz. İdlib'i süratle çözmemiz gerekiyor.
Putin, Merkel ve Macron arasında tam ittifak yok
- Bu hafta sonu yapılan görüşmelerle ilgili ise sayın Macron ile aynı şekilde Merkel ve Sayın Putin arasında tam bir ittifak söz konusu değil. Bizim Putin ile belirlediğimiz tarih yani 5 Mart'ta bizim en kötü ihtimalde Putin ile bir araya gelmemiz söz konusu olabilir. Telefonun ötesine geçip yüz yüze bu görüşmeleri yapmamız söz konusu olacak.
Koronavirüs için bütün önlemlerimizi aldık
- Sağlık noktasındaki hassasiyeti bir kenara koyamayız. Bilim kurulu ile yapılan çalışmalar neticesinde en uygun olan neyse biz bu kararlara uymak durumundayız. İran'dan bir virüsün ülkemize çıkarması bizde ciddi boyutlara ulaşabilir. Şu ana kadar biz bütün tedbirlerimizi aldık.
Libya'da iki şehidimiz var, Fox önce gazete olsun
"('Birkaç şehit var' ifadesine yanıt) Bakın Fox önce gazete olsun. Fox önce ciddi bir medya mensubu olsun. Bunu bir defa öğrenmemiz lazım. Yalan haber üretmeyi bırakın. Muhalefet önce kendini yargılasın. Gidip Esed'le görüşeceksiniz diyorlar. Bu nasıl muhalefet ya. Milyonlarca insan ülkesini terk ediyor, Bay Kemal bunun hesabını sormuyor kalkıp bize akıl vermeye kalkıyor. O aklı kendine sakla.
Bizim kendimize ait iki tane şehidimiz var. Ben bu rakamı açıkladım Bay Kemal ne yapacak bunu.
Azerbaycan ile ilişkiler
-Ülkemizin Azerbaycan'daki doğrudan yatırımlarına baktığımız zaman 11 milyar doları buluyor. Azerbaycan'ın ülkemizdeki yatırımlarının bu yıl sonuna kadar 20 milyar doları bulacağını düşünüyoruz. | 4 |
Tatlısu-Geçitkale yolu üzerinde meydana gelen ve Kemal Aydın’ ın ölümü, Şaban Ateş ve Ayla Yılmaz’ın ağır yaralanmaları ile meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan ve kazaya sebebiyet verdiği tespit edilen GM 666 plakalı araç sürücüsü Harun Reşit Çetin, Lefkoşa Devlet hastanesinde polis gözetiminde tutuklu olarak tedavi altın alınmıştı.
Zanlı Harun Reşit Çetin’e, Gazimağusa Kaza Mahkemesi’nde gıyabında görüşülen tutukluluk duruşmasında toplam 10 gün hastanede polis gözetiminde tutuklu kalması yönünde emir verilmişti.
Kazada ağır yaralanan ve Yakın Doğu Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Ayla Yılmaz’ ın yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirmesiyle hayatını kaybedenlerin satısı ikiye yükselmiş oldu.
Sağlık sorunları nedeniyle zanlı mahkemeye gelemedi
Tutukluluk süresinin dolması nedeniyle zanlının bugün dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu iki şahsın ölümüne sebep olma ve ağır yaralanmalı trafik kazasına sebep olma suçlarıyla Gazimağusa kaza mahkemesinde yargıç huzuruna çıkması ve teminata bağlanması beklenmekteydi. Ancak zanlı sürücünün kan değerlerinde meydana gelen düşüş nedeniyle hastaneden çıkması sağlık yönünden sakıncalı görüldüğüne dair temin edilen doktor raporu neticesi tutukluluk duruşması zanlının gıyabında yapıldı.
Tutukluluk süresi 3 gün uzatıldı
İddia makamı adına mahkemede yeminli şahadet veren Polis Çavuşu Mustafa İskender, zanlının kan değerlerinde meydana gelen düşüş nedeniyle hastaneden ayrılmasının sağlık yönünden sakıncalı görüldüğüne dikkat çektikten sonra temin edilen doktor raporunu emare olarak ibraz ederek duruşmanın zanlının gıyabında yapılması talebinde bulundu. Yargıcın talebi uygun görmesiyle şahadetine devam eden Polis Çavuşu İskender, temin edilen tutukluluk süresi içerisinde kazada sonradan yaşamını kaybeden Ayla Yılmaz ile ilgili otopsi raporunun temin edildiğini söyledi.
Cep telefonu ile ilgili GSM operatöründen rapor bekleniyor
Polis Çavuşu İskender şahadetine devamla, zanlıdan alınan cep telefonunun kaza anında kullanılıp kullanılmadığının tespit edilebilmesi için GSM operatörüne yazılan yazıya henüz yanıt gelmediğini belirten Polis Çavuşu İskender, zanlının tutukluluk süresinin gıyabında 5 gün daha uzatılmasını talep etti.
İddia makamı adına mahkemede hazır bulunan savcı Hasan Boşnak, talep edilen süreyi 3 gün olarak sınırladıktan sonra şahadeti değerlendiren kıdemli yargıç Çiğdem Güzeler zanlının hastanede polis gözetimi altında 3 gün daha utuklu kalması yönünde emir verdi. (MHA) | Tatlısu-Geçitkale anayolunda 15 Haziran’da meydana gelen ve Kemal Aydın ile eşi Ayla Yılmaz Aydın’ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına sebep olmakla suçlanan Harun Reşit Çetin’in tutukluluk süresi dün gıyabında görüşülen celseyle 3 gün daha uzatıldı.
Kazada kendisi de ciddi şekilde yaralanan ve bugüne kadar tüm duruşmaları gıyabında gerçekleştirilen Harun Reşit Çetin’in dün teminat talebiyle mahkemeye çıkarılması bekleniyordu ancak polis, zanlının kan değerlerinde meydana gelen düşüş nedeniyle doktorların mahkemeye çıkmasının sakıncalı olacağını belirttiğini söyleyerek hazırlanan raporu mahkemeye sundu.
Mahkeme de, Harun Reşit Çetin’in 3 gün daha tutuklu kalmasına emir verdi.
Gazimağusa Kaza Mahkemesi’nde dün görüşülen ek tutukluluk duruşmasında yeminli şahadet veren polis çavuşu Mustafa İskender, kazayla ilgili bilgileri hatırlattıktan sonra, zanlının kan değerlerinde meydana gelen düşüş nedeniyle hastaneden ayrılmasının sağlık yönünden sakıncalı görüldüğüne dikkat çekti ve temin edilen doktor raporunu emare olarak ibraz ederek duruşmanın zanlının gıyabında yapılması talebinde bulundu.
Mahkemenin talebi uygun görmesiyle şahadetine devam eden polis çavuşu İskender, temin edilen tutukluluk süresi içerisinde kazada sonradan yaşamını kaybeden Ayla Yılmaz Aydın ile ilgili otopsi raporunun temin edildiğini söyledi.
İskender şahadetine devamla, zanlıdan alınan cep telefonunun kaza anında kullanılıp kullanılmadığının tespit edilebilmesi için GSM operatörüne yazılan yazıya henüz yanıt gelmediğini belirterek, zanlının tutukluluk süresinin gıyabında 5 gün daha uzatılmasını talep etti.
Savcı Hasan Boşnak’ın bu süreyi 3 gün ile sınırlandırmasının ardından Kıdemli Yargıç Çiğdem Güzeler, zanlı Harun Reşit Çetin’in 3 gün daha polis gözetiminde hastanede tutuklu kalmasına emir verdi. (MHA) | 4 |
GÜMÜŞHANE Karantina süresi biten 245 kişi evlerine gönderildi Karantina süresi biten 245 kişi evlerine gönderildiBELÇİKA'dan getirildikleri Gümüşhane'de 14 günlük karantina süreleri dolan 245 kişi, memleketlerine gönderildi.
Karantina süresi biten 245 kişi evlerine gönderildi
BELÇİKA'dan getirildikleri Gümüşhane'de 14 günlük karantina süreleri dolan 245 kişi, memleketlerine gönderildi. Karantinada kalanlar arasında yer alan Fenerbahçeli Berke Özer de kentten ayrılmadan yurt bahçesine çam fidanı dikti. Koronavirüs salgını nedeniyle bulundukları Belçika'dan getirilen ve Gümüşhane Ahmet Ziyaüddin Yurdu'nda karantinaya alınan 245 kişinin karantina süreci sona erdi. Ateş ölçümü yapılan 245 kişi işlemlerinin ardından 13 otobüs ile 42 ile doğru yola çıktı. Bazı vatandaşlar ise özel araçlarıyla gelen yakılarıyla birlikte şehirden ayrıldı.
FENERBAHÇELİ BERKE: SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE ÇIKTIK
Karantinada bulunan Belçika'da KVC Westerlo takımında kiralık oynayan Fenerbahçeli futbolcu Berke Özer de kentten ayrılmadan önce yurt bahçesine çam fidanı dikti. İstanbul'a dönüp orada Fenerbahçe ile çalışmalarını sürdüreceğini anlatan Berke, "Sağolsunlar, bu süreçte Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve ilgiler yardımcı oldular. Spor aletleri sağladılar. Şimdi de sağlıklı bir şekilde çıktık. Evimize geçip orada da bir 14 günlük ev karantinamızı tamamlayıp inşallah çalışmalarımıza devam edeceğiz. İstanbul'a dönüp orada Fenerbahçe ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sonrasında bu süreç nasıl ilerleyecek bakacağız. Biz evde kaldıkça herşey çok güzel olacak" dedi.
'EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM'
Karantina süreci sona eren Atiye Taşkil de İstanbul'da yaşadığını ve sağlık sorunları nedeniyle ameliyat olan oğlunu görmek için Belçika'ya gittiğini söyledi. Belçika'da 3 ay kaldığını ve koronavirüs nedeniyle geri dönüşünün 10 gün uzadığını anlatan Taşkil, "Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. Bizi getirdiler. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. 14 gün güzel geçti. Her şeyi sağladılar. Hiçbir şeyimizi eksik etmediler. Şimdi İstanbul'a torunlarımın yanına gidiyorum." ifadelerini kullandı.
Kaynak: DHA | Karantinada 1 haftasını dolduran Fenerbahçe'nin kalecisi Berke Özer gün sayıyor
BELÇİKA'dan uçakla getirilip, Trabzon ve Gümüşhane'deki yurtlarda karantinaya alınan 328 Türk vatandaşı arasında yer alan Fenerbahçe'nin Belçika 2'nci Lig ekibi Westerlo'ya kiraladığı kaleci Berke Özer, gözetim altında tutulduğu yurttaki odasında, bireysel antrenmanlarını sürdürüyor.
BELÇİKA'dan uçakla getirilip, Trabzon ve Gümüşhane'deki yurtlarda karantinaya alınan 328 Türk vatandaşı arasında yer alan Fenerbahçe'nin Belçika 2'nci Lig ekibi Westerlo'ya kiraladığı kaleci Berke Özer, gözetim altında tutulduğu yurttaki odasında, bireysel antrenmanlarını sürdürüyor. Kendisine sunulan spor aletleri desteğiyle çalışıp formunu koruyan Özer, "İnşallah bu 14 günü sağlıklı şekilde atlatıp çalışmalarımıza tekrardan devam edeceğiz" dedi.
Belçika'nın Bürüksel şehrinden hareket eden Boeing 777 tipi uçak, 21 Nisan günü Trabzon Havalimanı'na indi. Uçakta bulunan Türk vatandaşları, yoğun güvenlik önlemleri altında sağlık kontrollerinden geçirildi. Özel kıyafetli sağlık görevlileri uçaklara girerek ateş ölçümü yaptı. Havalimanında tedbirler kapsamında, özel kıyafetli sağlık ekipleri de ambulanslarla bekledi. Uçaktan inen yolcuların bagajları da ekipler tarafından dezenfekte edildi. Kontrollerden geçirilip otobüslere binen 328 kişiden 82'si Trabzon'daki yurtlara yerleştirilirken, 246'sı ise 14 gün boyunca gözetim altında tutulacağı yurtlar için Gümüşhane'ye götürüldü.
KALECİ BERKE, ODASINDA FORM TUTUYORGümüşhane'ye gelen kafilede yer alan Fenerbahçe'nin Belçika 2'nci Lig ekibi Westerlo'ya kiraladığı Berke Özer de, 14 günlük karantina süreci sürüyor. Karantinadaki vatandaşların ihtiyaçları ve istekleriyle yakından ilgilenen Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yetkilileri; kafilede yer alan genç kaleci Berke Özer'e formunu koruyabilmesi ve zamanını değerlendirebilmesi için bisiklet, dambıl ve çeşitli spor aletleri imkanı sundu. Kendisine verilen spor aletleriyle bireysel antrenmanlar yapan Berke Özer, Gümüşhane'deki Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi Yurdu'nda gözetim altında kaldığı odasından antrenman görüntülerini paylaşarak, kendisine bu imkanı sunan yetkililere teşekkür etti."HİÇBİR ŞEYDEN EKSİK KALMIYORUM"
Yurtta kendileriyle çok iyi ilgilenildiğini belirten Özer, "Öncelikle bizim buraya gelmemizi sağlayan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a geldikten sonra telefonla arayan ve sürekli destekleyen Gençlik ve Spor Bakanımız Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir yurtta kalıyoruz. Yurtta çalışan personel de her türlü yardımcı olmaya çalışıyor. Kendimi evimde gibi hissettim ve hiçbir şeyden eksik kalmıyorum. İnşallah bu 14 günü de sağlıklı bir şekilde atlatıp çalışmalarımıza tekrardan devam edeceğiz. Böyle bir ortamı beklemiyordum. Geldiğim ilk günden berri inanılmaz bir rahatlık sağladılar" dedi.
Kaynak: DHA | 3 |
Türkiye Gazetesi
Türkiye Gazetesi
2006 yılında Ankara’da Güvercinlik askeri helikopterinin düşmesi sonucu şehit olan Şehit Yz. Ulaş Türk’ün ailesine ziyaret etti. Ziyarette Kaymakam Ertuğ Şevket Aksoy ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Züleyha Aldoğan şehidin Yasemin Ugan Azgın ve oğlu 13 yaşındaki Poyraz Türk’ün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak hediyelerini sundu.
Ziyaret sürecinde Poyraz Türk ile sohbet eden Marmaris Kaymakamı Ertuğ Şevket Aksoy, vatanın sevgisi ve milli bayramlara saygı duyulmasının önemi üzerine konuştu‘’ hep çocuklar ziyaretime gelirdi ama bu bayram dedik ki biz çocuklarımızı ziyaret edelim. Korona virüs salgınını atlattıktan sonra sağlıklı günlerde arkadaşlarını da alıp beni ziyaret etmeni istiyorum ‘’ diyerek güzel dileklerini ve hediyelerini sundu.
Hediye paketlerini açan tablet ve kitap hediyesini çok sevdiğini belirten Poyraz Türk, "Beni ziyaret ettikleri için ve hediyeler için çok mutluyum. Bugün çok önemli bir gün bugün olmasaydı Atatürk meclisi kurmasaydı ve biz çocuklara bayram hediye etmeseydi bugün olmazdık. Teşekkür ediyorum" dedi. | Marmaris'te Kovid-19 tedbirleri kapsamında ramazan pidesini her aileden bir kişi alabilecek Marmaris İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, ilçede fırınlarda bekleme noktaları oluşturulması ve ramazan pidesini her aileden bir kişinin alması kararlaştırıldı.
Marmaris İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, ilçede fırınlarda bekleme noktaları oluşturulması ve ramazan pidesini her aileden bir kişinin alması kararlaştırıldı.
Marmaris Kaymakamlığı, Kovid-19 salgınının yayılmasını engellemek amacıyla alınan yeni kararları açıkladı.
Kaymakamlıktan yapılan açıklamada, Kaymakam Ertuğ Şevket Aksoy başkanlığında toplanan kurulun, Kovid-19 önlemleri kapsamında yeni kararları görüştüğu belirtildi.
Açıklamada, bu kapsamda, ramazan pidesini fırınlardan her aileden bir kişinin alabileceğine karar verildiği bildirildi.
Yoğunluk oluşmaması için bu kararın alındığı aktarılan açıklamada, "Fırın önlerinde 60 santimetre çapında kırmızı zemin üzerine beyaz yazıyla 'Burada bekleyiniz' uyarı levhasının ikişer metre mesafe olacak şekilde yapıştırılması, sorumluluğun ekmek fırınlarında olduğu bildirilerek kolluk kuvvetlerince denetlenmesine karar verildi. Karar sesli anons sistemiyle de duyurulacak." ifadelerine yer verildi.
Kaynak: AA | 2 |
Viyana(AA)-Viyana Şehir Hatları (Wiener Linien) Sözcüsü Christoph Heshmatpour, basına yaptığı açıklamada, Şehir Hatlarına ait bir otobüs parkında kaydedildiği tespit edilen görüntülerdeki “ Bozkurt ” işareti yapan 4 çalışanın işten çıkartıldığını söyledi.
Heshmatpour, görüntülerde yer alan ancak Bozkurt işareti yapmayan diğer şoförlere ilişkin de soruşturmanın sürdüğünü dile getirdi. Dün, Viyana Şehir Hatlarında otobüs şoförü olarak çalışan ve Türk kökenli oldukları anlaşılan iş üniformalı birkaç kişinin otobüs parkında bir mutfakta şakalaşırken Bozkurt işareti yaptıklarını gösteren görüntüler sosyal medyada yer almıştı. Avusturya’da 2019’dan beri Bozkurt sembolu yasak Avusturya’da 1 Mart 2019’da “aşırıcılık ve siyasal İslam ile mücadele” gerekçesiyle aralarında Bozkurt sembolünün de bulunduğu, çeşitli gruplara ait işaret ve sembollerin kamuya açık yerlerde kullanımını yasaklayan “Sembol Yasası” yürürlüğe girmişti. Türk Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere Avusturya’da yaşayan Türk ve Müslümanların tepki gösterdiği sembol yasasına aykırı davranılması durumunda 4 bin avroya kadar para veya bir ay hapis cezası öngörülüyor. Avusturya’da 2015’te DEAŞ ve El Kaide gibi terör örgütlerinin propagandalarını önlemek amacıyla hayata geçirilen sembol yasası, Müslüman Kardeşler, HAMAS, Lübnan’daki Hizbullah’ın askeri kanadı, terör örgütü PKK, Hırvat milliyetçi USTAŞA gibi gruplara ait sembol ve işaretler de dahil edilerek genişletilmişti.
Yasa kapsamında bu gruplara ait yaklaşık 13 flama, sembol ve işaret yasaklanırken, yasaya aykırı davrananlara 4 bin avroya kadar para veya bir ay hapis cezası verilebilecek. Yasağın tekrar edilmesi durumunda 10 bin avro veya 6 hafta hapis cezası öngörülüyor.
Bulundukları ülkelerde yasal çerçevede faaliyetlerini yürüten Müslüman Kardeşler’e ait amblem ve MHP ve Ülkü Ocaklarının kullandığı Bozkurt işaretinin yasaklanması, PKK terör örgütüyle aynı kefeye konulması tepkilere neden olmuştu.
Türkiye’nin sert tepki gösterdiği yasada, hangi sembol, amblem ve flamaların kullanılmayacağı resimli şekilde anlatıldı. Buna göre Bozkurt işareti, hilal içinde Bozkurt sembollerinin çeşitli versiyonları yasak listesine girdi.
Öte yandan terör örgütü PKK’nın kullandığı çok sayıda sembol, amblem ve flama yerine yalnız bir sembolün yasak listesine alınması, aşırı sağcı hükümetin terör ve aşırıcılıkla mücadele söyleminde samimi olmadığı yorumlarına yol açtı.
Yasa metninde dini sembol ve işaretlerin yasak listesine alınmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, HAMAS’a ait semboller arasında Kelime-i Tevhid’in de yasaklanmış olması ülkedeki Müslümanların tepkisine neden oldu.
Türkiye’den Avusturya’ya kınama
Tartışmalı yasaya Türkiye sert tepki göstermiş, Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Avusturya’da parlamentoda kabul edilen ve yasalaşma süreci tamamlanan ‘Sembol Yasası’nın ‘Bozkurt’ işaretini içerecek şekilde 1 Mart 2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olmasını kabul etmiyor ve bir kez daha şiddetle kınıyoruz.” ifadesine yer verilmişti. | Viyana Şehir Hatları (Wiener Linien) Sözcüsü Christoph Heshmatpour, basına yaptığı açıklamada, Şehir Hatlarına ait bir otobüs parkında kaydedildiği tespit edilen görüntülerdeki "Bozkurt" işareti yapan 4 çalışanın işten çıkartıldığını söyledi.
Heshmatpour, görüntülerde yer alan ancak Bozkurt işareti yapmayan diğer şoförlere ilişkin de soruşturmanın sürdüğünü dile getirdi.
Dün, Viyana Şehir Hatlarında otobüs şoförü olarak çalışan ve Türk kökenli oldukları anlaşılan iş üniformalı birkaç kişinin otobüs parkında bir mutfakta şakalaşırken Bozkurt işareti yaptıklarını gösteren görüntüler sosyal medyada yer almıştı.
AVUSTURYA'DA 2019'DAN BERİ BOZKURT SEMBOLU YASAK
Avusturya'da 1 Mart 2019'da "aşırıcılık ve siyasal İslam ile mücadele" gerekçesiyle aralarında Bozkurt sembolünün de bulunduğu, çeşitli gruplara ait işaret ve sembollerin kamuya açık yerlerde kullanımını yasaklayan "Sembol Yasası" yürürlüğe girmişti.
Türk Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere Avusturya'da yaşayan Türk ve Müslümanların tepki gösterdiği sembol yasasına aykırı davranılması durumunda 4 bin avroya kadar para veya bir ay hapis cezası öngörülüyor.
(AA) | 3 |
Bugün toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin en önemli gündem maddelerinden birini Liseye Geçiş Sınavı (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) oldu. İşte LGS ve YKS sınav tarihleri.
Abone ol
Milyonlarca öğrencinin ve velinin merakla beklediği "Okullar ne zaman açılacak?", LGS ve YKS sınavları ne zaman yapılacak?" sorularının cevabı belli oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eğitimle ilgili alınan kararları duyurdu.
YKS sınav tarihi belli oldu
Koronavirüs nedeniyle alınan önlemler yer alan okulların kapanması ve sınav tarihleriyle ilgili tartışmaların ardından yeni bir karar açıklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, "Yükseköğretim Kurumları Sınavı 27-28 Haziran'da, Askeri Öğrenci Sınavı 14 Haziran'da yapılacak" dedi.
Üniversiteler ise 15 Haziran'da Akademik Takvime geri dönebilecek.
LGS sınavı ne zaman yapılacak?
Öğrencilerin merakla beklediği 2020 LGS sınav tarihi de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandı. 2020 LGS 20 Haziran tarihinde yapılacak. | Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarabya'daki Huber Köşkü'nde video konferans yöntemiyle düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, dünyanın tamamıyla birlikte Türkiye'yi de etkileyen Kovid-19 salgınında önemli bir dönüm noktasına gelindiğini dile getirdi.
Türkiye'nin en baştan itibaren salgınla mücadelesini 4 ana hedef etrafında yürüttüğüne değinen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bunlar, fiziki mesafenin temini, sağlık sisteminin ayakta kalması, temel ihtiyaç maddeleriyle ilgili üretim ve tedarik zincirlerinin aksamamasıyla kamu düzeninin devam etmesidir. Gelişmiş ülkelerin çoğunun dahi bu başlıklarda kontrolü sağlamakta zorlandığı bir dönemde Türkiye, hamdolsun devleti ve milletiyle örnek bir mücadele ortaya koymuştur. Hastalığın tespiti ve tedavisi konusunda kendi özgün modellerimizi geliştirip uygulamaya geçirdik. Bu sayede hem ölüm oranımızı çok aşağıda tuttuk hem de hastalığın yayılma hızının önünü başarılı bir şekilde kestik. Yeni hasta sayımız artık 1000'li rakamlarla ifade edilir hale geldi. Yoğun bakım ve solunum cihazına bağlı hasta sayısı sürekli azalıyor. Buna karşılık iyileşen hasta sayısı katlanarak artıyor. Doktoruyla hemşiresiyle teknisyeniyle tüm sağlık çalışanlarımızın fedakarca gayretleri neticesinde hastanelerimizde vicdanları kanatan hiçbir görüntü yaşanmadı."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının Türkiye'de görüldüğü ilk günden itibaren tüm adımların bilinçli, kararlı ve zamanlı atıldığını belirterek, şunları kaydetti:
"Sağlık Bakanlığımız bünyesinde oluşturduğumuz Bilim Kurulunun tavsiyeleri ve değerlendirmeleri ışığında her türlü tedbiri aldık. Hastalığın görüldüğü ülkelerle hava ve kara sınırlarımızı kademeli bir şekilde kapattık. Okullardaki eğitim-öğretime vakitlice ara verdik. Tüm toplantıları, etkinlikleri ve benzeri programları erteledik. İnsanların bir arada bulunduğu işletmelerin faaliyetlerini tamamen durdurduk veya sınırlandırdık. İbadetlerin camilerde toplu olarak yapılması yerine evlerde ifasını temin ettik. Mümkün olan tüm sektörlerde evden çalışma modeline geçilmesini sağladık."
Şehirler arası ulaşımın sınırlanarak ülke içindeki insan hareketliliğinin ciddi oranda azaldığını aktaran Erdoğan, "Alınan tedbirlerden etkilenen tüm kesimler için destek programları hazırladık. Hizmete sunduğumuz finansman ve sosyal destek paketlerinin tutarı 200 milyar lirayı aştı. Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı olanlara ilave nakdi yardımlar yaptık. İlk iki sosyal destek programıyla 4 milyon 400 bin vatandaşımıza 1000'er lira nakdi yardımda bulunduk. Çok daha kapsamlı olan üçüncü sosyal destek programıyla bütün bunlarla ilgili çalışmalarımız sürüyor." diye konuştu.
"İlaç ve aşı geliştirme çalışmalarını, uluslararası toplumla işbirliği halinde sürdürüyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başlatılan "Biz Bize Yeteriz Türkiyem" kampanyasına şu ana kadar yapılan bağışların tutarının 1 milyar 910 milyon lirayı bulduğunu bildirerek, "Kampanyamız devam etmektedir. Milletimiz bu zor günlerinde bir kez daha birbirine destek oldu, örnek dayanışma sergiledi." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de bunlar yapılırken, yurt dışındaki vatandaşların da ihmal edilmediğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kurduğumuz havayolu köprüleriyle 65 bine yakın vatandaşımızı ülkemize getirdik. Sadece 16 Nisan'dan beri vatanlarına kavuşturduğumuz kişi sayısı 29 bini buldu. Bu vatandaşlarımızı, yurtlarda 14 gün karantinada tuttuktan sonra evlerine göndermek suretiyle, sınırlarımız ötesinden hastalık taşınması riskinin de önüne geçtik. Maskeden tuluma, tanı kitinden solunum cihazına kadar her konuda sadece kendi kendimize yetmekle kalmadık, 57 ayrı ülkeye yardım yaptık, destek verdik. Son olarak Somali'ye, diğer tıbbi malzemelerin yanı sıra kendi üretimimiz olan solunum cihazlarından da hibe ettik. Bu cihazlar, Somali'nin ilk solunum cihazları olarak hizmete girdi. Aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere pek çok ülkeye, talep ettikleri tıbbi malzemeleri, ihtiyaç planlamamız çerçevesinde gönderdik, gönderiyoruz. İlaç ve aşı geliştirme çalışmalarını, uluslararası toplumla iş birliği halinde sürdürüyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Koronavirüs Küresel Mukabele Uluslararası Taahhüt Etkinliği'ne video konferans yoluyla katılarak, bu konudaki görüşlerini ve destek beyanını dünyayla paylaştığını hatırlattı.
"Dünyanın tamamında hiçbir şey tam manasıyla normal düzene dönemeyecek"
Türkiye'nin Kovid-19'a karşı örnek bir mücadele ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Hastalığın tespiti ve tedavisi konusunda kendi özgün modellerimizi geliştirip uygulamaya geçirdik. Bu sayede hem ölüm oranımızı çok aşağıda tuttuk, hem de hastalığın yayılma hızının önünü hızlı şekilde şekilde kestik. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizde de hiçbir şey tam manasıyla eskiden bildiğimiz normal düzene dönmeyecektir, dönemeyecektir.
#SONDAKİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Normal hayata dönüşü kademe kademe başlatacağız. Sınırlamalar azalsa bile devam edecektir.https://t.co/8iGMP5W0Pw pic.twitter.com/XV1KCazGkr — TRT Haber Canlı (@trthabercanli) May 4, 2020
"Normal hayata dönüşü kademe kademe başlatacağız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, normal hayata dönüşün kademe kademe başlatılacağını belirterek, bir normalleşme planının hazırlandığını bildirdi.
#SONDAKİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 65 yaş üstüne ilk etapta sokağa çıkma sınırlandırılması günlerinin birinde ve 4 saat süreyle dışarı çıkabilme imkanı getiriyoruz.https://t.co/8iGMP5W0Pw pic.twitter.com/DqrVz9y2hG — TRT Haber Canlı (@trthabercanli) May 4, 2020
"Sınırlandırmaların kademeli şekilde esnetilmesi ile ilgili düzenlemeleri genel olarak mayıs, haziran ve temmuz aylarına yayarak yapıyoruz." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"65 yaş üstüne ilk etapta sokağa çıkma sınırlandırılması günlerinin birinde ve 4 saat süreyle dışarı çıkabilme imkanı getiriyoruz.
#SONDAKİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Belirlenen kurallara uyulması şartıyla AVM'ler 11 Mayıs'tan itibaren hizmet vermeye başlayacak.https://t.co/8iGMP5W0Pw pic.twitter.com/og9dFerMkr — TRT Haber Canlı (@trthabercanli) May 4, 2020
Kurallara uyulması şartıyla AVM'ler 11 Mayıs'tan itibaren hizmet vermeye başlayacak. 14 yaşına kadar çocuklar 13 Mayıs'ta 11.00 ile 15.00 saatleri arasında yürüme mesafesiyle dışarı çıkabilecek. 15-20 yaş grubu, 15 Mayıs Cuma günü, yine aynı şartlarda ve aynı saatlerde dışarı çıkabilecek.
#SONDAKİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 7 ilde giriş-çıkış sınırlaması kaldırıldı. İstanbul dahil 24 ilde kısıtlama 15 gün daha uzatıldı.https://t.co/8iGMP5W0Pw pic.twitter.com/ip1XeCic7B — TRT Haber Canlı (@trthabercanli) May 4, 2020
Şehirler arası giriş-çıkış sınırlandırmasını ilk etapta bu geceden itibaren 7 ilimiz için bitiriyoruz. Bu illerimiz, Antalya, Aydın, Erzurum, Hatay, Malatya, Mersin ve Muğla'dır. Askerlik terhis işlemleri 31 Mayıs'ta başlayacak.
Milli Savunma Bakanlığının atama, görevlendirme ve personel temin faaliyetleri 1 Haziran'da, celp işlemleri 5 Haziran'da, bedelli askerlik işlemleri 20 Haziran'da yeniden başlayacaktır. İstanbul, Ankara ve İzmir'deki ticari taksiler için tek-çift plaka uygulamasını, 5 Mayıs itibarıyla sona erdiriyoruz."
#SONDAKİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Liselere Geçiş Sistemi kapsamında yapılacak merkezi sınav 20 Haziran'da yapılacak. Üniversiteler 15 Haziran'da akademik takvime dönebilecekler.https://t.co/8iGMP5W0Pw pic.twitter.com/7RHJ0VnM0K — TRT Haber Canlı (@trthabercanli) May 4, 2020
LGS 20 Haziran'da, YKS 27-28 Haziran'da yapılacak
Erdoğan, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılacak merkezi sınavın 20 Haziran'da, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) 27-28 Haziran'da yapılacağını bildirdi.
#SONDAKİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gereken şartların sağlanması şartıyla berber, kuaför, güzellik salonu gibi işletmeler 11 Mayıs'ta faaliyete geçebilecek.https://t.co/8iGMP5W0Pw pic.twitter.com/JEADCf43Gr — TRT Haber Canlı (@trthabercanli) May 4, 2020
Berber, kuaför, güzellik salonu gibi işletmelerin 11 Mayıs'ta faaliyete geçebileceğini belirten Erdoğan, şu ifadelerini kullandı:
"Temizlik şartlarının sağlanması, randevu sistemi ile çalışılması ve koltuk sayısının yarısı kadar müşteriye hizmet verilmesi şartıyla berber, kuaför, güzellik salonu gibi işletmeler 11 Mayıs'ta faaliyete geçebilecek"
"Bu hafta sonu da sokağa çıkma sınırlaması uygulaması sürdürülecek"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta sonu da sokağa çıkma sınırlaması uygulamasının sürdürüleceğini söyledi.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demokratik yöntemlerle iktidara gelmek yerine, darbeyle ülkenin yönetimini gasbetme hevesiyle hareket edenler, 15 Temmuz’da milletten aldıkları derse rağmen aynı yolda yürümekte ısrar ediyorlar. Atatürk Havalimanı arazisinde 45 gün içinde kurmayı başardığımız 1000 yataklı hastaneyi dahi, '14 milyar lira uçtu' diyerek karalamaya kalkan bu zihniyetin artık sonu gelmiştir. Kullanan herkesin hayranlığını dile getirdiği İstanbul Havalimanı'nı hala hazmedemediklerini görüyoruz."
"Önümüzdeki dönemde bu çerçevede yeni adımlar atabiliriz"
Terör örgütünün Türkiye'nin salgınla mücadeleye yoğunlaşmasını fırsat olarak gördüğünü belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
Terör örgütü, Türkiye'nin salgınla mücadeleye yoğunlaşmasını, hem sınırlarımız içinde, hem de sınırlarımız ötesinde saldırılarını artırmak için fırsata çevirmeye çalışıyor. Güvenli bölgelerimizin taciz edilmesine saldırıların ve tacizlerin anlaşmalar hilafına artarak sürmesine daha fazla sabretmeyeceğiz. Şayet terör örgütünü ve rejimi onların hamiliğine soyunanlar kontrol edemeyecekse, biz kendi gücümüzle hepsini de yola getirmesini biliriz. Gelişmelerin seyrine göre, önümüzdeki dönemde bu çerçevede yeni adımlar atabiliriz."
"İnşallah yakında Libya’dan yeni müjdeli haberler alacağız." diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Meşru Libya yönetimine verdiğimiz desteği devam ettirerek, bölgeyi yeniden bir barış beldesi haline dönüştürmekte kararlıyız."
Erdoğan'dan çiftçilere müjde
Konuşmasını çiftçilere verdiği müjde ile tamamlayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Toprak Mahsulleri Ofisimizin sert ekmeklik buğday alım fiyatını ton başına 1.350 liradan 1.650 liraya yükseltiyoruz. Çiftçilerimize, hububatta ton başına 230 lira prim ve destek ödemesi yapıyoruz. Ton başına bakliyat alım fiyatlarını da kırmızı mercimekte 3 bin 500 lira, yeşil mercimekte 3 bin 200 lira, nohutta 3 bin 350 lira olarak belirledik." | 1 |
Bin 635 yeni vaka tespit edildi.Sağlık Bakanlığı, yeni tür koronavirüsün yol açtığı COVID-19 hastalığı nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 4 bin 7'ye ulaştığını açıkladı.
Perşembe günü açıklanan verilere göre, son 24 saatlik zaman diliminde bin 635 yeni vaka kayıt altına alındı. Aynı zaman diliminde 55 kişi yaşamını yitirirken, hastalığa yakalanan 2 bin 315 kişiyse iyileşti. Böylece hastalıktan iyileşenlerin toplam sayısı 104 bin 30'a ulaştı.
Bakanlık verilerine göre, son 24 saatte 34 bin 821 kişiye test yapıldı. Böylece yapılan test sayısı 1 buçuk milyonu aşarak 1 milyon 508 bin 824'e yükseldi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, toplam vaka sayısında iyileşme oranının yüzde 71,8 olduğunu belirterek yoğun bakım ve entübe hasta sayısında azalmanın sürdüğünü kaydetti. Sosyal mesafe kurallarına uyma çağrısını yineleyen Koca, "Yeni hayat tarzımız Kontrollü Sosyal Hayat, yani hep birlikte tedbir. Koşulu: Maske + 1, 5 metre Sosyal Mesafe" ifadelerini kullandı.
Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre, Perşembe akşamı itibarıyla dünya üzerinde toplam 1 milyon 405 bin 688 vaka kayıt altına alınmış bulunuyor. Dünya genelinde COVID-19 nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı da 300 bini aşmış durumda.
DW/BÜ,BK
© Deutsche Welle Türkçe | Türkiye'de ilk koronavirüsü vakası görüldükten sonra gerek alınan tedbirle gerekse uygulanan tedavi yöntemleriyle Dünya genelinde çok önemli bir başarı yakayan Türkiye, Johns Hopkins Üniversitesinin listesinde yer aldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Üniversitenin son verilerini paylaşarak Türkiye'nin başarı oranını açıkladı.
Bakan Koca, Twitter hesabı üzerinden koronavirüs salgınında Türkiye'dekin yüzde 2.8. olduğunu belirterek bu oran ile ülkenin ne kadar başarılı bir yol izlediğini belirtti. Bakan Koca paylaşımında "Ölüm oranları Ankara'nın başarısını ortaya koyuyor. Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre 26 Mayıs itibarıyla Türkiye'de ölüm oranı yüzde 2.8. Bu oran İngiltere'de 14.1. İtalya'da 14.3. Fransa'da 15.5. ABD'de ise 5.9" ifadelerine yer verdi. | 3 |
Fransa’da hükümete Covid-19’a dair öneriler sunan bilim kuruluna başkanlık eden Profesör Jean-François Delfraissy, ülkede Covid-19’un kontrol altına alındığını duyurdu. Mart ayının başında günlük 80 bin vakanın bulunduğu Fransa’da şu an günde bin vakanın kayıtlara geçtiğini duyurdu. Delfraissy, Fransa sağlık sisteminin yeni vakaları belirleme ve salgınların yayılmasını önlemeye hazır olduğunu söyledi. Bu nedenle ülkede ikinci bir karantinanın gerekli olmayacağından umutlu olduğunu ifade etti.
Fransa, İtalya ve İspanya ile birlikte pandemiden en çok etkilenen AB ülkeleri arasında yer alıyor. Fransa’da hali hazırda koronavirüs nedeniyle 29 bin 65 kişi hayatını kaybetti.
(İHA) | IHA 05 Haziran 2020 Cuma 12:24 - Güncelleme: 05 Haziran 2020 Cuma 12:31
Fransa’da hükümete Covid-19’a dair öneriler sunan bilim kuruluna başkanlık eden Profesör Jean-François Delfraissy, ülkede Covid-19’un kontrol altına alındığını duyurdu. Mart ayının başında günlük 80 bin vakanın bulunduğu Fransa’da şu an günde bin vakanın kayıtlara geçtiğini duyurdu. Delfraissy, Fransa sağlık sisteminin yeni vakaları belirleme ve salgınların yayılmasını önlemeye hazır olduğunu söyledi. Bu nedenle ülkede ikinci bir karantinanın gerekli olmayacağından umutlu olduğunu ifade etti.
Fransa, İtalya ve İspanya ile birlikte pandemiden en çok etkilenen AB ülkeleri arasında yer alıyor. Fransa’da hali hazırda korona virüs nedeniyle 29 bin 65 kişi hayatını kaybetti. | 4 |
Koronavirüs tablosunda son durum ne? Dünyada toplam kaç corona virüs vakası var? Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı kaç oldu? Tüm bu soruların cevaplarına corona virüs haritası üzerinden ulaşılıyor. Corona virüs salgını, neredeyse tüm dünyaya yayıldı, ancak dünyanın pekçok bölgesinden sevindiren haberler geliyor. Pekçok ülkede vaka sayıları azalırken aşamalı olarak normalleşme adımları da atılıyor. Türkiye de o ülkelerden birisi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamasına göre, Türkiye'de vaka sayısı 153 bin 500 kişiyi aştı. Corona virüs nedeniyle 4 bin 249 vatandaşımız da hayatını kaybetti. Neredeyse 115 bin vatandaşımız ise coronavirüsü yenerek hayata tutundu. Dün yapılan 33 bin 633 testten 961'i pozitif çıktı. Peki dünyada durum ne? İşte Koronavirüs dünya tablosu son durum...
KORONAVİRÜS TABLOSU DÜNYA (CORONAVIRUS MAP LIVE) 22 MAYIS 2020
Coronavirus map live yani Corona virüs canlı haritası, Amerika'da bulunan Johns Hopkins Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından geliştirildi. Harita koronavirüsün günlük durumunu gösteren çevrimiçi bir harita geliştirdi. Haritada virüsü yayıldığı ülkeler ile birlikte vaka ve ölü sayılarına da ulaşılabiliniyor.
CORONA VİRÜS HARİTASINDA SON DURUM İÇİN TIKLAYIN
CORONA VİRÜS VAKA SAYISI 5 MİLYON 100 BİNİ AŞTI, ÖLENLERİN SAYISI 333 BİN
Corona virüsü haritasına göre, 22 Mayıs öğle saatleri itibari ile dünya genelinde corona virüsü vaka sayısı 5 milyon 107 bin. Corona virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 333 bin 32. Corona virüs salgını dünya genelinde 188 ülkede görülüyor.
ABD'DE CORONA VİRÜS VAKA SAYISI 1 BUÇUK MİLYON, İKİNCİ RUSYA'DA 317 BİN
Corona virüs vaka sayısının en yoğun olduğu ülke neredeyse 1 buçuk milyonu aşan vaka ile ABD. En çok ölümün görüldüğü ABD'de hayatını kaybedenlerin sayısı da 94 bin 729. ABD'nin ardından listede en çok vakaya sahip ülke, 317 bin kişi ile Rusya. Rusya'da ölü sayısı ise 3 bin kişi olarak duyuruluyor. En çok ölümün yaşandığı ikinci ülke ise 36 bin kişi ile İngiltere... | ABD merkezli Johns Hopkins Üniversitesi'nin verilerine göre koronavirüs salgını nedeniyle dünya genelinde yaşamını yitirenlerin sayısı 500 bini, kayıtlı vaka sayısı da 10 milyonu geçti. Vakaların dörtte birinin salgının hızla yayılmaya devam ettiği ABD'de olduğu belirtildi.
En fazla can kaybı da ABD'de.
Amerikalı uzmanların verilerine göre ABD'de 125 bin, ikinci sıradaki Brezilya'da 57 binden fazla kişi, üçüncü sıradaki İngiltere'de de 44 bin kişi COVID-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Brezilya'da kayıtlı vaka sayısının da Pazar günü itibariyle 1 milyon 300 bini geçtiği bildirildi. Vaka sayısı açısından Rusya üçüncü, Hindistan dördüncü, İngiltere de beşinci sırada.
Türkiye'deki son durum
John Hopkins Üniversitesi'nin son verilerine göre vaka sayısı açısından Türkiye de 14'üncü sırada. Sağlık Bakanlığının verilerine göre Türkiye'de Pazar akşamı itibariyle vaka sayısı 197 bin 239, toplam can kaybı da 5 bin 97. | 4 |
Protokolden şehitliklere bayram ziyareti Kütahya Valisi Ömer Toraman ve protokol üyeleri, Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Kütahya Hava Şehitliği ile Polis Şehitliği'ni ziyaret etti.
Kütahya Valisi Ömer Toraman ve protokol üyeleri, Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Kütahya Hava Şehitliği ile Polis Şehitliği'ni ziyaret etti.
Kur'an'ı- Kerim okunup duaların edildiği ziyarette Vali Toraman, şehitlerin kabirlerini tek tek ziyaret ederek karanfil bıraktı. Şehit aileleriyle de görüşen Vali Toraman, başsağlığı dileyerek, istek ve arzularını sordu. Ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Dr. Ömer Toraman, Covid-19 mücadelesi kapsamında Ramazan Bayramı için Kütahya'da özel tedbirler alındığını kaydetti. Vali Toraman, "İnşallah ilk ve son olur. Çünkü biz bayramları bir arada geçirip sarılmaya, kucaklaşmaya, büyüklerimizin ellerinden ve küçüklerimizden gözlerinden öpmeye alışkınız. Bu bayram sevdiklerimizle mesafeli olacağız; sevgi ifadelerini telefondan paylaşacağız" dedi.
"Başarılı bir imtihan verdik"
Mücadele kapsamında alınan tedbirlere uyan vatandaşlara teşekkür eden Vali Toraman, "Covid-19 salgınıyla mücadelede ülkemiz ve ilimiz başarılı bir imtihan verdi. Alınan tedbirlere riayet ederek bu günleri aşacak ve sağlıklı günlere kavuşacağız. Temennimiz; hayatın en kısa sürede normale dönmesi. İnşallah önümüzdeki bayram arzu ettiğimiz şekilde bayramımızı tebrik ederiz. Fedakarlık gösteren, kurallara uyan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
"Şehitlerimize karşı vazifemizi yerine getirdik"
Kabir ziyaretleri için şehit yakınlarının sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulduğunu hatırlatan Vali Toraman, "Bugün bu topraklarda hür ve bağımsız yaşamamızın sağlayan şehitlerimizi ziyaret ederek vazifemizi yapalım istedik. Şehitlerimizin emaneti olan ailelerimizle görüşüp acılarını paylaşmaya çalıştık" diye konuştu.
Şehitlik ziyaretinde Vali Toraman'a Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Necati Gündüz, Kütahya Belediye Başkanı Alim Işık, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Çekiç, İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan eşlik etti. - KÜTAHYA
Kaynak: İHA | 29.01.2020 12:11 | Son Güncelleme: 29.01.2020 12:16
Çocuk Koruma Kütahya İl Koordinasyon Kurulu 2020 Yılı Değerlendirme Toplantısı, Kütahya Valisi Ömer Toraman başkanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıya; Belediye Başkanı Prof. Dr. Alim Işık, İlçe Koordinasyon Kurulu Başkanları (Kaymakamlar), İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Çekiç, İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan ile İl Merkezi Koordinasyon Kurulu üyeleri katıldı.
Çocuk ve gençlerin vakit geçirebileceği, kültürel ve sportif aktivitelere katılabileceği alanların çoğaltılması gerektiğinin altını çizen Vali Toraman, Kütahya'da ikinci bir gençlik merkezi için çalışma yapılabileceğini kaydetti.
Katılımcıların, 2019 yılında yapılan çocuk hizmetleriyle alakalı alınan tedbir kararları ve barınma hizmeti verilen kuruluşlar hakkında bilgilendirildiği toplantı görüş ve önerilerin alınmasının ardından sona erdi. - KÜTAHYA
Kaynak: İHA | 2 |
Mardin İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, terör riski nedeniyle Mardin Havalimanında güvenlik komisyonunca alınan karar ile GBT-UYAP sorgusu yapılması kararı alındığı belirtildi:
Havalimanında bu kapsamda geçen sene Ankara, İstanbul ve İzmir'e seyahat eden yolcuların sorgu işlemlerinin yapıldığı vurgulana açıklamada, şunlar yer aldı:
"Ulusal ve uluslararası alanda ilimizin vitrini konumunda bulunan Mardin Havalimanında hizmetin daha etkin ve güvenilir bir şekilde yürütülmesi için gerekli tüm güvenlik önlemleri en üst seviyede alınmaktadır. 2019 yılında Mardin Havalimanında Ankara, İstanbul ve İzmir'e seyahat eden 319 kişinin çeşitli suçlardan arandığı tespit edilmiştir. Şüpheliler, haklarında gerekli adli işlemlerin tamamlanması amacıyla ilgili birimlere sevk edilmiştir."
Kaynak: AA | Sahte belgelerle getirdikleri lüks araçları satan suç örgütü operasyonunda bir kişi tutuklandı Mardin merkezli 5 ilde yurt dışından lüks araçları sahte belgelerle Türkiye'ye getiren ve sahte evrakla tescil işlemleri yapan suç örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan 8 şüpheliden biri tutuklandı.
Mardin merkezli 5 ilde yurt dışından lüks araçları sahte belgelerle Türkiye'ye getiren ve sahte evrakla tescil işlemleri yapan suç örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan 8 şüpheliden biri tutuklandı.
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yurt dışından lüks araçları sahte belgelerle yurda sokan ve sahte evrakla tescil işlemleri yaptırıp milyonlarca lira vergi kaybına neden olan suç örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan S.M, C.M, E.G, M.S.D, H.M.E, E.İ, K.A. ve H.S'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Adliyeye sevk edilen zanlılardan H.S. tutuklandı, diğer zanlılar adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Dün, Mardin, Diyarbakır, İstanbul, Ankara ve Batman'da belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda S.M, C.M, E.G, M.S.D, H.M.E, E.İ, K.A. ve H.S. gözaltına alınmış, soruşturma kapsamında çok sayıda lüks araca el konulmuştu.
Kaynak: AA | 1 |
BM, Aden'de 2 bini aşkın iç göçmenin selden zarar gördüğünü açıkladı Birleşmiş Milletler (BM), 2 bini aşkın iç göçmenin, Yemen'in geçici başkenti Aden'de etkili olan sağanak yağışın yol açtığı sel felaketinden zarar gördüğünü duyurdu.
Birleşmiş Milletler (BM), 2 bini aşkın iç göçmenin, Yemen'in geçici başkenti Aden'de etkili olan sağanak yağışın yol açtığı sel felaketinden zarar gördüğünü duyurdu.
Yemen'deki BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (OCHA Yemen) Twitter hesabından yapılan açıklamada, Aden'deki selin can kayıplarına, alt ve üstyapıda büyük maddi hasara yol açtığı ifade edildi.
Selin, 2 binden fazla iç göçmeni etkilediğine değinilen açıklamada, yardım kuruluşlarının, felaketzedelerin acil ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştığı aktarıldı.
Aden'de bir süredir etkili olan yağışlar sebebiyle meydana gelen sel felaketinde, 5'i çocuk 8 kişi ölmüş, çok sayıda ev de kısmen ya da tamamen yıkılmıştı.
Yemen hükümeti önceki gün, ülkenin güneyindeki geçici başkent Aden'i, selin yol açtığı can kaybı ve hasar nedeniyle felaket bölgesi ilan etmişti.
Kaynak: AA | BM'den Yemen'de kadınların doğumda ölüm riski uyarısı Açıklaması BİRLEŞMİŞ Birleşmiş Milletler (BM) dünyanın en kötü insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen'de 48 binden fazla kadının fon eksikliği ve kadın doğum birimlerinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını yüzünden kapanma riski nedeniyle doğum yaparken hayatını kaybedebileceği uyarısında bulundu.
BİRLEŞMİŞ Birleşmiş Milletler (BM) dünyanın en kötü insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen'de 48 binden fazla kadının fon eksikliği ve kadın doğum birimlerinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını yüzünden kapanma riski nedeniyle doğum yaparken hayatını kaybedebileceği uyarısında bulundu.
BM Nüfus Fonundan yapılan açıklamada, Yemen'de her iki saatte bir kadının doğum esnasında hayatını kaybedebileceği bildirildi.
Yemen'deki hastanelerin neredeyse yarısının ülkedeki iç savaş nedeniyle işlevsiz olduğuna dikkat çekilen açıklamada, hizmet veren hastanelerin ise sadece yüzde 20'sinin kadın doğum ve pediatri bölümlerinin olduğu ifade edildi.
Kadınlara doğum sırasında ihtiyaç duydukları yardımların sağlanabilmesi için fon eksikliğinin kapatılabilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, 59 milyon dolar yardım çağrısında bulunuldu.
Kaynak: AA | 2 |
Kovid-19'dan dolayı La Liga kulüplerinde hayatta kalma mücadelesi Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomideki etkilerinden ciddi zarar gören İspanya 1. Futbol Ligi (La Liga) kulüplerinden bazılarının bu krizin sonunda ayakta kalamayacağı tartışılıyor.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomideki etkilerinden ciddi zarar gören İspanya 1. Futbol Ligi (La Liga) kulüplerinden bazılarının bu krizin sonunda ayakta kalamayacağı tartışılıyor.
Kovid-19'dan dolayı son olarak 8 Mart'ta 27. haftası oynanan ve sonrasında süresiz ertelenen La Liga'da kalan 11 maçın ne zaman ve hangi koşullarda oynancağı henüz bilinmiyor.
İspanyol basını, en iyi ihtimalde maçların seyircisiz oynanacağını ancak bunun maliyetinin de çok yüksek olacağını vurgulayan haberler vermeye başladı.
Cadena ser radyosu, La Liga'nın ekonomik durumuna ilişkin verdiği haberde, aralık ayına kadar maçların seyircisiz oynanması halinde Barcelona ve Real Madrid'in 300-400 milyon avroluk gelir kaybının olacağını belirtti.
İspanya'nın bu iki büyük kulübünün aralık ayına kadar sadece maç bileti gelirlerinden 50'şer milyon avrodan fazla kayıplarının olacağı kaydedildi.
Salgından dolayı La Liga'da sezonun tamamlanamaması ve gelecek sezonun tamamının seyircisiz oynanması halinde ise İspanyol futbolunun gelirinde 1 milyar 900 milyon avroluk kayıp beklendiği bilgisi paylaşıldı.
Haberde, bazı La Liga kulüplerinin bu kayıpların olması halinde ayakta kalamayabileceği vurgulandı.
Diğer yandan ünlü İtalyan teknik direktör Fabio Capello da Kovid-19'un her sektörde olacağı gibi futbolda da "bir devrime neden olacağını" söyledi.
La Gazzetta dello Sport'a hafta sonu bir demeç veren Capello, "Bu krizden dağılmış olarak çıkmayacak tek İspanyol kulübü Real Madrid olacaktır." dedi.
74 yaşındaki Capello, "Futbol piyasasında devrim olacak. Transferlerde saçma rakamlara çıkılmıştı. Daha mantıklı rakamların olduğu bir seviyeye ineceğiz. Sistemi düzeltmek için akıllı yöneticilere ihtiyaç var. Egoizm, ölümcül olabilir." yorumunda bulunmuştu.
İspanyol futbolu antrenmanların başlamasını tartışıyor
Bu arada 14 Mart'tan bu yana antrenmanların durdurulduğu La Liga'da futbolcuların yeniden takımla birlikte hazırlıklara başlamasındaki belirsizlik de devam ediyor.
Bu konuda kulüpler, La Liga kurumu ve İspanya Futbol Federasyonu'nun farklı görüşleri olurken, son kararı Sağlık Bakanlığı'nın ve Spor Bakanlığı'na bağlı Spor Yüksek Konseyi'nin vereceği bildirildi.
İlk aşamada futbolcuların, teknik heyetin ve diğer kulüp çalışanlarının tamamının Kovid-19 testinden geçirilmesi, ardından mayıs ayında ilk, küçük gruplar halinde sonrasında da takım olarak antrenmanlara başlanılması öngörülüyor.
La Liga kurumu yetkilileri, salgınla mücadelede iyiye doğru gidişat olması halinde 6 Haziran'da liglerin başlatılmasını ve maçların seyircisiz oynatılmasını planlıyor.
Kaynak: AA | Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomideki etkilerinden ciddi zarar gören İspanya 1. Futbol Ligi (La Liga) kulüplerinden bazılarının bu krizin sonunda ayakta kalamayacağı tartışılıyor.
Kovid-19'dan dolayı son olarak 8 Mart'ta 27. haftası oynanan ve sonrasında süresiz ertelenen La Liga'da kalan 11 maçın ne zaman ve hangi koşullarda oynancağı henüz bilinmiyor.
İspanyol basını, en iyi ihtimalde maçların seyircisiz oynanacağını ancak bunun maliyetinin de çok yüksek olacağını vurgulayan haberler vermeye başladı.
Cadena ser radyosu, La Liga'nın ekonomik durumuna ilişkin verdiği haberde, aralık ayına kadar maçların seyircisiz oynanması halinde Barcelona ve Real Madrid'in 300-400 milyon avroluk gelir kaybının olacağını belirtti.
İspanya'nın bu iki büyük kulübünün aralık ayına kadar sadece maç bileti gelirlerinden 50'şer milyon avrodan fazla kayıplarının olacağı kaydedildi.
Salgından dolayı La Liga'da sezonun tamamlanamaması ve gelecek sezonun tamamının seyircisiz oynanması halinde ise İspanyol futbolunun gelirinde 1 milyar 900 milyon avroluk kayıp beklendiği bilgisi paylaşıldı.
Haberde, bazı La Liga kulüplerinin bu kayıpların olması halinde ayakta kalamayabileceği vurgulandı.
Diğer yandan ünlü İtalyan teknik direktör Fabio Capello da Kovid-19'un her sektörde olacağı gibi futbolda da "bir devrime neden olacağını" söyledi.
La Gazzetta dello Sport'a hafta sonu bir demeç veren Capello, "Bu krizden dağılmış olarak çıkmayacak tek İspanyol kulübü Real Madrid olacaktır." dedi.
74 yaşındaki Capello, "Futbol piyasasında devrim olacak. Transferlerde saçma rakamlara çıkılmıştı. Daha mantıklı rakamların olduğu bir seviyeye ineceğiz. Sistemi düzeltmek için akıllı yöneticilere ihtiyaç var. Egoizm, ölümcül olabilir." yorumunda bulunmuştu.
- İspanyol futbolu antrenmanların başlamasını tartışıyor
Bu arada 14 Mart'tan bu yana antrenmanların durdurulduğu La Liga'da futbolcuların yeniden takımla birlikte hazırlıklara başlamasındaki belirsizlik de devam ediyor.
Bu konuda kulüpler, La Liga kurumu ve İspanya Futbol Federasyonu'nun farklı görüşleri olurken, son kararı Sağlık Bakanlığı'nın ve Spor Bakanlığı'na bağlı Spor Yüksek Konseyi'nin vereceği bildirildi.
İlk aşamada futbolcuların, teknik heyetin ve diğer kulüp çalışanlarının tamamının Kovid-19 testinden geçirilmesi, ardından mayıs ayında ilk, küçük gruplar halinde sonrasında da takım olarak antrenmanlara başlanılması öngörülüyor.
La Liga kurumu yetkilileri, salgınla mücadelede iyiye doğru gidişat olması halinde 6 Haziran'da liglerin başlatılmasını ve maçların seyircisiz oynatılmasını planlıyor. | 4 |
İflas noktasındaki kulüplerin satışlarının gündemde olduğu belirtiliyor.
Borçlar nedeniyle ağlamamak için kendini zor tuttuğunu söyleyen Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, “Elektrik faturasını ödeyecek paramız yok” diyerek, kulübün tüm gelirlerine bankaların el koyduğunu açıkladı.
Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Futbol Federasyonu ile birlikte kulüplerin çeviremedikleri borçlarını yapılandırmak için harekete geçmişti. Bu uygulamaya gelen eleştiriler için konuşan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “Bankaların ortaya koyduğu uygulama bellidir, isterse bir şirketin bütün mal varlığına el koyar” diyerek, gerekirse kulüplerin satılabileceğini açık bir şekilde ifade etmişti.
Patronlar Dünyası'nda yer alan habere göre artık, faturasını dahi çeviremeyen kulüplerin satışı için tüm ortam hazır olduğu görüşü dile getiriliyor.
Haberde aktarılana göre iş dünyası kulislerinde konuşulan konu, Çin'den mi, Rusya'dan mı yoksa Körfez ülkelerinden mi futbol kulüplerine yatırımcı geleceği üzerine…
Borç yapılandırmada bir tarafta dört büyük takım içinde mali olarak bir anda parlayan Trabzonspor varken, diğer tarafta Beşiktaş gibi elektrik borcunu dahi ödeyemeyecek duruma gelen takımlar yer alıyor.
Türkiye Futbol Federasyonu ve Türkiye Bankalar Birliği'nin yaptığı işbirliği ile kulüplerin düze çıkacağı varsayılıyordu. Ama gelinen noktada bu uygulamanın pek çok kulübe yaramadığı görüldü.
Bunda en önemli neden, devletin kulüpleri kurtarırken hepsine eşit mesafede bulunmaması. Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, 50 milyon Euro borçlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın desteğiyle kapatıldığını açıklamıştı.
Bu borcun nasıl kapatıldığı ise halen bilinmiyor. Örtülü ödenekten bu paranın verildiği iddialar arasında…
Bankalar Birliği'nin de borçları hangi şartlarda yapılandırdığı kamuoyuna açıklanmıyor.
Stat yapımı sırasında verilen destekler, bakanların açık beyanları, iş ve futbol dünyasında Trabzonspor'un kollandığı eleştirini de artırıyor. | TFF, resmi internet sitesinden Beşiktaş'ın faiz üzerinden 'Kulüplerin Takım Harcama Limitleri'ne dair yaptığı itiraza dair bir açıklama yayınladı. İsim verilmeden yapılan ancak Başkan Ahmet Nur Çebi'nin önceki gün yaptığı basın toplantısında kullandığı ifadelerle ilgili olarak "Yapılacak transfer ya da transferlere mevcut uygulamalar ile engel olunduğu yönündeki değerlendirmeleri ise Türkiye Futbol Federasyonu'nu hedef gösteren çabalar olarak gördüğümüzün bilinmesini isteriz. Söz konusu çalışmaların, kulüplerimizin bilgisi ve yazılı talepleri dahilinde yapıldığını eklediğimizde konunun daha iyi anlaşılabileceğini belirtmek isteriz" denildi. | 2 |
Ergene Belediyesi yol çalışmalarına aksatmadan devam ediyor Tekirdağ'ın Ergene Belediyesi, Covid-19 salgını nedeniyle alınan olağanüstü tedbirlerinin yanı sıra rutin belediyecilik hizmetlerini de aksatmadan sürdürüyor.
Tekirdağ'ın Ergene Belediyesi, Covid-19 salgını nedeniyle alınan olağanüstü tedbirlerinin yanı sıra rutin belediyecilik hizmetlerini de aksatmadan sürdürüyor.
Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı ekipler Yeşiltepe Mahallesi Ortaç sokakta kilit parke taşı çalışmalası gerçekleştiriyor. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, çalışmaların en kısa sürede tamamlanarak sokağın vatandaşların kullanımına açılacağını belirtti.
"Halkımızdan sabırlı olmalarını istiyorum"
Belediye Başkanı Rasim Yüksel pandemi döneminde salgınla mücadele kapsamında yol çalışmalarının da Ergene'de aralıksız bir şekilde devam ettiğini belirterek, "Ergene'de yapılmayan yolumuz kalmayacak sözümüzün sonuna kadar arkasındayız. İşte bugün burada da devam eden bir yol çalışmamız bulunuyor, halkımızın sadece yol konusunda sabırlı olmalarını istiyorum. Ergene Belediyesi salgınla mücadelenin yanı sıra rutin belediyecilik hizmetlerine de aralıksız bir şekilde devam ediyor" dedi. Belediye Başkanı Yüksel ayrıca Ergene Belediyesi ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ortaklığında da Sağlık mahallesinde bulunan 1-6 ve 9.cu sokaklarında asfaltlanacağını belirterek bu çalışmanın da yapılacağının müjdesini verdi. - TEKİRDAĞ
Kaynak: İHA | Ergene'de Ahimehmet ve Yeşiltepe mahallelerinde maske dağıtıldı Covid-19 salgınından vatandaşların korunması için Tekirdağ'ın Ergene ilçesinde maske dağıtmaya devam eden Ergene Belediyesi önce ki gün Ahimehmet Mahallesi ve Yeşiltepe Mahallesi'nde kapı kapı gezerek vatandaşlara maske dağıttı.
Covid-19 salgınından vatandaşların korunması için Tekirdağ'ın Ergene ilçesinde maske dağıtmaya devam eden Ergene Belediyesi önce ki gün Ahimehmet Mahallesi ve Yeşiltepe Mahallesi'nde kapı kapı gezerek vatandaşlara maske dağıttı.
Ergene Kültür Merkezinde kurulan maske atölyesinde üretilen maskeleri Ergene Belediyesi vatandaşların evlerine kadar teslim ediyor. Önce ki gün Belediye Başkan Yardımcıları, Meclis üyeleri ve Belediye personeli ile birlikte Ahimehmet Mahallesi'nde 4 bin 200, Yeşiltepe Mahallesi'nde ise 9 bin adet maske dağıtımı yapıldı. Yeşiltepe Mahallesi'nde daha önce maske almayan evlere, maske dağıtılırken ilerleyen haftalarda diğer mahallelerde de maske dağıtılacağı belirtildi. Bunun yanı sıra ayrıca maske almak isteyen vatandaşların Ergene Kültür Merkezine de başvurabilecekleri bilgisi verildi.
"234 bin 300 adet maske dağıttık"
Ergene'de ilçe genelinde toplamda 234 bin 300 adet maske dağıttıklarını belirten Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, "İlçemizde halkımızın maske ihtiyacını karşılamak üzere Ergene Kültür Merkezimizde kurmuş olduğumuz atölyede üretilen maskelerden toplamda vatandaşlarımıza 234.300 adet dağıttık ve dağıtmaya da devam ediyoruz. Ürettiğimiz maskeleri mahallelerimizde kapı kapı gezerek vatandaşlarımıza teslim ediyoruz" dedi.
"Panik yok, tedbir var"
"Ergene'de panik yok tedbir var" diyen Belediye Başkanı Rasim Yüksel, "Ülkemizde Covid-19 vakası görülmeden ilçemizde tedbirlerimizi almaya başladık. Öncelikli olarak semt pazarlarımızda vatandaşlarımıza ve esnafımıza maske, eldiven, dezenfektan ve sıvı sabun dağıttık. Pazarlarda esnafımızın maskesiz ve eldivensiz satış yapmasını yasakladık. Okullarımızı, camilerimizi, sağlık merkezlerimizi, eczanelerimizi, kurum binalarımızı, otobüs duraklarımızı ve toplu yaşam alanlarımızda ilaçlama çalışmalarında bulunduk. Cadde ve sokaklarımızda deterjanlı sular ile yıkandı. Kendi imalathanemizde yapmış olduğumuz dezenfektan stantlarını Pazar giriş çıkışlarına ve halkımızın yoğun olduğu bölgelere koyduk. Tekirdağ Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte Ergenemizde ki ana caddeler sabunlu sular ile yıkandı" dedi.
"Salgınla mücadelemiz tüm hızımızla devam ediyor"
Covid-19 salgınıyla mücadelelerinin tüm hızıyla devam ettiğini belirten Belediye Başkanı Yüksel, "Halkımızın sağlığı için salgınla mücadelemiz tüm hızımızla devam ediyor. Ergene'de vatandaşlarımızın sağlığı her şeyden önemlidir" dedi. - TEKİRDAĞ
Kaynak: İHA | 2 |
DHKP-C Terör Örgütü üyeliğinden yargılanan ve örgütün baskısıyla bir süredir ölüm orucuna giren Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek bugün sürpriz bir şekilde kendi iradesi ile ölüm orucunu sonlandırdı.
İstanbul Küçükarmutlu'daki evinde ölüm orucu yapan Gökçek Esenyurt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Gökçek orucu kendi iradesi ile bitirse de Küçük Armutlu'daki evi önünde Grup Yorum, CHP, HDP ve TİP milletvekilleri basın açıklaması yaptı.
Grup Yorum üyelerinin ve siyasi parti mensuplarının konuşmalarının sonrasında konser verebilmek için İstanbul Valiliği'ne başvurulduğu da duyuruldu.
İbrahim Gökçek'in ölüm orucunu grup yorumun herhangi bir talebinin karşılanmamasına rağmen bırakması dikkat çekti
Bilindiği gibi daha önce DHKP-C'nin yönlendirmesiyle ölüm orucuna giren Helin Bölek hayatını kaybetmişti.
DAMLA KAYA/SABAH | Ceza Mahkemesi'nde DHKP-C terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan Grup Yorum mensubu İbrahim Gökçek, terör örgütünün talimatıyla başlattığı ölüm orucu sonucu geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetmişti. İbrahim Gökçek'in cenazesini bahane eden DHKP-C'li militanlar gerek İstanbul Gazi Mahallesi'nde gerekse de Kayseri'de güvenlik güçlerine saldırmıştı.
TEPKİ ÇEKEN PAYLAŞIMLAR
Terör örgütünün talimatıyla ölüm orucuna girip hayatını kaybeden İbrahim Gökçek'e ilginç bir isimden destek gelmişti. İzmir Karşıyaka Hâkimi Ayşe Sarısu Pehlivan, İbrahim Gökçek ardından ağıt yakarcasına paylaşımlarda bulunmuştu. Hâkim Pehlivan Twitter'daki hesabından Gökçek'e destek mesajları paylaşarak, Gökçek'in ardından "İbrahim artık yok. Sözcükler anlamını yitirdi. Yaşatamadık!' demişti. Yine aynı gün İbrahim Gökçek adına açılan hastagi etiketleyerek "Ölüm adın kalleş olsun" mesajını paylaşmıştı. Aynı zamanda Yargıçlar Sendikası Başkanı da olan Pehlivan, 3 Mayıs günü ise #İbrahimGökçekYaşamalıdır hastagini etiketleyerek "türküler hiç kimseye zarar vermez" iletisini atmıştı.
HSK'DAN SONRA BAŞSAVCILIK'TA HAREKETE GEÇTİ
Ayşe Sarısu Pehlivan hakkında ilk olarak Hakimler Savcılar Kurulu idari soruşturma başlatmıştı. Adli olarak ise İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın harekete geçtiği öğrenildi. Başsavcılık, Pehlivan hakkında 'Terör Örgütü Propagandası Yapmak' suçu kapsamında soruşturma başlattı. Pehlivan hakkında re'sen başlatılan soruşturma kapsamında paylaşımları emniyet güçlerince tutanak altına alındı.
MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ
Diğer yandan HSK tarafından Ayşe Sarısu Pehlivan hakkında başlatılan soruşturma kapsamında bir HSK müfettişinin Karşıyaka Adliyesi'ne gönderildiği öğrenildi.
SABAH/ ATAKAN IRMAK
DHKP-C'li İbrahim Gökçek'e destek tweetleri atan Karşıyaka hakimi Ayşe Sarısu Pehlivan'a inceleme
İzmir Karşıyaka Hakimi Ayşe Sarısu Pehlivan, ölüm orucunda ölen DHKP-C’li için ağıt yaktı | 3 |
A plane is taking off. | An air plane is taking off. | 5 |
A man is playing a large flute. | A man is playing a flute. | 3.8 |
A man is spreading shreded cheese on a pizza. | A man is spreading shredded cheese on an uncooked pizza. | 3.8 |
Three men are playing chess. | Two men are playing chess. | 2.6 |
A man is playing the cello. | A man seated is playing the cello. | 4.25 |
Some men are fighting. | Two men are fighting. | 4.25 |
A man is smoking. | A man is skating. | 0.5 |
The man is playing the piano. | The man is playing the guitar. | 1.6 |
A man is playing on a guitar and singing. | A woman is playing an acoustic guitar and singing. | 2.2 |
A person is throwing a cat on to the ceiling. | A person throws a cat on the ceiling. | 5 |
The man hit the other man with a stick. | The man spanked the other man with a stick. | 4.2 |
A woman picks up and holds a baby kangaroo. | A woman picks up and holds a baby kangaroo in her arms. | 4.6 |
A man is playing a flute. | A man is playing a bamboo flute. | 3.867 |
A person is folding a piece of paper. | Someone is folding a piece of paper. | 4.667 |
A man is running on the road. | A panda dog is running on the road. | 1.667 |
A dog is trying to get bacon off his back. | A dog is trying to eat the bacon on its back. | 3.75 |
The polar bear is sliding on the snow. | A polar bear is sliding across the snow. | 5 |
A woman is writing. | A woman is swimming. | 0.5 |
A cat is rubbing against baby's face. | A cat is rubbing against a baby. | 3.8 |
The man is riding a horse. | A man is riding on a horse. | 5 |
A man pours oil into a pot. | A man pours wine in a pot. | 3.2 |
A man is playing a guitar. | A girl is playing a guitar. | 2.8 |
A panda is sliding down a slide. | A panda slides down a slide. | 4.6 |
A woman is eating something. | A woman is eating meat. | 3 |
A woman peels a potato. | A woman is peeling a potato. | 5 |
The boy fell off his bike. | A boy falls off his bike. | 4.8 |
The woman is playing the flute. | A woman is playing a flute. | 5 |
A rabbit is running from an eagle. | A hare is running from a eagle. | 4.2 |
The woman is frying a breaded pork chop. | A woman is cooking a breaded pork chop. | 4.2 |
A girl is flying a kite. | A girl running is flying a kite. | 4 |
A man is riding a mechanical bull. | A man rode a mechanical bull. | 4 |
The man is playing the guitar. | A man is playing a guitar. | 4.909 |
A woman is dancing and singing with other women. | A woman is dancing and singing in the rain. | 3 |
A man is slicing a bun. | A man is slicing an onion. | 2.4 |
A man is pouring oil into a pan. | A man is pouring oil into a skillet. | 4.2 |
A lion is playing with people. | A lion is playing with two men. | 3.4 |
A dog rides a skateboard. | A dog is riding a skateboard. | 5 |
Someone is carving a statue. | A man is carving a statue. | 3.75 |
A woman is slicing an onion. | A man is cutting an onion. | 2.75 |
A woman peels shrimp. | A woman is peeling shrimp. | 5 |
A woman is frying fish. | A woman is cooking fish. | 4 |
A woman is playing an electric guitar. | A woman is playing a guitar. | 3.6 |
A baby tiger is playing with a ball. | A baby is playing with a doll. | 1.6 |
A person is slicing a tomato. | A person is slicing some meat. | 1.75 |
A person cuts an onion. | A person is cutting an onion. | 5 |
A man is playing the piano. | A woman is playing the violin. | 1 |
A woman is playing the flute. | A man is playing the guitar. | 1 |
A man is cutting up a potato. | A man is cutting up carrots. | 2.375 |
A kid is playing guitar. | A boy is playing a guitar. | 3.8 |
A boy is playing guitar. | A man is playing a guitar. | 3.2 |
A man is playing guitar. | A boy is playing a guitar. | 3.2 |
A little boy is playing a keyboard. | A boy is playing key board. | 4.4 |
A man is playing a guitar. | A man is playing an electric guitar. | 3.75 |
A dog licks a baby. | A dog is licking a baby. | 4.75 |
A woman is slicing an onion. | A man is cutting and onion. | 3.2 |
A man is playing the guitar. | A man is playing the drums. | 1.556 |
A woman is slicing a pepper. | A woman is cutting a red pepper. | 3.938 |
A man is playing the drums. | A man plays the drum. | 5 |
A woman rides a horse. | A woman is riding a horse. | 5 |
A man is eating a banana by a tree. | A man is eating a banana. | 4 |
A cat is playing a key board. | A man is playing two keyboards. | 1.6 |
A man chops down a tree with an axe. | A man cut a tree with an axe. | 4.75 |
A kid plays with a toy phone. | A little boy plays with a toy phone. | 3.5 |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.