text stringlengths 0 20.4M |
|---|
Esma Azbay - Bebeğe daha doğmadan önce yapılan haksızlık |
01.10.2021, 07:43 395 |
Bebeğinin bütün eşyaları hazır! |
Peki sen bebeğine hazır mısın? |
Sen 'anne' olmaya hazır mısın? |
Bedenin bu sürecin farkında mı? |
Eşin 'baba' olmaya hazır mı? |
Uzun süredir Doula / Doğum Destekçisi olarak birçok doğuma girdim. |
Anne adaylarıyla sohbet ettim, onları dinledim, onların en mucize anlarına şahit oldum…. |
Doğuma Hazırlık Rehberi olarak gördüğüm, şahit olduğum bazı anne adaylarıyla sohbet ederken ya da onları dinlerken öğrendiğim birkaç sorunu paylaşmak istiyorum sizlerle. |
Bu sorunları konuşup, çözüm yollarını artırmak istiyorum. |
Ebeveynlerin daha çok bilinçlenmesini, birbirlerini dinleyebilmelerini, isteklerini dile getirmelerini sağlamak istiyorum. |
Bu sayede doğum hikayelerini iyileştirip, mutlu anıları çoğaltmak istiyorum… |
Henüz doğmamış bebeğinin bütün fiziksel eşyaları hazır, |
En az 2 yaşına kadar eskit(e)meyeceği kıyafetleri hazır, |
Yatağı, dolabı, küveti, arabası, ilk salıncağı bile hazır! |
Doğmadan önceki kutlamaları yapılmış, hastane süslemeleri hazırlanmış, hediyelik dağıtılacaklar ayarlanmış. |
Doğmamış bebeğe bu kadar hazırlık yapılıyor da neden anne adayı kendisini, babayı ve bedenini bebeğine hazırlayamıyor? |
Daha karnındayken bebeğiyle konuşamayan, ona hislerini anlatamayan, onu sevdiğini söyleyemeyen anneler bebeğin eşyalarını tamamlayınca hazır mı hissediyorlar gerçekten kendilerini? |
Bedenindeki değişimleri kabullenemeyip bu durumdan bebeğini suçlayan, eşini suçlayan ya da istediği cinsiyete sahip olmayan bebekler için kendisini suçlayan anneler… |
İçerisinde kendisiyle birlikte gelişen o bebeğe 'istenmediği' hislerini aktaran duygular daha ne kadar görmezden gelinecek? |
En son ne zaman konuşulmuştu ki bu hisler? |
Kimin için önemliydi annenin ne hissettiği? |
Bir kadın anne olmaktan korkabilir, sürpriz bir hamilelik yaşamaktan pişmanlık hissedebilir, doğumdan korkabilir, ne hissedeceğini bilmiyor olabilir… |
Bu duygular görmezden gelinmediği, konuşulmaktan kaçınılmadığı takdirde çok normaldir. |
Bunları düşünmeyince korkular yok olmuyor. Ya da siz bunları konuşmayınca hisler yok olmuyor! |
Aksine zaman geçtikçe daha çok yoğunlaşıyor. |
Türkiye'de sezaryen oranı yüzde 53 olup her 5 anneden 1'i doğum travması yaşarken, bedenini unutup bebeğine hazırlık yapmak doğuma yapılan haksızlıktır! |
O bebeğe daha doğmadan önce yapılan haksızlıktır. |
Tüm bu süreci iyileştirip güzelleştirmenin tek yolu; anne, hislerinin ve bedeninin farkına varıp kendine zaman ayırmalıdır. |
Dünya' ya gelmek için anneyle birlikte gelişen her bebeğin Anne - Baba şefkati görmeye, |
Dünya'ya geleceği için istenilmeye, yargılanmadan kutlanmaya, koşulsuz sevilmeye, ilgi görmeye ihtiyacı var. |
Anne adayının bebeğine yapacağı en güzel hazırlık, |
Bebeğini coşkuyla karşılayıp kabullenmesi, |
Kendisine yapacağı en kıymetli hazırlık ise; |
Bebeğinin doğacağı güne en güzel şekilde hazırlanmasıdır! |
#Doula #Afyon doğum destekçisi #Afyon Doula |
doğan nasılsa büyür mantığına atılmış muhteşem şamar bir yazı. |
#Afyon Kocatepe Üniversitesi #Atlı Spor Kulubü #Gönül Dağı Kurban #Nail Azbay #Salar #Sandıklı Karadirek köyü #İnli Balıklı Gölü #Hamza Örnek #sultandağı #afyon postası #akerçay #Afyon kiralık ev fiyatları #afyon #Afyon Ekim Geçidi Sergisi #park #15temmuz #Keşkek Evi #Mermer ocağı kaza #Anır Park #IHLAMUR ECZANESİ |
Türkiye ihracatını sırtlayan kimya sektörü, 2013 yılının ilk çeyreğinde 4,2 milyar dolarlık ihracata ulaştı. 20 milyar dolarlık yılsonu hedefine kilitlenen kimyacılar, İstanbul Kimyevi Madde ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB)'in milli katılım organizasyonu ile Mayıs ayında 4 kıtada 4 fuara birden katılıyor. |
29 Nisan 2013 Pazartesi 09:21 |
İKMİB öncülüğünde ihracatta rekor kıran kimya sektörü, fuarlarla yeni pazarlara ulaşarak ihracatını artırmanın yollarını arıyor. Kimya sektörü, Mayıs ayında Brezilya, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hollanda'da düzenlenen uluslararası fuarlarda ülkemizi temsil edecek. Türk plastik sektörü, aynı hafta hem Uzakdoğu hem Güney Amerika pazarında yeni fırsatları arayacak. İKMİB ve PAGDER (Plastik Sanayicileri Derneği) ortak milli katılım organizasyonuyla 11 plastik firması, Çin'in Guangzhou şehrinde, 20 - 23 Mayıs tarihleri arasında yapılacak Chinaplas Fuarı'na katılıyor. Türkiye, bu yıl üçüncü kez fuardaki yerini alıyor. Bir diğer buluşma ise 20 - 24 Mayıs tarihlerinde Brezilya'nın Sao Paulo şehrinde gerçekleşecek. Plastik makine üreticilerinin ağırlıkta olduğu 12 Türk firması Brezilya'daki dev plastik buluşmasına katılacak. Türk firmaları ilk kez 2010 yılında, yeni adı Feiplast olan fuara katılmış ve olumlu görüşmelerde bulunmuştu. |
Mayıs ayının son haftasında ise, iki önemli organizasyon daha gerçekleşiyor: Ortadoğu'nun en büyük kozmetik fuarı Beautyworld Middle East 2013 ve dünya private label sektörünün en büyük buluşmalarından PLMA's World Of Private Label 2013 Amsterdam Fuarı. İKMİB'in bu yıl dokuzuncu kez Türk kozmetik firmalarının milli katılımını organize ettiği Beautyworld Middle East 2013, 28 - 30 Mayıs tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai şehrinde yapılacak. Fuarın bu yıl da ana sponsoru olan Türkiye, 80 firma ile temsil edilecek. Bütün alt sektörlerine ihracatlarını artırma konusunda destek veren İKMİB, 28 - 29 Mayıs tarihlerinde ise, özel etiketli (fason imalat) ürünler alanında Avrupa'nın en önemli fuarı olan PLMA's World Of Private Label 2013 Amsterdam Fuarı'na beşinci kez milli katılım organizasyonu düzenleniyor. Fuarda 28 firma milli katılımla yer alacak. |
261- BİR SUÇ ORTA⁄ININ CEZASI Dİ⁄ERORTA⁄IN ŞARTLARINDAN ETKİLENİR Mİ? |
İslam hukukunda genel kaide şudur. Ortaklaşa suç işleyenlerden birisinin cezası; fiilindeki nitelikten, failin özelliklerinden veya kastında dolayı değerlendirilerek aynı niteliklere haiz bulunmayan diğer ortağın cezasına tesir etmez. Mesela bir kimse kendi nefsini korumak için bir başkasını yaralasa, üçüncü kişi de öldürmek kastıya aynı kişiyi yaralasa ve adam aldığı yaralardan dolayı ölse, birinci suçlu cezalandırlamaz. Çünkü onun durumu meşrumüdafaa durumudur ve meşrumüdafaa olduğu için yaralaması mübahdır. İkinci suçlu ise kasten ölldürme suçuyla cezalanır. Çünkü onun fiili kasten düşmanlıktır. İkincinin cesasının birinciye tesiri olmaz. Her ne kadar adamın ölümüne ortaklaşa sebeb olmuşlarsa da birincesi kendini müdafaa durumunda olduğu için cezalandırılamaz. Binaenaleyh birisinin affı fiilindeki bir nitelikten dolayıdır. Ama aynı nitelik ikincisinde mevcut değildir. Keza bir deli ile bir akıllı herhangi bu suça iştirak etseler, deli affedillr. Çünkü aklı ermektedir. Akıllı olan kişi ise o suç için belirtilmiş olan cezayı çeker ve delinin affedilmesi akıllının cezalandırılmasına hiç tesir etmez. Çünkü af; birinci suçluda bulunun bir nitelikten dolayıldır. Ama aynı nitelik ikinci suçluda bulunmamaktadır. Keza bir baba başkalarıyla birleşip çocuğunu öldürse ona kısas hükmü uygulanmaz. Ama babanın dışındaki diğer suç ortakları kısas hükmüne tabidir. Zira burada babaya kısas hükmünün uygulanmamasının nedeni babalık niteliğidir. Bu nitelik diğer suç ortaklarında yoktur, binaenaleyh bu niteliğin imtiyazlarından diğer ortaklar faydalanamazlar. Kasıtlı öldürülenle, yanılarak öldüren bir kişi iştirak ettikleri halde her biri maksatlarına göre cezalandırılır. Kasıtlı öldürenin cezası amden katil, yanılarak öldürenin cezası haten katildir. Birincinin cezası ikincinin cezasının hafif olmasından etkilenmez. Çünkü ikincisinin cezasının tahfifi cinayet maksadının bulunmayışına dayanmaktadır. Halbuki aynı gerekçe kasten öldürende mevcut değildir261. |
(261) Mevahib'ül-celil, C: 6, S: 242. Şerh'ül-kebir, C: 1, S: 218., 219. Bedai'üs-sani, C: 7, S: 439. El-Bahr'ür-raik, C: 8, S: 310. Nihayet'ül-muhtac, C: 7, S: 262. El-mühezzeb, C: 2, S: 297. el-Muğni, C: S: 373. |
İslam hukukunda yer alan bu temel prensip üzerinde hiçbir ihtilaf yoktur. İslam hukukçuları her ne kadar bu kaidenin had ve kısası gerektiren suçlarla ilgili uygulamasında ihtilaf etmişlerse de bu ihtilaf realitede prensibin uygulamasıyla ilgili değildir. Aksine "şüphelerin hadleri durduracağı" prensibini uygulanmasıyla alakalıdır. Nitekim bahis mevzuu olan ayrılık mübaşereten suça iştirak edenlerden birini fiilinin cezayı müstelzim olan bir sonuca varması diğerlerinin aynı neticeye vesile olmaması durumlarına inhisar etmektedir. Kasıtlı olarak veya hataen öldürmek meşru müdafaa veya saldıyla öldürmek hali gibi. Delinin ve akıllının, çocuğun veya buluğa ermişin doktorun veya düşmanın hareketleri gibi. İslam hukukçuları işte bu ve benzeri konularda ihtilafa düşmüşlerdir. Zira kasıtlı ve kasıtsız meşrumüdafaa ve saldırı, deli veya akıllı, çocuk ve erişkin, doktor ve düşmanın eylemleri neticede ölümle sonuçlanmıştır. Bunlardan birisinin fiilinin ölümle medar olması muhtemeldir. Diğeri öldürme eylemine iştirak etmemiştir. Bu ihtimalin bulunması halinde bazı islam hukukçuları şüphe durumunun mevcut olduğunu ve şüpheden dolayı hadlerin uygulanamayacağını belirterek ortaklardan diğerinin de had cezasına çarptırılmayacağı görüşünü kabul etmişlerdir. Diğer bazı islam hukukçuları ise ortada şüphe durumunun bulunmadığını bunun için de hadlerin uygulanmamasının söz konusu olmayacağını kabul ederek her iki suçluya da mustahak oldukları cezayı vermektedirler. Şu halde görülüyor ki, esas ihtilaf temel prensiple ilgili değil aksine şüphelerle hadlerin durdurulacağı prensibi ile ilgilidir. Ama neticede, şüphe vesilesiyle haddi uygulanmayan suç ortağı diğer ortağının halinden etkilenmektedir. Bu durumda söz konusu olan şartlar ister fiil, ister fail, ister failin kastı konusunda olsun değişmez. |
İslam hukukunun direkt olarak suça iştirak edenin cezasının diğer suç ortaklarının cezasıyla etkilenmeyeceği konusnda ortaya koyduğu görüş, tamamen Mısır ceza kanunlarının alındığı hukuk prensipleriyle uyuşmaktadır. Günümüzde beşeri hukukda geçerli olan görüş de budur. Mısır ceza kanunlarına göre faillerden birinin durumu, suç otaklarıdan diğerini etkilemez. Suçlunun niteliklerine ve suçu bilmesi keyfiyetine dair değişikliklerde de aynıdır264. |
"Kimliğiniz Olmadan Sokağa Adım Atmayın" | SerMimar.Net |
Anasayfa/Güncel Haberler/"Kimliğiniz Olmadan Sokağa Adım Atmayın" |
SerMimar 22 Temmuz 2016 Güncel Haberler, Sektörel Haberler 1 Görüntülenme |
Hacettepe Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fendoğlu uyarıyor: Yanınızda kimlik olmadan sokağa adım bile atmayın. Kimliğe dair yanlış bilgiye 3 ay hapis cezası bile verilebilir. |
Türkiye genelinde üç aylık olağanüstü hal (OHAL) dün resmileşti. 'OHAL sürecinde neler olabilir? Vatandaş sokakta neyle karşılaşabilir? OHAL'de nasıl davranmak gerekir?' sorularını, konunun uzmanı Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu'na sorduk. |
Prof. Dr. Fendoğlu özetle şu bilgileri verdi: |
'Çekirdek haklar' kalıcı |
-OHAL sıkıyönetimin bir alt kategorisidir. Sıkıyönetim daha aşırı bir kriz varsa uygulanır. OHAL'de milletlararası hukuka aykırı tedbirler alınamaz. Temel hak ve özgürler belirli kriterler çerçevesinde kısıtlanabilir. Kişinin yaşama hakkına müdahale edilemez. Maddi ve manevi haklara dokunulması mümkün değildir. Kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Suç ve cezalar geçmişe yürüyemez. Suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. 'Çekirdek haklar' dediğimiz bu haklara savaşta bile dokunulamaz. |
Ev arama için karar şart |
-Belirli bölgelere giriş yasaklanabilir. |
-Öğrenime ara verilebilir. |
-Devlet memurlarının yıllık izinlerine, haberleşme araçları ve özgürlüğüne sınırlamalar getirilebilir. |
-Tehlike arz eden binalar yıkılabilir. |
-Belirli gıda maddeleri konusunda tedbirler alınabilir. |
-Sokağa çıkmak ve araçların seyri yasaklanabilir. |
-Sokakta kişilerin üstü, araçları ve eşyaları aranabilir ancak kişinin hakkında soruşturma yoksa cep telefonundaki bilgilere bakılamaz. |
-Ev aramaları için CMK uyarınca mahkeme emri gerekir. |
Ruhsatlı silah yasaklanabilir |
-Gazete dergi ve broşürlerin basımı ile yurt dışından Türkiye'ye ya da belirli yerlere girmesi önlenebilir. Sinemalarda filmler denetlenebilir. |
-Ruhsatlı dahi olsa silah taşımak yasaklanabilir. |
-Toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile kişi ve toplulukların belirli yerlere girmeleri yasaklanabilir. Dernek faaliyetleri kısıtlanabilir. |
-İşçi çıkartmamaları için işverenlere tedbir getirilebilir. Örneğin "3 ay boyunca işçi çıkaramazsın" denilebilir. |
-Asılsız, mübalağalı haber yayan basın organlarına 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. |
-Bilgi vermekten çekinenler, gerçeğe aykırı ya da yalan bilgi verenler 1 aydan 6 aya kadar hapisle cezalandırılır. |
AYM yolu kapalı |
-OHAL'de Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarılabilir. KHK'lar Cumhurbaşkanı başkanlığında Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır. Anayasa Mahkemesince iptali söz konusu değildir. KHK'lar ile ilgili olarak AYM'ye gidilemez. |
-İl valilerinin yetkileri artar. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Yapılacak soruşturma ve kovuşturmalar daha çabuk görülür. TBMM, OHAL süresini arttırıp, azaltabilir. |
-Artık kimlik bulundurma zorunluluğu gelmiştir. İnsanlarımızın sokağa çıkarken mutlaka kimlik bulundurması gerekir. Kimlik bulundurmamak ayrı bir suç oluşturabilir. Vatandaşın bu yüzden başı belaya girebilir. Yanımızda mutlaka nüfus cüzdanı veya bunun yerine geçen bir belge bulundurmalıyız. Üstünüzde kimlik olmadan, kimliğe dair verilecek yanlış bilgi 3 ay hapisle cezalandırılır." |
Etiketleranayasa hukuku Hacettepe Üniversitesi hacettepe Üniversitesi anayasa hukuku kanun hükmünde kararnamele olağanüstü hal olağanüstü hal 2016 |
Diğer – Çocuk Gençlik Bienali |
KONFERANS, PANEL VE SÖYLEŞİLER |
Bu bölüm Bienalin yetişkinler için olan bölümüdür. Sanat ve eğitim alanında uzman onlarca yerli yabancı önemli isim eş zamanlı olarak Bienal mekanlarında izleyici, öğretmen, veli ve öğrencilerle buluşmaktadır. |
105 bin öğretmenin bulunduğu İstanbul'da, Planlanan onlarca Panel söyleşi ve konferansla binlerce eğitimci ve ilgiliye mesleki donanımlarını arttıracak önemli fırsatlar sunmaktadır. |
EDEBİYAT BULUŞMALARI |
Okuma kültürü ve alışkanlığının yaygınlaştırılması için İstanbul'da bulunan yayın evleri ve yazarlarla çocuk ve gençlerin buluşturulduğu, yazar okur buluşması, imza günü, yazarlarla söyleşi, atölye çalışması gibi başlıklar altında bir bir dizi etkinliği kapsamaktadır . |
SANATÇI KARŞILAŞMALARI |
Disiplinlerarası sanatçıların çocuklarla kendi gelişim süreçlerini paylaşarak; Sanatçı kimdir? Neden Üretir? Nasıl Üretir? Kimlere Üretir? Neyle Üretir? Sanatçının toplumsal sorumlulukları var mıdır? Üretim alanı neresidir? Üretimleri izleyici ile nasıl buluşturur? Gibi sorularla cevaplar aranmaktadır. |
Bienali görmeye gelen izleyicilerin; çağdaş sanat, yeni medya sanatı, güncel sanat, enstalasyon, video ve oluşturulan diğer sanatsal ifade biçimleri ile daha doğru bir ilişki kurmaları için hazırlanmış bir programdır. |
Rehberli turlar önceden programlı turlar ve rezervasyonlu turlar olarak iki farklı şekilde gerçekleştirilmektedir. Turlar, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından İstanbul'un dezavantajlı bölgelerinde bulunan okul ve öğrencilerin dışında rezervasyon yapan diğer okul ve gruplar içinde tur programı hazırlanmaktadır. |
20 kişilik gruplara ayrılan izleyiciler gönüllü rehberler eşliğinde, sorgulamaya dayalı bir mantık çerçevesinde bol bol soru cevapla Bienali izlemesi sağlanmaktadır. |
Kocaali Belediye Başkanı Ahmet Acar yaklaşan referandum için mahalle gezilerinde sona gelindi. AK Parti Kocaali ilçe Teşkilatı ile birlikte çalışmalara katılan Başkan Acar vatandaşlarla bir araya gelerek yeni anayasa içeriği hakkında sorulan soruları yanıtladı. Başkan Acar, Ortaköy/Tangaz Mahallesinde referandum ve yeni anayasanın getireceği yenilikleri anlattı. |
Engelliler Günü'nde yalnız bırakmadılar | Sakarya24haber.com |
Anasayfa » MANŞET » Engelliler Günü'nde yalnız bırakmadılar |
İl Sağlık Müdürlüğü Evde Sağlık Hizmetleri (ESH) Birimi'ne bağlık ekipler, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde hizmet verdikleri engelli hastaları evlerinde ziyaret etti. |
Yatağa mahkum, evden çıkamayan hastalara hizmet veren ESH ekipleri engelli vatandaşlarımızın sağlık ihtiyaçlarına cevap verirken, onlara sadece bir gün değil 365 gün hizmet götürdüklerini dile getirdiler. Ziyaretten memnuniyet duyan engelli hastalar ve yakınları gösterilen ilgiden dolayı ESH ekiplerine teşekkür etti. |
Sürrealizm (Gerçeküstücülük) Tarihi - Adresin Burası |
1 SÜRREALİZMİN BAŞLANGICI |
2 SÜRREALİST DENEYLER |
3 SÜRREALİZMİN RESİMLERİ |
5 RENE MAGRITTE |
6 SURREALİZMİN KADINLARI |
Sürrealizm resim, heykel, edebiyat, fotoğraf ve film üzerinde kalıcı bir etkisi olan sanatsal bir harekettir. Gerçeküstücüler -Sigmund Freud'un rüya ve bilinçdışı teorilerinden esinlenerek – deliliğin mantık zincirlerinin kırılması olduğuna inanıyorlardı ve bu fikri, gerçekte imkansız olan imgelemeleri hayal edemeyen manzaralar oluşturarak sanatlarında temsil ettiler. Organize bir hareket olarak azalmasına rağmen, Gerçeküstücülük asla yaratıcı bir sanat ilkesi olarak ortadan kalkmadı. |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.