text
stringlengths
1
34.5k
label
int64
0
1
Kulak kıllarını yakmak istedi eşini ve kendisini yaktı BURSA'da Emine A. (65), tıraş ettiği felçli eşi Ahmet A.'nın (76) ispirto ile kulak kıllarını temizlerken saçlarını tutuşturdu, ardından yattığı yatak alev aldı. Vücudunun yüzde 80'inde ağır yanıklar oluşan Ahmet A. ile kendisine müdahale ederken kolları ve yüzü yanan Emine A., hastaneye kaldırıldı. Merkez Osmangazi İlçesi Davutdede Mahallesi Önemli Sokak'ta yaşayan Emine A., 5 yıl önce kalp krizi geçirip, felçli kalan eşi Ahmet A.'nın saçlarını kesti, ardından da ispirto ile kulağındaki kılları yakmak istedi. Ancak bu sırada Ahmet A.'nın saçları alev aldı. Emine A. alevleri söndürmek için su ararken, bu kez de Ahmet A.'nın yatağı tutuştu. Çığlıklar atıp yanan eşine müdahale eden Emine A.'nın da yüzü ve kolları yandı. Çığlıkları duyan çiftin komşuları, evin kapısını kırarak içeri girip, yangını söndürdü. İhbar üzerine eve itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Vücudunun yüzde 80'inde ağır yanıklar oluşan Ahmet A. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne, Emine A. ise Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. İtfaiye ekipleri, Ahmet A.'nın kaldığı odada soğutma çalışması yaptı.
1
Sonbahardaki Eylemler İçin Hazırlıklarını Antalya'da Sürdüren Gezi Direnişçilerinin İlk Rakibi Alman Panzerleri Eylül ayında liglerin ve üniversitelerin açılması ile birlikte eylemlerine kaldığı yerden devam edecek olan Gezi Parkı direnişçileri, Antalya Atatürk Parkı'ndaki kampta hazırlıklarını tam gaz sürdürüyor. Kondisyoner Cemal Koçyiğit yönetiminde güç depolayan eylemcilerin morallerinin gayet yerinde olduğu öğrenilirken, ilk ciddi hazırlık mücadelesini gerçekleştirmek için yarın Almanya'nın Düsseldorf şehrine geçmesi beklenen kafile, TSİ 19:00'da Alman panzerlerine karşı mücadele verecek. Antalya Atatürk Parkı'nda yaklaşık 200 kişiden oluşan bir ekip ile birlikte gerçekleştirdikleri sabah antrenmanının ardından basın mensuplarının karşısına geçen kondisyoner Cemal Koçyiğit önemli açıklamalarda bulundu. Eylül ayında başlaması beklenen direniş hareketi için genç ve başarıya aç bir kadro ile yola çıktıklarını ifade eden Koçyiğit, "Aynı zamanda bu gençlerin yanına takviye etmeyi düşündüğümüz birkaç tecrübeli isimle kadromuzu tamamen şekillendirmiş olacağız" derken, çalışmalar hakkında ise şu sözleri sarf etti: "Yaklaşık bir 15 gündür copsuz antrenmanlarımızı sürdürüyoruz. Şu an arkadaşlarımız kapasitelerinin ancak %60'ı ile direnebiliyorlar. Ne yazık ki tüm uyarılarımıza rağmen şu son bir ayda gerek forumlarda, gerekse tatilde herkes kilo almış gelmiş. Öncelikli hedefimiz herkesin fit duruma geldiği, direnişçilerin biber gazına kafa attığı bir ekip yaratmak. Gerçi yani bizim çocuklar kafa atmasa bile sağolsun polislerimiz yine bir şekilde kafaya isabet ettiriyolar ama... Neyse işte, ne demek istediğimi hepiniz anlamışsındır sanıyorum..." Fizik kondüsyon çalışmalarının yanı sıra taktik antrenmanlarına da önem verdiklerini belirten tecrübeli isim "Şimdi mesela 'Göbekte Çarşı'yla-Anti Kapitalist Müslümanlar bir arada oynar mı?' deniliyor. Oynar efendim, neden oynamasın. Önemli olan onları oynatacak formasyonu kurmak" sözleriyle, önümüzdeki sezonda bambaşka bir direniş izlenebileceğinin sinyallerini verdi. Yarınki Alman Panzerleri karşılaşmasına da değinen Cemal Koçyiğit, rakiplerinin çok güçlü olmasına rağmen bunun bir hazırlık mücadelesi olduğunun unutulmaması gerektiğini ifade ederek, "Eksiklerimizi görmemiz açısından bizim için çok önemli bir fırsat. Neticede Türkiye'deki TOMA'ların yanında çocuk oyuncağı gibi kaldığı ekipmana sahip, ciddi bir teşkilata karşı direneceğiz ancak aradaki kuvvet farkına rağmen sokaklara park veya parklar için çıkacağız" ifadelerini kullandı. Son olarak,  yarınki mücadelenin ekipteki barikat sıkıntısını görmek açısından da önemli olduğunu sözlerine ekleyen Cemal Koçyiğit, Eylül ayından itibaren "Biber gazı geçer, polis geçmez" anlayışı ile sokaklarda yer alacaklarını kaydederek sözü takımın yeni isimlerinden Tolga Düren (54)'e bıraktı. Geçtiğimiz günlerde Yozgat Emniyet Teşkilatı'ndan emekli olarak eylemciler arasına katılan Düren, "Beni aralarına kabul ettikleri için herkese teşekkür ediyorum. Rakibi iyi tanıyorum, nerede, hangi gazı, hangi açıyla atacaklarını biliyorum. Bunu arkadaşlarımla paylaşıcam" derken, sabah antrenmanında sırtına gaz kapsülü isabet eden genç yetenek Murat Ceylan'a ise geçmiş olsun dileklerini iletti. Antrenman sonrasında kondüsyon eksiği bulunan direnişçilerin tek başına biber gazı çalışması yaptıkları gözlenirken, basın mensuplarıyla şakalaşan bazı eylemcilerin ise NTV muhabirini Manavgat Karayolu'na dek kovalaması neşeli anların yaşanmasına sebep oldu.
0
Geçtiğimiz günlerde X’te bir görsel yayılıma girdi. Birçok kullanıcı tarafından etkileşime giren bu görüntü kısa sürede viral oldu. Paylaşımlarda kimliği belirsiz bu kişinin, üzerinde sözde bomba ile yakalanınca “Zaten ölmeme az kaldı, şehit olursam 72 Huri verecekler ben de kabul ettim.” dediği iddia edildi.
0
Borsanın gündemindeki şirket Sasa Polyester ’ yaptığı açıklamayla sermaye tavanını 12 artırdığını bildirdi Hisse senedi fiyatlarındaki rekor artış sahibi İbrahim Erdemoğlu ’ açıklamalarıyla gündem olan Sasa Polyester sermaye tavanını ’ 15 ’ çıkardı Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformu ’ yapılan açıklamada dendi “ Şirketimiz Yönetim Kurulu ’ yapılan toplantısında Sermaye Piyasası Kurulu ’ 18 1 Sayılı Kayıtlı Sermaye Sistemi Tebliği çerçevesinde Şirket Sözleşmesi ’ 8 Maddesi ’ belirtilen Şirketimiz kayıtlı sermaye tavanının 12 000 000 000 artırılarak 3 000 000 000 ’ 15 000 000 000 ’ yükseltilmesine geçerlilik tarihinin 2022 2026 yılları olarak güncellenmesine Şirket Sözleşmesi ’ “ Sermaye ” başlıklı 8 Maddesi ’ ekteki şekliyle tadiline Sermaye Piyasası Kurulu Ticaret Bakanlığı gerekli izinlerin alınmasına Kurul ’ sahiplerinin onayına sunulmasına oybirliği verilmiştir ” ‘ Sasa Polyester Sanayi ’ hisse değeri senede katına çıktı Şirketin yükselişi ABD merkezli Bloomberg ajansına analistlerin bunu açıklamakta zorlandığı belirtildi Şirket dönemde sermaye piyasası aktörü arasında anlaşmazlığa açmıştı SPK başkanı Sasa Polyester ’ sahibi İbrahim Erdemoğlu ’ şirketin hisse fiyatlarıyla ilgili açıklamasından eleştirmişti Erdemoğlu hisselerdeki yükselişinin nedenini bilmediğini belirterek “ Hissenin fiyatı 80 liraya çıktığında küçük yatırımcı görmesin Borsa İstanbul ’ sattık satıştan herkese Sasa hissesi yüksek alınmaz diyorum ” demişti Türkiye Sermaye Piyasası ’ TSPB Erdemoğlu ’ destek çıkmıştı
1
Çilek ihracatında büyük artış Türkiye, 2018'de 38 ülkeye gerçekleştirdiği çilek ihracatından 23 milyon 975 bin dolarlık döviz kazandı. Türkiye'nin ihracatı 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 95 artarak 12 milyon 283 bin dolardan 23 milyon 975 bin dolara çıktı. AA muhabirinin Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye, 2017'de 13 bin 678 ton çilek ihraç ederek 12 milyon 283 bin dolarlık ihracata imza attı. 2018'de ise 20 bin 113 ton çilek ihraç eden Türkiye, önceki yıla göre yüzde 95 artışla 23 milyon 975 bin dolarlık gelir elde etti. Türkiye'nin çilek ihracatında ilk sırada Rusya yer aldı. Rusya'ya geçen yıl 2 bin 777 ton ihracat gerçekleştirip 3 milyon 455 bin gelir elde eden ihracatçı, 2018 yılında ise 13 bin ton çilek yollayarak yüzde 363 artışla 16 milyon dolar girdisi sağladı. Rusya'yı Romanya takip etti. Romanya'ya 2017 yılında 3 bin 147 ton çilek gönderen Türk ihracatçısı 4 milyon 127 bin dolar gelir kazanırken, 2018 yılında 3 bin 557 ton çilek karşılığında yüzde 24'lük artışla 5 milyon 136 bin dolar elde edildi. Bu ülkeleri 1 milyon 367 bin dolarlık ihracatla Irak takip etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, AA muhabirine, Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatının üretici ve ihracatçının el ele vermesiyle hızla arttığını söyledi. Çilek ihracatında da geleneksel pazarların yanında yeni pazar arayışlarının sürdüğünü dile getiren Uçak, "2018'de gerçekleşen yaklaşık 24 milyon dolarlık çilek ihracatımızı 2019'da 30 milyon dolar seviyesine çıkartmayı hedefliyoruz. Avrupa'nın yanında Uzak Doğu pazarını da ekleyerek bu rakamlara çok rahat ulaşırız." diye konuştu. Yıllık 65 bin tonluk üretimle ülke çilek üretiminin önde gelen merkezlerinden olan Aydın'ın Sultanhisar ilçesinde de üretici iyi bir sezon geçiriyor. İlçe Ziraat Odası Başkanı Bilal Tarhan, kentte 3 yıldır kış aylarında da çilek üretiminin yapıldığını, kış çileğine pazar ve marketlerden yoğun talep aldıklarını ifade etti. Bölgede üretilen çileğin 13 bin tonunun dış pazara gittiğini aktaran Tarhan, ihracat sayesinde çilek ekili arazilerin genişlediğini ifade etti. Tarhan, "Ürettiğimiz çilek, yola dayanıklı olması, rengi ve tadından dolayı ihracatta tercih ediliyor. Gönderilen çilekler taze olarak tüketildiği gibi gıda sanayisinde de kullanılıyor. Özellikle pasta, bisküvi ve dondurma sektöründen talep alıyoruz." diye konuştu. Üreticilerden Caner Ar, geçen yılla aynı verimi aldıklarını belirterek, "Çilekte mekanizasyon kullanılmıyor. Dikimi, temizlenmesi, toplanması tamamen el işçiliği gerektiriyor. Hassas bir ürün olduğu için genelde kadınlar çalışıyor." dedi. Çilek ihracatında ilk 10 ülke şöyle: Rusya: 13 bin ton, 16 milyon dolar Romanya: 3 bin 557 ton, 5 milyon 136 bin dolar Irak: Bin 662 ton, 1 milyon 367 bin dolar Gürcistan: 404 ton, 77 bin dolar Suudi Arabistan: 381 ton, 719 bin dolar Sırbistan: 377 ton, 321 bin dolar Kazakistan: 215 ton, 126 bin dolar Suriye: 88 ton, 25 bin dolar KKTC: 65 ton, 47 bin dolar Bosna Hersek: 51 ton, 32 bin dolar
1
TÜRKİYE 2023 seçimlerinde Türk vatandaşlığı verilen Suriyeliler kullanacak Türkiye Suriyeli vatandaşlık aldı bunların seçimde verecek İçişleri Bakanı açıklamasına 19 2022 itibariyle Türkiye vatandaşlığı verilen Suriyeli sayısı 223 881 kişi Bunlardan 97 95 18 çocuklar Türkiye deki seçimlerde TC vatandaşı olup reşit olan kullanabiliyor Haliyle Türkiye vatandaşlığına Suriyeliler verecek Suriyeli verme hakkına sahip Rakam açıklandı Seçimlerde 126 786 Suriyeli verecek TÜRKİYE 2023 yılının Haziran ayında seçime gidecek Seçimler belirlenen 18 Haziran 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçiminin turunun tarihte tarihte düzenlenmesi gerekiyor önceki Türkiye seçimleri cumhurbaşkanlığı seçimi 24 Haziran 2018 gerçekleşti
1
Simpsonların geleceği bildiği ve kehanetlerinin doğru çıktığı söylentileri yaşanan olayların ardından sosyal medyada yayılıma giriyor.
0
LeBron'un dönüşü muhteşem oldu! Sakatlığını atlatan LeBron James, Clippers maçı ile parkelere geri döndü.
1
Bir TikTok hesabı tarafından 15 Haziran 2024 tarihinde paylaşılan videonun Aras Bulut İynemli, Taner Ölmez, Devrim Özkan gibi oyuncuları içeren ve yeni yayınlanacak Deha dizisinin fragmanı olduğu iddia edildi.
0
SÜREYYA ALGÜL sağlıklı yürüyebilecek hayırlı sonuçlar üretebilecek tartışma tartışmaya kıyısından köşesinden katılanların birbirlerini şekilde dinlemedikleri bunun deyim yerindeyse adeta ellerine geçerse birbirlerinin yüzüne çarptıkları kavgaya dönüştü kişi üzerinden alevlenmiş olsa dediğim pekala sağlıklı tartışma yürüyebilir başlangıca kişiselleştirilmeden hayırlı sonuçlar üretebilirdi Olmadı olamadı tartışmada şeyden –derdi üzüm yemek olan müdahale çabasına argümanlarla yürüyen tartışma kaynağını temelde ideolojik politik duruşlardan tipolojiler kavga konusu Murat Belge üzerinden başlayan kavgadan ediyorum kavga Odatv ’ Belge ’ İngiltere merkezli the Council Risk Academics ’ Risk Altındaki Akademisyenler Konseyi başvurarak destek istediğine haberiyle başladı Habere Belge ’ başvurusu akademisyenleri kızdırmıştı “ konusu Konsey ’ risk altında bulunan akademisyenlere destek verdiğini savaş baskılar görevini yapamayan bilim insanlarını öncelediğini söyleyen akademisyenler Belge ’ şartları sağlamadığı yönünde eleştirilerde ” bulunmuş “ Türkiye ’ KHK atılan muhalif akademisyenlerin fondan yararlandığını söyleyen üniversite üyeleri döneme iktidar destekçisi olan Belge ’ başvurusunu etik bulma ” mıştı haberin Odatv “ AKP FETÖ ’ desteğiyle bilinen liberal yazarlar Türkiye ’ “ baskı altında oldukları ” gerekçesiyle terk etmişti ” hatırlatmasını yapma duymuştu Mesele ideolojik politik tutumu herkesçe Odatv ’ 10 Şubat tarihli yorumundan ibaret kalsa buna şükür denebilirdi benzer durumlarda olduğu mesele bundan ibaret kalmadı karalamalar başladı aşağılamalara hedef göstermelere Sosyal medyadaki rezil yorumlar gazete köşelerinde yabancısı olmadığımız yazılar peydah olmaya başladı Odatv yazıları alıntılayarak ‘ haberleştirmekten ’ tabii durmadı 17 Şubat ’ Cumhuriyet ’ Işık Kansu Murat Belge ’ gideceği haberini gündeme getirerek Özdemir İnce olsa biçimde eleştirdikten –ki eleştiri tabii hakkıdır babası Burhan Belge ’ getirdi sözü Niyazi Berkes ’ alıntıyla Burhan Belge ’ Berkes ’ şunları söylediğini yazdı “ Niyazi bilir misin fikir orospusuyum … orospu verirse onunla yatmaz İşte onlardan biriyim parasını aldığımız iştedir aradaki fark ” Dediğim ilgisi varsa Tabii biliyoruz ilgi korkunç zihniyetin kendisinde saklı “ kızı ” zihniyetinin versiyonu korkunçlukta tanımıyor ülke Aydınlık ’ Yavuz Alogan “ Kapıları Tutun Kaçıyor ” başlıklı yazısında eleştiriden şunları yazabildi “ yazının başlığı şaka… Kapıları tutmaz kaçanı durdurmaz Gideceğini duyduğum aklıma Pontecorvo ’ yönettiği “ İsyan ” 1969 filminin sahnesi geldi sahnede Marlon Brando ’ canlandırdığı İngiliz ajanı Sir William Walker ülkeyi terk etmek gemiye binmek üzereyken isyancı halkın önderi Jose Dolores ’ intikamını almak isteyen hamal rıhtımda bıçaklanır seyirci ferahlar İnsanın kafası karışık olunca çağrışımlar oluyor ” “ karışıklığıyla çağrışımlar ” olsa olsa sözümona konusu edilen azmettirme kurnazlığından şey Söylemeden edemeyeceğim Sadri Alışık ’ anısına saygıyla çocukken sokakta durumlara “ Şakayla karışık Sadri Alışık ” derdik Tabii örnekte yapılanın kaldırır eleştiri fikir özgürlüğüyle alakası alakası olduğu örneklerini verdiğim karalamalar aşağılamalar hedef göstermeler vs Aydınlık örneğindeki bazıları kendilerini solcu olarak nitelendiren milliyetçi ulusalcılarla Akit benzeri İslamcı faşizan cenahta yaygın bilindik tipolojiye işaret ediyor Tarihsel olarak kesimlerin dayandıkları ideolojik politik zeminin sözü tipolojinin yeşerip serpildiği bereketli topraklar olduğu oralarla sınırlı tipoloji yerde bugünkü siyasi iktidarlar siyasi iklimin bozulduğu kutuplaşmanın keskinleştirildiği demokrasi varsa işlemez hale getirildiği zamanlarda kesimlerde kendisini gösteriyor sözünü ettiğim tipoloji dışında kanımca tipoloji ölçülü sağlıklı tartışma zeminini birincisi ölçüsünde olmasa sabote Görebildiğim kadarıyla tipolojidekiler sol liberal özgürlükçü olduklarını iddia ediyorlar tipolojidekilerin yarattıkları düşünce terörünü linç ortamını vs sürerek eleştirilmesinden rahatsızlık duydukları kişi konular pozisyonlar hakkındaki eleştiriyi tarifi kendilerinde saklı muhatapları linç kibirlilik suçlamasıyla karşılıyorlar dilleri kibirli üstenci tarzın örneğini Şener ’ 2016 ’ Saray ’ Cumhurbaşkanlığı Kültür Büyük Ödülü ’ alması hadisesinde yaşadık mesela kuşkusuz ülkenin kıymetli oyuncularından Şener büyük değer Gezi ’ kayıpları dahil olmak yaşananlar Haziran 2015 seçimleri sonrasında başlayan çatışma süreci darbe teşebbüsü sonrasında aralarında barış imzacılarının olduğu muhalifin kamudaki işlerinden ihraç edilmelerini içeren olağanüstü uygulamaları sürerken Saray ’ ödül kabul etmesi eleştirildi olduğu olacağı sosyal medyada ölçüyü kaçırdı sözü tipoloji harekete geçti eleştirilerin ölçüsüz olduğu söylenemezdi gitmesini eleştirmekle yetinenler gazete köşelerinde kibirli olmakla suçlanabildiler Köşesinden “ kibirdir 75 yaşında koskoca Şener ’ davranacağını öğretebiliyoruz ” diyebildi yazar eleştirmekle öğretmeyi şey sayarak yazısı Şener ’ eleştirenlere buram buram kibir kokarken kibir gönlüne Saray ’ gidişine ’ ‘ sevmeye ’ ‘ yaralananlar ’ ayırdıktan okuyucularına kalanlarla çıkmanın olarak alay etmek gerektiğini salık verebildi yazısının kendisinin biçimde eleştirdiği faili olmadığı fiili işleyenler ’ “ Kusurumuza bakma ” diyebildi okuyucularına alay etmeyi öğütleyen satırları olmasa kendisini özdeşleştirmeye çalışarak Şener ’ eleştiren kesimin ’ gönlünü almaya çalıştığını düşünmek mümkün olabilirdi satırları kaleme alabildikten sonraki “ Kusurumuza bakma ” adeta cühela mahallelisinin kusurunu üstlenen olgun abinin “ Kusurumuza bakma ” tadındaydı yazıya eleştirilecekler sınırı olduğunu yazar dışında bilmiyordu herhalde eleştirilen eleştirilmenin eleştirilmekten muaf tutulmanın şey olduğu gerçeği muafiyet gerekçesi olarak vurgusu yapılıyorsa muafiyet olmaktan muaf tutulan incitici içermiş olmuyor muydu Sözü tipolojiye soruyu benzer eleştirileri örnekler üzerinden çoğaltmak mümkün süredir gündeme gelen Güler ’ tartışma çerçevede anılabilir mesela tipolojiden Şener Güler ilgili yapılan tartışmalardakilere benzer çıkışları Murat Belge örneğinde görmekteyiz Belge ’ KHK işinden pasaportundan kamuda çalışma hakkından ihraç edilmemişken risk altındaki akademisyenlere ayrılmış fona başvurduğu iddiası başvuruyu hakaret etmeden halihazırdaki akademik statüsü dünyanın bulabileceği savıyla linç etmeden üslupla sorgulayanlar kendisini özür dileme komiseri olarak atayanlar Belge ’ özür dilemeye ediliyorlar ediliyorlar dediysem lafın kipiyle özür emri kendilerine adeta tebliğ ediliyor Murat Belge ’ ideolojik politik duruşu açısından beğenmedim kendimi bulmadım ülke siyasetiyse durmuş gösteriyorsa durmuş istemez kere gösterir Belge ’ analizlerinin isabetli olduğunu düşünmüşümdür ülkenin olduğu durumda Murat Belge aydınların AKP iktidarına verdikleri desteğin payının olduğunu düşünenlerdenim düşüncemle ilgili olmak Birikim Güncel ’ yazdığı makalesinde Müslüm Yücel ’ 16 Şubat “ Murat Belge Türkiye ’ kesilen olan sesidir … sıkıştığımız vicdanımızdır ” sözlerinde karşılığını görüşlere katılmıyorum Belge ’ olanlardaki sorumluluğuna düşüncem şeyden durumda birilerine yüklenecek devredilecek şey olmadığı katılmıyorum Herhalde ‘ sıkışıldığında ’ olsa olarak görülmek Murat Belge ’ haksızlık olsa Taşınabilecek yük müdür herhangi ölümlü başkalarının vicdanı olmak olsa nedenle şaşar Murat Belge ’ sıklıkla şaşmıştır “ Türkiye ’ sesi ” kesilmemişken Metin Lokumcu demişti Olayları Lokumcu ’ ölümünü AKP ’ kaybetmesi Ergenekon faaliyetlerine bağlarken “ Lokumcu çevresi çevresinin çevresi ” Ergenekoncu etmesini Lokumcu “ Hopa ’ gariban adamın heyecanlanacağı durum yoktu olarak pompalanan Ergenekon ’ uzanan gerginlikti ” demesini hızını alamayarak günlerde bakana yumurtalı protestoda bulunan öğrencileri çerçevede değerlendirmesini unutmak mümkün Belge dahil hepimizin vicdanı anlarda meselelerde kararabilir hataya günaha düşebiliriz Tabii Belge ’ durumunu ağırlaştıran ‘ birilerinin vicdanı olarak görülmesi ’ kanaat önderi kimliğidir ayrı… sonuçta olması gereken herhalde herkesin vicdanının yükünü taşımayı bilmesi ideolojik politik aidiyetlerimizin ötesinde tahayyülü çalışacak cesareti göstermesidir dahil olmak insana konusu olan kemiğe büründürecek olan şey meselede ortaklaşılmış ilkelere normlara kurallara başvurmak onları oluşturmaktır sanırım Bunun fırsatını bulduğunda Belge örneğindeki muarızı gördüklerine ilkesiz saldırgan kıyıcı biçimde saldırıya tipolojiden uygun bulmadığı eleştiriyi sol liberal özgürlükçü kibirliliği üzerinden cennetinden kovmakla meşgul olan tipolojiden bağımsız tartışmaya ihtiyacımız Belge üzerinden Belge ’ olarak başlayan tartışma şekilde Belge vesilesiyle başlayan Risk Altındaki Akademisyen kavramı nedir kavram altındaki fonlara başvurmanın Türkiye ’ özgü yazılı kuralları etik normları nelerdir olmalıdır ’ yönelen tartışma olmak zorundadır unutmayalım ülke akademisi kavramla büyük ölçüde “ Barış İçin Akademisyenler Bildirisi ” başlayan KHK ’ yaşanan ihraçlar tanışmış bulunuyor deyim yerindeyse buralarda yeniyiz olarak araştırmayla buralarda olmayanlara risk altındaki akademisyenlere fonlardan yararlanmakta olan Türkiye dışından örneklere baktığımda oralardaki meslektaşlarımızın vahim koşullardan kaçınabilmek konusu fonlardan yararlanmakta olduklarını gördüm söylemek zorundayım başvuracağı iddiası doğruysa Murat Belge başvuran başvurmayı düşünen Türkiyeli meslektaşlar bağışlar kısıtlı kaynaklarla oluşan fonlara talip olurken Türkiye ’ deki meslektaşlarının değer coğrafyalardaki meslektaşlarının durumu konusunda düşünmeliler… Barış Bildirisi olarak bilinen bildiriyi imzalamasından 686 sayılı KHK YTÜ Bilimi Uluslararası İlişkiler Bölümü ’ ndeki görevinden 7 Şubat 2017 ’ ihraç edilidi
1
Bir X hesabı tarafından 23 Eylül 2024 tarihinde yapılan paylaşımdaki video ve görselin Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarını gösterdiği iddia edildi.
0
Videonun üzerine yıldırım düşen bir hız trenini gösterdiği iddia edildi.
0
Mansur Yavaş'ın Belediye Meclisi'nde İngilizce konuştuğunu gösteren video gerçek mi?
0
Belçika'da Türk vatandaşları kavga etti Belçika'nın Anvers kentinde bir işletme sahibi ve müşteriler arasında çıkan silahlı kavgada 3 kişi yaralandı. Anvers Başkonsolosu Metin Girgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, olay yerine anında intikal ettiğini, görgü tanıklarından edindiği bilgiye göre kavganın işletme sahibi ve gençler arasında çıktığını kaydetti. Girgin, olayda 3 Türk vatandaşının yaralandığı, bunlardan ikisinin durumunun ağır olduğunu aktardı. Polisin soruşturma başlattığını ve Türk makamlarıyla iş birliğine açık olduğunu belirten Girgin, "Vatandaşlarımıza sakin olmaları ve olayı başka yerlere çekmemeleri çağrısında bulunuyoruz." dedi. Girgin, Anvers Başkonsolosluğunun konuyu yakından takip etmeyi sürdüreceğini ifade etti.
1
Eskisi Kadar Gündeme Gelmeyi Başaramayan IŞİD'de Moraller Bozuk: "Sizin için bir hevesmişiz meğer, her şey gibi bizi de tükettiniz"... Kısa bir süre önce Türkiye ve dünya gündeminin en tepesine oturan IŞİD, son zamanlarda yeterince ilgi görmemekten şikayetçi. Musul'daki IŞİD Karargahı'nda konuşan Örgüt Sözcüsü Şerif El Husseini, basın toplantısı düzenlemek için bile araya bir ton adam soktuktan sonra ancak 3-5 muhabirin geldiğinden şikayet ederken “Her şeyi tükettiğiniz gibi bizi de tükettiniz, meğerse bir anlık bir hevesmişiz. Artık kafa da kessek, bomba da patlatsak kimse bizi iplemiyor” sözleriyle yaşadıkları hayalkırıklığını gizleyemedi. Bir süredir hızla değişen Türkiye gündemi içerisinde unutulup giden IŞİD, kötü gidişata dur demek için bugün sabah saatlerinde bir basın toplantısı düzenledi. Sırf bu toplantıya katılım olması için bile araya tanıdık gazetecileri soktuklarını söyleyerek konuşmasına başlayan Şerif El Husseini “Şuraya bak onca çabaya rağmen 5 kişi gelmiş. Bir tanesi zaten Balıkesir’in Sesi gazetesinin muhabiri, öbürünün Posta’da 6 tane şiiri yayınlanmış… Allah belanızı versin” diyerek tepkisini ortaya koydu. Türkiye için sadece geçici bir heves olduklarını çok geç anladıklarını belirten örgüt sözcüsü, kendilerini en çok üzen şeyin verdikleri onca mücadeleye rağmen Gangnam Style ile aynı kaderi paylaşmak olduğunu kaydetti. Popülaritelerini hızla yitirmede yer yer kendi hataları olduğunu da kabul eden El Husseini, özellikle kafaları kesilen yabancı gazeteciler konusunda aceleci davrandıklarını vurguladı. Internete koydukları videolarda bir noktadan sonra izleyicinin kaydın sonunu çok rahat tahmin edebildiği için sıkıldığını belirten deneyimli militan, kafaları birden kesmeyip bazılarını en azından 2.sezon finaline bırakmaları gerektiğini, ancak bunun için artık çok geç olduğunu aktardı. Bulundukları coğrafya itibariyle de bir takım şanssızlıklar yaşadıklarından yakınan Şerif El Husseini, Türkiye’de en tecrübeli terör örgütünün bile ancak 15 dakikalığına meşhur olabildiğini söyledi. Bu denli hızlı değişen gündeme sahip bir ülkede popüler kalabilmenin mümkün olmadığını belirten örgüt sözcüsü “Hayır napalım yani Osmanlıca mı öğrenelim illa? Bu Tarz Benim’e mi katılalım? Bu mu yani? Vallahi aramızdan birinin gidip Galatasaray teknik direktörü olmasını bile düşündük. Ama yok yani, hiçbir üyemize de o kadar büyük kötülük yapılmaz” diyerek çeşitli opsiyonları masaya yatırdıklarını dile getirdi. Türkiye’de popüler oldukları ilk zamanları halen anılarında yaşatmaya devam ettiklerini belirten El Husseini, konuşmasının duygu yüklü bölümünde basın mensuplarıyla şunları paylaştı; “Daha birkaç ay önce, bizim çocuklar Avcılar’dan otobüse binince nasıl olay olmuştu? Gizlice onların videolarını çekip 'IŞİD militanları içimizde' diye nasıl da paylaşmıştınız? Milyonlarca tık, Youtube’da rekor üstüne rekorlar… Şimdi duyuyorum, Zincirlikuyu'da daha bu sabah 3 üyemizi bırakın kameraya kaydetmeyi, metrobüse almamışlar. O hengamede binememiş çocuklar. Ezildik abi mümkün değil 5 seferdir metrobüs bekliyoruz diyorlar.Yazıklar olsun, saygınız da kalmamış IŞİD'lıya” Bir dönem çokça konuşulan Kobane konusuna da değinen El Husseini, “Bi ara Kobane Kobane diye hepiniz konuşuyordunuz, o ara iyiydi. İnsan boş yere savaşmıyor gibi hissediyor, insanlar bizimle ilgileniyor diye daha bi şevkle savaşıyor ama şimdi hiç... Kobane'yi alsak nolacak? Kimse bizim farkımızda olmadıktan sonra afedersin Kobane'si batsın yani” diyerek bölgeye dair en ufak bir heveslerinin kalmadığını belirtti. Son olarak konuk gazetecilerden en azından “IŞİD öyle bir şey dedi ki…”, “IŞİD militanlarının maskesiz halleri”, “IŞİD’da şok istifa” tipi haberler yapmalarını rica eden El Husseini “Ya en olmadı ben mesela 4 ayda 12 kilo verdim, onu belki sağlık köşesine aldırırız ha?” diyerek toplantıyı noktaladı.
0
Bodrum Nüfusunun %65'inin Bayram Dönüşü Trafiğine Takılmamak İçin İlçeye Yerleşenlerden Oluştuğu Açıklandı... Bayram tatilinin sonuna gelinmesiyle birlikte dönüş trafiği çilesi de başlarken, Bodrum Belediyesi'nden de çarpıcı bir istatistik geldi. Belediye'den yapılan açıklamada, ilçenin 170 bin civarında olan nüfusunun yaklaşık %65'inin son 30 yılda bayram trafiğini çekmektense Bodrum'a yerleşmeyi tercih edenlerden oluştuğu belirtildi. Konuyla ilgili olarak yorum yapan bazı tarihçilerse bu durumun ilçenin Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedildiği 1522 yılına kadar uzanan köklü bir geçmişi olduğu görüşünde.  Konuyla ilgili Bodrum Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Yavuz Ayhan Güzelceli tarafından yapılan açıklamada, bu bayram aralarına katılan 291 kişiyle birlikte son 30 yılda bayram trafiği yüzünden Bodrum'a yerleşen İstanbulluların sayısının 101.914 kişiye ulaştığı bilgisi verildi. Kendisinin de 16 yıl önce bir Ramazan Bayramı sonrası Bodrum'a yerleşme kararı aldığını belirten Güzelceli, "Hiç unutmuyorum, aracımla Bodrum'dan çıkıp 15-20 km yolu 1.5  saatte aldıktan sonra 'S.kerler böyle işi. Gitmiyorum lan ben İstanbul'a' diyerek gerisin geri dönmüştüm. Benimle birlikte arkamdaki 4-5 araba daha geri döndü. Şimdi hepsiyle burada çok güzel bir komşuluğumuz' var derken, bunun büyük ihtimalle hayatı boyunca verdiği en doğru karar olduğunun da altını çizdi. Bodrum'a yerleşme kararı alanların çoğunun kendisi gibi önce trafiğe girip biraz çile çektikten sonra geri dönenler olduğunu söyleyen Güzelceli, son yıllarda trafik durumunu gösteren mobil uygulamaların yaygınlaşmasıyla birlikte ilçeden hiç çıkmadan direkt Bodrum'da kalanların sayısının da hızla arttığını ifade etti  Güzelceli, kalanların varsa eşleri dostları aracılığıyla İstanbul'daki mallarını mülklerini sattırıp Bodrum'dan ev ve dükkan alma yoluna giderek buranın küçük esnafını oluşturduğunu belirtirken, bazılarının da kendisi gibi çeşitli kamu kurumlarında işe girdiğini, durumları çok iyi olanların ise hiçbir işte çalışmadan hazırdan yediklerini de sözlerine ekledi. Bodrum Belediye'sinden yapılan bu açıklama tarihçilerin de ilgisini çekti. Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sadık Burhala, olayın geçmişinin 30 yıldan çok daha gerilere dayandığını belirterek, Türkler'in dönüş trafiği yüzünden Bodrum'a yerleşmelerinin Kanuni dönemine kadar uzanan köklü bir gelenek olduğunu iddia etti. Bodrum'un (O dönemki adıyla Halikarnassos) ilk Türk yerleşimcilerinin Kanuni tarafından burayı fethetmesi için yollanan yeniçerilerden bir kısmı olduğunu söyleyen Burhala'nın tartışma yaratacak iddiaları şöyle: "Fetih tamamlanıyor. Tabii koca ordu, yaz günü, dönüşte o dönemin şartları içinde yollar da çok iyi olmadığı için biraz ağır ilerliyor. Yeniçerilerden bazıları 'Biz Dersaadet'e dönmezuk' diye isyan ederek, Bodrum'a geri dönüyorlar. Kanuni de 'iyi ya zaten fethettiğimiz yere birilerini yerleştirmek gerekiyordu, o iş de aradan çıktı' diye meselenin üzerine gitmeyip isyancıları affediyor. Bir sonraki sene Kurban Bayramı tatilini Osmanlı idaresindeki bu beldede geçirmek için gelen bazı İstanbullular da onlara katılıyor derken bu iş günümüze kadar geliyor. Bunların hepsinin belgeleri Topkapı Saray'ında mevcut...''
0
Türkiye’den yola çıkan ve Kızıldeniz’de seyreden “Galaxy Leader” isimli bir geminin, Ensarullah olarak da bilinen Yemenli Husiler tarafından, İsrail'e ait olduğu iddiasıyla kaçırıldığı bildirildi. Ensarullah'ın sözcüsü Yahya Sarea, tüm İsrail bayraklı gemileri hedef almaya devam edeceklerini aktardı. 
0
Erdoğan'a Hakaretten Yargılanan Hakan Sav (28), 'Nefsi Müdafaa' Diyerek Kendisine Edilen Hakaretleri İçeren 8 Klasörü Mahkemeye Sundu Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılanlar kervanına katılan Hakan Sav (28), bu sabah çıktığı mahkemede 'nefsi müdafaa' savunması yaptı. Erdoğan'ın 2002 yılından bu yana 'bunlar' diyerek ettiği hakaretleri 8 klasörlük bir dosyada toplayan gencin hukuk mücadelesinin sonucu merakla bekleniyor... Twitter üzerinden Cumhurbaşkanı'na Beyefendi dedikten sonra parantez içinde ünlem işareti kullandığı için hakkında dava açılan Hakan Sav, bu sabah İstanbul 78. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim önüne çıktı. (!) şeklindeki işaretin, Cumhurbaşkanı'nın beyefendi olmadığını ima ettiğini savunan savcılığın iddialarının ardından Hakan Sav'ın avukatları ise olayın nefsi müdafaa olduğunu belirtti. Avukatlar ayrıca, davacı Recep Tayyip Erdoğan'ın müvekkillerine hakaret ettiğini ispatlayan delilleri de mahkeme heyetine sundu. Oldukça hararetli ve gergin bir atmosferde geçen mahkeme yaklaşık 1,5 saat sürerken, hakim karar duruşmasının tarihini 14 Aralık olarak belirledi. Tutuksuz olarak yargılanan Hakan Sav mahkeme çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi: "Bir gün er ya da geç Cumhurbaşkanı'na hakaretten dava açılacağını bildiğim için hep hazırlıklıydım. Hep bugunü bekliyordum ve sayın Erdoğan'ın 'bunlar' diyerek ettiği tüm hakaretleri tek tek bir dosyada topladım. Çapulcu oldum, terörist oldum, edepsiz mi demedi, hadsiz mi demedi... Lan, lun derken şu süreçte babamdan işitmediğim azarı Sayın Cumhurbakanımızdan işittim. Neyse artık, olay mahkemeye yansıdığı için çok da fazla yorum yapmayı doğru bulmuyorum; kararı yine adalet verecek...'' Açıklamalarının ardından Cumhurbaşkanı'nın muhtarlarla yaptığı toplantıyı izlemek için basın mensuplarından izin isteyen genç, özellikle bu toplantıların delil toplamak için ideal olduğunu kaydetti. Son olarak, bundan sonra hakkında dava açılacak herkes için delilleri nefsiimudafaa.com adresinde paylaşacağını duyuran Hakan Sav, herkesin bir an evvel önce Erdoğan'a hakaret davasını bir an önce aradan çıkarmasını tavsiye etti.
0
Bir X hesabı tarafından 20 Şubat 2024 tarihinde paylaşılan videoların Kızıldeniz’de Husi saldırısına uğrayan Rubymar adlı İngiliz gemisinin battığı anı gösterdiği iddia edildi.
0
Sosyal medyada 30 Ağustos Zafer Bayramı öncesi TRT Haber’de yapılan yayında 30 Ağustos’un anılmadığı iddia edildi. Siyasiler tarafından da hızla yayılan paylaşımlarda TRT Haber’in hazırladığı bir tablo görülüyor. İddialara göre “Türklerin Zafer Ayı” başlıklı tabloda 30 Ağustos tarihi ise yok. 
0
A Milli takım formasını en çok giyen futbolcu unvanına sahip olan Rüştü Reçber 1 Temmuz 2003 tarihinde Barcelona’ya transfer olmuştu.
0
Yurt ötesinde yapılan operasyonlarla darbe terör örgütü PKK Suriye kuzeyine yapılması planlanan harekatın korkusu sardı harekatı önlemek Türkiye deki kritik noktalara terör saldırısı yapmayı planlayan PKK Suriye Kuzey sabotajcı teröristlerini Türkiye sızmak kişilik paramotorlar kullanmaya başlamıştı Şafak habere Alınan önlemlerle paramotorlarla geçişleri PKK nehirler üzerinden Türkiye sızmaya çalışıyor Türkiye içindeki Akdeniz Amanoslar açılım gruplarını oluşturmak harekete PKK Suriye ABD desteğinde eğittiği teröristlerini Türkiye sızdırmak Fırat nehrini kullanmaya başladı PKK Akdeniz Amanoslar açılım grubu eğittiği teröristleri Suriye Lazkiye kentinden Hatay Samandağ ilçesine geçişini planladığı tespit edildi PKK geçiş teröristlere Münbiç Karakozak bölgesinde dalgıçlık eğitimi verdiği belirlendi PKK teröristlere 15 süreyle tüp dalgıç kıyafetiyle eğitim verdiği eğitim malzemelerinin Avrupa ülkelerinden temin edilen altında ilerlemeyi sağlayan elektrikli cihaz olan SEABOB olduğu tespit edildi Avrupa ülkelerinden getirtilen jetskilerle eğitilen PKK teröristlerden 2 kişilik grubun zamanda SEABOB kullanarak Suriye Lazkiye şehrindeki Kesap bölgesinden Hatay Yayladağı bölgesine geçmeye çalıştığı başarısız olduğu tespit edildi yandan ABD helikopter pilotlarının Deyrizor helikopter kullanım eğitimi verdiği PKK 80 teröristin staja gönderildiği ortaya çıktı Eğitim teröristlerin kazanmaları Suriye Rumeylan Süleymaniye bölgelerine gönderildiği belirlendi
1
Sosyal medyada paylaşılan ve teyit.org’a ihbar olarak gönderilen görselde, 24 Haziran 2018 tarihli bir takvim yaprağında Atatürk’ün “Geldikleri gibi giderler” sözünün yazdığı iddia edildi.
0
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ta yaşanan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından Türk Hava Yolları’na ait insani yardım uçaklarının bölgeye ulaştıktan sonra dönüşte yurttaşları taşıdığı iddia edildi. 
1
Bir Twitter hesabı tarafından 18 Aralık 2022 tarihinde yapılan paylaşımda A101’den alınan 5 litrelik ayçiçek yağının tartıldığından 4 kilo 653 gram geldiği için eksik doldurulduğu iddia edildi.
0
Yeniden Refah Partisi'nin AK Parti lehine belediye başkanı adayını seçimden çektiği iddia edildi.
0
Kastamonu ’ bulunan Karasu Çayının rengi bilinmeyen sebeple kahverengiye büründü saatlerinde berrak akan çayın renginin kahverengiye dönüşmesi vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi Çay herhangi fabrika tesisin olmadığı belirtildi Bölgede yaşayan Burhan Aktaş isimli vatandaş “ Yıllardır geçiyorum çayın aktığını şimdiye görmedim ” dedi İlişkili Haberler Rengi kırmızıya dönen derenin sırrı ortaya çıktı Yetkililer 550 lira ceza sakinlerinden Nahit Uzunoğlu “ Çayın renginin olduğunu bilmiyorum çayın başında çalışma olabilir akıyor Çayın yukarısında dozer araç çalışabilir Çayın yukarısında fabrika atık atacak atık bilemedim ” konuştu
1
Yerli ve yabancı birçok sosyal medya kullanıcısı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yeni COVID-19 varyantlarına Omicron adının verilmesini sorguluyor. B.1.1’i olarak kodlanan yeni varyant isimlendirilirken, Yunan alfabesindeki ‘Nu’ ve ‘Xi’ harflerinin neden seçilmediği konusunda tartışmalar yaşandı. İddia “Yeni Nu varyantı haberi, ancak WHO onu Omicron olarak adlandırmak için alfabeyi atlıyor, böylece Xi’den kaçınabilirler” başlığı ile paylaşılıyor.
0
Sosyal medyada paylaşılan videonun, Game of Thrones dizisinin final sezonunun ilk bölümü yayınlanınca izleyicilerin yaşadığı sevinci gösterdiği iddia edildi. Videodaki izleyicilerin, dev ekran televizyonda dizi başlayınca çığlıklar atarak sevindiği görülüyor.
0
“Cumhuriyet tarihinin en soğuk ve en karlı günleri geliyor, kutupların kapısı açılıyor, kuvvetli fırtına gelecek, uçabilecek eşyalara dikkat…”
0
Amerika Birleşik Devletleri’nin 20 Temmuz 1969 tarihinde Ay’a insanlı iniş yapması, geçtiğimiz yüzyılın en çarpıcı olaylarından biriydi… Üzerinden elli yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen bu uzay görevi hakkında ortaya atılan iddialar hiçbir zaman popülerliğini yitirmedi.
0
ABD Ulaştırma Güvenlik İdaresi, ABD'deki havalimanlarında yolcuların uçak seyahatinde beraberinde taşımak istediği ilginç eşya ve kargoları Instagram hesabından paylaşıyor.
1
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski yarısında Telegram hesabından paylaştığı görüntülü mesajıyla halka seslenerek Rusya Ukrayna arasında çatışmaların ettiğini kaydetti Ukrayna savaşın noktasının Bahmut şehri olduğuna dikkati çeken Zelenski Bahmut cephe hattı nokta olmaya ediyor 1300 kilometrede aktif çatışmalar sürüyor ifadelerini kullandı Savaşta 99 binden askerin öldüğünü iddia Zelenski sayının 100 yaklaşabileceğini belirterek Moskova kimsenin cevabı olmayacak dedi yandan güçlerinin Ukrayna İran üretimi insansız araçlarıyla İHA saldırılarını sürdürdüğünü getiren Zelenski 30 İHA imha edildiğini aktardı Rusya İran Shahed tipi İHA aldığını süren Zelenski İran Rusya sivillere terör saldırıları düzenlemekle suçladı Zelenski konuşmasında Gürcistan 1 2021 gözaltına alınan Ukrayna vatandaşı olan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili sağlık durumunun kötüye gittiğini savundu Tiflis klinikte tutuklu olarak tedavisi süren Saakaşvili Ukrayna Avrupa ülkeleri ABD hastaneye nakli Gürcistan hükümetine seslenen Zelenski hayatını kurtarabilecek verin konuştu
1
Yusuf Yazıcı bu haftayı da boş geçmedi Trabzonspor'un genç yıldızı Yusuf Yazıcı, Fenerbahçe maçından sonra Kayserispor karşılaşmasını da boş geçmedi. Toto 'in 31. haftasında Kayserispor'u mağlup eden 'da , ağları bir kez daha sarstı. Son iki Süper Lig maçında iki gol atan Yusuf Yazıcı, bu sezonun ilk 29 haftasında sadece bir gol kaydedebilmişti. Ligde 27 maçta forma giyen Yusuf, 3 gol 2 asistlik katkı yaptı.
1
Milyarlarca kullanıcı, 4 Ekim 2021 günü akşam saatlerinde Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi en çok kullanılan sosyal medya platformlarına 6 saat boyunca erişim sağlanabiliyordu. Facebook şirketinin baş teknoloji sorumlusu Mike Schroepfer, attığı tweette kesintinin nedeni olarak ağ bağlantısı ile alakalı teknik sorunlar olduğunu açıkladı. Sosyal medya normale döndükten sonra bu kesintinin sebepleri ile alakalı birçok komplo teorisi ve iddialar öne sürüldü. Çin’de amatör kameralar tarafından kayda alınan gösteri drone’larının düşüş anının bu internet kesintisiyle bağdaştırılması da bunlardan birisiydi.
0
Videonun Gazze'deki olayları protesto etmek için Azerbaycan, Türkiye ve İsrail bayraklarını yaktıkları iddia edildi.
0
Twitter ‘da 15.06.2021 tarihinde @sıradışıgörseller sayfası tarafından paylaşılan Alaska’da olduğu belirtilen ‘Uyuyan Kadın Dağı’ olarak isimlendirilen fotoğraf sosyal medyada gündem oldu. Dikkatleri üzerine çeken bu paylaşım sosyal medya kullanıcıları tarafından ilgi görerek yüksek oranda etkileşim aldı. Yorumlar ile şaşkınlığını ifade eden kullanıcıların yanı sıra görselin doğruluğunu sorgulayan kullanıcılar da oldu. Daha önceki yıllarda da gündemde birkaç kez yer alan iddia kaynağı fotoğraf ne kadar gerçeği yansıtıyor?
0
Sosyal medyada Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bazı illerin gösterildiği bir Türkiye haritası paylaşıldı. Paylaşımın açıklama metninde ise “2000 ile 2020 arasında 385 çocuk kolluk güçlerinin kullandığı araçların çarpmaları sonucu hayatını kaybetmiş” ifade yer alıyor. Görselin alındığı rapora göre 2000 ile 2020 arasında kolluk güçlerinin kullandığı araçların çarpmaları sonucu 385 çocuğun hayatını kaybedip kaybetmediğini inceledik.
0
Bayram Öncesi Üniversite Öğrencilerini Tedirgin Eden Soru: ''Bitirince ne olacaksın?'' Kurban Bayramı dolayısıyla yine yoğun bir şekilde akrabaya maruz kalacak olan üniversite öğrencileri, her yıl olduğu gibi bu yıl da gelmesi beklenen "Okulu bitirince ne olacaksın?" sorusunun tedirginliğini yaşıyorlar. Marmara Üniversitesi Öğrenci Birliği tarafından 8.'si düzenlenen "Bir Psikolojik Savaş - Bayram Ziyaretleri" başlıklı sempozyumda bir araya gelen çeşitli bölümlerden öğrenciler, bir kez daha bu soruya yaşlı akrabaları da tatmin edecek bir yanıt bulmaya çalıştılar. Oldukça yüksek bir katılımla gerçekleşen sempozyuma en çok ilgiyi, beklendiği gibi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri gösterirlerken, Genetik, Enformatik, Lojistik gibi bölümlerden de önemli sayıda öğrencinin salonda hazır bulunduğu gözlendi. Sempozyumda İİBF öğrencileri adına söz alan Maliye bölümü 4. sınıf öğrencisi Murat Soylak, İşletme, İktisat, Kamu Yönetimi, Maliye gibi bölümleri bünyesinde barındıran İİBF'de neden bu kadar çok bölüm bulunduğunun ve daha önemlisi bu bölümlerin birbirlerinden tam ne farkı olduğunun öğrenciler tarafından bile henüz anlaşılamadığını samimi bir şekilde ifade ederken, bayram ziyaretlerinde en büyük mağduriyeti yıllardır kendilerinin yaşadıklarını belirtti. Mezun olduklarında tam olarak ne olacaklarını kendilerinin de bilmediğini vurgulayan Soylak, "Kısmet olursa bu sene, olmazsa da en geç 2012 gibi diplomamı alacağım; ancak Maliye yerine atıyorum İktisat'ı ya da Kamu Yönetimi'ni bitirsem ne fark edecekti, inanın hiçbir fikrim yok. Bakınca 3 aşağı 5 yukarı hepsinde aynı hocalar, aynı dersler... Amacım tabii ki herkes gibi devlete kapak atmak ama olmazsa ne olur bilemem. Belki bir bankada müfettiş yardımcılığı ya da hesap uzmanlığı falan, ne bileyim öyle bir şeyler. Ben genelde bu soruya Maliye Bakanlığı'nda çalışacağım diye cevap veririm ama çok yaşlı olanlar hariç pek kimse yemiyor onu artık. Gönül ister hiç sorulmasın ama akraba işte, dur diyemiyorsun..." Bu sıkıntıyı herkesten daha fazla çektiğini dile getiren uluslararası ilişkiler 3. sınıf öğrencisi Sedat Kılıç ise, "Uluslararası ilişkiler okuyanlar ne yapsın? Ortada uluslararası ilişkilerci diye bir meslek yok. Akrabanın anlayacağı en yakın kavramlar olarak diplomat, konsolos, büyükelçi falan var bizim bölümle alakalı ama bu sefer de beklenti çok yükselecek. Bilseydim öğretmenlik yazardım." diyerek, en yakın zamanda Açıköğretim Fakültesine kayıt olacağını ve bu sıkıntıdan tamamen kurtulacağını dile getirdi. Sempozyumda "Akrabalara herhangi bir şekilde anlatılması mümkün olmayan bölümler" başlığı altında söz alan Enformatik bölümü 3. sınıf öğrencisi Sezen Akgüler'in konuyla ilgili olarak paylaştığı bir anektod, salonda hüzünlü dakikaların yaşanmasına neden oldu: "Üniversitede ilk yılımdı. Bayram için memleketim Kastamonu'ya gitmiştim. Rahmetli ninem dizinin dibine oturtup bana okulda ne gösterdiklerini, bitirince ne olacağımı sordu. Daha 1. sınıfta olmanın da heyecanıyla yapay zeka, veri depolama ve işleme, istatistik, linguistik falan diye konuya girip anlatmaya başladım. 10 dakika sonra inme indi kadıncağıza. Sonra da çok yaşamadı zaten. O olaydan sonra dersimi aldım, bu soruya 'bilgisayarcı' yanıtını veriyorum artık... Ama giden geri gelmiyor ne yazık ki..." Lojistik bölümü öğrencilerinin ne anlatırlarsa anlatsınlar akrabalar tarafından nakliyeci ya da evden eve taşımacı olarak bilinmekten şikayet ettikleri sırada yükselen gülme sesleri nedeniyle sempozyumda gergin anlar da yaşandı. Sempozyum boyunca sürekli olarak neşeli tavırlarıyla dikkat çeken bir grubun, Lojistik öğrencileri konuşurken kahkahalarına hakim olamamaları üzerine başlayan tartışmalar sözlü sataşmalara dönüşürken, grubun sempozyuma sırf eğlenmek için gelen tıp fakültesi öğrencilerinden oluştuğunun anlaşılmasıyla birlikte gerginlik had safhaya yükseldi. Huzuru bozan öğrencilerin güvenlik ekiplerince dışarı çıkarılmasının ardından sempozyuma "genetik bölümü öğrencileri için hormonlu elma örneği üzerinden akrabaya meslek anlatma" workshop'uyla devam edildi.
0
AK Parti, Henüz Melih Gökçek'le İlgili Espri Yapmayan Vatandaşlar İçin İstifa Sürecinin 2 Gün Daha Uzatıldığını Duyurdu... Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in istifasıyla ilgili söylentiler bugün de basını ve sosyal medyayı işgal ederken, konuyla ilgili en net açıklama akşam saatlerinde AK Parti'den geldi. Parti sözcüsü Mahir Ünal, Gökçek'in istifasıyla ilgili henüz espri yapmamış 1700 kadar kullanıcı tespit ediliğini belirtirken, "Bu vatandaşlarımız için süreyi 2 gün daha uzatıyoruz. Onlar da fıskiyeli, dinozorlu esprilerini yapıp heveslerini alsınlar sonra..." sözleriyle vatandaşlara bu son fırsatı iyi değerlendirmeleri çağrısında bulundu. Melih Gökçek'in başkanlığı süresince Ankara'ya olduğu kadar Türk Sosyal Medya kültürüne de önemli hizmetlerde bulunduğuna dikkat çeken Ünal, "Kendisi sadece Ankara'nın değil, adeta bütün bir ülkenin belediye başkanı gibi. Hayatında Ankara'yı görmemiş, belki kendi yaşadığı beldenin belediye başkanının adını bile bilmeyen milyonlarca vatandaşımız bile onu adeta kendi başkanlarıymış gibi bağırlarına bastılar. Sırf Gökçek'le ilgili yaptığı esprilerle fenomen olan, sosyal medyada eli ekmek tutan onlarca gencimiz ve adını burada anmak istemediğim kimi internet siteleri üzerinde büyük emeği var" derken,  Başkan'ın fıskiyesiyle, dinozoruyla, robotuyla, caps lock tuşuyla millete mal olmuş önemli bir kültürel figür olduğuna dikkat çekti. Gökçek'in gidişiyle doğacak boşluğun farkında olduklarını da sözlerine ekleyen Ünal, istifa sürecinin uzatılmasıyla ilgili gerekçeleri de şöyle sıraladı: "Elbette bu bir bayrak yarışı ancak itiraf etmek gerekiyor ki onun boşluğunu dolduracak kadar yüksek profilli bir aday maalese şu an partimizde yok. Bi ara Sayın Burhan Kuzu'nun adı geçti, 'Burhan ağabey senin öyle oyuncak merakın falan var mı?' diye bir yokladık ama maalesef belli bir yaştan sonra zor bazı şeyler. E sadece twitter'da saçmalayarak da bi yere kadar. Kabul edelim ki bir süre en azından bir boşluk olacak. O süreçte pişman olmamak için herkes son bir kez daha Melih Başkan'la ilgili esprilerini yapsın. Yapmayanlar bu fırsatı kaçırmasın. Sonrasında illa ki AK Parti bağrından yeni Melih Gökçek'ler çıkaracaktır, o konuda bizim içimiz rahat. Milletimizin de içi rahat olsun..."
0
Bir Twitter hesabı tarafından 5 Temmuz 2022 tarihinde yapılan paylaşımda NATO Genel Sekreterinin basın toplantısında “FETÖ” dediği iddia edildi.
0
Sosyal medyada zaman zaman gökyüzünde iki veya daha fazla Güneş olduğu iddia edilen paylaşımlara rastlıyoruz. Bu iddiaya konu olan son görüntü ise, Moğolistan’da üç farklı Güneş’in kaydedildiği iddiasıyla yapılan paylaşımlar oldu. Söz konusu görüntüyü inceledik.
0
Sosyal medyada paylaşılan bir videonun Teksas’ta Filistin’e destek gösterilerinden olduğu iddia edildi. Videodaki kalabalığın İsrail’e karşı Filistin’e desteklerini göstermek için toplandığı öne sürüldü.
0
Hollanda’da parasetamol içeren dondurma satıldığı iddia edildi. Vitrinde duran ve yirmilik parasetamol tablet kutusuyla sergilenen dondurmanın, Hollanda’daki dondurmacılarda bulunabildiği iddia edildi.
0
Sosyal medyada paylaşılan bir görüntünün Konya’da düzenlenen 5. İslami Dayanışma Oyunları’ndan olduğu iddia edildi. Bir futbol müsabakasından olduğu anlaşılan videoda, beyaz kıyafetli kişinin açıklama yaptığı sırada cinsel organını kaşıdığı görülüyor. 
0
Sıkça paylaşılan ve Teyit’e de ihbar olarak gönderilen bir videonun, Wuhan koronavirüsü nedeniyle karantinada tutulan ve onu izleyen doktoruna sarılmak isteyen bir bebeği gösterdiği iddia edildi. Birçok sosyal medya platformunda yer alan bu paylaşımlardan yalnız biri, 40 bine yakın beğeni alırken 5 binden fazla kez retweet edilmiş. 
0
Şırnak'tan acı haber: 2 asker şehit Şırnak bölgesinde devam eden operasyonlarda, teröristlerle çıkan çatışmada 2 askerin şehit olduğu bildirildi. Öte yandan 2 askerin Hatay'daki babaevlerine Türk bayrakları asıldı. Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, 'ta bugün teröristlerle çatışma çıktığı belirtildi. Bölgede devam eden operasyonlarda, teröristlerle çıkan çatışmada 2 askerin olduğu, hava harekatı ile desteklenen operasyonların devam ettiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz." 2 askerin Hatay'daki babaevlerine Türk bayrakları asıldı. Kırıkhan Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu ve askeri yetkililer, şehit Piyade Sözleşmeli Er Ali Çeker’in Kırıkhan ilçesi Özyörük Mahallesi'nde yaşayan ailesine şehadet haberini verdi. Acı üzerine Çeker'in babaevine Türk bayrağı asıldı. Aynı çatışmada şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Ercan Can'ın da Hassa ilçesindeki ailesine şehadet haberi verildi. Şehidin Küreci Mahallesi'ndeki baba ocağına giden Kaymakam Yusuf Turan, Belediye Başkanı Mehmet Karataş ve beraberindekiler aileye taziye dileklerini iletti. Şehit Can'ın babaevi ile mahallesine Türk bayrağı asıldı. Şırnak bölgesinde devam eden operasyonlarda, teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 2 asker için Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, başsağlığı mesajı yayımladı. Bakan Akar, 'Silah arkadaşlarımız, 05 Mayıs 2019 tarihinde teröristlerle çıkan çatışmada şehit olmuşlardır. Kahraman şehitlerimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah'tan rahmet; kederli ailelerine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim' dedi.
1
14 Mayıs Genel Seçimlerine artık sayılı saatler kaldı. Hal böyleyken sosyal medyada bilgi kirliliği oranı giderek artıyor. Geçtiğimiz günlerde ‘Ötüken Belediyesi’ isimli bir Twitter hesabı, Celal Şengör’ün seçimlerde Ata İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan’ı desteklediğini öne sürmüştü. İddia birçok etkileşimi yüksek sayfa tarafından da yayıldı.
0
30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de meydana gelen depremin ardından, sosyal medya ve WhatsApp üzerinde, depremden kaçan balıklara ait olduğu iddia edilen bir video paylaşıldı.
0
2014 tarihli "Revolution" dizisinde, elektriklerin aniden kesildiği, internetin olmadığı, uçakların gökyüzüne havalanmadığı ve gemilerin suda çürüdüğü distopik bir dünya tasvir ediliyor. 
0
Sosyal medyada paylaşılan bir videonun Dubai’deki kar yağışını gösterdiği iddia edildi. Kar altında kalmış farklı mekanlardan görüntülerin olduğu videonun, Dubai’de kar yağarken çekildiği öne sürüldü.
0
*Bu içerik ilk kez "Bots spread a lot of fakery during the 2016 election. But they can also debunk it" başlığıyla Poynter arafından 20 Kasım 2018 tarihinde yayınlanmış ve İlayda Ece Ova tarafından Teyit için çevrilmiştir.
0
Azerbaycan Başsavcılığı Savunma Bakanlığı yapılan açıklamada yerel 18 00 sıralarında Ermenistan Kelbecer iline bağlı Çıraglı köyüne döşenen mayının infilak ettiği bildirildi İlk incelemelere bölgede onarım inşaat işlerinde çalışan 4 kişinin personel mayına bastığı sevk edilen 4 askerin mayına denk geldiği patlama yaşandığı belirlendi Mayına basan kişiler arasında bulunan 1 askerin şehit olduğu 3 asker 4 sivilin yaralandığı belirtildi Kelbecer Askeri Savcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı İlişkili Haberler Karabağ zaferinin üzerinden 2 geçti Aliyev Şuşa Azerbaycan halkının kalbidir İkinci Karabağ Savaşı sona ermesinden 2 mayın patlamaları sonucu 270 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti yaralandı
1
2 Ocak 2021 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Melih Bulu’nun, 2003 yılında teslim ettiği doktora tezinde intihal yaptığı iddia edildi. Bulu’nun tezinde farklı kaynaklardan birebir alıntılara yer verdiği öne sürülüyor.
1
Bazı haber siteleri ve sosyal medya kullanıcıları ABD’yi etkisi altına alan kar fırtınasının ardından Buffalo şehrinde bulunan market ve mağazaların mahsur kalan yurttaşlarca yağmalandığını iddia etti. 
0
Mısır, Suriye, Tunus ve Lübnan'da Kimi Destekleyip Kimi Lanetleyeceğimizi Karıştıran Vatandaşlar İçin Hazırlanan Broşürler Basına Tanıtıldı Son dönemde Ortadoğu’da yaşanan hızlı gelişmeler nedeniyle hangi ülkede kimi destekleyeceğini, hangisinde kimin aleyhinde gösteri yapacağını karıştıran vatandaşlara müjdeli haber Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi. Müslüman Kardeşler’den PYD’ye, Hizbullah’tan El Nusra’ya Ortadoğu’da şu an aktif olan tüm yapılanmaların herkesin rahatça anlayabileceği şekilde renkli grafikler ve eğlenceli şarkılarla anlatıldığı broşürleri bugün düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıtan Bakanlık yetkilileri, "Sırf napıcağını bilmediğinden, en garanti yolu seçerek hala Filistin bayrağıyla İsrail büyükelçiliğine koşuşturan vatandaşlarımız var. Tamam o da güzel, yeri gelince o da yapılsın ama olay maalesef bu kadar basit değil artık." sözleriyle tüm yurttaşlara broşürlerden bir an önce edinme çağrısında bulundu. Bakanlıkta düzenlenen basın toplantısında, sokaktaki vatandaşın bir süredir bırakın gelişemeleri yorumlamayı, örgütlerin isimlerini dahi birbirine karıştırır hale geldiğini belirten Bakanlık Müsteşarı Kamil Cemilgen, "İhvan'dı, PYD'ydi, Selefiler'di derken haliyle sürmenaja bağladı vatandaşımız. Maalesef Mısır'da gaz bombasını, çadır yakma görüntülerini falan görünce 'Bunların hangisi bizimkilerdi? Polis mi destan mı yazıyor ötekiler mi?' biçiminde bize mail atan yapan çok sayıda yurttaşımız oldu. Suriye desen daha da karışık. 'Kürtleri mi destekliycez El-Kaideyi mi? Kim ölünce ele bayrak alıp sokağa çıkmamız gerekiyor?' diye kapımıza dayanan mı dersiniz, 'Ben HGS'ye destek vermek istiyorum, ne yapmam lazım?' diye hesap soranlar mı dersiniz" sözleriyle, Dışişleri'ni böyle bir broşür hazırlamaya iten nedenleri sıraladı.  Cemilgen, kafa karışıklığına son vereceğine inandıkları broşürü ise şu sözlerle tanıttı: “Broşürümüzü tüm vatandaşlarımızın anlayabileceği bir biçimde oluşturduk. Bakın misal, 8. sayfada bir adet insan kafasıyla basket oynayan el-Kaideli minik kardeşlerimiz var. Büyükleri olarak biz de onların sırtına havlu koyarken 'oynayın ama fazla gürültü etmeyin çocuklar' diye tatlı tatlı nasihat ediyoruz. Aşağı yukarı durumu anlatıyor. Sayfa 12'yi bi açalım ne diyor orada; ‘Küçük Eseeed, küçük Eseed napıyorsun söyle bana Sivilleri vuruyorum, diktatörlüük kuruyorum’ Gördüğünüz gibi, Suriye'de kim iyi kim kötü, böylece netleştirdik. Bir de sayfa 27'ye bakalım, fotoğrafik hafıza kısmına. Ne var? Bakınız güçlü kuvvetli bir adam figürü, üstüne ‘Katar, gücüne güç katar’ yazıyor. Demek ki Katar iyi, onu destekliyoruz. Öte yandan gördüğünüz gibi Mısır askeri üniformasıyla bir başka çizim yapılmış, ‘Mısır, gel kıçımı ısır’ yazılı. Yani, neymiş? Mısır kötü, Mısır kaka...” Broşürün, bireysel çalışmaların yanı sıra grup halinde oynanabilecek öğretici oyunlar içerdiğini de belirten bakanlık müsteşarı, 74.sayfada yer alan piyes aktivitesi için gazetecilerin bir kısmını sahneye davet etti. Ortadoğu'daki tüm grupların temsili olarak yer aldığı oyunda El-Kaide, ÖSO, PYD, Suriye Ordusu, Mısır Ordusu, Ennahda, Mursiciler ve Hizbullah oyuncular tarafından canlandırılırken, bir süre sonra bütün oyuncuların birbirine tekme tokat girmesi üzerine Cemilgen araya girerek piyesi yarıda kesti. "Neyse yani herkes en azından bölgedeki örgüt isimlerine hakim olmuştur, bu da bir şey ama çok da uzatmaya gerek yok. Benim de kafam iyice karıştı" diyen Cemilgen, daha sonra salondaki basın mensuplarını tek tek kaldırarak Ortadoğu'daki örgütleri saydırdı. Toplantının sonunda, broşürü baştan sona okuyan herkesin beginner seviyede Ortadoğu hakkında konuşabilecek düzeye erişeceğini aktaran bakanlık müsteşarı, uzun yazı okumaya üşenen vatandaşlara da şu sözlerle seslendi:  "Broşürün son sayfasına koca puntolarla ‘Ya bunlar hep İsrail'le Amerika'nın işi. Bizim gelişmemizi istemiyorlar’ yazdık. Buraya kadar olan kısımdan bir şey anlamayan vatandaşlarımız Ortadoğu konusu açıldığında direkt bu cümleyi söyleyip konuyu kapatsınlar. Bakanlık olarak kafamız çok karışınca biz de aynısını yapıyoruz zaten. Sene olmuş 2013, hala peynir ekmek gibi gidiyor inanır mısınız?”
0
Videonun Karabük Üniversitesi öğrencilerini gösterdiği iddia edildi.
0
Bir X hesabı tarafından 19 Ağustos 2024’te yapılan bir paylaşımda videonun geçtiğimiz günlerde Urla’da çıkan bir yangına ait olduğu iddia edildi.
0
Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda Eski Mısır’da işçilerin eşlerinin ya da kızlarının regl olması durumunda işlerinden izin alabildikleri iddia edildi. İddiaya dair pek çok haber sitesinin de içerik hazırladığı görülüyor.
0
Vima gazetesine konuşan Yunan Başbakan Yorgo Papandreu Türkiye Yunanistan 2004 kıta sahanlığı sorununu çözmeye olduklarını sürerek seçimler geldi konuştu İkili ilişkilerde diyaloğun önemini vurgulayan Papandreou Diyalog korkusu güçsüzlük hissi oluşturur tarafların olarak karışması yaratır beklenildiği çıkarlarıyla ifadelerini kullandı İletişim olsaydı bugünkü gerginlik olmazdı Papandreu Türkiye Yunanistan arasında iletişim kanallarının olmasının önemli olduğunu belirterek İki arasında düzeyde iletişim hükümetin göreve başlamasının talep edilmeliydi iletişim olsaydı bugünkü gerginlik düzeyi olmazdı değerlendirmesinde bulundu Papandreu Yunanistan Akdeniz sularını 12 çıkarmasının sonucu Uluslararası Adalet Divanına varacak şekilde uzlaşılmış anlaşma inisiyatif birleştirilmesi halinde mantıklı olacağını savundu Yunanistan ülkelerle kurduğu ittifaklara değerlendirmede bulunan Yunan politikacı ifadeleri kullandı Tecrübem gösterdi düşmanımın düşmanı dostumdur mantığındansa pozitif gündem özlü faydalar sağlıyor Bunu arzularını gizlemek Yunanistan sürdüklerinde silah sistemleri satmak Türkiye Yunanistan arasındaki gerginliğe yatırım yaptıklarında Helsinki döneminde gördük Yunanistan Türkiye Avrupa pozitif gündem oluşturduk sunduk Bunun sonucunda Güney Kıbrıs Avrupa üyesi
1
Bir Twitter hesabı tarafından 10 Ocak 2023 tarihinde yapılan paylaşımdaki videonun Kanada’da bir polis memurunun müslüman bir kadının başörtüsünü çıkarıp şiddet uyguladığı anları gösterdiği iddia edildi.
0
Türk Lirası’nın döviz kuru karşısındaki dramatik değer kaybı, Aralık 2021 itibariyle devam ediyor. Değer kaybı metal piyasasına da etki edince, Türk Lirası’nın maliyetiyle ile ilgili bazı iddialar ortaya çıktı. Sosyal medyada ve haber sitelerinde 50 kuruşluk madeni paranın maliyetinin 80 kuruşa kadar çıktığı iddia edildi.
0
Sosyal medya platformlarında paylaşılan bir iddiaya göre İsviçre Kürtçe dilini resmi dil olarak kabul etti. Ekşi Sözlük’te de başlığı açılan iddiada İsviçre’nin dört resmi dili olduğunu ve ülkenin Bern kantonunun Kürtçeyi resmi dil olarak kabul ettiği söylenildi. Bazı haber mecraları da bu iddiayı haberleştirdi.
0
sosyal medya fenomenleri Vladimir Kuznetsov Aleksey Stolyarov ünlülere yaptıkları telefon şakalarıyla tanınıyor ikilinin kurbanı Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda Duda ’ ofisini arayarak kendilerini Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tanıttılar Macron konuştuğuna sanan Duda fenomenler sohbet Duda telefondaki sesi Macron sandı sohbet etti15 Kasım ’ Polonya düşen füze bilgi veren Duda füzenin Rusya olduğu konusunda Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ısrar ettiğini söyledi ABD Başkanı Biden ’ olaydan Rusya ’ sorumlu tutmadığını belirtti Duda Rusya krizi derinleştirmemek olduğunu vurguladı Görüşmeyi doğrulayan Polonya Cumhurbaşkanlığı Ofisi soruşturma başlattı
1
Sosyal medyada paylaşılan bir videonun Halk TV’deki sahur programından alındığı iddia edildi.
0
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın İngilizce konuştuğunu gösterdiği iddiasıyla paylaşılan bir video sosyal medyada son derece ilgi gördü. 2 milyondan fazla izlenen video on binlerce beğeni aldı. Yorum kısmına baktığımızda da videonun doğru olduğunu düşünen kişi sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunu gördük. Tüm bu sebepler dolayısıyla söz konusu iddiayı inceledik.
0
Erdoğan’dan manifesto sonrası bir ilk… İşte ‘1994 ruhu’nun şifreleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan, AK Parti'nin seçim manifestosu sonrası katıldığı ilk canlı yayında önemli açıklamalar yaptı. , AK Parti’nin 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri'nin ardından, şehirleri yönetme anlayışının özünü, millete verecekleri sözlerin çerçevesini oluşturan manifestoyu açıklamasından sonra gerçekleştirdiği ilk yayını 'de yapmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yayının gerçekleştirildiği Vahdettin Köşkü'nde daha önce Dörtlü Zirve'nin yapıldığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi: "Sayın Putin, Merkel ve Macron ile olan dörtlü zirvemiz, Suriye'ye yönelik olan o zirveyi şu anda bulunduğumuz konumda onlarla bir araya geldik. Tabii dışarıda Boğaz'a yönelik fotoğraf çekimlerimiz olmuştu ama burada da kararlı bir müzakereyi gerçekleştirdik. Malum Birleşmiş Milletler'den De Mistura da katılmış olduğu o zirvede biz bütün belirlediğimiz başlıkları onunla paylaştık ve o süreç, o yönüyle de devam ediyor. Belirleyici olup olmadığı meselesi ayrı ama en azından buna bir zenginlik katan süreçti ve şu anda da tabii zaman zaman o da İstanbul zirvesi olarak anılıyor ve kısa bir süre Sayın Putin ile malum Moskova'da bir araya geldiğimde yine İstanbul zirvesini andık ve ayın 14'ünde de Soçi'de bir araya geleceğiz. Soçi'de daha önce başlattığımız zirvenin ikinci turuna başlayacağız ve yine orada da Rusya Federasyonu, Türkiye, İran üçlü olarak bu zirvemizin tekrarını yapacağız. Temenni ediyorum ki bu güzel gidişe yeni bir anlam kazandıracak, yeni bir güç katacak. Çünkü Suriye'deki malum bu süreç, Cerablus, Afrin, İdlip, bütün bunlardan sonra her geçen gün daha iyiye doğru gidiyor. Temennimiz odur ki bunu bu şekilde devam ettirelim ve geri dönüş başlayan bu bölgelerde Suriye halkı kendi topraklarına dönme imkanını, fırsatını bulsun." "Her şeyden önce bir defa yerel seçime gidiyoruz. Bu yerel seçimde tabii bir genel seçimin etkisi olur mu olmaz mı diye bir soru soracak olursanız, tabii ki onun da olacak. Hele hele bizim gibi şu anda iktidarda olan bir siyasi partinin buradaki bakışında merkezi yönetimle, yerel yönetim arasındaki uyum çok çok önemli. Bir yerde yereli merkeze taşıyacağınız gibi merkezi de yerele taşıyacaksınız ki hizmetler çok daha farklı bir şekilde kendini gösterme imkanını bulsun. Özellikle bu dönemde dikkat edilirse halkımızın sıkıntıya düştüğü ve siyasi hareketlerin de üzerinde pek durmadığı bazı sıkıntılar var. Yani yerel yönetim dediğiniz zaman akla ilk gelen şey şudur, çevredir, temizliktir." "Ben belediyeyi CHP'den almıştım. Ki İstanbul'un o zaman 8 milyon nüfusu vardı, son nüfus sayımı yapıldı yaklaşık 15,5 milyon İstanbul bir nüfusa ulaştı. Dünyada bazı devletler değil orta boylu devletler artık bu nüfusta. İstanbul bir devlet. Şimdi böyle bir şehri yöneteceksiniz. Böyle bir şehri yönetirken çöp benim sorunum değil diyemez bir belediye. Hayır senin sorunun. Yollar benim sorunum değil diyemez, hava kirliliği benim sorunum değil diyemez. Göreve geldiğimde İstanbul'un doğru dürüst doğal gazı yoktu. 50 bin konutta doğal gaz vardı, bunun dışında İstanbul'da doğal gaz yoktu. Ben belediyeden ayrıldığım zaman 1 milyon 250 bin konuta biz o zaman doğal gaz getirmiştik. Onunla İstanbul'un havası temiz hale geldi. Şimdi zaten İstanbul'da doğal gazın gitmediği, girmediği semt, ev hemen hemen kalmadı, zira İGDAŞ gerçekten İstanbul'da çok büyük bir belediyecilik hizmetini doğal gazda ortaya koydu." Göreve geldiklerinde İSKİ tankerleriyle su taşındığını hatırlatan Erdoğan, "Ben hep hatırlarım çocukların, annelerin bidonlarla o tankerlerle su aldığı dönemleri. Daha sonra ne oldu? Su istasyonları kuruldu. Hatırlayın. Endüstri oluşmuştu. Oralardan giderlerdi, parayla suyunu alırdı ve bununla da kalmaz, küvetler o satın alınan suyla doldurulur, onunla da banyosunu yapardı. Bu hale gelmiştik. Şimdi kalksın da bir CHP'li desin 'hayır böyle bir şey yoktu'. Bunları yaşadık. İstanbul'da bunları bize yaşattınız ama biz geldik, 1 yılda bir defa bu işi ortadan kaldırdık. Düşünün 110 kilometre biz Istranca dağlarından, 180 kilometre de Melen'den İstanbul'a su getirdik. Bu getirdiğimiz suyla birlikte İstanbul susuzluktan kurtuldu ve suyuna kavuştu, 2040'a kadar da İstanbul'un ciddi manada bir su sıkıntısı olmayacak. Hava kirliliğini o günün bir gazetesi hiç unutmuyorum, maske dağıtıyordu. Bunları bize getirip şöyle ortaya koymamız lazım ki bundan da gücenmemesi lazım CHP'li dostlarımızın. Bu maskeler o zaman dağıtıldı. Niye? Hava kirliliği var. Herkes maskeyle beraber sokağa çıkıyordu. Böyle bir dönemi yaşadık." Demokrasinin yerelde başladığını vurgulayan Erdoğan, "Eğer bir siyasi hareket 'ben bir demokrasi mücadelesi veriyorum' diyorsa önce yerel politikayı başarması lazım. Yerel politikayı başaramayanın geneli başarması mümkün değil. Yerel halkla kucaklaşma, halkla bütünleşme yeridir. Halkla bütünleşme yeri olduğu için orada bir defa halka eliniz değecek. Elektrik vereceksiniz, elektrik alacaksınız. Bunu başarmanız lazım. Bunu başaramıyorsanız zaten halk sizi sırtında taşımaya mecbur değil." diye konuştu. 1994 öncesinde İstanbul'da çöp dağları ve susuzluk yaşandığını, Ümraniye'de yaşanan çöp faciasında 34 kişinin ölümünün hesabının sorulmadığını belirten Erdoğan, o dönemde Ümraniye ve Büyükşehir Belediyesi'nin CHP'li olduğunu ifade etti. Erdoğan, "Hala kendilerini savunabiliyorlar. Neyi savunuyorsunuz? Neymiş, grevdeymiş. Ne demek grevde. Eğer grev varsa onun da sorumlusu sensin. Greve fırsat verdin. Biz bunu aldığımız anda adeta devrim ruhuyla aldık." ifadelerini kullandı. Kasımpaşa'da Haliç'in kenarında bir yerde doğup büyüdüğüü, cumartesi günlerinde sandalla Fener'e geçerken tahammül edilemeyen bir kokunun olduğunu hatırlatan Erdoğan, 7 yıl sonra Haliç'in içinde adacıklar oluştuğunu, adacıkların arasından sandalla gittiklerini söyledi. Erdoğan, şu anda Haliç Kongre Merkezi'nin yerinde o zaman mezbahaneler olduğunu kaydederek, şu andaki güzelliklerin o dönemde bulunmadığını dile getirdi. Şimdi haliç Kongre Merkezi'nde sanatsal etkinlikler, kongreler ve çeşitli toplantılar yapıldığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: "O malum yerden böyle bir güzel eser meydana geldi. Haliç'ten Alibeyköy'e 2,5 milyon metreküp çamur taşıdık. 9,5 kilometre bir boru hattı kurduk. Oradan pompa sistemiyle çamuru Alibeyköy'deki taş ocağına pompaladık ve orada süzdürdük. Çamuru çökertildi, su ise tekrar Haliç'e pompalandı. 650 bin metrekarelik taş ocağının olduğu yerde şimdi Vieland var, çocuklar için bir oyun parkı kuruldu. Böyle bir belediyecilik anlayışı var. Orada İstanbul halkı gidip eğleniyor. Öbür tarafta Haliç Kongre Merkezi var. Artık rahatlıkla Haliç'te balık avlanabiliyor. Bununla da kalmadık, daha ileriye gittik. Boğaz'ın suyunu Haliç'e bağladık. Çünkü Haliç'e o dağları delerek Boğaz'ın suyunu aktarmasaydık şu andaki Haliç'i yakalayamazdık. O durgun su yine eski haline dönecekti. Ama şimdi adeta devir daim gibi yukarıdan geliyor, aşağıda Marmara'yla bütünleşiyor. Artık kirli su diye bir şey söz konusu değil. Böylece zaten orada balık avlayabilir hale geldi. Bunu AK Parti iktidarı olarak biz yaptık. Bu işte gerçekten Veysel Eroğlu bakanımızın ciddi emekleri var. O zamanlar İSKİ Genel Müdürümdü. Profesör Adem Baştürk hocamızın ciddi emekleri, katkıları var. Biz burada, bu işi yaparken dertli olmanın bize verdiği o güçle, imkanla bunları başardık. Bu iş bir aşk işidir. Eğer varsa bir aşkınız bunları yaparsınız." Erdoğan, yeni kuşağın Haliç'in böyle bir geçmişi olduğunu bilmediğini, bu nedenle de değerini anlamadığını, gençliğe şu anda bunun anlatılması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'in körfezinin de koktuğunu belirterek, "İzmir susuzdu. İzmir'i suya kavuşturan yine biz olduk, merkezi yönetim olarak." dedi. Erdoğan, CHP'den alınan Kocaeli'de de körfezin durumunun kötü olduğunu, susuzluğun yaşandığını, Yuvacık Barajıyla skandallar yaşandığını anlattı. Kocaeli'de de bir değişim ve dönüşüm yaşandığını ifade eden Erdoğan, "Çöp, çukur, çamur derken, benim derdim bu. İstanbul'un ilçelerini aldığımızda tüm ilçeler böyleydi. Buralarda yaptığım çalışmalarla tüm o ilçeler şimdiki modern Güngören, modern Bağcılar, modern Esenler oldu. Buralara böyle geldik. Bunu yeni kuşağın bilmesi lazım." şeklinde konuştu. Erdoğan, Bağcılar, Esenler ve Güngören halkının büyük oranda bunları bildiğini, o dönemde hizmetin bu ilçelere değil Bakırköy'e verildiğini, Londra asfaltının altına hizmet sunulurken üst kısma yapılmadığını kaydetti. "CHP dediğimiz zaman, çöp, çukur, çamur akla gelir, derken ben bunu kastediyorum." diyen Erdoğan, AK Parti'nin de bunlardan arınmak anlamında olduğunu vurguladı. "Bütün belediye başkan adaylarına şunu söylüyorum. Biz şunu bileceğiz. İnsanoğlu topraktan uzak olmamalı. Toprağa yakın olmalı. Öyle 50 kat, 60 kat, 70 kat bir mimari, aslında bizim medeniyet ruhumuza da uygun bir mimari değildir." Erdoğan, dikey mimarinin insan ilişkilerini de ortadan kaldırdığını, bu yapılarda oturanların birbirini tanımadığını dile getirerek, kendi büyüdüğü mahallede komşularının bırakın tanımayı, çamurlandıkları, kirlendikleri zaman kendilerini yıkadığını, annesinin de komşuların çocuklarına aynısını yaptığını anlattı. O günleri özlediği için yatay mimari dediğini ifade eden Erdoğan, yatay mimarideki okuluyla, camisiyle, ailelerin bir araya geldiği kıraathaneleriyle olan yapılanmanın, şehircilik anlayışının çok önemli olduğunu dile getirdi. Erdoğan, yeni dönemde TOKİ ile daha önceden başlayarak buna doğru bir yönelişe geçtiklerini ve bunu başaracaklarını vurgulayarak, TOKİ'nin yüksek katlı bina döneminin artık biteceğini kaydetti. TOKİ'nin de yanlışlarını anladığını ifade eden Erdoğan, yatay mimariyle yapılanlara da zemin artı 4 kat dediğini söyledi. Bazı yerlerde arazi ve arsa sorunu olduğunu, kentsel dönüşüm ve farklı türlerinin yaşandığını belirten Erdoğan, bunlardan dolayı da sıkıntılar yaşandığını anlattı. "Buna dikkat edilmesi gerekir. Fakat arsamız var, arazi imkan veriyorsa, orada bu işi daha da düşürmemiz lazım. Zemin artı 3 olsun. Seyrek olsun, hava sirkülasyonu noktasında sıkıntı olmasın, oralarda da okulumuz. mabedimiz, millet kıraathanesi, hepsi olsun. Hepsinden öncelikli olarak millet bahçesi olsun. Orada oturanlar o millet bahçesinde icabında pikniklerini yaparlar. Çocuklar oralarda yatar, koşar, yuvarlanırlar. Bu çok daha farklı bir kaynaşmayı, sevgiyi, muhabbeti arttıracaktır. Birbirinin derdiyle dertlenmeyi artıracaktır. Bu tarihin yeniden inşallah bir dirilişi, bir geri dönüşü olacaktır. Bunun başarmamız gerekir diye düşünüyorum. O komşuluk ilişkilerin arttırma noktasında bize ayrı bir heyecan kazandıracaktır. Onun için 94 ruhu buna özellikle diyor ve bunu savunuyorum." "Şu andaki Cemal Reşit Rey o zaman spor sergi sarayıydı. Ben onu o zaman Kültür Turizm Bakanlığımıza devretmiştim. Çünkü mali noktada durumumuz yeniydi çünkü ben 2,5 milyar dolar borçla o zaman devraldım İstanbul Büyükşehir Belediyesini. Ama devrederken hem bütün yatırımları yapmanın yanında 1 milyar 250 milyon dolarla borç olarak devrettim. Böyle de bir çalışmamız oldu. Habitat 2 toplantısı orada yapıldı. Sonunda bir sonuç bildirgesi yayınlandı. Sonuç bildirgesinde İstanbul Habitat 2'ye göre dünyanın en temiz örnek şehri olarak orada kayda girdi. Bu bir şeyi gösteriyor. Geldiğimizde işe oradan başladık. Dedik ki 'temizliği biz öne çıkaracağız ve bu temizlikle beraberde dünyada örnek bir şehir haline geleceğiz. Bir taraftan bizim medeniyetimizde, dinimizde temizlik imandandır diyeceğiz, ondan sonra temizlik diye bir şey olmayacak. Olur mu? temizliği bizden onların görmesi, öğrenmesi lazım. Onun de gereğini yapmamız lazım. Biz de bunu yaptık ve Habitat'ta o noktada hakkımızı verdi ve sonuç bildirgesine de koydu." "Dünyada öyle şehirler biliyorum ki rezillik. Gitmediğim, görmediğim böyle şehirler çok. Onlar için o artık tali mesele haline geldi temizlik falan. Hiç umurlarında değil. Ama bizim için asli mesele, tali değil. Mesela ben Karayollarını bile bu konuda çok sıkıştırıyorum. Vatandaşımızın da bu konuda hassas olması lazım. Giderken bakıyorsun diyelim İstanbul'da, kara yollarında pet şişeyi içiyor, yolun bir kenara atıyor. Bizim mayamızda böyle şey yok. Bunu yapmamalısın, yapamayız. Bu şehirler, bu yollar bizim. Bu kara yolları bizim. Eğer biz buralarda bu temizliği başkalarına göstermezsek bu olmaz. Allah rahmet etsin Mahir İz hocamız vardı. Bir gün sohbetinde bir arkadaşıyla beraber Saraçhane Kemeri'nden Unkapanı'na doğru iniyorlar. İnerken, sohbet ederken önde giden birisi, affedersiniz yere tükürüyor. Yere tükürünce o da ona diyor ki 'bak diyor bu yaptığı var ya kul hakkıdır' diyor. 'Çünkü arkadan birisi burada bir iç geçirse işte burada kul hakkıdır' diyor. Bizim dinimiz bu kadar hassas. Buna müsaade etmiyor. Hele hele sen şimdi kalkacaksın, sigaranı içeceksin, izmaritini atacaksın. Sigara paketini atacaksın, pet şişeyi atacaksın. Bunların hepsi kul hakkıdır. Çöpçünün görevi doğal pisliği temizlemektir, onun dışındakileri değil." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz sürecinden sonra siyasette ittifaklar dönemi başladı. Adalet ve Kalkınma Partisi ile MHP, beraber siyasi alanda bir ittifak sürecini başlattılar. Cumhur İttifakı'nın harcında ne var? Bu ittifakla seçime giriyorsunuz. Bu ittifak gelecekte de devam edecek mi?" şeklinde yöneltilen üzerine, burada öncelikle 15 Temmuz'un ruhunun ortaya konması gerektiğini söyledi. 15 Temmuz'un, ruhunda gerçekten milliyetperver, vatansever olanlarla, milletin düşmanı olanların, bu vatanın düşmanı olanların mücadelesi olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları anlattı: "Bir Cumhurbaşkanı olarak o akşam İstanbul'a indiğimde, tabii bir taraftan F16 üzerimizde diyorlar, öbür taraftan helikopterler gidip geliyorlar. Bu arada tabii havalimanındaki kule ele geçirilmiş. Fakat sağ olsun o zaman İstanbul Emniyet Müdürü ve valimiz süratle o kuleyi boşalttılar ve biz yere indik. Pilot bana o zaman şöyle bir şey sordu. 'Şu anda inişimiz riskli olabilir' dedi. Biz tabii tur atıyoruz. Ben son ana kadar İstanbul'a mı, Ankara'ya mı gideceğimizi pilota söylemedim. Dedim sen şöyle bir yere kadar bir git bakalım. Ondan sonra ben sana nereye inmemiz gerektiğini söylerim. Tabii aslında kendi hafızamda hesabını yaptım ve tam oraya geldik ben İstanbul deyince pilot 'Böyle bir sıkıntı olabilir' dedi. Dedim 'Şu andaki bindiğimiz uçak bir defa iniş ve kalkış noktasında çok rahat seri hareket edebilen bir uçak. Dolayısıyla dedim bunu başarman lazım'. 'Bir kamyon oraya piste koymuş olabilirler' dedi. 'Artık sen aydınlatmanla vesairenle bunu çözeceksin' dedim. Artık benim kararlılığımı görünce de pilot bunu yaptı. Tabii indik, indik ama üstümüzdekiler dolaşıyor. F16, helikopterler falan. Fakat çağrımıza halkım, milletim olumlu cevabı vererek havalimanını zaten doldurmuşlardı. Ben de tabii eşim, Berat Bey, kızım, torunlarım yanımdalar beraberce indik. Şimdi o andaki haleti ruhiyeyi sizler düşünün." "Ben bilmiyorum. Sonradan öğreniyoruz. Daha sonradan aldık ki bilgiyi Bakırköy Belediyesinden bütün gelişmemeleri takip ediyor. Çünkü bizim yanılmıyorsam 01.15 gibi biz de oraya geldik. Daha sonra kendileri diyor ki 'Benim haberim olsaydı ben beklerdim'. Biz çağrımızı, davetimizi falan yaptık bütün halk orada ve o andan itibaren zaten bir şey başladı. Yani o gecenin katılımcıları AK Parti tabanıyla, Milliyetçi Hareket Partisi tabanıdır. Çünkü bu işi bir milli ruhla yaptılar. Ben her zaman bir şey söylüyorum özellikle bizim Milliyetçi Hareket Partisi'yle azami müştereklerimiz var. Ama diğerleriyle bizim böyle bir müştereğimiz yok. Diğerlerinin ise birbirleriyle inanın bırakın azami müştereklerini, CHP'nin HDP ile azami müştereği olabilir. Ama ne İyi Parti'yle, ne Saadet'le böyle bir birlikteliğinin olacağına bir ihtimal vermiyorum. Ama çıkar hesapları onları bir araya getirmiştir. Onun için de Sayın Bahçeli biliyorsunuz onlara 'zillet' ittifakı diyor. Ben de onlara 'illet' ittifakı diyorum. Ama bizimki Cumhur İttifakı'dır. Cumhur olarak bu milletin geneli ve biz burada hayırda ittifak etmişiz. Burada bütünleşmişiz, burada bir olmuşuz, beraber olmuşuz. 7 Ağustos'tan itibaren başlayan bir ittifak bu. 7 Ağustos'ta beyefendi oraya Bay Kemal nasıl geldi biliyor musunuz Ben kendisini davet ettim. Önce gelmiyordu ve gelmeyeceğini de bildirdiler. Son anda cuma akşamı döndüler. Demek ki çok baskı yapıldı kendisine ve o mahfillerin yaptığı baskı neticesinde son anda geleceği bildirildi. Onu da herkesin bilmesi lazım. Ondan sonra da zaten bizim o yeni kapı ruhuna ters hareketler etmeye başladı. Bunu da milletimin bilmesi gerekir diye açıklıyorum." Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, "Şimdi de biz tabii ki bu Cumhur İttifakı'nı ülkemizin bir beka meselesi olarak görüyoruz ve burada bir ortak beka kaygımız var. Bu ortak beka kaygımızla birlikte ve gelecekle ilgili müşterek birçok değerlerimizi ortaklaşa ortaya koyabiliyoruz. Diyorum ki bizim bu ittifakımız temennim ve duam o dur ki inşallah pazara kadar olmaz, mezara kadar olur. Çünkü bizim birliğe, beraberliğe her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. 7 düvel dikkat edin Türkiye'ye karşı mücadele veriyor. İşte biz bu mücadelelere pes etmememiz lazım. Bu mücadelede asla kayba uğramamamız lazım." ifadelerini kullandı. Erdoğan, HDP ile PKK ilişkisini değerlendirirken, "HDP eşittir PKK, eşittir YPG, eşittir PYD. Hiç sağa sola bunu saptırmanın anlamı yok, gerçek ortada." dedi. "Bunu zaten başlarındaki kişileri açık açık söylüyorlar." diyen Erdoğan, "Bütün bunlarla beraber, dikkat edin bunlar (HDP) kongrelerinde bile ne bayrağımızı asmışlardır, ne İstiklal Marşı'mızı söylemişlerdir. Bizim kültürümüzde derneklerin, resmi kurumların bu tür etkinliklerinde İstiklal Marşı'nı okumak zillet midir, o şereftir ya. O şeref de şerefli olanlara yakışır." ifadesini kullandı. İstiklal Marşı'nı bugüne kadar gurur ve onurla okuduklarını, Türk bayrağını bugüne kadar, her zaman gönülde ve gönderde taşıdıklarının altını çizen Erdoğan, bu şekilde taşımaya da devam edeceklerini söyledi. Erdoğan, "Diğerlerinin böyle bir derdi yok. Zorla, korku belasına, bakıyorsunuz şimdi bir tane bayrağımızı, ufak bir tane gelip kongrelerde salonda bazen, herhalde birileri uyarırsa asıyorlar. Ama diğerlerinin böyle bir sıkıntısı var ve böyle bir şeyi yapamazlar, yapmazlar. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bunlarla beraber olması zaten anlatılır gibi değil. Hele hele tabii İyi Parti'nin, Saadet Partisi'nin bunlarla beraber iş tutması o da tabii izahı mümkün olan değildir." dedi. "Türkiye'nin kuzey Suriye politikası, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve bu noktada siyasi birliğini esas alıyor. Biz Suriye halkının dağılıp parçalanmasından yana değiliz. Ne yazık ki şu anda koalisyon güçlerinin böyle bir derdi, böyle bir hesabı yok. Fakat biz, gerek Rusya, gerek İran bu noktada Soçi'de başlayan, Ankara'da devam eden, Tahran'da devam eden bütün çalışmalarda buna çok çok ciddi kararlı bir vurgu yaptık. Hatta İstanbul zirvesinde de aynı şekilde Rusya, Türkiye, Fransa, Almanya dörtlü zirvesinde de buna yine vurgumuzu yaptık. Bir defa bizim için Ayn el Arap'tan Kamışlı ve doğuya doğru giden bu koridoru biz özellikle güvenli bölge olarak ele alıyoruz. Bazılara bunu tampon bölge olarak da değerlendiriyor. Bunun ortalama derinlikleri, Sayın Trump'ın da ifade ettiği gibi 30-32 kilometre. Bu bazı yerlerde biraz fazla, bazı yerlerde daha az olabiliyor." Söz konusu bölgenin PYD ve YPG tarafından terör koridoru olarak kullanılmak istendiğine dikkati çeken Erdoğan,"Biz gerek Celabrus, El Bab harekatıyla, gerek Afrin operasyonlarıyla bu işi ortadan kaldırmış olduk. İdlib'de bunu çok daha sağlam zemine oturtmuş olduk. Eğer İdlib'de de o kararlı duruşumuz olmamış olsaydı, en az 300-400 bin İdlib halkı da nereye gelecekti, ya sınırımıza veya sınırı aşmak durumunda kalacaktı ve içeri girecekti." diye konuştu. Münbiç'in asli yapısının terör örgütleri tarafından bozulduğuna değinen Erdoğan, Münbiç'in asıl halkının yüzde 85-90 Arap olduğunu belirtti. "Buraya kim girdi? PYD-YPG, yani PKK girdi. Obama o zaman bana söz verdi, dedi ki 'biz burayı bunlardan boşaltacağız' Böyle bir şey oldu mu? Olmadı. Sayın Trump'la da bunu konuştuk. O da bunu yapacaklarını söyledi. O zaman Tillerson (eski ABD Dışişleri Bakanı) vardı, bir yol haritası noktasında bazı adımlar atıldı. Daha sonra, 'Öyle bir adım atalım ki yol haritası, bir takvim belirleyelim' denildi. Bunun için 90 günlük bir takvim gündeme geldi. Yani, '90 gün içerisinde bunu göreceksiniz' denildi. Peki böyle bir şey oldu mu? Ne yazık ki bu olmadı. 90 gün artık 6 ay oldu, 7 ay, 8 ay, 9 ay oldu, maalesef böyle bir adım olmadı. Şimdi ise sanki biraz emarelerini görür gibiyiz. Ve Münbiç'te şu anda diyoruz ki biz bunun etrafında gerek Rusya, gerekse biz buradaki devriye olayını bir çözüme kavuşturalım. Şu anda burada böyle bir adım atıldı." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orada şu an Arap aşiretleri, 'Ne olur, bizi kurtarın' diyorlar. Adeta orası bir kilit nokta haline geldi, ciddi de bir nüfus potansiyeli de var. Bu aşiretlerin bu kaygısıyla birlikte de biz diyoruz ki biz şimdi burada bu adımı atabiliriz ve Sayın Trump da bu konuda bir kararlılık ortaya koyuyor." dedi. Erdoğan, "Rusya ile yaptığımız görüşmelerde, şu anda heyetimiz Rusya'ya gitmişti ve döndüler. Bugün gerek heyetteki arkadaşlarla, gerek Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar paşayla görüşme yaptık. O görüşmelerde de şu anda olumlu bir gelişmenin olduğunu öğrendik." diye konuştu. Recep Tayyip Erdoğan, "Temenni ederiz ki bu olumlu gelişmeyle birlikte bu örgütler burayı bir an önce terk eder ve buranın kendi asli sahipleri hemen gelip topraklarına yerleşirler. Bu bir şeyi sağlayacak, nedir bu? 300 bin civarında Suriyeli topraklarına döndü, Türkiye'den. Buralar boşalınca buranın halkı da topraklarına dönecek. Böylece sürekli bizim topraklara buralardan geliş değil, geri dönüş başladı denecek. Yapılacak adımla da bunun planlamasını yapacağız. Bu konuda kararlıyız, bu adımları atmaya da devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Washington'da 5 Şubat'ta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun katılımıyla bir toplantı gerçekleştirileceğini, ardından 14 Şubat'ta Soçi'deki zirveye katılacaklarını anımsatan Erdoğan, bundan sonraki süreç içerisinde de bu görüşmeleri peyderpey sürdüreceklerini vurguladı. En kısa zamanda aklıselimin galip gelmesini ve herkesin bulunması gereken yerde görevini ifa etmesini temenni eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Ama Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duymak suretiyle bu adımları atarız. Sayın Trump'ın da geri çekilme operasyonuyla ilgili olarak birileri burayı kaşıma durumunda kalıyor, tabii bunlar da süreyi uzatıyor. Sayın Obama'nın döneminde güvenli bölge olayını o zaman gerçekleştirmiş olsaydık zaten hem bizim halkımızın huzuru yerinde olacaktı. Niye, 'Bizim böyle bir sıkıntımız zaten yok' diyecektik. Ama öyle oldu ki 100'ün üzerinde biz de insanımızı kaybettik. Zira buralara kadar terör örgütleri sızdı. Bunların asıl amacı çok daha ileri gidiyorum, aslında en doğudan en batıya doğru, Afrin'in kuzeyinden Akdeniz'e inmekti. Terör örgütleri Afrin'de ne oldular? Baktılar ki olacak gibi değil, Afrin'den çıkma kararı aldılar. Biz dik durmasaydık, operasyonları sağlam yapmasaydık o zaman bu terör örgütleri oradan Akdeniz'e ineceklerdi." "El Bab'ta 3 bin civarında DEAŞ'lıyı etkisiz hale getirdik. Nerede petrol var buna bakmıyoruz. Şu anda burada ciddi manada petrol kaynakları var. Ama bu petrol kaynaklarından bize ne gelir, ne gelmez, onun üzerinde durmuyoruz. Ebu Kemal denilen bölgede, Rakka'da petrol yatakları var. Terör örgütleri, DEAŞ ham petrolü ilkel seviyede rafine ediyor ve satıyor. Bu da az bir rakam değil. Yılda 750 milyon dolar gibi elde ettikleri gelir var." "Sayın Trump'ın, 'Fırat'ın doğusundan çekileceğiz, çekiliyoruz' sözü var. Temenni ediyorum ki bunu kısa zaman içinde hallederler. Çünkü biz, tehdit altında yaşamak istemiyoruz. Onun için de tehdidin emaresini gördüğümüz anda her türlü hazırlığımız var. Münbiç'ten 90 günde çıkacağız dediler. Ama o 90 gün neredeyse 9 ay oldu, çıkmadılar. 'Niye çıkmıyorsun?' deyip de buraya operasyon yapacak durumda değilsiniz. Çünkü hepsinin bir maliyeti var." "YPG'ye verilen silahları ABD'nin geri toplayacağına dair Donald Trump bir taahhütte bulundu mu?" sorusu üzerine Erdoğan, bunların taahhüdünün yapıldığını söyledi. Erdoğan, 23 bin tır bu bölgeye Irak tarafından girmiş olan silah, araç ve gerecin bu bölgede olduğunu belirterek, yakalanan silahların da bulunduğunu, büyük bir bölümünün Amerikan silahı olduğunu ifade etti. Cerablus'tan Irak'a kadar olan bölgenin Türkiye'ye verilmesinin gereğini hep söylediklerini aktaran Erdoğan, "Orada öyle şahinler var ki, onlar da diyorlar ki 'Burayı Türkiye'ye vermek doğru değil. Biz veya belirleyeceğimiz koalisyon güçleri bunu yapsın'. Biz bir defa koalisyon güçlerine güvenemeyiz. Geçmişteki tecrübelerimiz bunu teyit ediyor. Ne senin burayı güvence altına alacak askerin var ne de lojistik olarak bu kadar imkanın var. Bu konuda samimiyseniz, biz madem NATO'da beraberiz, stratejik ortağız o zaman bu desteğe lojistik olarak bize siz vereceksiniz, tampon bölge dediğimiz burayı Türkiye'ye teslim edeceksiniz. Buranın güvenliğini zaten sağlarız. Güvenli bölgeyi de tampon bölgeyi de sizlerle beraber yönetiriz. Ama biz koalisyon güçlerine burayı terk edemeyiz. Çünkü bizim kendimizi güvende hissetmemiz lazım." değerlendirmesinde bulundu. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ABD'den iadesi konusunda gelinen noktaya ilişkin soru üzerine Erdoğan, şunları kaydetti: "Dışişleri Bakanlığı olsun, ikili görüşmelerde olsun terörist başının Türkiye'ye verilmesinin gerekliliğini defalarca kendilerine vurguladık. Çünkü başka şüpheler artık tezahür etmeye başladı. Bu konuyu gündeme getirmemiz FBI'yı devreye getirdi. FBI'ın bazı çalışmalarına bizler de tanık olduk. Temenni ederim ki FBI'ın çalışmaları neticesinde bir karar çıkması sağlanabilir. Bunların çok daha geçmişe dayanan kongrede ayakları var. Kimin? FETÖ terör örgütünün. FETÖ'ye gönül veren vatandaşlarımın hala bu hassasiyeti anlamamalarını anlamak mümkün değil. Bunlar adeta tapıyorlar, sıkıntı burada. Hakkında öyle eserler yazmışlar ve yazmaya devam ediyorlar ki bunu müceddid ilan ediyorlar. Haşa uluhiyyet neredeyse yüklüyorlar. Bunu bizim konuşmamız, belki ağır olacak ama artık bunu söylemek zorundayız; buna hala körü körüne inanan, arkasından giden haşa tapan insanlar gerçekleri öğrensinler. 'Acaba' sorusuna onlar cevap arasın. Bazı eserler önümüze getiriliyor, biz şok oluyoruz. Trump ile bundan sonra yapacağım görüşmelerde yine söyleyeceğim." "Trump FETÖ dediğinizde ne anlıyor? Kafasında bir şey oluştu mu?" sorusu üzerine Erdoğan, bu sorgulamayı ilerlettikçe ABD'deki faaliyetlerin hep zora girdiğini, dolayısıyla onların da bu noktada Türkiye'ye doğru kaydığını söyledi. Bu konuyu işlemeye devam edeceklerini anlatan Erdoğan, dünyadaki birçok ülkede lider konumda olan FETÖ elemanlarının, Türkiye'ye teslim edilmeye başlandığını, en son Azerbaycan'dan önemli bir ismin teslim edildiğini aktardı. Erdoğan, FETÖ'nün bulundukları ülkelerde hükümeti düşürebilecek duruma geldiğini belirterek, "Neyle? Para, para... Soros neyle anılıyor? Parasıyla anılıyor, adam parasıyla ülkelerde darbe yapıyor." dedi. Figüranlarla uğraşmanın yanında, perde gerisinde kimlerin olduğunun da artık görülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Biz FETÖ olayına 2010'dan sonra tam manasıyla vakıf olabildik. Geçmişi itibariyle biliyoruz ama böyle olduğunu, bir ihanet içinde olmasını hiç düşünmedik." ifadelerini kullandı. "FETÖ tamamen temizlendi diyebilir miyiz?" sorusuna karşılık Erdoğan, "Hayır. Daha yapılacak çok operasyon var. Devletin içinde, devletin çeşitli kurumlarında, polisimizde, askerimizde, her yerde var. Onun için kolay değil. Bu adeta metastaz yapmış." cevabını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin "Ceset bulunabilir mi? Açığa çıkarılabilir mi her şey?" sorusu üzerine şunları söyledi: "Kaşıkçı olayı, ülkemizde cereyan etmiş bir olay olması hasebiyle bizi ciddi manada rahatsız eden bir olay. Her şeyden önce 15 Suudi ajanının iki uçakla buraya gelmiş olması, İstanbul'da bir grubun daha önceden gelip bazı tedbirlerini alması, ikinci grubun ardından gelmesi... Cuma günü Sayın Kaşıkçı oraya gittiğinde, 'Salı günü de olabilir' diyerek göndermiş olmaları. Salı günü geldiğinde de malum operasyonun yapılmış olması. Nişanlısını içeri almıyorlar. Bütünüyle olaya baktığımızda burada ben iki şeye dikkat çekmek isterim. Bunun bir tanesi Dışişleri Bakanı Adil Cübeyr. O, işi reddediyor; 'Yerli işbirlikçilerle yaptık' diyor. Veliaht prens ne diyor, 'başkonsolosluktan çıktı ve ayrıldı' diyor. Kimsenin, kimseyi aldatmaya hakkı yok. Başkonsolosluktan çıkmış olsa, dışarıda nişanlısı bekliyor. Nişanlısını alır, beraber ayrılırlar. Adil Cübeyr 'yerli işbirlikçi' diyor. Yerli işbirlikçiyse, kim o yerli işbirlikçi? İsim ver, bunu vermiyor. Sonra ne oldu? Dışişleri Bakanını görevden aldılar." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu 22 kişinin içinden şu anda hayatta olmayanların da olabileceğini ifade ederek, "Yargı kararlarını görmüş değiliz şu anda. Söyledikleri şey '22 kişi şu anda tutuklu'. Buna rağmen bazı duyumlarımız var, belki bazılarını da götürmüş de olabilirler. Trafik kazası kurbanları da olabilir. Çünkü sistem çok garip çalışıyor." dedi. Erdoğan, 2019 ekonomi öngörülerine ilişkin bir soru üzerine, Türkiye'ye ekonomik alanda geçmişte de çeşitli saldırılar olduğunu ve bu saldırıların alınan başarılı tedbirlerle ülkeyi rahatsız etmeden geçtiğini dile getirerek, vatandaşlara şöyle seslendi: "Biz bu ülkede görevi üstlendiğimiz zaman Türkiye'nin milli geliri neydi? Şu anda Türkiye'nin milli geliri nedir? Buna baktığımız zaman nereden nereye geldiğimiz ortada. Kişi başına milli gelirin 3 bin 500 dolar olduğu bir ülkeyi biz, bir ara 11 bine kadar çıkarttık. Bu noktada 10 bin 602 dolar gibi bir seviyeyi yakaladık. Enflasyonda da yüzde 7'lere filan düşmüştük ama faiz oranları da yüzde 4,6'daydı. Daha sonra gezi olaylarıyla bir tırmanma söz konusu oldu, enflasyon çift haneye çıktı. Son gelinen aşamada politika faizi yüzde 24, enflasyon yüzde 20'ye düştü. Merkez Bankasının bazı açıklamaları var, Hazine ve Maliye Bakanımızın yaptığı açıklamalar var. Bu açıklamalar inşallah tahmin olmaktan öte gerçek hale bir an önce gelir. Türkiye olarak benim düşündüğüm şey şu; biz ekonomide ayakları yere sağlam basan bir ülkeyiz, hayali değiliz. Ayakları yere sağlam basan bir ülke olarak da yatırımlarımızla yolumuza devam ediyoruz. Yatırımlarda durmak diye bir şey yok. Şu anda Borsa İstanbul ciddi manada adeta pik yaptı, yani 100'ün üzerinde, 104 falan, buralara kadar tırmandı. Bunlar önemli şeyler. Demek ki dünya gidecek yer olarak Türkiye'yi görüyor ve buraya geliyor. Göreve geldiğimizde 36 milyar dolar ihracatımız varken, şu anda ihracatımız hamdolsun 168 milyar doların üzerine çıktı. Sizde bir güç, potansiyel varsa bunu yaparsınız. Bu konudaki kararlı yükseliş devam ediyor. 2003-2017 büyüme oranı 5,9 civarındaydı. Bunu korumak veya biraz altında da olsa böyle bir durumda bile olsak, büyümenin de devam ettiğinin bir alameti farikasıdır." "Hal Yasası"na ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, yasayla ilgili çalışmayı devam ettirmekte kararlı olduklarını vurgulayarak, üreticiyle tüketici arasındaki istasyonların maliyeti artırdığını belirtti. Büyük şehirlerde soğutma sistemleriyle modern haller kurulmasının, ürünlerin sağlıklı şekilde halka ulaşmasını sağlayacağını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bunları yaptığımız zaman bu sıkıntıları da büyük ölçüde aşacağız. Biliyoruz ki vatandaşım, tarımla uğraşan halkım, domatesi 2 liraya, 3 liraya orada satıyor, ama öbür tarafta 8 liraya, 9 liraya, 10 liraya, hatta bazen daha da yüksek fiyatla satıldığını görüyoruz. Bu nereden kaynaklanıyor? Aracıdan, tefeciden kaynaklanıyor. Bu işi böyle sürdürmek mümkün değil. Bazı arkadaşlar belki siyasi endişeyle 'Bunu böyle düşünmeyelim, şöyledir, böyledir, filan...' Yani bunu böyle düşünmeyeceğiz ne yapacağız? Bizim görevimiz devlet olarak halkına hem sağlıklı hem daha ucuza ürün yedirmektir. Bunu bizim başarmamız şart. Bunu aynen ette de yaptılar. Ette müdahale etmek zorunda kaldık. 'İthal edeceğiz.' dedim. 'Burada üretenler ne yapacak?' Tamam da o da fırsatçılık yapmasın. Biz de yurt dışından et ithal ettik. Çünkü o ara 35-36-37 liraya kadar kıymanın fiyatı çıktı. Şimdi ise bu fiyatlar 30'un altına düştü. Yine ben arkadaşlarımıza söylüyorum. Aynen bu böyle devam ederse biz, et ithaline devam ederiz. Et ithalinde de aracılara maracılara fırsat vermeden bunu da en ideal şekilde planlamamız lazım. Bakanımız da bu konuda hassasiyet gösteriyor. Aynı şekilde tarlada ürünü hale ulaştırmak ve halden bunun satışını da en uygun fiyatlarla, en uygun imkanla, sağlıklı bir şekilde vatandaşımıza ulaştırma gayreti içinde olmamız lazım. Bu işin üzerine üzerine gidiyoruz. Kimse siyasi endişeye kapılmamalı. Hal Yasası'yla birlikte gerek marketler gerekse bakkal dükkanları vesaire ama bir de tabii çarşı pazar... Çarşı pazar da 'Markette fiyat böyle oldu, benim fiyatım da böyle olsun.' diyerek vatandaşımızı sömürmemeli." Erdoğan, kendisinden bez torbanın gündeme getirilmesini istemeyenler olduğunu aktararak, "Bunlar basit hesaplar. Biz büyük düşünmeliyiz. Şu anda bez torbanın kullanımı mevcudun yüzde 55-60'ına ulaştı, bir düzenlemeyle. Niye? Herkes hakikati görüyor." dedi.   "Halkıma, milletime özellikle gönül belediyeciliği anlayışıyla yaklaşacak belediye başkanları noktasında, halkına efendi olmaya değil hizmetkar olmaya gelecek belediye başkanlarını oyunu verirken değerlendirirse kazanan olacaklarına inanıyorum. Çünkü bu noktada halkına tepeden bakan adeta sanki halkı ona oy vermeye mecburmuş gibi bakanlarla bir yere gidilmez ama 'ben senin hizmetkarınım' diyecek olan belediye başkanları olursa onları da desteklemek suretiyle el birliğiyle, gönül belediyeciliğini iktidara taşırsak bilsin ki AK Parti zaten 16 yıldır bunun ispatını yapmıştır, bundan sonra da yapmaya devam edecektir. Meclis listelerinde de arkadaşlarıma hep telkinim şudur: Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, muhakkak meclis listelerinde yerlerini alacaklar. Çünkü her birinin hitap ettiği bir yapı var. Ana kademenin hitap ettiği, kadın kollarının, gençlik kollarının... Hepsini kucaklayacak, kuşatacak bir meclis anlayışıyla demografik yapı orada neyi gösteriyorsa onu, tüm o şehirde kimlerden oluşuyorsa hepsini kucaklayacak bir belediye meclis anlayışıyla meclis listelerini de hazırlayıp halkımızın karşısına öyle çıkalım talimatını da verdim. İnşallah bu anlayışla halkımızı kucaklayarak 31 Mart'tan büyük bir başarıyla çıkalım istiyorum."
1
*Bu içerik ilk kez "Could ‘fake text’ be the next global political threat?" başlığıyla The Guardian tarafından 4 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmış ve Sonay Ün tarafından Teyit için çevrilmiştir.
0
Tüketicinin Korunması öngörülen tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurulardaki uyuşmazlıkların parasal değerlerinin sınırları idari cezaları değerleme oranında artırıldı Ticaret Bakanlığı konuya hazırlanan tebliğler 1 Ocak 2022 geçerli olmak Resmi Gazete yayımlandı Buna gelecek tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurularda değeri 10 280 liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetleri büyükşehir statüsünde olan illerde 10 280 lira 15 430 lira arasındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetleri görevli olacak Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde 15 430 liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetleri büyükşehir statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerde 10 280 lira 15 430 lira arasındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetleri sorumlu olacak Başvurular tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilecek İlçede tüketici hakem heyetinin kurulmamış olması halinde tüketiciler ilçe kaymakamlığına başvurabilecek Yapılan başvurular kaymakamlıklarca yapılmak Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine intikal ettirilecek yandan Tüketicinin Korunması öngörülen idari cezaları değerleme oranında artırıldı Buna perakende olarak tüketicilere satışa edilen malların raflarının bulunduğu yerlere tüketicinin ödeyeceği vergiler dahil satış fiyatını birim fiyatını bunların uygulanmaya başladığı tarihi malın üretim ayırıcı özelliklerini üretim Türkiye olan mallar Ticaret Bakanlığı tespit edilen yerli üretim logosunu içeren etiket konulması etiket konulması mümkün olmayan hallerde bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması gerekiyor Tüketicilere sunulan hizmetlerin tarife fiyatlarını gösteren listelerin şekilde düzenlenme zorunluluğu bulunuyor konusu yasal yükümlülüklerin ihlali halinde işlem 615 lira idari cezası uygulanacak belgesinin Türkçe tanıtma kullanma kılavuzunun mevzuata uygun şekilde düzenlenmemesi halinde üretici ithalatçıya konusu belgelerin tüketiciye mevzuata uygun şekilde edilmemesi halinde satıcıya 615 lira idari cezası verilecek Tüketicilere aidat ödemesi bulunmayan kredi kartı sunulmaması halinde ilgili kuruluşlara uygulanacak idari cezası miktarı 15 571 450 liraya yükseltildi konut inşaat projelerinde tamamlama sigortası teminat sağlamayan ödemeli konut satış sözleşmesiyle konut tatil satışı yapan satıcılara 1 557 139 lira idari cezası uygulanacak Aldatıcı ticari reklamlar idari cezaları yerel düzeyde yayın yapan televizyon yapılmışsa 31 136 ülke düzeyinde yayın yapan televizyon gerçekleşmişse 622 853 liraya yükseltildi konusu ihlal ülke düzeyinde süreli yayın yapılmışsa 311 426 ülke düzeyinde yayın yapan radyo internet gerçekleşmişse 155 712 yerel düzeyde radyo mesaj gerçekleşmiş 15 566 lira idari cezası uygulanacak Gıda ürünü olmamalarına sahip oldukları şekil koku renk görünüm ambalaj etiket hacim boyutları olduklarından farklı görünen sebeple tüketiciler çocuklar gıda ürünleriyle karıştırılarak tüketicilerin güvenliğini tehlikeye atan ürünlerin üretilmesi pazarlanması ithalatı ihracatına yasağa uymayanlar işlem 15 566 lira idari cezası verilecek esasların ihlali durumunda işlem uygulanan idari cezaları düzenlendi Kanunda yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen sözleşmeler bilgilendirmelerin 12 punto büyüklüğünde düzenlenmemesi düzenlenen sözleşmelerin örneğinin tüketicilere verilmemesi sözleşmelerde öngörülen koşulların sözleşme süresi tüketiciler aleyhine değiştirilmesi tüketicilerden talep edilecek türlü ücret masrafa bilgilerin sözleşmenin olarak tüketicilere verilmemesi teşhir edilen hizmetin haklı olmaksızın tüketicilere satışından kaçınılması sipariş edilmeyen hizmetlerin tüketicilere gönderilmesi sunulması tüketicilerin cayma hakları konusunda bilgilendirilmemeleri taksitle satış sözleşmelerinde tüketiciler ödeme yapılması durumunda gerekli faiz komisyon indirimlerinin uygulanmaması tüketici kredileri konut finansmanı sözleşmelerinde sözleşme öncesi bilgi formunun tüketicilere verilmemesi halinde işlem 615 lira idari cezası uygulanacak Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde faiz oranında değişiklik yapılması halinde tüketicilere 30 yazılı olarak bilgi verilmemesi verilen haksız şart olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin tüketici sözleşmelerinden çıkarılmaması kanunda düzenlenen tanıtma kullanma kılavuzu belgesi mesafeli sözleşmeler paket sözleşmeleri abonelik sözleşmeleri hükümlerinin ihlali halinde ceza tutarı işlem 615 lira olacak Tüketici kredisi konut finansmanı sözleşmelerinde kanunun cayma faiz oranı ödeme temerrüt sigorta yaptırılması hükümlerini ihlal belirli süreli kredi sözleşmelerine açılan hesaplardan ücret masraf talep kredi veren kuruluşlara işlem 3 108 lira idari cezası uygulanacak Bununla ödemeli konut satış sözleşmeleri tatil süreli tatil hizmeti sözleşmelerine hükümlere aykırı işlem 3 108 lira idari cezası uygulanacak ödemeli konut satış sözleşmesiyle satılmış olup 36 edilmeyen konut ceza miktarı 62 281 lira olarak belirlendi Yapı ruhsatı almadan ödemeli olarak tüketicilerle konut tatil satım sözleşmeleri imzalayıp kuran satıcılara tüketicilerle dışında kurulan sözleşme yapabilmek Ticaret Bakanlığından yetki belgesi almayan satıcılara şekilde Ticaret Bakanlığından alınması gereken satış sonrası hizmet yeterlilik belgesini almayan üretici ithalatçılara 311 425 lira idari cezası verilecek
1
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli deprem Adana, Osmaniye, Hatay, Adıyaman, Gaziantep ve Malatya başta olmak üzere birçok şehrin içinde bulunduğu geniş bir alanı etkiledi. 
0
Hurdaya ayrılmadan önce kepçe operatörü tarafından uçurulan uçak görüntüsünün İzmir’de kaydedildiği iddia edildi.
0
Hürriyet İzmir DPC şubesinin basım faaliyetlerinin sona erdirilmesine verdi Şirket çalışan 62 çalışanın işine verdi Kamuyu Aydınlatma Platformu ’ yapılan açıklamaya şirket 15 itibariyle İzmir ’ deki basım faaliyetlerinin sona erdirilmesine verdi Açıklamada tesiste görev yapan 62 çalışanın işine verildiği bilgisi aldı İşten çıkarmalar kapsamında çalışanlara 10 18 ’ kıdem ihbar tazminatı ödeneceği belirtildi Şirket İzmir ’ deki faaliyetlerin sona erdirilmesiyle ilgili olarak vadeli planları çerçevesinde basım tesislerinde yeterli kapasite olması fason basım imkanlarının değerlendirilecek olması kaynakların etkin kullanılması verimliliğin artırılması amaçlarıyla kararın alındığını bildirdi Demirören Holding aralarında Hürriyet Posta Fanatik CNN Türk DHA ’ olduğu medya grubunu 2018 ’ toplamda 916 dolara satın almıştı Geçtiğimiz Demirören Holding İstanbul ’ Bağcılar ilçesinde bulunan medya binasını kredi borcuna karşılık Ziraat Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ’ devretmişti
1
Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafın, Sibirya’da bir uçağın tuvalet bölümünden düşen donmuş idrarın saplanması sonucu hayatını kaybeden bir kadını gösterdiği iddia edildi.
0
Sosyal medyada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Uygur Türklerini sahte pasaportla geldikleri için iade ettik” açıklaması yaptığı iddia edildi.
0
Bahçeli'nin Başkanlık Desteği AK Parti'de Endişeleri Artırıyor: ''Beyler bi baksanıza daha önce iyi bi şeyi desteklemiş mi?'' MHP lideri Devlet Bahçeli'nin giderek artan bir dozda verdiği Başkanlık Sistemi desteği AK Parti'de soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Kulislerde konuşulanlara göre parti içinde "Ya bu adam niye bizden daha hevesli? Bi pislik olmasın bu işte?" görüşü her geçen gün ağırlık kazanırken, parti kurmayları da Bahçeli'nin daha önce destek verdiği doğru düzgün bir şey olup olmadığının araştırılması için düğmeye bastı. Partiye yakın kaynaklar, AKP içinde giderek daha fazla milletvekilinin Devlet Bahçeli'nin Başkanlık Sistemi'ne verdiği aşırı destekten işkillendiğini aktarırlarken, adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir isim ise söylentileri doğrular yönde konuştu. "Başta tabii hoşumuza gitti. 50 milletvekili de oradan gelse falan diye hesaplar yapıyorduk ama iyice abarttı artık. Nerdeyse biz unutuyoruz o hatırlatıyor gibi bir durum oluştu." diyen AK Parti yetkilisi, insanın aklına ister istemez Başkanlık Sistemi'yle ilgili bir kurt düştüğünü ifade etti.  Aynı isim, konunun geçtiğimiz haftaki grup toplantısının basına kapalı bölümünde de gündeme geldiğini belirterek, Başbakan Yıldırım'ın da "Olum kesin bi yanlışlık var bu işte bakın. Bu kadar gönülden destek veriyosa illa ki bi pislik çıkacak bence. Güzelce oturalım bi araştıralım, bu şekilde desteklediği şeylerden hayırlı olan var mı hiç? Yoksa ben konuyu sayın Cumhurbaşkanımıza da açıcam artık. Açık açık 'durum böyleyken böyle, biz bu işten vaz mı geçsek?' diyicem" şeklinde bir teklif sunduğunu aktardı.  Bazı bakanların, "Sayın başbakanım acaba bizi böyle şüpheye düşürmek için destekliyor olabilir mi? O kadar uzun boylu düşünebiliyor mu? Siz daha yakından tanırsınız yapabiliyor mu öyle şeyler?" şeklinde şüphelerini aktarmalarına rağmen parti içi bir "Devlet Bahçeli'nin daha evvel destek verdiği şeyleri araştırma komisyonu" kurulması yönündeki teklifin kabul edildiğini belirten AKP'li isim, son olarak geçtiğimiz çarşamba gününden beri faaliyetlerini sürdüren komisyonun henüz olumlu bir sonuç elde edemediğini de sözlerine ekledi.
0
Rusya Ukrayna savaşıyla brent petrol fiyatlarında dalganlanma sürerken benzin motorin fiyatları indirim haberleriyle değişkenlik gösteriyor Vatandaşlar benzin motorin fiyatlarını ediyor Benzine 17 Kasım Perşembe gününden geçerli olmak 77 kuruş indirim geldi İndirimli fiyatlar yarısı pompaya yansıdı Motorin grubunda LPG herhangi indirim haberi bulunmuyor İstanbul Anadolu yakasında 22 70 satılan benzinin litresi 21 93 Avrupa yakasında 22 69 satılan benzinin litresi 21 92 geriledi Ankara 22 84 satılan benzinin litresi 22 07 İzmir 22 84 22 07 Türkiye benzin motorin fiyatları hesaplanırken Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV EPDK payının eklenmesiyle KDV Rafineri satış fiyatı bulunuyor Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken Akdeniz İtalyan piyasasında yayınlanan CIF Akdeniz ürün fiyatları Dolar kuru takip edilerek fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı ediliyor
1
Sosyal medyada paylaşılan, Teyit’e deihbar olarak gelen bir iddiaya göre, lise mezunu bir bekçi 5 bin 71 TL, üniversite mezunu bir bekçi 5 bin 78 TL alırken, yeni mezun bir öğretmen 4 bin 13 TL maaş alıyor. İddiayı içeren paylaşımlardan yalnız biri, 28 binden fazla beğeni aldı.
0
'Fenerbahçe-Göztepe' maçının VAR'ı Barış Şimşek oldu! Fenerbahçe'nin, Süper Lig'in 20. haftasında bu akşam sahasında Göztepe ile karşılaşacağı maçın Video Yardımcı Hakem'i (VAR) Barış Şimşek oldu. Toto Süper Lig'in 20. haftasında , bu akşam evinde Göztepe ile karşılaşacak. Saat 20.30'da başlayacak mücadelede Suat Arslanboğa düdük çalacak. Arslanboğa'nın yardımcılıklarını Serkan Ok ve İsmail Şencan yapacak. Ülker Stadyumu'nda oynanacak bu zorlu müsabakanın hakemi ise oldu. TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde bulunan VAR merkezinde AVAR olarak da Serkan Tokat yer alacak.
1
SOCAR ticari birimi Türkiye deki rafinerisi petrol alımına verdi enerji sektörünün gemicilik petrole Batılı yaptırımlarla boğuştuğu döneme denk geldi Konuya kaynaklar SOCAR Batılı yaptırımlara uymak durumu değerlendirdiğini bildirdi Rusya Ukrayna işgalinin SOCAR STAR rafinerisinin aralarında bulunduğu Türkiye deki rafineriler petrol alımını artırmıştı Türkiye petrol sevkiyatı Refinitiv Eikon verilerine Şubat düşük seviyesine gerilemişti
1
ÖTV matrahları belirlendi Fiyatlara yansıyacak Kaynak Getty Images24 Kasım 2022Güncelleme 24 Kasım 2022Özel Tüketim Vergisi ÖTV matrah düzenlemesi Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yapılan düzenlemede “ Tüketim Vergisi Kanununa sayılı listede malların tüketim vergisi oranlarına tüketim vergisi matrahlarının tespiti hakkındaki Kararın yürürlüğe konulmasına mezkûr Kanunun 12 ’ maddesi verilmiştir ” ifadelerine verildi Motor silindir hacmi 1600 metreküp altındaki araçlarda yüzde 45 ÖTV oranı alınan matrah eşiği 120 liradan 184 liraya Yüzde 50 ÖTV oranı alınan matrah eşiği 150 liradan 220 liraya Yüzde 60 ÖTV oranı alınan matrah eşiği 175 liradan 250 liraya Yüzde 70 ÖTV oranı alınan matrah eşiği 200 liradan 280 liraya yükseltildi Motor silindir hacmi 1600 metreküp üstündeki otomobillerin matrahlarında herhangi değişikliğe gidilmedi motoru olanlardan motor 50 kilovatı geçip motor silindir hacmi 1600 geçip 1800 geçmeyen hibrit motorlu araçlarda yüzde 45 ÖTV oranı alınan ÖTV matrah eşiği 130 liradan 228 liraya yüzde 50 ÖTV oranı alınan ÖTV matrah eşiği 210 liradan 350 liraya yükseltildi Kaynak RESMİ GAZETEBeklenen indirim oranları ÖTV matrah düzenlemesi süredir merakla bekleniyordu Düzenlemenin otomobil fiyatlarına indirim olarak yansıması öngörülüyor TRT haberine 1600 otomobillerde vergiler dahil satış fiyatı 594 722 liranın üstünde olan otomobillerin fiyatında herhangi değişiklik olmazken yüzde 45 ÖTV oranı alınan ÖTV matrah eşiğinin 120 liradan 184 liraya çıkarılmasıyla vergiler dahil satış fiyatı 212 401 369 104 lira arasında olan otomobillerin fiyatının 7 54 lira arasında düşmesi şekilde yüzde 50 ÖTV oranı alınan ÖTV matrah eşiğinin 150 liradan 220 liraya çıkarılması neticesinde vergiler dahil satış fiyatı 369 106 467 280 lira olan otomobillerin fiyatının 43 78 lira arasında düşmesi Yüzde 60 ÖTV oranı alınan ÖTV matrah eşiğinin 175 binden 250 liraya çıkarılmasıyla vergiler dahil satış fiyatı 467 282 531 lira olan otomobillerin fiyatının 52 59 lira arasında düşmesi Yüzde 70 ÖTV oranı alınan ÖTV matrah eşiğinin 200 liradan 280 liraya çıkarılması neticesinde vergiler dahil satış fiyatı 530 002 – 594 720 lira olan otomobillerin fiyatının 29 500 33 lira arasında düşmesi bekleniyor Karar süredir merakla bekleniyorduKaynak Getty ImagesFotoğraf yazısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan motorlu araçlardaki ÖTV matrahlarının sınırını katına artırma indirebilme yetkisi veren 26 Temmuz Resmi Gazete yayımlanmıştı Hazine Maliye Bakanı Nureddin Nebati geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada otomobillerin ÖTV oranında herhangi değişiklik olmayacağını ÖTV matrahının güncelleneceğini söylemişti Nebati açıklaması sonrası Türkiye otomobil satışları büyük oranda noktasına gelmişti
1
Cep telefonuyla mezar taşının üzerindeki QR kodu taradığı görülen bir kadının görüntüsü, “Japonya’da ölümden sonra teknoloji” başlığı ile sosyal medyada paylaşılıyor. Yerli ve yabancı birçok sosyal medya kullanıcısının gündeme taşıdığı bu iddia kaynağı görsel, yoğun ilgi görüyor. Kullanıcılar arasında görselin gerçekliğine dair şüphe duyanlar, paylaşımı eleştirenler, QR kod ile bir ölünün geçmiş bilgilerine ulaşmayı etik bulmayarak itiraz edenler var. Gerçekten Japonya’daki bir mezarlıkta QR kod uygulaması var mı? Detaylarıyla araştırdık.
0
Kamuoyu Bu Kez Temkinli: ''Nedir şimdi son durum? Putin'i tekrar övüyor muyuz? Napıyoruz?'' Bugün gerçekleşen Putin-Erdoğan görüşmesiyle birlikte Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler tekrar canlanma yoluna girerken, Rusya ve Devlet Başkanı hakkında son 1 yıl içinde 2 kez fikir değiştirmek zorunda kalan kamuoyu tekrar övgüye başlama konusunda bu kez temkinli davranıyor. Moskova'da gerçekleşen zirvenin ardından verilen sıcak mesajlarla birlikte özellikle bu zor günlerde Türkiye'nin yanında olduğu için Rusya'ya tekrar kanı ısınmaya başlayan kamuoyu, ilişkilerin ne şekilde devam edeceğiyle olarak yetkililerden bir açıklama bekliyor. Son yıllarda pek çok konuda olduğu gibi Rusya ve Putin'le ile ilgili olarak da sık sık fikir değiştirmek ve eski yazılarını silmek zorunda kalan vatandaşlar, bu kez aynı tuzağa düşmemekte kararlı. Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Canerli, kamuoyunda baskıyı en çok hisseden kesimin gazeteciler olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Açıkcası şimdilik biraz yuvarlak ifadelerle durumu idare ediyoruz.Bugünkü zirveyle ilgili haberde de işte mesela 'sıcak mesajlar verdi', 'güzel karşıladı', 'aslında fena da bir adam değil sanki ama bakalım hayırlısı artık' falan gibi şeyler yazdık. Çünkü yani bilemiyosun. Eregenekon'da, Çözüm Süreci'nde, FETÖ'de yaşadıklarımız ortada. Bugün bile hala 4 arkadaşımız her gün arşivlerde tarama yapıp 'Rusya'ya tarihi ders', 'Nası koyduk!', 'NATO arkamızda', 'Gene olsun gene düşürürüz!', 'Onlar adam olsun özür dilesin!' gibi haberleri silmekle uğraşıyor. Bir daha böyle bir iş yükünün altına girmek istemiyoruz. Şimdi överiz 2 gün sonra bi şey olur, hadi hepsini geri sil. Takdir edersiniz ki bu sürdürülebilir bir iş modeli değil..." Putin'i övmeye başlamak için ilişkilerin en az 1 sene olumlu bir şekilde devam edeceği konusunda yetkililerden teminat beklediğini belirten Onur Külmez(32) adlı vatandaş ise birçok kişinin aksine ABD'ye küfretme konusunda da temkinli davrandığını ve şimdilik sosyal medya hesaplarından bir yorumda bulunmadığını belirtti. "Şu an durum 'FETÖ, ABD'yi de arkasına alıp bizi kandırdı, Rusya'yla da birbirimize düşürdü' şeklinde ama benim artık bi şeye güvenim kalmadı. Yarın işler değişir, biri çıkıp 'FETÖ, ABD'yle aramızı bozmak ve NATO'yu dağıtmak için Rusya tarafından kullanıldı' der, ben uğraşamam tek tek tweet falan silmekle" diyen Külmez, zaten henüz ortada Rus turist falan olmadığına da dikkat çekti.  Konuyla ilgili olarak Dışişleri Bakanlığı'ndan yapına açıklamada ise önümüzdeki süreçte Türkiye'nin bir de Rusya ile tekrar papaz olma riskini göze alma ihtimali bulunmadığına dikkat çekilerek kamuoyuna güven telkin edici mesajlar verildi. Açıklamada, "Hem ABD, hem AB, hem de Rusya ile aynı anda kötü olmak bizim bile her zaman başarabileceğimiz bir şey değil. O öyle oldu bi kere ama vatandaşlarımız rahat olsun, gönlünce Putin'i övsün. Yakın zamanda Rusya ile bi sıkıntı çıkmaz. Yani inşallah..." ifadelerine yer veririlirken, her ihtimale karşı övgülerin "Adam ayıya biniyor abi" sınırını geçmemesi konusunda dikkali olunması gerektiğine de vurgu yapıldı
0
Suriyeli bir sığınmacının savaş tehdidinde bulunduğu bir video, güncel olduğu iddiasıyla sosyal medyada paylaşıldı.
0
Bir Twitter hesabı tarafından 30 Mart 2022 tarihinde yapılan paylaşımda, CNN’in Ukrayna patlaması ile alakalı yaptığı bir haberin 2021 yılından kalma bir tank patlaması olduğu iddia edildi.
0
‘Dezenformasyon Yasası’ olarak bilinen ya da karşı çıkanlar tarafından ‘Sansür Yasası’ olarak adlandırılan ‘Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ 13 Ekim 2022’de meclisten geçti. AK Parti ve MHP’nin teklifiyle hazırlanan yasa tasarısının en çok tartışılan ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu’ işleyenlere hapis cezası öngören 29. maddesiyle ilgiliyse itirazlara rağmen değişiklik yapılmadı.
0
Bir Facebook sayfası tarafından 28 Ocak 2024 tarihinde yapılan paylaşımda yer alan videonun Elon Musk’ın yeni yatırım projesi hakkında yaptığı açıklamaları gösterdiği iddia edildi.
0
AVM’ler dosyasında daha önce, henüz birçok kentte karantina uygulamaları sürerken 11 Mayıs’ta açılmalarına karar verilen alışveriş merkezlerinin Türkiye ekonomisinde kapladığı yere bakıp, inşaat, perakende, turizm gibi sektörlerle ilişkisine odaklanmıştık. İkinci bölümde ise kapalı alanlar ve alışveriş merkezlerinde yer alan havalandırma sistemlerine Covid-19 penceresinden bakmıştık. Bu bölümde dünyanın ‘normalleşme’ adımlarında AVM’lerin nerede durduğuna odaklanacağız.
0
Bir X hesabı tarafından 3 Mayıs 2024 tarihinde yapılan paylaşımda yer alan illerin Türkiye’nin boşanma oranı en yüksek iller olduğu iddia edildi.
0
Yemek Kartlarıyla Market Alışverişinin Yasaklanacağı Açıklaması Kamuoyunda Şaşkınlık Yarattı: ''O kartlar başka ne işe yarıyor ki?'' Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin yemek kartlarının market alışverişlerinde kullanılmasına yasak getirileceği yönündeki açıklaması, söz konusu kartların bunun dışında bir işlevi de olabileceği yönündeki söylentileri tekrar gündeme taşıdı.  Yaptığı yazılı açıklamada, daha önce de yüksek komisyon ücretleri ve ödeme sürelerinin çok uzun olması tartışmalarıyla gündeme gelen yemek kartları sorununun çözümü için yapılan çalışmalarda sona gelindiğini belirten Tüfenkçi'nin, düzenleme kapsamında kartların market alışverişlerinde kullanılmasının da yasaklanacağını duyurması kamuoyunda şaşkınlık yarattı.  Açıklama, çalışanlar arasında "E bu kart zaten market için verilmiyordu? Niye direkt kartı yasaklamıyorlar o zaman?" sorularına yol açarken, zaman zaman ortaya atılan "yemek kartlarıyla bazı yerlerde yemek de yenebiliyor" şeklindeki söylentileri de tekrar gündeme taşıdı. Özellikle sosyal medyada yoğun tartışmalara neden olan kararla ilgili göze çarpan bazı yorumlarsa şöyle:  "Benim bildiğim kadarıyla yemek kartı, maaş yetmediği için bize şirket tarafından temel gıda harcamalarımızı yapabilmemiz için verilen ve açlıktan ölmemezi sağlayan bir şey. Adı da o yüzden yemek kartı zaten. Bu durumun Aylık İstanbulKart verip 'Ama toplu taşımada kullanmayacaksınız' demekten herhangi bir farkı yok. Hiçbir şey anlamadım..." "Herhalde direkt kartı yasaklama konusunda yasal bir takım zorluklar var o yüzden böyle biraz daha dolanbaçlı bir yol tercih edildi. Başka mantıklı bir açıklama şu an aklıma gelmiyor benim..." Maalesef sektörde yemek kartıyla bitcoin alan bazı arkadaşlar yüzünden iş bu hale geldi. Onları sana şirket market alışverişini yap diye veriyor diye çok söyledik. Fark ederlerse kötü olur diye kaç defa uyardık ama dinletemedik. Buyrun hepimizin başını yaktılar işte... "Yaşça büyük kimi iş arkadaşlarımız eskiden bu kartlarla öğle yemeği falan yediklerini söylüyorlardı ama gözümle görmediğim için bana pek inandırıcı gelmemişti açıkcası. Şimdi ister istemez bir 'acaba' diyor insan..." "Ay sonunu getirmek için kendi bulduğum gizli bir yöntem daha var. Kimseye söylemedim gerçi ama yine de içime bir kurt düştü. İnşallah fark edip onu da yasaklamazlar..."
0
Çin Seddi’nin bir bölümünün “kestirme yol” için yıkıldığı iddia edildi.
1
Sosyal medyada 2017 yılından bu yana dolaşımda olan paylaşımlar, muzun DNA’sının insan DNA’sıyla yüzde 60 oranında ortak olduğunu iddia ediyor. 
0
Küresel sera gazı emisyonları hesaplanıp azaltım ve uyum tartışmaları başlayınca en çok görmezden gelinen alanlardan biri gıda ve onunla bağlantılı tarım ile hayvancılık sektörleri.
0
Sürekli Olarak Şirket İçi Aktivite Organize Eden Ofis Çalışanı, Bütün Şirketin Kendisinden Nefret Ettiğini Hala Fark Edebilmiş Değil Faaliyetlerini Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesinde sürdüren Çentik Prefabrik A.Ş'de yaklaşık 8 ay önce işe başlayan Serkan Dermiş (26), İlk günlerdeki yabancılığını üzerinden atmasının ardından hızla giriştiği ofis içi aktivite organizasyonu çabalarıyla, kısa sürede şirketin en tiksinilen elemanı olmayı başardı. Biraz da iş hayatında yeni olmanın getirdiği hevesle sürekli olarak fasıl, piknik, halı saha, bowling, paintball gibi etkinlikler düzenleme çabalarına giren genç endüstri mühendisi, ofiste kendisine karşı yükselen haklı nefretin ise henüz farkına varabilmiş değil. Prefabrik inşaat sektörünün önde gelen isimlerinden biri olan Çentik Prefabrik A.Ş.'de kalite kontrol mühendisi olarak işe başlayan Serkan Dermiş'in bitmek bilmeyen şirket içi aktivite düzenleme hevesi, iş arkadaşlarını isyan noktasına getirdi. Günde yaklaşık 10 saati beraber geçirdikleri mesai arkadaşlarıyla bir de mesai dışında görüşmek zorunda kaldıkları yetmiyormuş gibi; fasıldır, bowling'dir derken üstüne bir sürü de masrafa girmekten artık çok sıkıldıklarını belirten Çentik Prefabrik çalışanları, genç mühendis hakkında oldukça ağır ifadeler kullandılar. Çok mecbur kalmadıkça zaten iş arkadaşlarıyla ofis dışında görüşmeye pek sıcak bakmadığını ifade eden, şirketin en eski çalışanlarından muhasebe müdürü Cengiz Abaten (51), "Aşağı yukarı her şirkette bir tane bunun gibi organizasyon heveslisi lavuk bulunur ama bu Serkan gerçekten bambaşka çıktı. Bir büyüğü olarak ben de birkaç defa uyardım kendisini, 'Evladım' dedim, 'bak' dedim, 'yeter artık her gün farklı bir planla gelme karşımıza, yorma artık bizi' dedim ama anlamadı. Eli dursa ayağı durmuyor. Biz daha ne olduğunu anlamadan, bir de gidip İ.K.'dakilerle konuşuyor, katılımı zorunlu hale getiriyor" yorumunu yaparken, tasarım bölümünde çalışan Selma Asilcan'ın (28) tepkisi ise daha sert oldu. Son 3 aydır haftasonları nişanlısıyla doğru dürüst vakit geçiremediğini dile getiren Asilcan, "Yani artık bu arkadaşı görünce bile tüylerim diken diken oluyor" diyerek sözlerine başlarken, tam o sırada Serkan Dermiş'in odaya girmesiyle açıklamalarına bir süre ara verdi. Genç mühendisin odadan çıkarken sarf ettiği 'Selma Abla çarşamba akşamı Bowling'e mutlaka bekliyoruz ha. Acaip makara olacak bu sefer, şahane bir mekan buldum.' şeklindeki sözlerinin ardından yüzü bembeyaz olan Selma Hanım, kendisini biraz toparladıktan sonra şöyle devam etti: "Şeytan diyor al şu tel zımbayı geçir kafasına, hastanede yapsın organizasyonunu. Hala Bowling diyor adam yaa... Bakın ellerim nasıl titriyor, görüyorsunuz di mi? Genç yaşımda sinir hastası oldum bunun yüzünden... Artık ilk bir iki fasılda, alkolün de etkisiyle biraz eğleniyor gibi gözüktük diye mi böyle oldu bilmiyorum ama inşallah en kısa zamanda işten atılır da kurtuluruz. Adağım var, kovulduğu gün koç keseceğim şirketin önünde..." İmalat bölümü çalışanlarından Aytek Cevdetoğlu (36) da, Serkan Dermiş yüzünden mağdur olan bir diğer isim. Artık ne maddi ne de manevi olarak kaldıramadığı için son 2 aydır Dermiş'in organizasyonlarına katılmayı bıraktığını belirten Cevdetoğlu, "Yahu ben çoluk çocuk sahibi adamım. Etim belli, budum belli. Başta Serkan'ın aklına uyup, akşam yemeğine, geziye, paintball'a falan gittim de sonra baktım olacak gibi değil, ayın ortasına gelmeden avans çeker hale geldim. Yok hanımın babası öldü, yok çocuk hastalandı diye diye bir süredir paçayı sıyırıyorum ama bu sefer de adım yabaniye çıktı, uyumsuz çalışana çıktı. Çıksın napayım, bundan sonra anca halı saha maçlarına giderim" dedi Serkan'ın sadece şirket dışındaki organizasyonlarda değil, şirket içinde de tepelerine kabus gibi çöktüğünün altını çizen Cevdetoğlu, "Hep mi böyleydi yoksa son zamanlarda iyice gözümüze mi batmaya başladı anlamadım fakat sanki her gün birinin doğumgünü var bu şirkette. O olmasa, birinin çocuğu doğuyor, falancanın nişanı, filancanın düğünü derken haraç keser gibi her gün masamıza dayanıp para topluyor bu adam" diyerek sözlerini noktaladı. Serkan Dermiş'in aktivite hevesi nedeniyle sıkıntılı günler geçiren Çentik Prefabrik'te bir sonraki organizasyonun gergin bekleyişi sürerken, muhasabeden Musa Bey'in kızının ilk dişini çıkardığı haberi şirkette tansiyonun bir kez daha yükselmesine neden oldu.
0
Yeni bir araştırmanın "Romatizmam tuttu, yağmur yağacak” ifadesini bilimsel olarak kanıtladığı iddia edildi.
0
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin çekildiği Süper Kupa maçının ardından, yabancı basında Türkiye’ye dair övgü dolu başlıklar atıldığı iddia edildi.
0
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer süt gebe inekleri kesiminin süt zamanda sütten mamul ürün üretimlerine yansıdığını edip peynir üretiminde yılda 3 300 ton düşme olduğuna 2022 senesi TÜİK verilerine içme sütü üretiminde yüzde 24 azalma meydana geldiğini açıkladı Gürer TÜİK verilerine düzenli şekilde düşüş gösteren süt sütten mamul ürünlerin üretiminde görülen sorunları süt edilen adım olan süt inekçiliği yapan üretici görüşüp dinledi Gürer yem fiyatları düzenli şekilde artarken Ulusal Süt Konseyi yılbaşında çiğ süt tavsiye fiyatını düşük tuttuğunu yem fiyatlarındaki artış sayıda süt ineği gebe ineğin kesime gitmesinin olumsuz şekilde yansımalarının süt sütten mamul ürünlerin verilerinde görüldüğünü etti CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Ankara Gölbaşı ilçesinin Tulumtaş köyünde hayvancılık geçinen Ertuğrul Koç ahırında görüştü Çiğ süt üretip satan Koç Süt inekçiliğinde yem desteği verilmedi sıkıntı yaşıyoruz Devletimiz 15 20 destekleme yapıyordu Yem pahalı yeterli veteriner desteği gelmiyor Maliyetler yıla giderlerde yüzde 150 civarında arttı Yem fiyatlarındaki artış karşısında mağduriyet yaşıyoruz 8 buçuk liraya sattığımız süt marketlerde 30 liraya çıktı yemin sübvanse edilmesini istiyoruz Hayvancılık yapana bakımdan yeme düzenli destek sağlanmalıdır Süt veriminin artması çalışma yapılmalıdır Veterinerlerin hayvancılık yapılan köylere konularda eğitim vermesi gerekli yaparak süt veriminin artırılmasına tedbirler alınmasını bekliyoruz Yem fiyatlarının artması süt ineklerimizi kestirmemize ineklerimi kesime verdim şeklinde konuştu CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer üreticilerin yem fiyatlarının düşürülmesi aracılık sisteminin daraltılmasını istediğini sütte verim artırmak çalışma gerektiği etti Gürer 50 kg süt yeminin 350 400 liraya satıldığını 3 4 fiyatı artan yemin saman yonca küspe mısır silajı ithal yem fiyatlarındaki artışın hayvancılığı sürdürmeyi zorlaştırdığına çekti Fransa ülkemizdekinin yarısı süt ineği bulunmakla ineklerden sağlanan sütün ülkemizde edilen süt miktarı olması sorunun varlığını gösterdiğini söyleyen Gürer Besici yem alamayıp yemi kıstı Süt ineği verdiği sütü yediği yeme azalttı Sonuç üretimin daralmasına açtı konuştu İşletme sahiplerinin üreticiden 8 5 liradan alınan çiğ sütün işlenerek litresinin markette 30 liraya çıkmasının olarak mamulün fabrikalarda işlenmesi ambalajı nakliye ücretindeki artışları gösterdiğini aktaran CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer sorunun noktada süt inekçiliği besicilik yapanın ahır girdi maliyetleri alınması yem fiyatını sübvanse edilmesi gerektiğini söyledi TÜİK verilerine süt üretiminin 3 300 ton azaldığına çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Süt fiyatlarının artması verimin düşmesi sütten edilen gelirin sınırlı olması hayvancılık yapanın uzaklaşmasını getirirken durum ürünün azalması fiyatların artmasına olarak tüketicinin üreticinin sorun yaşamasına şeklinde değerlendirmede bulundu Gürer TÜİK verilerine içme sütü tereyağı ayran inek peyniri yoğurt üretiminde görülen azalmanın gerekli önlem alınmazsa artacağına işaret ederek süt tozu ithalatının yükselebileceğine çekti İktidarın kırsalda yaşayan küçük üreticinin sorunları ilgilenmediğini boşalan ahır kesilen hayvanları görmediği yüksek ahır giderleri yem önlem almadığını bunun sonucunda süt üretiminin verdiğini belirtti İthalatçı kafanın süt inekçiliğine darbe vurduğunu belirten Gürer hayvancılığın sorunlarına duyarsız iktidarın olduğunu rafta artan süt sütten mamul ürünlerinin fiyatlarının sofralara yansıdığını artan fiyatlar vatandaşın peynire ulaşımda sıkıntı yaşadığını etti Sahte peynir konusunda vatandaşı uyardı CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer üreticinin kazanamadığını tüketicinin pahalıya ürün aldığına çekerek duruma Bakanlık koymalı Yem fiyatları düşürülmeli Yem ofisi oluşturulmalı besici giderlerine destek verilmeli hayvancılığı desteklenmeli azından yarıya daralan alanları ıslah edilmeli hayvancılık olan köye veteriner görevlendirilmeli süt ineklerinin bundan kesimi önlenmeli aracılık sistemi daraltılmalı şekilde üreten tüketenin korunması sağlanmalıdır sorunun çözüm yoktur şeklinde konuştu Ulusal Süt Konseyi fiyatına iktidarın müdahale ettiği düşük fiyat politikası uyguladığı yemde fiyatları kontrol etmeli CHP vekil Ömer Fethi Gürer Vatandaş rafta peynir fiyatının geçtiği dönemi gördü yılda süt ineği dönemde kesime Göz süt inekçiliğine darbe vuruldu artan yem fiyatı sayıda ineğin kesime verilmesi fiyatındaki artışı frenledi azalan hayvan varlığı sorun yaratacak Sütten sorunlar artıyor dedi
1
Bir Twitter hesabı tarafından 12 Aralık 2022 tarihinde yapılan paylaşımda, yabancı bir şirketin “Human Meat Project” ile insan kadavralarını insan tüketimi için pazarladığı iddia edildi.
0
GT Motor Şirketi 1960 yıllarda Mans yarışlarını kazanmak üretildi 1966 1969 Mans 24 şampiyonu GT40 modelinin 2004 yılında yenilenmiş versiyonudur araç sınırlı olarak 4 38 üretilmiş üretildi üretimi 2006 yılında sonlandırıldı Carscoops haberine Johnny Bohmer 2006 model GT yapılan modifikasyonun 500 hıza çıkabiliyor Bugatti Chiron Super Sport 300+ kendisinden önceki standart üretim arabalardan olması 2019 304 773 490 48 çizgide 2006 GT 2006 Johnny Bohmer olan GT süredir dünyanın trafiğe çıkan araçlarından Bohmer başlangıçta içindeki 300 mph 482 bariyerini aşmak amacıyla showroom katından satın aldı yinelemeden geçti olarak güce sahip olduğu olmasa şeyin canavar olduğu inkar edilemez Bohmer ekibi Florida Kennedy Uzay Merkezi ndeki Fırlatma İniş Tesisi arabaya zamanda takılan ECU test etti Testler araba performans gösterirdi Bohmer cesaret edebildiği sürece gazı yere sabitlemeye verdi kalktığında araba olağanüstü 310 8 mph 500 1 hıza ulaştı dünyadaki karayolu yasal arabası yaptı Bohmer GT soyulmuş yarış arabası Çalışan klima sistemine elektrikli camlara müzik sistemine sahip olmaya ediyor Sahibi aracıdüzenli olarak Florida evinin yakınında kullanıyor çocuklarını okula götürüyor
1
Sosyal medyada yayılıma giren ve Abdullah Öcalan posterinin önünde duran insanların ellerinde CHP bayrakları ve Millet İttifakı’nın seçim afişinin bulunduğunu gösteren fotoğraf pek çok etkileşim aldı.
0
Bir Facebook hesabı tarafından paylaşılan videonun Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yaptığı konuşmada Türk olduğunu söylediğini gösterdiği iddia edildi.
0