instruction
stringlengths
0
2.7k
input
stringlengths
0
4.47k
output
stringlengths
11
1.71k
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yan cümlecik görevi yönüyle diğerlerinden farklıdır?
A) Kardeşim bir daha yazı yazmayacağını söyledi. B) İzmir'den bu iş için gelmeyi düşünmüyor. C) Evin kapıları kapalı olduğunu gördüm. D) Nineimin daha yapmak istediği şeyler vardı. E) Mercan düşüncelerinin gereğini yapıyor.
Cevap D. Çözümü: A, B, C, E şıklarında ise "yan cümlecik" neşne görevinde kullanılmıştır. D seçeneğinde ise "var" yüklemine "var olan" ne sorusunu sorduğumuzda cevap olarak yan cümlecik olan "daha yapmak istediğim şeyler" ifadesini alırız. Bu yan cümlecik öznedir.
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem isim tamlamasından oluşmuştur?
A) Kışın hava erken kararıyor. B) Adamın elindeki saat çalıntiydı. C) Onun bu hareketini azmim zaferi. D) Bu toplantıya Selin de katılmalıydı. E) Telas telâş yağmurdan kaçıyordu.
Cevap C. Çözümü: C seçeneğinde verilen "azmin zaferi" cümleinin yüklemi olup belirtili isim tamlamasıdır.
- Aşağıdaki cümlelerden hangisi eksitilidir?
A) O senden hiç ayrı kalmadı. B) Yazlıklarında meyve ağaçları, gül fidanları. C) İşinde başarılı bir insandı. D) Dil yarası yaraların en derinidir. E) Söz gümüşse sükut altındır.
Cevap B. Çözümü: B şıkkında verilen cümlenin yüklemi yoktur.
- Aşağıdakilerden hangisi ünlem cümlesidir?
A) O senden hiç ayrı kalmadı. B) Beş parmak bir değiliz C) Fikr her yerde satılmaz D) Bu suçu ben mi işlemişim E) Orhan dün toplantıya gelmedi mi E) Eyvah, ne yer ne yar kaldı
Cevap E. Çözümü: Ünlem cümlesi duygu ve heyecanları ifade eder. E seçeneğindeki cümlede "eyvah" sözcüğü bir üzüntüyü anlatıyor.
(I) İncecikten bir yağmur çiseliyordu. (II) Belirsiz, yağmur gibi, pus gibi... (III) Hiç yel esmiyordu. (IV) Üçsuz bucaksız ova bir aydınlık içindeydi. (V) Doğuda, pusun ardında bulanık bir bulut göründü yitiyordu. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi eksitili cümledir?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Cevap B. Çözümü: I, III, IV ve V numaralı cümleler yüklemi sonda bulunan kurallı cümlelerdir. B seçeneğindeki cümlenin ise yüklemi söylenmemiştir. Bu tür cümleler eksitili cümledir.
(I) Üç yönünden horoz sesleri, köpek ürüsmeleri geliyordu. (II) Adam horoz sesine döndü, hiçbir yeri kestiremedi. (III) Uzun bir yürüyüş güneyi geledi güneye. (IV) Batıda her şey bir uğultuydu. (V) Geceden kalma kurbağalar daha ötüyorlardı, yer yer. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden...
A) I. cümle kurallı, birleşik bir cümledir. B) II. cümle öznesi ortak bir bağımlı sıralı cümledir. C) III. cümle devrik, birleşik bir cümledir. D) IV. cümle kurallı bir cümledir. E) V. cümle devrik, birleşik bir cümledir.
Çözümü: D seçeneğinde verilen cümle kurallı bir isim cümlesidir. Yapısı yönünden ise tek yüklemi bir cümledir, içinde fiilimsi kullanılmamıştır. Basit. Şıkta verilen birleşik ifadesi bu cümle için doğru değildir.
Ancak, beş bin yıllık yazılı belgelerden; dilin hangi koşullar altında nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı ve ilk dillerin neye benzediği, bugün bile tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamadı. Bu cümledeki altı çizili sözle dil ile ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsanların ilişgisini çekmeye devam ettiği B) Bilinmeyen yönlerinin olduğu C) Anlaşılmasının kolay olmadığı D) Açıklanması için çalışmaların devam ettiği E) Kendine özgü bir yapıya sahip olduğu
Cevap B. Çözümü: Paragadaki altı çizili söz, dilin bütün bilgilere sahip olunmadığı, bilinmeyen yönlerinin olduğu anlatılmak istenmiştir. Cevap B seçeneğidir.
- "Tükenmek" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak" anlamında kullanılmıştır?
A) Aynı sonu gelmeden cebindeki para tükendi. B) Akşam okumaya başladığı kitap gece yarısı tükendi. C) Yaşadığı üzüntüyle olan şımarık tavrı tükendi. D) Bildiği sırrı kelimelerde sıran sıza söyler çabuk tükendi. E) Daha fazla zorlama artık benim de sabrım tükendi.
Cevap E. Çözümü: "Tükenmek" sözcüğü E seçeneğinde verilen cümleye "tahammül etme" anlamını katmış, söyleyecek sözü kalmadığı anlamını katmıştır. Cevap E seçeneğidir.
Bir kadının, bir kimse ve özellikle bir yuva için çok büyük bir özveri göstermesi, büyük sıkıntılara katlanması, uzun bir süre çeşitli zorluklara göğüs germesi Türkçede --de yırmiyle anlatılır ki, böyleleştirme kıs ve güçlü bir anlatım, ancak Türkçenin somutlaştırma e iğü i Türkçenin imge gücüyle açıklanabilir, sa...
A) canını dişine takmak B) yolunda baş koymak C) saçını süpürge etmek D) canına geçmek E) gözünü budaktan sakınmamak
Cevap C. Çözümü: Parçada boş bırakılan yere "kadının özveri ile çalışıp hizmet etmesi" anlamına gelen "saçını süpürge etmek" deyimi getirilmelidir. Cevap C seçeneğidir.
- Aşağıdaki altı sözcüklerin hangisinde yay ayraç içinde verilen anlam özelliği yoktur?
A) Gecede öylesine koyu bir sessizlik vardı ki tak tak ayak sesleri çevreye yayılıyordu. (Yanşama) B) O, temiz bir Türkçeyle şiir yazmaktan geri durmaz. (Mecaz anlam) C) Bu kelimeler türkü formunda işlenerek değerleri birer sanat eseri haline gelmiştir. (Nitel anlam) D) Türk sözleri, ağız metinlerinin barındırdı...
Cevap E. Çözümü: A seçeneğindeki "tak" sözcüğü yansımıştır. B seçeneğindeki "temiz" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır C seçeneğindeki "değerli" sözcüğü sanat niteliğini bildirdiği için nitel anlamıdır. D seçeneğindeki "ağız" sözcüğü, insan bir organı ve yeni doğmuş memeliler ilk sütü alma larına geldiği için sesteşt...
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme kullanılmamıştır?
A) Bugüne kadar büyük boy ve çok renkli olarak çıtır çıtır sılan sekiz kitap yayımlamıştır. B) Tam tamına 50 yıllık bir ömr ve bu kısacık ömre sıkışmış tiranlar olcaktı ya!.... C) Duvarlara baktığım zaman eski filmlerin siyah beyaz afişlerini görüyorum. D) Dedemin ağır ağır anlattığı hikayelerin sonuna geldiğini ...
Çözümü: B seçeneğindeki "tam tamına", C seçeneğindeki "siyah beyaz", D seçeneğindeki "ağır ağır" ve E seçeneğindeki "derme çatma" sözleri ikilemedir. A seçeneğinde verilen cümlede ikileme kullanılmamıştır. Cevap A seçeneğidir.
Toplumun belli bir çevresi tarafından kullanılan, kendine özgü sözcük, deyim ve tabakalarda oluşan özel dile argo denir. Çoğunlukla toplumun alt deyişlerinden, kapalı topluluklarda, göçmenlerde, eğlence ve futbol dünyasında, bazı internet sitelerinde kullanılan argo, hemen her ülkede yaygın kesim tarafından da kullan...
A) Ünlü düşmesi B) Ünlü daralması C) Ünsüz yumuşaması D) Ünsüz benzemesi
Cevap E. Çözümü: Şehre (Ünlü düşmesi), "uçacaktım (ünsüz benzemesi), yalnızlığımda (ünsüz yumuşaması), bekliyordu (ünlü daralması). Cevap E seçeneğidir.
- Aşağıdaki altı cümleli sözcüklerden hangisinde bir ses olayı yoktur?
A) Sazsız sözsüz taşır beni on sekiz yaz bahçelerine B) Oysa hüzünlere çağrılıydim, ölümlere ve bitimlere C) Gökteki yıldızlar, senin için sakladım D) Beni bırakıyor hayatın kurduğum tuzak E) Dağlar taşlar bu hareketlik derdinde
Cevap A. Çözümü: B'de ünlü düşmesi, C'de ünsüz benzemesi, D'de ünlü daralması, E'de ünsüz değişimi vardır. "bahçelerine" sözcüğünde bir ses olayı yoktur. Kaynaştırma ünsüzü kullanımı bir ses olayı değildir. Cevap A'dır.
Bir gruba mensup kimselerin, kelimelerin yapı ya da anlamlarını değiştirerek oluşturdukları dile argo denir. "Yazar, bir yerde "Politik alanda eskimiş adımı yüce sanat ta kullanmak istemiyorum." savunmasını yapıyor.
A) Ünsüz değişimi - Ünsüz benzemesi B) Ünsüz benzemesi - Ünlü daralması C) Ünlü t üremesi - Ünlü düşmesi D) Ünsüz türemesi - Ünsüz yumuşaması E) Ulama - Ünsüz düşmesi
Cevap B. Çözümü: "sanatta" sözcüğünde ünsüz benzemesi, "istemiyorum" sözcüğünde ünlü daralması vardır. Cevap B seçeneğidir.
- Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir ses olayı yoktur?
A) Sait Faik, Türk öykücülüğünün temel taşlarından biridir. B) Yahya Kemal'in biricik sevgilisi İstanbul ve Türkçedir. C) Bahar gelince her yer nasıl da yeşerir bilemezsiniz. D) Hiç kuşkusuz onun duygular tercihin arkasında, kendi sini yazmaya iten yalınlık vardır. E) Yazar, büyükl...
Cevap D. Çözümü: A'da ünsüz değişimi (oykucuculuğu), B'de ünlü türemesi (biricik), C'de ünlü düşmesi (nasıl-ne) ve ünsüz düşmesi (yeşerir), E'de ünlü düşmesi (fikrini) vardır. D seçeneğindeki cümlede ses olayı yoktur. Cevap D seçeneğidir.
Ne acı kaybetmek için sahiplik Önlümü; sevmek ne korkulu iş Hayat mı püf desem kopaçak iplik Çıkmaz sokaklarda varılmaz olaydı. Bu dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangileri vardır?
A) Ünlü düşmesi B) Ulama C) Ünsüz değişimi D) Ünsüz benzeşmesi E) Kaynaştırma ünsüzü
Cevap D). Çözümü: "kaybetmek" sözcüğünde ünlü düşmesi, "ölümlü" sözcüğünde kaynaştırma ünsüzü "gidiş" sözcüğünde ünsüz değişimi, "kopaçak iplik" sözleri arasında ulama vardır. Dizelerde ünsüz benzeşmesi yoktur. Cevap D seçeneğidir.
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem ünsüz benzeşmesi hem ünsüz yumuşaması vardır?
A) Umudunu yitiren şair, geleceği ışığı ile önünü aydınlatmaz. B) Şiiri sıradanlaştıran sözün çığırtığı değil, şairin içini boşluğudur. C) Şirdeki anlam zenginliğini yakalayabilmek, insanın iç zenginliğine bağlıdır. D) Şir irmağını yönetemeyen adamdan şair çıkmaz, şiir satıcısı çıkar. E) Şiirin yasası; insanın, zamanın...
Cevap B). Çözümü: B seçeneğindeki "sıradanlaştıran" sözcüğünde ünsüz benzeşmesi, "çığırtığı" sözcüğünde ünsüz yumuşaması vardır. Cevap B seçeneğidir.
Adam, kitabı bitirmeden oturduğu koltuktan kalktı. Kitabı önündeki sehpanın üzerine açık olarak bıraktı. Rüzgar da esmiyordu ki sayfalar kahverengi kâğıtın aklına bir birçok insan oturdu, kalktı, çay kahvesi içti, kimsenin o gün sehpa-nın üzerinde duran kitabı okumak tek bir sözcükle okuma-dın merak etmedi. Kimse kitap...
A) Ünlü daralması B) Ünlü türemesi C) Ünsüz yumuşaması D) Ünsüz düşmesi E) Ünsüz benzeşmesi
Cevap B). Çözümü: "Kitabı" sözcüğünde ünsüz yumuşaması, "koltuk-tan" sözcüğünde ünsüz benzeşmesi, "esmiyordu" sözcüğün-de ünlü daralması, "aklına" sözcüğünde ünlü düşmesi vardır. Parçada ünlü türemesi yoktur. Cevap B seçeneğidir.
İnsan gücünün sınırı yoktur, sınırı olsa gelişme bir yerde durur. Bu cümlede aşağıdaki ses olaylarından hangileri vardır?
A) Ünsüz değişimi - Ünsüz benzeşmesi B) Ünsüz düşmesi - Ünlü daralması C) Ünlü türemesi - Ünlü düşmesi D) Ulama - Ünsüz yumuşaması E) Ünsüz düşmesi - Ünsüz yumuşaması
Cevap A). Çözümü: "gücünün" sözcüğünde ünsüz yumuşaması (gu-gü-cü), "yoktur" sözcüğünde ise ünsüz benzeşmesi vardır. (yok-tur) Cevap A seçeneğidir.
- Şiir kelimelerinin çıplak halinin çok uzağında duran bir şey-dir.
A) Ünsüz değişimi B) Ünlü daralması C) Ünlü türemesi D) Ünsüz yumuşaması E) Ünsüz benzeşmesi
Çözümü: Bu cümledeki "uzağında" sözcüğünde bir ses olayı vardır. Uzak sözcüğü ile başlayan bir ek aldığında "k" ünsüzü yumuşayarak "yumuşak (ğ)" olmuştur. Cevap D se-çeneğidir.
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yoktur?
A) Bir kadın yazarımız yok belki ama bir çok kadın yazarımız var. B) Türk Dilinde, dilin eski ve yeni pek çok sözü bulunur. C) O günlerde gittiğim bir çay bahçesi de beni bu alemin içine çekiyordu. D) Her gün Türkçe olmayan bir başka kelimeyle karşılaşılıyordu. E) Dille ilgili geçen birkaç yüz yıl içinde takılan tutum ...
- Çözümü: A seçeneğinde "bir çok" sözcüğü, B seçeneğinde "Dilin" de sözcüğü, D seçeneğinde "olmayan" sözcüğü, E seçeneğinde ise "yüz yıl" sözcüğü yanlış yazılmıştır. C seçeneğinde verilen cümlede yazım yanlışı yoktur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Yazar sadece 'masal' olan bu metinlerinde değil, hemen tüm yazılarında, hayatın abdüst yanını çarpar ilkin okura ve geleneksel metinlere alışkın bir zihni bu sokia her sevin tersyüz edimış olduğu bir dünyanın tasvirine çağnır. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
- Çözümü: IV. sözcüğün yazımında yanlışlık yapılmıştır. Bu sözcük "ters yüz" şeklinde ayrı yazılmalıdır. Cevap D seçeneğidir.
Dünyada ilk olarak şeker, şeker kamışından elde edilmiştir. Onyedinci yüzyılın ortalarında şeker bütün dünyada tanınmıştı. Şekerinin kahve ve kakaoayla birlikte pişirilerek içilmesi modası Avrupa'nın zengin sınıfları arasında çok yayılmıştır. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
- Çözümü: Parçada sayılan yazımında yanlışlık yapılmıştır. II. numaralı sözcük, "On yedi" şeklinde ayrı yazılmalıdır. Cevap B seçeneğidir.
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin kullanımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
A) Diş dünyaya ile uyumsuzluğunu belirgin olarak gördüğümüz Bilge Karasu, okurur göstergeler dünyasına çeker. B) Elimde tuttuğum Hayvanlar Kitapçığı, ünlü yazar Atı Kadır dan bir alıntı başlar. C) Kediiler için basılı basına bir kitap yazan yazar, kitapta daha çok, kedi elması üzerine odaklanır. D) Doğru Anadolu kentle...
- Çözümü: C seçeneğinde verilen cümlede bir yazım yanlışı yapılmıştır. Bu cümlededeki "elmas" sözcüğü, kediye verilen özel bir isim olduğu için büyük harfle yazılmalıydı. Doğru cevap C seçeneğidir.
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A) Ağır yükleri omzuna attığı için beli çok ağrıyormuş. B) Biz verildiği fikri herkes için belli ve uygundu. C) Sinemayla yakından ilgilenir, vizyonundaki filmleri hemen izler. D) Eline geçen her resmi dikkatle inceler, ressamını merak eder. E) Aldığı yıllık izin, sakin ve güzel bir sahil kasabasında geçirmeyi tercih e...
Çözümü: A seçeneğinde verilen cümlede bir yazım yanlışı vardır. Bu cümledeki "omuzuna" sözcüğü yanlış yazılmıştır. Bu sözcükte ünlü düşmesi olmalı ve "omzuna" şeklinde yazılmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Türkiye'nin en büyük kentlerinden biri olan Bursa, binlerce yıllık bir tarihe sahiptir. Yukarıdaki cümleden aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
A) Bursa, Türkiye için önemli kentlerin başında gelir. B) Bursa'nın tarihi geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. C) Bursa, ekonomisi ile büyümeyi başarmış bir kenttir. D) Bursa, Türkiye'nin en kalabalık kentlerinden. E) Bursa, farklı kültürlere ait tarihi eserlere sahip büyük kentlerden biridir.
Cevap B. Çözümü: Soruda verilen cümlede Bursa'nın iki yönüne dikkat çekilmektedir. Ülkenin büyük kentlerinden biri olması ve tarihinin geçmişinin çok eski olduğu. Bunlara göre bu cümleden Bursa ile ilgili olarak B seçeneğindeki yargıya kesin olarak ulaşılabilir.
- Şiir bir değişimdir; önce şairini değiştirir, sonra okurunu ve dilini...
A) Yazınsal türler içinde okuru etkileme gücü en fazla olan, şiirdir. B) Okurunu değiştirecek güce sahip olamayan şiir yazılmalıdır. C) Şiir, değiştirme ile ilk önce şairden başlar. D) Şiir, yeniliğe ve değişime en çok açık türdür. E) Şiirin temel malzemesi olan dil, sürekli kendini yeniler.
Cevap C. Çözümü: Soruda verilen cümlede şiirin bir değişim olayı olduğu ve şairinden başlayarak okuru ve dili değiştirdiği söylenmiş. Bu cümleye C seçeneğindeki "Şiir, değiştirmeye ilk önce şairinden başlar." cümlesi anlamca en yakın olan cümledir. Bu cümlede de şiirin değiştirme yönüne dikkat çekilmiş ve önce şairini ...
- Aşağıda cümlelerin hangisinden bir çıkarım yapılmıştır?
A) Su ile kaya arasındaki tepkime kayaların yapısının değiştirebilir. B) Tanpınar'ın poetikasını anlamak ve anlamlandırmak adına son yıllarda çalışmalar yapılmaktadır. C) Tanpınar'ın çok değerli bir kalem olduğunu sadece bir eseri okuyarak bile kolayca hissedecez. D) Ankara'nın tam 125 yıl önceki durumu ve görünüşü hak...
Cevap C. Çözümü: Bu cümdede Tanpınar ile ilgili olarak bir çıkarım yapılmıştır. C seçeneğinde verilen cümlede söylenen "çok değerli" ve "kolayca hissedebilirsiniz" ifadeleri, cümleyi söyleyen kişinin çıkarımlarıdır. Diğer cümlelerde bu tür ifadeler olmadığı için çıkarım söz konusu değildir.
(I) Yaz tatilini geçirmek için deniz kenarındaki bir motele yerleşmiş eğitimli orta sınıftan bir grup insanın kısa süren birliktelik macerasına odaklanıyor hikaye. (II) Aile ve birey olarak onların geçmişlerine ve dahası yapekeler sorunları ara da tutan tarihsel, toplumsal ve siyasi sebepleri onları bir araya getirmişt...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Çözümü: IV. cümlede karantı durumlar olan "iyi ile kötü, sıradan duruma derinliğin karanlığı" yüzlerce gezdirilen bir çiçeğe benzetilmiştir.
Gidecekleri gün, daha deniz beyazken, köylülerin bütün ödevleri çınarların altına yığılmış, gelecek dost tekneleri bekliyordular. Gün burnuna teknelerin motor sesleri duyuldu, arkasından da motorlar gözüktü. Gelenler, bir iki, beş on tekne değil, koca bir balıkçı filosuydular. Hepsi de eski balıkçı arkadaşları. Kıydaki...
A) Birden çok duyuya seslenilmiştir. B) Öyküleyici anlatım ağır basmaktadır. C) Niteleyici sözcükler kullanılmıştır. D) Tanımsal bakış açısıyla oluşturulmuştur. E) Kişiselleştirmeden yararlanılmıştır.
Cevap E). Çözümü: Parçada insan dışı bir varlığa insana özgü nitelikler aktarılmamıştır. O halde bu parçada kişiselleştirmeden yararlanılmamıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Beni Ada'daki köşkte en etkileyen eşya, bir duvar boyadan boya kaplayan, üç metre yüksekliğindeki Yıldız'dan getirilen yaldız içinde aynaydı. Kışın durur, kendimi kocaman aynanın yalın küçücük göründüm. Arkada geniş hol ve bu hole karşılıklı açılan san ve pembe salonların girişi yakıyordu. Bu salonlar biz çocuklara dok...
A) Açıklama B) Tartışma C) Betimleme D) Karşılaştırma E) Benzetme
Cevap C). Çözümü: Bu parçada bir çevre, ayrıntılı bir şekilde betimlenmiştir. Cevap C seçeneğidir.
(I) Medeniyet ve kültür değişimine bütün boyutlarıyla şahit olan ve bunu yaşayan Tanpınar, eserlerinde bu çarpılma- yı bireydeki sarsıcı etkisini maziler sadikliği ve bu sarsıcı mekle birlikte, sonuna kadar işler. (II) Yeni sah kırılmayı ve bütün parçalanmış, bı çünkü yeniyle birlikte zaman hazmedilmektedir. (I...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Çözümü: Parçanın V numaralı cümlesinde yalın anlatım söz konusudur. Burada okurun farklı anlamlar çıkarmaasına uygun ifadeler, mecaz söyleyisleri yoktur. Diğer seçeneklerde ise bu tür ifadelere yer verilmiştir. Cevap E seçeneğidir.
Türkiye’de 1945’lere dayanan bir tarihi olan pop müzik, genellikle popüler müzik yerine kullanılisa da aslında pop müzik de bir kültür grubudur. Günümüzde birçok rock, Hip Hop R&B ve alt tür grublerine de dokunan pop müzik, 1980 sonrası Türkiye’de her zaman çekilen bir kavramdır. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak a...
A) Anlamca kesinlik bildiren cümleler kullanılmıştır. B) Betimleyici ögelerden yararlanılmıştır. C) Değişik yapılı cümleler kullanılmıştır. D) Açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır. E) Nesnel ağır basmaktadır.
Cevap B. Çözümü: Bir konuda bilgi verilmek için yazılan bu parçada betimleyici ögeler yoktur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Bağladığım yerde huysuzlanmaya başlayan atı çözdüm. Eski Çerkez evlerine alaturka geldiğim yoldan geri döndüm, gayret ediyordum. Ovaayni ince kulağı arasından ayrılmaya hattı, gözlerimi havaya iki kalfaya kadar neler düşündüm, da, tozu bulurdum. Hayatımca dostum, atı bu derece boz boz bildiğim yorlar sa yorulur. Selçuk...
A) Olaylar kişi anlatımıyla anlatılmıştır. B) Birinci kişil sırasına göre oluşturulmuştur. C) Öyküleyici anlatım ağır basmaktadır. D) Devik cümlelerle anlatıma doğallık kazandırılmıştır. E) Farklı düşünceler ard arda verilmiştir.
Cevap E. Çözümü: Parçada bir olay anlatılmıştır. Bu parça ile ilgili olarak farklı düşüncelerin ard arda verildiği söylenemez. Parça, bir düşünce parçası değildir. Cevap E seçeneğidir.
Annenin merhamet ikliminde büyüyen ve tepeden tırnağa merhamet olan bir insandan kimseye zarar gelmez. İnsana da başka bir canlıya da… Soğuk kedilerini, köpeklerini doyurmak için yiyecekçi kalan çocuklara yardım elini uzatan gönüllü olan, sokakta paylaşılan yardım kuruluşlarında insan onlara güler yüzle selam veren, do...
A) Genellemeden B) Sayıp dökmeden C) Eksik cümlelerden D) Öznellikten E) Öykülemede
Cevap E. Çözümü: Parçada herhangi bir olay anlatılmadığı için parçanın anlatımında öykülemede yararlanılmamıştır. Cevap E seçeneğidir.
Çilek; nisan-haziran aylarında, beyaz renkli çiçekler açan 5-30 cm boyunda, çok şenlik bir bitkidir. Gövdeleri sürünücü ve tüylüdür. Yapraklar 3 parçalıdır. Yaprakçılar oval şekilde, kenarları dişli, alt yüzleri gri renkte tüylüdür. Meyveciği olgunlaştıkça pembemsi bir renk almış olan çiçek ek- semin kızıl kırmızı, ç...
A) Benzetme B) Açıklama C) Tartışma D) Tanımlama E) Tanık gösterme
Çözümü: Parçanın genelinde çilek ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bilgi vermek için yararlanan anlatım türü açıklamadır. Cevap B seçeneğidir.
** Feyyaz Kayacan tüm öykülerine yaydıgı "Hiçögü" metaforuyla, varoluşçuğun yakın durur. Ancak o, varoluşçuluğu hayatın anlamsızlığı olarak değil, insanın mevcut toplumsal yapidaki yalnızlığı, hiçbir olarak algılanışı, böyle yan üstüsta hayatı yüceltmiş, onu yasaklanmış kızlar yapilamıştıca eleştirmişti. Toplumsal bas...
** A) Genellemeden B) Öznellikten C) Karşılaştırmadan D) Tanımlamadan E) Açıklayıcı anlatımdan **Çözüm1:** "ustaca eleştirmiştir" sözü ile bir genelleme yapılmıştır. Parça "genelände bilgi verildigi" için açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır. Yazar, diğer gerçekçilikçülerle karşılaştırılmıştır. Bu parçanın anlatımı...
Cevap ** D. Çözümü: ** "ustaca eleştirmiştir" sözü ile bir genelleme yapılmıştır. Parça "genelände bilgi verildigi" için açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır. Yazar, diğer gerçekçilikçülerle karşılaştırılmıştır. Bu parçanın anlatımında bir tanım yapılmamıştır. Cevap D seçeneğidir.
** Biber; güneş, sıcağı ve rutubeti sever. Besin maddelerinin ce zengin, kumu-killi toprakarda iyi yetişir. Bol miktarda çiftlik gübresi mahal almayı ister. Biberden yüksek kalite ve bereketli mahsul almak istendiğinde, çiftlik gübresine ila ve olarak 25 kg potasyum sulaf gibi kimyevi gübreler de kullanılmalıdır. 1/3'ü...
Cevap ** C. Çözümü: ** Parçanın anlatımında bilgi verildiği için A, cümlelerin yüklemli olduğu sayısal değerler verildiği için E seçeneği var. D. konuya ilgili olduğun için B, anlatımda duygu katmadığı için D. parçanın anlatımında söylenmeleri örneklerle zenginleştirilme yoktur. Cevap C’dir.
** Temel görevleri kanı vücuda pompalamak olan kalp. Metabolizma faaliyetleri sonucunda oluşan artık ürünlerin de vücuttan uzaklaştırılması, vücut ısısının düzenlenmesi, asit-baz dengesinin korunması, hormonlar ve enzimlerin vücudun gerekli bölgelerine taşınması gibi görevleri yapar. Bu sistem içerisinde motor görevini...
Cevap ** D. Çözümü: ** Parçada ilgili olarak verilenler verilmiştir. Bu yüzden parçanın anlatımı ile devir cümle D seçeneğindeki yargı söylenmez. Doğru cevap D seçeneğidir.
** Diyelim ki araba kullanıyorsunuz. Hatali sollama yaptığınızı karşıdan gelen arabanın çarpmanız için uyarı size amig dala verir. Hemen direksiyonu ne tarafa kırmanız gerektiği karşıdan gelen araba sizi kör yaman etmeden araba ku çarpmanın korkulacak bir duygu olmadan düzen doğruyu yapmanız vermesi olşadı. K...
Çözümü: ** Yazar bu parçada "amigdala"yı daha açık bir şekilde anlatmak için onunla ilgili örnekleri sıralamıştır. Cevap B seçeneğidir.
- Bu parçada aşağıdaki duyulardan hangileriyle algılanan ayrımtılar yer verilmiştir?
A) Görme - Koklama B) Koklama - Tatma C) İşitme - Dokunma D) İşitme - Tatma E) Görme - İşitme
Cevap E. Çözümü: Parçanın genelinde görülen bir olay anlatıldığı için görme duyusu, kedinin miyavladığı söylendiği için işitme duyusu ile algılanan ayrıntılara yer verilmiştir.
- Bu parçanın anlamıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Düşünceler örneklerle pekiştirilmiştir. B) Tanık göstermeyerek basılmıştır. C) Özel yarğılara yer verilmiştir. D) Anlatım bütünlüğü göz ardı edilmiştir. E) Koşul-sonuç içeren cümle kullanılmıştır.
Cevap B. Çözümü: Parçada bir yazanın, düşünürün sözleri aktarılmadığı, onun düşünceleri ile konu pekiştirilmediği için tanık göstermeye başvurulmamıştır.
- Bu parçanın anlamıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) İkilemelere sıkça yer verilmiştir. B) Devir cümlelerle anlatım doğallaştırılmıştır. C) Açıklama yapılır. D) Nesnellik ağır basmaktadır. E) Örneklendirmelerden yararlanılmıştır.
Cevap A. Çözümü: Parçanın anlatımında ikilemelere sıkça yer verildiği söylenmez. Hatta parçada ikileme hiç kullanılmamıştır.
- Bu parçanın anlamıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A) Tartışma B) Tanımlama C) Tanık gösterme D) Karşılaştırma E) Sayısal verilere yer verme
Cevap D. Çözümü: Parçanın genelinde sözü edilen sanatçının öykülerini yerli ve yabancı sanatçılara değin yönlerden karşılaştırmıştır.
“Koroğlu, kendisi yoksul yaşamasına bile yoksulların, ezilmişlerin, çaresizlerin, ölümleri bir kurtuluş olanların şairidir. Zamanında ve çevresinde insanlar ekinler gibi biçilmekte, kancalar gibi çiğnenmekte, talancıların keyfinceyandan, inmeç kavgalar, küsü, savaş, salgın hastalıklar yaşayıp olancaktan Kilik, suzsuzlu...
A) Koroğlu'nun şiirlerinde hangi özellikler görülür? B) Koroğlu'nun yaşadığı dönemde Anadolu'nun durumu nasıldı? C) Koroğlu'nun hayatı hakkında neler söylenebilir? D) Koroğlu nasıl bir kimliğe sahiptir? E) Koroğlu'nun çağdaşlarından farklı nedir?
Cevap D). Çözümü: Parçada Koroğlu'nun bir kişilik özelliği olarak halkına karşı duyarlılığı söz konusudur. Bu duyarlılık anlatılırken Anadolu halkının durumu da yansıtılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
İnsan nelerden huzur duyduğunu bazen bilemiyor. Güneşli bir günde çay kaşığının sinirleştiği çok kişinin dikkatini bile çekmemiştir. Mutluluğu hep büyük şeylerde aramak, bizi farkında olmadan karmaşaya itiyor. Bir kuşun ötüşü, bir kedinin miyavlaması bile hayatımız güzelliğini gösterir. Mutlu olmak için var olanları de...
A) İnsanın davranışları ruhsal durumu ile ilgilidir. B) Bireyin mutluluk sebebi, toplumun da mutluluk sebebidir. C) Küçük şeylerden de mutlu olmak bilmek lazımdır. D) Hayatin her anı insanı mutlu edecek kadar güzeldir. E) Mutluluğu büyük şeylerde aramak insanı karmaşaya iter.
Cevap D). Çözümü: Parça, mutluluğu büyük şeylerde aramak yerine hayatın güzelliklerini fark ederek mutlu olmayı aşılmaktadır. Doğru cevap "D" seçeneğidir.
Tecrübeyle yetişmiş kişiler de kimi işleri yapabilir, başarabilirler. Yapıtıkları işler üzerine yargıda bulunulabilir. Ancak yapılan işe iştiği durumun, her yönden ele alıp incelemek, düzenlemeler yapmak ve çözüm önerileri bulmak özellikle bilgili kişilerin işidir. Bu açıklama aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık sö...
A) Sorunların çözümünde bilginin ve tecrübenin payı nedir? B) Ezber bilgi mi yoksa tecrübeyle edilen bilgi mi daha değerlidir? C) Tecrübeli ve bilge insanlar işlerinde neden daha kararlı olurlar? D) Bilgiye ulaşmada tecrübenin ve gözlemin önemi nedir? E) Tecrübede eğitim önemli midir?
Cevap A). Çözümü: Parçada iki kavramla ilgili açıklama yapılmıştır: Tecrübe ve bilgi. Sorunun çözümünde deneyim önemli fakat bu tek başına yeterli olmaz. Bilgi de gereklidir. O halde bu parçada "Sorunun çözümünde bilginin ve tecrübenin payı nedir?" sorusunun cevabıdır. Cevap A'dır.
Memleket edebiyatı, en bireysel ve en özgür ürünlerine kadar bu toprağın ve bu milletin gerçek edebiyatını, yurdun en büyük parçasıyla Anadolu'nun katkisini söyleyen saf ve yeni şiir, Anadolu'nun gerçek romanı ve tiyatrosu; kısaca, ye ni ve yerli bir edebiyat. Memleket hemen hiç tanımlamadığı için, onu yansıtan eserler...
A) Memleket edebiyatı, milli zevki yansıtan yerli bir edebiyatır. B) Memleket edebiyatı, Türk edebiyatının evrensel bir çizgiye taşıyacakdır. C) Memleket edebiyatı sanatçıları Anadolu gerçeğini çok iyi bilir. D) Memleket edebiyatını eleştirenler onu edebi açıdan değerlendirmemişlerdir. E) Memleket edebiyatı Anadolu'yu...
Cevap D). Çözümü: Parçada edebiyatın uluslararası bir seviye ulaşacağı imânı: memleket ana düşüncesi olarak sonuç cümlesinde söylenmiştir. Yazar düşüncelerini gelişme bölümünde söylediği parçada yan. Memleket edebiyatını eleştirenlerin, eserleri edebi açıdan değerlendirmemelerinden yakınmaktadır. Dolayısıyla doğru ceva...
...Bu ozelligi tasiyan bilim adami benimsemedigi, dogru bulmadigi bir dusunceyı curutme geregini duydu mu, ise once onu derinlesmesine incelemekle baslar. O, dusunceye orta koyar. Ama onu hicbir zaman hor gormez. Yanlizligi nin kendince benimsemesi olanaksız gorunen yanlarini buraya koyar. Bu parcanin basina asagidaki ...
A) Bilimde en surulen her cumlede yanilmagi henuz kanıtlanmamis olan dogrudur. B) Sanatci da bilim adami gibi gerçege ulasmak icin caba gosterir. C) Bilim adami, gozlem ve deney yontemiyle elde ettigi bulgulardan yola cikar. D) Bilim adami, calistigi alanda baska bilim adamlarinca olusturulan birikime yabanci kalamaz...
Cevap E. Çözümü: E seceneginde "dusunceye saygili olmak" ifadesi ile ilk cumlede ifade edilen dusuncenin derinlesmesine incelenmesi anlam bakımından uygunluk olusturdugu icin cevap E secenegidir.
(I) Sozcükler zamanla, cesitli sebeplere cok degisik kavramlar karsilar hale gelebiliyorlar. (II) Söz gelmisi, onceleri sif koyun, sigir, deve gibi hayvanlarin topuna birden mal denirken, bu sozcugun kullanimakta cok, her turlu tasinabilir servet anlaminda kullaniliyordu. (III) Cunku bir zamanlar bu buyukbas hayvanlar ...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Cevap B. Çözümü: Parca okundugunda zaman ilik cumlenin giris bolumu oldugu goruluyor. Ana fikir bu cumleden anlasiliyor. Daha sonraki bolumde ana fikir ispatlanıyor. "Söz gelmisi" ifadesiyle ornek veriliyor. "Cunku" ifadesiyle aciklama yapiliyor. "Boylece" ifadesiyle anlatilan ornek derlenip toplaniyor. Bunlara gore ge...
Yillardir yurdu geziyor; sehir sehir, kasaba kasaba. Gitme-digi, gezmedigi bir yer kalmadi. Ayni zamanda Anadolu'nun san'ini iyi tanıyor; nasil yasalar, ne yerler, nereden hoslanirlar? Bunlar adi gibi biliyor. Bir de buyuk yazarmis. Oku-dum onu ancak... Bu parcanin sonuna asagidaki cumlelerden hangisinin getirilmesi en...
A) Anadolu'yu cok iyi anlamıs. B) Odidukca basarili bir anlatimi var. C) Hayal kriklarina ugradim. D) Turk yazarlarini yucelten, Anadolu'yu anitmalarindandir. E) Gezdigi yerlere sadece hayran kaldim.
Çözümü: "Ancak" ifadesi olumsuz bir ifade ile cumlenin tamamlanmasi gerektigini göstermektedir bu yuzden cevap C'dir.
Asagidaki cumlelerin hangisi, bir paragrafın baslangic cumlesi olabilir? Asagidaki cumlelerin hangisi, bir paragrafın baslangic cumlesi olabilir?
A) Aradigi organik butunluk, okuyucuya saglam bir esere karsi oldugunu dusundurur. B) Giderek kendilerini eleştirmeyle cok uc noktalara gittiklerini dusunmeye basliyorduk. C) Dunyanin en guclu devletlerinden biri oldusa da problemleri bir turlu sona ermedi. D) Yayıncılık da Turkiye gibi okuyuc sayisi az ulkelerde ce...
Cevap E. Çözümü: "A" sikkinda "aradaki", "B" sikkinda "giderek", "C" sikkinda "oldusa", "D" sikkinda "da" baglaci giris cumlesinde degil, gelisme bolumunde kullanilacak ifadedir. "E" secenegi genel bir yargı bildirdigi icin bir paragrafın baslangic cumlesi olabilir. Cevap E secenegidir.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın sonuç cümlesi olamaz? Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın sonuç cümlesi olamaz?
A) Demek ki edebiyat, insanın en bilinmedik yanlarını da konu edinebilir; yazmak, bir ayindir. B) Kısaçası: resim, müzik, sinema gibi soyut zeka gerektirən bir sanat dalıdır. C) Görüşümüzü ispatlamak için Yusuf Atıgan'ın "Aylak Adam" gibi birçok örnek de sıralayabiliriz. D) Özetle, makale yazmak ihtiyaç kapsamlı bir k...
Cevap C. Çözümü: Sonuç cümlesi A, B, D ve E seçeneklerinde olduğu gibi, genellikle yapıldığı bir bildiriği ispatlar için yan düşünmeklemelere sonuç ve bir bağlaçla başlar. Ancak örnek cümlesi desteklediği cümleler sonuç cümlesi değil, gelişme cümlesi olacağından C seçeneğinde verilen cümlenin sonuç cümlesi olamayacağı ...
Deneme, yaşananları, akıldan geçenleri düşünsel yönden derinleştirerek yorumlamaktır. Belki bir roman, bir öykü bir ölçüde özetlenebilir. Ne var ki deneme, özetlemeyi kalkmak, insanı, tırağının uçunu göstererek tanımlamaya benzemez. Göz gördüklerini yorumlamaya kalkar. Deneme okuduğunuz yazıyı göz kırp arkasınca, irdel...
A) Kişisel görüşlerin söyleşi havasında işlenmesi deneme yazısının bütünlüğüdür. B) Deneme, yazzensal bütünlüğü bozulmayan bir türdür. C) Denemede söylenenlerin doğruluğu ispatlanmaya çalışılmaz. D) Denemeler konusul yönden öteki yazı türlerinden ayrılır, değişik duygu ve düşünceleri kapsar. E) Deneme, yazana özgürce y...
Cevap B. Çözümü: Parçanın bütününde denemenin özelleştirilebilir bir nitelik taşımadığı, bu yüzden de bütün halinde okunması gerektiği vurgulanıyor. Düşüncenin aksine göre boş bırakılan yere "Deneme, yazınasal bütünlüğü bozulmayan bir türdür." cümlesi getirilemez. Çünkü bu cümle öncesinde denemenin özelleştirilemeyeceğ...
- Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?
A) Bunun için yazar ve şairlerin iç dünyaları sıradan insanlarınkinden genellikle daha zengindir. B) Birçok bilim adamı, çeşitli bilimsel dergilerde bu konuyla ilgili makaleler yayımlamıştır. C) Öteki açıdan bakacak olursak sanat her dönemde farklı il sınırları beğenisini oluşturacak biçimlerde gelişmiştir. D) Halbuki...
Cevap E. Çözümü: Giriş cümlesi, önceki bir cümleyle bağlantılı olamaz. A'daki "bunun için", B'deki "bu konuyla ilgili", C'deki "Öteki açıdan bakacak olursak", D'deki "halbuki" ifadeleri bir önceki cümleye gönderme yapar. Giriş cümlesi genellikle konunun ne olduğunu bildiren cümlelerdir. E seçeneğinde cümle ise kendinde...
(I) Sait Faik'in öykülerinin temel izleklerinin başında yalnızlık gelir ama yalnızlık değişik şekillerde ortaya çıkar. (II) Öncelikle, öykülerinde büyük düşünsel ve felsefi arayışlar yoktur. (III) Daha çok sancılar, çer çöp insanın yalnızlığı içerisinde varoluşsal avarlık, sersemliğin seven insanların bir muharririni i...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Çözümü: I-IV. cümlelerde Sait Faik'ten ve onun yaşadığı yalnızlık söz edilir. V. cümlede ise konu ile ilgisi olmayan modern yalnızlıktan söz edilmiştir. Dolayısıyla bu cümle paragrafın anlam bütünlüğünü bozmaktadır. Cevap E seçeneğidir.
I. Çanakkale sıralarını bombalamaya başladılar. Numaralanmış cümlelerin bir paragraf oluşturulursa sıralama nasıl olur?
A) IV - I - V - II - III B) IV - III - II - V - I C) III - IV - I - V - II D) II - III - IV - I - V E) III - IV - I - II - V
Cevap E. Çözümü: Önce boğaza gemilerin gelmesi anlatılmalı. Gemilerin geliş amacı verilmeli. Sonra bombalama olayı anlatılmalı. Bombalamadan sonra anlatılması gereken olay, askerlerimizin se vdit olması mantıken yalnız şehit düşmeyi iki topçumuzun varlığını anlatır. Böyle sıralanmalı. Çünki eylemden sıralaması cüm...
------ Aynı zamanda roman, deneme, şiir ve makale de okur. Yabancı ülkelerdeki okurlarla bizim okurlarımız arasında bir benzerlik vardır. "Okuyucu, her şeyi okur." Bütün türlerin izleyici , seçimi , yaşatıcılarıdır. Özel olarak bir öykü okuru yetiştirebilirsiniz. Ayrıca, yetiştirebilir mi bilmiyorum. Bunu tartışma...
A) Öykü okuyucu yeri ve yabancı ayırmı yapmaz. B) Öykü okuyucusu benim öykülerime yabancı değildir. C) Bizim okurumuz yalnızca düzyazı meraklısı değildir. D) Bizim okurumuz sadece öykü okuyan bir okur değildir. E) Her öykücü kendi okurunu yetiştirir.
Cevap D. Çözümü: Parçada öykü dışındaki türlerin de okunduğu ilk cümlede ve üçüncü cümlede açık bir şekilde ifade edilmiştir. Cevap D'dir.
(I) Bundan yaklaşık yirmi yıl önce yazılı olarak haberleşmek için mektup kullanıyorduk. (II) Bu yola mektubun yerine varması günlerce, bazen haftalarca sürüyordu. (III) Bu durum, doğal olarak bazı zorluklara oluyordu. (IV) Bugün, haberleşmek için çoğunlukla elektronik posta (e-posta) kullanıyoruz. (V) Hatta çok uzakta...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Cevap D. Çözümü: Yukarıdaki paragrafta yıllar önce haberleşmek için mektup kullanıldığından bahsedilirken IV. cümlede günümüzde ulaşma sürelerimizden ve bu mektupların gönderilen yerlere de e-posta kullanım akışına uymadığından, parçanın anlam tünlüğüne ve anlam dizgisini belirtmiş. Bu cümle paracanın anlam akışını ...
(I) Ahmet Hamdi Tanpınar birçok yönden Türk edebiyatının en nitelikli yazarlarından biridir. (II) Buna rağmen, yaşadığı dönemde hak ettiği ilgiyi görmemiş, eserleri sınırlı bir kesimde dolaşım imkanıyla buluşmuştur. (III) Kendi deyimiyle, kelimenin tam anlamıyla "sükut sıkılaştır'na uğramış tır ama aslında onun bu dön...
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.
Cevap E. Çözümü: I-IV. cümlede Tanpınar'dan ve onun görmezden gelindiğinden söz edilmiştir. V. ve VI. cümlede Tanpınar'ın edebiyattan ilgi odağı yer aldığından, hakkında çok araştırma yapıldığından söz edilmiştir. Dolayısıyla V. cümlede konu değişmiştir. Buna göre bu parça iki paragrafa ayrılmış istense ikinci paragraf...
Farlı bir açıdan düşünerek ve okuru da düşündürerek ele almış bunları. Eleştiren ama çözümler de üreten, iğneleyen ama öğreten, düşünündükleriyle düşündüren bir tutum sergilemiş. Üsta eleştirmen; roman, şiir, çeviri ve sanat adanmış bir omur tüm birikimlerini bir bakıma bu kitabında okuyucusuyla paylaşmış. Bu parçanın...
A) Yazar, aynı konuyu farklı açılardan anlamış kitabında. B) Daha önce konu sıkıntısı çektiğini dile getiren yazar, bu sorunu hâla çözemiyor. C) Üsta yazar, sıradan bir konudan derinlikli bir eser ortaya çıkarmış. D) Yazarın, bu kitabında farklı konulardan söz etmesi ya da ününü anlaşılırığını engellemiş. E) Ünlü ele...
Cevap E. Çözümü: Parçada "Farklı bir açıdan ele aldığı konular vardır." ifadesi E şıkkındaki ifade ile anlamsal bir bağ kurmuştur.
Televizyon izlerken pencereden giren ışık doğrudan ekran üzerine düşmektedir. (II) Aksi takdirde kontrast olamaz ve iyi bir görüntü ortaya çıkmaz. (III) Işık televizyon üzerinden geçerek kişiye ulaşmalıdır. (IV) Ekrandan çıkan ışık çok kuvvetli olduğundan karanlıkta televizyon seyredildiğinde gözlerin bozulmasına ve ba...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Cevap C. Çözümü: Parçanın genelinde televizyon izleme ve ışık üzerine durulmuştur. IV. cümlede karanlık odada televizyon izlenmenin zararları geçmiştir. III. cümlede öncekı cümlelerde karanlık sözü üzerinde durulmuştur. Daha sonra "Televizyon tamamen karanlık odada seyredilmelidir." cümlesi getirilebilir. Bu şekilde ya...
- Son yıllarda gülmece dergilerinin ulaştığı satış rakamlarının üstünde durup nedenini de gümlemeye olan Gülmece'nin diğer bir varlık nedenini gümleyecek (İ) tepkisizliktir. (II) Ayrıca Gülmecenin en önemli nedeni kuvet toplamanın kendine özgü koşullarından taşıdığı Türk toplumu nun satışlarının patlamasını sağla...
A) I. ve II. B) II ve III. C) III. ve IV. D) III. Ve V. E) IV. ve V.
Cevap C. Çözümü: 1. cümleden sonra IV. cümle gelmelidir. İlk cümledeki "düşünmemiz gerekiyor" ifadesi ile IV. cümledeki "en önemli nedeni" ifadesi anlamca örtüşmektedir. Bu iki ifade cümleleri birbirine bağlamaktadır. Buna göre II. ve IV. cümle yer değiştirmelidir.
Orta boylu ama yakışıklı endamı, parlak sarı saçları, gür kaşları ile dikkat çekiyordu. İmlu omzunun vatasında benzersiz bir güven ve dinamizmle dimdik taşıdığı orku bur bası, içeri delip geçer hiss veren mavi bakışları da eklenince sanı girer girmez tüm bakışları üzerine çekti. Hiçbir kadın, hiçbir genç kız, ilgisi ...
A) Buna karşılık, iç nitelikleri de dış niteliklerini aramaya cak kadar zengindi. B) Bütün davranışlarından zeki bir insan olduğu anlaşılıyordu. C) Bir dâhiyeye yakışacak nitelikte eylemlerinin adamı olduğu belliydi. D) Tavr ve davranışlarıyla karşısındaki insanı çok çabuk etkilyordu. E) Ses tonu da onun iç deri...
Çözümü: Parçada bir kişinin dış nitelikleri verilmiştir. Bu niteliklerin ardından parçayı tamamlayacak olan cümle ruhsal bir portrenin ifade edildiği A şıkkında yer almaktadır.
(I) Antalya ile Fethiye arasında uzanan Teke yarımadasında, Likyalıların etkisiyle bir zamanlar yoğun çatımlı balkonlu evler, görkemli lahitler ve küçük gövdelerinin ambarlár bún-lardan sadece bazısı... (II) Roma döneminde en büyük tahıl deposu olarak bilinen... (III) İleri Ambarların limanında bulun-nan Anadolu kültür...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Cevap A. Çözümü: I. cümlesinin ardından bölgedeki yapılardan bazılan örnek olarak sıralanmış, lik cümle arasında bir cümle getirilme-yor. Demek ki I. cümle ile II. cümle arasında bir cümle basılma-lıdır. Bu cümle soruda "Likya mimarisinin çağrıştırdığı yapı-lar" cümlesidir. Cümlelerin buna göre soru cövkünde verilen k...
(I) Ankara Piyano Festivali, her ay dünyaca ünlü bir piyanisti başkentte ağırlamaya devam ediyor. (II) Festival, 19 Şubat'ta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın birlikte sahne alacak Avusturyalı genç piyanist Ingolf Wunder ile resitaliyle devam edecek. (III) Her festivale, kültür ve sanat dünyasından son yenilikler...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Cevap C. Çözümü: Parçada Ankara Piyano Festivali'nden ve bu festivale katılan bir sanatçıdan söz edilmiştir. Cümlede festivalle ilgili genel bir durumdan söz edilirken III. dolayısıyla bu parca, paragrafın anlam akışını bozmaktadır. Cevap C seçeneğidir.
(I) Tablet denildiği zaman aklınıza ilk gelen, elinizden düşür-mediğiniz akıllı cihazlarınız, akıllı oyuncaklarnız olabilir ancak müzede bu tabletlerin yazıtlı taş tabletler bir hayli farklı. (II) Atalarımız bu göreveceğe eski tabletler için çok fazla emek harcamış olmalı. (III) Boşavna Anıtları, Hitit 19'uncu yüzyılda...
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.
Cevap D. Çözümü: I-IV. cümlelerde eski dönemlere ait tabletlerden söz edilmiş, V. cümlede ise yine eski döneme ait oyuncaklardan söz edilmeye başlanmış. Parçada konu V. cümlede değişmiş. O halde bu paragraf ikiye ayrılmak istense ikinci paragraf V. cümle ile başlar. Cevap D seçeneğidir.
Cahit Sıtkı Tarancı, 1930-1936 yılları arasındaki yazdığı ilk dönem şiirlerinde hayata gittikten sonra pencereden bakar. Diyarbakır'dan İstanbul'a karamsar bir kendisine yabancı bir kente tutunmaya çalışır. "Cennet İnanan" şairin bu diyarında dan sürüldüğüne, kovulduğuna saydığı bu sadacet ruhuna çok derin yaralar açmı...
A) hayata iyimser bakış açısı ve yaşama sevinci yatmak-tadır B) dış dünyadan kopuk, içe kapanmış bir kişinin ruh hali vardır C) dış varlıcılıeri üzerinde karamsar atmosferi dağıtma isteği vardır D) çocukluğunda yaşadığı korkulardan tümüyle sıyrılma-sı vardır E) gelecekteki güzel günlere duyduğu sağlam inancı var-dır
Çözümü: Cahit Sıtkı'dan bahsedilen bu parça, onun ilk şiir-lerinde olumsuz bir durumadan söz eden ifadelerle bitmekte-dir. B seçeneğinin dışındaki cümleler olumlu durumlardan söz etmektedir. Bu durumda parça bunlarla tamamlanamaz. B seçeneğindeki ifade paragrafı tamamlamak için uygundur. Cevap B seçeneğidir.
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, yapı-ca diğerlerinden farklıdır?
A) Bugün işleri erken bitirmeyi planlıyorum. B) Soğuk ağaclarının altında serinlemiştik. C) Bütün duyguclarını ona anlat. D) Çaresizlik bu çocuklara ne yaptırmaz ki? E) Hazırladığı soruları sınava ancak yetiştirdi.
Cevap A. Çözümü: "Bizim" sözcüğü bu gün sözcüklerinin bir araya gelmesi ile oluşmuş olduğundan ve birleşiktir. Serin-le, duy-gu, care-siz-lik, sor-u sözcükleri türemiş yapılıdır. Bu yüzden cevap "A" şıkkıdır.
- Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi farklı bir bişledik fiil?
A) Zaman gelince bu insanlar da mutlu olur. B) Arabanın bütün işlerini sen hallettin. C) İstanbul'u 2006 yılında terk etmişti. D) Bu çocuğu ancak bir psikolog anlayabilir. E) İş'i yüzünden çocuklarını ihmal ediyor.
Cevap D. Çözümü: D seçeneğinde anlayabilir fiil yeteneklilik fiili olup diğer fiiller (mutlu olur, hallettin, terk etmişti, ihmal ediyor) yardımcı eylemle kurulmuştur. Cevap D'dir.
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, kurallı birleşik fiil kullanılmamıştır?
A) Tezimi bitirebilirsem, tatil çıkmayı düşünüyorum. B) Sen soruları çözüde ben birazdan gelirim. C) Bütün gün evde televizyon seyrettim. D) Gürültü yüzünden manzara karşısında herkes donakaldı. E) Gördüğümüz ortamda kimse ders çalışamaz.
Cevap C. Çözümü: Bitirebilirsem, çözüde, donakaldı, çalışamaz (çalışa-bilir) fiilleri kurallı birleşik fiil olup C seçeneğinde "seyrettim" fiili yardımcı eylemle kurulmuş birleşik eylemdir. Cevap C'dir.
- Size verilen bütün bu çalışmalar bugün bitiriverin. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi yapı bakımından yukarıda verilen cümlenin yüklemiyle aynıdır?
A) Stadyumdan çıkan seyirciler köfte arabalarının yanında toplandı. B) Romanlarında, yaşadığı yörenin insanlarını anlatır. C) Şirin ilk dizisini başka bir arkadaşına soralmıştı. D) Olayın sebebini yanında saklı şırasından alırsın. E) Telefon aniden çalınca hangi tuşa basacağını şaşırmış-tı.
Cevap D. Çözümü: "Sorabilirsin" fiili kurallı birleşik fiildir. Verilen cümledeki "bitiriverin" fiili de kurallı birleşik fiildir. Cevap D'dir.
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde (-ici, -ıcı, -ücü, -ucu) ekiyle türetilmiş sözcük görevece diğerlerinden farklıdır?
A) Satıcıyı ikna etmek için uzun süre pazarlık etti. B) Vericinin okula takılması erkece yazıldı. C) Çocuğun bakıcısı bugün erken gidecekmiş. D) Ödevlerimizi yapayverek bir kurtarç bekliyoruz. E) Geçici süre bu köye yerleşmeye karar verdik.
Cevap E. Çözümü: A, B, C ve D şıklarında -ici eki alan sözcük isim görevinde kullanılmıştır. E seçeneğinde ise "geçici" sözcüğü "süre" isminin sıfatıdır. Cevap E'dir.
- Birer birer ekmek tutuşturuyorum ellerine. Bir an önce ar-kadakine sıra gelsin diye teşekkür etmiyorlar ve hemen bir parça koparıp yemeye başlıyorlar.
A) I B) II C) III D) IV E) V
Çözümü: "Tutuştur-" fiili, fiil-tüt-fiilenden -uş eki alarak türetildikten sonra bir de -tur eki almıştır. Cevap A'dır.
Ancak, beş bin yıllık yazılı belgelerden; dilin hangi koşullar altında nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı ve ilk dillerin neye benzediği, bugün bile tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamadı. Bu cümlede altı çizili sözle dil ile ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsanların ilgisini çekmeye devam ettiği B) Bilinmeyen yönlerinin olduğu C) Anlaşılmasının kolay olmadığı D) Açıklanması için çalışmaların devam ettiği E) Kendine özgü bir yapıya sahip olduğu
Cevap B. Çözümü: Parçada altı çizili sözle, dilin bütün bilgilere sahip olunmadığı, bilinmeyen yönlerinin olduğu anlatılmak istenmiştir.
- "Tükenmek" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak" anlamında kullanılmıştır?
A) Aynı son gelmeden cebindeki para tükendi. B) Akşam okumaya başladığı kitap gece yansı tükendi. C) Yaşadığı üzüntülerle şiiri yazma şiiri tükendi. D) Bildiği sırrı kelimelerinden sonra yarıcık çabuk tükendi. E) Daha fazla zorlama artık benim de sabrım tükendi.
Cevap E. Çözümü: "Tükenmek" sözcüğü E seçeneğinde verilen cümleye "sairin verimliliğini yitirdiği, söyleyecek sözü kalmadığı anlamını" katmıştır.
Bir kadının, bir kimse ve özellikle bir yuva için çok büyük bir özveri göstermesi, büyük sıkıntılara katlanması, uzun bir süre çeşitli zorluklara göğüs germesi Türkçede --- de yüzyıllar sonu böyle bir kişi ve güçlü bir anlatım, ancak Türkçe'nin söylüleştirme eğilimi ve Türkçenin imge gücüyle açıklanabilir, ...
A) canını dişine takmak B) yolunda baş koymak C) saçını süpürge etmek D) canına geçmek E) gözünü budaktan sakınmamak
Cevap C. Çözümü: Parçada boş bırakılan yere "kadının özveri ile çalışıp hizmet etmesi" anlamına gelen "saçını süpürge etmek" deyimi getirilmelidir.
- Aşağıdaki altı sözcüklerin hangisinde yay ayraç içinde verilen anlam özelliği yoktur?
A) Gecede öylesine koyu bir sessizlik vardı ki tak tak ayak sesleri çevreye yayılıyordu. (Yanşama) B) O, temiz bir Türkiyeciliğe yaşamaktan geri durmaz. (Mecaz anlam) C) Bu kelimeler türkçü formunda işlenerek değerleri birer sanat eseri haline gelmiştir. (Nitel anlam) D) Türk sözleri, ağız metinlerinin barındırd...
Cevap E. Çözümü: A seçeneğindeki "tak" sözcüğü yanşamadır. B seçeneğindeki "temiz" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır C seçeneğindeki "değerli" sözcüğü sanat niteliğini bildirdiği için nitel anlamdır. D seçeneğindeki "ağız" sözcüğü, insanın bir organı ve yeni doğmuş memelilerin ilk sütü anlamına geldiği için sesteşti...
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme kullanılmamıştır?
A) Bugüne kadar büyük boy ve çok renkli olarak çıtırıtı sıılan sekiz kitap yayımlanmıştır. B) Tam tamına 50 yıllık bir ömür ve bu kısacık ömre sıkıştın onlarla bağtım. C) Duvarlara baktığım zaman esa eski filmlerin siyah beyaz afişlerini görüyorum. D) Dedemin ağır ağır anlattığı hikayelerin sonuna geldiğini an...
Çözümü: B seçeneğindeki "tam tamına", C seçeneğindeki "siyah beyaz", D seçeneğindeki "ağır ağır" ve E seçeneğindeki "derme çatma" sözleri ikilemedir. A seçeneğinde verilen cümlede ikileme kullanılmamıştır.
Türkiye’de 1945’lere dayanan bir tarihi olan pop müzik, genellikle popüler müzik yerine kullanılisa da aslında popüler müzik bir alt grubudir. Günümüzde birçok rock, Hip Hop R&B ve country türlerine de dokunan pop müzik, 1980 sonrası Türkiye’de her zorluk çekilmiş bir kavramdır. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aş...
A) Anlamca kesinlik bildiren cümleler kullanmıştır. B) Betimleyici ögelerden yararlanılmıştır. C) Değişik yapıtlardan yararlanılmıştır. D) Açıklayıcı anlatım cümleleri kullanılmıştır. E) Nesnellik ağır basmaktadır.
- Çözümü: Bir konuda bilgi vermek için yazılan bu parçada betimleyici ögeler yoktur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Bağladığım yerde huysuzlanmaya başlayan atı gözdüm. Eski Çerkez eylerine atlayarak geldiğim yoldan geri döndüm. Gayret ediyordum. Ovanın iki kale arasında durmamaya durdu. Gözlerimi hayvani inceliğe kadar neler ayırmıyordu, hatırlayamadım. Hayatta kalışım için bu derece boş bulunduğum bir saatte. Selçuk'a atı bazan ken...
A) Olaylar kişi sırasına göre anlatılmıştır. B) Birinci ağız anlatım oluşturulmuştur. C) Öyküleyici anlatım ağır basmaktadır. D) Devir cümlelerle anlatıma doğallık kazandırılmıştır. E) Farklı düşünceler ard arda verilmiştir.
- Çözümü: Parçada bir olay anlatılmıştır. Bu parça ile ilgili olarak farklı düşüncelerin ard arda verildiği söylenemez. Parça, bir düşünce parçası değildir. Cevap E seçeneğidir.
Annenin merhamet ikliminde büyüyen ve tepeden tırnağa merhamet olan bir insandan kimseye zarar gelmez. İnsana da başka bir canlıya da... Soğuk kediilerini, köpekleirini doyurmak için yiyecekini paylaşan, yardım kuruluşlarında gönüllü olan, sokakta kalan çocuklara yardım eli uzatan insan merhametlidir. Huzurevlerindeki ...
A) Genellemeden B) Sayıp dökmeden C) Eksiltili cümlelerden D) Öznelikten E) Öykülemeden
- Çözümü: Parçada herhangi bir olay anlatılmadığı için parçanın anlatımında öykülemeden yararlanılmamıştır. Cevap E seçeneğidir.
Çiçek: nisan-haziran aylarında, beyaz renkli çiçekler açan 5-30 cm boyunda, çok şenlik bir bitkidir. Gövdeleri sürü- nücü ve tüyluydur. Yapraklar 3 parçalıdır. Yaprakçılar oval şekilli, kenarları dişli, alt yüzü gri renk almış olan meyveki olgunluklara eteni pembemsı bir kırmızı tüyluydur. Çiçek ek- semin gizli kısımla...
A) Benzetme B) Açıklama C) Tartışma D) Tanımlama E) Tanık gösterme
Çözümü: Parçanın genelinde çiçek ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bilgi vermek için yararlanılan anlatım türü açıklamadır. Cevap B seçeneğidir.
Ahı kelimesinin kaynağı ile ilgili birbirinden tamamen farklı görüş bulunmaktadır. Birinci görüşe göre Ahı kelimesinin kaynağı Türkçe olup "ak" kelimesinin Anadolu'daki söyleniş tarzından doğmaktadır. Ahı kelimesinin Türkçe olduğu ifarenin "h" olarak telaffuz edilmesinden ileri gelmektedir. Nitekim Anadolu'da "h" harfi...
A) Açıklama - örnekleme B) Örnekleme - tanımlama C) Tartışma - karşılaştırma D) Karşılaştırma - açıklama E) Açıklama - tanımlama
Cevap A). Çözümü: "Ahı" kelimesinin etimolojik yapısına değinilerek benzer kullanım özellikleri verildiği için cevap A seçeneğidir.
Şair, devamlı bir araştırma ve deneme içerisinde olan, misalarda, duyguyu, düşünce ve hayallerin nasıl daha etkiliyi anlatabileceği endişesi içinde hareket eden adamdır. Unutmayın ki, Türk edebiyatı içinde sair diye tanımış ve şiirleriyle hafizamızda yer etmiş sanatçılardan hiçbirisi kendini tam olarak "şair" kabul etm...
A) Tanımlama B) Açıklama C) Karşılaştırma D) Tanık gösterme E) Örnekleme
Cevap A). Çözümü: Parçanın birinci cümlesinde "Şair" kavramının tanımı yapılmıştır. Bu yüzden doğru cevap A seçeneğidir.
Gençlik ve yaşlılık üstüne ne çok, ne bilgece sözler söylenmiştir. Galiba içlerinde en doğrusu, Longfellow'un sözüdür: "Gençlik, insanın başına hayatta bir kere gelir." Sonra Schiller'in bu aylığı tamamllayan özdeyişi: "Gençliğimi sözleri rüyadan ayırıyım." "Yaşlılığın faziletleri anlatılan sözleri düşünmek içinse henü...
A) Benzetme B) Tanık gösterme C) Örnekleme D) Öyküleme E) Betimleme
Cevap B). Çözümü: Parçada gençlik tanıtılmış ve gençlik üzerine Schiler'in ve Longfellow'un sözleri ile desteklenmiştir. Cevap B seçeneğidir.
Yirminci yüzyılın en önemli oyun yazarlarından ve ozanlarından biri olan Lorca'nın kaleme aldığı "Kanlı Düğün" çıkış noktası Almeria'da geçen bir gazete haberi. Ozan bu gazete haberini yeniden kurguluyor yazarken, "Kanlı Düğün"ü üç şiirle süslemeden de ihmal etmiyor. İlişginin karakterleri ve den hiç perdeden oluşan oy...
A) Tartışma - karşılaştırma B) Öyküleme - örnekleme C) Açıklama - tanık gösterme D) Açıklama - karşılaştırma E) Örnekleme - tanık gösterme
Cevap D). Çözümü: Yazar, "Kanlı Düğün" adlı tiyatro oyununun içeriğinden söz ederken aynı zamanda oyun yazarının diğer oyunlarıyla da karşılaştırma yapmıştır. Bundan dolayı cevap D seçeneğidir.
** Feyyaz Kayacan tüm öykülerine yaydığı "Hiçöğü" metaforuyla, varoluşçuluğa yakın durur. Ancak o, varoluşçulumayın yapıladaki yalnızlığı, hiçliği olarak algılamış, böylece hayatın anlamsizlığını olarak değil, insanın mevcut topluma yabancılaşmasını yansıtmış, onu yaşanmaz kılan yapısıyla ustaca eleştirmiş. Toplumsal b...
** A) Genellemeden B) Özetlemeden C) Karşılaştırmadan D) Tanımlamadan E) Açıklayıcı anlatımdan **Çözüm20:** "İlk cümlede bir genelleme yapılmıştır. "ustaca eleştirmiş" sözü ile anlatım özetlenmiştir. Parça genelinde bilgi verilici açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır. Yazar, diğer gerçekçilikçilerle karşılaştı...
Cevap ** D. Çözümü: ** "İlk cümlede bir genelleme yapılmıştır. "ustaca eleştirmiş" sözü ile anlatım özetlenmiştir. Parça genelinde bilgi verilici açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır. Yazar, diğer gerçekçilikçilerle karşılaştırılmıştır. Bu paracan anlatımında bir tanım yapılmamıştır. Cevap D seçeneğidir.
** Temel görevleri kanı vücuda pompalayan olan kalp. Metabolizma faaliyetleri sonucunda oluşan artık ürünlerin de vücuttan uzaklaştırılması, vücut ısısının düzenlenmesi, asit-baz dengesinin korunması, hormonal ve enzimlerin vücudun gerekli bölgelerine taşınması gibi görevleri yapar. Bu sistem içerisinde motor görevi y...
Cevap ** D. Çözümü: ** Parçada ilgili olarak verilenlerimeştir. Bu yüzden paracan anlatımı ile ilgili cümlece D seçeneğindeki yargı söylenemez. Doğru cevap D seçeneğidir.
** Biber, güneş, sıcağı ve rutubeti sever. Besin maddelerinin zengin, kumu-kili topraklarında iyi yetişir. Bol miktarda çiftlik gübresi almak ister. Biberden yüksek kaliteli ve bereketli mahsul ihtiyacı varken, çiftlik gübresine ila olarak 25 kg potasyum sulfat gibi kimyevî gübreler ve fosfat ve dön başına 30 kg amo...
Cevap ** C. Çözümü: ** Paracan anlatımında bilgi verildiği için A, cümlelerin yüklemli olduğu sayısal değerler verildiği için E seçeneği vardir. Konuya ilgili olduğu için B, anlatımda duygu katılmadığı için D. Bu paracan anlatımında söyleneleri örneklere zenginleştirilme yoktur. Cevap C'dir.
** Diyelim ki araba kullanıyorsunuz. Hatalı sollama yaptınız karşıdan gelen arabanın çarpmanız için uyarı size amig dala verir. Hemen direksiyonu ne tarafa kırmanız gerektiği yönünde bir hareket yapıyorsunuz. Eğer amigıda sare koru çarpmanın korkulacak bir duygu olmadığını düşünüyordu ku uyarısını vermemiss o...
Çözümü: ** Yazar bu parçada "amigdala"yı daha açık bir şekilde anlatmak için onunla ilgili örnekleri sıralamıştır. Cevap B seçeneğidir.
Aşagya ağır bir sivri kayalara tutunarak iniyordu. Keçi- ler de onunla birlikte... Onları aşağıda, miyalayarak, sevi- nereK bir kedi karşıladı. Yabanu, yucacı yırta kaydı kediye doğru alt. Düzgünce inmiş. Vasili'ye de gözlerini dikti, karınlarını- alt. Sakal uzun Vasili'ye ve bir anda ortadın yitittiler. Vasili yitip g...
A) Görme - Koklama B) Koklama - Tatma C) İşitme - Dokunma D) İşitme - Tatma E) Görme - İşıtme
Cevap E). Çözümü: Parçanın genelinde görülen bir olay anlatıldığı için görme duyusu, kedinin miyaladığı söylendiği için işitme duyusu ile algılanan ayrıntılara yer verilmiştir.
Herkesin yazar olabileceğini söylemek herkesin doktor, berber, piyanist olabileceğini söylemekten çok farklı değil aslında. Evet, herkes her şey olabilir ama yine de kimi za- man bu bize imkansız görünür. Çünki hep en yaratıcı us- tala bakarak yön tayin ediyoruz. Yani o alan bu kadar Kemal Dostoyevski ya da James Joyce...
A) Düşünceler örneklerle pekiştirilmiştir. B) Tanık göstermeyerek başlamıştır. C) Özel yararlığlra yer verilmiştir. D) Anlatım bütünlüğü göz ardı edilmiştir. E) Koşul-sonuç içeren cümle kullanılmıştır.
Cevap B). Çözümü: Parçada bir yazarın, düşünürün sözleri aktarılmadığı, onun düşünceleri ile konu pekiştirilmediği için tanık göstermeye başvurulmamıştır.
Kentin merkezindeki Başçarşı, geleneksel ahşap dükkân- ları, restoran ve kafeleriyle, Osmanlı izleri taşır. Hemen gi- rişinde, İstanbul'daki çeşmeler modeli alınarak Vali Haci Mehmet Paşa tarafından 18. yüzyılda yaptırılmış ahşap oy- ma kubbeli Başçarşı Sebili, kentın sembollerinden biri, manda etrafından eksik olmayan...
A) İkilemelere sıkça yer verilmiştir. B) Devirk cümlelerle anlatım doğallaştırılmıştır. C) Açıklama yapılmıştır. D) Nesnellik ağır basmaktadır. E) Örneklendirmeden yararlanılmıştır.
Cevap A). Çözümü: Parçanın anlatımında ikilemelere sıkça yer verildiği söylenmez. Hatta parçada ikileme hiç kullanılmamıştır.
Onun öyküleri: Memduh Şevket Esendal, Bilge Karasu, Se- vim Burak, Oğuz Atay, Yusuf Atılgan'ın öykülerinin aktığı yatağa akar. Bu öykülerin akrabalık söz teknikleri gerek- se tematik anlamda yakın olduğunu anlatım konusunda. Esen- dal'la diyalog yaklaşımı, Bilge Karasu ve Yusuf Atılgan'la Atay'la ironik anlayışlar, Sev...
A) Tartışma B) Tanımlama C) Tanık gösterme D) Karşılaştırma E) Sayısal verilere yer verme
Çözümü: Parçanın genelinde sözü edilen sanatçın öyküleri yerli ve yabancı sanatçıla değişik yönlerden karşılaştırılmış- tir.
"Koroğlu, kendisi yoksul yaşamasına bile yoksulların, ezilmişlerin, çaresizlerin, ölümleri bir kurtuluş olanların şairidir. Zamanında ve çevresinde insanlar ekinler gibi biçimci mekte, kancalar gibi çiğnenmekte, talancıların keyifince yansın, inmek kavgalar, kütlesiz savaşlar, yaban hastalık bir yandan olmaktadır. Kiti...
A) Koroğlu'nun şiirlerinde hangi özellikler görülür? B) Koroğlu'nun yaşadığı dönemde Anadolu'nun durumu nasıldı? C) Koroğlu'nun hayatı hakkında neler söylenebilir? D) Koroğlu nasıl bir kimliğe sahiptir? E) Koroğlu'nun çağdaşlarından farkı nedir?
Cevap D. Çözümü: Parçada Koroğlu'nun bir kişilik özellikleri olarak halkı-na karşı duyarlılığı söz konusudur. Bu duyarlılık anlatılırken Anadolu halkının durumu da yansıtılmıştır. Doğru cevap D seçeceğidir.
İnsan nelerden huzur duyduğunu bazen bilemiyor. Güneş-li bir günde çay kaşığının sıngırtısı çok kişinin dikkatini bile çekebilir. Mutluluğu her şeye büyük şeyler aramak, bizi farkında olmadan karamsarlığa itiyor. Bir kuşun ötüşü, bir kedinin miyavlaması bile hayatımızın güzelliğini gösterir. Mut-lu olmak için var olanl...
A) İnsanın davranışları ruhsal durumu ile ilgilidir. B) Birşeyin mutluluk sebebi, toplumun da mutluluk sebebidir. C) Küçük şeylerden de mutlu olmayı bilmek lazımdır. D) Hayatin her anı insanı mutlu edecek kadar güzeldir. E) Mutlulugu büyük şeylerde aramak insani karamsarlığa iter.
Cevap D. Çözümü: Parça, mutluluğu büyük şeylerde aramak yerine hayatın güzelliklerini fark ederek mutlu olmayı aşılmaktadır. Doğru cevap "D" seçeneğidir.
Tecrübeyle yetişmiş kişiler de kimi işleri yapabilir, başarabilirler. Yapıtıkları işler üzerinde yargi da bulunabilir. Ancak ya-pılan iş ile ilgili durumların, her yönden ele alınıp incelenmek, düzenlemeler yapmak ve çözüm önerileri bulmak özellikle bilgili kişilerin işidir. Bu açıklama aşağıdaki sorulardan hangisine k...
A) Sorunların çözümünde bilginin ve tecrübenin payı ne-dir? B) Ezber bilgi mi yoksa tecrübeyle edilen bilgi mi daha değerlidir? C) Tecrübeli ve bilge insanlar işlerinde neden daha kararlı olurlar? D) Bilgiye ulaşmada tecrübenin ve gözlemin önemi ne-dir? E) Tecrübede eğitim önemli midir?
Cevap A. Çözümü: Parçada iki kavramla ilgili açıklama yapılmıştır: Tecrübe ve bilgi. Sorunun çözümünde deneyimin önemli fakat bu tek başına yeterli olmaz. Bilginin de gereklidir. O halde bu par-ça "Sorunun çözümünde bilgi ve tecrübenin payı nedir?" sorusunun cevabıdır. Cevap A'dır.
Bu özelliği taşıyan bilim adamı benimsemediği, doğru bulmadığı bir düşünceyi çürütme gereğini duydu mu, işe önce onu derinlemesine incelemekle başlar. O, düşüncenin kendince benimsenmesi olanaksız görünür yanlarını ortaya koyar. Ama onu hiçbir zaman hor görmez. Bugün bu parçanın başına aşağıdaki cümlelerden hangisi ekl...
A) Bilimde ön sürülen her doğru, yanılgısız henüz kanıtlanmış olan doğrudur. B) Sanatçı da bilim adamı gibi gerçeğe ulaşmak için çaba gösterir. C) Bilim adamı, gözlem ve deney yöntemiyle elde ettiği bulgulardan yola çıkar. D) Bilim adamı, çalıştığı alanda başka bilim adamlarınca oluşturulan birikime yabancı kalmaz. E) ...
Cevap E. Çözümü: E seçeneğinde "düşünceye saygılı olmak" ifadesi ile ilk cümlede ifade edilen düşüncenin derinlemesine incelenmesi anlam bakımından uygunluk oluşturduğu için cevap E seçeneğidir.
(I) Sözcükler zamanla, çeşitli sebeplere çok değişik kavramlar karşılar hale gelebiliyorlar. (II) Söz gelimi, önceleri sırf koyun, sıçan, deve gibi hayvanların topuna birden mal denirken, bu sözcük bugün daha çok, her türlü taşınab-ilen servet anlamında kullanılmaktadır. (III) Çünki bir zamanlar büyükbaş hayvanları tan...
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
Cevap B. Çözümü: Parça okunduğunda zaman ilk cümlenin giriş bölümü oluşturduğu görülür. Ana fikir bu cümleden anlaşılıyor. Daha sonraki bölümde ana fikir ispatlanıyor. "Söz gelimi" ifadesiyle örnek veriliyor. "Çünkü" ifadesiyle açıklama yapılıyor. "Böylece" ifadesiyle anlatılan örnek derinleşiyor. Bunlara göre gelişme ...