sent
string | label
int64 |
|---|---|
Aramalar İnternet üzerinden yönlendirildiği için, yaşadığınız ya da seyahat ettiğiniz yerde bulunan bir telefon şirketini kullanmanıza gerek kalmaz.
| 1
|
Uluslararası Bahçe Bitkileri Sergileri; çiçek sergilerinin, botanik bahçelerinin ve bitkilerle ilgili diğer her şeyin sergilendiği belli bir amaç için düzenlenen organizasyonlardır.
| 1
|
गोल्फ आऊर रग्बी दुनों के ओलंपिक खेल में वापसी होए वाला हई।
| 0
|
2010 онд улсын өмч болгосон одоогийн дээд зэрэглэлийн банк Хойд Рок плс-г ‘муу банк’ болох Хойд Рокоос (Хөрөнгийн удирдлага) тасалсан байжээ.
| 0
|
Modern Education, kendisini yetkisi olmadan otobüslere büyük reklamlar basmakla ve baş İngilizce öğretmeni olduğu konusunda yalan söylemekle suçladı.
| 1
|
Pa silga sore bale la so-yeng tɩ fo sã n date n zʋʋg Pacifique goabg baobga la a Ameriki wĩn-goabga wĩn-taoora mog-nõora (gese n wat tẽngre)
| 0
|
Öncelikle aydınlatma armatürünün anahtarı kapatılmalı ya da kablo bağlantısı kesilmelidir.
| 1
|
Drukgyal Dzong, Paro Bölgesi'nin (Phondey Köyü'nde) üst kesiminde yıkık bir kale ve Budist manastırıdır.
| 1
|
Ancak, kış aylarında farklı bir güzelliği ve çekiciliği vardır, birçok tepe şehri yeterli oranda kar alır ve kayak ve snowboard gibi imkanlar sunar.
| 1
|
Voor zijn werk ontving hij de erkenning 'Held van de Sovjet-Unie', de hoogste eer die in de Sovjet-Unie te behalen viel.
| 0
|
Bu, patencinin dönmesine neden olur. Eğer patenler sağ eğilirse patenci sağa, patenler sola eğilirse patenci sola döner.
| 1
|
ویدال 28 ساله سه فصل پیش از باشگاه سِویا به باشگاه بارسا ملحق شده بود.
| 0
|
Ancak dünyada, bakteri faunasıyla ilk kez karşılaşacağınız yerlerde sorunlarla karşılaşma olasılığınız çok daha yüksektir.
| 1
|
Dünyanın en zengin insanlarından biri olan Allen'ın servetinin büyük bir bölümünü deniz keşiflerine yatırdığı ve ömür boyu süren savaşa ilgisinden dolayı Musashi'yi bulma arayışına başladığı bildirildi.
| 1
|
Bu şekilde bir kanuna sahip pek çok ülkede yerel oteller, kayıt işlemlerini yapacaklardır (muhakkak sorun).
| 1
|
Kimsenin kulübü için çıktığı maç sayısı veya attığı gol sayısı Bobek kadar yüksek olmadı.
| 1
|
ABD Donanması'nın Yedinci Filosunda görevlendirildi ve merkezi Japonya'nın Nagasaki, Sasebo şehrinde yer almaktadır.
| 1
|
Älgar är normalt inte aggressiva men försvarar sig om de upplever ett hot.
| 0
|
Matembezi ni shughuli ya nje ambayo huwa na kutembea katika mazingira asili, mara nyingi katika njia za matembezi.
| 0
|
Bilim insanları, Enseladus'un jeolojik olarak aktif olduğundan ve bunun muhtemelen Satürn'ün buzlu E halkasının kaynağı olduğundan şüpheleniyorlar.
| 1
|
Konsept, tüm Avrupa uluslarının tek bir ulusun güçlenmesini engellemek zorunda kalmasıydı ve bu nedenle ulusal hükümetler genellikle dengeyi korumak amacıyla ittifaklarını sıkça değiştiriyorlardı.
| 1
|
Costello, "Ticari hale gelirse nükleer enerjimiz olmalı. Yani, ilke olarak nükleer enerjiye itirazımız yok" şeklinde konuştu.
| 1
|
Şimdi Japonya'ya gelelim. Japonya, tıpkı İngiltere gibi bir ada ülkesiydi.
| 1
|
„Očakávam, že sa v pondelok vrátim k všetkým svojim povinnostiam“, uviedol Arias vo vyhlásení.
| 0
|
اهي ڪمرن وانگر لڳا پي. هو پهريون ماڻهو هو جنهن مئل سيل پروڙيو
| 0
|
Genellikle, PSTN telefonları tarafından çağrı alabilmenize olanak tanıyan global bir numarayı ayrıca satın almanız gerekir. Numaranın satın alındığı yer, sizi arayan insanlar için fiyat farkı yaratabilir.
| 1
|
Her bir trenin hem MetroPlus hem de Metro vagonları vardır. MetroPlus vagonları daima Cape Town şehrine en yakındaki treninin sonundadır.
| 1
|
Duk da haka, Charles ya halarci jami'ar Trinity College, Cambridge inda ya karanci Ilimin Al’ummomi da Al’adu wato Anthropology and Archaeology da kuma Ilimin Nazarin Kayan Tarihi, kuma daga bisani Tarihi, ya sami digiri na 2:2 (digiri ajin ƙasa na biyu).
| 0
|
ນັນຢູໂດຄົນຍີ່ປຸ່ນ ທ່ານ Hitoshi Saito, ຜູ້ໄດ້ຮັບສອງຫຽນຄຳໃນກິລາໂອລິມປິກ, ໄດ້ເສຍຊີວິດໃນໄວ 54 ປີ.
| 0
|
Visa di studiante generalmente tin diferente eksigensia i prosedura di petishon for di visa normal di turista òf pa negoshi.
| 0
|
Zaman, hep hayatımızda olan ve yaptığımız her şeyi etkileyen, ancak yine de anlaması zor olan bir şeydir.
| 1
|
ⴷⴰⵗ ⵜⵔⴰⵢⵏⵙ ⵡⵉⵏ ⵉⴹ<ⵙ ⵡⵉⵏ ⵉⵂ<ⴹ, ⴰⵏⴰⵍⵡⴰⵢ ⵢ<ⴷⴷⵓⴱ<ⵜ ⴰⴷ ⵉⵟ<ⴼ ⴱⴰⵙⴱⵓⵔ ⴼⵓⵍ ⵡ<ⵔ ⵂⴰⴾ ⵉⴴⴰⴷⴷⴰⵍ ⵉⴹ<ⵙ ⵏⵏ<ⴾ.
| 0
|
دڵنیابە لەوەی کە لەنگەرت گرت چاوت دەکەوێت بەو کەسانەی داوای گواستنەوە دەکەن بە بەلەم و زانیاریت پێدەدەن.
| 0
|
जब अहां प्रवास पर होई छी, तओ अहां के पास खुद के इलाज करे अउ कुछ विशेष बनाबे के लेल कुछ अतिरिक्त मिनट लेवे के समय होई हई।
| 0
|
Bina, hac arifesinde kutsal şehri ziyarete gelen çok sayıda hacıya ev sahipliği yaptı.
| 1
|
Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev alan bilim insanları, pazartesi günü hücreleri cinslerine göre sıraya koyabilen yeni bir teşhis aracının bulunduğunu duyurdu. Bu araç, standart mürekkep püskürtmeli yazıcılar kullanılarak her biri tahminen yaklaşık bir sente imal edilebilen küçük bir yazdırılabilir çipti.
| 1
|
قدّرت الشرطة عدد المتظاهرين بـ 6500 متظاهراً في برلين.
| 0
|
Akmens pakāpieni ir izvietoti lielāko ceļa daļu, un stāvākos posmos tērauda troses nodrošina atbalsta margu.
| 0
|
Northern Rock bankası, şirketin İngiltere Hükümeti'nden acil durum desteği aldığının ortaya çıkmasını takiben 2008 yılında kamulaştırılmıştı.
| 1
|
ओखर रक्त प्रवाह ल रोक ह बर रोगिमन ल गैंगरीन के संग -संग टूर्निकेट अउ धमनी क्लैंप ले बचा ह बर विच्छेदन म कुशल बनिस।
| 0
|
WNED Buffalo'dan (Reading Rainbow'un ana istasyonu) John Grant, "Reading Rainbow çocuklara, niçin okumaları gerektiğini öğretti. Okuma aşkı, çocukları kitap okumaya teşvik etti." dedi.
| 1
|
Türk Hava Yolları, 2014 yılı itibarıyla 30 Afrika ülkesinde 39 noktaya uçmaktadır.
| 1
|
Akordeon üzerinde, ekstra hacim elde etmek için körüğü daha fazla basınç veya hızda kullanırsınız.
| 1
|
من ناحية ثانية ،هذا بيرجع لأنه حجم الماء مرتفع كثير بحيث مش حتقدر تشوف عرضك للشلالات عن جد - بسبب كميات الماءالكبيرة!
| 0
|
Chiao ve Sharipov, durum ayarlama motorundan güvenli bir uzaklıkta olduklarını bildirdiler.
| 1
|
ཨོབཅ་ཀིན་གྱིས་ དེ་ཚེ་ཕྱི་རུ་ གཱོལ་བཙུགས་ནི་ནང་ རྒྱབ་སྐྱོར་འགོ་དང་པ་་འདི་ ནི་ཀ་ལ་སི་བེག་ཨི་སི་ཊོརམ་གྱིས་གཱོལ་བཙུགས་ཏེ་ རྩེད་འགྲན་འདི་ནང་ལས་ རྒྱལ་ཁ་ཐོབ་མི་གཱོལ་འདི་ཨིན་མས།
| 0
|
Der Angkor-Pass ist erforderlich, um den Tempel zu betreten. Vergessen Sie deshalb nicht, Ihren Reisepass mitzunehmen, wenn Sie nach Tonle Sap reisen.
| 0
|
Kubánski občania, ktorí sú držiteľmi zelenej karty v USA, by mali navštíviť ekvádorský konzulát, aby získali výnimku z tejto požiadavky.
| 0
|
Kahve, dünyanın en çok ticareti yapılan ürünlerinden biridir ve büyük ihtimalle kendi bölgenizde de birçok çeşidini bulabilirsiniz.
| 1
|
Öğrenci vizelerinin genellikle normal turist ve iş vizelerinden farklı şartları ve başvuru usülleri bulunmaktadır.
| 1
|
Hangeul, popüler günlük kullanım için tasarlanarak icat edilmiş tek alfabedir. Alfabe, Kral Sejong'un (1418 – 1450) hüküm sürdüğü dönemde 1444 yılında icat edildi.
| 1
|
وقاموا بتسمية أنفسهم "الموريوري" وكان به هناك بعض المناوشات، وبالنهاية تم القضاء على "الموريوري".
| 0
|
Arkitekturen overlappar i stor grad med andre felt, inkludert byplanlegging, byggeteknikk, dekorativ kunst, interiørdesign og landskapsarkitektur.
| 0
|
Ny mpitarika faratampony, Ayahtollah Ali Khamenei, dia namaritra ny fiankinandoha amin’ny solika ho toy ny “fandrika” nanomboka talohan’ny revolisiona silamo tao Iràna tamin’ny 1979 ary tokony hialan’ny firenena.
| 0
|
Dünya çapında protestolar oldu, çeşitli yargılamalar gerçekleştirildi ve İzlanda ile Pakistan hükumetlerinin liderleri istifa etti.
| 1
|
Se te viaji su un paese in via de sviłupo pa ła prima volta - o su na nova parte del mondo - no sta sotovałutar ła potensa del shock culturałe.
| 0
|
Ang pinagsamang bilang ng mga gumagamit sa serbisyo ng Yahoo! at Microsoft ay makikipagtunggali sa bilang ng mga kostumer ng AOL.
| 0
|
प्रस्तावित संशोधन पहले ही 2011 में दोनों सदनों में पारित हो गेलय हय।
| 0
|
Nangabe kwenteka ulimala uzama kusita, ungenta simo sibe matima nakakhulu.
| 0
|
Dikkat: Buradaki küçük kasaba barları, genellikle ülke dışından gelen ziyaretçilerin takılabileceği yerler değildir.
| 1
|
Köprüden geçerseniz veya şelalenin yakınından geçen patikalarda yürürseniz ıslanmanız garantidir.
| 1
|
Bazı insanlar, fazla sayıda yapay olarak tetiklenen bilinçli rüya yaşamanın sıklıkla çok yorucu olabileceğine inanıyor.
| 1
|
Gönüllülük, seyahat sırasında fark yaratmak için mükemmel bir yöntem fakat bu yalnız bir şeyler vermekle alakalı değildir.
| 1
|
På tross av at det ikke er et moderne fenomen, vil de fleste trolig forbinde det med ungdomshærverk på offentlig og privat eiendom ved bruk av spraylakk.
| 0
|
Birdenbire aşağı yukarı düz bir plato seviyesine yükselen, dik fiyortlar ve vadiler Norveç'te sık görülen oluşumlardır.
| 1
|
""“අපි හැමෝම කම්පනයට පත්වුණා,”" මව පැවසුවා ය."
| 0
|
स्थिति के सुधारे लागि आइरिश सरकार संसदीय विधायन के अत्यावश्यकता पर जोर देवीत हई।
| 0
|
Başqa allarda tek turistik yerlerniñ tışında olğanlar qayd olmaları kerek. Lâkin bu, qanunnı daa añlaşılmağan yapa, bu sebepten bunı evelden bilmeñiz kerek.
| 0
|
جلبکها نوعی نوروتوکسین تولید میکنند که میتواند سیستم عصبی را هم در انسانها و هم ماهیها از کار بیاندازد.
| 0
|
Ermenilerin desteği ile yeni bir cumhuriyet kuruldu. Ancak, aralarında Ermistan'ın da bulunduğu hiçbir yerleşik ulus onu resmi olarak tanımadı.
| 1
|
Kasırgalar diğer şiddetli fırtınalara kıyasla küçük bir alanı etkilerler fakat önlerine çıkan her şeyi yok edebilirler.
| 1
|
Bununlar birlikte, Roe kararının dayandığı özel hayatın gizliliği ilkesine inandığını doğruladı.
| 1
|
Per un quai centèsim un quai fiolitt te cunterà la stòria.
| 0
|
Na Hangeul e matanivola tauyavutaki vaka inaki me vakayagataki vakawasoma e veisiga. A tauyavutaki ena 1444 ena gauna ni nona vakatulewa na Tui o Sejong (1418 – 1450).
| 0
|
Ulusal Kasırga Merkezindeki bilim insanları, Danielle'in çarşamba gününe kadar kasırga haline geleceğini öngörüyor.
| 1
|
သင်သည် မူးယစ်ဆေးဝါးသယ်ဆောင်သူအဖြစ် အသုံးချခံနေရသည်ကို မသိရှိပါက၊ ၎င်းသည် သင့်ကို ကြီးမားသည့်ဘေး ကျရောက်စေမည်ဖြစ်သည်။
| 0
|
Kelimenin Grönland Yerlileri tarafından kullanıldığını duysanız bile, yabancılar tarafından kullanımı kaçınılmalıdır.
| 1
|
Raha handeha hilasy ianao, dia mitondrà fandriana fentina milasy na fandriana mihantona mba hiarovana anao amin’ny bibilava, maingoka sy ny toy izany.
| 0
|
Hesperonychus elizabethae valt onder de Dromaeosauridae, een neef van de Velociraptor.
| 0
|
یو څه د ټول هیواد وګړی په ژمی کې منډی وهی ، د بدن د پاسنی برخی د جمنازیم د کار سره یوځای د منډی د سیزن لپاره یوه غوره تیاری دي
| 0
|
अंतराष्ट्रीय हॉर्टिकल्सार प्रदर्शनी विशेष: आयोजन: अस्ति यः वनस्पति उद्यान अपि च सूक्ष्म वृक्षस्य सह किंचित अतिरिक्त कारणं प्रति पुष्पस्य प्रदर्शनं इति प्रदर्शयति ।
| 0
|
Մինչ ներգաղթի ստուգումը սովորաբար բացակայում է կամ ձևական բնույթ է կրում, երբ ժամանում եք ձեր hայրենիք, մաքսային ստուգումը կարող է իրենից քաշքշուկ ներկայացնել:
| 0
|
İlk defa, geçen sene Çin, Almanya'dan daha fazla araba ihraç etti ve bu sanayi için en büyük pazar olarak, Birleşik Devletler'i gölgede bıraktı.
| 1
|
Akıllı telefonunuzda GPS navigasyon uygulamalarını kullanmak ülkenizin dışındayken gezmenin en kolay ve uygun yolu olabilir.
| 1
|
Geriye dört yarışın kaldığı sezonda Stewart, Gordon, Kenseth ve Harvick , Sürücüler Şampiyonluğunda ilk onda yer almayı garantiledi.
| 1
|
Tra chésti capacità, capì l'intenzion di òlter l’è fundamentàl. El permèt de vegnìghen fö de pusibìl ambiguità di aziùn fisegh.
| 0
|
Agbanyeghị ebubo ndị a, Ma meriri ọfụma n'otu na-akwado ịmụba mmekọrịta ha na Chaịna ukwu.
| 0
|
The Daily Show ve The Colbert Report'tan çok önce, Heck ve Johnson 1988'de UW'de öğrenciyken haberlerin ve haber spikerliğinin parodisini yapan bir yayın tasarladı.
| 1
|
Yataklı trenlerde, pasaportlar kondüktör tarafından toplanabilir, böylece uykunuz bölünmez.
| 1
|
Daha büyük gruplar için turlar daha ucuza gelir. Bu yüzden tek başınızaysanız veya yalnızca bir arkadaşınızla birlikteyseniz diğer insanlarla tanışmaya çalışın ve kişi başı daha iyi bir ücret almak için dört ila altı kişilik bir grup oluşturun.
| 1
|
وزیر بهداشت هم برای رفاه افرادی که از مزایای قانونی بودن موقت مواد مربوطه استفاده میکنند و هم برای محکومیتهای مربوط به مواد مخدر که از زمان اعمال تغییرات غیراساسی صادر شده است، ابراز نگرانی کرد.
| 0
|
Pek çok yönetim, ülkelerine gelen turistlerin veya ülkeden ayrılan sakinlerinin bazı hastalıklara karşı aşılanmasını zorunlu kılar.
| 1
|
Kalata iyi yikwenera kuzomelezgeka na Unduna wakuwona vya Kuwalo kweni yikwenera kukwaniriska vyose vyakukhumbikwa.
| 0
|
Más tudósok azzal érveltek, hogy ezek a növények rendkívül mérgezőek, ezért nem valószínű, hogy a dinoszauruszok fogyasztották őket, annak ellenére, hogy a lajhárok és más állatok, mint például a papagájok (a dinoszauruszok leszármazottai), napjainkban is fogyasztják a mérgező leveleket vagy gyümölcsöket.
| 0
|
Akka ihimeṛ n Delhi Belli, Daɛwessu n Farɛun, Tiririt n Ttaṛ n Muntizuma, akked waṭas n imdukkal-nsen.
| 0
|
في شهر ربيع ثاني من هذا العام، أصدر القاضي "غلين" أمراً تقييدياً مؤقتاً ضد المنشأة لإنفاذ إطلاق سراح المحتجزين لأكثر من 24 ساعة منذ احتجازهم ممن لم يمنحهم وكيل المحكمة جلسة استماع.
| 0
|
د موټر کېمپنګ ممکن ده که چېرته تاسی یو غټ منیوېن، اسی یو وي،سیډان او یا سټیشن ويګن چې قت کېدونکې چوکۍ ولري
| 0
|
امۍ نظریہن کور یہ خیال قٲئم کہ ماؤری لوکو کٔر پولینشیا پیٹھ اکٕس بٔڑس جہازس منز ہجرت تہٕ نیوزی لینڈ نیوکھ موریورن نِش تہٕ کورکھ اکھ زرعی معاشرٕ قٲئم۔
| 0
|
The believer seeks a direct experience, intuition, or insight into divine reality/the deity or dieties.
| 0
|
تاغنىڭ تېگىدە يانار تاغ ھەرىكىتى بىلەن قىلچىلىك مۇناسىۋىتى بولمىغان قارىراق بۇلۇتلار بايقالدى.
| 0
|
End of preview. Expand
in Data Studio
README.md exists but content is empty.
- Downloads last month
- 7