Search is not available for this dataset
text
stringlengths 50
177k
|
|---|
Not:Aksi yönde bir görüşe rastlamadım, oda ve tesmerle görüştüm
|
Ogün Bey gerçekten açıklayıcı oldu. Bende böyle düşünüyordum ama emin değildim. Bir an önce girmenin faydalı olacağına inanıyorum. Çalışmalarım bu yönde olacak teşekkür ederim.
|
Büyüyen dünya markası Simit Sarayı'nın SEO çalışmaları için tercihi sektörün köklü ajanslarından Sempeak oldu.
|
Dünyanın ilk ve tek simit fabrikasına sahip ülkemizin dünya markası Simit Sarayı, 22 ülkede 4 kıtada her gün 1 milyon ziyaretçisine afiyet olsun diyor.
|
Simit Sarayı dijital dünyadaki görünürlüğünü arttırmak ve misafirlerine dijital dünyada da en iyi hizmeti vermek için arama motoru optimizasyonu çalışmalarını Sempeak'e emanet etti.
|
Performans Pazarlaması, Arama Motoru Optimizasyonu (SEO), Dönüşüm Optimizasyonu (CRO) ve Medya Planlama & Satın Alma alanlarında faaliyet gösteren Sempeak'in danışmanlık verdiği müşterileri arasında VitrA, Canon, Cigna Finans, Koçtaş, Enza Home, Monster, Florence Nightingale hastaneleri gibi sektörün önemli markaları yer alıyor.
|
← Deva Holding'in Yarışmasına Web Sitesi Diverseffect'ten Spotify, Atlanabilen Reklamları Test Ediyor →
|
Avrupa'nın en pahalı elektriğini kullanan ülkeler belli oldu haberi - FinansGündem.com
|
Ana SayfaMakro EkonomiAvrupa'nın en pahalı elektriğini kullanan ülkeler belli oldu----
|
Avrupa genelinde tüketici elektrik fiyatları satın alma gücüne göre en yüksek Romanya ve Almanya'da olurken en düşük Hollanda ve Finlandiya'da oldu. Türkiye'de ise konutlardaki elektrik maliyetlerinde beşinci sırada yer aldı.
|
Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında Euro bazında elektriği en pahalı tüketen ülkeler 100 kilowattsaat başına 31,9 euro ile Almanya, 29 euro ile Danimarka, 27 euro ile Belçika olurken en ucuz ülkeler 10 euro ile Macaristan 10,2 euro ile Bulgaristan ve 12,8 euro ile Malta oldu.
|
Türkiye'de ise 100 kilowattsaat elektriğin ortalama maliyeti 8,34 euro oldu.
|
Yılın ilk altı ayında tüketici elektrik fiyatları 2020'nin ilk yarısına göre hafif bir artış gösterirken doğal gaz fiyatları ise azaldı. Yıl başından beri toptan enerji fiyatlarındaki artışlar ise henüz tüketici tarafına yansımadı.
|
Eurostat'ın AB üyesi olan ve olmayan 40 ülkeden derlediği verilere göre geçen yılın ilk yarısında elektrik fiyatlarındaki en fazla artış Slovenya (%15), Polonya (%8) ve Romanya'da (%7) görüldü.
|
Öte yandan Hollanda (%-10), Kıbrıs (%-7) ve Litvanya (%-6) elektrik fiyatları en fazla düşen ülkeler oldu. Bu düşüşlerdeki en büyük etkenler vergilerdeki azalma ve desteklerin artırılması oldu.
|
Avrupa genelinde elektrik faturalarındaki ortalama vergi ve masraf oranı yüzde 39 oldu. Danimarka'da elektrik faturalarındaki KDV ve diğer vergilerin oranı yüzde 60'ın üzerine çıkarken Türkiye'de yüzde 20 civarında oldu.
|
Bu yılın ilk yarısında doğal gaz fiyatları Avrupa Birliği'ne üye 20 ülkede 2020 yılının aynı dönemine göre geriledi. En fazla düşüş Litvanya (%-23), Slovakya (%-10) ve Polonya'da (%-9) yaşandı.
|
2015'de yabancı yatırım miktarı 11,4 milyar dolar oldu | KPMG Türkiye
|
› 2015'de yabancı yatırım miktarı 11,4 milyar dolar oldu
|
2015'de doğrudan yabancı yatırım miktarı 11,4 milyar dolar oldu
|
2015'de yabancı yatırım miktarı 11,4 milyar dolar oldu
|
KPMG Vergi Bölümü Şirket Ortağı Ayhan Üstün Türkiye'de birleşme ve satın alma işlemlerinin durumunu analiz etti
|
Türkiye'de birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerinin durumunu analiz eden KPMG Vergi Bölümü Şirket Ortağı Ayhan Üstün 2015 yılında yabancı yatırımcıların pazardaki payının tekrar yükselişe geçtiğini ve finansal yatırımcıların daha aktif rol oynamaya başladığını belirtti. Üstün, düşük petrol fiyatları nedeniyle M&A işlemleri açısından en hareketli sektörün enerji olduğuna dikkat çekti.
|
KPMG Vergi Bölümü Şirket Ortağı Ayhan Üstün Türkiye'nin gelişmekte olan bir pazar olarak inişli çıkışlı bir yatırım ortamı olmasına rağmen Türkiye'yi takip eden yabancı yatırımcıların bu duruma alışkın olduklarını söyledi. Türkiye'de birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerinin bir analizini yapan Üstün, Türkiye'nin 2015 yılında, bu genel değerlendirmenin ötesinde, tekrarlanan seçimler, bölgesel siyasi ve güvenlik riskleri ile birlikte uluslararası ekonomik belirsizliklerin üst üste gelmesiyle daha zor bir yatırım dönemi geçirdiğine dikkat çekti.
|
Üstün, "Dünyada M&A işlemlerinin özellikle gelişmiş batı ülkelerinde önemli düzeyde artış gösterdiği 2015 yılında, Türkiye'de toplam M&A işlemleri 2014 yılına göre azaldığını ve 2011 sonrası en düşük değerine gerilediğini görüyoruz. Bunda 2015 yılında planlanan özelleştirmelerin geçekleşmemesi ve yüksek tutarlı işlem sayısında azalmanın önemli rol oynadığı söylenebilir. Türk yatırımcıların pazar payındaki azalmanın sebepleri olarak da yine özelleştirmelerin tamamlanamaması, finansman kaynaklarında daralma ve yurtdışında satın alma fırsatlarını kovalamaları gösterilebilir" şeklinde konuştu.
|
Üstün, bu durumla ilgili olarak "Bu durum, Türkiye ekonomisinde 2015 yılının yatırımcılar açısından bir bekle-gör dönemi olduğuna ve Türkiye'nin M&A fırsatları bakımından 'temkinli bir ilgi' görmeye devam ettiğine işaret ediyor. Ancak gerek yerel gerekse bölgesel zorluklar aşılamadığı takdirde 2016 yılında da M&A pazarında önemli bir artış beklenmesini güçleştiriyor" yorumunu yaptı.
|
Türkiye'deki M&A işlem hacminin 2014'teki 18 milyar dolar seviyesinden 2015'te 16 milyar dolar seviyesine gerilediğini ancak yeniden yükselme trendinin yakalandığını belirten Üstün, "Bu, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 10'un üstünde bir daralmayı ve 2011'den sonra son 5 yılın en düşük değerini temsil ediyor. Rakamlar, Türkiye'de M&A pazarının 5 yıllık ortalamasının da yatay bir seyir izlediğini gösteriyor" dedi.
|
Üstün analizine şöyle devam etti: "Türkiye'de M&A pazarı 2012 yılında görülen ve Türkiye için tüm zamanların en yüksek rakamlarını temsil eden 22 milyar dolar rakamına ulaştıktan sonra son 3 yılda gerilemeye devam ediyor. 2015 yılında Türkiye'de toplam değeri 16 milyar dolar (2014'te 18 milyar dolardı) olarak tahmin edilen yaklaşık 245 kamuya açıklanmış M&A anlaşması (2014'te 234'tü) gerçekleşti. Bu durum, işlem sayıları bakımından az da olsa bir artışa denk gelmekle birlikte anlaşma değeri bakımından bir gerilemeyi temsil ediyor. 2015 yılında ortalama işlem değeri yaklaşık 65 milyon dolar (2014'te 77 milyon dolardı) olarak ortaya çıkıyor. Son 4 yıldır devam eden ortalama işlem değerindeki azalma Türkiye'de M&A işlemlerinin daha çok küçük ve orta ölçekli şirketler düzeyinde gerçekleştiğini ve büyük ölçekli satın alma ve birleşmelerin zorlaştığını teyit ediyor. Özellikle 1 milyar dolar düzeyini aşan büyük ölçekli işlem sayısının azalması toplam M&A rakamları için belirleyici oluyor."
|
Üstün, 2015 yılı rakamlarına bakınca dikkat çeken unsurları şu şekilde sıraladı:
|
"Gerçekleşmeyen veya iptal edilen özelleştirme ihaleleri sebebiyle kamu kaynaklı M&A işlemlerinin 1,8 milyar dolar seviyesine gerilemesi, (2014'te 5,9 milyar dolardı)
|
Yabancı yatırımcıların taraf olduğu M&A işlemlerinin değerinin uzun süre sonra 10 milyar doların üzerine çıkması (2014 yılında 6 milyar dolardı.) ve toplam işlem hacminin yüzde yetmişini karşılaması, (2012-2014 yılları arasında ortalama yüzde otuzdu.)
|
Finansal yatırımcıların az da olsa harekete geçerek M&A piyasasında 20% gibi önemli sayılabilecek bir pay almaları, (bu finansal yatırımcıların da ağırlıklı olarak yabancı kaynaklı olduğunu görüyoruz)
|
Türk yatırımcıların çok sayıda işleme taraf olmasına rağmen (az sayıda da olsa devam eden enerji özelleştirmeleri dışında) bu işlemlerin görece küçük ölçekli olması ve pazar paylarının önemli ölçüde azalması."
|
Üstün, 2015 yılında gerçekleşen en büyük birleşme ve satın alma işlemlerini şu şekilde sıraladı: "Katar Merkez Bankası, Quatar National Bank Finansbank'ı 2 milyar 940 milyon dolara, ABD'li Goldman Sachs Socar Türkiye'yi 1 milyar 300 milyon dolara, Çinli COSCO, China Merchants Holding, Kumport Limanını 940 milyon dolara, Fransız Lactalis firması Ak Gıda'yı 800 milyon dolara, Konya Şeker Soma Termik Santrali'ni 685 milyon dolara, Alman Delivery Hero Yemek Sepeti'ni 589 milyon dolara satın aldı."
|
Üstün bu satın almalarla ilgili şu yorumu yaptı: "Bu işlemlerin değeri 2015 yılında bilinen toplam M&A işlemlerinin neredeyse yarısına yaklaşıyor ve analizlerde belirleyici rol oynuyor. Büyük işlemlerin, Soma Termik Santral özelleştirmesi hariç, yabancı kaynaklı olduğunu ve farklı sektörlere dağıldığını görüyoruz. Ancak en büyük iki işlem olan Finansbank ve Socar Türkiye hisse satışlarının aslında yabancı yatırımcıların elindeki hisselerin satışıyla ilgili olduğuna ve Türkiye'ye sermaye girişi sağlanmadığına dikkat çekmek gerekiyor."
|
Analiz edilmesi gereken önemli etmenlerden birinin de Türkiye'nin M&A pazarındaki yabancı yatırımcıların payının uzun zaman sonra yükselişe geçmesi olduğunu belirten Üstün, "2015 yılında yaklaşık 11 milyar dolar değer ile pazarın yüzde yetmişini temsil eden bir orana ulaşması. Tabi bu oranın bu kadar yüksek olmasında ağırlıklı olarak Türk şirketlerinin rol oynadığı özelleştirme işlemlerinin 2015 yılında gerçekleşmemesi, bunun dışında kalan yerel M&A işlemlerinin görece küçük ölçekli olmasını ve Türk yatırımcıların yurtdışında satın alma fırsatlarını kovalamaya başlamasını da söyleyebiliriz. Bir diğer ilgili veri de Türkiye'ye doğrudan yabancı yatırım (FDI) akışı ile ilgili. Verilere baktığımızda, 2011'den bu yana sürekli olarak düşüş eğiliminde olan FDI rakamları 2015 yılında ilk kez arttı ve 11,4 milyar dolar düzeyine ulaştı" dedi.
|
Üstün, bu rakamların birlikte okunduğunda yabancı yatırımcıların iştahının halen varlığını koruduğunun anlaşıldığına dikkat çekti. Üstün, "Küresel ekonomik ortama ve yurtiçindeki belirsizliklere bağlı olarak temkinli bir seviyede Türkiye'de yatırım olanaklarını takip ettiklerini görebiliriz. Diğer taraftan gerek Türkiye'ye gelen doğrudan yatırım gerekse yabancı kaynaklı M&A işlemlerine baktığımızda gelişmiş batı ekonomileri kaynaklı işlemlerin payı azalırken körfez ve doğu ülkeleri kaynaklı işlemlerin payının arttığını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.
|
Üstün, "Türkiye gelişmekte olan bir ekonomi ve kendi liginde yer alan ülkelerin yakaladığı yüksek büyüme oranlarını sağlayabilmek için daha yüksek ve kalıcı şekilde yabancı yatırım çekmesi önem arz ediyor. Türkiye'ye gelen yatırımın özellikle yeni üretim kapasitesi, teknoloji ve istihdam olanakları yaratması önemli, aksi takdirde mevcut şirketlerin verimliliğini, kapasitesini vb. artırmayan şirket el değiştirmeleri M&A istatistiklerini güzel göstermekten öteye önemli ve kalıcı bir fayda sağlamayabilir" yorumunu yaptı.
|
M&A faaliyetlerinde sektör bazlı da değerlendirme yapan Üstün, önceki yıllara benzer bir görüntünün ortaya çıktığını belirtti. Üstün, enerji, üretim, hizmetler, teknoloji ve gıda ve içecek perakende sektörlerinin, işlem sayısı bakımından listenin en tepesinde yer aldığını söyledi. Üstün şöyle devam etti: "Ancak bu rakamlar içinde enerji sektörü özellikle dikkat çekiyor. Toplam işlem hacminde birinci ve toplam işlem sayısında ikinci durumda olan enerji, M&A pazarının en aktif sektörü olmaya devam ediyor. Üstelik bunu birçok enerji özelleştirme ihalesinin gerçekleşmediği veya ertelendiği bir yılda sağlayabilmesi yerli ve yabancı yatırımcının bu sektörde birleşme ve satın alma fırsatları kovaladığının işareti. Tabi bir yandan da sektörün bazı alanlarında (üretim, dağıtım gibi) beklenen karlılığı sağlayamayan ve borçluluk sorunu yaşayan şirketlerin elden çıkartılması dolayısıyla ortaya çıkan M&A olanakları olduğunu görüyoruz."
|
Finansal sektör işlemlerinin hacim olarak listede ikinci sırada olduğunu belirten Üstün, bu rakamın neredeyse tamamının Finansbank'ın Katar Ulusal Bankasına satılmasından kaynaklandığını aktardı. Üstün, "Yani genel olarak finansal sektörlerde artan bir M&A faaliyetinden bahsedemeyiz. İşlem sayısı olarak ise listenin başını çeken üretim sektörü, bu sektörde yer alan şirket birleşme ve satın almalarının ağırlıklı olarak küçük ölçekli şirketleri içermesi sebebiyle işlem büyüklüğü olarak listenin altlarında kalıyor" dedi.
|
Finansal yatırımcılar hareketli, özel sermaye fonları alış ve satış fırsatları kolluyor
|
Üstün sektör analizini şu şekilde sürdürdü: "Özellikle finansal yatırımcıların da aktif olduğu teknoloji, e-ticaret, internet ve hizmetler, gıda ve içecek gibi sektörlerde de çok sayıda küçük ve orta ölçekli işlem göze çarpıyor. Goldman Sachs ve EBRD gibi uluslararası finansal kurumlar haricindeki özel sermaye fonlarının Türkiye'de işlem yapmakta halen zorlandıkları ve daha çok küçük - orta çaplı işlemlere yoğunlaştıkları göz çarpıyor. Diğer taraftan bu özel sermaye fonlarının portföylerinde mevcut şirketleri satışa hazırlama sürecinde oldukları da dikkat çekiyor. 2015 yılında gerçekleşen yatırımdan çıkış işlemlerinde alıcıların ağırlıklı olarak mevcut veya eski ortaklar/yöneticiler olması dikkat çekici; bu özel sermaye fonlarının Türkiye'deki yatırımlarına yönelik halen efektif bir ikincil piyasa oluşmadığını gösteriyor."Üstün, önce Türkiye ekonomisinin 2016 yılına hangi koşullarda girdiğini anlattı, daha sonra da yılın geri kalanıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Üstün "2012 yılında görece yavaş büyüyen bir GSYİH ile 'yumuşak iniş' gerçekleştiren Türkiye ekonomisi 2013 – 2015 yıllarını yüzde 3 - 4 arası büyüme oranları ile kapatmayı başardı" dedi.
|
Üstün şunları ekledi: "2016 yılı için de büyüme tahminleri yine yüzde 3 - 4 bandında. Bu oranlar Türkiye'nin liginde yer alan diğer gelişmekte olan ülkeler ile karşılaştırıldığında düşük kalsa da Türkiye'nin içinden geçtiği siyasi çatışmalar, seçim süreçleri ve bölgesel çatışma riskini dikkate aldığımızda yine de önemsenmesi gereken rakamlar ve Türkiye ekonomisinin dinamizminin de bir kanıtı. Yatırımcılar, bu dinamik piyasada yer alabilmek için fırsatları kollamaya devam ediyorlar. Ancak hem genel ekonomik durumu hem de M&A pazarının geleceğini etkileyen önemli faktörler var."
|
2016'da gerçekleşen M&A işlemlerine bakıldığında genelde küçük ve orta ölçekli işlemlerin gerçekleştiğini belirten Üstün, "Yatırımcıların profiline baktığımızda büyük ölçekli bir yabancı sermaye yatırımlarının ve özel sermaye fonları (Private Equity) aktivitesinin sınırlı kaldığı gözüküyor. 2016 yılı ilk çeyreğinde 33 adet işlemin gerçekleştiğini belirten Üstün, "2015 yılı ilk çeyreğinde 70 işlem gerçekleştiği göz önünde tutulursa, 2016 yılı 2015 yılına nazaran işlem adedi bakımından çok zayıf başlamış gibi duruyor. İşlem hacmi açısından bir karşılaştırma yapmak zor zira birçok işlemin tutarı açıklanmıyor. 2016 ilk çeyreğinin en hacimli işlemi 685,5 milyon dolarla Sivas Kangal Termik Santralı'nın Konya Şeker tarafından satın alınması" dedi.
|
Üstün "Piyasada konuşulan M&A işlemlerine bakıldığında birçok yerli ve yabancı sermayeli şirketin satış veya ortaklık hazırlığında olduğunu görüyoruz ama belirgin bir alıcı ilgisi henüz oluşmadı" yorumunu yaptı.
|
Üstün şunları ekledi: "Satış ağırlıklı işlemlerde hem küresel gelişmeler (gelişmekte olan ülkelerin kriz sonrası daha aktif ve çekici M&A imkânları sunması) hem de Türkiye özelinde makroekonomik ve politik sıkıntılar etki ediyor. Ancak yabancı yatırımcıların Türkiye ile uzun vadeli ilgisi devam ediyor ve koşullar uygun olduğunda Türkiye'ye yatırım iştahları tekrar artacak gibi gözüküyor. Türkiye'de M&A veya doğrudan yabancı yatırım düşünen sermayenin kaynağının da batıdan doğruya doğru kaymakta olduğunu gözlemliyoruz. Son yıllarda Türkiye pazarında M&A imkânlarına bakan yabancı kaynaklı yatırımcılar içinde Japonya, Çin, Kore ve Hindistan gibi Asya-Pasifik sermayesinin giderek daha aktif olduğunu buna karşılık Amerika ve Batı Avrupa kaynaklı yatırımcıların ilgisinde bir azalış olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Türkiye ile uzun vadeli olarak ilgilenen fonlar ve stratejik yatırımcıların Türkiye'nin daha pozitif bir yatırım ortamı sunduğu zaman ilgilenebileceği çok sayıda şirket ve yatırım imkânı olduğunu düşünüyoruz."
|
"Bu ve benzeri faktörleri dikkate aldığımızda 2016 yılına ilişkin M&A Pazar tahminlerimizde aşağıdaki öngörülere yer verebiliriz" şeklinde konuşan Üstün, şu konulara dikkat çekti:
|
M&A pazarında 2016 yılı işlem hacminin geçen yılın biraz üstünde ancak son 5 yılın ortalama değerlerinden çok uzakta olmayacağını öngörüyoruz. Bu doğrultuda 15 – 20 milyar dolar arası bir işlem hacmi beklenebilir.
|
M&A işlemlerini ve dağılımını etkileyecek en önemli kalemler özelleştirmeler olacak. Siyasi ve ekonomik istikrar sağlanabilirse ve bu sayede bazı kamu bankalarının (veya iştiraklerinin), enerji santrallerinin ve limanlar, otoyollar gibi özel projelerin özelleştirmesi başarıyla tamamlanabilir ve 2016 yılı M&A rakamlarının 2015'in üstüne çıkması mümkün olabilir. Aksi takdirde 2015 yılı rakamı olan 16 milyar doların yakalanması bile güç olacaktır.
|
Özelleştirmelerin hız kazanması halinde piyasada yerli yatırımcının işlemlerinin payının da geçmiş yıllarda olduğu gibi yükselişe geçmesini ve ortalama işlem büyüklüğünün görece olarak artmasını bekliyoruz.
|
Türk yatırımcıların birçok sebeple yurtdışında yatırım olanaklarına da baktığı bilinen bir olgu; bu sebeple elindeki finansman kaynaklarının bir kısmını yurtdışındaki fırsatlar için ayıran Türk yatırımcıların taraf olacağı işlemlerin 2015'deki 30% oranından yüksek olsa da önceki dönemler kadar baskın olmasını beklemiyoruz
|
2015'i satışa hazırlanarak geçiren birçok şirkete bakarak 2016'da satıcılar tarafından başlatılan M&A süreçlerinin artacağını söyleyebiliriz ancak bu süreçlerin olumlu şekilde sonuçlanması cazip bir fiyat teklifi sunabilecek yatırımcıların (alıcıların) ilgisine bağlı olacak.
|
2016'nın ilk çeyreğinde enerji, Gıda Sanayi, sigortacılık, mobilya/yatak sanayi ve plastik sanayi sektörleri öne çıkmış gibi gözüküyor. Bunlara ilave olarak, özellikle döviz borcu olan sektörler, siyasi sorunlar sebebiyle ihracat pazarları daralan veya turizm gibi doğrudan etkilenen sektörlerde satış veya ortaklık beklentisi daha yüksek. Yılın geriye kalan kısmına bakarsak enerji, plastik sanayi ve gıda sanayi yine en aktif sektörler olacak gibi gözüküyor. . Finansal sektörde büyük bir işlem olması (bazı kamu bankaları veya iştirakleri dışında) şu anda çok olası gözükmese de olması halinde finansal sektör işlemleri toplam rakamı ciddi anlamda etkileyecektir. Karlılık ve borçluluk sorunu yaşayan gayrimenkul ve turizm gibi sektörlerde de satıcı kaynaklı M&A işlemlerinin artacağını öngörüyoruz.
|
Türkiye'ye gelen yatırımcıların dağılımı bakımından, yine körfez ve uzak doğu kaynaklı sermaye akışının yabancı yatırımlar içinde önemli bir pay tutacağını, gelişmiş batı ekonomilerinden Türkiye'ye gelen M&A yatırımcılarının sınırlı sayıda olacağını söyleyebiliriz. Ancak düşen petrol fiyatlarının etkisiyle körfez ülkeleri kaynaklı M&A işlemlerinde önceki yıllara göre düşüş görülebilir.
|
Yatırımların finansmanı için gerekli olan kredi kaynaklarının azalması özellikle yerli yatırımcıların M&A potansiyelini azaltıyor. Bankacılık sektörünün de son dönemde yaptığı uyarılar dikkate alındığında, proje finansmanı veya satın alma kredisi gibi olanakların azalması Türk yatırımcısının hem yurtiçi hem yurtdışı M&A işlemlerinin artmasına engel teşkil ediyor."
|
Üstün 2016 tahmşnlerini ise şu şekilde yaptı: "2015 M&A pazarı bakımından durgun geçti ve 2016 yılında bunun üstünde bir aktivite olması ağırlıklı olarak özelleştirme projelerine bağlı olacak. Her ne kadar sırada bekleyen ve M&A işlem hacmi üzerinde etki yaratacak birçok özelleştirme projesi olsa da bu özelleştirmelerin başarılı bir şekilde tamamlanması birçok faktöre bağlı. 2015 yılında yabancıların M&A işlemleri içinde pazar payını arttırması dikkat çekici ancak gerek söz konusu işlemlerin özelliği gerekse yabancı yatırımcıyı tereddüt ettiren belirsizliklerin sürmesi 2016 yılında bu eğilimin sürmesini zorlaştırıyor. Türk yatırımcıların 2016 yılında M&A işlemleri bakımından daha aktif olması beklense de kaynakların bir kısmının yurtdışı yatırımlara yöneldiği görülüyor, bu sebeple Türkiye'de M&A pazarını ciddi etkileyebilecek bir artış beklemek güçleşiyor.Finansal yatırımcılar tarafında varlığını koruyan isteklilik ve Türkiye'nin dinamik küçük ve orta ölçekli şirketleri üzerinde birleşme ve satın alma imkânları sürdürülebilir bir M&A seviyesi sağlamaya yardımcı olacaktır. Ancak bu kategorideki şirketlerin toplam işlem hacmine katkısı, ölçeklerinin küçük olması sebebiyle, önemli boyutta olmayacaktır."
|
2015 yılının küresel olarak M&A pazarının çok aktif olduğu bir yıl olduğunu belirten Üstün, küresel pazarlardaki trendleri şöyle anlattı: "Pazarın belirleyici karakteristiği gelişmiş ülkelerde M&A işlemlerinin yüksek seviyede seyretmesi, bu ülkelerden gelişmekte olan ülkelere yönelik M&A işlemlerinin ağırlığının azalması ancak gelişmekte olan ülkelerin kendi aralarında yaptığı M&A işlemlerinin artması olarak özetlenebilir. Özellikle gelişmekte olan pazarlardan Çin, Hindistan, Doğu Avrupa (CEE) M&A işlemlerinin artışı bakımından dikkat çekici."
|
Üstün 2016 yılında küresel ölçekte çok aktif olması beklenen sektörleri sağlık, teknoloji, kamu sözleşmeleri ve genel üretim olarak belirtti. Üstün, "Özellikle düşük seyreden petrol fiyatları sebebi ile sıkıntı yaşayan petrol arama ve üretimi alanında faaliyet gösteren enerji şirketleri arasında M&A işlemlerinin artması bekleniyor" dedi.
|
Biden, Polonya'yı vuran füzenin Rusya'dan atılmış olma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi - Haber Eksper
|
Biden, Polonya’yı vuran füzenin Rusya’dan atılmış olma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi
|
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, 15 Kasım 2022’de Endonezya’nın Nusa Dua kentinde G20 Zirvesi’nin başlangıcını kutlamak için düzenlenen resmi karşılama törenine geldi.
|
ABD Başkanı Joe Biden, Polonya’yı vuran ve iki kişiyi öldüren füzenin Rusya’dan ateşlenmesinin olası olmadığını söyledi, ancak ABD ve müttefikleri, ülkenin soruşturmasına destek vermeyi oybirliğiyle kabul etti.
|
Biden, “Tam olarak ne olduğunu anladığımızdan emin olacağım” dedi.
|
Çarşamba sabahı erken saatlerde Polonyalı yetkililer, “Rus yapımı bir füzenin” topraklarına düştüğünü ve iki kişinin öldüğünü söyledi. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının bu yılın Şubat ayında başlamasından bu yana ilk kez bir Rus mermisi NATO topraklarını vurdu.
|
Biden, füzenin Rusya’dan ateşlenip ateşlenmediği sorulduğunda, “Buna itiraz eden ön bilgiler var” dedi. “Tamamen araştırana kadar söylemek istemiyorum. Rusya’dan ateş edilmiş olması pek olası değil, ama göreceğiz.”
|
Biden, açıklamalarını dünyanın en büyük ekonomilerinin bir araya geldiği Group of 20 zirvesine katıldığı Endonezya’nın Bali kentinden yaptı.
|
Biden defalarca NATO topraklarına yapılacak herhangi bir saldırının tüm ittifak üyelerine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini söyledi. Beyaz Saray’a göre, patlamadan sonra Polonya Devlet Başkanı Andrzej Duda ile tam destek sunan bir konuşma yaptı. Beyaz Saray, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile ayrı bir görüşmede konuştuğunu söyledi.
|
Biden, gazetecilere konuşmadan önce durum hakkında “benzer düşünen liderler” toplantısı düzenledi. Katılımcılar arasında G-7 üyeleri ve müttefikleri yer aldı: Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez , Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Japonya Başbakanı Kishida Fumio ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel.
|
Biden, “Araştırırken ve ilerlerken bir sonraki adımımızı toplu olarak belirleyeceğiz” dedi. “Masadaki insanlar arasında tam bir oybirliği vardı.”
|
Biden, grubun Rusya’nın Ukrayna’daki son füze saldırılarını da tartıştığını ve ülkenin saldırganlığının “mantıksız” olduğunu söyledi.
|
Biden, “G-20’de dünyanın gerilimi azaltmak için bir araya geldiği an, Rusya Ukrayna’da tırmanmaya devam ediyor” dedi. “Biz görüşürken Batı Ukrayna’da çok sayıda füze saldırısı oldu. Şu anda Ukrayna’yı tamamen destekliyoruz; çatışmanın başından beri destekliyoruz.”
|
Kaynak : https://www.cnbc.com/2022/11/15/biden-says-its-unlikely-russia-fired-the-missile-that-hit-poland.html
|
Charlie Munger, Elon Musk’ın Tesla’sının başarısını otomobil işinde ‘küçük bir mucize’ olarak nitelendiriyor
|
Charlie Munger, kriptonun dolandırıcılık ve yanılsamanın kötü bir bileşimi olduğunu söylüyor – ‘kaçıranlar için iyi’
|
‘Solucan gibi yaşa ya da hayatını riske at’: Çaresiz Arnavutlar İngiltere’ye kaçış planları yapıyor | İngiltere Haberleri
|
Dünya Kupası: Ekvador daha da öne geçerek ilk maçı kazanırken Katar taraftarları Al Bayt stadını erken terk etti | Dünya Haberleri
|
Kuzey Kore füze fırlattı, G7’den BM’ye yanıt çağrısı yapması istendi
|
Ukrayna: Nükleer ajans fabrikada yenilenen bombardıman konusunda uyardı
|
Arjantin’deki Plaza Anneleri’nin lideri Hebe de Bonafini 93 yaşında öldü
|
SMM Panel PDF Kitap indir Viski Fiyatları Geçici Mail antrenmanlarla matematik 1 pdf pdf kitap indir ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf minecraft premium satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir Selçuk Sport Apk İndir
|
Unvanı : Gök Çay - DEĞİRMENCİOĞLU ÇAY PAKETLEME GIDA PAZARLAMA
|
Alıcının Satıcı'ya ait https:// www.gokcay.com.tr/ alan adlı internet sitesinden (bundan böyle SİTE olarak anılacaktır) elektronik ortamda siparişini yaptığı aşağıda nitelikleri ve satış fiyatı belirtilen ürünün/lerin satın alınması/satışı ve teslimi ile ilgili olarak 6502 Sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun ve 06.03.2011 Tarihinde 27866 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik hükümleri ve diğer tüm yasal düzenlemeler ve uygulamalar gereğince tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin saptanması işbu sözleşmenin konusunu oluşturmaktadır.
|
4.1. ALICI, SİTE'de ürünün/lerin temel özellikleri, satış fiyatı, ödeme şekli, teslimata ilişkin ve diğer ön bilgileri okuyup bilgi sahibi olduğunu ve bu konularda elektronik ortamda gerekli teyidi verdiğini beyan eder.
|
4.4. Kargo firmasının, ürünü ALICI'ya teslimi aşamasında karşılaşacağı her türlü sorun nedeniyle ve /veya SATICI'dan kaynaklanmayan başkaca nedenlerle, siparişi verilen ürünün ALICI'ya teslim edilememesinden dolayı SATICI her ne nam ve ad altında olursa olsun sorumlu tutulamaz.
|
4.6. SATICI, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan ALICI'yı bilgilendirmek ve açıkça onayını almak suretiyle eşit kalite ve fiyatta farklı ürün/ler tedarik edebilir.
|
4.7. SATICI, sipariş konusu ürünün/lerin teslimini ifasının imkânsızlaşması halinde sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getiremezse, bu durumu, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi bitmeden ALICI 'ya bildirir ve 10 günlük süre içinde nakden ve defaten tahsil ettiği toplam bedeli ALICI'ya iade eder.
|
4.9. Ürünün/lerin teslim edilmesinden sonra ALICI'ya ait kredi kartının ALICI'nın kusurundan kaynaklanmayan bir şekilde yetkisiz kişilerce haksız veya hukuka aykırı olarak kullanılması nedeni ile ilgili banka veya finans kuruluşunun ürün/ler bedelini SATICI'ya ödememesi durumunda, ALICI kendisine teslim edilmiş olması kaydıyla ürünü 3 gün içinde SATICI'ya iade etmek zorundadır. Bu takdirde nakliye giderleri ALICI'ya aittir.Aksi taktirde ALICI, SATICI'nın ürün miktarını faizi ile birlikte kendisinden tazmin etmek maksadı ile her türlü yola başvuracağını kabul, beyan ve taahhüt eder.
|
4.10. SATICI mücbir sebepler, teslimi engelleyen hava muhalefeti, ulaşımın kesintiye uğraması ve başkaca olağanüstü durumlar nedeni ile sözleşme konusu ürünü/leri süresi içinde teslim edemez ise, bu durumu ALICI'ya bildirecektir. Bu takdirde ALICI (i) siparişin iptal edilmesini, (ii) sözleşme konusu ürünün/lerin varsa emsali ile değiştirilmesini ve/veya (iii) teslimat süresinin mücbir sebebin/engelleyici durumun ortadan kalkmasına kadar ertelenmesi haklarından birini kullanabilir. ALICI'nın siparişi iptal etmesi halinde ödediği toplam tutar 10 gün içinde kendisine nakden ve defaten ödenir. ALICI'nın kredi kartı ile yaptığı ödemelerde ise, ürün/ler tutarı, siparişin ALICI tarafından iptal edilmesinden sonra 7 gün içerisinde ilgili bankaya iade edilir. Bu tutarın bankaya iadesinden sonra ALICI hesaplarına yansıması tamamen banka işlem süreci ile ilgili olduğundan, ALICI, olası gecikmeler için SATICI'nın herhangi bir şekilde müdahalede bulunmasının mümkün olamayacağını ve SATICI tarafından kredi kartına iade edilen tutarın banka tarafından ALICI hesabına yansıtılmasının alacağı sürenin SATICI'nın sorumluluğunda olmadığını bilmekte ve kabul etmektedir.
|
Banka ALICI'ya geri ödemeyi taksitle ve ALICI'nın ürünü aldığı taksit sayısı ile yapabilir. SATICI bankaya ürün bedelinin tamamını tek seferde ödedikten sonra, Banka poslarından yapılan taksitli harcamaların ALICININ kredi kartına iadesi durumunda, konuya müdahil tarafların mağdur duruma düşmemesi için talep edilen iade tutarları, yine taksitli olarak hamil taraf hesaplarına Banka tarafından aktarılabilir. ALICI'nın satış iptaline kadar ödemiş olduğu taksit tutarları ,eğer iade tarihi ile kartın hesap kesim tarihleri çakışmazsa her ay karta 1 iade yansıyacak ve ALICI iade öncesinde ödemiş olduğu taksitleri satışın taksitleri bittikten sonra , iade öncesinde ödemiş olduğu taksitleri sayısı kadar ay daha alacak ve mevcut borçlarından düşmüş olabilecektir.
|
ALICI, kredi kartı ile yapmış olduğu işlemlerinde temerrüde düşmesi halinde kart sahibi bankanın kendisi ile yapmış olduğu kredi kartı sözleşmesi çerçevesinde faiz ödeyecek ve bankaya karşı sorumlu olacaktır. Bu durumda ilgili banka hukuki yollara başvurabilir; doğacak masrafları ve vekâlet ücretini ALICI'dan talep edebilir ve her koşulda ALICInın borcundan dolayı temerrüde düşmesi halinde, ALICI, borcun gecikmeli ifasından dolayı Satıcının oluşan zarar ve ziyanını ödemeyi kabul eder.
|
ALICI'ya veya ALICI'nın gösterdiği kişi/kuruluşa teslim edilen ürünün/lerin;
|
(iii) SATICI, cayma bildiriminin kendisine ulaşmasında itibaren en geç 10 günlük süre içerisinde toplam bedeli ve alıcıyı borç altına sokan belgeleri ALICI'ya iade edecek ve ürünü/leri iade alacaktır.
|
(iiii) ALICI'nın kusurundan kaynaklanan bir nedenle ürünün/lerin değerinde bir azalma olur veya iade imkânsızlaşırsa ALICI kusuru oranında SATICI'nın zararlarını tazmin edecektir. İade gönderimi sırasında kargo firmalarından ya da iade işlemini gerçekleştiren Alıcıdan kaynaklanan sebeplerle , ürün ve ürünle birlikte gönderilen evrak ve materyallerde meydana gelen bozulma ya da benzeri değer kaybettirici her türlü durumun sorumluluğu iadeyi gerçekleştiren Alıcı ya aittir. Böyle bir durumda Satıcı ürünleri iade almak ve bedeli geri ödemek zorunda değildir.
|
"ALICI, siparişinde birden fazla ürün bulunduğu durumlarda SATICI tarafından gönderimler parçalı olarak yapılabilmektedir. ALICI Ürün'ün kargo görevlisi tarafından teslimi sırasında Ürün sayısı ile SATICI tarafından düzenlenen faturada belirtilen ürün sayısının aynı olduğunu kontrol etmekle yükümlüdür. Parçalı her gönderim için SATICI tarafından ayrı fatura düzenlenmektedir. Faturada belirtilen adette ürünler pakette bulunmadığı ya da eksik bulunduğu takdirde ALICI kargo görevlisinden tutanak tutması istemekle yükümlüdür. Aksi halde faturada yer alan adette Ürünlerin SATICI tarafından ALICI'ya tam ve eksiksiz teslim edildiği ve ALICI tarafından Ürünlerin tam ve eksiksiz teslim alındığı kabul edilecektir.
|
Sözleşmenin uygulanmasında, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca ilan edilen değere kadar ALICI'nın ürünü/leri satın aldığı veya ikametgahının bulunduğu yerdeki Tüketici Hakem Heyetleri ile Tüketici Mahkemeleri yetkilidir.
|
Azerbaycan Müslüman bir ülke olmasına ve dünyadaki hemen hemen her Müslüman ülke kumar oynamayı yasaklamış olsa da, 90'lı yıllarda Azerbaycan bu sektörde oldukça liberal bir duruşa sahipti. Ancak, 1997'de cumhurbaşkanının kumarla ilgili tüm faaliyetlere ülke çapında bir yasak getirmesiyle tüm bunlar değişti.
|
Bu nedenle, ülkedeki mevcut kumar iklimi oldukça tuhaf ve çok atipik. Kara tabanlı kumar resmi olarak yasal olsa da, hükümet insanların çevrimiçi kumarhanelere erişmesine ve en yeni kumarhane oyunlarının keyfini çıkarmasına izin veriyor. Ülkedeki fiziksel tesislerin yasaklanması, çevrimiçi kumarhane endüstrisinin hızla büyümesini sağladı ve bu nedenle, Azerbaycan'da yaşayan birçok kişi eğlenmek için sık sık kumarhane sitelerini ziyaret ediyor.
|
Duelz Casino, kumarbazları tercih ettikleri oyunların keyfini çıkarmaya davet eden bir çevrimiçi kumarhane olarak 2018 yılında kurulmuştur. SuprPlay Limited Casinos'a ait olan kumarhane, slot, masa oyunları, poker oyunları ve canlı oyunlar gibi çeşitli oyunlara sahiptir. Kumarbazlar, Play'n GO, NetEnt ve Microgaming gibi en iyi yazılım sağlayıcılarını kullanarak oyun oynayabilir.
|
Locowin, basit ve kullanıcı dostu bir kumarhane sağlayarak, kişiye odaklanarak ve sadakat karşılığında kişiselleştirilmiş ödüller sunarak en iyi kumarhane deneyimlerini sunmak amacıyla bir grup gerçek kumarhane meraklısı tarafından kurulmuştur. Çok çeşitli eğlenceli oyunlar ve piyasadaki en büyük ikramiyelerle, bu kumarhanedeki konaklamanızın keyfini çıkaracaksınız.
|
2016'da piyasaya sürülen PokerStars, TSG Interactive Gaming Europe Limited tarafından işletilen bir çevrimiçi kumarhanedir. Kumarhane, bir Malta Oyun Otoritesi (MGA) lisans (No. C54266). Adından da anlaşılacağı gibi PokerStars, esas olarak pokere odaklanan bir çevrimiçi kumarhanedir.
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.