Search is not available for this dataset
text
stringlengths
50
177k
LÜLEBURGAZ GENÇ KATILIM SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ - Kunter Güleç
Kırklareli ilçelerinden olan Lüleburgaz'da faaliyet gösteren Genç Katılım Spor Derneği (GENKAD) tarafından 21 Temmuz 2013 tarihinde Paramı Yönetebiliyorum semineri için davetliydim.
GENKAD Başkanı Ömer Ermen'i Gençlik Meclisi çalışmalarından tanımıştım. Biga ile Lüleburgaz'ın kardeş şehir olması için zamanında beraber protokol imzalamıştık. Ömer Sivil Toplum alanında çocukluğundan beri faaliyet göstermiş. Lüleburgaz'a gelmişken Habitat Derneği Ulusal Gençlik Parlamentosu (UGP) Marmara Bölgesi Yürütme Kurulu Üyesi İsmail Metin'i de ziyaret ederek eğitimin olacağı yere doğru geçtim.
Ramazan ayından dolayı eğitimi butik tarzda yapmıştık. Bende o gün oruçlu olduğumdan inanılmaz susamıştım. Zor da olsa eğitimi tamamlamıştım. Eğitim sonunda Ömer'le sohbet ettikten sonra İstanbul'a geri dönerek günü tamamladım.
Birleşmiş MilletlerdanışmanEğitimEğitmenFinansal BilinçFinansal OkuryazarlıkGenç Katılım Spor Kulübü DerneğiGENKADHabitat DerneğiKişisel Bütçe YönetimiKişisel GelişimKırklareliKonferansKonuşmacıkunter güleçLüleburgazParamı YönetebiliyorumParanı YönetseminerUndpUNDP TürkiyeVisaVisa Europe TürkiyeVisa Türkiye
İstihdam, sosyal bütünleşme, kültür, sanat ve spor alanlarında göç, yoksulluk ve işsizlik gibi sorunların ve değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçlara karşılık vermeyi hedefleyen Sosyal Destek Programı (SODES) insan odaklı bir projedir. Mersin Valiliği koordinasyonunda, T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finanse edilen Mesleki Girişimciler ve Toplum Gönüllüleri Derneği’nin sunduğu, Mersin Akdeniz ve Toroslar İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ortaklığıyla Mersin Teknopark tarafından yürütülen “Liseden Üniversiteye Bilinçli Adımlar” projesi kapsamında Meslek Yüksek Okulu ve Meslek Lisesi öğrencilerinden oluşan 56 kişilik grup, Mersin Yenişehir Halk Eğitim Merkezi işbirliğiyle web tasarımı eğitimi almıştır. Mersin Teknopark İdari Binası’nda kurulan mesleki eğitim merkezi 11 Nisan 2012 tarihinden itibaren tüm ekipmanlarıyla öğrencilerin imkânına sunulmuştur.
Başvuru sürecinde 45 kişilik gruba verilmesi öngörülen ve ara eleman ihtiyacına katkı sağlamaya yönelik yürütülen eğitim programı meslek yüksek okulu ve lise öğrencileri tarafından yoğun ilgi görmüş, eğitime 72 öğrenci başvurmuştur. Mersin Yenişehir Halk Eğitim Merkezi tarafından görevlendirilen 3 kişiden oluşan eğitimcilerden ikisi Mersin Teknoloji Geliştirme Bölgesi firmalarında çalışan yazılım ve web tasarımı uzmanları arasından seçilmiştir. Halk Eğitim müfredatının yanı sıra Teknopark firmalarının da fikirleri alınarak oluşturulan ders programı firmaların istekleri ve öğrencilerin uzmanlaşmak istedikleri alanlara göre şekillendirilmiştir. Nisan ayında başlayan eğitimler Temmuz ayına kadar devam etmiş olup Teknopark firma yetkilileri ile öğrenciler bir araya getirilmiştir. İstihdam garantisi veren proje sonunda 10 öğrenci çeşitli firmalarda staja yerleştirilmiştir.
Hayatın her alanında girişimciliğin izlerini görmek mümkündür.Girişimcilik, iktisadi mal veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirilerek, ekonomik fırsatların yeni değerlere dönüştürüldüğü organizasyonun oluşturulmasıdır.
JPMorgan: Altın, Bitcoin Yüzünden Çok Acı Çekecek - Koin Bülteni
Koin Bülteni > Güncel Haberler > Manşet > JPMorgan: Altın, Bitcoin Yüzünden Çok Acı Çekecek
Bitcoin ve altın hakkındaki konuşmalara JPMorgan tarafından da bir yorum geldi. JPMorgan, uzun vadede Bitcoin'e yapılan yatırımların artacağını ve altın boğalarının zarar göreceğini söyledi. Açıklamayı yapan JPMorgan analisti, kurumsal yatırımcıların Bitcoin'e olan eğilimini vurguladı.
Bloomberg haber ajansının paylaştığı haberde, içlerinde Nikolaos Panigirtzoglou'nun da bulunduğu JPMorgan analistlerinin Bitcoin ve altın üzerine yaptığı önemli yorumlar oldukça dikkat çekti. Finans sektöründe kripto paraların yükselişe geçmesiyle altının zarar gördüğünü ifade eden analistler, ekim ayından beri Bitcoin'e yapılan yatırımların arttığını, altın fonlarından ise yatırımcıların büyük oranda çekildiklerini söyledi.
JPMorgan, kripto paralarda görülen bu yükseliş trendinin kurumsal yatırımcıların artan ilgisiyle birlikte uzun vadede devam edeceğini dile getirdi.
"Kurumsal yatırımcıların Bitcoin'i benimsemesi daha yeni başlıyor. Fakat altının bu yatırımcılar tarafından benimsenmesi ise oldukça ileri seviyede."
"Yatırımcılar altın fonlarından paralarını çekerken Bitcoin rekor kırdı."
Altın fiyatı orta ve uzun vadede büyük darbe alabilir
JPMorgan, Grayscale Bitcoin Trust fonlarına ekim ayından bu yana yaklaşık 2 milyar dolarlık giriş görüldüğünü, altın destekli fonlarından ise 7 milyar dolarlık bir çıkış yapıldığını aktardı. Bununla birlikte, altından Bitcoin'e yapılan geçişin milyarlarca dolarlık bir para akışı anlamına geldiği vurgulandı.
"Eğer orta ve uzun vadeli tahminlerimiz doğru çıkarsa altın fiyatının önümüzdeki yıllarda büyük bir darbe alacağını söyleyebiliriz."
Aynı zamanda, bankanın kısa vadede Bitcoin fiyatının aşırı yükselme ihtimali olduğunu ve altının da toparlanma şansı bulabileceğini söyledi. Bitcoin momentumundaki sinyallerin kötüye gittiği, bu nedenle de fiyat trendine göre trade yapan yatırımcıların satışına yol açabileceği de aktarılanlar arasında bulunuyor.
TheBlock'tan Frank Chaparro, Bloomberg'in JPMorgan haberini paylaşarak "Sanırım Barry Silbert JPMorgan'ın araştırma ekibine birisini yerleştirdi." diye bir yorum yaptı. Silbert ise "shh" demekle yetindi.
JPMorgan, yakın zamanda yatırımcıların altından vazgeçerek Bitcoin'e yönelmiş olabileceklerine dair bir rapor yayınlamıştı. Raporda analistler, Grayscale'e yapılan yatırımlarda görülen artış ve altın fonlarından yapılan çıkışlar arasındaki denkliğe dikkat çekmişti.
Son dakika: FDA'dan aşı kararı... En yetkili isim açıkladı - Haberler
Ünlü turizm merkezinde şiddetli sağanak! Dereler taştı, ev ve iş yerlerini su bastı#Muğla
Omicron nasıl ortaya çıktı? Ezber bozan iddia!#Koronavirüs
Piyasalarda Fed ve Omicron şoku! Düşüş sert oldu#Kripto Para
İstanbul'da sır olay! Babası gözyaşlarına boğuldu#İstanbul
Son dakika: FDA'dan aşı kararı... En yetkili isim açıkladı
Beyaz Saray baş tıbbi danışmanı Fauci, FDA panelinin Johnson & Johnson (J&J) aşısının iki doz olması gerektiği sonucuna vardığını söyledi. Salgın konusunda ABD'nin en yetkili ismi olarak gösterilen Fauci, panelin oybirliğiyle aldığı kararın destekleyici aşılarını olacak vatandaşlarca memnuniyetle karşılanması gerektiğini belirtti.
Yaklaşık 2 yıldır koronavirüsün pençesinde olan dünya aşılar ile bir süredir derin bir nefes aldı. Aşılar ile ilgili yeni bilgiler ise gelmeye devam ediyor.
Koronavirüsten (Kovid-19) en çok etkilenen ülke konumunda bulunan ülkede ABD Gıda ve İlaç Dairesi Johnson & Johnson (J&J) aşısı ile ilgili merakla beklenen kararını verdi.
Beyaz Saray baş tıbbi danışmanı Dr. Anthony Fauci, aşısının iki doz olması gerektiği sonucuna varıldığını söyledi.
New York Post'ta yer alan habere göre, Fauci, sağlık uzmanları tek seferlik aşı olur olmaz bir sonraki dozun da alınmasını tavsiye ettiği için için J&J'ın iki dozluk bir Kovid-19 aşısı yapması gerektiğine inandığını söyledi.
Son dakika: Özlem Türeci ve Uğur Şahin tarih verdi... Aşı müjdesi!Haberi görüntüle
Fauci, ABC'ye yaptığı açıklamada 'Bence insanlar bu konuda kendilerini iyi hissetmeliler çünkü FDA danışmanlarının hissettikleri, gördükleri verilere göre, bu aşı başlangıçtan itibaren iki dozlu olmalıydı' dedi.
Fauci ayrıca 'İkinci dozun J&J aşısını yaptıranlar için çok uygun olduğunu düşünüyorum. Bunu bir sorun olarak görmüyorum' ifadelerini kullandı.
İlk dozda J&J aşısı olanların güçlendirici olarak Pfizer veya Moderna aşısını tercih etmelerinin daha iyi olabileceğini kabul eden Fauci, 'Biliyorsunuz, bahsettiğiniz veriler doğru, J&J aşısı sonrası güçlendirici aşı olarak Moderna veya Pfizer olursanız, ulaşacağınız antikorların seviyesi, iki doz J&J ile ulaşılandan çok daha yüksek olur' dedi.
Fauci, 'Bence kim olduğunuza bağlı olarak değişken olacak. Örneğin, nadiren mRNA aşısı ile gördüğünüz olası bir miyokardit olayıyla neredeyse hiç sorunu olmayacak olan doğurganlık çağındaki bir kadın bu yaklaşımı tercih etmek isteyebilir. Miyokardit olma riskinin çok çok nadir olduğu genç bir adamsanız, J&J aşısı olmak isteyebilirsiniz' şeklinde konuştu.
ABD'de uzmanlar J&J aşısı olmuş olanları hemen güçlendiriciyi dozlarını yaptırmaya çağırıyorlar.
Brown Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu dekanı Dr. Ashish Jha, Cumartesi günü CNN International'a verdiği demeçte, 'J&J çok iyi bir aşı. Bu aşının iki aşamalı olması gerektiğine inanıyorum. İnsanların ikinci doz aşılarını oldukça hızlı bir şekilde olması gerçekten acil' dedi.
Dünyanın umutla beklediği haber geldi... Uğur Şahin haklı çıktıYıl 2005... Nazan Kesal ve babasından karşılıklı harmandalı!Özel hayatlarının mahrem detaylarını anlatmaları bezdirdi: Artık konuşturmayın şunları!
Geçtiğimiz günlerde Tivibuspor'un başarılı spikeri sevgili Yusuf Kenan Çalık ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ve ve Milli Takımımızı konuştuğumuz bu sohbetimize gelin yakından bakalım:
*** Öncelikle röportaj talebimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Sohbetimize Fenerbahçe'de yapılan transferlerle başlamak istiyorum. Yapılan transferlere baktığınız zaman nokta atışı diyebilir miyiz?
Rica ederim. Öncelikli olarak Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan şey kan değişikliğiydi. Oyuncuların gelirken ne verecekleri zaman zaman yanıltıcı olabilir. Marco Fabian gibi çok ekstrem meseleler olmadığı takdirde her oyuncuya şans tanınması gerektiğini savunanlardanım. Tek mesele aslında oyuncunun takım bütünlüğünü sağlayıp sağlayamaması. Bireysel özellikleri de ön planda tabi. Türkiye'ye ayak uydurup uyduramayacağı gibi konularda bir sezon beklemek ve ondan sonra karar vermek bence daha sağlıklı.
*** Geçtiğimiz sezondan itibaren Fenerbahçe'nin aslında ihtiyacı olan kanat oyuncusuydu. Fenerbahçe'nin bu yöndeki adımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet, Fenerbahçe'nin bir kanat oyuncusuna ihtiyacı vardı. Bu doğrultuda Ayew ve Barış'ı transfer ederek bir nebze de olsa o boşluğu doldurmaya çalıştı.
*** Yönetimsel açından kesinlikle bir başarı olarak addedeceğimiz bir olayda Giuliano ve De Souza'nın satışından elde edilen yüksek gelir. İki transferin satışı hakkında neler söylersiniz?
Fenerbahçe futbol takımının elinde olan ve para edebilecek iki oyuncusu vardı ve bunlarda De Souza- Giuliano ikilisiydi. De Souza'nın yerine de daha genç isim olan Jailson transfer edildi. Jailson'la ilgili oyuncuyu tanıyan ve izleyen insanlar hakikatten çok güzel yorumlarda bulunuyorlar.
*** İhtiyacı olan bölge olarak tanımladım Fenerbahçe'nin geçtiğimiz sezonki problemini. Siz Fenerbahçe'nin asıl ihtiyacı anlamında neler söylersiniz?
Fenerbahçe'nin yıllardır forvet üzerinden yorumlanan sorunları vardı ki bence yanlış yorumlanıyordu. Fenerbahçe'nin aslen orta sahaya topu taşıma gibi sorunları vardı. Bu bağlamda baktığımız zaman Eljif Elmas'ı yeni bir transfer olarak değerlendirebiliriz. Keza, Jailson'da bu ihtiyacı karşılayacak düzeyde bir oyuncu. Transfer döneminin son saniyelerinde Tolga Ciğerci'nin de takıma katılmasıyla bu bölge alternatifleri çoğaldı Fenerbahçe'nin.
*** Bu sezon itibarıyla baktığını zaman Mehmet Topal'ın bundan sonraki performansıyla ilgili beklentileriniz neler?
Mehmet Topal'ın en büyük sorunu topu sırtı dönük almak zorunda kalması ve yüzü oyuna dönene kadar rakip savunmanın yerleşmiş olması. Bu sorunu bu dönem çözebilirse bence takıma katkı sağlayacaktır.
*** Fenerbahçe'nin bu sezonki en flaş transferi sizce hangisi?
Slimani transferi tartışmasız transfer döneminin en iyi transferi.
*** Oyuncular bazında devam edersek Diego Reyes- Neustadter ikilisinin gelecek maçlarda bir uyum içinde olabileceğini beklemek ne kadar doğru?
Diego Reyes zaten milli takım havuzunda olan bir oyuncuydu. Sakatlık geçirmesiydi muhtemelen Fenerbahçe'ye bu şekilde gelmezdi. Bu da elbette fırsat. Uyum için ise biraz beklemek gerekiyor.
*** Kaleci alternatifi çok fazla artmış durumda. Harun Tekin'in transferiyle birlikte 4 kalecisi oldu Fenerbahçe'nin ve transfer dönemi sürecinde de bir erime meydana gelmedi. Bu kadar alternatifi bol olan bir mevkii de rekabet açısından neler söylersiniz?
Harun Tekin meselesi bence Türkiye'nin yerli transferi açısından en önemli kalecisi. Kale konusunda senin de söylemiş olduğun gibi eritilemedi. Muhtemelen Harun Tekin 1.kaleci olarak yola devam edecektir.
*** Sportif Direktör Damien Comolli ile devam etmek istiyorum. Bir background açısından değerlendirdiğinizde neler söylersiniz?
Comolli meselesine baktığımız zaman kendisinin uluslararası alanda bağlantıları olan bir isim. Fenerbahçe'nin de açıkçası böyle bir isme ihtiyacı vardı. Fenerbahçe takımına bir sportif direktörün gelmesi ve o ismin gerek oyuncu havuzunu gerekse takımın yapılanmasını belirlemesine gerçekten önemliydi. Bu doğrultuda Comolli adımını doğru buluyorum. Comolli'nin doğru isim olup olmadığını 1-2 sezon içerisinde görebileceğiz. Çünkü yaptığı transferlerin etkisini 1-2 sezon içerisinde görebileceğiz.
*** Comolli'nin kariyerinde 6 yıllık çok ciddi bir boşluk var. Bu boşluktan sonra Fenerbahçe takımın futbol aklı olarak getirildi.. Bu uzun süreli çalışmama durumu hakkında neler söylemek istersiniz?
Muhtemelen bu boşlukta kendi Network'ünü hazır tutmuştur. Zaten Fenerbahçe'nin anlaştığı isimlere baktığımız zaman bu Network'ün bir parçası olarak değerlendiriyorum. Fenerbahçe'nin anlaşıp görüştüğü isimler kadar bir de görüşüp anlaşamadığı isimlere de bakmak lazım. Bu isimlerle girilen diyaloglarda bir hayli önemli.
*** Teknik adam sorularını genelde hep önce sormuşumdur ancak bu sohbetimizde analiz yaparak ilerlemek istedim. Phillip Cocu tercihi için neler söylersiniz? Sizin ilk tercihiniz mi olurdu Hollandalı teknik adam?
Yabancı teknik adamların adaptasyon süreci biraz zor oluyor ama nihayetinde en takdir ettiğim nokta genç oyunculara önem vermesi ve onların oynatmaktan çekinmemesi. Fenerbahçe takımının değişim sürecinde belki de en uygun isimdi Cocu. Burada tabii ki de herkesin aklında soru oynatacağı oyun. Ben Fenerbahçe'nin Feyenoord ile oynanan maçta belirli bir bölümdeki oyununu çok beğenmiştim ve örnek olarak bu oyunu alacağını düşünüyordum. Şu anda böyle bir izlenim açıkçası almış değilim. Oynaması gereken oyunun bu olduğunu bence Cocu da farkında. Zamanla olacak şeyler bunlar ve benim bu sezon Fenerbahçe'den bir beklentim yok açıkçası.
*** Fenerbahçe taraftarı açısından baktığımızda taraftarların Cocu'ya o sabrı göstereceklerini düşünüyor musunuz?
Türkiye'de sabrın hiçbir şekilde garantili olduğunu düşünmüyorum. Bu finansal koşullarda çok zor transferler yapılıyor. Bu yapılan transferlerden iki tanesi olmasaydı bu insanlarda başarısız olarak addedilecekti. Kaldı ki sol bek transferi yapılamadı diye şampiyon olamayacağız düşüncesi hakim. Ben şampiyonluğun tek bir oyuncu üzerinden gidilmesine karşıyım. Takım dediğiniz olgu bir bütün. Sol bek aksıyor diye şampiyonluk gideceği kanısında değilim. Nihayetinde bütün takımı sıfırdan kurma şansı da yok Fenerbahçe'nin. O yüzden o sabır gösterilir mi diye baktığımda kimse ülkede sabırlı değil. Bizde basın mensupları olarak değiliz, taraftar da değil. O yüzden bir sabır olgumuzun olduğu kanaatinde değilim. Comolli'nin güzel bir sözü vardı tam da bu düşünceyle ilgili ''Liverpool başkanı kendisinden hem genç oyuncular isteyip, hem de şampiyon olunmasını istiyor. Comolli de bunlardan birisini tercih etmemiz lazım diyor. Ya genç oyuncuları alıp 3-4 sezon sonra transfer olarak para kazandırılacaklar, ya da şimdi ilk on birde direkt oynayabilecek oyuncuları alacağız ve şampiyon olacağız. Bunun ikisini aynı anda yapmak mümkün değil'' demişti. Bu diyalog bence her şeyi açıklıyor. Fenerbahçe, Türkiye'deki gerçekler doğrultusunda bu düşüncenin karmasını yaptı. Sonucu görmek için, sonucunu beklemek lazım.
*** Giuliano ve De Souza'nın satışıyla ilgili sormuş olduğum soruya farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum. Ligin ilk haftasında Bursaspor'u 2-1 yenen Fenerbahçe'de goller bu iki isimden gelmişti. Ancak her iki oyuncuda satılarak yerlerine yeni isimler alındı. İki isim özelinde soruyorum. Yerlerine alınan isimlerin bir panik transfer neticesinde geldiğini düşünüyor musunuz?
Ben panik transfer olarak düşünmüyorum. Belirli bir çalışma yapıldığı kanısındayım. Bence Comolli'nin şu ana kadar yaptığı tek hata ''sayı'' vermesiydi. Sormuş olduğun soruyu bu açıdan değerlendirdiğim zaman Comolli'nin bir sayı zikretmesi haliyle beklentiyi de beraberinde getirdi. 100 oyuncu izledik ve oyuncu havuzumuz da oluşmaya başladı demesi taraftar açısından bir beklentidir. Bu da aslında Comolli'nin Türkiye'yi tanımamasından kaynaklanıyor. 100 oyuncu izledik dediğin anda; her mevkii için sanki 8 alternatifli bir kadro kuruluyor mesajı veriyorsun ve bu bence Comolli'nin çok büyük hatasıydı. Giuliano evet skor katkısı olan bir oyuncuydu ama Fenerbahçe'nin oyunundaki temel taşlardan birisi değildi. 3. Bölgede o yaratıcılığı görmedik maalesef. Daha çok 4-4-2'nin ikinci forveti gibiydi. Bence elden çıkması çok büyük bir kayıp değil Fenerbahçe için. Diğer taraftan De Souza 'ya baktığınız zaman seçeneğim olsaydı De Souza'yı tutup aynı fiyata Mehmet Topal'ı göndermeyi tercih ederdim. Josef De Souza'nın gitmiş olması eksik olarak görülebilir ama bu eksiğin değerlendirilmesi Jailson'un performansıyla yapılabilir. Jailson, De Souza'nın sağladığı katkıyı sağlarsa o zaman De Souza'nın satılmasını bir başarısızlık olarak adlandıramayız. Ben kadro mühendisliği açısından da bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum.
*** Fenerbahçe takımından sizce hangi oyunculara artık teşekkür edilip gönderilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
Volkan Demirel'in son zamanlarda performans düşüklüğü söz konusuydu. Bu açıdan baktığım zaman bir veda olabilirdi. Bu sezon sözleşmesi de uzatılmaya bilirdi. Aslında Volkan'ında takıma çok büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Bir veda yapılacaksa o vedanın da düzgün yapılması gerektiğini düşünüyorum. Maalesef Fenerbahçe'de Tuncay Şanlı, Alex De Souza gibi isimlere yapılmayan ya da çok şık olmayan vedaları var eski yönetimin o yüzden vedalarında düzgün olması gerektiğini düşünüyorum. Bence Volkan Demirel'in vedasını hazırlamak lazım. Bence Mehmet Topal'ın da bir şekilde kadroya daha az girmesi gerekiyor. Fenerbahçe'nin 5 tane potansiyel beki var ama bir tane bek verimi alamıyor. İlerleyen zamanlarda bu sorunla ilgili ciddi değişikliğe gitmesi gerekiyor.
*** Phillip Cocu'nun daha ligi tanımaması kendisi açıdan haliyle bir dezavantaj olarak değerlendiriliyor. Hollandalı teknik adamın yanında bir Türk yardımcı antrenörün olması gerektiğini düşünüyor musunuz?
Haksızlık etmek istemem ama bizim insanımızda rol çalma gibi bir alışkanlık var. Eğer normal koşullarda yaşasaydık, ortalama standart bir Orta ya da Batı Avrupa ülkesi olsaydık bu söylemiş oldukların çok makul gelebilirdi bana. Potansiyeli olan bir genç antrenör, daha deneyimli olan yabancı bir antrenör ve belki sonra o Türk antrenöre görevini devir etmesi… Güzel bir düşünce… Aynı İzlanda milli takımın yaptığı gibi… Ancak bizde öyle bir şey yok. Bizde biraz daha hırslı, ön plana çıkmayı seven, işleri zorlayan, dedikodu yapan, bilgileri sızdıran, gazetelerde kendilerine yakın olan isimler üzerinden kendi haberlerini yaptıran vs vs… Bu söylemiş olduklarımı göz önünde bulundurduğun zaman söylemiş olduğun düşüncelerini sahaya yansıtmak imkansız. Mesela Comolli 3 yıl önce gelmiş olsaydı ve Cocu'yu şimdi getirmiş olsaydı daha farklı olurdu. Comolli de doğal olarak ülkeyi tanımaya çalışıyor keza Cocu da.. Bir yerli antrenörün orada olması takım üzerinde yapacakları düşüncelerin yanlış yönlendirilmesi ve yanlış yorumlanması, yönetimle arada bir köprü olmaya çalışırken aynı zamanda bir kayba yol açmasına neden olacaktır ve o yüzden bir Türk antrenörün olması istenilen sonuçları beraberinde getirmeyecektir. Burada kimseyi kırmak istemem ama maalesef geçmişteki neticeleri hepimiz biliyoruz.
*** Fenerbahçe'nin oyuncu satmadaki becerisini sadece Comolli 'ye yorumlamak sizce ne kadar doğru?
Josef de Souza'ya geçen sezon teklif geldiğinde Fenerbahçe takımı satamamıştı. West Bromwich 4.000.000 Euro gibi bir teklif yapmıştı. Josef de Souza'yı İngiltere'ye gitmeye ikna edememişti. Bu olaydan tam 1 yıl sonra 12.5000.000 Euro'ya transfer oldu. Planın varsa ve birisini gözden çıkarabiliyorsan, onun yerini doldurabileceğini düşünüyorsan oyuncuyu satabilirsin. Burada satma becerisini tekrar yerine birini aldığın zaman daha etkilidir. Burada ekip halinde bir başarı söz konusu. Fenerbahçe takımı Jailson gibi bir planı olmasaydı kesinlikle De Souza'yı satmazdı. Bu bağlamda Comolli'nin başarısı olarak değerlendirebiliriz. Kaldı ki ben Fenerbahçe yönetiminin de bu fiyattan De Souza'nın satılmasına şaşırdıklarını düşünüyorum. Bu satışları beklemiyorlardı.
*** Fenerbahçe takımı 2008'den bu yana Şampiyonlar Liginde yok. Bu sezon Benfica ile karşılaştı ve aslında eleyebileceği bir takımdı. Herkesin olağanüstü farklarla sonuçlanacağını öngördüğü bir durum yaşanmadı. Yeniden yapılanmaya giden Fenerbahçe'nin kadro planlamasını Şampiyonlar Ligine kadar ayarlaması gerekmiyor muydu? Bu açıdan baktığınızda bir planlama hatası olduğunu düşünüyor musunuz?
Beşiktaş takımı Adem Ljajic ile ilgili 1 ay önce girişimlere başladığında Torino kulübü 13.000.000 Euro istiyordu. Son günü ise fiyatlar yarı yarıya düştü. Türkiye'de finansal şartlar maalesef biraz kötü olduğu için ve planlamalarımızda biraz geç yapıldığı için bu tür transfer dönemlerinde özellikle Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası gibi organizasyonlar varsa o organizasyon öncesinde zaten transfer yapamazsın. Bu şu anlama geliyor Temmuz ortasına kadar transfer yok. İngiliz kulüpleri 9 Ağustos'a kadar transfer piyasasını allak bullak etti. Bunu ben defalarca programlarım da da söyledim: İngiliz kulüpleri de transferlerini bitirsin, ondan sonra Avrupa'nın 4 büyük ligindeki takımlar transfer yapsın ( İspanya, Almanya, Fransa, İtalya) ondan sonra piyasada kalan oyuncuları alabiliriz belki.. Fenerbahçe özelinde şunu söyleyebilirim kadro planlaması açısından; belki gelecek sezon Mayıs Haziran ayında bazı oyuncularla anlaşmış olabilirsin. Ya da sözleşmesi bitecek oyuncularla Ocak ayında görüşmelere başlarsın. Ancak Haziran'ın başında gelmiş bir yönetimin bu şartlar altında yapabileceklerinin en iyisini yaptığını düşünüyorum. Şampiyonlar Ligine yetiştirmek çok mümkün olmuyor bizim ülkemizde.
*** Valbuena meselesini konuşmak istiyorum. Herkes Aykut Kocaman'ın yıldız kompleksi olduğunu söylüyor ancak baktığımız zaman bugün Cocu bile kendisine forma şansı vermiyor. Valbuena'da bir problem olduğunu düşünüyor musunuz?
Öncelikle Valbuena'nın iyi bir oyuncu olduğu kanısındayım. Fransa milli takımına kadar yükselmiş bir isim. Oynadığı takımlara da da çok iyi performanslar ortaya koydu. Valbuena'yı taşıyacak bir yapı lazım. Cocu da Aykut Kocaman da topun kaybolmaması, hücumun tamamlanması, rakibin direkt geçiş oyunuyla kontra atağa başlamamasını istediklerini için ve Valbuena'nın da atağı bitirmemesi gibi bir durumu olduğu için iki teknik adamın da oyun planına uymuyor. Top kaybı yapmak ayrı, atağı bitirirken top kaybetmek ayrı. Bu senin hücum yemene ve hazırlıksız yakalanma neden oluyor. Bu yüzden de Aykut Kocaman'a Valbuena uymuyor. Cocu'nun da tamamen sistemine uymadığını düşünüyorum.
*** Salı günü temsilcimiz Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde Lokomotif Moskova ile karşılaşacak. Genel olarak gruplara baktığımızda dağılımlar hakkında neler söylersiniz?
Ben bu sezonki Şampiyonlar Ligi grup kuralarını kesinlikle saçma bulduğumu söyleyebilirim. Avrupa'daki 7-8 ülkenin şampiyonlarının 1. Torbada olmaları işleri tamamen bozdu. Rusya'dan gelen Lokomotif Moskova'nın 1.Torbada olması, 2. Ve 3. Torbanın dengesini bozuyor. Doğal olarak bir tarafta kolay grupları oluştururken, diğer taraftan zor grupları oluşturuyor. O yüzden ne güzel ki kolay grup bize geldi.
Keşke Galatasaray kazansa ancak gerçekçi olmak gerekirse gönlüm PSG'den yana. Galatasaray'ın gruptan çıkmasına kesin gözüyle bakıyorum. Ondan sonrası gelecek rakibe bağlı.
Bence iyi bir uygulama. Sanki biz beklentiyi biraz fazla tuttuk. Her pozisyona VAR'ın müdahale edebileceğini düşünüyoruz.. Bizim VAR'ı getirmemizdeki büyük etken mevcut hakemlerin görüşlerine olan inancımızın kalmaması ama o güven kaybı yaşadığımız hakemler zaten VAR'ın başındalar. Yani değişen bir tarafı yok açıkçası. Saha içinde inanmadığın bir adama masa başında da inanmazsın. O inancı tekrardan yeşertmek lazım. Kritik bir sezondayız. VAR kolayda bir uygulama değil açıkçası. Oturması zaman alacak.
*** UEFA, Milli Takımlar düzeyinde yepyeni bir uygulama gitti ve Ulusal Lig kavramıyla birlikte milli maçlar yepyeni bir çehre kazandı. Bu sistem hakkında neler söylersiniz?
Ben açıkçası bu organizasyondan hiç bir şey anlamadım. Kazanan play-off oynuyor, yükseliyor, düşüyor… Biraz garip bir organizasyon. Amacı maç sayısını çoğaltmak. Formatı açıkçası çok beğenmedim. Ancak milli maç kavramı benim için çok başka. Hazırlık maçı olmadığı takdirde hangi milli takım olursa olsun beni devamlı heyecanlandırıyor.
*** Sohbetimizin yavaş yavaş sonuna geldik. Son olarak milli takımımızla ilgili konuşmak istiyorum. Milli takımımızın başında yerli mi yoksa yabancı bir antrenörü mü görmek istersiniz ve bu açıdan baktığımızda Mircea Lucescu tercihi hakkında neler söylersiniz?
Mircea Lucescu milli takımın başına geçmeseydi aynı dönemde Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın ya da Beşiktaş'ın başına geçeği haberi çıksaydı herkes memnun olurdu. Kimse şikayet etmezdi. O yüzden milli takımda Lucescu 'nun olması beni rahatsız etmiyor. Ben konuştuğu dile bakmıyorum, '' FUTBOL DİLİNE BAKIYORUM'' Tercihlerine bakıyorum. Yerli veya yabancı olması beni pek ilgilendirmiyor. Oyuncular içinde aynı düşünüyorum. Benim bir yerli ya da yabancı ayrımım yok. Kim daha iyiyse o oynasın çünkü ben izleyiciyim.
Dogecoin'in acı günü: Geliştiricilerinden Sporklin kansere yenik düştü - Dünyadan Haberler - Bursadabugun.com
Anasayfa › Dünyadan Haberler › Dogecoin'in acı günü: Geliştiricilerinden Sporklin kansere yenik düştü
Dogecoin'in acı günü: Geliştiricilerinden Sporklin kansere yenik düştü
Son günlerde gündemden düşmeyen kripto para birimi Dogecoin'in geliştiricilerinden Sporklin hayatını kaybetti.
Kripto para dünyasının en az Bitcoin kadar popüler varlığı Dogecoin'i dünyaya armağan eden ekipten geliştirici Sporklin, kansere yenik düştü.
Yılın başında kanser nedeniyle projeden ayrılmak zorunda kalan Sporklin, ayrıca projenin yönetimiyle ilgili de tartışma yaşamış ve Dogecoin ekibinden ayrılmıştı.
Sporklin, projenin yeterince gelişme göstermediğini savunuyordu.
Sporklin'in ölüm haberini Dogecoin'in yaratıcılarından Billy Marcus duyurdu.
Twitter'dan bir açıklama yapan Marcus, "Sporklin hayatının son 7 yılını Dogecoin'e adadı. Dürüstlüğe önem verdi ve ideallerinin peşinden koştu. Birçok insanı etkiledi, perde arkasında birçok işe imza attı" diye yazdı.
Sporklin, kanser olduğunu öğrenince geçen Şubat ayında projeden ayrılmıştı.
Sporklin, son dönemde Dogecoin projesini de eleştirmişti. Projenin gideceği yön üzerinde anlaşmazlık yaşadıklarını belirtmiş "Son zamanlarda hedefimi yeniden gözden geçirmeme neden olan bir değişiklik oldu. Yapılanları iyi niyetle katılmam ya da desteklemem söz konusu değil" diye yazmıştı.
Sporklin katılmadığı noktanın ne olduğunu ise açıklamamıştı.
Bir şaka olarak başlayan Dogecoin projesi Elon Musk'ın da katkılarıyla beklentileri aşmış ve ilk 10 kripto paradan biri olmuştu. Sporklin, Elon Musk'ı da eleştirmiş ve Reddit'teki bir gönderisinde Dogecoin'in Elon Musk tarafından yapılan bir şakadan çok daha fazlası olduğunu yazmıştı. Sporklin, Elon Musk'ın projeyle hiçbir ilgisi olmadığını belirterek "Elon sosyal medyada Dogecoin ile oynamaya başladı, insanlar bunu daha yeni bir şeye dönüştürmeye çalıştılar ama hiçbir şey değişmedi. Elon'ın bu projeyle hiçbir ilgisi yok" yorumunda bulunmuştu.
Mayıs 24, 2020 Hasan KALKAN İşlem Platformu Seçim yorum Yap
Her şeyden önce, sınırlı bir Forex'i etkileyen İç faktörler nelerdir gıda alımı ile ilişkili olabilir. Sıkı diyet Vücutta iç rezervler kademeli olarak tükeniyor. Yani, eğer uzun bir süre (vücudun özelliklerine bağlı olarak), bir kişi yemek yemekten kaçınırsa, kan plazması azaltır. İŞ BANKASI: 450 liraya varan promosyon veriyor. Kredi kartları için yıllık ücret almıyor, vadeli mevduata ve kredilere özel faiz, ücretsiz havale ve EFT imkanı sağlıyor.