sentence
stringlengths
8
26.6k
Fiziksel özellikleri.
Tür maksimum 180 cm uzunluğa erişebilir.
Bilien adları.
Güney Amerika çıngıraklı yılanı, tropikal çıngıraklı yılan, neotropikal çıngıraklı yılan, Guyana çıngıraklı yılanı (daha önce "C. d. dryinus" için kullanıldı).
İspanyolca: víbora de cascabel, cascabel, cascabela, cascavel.
Dağılımı.
Ekvador ve Şili dışında bütün Güney Amerika ülkelerinde bulunur.
Ancak sürekli bir dağılımı yoktur.
Kolombiya, Venezuela, Guyana, Surinam, Fransız Guyanası ve Brezilya'nın kuzeyinde birçok izole olmuş popülasyon bulunur.
Ayrıca Morro de la Iguana, Tamarindo ve Aruba gibi Krayipler'deki bazı adalarda bulunur.
Çarukluğ, Kaşgarlı Mahmud, Türk Dili'nin en eski ve değerli sözlüklerinden Divân-ı Lügati't-Türk'te; ""ٱغُز Oğuz" "Bir Türk boyudur.
Oğuzlar Türkmendirler.
Bunlar yirmi iki bölüktür; her bölüğün ayrı bir belgesi ve hayvanlarına vurulan bir alâmeti vardır.
Birbirlerini bu belgelerle tanırlar."" "Yirmiikincisi : "جرقلغ Çarukluğ"lardır.
Bunların sayısı az, belgeleri belli değildir.""
Bu saydığım bölükler köktür.
Bu kökten bir takım oymaklar çıkmıştır; onları söylemedim, sözü kısa kestim.
Bu bölüklerin adları onları kurmuş olan eski dedelerin adlarından alınmıştır.
Araplarda dahi böyledir."
Çarukluğ boyunun adına Reşideddin Fazlullah'ın listesinde rastlanmıyor.
Bu listede Kaşgarlı’nın Divan’daki Oğuz boy bölüğünde bulunmayan şu adlar geçmektedir: "Yaparlı", "Kızık", "Karkın".
Bu isimde Isparta ili Şarkikaraağaç ilçesi Çarıksaraylar kasabası vardır. Çaruk köyü ile Saraycık ve diğer yakın köylerin 1522 yılında birleşmesiyle meydana gelmiştir.
Diğer yerleşim yerleri: Kaşgarlı’nın listesinde boyların o zamandaki siyasi durumlarına göre sıralandığı anlaşılıyor.
Yine Reşideddin Fazlullah'ın listesinin de, Oğuz boylarının eski siyasi ve sosyal konumlarına göre tanzim edildiği görülüyor.
Kaşgarlı Mahmud'un listesindeki Oğuz boylarının adları, zamanlarındaki söyleniş şekillerine göre yazılmıştır.
Ayrıca Kaşgarlı Mahmud; "جرق Çaruk" "Türklerden bir oymak olup برجق Barçuk"ta otururlar.
Barçuk şehri Afrasyab'ın şehridir.
Orada Buth-ü-nassar'ın oğlu بآتزآن Betzen"i hapsetmişti."" şeklinde Çaruk oymağını ve yerlerini tanımlamış ve Çaruk oymağı ile Oğuzlar'dan Çarukluğ boyunun arasında ayrım olup olmadığı konusunda herhangi bir ayrıntılı bilgi verilmemiştir.
Barçuk şehri Çin Sincan Uygur Özerk Bölgesinde, Kaşgar Vilayeti'ne bağlı şimdiki "Maralbeşi Nahiyisi"'nin o dönemdeki eski ismidir.
Anadolu’da bugünkü söylenişe göre Oğuz Boylarının adları:
Cam Minaresi Batı Afganistan'da yer alan bir UNESCO Dünya Mirası Alanıdır.
Gor ilinin Şahrak ilçesi sınırları içinde bulunan yapı, Hari Irmağı'nın hemen yanındadır.
Kızarmış taştan yapılmış olan 65 metre yüksekliğindeki minarenin çevresi 2400 m'ye varan dağlarla çevrilidir.
Yapı; girintili çıkıntılı taşları, dış kaplaması ile Küfi ve Nesih el yazmaları, geometrik desenler ve Kur'an ayetleriyle (Meryem sûresi) süslenmiş taşlarıyla ün yapmıştır.
Minare 1886 yılında o sırada Afgan Sınır Kurulu'nda görevli olan Sir Thomas Holdich tarafından yeniden bulgulanıncaya dek dış dünyaya kapalı kalmıştır.
Ne var ki, yapının dünya kamuoyu tarafından tanınması Fransız arkeologlar André Maricq ve Wiet'nin 1957 tarihli çalışmalarına dayanmaktadır.
Minare, Herberg'in 1970'li yıllarda yaptığı küçük çaplı araştırmaların ardından 1979 Sovyet işgaliyle kapılarını yeniden dış dünyaya kapatmıştır.
Cam'daki arkeolojik alan 2002 yılında Afganistan'ın ilk Dünya Mirası Alanı adayı gösterilmiştir.
Yapı, minarenin çökme riski taşıması ve bölgedeki yağmacılıktan ötürü UNESCO'nun Tehlike altındaki Dünya Mirası Alanları listesine de alınmıştır.
Sekizgen bir taban üzerine kurulmuş olan dairesel minare, tahtadan yapılmış iki balkona sahip olmasının yanı sıra tepe noktasında bir de fener bulundurmaktaydı.
Yapının Delhi'de bulunan ve yine Gurlular tarafından yapılmış olan Kutub Minar'dan doğrudan esinlendiği düşünülmektedir.
Cam Minaresi, Kutub Minar'ın ardından dünyanın en yüksek taş minaresidir.
Cam Minaresi, 11. ve 13. yüzyıllar arasında Orta Asya, İran ve Afganistan'da yapılmış olan 60 minare ve kule arasında yer almaktadır.
Gürgenç'te bulunan Kutluk Timur Minaresi (uzun süre dünyanın en yüksek minaresi olduğu düşünülmüştür) ve Gazne'deki kule bu yapılara örnek olarak gösterilebilir.
Minareler İslam'ın yengisini simgelerken kuleler daha çok gözetleme amacıyla yapılmışlardır.
Cam çevresindeki arkeolojik kalıntılar arasında yer alan saray, çömlek fırını ve Yahudi mezarlığının Turkuaz Dağ antik kentine ait olduğu düşünülmektedir.
Tehditler.
Cam Minaresi, Hari ve Cam ırmaklarına olan yakınlığı nedeniyle toprak kayması, su sızıntısı gibi tehditlerle karşı karşıya bulunmaktadır.
Bölgede sıklıkla meydana gelen depremler de yapıyı tehdit eden bir diğer ögedir.
Yağmacılar ve kuraldışı kazılar minare çevresindeki arkeolojik alanı büyük zarara uğratmıştır.
Kule eğilmeye başlamıştır ancak süregelen dengeleme çalışmaları ile bu sorunun üstesinden gelinebilmektedir.
David Thomas, "Cam'da Yağmacılık, Kalıt Yönetimi ve Arkeolojik Stratejiler" adlı kitabında bu tarihi alanın yüz yüze olduğu tehditleri şöyle sıralamaktadır: Anıtın farklı açılardan önem taşıyor olması ve karşılaştığı tehditler 2002 yılında Afganistan'ın ilk Dünya Mirası olarak kabul edilmesiyle uluslararası kamuoyu tar...
Bölgede son 25 yıldır süregelen karışıklıklar arkeolojik çalışmaların önünü kesmiş ve zararlı etkilere neden olmuştur.
Yapı her ne kadar savaş alanı dışında kaldıysa da, asırlardır sürmekte olan ırmak kaynaklı toprak kaymaları minarenin tehdit edici ölçüde eğilmesine yol açmıştır.
Tüm bunlara karşın, Cam hak ettiği ilgiyi görmeye başlıyor.
Minare eğikliğini düzeltmeye odaklanan bir mimari koruma projesi başlatılmış durumda ve Istituto Italiano per L’Africa e L’Oriente tarafından yürütülen Cam Minaresi Arkeoloji Projesi Temmuz 2003'ten bu yana etkin. ...
Cam benzeri alanlardaki yağma, önceliği boşaltmaktan çok korumak olan UNESCO ve benzer örgütleri büyük bir soruyla karşı karşıya getirmekte: En gerçekçi koruma biçimi, yapıya zarar veren arkeolojik boşaltmalarla ne ölçüde bağlantılı?
Cam Minaresi'nin Gurluların yazlık başkenti Firuzkuh'ta yer aldığı düşünülmektedir.
Gurlular 12. ve 13. yüzyıllarda Afganistan'ın yanı sıra Doğu İran, Kuzey Hindistan ve Pakistan'ın bir bölümünü de ellerinde tutmuşlardır.
Minarenin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmemektedir.
Yapının, Gur Sultanı Gıyasüddin'in Gaznelileri 1192 yılında Delhi'de yenilgiye uğratmasının ardından ya da Oğuz Türklerinin 1173 yılında Gazne'de aldıkları yenilginin ardından yapıldığı düşünülmektedir.
Minarenin Firuzkuh'taki Cuma Camii'ne eklendiği ve Moğol kuşatmalarından hemen önce ani bir su taşkınına maruz kaldığı öne sürülmektedir.
Cam Minaresi Arkeoloji Projesi bulgularına göre minarenin hemen yanında büyük bir avlu bulunmakta ve taş döşeme üzerinde ırmak tortularına rastlanmaktadır.
Gurlu Krallığı Gıyasüddin'in 1202'de ölümüyle sonlanmış ve Firuzkuh, Moğollar tarafından 1222'de ortadan kaldırılmıştır.
Batı elmas sırtlı çıngıraklı yılanı veya baklava sırtlı ("Crotalus atrox") ABD ve Meksika'da bulunan bir çukur engerek türüdür.
Meksika'nın kuzeyinde yılan ısırığı sonucu meydana gelen ölümlerin birinci ve ABD'de doğulu elmas sırtlının ("crotalus adamanteus") ardından ikinci sorumlusudur.
Şimdiye kadar tanınmış herhangi bir alt türü bulunmamaktadır.
Türün beklenen yaşam süresi 20 yıldan fazladır ancak avlanma ve insanların yayılması dolayısı ile ömürleri genellikle daha kısadır. Çiftleşme mevsimi dışında, Kuzey Amerika'nın en agresif çıngıraklı yılanlarından biridir.
Yüzleşme durumunda çok nadiren geri çekilir.
Tehdit edildiklerinde genellikle, saldırganı uyarmak amaçlı kıvrılıp çıngıraklarından ses çıkarırlar.
İnsanların yakınlarında bulunan çıngıraklı yılanların, yerlerinin belli olmaması için çıngıraklarını kullanmadığında dair bir şüphe bulunmaktadır.
Ancak bu hipotezi detekleyen çok az kanıt vardır.
Ancak avlanırken çıngıraklarını avlarının dikkatinin dağıtmak ve korkutmak için kullandıkları bilinir.
Kışın mağaralarda veya oyuklarda, bazen diğer türden yılanlarla bir arada kış uykusuna yatarlar.
Elmas sırtlılar kötü tırmanıcıdırlar.
Yetişkinlerin doğal bir avcısı olmamasına rağmen, genç ve ergen bireylerin şahin, kartal ve diğer yılanlar tarafından avlandıkları bilinmektedir.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.
Ancak bazı ılık kış günlerinde güneşlenirken görülebilirler. Çıngıraklı yılanlar vivipardır.
Gebelik süresi altı yedi ay kadar sürer.
Dişiler 30 cm boyunda 25 yavru doğurabilirler.
Yavrular doğdukları andan itibaren zehirli ısırık atabilme kapasitesine sahip olurlar.
The Documentary, Amerikalı rapçi The Game'in ilk stüdyo albümüdür. 18 Ocak 2005'te Interscope Records aracılığıyla yayımlandı. 2001 yılında vurulduktan sonra rap kariyerinin peşinden gitmeye karar veren The Game, Dr. Dre tarafından keşfedildi ve Aftermath Entertainment şirketi ile anlaşma imzaladı.
Albümün prodüksiyonu Dr. Dre, Kanye West, Just Blaze, Cool & Dre ve Timbaland tarafından sağlanırken; 50 Cent, Nate Dogg, Eminem, Mary J. Blige, Busta Rhymes ve Faith Evans gibi isimler albümde konuk sanatçı olarak bulundular.
"The Documentary", yayımlandığı hafta 586.000 kopya sattı ve "Billboard" 200 listesine bir numaradan giriş yaptı.
RIAA albüme Mart 2005'te iki kez platin plak verdi ve albüm, dünya çapında beş milyondan fazla kopya sattı.
Müzik eleştirmenleri albümün prodüksiyonunu övdü; ancak bazıları The Game'in önemli müzisyenlerden sık sık bahsetmesini eleştirdi.
Albümün yayımlanmasından sonra The Game, Doğu ve Güney rapçileri tarafından gölgede bırakılan Batı Yakası hip hop sahnesinin yeniden canlanmasında bir itici güç olarak kabul gördü.
Konsept.
Ekim 2001'de The Game, beş kez vuruldu ve uyuşturucu satıcılığı yaptığı bölgede üç kişinin saldırısına uğraması sonucunda üç gün komada kaldı.
Hastanede kaldığı dönemde, "Reasonable Doubt", "Doggystyle", "All Eyez on Me", "The Chronic", "Illmatic" ve "Ready to Die" gibi albümleri inceledi.
Beş ay sonra, kardeşinin prodüksiyonu olan bir mixtape'i dinleyen Dr. Dre tarafından keşfedildi.
The Game, onu Aftermath Entertainment şirketi bünyesine katan Dr. Dre'nin akıl hocalığında iki yıl boyunca albüm üzerinde çalıştı. 2003 yılı sonunda, Interscope Records CEO'su Jimmy Iovine, The Game'i G-Unit üyesi yapmaya karar verdi ve Interscope ile Aftermath Entertainment şirketlerinin ortak girişimleri olan G-Unit ...
Albümün adı başlangıçta "Nigga Witta Attitude Vol. 1" (N.W.A'ye atıf) olarak belirlendi, ancak yasal nedenlerden dolayı "The Documentary" olarak değiştirildi.
Albümün 2004 yılı sonunda yayımlanması planlanıyordu, ancak aynı dönemde Eminem'in "Encore" albümü gibi önemli kayıtların yayımlanması nedeniyle albüm, 18 Ocak 2005'e ertelendi.
The Game, önceki yıllarda Doğu ve Güney rapçileri tarafından gölgede bırakılan Batı Yakası hip hop'ı canlandırma amacıyla albüm üzerinde çalıştı.
The Game, G-Unit ile anlaştıktan sonra 50 Cent ile birlikte Farmington, Connecticut'taki ev stüdyosunda dokuz şarkı kaydetti.
Daha sonra Los Angeles'a döndü ve Dr. Dre ile birlikte albümü tamamladı. 50 Cent, 2005'te "Vibe" dergisine verdiği bir röportajda albüm üzerinde çalışmak üzere Interscope Records tarafından getirildiğini ifade etti.
Ayrıca albümün rafa kaldırılmanın ve The Game'in de plak şirketinden atılmanın eşiğine geldiğini iddia etti.
Ancak The Game, Funkmaster Flex'e verdiği bir röportajda hiçbir zaman durumunun belirsiz olmadığını ve hiçbir zaman şirketten atılmaya yakın olmadığını söyledi.
Ayrıca 50 Cent, "The Documentary" albümündeki on sekiz şarkıdan altısını—"Hate It or Love It", "How We Do", "Church for Thugs", "Special", "Higher" ve "Westside Story"—kendisinin yazdığını ve çalışmaları için uygun krediyi almadığını iddia etti.