text stringlengths 4 7.85k |
|---|
Hiçbir yasal ve anayasal dayanağı olmayan BOP’a, gururla eşbaşkanlık yapan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ortadoğu’nun bugünkü kanlı manzarasında payı ve parmağı vardır. |
Türkiye’nin tüm komşularını karşısına alan ve Haçlı niyetlerine kanan AKP’nin, şu günkü dehşet döngüsünde katkısı inkar edilemeyecek düzeydedir. |
Batı’nın çıkarlarına öyle geldiği için evvela parlatılan, göklere çıkartılan, Arap sokaklarında şöhret kazandırılan Erdoğan’ın; çok geçmeden husumet odağı haline gelmesi şüphesiz ki unutulacak, gözden uzak tutulacak bir çarpıklık değildir. |
Erdoğan sayesinde Türkiye Ortadoğu’dan soyutlanmıştır. |
AKP’yle Türkiye, tarih ve kültür bağlarıyla sımsıkı bağlı olduğu Ortadoğu’dan uzaklaştırılmış, ötelenmiş, çok açık biçimde dışlanmıştır. |
Görüyor ve üzülerek şahit oluyoruz ki, Türkiye Suriye’nin içişlerine karışmanın vahim sonuç ve çatlaklarını her düzeyde, her şekilde yaşamaktadır. |
AKP, Irak’ta yanlış ata oynamanın, Mısır’da tarihin yanlış tarafında durmanın, İsrail’de istismarcı tutumların, İran’da tutarsız hamlelerin, Libya’da tenakuz dolu hataların, Kıbrıs ve Kafkaslar’da milli politikalardan keskin savrulmaların bir numaralı sorumlusu ve suçlusudur. |
Bunu söylemeyi istemezdik, ama Türkiye’nin dış politikası kalmamıştır. |
Zira AKP artık politikasızlığa, iktidarsızlığa mahkum olduğu kadar; çaresizdir, eli kolu BOP zincirleriyle, eşbaşkanlık zorbalığıyla, stratejik derinlik kilidiyle düğümlenmiştir. |
Hükümetin hiçbir sözü adresini bulmamıştır. |
Hiçbir öngörüsü tutmamış, hiçbir hedefi gerçekleşmemiştir. |
Irak’ın Süleymaniye kentinde, 4 Temmuz 2003’de 11 Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde AKP’nin tüm inandırıcılık ve yaptırımı sona ermişti. |
Türkmeneli’nde yapılan katliamlara ses çıkarmadığı, Türkmenleri yok saydığı gün miadı dolmuştu. |
Küresel vahşet tuzağına düşüp Türkiye’nin jeopolitik ufuk ve ihtiyaçlarını hiçe saydığı gün milli gönüllerden düşmüştü. |
Kerkük’te tapu daireleri yakılıp, Türkmen varlığı işkencelere uğrarken, Barzani’ye yanaştığı ve yumuşadığı gün AKP milli vicdanlarda mimlenmişti. |
Irak’ta Müslümanlar topluca infaz edilirken, Afganistan harabeye çevrilirken ABD askerlerine başarı dilediği gün AKP tükenmiş, iflas etmişti. |
Peşmergenin Ayn el Arab’a geçmesine izin veren, PYD ve PKK’ya cömert destekleri sessizce izleyen AKP’dir. |
IŞİD’e uzunca bir süre tepki göstermeyip, sınırlarımızı yabancı savaşçı ve teröristlere açan, Suriye muhalefetinin arkasında durmak adına Türkiye’nin uluslararası imajını bozan AKP’dir. |
Türkiye’nin milli çıkar ve bekasını Barzani’nin keyfine, terör örgütlerinin eline bırakan da AKP’dir. |
Davutoğlu 27 Kasım 2015’de “Fırat’ın batısına geçeni vururuz” diyordu. |
Erdoğan 10 Kasım 2015’de “Fırat’ın batısına kimse geçemez” sözleriyle kararlılık mesajları veriyordu. |
Peki ne oldu? Nitekim olan aynısıyla şudur: YPG terörü geçen hafta Fırat’ın batısına geçmiş, Teşrin Barajını ele geçirmiştir. |
Buna karşılık hem Erdoğan hem de Davutoğlu, ısrarla bu terör kuşatmasını inkâr etmiş, bölgeden gelen haberlerin doğruları yansıtmadığını vurgulamışlardır. |
Yani gerçekler saptırılmış, milletimiz kandırılmıştır. |
Güney sınırlarımıza paralel uzanan Azez ve Carablus arasındaki 90 km’lik Mare Hattı’nın PYD’nin kontrolüne geçmesiyle, hainler sözde Kürdistan koridorunda çok önemli bir mesafe kaydedeceklerdir. |
Sözde Kürdistan’ın inşası devam etmektedir. |
Erdoğan’ın, 19 Kasım 2014’de, Barzani’nin huzurunda Kürdistan’dan bahsetmesi, TBMM’deki bölücülerin Kürdistan yaygarası, Doğu ve Güneydoğu bölgelerine ayrı bir tanımlama getirme küstahlıkları Türkiye’nin nereye sürüklendiğinin işaretidir. |
Gerçekten de Ortadoğu’ndan tüten boğucu ve yıkıcı duman Türkiye’yi sarmıştır. |
Kaldı ki yıkım ve çözülmenin asıl hedefi de Türkiye’dir. |
Türkiye’nin Lüblanlaşması, yani etnik ve mezhebi çerçevede ayrılıp birbirine girmesi hız ve ivme kazanmıştır. |
Cizre, Silopi ve Sur’da Ayn el Arap, yani Kobani provaları yapılmaktadır. |
Kazılan hendeklerin içine bin yıllık kardeşliğin imhasını sağlayacak etnik dinamitler döşenmiştir. |
Ve işin daha da vahamet yanı ise, bugünlere açılım, çözüm, barış ezber ve tavizleriyle gelinmesidir. |
Erdoğan’ın mimarı olduğu, canını koyduğu, baldıran zehri içecek kadar gözünü kararttığı çözüm süreci hendek olmuş teröristleri saklamış, silah, bomba olmuş kahraman Mehmetçiklerimizi ve polislerimizi şehit etmiştir. |
Başbakan Davutoğlu dün Afyonkarahisar’da, son çukurlar, hendekler kapatılıncaya ve kamu düzeni sağlanana kadar operasyonların süreceğinden bahsetmiştir. |
Davutoğlu boşa konuşmaktadır. |
Çünkü samimi değildir. |
Daha düne kadar kamu düzenini ihlal edip devletin egemenlik haklarına meydan okuyan teröristlerle masaya oturup Türkiye’yi pazarlık malzemesi yapan Davutoğlu’nun başında bulunduğu AKP hükümeti değil miydi? |
Daha düne kadar İmralı’nın ağzının içine bakan, PKK’ya her istediğini demokratikleşme kandırmacasıyla veren bu AKP hükümeti değil miydi? |
Daha düne kadar Kandil’e kriptolu telefon gönderip Türk askerine PKK’ya operasyon yapmayın emri veren bu işbirlikçi AKP hükümeti değil miydi? |
Hem süreç ihanetiyle PKK’nın şehirlere konuşlanmasına göz yumarlar, hem de operasyon derler. |
Hem PKK’nın süreç ihanetinden istifade edip silah ve mühimmatları il ve ilçelere doldurmasını seyrederler, hem de kamu düzenini savunurlar. |
Hepsinden mühimi ise, hem Oslo’da özerklik ve özyönetim sözü verirler, hem de üniter devlet ahkâmı kesip Türk milletinin aklı ve onuruyla alay ederler. |
Bunlar yalancı, korkak, nankör ve ikiyüzlüdür. |
Bunlar Türklüğün hasmı, Türkiye’nin iktidardaki muhalifidir. |
Türkiye AKP’den ibaret değildir, AKP’ye, kaçak saraya bırakılamayacak kadar da büyük ve muazzam bir ülkedir. |
Değerli Dava Arkadaşlarım, |
Başbakan, partisinin Afyonkarahisar’da dün düzenlenen 24. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda çok talihsiz değerlendirmelere imza atmıştır. |
Davutoğlu, esefle karşıladığımız konuşmasında; kaosa geçit vermediklerini, Türkiye’yi de, gönül coğrafyamızı da zaafa uğratmadıklarını iddia etmektedir. |
Bu Davutoğlu hangi âlemde yaşamakta, dünyaya hangi gözlükle bakmaktadır? |
Türk devleti Cizre’de sokaklara tam manasıyla giremezken, Sur ve Silopi’de hala hakimiyet kuramazken, Başbakan’ın kalkıp kaosa geçit vermedik sözü hayal mahsulü, yalan destanıdır. |
Hele hele gönül coğrafyamızı zaafa uğratmadık sözü ancak cahillere söylenecek bir saptırmadır. |
Davutoğlu neyden bahsetmekte, kime, neyi anlatmaktadır? |
Her gün gelen şehit haberleri yüreklere ateş gibi düşmektedir. |
Saraydan başını çıkaramayanlar, israf ve haram içinde yüzenler; bu milletin oturacak evleri dahi olmayan mazlum evlatlarının şehadetine ya duyarsız ya da kör ve sağırdır. |
Sayın Davutoğlu, polislerimiz canlı hedeftir, görmüyor musun? |
Askerlerimiz haince katledilmektedir, anlamıyor musun, hala neyin düzen ve dirliğinden bahsediyorsun? |
Ortadoğu’da kan gövdeyi götürüyor, Türkiye Suriye’den sonraki vahşet durağı olarak devreye alınıyor, Davutoğlu Erdoğan’la birlikte pembe tablolar çiziyor. |
Suriye’nin Azez Kenti’nin Duden Köyü’nde 75 Türkmen’in kafası kesildi, AKP’den bir ses, bir telin ve taziye duyuldu mu? |
Gazze’dekilere ağlayanların, Türk ve Türkmen ölümleri karşısında suskun kalması en hafif tabirle zulme ortaklıktır, cinayetlere payandalıktır. |
Ülkeyi ve milleti hedef alan operasyonlara, ameliyatlara karşı durduklarını söyleyen Davutoğlu, sen bu asılsız ve uyduruk tezleri kimin adına, kime yaranmak adına seslendiriyorsun? |
Sağımıza solumuza, önümüze arkamıza ölüm çukurları açılmışken, Erdoğan ve Davutoğlu’nun fildişi kulelerinden, yalan kubbelerinden hakikat kıyımı yapmaları günahtır, ayıptır, millete en ağır hakarettir. |
Davutoğlu’nun; “Acaba milletimizin bize tevdi ettiği emaneti yerine getirirken ihmal ettiğimiz, eksik bıraktığımız herhangi bir şey var mı” diye sorgulama yapmasına gerek yoktur. |
Çünkü her şeyleri baştan ayağa eksik, kusurlu, noksan ve ihmalkârlıktır. |
AKP ve himayesi altındaki mihraklar Türkiye’ye çevrilmiş namludur. |
Bu namludan Türk milletinin yıkım ve devrilmesi için dedikodu, tezvirat, ihanet, melanet ve zillet mermi gibi çıkmaktadır. |
İşte bu şartlar altında Türkiye yeni anayasa sürecine kilitlenmiştir. |
Ve eşzamanlı olarak başkanlık sistemi Erdoğan güdümündeki AKP tarafından tedavüle sokulmuştur. |
Tam bu aşamada, Davutoğlu, “Nasıl bir ülke olmak istiyoruz sorusunun cevabını yeni anayasa metnine, ruhuna ve lafzına yansıtmak durumundayız.” sözlerini ağzından çıkarmıştır. |
Bizim nasıl bir ülke olduğumuzu hala bilmeyen bir şahıs Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’dır. |
Sayın Davutoğlu, bizim nasıl ülke olduğumuzu ya öğren ya da biz sana sabır ve sebatla kesinlikle öğreteceğiz. |
Davutoğlu Afyonkarahisar’dan konuştu, biz de kendisini başkent Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinden milli bir sesle uyarıyor ve kendine gelmesini diliyoruz. |
Türkiye Cumhuriyeti milli ve üniter bir devlettir. Bu bir. |
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, üzerinde tartışma götürmeyecek bir ilke ve tarihi iradedir. Bu iki. |
Türkiye Cumhuriyeti devleti bağımsız yaşama ülkümüzün, birlik ve beraberlik içinde var olmamızın muhteşem bir eseri ve payidar kalacak bir ecdat yadigârıdır. Bu da üç. |
Davutoğlu yeni anayasaya bakınca nasıl bir ülke olmamız gerektiğini değil, milletimizin ve devletimizin bocaladığı sorunları aşma, hukuki ve siyasi engelleri tesirsiz hale getirme fırsatı olarak görmelidir. |
Her zaman dediğimiz gibi anayasa toplumsal ve siyasal bir mutabakatın zamanlar üstü belgesidir. |
Bu belge kişiye özel hazırlanamaz. |
Bu belge yalnızca bir siyaseti gözeterek yazılamaz. |
Yeni anayasaya kimliğini kaybetmiş bir ülkeye kimlik yapımı, rejim ve sistemini bulamamış bir ülkeye yenisini kurma yol ve eşiği olarak bakılmamalıdır. |
Yeni anayasada bir devlet veya bir millet tarifi yapmak yerine, devleti daha süratli ve etkin çalıştırmak; birey, toplum ve devlet ilişkilerini demokratik standartlara kavuşturmak asıl ve esas olmalıdır. |
Biz anayasa yoluyla millet olmadık. |
Biz anayasa yoluyla devlet kurmadık. |
Ve bu yolla da ne devletimizi ne de milletimizi kaybetmeye, heba etmeye, yeni baştan 36 etnik kimlik çürümüşlüğüne göre bina etmeye tahammül edemeyiz, izin veremeyiz. |
Yeni anayasa bir ihtiyaçtır. Buna diyeceğimiz bir şey yoktur. |
140 yıldır süren bu tartışma geniş katılımlı bir mutabakatla sonuçlandırılmalıdır. Buna da itirazımız olmayacaktır. |
Fakat Türkiye’nin yeni anayasa kılıfı altında başkanlık sistemine geçmesine; demokrasiyi özünde benimsememiş, muhalif seslere katlanamayan, parlamenter sisteme kilit vurmak için her kumpastan medet uman ilkel zihniyetlere ortak olamayız, göz yumamayız. |
Türkiye’ye seçilmiş despot değil, yeni bir anayasa gerekmektedir. |
Türkiye’nin sorunu sistem değil, var olan sistemin makul ve ahlaki çalıştırılmaması, devletin rasyonel ve hızlı karar alacak ehil ve milli ellerde olmamasıdır. |
Bugün başkanlık isteyenler, yarın hanedanlık kuracağız derlerse ne yapacağız? |
Bugün başkan olacağım diyenler, yarın Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ve milli mirasını tamamıyla ters tasarruflarla dağıtırsa ne yapacağız? |
Bugün başkan olanlar, yarın krallık iddiasında bulunurlarsa buna nasıl mani olacağız? |
Her yönetim ve sistem tercihinin coğrafi, sosyolojik ve tarihsel bir temeli vardır. |
Bu temel dinamitlenmeden, ki bunun adı darbe veya devrimdir, var olan devletimizin adını, ruhunu, ilke ve esaslarını değiştirmek kesinlikle imkansızdır. |
Bu itibarla AKP’nin başkanlık hayalinden vazgeçmesini, Davutoğlu’nun ise Erdoğan’ın oyununa gelmemesini istemek en tabii beklentimiz ve tavsiyemizdir. |
Biz yeni anayasada vatandaşlık tarifiyle oynanmasına karşıyız. |
Biz Anayasa’dan Türk ifadesini çıkarma provalarına sonuna kadar karşı çıkacağız. |
Ve biz Türkiye Cumhuriyeti’nin simge ve özeti olan Anayasa’nın ilk dört maddesinin tahrip edilip kurnazca alaşağı edilmesine de direneceğiz. |
Şunu unutmayalım ki, yeni anayasayı Türk milleti adına yapmayı istiyoruz. |
Hal böyleyken yeni anayasa, yeni Türkiye derken; Türk milletinin ve Türklüğün horlanıp aşağılanması teşebbüs aşamasında bile olsa bizim için aşılması imkânsız bir sınırdır. |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.