Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
11,700
brendan olunca zaten gözü kapalı gidiyor insan sinemaya gerçekten harika bir oyuncu.fragmanda bence çok güzeldi.
1
11,701
ewet bazı yerleri biraz sıkıcıydı filmi bazen ileri sardım ama fantastik-macera üzerine kurulu güzel bir izlenebilirliği var.10/7
0
11,702
filmin çoğu yerinde japon korku sinemasının etkilerini görüyoruz.fazla iyi olmamakla birlikte izlenebilir bir film ama ben david lynchle ilgili hiçbir benzerlik göremedim.
0
11,703
atmosfer ve müzik iyiydi..oyuncuların performansıda..ama beklediğim kadar iyi deildi yinede izlemek isteyenler kaçırmasın
1
11,704
Karanlık Sırlar pisikolojik/Gerilim-Dram türündeki Güney kore yapımı iyi bir film.Yönetmen Ji Woon Kim kamerasını usataca kullanmış.Kamera hareketleri çok başarılı.Finaliyle de şaşırtıcı.Bu arada sanırım filmin fragmanlarında Sertap Erener'in bir şarkısı çalıyordu.
1
11,705
normalde japon, çin ya da bilimum uzakdoğu filmlerini sevmem, ama bu güzel olmuş bence. hatta tavsiye bile edebilirim.
0
11,706
mutlaka görülmesi gereken, baştan sona usta işi olduğu belli olan, harika senaryoya sahip psikolojik-korku başyapıtı. uzun süredir böyle etkileyici bir korku filmi izlememiştim. filmi tam olarak korku olarak adlandırmak sanırım yanlış olur. filmin psikolojik yanı çok daha ağır basıyor. zaten seyirci üzerinde etkisi olan tarafı da bu. ilk izlenildiğinde kimi ayrıntılar gözden kaçabilir. mutlaka birden fazla defa izlenmeli. böylece yönetmenin anlatmak istedikleri, -ve bunu nasıl bir ustalıkla başardığı- çok daha iyi anlaşılıyor.
1
11,707
Konusu biraz tuhaftı.özellikle de sonu.Birde evin içinde olan o doğaüstü tuhaf olayların neden olduğunu anlamadım.Ama genel olarak baktığımda güzel bir uzakdoğu yapımı olmuş.Oyuncular performansları gayet güzel.
1
11,708
çok güzel bir filme benziyor efsanelere bayılırım merakle bekliyorum vizyona girmesini
1
11,709
her ne kadar komando dadiyi aratsada bence eglenceli bir film... izledikten sonra iyiki izlemişim diyosunuz.. ve ayrica martin lawrence super....
1
11,710
Martin Lawrence filmlerini pür dikkat takip ederim.Galiba ilgi çekebilecek filmler yapamıyor( Bad Boys Serisi dışında ) Bunun yerine azda olsa salonlarda tutunabilmiş filmlerin devamlarında oynuyor.Benim açımdan hiç bir sorun yok.Martin Lawrence'un her filmini seyrederim.İnşallah Mavi Elmas filmininde devamını yapar ve bu filmi ilede ses getirir.
1
11,711
kesinlikle komik değil
0
11,712
Gayet güzel ve eğlenceli, ancak sıkıntı sanırım martin lawrence den kaynaklanıyo.Yani bu adamı izleyici nedense pek tutmadı. Ya da bana öyle geliyo. Birbuçuk saatliğine eğlenmek ve zaman zaman gülmek isteyenler için komedi filmlerinin kısır döngü içinde olduğu bir dönemde gayet güzel!
0
11,713
Sıradan ve yüzeysel bir komedi filmi.İzlediğinizde izlemediğinize pişman olmayacağınız gibi izlediğiniz için çok da mutlu olmayacaksınız.İzledikten sonrasında hiç hatırlamayacağınız boş bir film.
0
11,714
1850 lerde yaşanmış belkide yaşanmaması gereken ve bugüne kadar gizli kalmış bir aşk, bu aşkı saklayan mektuplar ve bunların izini süren iki kişi.... izlerken keyif alacağınız, merak edeceğiniz, her karesi aşk dolu bir film tekrar tekrar izlemek isteyeceksinizzz:))
1
11,715
etkileyici.karakterler çok iyi işlenmiş.performanslarda iyi.izlenilesi bi film çıkmış ortaya.
1
11,716
fragmandaki müzik: Loreena McKennitt - The Mystic's Dream
1
11,717
Tabii Akademi Ödülleri de yaklaştıkça, aday filmleri izledikten sonra ona göre değerlendirme yapma ihtiyacı doğuyor insanda. Buradan başlarsak, henüz diğer tüm adayları görme fırsatım olmadı ama, "Frankenweenie"nin rahatlıkla "Brave"den daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Onunla karşılaştırdım zira bildiğiniz üzere Golden Globe'u "Brave" aldı. Ona da berbat demiyorum tabii ki, fakat klasik Tim Burton yaratıcılığının doruk noktalarına ulaşan bu film, onun tarafından geçilmeyi hak etmiyor. Güldürürken üzmeyi başarıyor yine yönetmen. Filmografisinin % 90'ı benzer ögelerden oluşsa da, sürekli aynı aktörlerle çalışsa da, en büyük hayranlarının ağzından bile "gına geldi" lafını duysak da, kendini izleten, karakterleri, müzikleri, çekimleriyle "bu bir Tim Burton filmidir" diye bas bas bağıran eserler yapmaya devam ediyor yönetmen. Bizlere de keyifle, merakla izlemek kalıyor. Heykelciği kazanırsa mutlu olurum.
1
11,718
Tim Burton ismi her sinema sever gibi beni de oldukça heyecanlandırdı.Hele de olay animasyonsa,onun gibi yaratıcılıkta sınır tanımayan bir adamın neler yapabileceğini düşündüğümdeki heyecanımı çta Ölü Gelin gibi bir işe imza atmış bir adamdan daha ilk yarım saatte film benim için üç aşağı beş yukarı belli zaten ama bu kadar sığ mı anlatılır;izlerken gerçekten daraldığımı erler yaratıcılıktan uzak,detaylar zayıf açıkçası hiçbirşey bana tat 'ın Ölü Gelin'i ortaya çıkarmasının üstünden 8 sene gibi uzun bir süre geçtiğini düşünürsek çıta daha fazla yükselmeli,bu kadar sıradan olmamalıydı.İlk defa kalburüstü diyebileceğimiz bir animasyonda sıkıldıi ödülleri konusunda açık ara Brave diyorum...6,5/10
0
11,719
Kaptan Kirk ve mürettebatının (dolayısıyla ilk Atılgan'ın) son filmi! Kusursuz!
1
11,720
Bu filme şans eseri denk gelmiştim ve izlemiştim.İyiki de denk gelmişim.Zorluklara karşı mücadele eden güçlü bir kadının hikayesi.İnançlarına sahip çıkmak gerçekten önemli.
1
11,721
Woody Allen ın 70lerde çektiği filmler kadar keyifli yapıtlar izlemedim hayatımda.Love & Death, Sleeper ile birlikte beni en çok güldüren Allen yapımlarından biri oldu.Göndermeleriyle, monologlarıyla, en safından absürd mizahıyla, sahneleriyle tam bir kahkaha bombası.9/10
1
11,722
Dagur kari'nin yaptığı soguk sıcakkanlı film.
1
11,723
hoş film
1
11,724
herkes iyi vermiş notu merak ettim doğrusu bu arada aklıma gelmişken sorayım nerden seyrediyorsunuz bu filmleri kaçak vcd olayımı onlardan izliyorsanız notlar gerçekçi olmaz ki ses doğru düzgün değil görüntü kötü yani orda beğenmediğiniz bir filmi sinemada yada dvd de beğenebilirsiniz demek istiyorum
0
11,725
Bence çok kötü bir film, hiç beğenmedim izlerken sıkıldım.Ben hiç bu filmde puan işine girmedim, puanı hiç artmasın diye.Site yöneticilerinden eksili puan sistemininde uygulanmasını rica ediyorum.Hakettiği puanı almayan filmler için, örneğin kesinlikle bu film için.Eğer uykunuz geldide koyun saymaktan bıktıysanız bu film size ilaç olur bence.Uykusu gelenlere mutlaka tavsiye ediyorum....
0
11,726
Filmin abartılacak fazla birşeyi yok.Film dinlendirici bir film.Hatta gece yatmaya hazırken takıp izleyin.Bana göre filmdeki manzara kareleri dışında bir şey yoktu
0
11,727
hiç danimarka filmi izlemiştim bunu izleceğim ama
1
11,728
bence güzel bi film adam hapiste yeter artık çıkacaksa çıksın diyorsunuz sonund bi oh çekiyorsunuz ama sonu pek başarılı olmamış damdan düşer gibi bitirmişler yinede birçok filmden güzel hemde gelirinin bi kısmı bi yerlere bağışlanacaktı vakti olan gitmeli
0
11,729
Bu film kesinlikle bu kadar düşük bir puanı haketmiyor, filmdeki oyuncuların mahlumlar olması ve sanaryoyuda bizzat mahkumların yazması filmi daha da bi güzelleştirmiş, son zamanlarda izlediğim en iyi Trük filmiydi emeği geçen herkese çok çok teşekkürler 10/10
1
11,730
Pardonun gölgesinde kalan, o kadar başarılı olmayan ve fakat yine de güzel bir film..
0
11,731
saçma sapan bir film. kurgu çok kötü. olaylar o kadar mantık dışı gelişiyorki sanki izleyiciyi aptal yerine koyuyorlar. filmde tek güzel şey Vural Çelikin oyunculuğu.
0
11,732
sıkıcı durağan ağır ilerleyen bir film kötü değil ama ilgi çekici de değil 5/10
0
11,733
Filmi daha ilk dakikada anladım. Benzerlerinin olması filmi klişelerden kurtaramamış. Bazı farklılık yaratılmak istenmiş ama olmamış. Gerilim yok sadece acaba sonu nereye varacak diye izliyorsunuz.
0
11,734
eminim çok kişinin emeği vardır.herkesin emeğine saygım sonsuz ama hiç güzel olmamış.çok basit ve tek düze vermek istediğini verememiş..zaman kaybı!
0
11,735
aslında bakarsanız ben sleuth filminin 2007 yapımı olanını izledim 1972 yapımını izlemedim.iki filmde de michael caine oynuyo ve ilk filmde miloyu canlandırmış ikincide aynı filmde miloyu alt etmeye çalışıyo miloyu jude law oynamış falan gerçekten şaşırdım =)
1
11,736
Film ilk 5 dakika iyi sonrasında içi boşalıyor. Filimin büyük bir bölümü bir kişinin diğer dört kişiyle ettiği gündelik hakaretlerden oluşuyor.
0
11,737
Filmi bir yönetmenin ilk denemesi olarak ele alırsak, çekim biçimi oldukça iddialı. Mesela dramatik sahnelerin sağılması ile ünlü ülkemizde, damlayı gözünüzün ucuna kadar getirip akıtmamayı tercih etmiş Barış Atay. Ya da filmin en baba repliğini, söylemekte olan annenin dolu dolu gözlerinde değil, Türker'in bomboş dinleyişinde akıtmış. Kurgusu sakin ve planlarla bölünmeden, ne istediğini bilen bir tarzda ilerliyor. Ya bu Atay'ın tarzı olacak bundan sonra, ya da sadece bu filme has bir deneme olarak kalacak akıllarda. Nihayetinde, izlemekte fayda var. Kör göze parmak sokmadan, gündelik, sakin ama bir o kadar da sıkmadan anlatıyor derdini. Bildiğimiz muhalif duruşunu bozmadan, taraf tutmadan, kime kızacağını bilemediğin bir dünyaya alıp, kendi cevaplarını bulmana yardımcı olmasa da, kendi sorularını sormana olanak sağlıyor. Tüm bunları yaparken beklentinin aksine "gezinin ekmeğini yemiyor" üstelik, bildiği yoldan gidiyor... İyi seyirler.
1
11,738
küçükken izlemiştim. çok hoştu. konusu senaryosu, izleyiciyi sıkmayan gerçekçi bir maceravan damme’nin en güzel filmi bence.
1
11,739
bu kadının filmleri harika
1
11,740
ETde Yıldızı çocuk oyuncu olarak parlayan Derry bu filmde genç kız olarak karşımıza çıkıyor,film zaten onu izlemekten ibaret.10/8
1
11,741
temposu çok düşük ve bazen insanı gerçekten bunaltıyor. ama olayları resmen adamın gözünden izliomuşuz gibi kasvetli bir filmdi bu da filmi bitirebilirseniz eğer takdir ettiğiniz nokta oluyor.
1
11,742
Bu filmi izleyip yetersiz bulan sadece gerilim korku arayan arkadaşlar olduğunu görmek beni üzüyor. Film aile, ailenin önemi ve aldatma üzerine kurulu en iyi filmlerden biri bence. Bu filme sadece yüzeysel bir gerilim filmiymis gibi bakmak cok yanlış.
1
11,743
burada bir takım insanin gerilim yoktu diye hayıflanması cok yazık. Filmlerin akışının genel kategorisinin önemli olduğu kadar anlatmak istediği şeyinde önemi vardır.
1
11,744
Çok beğendim,başarılı bir psikolojik gerilim.
0
11,745
bu filmi 3 kere sinemada izledim çünkü bu kadar güzel bir film görmedim izlemeyenler bence dvd sini alıp mümkünse orjinal dilinde izlemeli.orjinal dilinde izlerseniz daha çok etkiler film sizi.
1
11,746
oyunculuklar iyi olmakla birlikte Kübayı ve onun doğrultusunda Sosyalizmi eleştiren hatta Sosyalizmin farklılıklara tahammül göstermediğini anlatan ve bu açıdan Kübaya ve sosyalizme haksızlık eden bir film. fakat oyunculukları ve her ne kadar karşı olsam da anlatmak istediklerini güzel bir senaryoyla izleyiciye aktarıyor. 8/10
1
11,747
filmin konusu geçmişte geçtiği için görüntü nün de eskitilmesine gerek olmasa da başları ağır sonrası sürekli aksiyon olduğu için güzel ve baya başarılı buldum
1
11,748
Büyük bi Shakespeare hayranı olan Pacinonun nasıl kuru kuruya bi oyuncu olmadığının en büyük göstergelerinden biri bu film.Kesinlikle izleyin derim...
1
11,749
film değilde daha çok belgesel tarzında olmuş bende fazla bir dikkat uyandırmadı kamera arkası çekimi gibi daha çok
0
11,750
gerçekten çok güüüüzeeelll
1
11,751
İki Oscar ödüllü çok iyi bir romantik dram.''Top Gun'' gibi düşük zekalı ergen aşk filmlerinden olmadığı kesin.Üstünden onca sene geçmesine rağmen hala tazeliğini koruyor ve daha önce izlenmişlik hissi minimum düzeyde.Richard Gere'in Hollywood'u kasıp kavurduğu dönemlerden...
1
11,752
Sonunda en sedigim karakterin filmi yapildi. Bu arada bana gore de Tigerin filmini yapmak gereksizdi!!! Piglet iclerindeki en sirin karakter. 2 olarakta winnie geliyor. benim gibi 23 yasinda bile piglet'e deli olan birileri varsa bu filmi kacirmasin!!!
1
11,753
Aslında filmin pek fazla duyulmamış olması iddalı bir film olmadıgını belli etmişti.Ben konudan hiçbirşey anlamadım kutsal kitap ne bulunuca ne oluyor,rahipler 12 kişiyi niye öldürüyor yada neden emir alıyorlar.Görülmeye dgmez gitmeyin.
0
11,754
gayet güzel bir gerilim filmiydi ben çok beğendim ve ortalamasının neden bu kadar düşük olduğunu anlamadım.Jean reno zaten her zamanki gibi çok iyi.8/10
1
11,755
Yeşim USTAOĞLU sundace te yüzümüzü güldürdü eminimki filmi de beğeni toplayacak.
1
11,756
evet bencede puana aldanmayın. biraz daha fazlasını hak ediyor. ama çok değil tabi ki. bir daha güzeldi sanki. bence tabi:))
1
11,757
Film biraz sıkıyor gibi görünse de hareketli sahneleriyle izleyiciye filmi izlettirmeyi başarıyor ... benden 10/6,5
0
11,758
bu kadar düşük puanda olduğuna inanamıyorum.....
1
11,759
garange'ın "kırmızı nehirler" kitabının ikinci versiyonu. ilkinde jean reno'ya vincent cassel eşlik etmişti. ancak o film kötüydü. inşallah bu iyi olur!
0
11,760
Yedinci Oğul, aslında 2014 yılında vizyona girecekti fakat görsel efektlerin yeniden düzenlenmesi yüzünden tarihi 2015’e kaydı. Aslında gereksiz olmuş çünkü görsel efektlerinde büyütülecek bir şey yok. Yine de efektler ekibi iyi bir iş çıkarmış. Aslında bu film bana I, Frankenstein vakasını hatırlattı. Filmde senaryo basitti, sadece görsel efektler iyiydi. Aslında bu film için de aynı şey aşağı yukarı geçerli. Ama bu film, birazcık daha iyi. Yedinci Oğul, büyücüler ve cadıların olduğu bir dünyada geçiyor. Büyücü Gregory (Jeff Bridges), Ana Malkina’yı (Julianne Moore) öldürme şansını kaçırır ve çırağını da Malkina öldürmüştür. Bu yüzden de Gregory, Malkina’yı öldürmek için 7. Oğulun 7. Oğlunu bulmaya yola koyulur. Daha sonra 7. Oğulu (Ben Barnes) bulur ve birlikte tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Öncelikle şunu söyleyeyim ki, filmin senaryosunda ekstra bir şey yok. Film bunun gibi fantastikliklerden ibaret. Ayrıca, 7. Oğulun annesinden ayrılarak Büyücü Gregory’nin yanına gitmesi çok basit kalmış. Annesi önce “gitme” diyor ama sonra gitmesine izin veriyor. Ayrıca hikayede bazı kopukluklar da var. Ara sıra görsel efektlerin hafiften animasyona dönüştüğü de bazen fark ediliyor. Ama yine de ortaya heyecanlı bir yolculuk çıkıyor. Ayrıca filmin başındaki şeytan çıkarma sahnesi de korku filmlerinden alıntı olmuş, fazla iyi olmamış o başlangıçtaki sahne. Filmin ilk yarısı böyle basit kalmış. Hikaye tam oturmamış ve ileride de daha da kötüleşeceğinin sinyallerini veren bir yarıydı. Hatta ben bile “çıksam mı” diye düşünmedim değil. Ama ikinci yarıya girmeye karar verdim. İlk yarıdan daha iyi bir sonuç aldım ikincide. İlk yarıyı bir kenara atıp, yoluna koyulmuş. Aksiyon sahneleri daha fazla ve iyi olmuş. Özellikle yerden çıkan dev yaratıklı sahne aklılda kalıcıydı. Jeff Bridges ile Ben Barnes arasındaki atışmalar (komedi bakımından iyi ve bu atışmalar filmde birkaç kere daha geçiyor) ve efektler başarılıydı. Oyunculuklar: Julianne Moore, yine başarılı oynayarak iyi bir kötü karakter yaratmış. Jeff Bridges ise son zamanlarda başarısız filmlerde rol alsa da, bu film ile çıtasını biraz yükseltmiş. Ben Barnes biraz hafif kalmış ama iyi oyunculuk sergilemiş. Kit Harrington’ı ise Game Of Thrones’dan tanıyoruz. Bu filmde de şaşırtıcı ama kısa bir rolde yer almış. Yani onun için filme gitmenizi pek tavsiye etmiyorum. Djimon Hounsou ise oyunculuktan ziyade daha çok aksiyon olarak ön safhada yer almış. Aslında film izlettiriyor da ben puanımı düşük verdim. Çünkü senaryo açısından pek bir şey yoktu ve senaryo da filmin bel kemiğini oluşturuyor zaten. Ama efektler ve filmin ikinci yarısı işi biraz olsun kurtarıyor ve ortaya eğlenceli bir seyirlik çıkıyor. Yani puanıma fazla aldanmayın, eğlenceli ve kafa dağıtmak amaçlı ve senaryoya önem vermeden iyi bir fantastik-aksiyon filmi arıyorsanız, size bu filmi rahatlıkla tavisye ederim. Ama Açlık Oyunları, Labirent: Ölümcül Kaçış gibi teenage tarzı bir film ve senaryosu başarılı olan bir film bekliyorsanız bu filmi izleyebilirsiniz. Ama beklentinizi çok düşük tutmanızı tavsiye ederim, ortaya daha iyi bir seyirlik çıkıyor. İyi seyirler. Not: Filmi evde izlemenizi tavsiye ederim ama sinemada izleyecekseniz eğer 3D olarak izleyin. Filmin 3D’si başarılıydı bence.
0
11,761
hayaletler mekan değiştirmeye devam ediyor.bu kez de bir deniz altındaki insanlara musallat oluyorlar.kaçacak yer yok.güzel bir gerilim filmi olmuş
1
11,762
Yorum yapmak istemiyorum..
0
11,763
Beklentilerimin kesinlikle altında çıkan bir et üzerinden okuduğum birkaç yorumda filmi abartmışlar da abartmışlar halbuki filmin öyle abartılacak bir yanı yok hatta vasat bir film bile baştan sona çok ağır bir tempoda ilerliyor hatta uyukladığım sahneler bile oldu o derece ağır ve gereksiz sahneleri olan bir film,benim normalde ağır filmlere karşı hiç önyargım olmaz ama bu filmi izlerken gerçekten çok sıkıldım,kimse gelipte şimdi buraya entelektüel gözükmeye çalışmasın,eğer film şiddet'e karşı bir eleştiride bulunuyorsa bile çok yavan bir şekilde bulunuyor altı üstü bir veya iki şiddet içerikli sahne ve başroldeki çocuğun vurdumduymaz tavrı yüzünden filmi havalara çıkarıp harika film demeye gerek filmi beğenmedim her ne kadar oyunculuklar iyi olsada filmin temasının iyi işlendiğini düşünmüyorum ve vasat bir film olduğunu düşünüyorum,hem çok ağır hem de doğru düzgün etkileyici birkaç sahne dışında bomboş bir film fakat filmin sonu gerçekten başarılı olmuş onu da söylemeden geçmemeliyim. 5.5/10
0
11,764
Benny’nin Videosu filmi, Michael Haneke’nin Duygusal Buzlaşma Üçlemesinin ikincisi olarak Yedinci Kıta filminin sonu ile bağlantı kurarak açılıyor. Görüntünün olmadığı, beyaz cızırtılı ekranın domuzun öldürülmesinden sonra karşımıza çıkışı aslında bizim ne tür bir film seyredeceğimizi inceden inceye anlamamızı sağlıyor. Haneke bu filminde gene burjuvaziye ağır eleştiriler yapıyor, yerden yere vuruyor. Benny karakteri ise bunun için son derece biçilmiş kaftan. Son derece sığ bir karakter olan Benny için hayatındaki tek önemli olan şey, video kasetleridir. Benny, B tipi filmler kiralar ve de kendisi de çektiği filmleri başa sara sara izleyen bir kişidir. Zenginliğin getirdiği başıboşluğu ve Benny’nin gerçeklik duygusunu kaybedişini bizlere net bir şekilde gösteren Haneke, yüksek standardın yarattığı ruh hastalarını bir aile üzerinden mercek altına alır. Benny için hayat video kasetlerdeki gibidir ve de o, hem dışarıyı hem de içeriyi seyredebileceği 24 saat kaydeden bir kamera düzeneği kurmuştur. Bununla birlikte Haneke, sadece Avrupa kültürüne çuvaldızını batırmıyor, Amerikan kültürünün de bireyler üzerindeki etkisini gene Benny üzerinden bizlere sunuyor. Benny, okulda tipik Amerikan çocukları gibi uyuşturucu satar, okuldan sonraysa sürekli McDonalds’a uğrayıp bir şeyler alır. İşte Haneke burada Amerika-Avrupa ikilemini gözler önüne gizliden gizliye serer. Ve de bu ikilem içerisinde yüksek standart yaşantıya sahip olan çocukların aileleriyle olan iletişimsizliğini de bizlere göstererek Yedinci Kıta filminin izinden giderek bir ahlak eleştirisinde bulunmaktadır. Benny, bir gün sokakta tanıştığı bir kızı (Evi) evine pizza yemeye davet eder. İşte filmin kırılma anı da, kızın Benny’nin evine gelmesinden sonra gerçekleşir. Benny, tabancasını kıza gösterir ve de sonra bu tabanca üzerine konuşma başlar. O andan itibaren gergin dakikalar başlar. O gergin dakikalar, Benny’nin kızı o tabancayla doğru düzgün bir sebep görünürde yokken bir anda öldürmesiyle tavan yapar. Kız ölmüştür ve bu ölümden sonra bizler, klasik Haneke filmleri soğukluğunu net bir biçimde hissederiz. Benny, kızı öldürdükten sonra soğukkanlı davranışlarıyla adeta seyirciyi çıldırtırken, kızın ölümünden sonra buzdolabından çıkardığı dondurmayı yemeye başlar. Sonrasında vurdumduymaz bir şekilde odasında müzik dinlemeye başlar, o anda gözümüze, açık olan televizyon çarpar. Benny, bir yanda metal müzik dinlerken diğer yanda, arka planda açık olan televizyon haberleri, dünyanın gidişatını da tüm çıplaklığıyla gene bir ikilem yaratarak doğrulamaktadır. Bunun devamında ise önce kanlı kıyafetini yıkar, sonrasında Evi’den akan kanları temizler, üstünü çıkarır, çırılçıplak bir şekilde evde dolanır. Arkasından telefon çalar, arkadaşına akşamki konsere geleceğini söyler. Sonra video kamerasının karşısına geçer ve kendini kameraya alarak vücudunda kanlı bir tarafın olup olmadığına bakar ve bunun devamında Evi’nin cesedini kameraya almaya başlar. İşte bu sahne ile beraber, Benny’nin gerçek anlamda gerçeklik duygusunu kaybettiğini anlayabiliriz. Haneke’nin Benny üzerine yaptığı yorum da bunu net bir biçimde açıklar niteliktedir: “Çocuklar duygusal ya da entelektüel destek verilmeksizin televizyonun önünde bırakılırsa, onlar için Saraybosna’daki bir cesetle Terminatör’deki bir ceset arasında gerçeklik açısından bir fark kalmaz. Benny aslında ne yaptığının farkında değil çünkü videolarda tek yapmanız gereken filmleri geri almak, böylece ölen insanlar yeniden canlanır.” Bunun devamında Benny, cesedi bir torbaya koyarak dolaba sıkıştırır. Bu anda da Benny için Evi’nin ölümü karşısındaki bu soğukluğun asıl nedeni anlaşılır. Biraz önce dile getirdiğim gerçeklik duygusunu kaybedişi şöyle yorumlayabiliriz: Benny, cesedi bir torbaya koyarak dolaba sıkıştırır, çünkü bu olay Benny için videoyu geri sararak Evi’nin tekrar canlanacağına inanması kadar basit bir olaydır. Ertesi gün Benny, saçını berberde sıfıra vurdurur. Bu Benny’deki travmanın başlangıcına işarettir. Benny, hayatı daha da umursamaz bir noktaya gelmiştir. Ailesine ve arkadaşlarına karşı olan tavrı da bunu göstermektedir. Bunun devamında Benny’nin buzdolabından sütü alıp bardağa koymasından sonra sütün dökülmesi ve de Benny’nin bunun arkasından sütü silmesi son derece ince bir detaydır filmde. Bu anda Benny’nin sütü silmesine dikkat edelim. Benny, sütü silerken tıpkı Evi’nin akmış olan kanını temizlerken ki gibi temizler. Kanları temizleme sahnesindeki soğukluk devam etmektedir ve de devam eden bu soğukluk, Haneke’nin üçlemesini adlandırdığı “duygusal buzlaşma”nın gerçekleştiğine bir işarettir. Ailesine de yaşananları anlatan Benny, ailesine videoyu tekrar seyrettirir. Annesi normal olarak çaresiz bir yaklaşım içindeyken babasının soğukkanlı tavırları dikkat çekmektedir. Babası ile Benny’nin arasındaki diyalog ise son derece enteresan ve de önemlidir: -Neden bunu yaptın? -Neyi? (Baba şaşırarak bakar.) Bilmiyorum. Videoda nasıl olduğunu görmek istiyordum. Yani sanırım. -Ne nasıldı? (Bir sessizlik olur.) Evet. Ertesi gün apar topar Mısır’a bir haftalığına Benny ve annesi seyahate gider, babası ise o bir hafta içerisinde cesedi tamamen ortadan kaldırıp ondan kurtulacaktır. Babasının o bir hafta içerisinde yaptıklarının gösterilmemesi bizlere tipik bir Haneke filmini yansıtmaktadır. En büyük sürpriz ise, filmin sonunda karşımıza çıkmaktadır. Benny, polis karakoluna gidip suçunu itiraf eder ve sorgusundan sonra anne ve babası karakola getirilmişlerdir. Buradan anlayacağımız üzere Benny, karakola yalnız başına gelmiştir. Karşılaşmalarından sonra sadece tek bir kelime Benny’nin ağzından dökülür “Pardon!” Buradan anlayacağımız üzere Benny suçunu itiraf etmeye yalnız başına gelir çünkü ailesi onun bu suçunu itiraf etmesine muhakkak izin vermeyeceğini işaret etmektedir. En azından iki oya karşı bir oyla bu isteği reddedileceğini bildiğinden gizlice karakola gelmiştir. Ayrıca filmin sonunu metaforik bir şekilde inceleyecek olursak, Benny “Pardon” diyerek sorgudan çıkıp gitmiştir. Fakat nereye gittiği ise bizlere gösterilmez. İşte burada Haneke zekasını ortaya koyar ve de metaforik anlatımını son derece ironik bir biçimde bizlere yansıtır. Benny’nin sorguya çıkıp gitmesinden sonra annesi ve babası sorguya çağrılır. Ve film de annesi ve babası sorgudayken biter. Benny sorgudayken suçu hakkında “Ben yaptım” gibi bir ifade de hiç kullanmaz. Sanki suçu annesi ve babası işlemiş gibi bir hava da inceden hissedilmektedir. İşte sorgu sahnesini bahsettiğim gibi metaforik anlamda incelediğimiz zaman gerçek suçluların ebeveynler olduğunun altını çizmektedir Haneke. Şahşi düşüncem ise, Haneke’nin “Duygusal Buzlaşma Üçlemesi”nin en zayıf halkası olmasına karşın felsefi anlamda son derece önemli mesajları olan ve de Haneke’nin sinemasına olan ciddi sempatimi bir kat daha perçinleyen bu film, kimi sahneleriyle hafızalardan uzun süre silinmeyecek anlar ortaya koyuyor ve de tipik bir Haneke filminin bütün gerektirdiklerini kendi içerisinde barındırıyor. Karşımızda Yedinci Kıta kadar olmasa da, ona yakın derecede hazmı zor ve de rahatsız edicilik düzeyi tekrardan yukarıda olan bir film bulunurken Haneke, auteur’lük sıfatına ikinci filminde ulaşacak kadar kaliteli ve de farklı, özel bir iş daha tekrardan ortaya koyarken, sinemanın geleceği açısından umut vermekle birlikte, 1992 yılından günümüze kadar olan sürece baktığımızda, son derece doğru saptamalar ile de karşımıza çıktığını dile getirmek yanlış olmayacaktır. (bkz. Cem Garipoğlu)
1
11,765
Filmin kareleri,objeleri,ve oyuncuların halk içinden olması filme gerçeklik katmış. Ancak filmde geçen yabancı konuşmalar için altyazı gerekiyordu,bunu unuttularmı yoksa bilerekmi yapmadılar tartışılır. Belki Rum olsam anlardım ama ben türküm!
0
11,766
Yeşim Ustaoğlu'nun "Güneşe Yolculuk" filmini sinemada izlemiştim. Kısaca şunu söyleyebilirim 'masalsı gerçeklik' Film çok başarılıydı, bununda öyle olduğuna inanıyorum. Bende sabırsızlıkla bekliyorum.
1
11,767
güzel, kaliteli bir film. mükemmel bir flim değil fakat bir çok piyasa filmden iyi. izelenilmesini tavsiye ederim fakat kaliteli filmden anlayanlara.
0
11,768
Kandahar filmi, Afganistan gerçeğine kadınların penceresinden bakışı yansıtıyor.Filmin belgesel yanı ağırlıkta.Helikopterden atılan takma bacaklar ve sakat insanların koşuşu sahnesi iz bırakan ve acıtan görüntüler. Film, heyecan, aksiyon, güçlü kurgu, hikaye bekleyenlere tavsiye olunmaz. Dünyanın başka coğrafyalarında yaşamaya çalışan insanların, kadınların dramı yansıtılmış filmde. Afganistanın bitmeyen çilesi, savaş yorgunu ve mağduru insanları, geleneğin acımasız kurallarında hapsedilmiş Afgan kadınları...Film bakışlarımızı bu talihsiz ülkeye ve insanlarına çevirmeyi amaçlıyor.Bu bakımdan filmdeki bitmemişlik duygusu vs. hatalar arka planda kalıyor.Ortada tüm çıplaklığıyla çok acı bir Afganistan geçeği var. Başka dünyalara pencereler açmak, kulak vermek isteyenlere tavsiye ederim. 8/10
1
11,769
çok basit bir konu olmasına rağmen yönetmen farkı kendini açıkça ortaya koyuyor. film bittiğinde size filmi hatırlatacak çok şey farkediyordunuz hayatınızda. sarmal ilişkiler ve geçmiş gelecek üzerine güzel bir kıyaslamanın içerdiği film ,her ne kadar parıldayamasa da kendini izlettiriyor.izlenmeli... 7/10
0
11,770
çok güzeldi.hala bile keyifle izliyorum
0
11,771
şu arapca konusan adam olmasa, tamamen bagimsiz bir hikaye olarak kalsa daha iyi olurdu. Adam cinli vakalara mudahale ekibi gibi. Ayrica filmin sonunda dagin tepesinde supermen edasiyla dikilişi gereksizdi. Arapcadan da vazgecilsin artik. Ancak tabi ki Alper Mestci turk korku sinemasinin usta yonetmeni, hatta oncusu. Elestirsem de hayraniyiz elbet. Bu bolumde de gerilim hic azalmiyor, insani yerinden ziplatiyor. Oyunculuklar da cok iyi.
1
11,772
1
11,773
Filmi dün izledim.. siccin serisi zaten güzel bir seri, 6.si ise, gerek müzikleri yerinde kullanması, gerek şok etkisi yapan ani çıkışlı sahneleri ve oyuncu kadrosu ile harika bir film olmuş.. tebrik ederim..
1
11,774
1
11,775
1
11,776
İzlediğim en iyi yerli korku filmiydi. Gerek çekim teknikleri gerek senaryo gerek oyunculuklar diğer Türk korku filmleri ile kıyas bile kabul etmez. Kesinlikle kaçırmayın 10/10
1
11,777
Almadovar klasiklerinden biri..Her yönüyle insan portlerinin yanısıra ,o dönemin Madrid inin de portresini çizen yönetmen bunu hep yapıyor ve her seferinde daha çok sevdiriyor kendisini..Almadovar'ı tanıyor ve seviyorsanız mutlaka izleyin derim...
1
11,778
Bence Pedro Almodovar'ın bu filmde bize anlatmaya çalıştığı şey değişim... Film bitince damağımda çok güzel bir tat bıraktı. Sadece 5 ana karakter, çapraz ilişkiler ve raslantılarla örülmüş; hayatın işindeki değişimi anlatan bir film. Filmin başından sonuna doğru sadece karakterler değil ülke bile değişmiştir. Mesaj kaygısı biraz fazlaydı ama olsun izlenebilitesi kesinlikle olan bir film:)
1
11,779
hopkins in kusursuz oyunculugu oscarlıktı bence.bunu dısında filmde pek bişy bulamazsnız.tabi nixon ve kennedy nin kapışması.lincoln un basarılarını vurgulanması iyi işlenmiş.iyi seyirler
1
11,780
scooby doo filmi kesinlikle çok güzel ve çok eğlenceliydi..Bence tüm oyuncular iyiydi!Sarah'nın bi sahnesi wardı kapıyı açtı diye seviniyodu ya orda kopmuştum ben "oh yeah aha.." eheheh :p ayrıca bu filmle ilgili üzüldüğüm bi konu da yok değil!filmde Linda ve Sarah'nın öpüşme sahnesi olcakmış ama kaldırılmış..Yine bi "best kiss" ödülü iyi olurdu :p neyse..buakşam zaten kanal d bizimle payalşıyo bu filmi herkese iyi seyirler ;))
1
11,781
scooby çok suratsız bi köpek olmuş filmde ama şirin herneyse benim favorim çizgi filmdende olduğu gibi tabiki shaggy'di ama biraz daha helcanlı konuyla filmi hareketlendirebilirlerdi. yinede kendi çabında bi çok saçmalıığı olan, çizgi filmi hatrına izlenebilicek film....
0
11,782
izlerken eğlendiğim , çok güldüğüm bir filmdi ... çizgi dizilerini aratmıyordu :) ... 10/6 ...
0
11,783
hoş bi filmdi kevin bacon bekleneni veriyo oldukça eğlenceli sahneleri de vardı en az 2-3 kez izlenebilecek bir film
1
11,784
çoğu kisi bu filmin çok sıradan oldugunu düşünsede ben öyle olduguna inanmıyorum, amam kevin bacon gerçekten filmdeki gorunmeyen adamı oynamış yani oynamakda zorlanmamış oldugu kesin, film normalde zaten varlığı yokluğu bir olmayan bir insanın (ezik durumda, sessiz, gereksiz ve tepkisisz) bir anda görünmez olarak nasıl yaşadığını anlatıyor, boş zmanaınız varsa bence izleyebilrsizniz7/10
0
11,785
Gayet guzel bir filmdi.
1
11,786
kısa bir fragman ama ilginç bir film geliryomuş gibi bir his uyandı bende.Micheal Bay yapımcılığını üstlendiğine göre efekt ve aksiyon konusunda pek sıkıntı çekeceğimizi zannetmiyorum.umarım filmin geneline yayabilirler bu macerayı.
1
11,787
bence bu kadar uzun tutmaya gerek yoktu 100-110dakka olsaydı belkide müthiş bir film çıkardı olmadı ben bir çok yerinde sıkıldım...
0
11,788
Edgar Allen Poe,hiçbir işte dikiş tutturamayan,tamamen dibe vurmuş,alkolik biri olmasının yanında son derece zeki ve yaratıcı bir yazar.Şiirlerinden birinde Olbers paradoksunu çürüttüğü bile söyleniyor.Böyle bir adamı konu alan filmin senaryosunun,kahramanının adına yakışır şekilde zekice hazırlanmasını beklerdim.Kuzgun ise basit hikayesi ve sıradan kurgusuyla üst düzey bir film olmaktan çok uzak.Cusack'ın oyunculuğu fazlaca gösterişli ve süslü,bazı sahnelerde abartılı tonlamaları izlerken çok rahatsız etti.Sonuç olarak vasat denilebilecek bir yapım...5,5/10
0
11,789
Saldırgan bir film, garip bir espiri anlayışı var.
0
11,790
Imdp bu filme haksizlik yapmis bu film harika bir suc ve polisiye filmidir yalnizca yonetmenligi Bryan Fuller gibi suc filmlerinde yetenekli bir yonetmen alsaydi film Basyapit olurdu
1
11,791
"The Raven"ı birkaç farklı açıdan ele alabiliriz. Her şeyden bir polisiye-gerilim türü örneği. Film boyunca takip edilen bir katil ve onun ardında ipuçları bıraktığı cinayetleri var. Bu olayları birleştirerek finalde başarıya ulaşmaya çalışan bir dedektif var. Tabii burada dikkat çekici unsur Edgar Allan Poe'nun ve onun hikayelerinin filmin merkezinde oluşu. Poe'nun bütün eserlerini okumuş biri olarak bahsi geçen 4-5 efsane hikayesine hakimim ve onlara yapılan göndermeler de fena değildi. Ancak Cusack'ın Poe performansını pek beğenmedim. Zaten öteden beri yıldızımın pek barışmadığı bir aktördür John Cusack. Özellikle filmin ilk dakikalarında "rezil" bir insan olarak yansıtılan Poe, bunların bir kısmını veya benzerlerini gerçek hayatta yaşamış olması ihtimaline karşın, biraz daha "az rezil" yansıtılabilirdi diye düşünüyorum. Çok stereotip biri görünümünde. Dahi ama çatlak. Etrafındaki insanları sürekli ezen, onlara takılan, dalga geçen, iğneleyen, yeri geldiğinde sinirlenen, onları tersleyen, bencil, itici bir tip. Dediğim gibi tarihsel gerçeklere baktığımızda bunların bir kısmı doğru da olabilir. Ancak başlangıçtaki doku bu şekilde komediye kaçan değil de gerilim türüne daha uygun olarak, daha şık oluşturulabilirdi. Yine de film izlenebilir bir polisiye-gerilim. Vaat ettiği tek farklılık Poe. Hayranıysanız ve hikayelere göndermelerden haberiniz varsa daha bir keyifli gelecektir film. Onun dışında giriş-gelişme-sonuçta herhangi bir başka örneğe göre dikkat çekici bir unsur bulunmuyor.
0
11,792
vasat ın karşılığı bu olsa gerek.
0
11,793
H.G. Wells'in klasikleşmiş romanının günümüz versiyonuna adapte edilmiş bir Bilim-Kurgu,Gerilim.Filmi ilk sinemada izlediğimden bu yana düşüncelerimde hiçbir değişme hala olmadı.Görünmeyen Tehlike sadece mükemmel özel efektleri ve görünmez adamı oynayan Kevin Bacon'un performansı için seyredilebilecek bir gerilim.Onun dışında filmi heleki son yarım saatinde film saçmalamaya başlıyor ne yazık ki.Beğenmeyeceğiniz kesin ama film sizi fazlasıyla heycanlıdıracak.
0
11,794
bu film iptal olmamışmıydı :) izleyenler ve puan verenler bize biraz filmden bahsedebilirler mi :D
0
11,795
ya bence çok iyi bir film olmasini bekliyorum özellikle kenan imirzalioğlunun perfonmansini merak ediyorum..
1
11,796
Filmin posteri çok amatörce duruyor ama hadi hayırlısı.. fakat vasat bir yapımdan ileriye gidemiyeceğini düşünüyorum..
0
11,797
bu filmi izlemek isteyenler öncelikle bir nixon tarihine göz atsın öyle izlesin. çünkü amerikada nixon döneminde bilinenin aksine olayların perde arkasını göz önüne sunan birazda patton filmini anımsatan bir film
1
11,798
filmi izlerken cok etkılendım hele sean pennin dilsiz kız ıle tanısması ve tren ızleme gıbı bır zevki olmasına cok sasırdım ve guldum bence harıka bır fılm.
1
11,799
çok iyibir film bence de.tutup da sadece hamam sahnesine takılıp kalınmış olması bu film adına büyük haksızlık oldu ve hamamcılar derneği bile laf söyledi ya.müzikler,oyunculukar ve senaryo harikaydı.
1