Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
2,900
filmin başı ve sonu cok güzel ama arada cok duruyor. vasatın üstünde bir film
0
2,901
cok basarılı bır fılımdı gercekten kurgusu ıle anlatılısı ıtıbarıyle basarılı bır fılımdı..arsıvde yer alabılecek yıllar sonra ızledıgındede hoslanabılecegınız fılmn turlerınden...
1
2,902
kim ne derse desin film harikaydı.komik ve süper bi konusu var.oyuncuların performansıda mükemmel iyi bir senaryo güzel mekanlar ve harika bir film. sakın kaçırmayın...
1
2,903
Ben bu film konusunda tamamen nötr'üm. Bazı hoş sahneler dışında pek birşey yok.filmin sonunda gerçekten şaşırdım hiç beklemiodum.Bide rol thornton'a gerçekten çok yakışmış.
0
2,904
Bruce willisin en iyi filmi denebilir..Komedi ile karışık akıllıca planlanmış bir soygun ve aşk..Bu film herkese hitap ediyor denebilir.10/8
1
2,905
Bence bu puan bu filme az..Beğenilmicek bi yanı yok..En az 8 punı hakeder..Willis Anlıyo böle Filmlerden.. ;)..
1
2,906
Roller gerçekten iyi sergilenmiş. Ama konusu daha doğrusu Kate ile olan kısmı çok saçma olmuş. Aynı anda iki arkadaşla olması (Tabi bizim beylerde dert etmiyor bunu) çok saçmaydı. Yine de izlenebilir bir film.
0
2,907
Bruce Willis para kazanacak diye ben niye strese gireyim yaaa.. Bu film beni hayal kırıklığına uğrattı... :(
0
2,908
Film insanı alıp götürüyor, başka bir diyara... farklı yerlere, ağlatıyor... acıtıyor, içini yakıyor. Sadakatin değerini, sevginin sınırsızlığını ispatlıyor. Sonbahar özlemi çektiriyor, böylede olmaz dedirtiyor... Bu film Newyork'u sevdiriyor, bu film imkansız aşkı, yaşama tutunmayı ve sevgi için neler yapılabileceğini öğretiyor. Richard Gere ve Winona Ryder performanslarıyla bu filmi hafızalarınıza kazıyacak.
1
2,909
Kim ne derse desin valla bana çok güzel duygular yaşattı. Bence öükemmel bi filmdi. Bence herkes izlemeli...
1
2,910
Bugüne kadar izlediğim en iyi aşk flimlerinden biriydi 'winona ryder' ve 'richard gere' in oyunculukları tek kelimeyle harikaydı bu flimdede gördüğümüz gibi aşkın yaşı yoktur aşk her yaşta güzeldir.duygusal bir flim o kadar güzel ve gerçekçi yansıtmışlarki seyirciye flimin sonunda insanın içini acıtan boğazını düğüm düğüm yapan bi şey var neyse izlemenizi tavsiye ederim.
1
2,911
sweet november la pek bi alakası yok bu filmin gerçekten bence etkileyici film kötüde değil çok hoşş ben beğendim..
1
2,912
Başarılı bir, romantik-dram...
1
2,913
HARİKA BİR FİLMDİ..İRAN SİNEMASI BENİM FAVORİM...ARTIK..İRN SİNEMASINA BAYILIYORUM..
1
2,914
tek kelime ile harika bir film 20 haziran da gosterıme gırecekmıs ben bır festıvalde ızledım,tavsıye ederım,
0
2,915
kötü puanını hak etmeyen filmlerden biri daha.bir kere konu gerçekten ilgi çekici ve izlenmeye değer,zaten oldukça kısa bir film olduğu için de sıkılmaya vakit bile bulamıyorsunuz diyebilirim,ki zaten uzun bir film olsa da sıkmazdı.küçücük çocukların yeteneği ve masumiyeti karşısında şaşıracaksınız.aslında genel olarak hoş bir dram ancak kesinlikle izlenmesi gerekir de diyemiyorum bütün kalbimle.pişman etmeyeceği kesin sadece.
0
2,916
Makhmalbafların en küçüğünden soyadına yakışır güzellikte,kalbe dokunan bir film...
1
2,917
Çoğu sinema izleyicisi ve eleştirmen tarafından 2014'ün en iyi filmi ve son dönemdeki en iyi animasyon olarak lanse edilen The LEGO Movie birçok açıdan abartıldığı kadar iyi değildi. Diğer markalara ve kişilere atıp tutuyor diye bu filmi ''büyük bir kapitalizm eleştirisi'' olarak yorumlayan insanlar bile mevcut. Gereksiz yorumları bir kenara bırakıp LEGO'nun geri dönüşünü sağlayan 100 dakika süren bu reklam filmini yorumlamaya geçelim. Filmin ilk bölümlerinde hiçbir sahnede kahkaha atmadım, gülmedim, gülümsemedim ve hatta yanaklarım bile hareket etmedi. Kaşlarım çatık bir şekilde tıpkı Jump Street filmlerinde olduğu gibi bu mu mizah? dedim kendi kendime. İşin kötü tarafı içinde onlarca başarısız güldürme çabası olmasına rağmen Jump Street'ler beyni hiç yormuyordu. Ancak bu film Lord ve Miller'ın önceki filmlerinde olduğu gibi onlarca kötü espri denemesi dışında epilepsi krizlerini bile tetikleyebilecek renkleri, parlaklığı ve devinimi bünyesinde barındırıyor. Bir animasyonun beni bu kadar yorduğuna ilk defa tanık oldum. Son derece olumsuz ilerleyen filmin ikinci yarısında sahne alan DC Comics'in ve Star Wars'un yıldızları deyim yerindeyse filmi ipten aldı. Filmin ana karakteri Emmet'ın hiçbir özel gücü, yeteneği ve yaratıcılığı yoktu. Kahramanlık vasıflarını bünyesinde bulunduran asıl kişi ona bu yolda yardımcı olan Wyldstyle'dı. Bu iki gence eğitmen ve yol gösterici rolündeki Vitruvius'u ve esprili, şımarık, bencil ve zengin olan kötü karakterimiz Lord Business'ı ekleyelim. Bu 4 karakter size herhangi bir şeyi anımsattı mı? İpucu vereyim, Matthew Vaughn'un Kick-Ass'ini mesela? Bu durumda gerek ana karakterleri, gerek bundan önce bahsettiğim gibi kalitesiz mizah anlayışıyla The LEGO Movie'nin kötü bir film olmasını engelleyen DC Comics karakterlerine bir kez daha teşekkür edelim. Kayda değer 2-3 karakter ve bazı sahneler (spaceship!) dışında filmin son sahnesi ve Little Big Planet benzerlikleri filmin hoşuma giden taraflarıydı. Hedef kitlesinin çocuklar olduğunu ve asıl amacın o çocuklara LEGO aldırmak olduğunu varsayarsak 100 dakikalık bu reklam filmi arzuladığı başarıya ulaşmıştır. Unutulmaya yüz tutmuş LEGO firması, satışlarından da belli olduğu üzere eski günlerine geri dönmüştür. Filmin içinde sıkça tekrarlanan Everything is Awesome adlı şarkının en çok indirilenler listelerinde 1 numaraya kadar yükselmesi ve The LEGO Movie'nin yalnızca animasyon dalında değil tüm dallarda adaylıklar ve ödüller elde etmesi gerektiğini söyleyenleri düşünürsek, bu film aslında boyundan büyük işlere kalkışmış ve korkarım ki bu yolda oldukça başarılı olmuştur. Sonuç; Phil Lord, Chris Miller ve tüketiciler sayesinde LEGO'nun cebi doldu. LEGO ve tüketiciler sayesinde Phil Lord ve Chris Miller'ın cebi doldu. İzleyiciler tüketmekten ve bu işin bir parçası olmaktan dolayı memnun. E bu durumda siz de durmayın. İsteneni yapın ve tüketin çocuklar! Unutmayın, LEGO'larla her şeyi yapabilirsiniz. Onlarla yepyeni bir dünya yaratabilirsiniz. Zeki ya da yaratıcı olmamıza bile gerek yok. Bu filmde hoşunuza giden her şeyi yapmak için yalnızca LEGO satın almanız yeterli, teşekkürler.
0
2,918
Film benim umduğumdan çok farklı çıktı. Büyüklerin ve özellikle de küçüklerin çok eğlenebilecekleri bir film olmuş. Bu filmi animasyon, komedi ve özellikle de Lego sevenlerin çok kolaylıkla beğenecekleri bir film çıkmış ortaya. Yer yer gülmekten yerlere yatıran esprileri de var tabii. Ben şahsen çok eğlendim filmde. Oldukça özgün, eğlenceli, yaratıcı ve oldukça aksiyonlu bir film çıkmış ortaya. Sonuç olarak da ortaya başarılı bir animasyon çıkmış. Bu haftanın eğlenceli ve başarılı filmlerinden. Son olarak da şunu ekleyeceğim: Filmin orjinal seslendirme kadrosunda bir sürü ünlü isim var ve bu film Türkiye'ye sadece dublajlı gelince ben biraz hayal kırıklığına uğramıştım ama filmdeki Türkçe seslendirme kadrosunu ben ben başarılı buldum. Tavsiye ederim. 4/5
1
2,919
Çok hızlı dialoglar sizi rahatsız etse de ilginç ve eğlenceli bir filmdi. Sonunu iyi bağlamışlar.
0
2,920
Yönetmenin en özgün filmi.Farklı karakterlerin dünyalarına bir bakış..Apayrı insanların bile yaşamdan duydukları ortak kaygıları vardır.Film aynı zamanda günümüz toplumuna yarı eleştirel bir gözle bakıyor.De Niro ve Hoffman ikilisinin oyunculukları taktiri hakediyor.İzlenmesi gerekli bir film
1
2,921
hakikaten adı gibi flawless bir film philip semour hofman ı hep sevmiş başarılı bulmuşumdur ama bu filmde gerçekten farkını bi kez daha ortaya koydu robert de niro nun da hakkını yemek olmaz tabi, filmin konusu da çok güzel iki zıt insanın da dost olabileceğini gösteriyor defalarca izlenilebilecek bir film
1
2,922
puanı gerçekten çok az de niro nun oyunculuğu harika konusuda çok iyi kesinlikle izlenmeli 10/10
1
2,923
Konu bilindik Amerika-Rusya çekişmesi, ajanlar, ihanet vs vs. Bu konuda çok çok daha iyilerini zaten yıllardır biliyor,izliyoruz. Filme sadece, Angelina Jolieyi atlarken, uçarken,dövüşürken,adam öldürürken, dayak yerken seyretmeye bayılıyorum diyenler giderse oldukça memnun kalacaklar, eğleneceklerdir. Ancak Wanted filmindeki ya da Mr&Mrs. Smithdeki gibi bir Angelina beklemeyin. Burada o kadar eğlenceli ve güzel değil. Hatta bence artık dövüşmese ve başka tarzda filmlerde rol almaya başlasa ne kadar iyi olacak. Neyse uzatmadan, bu filme Jolie için gidebilirsiniz ama aksiyon ve o, filmi ortalamanın üstüne çıkarmaya yetmiyor. Gitmeseniz de olur bu filme.
0
2,924
izle unut.. ama güzel vakit geçirisin =)
0
2,925
eğer sizdede benim gibi mars fantazisi varsa kaçırmayın.
1
2,926
bmuhtesem bir film.ben cok beğendim.ilk defa bir cd nin orjinalini bu filmde almıstım.izlemediyseniz mutlaka izleyin.beyazperde puanı nden bu kada dusuk onuda anlamıs değilim
1
2,927
film genel anlamda cok iyi.olusturulan atmosfer heyecan verici.film nereden nereye sürüklendi hayret ettim.yönetmenin en iyilerinden.
1
2,928
Nereden başlasam bilemiyorum,yıllar geçmesine rağmen teknoloji ilerledi,büyük bütçeli yapımlar yapılıyor ancak bu filmlerin tadını hiçbiri seyirciye veremiyor.Usta gene klasını konuşturmuş,favori oyuncularından James Stewart karizmasıyla filme renk katıyor,başından itibaren atmosfer sizi içine çekiyor ve merak uyandırıyor tıpkı diğer Hitchcock filmlerindeki gibi ancak sonu daha farklı olabilirmiş biraz aceleye getirilmiş havası yaratıyor nedense bu hissi Strangers on a train filminde de yaşamıştım sonuçta bir klasik 1956 yılında çekildiği dikkate alınmalı diye düşünüyorum
1
2,929
ya hitchcock la stewart bi araya gelince hep böyle harika şeyler ortaya çıkıyo..tıpkı vertigo ve rear window daki gibi...3 kez izledim,süper..
1
2,930
daha 5. dakikadan itibaren gizemin başladığı müthiş bir hithcock klasiği kesinlikle yönetmenin en iyi 10 filmi içerisine girer...Görüntü muhteşem ve çok estetik bir klasikti ben çok beğendim
1
2,931
5 dalda oscar adayı, 2 oscar ödüllü, Bafta ve Cannes gibi pek çok uluslararası yarışmada ödül kazanmış olan"Z" Yunanistan'da yaşanmış gercek bir hikayeden alınmıştır. Yunanistanda o dönemde yasanalara uzaksanız senaryoda başluklar var hissine varmanız normal. Film tarihi dram tadında Çok önemli bir Costa Gavras filmi olup yönetmeni ustalaştıran eserlerden biridir. sinema tarihi edinmeye calışan herkese tavsiye edilir. mutlaka izleyin.
1
2,932
Siyasi filmlerden hoşlanan izlesin,diğerleri izlemese deolur..ilk 45dksı çok iyiydi gerisi bilindik hikaye..7/10
0
2,933
biraz fazla uzun olsada sarıyo turune gore ıyı sakin kafayla izlenebilir :)
0
2,934
1 martta Los Angeles da galası yapılan bizde ise hangi tarihte gireceği belli olmayan güzel ve merakla beklediğim film...
1
2,935
Kötülerin kazandığı bir film izliyoruz
1
2,936
İlk yarısı itibariyle bir hayli sıkıcı ve sadece seyirciye hikaye anlatmayı tercih eden bir film olmasına rağmen ikinci yarıda gerilimin ve maceranın artmasıyla birlikte zevkle seyredilebilecek bir polisiye gerilim özellikle Jake Gylenhall müthiş oynamış.
0
2,937
Film gerçek bi hikayeden alıntı olduğu için sonunu heyecanla beklemeyebilirsiniz. Genel anlamda güzel heyecanlı bir film, fakat bazen diyaloglar fazla uzun ve bayık olabilmiş. Gidin görün beğenirsiniz,fakat tek olumsuz kısmı film 1,5-2 saatte bitirebilecekken 3-3,5 saate bitirilmiş.
1
2,938
açıkçası beklentimin altında bir filmdi,öncelikle fazla uzun ve bir noktadan sonra seyirciyi koparıyor,olaylar sürekli arapsaçı olup çözülüyor ama aslında çözülmemiş oluyor ya da en baştaki çözüm zaten doğruymuş da boşuna uğraşılmış falan filan derken hem seyirciyi yoruyor,hem de amacından sapıyor,anlamsız ön plana çıkmalar da can sıkıcı,özellikle karikatürist.yanıma kar kalan robert downey in harika performansı,ben bu adamı çoook seviyorum ya...
0
2,939
Duvarlari yikmayan , küçük sempatik eglencelik bir film ...
0
2,940
vasat bir film, izlenebilir ama kaçirsaniz da olur
0
2,941
güzel eğlenceli bi gençlik filmi olmuş.İzlerseniz emin olun pişman olmazsınız...bu kadınlardan korkulur valla
1
2,942
Hiç ummadığım kadar keyifle izledim.klasik ama tatlı...
1
2,943
ben sanki bunu 94 vea 95 yılında çıktı die hatırlırm çünkü bunun filmine gitmistim ben ilk gittim sinema filmiydi "ariel" o yüsden hiç ama hiç unutumamam. belkide baska bi ariel dir ama emn diilm. o gittm ariel çok güze gelmisti o zaman bana. belkide ilk defa sinemaya gittimden çok büyüleici gelmistir bilmem ama ozaman çok sevdimi hatırlıorm:D
1
2,944
Taraflı medyamızın doğu illerimize uyguladığı sansürden sıyrılmış güzel bir film.
1
2,945
bence bütün herkesin bu filmi ve boyle fılmlerı izlemesi gerekir. biraz daa ii olabılırdi ama bence güseldi..:)
1
2,946
film den çok bir belgesel; oyunculuk olmadığı??(öğretmen ve çocukların rol yaptığını sanmıyorum) için yorum yapmak biraz zor ama gerçekçilik açısından çok iyi. Sanki sınıfa bir kamera konmuş ve oluruna bırakılmış.
0
2,947
günümüz de yaşanan gerçek ve bir o kadar da fazla görülen bir olayı konu almış.. ben bir öğretmen olarak bu gibi filmlerin azlığından yakınıp merakla vizyona girmesini bekliyorum..
0
2,948
bir öğretmen olarak ben de aynı sıkıntıları yaşadım bazen.fragmanı izleyince dedim ki beni anlatmış aynı;)
1
2,949
film harika.. gerçekten ne beklersiniz ki bir film den bu film beklentilerinizi boşa çıkarmayacak konusunun en iyi örneklerinden
1
2,950
oldukça iyi .. film müziklerine dikkat.. benim favorom kanye west-stronger .. seviceksiniz ..
0
2,951
Bir animede olmasi gereken herseye fazlasiyla sahip,fantastik karakterler,kan,siddet,cinsellik...Çizimler,dövüs sahneleri inanilmaz güzel.Filmdeki özel ninjalarin her birinden ayri ayri film olur.Arsivinizde mutlaka bulunsun...9/10
1
2,952
cube testere karması kişiliksiz bir film olmus özgün bir kurgu yok ama çakma cube olarak izlenebilir
0
2,953
İzlerken bana da küp flmini anımsattı ama burda zeka isteyen problem cozumlerının olması ve herkesın bı sekılde bırbırıyle bağlantılı olması küpfilmine gore artılarıydı.Film zaten kısa suruyor ve zamanın nasıl akıp gectığını anlamıyorsunuz sıkılan ınsanları anlayamıyorum doğrusu. genc oyuncunun oyunculukları da bence gayet basarılıydı.Filmin sonunda en genc olanın sorduğu "Tezleri suya attın 250 yıldır cozulemeyen sorunun cevabıydı bunu dunyaya nasıl yaparsın" sorusuna Pascal ın etrafına bakınıp "Dünyada değişen hıç bir şey olmadı" cevabı superdı:) 10/10 ii seyirler...
1
2,954
şimdi sormak lazım.son dönem gerilim filmelerin de gelinen nokta nedir'beklentilar nedir'filmin puanına bakılırsa film pek beğenilmemiş,beklentiler karşılanmamış.merak ediyorum bu filme puan verenlerin kaçı bu filmi izlemiş'eyer filmi bir solukta üstün körü izleerseniz tabiki film isediklerinizi vermeyebilir.ama filmin biraz ayrıntısına inerseniz değinilen hipotezlerin ne anlama geldini bilirseniz,adı geçenn kişelerin biyoğrafisi hakkın da azıcık bir bilginiz olursa eminim filme bakışınız da değinecektir.filmde eleştirilecek konular elbet var ama burada yazılan konuların hiç biri filmin eleştirirlecek noktaların da değilller.filz izleme kültürü bu kadar basite indirgenmemeli.yapılan yorumlar bu kadar basit olmamalı sinemanın seviyesi bu kadar düşmemeli!!!unutulmamamlı bi çok insan sizin verdiğiniz puanlardan yaptığınız yorumlardan ötürü film hakkında bir fikir ediniyor.bu nedenle biraz daha özen gösterilmesi gerekiyor diyorum ve filmin gerilim sevenlere tavsiye ediyorum puan konusuna gelince 8/10
1
2,955
filmin konusu ilgimi çekmişti ve içgüdüsel olarak beğeneceğimi tahmin ediyordum ancak bu kadar güzel olduğunu düşünemezdim.film kısacık süresi içinde sizlere sade ama sonuna kadar izlenebilir ve etkili bir anlatım sunuyor,o kadar karmaşaya rağmen her sorunun cevabını veriyor, havada kalan bir şey yok,pek çok sürprizle şaşırtıyor sizleri.üstelik buradaki sürprizler için dünya üzerindeki tek sinema izleyicisi bile "filmin ortalarında tahmin etmiştim,sürprizi kalmadı" gibi cümleler kuramaz.beklenmedik pek çok olay var gerçekten özellikle finale doğru.oyuncular çok uyumlu seçilmiş,mekan iyi kullanılmış.sonuçta arka planda kalmış ancak bana göre kesinlikle kaliteli bir yapı ortaya çıkmış.bu tarz gizem hikayelerini ve bilmeceleri sevenler kesinlikle memnun kalacaktır.içtenlikle öneriyorum fermats roomu.başarılı.
1
2,956
bir dakika bile sıkılmadan izlediğim bir filmdi. konusu testereye benzesede filmde hiçbi şiddet sahnesi yok. çok memnun kalınmasada izlenesi bir psikolojik gerilim.
0
2,957
Neden bu kadar az sinemada gösterimde:(
0
2,958
Genel olarak film odanın içinde geçsede sürükleyici bir senaryosu var,mantık sorularını kavrayana kadar ,hızlı geçişler olduğundan insan kopuyor bir noktada filimden, sonra birdaha bağlanıyor.Matematik ve fizikle arası iyi olanlar için güzel bir film tadı vericektir,malesef ben aynı tadı pek alamadım.
0
2,959
Tüm oyun serilerini oynamış biri olarak söyleyebilirim ki konu kısa tutulmuş çünkü bu bir başlangıç filmi. devamı kesinlikle gelecektir. Assassin's Creed oynayanlar veya hikayelerini okuyanlar bilir ki çok farklı bir kurgu ve tema ile seri başlayacak. tavsiyem kesinlikle gidin.
1
2,960
Ünlü video oyunundan uyarlanmış Assassin's Creed'in başrolünde çok başarılı bulduğum Michael Fassbender, Marion Cottilard ve Jeremy Irons var. Ve filmin yönetmeni de, geçen yıl Fassbender'la Cottilard'ın başrolünde olduğu Macbeth'in yönetmeni aynı zamanda. Warcraft'ın gösterdiği başarıdan sonra Assassin's Creed'in video oyunlarından uyarlanmış filmler lanetini sonunda yıkacağını düşünüyordum. Çünkü şu ana kadar hiç iyi bir video oyunundan uyarlanmış bir film göremedik. Warcraft eğlenceli sayılırdı ama gerçekten herkes tarafından sevilebilecek bir film değildi açıkçası. Bu yüzden Assassin's Creed'in gelmiş geçmiş en iyi video oyunu filmi olacağını düşünüyordum. Film hakkında pek heyecanlı olmasam da buna inanıyordum doğrusu. Ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu lanet uzun bir süre daha sürecek gibi duruyor çünkü Assassin's Creed gerçekten de büyük bir hayal kırıklığı. Filmin anlattığı üzere konu şöyle: "Ailesinden gelen suikastçi kanını barındıran Callum Lynch (Michael Fassbender), işlediği bir suç yüzünden idam edilir. Fakat aslında ölmemiştir çünkü Lynch, kimsenin varlığını bile bilmediği bir tesisin içinde uyanır. Bu tesisin adı Abstergo'dur ve bunun başında Rikkin (Jeremy Irons) vardır. Ve Rikkin'in amacı, kızı Sofia'nın (Marion Cottilard) tüm dünyadan şiddeti silebilecek "Cennetin Elması"nı bulması ve böylece Nobel ödülünü almaktır. Bu yüzden Lynch'i Animus adlı bir makineye bağlarlar ve burada Lynch, atalarından Aguliar'ın anılarına bağlanıp "Cennetin Elması"nı bulmaya çalışır. Ve tüm dünyadan şiddeti yok etmek için de şiddet kullanacaktır." Gerçekten de konu bu! Ve film bundan sonra o kadar sıkıcı bir hal alıyor ki, inanamazsınız. Yahu, bu film Assassin's Creed'den uyarlanmış! Bu filmin elinde bir altın madeni var resmen. Ben bile oyunları bir süre oynamıştım ve her ne kadar bayılmasam da, oynarken eğlenmiştim. Bu filmse, oyunun yarattığı bütün eğlenceyi yok ediyor ve bunun yerine gereğinden fazla ciddi, sıkıcı, kimsenin görmek istemeyeceği bir işe imza atıyor. Madem filmin bir sürü kötü yanı var, bunlara girmeden önce filmin iyi yanlarından başlayayım. Fassbender, Cottilard ve Irons, bu eldeki materyalden en iyisini çıkarmaya çalışmışlar. Bu oyuncuların performansları ortalamaydı ama filmi izlerken bu oyuncuların çabasını takdir ettim doğrusu. Görsel efektler fena değildi, oyunun dışında hikayeye eklenmiş olan ufak fikirleri ilginç buldum. Ve filmin geçmişte geçen sahneleri idare ederdi benim için. Ve eğer filmin %90'ı geçmişte geçseydi, ortaya gerçekten de eğlenceli bir iş çıkabilirdi ama maalesef, film onu bile becerememiş. Ve bu da beni filmin kötü yanlarına getiriyor. Şimdi de biraz onlardan konuşalım. 1-) Film, hikayenin dengesini bir türlü sağlayamamış. İlginçtir ki, herkesin nefret ettiği konudan benim ta Haziran 2016'da olmuştu. Filmin yönetmeni Justin Kurzel'in bir röportajında filmin %60'ının günümüzde, %40'ının geçmişte geçeceğini öğrenip bunun ne kadar cesur bir karar olduğunu ve film ekibinin gerçekten ne yaptığını bildiğini düşünmüştüm. Yanılmışım. Film ekibinin ne yaptığı hakkında hiçbir fikrim yok. Çünkü bu film neredeyse kimseye hitap etmiyor. Eğer oyunları oynadıysanız bu filmden nefret edeceksiniz çünkü ne elde tutulur bir senaryo ne de eğlenceli bir aksiyon filmi var. Eğer normal bir izleyiciyseniz filmi yetersiz bulacaksınız çünkü belli ki film bütün bu konuşma sahneleriyle uyarlanan oyuna bambaşka bir boyut getirmeye çalışıyor. Ama sorun şu; bu konuşma sahnelerinin çoğu senaryoya hiçbir şey eklememiş. Sırf süreyi uzatmak için boş boş konuşulmuş ve bunların hiçbiri bir yere varmıyor. Gerçekten! Filmin sonu, asla gelmeyecek bir devam filmine açık kapı bırakıyor. 2-) Aksiyon. Herkesin bu film hakkında en sevdiği yanının aksiyon olduğunu biliyorum. Ve ben de nefret etmedim doğrusu. Ama bu sahneler bir temeli olmadan çekildiğinden odaklanabileceğiniz tek şey, süre boyunca kulak zarınızı patlatabilecek şekilde gürültülü, patlamalı sahnelerdi. Eğer bu filme sadece bu amaçla gidiyorsanız filmi belki ortalama bulabilirsiniz. Ben şahsen daha fazlasını bekliyordum. Yalnız hakkını yememek lazım, eğer aksiyon sahneleri bu kadar gürültülü olmasaydı filmi izlerken uyuyabilirdim. Taken 2, Colombiana ve Transporter 3 gibi kırpılmış, hiçbir şey anlaşılmayan aksiyon sahnelerini hatırladım bu filmi izlerken. Her ne kadar ortada başarılı efektler ve etkileyici dövüş kareografileri olsa da film bunları bir türlü olması gerektiği gibi gösterememiş. Bu konudaki en büyük sıkıntımsa aksiyonun az olması. Bu sahnelerin iyi olmadığını biliyorum ama koca filmde Callum Lynch'in sadece 3 kere Animus'a girdiğini görüyoruz. 3! Bu sahneler iyi olmamasına rağmen hiç olmazsa biraz sürükleyiciydi. Onun yerine film bize daha fazla konuşma sahneleri veriyor. 3-) Kan. Assassin's Creed'in oyunlarının yaş sınırlarının 18+ olduğunu biliyorsunuz. Şiddetin ve kanın eksik olmadığı bu oyunlar dolu doluyken bu filmse 15+ olmamak için bütün kanı gizlemeye çalışmış. Mesela filmin bir sahnesinde bir kişiye bir şey oluyor. Bunun sonucunda da yerin kan gölü olması gerekirken sadece mini minnacık ve kırmızı olmasın diye de üzerinden siyahla geçilmiş bir kan gözüküyor. Bu yüzden de keşke yapımcılar bir kez olsun gişeyi düşünmeden, orijinal oyuna saygı gösteren ve hiç olmazsa gerçekçi bir iş hazırlasaymış dedirtiyor. 4-) Filmdeki hiçbir şey mantıklı değil. Biliyorum, tamamen fantastik bir aksiyon filminde mantık ne gezer? Hayır, ondan bahsetmiyorum. Yukarıda, filmin konusunu yazarken dediğim "şiddeti yok etmek için şiddet kullanıyorlar" tarzından bahsediyorum. Hatta size bir örnek vereyim: Filmde Lynch'in Animus'a bağlıyken geçmişte yaptığı bütün dövüş hareketlerini günümüzde de yaptığını görüyoruz. Geçmişte bir binaya tırmanırken günümüzde o sırada odanın duvarına tırmanıyor mesela. Ama film bunu sadece aşırı havalı sahnelerde gösteriyor. Benim merak ettiğim şey şu; Lynch geçmişte düz bir çizgide koşarken günümüzde ne yapıyor? Bulunduğu odada daire falan mı çiziyor? Hiç mantıklı değil ki! Kısacası, Assassin's Creed gerçekten de büyük bir hayal kırıklığıydı. Bir oyun uyarlaması olarak çalışmıyor, normal bir film olarak da öyle. Eğer yaklaşık 2 saatinizi harcayacağınız, boş diyaloglarla ve yetersiz aksiyonla donatılmış bir film arıyorsanız, belki Assassin's Creed'i sevebilirsiniz. Ama ben bu filmi bir daha izleyebileceğimi asla düşünemiyorum. Tercih sizin. FİLMİN İYİ YANLARI: + Oyuncu kadrosunun gerçekten deniyor olması. + Başarılı kareografi, aksiyon sahneleri... FİLMİN KÖTÜ YANLARI: - Zayıf editleme şekliyle ve kamera açılarıyla yok olmuş. - Hiç bir yere varmayan, boş diyaloglar. - Filmin bir türlü istediği tonu tutturamamış olması. - Kendisini gereğinden fazla ciddiye alması. - Sonunun yarım bırakılması. TOPLAM PUAN: 3/10
0
2,961
Harika bir film gerçekten güzel bir yapım olmuş sıkılmadan sonuna kadar izledim 2.si gelirse güzel olur..
1
2,962
Öncelikle giriş ve gelişme bölümleri idare eder seviyesindeyken sonunu anlamsız bitirmeleri fikrimce 2.filme odak vermek için yapıldı.Oyununu oynamayan bireyler için hikayesi kesik kesik anlatılan bir yapım olmus sanki acele acele çekip sunmuşlar gibiydi filmin bu kadar güzel konusu varken nasıl filmi batırılar aynı the last man on earth dizisi gibi 2.filmde g.ü...
0
2,963
Kesinlikle izlenmesi gereken süper bir film. İmdb puanı çok daha yüksek olmalı. Bir an bile tempo düşmüyor.
1
2,964
Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır. Tamam kabul ediyorum, klasik genç aşık filmlerinden değil. Ama bu kadar da abartılacak film de değil. Özellikle Imdb puanı beni şoka soktu. Fazla abartılmış geldi bana. Tamam çocuğun hikayesi farklı güzel işlenmiş ama ağır bir film bir kere. Ve öyle çokta bir akıcılığı yok. İlla da izlenmesi gerekir denebilecek bir film değil. Kötü demiyorum ama çokta iyi değil. Oyunculuklar iyiydi mesela. 3 başrol oyuncusu da hakkını vermiş rollerinin. Klasik bir ergen filmi değil ama çokta fazlası da değil. İyi seyirler... 7.2/10
0
2,965
Böyle lüzumsuz bi film hic izlemedim heralde.Fantastik desen fantastik degil bilim kurgu desen bilim kurgu degil.Bi kere kurgusu yoktu filmin.İzledigim 2saate verdigim zamana acıyorum zira bi sure sonra komedi filmi gibi dusunmeye calistim bayagi da basardigimi soyleyebilirim.o kadar sacma bi filmdi yani
0
2,966
boğazımda bir yumruyla izlediğim filmdir. charlie benim yapamadığım, yapmaya cesaret edemediğim her şeyi yapar, atamadığım her adımı atıp kendisini başka bir dünyaya, kendisininkinden çok uzak gözüken bir dünyaya bırakırken ben boğazımdaki yumruyla hayranlıkla onu izledim. müziğe önem veren, hatta müziği anlayan işleri hep çok sevmişimdir. filmin bu noktada da beni fethettiğini söylemem gerek. ezra miller başta olmak üzere herkesin şahane oyunculuğu bu güzel hikayeye eklenince... gerçekten de kaçırılmaması gereken bir deneyim olmuş. uzun zamandır bir filme bu kadar kendimi vermemiştim. tekrar izleyeceğim zamanı iple çekiyorum. neden kimseyi kurtaramayız? çok güzel bir soru yahu! cevap?.. stephen chbosky'nin ergenlik çağında yaşanan kafa karışıklığı, sinir, mutluluk, travma ve daha bir sürü durumu büyük bir samimiyet ve sadelikle kitabın kahramanı charlie'nin kaleminden çıkmış mektuplarla anlattığı roman. yetmemiş olacak ki (iyi ki yetmemiş) bir de üzerine senaryosunu yazıp filmini de 13 yıl sonra çekmiştir. 1991'in ağustos ayında 15 yaşındaki charlie hiç tanımadığı bir yabancıya kendisini dinleyip anlayabileceğini umarak mektuplar yazmaya başlar. yazdığı kişinin kim olduğu ve charlie'nin neden "ona" yazdığının hiçbir önemi yoktur. lisedeki ilk yılından bir önceki gün başlayan mektuplar tüm seneyi kapsayacak şekilde devam etmektedir. zaten yalnız* ve asosyal biriyken bir de yakın zamanda ölmüş en yakın arkadaşının yarattığı şokun etkisi liseye başlarken charlie'nin endişelerini daha da arttırmaktadır. kısa sürede, tanıştığı son sınıf öğrencileri sam ve patrick ile hayatı değişmeye başlar. her ne kadar mektupları charlie yazıyor olsa da kitapta karşımıza sadece onun hayatı değil, neredeyse kitaptaki herkesin hayatı çıkmakta bu da kitabı daha da zenginleştirmektedir. charlie'nin çocukluğunda yaşadığı travmaları ve lisede yaşadığı olayların bünyesinde yarattığı etkileri güçlü bir samimiyetle yazdığı mektuplara aktarması kitabı çok kısa sürede bitirmeme sebep oldu. uzun zamandır kendimi bu kadar yakın hissettiğim, benzer yanlarımızı gördüğüm, bağ kurabildiğim, anlayabildiğim, ne anlatsa dinleyebileceğim bir roman karakteriyle karşılaşmamıştım. rahatlıkla söylenebilir ki charlie, sakin kimliğinin yanı sıra eşine az rastlanır bir dürüstlük ve anlayışa sahip. belki de bu üç unsurun yarattığı etki charlie'yi okuyucunun gözünde hiç görmediği, bilmediği ama hep istediği bir dost konumuna taşıyor. charlie'nin mektubu yazdığı kişiye duyduğu yakınlık bunla aynı paralelde midir, bu tartışabilir tabii ki. öte yandan charlie bu mektupları bana, çok değerli sana ve bu kitabı okuyan herkese yazıyor şeklinde de düşünebilir ve bu nedenle charlie ile aramızda oluşan bağın daha kuvvetlendiğine kanaat getirebiliriz. charlie'yi tanıdığım için çok memnun ve mutluyum. yazarın filme de el atması ise muhteşem bir casting'in ortaya çıkmasına sebep olmuş. her ne kadar film patrick üzerine beklediğim kadar yoğunlaşmasa da ezra miller* patrick karakteriyle de ne kadar yetenekli ve çok yönlü bir aktör olduğunu göstermeyi başarmış. emma watson ise saçlarını kısa kestirmesinin ve sade oyunculuğunun etkisiyle izleyicinin aklına film boyunca hermione granger'ı nadiren getirmektedir. logan lerman ise charlie için tam bir nokta atışıdır. hem kitapta hem de dolayısıyla filmde onlarca romana, filme ve şarkıya gönderme var, sadece ama sadece bu yönüyle insana 500 days of summer'ı hatırlatmaktadır
1
2,967
büyük beklentileri içine girilmemesi gereken bir film 4/10
0
2,968
The Perks Of Being Wallflower, bildiğimiz gençlik filmlerinden çok farklı. Biz normalde bu tarz filmleri daha çok komedi olarak bilirdik ve de sempatik. Filmin fragmanı da bunu onaylıyor. Ama bu filmi ise bu türde olan diğer filmlere göre daha eğlenceli ve dramatik buldum. Ayrıca filmde Amerikan kültürünün getirdiği şeyler fazlasıyla mevcut. Oralardan biraz puan düşüyor. Ayrıca bu film öyle büyük ve dikkat çekici bir film de değil sonuçta. Ama yine de film seyirci ile iyi bir bağ yakalamayı başarıyor. Bu arada filmin konusundan biraz bahsedeyim: “Charlie, hiç arkadaşı olmayan, tanınmayan birisidir ve liseye yeni başlamıştır. Charlie’nin kafasında hep “lisenin bitmesine son 1385 gün kaldı” düşüncesi vardır. Bir gün lise 3. sınıfta olan Patrick ve Sam ile tanışır. Patrick ve Sam sayesinde ortama kaynaşır ve iyi arkadaşlar edinir.” Evet, film bir süre böyle gidiyor ama daha sonra ilişkiler veya okuldan ayrılma, Charlie’nin küçüklüğünde yaşadığı olaylar falan da filmde dahil oluyor ve böylece ortaya dram-romantik türü de dahil oluyor. Filmin büyük bir kısmı da bunun üzerine kurulu zaten. Eğer konuyu geçip başa dönersem eğer, bu filmin seyirci ile bağlantı kurmasının en önemli nedeni elbette senaryonun iyi olan bazı noktaları ve etkileyici oyunculuklar. Senaryo kısmını geçtim, o kısım izlenince anlaşılır. Eğer senaryo ve oyunculuklar arasında bir seçim yapılacak olursa oyunculuk kesinlikle büyük bir fark ile kazanır. Başrol oyunculuklarına değineyim biraz. Logan Lerman, içine kapanık fakat bir o kadar da dost canlısı Charlie karakterini başarıyla canlandırmış. Azra Miller’ın karakteri Patrick ise filme iyi bir ritm katmış. Ama oyunculuklar arasında en dikkat çeken Harry Potter serisinden sonra bu film ile ön plana çıkan Emma Watson’ın Sam karakteri. Filmin önemli bir yükünü göğüslemiş Emma. Oyunculuğu ise filme ayrı bir çekicilik katmış. Kendi karakterinin sevinçi ve duygusal anlarını iyi bir şekilde canlandırmış. Diğer oyuncular ise gerçekçi bir şekilde canlandırmışlar karakterlerini. Şimdi, The Perks Of Being Wallflower herkesin seveceği türden bir film sayılmaz. Türünün hayranlarını tatmin edecek bir şekilde olmuş. Ortaya değişik bir film çıkmış. İyi bir gençlik filmi diyebiliriz kısaca. İzlenebilir. 3.5/5
0
2,969
Hayatımda izlediğim en saçma filmlerden bir tanesi. Bir karakter bulunmuş. Jean, her türlü şey ona uyduruluyor sürekli. Hep o öldürüyor. Hep o kurtarıyor. Filmin konusu çok basit. '' Jean ben seni korumak istedim. '' '' Jean hatırlamaya çalış. '' Sonra Jean hatırlar ve her şey düzelir. X Men serisinin devam filmi olmasına rağmen hiçbir ilgisi alakası yok. Mantık hataları dibe vurmuş. İZLEMEYE BİLE DEĞMEYECEK TÜRDEN BİR FİLM. ADI X MEN OLDUĞU İÇİN 6 PUAN ALMIŞ IMDB DEN
0
2,970
Beklentilerin altında kalan bir film olmuş. Bir sürü mantık hatası var. Helede ilk çıkan x men filmlerini hatırlarsak tamamıyla uyumsuz bir film çıkmış ortaya. Maalesef bilgisayardan her türlü efekti yapıp aksiyon sahneleri çekmekle filme ruh katılmıyor.
0
2,971
Arkadaşlar yorumlara bakıyorum herkes filmi gömmüş bazıları yok durağan falan demiş ben onlardan farklı bi filmi mi izledim acaba aksiyonu yerinde gayet güzel olmuş yorumlara hiç aldırış etmeden gidip izleyin herkezin beklentisi farklı olabilir
0
2,972
Sıradan bir konu yönetmen farkıyla hiç sıkmadan ancak bu kadar etkileyici ve akıcı bir şekilde anlatılırdı.Müziksiz nasıl gerilim yapılacağının cevabı burda.Javier Bardemin o soğukkanlılığı,duygusuzluğu falan müthiş gerçekten.Sadece sonu biraz etkisiz bir şekilde bitiyor ama filmin geneli çok iyi diyebilirim.
1
2,973
Film çok sürükleyici.2 saat boyunca zevkle izledim.Fakat film bir anda bitti filmi çok iyi anladığımı düşünürken bir anda hiçbirşey anlamadım.Filmin sonunda ne oldu ? Bütün bu olanlar şerifin rüyası mıydı ? Anlayan biri açıklarsa sevinirim . Tamamen soru işaretleri bırakıyor . Filmin sonu çok ortada kalmış .
0
2,974
Öncelikle eski şifremi hatırlayamadığım için tekrar üye olmam gerekti.eskiden etoile2 rumuzuyla yazıyordum.Neyse No country for old men filmini gerçekten heyecanla bekliyordum.İF İST'da görmeyi planlerken erken izleme fırsatım oldu.Açıkcası ne olduğuna karar veremediğim filmlerden biri oldu.Öncelikle filmleri erkek filmi, kadın filmi diye ayırmayı sevmem ama bu film bana eski westernleri anımsattı.Ziyadesiyle erkek egemenlğinde.Lou Allen'in karısı kırılgan, yardıma muhtaç, ne denirse yapan bir kadın örneğin.Javier Bardem gerçekten olağanüstü bir oyuncu, ruh hastası katil rolünü gerçekten iyi oynuyor ama film karışık.İlk başta tam olarak kimin ne olduğu belli değil.Sugar (J.Bardem) kimdir? neyin nesidir? :) Carson kimler için çalışmaktadır? Sugar nasıl oluyor da herkesi elini kolunu sallayarak öldürebiliyor? Gerçi silahı gerçekten orjinaldi.Bir de neden Lou Allen'in öldürüldüğü sahne gösterilmemiş? Film sanki bunun üstüne kurulu gibi gelmişti.Sonu neden havada bırakılmış? Tüm bu soruları kendimce yorumlayabiliyorum ama gene de zeka kokan bir senaryo bunları havada bırakmak değildir.Coen Kardeşler bu filmiyle ödül alır ama onu söyleyeyim çünkü soyut bir film.:)
0
2,975
yönetmenin "darkness" adlı filminden sonra bu filminide görmek beni sevindirdi.filmlerinde seyirciyi rahatsız edebilecek bir atmosfer ortaya koyuyor.ayrıca calista flockhart'ıda bu tarz filmde izlemek ilginç olacak."ally mc beal"'in depresif,yarı kaçık ama bir o kadar sevimli avukatıydı.
1
2,976
Birçok klişe barından diğer korku filmlerinden kopyala yapıştır yapılmış bir ispanyol filmi. 10/5
0
2,977
Korkmak için gidiyorsanız açıkcası çok korkunç bir film değil.Yüksek ses nedeniyle bazen irkiliyor insan okadar.Çok iyi olmasada yinede seyredilebilecek bir film.
0
2,978
Ally Mcbeal gerçekten oyunculuğunu ve o doğal güzelliğini konuşturmuş izlenmesi gereken bir film görüşündeyim. Saygılarımla...
1
2,979
böle filimlerin olduğunu bilince türk sinemasında insan mutlu oluyorrr
1
2,980
cumartesi günü gittim filme süperdi .uğur yücel bi harikaydı.tophaneli karakterine bayıldım arkadaşlar süper bi karakter oluşturmuş uğur abi.. film min müziklerinin cowerları süper olmuş orhan abi ağzına sağlık:) film e gidin arkadaşlar biras kısa sürüyo ama(bana öle geldi 106 dk )beni eski zamanlara götürdü yaa
1
2,981
ya filmin adında bile iş yok bence. daha söze ne gerek...
0
2,982
Konusu klasik olsa bile tamda benim gibi eski türk filmlerini ve oyuncularını özleyenler için yapılmış bir film.Sonuna kadar büyük bir dikkatle izledim ve insanı etkilemeyi gerçekten başarıyor.Türkan şoray ve Uğur yücel kendilerine yakışır bir performans göstermişler.Dediğim gibi eski türk filmlerine hasret kalanlara tavsiye edebileceğim bir film hayatımın kadınısın.8/10
1
2,983
bu film iyi olacak uğur yücel başarılı bir yönetmen olduğunu kanıtladı
1
2,984
yokya okadarda değil abartılmış pek bi doğallık göremedim ben ama
0
2,985
bir film bu kadar mı güzel olur, çingene güzeli rona hartner hayran bırakıyor kendine, insanın çingene olası geliyor. tabi bu azınlıklığın gözyaşları ve neşeside yer yer okkalı bir sille indiriyor yüzümüze. tutti frutti of aman yarabbi. adrian minue sen ne biçim şeysin öyle. milan'ın mezarı başında ihtiyarın o muhteşem dansı izleyip izleyip oynayasım geliyor vre!
1
2,986
Fragmanına bakıp aksiyon sahneleri var sanmayın,bazen sıktığı anlar oluyor,konunun işleyişini biraz basitleştirmişler,zamanınız varsa izlenebilinir.
0
2,987
çok eğlenceli,çok matrak ve çok komik bir film
1
2,988
çok iyi bir animasyon filmi.başta tavukların tipleri çok şeker.onun haricinde çok da eğlenceli.izlemenizi tevsiye ederim..:D
0
2,989
animasyon severler için harika bir film
1
2,990
animasyon olarak diğerlerinin arasından stop-motion tekniğiyle sıyrılıyor.başarılı bir yapımdı.bana göre dreamworks'ün shrek 2'den sonraki en başarılı yapımı.türkçe seslendirme de ünlü bir isim olmamasına rağmen çok başarılı bir kadro oluşturulmuş.tebrikler.
1
2,991
guzel bir animasyon filmi..
0
2,992
bu rolü üstlenip harika oyunculuğunu sergilediği için mel gibson u tebrik etmek lazım doğrusu
1
2,993
Arkadaşlar elinde bu filmin altyazısı olan var mı? Film var ama ing.ce altyazısı dahi yok nette, maalesef..
0
2,994
tamam güzel bir film.ayrıca ben bu filmi izleyince yinme angelina jolie nin oynadığı kemik koleksiyoncusu geldi aklıma ona benzer bir film.
0
2,995
Filmi dün akşam izledim. İlk önce şunu söylemeliyim ki seslendirme bir faciyadı. Filmle ilgili eleştirileri okurken sonu müthiş bitiyo denmiş ama filmde katilin kim olduğu en başından belli olması seyircinin sonunu tahmin etmesini sağlıyo. Sadece şaşırtan katilin yakalanma sahnesiydi. Ama bu bile filmi kurtarmaya yetmiyo. Ayrıca Oliver Martinez'i daha çok görmek isterdim filmde rolü baya azmış. Yine de izlenilmeye değer bir film....
0
2,996
çok iyi bir film.insanı şaşkına çeviren bir finali var.mutlaka izleyin.
1
2,997
vay be!!! en sonunda... Terminator 4ün senaryosundan bir kısmının bir Türke ait olduğunu duymuştum... bu adreste var: http://www.frmtr.com/sinema-tv-tiyatro/1482575-terminator-4-bir-turk-tarafindan-tamamlandirildi.html
1
2,998
fragmandan pek birşey belli olmuyor. ama christian bale son dönemlerde çok başarılı projelerde rol aldı.bu filmin bi transformers havasında geçmesini umuyorum
1
2,999
Umarım Arnold olmadan da iyi bir film olur.Terminatörü Roland Kickinger oynasa da...
1