Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
4,100
super bır fılm ınanılmaz eglencelı herkez boyle bır unıversıtede okumak ıster..10/10
1
4,101
Abbanın şarkılarının anlamını yansıtan bi film bnce ve son yılların en iyi müzikali.... Zaten oyuncu kadrosundan da anlaşılacagı gibi çok güzel bi film çıkmış ortaya..... Kaçırılmaması gerektiğini düşünüorum .Mutlaka izleyin...(:
1
4,102
Hasan Karacadağ Dabbe serisi filmleriyle Türkiye'de yeni bir korku filmi çığırı açmıştır. Son filmi zehri cin'de olduğu gibi her filminde üstüne koyarak başarısını artırıyor. Türk - İslam kültürünün gerçekliği tartışılmaz olan korku faktörlerini beyaz perdeye aktararak yine bir başyapıt koymuş ortaya. Filme önyargılı olup izlemeden eleştirenler gitsin amerikan vampir filmlerini izlemeye devam etsinler. Kur'an da ilgili ayetlerde vampirler zombiler değil büyü ve cinlerden bahsedilir...
1
4,103
film gerçekten çok sıkıcıydı ne zaman bitecek diye bekledim bu filmde her oyuncu oynabilirdi brad pitt in bi ağırlığını göremedim
0
4,104
evet gayet etkileyici bir filmdi.çok can alıcı sahneler olmamasının yanında film bütünüyle güzeldi.ama ilk 1-1.5 saatte biraz kopuktu.ve olayların nasıl bağlanacağpı merak konusu oldu bende.genel itibarıyle hoş bir film olmuş.izlenebilir.ayrıca şükretmeye başlamak için güzel bir film.sahnelerde kullanılan müzikler harika ayrıca.
1
4,105
bu film inanılmaz aile'nin yönetmenin bir filmiydi.pek olanak olmadan çekmişti.ama çok güzel bir film.zaten kendini sonrasında inanılmaz aile ile kanıtladı
1
4,106
abartılacak kadar güzel olmasa da konusu iyi işlenmiş,anlatılmak istenen iyi aktarılmış bir film.
0
4,107
Dikkat ettinizmi.filmin orjinal adı ile bizde verilen isim ne kadar örtüşmesiz.resmen basit hollywood gençlik filmlerine verilen türden bir isim vermiş bizimkiler filme.zoraki kralböyle isimmi olur böyle ağır böyle sağlam bir filme böyle isimmi verilir.komikler ya.bu isimle başlayan sürüyle film var
0
4,108
dram sevenler için kaçırılmaması gereken bir film, seveni bol olur sevmeyenler ise genelde pek hareket olmadığından sevmiyordur sanırım
0
4,109
Olağanüstü oyunculuk resitalleri görme özlemindeyseniz bu filmi kaçırmayın.Kurgu,senaryo,kostüm tasarımı gibi unsurlar da üst seviyede olmasına rağmen verilen oyunculuk dersi hepsinin önüne geçiyor.Rolüyle bütünleşmek diye buna denir.Göze çarpan en bariz kusur ise filmin başında seyircileri gösteren sahnede uzak mesafedeki insan figürlerinin efekt olduğunun(hareketsizliğe dikkat) bariz şekilde belli olduğuydu.Bu sene Oscarın önceki yıllara nazaran daha sağlam bir filme verildiği kanaatindeyim.Puanım 9/10
1
4,110
Arkadaşlar referans bekliyorum. İzleyenleriniz yorm yaparsa sevinirim
0
4,111
Thomas McCarthy, The Station Agent daki gibi insaniyete dair naif duyguları, hayatı sakin ve sevecen, sade bir dokunaklılıkla anlatıyor.Dostluk, yanlızlık, aşk..İçinize işleyen bir başka filmi.Unutmadan, tam yerinde duyduğumuz müzikleri ve Richard Jenkins in performansıda takdire değer.8/10
1
4,112
çok sıkı bir kadrosu var ancak film viyona girmeden korsanda bulmak da mümkün! bu bakımdan yazık!!
0
4,113
böyle güzel bir kadrodan çok daha iyi bir film beklerdim film kötü değil ancak basit bir aksiyondan da fazlası değil izlenmese de olur 10/6
0
4,114
sucluları kovalama işi kanun adamlarınındır dıplomatların degıl nıcole arkadas neden teroristi kovaladı anlamadım sımdı bız safmıyız.onun dısında keyıfle ızlenebılecek replıklerı zayıf goruntu acısından ortalama ızlenebılır duzeyde bır fılm
0
4,115
90'larda politik tarafı bu kadar baskın (hatta aksiyonundan bile daha fazla) bir filme dünyalar dolusu paralar harcanabiliyormuş demek ki.Şu an için bu pek mümkün görünmüyor çünkü.Clooney ve Kidman'ın fazla rahat tavırları inandırıcılığı engelliyor filmde özellikle Clooney o flörtöz mimikleriyle bir askerden başka her şeye benzemiş.Başrol oyuncularının hiç görünmediği gereksiz uzun on sekiz dakikalık giriş bölümü biraz daha kısa tutulsa daha sürükleyici bir film olabilirdi.Zaman zaman akıcılık konusunda sorun yaşıyor.
0
4,116
yavuz turgul filmlerine bakıyorumda eğer holywoodda olsa heralde efsaneler arasına çoktan girmiş olurdu ister yönetmen ister senarist olarak sinemaya katkılarına bakarsak gerçekten Türkiyedeki nadide sinemacılardan olduğunu anlayabilrsiniz.Gönül yarasına da dönersek gene türkiye kalitesini aşan bir film olmuş
1
4,117
iğrençlikten başka bişey değil, konusuda pek ahım şahım birşeyde değil zaten . artık nereye bağlıycak filmi diye seyrettim . zorlama bi senaryo örneğiberbat, film bitti ve aklımda hiçbirşey kalmayacak.10/3 , o da makyajlara :)
0
4,118
fılmı sınemada izleme fırsatım oldu konusu fena degıl zaten kadro ınanılmaz,sınemada ızlersenız daha fazla keyıf alırsınız kendını ızlettırıyor tavsıye ederım
1
4,119
büyük bi liv tyler hayranı olarak bu filme yorum yazmakta geciktim ama liv tylerın oyunculugunu en guzel sergiledıgı filmdi bence mukemmel bi yapıt
1
4,120
Ban göre Bernardo Bertolucci’nin en iyi filmi.Liv Tyler’ın tazeliğinin havası filmin her yerinde.Ve sözler...Müthiş ! Jeremy Irons ise her zamanki gibi mükemmel...Görüntüler ve müzik seçimleri harika.
1
4,121
Cinsellik,gençlik,yaşlılık,saflık ve güzellik bir arada,Liv Tyler ilk ve en iyi performansını verdiği film,onun doğal güzelliğinden çok şey kazanıyor,film aynen ismi gibi Liv`in güzelliğini çalarak daha yüce ve anlamlı birşey yaratıyor,kusursuz görüntü yönetimi ve oyunculukların sağlam senaryo ile birleşiminden doğan gerçekten nefis bir film,saf aşkı arayanlara adanmış ve bu arayışta yara almışlara ithaf edilmiş bir başyapıt.Anı mükemmel biçimde yakalayan müzik seçimleri ise dinlemye doyulmayacak bir lezzet taşıyor,gençliğin saflığını ve deneyimleri bütün çıplaklığıyla ortaya koyan film,yaşlılığın getirdiği bunalımları da başarıyla araya yedirmesiyle hayat hakkında çok şey söyleyen eskimeyecek bir sanat eserine dönüşüyor,ama bu film hepsinden öte en güzel çağındaki Liv Tyler ile hatırlanacak,pekçok kez izlenebilecek,çok samimim bir yapım.Saygılar.
1
4,122
yüksek ritmiyle güzel bir komedi , izlemesi bir zevk
0
4,123
vasatın üstünde kesinlikle sıkmadan izlenebilen bir yapım. Çok keyif alırsınız diyemem ama asla sıkılmazsınız 7/10
0
4,124
Film afişinin vadettiklerini bulamıyorsunuz.Daha çok amerikan güzeli tarzında ama onun çok uzağında bir film
0
4,125
abartısız izlediğim en güzel animasyonlardan biriydi. ben ki kolay kolay gülmem animasyonlarda. kesinlikle bu puandan daha fazlasını hakediyor. mutlaka izleyin ve ne demek istediğimi görün...
1
4,126
ben orjinalini izledim. kesinlikle çok eğlenceli bir film. ama aynı zamanda zararsız minik karıncaların dünyalarınıda anlatıyor.
1
4,127
Çocuklarinizi olumlu yönde etkileyecek çok hos bir film. Gerçekten çok zevk aldim. Büyüklerinde gitmesini tavsiye ederim.
0
4,128
Snatch, Lock Stock Two Smoking Barrels, Ocean's Eleven, Italian Job tarzında bir film. Yani ilgi çekici, heyecanlı ve şaşırtıcı. Yalnız tek problemi bu filmlerden sonra çekilmesi ve artık izleyicilerin bu tür filmlere alışması. Yine de güzel bir filmdi.
1
4,129
andy garcia bu rollerin adamı ,çok şey beklemiyorum doğrusu filmden,çünkü beni şaşırtmasını umuyorum :)
1
4,130
fılmden kopamayacak ve sonunu gormek ıcın cok sabırsızlanancaksınız en sonundada hıc tahmın edemeyecegınız bı son goreceksınız yanı ızleyın cok harıka bı fılm
1
4,131
geçen hafta Beyazperde.com un ön gösterim davetiyle bu filmi izleme imkanına sahip oldum.. Tom Rob Smith’in aynı adlı çok satan romanından uyarlanan film, 50’li yıllarda, Stalin dönemi Rusya’sında geçen bir hikayeyi anlatıyor. Berlin’de savaşırken kahraman ilan edilen bir asker, Leo Demidov, gururla ülkesine hizmet etmeye devam eden yüksek rütbeli bir asker. Casusluk şüphesiyle sokaklardan adam toplamak, şüphelileri günlerce sorgulamak, gerçeklere ulaşmak ve ülkede güvenliği sağlamak Leo’nun gündemi. Ancak eline çok sevdiği karısı Raisa’dan şüphelenildiğine dair bir dosya geçince, bütün gündemi bir anda değişiveriyor. Komünist Rusya’ya hizmet etmek bir tarafa, kendi canını ve ailesinin güvenliğini sağlamak bir tarafa, çelişkiden çelişkiye koşarken görüyoruz esas karakterimizi. Konu çok da marjinal değil. Kaçan, kovalayan, kovalayanı kovalayan birileri daha… Ancak karanlık ve şiddet içerikli sahneler, tam da bir gerilim filminde olması gerektiği gibi! Leo Demidov, karısıyla ilgili durumu anlamaya çalışırken bir yandan da seri çocuk cinayetleri vakası baş gösteriyor ve devlet adamları bu durumu ısrarla örtbas etmeye uğraşıyor. Çünkü ‘her şeye kadir’ komünizm, ‘cennette cinayet yoktur’ şiarıyla yoldaş-vatandaşlardan birinin cinayet işleyebileceği ihtimalini gün yüzüne çıkarmak istemiyor. Ama gerçekler ortada. Çocuklar vahşice öldürülüyor. Raisa’nın, kocası Leo’yu bu işin peşini bırakması için ikna etmeye uğraşırken söylediği, filmden aklımda kalan en çarpıcı replik herhalde: “Gerçeği bulmaya çalışan insanlara ne olduğunu bilmiyor musun?” Çünkü gerçekler acı. Oturtulmaya çalışılan sistem, herkesin mutlu mesut yaşayacağı ütopik bir dünya vaat ediyor. Bu vaade ters düşecek herkes, her türlü eylem de örtbas ediliyor. Çocuk cinayetleri ile ilgili yapılan soruşturmalar alelacele birilerinin (mesela suçlu kabul edilen eşcinsellerin) tutuklanıp infaz edilmesiyle geçiştirilmeye çalışıyor. Böyle karanlık bir ortamda ısrarla gerçeğin peşine düşen Leo’muz da, canını mı kurtarsın, meseleyi mi çözsün, karısını mı korusun bilemiyoruz, oturduğumuz yerde gerim gerim geriliyoruz tabii… Kimseye güvenilemeyen bir ortamda bunca çelişkiyle yaşananlara bir filmde bile şahit olmak, dünyada gerçekten de böyle zamanların olduğunu ve aslında bu karanlığın hala bir yerlerde sürüp gittiğini hatırlamak içimizi karartıyor, doğru. Ben hala izlediklerine kendini çok kaptırabilen biri olarak seyircinin ‘gerilim’ türünü neden tercih ettiğini anlayamasam da, filmden çıktığımda dünyanın gözüme biraz daha güzel gözüktüğünü itiraf etmeliyim. O kasvetli trenlerde bir oraya bir buraya, endişe içinde yolculuk eden insanların olduğu sahnelere maruz kaldıktan sonra tıklım tıkış Taksim metrosu bile şirin gözükebiliyor gözüme! Filmden sonra bu çocuk katili karakterinin Andrei Romanovich Chikatilo adlı, “Rostov Kasabı” adıyla bilinen gerçek bir seri katilden esinlenilmiş olduğunu duyunca bir kat daha içim ezildi tabii, ama Sovyet Rusya’nın dediği gibi, gerçekler acı...
0
4,132
Gerçekten izlenmesi gereken animasyonlardan biri.Emre
1
4,133
Filmi biraz önce izledim hiç bu kadar eğlenmemiştim 3D olmasıda ayrı bir keyif. Hiç sıkılmadan 2 saat hoşça vakit geçirebilirsiniz benden söylemesi :)
1
4,134
üst düzey bir çizgi film değil.çok komik de değil.çok sıkıcıda değil.buradaki puanı abartılmış.7/10
0
4,135
Bu filmi izlerken eğlenmemeniz için hiç bir neden göremiyorum :) 9/10
1
4,136
Merhaba janm :) kamaz arkada bu animasyon seslendirme harika.O kk kzn yanaklarndan skas geliyor insann.10/9 buz devri tadnda :)
1
4,137
Çoook gzl ve komik bi filmdi :)))3Dnin en ii kullannıldıı filmlerden biriydi bnce..Herkesin izlemesini tavsiye ediyorum :)
1
4,138
Seslendirenler:Ata Demirer(Gru), Faruk Akgören(Nefario),Özden Ayyıldız(Hattie), Yekta Kopan(Vektor),Mazlum Kiper(Perkins),Nalan Yavuz(Gru's Mom),Mısra Balkan(Edith), İdil Küner(Agnes),Melis Severcan(Margo), Derin Atalan(Penny), Ali Ekber Diribaş(Male Anchor)
0
4,139
arkadaşlarında dediği gibi george clooney’in bulunduğu ve aksiyonu olan onun dışında da çok fazla artısı olmayan bir film.Keyifli vakit geçirmek için izlenebilir.onun dışında pek bir şey beklememek en mantıklısıdır.7/10
0
4,140
Puan olarak fazlaca acımazız davaranılmış. İzlenebilir. Bir miktar köken sorunu bilmekte fayda var...
1
4,141
Polanski'nin ilk dönem filmlerinden "Repulsion", yönetmenin seyirciyi sıkan, bozan, hapseden tarzının habercisi niteliğinde. Gencecik Deneuve, zor Carol rolünün altından başarıyla kalkıyor. Altmışların hayran olunası tarzını Londra sokaklarında iliklerimize kadar hissediyoruz. Kamera açıları ve kullanılan müzikler ile son derece stilize bir film aynı zamanda. "Repulsion" muhteşem bir isim bu film için. Tam da karşılıyor. Genç bir kadının sürüklenişini izliyoruz. Kaliteli bir psikolojik gerilim.
0
4,142
usta polanskinin apaartman üçlemesinin ilk filmi.diğer ikisini de mutlaka izleyin.gerilim filmi nasıl yapılır işte bu film ders nitteliğinde.abartılı ses ve görüntü efektli filmlerin yanında bence bu film gerilimin babasıdır.ayrıca deneuvenin süper oyunculuğu da cabası.polanski bu işi gerçekten çok iyi yapıyor.
1
4,143
beklediğim kadar güzel çıkmadı.film yeni birşeyler bahsetmiyo.senaryosu vasat geldi bana.10/6
0
4,144
way fragmanı ızledım ve cok beyendım cekımler falan super olmus 1. fılmın hakkını verıcek gıbı gorunuyo=))
1
4,145
süper bir filim izlenmesse çok büyük bir kayıp olur üçüncüsünü heycanla bekliyorum...
1
4,146
Maalesef büyük umutlarla beklemiştim bu filmi ama fos çıktı.Residen Evil 2 nin kötü bir kopyası olmuş 28 hafta sonra.Özellile senoryonun saçmalığı ve karanlık sahnelerin filmin geneline yayılması filmi sıkıcı yapmış.
1
4,147
danny boyle hayranı olarak bu filmi cok buyuk beklentiyle beklemedim cunku "28 gun sonra" filmindeki basarının devam etmeyecegini ve yonetmen koltugunda onun olmayısının filmin basarısını etkileyecegini dusunmustum; ama yanılmısım! 28 hafta sonra, 28 gun sonra filmi gibi kesinlikle arsivimde yer alacak bir film!
1
4,148
Yavuz turgul un diğer başarılı eserlerine nazaran vasat kalmış bir eserdir. Yeşilçam emektarlari ve onların yasadiklari sıkıntıları göze hoş bir şekilde ortaya koymuştur. Ancak filmdeki mantik hataları (alkol aldıktan sonra film kopyalarini çalmaya Ayık bir şekilde gitmesi gibi) zevksiz, duygudan uzak yapmacık bir film diyebilirim. Ayrılmış olduğu eşinin rolü çok kısıtlı ve sinirli davranışlarının gereksizliğiyle izleyenin hoslanmayacagi ,gulmeyecegi belli olan doldurma bir rol gibi duruyor. Sinan Çetin in komser şekspir filminin bundan daha güzel olduğunu düşünüyorum. Ayrıca cem yılmaz pek yakında filmini muhtemelen bu filmden esinlenerek yapmış. Steve Martin in catlak yonetmen filmi de izlemeye değer diyorum.
0
4,149
izlediğim en iyi komediydi.
1
4,150
eğlenceli bi film =]
1
4,151
Jim Carreyin diğer filmlerine nazaran biraz klasik olmuş.
1
4,152
fena sayılmayan bir filmdi bazı sahnelerinde geriliyosunuz izlerken sıkılmadım 10/7
0
4,153
film güzeldi ama filmin dahada güzel yanı Jessica Alba...
1
4,154
Alba çok iyi görünmekte çok iyi...Konusunu çok beğendim. En başından sonuna kadar merakla ve gerilerek seyrettim. Eğer bir gerilim filmi sizi bir sahnesinde aniden koltuğundan sıçratabiliyorsa o film gerçekten kalitelidir. Ben bunu bu filmde yaşadım mı? Evet. O ruh toplayıcılar gerçekten ürkütücüydü. Kesinlikle izlemelisiniz. Altyazı tercihimdir. 9/10
1
4,155
Filmin orjinali çok daha iyiydi. Bu filmde bazı şeyleri farklı işlemişler. O yüzden birincinin lezzetini vermiyor.
0
4,156
Filmin kadrosu bile ne kadar değerli bir film olduğunu anlatıyor.Elia Kazan’ın filmlerini sevmemdeki neden seyirciye vermek istediği mesajı unutulmaz kahramanlar sayesinde anlatabilmesi ki hem de izlerken hiç sıkılmıyor habire merak içinde kalıyor izleyici.10/10
1
4,157
Öncelikle bir Peter Jackson filmi olarak görsellik konusunda beklenildiği gibi muhteşem bir film.Filmin kurgusu çok sağlam özellikle oyuncu performansları harika Mark wahlberg,Rachel weıss ve seri katil rolünde Stanley Tucci inanılmaz bir oyun ortaya koyuyorlar elbette Susan Sarandon filmin artılarından biri ve ailenin iki küçük kızını canlandıran yeni yetmeler gelecek için umut vaadediyorlar.Basit gibi duran bir konu usta bir yönetmenin ellerinde nasıl bir film oluyormuş görmek için mutlaka izleyin derim.
1
4,158
Edebiyat uyarlamalarını yönetmenin ne kadar çok sevdiğini ve bu konuda ne kadar başarılı olduğunu bilmeyen zaten yoktur. Jackson bu sefer de sevdiği sularda geziniyor ve son birkaç yılın sevilen kitaplarından birini uyarlamayı seçmiş. Bir edebiyat uyarlaması olmasının dışında bol görsel efekt kullanımıyla da Jackson'ın sinemasına oldukça yakın bir film karşımızdaki.Daha filmin ilk dakikalarının yanı sıra filmin adından da baş karakterinin öleceğinin sinyallerini veren ?The Lovely Bones?; 14 yaşında acımasızca öldürülen Susie'nin cennetle dünyamız arasında Araf denilen bir boyutta ölümü(nü) anlamlandırmaya çalışmasını ve ailesinin kızlarının ölümü sonrası geçirdiği süreci anlatıyor. Genç kızı vahşice katleden katilinin yakalanması da Susie gibi izleyicinin de tek beklentisi oluyor.İlk bakışta bir seri katil hikâyesi gibi de görülebilecek film; Jackson'ın da belirttiği gibi ne bir seri katil filmi ne de tamamıyla bir çocuk filmi. Bir yandan neredeyse hiçbir dini metnin bulunmadığı cennet tasvirleriyle tamamen bir fantezi öyküsü izlerken diğer yandan da oldukça soğukkanlı bir katilini yakalama çabalarıyla; küçük kızlarını kaybetmiş ailenin dramını izliyoruz. Hayal edilemeyecek güzellikte rengârenk bir dünyanın içerisinde üzüntülü ailesine ve artık geri dönemeyeceği dünyayla iletişim kurmak isteyen Susie'yi izleyerek gerçek dünyadan ve filmin acımasız katilini tam da aklımızdan çıkarmışken Jackson gerekli müdahaleleri yapıp; farklı kulvardan anlattığı iki öyküden de izleyicisinin kopmasını engelliyor. Bu müdahaleleri yerli yerinde ne reel dünyadaki hikâyesine ne de fantezi dünyasındakine zarar vermeden yapmayı başarıyor.Rolü için fiziksel de bir değişim geçiren Stanley Tucci hem sinir bozucu bir şekilde soğukkanlı hem de tedirgin katil George Harvey'yi üst düzey bir oyunculukla canlandırıyor. Tucci'nin yanı sıra deneyimli oyuncu Susan Sarandon da izlerken neden adaylık almadı ya da konuşulmadı dediğim bir performans çıkarmış yine yan rollerden birinde. İki yıl önce ?Kefaret'te unutamadığımız Saoirse Ronan bunun bir rastlantı olmadığını gösterirken film için de ne kadar doğru bir tercih olduğunu gözüktüğü her sahnede kanıtlıyor. Kızının katilini yakalamaya ant içmiş baba rolünde ise Mark Wahlberg tam bir fiyasko! Keşke Jackson film için ilk başta anlaştığı Ryan Gosling'ten vazgeçmeseymiş.?The Lovely Bones'i filmin baş karakterinin akranları da hem sinemada hem de evlerinde rahatlıkla izleyebilsin diye filmdeki cinayeti göstermeyen Jackson; yer yer gerilimi en üst seviyeye taşırken -filmin finali gibi- tamamen 14'16 yaş gurubu için çektiği sahnelerde kendisini belli ediyor. Film boyunca dedektif kesilen zaten Wahlberg'in yorumuyla tamamen inandırıcılıktan yoksun bir hale gelen baba karakterinin komşusunun kızının katili olduğunu ilginç(!) bir biçimde anlaması gibi oldukça ?çocuksu? kalan bölümler bazen göze batsa bile sıra dışı öyküsü bu açıkları kapatmayı başarıyor. Artılarıyla eksileriyle ne yazık ki Peter Jackson'ın en iyileri arasında üst sıralarda yer alamasa da ?The Lovely Bones?; zayıf geçen bir yılın en iyileri arasına kendisine bir yer açabiliyor.
0
4,159
Film genel olarak çok iyi. Giriş-gelişme çok sağlam. Konsantre izliyorsanız bu hayattan kopuyorsunuz sanki. Sizi alıp gmtüren bir yapısı var. Ama açıkçası sonunu daha iyi bitirebilirlerdi diye düşünüyorum. Sonuç olarak kesinlikle kaçırılmaması gereken bir film.
0
4,160
Filmin adıı duyar duymaz 50 İlk öpücük filmini hatırladım.Çok ilginç filmde Adam Sandler'ın oynuyacağını bilmiyordum.Neyse yine ilginç tarzda bir film olacak gibime geliyor...50 ilk öpücük gibi romantik-komedi filmlerini özlüyorum...
1
4,161
açıksası filmi izlemeden once adam sandler ın varlıgından dolayı filmi izleyeyim dedim ama paz vega guzellıgı ve basarılı oyunu beni cok etkiledi (beni benden aldı) kultur catısmasını,yalnızlığı,dramı,aileyi guzel bir sentez le işlemiş filmde yonetmen bence!!!izleyin derim paz vega yı tanımayanlar tanıdıklarına mutlu olacaklardır:D
1
4,162
filmin türünü tanımlamakta güçlük çektim adam sandlerin oynadığı tarzdan tamamen uzaktı ayrıca çok sıkıcıydı filmde anlatılmak istenileni bile yakalayamadım
0
4,163
şu sıralar seyrettiğim en güzel film.herkese tavsiye ederim.zamanın nasıl geçtiğini anlamadım... oyuncular iyi iş çıkarmış....
1
4,164
Sunu belirterek baslayayim sinema filminden önce televizyonda Behzat Ç.'yi izleme firsatim olmadi.Diziyi takip edenlerin elinde belki 30-35 bölümlük bir hikaye yelpazesi mevcut.Bu bölümleri sinema filmiyle karsilastirma yanlis degerlendirmelere yol açabilir,daha acimasiz elestiriler çikabilir ortaya.Bu yüzden filmi elestirirken daha objektif olabilecegimi düsünüyorum.Filme gelirsek,karakterlerin izleyiciye sunumunu yeterince açiklayici bulmadim.Çogunu tanima sansimiz olmadi.Sonuçta filmi,diziyi bilmeyenlerin de izleyecegi düsünülmeliydi.Kim kimdir,hala da bilmiyorum.Senaryoyu çok fazla siradan,yüzeysel ve mantiksiz buldum.Katilin planladigi intikam yönteminin öç almak için uygun ve tatmin edici olmasi mümkün degil.Parkta dolasan akli dengesi bozuk bir insanin böyle bir hikaye için anahtar rol oynamasi ve herseyin onun agzindan çikacak cümlelere bakmasi oldukça saçma.Red kit,düldül,avarel,titus gibi karakter isimleri birbirleriyle alakali gibi görünüyor ama aslinda oldukça gülünç ve böyle bir ankara meskenli polisiye için oldukça anlamsiz.Bunlara finalde Tardu Flordun'un Red Kit kostümü giydigi sahne de eklenince filmin iyice basitlestigini hissettim.Zaten final de doyurucu degildi...6/10
0
4,165
Behzat ç. yi sigara içip , 'bip'siz küfür ederken görmek için bile izlenir . Ancak 'Son Hafriyat ve 'Red Kit'i 2. sezona yaysalar daha mı iyi ederlerdi diye de düşündürtmedi değil . Son 10 dakikasından oluşacak bir sezon finali düşündüm de , aman aman ... 5/3 ...
0
4,166
Diziyi izlemeyen biriyim ama filmi beğoda kopukluklar olup,bazı şeylerde basite indirgemişte olsa izlenir diye düşünüyorum.7/10
0
4,167
behzat ç. yi anlayanlar için mükemmel film. anlayamayanlar da izlemesin zaten :)
1
4,168
Sinemasal özelliği olmayan dizi mantığı ile çekilmiş ya da alışkanlıklarından kurtulamamış olan ekibin bir çalışması. Özenli bir senaryo kurgusu yok. Sanki spontane oynanmış hissi veriyor. Behzat'ın yanında adam vuruyorlar, Behzat beyimiz havaya, uçan kuşa ve çevredeki insanlara bakıyor. Sanırsın adama minik çakıltaşı atmışlar. Nerede polisin korunma refleksi? Birde öyle elinde tespih ve rakı ile dolaşan polismi olur.
0
4,169
çok güzel ve farklı bir romentik komedi bence de bu kadar düşük puanı haketmiyor.
1
4,170
elestirisel olrak güzel bir film.bazı yerlerde cok zevk aldım oyunculuklar ise cok cok iyi ama 1 2 gün sonra unutursunuz puanını kak eden bir film 6.5/10
0
4,171
Sistem eleştirisi mükemmel, Hitleri öyle bir aşşağılıyor ki, onun dünya hırsınıi diktatörlüğünü, beğenmişliğini okadar güzel aşşağılıyor ki. ozamanlar arası iyi olan ABD ve Hitler Almanyasının arası açılıyor..film mükemmel Chaplin ince eleyip sık dokumuş yaptığı her harekette bir anlam war mükemmel.. 10/10
1
4,172
Acaba Hitler bu filmi izledi mi? İzledikten sonra ne düşündü diye hep merak etmişimdir. Gülmüş müdür yoksa sinirlenmiş midir? Çok başarılı bir savaş eleştirisi. 4 4'lük bir hiciv filmi...
1
4,173
bu film yaklaşık 13-14 yıllık bir film..çevrim tarihi yanlış hatırlamıyorsam 1988 olması lazım...ELEM KLIMOV'un bu film 1988 4.MOSCAWA film şenliğinde en iyi film ödülünü almıştı...bu hatırlatmadan sonra filmle ilgili görüşlerime geçebilirim... ELEM KLIMOV ismini pek fazla kişi bilmesede SSCB 'nin en sevilen yönetmenlerinden biriydi...yaptığı filmlerin büyük çoğunluğunda tarihi olgularla SOVYET halkının yaşadığı zorlukları anlatmaktadır...COME AND SEE 'de bana göre yönetmenin en iyi filmidir...2.30 saate yakın uzunluğuyla izleyenleri hergeçen dakikada birazdaha dehşete düşüren sahneleriyle kolay kolay unutulmayacak bir filme imza atmış... 2. DÜNYA SAVAŞI sırasında Sovyet halkının Almanlar tarafından nasıl bir zulme uğradığını ve halkın bu zulme karşı nasıl bir direniş içine girdiğini tarihi gerçeklerle gözönüne sunuyor...film bize ünlü yönetmen STEVEN SPIELBERG'in yahudi katliamını anlatan SCHINDLER'S LIST filmini hatırlatıyor...Zulmü gerçekleştiren yine Naziler..ama bu sefer Yahudiler değilde Sovyet halkının başına gelen dehşet verici olayları izliyoruz...hemde küçük bir çocuğun gözünden...annesinin karşı çıkmasına rağmen Partizanlara katılan bu küçük çocuk savaşın bütün dehşetini gördükten sonra filmin sonunda karşımıza adeta evrim geçirmiş gibi çıkıyor...ve onun gözünden izlediğimiz savaşta biz seyircileri onunla birlikte bir değişime götürüyor...onunla birlikte bizde bu dehşeti yaşıyoruz...ve insana insan olmasını birkez daha anlatıyor...filmde yönetmenin savaşı bize görsel bir şölenle sunması (bu görsellik efect tada bilgisayar animasyonları değil) yani fotoğraf kareleri tadındaki sahnelerle anlatması izleyicilerde büyük bir etki bırakıyor...yönetmenin bu büyük başarısının yanında oyunculuklarda tek kelimeyle mükemmel...özellikle küçük oyuncu Aleksei Kravchenko , Partizanların komutanı rölündeki Liubomiras Lauciavicius ve küçük çocuğa arkadaşlık yapan Olga Mironova mükemmel bir oyun çıkarıyorlar... film uzun bir süre Beyoğlu AKADEMİ İSTANBUL'da gösterimde kaldı..ama ne yazıkki bu süre içerisinde gitmeye fırsatım olmadı..Ankara tatili sırasında şans eseri bu filmin orjinal vıdeo kasetini buldum..ve dün seyrettim..şuan sinemalarda oynayıp oynamadığını bilmiyorum ama eğer oynuyorsa sakın ama sakın kaçırmayın...sizi uzun bir süre etkisi altına alıcak bu filmi mutlaka seyredin... çok uzaklara sevgilerimle...seni çok özledim...
1
4,174
ya yorumlara bakarak izledim ama benim için hayal kırıklığından öte bir şey yoktu.Piyanist, schindlerin listesi ve adını hatırlayamadığım bir sürü katliam filmi izledim fakat açıkçası en kötüsü bu oldu. 14 yaşındaki bir çocuğun gözleriyle savaşı tasvir etmek güzel fakat bana göre kesinlikle ilgi çekici değil.Bu tarz filmlerden insanların çok büyük beklentisi oluyor zira gerçek olaylar anlatılıyor.milyonlarca insan katlediliyor savaşta 47 milyon insan ölüyor filmin sonunda da belarusta yüzlerce köy yakıldı deniliyor fakat gösterimde yakılan 2 adet ev var, toplasanız 2 tank 60-70 alman askeri 50-60 rus milis ve filmin başından sonuna kadar yüzünde acı bir ifade olan çocuk...nasıl bir bakış açısıdır bilemem ama ben hiç beğenmedim ve beğenenleri de anlayamıyorum.
0
4,175
gerçekten çok güsel bi filimdi sahnneleri de güseldi bnce gitmelisiniz :)
1
4,176
jodie fosterın oyunculuğunun ne kdar iyi olduğunu bu filmle görebilirsiniz. gerçkten çok güzel bir filmdi. konusu alışıldık olabilir ama işlenişi mükemmel.
1
4,177
Aksiyon için izlemek isteyenlerin uzak durmasi gerektigi,oldukça agir tempolu bir dram filmi.Bireysel silahlanmayi istemeden de olsa tesvik eden tavri en çok elestirilmesi gereken yönü.
0
4,178
İzlediğim en iyi 10 film arasında kesinlikle yer alır.Foster oyunculuğunuı konuşturmuş.Roller yerine oturmuş,konu çok iyi işlenmiş.Herşeyi ile 4/4 bir film.10 puanı fazlasıyla hakediyor.
1
4,179
Bu filmi ilk Video kasetten izledim,sonra televizyonda,sonra cd!den.Yani bu filmle birlikte büyüdüm diye bir tabir kullansam yeridir.İnsanı her yaşta olursa olsun etkileyen filmlerden biridir the fly......9/10
1
4,180
İyi işlenmiş gayet başarılı bir film. Yalnız uyarmakta fayda var, film çok ama çok iğrenç sahneler barındırmakta.
1
4,181
BİR KORKU BİLİMKURGU BAŞYAPITI 1958 yapımı derinlikten yoksun bir bilim kurgu filmi olan The Fly, David Cronenberg'in ellerinde 80'li yılların tür adına en iyi filmlerinden biri olup çıkıyor. Seth Brundle adlı bir bilim adamının teleportasyon deneyi esnasında farkında olmadan bir sineğin genleriyle kendi genlerinin birleşmesi sonucunda sineğe dönüşümünü konu ediyor filmimiz. Korku ve bilim kurgusal öğeleri dramatik bir yapı etrafında kurgulayan Cronenberg; ana karakterin geçirdiği mutasyonun evrelerini ustalıkla ve görsel olarak da kusursuzca betimliyor. The Fly'ı listenin tepesine yerleştirmemizin sebebi hangi açıdan bakarsanız bakın dört dörtlük oluşu ve döneminin bilim kurgu türü adına tanımlayıcı filmlerinden biri olmasındandır. Alien (1979) sonrası bilim kurgu\korku geleneğinin kusursuz bir yansıması. Kısacası Cronenberg, kendi sinemasının doruklarında geziniyor. Cronenberg Amerikan sineması içinde korku ve bilikurgu alanında ortaya koyduğu filmler ile çok önemli bir yere sahiptir.bu filmde de diğer yapıtlarında olduğu gibi insan bedeninin modern teknolojiyle yeniden yapilanmasi `ni irdelemistir , Paul Werheovende Robocopla aynı şeyi denemiş o da çok başarılı olmuştur , herhalde 80 li yıllarda bilimkurgu ve korku üstatlarının en çok üzerinde durdukları konu makinalaşma ve teknolojnin insan üzerine yaptığı yan etkiler. son 20 yılda muazzam bir ivme yakalayan teknolojik adımlardan ürkmüşler ki aslında doğanın bir parçası olan insanın doğadan uzaklaştırması ve bunun yarattığı korkunç neticeleri yani ayın karanlık yüzünü kendi meşreplerince işlemiş.Çene yapısıyla Peter weller robocop için isabetli bir seçimse jeff goldblumda kocaman iri siyah gözleriyle aynı mantıkla sinek için isabetli bir seçim olmuş diyebilirim .Fly korku-bilimkurgu sinemasında bir devrimdir , efektleri çok başarılıdır ,ürkütür tiksindirir , gerer,goldblum sinek hareketlerini birebir yansıtmasında ki başarısıyla 10 numara bir oyunculuk sergilemiştir, jeff'in sarfettiği bir lafla yorumuma son vereyim : böcek politikasını biliyon mu. ben ilk böcek politikacı olmak isterdim ama aslında böceklerin politikası yok.10 ÜZERİNDEN 10
1
4,182
eh işte ne iyi ne kötü normal izlenebilecek bir film
0
4,183
günümüzde pekte fazla olmayan psikolojik gerilim türündeki diğer filmlerle kıyaslarsak bence en kötülerinden biri gerçekten çok kasmışlar heleki sonunda soru işareti bırakmaları filmi - ye çekiyor.. izlesenizde izlemesenizde bişey kaybetmezsiniz.her zaman söylerim bu tür filmleri yorgun yada moralinizin bozuk olduğu hallerde kesinlikle izlemeyin :) 7/10
0
4,184
film bi harika bi kere geçişler müthiş olmuş..ardından kurgu ve senaryo insanı resmen cd kapadığındada belirttiği gibi koltuğa çiviliyo..dikkatli izlemeniz gereken sıradışı bi film diebilirim..ii seyirler...
1
4,185
mükemmel kurgulanmış nadir filmlerden diyebilirim. filmin sonunda tüylerim diken diken oldu. türünün tek örneği. kopyaları mutlaka yapılacak bir senaryosu var. hatta bizim küçük kıyamet filmi bu filmin ana tema olarak benzeri. film bence 8.5 civarı olmalıydı. düşük olma sebebi sanırım fazla aksiyon sahnesinin olmaması. neyse bu filmi daha izlemediyseniz mutlaka izleyin. anlaşılması biraz zor olabilir ama sonunda herşeyi anlıyorsunuz
1
4,186
farklı,dingin,psikolojik bir yapım.şaşırtıcı bir final...izlemeye değer.10/7
0
4,187
Filmi anlayanlara çok güzel film, sıkılmadan izlenilebilecek bir film. Filmin sonuna kadar düşündüğünüz hiçbirşey tutmuyor. 10/9
1
4,188
filmin başı gayet güzeldi. bi olay olucak herşeyi anlıcam diye düşünüyodum ama öyle olmadı bir sürü olay hava da kaldı! dün gittim daha yeni yeni çözüyorum olayları :)
0
4,189
Uzun zamandır izlediğim saçma sapan filmlere bir örnek teşkil ediyor.
0
4,190
Jason Statham ve Robert de Niro gibi iki başarılı oyuncunun olduğu film kötü olmaz zaten :) Ben çok beğendim. 8/10
1
4,191
iyi bir aksiyon filmi , benim gibi hareketli filmleri sevenler için kesinlikle bir hayal kirikligi degil
1
4,192
iyi bir aksiyon filmi kadro zaten müthiş konu kafa karıştırıcı olsada sıkmadan sonuna kadar izlettiriyor kendini.80 lerin başarılı bir şekilde yansıltıldığı çok açık.Güzel bir yapım olmuş sonuçta izlenmeye mutlaka değer.
0
4,193
çok eğlenceli ve oldukça farklı bir filim mutlaka izleyin pişman olmazsınız
1
4,194
arkadaşlar zıdane dıyınce akan sular duracak ya adam futbol oynuyor ya ızlenmesı gereken fılm ki izleyın futbol severler.......müthiş bir belgesel
1
4,195
Zinédine Zidane.. Seni anlatmaya bi belgesel yeter mi?..Şampiyonlar ligi finalinde Leverkusene attığın gol daha dün gibi aklımda :)
1
4,196
Eleştiriye başlamadan önce Ian McKellen'ın bu filmin gösterimine katılması hakkında konuşmak istiyorum. Film başlamadan önce salon ve özellikle de ben, Ian McKellen'ın katılımı için çok heyecanlıydık. Film başlamadan hemen önce McKellen salona girdi ve seyirci resmen çılgına döndü. Bundan sonraki sohbet yaklaşık 10 dakika sürdü ve McKellen, İstanbul'u ne kadar sevdiğini anlattı ve gündelik hayatından konuştu. Bundan sonra da Richard III'e değindi. Bu filmin kariyerini ne kadar değiştirdiğinden bahsetti ve araya komik şakalar da serpiştirdi (bunlara eleştiride daha fazla değineceğim). Ve en son salondan ayrılmadan önce de öğrencilere çalışmadıktan sonra ne olacağına değindi ve Yüzüklerin Efendisi'ndeki ikonik sahneyi canlandırarak "You shall not pass!" diye bağırdı ve neşeli bir konuşmanın ardından Ian McKellen, salondan ayrıldı. McKellen, yalnızca 10 dakika kalmış olmasına rağmen çok iyi bir deneyimdi doğrusu. Ve bu heyecanlı andan sonra, biz de Richard III ile baş başa kaldık. Richard III, hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğim bir Shakespeare öyküsü. Ve filmi hakkında hiçbir şey bilmeden izlemek çok iyi oldu çünkü sonuç benim için daha etkileyici oldu. Film 1930'lı yıllarda, İç Savaş'ın ortasında geçiyor. "Kralın tahtında gözü olan Richard III, kraliyet üyelerini teker teker öldürüp sert otoritesiyle ülkenin başına geçmeye çalışıyor. Bunun sonucunda da savaş iyice büyüyor." Öncelikle filmin dizaynı, kostümleri, her şeyi dört dörtlüktü. 1930'lu yılların atmosferi çok iyi yansıtmış. Richard III'ün en iyi yanlarından birisi de buydu. Konusuna yabancılık çekmenize rağmen yaratılan atmosfer sayesinde filmin içine rahatça girebiliyorsunuz. Bunda Richard Loncraine'in kusursuz yönetmeliğinin payı çok büyük. Ayrıca oyunculuklar şahaneydi. Yardımcı oyuncu kadrosundan Annette Bening, Jim Broadbent, Maggie Smith ve Robert Downey Jr. gerçekten de rollerine bürünmüşler. Onları izlemek gerçekten de büyük bir zevkti. Ama Ian McKellen, bu oyuncuların yanında filmi resmen alıp götürmüş. Ian McKellen, Richard III rolünde harikalar yaratmış. Performansı gerçekten de akıl alır gibi değildi. Karakterinin sert yönlerini ve genel anlamda karışık yapısını çok iyi ortaya koymuş. Çünkü gösterimde Ian McKellen, karakteri hakkında şöyle bir şey demişti: "Richard III, bir katilden daha fazlası. Başka insanları öldürmek için insanları görevlendiren birisi." Ve bunun yanında karakterin kendi iç dünyasında yaşadığı sorunlar da var. Uzun lafın kısası Ian McKellen, bu filmde kariyerinin en iyi performanslarından birisini sergilemiş ve hala nasıl Oscar'a aday olmadığını bir türlü anlayamıyorum doğrusu. Filmin senaryosu da çok başarılıydı. Çoğu konuşmalar ve Richard III'ün zaman zaman seyirciyle konuşması, sanki Shakespeare'in kitabını okuyormuş gibi bir his uyandırmayı başarıyor. Filmle ilgili pek fazla bir sorunum yok açıkçası. Sadece hikaye kısa bir süre boyunca sürükleyiciliğini kaybettiriyor ve filmin süresi biraz uzun hissettiriyor. Ama bunun dışında Richard III, Shakespeare hayranları için kaçırılmayacak bir film. Ben Shakespeare'in büyük bir hayranı olmasam da Richard III'ün çok başarılı bir uyarlama olduğunu düşünüyorum. Eğer izlemediyseniz, bir göz atmanızı kesinlikle tavsiye ederim. Sırf Ian McKellen'ın kusursuz performansı için bile izlenebilir. İyi seyirler. FİLMİN İYİ YANLARI: + Ian McKellen'ın kusursuz performansı. + Bütün yardımcı oyuncu kadrosunun performansları. + İnce dekorlar, kostümler ve müzikler. FİLMİN KÖTÜ YANLARI: - Bazı yavaş bölümler ve filmin süresinin biraz uzun hissettirmesi. TOPLAM PUAN: 7.7/10
0
4,197
turk sinemasinin yuz aki filmlerinden.her yonuyle cok iyi.turk sinemasinin en buyuk eksiklerinden biri olan senaryo nasil yazilirin kaniti bi film.ben cok begendim ve herkeze tavsiye ederim.
1
4,198
farkli konusuyla iyi oyunculukla gorselligiyle fena film olmamis en eksi yonu filmi anlatamamislar ve sonunu cok basit yapmislar 1 2 farklilikla inanilmaz olabilirmis ama olmamis tavsiye ederim izleyin pisman olmazsiniz
1
4,199
Arkadaşlar filmin Türkçe dublajını izlemeyin. Gary Oldman ve Tom Hardy'yi seslendiren arkadaşlar, hiç diksiyon dersi almamışlar. Gördüğüm en kötü seslendirmeydi...
0