Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
4,600
bulanık ve kirli bir dünyanın ortasında var olmamayı seçmek ama nasıl? film kesinlikle coen kardeşlerin en beğendiğim filmi.. Thorton'ın oyunculuğu o kadar oradaydı ki orada olmayan adamla karşılaşmamanız mümkün değildi.. bu karakter bana ahmet hamdi tanpınar'ın 'saatleri ayarlama enstitüsü'ndeki Hayri İrdal'ı hatırlattı. Ed'in ağzında sigarası ve boş bakışları ile 'zamana çelme atmakla' meşgul olduğuna şahit oluyoruz bir çok karede.. eleştirmenlerden de aldığı övgüleri hakeden gerçekten iyi bir film.
1
4,601
harika harika harika coen kardeşleri şu an mumla arıyoruz işte yaptıkları saçma komediler öncesi coenlerin tadına bakmak istiyorsanız bu filmi kaçırmayın.
0
4,602
Tür : Polisiye / Komedi / DramKomedi mi? :) Hey Allahım... Trajikomik olsa daha çok yakışır. Coen Kardeşler sinemada farklı bir boyut açan iki usta... Yani senaryo ve kurgularındaki orjinalliği bir yana koyarsak bazı istisnalar hariç oldukça doğru oyuncu tercihleri yapıyorlar. Bu istisnalara bir örnek olarak bu filmde Scarlett Johansson bence çok sırıtmış. Yani o yaştan belli bir yeteneği olmadığı. Tıpkı piyanistin Johanssonın canlandırdığı Birdy karakteri için ruhsuz piyano çaldığını söylemesi gibi oyunculuğu da ruhsuz. Ama Billy Bob Thornton harika oturmuş Ed karakterine. Gerçek müthiş bir oyunculuk. A Simple Plan ve bu filmdeki performansı gerçekten çok iyi...Coen Kardeşleri seven biriyseniz hayal kırıklığına uğruycağınızı sanmam filmde... 10/8.5
1
4,603
Coen lerin son dönem güzelliklerinden bir başkası.Türünün söz edilmezse olmazlarından.Frances Mcdormand ın, bu adamların filmlerine çok yakıştığı detayını söylememe bile gerek yok.8/10
1
4,604
bence coen’lerin en iyi filmi..billy bob thornton’ı da ağzım açık izledim..
1
4,605
Coen biraderlerin tarzı bu hoca
0
4,606
catışma sahneleri ancak bukadar gercekci olabilir. ordaki ortam toz duman seyirciye gercekten ordaymoşsın hissini veriyor
1
4,607
Görsel açıdan sağlam bir film. Tekrar, "kahraman Amerikan ordusu!" görmek istemeyebilirsiniz elbette...
1
4,608
yorum arşivine şöyle bir göz attımda bu söylediklerimin bir kısmını filmin tamamını izlememiş olmama verin.ama yinede bildiğim kadrıyla kubrick bir şiddet filmi yönetmenidir ve dediğim gibi insanlık medeniyetinin duğuşu şiddetle olmuştur.dediğini düşünüyorum.
1
4,609
Film insanı uçuuyor ay sahneleri insan oğlu daha aya gitmemeiş Hal 9000 bilgisayarlar abaküs seviyesindeyken oluştırulmuş gelecegi çekmiş adam daha ne olsun
1
4,610
bu filmi izlemek için 1975lerde yaşamak lazım..günümüzde bu filmi izliyceğinize aynanın karşısında 2 saat vücudunuzu inceleyin derim bu bile daha ilginçtir,hem bunu yaparken o garip müzik bile diyemiyceğim tın lamaları duymak zorunda kalmazsınız.bir arkadaşımın üstdüzey tavsiyesiyle izledim sonra gittim onu vurdum
0
4,611
film hakkikaten dehşetle izledim.tamamiyle rezalet bir film.başyapıt diyenler herhalde ömründe iki film izlediler diğeride mehmet ali erbilin filmleridir.veya başyapıt film izlemediler hiç.zaten oyunculuk denebilecek bişey yok.konusu kurgusu insanlar anlamasın diye yapılmamış.kimse bana başyapıt felan diyemez bu film için.sadece gülerim.çekim kalitesi o zamana göre gerçektende mükemmel.fakat ben maymun ile yatak odasında bekleyen bir insandan başka bişey görmedim anlayamadımda.çok gereksiz bir film.aslında kral çıplak ve bunu bazıları görmüyor ne yazıkki.10 üzerinden 1 verdim ortalamayı düşürmek için aslında 2.ama 100 puan verende kendi düşüncesidir saygı duyarım tabi.
0
4,612
Tesadüfi bir çizgidir, aşkBezen hayatın karşısına mucizeler çıkar, olmadık anlarda ve olmadık yüzler, kaderin bir uzantısı olup, kaplar uzaklara savrulan düşleri. İnce bir çizgi belirir, yarıya böler suretleri ve ardında izler bırakarak devam eder, ayırmaya kalpleri ve bedenleri. Bazen bir anlık karşılaşmalar belirler, bakışların şaşkın ürkekliğindeki bilinmezliği. O an sanki gelecek gözünde şekillenir insanın, sonunu görür, bulutların utangaç süzülüşünde. Tesadüf müdür ? diye sorulur kendi kendine , yanıt bulunması güçtür, çünkü; bir anlık rüya gibidir bakışlarda beliren yüzler ve sonrası silik bir gölge olur, süzülüverir hiç hesapta yokken. Oyun gibi başlamıştır ilk başlarda ve sonu göz bebeklerinin donukluğunda noktalanır, beklemenin ve özlemin tarifsiz kavruluşuyla.Bazen böyle filmler vardır, ansızın yüreği dağlayıverir, sarsar insanın en uzak düşlerini. Savurur ta uzak bir evrenin, el değmemiş yokluğuna. Zihinleri değil yüreği pareler çoğu zaman, düğümlenir kareler yaralı dimağların sızlayan duvarlarında. İşte bu filmlere iyi bir örnek hiç kuşkusuz ?Kutup Çizgisi Aşıkları? olarak karşımıza çıkmakta. İspanyol yönetmen Julio Medem imzalı 1998 yapımı film; rastlantılar ve olasılıklarla bezeli ve kaderleri bir birine kenetli iki insanın, çocukluklarından, ergenliklerine ve oradan yetişkinliğe geçişlerine bizleri tanık ederek, yaşadıkları anları ve bu anların ince ama sağlam bağlarını, yakınlaşmalarını bazense kopuşlarını, bir bütünün parçalara ayrılmış görünümleri eşliğinde bizlere sunmaktadır. Evrelere ayrılmıştır yaşam ve çoğu zaman bir şeyler yarım kalmaktadır insanın hayatında. Ne kadar çok uğraş verilirse verilsin, önceden örüldüğü için ve sonradan değiştirilemeyeceği için hayata çizilen çizgiler, çabalar çoğu kez asılı kalır, anların ağır sayımının odağında. Zamanı ne geri ne de ileri almak, mümkün olmaz, yoklukların ve iç çekişlerin kutba vuran simasında.Film üç evreden oluşmaktadır, üç farklı şekilde resmedilen karakterler, bakış açıları bir birini takip ederek sunulmakta ve kendi pencerelerinden ve dillerinden olaylar resmedilerek, durum tasvirleri şekillenmektedir. İki kahramanımız vardır, biri Otto diğeri Ana'dır. Önce çocuk suretleri belirir karşımızda. Kendi dünyalarının portreleri çizilir; düşünceleri, duyguları, hissettikleri. Küçük yüreklerinde beliren sevginin ilk kıpırtılarına şahit oluruz, ürkek bakışların ve kararsız kalınışların odağında. Sonra filizleniverir dillerden sözcükler ama içten söylenir sözler, kaçamak bakışların kıyısında. Çocukluğun masum düşlerine dalarız birazdan, kimi hüzünlü bir şarkı olur kanatır her bir dizesi yürekleri ve kimisi dizili mısraların sıcaklığını yayar, ısıtır göz atmaların şahitliğinde bizleri. Peşinden koşarlar yakalamak için anları, her biri yolların kesiştiği bir evrenin merkezinde bulur kendini, parçaları birleştirmek içindir belki, geleceğin görünür kılınan kutbunda. Tesadüflerin biçimlendirdiği hayatlardır onlarınki. İlk karşılaşmadan itibaren, ilahi bir yönlendirmedir belki de. Okul bahçesinden başlamıştır ve biri ayrılığın diğeri ölümün buluşturduğu iki insanın birleşmesi ile onlarda birleşmiştir, mucizemidir yoksa kaderin bir oyunumu, akıllarda sorular belirir. Sonra birden büyüyü verir, Otto ve Ana. Ergenliğe adım atışlarıyla birlikte duyguları da kabarır, engin dalgaların hoyratça vurduğu kıyılar misali, ufalanır içlerindeki katmanlar. Yakınlaşır gövdeleri, uğultulu bir gecenin koynunda. Üvey kardeşlerdir oysa ama aşkı bulmuşlardır bir birlerinin ruhlarında. Zamanın durdurulamayan işleyişi, Otto ve Ana'yı olgun birer surete büründürmüştür. Hayatın içinden çıkılmaz örgüsüne kapılmışlardır, değişen ve gelişen günlerin ardı sıra. Bedenleri gibi hissettikleri de değişmiştir. Ara sıra belirmektedir yinede çocuk suretleri. Düşle gerçek karışımı geri gidişler, belki de büyümeyen içteki çocuk yanın yüzeye çıkarılmasının sancılarıdır. Yada masum bir simge olan ve günahsız varlıklar olarak vücut bulan çocukluk hallerine sığınılmak istenmektedir. Belki de hiç büyümemek, böylece her şeyin eskisi gibi kalması arzulanmaktadır; mutlu bir yuva ve mutlu bir yaşam için. Özellikle Otto'nun içine düştüğü yalnızlık halleri, ona hayat verenin ansızın çekip gitmesiyle belirginleşmiş ve boşluğa savruluşun ilk işaretleri olmuştur. amaçsızdır artık ve alışamamıştır bu kaybedişe, Ana'sı vardır belki ama yitirdiğinin yerini dolduramayacaktır. İçinde biriken öfke uzaklaşmasına neden olmuştur, ailesinden. Ana ise; bu bitişi çaresiz gözlerle izlemektedir. Duyduğu aşk her zamanki canlılığındadır ama sevdiğinin içine düştüğü çaresizlik onu da yıpratmaktadır. Derken günün birinde Otto haber vermeden ayrılır evlerinden. Kader ağlarını örmeye başlamış, olmadık rastlantıların kıyısından habersizce geçişlere kapı aralamıştır. Tesadüflerin gölgesinde kimi zaman bir uçağın içinde, kimi zamanda meydanda bir cafe de buluşmuşlar ama birbirlerinden habersiz ayrı yollara savrulmuşlardır. Hüzünlü bir aşk yazılmıştır, kavuşamayan iki kalp, hayatı paylaşamadan sonsuzluğa kapılmıştır. Baştan sona tesadüfler üzerine kurulmaktadır film. Karşılaşmalar, ilk bakışlar, ölüm sonrası tanışmalar, yan yana gelip de rastlaşamamalar, hayatta her şey bir rastlantı eseridir, düşüncesi üzerine inşa edilen film; senaryosundaki farklı olay örgüsü ile dikkat çekmektedir. Yönetmenin hayatları işleyişi, iç içe geçmiş halkalar şekline evirmek suretiyle olmaktadır ve her iki karakterin anlara ve bir olayın oluşuna bakış açıları bir sıra eşliğinde verilmektedir. Bu haliyle de film, bir yandan erkeğin düşüncelerini ve hislerini bizlere aktarırken, öte yandan da kadının aynı konu hakkında kendi çerçevesinden duruşu ve yaklaşımlarını ortaya çıkarmaktadır. Filmin kendisi iki kutupludur, zaten kutup çizgisine ulaşma arzusu da sembolik bir sunumdur. Filme serpilen flashbackler ile geçmişe dönülmesi ve bazen, bazı anların gerçek olup olmadığı yönlü şüphelere meyleder karelerle bezeli olması, yapının temelini sağlamlaştırmakta ve verilmek istenen duygu ile etkinin izleyiciye kanalize edilmesinde kolaylık sağlamaktadır. Hiç şüphesiz filmi etkin kılan unsurlardan biride oyunculuklardır. Ana karakterini canlandıran Najwa Nimri'nin ve Otto karakterini canlandıran Fele Martinez'in performansları başarılıdır. İki oyuncunun samimi ve abartıya kaçmayan ortaya koyuşları göz doldurmaktadır. Tabi ki unutulmaması gereken bir etkende müziğin seçimi ve yer ile zamana göre doğru kullanılmasıdır. Kurgusunun değişik işleyişi, bazı sondaki yaşanılanların başlara yada ortalara, veya başlar yada ortalardaki yaşanılacak olayların filmin farklı kısımlarına iliştirilmesi, kimi izleyici için bütünü muhafaza etmede güçlükler yaşamalarını neden olabilir. Birde filmin ağır duygusal atmosferi ile bir türlü çekilen çizgilerin birleştirilememesi, hüzün katsayısını arttırmakta, karamsar bir burukluğa izleyiciyi sevk etmektedir. Filmin tahmin edilemez sonu ise yüreklerde tarifi imkansız acılara neden olmakta, göz bebeklerinin buğulanmasına yol vermektedir.Benden size bu filmi, mutlaka seyretmeniz tavsiye edilmektedir.---- Los Amantes Del Circulo Polar ( Kutup Çizgisi Aşıkları ) ----
1
4,613
Beni derin bir şekilde sarsan ender filmlerden biri.Öyle bir hava vardı ki filmde,içimde anlam veremediğim acayip duygular oluşturdu.Filmdeki harika doğa manzaraları ve filmin müziği çok ayrı bir hava katmış.Bir tavsiye verecek olursam bu filmi geceyarısı izleyin,etkisi daha fazla olacaktır.
1
4,614
Hadi bakalım izleyelim ve görelim. Japonlar yine ne saçmalamış....
0
4,615
heyecanla vizyona girmesini bekliyorum
1
4,616
film ayaküstü izlenebilcek bir film.yanınızda kuzen,yeğen,çocuğunuz,komşunuzun çocuğu gibi avutmanız gereken bir çocukla izlenebilir.duff hayranıysanız da olabilir.
0
4,617
Disney Channel’dan biliyorum bu şovu.Çizgi film şeklindeydi.E bu da 'gerçekten gerçekçi' bir uyarlama.Başta salya-sümük kızımız Hillary Duff dışında herkes gayet doğaldı,senaryo dahi zorlayıcı değildi.Bu da Disney’in ne kadar güzel bir iş yapabileceğinin kanıtı adeta.Çoook eğlenceli.Temposu bazı yerlerde düşüyor,ama 10 üzerinden 9’u hakediyor..Filmi objektif seyredenler,gerçekten de 'ahım şahım' final sahnesini bilirler.İtalya’da geçen,en güzel pop yıldızı masalı.Konser sahnesi ve sıradışı sahne müdürü yok mu...Mutlaka izlenmeli.
1
4,618
müzikale hayır...
0
4,619
hilary bu filmde çok iyi bir iş başarmış olaylar birbirine bir zincirin halkaları gibi uyumlu bağlanmış bence süperr
1
4,620
gerçekten fragmanı bile çok güzel merakla bekliyorum ...
0
4,621
Will Smith in izlediğim en kötü filmiydi. Ben fragmanını izleyip gidenlerdenim. Beklediğim gibi çıkmadı. Devlet Düşmanı filminde bile daha çok aksiyon sahnesi vardı. Neden 9 puan olduğunuda anlayamadım heralde Will Smith oynuyor diye bu kadar çok puan aldı. Puan:6 ki bu puanı sadece Will Smith için veriyorum.
0
4,622
Ben Efsaneyimdeki muhteşem performanstan sonra hancocku hayal kırıklığına uğramaya hazır bir şekilde izledim ama hayal kırıklığı bir yana yine muhteşem bi film vardı karşımda. Will Smith in oyunculuğunu gerçekten tartışılamaz olarak adlandırabiliriz. Sonunda süper kahramanın öldürülmemiş olması da ikincisi gelir mi sorusunu aklıma getirdi. Neden süperman batman gibi klasik halk kahramanlarından sonra hancockun maceralarını da izlemeyelim. İzleyin,, güzel film..
1
4,623
DuBlaJ Katliamı Neden hala yapımcılar ısrarla dublaj yapma gereği duyuyolar anlamak gerçekten zor. Film çok iyide olsa iri yarı kaslı bir adamdan çıkan "kadınımsı" ses veya tüy gibi bir adamdan çıkan abartılı kalın bir ses bütün film izleme hevesinizi kursağınızda bırakıyor. Lütfen artık animasyonlar dışında DubLaJ YApMayın yada sinema sahipleri bütün seasları dublajla doldurmayın. Çünkü ülkemizde sylvester stallone filmlerine yapılan dublaj dışında çok iyi bir dublajlı film izlediğimi hatırlamıyorum o işi yapanları da gerçekten tebrik etmek gerek. Gitmeyip de gitmek isteyenler varsa ya orjinal dilde izlesinler eğer çevrelerindeki sinemaları dublajlar sardıysa dvd nin çıkmasını beklemek daha mantıklı.
0
4,624
başlarda bir solukla izlenen ve ne çabuk ara geldi dedirten türden sıradan bir macera filmi gibi..ama ikinci yarı ile birlikte insanın yerinde duramayacağı, gözyaşlarını saklamaya çalışacağı, aksiyondan hoplayacağı ve gülmekten kırılacağı bir film başlıyor..dünkü seçimimden memnunum. will simith güzel oynamış hakketen, serseri!
1
4,625
biraz çocukça ama eğlenceli bi film :)izlenebilir!
0
4,626
bence dığer kahramanlık fılmlerıne göre bıraz komedıde eklemısler ama fımın sonu bence gayet duygusaldı
0
4,627
çoook eğlenceli bir film.kesinlikle tavsiye ediyorum.will smith bir harika
1
4,628
Christopher Reeve ve 'Superman' bu kadar mı özleşir ? sinema tarihindeki karakterler ve oynadıkları roller özleştirildiğinde bunu en iyi yansıtanlardan biri Reeve...
1
4,629
Efsane serinin başlangıcı olan film , oldukça keyifli ve macera dolu bir yapım dı ?Marlon Brando , Gene Hackman ve Christopher Reeve gibi usta aktörleri aynı filmde görmek apayrı bi şey :) ? Reeve adeta süperman i oynamak için doğmuş :) ? Efektleri , macera sahneleri vs. zamanın çok ilerisinde ve büyük bir emek olduğu belli oluyor ? Müziğide efsane zaten :) ? Genel olarak oldukça keyif aldığım , eğlenerek izlediğim bir filmdi ? 10/9 ?
1
4,630
bu film gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman filmlerinden biri..hala bu filmin üstüne yok..
1
4,631
İnanın superman serisinin en güzeli ilk filmidir. benim için başlangıcı okadar akliteli yapmışlarki efsane oldu resmen!
1
4,632
yeah.dostum.bu kadar iyi oyunculuk bu yaşta hemde.bale nin ilk filmi.sinemayla tanıstıgı ilk yapım.inanılmaz etkileyici.
1
4,633
kısmen gerçek bir öyküye dayanan bir film izlenmeli 9/10
1
4,634
Film sadece güzel bir popcorn filmiydi.Karşımızda bir başyapıt olduğu da yok.Arkadaşın da dediği gibi sadece teknik olarak yeterli bir film c.bale nin oyunculuğu da(küçük yaşına göre)çok güzel...ama senaryo ve mesajın verilmesi gibi durumlar açısından sınıfta kalmasa da orta halli bir durum sergiliyor 7/10
0
4,635
Sonunu getiremediğim bir spielberg filmi,son 15 dakikasında kapattım filmi.Hiç bir şey yok filmde,ne bir anlam bütünlüğü nede duygu yüklü bir sahne...Ayrıca spielbergin o ustaca anlatım tarzı bu filmde yok,çok basit işlemiş...4/10
0
4,636
Bu film çok görkemli.Soğuk bir yaklaşım ile filmi aldım ancak film beni çok etkiedi.Görkemli bir prodiksiyon çalışması ve Christian Bale'ın parladığı bir film.
1
4,637
Spielberg'in en iyi 5 filmi için kesinlikle yerleştirebileceğim harika bir film. Savaşı ve tutsaklığı küçük bir çocuğun gözünden anlatarak bizlere savaşı anlatıyor üstat bu sefer. Uzun süresine rağmen sıkılmadan izlenebilecek harika bir başyapıt. Zamanında değeri anlaşılmayıp oscarlardan eli boş dönen, hakkı sonradan iade edilen bir film. Son bir şey söylemek istiyorum. Birçok film yorumunda da bunu görüyorum. ?o dönemde çekilmiş olmasına rağmen iyi,...? gibi yorumlar. Böyle bir yorumu Se7en filminde de okumuştum. Arkadaşlar, bu filmler 1920'lerde çekilmedi. 80'ler ve 90'lar da da film çekim teknikleri çok üst düzeydeydi. Bugünden tek farkı o dönemlerde cgi'in çok amatör olması ve dolby digital ses kaydının henüz var olmamasıydı...
1
4,638
james cameron döktürüyor!ilkinden daha heycanlı,daha gerilimli ve sürükleyici."ilkindeki tek yaratığın yarattığı gerilim yok" diyenler var ama katılmıyorum.enfes bir film,şiddetle tavsiye olunur.
1
4,639
Selam Arkadaşlar,Ben de alien serisine bayılırım ama alien -2’yi pek sevmem.Neden derseniz,1 ve 3. filmlerde yaratık tek ve inanılmaz hızlı hareket ediyor.Biz onu öyle tanıdık,görünmemezliği,yakalanamayışı,sabun gibi kaçabilmesi onu korkunç yapan özelliklerin başında geliyor.Ama ikinci filmde hepsi uyku hapı almış gibi miskin miskin dolaşıyor.Bu sebeple ben aliens’ı pek sevmem.Halbuki mekan olarak,konu olarak çok iyi bir malzeme var ama o yavaş hareket etmeleri yok mu beni delirtiyor :o((
1
4,640
Mükemmel, mükemmel, mükemmel. tek kelimeyle mükemmel. serinin ve bilim kurgu tarihinin en iyilerinden biri. itiraf etmeliyim ki filmi ilk ortaokuldayken izlemiştim ve o gece korkudan sabaha kadar uyuyamamıştım. bu yüzden hayatımda çok önemli bir yeri vardır bu filmin. düşünce dünyamı değiştirmişti. ama sonuç olarak türünde kült bir film. ve tabii ripley i unutmamak lazım. sinema tarihinin en güçlü ve korkusuz karakterlerinden biri. tabii james cameron ve onun filme kattığı ana yaratık. korkunç ve acımasız. o zamanki teknoloji ile çekilmiş ama her izleyişimde yine de etkileniyorum. efektlergerçekten harika. o filmi şimdi çekse nasıl olurdu düşünemiyorum. sigorney weaver yaşlandı ama serinin 5. filmi çekilse ve o oynasa çok sevinirim gerçekten. ondan başkası bu rolü bu kadar iyi oynayamazdı ve bu kadar yakışamazdı. (1.82 boy da etkili tabi bunda.) kısaca sinema tarihinin bence en güçlü ve karizmatik kadın kahramanı. diğer filmlerini bunun kadar beğenmedim ama serinin tam bir fanatiği ve hastasıyım. sigorney'inde tabiii.. ayrıca yaratık tasarımları da gerçekten mükemmle bunu kabullenmek lazım o yıllar için düşününce. hele anne yaratık gerçekten mükemmel ötesi. bu da cameron'un başarısı tabi. bu film 79 da ilki çekildi ve ondan sonra onun taklidi yüzlerce dandik film çekildi ama hiçbiri onun yerini tutamadı. hiçbiri teğmen ripley olamadı. bu arada alien predatore karşı filmi beni üzdü. yaratık karakterinin karizmasını sarstı. o, sinema dünyasının en korkunç ve karizmatik yaratığı. ondan daha korkunç bi tasarım hatırlamıyorum. hep düşündüm uzayda onunla karşılaşsam, o gezegende ben olsam ya da newt'ün yerinde ben olsam ne yapardım diye. sanırım kafayı yerdim. o kesinlikle bir numara. teşekkürler...
1
4,641
İlk filmin kaldığı yerden, ilk filmin kaldığı seviyeden devam eden bir Bilim Kurgu başyapıtı. Hala izlemeyen varsa zaman kaybetmesin.
1
4,642
iyi güzel ama sadece o kadar, bana kalırsa pek de abartılacak bir yok. sıkılmadan seyrettiğimiz o sıradan animasyonlardan...
0
4,643
oRjinal sesLeRi duyMAk isteyen netten inDiRip altyazılı izlesin ;) iyi SeyiRLeR.. güzeL film..
1
4,644
Mükemmel bir filmdi... İzlediğim en iyi çizgi filmlerden birisi. Mutlaka izlenmeli...
1
4,645
Keyifli bir anime son zamanların en iyisi...
0
4,646
süperrr mütiş harika insan animassyonda ağlarmı demeyin ağlar mutlaka izleyin
1
4,647
Çok harika bir filmdi herkese tavsiye ederim .Görüntüsü , konusu çok güzeldi.
1
4,648
filmi sinemada izlemeyen oturup ağlasın.tam sinemada izlenecek bir film.uzayda oldugunuz hissine kapılıyorsunuz, çünkü film kalite,konu kalite,görüntü kalite, bide filmden çıktıktan sonra zaman sorunsalı ile ilgili bi daha düşünüyosunuz.10/10 5*.not:star wars tan sonra en iyi bilim kurgu
1
4,649
Yönetmenin "Görevimiz Tehlike 3" filmini izlemenizi tavsiye ederim.. Süper bir filmdir.. Yönetmen aynı zamanda bilindiği gibi muhteşem "LoST" dizisinin de yaratıcısıdır.. Buradan size bir de müjde vereyim; "LoST" film olarak geliyor... Çekimleri 2012de başlayacakmış.. Vizyona 2013te girmesi planlanıyor.
1
4,650
para kazanmak için yapılmış senaryo yazarları tıkandığı için eski serileri daha çok görsel efektler ekleyerek allayıp pullayıp önümze atıyorlar işin kötüsü efsanevi yapımları bu yüzden yaralıyorlar tüm bildikleriniz öyle değil böyle diyolar o kdr zmn izlediğin seri senin gözünde bir anda yabancılaşıyor
0
4,651
İnanılmaz derecede etkilendim. Son zamanlarda bu kadar güzel bir film izlememiştim. Filmin senaryosu, Kurgusu müthiş. Her sahnesi etkileyici. Her replik merak uyandırıcı. Zaman zaman geriye gidişler, geçmişle ilgili detaylar filme o kadar güzel monte edilmiş ki yine de tahminler tutmuyor. Bu filmi izlerken sayısız komplo teorisi üretebilirsiniz. Hiç biri tutmayacak. Sonunda Şok etkisi yaratıyor. Son yıllarda Son bölümüyle beni en çok şaşırtan filmler Testere ve Zindan adasıydı. Bu film de resmen o etkiyi bıraktı bende. Abartmıyorum. İspanyol sinemasının hazinelerinden biri. Julianın gözleri filminin senaryosunu yazan Yönetmen Oriol Paulo nun ilk uzun metrajlı filmi. Senaryosu yine ona ait. Başroldeki Belen Rueda'ya bayıldım. Bakışlar, yüz ifadesi bu kadın mükemmel. Gerilim ve Gizemin iç içe geçtiği kenetlendiği bu filmi Şiddetle tavsiye ediyorum iyi seyirler...
1
4,652
bu filmi iki defa izledim.adrian lyne filmleri her zaman hoşuma gitmiş ve ilgiyle izlemişimdir.konusu oyunculuğu müzikleri görüntüsü ile bir bütün film.yönetmenin vurgulamaları çok güzel.acaba günlük yaşamımızda bizde kendimizi yada sevdiğimizi cinsel yada sosyal anlamda aldatmıyormuyuz yalan söylemiyormuyuz?yönetmen yargılayacı olmaktan çok olduğu gibi olayları anlatmış taraf tutmadan.esas olan budur demeden.kararı siz veriyorsunuz.özellikle diane lane nin oyunculuğu çok etkileyici.içinde bulunduğu durumu çok güzel gözler öüne seriyor.güzel bir film.iyi seyirler...
1
4,653
Bu filmi saçma bulanları anlamıom...Aksion filmlerinden artık böö geldi. Biras konusu olan bi filme gidiim dedim ve hayatımda hiç unutamıcaım bu filme gittim.Herkese tavsiye ediyorum.Eyer saçma aksiyon filmlerine baştan on puan veren o kalıp kafalardan diilseniz bence hoşunuza gitcek. Sanırım bu filmi beenmienler böle bi ihaneti aklının ucundan bile geçirmedikleri için böle oldu.Sonuç olarak zevklere hakaret olmaz;))) Ayrıca ben de Diana Lanein çok ii oynadıını ve oscara aday olabileceini düşünüom.
1
4,654
mutlu, zengin ve onu seven bir kocası olan bir kadın hayattan daha ne ister ki değil mi... işte bazen kadın da heyecan arıyabiliyor bunu hayatında bir eksiklik olarak algılayabiliyor ne kadar da herşey istediği gibi olsada ... filmimiz işte tam da bu ayrıntı üzerine kurulmuş gayet de başarılı işlenmiş ... bu tür hikayeleri hep erkeklerden dinlemeye alışmış olan ve kanıksamış olan bizler olayın tarafları değişince tepkilerimiz ve şiddeti nasıl da değişebiliyor değil mi tıpkı filmimizin mazbut ve mağdur aile babası edward gibi ...
0
4,655
ben açıkçası çok başarılı bulmadım filmi beklediğiminde altında çıktı bence kötü
0
4,656
çok gzl bi film muhteşem değil ama çok gzl oyunculuk ve senaryo gayet yerindeydi
1
4,657
Kesinlikle harika harmanlanmış bir kara-komedi.Scorcese in en ilginç ve güzel işlerinden.Sonuna dek büyük şaşkınlıkla izliyorsunuz birçok güzel sahneyi.8/10
1
4,658
Açıkçası filmi almadan önce cok ön yargılı yaklastım.Ama filmi izlemeye başladıkça scorseseye hayranlığım giderek daha da cok artmaya başladı.New-york un acımacız tarafına eleştirisel tarafla bakan scorsese sanırım bu filmle cannes da altın palmiye aldı.10/10
1
4,659
Kesinlikle değişikti,Scorsese'den beklediğimiz tarzın dışında bir yapım olmuş,tam türüne karar vermek zor açıkçası çok beğendim diyemem ama kötü de bulmadım orta halli bir yapım benim için
0
4,660
Stanley Kubrickten kesinlikle bir başyapıt. Tecavüz-adam öldürme - gasp - para çalmak gibi birbirinden pis işlere bürünen dört sokak çetesinin liderinin başından geçen hikayeyi konu edinen film belki de Kubrickin yapmış olduğu en iyi roman uyarlaması. Sisteme ve toplum yapısına getirdiği eleştirisel yaklaşımlarıyla sıradışı bir film. Şiddet ve şiddetin toplumsallaşması üzerine kurulu bir kült.queer as a clockwork orange deyişinden alıyor ismini. Bu deyiş olabilecek en garip davranışları ve özellikleri barındıran kişiler için kullanılıyormuş. Portakalın organikliği insanlığı temsil ederken, otomatik kelimesi de makineleşmeyi anlatıyor diyebiliriz; yani makineleşmiş bir insanı.Yazar Antony Burges kitabında şöyle der:'Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum'
1
4,661
içinde bulunduğumuz dünyanın gerçek yüzünü şak diye suratımıza çarpan bir film...
1
4,662
Film görüntü ve ses olarak gayet siradan, yabanci dil ögrenimi için çekilen basit videolar ile ayni kalitede.Bazi oyunculuklar özellikle tekerlekli sandalyedeki yazari kastediyorum berbat derecede abartili ve komik... Filmin hikayesine gelince belirsiz bir zamanda geçen film lise çaglarindaki bir grup gencin zevk için siddet eylemlerini anlatiyor.Alex adli sahsin basini çektigi grup çiplak kadin görünümlü masalara sahip bir barda süt! ve bazi haplarla kafa yapip disaridaki savunmasiz insanlara saldirmaktadir.Son eylemlerinde Alex, sahibi tarafindan çok degerli bir sanat eseri oldugu iddia edilen dev boyutlarda porselen bir penis ile cinayet isledikten sonra çete içi çekismelerin sonucunda arkadaslari tarafindan satisa geliyor ve hapishaneye düsüyor.Burada bakan oldugu düsünülen bir sahsin tedavi projesine gönüllü olarak katiliyor.Kendisine klasik müzik esliginde zorla siddet içerikli filmler izletiliyor.Üstelik bu sirada sigara birakma haplari gibi siddet olaylarina tanik oldugunda bundan eskisi gibi zevk almak yerine mide bulantisi benzeri rahatsizliklar duymasini saglayacak ilaçlar veriliyor.falan filan diye devam ediyor... Sinema tarihinin en önemli filmlerinden oldugu iddia edilen yapit, belli ideolojik çevrelerce sisirilmis ve 'sinemadan anlamiyor demesinler' düsüncesiyle güdümlü baskin insan davranisi neticesinde sahte övgülerle sisirilmeye devam edilen bir balon hüviyetindedir.
0
4,663
Konusu üzerinden yola çıkarsak bu kadar saçmalığa girmelerine gerek yoktu. Filmin kendi tarzı ve kendi havası var ama filmin zayıflığına giydirilmiş süs gibi duruyor sadece. Bana Hande Yenerin tarz yapmaya çalışırken ipin ucunu kaçırıp çuvalladığı zamanları hatırlatıyor. En fazla bir kez izlenebilir sonra hatırlamak bile istemeyeceksiniz.
0
4,664
kendisi super filmdir.kac kez izledigimi bile bilmiyorum.bu arada tedbundy sende filmin kitabi war mi ?we nerden bulabilirim?
1
4,665
böyle meajlar hiçbir filmde verilmedi.
1
4,666
yıl 1971 ve yıl 2006 fark varsa gelin söyleyin işte bu yüzden yönetmen bu adam...
1
4,667
Türk asıllı yönetmenin belki de en bilinen filmi. Elia Kazan bu filmde bir dönem mahkemede yargılanırken kendi arkadaşlarını satmanın ne kadar legal ve doğal bir süreç olduğunu rıhtım işçileri üzerinden anlatmaya çalışmış. Siyasi temelinin yanında bazı replikleriyle güzel bir film olsa da ben fazla abartıldığını düşünüyorum. Final sahnesi gerçekten orjinaldi. Benden 7/10
0
4,668
Yaklaşık 60 yıl önce çekilen bu filmi günümüzde izleyebildiğimiz için şanslıyız bence.. genelde siyah beyaz filmlerden sıkılırım ben ama bu film gayet akıcıydı.. marlon brandoyu genç haliyle izlemek de ayrı bir güzellikti.. fakat filmden etkilendiğimi söyleyemem.. 60 yıl önce böyle güzel ve akıcı bir film çekilmesi tabiki büyük başarı ama etkileyicilik ne yazıkki yok.. sonuç itibariyle rıhtımlar üzerinde keyifli, hoş bir film.. 7/10
0
4,669
Enfes bir Brando klasiği...
1
4,670
üzerinden 50 yıl geçmiş ama hala yepyeni ve asla eskimeyecek bir klasik...
1
4,671
en sevdiğim romantik komedi harikaaaa
1
4,672
Muhteşem,Meg Ryan ağırlıklı izledim filmi fakat Billy Crystal da bir harikaydı o hızlı konuşmasıyla :) Gerçekten ağırlıklı olarak kadın ile erkeğin arkadaş kalamayacağı tezini yakın bulsam da önce kuvvetli bir dostlukla başlayan ilişkinin daha da güçleneceğini düşünürüm. 10/10
1
4,673
Filmi dün izlemöe imkanım oldu ilk defa ve bence mükemmel ötesi bir film filmi nişanşlımla izledim ve onun tezi olan kadın erkek arkadaşlığının imkansızlığı bir daha kanıtlandı ona göre. Ben bayıldım kesinlikle herkesin arşivinde olması gereken bir film.
1
4,674
Bu film bana kalırsa kadın erkek iliskileri hakkında bir cok mesaj veriyor o yüzden izlenmeli.
1
4,675
konu anlatimi sifir..aciklayicilik yok...action sahneleriyle geçiştirilmiş bir film
0
4,676
Filmi izlemek icin Pitch Black'den bir kaç sahne ve ayrıntı hatırlamak yeterli.Pitch Black'in devamı mı hani nerede? Ne umduk ne bulduk tarzında kücük süreli bir şok geçirdikten sonra kafanızı toparlayıp Action + 3D Animation'dan zevk almaya bakın.Ama filmdeki gezegenler + irklar + dekor + kostümler muhteşem.Hakkını vermek lazım.
1
4,677
bu türün meraklılarının kesinlikle kaçırmaması gereken bir film. fakat şunu da eklemeliyim kesinlikle kült olacak bir film değil. film bir kere tek kişilik. filmin herşeyi vin diesel. film bu türe yeni bir anlayış, bakış açısı getiremiyor. sonuç olarak iyi vakit geçirmek için gidilebilecek bir film...
1
4,678
bence efektler ve oyuncular iyiydi ama konusu beni sıktı.başka şeylere dalıp durdum
1
4,679
vin diesel dışında hiçbir aktör bu rolde bu kadar başarılı olamaz.gerçekten karizmatik katil olarak olsun filmin konsepti olsun herşeyiyle mükemmel.almaması gereken puanları alan filmler 9 - 10 çekiyor bu kadar insanın riddick olası gelen bir filme ise verilmesi gereken değer ve puanlar verilmiyor lütfen arkadaşlar objektif olalım ve iyi filme gereken notu verelim.alın izleyin hatta gidip birtane daha alıp arkadaşınıza hediye edin onuda mahrum bırakmayın bu şölenden.
1
4,680
ya ben nasıl oldu da bu filmi daa önce hiç duymadım!!!! Piskopatlık derecesinde bi fan olmama rağmen depp'in bu filmini nie duymadım?!!!! Lütfen -ne kadar uzun olduu umrumda diil- biri bi kritik yapabilir mi?
0
4,681
farklı konusuyla uzun zamandır ızledıgım en ıyı fılmlerden bırısı sıkılmadan ızlıyebılıecegınız oyunculuk ve gorsel solenıyle nasıl bıttıgını anlamayacaksınız sıddetle tavsıye edıyorum pısman olursunuz arsıvlik film
1
4,682
harikaydı, insana boksu sevdiriyor diyebilirim bir kız olarak..boks filmlerini sevdiğimi söyleyemem ama bu başkaydı,ana robot çok insancıl yüz ifadesi taşıyordu,oyuncular iyiydi,mutlaka izleyin eğlenmek garanti
1
4,683
Neredeydi tam hatırlayamıyorum ama, DVD’sini bulunca atladım hemen üzerine arşivlik babından ve tekrar izledim...Tek kelimeyle süpper bir film.Yorum yazan arkadaşlardan biri 'kamera hataları' ndan söz etmiş ama, hata olarak yorumladığı görüntüler sanırım gerçeklik hissini arttırmak için yapılmış.Film o kadar gerçekçi çekilmiş ki, sanki film değil, olay anında muhtelif yerlerde kameralar varmış da görüntüleri uç uca montajlamışlar gibi; o kadar gerçekçi yani.Herkese tavsiye ederim...
1
4,684
Belgeselsi bir bakış açısıyla öykülenen, kanırtan gerçekleri tekrar tekrar göze sokan, izlenilmesi gereken bir film.8/10
1
4,685
Bence herkes bu filmi izlememeli. Anlamayıp filmin adını lekeliyorlar. Bugün gittiğim sinema salonun da tek başımaydım. İzlemeye heveslisi de pek yok gibi. Olmasında zaten. Ben sevdiğim filmleri herkesin izlemesinden hoşlanmam... Herkesin aynı şeyi anladığı, aynı şeye gülüp, aynı şeye ağladığı filmler bana göre değil. Bizim filmden beklentimiz " normal film tv de de var, para verip bilet alıyoruz, ya ağlatsın, ya güldürsün" olduğu için salonların bu film için dolup taşmasını beklemiyorum. Ayrıyeten Forrest Gump'a benzetiliyor. İki filmin anlattığı şey çok farklı...
1
4,686
animenin benim gözünde başlangıcı ilk oynunu oynamıştım ve çok sevmiştim filmini görünce şok oldum ve hemen aldım işte ozzaman anime hayatım başladı saol ''D''
1
4,687
Yarı insan yarı vampir Dampyr’lere birçok yerde rastlıyoruz (yine bir çizgi romandan uyarlanan Blade karakteri gibi). Dampyrin 'D'sini kendine ad olarak seçen bu yalnız kovboyun ikinci anime uyarlaması, ilk filme göre daha rafine ve steril tabii ki. Çizimler daha artistik, zamanla teknik te ilerliyor. Bol karakterli yapısı biraz Ninja Scroll’a benzese de onun düzeyine pek ulaşamıyor. Bilindik Japon duygusallığıyla kotarılmış finali bir artısı. Güzel bir seyirlik ama ilk filmi daha çok öneririm.
1
4,688
beklediğimden çok daha iyiydi.D yi izledikten sonra her yerde anime aramaya başladım. beyazperde den gördüğüm bu iki animeyi izlemeyi çok istiyorum. "X" ve "Demon City Shinjuku"
1
4,689
şu ana kadar izlediğim en iyi anime. müziği bile mükemmel yapmışlar. sonuna kadar gözlerinizi alamıyorsunuz 1010
1
4,690
Izlerken gercekten keyif aldim Martin Lawrence, Tim Robbins ilginc ama komik birer ikili olmuslar gulmek,eglenmek isteyen izlesin tavsiye ederim...
1
4,691
Komedi seven herkesin seyretmesi şart olan bi film. 2000'in başında keşfettiğim bu filmin müptelası oldum. Herkese tavsiye eder fırsat buldukça seyrederim.
1
4,692
bence harika bi komedi filmi.filmi izlerken sık sık gülme krizlerine girmiştim.martin ve tim iyi bi ikili takım oluşturmuşlar.ben bayıldım bu filme...
1
4,693
Bir kere film, bu tarzı beğenin ya da beğenmeyin sizde belli bir altyapı oluşturuyor. Arkadaşlardan biri "depresanlarınız bitmişse" diye yazmış buna şöyle bir ekleme yapabilirim "bir günü depresan içmeden geçirmek istiyorsanız" izleyin bu filmi. Sonra yeniden izleyin sonra yeniden....
1
4,694
hiç vakit kaybedecem die korkmayın çok sıcak bir komedi heleki tim robbins in ayakları yanarken scatman john ski ba pap ba dop pop parçasının çalmasıyla gülme krizine girmeniz kesin :)
1
4,695
gayet komik film ...belki aşağıdaki bazı arkadaşlara hitap etmiyor olabilir ama ....izlemediyseniz bence kaçırılmaması gereken bir film..
1
4,696
çok güzel ve keyifli bir filmdi.çok romantikti aynı zamanda.pixar-disney ortaklığı falan ama insan o eski disney animasyonalrını özlüyor.belki çocukluğumuz onlarla geçtiği içindir.bilmem söylememe gerek var mı ama müzikler harika.
1
4,697
Çocukluğumun döneminden...
1
4,698
disneyin kusursuz ve harika işlerinden biri daha.son dönemde de çok başarılılar fakat önceleri özellikle bu masalları müthiş teşıyorlardır perdeye.temiz,saf,sade filmler,müzikal anlamda,eğlence ve duygusal anlamda da kusursuz filmler.her yaştan insan beğenecektir.
1
4,699
çok eğlenceli,çok romantik ve çok duygusal bir animasyon.gerçekten çok başarılı.disney'in en başarılı filmlerinden.müziklerde çok hoştu.kaçırılmaması gereke bir animasyon
1