Dataset Viewer
Auto-converted to Parquet Duplicate
image_data
imagewidth (px)
1.58k
1.71k
document_id
stringclasses
16 values
page_num
int64
1
190
total_pages
int64
56
534
predictions
dict
title
stringclasses
16 values
abstract_tr
stringclasses
16 values
abstract_en
stringclasses
16 values
author
stringclasses
16 values
thesis_id
stringclasses
16 values
university
stringclasses
13 values
department
stringclasses
13 values
year
stringdate
2000-01-01 00:00:00
2023-01-01 00:00:00
language
stringclasses
1 value
thesis_type
stringclasses
3 values
keyword_abd
stringclasses
1 value
original_url
stringclasses
16 values
file_path
stringclasses
16 values
file_size_bytes
int64
700k
35.1M
download_success
bool
1 class
extraction_success
bool
1 class
prediction_success
bool
1 class
download_timestamp
stringdate
2025-06-04 21:02:45
2025-06-04 21:02:47
extraction_timestamp
stringdate
2025-06-05 18:53:36
2025-06-05 19:08:10
prediction_timestamp
stringdate
2025-06-07 04:11:25
2025-06-07 04:19:37
hf_processing_timestamp
stringdate
2025-06-07 07:59:04
2025-06-07 08:03:52
text
stringlengths
188
38.1k
189657
94
174
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.945294201374054, "polygon": [ [ 1493, 2131 ], [ 1497, 365 ], [ 276, 362 ], [ 271, 2128 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8548874855041504, "polygon": [ [ 913, 2245 ], [ 913, 2197 ], [ 856, 2197 ], [ 856, 2245 ] ] } ] }
Tahsin Yücel'in romanlarının tema ve yapı bakımından incelenmesi / The Analysis of Tahsin Yücel's novel's in terms of theme and structure
ÖzetYüksek Lisans TeziTahsin Yücel'in Romanlarının Tema Ve Yapı Bakımından İncelenmesiFatma DOĞANAYFırat ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüTürk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı2006; Sayfa : V11I + 165Yüksek lisans tezi olarak hazırladığımız? Tahsin Yücel'in Romanlarının Temave Yapı Bakımından İncelenmesi? adlı çalışma, Tahsin Yücel'in hayatı, edebi kişiliği,romanlarının tanıtımı, romanlarını tema ve yapı bakımından incelenmesi, sonuç vekaynakça bölümlerinden oluşmaktadır.İlk romanını 1960 yılında yayımlayan Tahsin Yücel'in bugüne kadar altı romanıyayımlanmıştır. Yazar bu romanlarında ağırlıklı olarak bireysel temaları işlemiştir. Aşk,ölüm, yalnızlık, yozlaşma ve sosyal adaletsizlik konularını, kendi iç âleminde bunalan,yok olan bireyin bakış açısıyla yansıtılmıştır. Dil ve göstergebilim alanında da oldukçaönemli çalışmaları olan Tahsin Yücel'e özgü bir dil ve üsluba sahiptir. Romanlarınıngüçlü kurgusu, olay örgüsünün girift yapısı ve karakter oluşturmakta ki başarısı onunromanlarını farklı kılar.Biz bu çalışmamızda Tahsin Yücel'in romanlarını günümüzün geçerli romaninceleme metotları çerçevesinde inceledik ve onun sanatçı kişiliğini yansıtacaksonuçlara ulaştık. Bu çalışmamızın romancımızın edebiyat tarihimiz içindeki yerinisaptama açısından küçük de olsa bir katkı sağlayacağı inancındayız.Anahtar Kelimeler: Ötegeçe, Roman, Tema, Bilim adamı, Tahsin Yücel,Üslup, Kurgu
SUMMARYMasters ThesisThe Analysis of Tahsin Yücel?s Novel?s in Terms of Theme and StructureFatma DOĞANAYUniversity of FıratThe Institute of Social SecienceAnd Postgraduate Studyy in Literatur2006, Page : V11I+165This work, named the analysis of the novel?s by Tahsin Yücel in terms of topicand structure,includes the parts as life of Tahsin Yücel,his literary identity,introducihphis novel?s the structuıres and topics of his novel?s result and resources.İt is first novel was puplished in 1960 and so for six novel?s by him has beenpuplished. İn his novel?s he mostly handed individual subjects.He reflected the topics such as love,death,loneliness,abusement and socualinjustice by mean and eyes of a character who already was pshchologically abnormal.Tahsin Yücel,who has many important Works on the language ant semantics hasa free style and language in his writings.What makes his novel?s different form others is his structuring .The enents andthe characters he creates in his Works and the complexity of the plet structure.In this work we analysed his novel?s with modern novel analysing method?s andwe have had enough conclusion?s that can give ideas about his literary identity.Westrangly believe that this will be usefull to understant his importtance in the history ofour literature.Key Words: Ötegeçe,Novel,Theme,Man of Science,Style,Fiction
FATMA DOĞANAY
189657
Fırat Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-L8ilcwn9ZRRc_YMKxXW1hivq_hYJGYneXG7PU4_8CqnkqDQ-xt0mTmbSd3nEzf1
./data/pdfs/189657.pdf
960,242
true
true
true
2025-06-04T21:02:45.953543
2025-06-05T18:54:53.739632
2025-06-07T04:11:32.720371
2025-06-07T07:59:04.933925
Peygamber'in Son Beş Günü'nde öyküleme zamanın başında bulunan 4-5 sayfalık zorunlu bir açıklama bölümünden anladığımız üzere Peygamber'in ölümünden sonra Fehmi Gülmez'in anlatıcı – yazarlara araştırma yaptırması, daha sonra yayınlanmasından vazgeçip, anlatıcıların bu topladıkları malzemeyle bir biyografi olmasa da bir anlatı yazmayı düşündükleri 2.5 yıllık zamanı içerir. Yanı öykü ile anlatma zamanı arasında 2.5 yıllık bir uzaklık söz konusudur. Bu uzaklık romanda da gözlemlenir. Orneğin; "Bu gün kendi kuşağının en sıradan, korkmaz bulunmaz ozanları, bile büyük devrimci diye yeniden ortaya sürülürken ... (P.S.B.G., s. 39). "Ancak şimdi bunları elinde bulunduran Fehmi Gülmez'e bakılırsa" (P.S.B.G. s. 103). Bu iki örnekte de zaman belirteci olarak değil, öyküleme düzlemine ait olduğu görülür. Çünkü "bugün" ve "şimdi" öykünün değil öykülemenin, anlatıcının bugünüdür. (Durak, 200:40) Peygamber'in Son Beş Günü'nde olaylar kronolojik olarak ilerlemektedir. Fehmi ve Rahmi'nin çocuklukları, gençlik dönemleri, üniversite yılları, Rahmı Feride evliliği, Feride'nin ölümü, Rahmi'nin evine kapatarak kızının ve torununu, Zarife'yle büyütmesi, Nazım'ın tutuklanışı, Peygamber'in ona ulaşma çabaları ve ölümü ardı arda sıralanmaktadır. Bu açıdan da eser genel olarak kronolojik karakterlidir. Bıyık Söylencesi'ndeyse olay Cumali'nin askerden döndüğü, yaklaşık 21 yaşlarında olduğu, 11 Eylül sabahı başlar. Cumalı'nin Bedriye Abla ile evlenmesi babasının ölümü ve bıyığının giderek gürleşmesi sırasında olaylar ve zaman oldukça hızlı akar. "Berber Ziya, her zaman olduğu gibi "Aslanım benim geldi işte!" diye haykırdı, her zaman olduğu gibi "nasıl?" diye sordu, her zaman olduğu gibi dostunu Hacı Leylek'e oturtup bıyık bakımına girişti, bir yandan bıyık bakımını yaptı, bir yandan da kulağına eğilerek, yüzünde bir tatlı gülümseme konuşup durdu. (B.S., s. રત) Bıyık, Cumalı'nın yaşamını dolayısıyla da zamanını da çalmaktadır. Cumali bıyığına giderek daha çok zaman ayırır. Hatta kırklı yaşlara geldiğinde bakım çantasını alır, odasına girer ve saatlerce bıyığıyla uğraşır, hale gelir. Bu arada Cumali farkında olamasa da zaman akmaktadır. Bunu çocuklarının büyümesinden, her şeyin
205920
41
126
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9332297444343567, "polygon": [ [ 1450, 1799 ], [ 1457, 225 ], [ 298, 219 ], [ 291, 1793 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.5399659872055054, "polygon": [ [ 301, 1991 ], [ 750, 1989 ], [ 749, 1884 ], [ 300, 1885 ] ] } ] }
Perakende kuruluşlarda yeni teknolojiler ve gıda perakendeciliğinde kullanımına ilişkin bir araştırma / New technologies in retail organization and a research on their usage in food retailers
YÜKSEK L SANS TEZ ÖZÜPERAKENDE KURULUŞLARDA YEN TEKNOLOJ LER VE GIDAPERAKENDEC L Ğ NDE KULLANIMINA L ŞK N B R ARAŞTIRMAHülya DEM Rşletme Ana Bilim DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül, 2006Danışman: Doç. Dr. Sevgi Ayşe ÖZTÜRKPerakende sektörü hızla gelişen ve sürekli büyüyen sektörlerin başındagelmektedir. Bu büyüme sürecinde en önemli etken şüphesiz teknolojik yenilikler vebunların kullanımıdır. Perakendenin son 10 yıllık gelişiminde teknoloji özel bir rolüstlenmiştir. Teknolojik gelişmelerin perakende sektörüne yansımaları, hem perakendesatış noktalarını hem de tüketicileri olumlu yönde etkilemesidir.Perakende sektöründe yeni teknolojiler ve bunların kullanımına ilişkin yapılanaaraştırmamızın birinci bölümünde ?Perakendeci Kuruluşlar Ve PerakendeciKuruluşlarda Gelişmeler? ayrıntılı biçimde incelenmiş bunu izleyen ikinci bölümde ise?Perakendecilik Sektörü ve Teknoloji? incelenmiştir. Tezin üçüncü ve son bölümündeise çeşitli perakende zincirlerinin teknolojik yeniliklere bakış açısı, kullanımı ve buteknolojilerin perakendeciler üzerindeki etkisi incelenmiştir.
ABSTRACTRetailing industry is one of the fastest growing and continuously improvingindustries. One of the important influences in this growth process is technologicalinnovations and their use in the industry. Technology has a special role in thedevelopment of the retailing for the last 10 years. Technology had positive effects bothon retail outlets and on customers.This thesis is focused on the use of new technologies in the retailing sector.In the first part of this study retailing institutions and the recent improvements in thesector are analyzed in detail. In the second part of the study development process of thetechnology in the retailing sector, benefits and limitations of the technology and therecent technologies are discussed. In the third part a research is done about the use ofthe new technologis in some retail chains and about the viewpoints of managers? on theuse of technology in retailing sector.
HÜLYA DEMİR
205920
Anadolu Üniversitesi
İşletme Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ePX_SaJ0b35Gq45swKG3lKkZKNcGuYEkhVJpy7btzAhAk6pHdxKRoJ9BCgsrBsmu
./data/pdfs/205920.pdf
700,092
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.452744
2025-06-05T19:00:47.469527
2025-06-07T04:11:33.225256
2025-06-07T07:59:05.226660
- Coğrafi bölgelere dağılmış tüketicileri kendi bünyesine dahil etmek - · Ürün kategorileri, mağaza yeri, ve çeşitli programlar ile ilgili soru ve cevaplar hakkında tüketiciye bilgi sunma - · Yeni ürünlerle ilgili bilgileri sunma - Tüketici hizmetleri ile ilgili bağlantı ve iletişim adreslerini sağlamak - Tüketici geribildirimini elde etmek - Tüketicilere özel teklifler sunmak ve kupon göndermek - Çalışma şeklini ve fırsatlarını tanımlamak - Satış yapmak ● World Wide Web ile alışveriş sisteminde, tüketiciler ilgili siteye girerek tedarikçileri araştırırlar ve ürün ve hizmetler ile ilgili satın alma kararlarını verirler. Bu aşamadan sonra kendisi hakkında verdiği bütün bilgilerin şifrelendiği "Transaction Server"a yönlendirilir. Siparişini onayladığı anda, bilgiler net üzerinden özel bir geçiş yoluyla ödemeyi yapan veya ödemeyi teslim alan bankaların bu işlemi onayladıkları veya reddettikleri Network işleme mekanizmasına ulaşır. Yapılan bütün bu işlemler 5-7 saniye sürmektedir. Sipariş edilen ürünler tüketicilere kargo yolu ile ulaştırılmaktadır. Video Kiosk: Tüketicilerin bilgisayar ekranına dokunarak ürün ve perakendeciler ile ilgili hazırlanmış video gösterilerine ve onlarla ilgili bilgilere ulaşması ve seçim yapması sürecidir.68 Kiosk Sistemin en önemli özellikleri; 99 - · Tüketicilere iletilmek istenilen bilgilerin, video olarak görsel destekli aktarabilme imkanı - Dokunmatik ekranı ve ekrana dokunarak kullanılan klavye yazılımı sayesinde kolay kullanım avantajı - Kiosklar üzerinde bulunan barkod okuyucu ile ürün fiyatı tanıma ve kiosk üzerinden kredi kartlı ödeme ile kasiyersiz hızlı ürün satış kasası oluşturma üstünlüğü <sup>68</sup> Berman and Evans, a.g.e., s.187 <sup>69</sup> http://www.gonca.com.tr/tr/kiosk.asp
220543
52
115
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9200553894042969, "polygon": [ [ 1497, 2119 ], [ 1502, 242 ], [ 253, 239 ], [ 247, 2116 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8620252013206482, "polygon": [ [ 1470, 2169 ], [ 1471, 2115 ], [ 1407, 2115 ], [ 1407, 2168 ] ] }, { "class": "Diğer", "confidence": 0.5132172107696533, "polygon": [ [ 251, 2138 ], [ 861, 2137 ], [ 861, 2010 ], [ 251, 2012 ] ] } ] }
Sosyal bilgiler öğretiminde interaktif (etkileşimli) bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi / The effect of teaching social studies with interactive computer based training on students? success
Dünyamızdaki toplumsal, ekonomik, bilimsel değişme ve gelişmeler günlük yaşamı ve insanlar arası ilişkileri etkilemektedir. Bu etkileme doğal olarak eğitim programlarına da yansımaktadır. Çağdaş toplumsal yaşamdaki bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin gün geçtikçe ve hızla önemli boyutlara ulaşması, daha nitelikli insan gücüne olan gereksinimi karşılamada eğitim programlarının titizlikle geliştirilip uygulanmasını gerektirmiştir. Bu durumda güçlü bir Sosyal Bilgiler eğitimi, sürekli ve hızlı bir değişim içindeki dünyamızda, bu değişmelere uyum sağlayabilmede toplumumuza önemli katkı sağlamaktadır. Eğitim alanındaki yeni araştırmalar ve uygulamalar geleneksel öğrenme, öğretme ve değerlendirme yaklaşımlarını da derinden etkilemektedir.Bu araştırmada ilköğretim okullarında interaktif bilgisayar destekli öğretimin Sosyal Bilgiler dersinde kullanımının akademik başarıya etkililiği incelenmiştir. Öğrencilerin akademik başarıları, interaktif bilgisayar destekli öğretimle işlenen bir ders ile bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Konu ile ilgili yapılan çalışmalar gözden geçirilerek, interaktif bilgisayar destekli öğretimin öğrencinin başarısını artırdığı tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler dersinde öğrenmede daha etkin, verimli ve kalıcılığı sağlamak amacıyla interaktif bilgisayar destekli öğretimin kullanılmasına önem verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
The social, economical and scientific developments and changes in our life effect daily life and human relations. This effect, naturally leads to changes in the educational curriculum. These rapid scientific and technological developments have reached such an extent, that we need to improve our educational curriculum in order to raise better equipped people. In this case a sound Social Studies education enables people to cope well with these rapid and constant changes in our society. Recent research and applications in education influence the traditional teaching methods and evaluations deeply.In this research it was observed that the interactive, computer based education in Social Studies has raised students? success. According to this research, there are differences in academic success between the students who were educated in computer aided Social Studies class and the students who were educated in interactice, computer aided Social Studies class. Studying the work related to this subject, shows that the success of students is raised by interactive, computer aided education. As a conclusion, it is observed that more importance should be given to be interactive, computer assisted Social Studies education in order to achieve a more active, versatile and permanent education.
NİLGÜN KAYA
220543
Yeditepe Üniversitesi
Eğitim Yönetimi ve Denetimi Ana Bilim Dalı
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-Z0vbSUgrhM9fXoGkRe6Q8JOxmINHUp1CYGwFvafzqczyHP_FXN-A_xVt0ajiMpx
./data/pdfs/220543.pdf
1,031,439
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.441170
2025-06-05T18:59:58.979175
2025-06-07T04:11:34.753402
2025-06-07T07:59:05.369174
nedenlerden doğmaktadır. Bu uygulamanın amacı sadece öğretme-öğrenme sürecinin otomatikleştirilmesi değildir. Oğrenme-öğretme süreçlerinde etkinlik, süreklilik ve bütünlük sağlamak temel hedeftir ve otomasyon bu faktörlerin sonucudur. Bilgisayarın eğitimdeki işlevlerini bir sınıflandırmaya tabi tutmak gerekirse üç eğitsel işleve sahip olduğu görülmektedir": - l. Eğitsel verileri düzenleme ve değerlendirme: Bilgi işlem etkinliklerini kapsayan bu işlevi yerine getirmede, bilgisayar, eğitimle ilgili her türlü istatistiksel bilgilerin toplanması ve işlenmesi çalışmalarını büyük bir hız ve güvenilirlikle yapabilmektedir. Öğrenci ve öğretmenle ilgili kişisel ve akademik verileri değerlendirebilir. Her türlü lojistik bilgilerin kayıt ve hizmete dahil edilmesini sağlamaktadır. - 2. Eğitim sektörünün yönetimi ile ilgili işlevleri: Oğrenci programlarının yönetiminde bilgisayar, öğrenciye bir öğrenim haftasında ne yapması gerektiğini bildirebilmektedir. Eğitim yönetiminde karar verme sürecini uygun verilerle besleyebilmektedir. - 3. Oğretim İşlevi: Bilgisayar bu işlevin yerine getirilmesinde yorulmayan, bıkmayan bir öğretmen gibi hareket edebilir; ses, görme ve dokunma ile ilgili iletişim kanallarını kullanabilir. Uygun tarzda programlanmış bilgisayarlar kelimeleri heceleyebilir, sesleri tekrarlayabilir, talimat verebilir, çekinmeden cevaplandırılabilecek imajlar ve sembollir, öğrenci performansını değerlendirebilir ve öğrenciye uygun öğrenme için yön verebilmektedir. Bilgisayarlar eğitimde hem amaç hem de araç olarak kullanılmaktadır. Bir eğitim aracı olarak bilgisayarların eğitim açısından üstün yönleri şunlardır" : - Etkileşimli bir araçtır, öğrenci bilgisayar karşısında denetim yetkisini kullanmayı öğrenir. - Büyük bir esnekliğe sahiptir, etkin bir pekiştiricidir, sabrı sonsuzdur. Alkan, Eğitim Teknolojisi, s.181-183. <sup>92</sup> Uşun, Bilgisayar Destekli Öğretimin Temelleri, s.37.
205921
30
196
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9409599304199219, "polygon": [ [ 1479, 1865 ], [ 1486, 284 ], [ 248, 278 ], [ 240, 1860 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9011256098747253, "polygon": [ [ 1465, 140 ], [ 1466, 91 ], [ 1408, 89 ], [ 1407, 139 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.8957364559173584, "polygon": [ [ 1427, 2102 ], [ 1427, 1928 ], [ 269, 1924 ], [ 269, 2097 ] ] } ] }
Feminist eleştiri açısından kadın seyircinin Hıçkırık filmi özelinde melodramla ilişkisi / The relation of woman audience with melodrama specifically with the film Hıçkırık from a feminist perspective
YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜFEMİNİST ELEŞTİRİ AÇISINDAN KADIN SEYİRCİNİNHIÇKIRIK FİLMİ ÖZELİNDEMELODRAMLA İLİŞKİSİFunda CANSinema-Televizyon Anabilim DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Şubat 2007Danışman: Yrd. Doç. Dr. N. Aysun YÜKSELBu çalışmada melodram türü filmlerin kadın seyirci için ne tür anlamlar barındırdığıkonusu feminist bir yaklaşımla ele alınmadan önce, melodram türü anlatılar, genelolarak, birçok boyutuyla, tarihsel ve kültürel arka plânıyla ve farklı kuramsalyaklaşımlar açısından betimlenmeye çalışılmıştır. Melodramların, ?aile kurumununonaylanması? merkezde olmak üzere, aşk ve evlilik temalarını işlemesi nedeniyle kadıntüketici kitleyle ilişkilendirildiği düşüncesi temel alınmıştır. Öncelikle, melodramlar, birkitle kültürü ürünü olarak ele alınmıştır. Daha sonra da genel olarak melodram türüanlatılarda, özelde de Yeşilçam melodramlarında, söz konusu temaların ne şekillerdeişlendiği feminist bir perspektifle yorumlanmaya çalışılmıştır.Melodramlarda merkezi öneme sahip olduğu düşünülen aile kurumunun onaylanmasıtemasının kadın seyirci açısından anlamları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Budüşünceden hareketle, aile kurumunun, toplumsal, ekonomik, siyasi dinamiklerine vekadının edilgen toplumsal konumundaki işlevine değinilmiştir. Aile temasıyla beraberanılması gereken romantik aşk konusu da ataerkil ideoloji bağlamında ele alınmıştır.Kadın seyircilerin Yeşilçam melodramlarıyla ilişkisi, 1965 yapımı Hıçkırık filmiüzerinden feminist bir yaklaşımla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Melodramları ilgiyletakip eden on kadın seyirciyle filmle ilgili görüşmeler yapılmış ve kadın seyircilerinverdikleri tepkiler ve yaptıkları yorumlar, ataerkil değerleri ne şekillerde onayladıklarınıya da bu değerlerle hangi noktalarda çatıştıklarını saptamak üzere değerlendirilmiştir.
ABSTRACTTHE RELATION OF WOMAN AUDIENCE WITH MELODRAMASPECIFICALLY WITH THE FILM HIÇKIRIKFROM A FEMINIST PERSPECTIVEFunda CANCinema-TelevisionAnadolu University Social Sciences Institute, February 2007Supervisor: Yrd. Doç. Dr. N. Aysun YÜKSELIn this study, before what the melodramatic films mean to woman audience is studiedfrom a feminist perspective, melodramatic narratives, generally, are tried to be definedconsidering many of their qualities including their historical and cultural backgroundsand also from the perspective of various theoretical approaches. The idea thatmelodramas are related to woman consumers because of the fact that they use thethemes of love, marriage and especially ?confirmation of family institution? at thecenter is considered as the basic subject. Firstly, melodramas are examined as massculture products. Then, how these afore mentioned themes are studied generally inmelodramatic narratives, specifically in Yeşilçam melodramas, are tried to beinterpreted from a feminist perspective.The meanings of the theme of ?confirmation of family institution?, which is thought tohave a basic importance in melodramas are tried to be put forward considering womanaudience. Following this idea, social, economic, politic dynamics of family institutionand its function in the woman?s passive social status are stated. The subject of romanticlove which should also be mentioned together with the family theme is studied in thecontext of patriarchal ideology.The relation of woman audience with Yeşilçam melodramas is tried to be examinedfrom a feminist perspective through the film Hıçkırık, which was made in 1965.Interviews about the film have been made with the ten woman audiece, who have beenwatching melodramas with interest for a long time. The reactions and interpretations ofthe woman audience are evaluated in order to determine in what ways they accept thepatriarchal values or in what points they conflict with these values.
FUNDA CAN
205921
Anadolu Üniversitesi
Sinema Televizyon Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ePX_SaJ0b35Gq45swKG3lIa7ih_sqyG54782ntIdIWO6sJByBhkP7qIEztA9xurU
./data/pdfs/205921.pdf
1,575,645
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.731501
2025-06-05T19:00:48.786536
2025-06-07T04:11:34.758486
2025-06-07T07:59:05.732741
ilişkisi olduğu söylenebilir. Nitekim melodramın, hiyerarşik bir toplum yapısında arıstokrasi ve yeni belirmeye başlamış olan burjuvazi arasındaki çatışmanın bir sonucu olarak ortaya çıktığı öne sürülmüştür. 4 Bu bağlamda, melodramın, temel ahlâki değerlerin yeniden canlandırılmasında, işlevsel hale getirilmesinde önemli araçlardan biri olarak kullanıldığı ve feodal değerlerile burjuva değerlerinin çatıştığı alanlardan biri olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Ozdemir Nutku da melodramı gündeme getiren etkenler arasında burjuva ahlâkının ve romantik akımın yer aldığını belirtmiştir."33 Romantik gelenekte de önemli burjuva değerlerinden biri olan ahlaki idealizmin bireysel ifadesine vurgu yapılmaktadır. Bu iddialara karşılık, birçok Marksist sinema kuramcısı ise melodramın, gücünü işçi sınıfından aldığını; diğer deyişle, işçi sınıfına yönelik bir eğlence türü olduğunu, zamanla tüm ezilmişlerin sesi haline geldiğini dile getirmiştir. 30 Bu kanıya varılmasında, melodramın seçkin bir kesimden ziyade, sıradan halk yığınlarına hitap ettiği yönündeki görüşün etkili olmuş olabileceği ileri sürülebilir. Sahneden perdeye, Avrupa'dan Amerika'ya ve dünyanın diğer yerlerine melodram, farklı yapılarda ve özelliklerde ortaya çıkmış olsa da, Ben Singer'den Ahmet Gürata'nın aktardığı gibi melodram, hemen her yerde kültür ve sınıf çatışmasının merkezinde yer almıştır. 37 Bir tür ve anlatım tarzı olarak melodram, sanatta giderek kötüleyici bir sıfat olarak kullanılmaya başlamıştır. Nijat Özön bunun nedenini gerçekçi ve doğalcı tiyatronun gelişmesine ve daha rağbet görmesine bağlamaktadır." Melodramın kaba çizgilerle çizilmiş karakterlerinin, gerçekçi olmayan olağanüstü rastlantılarının ve durumlarının kolay yoldan seyirciyi etkilemek için kullanıldığı şeklinde bir görüş hâkim olmaya başlamıştır. Ozön'ün, özellikle Türk sinemasındaki örneklere dayandırdığı yorumlarına göre, melodram, gerçekçilikten kaçışın yegâne sığınağı olarak ortaya çıkmıştır. Dış gerçeklikleri, yaşayan, soluk alıp veren karakterleri inandırıcılıkla perdeye taşımanın zorluğundan kaçan sinemacılar, melodrama sarılmaya başlamıştır. Yaşayan karakterler yaratmanın zorluğu, yönetmenin karakterlerden çok olgulara, olaylara ağırlık vermesine <sup>34</sup> Gürata. Ön.ver., s.73. <sup>35</sup> Özsoy. Ön.ver., s.281. <sup>36</sup> Christine Gledhill, "The Melodramic Field: An Investigation," Home is Where The Heart Is (London: BFI Publishing, 1990), s.21. <sup>3</sup> Gürata. Ön.ver., s.73. <sup>38</sup> Özön. Ön.ver., s.142.
455120
47
172
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9235072731971741, "polygon": [ [ 1508, 1978 ], [ 1519, 221 ], [ 299, 214 ], [ 289, 1971 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8239130973815918, "polygon": [ [ 1510, 2064 ], [ 1510, 2020 ], [ 1456, 2020 ], [ 1456, 2064 ] ] } ] }
Tümör nekroz faktörü reseptör 1'in (NTFR1) sinyal iletim mekanizmasının araştırılması / Investigation of the signal transduction mechanism of tumor necrosis factor receptor 1 (TNFR1)
Amaç: TNF-α, birçok farklı etki gösteren bir sitokin olup, etkilerinin çoğunu TNFR1 sayesinde sağlamaktadır. TNF-α aracılı NF-κB aktivasyonu, kaspaz aktivasyonu ve nekroptoz indüksüyonu üzerinde pek çok çalışma yapılmış olduğu halde TNFR1 aracılı ERK, Akt ve Stat3 aktivasyonları henüz tam olarak aydınlatılmamıştır. TNFR1'in c-Src ve JAK2 gibi tirozin kinazlara bağlandığı bilinmekte fakat tirozin fosforilasyonu hakkında bir veri bulunmamaktadır. Tez çalışmamızda, TNFR1-JAK2 arasındaki ilişkinin TNFR1 tirozin fosforilasyonuna yol açıp açmadığını, eğer TNFR1 tirozin fosforilasyonuna uğruyorsa bunun TNF-α aracılı ERK, Akt, p38, JNK, Stat3 ve CREB aktivasyonlarını nasıl etkilediğini belirlemeyi amaçladık. Yöntem: TNFR1'in JAK2 ve PKA tarafından fosforile edildiği in vitro kinaz reaksiyonu ile gösterildikten sonra, potansiyel JAK2 ve PKA fosforilasyon motifleri site directed mutagenesis ile A ve D aminoasitlerine dönüştürüldü. Bu mutantların ERK, p38, JNK, Akt, Stat3, CREB, IRS-1 aktivasyon fosforilasyonlarına etkileri western blot ile; Grb2, p85, Stat3 bağlanmasına olan etkileri co-immunopresipitasyonla; NF-κB aktivasyonuna etkileri NF-Luc lusiferaz reporter sistemi ile, apoptotik sürece etkisi kolorimetrik kaspaz aktivasyon ölçümü ile, hücre sağkalımına etkisi MTT ve TNFR1 salınımına etkisi ELISA ile belirlendi. Bulgular: TNFR1, JAK2 ve PKA tarafından fosforile edilmekte, PKA fosforilasyonu JAK2 aracılı tirozin fosforilasyonunu baskılamaktadır. TNFR1'in Y401'den tirozin fosforilasyonu TNFR1 sinyalzomunda Grb2, p85 ve Stat3 bağlantısını kuvvetlendirmekte; ERK ve Akt aktivasyon fosforilasyonlarını arttırmakta, Stat3'ün ise DNA bağlanmasını kuvvetlendirmektedir. TNFR1'in Y360 noktasından fosforilasyonu, CREB ve Stat3 fosforilasyonunu arttırmakta, Y360A mutantı ise JNK ve p38 aktivasyonuna yol açmaktadır. Y401D mutantı ile transfekte hücrelerde, kaspaz aktivasyonu, NF-κB indüksüyon kapasitesi ve hücre sağkalımı düşük bulunmuştur. IRS-1 tirozin fosforilasyonu, TNFR1'in tirozin fosforilasyonundan da, PKA tarafından fosforilasyonundan da negatif etkilenmektedir. Sonuç: TNFR1, PKA ve JAK2 tarafından fosforile edilmekte; PKA fosforilasyonu tirozin fosforilasyonunu baskılayıcı etki göstermektedir. TNFR1 fosforilasyonları, TNF-α aracılı ERK, Akt, Stat3, p38, JNK, CREB aktivasyonları ve IRS-1 tirozin fosforilasyonunu farklı şekillerde düzenlemektedir.
Objective: TNF-α, which is a pleiotropic cytokine, exerts most of its effects through its receptor TNFR1. Although there are numerous studies on TNF-α-mediated inductions of NF-κB pathway, apoptosis and necroptosis; the mechanisms of TNFR1-mediated ERK, Akt and Stat3 activation pathways have not clearly been described yet. TNFR1 is known to interact with tyrosine kinases c-Src and JAK2, however, whether TNFR1 is phosphorylated on tyrosine residues by one of these kinases was not known. In this study, we aimed to reveal whether TNFR1-JAK2 interaction leads to tyrosine phosphorylation of TNFR1, and if so, to elucidate its effect on TNF-α mediated ERK, Akt, p38, JNK, Stat3 and CREB activations. Method: Following in vitro kinase reactions which revealed phosphorylation of TNFR1 by JAK2 and PKA; corresponding Y and T residues on putative phosphorylation motifs were substituted with phosphorylation-mimicking D and non-phosphorylatable A residues. The influence of these mutations on ERK, p38, JNK, Akt, Stat3, CREB and IRS-1 activation phosphorylations were explored by western blot and the impact on physical interactions between TNFR1 and Grb2, p85 and Stat3 were investigated by co-immunoprecipitation. NF-κB activation was measured by NF-Luc luciferase reporter system, influence on apoptosis was measured by colorimetric caspase-3 and caspase-8 activation assays, and impact on cell survival and TNFR1 shedding were determined by MTT and ELISA, respectively. Results: Our results indicate that TNFR1 is phosphorylated by JAK2 and PKA. However, PKA-mediated phosphorylation inhibits JAK2-mediated tyrosine phosphorylation. Y401 phosphorylation of TNFR1 strengthens Grb2, p85, and Stat3 binding; increases both ERK and Akt activation phosphorylations and DNA binding of Stat3. Y360 phosphorylation of TNFR1 increases CREB and Stat3 phosphorylations, while Y360A mutation leads to JNK and p38 activation. In cells transfected with Y401D mutants; caspase activation, NF-κB induction, and cell survival were found to be diminished. IRS-1 tyrosine phosphorylation was found to be negatively affected by both tyrosine and PKA phosphorylation of TNFR1. Conclusion: TNFR1 is phosphorylated by both JAK2 and PKA, and PKA phosphorylation attenuates TNFR1 tyrosine phosphorylation. TNFR1 phosphorylations differentially regulate TNF-α mediated ERK, Akt, Stat3, p38, JNK and CREB activations, as well as IRS-1 tyrosine phosphorylation.
FATMA ZEHRA HAPİL
455120
Akdeniz Üniversitesi
Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı
2017
Türkçe
Doktora
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=DPTyuy3wRPq_qvCPSqUB68PIcdgHcEGdxvB0RG7Fe2dcy6YS273QErugeHJh9OdR
./data/pdfs/455120.pdf
25,635,170
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.438197
2025-06-05T18:59:58.973434
2025-06-07T04:11:34.943032
2025-06-07T07:59:06.032508
- 37) %50 Gliserol: 50ml %100 gliserol, 50ml bidistile su ile karıştırıldı. - 38) MTT (5 mg/ml): 50mg (Dimethyl-2-thiazoly)-2,5-diphenyl-2H-tetrazolium bromide (MTT, AppliChem, A2231), 10ml steril 1X PBS içerisinde çözdürüldü ve steril kabinde 0,22 um filtreden geçirilerek karanlıkta muhafaza edildi. Kullanılmadan hemen önce hazırlandı. - 39) 0.16M Sülfürik Asit (ELISA Stop Solüsyonu): 148ml bidistile suya, 2ml 12M Sulfurik asit eklenerek hazırlandı. ## Hücre Kültürü 3.2. Çalışmamız SV-40 virüsünün büyük T antijeni ile transforme insan embriyonik böbrek hücre hattı HEK293T kullanılarak gerçekleştirildi. Hücreler, L-glutamın, esansıyel olmayan amino asitler, sodyum pirüvat, %10 Fetal Dana Serumu (FBS-Bicochrom cat. No:S0115), Penisilin/Streptomisin/Amfotersin B (BI-03 033 113) ve gentamisin eklenmiş DMEM (Dulbecco's Modifeid Eagle Medium - Biochrom FG0415) içinde monolayer kültürler halinde; %5 CO2'lik atmosfer, %95 nem ve 37°C'lik ortamda çoğaltıldı. Deneyin gerçekleştirildiği hücrelerin 12-30 pasaj sayısı arasında olmasına dikkat edildi. ## 3.3. Insan TNFR1 plazmidinin, tirozin fosforilasyon ve PKA fosforilasyon mutantlarının E. coli DH5α suşuna transformasyonu ## Kompetan Hücre Yapımı 3.3.1 Daha önceden dondurulmuş ve 600nm dalga boyundaki optik dansitesi 0,2-0,3 olan DH5α E.coli bakterilerinden 20μl alınıp, 10ml Luria Broth (LB) sıvı besiyerine koyuldu ve 37℃ çalkalamalı inkübatörde gece boyu inkübe edildi. İnkübasyon sonucunda çoğalan bakterilerden 1ml alınıp, 200ml LB besiyerine koyuldu ve 4 saat 37℃ inkübatörde çoğaltıldı. Bakterilerin 600nm dalga boyundaki optik dansitesi 0,2-0,5 arasına ulaştıktan sonra, buz üzerine alınıp 10 dakika soğuması için bekletildi. 50ml'lik falkon tüplere bölünüp, +4'C ve 2000rpm'de 5 dakika santrifüj edildi. Süpernatant atılıp, her bir tüpe 25ml 50mM CaCl2/10mM Tris (pH:7,4) ilave edildi ve 15 dakika buzda bekletildi. Ardından, yine +4°C ve 2000rpm'de 5 dakika santrifüj edildi. Süpernatant atılıp, çökelti üzerine 9ml 50mM CaCl2/10mM Tris (pH:7,4) ve 1ml %100 gliserol eklenip homojenize edildi. 100ul'lik alikotlara ayrılıp -80″C'ye kaldırıldı.
189699
115
147
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9316494464874268, "polygon": [ [ 1482, 2115 ], [ 1493, 276 ], [ 163, 267 ], [ 152, 2107 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.5785209536552429, "polygon": [ [ 1405, 2243 ], [ 1465, 2242 ], [ 1464, 2207 ], [ 1404, 2208 ] ] } ] }
Avrupa Birliği'nde çalışanlara bilgi verilmesi ve danışılmasının demokratikleşmeye etkileri ve Türkiye / The Impact of informing and consulting the workers on democratisation in the European Union and Turkey
ÖZETAvrupa Birliği'nde Çalışanlara Bilgi Verilmesi ve DanışılmasınınDemokratikleşmeye Etkileri ve TürkiyeGüvenç KÜÇÜKTOKDokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüAvrupa Birliği Anabilim DalıBütünleşme sürecinin başından beri en çekişmeli ortak politika alanlarından biriolan Avrupa sosyal politikasının üzerinde en çok tartışılan başlıklarından birininçalışanlara bilgi verilmesi ve danışılması olduğu söylenebilir. Avrupa Birliği bir yandanbütünleşen Avrupa piyasasında adım adım ilerlerken, diğer yandan çalışanlara bilgiverilmesi ve danışılması konusunda Avrupa çapında düzenleme yapmaya yönelikgirişimlerini sürdürmüştür. Ancak 1980'ler ile birlikte Avrupa sosyal politikasıbünyesinde bilgi verme ve danışmaya ilişkin geliştirilen düzenlemelerde yeniyaklaşımlar gözlenmeye başlamıştır. Çalışanların söz konusu haklarını Avrupa çapındakullanacakları modelin bilgi verme ve danışmaya ilişkin kapsamında ve uygulamayakonulmasında önemli değişiklikler öne sürülmüştür. Söz konusu değişikliklerin özelolarak Avrupa sosyal politikasında, genel olarak ise Avrupa bütünleşmesinin diğerortak politika başlıklarında aynı dönemde yaşanan değişim ile büyük paralellikleriçerdiği söylenebilir.Öte yandan, Avrupa Birliği'nin bugün kaçınılmaz olarak Birlik kurum vepolitikalarını Avrupalılar ile daha doğrudan ve meşru siyasal ilişkiler içindeyürütebilecek, kısacası Birliği demokratikleştirecek arayışlar içinde olduğugörülmektedir. Bir yandan bir Avrupa yurttaşlığını tanımlama arayışındaki AvrupaBirliği, söz konusu yurttaşlık tanımını genel olarak son dönemde bütünleşmenin ortakpolitika başlıklarında yaşanan yaklaşım değişimi yüzünden hangi haklar veyükümlülükler ile dolduracağı konusunda tıkanıklığa girmiş görünmektedir. Bilgiverme ve danışmayı da içeren ekonomik ve sosyal hakların oluşacak bir Avrupayurttaşlığı çerçevesinde nasıl tanımlanacağı sorusu gündemdeki yerini korumaktadır.Bağlayıcılığı azaltılmış, ulusal düzeydeki mevcut sosyal hakları dahi bütünleşen piyasaiçinde rekabet unsuru olmaktan kurtaramayan bir Avrupa sosyal politikası ile Birliğindemokratikleşmesinin nasıl ilerleyeceği, önümüzdeki dönemde Birliği bekleyen en temelsiyasal çekişme alanlarından biri olarak görülebilir.Anahtar Kelimeler 1) Çalışanlara Bilgi Verme ve Danışma 2) Demokratikleşme3) Avrupa İşletme Komiteleri 4) Avrupa Şirketi Statüsü5) Avrupa Yurttaşlığı
ABSTRACTMaster of Arts inThe European Union StudiesThe Impact of Informing and Consulting the Workers on Democratisation inThe European Union and TurkeyGüvenç KÜÇÜKTOKDokuz Eylül UniversityInstitute of Social SciencesDepartment of the European StudiesInforming and consulting the workers is one of the most debated issues in thehistory of European social policy. The European integration has constantly put variousefforts for legal arrangements on informing and consulting the workers at Communitylevel. Within the recent decades there is apparently a shift in the approach to resolve theissue of informing and consulting the workers in European social policy frame.Significantly, this shift has many common points with the shift in the generalunderstanding of the European social policy and other common policies. Within the newframe, the rights regarding informing and consulting the workers have been developedin a more flexible, more liberalised and less conjunctive methodology. Therefore, it canbe said that the shift in the approach to resolve the issue in European social policy framehas many similarities with the shift in the understanding of the European integrationfollowing the 1980s.However, the European Union has now to face the challenge of democratising itsinstitutions and common policies in order to fulfil the requirements of a sustainableintegration process. Therefore, various attempts to create a European citizenship andbuilding more direct and legitimate links between the Europeans and the EuropeanUnion have arisen. It is likely that, the problematic of applying the social and economicrights of the Europeans into this new citizenship or building efficient tools to protectthose rights in the frame of a liberalised social and economic European polity willchallenge the search for this democratisation process.Key Words 1) Informing and Consulting the Workers 2) Democratisation3) European Works Councils 4) European Company Statue5) European Citizenship
GÜVENÇ KÜÇÜKTOK
189699
Dokuz Eylül Üniversitesi
Avrupa Birliği Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-L8ilcwn9ZRRc_YMKxXW1iAuwGENNcDCJCCuUyhnm68hrFgWAztdBtY_YG_rF64F
./data/pdfs/189699.pdf
1,145,379
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.225975
2025-06-05T18:53:36.247697
2025-06-07T04:11:35.479841
2025-06-07T07:59:06.267599
Yine de özellikle müzakere sürecinin başlamasından sonra Türkiye'nın Avrupa sosyal politikasına ilişkin müktesebatı kendi yasal sistemine aktarırken daha geniş ve etkin bir çerçevede örgütlenme, toplu pazarlık, grev, sendikal haklar ve bu çalışmanın konusu olan bilgi verme ve danışma konularında birtakım iyileştirmeler yapması beklenebilir. Bunun Avrupa sosyal politikası üzerinden Türkiye'de demokratikleşmeye olumlu bir etkisi olacağı söylenebilir. Ozellikle katılım ve diyalog gibi Türk endüstri sisteminde çok daha zayıf kalan konularda ve uzun zamandır bir ilerleme sağlanamayan çalışanların tüm sektörlerde sendikal haklarının geniş biçimde tanınması gibi alanlarda iyileştirmeler yapılabilirse bunun endüstri ilişkileri üzerinden Türkiye'de demokratikleşmeye büyük yarar getireceği söylenebilir. ## 9.2. Sosyal Diyalog ve Katılım Bakımından Etkileri Avrupa sosyal politikasının Türkiye'de demokratikleşme konusundaki etkilerinden biri sosyal diyalog ve katılım alanında yaşanmaktadır. Ozellikle 1995 yılında AB ile girilen Gümrük Birliği'nin ardından 1995 yılında Türkiye, 1995/5 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile Ekonomik ve Sosyal Konseyi'ni kurmuştur. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Konseyi, ulusal ölçekte işveren ve çalışan örgütleri ile meslek odaları temsilcilerinin ekonomik ve sosyal politikaya ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere Başbakan başkanlığında üst düzey kamu kuruluşu yetkilileriyle buluşacakları bir kurum olarak tasarlanmıştır. Daha sonra 1999/19 Sayılı Genelge ile yeniden düzenlenen Ekonomik ve Sosyal Konsey'in 2001 yılında kuruluşunu düzenleyen bir kanuna kavuşmasına karşın yine de etkin bir diyalog platformu olarak işlediği söylenemez. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Konseyi, toplantı tarihi, yeri, gündemi Konsey Başkanı olarak Başbakanlık tarafından belirlenen, gündemin belirlenmesinde ilgili sivil toplum kuruluşlarının belirleyici olamadıkları, konuyla ilgili görüş almak üzere diğer kamu yetkililerinin ya da sivil toplum temsilcilerinin toplantıya çağrılmasının yıne Konsey Başkanlığı'nın yetkisinde olduğu bir yapıda çalışmaktadır. Makro ölçekli bir gündem ile toplanan Türkiye Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nin üst düzey bir diyalog platformu olarak endüstriyel demokrası yolunda atılmış bır adım olduğu söylenebilir. Ancak işleyişinde bahsedilen sınırlılıklar yüzünden işlevini etkin bir biçimde yerine getiren bir kuruluş olarak tanımlanması zordur.
652127
24
56
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9214825630187988, "polygon": [ [ 1396, 1035 ], [ 1404, 228 ], [ 250, 216 ], [ 242, 1023 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.875150740146637, "polygon": [ [ 1468, 2206 ], [ 1469, 2160 ], [ 1423, 2159 ], [ 1422, 2204 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.8322244882583618, "polygon": [ [ 1578, 2099 ], [ 1580, 1109 ], [ 79, 1107 ], [ 78, 2097 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.4291938841342926, "polygon": [ [ 910, 1159 ], [ 910, 1109 ], [ 195, 1109 ], [ 195, 1158 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.2675726115703583, "polygon": [ [ 1578, 2100 ], [ 1586, 1094 ], [ 63, 1083 ], [ 56, 2089 ] ] } ] }
Primer hipertansiyonu olan gebe hastalarda fetal gelişim / Fetal development in pregnant patients with primary hypertension
Amaç:. Bu çalışmada primer hipertansiyonu olan gebelerin takiplerinde yüksek tansiyonun fetal gelişime etkisi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 01.01.2017- 01.02.2020 tarihleri arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları Ve Doğum Kliniğine başvuran önceden primer hipertansiyon tanısı konmuş ve anamnezlerinde kronik hipertansiyon öyküsü veren hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastaların tedavileri kardiyoloji konsültasyonları sonucu belirlenmiştir. Primer hipertansiyonu olup ek hastalığı olmayan ve hiçbir ek hastalığı olmayan gebeler olarak iki ayrı gruba ayrılmıştır. Gebelerin doğum zamanlaması, doğum ağırlığı Apgar skorlaması bakılarak fetal gelişim incelenmiştir. Aynı zamanda yüksek hipertansiyonun gebelerdeki kan serum belirteçlerinin (LDH, albümin, Hgb, ürik asit) düzeylerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya alınan gebelerin yaş aralığı 18-46 arasıdır. Aynı zamanda gebelerimiz de hiçbir enfeksiyon bulgusu mevcut değildir. Ve gebelerimizin bu süreçte sigara kullanımı olmamıştır. Çalışmamız hastaların doğum şekline bakılmaksızın doğum haftası doğum kilosu ve Apgar skorlamasına bakılarak yapılmıştır. Doğum öncesi kan serum belirteçlerinin düzeylerine bakılmıştır. İstatiksel analiz için toplanan tüm veriler statistical package for the social sciences, sürüm 23, spss ınc., chicago, ıl (spss) ile analiz edildi. Her iki grubun değerlerinin normal dağılım gösterip göstermediği kolmogorov smirnov testi ile değerlendirildi. Normal dağılıma uyan veriler student t testi ile karşılaştırırken, normal dağılıma uymayan veriler için mann whitney u testi kullanıldı. Normal dağılıma uyan kategorik verilerin değerlendirilmesi için ki kare testi ya da normal dağılıma uymayan koşullar için fisher's exact testi uygulandı. İstatistiksel anlamlılık değeri p 0,05 altında olan değerler anlamlı olarak tanımlandı. Çalışmanın gücünü hesaplamak için g*power 3.1 istatistiksel analiz programı (erdfelder, faul ve buchner, düsseldorf, germany) kullanıldı. Araştırmanın α hata olasılığı, etki büyüklüğü d değeri ve gücü sırasıyla 0.05, 0.6 ve 0.80 idi. Toplam gerekli örneklem büyüklüğü 72 olarak hesaplandı. Bulgular: Primer hipertansiyonu olan gebe hastalardaki yüksek tansiyonun fetal gelişimine olan etkisini araştırdığımız çalışmaya yaşları 18-46 arasındaki toplam 91 hasta dahil edildi. Bunlardan 53 tanesinde primer hipertansiyon vardı. Kontrol grubu ise 38 hastadan oluşmaktaydı. Çalışmaya dahil edilen gebe hastalarımızın 16 tanesi primipar, 75 tanesi multipardı. Primer hipertansiyon olan hastaların (vaka grubu) en yüksek sistolik kan basınç değeri 149.7±13, en yüksek diyastolik kan basınç değeri 97±10 olarak belirlendi. Primer hipertansiyon olan hastaların (vaka grubu) bebeklerin doğum ağırlığı ortalaması 2925±888 iken ek hastalığı olmayan annelerin bebeklerinin doğum ağırlığı ortalaması 3108±385idi. Annesinde primer hipertansiyonu olan bebeklerin apgar skorlaması ortalaması 7(0-9) iken annesinde hipertansiyon olmayan bebeklerin apgar skorlaması 8(5-9) idi. Primer hipertansiyonu olan gebelerin fetal gelişim yönünden kontrol grubuyla karşılaştırılmaları sonucunda apgar düzeylerinde ve doğum zamanında anlamlı fark saptandı. Ayrıca, vaka grubunda oligohidroamniyoz tespit edilen gebe sayısı 9 iken (%18), kontrol grubunda bu sadece 1 hastada oligohidroamniyoz tespit edildi. (%2.6) (p=0.03). Vaka grubunda FGR tespit edilen gebe sayısı 4 iken (%7,5), kontrol grubunda bu sadece 1 hastada FGR tespit edildi. (% 2.6) (p=0.310). Primer hipertansiyonu olan gebe hastaların yani vaka grubunun serum LDH düzeyleri 246 iken Kontrol grubunda 211 idi. Serum ürikasit düzeyleri ise 5.1 iken kontrol grubu serum ürikasit düzeyleri 4.5 idi. Sonuç: Çalışmamızda primer hipertansiyonu olan gebelerde fetal gelişim açısından baktığımız da doğum haftası ve apgar değerlerinde anlamlı fark izlenmiş olup doğum kilosunda anlamlı fark izlenmemiştir. Doğum haftası daha erken olmakla birlikte doğum apgar'ı hastalığı olmayan anne bebeklerine göre daha düşük izlenmiştir. Yine bu çalışmamızda bu grupların karşılaştırmalarında oligohidroamniyoz gelişme riski anlamlı farkı tespit edilmştir. Aynı zamanda çalışmaya dahil edilen gebelerin grupların karşılaştırmasında yapılan kan serum incelemelerinde ise HGB değerlerinde ürikasit yüksekliğinde anlamlı fark bulunmuştur.
Objective:. In this study, investigation of the effect of hypertension on fetal development during follow-ups of pregnant women with primary hypertension was aimed. Material and Method: In this study, pregnant women with primary hypertension and no additional comorbidity who admitted to Necmettin Erbakan University Meram Faculty of Medicine Department of Gynecology and Obstetrics between 01.01.2017 and 01.02.2020 were divided into two groups. Pregnant women's delivery time, birth weight and, by Apgar scoring, fetal development were examined. In addition, the effect of high blood pressure on blood serum markers (LDH, albumin, Hgb and uric acid) of pregnant women was also examined. Our patients were between 18 to 46 years of age. Furthermore, no evidence of infection was observed in our pregnant women. In addition, our pregnant women were non-smokers. Our study was conducted by taking into consideration gestational age, birth weight and Apgar scores, regardless of mode of delivery. Prior to delivery, levels of blood serum markers were examined. For statistical analysis, all obtained data were analyzed by using the Statistical Package for the Social Sciences, version 23, SPSS ınc., Chicago, IL (spss). Exhibition of normal distribution of values of both groups was evaluated using Kolmogorov Smirnov test. While data exhibiting normal distribution was compared using student t test, Mann-Whitney U test was used for data not exhibiting normal distribution. For evaluation of categorical data exhibiting normal distribution, Chi-square test was used, whereas for situations not exhibiting normal distribution, then Fisher's exact test was used. Values with a level of statistical significance of p<0.05 were described as statistically significant. In order to estimate study power, the g*power 3.1 statistical analysis program (Erdfelder, Faul ve Buchner, Dussseldorf, Germany) was used. α error probability and d effect size and power of the study were 0.05, 0.6 and 0.80, respectively. Total necessary sample size was estimated to be 72. Results: In the study by which we investigated effect of high blood pressure on fetal development in pregnant women with primary hypertension, a total of 91 patients aged between 18 and 46 were included. 53 of these had primary hypertension. The control group was comprised of 38 patients. Of our pregnant patients included in the study; 16 were primiparous and 75 multiparous. Of patients with primary hypertension (the patient group); the highest value of systolic blood pressure was determined to be 149.7±13, and the highest value of diastolic blood pressure to be 97±10. Mean birth weight of infants of patients with primary hypertension (the patient group) was 2925±888, whereas mean birth weight of infants of mothers with no additional disease was 3108±385. While mean Apgar score of infants born to a mother with primary hypertension was 7(0-9), mean Apgar score of infants born to a mother without hypertension was 8(5-9). As a result of comparison of pregnant women with primary hypertension with the control group in regard to fetal development, a significant difference was revealed in regard to Apgar levels and gestational age. In addition, number of pregnant women who were found to have oligohydramnios was 9 (18%) in the patient group, whereas only 1 patient 2.6%) in the control group was found to have oligohydramnios (p=0.03). While number of pregnant women whose infants were determined to have FGR was 4 (7.5%) in the patient group, in the control group, only 1 (2.6%) patient whose infant was determined to have FGR (p=0.310). Mean serum LDH level of the pregnant women with primary hypertension, i.e. the patient group, was 246, whereas it was 211 in the control group. Mean serum uric acid level was 5.1 in the patient group compared to 4.5 in the control group. Conclusion: The parameters we studied for fetal development in pregnant women with primary hypertension were gestational week, birth weight and neonatal Apgar score. A significant difference was observed in gestational week and Apgar score, whereas no significant difference was observed in birth weight. In addition to earlier gestational week, birth Apgar was determined to be lower compared to infants born to a mother with no additional disease. Again, in this study, as a result of comparisons between both groups, a significant difference in risk of developing oligohydramnios was determined. Furthermore, again in group comparisons of these pregnant women, a significant difference in Hgb values and uric acid elevation was determined in blood serum examinations.
AYŞEGÜL EVREN DİLMAÇ
652127
Necmettin Erbakan Üniversitesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
2020
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs5DkNaxg2NwjfqwTYQAzfOeeTCemf61x3Vp-_r-booUW
./data/pdfs/652127.pdf
1,263,333
true
true
true
2025-06-04T21:02:47.135721
2025-06-05T19:01:48.965218
2025-06-07T04:11:36.866935
2025-06-07T07:59:06.352617
• Değiştirilebilir risk faktörleri obez yada kilolu hastalarda kilo vermesi , sigara içen hastalarda sigarayı bırakma, hareketsiz bireyler için egzersiz, diyet değişiklikleri (örneğin sodyum kısıtlaması) önerilerek ; kan basıncını düşürmek ve hamilelik sonuçlarını iyileştirmek amaçlanır. · Kan basıncı yönetimi Kan basıncı; gebelikte güvenli olduğu düşünülen ajanlarla sağlanmalıdır. Ozellikle anjiyotensin reseptör blokerleri ve anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri; renal disgenezi ve kalvarial hipoplazi gibi fetal malformasyonlara ek olarak fetal büyüme geriliği ve oligohidramnios ile ilişkili olduğundan kullanılmamalıdır. Nifedipin ve labetalol iyi fetal güvenlik profiline sahiptir. Ve ilk seçenek ilaçlardır. Metildopa ise gebelikte güvenli kabul edilir. Ancak kan basıncını kontrol etmede yetersiz olabilir. (42,44) ## Tablo 3: HİPERTANSİYONUN İKİNCİL NEDENLERİ | Durum | Hipertansiyon dışı belirtiler klinik semptomlar | Yapılacak araştırmalar | |------------------------------|-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------| | Renal arter darlığı | Dirençli hipertansiyon<br>Pyelonefrit | Doppler değerlendirmesi<br>Böbrek USG (bir böbrek kontralateral<br>ile karşılaştırıldığında> 1.5 cm daha<br>küçük ) | | | | Renal anjiyografi | | Böbrek parankim<br>hastalığı | Çoğunlukla asemptomatik<br>Güçlü aile öyküsü (örneğin, yetişkin polikistik<br>böbrek hastalığı)<br>Sistemik lupus, glomerülonefrit gibi diğer<br>durumlar | Yüksek serum kreatinin<br>proteınüri için idrar tahlili | | Birincil<br>aldosteronizm | Çoğunlukla asemptomatik | Hipokalemi<br>Aldosteron ve renin seviyeleri<br>(hamilelikte güvenilir olmayabilir)<br>Adrenal görüntüleme (ct veya mr) |
648151
6
83
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9101433157920837, "polygon": [ [ 1506, 1535 ], [ 1519, 124 ], [ 208, 112 ], [ 196, 1524 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.7948431968688965, "polygon": [ [ 890, 2264 ], [ 891, 2217 ], [ 836, 2216 ], [ 835, 2264 ] ] } ] }
Erzurum ili özelinde otomobil kullanımının irdelenmesine yönelik bir araştırma / Analysis of automobile driving in the city of Erzurum
Amaç: Bu çalışmada gün geçtikçe büyüyen ve değişen sosyolojik ve ekonomik yapının otomobil sahipliğini arttırdığı Erzurum'da otomobil kullanımının şehir insanı üzerindeki etkisi bir ölçek tasarlanarak incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma ölçek aracılığıyla betimsel yaklaşım kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bu çalışma iki kısımda incelenmiştir. Araştırmanın yapıldığı Erzurum iline ait sosyo-ekonomik verilerde birinci kısımda işlenmiştir. Araştırmanın ikinci kısmında geliştirilen anket Erzurum merkez ilçeleri olan Yakutiye, Palandöken ve Aziziye ilçelerinde toplam 1300 katılımcıya ulaştırılmıştır. Bulgular: Bu çalışmadan elde edilen bulgulara göre "Erzurum'da Otomobil Kullanımının İrdelenmesi" başlıklı araştırmada gelir düzeyinin artmasının otomobil sahiplenmede önemli bir etken olduğu şehrin sosyolojik yapısının ileriye doğru ilerlemesinin bir arzu nesnesi olan otomobil kullanımına nicelik olarak doğrudan etki ettiği tespit edilmiştir. Sonuç: Erzurum kentinde yeni açılan iş yerlerinin, alışveriş merkezlerinin otomobil kullanım güzergahları üzerinde etkili olduğu görülmüş. Otomobil kullanıcılarının herhangi bir sebeple trafiğe çıkmalarının alışveriş amacıyla trafiğe çıkmak düzeylerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu tespit edilmiş. Kişilerin gelir düzeyleri ikinci otomobil sahibi olma düzeyleri üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olduğu ortaya konulmuş. Ayrıca toplu taşımanın şehrin sakinlerinin beklentilerine göre düzenlenmesi trafik sıkışıklığına doğrudan etki edeceğine ve trafik düzenleyicileri ile yerel yöneticilerin otomobil sahipliği ve şehir insanının beklentilerini karşılayacak politika üretmeleri şehir açısından olumlu bir etki doğuracağını söylemek doğru bir yaklaşım olacaktır. Anahtar Kelimeler: Erzurum, Ulaşım, Otomobil, Sürücüler
Objective: In this study, it has been aimed to examine the effects of car use on the people of Erzurum, where the sociological and economic structures are growing and changing day by day, increasing car ownership. Method: The study was carried out using a descriptive approach by means of a scale. It was examined in two parts. In the first part, the socio-economic data of Erzurum, where the research was carried out, was covered. In the second part, a questionnaire, we conducted, was delivered to a total of 1300 participants in the central districts of Erzurum: Yakutiye, Palandöken and Aziziye. Findings: According to the findings in the research "Investigation of Automobile Use in Erzurum", it has been seen that the increase in the income level is an important factor in car ownership and the sociological structure of the city has a direct effect on the use of cars which is an object of desire. Result: It has been observed that the newly opened workplaces and shopping centers in the city of Erzurum have an influence on the car usage routes. It has been determined that automobile users' traffic for any reason creates a significant difference in their level of traffic for shopping. It has been revealed that people's income levels cause a significant difference on the level of having a second car. In addition, it would be correct to say that the regulation of public transportation according to the expectations of the city's residents will directly affect the traffic congestion and that the traffic regulators and local administrators will have a positive effect on the city's ownership and policy to meet the expectations of the city people. Keywords: Erzurum, Transport, Automobile, Drivers
MURAT ÜÇPINAR
648151
Atatürk Üniversitesi
İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2020
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fl0Kw4p1rmMDotyKRdYv1O_2RkZMNKKj21r09Lmp3lILzPq-oLGnkIObek_yB2GX
./data/pdfs/648151.pdf
3,536,688
true
true
true
2025-06-04T21:02:47.034360
2025-06-05T19:03:17.088515
2025-06-07T04:11:36.882933
2025-06-07T07:59:06.494741
## YÜKSEK LİSANS TEZİ ## ERZURUM İLİ ÖZELİNDE OTOMOBİL KULLANIMININ İRDELENMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA ## Murat UÇPINAR ## Danışman: Prof. Dr. Ahmet TORTUM Amaç: Bu çalışmada gün geçtikçe büyüyen ve değişen sosyolojik ve ekonomik yapının otomobil sahipliğini arttırdığı Erzurum'da otomobil kullanımının şehir insanı üzerindeki etkisi bir ölçek tasarlanarak incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma ölçek aracılığıyla betimsel yaklaşım kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bu çalışma iki kısımda incelenmiştir. Araştırmanın yapıldığı Erzurum iline ait sosyoekonomik verilerde birinci kısımda işlenmiştir. Araştırmanın ikinci kısmında geliştirilen anket Erzurum merkez ilçeleri olan Yakutiye, Palandöken ve Aziziye ilçelerinde toplam 1300 katılımcıya ulaştırılmıştır. Bulgular: Bu çalışmadan elde edilen bulgulara göre "Erzurum'da Otomobil Kullanımının İrdelenmesi" başlıklı araştırmada gelir düzeyinin artmasının otomobil sahiplenmede önemli bir etken olduğu şehrin sosyolojik yapısının ileriye doğru ilerlemesinin bir arzu nesnesi olan otomobil kullanımına nicelik olarak doğrudan etki ettiği tespit edilmiştir. Sonuç: Erzurum kentinde yeni açılan ış yerlerinin, alışveriş merkezlerinin otomobil kullanım güzergahları üzerinde etkili olduğu görülmüş. Otomobil kullanıcılarının herhangi bir sebeple trafiğe çıkmalarının alışveriş amacıyla trafiğe çıkmak düzeylerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu tespit edilmiş. Kişilerin gelir düzeyleri ikinci otomobil sahibi olma düzeyleri üzerinde anlamır bir farklılığa neden olduğu ortaya konulmuş. Ayrıca toplu taşımanın şehrin sakinlerinin beklentilerine göre düzenlenmesi trafik sıkışıklığına doğrudan etki edeceğine ve trafik düzenleyicileri ile yerel yöneticilerin otomobil sahipliği ve şehir insanının beklentilerini karşılayacak politika üretmeleri şehir açısından olumlu bir etki doğuracağını söylemek doğru bir yaklaşım olacaktır. Anahtar Kelimeler: Erzurum, Ulaşım, Otomobil, Sürücüler Eylül 2020, 86 sayfa
256474
63
534
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9106353521347046, "polygon": [ [ 1463, 239 ], [ 1464, 190 ], [ 1407, 189 ], [ 1406, 239 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.8859792351722717, "polygon": [ [ 1491, 2018 ], [ 1502, 329 ], [ 222, 321 ], [ 211, 2010 ] ] } ] }
Değişken kesitli kompozit çapraz tabakalı plakların sonlu farklar metodu ile gerilme ve şekil değiştirme analizi / Stress and displacement analysis of cross-ply laminated composite plates with variable cross-sections by finite difference method
Bu çalışmada, Klasik Tabakalı Plak Teorisine göre sonlu farklar metodu kullanılarak değişken kesitli kompozit tabakalı plakların gerilme ve şekil değiştirme analizi yapılmıştır. Liflerle güçlendirilmiş kompozit malzemeden oluşan tabakalı plaklarda oryantasyon açısına göre tabaka rijitlikleri kesit üzerinde noktadan noktaya farklılık gösterir. Bu durum liflerin konumuna göre çok karışık mekanik tabaka modellerinin oluşmasına sebep olur. Bu karışık modellerde ilave olarak plak kalınlığının da değişken olması problem çözümünü güçleştirir.Bu çalışmada temel olarak on ana tabakaya sahip, her ana tabakada 00 veya 900 oryantasyon açılarına sahip eşit sayıda tabaka bulunan, değişken kesitli, Navier SS-1 basit mesnet sınır şartlarına göre dört kenarından mesnetlenmiş dikdörtgen plak modelleri incelenmiştir. Bu plaklar genelde düzgün yayılı yük taşımaktadırlar.Değişken kesitli kompozit tabakalı plakların analizinde kullanılacak olan üç denge denkleminde deplasman diferansiyelleri ile çarpılan katsayılar kompozit tabakalı plağın rijitlikleri ve onların türevleridir. Bu türevler, sonlu farklar metodu kullanılarak komşu ağ noktalarının rijitlikleri cinsinden tarif edilmişlerdir. Özgün olarak ifade edilen bu üç değişken katsayılı diferansiyel denge denklemleri sonlu farklar metodu kullanılarak çözüm için gerekli lineer denklem takımlarını oluşturmuştur.Sabit ve değişken kesitli izotrop, özel ortotrop tabakalı, simetrik ve antisimetrik çapraz tabakalı plak modelleri, çeyrek plak kullanılarak geliştirilen bir bilgisayar programı yardımıyla incelenmiştir. Hesaplanan çökme ve gerilme değerleri kontur eğrileri ile gösterilmiştir. Bu kontur grafikleri değerlendirilerek plak davranışları incelenmiştir.
In this study, stress and displacement analysis of composite laminated plates with variable cross-sections are carried out according to the Classical Laminated Plate Theory which is based on finite difference method. Laminae rigidities vary from point to point across the section according to the orientation angle of fibers. Thus a very complex mechanical laminae rigidity models are obtained. In addition to this complex rigidity model, problem solution becomes more involved when the plate thickness is varied.In this study mainly the rectangular plates, which are simply supported at four edges according to Navier SS-1 boundary conditions, are examined. In these plate models there are ten main laminae and in each of these main laminae there are equal number of laminae which have the same orientation angles either 00 or 900 and the cross-section of the plate models are variable. It is assumed that in general these plates carry uniformly distributed loads.In three equilibrium equations that are used for analysing composite laminae with variable cross-sections have differantials of displacements which are multiplied by the rigidities or their derivatives of the composite laminae. These derivatives of the rigidities are expressed in terms of the neighbouring mesh points by using the finite difference method. These originally written differential equations of equilibrium, which have variable coefficients, are transformed to linear equation systems by using the finite difference method.The isotropic plate, specially orthotropic laminae, symmetric and antisymmetric regular cross-ply laminae with constant and variable cross-sections are examined by using quarter of a plate with the help of a developed computer program. Displacements and stresses that are calculated are shown by using contour lines. These contour lines are evaluated and the behaviour of plates are examined.
MUSTAFA HALÛK SARAÇOĞLU
256474
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2010
Türkçe
Doktora
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdu5q8taQcpIf720IalMP4MVHWKulpDZtLXB3gD07_3No
./data/pdfs/256474.pdf
35,073,107
true
true
true
2025-06-04T21:02:45.609187
2025-06-05T18:56:56.943996
2025-06-07T04:11:37.192739
2025-06-07T07:59:07.116300
90° arasında değişmektedir ( -90° ≤ 0 ≤ 90° ). Farklı açılardaki tabakalar bir araya gelerek tabakalı plakları oluştururlar. Bu tip tabakalı plaklar açılarına göre tertip edilerek isimlendirilirler. Çapraz tabakalı plaklarda bu açı 00 ve ve 90º (0/90/90/0/0/90), simetrik tabakalı plaklarda bu açılar plak orta düzlemine göre simetriktir (-45/45/45/-45) gibi. Oryantasyon açıları tabakanın çeşitli rijitlik değerlerini doğrudan etkiler. Farklı oryantasyon açılarına sahip tabakaların bir araya gelerek oluşturdukları bu tabakalı plakların çözümünde her tabaka içın yapılan hesabın genel bir koordinat ekseninde toplanması gerekmektedir. Bu koordinat ekseni problem ekseni olan (x, y, z ) eksen takımıdır. Tabakalardaki liflerin ekseni xı ve tabaka kalınlık ekseni xş, plak kalınlık ekseni z ile çakışmış olmak kaydıyla (x1,x2,x3) malzeme eksen takımıdır. Bu eksenlerin birbirleri cinsinden ifadesi sadece z =x, ekseninin 0 açısı kadar ( sağ el kuralına göre ) döndürülmesiyle oluşan koordinat sistemiyle ilgili özel bir dönüşümdür. Klasik tabakalı plak teorisinde tanım olarak (E.2, E.2, E.2, E.W )bu üç şekil değiştirme sıfırdır. xy düzlemine göre keyfi olarak yönlendirilmiş ortotrop tabakalardan oluşmuş tabakalı plak için, (o xa, o ye )kayma gerilmeleri de sıfırdır. Hooke kanununa göre gerilme-şekil değiştirme bağıntılarını lineer kabul etmek mümkündür. Lineer elastik davranış ıçın, eksen yönünde ve eksene dik yönde gerilme bileşenlerinden dolayı oluşan şekil değiştırmeler süperpoze edilebilir (Reddy, 1996): - ɛ..: Lif yönündeki şekil değiştirme - o . : Lif yönündeki gerilme - E : Lif yönündeki elastisite modülü ise, e., aşağıdaki gibi tarif edilir: $$\mathcal{E}\_{11} = \frac{\sigma\_{11}}{E\_1}$$
189680
94
286
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9353275895118713, "polygon": [ [ 1468, 1959 ], [ 1485, 232 ], [ 312, 220 ], [ 295, 1948 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8016054034233093, "polygon": [ [ 1449, 2114 ], [ 1450, 2069 ], [ 1400, 2068 ], [ 1399, 2113 ] ] } ] }
Tedarik zinciri yönetimi yaklaşımının maliyet hesaplama çalışmalarına etkisi / The Impact of supply chain management approach on cost calculation
ÖZETDoktoraTedarik Zinciri Yönetimi Yaklaşımının Maliyet HesaplamaÇalışmalarına Etkisismail ELAGÖZDokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimleri Enstitüsüşletme Anabilim Dalıster üretim, ister ticari, isterse hizmet işletmesi olsun, çıktı elde eden bütünişletmeler tedarik faaliyeti yapmak zorundadır. Bu nedenle tedarik fonksiyonu,işletmelerin en temel ve en stratejik fonksiyonlarından biridir. Tedarik fonksiyonu;istenilen kalite ve miktarda, uygun fiyatla, doğru zamanda gerekli her türlü girdinintedarik edilmesi sorumluluğunu üstlenir. Ancak bu stratejik önemine rağmen tedarikfonksiyonu, hala ülkemiz işletme literatüründe ve birçok işletmede bağımsız birfonksiyon olarak yer bulamamaktadır.Tedarik zinciri yönetimi; tedarik ve satın alma, üretim, pazarlama ve lojistikfaaliyetlerin bütünlüğünü, zincire üye işletmeler arasındaki faaliyetlerinuyumlaştırılmasını gerektirir. Bunun yanında TZY; tedarikçilerin stratejik ortakolarak değerlendirilmesini, karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesini, işletmelerin üretim,yönetim ve organizasyon yapılarının değiştirilmesini içeren çok yönlü bir yönetimanlayışıdır.Maliyetlerin ölçülmeden ve analiz edilmeden düşürülmesi çok zordur.şletmelerde oluşan maliyet ve gelir unsurlarının tedarik zinciri kapsamındasınıflandırılarak analiz edilmesi, işletmelerin maliyet düşürmede ve gelir artırmadahangi unsurlar üzerinde iyileştirme yapabileceğini göstermesi bakımından önemli birfaaliyettir.Çalışmada; otomotiv yan sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir üretimişletmesinin, maliyet ve gelir unsurları, tedarik zinciri yönetimi kapsamındasınıflandırılarak değerlendirilmiş ve tedarik zinciri yönetimi uygulamalarınınmaliyetler üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: 1)Tedarik 2) Tedarik Zinciri Yönetimi 3) Tedarikçi lişkileri4) Maliyet 5) Otomotiv Endüstrisiiv
ABSTRACTDoctorateThe Impact of Supply Chain Management Approach on Cost Calculationsmail ELAGÖZDokuz Eylul UniversityInstitute Of Social SciencesDepartment of ManagementEither it is a manufacturing, trading or service firm, all the business that hasoutcomes should make the activity of supply. For this reason, the function of supplyis the most basic and strategic function of businesses. The function of supply has theresponsibility of supplying the inputs with optimum price, quality and quantity at theright time. But although its? strategic importance, the function of procurement is notplaced in our business literature and at businesses as a free function.Supply chain management requires integrity of supply, purchasing, production,marketing and logistics activities and requires maintainig the conformity of activitiesconducted by the member organizations of the chain. Furthermore, supply chainmanagemet is a multidimensional management mentality which takes the suppliersinto consideration as a strategic shareholder and develops relations within this frameand changes the organizational and management structure.It is very difficult to reduce costs without measuring and analyzing. Classifyingthe costs and revenue components within the framework of supply chainmanagement is crucial in that it helps pinpoint the items to improve in cost reductionand revenue generation.In this study, the cost and the revenue components of a manufacturing firmfrom the automotive industry were evaluated on the base of a classification andaccordingly the effects of supply chain management implementations on cost weredetermined.Key World: 1) Supply 2) Supply Chain Management 3) Supplier Relations4) Cost 5) Automotive Industryv
İSMAİL ELAGÖZ
189680
Dokuz Eylül Üniversitesi
İşletme Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Doktora
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-L8ilcwn9ZRRc_YMKxXW1vXb_9N9MwPPmr7fhNle7FT3g-LDuiD9V-Leg1K2GVmB
./data/pdfs/189680.pdf
1,231,712
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.165940
2025-06-05T18:56:54.348376
2025-06-07T04:11:37.709399
2025-06-07T07:59:07.473776
konusu kısımda kontrol altında olmayan problemlere yol açabilir. Uretim kontrol sistemi, faaliyetlerini planlama, satış ve pazarlama gibi daha üst seviyelerdeki fonksiyonlarla koordine etmelidir. (Fox vd, 1993) ## 2.2.4. Tedarik Zinciri Yönetiminin Yedi Ilkesi Tedarik zinciri yönetiminin yedi ilkesi aşağıdaki gibi açıklanabilir (David vd, 1997;Anderson vd., 1996, 19-26; Carr ve Smeltzer, 1999, 49-50): 1. İlke: Farklı grupların servis ihtiyaçlarına müşteriler gruplara ayrılmalı ve tedarik zinciri bu gruplara hizmet vermek üzere adapte edilmelidir. Müşterilerin belirgin ihtiyaçları bakımından gruplara ayrılması, işletmeyi çeşitli grupların ihtiyaçlarına cevap veren bir hizmet portföyü geliştirmek üzere donatır. Raporlar ve endüstri araştırmaları, gruplara ayırmanın temel kriterlerinin belirlenmesi için kullanılabilir. Günümüzde, yöneticiler müşteri seçimlerini ölçmek ve her bir grubun marjinal karlılığını öngörebilmek için bütünleşik analizler gibi bu tür ileri analıtık tekniklere geri dönmektedir. İşletme, tedarik zinciri programlarından meydana gelen bir mönü oluşturmak için disiplinli ve fonksiyonlar arası bir proses uygulamalı ve herkes için olan temel servislerle belirli gruplarla en çok ilgili olan mönüdeki servisleri birleştiren gruplara özel servis paketleri oluşturmalıdır. Hedef, karlılığı maksimize etmek için gerekli gruplara ayırma ve çeşitlilik derecesini bulmaktır. 2. İlke: Lojistik ağı, hizmet ihtiyaçları ve müşteri gruplarının karlılığına göre uyarlanmalıdır. İşletmeler lojistik ağı tasarımında envanter, depo ve nakliye faaliyetlerinin organizasyonunda tek bir standart sağlamak için değişmez bir yaklaşım sergilemiştir. Bazıları için lojistik ağı tüm müşterilerin ortalama servis ihtiyaçlarını karşılamak için, diğerleri için ise tek bir müşteri grubunun en zor ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmıştır.
189657
95
174
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9504081010818481, "polygon": [ [ 1494, 2145 ], [ 1498, 358 ], [ 280, 355 ], [ 276, 2142 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8356812596321106, "polygon": [ [ 856, 2245 ], [ 914, 2245 ], [ 913, 2198 ], [ 856, 2198 ] ] } ] }
Tahsin Yücel'in romanlarının tema ve yapı bakımından incelenmesi / The Analysis of Tahsin Yücel's novel's in terms of theme and structure
ÖzetYüksek Lisans TeziTahsin Yücel'in Romanlarının Tema Ve Yapı Bakımından İncelenmesiFatma DOĞANAYFırat ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüTürk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı2006; Sayfa : V11I + 165Yüksek lisans tezi olarak hazırladığımız? Tahsin Yücel'in Romanlarının Temave Yapı Bakımından İncelenmesi? adlı çalışma, Tahsin Yücel'in hayatı, edebi kişiliği,romanlarının tanıtımı, romanlarını tema ve yapı bakımından incelenmesi, sonuç vekaynakça bölümlerinden oluşmaktadır.İlk romanını 1960 yılında yayımlayan Tahsin Yücel'in bugüne kadar altı romanıyayımlanmıştır. Yazar bu romanlarında ağırlıklı olarak bireysel temaları işlemiştir. Aşk,ölüm, yalnızlık, yozlaşma ve sosyal adaletsizlik konularını, kendi iç âleminde bunalan,yok olan bireyin bakış açısıyla yansıtılmıştır. Dil ve göstergebilim alanında da oldukçaönemli çalışmaları olan Tahsin Yücel'e özgü bir dil ve üsluba sahiptir. Romanlarınıngüçlü kurgusu, olay örgüsünün girift yapısı ve karakter oluşturmakta ki başarısı onunromanlarını farklı kılar.Biz bu çalışmamızda Tahsin Yücel'in romanlarını günümüzün geçerli romaninceleme metotları çerçevesinde inceledik ve onun sanatçı kişiliğini yansıtacaksonuçlara ulaştık. Bu çalışmamızın romancımızın edebiyat tarihimiz içindeki yerinisaptama açısından küçük de olsa bir katkı sağlayacağı inancındayız.Anahtar Kelimeler: Ötegeçe, Roman, Tema, Bilim adamı, Tahsin Yücel,Üslup, Kurgu
SUMMARYMasters ThesisThe Analysis of Tahsin Yücel?s Novel?s in Terms of Theme and StructureFatma DOĞANAYUniversity of FıratThe Institute of Social SecienceAnd Postgraduate Studyy in Literatur2006, Page : V11I+165This work, named the analysis of the novel?s by Tahsin Yücel in terms of topicand structure,includes the parts as life of Tahsin Yücel,his literary identity,introducihphis novel?s the structuıres and topics of his novel?s result and resources.İt is first novel was puplished in 1960 and so for six novel?s by him has beenpuplished. İn his novel?s he mostly handed individual subjects.He reflected the topics such as love,death,loneliness,abusement and socualinjustice by mean and eyes of a character who already was pshchologically abnormal.Tahsin Yücel,who has many important Works on the language ant semantics hasa free style and language in his writings.What makes his novel?s different form others is his structuring .The enents andthe characters he creates in his Works and the complexity of the plet structure.In this work we analysed his novel?s with modern novel analysing method?s andwe have had enough conclusion?s that can give ideas about his literary identity.Westrangly believe that this will be usefull to understant his importtance in the history ofour literature.Key Words: Ötegeçe,Novel,Theme,Man of Science,Style,Fiction
FATMA DOĞANAY
189657
Fırat Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-L8ilcwn9ZRRc_YMKxXW1hivq_hYJGYneXG7PU4_8CqnkqDQ-xt0mTmbSd3nEzf1
./data/pdfs/189657.pdf
960,242
true
true
true
2025-06-04T21:02:45.953543
2025-06-05T18:54:53.739632
2025-06-07T04:11:38.974622
2025-06-07T07:59:07.745167
değişmesinden anlamaktayız. Ancak Cumali için yegâne gösterge bıyıklarının ağarmasıdır. Cumali bu açıdan zamanın ilerlemesini istemez. Zamanı, yaşlanmayı bir tür bitiş olarak görür. Gençliğinde bile çevresindeki yaşlılara bakarak bir gün onlar gibi olmaktan korkar. Eserde zaman kronolojik bir yapıdadır. Cumalı, evliliği, çocukları, büyümeleri, Cumalı'nin giderek bunalması, ölümü daha sonra çocuklarının evlenip, zenginleşmesi, Berber Ziya'nın ise kendisi gibi köhnemiş dükkâmında kalakalması. Hacı İzzet Ocak'ın ise hala Kara Pala'nın türküsünü yazmaya çalışması ... Kronolojik olarak sıralanmaktadır. Eserde zaman daha çok bitirici, tüketici olarak karşımıza çıkmaktadır. Zaman Cumali'yi, Berber Ziya'yı ve değerleri tüketmiştir. Bu açıdan zaman korku duyulan nesne durumundadır. Eserde sosyal zamana dair çok belirgin ipuçları bulamıyoruz. Ancak elektriğin olmadığı, bıyığın çok büyük bir iktidar vesilesi olduğu, kasabalının Berber Ziya'nın dükkânında geçen dostça sohbetleri, memur sınıfından insanlarla olan münasebetleri, kadın-erkek ilişkileri açısından değerlendirdiğimizde 1960'lı yılların Anadolusu'nu, Anadolu'da bir kasaba yaşamının gözler önüne serildiğini görmekteyiz. "Oymalı ceviz leyleği içi kan ağlayarak kaldırıp yerine yanar döner koltuğu koymaya boyun eğmişti, kimilerinin oturak diye alay ettiği tıraş leğenini atıp, tezgaha, koltuğun önüne şu koca lavaboyu oturtmaya boyun eğmişti, kasabaya elektik gelir gelmez dükkana elektrik çektirmeye boyun eğmişti, kasabada bir benzeri bulunmayan üç dünya güzeli yelliği tavandan indirerek tezgahın köşesine koca bir vantilatör kondurmaya da boyun eğmişti. (B.S., s. 164) Zamanın değiştiği, ilerlediği gelen teknoloji ve bu teknolojiyle değişen insanla anlaşılır. Cumali'nin bıyıklarına imrenerek bakan insanların, yerini "…çok başarılı bir fotomontaj, gerçekten çok başarılı bir fotomontaj" (B.S., s. 165), diye değerlendiren, her şeyi kandırmaca, aldatmaca, bir fotomontaj diye gören yeni bir nesil almıştır. Ayrıca sosyal zamana dair bir diğer emare de hızla zengin olan, her işi yapan insanların, devir zenginlerinin ortaya çıkmasıdır. Cumalı'nin oğlu ve damadı da eserde bu tür insanların temsilcisi olarak karşımıza çıkmaktadır. "Kumaşçılıkta,
205920
42
126
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9523686766624451, "polygon": [ [ 1433, 1803 ], [ 1439, 224 ], [ 290, 220 ], [ 284, 1798 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.4685122072696686, "polygon": [ [ 301, 1985 ], [ 715, 1981 ], [ 714, 1887 ], [ 300, 1891 ] ] } ] }
Perakende kuruluşlarda yeni teknolojiler ve gıda perakendeciliğinde kullanımına ilişkin bir araştırma / New technologies in retail organization and a research on their usage in food retailers
YÜKSEK L SANS TEZ ÖZÜPERAKENDE KURULUŞLARDA YEN TEKNOLOJ LER VE GIDAPERAKENDEC L Ğ NDE KULLANIMINA L ŞK N B R ARAŞTIRMAHülya DEM Rşletme Ana Bilim DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül, 2006Danışman: Doç. Dr. Sevgi Ayşe ÖZTÜRKPerakende sektörü hızla gelişen ve sürekli büyüyen sektörlerin başındagelmektedir. Bu büyüme sürecinde en önemli etken şüphesiz teknolojik yenilikler vebunların kullanımıdır. Perakendenin son 10 yıllık gelişiminde teknoloji özel bir rolüstlenmiştir. Teknolojik gelişmelerin perakende sektörüne yansımaları, hem perakendesatış noktalarını hem de tüketicileri olumlu yönde etkilemesidir.Perakende sektöründe yeni teknolojiler ve bunların kullanımına ilişkin yapılanaaraştırmamızın birinci bölümünde ?Perakendeci Kuruluşlar Ve PerakendeciKuruluşlarda Gelişmeler? ayrıntılı biçimde incelenmiş bunu izleyen ikinci bölümde ise?Perakendecilik Sektörü ve Teknoloji? incelenmiştir. Tezin üçüncü ve son bölümündeise çeşitli perakende zincirlerinin teknolojik yeniliklere bakış açısı, kullanımı ve buteknolojilerin perakendeciler üzerindeki etkisi incelenmiştir.
ABSTRACTRetailing industry is one of the fastest growing and continuously improvingindustries. One of the important influences in this growth process is technologicalinnovations and their use in the industry. Technology has a special role in thedevelopment of the retailing for the last 10 years. Technology had positive effects bothon retail outlets and on customers.This thesis is focused on the use of new technologies in the retailing sector.In the first part of this study retailing institutions and the recent improvements in thesector are analyzed in detail. In the second part of the study development process of thetechnology in the retailing sector, benefits and limitations of the technology and therecent technologies are discussed. In the third part a research is done about the use ofthe new technologis in some retail chains and about the viewpoints of managers? on theuse of technology in retailing sector.
HÜLYA DEMİR
205920
Anadolu Üniversitesi
İşletme Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ePX_SaJ0b35Gq45swKG3lKkZKNcGuYEkhVJpy7btzAhAk6pHdxKRoJ9BCgsrBsmu
./data/pdfs/205920.pdf
700,092
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.452744
2025-06-05T19:00:47.469527
2025-06-07T04:11:38.984541
2025-06-07T07:59:07.906703
• Ekrana dokunarak kullanılan klavyesi sayesinde, internet ve e-mail bağlantısı sağlanması ve internet üzerinden tüketiciye ürün ve hizmetlerin sunulması Kiosk Sisteminin Kullanım Alanları: - · Cafe, Bar & Restaurant sipariş alma uygulamaları - · Otel Info, SPA Güzellik Merkezi rezervasyon uygulamaları - · Mağaza ve Market ürün, hizmet ve bilgi görüntüleme işlemleri - · Kredi kartı ile fatura ödemeleri - · On-line alışveriş ve para transferi - Self servis bilet satış ve rezervasyon noktaları - Barkod okuma, ürün fiyat tanıma işlemleri - · Bina ve alışveriş merkezlerinde; rehberlik, kontrol takip işlemleri - Şirket tanıtımları ● Video Kataloglar: Perakende kuruluşlarla ilgili hazırlanmış bilgilerin CD-ROM disk ve bilgisayar ekranında görüntülenmesidir. Web sistemine göre ürünler ve perakendecilerle ilgili bilgilere ve görüntülere ulaşmak daha hızlı ve daha kolaydır. Bu sistemde tüketiciler ürün fiyatlarına ve özelliklerine daha çabuk ulaşmaktadırlar. Bu sistem yoluyla perakendeciler, Web sistemi ile elde edilen tüketici kitlesinden daha fazlasını elde edebilmektedirler." ## 3.3.2.4. Doğrudan Satış Doğrudan satış, satışçının, müşterinin evinde, işyerinde müşteriyle doğrudan temas kurması demektir. Bu yöntem, tüketiciler açısından alışveriş kolaylığı, üreticiler açısından ise kendi dağıtım kanallarını kontrol etme olanağı sağlamaktadır. Bu yöntem, satış elemanlarının tüketicilere ulaşarak kataloglarla veya örnek ürün göstererek ürünleri sunması ve sipariş almasına dayanır. Urünlerin tüketiciye ulaşım süresi genellikle bir haftadır. Orneğin, Avon kozmetik, Oriflame vb. <sup>70</sup> Berman and Evans, a.g.e., s.189 <sup>71</sup> Aydın, a.g.e., s.47
220543
53
115
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.935050368309021, "polygon": [ [ 1480, 2114 ], [ 1499, 297 ], [ 288, 284 ], [ 268, 2101 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8853281140327454, "polygon": [ [ 1464, 2168 ], [ 1464, 2120 ], [ 1409, 2120 ], [ 1409, 2168 ] ] } ] }
Sosyal bilgiler öğretiminde interaktif (etkileşimli) bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi / The effect of teaching social studies with interactive computer based training on students? success
Dünyamızdaki toplumsal, ekonomik, bilimsel değişme ve gelişmeler günlük yaşamı ve insanlar arası ilişkileri etkilemektedir. Bu etkileme doğal olarak eğitim programlarına da yansımaktadır. Çağdaş toplumsal yaşamdaki bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin gün geçtikçe ve hızla önemli boyutlara ulaşması, daha nitelikli insan gücüne olan gereksinimi karşılamada eğitim programlarının titizlikle geliştirilip uygulanmasını gerektirmiştir. Bu durumda güçlü bir Sosyal Bilgiler eğitimi, sürekli ve hızlı bir değişim içindeki dünyamızda, bu değişmelere uyum sağlayabilmede toplumumuza önemli katkı sağlamaktadır. Eğitim alanındaki yeni araştırmalar ve uygulamalar geleneksel öğrenme, öğretme ve değerlendirme yaklaşımlarını da derinden etkilemektedir.Bu araştırmada ilköğretim okullarında interaktif bilgisayar destekli öğretimin Sosyal Bilgiler dersinde kullanımının akademik başarıya etkililiği incelenmiştir. Öğrencilerin akademik başarıları, interaktif bilgisayar destekli öğretimle işlenen bir ders ile bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Konu ile ilgili yapılan çalışmalar gözden geçirilerek, interaktif bilgisayar destekli öğretimin öğrencinin başarısını artırdığı tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler dersinde öğrenmede daha etkin, verimli ve kalıcılığı sağlamak amacıyla interaktif bilgisayar destekli öğretimin kullanılmasına önem verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
The social, economical and scientific developments and changes in our life effect daily life and human relations. This effect, naturally leads to changes in the educational curriculum. These rapid scientific and technological developments have reached such an extent, that we need to improve our educational curriculum in order to raise better equipped people. In this case a sound Social Studies education enables people to cope well with these rapid and constant changes in our society. Recent research and applications in education influence the traditional teaching methods and evaluations deeply.In this research it was observed that the interactive, computer based education in Social Studies has raised students? success. According to this research, there are differences in academic success between the students who were educated in computer aided Social Studies class and the students who were educated in interactice, computer aided Social Studies class. Studying the work related to this subject, shows that the success of students is raised by interactive, computer aided education. As a conclusion, it is observed that more importance should be given to be interactive, computer assisted Social Studies education in order to achieve a more active, versatile and permanent education.
NİLGÜN KAYA
220543
Yeditepe Üniversitesi
Eğitim Yönetimi ve Denetimi Ana Bilim Dalı
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-Z0vbSUgrhM9fXoGkRe6Q8JOxmINHUp1CYGwFvafzqczyHP_FXN-A_xVt0ajiMpx
./data/pdfs/220543.pdf
1,031,439
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.441170
2025-06-05T18:59:58.979175
2025-06-07T04:11:39.351608
2025-06-07T07:59:08.045399
- Yazı tahtası ve ders kitabı kadar geneldir. Yazı, çizim, grafik, sayı, renk, ses, vb. çok çeşitli bildirim simgesini durgun ya da hareketli olarak kullanabilir ve çeşitli kaynaklardan yararlanabilir. - Uygun biçimde hazırlanmış her çeşit programı kullanabilir. - Ders yazılımlarında yer alan çok değişik sürprizlerle eğitimi zevkli ve çekici hale getirebilir. - Bireysel öğretimde ve grup öğretiminde kullanılabilir. - Programlı öğretimin dayandığı ilkelerin uygulanmasına hizmet edebilir. - Oğrencinin sorulara verdiği cevapları kaydeden, istenildiği an sonuçları bildiren eşsiz bir sınav aracıdır ve soru da üretebilmektedir. ## 2.8.1 Oğretim Aracı Olarak Bilgisayarlar Bilgisayarlar diğer öğretim yöntemleri ile karşılaştırılmayacak derecede hıza, geribildirime, çok yönlülüğe sahiptir. Bundan dolayı bilgisayarlar, bir terzinin eğitiminden bireysel öğrenci gereksinimlerine kadar her konuda çözüm getirebilecek gizil güç olarak görülmektedir. Çünkü bilgisayarlar, öğrenci ve materyal arasında çok değişik düzeylerde ve çeşitlilikte etkileşim sağlama kapasitesine sahiptirler. Bu etkileşimin düzeyi; öğrenenin tam kontrol edemediği ya da sınırlı olarak kontrol ettiği alıştırma ve pratiklerden, öğrenenin kontrol ettiği durumlara kadar değişebilmektedir. Bilgisayarların bütün bu faydaları araştırmacılar tarafından kabul edilmektedir. Eğitimciler ise bilgisayarların, öğrenmeyi sağlayıcı (motive edici özelliği gibi) etkilerinin olduğunu belirtmektedirler 3. Bilgisayar bir eğitim aracı olarak kullanıldığı zaman yukarıda belirtilen yararları sağlaması için öncelikle bilgisayarın yalnızca bir araç olduğunun ve kullanıcının bilgiyi aldığı, depoladığı, değiştirdiği, üzerinde işlem yaptığı, yarattığı ya da yayımladığı bir ortam olduğunun unutulmaması gerekir. Bilgisayarların, ancak bu bakış açısıyla yola çıkıldığında, öğretme-öğrenme - uygulamalarında faydalanılabilecek bir araç olduğuna inanılmaktadır. Ayrıca pek çok eğitimci bilgisayarın eğitime plansız olarak girmesinin faydadan çok zarar getireceğine <sup>93</sup> Noel Thompson, "Computers Curriculum and the Learning Environment", Computers And Education, Vol. 16, No:1, 1991, s.1-5.
189699
116
147
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9258308410644531, "polygon": [ [ 1506, 2185 ], [ 1510, 281 ], [ 116, 278 ], [ 112, 2182 ] ] } ] }
Avrupa Birliği'nde çalışanlara bilgi verilmesi ve danışılmasının demokratikleşmeye etkileri ve Türkiye / The Impact of informing and consulting the workers on democratisation in the European Union and Turkey
ÖZETAvrupa Birliği'nde Çalışanlara Bilgi Verilmesi ve DanışılmasınınDemokratikleşmeye Etkileri ve TürkiyeGüvenç KÜÇÜKTOKDokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüAvrupa Birliği Anabilim DalıBütünleşme sürecinin başından beri en çekişmeli ortak politika alanlarından biriolan Avrupa sosyal politikasının üzerinde en çok tartışılan başlıklarından birininçalışanlara bilgi verilmesi ve danışılması olduğu söylenebilir. Avrupa Birliği bir yandanbütünleşen Avrupa piyasasında adım adım ilerlerken, diğer yandan çalışanlara bilgiverilmesi ve danışılması konusunda Avrupa çapında düzenleme yapmaya yönelikgirişimlerini sürdürmüştür. Ancak 1980'ler ile birlikte Avrupa sosyal politikasıbünyesinde bilgi verme ve danışmaya ilişkin geliştirilen düzenlemelerde yeniyaklaşımlar gözlenmeye başlamıştır. Çalışanların söz konusu haklarını Avrupa çapındakullanacakları modelin bilgi verme ve danışmaya ilişkin kapsamında ve uygulamayakonulmasında önemli değişiklikler öne sürülmüştür. Söz konusu değişikliklerin özelolarak Avrupa sosyal politikasında, genel olarak ise Avrupa bütünleşmesinin diğerortak politika başlıklarında aynı dönemde yaşanan değişim ile büyük paralellikleriçerdiği söylenebilir.Öte yandan, Avrupa Birliği'nin bugün kaçınılmaz olarak Birlik kurum vepolitikalarını Avrupalılar ile daha doğrudan ve meşru siyasal ilişkiler içindeyürütebilecek, kısacası Birliği demokratikleştirecek arayışlar içinde olduğugörülmektedir. Bir yandan bir Avrupa yurttaşlığını tanımlama arayışındaki AvrupaBirliği, söz konusu yurttaşlık tanımını genel olarak son dönemde bütünleşmenin ortakpolitika başlıklarında yaşanan yaklaşım değişimi yüzünden hangi haklar veyükümlülükler ile dolduracağı konusunda tıkanıklığa girmiş görünmektedir. Bilgiverme ve danışmayı da içeren ekonomik ve sosyal hakların oluşacak bir Avrupayurttaşlığı çerçevesinde nasıl tanımlanacağı sorusu gündemdeki yerini korumaktadır.Bağlayıcılığı azaltılmış, ulusal düzeydeki mevcut sosyal hakları dahi bütünleşen piyasaiçinde rekabet unsuru olmaktan kurtaramayan bir Avrupa sosyal politikası ile Birliğindemokratikleşmesinin nasıl ilerleyeceği, önümüzdeki dönemde Birliği bekleyen en temelsiyasal çekişme alanlarından biri olarak görülebilir.Anahtar Kelimeler 1) Çalışanlara Bilgi Verme ve Danışma 2) Demokratikleşme3) Avrupa İşletme Komiteleri 4) Avrupa Şirketi Statüsü5) Avrupa Yurttaşlığı
ABSTRACTMaster of Arts inThe European Union StudiesThe Impact of Informing and Consulting the Workers on Democratisation inThe European Union and TurkeyGüvenç KÜÇÜKTOKDokuz Eylül UniversityInstitute of Social SciencesDepartment of the European StudiesInforming and consulting the workers is one of the most debated issues in thehistory of European social policy. The European integration has constantly put variousefforts for legal arrangements on informing and consulting the workers at Communitylevel. Within the recent decades there is apparently a shift in the approach to resolve theissue of informing and consulting the workers in European social policy frame.Significantly, this shift has many common points with the shift in the generalunderstanding of the European social policy and other common policies. Within the newframe, the rights regarding informing and consulting the workers have been developedin a more flexible, more liberalised and less conjunctive methodology. Therefore, it canbe said that the shift in the approach to resolve the issue in European social policy framehas many similarities with the shift in the understanding of the European integrationfollowing the 1980s.However, the European Union has now to face the challenge of democratising itsinstitutions and common policies in order to fulfil the requirements of a sustainableintegration process. Therefore, various attempts to create a European citizenship andbuilding more direct and legitimate links between the Europeans and the EuropeanUnion have arisen. It is likely that, the problematic of applying the social and economicrights of the Europeans into this new citizenship or building efficient tools to protectthose rights in the frame of a liberalised social and economic European polity willchallenge the search for this democratisation process.Key Words 1) Informing and Consulting the Workers 2) Democratisation3) European Works Councils 4) European Company Statue5) European Citizenship
GÜVENÇ KÜÇÜKTOK
189699
Dokuz Eylül Üniversitesi
Avrupa Birliği Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-L8ilcwn9ZRRc_YMKxXW1iAuwGENNcDCJCCuUyhnm68hrFgWAztdBtY_YG_rF64F
./data/pdfs/189699.pdf
1,145,379
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.225975
2025-06-05T18:53:36.247697
2025-06-07T04:11:39.885980
2025-06-07T07:59:08.285539
Yine Türkiye'nin Birliğe katılımına doğru mevcut siyasal, ekonomik ve sosyal tablosunun incelendiği flerleme Raporları'nda Türkiye'nin sosyal politika alanında Birlik yolunda ilerlerken eksiklikleri Komisyon'un bakış açısından ayrıntılandırılmıştır. 1998 yılı İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin çalışan ve işveren kesiminden ulusal ölçekte örgütleriniş çeşitli sivil toplum kuruluşlarının devrede olduğu ancak sosyal diyalog alanında oluşturulan Türkiye Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nde toplu pazarlık ve toplu sözleşme gibi sendikal hakları bulunmayan kamu çalışanı konfederasyonlarının temsil edilemediği bildirilmektedir. 1998 yılı İlerleme Raporu'nda Türkiye Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nin 23 üyesinin 10'unun hükümet temsilcileri ve 7 üyenin de işveren kesiminden olduğuna dikkat çekilmektedir. ## 10. BİLGİ VERME VE DANIŞMANIN TURKİYE'DE DEMOKRATİKLEŞMEYE ETKİLERİ ## Sendikal Çerçeve Bakımından Etkileri 10.1 AB'nde çalışanlara bilgi verilmesi ve danışılmasının Türkiye'de demokratikleşmeye etkileri üzerinde söylenecek olan konu söz konusu bilgi verme ve danışma platformlarının mevcut sendikal gelenek ile nasıl ilişkilendirileceği ile ilgilidir. Kayıt dışı ekonomisinin oldukça büyük olduğu ve sendikalılık oranlarının giderek düştüğü Türkiye'de bilgi verme ve danışma işyerinde katılım kültürü üzerinden çalışanların demokratik dayanışma bilinçlerinin gelişmesinde olumlu örgütsel deneyimler elde etmesine yardımcı olabilir. Çalışanların sosyal politikaya yön verilmesinde müdahil olmasına yönelik kurumsallaşmış düzenlemeler emek örgütlerinin üyeliklerinde düşüş görüldüğü durumlarda bir meşruiyet ve kaynak zemini olabilir (Ebbinghaus, 2002: 479-480). Ancak bu noktada da tıpkı AB özelinde olduğu gibi bilgi verme ve danışmanın demokratikleşmeye ilişkin olumlu potansiyellerinin tam tersi bir etki yaratmaması için Türkiye'de de söz konusu bilgi verme ve danışma mekanizmalarının çalışanların sendikalarına alternatif, onların yerini alacak bir model gibi sunulmaması gerekmektedir. Aksı takdirde işyerlerinde çalışanların temsili konusunda yaşanacak rekabet yine en çok çalışanların demokratık sosyal haklarına zarar verebilir. Hükümetler, sendikalar ve hatta bizzat çalışanların kendi örgütleri sendikal bir yapıda olmayan bir bilgi
205921
31
196
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9435038566589355, "polygon": [ [ 211, 2002 ], [ 1506, 2001 ], [ 1505, 347 ], [ 210, 348 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8995038270950317, "polygon": [ [ 1462, 140 ], [ 1463, 90 ], [ 1406, 89 ], [ 1405, 138 ] ] } ] }
Feminist eleştiri açısından kadın seyircinin Hıçkırık filmi özelinde melodramla ilişkisi / The relation of woman audience with melodrama specifically with the film Hıçkırık from a feminist perspective
YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜFEMİNİST ELEŞTİRİ AÇISINDAN KADIN SEYİRCİNİNHIÇKIRIK FİLMİ ÖZELİNDEMELODRAMLA İLİŞKİSİFunda CANSinema-Televizyon Anabilim DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Şubat 2007Danışman: Yrd. Doç. Dr. N. Aysun YÜKSELBu çalışmada melodram türü filmlerin kadın seyirci için ne tür anlamlar barındırdığıkonusu feminist bir yaklaşımla ele alınmadan önce, melodram türü anlatılar, genelolarak, birçok boyutuyla, tarihsel ve kültürel arka plânıyla ve farklı kuramsalyaklaşımlar açısından betimlenmeye çalışılmıştır. Melodramların, ?aile kurumununonaylanması? merkezde olmak üzere, aşk ve evlilik temalarını işlemesi nedeniyle kadıntüketici kitleyle ilişkilendirildiği düşüncesi temel alınmıştır. Öncelikle, melodramlar, birkitle kültürü ürünü olarak ele alınmıştır. Daha sonra da genel olarak melodram türüanlatılarda, özelde de Yeşilçam melodramlarında, söz konusu temaların ne şekillerdeişlendiği feminist bir perspektifle yorumlanmaya çalışılmıştır.Melodramlarda merkezi öneme sahip olduğu düşünülen aile kurumunun onaylanmasıtemasının kadın seyirci açısından anlamları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Budüşünceden hareketle, aile kurumunun, toplumsal, ekonomik, siyasi dinamiklerine vekadının edilgen toplumsal konumundaki işlevine değinilmiştir. Aile temasıyla beraberanılması gereken romantik aşk konusu da ataerkil ideoloji bağlamında ele alınmıştır.Kadın seyircilerin Yeşilçam melodramlarıyla ilişkisi, 1965 yapımı Hıçkırık filmiüzerinden feminist bir yaklaşımla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Melodramları ilgiyletakip eden on kadın seyirciyle filmle ilgili görüşmeler yapılmış ve kadın seyircilerinverdikleri tepkiler ve yaptıkları yorumlar, ataerkil değerleri ne şekillerde onayladıklarınıya da bu değerlerle hangi noktalarda çatıştıklarını saptamak üzere değerlendirilmiştir.
ABSTRACTTHE RELATION OF WOMAN AUDIENCE WITH MELODRAMASPECIFICALLY WITH THE FILM HIÇKIRIKFROM A FEMINIST PERSPECTIVEFunda CANCinema-TelevisionAnadolu University Social Sciences Institute, February 2007Supervisor: Yrd. Doç. Dr. N. Aysun YÜKSELIn this study, before what the melodramatic films mean to woman audience is studiedfrom a feminist perspective, melodramatic narratives, generally, are tried to be definedconsidering many of their qualities including their historical and cultural backgroundsand also from the perspective of various theoretical approaches. The idea thatmelodramas are related to woman consumers because of the fact that they use thethemes of love, marriage and especially ?confirmation of family institution? at thecenter is considered as the basic subject. Firstly, melodramas are examined as massculture products. Then, how these afore mentioned themes are studied generally inmelodramatic narratives, specifically in Yeşilçam melodramas, are tried to beinterpreted from a feminist perspective.The meanings of the theme of ?confirmation of family institution?, which is thought tohave a basic importance in melodramas are tried to be put forward considering womanaudience. Following this idea, social, economic, politic dynamics of family institutionand its function in the woman?s passive social status are stated. The subject of romanticlove which should also be mentioned together with the family theme is studied in thecontext of patriarchal ideology.The relation of woman audience with Yeşilçam melodramas is tried to be examinedfrom a feminist perspective through the film Hıçkırık, which was made in 1965.Interviews about the film have been made with the ten woman audiece, who have beenwatching melodramas with interest for a long time. The reactions and interpretations ofthe woman audience are evaluated in order to determine in what ways they accept thepatriarchal values or in what points they conflict with these values.
FUNDA CAN
205921
Anadolu Üniversitesi
Sinema Televizyon Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ePX_SaJ0b35Gq45swKG3lIa7ih_sqyG54782ntIdIWO6sJByBhkP7qIEztA9xurU
./data/pdfs/205921.pdf
1,575,645
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.731501
2025-06-05T19:00:48.786536
2025-06-07T04:11:41.086260
2025-06-07T07:59:08.668346
neden olmuştur. Sonuç olarak, karakterler yalnızca olayları sürükleyen araçlar halini almaya; diğer deyişle, karikatürleşmeye başlamıştır. Melodram türünün ya da melodramatik yaklaşımın, dünya çapında popüler olması, Hollywood sinema endüstrisi sayesinde olmuştur denilebilir. Avrupa'da ortaya çıkan melodram geleneğinin Amerikan39 sinemasına taşınmasında da, sessiz sinemanın ustası yönetmen D.W. Griffith'in oldukça büyük payı olmuştur.40 Griffith, on dokuzuncu yüzyıl popüler romanlarının ve melodramlarının karakterlerini kendi sinemasına taşımıştır. Abisel, Griffith'in melodram kalıbın karakter özelliklerini kullanmasında, içinde yetiştiği toplumsal yapının ve onun getirdiği inanışların önemli rolü olduğunu öne sürmüştür. Geleneksel ahlâki normları ve mevcut toplumsal düzeni onaylayan, eleştiriye yöneldiğinde bile olumsuz durumların nedenini yine bu değerlerin sarsılmasında bulan Griffith, film temalarını sağlam ahlâk, kendine yetme, aile yaşantısına saygı, geleneksel cinsel rollere bağlılık üzerine kurmuştu. 4 Daha sonra, Hollywood'un Alman yönetmeni Max Ophuls'un 1940'lı yıllardaki filmlerinin, 1950'li yılların parlak melodramlarının habercisi olduğu söylenmiştir. Douglas Sirk ve Vincent Minelli gibi özellikle melodram türünde filmler ortaya koymuş olan auteur yönetmenlerin ise, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde melodram türünün popüler olmasında büyük etkilerinin olduğu belirtilmiştir. Elsaesser, 1950'lerdeki bu Hollywood melodramlarında bolluk içinde ve dengeli ülke imajıyla aktarılan Amerikan rüyası görüntüsünün altında bir toplumsal isterinin gizli olduğunu ima etmiştir. 44 toplumsal isterinin kaynağı da o dönemin Amerika'sının sosyo-ekonomik koşullarında aranabilir. Amerika ve Rusya arasındaki Soğuk Savaş gerginliği, McCarthy öncülüğünde hemen hemen her kurumda-Hollywood da dâhil olmak üzere- başlatılan komünist avı, İkinci Dünya Savaşı döneminde kadınların iş gücü pıyasasında yer almaya başlamasıyla kadın ve erkek rollerinin sorgulanması 1950-60 arası dönemde yaşanmıştır. Bütün bunların etkisiyle, Amerika'nın ahlâki kimliğini, geleneksel kurumlarını yeniden canlandırmak <sup>39</sup> Yazarın notu: "Amerika" ya da "Amerikan" ifadesi ile A.B.D. ve "Amerikan Sineması" ifadesi ile de A.B.D.'de üretilen filmler kastedilmektedir. Metin boyunca bir tutarlılık sağlamak için aynı tabirler kullanılacaktır. <sup>40</sup> Aslı Tunç, "Sinemasal bir Tür (Genre) Olarak Melodrama Genel Bakış: Hollywood Özelinde Aile Melodramına Yaklaşımlar" Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi (Eskişehir: SBE, 1995), ss.7-8. <sup>41</sup> Nilgün Abisel, Sessiz Sinema (Ankara: Ankara Üniversitesi Basın-Yayın Yüksekokulu Yayınları, 1989), s.56. <sup>42</sup> Elsaesser. Ön.ver., s.22.
256474
64
534
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9180671572685242, "polygon": [ [ 1431, 2081 ], [ 1440, 327 ], [ 207, 321 ], [ 198, 2075 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8654506206512451, "polygon": [ [ 1469, 242 ], [ 1470, 189 ], [ 1405, 188 ], [ 1404, 241 ] ] } ] }
Değişken kesitli kompozit çapraz tabakalı plakların sonlu farklar metodu ile gerilme ve şekil değiştirme analizi / Stress and displacement analysis of cross-ply laminated composite plates with variable cross-sections by finite difference method
Bu çalışmada, Klasik Tabakalı Plak Teorisine göre sonlu farklar metodu kullanılarak değişken kesitli kompozit tabakalı plakların gerilme ve şekil değiştirme analizi yapılmıştır. Liflerle güçlendirilmiş kompozit malzemeden oluşan tabakalı plaklarda oryantasyon açısına göre tabaka rijitlikleri kesit üzerinde noktadan noktaya farklılık gösterir. Bu durum liflerin konumuna göre çok karışık mekanik tabaka modellerinin oluşmasına sebep olur. Bu karışık modellerde ilave olarak plak kalınlığının da değişken olması problem çözümünü güçleştirir.Bu çalışmada temel olarak on ana tabakaya sahip, her ana tabakada 00 veya 900 oryantasyon açılarına sahip eşit sayıda tabaka bulunan, değişken kesitli, Navier SS-1 basit mesnet sınır şartlarına göre dört kenarından mesnetlenmiş dikdörtgen plak modelleri incelenmiştir. Bu plaklar genelde düzgün yayılı yük taşımaktadırlar.Değişken kesitli kompozit tabakalı plakların analizinde kullanılacak olan üç denge denkleminde deplasman diferansiyelleri ile çarpılan katsayılar kompozit tabakalı plağın rijitlikleri ve onların türevleridir. Bu türevler, sonlu farklar metodu kullanılarak komşu ağ noktalarının rijitlikleri cinsinden tarif edilmişlerdir. Özgün olarak ifade edilen bu üç değişken katsayılı diferansiyel denge denklemleri sonlu farklar metodu kullanılarak çözüm için gerekli lineer denklem takımlarını oluşturmuştur.Sabit ve değişken kesitli izotrop, özel ortotrop tabakalı, simetrik ve antisimetrik çapraz tabakalı plak modelleri, çeyrek plak kullanılarak geliştirilen bir bilgisayar programı yardımıyla incelenmiştir. Hesaplanan çökme ve gerilme değerleri kontur eğrileri ile gösterilmiştir. Bu kontur grafikleri değerlendirilerek plak davranışları incelenmiştir.
In this study, stress and displacement analysis of composite laminated plates with variable cross-sections are carried out according to the Classical Laminated Plate Theory which is based on finite difference method. Laminae rigidities vary from point to point across the section according to the orientation angle of fibers. Thus a very complex mechanical laminae rigidity models are obtained. In addition to this complex rigidity model, problem solution becomes more involved when the plate thickness is varied.In this study mainly the rectangular plates, which are simply supported at four edges according to Navier SS-1 boundary conditions, are examined. In these plate models there are ten main laminae and in each of these main laminae there are equal number of laminae which have the same orientation angles either 00 or 900 and the cross-section of the plate models are variable. It is assumed that in general these plates carry uniformly distributed loads.In three equilibrium equations that are used for analysing composite laminae with variable cross-sections have differantials of displacements which are multiplied by the rigidities or their derivatives of the composite laminae. These derivatives of the rigidities are expressed in terms of the neighbouring mesh points by using the finite difference method. These originally written differential equations of equilibrium, which have variable coefficients, are transformed to linear equation systems by using the finite difference method.The isotropic plate, specially orthotropic laminae, symmetric and antisymmetric regular cross-ply laminae with constant and variable cross-sections are examined by using quarter of a plate with the help of a developed computer program. Displacements and stresses that are calculated are shown by using contour lines. These contour lines are evaluated and the behaviour of plates are examined.
MUSTAFA HALÛK SARAÇOĞLU
256474
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2010
Türkçe
Doktora
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdu5q8taQcpIf720IalMP4MVHWKulpDZtLXB3gD07_3No
./data/pdfs/256474.pdf
35,073,107
true
true
true
2025-06-04T21:02:45.609187
2025-06-05T18:56:56.943996
2025-06-07T04:11:41.093486
2025-06-07T07:59:09.325356
σ22 : Life dik yöndeki gerilme υ21 : Poisson Oran1 Ez : Life dik yöndeki elastisite modülü ise, eij aşağıdaki gibi tarif edilir: $$ \mathcal{E}\_{11} = -\nu\_{21}\mathcal{E}\_{22} = -\nu\_{21}\frac{\sigma\_{22}}{E\_2} $$ 033 : 1-2 düzlemine dik yöndeki gerilme ಲ್ರಾ : Poisson Oranı Eş : 1-2 düzlemine dik yöndeki elastisite modülü ise, εן, aşağıdaki gibi tarif edilir: $$ \mathcal{E}\_{11} = -\nu\_{31}\mathcal{E}\_{33} = -\nu\_{31}\frac{\sigma\_{33}}{E\_3} $$ 011, 022, 033 gerilmeleri aynı anda etki ediyor ise 1-1 yönündeki toplam E şekil değiştirme tarifi şu şekilde olur; $$ \mathcal{E}\_{11} = \frac{\sigma\_{11}}{E\_1} - \frac{\sigma\_{22}}{E\_2} \frac{\upsilon\_{21}}{E\_2} - \frac{\sigma\_{33}}{E\_3} \frac{\upsilon\_{31}}{E\_3} $$ Benzer şekilde toplam £22 ve £33 şekil değiştirme tarifleri aşağıdaki gibi olur: $$ \mathcal{E}\_{22} = -\frac{\sigma\_{11}\upsilon\_{12}}{E\_1} + \frac{\sigma\_{22}}{E\_2} - \frac{\sigma\_{33}\upsilon\_{32}}{E\_3} $$ $$ \mathcal{E}\_{33} = -\frac{\sigma\_{11}\upsilon\_{13}}{E\_1} - \frac{\sigma\_{22}\upsilon\_{23}}{E\_2} + \frac{\sigma\_{33}}{E\_3} $$
455120
48
172
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9377754926681519, "polygon": [ [ 1506, 1967 ], [ 1516, 234 ], [ 291, 227 ], [ 281, 1960 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8731790781021118, "polygon": [ [ 1513, 2066 ], [ 1513, 2019 ], [ 1455, 2018 ], [ 1454, 2065 ] ] } ] }
Tümör nekroz faktörü reseptör 1'in (NTFR1) sinyal iletim mekanizmasının araştırılması / Investigation of the signal transduction mechanism of tumor necrosis factor receptor 1 (TNFR1)
Amaç: TNF-α, birçok farklı etki gösteren bir sitokin olup, etkilerinin çoğunu TNFR1 sayesinde sağlamaktadır. TNF-α aracılı NF-κB aktivasyonu, kaspaz aktivasyonu ve nekroptoz indüksüyonu üzerinde pek çok çalışma yapılmış olduğu halde TNFR1 aracılı ERK, Akt ve Stat3 aktivasyonları henüz tam olarak aydınlatılmamıştır. TNFR1'in c-Src ve JAK2 gibi tirozin kinazlara bağlandığı bilinmekte fakat tirozin fosforilasyonu hakkında bir veri bulunmamaktadır. Tez çalışmamızda, TNFR1-JAK2 arasındaki ilişkinin TNFR1 tirozin fosforilasyonuna yol açıp açmadığını, eğer TNFR1 tirozin fosforilasyonuna uğruyorsa bunun TNF-α aracılı ERK, Akt, p38, JNK, Stat3 ve CREB aktivasyonlarını nasıl etkilediğini belirlemeyi amaçladık. Yöntem: TNFR1'in JAK2 ve PKA tarafından fosforile edildiği in vitro kinaz reaksiyonu ile gösterildikten sonra, potansiyel JAK2 ve PKA fosforilasyon motifleri site directed mutagenesis ile A ve D aminoasitlerine dönüştürüldü. Bu mutantların ERK, p38, JNK, Akt, Stat3, CREB, IRS-1 aktivasyon fosforilasyonlarına etkileri western blot ile; Grb2, p85, Stat3 bağlanmasına olan etkileri co-immunopresipitasyonla; NF-κB aktivasyonuna etkileri NF-Luc lusiferaz reporter sistemi ile, apoptotik sürece etkisi kolorimetrik kaspaz aktivasyon ölçümü ile, hücre sağkalımına etkisi MTT ve TNFR1 salınımına etkisi ELISA ile belirlendi. Bulgular: TNFR1, JAK2 ve PKA tarafından fosforile edilmekte, PKA fosforilasyonu JAK2 aracılı tirozin fosforilasyonunu baskılamaktadır. TNFR1'in Y401'den tirozin fosforilasyonu TNFR1 sinyalzomunda Grb2, p85 ve Stat3 bağlantısını kuvvetlendirmekte; ERK ve Akt aktivasyon fosforilasyonlarını arttırmakta, Stat3'ün ise DNA bağlanmasını kuvvetlendirmektedir. TNFR1'in Y360 noktasından fosforilasyonu, CREB ve Stat3 fosforilasyonunu arttırmakta, Y360A mutantı ise JNK ve p38 aktivasyonuna yol açmaktadır. Y401D mutantı ile transfekte hücrelerde, kaspaz aktivasyonu, NF-κB indüksüyon kapasitesi ve hücre sağkalımı düşük bulunmuştur. IRS-1 tirozin fosforilasyonu, TNFR1'in tirozin fosforilasyonundan da, PKA tarafından fosforilasyonundan da negatif etkilenmektedir. Sonuç: TNFR1, PKA ve JAK2 tarafından fosforile edilmekte; PKA fosforilasyonu tirozin fosforilasyonunu baskılayıcı etki göstermektedir. TNFR1 fosforilasyonları, TNF-α aracılı ERK, Akt, Stat3, p38, JNK, CREB aktivasyonları ve IRS-1 tirozin fosforilasyonunu farklı şekillerde düzenlemektedir.
Objective: TNF-α, which is a pleiotropic cytokine, exerts most of its effects through its receptor TNFR1. Although there are numerous studies on TNF-α-mediated inductions of NF-κB pathway, apoptosis and necroptosis; the mechanisms of TNFR1-mediated ERK, Akt and Stat3 activation pathways have not clearly been described yet. TNFR1 is known to interact with tyrosine kinases c-Src and JAK2, however, whether TNFR1 is phosphorylated on tyrosine residues by one of these kinases was not known. In this study, we aimed to reveal whether TNFR1-JAK2 interaction leads to tyrosine phosphorylation of TNFR1, and if so, to elucidate its effect on TNF-α mediated ERK, Akt, p38, JNK, Stat3 and CREB activations. Method: Following in vitro kinase reactions which revealed phosphorylation of TNFR1 by JAK2 and PKA; corresponding Y and T residues on putative phosphorylation motifs were substituted with phosphorylation-mimicking D and non-phosphorylatable A residues. The influence of these mutations on ERK, p38, JNK, Akt, Stat3, CREB and IRS-1 activation phosphorylations were explored by western blot and the impact on physical interactions between TNFR1 and Grb2, p85 and Stat3 were investigated by co-immunoprecipitation. NF-κB activation was measured by NF-Luc luciferase reporter system, influence on apoptosis was measured by colorimetric caspase-3 and caspase-8 activation assays, and impact on cell survival and TNFR1 shedding were determined by MTT and ELISA, respectively. Results: Our results indicate that TNFR1 is phosphorylated by JAK2 and PKA. However, PKA-mediated phosphorylation inhibits JAK2-mediated tyrosine phosphorylation. Y401 phosphorylation of TNFR1 strengthens Grb2, p85, and Stat3 binding; increases both ERK and Akt activation phosphorylations and DNA binding of Stat3. Y360 phosphorylation of TNFR1 increases CREB and Stat3 phosphorylations, while Y360A mutation leads to JNK and p38 activation. In cells transfected with Y401D mutants; caspase activation, NF-κB induction, and cell survival were found to be diminished. IRS-1 tyrosine phosphorylation was found to be negatively affected by both tyrosine and PKA phosphorylation of TNFR1. Conclusion: TNFR1 is phosphorylated by both JAK2 and PKA, and PKA phosphorylation attenuates TNFR1 tyrosine phosphorylation. TNFR1 phosphorylations differentially regulate TNF-α mediated ERK, Akt, Stat3, p38, JNK and CREB activations, as well as IRS-1 tyrosine phosphorylation.
FATMA ZEHRA HAPİL
455120
Akdeniz Üniversitesi
Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı
2017
Türkçe
Doktora
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=DPTyuy3wRPq_qvCPSqUB68PIcdgHcEGdxvB0RG7Fe2dcy6YS273QErugeHJh9OdR
./data/pdfs/455120.pdf
25,635,170
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.438197
2025-06-05T18:59:58.973434
2025-06-07T04:11:41.438723
2025-06-07T07:59:09.743232
## 3.3.2 Kompetan hücrelere plazmidlerin transformasyonu Kompetan hücreler, -80'C'den buz üzerine çıkartıldı ve buz üzerinde çözülmesine izin verildi. Steril bir eppendorfa, kompetan hücreden 50ul ve 50-100ng DNA koyuldu. Buz üzerinde yarım saat bekletildikten sonra, 42ºC'de 1 dakika ısı şoku uygulandı ve tekrar buza alındı. Üzerine, 950µl antibiyotiksiz LB eklenip 37℃ çalkalamalı inkübatörde 1 saat çoğalmasına izin verildi. Bunun ardından, 100µg/ml Amphicillin eklenmış (antibiyotikli) olan LB-Agar plakalara yayma gerçekleştirildi. Gece boyu inkübasyonun ardından, tek koloni seçimi gerçekleştirildi. ## 3.3.3 Yabanıl tip ve mutant TNFR1 ekspresyon vektörleri ile transforme edilmiş bakterilerden gliserol stok oluşturulması Tek koloni seçimi gerçekleştirilmiş bakteriler, LB sıvı besiyerinde çoğaltılıp, 2'şer tüp stoklandı. Bunun için, her bir tüpe 500ul bakteri kültürü, 500ul ise %20 gliserol içeren antibiyotikli LB besiyeri eklendi ve -80°C'ye kaldırıldı. ## 3.4. Plazmid Izolasyonu Gliserol stok olarak saklanmış olan bakteriden, 50ul alınıp, 100ml 100µg/ml Amphicillin eklenmiş (antibiyotikli) LB besiyerine ekildi ve gece boyu çoğalmasına izin verildi. Ertesi gün, kültürler 50ml'lik falkonlara alınıp, 4500rpm'de +4°C'de 10 dakika santrifüj edildi. Süpernatantlar atılıp, elde edilen çökeltiden İnvitrogen Purelink HiPure Midiprep kiti (K2100-14) ile plazmid izolasyonu gerçekleştirildi. Kısaca tarif etmek gerekirse, çökeltiler RNAz eklenmiş Resüspansıyon Tamponu (50mM Tris-Cl, pH 8.0, 10mM EDTA, 100ug/mL RNase A)'da çözdürüldükten sonra, eşit hacımde Lizis Tamponu (200mM NaOH, 1% SDS) eklendi ve 5-6 defa alt üst edildi. 5 dakika oda sıcaklığında bekletildikten sonra yine aynı hacimde soğutulmuş Çökeltme Tamponu (3.0M potasyum asetat, pH 5.5. pH ayarı glacial asetik asit ile yapılır) eklenerek alt üst edildi. 10000rpm, oda sıcaklığında 15 dakika santrifüj edilirken, anyon değişim kolonlarına 10ml Dengeleme Tamponu (0.1 M Sodyum asetat, pH 5.0, 0.6 M NaCl, 0.15% (v/v) Triton® X-100) eklendi. Dengelenmiş kolonlara santrifüjde elde edilen süpernatant pipetle alınarak eklendi ve akmasına izin verildi. Ardından, kolon 2 kere (eğer presipitat çoksa 3 kere) 10ml Yıkama Tamponu (0.1 M Sodyum asetat, pH 5.0; 825 mM NaCl) ile yıkandı. Ardından, kolonda kalan DNA, 5ml Elüsyon Tamponu (100
652127
25
56
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.874297022819519, "polygon": [ [ 1459, 2058 ], [ 1463, 1218 ], [ 226, 1212 ], [ 222, 2051 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8546255826950073, "polygon": [ [ 1466, 2208 ], [ 1467, 2161 ], [ 1410, 2160 ], [ 1410, 2207 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.8018292188644409, "polygon": [ [ 1595, 1089 ], [ 1596, 185 ], [ 47, 183 ], [ 45, 1087 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.5166407823562622, "polygon": [ [ 1568, 2078 ], [ 1580, 143 ], [ 67, 133 ], [ 55, 2068 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.4771883189678192, "polygon": [ [ 101, 243 ], [ 913, 242 ], [ 913, 191 ], [ 101, 192 ] ] } ] }
Primer hipertansiyonu olan gebe hastalarda fetal gelişim / Fetal development in pregnant patients with primary hypertension
Amaç:. Bu çalışmada primer hipertansiyonu olan gebelerin takiplerinde yüksek tansiyonun fetal gelişime etkisi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 01.01.2017- 01.02.2020 tarihleri arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları Ve Doğum Kliniğine başvuran önceden primer hipertansiyon tanısı konmuş ve anamnezlerinde kronik hipertansiyon öyküsü veren hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastaların tedavileri kardiyoloji konsültasyonları sonucu belirlenmiştir. Primer hipertansiyonu olup ek hastalığı olmayan ve hiçbir ek hastalığı olmayan gebeler olarak iki ayrı gruba ayrılmıştır. Gebelerin doğum zamanlaması, doğum ağırlığı Apgar skorlaması bakılarak fetal gelişim incelenmiştir. Aynı zamanda yüksek hipertansiyonun gebelerdeki kan serum belirteçlerinin (LDH, albümin, Hgb, ürik asit) düzeylerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya alınan gebelerin yaş aralığı 18-46 arasıdır. Aynı zamanda gebelerimiz de hiçbir enfeksiyon bulgusu mevcut değildir. Ve gebelerimizin bu süreçte sigara kullanımı olmamıştır. Çalışmamız hastaların doğum şekline bakılmaksızın doğum haftası doğum kilosu ve Apgar skorlamasına bakılarak yapılmıştır. Doğum öncesi kan serum belirteçlerinin düzeylerine bakılmıştır. İstatiksel analiz için toplanan tüm veriler statistical package for the social sciences, sürüm 23, spss ınc., chicago, ıl (spss) ile analiz edildi. Her iki grubun değerlerinin normal dağılım gösterip göstermediği kolmogorov smirnov testi ile değerlendirildi. Normal dağılıma uyan veriler student t testi ile karşılaştırırken, normal dağılıma uymayan veriler için mann whitney u testi kullanıldı. Normal dağılıma uyan kategorik verilerin değerlendirilmesi için ki kare testi ya da normal dağılıma uymayan koşullar için fisher's exact testi uygulandı. İstatistiksel anlamlılık değeri p 0,05 altında olan değerler anlamlı olarak tanımlandı. Çalışmanın gücünü hesaplamak için g*power 3.1 istatistiksel analiz programı (erdfelder, faul ve buchner, düsseldorf, germany) kullanıldı. Araştırmanın α hata olasılığı, etki büyüklüğü d değeri ve gücü sırasıyla 0.05, 0.6 ve 0.80 idi. Toplam gerekli örneklem büyüklüğü 72 olarak hesaplandı. Bulgular: Primer hipertansiyonu olan gebe hastalardaki yüksek tansiyonun fetal gelişimine olan etkisini araştırdığımız çalışmaya yaşları 18-46 arasındaki toplam 91 hasta dahil edildi. Bunlardan 53 tanesinde primer hipertansiyon vardı. Kontrol grubu ise 38 hastadan oluşmaktaydı. Çalışmaya dahil edilen gebe hastalarımızın 16 tanesi primipar, 75 tanesi multipardı. Primer hipertansiyon olan hastaların (vaka grubu) en yüksek sistolik kan basınç değeri 149.7±13, en yüksek diyastolik kan basınç değeri 97±10 olarak belirlendi. Primer hipertansiyon olan hastaların (vaka grubu) bebeklerin doğum ağırlığı ortalaması 2925±888 iken ek hastalığı olmayan annelerin bebeklerinin doğum ağırlığı ortalaması 3108±385idi. Annesinde primer hipertansiyonu olan bebeklerin apgar skorlaması ortalaması 7(0-9) iken annesinde hipertansiyon olmayan bebeklerin apgar skorlaması 8(5-9) idi. Primer hipertansiyonu olan gebelerin fetal gelişim yönünden kontrol grubuyla karşılaştırılmaları sonucunda apgar düzeylerinde ve doğum zamanında anlamlı fark saptandı. Ayrıca, vaka grubunda oligohidroamniyoz tespit edilen gebe sayısı 9 iken (%18), kontrol grubunda bu sadece 1 hastada oligohidroamniyoz tespit edildi. (%2.6) (p=0.03). Vaka grubunda FGR tespit edilen gebe sayısı 4 iken (%7,5), kontrol grubunda bu sadece 1 hastada FGR tespit edildi. (% 2.6) (p=0.310). Primer hipertansiyonu olan gebe hastaların yani vaka grubunun serum LDH düzeyleri 246 iken Kontrol grubunda 211 idi. Serum ürikasit düzeyleri ise 5.1 iken kontrol grubu serum ürikasit düzeyleri 4.5 idi. Sonuç: Çalışmamızda primer hipertansiyonu olan gebelerde fetal gelişim açısından baktığımız da doğum haftası ve apgar değerlerinde anlamlı fark izlenmiş olup doğum kilosunda anlamlı fark izlenmemiştir. Doğum haftası daha erken olmakla birlikte doğum apgar'ı hastalığı olmayan anne bebeklerine göre daha düşük izlenmiştir. Yine bu çalışmamızda bu grupların karşılaştırmalarında oligohidroamniyoz gelişme riski anlamlı farkı tespit edilmştir. Aynı zamanda çalışmaya dahil edilen gebelerin grupların karşılaştırmasında yapılan kan serum incelemelerinde ise HGB değerlerinde ürikasit yüksekliğinde anlamlı fark bulunmuştur.
Objective:. In this study, investigation of the effect of hypertension on fetal development during follow-ups of pregnant women with primary hypertension was aimed. Material and Method: In this study, pregnant women with primary hypertension and no additional comorbidity who admitted to Necmettin Erbakan University Meram Faculty of Medicine Department of Gynecology and Obstetrics between 01.01.2017 and 01.02.2020 were divided into two groups. Pregnant women's delivery time, birth weight and, by Apgar scoring, fetal development were examined. In addition, the effect of high blood pressure on blood serum markers (LDH, albumin, Hgb and uric acid) of pregnant women was also examined. Our patients were between 18 to 46 years of age. Furthermore, no evidence of infection was observed in our pregnant women. In addition, our pregnant women were non-smokers. Our study was conducted by taking into consideration gestational age, birth weight and Apgar scores, regardless of mode of delivery. Prior to delivery, levels of blood serum markers were examined. For statistical analysis, all obtained data were analyzed by using the Statistical Package for the Social Sciences, version 23, SPSS ınc., Chicago, IL (spss). Exhibition of normal distribution of values of both groups was evaluated using Kolmogorov Smirnov test. While data exhibiting normal distribution was compared using student t test, Mann-Whitney U test was used for data not exhibiting normal distribution. For evaluation of categorical data exhibiting normal distribution, Chi-square test was used, whereas for situations not exhibiting normal distribution, then Fisher's exact test was used. Values with a level of statistical significance of p<0.05 were described as statistically significant. In order to estimate study power, the g*power 3.1 statistical analysis program (Erdfelder, Faul ve Buchner, Dussseldorf, Germany) was used. α error probability and d effect size and power of the study were 0.05, 0.6 and 0.80, respectively. Total necessary sample size was estimated to be 72. Results: In the study by which we investigated effect of high blood pressure on fetal development in pregnant women with primary hypertension, a total of 91 patients aged between 18 and 46 were included. 53 of these had primary hypertension. The control group was comprised of 38 patients. Of our pregnant patients included in the study; 16 were primiparous and 75 multiparous. Of patients with primary hypertension (the patient group); the highest value of systolic blood pressure was determined to be 149.7±13, and the highest value of diastolic blood pressure to be 97±10. Mean birth weight of infants of patients with primary hypertension (the patient group) was 2925±888, whereas mean birth weight of infants of mothers with no additional disease was 3108±385. While mean Apgar score of infants born to a mother with primary hypertension was 7(0-9), mean Apgar score of infants born to a mother without hypertension was 8(5-9). As a result of comparison of pregnant women with primary hypertension with the control group in regard to fetal development, a significant difference was revealed in regard to Apgar levels and gestational age. In addition, number of pregnant women who were found to have oligohydramnios was 9 (18%) in the patient group, whereas only 1 patient 2.6%) in the control group was found to have oligohydramnios (p=0.03). While number of pregnant women whose infants were determined to have FGR was 4 (7.5%) in the patient group, in the control group, only 1 (2.6%) patient whose infant was determined to have FGR (p=0.310). Mean serum LDH level of the pregnant women with primary hypertension, i.e. the patient group, was 246, whereas it was 211 in the control group. Mean serum uric acid level was 5.1 in the patient group compared to 4.5 in the control group. Conclusion: The parameters we studied for fetal development in pregnant women with primary hypertension were gestational week, birth weight and neonatal Apgar score. A significant difference was observed in gestational week and Apgar score, whereas no significant difference was observed in birth weight. In addition to earlier gestational week, birth Apgar was determined to be lower compared to infants born to a mother with no additional disease. Again, in this study, as a result of comparisons between both groups, a significant difference in risk of developing oligohydramnios was determined. Furthermore, again in group comparisons of these pregnant women, a significant difference in Hgb values and uric acid elevation was determined in blood serum examinations.
AYŞEGÜL EVREN DİLMAÇ
652127
Necmettin Erbakan Üniversitesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
2020
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs5DkNaxg2NwjfqwTYQAzfOeeTCemf61x3Vp-_r-booUW
./data/pdfs/652127.pdf
1,263,333
true
true
true
2025-06-04T21:02:47.135721
2025-06-05T19:01:48.965218
2025-06-07T04:11:41.984460
2025-06-07T07:59:09.889103
| Feokromositoma | Epizodik baş ağrıları, terleme, çarpıntı ve<br>kızarma<br>Şiddetli hipertansif ataklarla birlikte değişken<br>kan basıncı | 24 saatlik üriner fraksiyone<br>metanefrinler ve / veya katekolaminler<br>Plazma fraksiyonlu metanefrinler<br>Karın MR görüntülemesi | |-----------------------------------------|---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------| | Cushing<br>sendromu | Ay yüzü, merkezi obezite, ince cilt, kolay<br>morarma | Gece geç saatlerde tükürük kortizol<br>seviyesi<br>Adrenal görüntüleme | | Hipotiroidizm<br>veya<br>hipertiroidizm | Hipotiroidizm veya hipertiroidizm semptomları<br>(örneğin kilo alma / verme, soğuk / sıcak<br>intolerans1) | Tiroid fonksiyon testleri | | Aort<br>koarktasyonu | Bacaklarda düşük tansiyon veya gecikmiş<br>femoral nabızlarla birlikte kollarda hipertansiyon | Transtorasik ekokardiyogram | | Obstrüktif uyku<br>apnesi | Şişmanlık<br>Gündüz uyku hali, yorgunluk | Polisomnografi | | llaç kaynaklı | Oral kontraseptifler, nonsteroid antiinflamatuvar<br>ilaçlar, kortikosteroidler, kokain, uyarıcılar | Uygulanabilir test yok | ## A) TEMEL KLİNİK DEĞERLENDİRME VE LABORATUVAR TESTLERİ • klinik değerlendirme, kalp atış hızı, temel kan basıncı, kardiyopulmoner oskültasyon (kardiyak disfonksiyon belirtisi -yani juguler venöz distansiyon, siyanoz, hepatomegali, pulmoner ödem-) dahil genel bir fizik muayeneyi içermelidir. • Rutin doğum öncesi testlerine ek olarak, gebelik öncesi altı ay içinde yapılmamışsa bazı laboratuvar testleri önerilir. -Kreatinin -Idrar protein / kreatinin oranı ya da 24 saatlik idrar proteini -Karaciğer enzimleri (AST-ALT) ve trombosit sayısı bakılır. ·Gebelikten bir yıl önceye kadar yapılmamış ise; transtorasik ekokardiyografi yada elektrokardiyogram önerilir. •Kronik hipertansiyonlu gebelerde büyüme kısıtlaması için artan riskler ve erken doğum riski düşünüldüğünde doğru gebelik tarihi hesaplaması özellikle önemlidir.
205920
43
126
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9503390789031982, "polygon": [ [ 1453, 2006 ], [ 1458, 256 ], [ 303, 252 ], [ 298, 2003 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.4294755756855011, "polygon": [ [ 287, 1988 ], [ 822, 1986 ], [ 822, 1885 ], [ 287, 1886 ] ] } ] }
Perakende kuruluşlarda yeni teknolojiler ve gıda perakendeciliğinde kullanımına ilişkin bir araştırma / New technologies in retail organization and a research on their usage in food retailers
YÜKSEK L SANS TEZ ÖZÜPERAKENDE KURULUŞLARDA YEN TEKNOLOJ LER VE GIDAPERAKENDEC L Ğ NDE KULLANIMINA L ŞK N B R ARAŞTIRMAHülya DEM Rşletme Ana Bilim DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül, 2006Danışman: Doç. Dr. Sevgi Ayşe ÖZTÜRKPerakende sektörü hızla gelişen ve sürekli büyüyen sektörlerin başındagelmektedir. Bu büyüme sürecinde en önemli etken şüphesiz teknolojik yenilikler vebunların kullanımıdır. Perakendenin son 10 yıllık gelişiminde teknoloji özel bir rolüstlenmiştir. Teknolojik gelişmelerin perakende sektörüne yansımaları, hem perakendesatış noktalarını hem de tüketicileri olumlu yönde etkilemesidir.Perakende sektöründe yeni teknolojiler ve bunların kullanımına ilişkin yapılanaaraştırmamızın birinci bölümünde ?Perakendeci Kuruluşlar Ve PerakendeciKuruluşlarda Gelişmeler? ayrıntılı biçimde incelenmiş bunu izleyen ikinci bölümde ise?Perakendecilik Sektörü ve Teknoloji? incelenmiştir. Tezin üçüncü ve son bölümündeise çeşitli perakende zincirlerinin teknolojik yeniliklere bakış açısı, kullanımı ve buteknolojilerin perakendeciler üzerindeki etkisi incelenmiştir.
ABSTRACTRetailing industry is one of the fastest growing and continuously improvingindustries. One of the important influences in this growth process is technologicalinnovations and their use in the industry. Technology has a special role in thedevelopment of the retailing for the last 10 years. Technology had positive effects bothon retail outlets and on customers.This thesis is focused on the use of new technologies in the retailing sector.In the first part of this study retailing institutions and the recent improvements in thesector are analyzed in detail. In the second part of the study development process of thetechnology in the retailing sector, benefits and limitations of the technology and therecent technologies are discussed. In the third part a research is done about the use ofthe new technologis in some retail chains and about the viewpoints of managers? on theuse of technology in retailing sector.
HÜLYA DEMİR
205920
Anadolu Üniversitesi
İşletme Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ePX_SaJ0b35Gq45swKG3lKkZKNcGuYEkhVJpy7btzAhAk6pHdxKRoJ9BCgsrBsmu
./data/pdfs/205920.pdf
700,092
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.452744
2025-06-05T19:00:47.469527
2025-06-07T04:11:43.420366
2025-06-07T07:59:10.198939
Doğrudan satışın iki türü vardır: "2 - Kapıdan kapıya satış: Satış elemanın evleri ya da iş yerlerini dolaşarak ürünün satışını gerçekleştirmesidir. - Satış partisi planlama: Satış elemanın ev ev dolaşmaktansa kabul günü gibi ev hanımlarının bir araya geldiği günleri tercih ederek satı işlemini yapmasıdır. Bu yöntem zamanla önemini yitirmektedir. Bundan dolayı satış fırmaları diğer dağıtım kanallarına yönelmektedir. Orneğin, daha önceden kapıya satış yöntemini benimseyen ansiklopedi firmaları artık alışveriş merkezlerinde standlar açma yolunu benimsemişlerdir. Birçok doğrudan satış firması da katalogla satış stratejisini tercih etmektedirler. ## 3.3.2.5. Otomatik Makineler Makinelerle yapılan ve personelsiz satış yöntemidir. Genellikle tatlı maddeler (çikolata, sakız vb.), tuzlu kraker vb. maddeler, dondurma, gazete, kozmetik, oje, cep romanları, kaset, sigorta poliçeleri (özellikle havaalanlarında), otomatik fotoğraf çekme, alkolsüz içecekler (Coca Cola vb.), sigara, bisküvi vb. gibi düşük fiyatlı ürünlerin satışı makinelerle yapılır.73 Makineler genellikle insanların yoğun olduğu hastane, tren garları, benzin istasyonları, alışveriş merkezleri vb. gibi kurulmaktadır. Otomatik makinelerin üstünlüklerini şu şekilde sıralamak mümkündür: - Satış elemanına gerek olmaması - · Yirmi dört saat hizmet vermesi - Kuruluş yeri avantajı ● - Gider tasarrufu ● - Urünlerin daha az hatalı çıkması - Daha az stok dışı kalma . <sup>72</sup> Timur, Öztürk ve Oyman, a.g.e., s.94 <sup>73</sup> Morgenstein and Strongin, a.g.e., s.133-134
189680
95
286
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9369679093360901, "polygon": [ [ 1462, 1913 ], [ 1480, 251 ], [ 321, 239 ], [ 303, 1901 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8098220229148865, "polygon": [ [ 1450, 2113 ], [ 1450, 2068 ], [ 1400, 2067 ], [ 1399, 2113 ] ] } ] }
Tedarik zinciri yönetimi yaklaşımının maliyet hesaplama çalışmalarına etkisi / The Impact of supply chain management approach on cost calculation
ÖZETDoktoraTedarik Zinciri Yönetimi Yaklaşımının Maliyet HesaplamaÇalışmalarına Etkisismail ELAGÖZDokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimleri Enstitüsüşletme Anabilim Dalıster üretim, ister ticari, isterse hizmet işletmesi olsun, çıktı elde eden bütünişletmeler tedarik faaliyeti yapmak zorundadır. Bu nedenle tedarik fonksiyonu,işletmelerin en temel ve en stratejik fonksiyonlarından biridir. Tedarik fonksiyonu;istenilen kalite ve miktarda, uygun fiyatla, doğru zamanda gerekli her türlü girdinintedarik edilmesi sorumluluğunu üstlenir. Ancak bu stratejik önemine rağmen tedarikfonksiyonu, hala ülkemiz işletme literatüründe ve birçok işletmede bağımsız birfonksiyon olarak yer bulamamaktadır.Tedarik zinciri yönetimi; tedarik ve satın alma, üretim, pazarlama ve lojistikfaaliyetlerin bütünlüğünü, zincire üye işletmeler arasındaki faaliyetlerinuyumlaştırılmasını gerektirir. Bunun yanında TZY; tedarikçilerin stratejik ortakolarak değerlendirilmesini, karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesini, işletmelerin üretim,yönetim ve organizasyon yapılarının değiştirilmesini içeren çok yönlü bir yönetimanlayışıdır.Maliyetlerin ölçülmeden ve analiz edilmeden düşürülmesi çok zordur.şletmelerde oluşan maliyet ve gelir unsurlarının tedarik zinciri kapsamındasınıflandırılarak analiz edilmesi, işletmelerin maliyet düşürmede ve gelir artırmadahangi unsurlar üzerinde iyileştirme yapabileceğini göstermesi bakımından önemli birfaaliyettir.Çalışmada; otomotiv yan sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir üretimişletmesinin, maliyet ve gelir unsurları, tedarik zinciri yönetimi kapsamındasınıflandırılarak değerlendirilmiş ve tedarik zinciri yönetimi uygulamalarınınmaliyetler üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: 1)Tedarik 2) Tedarik Zinciri Yönetimi 3) Tedarikçi lişkileri4) Maliyet 5) Otomotiv Endüstrisiiv
ABSTRACTDoctorateThe Impact of Supply Chain Management Approach on Cost Calculationsmail ELAGÖZDokuz Eylul UniversityInstitute Of Social SciencesDepartment of ManagementEither it is a manufacturing, trading or service firm, all the business that hasoutcomes should make the activity of supply. For this reason, the function of supplyis the most basic and strategic function of businesses. The function of supply has theresponsibility of supplying the inputs with optimum price, quality and quantity at theright time. But although its? strategic importance, the function of procurement is notplaced in our business literature and at businesses as a free function.Supply chain management requires integrity of supply, purchasing, production,marketing and logistics activities and requires maintainig the conformity of activitiesconducted by the member organizations of the chain. Furthermore, supply chainmanagemet is a multidimensional management mentality which takes the suppliersinto consideration as a strategic shareholder and develops relations within this frameand changes the organizational and management structure.It is very difficult to reduce costs without measuring and analyzing. Classifyingthe costs and revenue components within the framework of supply chainmanagement is crucial in that it helps pinpoint the items to improve in cost reductionand revenue generation.In this study, the cost and the revenue components of a manufacturing firmfrom the automotive industry were evaluated on the base of a classification andaccordingly the effects of supply chain management implementations on cost weredetermined.Key World: 1) Supply 2) Supply Chain Management 3) Supplier Relations4) Cost 5) Automotive Industryv
İSMAİL ELAGÖZ
189680
Dokuz Eylül Üniversitesi
İşletme Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Doktora
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-L8ilcwn9ZRRc_YMKxXW1vXb_9N9MwPPmr7fhNle7FT3g-LDuiD9V-Leg1K2GVmB
./data/pdfs/189680.pdf
1,231,712
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.165940
2025-06-05T18:56:54.348376
2025-06-07T04:11:44.096420
2025-06-07T07:59:10.577733
Her iki yaklaşım da üstün niteliklerin kullanımına ulaşamaz ve mükemmel bir tedarik zinciri yönetimi için gerekli olan gruba özel lojistik için yeterli olmamaktadır. Birçok endüstri kolunda, özellikle kağıt endüstrilerinde bireysel lojistik ihtiyaçlarını karşılamak için dağıtım mallarının düzenlenmesi, bir üretici için tanıtılmamış olan asıl ürünlere göre daha büyük bir tanıtım kaynağıdır. 3. Ilke: Tutarlı tahminler ile optimal kaynak tahsisi garanti edilerek pazar işaretleri izlenmeli ve buna bağlı olarak tedarik zinciri çerçevesinde talep planlaması sıraya dizilmelidir. Tahminler her bir bölüm tarafından gerçekleştirilir. Bağımsız bölümlerden her biri kendi varsayımlarını, ölçülerini ve detay seviyelerini kullanarak aynı ürünler için bağımsız olarak tahminler yürütür. Çoğu işletme pazarın görüşünü resmi olmayan bir şekilde alırken, bazıları ise bu prosese kendi en önemli tedarikçilerini dahil etmektedir. Birçok işletmenin fonksiyonel yönelimi, üreticiler pazarının ne kadar ürün istediğini göz ardı ederek, satış tahminlerinin talebi büyüyor görmesine olanak vererek her şeyin daha kötü olmasına neden olmuştur. 4. İlke: Urün müşteriye tanıtılmalıdır ve tedarik zinciri boyunca olan dönüşümler hızlandırılmalıdır. Ureticiler, üretim hedeflerini geleneksel olarak tamamlanmış ürünler için olan talep gösterimlerine dayandırmış ve tahmin hatalarını telafi etmek için envanter stoku yapmışlardır. Bu yöneticiler, sistemdeki temin süresini sabit olarak görme eğilimindedir. Birçok üretici zamanın gerçekten para olduğunu anlayarak, tedarik zincirindeki temin sürelerinin sabit olması fikrini sorgulamaktadır. Temin sürelerini tedarik zinciri boyunca sıkıştırarak, müşteri ihtiyaçları için adapte edilen hammaddenin tamamlanmış ürünlere dönüşümünü hızlandırarak pazar sinyallerine cevap verme kabiliyetlerini güçlendirmektedir. Bu yaklaşım, ürün konfigürasyon kararlarını o anın
189657
96
174
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9633918404579163, "polygon": [ [ 1494, 2093 ], [ 1498, 354 ], [ 275, 352 ], [ 271, 2091 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8862243294715881, "polygon": [ [ 910, 2244 ], [ 911, 2196 ], [ 855, 2195 ], [ 855, 2243 ] ] } ] }
Tahsin Yücel'in romanlarının tema ve yapı bakımından incelenmesi / The Analysis of Tahsin Yücel's novel's in terms of theme and structure
ÖzetYüksek Lisans TeziTahsin Yücel'in Romanlarının Tema Ve Yapı Bakımından İncelenmesiFatma DOĞANAYFırat ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüTürk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı2006; Sayfa : V11I + 165Yüksek lisans tezi olarak hazırladığımız? Tahsin Yücel'in Romanlarının Temave Yapı Bakımından İncelenmesi? adlı çalışma, Tahsin Yücel'in hayatı, edebi kişiliği,romanlarının tanıtımı, romanlarını tema ve yapı bakımından incelenmesi, sonuç vekaynakça bölümlerinden oluşmaktadır.İlk romanını 1960 yılında yayımlayan Tahsin Yücel'in bugüne kadar altı romanıyayımlanmıştır. Yazar bu romanlarında ağırlıklı olarak bireysel temaları işlemiştir. Aşk,ölüm, yalnızlık, yozlaşma ve sosyal adaletsizlik konularını, kendi iç âleminde bunalan,yok olan bireyin bakış açısıyla yansıtılmıştır. Dil ve göstergebilim alanında da oldukçaönemli çalışmaları olan Tahsin Yücel'e özgü bir dil ve üsluba sahiptir. Romanlarınıngüçlü kurgusu, olay örgüsünün girift yapısı ve karakter oluşturmakta ki başarısı onunromanlarını farklı kılar.Biz bu çalışmamızda Tahsin Yücel'in romanlarını günümüzün geçerli romaninceleme metotları çerçevesinde inceledik ve onun sanatçı kişiliğini yansıtacaksonuçlara ulaştık. Bu çalışmamızın romancımızın edebiyat tarihimiz içindeki yerinisaptama açısından küçük de olsa bir katkı sağlayacağı inancındayız.Anahtar Kelimeler: Ötegeçe, Roman, Tema, Bilim adamı, Tahsin Yücel,Üslup, Kurgu
SUMMARYMasters ThesisThe Analysis of Tahsin Yücel?s Novel?s in Terms of Theme and StructureFatma DOĞANAYUniversity of FıratThe Institute of Social SecienceAnd Postgraduate Studyy in Literatur2006, Page : V11I+165This work, named the analysis of the novel?s by Tahsin Yücel in terms of topicand structure,includes the parts as life of Tahsin Yücel,his literary identity,introducihphis novel?s the structuıres and topics of his novel?s result and resources.İt is first novel was puplished in 1960 and so for six novel?s by him has beenpuplished. İn his novel?s he mostly handed individual subjects.He reflected the topics such as love,death,loneliness,abusement and socualinjustice by mean and eyes of a character who already was pshchologically abnormal.Tahsin Yücel,who has many important Works on the language ant semantics hasa free style and language in his writings.What makes his novel?s different form others is his structuring .The enents andthe characters he creates in his Works and the complexity of the plet structure.In this work we analysed his novel?s with modern novel analysing method?s andwe have had enough conclusion?s that can give ideas about his literary identity.Westrangly believe that this will be usefull to understant his importtance in the history ofour literature.Key Words: Ötegeçe,Novel,Theme,Man of Science,Style,Fiction
FATMA DOĞANAY
189657
Fırat Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-L8ilcwn9ZRRc_YMKxXW1hivq_hYJGYneXG7PU4_8CqnkqDQ-xt0mTmbSd3nEzf1
./data/pdfs/189657.pdf
960,242
true
true
true
2025-06-04T21:02:45.953543
2025-06-05T18:54:53.739632
2025-06-07T04:11:45.301505
2025-06-07T07:59:10.837354
çiftçilikte, celeplikte, kavakçılıkta her alanda çabalarını birleştirdiler, Tanrı'da, "Yürü ya kulum!" dedi, işlerini büyüttükçe büyüttüler. (B.S. s. 160) Eserde olaylar bittikten sonra tekrar geri dönülerek anlatılmaktadır. Yanı geçmişten şimdiye, "an"a doğru bir anlatım söz konusudur. Anlatıcı geçmişın olaylara bakışıyla, bu günü adeta mukayese ediyor. Değişim anlatılırken, aslında değişmezlik ifade edilmektedir. Eserde olaylar kronolojik olarak, birbiri ardınca ilerlemektedir. Cumali'nin akseden gelişi, Bedriye Abla ile evlenmesi, bıyık bırakması, çocuklarının doğumu, babası Hacı Arifa'nın ölümü, Cumali'nin giderek bıyığının ve dolayısıyla da Berber Ziya'nın kölesi olması içine kapanması, yıllar geçtikçe ailesinden uzaklaşması ve bıyığının zayıflaması, buna tahammül ederek intihar etmesi birbiri ardınca sıralanmaktadır. Eserde zamanda geri dönüşlere pek rastlamamaktayız. Yalan romanında ise zaman kronolojik olarak akmaktadır. Yusuf Aksu'nun annesi, okul yılları, alışkanlıkları, Yunus'la tanışmasına kadar hızla akmaktadır. Yusuf Aksu topluma ve insanlara karıştığı dönemlerde, zaman zor ve ağır ilerlemekte ancak ansiklopedilerle zaman daha çabuk geçmektedir. 15'li yaşlarda yaşamına giren Yunus Aksu ve onunla olan dostluğu esnasında da zaman mutlu zamanlardır, onun için hızla geçmektedir. Yunus kekeme olduğu için açıklamaları çok uzun sürmekte tüm arkadaşları bundan sıkılırken, Yusuf Aksu ona olan hayranlık ve bağlılığından ötürü zamanın nasıl geçtiğini bilmemektedir. Bu hızla akan zaman Yunus'un ölümüyle yine Yunus'tan önceki gibi rutin haline dönmekte ve Yusuf Aksu'nun dışında akmaya başlamaktadır. "Yusuf Aksu dünyada daha çok bir konuk gibi görüyordu kendini, yaşamdan bir beklediği yoktu. Bu nedenle öğrenimini bitirmesine bilmedin bir buçuk yıl kalmışken ölüm, kendisi yerine, önce Refika Hanımın, onun arkasından da Enis Bey'in yakasına yapışınca, bir daha fakülteye dönmedi". (Y. s. 68) Bundan sonra yaşamını iyice kapatıp, kendi kabuğuna çekildi. Bayramlarda mezar ziyaretleri dışında dışarı çıkmaz oldu. "Edebiyat Fakültesi'nden ayrılmasından şöyle üç yıl sonra, evde çalışanlar ve işlerini yürüten avukat dışında, hiç kimseyle görüşmez oldu". (Y. S. 70)
256474
65
534
{ "labels": [ { "class": "Resim", "confidence": 0.9434612989425659, "polygon": [ [ 1319, 2158 ], [ 1332, 1421 ], [ 398, 1405 ], [ 385, 2142 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9414834380149841, "polygon": [ [ 244, 1395 ], [ 1474, 1389 ], [ 1469, 290 ], [ 238, 296 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9052810072898865, "polygon": [ [ 1464, 239 ], [ 1465, 189 ], [ 1407, 188 ], [ 1406, 238 ] ] } ] }
Değişken kesitli kompozit çapraz tabakalı plakların sonlu farklar metodu ile gerilme ve şekil değiştirme analizi / Stress and displacement analysis of cross-ply laminated composite plates with variable cross-sections by finite difference method
Bu çalışmada, Klasik Tabakalı Plak Teorisine göre sonlu farklar metodu kullanılarak değişken kesitli kompozit tabakalı plakların gerilme ve şekil değiştirme analizi yapılmıştır. Liflerle güçlendirilmiş kompozit malzemeden oluşan tabakalı plaklarda oryantasyon açısına göre tabaka rijitlikleri kesit üzerinde noktadan noktaya farklılık gösterir. Bu durum liflerin konumuna göre çok karışık mekanik tabaka modellerinin oluşmasına sebep olur. Bu karışık modellerde ilave olarak plak kalınlığının da değişken olması problem çözümünü güçleştirir.Bu çalışmada temel olarak on ana tabakaya sahip, her ana tabakada 00 veya 900 oryantasyon açılarına sahip eşit sayıda tabaka bulunan, değişken kesitli, Navier SS-1 basit mesnet sınır şartlarına göre dört kenarından mesnetlenmiş dikdörtgen plak modelleri incelenmiştir. Bu plaklar genelde düzgün yayılı yük taşımaktadırlar.Değişken kesitli kompozit tabakalı plakların analizinde kullanılacak olan üç denge denkleminde deplasman diferansiyelleri ile çarpılan katsayılar kompozit tabakalı plağın rijitlikleri ve onların türevleridir. Bu türevler, sonlu farklar metodu kullanılarak komşu ağ noktalarının rijitlikleri cinsinden tarif edilmişlerdir. Özgün olarak ifade edilen bu üç değişken katsayılı diferansiyel denge denklemleri sonlu farklar metodu kullanılarak çözüm için gerekli lineer denklem takımlarını oluşturmuştur.Sabit ve değişken kesitli izotrop, özel ortotrop tabakalı, simetrik ve antisimetrik çapraz tabakalı plak modelleri, çeyrek plak kullanılarak geliştirilen bir bilgisayar programı yardımıyla incelenmiştir. Hesaplanan çökme ve gerilme değerleri kontur eğrileri ile gösterilmiştir. Bu kontur grafikleri değerlendirilerek plak davranışları incelenmiştir.
In this study, stress and displacement analysis of composite laminated plates with variable cross-sections are carried out according to the Classical Laminated Plate Theory which is based on finite difference method. Laminae rigidities vary from point to point across the section according to the orientation angle of fibers. Thus a very complex mechanical laminae rigidity models are obtained. In addition to this complex rigidity model, problem solution becomes more involved when the plate thickness is varied.In this study mainly the rectangular plates, which are simply supported at four edges according to Navier SS-1 boundary conditions, are examined. In these plate models there are ten main laminae and in each of these main laminae there are equal number of laminae which have the same orientation angles either 00 or 900 and the cross-section of the plate models are variable. It is assumed that in general these plates carry uniformly distributed loads.In three equilibrium equations that are used for analysing composite laminae with variable cross-sections have differantials of displacements which are multiplied by the rigidities or their derivatives of the composite laminae. These derivatives of the rigidities are expressed in terms of the neighbouring mesh points by using the finite difference method. These originally written differential equations of equilibrium, which have variable coefficients, are transformed to linear equation systems by using the finite difference method.The isotropic plate, specially orthotropic laminae, symmetric and antisymmetric regular cross-ply laminae with constant and variable cross-sections are examined by using quarter of a plate with the help of a developed computer program. Displacements and stresses that are calculated are shown by using contour lines. These contour lines are evaluated and the behaviour of plates are examined.
MUSTAFA HALÛK SARAÇOĞLU
256474
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2010
Türkçe
Doktora
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdu5q8taQcpIf720IalMP4MVHWKulpDZtLXB3gD07_3No
./data/pdfs/256474.pdf
35,073,107
true
true
true
2025-06-04T21:02:45.609187
2025-06-05T18:56:56.943996
2025-06-07T04:11:45.307441
2025-06-07T07:59:11.547059
Bazı elastik cisimler için deneyler göstermiştir ki kayma gerilmesi ile şekil değiştirme açısı arasında lineer bağıntı vardır. 2 & j): bir noktada x ve x yönlerine paralel iki çizgi arasındaki dik açının değişimi σ;j (i≠j): x; – x;düzlemindeki karşılıklı kayma gerilmesi G;j (i ≠ j): x; - x; düzlemindeki kayma modülü ise, xı – x2 – x2 eksenleri arasındaki şekil değiştirme açıları aşağıdaki gibi tarif edilir: $$\begin{aligned} \text{2 } \mathcal{E}\_{23} &= \frac{\sigma\_{23}}{G\_{23}} \\\\ \text{2 } \mathcal{E}\_{13} &= \frac{\sigma\_{13}}{G\_{13}} \end{aligned}$$ 2 812 = G12 Yukarıda tarif edilen şekil değiştirme - gerilme ilişkileri matrıs şeklinde olduğunda aşağıdaki gibidir: $$ \begin{Bmatrix} \mathfrak{e}\_{11} \\ \mathfrak{e}\_{22} \\ \mathfrak{e}\_{33} \\ 2\mathfrak{e}\_{23} \\ 2\mathfrak{e}\_{12} \end{Bmatrix} = \begin{bmatrix} \frac{1}{\mathbf{E}\_{1}} & -\frac{\mathbf{\mathcal{U}\_{21}}}{\mathbf{E}\_{2}} & -\frac{\mathbf{\mathcal{U}\_{31}}}{\mathbf{E}\_{3}} & 0 & 0 & 0 \\ -\frac{\mathbf{\mathcal{U}\_{22}}}{\mathbf{E}\_{1}} & \frac{1}{\mathbf{E}\_{2}} & -\frac{\mathbf{\mathcal{U}\_{32}}}{\mathbf{E}\_{3}} & 0 & 0 & 0 \\ -\frac{\mathbf{\mathcal{U}\_{33}}}{\mathbf{E}\_{1}} & -\frac{\mathbf{\mathcal{U}\_{23}}}{\mathbf{E}\_{2}} & \frac{1}{\mathbf{E}\_{3}} & 0 & 0 & 0 \\ 0 & 0 & 0 & \frac{1}{\mathbf{G}\_{23}} & 0 & 0 \\ 0 & 0 & 0 & 0 & \frac{1}{\mathbf{G}\_{13}} & 0 \\ 0 & 0 & 0 & 0 & \frac{1}{\mathbf{G}\_{13}} & 0 \end{bmatrix} \begin{Bmatrix} \mathfrak{e}\_{11} \\ \mathfrak{e}\_{22} \\ \mathfrak{e}\_{23} \\ \mathfrak{e}\_{33} \\ \mathfrak{e}\_{13} \\ \mathfrak{e}\_{12} \\ \mathfrak{e}\_{13} \end{Bmatrix} $$
220543
54
115
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9458279013633728, "polygon": [ [ 1467, 1928 ], [ 1487, 258 ], [ 275, 244 ], [ 256, 1914 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.7490461468696594, "polygon": [ [ 1466, 2167 ], [ 1466, 2121 ], [ 1409, 2121 ], [ 1409, 2167 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.3690353035926819, "polygon": [ [ 1484, 2113 ], [ 1484, 1945 ], [ 313, 1944 ], [ 313, 2112 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.27020689845085144, "polygon": [ [ 1429, 1901 ], [ 1429, 1818 ], [ 236, 1817 ], [ 236, 1900 ] ] } ] }
Sosyal bilgiler öğretiminde interaktif (etkileşimli) bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi / The effect of teaching social studies with interactive computer based training on students? success
Dünyamızdaki toplumsal, ekonomik, bilimsel değişme ve gelişmeler günlük yaşamı ve insanlar arası ilişkileri etkilemektedir. Bu etkileme doğal olarak eğitim programlarına da yansımaktadır. Çağdaş toplumsal yaşamdaki bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin gün geçtikçe ve hızla önemli boyutlara ulaşması, daha nitelikli insan gücüne olan gereksinimi karşılamada eğitim programlarının titizlikle geliştirilip uygulanmasını gerektirmiştir. Bu durumda güçlü bir Sosyal Bilgiler eğitimi, sürekli ve hızlı bir değişim içindeki dünyamızda, bu değişmelere uyum sağlayabilmede toplumumuza önemli katkı sağlamaktadır. Eğitim alanındaki yeni araştırmalar ve uygulamalar geleneksel öğrenme, öğretme ve değerlendirme yaklaşımlarını da derinden etkilemektedir.Bu araştırmada ilköğretim okullarında interaktif bilgisayar destekli öğretimin Sosyal Bilgiler dersinde kullanımının akademik başarıya etkililiği incelenmiştir. Öğrencilerin akademik başarıları, interaktif bilgisayar destekli öğretimle işlenen bir ders ile bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Konu ile ilgili yapılan çalışmalar gözden geçirilerek, interaktif bilgisayar destekli öğretimin öğrencinin başarısını artırdığı tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler dersinde öğrenmede daha etkin, verimli ve kalıcılığı sağlamak amacıyla interaktif bilgisayar destekli öğretimin kullanılmasına önem verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
The social, economical and scientific developments and changes in our life effect daily life and human relations. This effect, naturally leads to changes in the educational curriculum. These rapid scientific and technological developments have reached such an extent, that we need to improve our educational curriculum in order to raise better equipped people. In this case a sound Social Studies education enables people to cope well with these rapid and constant changes in our society. Recent research and applications in education influence the traditional teaching methods and evaluations deeply.In this research it was observed that the interactive, computer based education in Social Studies has raised students? success. According to this research, there are differences in academic success between the students who were educated in computer aided Social Studies class and the students who were educated in interactice, computer aided Social Studies class. Studying the work related to this subject, shows that the success of students is raised by interactive, computer aided education. As a conclusion, it is observed that more importance should be given to be interactive, computer assisted Social Studies education in order to achieve a more active, versatile and permanent education.
NİLGÜN KAYA
220543
Yeditepe Üniversitesi
Eğitim Yönetimi ve Denetimi Ana Bilim Dalı
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-Z0vbSUgrhM9fXoGkRe6Q8JOxmINHUp1CYGwFvafzqczyHP_FXN-A_xVt0ajiMpx
./data/pdfs/220543.pdf
1,031,439
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.441170
2025-06-05T18:59:58.979175
2025-06-07T04:11:45.628734
2025-06-07T07:59:11.838085
inanmaktadır". Bu Bu nedenle eğitim alanında bilgisayarlardan tam olarak yararlanabilmek için her düzeyde ve her alanda çok yönlü araştırmaların yapılması gerekmektedir. Günümüzde bilgisayarlardan öğretim sürecinde iki değişik şekilde yararlanılmaktadır " : - Bilgisayar yönetimli öğretim - Bilgisayar destekli öğretim ## 2.8.2 Bilgisayar Yönetimli Öğretim Geleneksel öğretim yöntemlerindeki gelişmelere bağlı olarak bilgisayarların eğitimde kullanılması, öğrenci hakkındaki bilgilerin ve verilerin yönetimini kolaylaştırmıştır. Bilgisayarların teknik kapasiteleri sayesinde, sınıf planlaması, öğrenci kayıtlarının korunması, test sonuçlarının değerlendirilip korunması gibi birçok konuda öğretmenlere kolaylıklar sunulmuştur". Bilgisayar yönetimli öğretim; bilgisayar sisteminin öğretimi planlama, düzenleme ve programlama, öğrenmeleri ölçme, öğrencilerle ilgili verileri kaydetme ve öğrenme verileri üzerinde istatistiksel analizler yapma gibi öğretim ilkelerini yönetmek için kullanılması anlamına gelmektedir. Örneğin öğrenmeleri ölçmek açısından bilgisayarlar, derslerle ilgili soru bankaları oluşturmak için kullanılmaktadır. Test maddeleri ise konu içerikleri, ölçülen davranışlar ya da güçlük düzeylerine göre sınıflandırılmıştır. Böylece öğretmen, bir sınavda kullanacağı soruları soru bankasından seçebileceği gibi bilgisayar da test maddelerini sınıflamak için kullanılan soruları soru bankasından seçebilir ya da test maddelerini sınıflamak için kullanılan her bir kategorideki değişkenlere dayalı olarak maddeleri seçmek için programlanabilmektedir. Bilgisayarlar basılı testler hazırlamak için kullanılabileceği gibi testler öğrencilere doğrudan bilgisayar aracılığıyla da uygulanabilir. İkinci durumda bilgisayar Halis, s.225. <sup>95</sup> Yalın H. İ. , s.164. <sup>%</sup> K. Sheingold, J. Hawkins, & D. M. Kurland, "Classroom Software Fort The Information Age", New York: Center for Children and Technology. 1984, Report No. 22.
189699
117
147
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9404909014701843, "polygon": [ [ 1475, 2168 ], [ 1486, 219 ], [ 179, 212 ], [ 168, 2160 ] ] } ] }
Avrupa Birliği'nde çalışanlara bilgi verilmesi ve danışılmasının demokratikleşmeye etkileri ve Türkiye / The Impact of informing and consulting the workers on democratisation in the European Union and Turkey
ÖZETAvrupa Birliği'nde Çalışanlara Bilgi Verilmesi ve DanışılmasınınDemokratikleşmeye Etkileri ve TürkiyeGüvenç KÜÇÜKTOKDokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüAvrupa Birliği Anabilim DalıBütünleşme sürecinin başından beri en çekişmeli ortak politika alanlarından biriolan Avrupa sosyal politikasının üzerinde en çok tartışılan başlıklarından birininçalışanlara bilgi verilmesi ve danışılması olduğu söylenebilir. Avrupa Birliği bir yandanbütünleşen Avrupa piyasasında adım adım ilerlerken, diğer yandan çalışanlara bilgiverilmesi ve danışılması konusunda Avrupa çapında düzenleme yapmaya yönelikgirişimlerini sürdürmüştür. Ancak 1980'ler ile birlikte Avrupa sosyal politikasıbünyesinde bilgi verme ve danışmaya ilişkin geliştirilen düzenlemelerde yeniyaklaşımlar gözlenmeye başlamıştır. Çalışanların söz konusu haklarını Avrupa çapındakullanacakları modelin bilgi verme ve danışmaya ilişkin kapsamında ve uygulamayakonulmasında önemli değişiklikler öne sürülmüştür. Söz konusu değişikliklerin özelolarak Avrupa sosyal politikasında, genel olarak ise Avrupa bütünleşmesinin diğerortak politika başlıklarında aynı dönemde yaşanan değişim ile büyük paralellikleriçerdiği söylenebilir.Öte yandan, Avrupa Birliği'nin bugün kaçınılmaz olarak Birlik kurum vepolitikalarını Avrupalılar ile daha doğrudan ve meşru siyasal ilişkiler içindeyürütebilecek, kısacası Birliği demokratikleştirecek arayışlar içinde olduğugörülmektedir. Bir yandan bir Avrupa yurttaşlığını tanımlama arayışındaki AvrupaBirliği, söz konusu yurttaşlık tanımını genel olarak son dönemde bütünleşmenin ortakpolitika başlıklarında yaşanan yaklaşım değişimi yüzünden hangi haklar veyükümlülükler ile dolduracağı konusunda tıkanıklığa girmiş görünmektedir. Bilgiverme ve danışmayı da içeren ekonomik ve sosyal hakların oluşacak bir Avrupayurttaşlığı çerçevesinde nasıl tanımlanacağı sorusu gündemdeki yerini korumaktadır.Bağlayıcılığı azaltılmış, ulusal düzeydeki mevcut sosyal hakları dahi bütünleşen piyasaiçinde rekabet unsuru olmaktan kurtaramayan bir Avrupa sosyal politikası ile Birliğindemokratikleşmesinin nasıl ilerleyeceği, önümüzdeki dönemde Birliği bekleyen en temelsiyasal çekişme alanlarından biri olarak görülebilir.Anahtar Kelimeler 1) Çalışanlara Bilgi Verme ve Danışma 2) Demokratikleşme3) Avrupa İşletme Komiteleri 4) Avrupa Şirketi Statüsü5) Avrupa Yurttaşlığı
ABSTRACTMaster of Arts inThe European Union StudiesThe Impact of Informing and Consulting the Workers on Democratisation inThe European Union and TurkeyGüvenç KÜÇÜKTOKDokuz Eylül UniversityInstitute of Social SciencesDepartment of the European StudiesInforming and consulting the workers is one of the most debated issues in thehistory of European social policy. The European integration has constantly put variousefforts for legal arrangements on informing and consulting the workers at Communitylevel. Within the recent decades there is apparently a shift in the approach to resolve theissue of informing and consulting the workers in European social policy frame.Significantly, this shift has many common points with the shift in the generalunderstanding of the European social policy and other common policies. Within the newframe, the rights regarding informing and consulting the workers have been developedin a more flexible, more liberalised and less conjunctive methodology. Therefore, it canbe said that the shift in the approach to resolve the issue in European social policy framehas many similarities with the shift in the understanding of the European integrationfollowing the 1980s.However, the European Union has now to face the challenge of democratising itsinstitutions and common policies in order to fulfil the requirements of a sustainableintegration process. Therefore, various attempts to create a European citizenship andbuilding more direct and legitimate links between the Europeans and the EuropeanUnion have arisen. It is likely that, the problematic of applying the social and economicrights of the Europeans into this new citizenship or building efficient tools to protectthose rights in the frame of a liberalised social and economic European polity willchallenge the search for this democratisation process.Key Words 1) Informing and Consulting the Workers 2) Democratisation3) European Works Councils 4) European Company Statue5) European Citizenship
GÜVENÇ KÜÇÜKTOK
189699
Dokuz Eylül Üniversitesi
Avrupa Birliği Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Yüksek Lisans
Enerji Teknolojisi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-L8ilcwn9ZRRc_YMKxXW1iAuwGENNcDCJCCuUyhnm68hrFgWAztdBtY_YG_rF64F
./data/pdfs/189699.pdf
1,145,379
true
true
true
2025-06-04T21:02:46.225975
2025-06-05T18:53:36.247697
2025-06-07T04:11:46.095234
2025-06-07T07:59:12.126647
verme ve danışma kanalını şirket bazlı sendika üzerinden inşa edilmiş bir endüstri ilişkisi sistemine nasıl entegre edeceğini bilmelidir, aksi takdirde çalışanlara fazladan bir bilgi verme ve danışma mekanizması sunacak olan işletme komiteleri, sonuçta çalışanların sendikalarını zayıflatabilir (Töth ve Ghellab, 2003: 48). ## 10.2 - Çalışanların Katılım Hakları Bakımından Etkileri Müzakere ve uyum sürecinde bir tıkanıklık yaşanmazsa AB'nde çalışanlara bilgi verme ve danışmanın Türk endüstri sisteminde çok zayıf bir konu olan çalışanların katılımına dair çerçeve üzerinden Türkiye'de demokratikleşmeye belirli katkıları olacaktır. Ancak henüz bu alanda bir adım atılamadığından, öncelikle Türkiye'deki mevcut sosyal politika sisteminde konuyla ilgili bir yasama çerçevesinin Birlik sosyal politikasına uyumunun sağlanması gerekmektedir. Bu noktaya kadar AB'nde çalışanlara bilgi verme ve danışmanın Türkiye'de müzakere sürecinde ilerleme sağlanması gereken alanlardan birisi olarak kalacağı açıktır. Ancak Avrupa sosyal politikasındaki bilgi verme ve danışma konusunun Türkiye çalışma ilişkileri sisteminde oldukça eksik bir konu olan işyerinde katılım haklarını yaygınlaştırması beklenebilir. Ozellikle Türkiye ekonomisinin baskın küçük ve orta ölçekli işletme dağılımında çalışanların oldukça düşük düzeylerde kaldığı gözönüne alınırsa, Avrupa sosyal politikasındaki bilgi verme ve danışma düzenlemelerinin 2002/14 Sayılı Yönerge çerçevesinde Türkiye'de, etkin bir uygulama ile söz konusu sektörlerde çalışanlara bilgi verme ve danışmaya ilişkin yeni bir kapı aralanmış olabilir. Ancak bu noktada yine hem söz konusu düzenlemeye dair Türkiye ekonomisinin ilgili sektörlerinde etkin bir uygulama, hem de uygulanacak söz konusu düzenlemede güçlü bir kapsam ve bağlayıcılık kaçınılmaz olarak gerekecektir. Bu durum ise hem Türkiye'nın AB'ne giriş sürecinde genel olarak demokratıkleşmeye ilişkin uygulamadaki görece düşük performansından hareketle, hem de söz konusu Birlik düzenlemelerinin esnek doğalarından hareketle çok büyük bir ihtimalle ilgili sektörlerde çalışanların bilgilendirilmesi ve danışılması konusunda sınırlı bir etkiye sahip olacaktır. Bir başka deyişle Türkiye'de küçük ve orta ölçekli işletmelerde yasal bir düzenleme içinde ele alınıp düzenlenmemiş olan bilgi verme ve danışma konusunda AB'nin söz konusu düzenlemesi, güçlü bir uygulama
End of preview. Expand in Data Studio
README.md exists but content is empty.
Downloads last month
9