image_data
imagewidth (px) 1.52k
1.71k
| document_id
stringclasses 17
values | page_num
int64 1
262
| total_pages
int64 37
377
| predictions
dict | title
stringclasses 17
values | abstract_tr
stringclasses 17
values | abstract_en
stringclasses 17
values | author
stringclasses 17
values | thesis_id
stringclasses 17
values | university
stringclasses 13
values | department
stringclasses 17
values | year
stringdate 1993-01-01 00:00:00
2023-01-01 00:00:00
| language
stringclasses 1
value | thesis_type
stringclasses 3
values | keyword_abd
stringclasses 1
value | original_url
stringclasses 17
values | file_path
stringclasses 17
values | file_size_bytes
int64 1.48M
31.5M
| download_success
bool 1
class | extraction_success
bool 1
class | prediction_success
bool 1
class | download_timestamp
stringdate 2025-06-04 21:59:21
2025-06-04 21:59:27
| extraction_timestamp
stringdate 2025-06-05 23:55:16
2025-06-06 00:22:03
| prediction_timestamp
stringdate 2025-06-07 10:20:37
2025-06-07 10:29:51
| hf_processing_timestamp
stringdate 2025-06-07 15:29:07
2025-06-07 15:33:32
| text
stringlengths 61
7.01k
|
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
259139
| 17
| 62
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9653281569480896,
"polygon": [
[
1424,
1501
],
[
1433,
219
],
[
234,
211
],
[
226,
1494
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9411066770553589,
"polygon": [
[
313,
2055
],
[
1279,
2053
],
[
1278,
1534
],
[
312,
1536
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9104986786842346,
"polygon": [
[
1414,
140
],
[
1415,
88
],
[
1361,
87
],
[
1360,
139
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8189314603805542,
"polygon": [
[
230,
2152
],
[
715,
2152
],
[
715,
2089
],
[
230,
2089
]
]
}
]
}
|
Endüstriyel bir kuruluş için fiber kablo ile CAT5 sisteminin uygulama yönüyle karşılaştırılması / Fiber cable with an industrial establishment for comparison with CAT5 system implementation aspects
|
Fiber, ışık kaynağından gelen sinyallerin (ışık) hedefteki kaynağa iletilmesidir. Bu ışık sinyaliyle modüle edilmiş bilgiler cam yüzey üzerinde taşınırlar.Fiber' i kaplayan kablolar ise ışığı taşıyan camın kırılmasına ve sinyal kaybına karşı bir koruma görevi üstlenirler.Fiber Optik Kablo, ortalama insanın saç teli kalınlığında üretilmiş kablolardır. Kırılma ve sinyal kayıplarına karşı çok iyi korunmuş ve yapılandırılmışlardır. Bilgi taşıyıcısı olarak ışığın kullanıldığı iletişim sistemleri, son zamanlarda oldukça ilgi görmektedir. Bu şekilde üretilmiş kabloların tercih edilmesinin en büyük sebebi, çevresel şartların ağır olduğu; nemli, rutubetli, elektriksel alan parazitlerinin yoğun olduğu yerlerden etkilenmemesi ve her zaman stabil bir bağlantı sunması ve veri iletiminin çok hızlı ve uzun mesafelere taşınabilir olmasıdır.
|
Fiber, the signal from the light source (light) is transmitted to the target resource. the informations that is modulated with this light signal are carried on the glass surface.Cables that cover the fiber also protects the glass which carries the light againist breakage and loss of signal.Fiber Optic cables are being manufactured in average thickness of human hair. They are very well protected and structured againist breakage and loss of signal. Communication systems in which the light is used as of information carrier are very popular taday. The reason to prefer these type of cables are; not being affected from places where humid electrical field interferences are intensive, always providing stable connection and being able to be carried to long distance with highspeed data transfer even in very hard environmental conditions.
|
SADEDDİN MAZI
|
259139
|
Sakarya Üniversitesi
|
Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
|
2010
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdo-Okolu3MC39LAbnA0solfx4IX1b1A0CnVz04leug0v
|
./data/pdfs/259139.pdf
| 3,328,663
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:26.392991
|
2025-06-06T00:16:06.595498
|
2025-06-07T10:20:37.498513
|
2025-06-07T15:29:07.248329
|
yayınım yapar ve sürekli olarak sınırdan yansırlar. Çekirdek/koruyucu zarf sınırına kritik açıdan daha küçük bir açıyla çarpan ışık ışınlan (B ışını), koruyucu zarfa girer ve yok olurlar.
Fiberde yayınım yaparken, bir ışık ışınının izleyebileceği çok sayıda yol olduğu görülebilir. Bunun sonucu olarak, bütün ışık ışınlan aynı yolu izlemez, dolayısıyla fiberin bir ucundan diğer ucuna olan mesafeyi aynı zaman süresi içinde kat etmezler.
## 2.4. Çok Modlu Dereceli Indisli Fiber
Çok modlu dereceli indisli fiber Şekil 2.3'te gösterilmiştir. Çok modlu dereceli indisli fiberin belirleyici özelliği, sabit olmayan kırılma indisli merkezi çekirdeğidir; kırılma indisi, merkezde maksimumdur ve dış kenara doğru tedrici olarak azalır. İşık bu tür fiberde kırılma aracılığıyla yayılır. Bir ışık ışını, çekirdek boyunca diyagonal olarak yayınım yaparken, sürekli olarak daha az yoğundan daha yoğun ortama geçer. Dolayısıyla, ışık ışınları devamlı kırılırlar ve sürekli olarak bükülürler. İşık fibere çok farklı açılardan girer. İşık işınlan fiberde yayınım yaparken, fiberin dış bölgesinde
ilerleyen ışık ışınları, merkeze yakın ilerleyen işınlardan daha fazla mesafe kat ederler. Kırılma indisi merkezden uzaklaştıkça azaldığı ve ışığın hızı kırılma indisiyle ters orantılı olduğu için, merkezden uzakta ilerleyen ışık ışınları, daha yüksek bir hızda yayınım yapar. Dolayısıyla ışınlar, fiberin bir ucundan bir ucuna olan mesafeyi yaklaşık aynı sürede kat eder.

Şekil 2.3. Çok modlu derece indisli fiber
|
|
254870
| 179
| 181
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9228996634483337,
"polygon": [
[
1477,
1513
],
[
1478,
219
],
[
282,
217
],
[
280,
1511
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8828206658363342,
"polygon": [
[
1503,
140
],
[
1503,
89
],
[
1435,
89
],
[
1435,
140
]
]
}
]
}
|
Resimlemelerarası ilişkilere dayalı çocuk kitaplarında karşılaşılan resimleme ve tasarım sorunları ve bir uygulama / The illustration and graphic design problems encountered in the interpictural relations driven children?s books and an application
|
Öncü, Melda. Resimlemelerarası İlişkilere Dayalı Çocuk Kitaplarında Karşılaşılan Resimleme ve Tasarım Sorunları ve Bir Uygulama, Sanatta Yeterlik Tezi, Ankara, 2008.Metinlerarası ilişkiler, genel olarak yeni bir yaratımda, eski yapıtlardan bilinçli ya da bilinçsiz olarak gerçekleştirilen tüm etkilenimleri kapsayan oldukça geniş bir inceleme alanıdır. Gerçekte, bir yapıtın başka bir yapıttan etkilenmesi ya da içerisinde önceki bir yapıttan parçalar taşıması durumunun tarihi oldukça eskilere uzanmakla birlikte, bu durumun yapıt incelemelerine, eleştirilerine ve yorumlamalarına yeni bir bakış açısı getirebileceğinin fark edilmesi ve konuya ilişkin kuramların oluşturulması yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren ve ilk olarak yazın alanında gerçekleşmiştir.Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren modern yapısına kavuşan resimli çocuk kitapları alanında da metinlerarasılığın giderek daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Ancak bu uygulamalar, resimli kitapların yalnızca metinlerinde değil resimlemelerinde de gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmada, metinlerarası yöntemler içinde yer alan öykünme (pastiş), alıntı ve yansılamanın (parodi), kitap resimlemelerinde gerçekleştirilmiş olan uygulamaları, resimlemelerarası ilişkiler ana başlığı altında, örnekler üzerinden incelenmektedir.Çalışmanın ilk bölümünde, resimli kitapların giderek karmaşıklaşan ve söz konusu uygulamalara açık hale gelen yapısı üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde, çocuk kitaplarında resimlemelerarası ilişkilere dayalı uygulamalar çeşitli örnekler üzerinden incelenmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, bu çalışma için özgün bir içerikle kurgulanan resimlemelerarası ilişkilere dayalı bir çocuk kitabının yapım aşamaları ayrıntılı bir şekilde sunulmaktadır.Yapılan araştırmalar ve uygulama çalışmasının sonucunda resimlemelerarası ilişkilerin, hem yaratıcı hem de okur açısından karmaşık ve keyifli bir hazırlama ile algılama sürecine sahip olduğu görülmektedir. Yaratıcının yapıtında önceki yapıtlarla kurduğu bağlantılar, önceki yapıtlara ilişkin bilgisi ve deneyimleriyle bire bir ilişkilidir. Bu bağlantıların okura ne kadar gizli ya da açık bir şekilde sunulacağı da, yaratıcının okurda oluşturmak istediği etkiye göre belirlenmektedir. Yaratıcı, önceki yapıtlara ait parçaları, yeni kurgusu içerisine okurda yaratmak istediği etkiye uygun bir şekilde yerleştirmiş ve okurun bu parçaları keşfetmesi için sahneden çekilmiştir. Okurun, yaratıcının önceki yapıtlarla kurduğu bağlantıları fark edebilmesi, yeni bütün içerisindeki eski parçayı ya da parçaları keşfetmesi, bu parçaların eski bağlamları ve şu an içerisinde bulunduğu yeni parçalarla ilişkilerini anlamlandırması, bütünüyle okurun kişisel bilgi ve becerilerine dayanmaktadır.Anahtar Sözcükler Metinlerarası İlişkiler, Resimlemelerarası İlişkiler, Görüntülerarası İlişkiler, Resimli Çocuk Kitabı, Resimleme, Modernizm, Grafik Tasarım, Alıntı, Öykünme, Yansılama.
|
Öncü, Melda. The Illustration and Graphic Design Problems Encountered in the Interpictural Relations Driven Children?s Books and An Application, Ph. D. in Art Dissertation, Ankara, 2008.Intertextual relationships are, in general, wide range of analysis areas in new creations that include concious and unconcious influences of former work of art. Despite the fact that a work being influenced by another work or carrying parts of a former work dates back to history, especially after the first half of the twentieth century and first in literature area, it has been realised that this reality brings a new point of view to analysis, critism and comment on art works and develop hypothesis related to the subject.It has been observed that the intertextuality is being used more common also in the children?s picture books that reached their modern structure, especially by the second half of the twentieth century. But these implementations could be realised not only in the texts of the picture books but also in the illustrations. In this study, the applications of the imitation, quotation and parody included in the intertextual methods realised in the book illustrations, are studied using samples, under the interpictural relationships headline.In the first part of the study, the structure of the picture books that are getting more complicated and becoming open to such applications are being emphasised. In the second part, the applications in the children?s books based on interpictural relationships are being examined using examples. In the third part of the study, the production stages of a children book based on interpicturality edited with an original content for this study are presented in detail.As a result of the researches and application studies, interpicturality is observed to hold a sophisticated and joyous preperation and perception process both by the creator and the reader. The links of the creator with his former works, his knowledge and experience on former works are closely related. How detailed or undetailed these links will be presented to the reader is determined by the desired effect on the reader by the creator. The creator has placed the pieces of the former works in its new editing, according to the effect he wants to create on the reader and drew off the stage to let the reader discover these pieces. The realisation of the reader of the links with the former works by the creator, the discovery of the former piece or pieces in the new whole, the context of these pieces and to give a meaning to the relationship with the new pieces inside, totally depend on the reader?s personal knowledge and skills.Key Words Intertextuality, Interpicturality, Intervisuality, Children?s Picture Book, Illustration, Modernism, Graphic Design, Quotation, Imitation, Parody.
|
MELDA ÖNCÜ
|
254870
|
Hacettepe Üniversitesi
|
Grafik Ana Sanat Dalı
|
2008
|
Türkçe
|
Sanatta Yeterlik
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdgN9WxqsXIZFbLM6YRKUpsHfCVFUlgNKD1OiVK9Qopax
|
./data/pdfs/254870.pdf
| 31,497,672
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:21.201796
|
2025-06-05T23:55:16.655041
|
2025-06-07T10:20:37.503046
|
2025-06-07T15:29:07.948199
|
resimlemelerarası ilişkiler: (bu araştırmada) bir kitabın resimlemeleri ile diğer kitap resimlemeleri arasında bulunan açık ya da gizli bağlantıların genel tanımı, resimlemelerarasılık
saçma: absürt
simetrik metilerarası ilişki: ing. counterpoint. Resimli kitaplarda metinlerarasılığın hem metinde hem de resimlemede gerçekleştirildiğini anlatmak için kullanılan tanımlama.
söyleşimcilik: ing. dialogism, diyalogizm
tasarım metni: ing. design text, bir kitapta tasarlanan elemanların bütününü belirtmek için kullanılan tanımlama
varsayılan okur: ing. implied reader, yaratıcının yapıtını kurgularken, gelecekte onu doğru şekilde yorumlayacak ve değerlendirebilecek niteliklere sahip olduğunu
varsaydığı kişi ya da kişiler
yansılama: parodi
yergi: satir
|
|
624317
| 32
| 102
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9235641956329346,
"polygon": [
[
1513,
2088
],
[
1517,
226
],
[
246,
223
],
[
242,
2085
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8528363108634949,
"polygon": [
[
915,
2248
],
[
916,
2193
],
[
852,
2192
],
[
852,
2247
]
]
}
]
}
|
Sağlık sektöründe örgütsel iletişimin örgütsel bağlılık üzerine etkilerini belirlemeye yönelik bir araştırma / A research on the effects of organizational communication on the organizational commitment in healthcare sector
|
Günümüz sağlık çalışanlarında örgütsel iletişimin örgütsel bağlılığı üzerinde etkileri incelenmiş ve bu anlamda pozitif bir örgüt içi iletişimin, örgütsel bağlılığı sağlayan ve bu bağlılığı arttıran bir unsur olduğu görülmüştür. Bu bilgilerden yola çıkılarak yapılan bu çalışmada örgütsel iletişime bağlı olarak örgütsel bağlılık oluşumunun nasıl etkilendiği araştırılmıştır.
Çalışmamızın birinci bölümünde iletişim ve örgütsel iletişim kavramları, ikinci bölümde örgütsel bağlılık tanımları yerli ve yabancı kaynaklar kullanılarak açıklanmaya çalışılmış örgütsel iletişimin ve örgütsel bağlılık algılaması üzerindeki etkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise bu iki bölümdeki bilgilerin ışığında araştırma yapılmıştır.
Bu araştırma Sağlık alanında hizmet veren Özel Şişli Memorial Hastanesindeki sağlık çalışanlarından toplam 118 sağlık personeline (25 doktor, 55 hemşire, 21 sağlık memuru 17diğer) üzerinde örgütsel iletişimin örgütsel bağlılığa etkilerini araştırmaya yönelik anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anketimiz demografik sorular, örgütsel iletişim ölçeği, örgütsel bağlılık ölçeği soruları olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 Paket programında değerlendirilmiştir.
Çalışmamızın amacı, çalışanların aralarındaki iletişime bağlı olarak, örgütsel bağlılıklarının nasıl etkilendiğini incelemektir. Çalışmamızda elde edilen bulgular, örgütsel iletişimin olumlu işleyişinin bağlılık algılamasının etkilediğini ortaya koymaktadır. Son olarak yapılan çalışma sonucu değerlendirmiş ve bazı öneriler getirilmiştir. İstatistik Analiz sonuçlarına göre, çalışanların örgütsel iletişim ve örgütsel bağlılık bakımından fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırmada örgütsel iletişim arttıkça örgütsel bağlılık seviyesi de arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İletişim, örgütsel iletişim, örgütsel bağlılık
|
The effects of organizational communication on the organizational commitment of healthcare workers in contemporary societies have been examined, and it has been found that a positive communication within an organization is a factor which provides both the organizational commitment and the enhancement of it. Based on this finding, how the formation of organizational commitment is influenced by the organizational communication has been studied within the scope of this research.
The first part of the study focuses on the terms, communication and organizational communication. In the second part, the definitions of organizational commitment have been given by referring to resources both in Turkish and in other languages, and the effects of organizational communication on the perception of organizational commitment have been examined. The third part presents the research which has been conducted with respect to the information given in the first and second parts.
In this research, a survey on the effects of organizational communication on the organizational commitment was carried out with 118 healthcare professionals (consisting of 25 doctors, 55 nurses, 21 health staff) working for Private Şişli Memorial Hospital. The survey is comprised of three main parts; demographic questions, organizational communication scale, and organizational commitment scale questions. The obtained data was assessed using the SPSS 21.0 packet program.
The aim of our study is to examine the influence of the communication among employees on their organizational commitment. The data gathered in our study reveals that there is a positive relationship between the organizational communication and the perception of organizational commitment. Finally, the findings of the study have been evaluated and some suggestions have been made. According to the statistical analysis results, a difference has been found between the organizational communication of employees and their organizational commitment. Also, it is concluded in the study that as the organizational communication increases, the level of organizational commitment increases, too.
Key Words: Communication, organizational communication, organizational commitment
|
AYLA BEKTAŞOĞLU
|
624317
|
İstanbul Aydın Üniversitesi
|
Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı
|
2020
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Eb5EkakJlp3olBdo_wNEGTSpF41gSHoLxbEsNoV9bpEbPKU78WuQSqzLInlBkt2M
|
./data/pdfs/624317.pdf
| 3,481,892
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.992371
|
2025-06-06T00:13:12.971433
|
2025-06-07T10:20:37.758563
|
2025-06-07T15:29:08.131348
|
getirilmez. Söylenti, bu tip iletişim biçiminin kullanıldığı örgütlerde en sık rastlanan iletişim kanalıdır (Hodgetts, 1999: 273-274).
Biçimsel olmayan iletişim kendine özgü yönleriyle aslında bir bakıma örgütsel yapıyı ve iletişim sorunlarını yansıtan ayna görevi görmektedir. Bir örgütte biçimsel olmayan iletişim kanalları sık kullanılması veya tercih edilmesi aslında örgütün iletişimle ilgili bazı sorunları olduğuna işaret etmektedir (Sabuncuoğlu, 1987: 147).
Biçimsel olmayan iletişim, her zaman örgütsel amaçlar için kurulmaz; bazen bireylerin kişisel ihtiyaçları nedeniyle de kurulur. Biçimsel olmayan iletişim her zaman örgüt yararına sonuç vermez. Orgüt sırlarının başkaları tarafından öğrenilmesi, örgüt içinde birtakım yanlış, zararlı iletilerin başkaları tarafından öğrenilmesi, bu iletişim türünün başlıca sorunları arasında yer alır. Bu nedenle yöneticiler, bilgileri yazılı iletişim yoluyla alt kademelere iletmeyi tercih ederler (Tutar ve diğ., 2004: 91-92).
Bicimsel olmayan iletişim örgütün kullanmayı tercih ettiği kanallarda değil, iş görenler arasında kendiliğinden oluşur. Dedikodu, fısıltı hattı ya da söylenti şeklinde ifade edilen biçimsel olmayan iletişim örgütün hedefine varmasında
önemlidir. Bu sebeple, mesajlar çoğunlukla yüz yüze veya telefon yoluyla aktarılır. Bu iletişimin en önemli fonksiyonu kişiler arasında sosyal ilişkilerin korunmasını sağlamasıdır. Diğer taraftan, örgüt içinde hususi bilgiler ile dedikodu ve muhtelif rivayetlerin yayılmasına sebep olmaktadır (Boyacı, 2010,s.56-57 ).
Çalışanların işlerine dönük olmayan ve özel amacı bulunmayan kendiliğinden gelişen iletişim şekli biçimsel olmayan iletişimdir. Biçimsel olmayan iletişim örgüt içinde kişilerin toplumsallaşma süreci içinde doğal olarak gelişir. Bu gibi iletişim biçiminde bireyler her konu hakkında görüşlerini belirtebilirler (Can vd, 2015: 326).
Çalışanlar tarafından biçimsel kurallardan daha çok kendiliğinden oluşan yapılar ve bu yapılar içerisinde oluşan bireyler arasında iletişime dayanan biçimsel olmayan iletişim örgüt içinde çok çabuk yayılma özelliğine sahiptir. Bu gruptaki ya da örgütteki biçimsel olmayan iletişim ağı fısıltı gazetesi olarak adlandırılır (Eskiyörük, 2015, s; 97).
|
|
658323
| 137
| 285
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9310774803161621,
"polygon": [
[
199,
1992
],
[
1518,
1991
],
[
1516,
336
],
[
197,
337
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.872978925704956,
"polygon": [
[
903,
168
],
[
904,
120
],
[
833,
119
],
[
833,
168
]
]
}
]
}
|
Madde bağımlılığı ile mücadelede inanç temelli yaklaşım / Faith-based approach in substance addiction recovery
|
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu, sağlık, sosyo-ekonomik ve güvenlik ile ilgili etkileri ile bireyleri, aileleri ve genel olarak toplumu etkilemektedir. Dünyada hâkim anlayış, bağımlılık sorununu da içine alan madde kullanım bozukluklarının bir hastalık olarak kabul edilmesi ve buna uygun tedavi ve bakım hizmetlerinin teşvik edilmesidir. Ancak madde bağımlılığı ile mücadelede tedavi hizmetlerine entegre veya bağımsız şekilde uygulanan alternatif yaklaşımlar da yaygındır. İnanç temelli programlar ve terapötik topluluklar bunların başında gelmektedir.
Bu çalışmada, bağımlılıkla mücadelede bir tedavi alternatifi olan inanç temelli yaklaşım ele alınmıştır. İnanç temelli yaklaşımın ne olduğu ve tarihsel gelişimi ortaya konarak Türkiye'de dini cemaatlerin madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarından örnekler uygulamalı olarak çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Bişri Hafi Derneği, Bağımsız Yaşam Derneği ve Hikmet Gönül Erleri Derneği'nin bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon çalışmaları incelenmiştir.
Sonuçlar, inanç temelli programların katılımcılarının çoğunlukla, uzun süreden beri bağımlılık düzeyinde madde kullanan ve ağır uyuşturucular olarak tanımlanan maddeleri kullanan kişilerden oluştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde programlara katılanların bağımlılıklarından kurtulmak için farklı tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olmuş kişiler oldukları bulgulardan elde edilmiştir. İnanç temelli programlarda maneviyatın yanında yakın ilgi ve gönüllülük ayırt edici tutum olarak ortaya çıkmıştır. Programların yatılı olması da riskli sosyal çevreden uzak durmak ve yoksunluk dönemini atlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Bağımlıların program ekibi ve diğer hastalar ile birlikte iyileşme çabalarına göndermede bulunan iyileşme ortaklığı ilkesi programların önemli bir özelliğidir. Katılımcıların riskli sosyal çevreden izolasyonu, yüksek motivasyon ve yeniden sosyalleşme fırsatları inanç temelli yaklaşımların güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. Kurumsallaşma sorunları, profesyonel çalışan eksikliği ve sağlık sistemine dahil olamamak da bu yaklaşımın zayıf yönleri olarak değerlendirilebilir. Sonuçlar bağımlılıkla mücadelede inanç temelli programların Türkiye'de uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir alternatif olduğunu ancak henüz çok yeni olan programların geliştirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Bağımlılık Tedavisi, İnanç Temelli Programlar, Terapötik Topluluklar
|
The problem of substance abuse and addiction affects individuals, families, and the society in general with its effects on health, socio-economic factors and safety. The dominant approach in the world is to recognize addiction and substance use disorders as a disease and to promote appropriate treatment and care services. However, alternative approaches that are integrated into treatment services or implemented independently are also common in combating addiction problems. Faith-based programs and therapeutic communities are the leading ones among these.
In this study, faith-based programs, which are a treatment alternative in substance addiction recovery, are examined. Firstly, the definition of a faith-based approach and its historical development have been expounded, and then examples from the activities of religious communities in Turkey against drug addiction have been studied practically. Within the scope of the research, the addiction recovery and rehabilitation activities of Bişri Hafi Association, Bağımsız Yaşam Association, and Hikmet Gönül Erleri Association have been investigated.
The findings of the study have revealed that the addicts that applied to the faith-based programs most were those who had had heavy and long-term substance use and who mostly had tried different treatment methods but failed. In faith-based programs, close attention and volunteering emerged as a distinctive feature in addition to spirituality. The residential program offers an important opportunity for the participants to stay away from the risky social environment and to overcome the abstinence period. The therapeutic alliance principle, which refers to the addicts' recovery efforts in collaboration with the program team and other patients, is an important feature of the programs. The isolation of the participants from the risky social environment, high motivation and opportunities for re-socialization stand out as the strengths of faith-based approaches. Institutionalization problems, lack of professional staff and not being included in the health system can also be considered as weaknesses of this approach. The findings of the study demonstrate that faith-based programs are a viable alternative that can be implemented and made widespread in Turkey, but they also show that that since these programs are just up the road, they need to be further developed and supported.
Keywords: Drug Addiction, Substance Addiction Recovery, Treatment, Faith-Based Programs, Therapeutic Communities
|
MUHAMMET ÇEVİK
|
658323
|
Fırat Üniversitesi
|
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Doktora
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs7FB25SV1WGX04yhqPGKR0Rc3aR5Y68WwjYmQ8mM4Lm8
|
./data/pdfs/658323.pdf
| 5,271,585
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:22.615264
|
2025-06-06T00:08:30.242637
|
2025-06-07T10:20:38.248309
|
2025-06-07T15:29:08.345896
|
bildirmişlerdir. Bunun yanında katılımcıların toplamda %77.8'i madde kullanımına bağlı olarak bazen ya da neredeyse her zaman yasal sorunlar yaşadığını belirtmiştir. Veriler madde kullanımının kişilerin yaşamında çok ciddi sonuçları olduğunu göstermektedir. Katılımcıların madde kullanımı nedeniyle yaşadıkları sorunların detayları ilgili konu başlıklarında ele alındığından burada genel bir değerlendirme ile yetinilmiştir.
## 3.1.5. Bağımlılıkla Mücadeleye Ilişkin Bulgular
Daha önceki bölümlerde örneklem grubunun sosyo-demografik özellikleri, psikolojik ve kriminal özellikleri, madde kullanmaya başlamada bazı risk faktörleri ve madde kullanımına eşlik eden bazı problemli davranışlar açıklanmaya çalışıldı. Bu kısımda ise bağımlılığın doğası, özellikle zorlayıcı niteliği, bağımlılıkla mücadele çabaları üzerinden ele alınmaya çalışılacaktır. Madde kullanan ve bağımlılık sorunu olan kişilerin içinde bulunduğu duruma ilişkin farkındalığı, bırakmaya karar vermeleri, bırakma girişimleri, ilaçlı tedavi girişimlerinin ve denetimli serbestlik tedbirlerinin sonuçları, bağımlılık programı uygulanan derneklere gelmeye nasıl karar verdikleri kendi anlatımları üzerinden anlaşılmaya çalışılacaktır.
## 3.1.5.1 Katılımcıların Maddeye Ilişkin Farkındalıkları ve Bırakmaya Ilişkin Karar Düzeyleri
Bağmlılıkla mücadele sürecinin önemli merhalelerinden biri farkındalığın artması ve karar aşamasıdır. Madde kullanım alışkanlığına ve davranışına ilişkin bir değişimin ortaya çıkması için öncellikle duygu, düşünce ve tutumlarda bir değişimin meydana gelmesi gerekir. Mevcut durumdan duyulan rahatsızlığın artması değişime dönük niyetin belirginleşmesini ve bu yönde harekete geçme arzusunu yükseltir. Ardından eylem aşaması gelir. Bağımlılık sürecinde farkındalık ve karar aşamalarını anlamak, kişilerin mücadele çabalarını yanı eylem aşamasını ve inanç temelli yaklaşımların katkılarını anlamakta yararlı olacaktır.
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu olanlar, çoğunlukla yeterli kadar bilinçli olmadıkları çocuk yaşlarda ve hafif maddeler ile madde kullanmaya başladıklarından madde kullanımın olumsuz etkilerinin ve sonuçlarının farkına varamaktadır. Dolayısıyla bu davranışlarına yönelik bakış açıları değişmedikçe davranışlarını değiştirme yanı madde kullanmayı bırakma ihtiyacı duymamaktadırlar.
|
|
534010
| 41
| 175
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9476667046546936,
"polygon": [
[
1506,
2094
],
[
1512,
283
],
[
278,
279
],
[
272,
2090
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.908427357673645,
"polygon": [
[
1509,
140
],
[
1510,
85
],
[
1447,
84
],
[
1446,
139
]
]
}
]
}
|
Yabancı dil olarak Türkçe ögretiminde televizyonda yayımlanan reklamların A2 seviyesinde dinleme ve yazma becerisine katkısı / Contribution of television advertisements to A2 level listening and writing skill in teaching Turkish as a foreign language
|
Bu çalışmanın amacı, televizyon reklamlarının Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde etkinliklerle beraber dil öğretim çalışmalarında ve kültürel öğelerin sunumunda nasıl kullanılabileceğini ortaya koymaktır.
Teknolojinin hızla ilerlemesi, birçok alanda hayatımızı da şekillendirmeye başlamıştır. Bu da iş, gezi ve eğitim gibi sektörlerde, farklı ülkelerle iletişim kurma ihtiyacı doğurmuştur. İletişimin en büyük anahtarı dildir. Öğrenilen her dil farklı bir kapı açmakta, açılan her kapı da insanoğlunun gelişimi için artı bir adım sayılmaktadır.
Dil öğrenme ve öğretme bir sektör haline gelmiş ve dünyanın her yerinde açılan özel ve devlet kurumlarına bağlı kurslar, yine devlete bağlı okullar, özel ya da devlet üniversitelerine bağlı enstitüler içerisinde dil öğretimi yapılmaktadır. Tüm bu kurumlar bünyesinde günümüze kadar geliştirilen yaklaşım ve yöntemler ışığında rehber ve yardımcı kitapların, her türlü malzemenin, sınıf içi ve dışı yapılan etkinliklerin ve öğreten eşliğinde yapılan birçok alıştırmanın gün be gün yeniden şekillendiği ve geliştirildiği gözlemlenmektedir. Bu noktada yabancı dil öğrenim ve öğretiminde konumuz olan teknolojik aletler ve bunların içerisinde de televizyon( medya) devreye girmektedir. Gelişen dünya koşullarında dil öğretiminde de teknolojinin kullanılması artık bir ihtiyaç olduğu fark edilmiştir. Bilgisayar, televizyon, radyo, gazete ve dergi gibi yerel ve uluslararası yayın yapan ve malzeme olarak kullanabileceğimiz tüm teknolojik unsurlar da sürekli kullanılmaktadır. Özgün metinler dediğimiz güncel ve yaratıcı noktaları içeren metinlere rahatlıkla ulaşabileceğimiz bu aletlerin birçok açıdan da öğrenene kolaylık sağlayacağı tahmin edilmektedir.
Çalışmanın birinci bölümünde, genel anlamda yabancı dil öğrenimi ve öğretimi, Avrupa Ortak Başvuru Metni ve günümüze kadar geliştirilen yaklaşım ve yöntemler ışığında Yabancılara Türkçe Öğretiminde kullanılabilecek yöntem ve yaklaşımlardan bahsedilmiştir.
İkinci üçüncü bölümde, dil öğreniminde malzemenin yeri ve kullanımı, konumuz olan televizyon( medya) reklamlarının kullanılma amacı ve yabancı dil öğretimine nasıl bir katkısı olabileceği açıklanmaya çalışılmıştır.
Dördüncü bölümde, Yeni Hitit Ders kitabında A2 seviyesi için verilen dil bilgisi kuralları ve kelime dağarcığı doğrultusunda, seçilen reklamlar, metinleriyle beraber verilmiş ve örnek etkinliklerle Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde nasıl kullanılabileceği konusuna değinilmeye çalışılmıştır.
Son bölümde ise çalışmamızın sonunda ulaşabildiğimiz bilgiler değerlendirilmiş ve bu bilgiler ışığında televizyon reklamlarının Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde nasıl kullanılabileceğine dair önerilerde bulunulmuştur.
Yapılan çalışmanın Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler: televizyon, reklam, dil öğretimi, Türkçe'nin öğretimi,
|
This study's goal is to set forth how presentation of cultural elements and studies for language teaching in Teaching Turkish as a Foreign Language may become by using television advertisements along with activities.
Rapidly developing technology is shaping our life in various areas. This bears a communication necessity with other countries in sectors like business, travel and education. The main key of communication is language. Each learnt languages open separate doors which are accounted as a positive step towards developments in human life.
Teaching and learning language has become an individual sector and language teaching is performed by courses in private or state agencies and in schools or institutions of state or private universities all around the world. In light of approaches and methods developed in all these institutions until today, guide and contributory books, any kind of material, activities inside or outside class and many practices with teacher are taking form and developing day by day. At this point, our subject technological instruments and television (media) step in language teaching and learning. On the condition of a developing world, using technology in teaching language has become a necessity. Technological elements such as computer, nationally and internationally broadcasting television, radio and magazines are perpetually used by people and thus can be used as materials. Through these materials, original texts including current and creative points are easily available and they help learners in many ways.
In first part of the study, learning and teaching foreign language in general, Common European Framework, developed approaches and methods until today and how these approaches and methods can be used in teaching Turkish to foreigners are all mentioned.
In second and third, place and application of material in learning language, aim of TV advertisements and how they can help foreign language teaching are tried to be explained.
In forth, selected advertisements are given with their texts through grammar rules and vocabulary in New Hittite Course Book for A2 level and it is tried to be mentioned how they, along with sample activities, can be used in Teaching Turkish as a Foreign Language.
At last, our received data at the end of the study is examined and suggestions are made for how TV advertisements can be used in Teaching Turkish as a Foreign Language.
Our study is believed to contribute to the field of Teaching Turkish as a Foreign Language.
Key Words: television, advertisement, language teaching, teaching Turkish
|
ÇİĞDEM ŞENOL
|
534010
|
Hacettepe Üniversitesi
|
Türkiyat Araştırmaları Ana Bilim Dalı
|
2018
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=as2oTjW5jfr9IKSvmCdJYg4PJ4eQvIsJF5aLXN0Q1_EOhpM3NrofH9_WF0Uid-wv
|
./data/pdfs/534010.pdf
| 7,339,534
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.561489
|
2025-06-06T00:12:47.526443
|
2025-06-07T10:20:39.603253
|
2025-06-07T15:29:08.698923
|
telaffuza ilk dersten itibaren çok önem verilmelidir. Hedef dilin konuşulduğu ülke kültürü ile öğretim yapılmalıdır. Yazılı alıştırmalar yapılmalı ve ev ödevi verilmelidir. Tümevarım yöntemi ile öğretim yapılmalı dil bilgisi kuralları bu yolla verilmelidir ( Arak, 2014, s. 2).
Bu yöntemde öğretici merkez konumdadır. Bu da öğreticinin her konuda tam bir yeterliliğe sahip olmasını gerektirir. Bu durum oldukça zordur. Tüm dil becerilerini aynı anda vermeye çalışılır. Yaklaşık ilk iki ayda hiç kitap kullanılmaması ve dil bilgisi eğitimi verilmeden dolayısıyla anadil temel alınıp tümce kurmalarını beklemek sakıncalıdır.
## 2.4.1.1.4. Dilbilgisi Y aklaşımı
Bu yaklaşıma göre önce dil kurallarına iyi bilmek gerekir ve ancak dilbilgisi kurallarını iyi bilen birey dili tam olarak konuşabilir. Bu anlayıştan yola çıkarak yapılalan öğretimde hedef dilin dilbilgisi kuralları ilk önce öğretilmeye başlanılır ve bu temel üzerinden devam edilir. Kurallar belirli bir sıra ile öğretilir ve en ince ayrıntısına kadar verilir. Dil becerilerinden konuşma ve dinleme arka plandadır ve kitaplar dil bilgisi
ağırlıklı olduğu için okuma ve yazma becerileri üzerinde durulur (Güneş, 2011, s. 126).
Günümüze kadar kullanılan bu yaklaşım Fransa, Almanya, İtalya ve ispanya gibi birçok ülkede 20. Yüzyılın ortalarına kadar kullanılmıştır. Ulkemizde de uzun süre kullanılan bu yaklaşımda beklenilen başarı gerçekleştirilememiştir (Güneş, 2011, s. 126).
2.4.1.1.5. Kelime Yaklaşımı
Bu yaklaşım dilbilgisi çeviri yöntemine tepki olarak doğmuş ve kelime öğretimine ağırlık verilmiştir. Bu yaklaşıma göre dilin ilk öğretilmesi gereken bölümü kelimelerdir. İlköğretimde yapılan öğretim şeklinde öğrenenlerin ilgileri önemliydi çünkü ilgi öğrenmeyi kolaylaştırırdı. Bu nedenle ilk verilen kelimeler de öğrenenlerin ilgileri ile ilgili olanlardı. Ardından aşamalı olarak yaşam içerisinde kullanılan kelimeler ve daha Sonra özele inilerek kelimeler verilirdi. Önce somut kelimeler verilirdi ve bunlar eşyalarla görsel olarak da desteklenerek öğretilirdi. Daha sonra soyut kelimelere
|
|
445980
| 168
| 295
|
{
"labels": [
{
"class": "Tablo",
"confidence": 0.914393424987793,
"polygon": [
[
1507,
1361
],
[
1507,
986
],
[
324,
986
],
[
323,
1361
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9121730327606201,
"polygon": [
[
1509,
2112
],
[
1512,
1347
],
[
299,
1342
],
[
296,
2108
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.8932210803031921,
"polygon": [
[
1497,
920
],
[
1501,
222
],
[
308,
216
],
[
305,
914
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8407889008522034,
"polygon": [
[
937,
2205
],
[
938,
2160
],
[
869,
2159
],
[
868,
2204
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.7227018475532532,
"polygon": [
[
1442,
973
],
[
1442,
931
],
[
388,
931
],
[
388,
973
]
]
}
]
}
|
Cumhuriyet Halk Partisi'nin din politikaları ve kendi tabanının bunlara bakışı (İstanbul örneği) / The religion politics of Republican People's Party and their perspectives of its electoral base (Istanbul case)
|
Modern demokrasinin katalizörü olan siyasal partiler, toplumsal talepleri parlamentoya taşıyan temsili demokratik sistemin araçlarıdır. Hiç şüphesiz, Türk siyasal hayatının yapı taşlarından birisi, Cumhuriyet ile yaşıt bir siyasal kuruluş olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'dir. CHP kuruluşu, benimsemiş olduğu siyasi hedefleri, örgütleniş biçimi bakımından oldukça farklı niteliklere sahiptir.Türk siyasetinin en gerilimli alanlarından birisi, din ve devlet ilişkileri veya din politikalarıdır. Bu çalışmada Atatürk Döneminden günümüze kadar CHP'nin Din politikalarının değerlendirilmesinin yanı sıra, tabanın bu politikalara bakışı da ortaya konulacaktır.
|
Political parties which is the catalyzator of modern democracy is a tools of system of representative democracy that tranports social request to the parliament. Repuplican People's Party (CHP) which is a political organisation with the same age with Turkish Republic itselfs, is one of the fundamental main pillars of Turkish political lifes. CHP has a quite differnt qualities in terms of organizational form and political targets in establishment. In my study ı will use descriptive method and questionnary study.The religion-state relations are one of the controversial fields of Turkish politics. In conclusion, in my study, I will show the religion and laicism approch of the Republican People's Party.
|
RAMAZAN AKKIR
|
445980
|
Sakarya Üniversitesi
|
Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
|
2016
|
Türkçe
|
Doktora
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrGJW3NihpzCh3MruBbc8zTa9o7S23XiEkg5QTi90Nq-l
|
./data/pdfs/445980.pdf
| 1,732,521
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:21.693800
|
2025-06-06T00:03:12.228197
|
2025-06-07T10:20:39.610650
|
2025-06-07T15:29:09.203406
|
Universite mezunlarının % 21,2 kesinlikle katılmıyorum, % 32,7 katılmıyorum, % 12,4 ne katılmıyorum ne de katılıyorum % 14,2 katılıyorum ve % 19,5 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri; Lisansüstü-Doktora mezunlarının ise % 66,7 kesinlikle katılmıyorum, % 0 katılmıyorum, % 0 ne katılmıyorum ne de katılıyorum % 33,3 katılıyorum ve % 0 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri gözlemlenmektedir.
Ki kare testi verilerine göre de, din gericilik ifadesi ile eğitim durumu arasında var olan ilişki istatistiksel olarak anlamlıdır (p=.003). Sonuç olarak, eğitim durumu bağlamında din gericilik söylemine katılan CHP seçmeni kendi içinde bir bütünlük arz etmektedir.
Diğer bir önermemiz de, Ezanın Türkçeden Arapçaya döndürülmesi, din özgürlüğüdür. Verilen cevaplar aşağıdadır.
| | N | 19/0 |
|-----------------------------------|-----|-------|
| Kesinlikle Katılmıyorum | 53 | 13,22 |
| Katılmıyorum | 96 | 23,94 |
| Ne Katılmıyorum Ne de Katılıyorum | 106 | 26,43 |
## Tablo 10. Ezanın Türkçeden Arapçaya döndürülmesi, din özgürlüğüdür
| Katılıyorum | 144 | 30,42 |
|------------------------|-------|--------|
| Kesinlikle Katılıyorum | 24 | 5,99 |
| Toplam | /401/ | 100,00 |
Araştırmaya katılanların Ezanın Türkçeden Arapçaya döndürülmesi, din özgürlüğüdür yargısına verdikleri cevaplar incelendiğinde; % 13,22 kesinlikle katılmıyorum, % 23,94 katılmıyorum, % 30,42 katılıyorum ve % 5,99 unun da kesinlikle katılıyorum cevabını verdiği, % 26,43 lük bir kesimin ise ne katılmıyorum ne de katılıyorum cevabını verdiği gözlemlenmektedir. CHP seçmeninin ancak yarısı, Ezanın Türkçeden Arapçaya döndürülmesi, din özgürlüğü olarak değerlendirmektedir. Bu aynı zamanda CHP'li seçmenin yarısının da bu konuya özgürlük olarak bakmadığını da gösterir. Değişik zamanlarda medyaya yansıyan açıklamalarda bu doğrultudadır. Bizim verilerimize göre de CHP'li seçmenin eğilimi, bazı televizyon ekranlarına yansıyan "CHP'lilerin Ezan Rahatsızlığı" şeklindeki haberlerin bir karşılığı bulunduğu yönündedir. Orneğin, Beylikdüzü Belediyesi'nin Aralık 2013 ayındaki toplantısında söz alan CHP'li Meclis üyesi Taşkın Ofluoğlu'nun, ilçedeki ibadet alanlarının yeşil alanlara dönüştürülmesini istedikten sonra "Ezan duyamıyorlarmış, ezan duymak isteyen evine ezan kaseti
|
|
407668
| 45
| 150
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9423255920410156,
"polygon": [
[
1477,
1651
],
[
1482,
216
],
[
275,
212
],
[
271,
1647
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9402051568031311,
"polygon": [
[
908,
2203
],
[
909,
2161
],
[
857,
2161
],
[
856,
2203
]
]
},
{
"class": "Footer",
"confidence": 0.8195383548736572,
"polygon": [
[
1429,
2153
],
[
1429,
1904
],
[
290,
1904
],
[
290,
2153
]
]
}
]
}
|
Türk Hukukunda mülkiyet hakkı açısından acele kamulaştırma / Urgent expropriation in terms of property right in Turkish Law
|
İdarenin kamu amacını gerçekleştirmek amacıyla yürüttüğü faaliyetler esnasında ihtiyaç duyduğu taşınmaz malları edinmesinin olağan yolu kamulaştırmadır. Kamulaştırma, geçmişten günümüze tüm siyasal tartışmaların odağında yer alan ve insan hakları metinlerinin çoğunda da temel haklar arasında yer alan mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğundan, çalışmamızda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin mülkiyet hakkı ve kamulaştırmaya bakış açısı ile kamulaştırmanın mülkiyet hakkını ihlal ettiğine dair kararları ve kamulaştırmanın anayasal mülkiyet hakkına uygunluğunu sağlayan koşullar geniş yer bulmuştur.
İdarece ihtiyaç duyulan taşınmazın bir an önce elde edilmesi gereği, olağan usulün dışında olağanüstü bir usulün, acele kamulaştırmanın uygulanmasını zorunlu kılmakta ve kamu yararı gereği, olağan kamulaştırmanın idari aşamasındaki işlemler tamamlanmaksızın kanunda belirtilen usul ve şekilde taşınmaza el konulmaktadır. İstisnai ve özel bir kamulaştırma şekli olan acele kamulaştırmanın uygulama alanı, koşulları ve unsurlarının da incelenmesinin ardından, acele kamulaştırma kararı vermeye yetkili olan Bakanlar Kurulunun, bu yetkilerini kullanırken sahip olduğu geniş takdir yetkisinin denetlenmesinin gerekmesi nedeniyle, aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilecek hallerin yargısal denetimi ve acele kamulaştırma nedeniyle İdarece ve taşınmaz hak sahibince adli yargıda açılabilecek dava çeşitleri ele alınmıştır.
Anahtar Kelimeler: Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkı, Acele Kamulaştırma
|
The ordinary way of obtaining immovable properties to be required during activities carried out in order to reach a public aim by administration is expropriation. Because expropriation leads to violation of property right which takes part at the centre of all political discussions and among the fundamental rights in most of human rights texts, perspective of Constitutional Court and European Court of Human Rights to property right and expropriation, their decisions regarding violation of property right by expropriation and conditions ensuring the conformity of expropriation with constitutional property right receive widespread attention in our study.
Necessity of real estate to be forthwith obtained requires implementation of urgent expropriation, an extraordinary procedure out of ordinary procedure, and real estate is expropriated in accordance with determined procedure and method for public interest without completing the procedures in administrative stage of ordinary expropriation. After implementation area, conditions and elements of urgent expropriation which is an exceptional and special type of expropriation are examined, since broad discretionary power of Council of Ministers which is entitled to make decision of urgent expropriation is required to be checked, judicial review of situations whose urgency is determined by Council of Ministers and types of case which can be opened due to urgent expropriation in judicial justice by administration or immovable right owner are discussed.
Keywords: Expropriation, Property Right, Urgent Expropriation
|
GÜLDEN SAĞLAM
|
407668
|
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
|
Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
|
2015
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=X-M9ZoIuIoNTj2P7iY13hREPzwXxXG9LfmHFxYxzJrErNcaYjyjO9mEgNTnn4teZ
|
./data/pdfs/407668.pdf
| 2,759,717
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.934892
|
2025-06-06T00:13:12.347044
|
2025-06-07T10:20:39.728771
|
2025-06-07T15:29:09.550225
|
uygun davranma, yasama organı dışında yürütme ve yargı organlarına da yöneltilmiş bir anayasal direktiftir. 119
Anayasa Mahkemesi, malike taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi halinde, mülkiyet hakkının kamulaştırma işlemi ile sona ermesinin anayasaya aykırılık oluşturmayacağı kanaatindedir. 120 Ölçülülük denetimi, idarenin tüm işlem ve eylemleri ve yargı kararı sonrasında ortaya çıkan sonuç açısından yapıldığında elverişli bir yöntem olmaktadır. Kamulaştırma konusunda, Yargıtay ve Danıştay'ın ölçülülük denetimini sonuç odaklı yapmamaları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce yüzlerce davada mülkiyet hakkı ihlali saptaması yapılmıştır. 121 Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ölçülülük kavramı yerine "adil denge" kavramını tercih etmektedir.
## 1.2.2.2.3.
## Koşul Olarak Demokratik Toplum Düzeni Gereklerine Uygunluk İlkesi
Demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk, hakkın özü kavramıyla birlikte değerlendirilen bir ölçüttür. 122 Anayasa Mahkemesi'nin geliştirdiği içtihat da "Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup tümüyle kullanılamaz hale getiren kısıtlamalar, demokratik toplum düzeninin gerekleriyle uyum içinde sayılamaz."
şeklindedir. 123
Ayrıca demokratik toplum düzeninin gerekleri ile ölçülülük ilkesi de bağlantılı ilkelerdir. Buna göre; demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşulu, ölçülülük ilkesi unsurlarından olan gereklilik unsuru ile karşılanabilir. Bu noktada demokratik toplum düzeninin gerekli kıldığı bir sınırlama, elverişlilik ve orantılılık unsurlarını taşıması halinde ölçülü kabul edilecektir. 24
Anayasa Mahkemesi, demokratik toplum düzeninin gerekleri konusunda, klasik demokrasilere atıfta bulunarak, bazı kararlarında da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını emsal göstermektedir. Bu ifadeyle, OZBUDUN da demokratik toplum düzeninin gerekleri koşulunun, 1982 Anayasası ile benimsenen
<sup>119</sup> Bülent Tanör, Türkiye'nin İnsan Hakları Sorunu, İstanbul: BDS Yay., 1994, s. 168
<sup>120</sup> Anayasa Mahkemesi E. 2002/79, K. 2003/29, T. 09.04.2003 Palmiye İçtihat Programı
<sup>121</sup>Özel, Mülkiyet, Kamulaştırma ve Gerçek Karşılık Hakkı,s. 143
<sup>144</sup>Mehmet Turhan, "Demokratik Toplum Düzeninin Gerekleri", Anayasa Yargısı, 29. Yıl, Ankara: 1991, C.8, s. 401
<sup>123</sup> Anayasa Mahkemesi E. 1985/8 K. 1986/27 T. 26.11.1986 Palmiye İçtihat Programı
<sup>124</sup>Özel, Mülkiyet, Kamulaştırma ve Gerçek Karşılık Hakkı,s. 145
|
|
523714
| 52
| 119
|
{
"labels": [
{
"class": "Kaynakça",
"confidence": 0.522354245185852,
"polygon": [
[
1475,
2156
],
[
1512,
330
],
[
298,
306
],
[
261,
2132
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.39527904987335205,
"polygon": [
[
907,
2134
],
[
907,
2097
],
[
859,
2097
],
[
859,
2133
]
]
},
{
"class": "Tablo",
"confidence": 0.265188068151474,
"polygon": [
[
1494,
2107
],
[
1496,
254
],
[
264,
252
],
[
263,
2106
]
]
}
]
}
|
5. sınıf matematik dersinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi: Bir durum çalışması / Teaching 5th grade mathematics course in a blended learning environment: A case study
|
Teknolojik gelişmeler günümüzde eğitim-öğretim ortamlarında kendini göstermekte ve özellikle zor bir ders olarak kabul edilen matematik derslerinde de bu gelişmelerden yararlanmanın yolları aranmaktadır. Bu araştırmada 5.sınıf matematik dersinin konusu olan kesir, ondalık gösterim ve yüzdeler ünitesinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi süreci incelenmiştir. Çalışma 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul'da bir özel öğretim kurumunun ortaokul 5.sınıfında okuyan 89 öğrenci ile "Kesir, Ondalık Gösterim ve Yüzdeler" ünitesinde gerçekleştirilmiştir.
Araştırma bir durum çalışması olarak tasarlanmış ve karma yöntemle veriler toplanmıştır. Öğrencilerin matematik dersine karşı tutumları, öz düzenleyici öğrenme becerileri ve teknoloji yeterlilikleri ile akademik başarı durumlarından nicel veriler elde edilmiştir. Öğretmen ve öğrencilerin öğrenme materyali, öğrenme ortamı ve yaşanan süreç ile ilgili görüşlerinden ise nitel veriler elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Çoklu Değerlendirme Ölçeği", akademik başarı sınavı, öğrenci günlüğü ve öğretmen gözlem formları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi SPSS programında bağımlı örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ortalama, standart sapma ve yüzde değerlerinin hesaplanmasıyla, nitel verilerin analizi ise içerik analizi yöntemiyle yapılmıştır. Harmanlanmış öğrenme ortamının yüz yüze kısmı sınıf ortamında çevrimiçi kısmı ise Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi'nde gerçekleştirilmiştir.
Sekiz hafta süren araştırma sürecinde harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik derslerinde öğrencilerin akademik olarak başarı gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark göstermediği; harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik dersi hakkında öğrencilerin olumlu görüş bildirdiği ve bu durumun matematik dersine yönelik tutum ölçeği sonuçları ile de tutarlılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. Öğretmenin harmanlanmış öğrenme ortamındaki öğrenci davranışları ile ilgili görüşleri de öğrencilerin derse katılım, ilgi ve motivasyonlarının yüksek olduğunu göstermiştir.
|
Technological developments have penetrated into almost all of educational fields, and the ways of utilizing these developments are also being sought in mathematics courses which are considered as a particularly difficult subject. In this thesis study, the teaching process of fraction, decimal and percentage units of fifth grade math lesson in blended learning environment was examined. The study was performed with 89 students who were in the 5th grade private secondary school in Istanbul in 2017-2018 academic year.
The study was designed as a case study and data were collected by a mixed method. The quantitative data were obtained from four sources: students' attitudes towards mathematics lesson, and students' self-regulatory learning skills, technology competences and academic achievement. On the other hand, the qualitative data were collected from teachers' and students' views on learning material, learning environment and the encountered process. Face-to-face part of the blended learning environment were transferred into practice in the classroom environment, and the online part were performed in the Moodle Learning Management System. While the quantitative data were analyzed by descriptive methods, the dependent sample t-test, and one-way variance analysis (ANOVA), the qualitative data were analyzed by the content analysis method.
The implementation process in the blended learning environment took eight weeks. As a result, the difference between the mean scores of students' attitudes collected before and after the implementation were statistically significant. However, the difference between the mean scores of students' self-regulatory learning collected before and after the implementation were not statistically significant difference. The students reported positive opinions about the mathematics lessons taught in the blended learning environment and that this situation was consistent with the attitude scale results. The views of the teacher about student behaviors in the blended learning environment also showed that students had a high level of participation, interest and motivation.
|
AYFER DÜRNEL
|
523714
|
Bahçeşehir Üniversitesi
|
Eğitim Teknolojileri Ana Bilim Dalı
|
2018
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFZWEuN0mXMuGC2y4I5CA2Iw0-7RddBu6vz9AXjS_M0Lj
|
./data/pdfs/523714.pdf
| 4,134,814
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.375325
|
2025-06-06T00:10:58.158954
|
2025-06-07T10:20:40.197948
|
2025-06-07T15:29:09.737010
|
Tablo 7 (devam)
## 3.DERS:
Kazanım: 5.1.3.2. Tam sayılı kesrin, bir doğal sayı ile bir basit kesrin toplamı olduğunu anlar ve tam sayılı kesri bileşik kesre, bileşik kesri tam sayılı kesre dönüştürür.
Giriş etkinliği olarak bir önceki derste oluşturulan kraft kâğıt tahtaya mıknatısla tutturulur. 2 tam ¼ kesrinin sırasıyla hangi işlemler yapılarak bileşik kesre dönüştürülebileceği üzerine konuşulur. (Her tamın içinde 4 tane ¼'lük kesir var ise 2 tamda 2x4=8 tane ¼'lük vardır... )
Bir önceki ders verilen ödev cevaplanır yanlışlarla ilgili geri bildirimler verilir.
Gelişme etkinliği olarak Terakki Ders Notları sayfa 131ve 132'deki etkinlik ve 133 deki örnek 1 yapılır. Kural tanımlanır. Tam sayılı kesirden bileşik kesre çevirme kuralı posterin üzerine tahta kalemi ile yazılır. "ÇARP-TÖPLA-PAYDAYI UNUTMA" kodu ile akılda kalıcılığı arttırılabilir.
Olçme ve değerlendirme etkinliği olarak "Çıkış kartı-1" öğrencilere zaman verilerek uygulanır. Öğretmen kâğıtları toplayarak değerlendirir ve bir sonraki ders öğrencilere geri verir.
## 4.DERS:
Kazanım: 5.1.3.2. Tam sayılı kesrin, bir doğal sayı ile bir basit kesrin toplamı olduğunu anlar ve tam sayılı kesri bileşik kesre, bileşik kesri tam sayılı kesre dönüştürür.
Giriş etkinliği olarak bir ders önce oluşturulan poster tahtaya mıknatısla tutturulur. Bileşik kesrin tam sayılı kesre hangi işlemler yapılarak dönüştürülebileceği tartışılır.
Gelişme etkinliği olarak giriş etkinliği ile keşfettirilen bileşik kesirden tam sayılı kesre dönüştürme kuralı posterin diğer yarısına tahta kalemi ile yazılır. (Poster matematik panosunda sergilenir.) Ardından Sayfa 133'deki etkinlik ve 134'deki sorular öğrencilerle birlikte yapılır.
Olçme ve değerlendirme etkinliği olarak öğrenciler derste yapılan etkinlikler boyunca izlenir. Oğrencilere anında geri bildirim verilir.
Ödev: Öğrencilerden görev olarak Moodle'a yüklenen (http://f.eba.qov.tr/MatematikSozluqu/matsoz\_5/entries/37.html) tam sayılı kesri bileşik kesre, bileşik kesri tam sayılı kesre çevirme oyununu oynamaları istenir.
## 5. DERS:
Kazanım: 5.1.3.2. Tam sayılı kesrin, bir doğal sayı ile bir basit kesrin toplamı olduğunu anlar ve tam sayılı kesri bileşik kesre, bileşik kesri tam sayılı kesre dönüştürür.
Giriş etkinliği olarak öğrenciler arkadaşları ile oynamak için kâğıttan tuzluk oyuncağı oluştururlar. İçinde tam sayılı kesre ya da bileşik kesre dönüştürmek için kendi örneklerini yazar ve arkadaşları ile oynarlar.
Gelişme etkinliği olarak Terakki Ders Notları sayfa 137,138, 139 öğrencilerle birlikte yapılır.
Olçme ve değerlendirme etkinliği olarak öğrenciler derste yapılan etkinlikler boyunca izlenir. Oğrencilere anında geri bildirim verilir. Bu haftanın kazanımlarını içeren "Mini değerlendirme-1 öğrencilere zaman verilerek uygulanır. Öğretmen kâğıtları toplayarak değerlendirir ve bir sonraki ders öğrencilere geri verir.
Tablo 7'de örneği verilen haftalık ders planları hazırlanırken Gagne'nin dokuz adımı (Reiser & Dempsey, 2007: akt. Akçay 2010) dikkate alınmıştır. Gagne, öğrenmeyi hem ürün hem de süreç olarak ele almıştır. Öğrencilerin anlamlı
36
|
|
254870
| 180
| 181
|
{
"labels": [
{
"class": "Kısaltmalar",
"confidence": 0.6718228459358215,
"polygon": [
[
1287,
2107
],
[
1297,
325
],
[
202,
318
],
[
192,
2101
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.6516070365905762,
"polygon": [
[
1507,
159
],
[
1507,
110
],
[
1437,
110
],
[
1437,
159
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.2501596212387085,
"polygon": [
[
1261,
2035
],
[
1264,
473
],
[
248,
471
],
[
244,
2033
]
]
}
]
}
|
Resimlemelerarası ilişkilere dayalı çocuk kitaplarında karşılaşılan resimleme ve tasarım sorunları ve bir uygulama / The illustration and graphic design problems encountered in the interpictural relations driven children?s books and an application
|
Öncü, Melda. Resimlemelerarası İlişkilere Dayalı Çocuk Kitaplarında Karşılaşılan Resimleme ve Tasarım Sorunları ve Bir Uygulama, Sanatta Yeterlik Tezi, Ankara, 2008.Metinlerarası ilişkiler, genel olarak yeni bir yaratımda, eski yapıtlardan bilinçli ya da bilinçsiz olarak gerçekleştirilen tüm etkilenimleri kapsayan oldukça geniş bir inceleme alanıdır. Gerçekte, bir yapıtın başka bir yapıttan etkilenmesi ya da içerisinde önceki bir yapıttan parçalar taşıması durumunun tarihi oldukça eskilere uzanmakla birlikte, bu durumun yapıt incelemelerine, eleştirilerine ve yorumlamalarına yeni bir bakış açısı getirebileceğinin fark edilmesi ve konuya ilişkin kuramların oluşturulması yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren ve ilk olarak yazın alanında gerçekleşmiştir.Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren modern yapısına kavuşan resimli çocuk kitapları alanında da metinlerarasılığın giderek daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Ancak bu uygulamalar, resimli kitapların yalnızca metinlerinde değil resimlemelerinde de gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmada, metinlerarası yöntemler içinde yer alan öykünme (pastiş), alıntı ve yansılamanın (parodi), kitap resimlemelerinde gerçekleştirilmiş olan uygulamaları, resimlemelerarası ilişkiler ana başlığı altında, örnekler üzerinden incelenmektedir.Çalışmanın ilk bölümünde, resimli kitapların giderek karmaşıklaşan ve söz konusu uygulamalara açık hale gelen yapısı üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde, çocuk kitaplarında resimlemelerarası ilişkilere dayalı uygulamalar çeşitli örnekler üzerinden incelenmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, bu çalışma için özgün bir içerikle kurgulanan resimlemelerarası ilişkilere dayalı bir çocuk kitabının yapım aşamaları ayrıntılı bir şekilde sunulmaktadır.Yapılan araştırmalar ve uygulama çalışmasının sonucunda resimlemelerarası ilişkilerin, hem yaratıcı hem de okur açısından karmaşık ve keyifli bir hazırlama ile algılama sürecine sahip olduğu görülmektedir. Yaratıcının yapıtında önceki yapıtlarla kurduğu bağlantılar, önceki yapıtlara ilişkin bilgisi ve deneyimleriyle bire bir ilişkilidir. Bu bağlantıların okura ne kadar gizli ya da açık bir şekilde sunulacağı da, yaratıcının okurda oluşturmak istediği etkiye göre belirlenmektedir. Yaratıcı, önceki yapıtlara ait parçaları, yeni kurgusu içerisine okurda yaratmak istediği etkiye uygun bir şekilde yerleştirmiş ve okurun bu parçaları keşfetmesi için sahneden çekilmiştir. Okurun, yaratıcının önceki yapıtlarla kurduğu bağlantıları fark edebilmesi, yeni bütün içerisindeki eski parçayı ya da parçaları keşfetmesi, bu parçaların eski bağlamları ve şu an içerisinde bulunduğu yeni parçalarla ilişkilerini anlamlandırması, bütünüyle okurun kişisel bilgi ve becerilerine dayanmaktadır.Anahtar Sözcükler Metinlerarası İlişkiler, Resimlemelerarası İlişkiler, Görüntülerarası İlişkiler, Resimli Çocuk Kitabı, Resimleme, Modernizm, Grafik Tasarım, Alıntı, Öykünme, Yansılama.
|
Öncü, Melda. The Illustration and Graphic Design Problems Encountered in the Interpictural Relations Driven Children?s Books and An Application, Ph. D. in Art Dissertation, Ankara, 2008.Intertextual relationships are, in general, wide range of analysis areas in new creations that include concious and unconcious influences of former work of art. Despite the fact that a work being influenced by another work or carrying parts of a former work dates back to history, especially after the first half of the twentieth century and first in literature area, it has been realised that this reality brings a new point of view to analysis, critism and comment on art works and develop hypothesis related to the subject.It has been observed that the intertextuality is being used more common also in the children?s picture books that reached their modern structure, especially by the second half of the twentieth century. But these implementations could be realised not only in the texts of the picture books but also in the illustrations. In this study, the applications of the imitation, quotation and parody included in the intertextual methods realised in the book illustrations, are studied using samples, under the interpictural relationships headline.In the first part of the study, the structure of the picture books that are getting more complicated and becoming open to such applications are being emphasised. In the second part, the applications in the children?s books based on interpictural relationships are being examined using examples. In the third part of the study, the production stages of a children book based on interpicturality edited with an original content for this study are presented in detail.As a result of the researches and application studies, interpicturality is observed to hold a sophisticated and joyous preperation and perception process both by the creator and the reader. The links of the creator with his former works, his knowledge and experience on former works are closely related. How detailed or undetailed these links will be presented to the reader is determined by the desired effect on the reader by the creator. The creator has placed the pieces of the former works in its new editing, according to the effect he wants to create on the reader and drew off the stage to let the reader discover these pieces. The realisation of the reader of the links with the former works by the creator, the discovery of the former piece or pieces in the new whole, the context of these pieces and to give a meaning to the relationship with the new pieces inside, totally depend on the reader?s personal knowledge and skills.Key Words Intertextuality, Interpicturality, Intervisuality, Children?s Picture Book, Illustration, Modernism, Graphic Design, Quotation, Imitation, Parody.
|
MELDA ÖNCÜ
|
254870
|
Hacettepe Üniversitesi
|
Grafik Ana Sanat Dalı
|
2008
|
Türkçe
|
Sanatta Yeterlik
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdgN9WxqsXIZFbLM6YRKUpsHfCVFUlgNKD1OiVK9Qopax
|
./data/pdfs/254870.pdf
| 31,497,672
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:21.201796
|
2025-06-05T23:55:16.655041
|
2025-06-07T10:20:40.639661
|
2025-06-07T15:29:10.323482
|
## ÖZGEÇMİŞ
## Kişisel Bilgiler
: Melda ÖNCÜ Adı Soyadı : Adana / 1977 Doğum Yeri ve Tarihi
## Eğitim Durumu
| Lisans Oğrenimi | : 1997-2001, Çukurova Uni. Eğitim Fakültesi, |
|------------------------|---------------------------------------------------------------------|
| | Resim-Iş Oğretmenliği |
| | Yüksek Lisans Oğrenimi - : 2002-2004, Hacettepe Uni. Sos. Bil. Ens. |
| | Grafik Anasanat Dalı |
| Bildiği Yabancı Diller | : Almanca, Ingilizce |
| Bilimsel Faaliyetleri | : Mart 2008 Baskı Teknolojilerindeki |
| | Gelişmelerin Resimli Çocuk Kitaplarının |
| | Gelişimine Etkisi (Makale), Sanat ve Tasarım |
Dergisi, sayı 1 2004, Resimli Kitaplarda Resimleme ve Metnin Anlam Paylaşımı ve Bir Uygulama (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi)
## İş Deneyimi
| Stajlar | : Temmuz 2000, Lowe Lintas Reklamcılık, |
|--------------------|---------------------------------------------|
| | Istanbul |
| | Ağustos, 1999, Grafika Lintas Reklamcılık, |
| | Istanbul |
| Projeler | - |
| Çalıştığı Kurumlar | : 2008, Gazi Uni. Güzel Sanatlar Fakültesi, |
| | Görsel Iletişim Tasarımı Bölümü, Oğretim |
| | Görevlisi |
|
|
658323
| 138
| 285
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9363638162612915,
"polygon": [
[
209,
1996
],
[
1517,
1996
],
[
1517,
341
],
[
209,
341
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8129706382751465,
"polygon": [
[
899,
164
],
[
900,
124
],
[
836,
123
],
[
835,
163
]
]
}
]
}
|
Madde bağımlılığı ile mücadelede inanç temelli yaklaşım / Faith-based approach in substance addiction recovery
|
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu, sağlık, sosyo-ekonomik ve güvenlik ile ilgili etkileri ile bireyleri, aileleri ve genel olarak toplumu etkilemektedir. Dünyada hâkim anlayış, bağımlılık sorununu da içine alan madde kullanım bozukluklarının bir hastalık olarak kabul edilmesi ve buna uygun tedavi ve bakım hizmetlerinin teşvik edilmesidir. Ancak madde bağımlılığı ile mücadelede tedavi hizmetlerine entegre veya bağımsız şekilde uygulanan alternatif yaklaşımlar da yaygındır. İnanç temelli programlar ve terapötik topluluklar bunların başında gelmektedir.
Bu çalışmada, bağımlılıkla mücadelede bir tedavi alternatifi olan inanç temelli yaklaşım ele alınmıştır. İnanç temelli yaklaşımın ne olduğu ve tarihsel gelişimi ortaya konarak Türkiye'de dini cemaatlerin madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarından örnekler uygulamalı olarak çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Bişri Hafi Derneği, Bağımsız Yaşam Derneği ve Hikmet Gönül Erleri Derneği'nin bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon çalışmaları incelenmiştir.
Sonuçlar, inanç temelli programların katılımcılarının çoğunlukla, uzun süreden beri bağımlılık düzeyinde madde kullanan ve ağır uyuşturucular olarak tanımlanan maddeleri kullanan kişilerden oluştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde programlara katılanların bağımlılıklarından kurtulmak için farklı tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olmuş kişiler oldukları bulgulardan elde edilmiştir. İnanç temelli programlarda maneviyatın yanında yakın ilgi ve gönüllülük ayırt edici tutum olarak ortaya çıkmıştır. Programların yatılı olması da riskli sosyal çevreden uzak durmak ve yoksunluk dönemini atlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Bağımlıların program ekibi ve diğer hastalar ile birlikte iyileşme çabalarına göndermede bulunan iyileşme ortaklığı ilkesi programların önemli bir özelliğidir. Katılımcıların riskli sosyal çevreden izolasyonu, yüksek motivasyon ve yeniden sosyalleşme fırsatları inanç temelli yaklaşımların güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. Kurumsallaşma sorunları, profesyonel çalışan eksikliği ve sağlık sistemine dahil olamamak da bu yaklaşımın zayıf yönleri olarak değerlendirilebilir. Sonuçlar bağımlılıkla mücadelede inanç temelli programların Türkiye'de uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir alternatif olduğunu ancak henüz çok yeni olan programların geliştirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Bağımlılık Tedavisi, İnanç Temelli Programlar, Terapötik Topluluklar
|
The problem of substance abuse and addiction affects individuals, families, and the society in general with its effects on health, socio-economic factors and safety. The dominant approach in the world is to recognize addiction and substance use disorders as a disease and to promote appropriate treatment and care services. However, alternative approaches that are integrated into treatment services or implemented independently are also common in combating addiction problems. Faith-based programs and therapeutic communities are the leading ones among these.
In this study, faith-based programs, which are a treatment alternative in substance addiction recovery, are examined. Firstly, the definition of a faith-based approach and its historical development have been expounded, and then examples from the activities of religious communities in Turkey against drug addiction have been studied practically. Within the scope of the research, the addiction recovery and rehabilitation activities of Bişri Hafi Association, Bağımsız Yaşam Association, and Hikmet Gönül Erleri Association have been investigated.
The findings of the study have revealed that the addicts that applied to the faith-based programs most were those who had had heavy and long-term substance use and who mostly had tried different treatment methods but failed. In faith-based programs, close attention and volunteering emerged as a distinctive feature in addition to spirituality. The residential program offers an important opportunity for the participants to stay away from the risky social environment and to overcome the abstinence period. The therapeutic alliance principle, which refers to the addicts' recovery efforts in collaboration with the program team and other patients, is an important feature of the programs. The isolation of the participants from the risky social environment, high motivation and opportunities for re-socialization stand out as the strengths of faith-based approaches. Institutionalization problems, lack of professional staff and not being included in the health system can also be considered as weaknesses of this approach. The findings of the study demonstrate that faith-based programs are a viable alternative that can be implemented and made widespread in Turkey, but they also show that that since these programs are just up the road, they need to be further developed and supported.
Keywords: Drug Addiction, Substance Addiction Recovery, Treatment, Faith-Based Programs, Therapeutic Communities
|
MUHAMMET ÇEVİK
|
658323
|
Fırat Üniversitesi
|
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Doktora
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs7FB25SV1WGX04yhqPGKR0Rc3aR5Y68WwjYmQ8mM4Lm8
|
./data/pdfs/658323.pdf
| 5,271,585
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:22.615264
|
2025-06-06T00:08:30.242637
|
2025-06-07T10:20:41.715943
|
2025-06-07T15:29:10.477320
|
Daha ağır maddeler kullanmaya başladıkça, bağımlılık düzeyi ilerledikçe sorunlar ortaya çıkmakta, madde kullanımına ilişkin tutum değişikliği ancak aile ve iş ilişkilerinin bozulması, sağlık sorunları, madde kullanımını sürdürecek parayı temin etmekte güçlük çekmeleri, suça karışmaları veya adli kovuşturmalara uğramaları gibi daha ciddi sorunların ortaya çıkması ile gerçekleşmektedir.
Görüşme yapılan madde bağımlılarının neredeyse hepsinin erken yaşta madde kullanmaya başlayan, çoklu ve ağır madde kullanımı olan ve uzun yıllar boyunca madde kullanmayı sürdüren kişiler olduğu görülmüştür. Aynı şekilde bu kişilerde madde kullanmaktan kaynaklanan sorunların süreç ilerledikçe ortaya çıktığı ve bu sorunların bir aşamadan sonra sürdürülemez bir hal aldığı anlatımlara yansımıştır. Katılımcılardan bazıları madde kullanımın yol açtığı sorunların büyüklüğünü vurgulamak için "dibi bulmak" ifadesini kullanmaktadır. Bu ifade madde kullanımının hayatlarını bütünüyle alt üst ettiği ve mevcut durumu sürdürmenin artık imkânsız olduğu bir duruma işaret etmektedir. Bağımlılığın bağımlı kişi ve ailesi için ne büyük sorun olduğunu tam anlayabilmek için "madde kullanımından dolayı ne tür sorunlar yaşadınız?" sorusuna verilen yanıtlardan bir kaçını vermek yararlı olacaktır.
"Dibi yaşamak değimiz, şey; örneğin ben bir ara torbacılık yapıyordum. 19 yaşında idim. Bir abi vardı 35 yaşında ve gelip bana "abi ne olur bana uyuşturucu ver" diye yalvarıyordu. Ya da bir gün parkta otururken, ayağa kalkıp insanların yanına gitmek istedim. Ayağa kalktım, tam adım atacaktım geri oturdum. Üyuşturucu harekete geçmeme izin vermedi ve ağlamaya başladım. İstediğim şeyleri yaptırmamaya başladı. Ailemle dışarı çıkmak istiyordum, çıkamıyordum. On yaşında kardeşim var, parka götürmek istiyordum ama hiçbir zaman yapamadım. İzin vermedi bana hiçbir zaman." (M.H.20.BAYDER)
"7 yıl kadar bonzai kullandım. 3 yılı düzenli kullanmakla 4 yıl da bırakıp yeniden başlamak şeklinde kararsızlıkla geçti. 4 defa komaya girdim. Kaç defa ambulans geldi, polis geldi evime." (S.A.27.BAYDER)
"Insanlarla diyalog kuramıyordum, zor konuşuyordum, her şeyden soğumuştum, tabiri caiz ise artık bitmiştim." (A.L.25.BAYDER)
"O madde (bonzai) insana hiçbir şey yaptırmıyor. Ne çalışmasına izin veriyor, ne başka bir şeye. Tamamen içip içip yatmak istiyorsun. Çalışmamın tek sebebi
|
|
259139
| 18
| 62
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9271404147148132,
"polygon": [
[
1425,
2168
],
[
1460,
337
],
[
200,
313
],
[
166,
2144
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.806272029876709,
"polygon": [
[
1413,
139
],
[
1413,
88
],
[
1357,
87
],
[
1356,
139
]
]
}
]
}
|
Endüstriyel bir kuruluş için fiber kablo ile CAT5 sisteminin uygulama yönüyle karşılaştırılması / Fiber cable with an industrial establishment for comparison with CAT5 system implementation aspects
|
Fiber, ışık kaynağından gelen sinyallerin (ışık) hedefteki kaynağa iletilmesidir. Bu ışık sinyaliyle modüle edilmiş bilgiler cam yüzey üzerinde taşınırlar.Fiber' i kaplayan kablolar ise ışığı taşıyan camın kırılmasına ve sinyal kaybına karşı bir koruma görevi üstlenirler.Fiber Optik Kablo, ortalama insanın saç teli kalınlığında üretilmiş kablolardır. Kırılma ve sinyal kayıplarına karşı çok iyi korunmuş ve yapılandırılmışlardır. Bilgi taşıyıcısı olarak ışığın kullanıldığı iletişim sistemleri, son zamanlarda oldukça ilgi görmektedir. Bu şekilde üretilmiş kabloların tercih edilmesinin en büyük sebebi, çevresel şartların ağır olduğu; nemli, rutubetli, elektriksel alan parazitlerinin yoğun olduğu yerlerden etkilenmemesi ve her zaman stabil bir bağlantı sunması ve veri iletiminin çok hızlı ve uzun mesafelere taşınabilir olmasıdır.
|
Fiber, the signal from the light source (light) is transmitted to the target resource. the informations that is modulated with this light signal are carried on the glass surface.Cables that cover the fiber also protects the glass which carries the light againist breakage and loss of signal.Fiber Optic cables are being manufactured in average thickness of human hair. They are very well protected and structured againist breakage and loss of signal. Communication systems in which the light is used as of information carrier are very popular taday. The reason to prefer these type of cables are; not being affected from places where humid electrical field interferences are intensive, always providing stable connection and being able to be carried to long distance with highspeed data transfer even in very hard environmental conditions.
|
SADEDDİN MAZI
|
259139
|
Sakarya Üniversitesi
|
Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
|
2010
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdo-Okolu3MC39LAbnA0solfx4IX1b1A0CnVz04leug0v
|
./data/pdfs/259139.pdf
| 3,328,663
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:26.392991
|
2025-06-06T00:16:06.595498
|
2025-06-07T10:20:41.730965
|
2025-06-07T15:29:10.575729
|
## 2.5. Uç Tür Fiber Optiğin Karşılaştırılması
## 2.5.1. Tek modlu kademe indisli fiber
Avantajları ;
- Minimum ayırma söz konusudur. Fiberde yayınım, yapan bütün ışınlar yaklaşık aynı yolu izledikleri için, kabloyu yaklaşık aynı sürede kat ederler. Dolayısıyla kabloya giren bir ışık darbesi, alma ucunda başlangıçtakıne çok yakın bir biçimde tekrar oluşturulabilir.
- Gönderilen darbeler alma ucunda yüksek bir doğrulukla tekrar oluşturulabildiği ıçın, öteki tür fiberlere oranla tek modlu kademe indisli fiberlerde daha geniş bant genişlikleri ve daha yüksek bilgi iletim hızlan mümkündür.
Dezavantajları ;
- Merkezi çekirdek çok küçük olduğu içın, ışığı kaynaktan bu tür fibere ve fiberden ışık dedektörüne bağlamak güçtür. Kaynak fiber açıklığı en küçük olan fiber türü budur.
- Yine küçük merkezi çekirdeği nedeniyle, ışığı tek modlu kademe indisli fibere bağlamak için lazer gibi oldukça yönlü bir ışık kaynağı gerekmektedir.
- Tek modlu kademe indisli fiberler pahalıdır ve imal edilmeleri zordur.
## 2.5.2. Çok modlu kademe indisli fiber
Avantajları ;
- Çok modlu kademe indisli fiberler ucuzdur ve imal edilmeleri kolaydır.
- İşığı çok modlu kademe indisli fiberlere ve bu fiberlerden ışık dedektörüne bağlamak kolaydır; bu fiberlerin nıspeten geniş kaynak fiber açıklıkları vardır.
Dezavantajları ;
— İşık ışınları fiberde çok farklı yollar izler; bu da yayınım süreleri arasında büyük farklılıklara neden olur. Bu nedenle, bu tür fiberler de ilerleyen ışınlar dağılarak yayılma eğilimi gösterirler. Dolayısıyla, çok modlu kademe indisli bir fiberde yayınım yapan bir ışık darbesi, öteki tür fiberlerde olduğundan daha fazla
|
|
624317
| 33
| 102
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9204110503196716,
"polygon": [
[
1490,
2129
],
[
1497,
215
],
[
247,
211
],
[
240,
2124
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8833808898925781,
"polygon": [
[
912,
2245
],
[
912,
2194
],
[
851,
2193
],
[
851,
2244
]
]
}
]
}
|
Sağlık sektöründe örgütsel iletişimin örgütsel bağlılık üzerine etkilerini belirlemeye yönelik bir araştırma / A research on the effects of organizational communication on the organizational commitment in healthcare sector
|
Günümüz sağlık çalışanlarında örgütsel iletişimin örgütsel bağlılığı üzerinde etkileri incelenmiş ve bu anlamda pozitif bir örgüt içi iletişimin, örgütsel bağlılığı sağlayan ve bu bağlılığı arttıran bir unsur olduğu görülmüştür. Bu bilgilerden yola çıkılarak yapılan bu çalışmada örgütsel iletişime bağlı olarak örgütsel bağlılık oluşumunun nasıl etkilendiği araştırılmıştır.
Çalışmamızın birinci bölümünde iletişim ve örgütsel iletişim kavramları, ikinci bölümde örgütsel bağlılık tanımları yerli ve yabancı kaynaklar kullanılarak açıklanmaya çalışılmış örgütsel iletişimin ve örgütsel bağlılık algılaması üzerindeki etkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise bu iki bölümdeki bilgilerin ışığında araştırma yapılmıştır.
Bu araştırma Sağlık alanında hizmet veren Özel Şişli Memorial Hastanesindeki sağlık çalışanlarından toplam 118 sağlık personeline (25 doktor, 55 hemşire, 21 sağlık memuru 17diğer) üzerinde örgütsel iletişimin örgütsel bağlılığa etkilerini araştırmaya yönelik anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anketimiz demografik sorular, örgütsel iletişim ölçeği, örgütsel bağlılık ölçeği soruları olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 Paket programında değerlendirilmiştir.
Çalışmamızın amacı, çalışanların aralarındaki iletişime bağlı olarak, örgütsel bağlılıklarının nasıl etkilendiğini incelemektir. Çalışmamızda elde edilen bulgular, örgütsel iletişimin olumlu işleyişinin bağlılık algılamasının etkilediğini ortaya koymaktadır. Son olarak yapılan çalışma sonucu değerlendirmiş ve bazı öneriler getirilmiştir. İstatistik Analiz sonuçlarına göre, çalışanların örgütsel iletişim ve örgütsel bağlılık bakımından fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırmada örgütsel iletişim arttıkça örgütsel bağlılık seviyesi de arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İletişim, örgütsel iletişim, örgütsel bağlılık
|
The effects of organizational communication on the organizational commitment of healthcare workers in contemporary societies have been examined, and it has been found that a positive communication within an organization is a factor which provides both the organizational commitment and the enhancement of it. Based on this finding, how the formation of organizational commitment is influenced by the organizational communication has been studied within the scope of this research.
The first part of the study focuses on the terms, communication and organizational communication. In the second part, the definitions of organizational commitment have been given by referring to resources both in Turkish and in other languages, and the effects of organizational communication on the perception of organizational commitment have been examined. The third part presents the research which has been conducted with respect to the information given in the first and second parts.
In this research, a survey on the effects of organizational communication on the organizational commitment was carried out with 118 healthcare professionals (consisting of 25 doctors, 55 nurses, 21 health staff) working for Private Şişli Memorial Hospital. The survey is comprised of three main parts; demographic questions, organizational communication scale, and organizational commitment scale questions. The obtained data was assessed using the SPSS 21.0 packet program.
The aim of our study is to examine the influence of the communication among employees on their organizational commitment. The data gathered in our study reveals that there is a positive relationship between the organizational communication and the perception of organizational commitment. Finally, the findings of the study have been evaluated and some suggestions have been made. According to the statistical analysis results, a difference has been found between the organizational communication of employees and their organizational commitment. Also, it is concluded in the study that as the organizational communication increases, the level of organizational commitment increases, too.
Key Words: Communication, organizational communication, organizational commitment
|
AYLA BEKTAŞOĞLU
|
624317
|
İstanbul Aydın Üniversitesi
|
Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı
|
2020
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Eb5EkakJlp3olBdo_wNEGTSpF41gSHoLxbEsNoV9bpEbPKU78WuQSqzLInlBkt2M
|
./data/pdfs/624317.pdf
| 3,481,892
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.992371
|
2025-06-06T00:13:12.971433
|
2025-06-07T10:20:42.057483
|
2025-06-07T15:29:10.727226
|
## 3.4 Orgütsel İletişimin Araç ve Yöntemleri
Kuçuk veya büyük örgütlerin örgütsel iletişimi belirli araçlar ile sağlanır. Kullanılan araçlar, sözlü, yazılı ve elektronik (e) olarak üçe ayrılır. Sözlü araçlar, işgörenlerin aralarında sözlü iletişim (konuşmak) şeklindeki her türlüsünü kapsar. Sözlü iletişim yüz yüze olabileceği gibi, iletişim araçları (telefon gibi) kullanılarak ta gerçekleşir. Ayrıca, toplantı, sunum, mesleki eğitim programları ve intibak programı sözlü iletişim araçlarına dâhildir. Bu tür iletişimde geri bildirim hemen gerçekleşir. Bu sayede kişilere sözlü ve beden dilini geniş kullanma olanağı tanıdığı için en etkili tarz olarak kabul edilmektedir (Can vd., 2015: 319).
Yazılı iletişim, örgüt bağlılarının aralarında yazılı belgeler yoluyla (kısa notlar, e posta, mektup, rapor gibi) sağladıkları iletişim biçimidir. Yazılı iletişimin diğer iletişim formlarına göre avantajı kayıt olanağı sağlaması ve gerçekleştirilen iletişimin sürekliliğini sağlamasıdır. Ancak, kişilerin beden dilini kullanmasına fırsat vermemesi sebebiyle bir dezavantajı da vardır. Bu dezavantajın en büyük riski ise iletilen mesajın muhatabı tarafından net ve doğru biçimde algılanıp algılanmadığının anlaşılmamasıdır (Can vd., 2015: 321-
## 322).
Görsel veya işitsel araçlar, radyo ve TV gibi yayın araçları, basılı materyaller (gazete ve dergi gibi), internet teknolojisi sayesinde yapılan telekonferans, eposta ve bazı dijital sosyal medya araçları ile sinema, sergi ve fuar gibi farklı kanallar yoluyla sağlanmaktadır (Sabuncuoğlu ve Gümüş, 2016: 134).
## 3.5 Orgütsel Iletişimin Kuramları
## 3.5.1 Alberg in Orgütsel İletişim Kuramı
Orgütte başarı olması için, örgütün içindeki bütün kademelerin bir uyum içinde faaliyette bulunmalarının önem derecesini belirtmiştır. Alberg iletişimin dört adet temel işlevi olduğunu söyler. Alberg bu dört iletişim fonksiyonun birleştirilmesi gerekliliğini savunmuştur.
Bunlar;
· İçeride ve dışarıda olan temel çalışmaları desteklemek,
|
|
521795
| 81
| 81
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.6420138478279114,
"polygon": [
[
1529,
1378
],
[
1545,
11
],
[
41,
-6
],
[
25,
1360
]
]
},
{
"class": "Tablo",
"confidence": 0.552751362323761,
"polygon": [
[
167,
1620
],
[
1471,
1618
],
[
1471,
1325
],
[
167,
1327
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.45881739258766174,
"polygon": [
[
1454,
1260
],
[
1455,
907
],
[
64,
902
],
[
63,
1255
]
]
},
{
"class": "Tablo",
"confidence": 0.36008501052856445,
"polygon": [
[
1156,
1555
],
[
1157,
1279
],
[
27,
1274
],
[
25,
1549
]
]
}
]
}
|
siRNA taşınımında kullanılmak üzere yıldız tipi polimerlerin sentezi ve karakterizasyonu / Synthesis and characterization of star shaped polymers to be used in siRNA delivery
|
siRNA temelli RNA interferans mekanizmasından faydalanılarak gen ifadelenmesinin baskılanması, spesifik genlerin temel işleyişlerini ortaya çıkarmada kullanılmakla birlikte buna ek olarak viral enfeksiyonlar, genetik, kardiyovasküler rahatsızlıklar ve kanser gibi hastalıklar üzerinde etkiye sahip bir gen tedavisi uygulamasıdır. Günümüzün en önemli ve ölümcül hastalıklarından olan kanser, her yıl on binlerce insanın hayatını tehdit etmekte ve bu rakamlar her geçen yıl artmaktadır. Kanser hastalığı ile mücadele için birçok geleneksel yöntem olması ile birlikte; bu yöntemlerin hastalar üzerinde olumsuz etkiler göstermesi, kanser tedavisi üzerine yoğunlaşan araştırmacıları yeni tedavi stratejileri geliştirmeye yöneltmektedir. Bu yan etkilerin başında günümüzde kullanılan geleneksel tedavi yöntemlerinin kanser hücreleri ile birlikte sağlıklı hücrelere de zarar vermesidir. Son yapılan çalışmalarda bu sorun üzerine yoğunlaşılmış ve kanser hücrelerini hedeflemeyi amaç edinen yöntemler geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yeni nesil kanser hücresi odaklı yöntemlerden birisi de siRNA tedavisidir. siRNA tedavisi yöntem olarak doğrudan sorunlu gene mRNA düzeyinde etki ederek potansiyel bir terapötik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte siRNA'nın terapötik olarak kullanımını zorlaştıran, sahip olduğu yükün etkisi ile hücre membranından geçememesi ve hücre içerisine etkin bir şekilde girememesi gibi sınırlamaları mevcuttur. Bunun yanı sıra siRNA'ların nükleazlar tarafından enzimatik degredasyona uğrama ihtimallerinin oluşu, yarı ömürlerinin oldukça kısa olmasına neden olur. Bunun gibi olumsuz etkileri bertaraf etmek adına siRNA taşınımı için uygun ve etkili bir taşıyıcı sistemin kullanımı gereksinimi oluşmaktadır. Bu noktada yıldız polimerler taşıyıcı sistem gereksinimini ortadan kaldırmak ve siRNA degredasyonunun önüne geçmek için etkili bir polimer olarak karşımıza çıkmaktadır. Gen yüklemedeki olağanüstü enkapsülasyon kapasiteleri, gen etkileşimi için elektriksel yüke sahip küre yapısı, fonksiyonellendirme için bol miktarda iç ve dış aktif gruplara sahip olması gibi özellikleri ile siRNA taşınımı için en etkili sistemin geliştirilmesine olanak sağlamaktadır.
Sunulan tez kapsamında, siRNA'lar ile etkileşecek olan yıldız polimerlerin sentezi, fonksiyonellendirilmesi ve karakterizasyonunun gerçekleştirilerek siRNA'lar için etkili bir taşıyıcı sistem geliştirilmesi hedeflenmiştir. Buradan yola çıkarak belirlenen hedefe ulaşmak için ilk olarak taşıyıcı sistem olan ATRP ile hazırlanan polietilen glikol (PEG) tabanlı, azot içeren çekirdeğe sahip yıldız polimerlerin sentezi gerçekleştirilmiştir. Sentezlenen yıldız polimerler çeşitli karakterizasyon teknikleri kullanılarak incelenmiş ve siRNA taşınımı için optimum değerleri veren yıldız tipi polimerik taşıyıcı sistemler elde edilmiştir.
Çalışmanın ikinci kısmında ise elde edilen katyonik özellik gösteren yıldız polimerlerin canlı hücreler üzerine sitotoksik etkileri ve larinks kanseri hücre hattı olan HEp-2 hücre hattı üzerinde de siRNA yüklenmiş katyonik partiküllerin gen susturma çalışmaları in vitro olarak gerçekleştirilmiş ve HEp-2 hücreleri üzerinde gen ifadelenmesi başarılı bir şekilde sağlanmıştır.
|
Utilizing the siRNA-based RNA interfering mechanism, suppression of gene expression, in addition to being used to elucidate the basic functioning of specific genes, is a gene therapy application that has an effect on diseases such as viral infections, genetics, cardiovascular diseases and cancer. Cancer is one of the most important and deadly diseases in the world and nowadays threatens thousands of people and these numbers are increasing every year. Although there are many traditional methods for fighting cancer disease, these methods have negative effects on the patients, and researchers who are focused on cancer treatment lead to the development of new treatment strategies. One of the side effects of traditional treatment methods is that destroy cancer cells as well as healthy cells. Recent studies have focused on this problem and developed methods aiming at targeting cancer cells. One of the new generation cancer cell-based methods developed is siRNA therapy. siRNA therapy directly acts as a potential therapeutic agent by acting directly on the problematic gene at mRNA level. However, siRNA has limitations such as it's ability to pass through the cell membrane and not to enter the cell effectively, which makes it difficult to use therapeutically. Moreover, the possibility of siRNA's undergoing enzymatic degradation by nuclease causes the half-life of siRNAs to be quite short. In order to avoid such adverse effects, there is a need to use an appropriate and effective carrier system for siRNA delivery. At this point, the star polymers are effective polymer to remove the need for carrier system and to prevent siRNA degradation. Development of the most efficient system for siRNA delivery with properties such as extraordinary encapsulation capacities for gene load, sphere structure with electrical charge for gene interaction and abundant internal and external active groups for functionalization.
Within the scope of the thesis, it is aimed to develop an effective carrier system for siRNAs by synthesizing, functionalizing and characterizing star polymers which will interact with siRNAs. From this point, to reach the determined target, synthesis of star polymers with polyethylene glycol based and nitrogen containing nucleus prepared with ATRP, which is the carrier system, was first carried out. Synthesized star polymers were studied using various characterization techniques and star- shaped polymeric carrier systems were obtained which gave optimum values for siRNA transport.
In the second part of the study, the cytotoxic effects of star polymers showing cationic properties on the living cells and gene silencing studies of siRNA loaded cationic particles on the HEp-2 cell line, which is a larynx cancer cell line, were performed in vitro and gene expression on HEp-2 cells was successful.
|
SERHAT ÖZTÜRK
|
521795
|
Hacettepe Üniversitesi
|
Kimya Ana Bilim Dalı
|
2018
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFdOhnXRT6Y_L-_29-uxnHVNvEbiyXa-ms4qL4XHEqJxN
|
./data/pdfs/521795.pdf
| 7,757,544
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.534267
|
2025-06-06T00:10:57.247035
|
2025-06-07T10:20:42.635486
|
2025-06-07T15:29:10.899162
|

## HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS/ĐOKTORA TEZ ÇALIŞMASI ORJİNALLİK RAPORU
## HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KİMYA ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI'NA
Tez Başlığı / Konusu: siRNA Taşınımında Kullanılmak Üzere Yıldız Tipi Polimerlerin Sentezi ve Karakterizasyonu
Yukarıda başlığı/konusu gösterilen tez çalışmamın a) Kapak sayfası, b) Giriş, c) Ana bölümler d) Sonuç kısımlarından oluşan toplam 63 sayfalık kısmına ilişkin, 28.70.k./2018 tarihinde şəhərindən tarafından Turnitin adlı intihal tespit programından aşağıda belirtilen filtrelemeler uygulanarak alınmış olan orijinallik raporuna göre, tezimin benzerlik oranı % 1 'dir.
Uygulanan filtrelemeler:
- Kaynakça hariç 1 -
- Alıntılar hariç/dâlîil 2-
- 3- 5 kelimeden daha az örtüşme içeren metin kısımları hariç
Hacettepe Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tez Çalışması Orjinallik Raporu Alınması Uygulama Esasları'nı inceledim ve bu Uygulama Esasları'nda belirtilen azamı benzerlik oranlarına göre tez çalışmamın herhangi bir intihal içermediğini; aksinin tespit edileceği muhtemel durumda doğabilecek her türlü hukuki sorumluluğu kabul ettiğimi ve yukarıda vermiş olduğum bilgilerin doğru olduğunu beyan ederim.
| Gereğini saygılarımla arz ederim | | | |
|----------------------------------|--|--|--|
|----------------------------------|--|--|--|
| Gereğini saygılarımla arz ederim. | | 28.06.2018 |
|-----------------------------------|-------------------------------------------------|---------------|
| Adı Soyadı: | SERHAT ÖZTÜRK | Tarih ve İmza |
| Oğrenci No: | N14321253 | |
| Anabilim Dalı: | KIMYA | |
| Programı: | KİMYA | |
| | Statüsü: 2 Y.Lisans 2 Doktora 2 Bütünleşik Dr. | |
| | | |
| DANIŞMAN ONAYI | UYGUNDUR. | |
| | Doç. Dr. LOKMAN UZUN<br>(Unvan, Ad Soyad, İmza) | |
|
|
534010
| 42
| 175
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9338768720626831,
"polygon": [
[
1494,
2094
],
[
1500,
264
],
[
283,
260
],
[
278,
2090
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.900111198425293,
"polygon": [
[
1508,
141
],
[
1509,
85
],
[
1447,
84
],
[
1446,
140
]
]
}
]
}
|
Yabancı dil olarak Türkçe ögretiminde televizyonda yayımlanan reklamların A2 seviyesinde dinleme ve yazma becerisine katkısı / Contribution of television advertisements to A2 level listening and writing skill in teaching Turkish as a foreign language
|
Bu çalışmanın amacı, televizyon reklamlarının Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde etkinliklerle beraber dil öğretim çalışmalarında ve kültürel öğelerin sunumunda nasıl kullanılabileceğini ortaya koymaktır.
Teknolojinin hızla ilerlemesi, birçok alanda hayatımızı da şekillendirmeye başlamıştır. Bu da iş, gezi ve eğitim gibi sektörlerde, farklı ülkelerle iletişim kurma ihtiyacı doğurmuştur. İletişimin en büyük anahtarı dildir. Öğrenilen her dil farklı bir kapı açmakta, açılan her kapı da insanoğlunun gelişimi için artı bir adım sayılmaktadır.
Dil öğrenme ve öğretme bir sektör haline gelmiş ve dünyanın her yerinde açılan özel ve devlet kurumlarına bağlı kurslar, yine devlete bağlı okullar, özel ya da devlet üniversitelerine bağlı enstitüler içerisinde dil öğretimi yapılmaktadır. Tüm bu kurumlar bünyesinde günümüze kadar geliştirilen yaklaşım ve yöntemler ışığında rehber ve yardımcı kitapların, her türlü malzemenin, sınıf içi ve dışı yapılan etkinliklerin ve öğreten eşliğinde yapılan birçok alıştırmanın gün be gün yeniden şekillendiği ve geliştirildiği gözlemlenmektedir. Bu noktada yabancı dil öğrenim ve öğretiminde konumuz olan teknolojik aletler ve bunların içerisinde de televizyon( medya) devreye girmektedir. Gelişen dünya koşullarında dil öğretiminde de teknolojinin kullanılması artık bir ihtiyaç olduğu fark edilmiştir. Bilgisayar, televizyon, radyo, gazete ve dergi gibi yerel ve uluslararası yayın yapan ve malzeme olarak kullanabileceğimiz tüm teknolojik unsurlar da sürekli kullanılmaktadır. Özgün metinler dediğimiz güncel ve yaratıcı noktaları içeren metinlere rahatlıkla ulaşabileceğimiz bu aletlerin birçok açıdan da öğrenene kolaylık sağlayacağı tahmin edilmektedir.
Çalışmanın birinci bölümünde, genel anlamda yabancı dil öğrenimi ve öğretimi, Avrupa Ortak Başvuru Metni ve günümüze kadar geliştirilen yaklaşım ve yöntemler ışığında Yabancılara Türkçe Öğretiminde kullanılabilecek yöntem ve yaklaşımlardan bahsedilmiştir.
İkinci üçüncü bölümde, dil öğreniminde malzemenin yeri ve kullanımı, konumuz olan televizyon( medya) reklamlarının kullanılma amacı ve yabancı dil öğretimine nasıl bir katkısı olabileceği açıklanmaya çalışılmıştır.
Dördüncü bölümde, Yeni Hitit Ders kitabında A2 seviyesi için verilen dil bilgisi kuralları ve kelime dağarcığı doğrultusunda, seçilen reklamlar, metinleriyle beraber verilmiş ve örnek etkinliklerle Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde nasıl kullanılabileceği konusuna değinilmeye çalışılmıştır.
Son bölümde ise çalışmamızın sonunda ulaşabildiğimiz bilgiler değerlendirilmiş ve bu bilgiler ışığında televizyon reklamlarının Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde nasıl kullanılabileceğine dair önerilerde bulunulmuştur.
Yapılan çalışmanın Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler: televizyon, reklam, dil öğretimi, Türkçe'nin öğretimi,
|
This study's goal is to set forth how presentation of cultural elements and studies for language teaching in Teaching Turkish as a Foreign Language may become by using television advertisements along with activities.
Rapidly developing technology is shaping our life in various areas. This bears a communication necessity with other countries in sectors like business, travel and education. The main key of communication is language. Each learnt languages open separate doors which are accounted as a positive step towards developments in human life.
Teaching and learning language has become an individual sector and language teaching is performed by courses in private or state agencies and in schools or institutions of state or private universities all around the world. In light of approaches and methods developed in all these institutions until today, guide and contributory books, any kind of material, activities inside or outside class and many practices with teacher are taking form and developing day by day. At this point, our subject technological instruments and television (media) step in language teaching and learning. On the condition of a developing world, using technology in teaching language has become a necessity. Technological elements such as computer, nationally and internationally broadcasting television, radio and magazines are perpetually used by people and thus can be used as materials. Through these materials, original texts including current and creative points are easily available and they help learners in many ways.
In first part of the study, learning and teaching foreign language in general, Common European Framework, developed approaches and methods until today and how these approaches and methods can be used in teaching Turkish to foreigners are all mentioned.
In second and third, place and application of material in learning language, aim of TV advertisements and how they can help foreign language teaching are tried to be explained.
In forth, selected advertisements are given with their texts through grammar rules and vocabulary in New Hittite Course Book for A2 level and it is tried to be mentioned how they, along with sample activities, can be used in Teaching Turkish as a Foreign Language.
At last, our received data at the end of the study is examined and suggestions are made for how TV advertisements can be used in Teaching Turkish as a Foreign Language.
Our study is believed to contribute to the field of Teaching Turkish as a Foreign Language.
Key Words: television, advertisement, language teaching, teaching Turkish
|
ÇİĞDEM ŞENOL
|
534010
|
Hacettepe Üniversitesi
|
Türkiyat Araştırmaları Ana Bilim Dalı
|
2018
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=as2oTjW5jfr9IKSvmCdJYg4PJ4eQvIsJF5aLXN0Q1_EOhpM3NrofH9_WF0Uid-wv
|
./data/pdfs/534010.pdf
| 7,339,534
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.561489
|
2025-06-06T00:12:47.526443
|
2025-06-07T10:20:44.308635
|
2025-06-07T15:29:11.300837
|
geçilirdi. Bu yaklaşım uzun yıllar öğretim yöntemleriyle beraber neredeyse günümüze kadar kullanılmıştır (Güneş,2011, s. 126).
## 2.4.1.1.6. Kültür Yaklaşımı
1920-1960 yılları arasında aktif olarak kullanılan bu yaklaşım ''Öğrenim ancak kültürle olur'' düşüncesi üzerinden ilerler ve öğretimi kültür öğeleri ile bağdaştırarak yapar. Dil kültür aktarıcısı olarak görülmüş ve dilbilgisi ve kelime öğretiminden çok metin üzerinden öğretim yapılmıştır. Metinler gezi, roman gibi türlerden seçilerek edebiyat, tarih ve coğrafya konularıyla verilirdi. Romanın ya da yazının tamamından ziyada kültür öğeleri taşıyan parçaları ele alınarak öğretim yapılırdı. Dilbilgisi kuralları ve kelimeler bu metin üzerinden verilirdi (Güneş,2011, s. 126).
2.4.1.2. Davranışçı Yaklaşım ve Yöntemler
2.4.1.2.1. Işitsel-sözel Yöntem
Bu yöntem 1940- 50li yıllarda kolej öğrencilerinin yabancı dil öğrenmeleri için Fries ve Lado tarafından Michigan yöntemi ve Ordu yöntemi benzeri bir yöntem olarak geliştirilmiştir. Amerikalılar, bu yöntemi İkinci Dünya savaşından sonra üs kurdukları ülkelerin dillerini öğrenmek için geliştirmiş ve kullanmışlardır. Bunun için Michigan Universitesi yardımı ile ASTP (Army Specialized Training Programme) denen yöntemle dil öğretimi yapmışlardır. Bu yöntemin öncüleri yapısalcı dilbilimcilerden Bloomfield, Brooks, ve Lado dil öğreniminin ilk önce dinleme ile başladığını ve diğer becerilerin daha sonra kazanılabileceğini savunmuşlardır. Bu yönde geliştirilen yöntem, önce temel cümleler öğretilmeli sonra benzer tümceler geliştirilmeli demektedir. Bunu duyarak ezberlenen cümlelerle yaptırmaktadır. Bunun da çocukların anadıllerini öğrendikleri şekil olduğunu ve daha kalıcı olacağını savunmaktadırlar. Bundan dolayı sınıf içi çalışmalarda tekrarla ezberlemek ve benzer cümle kurmak önemlidir. Bu yönteme yapısalcılar kadar Skinner başta olmak üzere davranışçı psikologların da etkisi vardır. Skinner, etki tepki bağının kurulması için pekiştireç verilmesi gerektiğini, sürekli pekiştireç vermek ve yine edimsel koşullandırma göre taklit ve ezber öğrenmeyi kolaylaştıracağını söyler (Demirel, 2003 ve Güneş, 2011, s. 130).
|
|
407668
| 46
| 150
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9193782210350037,
"polygon": [
[
1474,
1845
],
[
1478,
189
],
[
285,
186
],
[
281,
1842
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9192593097686768,
"polygon": [
[
911,
2206
],
[
912,
2160
],
[
855,
2159
],
[
855,
2205
]
]
},
{
"class": "Footer",
"confidence": 0.6923838257789612,
"polygon": [
[
1455,
2143
],
[
1455,
1899
],
[
309,
1898
],
[
308,
2142
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.5222191214561462,
"polygon": [
[
250,
1856
],
[
1430,
1856
],
[
1430,
1531
],
[
250,
1531
]
]
}
]
}
|
Türk Hukukunda mülkiyet hakkı açısından acele kamulaştırma / Urgent expropriation in terms of property right in Turkish Law
|
İdarenin kamu amacını gerçekleştirmek amacıyla yürüttüğü faaliyetler esnasında ihtiyaç duyduğu taşınmaz malları edinmesinin olağan yolu kamulaştırmadır. Kamulaştırma, geçmişten günümüze tüm siyasal tartışmaların odağında yer alan ve insan hakları metinlerinin çoğunda da temel haklar arasında yer alan mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğundan, çalışmamızda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin mülkiyet hakkı ve kamulaştırmaya bakış açısı ile kamulaştırmanın mülkiyet hakkını ihlal ettiğine dair kararları ve kamulaştırmanın anayasal mülkiyet hakkına uygunluğunu sağlayan koşullar geniş yer bulmuştur.
İdarece ihtiyaç duyulan taşınmazın bir an önce elde edilmesi gereği, olağan usulün dışında olağanüstü bir usulün, acele kamulaştırmanın uygulanmasını zorunlu kılmakta ve kamu yararı gereği, olağan kamulaştırmanın idari aşamasındaki işlemler tamamlanmaksızın kanunda belirtilen usul ve şekilde taşınmaza el konulmaktadır. İstisnai ve özel bir kamulaştırma şekli olan acele kamulaştırmanın uygulama alanı, koşulları ve unsurlarının da incelenmesinin ardından, acele kamulaştırma kararı vermeye yetkili olan Bakanlar Kurulunun, bu yetkilerini kullanırken sahip olduğu geniş takdir yetkisinin denetlenmesinin gerekmesi nedeniyle, aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilecek hallerin yargısal denetimi ve acele kamulaştırma nedeniyle İdarece ve taşınmaz hak sahibince adli yargıda açılabilecek dava çeşitleri ele alınmıştır.
Anahtar Kelimeler: Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkı, Acele Kamulaştırma
|
The ordinary way of obtaining immovable properties to be required during activities carried out in order to reach a public aim by administration is expropriation. Because expropriation leads to violation of property right which takes part at the centre of all political discussions and among the fundamental rights in most of human rights texts, perspective of Constitutional Court and European Court of Human Rights to property right and expropriation, their decisions regarding violation of property right by expropriation and conditions ensuring the conformity of expropriation with constitutional property right receive widespread attention in our study.
Necessity of real estate to be forthwith obtained requires implementation of urgent expropriation, an extraordinary procedure out of ordinary procedure, and real estate is expropriated in accordance with determined procedure and method for public interest without completing the procedures in administrative stage of ordinary expropriation. After implementation area, conditions and elements of urgent expropriation which is an exceptional and special type of expropriation are examined, since broad discretionary power of Council of Ministers which is entitled to make decision of urgent expropriation is required to be checked, judicial review of situations whose urgency is determined by Council of Ministers and types of case which can be opened due to urgent expropriation in judicial justice by administration or immovable right owner are discussed.
Keywords: Expropriation, Property Right, Urgent Expropriation
|
GÜLDEN SAĞLAM
|
407668
|
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
|
Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
|
2015
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=X-M9ZoIuIoNTj2P7iY13hREPzwXxXG9LfmHFxYxzJrErNcaYjyjO9mEgNTnn4teZ
|
./data/pdfs/407668.pdf
| 2,759,717
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.934892
|
2025-06-06T00:13:12.347044
|
2025-06-07T10:20:44.314218
|
2025-06-07T15:29:11.536271
|
anlayışı değil, çağdaş hürriyetçi demokrasilerin genel ve evrensel niteliklerini ifade ettiği görüşündedir123 ki bizim de katıldığımız görüş budur.
Kamulaştırma sonucunda gerçek karşılığın ödenmesi halinde Anayasa Mahkemesi, hakların dengelenmesi açısından demokratik hukuk devletinin gereğinin yerine getirildiğini düşünmektedir.126
Sonuç olarak; kamulaştırma, malikin kamu yararı nedeniyle el konulan taşınmazının gerçek karşılığını almasıyla sonuçlanan bir işlem olduğundan, ölçülülük ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.14/
Demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ilkesi Avrupa Insan Hakları Sözleşmesi metninde yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ekonomik politikaların yürütülmesine ilişkin konularda; kamu yararı amacıyla sınırlamalarda devletlere geniş bir takdir alanı tanımakta, ancak sınırlamanın sınırlandırılan hakla orantılı şekilde sonuç verip vermediğini, "zorlayıcı sosyal ihtiyaç" şeklinde nitelemenin mümkün olup olmadığını incelemekte, sonrasında bu ihtiyacın ölçülü şekilde uygulanıp uygulanmadığını denetlemektedir.128
Demokratik toplum düzeninin gerekleri, öncelikle kamulaştırma işleminin idari ve adlı aşamalarının Avrupa ülkelerindeki bireysel haklar temelindeki hukuksal ilkelere uygun şekilde düzenlenmesini garantiye almaktadır. Ayrıca, kamulaştırma bedelinin Avrupa ülkelerinde kabul edilen standartlara uygun şekilde tespiti de demokratik toplum düzeninin gerekleri kapsamında değerlendirilmelidir. 129
## 1.2.2.2.4. Kamulaştırmanın Mülkiyet Hakkına Uygunluğunu Sağlayan Koşul Olarak Kanunilik İlkesi
Dayanağını Anayasanın 46 ncı maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'ndan alan kamulaştırma işlemi, kanuna dayanan bir idari işlemdir. Zaten idarenin kanuniliği ilkesi gereği idarenin iş ve işlemlerinin kanuna aykırı olmaması gerekmektedir. 130 Y ani idareler kamulaştırma yaparken Anayasanın 46 ncı maddesi
126 Anayasa Mahkemesi E. 1976/38 K. 1976/46 T. 12.10.1976 Palmiye İçtihat Programı
128 Zühtü Arslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Demokratik Toplum Kavramı, Ankara: TODAİE İnsan Hakları Araştırma ve Derleme Merkezi Yay., 2000, s. 197
<sup>145</sup>Özbudun, Türk Anayasa Hukuku,s. 106
<sup>127</sup>Özel, Mülkiyet, Kamulaştırma ve Gerçek Karşılık Hakkı,S. 146
<sup>129</sup> Özel,Mülkiyet, Kamulaştırma ve Gerçek Karşılık Hakkı, s. 147
<sup>130</sup> Günday, İdare Hukuku, s. 41-42
|
|
445980
| 169
| 295
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9487993121147156,
"polygon": [
[
1513,
2099
],
[
1517,
295
],
[
281,
292
],
[
277,
2096
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8771859407424927,
"polygon": [
[
938,
2206
],
[
938,
2159
],
[
869,
2158
],
[
868,
2205
]
]
}
]
}
|
Cumhuriyet Halk Partisi'nin din politikaları ve kendi tabanının bunlara bakışı (İstanbul örneği) / The religion politics of Republican People's Party and their perspectives of its electoral base (Istanbul case)
|
Modern demokrasinin katalizörü olan siyasal partiler, toplumsal talepleri parlamentoya taşıyan temsili demokratik sistemin araçlarıdır. Hiç şüphesiz, Türk siyasal hayatının yapı taşlarından birisi, Cumhuriyet ile yaşıt bir siyasal kuruluş olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'dir. CHP kuruluşu, benimsemiş olduğu siyasi hedefleri, örgütleniş biçimi bakımından oldukça farklı niteliklere sahiptir.Türk siyasetinin en gerilimli alanlarından birisi, din ve devlet ilişkileri veya din politikalarıdır. Bu çalışmada Atatürk Döneminden günümüze kadar CHP'nin Din politikalarının değerlendirilmesinin yanı sıra, tabanın bu politikalara bakışı da ortaya konulacaktır.
|
Political parties which is the catalyzator of modern democracy is a tools of system of representative democracy that tranports social request to the parliament. Repuplican People's Party (CHP) which is a political organisation with the same age with Turkish Republic itselfs, is one of the fundamental main pillars of Turkish political lifes. CHP has a quite differnt qualities in terms of organizational form and political targets in establishment. In my study ı will use descriptive method and questionnary study.The religion-state relations are one of the controversial fields of Turkish politics. In conclusion, in my study, I will show the religion and laicism approch of the Republican People's Party.
|
RAMAZAN AKKIR
|
445980
|
Sakarya Üniversitesi
|
Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
|
2016
|
Türkçe
|
Doktora
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrGJW3NihpzCh3MruBbc8zTa9o7S23XiEkg5QTi90Nq-l
|
./data/pdfs/445980.pdf
| 1,732,521
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:21.693800
|
2025-06-06T00:03:12.228197
|
2025-06-07T10:20:46.119499
|
2025-06-07T15:29:12.767151
|
dinlesin" sözleri ezan konusundaki rahatsızlığın bir göstergesidir. Ayrıca ezan tartışmasının tarihsel bir yönü de bulunmaktadır. Bu tavır da bizim tezimizle aynı minval üzeredir.
Araştırmaya katılanların çınsıyetine göre Ezanın Türkçeden Arapçaya döndürülmesi, din özgürlüğüdür önermesine verdikleri cevaplar incelendiğinde; erkeklerin % 16,5 kesinlikle katılmıyorum, % 20,5 katılmıyorum, % 31,5 ne katılmıyorum ne de katılıyorum, % 28 katılıyorum ve % 3,5 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri, kadınların ise % 10 kesinlikle katılmıyorum, % 27,4 katılmıyorum, % 21,4 ne katılmıyorum ne de katılıyorum, % 32,7 katılıyorum ve % 8,5 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri gözlemlenmiştır. Ezanın Türkçeden Arapçaya döndürülmesi, dın özgürlüğüdür ifadesine katılan CHP seçmeni içerisinde kadınların oranı yüksektir. Bu bağlamda kadınların eğilimi, ezanın Türkçeden Arapçaya çevrilmesinin din özgürlüğü olduğu yönündedir.
Araştırmaya katılanların eğitim durumlarına göre Ezanın Türkçeden Arapçaya döndürülmesi, din özgürlüğüdür sorusuna verdikleri cevaplar incelendiğinde; okuryazarların % 14,3 kesinlikle katılmıyorum, % 42,9 katılmıyorum, % 42,9 ne
katılmıyorum ne de katılıyorum % 0 katılıyorum ve % 0 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri;
llkokul mezunlarının % 3,8 kesinlikle katılmıyorum, % 30,8 katılmıyorum, % 28,8 ne katılmıyorum ne de katılıyorum % 26,9 katılıyorum ve % 9,6 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri; ilköğretim mezunlarının % 16,4 kesinlikle katılmıyorum, % 27,3 katılmıyorum, % 23,6 ne katılmıyorum ne de katılıyorum % 32,7 katılıyorum ve % 0 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri;
Lise mezunlarının % 14,3 kesinlikle katılmıyorum, % 20,7 katılmıyorum, % 25,7 ne katılmıyorum ne de katılıyorum % 32,1 katılıyorum ve % 7,1 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri; ön lisans mezunlarının % 6,5 kesinlikle katılmıyorum, % 41,9 katılmıyorum, % 16,1 ne katılmıyorum ne de katılıyorum % 35,5 katılıyorum ve % 0 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri;
Universite mezunlarının % 16,8 kesinlikle katılmıyorum, % 16,8 katılmıyorum, % 29,2 ne katılmıyorum ne de katılıyorum % 30,1 katılıyorum ve % 7,1 kesinlikle katılıyorum
|
|
523714
| 53
| 119
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9246099591255188,
"polygon": [
[
295,
1928
],
[
1477,
1928
],
[
1477,
1571
],
[
295,
1572
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9186968207359314,
"polygon": [
[
1461,
773
],
[
1463,
190
],
[
278,
186
],
[
276,
769
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8856432437896729,
"polygon": [
[
910,
2141
],
[
912,
2085
],
[
849,
2084
],
[
848,
2140
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8087709546089172,
"polygon": [
[
389,
1547
],
[
910,
1546
],
[
909,
1490
],
[
389,
1491
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.5185467004776001,
"polygon": [
[
1198,
1472
],
[
1202,
804
],
[
309,
798
],
[
305,
1466
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.5012360215187073,
"polygon": [
[
863,
1483
],
[
871,
788
],
[
317,
781
],
[
309,
1477
]
]
}
]
}
|
5. sınıf matematik dersinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi: Bir durum çalışması / Teaching 5th grade mathematics course in a blended learning environment: A case study
|
Teknolojik gelişmeler günümüzde eğitim-öğretim ortamlarında kendini göstermekte ve özellikle zor bir ders olarak kabul edilen matematik derslerinde de bu gelişmelerden yararlanmanın yolları aranmaktadır. Bu araştırmada 5.sınıf matematik dersinin konusu olan kesir, ondalık gösterim ve yüzdeler ünitesinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi süreci incelenmiştir. Çalışma 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul'da bir özel öğretim kurumunun ortaokul 5.sınıfında okuyan 89 öğrenci ile "Kesir, Ondalık Gösterim ve Yüzdeler" ünitesinde gerçekleştirilmiştir.
Araştırma bir durum çalışması olarak tasarlanmış ve karma yöntemle veriler toplanmıştır. Öğrencilerin matematik dersine karşı tutumları, öz düzenleyici öğrenme becerileri ve teknoloji yeterlilikleri ile akademik başarı durumlarından nicel veriler elde edilmiştir. Öğretmen ve öğrencilerin öğrenme materyali, öğrenme ortamı ve yaşanan süreç ile ilgili görüşlerinden ise nitel veriler elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Çoklu Değerlendirme Ölçeği", akademik başarı sınavı, öğrenci günlüğü ve öğretmen gözlem formları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi SPSS programında bağımlı örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ortalama, standart sapma ve yüzde değerlerinin hesaplanmasıyla, nitel verilerin analizi ise içerik analizi yöntemiyle yapılmıştır. Harmanlanmış öğrenme ortamının yüz yüze kısmı sınıf ortamında çevrimiçi kısmı ise Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi'nde gerçekleştirilmiştir.
Sekiz hafta süren araştırma sürecinde harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik derslerinde öğrencilerin akademik olarak başarı gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark göstermediği; harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik dersi hakkında öğrencilerin olumlu görüş bildirdiği ve bu durumun matematik dersine yönelik tutum ölçeği sonuçları ile de tutarlılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. Öğretmenin harmanlanmış öğrenme ortamındaki öğrenci davranışları ile ilgili görüşleri de öğrencilerin derse katılım, ilgi ve motivasyonlarının yüksek olduğunu göstermiştir.
|
Technological developments have penetrated into almost all of educational fields, and the ways of utilizing these developments are also being sought in mathematics courses which are considered as a particularly difficult subject. In this thesis study, the teaching process of fraction, decimal and percentage units of fifth grade math lesson in blended learning environment was examined. The study was performed with 89 students who were in the 5th grade private secondary school in Istanbul in 2017-2018 academic year.
The study was designed as a case study and data were collected by a mixed method. The quantitative data were obtained from four sources: students' attitudes towards mathematics lesson, and students' self-regulatory learning skills, technology competences and academic achievement. On the other hand, the qualitative data were collected from teachers' and students' views on learning material, learning environment and the encountered process. Face-to-face part of the blended learning environment were transferred into practice in the classroom environment, and the online part were performed in the Moodle Learning Management System. While the quantitative data were analyzed by descriptive methods, the dependent sample t-test, and one-way variance analysis (ANOVA), the qualitative data were analyzed by the content analysis method.
The implementation process in the blended learning environment took eight weeks. As a result, the difference between the mean scores of students' attitudes collected before and after the implementation were statistically significant. However, the difference between the mean scores of students' self-regulatory learning collected before and after the implementation were not statistically significant difference. The students reported positive opinions about the mathematics lessons taught in the blended learning environment and that this situation was consistent with the attitude scale results. The views of the teacher about student behaviors in the blended learning environment also showed that students had a high level of participation, interest and motivation.
|
AYFER DÜRNEL
|
523714
|
Bahçeşehir Üniversitesi
|
Eğitim Teknolojileri Ana Bilim Dalı
|
2018
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFZWEuN0mXMuGC2y4I5CA2Iw0-7RddBu6vz9AXjS_M0Lj
|
./data/pdfs/523714.pdf
| 4,134,814
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.375325
|
2025-06-06T00:10:58.158954
|
2025-06-07T10:20:46.120795
|
2025-06-07T15:29:13.027368
|
öğrenmelerine katkı sağlaması için bireysel ve grup etkinlikleri tasarlanmıştır. Hazırlanan haftalık ders planlarına göre çevrimiçi ortamda öğrencilere verilecek görevler araştırmacı tarafından Moodle'a yüklenmiştir.
Oğrencilerin görevleri takip etmelerini kolaylaştırmak amacıyla etkinliklere numara verilmiştir. Etkinlikler seçilirken öğrencilerin ilgi ve motivasyonlarını yüksek tutacak ve çevrimiçi ortamda geçirdikleri sürenin verimli olmasını sağlayacak çalışmalar olmasına dikkat edilmiştir. Araştırma süresince harmanlanmış öğrenme ortamının çevrimiçi kısmında Moodle'ın sunduğu anket, ödev, sınav, kaynak ve sayfa gibi etkinlik seçeneklerine yer verilmiştir. Moodle'da yer alan dersin sayfasındaki etkinliklerin görünümü Resim 2'te gösterilmektedir.

## Resim 2. Ders etkinlikleri görünümü
On öğrenmeleri desteklemek için konu anlatım sunu ve videoları, pekiştirme çalışmaları için interaktif oyunlar ve web 2.0 araçları ile hazırlanan değerlendirme çalışmaları kullanılmıştır. Bu çalışmalar hazırlanırken çeşitliliğe özen gösterilmiş ve öğrencilerin kolayca anlayabilecekleri tarzda olmasına dikkat edilmiştir. Moodle'da yer alan dersin sayfasındaki değerlendirme çalışmalarından bir örnek Resim 3'te gösterilmektedir.
37
|
|
658323
| 139
| 285
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9451203942298889,
"polygon": [
[
1508,
2052
],
[
1508,
255
],
[
204,
255
],
[
204,
2052
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.7774212956428528,
"polygon": [
[
899,
163
],
[
900,
125
],
[
837,
125
],
[
837,
163
]
]
}
]
}
|
Madde bağımlılığı ile mücadelede inanç temelli yaklaşım / Faith-based approach in substance addiction recovery
|
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu, sağlık, sosyo-ekonomik ve güvenlik ile ilgili etkileri ile bireyleri, aileleri ve genel olarak toplumu etkilemektedir. Dünyada hâkim anlayış, bağımlılık sorununu da içine alan madde kullanım bozukluklarının bir hastalık olarak kabul edilmesi ve buna uygun tedavi ve bakım hizmetlerinin teşvik edilmesidir. Ancak madde bağımlılığı ile mücadelede tedavi hizmetlerine entegre veya bağımsız şekilde uygulanan alternatif yaklaşımlar da yaygındır. İnanç temelli programlar ve terapötik topluluklar bunların başında gelmektedir.
Bu çalışmada, bağımlılıkla mücadelede bir tedavi alternatifi olan inanç temelli yaklaşım ele alınmıştır. İnanç temelli yaklaşımın ne olduğu ve tarihsel gelişimi ortaya konarak Türkiye'de dini cemaatlerin madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarından örnekler uygulamalı olarak çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Bişri Hafi Derneği, Bağımsız Yaşam Derneği ve Hikmet Gönül Erleri Derneği'nin bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon çalışmaları incelenmiştir.
Sonuçlar, inanç temelli programların katılımcılarının çoğunlukla, uzun süreden beri bağımlılık düzeyinde madde kullanan ve ağır uyuşturucular olarak tanımlanan maddeleri kullanan kişilerden oluştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde programlara katılanların bağımlılıklarından kurtulmak için farklı tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olmuş kişiler oldukları bulgulardan elde edilmiştir. İnanç temelli programlarda maneviyatın yanında yakın ilgi ve gönüllülük ayırt edici tutum olarak ortaya çıkmıştır. Programların yatılı olması da riskli sosyal çevreden uzak durmak ve yoksunluk dönemini atlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Bağımlıların program ekibi ve diğer hastalar ile birlikte iyileşme çabalarına göndermede bulunan iyileşme ortaklığı ilkesi programların önemli bir özelliğidir. Katılımcıların riskli sosyal çevreden izolasyonu, yüksek motivasyon ve yeniden sosyalleşme fırsatları inanç temelli yaklaşımların güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. Kurumsallaşma sorunları, profesyonel çalışan eksikliği ve sağlık sistemine dahil olamamak da bu yaklaşımın zayıf yönleri olarak değerlendirilebilir. Sonuçlar bağımlılıkla mücadelede inanç temelli programların Türkiye'de uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir alternatif olduğunu ancak henüz çok yeni olan programların geliştirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Bağımlılık Tedavisi, İnanç Temelli Programlar, Terapötik Topluluklar
|
The problem of substance abuse and addiction affects individuals, families, and the society in general with its effects on health, socio-economic factors and safety. The dominant approach in the world is to recognize addiction and substance use disorders as a disease and to promote appropriate treatment and care services. However, alternative approaches that are integrated into treatment services or implemented independently are also common in combating addiction problems. Faith-based programs and therapeutic communities are the leading ones among these.
In this study, faith-based programs, which are a treatment alternative in substance addiction recovery, are examined. Firstly, the definition of a faith-based approach and its historical development have been expounded, and then examples from the activities of religious communities in Turkey against drug addiction have been studied practically. Within the scope of the research, the addiction recovery and rehabilitation activities of Bişri Hafi Association, Bağımsız Yaşam Association, and Hikmet Gönül Erleri Association have been investigated.
The findings of the study have revealed that the addicts that applied to the faith-based programs most were those who had had heavy and long-term substance use and who mostly had tried different treatment methods but failed. In faith-based programs, close attention and volunteering emerged as a distinctive feature in addition to spirituality. The residential program offers an important opportunity for the participants to stay away from the risky social environment and to overcome the abstinence period. The therapeutic alliance principle, which refers to the addicts' recovery efforts in collaboration with the program team and other patients, is an important feature of the programs. The isolation of the participants from the risky social environment, high motivation and opportunities for re-socialization stand out as the strengths of faith-based approaches. Institutionalization problems, lack of professional staff and not being included in the health system can also be considered as weaknesses of this approach. The findings of the study demonstrate that faith-based programs are a viable alternative that can be implemented and made widespread in Turkey, but they also show that that since these programs are just up the road, they need to be further developed and supported.
Keywords: Drug Addiction, Substance Addiction Recovery, Treatment, Faith-Based Programs, Therapeutic Communities
|
MUHAMMET ÇEVİK
|
658323
|
Fırat Üniversitesi
|
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Doktora
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs7FB25SV1WGX04yhqPGKR0Rc3aR5Y68WwjYmQ8mM4Lm8
|
./data/pdfs/658323.pdf
| 5,271,585
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:22.615264
|
2025-06-06T00:08:30.242637
|
2025-06-07T10:20:46.468664
|
2025-06-07T15:29:13.189229
|
maddeyi içebilmekti. Kazanayım içeyim kazanayın. Hep içmek için kazandım, kazandığını da maddeye yatırdım. Son iki üç sene boyunca bilfül bonzai içtim. Sabahtan akşama kadar içiyordum, gecenin bir yarısı birden uyanıp madde arıyorlum. Bonzai'nin öyle bir özelliği var. Uyuduğumuzu sanıyormuşuz ama uyumuyormuşuz. Madenin etkisi altında baygın geçiriyormuşuz. Artık kendi kişiliğimi, saygınlığımı kaybetmeye başladım." (E.G.27.BAYDER)
İfadeler madde kullanımının sonuçları hakkında genel bir fikir vermektedir. Suça karışmak, saygınlığını yitirmek, hareket kabiliyetlerinde azalma, aile ilişkilerinde ve sosyal ilişkilerde bozulma, komaya girme derecesinde sağlık sorunları, anlam ve amaç kaybı, madde kullanmanın hayatın tek amacı haline gelmesi, halüsinasyonlar ve çalışma boyunca farklı yerlerde işaret edilen daha birçok sosyal ve psikolojik problem madde kullanımının negatif sonuçları olarak ortaya çıkmaktadır. Bütün bu negatıf durumlar belli bir aşamadan sonra değişimi zorunlu kılmaktadır.
Motivasyonel geliştirme stratejileri, değişim için gerekli motivasyon düzeyinin eksik olduğunu ve değişimi teşvik etmek ve sürdürmek için bunun yükseltilmesi gerektiğini varsaymaktadır. Değişim motivasyonu yoksa, geliştirme stratejilerine göre, klinisyenlerin tedavi sürecinde motivasyonu şekillendirmesi ve beslemesi gerekir (Shaffer ve Simoneau, 2001). Bu strateji, kişiyi madde kullanımının daha erken aşamalarında değişime ikna etmeyi ve madde kullanımından kaynaklanan zararları büyümeden önlemeyi hedeflemektedir. Ancak yukarıda gördüğümüz gibi çalışmanın örneklemini oluşturan kişilerin bu konuda pek şanslı oldukları söylenemez. Çünkü birçoğunun, madde kullanım alışkanlıklarının verdiği zararları tecrübe ederek öğrenmiş oldukları ve değişim motivasyonunun çoğunlukla çaresizlikten, zorunluluktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bırakmaya yönelik kararlı düşünceler ve ciddi girişımler "dibi bulmak"tan sonra ortaya çıkmaktadır.
"Babam dört yıl kadar önce bıraktı. O, dip dediğimiz durumu yaşadı. Sokaklarda tek başına kaldı. Tam olarak neler yaşadığını bilmiyorum ama dibi yaşadı ve ondan sonra bıraktı. Ben de dibi yaşadım. Geceleri parkta, apartmanların merdiven altlarında, yıkık, harabe evlerde, inşaatlarda geçirirdim. Bunun üzerine ben, "yoruldum artık, bırakmak istiyorum, herkes yanlış da bir ben mi doğruyum" dedim. Buraya geldiğim zaman, üstüm başın yırtık, yüzüm kararmış, ellerim yara bere içinde
|
|
259139
| 19
| 62
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9343027472496033,
"polygon": [
[
1424,
2185
],
[
1450,
282
],
[
199,
265
],
[
173,
2169
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8871744871139526,
"polygon": [
[
1423,
141
],
[
1425,
87
],
[
1367,
85
],
[
1366,
139
]
]
}
]
}
|
Endüstriyel bir kuruluş için fiber kablo ile CAT5 sisteminin uygulama yönüyle karşılaştırılması / Fiber cable with an industrial establishment for comparison with CAT5 system implementation aspects
|
Fiber, ışık kaynağından gelen sinyallerin (ışık) hedefteki kaynağa iletilmesidir. Bu ışık sinyaliyle modüle edilmiş bilgiler cam yüzey üzerinde taşınırlar.Fiber' i kaplayan kablolar ise ışığı taşıyan camın kırılmasına ve sinyal kaybına karşı bir koruma görevi üstlenirler.Fiber Optik Kablo, ortalama insanın saç teli kalınlığında üretilmiş kablolardır. Kırılma ve sinyal kayıplarına karşı çok iyi korunmuş ve yapılandırılmışlardır. Bilgi taşıyıcısı olarak ışığın kullanıldığı iletişim sistemleri, son zamanlarda oldukça ilgi görmektedir. Bu şekilde üretilmiş kabloların tercih edilmesinin en büyük sebebi, çevresel şartların ağır olduğu; nemli, rutubetli, elektriksel alan parazitlerinin yoğun olduğu yerlerden etkilenmemesi ve her zaman stabil bir bağlantı sunması ve veri iletiminin çok hızlı ve uzun mesafelere taşınabilir olmasıdır.
|
Fiber, the signal from the light source (light) is transmitted to the target resource. the informations that is modulated with this light signal are carried on the glass surface.Cables that cover the fiber also protects the glass which carries the light againist breakage and loss of signal.Fiber Optic cables are being manufactured in average thickness of human hair. They are very well protected and structured againist breakage and loss of signal. Communication systems in which the light is used as of information carrier are very popular taday. The reason to prefer these type of cables are; not being affected from places where humid electrical field interferences are intensive, always providing stable connection and being able to be carried to long distance with highspeed data transfer even in very hard environmental conditions.
|
SADEDDİN MAZI
|
259139
|
Sakarya Üniversitesi
|
Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
|
2010
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdo-Okolu3MC39LAbnA0solfx4IX1b1A0CnVz04leug0v
|
./data/pdfs/259139.pdf
| 3,328,663
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:26.392991
|
2025-06-06T00:16:06.595498
|
2025-06-07T10:20:46.889870
|
2025-06-07T15:29:13.282275
|
bozulmaya uğrar.
- Bu tür kabloda bant genişliği ile bilgi aktarım hızı, öteki tür fiberlere oranla daha azdır.
## 2.5.3. Çok modlu derece indisli fiber
Temel olarak, bu tür fiberin çok önemli avantajları ya da dezavantajları yoktur. Çok modlu dereceli indisli fiberlerde ışığı kaynaktan fibere ve fiberden varış yerine bağlamak, tek modlu kademe indisli fiberlerden daha kolay, ancak çok modlu kademe indisli fiberlerden daha zordur. Çok sayıda yayınım yolu bulunmasının neden olduğu bozulma, tek modlu kademe indisli fiberlerden daha fazla, ancak çok modlu kademe indisli fiberlerden daha azdır. Dereceli indisli fiberlerin imalatı, tek modlu kademe indisli fiberlerden daha kolay, ancak çok modlu kademe indisli fiberlerden daha zordur. Çok modlu dereceli indisli fiberler, öteki fiber türlerine kıyasla bir ara fiber türü olarak değerlendirilir.
## 2.6. Optik Fiberlerin Kullanım Alanları
Optik haberleşme sistemleri, getirdikleri imkanlar ve sağladıkları avantajlar sayesinde, kısa sürede geniş kullanım alanı bulmuşlardır. (Bkz. Şekil 2.4) Bu sistemlerin halen kullanıldığı çeşitli alanlar aşağıda sıralanmıştır |8|.
- Zayıflamanın az, bant genişliğinin büyük ve kanal başına düşen maliyetlerin düşük olması nedeniyle uzun mesafeli, büyük kapasiteli haberleşme sistemlerinde,
- Yine aynı nedenlerden dolayı, orta mesafeli, düşük kapasiteli haberleşme sistemlerinde,
- Hem analog hem sayısal iletimine imkan vermesi, geniş bantlı servis imkanı sağlaması nedeniyle geniş şekilde şehiriçi jonksiyon şebekelerinde ve kısmen abone şebekelerinde,
- Yine düşük kayıp, yüksek hız nedeniyle bina içlerindeki haberleşme tesislerinde,
- Kapalı devre Televizyon sistemlerinde
- Data iletiminde,
- Elektronik cihazların birbiriyle irtibatlanmasında,
- Demiryolu elektrifikasyon ve sinyalizasyon uygulamalarında,
|
|
624317
| 34
| 102
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9157317876815796,
"polygon": [
[
1504,
2103
],
[
1512,
221
],
[
247,
216
],
[
240,
2098
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9051952362060547,
"polygon": [
[
914,
2245
],
[
914,
2194
],
[
852,
2194
],
[
852,
2245
]
]
}
]
}
|
Sağlık sektöründe örgütsel iletişimin örgütsel bağlılık üzerine etkilerini belirlemeye yönelik bir araştırma / A research on the effects of organizational communication on the organizational commitment in healthcare sector
|
Günümüz sağlık çalışanlarında örgütsel iletişimin örgütsel bağlılığı üzerinde etkileri incelenmiş ve bu anlamda pozitif bir örgüt içi iletişimin, örgütsel bağlılığı sağlayan ve bu bağlılığı arttıran bir unsur olduğu görülmüştür. Bu bilgilerden yola çıkılarak yapılan bu çalışmada örgütsel iletişime bağlı olarak örgütsel bağlılık oluşumunun nasıl etkilendiği araştırılmıştır.
Çalışmamızın birinci bölümünde iletişim ve örgütsel iletişim kavramları, ikinci bölümde örgütsel bağlılık tanımları yerli ve yabancı kaynaklar kullanılarak açıklanmaya çalışılmış örgütsel iletişimin ve örgütsel bağlılık algılaması üzerindeki etkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise bu iki bölümdeki bilgilerin ışığında araştırma yapılmıştır.
Bu araştırma Sağlık alanında hizmet veren Özel Şişli Memorial Hastanesindeki sağlık çalışanlarından toplam 118 sağlık personeline (25 doktor, 55 hemşire, 21 sağlık memuru 17diğer) üzerinde örgütsel iletişimin örgütsel bağlılığa etkilerini araştırmaya yönelik anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anketimiz demografik sorular, örgütsel iletişim ölçeği, örgütsel bağlılık ölçeği soruları olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 Paket programında değerlendirilmiştir.
Çalışmamızın amacı, çalışanların aralarındaki iletişime bağlı olarak, örgütsel bağlılıklarının nasıl etkilendiğini incelemektir. Çalışmamızda elde edilen bulgular, örgütsel iletişimin olumlu işleyişinin bağlılık algılamasının etkilediğini ortaya koymaktadır. Son olarak yapılan çalışma sonucu değerlendirmiş ve bazı öneriler getirilmiştir. İstatistik Analiz sonuçlarına göre, çalışanların örgütsel iletişim ve örgütsel bağlılık bakımından fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırmada örgütsel iletişim arttıkça örgütsel bağlılık seviyesi de arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İletişim, örgütsel iletişim, örgütsel bağlılık
|
The effects of organizational communication on the organizational commitment of healthcare workers in contemporary societies have been examined, and it has been found that a positive communication within an organization is a factor which provides both the organizational commitment and the enhancement of it. Based on this finding, how the formation of organizational commitment is influenced by the organizational communication has been studied within the scope of this research.
The first part of the study focuses on the terms, communication and organizational communication. In the second part, the definitions of organizational commitment have been given by referring to resources both in Turkish and in other languages, and the effects of organizational communication on the perception of organizational commitment have been examined. The third part presents the research which has been conducted with respect to the information given in the first and second parts.
In this research, a survey on the effects of organizational communication on the organizational commitment was carried out with 118 healthcare professionals (consisting of 25 doctors, 55 nurses, 21 health staff) working for Private Şişli Memorial Hospital. The survey is comprised of three main parts; demographic questions, organizational communication scale, and organizational commitment scale questions. The obtained data was assessed using the SPSS 21.0 packet program.
The aim of our study is to examine the influence of the communication among employees on their organizational commitment. The data gathered in our study reveals that there is a positive relationship between the organizational communication and the perception of organizational commitment. Finally, the findings of the study have been evaluated and some suggestions have been made. According to the statistical analysis results, a difference has been found between the organizational communication of employees and their organizational commitment. Also, it is concluded in the study that as the organizational communication increases, the level of organizational commitment increases, too.
Key Words: Communication, organizational communication, organizational commitment
|
AYLA BEKTAŞOĞLU
|
624317
|
İstanbul Aydın Üniversitesi
|
Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı
|
2020
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Eb5EkakJlp3olBdo_wNEGTSpF41gSHoLxbEsNoV9bpEbPKU78WuQSqzLInlBkt2M
|
./data/pdfs/624317.pdf
| 3,481,892
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.992371
|
2025-06-06T00:13:12.971433
|
2025-06-07T10:20:48.232428
|
2025-06-07T15:29:13.474201
|
- · Urün merkezli konumlandırmalar ve örgütleme (ikna),
- ·
- · Kişileri iyi bir örgüt vatandaşı olmaları için toplumsallaştırma.
Yazılan dört özellik örgütün iş görenleri bakımından örgütsel vatandaşlık davranışları olduğu ifade etmiştir ( Ertekin, İlgın, Ataman Yengin, 2018, s.300).
## 3.5.2 Joseph Cornelisse'nin Orgütsel Iletişim Kuramı
Joseph Comelisse nin Orgütsel Iletişim Kuramı Uzmanlaşma için verdiğimiz önemin amacı ile iletişimin birimlere ayrıldığı ve birimlerin birbirilerinden uzaklaştığını dağıldığını söylemiştir. Bununda iletişimin kademeleri içerisinde finansal uzmanlık aşamaları ile ilgili saha çatışmalarına neden olduğunu, bu sebepten iletişim çelişki içinde ve bölünmüş şekline gelmiş olmasına sebep olduğu fikrini sunmuştur. Pazarlama ve halkla ilişkiler 1980'li seneler ile başlayıp ve 1990'lı senelerde gelişimi devam ettiren en son trendlere göre bir araya gelmeli, birleştirici olmalı ve günümüzde örgütsel iletişim adı verilen çağdaş kavramın altında toplanmalıdır ( Ertekin, 2017, s.84).
## 3.5.3 Paul Argenti'nin Orgütsel Iletişim Kuramı
Paul A. Argenti finans, üretim ve pazarlamayı kurumsal iletişim ile aynı anlamda görmektedir. Kurumsal iletişimin fonksiyonlarının başlıklarını, "mesajı ulaştıracak kurum, iletişim araçlarını, kurumsal reklam çalışmaları, medya faalıyetleri, iç iletişim, devlet ilişkileri ve krizlerde olan iletişim şeklinde tanımlama yapmaktır." Argenti baktığı açıdan Van Riel'den değişik bir şekilde itibar yönetimi ve yönetim iletişimini içermektedir. Amerikan bakışı kurumsal iletişim konusuna daha finansal bakmakla birlikte, hızlı bir şekilde farklılaşan çevrede stratejik olarak iletişim kurmanın önemini vurgulamaktır ( Savaş, 2015,s.152).
## 3.5.4 Goodman'ın Orgütsel Iletişim Kuramı
Orgütün içeride ve dışarıda bulunan çevreleriyle bağ kurmalarının önemli araçlarından olan iletişim kavramı, idarecilerin yanı sıra yapının tabanında iş gorenlerin ve örgütün malı, insani ve teknik çalışmalarını etkileyen önemli unsurdur. Orgüt içerisinde iletişim en başta yönetim kademesinde işe
|
|
619065
| 30
| 37
|
{
"labels": [
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9577666521072388,
"polygon": [
[
300,
717
],
[
1471,
717
],
[
1470,
229
],
[
300,
230
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9395066499710083,
"polygon": [
[
1476,
1422
],
[
1477,
886
],
[
299,
885
],
[
298,
1420
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9266234636306763,
"polygon": [
[
287,
2066
],
[
1484,
2064
],
[
1483,
1598
],
[
286,
1599
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.7392776012420654,
"polygon": [
[
931,
2204
],
[
933,
2155
],
[
871,
2153
],
[
870,
2203
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.6772740483283997,
"polygon": [
[
289,
847
],
[
1540,
847
],
[
1540,
721
],
[
289,
722
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.6299819350242615,
"polygon": [
[
321,
1572
],
[
1083,
1570
],
[
1082,
1518
],
[
321,
1520
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.580985963344574,
"polygon": [
[
579,
1498
],
[
1235,
1497
],
[
1235,
1435
],
[
579,
1436
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.46831101179122925,
"polygon": [
[
587,
781
],
[
1437,
780
],
[
1437,
723
],
[
587,
724
]
]
}
]
}
|
Farklı arazi örtüsü ve kullanımının yer yüzey sıcaklıklarına etkisinin uydu görüntüleri ile belirlenmesi / Determination of effects of different land cover and use on surface temperature using satellite images
|
Ankara ilinin arazi kullanımı, hızlı ve yoğun yapılaşmaya bağlı olarak sürekli bir değişim içerisindedir. Bu değişim yer yüzey sıcaklıklarının da değişmesine neden olmaktadır. Yer yüzey sıcaklıklarının artması/azalması ise bölge iklimini önemli derecede etkileyebilmektedir. Bu çalışma ile Ankara ilindeki farklı arazi kullanımına sahip alanların arazi yüzey sıcaklıklarının uzaktan algılama teknolojileri ile belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında Ankara iline ait Landsat uydu görüntüleri kullanılarak farklı arazi kullanımına sahip alanlar belirlenmiştir. Belirlenen bu alanlarda Mono-Window algoritması kullanılarak arazi yüzey sıcaklıkları belirlenmiştir.
|
Land use in the province of Ankara is constantly changing due to rapid and intensive construction. This variation causes the land surface temperatures to change. The increase/decrease of land surface temperatures can have a significant effect on the climate of the region. The aim of this study is to determine the land surface temperatures of different land use areas in Ankara with remote sensing technologies. For this purpose, Landsat images of Ankara province were used to identify areas with different land use. Land surface temperatures were determined by using the Mono-Window algorithm in these areas.
|
NUR GÜL KAYAHAN
|
619065
|
Ankara Üniversitesi
|
Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Ana Bilim Dalı
|
2020
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=4J_FzTwlrMCH4qBROpXPH1Xrp5WmgIpAxs6etM8kgWW5GYg-Czk9rk94IzXujCHy
|
./data/pdfs/619065.pdf
| 2,451,316
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:24.362823
|
2025-06-06T00:13:50.934891
|
2025-06-07T10:20:48.234115
|
2025-06-07T15:29:13.567165
|

Şekil 4.1 Çalışma alanının 2000 yılına ait Ikonos ve 2018 yılına ait Google Earth uydu görüntüsü

Şekil 4.2 1999 ve 2018 yılı arazi kullanım / örtüsü haritası
1999 ile 2018 yılının sınıflandırılmış görüntüleri karşılaştırıldığında yerleşim ve orman alanlarının arttığı tarım alanlarının ise belirgin bir şekilde azaldığı görülmektedir. Hızlı nüfus artışı ve yoğun kentleşmeye bağlı olarak yeni yerleşim alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacın bölgedeki arazi örtüsü ve kullanımında değişimlere neden olduğu düşünülmektedir.
Çalışma alanının 1999 ve 2018 yılına ait YYS haritaları şekil 4.3 ve şekil 4.4' te verilmiştir.
|
|
407668
| 47
| 150
|
{
"labels": [
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9247933626174927,
"polygon": [
[
911,
2205
],
[
911,
2161
],
[
856,
2160
],
[
855,
2204
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9199061989784241,
"polygon": [
[
1514,
2138
],
[
1521,
231
],
[
266,
227
],
[
260,
2134
]
]
}
]
}
|
Türk Hukukunda mülkiyet hakkı açısından acele kamulaştırma / Urgent expropriation in terms of property right in Turkish Law
|
İdarenin kamu amacını gerçekleştirmek amacıyla yürüttüğü faaliyetler esnasında ihtiyaç duyduğu taşınmaz malları edinmesinin olağan yolu kamulaştırmadır. Kamulaştırma, geçmişten günümüze tüm siyasal tartışmaların odağında yer alan ve insan hakları metinlerinin çoğunda da temel haklar arasında yer alan mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğundan, çalışmamızda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin mülkiyet hakkı ve kamulaştırmaya bakış açısı ile kamulaştırmanın mülkiyet hakkını ihlal ettiğine dair kararları ve kamulaştırmanın anayasal mülkiyet hakkına uygunluğunu sağlayan koşullar geniş yer bulmuştur.
İdarece ihtiyaç duyulan taşınmazın bir an önce elde edilmesi gereği, olağan usulün dışında olağanüstü bir usulün, acele kamulaştırmanın uygulanmasını zorunlu kılmakta ve kamu yararı gereği, olağan kamulaştırmanın idari aşamasındaki işlemler tamamlanmaksızın kanunda belirtilen usul ve şekilde taşınmaza el konulmaktadır. İstisnai ve özel bir kamulaştırma şekli olan acele kamulaştırmanın uygulama alanı, koşulları ve unsurlarının da incelenmesinin ardından, acele kamulaştırma kararı vermeye yetkili olan Bakanlar Kurulunun, bu yetkilerini kullanırken sahip olduğu geniş takdir yetkisinin denetlenmesinin gerekmesi nedeniyle, aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilecek hallerin yargısal denetimi ve acele kamulaştırma nedeniyle İdarece ve taşınmaz hak sahibince adli yargıda açılabilecek dava çeşitleri ele alınmıştır.
Anahtar Kelimeler: Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkı, Acele Kamulaştırma
|
The ordinary way of obtaining immovable properties to be required during activities carried out in order to reach a public aim by administration is expropriation. Because expropriation leads to violation of property right which takes part at the centre of all political discussions and among the fundamental rights in most of human rights texts, perspective of Constitutional Court and European Court of Human Rights to property right and expropriation, their decisions regarding violation of property right by expropriation and conditions ensuring the conformity of expropriation with constitutional property right receive widespread attention in our study.
Necessity of real estate to be forthwith obtained requires implementation of urgent expropriation, an extraordinary procedure out of ordinary procedure, and real estate is expropriated in accordance with determined procedure and method for public interest without completing the procedures in administrative stage of ordinary expropriation. After implementation area, conditions and elements of urgent expropriation which is an exceptional and special type of expropriation are examined, since broad discretionary power of Council of Ministers which is entitled to make decision of urgent expropriation is required to be checked, judicial review of situations whose urgency is determined by Council of Ministers and types of case which can be opened due to urgent expropriation in judicial justice by administration or immovable right owner are discussed.
Keywords: Expropriation, Property Right, Urgent Expropriation
|
GÜLDEN SAĞLAM
|
407668
|
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
|
Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
|
2015
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=X-M9ZoIuIoNTj2P7iY13hREPzwXxXG9LfmHFxYxzJrErNcaYjyjO9mEgNTnn4teZ
|
./data/pdfs/407668.pdf
| 2,759,717
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.934892
|
2025-06-06T00:13:12.347044
|
2025-06-07T10:20:50.337010
|
2025-06-07T15:29:14.795012
|
ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda düzenlenen kurallara riayet etmek zorundadırlar.
Kamulaştırma yapmaya yetkili olan Devlet ve kamu tüzel kişilerinin kamulaştırma süreci boyunca kanunlara uygun davranmak zorundadırlar ki bu kamulaştırmanın kanuniliği olarak adlandırılmaktadır. Kamulaştırmanın idari işlem öğeleri olan yetki, şebep ve konu öğelerine aykırı olması durumunda kamulaştırma işlemi kanunlık ilkesine aykırı olacaktır.Aynı zamanda kamu yararı kararı alınması, yeterli ödeneğin temin edilmesi, hazırlık işlemlerinin yapılması, satın alama usulünün denenmesi ve aksi halde aslıye hukuk mahkemesinde bedel tespiti için dava açılması da idarenin kanuni sorumluluklarındandır. Kısaca kamulaştırma, kamu yararı amacına hizmet etmeli, kanunlara uygun olarak icra edilmeli ve aynı zamanda uluslararası hukukun genel ilkelerine de uygun olmalıdır.131
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kural olarak kamulaştırma işlemlerini devletlerin iç hukukuna uygun olup olmadığı yönünde incelememektedir. Zira bu inceleme sözleşmeci devletin kendi yargı organları tarafından yapılmalıdır. Ancak sözleşmeci devletin iç hukuk kurallarına açık bir şekilde aykırı bir durum söz konusu olduğunda ya da sözleşmeci devlet yargı organlarının keyfi karar vermeleri
durumunda sözleşme ile korunan mülkiyet hakkının inlal edildiğine karar verilmektedir.
Burada kamulaştırmasız el atmaya kısaca değinmekte fayda vardır. Zira kamulaştırmasız el atma, idarenin kanuni bir dayanak olmadığı halde, özel mülkiyette bulunan bir taşınmazın tamamına ya da bir kısmına kalıcı nitelikte müdahale etmesidir. 132 Kamulaştırmasız el atma sonucunda mülkiyet hakkı ihlal edilenler 16.05.1956 tarih E.1956/1 K.1956/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereği meni müdahale ve tazminat davası açabilmektedirler.
## 1.2.2.2.5. Koşul Olarak Gerçek Karşılık İlkesi
Öncelikle Anayasa Mahkemesi'nin gerek 1961 Anayasası döneminde ve gerekse 1982 Anayasası döneminde kamulaştırma bedelinin gerçek karşılık olarak tespit edilmesini mutlak bir zorunluluk olarak gördüğünü ve buna aykırı
<sup>131</sup> Özel, Mülkiyet, Kamulaştırma ve Gerçek Karşılık Hakkı,s. 148 132 Günday, İdare Hukuku, s. 277
|
|
534010
| 43
| 175
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9419006705284119,
"polygon": [
[
1487,
2063
],
[
1490,
259
],
[
251,
257
],
[
248,
2060
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9041182398796082,
"polygon": [
[
1509,
141
],
[
1510,
86
],
[
1447,
85
],
[
1446,
140
]
]
}
]
}
|
Yabancı dil olarak Türkçe ögretiminde televizyonda yayımlanan reklamların A2 seviyesinde dinleme ve yazma becerisine katkısı / Contribution of television advertisements to A2 level listening and writing skill in teaching Turkish as a foreign language
|
Bu çalışmanın amacı, televizyon reklamlarının Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde etkinliklerle beraber dil öğretim çalışmalarında ve kültürel öğelerin sunumunda nasıl kullanılabileceğini ortaya koymaktır.
Teknolojinin hızla ilerlemesi, birçok alanda hayatımızı da şekillendirmeye başlamıştır. Bu da iş, gezi ve eğitim gibi sektörlerde, farklı ülkelerle iletişim kurma ihtiyacı doğurmuştur. İletişimin en büyük anahtarı dildir. Öğrenilen her dil farklı bir kapı açmakta, açılan her kapı da insanoğlunun gelişimi için artı bir adım sayılmaktadır.
Dil öğrenme ve öğretme bir sektör haline gelmiş ve dünyanın her yerinde açılan özel ve devlet kurumlarına bağlı kurslar, yine devlete bağlı okullar, özel ya da devlet üniversitelerine bağlı enstitüler içerisinde dil öğretimi yapılmaktadır. Tüm bu kurumlar bünyesinde günümüze kadar geliştirilen yaklaşım ve yöntemler ışığında rehber ve yardımcı kitapların, her türlü malzemenin, sınıf içi ve dışı yapılan etkinliklerin ve öğreten eşliğinde yapılan birçok alıştırmanın gün be gün yeniden şekillendiği ve geliştirildiği gözlemlenmektedir. Bu noktada yabancı dil öğrenim ve öğretiminde konumuz olan teknolojik aletler ve bunların içerisinde de televizyon( medya) devreye girmektedir. Gelişen dünya koşullarında dil öğretiminde de teknolojinin kullanılması artık bir ihtiyaç olduğu fark edilmiştir. Bilgisayar, televizyon, radyo, gazete ve dergi gibi yerel ve uluslararası yayın yapan ve malzeme olarak kullanabileceğimiz tüm teknolojik unsurlar da sürekli kullanılmaktadır. Özgün metinler dediğimiz güncel ve yaratıcı noktaları içeren metinlere rahatlıkla ulaşabileceğimiz bu aletlerin birçok açıdan da öğrenene kolaylık sağlayacağı tahmin edilmektedir.
Çalışmanın birinci bölümünde, genel anlamda yabancı dil öğrenimi ve öğretimi, Avrupa Ortak Başvuru Metni ve günümüze kadar geliştirilen yaklaşım ve yöntemler ışığında Yabancılara Türkçe Öğretiminde kullanılabilecek yöntem ve yaklaşımlardan bahsedilmiştir.
İkinci üçüncü bölümde, dil öğreniminde malzemenin yeri ve kullanımı, konumuz olan televizyon( medya) reklamlarının kullanılma amacı ve yabancı dil öğretimine nasıl bir katkısı olabileceği açıklanmaya çalışılmıştır.
Dördüncü bölümde, Yeni Hitit Ders kitabında A2 seviyesi için verilen dil bilgisi kuralları ve kelime dağarcığı doğrultusunda, seçilen reklamlar, metinleriyle beraber verilmiş ve örnek etkinliklerle Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde nasıl kullanılabileceği konusuna değinilmeye çalışılmıştır.
Son bölümde ise çalışmamızın sonunda ulaşabildiğimiz bilgiler değerlendirilmiş ve bu bilgiler ışığında televizyon reklamlarının Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde nasıl kullanılabileceğine dair önerilerde bulunulmuştur.
Yapılan çalışmanın Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler: televizyon, reklam, dil öğretimi, Türkçe'nin öğretimi,
|
This study's goal is to set forth how presentation of cultural elements and studies for language teaching in Teaching Turkish as a Foreign Language may become by using television advertisements along with activities.
Rapidly developing technology is shaping our life in various areas. This bears a communication necessity with other countries in sectors like business, travel and education. The main key of communication is language. Each learnt languages open separate doors which are accounted as a positive step towards developments in human life.
Teaching and learning language has become an individual sector and language teaching is performed by courses in private or state agencies and in schools or institutions of state or private universities all around the world. In light of approaches and methods developed in all these institutions until today, guide and contributory books, any kind of material, activities inside or outside class and many practices with teacher are taking form and developing day by day. At this point, our subject technological instruments and television (media) step in language teaching and learning. On the condition of a developing world, using technology in teaching language has become a necessity. Technological elements such as computer, nationally and internationally broadcasting television, radio and magazines are perpetually used by people and thus can be used as materials. Through these materials, original texts including current and creative points are easily available and they help learners in many ways.
In first part of the study, learning and teaching foreign language in general, Common European Framework, developed approaches and methods until today and how these approaches and methods can be used in teaching Turkish to foreigners are all mentioned.
In second and third, place and application of material in learning language, aim of TV advertisements and how they can help foreign language teaching are tried to be explained.
In forth, selected advertisements are given with their texts through grammar rules and vocabulary in New Hittite Course Book for A2 level and it is tried to be mentioned how they, along with sample activities, can be used in Teaching Turkish as a Foreign Language.
At last, our received data at the end of the study is examined and suggestions are made for how TV advertisements can be used in Teaching Turkish as a Foreign Language.
Our study is believed to contribute to the field of Teaching Turkish as a Foreign Language.
Key Words: television, advertisement, language teaching, teaching Turkish
|
ÇİĞDEM ŞENOL
|
534010
|
Hacettepe Üniversitesi
|
Türkiyat Araştırmaları Ana Bilim Dalı
|
2018
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=as2oTjW5jfr9IKSvmCdJYg4PJ4eQvIsJF5aLXN0Q1_EOhpM3NrofH9_WF0Uid-wv
|
./data/pdfs/534010.pdf
| 7,339,534
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:23.561489
|
2025-06-06T00:12:47.526443
|
2025-06-07T10:20:50.352993
|
2025-06-07T15:29:15.161639
|
Bu yöntemin özelliklerini şöyle özetlenebilir.
Yeni yapılar diyalog şeklinde sunulur ve bağlamda hiçbir değişiklik yapılmaz. Yapılar sırayla konmuştur ve tek tek öğretilir. Tekrar, taklit ve ezber önemlidir. Doğru cevap anında tekrarlanarak olumlu pekiştireç verilir. Çok miktarda alıştırmaya yer verilir. Hemen hiç dilbilgisi açıklaması yapılmaz, dilbilgisi tümevarım yöntemiyle öğretilir. Doğal öğrenme sırası ( dinleme, konuşma, okuma, yazma) izlenir. Ancak ağırlık ilk ikisindedir. Sözcükler sınırlandırılmıştır ve bir bağlam içerisinde öğretilir. Oğrenilecek noktaların karşılaştırmalı analizlerle kalıcılığı sağlanır. Daha çok teyp ve dil laboratuvarları kullanılır. Dersin başında mekanik ve biçimine dayalı ön okuma için süre verilir. Telaffuzun ve tonlamanın olmasına önem verilir. Oğretilecek dilin kültürel yapısı verilir ve dilin sürekli değişim içinde olduğu vurgulanır(Demirel 2003 aktaran Göçer 2015, s. 27).
2.4.1.2.2. Görsel-işitsel Yöntem
Yöntem, 1960lı yıllarda Fransa'da ortaya çıkmıştır. Yöntemin kurucuları Gubernia ve Revenc, dili sesli ve görüntülü malzemelerle öğretmeyi hedeflemişlerdir. Oğretime ne kadar duygu katılırsa o kadar kalıcı olur ve bunu sağlamak için teknolojik araç gereçler, beden dili, jest ve mimikler kullanılır. Dört dil becerisi eşit olarak temel alınır. Görsel malzemeler dilin kullanıldığı toplumu yansıtmak ve içeriği canlandırmak amacı taşımaktadır. Dilde analıtik olmayan bir yaklaşımla öğretim aşamaları oluşturmak dil öğretiminin gerçekleşmesini sağlamaktadır. Dil bilgisi kuralları üzerinde durulmaz. Öğretimin ilk döneminde okuma ve yazmaya yer verilmez daha sonraki dönemlerde ağırlık kazanır ( Erdem, Gün, Sever, 2015, s. 558).
İşitsel görsel yöntem dikkatlice ve çok net belirlenmiş olaylar serisinden oluşur. Ders film veya teyp sunusuyla başlar. Ses kayıtları stilize edilmiş bir diyalog ve anlatım içerir. Yanı görsel malzeme ve konuşma birbirini tamamlar ve birlikte semantik bir birim oluşturur. Oğretim sırasının ikinci bölümünde duygu gruplarının anlamı öğretenin işaret etmesi, sergileme, seçerek dinletme, soru cevap yolu ile açıklanır. Üçüncü bölümde diyalog birkaç kez tekrarlanır ve teyp ya da filmin yeniden çeşitli kareler
|
|
445980
| 170
| 295
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9425233006477356,
"polygon": [
[
1461,
2039
],
[
1464,
1403
],
[
283,
1397
],
[
280,
2034
]
]
},
{
"class": "Tablo",
"confidence": 0.9353132843971252,
"polygon": [
[
334,
1419
],
[
1527,
1419
],
[
1527,
1041
],
[
334,
1041
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9036077260971069,
"polygon": [
[
937,
2206
],
[
938,
2157
],
[
868,
2156
],
[
867,
2205
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8138226270675659,
"polygon": [
[
470,
1031
],
[
1329,
1030
],
[
1329,
987
],
[
470,
988
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.648568868637085,
"polygon": [
[
1524,
991
],
[
1529,
207
],
[
271,
200
],
[
266,
984
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.5701152682304382,
"polygon": [
[
289,
970
],
[
1501,
970
],
[
1501,
677
],
[
289,
677
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.4777076244354248,
"polygon": [
[
1492,
583
],
[
1493,
219
],
[
282,
216
],
[
281,
580
]
]
}
]
}
|
Cumhuriyet Halk Partisi'nin din politikaları ve kendi tabanının bunlara bakışı (İstanbul örneği) / The religion politics of Republican People's Party and their perspectives of its electoral base (Istanbul case)
|
Modern demokrasinin katalizörü olan siyasal partiler, toplumsal talepleri parlamentoya taşıyan temsili demokratik sistemin araçlarıdır. Hiç şüphesiz, Türk siyasal hayatının yapı taşlarından birisi, Cumhuriyet ile yaşıt bir siyasal kuruluş olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'dir. CHP kuruluşu, benimsemiş olduğu siyasi hedefleri, örgütleniş biçimi bakımından oldukça farklı niteliklere sahiptir.Türk siyasetinin en gerilimli alanlarından birisi, din ve devlet ilişkileri veya din politikalarıdır. Bu çalışmada Atatürk Döneminden günümüze kadar CHP'nin Din politikalarının değerlendirilmesinin yanı sıra, tabanın bu politikalara bakışı da ortaya konulacaktır.
|
Political parties which is the catalyzator of modern democracy is a tools of system of representative democracy that tranports social request to the parliament. Repuplican People's Party (CHP) which is a political organisation with the same age with Turkish Republic itselfs, is one of the fundamental main pillars of Turkish political lifes. CHP has a quite differnt qualities in terms of organizational form and political targets in establishment. In my study ı will use descriptive method and questionnary study.The religion-state relations are one of the controversial fields of Turkish politics. In conclusion, in my study, I will show the religion and laicism approch of the Republican People's Party.
|
RAMAZAN AKKIR
|
445980
|
Sakarya Üniversitesi
|
Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
|
2016
|
Türkçe
|
Doktora
|
Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrGJW3NihpzCh3MruBbc8zTa9o7S23XiEkg5QTi90Nq-l
|
./data/pdfs/445980.pdf
| 1,732,521
| true
| true
| true
|
2025-06-04T21:59:21.693800
|
2025-06-06T00:03:12.228197
|
2025-06-07T10:20:50.354380
|
2025-06-07T15:29:15.738183
|
cevaplarını verdikleri, lisansüstü/doktora mezunlarının ise % 0 kesinlikle katılmıyorum, % 33,3 katılmıyorum, % 33,3 ne katılmıyorum % 0 katılıyorum % 0 katılıyorum ve % 33,3 kesinlikle katılıyorum cevaplarını verdikleri gözlemlenmektedir. CHP seçmeninin eğitim durumu yükseldikçe ezanının Türkçeden Arapçaya döndürülmesini din özgürlüğü olarak değerlendirenlerin oranı yükselmektedir. Eğitim durumu ezan mevzusuna bakışı değiştirmektedir.
## 4.1.2. Laiklik Anlayışı ve Laiklik Politikaları
Türk siyasal hayatında laiklikle ilgili yapılan tartışmalarda, laikliğin din ve vicdan özgürlüğünü garantı altına alan bir ilke olduğu vurgulana gelmiştır. CHP'li seçmen tabanın laiklik anlayışı ve laiklik politikaları bağlamında ilk önermemiz laiklik, din ve vicdan özgürlüğünü garantı altına alır itadesidir. Bu önermeye verilen cevaplar ve yorumlar aşağıdadır.
| | n | 100 |
|-------------------------|----|------|
| Kesinlikle Katılmıyorum | 5 | 1,25 |
| Katılmıyorum | 12 | 2,99 |
## Tablo 11. Laiklik, din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına alır
| Toplam | 401 | 100,00 |
|-----------------------------------|-----|--------|
| Kesinlikle Katılıyorum | 246 | 61,35 |
| Katılıyorum | 122 | 30,42 |
| Ne Katılmıyorum Ne de Katılıyorum | 16 | 3,99 |
Araştırmaya katılanların laiklik din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına alır sorusuna verdikleri cevaplar incelendiğinde; % 1,25 kesinlikle katılmıyorum, % 2,99 katılmıyorum, % 30,42 katılıyorum ve %61,35inin de kesinlikle katılıyorum cevabını verdiği, % 3,99'luk bir kesimin ise ne katılmıyorum ne de katılıyorum cevabını verdiği gözlemlenmektedir. Bu veriler ışığında din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına alan ilkenin laiklik olduğu vurgusu, CHP'li seçmen nazarında oldukça güçlüdür.
Din ve vicdan özgürlüğü ile laiklik arasındaki ilişki, laikliğin siyasal boyutunu göstermesi bakımından önemlidir. Ozgürlükçü laiklik, farklı din ve inançlara karşı saygıyı ifade eder. Laik devlette bireyler inanç ve ibadetlerini yerine getirirler. Devlet, inançlar karşısında tarafsızdır (Erdoğan, 2000: 264). Bu bağlam çerçevesinde CHP'li
|
End of preview. Expand
in Data Studio
README.md exists but content is empty.
- Downloads last month
- 6