Dataset Viewer
Auto-converted to Parquet Duplicate
image_data
imagewidth (px)
1.54k
1.66k
document_id
stringclasses
17 values
page_num
int64
1
278
total_pages
int64
68
518
predictions
dict
title
stringclasses
17 values
abstract_tr
stringclasses
17 values
abstract_en
stringclasses
17 values
author
stringclasses
17 values
thesis_id
stringclasses
17 values
university
stringclasses
14 values
department
stringclasses
16 values
year
stringdate
1995-01-01 00:00:00
2023-01-01 00:00:00
language
stringclasses
1 value
thesis_type
stringclasses
4 values
keyword_abd
stringclasses
1 value
original_url
stringclasses
17 values
file_path
stringclasses
17 values
file_size_bytes
int64
840k
5.98M
download_success
bool
1 class
extraction_success
bool
1 class
prediction_success
bool
1 class
download_timestamp
stringdate
2025-06-04 22:40:55
2025-06-04 22:40:58
extraction_timestamp
stringdate
2025-06-06 05:41:38
2025-06-06 05:59:31
prediction_timestamp
stringdate
2025-06-07 16:32:30
2025-06-07 16:41:08
hf_processing_timestamp
stringdate
2025-06-07 22:52:57
2025-06-07 22:58:08
text
stringlengths
104
27.8k
448791
79
122
{ "labels": [ { "class": "Tablo", "confidence": 0.9358462691307068, "polygon": [ [ 1503, 1544 ], [ 1506, 686 ], [ 221, 682 ], [ 219, 1540 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9249625205993652, "polygon": [ [ 1505, 521 ], [ 1505, 219 ], [ 228, 218 ], [ 228, 520 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9038854241371155, "polygon": [ [ 1511, 2210 ], [ 1512, 2157 ], [ 1450, 2156 ], [ 1448, 2208 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.8854944109916687, "polygon": [ [ 272, 1767 ], [ 1489, 1767 ], [ 1489, 1575 ], [ 272, 1575 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.7125024795532227, "polygon": [ [ 1516, 675 ], [ 1516, 570 ], [ 254, 570 ], [ 254, 675 ] ] } ] }
Birinci basamakta çalışan aile hekimleri tip 2 diyabetes mellitus hastalarında oral antidiyabetiklerden insüline geçişe nasıl karar veriyorlar? / How do family physicians working in primary care decide to switch insulin treatment from oral antidiabetics for their TYPE 2 diabetes mellitus patients?
Giriş: Günümüzde, Diyabetes Mellitus gibi kronik hastalıklar önemli bir sağlık sorunu oluşturmakta; tanı, tedavi ve izlemi en çok birinci basamakta yapılmakta olup, aile hekimlerinin her aşamada etkili olması gerekmektedir. İnsüline zamanında başlamama hasta memnuniyetsizliği, sağlık hizmetlerinin uygun kullanılmaması, maliyet açısından sorunlara yol açabilmektedir. Tezimizde aile hekimlerinin Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarında insüline geçişe nasıl karar verdikleri araştırılmak istenmektedir. Yöntem: Araştırmamızda niteliksel ve niceliksel olmak üzere karma metod çalışması planlanmıştır. Niteliksel araştırma yöntemlerinden teori geliştirme yöntemi kullanılmış ve maksimum çeşitlilik sağlanacak şekilde İzmir'de 12 ASM'de çalışan toplam 42 aile hekimiyle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Niteliksel araştırmamızın sonuçlarıyla 46 soruluk likert tipi anket formu oluşturulmuş ve İzmir'de çalışan 400 aile hekimine uygulanmıştır. Bulgular: Aile hekimleri Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarının yönetimini kendi görevleri arasında saymaktadırlar ancak bazı nedenlerle insülin tedavisi başlama konusunda sorun yaşamaktadırlar. Örneğin; hekimlere ait nedenler (bilgi veya deneyim eksikliği, güvensizlik, etik kaygılar, komplikasyon korkusu, zaman baskısı), hastalara ait nedenler (insüline ait yanlış inanışlar, uygulama problemleri), yasal düzenlemeler ile ilgili sorunlar sayılabilir. Araştırmamızın ikinci kısmında ise öne çıkan engeller çalışma koşulları ile ilgili yetersizliklerdir. Tartışma ve Sonuç: Aile hekimleri, Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarının takibinin birinci basamakta yapılması konusunda; eğitim açığının kapatılması, diyabet hemşiresi sağlanması, kayıtlı nüfusun azaltılması, çalışma koşullarının düzeltilmesi, insülin tedavisiyle ilgili ödeme engelinin düzenlenmesi koşullarında uzlaşmaktadırlar. Hatta sürekli danışabilecekleri bir birim olursa insülin tedavisi gerekliliği konusunda üst basamağa sevk etmeden hastanın tedavisini düzenleyebileceklerini düşünmektedirler. Ayrıca sağlık çalışanlarına verilen değerin artırılması gerektiğini, bakanlığın medyayı doğru bilgilendirme ve sağlık çalışanlarına karşı olumsuz tavrın önlenmesi konusunda kullanması gerektiğini düşünmektedirler.
Background: Recently, chronic diseases such as diabetes mellitus is a major health problem; diagnosis, treatment and follow-up is performed best in primary care, family physicians should be effective at every stage of disease. Not to begin insulin therapy on time could cause unsatisfied patient, inappropriate use of health services and lead problems in terms of cost. In our thesis, we want to investigate how the Family Physicians (FPs) decide to begin the insulin therapy for their patients whom diagnosed Type 2 Diabetes Mellitus. Method: Our study is planned in combined method, including qualitative and quantitative studies. Theory development method which is a kind of qualitative research methods is used and to aim the maximum diversity with a total of 12 family health care centers, with 42 FPs focus group discussions were conducted. With results of qualitative study a Likert type questionnaire made and performed to 400 FPs working in İzmir province. Results: FPs mentioned the management of Type 2 DM patients as their duty nevertheless they have trouble with starting insulin therapy for several reasons. For example; the FPs related reasons (lack of knowledge, experience or confidence, ethical concerns, fear about complications, time pressure), the reasons inflicted from patients (false believes about insulin, problems of practice) and problems about legislative regulation could be mentioned. The second part of our study is related to the lack of prominent obstacles of working conditions. Discussion and Conclusion: FPs are agreed on the follow-up of Type2 DM patients should be performed at primary care, need about closing the gap of education, provision of nurse whom educated about DM, reduction of the registered population, improvement of working conditions and the payment conditions of the regulation of obstacles associated with insulin therapy. They think that if there is a continuous consultant unit they won't even refer the patients to a higher step for insulin therapy needs and could regulate the patients' treatment. In addition, they think that the value given to healthcare workers should be increased, health ministry should inform media correctly and should use media to prevent the healthcare workers from negative attitudes.
SEVAL YAPRAK
448791
Dokuz Eylül Üniversitesi
Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrDxAOyVtjk5dlNEJusYJbOoSyCkOGBCEuvXyHYkmgTGA
./data/pdfs/448791.pdf
4,974,584
true
true
true
2025-06-04T22:40:56.273948
2025-06-06T05:48:04.560886
2025-06-07T16:32:49.660476
2025-06-07T22:52:57.741702
(160) aile hekimi farklı insülin preparatları arasında geçiş yapılmalı, %38,3' (153) gerektiğinde insülin tedavisi sonlandırma kararı verilmeli, %52,8 (211) aile hekimi T2DM hastalarında gerektiğinde üst basamağa sevk kararını vermeli şeklinde belirtmişlerdir. Aile hekimlerinin T2DM hastalarında gerekli koşullardaki yetkinliklerine dair düşünceleri Tablo 4.9.'da gösterilmiştir. Tablo 4.9. Aile hekimlerinin T2DM hastalarında gerekli koşullardaki yetkinliklerine dair düşünceleri | | Sizce aile hekimi yapmalı mı? | | | | | | |---------------------------------------------------------|-------------------------------|-----|------------|----|------------|-----| | T2DM hastalarında gerektiğinde | Kesinlikle | | | | Yapmamalı | | | | yapmalı | | Kararsızım | | Kesin ikle | | | | Yapmalı | | | | yapmamalı | | | | 0/0 | N | % | N | % | N | | Yaşam tarzı değişiklikleri önerebilme | 100,0 | 400 | 0,0 | 0 | 0,0 | O | | HbA 1c izlemi yapabilme | ત્વે જ | 399 | 0,3 | 1 | 0,0 | 0 | | Ust basamağa sevk edilmesine karar verme | ત્વે જ | 399 | 0,3 | 1 | 0,0 | 0 | | OAD ilaçları başlama | 99,1 | 396 | 0,0 | 0 | 1,0 | 4 | | Komplikasyon izlemi yapabilme | 98,8 | 395 | 1,0 | 4 | 0,3 | 1 | | Farklı OAD'ler arasında geçiş yapabilme | ત્વે ,3 | 393 | 0,3 | 1 | 1,5 | 6 | | Insüline geçilmesi gerektiğine karar verme | 93,1 | 372 | 2,3 | 9 | 4,8 | 19 | | İnsülin tedavisinde doz ayarlaması yapma | 87,6 | 350 | 1,5 | 6 | 11,0 | 44 | | Insülin kullanma ile ilgili gerekli eğitim verme | 83,5 | 334 | 3,5 | 14 | 13,1 | 52 | | Farklı insülin preparatları arasında geçiş<br>yapabılme | 70,8 | 283 | 4,3 | 17 | 25,0 | 100 | | İnsülin tedavisine başlama | 70,5 | 382 | 4,8 | 19 | 24,8 | gg | | Insülin tedavisini kesebilme | 68,8 | 275 | 4,8 | 19 | 26,5 | 106 | Birinci basamakta çalışan aile hekimlerine T2DM hastalarındaki davranış tutumlarını öğrenmek adına sorduğumuz alt başlıklar gerek kendi uygulama sıklıkları gerekse aile hekiminin yapma sorumluluğu açısından karşılaştırmalı olarak Tablo 4.10.'da gösterilmiştir.
47091
43
99
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8565967082977295, "polygon": [ [ 1485, 146 ], [ 1486, 84 ], [ 1417, 83 ], [ 1416, 145 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8058205246925354, "polygon": [ [ 1196, 160 ], [ 1197, 44 ], [ 56, 42 ], [ 56, 159 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.7120961546897888, "polygon": [ [ 1350, 2076 ], [ 1358, 221 ], [ 30, 215 ], [ 22, 2071 ] ] } ] }
Köyceğiz Gölüne dökülen akarsuların su kalitesinin fiziko-kimyasal ve biyolojik parametrelerle belirlenmesi / Determination of water quality of running waters inflowing to Köyceğiz lake based on physico-chemical biological parameters
IV ÖZET Bu çalışmada Köyceğiz Gölü'ne dökülen Akarsuların su kalitesi fiziko- kimyasal ve biyolojik parametrelerle belirlenmeye çalışılmıştır. Fiziko- kimyasal veriler çevre Müştesarlığı'nın yayınladığı "Su Kirliliği ve Kontrolü Tönetmeliği"'ne göre değerlendirilmiştir. Biyolojik parametreler bentik makroinvertabratlarm çeşitlilik sıklık, baskınlık, gibi verileriyle ortaya çıkarılmıştır. Beş adet çeşitlilik indeksi kullanılmış ve bu çalışma için en kullanışlı olan indeks, Shannon- Weaver çeşitlilik indeksi olarak belirlenmiştir. Sorensen analizi ile de istasyonlar arasındaki benzerlikler bulunmuştur. Gelecekteki biyolojik izlemelerde kullanılabilecek, akarsu bentik makroinvertebrat faunası belirlenmiştir. Akarsuların su kalitesinin fiziko-kimyasal ve biyolojik parametrelerle birlikte belirlenmesinin gerekliliği açıklanmıştır. çalışma sonucunda akarsuların evsel ve tarımsal alanlardan gelen atıklardan etkilendiği bulunmuştur.
ABSTRACT Water quality of running waters inflowing to Köyceğiz Lake were determined with physico-chemical and biological parameters. Physico- chemical data were evaluated according to regulation of Ministry of Environment. Biological parameters were estimated using frequency, dominance and diversity analyses of benthic macroinvertebrates. Five diversity indices were used among which the Shannon -Weaver diversity hides was useful for tiiis research. At the same time, by use of Sorensen analysis the similarity between stations was found. Benthic macroinvertebrate fauna which will be used in future biological monitoring studies were identified. It's emphasized that water quality of running v/aters should be determined not only with physico-chemical parameters but also with biological parameters. As a result, with this research we determined that running water have been polluted hy domestic and agricultural wastewater.
MUZAFFER DÜGEL
47091
Hacettepe Üniversitesi
Biyoloji Ana Bilim Dalı
1995
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=7lOJX8w_8PRQU1mSHU6-jufgfX5-CnruMNyhywiyYbQFnjaZ73e0X4L96jp5MZze
./data/pdfs/47091.pdf
5,983,844
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.361735
2025-06-06T05:50:05.242111
2025-06-07T16:32:50.114265
2025-06-07T22:52:58.097776
## Çizelge 4.11. Fiziko-kimyasal verilerin yıllık minimum maksimum ve ortalama değerleri | ORNEKLEME | | FC | Sicaklik | ાન | Co | ço | N-NO3 ! | N-N02 | P-P04 | N-NH4 | ક્રીને | Cl | 3 | જિ | Sertlik | |------------------------------|------|---------|----------|-------|------|--------|----------|----------|--------|-------|--------|---------|---------|-----------|---------| | NOKTALARI | | mScm-1 | ోడ్ | | mg/l | ર્જિ | rng/l | mg/l | mg/l | mg/l | g/l | mg/l | mg/l | mg/l | meq/l | | Yuvarlakçay | min | 0.2 | 13.1 | 5.34 | 55 | 55 | 0 | 0 | 0 | 0 | 0 - 8 | 211.6 | 120.3 | 4.86 | 8 | | Kaynak | Max | 05 | 14 | 8.24 | ારે | 128 | 0.08 | 0.000 | 0 | 022 | 24 | 1063.6 | 160.3 | 58.34 | 12 | | | Ort | 01:22 | 156 | 7.44 | 7.6 | 76.4 | 0.072 | 0.002 | 0 | 0.04 | 15 | 5615 | 1443 | - 7 15 | 103 | | Yuvarlakçay | Min | 0.27 | 1725 | 8.1 | 7.4 | 11 | 0.01 | 0 | 0 | 0 | 1.05 | 211.6 | 84.1 | 19.45 | 7 | | Alabalık Oncesi | 19X | 0.47 | | | | । दि | | | 0 | | | | | | | | | | | 19.1 | 85 | 10.1 | | 0.08 | 0.000 | | 0.18 | 4.57 | 10536 | 1924 | 87592 | 15 | | | Ort | 0.34 | 16.1 | 8.75 | 8.77 | હેર્ણ | 0.04 | 0.002 | 0 | 0.04 | 24.55 | 556.4 | ારત્વે | 40.3 | 10.7 | | Alabalık | Min | 871 | 11.4 | 7.1 | 7 | 15 | 0 | G | 0 | 0 | 0.8 | 69.6 | 17092 | 9.72 | 7 | | | rax | 0.44 | 18.4 | 8.9 | 14.2 | 132 | 0.11 | 0.1 | 0.00 | 052 | 9.6 | 9926 | 176.4 | 555 | 12 | | | Ort | 01-92 | ાર | 8.1 | 9.1 | ਹੈ। ਤੋ | 0.04 | 0.004 | 0.0002 | 0.09 | 35 | 515.6 | 145.4 | 34.7 | 10.1 | | Yuvarlakçay | Min | 0125 | 12 | 7.98 | 14 | જ ક | 0 | 0 | 0 | 0 | 24 | 140.6 | 17002 | 19.45 | 8 | | Alabalık Sonrası | HEX | 0.45 | । | જે રો | 11.8 | 110 | 0.098 | 0.000 | 0.002 | 02 | 4.8 | 921.6 | 160k | 58.34 | 12 | | | ort | 0.32 | 15.6 | 8.07 | 95 | 97.1 | 0.04 | 0.000 | 0.0004 | 0.00 | 6.8 | 49015 | 1835 | বা | 10:3 | | Yuvarlakçay | Min | 0.3 | 12.7 | 8.18 | 8.25 | 102 | 0.054 | 0.002 | 0 | 0 | 12 | 211.6 | 1283 | 19.45 | 10 | | Nasıfdede Öncesi | Max | 0.44 | 29.9 | 8.96 | 14.5 | 174 | 0.25 | 0.0332 | 0.001 | 0.192 | 3.6 | 850.6 | 176.4 | 778 | 14 | | | Ort | 01:55 | 22 | 8.41 | 11.3 | 130.1 | 0.12 | 0015 | 0.0002 | 0.04 | 24 | 531.1 | 157.6 | 555 | 12.1 | | Nasifdede | Min | 0 : 4 | ાગર | 7.75 | 6.3 | 74 | 0025 | 0 | 0 | 0 | 12 | 216 | 1523 | | | | | | | | | | | | | | | | | | 555 | 12 | | | 119X | 0.03 | 22 | 8.5 | 11.1 | 115 | 0.412 | 0.01 | 0 | 0175 | 29 | 85.0.6 | 320.0 | 525.1 | 80 | | | Ort | 0.46 | 19.1 | 79 | 8.6 | 926 | 0.18 | 0.005 | 0 | 0.05 | 25 | 566.6 | 191 | 142 | 225 | | Yuvarlakçay | Min | 03 | 15.1 | 7.81 | 6.6 | 78 | 0.12 | 0.01672 | 0 | 0 | 12 | 211.6 | 1285 | 34.03 | 11 | | Nasıfdede Sonrası | 172X | 0.57 | 2017 | 8,8 | 11,2 | 112 | 0.39 | ાવડ | 0.01 | 0224 | 103 | 79.6 | 1924 | 213.9 | 32 | | | Ort | 0.4 | 19.3 | 8.1 | 85 | 92.7 | 0.25 | 0.01 | 0.001 | 003 | 42 | 495.6 | 1752 | 118 | 18.1 | | Yuvarlakçay | rin | 0 : 1 | 158 | 8.15 | 8.6 | ਹੈ। | 0.14 | 0.004 | 0 | 0 | 129 | 2112 | િસ્તાર | 19.45 | 10 | | Ag12 | Max | 031 | 25.1 | 8.64 | 14.4 | 172 | 0 31 | 0.06 | 0 | 0977 | 14.4 | 850.6 | 192.4 | 871-92 | 16 | | | ort | ી ન | 20 | 8.32 | 121 | 114 | 02 | 0.02 | 0 | 0.04 | 5.8 | 55.7 | 1599 | ਤਾਂ ਕੇ ਹੋ | 12.7 | | Namnam | Min | 0.29 | 14 | 875 | 05 | 100 | 0 | 0 | 0 | 0 | 0,96 | 211.6 | 64.1 | 58.9 | 0 | | Eski Köprü | 17× | 0.44 | 16.9 | 8.7 | 1922 | 125 | 0.14 | 0 | 0 | 0.09 | 1.44 | 779.6 | 16013 | 87.59 | 14 | | | Ort. | 0.43 | 152 | દિવ | 106 | 1093 | 005 | 0 | 0 | 0305 | 12 | 400 | | | | | Namnam | min | 0.73 | | | | | | | | | | | 926 | રિવેની | 10 | | Yeni Köprü | | | 120 | 7.75 | 59 | 75 | B | 0 | 0 | Q | 1.44 | 1406 | 64,13 | 33,9 | 0 | | | 18x | 051 | 26.4 | 8.63 | 14 | 140 | 0.15 | 0.01 | 0 | 0 3 | 96 | 1005 6 | 12/09/2 | 155.1 | 15 | | | ીને | 0.4 | 2013 | 8.4 | 118 | 105 | 0.00 | 0.0004 | 0 | 0.06 | 3.44 | 56.62 | BS B | 10:0 | 12.4 | | Namnam<br>Ağız | Min | 0 30 | 95 | S OB | 24 | 41 | 0 | 0 | 0 | 0 | 2.4 | 140.6 | 64.15 | 38 (0) | 10 | | | 19x | 3.44 | ડી ટે | 862 | 125 | 120 | 0.1 | 0.01 | 0 | 03 | 96 | 21 28.6 | 224.4 | 21.085 | 21 | | | ીને | 216 | 212 | 6.4 | 0.5 | 71.6 | 0.036 | 0.000 | 0 | 0.06 | 43 | 869.7 | 118.8 | ારી રે | 16.6 | | Asar | Min | 075 | 143 | 7.655 | 5.4 | 59 | 0 | 0 | 0 | 0 | 1.34 | 176.1 | 184.4 | 29.17 | 11 | | | Max | 0.6 | 17.1 | 8.57 | 172 | 145 | 0.15 | 0.01 1 | 0 | 0.05 | 215 | 921.8 | 5772 | 2139 | વર્ષ | | | Ort | 0.4 | 15,5 | 7.96 | 9.6 | 91.7 | 0.05 | 0.004 | 0 | 0.01 | 2.18 | 231.1 | 256.7 | 70.6 | 18.4 | | Kocağz | Min | 0.75 | 14.1 | 7.55 | 6.5 | રત | 0 | 0 | 0 | 0 | 1.05 | 708.6 | 64.13 | 29.17 | 6 | | | 19X | 05 | 209 | 8.8 | 129 | 148 | 01:53 | 0,072 | 0.001 | 0.31 | 24 | 140.6 | 1924 | 116.7 | 14 | | | Ort | 0,50 | 179 | 82 | 8 5 | GOLF | 0.11 | 0,0005 | 0.0002 | 0.05 | 1.82 | 510.8 | 91.6 | 86.1 | 11.7 | | | Min | 0.36 | 11.6 | 7.61 | 62 | 15 | 0 | 0 | 0 | 0 | 125 | 176.6 | | | | | Hamitköy | 10x | 0.66 | | | | | | | | | | | 48.1 | 38 (0) | 13 | | | | | 28.2 | 8,577 | 18.1 | 174 | 0.15 | 0.11 | 0 | 0726 | 12 | 99726 | 192.4 | 1459 | 22 | | | Ort | 0.48 | 193 | 824 | 123 | 116.4 | 0.05 | 0.02 | 0 | 0.05 | 62 | 581 B | 1005 | 104.8 | 15.4 | | Samoz | rin | 0.29 | 126 | 7.67 | 1.8 | 20 | 0 | 0 | 0 | 0 | 12 | 211.6 | 56.11 | 29.17 | 9 | | | Max | 062 | 20.9 | 85 | 15.8 | 142 | 075 | 0.03 | 0.002 | 0.52 | 36 | 1034.6 | 16013 | 121.6 | 18 | | | Ort | 0.42 | 195 | 8 05 | 7.9 | 84.1 | 0.03 | 0.01 | 0.0004 | 0.055 | 2013 | 576.7 | 103.1 | 95.1 | 15.1 | | Camlıdere<br>tekne yap. yeri | Min | 0 રે | 12 | 79 | 5 | 57 | 0 | 0.002 | 0 | 0 | 2.4 | 140.0 | 80.16 | 77.79 | 14 | | | 10x | 0.65 | 278 | 8 Air | 99 | 104 | 01:5 | 0.25 | 008 | 0.42 | 12 | 92118 | 176.4 | 1848 | 20 | | | Ort | 0 38 | 18.1 | 8.05 | 8.9 | 175 | 0.15 | 0.07 | 0.017 | 0.16 | 4.7 | 578.4 | 115 | 1199 | 156 | | Kanalizasyon | Min | 0.36 | 108 | 7.74 | 42 | 12.6 | 0.16 | 0.0002 | 0 | 0 | 0.12 | 140.6 | 88.18 | 38.9 | 11 | | | 1 2x | 0.61 | 252 | 8 33 | 115 | 92 | 0.39 | 0.24 | 0.014 | 0.74 | 8.4 | 10036 | 160 3 | 145.9 | ાર | | | ort | 0.41 | । ਰੈ | 8.02 | 12 | 61.9 | 0.13 | 0.00 0.0 | 0.0002 | 0.45 | 3 | 5108 | 124.8 | 81.3 | 127 | | Kersele | rin | 0 ਦਿੱਤੇ | | | | 96 | | 0 | 0 | | | | | | | | | | | 15.8 | 7.71 | 92 | | 0.0777 | | | 0 | 0.96 | 140.0 | 50.11 | 38.9 | 10 | | | Max | 0.48 | 18.2 | 86 | 12 | 150 | 0.0.07.2 | 0 | 0.002 | 0.119 | 24 | 1776.6 | 1924 | 97388 | િ | | | Ort | 0.41 | 16.3 | 8.11 | 10.4 | 108.3 | 0.05 | 0 | 0.0000 | 0.04 | 1.44 | 5479 | 1363 | 56.7 | 113 | | Kargicak | rin | 027 | 8.9 | 8 36 | 7 | 80 | 0 | 0 | 0 | 0 | 0.48 | 696 | 64.15 | 34.05 | 6 | | | Max | 0.58 | 21.1 | 8.75 | 122 | 126 | 0.07 | 0.007 | 0 | 0.068 | 24 | 85016 | 80.16 | 97.24 | 12 | | | ort | 0.3 | 155 | 8577 | 102 | 10.32 | 0.02 | 0.002 | 0 | 0.017 | 1 36 | 4778 | 721 | 575 | 8 | | Yangı | Min | 0.3 | ારિતિ | 8.11 | 9 | 104 | 0 | 0 | 0 | 0 | 1.44 | 1406 | 11/2 | 19.4 | 0 | | | 110x | 0.7 | 1975 | 8.23 | 11 | 107 | 0.144 | 0.004 | 0 | 0.28 | 1.92 | 566.6 | 3706 | 292 | 17 | | | Ort | 015 | 179 | 8,19 | 10 | 105.5 | 0.07 2 | 0.002 | 0 | 0.1 | 1.68 | 555 | 216.4 | 24.3 | 1975 | | | | | | | | | | | | | | | | | | રે ડે
422300
189
518
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.71815425157547, "polygon": [ [ 1503, 1721 ], [ 1506, 307 ], [ 278, 304 ], [ 275, 1718 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.39461690187454224, "polygon": [ [ 1497, 2206 ], [ 1499, 1715 ], [ 332, 1709 ], [ 329, 2199 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.25510120391845703, "polygon": [ [ 278, 2158 ], [ 1468, 2158 ], [ 1468, 1717 ], [ 278, 1717 ] ] } ] }
Karayolları Trafik Kanununda hukuki sorumluluk (Türk, İsviçre ve Alman hukukları karşılaştırmalı) / Civil liability in Road Traffic Act (A comparative study of Turkish, Swiss and German laws)
Karayolları trafiğinde meydana gelen kazalarda hukuki sorumluluğu incelediğimiz tezimizde, ülkemizde bu alandaki özel düzenleme olan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda (KTK) öngörülen hukuki sorumluluğa ilişkin hükümler; bu Kanuna kaynak teşkil etmiş olan İsviçre Karayolları Trafik Kanunu (SVG) ile bunlardan farklı bir sistem benimsemiş olan Alman Karayolları Trafik Kanununda (StVG) öngörülen hukuki sorumluluğa ilişkin hükümlerle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Başta işleten olmak üzere karayolları trafiğinde sorumlu olan kişiler, motorlu araç ve motorlu aracın işletilmesi kavramları, sorumluluğun niteliği, koşulları ve hükümleri, Türk, İsviçre ve Alman hukukları açısından öğreti ve yargı kararlarındaki tartışmalar çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmiş, her üç hukuk sistemi arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Böylece ülkemizde ve dünyada karayolları trafiğinde giderek artan tehlike karşısında zarar görenlerin daha iyi korunmalarının sağlanması amacıyla çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Karayolları Trafik Kanunu, Motorlu Araç, Motorlu Araç İşleten, Sürücü, Motorlu Aracın İşletilmesi, Trafik Kazası, Tehlike Sorumluluğu, Zarar, Tazminat, Müteselsil Sorumluluk, Zamanaşımı.
In our dissertation regarding civil liability in traffic accidents, the provisions relating to civil liability of Turkish Road Traffic Act (KTK: Law No. 2918), the special regulation in this area in Turkey, are examined in comparison with the provisions of Swiss Road Traffic Act which is the source of KTK, and the provisions of German Road Traffic Act (StVG) which has different liability system from both KTK and SVG. In this context, in road traffic, responsible people, especially the liability of motor vehicle holder, motor vehicle and its operation conception; description, condition and provisions of the liability are evaluated in light of discussions in doctrine and jurisprudence and the differences between these three countries' legal systems are determined. Consequently, recommendations to the solution in order to preserve the rights of victims against the increasing danger of road traffic in Turkey and in the wold are offered. Key Words: Road Traffic Act, Motor Vehicle, Motor Vehicle Holder, Driver, Operation of the Motor Vehicle, Traffic Accident, Absolute Liability, Damage, Compensation, Joint Liability, Terms of Limitations.
HATİCE KARACAN ÇETİN
422300
İstanbul Üniversitesi
Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
2015
Türkçe
Doktora
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Br_XTptK8CZ70f0JGX9xEtAX7eOEsxss5PpXFjDf0NEr2ahX6rurBF-yysDeWVRN
./data/pdfs/422300.pdf
4,129,339
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.293759
2025-06-06T05:41:41.739642
2025-06-07T16:32:50.682449
2025-06-07T22:52:58.894316
Kanunda, motorlu bisikletlere ilişkin tanımda yer alan "motorlu araç" ibaresi "araç" şeklinde değiştirilmeli ya da m. 103 "Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisikletlerden dolayı hukuki sorumluluk genel hükümlere tabidir" şeklinde yeniden kaleme alınmalıdır. Böylece hem mevcut haliyle anlatım bozukluğu bulunan 103. maddenin ifadesi düzeltilmiş hem de sürücünün sorumluluğu zaten genel hükümlere tabi olduğundan, motorlu bisiklet sürücülerine ilişkin hükümdeki gereksiz tekrar ortadan kalkmış olacaktır. Motorlu el arabaları ya da engelli araçları vb. motorlu bisiklete benzeyen düşük hızdaki araçlardan dolayı sorumluluğun da KTK'nın kapsamı dışında bırakılması gerektiği savunulmaktadırº4. SVG m. 70'te bisiklet sürücülerinin (Radfahrer) sorumluluğunun genel hükümlere tabi olduğu ifade edilmiştir. Motorlu bisiklet kullanıcılarının (Benützer von Motorfahrrädern) sorumluluğu ise yönetmelik ile genel hükümlere tabi tutulmuştur". Ancak SVG'de, KTK'dan farklı olarak bisiklet sürücüleri için de sigorta yükümlülüğü getirilmiş (m. 70/ II-VII) iken bu yükümlülük 01.01.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. ## C. Römork ve Çekilen Araçlar ## 1. Yasal Düzenleme ## a. Türk Hukukunda Yasal Düzenleme KTK m. 3'te römork "motorlu araçla çekilen insan veya yük taşımak için imal edilmiş motorsuz taşıttır" şeklinde tanımlanmıştır. Hükümde ayrıca yarı römork Hamdi Yılmaz, Sorumluluk, 34. િત્ત <sup>55</sup> Motorlu bisiklet kullanıcılarının sorumluluğu genel hükümlere tabidir (VVV m. 34). Motorlu bisiklet yönetmelikte, "yapısı gereği en çok 30 km/h'e kadar hız yapabilen, azami 1,00 kW motor gücüne sahip tek oturaklı, tek geçitli araçlar olup, içten yanmalı motorlu olanlarda silindir hacmi en çok 50 cm3, pedal destekli olanlarda elektrik motoru en yüksek 45 km/h'e kadar etkilidir" şeklinde tanımlanmıştır (VTS m. 18/I-a). Hükümde, motorlu bisikletler açısından azamı hız ve motor gücü KTK'ya göre daha düşük tespit edilmiş; buna karşılık ağırlığa ilişkin bir sınıra yer veirlmemiştir. İsviçre hukukunda küçük motosikletlerin (Kleinmotorrad), motor açısından motorlu bisikletler ile aynı silindir hacmine sahip olmalarına karşın esasında bisiklet olarak değerlendirilmediklerinden kusursuz sorumluluğa tabi olmaları, bunların motorlu bisikletten daha büyük bir tehlike oluşturmadıkları gerekçesiyle eleştirilmektedir, Keller, 264, 265. Motorlu el arabaları, insan tarafından itilen iki tekerlekli motorlu bisikletler ile elektrikli engelli araçlarından sorumluluk da genel hükümlere tabi olup, sigortadan muaftır (VVV m. 38).
857208
172
324
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9395135045051575, "polygon": [ [ 1507, 2109 ], [ 1526, 289 ], [ 284, 277 ], [ 265, 2096 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9132132530212402, "polygon": [ [ 941, 142 ], [ 942, 85 ], [ 865, 84 ], [ 864, 141 ] ] } ] }
Necati Cumalı eserlerinin edebiyat sosyolojisi bağlamında incelenmesi / An examination of Necati Cumali's books in the context of literature sociology
Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen şair ve yazar Necati CUMALI yedi yıl boyunca Urla ilçesinde avukatlık pratiği yapmış nadir yeteneklerden biridir. Eserlerinde, şehir yaşamı, kırsal hayat ve toplumumuzun her türlü durumunu en çarpıcı şekilleriyle yansıtarak bize sunabilme yetisi göstermiştir. Necati Cumalı'nın eserlerinde, kendi yaşadığı dönemin ve toplumun kültürü ve inançlarına bizzat tanıklık eden bir birey olarak, toplumun duyguları ve düşüncelerine dair izleri görmek mümkündür. Bu bağlamda eserleri sosyoloji alanına önemli bir katkı sunmaktadır. Edebiyat ve sosyolojinin kesiştiği bu çalışma, Necati Cumalı'nın eserlerinde tasvir ettiği toplumsal yapıyı analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın teorik bölümünde, toplumsal cinsiyet ve göç teorilerine ilişkin bilgiler sunulduktan sonra, Necati Cumalı'nın romanları, şiirleri ve tiyatro oyunları, eserlerin yaratıldığı dönemin bağlamında edebiyat sosyolojisi perspektifinden incelenmiştir. Bu eserlerdeki sosyal yapı ve toplumsal durumun farklı yansımalarını, kurgusal karakterlerin çevreleriyle olan sosyal etkileşimlerini inceleyerek belirlemek amaçlanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, kurgusal kahramanlarının kültürel, sosyal ve ekonomik değişimlerden ne derece etkilendiği ve bu etkilerin eserlere nasıl yansıdığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm bu çabalama doğrultusunda, göç ve toplumsal cinsiyet temasının, eserlerinde nasıl bir algıyla yansıtıldığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Necati CUMALI, Edebiyat sosyolojisi, Toplumsal Cinsiyet, Kadın, Göç.
Necati CUMALI, acknowledged as one of the pioneering figures in Turkish literature, stands as an exemplar of unique talents, having engaged in a seven-year legal practice in the district of Urla. In his works, he adeptly showcases various dimensions of urban life, rural existence, and societal conditions with captivating prowess. Within Necati Cumalı's literary compositions, one can discern the cultural and belief-based fabric of his era and society, interwoven through personal observations, thereby intuitively capturing the emotional and intellectual imprints of the populace. In this vein, his works offer a meaningful contribution to the field of sociology, reflecting the societal emotional and cognitive traces. This study, situated at the intersection of literature and sociology, aims to analyze the societal framework delineated within Necati Cumalı's literary corpus. Following an exposition of foundational insights into gender and migration theories in the theoretical segment of the investigation, Necati Cumalı's novels, poetry, and theatrical pieces are scrutinized from a perspective rooted in literary sociology, resonating with the ethos of the era in which they were created. Within these works, various facets of social structure and societal conditions are meticulously sought through the prism of the social interactions that the fictional characters engage in within their surroundings. The findings, gleaned from this inquiry, endeavor to delve into the extent to which fictional protagonists are impacted by cultural, social, and economic shifts and how these effects manifest within the works. In pursuit of these research endeavors, an endeavor is made to elucidate how themes of migration and societal gender dynamics are imbued with significance within the narrative tapestry. Key Words: Sociology of Literature, Women, Migration, Gender.
YÜCEL ÖZDEMİR
857208
Atatürk Üniversitesi
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
2023
Türkçe
Doktora
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=cr4SkWLaRMhkDRBjqthpsX0tGzW85stdEBjS021jLoHyTNsUD3J81UcVAFgkcrRD
./data/pdfs/857208.pdf
3,980,282
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.253725
2025-06-06T05:41:38.281547
2025-06-07T16:32:51.720436
2025-06-07T22:52:59.562665
lyi ilişki, temelde iletişim, karşılıklı saygı, güven, destek ve ortak paydalar etrafında şekillenir. Aşk ve ilişkiler karmaşık ve kişisel deneyimlerdir ve her iki tarafın da özgür iradesi ve duygusal zenginliği söz konusudur. İlişkilerde açık ve dürüst iletişim çok önemlidir çünkü bu sayede partnerler birbirlerinin duygularını, düşüncelerini ve intiyaçlarını anlayabilirler. Ancak bu iletişim, eleştiri ve suçlamalardan uzak, olumlu ve yapıcı bir şekilde gerçekleşmelidir. Ortak çıkarlar paylaşıldığında, ilişki daha sağlam bir temel üzerine inşa edilebilir. Birlikte vakit geçirilebilecek aktiviteler, hobiler veya değerler, partnerlerin birbirine daha yakın hissetmelerine olabilir. Karşılıklı saygı ve güven, ilişkinin temel taşlarıdır. Birbirinin sınırlarına ve duygusal ihtiyaçlarına saygı göstermek, partnerin özgürlüğünü ve bireyselliğini önemsemek ilişkiyi olumlu bir şekilde etkiler. Bir ilişkide her iki tarafın da birbirinin büyümesini ve mutluluğunu desteklemesi önemlidir. İyi ilişkilerde, partnerler birbirlerinin hedeflerine ve hayallerine destek olurlar. Ancak bu destek, baskı veya kontrol altında olmadan gerçekleşmelidir. Gerçek ve sağılklı bir ilişkinin temeli zorlama veya manıpülasyon değil, samimiyet, uyum ve karşılıklı sevgi üzerine kurulur. Birini aşık etmek yerine, doğal yollarla karşılıklı ilgi ve duygusal bağ geliştirmek daha olumlu sonuçlar doğurabilir. İletişim, anlayış, saygı ve sevgi temelinde oluşturulan bir ilişki, her iki taraf için de tatmın edici ve destekleyici bir deneyim sunabilir. Her bireyin kendine özgü olduğu ve farklı ihtiyaçlara sahip olduğu unutulmamalıdır. "Senin saçların, gülen gözlerin, Bir dakika rahat yok senden Saatte, kapıda aklım fikrim" (Cumalı, 2017: 85-86). Aşk, insanlık tarihi boyunca sayısız şiire, şarkıya ve hikâyeye konu olmuş güçlü ve karmaşık bir duygudur. Aşkın birçok farklı şekli olsa da gerçek aşk genellikle aşkın en saf ve en anlamlı şekli olarak kabul edilir. "Ne söyler bu türküler Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler Sevilip sevdikten sonra Insan böyle yalnız mı kalır Bahtına hatırlamak mı düşer Ne söyler bu türküler" (Cumalı, 2017: 103). Aşk karmaşık bir duygu olup sevgi, ilgi, koruma, sıcaklık ve saygı gibi çeşitli duyguları içerir. Bu duygular, aile, arkadaşlar ve romantik partnerler arasında yaşanabilir. Aşk, bir kişiye karşı derin ve samimi bir bağ oluşturabilir. İlişkilerde güven, temel bir unsur olarak öne çıkar. Birbirinize güvenmek, duygusal açıdan güvende hissetmek demektir. Güven olmadan sağlıklı bir ilişki zor kurulabilir. Güven duygusal bağları
354906
133
153
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9416747093200684, "polygon": [ [ 1490, 2026 ], [ 1495, 239 ], [ 236, 236 ], [ 231, 2022 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8882172703742981, "polygon": [ [ 898, 136 ], [ 899, 89 ], [ 833, 88 ], [ 832, 135 ] ] } ] }
Refi Cevat Ulunay romanlarının yapı ve tema bakımından incelenmesi / Terms of Refi Cevat Ulunay novel structure and theme analysis
Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet dönemi yazarlarından olan Refi Cevat Ulunay, dönemin güçlü kalemlerinden birisidir. Daha çok gazeteci kimliği ile ön plana çıkan yazar, Türk edebiyatında romancılığı ile tanınır. Roman dışında fıkra, gazete, tiyatro, müzik, halk hikâyesi vb. gibi çeşitli dallarda da yazan çok yönlü bir sanatkârdır. Onun en önemli özelliği çağına bir ayna tutarak gerçekçi yönüyle eserlerini yazmasıdır.İnsanı anlatırken insandan hareketle topluma ulaşmayı hedefleyen yazar, sosyal konuların bir temsilcisidir. Amacı, sadece bireyi anlatmak değil, aynı zamanda bireyin yaşadığı toplumu tahlil edebilmektir. Bu bakımdan toplumdan kopmadan iyi gözlem yeteneği ile eserlerini oluşturmuştur. Çalışmamız; yazarın hayatı, edebi kişiliği, çok yönlü oluşu, güçlü kalemi ve sanatı ile birlikte romanlarında işlediği temleri ve vermek istediği mesajları içermektedir. Anahtar Kelimeler: Refi Cevat Ulunay, Roman, Yapı, Tema, Tarih.
Refi Cevat Ulunay, one of the pre-republicandafterrepublic writers, is one of the most powerful pens of the period. The writer, coming forward mostly with his journalist personality, is known with his novels in Turkish Literature. He is a versatile artist whowrote in many different fields such as funny stories, newspapers, theatres, music, folk storiesetc. His most important feauture is that he wrote his Works with their realistic aspect susing a mirror to enlighten his era. The write raiming to reach the community by focusing on man while telling about him, is a representative of social subjects. His aim is not only totell the individual but only to analyze the community in which the individual lives. With this respect with out breaking off the community, he created his Works with a good observation ability. Our study contains the writers life, his personality of literature, his versatility, his powerfulpen, his art, thethemes he worked on in his novel sand themessages he wanted to give. Key Words: Refi Cevat Ulunay, Novel, Structure, Theme, History
SEMA ORUÇ
354906
Fırat Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2014
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=1zw6GvYMe-q3Hf6HR-3US3pmbfNpSJ5voJrAbLI91IDGfjT2xMrzfgJ9aELgFCOf
./data/pdfs/354906.pdf
991,963
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.999318
2025-06-06T05:44:48.637207
2025-06-07T16:32:51.799629
2025-06-07T22:52:59.926106
Romanın başkarakteri konumundaki Murat, aydınlanmak üzere kendisini Şeyh Zindabat'a emanet eder. Murat'ın kendisini Şeyh'e emanet etmesinden sonra 'sülük' başlar. Sülük, "yola gitmek ve sâlik yolcu demektir… Allah'a kavuşmaya istidat kazanmak için ahlâkı temizleyip güzelleştirmekten ibarettir." (Ayni, 1992: 275). Murat, Şeyhinden ayrılmak istemez. Ancak Şeyh Zindabat'ın tavsiyesi başka yöndedir. "Daima onu düşün! dedi. Unutma ki her şey odur." (B.B.A. s.25). O, müridinden kendisinin yerine Allah'a bağlanmasını ve Allah'ı sevmesini ister. Bunun yolunun öncelikli olarak kendisin ve diğer insanları sevmesinden geçtiğini belirtır. Bunun için de çilesini ve tekâmülünü cemiyet içerisinde tamamlamasını istemektedir. "Şeyh: ben senin cemiyete olan vazifeni yapmanı istiyorum. Sen, orada tekâmül edeceksin." (B.B.A. s.59). Böylece Şeyh Zindabat'ın cümlelerinde İslam'ın ve Tasavvuf 'un insan ve cemiyetle olan bağlarını öğreniyoruz. Asıl sevgi Allah'adır. Bu dünya ve insanlar da Allah'ın varlığının bir aynası olduğu için Allah'ın sevgisine ulaşmak isteyenin önce insanları sevmesi gerekir. "Hakk, Kendini bildi, Kendinde âlemi bildi ve âlemi Kendi suretinde çıkardı. "(Arabî, 1992: 39). Hindistan'daki şeyhinin çilesini çekmek üzere İstanbul'a gönderdiği roman başkarakteri konumundaki Murat, buradaki sınavını başarıyla tamamlayarak (çilesini çekerek) erginleşme yolunda önemli bir aşamadan geçer ve şeyhi tarafından kendi yanına gelmekle ödüllendirilir. Ona bu müjdeyi veren kendisi gibi hak yolunun yolcusu olup Şeyhi tarafından huzura bir türlü kabul görmeyen Hacı Gaffar'dır. "Evet, dedi. Ben bu saadete erişemeyeceğim. Seni âriflerin kutbu vâsıl-ı ilallâh olanların gavsı istiyor, bu, senin için ne büyük mertebedir. " (B.B.A. s.279). Romanın tasavvufi dünyası başkarakter Murat'ın seyr-i uruç'uyla tamamlanır. Tasavvuf, İslâmî hayata göre yaşamaya çalışma şekli, tarikat ise, "tasavvufun teşkilatlanmış hali'dir (Fığlalı, 1994: 181). Tarikatı, Allah'a ulaşmak isteyenlerin kendine rehber edindikleri bir yol olarak düşünebiliriz. Her tarikatın prensiplerinde farklılıklar olsa da ulaşmak istedikleri hedef ortaktır. Bektaşı tarikatı da bu tarikatlar arasında yer alır. Bektaşılığı "Hacı Bektaşı Veli'ye bağlı olan onun yolunda giden" (Eröz, 1990: 52) olarak tanımlayabiliriz. Romanda karakterlerin olgunlaşma süreci, Bektaşı Tarikatı içerisinde verilir. Râşit Bey'in kendini aradığı dönemde karşılaştığı Avni Baba, giyinişiyle, yaşayışıyla, görüş ve sözleriyle tam bir Bektaşı babasıdır. Bektaşılıkte Baba, "Bektaşı tarikatına
508562
63
109
{ "labels": [ { "class": "Resim", "confidence": 0.9712381362915039, "polygon": [ [ 345, 1149 ], [ 1374, 1147 ], [ 1373, 566 ], [ 344, 568 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9403323531150818, "polygon": [ [ 273, 552 ], [ 1442, 552 ], [ 1442, 232 ], [ 273, 232 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.9387223720550537, "polygon": [ [ 1375, 2020 ], [ 1386, 1388 ], [ 401, 1371 ], [ 391, 2004 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8318631649017334, "polygon": [ [ 1469, 2207 ], [ 1469, 2156 ], [ 1412, 2155 ], [ 1412, 2207 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.8237045407295227, "polygon": [ [ 1454, 1375 ], [ 1454, 1241 ], [ 301, 1240 ], [ 301, 1375 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8020591139793396, "polygon": [ [ 1401, 2104 ], [ 1401, 2044 ], [ 328, 2042 ], [ 328, 2102 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.7780081033706665, "polygon": [ [ 1064, 1225 ], [ 1064, 1166 ], [ 319, 1165 ], [ 319, 1224 ] ] } ] }
Osteoid osteomada bt yardımlı perkütan eksizyon / Percutaneous ct-guided excision of osteoid osteoma
Giriş: Osteoid osteoma benign bir kemik tümörüdür. Çapı genellikle 20 mm'den küçük olan nidus hastalığın patogenezinden sorumludur. Güncel tedavi yaklaşımı cerrahidir. Cerrahi tedavide nidusun eksizyonu amaçlanır. Bunun için açık ve kapalı pek çok yöntem geliştirilmiştir. Daha yüksek başarı sağlayan ve daha az kemik kaybına sebep olan perkütan eksizyon yöntemleri son yıllarda daha popüler olmuştur. Amaç: Bilgisayarlı tomografi eşliğinde işaretleme ve trephine (yuvarlak uçlu oyucu) ile enblok rezeksiyon yapılan osteoid osteoma olgularının klinik ve radyolojik sonuçlarını değerlendirmektir. Hastalar ve yöntem: Osteoid osteoma tanısıyla 2012-2014 yılları arasında BT eşliğinde perkütan nidus eksizyonu uygulanan 24 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların 18'i (%75) erkek, 6'sı (%25) kadındı. Ortalama yaş 15.3 (aralık 4-27) ve ortalama takip süresi 18.2 (aralık11-25) ay idi. İşaretleme BT eşliğinde K-Teli ile yapıldı. Sonrasında, steril şartlarda işaret teli üzerinden trephine ile enblok rezeksiyon uygulandı. Rezeksiyon sonrası kesi duvarları kürete edildi. Tedavinin etkinliği preop-postop VAS(Görsel Ağrı Ölçeği) ve FPS(Yüz Ağrı Ölçeği) ağrı skorlaması ile değerlendirildi. Kortikal defektin takibi direk grafi ile yapıldı. Bulgular: Hastaların 21'inde başarılı, 3'ünde başarısız sonuç elde edildi. Ağrı şiddeti VAS skalasına göre preoperatif ortalama 7.8, postoperatif ortalama 0.75 olarak bulundu. Nidusun en geniş çapı ortalama 11 mm ölçüldü. İşaretleme süresi ortalama 14 dk, ameliyat süresi ortalama 44.3 dk bulundu. Ortalama hastanede kalma süresi 1.17 gün (aralık 1-2) idi. Olguların % 83'ünde tanı histolojik olarak doğrulandı. Bir hastada operasyondan 3 ay sonra patolojik kırık gelişti. İki hastada enfeksiyon gelişti. İntraoperatif kırık ve nörovasküler yaralanma görülmedi. Sonuç: Osteoid osteoma tedavisinde, trephine ile BT eşliğinde perkütan eksizyon pratik, başarı oranı yüksek, komplikasyon oranı düşük ve yüksek maliyetli ekipman gerektirmeyen ekonomik bir yöntemdir. Anahtar Kelimeler: Osteoid Osteoma, Perkütan Eksizyon, Benign Kemik Tümörü
Introduction: Osteoid osteoma is a benign bone tumor. Nidus which its diameter is narrower than 20 mm is responsible for the pathogenesis of the illness. Current treatment approach is surgical treatment. In surgical treatment, nidus excision is aimed. For this aim, many opened and closed methods have been developed. Percutaneous excision method which provides more success and less bone loss has been more popular recently. Purpose: It evaluates the clinical and radiological results of osteoid osteoma facts which accompanied with computerized tomography (CT) by notation and trephine en-block wide resection. Patients and Method: Between 2012-2014 years, 24 patients with Osteoidosteoma diagnosis whom percutaneous nidus excision were applied accompanied with CT were evaluated retrospectively. 18 (%75) of the patient were male and 6 (%25) of them were female. Average age was 15.3 (between 4-27) and average length of follow-up was 18.2 (between 11-25) months. Notation was done accompanied with CT by K-wire. Then, in sterilized environment, en-block wide resection was applied by notation string. After resection cut walls were curettaged. Treatment efficiency was evaluated by preop-postop VAS (Visual Analog Acale) and FPS (Face Pain Scale) pain stocking. Cortical defect follow-up was done by X-ray. Results: in 21 percent of patients successful results and in 3 percent patients unsuccessful results were obtained. According to VAS scale, average preoperative pain level was determined 7,8 and average postoperative pain level was determined 0,75. The widest diameter of nidus was measured 11 mm. Average notation time was 14 minutes; average operation time was 44, 3 minutes. Average time of keeping in hospital determined as 1.17 day (between 1-2). 83 percent of the cases were verified histologically. In one patient, pathological fracture occurred three months after operation. In two patients infection occurred. Intraoperative fracture and neurovascular injury did not occur. Conclusion: In Osteoid osteoma treatment, Percutaneous excision by trephine accompanied with CT is an economical, practical treatment which have high success rate, low complication rate, low cost. Key Words: Osteoid osteoma, Percutaneous Excision, Benign Bone Tumor
MEHMET AKİF ÇAÇAN
508562
Dicle Üniversitesi
Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
2015
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=MzP7PYssFqdb3WIjlroAkTXlKkNqEekyLhn632D5PNeT98IPlzKVNgXcDXFro9JZ
./data/pdfs/508562.pdf
4,952,367
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.165432
2025-06-06T05:48:52.454629
2025-06-07T16:32:52.289442
2025-06-07T22:53:00.161679
## 3.2.2. İkinci Aşama: Trephinle Enblok Eksizyon Sedasyon altında işaretleme yapılan hastalara, ameliyathaneye alındıktan sonra genel anestezi uygulandı. Regionel anestezi uygulanan hastalara ise ek bir anestezik girişim yapılmadı. Tekrar boyama ve örtmeyi takiben işleme başlandı (Şekil 38). ![](_page_0_Picture_2.jpeg) Şekil 38. İşaretleme sonrası tekrar steril edilen cerahi alan Klavuz tel ortada kalacak şekilde 2-3 cm'lik insizyon yapıldı ve telin üzerinden künt diseksiyonla kemiğe kadar ulaşıldı (Şekil 39). ![](_page_0_Picture_6.jpeg) Şekil 39. Insizyon sonrası K-Teli boyunca kemiğe kadar yapılan künt diseksiyon
261149
114
123
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8603143095970154, "polygon": [ [ 1430, 144 ], [ 1431, 85 ], [ 1354, 84 ], [ 1353, 143 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.7931339144706726, "polygon": [ [ 1475, 1973 ], [ 1480, 287 ], [ 251, 284 ], [ 247, 1970 ] ] } ] }
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesinde sivil toplum kuruluşlarının rolü - Erzurum Kalkınma Vakfı ( ER-VAK ) Örneği - /
Günümüz devlet yapısında, özelliklede büyük devletlerde merkezi yönetim anlayışının uygulanması beraberinde büyük sıkıntıları getirmektedir. Sıkıntıların giderilmesi uzun zaman almakta veya yörenin gerçekten ihtiyacını giderecek çözümlerin bulunmasında yetersiz kalmaktadır. İşte tam burada yerel yönetim gerçekten yörenin sorunlarının birinci elden daha hızlı çözülmesi açısından çok önem arz etmektedir. Güçlü, geniş yetkilerle donatılmış ve kaynaklar bakımından sıkıntı yaşamayan, gerekirse kendi kaynağını kendisi oluşturan bir yerel yönetim, yörenin ve bölgenin kalkınmasında etkili bir rol oynamaktadır. Ülkelerin kalkınmasında en önemli göstergelerden biride sivil toplumdur. Sivil toplum kuruluşlarının sayısı ve çalışmaları o ülkenin kalkınmasında ve daha da gelişmesinde aktif bir rol oynamakta, insanları aktif vatandaşlık bilincinde yönetime dâhil etmekte ve aynı zamanda devletlerin yetişemediği veya yapamadığı faaliyetleri yapmak suretiyle kendini vazgeçilmez bir unsur olarak kamuoyuna kabul ettirmektedir.Bu çalışmamızda önemi gün geçtikçe artan ve hissedilen, sivil toplumun yerel yönetimlerin güçlendirilmesinde oynadığı aktif role dikkat çekilerek, sorunların yerinde ve zamanında daha hızlı çözülmesi, halkın yönetime daha bilinçli olarak katılmasının sağlanması ve bu aşamada sivil topluma düşen görevler üzerinde durulmuştur.
In today?s state comprehension, applying central management understanding especially in big states brigns big problems at the same time. Overcoming problems takes a long time or ıt ısn?t enough to find real solutions to the area. At this point,local administrative presents a great deal importance to overcome the problems of area at the highest priority. A local administrative which is strong, provided with vast authorities and has no diffıculty for sources,when necessary forming ıts own resource, plays an effective role on area?s progress. One of the most important signs of countries? progress is civil social group. The numbers of civil society groups and their Works take a effective role on ıts progress and development,includes people in administration for active citizenship consciousness and at the same time ıt makes ıtself as irrenouncable component to public opinion by doing activities which states can?t do or catch up with.In thıs study,we worked on civil society group taking an active role of for supporting local adminstrative ,overcoming problems fast appropriate and on time ,providing public to participate in admistration more consciously and at this stage the missions of civil society groups.
SELİM DELİOĞLAN
261149
Selçuk Üniversitesi
Sosyoloji Bölümü
2010
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ZeTyprYuef2HkaF3xt4wYgziKlVMRw6oS0q7XTameOR4ppav0Tijfhc-BFGg4wtl
./data/pdfs/261149.pdf
1,256,489
true
true
true
2025-06-04T22:40:56.320617
2025-06-06T05:48:03.617824
2025-06-07T16:32:52.742052
2025-06-07T22:53:00.487906
- OKMEN, Mustafa ( 2002 ), Y erel Y önetimlerde Ozerklik Eğilimleri, A vrupa ve Türkiye, Avrupa Birliği Bütünleşme Sürecinde Türkiye'de Yerel Y önetimler, Alfa Y ayıncılık, Istanbul. - · ONER, Şerif (2001), Sivil Toplum Kuruluşlarının Yerel Demokrasi ve Katılım Algılamaları, ÇY Y D, Cilt:10, Sayı: 2, Ss:51 -67 - · OZDALGA, Elisabeth (1996), Sivil Toplum ve Düşmanları, A. Topçuoğlu, Y. Aktay (der.), Postmodernizm ve Islâm Küreselleşme ve Oryantalizm, V adi Y ayınları, Ankara. - · PRENS Sabahattin ( 1965 ), Türkiye Nasıl Kurtarılabilir?, Elif Yayınları, İstanbul. - · RESMI GAZETE, 26 Mayıs 1987, No: 19471 - Tekeli, Idris (1983). Y erel yönetim demokrasisi ve Türkiye Cumhuriyeti'nde Belediyeciliğin Gelişimi. Türk - TURKONE, Mümtazer (2003), Siyaset, Lotus Y ayınları, Ankara. - · UÇAR, Ahmet (2004), Belediye Hizmetlerinin Etkinliği Açısından Hizmette Y erellik (Subsidiarite) Ilkesi ile Yönetişim (Governance) Kavramı Uzerine Bir Inceleme, Celal Bayar Un. Sosyal Bilimler Dergisi, C.2, S.1 - UZUN Turgay, KURT Hüseyin ( 2002 ), Avrupa Birliği'ne Giriş Sürecinde Türkiye'de Yerel Yönetimler ve Sorunları, Avrupa Birliği Bütünleşme Sürecinde Türkiye'de Y erel Y önetimler, Alfa Y ayıncılık, İstanbul. - YILDIRIM, Ahmet (2001), Sosyal Bütünleşme Açısından Sivil Toplum Orgütleri (İsparta Orneği), SDU, SBE, Sosyoloji Anabilim Dalı, Y ayınlanmamış Y üksek Lisans Tezi, İsparta. - · YILMAZ, Aytekin (2003), Çağdaş Siyasal Akımlar, Modern Demokrasıde Y eni Arayışlar, V adi Y ayınları, 2. Basım, Ankara. - · www. ervak.org.tr Erzurum Kalkınma Vakfı resmi sitesi.
552333
13
108
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9349352121353149, "polygon": [ [ 1512, 2096 ], [ 1513, 199 ], [ 230, 198 ], [ 229, 2095 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.5236722826957703, "polygon": [ [ 1467, 2204 ], [ 1467, 2162 ], [ 1424, 2162 ], [ 1424, 2204 ] ] } ] }
Üç farklı kanal patı ve farklı iki tek kon yöntemi ile doldurulan kök kanallarında bakterilerin eliminasyon etkinliğinin incelenmesi / Bacterial killing effectiveness of three root canal sealers used with various two matched-taper cone technique
Bu çalışmanın amacı, üç farklı kök kanal patı (AH Plus, BioRoot RCS, GuttaFlow Bioseal) ve iki farklı tek kon yöntemi kullanılarak tamamlanan kök kanal dolgusunun, deneysel olarak E. faecalis ile enfekte edilen dentin tübüllerindeki bakterileri elimine edebilme yeteneğinin incelenmesidir. Bu çalışmada enfekte dentin tozu modeli kullanılmıştır. Yüz otuz iki adet tek köklü insan dişi elmas separe yardımı ile kronlarından ayrıldı. Örneklerin yarısı ProTaper Next (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) döner alet eğe sistemi kullanılarak X5'e kadar genişletildi. Diğer yarısı ProTaper Universal (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) döner alet eğe sistemi kullanılarak F5'e kadar genişletildi. Tüm örnekler rastlantısal olarak 6 test grubuna (n=15) ve 4 kontrol grubuna (n=8) ayrıldı. Her gruptan birer örnek alınarak Tarayıcı Elektron Mikroskopu (SEM) ile incelendi. Negatif kontrol grubu hariç tüm kökler, 28 gün boyunca E. faecalis ile enfekte edildi. Kontrol grupları hariç tüm köklerin, 3 farklı kök kanal patı ve iki farklı açılı tek kon yöntemi kullanılarak kök kanal dolguları tamamlandı. Pozitif kontrol grubundaki örneklere ise kök kanal dolgusu yapılmadı. Steril kökler negatif kontrol grubu olarak kullanıldı. Tüm örneklerden gates-glidden frezler kullanılarak dentin örnekleri alındı ve seyreltilerek ekimleri tamamlandı. Her örnek için bakteri koloni sayısı (CFU) belirlendi. Elde edilen veriler Levene, Tek Yönlü ANOVA ve Tukey HSD testleri kullanılarak değerlendirildi. Bu çalışmada, dentin tübülerindeki E. faecalis'i elimine etmekte en etkili kök kanal patı AH Plus olarak bulunmuştur. GuttaFlow Bioseal kanal patının E. faecalis üzerinde etkisiz olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile, kök kanal sisteminde rezidüel bakterilerin eliminasyonunda antibakteriyel etkinliği ve akışkanlığı yüksek kök kanal patlarının kullanılmasının önemli olduğu sonucuna varılmıştır.
The aim of this study was to evaluate ability of three different root canal sealers (AH Plus, BioRoot RCS, GuttaFlow Bioseal) and two matched-tapered cone technique to eliminate E. faecalis in experimentally infected dentinal tubules. An infected dentine powder model was used. The crowns of one hundred and thirty two extracted single-rooted human teeth were removed with diamond blade. The half of the samples were prepared using ProTaper Next (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) up to the size of X5. The other half of the samples were prepared using ProTaper Universal (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) up to the size of F5. All of the samples randomly divided into 6 test (n=15) and 4 control (n=8) groups. One sample from each groups was evaluated using Scanning Electron Microscope (SEM). The roots, except negative control groups, infected with E. faecalis for 28 days. The root canals, except control groups, were obturated using different three root canal sealers and two matched-tapered cone technique. Positive controls were not filled. Sterile roots were used as negative controls. Dentine powder was obtained from all root canals using gates-glidden drills and this dentine powder was diluted and inoculated. Visible colonies were counted and total colony-forming units (CFU) were calculated for each sample. Statistical analysis was performed using the Levene, One Way ANOVA and Tukey HSD test. In this study, it was found that AH Plus root canal sealer was the most effective sealer in killing E. faecalis in dentinal tubules. GuttaFlow Bioseal was not effective in killing E. faecalis. In this study, it was observed that using root canal sealers having good antibacterial activity and flow properties are important for the elimination of residual bacteria.
SEMANUR KARAGÖLLÜ
552333
Selçuk Üniversitesi
Endodonti Ana Bilim Dalı
2017
Türkçe
Diş Hekimliği Uzmanlık
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Mir2lXQK1dkmQ9Ige3PZbl40LZq0VTlM9yIw539y_e7JLWZsoXNTIt-4hO1xVE0A
./data/pdfs/552333.pdf
5,683,168
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.300960
2025-06-06T05:53:03.613151
2025-06-07T16:32:53.827494
2025-06-07T22:53:00.808675
## 1.1.1. Kök Kanallarının Şekillendirilmesi Sırasında Kullanılan Aletler ## El İle Kullanılan Aletler Kök kanallarının şekillendirilmesi, kanal içinden vital ve nekrotik artıkların uzaklaştırılması için ilk olarak karbon çelik aletler kullanılmıştır. Bu aletlerin kök dentini üzerinde çok etkin bir kesme işlemi gerçekleştirmesine karşın, irrigasyon solüsyonlarıyla ve otoklavlama sırasında korozyona uğraması nedeniyle kullanımı kısıtlanmıştır (Hargreaves ve Berman 2015). Paslanmaz çelikten üretilen aletler sterilizasyon işlemlerine daha dayanıklı olmalarından dolayı tercih edilmeye başlanmıştır (Younis 1977). Fakat bu aletlerin kalınlığı arttıkça esnekliği azalmakta, esnekliği azalan aletin kanal duvarlarına uyumu azalmaktadır (Alaçam 2012). Paslanmaz çelik aletlere 90° eğim verildiğinde, bu aletler 20° döndürüldüğünde kırılma meydana geldiği rapor edilmiştir (Serene ve ark 1995). Paslanmaz çelik aletlerin bazı dezavantajları nedeniyle yeni metal alaşımları denenmiş ve 1961 yılında, %55 oranında nikel ve %45 oranında titanyum karışımı ile Ni-Ti aletler üretilmiştir (Hargreaves ve Berman 2015). Ni-Ti aletlerin elastikliğinin yüksek olması, özellikle eğri kanallarda; kanal transportasyonu, basamak oluşumu ve alet kırılması riskini azaltmaktadır. Bu aletlerin kullanımı ile kanal şekillendirmesinin daha hızlı tamamlandığı, fakat kök dentini üzerinde kesme etkinliğinin paslanmaz çeliklere göre daha az olduğu bildirilmiştir (Alaçam 2012). ## Düşük Devirli Döner Aletler Rollins tarafından ilk defa 1899 yılında, kanalların şekillendirilmesi için endodontik anguldruva üretilmiştir (Hülsmann ve Stryga 1993). Günümüzde en sık Gates-Glidden frezler ve Peeso reamerlar bu sistem ile kullanılmaktadır. Bu aletler kanal şekillendirilmesi sırasında; düz bir giriş yolu elde etmek, kanal ağızlarını genişletmek, kanalın 1/3 koronal kısmını genişletmek için tercih edilmektedir. ## Kök Kanal Şekillendirilmesi İçin Kullanılan Döner Aletler Endodontik tedavi sırasında, kök kanallarının şekillendirilmesi basamağında kullanılması için belirli dönme hızı ve tork değerinde çalışan anguldruvalar üretilmiş ve Ni-Ti eğeler ile birlikte kullanılmaya başlanmıştır. Bu sistemlerin ile
47091
44
99
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9079346656799316, "polygon": [ [ 1400, 1879 ], [ 1414, 161 ], [ 188, 151 ], [ 174, 1869 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8071596622467041, "polygon": [ [ 1409, 120 ], [ 1469, 120 ], [ 1469, 68 ], [ 1408, 68 ] ] } ] }
Köyceğiz Gölüne dökülen akarsuların su kalitesinin fiziko-kimyasal ve biyolojik parametrelerle belirlenmesi / Determination of water quality of running waters inflowing to Köyceğiz lake based on physico-chemical biological parameters
IV ÖZET Bu çalışmada Köyceğiz Gölü'ne dökülen Akarsuların su kalitesi fiziko- kimyasal ve biyolojik parametrelerle belirlenmeye çalışılmıştır. Fiziko- kimyasal veriler çevre Müştesarlığı'nın yayınladığı "Su Kirliliği ve Kontrolü Tönetmeliği"'ne göre değerlendirilmiştir. Biyolojik parametreler bentik makroinvertabratlarm çeşitlilik sıklık, baskınlık, gibi verileriyle ortaya çıkarılmıştır. Beş adet çeşitlilik indeksi kullanılmış ve bu çalışma için en kullanışlı olan indeks, Shannon- Weaver çeşitlilik indeksi olarak belirlenmiştir. Sorensen analizi ile de istasyonlar arasındaki benzerlikler bulunmuştur. Gelecekteki biyolojik izlemelerde kullanılabilecek, akarsu bentik makroinvertebrat faunası belirlenmiştir. Akarsuların su kalitesinin fiziko-kimyasal ve biyolojik parametrelerle birlikte belirlenmesinin gerekliliği açıklanmıştır. çalışma sonucunda akarsuların evsel ve tarımsal alanlardan gelen atıklardan etkilendiği bulunmuştur.
ABSTRACT Water quality of running waters inflowing to Köyceğiz Lake were determined with physico-chemical and biological parameters. Physico- chemical data were evaluated according to regulation of Ministry of Environment. Biological parameters were estimated using frequency, dominance and diversity analyses of benthic macroinvertebrates. Five diversity indices were used among which the Shannon -Weaver diversity hides was useful for tiiis research. At the same time, by use of Sorensen analysis the similarity between stations was found. Benthic macroinvertebrate fauna which will be used in future biological monitoring studies were identified. It's emphasized that water quality of running v/aters should be determined not only with physico-chemical parameters but also with biological parameters. As a result, with this research we determined that running water have been polluted hy domestic and agricultural wastewater.
MUZAFFER DÜGEL
47091
Hacettepe Üniversitesi
Biyoloji Ana Bilim Dalı
1995
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=7lOJX8w_8PRQU1mSHU6-jufgfX5-CnruMNyhywiyYbQFnjaZ73e0X4L96jp5MZze
./data/pdfs/47091.pdf
5,983,844
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.361735
2025-06-06T05:50:05.242111
2025-06-07T16:32:53.831081
2025-06-07T22:53:00.949407
## Akarsuların Standartlarla Karşılaştırılması 4-3. ye Siniflandırılması Akarsuların su kalitesi belirlenirken Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı (1988) tarafından yayınlanmış olan "Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği" kapsamındaki kıtalçı su kaynakları için belirlenmiş olan kalite kriterlerine uyulmuştur. Bu yönetmelikte kıtalçi yüzeysel sular kalite kriterlerine göre dört sınıfa ayrılmıştır. Sınıf I: Yüksek kaliteli su Sınıf II: Az kirlenmiş su Sinif III: Kirlenmiş su Sınıf IV: Çok kirlenmiş su Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların, aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. ## A-Sınıf I- Tüksek kaliteli su: - a- Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini - b- Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil) - c- Alabalık üretimi - d- Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı - e- Diğer amaçlar ## B- Sınıf II- Az kirlenmiş su: - a- İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini, - b- Rekreasyonel amaçlar, - c- Alabalık dışında balık üretimi, - d- Teknik Usuller Tebliğinde verilecek olan sulama suyu kalite kriterlerini sağlamak şartıyla sulama suyu olarak, - e- Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar.
503749
32
106
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9457146525382996, "polygon": [ [ 1497, 2102 ], [ 1504, 270 ], [ 291, 265 ], [ 284, 2098 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8900771737098694, "polygon": [ [ 931, 2233 ], [ 932, 2181 ], [ 875, 2180 ], [ 874, 2232 ] ] } ] }
Kozmetik pazarlamanın genç nüfus üzerindeki etkileri / Cosmetics marketing impacts on young population
Bu araştırma, gençlerin kozmetik pazarlamada hangi pazarlamada hangi yöntemleri tercih ettiğini, kozmetik pazarlamanın gençler üzerindeki etkilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Türkiye'de kozmetik pazarlama konulu tez çalışması bulunmaması nedeniyle kozmetik pazarlama faaliyetlerinin gençler üzerindeki etkileri konusunun araştırılması gerekli görülmüştür. Yapılan araştırmalar ağırlıklı olarak marka, imaj, satın alma davranışları, mağaza imajı konularına odaklanmıştır. Bu çalışmanın konusu, gençlerin güzellik ve bakım konusunda hangi kozmetik ürünleri tercih ettiği, kozmetik ürünleri tercih nedenleri, ürün kullanım alışkanlıkları, ürün satın alma davranışlarını etkileyen pazarlama faaliyetleridir. Kozmetik pazarlamada önemli bir hedef kitle olan genç nüfusun yeterince araştırılmaması, kozmetik pazarın gün geçtikçe büyümesi, genç nüfusun artması ve nüfusun önemli bir kısmını gençlerin oluşturması araştırmanın önemini belirtmektedir. Belirlenen konu ve araştırmanın önemi çerçevesinde, gençlerin kozmetik ürün tercihlerinde etkili olan pazarlama yöntemlerine değinilmiştir. Gençlerin güzellik ve bakıma ne düzeyde önem verdiği, hangi kozmetik ürünleri kullandığı, kozmetik ürünleri hangi nedenlerle tercih ettiği, kozmetik ürün kullanım alışkanlıklarının nasıl olduğu, kozmetik ürünleri ne şekilde satın aldığı ve kozmetik ürün tercihleri üzerinde hangi pazarlama yöntemlerinin etkili olduğu yapılan araştırmada tespit edilmiştir. Kozmetik pazarlama faaliyetlerinin etkisi sayesinde kişisel bakım ürünlerinin kullanımının cinsiyete, yaş gruplarına, aylık gelire göre anlamlı farklılık göstermediği, 17-18 yaş ve 19-20 yaş grubu katılımcıların makyaj malzemelerine yönelik kozmetik ürün kullanımının, 23 yaş ve üzeri katılımcıların kullanımından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın bulgularında genç nüfusun pazarlama faaliyetlerinden daha çok etkilendiği görülmüş, hedef kitle açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.
This study, the aim of this study was to determine the methods which young people prefer to market in cosmetics marketing and the effects of cosmetics marketing on young people. It was necessary to investigate the effects of cosmetics marketing activities on young people because there was no thesis study on cosmetic marketing in Turkey. Studies on the subject generally related focused on brand, image, buying behavior, store image. The subject of this study, young people prefer which cosmetic products for beauty and care, what are the reasons for preferring cosmetic products, product habits are marketing activities that affect product buying behaviors. Insufficient investigation of young population which is an important target group in cosmetics marketing, cosmetics market grows day by day, increase in young population and the majority of the population is made up of young people it refers to the importance of research. Within specified topic and the importance of the research, marketing methods have been mentioned effective in young people's cosmetic product preferences. It was found in this study the importance of beauty and care to young people, which cosmetic products are used, the reasons for preferring cosmetic products, how the cosmetic product usage habits are, how to buy cosmetic products and which marketing methods are effective on cosmetic product preferences. Thanks to the influence of cosmetic marketing activities the use of personal care products did not differ significantly according to sex, age groups, monthly income, it was found that the use of cosmetic products for the makeup materials of the participants aged 17 to 18 and 19 to 20 years was higher than that of the participants aged 23 years and over. The research found that the young population was more influenced by the marketing activities and emphasized the importance of the target audience.
PELİN ÖZGÜNAY
503749
İstanbul Gelişim Üniversitesi
Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=MzP7PYssFqdb3WIjlroAkSwsFtew6RRyAXDluuqIEpqvekWWzEdAu4fidKaCzzEZ
./data/pdfs/503749.pdf
1,054,405
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.665330
2025-06-06T05:52:00.136424
2025-06-07T16:32:54.100341
2025-06-07T22:53:01.131882
faktörler üzerinde daha geniş durulmakta ve bu anlamda motivasyon, performans gibi eğitim giderlerini göze alınmaktadır. Ancak dünya çapında hızla ilerleyen pazarlama teknikleri ve müşteri yönetimi stratejileri ile ortaya çıkan dezavantajlar minimuma indirilmektedir. Tüketiciler, satın alma karar sürecinde kullanıcı tavsiyeleri, satış danışmanlarının mağaza içi kişisel satış çabaları, ikna kabiliyetleri ve güven telkin etmelerinin yanı sıra tüketicinin ürün veya hizmet hakkında ekstra bilgi araştırma, ürün garantısı arama, rakıpleriyle kıyaslama gibi stratejilere başvurmaktadır (Dursun 2012). Kışısel satış, diğer tutundurma faaliyetlerinden farklı olarak kişisel ve bireysel iletişime dayanmaktadır. Bu bakımdan diğer satış yöntemlerinden daha esnek bir işleyişe sahip olmaktadır. Bu yüzden kişisel satış faaliyetleri ile ilgilenenler satış sunuşlarını bireysel müşterilerin ihtiyaclarına ve davranışlarına uyacak şekilde biçimlendirmektedirler (Oluç 2006). ## 2.4.3 Halkla Ilişkiler Halkla ilişkiler, kamuoyunun tutumlarını göz önüne alan bir birey ya da örgütün politika ve prosedürlerini kamuoyu çıkarlarıyla tanımlayan, kamuoyunda anlayış ve kabul oluşturmak için eylem programı planlayan, uygulayan bir yönetim fonksiyonu olarak tanımlanmaktadır (Cutlip vd 2000). Günümüzde işletmeler, mal ve hizmetlerini halkla ilişkiler uygulamaları ile tüketicilere rahatlıkla aktarabilmektedirler. Halkla ilişkiler, pazarlama tutundurma karması elemanlarından biri olması sebebiyle işletmeler açısından tercih edilmektedir. Bu yüzden de halkla ilişkiler, diğer yönetim fonksiyonlarıyla aynı düzeyde kabul görmektedir. Halkla ilişkiler, bir kuruluşun, en önemli amacı olan kendini devam ettirebilme, geliştirebilme olanağının kullanılabilmesi için, etkileşime dayalı olarak, örgüt içinde hedef kitlenin sözcüsü ve gözcüsü kimliklerine bürünen, genel etik prensipler dahilinde reklam, tanıtım gibi dalları da kendi içinde görerek faaliyet gösteren bir yapı olmaktadır (Hazar 2009). Dinamik bir varlık olan kuruluşlar, kendilerine özgü faaliyetleri gerçekleştirebilmek için hem kurum içerisinde hem de kurum dışına yönelik etkili bir iletişim kurmaya ihtiyaç duyabilmektedir (Gökçe 2006). Kuruluşların halkla ilişkiler
448791
80
122
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9408708810806274, "polygon": [ [ 1499, 2136 ], [ 1508, 1160 ], [ 231, 1149 ], [ 223, 2125 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.9402287602424622, "polygon": [ [ 1503, 1156 ], [ 1509, 357 ], [ 214, 348 ], [ 208, 1146 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8394641280174255, "polygon": [ [ 1508, 2208 ], [ 1509, 2163 ], [ 1451, 2162 ], [ 1450, 2207 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8173754215240479, "polygon": [ [ 1493, 343 ], [ 1493, 214 ], [ 211, 213 ], [ 211, 342 ] ] } ] }
Birinci basamakta çalışan aile hekimleri tip 2 diyabetes mellitus hastalarında oral antidiyabetiklerden insüline geçişe nasıl karar veriyorlar? / How do family physicians working in primary care decide to switch insulin treatment from oral antidiabetics for their TYPE 2 diabetes mellitus patients?
Giriş: Günümüzde, Diyabetes Mellitus gibi kronik hastalıklar önemli bir sağlık sorunu oluşturmakta; tanı, tedavi ve izlemi en çok birinci basamakta yapılmakta olup, aile hekimlerinin her aşamada etkili olması gerekmektedir. İnsüline zamanında başlamama hasta memnuniyetsizliği, sağlık hizmetlerinin uygun kullanılmaması, maliyet açısından sorunlara yol açabilmektedir. Tezimizde aile hekimlerinin Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarında insüline geçişe nasıl karar verdikleri araştırılmak istenmektedir. Yöntem: Araştırmamızda niteliksel ve niceliksel olmak üzere karma metod çalışması planlanmıştır. Niteliksel araştırma yöntemlerinden teori geliştirme yöntemi kullanılmış ve maksimum çeşitlilik sağlanacak şekilde İzmir'de 12 ASM'de çalışan toplam 42 aile hekimiyle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Niteliksel araştırmamızın sonuçlarıyla 46 soruluk likert tipi anket formu oluşturulmuş ve İzmir'de çalışan 400 aile hekimine uygulanmıştır. Bulgular: Aile hekimleri Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarının yönetimini kendi görevleri arasında saymaktadırlar ancak bazı nedenlerle insülin tedavisi başlama konusunda sorun yaşamaktadırlar. Örneğin; hekimlere ait nedenler (bilgi veya deneyim eksikliği, güvensizlik, etik kaygılar, komplikasyon korkusu, zaman baskısı), hastalara ait nedenler (insüline ait yanlış inanışlar, uygulama problemleri), yasal düzenlemeler ile ilgili sorunlar sayılabilir. Araştırmamızın ikinci kısmında ise öne çıkan engeller çalışma koşulları ile ilgili yetersizliklerdir. Tartışma ve Sonuç: Aile hekimleri, Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarının takibinin birinci basamakta yapılması konusunda; eğitim açığının kapatılması, diyabet hemşiresi sağlanması, kayıtlı nüfusun azaltılması, çalışma koşullarının düzeltilmesi, insülin tedavisiyle ilgili ödeme engelinin düzenlenmesi koşullarında uzlaşmaktadırlar. Hatta sürekli danışabilecekleri bir birim olursa insülin tedavisi gerekliliği konusunda üst basamağa sevk etmeden hastanın tedavisini düzenleyebileceklerini düşünmektedirler. Ayrıca sağlık çalışanlarına verilen değerin artırılması gerektiğini, bakanlığın medyayı doğru bilgilendirme ve sağlık çalışanlarına karşı olumsuz tavrın önlenmesi konusunda kullanması gerektiğini düşünmektedirler.
Background: Recently, chronic diseases such as diabetes mellitus is a major health problem; diagnosis, treatment and follow-up is performed best in primary care, family physicians should be effective at every stage of disease. Not to begin insulin therapy on time could cause unsatisfied patient, inappropriate use of health services and lead problems in terms of cost. In our thesis, we want to investigate how the Family Physicians (FPs) decide to begin the insulin therapy for their patients whom diagnosed Type 2 Diabetes Mellitus. Method: Our study is planned in combined method, including qualitative and quantitative studies. Theory development method which is a kind of qualitative research methods is used and to aim the maximum diversity with a total of 12 family health care centers, with 42 FPs focus group discussions were conducted. With results of qualitative study a Likert type questionnaire made and performed to 400 FPs working in İzmir province. Results: FPs mentioned the management of Type 2 DM patients as their duty nevertheless they have trouble with starting insulin therapy for several reasons. For example; the FPs related reasons (lack of knowledge, experience or confidence, ethical concerns, fear about complications, time pressure), the reasons inflicted from patients (false believes about insulin, problems of practice) and problems about legislative regulation could be mentioned. The second part of our study is related to the lack of prominent obstacles of working conditions. Discussion and Conclusion: FPs are agreed on the follow-up of Type2 DM patients should be performed at primary care, need about closing the gap of education, provision of nurse whom educated about DM, reduction of the registered population, improvement of working conditions and the payment conditions of the regulation of obstacles associated with insulin therapy. They think that if there is a continuous consultant unit they won't even refer the patients to a higher step for insulin therapy needs and could regulate the patients' treatment. In addition, they think that the value given to healthcare workers should be increased, health ministry should inform media correctly and should use media to prevent the healthcare workers from negative attitudes.
SEVAL YAPRAK
448791
Dokuz Eylül Üniversitesi
Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrDxAOyVtjk5dlNEJusYJbOoSyCkOGBCEuvXyHYkmgTGA
./data/pdfs/448791.pdf
4,974,584
true
true
true
2025-06-04T22:40:56.273948
2025-06-06T05:48:04.560886
2025-06-07T16:32:54.816145
2025-06-07T22:53:01.454043
## Tablo 4.10. Aile Hekimlerinin T2DM Yönetiminde Uygulama ve Yetkinliklerine Dair Düşüncelerinin Karşılaştırılması | KARŞILAŞTIRMA | Sizin uygulama<br>sıklığınız | | Sizce AH Yapmalı<br>mı? | | |------------------------------------------------------|------------------------------|-----|-------------------------|-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------| | T2DM hastalarında gerektiğinde | Her zaman | | Kesinlikle yapmalı | | | | Sıklıkla | | Yapmalı | | | | % | N | 0/0 | N | | Yaşam tarzı değişiklikleri önerebilme | 100,0 | 400 | 100,0 | 400 | | Ust basamağa sevk edilmesine karar verme | 96,5 | 386 | તેનું છે, ક | 399 | | HbA 1c izlemi yapabilme | 95,5 | 395 | ત્ત્વે જ | ે રેતિત્વે છે. આ ગામમાં પ્રવૃતિ તેમ જ દૂધની ડેરી જેવી સવલતો પ્રાપ્ય થયેલી છે. આ ગામમાં પ્રાથમિક શાળા, પંચાયતઘર, આંગણવાડી તેમ જ દૂધની ડેરી જેવી સવલતો પ્રાપ્ય થયેલી છે. આ ગામમ | | Komplikasyon izlemi yapabilme | 91,5 | 366 | 98,8 | 395 | | OAD ilaçları başlama | 89,8 | 350 | 09,1 | 300 | | Insüline geçilmesi gerektiğine karar verme | 81,0 | 324 | ਰਤੋਂ, 1 | 372 | | Farklı OAD'ler arasında geçiş yapabilme | 48,1 | 192 | 98,3 | 393 | | İnsülin tedavisinde doz ayarlaması yapma | 43,8 | 175 | 87,6 | 350 | | lnsülin kullanma ile ilgili gerekli eğitim verme | 29,5 | 118 | 83,5 | 334 | | İnsülin tedavisine başlama | 6,6 | 26 | 70,5 | 382 | | Farklı insülin preparatları arasında geçiş yapabilme | 3,3 | 13 | 70,8 | 283 | | Insülin tedavisini kesebilme | 2,1 | 8 | 68,8 | 275 | Aile hekimlerinin, T2DM hastalarında gerektiğinde insülin başlamalarının önündeki olası engeller araştırıldığında; %48,6 (194) aile hekimi bilgi eksikliğini engel olarak görmekteyken, %47,5 (190 ) oranında aile hekimi bilgi eksikliğini kesinlikle engel olarak görmemektedir. Aile hekimleri %61,8 (247) oranında deneyim eksikliğini, %48,3 (193) oranında malpraktis korkusunu kesinlikle engel olarak gömekteyken, %47,3 ü (189) malpraktis korkusunu engel olarak görmemektedir. %53,3 (213) aile hekimi hipoglisemiye sokma korkusunu kesinlikle engel olarak gördüğünü belirtirken, %42,8 (171) katılımcı engel olmadığını belirtmiştir. Çalışmaya katılanlar, aile hekiminin görevi olmadığını düşünmek için %74,8 (299) oranında kesinlikle katılmıyorum biçiminde yanıt vermıştır. %75,8°i (303) olası ilaç etkileşimlerinden çekinmediğini belirtmiş olup, %52,8 i (211) zaman darlığını kesinlikle engel olarak görmektedir. %69,1 (276) aile hekimi hasta izlemi için laboratuvar olanaklarının yeterli olmamasını engel olarak görmemekte iken, %66,1 (264) oranında aile hekimi hastayı yatırarak izleme olanağının olmamasını engel olarak görmektedir. SGK nın birinci basamak hekimlerinin yazdığı insülini geri ödememesine %78,8 (315) oranında katılımcı kesinlikle katılıyorum-katılıyorum şeklinde yanıt vermıştır. %64,0 (256) aile hekimi birinci basamakta
422300
190
518
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9371393322944641, "polygon": [ [ 1475, 2149 ], [ 1482, 351 ], [ 277, 346 ], [ 270, 2144 ] ] } ] }
Karayolları Trafik Kanununda hukuki sorumluluk (Türk, İsviçre ve Alman hukukları karşılaştırmalı) / Civil liability in Road Traffic Act (A comparative study of Turkish, Swiss and German laws)
Karayolları trafiğinde meydana gelen kazalarda hukuki sorumluluğu incelediğimiz tezimizde, ülkemizde bu alandaki özel düzenleme olan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda (KTK) öngörülen hukuki sorumluluğa ilişkin hükümler; bu Kanuna kaynak teşkil etmiş olan İsviçre Karayolları Trafik Kanunu (SVG) ile bunlardan farklı bir sistem benimsemiş olan Alman Karayolları Trafik Kanununda (StVG) öngörülen hukuki sorumluluğa ilişkin hükümlerle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Başta işleten olmak üzere karayolları trafiğinde sorumlu olan kişiler, motorlu araç ve motorlu aracın işletilmesi kavramları, sorumluluğun niteliği, koşulları ve hükümleri, Türk, İsviçre ve Alman hukukları açısından öğreti ve yargı kararlarındaki tartışmalar çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmiş, her üç hukuk sistemi arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Böylece ülkemizde ve dünyada karayolları trafiğinde giderek artan tehlike karşısında zarar görenlerin daha iyi korunmalarının sağlanması amacıyla çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Karayolları Trafik Kanunu, Motorlu Araç, Motorlu Araç İşleten, Sürücü, Motorlu Aracın İşletilmesi, Trafik Kazası, Tehlike Sorumluluğu, Zarar, Tazminat, Müteselsil Sorumluluk, Zamanaşımı.
In our dissertation regarding civil liability in traffic accidents, the provisions relating to civil liability of Turkish Road Traffic Act (KTK: Law No. 2918), the special regulation in this area in Turkey, are examined in comparison with the provisions of Swiss Road Traffic Act which is the source of KTK, and the provisions of German Road Traffic Act (StVG) which has different liability system from both KTK and SVG. In this context, in road traffic, responsible people, especially the liability of motor vehicle holder, motor vehicle and its operation conception; description, condition and provisions of the liability are evaluated in light of discussions in doctrine and jurisprudence and the differences between these three countries' legal systems are determined. Consequently, recommendations to the solution in order to preserve the rights of victims against the increasing danger of road traffic in Turkey and in the wold are offered. Key Words: Road Traffic Act, Motor Vehicle, Motor Vehicle Holder, Driver, Operation of the Motor Vehicle, Traffic Accident, Absolute Liability, Damage, Compensation, Joint Liability, Terms of Limitations.
HATİCE KARACAN ÇETİN
422300
İstanbul Üniversitesi
Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
2015
Türkçe
Doktora
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Br_XTptK8CZ70f0JGX9xEtAX7eOEsxss5PpXFjDf0NEr2ahX6rurBF-yysDeWVRN
./data/pdfs/422300.pdf
4,129,339
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.293759
2025-06-06T05:41:41.739642
2025-06-07T16:32:55.933837
2025-06-07T22:53:02.238508
ve hafif römork da tanımlanmıştır. Buna göre yarı römork, "bir kısmı motorlu taşıt veya araç üzerine oturan, taşıdığı yükün ve kendi ağırlığının bir kısmı motorlu araç tarafından taşınan römork'; hafif römork, "azami yüklü ağırlığı 750 kg'ı geçmeyen römork veya yarı römork"tur. Bir motorlu araç tarafından çekilen römorkun neden olduğu zararlardan dolayı sorumluluk KTK m. 102 l'de ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre "Bir römorkun veya yarı römorkun veya çekilen bir aracın sebep olduğu zarardan dolayı, çekicinin işleteni, motorlu aracı işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu tutulur. Çekilen araçla ilgili olarak sorumluluk genel hükümlere tabidir''. Oncelikle kenar başlığı "motorlu araç römorkları" olan hükümde sorumluluk açısından çekilen araçlara da yer verilmış; bunlar römorkla aynı kategoride değerlendirilmiştir. Buna göre bir römorkun, yarı römorkun ya da çekilen bir aracın sebep olduğu zararlardan dolayı bunları çeken motorlu aracın işleteni KTK uyarınca işletenin sorumluluğuna tabi olup, çekilen aracın ya da römorkun işletenleri açısından sorumluluk genel hükümlere tabidir. ## b. İsviçre Hukukunda Yasal Düzenleme İsviçre hukukunda römorkların ve çekilen araçların sebep olduğu zararlardan sorumluluk SVG m. 69'da düzenlenmiştir. Burada da römorkun ya da çekilen aracın sebep olduğu zarardan dolayı çeken motorlu aracın işleteni işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümler çerçevesinde sorumlu tutulmuştur (SVG m. 69/I, c.1)56. Bununla birlikte KTK'dan farklı olarak, hükme sonradan eklenen ikinci cümle ile çekilen araç bir sürücü tarafından yönlendirilmekte ise onun işleteninin de çeken aracın işleteni ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı ifade edilmiştir (SVG m. 69/1, c.2)'' 58. Oğretide, çekilen aracın işleteninin, çekilen araç işletilme halinde olmadığı Hükümde her ne kadar çekilen (geschleppt, ziehend) ifadesi kullanılmış ise de motorlu araç ວັນ tarafından itme vb. suretiyle araca bağlı ve onunla hareket birlikteliği içindeki her türlü römork ya da motorlu araç hükmün kapsamında değerlendirilmektedir, Keller, 262. <sup>57</sup> SVG m. 69 I'de, müteselsil sorumluluğa ilişkin ek ikinci cümle 01.02.1991 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hükmün ikinci fikrasında sorumluluğa paralel olarak çeken aracın sigortasının; römork, sürücü tarafından yönlendirilmeyen çekilen araç ve sürücü tarafından yönlendirilmekle birlikte sigortası olmayan çekilen aracın neden olduğu zararları da kapsayacağı hüküm altına alınmıştır. Her iki hukuk dalında da insan taşımasında kullanılan römorkların trafiğe çıkarılabilmeleri ek bir న్ని sorumluluk sigortası yaptırılması koşuluna bağlanmıştır (KTK m. 102 III, SVG m. 69 III).
558873
53
68
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9303802847862244, "polygon": [ [ 1472, 923 ], [ 1472, 169 ], [ 260, 167 ], [ 259, 922 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9018672108650208, "polygon": [ [ 1465, 136 ], [ 1466, 90 ], [ 1411, 89 ], [ 1410, 135 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.8751959800720215, "polygon": [ [ 824, 1205 ], [ 860, 958 ], [ 602, 920 ], [ 565, 1167 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.8630127906799316, "polygon": [ [ 1450, 1570 ], [ 1459, 1287 ], [ 1167, 1278 ], [ 1158, 1561 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.8621480464935303, "polygon": [ [ 528, 1201 ], [ 553, 950 ], [ 282, 923 ], [ 257, 1174 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.8524371385574341, "polygon": [ [ 1122, 1198 ], [ 1151, 952 ], [ 894, 921 ], [ 865, 1168 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.8471817374229431, "polygon": [ [ 1432, 1208 ], [ 1468, 942 ], [ 1193, 905 ], [ 1157, 1170 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.7821760177612305, "polygon": [ [ 573, 1262 ], [ 1174, 1262 ], [ 1173, 1215 ], [ 573, 1215 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.6263374090194702, "polygon": [ [ 1455, 2083 ], [ 1455, 2029 ], [ 381, 2026 ], [ 381, 2081 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.5960370898246765, "polygon": [ [ 1333, 1666 ], [ 1333, 1615 ], [ 502, 1615 ], [ 502, 1665 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.559086799621582, "polygon": [ [ 302, 2062 ], [ 1455, 2060 ], [ 1455, 1676 ], [ 301, 1678 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.5187254548072815, "polygon": [ [ 283, 1655 ], [ 1334, 1653 ], [ 1333, 1264 ], [ 282, 1266 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.44116687774658203, "polygon": [ [ 829, 2025 ], [ 1462, 2013 ], [ 1456, 1694 ], [ 824, 1706 ] ] } ] }
Epoksi/EPDM kauçuğu atığı-karbon siyahı hibrit kompozitleri / Epoxy/EPDM-carbon black hybrid composites
EPDM (etilen propilen dien monomer) önemli bir sentetik kauçuk olup birçok farklı sektörde kullanılmaktadır. Kullanım miktarındaki artışa paralel olarak EPDM atığı ortaya çıkmaktadır. EPDM atıkları, çapraz bağlanmalarından dolayı tekrar eritilip tekrar işlenme ihtimaline sahip değildir ve plastik endüstrisi için önemli bir kayıp olup genellikle yakıt olarak tüketilmektedir. EPDM kalıntılarının değerlendirilmesinin bir başka yöntemi, bunları küçük boyutlara getirerek farklı polimerlere eklemektir. Bu çalışmanın amacı atık EPDM tozunun karbon siyahı (KS) ile birlikte epoksi reçinede dolgu olarak kullanmak ve hibrit kompozitlerin mekanik, termal ve su sorpsiyonu özellikleri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Üç farklı oranda (1:1, 1:3 ve 3:1) KS ile karışımı oluşturulan EPDM, farklı oranlarda (%5, %10, %15, %20 ve % 30) bisfenol-A tipi epoksi reçineye eklenerek kompozitleri oluşturulmuştur. Test numuneleri bu karışımlardan ASTM D 638 standarlarına göre kalıplama ile hazırlanmıştır. Kompozitlere çekme, sertlik ve su sorpsiyonu testleri uygulanmış, TGA ve SEM analizleri yapılmıştır. En yüksek çekme dayanımına 3:1 EPDM-KS kompozitleri sahip olmuş, bu kompozitlerin çekme dayanımları 115.5-158.6 MPa aralığında değişmiştir. En yüksek yoğunluk (1.16 g/cm3) kütlece %5 hibrit dolgu oranındaki 1:3 EPDM-KS kompozitinde, en düşük yoğunluk (1.03 g/cm3) kütlece %30'luk 3:1 EPDM-KS kompozitinde görülmüştür. EPDM-KS hibrit dolgusu kompozitlerin termal dayanımını artırmış, su sorpsiyonunu ise azaltmıştır.
EPDM (ethylene propylene diene monomer) is an important synthetic rubber and is used in many different sectors. In parallel with the increase in the amount of usage, EPDM waste occurs. Due to the irrevesible cross-linking processes are unfeasible. EPDM waste constitutes a significant role for the plastic industry and is usually consumed in the form of fuel. Another method of evaluation of EPDM residues is to add them to different polymers by bringing them into small dimensions. The aim of this study is to use waste EPDM powder with carbon black (KS) as an epoxy resin filler and to investigate the effect of hybrid composites on mechanical, thermal and water sorption properties. EPDM mixed with KS in three different ratios (1: 1, 1: 3 and 3: 1) was added to bisphenol-A type epoxy resin in different proportions (5%, 10%, 15%, 20% and 30%) to form composites. Test samples were prepared from these mixtures by molding according to ASTM D 638 standards. Tensile, hardness and water sorption tests were applied to the composites and TGA and SEM analyses were performed. The highest tensile strength of 3: 1 EPDM-KS composites had the tensile strength of 115.5-158.6 MPa. The highest density (1.16 g / cm3) was observed in the 1: 3 EPDM-KS composite with 5% hybrid filler ratio, while the lowest density (1.03 g / cm3) was observed in the 3: 1 EPDM-KS composite of 30% by mass. EPDM-KS hybrid filler improved thermal strength and decreased water sorption of composites.
MELİSA TEMİZ
558873
Selçuk Üniversitesi
Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Mir2lXQK1dkmQ9Ige3PZblq2EiH90a-WFy8Pk3UXWaaDLXfrioq33iFoMITZW171
./data/pdfs/558873.pdf
3,524,588
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.412939
2025-06-06T05:49:35.893401
2025-06-07T16:32:55.939112
2025-06-07T22:53:02.366639
kullanılır. Bu nedenle, alev geciktirici özellik bu uygulamalarda önemlidir. Epoksi reçineler yanıcıdırlar ve bu açıdan oluşacak yüksek riskler epoksiler için büyük bir dezavantajdır. Bu nedenle son zamanlarda yapılan araştırmalar, termal kararlılıklarını artırmaya, cam geçiş sıcaklıklarını artırmaya ve esneklikleri artırmaya odaklanmıştır. Epoksi reçinelerinin termal kararlılığı ve yanıcılıkları, monomerin yapısına, kürleştirici yapısına ve çapraz bağlanma yoğunluğuna bağlıdır. Yüksek karbon-hidrojen oranı ve halojen, fosfor, azot vb. elementlerin varlığında malzemelerin yanma olasılığı daha düşük olmaktadır (Karak, 2012). Kompozitlerin yanma testi laboratuvar ortamında yatay olarak yapılmıştır. Y anma görüntüleri, saf epoksi reçine için Şekil 4.20'de, %30 dolgu oranında 1:3 EPDM-KS içeren hibrit kompozit için Şekil 4.21'de, %30 oranında 3:1 EPDM-KS içeren hibrit kompozit için Şekil 4.22'de verilmiştir. 50 san. sonrası yanma alanı görüntüleri ise Şekil 4.23'de gösterilmiştir. ![](_page_0_Picture_2.jpeg) 5 san. ![](_page_0_Picture_4.jpeg) 10 san. ![](_page_0_Picture_6.jpeg) 30 san. ![](_page_0_Picture_8.jpeg) 50 san. Şekil 4.20. Saf epoksi reçinenin yanma görüntüleri ![](_page_0_Picture_12.jpeg) Şekil 4.21. %30 dolgu oranındaki: 1:3 EPDM-KS hibrit kompozitlerinin yanma görüntüleri ![](_page_0_Picture_14.jpeg) Şekil 4.22. %30 dolgu oranındaki: 3:1 EPDM-KS hibrit kompozitlerinin yanma görüntüleri
857208
173
324
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9231464862823486, "polygon": [ [ 1520, 2049 ], [ 1532, 277 ], [ 258, 269 ], [ 246, 2041 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9067225456237793, "polygon": [ [ 941, 141 ], [ 941, 86 ], [ 866, 85 ], [ 865, 140 ] ] } ] }
Necati Cumalı eserlerinin edebiyat sosyolojisi bağlamında incelenmesi / An examination of Necati Cumali's books in the context of literature sociology
Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen şair ve yazar Necati CUMALI yedi yıl boyunca Urla ilçesinde avukatlık pratiği yapmış nadir yeteneklerden biridir. Eserlerinde, şehir yaşamı, kırsal hayat ve toplumumuzun her türlü durumunu en çarpıcı şekilleriyle yansıtarak bize sunabilme yetisi göstermiştir. Necati Cumalı'nın eserlerinde, kendi yaşadığı dönemin ve toplumun kültürü ve inançlarına bizzat tanıklık eden bir birey olarak, toplumun duyguları ve düşüncelerine dair izleri görmek mümkündür. Bu bağlamda eserleri sosyoloji alanına önemli bir katkı sunmaktadır. Edebiyat ve sosyolojinin kesiştiği bu çalışma, Necati Cumalı'nın eserlerinde tasvir ettiği toplumsal yapıyı analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın teorik bölümünde, toplumsal cinsiyet ve göç teorilerine ilişkin bilgiler sunulduktan sonra, Necati Cumalı'nın romanları, şiirleri ve tiyatro oyunları, eserlerin yaratıldığı dönemin bağlamında edebiyat sosyolojisi perspektifinden incelenmiştir. Bu eserlerdeki sosyal yapı ve toplumsal durumun farklı yansımalarını, kurgusal karakterlerin çevreleriyle olan sosyal etkileşimlerini inceleyerek belirlemek amaçlanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, kurgusal kahramanlarının kültürel, sosyal ve ekonomik değişimlerden ne derece etkilendiği ve bu etkilerin eserlere nasıl yansıdığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm bu çabalama doğrultusunda, göç ve toplumsal cinsiyet temasının, eserlerinde nasıl bir algıyla yansıtıldığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Necati CUMALI, Edebiyat sosyolojisi, Toplumsal Cinsiyet, Kadın, Göç.
Necati CUMALI, acknowledged as one of the pioneering figures in Turkish literature, stands as an exemplar of unique talents, having engaged in a seven-year legal practice in the district of Urla. In his works, he adeptly showcases various dimensions of urban life, rural existence, and societal conditions with captivating prowess. Within Necati Cumalı's literary compositions, one can discern the cultural and belief-based fabric of his era and society, interwoven through personal observations, thereby intuitively capturing the emotional and intellectual imprints of the populace. In this vein, his works offer a meaningful contribution to the field of sociology, reflecting the societal emotional and cognitive traces. This study, situated at the intersection of literature and sociology, aims to analyze the societal framework delineated within Necati Cumalı's literary corpus. Following an exposition of foundational insights into gender and migration theories in the theoretical segment of the investigation, Necati Cumalı's novels, poetry, and theatrical pieces are scrutinized from a perspective rooted in literary sociology, resonating with the ethos of the era in which they were created. Within these works, various facets of social structure and societal conditions are meticulously sought through the prism of the social interactions that the fictional characters engage in within their surroundings. The findings, gleaned from this inquiry, endeavor to delve into the extent to which fictional protagonists are impacted by cultural, social, and economic shifts and how these effects manifest within the works. In pursuit of these research endeavors, an endeavor is made to elucidate how themes of migration and societal gender dynamics are imbued with significance within the narrative tapestry. Key Words: Sociology of Literature, Women, Migration, Gender.
YÜCEL ÖZDEMİR
857208
Atatürk Üniversitesi
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
2023
Türkçe
Doktora
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=cr4SkWLaRMhkDRBjqthpsX0tGzW85stdEBjS021jLoHyTNsUD3J81UcVAFgkcrRD
./data/pdfs/857208.pdf
3,980,282
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.253725
2025-06-06T05:41:38.281547
2025-06-07T16:32:56.385453
2025-06-07T22:53:02.861074
güçlendirir ve zor zamanlarda bile dayanıklılığı artırır. Sağlıklı bir ilişki, birlikte büyümeyi, desteklemeyi ve birbirinize güvenmeyi içerir. Bu değerleri paylaşmak ve üzerine inşa etmek, sağlam ve tatmın edici bir ilişkinin temelini oluşturur. Aşkın ve ilişkilerin karmaşıklığı, her bireyin kendine özgü deneyimleriyle şekillenir. Ozverili olmakta gerçek aşkın önemli bir yönüdür. Gerçek bir aşk ilişkisi içinde olan insanlar, partnerlerinin ihtiyaçlarını ve mutluluğunu kendilerininkinin önüne koymaya isteklidirler ve zor zamanlarda bile ilişkiyi yürütmeye kararlıdırlar. Destekleyici ve anlayışlıdırlar ve ihtiyaç duyduklarında eşlerinin her zaman yanında olurlar. "Gün gelir herkes gibi ben de ölürüm Bu aşk yürekten yüreğe yeniler Bir gün ağızdan ağıza dolaşır Adına yaktığım türküler" (Cumalı, 2017: 104). Gerçek bir aşk ilişkisi içinde olan insanlar, sevdiklerinin ihtiyaçlarını ve mutluluğunu kendilerininkilerin önüne koyabilirler ve zor zamanlarda bile ilişkiyi yürütmeye kararıldırlar. "Güler'in aşkı içimde Gizliye gelişti Tohumlar taneler gibi Usul usul boy attı Gündüz işimde gece düşümde (Cumalı, 2017: 119). "Aşkın olmadığı yerde Saadetin olmadığı yerde Duvar olmak, yatak olmak Neye yarar?" (Cumalı, 2017: 169). Aşk Duvarı oyununda Michelle aşkı çiftlerin birbirlerini olduğu gibi kabul etmesini, birbirleri üzerinde herhangi bir egemenlik mücadelesi ve cinsel eşitsizlik tahakkümü kurmaya çalışmadan oldukları gibi yaşamaları gerektiğini anlatır. "Michelle-(Pencereden iner) Aşk bu işte! Hepsi bu kadar! Kadın-erkek oldukları gibi davranabiliyorlar mı birbirinin yanında, yürür bu iş! Birbirlerini değiştirmeye, birbirlerinden olduklarından başka türlü olmalarını istemeye kalktılar mı çarparlar başlarını duvara" (Cumalı, 2004: 295-366). Aşk, birçok insan için hayatın en önemli ve değerli deneyimlerinden biridir. Ancak, aşk her zaman kolay ve sorunsuz olmayabilir. Ilişkiler, zamanla değişebilir ve zorluklarla karşılaşabilirler. Ancak, ilişkileri koruyabilmek için iletişim, anlayış ve sevginin sürdürülmesi gerekir. Bir Sabah Gülerek Üyan oyununda sevdiğinden ayrılmanın kendisi üzerinde yarattığı deprem etkisini tırnaklarının sökülmesi ile bir tutuyor. Boş Beşik oyununda gönlündeki yeri kimsenin bilemeyeceği kadar büyük olmasıdır. Duyulan ayrılık acısının tarifi yoktur. Herkes kendine göre katlanılmaz acılar çeker. "S. Say- Bir
354906
134
153
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9462739825248718, "polygon": [ [ 1499, 2075 ], [ 1505, 233 ], [ 238, 230 ], [ 233, 2071 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9059499502182007, "polygon": [ [ 899, 136 ], [ 900, 88 ], [ 832, 87 ], [ 832, 135 ] ] } ] }
Refi Cevat Ulunay romanlarının yapı ve tema bakımından incelenmesi / Terms of Refi Cevat Ulunay novel structure and theme analysis
Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet dönemi yazarlarından olan Refi Cevat Ulunay, dönemin güçlü kalemlerinden birisidir. Daha çok gazeteci kimliği ile ön plana çıkan yazar, Türk edebiyatında romancılığı ile tanınır. Roman dışında fıkra, gazete, tiyatro, müzik, halk hikâyesi vb. gibi çeşitli dallarda da yazan çok yönlü bir sanatkârdır. Onun en önemli özelliği çağına bir ayna tutarak gerçekçi yönüyle eserlerini yazmasıdır.İnsanı anlatırken insandan hareketle topluma ulaşmayı hedefleyen yazar, sosyal konuların bir temsilcisidir. Amacı, sadece bireyi anlatmak değil, aynı zamanda bireyin yaşadığı toplumu tahlil edebilmektir. Bu bakımdan toplumdan kopmadan iyi gözlem yeteneği ile eserlerini oluşturmuştur. Çalışmamız; yazarın hayatı, edebi kişiliği, çok yönlü oluşu, güçlü kalemi ve sanatı ile birlikte romanlarında işlediği temleri ve vermek istediği mesajları içermektedir. Anahtar Kelimeler: Refi Cevat Ulunay, Roman, Yapı, Tema, Tarih.
Refi Cevat Ulunay, one of the pre-republicandafterrepublic writers, is one of the most powerful pens of the period. The writer, coming forward mostly with his journalist personality, is known with his novels in Turkish Literature. He is a versatile artist whowrote in many different fields such as funny stories, newspapers, theatres, music, folk storiesetc. His most important feauture is that he wrote his Works with their realistic aspect susing a mirror to enlighten his era. The write raiming to reach the community by focusing on man while telling about him, is a representative of social subjects. His aim is not only totell the individual but only to analyze the community in which the individual lives. With this respect with out breaking off the community, he created his Works with a good observation ability. Our study contains the writers life, his personality of literature, his versatility, his powerfulpen, his art, thethemes he worked on in his novel sand themessages he wanted to give. Key Words: Refi Cevat Ulunay, Novel, Structure, Theme, History
SEMA ORUÇ
354906
Fırat Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2014
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=1zw6GvYMe-q3Hf6HR-3US3pmbfNpSJ5voJrAbLI91IDGfjT2xMrzfgJ9aELgFCOf
./data/pdfs/354906.pdf
991,963
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.999318
2025-06-06T05:44:48.637207
2025-06-07T16:32:56.798232
2025-06-07T22:53:03.240594
giren insanın sebat ve ilimle elde edebildiği... " (Sezgin, 2001: 65) bir mertebedir. Avnı Baba'nın görüşleri ve davranışları doğrultusunda 'Bektaşılık' ile ilgili bilgiler verilir. Bütün tasavvufta gördüğümüz "'ölmeden ölme', 'kendini manevi olarak kurban etme'"(Eröz, 1990: 264) kaidesi, Bektaşılık'te de vardır. Avni Baba da olgunlaşma sürecinde önce kendini bütün dünyevi şeylerden soyutlamış ve ölmeden evvel ölmüştür. Avni Baba bu dünya hayatından kurtuluşunu şöyle ifade eder: "Bir ev nedir? Kıra ise aybaşında para vermeyi düşüneceksin. Kendi malın ise vergisi, tamiri, hülâsa mütemadiyen onunla meşgul olacaksın. Yatak, koltuk... Döşemeci, yorgancı... Kap kacak... Kış geldi yakacak... işi gücü bırakıp bunlarla uğraşacaksın. Söyle uzanıp efkâra dalmaya mükevvenâtın sırını düşünmeye vakit yok. Ne oluyorum? Dedim. Alayına bir tekeme vurdum, postu mezarlığa serdim, zaten nasıl olsa er geç burada buluşacağız. Ben biraz vaktinden evvel gelmiş oluyorum." (M.K.S. s.129). Avni Baba mezarlıkta ölmeden evvel ölüp bir âlemden başka bir âleme geçmiştir. Avni Baba "aslolan kalbin terbiyesini" (Eraydın, 1994: 80) nefsini ihtiras, şehvet ve emel gibi dünyevi arzulardan kurtararak gerçekleştirir. Nefisini ıslah edip, kötü huylardan kurtulan Avnı Baba, Allah'a ulaşma yolundaki en büyük engeli kaldırmış ve Allah'ın varlığında kendi varlığını bulmuştur. Etrafındaki insanların iş vaadiyle kendisini kandırdığı Râşit Bey, tüm servetini kaybedinceye kadar bu aldatmaların farkına varmayıp hesap kitap yapmadan harcama yapmaya devam eder. Râşit Bey'in geleceği görmesi ona pahalıya mal olmuş ve tüm servetini kaybetmiştir. Evini kaybederek bu dünyadaki varlığını da kaybeden Râşit Bey'in yolu istemeyerek mezarlığa düşer ve mezarlıkta kendisini bulmasına yardımcı olacak Avnı Baba ile karşılaşır. Avni Baba'nın rehberliğinde kendini yeniden bulan Râşit Bey'in, yokluktan varlığa dönüşümü 'var olanda yok olanların' yanında gerçekleşir. Râşit Bey, Avni Baba'nın her sözünde bir hikmet, her davranışında da bir ibret bulur. Râşit Bey, Avni Baba'ya "sen çok deryadil bir adamsın, ruhumun pasını aldın." (M.K.S. s.61). diyerek Avni Baba'dan önceki hayatının kendisini ne kadar tükettiğini belirtir. Eraydın'ın dediği gibi, "Mürşidlerin sohbetleri, gönüllere şifa sunan manevi bir ilaçtır." (Eraydın, 1994: 132). Râşit Bey de "bir araya gelme yolu" (Fığlalı, 1994: 326) olan bezm-i cem ve Avni Baba ile ayrıca yaptığı sohbetlerde şifasını bulur. Râşit Bey, tam olgunluğa erişeceği sırada Nazıkter Hanım'la karşılaşır ve olgunlaşma sürecini tamamlayamadan yine geldiği yere; yalancı dünyaya döner. Avnı
552333
14
108
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9346634149551392, "polygon": [ [ 1490, 1903 ], [ 1492, 201 ], [ 251, 200 ], [ 249, 1901 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.7746762633323669, "polygon": [ [ 1469, 2205 ], [ 1470, 2160 ], [ 1424, 2159 ], [ 1423, 2205 ] ] } ] }
Üç farklı kanal patı ve farklı iki tek kon yöntemi ile doldurulan kök kanallarında bakterilerin eliminasyon etkinliğinin incelenmesi / Bacterial killing effectiveness of three root canal sealers used with various two matched-taper cone technique
Bu çalışmanın amacı, üç farklı kök kanal patı (AH Plus, BioRoot RCS, GuttaFlow Bioseal) ve iki farklı tek kon yöntemi kullanılarak tamamlanan kök kanal dolgusunun, deneysel olarak E. faecalis ile enfekte edilen dentin tübüllerindeki bakterileri elimine edebilme yeteneğinin incelenmesidir. Bu çalışmada enfekte dentin tozu modeli kullanılmıştır. Yüz otuz iki adet tek köklü insan dişi elmas separe yardımı ile kronlarından ayrıldı. Örneklerin yarısı ProTaper Next (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) döner alet eğe sistemi kullanılarak X5'e kadar genişletildi. Diğer yarısı ProTaper Universal (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) döner alet eğe sistemi kullanılarak F5'e kadar genişletildi. Tüm örnekler rastlantısal olarak 6 test grubuna (n=15) ve 4 kontrol grubuna (n=8) ayrıldı. Her gruptan birer örnek alınarak Tarayıcı Elektron Mikroskopu (SEM) ile incelendi. Negatif kontrol grubu hariç tüm kökler, 28 gün boyunca E. faecalis ile enfekte edildi. Kontrol grupları hariç tüm köklerin, 3 farklı kök kanal patı ve iki farklı açılı tek kon yöntemi kullanılarak kök kanal dolguları tamamlandı. Pozitif kontrol grubundaki örneklere ise kök kanal dolgusu yapılmadı. Steril kökler negatif kontrol grubu olarak kullanıldı. Tüm örneklerden gates-glidden frezler kullanılarak dentin örnekleri alındı ve seyreltilerek ekimleri tamamlandı. Her örnek için bakteri koloni sayısı (CFU) belirlendi. Elde edilen veriler Levene, Tek Yönlü ANOVA ve Tukey HSD testleri kullanılarak değerlendirildi. Bu çalışmada, dentin tübülerindeki E. faecalis'i elimine etmekte en etkili kök kanal patı AH Plus olarak bulunmuştur. GuttaFlow Bioseal kanal patının E. faecalis üzerinde etkisiz olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile, kök kanal sisteminde rezidüel bakterilerin eliminasyonunda antibakteriyel etkinliği ve akışkanlığı yüksek kök kanal patlarının kullanılmasının önemli olduğu sonucuna varılmıştır.
The aim of this study was to evaluate ability of three different root canal sealers (AH Plus, BioRoot RCS, GuttaFlow Bioseal) and two matched-tapered cone technique to eliminate E. faecalis in experimentally infected dentinal tubules. An infected dentine powder model was used. The crowns of one hundred and thirty two extracted single-rooted human teeth were removed with diamond blade. The half of the samples were prepared using ProTaper Next (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) up to the size of X5. The other half of the samples were prepared using ProTaper Universal (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) up to the size of F5. All of the samples randomly divided into 6 test (n=15) and 4 control (n=8) groups. One sample from each groups was evaluated using Scanning Electron Microscope (SEM). The roots, except negative control groups, infected with E. faecalis for 28 days. The root canals, except control groups, were obturated using different three root canal sealers and two matched-tapered cone technique. Positive controls were not filled. Sterile roots were used as negative controls. Dentine powder was obtained from all root canals using gates-glidden drills and this dentine powder was diluted and inoculated. Visible colonies were counted and total colony-forming units (CFU) were calculated for each sample. Statistical analysis was performed using the Levene, One Way ANOVA and Tukey HSD test. In this study, it was found that AH Plus root canal sealer was the most effective sealer in killing E. faecalis in dentinal tubules. GuttaFlow Bioseal was not effective in killing E. faecalis. In this study, it was observed that using root canal sealers having good antibacterial activity and flow properties are important for the elimination of residual bacteria.
SEMANUR KARAGÖLLÜ
552333
Selçuk Üniversitesi
Endodonti Ana Bilim Dalı
2017
Türkçe
Diş Hekimliği Uzmanlık
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Mir2lXQK1dkmQ9Ige3PZbl40LZq0VTlM9yIw539y_e7JLWZsoXNTIt-4hO1xVE0A
./data/pdfs/552333.pdf
5,683,168
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.300960
2025-06-06T05:53:03.613151
2025-06-07T16:32:58.419923
2025-06-07T22:53:03.917547
çalışma süresi azaltılmış, kanal şekillendirilmesi sırasında oluşabilecek hatalar en aza indirilmiştir (Pettiette ve ark 2001). Fakat bu sistemlerde, el aletleri ile karşılaştırıldığında, daha fazla alet kırığı vakası meydana geldiği gözlenmiştir (Barbakow ve Lutz 1997). Haapasalo ve Shen; Ni-Ti aletleri, mekanik özellikleri, eğe tasarımı ve şekillendirme özelliğine göre beş nesile ayırmışlardır (Haapasalo ve Shen 2013). ## Birinci Nesil Döner Alet Eğe Sistemleri Lightspeed döner alet eğe sistemi (Discus Dental, Culver City, CA) ve Profile döner alet eğe sistemi (Dentsply Tulsa Dental, Dentsply Mailleter) bu grupta incelenmektedir. Bu eğelerde taper açısı sabittir, eğelerin uç kısmı pasiftir ve kesici olmayan radyal alan bulunmaktadır (Haapasalo ve Shen 2013). ## İkinci Nesil Döner Alet Eğe Sistemleri ProTaper Universal (Dentsply Tulsa Dental, Dentsply Maillefer), K3 (SybronEndo, Orange, CA) ve BioRaCe (FKG Dentaire, La Chaux-de-Fonds, Switzerland) döner alet eğe sistemleri bu grupta incelenmektedir. Bu nesil eğelerin tasarımında radyal alan bulunmamaktadır. Eğenin kesici kenar ile uzun ekseni arasındaki açı azaltılarak, eğenin dentine saplanması engellenmiştir (Haapasalo ve Shen 2013). ## Uçüncü Nesil Döner Alet Eğe Sistemleri HyFlex CM (HyFlex; Coltene Whaledent, Cuyahoga Falls, OH), K3XF (SybronEndo, Orange, CA), ProFile GTX (GTX; Dentsply Tulsa Dental Specialties, Tulsa, OK), ProFile V ortex ve V ortex Blue (Dentsply Tulsa), Typhoon CM (Infinite Flex NiTi Clinician's Choice Dental Products, New Milford, CT), ve Twisted Files (TFs; SybronEndo) döner alet eğe sistemleri bu grupta incelenmektedir. Bu nesilde kullanılan Ni-Ti alaşımlarının metalüriik özellikleri değiştirilmiştir (Haapasalo ve Shen 2013).
508562
64
109
{ "labels": [ { "class": "Resim", "confidence": 0.9310562014579773, "polygon": [ [ 1459, 1160 ], [ 1461, 473 ], [ 308, 471 ], [ 307, 1158 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9241529107093811, "polygon": [ [ 1475, 476 ], [ 1475, 211 ], [ 317, 209 ], [ 316, 474 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8873927593231201, "polygon": [ [ 1471, 2207 ], [ 1471, 2154 ], [ 1411, 2154 ], [ 1411, 2207 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.8686342835426331, "polygon": [ [ 1460, 1992 ], [ 1463, 1458 ], [ 313, 1452 ], [ 310, 1985 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8506677150726318, "polygon": [ [ 1007, 2070 ], [ 1007, 2003 ], [ 311, 2002 ], [ 311, 2069 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8296827077865601, "polygon": [ [ 1036, 1249 ], [ 1036, 1181 ], [ 302, 1180 ], [ 301, 1248 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.6197341680526733, "polygon": [ [ 1474, 1448 ], [ 1474, 1319 ], [ 331, 1318 ], [ 331, 1447 ] ] } ] }
Osteoid osteomada bt yardımlı perkütan eksizyon / Percutaneous ct-guided excision of osteoid osteoma
Giriş: Osteoid osteoma benign bir kemik tümörüdür. Çapı genellikle 20 mm'den küçük olan nidus hastalığın patogenezinden sorumludur. Güncel tedavi yaklaşımı cerrahidir. Cerrahi tedavide nidusun eksizyonu amaçlanır. Bunun için açık ve kapalı pek çok yöntem geliştirilmiştir. Daha yüksek başarı sağlayan ve daha az kemik kaybına sebep olan perkütan eksizyon yöntemleri son yıllarda daha popüler olmuştur. Amaç: Bilgisayarlı tomografi eşliğinde işaretleme ve trephine (yuvarlak uçlu oyucu) ile enblok rezeksiyon yapılan osteoid osteoma olgularının klinik ve radyolojik sonuçlarını değerlendirmektir. Hastalar ve yöntem: Osteoid osteoma tanısıyla 2012-2014 yılları arasında BT eşliğinde perkütan nidus eksizyonu uygulanan 24 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların 18'i (%75) erkek, 6'sı (%25) kadındı. Ortalama yaş 15.3 (aralık 4-27) ve ortalama takip süresi 18.2 (aralık11-25) ay idi. İşaretleme BT eşliğinde K-Teli ile yapıldı. Sonrasında, steril şartlarda işaret teli üzerinden trephine ile enblok rezeksiyon uygulandı. Rezeksiyon sonrası kesi duvarları kürete edildi. Tedavinin etkinliği preop-postop VAS(Görsel Ağrı Ölçeği) ve FPS(Yüz Ağrı Ölçeği) ağrı skorlaması ile değerlendirildi. Kortikal defektin takibi direk grafi ile yapıldı. Bulgular: Hastaların 21'inde başarılı, 3'ünde başarısız sonuç elde edildi. Ağrı şiddeti VAS skalasına göre preoperatif ortalama 7.8, postoperatif ortalama 0.75 olarak bulundu. Nidusun en geniş çapı ortalama 11 mm ölçüldü. İşaretleme süresi ortalama 14 dk, ameliyat süresi ortalama 44.3 dk bulundu. Ortalama hastanede kalma süresi 1.17 gün (aralık 1-2) idi. Olguların % 83'ünde tanı histolojik olarak doğrulandı. Bir hastada operasyondan 3 ay sonra patolojik kırık gelişti. İki hastada enfeksiyon gelişti. İntraoperatif kırık ve nörovasküler yaralanma görülmedi. Sonuç: Osteoid osteoma tedavisinde, trephine ile BT eşliğinde perkütan eksizyon pratik, başarı oranı yüksek, komplikasyon oranı düşük ve yüksek maliyetli ekipman gerektirmeyen ekonomik bir yöntemdir. Anahtar Kelimeler: Osteoid Osteoma, Perkütan Eksizyon, Benign Kemik Tümörü
Introduction: Osteoid osteoma is a benign bone tumor. Nidus which its diameter is narrower than 20 mm is responsible for the pathogenesis of the illness. Current treatment approach is surgical treatment. In surgical treatment, nidus excision is aimed. For this aim, many opened and closed methods have been developed. Percutaneous excision method which provides more success and less bone loss has been more popular recently. Purpose: It evaluates the clinical and radiological results of osteoid osteoma facts which accompanied with computerized tomography (CT) by notation and trephine en-block wide resection. Patients and Method: Between 2012-2014 years, 24 patients with Osteoidosteoma diagnosis whom percutaneous nidus excision were applied accompanied with CT were evaluated retrospectively. 18 (%75) of the patient were male and 6 (%25) of them were female. Average age was 15.3 (between 4-27) and average length of follow-up was 18.2 (between 11-25) months. Notation was done accompanied with CT by K-wire. Then, in sterilized environment, en-block wide resection was applied by notation string. After resection cut walls were curettaged. Treatment efficiency was evaluated by preop-postop VAS (Visual Analog Acale) and FPS (Face Pain Scale) pain stocking. Cortical defect follow-up was done by X-ray. Results: in 21 percent of patients successful results and in 3 percent patients unsuccessful results were obtained. According to VAS scale, average preoperative pain level was determined 7,8 and average postoperative pain level was determined 0,75. The widest diameter of nidus was measured 11 mm. Average notation time was 14 minutes; average operation time was 44, 3 minutes. Average time of keeping in hospital determined as 1.17 day (between 1-2). 83 percent of the cases were verified histologically. In one patient, pathological fracture occurred three months after operation. In two patients infection occurred. Intraoperative fracture and neurovascular injury did not occur. Conclusion: In Osteoid osteoma treatment, Percutaneous excision by trephine accompanied with CT is an economical, practical treatment which have high success rate, low complication rate, low cost. Key Words: Osteoid osteoma, Percutaneous Excision, Benign Bone Tumor
MEHMET AKİF ÇAÇAN
508562
Dicle Üniversitesi
Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
2015
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=MzP7PYssFqdb3WIjlroAkTXlKkNqEekyLhn632D5PNeT98IPlzKVNgXcDXFro9JZ
./data/pdfs/508562.pdf
4,952,367
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.165432
2025-06-06T05:48:52.454629
2025-06-07T16:32:58.902393
2025-06-07T22:53:04.139117
Nörovasküler yapıların olduğu bölgelerde ise, insizyon biraz daha büyütülüp nörovasküler yapılar ekarte edildi. Ardından büyüklüğüne en uygun çaptaki trephine seçildi ve klavuz tel üzerinden kontrollü bir şekilde kemiğe kadar ilerletildi (Şekil 40). ![](_page_0_Picture_1.jpeg) 1 Şekil 40. Trephine'nin K-Teli üzerinden gönderilmesi Perforatör kullanılarak kesiye başlandı. Bu aşama tamamen skopi kontrolünde gerçekleştirildi (Şekil 41). ![](_page_0_Picture_5.jpeg) Şekil 41. Eksizyon sırasında alınan skopi görüntüsü
448791
81
122
{ "labels": [ { "class": "Tablo", "confidence": 0.9558289051055908, "polygon": [ [ 1529, 1863 ], [ 1529, 852 ], [ 204, 852 ], [ 204, 1863 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9542829394340515, "polygon": [ [ 228, 775 ], [ 1492, 775 ], [ 1491, 216 ], [ 228, 217 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.8962327837944031, "polygon": [ [ 212, 2090 ], [ 1483, 2089 ], [ 1483, 1876 ], [ 212, 1877 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8295410871505737, "polygon": [ [ 1248, 857 ], [ 1248, 799 ], [ 480, 798 ], [ 480, 857 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.7829039096832275, "polygon": [ [ 1509, 2209 ], [ 1510, 2160 ], [ 1450, 2159 ], [ 1449, 2208 ] ] } ] }
Birinci basamakta çalışan aile hekimleri tip 2 diyabetes mellitus hastalarında oral antidiyabetiklerden insüline geçişe nasıl karar veriyorlar? / How do family physicians working in primary care decide to switch insulin treatment from oral antidiabetics for their TYPE 2 diabetes mellitus patients?
Giriş: Günümüzde, Diyabetes Mellitus gibi kronik hastalıklar önemli bir sağlık sorunu oluşturmakta; tanı, tedavi ve izlemi en çok birinci basamakta yapılmakta olup, aile hekimlerinin her aşamada etkili olması gerekmektedir. İnsüline zamanında başlamama hasta memnuniyetsizliği, sağlık hizmetlerinin uygun kullanılmaması, maliyet açısından sorunlara yol açabilmektedir. Tezimizde aile hekimlerinin Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarında insüline geçişe nasıl karar verdikleri araştırılmak istenmektedir. Yöntem: Araştırmamızda niteliksel ve niceliksel olmak üzere karma metod çalışması planlanmıştır. Niteliksel araştırma yöntemlerinden teori geliştirme yöntemi kullanılmış ve maksimum çeşitlilik sağlanacak şekilde İzmir'de 12 ASM'de çalışan toplam 42 aile hekimiyle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Niteliksel araştırmamızın sonuçlarıyla 46 soruluk likert tipi anket formu oluşturulmuş ve İzmir'de çalışan 400 aile hekimine uygulanmıştır. Bulgular: Aile hekimleri Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarının yönetimini kendi görevleri arasında saymaktadırlar ancak bazı nedenlerle insülin tedavisi başlama konusunda sorun yaşamaktadırlar. Örneğin; hekimlere ait nedenler (bilgi veya deneyim eksikliği, güvensizlik, etik kaygılar, komplikasyon korkusu, zaman baskısı), hastalara ait nedenler (insüline ait yanlış inanışlar, uygulama problemleri), yasal düzenlemeler ile ilgili sorunlar sayılabilir. Araştırmamızın ikinci kısmında ise öne çıkan engeller çalışma koşulları ile ilgili yetersizliklerdir. Tartışma ve Sonuç: Aile hekimleri, Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarının takibinin birinci basamakta yapılması konusunda; eğitim açığının kapatılması, diyabet hemşiresi sağlanması, kayıtlı nüfusun azaltılması, çalışma koşullarının düzeltilmesi, insülin tedavisiyle ilgili ödeme engelinin düzenlenmesi koşullarında uzlaşmaktadırlar. Hatta sürekli danışabilecekleri bir birim olursa insülin tedavisi gerekliliği konusunda üst basamağa sevk etmeden hastanın tedavisini düzenleyebileceklerini düşünmektedirler. Ayrıca sağlık çalışanlarına verilen değerin artırılması gerektiğini, bakanlığın medyayı doğru bilgilendirme ve sağlık çalışanlarına karşı olumsuz tavrın önlenmesi konusunda kullanması gerektiğini düşünmektedirler.
Background: Recently, chronic diseases such as diabetes mellitus is a major health problem; diagnosis, treatment and follow-up is performed best in primary care, family physicians should be effective at every stage of disease. Not to begin insulin therapy on time could cause unsatisfied patient, inappropriate use of health services and lead problems in terms of cost. In our thesis, we want to investigate how the Family Physicians (FPs) decide to begin the insulin therapy for their patients whom diagnosed Type 2 Diabetes Mellitus. Method: Our study is planned in combined method, including qualitative and quantitative studies. Theory development method which is a kind of qualitative research methods is used and to aim the maximum diversity with a total of 12 family health care centers, with 42 FPs focus group discussions were conducted. With results of qualitative study a Likert type questionnaire made and performed to 400 FPs working in İzmir province. Results: FPs mentioned the management of Type 2 DM patients as their duty nevertheless they have trouble with starting insulin therapy for several reasons. For example; the FPs related reasons (lack of knowledge, experience or confidence, ethical concerns, fear about complications, time pressure), the reasons inflicted from patients (false believes about insulin, problems of practice) and problems about legislative regulation could be mentioned. The second part of our study is related to the lack of prominent obstacles of working conditions. Discussion and Conclusion: FPs are agreed on the follow-up of Type2 DM patients should be performed at primary care, need about closing the gap of education, provision of nurse whom educated about DM, reduction of the registered population, improvement of working conditions and the payment conditions of the regulation of obstacles associated with insulin therapy. They think that if there is a continuous consultant unit they won't even refer the patients to a higher step for insulin therapy needs and could regulate the patients' treatment. In addition, they think that the value given to healthcare workers should be increased, health ministry should inform media correctly and should use media to prevent the healthcare workers from negative attitudes.
SEVAL YAPRAK
448791
Dokuz Eylül Üniversitesi
Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrDxAOyVtjk5dlNEJusYJbOoSyCkOGBCEuvXyHYkmgTGA
./data/pdfs/448791.pdf
4,974,584
true
true
true
2025-06-04T22:40:56.273948
2025-06-06T05:48:04.560886
2025-06-07T16:33:00.149921
2025-06-07T22:53:04.373367
diyabet hemşiresinin bulunmamasını kesinlikle engel olarak gördüğünü belirtmiştir. Aile hekimleri hastaların birinci basamakta çalışan hekimi yeterli görmemesine % 57,6 (230) oranında kesinlikle katılmıyorum-katılmıyorum biçiminde yanıt vermiş olup, hastaların insülin kullanmak için yeterli sosyokültürel düzeyinin olmamasına %53,3°ü (213) engel olarak gördüklerini belirtmişlerdir. %85,3 oranında (341) katılımcı hastaların insülin tedavisine direnç göstermesini engel olarak görmekte iken, insülin tedavisinin girişimsel bir uygulama olmasına %58,1 i (232) kesinlikle katılmıyorum-katılmıyorum şeklinde yanıt vermiştir. Aile hekimlerinin T2DM hastalarında gerektiğinde insülin başlamasının önündeki olası engellere katılım durumları Tablo 4.11.'de gösterilmiştir. | | Siz | | | | | | |--------------------------------------------------------------------------------------|-------------|-----|------------|----|--------------|-----| | İNSULİN BAŞLAMAMA NEDENLERİ | Katılıyorum | | Kararsızım | | Katılmıyorum | | | | 0/0 | N | 0/0 | N | 0/0 | N | | Hastanın insülin kullanmaya direnç göstermesi | 85,3 | 341 | 3,3 | 13 | 11,5 | 46 | | SGK'nın AH'lerinin yazdığı insülinleri ödememesi | 78,8 | 315 | 2,3 | 9 | 19,1 | 76 | | Hastayı yatırarak izleme olanağının olmaması | 66,1 | 264 | 3,3 | 13 | 30,8 | 123 | | Diyabet hemşiresinin bulunmaması | 64,0 | 256 | 3,0 | 12 | 33,0 | 132 | | Deneyim eksikliği | 61,8 | 247 | 3,8 | 15 | 34,6 | 138 | | Hastanın insülini doğru kullanmak için yeterli sosyo-<br>kültürel düzeyinin olmaması | 53,3 | 213 | 6,5 | 26 | 40,3 | 161 | | Hipoglisemiye sokma korkusu | 53,3 | 213 | 4,0 | 16 | 42,8 | 171 | | Zaman darlığı | 52,8 | 211 | 5,8 | 23 | 41,5 | 166 | | Bilgi eksikliği | 48,6 | 194 | 4,0 | 16 | 47,5 | 190 | | Malpraktis korkusu | 48,3 | 193 | 4,5 | 18 | 47,3 | 189 | | Hastanın birinci basamak hekimini yeterli görmemesi | 38,1 | 152 | 4,5 | 18 | 57,6 | 230 | | İnsülin uygulamasının girişimsel bir uygulama<br>olması | 37,6 | 150 | 4,5 | 18 | 58,1 | 232 | | Hasta izlemi için laboratuvar olanaklarının yeterli<br>olmaması | 27,6 | 110 | 3,5 | 14 | 69,1 | 276 | | AH'nin görevi olmadığını düşünmek | 21,3 | 85 | 4,0 | 16 | 74,8 | 299 | | Olası ilaç etkileşimleri | 18,3 | 73 | 6,0 | 24 | 75,8 | 303 | Tablo 4.11. Aile Hekimlerinin Insülin Başlamama Nedenleri Birinci basamakta çalışan aile hekimlerinde T2DM hastalarında gerektiğinde diğer aile hekimlerinin insülin başlamasının önündeki olası engeller neler olabilir diye araştırdığımızda ise; bilgi eksikliğini engel olarak görüyor olabilir diyen hekimler %88,0 (352) oranında
422300
191
518
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9365256428718567, "polygon": [ [ 1488, 2163 ], [ 1492, 338 ], [ 256, 335 ], [ 252, 2160 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.5814666152000427, "polygon": [ [ 1469, 2191 ], [ 1469, 2133 ], [ 1390, 2132 ], [ 1390, 2191 ] ] } ] }
Karayolları Trafik Kanununda hukuki sorumluluk (Türk, İsviçre ve Alman hukukları karşılaştırmalı) / Civil liability in Road Traffic Act (A comparative study of Turkish, Swiss and German laws)
Karayolları trafiğinde meydana gelen kazalarda hukuki sorumluluğu incelediğimiz tezimizde, ülkemizde bu alandaki özel düzenleme olan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda (KTK) öngörülen hukuki sorumluluğa ilişkin hükümler; bu Kanuna kaynak teşkil etmiş olan İsviçre Karayolları Trafik Kanunu (SVG) ile bunlardan farklı bir sistem benimsemiş olan Alman Karayolları Trafik Kanununda (StVG) öngörülen hukuki sorumluluğa ilişkin hükümlerle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Başta işleten olmak üzere karayolları trafiğinde sorumlu olan kişiler, motorlu araç ve motorlu aracın işletilmesi kavramları, sorumluluğun niteliği, koşulları ve hükümleri, Türk, İsviçre ve Alman hukukları açısından öğreti ve yargı kararlarındaki tartışmalar çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmiş, her üç hukuk sistemi arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Böylece ülkemizde ve dünyada karayolları trafiğinde giderek artan tehlike karşısında zarar görenlerin daha iyi korunmalarının sağlanması amacıyla çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Karayolları Trafik Kanunu, Motorlu Araç, Motorlu Araç İşleten, Sürücü, Motorlu Aracın İşletilmesi, Trafik Kazası, Tehlike Sorumluluğu, Zarar, Tazminat, Müteselsil Sorumluluk, Zamanaşımı.
In our dissertation regarding civil liability in traffic accidents, the provisions relating to civil liability of Turkish Road Traffic Act (KTK: Law No. 2918), the special regulation in this area in Turkey, are examined in comparison with the provisions of Swiss Road Traffic Act which is the source of KTK, and the provisions of German Road Traffic Act (StVG) which has different liability system from both KTK and SVG. In this context, in road traffic, responsible people, especially the liability of motor vehicle holder, motor vehicle and its operation conception; description, condition and provisions of the liability are evaluated in light of discussions in doctrine and jurisprudence and the differences between these three countries' legal systems are determined. Consequently, recommendations to the solution in order to preserve the rights of victims against the increasing danger of road traffic in Turkey and in the wold are offered. Key Words: Road Traffic Act, Motor Vehicle, Motor Vehicle Holder, Driver, Operation of the Motor Vehicle, Traffic Accident, Absolute Liability, Damage, Compensation, Joint Liability, Terms of Limitations.
HATİCE KARACAN ÇETİN
422300
İstanbul Üniversitesi
Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
2015
Türkçe
Doktora
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Br_XTptK8CZ70f0JGX9xEtAX7eOEsxss5PpXFjDf0NEr2ahX6rurBF-yysDeWVRN
./data/pdfs/422300.pdf
4,129,339
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.293759
2025-06-06T05:41:41.739642
2025-06-07T16:33:00.155820
2025-06-07T22:53:05.261931
gerekçesiyle, SVG 58 II çerçevesinde, ancak aracı yönlendiren kişinin (Lenker) kusuru var ise sorumlu olması gerektiği savunulmaktadır". Bazı yazarlarca, söz konusu ikinci cümle, motorlu araç işletenleri arasındaki müteselsil sorumluluğu düzenleyen SVG m. 60 I ve 61 III karşısıda gereksiz görülmektedir60. SVG m. 69 IV'te ayrıca, çeken aracın işleteninin; römorkta bulunan yolcuların uğradığı bedensel zararlar ile, çeken motorlu araç ile çekilen motorlu araç arasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk SVG'ye; römorkun uğradığı şeye ilişkin zararlardan sorumluluk ise genel hükümlere tabi tutulmuştur. Hükmün ilk fıkrasında çeken aracın işleteninin sorumluluğu açısından işletenin sorumluluğuna atıf yapıldıktan sonra, bu sorumluluğun son fıkrada römorkta bulunan yolcuların sadece bedensel zararları ile sınırlandırılmış olması öğretide eleştirilmektedir be . Hükümde römorka gelen zararlardan bahsedilmiş ancak, römorkun motorlu araca zarar verme ihtimaline yer verilmemiştir. Bu nedenle römorkun motorlu araca zarar vermesi halinde genel hükümlerin (OR m. 41 vd.) uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. ## 2. Römork ve Çekilen Araçlar Açısından İşletilme Kavramı ve Sorumluluğun Gösterdiği Ozellikler Türk ve İsviçre hukuklarında römork, bağlı bulunduğu araç ile bir bütün olarak kabul edildiğinden işletilme halinde sayılmaması bağlı bulunduğu motorlu araca göre tayin edilmektedir. Buna göre bağlı bulunduğu araç işletme halinde sayılırsa römork da işletilme halinde sayılmakta değilse sayılmamaktadır63. Herhangi bir motorlu araca bağlı olmayan römorkların durumu ise KTK ve SVG'de düzenlenmemiştir. Bir görüşe göre tek başına bulunan römorkların neden olduğu kazalar açısından SVG m. 58 II (KTK m. 85 III) kıyasen uygulanmalıdır 4. Aksi yöndeki görüşe göre ise römork SVG 58 II (KTK m. 85 III) uyarınca motorlu araç <sup>59</sup> Brehm, Motorfahrzeughaftpflicht, 104, 105. <sup>60</sup> Brehm, Motorfahrzeughaftpflicht, 105. Brehm, Motorfahrzeughaftpflicht, 100, 101. 01 Brehm, Motorfahrzeughaftpflicht, 106. 62 Oftinger/Stark II-2, 172; Eren, 200; Brehm, Motorfahrzeughaftpflicht, 100. ర్తన Giger, 336; Keller, 263. 64
354906
135
153
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9358294010162354, "polygon": [ [ 1503, 2060 ], [ 1506, 240 ], [ 225, 238 ], [ 222, 2058 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8994587063789368, "polygon": [ [ 897, 135 ], [ 898, 89 ], [ 832, 88 ], [ 832, 134 ] ] } ] }
Refi Cevat Ulunay romanlarının yapı ve tema bakımından incelenmesi / Terms of Refi Cevat Ulunay novel structure and theme analysis
Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet dönemi yazarlarından olan Refi Cevat Ulunay, dönemin güçlü kalemlerinden birisidir. Daha çok gazeteci kimliği ile ön plana çıkan yazar, Türk edebiyatında romancılığı ile tanınır. Roman dışında fıkra, gazete, tiyatro, müzik, halk hikâyesi vb. gibi çeşitli dallarda da yazan çok yönlü bir sanatkârdır. Onun en önemli özelliği çağına bir ayna tutarak gerçekçi yönüyle eserlerini yazmasıdır.İnsanı anlatırken insandan hareketle topluma ulaşmayı hedefleyen yazar, sosyal konuların bir temsilcisidir. Amacı, sadece bireyi anlatmak değil, aynı zamanda bireyin yaşadığı toplumu tahlil edebilmektir. Bu bakımdan toplumdan kopmadan iyi gözlem yeteneği ile eserlerini oluşturmuştur. Çalışmamız; yazarın hayatı, edebi kişiliği, çok yönlü oluşu, güçlü kalemi ve sanatı ile birlikte romanlarında işlediği temleri ve vermek istediği mesajları içermektedir. Anahtar Kelimeler: Refi Cevat Ulunay, Roman, Yapı, Tema, Tarih.
Refi Cevat Ulunay, one of the pre-republicandafterrepublic writers, is one of the most powerful pens of the period. The writer, coming forward mostly with his journalist personality, is known with his novels in Turkish Literature. He is a versatile artist whowrote in many different fields such as funny stories, newspapers, theatres, music, folk storiesetc. His most important feauture is that he wrote his Works with their realistic aspect susing a mirror to enlighten his era. The write raiming to reach the community by focusing on man while telling about him, is a representative of social subjects. His aim is not only totell the individual but only to analyze the community in which the individual lives. With this respect with out breaking off the community, he created his Works with a good observation ability. Our study contains the writers life, his personality of literature, his versatility, his powerfulpen, his art, thethemes he worked on in his novel sand themessages he wanted to give. Key Words: Refi Cevat Ulunay, Novel, Structure, Theme, History
SEMA ORUÇ
354906
Fırat Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2014
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=1zw6GvYMe-q3Hf6HR-3US3pmbfNpSJ5voJrAbLI91IDGfjT2xMrzfgJ9aELgFCOf
./data/pdfs/354906.pdf
991,963
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.999318
2025-06-06T05:44:48.637207
2025-06-07T16:33:00.358398
2025-06-07T22:53:05.555676
Baba, Râşıt Bey'ın bu durumunu şöyle ifade eder: "Gitme desem yine gideceksin. Çünkü sen daha pişmedin. Benim yaşayışımdaki sultanlığın zevkini tatmış değilsin." (M.K.S, s.130). Eraydın'a göre makam: "Çalışarak kazanılan ahlâki özelliklerdir; hâlin zıddı olarak kulun gayreti neticesidir." (Eraydın, 1994: 153). Râşit Bey'in bu yolda tam olarak gayret göstermediğini, kendini dünyevi arzulardan soyutlayamadığını, kalbini ıslah edip nefsi arzulardan kurtulmadığını anlarız. Böylece roman boyunca dünya ve oteki dunya çatışması yaptığını gördüklerimizden dünyayı isteyenler dünyaya, öteyi isteyenler ötekine yönelirler. ## 3.2. Y ozlaşma Refi Cevat Ulunay'ın romanlarında en önemli temalardan birisi de yozlaşmadır. Yazar, yaşadığı dönemden seçtiği temalarında, dönemine ayna tutmak maksadıyla toplumsal yapıda gördüğü yozlaşmayı anlatmıştır. Orneğin Köle romanının kart karakteri konumundaki Nadire Hanım, daha rahat yaşamak uğruna oğlu Fazıl'ın hayatını hiçe saymaktan çekinmez. Fazıl'ı sevdiği Münire'den ayırarak zengin olan Dilfikâr'la evlendirir. Onun oğlunun sevdiği Münire hakkındaki aşağıdaki düşüncelerinin konuya açıklık kazandıracağını zannediyoruz: "Nadire Hanım, müstakbel gelininin mali vaziyetini öğrenir öğrenmez iki ellerini dizlerine vurarak bir feryat kopardı: Amanın a dostlar! İmarete bir dilenci daha geliyor. Gördün mü başıma geleni!... Bu benim talihsizliğim"... (K. s.9). İyi bir kadın yerine zengin bir kasa arayan Nadire Hanım, ne yapıp eder oğlu Fazıl'ı zengin olan Dilfikâr'la evlendirir. Böylece romanda pragmatizm aşka ve iyiye karşı galip gelmiş olur. Nadire Hanım, pragmatist bir tiptir. Onun her davranışı belirleyen güç para- mal- para düzenidir. O, oğlunu bile paraya değiştirebilecek kadar bu düzene bağlıdır. Fazıl'ın bu evliliğe itirazıyla birlikte oğlunu bu evliliğe ikna etmeye çalışan Nadıre Hanımın aşağıdaki cümleleri onun bu konudaki düşüncesini göstermektedir. "Sonra Dilfikar Hanımefendi, tam erkeği mesut edecek bir kadındır. Ayda üç bin Ingiliz lirası varidat. Kocasından kalan nakit, Mısır'daki fettanlar... Hangi birini sayayım... Servet saadettir. Servetin saadet olmadığını söylemek fukara tesellisidir." (K. S.8).
503749
33
106
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9455706477165222, "polygon": [ [ 1504, 2116 ], [ 1510, 280 ], [ 280, 276 ], [ 274, 2112 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8961297869682312, "polygon": [ [ 931, 2234 ], [ 932, 2182 ], [ 873, 2180 ], [ 872, 2232 ] ] } ] }
Kozmetik pazarlamanın genç nüfus üzerindeki etkileri / Cosmetics marketing impacts on young population
Bu araştırma, gençlerin kozmetik pazarlamada hangi pazarlamada hangi yöntemleri tercih ettiğini, kozmetik pazarlamanın gençler üzerindeki etkilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Türkiye'de kozmetik pazarlama konulu tez çalışması bulunmaması nedeniyle kozmetik pazarlama faaliyetlerinin gençler üzerindeki etkileri konusunun araştırılması gerekli görülmüştür. Yapılan araştırmalar ağırlıklı olarak marka, imaj, satın alma davranışları, mağaza imajı konularına odaklanmıştır. Bu çalışmanın konusu, gençlerin güzellik ve bakım konusunda hangi kozmetik ürünleri tercih ettiği, kozmetik ürünleri tercih nedenleri, ürün kullanım alışkanlıkları, ürün satın alma davranışlarını etkileyen pazarlama faaliyetleridir. Kozmetik pazarlamada önemli bir hedef kitle olan genç nüfusun yeterince araştırılmaması, kozmetik pazarın gün geçtikçe büyümesi, genç nüfusun artması ve nüfusun önemli bir kısmını gençlerin oluşturması araştırmanın önemini belirtmektedir. Belirlenen konu ve araştırmanın önemi çerçevesinde, gençlerin kozmetik ürün tercihlerinde etkili olan pazarlama yöntemlerine değinilmiştir. Gençlerin güzellik ve bakıma ne düzeyde önem verdiği, hangi kozmetik ürünleri kullandığı, kozmetik ürünleri hangi nedenlerle tercih ettiği, kozmetik ürün kullanım alışkanlıklarının nasıl olduğu, kozmetik ürünleri ne şekilde satın aldığı ve kozmetik ürün tercihleri üzerinde hangi pazarlama yöntemlerinin etkili olduğu yapılan araştırmada tespit edilmiştir. Kozmetik pazarlama faaliyetlerinin etkisi sayesinde kişisel bakım ürünlerinin kullanımının cinsiyete, yaş gruplarına, aylık gelire göre anlamlı farklılık göstermediği, 17-18 yaş ve 19-20 yaş grubu katılımcıların makyaj malzemelerine yönelik kozmetik ürün kullanımının, 23 yaş ve üzeri katılımcıların kullanımından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın bulgularında genç nüfusun pazarlama faaliyetlerinden daha çok etkilendiği görülmüş, hedef kitle açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.
This study, the aim of this study was to determine the methods which young people prefer to market in cosmetics marketing and the effects of cosmetics marketing on young people. It was necessary to investigate the effects of cosmetics marketing activities on young people because there was no thesis study on cosmetic marketing in Turkey. Studies on the subject generally related focused on brand, image, buying behavior, store image. The subject of this study, young people prefer which cosmetic products for beauty and care, what are the reasons for preferring cosmetic products, product habits are marketing activities that affect product buying behaviors. Insufficient investigation of young population which is an important target group in cosmetics marketing, cosmetics market grows day by day, increase in young population and the majority of the population is made up of young people it refers to the importance of research. Within specified topic and the importance of the research, marketing methods have been mentioned effective in young people's cosmetic product preferences. It was found in this study the importance of beauty and care to young people, which cosmetic products are used, the reasons for preferring cosmetic products, how the cosmetic product usage habits are, how to buy cosmetic products and which marketing methods are effective on cosmetic product preferences. Thanks to the influence of cosmetic marketing activities the use of personal care products did not differ significantly according to sex, age groups, monthly income, it was found that the use of cosmetic products for the makeup materials of the participants aged 17 to 18 and 19 to 20 years was higher than that of the participants aged 23 years and over. The research found that the young population was more influenced by the marketing activities and emphasized the importance of the target audience.
PELİN ÖZGÜNAY
503749
İstanbul Gelişim Üniversitesi
Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=MzP7PYssFqdb3WIjlroAkSwsFtew6RRyAXDluuqIEpqvekWWzEdAu4fidKaCzzEZ
./data/pdfs/503749.pdf
1,054,405
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.665330
2025-06-06T05:52:00.136424
2025-06-07T16:33:00.939574
2025-06-07T22:53:05.775689
gırışımlerinde başarılı olabilmeleri, halk kesimlerine yönlendirilecek değişik üür mesajları taşıyacak ve aynı zamanda halktan gelecek bilgileri, eleştirileri ve önerileri kuruluşa aktaracak, etkili araçların kullanımıyla mümkün olabilmektedir (Tuncer vd 2009). Halkla ilişkiler faaliyetleri, insan ilişkilerini esas alan ve şirketin toplumla bütünleşme yönündeki çabalarını ifade eden bir yapı göstermektedir. Tanıtımın diğer tutundurma yöntemleri, reklam, satış geliştirme ve kişisel satış çabaları; farkına varma, benimseme, deneme gibi değişik amaçlara etkili bir şekilde ulaşabilmektedir (Karaköse ve Topbaş 2010). Ürünlerle ilgili basında haberlerin yayınlanması gereksinimi olduğunda halkla ilişkiler 'tanıtım' aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Halkla ilişkilerin kapsadığı bir diğer alan ise kurumsal iletişim etkinlikleri olmaktadır. Bütünleşik pazarlama iletişimi yaklaşımının gelişimiyle doğru orantılı olarak pazarlama iletişimi kampanyalarında halkla ilişkilerin önemi ve etkisi artmaktadır (Tunçel 2011). Halkla ilişkiler faaliyeti, işletmenin gerek kurum içinde gerekse kurum dışındaki imajını ve sürdürülebilirliğini korumaya ya da arttırmaya yönelik çabaları gerçekleştirmektedir (Bulunmaz 2016). Bugüne kadar yüz yüze görüşmeler, telefonla görüşmeler, röportajlar, basın toplantıları, basın bildirileri, basın bültenleri, video konferansları gibi halkla ilişkilerin medya ile ilişkileri kapsamındaki yöntemleri kullanılırken; internet ve çevrimiçi teknolojilerin hızla gelişmesi ile birlikte çevrimiçi ortamlara doğru geçmektedir (Alikılıç 2011). Bir ürün veya hizmetin tanıtımı ve pazarlaması kurumların pazarlama departmanları ve halkla ilişkiler departmanları tarafından birlikte yapılmaktadır. Pazarlamaya yönelik bir halkla ilişkiler çalışması; satışı ve müşteri memnuniyetini sağlayan, kurumu ve ürünleri tüketicilerin istekleri, ihtiyaçları ve özel ilgi alanları ile birleştiren bir süreç olmaktadır (Kocabaş vd 1999). ## 2.4.4 Satış Tutundurma Satış tutundurma, potansıyel veya mevcut müşteriye satış teşviki içın yürütülen uygulamalar olarak tanımlanmaktadır. İşletmenin arttırmak amacıyla kullandığı kupon, ikramiye, yarışmalar, şans oyunları, çekilişler, örnek ürün dağıtımı, satış noktası teşhirleri ve fiyat teşvikleri satış tutundurma kapsamında değerlendirilmektedir (Horner and Swarbrooke 2005). Amerikan Pazarlama Birliği'nin tanımı gereği, kişisel satış, reklam ve tanıtım dışında kalan iletişim çabaları olmasından
558873
54
68
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9416086673736572, "polygon": [ [ 243, 1634 ], [ 1438, 1633 ], [ 1437, 1201 ], [ 242, 1202 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.9260962009429932, "polygon": [ [ 556, 583 ], [ 1084, 580 ], [ 1081, 239 ], [ 553, 243 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.899529755115509, "polygon": [ [ 886, 1070 ], [ 1389, 1060 ], [ 1381, 677 ], [ 878, 687 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8836161494255066, "polygon": [ [ 1470, 141 ], [ 1470, 88 ], [ 1407, 88 ], [ 1407, 141 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8159933090209961, "polygon": [ [ 1451, 1177 ], [ 1451, 1093 ], [ 275, 1091 ], [ 274, 1174 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.36394065618515015, "polygon": [ [ 323, 1104 ], [ 1431, 1103 ], [ 1430, 656 ], [ 322, 657 ] ] } ] }
Epoksi/EPDM kauçuğu atığı-karbon siyahı hibrit kompozitleri / Epoxy/EPDM-carbon black hybrid composites
EPDM (etilen propilen dien monomer) önemli bir sentetik kauçuk olup birçok farklı sektörde kullanılmaktadır. Kullanım miktarındaki artışa paralel olarak EPDM atığı ortaya çıkmaktadır. EPDM atıkları, çapraz bağlanmalarından dolayı tekrar eritilip tekrar işlenme ihtimaline sahip değildir ve plastik endüstrisi için önemli bir kayıp olup genellikle yakıt olarak tüketilmektedir. EPDM kalıntılarının değerlendirilmesinin bir başka yöntemi, bunları küçük boyutlara getirerek farklı polimerlere eklemektir. Bu çalışmanın amacı atık EPDM tozunun karbon siyahı (KS) ile birlikte epoksi reçinede dolgu olarak kullanmak ve hibrit kompozitlerin mekanik, termal ve su sorpsiyonu özellikleri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Üç farklı oranda (1:1, 1:3 ve 3:1) KS ile karışımı oluşturulan EPDM, farklı oranlarda (%5, %10, %15, %20 ve % 30) bisfenol-A tipi epoksi reçineye eklenerek kompozitleri oluşturulmuştur. Test numuneleri bu karışımlardan ASTM D 638 standarlarına göre kalıplama ile hazırlanmıştır. Kompozitlere çekme, sertlik ve su sorpsiyonu testleri uygulanmış, TGA ve SEM analizleri yapılmıştır. En yüksek çekme dayanımına 3:1 EPDM-KS kompozitleri sahip olmuş, bu kompozitlerin çekme dayanımları 115.5-158.6 MPa aralığında değişmiştir. En yüksek yoğunluk (1.16 g/cm3) kütlece %5 hibrit dolgu oranındaki 1:3 EPDM-KS kompozitinde, en düşük yoğunluk (1.03 g/cm3) kütlece %30'luk 3:1 EPDM-KS kompozitinde görülmüştür. EPDM-KS hibrit dolgusu kompozitlerin termal dayanımını artırmış, su sorpsiyonunu ise azaltmıştır.
EPDM (ethylene propylene diene monomer) is an important synthetic rubber and is used in many different sectors. In parallel with the increase in the amount of usage, EPDM waste occurs. Due to the irrevesible cross-linking processes are unfeasible. EPDM waste constitutes a significant role for the plastic industry and is usually consumed in the form of fuel. Another method of evaluation of EPDM residues is to add them to different polymers by bringing them into small dimensions. The aim of this study is to use waste EPDM powder with carbon black (KS) as an epoxy resin filler and to investigate the effect of hybrid composites on mechanical, thermal and water sorption properties. EPDM mixed with KS in three different ratios (1: 1, 1: 3 and 3: 1) was added to bisphenol-A type epoxy resin in different proportions (5%, 10%, 15%, 20% and 30%) to form composites. Test samples were prepared from these mixtures by molding according to ASTM D 638 standards. Tensile, hardness and water sorption tests were applied to the composites and TGA and SEM analyses were performed. The highest tensile strength of 3: 1 EPDM-KS composites had the tensile strength of 115.5-158.6 MPa. The highest density (1.16 g / cm3) was observed in the 1: 3 EPDM-KS composite with 5% hybrid filler ratio, while the lowest density (1.03 g / cm3) was observed in the 3: 1 EPDM-KS composite of 30% by mass. EPDM-KS hybrid filler improved thermal strength and decreased water sorption of composites.
MELİSA TEMİZ
558873
Selçuk Üniversitesi
Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Mir2lXQK1dkmQ9Ige3PZblq2EiH90a-WFy8Pk3UXWaaDLXfrioq33iFoMITZW171
./data/pdfs/558873.pdf
3,524,588
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.412939
2025-06-06T05:49:35.893401
2025-06-07T16:33:02.265481
2025-06-07T22:53:06.019321
![](_page_0_Picture_0.jpeg) ![](_page_0_Picture_1.jpeg) ![](_page_0_Picture_2.jpeg) Şekil 4.23. 50. saniyede yanma durdurulduktan sonraki: a) saf epoksi reçinenin ve %30 dolgu oranındaki b) 1:3 EPDM-KS; c) 3:1 EPDM-KS hibrit kompozitlerinin yanma alanı görüntüleri Şekil 4.20'den takviye içermeyen epoksi reçinenin yanıcı olduğu açıkça görülmektedir. Kompozitlere göre epoksi reçinenin 50. saniyeeki yanma alanı da en büyük olmuştur. Epoksiye ilave edilen hibrit dolgudaki yanıcı olmayan KS etkisiyle epoksi reçinenin yanma özelliğinin bir hayli derecede iyileştiği görülmüştür (Şekil 4.21 ve 4.22). Hibrit dolguda KS oranının %25'den (3:1 EPDM-KS) %75'e (1:3 EPDM-KS) çıkarılmasıyla kompozitin 50. saniyedeki yanma alanı da yaklaşık 2 kattan daha fazla azalmıştır (Şekil 4.23).
857208
174
324
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9490311741828918, "polygon": [ [ 1502, 2087 ], [ 1508, 283 ], [ 276, 279 ], [ 270, 2083 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8995401859283447, "polygon": [ [ 941, 141 ], [ 942, 86 ], [ 866, 84 ], [ 865, 140 ] ] } ] }
Necati Cumalı eserlerinin edebiyat sosyolojisi bağlamında incelenmesi / An examination of Necati Cumali's books in the context of literature sociology
Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen şair ve yazar Necati CUMALI yedi yıl boyunca Urla ilçesinde avukatlık pratiği yapmış nadir yeteneklerden biridir. Eserlerinde, şehir yaşamı, kırsal hayat ve toplumumuzun her türlü durumunu en çarpıcı şekilleriyle yansıtarak bize sunabilme yetisi göstermiştir. Necati Cumalı'nın eserlerinde, kendi yaşadığı dönemin ve toplumun kültürü ve inançlarına bizzat tanıklık eden bir birey olarak, toplumun duyguları ve düşüncelerine dair izleri görmek mümkündür. Bu bağlamda eserleri sosyoloji alanına önemli bir katkı sunmaktadır. Edebiyat ve sosyolojinin kesiştiği bu çalışma, Necati Cumalı'nın eserlerinde tasvir ettiği toplumsal yapıyı analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın teorik bölümünde, toplumsal cinsiyet ve göç teorilerine ilişkin bilgiler sunulduktan sonra, Necati Cumalı'nın romanları, şiirleri ve tiyatro oyunları, eserlerin yaratıldığı dönemin bağlamında edebiyat sosyolojisi perspektifinden incelenmiştir. Bu eserlerdeki sosyal yapı ve toplumsal durumun farklı yansımalarını, kurgusal karakterlerin çevreleriyle olan sosyal etkileşimlerini inceleyerek belirlemek amaçlanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, kurgusal kahramanlarının kültürel, sosyal ve ekonomik değişimlerden ne derece etkilendiği ve bu etkilerin eserlere nasıl yansıdığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm bu çabalama doğrultusunda, göç ve toplumsal cinsiyet temasının, eserlerinde nasıl bir algıyla yansıtıldığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Necati CUMALI, Edebiyat sosyolojisi, Toplumsal Cinsiyet, Kadın, Göç.
Necati CUMALI, acknowledged as one of the pioneering figures in Turkish literature, stands as an exemplar of unique talents, having engaged in a seven-year legal practice in the district of Urla. In his works, he adeptly showcases various dimensions of urban life, rural existence, and societal conditions with captivating prowess. Within Necati Cumalı's literary compositions, one can discern the cultural and belief-based fabric of his era and society, interwoven through personal observations, thereby intuitively capturing the emotional and intellectual imprints of the populace. In this vein, his works offer a meaningful contribution to the field of sociology, reflecting the societal emotional and cognitive traces. This study, situated at the intersection of literature and sociology, aims to analyze the societal framework delineated within Necati Cumalı's literary corpus. Following an exposition of foundational insights into gender and migration theories in the theoretical segment of the investigation, Necati Cumalı's novels, poetry, and theatrical pieces are scrutinized from a perspective rooted in literary sociology, resonating with the ethos of the era in which they were created. Within these works, various facets of social structure and societal conditions are meticulously sought through the prism of the social interactions that the fictional characters engage in within their surroundings. The findings, gleaned from this inquiry, endeavor to delve into the extent to which fictional protagonists are impacted by cultural, social, and economic shifts and how these effects manifest within the works. In pursuit of these research endeavors, an endeavor is made to elucidate how themes of migration and societal gender dynamics are imbued with significance within the narrative tapestry. Key Words: Sociology of Literature, Women, Migration, Gender.
YÜCEL ÖZDEMİR
857208
Atatürk Üniversitesi
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
2023
Türkçe
Doktora
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=cr4SkWLaRMhkDRBjqthpsX0tGzW85stdEBjS021jLoHyTNsUD3J81UcVAFgkcrRD
./data/pdfs/857208.pdf
3,980,282
true
true
true
2025-06-04T22:40:55.253725
2025-06-06T05:41:38.281547
2025-06-07T16:33:02.487087
2025-06-07T22:53:06.687271
de iyi mi olmamı istiyorsun? Etlerimin içinden kemiklerim, parmaklarımdan tırnaklarım sökülüp alınıyor sankı" (Cumalı, 2004b: 601). Aşk, birçok faktör tarafından etkilenebilir ve bir kişi âşık olmayı kontrol edemez. Ancak, bir kişinin âşık olmasını teşvik etmek için, kendine ve başkalarına karşı pozitif düşünceler geliştirmek ve ilişkilerine dürüst ve açık yaklaşmak gibi faktörler etkilidir. A hmetlerim oyununda sevgisinin derecesini tapınmak olarak anlatır. Sevgisini aşırıya kaçırarak, normal düzeyin üstünde sevmek olarak anlatıyor. "Türkân'ın Sesi- Evet, eşimin de adı Ahmet'ti! Nasıl severdim Ahmet'i! Sevmek ne söz? Tapardım! Onsuz, onun içinde yer almadığı tek düşüm, tek dileğim olmadı yaşamımda" (Cumalı, 2004b:24). "Ali-Çekinme! Daha açık söyle! Kısır derler! Derler ama, böyle diyenlerin bir gün olsun Fatma'nın gönlümdeki yerini akıllarından geçirdikleri var mı? … Fatma'nın sevinmediği yerde yüzüm gülmez benim!" (Cumalı, 2004a: 18). Aşk ayrıca derin romantik veya cinsel çekiciliği de içerebilir, ancak bu yönlerle sınırlı değildir. Aşk, şefkat, nezaket, cömertlik ve anlayış dahil olmak üzere çok çeşitli olumlu duyguları kapsayabilir. Aynı zamanda, bir kişinin sevdiklerinin ihtiyaç ve ısteklerini kendi ihtiyaçlarının önüne koyduğu fedakarlığı da içerebilir. Aşk mutluluk, doyum, güvenlik ve istikrar duygusu getirebilir ama aynı zamanda meydan okumalar ve güçlükler de getirebilir. İlişkiler çaba, iletişim ve uzlaşma gerektirir ve bireylerin bu zorlukları aşmak için birlikte çalışması önemlidir. "Rüzgâr- Artık ikisinin de yaşamı karardı, gölgelendi. Aşkları buluta girdi...Ağaç- Beyin gözlerinin içi güldüğünü kimse göremez bir daha!.. Peki kabahat kimde?" (Cumalı, 2004a: 49). "Serdar- Seni sevmek istemekle kötü bir şey yaptığımı, ben de hiç mi hiç sanmıyorum! İşte açtım, gönlün olsun!" (Cumalı, 2004b: 858). Her Uçağın Aşkını Hatırlatması: "Dün Nerelerdeydiniz" tiyatro oyununda geçen bu ifade, kişinin aşkını her yerde, her şeyde hatırlamasını ifade eder. Burada, kişı aşkıyla kurduğu bağın derinliğini ve aşkın her an hatırlatıcı bir güce sahip olduğunu ifade eder. Nereye Baksa Aşkını Görmek: Ezik Otlar oyunundaki bu yaklaşım, bir kişinin aşkını her yerde bulma yeteneğini anlatır. İlgili kişi, çevresine baktığında aşkını her detayda bulabilir ve bu durum aşkın nasıl yoğun bir duygu olduğunu gösterir. "Gülsüm-Üç haftada nasıl böyle oldum anlayamıyorum! Nereye baksam onu görüyorum! Binnaz-Sevdalısın sen!" (Cumalı, 2004a: 842).
552333
15
108
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9269431829452515, "polygon": [ [ 1511, 2107 ], [ 1514, 210 ], [ 236, 208 ], [ 233, 2105 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.7948989272117615, "polygon": [ [ 1468, 2207 ], [ 1469, 2163 ], [ 1424, 2163 ], [ 1423, 2206 ] ] } ] }
Üç farklı kanal patı ve farklı iki tek kon yöntemi ile doldurulan kök kanallarında bakterilerin eliminasyon etkinliğinin incelenmesi / Bacterial killing effectiveness of three root canal sealers used with various two matched-taper cone technique
Bu çalışmanın amacı, üç farklı kök kanal patı (AH Plus, BioRoot RCS, GuttaFlow Bioseal) ve iki farklı tek kon yöntemi kullanılarak tamamlanan kök kanal dolgusunun, deneysel olarak E. faecalis ile enfekte edilen dentin tübüllerindeki bakterileri elimine edebilme yeteneğinin incelenmesidir. Bu çalışmada enfekte dentin tozu modeli kullanılmıştır. Yüz otuz iki adet tek köklü insan dişi elmas separe yardımı ile kronlarından ayrıldı. Örneklerin yarısı ProTaper Next (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) döner alet eğe sistemi kullanılarak X5'e kadar genişletildi. Diğer yarısı ProTaper Universal (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) döner alet eğe sistemi kullanılarak F5'e kadar genişletildi. Tüm örnekler rastlantısal olarak 6 test grubuna (n=15) ve 4 kontrol grubuna (n=8) ayrıldı. Her gruptan birer örnek alınarak Tarayıcı Elektron Mikroskopu (SEM) ile incelendi. Negatif kontrol grubu hariç tüm kökler, 28 gün boyunca E. faecalis ile enfekte edildi. Kontrol grupları hariç tüm köklerin, 3 farklı kök kanal patı ve iki farklı açılı tek kon yöntemi kullanılarak kök kanal dolguları tamamlandı. Pozitif kontrol grubundaki örneklere ise kök kanal dolgusu yapılmadı. Steril kökler negatif kontrol grubu olarak kullanıldı. Tüm örneklerden gates-glidden frezler kullanılarak dentin örnekleri alındı ve seyreltilerek ekimleri tamamlandı. Her örnek için bakteri koloni sayısı (CFU) belirlendi. Elde edilen veriler Levene, Tek Yönlü ANOVA ve Tukey HSD testleri kullanılarak değerlendirildi. Bu çalışmada, dentin tübülerindeki E. faecalis'i elimine etmekte en etkili kök kanal patı AH Plus olarak bulunmuştur. GuttaFlow Bioseal kanal patının E. faecalis üzerinde etkisiz olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile, kök kanal sisteminde rezidüel bakterilerin eliminasyonunda antibakteriyel etkinliği ve akışkanlığı yüksek kök kanal patlarının kullanılmasının önemli olduğu sonucuna varılmıştır.
The aim of this study was to evaluate ability of three different root canal sealers (AH Plus, BioRoot RCS, GuttaFlow Bioseal) and two matched-tapered cone technique to eliminate E. faecalis in experimentally infected dentinal tubules. An infected dentine powder model was used. The crowns of one hundred and thirty two extracted single-rooted human teeth were removed with diamond blade. The half of the samples were prepared using ProTaper Next (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) up to the size of X5. The other half of the samples were prepared using ProTaper Universal (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, Switzerland) up to the size of F5. All of the samples randomly divided into 6 test (n=15) and 4 control (n=8) groups. One sample from each groups was evaluated using Scanning Electron Microscope (SEM). The roots, except negative control groups, infected with E. faecalis for 28 days. The root canals, except control groups, were obturated using different three root canal sealers and two matched-tapered cone technique. Positive controls were not filled. Sterile roots were used as negative controls. Dentine powder was obtained from all root canals using gates-glidden drills and this dentine powder was diluted and inoculated. Visible colonies were counted and total colony-forming units (CFU) were calculated for each sample. Statistical analysis was performed using the Levene, One Way ANOVA and Tukey HSD test. In this study, it was found that AH Plus root canal sealer was the most effective sealer in killing E. faecalis in dentinal tubules. GuttaFlow Bioseal was not effective in killing E. faecalis. In this study, it was observed that using root canal sealers having good antibacterial activity and flow properties are important for the elimination of residual bacteria.
SEMANUR KARAGÖLLÜ
552333
Selçuk Üniversitesi
Endodonti Ana Bilim Dalı
2017
Türkçe
Diş Hekimliği Uzmanlık
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Mir2lXQK1dkmQ9Ige3PZbl40LZq0VTlM9yIw539y_e7JLWZsoXNTIt-4hO1xVE0A
./data/pdfs/552333.pdf
5,683,168
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.300960
2025-06-06T05:53:03.613151
2025-06-07T16:33:04.368414
2025-06-07T22:53:07.181307
## Dördüncü Nesil Döner Alet Eğe Sistemleri WaveOne (Dentsply Tulsa Dental Specialties and Dentsply Maillefer) ve Reciproc (VDW) döner alet eğe sistemleri bu nesilde incelenmektedir. Bu gruptakı eğeler dönme hareketi ile değil resiprokasyon hareketi ile kök kanalını şekillendirmektedir (Haapasalo ve Shen 2013). ## Beşinci Nesil Döner Alet Eğe Sistemleri Revo-S (Micro-Mega, Besançon, France) ve ProTaper Next (Dentsply Tulsa Dental Specialties/Dentsply Maillefer) döner alet eğe sistemleri bu nesilde incelenmektedir. Bu gruptaki eğeler dönme hareketi yaparken merkezi dengeleyerek, dentin duvarlarına daha az temas ile şekillendirme yapmaktadır (Haapasalo ve Shen 2013). Y apılan mekanik şekillendirme ile, kanal içerisinden mikroorganizmaların tamamen uzaklaştırılması mümkün olamamaktadır. İrrigasyon solüsyonu olarak fizyolojik serumun kullanıldığı çalışmalarda; şekillendirme sonrasında mikroorganizma sayısının azaldığı fakat tamamen yok olmadığı ve ara seanslarda mikroorganizmaların çoğalarak aynı yoğunluğa ulaşabildiği gözlemlenmiştir (Byström ve Sundqvıst 1981). Farklı kanal şekillendirme sistemlerinin kullanıldığı bir çalışmada yalnızca mekanik şekillendirme ile kanalların mikroorganizmalardan temizlenmesinin olanaksız olduğu bildirilmiştir (Siqueira ve ark 1997, Y adav ve ark 2017). Bu nedenlerden dolayı kanal içi dezenfeksiyonda; mekanik şekillendirmenin yanında irrigasyon solüsyonlarının ve kök kanal dolgu patlarının antimikrobiyal etkinliklerine ihtiyaç duyulmaktadır. ## 1.2. Kök Kanallarının İrrigasyonu Endodontide irrigasyonun amacı; mekanik, kimyasal ve biyolojik olarak üçe ayrılır. Mekanik etkinlik, solüsyonun irrigasyon sırasında kök kanalı içerisine uyguladığı basınca bağlıdır (Bortoluzzi ve ark 2006). Kimyasal etkinlik; irngasyon solüsyonunun konsantrasyonu, temas yüzeyi, uygulanma süresi ile ilişkilidir (Chueh ve Huang 2006). Kanal içi dezenfeksiyon sağlanmasında, irrigasyon solüsyonunun kimyasal ve mekanik etkinliği önemlidir (Koh ve ark 1995). Irrigasyon solüsyonunun biyolojik fonksiyonu, onun antimikrobiyal özelliği ile ilişkilidir (Bortoluzzi ve ark
47091
47
99
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9336261749267578, "polygon": [ [ 1404, 1804 ], [ 1409, 296 ], [ 191, 292 ], [ 187, 1801 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8930228352546692, "polygon": [ [ 1470, 136 ], [ 1471, 80 ], [ 1410, 79 ], [ 1408, 134 ] ] } ] }
Köyceğiz Gölüne dökülen akarsuların su kalitesinin fiziko-kimyasal ve biyolojik parametrelerle belirlenmesi / Determination of water quality of running waters inflowing to Köyceğiz lake based on physico-chemical biological parameters
IV ÖZET Bu çalışmada Köyceğiz Gölü'ne dökülen Akarsuların su kalitesi fiziko- kimyasal ve biyolojik parametrelerle belirlenmeye çalışılmıştır. Fiziko- kimyasal veriler çevre Müştesarlığı'nın yayınladığı "Su Kirliliği ve Kontrolü Tönetmeliği"'ne göre değerlendirilmiştir. Biyolojik parametreler bentik makroinvertabratlarm çeşitlilik sıklık, baskınlık, gibi verileriyle ortaya çıkarılmıştır. Beş adet çeşitlilik indeksi kullanılmış ve bu çalışma için en kullanışlı olan indeks, Shannon- Weaver çeşitlilik indeksi olarak belirlenmiştir. Sorensen analizi ile de istasyonlar arasındaki benzerlikler bulunmuştur. Gelecekteki biyolojik izlemelerde kullanılabilecek, akarsu bentik makroinvertebrat faunası belirlenmiştir. Akarsuların su kalitesinin fiziko-kimyasal ve biyolojik parametrelerle birlikte belirlenmesinin gerekliliği açıklanmıştır. çalışma sonucunda akarsuların evsel ve tarımsal alanlardan gelen atıklardan etkilendiği bulunmuştur.
ABSTRACT Water quality of running waters inflowing to Köyceğiz Lake were determined with physico-chemical and biological parameters. Physico- chemical data were evaluated according to regulation of Ministry of Environment. Biological parameters were estimated using frequency, dominance and diversity analyses of benthic macroinvertebrates. Five diversity indices were used among which the Shannon -Weaver diversity hides was useful for tiiis research. At the same time, by use of Sorensen analysis the similarity between stations was found. Benthic macroinvertebrate fauna which will be used in future biological monitoring studies were identified. It's emphasized that water quality of running v/aters should be determined not only with physico-chemical parameters but also with biological parameters. As a result, with this research we determined that running water have been polluted hy domestic and agricultural wastewater.
MUZAFFER DÜGEL
47091
Hacettepe Üniversitesi
Biyoloji Ana Bilim Dalı
1995
Türkçe
Yüksek Lisans
Etik Değerler Ana Bilim Dalı (Disiplinlerarası)
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=7lOJX8w_8PRQU1mSHU6-jufgfX5-CnruMNyhywiyYbQFnjaZ73e0X4L96jp5MZze
./data/pdfs/47091.pdf
5,983,844
true
true
true
2025-06-04T22:40:57.361735
2025-06-06T05:50:05.242111
2025-06-07T16:33:04.372933
2025-06-07T22:53:07.287056
## C- Sınıf III- Kirlenmış su Gıda, Tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun bir arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılabilir. ## D- Sınıf IV- Çok kirlenmiş su Yukarıda I. II. III. sınıflar için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. Yukarıda belirtilen yönetmelik göz önüne alınarak, Köyceğiz Gölüne akan dere ve akarsuların su kalitesi açısından hangi su sınıfına girdiğini gösteren tablo çizelge 4.12'de gösterilmiştir. Su kalite sınıflarını değerlendirirken kullanılacak amaca göre farklı kimyasal iyonların gösterdiği sınıflara bakmak daha kullanışlı olacaktır. ## 4.4. Bentik makroinvertabratların incelenmesi ## 4.4.1. Niteliksel incelenmesi Köyceğiz Gölü'ne dökülen akarsular üzerinde 20 istasyon belirlenmiştir Ancak bu istasyonlardan 15 tanesi makroinvertebratlar için örneklemeye uygundur. Bu istasyonlardan bazıları ise yılın büyük bir bölümü kuru olduğu için 1 veya 2 kez örnekleme yapılabilmiştir. Nisan 1992-Nisan 1993 tarihleri arasında 7 örnekleme döneminde bentik makroinvertebratlar toplanmıştır. Çalışmalar sonucunda Platyhelminthes, Mollusca, Annelida ve Arthropoda Filumlarına ait cins düzeyinde 119 takson teşhis edilmiştir. Bulunan taksonlar Çizelge 4.13-4.19'de verilmiştir. Düzenli olarak örnek toplanması Yuvalakçay üzerindeki 7 istasyonda yapılmıştır.
End of preview. Expand in Data Studio
README.md exists but content is empty.
Downloads last month
9