image_data
imagewidth (px) 1.65k
2.34k
| document_id
stringclasses 17
values | page_num
int64 2
184
| total_pages
int64 60
512
| predictions
dict | title
stringclasses 17
values | abstract_tr
stringclasses 17
values | abstract_en
stringclasses 17
values | author
stringclasses 17
values | thesis_id
stringclasses 17
values | university
stringclasses 15
values | department
stringclasses 15
values | year
stringdate 2007-01-01 00:00:00
2021-01-01 00:00:00
| language
stringclasses 1
value | thesis_type
stringclasses 2
values | keyword_abd
stringclasses 1
value | original_url
stringclasses 17
values | file_path
stringclasses 17
values | file_size_bytes
int64 1.16M
501M
| download_success
bool 1
class | extraction_success
bool 1
class | prediction_success
bool 1
class | download_timestamp
stringdate 2025-06-03 14:51:05
2025-06-03 14:51:13
| extraction_timestamp
stringdate 2025-06-03 21:05:52
2025-06-03 21:35:03
| prediction_timestamp
stringdate 2025-06-04 08:36:41
2025-06-04 08:45:26
| hf_processing_timestamp
stringdate 2025-06-04 09:23:44
2025-06-04 09:29:34
| text
stringlengths 109
28.5k
|
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
317021
| 132
| 185
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9550421833992004,
"polygon": [
[
1494,
2125
],
[
1498,
361
],
[
268,
358
],
[
264,
2122
]
]
}
]
}
|
Tüketici satın alma niyetinde tüketici etnosentrizmi ve menşe ülke etkisinin önemi: Otomobil sektörü üzerine Türkiye ve Rusya'da karşılaştırmalı bir araştırma / The importance of consumer ethnocentrism and country of origin effect on consumer purchase intention: A comparative research on automobile sector in Turkey and Russia
|
Günümüzün gelişen ekonomik yapısı ile birlikte uluslararası işletme faaliyetlerinde artış olmuştur. Tüketiciler geçmiş dönemlere göre daha fazla çeşitte ürünle buluşmaktadır. Bu aşamada tüketicilerin yerli ve yabancı ürün tercih etme durumu söz konusu olmaktadır. Bu durumda ise, tüketicilerin satın alma niyetinde tüketici etnosentrizmi ve menşe ülke etkisi kavramları ön plana çıkmaktadır.Bu çalışmada, Türkiye ve Rusya'daki tüketicilerin Amerikan, Alman, Japon ve Güney Kore otomobil ürünlerine karşı algıları tespit edilmeye çalışılmaktadır. Bu şekilde iki ülkedeki tüketicilerin algıları arasında farklılıkların olup olmadığı incelenmiştir. Anket uygulaması yapılan çalışmada, Rusya ve Türkiye'de 222'şer toplamda 444 anket analize dahil edilmiştir. Analizlerde Tüketici Etnosentrizmi, Menşe Ülke, Satın Alma Niyeti ve demografik özelliklerin ilişkileri incelenmiştir.
|
In parallel with the global economic developments, there is a significant increase in the number of business operations as well. Consumers have become subject to numerous products when compared to the past business era. This leads to a necessity of preference and choice between global and local products for consumers. As a result of these developments, the concepts of consumer etnocentrism and country-of-origin effect have become subject to many academic studies in marketing literature.This study aims to examine the Turkish and Russian consumers? perceptions regarding the American, German, Japanese and South Korean products. Thus, it is aimed to reveal the differences between the consumer attitudinal patterns in two countries. Based on a survey study (n russia=222; n turkey=222; n total=444), the relations between the constructs of consumer etnocentrism, country of origin effect, purchase intention and demographic variables are analyzed.
|
AHMET TUZCUOĞLU
|
317021
|
İstanbul Üniversitesi
|
Uluslararası İşletmecilik Ana Bilim Dalı
|
2012
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=RYan9_S-Z7Eir3xdWGXBiC_Wb_AY9Fx_X0RlzWAUlp3vyD4OWZAnK3UgMuX0QNrb
|
./data/pdfs/317021.pdf
| 6,556,804
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:05.809585
|
2025-06-03T21:05:52.363565
|
2025-06-04T08:36:58.173219
|
2025-06-04T09:23:44.113818
|
çalışmalarında hedef aldıkları pazarın yerel özelliklerine göre çeşitlendirmeler yapmaları faydalı olacaktır.
Etnosentrizm seviyelerinden sonra söz konusu pazarlardaki menşe ülke algılamaları incelenmiştir. Menşe ülke algısı olumlu olan ülke işletmelerinin söz konusu hedef pazarlarda daha başarılı olduğu gözlenmektedir. Bu çalışmada, Amerikan, Alman, Japon ve Güney Kore otomobil ürünlerine karşı menşe ülke algılamaları incelenmiştır. Amerikan, Alman ve Japon menşe ülke algılamaları Türkiye'de Rusya'dakine göre daha olumludur. Dolayısıyla, bu ülkelerin otomobil işletmeleri menşe ülke algısını göz önünde bulunduğunda Rusya ile Türkiye arasında tercih yapmak söz konusu olduğunda Türkiye'ye öncelik vermelidir. Çünkü, Türkiye'deki tüketicilerin Rusya'daki tüketicilere göre söz konusu ülkelerin otomobil ürünlerine daha olumlu yaklaştığı görülmektedir. Güney Kore otomobil ürünlerine karşı menşe ülke algılamalarında ise, Rusya'daki tüketicilerin Türkiye'deki tüketicilere oranla daha olumlu yaklaştıkları görülmektedir. Bu durumda, Güney Kore otomobil işletmelerinin de Rusya ve Türkiye arasında yapacakları öncelik sıralamasında Rusya'nın daha etkin pazarlama çalışmaları yapmalarını sağlayacak daha hazır bir pazar olduğu söylenebilir.
Menşe ülke algılamalarına göre, bu dört ülkenin otomobil işletmeleri aynı pazara girdiklerinde hangi ülkenin işletmesinin daha başarılı olabileceği konusunda; Türkiye pazarında sırasıyla Alman, Japon, Amerikan ve Güney Kore işletmelerinin daha avantajlı olacakları görülmektedir. Buradan hareketle, Alman otomobil işletmelerinin diğer üç ülkenin otomobil işletmelerine oranla menşe ülke algıları perspektifiyle rekabet avantajını elinde bulundurabileceği söylenebilir. Menşe ülke algıları ortalamaları incelendiğinde, Rusya için de aynı menşe ülke sıralamasının söz konusu olduğu görülmektedir.
Bundan sonra konu ile ilgili yapılacak çalışmalarda; araştırmanın sadece iki ülke ile sınırlandırılmayıp, daha farklı ülkelerde yapılması tavsiye edilebilir. Bunun yanında, araştırmaya sınırlı sayıda kişi dahil edilebilmiştir. Ülkelerin farklı bölgeleri dahil 118
|
|
679944
| 42
| 121
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9432126879692078,
"polygon": [
[
1478,
2103
],
[
1482,
293
],
[
285,
290
],
[
281,
2101
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8713294863700867,
"polygon": [
[
909,
140
],
[
910,
90
],
[
855,
89
],
[
854,
139
]
]
}
]
}
|
Sığırların oküler yassı hücreli karsinomlarında apoptoz ve otofajinin immunohistokimyasal yöntemlerle belirlenmesi / Determination of apoptosis and autophagy in cattle ocular squamous cell carcinomas by immunohistochemical methods
|
Oküler yassı hücreli karsinom olgusu Kars'ta sığırlarda en fazla görülen neoplazilerdendir. Bu çalışmada 2012-2021 yılları arasında Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Araştırma Hastanesine getirilen 45 adet oküler yassı hücreli karsinomlu sığırdan alınan neoplastik kitleler çalışma materyali olarak kullanıldı. Alınan kitlelerin birbirinden farklı büyüklüklerde olduğu ve kanamalı, ülseratif bir eksudatla kaplı, karnabahar ya da papillomatoz şekilli oldukları gözlendi. Alınan kitleler histopatolojik inceleme amacıyla hematoksilen-eozin ile boyandı. Histopatolojik değerlendirme sonucunda epidermisten dermise doğru atipik keratinositlerin farklılaşmasıyla karakterize neoplastik oluşumlar olduğu tespit edildi. Eozinofilik sitoplazmalı, buzlu cam görünümde değişik boyutlarda hücrelerden oluşan tümör adacıkları ile bu adacıkların merkezinde keratin incilerinin bulunduğu saptandı. Vakalar, tümör incilerinin yoğunluğu ve sayısı ile pleomorfizim durumlarına göre iyi diferensiye, orta diferensiye ve kötü diferensiye olmak üzere üç gruba ayrıldı. Bunlar dışında mitotik aktivitede diferensiyasyon derecesini etkileyen diğer bir faktör olduğu belirlendi. Oküler yassı hücreli karsinom olgusunda apaptoz ve otofajinin rolünü belirlemek için, apoptoz markeri olarak Kaspaz-3 ve AIF, otofaji markeri olarakta LC3B boyandı. Boyamalar sonucunda Kaspaz-3 ve LC3B boyamalarında, diferensiyasyon derecelerine göre ayrılmış gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenirken, AIF immunohistokimyasal değerlendirmesinde gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edildi.
Sonuç olarak yapılan histopatolojik ve immunohistokimyasal değerlendirmeler sonucunda sığırların oküler yassı hücreli karsinom vakalarında kaspaz bağımlı bir apoptozun, kaspaz bağımsız apoptozdan daha baskın olduğunu ve otofaji ile apoptozun tümör agresifliğinde ve ilerlemesinde ortak bir rol oynayabileceğini düşündürdü.
Anahtar Kelimeler: Sığır, oküler yassı hücreli karsinom, histopatoloji, immunohistokimya, apoptoz, otofaji
|
Ocular squamous cell carcinoma is one of the most common neoplasms in cattle in Kars. In this study, neoplastic masses taken from 45 cattle with ocular squamous cell carcinoma brought to Kafkas University Faculty of Veterinary Medicine Research Hospital between 2012-2021 were used as study material. It was observed that the masses were of different sizes, bleeding, covered with an ulcerative exudate, and were in the shape of cauliflower or papillomatosis. The masses were stained with hematoxylin-eosin for histopathological examination. Histopathological evaluation revealed neoplastic formations characterized by differentiation of atypical keratocytes from the epidermis to the dermis. Tumor islets consisting of eosinophilic cytoplasm, ground glass-like cells of different sizes and keratin pearls were found in the center of these islets. The cases were divided into three groups according to the density and number of tumor pearls and their pleomorphism status as well-differentiated, moderately differentiated and bad-differentiated. Apart from these, it was determined that there is another factor affecting the degree of differentiation in mitotic activity. In order to determine the role of apoptosis and autophagy in ocular squamous cell carcinoma, Caspase-3 and AIF as apoptosis markers and LC3B as autophagy markers were stained. As a result of the staining, a statistically significant difference was observed between the poorly differentiated and good and moderately differentiated groups in Caspase-3 and LC3B staining, while there was no significant difference between the groups in the AIF immunohistochemical evaluation.
In conclusion, histopathological and immunohistochemical evaluations suggested that a caspase-dependent apoptosis is more dominant than caspase-independent apoptosis in ocular squamous cell carcinoma cases of cattle, and that autophagy and apoptosis may play a common role in tumor aggressiveness and progression.
Keywords: Bovine, ocular squamous cell carcinoma, histopathology, immunohistochemistry, apoptosis, autophagy
|
AYFER YILDIZ
|
679944
|
Kafkas Üniversitesi
|
Patoloji (Veterinerlik) Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAsBVU2LDu61cundttLl8BCr-EnyHiFsR9aPeztl21mCD
|
./data/pdfs/679944.pdf
| 5,742,293
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.989581
|
2025-06-03T21:18:15.635042
|
2025-06-04T08:36:59.367689
|
2025-06-04T09:23:44.540429
|
kolay, hassas ve zararsız bir şekilde inceleme olanağı sağlar. Güçlü plazma membran asimetrisi, canlı hücrelerde mevcuttur ve bu plazma membran asimetrinin apoptozdaki kaybı, yaygın olarak, güçlü ve spesifik olarak PS ile etkileşime giren problarla tespit edilir (Demchenko 2013). Floresan boyalar sadece floresan mikroskopisine değil, aynı zamanda flowsitometriye de uygulanır. Flowsitometrinin avantajı; birçok hücre boyutu, DNA fragmantasyonu ve fosfatidilserin eksternalizasyonu gibi çeşitli özelliklerin kısa sürede belirlenmesini sağlamasıdır. Ancak araştırmalar sırasında bazı noktalara dikkat edilmelidir. Ornegin: Flowsitometri tarafından tespit edilen apoptoz oranı her zaman mikroskopi ile tespit edilenden daha yüksektir, çünkü flowsitometri her apoptotik cismi, genellikle ondan fazla apoptotik cisme bölünmüş bir apoptotik hücre olarak sayar (Otsuki ve ark. 2003, Riccardi ve Nicoletti 2006). Tek hücreli jel elektroforezi veya diğer bilinen adıyla "Comet Assay" tekniği hücre düzeyinde meydana gelen DNA hasarını belirlemek ve miktarını ölçmek için uygulanan non-invaziv, hızlı ve hassas bir floresan mikroskobik teşhiş yöntemidir (Dinçer ve Kankaya 2010). Comet Assay (tek hücreli jel elektroforezi), ökaryotik hücrelerde deoksiribonükleik asit (DNA) iplik kopuşlarını ölçmek için basıt bir yöntemdir. Mikroskop lamı üzerinde agaroza
gömülü hücreler, nükleer matrise bağlı sargılı DNA ilmekleri içeren nükleoidler oluşturmak için deterjan ve yüksek tuz ile lize edilir. Yüksek pH'ta elektroforez, floresan mikroskobu ile gözlemlenen kuyruklu yıldızlara benzeyen yapılar oluşturur. Kuyruklu yıldız kuyruğunun başa göre yoğunluğu DNA kırılmalarının sayısını yansıtır (Collins 2004). Nötr Comet Assay testi çoğunlukla çıft iplikli DNA kırılmalarını tespit etmek için kullanılırken, alkalın Comet Assay testi, tek ve çift iplikli DNA kırılmalarını, ve eksik alınan onarım bölgeleri ile ilişkili DNA tek iplikli kırılmalarını tespit eder. Her iki test de parçalanmış DNA'nın görselleştirilmesine izin verir ve DNA hasarını nicel olarak değerlendirilmesi için basit bir yol sağlar (Lu ve ark. 2017).
3. Elektron Mikroskobu: Apoptoz kavramını çeşitli dokularda ve fizyolojik durumlarda geniş bir hücre ölümü biçimi olarak formüle edilmesine imkan sağlar. Elektron mikroskobu, apoptotik hücrelerin tanımlanması için hala "altın standart" olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, elektron mikroskobu için gerekli maliyetler, gereken özel ekipman, teknik uzmanlık ve temsil edilen sınırlı doku alanı
|
|
659874
| 76
| 92
|
{
"labels": [
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9460911750793457,
"polygon": [
[
1394,
1703
],
[
1401,
1106
],
[
337,
1093
],
[
330,
1690
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9098464846611023,
"polygon": [
[
1475,
1968
],
[
1475,
1779
],
[
273,
1778
],
[
273,
1967
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9062751531600952,
"polygon": [
[
1486,
1086
],
[
1490,
166
],
[
242,
160
],
[
237,
1080
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8860299587249756,
"polygon": [
[
892,
2207
],
[
893,
2158
],
[
835,
2157
],
[
834,
2206
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8409458994865417,
"polygon": [
[
1182,
1758
],
[
1182,
1712
],
[
560,
1712
],
[
560,
1758
]
]
}
]
}
|
Fotovoltaik sistemler için yüksek kazançlı da-da dönüştürücü tasarımı / Design of a high-gain da-da converter for photovoltaic systems
|
Yüksek anahtarlama frekansına sahip da-da dönüştürücüler günlük hayatta kullanılan birçok teknolojik cihazın bir parçası olmuştur. Bu dönüştürücülerin, küçük boyut ve yüksek verimlilik gibi özelliklere sahip olması istenir. Yüksek frekans anahtarlamalı bu dönüştürücüler, kontrol kolaylığı, hızlı tepki ve yüksek güç yoğunluğu nedeniyle akü şarj istasyonları, yenilenebilir enerji sistemleri, yakıt hücreleri, güç faktörü düzeltme devreleri, led aydınlatma gibi endüstriyel uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Yüksek gerilim kazancına sahip bu da-da dönüştürücüler, özellikle fotovoltaik sistemlerdeki mikro eviricilerin giriş gerilimlerini elde etmek için kullanılmaktadır. Fotovoltaik sistemlerde yaygın olarak kullanılması, bu dönüştürücüler üzerinde yapılan araştırmaları yoğunlaştırmıştır.
Bu tez çalışmasında yüksek kazançlı bir Sarmaşık tipi da-da dönüştürücü devresi matematiksel olarak modellenmiş ve benzetim modeli MATLAB/Simulink ortamında oluşturulmuştur. Benzetim çalışmaları ile elde edilen sonuçların uygulanabilirliği tartışılmıştır. İncelenen da-da dönüştürücü yapısı, düşük görev periyodu ile yüksek çıkış gerilimi sağlamak için birleştirilmiş indüktanslardan oluşmaktadır. Bu yapı anahtarlamalı yükselten tip dönüştürücüye entegre edilmiştir. Bu dönüştürücü yapısının önemli bir avantajı, güç anahtarları ve diyotlar üzerindeki gerilim streslerinin düşük olmasıdır. Böylece düşük maliyetli ve yüksek performanslı yarı iletken anahtarlama elemanları kullanılabilmektedir. Ayrıca, tüm diyotların ters geri kazanım problemi azaltılmakta ve anahtarlama elemanlarının sıfır akımdaki anahtarlama (ZCS) işlemi de sağlanmaktadır. Ek olarak pasif kilitleme devreleri, anahtarlama elemanlarının kapanma anları sırasında oluşan gerilim yükselmelerini bastırmak için kullanılmaktadır. Bu tezde 25V giriş gerilimi ve 400V çıkış gerilimine sahip 200W gücündeki bir da-da dönüştürücünün tasarımı ve benzetim çalışması gerçekleştirilmiştir. Benzetim çalışması sonucunda dönüştürücü yapısının çalışma prensibi ve sürekli durumdaki kararlılık analizi açıklanmıştır.
|
da-da converters with high switching frequency have been a part of many technological devices used in daily life. These converters are desired to have characteristics such as small size and high efficiency. These high-frequency switched converters are widely used in industrial applications such as battery charging stations, renewable energy systems, fuel cells, power factor correction circuits, led lighting due to their ease of control, fast response and high power density. These da-da converters with high voltage gain are especially used to obtain the input voltages of microswitches in photovoltaic systems. Their widespread use in photovoltaic systems has intensified research on these converters.
In this thesis, a high-gain interleaved converter circuit was modeled mathematically and the simulation model was created in MATLAB / Simulink environment. The applicability of the results obtained through simulation studies has been discussed. The studied transformer structure consists of inductances combined to provide high output voltage with low duty period. This structure is integrated in the switched step-up type converter. An important advantage of this converter structure is that it reduces voltage stress on power switches and diodes. So, low cost and high performance semiconductor switching elements can be used. In addition, the reverse recovery problem of all diodes is reduced and the zero current switching (ZCS) operation of the switching elements is also provided. In addition, passive locking circuits are used to suppress the voltage spikes that occur during the closing moments of the switching elements. The design and simulation study of a 200W da-da converter with 25V input voltage and 400V output voltage was carried out. As a result of the simulation study, the working principle and steady state stability analysis of the converter structure are explained.
|
MURAT BİRKAN
|
659874
|
Batman Üniversitesi
|
Yenilenebilir Enerji Sistemleri Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs10O6SZidjoMBcePKT0AOMecf4fYNuKZ1gN0rnCK8Jbo
|
./data/pdfs/659874.pdf
| 2,399,309
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:09.852850
|
2025-06-03T21:09:45.578683
|
2025-06-04T08:36:59.368936
|
2025-06-04T09:23:44.677975
|
Kuplaj indüktörleri, dönüştürme oranı 1.7 olan bir transformatör olarak modellenmiştir. Dönüştürücünün giriş gerilimi 25V ve sarım oranı n=1.7 dir. Anahtarlama frekansı 20 kHz ve görev periyodu D=0.75 olarak belirlenmiştir. Eşitlik 5.11 yardımı ile dönüştürücünün gerilim kazancı 17.2 bulunmuştur. Sürekli rejimde yüksüz durum için çıkış gerilimi yine eşitlik 5.11 yardımı ile;
$$\mathbf{V}\_0 = \mathbf{V}\_{\rm in} \frac{1 + (1 + 2n)\mathbf{0}}{1 - \mathbf{0}} = \mathbf{25} \ast \frac{1 + (1 + 2 \ast \mathbf{1.7}) \ast (0.75)}{1 - 0.75} = \mathbf{25} \ast \{17.2\} = \mathbf{430} \,\mathrm{V} \tag{5.19}$$
olarak elde edilmiştir. Çıkış gerilimin grafiği şekil 6.2'de verilmiştir. t=0 anında indüktörlerin ve kapasitörlerin devreye girmesiyle birlikte başlangıçta çıkış geriliminde kısa süreli gerilim yükselmesi oluşmaktadır. Ancak çıkış geriliminin 0.5 inci saniyede sürekli duruma ulaştığı görülmektedir Grafikten görüleceği gibi 25V giriş gerilimi altında yüksek gerilim kazancına sahip dönüştürücü çıkışından 430V gerilim elde edilmiştir. Gerilim kazancının çok yüksek olması ve çıkış gerilimin sürekli duruma çok hızlı bir şekilde ulaşması sarmaşık tıp dönüştürücü yapısının avantajlarındandır.


Şekil 6.2 Boş çalışmadaki dönüştürücü çıkış gerilimi
Şekil 6.3'de S1 ve S2 anahtarlarının birbirinden 180º kaydırılmış tetikleme sinyalleri yer almaktadır. Anahtarlama elemanı olarak, düşük iletim direnci ve yüksek anahtarlama frekansından dolayı MOSFET tercih edilmiştir.
|
|
677247
| 67
| 110
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9593467712402344,
"polygon": [
[
1467,
1390
],
[
1489,
179
],
[
299,
158
],
[
278,
1369
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8725069165229797,
"polygon": [
[
1469,
2211
],
[
1470,
2152
],
[
1406,
2152
],
[
1405,
2210
]
]
}
]
}
|
Kriz ve salgın dönemlerinde sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki / During the crisis and epidemic periods the relationship between health expenditures and economic growth
|
Sağlık, bireylerin hayatlarını devam ettirebilmeleri için önemli bir konudur. Ne kadar sağlıklı bir toplum yapısı olursa ekonomik büyüme de o kadar önemli hale gelmektedir. Devletlerin de gerçekleştirmeyi hedefledikleri konulardan biri, sağlıklı bir birey ve sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum meydana getirmektir. Bir ülke ekonomik olarak güçlü olması ekonomik büyüme gerçekleştirilip ve devamlılığını sağlamak için sağlıklı topluma sahip olması gerekmektedir.
Gerçekleştirilen çalışmanın asıl konusu kriz ve salgın dönemlerinde sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkidir. Krizlerin ve salgınların yaşandığı dönemlerde sağlık harcamaları ile ekonomik büyüme arasında ilişkinin olup olmadığı araştırılmak istenmiştir. Hazırlanan çalışmada sağlık kavramı, sağlık hizmetleri, sağlık harcamaları ve salgın ile ilgili konularda açıklama yapılmıştır. Buna ek olarak kriz ve ekonomik büyüme hakkında da açıklamalarda bulunulmuştur. 2000- 2018 yılları arasındaki kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), kişi başına düşen sağlık harcaması ve ölüm oranı verileri kullanılarak Türkiye dahil olmak üzere OECD ülkelerinin tamamı araştırılmaya tabi tutulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda sağlık harcamalarında meydana gelen %1'lik (%10) artışın kişi başına düşen GSYH'yı %0.78 (%7.8) artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca ekonomik kriz ve salgın durumunda kişi başına düşen gelirin azalması, iktisadi açıdan anlamlı bulunmuştur. Katsayıların olasılık değerleri 0.01'den düşüktür. Bu durum ise istatistiki olarak güçlü bir anlamlılığa işaret etmektedir. Ülkelerin sağlık seviyeleri ile ekonomik gelişmişlikleri arasında yakın bir ilişki olduğu söz konusudur.
|
Health is a significant issue for individuals in order to continue their lives. The healthier the social structure, the more important economic growth becomes. One of the issues that states aim to realize is to create a healthy individual and a society consisting of healthy individuals. A country must be economically strong and have a healthy society so as to achieve and maintain economic growth.
The main subject of this study is the relationship between health expenditures and economic growth during crisis and epidemic periods. It was aimed to investigate whether there is a relationship between health expenditures and economic growth in times of crises and epidemics. In the prepared study, an explanation was made about the concept of health, health services, health expenditures and the epidemic. Using data on per capita gross domestic product (GDP), per capita health expenditure and mortality rate between 2000 and 2018, all OECD countries, including Turkey, were surveyed. As a result of the research, it was determined that 1% (10%) increase in health expenditures increased GDP per capita by 0.78% (7.8%). In addition, the decrease in per capita income in the event of an economic crisis and epidemic was found to be economically significant. The probability values of the coefficients are less than 0.01. This situation indicates a statistically strong significance. There is a close relationship between the health levels of countries and their economic development.
|
YALÇIN KOCABADAK
|
677247
|
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
|
İktisat Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAh0DAj7fLO4Dzx_5HJSSJQOmPzM630l4Al4r9f0mN_kR
|
./data/pdfs/677247.pdf
| 1,714,206
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:10.210102
|
2025-06-03T21:09:46.371619
|
2025-06-04T08:36:59.680510
|
2025-06-04T09:23:44.926950
|
Barro modelinde, hane halklarının fayda fonksiyonunu en üst düzeyde olmasını sağlayan ve kâr amacı gütmeyen, iyi niyetli bir hükümetin refah ve büyüme üzerindeki etkisinin pozitif olacağını ve bunu belirlerken birçok türden endişeye sahip olmayan, sadece bireysel fayda fonksiyonunu önemli bulan bir hükümetin refah ve iktisadi büyüme üzerinde negatif etki oluşturabileceğini savunmaktadır (Barro, 1990: 110).
Rebelo Modeli: Içsel büyüme teorilerinde bir diğer yaklaşım ise Rebelo modelidir. Modelde ekonomide kararlaştırılan politikaların farklılıklara neden olacağı şeklindeki büyüme yaklaşımı üzerinde durulmuştur. Rebelo modeline göre ülkeler farklı büyüme hızlarına sahip olduğu kabul edilmektedir. Rebelo bu farklılığın sebebini ekonomi politikalarının farklı olmasını göstermiştir. Rebelo modelinde, örneğin gelir üzerinden alınan vergiye yönelik politikalar, fiziksel olarak nitelendirilen sermaye yatırımlarındaki kazançları azaltarak sermaye birikim hızını azaltacağı ve bundan dolayı büyüme hızının azalacağını varsaymaktadır (Rebelo ve King, 1993: 908-931).
İçsel büyüme kuramını özetlemek gerekirse teknoloji modelin içinde açıklanmıştır. Hem artan verim hali hem de sermayenin artan getirisi söz konusudur. İçsel büyüme kuramında eksik rekabet piyasaların varlığı geçeriliği söz konusudur.
A çık ekonomi yaklaşımı çerçevesinde dış ticareti dinamik karşılaştırmalı üstünlükler teorisine göre açıklanmıştır. Bunlara ek olarak ölçeğe göre artan verim söz konusudur. Sosyal altyapı önemli bir büyüme etkenidir.
|
|
460631
| 36
| 403
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9427617192268372,
"polygon": [
[
1527,
1970
],
[
1533,
267
],
[
263,
263
],
[
257,
1966
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8876063823699951,
"polygon": [
[
932,
2209
],
[
934,
2157
],
[
875,
2155
],
[
873,
2207
]
]
}
]
}
|
Hattat Hasan Rıza Efendi'nin hayatı ve eserleri / Calligrapher Hasan Rıza Efendi's life and his works
|
Hasan Rıza Efendi, hat sanatı tarihinde, Şeyh Hamdullah ile zuhur etmeye başlayan Osmanlı hat mektepleri arasında, XIX. yüzyıla gelindiğinde öne çıkan Kadıasker Mustafa İzzet Efendi mektebinin başlıca temsilcilerinden ve son dönem Osmanlı hat sanatı denince ilk hatırlanacak olan isimlerden biridir. Bu çalışmada, Hasan Rıza Efendi'nin hayatı ve eserleri, hat sanatı çerçevesinde ele alınıp, onun hat sanatındaki yeri ve önemi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu yapılırken, imkanlar ve şartlar dahilinde, tespit edilen ve katkıları olabilecek tüm kurum, şahıs ve yayınlara başvurulmuştur.
Çalışma sürecinde, Hasan Rıza Efendi'nin günümüze yakın bir asırda yaşamış olmasının, tespit edilen eser sayısının fazla olmasını sağlamıştır. Bununla birlikte Rıza Efendi'nin, A. Süheyl Ünver gibi kültür ve medeniyet muhafızı bir kimliğin yakın akrabası olması ve onun tuttuğu notlar sayesinde, hakkında başka bir hattata nasip olmayacak özellikte detay sayılabilecek bilgilere ulaşmak mümkün olmuştur.
Başvurulan kaynaklardan elde edilen tüm verilerin ele alınıp değerlendirilmesi neticesinde, çok yönlü kişisel özellikleri de olan Rıza Efendi'nin, hat sanatının hemen hemen tüm kullanım sahalarında verdiği eserler ve bilhassa Mushaf kitabetindeki yeri bakımından, hat sanatı tarihinde örnek bir sanatkâr olarak öneminin büyük olduğu anlaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: hattat, hat sanatı, Hasan Rıza
|
Hasan Rıza Efendi, one of the first names to be remembered in the last period of Ottoman calligraphy art, is one of the main representatives of the school of Kadıasker Mustafa Izzet Efendi which became prominent during the XIX century after the appearance of the Ottoman calligrafhy establisment thanks to Sheikh Hamdullah.
In this study, Hasan Riza Efendi's life and works were studied within the framework of art of calligraphy to reveal its place and importance in calligraphy. All related institutions, individuals and publications were tried to be identified and investigated to get the best effort possible to obtain the contributions of all of them to this study.
The fact that Hasan Rıza Efendi lived during the near century allowed us to have numerous works and books to be available for the study. Being close relative of A.Suheyl Unver, one of the main actors in the field of Ottoman culture and civilisation, provided a huge resource opportunity to get the detailed information about Rıza Efendi thanks to the notes taken by Suheyl Unver.
It has been understood through the evaluation of all the data obtained from the references of this study that Rıza Efendi, who has versatile personalities, has great importance as a model bearer in the history of calligraphy in terms of the works who produced in almost all the fields of calligraphy especially with respect to Mushaf.
Keywords: calligrapher, calligraphy art, Hasan Rıza
|
ELİF İLTER
|
460631
|
Sakarya Üniversitesi
|
İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı
|
2017
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=q3-d9QtLoVA2OMExHSkJpSgolTe3_2fVZl_FrFeHFgiIyDhKIercdv0HRWTkfNRh
|
./data/pdfs/460631.pdf
| 66,495,772
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:08.975178
|
2025-06-03T21:18:29.008209
|
2025-06-04T08:37:00.163319
|
2025-06-04T09:23:47.697965
|
Hasan Rıza Efendi, günlük yazı çalışmalarına sabah abdestiyle, sabah namazından ve dualarından sonra üst kattaki yazı odasındaki minderine oturarak başlardı. Yazı levhaları ile donatılmış olan bu odanın duvarlarından birinde panoramik bir Tırnova haritasının asılı olduğu da Süheyl Bey'in notları arasında geçmektedir. Uç penceresi ve pencere önlerinde, uzunca, altları çekmeceli sedirler bulunan odanın, sol baş kısmında bir minder ve minderin önünde yazı çekmecesi yer alırdı. Rıza Efendi'nin yazı kalemleri, kalemtraşları ve hokkası, geceleri kapalı duran bu çekmecenin içinde bir tepside dururdu. Üzerinde ise tek mumlu bir şamdanı vardı. İşığı da soldan alarak elinde yazılması îcâp eden bir siparış varsa usûl ve erkânı ile tamamlamağa başlar, böyle bir siparış yoksa da karalama ile vakit geçirirdi. Rıza Efendi'nin yazı odasında iki şilteli yatağı ise serili durur, biraz yorgunluk hissederse veya dinlenmek isterse örtülü olan bu yatağa uzanırdı. Bu oda aynı zamanda onun yazı dersi almak isteyen talebelerini ve dostlarını da kabul ettiği yerdi. Rıza Efendi, o zamanın şartlarına göre yeterli ışık ve gaz lambaları ile tam aydınlatma imkanı olmadığından geceleri yazı yazmaz, akşam yemeğinden sonra, sıklıkla, yakın oturdukları ve ahbabı olan eski Beyoğlu Belediye Reisi Ihsan Beylere sohbete giderdi. Evlerinde, yatsıdan sonra fazla oturulmaz, yer yatakları serilir ve yatılırdı.46
O zamanlar, İstanbul'da sık sık yangınların çıktığı yıllardır. Bu nedenle Rıza Efendi'nin Cihangir'de oturduğu bu evde herkes olası bir yangın ihtimaline karşı tedbirliydi. Yine bu nedenle, yukanki sofaya çıkan merdiven başında bulunan iki kulplu, büyükçe fakat taşınabilir sandık, nakle biçimde, bir yangın başlaması halinde her şeyden önce çıkarılması gereken lüzumlu eşyalar arasındaydı. Sandıkta, kıymetli ve tarihi yazılar, murakka ve mecmualar, tezhibli eserler, kıymetli ve terbiye edilmiş boş kağıtlarla ikincı dereceden kıymetli kağıtlar bulunmaktaydı.47 Bu tasvire göre Rıza Efendi'nin eserleri, ailesinin Cihangir hayatlarını nihayete erdiren ve hanelerinden taşınmalarını gerektiren 1916 yangını sonrasında, bu sandık sayesinde kurtarılmış olmalıdır.
Rıza Efendi, günümüzde İstanbul Teknik Universitesine ait olan Taksim'in Gümüşsuyu semtindeki Muzıka-i Hümâyûndaki vazifesine, evlerine de yakın olduğundan yürüyerek gidip gelirdi. Süheyl Bey bu gidiş-gelişlerde eniştesi ile karşılaştığı anlara dair, daima
<sup>46</sup> Ünver, Hasan Rıza Efendi Dosyası, SK, nr.27
<sup>4/</sup> Ünver, Hasan Rıza Efendi Dosyası, SK, nr.27
|
|
441786
| 46
| 87
|
{
"labels": [
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9520691633224487,
"polygon": [
[
1232,
1092
],
[
1242,
456
],
[
616,
446
],
[
606,
1082
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9416101574897766,
"polygon": [
[
1073,
1775
],
[
1460,
1771
],
[
1455,
1260
],
[
1068,
1263
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9243243932723999,
"polygon": [
[
258,
1780
],
[
639,
1777
],
[
634,
1263
],
[
254,
1267
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9098162651062012,
"polygon": [
[
1429,
2131
],
[
1429,
1936
],
[
280,
1935
],
[
280,
2130
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.904886782169342,
"polygon": [
[
1435,
416
],
[
1436,
220
],
[
215,
218
],
[
214,
414
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.886523425579071,
"polygon": [
[
1464,
138
],
[
1464,
92
],
[
1412,
91
],
[
1411,
137
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8068590760231018,
"polygon": [
[
1452,
1228
],
[
1452,
1139
],
[
268,
1136
],
[
268,
1225
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.7640622854232788,
"polygon": [
[
1449,
1902
],
[
1449,
1823
],
[
244,
1822
],
[
244,
1901
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.564665675163269,
"polygon": [
[
668,
1799
],
[
1070,
1784
],
[
1051,
1273
],
[
649,
1289
]
]
}
]
}
|
MoPd katalizörlerin elektroliz sisteminde ve doğrudan metanollü yakıt pillerinde elektrot malzemesi olarak kullanımlarının incelenmesi / Investigation of MoPd catalysts as electrode materials for electrolysis and direct metanol fuel cells
|
Bu çalışmada C yüzeyine elektrokimyasal olarak Pd (*C/Pd), değişik pH'larda, kaplama akımlarında ve miktarlarda Mo (C/Mo) ve belirlenen optimum koşullarda Mo-modifiye edilmiş C/Mo yüzeyine değişik oranlarda MoPd çöktürülmüş C/Mo-MoxPdy elektrotlar hazırlanarak değişik teknikler ile karakterize edilmiştir. Hazırlanan elektrotların yüzey yapıları yüzey analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Elektrotlar 1 M KOH çözeltisinde katot olarak kullanılmış ve hidrojen gazı çıkışına katalitik etkileri incelenmiştir. Bu amaçla elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) ve akım-potansiyel teknikleri kullanılmıştır. Elektrotlar ayrıca 1 M CH3OH içeren 0,1 M KOH çözeltisi içerisinde anot olarak kullanılmış ve değişik elektrokimyasal teknikler ile metanol elektrooksidasyonuna katalitik etkileri belirlenmiştir. Katalitik aktivitesi en yüksek olan elektrotun kararlılığı zamanla test edilmiştir. SEM görüntüleri Mo ve MoPd elektrotların yüzey alanının oldukça geniş olduğunu, EDX ölçümleri Pd metalinin yüzeye homojen olarak dağıldığını göstermiştir. Elde edilen elektrokimyasal sonuçlara göre C yüzeyinin ince bir Mo filmi ile kaplanması ile substratın elektrokatalitik etkisi artmış ve Pd çöktürme için daha iyi bir substrat malzemesi oluşturmuştur. C/Mo yüzeyine çok az miktarda Pd çöktürülmesi ile katalitik etki artmıştır. Mo ve Pd'nin bir arada çöktürülmesi ile oluşan sinerjistik etki ile hidrojen oluşumu için daha iyi katot ve etanol elektrooksidasyonu için daha iyi anot elde edilmiştir. En yüksek etkinlik, 50:50 oranında molibden ve paladyum iyonlarını içeren banyo çözeltisinde çöktürülmüş Mo-modifiye C/Mo-Mo50Pd50 elektrotta elde edilmiştir
|
In this study, Pd (*C/Pd) and Mo (C/Mo) at various pHs, deposition current densities and amounts (C/Mo) were electrochemically deposited over a C substrate. MoPd binary deposits with various ratios were electrochemically deposited over the C/Mo which was obtained at optimum conditions. The surfaces of the catalysts were examined by surface analysis techniques. The prepared electrodes were used as cathode in 1 M KOH solution and their hydrogen evolution activities were investigated. Additionally, their catalytic activity against metanol electrooxidation was investigated in 0.1 M KOH solution in the presence of 1 M CH3OH. The time-stability of the best electrode was also tested in the operation conditions. SEM images showed that Mo and MoPd-modified electrodes have large surface area, and EDX results indicated that Pd almost homogeneously distributed over the surface. Electrochemical studies showed that the modification of C by a thin Mo film enhances electrochemical activity of the substrate. In this way, a very suitable substrate for Pd deposition was obtained. The deposition of a small amount of Pd over the Mo-modified C enhances its activity. CO-deposition of Mo and Pd results with a better cathode for hydrogen evolution and better anode for the methanol electrooxidation reaction. The best activity for both of these reactions was obtained at the C/Mo-Mo50Pd50.
|
DERYA DİLEK DEMİR
|
441786
|
Bingöl Üniversitesi
|
Kimya Ana Bilim Dalı
|
2016
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrDEgQd4zgGFxmfqdzg4Jfth13eBcSwn0GePAfGpduVv7
|
./data/pdfs/441786.pdf
| 17,429,267
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.711047
|
2025-06-03T21:18:15.559691
|
2025-06-04T08:37:01.473635
|
2025-06-04T09:23:47.868997
|
sıcaklıktaki etüvde 1 saat bekletilmiş ve vakumlu desikatörde 30 dakika soğumaya bırakılmıştır. Kurutulan C elektrotlar paslanmaz çelik tele geçirilerek çalışma elektrotları hazırlanmıştır.

Şekil 3.1. Kullanılan elektrotlar sırasıyla platın, karbon keçe geçirilmiş elektrokimyasal ölçümlerde kullanılan elektrot görüntüleri

Şekil 3.2. Elektrotların hazırlanma aşamaları sırasıyla karbon keçenin kesilmesi, yıkanarak petri kabına dizilimi ve etüvde kurutulması görüntüleri
Elektrokimyasal ölçümlerde karşı elektrot olarak Pt levha kullanılmıştır. Pt elektrotlar 0,2cmx1cmx1cm boyutlarındaki Pt levhalara Pt teller tutturulduktan sonra iletkenliği sağlamak için bakır telle bağlanmış ve sadece Pt levha dışında elektrotun çözelti ile temas
|
|
677100
| 23
| 123
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9218822121620178,
"polygon": [
[
1466,
862
],
[
1468,
230
],
[
307,
226
],
[
305,
858
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8068478107452393,
"polygon": [
[
908,
2222
],
[
908,
2171
],
[
858,
2171
],
[
857,
2222
]
]
}
]
}
|
Teknoparklarda ar-ge projesi değerlendirme süreci: Model önerisi / Evaluation process of r&d projects in technoparks: Model proposal
|
Bu araştırma teknoparklara başvuran ve teknopark yönetici şirketleri tarafından hakemler aracılığı ile değerlendirilen Ar-Ge projelerinin bu yolculuklarını incelemek ve uygulamada başarılı olacak bir model önermek amacıyla yapılmıştır.
Araştırmada Ar-Ge projelerinin teknoparklara başvurusundan başlayarak geçtiği aşamaları ve ağırlıklandırılmış değerlendirme kriterlerini oluşturmak üzere literatür taraması, pilot görüşmeler, derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Ar-Ge projesi değerlendirme süreci, değerlendirme yöntem ve kriterleri hakkında teknoparklar ve Ar-Ge ekosistemi hakkında ortalama 11 yıl tecrübeye sahip teknopark genel müdürü, üst düzey yönetici, konusunda uzman akademisyen ve sektör temsilcisi hakemlerle derinlemesine mülakatlar yapılmış ve analiz edilmiştir. Ayrıca derinlemesine mülakatların sonunda katılımcılar tarafından yüzde ağırlık olarak puanlanan kriterlerin ortalaması alınarak projelerin seçiminde değerlendirme kriterlerinin hangisinin ne kadar önemli olduğu tespit edilmiştir.
Araştırmada elde edilen veriler analiz edilerek teknoparkların tercih edebilecekleri iki ayrı model önerisi ortaya çıkmıştır. Birinci model hakem maliyetleri görece düşük, yüz yüze görüşmeler ya da yerinde ziyaretler ile desteklenmesi gereken bireysel hakem değerlendirmesi modelidir. İkinci model ise hakem maliyetlerinin tolere edilebildiği teknoparklar için bireysel hakem değerlendirmesi ve yüz yüze sunum ya da görüşmelerin yapılacağı değerlendirme kurulu aşamalarını birleştiren hibrit bir modeldir.
Ar-Ge projeleri değerlendirme sürecinde hangi kriterlerin hangi ağırlıkta olması gerektiğini gösteren bir tablo da oluşturulmuştur. Projenin rekabet gücü ve ticarileşme potansiyeli %14,2 ile en önemli kriter, projenin teknoloji düzeyi ve Ar-Ge yönü de %13,2 ile ikinci en önemli kriter olarak ortaya çıkmıştır. Projelerin sadece kâğıt üzerinden değil yüz yüze görüşmeler neticesinde değerlendirilmesi gerektiği ve teknopark yöneticilerinin Ar-Ge projeleri değerlendirilirken hakem ve uzmanların yanında karar mekanizmalarının içinde aktif bir şekilde yer alması gerektiği sonucuna da ulaşılmıştır.
|
This research was carried out to examine these journeys of R&D projects that applying to technoparks and evaluated by technopark management companies through referees and to propose a model that would be successful in practice.
In the research, literature review, pilot interviews and in-depth interviews were conducted to establish the stages and weighted evaluation criteria of R&D projects starting from the application step. About the R&D project evaluation process, evaluation methods and criteria, in-depth interviews were conducted with the technopark general manager, senior manager, expert academicians and sector representative referees, who have an average of 11 years of experience in Technoparks and the R&D ecosystem. In addition, at the end of the in-depth interviews, the average of the criteria scored by the participants as percent weight was taken to determine which evaluation criteria were important in the selection of projects.
By analyzing the data obtained in the research, two different model proposals that technoparks can choose have emerged. The first one is the individual referee evaluation model, which is relatively low in referee costs and needs to be supported by face-to-face meetings or on-site visits. The second one is a hybrid model for technoparks where referee costs can be tolerated, combining the stages of individual referee evaluation and evaluation board where face-to-face presentations or interviews will be made.
A table showing which criteria should be weighed how much in the evaluation process of R&D projects has also been created. The competitiveness and commercialization potential of the project emerged as the most important criteria with 14.2%, while the technology level and R&D aspects of the project emerged as the second most important criteria with 13.2%. It has also been concluded that the projects should be evaluated not only on paper but also on face-to-face meetings. Technopark managers should take an active part in decision mechanisms alongside referees and experts while evaluating R&D projects.
|
BİLAL TOPÇU
|
677100
|
İstanbul Medeniyet Üniversitesi
|
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAkbOupfc_5vWL_6ednNIGaUV3vPsLwJv-8RMRmtdE6ln
|
./data/pdfs/677100.pdf
| 3,359,724
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:12.137557
|
2025-06-03T21:21:41.717248
|
2025-06-04T08:37:01.477835
|
2025-06-04T09:23:48.100435
|
Ar-Ge projeleri değerlendirme süreçleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Son olarak Ar-Ge projelerinin teknoparklardaki değerlendirme süreçleri hukuki çerçevesi ve uygulamadaki haliyle mercek altına alınmıştır.
Üçüncü bölümde saha araştırmasının amaç, yöntem ve detayları hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Teknopark yöneticileri ve Ar-Ge projesi değerlendiren hakemlerden oluşan katılımcılarla yapılan derinlemesine mülakatların sonucunda elde edilen bulgular ve yapılan analizler, değerlendirmelerimizle birlikte yer almaktadır.
Çalışmanın sonunda teknoparklar için Ar-Ge projesi değerlendirme süreçlerinde uygulanabilecek iki model önerisi ve ağırlıklandırılmış değerlendirme kriterleri paylaşılmıştır.
|
|
317021
| 133
| 185
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9630906581878662,
"polygon": [
[
1460,
1489
],
[
1484,
302
],
[
305,
278
],
[
281,
1465
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.7470148801803589,
"polygon": [
[
1465,
2140
],
[
1465,
2095
],
[
1400,
2094
],
[
1399,
2140
]
]
}
]
}
|
Tüketici satın alma niyetinde tüketici etnosentrizmi ve menşe ülke etkisinin önemi: Otomobil sektörü üzerine Türkiye ve Rusya'da karşılaştırmalı bir araştırma / The importance of consumer ethnocentrism and country of origin effect on consumer purchase intention: A comparative research on automobile sector in Turkey and Russia
|
Günümüzün gelişen ekonomik yapısı ile birlikte uluslararası işletme faaliyetlerinde artış olmuştur. Tüketiciler geçmiş dönemlere göre daha fazla çeşitte ürünle buluşmaktadır. Bu aşamada tüketicilerin yerli ve yabancı ürün tercih etme durumu söz konusu olmaktadır. Bu durumda ise, tüketicilerin satın alma niyetinde tüketici etnosentrizmi ve menşe ülke etkisi kavramları ön plana çıkmaktadır.Bu çalışmada, Türkiye ve Rusya'daki tüketicilerin Amerikan, Alman, Japon ve Güney Kore otomobil ürünlerine karşı algıları tespit edilmeye çalışılmaktadır. Bu şekilde iki ülkedeki tüketicilerin algıları arasında farklılıkların olup olmadığı incelenmiştir. Anket uygulaması yapılan çalışmada, Rusya ve Türkiye'de 222'şer toplamda 444 anket analize dahil edilmiştir. Analizlerde Tüketici Etnosentrizmi, Menşe Ülke, Satın Alma Niyeti ve demografik özelliklerin ilişkileri incelenmiştir.
|
In parallel with the global economic developments, there is a significant increase in the number of business operations as well. Consumers have become subject to numerous products when compared to the past business era. This leads to a necessity of preference and choice between global and local products for consumers. As a result of these developments, the concepts of consumer etnocentrism and country-of-origin effect have become subject to many academic studies in marketing literature.This study aims to examine the Turkish and Russian consumers? perceptions regarding the American, German, Japanese and South Korean products. Thus, it is aimed to reveal the differences between the consumer attitudinal patterns in two countries. Based on a survey study (n russia=222; n turkey=222; n total=444), the relations between the constructs of consumer etnocentrism, country of origin effect, purchase intention and demographic variables are analyzed.
|
AHMET TUZCUOĞLU
|
317021
|
İstanbul Üniversitesi
|
Uluslararası İşletmecilik Ana Bilim Dalı
|
2012
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=RYan9_S-Z7Eir3xdWGXBiC_Wb_AY9Fx_X0RlzWAUlp3vyD4OWZAnK3UgMuX0QNrb
|
./data/pdfs/317021.pdf
| 6,556,804
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:05.809585
|
2025-06-03T21:05:52.363565
|
2025-06-04T08:37:01.653686
|
2025-06-04T09:23:48.385795
|
edilerek daha fazla kişinin araştırmaya katılmasının sağlanması, sonuçların genellenebilmesini sağlayabilecektir. Araştırmada cevaplayıcılardan sadece otomobil ürünlerine göre değerlendirme yapılması istenerek cevaplayıcılar yönlendirilmiştir, benzer çalışmalar diğer sektörlerde de yapılarak ülkelerin hangi sektörlerde ön plana çıktığı da tespit edilebilecektir.
Çalışmanın analizlerinde menşe ülke algılarının ortalamaları alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Bundan sonra yapılacak olan çalışmaların analizlerinde, menşe ülke algısı ölçeğinde yer alan her bir unsur ayrı ayrı ayrı değerlendirilebilir. Bu şekilde, hangi ülkelerin ürünlerinde hangi özelliklerin ön plana çıktığı tespit edilecektir. Bu şekilde söz konusu ülkelerin işletmeleri, kendilerinde eksik görüldüklerini geliştirebilmek için çalışmalarını düzenleyebileceklerdir.
Sonuç olarak, tüketicilerin satın alma niyetlerini etkileyen unsurların tespiti konusu gerek akademik gerekse pazarlama yöneticileri için geçmişte olduğu gibi gelecekte de güncelliğini koruyacaktır. Konu hakkında yapılacak araştırma ve değerlendirmelerin derinliği hem konunun teorik ve kavramsal boyutlarını hem de uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren işletmelerin önemli düzeyde etkileyecektir.
|
|
674198
| 73
| 162
|
{
"labels": [
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.898866593837738,
"polygon": [
[
850,
2208
],
[
852,
2160
],
[
793,
2158
],
[
792,
2207
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.8827679753303528,
"polygon": [
[
1498,
2110
],
[
1499,
235
],
[
101,
235
],
[
101,
2110
]
]
}
]
}
|
Polisiye filmlerde polislik mesleği temsili: Av Mevsimi, Ejder Kapanı ve New York'ta Beş Minare örneklerinde nitel bir analiz / Representation of police profession in dedective films: A qualitative analysis of the examples of Hunting Season, Dragon Trap and Five Minarets in New York
|
Bu çalışmanın amacı, yakın dönemde çekilmiş olan Av Mevsimi, Ejder Kapanı ve New York'ta Beş Minare isimli polisiye filmlerinin göstergebilim ve nitel içerik analizi yapılabilmesi maksadı ile seçilen sekiz kategori olan Polis Bürokrasisi, Personel Kaynağı, Gerçek Polislik, Duayen Polisler, Üniformanın Ağırlığı, Zor Kullanma Ölçütü, Polisin Takdiri ve Uygulamadaki Açmazlar konularında sosyolojik analizini yapmaktır. Araştırmada, seçilen filmlerde sosyolojik yöntemle çözümlemeler yapılırken, mesleki tespitler üzerinden hareket edilmiştir. Araştırmamızda yöntem olarak içerik analizi içinde yer alan nitel analiz kullanılmıştır. Nitel çözümleme, içeriğin örtülü anlamını, yani kaynağın ilettiği mesajların arka planını ve bağlamını, mesajların kodlanmasındaki örtülü niyetleri ve güdüleri araştırmaya yarayan bir araştırma tekniği olarak tanımlanmaktadır. Araştırmamıza konu olan filmlerin yapım aşamasında EGM tarafından fiili destek verilerek çekilmiş olması, kurumun kendisini tanıtma çabası olarak değerlendirildiğinde, bu filmlerin birbirleri ile olan benzerliğinin ya da göreli olumlu olumsuz yönlerinin sosyolojik bir araştırma olarak ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.
|
The aim of this study is analysis of the recently shot Turkish Crime films, Hunting Season, The Dragon Trap and Five Minarets in New York with the semiotics and qualitative analysis sociological methodology. The study continues with eight categories selected for the purpose of categorical analysis; Police Bureaucracy, Personnel Resource, Real Policing, Doyen Police, Weight of Uniform, Police Appreciation and Impasse in Practice. In the research, while analyzing the selected films with sociological method, vocational determinations were made. In our research, qualitative analysis in content analysis was used as a method. Qualitative analysis is defined as a research technique to investigate the implicit meaning of the content, that is, the background and context of the messages transmitted by the source, the implicit intentions and motives in coding the messages. The fact that the films subject to our research were shot by the General Directorate of Turkish Police with actual support during the production phase, and when evaluated as an effort to introduce the institution itself, it was aimed to reveal the similarity or relative positive and negative aspects of these films as a sociological research.
|
BARIŞ EKE
|
674198
|
Ankara Üniversitesi
|
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
|
2020
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAj-Zfbx_DBMApYdqrbwf8DK3SM9Gu94ipm3RpSxlMU7S
|
./data/pdfs/674198.pdf
| 4,805,377
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.200368
|
2025-06-03T21:15:15.472226
|
2025-06-04T08:37:02.145329
|
2025-06-04T09:23:48.791014
|
yazarlar ve ressamlar gibi bu konuda katkısı bulunabilecek sinema dışındaki sanat dallarından da faydalanılmıştır.
## 3.1.4. Av Mevsimi Filmine Ait Göstergebilim Analizi ve Anlatı Şeması
Göstergebilimsel açıdan ele alındığında 'Av Mevsimi' yazısı polis ve katilin arasında geçen kovalamacaya gönderme yapmakta, aslında 'kara ya da denizde avlanmanın serbest bırakıldığı dönem'anlamına gelmekte olan Av Mevsimi burada polislerin icra ettiği katille aralarında geçen sürecin eğreltilemesi olarak kullanmaktadır. İlk kare olan ressam Yavuz Tanyeli'nin bir tablosu ve üzerinde yer alan "Yeni bir şeylerin görüleceği aralıklar mutlaka vardır" notu filmin ilham kaynağı olarak gösterilmekte ve filmin genel akışı bu düşünce üzerinde gelişmektedir. Yine başkarakterler Ferman'ın Avcı, İdris'in Deli ve Hasan'ın Çömez bu karakterlerin şahsi özelliklerinden kaynaklanan eğreltilemeleridir. Filmin ilk sahnelerinden itibaren kullanılan kıyafetler, olay yeri inceleme ekipmanı, tepe lambası ve silahlar polislik mesleğinin göstergeleri olarak kullanılmaktadır. Filmde kullanılan 'Teşkilat', 'Cinayet', 'Narkotik', 'Ekip' kavramları, gerçek hayatta da kullanılan ve aktif görev yapan Emniyet birimlerinin düzdeğişmecesi olarak kullanılmaktadır. Müslüm kızı pamuk için, 'Su testisi su yolunda' diyerek kızına verdiği değerin ne kadar az olduğunun göstergesidir. Müslüm'ün 'Velinimetimiz' sözü ise Battal'ın eğreltilemesi olarak kullanılmaktadır. Ferman tarafından Asit Omer'e kullandığı 'misafir etmek' gözaltı süreci için günlük hayatta da kullanılan bir eğreltilemedir. Battal Çolakzade'nin konuşmasında kullandığı 'arkamda toplam 4 milyar lira ciro yapan 80 şirket var, 100binlerce çalışan var' sözündeki 'arkamda' kavramı yönetimi altında olan şırketleri ve personelin eğreltilemesidir. Ferman'ın Battal için kullandığı 'Gururu kırılmış bir avcı' Battal'ın eğreltilemesi, Vakkas'ın Asit Omer için kullandığı 'Cezasını biz kestik' ifadesi onu öldürmesi eyleminin eğreltilemesidir. Altan Müdür 'Bizi
|
|
659874
| 77
| 92
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.960019588470459,
"polygon": [
[
273,
1526
],
[
1458,
1526
],
[
1458,
956
],
[
273,
956
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9424716234207153,
"polygon": [
[
308,
894
],
[
1395,
891
],
[
1393,
156
],
[
305,
159
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8878856897354126,
"polygon": [
[
895,
2210
],
[
897,
2154
],
[
833,
2153
],
[
832,
2209
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8486847281455994,
"polygon": [
[
1165,
949
],
[
1165,
902
],
[
565,
902
],
[
565,
949
]
]
}
]
}
|
Fotovoltaik sistemler için yüksek kazançlı da-da dönüştürücü tasarımı / Design of a high-gain da-da converter for photovoltaic systems
|
Yüksek anahtarlama frekansına sahip da-da dönüştürücüler günlük hayatta kullanılan birçok teknolojik cihazın bir parçası olmuştur. Bu dönüştürücülerin, küçük boyut ve yüksek verimlilik gibi özelliklere sahip olması istenir. Yüksek frekans anahtarlamalı bu dönüştürücüler, kontrol kolaylığı, hızlı tepki ve yüksek güç yoğunluğu nedeniyle akü şarj istasyonları, yenilenebilir enerji sistemleri, yakıt hücreleri, güç faktörü düzeltme devreleri, led aydınlatma gibi endüstriyel uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Yüksek gerilim kazancına sahip bu da-da dönüştürücüler, özellikle fotovoltaik sistemlerdeki mikro eviricilerin giriş gerilimlerini elde etmek için kullanılmaktadır. Fotovoltaik sistemlerde yaygın olarak kullanılması, bu dönüştürücüler üzerinde yapılan araştırmaları yoğunlaştırmıştır.
Bu tez çalışmasında yüksek kazançlı bir Sarmaşık tipi da-da dönüştürücü devresi matematiksel olarak modellenmiş ve benzetim modeli MATLAB/Simulink ortamında oluşturulmuştur. Benzetim çalışmaları ile elde edilen sonuçların uygulanabilirliği tartışılmıştır. İncelenen da-da dönüştürücü yapısı, düşük görev periyodu ile yüksek çıkış gerilimi sağlamak için birleştirilmiş indüktanslardan oluşmaktadır. Bu yapı anahtarlamalı yükselten tip dönüştürücüye entegre edilmiştir. Bu dönüştürücü yapısının önemli bir avantajı, güç anahtarları ve diyotlar üzerindeki gerilim streslerinin düşük olmasıdır. Böylece düşük maliyetli ve yüksek performanslı yarı iletken anahtarlama elemanları kullanılabilmektedir. Ayrıca, tüm diyotların ters geri kazanım problemi azaltılmakta ve anahtarlama elemanlarının sıfır akımdaki anahtarlama (ZCS) işlemi de sağlanmaktadır. Ek olarak pasif kilitleme devreleri, anahtarlama elemanlarının kapanma anları sırasında oluşan gerilim yükselmelerini bastırmak için kullanılmaktadır. Bu tezde 25V giriş gerilimi ve 400V çıkış gerilimine sahip 200W gücündeki bir da-da dönüştürücünün tasarımı ve benzetim çalışması gerçekleştirilmiştir. Benzetim çalışması sonucunda dönüştürücü yapısının çalışma prensibi ve sürekli durumdaki kararlılık analizi açıklanmıştır.
|
da-da converters with high switching frequency have been a part of many technological devices used in daily life. These converters are desired to have characteristics such as small size and high efficiency. These high-frequency switched converters are widely used in industrial applications such as battery charging stations, renewable energy systems, fuel cells, power factor correction circuits, led lighting due to their ease of control, fast response and high power density. These da-da converters with high voltage gain are especially used to obtain the input voltages of microswitches in photovoltaic systems. Their widespread use in photovoltaic systems has intensified research on these converters.
In this thesis, a high-gain interleaved converter circuit was modeled mathematically and the simulation model was created in MATLAB / Simulink environment. The applicability of the results obtained through simulation studies has been discussed. The studied transformer structure consists of inductances combined to provide high output voltage with low duty period. This structure is integrated in the switched step-up type converter. An important advantage of this converter structure is that it reduces voltage stress on power switches and diodes. So, low cost and high performance semiconductor switching elements can be used. In addition, the reverse recovery problem of all diodes is reduced and the zero current switching (ZCS) operation of the switching elements is also provided. In addition, passive locking circuits are used to suppress the voltage spikes that occur during the closing moments of the switching elements. The design and simulation study of a 200W da-da converter with 25V input voltage and 400V output voltage was carried out. As a result of the simulation study, the working principle and steady state stability analysis of the converter structure are explained.
|
MURAT BİRKAN
|
659874
|
Batman Üniversitesi
|
Yenilenebilir Enerji Sistemleri Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs10O6SZidjoMBcePKT0AOMecf4fYNuKZ1gN0rnCK8Jbo
|
./data/pdfs/659874.pdf
| 2,399,309
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:09.852850
|
2025-06-03T21:09:45.578683
|
2025-06-04T08:37:03.588333
|
2025-06-04T09:23:49.178073
|

Şekil 6.3 S1 ve S2 anahtarlarının tetikleme sinyalleri
Şekil 6.4 ve şekil 6.5'de sırası ile Sı ve S2 anahtar akımları ile bu anahtarlar üzerinde düşen gerilimlerin dalga şekilleri verilmiştir. Şekil 6.4'de verilen İsı ve İsz akımları düşük değerli akımlar olup sadece yüksüz çalışan dönüştürücüdeki indüktör ve kapasitör akımlarının toplamı kadardır. Anahtarlar üzerinde düşen V 51 ve V s2 gerilimleri
ise yaklaşık 100V'tur. 400V çıkış gerilimi altında Sı ve S2 anahtarları üzerinde düşen gerilimin 100V olması anahtarlar üzerindeki gerilim stresinin düşük olduğunu göstermektedir. Dönüştürücü devre simetrik yapıya sahip olduğundan VS1 ve VS2 gerilimleri ile 151 ve 152 akımları yaklaşık olarak aynıdır. Bu durum grafiklerde görülmektedir.
|
|
679944
| 43
| 121
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9477874636650085,
"polygon": [
[
1478,
2124
],
[
1481,
291
],
[
285,
289
],
[
281,
2121
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8769807815551758,
"polygon": [
[
911,
140
],
[
912,
91
],
[
855,
90
],
[
854,
139
]
]
}
]
}
|
Sığırların oküler yassı hücreli karsinomlarında apoptoz ve otofajinin immunohistokimyasal yöntemlerle belirlenmesi / Determination of apoptosis and autophagy in cattle ocular squamous cell carcinomas by immunohistochemical methods
|
Oküler yassı hücreli karsinom olgusu Kars'ta sığırlarda en fazla görülen neoplazilerdendir. Bu çalışmada 2012-2021 yılları arasında Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Araştırma Hastanesine getirilen 45 adet oküler yassı hücreli karsinomlu sığırdan alınan neoplastik kitleler çalışma materyali olarak kullanıldı. Alınan kitlelerin birbirinden farklı büyüklüklerde olduğu ve kanamalı, ülseratif bir eksudatla kaplı, karnabahar ya da papillomatoz şekilli oldukları gözlendi. Alınan kitleler histopatolojik inceleme amacıyla hematoksilen-eozin ile boyandı. Histopatolojik değerlendirme sonucunda epidermisten dermise doğru atipik keratinositlerin farklılaşmasıyla karakterize neoplastik oluşumlar olduğu tespit edildi. Eozinofilik sitoplazmalı, buzlu cam görünümde değişik boyutlarda hücrelerden oluşan tümör adacıkları ile bu adacıkların merkezinde keratin incilerinin bulunduğu saptandı. Vakalar, tümör incilerinin yoğunluğu ve sayısı ile pleomorfizim durumlarına göre iyi diferensiye, orta diferensiye ve kötü diferensiye olmak üzere üç gruba ayrıldı. Bunlar dışında mitotik aktivitede diferensiyasyon derecesini etkileyen diğer bir faktör olduğu belirlendi. Oküler yassı hücreli karsinom olgusunda apaptoz ve otofajinin rolünü belirlemek için, apoptoz markeri olarak Kaspaz-3 ve AIF, otofaji markeri olarakta LC3B boyandı. Boyamalar sonucunda Kaspaz-3 ve LC3B boyamalarında, diferensiyasyon derecelerine göre ayrılmış gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenirken, AIF immunohistokimyasal değerlendirmesinde gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edildi.
Sonuç olarak yapılan histopatolojik ve immunohistokimyasal değerlendirmeler sonucunda sığırların oküler yassı hücreli karsinom vakalarında kaspaz bağımlı bir apoptozun, kaspaz bağımsız apoptozdan daha baskın olduğunu ve otofaji ile apoptozun tümör agresifliğinde ve ilerlemesinde ortak bir rol oynayabileceğini düşündürdü.
Anahtar Kelimeler: Sığır, oküler yassı hücreli karsinom, histopatoloji, immunohistokimya, apoptoz, otofaji
|
Ocular squamous cell carcinoma is one of the most common neoplasms in cattle in Kars. In this study, neoplastic masses taken from 45 cattle with ocular squamous cell carcinoma brought to Kafkas University Faculty of Veterinary Medicine Research Hospital between 2012-2021 were used as study material. It was observed that the masses were of different sizes, bleeding, covered with an ulcerative exudate, and were in the shape of cauliflower or papillomatosis. The masses were stained with hematoxylin-eosin for histopathological examination. Histopathological evaluation revealed neoplastic formations characterized by differentiation of atypical keratocytes from the epidermis to the dermis. Tumor islets consisting of eosinophilic cytoplasm, ground glass-like cells of different sizes and keratin pearls were found in the center of these islets. The cases were divided into three groups according to the density and number of tumor pearls and their pleomorphism status as well-differentiated, moderately differentiated and bad-differentiated. Apart from these, it was determined that there is another factor affecting the degree of differentiation in mitotic activity. In order to determine the role of apoptosis and autophagy in ocular squamous cell carcinoma, Caspase-3 and AIF as apoptosis markers and LC3B as autophagy markers were stained. As a result of the staining, a statistically significant difference was observed between the poorly differentiated and good and moderately differentiated groups in Caspase-3 and LC3B staining, while there was no significant difference between the groups in the AIF immunohistochemical evaluation.
In conclusion, histopathological and immunohistochemical evaluations suggested that a caspase-dependent apoptosis is more dominant than caspase-independent apoptosis in ocular squamous cell carcinoma cases of cattle, and that autophagy and apoptosis may play a common role in tumor aggressiveness and progression.
Keywords: Bovine, ocular squamous cell carcinoma, histopathology, immunohistochemistry, apoptosis, autophagy
|
AYFER YILDIZ
|
679944
|
Kafkas Üniversitesi
|
Patoloji (Veterinerlik) Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAsBVU2LDu61cundttLl8BCr-EnyHiFsR9aPeztl21mCD
|
./data/pdfs/679944.pdf
| 5,742,293
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.989581
|
2025-06-03T21:18:15.635042
|
2025-06-04T08:37:03.819953
|
2025-06-04T09:23:49.465773
|
nedeniyle, bu teknik artık rutin olarak bir apoptoz analızı için kullanılmamaktadır (Taatjes ve ark. 2008)
## 2.2.6.2.Immunohistokimyasal Metotlar
1. Anneksin V Yöntemi: Apoptozun önemli biyokimyasal özelliği, apoptotik hücrelerin plazma zarının dış kısmında fosfatidilserinin açığa çıkmasıdır. Bu fosfatıdılserin maruziyeti, apoptotik hücreleri elimine eden makrofajlar için bir sinyal görevi görür. Anneksin V boyama genellikle fosfatıdılserin saptamak için kullanılır. Anneksin V, Ca2 + iyonlarının varlığında fosfatidilserine bağlanır. Anneksin V, floresan izotiyosiyanat (FTC) kullanılarak etiketlendiğinden, floresan mikroskobu kullanılarak fosfatidilserin saptanmasına izin verir. Anneksin V boyama tekniği, nekrotik süreç sırasında pozitif olabilir, bu nedenle apoptozu doğrulamak için Anneksin V ve propidium iyodür kullanılarak çift boyama yapılması gerekmektedir. Floresan mikroskobu sıklıkla çekirdek mavi asıt lekeleri 4 ', 6'-diamidino-2 fenilindol (DAPI) veya Hoechst 33258, 33342 ve 34580 kullanılarak apoptozda hücre çekirdeği hasarını ve DNA parçalanmasını değerlendirmek için de kullanılır. DAPI ve Hoechst 33258 AT bazında bağlanırlar (Schutte ve ark. 1998, Van-
Engeland ve ark. 1998, Majtnerová ve Roušar 2018).
2. TÜNEL Yöntemi: Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT) dUTP Nick-End Etiketleme (TÜNEL) testi, apoptozun geç aşamalarında kapsamlı DNA bozunmasına uğrayan apoptotik hücreleri saptamak için tasarlanmıştır ve sadece apoptozise uğramış hücre çekirdeklerin de reaksiyon gerçekleşir. Çok sayıda çift sarmallı DNA kopması oluşturan nükleer DNA'nın kapsamlı parçalanması, apoptozun en karakteristik olaylarından biridir (Darzynkiewicz ve ark. 2008). Yöntem, TdT'nin bir şablondan bağımsız olarak çıft sarmallı DNA kırılmalarının kör uçlarını etiketleme özelliğine dayanmaktadır (Kyrylkova ve ark. 2012). TÜNEL esas olarak DNA kırıklarının in situ olarak tespit edilmesine olanak tanır (Majtnerova ve Rousar 2018). TÜNEL testinin boyama özelliği, reaktif konsantrasyonuna, dokunun fiksasyonuna, proteoliz derecesine ve doku tiplerine göre değişen DNA ipliği kırılmalarının erişilebilirliğine bağlıdır. TÜNEL testi, apoptotik hücrelerin ışık mikroskobik analızı ile DNA ipliğinde meydana gelen kırılmaların saptanmasına ve ölçülmesine de izin ve ark. 1992). TÜNEL'de doku kesitleri,
|
|
677247
| 68
| 110
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9310384392738342,
"polygon": [
[
1484,
2191
],
[
1489,
294
],
[
267,
291
],
[
262,
2188
]
]
}
]
}
|
Kriz ve salgın dönemlerinde sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki / During the crisis and epidemic periods the relationship between health expenditures and economic growth
|
Sağlık, bireylerin hayatlarını devam ettirebilmeleri için önemli bir konudur. Ne kadar sağlıklı bir toplum yapısı olursa ekonomik büyüme de o kadar önemli hale gelmektedir. Devletlerin de gerçekleştirmeyi hedefledikleri konulardan biri, sağlıklı bir birey ve sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum meydana getirmektir. Bir ülke ekonomik olarak güçlü olması ekonomik büyüme gerçekleştirilip ve devamlılığını sağlamak için sağlıklı topluma sahip olması gerekmektedir.
Gerçekleştirilen çalışmanın asıl konusu kriz ve salgın dönemlerinde sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkidir. Krizlerin ve salgınların yaşandığı dönemlerde sağlık harcamaları ile ekonomik büyüme arasında ilişkinin olup olmadığı araştırılmak istenmiştir. Hazırlanan çalışmada sağlık kavramı, sağlık hizmetleri, sağlık harcamaları ve salgın ile ilgili konularda açıklama yapılmıştır. Buna ek olarak kriz ve ekonomik büyüme hakkında da açıklamalarda bulunulmuştur. 2000- 2018 yılları arasındaki kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), kişi başına düşen sağlık harcaması ve ölüm oranı verileri kullanılarak Türkiye dahil olmak üzere OECD ülkelerinin tamamı araştırılmaya tabi tutulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda sağlık harcamalarında meydana gelen %1'lik (%10) artışın kişi başına düşen GSYH'yı %0.78 (%7.8) artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca ekonomik kriz ve salgın durumunda kişi başına düşen gelirin azalması, iktisadi açıdan anlamlı bulunmuştur. Katsayıların olasılık değerleri 0.01'den düşüktür. Bu durum ise istatistiki olarak güçlü bir anlamlılığa işaret etmektedir. Ülkelerin sağlık seviyeleri ile ekonomik gelişmişlikleri arasında yakın bir ilişki olduğu söz konusudur.
|
Health is a significant issue for individuals in order to continue their lives. The healthier the social structure, the more important economic growth becomes. One of the issues that states aim to realize is to create a healthy individual and a society consisting of healthy individuals. A country must be economically strong and have a healthy society so as to achieve and maintain economic growth.
The main subject of this study is the relationship between health expenditures and economic growth during crisis and epidemic periods. It was aimed to investigate whether there is a relationship between health expenditures and economic growth in times of crises and epidemics. In the prepared study, an explanation was made about the concept of health, health services, health expenditures and the epidemic. Using data on per capita gross domestic product (GDP), per capita health expenditure and mortality rate between 2000 and 2018, all OECD countries, including Turkey, were surveyed. As a result of the research, it was determined that 1% (10%) increase in health expenditures increased GDP per capita by 0.78% (7.8%). In addition, the decrease in per capita income in the event of an economic crisis and epidemic was found to be economically significant. The probability values of the coefficients are less than 0.01. This situation indicates a statistically strong significance. There is a close relationship between the health levels of countries and their economic development.
|
YALÇIN KOCABADAK
|
677247
|
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
|
İktisat Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAh0DAj7fLO4Dzx_5HJSSJQOmPzM630l4Al4r9f0mN_kR
|
./data/pdfs/677247.pdf
| 1,714,206
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:10.210102
|
2025-06-03T21:09:46.371619
|
2025-06-04T08:37:05.682705
|
2025-06-04T09:23:49.958418
|
## ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
## KRİZ VE SALGIN DÖNEMLERİNDE SAĞLIK HARCAMALARI VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
## 3.1. EKONOMİK BUYUME VE SAGLIK HARCAMALARI İLİŞKİSİ
Sağlık harcaması ile ekonomik büyüme arasında karşılıklı bir ilişki vardır. Ekonomik büyüme; ulusal olarak sağlığı geliştirebilen ve değiştirebilen sosyal programların, örnek vermek gerekirse; sanıtasyon (hijyen için gerekli koşulların sağlanması ve korunması), sağlık bilinci ve harcamalarının yükselmesi için ayrılan kaynaklar insan sağlığını olumlu yönde etkiler (Biggs, Basu ve Stuckler, 2010: 266). Ekonomik olarak iyi bir seviyede olan toplumlar sağlık adına daha fazla kaynak ayırabilmektedir. Sağlık seviyesi artan toplumlar ekonomik olarak gelişimini hızlandırmaktadır (Mazgıt, 1998: 405). Artan bu sağlık düzeyi ile birlikte iş gücü daha verimli bir şekilde çıktı üretmekte ve bundan dolayı o toplumun kalkınması olumlu yönde etkilenmektedir. Sağlık düzeyinin artması, toplumun refahını ve gelirini, iş gücüne katılımını, işçinin verimliliğini, yatırım ve tasarruf oranlarını hatta beşerî sermaye üzerinde bile etkisi mevcuttur (Karagül, 2002: 72). Bu karşılıklı ilişkiden yola
çıkarak ekonomik büyüme sağlık düzeyini artırdığı gibi sağlık düzeyi de ekonomik büyümeyi hızlandırmaktadır. Buna ek olarak sağlık sisteminde bazı önemli göstergeler vardır. Bu önemli göstergelerden birisi ise ekonomik büyümenin üzerindeki sağlık harcamalarının etkisidir. Bu ekonomik büyümenin üzerindeki sağlık harcamalarının etkisi uzun ömürlü ve çok yönlüdür. Sağlık harcamalarının bu yöndeki etkisi sağlık temelli büyüme hipotezi olarak açıklanabilmektedir (Akar, 2014: 312).
Sağlık harcamaları özünde bir tüketim harcaması olarak görülmesine rağmen aslında bir yatırım harcamasıdır. Sağlık kazanımı hem verimli çalışma açısından hem de çalışma süresinin uzaması gibi sebeplerden dolayı ekonomik büyümeye katkı sağlamaktadır. Sağlık harcamalarının ekonomik büyümeye katkılarına değinmek gerekirse eğer: hastalıktan dolayı meydana gelecek iş kaybını engeller. Bunun yanında çocukların daha sağlıklı bir eğitim almasını sağlar. Sağlığa yönelik ayrılan kaynak kullanımı başka sektörlere kaydırılır (Türker, 2000: 34). Ancak uygulamaya konulacak sağlık politikalarının doğru seçilmesi gerekmektedir. Doğru ve yerinde yatırımların yapılması önem arz etmektedir. Sağlığa yapılacak harcamaların gider olarak düşünülmesinden ziyade yatırım olarak düşünülmesi daha uygun olacaktır. Bunun
|
|
677100
| 24
| 123
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9462767243385315,
"polygon": [
[
1359,
1987
],
[
1362,
361
],
[
160,
359
],
[
158,
1985
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8836501836776733,
"polygon": [
[
797,
2222
],
[
797,
2174
],
[
738,
2173
],
[
738,
2222
]
]
}
]
}
|
Teknoparklarda ar-ge projesi değerlendirme süreci: Model önerisi / Evaluation process of r&d projects in technoparks: Model proposal
|
Bu araştırma teknoparklara başvuran ve teknopark yönetici şirketleri tarafından hakemler aracılığı ile değerlendirilen Ar-Ge projelerinin bu yolculuklarını incelemek ve uygulamada başarılı olacak bir model önermek amacıyla yapılmıştır.
Araştırmada Ar-Ge projelerinin teknoparklara başvurusundan başlayarak geçtiği aşamaları ve ağırlıklandırılmış değerlendirme kriterlerini oluşturmak üzere literatür taraması, pilot görüşmeler, derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Ar-Ge projesi değerlendirme süreci, değerlendirme yöntem ve kriterleri hakkında teknoparklar ve Ar-Ge ekosistemi hakkında ortalama 11 yıl tecrübeye sahip teknopark genel müdürü, üst düzey yönetici, konusunda uzman akademisyen ve sektör temsilcisi hakemlerle derinlemesine mülakatlar yapılmış ve analiz edilmiştir. Ayrıca derinlemesine mülakatların sonunda katılımcılar tarafından yüzde ağırlık olarak puanlanan kriterlerin ortalaması alınarak projelerin seçiminde değerlendirme kriterlerinin hangisinin ne kadar önemli olduğu tespit edilmiştir.
Araştırmada elde edilen veriler analiz edilerek teknoparkların tercih edebilecekleri iki ayrı model önerisi ortaya çıkmıştır. Birinci model hakem maliyetleri görece düşük, yüz yüze görüşmeler ya da yerinde ziyaretler ile desteklenmesi gereken bireysel hakem değerlendirmesi modelidir. İkinci model ise hakem maliyetlerinin tolere edilebildiği teknoparklar için bireysel hakem değerlendirmesi ve yüz yüze sunum ya da görüşmelerin yapılacağı değerlendirme kurulu aşamalarını birleştiren hibrit bir modeldir.
Ar-Ge projeleri değerlendirme sürecinde hangi kriterlerin hangi ağırlıkta olması gerektiğini gösteren bir tablo da oluşturulmuştur. Projenin rekabet gücü ve ticarileşme potansiyeli %14,2 ile en önemli kriter, projenin teknoloji düzeyi ve Ar-Ge yönü de %13,2 ile ikinci en önemli kriter olarak ortaya çıkmıştır. Projelerin sadece kâğıt üzerinden değil yüz yüze görüşmeler neticesinde değerlendirilmesi gerektiği ve teknopark yöneticilerinin Ar-Ge projeleri değerlendirilirken hakem ve uzmanların yanında karar mekanizmalarının içinde aktif bir şekilde yer alması gerektiği sonucuna da ulaşılmıştır.
|
This research was carried out to examine these journeys of R&D projects that applying to technoparks and evaluated by technopark management companies through referees and to propose a model that would be successful in practice.
In the research, literature review, pilot interviews and in-depth interviews were conducted to establish the stages and weighted evaluation criteria of R&D projects starting from the application step. About the R&D project evaluation process, evaluation methods and criteria, in-depth interviews were conducted with the technopark general manager, senior manager, expert academicians and sector representative referees, who have an average of 11 years of experience in Technoparks and the R&D ecosystem. In addition, at the end of the in-depth interviews, the average of the criteria scored by the participants as percent weight was taken to determine which evaluation criteria were important in the selection of projects.
By analyzing the data obtained in the research, two different model proposals that technoparks can choose have emerged. The first one is the individual referee evaluation model, which is relatively low in referee costs and needs to be supported by face-to-face meetings or on-site visits. The second one is a hybrid model for technoparks where referee costs can be tolerated, combining the stages of individual referee evaluation and evaluation board where face-to-face presentations or interviews will be made.
A table showing which criteria should be weighed how much in the evaluation process of R&D projects has also been created. The competitiveness and commercialization potential of the project emerged as the most important criteria with 14.2%, while the technology level and R&D aspects of the project emerged as the second most important criteria with 13.2%. It has also been concluded that the projects should be evaluated not only on paper but also on face-to-face meetings. Technopark managers should take an active part in decision mechanisms alongside referees and experts while evaluating R&D projects.
|
BİLAL TOPÇU
|
677100
|
İstanbul Medeniyet Üniversitesi
|
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAkbOupfc_5vWL_6ednNIGaUV3vPsLwJv-8RMRmtdE6ln
|
./data/pdfs/677100.pdf
| 3,359,724
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:12.137557
|
2025-06-03T21:21:41.717248
|
2025-06-04T08:37:05.686161
|
2025-06-04T09:23:50.289085
|
## BÖLÜM I
## KAVRAMSAL ÇERÇEVE: AR-GE, BUYUME VE TEKNOPARK
## 1.1 EKONOMİK BÜYÜMEYİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER
1700'lerden bugüne, devletlerin ve iktisatçıların en çok ilgilendikleri konulardan birisi de ekonomik büyüme olmuştur. Eskiden bugüne ekonomik büyümenin nasıl oluştuğuna dair iki tür yaklaşım üzerinde çalışılmaktadır. (Ozkan ve Yılmaz, 2017).
Bunlardan ilki 1956 yılında ABD'li Robert Solow (1956) ve Avusturya'lı Trevor Swan (1956) tarafından birbirinden bağımsız olarak ortaya atılan teknolojinin dışsal olarak kabul edildiği Neo-Klasik Büyüme Modelidir. Ana akım ekonominin temsilcileri bu modelde, teorilerinin merkezine fiziksel sermayeyi koyduklarından ve bunun yönetim sürecindeki rolüne fazlasıyla odaklandıklarından, zekâ ve becerilerin oynadığı rolü görmezden geldikleri için eleştirildiler(Ozçelik, Aslan ve Ozbek, 2018).
Diğer taraftan hafife alınan bu faktörler, Schumpeter tarafından yaratıcı yıkım olarak
da isimlendirilen ekonomik inovasyon ve iş döngüsü sürecinde ise ilgi odağı durumundaydı. Schumpeter ekonominin büyüme gücünün, düzenli olarak ortaya çıkan temel yeniliklerde yattığını savundu. Teorileri Schumpeter Ekonomisi'ni doğurdu ve sağlıklı bir ekonominin dengeli bir ekonomi değil, sürekli olarak teknolojik yeniliklerden etkilenen, hatta rahatsız olan ve sonucunda da dönemsel olarak yenilenen bir ekonomi olduğuna inanıyordu. Kapitalizmin asla durağan hale gelmemesi gerektiğini yazdı(Lemanowicz, 2015).
Neoklasik büyüme teorileri teknoloji faktörünü dışsal bir etken olarak modele dahil ederken, 1980 sonrası ortaya atılan içsel büyüme teorilerinde ise bunun tam aksi bir kabul vardır. Kendi kendini besleyen, bir diğer ifade ile sürdürülebilen büyüme süreçleri, yeni büyüme modellerinde (Kibritçioğlu, 1998:11) Şekil 1'deki gibi ele alınmaktadır. Büyümenin temelinde teknolojik gelişmeler ve beşerî sermaye bulunmaktadır. (KOÇ, 2018).
|
|
674198
| 74
| 162
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.8985609412193298,
"polygon": [
[
1499,
2142
],
[
1506,
223
],
[
100,
218
],
[
94,
2138
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.881515383720398,
"polygon": [
[
850,
2209
],
[
851,
2159
],
[
791,
2157
],
[
790,
2208
]
]
}
]
}
|
Polisiye filmlerde polislik mesleği temsili: Av Mevsimi, Ejder Kapanı ve New York'ta Beş Minare örneklerinde nitel bir analiz / Representation of police profession in dedective films: A qualitative analysis of the examples of Hunting Season, Dragon Trap and Five Minarets in New York
|
Bu çalışmanın amacı, yakın dönemde çekilmiş olan Av Mevsimi, Ejder Kapanı ve New York'ta Beş Minare isimli polisiye filmlerinin göstergebilim ve nitel içerik analizi yapılabilmesi maksadı ile seçilen sekiz kategori olan Polis Bürokrasisi, Personel Kaynağı, Gerçek Polislik, Duayen Polisler, Üniformanın Ağırlığı, Zor Kullanma Ölçütü, Polisin Takdiri ve Uygulamadaki Açmazlar konularında sosyolojik analizini yapmaktır. Araştırmada, seçilen filmlerde sosyolojik yöntemle çözümlemeler yapılırken, mesleki tespitler üzerinden hareket edilmiştir. Araştırmamızda yöntem olarak içerik analizi içinde yer alan nitel analiz kullanılmıştır. Nitel çözümleme, içeriğin örtülü anlamını, yani kaynağın ilettiği mesajların arka planını ve bağlamını, mesajların kodlanmasındaki örtülü niyetleri ve güdüleri araştırmaya yarayan bir araştırma tekniği olarak tanımlanmaktadır. Araştırmamıza konu olan filmlerin yapım aşamasında EGM tarafından fiili destek verilerek çekilmiş olması, kurumun kendisini tanıtma çabası olarak değerlendirildiğinde, bu filmlerin birbirleri ile olan benzerliğinin ya da göreli olumlu olumsuz yönlerinin sosyolojik bir araştırma olarak ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.
|
The aim of this study is analysis of the recently shot Turkish Crime films, Hunting Season, The Dragon Trap and Five Minarets in New York with the semiotics and qualitative analysis sociological methodology. The study continues with eight categories selected for the purpose of categorical analysis; Police Bureaucracy, Personnel Resource, Real Policing, Doyen Police, Weight of Uniform, Police Appreciation and Impasse in Practice. In the research, while analyzing the selected films with sociological method, vocational determinations were made. In our research, qualitative analysis in content analysis was used as a method. Qualitative analysis is defined as a research technique to investigate the implicit meaning of the content, that is, the background and context of the messages transmitted by the source, the implicit intentions and motives in coding the messages. The fact that the films subject to our research were shot by the General Directorate of Turkish Police with actual support during the production phase, and when evaluated as an effort to introduce the institution itself, it was aimed to reveal the similarity or relative positive and negative aspects of these films as a sociological research.
|
BARIŞ EKE
|
674198
|
Ankara Üniversitesi
|
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
|
2020
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAj-Zfbx_DBMApYdqrbwf8DK3SM9Gu94ipm3RpSxlMU7S
|
./data/pdfs/674198.pdf
| 4,805,377
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.200368
|
2025-06-03T21:15:15.472226
|
2025-06-04T08:37:06.402531
|
2025-06-04T09:23:50.862450
|
buruşturur atar', ve 'Uyuyan yılanı uyandırdık', sözleri Battal için kullandığı eğreltilemelerdir. Ferman'ın ekiple yaptığı 'İkinizi de kapının önüne koyarım' ifadesindeki kapı önü işten atılmanın, 'Lan ben çakalın tekiyle bir mücadeleye girmişim', sözündeki çakal Battal'ın eğreltilemesidir.
Altan Müdür, Fermanla olan diyaloğunda, İdris için 'bomba elimizde patladı've soruşturmanın gidişatı için 'Hepinizi yakarım' eğreltilemesini kullanmaktadır. Hasan'ın Shakespare'den alıntılayarak kullandığı 'Cinayetin dili yok belki, ama konuşacak' ifadesi de yıne soruşturma sürecinin bir eğreltilemesidir. Battal suçunu itiraf ettiği son sahnede, 'Hayatımız böbrek peşinde koşmakla geçti' 'Servet döktüm önüne'ifadeleri ile yaşadığı sürecın eğreltilemesini yapmaktadır. Avcı Ferman'ın bu itiraftan sonra kullandığı, 'Benimle av oyunları oynadın, zekâ yarıştırdın', 'Avcıyı diğerinden ayıran zekâsı değil avına gösterdiği merhamettir' ve 'Av mevsimi bitti' sözleri Battal ile giriştiği mücadelenin eğreltilemesidir. Pamuk, tüm karakterlerin arka arkaya görüldüğü ve Battal'ın kızı Ceylan'ın da hayatını
kaybettiği son sahnede 'Söz bitti, şarkılar bitti ne güz kaldı ne bahar, güneş doğmayacak artık üstümüze, yıldızlar göz kırpmayacak rüzgâr esmeyecek kar yağmayacak, denizin kokusunu duymayacağız yağmur tenimize değmeyecek, ne güvercin taklası ne karanfilin kırmızısı aşk da bitti nefrette ne güzellik kaldı ne çırkinlik, ezada yaramız artık kanamıyor, biz beyazlara büründük, biz gölgesiz kaldık' ifadeleri ile film esnasında hayatını kaybeden ve cezaevine girerek hayatları değişen karakterlerin yaşadıklarının eğreltilemesini yapmaktadır.
Film anlatısını karakterlerin birbirlerine yaptıkları hamleleri üzerinden değerlendirdiğimizde belli bir şemalaştırma yapmamız mümkün olmaktadır. Buna göre filmin akışı takip edildiğinde;
a. Mağdurun ortaya çıkması ve hikayesini anlatması
b. Duayenin kendini göstermesi
|
|
441786
| 47
| 87
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9304025769233704,
"polygon": [
[
198,
2006
],
[
1515,
2005
],
[
1513,
352
],
[
196,
353
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8798759579658508,
"polygon": [
[
1465,
139
],
[
1466,
90
],
[
1410,
89
],
[
1410,
139
]
]
}
]
}
|
MoPd katalizörlerin elektroliz sisteminde ve doğrudan metanollü yakıt pillerinde elektrot malzemesi olarak kullanımlarının incelenmesi / Investigation of MoPd catalysts as electrode materials for electrolysis and direct metanol fuel cells
|
Bu çalışmada C yüzeyine elektrokimyasal olarak Pd (*C/Pd), değişik pH'larda, kaplama akımlarında ve miktarlarda Mo (C/Mo) ve belirlenen optimum koşullarda Mo-modifiye edilmiş C/Mo yüzeyine değişik oranlarda MoPd çöktürülmüş C/Mo-MoxPdy elektrotlar hazırlanarak değişik teknikler ile karakterize edilmiştir. Hazırlanan elektrotların yüzey yapıları yüzey analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Elektrotlar 1 M KOH çözeltisinde katot olarak kullanılmış ve hidrojen gazı çıkışına katalitik etkileri incelenmiştir. Bu amaçla elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) ve akım-potansiyel teknikleri kullanılmıştır. Elektrotlar ayrıca 1 M CH3OH içeren 0,1 M KOH çözeltisi içerisinde anot olarak kullanılmış ve değişik elektrokimyasal teknikler ile metanol elektrooksidasyonuna katalitik etkileri belirlenmiştir. Katalitik aktivitesi en yüksek olan elektrotun kararlılığı zamanla test edilmiştir. SEM görüntüleri Mo ve MoPd elektrotların yüzey alanının oldukça geniş olduğunu, EDX ölçümleri Pd metalinin yüzeye homojen olarak dağıldığını göstermiştir. Elde edilen elektrokimyasal sonuçlara göre C yüzeyinin ince bir Mo filmi ile kaplanması ile substratın elektrokatalitik etkisi artmış ve Pd çöktürme için daha iyi bir substrat malzemesi oluşturmuştur. C/Mo yüzeyine çok az miktarda Pd çöktürülmesi ile katalitik etki artmıştır. Mo ve Pd'nin bir arada çöktürülmesi ile oluşan sinerjistik etki ile hidrojen oluşumu için daha iyi katot ve etanol elektrooksidasyonu için daha iyi anot elde edilmiştir. En yüksek etkinlik, 50:50 oranında molibden ve paladyum iyonlarını içeren banyo çözeltisinde çöktürülmüş Mo-modifiye C/Mo-Mo50Pd50 elektrotta elde edilmiştir
|
In this study, Pd (*C/Pd) and Mo (C/Mo) at various pHs, deposition current densities and amounts (C/Mo) were electrochemically deposited over a C substrate. MoPd binary deposits with various ratios were electrochemically deposited over the C/Mo which was obtained at optimum conditions. The surfaces of the catalysts were examined by surface analysis techniques. The prepared electrodes were used as cathode in 1 M KOH solution and their hydrogen evolution activities were investigated. Additionally, their catalytic activity against metanol electrooxidation was investigated in 0.1 M KOH solution in the presence of 1 M CH3OH. The time-stability of the best electrode was also tested in the operation conditions. SEM images showed that Mo and MoPd-modified electrodes have large surface area, and EDX results indicated that Pd almost homogeneously distributed over the surface. Electrochemical studies showed that the modification of C by a thin Mo film enhances electrochemical activity of the substrate. In this way, a very suitable substrate for Pd deposition was obtained. The deposition of a small amount of Pd over the Mo-modified C enhances its activity. CO-deposition of Mo and Pd results with a better cathode for hydrogen evolution and better anode for the methanol electrooxidation reaction. The best activity for both of these reactions was obtained at the C/Mo-Mo50Pd50.
|
DERYA DİLEK DEMİR
|
441786
|
Bingöl Üniversitesi
|
Kimya Ana Bilim Dalı
|
2016
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrDEgQd4zgGFxmfqdzg4Jfth13eBcSwn0GePAfGpduVv7
|
./data/pdfs/441786.pdf
| 17,429,267
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.711047
|
2025-06-03T21:18:15.559691
|
2025-06-04T08:37:07.792378
|
2025-06-04T09:23:51.079067
|
edilecek alanları poliester içerisine gömülerek hazırlanmıştır. Karşıt elektrot bütün ölçümlerden önce 1:1(v/v) HNO3:H2O çözeltisinde 5 dakika bekletilmiş ve saf sudan geçirilerek yıkanmıştır.
## 3.2.3. Karbon Keçe Yüzeyine Katalizör Çöktürülmesi
Elektrot yapımında geniş hacme sahip, hafif ve dayanıklı karbon keçe (C) substrat olarak kullanılmıştır. Elektrotun yüzeyine MoPd ikili alaşımları hazırlanmıştır. Bu amaçla çalışmanın başlangıcında C yüzeyine 5 mg/g C olacak şekilde Pd ve Mo çöktürülerek (\*C/Pd ve \*C/Mo) elektrokimyasal ölçümler yapılmıştır.
Her ne kadar çok geniş yüzey alanı, geniş boşluklar, iyi elektriksel iletkenlik, ucuz ve hafif oluşu gibi önemli avantajlara sahip olsa da C metalının hidrojen gazı çıkışına ve metanol elektrooksidasyonuna katalıtık etkisi zayıftır. Buna karşın, önceki çalışmalarda örnekler de verildiği gibi çalışma kapsamında katalizör yapımında kullanılan Mo bu iki reaksiyon için de oldukça iyi bir katalizördür. Çok az miktarda (mg düzeyinde) metal çöktürüldüğünde C yüzeyinin tamamı metal ile kaplanamakta ve C'nin büyük bir kısmı açıkta kalmaktadır. Dolayısı ile geniş yüzey alanının sadece metal çöktürülen
küçük bir kısmı katalizör görevi görmektedir. Bu dezavantajı gidermek için daha önce Ni ve Cu temelli elektrotlarda uygulanıldığı gibi öncelikle C yüzeyi 1 g Mo/g C olacak şekilde ince bir Mo filmi ile kaplanmıştır. Elektrokimyasal olarak hazırlanan metal katalizörlerin katalitik etkileri kaplama koşullarına önemli ölçüde bağlı olduğundan öncelikle en uygun Mo kaplama için optimum koşullar belirlenmiştir. Bu amaçla;
(i) Farklı pH'lara ayarlanan Mo kaplama banyosunda (kaplama banyosunun bileşimi aşağıda verilmiştir) 10 mA sabit akım uygulanarak C yüzeyine 1 g Mo/g C olacak şekilde en uygun pH (pH= 6) belirlenmiştir. Bütün deneylerde yaklaşık 80 mL Mo kaplama banyosu kullanılmıştır. pH derişik HCl çözeltisi ile ayarlanmıştır.
(ii) Belirlenen en uygun pH'da (pH= 6) farklı akım yoğunlukları (10, 50 ve 100 mA) uygulanarak C yüzeyine 1 g Mo/g C olacak şekilde en uygun kaplama akımı belirlenmiştir.
(iii) Belirlenen en uygun pH (pH= 6) ve akımda (l= 50 mA), C yüzeyine farklı miktarlarda Mo çöktürülerek en uygun metal miktarı belirlenmiştir (1 g Mo). Çöktürülen Mo miktarı artıkça elektrotun katalıtık etkisi artmıştır. Ancak, ekonomik boyutta düşünülerek 1 g Mo/g C metal miktarının kullanılmasına karar verilmiştir.
|
|
460631
| 37
| 403
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.953406035900116,
"polygon": [
[
311,
764
],
[
1506,
762
],
[
1506,
220
],
[
311,
221
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9243216514587402,
"polygon": [
[
1507,
1663
],
[
1512,
833
],
[
307,
825
],
[
302,
1656
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8527734875679016,
"polygon": [
[
929,
2206
],
[
930,
2159
],
[
876,
2157
],
[
874,
2205
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.6466647386550903,
"polygon": [
[
1494,
1888
],
[
1495,
1662
],
[
266,
1659
],
[
266,
1885
]
]
}
]
}
|
Hattat Hasan Rıza Efendi'nin hayatı ve eserleri / Calligrapher Hasan Rıza Efendi's life and his works
|
Hasan Rıza Efendi, hat sanatı tarihinde, Şeyh Hamdullah ile zuhur etmeye başlayan Osmanlı hat mektepleri arasında, XIX. yüzyıla gelindiğinde öne çıkan Kadıasker Mustafa İzzet Efendi mektebinin başlıca temsilcilerinden ve son dönem Osmanlı hat sanatı denince ilk hatırlanacak olan isimlerden biridir. Bu çalışmada, Hasan Rıza Efendi'nin hayatı ve eserleri, hat sanatı çerçevesinde ele alınıp, onun hat sanatındaki yeri ve önemi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu yapılırken, imkanlar ve şartlar dahilinde, tespit edilen ve katkıları olabilecek tüm kurum, şahıs ve yayınlara başvurulmuştur.
Çalışma sürecinde, Hasan Rıza Efendi'nin günümüze yakın bir asırda yaşamış olmasının, tespit edilen eser sayısının fazla olmasını sağlamıştır. Bununla birlikte Rıza Efendi'nin, A. Süheyl Ünver gibi kültür ve medeniyet muhafızı bir kimliğin yakın akrabası olması ve onun tuttuğu notlar sayesinde, hakkında başka bir hattata nasip olmayacak özellikte detay sayılabilecek bilgilere ulaşmak mümkün olmuştur.
Başvurulan kaynaklardan elde edilen tüm verilerin ele alınıp değerlendirilmesi neticesinde, çok yönlü kişisel özellikleri de olan Rıza Efendi'nin, hat sanatının hemen hemen tüm kullanım sahalarında verdiği eserler ve bilhassa Mushaf kitabetindeki yeri bakımından, hat sanatı tarihinde örnek bir sanatkâr olarak öneminin büyük olduğu anlaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: hattat, hat sanatı, Hasan Rıza
|
Hasan Rıza Efendi, one of the first names to be remembered in the last period of Ottoman calligraphy art, is one of the main representatives of the school of Kadıasker Mustafa Izzet Efendi which became prominent during the XIX century after the appearance of the Ottoman calligrafhy establisment thanks to Sheikh Hamdullah.
In this study, Hasan Riza Efendi's life and works were studied within the framework of art of calligraphy to reveal its place and importance in calligraphy. All related institutions, individuals and publications were tried to be identified and investigated to get the best effort possible to obtain the contributions of all of them to this study.
The fact that Hasan Rıza Efendi lived during the near century allowed us to have numerous works and books to be available for the study. Being close relative of A.Suheyl Unver, one of the main actors in the field of Ottoman culture and civilisation, provided a huge resource opportunity to get the detailed information about Rıza Efendi thanks to the notes taken by Suheyl Unver.
It has been understood through the evaluation of all the data obtained from the references of this study that Rıza Efendi, who has versatile personalities, has great importance as a model bearer in the history of calligraphy in terms of the works who produced in almost all the fields of calligraphy especially with respect to Mushaf.
Keywords: calligrapher, calligraphy art, Hasan Rıza
|
ELİF İLTER
|
460631
|
Sakarya Üniversitesi
|
İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı
|
2017
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=q3-d9QtLoVA2OMExHSkJpSgolTe3_2fVZl_FrFeHFgiIyDhKIercdv0HRWTkfNRh
|
./data/pdfs/460631.pdf
| 66,495,772
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:08.975178
|
2025-06-03T21:18:29.008209
|
2025-06-04T08:37:07.796901
|
2025-06-04T09:23:53.112241
|
temiz ve yeni elbiseler giydiğini belirtirken, onun yürüyüşünü ise şu şekilde tasvir etmektedir: "Onüne bakarak çok edibâne ve asil bir yürüyüşü vardı. Acele gitmez, çok temkinli idi. Onüne bakar, yürürken arkasına dönüp bakmazdı." Bir gün de vazifesine, "…es-Seyyid Hasan Rıza" şeklinde attığı imzalarından da bilindiği üzere Peygamber Efendimiz'in soyuna mensubiyetini belirten yeşil bir sarak gittiği ve bunu ömründe bir veya birkaç defaya mahsus olarak yaptığı Emine Hanım tarafından belirtilmektedir. Emine Hanım'ın bu hâdiseden çok etkilendiği ise, eşinin bu şekilde evden çıkışını ve yürüyüşünü kafes ardından, sevinçle ve gözyaşlarıyla takip ettiğini dile getirmesinden anlaşılmaktadır.48

Resim 7: Hasan Rıza Efendi'nin yürüdüğü Tophane kaldırımlarını gösteren kartpostal (Kartpostalın arkasında tarihsiz olarak S. Ünver'in yazdığı, "Eniştem Hattat Hasan Rıza Efendi'nin yürüyerek geçtiği Tophane kaldırınları. Bastığı yerleri gözlerim bile öper." ifadesi yer almaktadır.) (Ünver, Hasan Rıza Efendi Dosyası, SK, nr.27)
<sup>48</sup> Ünver, Hasan Rıza Efendi Dosyası, SK, nr.27
|
|
659874
| 78
| 92
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9411414265632629,
"polygon": [
[
260,
2059
],
[
1449,
2058
],
[
1448,
1760
],
[
259,
1762
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9355868101119995,
"polygon": [
[
1422,
1680
],
[
1423,
970
],
[
317,
969
],
[
316,
1678
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9317735433578491,
"polygon": [
[
1406,
885
],
[
1407,
174
],
[
325,
173
],
[
324,
883
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9069902896881104,
"polygon": [
[
893,
2208
],
[
894,
2158
],
[
834,
2157
],
[
833,
2207
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8414570093154907,
"polygon": [
[
561,
1740
],
[
1169,
1738
],
[
1169,
1689
],
[
561,
1691
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.7816922068595886,
"polygon": [
[
654,
956
],
[
1058,
956
],
[
1058,
909
],
[
654,
909
]
]
}
]
}
|
Fotovoltaik sistemler için yüksek kazançlı da-da dönüştürücü tasarımı / Design of a high-gain da-da converter for photovoltaic systems
|
Yüksek anahtarlama frekansına sahip da-da dönüştürücüler günlük hayatta kullanılan birçok teknolojik cihazın bir parçası olmuştur. Bu dönüştürücülerin, küçük boyut ve yüksek verimlilik gibi özelliklere sahip olması istenir. Yüksek frekans anahtarlamalı bu dönüştürücüler, kontrol kolaylığı, hızlı tepki ve yüksek güç yoğunluğu nedeniyle akü şarj istasyonları, yenilenebilir enerji sistemleri, yakıt hücreleri, güç faktörü düzeltme devreleri, led aydınlatma gibi endüstriyel uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Yüksek gerilim kazancına sahip bu da-da dönüştürücüler, özellikle fotovoltaik sistemlerdeki mikro eviricilerin giriş gerilimlerini elde etmek için kullanılmaktadır. Fotovoltaik sistemlerde yaygın olarak kullanılması, bu dönüştürücüler üzerinde yapılan araştırmaları yoğunlaştırmıştır.
Bu tez çalışmasında yüksek kazançlı bir Sarmaşık tipi da-da dönüştürücü devresi matematiksel olarak modellenmiş ve benzetim modeli MATLAB/Simulink ortamında oluşturulmuştur. Benzetim çalışmaları ile elde edilen sonuçların uygulanabilirliği tartışılmıştır. İncelenen da-da dönüştürücü yapısı, düşük görev periyodu ile yüksek çıkış gerilimi sağlamak için birleştirilmiş indüktanslardan oluşmaktadır. Bu yapı anahtarlamalı yükselten tip dönüştürücüye entegre edilmiştir. Bu dönüştürücü yapısının önemli bir avantajı, güç anahtarları ve diyotlar üzerindeki gerilim streslerinin düşük olmasıdır. Böylece düşük maliyetli ve yüksek performanslı yarı iletken anahtarlama elemanları kullanılabilmektedir. Ayrıca, tüm diyotların ters geri kazanım problemi azaltılmakta ve anahtarlama elemanlarının sıfır akımdaki anahtarlama (ZCS) işlemi de sağlanmaktadır. Ek olarak pasif kilitleme devreleri, anahtarlama elemanlarının kapanma anları sırasında oluşan gerilim yükselmelerini bastırmak için kullanılmaktadır. Bu tezde 25V giriş gerilimi ve 400V çıkış gerilimine sahip 200W gücündeki bir da-da dönüştürücünün tasarımı ve benzetim çalışması gerçekleştirilmiştir. Benzetim çalışması sonucunda dönüştürücü yapısının çalışma prensibi ve sürekli durumdaki kararlılık analizi açıklanmıştır.
|
da-da converters with high switching frequency have been a part of many technological devices used in daily life. These converters are desired to have characteristics such as small size and high efficiency. These high-frequency switched converters are widely used in industrial applications such as battery charging stations, renewable energy systems, fuel cells, power factor correction circuits, led lighting due to their ease of control, fast response and high power density. These da-da converters with high voltage gain are especially used to obtain the input voltages of microswitches in photovoltaic systems. Their widespread use in photovoltaic systems has intensified research on these converters.
In this thesis, a high-gain interleaved converter circuit was modeled mathematically and the simulation model was created in MATLAB / Simulink environment. The applicability of the results obtained through simulation studies has been discussed. The studied transformer structure consists of inductances combined to provide high output voltage with low duty period. This structure is integrated in the switched step-up type converter. An important advantage of this converter structure is that it reduces voltage stress on power switches and diodes. So, low cost and high performance semiconductor switching elements can be used. In addition, the reverse recovery problem of all diodes is reduced and the zero current switching (ZCS) operation of the switching elements is also provided. In addition, passive locking circuits are used to suppress the voltage spikes that occur during the closing moments of the switching elements. The design and simulation study of a 200W da-da converter with 25V input voltage and 400V output voltage was carried out. As a result of the simulation study, the working principle and steady state stability analysis of the converter structure are explained.
|
MURAT BİRKAN
|
659874
|
Batman Üniversitesi
|
Yenilenebilir Enerji Sistemleri Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs10O6SZidjoMBcePKT0AOMecf4fYNuKZ1gN0rnCK8Jbo
|
./data/pdfs/659874.pdf
| 2,399,309
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:09.852850
|
2025-06-03T21:09:45.578683
|
2025-06-04T08:37:08.065159
|
2025-06-04T09:23:53.263366
|

Şekil 6.4 S1 ve S2 anahtar akımları

Şekil 6.5 S1 ve S2 anahtarları üzerine düşen gerilim
Yüklü çalışma durumuna ilişkin akım, gerilim, güç ve tetikleme sinyallerine ait grafikler aşağıda detaylı olarak verilmiştir. Yüklü durumda da anahtarlama frekansı 20 kHz ve görev periyodu D=0.75 olarak belirlenmiştir. Dönüştürücü çıkışına R=800 Ω'luk bir direnç yükü bağlanmıştır. Şekil 6.6' da Sı ve S2 anahtarlarının birbirinden 180' derece kaydırılmış tetikleme sinyalleri görülmektedir.
|
|
677100
| 25
| 123
|
{
"labels": [
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9549155235290527,
"polygon": [
[
1347,
1146
],
[
1361,
228
],
[
412,
214
],
[
398,
1132
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9386999011039734,
"polygon": [
[
1472,
2131
],
[
1475,
1281
],
[
304,
1277
],
[
301,
2127
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8720407485961914,
"polygon": [
[
913,
2224
],
[
913,
2173
],
[
856,
2173
],
[
856,
2223
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8521020412445068,
"polygon": [
[
524,
1211
],
[
1271,
1211
],
[
1271,
1155
],
[
524,
1156
]
]
}
]
}
|
Teknoparklarda ar-ge projesi değerlendirme süreci: Model önerisi / Evaluation process of r&d projects in technoparks: Model proposal
|
Bu araştırma teknoparklara başvuran ve teknopark yönetici şirketleri tarafından hakemler aracılığı ile değerlendirilen Ar-Ge projelerinin bu yolculuklarını incelemek ve uygulamada başarılı olacak bir model önermek amacıyla yapılmıştır.
Araştırmada Ar-Ge projelerinin teknoparklara başvurusundan başlayarak geçtiği aşamaları ve ağırlıklandırılmış değerlendirme kriterlerini oluşturmak üzere literatür taraması, pilot görüşmeler, derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Ar-Ge projesi değerlendirme süreci, değerlendirme yöntem ve kriterleri hakkında teknoparklar ve Ar-Ge ekosistemi hakkında ortalama 11 yıl tecrübeye sahip teknopark genel müdürü, üst düzey yönetici, konusunda uzman akademisyen ve sektör temsilcisi hakemlerle derinlemesine mülakatlar yapılmış ve analiz edilmiştir. Ayrıca derinlemesine mülakatların sonunda katılımcılar tarafından yüzde ağırlık olarak puanlanan kriterlerin ortalaması alınarak projelerin seçiminde değerlendirme kriterlerinin hangisinin ne kadar önemli olduğu tespit edilmiştir.
Araştırmada elde edilen veriler analiz edilerek teknoparkların tercih edebilecekleri iki ayrı model önerisi ortaya çıkmıştır. Birinci model hakem maliyetleri görece düşük, yüz yüze görüşmeler ya da yerinde ziyaretler ile desteklenmesi gereken bireysel hakem değerlendirmesi modelidir. İkinci model ise hakem maliyetlerinin tolere edilebildiği teknoparklar için bireysel hakem değerlendirmesi ve yüz yüze sunum ya da görüşmelerin yapılacağı değerlendirme kurulu aşamalarını birleştiren hibrit bir modeldir.
Ar-Ge projeleri değerlendirme sürecinde hangi kriterlerin hangi ağırlıkta olması gerektiğini gösteren bir tablo da oluşturulmuştur. Projenin rekabet gücü ve ticarileşme potansiyeli %14,2 ile en önemli kriter, projenin teknoloji düzeyi ve Ar-Ge yönü de %13,2 ile ikinci en önemli kriter olarak ortaya çıkmıştır. Projelerin sadece kâğıt üzerinden değil yüz yüze görüşmeler neticesinde değerlendirilmesi gerektiği ve teknopark yöneticilerinin Ar-Ge projeleri değerlendirilirken hakem ve uzmanların yanında karar mekanizmalarının içinde aktif bir şekilde yer alması gerektiği sonucuna da ulaşılmıştır.
|
This research was carried out to examine these journeys of R&D projects that applying to technoparks and evaluated by technopark management companies through referees and to propose a model that would be successful in practice.
In the research, literature review, pilot interviews and in-depth interviews were conducted to establish the stages and weighted evaluation criteria of R&D projects starting from the application step. About the R&D project evaluation process, evaluation methods and criteria, in-depth interviews were conducted with the technopark general manager, senior manager, expert academicians and sector representative referees, who have an average of 11 years of experience in Technoparks and the R&D ecosystem. In addition, at the end of the in-depth interviews, the average of the criteria scored by the participants as percent weight was taken to determine which evaluation criteria were important in the selection of projects.
By analyzing the data obtained in the research, two different model proposals that technoparks can choose have emerged. The first one is the individual referee evaluation model, which is relatively low in referee costs and needs to be supported by face-to-face meetings or on-site visits. The second one is a hybrid model for technoparks where referee costs can be tolerated, combining the stages of individual referee evaluation and evaluation board where face-to-face presentations or interviews will be made.
A table showing which criteria should be weighed how much in the evaluation process of R&D projects has also been created. The competitiveness and commercialization potential of the project emerged as the most important criteria with 14.2%, while the technology level and R&D aspects of the project emerged as the second most important criteria with 13.2%. It has also been concluded that the projects should be evaluated not only on paper but also on face-to-face meetings. Technopark managers should take an active part in decision mechanisms alongside referees and experts while evaluating R&D projects.
|
BİLAL TOPÇU
|
677100
|
İstanbul Medeniyet Üniversitesi
|
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAkbOupfc_5vWL_6ednNIGaUV3vPsLwJv-8RMRmtdE6ln
|
./data/pdfs/677100.pdf
| 3,359,724
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:12.137557
|
2025-06-03T21:21:41.717248
|
2025-06-04T08:37:08.535504
|
2025-06-04T09:23:53.464031
|

Şekil 1: Yeni Modeller Çerçevesinde Içsel Büyüme Teorileri
Büyümeyi tetikleyen faktörlerin başında gelen Ar-Ge faaliyetleri ile büyüyen bir ekonomi modeli ilk olarak Romer (1990)'in çalışmasında kendini göstermiştir. Grossman ve Helpman (1991), hemen ardından Aghion ve Howitt (1992) bu modeli geliştiren isimler olmuştur. Son yıllarda kamu ve özel sektörün de üzerinde önemle durduğu bir duruma gelmiştir. Gelinen durumda Ar-Ge faaliyetlerinin ekonomik büyümeye ve kalkınmaya etki eden faktörlerin başında geldiğine dair ciddi sayıda çalışma birikmiş ve büyük bir literatür oluşmuştur(Can GENÇ ve Atasoy, 2010).
Günümüzde bilgiye hızlı erişim ve teknolojik gelişmeler, sanayi sektörü başta olmak üzere tüm sektörlerin kullandıkları altyapı ve sistemleri, iş süreçlerini sürekli olarak yenilemeye mecbur kılmaktadır. Bilgi çağı olarak adlandırılan bu dönem veri toplayabilenlerin gücünün arttığı bir dönem olarak kendini göstermektedir. Bunlara bağlı olarak sosyal ve ekonomik tüm faaliyetler de hızlı bir dönüşüme uğramaktadır. Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla daha verimli üretimler ve daha verimli sistemler ekonomik rekabetin en büyük silahı haline gelmiştir(Demirli, 2014).
|
|
317021
| 135
| 185
|
{
"labels": [
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8424212336540222,
"polygon": [
[
1462,
2143
],
[
1463,
2094
],
[
1398,
2093
],
[
1397,
2142
]
]
},
{
"class": "Kaynakça",
"confidence": 0.5025352835655212,
"polygon": [
[
1506,
1949
],
[
1507,
333
],
[
254,
332
],
[
253,
1948
]
]
},
{
"class": "Diğer",
"confidence": 0.2870168089866638,
"polygon": [
[
1492,
1973
],
[
1497,
329
],
[
244,
325
],
[
238,
1969
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.2532191872596741,
"polygon": [
[
1486,
1959
],
[
1491,
320
],
[
240,
316
],
[
236,
1955
]
]
}
]
}
|
Tüketici satın alma niyetinde tüketici etnosentrizmi ve menşe ülke etkisinin önemi: Otomobil sektörü üzerine Türkiye ve Rusya'da karşılaştırmalı bir araştırma / The importance of consumer ethnocentrism and country of origin effect on consumer purchase intention: A comparative research on automobile sector in Turkey and Russia
|
Günümüzün gelişen ekonomik yapısı ile birlikte uluslararası işletme faaliyetlerinde artış olmuştur. Tüketiciler geçmiş dönemlere göre daha fazla çeşitte ürünle buluşmaktadır. Bu aşamada tüketicilerin yerli ve yabancı ürün tercih etme durumu söz konusu olmaktadır. Bu durumda ise, tüketicilerin satın alma niyetinde tüketici etnosentrizmi ve menşe ülke etkisi kavramları ön plana çıkmaktadır.Bu çalışmada, Türkiye ve Rusya'daki tüketicilerin Amerikan, Alman, Japon ve Güney Kore otomobil ürünlerine karşı algıları tespit edilmeye çalışılmaktadır. Bu şekilde iki ülkedeki tüketicilerin algıları arasında farklılıkların olup olmadığı incelenmiştir. Anket uygulaması yapılan çalışmada, Rusya ve Türkiye'de 222'şer toplamda 444 anket analize dahil edilmiştir. Analizlerde Tüketici Etnosentrizmi, Menşe Ülke, Satın Alma Niyeti ve demografik özelliklerin ilişkileri incelenmiştir.
|
In parallel with the global economic developments, there is a significant increase in the number of business operations as well. Consumers have become subject to numerous products when compared to the past business era. This leads to a necessity of preference and choice between global and local products for consumers. As a result of these developments, the concepts of consumer etnocentrism and country-of-origin effect have become subject to many academic studies in marketing literature.This study aims to examine the Turkish and Russian consumers? perceptions regarding the American, German, Japanese and South Korean products. Thus, it is aimed to reveal the differences between the consumer attitudinal patterns in two countries. Based on a survey study (n russia=222; n turkey=222; n total=444), the relations between the constructs of consumer etnocentrism, country of origin effect, purchase intention and demographic variables are analyzed.
|
AHMET TUZCUOĞLU
|
317021
|
İstanbul Üniversitesi
|
Uluslararası İşletmecilik Ana Bilim Dalı
|
2012
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=RYan9_S-Z7Eir3xdWGXBiC_Wb_AY9Fx_X0RlzWAUlp3vyD4OWZAnK3UgMuX0QNrb
|
./data/pdfs/317021.pdf
| 6,556,804
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:05.809585
|
2025-06-03T21:05:52.363565
|
2025-06-04T08:37:09.902582
|
2025-06-04T09:23:53.784465
|
| Runyon, K.E. | |
|----------------|--|
| Stewart, D.W.: | |
Schiffman, L.G. Kanuk, L.L.:
Solomon, M. Bomossy, G. Askegaard, S.:
W ilkie,W illiam:
Consumer Behavior, 3. Edition, Merrill Publishing, 1987
Consumer Behavior, 7. Edition, Prentice Hall, 2000
Consumer Behavior - A European Perspective, Prentice Hall Europe, 1999
Consumer Behavior, New York, John Wiley and Sons, 1986
## SÜRELİ YAYINLAR
Agbonifoh, B.A. Elimimian, J.U.:
"Attitudes of Developing Countries Towards "Country of Origin" Products in Era of Multiple Brands", Journal of International Consumer Marketing, 1999, Vol.11, No.4, s.97-116
| Akın, Murat<br>Çiçek, Recep<br>Gürbüz, Esen<br>Inal, Emin: | "Tüketici Etnosentrizmi ve Davranış Niyetleri<br>Arasındaki Farklılığın Belirlenmesinde CETSCALE<br>Ölçeği", Ege Akademik Bakış, Sayı:9(2), 2009,<br>s.489-512 |
|------------------------------------------------------------|-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|
| A ysuna, Ceyda<br>Altuna, Oylum K .: | "Türkiye ve KKTC Tüketicilerinin Demografik<br>Ozellikler Açısından Etnosentrizm Düzeylerinin<br>Incelenmesine Yönelik Bir Karşılaştırma", Marmara<br>Universitesi SBE Oneri Dergisi, Ocak 2008, Sayı:29<br>s.147-157 |
| Berning, Carol A. K.,<br>Jajoby, Jakob: | "Pattern of Information Acquisition In New Product<br>Purchase", Journal of Consumer Research, N.1,<br>September, 1974 |
| Bilkey, Warren J .: | "Foreword", Product-Country Images: Impact and<br>Role in International Marketing, Nicolas<br>Papadopoulos ve Louise A. Heslop, eds., International<br>Business Press, New York, 1993 |
|
|
219769
| 23
| 79
|
{
"labels": [
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9383334517478943,
"polygon": [
[
1203,
1708
],
[
1209,
1164
],
[
628,
1157
],
[
622,
1702
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9299031496047974,
"polygon": [
[
1466,
1179
],
[
1466,
281
],
[
292,
281
],
[
292,
1178
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9253661632537842,
"polygon": [
[
302,
2137
],
[
1471,
2136
],
[
1470,
1807
],
[
302,
1808
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8649770617485046,
"polygon": [
[
1410,
140
],
[
1469,
140
],
[
1469,
89
],
[
1410,
89
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.853560745716095,
"polygon": [
[
640,
1770
],
[
1210,
1770
],
[
1210,
1723
],
[
640,
1723
]
]
}
]
}
|
Uluslararası bale yarışmalarında kullanılmak üzere çağdaş solo koreografisi / Solo modern (contemporary) dance choreography in international classical ballet competitions
|
A.B.D `in New York şehrinde organize edilen `'Youth American Grand Prix''adlı yarışmasında kullanılmak üzere, yarışma kurallarına uygun olarakhazırlanan çağdaş dans parçası Doğu Sisi `Eastern Mist', Yüksek Lisansbitirme eseri, eserin oluşumunda kullanılan metodlar, müzik seçimi, kostümyapımına kadar olan süreç, sahnelenişi, elde edilen başarı ve yorumlar esermetnini oluşturmuştur.Eser bu yarışmaya katılan dansçı Gözde Özgür için hazırlanmıştır. Dansçınınbir yarışmacı olarak estetik, teknik, kabiliyet ve özellikleri, yarışma kuralları vedetayları göz önünde tutularak hazırlanmış ve başarılı olmuştur. Eser vemetninin ülkemizde bu gibi yarışmalar için hazırlanacak koreografik parçalarabir örnek olması amaç edinilmiştir. Dansçı, Gözde Özgür elde ettiği başarıneticesi kazandığı bursla yurt dışında eğitimini sürdürmektedir.Anahtar Kelimeler: Klasik bale, Modern dans, koreografi
|
Eastern Mist (Doğu Sisi) has been choreographed for an international balletcompetition `?Youth American Grand Prix?? in New York City. The piece hasbeen prepared accordingly with attention payed to details given by thecompetition commitee. From costume to music selection, the choreographicprocess and the methods applied up to its stating, the success and thepositive input received is the theme of this thesis.The piece has been choreographed for the competition candidate GözdeÖzgür. Her specific esthetic and technical talents, together with the rules anddetails given by the competition commitee has been given the priority and thegoal has been achieved. We hope that both the choreographic piece and thethesis will serve as a guide for future competition choreographers. Thecompetitor Gözde Özgür is now continuing her education abroad with theprice she has recevied.Key Words: Classical ballet, Modern dance, Choreography.
|
AHMET VOLKAN ERSOY
|
219769
|
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
|
Sahne Sanatları Ana Bilim Dalı
|
2007
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-eIEeqVwWGw2ujGiW5Iku7ISHSQRs2JkGdWMmbHezLzo
|
./data/pdfs/219769.pdf
| 3,967,664
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:12.719552
|
2025-06-03T21:21:09.656416
|
2025-06-04T08:37:09.908006
|
2025-06-04T09:23:53.989452
|
Alexander Mc Queen 2005/2006 Sonbahar Hitchcock'un karanlık filmi Vertigo'nun yıldızıKim Novak tan esinlenmiştir. Kim Novak'ın bu filmde giydiği gri tayyorlar, 1958 yılında çok popüler olmuştur. Hollywood 'un yarattığıbir stil ikonu olarak Kim Novak, soğuk, mesafeli ve karanlık bir kişiliğin temsilcisi olarak akıllarda kalmıştır.
Mc Queen'in defilesiyle Kim Novak modayıbir kez daha etkilemiştir. Alexander Mc Queen 'Resim.3.7.' de görülen çantaya 'Novakbag' adınıvermiştir. Bu çanta, Kim Novak 'm en popüler olduğu dönemin tarzınıyansımaktadır. Novakbag, stil ikonlarından ilham alman üretilen ilk çanta değildir. Hermes'in Grace Kelly'den esinlenerek tasarladığı Kellybağ' ve Jane Birkin'le yaptığıbir sohbet üzerine ortaya çıkan 'Hermes Birkin' adlıçantalar, günümüzün statü sembolleri haline gelmiştir. 2 senelik bekleme listesi olan 6000 dolar değerindeki 'Hermes Birkin' hikayesi sayesinde pahalıbir çanta olmanın ötesinde bir moda efsanesi olmuştur.

Resim 3.8 'Hermes Birkin' ve 'Kellybag'
Stil ikonlarıtoplumsal haf zamızda kayılınlırlar. Ayrıca on yılılık dönemlerden bahsedildiğinde kafaların karışmasıihtimali kaçınımazdır. Orneğin 60 'lıyıllar hepimiz için başka bir şeyi ifade edebilir. Fakat Birigitte Bardot ya da Twiggy stil dediğimiz anda anlatılmak istenen netleşir. İki yıldız da aynıdönemde yaşamış birer stil ikonudur. Fakat temsil ettikleri taban tabana zitir.
|
|
679944
| 44
| 121
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9490079879760742,
"polygon": [
[
1482,
2141
],
[
1486,
298
],
[
289,
296
],
[
285,
2138
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8885383605957031,
"polygon": [
[
910,
140
],
[
911,
91
],
[
856,
90
],
[
855,
138
]
]
}
]
}
|
Sığırların oküler yassı hücreli karsinomlarında apoptoz ve otofajinin immunohistokimyasal yöntemlerle belirlenmesi / Determination of apoptosis and autophagy in cattle ocular squamous cell carcinomas by immunohistochemical methods
|
Oküler yassı hücreli karsinom olgusu Kars'ta sığırlarda en fazla görülen neoplazilerdendir. Bu çalışmada 2012-2021 yılları arasında Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Araştırma Hastanesine getirilen 45 adet oküler yassı hücreli karsinomlu sığırdan alınan neoplastik kitleler çalışma materyali olarak kullanıldı. Alınan kitlelerin birbirinden farklı büyüklüklerde olduğu ve kanamalı, ülseratif bir eksudatla kaplı, karnabahar ya da papillomatoz şekilli oldukları gözlendi. Alınan kitleler histopatolojik inceleme amacıyla hematoksilen-eozin ile boyandı. Histopatolojik değerlendirme sonucunda epidermisten dermise doğru atipik keratinositlerin farklılaşmasıyla karakterize neoplastik oluşumlar olduğu tespit edildi. Eozinofilik sitoplazmalı, buzlu cam görünümde değişik boyutlarda hücrelerden oluşan tümör adacıkları ile bu adacıkların merkezinde keratin incilerinin bulunduğu saptandı. Vakalar, tümör incilerinin yoğunluğu ve sayısı ile pleomorfizim durumlarına göre iyi diferensiye, orta diferensiye ve kötü diferensiye olmak üzere üç gruba ayrıldı. Bunlar dışında mitotik aktivitede diferensiyasyon derecesini etkileyen diğer bir faktör olduğu belirlendi. Oküler yassı hücreli karsinom olgusunda apaptoz ve otofajinin rolünü belirlemek için, apoptoz markeri olarak Kaspaz-3 ve AIF, otofaji markeri olarakta LC3B boyandı. Boyamalar sonucunda Kaspaz-3 ve LC3B boyamalarında, diferensiyasyon derecelerine göre ayrılmış gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenirken, AIF immunohistokimyasal değerlendirmesinde gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edildi.
Sonuç olarak yapılan histopatolojik ve immunohistokimyasal değerlendirmeler sonucunda sığırların oküler yassı hücreli karsinom vakalarında kaspaz bağımlı bir apoptozun, kaspaz bağımsız apoptozdan daha baskın olduğunu ve otofaji ile apoptozun tümör agresifliğinde ve ilerlemesinde ortak bir rol oynayabileceğini düşündürdü.
Anahtar Kelimeler: Sığır, oküler yassı hücreli karsinom, histopatoloji, immunohistokimya, apoptoz, otofaji
|
Ocular squamous cell carcinoma is one of the most common neoplasms in cattle in Kars. In this study, neoplastic masses taken from 45 cattle with ocular squamous cell carcinoma brought to Kafkas University Faculty of Veterinary Medicine Research Hospital between 2012-2021 were used as study material. It was observed that the masses were of different sizes, bleeding, covered with an ulcerative exudate, and were in the shape of cauliflower or papillomatosis. The masses were stained with hematoxylin-eosin for histopathological examination. Histopathological evaluation revealed neoplastic formations characterized by differentiation of atypical keratocytes from the epidermis to the dermis. Tumor islets consisting of eosinophilic cytoplasm, ground glass-like cells of different sizes and keratin pearls were found in the center of these islets. The cases were divided into three groups according to the density and number of tumor pearls and their pleomorphism status as well-differentiated, moderately differentiated and bad-differentiated. Apart from these, it was determined that there is another factor affecting the degree of differentiation in mitotic activity. In order to determine the role of apoptosis and autophagy in ocular squamous cell carcinoma, Caspase-3 and AIF as apoptosis markers and LC3B as autophagy markers were stained. As a result of the staining, a statistically significant difference was observed between the poorly differentiated and good and moderately differentiated groups in Caspase-3 and LC3B staining, while there was no significant difference between the groups in the AIF immunohistochemical evaluation.
In conclusion, histopathological and immunohistochemical evaluations suggested that a caspase-dependent apoptosis is more dominant than caspase-independent apoptosis in ocular squamous cell carcinoma cases of cattle, and that autophagy and apoptosis may play a common role in tumor aggressiveness and progression.
Keywords: Bovine, ocular squamous cell carcinoma, histopathology, immunohistochemistry, apoptosis, autophagy
|
AYFER YILDIZ
|
679944
|
Kafkas Üniversitesi
|
Patoloji (Veterinerlik) Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAsBVU2LDu61cundttLl8BCr-EnyHiFsR9aPeztl21mCD
|
./data/pdfs/679944.pdf
| 5,742,293
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.989581
|
2025-06-03T21:18:15.635042
|
2025-06-04T08:37:10.262035
|
2025-06-04T09:23:54.448479
|
proteolitik ön işlemlerden geçtikten sonra, etiketli dÜTP nükleotidleri, terminal transferaz enzimi ile DNA'nın serbest uçlarına eklenir ve etiket, floresan, alkalin fosfataz veya peroksidaz gibi immünohistokimyasal tekniklerle görselleştirilir. Tünelin bir varyasyonu olan, yerinde uç etiketleme tekniği olarak da adlandırılan yönteminde, terminal transferaz yerine, DNA polimeraz enzimi kullanılır. Bununla birlikte, TÜNEL testinin apoptotik çift sarmal kırılmaları, yerinde uç etiketlemeye göre daha spesifik olduğu düşünülmektedir (Bortner ve ark. 1995, Saraste 1999). Bu teknik aynı zamanda apoptotik ve nekrotik hücre ölümü arasında ayrım yapmak için de kullanılmaktadır. Akış sitometrisi kullanılarak kantıtatif sonuçlar elde edilebilir ve apoptotik hücreler, on kattan fazla duyarlılıkla nekrotik hücrelerden ayırt edilebilir (Mohan ve ark. 2014).
3. M30 Yöntemi: M30, epitel hücrelerinde üretilen, apoptoz sırasında kaspaz bölünmesinin erken safhasında salınan ve nekrotik veya sağlam epitel hücrelerinde gözlenmeyen CK18'de (sitokeratin18) bir neo-epitop ve neo-antijendir. M30, Asp396'da (M30 neo-antijen) CK18 ile bölünmüş bir partikülü kesin olarak tespit eden bir monoklonal antikor türüdür. Bu antikor, CK18'in bölünme bölgesine
özeldir, ancak nekrotik ve canlı hücrelere özgü değildir. Epitel hücrelerinde birincil apoptoz belirtisidir. M30 gibi belirteçler, insan endometriyumunda, tükürük bezlerinde, plasenta ve kolonda in vivo ve in vitro için yararlıdır (K.hodavırdıpour ve ark. 2020).
4. Kaspaz-3 yöntemi: Apoptoziste görevli olan proteinler "kaspazlar" olarak adladırılırlar ve bu proteinler apoptozda meydana gelen değişikliklerin ana sebebidir (Doğan ve ark. 2010). Bu proteinler, katalıtik bölgelerinde, apoptoziste önemli görev yapan bir sistein (cysteine) rezidü içerdikleri, seçici olarak hedef proteinleri Cuçlarında yer alan bir aspartat' dan koparttıkları ve enzim ( ... ase) görevi gördükleri için "caspase" olarak adlandırılırlar (Kaya ve ark. 2012). Kaspazlar inaktif formda bulunurlar ve aktif hale gelmesi, alınan apoptotik sinyallere bağlı olarak alt ünitelerde proteolitik sürecin başlaması ve ardından bir heterodimer oluşturmak için büyük ve küçük alt birimlerin birleştirilmesi aşamalarını içermektedir. Aktif forma dönüşen kaspazlar, hücrede önemli görevleri bulunan proteinleri kademeli bir şekilde parçalayarak işlem yapmalarını engeller (Thomberry ve Lazebnik 1998, Shi, 2004), İç veya dış apoptotik sinyal alındıktan sonra, efektor aşamasında başlatıcı kaspazlar
|
|
677247
| 69
| 110
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9460489749908447,
"polygon": [
[
1495,
2061
],
[
1500,
238
],
[
270,
235
],
[
264,
2058
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8883780241012573,
"polygon": [
[
1469,
2211
],
[
1470,
2154
],
[
1405,
2154
],
[
1405,
2211
]
]
}
]
}
|
Kriz ve salgın dönemlerinde sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki / During the crisis and epidemic periods the relationship between health expenditures and economic growth
|
Sağlık, bireylerin hayatlarını devam ettirebilmeleri için önemli bir konudur. Ne kadar sağlıklı bir toplum yapısı olursa ekonomik büyüme de o kadar önemli hale gelmektedir. Devletlerin de gerçekleştirmeyi hedefledikleri konulardan biri, sağlıklı bir birey ve sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum meydana getirmektir. Bir ülke ekonomik olarak güçlü olması ekonomik büyüme gerçekleştirilip ve devamlılığını sağlamak için sağlıklı topluma sahip olması gerekmektedir.
Gerçekleştirilen çalışmanın asıl konusu kriz ve salgın dönemlerinde sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkidir. Krizlerin ve salgınların yaşandığı dönemlerde sağlık harcamaları ile ekonomik büyüme arasında ilişkinin olup olmadığı araştırılmak istenmiştir. Hazırlanan çalışmada sağlık kavramı, sağlık hizmetleri, sağlık harcamaları ve salgın ile ilgili konularda açıklama yapılmıştır. Buna ek olarak kriz ve ekonomik büyüme hakkında da açıklamalarda bulunulmuştur. 2000- 2018 yılları arasındaki kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), kişi başına düşen sağlık harcaması ve ölüm oranı verileri kullanılarak Türkiye dahil olmak üzere OECD ülkelerinin tamamı araştırılmaya tabi tutulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda sağlık harcamalarında meydana gelen %1'lik (%10) artışın kişi başına düşen GSYH'yı %0.78 (%7.8) artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca ekonomik kriz ve salgın durumunda kişi başına düşen gelirin azalması, iktisadi açıdan anlamlı bulunmuştur. Katsayıların olasılık değerleri 0.01'den düşüktür. Bu durum ise istatistiki olarak güçlü bir anlamlılığa işaret etmektedir. Ülkelerin sağlık seviyeleri ile ekonomik gelişmişlikleri arasında yakın bir ilişki olduğu söz konusudur.
|
Health is a significant issue for individuals in order to continue their lives. The healthier the social structure, the more important economic growth becomes. One of the issues that states aim to realize is to create a healthy individual and a society consisting of healthy individuals. A country must be economically strong and have a healthy society so as to achieve and maintain economic growth.
The main subject of this study is the relationship between health expenditures and economic growth during crisis and epidemic periods. It was aimed to investigate whether there is a relationship between health expenditures and economic growth in times of crises and epidemics. In the prepared study, an explanation was made about the concept of health, health services, health expenditures and the epidemic. Using data on per capita gross domestic product (GDP), per capita health expenditure and mortality rate between 2000 and 2018, all OECD countries, including Turkey, were surveyed. As a result of the research, it was determined that 1% (10%) increase in health expenditures increased GDP per capita by 0.78% (7.8%). In addition, the decrease in per capita income in the event of an economic crisis and epidemic was found to be economically significant. The probability values of the coefficients are less than 0.01. This situation indicates a statistically strong significance. There is a close relationship between the health levels of countries and their economic development.
|
YALÇIN KOCABADAK
|
677247
|
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
|
İktisat Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAh0DAj7fLO4Dzx_5HJSSJQOmPzM630l4Al4r9f0mN_kR
|
./data/pdfs/677247.pdf
| 1,714,206
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:10.210102
|
2025-06-03T21:09:46.371619
|
2025-06-04T08:37:10.885356
|
2025-06-04T09:23:54.681813
|
yanında yatırımların bilimsel çalışmalara uygun olarak yapılması harcamaların verimliliğinde de artış sağlayacaktır (Kısa, 2012).
Ampirik çalışmalarda, ekonominin gelişmesinde hem sağlığa hem de eğitime yapılan yatırımların etkisi olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu açıdan hem sağlıklı hem de eğitimli bireylerin, toplumda üretici ve tüketici olarak daha etkin davrandıkları saptanmıştır (Mushkin, 1962: 156). Sağlıklı bireylere verilen eğitim neticesinde eğitimin çıktıları daha net olmaktadır. Sağlıklı bireylere sunulan eğitimden uzun süre faydalanma imkânı olması da dikkat çekicidir. Sağlıklı bireyin, iş hayatı uzun olacaktır ve bu sürede üretken olabilmektedirler (Smith, 2006: 77).
## 3.2. KRİZLERİN SAĞLIK HARCAMALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Ekonomik krizden etkilenen ülkelerdeki toplam sağlık harcamaları düşme eğilimindedir, fakat tutarlı değildir. Bazı hükümetler sağlık harcamalarını korumuştur ve hatta artırmıştır, ancak diğerleri bunun tersini yapmıştır. Bu alandaki politika bu nedenle hayatı önem taşımaktadır. Kamu harcamalarının aksine, cepten yapılan özel harcamalar, özellikle hizmetler kamu sektöründe daha düşük maliyetle sunuluyorsa, genellikle durgunluk döneminde azalma eğilimindedir.
Gayrı resmi anketler; çok az sayıda sağlık bakanlığı, maliye bakanlıklarından veya kalkınma ortaklarından sağlık harcamalarının azaltılacağına dair herhangi bir gösterge verilmemiştir. Pek çok ülkede resmî duyurular bir sonraki bütçe döngüsünü beklemektedir. Bazı küçük ülkeler, bölgelerindeki daha güçlü ekonomilerden gelen ekonomik sinyaller ararlar.
Toplam harcamalardaki azalmalar, sağlık harcamalarının bileşimi üzerinde etkili olacaktır. Bu nedenle, etki göstergelerinin rapor edildiği durumlarda, maaşların korunacağını, ancak altyapı ve ekipmanda tasarruf sağlanacağını öne sürmektedirler.
Sermaye harcamalarını geciktirmek, bütçe kesintileriyle karşı karşıya kalan hükümetlerin ortak bir kısa vadeli tepkisidir. Kısa vadede mantıklı bir tepki, ancak, genleme devam ederse daha uzun vadeli sorunlara yol açabilmektedir. Gözetim veya denetimle ilgili bakım, ilaç veya diğer işletme maliyetlerindeki azalmalar, hizmet sunumunda muhtemelen daha zarar verici ve anında etkiye sahip olacaktır (WHO) 2009).
|
|
674198
| 75
| 162
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.8650281429290771,
"polygon": [
[
1517,
2138
],
[
1527,
198
],
[
100,
191
],
[
90,
2131
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8619628548622131,
"polygon": [
[
846,
2203
],
[
847,
2165
],
[
799,
2164
],
[
798,
2202
]
]
}
]
}
|
Polisiye filmlerde polislik mesleği temsili: Av Mevsimi, Ejder Kapanı ve New York'ta Beş Minare örneklerinde nitel bir analiz / Representation of police profession in dedective films: A qualitative analysis of the examples of Hunting Season, Dragon Trap and Five Minarets in New York
|
Bu çalışmanın amacı, yakın dönemde çekilmiş olan Av Mevsimi, Ejder Kapanı ve New York'ta Beş Minare isimli polisiye filmlerinin göstergebilim ve nitel içerik analizi yapılabilmesi maksadı ile seçilen sekiz kategori olan Polis Bürokrasisi, Personel Kaynağı, Gerçek Polislik, Duayen Polisler, Üniformanın Ağırlığı, Zor Kullanma Ölçütü, Polisin Takdiri ve Uygulamadaki Açmazlar konularında sosyolojik analizini yapmaktır. Araştırmada, seçilen filmlerde sosyolojik yöntemle çözümlemeler yapılırken, mesleki tespitler üzerinden hareket edilmiştir. Araştırmamızda yöntem olarak içerik analizi içinde yer alan nitel analiz kullanılmıştır. Nitel çözümleme, içeriğin örtülü anlamını, yani kaynağın ilettiği mesajların arka planını ve bağlamını, mesajların kodlanmasındaki örtülü niyetleri ve güdüleri araştırmaya yarayan bir araştırma tekniği olarak tanımlanmaktadır. Araştırmamıza konu olan filmlerin yapım aşamasında EGM tarafından fiili destek verilerek çekilmiş olması, kurumun kendisini tanıtma çabası olarak değerlendirildiğinde, bu filmlerin birbirleri ile olan benzerliğinin ya da göreli olumlu olumsuz yönlerinin sosyolojik bir araştırma olarak ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.
|
The aim of this study is analysis of the recently shot Turkish Crime films, Hunting Season, The Dragon Trap and Five Minarets in New York with the semiotics and qualitative analysis sociological methodology. The study continues with eight categories selected for the purpose of categorical analysis; Police Bureaucracy, Personnel Resource, Real Policing, Doyen Police, Weight of Uniform, Police Appreciation and Impasse in Practice. In the research, while analyzing the selected films with sociological method, vocational determinations were made. In our research, qualitative analysis in content analysis was used as a method. Qualitative analysis is defined as a research technique to investigate the implicit meaning of the content, that is, the background and context of the messages transmitted by the source, the implicit intentions and motives in coding the messages. The fact that the films subject to our research were shot by the General Directorate of Turkish Police with actual support during the production phase, and when evaluated as an effort to introduce the institution itself, it was aimed to reveal the similarity or relative positive and negative aspects of these films as a sociological research.
|
BARIŞ EKE
|
674198
|
Ankara Üniversitesi
|
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
|
2020
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAj-Zfbx_DBMApYdqrbwf8DK3SM9Gu94ipm3RpSxlMU7S
|
./data/pdfs/674198.pdf
| 4,805,377
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.200368
|
2025-06-03T21:15:15.472226
|
2025-06-04T08:37:12.009885
|
2025-06-04T09:23:55.009565
|
c. Bürokrasinin ortaya konması
d. Ekibin buluşması mesleğin görünmesi
e. Ozel ilişkilerin paylaşılması, insan olan polisler
f. Ipuçlarının ortaya çıkması, gerçek polisliğin icrası
g. Güçlü failin ortaya çıkması ve engellemeler
h. Ustanın yeteneklerini ortaya koyması ve olayın çözülmesi
1. Şok edici son
Şemayı oluşturan hamlelerin başka polisiye filmlerde de yer alabileceğini, sırası değişerek de olsa tekrar kullanılabileceğini kabul edersek, araştırmamıza konu olan diğer filmlerin de şemaları analiz edilerek karşılaştırma yapılması imkânı ortaya çıkacaktır.
## 3.1.5. Av Mevsimi'nde Genel Değerlendirme, Zaman ve Mekân
Av Mevsimi, Yavuz Turgul'un Türk sinemasına kazandırdığı kült filmlerinden biri olarak ortaya çıkmıştır. Film genel çerçevesi ile ele alındığında pek çok sosyolojik ilgi alanını barındıran bir polisiye filmi olduğunu söylememiz yanlış olmaz.
Filmde toplum yapısının etkilerine rastlanmaktadır. Karakterlerin tamamı ile bizim ülkemizin ve bölgelerimizin karakterlerinden oluşmuştur. Filmde Akdenizli, Karadenizli, Doğulu olmak üzere çok farklı özelliklerde karakterler bulunmaktadır. Bu bölge insanlarının büyük şehirlerdeki kendi dünyalarını senaryoda başka bir şekilde incelenmiştir.
Turgul yönetmenliğini yaptığı Av Mevsimi Filminde polisiye filmleriyle yaptığı katkı, polisiyenin stereoptipleri ile sosyal motiflerin bir arada olduğu yapıda, katıl, polis, cinayet
|
|
659874
| 79
| 92
|
{
"labels": [
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.943390965461731,
"polygon": [
[
1412,
810
],
[
1418,
180
],
[
312,
169
],
[
306,
799
]
]
},
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.942572295665741,
"polygon": [
[
275,
1248
],
[
1473,
1246
],
[
1472,
886
],
[
274,
888
]
]
},
{
"class": "Resim",
"confidence": 0.9393054246902466,
"polygon": [
[
1383,
1887
],
[
1384,
1255
],
[
349,
1255
],
[
348,
1886
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8940091729164124,
"polygon": [
[
897,
2211
],
[
897,
2154
],
[
829,
2153
],
[
828,
2209
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8140641450881958,
"polygon": [
[
1164,
868
],
[
1164,
815
],
[
562,
815
],
[
562,
867
]
]
},
{
"class": "Resim/Tablo Açıklaması",
"confidence": 0.8092036247253418,
"polygon": [
[
650,
1962
],
[
1063,
1962
],
[
1063,
1911
],
[
650,
1911
]
]
},
{
"class": "Kısaltmalar",
"confidence": 0.32226139307022095,
"polygon": [
[
843,
786
],
[
922,
784
],
[
921,
748
],
[
842,
750
]
]
}
]
}
|
Fotovoltaik sistemler için yüksek kazançlı da-da dönüştürücü tasarımı / Design of a high-gain da-da converter for photovoltaic systems
|
Yüksek anahtarlama frekansına sahip da-da dönüştürücüler günlük hayatta kullanılan birçok teknolojik cihazın bir parçası olmuştur. Bu dönüştürücülerin, küçük boyut ve yüksek verimlilik gibi özelliklere sahip olması istenir. Yüksek frekans anahtarlamalı bu dönüştürücüler, kontrol kolaylığı, hızlı tepki ve yüksek güç yoğunluğu nedeniyle akü şarj istasyonları, yenilenebilir enerji sistemleri, yakıt hücreleri, güç faktörü düzeltme devreleri, led aydınlatma gibi endüstriyel uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Yüksek gerilim kazancına sahip bu da-da dönüştürücüler, özellikle fotovoltaik sistemlerdeki mikro eviricilerin giriş gerilimlerini elde etmek için kullanılmaktadır. Fotovoltaik sistemlerde yaygın olarak kullanılması, bu dönüştürücüler üzerinde yapılan araştırmaları yoğunlaştırmıştır.
Bu tez çalışmasında yüksek kazançlı bir Sarmaşık tipi da-da dönüştürücü devresi matematiksel olarak modellenmiş ve benzetim modeli MATLAB/Simulink ortamında oluşturulmuştur. Benzetim çalışmaları ile elde edilen sonuçların uygulanabilirliği tartışılmıştır. İncelenen da-da dönüştürücü yapısı, düşük görev periyodu ile yüksek çıkış gerilimi sağlamak için birleştirilmiş indüktanslardan oluşmaktadır. Bu yapı anahtarlamalı yükselten tip dönüştürücüye entegre edilmiştir. Bu dönüştürücü yapısının önemli bir avantajı, güç anahtarları ve diyotlar üzerindeki gerilim streslerinin düşük olmasıdır. Böylece düşük maliyetli ve yüksek performanslı yarı iletken anahtarlama elemanları kullanılabilmektedir. Ayrıca, tüm diyotların ters geri kazanım problemi azaltılmakta ve anahtarlama elemanlarının sıfır akımdaki anahtarlama (ZCS) işlemi de sağlanmaktadır. Ek olarak pasif kilitleme devreleri, anahtarlama elemanlarının kapanma anları sırasında oluşan gerilim yükselmelerini bastırmak için kullanılmaktadır. Bu tezde 25V giriş gerilimi ve 400V çıkış gerilimine sahip 200W gücündeki bir da-da dönüştürücünün tasarımı ve benzetim çalışması gerçekleştirilmiştir. Benzetim çalışması sonucunda dönüştürücü yapısının çalışma prensibi ve sürekli durumdaki kararlılık analizi açıklanmıştır.
|
da-da converters with high switching frequency have been a part of many technological devices used in daily life. These converters are desired to have characteristics such as small size and high efficiency. These high-frequency switched converters are widely used in industrial applications such as battery charging stations, renewable energy systems, fuel cells, power factor correction circuits, led lighting due to their ease of control, fast response and high power density. These da-da converters with high voltage gain are especially used to obtain the input voltages of microswitches in photovoltaic systems. Their widespread use in photovoltaic systems has intensified research on these converters.
In this thesis, a high-gain interleaved converter circuit was modeled mathematically and the simulation model was created in MATLAB / Simulink environment. The applicability of the results obtained through simulation studies has been discussed. The studied transformer structure consists of inductances combined to provide high output voltage with low duty period. This structure is integrated in the switched step-up type converter. An important advantage of this converter structure is that it reduces voltage stress on power switches and diodes. So, low cost and high performance semiconductor switching elements can be used. In addition, the reverse recovery problem of all diodes is reduced and the zero current switching (ZCS) operation of the switching elements is also provided. In addition, passive locking circuits are used to suppress the voltage spikes that occur during the closing moments of the switching elements. The design and simulation study of a 200W da-da converter with 25V input voltage and 400V output voltage was carried out. As a result of the simulation study, the working principle and steady state stability analysis of the converter structure are explained.
|
MURAT BİRKAN
|
659874
|
Batman Üniversitesi
|
Yenilenebilir Enerji Sistemleri Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs10O6SZidjoMBcePKT0AOMecf4fYNuKZ1gN0rnCK8Jbo
|
./data/pdfs/659874.pdf
| 2,399,309
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:09.852850
|
2025-06-03T21:09:45.578683
|
2025-06-04T08:37:12.614555
|
2025-06-04T09:23:55.492335
|

Şekil 6.6 S1 ve S2 anahtarlarının tetikleme sinyalleri
Şekil 6.7 ve şekil 6.8'da sırası ile Sı ve S2 anahtar akımları ile bu anahtarlar üzerinde düşen gerilimlerin dalga şekilleri verilmiştir. Şekil 6.7'de verilen İsı ve İS2 akımları yükün etkisi ile yüksek değerler almıştır. Anahtarlar üzerindeki Vsı ve V s2 gerilimleri yüksüz çalışmada olduğu gibi yine yaklaşık olarak 100V'tur. Dönüştürücü devre simetrik yapıya sahip olduğundan Vsı ve V s2 gerilimleri ile İsı ve İs2 akımları
1
yaklaşık olarak aynıdır.

Şekil 6.7 S1 ve S2 anahtar akımları
|
|
460631
| 38
| 403
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9232376217842102,
"polygon": [
[
1507,
2099
],
[
1530,
264
],
[
296,
249
],
[
272,
2083
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.9013714790344238,
"polygon": [
[
933,
2209
],
[
934,
2159
],
[
875,
2157
],
[
873,
2207
]
]
},
{
"class": "Footer",
"confidence": 0.256226122379303,
"polygon": [
[
1540,
2110
],
[
1541,
1808
],
[
320,
1806
],
[
319,
2108
]
]
}
]
}
|
Hattat Hasan Rıza Efendi'nin hayatı ve eserleri / Calligrapher Hasan Rıza Efendi's life and his works
|
Hasan Rıza Efendi, hat sanatı tarihinde, Şeyh Hamdullah ile zuhur etmeye başlayan Osmanlı hat mektepleri arasında, XIX. yüzyıla gelindiğinde öne çıkan Kadıasker Mustafa İzzet Efendi mektebinin başlıca temsilcilerinden ve son dönem Osmanlı hat sanatı denince ilk hatırlanacak olan isimlerden biridir. Bu çalışmada, Hasan Rıza Efendi'nin hayatı ve eserleri, hat sanatı çerçevesinde ele alınıp, onun hat sanatındaki yeri ve önemi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu yapılırken, imkanlar ve şartlar dahilinde, tespit edilen ve katkıları olabilecek tüm kurum, şahıs ve yayınlara başvurulmuştur.
Çalışma sürecinde, Hasan Rıza Efendi'nin günümüze yakın bir asırda yaşamış olmasının, tespit edilen eser sayısının fazla olmasını sağlamıştır. Bununla birlikte Rıza Efendi'nin, A. Süheyl Ünver gibi kültür ve medeniyet muhafızı bir kimliğin yakın akrabası olması ve onun tuttuğu notlar sayesinde, hakkında başka bir hattata nasip olmayacak özellikte detay sayılabilecek bilgilere ulaşmak mümkün olmuştur.
Başvurulan kaynaklardan elde edilen tüm verilerin ele alınıp değerlendirilmesi neticesinde, çok yönlü kişisel özellikleri de olan Rıza Efendi'nin, hat sanatının hemen hemen tüm kullanım sahalarında verdiği eserler ve bilhassa Mushaf kitabetindeki yeri bakımından, hat sanatı tarihinde örnek bir sanatkâr olarak öneminin büyük olduğu anlaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: hattat, hat sanatı, Hasan Rıza
|
Hasan Rıza Efendi, one of the first names to be remembered in the last period of Ottoman calligraphy art, is one of the main representatives of the school of Kadıasker Mustafa Izzet Efendi which became prominent during the XIX century after the appearance of the Ottoman calligrafhy establisment thanks to Sheikh Hamdullah.
In this study, Hasan Riza Efendi's life and works were studied within the framework of art of calligraphy to reveal its place and importance in calligraphy. All related institutions, individuals and publications were tried to be identified and investigated to get the best effort possible to obtain the contributions of all of them to this study.
The fact that Hasan Rıza Efendi lived during the near century allowed us to have numerous works and books to be available for the study. Being close relative of A.Suheyl Unver, one of the main actors in the field of Ottoman culture and civilisation, provided a huge resource opportunity to get the detailed information about Rıza Efendi thanks to the notes taken by Suheyl Unver.
It has been understood through the evaluation of all the data obtained from the references of this study that Rıza Efendi, who has versatile personalities, has great importance as a model bearer in the history of calligraphy in terms of the works who produced in almost all the fields of calligraphy especially with respect to Mushaf.
Keywords: calligrapher, calligraphy art, Hasan Rıza
|
ELİF İLTER
|
460631
|
Sakarya Üniversitesi
|
İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı
|
2017
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=q3-d9QtLoVA2OMExHSkJpSgolTe3_2fVZl_FrFeHFgiIyDhKIercdv0HRWTkfNRh
|
./data/pdfs/460631.pdf
| 66,495,772
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:08.975178
|
2025-06-03T21:18:29.008209
|
2025-06-04T08:37:14.121253
|
2025-06-04T09:23:57.302655
|
Rıza Efendi, 1915'te Babıalı taraflarında açılan Medresetü'l Hattâtîndeki derslerine gıdıp gelirken ise o zamanlar Sirkeci-Salıpazarı arasında çalışan ve ancak yırmı kadar yolcu alabilen utak Şirket-i Hayriye vapurlarını kullanırdı. Pazartesi ve Perşembe günleri, buradaki derslerine vakar ile gelip, cümleyi selamladıktan sonra, köşedeki minderine oturur, bir dizini kaldırarak yazı masası haline getirip talebeden isteyene sülüs ve nesin dersi gösterirdi. Orada en yaşlı ve ma'ruf bir hattat oluşundan dolayı daima hürmet ve ta'zim görür, hatırı sorulur, yaşça ondan ufak olanlarca ellerinden öpülürdü.
Sakin bir tabiatı olan Rıza Efendi, ciddiyet sahibi olduğu kadar, pek hoşsohbet ve sohbetlerinde dostlarına fikralar anlatacak kadar da neşeli ve nüktedan birisiydi. Aynı zamanda, kendisini çok seven ve kendisine yazı yazdıranlar arasında bulunduğu da bilinen, kayınbiraderi Mustafa Enver Bey vefat ettiğinde, taziyesinde sesli ağlayacak kadar duygusal bir yapıya sahipti. 49
Dostları veya görüştüğü kişiler daha çok sanat camiasına mensub iseler de, farklı çevrelerden ahbaplıkları da vardı. Süheyl Bey'in notlarından anlaşıldığına göre onun bu çevresi, V. Mehmed Reşad gibi bir padişahtan (Saltanatı 1909-1918), Matbaacı Osman
Zeki Bey'e", esnaf sınıfından, sanat erbabına ve tasavvuf muhîtlerine kadar çok geniş yelpazeli idi. Hocaları ayrı tutulduğunda çağdaşı olan hattatlar arasında, Abdullah Zühdî (ö.1878), Mehmed Şevkî Efendi'nin dayısı olan Hûlûsî Efendi (ö.1874), Ibrahim Alâüddin Bey (ö.1887), Mehmed Şevkî Efendi (ö.1887), Çarşambalı Hacı Arıf Bey (ö.1892), Kayışzade Hâfız Osman Efendi (ö.1894), Abdülfettah Efendi (ö.1896), Muhsinzade Abdullah Efendi (ö.1894), Çırçırlı Ali Efendi (ö.1906), Filibeli Bakkal Ârif Efendi (ö.1909), Nazif Efendi (ö.1913), Hatib Omer Vasfi Efendi (ö.1928), Aziz Efendi (ö.1934), Hülûsî (Yazgan) Efendi (ö.1940), Kamil (Akdık) Efendî (ö.1941), Neyzen Emin Efendi (ö.1945), İsmail Hakkı Altunbezer (ö.1946), Mustafa Halim Efendi (ö.1964), Beşiktaşlı Hacı Nuri Korman (ö.1951), Necmeddin Okyay (ö.1976) ilk akla
<sup>49</sup> Ünver, Hasan Rıza Efendi Dosyası, SK, nr.27
<sup>50</sup> Matbaacı ve hattat Hâfiz Osman Zeki Bey, Hakkâkzade lakabıyla bilinen Hattat Mustafa Hilmi Efendi (ö.1851) 'nin oğludur. Doğum tarihi belli değidir. 1890 (H.1308) yılında vefat ettiği bilinmektedir. II.Abdülhamid devrinde , Sultan ile yakın dostluğuna da dayanan ilişkisi sayesinde, Saray'dan ilk defa Kur'an-ı Kerim basma izni almıştır. Matbasında ilk olarak Kayışzade Hâfız Osman Efendi'nin Kur'an'ı basıldı ise de Hasan Rıza Efendi'nin de kendisiyle olan tanışıklığı vesilesiyle yazdığı ayetberkenar Mushafların bu matbaada taşbasındığı bilinmektedir. Bu basımlar esnasında Rıza Efendi'nin de bizzat vazife aldığı, Süheyl Bey'in notları arasında geçmektedir. Bkz. Nedret Kuran Burçoğlu, "Saray'dan Ilk Defa Kur'an-ı Kerim Basma İznini Alan Hattat Matbaacı Osman Bey", Tarih ve Toplum, C. 35, S. 209, s. 32-35, Istanbul, Mayıs 2001 ; Unver, Hasan Riza Efendi Dosyası, SK, nr.27
|
|
441786
| 48
| 87
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9189638495445251,
"polygon": [
[
1501,
2096
],
[
1512,
266
],
[
199,
258
],
[
188,
2088
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8845800757408142,
"polygon": [
[
1466,
140
],
[
1467,
89
],
[
1411,
88
],
[
1410,
139
]
]
}
]
}
|
MoPd katalizörlerin elektroliz sisteminde ve doğrudan metanollü yakıt pillerinde elektrot malzemesi olarak kullanımlarının incelenmesi / Investigation of MoPd catalysts as electrode materials for electrolysis and direct metanol fuel cells
|
Bu çalışmada C yüzeyine elektrokimyasal olarak Pd (*C/Pd), değişik pH'larda, kaplama akımlarında ve miktarlarda Mo (C/Mo) ve belirlenen optimum koşullarda Mo-modifiye edilmiş C/Mo yüzeyine değişik oranlarda MoPd çöktürülmüş C/Mo-MoxPdy elektrotlar hazırlanarak değişik teknikler ile karakterize edilmiştir. Hazırlanan elektrotların yüzey yapıları yüzey analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Elektrotlar 1 M KOH çözeltisinde katot olarak kullanılmış ve hidrojen gazı çıkışına katalitik etkileri incelenmiştir. Bu amaçla elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) ve akım-potansiyel teknikleri kullanılmıştır. Elektrotlar ayrıca 1 M CH3OH içeren 0,1 M KOH çözeltisi içerisinde anot olarak kullanılmış ve değişik elektrokimyasal teknikler ile metanol elektrooksidasyonuna katalitik etkileri belirlenmiştir. Katalitik aktivitesi en yüksek olan elektrotun kararlılığı zamanla test edilmiştir. SEM görüntüleri Mo ve MoPd elektrotların yüzey alanının oldukça geniş olduğunu, EDX ölçümleri Pd metalinin yüzeye homojen olarak dağıldığını göstermiştir. Elde edilen elektrokimyasal sonuçlara göre C yüzeyinin ince bir Mo filmi ile kaplanması ile substratın elektrokatalitik etkisi artmış ve Pd çöktürme için daha iyi bir substrat malzemesi oluşturmuştur. C/Mo yüzeyine çok az miktarda Pd çöktürülmesi ile katalitik etki artmıştır. Mo ve Pd'nin bir arada çöktürülmesi ile oluşan sinerjistik etki ile hidrojen oluşumu için daha iyi katot ve etanol elektrooksidasyonu için daha iyi anot elde edilmiştir. En yüksek etkinlik, 50:50 oranında molibden ve paladyum iyonlarını içeren banyo çözeltisinde çöktürülmüş Mo-modifiye C/Mo-Mo50Pd50 elektrotta elde edilmiştir
|
In this study, Pd (*C/Pd) and Mo (C/Mo) at various pHs, deposition current densities and amounts (C/Mo) were electrochemically deposited over a C substrate. MoPd binary deposits with various ratios were electrochemically deposited over the C/Mo which was obtained at optimum conditions. The surfaces of the catalysts were examined by surface analysis techniques. The prepared electrodes were used as cathode in 1 M KOH solution and their hydrogen evolution activities were investigated. Additionally, their catalytic activity against metanol electrooxidation was investigated in 0.1 M KOH solution in the presence of 1 M CH3OH. The time-stability of the best electrode was also tested in the operation conditions. SEM images showed that Mo and MoPd-modified electrodes have large surface area, and EDX results indicated that Pd almost homogeneously distributed over the surface. Electrochemical studies showed that the modification of C by a thin Mo film enhances electrochemical activity of the substrate. In this way, a very suitable substrate for Pd deposition was obtained. The deposition of a small amount of Pd over the Mo-modified C enhances its activity. CO-deposition of Mo and Pd results with a better cathode for hydrogen evolution and better anode for the methanol electrooxidation reaction. The best activity for both of these reactions was obtained at the C/Mo-Mo50Pd50.
|
DERYA DİLEK DEMİR
|
441786
|
Bingöl Üniversitesi
|
Kimya Ana Bilim Dalı
|
2016
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrDEgQd4zgGFxmfqdzg4Jfth13eBcSwn0GePAfGpduVv7
|
./data/pdfs/441786.pdf
| 17,429,267
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:11.711047
|
2025-06-03T21:18:15.559691
|
2025-06-04T08:37:14.125704
|
2025-06-04T09:23:57.536423
|
Belirlenen en uygun koşullarda (pH=6, 1= 50 mA ve mM= 1g Mo/g C) elektrokimyasal olarak hazırlanan 1 g Mo/g C yüzeyine teorik olarak Mo:Pd= 100:0, 25:75, 50:50, 25:100 ve 0:100 olacak şekilde çok az miktarda ve toplamları aynı (5 mg Mo+Pd/g C) Mo ve Pd bir arada çöktürülmüştür (C/MoşPdy (x:y(%)=100:0, 75:25, 50:50, 25:75 ve 0:100).
Optimum koşullarda hazırlanmış C/Mo yüzeyinde değişik miktarlarda Pd çöktürülmüş ve en uygun miktarın 5 mg/g C olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle ikili MoPd ve Pd çöktürmeler bu miktarda yapılmıştır (Detaylar burada gösterilmemiştır).
Kullanılan kaplama banyolarının bileşimleri aşağıda verilmiştir.
1) Mo Kaplama Banyosu ve Kaplama Koşulları: 1,0 M Na2MoO4.2H2O + 0,2 M Na3CçH3O7.2H2O olacak şekilde hazırlanmıştır. Kaplamalar oda koşullarında çözelti karıştırılarak yapılmıştır. Yaklaşık 80 mL Mo kaplama banyosu bir behere alınarak manyetik balık üzerine konulmuş, içerisine Pt anot ve C takılmış çelik elektrot katot olacak şekilde yerleştirilmiştir. İstenilen miktarda Mo çöktürülecek şekilde sabit akım (10, 50 veya 100 mA) Faraday yasalarından hesaplanan süre boyunca elektroliz
sistemine uygulanarak C/Mo kaplamalar hazırlanmıştır. Bu şekilde hazırlanan elektrot C/Mo olarak adlandırılmıştır.
- 2) Stok A: 0,1 M KC1+0,2 M Na3C6H5O7
- 3) Mo Stok: 0,0351 g Na2MoO4,2H2O 100 mL Stok A içerisinde çözülerek hazırlanmıştır.
- 4) Pd Stok: 0,0232 g PdCl2 100 mL Stok A içerisinde çözülerek hazırlanmıştır.
- 5) Mo Çöktürme Banyosu ve Çöktürme Koşulları: Stok A dan 50 mL behere alınıp ıçerisine Pt anot ve C katot olarak yerleştirilmıştır. Doğru akım kaynağından 10 mA akım ayarlanmış ve çözelti içerisine daha önceden bir pipete konulmuş 0,5 mL Mo stok çözeltisinden 10 s de bir damla Mo çözeltisi damlatılmıştır. Çözelti içerisindeki molibden iyonlarının tamamının çöktüğünden emin olmak için elektrolize 30 dakıka boyunca devam edilmiştir. Bu şekilde 5mg Mo/g C hazırlanmıştır. Bu elektrot bundan sonra \*C/Mo olarak isimlendirilmiştir.
- 6) Pd Çöktürme Banyosu ve Çöktürme Koşulları: Stok A dan 50 mL behere alınıp ıçerisine Pt anot ve 1g Mo/g C olacak şekilde C/Mo elektrot (veya kaplanmamış C elektrot) katot olarak yerleştirilmiştir. Doğru akım kaynağından 10 mA akım
|
|
677100
| 26
| 123
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9331761598587036,
"polygon": [
[
1391,
2067
],
[
1394,
261
],
[
129,
258
],
[
125,
2065
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8889504671096802,
"polygon": [
[
797,
2225
],
[
798,
2174
],
[
739,
2174
],
[
738,
2224
]
]
}
]
}
|
Teknoparklarda ar-ge projesi değerlendirme süreci: Model önerisi / Evaluation process of r&d projects in technoparks: Model proposal
|
Bu araştırma teknoparklara başvuran ve teknopark yönetici şirketleri tarafından hakemler aracılığı ile değerlendirilen Ar-Ge projelerinin bu yolculuklarını incelemek ve uygulamada başarılı olacak bir model önermek amacıyla yapılmıştır.
Araştırmada Ar-Ge projelerinin teknoparklara başvurusundan başlayarak geçtiği aşamaları ve ağırlıklandırılmış değerlendirme kriterlerini oluşturmak üzere literatür taraması, pilot görüşmeler, derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Ar-Ge projesi değerlendirme süreci, değerlendirme yöntem ve kriterleri hakkında teknoparklar ve Ar-Ge ekosistemi hakkında ortalama 11 yıl tecrübeye sahip teknopark genel müdürü, üst düzey yönetici, konusunda uzman akademisyen ve sektör temsilcisi hakemlerle derinlemesine mülakatlar yapılmış ve analiz edilmiştir. Ayrıca derinlemesine mülakatların sonunda katılımcılar tarafından yüzde ağırlık olarak puanlanan kriterlerin ortalaması alınarak projelerin seçiminde değerlendirme kriterlerinin hangisinin ne kadar önemli olduğu tespit edilmiştir.
Araştırmada elde edilen veriler analiz edilerek teknoparkların tercih edebilecekleri iki ayrı model önerisi ortaya çıkmıştır. Birinci model hakem maliyetleri görece düşük, yüz yüze görüşmeler ya da yerinde ziyaretler ile desteklenmesi gereken bireysel hakem değerlendirmesi modelidir. İkinci model ise hakem maliyetlerinin tolere edilebildiği teknoparklar için bireysel hakem değerlendirmesi ve yüz yüze sunum ya da görüşmelerin yapılacağı değerlendirme kurulu aşamalarını birleştiren hibrit bir modeldir.
Ar-Ge projeleri değerlendirme sürecinde hangi kriterlerin hangi ağırlıkta olması gerektiğini gösteren bir tablo da oluşturulmuştur. Projenin rekabet gücü ve ticarileşme potansiyeli %14,2 ile en önemli kriter, projenin teknoloji düzeyi ve Ar-Ge yönü de %13,2 ile ikinci en önemli kriter olarak ortaya çıkmıştır. Projelerin sadece kâğıt üzerinden değil yüz yüze görüşmeler neticesinde değerlendirilmesi gerektiği ve teknopark yöneticilerinin Ar-Ge projeleri değerlendirilirken hakem ve uzmanların yanında karar mekanizmalarının içinde aktif bir şekilde yer alması gerektiği sonucuna da ulaşılmıştır.
|
This research was carried out to examine these journeys of R&D projects that applying to technoparks and evaluated by technopark management companies through referees and to propose a model that would be successful in practice.
In the research, literature review, pilot interviews and in-depth interviews were conducted to establish the stages and weighted evaluation criteria of R&D projects starting from the application step. About the R&D project evaluation process, evaluation methods and criteria, in-depth interviews were conducted with the technopark general manager, senior manager, expert academicians and sector representative referees, who have an average of 11 years of experience in Technoparks and the R&D ecosystem. In addition, at the end of the in-depth interviews, the average of the criteria scored by the participants as percent weight was taken to determine which evaluation criteria were important in the selection of projects.
By analyzing the data obtained in the research, two different model proposals that technoparks can choose have emerged. The first one is the individual referee evaluation model, which is relatively low in referee costs and needs to be supported by face-to-face meetings or on-site visits. The second one is a hybrid model for technoparks where referee costs can be tolerated, combining the stages of individual referee evaluation and evaluation board where face-to-face presentations or interviews will be made.
A table showing which criteria should be weighed how much in the evaluation process of R&D projects has also been created. The competitiveness and commercialization potential of the project emerged as the most important criteria with 14.2%, while the technology level and R&D aspects of the project emerged as the second most important criteria with 13.2%. It has also been concluded that the projects should be evaluated not only on paper but also on face-to-face meetings. Technopark managers should take an active part in decision mechanisms alongside referees and experts while evaluating R&D projects.
|
BİLAL TOPÇU
|
677100
|
İstanbul Medeniyet Üniversitesi
|
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
|
2021
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=8tbPippmWV_b-Irrn9YEAkbOupfc_5vWL_6ednNIGaUV3vPsLwJv-8RMRmtdE6ln
|
./data/pdfs/677100.pdf
| 3,359,724
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:12.137557
|
2025-06-03T21:21:41.717248
|
2025-06-04T08:37:14.233860
|
2025-06-04T09:23:57.741950
|
Ulaşım ve iletişim hızının artmasıyla, şırketler arası rekabet ile birlikte uluslararası rekabet de insanların gözleri önünde tıpkı bir tiyatro oyunu gibi cereyan etmektedir. Askeri gücü yüksek ve buna bağlı olarak doğal enerji kaynaklarına sahip ya da bu kaynakları kontrol altında tutabilen ülkeler bu rekabet sahnesinde güçlü taraf olarak kendilerini gösteriyorlar. Hem bu gücü korumak hem de dünya üretim ve ticaret hacimlerinden iyi birer dilim alarak yüksek büyüme oranlarını yakalamak için teknoloji ve inovasyon önemli bir süreç olarak kendini kabul ettirmiştir.
Bu rekabet içinde şirketler ve ülkeler, mevcut teknolojileri taklit etmek yerine stratejik konularda yeni ve sıra dışı araştırma yöntemleri ile katma değer oluşturan icatlar yapmak, mevcut ürün ve üretim sistemlerini yeni teknolojiler ile geliştiren Ar-Ge faaliyetlerini projelendirmek zorundadırlar(Uğurlu ve Kaya, 2013).
## 1.1.1 Teknoloji
Teknoloji, Yunanca'da yetenek, beceri, ustalık, sanat ve zanaat anlamına gelen "Techne" kelimesi ile konuyla ilgili bilim anlamı veren "ology" ekinin birleşmesinden türeyen ve Türkçeleşen bir kelimedir. Genel manasıyla teknoloji; "üretimin bilgisi"
anlamında kullanılmaktadır(Çapkın, 2019).
Türk Dil Kurumu teknolojiyi "Bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri, bunların biçimlerini kapsayan uygulama bilgisi, uygulayım bilimi" olarak tanımlıyor.
Teknoloji; araştırma, geliştirme, tasarım, gelişım, üretim, pazarlama, iletim, satış ve satış sonrası hizmetlerini de içine alan bir sanayi sürecinin, etkili ve verimli şekilde çalışabilmesinde ihtiyaç duyulan, kullanılan ve kullanılabilecek olan bilgi ve becerilerin tümüdür(Tepe, 2017; Zerenler, Türker ve Şahin, 2007).
Teknolojinin çok farklı tanımlarının yapıldığını biliyoruz ama sonuç olarak bu tanımlamaları derlediğimizde şunu söyleyebiliriz. Teknoloji, kullanılan sermayeyi, işgücünü ve ara malların verimliliğini zaman içinde doğrudan ve dolaylı olarak pozitif yönlü etkilediği, yine ortaya çıkan ürün, hizmet ya da sürecin kalitesini, fiyatını ya da verimliliğini arttırdığı için hem şirketler hem de içinde bulunduğu ekonomi için sürdürülebilir büyümenin ve kalkınmanın belirleyicilerinden biridir(Üğurlu ve Kaya, 2013).
|
|
219769
| 24
| 79
|
{
"labels": [
{
"class": "Metin",
"confidence": 0.9580557942390442,
"polygon": [
[
1481,
2153
],
[
1485,
338
],
[
266,
336
],
[
262,
2151
]
]
},
{
"class": "Sayfa Numarası",
"confidence": 0.8467097878456116,
"polygon": [
[
1466,
140
],
[
1467,
90
],
[
1410,
89
],
[
1409,
140
]
]
}
]
}
|
Uluslararası bale yarışmalarında kullanılmak üzere çağdaş solo koreografisi / Solo modern (contemporary) dance choreography in international classical ballet competitions
|
A.B.D `in New York şehrinde organize edilen `'Youth American Grand Prix''adlı yarışmasında kullanılmak üzere, yarışma kurallarına uygun olarakhazırlanan çağdaş dans parçası Doğu Sisi `Eastern Mist', Yüksek Lisansbitirme eseri, eserin oluşumunda kullanılan metodlar, müzik seçimi, kostümyapımına kadar olan süreç, sahnelenişi, elde edilen başarı ve yorumlar esermetnini oluşturmuştur.Eser bu yarışmaya katılan dansçı Gözde Özgür için hazırlanmıştır. Dansçınınbir yarışmacı olarak estetik, teknik, kabiliyet ve özellikleri, yarışma kuralları vedetayları göz önünde tutularak hazırlanmış ve başarılı olmuştur. Eser vemetninin ülkemizde bu gibi yarışmalar için hazırlanacak koreografik parçalarabir örnek olması amaç edinilmiştir. Dansçı, Gözde Özgür elde ettiği başarıneticesi kazandığı bursla yurt dışında eğitimini sürdürmektedir.Anahtar Kelimeler: Klasik bale, Modern dans, koreografi
|
Eastern Mist (Doğu Sisi) has been choreographed for an international balletcompetition `?Youth American Grand Prix?? in New York City. The piece hasbeen prepared accordingly with attention payed to details given by thecompetition commitee. From costume to music selection, the choreographicprocess and the methods applied up to its stating, the success and thepositive input received is the theme of this thesis.The piece has been choreographed for the competition candidate GözdeÖzgür. Her specific esthetic and technical talents, together with the rules anddetails given by the competition commitee has been given the priority and thegoal has been achieved. We hope that both the choreographic piece and thethesis will serve as a guide for future competition choreographers. Thecompetitor Gözde Özgür is now continuing her education abroad with theprice she has recevied.Key Words: Classical ballet, Modern dance, Choreography.
|
AHMET VOLKAN ERSOY
|
219769
|
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
|
Sahne Sanatları Ana Bilim Dalı
|
2007
|
Türkçe
|
Yüksek Lisans
|
Veterinerlik Viroloji Ana Bilim Dalı
|
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-eIEeqVwWGw2ujGiW5Iku7ISHSQRs2JkGdWMmbHezLzo
|
./data/pdfs/219769.pdf
| 3,967,664
| true
| true
| true
|
2025-06-03T14:51:12.719552
|
2025-06-03T21:21:09.656416
|
2025-06-04T08:37:16.231713
|
2025-06-04T09:23:58.155624
|
## 3. 1. Giysi ModasınıEtkileyen Bir Faktör Olarak Sinema ve Starlık Kavramı
Modanın kuramsal çerçevesinden çıkıp diğer disiplinlerle etkileşimini araştırdığımızda karşımıza ilk olarak sinema çıkar. Sinema doğuşundan bu yana modayla karşılıklıbir etkileşim içerisindedir.
Film izleyicileri, Hollywood yıldızı k sistemini icat eti edeli, film yadızlarınıve oynadıklarızkarakterleri taklit etmişlerdir. Bu yüzden öncelikle (Star Strategy) yıldızlık sistemi'nin anlatılmasında fayda vardır.
Hollywood öncesi Amerikan sinemasında film yapımcılarının, starlığın potansiyel sonuçlarıhakkında pek bir fikirleri yoktu. Onceleri filmlerde adlarıbile geçmeyen oyuncularıkullarıyorlardı. Bu oyuncularla sürekli olarak çalışım yordu. Fakat zamanla izleyicinin bazıoyunculara daha fazla ilgi gösterdiği fark edildi ve bu oyunculara uzun vadeli anlaşmalar yapılmaya başlandı. Ve Hollywood, daha fazla kazanmak için film yıldızlarının her yönüyle pazarlanmasına karar verdi.
Görsel medyanın henüz gelişmemiş olduğu yıllarda seyirci sadece yazılı basından okuduğu birçoğu asparagasa dayalılaberlerle yönlendirilmiş, film oyuncuları, yapımcılar tarafından bilinçli olarak apayrıve ulaşılamaz gösterilmiştir. İnsanüstü modellerin oluşturulmaya başlandığıbu dönemde Malene Dietrich, yeteneğiyle parlamıştır.
Herriet Worsley, Decades of Fashion adlılkitabında 1930' dan 1938'e kadar olan bu dönemi 'The Glamour Years' yani 'İşıtılı' olarak adlandırmıştır. Bu dönem Hollywood Starların tüm dünyayıetkisine aldığıdönemdir. 1929'da Wall Street'in çöküşüyle işsizlik yaygınlaşmış ve insanlar bu buhranlıdonemde sinemanın büyülü dünyasınıbir kaçış olarak görmüşlerdir. Bu dönemde insanlar, hayranı olduklarıyıldızlara mektuplar yazmaya başlamış, oyuncularıözel hayatlarıkamusal ilgi alanıhaline gelmiştir. Bu sebepler yıldızlık sistemine giden yolu açmıştır.
<sup>8</sup> Herbert J. Gans, Popüler kültür ve yüksek kültür, s. 95
|
End of preview. Expand
in Data Studio
README.md exists but content is empty.
- Downloads last month
- 13