Dataset Viewer
Auto-converted to Parquet Duplicate
image_data
imagewidth (px)
1.6k
2.34k
document_id
stringclasses
19 values
page_num
int64
1
260
total_pages
int64
37
377
predictions
dict
title
stringclasses
19 values
abstract_tr
stringclasses
19 values
abstract_en
stringclasses
19 values
author
stringclasses
19 values
thesis_id
stringclasses
19 values
university
stringclasses
15 values
department
stringclasses
18 values
year
stringdate
2006-01-01 00:00:00
2023-01-01 00:00:00
language
stringclasses
1 value
thesis_type
stringclasses
4 values
keyword_abd
stringclasses
1 value
original_url
stringclasses
19 values
file_path
stringclasses
19 values
file_size_bytes
int64
425k
31.5M
download_success
bool
1 class
extraction_success
bool
1 class
prediction_success
bool
1 class
download_timestamp
stringdate
2025-06-03 15:13:31
2025-06-03 15:13:33
extraction_timestamp
stringdate
2025-06-03 22:27:30
2025-06-03 22:45:11
prediction_timestamp
stringdate
2025-06-04 10:08:59
2025-06-04 10:17:50
hf_processing_timestamp
stringdate
2025-06-04 11:34:56
2025-06-04 11:39:36
658323
67
285
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9450973868370056, "polygon": [ [ 209, 1995 ], [ 1507, 1995 ], [ 1507, 340 ], [ 209, 340 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8784306645393372, "polygon": [ [ 896, 168 ], [ 897, 120 ], [ 837, 119 ], [ 836, 168 ] ] } ] }
Madde bağımlılığı ile mücadelede inanç temelli yaklaşım / Faith-based approach in substance addiction recovery
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu, sağlık, sosyo-ekonomik ve güvenlik ile ilgili etkileri ile bireyleri, aileleri ve genel olarak toplumu etkilemektedir. Dünyada hâkim anlayış, bağımlılık sorununu da içine alan madde kullanım bozukluklarının bir hastalık olarak kabul edilmesi ve buna uygun tedavi ve bakım hizmetlerinin teşvik edilmesidir. Ancak madde bağımlılığı ile mücadelede tedavi hizmetlerine entegre veya bağımsız şekilde uygulanan alternatif yaklaşımlar da yaygındır. İnanç temelli programlar ve terapötik topluluklar bunların başında gelmektedir. Bu çalışmada, bağımlılıkla mücadelede bir tedavi alternatifi olan inanç temelli yaklaşım ele alınmıştır. İnanç temelli yaklaşımın ne olduğu ve tarihsel gelişimi ortaya konarak Türkiye'de dini cemaatlerin madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarından örnekler uygulamalı olarak çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Bişri Hafi Derneği, Bağımsız Yaşam Derneği ve Hikmet Gönül Erleri Derneği'nin bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon çalışmaları incelenmiştir. Sonuçlar, inanç temelli programların katılımcılarının çoğunlukla, uzun süreden beri bağımlılık düzeyinde madde kullanan ve ağır uyuşturucular olarak tanımlanan maddeleri kullanan kişilerden oluştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde programlara katılanların bağımlılıklarından kurtulmak için farklı tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olmuş kişiler oldukları bulgulardan elde edilmiştir. İnanç temelli programlarda maneviyatın yanında yakın ilgi ve gönüllülük ayırt edici tutum olarak ortaya çıkmıştır. Programların yatılı olması da riskli sosyal çevreden uzak durmak ve yoksunluk dönemini atlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Bağımlıların program ekibi ve diğer hastalar ile birlikte iyileşme çabalarına göndermede bulunan iyileşme ortaklığı ilkesi programların önemli bir özelliğidir. Katılımcıların riskli sosyal çevreden izolasyonu, yüksek motivasyon ve yeniden sosyalleşme fırsatları inanç temelli yaklaşımların güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. Kurumsallaşma sorunları, profesyonel çalışan eksikliği ve sağlık sistemine dahil olamamak da bu yaklaşımın zayıf yönleri olarak değerlendirilebilir. Sonuçlar bağımlılıkla mücadelede inanç temelli programların Türkiye'de uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir alternatif olduğunu ancak henüz çok yeni olan programların geliştirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Bağımlılık Tedavisi, İnanç Temelli Programlar, Terapötik Topluluklar
The problem of substance abuse and addiction affects individuals, families, and the society in general with its effects on health, socio-economic factors and safety. The dominant approach in the world is to recognize addiction and substance use disorders as a disease and to promote appropriate treatment and care services. However, alternative approaches that are integrated into treatment services or implemented independently are also common in combating addiction problems. Faith-based programs and therapeutic communities are the leading ones among these. In this study, faith-based programs, which are a treatment alternative in substance addiction recovery, are examined. Firstly, the definition of a faith-based approach and its historical development have been expounded, and then examples from the activities of religious communities in Turkey against drug addiction have been studied practically. Within the scope of the research, the addiction recovery and rehabilitation activities of Bişri Hafi Association, Bağımsız Yaşam Association, and Hikmet Gönül Erleri Association have been investigated. The findings of the study have revealed that the addicts that applied to the faith-based programs most were those who had had heavy and long-term substance use and who mostly had tried different treatment methods but failed. In faith-based programs, close attention and volunteering emerged as a distinctive feature in addition to spirituality. The residential program offers an important opportunity for the participants to stay away from the risky social environment and to overcome the abstinence period. The therapeutic alliance principle, which refers to the addicts' recovery efforts in collaboration with the program team and other patients, is an important feature of the programs. The isolation of the participants from the risky social environment, high motivation and opportunities for re-socialization stand out as the strengths of faith-based approaches. Institutionalization problems, lack of professional staff and not being included in the health system can also be considered as weaknesses of this approach. The findings of the study demonstrate that faith-based programs are a viable alternative that can be implemented and made widespread in Turkey, but they also show that that since these programs are just up the road, they need to be further developed and supported. Keywords: Drug Addiction, Substance Addiction Recovery, Treatment, Faith-Based Programs, Therapeutic Communities
MUHAMMET ÇEVİK
658323
Fırat Üniversitesi
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
2021
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs7FB25SV1WGX04yhqPGKR0Rc3aR5Y68WwjYmQ8mM4Lm8
./data/pdfs/658323.pdf
5,271,585
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.588161
2025-06-03T22:33:58.494836
2025-06-04T10:09:41.374811
2025-06-04T11:34:56.588123
323693
89
91
{ "labels": [ { "class": "Kaynakça", "confidence": 0.9657931327819824, "polygon": [ [ 1519, 2128 ], [ 1522, 530 ], [ 259, 528 ], [ 257, 2126 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8359386324882507, "polygon": [ [ 909, 2189 ], [ 910, 2146 ], [ 854, 2145 ], [ 854, 2188 ] ] } ] }
Laubıe ve genelleştirilmiş fesenko karşılıklılık ilkelerinin ilişkisi üzerine / On the relationship between laubie and generalized fesenko reciprocity principle
Bir F yerel cisminin Tamamen dallanmış APF genişlemeleri için Abelyen olmayan karşılıklılık yasaları Fesenko tarafından, Hazewinkel ve Neukirch-Iwasawa'nın çalışmaları genelleştirilerek inşa edilmiştir. Bu çalışmada, F yerel cisminin her Galois genişlemesi için, karşılıklılık yasaları, yerel Fesenko karşılıklılık yasaları inşa edilerek ve Koch felsefesine göre, abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı inşa edilmiştir. Bunun için Fontaine-Wintenberger tarafından geliştirilmiş olan, yerel cisimlerin APF genişlemeleri ve bu APF genişlemelerine bağlı olarak norm cisimleri kuramı ele alınmıştır. Ardından da, Koch felsefesine göre, abelyen olmayan, yerel sınıf cisim kuramının inşası gerçekleştirilmiştir. Böylece, Fesenko anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı ile, Laubie anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı karşılıklı incelenebilmiştir. Bu ise Laubie'nin çalışmasının, İkeda-Serbest'in çalışmasının özel bir hali olarak elde edilebileceğini göstermiştir.
Abelien extension of the given field F and describing the arithmethical properties of these extensions via the algebraic and anlytic objects related to just the base field F is called as the local abelian class field theory. Another the most important problem in the modern number theory is reconstructing the theory to also non-abelien extensions of local field F.There are two main methods by which are developed by Langlands and Koch. Koch?s method is generalized to non-abelien extensions of local field F by Fesenko and Koch-de Shalit. Then after, Koch?s method is progressed in two different branches. The work of Koch-de Shalit is extended by Laubie and a non-abelien local class field theory is constructed. On the other hand, İkeda and Serbest are examined the Fesenko?s method to a different non-abelien local class field theory. The work of Fesenko is much more general than the work of Koch-de Shalit.In this thesis, it is studied the relationship between the non-abelien local class field theories in the sense of Fesenko and in the sense of Laubie.
ABDULLAH SERDAR KAZANCIOĞLU
323693
İstanbul Teknik Üniversitesi
Matematik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2012
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=rcbWnuqW6HxCZ_98ARapgqI_PCBXJ7g7SQ1MaSkWH82lVJ6HnluoRm13W9w4UkxM
./data/pdfs/323693.pdf
424,946
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.821901
2025-06-03T22:33:57.785423
2025-06-04T10:09:41.905378
2025-06-04T11:34:56.762395
523714
9
119
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8430035710334778, "polygon": [ [ 843, 2144 ], [ 922, 2144 ], [ 922, 2082 ], [ 843, 2082 ] ] } ] }
5. sınıf matematik dersinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi: Bir durum çalışması / Teaching 5th grade mathematics course in a blended learning environment: A case study
Teknolojik gelişmeler günümüzde eğitim-öğretim ortamlarında kendini göstermekte ve özellikle zor bir ders olarak kabul edilen matematik derslerinde de bu gelişmelerden yararlanmanın yolları aranmaktadır. Bu araştırmada 5.sınıf matematik dersinin konusu olan kesir, ondalık gösterim ve yüzdeler ünitesinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi süreci incelenmiştir. Çalışma 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul'da bir özel öğretim kurumunun ortaokul 5.sınıfında okuyan 89 öğrenci ile "Kesir, Ondalık Gösterim ve Yüzdeler" ünitesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir durum çalışması olarak tasarlanmış ve karma yöntemle veriler toplanmıştır. Öğrencilerin matematik dersine karşı tutumları, öz düzenleyici öğrenme becerileri ve teknoloji yeterlilikleri ile akademik başarı durumlarından nicel veriler elde edilmiştir. Öğretmen ve öğrencilerin öğrenme materyali, öğrenme ortamı ve yaşanan süreç ile ilgili görüşlerinden ise nitel veriler elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Çoklu Değerlendirme Ölçeği", akademik başarı sınavı, öğrenci günlüğü ve öğretmen gözlem formları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi SPSS programında bağımlı örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ortalama, standart sapma ve yüzde değerlerinin hesaplanmasıyla, nitel verilerin analizi ise içerik analizi yöntemiyle yapılmıştır. Harmanlanmış öğrenme ortamının yüz yüze kısmı sınıf ortamında çevrimiçi kısmı ise Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi'nde gerçekleştirilmiştir. Sekiz hafta süren araştırma sürecinde harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik derslerinde öğrencilerin akademik olarak başarı gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark göstermediği; harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik dersi hakkında öğrencilerin olumlu görüş bildirdiği ve bu durumun matematik dersine yönelik tutum ölçeği sonuçları ile de tutarlılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. Öğretmenin harmanlanmış öğrenme ortamındaki öğrenci davranışları ile ilgili görüşleri de öğrencilerin derse katılım, ilgi ve motivasyonlarının yüksek olduğunu göstermiştir.
Technological developments have penetrated into almost all of educational fields, and the ways of utilizing these developments are also being sought in mathematics courses which are considered as a particularly difficult subject. In this thesis study, the teaching process of fraction, decimal and percentage units of fifth grade math lesson in blended learning environment was examined. The study was performed with 89 students who were in the 5th grade private secondary school in Istanbul in 2017-2018 academic year. The study was designed as a case study and data were collected by a mixed method. The quantitative data were obtained from four sources: students' attitudes towards mathematics lesson, and students' self-regulatory learning skills, technology competences and academic achievement. On the other hand, the qualitative data were collected from teachers' and students' views on learning material, learning environment and the encountered process. Face-to-face part of the blended learning environment were transferred into practice in the classroom environment, and the online part were performed in the Moodle Learning Management System. While the quantitative data were analyzed by descriptive methods, the dependent sample t-test, and one-way variance analysis (ANOVA), the qualitative data were analyzed by the content analysis method. The implementation process in the blended learning environment took eight weeks. As a result, the difference between the mean scores of students' attitudes collected before and after the implementation were statistically significant. However, the difference between the mean scores of students' self-regulatory learning collected before and after the implementation were not statistically significant difference. The students reported positive opinions about the mathematics lessons taught in the blended learning environment and that this situation was consistent with the attitude scale results. The views of the teacher about student behaviors in the blended learning environment also showed that students had a high level of participation, interest and motivation.
AYFER DÜRNEL
523714
Bahçeşehir Üniversitesi
Eğitim Teknolojileri Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFZWEuN0mXMuGC2y4I5CA2Iw0-7RddBu6vz9AXjS_M0Lj
./data/pdfs/523714.pdf
4,134,814
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.994643
2025-06-03T22:36:24.962668
2025-06-04T10:09:43.390139
2025-06-04T11:34:56.958229
594047
170
193
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9425080418586731, "polygon": [ [ 1498, 2088 ], [ 1500, 348 ], [ 271, 346 ], [ 268, 2086 ] ] } ] }
Narsisizm ve dindarlık ilişkisi / The relation between narcissism and religiosty
Araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin narsisizm ve dindarlık ilişkisini çeşitli demografik ve psikososyal (cinsiyet, yaş, fakülte, sınıf, lise, hayatının büyük çoğunluğunun geçtiği yerleşim yeri, ailenin sosyo-ekonomik durumu vb.) açılardan incelemek ve açıklamaktır. İlişkisel tarama modelindeki bu çalışmada anket tekniğine başvurulmuştur. Araştırmanın evrenini 2018-2019 İstanbul Üniversitesinde okuyan lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise İlahiyat Fakültesi, Tıp Fakültesi, Edebiyat Fakültesi, İşletme Fakültesi ve İktisat Fakültesi'nde okuyan 827 öğrencidir. Araştırmada ölçme aracı olarak katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek amacıyla Kişisel Bilgi Formu, öğrencilerin narsisizm düzeylerini belirlemek için Salim Atay tarafından 2009 yılında Türkçeleştirilen ve revizyonu yapılan 16 soruluk Narsisizm Kişilik Envanteri ve dindarlık düzeylerini belirlemek için Faruk Karaca (2001) tarafından standardize edilen 10 maddelik İçsel Dini Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmanın sonucuna göre narsisizm ve dindarlık arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin narsisizm düzeyleri ile cinsiyet, fakülte, mezun olunan lise, anne babanın hayatta olma durumu, annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, günlük namaz kılma durumu, Kâbe'yi ziyaret etme isteği ve annenin dindarlık durumu değişkenler arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin narsisizm düzeyleri ile yaş, sınıf, hayatın geçirildiği yerleşim yeri, ailelerinin sosyo-ekonomik durumu, annenin günlük namaz kılma durumu, babanın günlük namaz kılma durumu, babanın dindarlık düzeyi ve açık kimlikle sosyal medya hesabı kullanma arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir.
The objective of this research is to examine the relation of university students between narcissism and religiosity, demographically and psycho-socially with the variables of (gender, age, faculty, class, high school, residential place where most of the time spent, socio-economics conditions of family etc) and explain their interrelation. In this study, questionnaire technique is applied in this relational screening model. Selected research field is 2017-2019 bachelors students, who study at the Istanbul University. The samplery of the research is 827 students, studying at the faculty of divinity, the faculties of medicine, the faculties of literature, the faculties of management and the faculties of economics. As a measurement instrument of participants, in order to find out their demographies, the personal information questionnaires are used. To document the narcissism levels of the students, 16 questions Narcissistic Personality Inventory, which was revised and translate into Turkish in 2009 by Salim Atay and Intrinsic Religious Motiviation Scale consisting of 10 articles that was developed in (2001) by Faruk Karaca, were used. According to the research result, a meaningful co-relation between narcissism and religosity has been found. It has been found meaningful relation between narcistic levels and gender, faculty, graduated high school, the status of livehood of parents, education level of mother, education level of father, the condition of practising daily praying and passion to Kaba visit. There has not been identified an significant co-relation between narcissistic tendencies of students and age, class, residential place, socio-economic conditions of family, condition of praying of mother, condition of praying of father and social media presence with an open identity.
SADET KOCAGÖZ UZUN
594047
İstanbul Üniversitesi
Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=npGs9H39x7G6401x51yqpOCZGAXN9Z4EXERZZ2yb6kY2WsBqtpDkYzzfANUc92R0
./data/pdfs/594047.pdf
1,848,572
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.023972
2025-06-03T22:27:30.935954
2025-06-04T10:09:43.394356
2025-06-04T11:34:57.304034
600473
93
102
{ "labels": [ { "class": "Kaynakça", "confidence": 0.9257550239562988, "polygon": [ [ 1478, 2014 ], [ 1493, 238 ], [ 146, 227 ], [ 130, 2003 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.840259313583374, "polygon": [ [ 857, 2175 ], [ 858, 2118 ], [ 792, 2117 ], [ 791, 2174 ] ] } ] }
Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının incelenmesi / Investigation of middle school students' attitudes towards mathematics
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının incelenmesidir. Bu kapsamda ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları incelenmiş ve tutumlarının çeşitli değişkenlere göre (cinsiyet, sınıf seviyesi, okul türü, algılanan ekonomik durum, okul dışında matematik takviye ders alma durumu, okul kurs/etütüne katılma durumu, matematik başarı ortalaması, genel başarı ortalaması, algılanan matematik başarısı, ailenin matematik başarı beklentisi, matematik öğretmenini sevme düzeyi, anne eğitim seviyesi, baba eğitim seviyesi) farklılaşma durumları sorgulanmıştır. Araştırma genel tarama modeli kapsamında ilişkisel tarama modeline dayalı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul'daki ortaokul öğrencileri, örneklemini ise 2018-2019 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin altı farklı ilçesindeki birer ortaokul, özel ortaokul ve imam hatip ortaokulunda öğrenim gören 1080 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin matematiğe yönelik tutumları Önal (2013) tarafından geliştirilmiş olan 22 maddelik Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği (MTÖ) kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri SPSS 15.0 programı aracılığıyla betimsel modelde ve karşılaştırma testleri yapılarak çözümlenmiştir. Öncelikle verilerin normal dağılımı sınanmış ve normal dağılım elde edilemediğinden dolayı verilerin çözümlenmesinde parametrik olmayan teknikler kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde, tanımlayıcı istatistiksel metotlar (yüzde, ortalama, standart sapma); ikili grupların karşılaştırılmasında (cinsiyet, okuldaki kurs/etütlere katılma durumu) non-parametrik testlerden ilişkisiz ölçümler için Mann-Whitney-U testi; üç ve daha fazla grubun karşılaştırılmasında (sınıf seviyesi, okul türü, algılanan gelir düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, matematik başarı düzeyi, genel başarı düzeyi, algılanan başarı düzeyi, ailenin algılanan başarı beklenti düzeyi, matematik öğretmenini sevme düzeyi) Kruskall Wallis-H Testi ve bu test sonucunda gruplar arasında fark bulunduğunda, farklılıkların kaynağını belirlemek üzere Mann-Whitney U testi sonuçlarına yer verilmiştir. Araştırmadan elde edilen belli başlı sonuçlar şu şekildedir: Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları yüksektir. Kız öğrencilerin matematiğe çalışmaya yönelik çalışmalarının ve matematiğe yönelik kaygılarının erkek öğrencilere göre daha fazla olduğu söylenebilir. Sınıf seviyesi yükseldikçe öğrencilerin ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının azaldığı; kaygılarının arttığı görülmüştür. Özel ortaokul öğrencilerinin imam hatip ortaokulu öğrencilerine göre çalışma, gereklilik ve genel tutumları daha olumlu; diğer ortaokul türlerine göre, özel ortaokul öğrencileri daha az kaygılı ve ortaokul öğrencileri imam hatip ortaokulu öğrencilerine göre matematiğe daha ilgilidir. Gelir seviyelerinin yüksek olduğunu düşünen öğrencilerin matematiğe yönelik genel tutumlarının daha yüksek, kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Okul dışında matematik takviye dersi alan ve almayan öğrencilerin tutumları arasında fark bulunmamıştır. Okul kurs/etütüne katılan öğrencilerin katılmayanlara göre ve matematik dersi ortalaması ile genel başarı ortalaması yüksek olan öğrencilerin matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek; kaygılarının daha düşük olduğu görülmüştür. Algıladıkları matematik başarıları ile ailelerinin kendilerinden bekledikleri matematik başarısının yüksek olduğunu düşünen ve matematik öğretmenlerini sevenlerin öğrencilerin matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek olduğu ve kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Anne ve baba eğitim durumu değişkenlerinde eğitim durumu yüksek olan anne babaların çocuklarının matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek; kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Matematik eğitimi, matematik dersi, matematik tutumu, matematik kaygısı
The aim of this research is to examine the middle school students' attitudes toward mathematics. Within this framework, the attitudes of middle school students toward the mathematics have been examined, and the differences in their attitudes based on some variables (gender, grade level, type of school, perceived economic status, taking reinforecement math cources out of school time, attending school course etude, mathematics achievement average, overall achievement average, perceived mathematics achievement, mathematics achievement expectation of family, liking math teacher, mother education level, father education level) have been questioned. The study was conducted based on the comparison survey model within the scope of the general survey model. The population of this study consists of middle school students in İstanbul and the sample was composed of 1080 students from public middle schools, private middle schools and Islamic divinity middle schools from six different districts of Istanbul. 22-item Attitudes towards Mathematics Scale which was developed by Önal (2013) is used to investigate the students' attitudes toward mathematics. The data was analyzed with descriptive and difference tests using SPSS (15.0). Firstly, the normal distribution of the data was tested and non-parametric techniques were used to analyze the data since the normal distribution could not be obtained. While analyzing the data, descriptive statistics (percentage, mean, standard deviation); non-parametric tests for the comparison of binary groups (gender, taking reinforecement math cources out of school time, attending school course etude), Mann-Whitney U test for the unrelated measurements, Kruskal-Wallis H test for the comparison of three or more groups (grade level, type of school, perceived economic status, mathematics achievement average, overall achievement average, perceived mathematics achievement, mathematics achievement expectation of family, liking math teacher, mother education level, father education level) and –in the statistically significant results- in order to define the source of the differences, Mann-Whitney U test were used. Some of the main results are as follows: Students have positively high attitudes towards mathematics. Female students have more positive general attitudes and more anxiety than male students. It is seen that interest, study, neccesity and general attitudes are getting decreased and anxiety is getting increased while the grade level is getting higher. Private middle school students' study, neccesity and general attitudes are positively more than islamic divinity middle school students, private middle school students have less anxiety than the other school types and general school students are more interested in mathematics than islamic divinity middle school. It can be said that, the attitudes of students towards mathematics who think that income levels are high have higher interest, study, neccesity and general attitudes and their anxiety is lower. There are not difference between students taking and not taking reinforecement math cources out of school time. The students attend school cource/etude and have high mathematics achievement average and overall achievement average have higher interest, study, neccesity and general attitudes towards mathematics; anxiety is found lower. It can be said that the students who think perceived mathematics achievement and mathematics achievement expectation of family are high and like math teacher teacher have more positive attitudes in interest, study, neccesity and general attitudes and lower anxiety. In the variables of educational status of parents, students who have parents with high educational status have higher interest, study, neccesity and general attitudes towards mathematics; anxiety can be said to be lower. Keywords: Mathematics Education, Mathematics Lesson, Attitudes Towards Mathematics, Math Anxiety.
NESLİHAN CITDIR
600473
Marmara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=aEzj_IdWAsjiSAfK3qwrBk2Mw-tP-7KgW95QlJUKDq1SqaNRbdWO2tvSJ_w8SekD
./data/pdfs/600473.pdf
2,508,967
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.152908
2025-06-03T22:30:46.987330
2025-06-04T10:09:43.588309
2025-06-04T11:34:57.507888
323693
90
91
{ "labels": [ { "class": "Kaynakça", "confidence": 0.8873307108879089, "polygon": [ [ 173, 518 ], [ 1346, 518 ], [ 1346, 213 ], [ 173, 213 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8502163887023926, "polygon": [ [ 806, 2196 ], [ 807, 2138 ], [ 742, 2136 ], [ 740, 2195 ] ] } ] }
Laubıe ve genelleştirilmiş fesenko karşılıklılık ilkelerinin ilişkisi üzerine / On the relationship between laubie and generalized fesenko reciprocity principle
Bir F yerel cisminin Tamamen dallanmış APF genişlemeleri için Abelyen olmayan karşılıklılık yasaları Fesenko tarafından, Hazewinkel ve Neukirch-Iwasawa'nın çalışmaları genelleştirilerek inşa edilmiştir. Bu çalışmada, F yerel cisminin her Galois genişlemesi için, karşılıklılık yasaları, yerel Fesenko karşılıklılık yasaları inşa edilerek ve Koch felsefesine göre, abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı inşa edilmiştir. Bunun için Fontaine-Wintenberger tarafından geliştirilmiş olan, yerel cisimlerin APF genişlemeleri ve bu APF genişlemelerine bağlı olarak norm cisimleri kuramı ele alınmıştır. Ardından da, Koch felsefesine göre, abelyen olmayan, yerel sınıf cisim kuramının inşası gerçekleştirilmiştir. Böylece, Fesenko anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı ile, Laubie anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı karşılıklı incelenebilmiştir. Bu ise Laubie'nin çalışmasının, İkeda-Serbest'in çalışmasının özel bir hali olarak elde edilebileceğini göstermiştir.
Abelien extension of the given field F and describing the arithmethical properties of these extensions via the algebraic and anlytic objects related to just the base field F is called as the local abelian class field theory. Another the most important problem in the modern number theory is reconstructing the theory to also non-abelien extensions of local field F.There are two main methods by which are developed by Langlands and Koch. Koch?s method is generalized to non-abelien extensions of local field F by Fesenko and Koch-de Shalit. Then after, Koch?s method is progressed in two different branches. The work of Koch-de Shalit is extended by Laubie and a non-abelien local class field theory is constructed. On the other hand, İkeda and Serbest are examined the Fesenko?s method to a different non-abelien local class field theory. The work of Fesenko is much more general than the work of Koch-de Shalit.In this thesis, it is studied the relationship between the non-abelien local class field theories in the sense of Fesenko and in the sense of Laubie.
ABDULLAH SERDAR KAZANCIOĞLU
323693
İstanbul Teknik Üniversitesi
Matematik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2012
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=rcbWnuqW6HxCZ_98ARapgqI_PCBXJ7g7SQ1MaSkWH82lVJ6HnluoRm13W9w4UkxM
./data/pdfs/323693.pdf
424,946
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.821901
2025-06-03T22:33:57.785423
2025-06-04T10:09:44.146873
2025-06-04T11:34:57.590497
521795
7
81
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9012044072151184, "polygon": [ [ 1482, 2141 ], [ 1488, 1170 ], [ 217, 1162 ], [ 212, 2134 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8541164994239807, "polygon": [ [ 873, 2187 ], [ 874, 2145 ], [ 822, 2144 ], [ 821, 2186 ] ] }, { "class": "Diğer", "confidence": 0.8255687952041626, "polygon": [ [ 1413, 1074 ], [ 1423, 180 ], [ 252, 166 ], [ 242, 1060 ] ] } ] }
siRNA taşınımında kullanılmak üzere yıldız tipi polimerlerin sentezi ve karakterizasyonu / Synthesis and characterization of star shaped polymers to be used in siRNA delivery
siRNA temelli RNA interferans mekanizmasından faydalanılarak gen ifadelenmesinin baskılanması, spesifik genlerin temel işleyişlerini ortaya çıkarmada kullanılmakla birlikte buna ek olarak viral enfeksiyonlar, genetik, kardiyovasküler rahatsızlıklar ve kanser gibi hastalıklar üzerinde etkiye sahip bir gen tedavisi uygulamasıdır. Günümüzün en önemli ve ölümcül hastalıklarından olan kanser, her yıl on binlerce insanın hayatını tehdit etmekte ve bu rakamlar her geçen yıl artmaktadır. Kanser hastalığı ile mücadele için birçok geleneksel yöntem olması ile birlikte; bu yöntemlerin hastalar üzerinde olumsuz etkiler göstermesi, kanser tedavisi üzerine yoğunlaşan araştırmacıları yeni tedavi stratejileri geliştirmeye yöneltmektedir. Bu yan etkilerin başında günümüzde kullanılan geleneksel tedavi yöntemlerinin kanser hücreleri ile birlikte sağlıklı hücrelere de zarar vermesidir. Son yapılan çalışmalarda bu sorun üzerine yoğunlaşılmış ve kanser hücrelerini hedeflemeyi amaç edinen yöntemler geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yeni nesil kanser hücresi odaklı yöntemlerden birisi de siRNA tedavisidir. siRNA tedavisi yöntem olarak doğrudan sorunlu gene mRNA düzeyinde etki ederek potansiyel bir terapötik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte siRNA'nın terapötik olarak kullanımını zorlaştıran, sahip olduğu yükün etkisi ile hücre membranından geçememesi ve hücre içerisine etkin bir şekilde girememesi gibi sınırlamaları mevcuttur. Bunun yanı sıra siRNA'ların nükleazlar tarafından enzimatik degredasyona uğrama ihtimallerinin oluşu, yarı ömürlerinin oldukça kısa olmasına neden olur. Bunun gibi olumsuz etkileri bertaraf etmek adına siRNA taşınımı için uygun ve etkili bir taşıyıcı sistemin kullanımı gereksinimi oluşmaktadır. Bu noktada yıldız polimerler taşıyıcı sistem gereksinimini ortadan kaldırmak ve siRNA degredasyonunun önüne geçmek için etkili bir polimer olarak karşımıza çıkmaktadır. Gen yüklemedeki olağanüstü enkapsülasyon kapasiteleri, gen etkileşimi için elektriksel yüke sahip küre yapısı, fonksiyonellendirme için bol miktarda iç ve dış aktif gruplara sahip olması gibi özellikleri ile siRNA taşınımı için en etkili sistemin geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Sunulan tez kapsamında, siRNA'lar ile etkileşecek olan yıldız polimerlerin sentezi, fonksiyonellendirilmesi ve karakterizasyonunun gerçekleştirilerek siRNA'lar için etkili bir taşıyıcı sistem geliştirilmesi hedeflenmiştir. Buradan yola çıkarak belirlenen hedefe ulaşmak için ilk olarak taşıyıcı sistem olan ATRP ile hazırlanan polietilen glikol (PEG) tabanlı, azot içeren çekirdeğe sahip yıldız polimerlerin sentezi gerçekleştirilmiştir. Sentezlenen yıldız polimerler çeşitli karakterizasyon teknikleri kullanılarak incelenmiş ve siRNA taşınımı için optimum değerleri veren yıldız tipi polimerik taşıyıcı sistemler elde edilmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında ise elde edilen katyonik özellik gösteren yıldız polimerlerin canlı hücreler üzerine sitotoksik etkileri ve larinks kanseri hücre hattı olan HEp-2 hücre hattı üzerinde de siRNA yüklenmiş katyonik partiküllerin gen susturma çalışmaları in vitro olarak gerçekleştirilmiş ve HEp-2 hücreleri üzerinde gen ifadelenmesi başarılı bir şekilde sağlanmıştır.
Utilizing the siRNA-based RNA interfering mechanism, suppression of gene expression, in addition to being used to elucidate the basic functioning of specific genes, is a gene therapy application that has an effect on diseases such as viral infections, genetics, cardiovascular diseases and cancer. Cancer is one of the most important and deadly diseases in the world and nowadays threatens thousands of people and these numbers are increasing every year. Although there are many traditional methods for fighting cancer disease, these methods have negative effects on the patients, and researchers who are focused on cancer treatment lead to the development of new treatment strategies. One of the side effects of traditional treatment methods is that destroy cancer cells as well as healthy cells. Recent studies have focused on this problem and developed methods aiming at targeting cancer cells. One of the new generation cancer cell-based methods developed is siRNA therapy. siRNA therapy directly acts as a potential therapeutic agent by acting directly on the problematic gene at mRNA level. However, siRNA has limitations such as it's ability to pass through the cell membrane and not to enter the cell effectively, which makes it difficult to use therapeutically. Moreover, the possibility of siRNA's undergoing enzymatic degradation by nuclease causes the half-life of siRNAs to be quite short. In order to avoid such adverse effects, there is a need to use an appropriate and effective carrier system for siRNA delivery. At this point, the star polymers are effective polymer to remove the need for carrier system and to prevent siRNA degradation. Development of the most efficient system for siRNA delivery with properties such as extraordinary encapsulation capacities for gene load, sphere structure with electrical charge for gene interaction and abundant internal and external active groups for functionalization. Within the scope of the thesis, it is aimed to develop an effective carrier system for siRNAs by synthesizing, functionalizing and characterizing star polymers which will interact with siRNAs. From this point, to reach the determined target, synthesis of star polymers with polyethylene glycol based and nitrogen containing nucleus prepared with ATRP, which is the carrier system, was first carried out. Synthesized star polymers were studied using various characterization techniques and star- shaped polymeric carrier systems were obtained which gave optimum values for siRNA transport. In the second part of the study, the cytotoxic effects of star polymers showing cationic properties on the living cells and gene silencing studies of siRNA loaded cationic particles on the HEp-2 cell line, which is a larynx cancer cell line, were performed in vitro and gene expression on HEp-2 cells was successful.
SERHAT ÖZTÜRK
521795
Hacettepe Üniversitesi
Kimya Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFdOhnXRT6Y_L-_29-uxnHVNvEbiyXa-ms4qL4XHEqJxN
./data/pdfs/521795.pdf
7,757,544
true
true
true
2025-06-03T15:13:33.137618
2025-06-03T22:36:24.238851
2025-06-04T10:09:45.497096
2025-06-04T11:34:57.810316
318573
13
75
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9283758401870728, "polygon": [ [ 1478, 2079 ], [ 1488, 298 ], [ 194, 290 ], [ 184, 2072 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8876588940620422, "polygon": [ [ 868, 2142 ], [ 868, 2097 ], [ 823, 2097 ], [ 823, 2141 ] ] } ] }
Oksijene dayalı membran biyofilm reaktöründe gaz basıncının ve amonyum yükünün nitrifikasyona etkisi / Effect of gas pressure and ammonium loading on nitrication in O2 - based membrane biofilm reactor
Nehirlere veya göllere yüksek azot deşarjı, aşırı alg büyümesine yol açtığından dolayı su kalitesinde bozunmalara yol açmaktadır. Düşük arıtma maliyetinden dolayı biyolojik azot giderimi temel olarak iki aşamada gerçekleşmektedir. Birinci aşama, amonyumun nitrat ve nitrite oksidasyonunu kapsayan nitrifikasyon prosesidir. BOİ oksidasyonu/nitrifikasyon prosesinde hetetrof ve ötotrof bakteriler arasındaki rekabet, hetetrofların büyüme hızlarının daha yüksek olmasından dolayı nitrifiyeleri olumsuz etkilenmektedir. Daha iyi bir azot giderimi için, denitrifikasyon öncesinde nitrifikasyon prosesinin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.Hidrofobik gaz transfer membranlarının kullanıldığı membran biyofilm reaktörü (MBfR)'nde, kabarcıksız gaz difüzyonundan dolayı, oksijen elektron alıcı olarak biyofilmdeki nitrifiyeler tarafından etkili bir şekilde kullanılmıştır. Bu çalışmada, oksijene dayalı MBfR reaktöründe farklı oksijen basıncı ve amonyum yükleri altında nitrifikasyon prosesi detaylı olarak incelenmiştir. Bu amaçla sistemde, biyofilm oluştuktan sonra oksijen basıncı 6 psi'den 0,5 psi'ye kadar kademeli olarak indirilmiştir. Diğer taraftan hidrolik bekleme süresi de 1-7,5 saat aralığında değiştirilmiştir. 0,5 psi'de optimum bekleme süresi 2,5 saat olarak belirlenmiştir. Amonyum yükü 4,4 g N/m2-gün olduğunda tam nitrifikasyon gerçekleşmiştir. Bu durumda nitrifikasyon hızı ortalama 3,98 g N/m2-gün ve oksijen akısı 9,2 g O2/m2-gün olarak belirlenmiştir. PCR-DGGE teknikleri ile sistemdeki etkin mikroorganizma türleri de belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Membran Biyofilm Reaktörü, Nitrifikasyon, Mikrobiyal Ekoloji
Effect of Gas Pressure And Ammonium Loading on Nitrication in O2 ? Based Membrane Biofilm ReactorDischarge of high nitrogen loading to rivers and lakes causes a severe reduction in water quality due to the excess algae growth. Biological nitrogen removal processes(BNR) has advantages due to its lower cost. BNR take places basically at two steps. First step is nitrification including oxidation of ammonium to nitrite and nitrate. Second step is also denitrification process including reduction of oxidized nitrogen to nitrogen gas. In the BOD oxidation/Nitrification process, the competition between heterotrophic and autotrophic bacteria affects adverse nitrifies because the specific growth rate for autotrophic bacteria is lower than that for heterotrophic bacteria. For beter nitrogen removal, nitrification process prior to denitrification is required to be performed successfully.Providing that hydrophobic gas transfer membranes were used as a biofilm supporting material, the gas (oxygen) as electron acceptor is utilized completely by microorganisms because it reached to biofilm with bubble-less gas diffusion in the membran biofilm reactor (MBfR). In this study, nitrification process was investigated on detailed under different oxygen pressures and ammonium loadings. For this purpose, the oxygen pressure was gradually decreased from 6 to 0.5 psi after biofilm formed in the system. The hidrolic retention time was also varied in the range of 1.0-7.5 h. at the O2 pressure of 0.5 psi, the hydrolic retentaion time was found to be 2.5 h. A complete nitrification occured in the case of 4.4 g N/m2-d. In this case, nitrification rate and oxygen flux were 3.98 g N/m2-d and 9.2 g O2/m2-d, respectively. In addition, the microbial ecology was defined using PCR-DGGE technique.Key words: Membrane Biofilm Reactor, Nitrification, Microbial Ecology
MEHMET PALTA
318573
Fırat Üniversitesi
Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2012
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=RYan9_S-Z7Eir3xdWGXBiJVILi_y_gUhamdjXFZn5mVlFVJbhOOr-ue4BKaW_xTg
./data/pdfs/318573.pdf
1,702,014
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.899390
2025-06-03T22:35:17.128738
2025-06-04T10:09:45.498576
2025-06-04T11:34:57.928236
658323
68
285
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9423198103904724, "polygon": [ [ 208, 1998 ], [ 1513, 1997 ], [ 1511, 342 ], [ 206, 343 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8755805492401123, "polygon": [ [ 894, 168 ], [ 895, 120 ], [ 838, 119 ], [ 837, 167 ] ] } ] }
Madde bağımlılığı ile mücadelede inanç temelli yaklaşım / Faith-based approach in substance addiction recovery
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu, sağlık, sosyo-ekonomik ve güvenlik ile ilgili etkileri ile bireyleri, aileleri ve genel olarak toplumu etkilemektedir. Dünyada hâkim anlayış, bağımlılık sorununu da içine alan madde kullanım bozukluklarının bir hastalık olarak kabul edilmesi ve buna uygun tedavi ve bakım hizmetlerinin teşvik edilmesidir. Ancak madde bağımlılığı ile mücadelede tedavi hizmetlerine entegre veya bağımsız şekilde uygulanan alternatif yaklaşımlar da yaygındır. İnanç temelli programlar ve terapötik topluluklar bunların başında gelmektedir. Bu çalışmada, bağımlılıkla mücadelede bir tedavi alternatifi olan inanç temelli yaklaşım ele alınmıştır. İnanç temelli yaklaşımın ne olduğu ve tarihsel gelişimi ortaya konarak Türkiye'de dini cemaatlerin madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarından örnekler uygulamalı olarak çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Bişri Hafi Derneği, Bağımsız Yaşam Derneği ve Hikmet Gönül Erleri Derneği'nin bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon çalışmaları incelenmiştir. Sonuçlar, inanç temelli programların katılımcılarının çoğunlukla, uzun süreden beri bağımlılık düzeyinde madde kullanan ve ağır uyuşturucular olarak tanımlanan maddeleri kullanan kişilerden oluştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde programlara katılanların bağımlılıklarından kurtulmak için farklı tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olmuş kişiler oldukları bulgulardan elde edilmiştir. İnanç temelli programlarda maneviyatın yanında yakın ilgi ve gönüllülük ayırt edici tutum olarak ortaya çıkmıştır. Programların yatılı olması da riskli sosyal çevreden uzak durmak ve yoksunluk dönemini atlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Bağımlıların program ekibi ve diğer hastalar ile birlikte iyileşme çabalarına göndermede bulunan iyileşme ortaklığı ilkesi programların önemli bir özelliğidir. Katılımcıların riskli sosyal çevreden izolasyonu, yüksek motivasyon ve yeniden sosyalleşme fırsatları inanç temelli yaklaşımların güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. Kurumsallaşma sorunları, profesyonel çalışan eksikliği ve sağlık sistemine dahil olamamak da bu yaklaşımın zayıf yönleri olarak değerlendirilebilir. Sonuçlar bağımlılıkla mücadelede inanç temelli programların Türkiye'de uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir alternatif olduğunu ancak henüz çok yeni olan programların geliştirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Bağımlılık Tedavisi, İnanç Temelli Programlar, Terapötik Topluluklar
The problem of substance abuse and addiction affects individuals, families, and the society in general with its effects on health, socio-economic factors and safety. The dominant approach in the world is to recognize addiction and substance use disorders as a disease and to promote appropriate treatment and care services. However, alternative approaches that are integrated into treatment services or implemented independently are also common in combating addiction problems. Faith-based programs and therapeutic communities are the leading ones among these. In this study, faith-based programs, which are a treatment alternative in substance addiction recovery, are examined. Firstly, the definition of a faith-based approach and its historical development have been expounded, and then examples from the activities of religious communities in Turkey against drug addiction have been studied practically. Within the scope of the research, the addiction recovery and rehabilitation activities of Bişri Hafi Association, Bağımsız Yaşam Association, and Hikmet Gönül Erleri Association have been investigated. The findings of the study have revealed that the addicts that applied to the faith-based programs most were those who had had heavy and long-term substance use and who mostly had tried different treatment methods but failed. In faith-based programs, close attention and volunteering emerged as a distinctive feature in addition to spirituality. The residential program offers an important opportunity for the participants to stay away from the risky social environment and to overcome the abstinence period. The therapeutic alliance principle, which refers to the addicts' recovery efforts in collaboration with the program team and other patients, is an important feature of the programs. The isolation of the participants from the risky social environment, high motivation and opportunities for re-socialization stand out as the strengths of faith-based approaches. Institutionalization problems, lack of professional staff and not being included in the health system can also be considered as weaknesses of this approach. The findings of the study demonstrate that faith-based programs are a viable alternative that can be implemented and made widespread in Turkey, but they also show that that since these programs are just up the road, they need to be further developed and supported. Keywords: Drug Addiction, Substance Addiction Recovery, Treatment, Faith-Based Programs, Therapeutic Communities
MUHAMMET ÇEVİK
658323
Fırat Üniversitesi
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
2021
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs7FB25SV1WGX04yhqPGKR0Rc3aR5Y68WwjYmQ8mM4Lm8
./data/pdfs/658323.pdf
5,271,585
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.588161
2025-06-03T22:33:58.494836
2025-06-04T10:09:45.624851
2025-06-04T11:34:58.079537
445980
173
295
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9411863088607788, "polygon": [ [ 315, 1980 ], [ 1505, 1980 ], [ 1505, 1560 ], [ 315, 1560 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9255868792533875, "polygon": [ [ 1519, 1129 ], [ 1522, 213 ], [ 282, 208 ], [ 279, 1124 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.9163357019424438, "polygon": [ [ 1528, 1569 ], [ 1528, 1227 ], [ 327, 1227 ], [ 327, 1569 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.7165420651435852, "polygon": [ [ 317, 1240 ], [ 1507, 1240 ], [ 1507, 1146 ], [ 317, 1147 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.6897608637809753, "polygon": [ [ 937, 2205 ], [ 938, 2160 ], [ 872, 2158 ], [ 870, 2203 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.5480142831802368, "polygon": [ [ 492, 1179 ], [ 1360, 1179 ], [ 1360, 1134 ], [ 492, 1134 ] ] } ] }
Cumhuriyet Halk Partisi'nin din politikaları ve kendi tabanının bunlara bakışı (İstanbul örneği) / The religion politics of Republican People's Party and their perspectives of its electoral base (Istanbul case)
Modern demokrasinin katalizörü olan siyasal partiler, toplumsal talepleri parlamentoya taşıyan temsili demokratik sistemin araçlarıdır. Hiç şüphesiz, Türk siyasal hayatının yapı taşlarından birisi, Cumhuriyet ile yaşıt bir siyasal kuruluş olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'dir. CHP kuruluşu, benimsemiş olduğu siyasi hedefleri, örgütleniş biçimi bakımından oldukça farklı niteliklere sahiptir.Türk siyasetinin en gerilimli alanlarından birisi, din ve devlet ilişkileri veya din politikalarıdır. Bu çalışmada Atatürk Döneminden günümüze kadar CHP'nin Din politikalarının değerlendirilmesinin yanı sıra, tabanın bu politikalara bakışı da ortaya konulacaktır.
Political parties which is the catalyzator of modern democracy is a tools of system of representative democracy that tranports social request to the parliament. Repuplican People's Party (CHP) which is a political organisation with the same age with Turkish Republic itselfs, is one of the fundamental main pillars of Turkish political lifes. CHP has a quite differnt qualities in terms of organizational form and political targets in establishment. In my study ı will use descriptive method and questionnary study.The religion-state relations are one of the controversial fields of Turkish politics. In conclusion, in my study, I will show the religion and laicism approch of the Republican People's Party.
RAMAZAN AKKIR
445980
Sakarya Üniversitesi
Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrGJW3NihpzCh3MruBbc8zTa9o7S23XiEkg5QTi90Nq-l
./data/pdfs/445980.pdf
1,732,521
true
true
true
2025-06-03T15:13:31.629245
2025-06-03T22:27:30.324309
2025-06-04T10:09:46.153793
2025-06-04T11:34:58.650416
192531
62
83
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9638274908065796, "polygon": [ [ 1470, 2010 ], [ 1475, 263 ], [ 270, 260 ], [ 266, 2006 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8870756030082703, "polygon": [ [ 897, 2246 ], [ 898, 2193 ], [ 834, 2191 ], [ 833, 2245 ] ] } ] }
Tezek dumanına maruz bırakılan tavşanlarda n-asetil sisteinin histopatolojik ve oksidan/antioksidan sistem üzerine etkileri / Effects of n-acetyl cystein on histopathological changes and oxidant-antioxidant status in rabbits exposed to biomass fumes
ÖZETTEZEK DUMANINA MARUZ BIRAKILAN TAVŞANLARDA N-ASETİ STEİ NLSİ Nİ HİSTOPATOLOJİK VE OKSİDAN/ANTİOKSİDANSİSTEM ÜZERİ ETKİNE LERİDr. Levent TETİKGirişve amaç: Tezek ğıkullanı nı çeş akciğ hastalı na yol açtımı n itli er klarış n amacıtezek dumanı maruz bı lan tavşbilinmektedir. Bu çalımanı ; na rakı anlarda N-asetilsisteinin (NAC) histopatolojik ve oksidan/antioksidan sistem üzerine etkileriniaraşrmaktıtı r.Yöntem: Çalı için herbiri beştavşşma andan oluş 4 grup oluşan turuldu. Mays'inmladı yönteme benzer şğıtanı ekilde (80x80x80 cm) cam kafes kullanı . Gruplar: birldıay boyunca günde 1 saat sadece temiz havaya maruz bı lanlar (grup1=kontrol),rakısadece NAC verilenler (grup 2=NAC), sadece tezek dumanı maruz bı lan (grupna rakı3=tezek), hem tezek dumanı maruz bı lı hem de NAC verilenler (grupna rakıp4=tezek+NAC) olarak belirlendi. Bir ayı sonunda tavşn anlar sakrifiye edildi. Akciğerdokularıhistopatolojik olarak incelendi. Kanda protein sülfhidrilleri (SH), karbonil,malondialdehit (MDA) düzeyleri ölçüldü.Bulgular: Akciğ dokuların histopatolojik incelemesinde grup 3 (tezek)'de grup 1er nı(kontrol)'e göre respiratuar epitel proliferasyonu (p=0.008), alveolar destrüksiyonderecesi (p=0.006) ve amfizematöz değ iklikler (p=0.007) açından anlamlıiş sı farklıklısaptandıGrup 4 (tezek +NAC)'de Grup 3 (tezek)'e göre intraparenkimal fibrozisde.anlamlıazalma saptandı(p=0.017). Grup 3 (tezek)'de grup 1 (kontrol)'e göre SHdüzeyinde anlamlıazalma olduğ saptandıu (p=0.000).Sonuç: Tavşanlarda tezek dumanımaruziyetinin respiratuar epitel proliferasyonu,ğıayrı oksidan-alveolar destrüksiyon ve amfizematöz değ ikliklere yol açtıiş caantioksidan sistemi olumsuz yönde etkilediğancak NAC kullanı nı histopatolojiki mındeğ iklikler ya da oksidan stres açından belirgin düzeltici etkisi olmadıığbulundu.iş sı
SUMMARYEFFECTS OF N-ACETYL CYSTEIN ON HISTOPATHOLOGICALCHANGES AND OXIDANT-ANTIOXIDANT STATUS IN RABBITSEXPOSED TO BİOMASS FUMESDr. Levent TETİKBackground and Objectives: Biomass known to cause many pulmonary disorders.In this study we aimed to show the effects of N-acetyl cystein on histopathologicalchanges and oxidant-antioxidant status in rabbits exposed to biomass fumes.Methods: Four groups each with five rabbits were formed. A glass box (80x80x80cm) similar to the one that Mays defined was used. Group 1 (control) is exposed onlyto dry air, group 2 (NAC) was given NAC, group 3 (biomass) was exposed only tobiomass fumes and group 4 (biomass+NAC) was both exposed to biomass fumes andgiven NAC in a duration of 1 month for 1 hour daily. At the end of 1 month periodrabbits were sacrificied. Lung tissues were examined histopathologically. Proteinsulfhydryls (SH), carbonyl, MDA levels in blood were measured.Results: In the histopathological examination of lung tissues scores, for respiratoryepithelial proliferation (p=0.008), alveolar destraction (p=0.006) and emphysematouschanges (p=0.007) were significantly higher in group 3 ( biomass) than group 1(control). There was a significant difference between group 4 (biomass+NAC) andgroup 3 (biomass) (p=0.017) for intraparenchimal fibrozis. SH levels weresignificantly decreased in group 3 (biomass) than group 1 (control) (p=0.00).Conclusions: Exposure to biomass fumes cause respiratory epithelial proliferationand emphysematous changes and also negatively effects oxidant-antioxidant status.However NAC has no healing effect on histopathological changes and oxidativestress.
LEVENT TETİK
192531
Afyon Kocatepe Üniversitesi
Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=XohQ0H2mJnBfxLPsY8dG40BHBpFqk8B2DoZ7eQZUsQ_Ti-yLSAtPWVWTk7kMhbAR
./data/pdfs/192531.pdf
1,378,289
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.600111
2025-06-03T22:33:57.924028
2025-06-04T10:09:47.600382
2025-06-04T11:34:58.798211
523714
10
119
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8503124713897705, "polygon": [ [ 911, 2141 ], [ 912, 2086 ], [ 852, 2086 ], [ 851, 2141 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.5887885093688965, "polygon": [ [ 1476, 1042 ], [ 1476, 248 ], [ 298, 248 ], [ 298, 1042 ] ] }, { "class": "Ekler", "confidence": 0.43613603711128235, "polygon": [ [ 1485, 1043 ], [ 1488, 242 ], [ 269, 236 ], [ 265, 1038 ] ] } ] }
5. sınıf matematik dersinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi: Bir durum çalışması / Teaching 5th grade mathematics course in a blended learning environment: A case study
Teknolojik gelişmeler günümüzde eğitim-öğretim ortamlarında kendini göstermekte ve özellikle zor bir ders olarak kabul edilen matematik derslerinde de bu gelişmelerden yararlanmanın yolları aranmaktadır. Bu araştırmada 5.sınıf matematik dersinin konusu olan kesir, ondalık gösterim ve yüzdeler ünitesinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi süreci incelenmiştir. Çalışma 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul'da bir özel öğretim kurumunun ortaokul 5.sınıfında okuyan 89 öğrenci ile "Kesir, Ondalık Gösterim ve Yüzdeler" ünitesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir durum çalışması olarak tasarlanmış ve karma yöntemle veriler toplanmıştır. Öğrencilerin matematik dersine karşı tutumları, öz düzenleyici öğrenme becerileri ve teknoloji yeterlilikleri ile akademik başarı durumlarından nicel veriler elde edilmiştir. Öğretmen ve öğrencilerin öğrenme materyali, öğrenme ortamı ve yaşanan süreç ile ilgili görüşlerinden ise nitel veriler elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Çoklu Değerlendirme Ölçeği", akademik başarı sınavı, öğrenci günlüğü ve öğretmen gözlem formları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi SPSS programında bağımlı örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ortalama, standart sapma ve yüzde değerlerinin hesaplanmasıyla, nitel verilerin analizi ise içerik analizi yöntemiyle yapılmıştır. Harmanlanmış öğrenme ortamının yüz yüze kısmı sınıf ortamında çevrimiçi kısmı ise Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi'nde gerçekleştirilmiştir. Sekiz hafta süren araştırma sürecinde harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik derslerinde öğrencilerin akademik olarak başarı gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark göstermediği; harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik dersi hakkında öğrencilerin olumlu görüş bildirdiği ve bu durumun matematik dersine yönelik tutum ölçeği sonuçları ile de tutarlılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. Öğretmenin harmanlanmış öğrenme ortamındaki öğrenci davranışları ile ilgili görüşleri de öğrencilerin derse katılım, ilgi ve motivasyonlarının yüksek olduğunu göstermiştir.
Technological developments have penetrated into almost all of educational fields, and the ways of utilizing these developments are also being sought in mathematics courses which are considered as a particularly difficult subject. In this thesis study, the teaching process of fraction, decimal and percentage units of fifth grade math lesson in blended learning environment was examined. The study was performed with 89 students who were in the 5th grade private secondary school in Istanbul in 2017-2018 academic year. The study was designed as a case study and data were collected by a mixed method. The quantitative data were obtained from four sources: students' attitudes towards mathematics lesson, and students' self-regulatory learning skills, technology competences and academic achievement. On the other hand, the qualitative data were collected from teachers' and students' views on learning material, learning environment and the encountered process. Face-to-face part of the blended learning environment were transferred into practice in the classroom environment, and the online part were performed in the Moodle Learning Management System. While the quantitative data were analyzed by descriptive methods, the dependent sample t-test, and one-way variance analysis (ANOVA), the qualitative data were analyzed by the content analysis method. The implementation process in the blended learning environment took eight weeks. As a result, the difference between the mean scores of students' attitudes collected before and after the implementation were statistically significant. However, the difference between the mean scores of students' self-regulatory learning collected before and after the implementation were not statistically significant difference. The students reported positive opinions about the mathematics lessons taught in the blended learning environment and that this situation was consistent with the attitude scale results. The views of the teacher about student behaviors in the blended learning environment also showed that students had a high level of participation, interest and motivation.
AYFER DÜRNEL
523714
Bahçeşehir Üniversitesi
Eğitim Teknolojileri Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFZWEuN0mXMuGC2y4I5CA2Iw0-7RddBu6vz9AXjS_M0Lj
./data/pdfs/523714.pdf
4,134,814
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.994643
2025-06-03T22:36:24.962668
2025-06-04T10:09:47.601702
2025-06-04T11:34:59.045781
594047
171
193
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9314142465591431, "polygon": [ [ 1486, 2140 ], [ 1492, 364 ], [ 301, 359 ], [ 294, 2136 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8419325351715088, "polygon": [ [ 1464, 2206 ], [ 1464, 2161 ], [ 1397, 2161 ], [ 1397, 2206 ] ] } ] }
Narsisizm ve dindarlık ilişkisi / The relation between narcissism and religiosty
Araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin narsisizm ve dindarlık ilişkisini çeşitli demografik ve psikososyal (cinsiyet, yaş, fakülte, sınıf, lise, hayatının büyük çoğunluğunun geçtiği yerleşim yeri, ailenin sosyo-ekonomik durumu vb.) açılardan incelemek ve açıklamaktır. İlişkisel tarama modelindeki bu çalışmada anket tekniğine başvurulmuştur. Araştırmanın evrenini 2018-2019 İstanbul Üniversitesinde okuyan lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise İlahiyat Fakültesi, Tıp Fakültesi, Edebiyat Fakültesi, İşletme Fakültesi ve İktisat Fakültesi'nde okuyan 827 öğrencidir. Araştırmada ölçme aracı olarak katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek amacıyla Kişisel Bilgi Formu, öğrencilerin narsisizm düzeylerini belirlemek için Salim Atay tarafından 2009 yılında Türkçeleştirilen ve revizyonu yapılan 16 soruluk Narsisizm Kişilik Envanteri ve dindarlık düzeylerini belirlemek için Faruk Karaca (2001) tarafından standardize edilen 10 maddelik İçsel Dini Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmanın sonucuna göre narsisizm ve dindarlık arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin narsisizm düzeyleri ile cinsiyet, fakülte, mezun olunan lise, anne babanın hayatta olma durumu, annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, günlük namaz kılma durumu, Kâbe'yi ziyaret etme isteği ve annenin dindarlık durumu değişkenler arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin narsisizm düzeyleri ile yaş, sınıf, hayatın geçirildiği yerleşim yeri, ailelerinin sosyo-ekonomik durumu, annenin günlük namaz kılma durumu, babanın günlük namaz kılma durumu, babanın dindarlık düzeyi ve açık kimlikle sosyal medya hesabı kullanma arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir.
The objective of this research is to examine the relation of university students between narcissism and religiosity, demographically and psycho-socially with the variables of (gender, age, faculty, class, high school, residential place where most of the time spent, socio-economics conditions of family etc) and explain their interrelation. In this study, questionnaire technique is applied in this relational screening model. Selected research field is 2017-2019 bachelors students, who study at the Istanbul University. The samplery of the research is 827 students, studying at the faculty of divinity, the faculties of medicine, the faculties of literature, the faculties of management and the faculties of economics. As a measurement instrument of participants, in order to find out their demographies, the personal information questionnaires are used. To document the narcissism levels of the students, 16 questions Narcissistic Personality Inventory, which was revised and translate into Turkish in 2009 by Salim Atay and Intrinsic Religious Motiviation Scale consisting of 10 articles that was developed in (2001) by Faruk Karaca, were used. According to the research result, a meaningful co-relation between narcissism and religosity has been found. It has been found meaningful relation between narcistic levels and gender, faculty, graduated high school, the status of livehood of parents, education level of mother, education level of father, the condition of practising daily praying and passion to Kaba visit. There has not been identified an significant co-relation between narcissistic tendencies of students and age, class, residential place, socio-economic conditions of family, condition of praying of mother, condition of praying of father and social media presence with an open identity.
SADET KOCAGÖZ UZUN
594047
İstanbul Üniversitesi
Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=npGs9H39x7G6401x51yqpOCZGAXN9Z4EXERZZ2yb6kY2WsBqtpDkYzzfANUc92R0
./data/pdfs/594047.pdf
1,848,572
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.023972
2025-06-03T22:27:30.935954
2025-06-04T10:09:47.615564
2025-06-04T11:34:59.346924
658323
69
285
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.951977550983429, "polygon": [ [ 1495, 2027 ], [ 1501, 282 ], [ 235, 277 ], [ 229, 2022 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8748387098312378, "polygon": [ [ 896, 169 ], [ 897, 120 ], [ 837, 119 ], [ 836, 168 ] ] } ] }
Madde bağımlılığı ile mücadelede inanç temelli yaklaşım / Faith-based approach in substance addiction recovery
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu, sağlık, sosyo-ekonomik ve güvenlik ile ilgili etkileri ile bireyleri, aileleri ve genel olarak toplumu etkilemektedir. Dünyada hâkim anlayış, bağımlılık sorununu da içine alan madde kullanım bozukluklarının bir hastalık olarak kabul edilmesi ve buna uygun tedavi ve bakım hizmetlerinin teşvik edilmesidir. Ancak madde bağımlılığı ile mücadelede tedavi hizmetlerine entegre veya bağımsız şekilde uygulanan alternatif yaklaşımlar da yaygındır. İnanç temelli programlar ve terapötik topluluklar bunların başında gelmektedir. Bu çalışmada, bağımlılıkla mücadelede bir tedavi alternatifi olan inanç temelli yaklaşım ele alınmıştır. İnanç temelli yaklaşımın ne olduğu ve tarihsel gelişimi ortaya konarak Türkiye'de dini cemaatlerin madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarından örnekler uygulamalı olarak çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Bişri Hafi Derneği, Bağımsız Yaşam Derneği ve Hikmet Gönül Erleri Derneği'nin bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon çalışmaları incelenmiştir. Sonuçlar, inanç temelli programların katılımcılarının çoğunlukla, uzun süreden beri bağımlılık düzeyinde madde kullanan ve ağır uyuşturucular olarak tanımlanan maddeleri kullanan kişilerden oluştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde programlara katılanların bağımlılıklarından kurtulmak için farklı tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olmuş kişiler oldukları bulgulardan elde edilmiştir. İnanç temelli programlarda maneviyatın yanında yakın ilgi ve gönüllülük ayırt edici tutum olarak ortaya çıkmıştır. Programların yatılı olması da riskli sosyal çevreden uzak durmak ve yoksunluk dönemini atlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Bağımlıların program ekibi ve diğer hastalar ile birlikte iyileşme çabalarına göndermede bulunan iyileşme ortaklığı ilkesi programların önemli bir özelliğidir. Katılımcıların riskli sosyal çevreden izolasyonu, yüksek motivasyon ve yeniden sosyalleşme fırsatları inanç temelli yaklaşımların güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. Kurumsallaşma sorunları, profesyonel çalışan eksikliği ve sağlık sistemine dahil olamamak da bu yaklaşımın zayıf yönleri olarak değerlendirilebilir. Sonuçlar bağımlılıkla mücadelede inanç temelli programların Türkiye'de uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir alternatif olduğunu ancak henüz çok yeni olan programların geliştirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Bağımlılık Tedavisi, İnanç Temelli Programlar, Terapötik Topluluklar
The problem of substance abuse and addiction affects individuals, families, and the society in general with its effects on health, socio-economic factors and safety. The dominant approach in the world is to recognize addiction and substance use disorders as a disease and to promote appropriate treatment and care services. However, alternative approaches that are integrated into treatment services or implemented independently are also common in combating addiction problems. Faith-based programs and therapeutic communities are the leading ones among these. In this study, faith-based programs, which are a treatment alternative in substance addiction recovery, are examined. Firstly, the definition of a faith-based approach and its historical development have been expounded, and then examples from the activities of religious communities in Turkey against drug addiction have been studied practically. Within the scope of the research, the addiction recovery and rehabilitation activities of Bişri Hafi Association, Bağımsız Yaşam Association, and Hikmet Gönül Erleri Association have been investigated. The findings of the study have revealed that the addicts that applied to the faith-based programs most were those who had had heavy and long-term substance use and who mostly had tried different treatment methods but failed. In faith-based programs, close attention and volunteering emerged as a distinctive feature in addition to spirituality. The residential program offers an important opportunity for the participants to stay away from the risky social environment and to overcome the abstinence period. The therapeutic alliance principle, which refers to the addicts' recovery efforts in collaboration with the program team and other patients, is an important feature of the programs. The isolation of the participants from the risky social environment, high motivation and opportunities for re-socialization stand out as the strengths of faith-based approaches. Institutionalization problems, lack of professional staff and not being included in the health system can also be considered as weaknesses of this approach. The findings of the study demonstrate that faith-based programs are a viable alternative that can be implemented and made widespread in Turkey, but they also show that that since these programs are just up the road, they need to be further developed and supported. Keywords: Drug Addiction, Substance Addiction Recovery, Treatment, Faith-Based Programs, Therapeutic Communities
MUHAMMET ÇEVİK
658323
Fırat Üniversitesi
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
2021
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs7FB25SV1WGX04yhqPGKR0Rc3aR5Y68WwjYmQ8mM4Lm8
./data/pdfs/658323.pdf
5,271,585
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.588161
2025-06-03T22:33:58.494836
2025-06-04T10:09:48.163597
2025-06-04T11:34:59.544603
323693
91
91
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9001516699790955, "polygon": [ [ 912, 2191 ], [ 912, 2141 ], [ 851, 2140 ], [ 850, 2191 ] ] }, { "class": "Diğer", "confidence": 0.6825712323188782, "polygon": [ [ 1465, 1823 ], [ 1470, 372 ], [ 285, 368 ], [ 279, 1818 ] ] } ] }
Laubıe ve genelleştirilmiş fesenko karşılıklılık ilkelerinin ilişkisi üzerine / On the relationship between laubie and generalized fesenko reciprocity principle
Bir F yerel cisminin Tamamen dallanmış APF genişlemeleri için Abelyen olmayan karşılıklılık yasaları Fesenko tarafından, Hazewinkel ve Neukirch-Iwasawa'nın çalışmaları genelleştirilerek inşa edilmiştir. Bu çalışmada, F yerel cisminin her Galois genişlemesi için, karşılıklılık yasaları, yerel Fesenko karşılıklılık yasaları inşa edilerek ve Koch felsefesine göre, abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı inşa edilmiştir. Bunun için Fontaine-Wintenberger tarafından geliştirilmiş olan, yerel cisimlerin APF genişlemeleri ve bu APF genişlemelerine bağlı olarak norm cisimleri kuramı ele alınmıştır. Ardından da, Koch felsefesine göre, abelyen olmayan, yerel sınıf cisim kuramının inşası gerçekleştirilmiştir. Böylece, Fesenko anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı ile, Laubie anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı karşılıklı incelenebilmiştir. Bu ise Laubie'nin çalışmasının, İkeda-Serbest'in çalışmasının özel bir hali olarak elde edilebileceğini göstermiştir.
Abelien extension of the given field F and describing the arithmethical properties of these extensions via the algebraic and anlytic objects related to just the base field F is called as the local abelian class field theory. Another the most important problem in the modern number theory is reconstructing the theory to also non-abelien extensions of local field F.There are two main methods by which are developed by Langlands and Koch. Koch?s method is generalized to non-abelien extensions of local field F by Fesenko and Koch-de Shalit. Then after, Koch?s method is progressed in two different branches. The work of Koch-de Shalit is extended by Laubie and a non-abelien local class field theory is constructed. On the other hand, İkeda and Serbest are examined the Fesenko?s method to a different non-abelien local class field theory. The work of Fesenko is much more general than the work of Koch-de Shalit.In this thesis, it is studied the relationship between the non-abelien local class field theories in the sense of Fesenko and in the sense of Laubie.
ABDULLAH SERDAR KAZANCIOĞLU
323693
İstanbul Teknik Üniversitesi
Matematik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2012
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=rcbWnuqW6HxCZ_98ARapgqI_PCBXJ7g7SQ1MaSkWH82lVJ6HnluoRm13W9w4UkxM
./data/pdfs/323693.pdf
424,946
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.821901
2025-06-03T22:33:57.785423
2025-06-04T10:09:49.705221
2025-06-04T11:34:59.699639
318573
14
75
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9384151101112366, "polygon": [ [ 1473, 2086 ], [ 1484, 263 ], [ 196, 255 ], [ 185, 2078 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9131870865821838, "polygon": [ [ 866, 2140 ], [ 867, 2098 ], [ 821, 2096 ], [ 820, 2138 ] ] } ] }
Oksijene dayalı membran biyofilm reaktöründe gaz basıncının ve amonyum yükünün nitrifikasyona etkisi / Effect of gas pressure and ammonium loading on nitrication in O2 - based membrane biofilm reactor
Nehirlere veya göllere yüksek azot deşarjı, aşırı alg büyümesine yol açtığından dolayı su kalitesinde bozunmalara yol açmaktadır. Düşük arıtma maliyetinden dolayı biyolojik azot giderimi temel olarak iki aşamada gerçekleşmektedir. Birinci aşama, amonyumun nitrat ve nitrite oksidasyonunu kapsayan nitrifikasyon prosesidir. BOİ oksidasyonu/nitrifikasyon prosesinde hetetrof ve ötotrof bakteriler arasındaki rekabet, hetetrofların büyüme hızlarının daha yüksek olmasından dolayı nitrifiyeleri olumsuz etkilenmektedir. Daha iyi bir azot giderimi için, denitrifikasyon öncesinde nitrifikasyon prosesinin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.Hidrofobik gaz transfer membranlarının kullanıldığı membran biyofilm reaktörü (MBfR)'nde, kabarcıksız gaz difüzyonundan dolayı, oksijen elektron alıcı olarak biyofilmdeki nitrifiyeler tarafından etkili bir şekilde kullanılmıştır. Bu çalışmada, oksijene dayalı MBfR reaktöründe farklı oksijen basıncı ve amonyum yükleri altında nitrifikasyon prosesi detaylı olarak incelenmiştir. Bu amaçla sistemde, biyofilm oluştuktan sonra oksijen basıncı 6 psi'den 0,5 psi'ye kadar kademeli olarak indirilmiştir. Diğer taraftan hidrolik bekleme süresi de 1-7,5 saat aralığında değiştirilmiştir. 0,5 psi'de optimum bekleme süresi 2,5 saat olarak belirlenmiştir. Amonyum yükü 4,4 g N/m2-gün olduğunda tam nitrifikasyon gerçekleşmiştir. Bu durumda nitrifikasyon hızı ortalama 3,98 g N/m2-gün ve oksijen akısı 9,2 g O2/m2-gün olarak belirlenmiştir. PCR-DGGE teknikleri ile sistemdeki etkin mikroorganizma türleri de belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Membran Biyofilm Reaktörü, Nitrifikasyon, Mikrobiyal Ekoloji
Effect of Gas Pressure And Ammonium Loading on Nitrication in O2 ? Based Membrane Biofilm ReactorDischarge of high nitrogen loading to rivers and lakes causes a severe reduction in water quality due to the excess algae growth. Biological nitrogen removal processes(BNR) has advantages due to its lower cost. BNR take places basically at two steps. First step is nitrification including oxidation of ammonium to nitrite and nitrate. Second step is also denitrification process including reduction of oxidized nitrogen to nitrogen gas. In the BOD oxidation/Nitrification process, the competition between heterotrophic and autotrophic bacteria affects adverse nitrifies because the specific growth rate for autotrophic bacteria is lower than that for heterotrophic bacteria. For beter nitrogen removal, nitrification process prior to denitrification is required to be performed successfully.Providing that hydrophobic gas transfer membranes were used as a biofilm supporting material, the gas (oxygen) as electron acceptor is utilized completely by microorganisms because it reached to biofilm with bubble-less gas diffusion in the membran biofilm reactor (MBfR). In this study, nitrification process was investigated on detailed under different oxygen pressures and ammonium loadings. For this purpose, the oxygen pressure was gradually decreased from 6 to 0.5 psi after biofilm formed in the system. The hidrolic retention time was also varied in the range of 1.0-7.5 h. at the O2 pressure of 0.5 psi, the hydrolic retentaion time was found to be 2.5 h. A complete nitrification occured in the case of 4.4 g N/m2-d. In this case, nitrification rate and oxygen flux were 3.98 g N/m2-d and 9.2 g O2/m2-d, respectively. In addition, the microbial ecology was defined using PCR-DGGE technique.Key words: Membrane Biofilm Reactor, Nitrification, Microbial Ecology
MEHMET PALTA
318573
Fırat Üniversitesi
Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2012
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=RYan9_S-Z7Eir3xdWGXBiJVILi_y_gUhamdjXFZn5mVlFVJbhOOr-ue4BKaW_xTg
./data/pdfs/318573.pdf
1,702,014
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.899390
2025-06-03T22:35:17.128738
2025-06-04T10:09:49.710550
2025-06-04T11:34:59.810330
600473
86
102
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9428465962409973, "polygon": [ [ 1455, 2022 ], [ 1472, 233 ], [ 144, 220 ], [ 127, 2010 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9135599732398987, "polygon": [ [ 854, 2174 ], [ 855, 2121 ], [ 792, 2121 ], [ 791, 2173 ] ] } ] }
Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının incelenmesi / Investigation of middle school students' attitudes towards mathematics
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının incelenmesidir. Bu kapsamda ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları incelenmiş ve tutumlarının çeşitli değişkenlere göre (cinsiyet, sınıf seviyesi, okul türü, algılanan ekonomik durum, okul dışında matematik takviye ders alma durumu, okul kurs/etütüne katılma durumu, matematik başarı ortalaması, genel başarı ortalaması, algılanan matematik başarısı, ailenin matematik başarı beklentisi, matematik öğretmenini sevme düzeyi, anne eğitim seviyesi, baba eğitim seviyesi) farklılaşma durumları sorgulanmıştır. Araştırma genel tarama modeli kapsamında ilişkisel tarama modeline dayalı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul'daki ortaokul öğrencileri, örneklemini ise 2018-2019 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin altı farklı ilçesindeki birer ortaokul, özel ortaokul ve imam hatip ortaokulunda öğrenim gören 1080 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin matematiğe yönelik tutumları Önal (2013) tarafından geliştirilmiş olan 22 maddelik Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği (MTÖ) kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri SPSS 15.0 programı aracılığıyla betimsel modelde ve karşılaştırma testleri yapılarak çözümlenmiştir. Öncelikle verilerin normal dağılımı sınanmış ve normal dağılım elde edilemediğinden dolayı verilerin çözümlenmesinde parametrik olmayan teknikler kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde, tanımlayıcı istatistiksel metotlar (yüzde, ortalama, standart sapma); ikili grupların karşılaştırılmasında (cinsiyet, okuldaki kurs/etütlere katılma durumu) non-parametrik testlerden ilişkisiz ölçümler için Mann-Whitney-U testi; üç ve daha fazla grubun karşılaştırılmasında (sınıf seviyesi, okul türü, algılanan gelir düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, matematik başarı düzeyi, genel başarı düzeyi, algılanan başarı düzeyi, ailenin algılanan başarı beklenti düzeyi, matematik öğretmenini sevme düzeyi) Kruskall Wallis-H Testi ve bu test sonucunda gruplar arasında fark bulunduğunda, farklılıkların kaynağını belirlemek üzere Mann-Whitney U testi sonuçlarına yer verilmiştir. Araştırmadan elde edilen belli başlı sonuçlar şu şekildedir: Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları yüksektir. Kız öğrencilerin matematiğe çalışmaya yönelik çalışmalarının ve matematiğe yönelik kaygılarının erkek öğrencilere göre daha fazla olduğu söylenebilir. Sınıf seviyesi yükseldikçe öğrencilerin ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının azaldığı; kaygılarının arttığı görülmüştür. Özel ortaokul öğrencilerinin imam hatip ortaokulu öğrencilerine göre çalışma, gereklilik ve genel tutumları daha olumlu; diğer ortaokul türlerine göre, özel ortaokul öğrencileri daha az kaygılı ve ortaokul öğrencileri imam hatip ortaokulu öğrencilerine göre matematiğe daha ilgilidir. Gelir seviyelerinin yüksek olduğunu düşünen öğrencilerin matematiğe yönelik genel tutumlarının daha yüksek, kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Okul dışında matematik takviye dersi alan ve almayan öğrencilerin tutumları arasında fark bulunmamıştır. Okul kurs/etütüne katılan öğrencilerin katılmayanlara göre ve matematik dersi ortalaması ile genel başarı ortalaması yüksek olan öğrencilerin matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek; kaygılarının daha düşük olduğu görülmüştür. Algıladıkları matematik başarıları ile ailelerinin kendilerinden bekledikleri matematik başarısının yüksek olduğunu düşünen ve matematik öğretmenlerini sevenlerin öğrencilerin matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek olduğu ve kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Anne ve baba eğitim durumu değişkenlerinde eğitim durumu yüksek olan anne babaların çocuklarının matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek; kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Matematik eğitimi, matematik dersi, matematik tutumu, matematik kaygısı
The aim of this research is to examine the middle school students' attitudes toward mathematics. Within this framework, the attitudes of middle school students toward the mathematics have been examined, and the differences in their attitudes based on some variables (gender, grade level, type of school, perceived economic status, taking reinforecement math cources out of school time, attending school course etude, mathematics achievement average, overall achievement average, perceived mathematics achievement, mathematics achievement expectation of family, liking math teacher, mother education level, father education level) have been questioned. The study was conducted based on the comparison survey model within the scope of the general survey model. The population of this study consists of middle school students in İstanbul and the sample was composed of 1080 students from public middle schools, private middle schools and Islamic divinity middle schools from six different districts of Istanbul. 22-item Attitudes towards Mathematics Scale which was developed by Önal (2013) is used to investigate the students' attitudes toward mathematics. The data was analyzed with descriptive and difference tests using SPSS (15.0). Firstly, the normal distribution of the data was tested and non-parametric techniques were used to analyze the data since the normal distribution could not be obtained. While analyzing the data, descriptive statistics (percentage, mean, standard deviation); non-parametric tests for the comparison of binary groups (gender, taking reinforecement math cources out of school time, attending school course etude), Mann-Whitney U test for the unrelated measurements, Kruskal-Wallis H test for the comparison of three or more groups (grade level, type of school, perceived economic status, mathematics achievement average, overall achievement average, perceived mathematics achievement, mathematics achievement expectation of family, liking math teacher, mother education level, father education level) and –in the statistically significant results- in order to define the source of the differences, Mann-Whitney U test were used. Some of the main results are as follows: Students have positively high attitudes towards mathematics. Female students have more positive general attitudes and more anxiety than male students. It is seen that interest, study, neccesity and general attitudes are getting decreased and anxiety is getting increased while the grade level is getting higher. Private middle school students' study, neccesity and general attitudes are positively more than islamic divinity middle school students, private middle school students have less anxiety than the other school types and general school students are more interested in mathematics than islamic divinity middle school. It can be said that, the attitudes of students towards mathematics who think that income levels are high have higher interest, study, neccesity and general attitudes and their anxiety is lower. There are not difference between students taking and not taking reinforecement math cources out of school time. The students attend school cource/etude and have high mathematics achievement average and overall achievement average have higher interest, study, neccesity and general attitudes towards mathematics; anxiety is found lower. It can be said that the students who think perceived mathematics achievement and mathematics achievement expectation of family are high and like math teacher teacher have more positive attitudes in interest, study, neccesity and general attitudes and lower anxiety. In the variables of educational status of parents, students who have parents with high educational status have higher interest, study, neccesity and general attitudes towards mathematics; anxiety can be said to be lower. Keywords: Mathematics Education, Mathematics Lesson, Attitudes Towards Mathematics, Math Anxiety.
NESLİHAN CITDIR
600473
Marmara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=aEzj_IdWAsjiSAfK3qwrBk2Mw-tP-7KgW95QlJUKDq1SqaNRbdWO2tvSJ_w8SekD
./data/pdfs/600473.pdf
2,508,967
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.152908
2025-06-03T22:30:46.987330
2025-06-04T10:08:59.321520
2025-06-04T11:35:03.163243
192531
54
83
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.941479504108429, "polygon": [ [ 1478, 1992 ], [ 1479, 254 ], [ 268, 254 ], [ 267, 1991 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8911187648773193, "polygon": [ [ 898, 2247 ], [ 899, 2193 ], [ 833, 2191 ], [ 832, 2245 ] ] } ] }
Tezek dumanına maruz bırakılan tavşanlarda n-asetil sisteinin histopatolojik ve oksidan/antioksidan sistem üzerine etkileri / Effects of n-acetyl cystein on histopathological changes and oxidant-antioxidant status in rabbits exposed to biomass fumes
ÖZETTEZEK DUMANINA MARUZ BIRAKILAN TAVŞANLARDA N-ASETİ STEİ NLSİ Nİ HİSTOPATOLOJİK VE OKSİDAN/ANTİOKSİDANSİSTEM ÜZERİ ETKİNE LERİDr. Levent TETİKGirişve amaç: Tezek ğıkullanı nı çeş akciğ hastalı na yol açtımı n itli er klarış n amacıtezek dumanı maruz bı lan tavşbilinmektedir. Bu çalımanı ; na rakı anlarda N-asetilsisteinin (NAC) histopatolojik ve oksidan/antioksidan sistem üzerine etkileriniaraşrmaktıtı r.Yöntem: Çalı için herbiri beştavşşma andan oluş 4 grup oluşan turuldu. Mays'inmladı yönteme benzer şğıtanı ekilde (80x80x80 cm) cam kafes kullanı . Gruplar: birldıay boyunca günde 1 saat sadece temiz havaya maruz bı lanlar (grup1=kontrol),rakısadece NAC verilenler (grup 2=NAC), sadece tezek dumanı maruz bı lan (grupna rakı3=tezek), hem tezek dumanı maruz bı lı hem de NAC verilenler (grupna rakıp4=tezek+NAC) olarak belirlendi. Bir ayı sonunda tavşn anlar sakrifiye edildi. Akciğerdokularıhistopatolojik olarak incelendi. Kanda protein sülfhidrilleri (SH), karbonil,malondialdehit (MDA) düzeyleri ölçüldü.Bulgular: Akciğ dokuların histopatolojik incelemesinde grup 3 (tezek)'de grup 1er nı(kontrol)'e göre respiratuar epitel proliferasyonu (p=0.008), alveolar destrüksiyonderecesi (p=0.006) ve amfizematöz değ iklikler (p=0.007) açından anlamlıiş sı farklıklısaptandıGrup 4 (tezek +NAC)'de Grup 3 (tezek)'e göre intraparenkimal fibrozisde.anlamlıazalma saptandı(p=0.017). Grup 3 (tezek)'de grup 1 (kontrol)'e göre SHdüzeyinde anlamlıazalma olduğ saptandıu (p=0.000).Sonuç: Tavşanlarda tezek dumanımaruziyetinin respiratuar epitel proliferasyonu,ğıayrı oksidan-alveolar destrüksiyon ve amfizematöz değ ikliklere yol açtıiş caantioksidan sistemi olumsuz yönde etkilediğancak NAC kullanı nı histopatolojiki mındeğ iklikler ya da oksidan stres açından belirgin düzeltici etkisi olmadıığbulundu.iş sı
SUMMARYEFFECTS OF N-ACETYL CYSTEIN ON HISTOPATHOLOGICALCHANGES AND OXIDANT-ANTIOXIDANT STATUS IN RABBITSEXPOSED TO BİOMASS FUMESDr. Levent TETİKBackground and Objectives: Biomass known to cause many pulmonary disorders.In this study we aimed to show the effects of N-acetyl cystein on histopathologicalchanges and oxidant-antioxidant status in rabbits exposed to biomass fumes.Methods: Four groups each with five rabbits were formed. A glass box (80x80x80cm) similar to the one that Mays defined was used. Group 1 (control) is exposed onlyto dry air, group 2 (NAC) was given NAC, group 3 (biomass) was exposed only tobiomass fumes and group 4 (biomass+NAC) was both exposed to biomass fumes andgiven NAC in a duration of 1 month for 1 hour daily. At the end of 1 month periodrabbits were sacrificied. Lung tissues were examined histopathologically. Proteinsulfhydryls (SH), carbonyl, MDA levels in blood were measured.Results: In the histopathological examination of lung tissues scores, for respiratoryepithelial proliferation (p=0.008), alveolar destraction (p=0.006) and emphysematouschanges (p=0.007) were significantly higher in group 3 ( biomass) than group 1(control). There was a significant difference between group 4 (biomass+NAC) andgroup 3 (biomass) (p=0.017) for intraparenchimal fibrozis. SH levels weresignificantly decreased in group 3 (biomass) than group 1 (control) (p=0.00).Conclusions: Exposure to biomass fumes cause respiratory epithelial proliferationand emphysematous changes and also negatively effects oxidant-antioxidant status.However NAC has no healing effect on histopathological changes and oxidativestress.
LEVENT TETİK
192531
Afyon Kocatepe Üniversitesi
Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=XohQ0H2mJnBfxLPsY8dG40BHBpFqk8B2DoZ7eQZUsQ_Ti-yLSAtPWVWTk7kMhbAR
./data/pdfs/192531.pdf
1,378,289
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.600111
2025-06-03T22:33:57.924028
2025-06-04T10:08:59.335990
2025-06-04T11:35:03.348077
254870
112
181
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9587981104850769, "polygon": [ [ 284, 769 ], [ 1434, 767 ], [ 1434, 224 ], [ 284, 226 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.933843195438385, "polygon": [ [ 1310, 1435 ], [ 1322, 807 ], [ 474, 790 ], [ 462, 1418 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8965116739273071, "polygon": [ [ 1507, 160 ], [ 1508, 110 ], [ 1447, 109 ], [ 1447, 160 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8604021668434143, "polygon": [ [ 1351, 1516 ], [ 1351, 1441 ], [ 446, 1440 ], [ 446, 1516 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.8527227640151978, "polygon": [ [ 1498, 2135 ], [ 1500, 1558 ], [ 297, 1553 ], [ 295, 2130 ] ] } ] }
Resimlemelerarası ilişkilere dayalı çocuk kitaplarında karşılaşılan resimleme ve tasarım sorunları ve bir uygulama / The illustration and graphic design problems encountered in the interpictural relations driven children?s books and an application
Öncü, Melda. Resimlemelerarası İlişkilere Dayalı Çocuk Kitaplarında Karşılaşılan Resimleme ve Tasarım Sorunları ve Bir Uygulama, Sanatta Yeterlik Tezi, Ankara, 2008.Metinlerarası ilişkiler, genel olarak yeni bir yaratımda, eski yapıtlardan bilinçli ya da bilinçsiz olarak gerçekleştirilen tüm etkilenimleri kapsayan oldukça geniş bir inceleme alanıdır. Gerçekte, bir yapıtın başka bir yapıttan etkilenmesi ya da içerisinde önceki bir yapıttan parçalar taşıması durumunun tarihi oldukça eskilere uzanmakla birlikte, bu durumun yapıt incelemelerine, eleştirilerine ve yorumlamalarına yeni bir bakış açısı getirebileceğinin fark edilmesi ve konuya ilişkin kuramların oluşturulması yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren ve ilk olarak yazın alanında gerçekleşmiştir.Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren modern yapısına kavuşan resimli çocuk kitapları alanında da metinlerarasılığın giderek daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Ancak bu uygulamalar, resimli kitapların yalnızca metinlerinde değil resimlemelerinde de gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmada, metinlerarası yöntemler içinde yer alan öykünme (pastiş), alıntı ve yansılamanın (parodi), kitap resimlemelerinde gerçekleştirilmiş olan uygulamaları, resimlemelerarası ilişkiler ana başlığı altında, örnekler üzerinden incelenmektedir.Çalışmanın ilk bölümünde, resimli kitapların giderek karmaşıklaşan ve söz konusu uygulamalara açık hale gelen yapısı üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde, çocuk kitaplarında resimlemelerarası ilişkilere dayalı uygulamalar çeşitli örnekler üzerinden incelenmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, bu çalışma için özgün bir içerikle kurgulanan resimlemelerarası ilişkilere dayalı bir çocuk kitabının yapım aşamaları ayrıntılı bir şekilde sunulmaktadır.Yapılan araştırmalar ve uygulama çalışmasının sonucunda resimlemelerarası ilişkilerin, hem yaratıcı hem de okur açısından karmaşık ve keyifli bir hazırlama ile algılama sürecine sahip olduğu görülmektedir. Yaratıcının yapıtında önceki yapıtlarla kurduğu bağlantılar, önceki yapıtlara ilişkin bilgisi ve deneyimleriyle bire bir ilişkilidir. Bu bağlantıların okura ne kadar gizli ya da açık bir şekilde sunulacağı da, yaratıcının okurda oluşturmak istediği etkiye göre belirlenmektedir. Yaratıcı, önceki yapıtlara ait parçaları, yeni kurgusu içerisine okurda yaratmak istediği etkiye uygun bir şekilde yerleştirmiş ve okurun bu parçaları keşfetmesi için sahneden çekilmiştir. Okurun, yaratıcının önceki yapıtlarla kurduğu bağlantıları fark edebilmesi, yeni bütün içerisindeki eski parçayı ya da parçaları keşfetmesi, bu parçaların eski bağlamları ve şu an içerisinde bulunduğu yeni parçalarla ilişkilerini anlamlandırması, bütünüyle okurun kişisel bilgi ve becerilerine dayanmaktadır.Anahtar Sözcükler Metinlerarası İlişkiler, Resimlemelerarası İlişkiler, Görüntülerarası İlişkiler, Resimli Çocuk Kitabı, Resimleme, Modernizm, Grafik Tasarım, Alıntı, Öykünme, Yansılama.
Öncü, Melda. The Illustration and Graphic Design Problems Encountered in the Interpictural Relations Driven Children?s Books and An Application, Ph. D. in Art Dissertation, Ankara, 2008.Intertextual relationships are, in general, wide range of analysis areas in new creations that include concious and unconcious influences of former work of art. Despite the fact that a work being influenced by another work or carrying parts of a former work dates back to history, especially after the first half of the twentieth century and first in literature area, it has been realised that this reality brings a new point of view to analysis, critism and comment on art works and develop hypothesis related to the subject.It has been observed that the intertextuality is being used more common also in the children?s picture books that reached their modern structure, especially by the second half of the twentieth century. But these implementations could be realised not only in the texts of the picture books but also in the illustrations. In this study, the applications of the imitation, quotation and parody included in the intertextual methods realised in the book illustrations, are studied using samples, under the interpictural relationships headline.In the first part of the study, the structure of the picture books that are getting more complicated and becoming open to such applications are being emphasised. In the second part, the applications in the children?s books based on interpictural relationships are being examined using examples. In the third part of the study, the production stages of a children book based on interpicturality edited with an original content for this study are presented in detail.As a result of the researches and application studies, interpicturality is observed to hold a sophisticated and joyous preperation and perception process both by the creator and the reader. The links of the creator with his former works, his knowledge and experience on former works are closely related. How detailed or undetailed these links will be presented to the reader is determined by the desired effect on the reader by the creator. The creator has placed the pieces of the former works in its new editing, according to the effect he wants to create on the reader and drew off the stage to let the reader discover these pieces. The realisation of the reader of the links with the former works by the creator, the discovery of the former piece or pieces in the new whole, the context of these pieces and to give a meaning to the relationship with the new pieces inside, totally depend on the reader?s personal knowledge and skills.Key Words Intertextuality, Interpicturality, Intervisuality, Children?s Picture Book, Illustration, Modernism, Graphic Design, Quotation, Imitation, Parody.
MELDA ÖNCÜ
254870
Hacettepe Üniversitesi
Grafik Ana Sanat Dalı
2008
Türkçe
Sanatta Yeterlik
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdgN9WxqsXIZFbLM6YRKUpsHfCVFUlgNKD1OiVK9Qopax
./data/pdfs/254870.pdf
31,497,672
true
true
true
2025-06-03T15:13:31.852225
2025-06-03T22:27:33.507644
2025-06-04T10:08:59.689806
2025-06-04T11:35:04.006254
638327
91
92
{ "labels": [] }
Mısır ekmeğinin karotenoid değerlerinin analizi / Analysis of carotenoid values of corn bread
Doğada yaygın olarak bulunan karotenoidler, pek çok besin grubunda bulunan bir pigmenttir. İnsan vücudunda özellikle provitamin A ve antioksidan etki göstermesi nedeniyle immün sistemin güçlendirilmesi gibi önemli bir fonksiyona sahiptir. Karotenoidler sahip oldukları kimyasal fonksiyonlar ile birçok sağlık probleminin oluşmadan engellenmesine, var olan hastalıkların ise iyileştirilmesine yardımcı olmaktadır. Gerçekleştirilen bu çalışma, yerli mısırlardan elde edilen un ile üretilen mısır ekmeğinin karotenoid ve besin ögelerinin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırmada deneysel araştırma modeli kullanılmış, hazırlanan numuneler kimyasal analizlere tabi tutulmuştur. Çalışma kapsamında mısır unu, ekmek hamuru karışımı ve pişmiş mısır ekmeği olmak üzere üç numune için lutein, beta karoten, likopen, enerji, nem, kül, protein, karbonhidrat, diyet lif ve yağ analizleri yapılmıştır. Uygulanan analizler sonucunda hazırlanan mısır ekmeğinin lutein, protein, diyet lif ve doğal yağ bakımından zengin, sağladığı enerji bakımından değerli olduğu ancak uygulanan ısıl işlem sonrasında besin ögelerinin bir kısmında azalma yaşandığı tespit edilmiştir.
Commonly found in nature, carotenoids are a pigment found in many food groups. It has an important function such as strengthening immune system due to its antioxidant effect and provitamin A on human body. Carotenoids help prevent many health problems before they occur and cure the existing diseases with their chemical functions. This conducted research aims to determine carotenoid and nutritional elements of corn bread produced with flour obtained from domestic corn. In the research, experimental research model was used and the prepared sample was subjected to chemical analyses. Within the scope of the study, lutein, beta carotene, lycopene, energy, moisturize, ash, protein, carbohydrate, dietary fibre and lipid analysis were done for the samples which are corn flour, bread dough mixture and baked corn bread. As a result of the applied analysis, it has been determined that the corn bread is rich in lutein, protein, dietary fibre and natural oil, and it is valuable in terms of energy provided, though, after the heat treatment some of nutritional elements have been decreased.
BATUHAN ÖZTÜRK
638327
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı
2020
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=_F5QEpayDXGqGZlp9XiFtFQc0dj2PQhCDXrDwr8tktrtf0MJ-zheropMTODzAzsc
./data/pdfs/638327.pdf
5,641,141
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.187584
2025-06-03T22:30:46.084551
2025-06-04T10:09:00.254419
2025-06-04T11:35:04.252039
323693
79
91
{ "labels": [ { "class": "Diğer", "confidence": 0.6536374688148499, "polygon": [ [ 217, 2024 ], [ 1512, 2022 ], [ 1509, 368 ], [ 214, 370 ] ] }, { "class": "Ekler", "confidence": 0.6515020132064819, "polygon": [ [ 1491, 2210 ], [ 1501, 246 ], [ 271, 240 ], [ 262, 2204 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.27655208110809326, "polygon": [ [ 855, 2187 ], [ 908, 2187 ], [ 908, 2147 ], [ 855, 2147 ] ] } ] }
Laubıe ve genelleştirilmiş fesenko karşılıklılık ilkelerinin ilişkisi üzerine / On the relationship between laubie and generalized fesenko reciprocity principle
Bir F yerel cisminin Tamamen dallanmış APF genişlemeleri için Abelyen olmayan karşılıklılık yasaları Fesenko tarafından, Hazewinkel ve Neukirch-Iwasawa'nın çalışmaları genelleştirilerek inşa edilmiştir. Bu çalışmada, F yerel cisminin her Galois genişlemesi için, karşılıklılık yasaları, yerel Fesenko karşılıklılık yasaları inşa edilerek ve Koch felsefesine göre, abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı inşa edilmiştir. Bunun için Fontaine-Wintenberger tarafından geliştirilmiş olan, yerel cisimlerin APF genişlemeleri ve bu APF genişlemelerine bağlı olarak norm cisimleri kuramı ele alınmıştır. Ardından da, Koch felsefesine göre, abelyen olmayan, yerel sınıf cisim kuramının inşası gerçekleştirilmiştir. Böylece, Fesenko anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı ile, Laubie anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı karşılıklı incelenebilmiştir. Bu ise Laubie'nin çalışmasının, İkeda-Serbest'in çalışmasının özel bir hali olarak elde edilebileceğini göstermiştir.
Abelien extension of the given field F and describing the arithmethical properties of these extensions via the algebraic and anlytic objects related to just the base field F is called as the local abelian class field theory. Another the most important problem in the modern number theory is reconstructing the theory to also non-abelien extensions of local field F.There are two main methods by which are developed by Langlands and Koch. Koch?s method is generalized to non-abelien extensions of local field F by Fesenko and Koch-de Shalit. Then after, Koch?s method is progressed in two different branches. The work of Koch-de Shalit is extended by Laubie and a non-abelien local class field theory is constructed. On the other hand, İkeda and Serbest are examined the Fesenko?s method to a different non-abelien local class field theory. The work of Fesenko is much more general than the work of Koch-de Shalit.In this thesis, it is studied the relationship between the non-abelien local class field theories in the sense of Fesenko and in the sense of Laubie.
ABDULLAH SERDAR KAZANCIOĞLU
323693
İstanbul Teknik Üniversitesi
Matematik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2012
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=rcbWnuqW6HxCZ_98ARapgqI_PCBXJ7g7SQ1MaSkWH82lVJ6HnluoRm13W9w4UkxM
./data/pdfs/323693.pdf
424,946
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.821901
2025-06-03T22:33:57.785423
2025-06-04T10:09:01.425164
2025-06-04T11:35:04.350695
521795
1
81
{ "labels": [ { "class": "Diğer", "confidence": 0.8427813053131104, "polygon": [ [ 215, 2012 ], [ 1481, 2008 ], [ 1475, 355 ], [ 209, 359 ] ] } ] }
siRNA taşınımında kullanılmak üzere yıldız tipi polimerlerin sentezi ve karakterizasyonu / Synthesis and characterization of star shaped polymers to be used in siRNA delivery
siRNA temelli RNA interferans mekanizmasından faydalanılarak gen ifadelenmesinin baskılanması, spesifik genlerin temel işleyişlerini ortaya çıkarmada kullanılmakla birlikte buna ek olarak viral enfeksiyonlar, genetik, kardiyovasküler rahatsızlıklar ve kanser gibi hastalıklar üzerinde etkiye sahip bir gen tedavisi uygulamasıdır. Günümüzün en önemli ve ölümcül hastalıklarından olan kanser, her yıl on binlerce insanın hayatını tehdit etmekte ve bu rakamlar her geçen yıl artmaktadır. Kanser hastalığı ile mücadele için birçok geleneksel yöntem olması ile birlikte; bu yöntemlerin hastalar üzerinde olumsuz etkiler göstermesi, kanser tedavisi üzerine yoğunlaşan araştırmacıları yeni tedavi stratejileri geliştirmeye yöneltmektedir. Bu yan etkilerin başında günümüzde kullanılan geleneksel tedavi yöntemlerinin kanser hücreleri ile birlikte sağlıklı hücrelere de zarar vermesidir. Son yapılan çalışmalarda bu sorun üzerine yoğunlaşılmış ve kanser hücrelerini hedeflemeyi amaç edinen yöntemler geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yeni nesil kanser hücresi odaklı yöntemlerden birisi de siRNA tedavisidir. siRNA tedavisi yöntem olarak doğrudan sorunlu gene mRNA düzeyinde etki ederek potansiyel bir terapötik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte siRNA'nın terapötik olarak kullanımını zorlaştıran, sahip olduğu yükün etkisi ile hücre membranından geçememesi ve hücre içerisine etkin bir şekilde girememesi gibi sınırlamaları mevcuttur. Bunun yanı sıra siRNA'ların nükleazlar tarafından enzimatik degredasyona uğrama ihtimallerinin oluşu, yarı ömürlerinin oldukça kısa olmasına neden olur. Bunun gibi olumsuz etkileri bertaraf etmek adına siRNA taşınımı için uygun ve etkili bir taşıyıcı sistemin kullanımı gereksinimi oluşmaktadır. Bu noktada yıldız polimerler taşıyıcı sistem gereksinimini ortadan kaldırmak ve siRNA degredasyonunun önüne geçmek için etkili bir polimer olarak karşımıza çıkmaktadır. Gen yüklemedeki olağanüstü enkapsülasyon kapasiteleri, gen etkileşimi için elektriksel yüke sahip küre yapısı, fonksiyonellendirme için bol miktarda iç ve dış aktif gruplara sahip olması gibi özellikleri ile siRNA taşınımı için en etkili sistemin geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Sunulan tez kapsamında, siRNA'lar ile etkileşecek olan yıldız polimerlerin sentezi, fonksiyonellendirilmesi ve karakterizasyonunun gerçekleştirilerek siRNA'lar için etkili bir taşıyıcı sistem geliştirilmesi hedeflenmiştir. Buradan yola çıkarak belirlenen hedefe ulaşmak için ilk olarak taşıyıcı sistem olan ATRP ile hazırlanan polietilen glikol (PEG) tabanlı, azot içeren çekirdeğe sahip yıldız polimerlerin sentezi gerçekleştirilmiştir. Sentezlenen yıldız polimerler çeşitli karakterizasyon teknikleri kullanılarak incelenmiş ve siRNA taşınımı için optimum değerleri veren yıldız tipi polimerik taşıyıcı sistemler elde edilmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında ise elde edilen katyonik özellik gösteren yıldız polimerlerin canlı hücreler üzerine sitotoksik etkileri ve larinks kanseri hücre hattı olan HEp-2 hücre hattı üzerinde de siRNA yüklenmiş katyonik partiküllerin gen susturma çalışmaları in vitro olarak gerçekleştirilmiş ve HEp-2 hücreleri üzerinde gen ifadelenmesi başarılı bir şekilde sağlanmıştır.
Utilizing the siRNA-based RNA interfering mechanism, suppression of gene expression, in addition to being used to elucidate the basic functioning of specific genes, is a gene therapy application that has an effect on diseases such as viral infections, genetics, cardiovascular diseases and cancer. Cancer is one of the most important and deadly diseases in the world and nowadays threatens thousands of people and these numbers are increasing every year. Although there are many traditional methods for fighting cancer disease, these methods have negative effects on the patients, and researchers who are focused on cancer treatment lead to the development of new treatment strategies. One of the side effects of traditional treatment methods is that destroy cancer cells as well as healthy cells. Recent studies have focused on this problem and developed methods aiming at targeting cancer cells. One of the new generation cancer cell-based methods developed is siRNA therapy. siRNA therapy directly acts as a potential therapeutic agent by acting directly on the problematic gene at mRNA level. However, siRNA has limitations such as it's ability to pass through the cell membrane and not to enter the cell effectively, which makes it difficult to use therapeutically. Moreover, the possibility of siRNA's undergoing enzymatic degradation by nuclease causes the half-life of siRNAs to be quite short. In order to avoid such adverse effects, there is a need to use an appropriate and effective carrier system for siRNA delivery. At this point, the star polymers are effective polymer to remove the need for carrier system and to prevent siRNA degradation. Development of the most efficient system for siRNA delivery with properties such as extraordinary encapsulation capacities for gene load, sphere structure with electrical charge for gene interaction and abundant internal and external active groups for functionalization. Within the scope of the thesis, it is aimed to develop an effective carrier system for siRNAs by synthesizing, functionalizing and characterizing star polymers which will interact with siRNAs. From this point, to reach the determined target, synthesis of star polymers with polyethylene glycol based and nitrogen containing nucleus prepared with ATRP, which is the carrier system, was first carried out. Synthesized star polymers were studied using various characterization techniques and star- shaped polymeric carrier systems were obtained which gave optimum values for siRNA transport. In the second part of the study, the cytotoxic effects of star polymers showing cationic properties on the living cells and gene silencing studies of siRNA loaded cationic particles on the HEp-2 cell line, which is a larynx cancer cell line, were performed in vitro and gene expression on HEp-2 cells was successful.
SERHAT ÖZTÜRK
521795
Hacettepe Üniversitesi
Kimya Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFdOhnXRT6Y_L-_29-uxnHVNvEbiyXa-ms4qL4XHEqJxN
./data/pdfs/521795.pdf
7,757,544
true
true
true
2025-06-03T15:13:33.137618
2025-06-03T22:36:24.238851
2025-06-04T10:09:01.561741
2025-06-04T11:35:04.487495
658323
57
285
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9492995738983154, "polygon": [ [ 1519, 2070 ], [ 1520, 254 ], [ 202, 253 ], [ 201, 2069 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8713345527648926, "polygon": [ [ 896, 167 ], [ 897, 120 ], [ 838, 120 ], [ 838, 166 ] ] } ] }
Madde bağımlılığı ile mücadelede inanç temelli yaklaşım / Faith-based approach in substance addiction recovery
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu, sağlık, sosyo-ekonomik ve güvenlik ile ilgili etkileri ile bireyleri, aileleri ve genel olarak toplumu etkilemektedir. Dünyada hâkim anlayış, bağımlılık sorununu da içine alan madde kullanım bozukluklarının bir hastalık olarak kabul edilmesi ve buna uygun tedavi ve bakım hizmetlerinin teşvik edilmesidir. Ancak madde bağımlılığı ile mücadelede tedavi hizmetlerine entegre veya bağımsız şekilde uygulanan alternatif yaklaşımlar da yaygındır. İnanç temelli programlar ve terapötik topluluklar bunların başında gelmektedir. Bu çalışmada, bağımlılıkla mücadelede bir tedavi alternatifi olan inanç temelli yaklaşım ele alınmıştır. İnanç temelli yaklaşımın ne olduğu ve tarihsel gelişimi ortaya konarak Türkiye'de dini cemaatlerin madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarından örnekler uygulamalı olarak çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Bişri Hafi Derneği, Bağımsız Yaşam Derneği ve Hikmet Gönül Erleri Derneği'nin bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon çalışmaları incelenmiştir. Sonuçlar, inanç temelli programların katılımcılarının çoğunlukla, uzun süreden beri bağımlılık düzeyinde madde kullanan ve ağır uyuşturucular olarak tanımlanan maddeleri kullanan kişilerden oluştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde programlara katılanların bağımlılıklarından kurtulmak için farklı tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olmuş kişiler oldukları bulgulardan elde edilmiştir. İnanç temelli programlarda maneviyatın yanında yakın ilgi ve gönüllülük ayırt edici tutum olarak ortaya çıkmıştır. Programların yatılı olması da riskli sosyal çevreden uzak durmak ve yoksunluk dönemini atlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Bağımlıların program ekibi ve diğer hastalar ile birlikte iyileşme çabalarına göndermede bulunan iyileşme ortaklığı ilkesi programların önemli bir özelliğidir. Katılımcıların riskli sosyal çevreden izolasyonu, yüksek motivasyon ve yeniden sosyalleşme fırsatları inanç temelli yaklaşımların güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. Kurumsallaşma sorunları, profesyonel çalışan eksikliği ve sağlık sistemine dahil olamamak da bu yaklaşımın zayıf yönleri olarak değerlendirilebilir. Sonuçlar bağımlılıkla mücadelede inanç temelli programların Türkiye'de uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir alternatif olduğunu ancak henüz çok yeni olan programların geliştirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Bağımlılık Tedavisi, İnanç Temelli Programlar, Terapötik Topluluklar
The problem of substance abuse and addiction affects individuals, families, and the society in general with its effects on health, socio-economic factors and safety. The dominant approach in the world is to recognize addiction and substance use disorders as a disease and to promote appropriate treatment and care services. However, alternative approaches that are integrated into treatment services or implemented independently are also common in combating addiction problems. Faith-based programs and therapeutic communities are the leading ones among these. In this study, faith-based programs, which are a treatment alternative in substance addiction recovery, are examined. Firstly, the definition of a faith-based approach and its historical development have been expounded, and then examples from the activities of religious communities in Turkey against drug addiction have been studied practically. Within the scope of the research, the addiction recovery and rehabilitation activities of Bişri Hafi Association, Bağımsız Yaşam Association, and Hikmet Gönül Erleri Association have been investigated. The findings of the study have revealed that the addicts that applied to the faith-based programs most were those who had had heavy and long-term substance use and who mostly had tried different treatment methods but failed. In faith-based programs, close attention and volunteering emerged as a distinctive feature in addition to spirituality. The residential program offers an important opportunity for the participants to stay away from the risky social environment and to overcome the abstinence period. The therapeutic alliance principle, which refers to the addicts' recovery efforts in collaboration with the program team and other patients, is an important feature of the programs. The isolation of the participants from the risky social environment, high motivation and opportunities for re-socialization stand out as the strengths of faith-based approaches. Institutionalization problems, lack of professional staff and not being included in the health system can also be considered as weaknesses of this approach. The findings of the study demonstrate that faith-based programs are a viable alternative that can be implemented and made widespread in Turkey, but they also show that that since these programs are just up the road, they need to be further developed and supported. Keywords: Drug Addiction, Substance Addiction Recovery, Treatment, Faith-Based Programs, Therapeutic Communities
MUHAMMET ÇEVİK
658323
Fırat Üniversitesi
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
2021
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs7FB25SV1WGX04yhqPGKR0Rc3aR5Y68WwjYmQ8mM4Lm8
./data/pdfs/658323.pdf
5,271,585
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.588161
2025-06-03T22:33:58.494836
2025-06-04T10:09:02.242357
2025-06-04T11:35:04.633306
318573
3
75
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9397293925285339, "polygon": [ [ 1489, 1266 ], [ 1491, 203 ], [ 250, 200 ], [ 247, 1263 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.6856697201728821, "polygon": [ [ 824, 2137 ], [ 867, 2137 ], [ 867, 2092 ], [ 824, 2093 ] ] } ] }
Oksijene dayalı membran biyofilm reaktöründe gaz basıncının ve amonyum yükünün nitrifikasyona etkisi / Effect of gas pressure and ammonium loading on nitrication in O2 - based membrane biofilm reactor
Nehirlere veya göllere yüksek azot deşarjı, aşırı alg büyümesine yol açtığından dolayı su kalitesinde bozunmalara yol açmaktadır. Düşük arıtma maliyetinden dolayı biyolojik azot giderimi temel olarak iki aşamada gerçekleşmektedir. Birinci aşama, amonyumun nitrat ve nitrite oksidasyonunu kapsayan nitrifikasyon prosesidir. BOİ oksidasyonu/nitrifikasyon prosesinde hetetrof ve ötotrof bakteriler arasındaki rekabet, hetetrofların büyüme hızlarının daha yüksek olmasından dolayı nitrifiyeleri olumsuz etkilenmektedir. Daha iyi bir azot giderimi için, denitrifikasyon öncesinde nitrifikasyon prosesinin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.Hidrofobik gaz transfer membranlarının kullanıldığı membran biyofilm reaktörü (MBfR)'nde, kabarcıksız gaz difüzyonundan dolayı, oksijen elektron alıcı olarak biyofilmdeki nitrifiyeler tarafından etkili bir şekilde kullanılmıştır. Bu çalışmada, oksijene dayalı MBfR reaktöründe farklı oksijen basıncı ve amonyum yükleri altında nitrifikasyon prosesi detaylı olarak incelenmiştir. Bu amaçla sistemde, biyofilm oluştuktan sonra oksijen basıncı 6 psi'den 0,5 psi'ye kadar kademeli olarak indirilmiştir. Diğer taraftan hidrolik bekleme süresi de 1-7,5 saat aralığında değiştirilmiştir. 0,5 psi'de optimum bekleme süresi 2,5 saat olarak belirlenmiştir. Amonyum yükü 4,4 g N/m2-gün olduğunda tam nitrifikasyon gerçekleşmiştir. Bu durumda nitrifikasyon hızı ortalama 3,98 g N/m2-gün ve oksijen akısı 9,2 g O2/m2-gün olarak belirlenmiştir. PCR-DGGE teknikleri ile sistemdeki etkin mikroorganizma türleri de belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Membran Biyofilm Reaktörü, Nitrifikasyon, Mikrobiyal Ekoloji
Effect of Gas Pressure And Ammonium Loading on Nitrication in O2 ? Based Membrane Biofilm ReactorDischarge of high nitrogen loading to rivers and lakes causes a severe reduction in water quality due to the excess algae growth. Biological nitrogen removal processes(BNR) has advantages due to its lower cost. BNR take places basically at two steps. First step is nitrification including oxidation of ammonium to nitrite and nitrate. Second step is also denitrification process including reduction of oxidized nitrogen to nitrogen gas. In the BOD oxidation/Nitrification process, the competition between heterotrophic and autotrophic bacteria affects adverse nitrifies because the specific growth rate for autotrophic bacteria is lower than that for heterotrophic bacteria. For beter nitrogen removal, nitrification process prior to denitrification is required to be performed successfully.Providing that hydrophobic gas transfer membranes were used as a biofilm supporting material, the gas (oxygen) as electron acceptor is utilized completely by microorganisms because it reached to biofilm with bubble-less gas diffusion in the membran biofilm reactor (MBfR). In this study, nitrification process was investigated on detailed under different oxygen pressures and ammonium loadings. For this purpose, the oxygen pressure was gradually decreased from 6 to 0.5 psi after biofilm formed in the system. The hidrolic retention time was also varied in the range of 1.0-7.5 h. at the O2 pressure of 0.5 psi, the hydrolic retentaion time was found to be 2.5 h. A complete nitrification occured in the case of 4.4 g N/m2-d. In this case, nitrification rate and oxygen flux were 3.98 g N/m2-d and 9.2 g O2/m2-d, respectively. In addition, the microbial ecology was defined using PCR-DGGE technique.Key words: Membrane Biofilm Reactor, Nitrification, Microbial Ecology
MEHMET PALTA
318573
Fırat Üniversitesi
Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2012
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=RYan9_S-Z7Eir3xdWGXBiJVILi_y_gUhamdjXFZn5mVlFVJbhOOr-ue4BKaW_xTg
./data/pdfs/318573.pdf
1,702,014
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.899390
2025-06-03T22:35:17.128738
2025-06-04T10:09:03.532469
2025-06-04T11:35:04.764862
192531
55
83
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8956127166748047, "polygon": [ [ 899, 2247 ], [ 900, 2190 ], [ 833, 2188 ], [ 832, 2245 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.47705474495887756, "polygon": [ [ 1421, 639 ], [ 1422, 211 ], [ 292, 208 ], [ 291, 636 ] ] }, { "class": "Diğer", "confidence": 0.28216981887817383, "polygon": [ [ 301, 639 ], [ 1431, 638 ], [ 1430, 222 ], [ 301, 223 ] ] } ] }
Tezek dumanına maruz bırakılan tavşanlarda n-asetil sisteinin histopatolojik ve oksidan/antioksidan sistem üzerine etkileri / Effects of n-acetyl cystein on histopathological changes and oxidant-antioxidant status in rabbits exposed to biomass fumes
ÖZETTEZEK DUMANINA MARUZ BIRAKILAN TAVŞANLARDA N-ASETİ STEİ NLSİ Nİ HİSTOPATOLOJİK VE OKSİDAN/ANTİOKSİDANSİSTEM ÜZERİ ETKİNE LERİDr. Levent TETİKGirişve amaç: Tezek ğıkullanı nı çeş akciğ hastalı na yol açtımı n itli er klarış n amacıtezek dumanı maruz bı lan tavşbilinmektedir. Bu çalımanı ; na rakı anlarda N-asetilsisteinin (NAC) histopatolojik ve oksidan/antioksidan sistem üzerine etkileriniaraşrmaktıtı r.Yöntem: Çalı için herbiri beştavşşma andan oluş 4 grup oluşan turuldu. Mays'inmladı yönteme benzer şğıtanı ekilde (80x80x80 cm) cam kafes kullanı . Gruplar: birldıay boyunca günde 1 saat sadece temiz havaya maruz bı lanlar (grup1=kontrol),rakısadece NAC verilenler (grup 2=NAC), sadece tezek dumanı maruz bı lan (grupna rakı3=tezek), hem tezek dumanı maruz bı lı hem de NAC verilenler (grupna rakıp4=tezek+NAC) olarak belirlendi. Bir ayı sonunda tavşn anlar sakrifiye edildi. Akciğerdokularıhistopatolojik olarak incelendi. Kanda protein sülfhidrilleri (SH), karbonil,malondialdehit (MDA) düzeyleri ölçüldü.Bulgular: Akciğ dokuların histopatolojik incelemesinde grup 3 (tezek)'de grup 1er nı(kontrol)'e göre respiratuar epitel proliferasyonu (p=0.008), alveolar destrüksiyonderecesi (p=0.006) ve amfizematöz değ iklikler (p=0.007) açından anlamlıiş sı farklıklısaptandıGrup 4 (tezek +NAC)'de Grup 3 (tezek)'e göre intraparenkimal fibrozisde.anlamlıazalma saptandı(p=0.017). Grup 3 (tezek)'de grup 1 (kontrol)'e göre SHdüzeyinde anlamlıazalma olduğ saptandıu (p=0.000).Sonuç: Tavşanlarda tezek dumanımaruziyetinin respiratuar epitel proliferasyonu,ğıayrı oksidan-alveolar destrüksiyon ve amfizematöz değ ikliklere yol açtıiş caantioksidan sistemi olumsuz yönde etkilediğancak NAC kullanı nı histopatolojiki mındeğ iklikler ya da oksidan stres açından belirgin düzeltici etkisi olmadıığbulundu.iş sı
SUMMARYEFFECTS OF N-ACETYL CYSTEIN ON HISTOPATHOLOGICALCHANGES AND OXIDANT-ANTIOXIDANT STATUS IN RABBITSEXPOSED TO BİOMASS FUMESDr. Levent TETİKBackground and Objectives: Biomass known to cause many pulmonary disorders.In this study we aimed to show the effects of N-acetyl cystein on histopathologicalchanges and oxidant-antioxidant status in rabbits exposed to biomass fumes.Methods: Four groups each with five rabbits were formed. A glass box (80x80x80cm) similar to the one that Mays defined was used. Group 1 (control) is exposed onlyto dry air, group 2 (NAC) was given NAC, group 3 (biomass) was exposed only tobiomass fumes and group 4 (biomass+NAC) was both exposed to biomass fumes andgiven NAC in a duration of 1 month for 1 hour daily. At the end of 1 month periodrabbits were sacrificied. Lung tissues were examined histopathologically. Proteinsulfhydryls (SH), carbonyl, MDA levels in blood were measured.Results: In the histopathological examination of lung tissues scores, for respiratoryepithelial proliferation (p=0.008), alveolar destraction (p=0.006) and emphysematouschanges (p=0.007) were significantly higher in group 3 ( biomass) than group 1(control). There was a significant difference between group 4 (biomass+NAC) andgroup 3 (biomass) (p=0.017) for intraparenchimal fibrozis. SH levels weresignificantly decreased in group 3 (biomass) than group 1 (control) (p=0.00).Conclusions: Exposure to biomass fumes cause respiratory epithelial proliferationand emphysematous changes and also negatively effects oxidant-antioxidant status.However NAC has no healing effect on histopathological changes and oxidativestress.
LEVENT TETİK
192531
Afyon Kocatepe Üniversitesi
Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
2006
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=XohQ0H2mJnBfxLPsY8dG40BHBpFqk8B2DoZ7eQZUsQ_Ti-yLSAtPWVWTk7kMhbAR
./data/pdfs/192531.pdf
1,378,289
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.600111
2025-06-03T22:33:57.924028
2025-06-04T10:09:03.533861
2025-06-04T11:35:04.904914
638327
92
92
{ "labels": [ { "class": "Diğer", "confidence": 0.7975751161575317, "polygon": [ [ 949, 1389 ], [ 993, 1177 ], [ 782, 1133 ], [ 738, 1344 ] ] } ] }
Mısır ekmeğinin karotenoid değerlerinin analizi / Analysis of carotenoid values of corn bread
Doğada yaygın olarak bulunan karotenoidler, pek çok besin grubunda bulunan bir pigmenttir. İnsan vücudunda özellikle provitamin A ve antioksidan etki göstermesi nedeniyle immün sistemin güçlendirilmesi gibi önemli bir fonksiyona sahiptir. Karotenoidler sahip oldukları kimyasal fonksiyonlar ile birçok sağlık probleminin oluşmadan engellenmesine, var olan hastalıkların ise iyileştirilmesine yardımcı olmaktadır. Gerçekleştirilen bu çalışma, yerli mısırlardan elde edilen un ile üretilen mısır ekmeğinin karotenoid ve besin ögelerinin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırmada deneysel araştırma modeli kullanılmış, hazırlanan numuneler kimyasal analizlere tabi tutulmuştur. Çalışma kapsamında mısır unu, ekmek hamuru karışımı ve pişmiş mısır ekmeği olmak üzere üç numune için lutein, beta karoten, likopen, enerji, nem, kül, protein, karbonhidrat, diyet lif ve yağ analizleri yapılmıştır. Uygulanan analizler sonucunda hazırlanan mısır ekmeğinin lutein, protein, diyet lif ve doğal yağ bakımından zengin, sağladığı enerji bakımından değerli olduğu ancak uygulanan ısıl işlem sonrasında besin ögelerinin bir kısmında azalma yaşandığı tespit edilmiştir.
Commonly found in nature, carotenoids are a pigment found in many food groups. It has an important function such as strengthening immune system due to its antioxidant effect and provitamin A on human body. Carotenoids help prevent many health problems before they occur and cure the existing diseases with their chemical functions. This conducted research aims to determine carotenoid and nutritional elements of corn bread produced with flour obtained from domestic corn. In the research, experimental research model was used and the prepared sample was subjected to chemical analyses. Within the scope of the study, lutein, beta carotene, lycopene, energy, moisturize, ash, protein, carbohydrate, dietary fibre and lipid analysis were done for the samples which are corn flour, bread dough mixture and baked corn bread. As a result of the applied analysis, it has been determined that the corn bread is rich in lutein, protein, dietary fibre and natural oil, and it is valuable in terms of energy provided, though, after the heat treatment some of nutritional elements have been decreased.
BATUHAN ÖZTÜRK
638327
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı
2020
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=_F5QEpayDXGqGZlp9XiFtFQc0dj2PQhCDXrDwr8tktrtf0MJ-zheropMTODzAzsc
./data/pdfs/638327.pdf
5,641,141
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.187584
2025-06-03T22:30:46.084551
2025-06-04T10:09:03.856923
2025-06-04T11:35:05.126152
445980
165
295
{ "labels": [ { "class": "Tablo", "confidence": 0.9602211117744446, "polygon": [ [ 1505, 2057 ], [ 1516, 1013 ], [ 297, 1000 ], [ 286, 2044 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9158440828323364, "polygon": [ [ 1506, 967 ], [ 1510, 220 ], [ 297, 213 ], [ 293, 960 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8615086674690247, "polygon": [ [ 938, 2207 ], [ 938, 2157 ], [ 868, 2156 ], [ 867, 2206 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8537064790725708, "polygon": [ [ 556, 1031 ], [ 1243, 1030 ], [ 1243, 975 ], [ 556, 975 ] ] } ] }
Cumhuriyet Halk Partisi'nin din politikaları ve kendi tabanının bunlara bakışı (İstanbul örneği) / The religion politics of Republican People's Party and their perspectives of its electoral base (Istanbul case)
Modern demokrasinin katalizörü olan siyasal partiler, toplumsal talepleri parlamentoya taşıyan temsili demokratik sistemin araçlarıdır. Hiç şüphesiz, Türk siyasal hayatının yapı taşlarından birisi, Cumhuriyet ile yaşıt bir siyasal kuruluş olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'dir. CHP kuruluşu, benimsemiş olduğu siyasi hedefleri, örgütleniş biçimi bakımından oldukça farklı niteliklere sahiptir.Türk siyasetinin en gerilimli alanlarından birisi, din ve devlet ilişkileri veya din politikalarıdır. Bu çalışmada Atatürk Döneminden günümüze kadar CHP'nin Din politikalarının değerlendirilmesinin yanı sıra, tabanın bu politikalara bakışı da ortaya konulacaktır.
Political parties which is the catalyzator of modern democracy is a tools of system of representative democracy that tranports social request to the parliament. Repuplican People's Party (CHP) which is a political organisation with the same age with Turkish Republic itselfs, is one of the fundamental main pillars of Turkish political lifes. CHP has a quite differnt qualities in terms of organizational form and political targets in establishment. In my study ı will use descriptive method and questionnary study.The religion-state relations are one of the controversial fields of Turkish politics. In conclusion, in my study, I will show the religion and laicism approch of the Republican People's Party.
RAMAZAN AKKIR
445980
Sakarya Üniversitesi
Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrGJW3NihpzCh3MruBbc8zTa9o7S23XiEkg5QTi90Nq-l
./data/pdfs/445980.pdf
1,732,521
true
true
true
2025-06-03T15:13:31.629245
2025-06-03T22:27:30.324309
2025-06-04T10:09:05.446430
2025-06-04T11:35:05.738435
594047
164
193
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9600346684455872, "polygon": [ [ 1489, 2092 ], [ 1492, 352 ], [ 274, 349 ], [ 271, 2089 ] ] } ] }
Narsisizm ve dindarlık ilişkisi / The relation between narcissism and religiosty
Araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin narsisizm ve dindarlık ilişkisini çeşitli demografik ve psikososyal (cinsiyet, yaş, fakülte, sınıf, lise, hayatının büyük çoğunluğunun geçtiği yerleşim yeri, ailenin sosyo-ekonomik durumu vb.) açılardan incelemek ve açıklamaktır. İlişkisel tarama modelindeki bu çalışmada anket tekniğine başvurulmuştur. Araştırmanın evrenini 2018-2019 İstanbul Üniversitesinde okuyan lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise İlahiyat Fakültesi, Tıp Fakültesi, Edebiyat Fakültesi, İşletme Fakültesi ve İktisat Fakültesi'nde okuyan 827 öğrencidir. Araştırmada ölçme aracı olarak katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek amacıyla Kişisel Bilgi Formu, öğrencilerin narsisizm düzeylerini belirlemek için Salim Atay tarafından 2009 yılında Türkçeleştirilen ve revizyonu yapılan 16 soruluk Narsisizm Kişilik Envanteri ve dindarlık düzeylerini belirlemek için Faruk Karaca (2001) tarafından standardize edilen 10 maddelik İçsel Dini Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmanın sonucuna göre narsisizm ve dindarlık arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin narsisizm düzeyleri ile cinsiyet, fakülte, mezun olunan lise, anne babanın hayatta olma durumu, annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, günlük namaz kılma durumu, Kâbe'yi ziyaret etme isteği ve annenin dindarlık durumu değişkenler arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin narsisizm düzeyleri ile yaş, sınıf, hayatın geçirildiği yerleşim yeri, ailelerinin sosyo-ekonomik durumu, annenin günlük namaz kılma durumu, babanın günlük namaz kılma durumu, babanın dindarlık düzeyi ve açık kimlikle sosyal medya hesabı kullanma arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir.
The objective of this research is to examine the relation of university students between narcissism and religiosity, demographically and psycho-socially with the variables of (gender, age, faculty, class, high school, residential place where most of the time spent, socio-economics conditions of family etc) and explain their interrelation. In this study, questionnaire technique is applied in this relational screening model. Selected research field is 2017-2019 bachelors students, who study at the Istanbul University. The samplery of the research is 827 students, studying at the faculty of divinity, the faculties of medicine, the faculties of literature, the faculties of management and the faculties of economics. As a measurement instrument of participants, in order to find out their demographies, the personal information questionnaires are used. To document the narcissism levels of the students, 16 questions Narcissistic Personality Inventory, which was revised and translate into Turkish in 2009 by Salim Atay and Intrinsic Religious Motiviation Scale consisting of 10 articles that was developed in (2001) by Faruk Karaca, were used. According to the research result, a meaningful co-relation between narcissism and religosity has been found. It has been found meaningful relation between narcistic levels and gender, faculty, graduated high school, the status of livehood of parents, education level of mother, education level of father, the condition of practising daily praying and passion to Kaba visit. There has not been identified an significant co-relation between narcissistic tendencies of students and age, class, residential place, socio-economic conditions of family, condition of praying of mother, condition of praying of father and social media presence with an open identity.
SADET KOCAGÖZ UZUN
594047
İstanbul Üniversitesi
Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=npGs9H39x7G6401x51yqpOCZGAXN9Z4EXERZZ2yb6kY2WsBqtpDkYzzfANUc92R0
./data/pdfs/594047.pdf
1,848,572
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.023972
2025-06-03T22:27:30.935954
2025-06-04T10:09:05.455612
2025-06-04T11:35:06.120965
600473
87
102
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9115039110183716, "polygon": [ [ 1493, 2129 ], [ 1502, 203 ], [ 169, 197 ], [ 160, 2123 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8406038880348206, "polygon": [ [ 850, 2167 ], [ 850, 2126 ], [ 797, 2126 ], [ 797, 2167 ] ] } ] }
Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının incelenmesi / Investigation of middle school students' attitudes towards mathematics
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının incelenmesidir. Bu kapsamda ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları incelenmiş ve tutumlarının çeşitli değişkenlere göre (cinsiyet, sınıf seviyesi, okul türü, algılanan ekonomik durum, okul dışında matematik takviye ders alma durumu, okul kurs/etütüne katılma durumu, matematik başarı ortalaması, genel başarı ortalaması, algılanan matematik başarısı, ailenin matematik başarı beklentisi, matematik öğretmenini sevme düzeyi, anne eğitim seviyesi, baba eğitim seviyesi) farklılaşma durumları sorgulanmıştır. Araştırma genel tarama modeli kapsamında ilişkisel tarama modeline dayalı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul'daki ortaokul öğrencileri, örneklemini ise 2018-2019 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin altı farklı ilçesindeki birer ortaokul, özel ortaokul ve imam hatip ortaokulunda öğrenim gören 1080 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin matematiğe yönelik tutumları Önal (2013) tarafından geliştirilmiş olan 22 maddelik Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği (MTÖ) kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri SPSS 15.0 programı aracılığıyla betimsel modelde ve karşılaştırma testleri yapılarak çözümlenmiştir. Öncelikle verilerin normal dağılımı sınanmış ve normal dağılım elde edilemediğinden dolayı verilerin çözümlenmesinde parametrik olmayan teknikler kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde, tanımlayıcı istatistiksel metotlar (yüzde, ortalama, standart sapma); ikili grupların karşılaştırılmasında (cinsiyet, okuldaki kurs/etütlere katılma durumu) non-parametrik testlerden ilişkisiz ölçümler için Mann-Whitney-U testi; üç ve daha fazla grubun karşılaştırılmasında (sınıf seviyesi, okul türü, algılanan gelir düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, matematik başarı düzeyi, genel başarı düzeyi, algılanan başarı düzeyi, ailenin algılanan başarı beklenti düzeyi, matematik öğretmenini sevme düzeyi) Kruskall Wallis-H Testi ve bu test sonucunda gruplar arasında fark bulunduğunda, farklılıkların kaynağını belirlemek üzere Mann-Whitney U testi sonuçlarına yer verilmiştir. Araştırmadan elde edilen belli başlı sonuçlar şu şekildedir: Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları yüksektir. Kız öğrencilerin matematiğe çalışmaya yönelik çalışmalarının ve matematiğe yönelik kaygılarının erkek öğrencilere göre daha fazla olduğu söylenebilir. Sınıf seviyesi yükseldikçe öğrencilerin ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının azaldığı; kaygılarının arttığı görülmüştür. Özel ortaokul öğrencilerinin imam hatip ortaokulu öğrencilerine göre çalışma, gereklilik ve genel tutumları daha olumlu; diğer ortaokul türlerine göre, özel ortaokul öğrencileri daha az kaygılı ve ortaokul öğrencileri imam hatip ortaokulu öğrencilerine göre matematiğe daha ilgilidir. Gelir seviyelerinin yüksek olduğunu düşünen öğrencilerin matematiğe yönelik genel tutumlarının daha yüksek, kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Okul dışında matematik takviye dersi alan ve almayan öğrencilerin tutumları arasında fark bulunmamıştır. Okul kurs/etütüne katılan öğrencilerin katılmayanlara göre ve matematik dersi ortalaması ile genel başarı ortalaması yüksek olan öğrencilerin matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek; kaygılarının daha düşük olduğu görülmüştür. Algıladıkları matematik başarıları ile ailelerinin kendilerinden bekledikleri matematik başarısının yüksek olduğunu düşünen ve matematik öğretmenlerini sevenlerin öğrencilerin matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek olduğu ve kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Anne ve baba eğitim durumu değişkenlerinde eğitim durumu yüksek olan anne babaların çocuklarının matematiğe yönelik ilgi, çalışma, gereklilik ve genel tutumlarının daha yüksek; kaygılarının daha düşük olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Matematik eğitimi, matematik dersi, matematik tutumu, matematik kaygısı
The aim of this research is to examine the middle school students' attitudes toward mathematics. Within this framework, the attitudes of middle school students toward the mathematics have been examined, and the differences in their attitudes based on some variables (gender, grade level, type of school, perceived economic status, taking reinforecement math cources out of school time, attending school course etude, mathematics achievement average, overall achievement average, perceived mathematics achievement, mathematics achievement expectation of family, liking math teacher, mother education level, father education level) have been questioned. The study was conducted based on the comparison survey model within the scope of the general survey model. The population of this study consists of middle school students in İstanbul and the sample was composed of 1080 students from public middle schools, private middle schools and Islamic divinity middle schools from six different districts of Istanbul. 22-item Attitudes towards Mathematics Scale which was developed by Önal (2013) is used to investigate the students' attitudes toward mathematics. The data was analyzed with descriptive and difference tests using SPSS (15.0). Firstly, the normal distribution of the data was tested and non-parametric techniques were used to analyze the data since the normal distribution could not be obtained. While analyzing the data, descriptive statistics (percentage, mean, standard deviation); non-parametric tests for the comparison of binary groups (gender, taking reinforecement math cources out of school time, attending school course etude), Mann-Whitney U test for the unrelated measurements, Kruskal-Wallis H test for the comparison of three or more groups (grade level, type of school, perceived economic status, mathematics achievement average, overall achievement average, perceived mathematics achievement, mathematics achievement expectation of family, liking math teacher, mother education level, father education level) and –in the statistically significant results- in order to define the source of the differences, Mann-Whitney U test were used. Some of the main results are as follows: Students have positively high attitudes towards mathematics. Female students have more positive general attitudes and more anxiety than male students. It is seen that interest, study, neccesity and general attitudes are getting decreased and anxiety is getting increased while the grade level is getting higher. Private middle school students' study, neccesity and general attitudes are positively more than islamic divinity middle school students, private middle school students have less anxiety than the other school types and general school students are more interested in mathematics than islamic divinity middle school. It can be said that, the attitudes of students towards mathematics who think that income levels are high have higher interest, study, neccesity and general attitudes and their anxiety is lower. There are not difference between students taking and not taking reinforecement math cources out of school time. The students attend school cource/etude and have high mathematics achievement average and overall achievement average have higher interest, study, neccesity and general attitudes towards mathematics; anxiety is found lower. It can be said that the students who think perceived mathematics achievement and mathematics achievement expectation of family are high and like math teacher teacher have more positive attitudes in interest, study, neccesity and general attitudes and lower anxiety. In the variables of educational status of parents, students who have parents with high educational status have higher interest, study, neccesity and general attitudes towards mathematics; anxiety can be said to be lower. Keywords: Mathematics Education, Mathematics Lesson, Attitudes Towards Mathematics, Math Anxiety.
NESLİHAN CITDIR
600473
Marmara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=aEzj_IdWAsjiSAfK3qwrBk2Mw-tP-7KgW95QlJUKDq1SqaNRbdWO2tvSJ_w8SekD
./data/pdfs/600473.pdf
2,508,967
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.152908
2025-06-03T22:30:46.987330
2025-06-04T10:09:05.797380
2025-06-04T11:35:06.349503
523714
1
119
{ "labels": [ { "class": "Kapak Sayfası", "confidence": 0.7876347899436951, "polygon": [ [ 1641, 2287 ], [ 1645, 193 ], [ -8, 190 ], [ -12, 2283 ] ] } ] }
5. sınıf matematik dersinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi: Bir durum çalışması / Teaching 5th grade mathematics course in a blended learning environment: A case study
Teknolojik gelişmeler günümüzde eğitim-öğretim ortamlarında kendini göstermekte ve özellikle zor bir ders olarak kabul edilen matematik derslerinde de bu gelişmelerden yararlanmanın yolları aranmaktadır. Bu araştırmada 5.sınıf matematik dersinin konusu olan kesir, ondalık gösterim ve yüzdeler ünitesinin harmanlanmış öğrenme ortamında işlenmesi süreci incelenmiştir. Çalışma 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul'da bir özel öğretim kurumunun ortaokul 5.sınıfında okuyan 89 öğrenci ile "Kesir, Ondalık Gösterim ve Yüzdeler" ünitesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir durum çalışması olarak tasarlanmış ve karma yöntemle veriler toplanmıştır. Öğrencilerin matematik dersine karşı tutumları, öz düzenleyici öğrenme becerileri ve teknoloji yeterlilikleri ile akademik başarı durumlarından nicel veriler elde edilmiştir. Öğretmen ve öğrencilerin öğrenme materyali, öğrenme ortamı ve yaşanan süreç ile ilgili görüşlerinden ise nitel veriler elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Çoklu Değerlendirme Ölçeği", akademik başarı sınavı, öğrenci günlüğü ve öğretmen gözlem formları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi SPSS programında bağımlı örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ortalama, standart sapma ve yüzde değerlerinin hesaplanmasıyla, nitel verilerin analizi ise içerik analizi yöntemiyle yapılmıştır. Harmanlanmış öğrenme ortamının yüz yüze kısmı sınıf ortamında çevrimiçi kısmı ise Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi'nde gerçekleştirilmiştir. Sekiz hafta süren araştırma sürecinde harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik derslerinde öğrencilerin akademik olarak başarı gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdiği; araştırmanın öncesinde ve sonrasında uygulanan "Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği" puanları arasındaki değişimin istatistiksel olarak anlamlı fark göstermediği; harmanlanmış öğrenme ortamında işlenen matematik dersi hakkında öğrencilerin olumlu görüş bildirdiği ve bu durumun matematik dersine yönelik tutum ölçeği sonuçları ile de tutarlılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. Öğretmenin harmanlanmış öğrenme ortamındaki öğrenci davranışları ile ilgili görüşleri de öğrencilerin derse katılım, ilgi ve motivasyonlarının yüksek olduğunu göstermiştir.
Technological developments have penetrated into almost all of educational fields, and the ways of utilizing these developments are also being sought in mathematics courses which are considered as a particularly difficult subject. In this thesis study, the teaching process of fraction, decimal and percentage units of fifth grade math lesson in blended learning environment was examined. The study was performed with 89 students who were in the 5th grade private secondary school in Istanbul in 2017-2018 academic year. The study was designed as a case study and data were collected by a mixed method. The quantitative data were obtained from four sources: students' attitudes towards mathematics lesson, and students' self-regulatory learning skills, technology competences and academic achievement. On the other hand, the qualitative data were collected from teachers' and students' views on learning material, learning environment and the encountered process. Face-to-face part of the blended learning environment were transferred into practice in the classroom environment, and the online part were performed in the Moodle Learning Management System. While the quantitative data were analyzed by descriptive methods, the dependent sample t-test, and one-way variance analysis (ANOVA), the qualitative data were analyzed by the content analysis method. The implementation process in the blended learning environment took eight weeks. As a result, the difference between the mean scores of students' attitudes collected before and after the implementation were statistically significant. However, the difference between the mean scores of students' self-regulatory learning collected before and after the implementation were not statistically significant difference. The students reported positive opinions about the mathematics lessons taught in the blended learning environment and that this situation was consistent with the attitude scale results. The views of the teacher about student behaviors in the blended learning environment also showed that students had a high level of participation, interest and motivation.
AYFER DÜRNEL
523714
Bahçeşehir Üniversitesi
Eğitim Teknolojileri Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFZWEuN0mXMuGC2y4I5CA2Iw0-7RddBu6vz9AXjS_M0Lj
./data/pdfs/523714.pdf
4,134,814
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.994643
2025-06-03T22:36:24.962668
2025-06-04T10:09:06.367870
2025-06-04T11:35:06.579908
658323
58
285
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9350797533988953, "polygon": [ [ 220, 1931 ], [ 1486, 1931 ], [ 1485, 276 ], [ 220, 276 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8834601640701294, "polygon": [ [ 895, 168 ], [ 896, 121 ], [ 839, 119 ], [ 838, 166 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.747952401638031, "polygon": [ [ 1458, 2098 ], [ 1458, 1994 ], [ 241, 1994 ], [ 241, 2098 ] ] } ] }
Madde bağımlılığı ile mücadelede inanç temelli yaklaşım / Faith-based approach in substance addiction recovery
Maddenin kötüye kullanılması ve bağımlılık sorunu, sağlık, sosyo-ekonomik ve güvenlik ile ilgili etkileri ile bireyleri, aileleri ve genel olarak toplumu etkilemektedir. Dünyada hâkim anlayış, bağımlılık sorununu da içine alan madde kullanım bozukluklarının bir hastalık olarak kabul edilmesi ve buna uygun tedavi ve bakım hizmetlerinin teşvik edilmesidir. Ancak madde bağımlılığı ile mücadelede tedavi hizmetlerine entegre veya bağımsız şekilde uygulanan alternatif yaklaşımlar da yaygındır. İnanç temelli programlar ve terapötik topluluklar bunların başında gelmektedir. Bu çalışmada, bağımlılıkla mücadelede bir tedavi alternatifi olan inanç temelli yaklaşım ele alınmıştır. İnanç temelli yaklaşımın ne olduğu ve tarihsel gelişimi ortaya konarak Türkiye'de dini cemaatlerin madde bağımlılığıyla mücadele çalışmalarından örnekler uygulamalı olarak çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Bişri Hafi Derneği, Bağımsız Yaşam Derneği ve Hikmet Gönül Erleri Derneği'nin bağımlılıkla mücadele ve rehabilitasyon çalışmaları incelenmiştir. Sonuçlar, inanç temelli programların katılımcılarının çoğunlukla, uzun süreden beri bağımlılık düzeyinde madde kullanan ve ağır uyuşturucular olarak tanımlanan maddeleri kullanan kişilerden oluştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde programlara katılanların bağımlılıklarından kurtulmak için farklı tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olmuş kişiler oldukları bulgulardan elde edilmiştir. İnanç temelli programlarda maneviyatın yanında yakın ilgi ve gönüllülük ayırt edici tutum olarak ortaya çıkmıştır. Programların yatılı olması da riskli sosyal çevreden uzak durmak ve yoksunluk dönemini atlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Bağımlıların program ekibi ve diğer hastalar ile birlikte iyileşme çabalarına göndermede bulunan iyileşme ortaklığı ilkesi programların önemli bir özelliğidir. Katılımcıların riskli sosyal çevreden izolasyonu, yüksek motivasyon ve yeniden sosyalleşme fırsatları inanç temelli yaklaşımların güçlü yanları olarak öne çıkmaktadır. Kurumsallaşma sorunları, profesyonel çalışan eksikliği ve sağlık sistemine dahil olamamak da bu yaklaşımın zayıf yönleri olarak değerlendirilebilir. Sonuçlar bağımlılıkla mücadelede inanç temelli programların Türkiye'de uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir alternatif olduğunu ancak henüz çok yeni olan programların geliştirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Bağımlılık Tedavisi, İnanç Temelli Programlar, Terapötik Topluluklar
The problem of substance abuse and addiction affects individuals, families, and the society in general with its effects on health, socio-economic factors and safety. The dominant approach in the world is to recognize addiction and substance use disorders as a disease and to promote appropriate treatment and care services. However, alternative approaches that are integrated into treatment services or implemented independently are also common in combating addiction problems. Faith-based programs and therapeutic communities are the leading ones among these. In this study, faith-based programs, which are a treatment alternative in substance addiction recovery, are examined. Firstly, the definition of a faith-based approach and its historical development have been expounded, and then examples from the activities of religious communities in Turkey against drug addiction have been studied practically. Within the scope of the research, the addiction recovery and rehabilitation activities of Bişri Hafi Association, Bağımsız Yaşam Association, and Hikmet Gönül Erleri Association have been investigated. The findings of the study have revealed that the addicts that applied to the faith-based programs most were those who had had heavy and long-term substance use and who mostly had tried different treatment methods but failed. In faith-based programs, close attention and volunteering emerged as a distinctive feature in addition to spirituality. The residential program offers an important opportunity for the participants to stay away from the risky social environment and to overcome the abstinence period. The therapeutic alliance principle, which refers to the addicts' recovery efforts in collaboration with the program team and other patients, is an important feature of the programs. The isolation of the participants from the risky social environment, high motivation and opportunities for re-socialization stand out as the strengths of faith-based approaches. Institutionalization problems, lack of professional staff and not being included in the health system can also be considered as weaknesses of this approach. The findings of the study demonstrate that faith-based programs are a viable alternative that can be implemented and made widespread in Turkey, but they also show that that since these programs are just up the road, they need to be further developed and supported. Keywords: Drug Addiction, Substance Addiction Recovery, Treatment, Faith-Based Programs, Therapeutic Communities
MUHAMMET ÇEVİK
658323
Fırat Üniversitesi
Sosyoloji Ana Bilim Dalı
2021
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wf-FPgY-5qjHEzEoOgvMs7FB25SV1WGX04yhqPGKR0Rc3aR5Y68WwjYmQ8mM4Lm8
./data/pdfs/658323.pdf
5,271,585
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.588161
2025-06-03T22:33:58.494836
2025-06-04T10:09:07.553643
2025-06-04T11:35:06.743315
323693
80
91
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.6840412616729736, "polygon": [ [ 799, 2186 ], [ 800, 2149 ], [ 750, 2148 ], [ 748, 2184 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.678694486618042, "polygon": [ [ 1424, 2113 ], [ 1434, 241 ], [ 140, 233 ], [ 130, 2106 ] ] } ] }
Laubıe ve genelleştirilmiş fesenko karşılıklılık ilkelerinin ilişkisi üzerine / On the relationship between laubie and generalized fesenko reciprocity principle
Bir F yerel cisminin Tamamen dallanmış APF genişlemeleri için Abelyen olmayan karşılıklılık yasaları Fesenko tarafından, Hazewinkel ve Neukirch-Iwasawa'nın çalışmaları genelleştirilerek inşa edilmiştir. Bu çalışmada, F yerel cisminin her Galois genişlemesi için, karşılıklılık yasaları, yerel Fesenko karşılıklılık yasaları inşa edilerek ve Koch felsefesine göre, abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı inşa edilmiştir. Bunun için Fontaine-Wintenberger tarafından geliştirilmiş olan, yerel cisimlerin APF genişlemeleri ve bu APF genişlemelerine bağlı olarak norm cisimleri kuramı ele alınmıştır. Ardından da, Koch felsefesine göre, abelyen olmayan, yerel sınıf cisim kuramının inşası gerçekleştirilmiştir. Böylece, Fesenko anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı ile, Laubie anlamında abelyen olmayan yerel sınıf cisim kuramı karşılıklı incelenebilmiştir. Bu ise Laubie'nin çalışmasının, İkeda-Serbest'in çalışmasının özel bir hali olarak elde edilebileceğini göstermiştir.
Abelien extension of the given field F and describing the arithmethical properties of these extensions via the algebraic and anlytic objects related to just the base field F is called as the local abelian class field theory. Another the most important problem in the modern number theory is reconstructing the theory to also non-abelien extensions of local field F.There are two main methods by which are developed by Langlands and Koch. Koch?s method is generalized to non-abelien extensions of local field F by Fesenko and Koch-de Shalit. Then after, Koch?s method is progressed in two different branches. The work of Koch-de Shalit is extended by Laubie and a non-abelien local class field theory is constructed. On the other hand, İkeda and Serbest are examined the Fesenko?s method to a different non-abelien local class field theory. The work of Fesenko is much more general than the work of Koch-de Shalit.In this thesis, it is studied the relationship between the non-abelien local class field theories in the sense of Fesenko and in the sense of Laubie.
ABDULLAH SERDAR KAZANCIOĞLU
323693
İstanbul Teknik Üniversitesi
Matematik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2012
Türkçe
Doktora
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=rcbWnuqW6HxCZ_98ARapgqI_PCBXJ7g7SQ1MaSkWH82lVJ6HnluoRm13W9w4UkxM
./data/pdfs/323693.pdf
424,946
true
true
true
2025-06-03T15:13:32.821901
2025-06-03T22:33:57.785423
2025-06-04T10:09:07.562263
2025-06-04T11:35:06.837169
254870
113
181
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9472631216049194, "polygon": [ [ 1470, 2047 ], [ 1476, 1032 ], [ 301, 1025 ], [ 295, 2040 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.9453215003013611, "polygon": [ [ 352, 917 ], [ 1405, 912 ], [ 1402, 409 ], [ 350, 413 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8913128972053528, "polygon": [ [ 1506, 161 ], [ 1507, 110 ], [ 1447, 109 ], [ 1446, 160 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8263091444969177, "polygon": [ [ 1446, 1003 ], [ 1446, 926 ], [ 364, 923 ], [ 364, 1001 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.752352774143219, "polygon": [ [ 1455, 355 ], [ 1455, 223 ], [ 349, 222 ], [ 349, 353 ] ] } ] }
Resimlemelerarası ilişkilere dayalı çocuk kitaplarında karşılaşılan resimleme ve tasarım sorunları ve bir uygulama / The illustration and graphic design problems encountered in the interpictural relations driven children?s books and an application
Öncü, Melda. Resimlemelerarası İlişkilere Dayalı Çocuk Kitaplarında Karşılaşılan Resimleme ve Tasarım Sorunları ve Bir Uygulama, Sanatta Yeterlik Tezi, Ankara, 2008.Metinlerarası ilişkiler, genel olarak yeni bir yaratımda, eski yapıtlardan bilinçli ya da bilinçsiz olarak gerçekleştirilen tüm etkilenimleri kapsayan oldukça geniş bir inceleme alanıdır. Gerçekte, bir yapıtın başka bir yapıttan etkilenmesi ya da içerisinde önceki bir yapıttan parçalar taşıması durumunun tarihi oldukça eskilere uzanmakla birlikte, bu durumun yapıt incelemelerine, eleştirilerine ve yorumlamalarına yeni bir bakış açısı getirebileceğinin fark edilmesi ve konuya ilişkin kuramların oluşturulması yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren ve ilk olarak yazın alanında gerçekleşmiştir.Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren modern yapısına kavuşan resimli çocuk kitapları alanında da metinlerarasılığın giderek daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Ancak bu uygulamalar, resimli kitapların yalnızca metinlerinde değil resimlemelerinde de gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmada, metinlerarası yöntemler içinde yer alan öykünme (pastiş), alıntı ve yansılamanın (parodi), kitap resimlemelerinde gerçekleştirilmiş olan uygulamaları, resimlemelerarası ilişkiler ana başlığı altında, örnekler üzerinden incelenmektedir.Çalışmanın ilk bölümünde, resimli kitapların giderek karmaşıklaşan ve söz konusu uygulamalara açık hale gelen yapısı üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde, çocuk kitaplarında resimlemelerarası ilişkilere dayalı uygulamalar çeşitli örnekler üzerinden incelenmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, bu çalışma için özgün bir içerikle kurgulanan resimlemelerarası ilişkilere dayalı bir çocuk kitabının yapım aşamaları ayrıntılı bir şekilde sunulmaktadır.Yapılan araştırmalar ve uygulama çalışmasının sonucunda resimlemelerarası ilişkilerin, hem yaratıcı hem de okur açısından karmaşık ve keyifli bir hazırlama ile algılama sürecine sahip olduğu görülmektedir. Yaratıcının yapıtında önceki yapıtlarla kurduğu bağlantılar, önceki yapıtlara ilişkin bilgisi ve deneyimleriyle bire bir ilişkilidir. Bu bağlantıların okura ne kadar gizli ya da açık bir şekilde sunulacağı da, yaratıcının okurda oluşturmak istediği etkiye göre belirlenmektedir. Yaratıcı, önceki yapıtlara ait parçaları, yeni kurgusu içerisine okurda yaratmak istediği etkiye uygun bir şekilde yerleştirmiş ve okurun bu parçaları keşfetmesi için sahneden çekilmiştir. Okurun, yaratıcının önceki yapıtlarla kurduğu bağlantıları fark edebilmesi, yeni bütün içerisindeki eski parçayı ya da parçaları keşfetmesi, bu parçaların eski bağlamları ve şu an içerisinde bulunduğu yeni parçalarla ilişkilerini anlamlandırması, bütünüyle okurun kişisel bilgi ve becerilerine dayanmaktadır.Anahtar Sözcükler Metinlerarası İlişkiler, Resimlemelerarası İlişkiler, Görüntülerarası İlişkiler, Resimli Çocuk Kitabı, Resimleme, Modernizm, Grafik Tasarım, Alıntı, Öykünme, Yansılama.
Öncü, Melda. The Illustration and Graphic Design Problems Encountered in the Interpictural Relations Driven Children?s Books and An Application, Ph. D. in Art Dissertation, Ankara, 2008.Intertextual relationships are, in general, wide range of analysis areas in new creations that include concious and unconcious influences of former work of art. Despite the fact that a work being influenced by another work or carrying parts of a former work dates back to history, especially after the first half of the twentieth century and first in literature area, it has been realised that this reality brings a new point of view to analysis, critism and comment on art works and develop hypothesis related to the subject.It has been observed that the intertextuality is being used more common also in the children?s picture books that reached their modern structure, especially by the second half of the twentieth century. But these implementations could be realised not only in the texts of the picture books but also in the illustrations. In this study, the applications of the imitation, quotation and parody included in the intertextual methods realised in the book illustrations, are studied using samples, under the interpictural relationships headline.In the first part of the study, the structure of the picture books that are getting more complicated and becoming open to such applications are being emphasised. In the second part, the applications in the children?s books based on interpictural relationships are being examined using examples. In the third part of the study, the production stages of a children book based on interpicturality edited with an original content for this study are presented in detail.As a result of the researches and application studies, interpicturality is observed to hold a sophisticated and joyous preperation and perception process both by the creator and the reader. The links of the creator with his former works, his knowledge and experience on former works are closely related. How detailed or undetailed these links will be presented to the reader is determined by the desired effect on the reader by the creator. The creator has placed the pieces of the former works in its new editing, according to the effect he wants to create on the reader and drew off the stage to let the reader discover these pieces. The realisation of the reader of the links with the former works by the creator, the discovery of the former piece or pieces in the new whole, the context of these pieces and to give a meaning to the relationship with the new pieces inside, totally depend on the reader?s personal knowledge and skills.Key Words Intertextuality, Interpicturality, Intervisuality, Children?s Picture Book, Illustration, Modernism, Graphic Design, Quotation, Imitation, Parody.
MELDA ÖNCÜ
254870
Hacettepe Üniversitesi
Grafik Ana Sanat Dalı
2008
Türkçe
Sanatta Yeterlik
Dijital Medya Yönetimi Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=NtBAevXNhYaNqJFoAcdBdgN9WxqsXIZFbLM6YRKUpsHfCVFUlgNKD1OiVK9Qopax
./data/pdfs/254870.pdf
31,497,672
true
true
true
2025-06-03T15:13:31.852225
2025-06-03T22:27:33.507644
2025-06-04T10:09:07.948163
2025-06-04T11:35:07.352160
End of preview. Expand in Data Studio
README.md exists but content is empty.
Downloads last month
23