Dataset Viewer
Auto-converted to Parquet Duplicate
image_data
imagewidth (px)
1.6k
2.34k
document_id
stringclasses
15 values
page_num
int64
1
212
total_pages
int64
95
452
predictions
dict
title
stringclasses
15 values
abstract_tr
stringclasses
15 values
abstract_en
stringclasses
15 values
author
stringclasses
15 values
thesis_id
stringclasses
15 values
university
stringclasses
12 values
department
stringclasses
12 values
year
stringdate
2007-01-01 00:00:00
2023-01-01 00:00:00
language
stringclasses
1 value
thesis_type
stringclasses
3 values
keyword_abd
stringclasses
1 value
original_url
stringclasses
15 values
file_path
stringclasses
15 values
file_size_bytes
int64
706k
38.2M
download_success
bool
1 class
extraction_success
bool
1 class
prediction_success
bool
1 class
download_timestamp
stringdate
2025-06-08 21:03:12
2025-06-08 21:03:15
extraction_timestamp
stringdate
2025-06-09 12:43:31
2025-06-09 13:06:02
prediction_timestamp
stringdate
2025-06-10 12:18:33
2025-06-10 12:27:12
hf_processing_timestamp
stringdate
2025-06-10 17:04:09
2025-06-10 17:09:17
518688
16
95
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9430555105209351, "polygon": [ [ 1494, 1988 ], [ 1501, 353 ], [ 235, 348 ], [ 229, 1983 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8902372121810913, "polygon": [ [ 1469, 231 ], [ 1470, 187 ], [ 1425, 186 ], [ 1424, 230 ] ] } ] }
Hava kaynaklı basillerin izolasyonu ve bazı yeteneklerinin incelenmesi / The isolation of air borne bacilli and investigation of some capabilities of these bacteria
Bu çalışmada Kütahya iline bağlı Seyitömer beldesindeki havasal ortamdan izole edilen aerob endospor oluşturan Basil grubu bakteriler identifiye edilerek bazı yetenekleri araştırılmıştır. Yer çekimine dayalı petri plak yöntemiyle aerob endospor oluşturan 15 adet bakteri izole edilmiştir. İzole edilen bakterilerin biyokimyasal testler yardımıyla Bacillus sp. olarak cins düzeyinde identifikasyonu gerçekleştirilmiştir. Enzim üretim yeteneğine baktığımızda, 14 tane izolatın proteaz enzimi, 6 tane izolatın da amilaz enzimini üretebildiği tespit edilmiştir. Yapılan ağır metal dirençlilik deneyinde, ağır metallere karşı en yüksek MİK (Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu) değeri referans suş (Bacillus subtilis NRRL B-209) ile kıyaslandığında, çalışmamızdaki basillerin %93,33 oranında bakır ağır metaline karşı dirençli olduğu belirlenmiştir. Antibiyotik dirençlilik testi, agar disk difüzyon yöntemiyle sekiz farklı antibiyotik (amfisilin, kloramfenikol, siproflaksin, eritromisin, kanamisin, oksasilin, streptomisin, vankomisin) kullanılarak belirlenmiştir. Test sonuçlarına göre Basillerin %100'ü oksasilin, %46,66'sı amfisilin antibiyotiğine karşı dirençli bulunmuştur. Basil izolatlarından elde edilen süpernatant kısımlar kendilerine ve diğer basillere karşı agar damlatma yöntemi ile denenerek metabolit üretim yetenekleri belirlenmiştir. Basil izolatları içerisinde S6 izolatı aktivitesi en iyi izolat, S4 izolatı ise en hassas izolat olarak tespit edilmiştir. Ayrıca S6 izolatından elde edilen süpernatantın antimikrobiyal aktivitesi gram pozitif ve negatif mikroorganizmalara ve ayrıca maya'ya karşı denenmiştir. S6 izolatı en yüksek aktiviteyi Legionella pneumophilia Sg 2-15'e karşı göstermiştir. S6 izolatının metabolit aktivitesi üzerine sıcaklık, pH, organik çözücü ve deterjanların etkisi araştırılmıştır. S6 izolatının süpernatant kısmının 80, 95 ve 121°C sıcaklıklarında aktivite göstermediği, denenen farklı pH (2, 4, 6, 8 ve 10) aralıklarından ve organik çözücülerden az miktarda etkilendiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağır metal dirençliliği, Antibiyotik dirençliliği, Bacillus sp., Enzim, Metabolit.
In this study, aerobic endospor forming Bacilli group, isolated from the airborne environment in Seyitömer district of Kütahya province, were identified and some cabilities were investigated. Fifteen aerobic endospores producing bacteria were isolated by petri plate method based on gravity. Identification of isolated bacteria was carried out by biochemical tests at the genus level as Bacillus sp. When we look at the ability of enzyme production, it is determined that 6 isolates can produce amylase enzyme, while 14 isolates show protease activity. The highest MIC (Minimal Inhibition Concentration) value against heavy metals in comparison with reference strain (Bacillus subtilis NRRL B-209), by conducting the heavy metal resistance test, 93,33% of the bacilliies tested were found to be resistant to copper heavy metal. Antibiotic resistance testing was performed using agar disc diffusion method against eight different antibiotics (amphicillin, chloramphenicol, ciprofloxin, erythromycin, kanamycin, oxacillin, streptomycin, vancomycin). According to the test results, 100% of Bacilli were found to be resistant to oxacillin and 46,66% to ampicillin antibiotics. Supernatant fractions obtained from Bacillus isolates were tested against them self and other bacilli by agar drip method to determine metabolite production capabilities. S6 isolate activity was the best isolate in Bacilli group and S4 isolate was the most sensitive isolate. In addition, the antimicrobial activity of the supernatant obtained from the S6 isolate was tested against gram positive and negative microorganisms and yeast. S6 isolate showed the highest activity against Legionella serogroup 2-15. The effect of temperature, pH, organic solvent and detergents on the metabolic activity of S6 isolate was investigated. It has been determined that the S6 isolate is not active at temperatures of 80, 95 and 121°C in the supernatant, but is effected at different pH ranges (2, 4, 6, 8 ve 10) and in a small amount of organic solvents. Key Words: Antibiotic resistance, Bacillus sp., Enzyme, Heavy metal resistance, Metabolite.
TUĞBA MENTEŞ
518688
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
Biyoloji Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=hcgrYffRbz0Z44UJEuLtwWUFnqT4eDxsVUlQOf6Uaq4-fiR66wyxV5e2qUdoB8ja
./data/pdfs/518688.pdf
1,919,274
true
true
true
2025-06-08T21:03:15.505524
2025-06-09T12:58:37.858736
2025-06-10T12:19:41.700874
2025-06-10T17:04:09.827624
520514
32
118
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.951390266418457, "polygon": [ [ 300, 2102 ], [ 1462, 2102 ], [ 1462, 1021 ], [ 300, 1021 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8900434374809265, "polygon": [ [ 1468, 2208 ], [ 1468, 2163 ], [ 1413, 2163 ], [ 1413, 2208 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.7840155363082886, "polygon": [ [ 1363, 997 ], [ 1363, 935 ], [ 323, 935 ], [ 323, 996 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.6971525549888611, "polygon": [ [ 1381, 891 ], [ 1384, 261 ], [ 342, 256 ], [ 339, 886 ] ] } ] }
Akut otitis media tanılı çocuklarda nazofarengeal pnömokok taşıyıcılığı / Nasopharyngeal pneumococcus carriage in children with acute otitis media
Amaç: Akut otitis media tanılı çocuklarda nazofarengeal Streptoccoccus pneumoniae taşıyıcılık oranını, taşıyıcılığı etkileyen risk faktörlerini, konjuge pnömokok aşısı ile aşılanma durumuyla taşıyıcılık arasındaki ilişkiyi, elde edilen izolatların serotip dağılımını ve antibiyotik direnç durumunu belirlemek ve bunları sağlıklı çocuklar ile karşılaştırmak. Metod: Eylül 2015 - Eylül 2016 tarihleri arasında çocuk polikliniklerine başvuran ve aktif enfeksiyon geçirmeyen 252 sağlıklı çocuk ile akut otitis media tanısı konulan 200 çocuktan nazofarengeal sürüntü örnekleri alındı. Çalışmaya katılan çocukların ailelerinden anketler yardımıyla demografik bilgileri, aşılanma durumları ve geçmiş tıbbi öyküleri ile ilgili veriler toplandı ve bilgilendirilmiş olur formu dolduruldu. Örnekler laboratuvara götürüldü ve S. pneumoniae kültürü için ekim yapıldı. Örneklerden elde edilen pnömokok suşları multiplex polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemi ile serotiplendirildi ve üretilen izolatların penisilin, seftriakson, eritromisin ve klindamisine karşı duyarlılıkları değerlendirildi. Bulgular ve Tartışma : Çocukların yaşları 2-210 ay arasında olup ortalama 58.6±43.3 ay idi. Sağlıklı çocukların 22'sinde (%8.7), akut otitis media tanısı konulan çocukların 39'unda (%19.5) nazofarengeal pnömokok taşıycılığı saptandı (OR: 2.53, GA:1.44-4.43; p=0.001). Çocuklarda yaş gruplarına göre taşıyıcılık oranları değerlendirildiğinde en yüksek taşıyıcılık oranlarının 6-24 ay arasında olduğu görüldü. Nazofarengeal pnömokok taşıyıcılığı için risk faktörleri değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı kabul edilebilecek risk faktörü saptanmadı. Aşılanma durumlarına göre taşıyıcılık değerlendirildiğinde, en yüksek taşıyıcılık oranı yaş grubu itibariyle KPA13 ile tam aşılı çocuklarda saptandı. En fazla oranda saptanan serotipler tüm çocuk grubunda serotip 35B, 15B/15C, 19F, 23A, 23F ve 19A iken; otitis medialı çocuklarda 15B/15C oldu. Elde edilen izolatların KPA7, KPA13 ve PSA23 ile kapsanma oranları sırası ile %27.8, %42.6 ve %63.9 olarak bulundu. Konjuge pnömokok aşıları dışında kalan serotip oranının %57.3 olduğu görüldü. Penisilin direnci elde edilen tüm izolatlarda %53.3 iken, otitli çocuklardan elde edilen izolatlarda %54 olduğu saptandı. Ülkemizde konjuge pnömokok aşılaması sonrası taşıyıcılık oranları azalmıştır. Ancak otitli çocuklarda pnömokok taşıyıcılığı sağlıklı çocuklarla karşılaştırıldığında anlamlı olarak yüksektir. Bu durum otitin patofizyolojisinde nazofarengeal taşıyıcılığın ilk basamak oluşu ve üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası mukozal hasarın hem otite hem de pnömokok taşıyıcılığına yol açıyor oluşu ile açıklanabilir. Taşıyıcılığın en yüksek olduğu yaş grubunun, otitin de en yüksek oranda görüldüğü 6-24 ay arası çocuklar olduğu saptanmıştır. Taşıyıcılardaki serotip dağılımı incelendiğinde ise aşı dışı serotiplerin daha sık olduğu görülmüştür. Sonuç: Akut otitis medialı çocuklarda nazofarengeal pnömokok taşıyıcılık oranı, sağlıklı çocuklara göre daha yüksek orandadır. Kreşe gitmek otit için bağımsız bir risk faktörü olarak belirlenmiş ve serotip 19A'nın yalnızca otitli çocukların nazofrenks örneğinde tespit edilmesi KPA13 aşılamasına rağmen bu serotip ile otit arasında ilişkinin bir kez daha altını çizmiştir.
Objective: To evaluate nasopharyngeal carriage of S. pneumoniae , risk factors for colonization, impact of conjuge PCV vaccination on the nasopharyngeal (NP) carriage, serotype distribution and antimicrobial resistance in children with acute otitis media and compare with healty children. Methods: Between September 2015 and September 2016, we obtained nasopharyngeal swabs from 252 healty children without evidence acute infection and 200 children with acute otitis media.. The consent of childrens' families were got for the research and records about demographic information, immunization status and medical history of the children were reviewed. The swabs were transported to laboratory and samples were cultured for S. pneumoniae. Serotypes of S. pneumoniae isolates were identified by using multiplex polymerase chain reaction (PZR) technique Antibiotic resistance rates of S. pneumoniae isolates to penicillin, ceftriaxone, erythromycin and clyndamycin were evaluated. Results: The mean age of the children was 58.6±43.3 months (range 2-210 months). The nasopharyngeal carriage rate of S. pneumoniae was 8.7% (n:22) in healthy children and 19.5% (n:39) in children with acute otitis media (OR:2.53, CI:1.44-4.43). Nasopharyngeal colonization rate of S. pneumoniae was highest in the 6-24 months age group. As we investigate the risk factors for the nasopharyngeal carriage of S. pneumoniae; we couldn't find any risk factors. The coverage rates of 7 valent PCV, 13 valent PCV and PSV23 were %27.8, %42.6 and %63.9 in all children. The serotypes 35B, 15B/15C, 19F, 23A, 23F and 19F were the most common isolated serotypes in all children, serotype 15B/C was the most çömmen isolate in children with otitis media. Penicillin resistance was %53.3 in all isolates, %54 in children with otitis media. Nasopharyngeal pneumococ carriage rate has decreased after pneumococ vaccination programme in our country, but nasopharyngeal carriage rate in children with acute otitis media is still higher than healthy children. Acute otitis media is associated with upper respiratory tract infections and nasopharyngeal carriage of pathogens is a another risc factor for otitis media. Nasopharyngeal pneumococ carriage rate is highest in the age group 6-24 months, otitis media is also most common in this age group. Non-vaccine serotypes have found more often than vaccine type serotypes. Conclusion: Nasopharyngeal pneumococ carriage rate in children with acute otitis media has found more than healthy children. Attending a day care center was shown a risc factor for acute otitis media. All of serotype 19A has emerged in children with acute otitis media.
TUĞBA NUR DAŞAR
520514
Marmara Üniversitesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFScHoHIrP2WApS5KwFZF8aNRwNEw90ITcMOtRkBwV26Y
./data/pdfs/520514.pdf
4,636,552
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.077173
2025-06-09T12:56:05.897529
2025-06-10T12:19:42.165442
2025-06-10T17:04:09.988440
428380
184
212
{ "labels": [ { "class": "Tablo", "confidence": 0.9473757743835449, "polygon": [ [ 337, 1769 ], [ 1519, 1766 ], [ 1515, 381 ], [ 333, 384 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8632584810256958, "polygon": [ [ 926, 2211 ], [ 927, 2148 ], [ 846, 2146 ], [ 845, 2210 ] ] } ] }
Askerî bando orkestralama tekniklerinin incelenmesi ve Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün askerî bandoya transkripsiyonu / A study of military band orchestration techniques and transcription of 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto to the military band
Ülkemizde 21 (Yirmi bir) ilde toplam 37 (Otuz yedi) askerî bando teşkilatlanması mevcut olup söz konusu bandolar görev aldıkları bölgelerde, millî bayramlarda ve sivil halka yönelik organize edilen sanatsal etkinliklerde konser ve tören faaliyetleri icra etmektedirler. Enstrüman çeşitliliğindeki zenginliği ile müzikal teknik kapasitesindeki genişliği dikkate alındığında askerî bando orkestralarını, sadece askerî bandolara yazılmış yerli/yabancı marşlar çalmaya mahkûm etmenin pek müsrif bir yaklaşım olacağı aşikârdır. Bununla birlikte askerî bandoların, kimi zaman transkripsiyonu yapılmış senfonik eserler icra ettiği görülmekte fakat söz konusu orkestralama uygulamalarının, bünyesinde estetik çirkinlikler ve teknik hatalar barındırdığı dikkat çekmektedir. İşte bu noktada, öncelikle askerî bandoyu meydana getiren enstrümanları etraflıca tanıtmak; askerî bandoların icrası için yazılacak eserler ile yine bu bandoların icra etmesi istenecek senfonik eserlerin nasıl doğru ve güzel şekilde orkestralanabileceğine dair riayet edilmesi gereken esasları belirlemek gereği duyulmuştur. Askerî bandoların icrası için eser yazmak ya da mevcut senfonik eserlerin askerî bandoya transkripsiyonunu yapmak isteyen besteci ve aranjörlere veya transkripsiyonculara rehberlik etmeyi amaçlayan bu çalışmanın birinci bölümünde; senfoni orkestralarında, askerî bandolardan farklı olarak yer alan yaylı enstrümanlar ile askerî bandoların teşekkül ettiği enstrümanlar teknik özellikleriyle, karakteristik yapılarıyla ve orkestralamada kullanım biçimleriyle detaylı olarak tanıtılmaya, ikinci bölümünde; orkestralama ve transkripsiyon çalışmalarında izlenecek yöntemler, bütünlüklü bir yapıda sunulmaya, son bölümünde ise Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün askerî bandoya transkripsiyonu yapılarak örnek teşkil edecek bir uygulama ortaya koymaya çalışılmıştır. Bu tez; askerî bandolara yönelik orkestralama ve transkripsiyon çalışmalarında ihtiyaç duyulan enstrüman bilgisinin yeterli düzeyde sağlanmış; bestecilere, aranjörlere yahut transkripsiyonculara bu kapsamda yapacakları çalışmalarda ışık tutabilecek önemli teknik veriler sunulmuş ve müzik tarihine damgasını vurmuş en büyük bestecilerden biri olan Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün, askerî bandolar tarafından seslendirilebilecek şekilde transkripsiyonu yapılarak askerî bandolar repertuvarına kazandırılmış olması bakımından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Orkestralama, Transkripsiyon, Askerî Bando, Enstrüman Bilgisi, Orkestrasyon.
As there are 37 (Thirty seven) military band organizations in 21 (Twenty one) provinces in our country; these bands are executing concerts and ceremonies during national days and art activities which are being organized for civilian people, within their areas they are assigned. It is obvious that, bearing their abundance of different instruments and range of musical technique capacities in mind, it would be very extravagant to restrict the military bands to play national/foreign marches which are written exclusively for the military bands. In addition, sometimes military bands are seen performing transcribed symphonic opuses; but it takes notice that, these orchestration performance have some esthetical ugliness and technical errors. At this point first of all; it is required to introduce the instruments in detail that form the military band, to decide about opuses which they will be playing and to define the rules of correct and nice orchestration. In the first part of this study, which is aiming, to write an composition for military bands to execute or to guide the composers and arrangers, who would like to orchestrate symphonic opuses for military bands, to introduce stringed instruments, that differ in symphony orchestras from military bands and instruments that form the military bands, with their technical qualities, in the second part; to present the ways, to follow in orchestration and transcription studies in a complete structure, and in the last part, to form a role-model study by transcription the 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto to the military band. This thesis, has importance in ways, that it has enabled the military bands with instrumental knowledge of enough amount in orchestration and transcription studies, that it has presented composers, arrangers or transcribers with technical data that could enlighten them, and that it has been gained to repertory of military bands by the transcription of 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto, who is one of the greatest composers who have left their mark on music history, in a way it could be played by the military bands. Keywords: Orchestrating, Transcription, Military Band, Instrument Knowledge, Orchestration.
ERCAN ACAR
428380
Cumhuriyet Üniversitesi
Müzik Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Br_XTptK8CZ70f0JGX9xEup36_siK2TztVvLxgdv7XqMzC7Iqy97FCAdkaSUXSoi
./data/pdfs/428380.pdf
38,183,682
true
true
true
2025-06-08T21:03:12.728737
2025-06-09T12:43:31.671719
2025-06-10T12:19:43.257116
2025-06-10T17:04:10.435661
210623
28
130
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9376479983329773, "polygon": [ [ 1484, 2138 ], [ 1489, 248 ], [ 319, 245 ], [ 314, 2134 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9173035621643066, "polygon": [ [ 859, 2245 ], [ 859, 2192 ], [ 796, 2192 ], [ 796, 2245 ] ] } ] }
Medrese eğitiminden modern eğitime geçişte halka yöneliş / Orientation to public in entrance to modern education from old education
Bu tezde, Osmanlı Devleti'nde medrese eğitiminden modern eğitime geçiste yapılan yenilikler ve düzenlemeler ele alınmıstır. Modern anlamda eğitim alanındaki çalısmaların cumhuriyet dönemine etkileri, halkın eğitimi hususundaki rolü incelenmistir. Osmanlı Devleti'nin her alanda modernlesme çabasının en önemli ayağını ilköğretim alanındaki yenilik çalısmaları olusturur. Bu dönemde yapılan reformlar, Türkiye cumhuriyeti döneminde de devam etmistir. Halkın eğitimi sorunu ele alınmıs, eğitim alanında, sosyal hayatın düzenlenmesinde birçok reform yapılmıstır. Türkiye Cumhuriyeti devleti'nin hedefleri arasında buluna, ?muasır medeniyet seviyesine ulasma? hedefi doğrultusunda, sehirlisi ve köylüsü ülkenin kalkındırılması için el ele vermistir. Ekonomik anlamda ülkenin kalkınması için köylünün üretime katılması sağlanmıstır. Köylünün eğitim seviyesinin yükseltilmesi için halka hizmet edecek ?Halk Evleri? kurulmustur. Yapılan bu çalısmada, reformların gerçeklesmesinde halka yönelmenin etkileri ortaya konulmaya çalısılmıs, bu etkilerin ülkenin ilerlemesine katkıları ele alınmıstır.
In Ottomon Empire, on passing from medrese education to modern education, a lot of changes and newness were done. In this thesis, these changes and were searched. The studies which are connection with education, as modern and its effects to Republic Term and the role of folk?s education were searched, too. The newnessesin primary education area are the most important study to be modern in Ottoman Empire. The reforms in this term which continue in Turkish Republic Term. The education of folk was searched and a lot of too reforms were done in cultural, education area and in ordering of life. One of aims of Turkish Republic is toy oin forces with peasants and citizens for making process of country, their aim sentence is ?to reach Modern Civilization Level? It is provided that peasant joined to production forbeing of country in ekonomical area. For this aim, folk houses were fonuded which will service to folk for in creasing the education level of folk. At done is studies, it is arised to be effects of tending to folk when reform is reali sed and the adding of the effects. Were dealed withon processing of country.
ADEM KÖSEOĞLU
210623
Sakarya Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-WCdkpBOvLjUUsJrlZZHjmpxciibuAgxfnvNjKw045uR
./data/pdfs/210623.pdf
705,592
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.310849
2025-06-09T12:56:06.511614
2025-06-10T12:19:43.269322
2025-06-10T17:04:10.650847
593841
135
179
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9306027889251709, "polygon": [ [ 1464, 2130 ], [ 1479, 313 ], [ 227, 303 ], [ 212, 2120 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8698647022247314, "polygon": [ [ 966, 2208 ], [ 966, 2151 ], [ 884, 2150 ], [ 884, 2208 ] ] } ] }
Anonim şirketlerde rüçhan hakkı / Preemptive rights in joint stock companies
"Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı" konulu bu çalışmamızda, rüçhan hakkının anonim şirketlerdeki görünümü, rüçhan hakkı kavramı, kavramın tarihçesi, geçmişten günümüze rüçhan hakkı kavramının gelişimi, Türk Ticaret Kanunları kapsamında geçirdiği değişimler, güncel 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun bu hakla ilgili olarak getirdiği yenilikler, rüçhan hakkının hukuki niteliği, bu hakkın kullanılma usulü, bu hakkın sermaye sistemleriyle olan ilişkisi, sermaye artırımlarıyla olan bağlantısı, gerçekleştirilen sermaye artırımının iç kaynaklardan ya da dış kaynaklardan yapılması halinde ortaya çıkan farklılıklar ve artırımın kaynağıyla rüçhan hakkının bağlantıları, rüçhan hakkının pay sahiplerine ne gibi ayrıcalıklar sağladığı, bir pay sahipliği hakkı olan rüçhan hakkının hangi hallerde sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği, hakkın sınırlandırılmasının ya da kaldırılmasının hangi usul ve esaslarla gerçekleştirileceği, sınırlandırma ve kaldırma hallerinde söz konusu olan haklı sebep kavramının sınırları, rüçhan hakkı sınırlandırılırken ya da kaldırılırken alınan genel kurul kararlarına karşı başvurulabilecek hukuki yollar, bağlantılı olduğu konularla birlikte temel çerçevesi çizilerek incelenmekte, uygulamada bu durumların ne gibi sorunlara yol açtığı dikkate alınarak güncel mahkeme kararları ile doktrinde ve mukayeseli hukuktaki rüçhan hakkıyla ilgili görüşler doğrultusunda açıklanmıştır.
In our study on "Preemptive rights in Joint Stock Companies", the status of the preemptive right in joint stock companies, the concept, history and development of the preemptive right until today, the modifications the concept of the preemptive right has experienced within the Turkish Commercial Codes, the novelties introduced by the latest Turkish Commercial Code No 6102, the legal nature and ways of usage of the preemptive right and its relationship with the capital systems and the increase in the capital, the distinction between the increase in the capital received from internal or external sources, and the nexus between the source of the increase and the preemptive right, the privileges given by the preemptive right to shareholders, the conditions, ways and grounds for the restriction or elimination of the preemptive right which is a shareholder right, the limits of the concept of the reasonable ground in times of the restriction or elimination, the legal remedies available for decisions of the general assembly on the restriction or elimination of the preemptive right are being explored within its fundamental frames together with the related themes, the issues raised as a result of these conditions are described in connection with the latest case law and the approaches to the preemptive right in the doctrine and comparative law.
ÜMİT GÖKHAN KESKİN
593841
Marmara Üniversitesi
Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=npGs9H39x7G6401x51yqpHMZlWwgibfxMMWrikkRlWexLTe4yZ3QNOjGxp2-3cRs
./data/pdfs/593841.pdf
2,279,177
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.078779
2025-06-09T12:49:49.772043
2025-06-10T12:19:43.730649
2025-06-10T17:04:10.942293
396144
97
293
{ "labels": [ { "class": "Resim", "confidence": 0.9405483603477478, "polygon": [ [ 1220, 1253 ], [ 1221, 430 ], [ 213, 429 ], [ 212, 1252 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9030539393424988, "polygon": [ [ 1427, 401 ], [ 1428, 222 ], [ 208, 219 ], [ 207, 398 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8953514695167542, "polygon": [ [ 1444, 190 ], [ 1444, 150 ], [ 1396, 149 ], [ 1395, 190 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.8777217268943787, "polygon": [ [ 1457, 2191 ], [ 1465, 1326 ], [ 237, 1315 ], [ 229, 2180 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8125135898590088, "polygon": [ [ 1179, 1284 ], [ 1179, 1235 ], [ 207, 1233 ], [ 207, 1283 ] ] } ] }
Video sanatında paradoksal döngü / Videoart paradoxcical loop
Gelişim süreci 1960'lı yıllardan başlayarak günümüze kadar uzanan Videoart, video ve ses verilerinin birlikte işlenmesine dayalı görsel ve işitsel bir sanat disiplinidir. Videonun ana vurgusu görüntü olup "görüyorum" anlamını taşırken sinemada vurgu yerini "gösteriyorum"a bırakır. Teknolojiye paralel bir çizgide, daha geniş imkânlar sunmaya başlayan videonun önemli bir cazibe alanı haline geldiği görülmektedir. Teknolojik ürünlere sahiplik oranındaki artış, günümüz teknolojisinin sağladığı kullanım kolaylıkları, belki en önemlisi de hayal gücü ve yaratıcılığı yansıtma konusunda sunduğu olanaklar, muhalif tavrı videoyu sanatçılar için önemli bir mecra haline getirmektedir. Bu bağlamda video; sinema, enstalasyon, video heykel, performans, urban screening (kentsel ekran), feminist video, gerilla video gibi birçok sanat alanında kullanılmaktadır. Sanatın yakın tarihinde iz bırakan bir kısım önemli işlerde mecra olarak yer alan videonun, "videoart" olarak anılan ayrı bir alanın doğuşuna da kaynaklık ettiği görülmektedir. Fotoğraf ve sinemaya göre daha ileri tarihlerde ortaya çıkarken sanatsal açıdan daha dinamik bir alan yaratmıştır. Videonun ortaya çıkışındaki temel felsefe olan kapitalist sistemin görsel yüzü olan televizyona muhalefet etmek temelinde başlarken zaman içinde sanatsal dönüşüm yaşamıştır. Videoart'ın temelinde yatan muhaliflik de başlangıcındaki ana felsefesinden gelmektedir. Çalışmada, videonun tarihsel gelişim çizgisi teknik unsurların yanı sıra bu alana katkı sağlayan sanatçılar ve işleri çerçevesinde de ele alınmaktadır. Ancak çalışmanın özellikle üzerinde yükseldiği düzlem paradoksal döngü bağlamında videoart'ın ele alınmasıdır. Bu temelden hareketle çalışmanın kavramsal çerçevesinde; paradoks, döngü ve ouroboros kavramlarına yer verilmektedir. Ayrıca çeşitli sanatçıların ve araştırmacıların bu kavramlara ilişkin videoart çalışmalarından örnekler sunulmaktadır. Çalışmada, yapılan araştırmalar doğrultusunda seçkisi oluşturulan videoart'larda sanatçıların bilerek ya da genel akışta içgüdüsel olarak paradoks, döngü ve ouroboros'a (sonsuz döngüye) yer verdikleri görülmektedir. Yapılan literatür taramasında, "paradoksal döngü" kavramı ekseninde videoart alanındaki işleri ele alıp değerlendiren bir araştırma ya da çalışmaya rastlanmamış olması, bu çalışmanın özgünlüğünü ön plana çıkarmaktadır. Çalışmanın gelecekte bu alanda yapılacak olan araştırmalara ve videoart alanındaki literatüre katkı sağlaması hedeflenmektedir.
Videoart ranging from the development process, beginning with the 1960s, along with the video and audio data based on the processing of visual and auditory art disciplines. Video of the main emphasis is image "see" the location of the cinema emphasis carry the meaning "I show" air release. In a parallel line to technology, beginning to offer wider opportunities for the video seems to become a major attraction in the area. Increase in the rate of ownership of the technological products, modern technology of convenience it provides, perhaps most importantly, enjoy the offer on the projection of imagination and creativity, oppositional attitude of the video makes an important channel for artists. Videos in this context; theater, installations, video sculpture, urban screening (urban display), feminist video is used in many fields such as art guerrilla video. In recent history, a number of important works of art left a mark in the video located in the medium, "videoart" the emergence of a separate area known as it is seen that the source. Emerges in the later date according to photography and cinema has created a dynamic field than artistically. The basic philosophy of the capitalist system, which has experienced the emergence of video art transformation over time begin on the basis of opposition to the visual side of the television. Dissent comes from the underlying videoart the main philosophy in the beginning. In the study, as well as technical aspects of the video's historical development line of artists contributing to this area and are discussed in the framework works. However, the plane rises above are addressed in particular the work of videoart in the paradoxical loop context. Starting from the basic conceptual framework of this study; The paradox is given to the concept of cycles and Ouroboros. In addition, various artists and researchers are presented examples from videoart work on this concept. In this study, the research in accordance with the selection of the artists created intentionally or instinctively videoart paradox in the general flow of the loop and Ouroboros (infinite loop) has observed that the place. Made in the literature, "paradoxical loop" to evaluate and discuss the concept of axis jobs in video art research or have not been found to work, is to remove the originality of this work to the forefront. Aims to contribute to the literature in this area which will be investigated in future studies-made and videoart field.
SEMA ÖZEVİN
396144
Gazi Üniversitesi
Resim Ana Sanat Dalı
2015
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=WBc656i315e2eV6-EZV1olX7Pr1OiSNK4sYJmoL0RMX3SWVswT0iaCkE1lePyFnN
./data/pdfs/396144.pdf
17,291,445
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.010997
2025-06-09T12:49:52.634530
2025-06-10T12:19:44.332475
2025-06-10T17:04:11.619468
210665
29
148
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9474763870239258, "polygon": [ [ 1486, 2055 ], [ 1515, 913 ], [ 311, 882 ], [ 282, 2024 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8885974884033203, "polygon": [ [ 934, 2151 ], [ 936, 2095 ], [ 870, 2093 ], [ 868, 2148 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.8606115579605103, "polygon": [ [ 1391, 886 ], [ 1392, 648 ], [ 311, 646 ], [ 311, 884 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.6218070387840271, "polygon": [ [ 1441, 578 ], [ 1442, 308 ], [ 248, 306 ], [ 248, 576 ] ] } ] }
M. Gaznevi'nin El-Kavi'l-Kudsi adlı eserinin fıkıh usulü bölümünün tahkik ve değerlendirmesi / The edition critique and the evaluation of the chapter Usulü'l Fiqh in Gaznawi's El-Hawi'l Qudsi
Klasik eserler diye adlandırdığımız çalısmaların önemli bir bölümü yazmalar halinde bulunmaktadır. Geçmiste bir ilmi gelenek çerçevesinde kaleme alınan bu eserlerin bugün islenerek güncellemesinin yapılması -yeni bilgi- üretmenin temel sartlarındandır. Bundan dolayı yazma eser çalısmak, geçmise ait bir sorumluluğu yerine getirmenin yanı sıra gelecekteki ilmi çalısmaların sıhhati ve sürekliliği için önemlidir. Çalısmamız Fıkıh usulünde oldukça önemli bir yere sahip olan Debusi'nin Takvimü'l Edille'sinin muhatasarı niteliğinde olan Havi'l Kudsî adlı eserin usulü'l fıkıh bölümünü konu edinmektedir. Bu mütevazı çalısma, fıkıh usulü çalısmalarına ve yazma eserlerin gün ısığına çıkarmaya küçükte olsa bir katkı sağlama amacı gütmektedir. Çalısmanın konusu, amacı, çalısmada uygulanan yöntem ve arastırmalar giris kısmında verilmistir. Eserin müellifine nispetinin sıhhatinin çesitli açılardan sorgulanması, mevcut nüshalarda ve biyografik kaynaklardaki bilgilerin karsılastırılması ve Havî'l Kudsî'nin mevcut nüshaları hakkında bilgi eserin birinci bölümünü olusturmaktadır. Tezimizin ikinci bölümünü el- Havî'l Kudsî'nin genel olarak içeriğinin, sistematiğinin ortaya konulması ve fıkıh usûlü bölümünün muhtevasının akli ve seri deliller çerçevesinde değerlendirilmesinden olusmaktadır. Bu çerçevede müellifin basta Debûsî olmak üzere Serahsi ve Pezdevî gibi usul alimlerinin eserleriyle karsılastırılarak farklılıkları tesbit edilmeye çalısılmıstır. Havî'l Kudsî'nin fıkıh usûlü bölümünün tahkikli metni ise çalısmamızın üçüncü bölümünü olusturmaktadır. Üçüncü bölüm ise, fıkıh usûlü konuları, ser'i deliller esas alınarak,müellifin konuları ele alısı, eserin sistematiği, kavramların açıklanması, Debûsi ile karsılastırılması yer yerde genel Hanefi söylemdeki yerinin tespit edilmesi seklinde kaleme alınmıstır. Tahkikli metni hazırlanırken diğer tahkik çalısmaları dikkate alınarak bir usul tayin edilmistir. Nüshalar, Arapça harflerle bulundukları kütüphanelere göre rumuz verilmis, nüshalar arası farklılıklar dip notlarda gösterilmistir. Metin içinde yer alan ayet ve hadislerin bulundukları yerler tespit edilerek, ayetler metin içinde, hadis kaynakları dipnotlarda gösterilmislerdir. Tez içerisinde tahkikli metin değerlendirme bölümünün devamı olarak gösterilmis ancak Arapça metinler sağdan basladığı için tezin son kısmına koyularak sayfa numaraları yeniden verilmistir.
An important part of the works called as classıcal works is in the form of manuscripts. One of the basic conditions to produce new knowledge is to up-date the manuscripts written in the science based traditional frame at the past. So studying the manuscripts is so crucial for producing strong and continual scientific works in the future along with carrying out the responsibility belonging to the past. Our thesis is about the chapter usulu?l fıqh of Havi?l Qudsi which is in a sense the summary of Debusi?s Taqwimu?l Edille, having an important place in Islamic law. This work has a modest contribution for coming the manuscripts to light. The subject, aim, method and researches of this thesis has been given at the introduction. The book if belongs to the author was studied and the knowledges in the available copies of the book and the biographical sources were compared, also the information about the available copies of Hawi?l Qudsi has been studied at the first chapter of our thesis. The edition critique of the chapter `usulu?l fiqh? in Hawi?l Qudsi has been at the second chapter of our thesis. At the third part, the topics studied are the author?s method to consider the issues, the systematic of the work, explanation of the concepts based on Usulu?l Fiqh and Legal (Shar?i) proofs and also, the ideas of the author has been compared with Debusi?s, Sarahsi?s and Pazdawi?s ideasand the book?s position in the hanafi sect has been studied at this chapter. When we prepare the edition critique text, a method has been determined by taking other edition critique works into consideration. The copies has been shown to the library in which they are, within arabic letter, and also differences among the copies has been shown at footnotes. The places of the verses and the hadiths in the text has been determined and the verses within the text, the hadiths? sources at the footnotes have been shown in our study.
ARZU YAVUZ
210665
Sakarya Üniversitesi
Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-WXuLswzHMTv70xnRyEG4D9gBvD_ZJ06rZ55vgtzey2P
./data/pdfs/210665.pdf
1,139,919
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.185825
2025-06-09T12:56:05.902712
2025-06-10T12:19:45.363053
2025-06-10T17:04:11.802239
232320
68
152
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9421058893203735, "polygon": [ [ 1449, 2156 ], [ 1471, 278 ], [ 210, 264 ], [ 188, 2141 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8928008079528809, "polygon": [ [ 881, 137 ], [ 882, 89 ], [ 827, 88 ], [ 826, 135 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.3827528655529022, "polygon": [ [ 664, 168 ], [ 698, 168 ], [ 698, 140 ], [ 663, 140 ] ] } ] }
Süreç yönetimi kapsamında bir lojistik işletmesinde kara nakliye süreci analizi ve iyileştirilmesi / Analysis and development of land transportation process within the context of process management in a logistics company
Küreselleşen dünyada artan rekabet koşulları, işletmeleri her geçen gün yeni yönetim anlayışlarını aramaya zorlamaktadır. Müşterinin ilk ve sürekli tercihi olmak, pazarda en uygun fiyata, en kaliteli ürün ve hizmeti sunmak isteyen işletmeler süreçlerini incelemeye başlamışlardır. İş süreçlerindeki iyileşmelerin şirkete, çalışanlarına ve müşterilerine büyük katma değerler sağladığını gören işletmeler, süreç odaklı iş yapma şekillerini tercih ederek daha hızlı, daha etkin ve daha verimli ürün ve hizmet elde etme yollarını bulmuşlardır. İşte bu noktada ?Süreç Yönetimi? yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.Süreç yönetimi; süreçleri izlemeye, kontrol altında tutmaya, ölçmeye, sürekli iyileştirmeye dayanan devamlı ve uzun bir yolculuktur. Bu nedenle bu yolculukta işletmeler günün değişen şartlarına, teknolojinin getirdiği yeniliklere kendini adapte edebilen, esnek, sürekli gelişen bir yönetim tarzı uygulamalıdır.Bu çalışmada; süreç yönetimi, kavramları ve metodolojisi anlatıldıktan sonra Rummler Brache metodolojisi ile bir lojistik işletmesinde kara nakliye ihracat süreci analizi ve iyileştirilmesi yapılmıştır.
The increasingly competition conditions in the global world have forced companies to seek new management methods. Companies wish to be the first and consistent choice of customers by offering the highest quality goods and services on the market at the most reasonable prices have begun reassessing their operations and processes. Having seen considerable added value or both their employees and customers as a result of these improvements in their business operations and processes, companies have found ways to provide faster, more effective and more productive products and services. At this point that the concept of ?Process Management? has gained widespread acceptance.Process Management is a continuous and long journey that is monitoring, controling, measuring and improving the performance of processes. Therefore in this journey, companies should have flexible and continuous improving management methods which adapt itself to new conditions and technological changes.In my thesis, Process management, concepts and methodology are examined. Rummler Brache Process Improvement Methodology is utilised to improve land transportation process in a logistics company.
NEHİR ÖZTÜRK
232320
İstanbul Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=UPP_Zu9isEmWGFXFCBYasQ_XiZXfz9Uby1gEcWDwy3W0GApJaYCx2BHD2ZhvWVrU
./data/pdfs/232320.pdf
5,148,240
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.506042
2025-06-09T12:52:49.809657
2025-06-10T12:19:45.379946
2025-06-10T17:04:11.926918
221114
135
150
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9481035470962524, "polygon": [ [ 1487, 1942 ], [ 1494, 399 ], [ 252, 393 ], [ 245, 1936 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.86747145652771, "polygon": [ [ 882, 2154 ], [ 883, 2094 ], [ 801, 2093 ], [ 800, 2152 ] ] } ] }
Küreselleşen ekonomide vergi rekabeti ve Türk vergi sistemine etkisi / Tax competition in globalised economy and the effects in Turkish tax system
Bu çalışma, küreselleşen ekonomide vergi rekabeti konusunu içermekte, Türkiye'de vergi rekabeti kullanım araçlarını ve bunların Türk vergi sistemine etkilerini incelemektedir. Küreselleşmeyle birlikte sermaye daha hareketli hale gelmiştir ve dünyada yabancı sermaye yatırımlarının önemi artmıştır. Ülkeler finansal sermayeyi ülkelerine çekebilmek ve yabancı sermaye yatırımlarından pay alabilmek için vergi politikalarında yaptıkları düzenlemeler ile vergilemede rekabetin içine girmişlerdir. Ayrıca ülkeler küreselleşmenin etkisiyle vergi yapısı ve politikası alanlarında dönüşüm yaşamaktadırlar. Çalışmada, küreselleşme ve vergi rekabeti olgusu, Türkiye'de yabancı sermayeyi çekmek için uygulanan vergi yasalarındaki düzenlemeler ile yapılan teşvikler, vergi rekabetinin kullanım araçları olan serbest bölgeler ve kıyı bankacılığı açısından incelenmiştir.Çalışma sonuçlarına göre Türk vergi sisteminin; haksız vergi rekabeti uygulamaları sonucu vergi yükü ve vergi yapısında oluşan değişiklikler nedeniyle olumsuz yönde etkilendiğini söylemek mümkündür. Yabancı sermaye yatırımlarını çekmek için vergisel dönüşümlerin daha global bazda gerçekleştirilmesi ve tüm ülkelerde teşvik için gerekli düzenlemelerin aynı şekilde yapılması gerekmektedir. Küresel boyut kazanan bu yeni dönüşümler, ülkeleri vergisel sorunlara karşı uluslararası işbirliği yapmaya zorlamaktadır.
This study examines the tax competition in globalised economy, the resources of tax competition in Turkey and the effects in Turkish tax system. Capital acquire mobility through globalization and the importance of direct investments has inceased in the world. The countries involved to tax competition with the changes on taxation policies to attract financial capital investments to their countries. Also countries having transformations on tax structures and policies due to the globalization. In this study globalization and tax competition examines the tax incentives by the changes on taxation policies to attract the financial capital in Turkey, the free zones and off-shore banking which are the resources of tax competition in Turkey.In conclusion; Turkish Tax System has effected negatively due to the transformation on tax burden and tax structures as a result of tax competition practices. This study suggests that, the tax transformation must be performed globally and arrangement on incentives must be in the same manner for all countries to attract financial capital investments. These global transformations bring all countries to collaborate against tax issues.
GÜL ERKE
221114
Marmara Üniversitesi
Maliye Bölümü
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-Z0vbSUgrhM9fXoGkRe6QxKl_tCfGv-lIjm5lzSMxLUuHcga30DjWdnZrG4vrNAz
./data/pdfs/221114.pdf
824,946
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.428736
2025-06-09T12:49:49.774243
2025-06-10T12:19:45.832105
2025-06-10T17:04:12.163124
447878
106
301
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9470044374465942, "polygon": [ [ 1442, 1224 ], [ 1448, 257 ], [ 269, 250 ], [ 264, 1217 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9016386270523071, "polygon": [ [ 1429, 140 ], [ 1430, 90 ], [ 1371, 88 ], [ 1370, 138 ] ] }, { "class": "Ekler", "confidence": 0.5062515139579773, "polygon": [ [ 1434, 2125 ], [ 1437, 1492 ], [ 275, 1487 ], [ 272, 2119 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.27076172828674316, "polygon": [ [ 1444, 2117 ], [ 1448, 1500 ], [ 235, 1493 ], [ 231, 2110 ] ] } ] }
Klasik ve modern dönem tefsir kaynaklarında kadın algısı / Woman sense in classical and modern period tafsi̇r sources
"Klasik ve Modern Dönem Tefsir Kaynaklarında Kadın Algısı" başlıklı bu çalışma, kadın konusu ile ilgili ayetlerin klasik ve modern dönem tefsir kaynaklarındaki değerlendirilişi üzerinde durmaktadır. Araştırmanın amacı, Hz. Peygamber'in vefatının ardından ortaya konan tefsir çalışmalarından başlamak üzere modern söylemlerin dillendirildiği çalışmalara varıncaya kadar, kadınla doğrudan ve dolaylı ilgisi bulunan ayetlerin tefsir kaynaklarındaki algılanışını beyan etmek; klasik ve modern olmak üzere iki dönem arasındaki kadın algısındaki farklılıkları ve benzerlikleri ortaya koymaktır. Araştırmada kullanılan temel metot kaynak taramadır. Ayrıca karşılaştırma ve anlama/açıklama metodu da çalışma içinde kullanılmıştır. Bu bakımdan ilgili konular tefsir kaynakları içinde dönemsel bir ayrımla birlikte mukayese metoduyla ele alınmaktadır. Çalışma, Kur'an'ın beyan ettiği hususların asırlardır devam eden tefsir geleneği içinde ne denli farklı yorumlara kapı açtığını beyan etmekte; farklılıkların dayandığı delilleri sunmaya yönelmektedir. Bu şekilde gerçek olan ile algılardaki farklılığa; var olanla atfedilen arasındaki uzaklığa dikkat çekmeye gayret edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, tefsir, kadın, klasik, modern.
This study under title of "Woman Sense in Classical and Modern Period Tafsir Sources" emphasizes assessment of concern verses on woman sense at the classical and modern period tafsir sources. Objective of the study is presentation of verses about woman directly or indirectly in tafsir sources beginning from tafsir works after death of Prophet Mohammed to modern hermeneutics works; to set forth differences and similarities of woman sense between two periods, classical and modern period. Basic method of the study is literature reviewing. Also comparison and understanding/expression method are also used in this study. Therefore, concern subjects are considered in comparison method together with periodical differences within hermeneutics sources. The study states that the points declared by Qur'an caused so different comments within hermeneutics tradition continuing for centuries and present evidences for differentiations' base. By this way difference between real one and sensed one, distance between currently existing one and referred one has been tried to be attracted. Keywords: Qur'an, tafsir, woman, classical, modern.
AYŞE BETÜL ORUÇ
447878
Necmettin Erbakan Üniversitesi
Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Doktora
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrPIICy8RRtTJwA3oLYpGTF4nYA2gQhikBIT5uPhQ8xOG
./data/pdfs/447878.pdf
3,823,718
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.498874
2025-06-09T12:52:15.514663
2025-06-10T12:19:46.301543
2025-06-10T17:04:12.761249
520514
33
118
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.838752031326294, "polygon": [ [ 1469, 2209 ], [ 1469, 2160 ], [ 1411, 2160 ], [ 1411, 2209 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.6612526178359985, "polygon": [ [ 1431, 1208 ], [ 1431, 1115 ], [ 270, 1113 ], [ 270, 1206 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.347148597240448, "polygon": [ [ 1383, 362 ], [ 1383, 224 ], [ 255, 224 ], [ 255, 361 ] ] } ] }
Akut otitis media tanılı çocuklarda nazofarengeal pnömokok taşıyıcılığı / Nasopharyngeal pneumococcus carriage in children with acute otitis media
Amaç: Akut otitis media tanılı çocuklarda nazofarengeal Streptoccoccus pneumoniae taşıyıcılık oranını, taşıyıcılığı etkileyen risk faktörlerini, konjuge pnömokok aşısı ile aşılanma durumuyla taşıyıcılık arasındaki ilişkiyi, elde edilen izolatların serotip dağılımını ve antibiyotik direnç durumunu belirlemek ve bunları sağlıklı çocuklar ile karşılaştırmak. Metod: Eylül 2015 - Eylül 2016 tarihleri arasında çocuk polikliniklerine başvuran ve aktif enfeksiyon geçirmeyen 252 sağlıklı çocuk ile akut otitis media tanısı konulan 200 çocuktan nazofarengeal sürüntü örnekleri alındı. Çalışmaya katılan çocukların ailelerinden anketler yardımıyla demografik bilgileri, aşılanma durumları ve geçmiş tıbbi öyküleri ile ilgili veriler toplandı ve bilgilendirilmiş olur formu dolduruldu. Örnekler laboratuvara götürüldü ve S. pneumoniae kültürü için ekim yapıldı. Örneklerden elde edilen pnömokok suşları multiplex polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemi ile serotiplendirildi ve üretilen izolatların penisilin, seftriakson, eritromisin ve klindamisine karşı duyarlılıkları değerlendirildi. Bulgular ve Tartışma : Çocukların yaşları 2-210 ay arasında olup ortalama 58.6±43.3 ay idi. Sağlıklı çocukların 22'sinde (%8.7), akut otitis media tanısı konulan çocukların 39'unda (%19.5) nazofarengeal pnömokok taşıycılığı saptandı (OR: 2.53, GA:1.44-4.43; p=0.001). Çocuklarda yaş gruplarına göre taşıyıcılık oranları değerlendirildiğinde en yüksek taşıyıcılık oranlarının 6-24 ay arasında olduğu görüldü. Nazofarengeal pnömokok taşıyıcılığı için risk faktörleri değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı kabul edilebilecek risk faktörü saptanmadı. Aşılanma durumlarına göre taşıyıcılık değerlendirildiğinde, en yüksek taşıyıcılık oranı yaş grubu itibariyle KPA13 ile tam aşılı çocuklarda saptandı. En fazla oranda saptanan serotipler tüm çocuk grubunda serotip 35B, 15B/15C, 19F, 23A, 23F ve 19A iken; otitis medialı çocuklarda 15B/15C oldu. Elde edilen izolatların KPA7, KPA13 ve PSA23 ile kapsanma oranları sırası ile %27.8, %42.6 ve %63.9 olarak bulundu. Konjuge pnömokok aşıları dışında kalan serotip oranının %57.3 olduğu görüldü. Penisilin direnci elde edilen tüm izolatlarda %53.3 iken, otitli çocuklardan elde edilen izolatlarda %54 olduğu saptandı. Ülkemizde konjuge pnömokok aşılaması sonrası taşıyıcılık oranları azalmıştır. Ancak otitli çocuklarda pnömokok taşıyıcılığı sağlıklı çocuklarla karşılaştırıldığında anlamlı olarak yüksektir. Bu durum otitin patofizyolojisinde nazofarengeal taşıyıcılığın ilk basamak oluşu ve üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası mukozal hasarın hem otite hem de pnömokok taşıyıcılığına yol açıyor oluşu ile açıklanabilir. Taşıyıcılığın en yüksek olduğu yaş grubunun, otitin de en yüksek oranda görüldüğü 6-24 ay arası çocuklar olduğu saptanmıştır. Taşıyıcılardaki serotip dağılımı incelendiğinde ise aşı dışı serotiplerin daha sık olduğu görülmüştür. Sonuç: Akut otitis medialı çocuklarda nazofarengeal pnömokok taşıyıcılık oranı, sağlıklı çocuklara göre daha yüksek orandadır. Kreşe gitmek otit için bağımsız bir risk faktörü olarak belirlenmiş ve serotip 19A'nın yalnızca otitli çocukların nazofrenks örneğinde tespit edilmesi KPA13 aşılamasına rağmen bu serotip ile otit arasında ilişkinin bir kez daha altını çizmiştir.
Objective: To evaluate nasopharyngeal carriage of S. pneumoniae , risk factors for colonization, impact of conjuge PCV vaccination on the nasopharyngeal (NP) carriage, serotype distribution and antimicrobial resistance in children with acute otitis media and compare with healty children. Methods: Between September 2015 and September 2016, we obtained nasopharyngeal swabs from 252 healty children without evidence acute infection and 200 children with acute otitis media.. The consent of childrens' families were got for the research and records about demographic information, immunization status and medical history of the children were reviewed. The swabs were transported to laboratory and samples were cultured for S. pneumoniae. Serotypes of S. pneumoniae isolates were identified by using multiplex polymerase chain reaction (PZR) technique Antibiotic resistance rates of S. pneumoniae isolates to penicillin, ceftriaxone, erythromycin and clyndamycin were evaluated. Results: The mean age of the children was 58.6±43.3 months (range 2-210 months). The nasopharyngeal carriage rate of S. pneumoniae was 8.7% (n:22) in healthy children and 19.5% (n:39) in children with acute otitis media (OR:2.53, CI:1.44-4.43). Nasopharyngeal colonization rate of S. pneumoniae was highest in the 6-24 months age group. As we investigate the risk factors for the nasopharyngeal carriage of S. pneumoniae; we couldn't find any risk factors. The coverage rates of 7 valent PCV, 13 valent PCV and PSV23 were %27.8, %42.6 and %63.9 in all children. The serotypes 35B, 15B/15C, 19F, 23A, 23F and 19F were the most common isolated serotypes in all children, serotype 15B/C was the most çömmen isolate in children with otitis media. Penicillin resistance was %53.3 in all isolates, %54 in children with otitis media. Nasopharyngeal pneumococ carriage rate has decreased after pneumococ vaccination programme in our country, but nasopharyngeal carriage rate in children with acute otitis media is still higher than healthy children. Acute otitis media is associated with upper respiratory tract infections and nasopharyngeal carriage of pathogens is a another risc factor for otitis media. Nasopharyngeal pneumococ carriage rate is highest in the age group 6-24 months, otitis media is also most common in this age group. Non-vaccine serotypes have found more often than vaccine type serotypes. Conclusion: Nasopharyngeal pneumococ carriage rate in children with acute otitis media has found more than healthy children. Attending a day care center was shown a risc factor for acute otitis media. All of serotype 19A has emerged in children with acute otitis media.
TUĞBA NUR DAŞAR
520514
Marmara Üniversitesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFScHoHIrP2WApS5KwFZF8aNRwNEw90ITcMOtRkBwV26Y
./data/pdfs/520514.pdf
4,636,552
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.077173
2025-06-09T12:56:05.897529
2025-06-10T12:19:47.471620
2025-06-10T17:04:12.920750
428380
185
212
{ "labels": [ { "class": "Tablo", "confidence": 0.92353755235672, "polygon": [ [ 1362, 1777 ], [ 1362, 1210 ], [ 243, 1210 ], [ 242, 1776 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8505411148071289, "polygon": [ [ 810, 2212 ], [ 811, 2146 ], [ 724, 2145 ], [ 723, 2210 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.7862111926078796, "polygon": [ [ 247, 1192 ], [ 1386, 1191 ], [ 1385, 368 ], [ 247, 369 ] ] } ] }
Askerî bando orkestralama tekniklerinin incelenmesi ve Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün askerî bandoya transkripsiyonu / A study of military band orchestration techniques and transcription of 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto to the military band
Ülkemizde 21 (Yirmi bir) ilde toplam 37 (Otuz yedi) askerî bando teşkilatlanması mevcut olup söz konusu bandolar görev aldıkları bölgelerde, millî bayramlarda ve sivil halka yönelik organize edilen sanatsal etkinliklerde konser ve tören faaliyetleri icra etmektedirler. Enstrüman çeşitliliğindeki zenginliği ile müzikal teknik kapasitesindeki genişliği dikkate alındığında askerî bando orkestralarını, sadece askerî bandolara yazılmış yerli/yabancı marşlar çalmaya mahkûm etmenin pek müsrif bir yaklaşım olacağı aşikârdır. Bununla birlikte askerî bandoların, kimi zaman transkripsiyonu yapılmış senfonik eserler icra ettiği görülmekte fakat söz konusu orkestralama uygulamalarının, bünyesinde estetik çirkinlikler ve teknik hatalar barındırdığı dikkat çekmektedir. İşte bu noktada, öncelikle askerî bandoyu meydana getiren enstrümanları etraflıca tanıtmak; askerî bandoların icrası için yazılacak eserler ile yine bu bandoların icra etmesi istenecek senfonik eserlerin nasıl doğru ve güzel şekilde orkestralanabileceğine dair riayet edilmesi gereken esasları belirlemek gereği duyulmuştur. Askerî bandoların icrası için eser yazmak ya da mevcut senfonik eserlerin askerî bandoya transkripsiyonunu yapmak isteyen besteci ve aranjörlere veya transkripsiyonculara rehberlik etmeyi amaçlayan bu çalışmanın birinci bölümünde; senfoni orkestralarında, askerî bandolardan farklı olarak yer alan yaylı enstrümanlar ile askerî bandoların teşekkül ettiği enstrümanlar teknik özellikleriyle, karakteristik yapılarıyla ve orkestralamada kullanım biçimleriyle detaylı olarak tanıtılmaya, ikinci bölümünde; orkestralama ve transkripsiyon çalışmalarında izlenecek yöntemler, bütünlüklü bir yapıda sunulmaya, son bölümünde ise Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün askerî bandoya transkripsiyonu yapılarak örnek teşkil edecek bir uygulama ortaya koymaya çalışılmıştır. Bu tez; askerî bandolara yönelik orkestralama ve transkripsiyon çalışmalarında ihtiyaç duyulan enstrüman bilgisinin yeterli düzeyde sağlanmış; bestecilere, aranjörlere yahut transkripsiyonculara bu kapsamda yapacakları çalışmalarda ışık tutabilecek önemli teknik veriler sunulmuş ve müzik tarihine damgasını vurmuş en büyük bestecilerden biri olan Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün, askerî bandolar tarafından seslendirilebilecek şekilde transkripsiyonu yapılarak askerî bandolar repertuvarına kazandırılmış olması bakımından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Orkestralama, Transkripsiyon, Askerî Bando, Enstrüman Bilgisi, Orkestrasyon.
As there are 37 (Thirty seven) military band organizations in 21 (Twenty one) provinces in our country; these bands are executing concerts and ceremonies during national days and art activities which are being organized for civilian people, within their areas they are assigned. It is obvious that, bearing their abundance of different instruments and range of musical technique capacities in mind, it would be very extravagant to restrict the military bands to play national/foreign marches which are written exclusively for the military bands. In addition, sometimes military bands are seen performing transcribed symphonic opuses; but it takes notice that, these orchestration performance have some esthetical ugliness and technical errors. At this point first of all; it is required to introduce the instruments in detail that form the military band, to decide about opuses which they will be playing and to define the rules of correct and nice orchestration. In the first part of this study, which is aiming, to write an composition for military bands to execute or to guide the composers and arrangers, who would like to orchestrate symphonic opuses for military bands, to introduce stringed instruments, that differ in symphony orchestras from military bands and instruments that form the military bands, with their technical qualities, in the second part; to present the ways, to follow in orchestration and transcription studies in a complete structure, and in the last part, to form a role-model study by transcription the 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto to the military band. This thesis, has importance in ways, that it has enabled the military bands with instrumental knowledge of enough amount in orchestration and transcription studies, that it has presented composers, arrangers or transcribers with technical data that could enlighten them, and that it has been gained to repertory of military bands by the transcription of 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto, who is one of the greatest composers who have left their mark on music history, in a way it could be played by the military bands. Keywords: Orchestrating, Transcription, Military Band, Instrument Knowledge, Orchestration.
ERCAN ACAR
428380
Cumhuriyet Üniversitesi
Müzik Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Br_XTptK8CZ70f0JGX9xEup36_siK2TztVvLxgdv7XqMzC7Iqy97FCAdkaSUXSoi
./data/pdfs/428380.pdf
38,183,682
true
true
true
2025-06-08T21:03:12.728737
2025-06-09T12:43:31.671719
2025-06-10T12:19:47.480682
2025-06-10T17:04:13.348860
210623
29
130
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9397498965263367, "polygon": [ [ 1476, 2116 ], [ 1482, 267 ], [ 332, 264 ], [ 326, 2113 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9022330045700073, "polygon": [ [ 859, 2246 ], [ 859, 2193 ], [ 795, 2193 ], [ 795, 2245 ] ] } ] }
Medrese eğitiminden modern eğitime geçişte halka yöneliş / Orientation to public in entrance to modern education from old education
Bu tezde, Osmanlı Devleti'nde medrese eğitiminden modern eğitime geçiste yapılan yenilikler ve düzenlemeler ele alınmıstır. Modern anlamda eğitim alanındaki çalısmaların cumhuriyet dönemine etkileri, halkın eğitimi hususundaki rolü incelenmistir. Osmanlı Devleti'nin her alanda modernlesme çabasının en önemli ayağını ilköğretim alanındaki yenilik çalısmaları olusturur. Bu dönemde yapılan reformlar, Türkiye cumhuriyeti döneminde de devam etmistir. Halkın eğitimi sorunu ele alınmıs, eğitim alanında, sosyal hayatın düzenlenmesinde birçok reform yapılmıstır. Türkiye Cumhuriyeti devleti'nin hedefleri arasında buluna, ?muasır medeniyet seviyesine ulasma? hedefi doğrultusunda, sehirlisi ve köylüsü ülkenin kalkındırılması için el ele vermistir. Ekonomik anlamda ülkenin kalkınması için köylünün üretime katılması sağlanmıstır. Köylünün eğitim seviyesinin yükseltilmesi için halka hizmet edecek ?Halk Evleri? kurulmustur. Yapılan bu çalısmada, reformların gerçeklesmesinde halka yönelmenin etkileri ortaya konulmaya çalısılmıs, bu etkilerin ülkenin ilerlemesine katkıları ele alınmıstır.
In Ottomon Empire, on passing from medrese education to modern education, a lot of changes and newness were done. In this thesis, these changes and were searched. The studies which are connection with education, as modern and its effects to Republic Term and the role of folk?s education were searched, too. The newnessesin primary education area are the most important study to be modern in Ottoman Empire. The reforms in this term which continue in Turkish Republic Term. The education of folk was searched and a lot of too reforms were done in cultural, education area and in ordering of life. One of aims of Turkish Republic is toy oin forces with peasants and citizens for making process of country, their aim sentence is ?to reach Modern Civilization Level? It is provided that peasant joined to production forbeing of country in ekonomical area. For this aim, folk houses were fonuded which will service to folk for in creasing the education level of folk. At done is studies, it is arised to be effects of tending to folk when reform is reali sed and the adding of the effects. Were dealed withon processing of country.
ADEM KÖSEOĞLU
210623
Sakarya Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-WCdkpBOvLjUUsJrlZZHjmpxciibuAgxfnvNjKw045uR
./data/pdfs/210623.pdf
705,592
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.310849
2025-06-09T12:56:06.511614
2025-06-10T12:19:47.702974
2025-06-10T17:04:13.501528
518688
17
95
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.938390851020813, "polygon": [ [ 1502, 2015 ], [ 1510, 353 ], [ 228, 347 ], [ 220, 2009 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8833048939704895, "polygon": [ [ 1468, 235 ], [ 1468, 187 ], [ 1423, 187 ], [ 1423, 234 ] ] } ] }
Hava kaynaklı basillerin izolasyonu ve bazı yeteneklerinin incelenmesi / The isolation of air borne bacilli and investigation of some capabilities of these bacteria
Bu çalışmada Kütahya iline bağlı Seyitömer beldesindeki havasal ortamdan izole edilen aerob endospor oluşturan Basil grubu bakteriler identifiye edilerek bazı yetenekleri araştırılmıştır. Yer çekimine dayalı petri plak yöntemiyle aerob endospor oluşturan 15 adet bakteri izole edilmiştir. İzole edilen bakterilerin biyokimyasal testler yardımıyla Bacillus sp. olarak cins düzeyinde identifikasyonu gerçekleştirilmiştir. Enzim üretim yeteneğine baktığımızda, 14 tane izolatın proteaz enzimi, 6 tane izolatın da amilaz enzimini üretebildiği tespit edilmiştir. Yapılan ağır metal dirençlilik deneyinde, ağır metallere karşı en yüksek MİK (Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu) değeri referans suş (Bacillus subtilis NRRL B-209) ile kıyaslandığında, çalışmamızdaki basillerin %93,33 oranında bakır ağır metaline karşı dirençli olduğu belirlenmiştir. Antibiyotik dirençlilik testi, agar disk difüzyon yöntemiyle sekiz farklı antibiyotik (amfisilin, kloramfenikol, siproflaksin, eritromisin, kanamisin, oksasilin, streptomisin, vankomisin) kullanılarak belirlenmiştir. Test sonuçlarına göre Basillerin %100'ü oksasilin, %46,66'sı amfisilin antibiyotiğine karşı dirençli bulunmuştur. Basil izolatlarından elde edilen süpernatant kısımlar kendilerine ve diğer basillere karşı agar damlatma yöntemi ile denenerek metabolit üretim yetenekleri belirlenmiştir. Basil izolatları içerisinde S6 izolatı aktivitesi en iyi izolat, S4 izolatı ise en hassas izolat olarak tespit edilmiştir. Ayrıca S6 izolatından elde edilen süpernatantın antimikrobiyal aktivitesi gram pozitif ve negatif mikroorganizmalara ve ayrıca maya'ya karşı denenmiştir. S6 izolatı en yüksek aktiviteyi Legionella pneumophilia Sg 2-15'e karşı göstermiştir. S6 izolatının metabolit aktivitesi üzerine sıcaklık, pH, organik çözücü ve deterjanların etkisi araştırılmıştır. S6 izolatının süpernatant kısmının 80, 95 ve 121°C sıcaklıklarında aktivite göstermediği, denenen farklı pH (2, 4, 6, 8 ve 10) aralıklarından ve organik çözücülerden az miktarda etkilendiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağır metal dirençliliği, Antibiyotik dirençliliği, Bacillus sp., Enzim, Metabolit.
In this study, aerobic endospor forming Bacilli group, isolated from the airborne environment in Seyitömer district of Kütahya province, were identified and some cabilities were investigated. Fifteen aerobic endospores producing bacteria were isolated by petri plate method based on gravity. Identification of isolated bacteria was carried out by biochemical tests at the genus level as Bacillus sp. When we look at the ability of enzyme production, it is determined that 6 isolates can produce amylase enzyme, while 14 isolates show protease activity. The highest MIC (Minimal Inhibition Concentration) value against heavy metals in comparison with reference strain (Bacillus subtilis NRRL B-209), by conducting the heavy metal resistance test, 93,33% of the bacilliies tested were found to be resistant to copper heavy metal. Antibiotic resistance testing was performed using agar disc diffusion method against eight different antibiotics (amphicillin, chloramphenicol, ciprofloxin, erythromycin, kanamycin, oxacillin, streptomycin, vancomycin). According to the test results, 100% of Bacilli were found to be resistant to oxacillin and 46,66% to ampicillin antibiotics. Supernatant fractions obtained from Bacillus isolates were tested against them self and other bacilli by agar drip method to determine metabolite production capabilities. S6 isolate activity was the best isolate in Bacilli group and S4 isolate was the most sensitive isolate. In addition, the antimicrobial activity of the supernatant obtained from the S6 isolate was tested against gram positive and negative microorganisms and yeast. S6 isolate showed the highest activity against Legionella serogroup 2-15. The effect of temperature, pH, organic solvent and detergents on the metabolic activity of S6 isolate was investigated. It has been determined that the S6 isolate is not active at temperatures of 80, 95 and 121°C in the supernatant, but is effected at different pH ranges (2, 4, 6, 8 ve 10) and in a small amount of organic solvents. Key Words: Antibiotic resistance, Bacillus sp., Enzyme, Heavy metal resistance, Metabolite.
TUĞBA MENTEŞ
518688
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
Biyoloji Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=hcgrYffRbz0Z44UJEuLtwWUFnqT4eDxsVUlQOf6Uaq4-fiR66wyxV5e2qUdoB8ja
./data/pdfs/518688.pdf
1,919,274
true
true
true
2025-06-08T21:03:15.505524
2025-06-09T12:58:37.858736
2025-06-10T12:19:48.160419
2025-06-10T17:04:13.620254
593841
136
179
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9372957944869995, "polygon": [ [ 1485, 2061 ], [ 1495, 285 ], [ 225, 277 ], [ 215, 2054 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.7915730476379395, "polygon": [ [ 957, 2205 ], [ 958, 2156 ], [ 884, 2154 ], [ 883, 2203 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.4692283868789673, "polygon": [ [ 239, 2106 ], [ 1268, 2105 ], [ 1268, 2010 ], [ 239, 2011 ] ] } ] }
Anonim şirketlerde rüçhan hakkı / Preemptive rights in joint stock companies
"Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı" konulu bu çalışmamızda, rüçhan hakkının anonim şirketlerdeki görünümü, rüçhan hakkı kavramı, kavramın tarihçesi, geçmişten günümüze rüçhan hakkı kavramının gelişimi, Türk Ticaret Kanunları kapsamında geçirdiği değişimler, güncel 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun bu hakla ilgili olarak getirdiği yenilikler, rüçhan hakkının hukuki niteliği, bu hakkın kullanılma usulü, bu hakkın sermaye sistemleriyle olan ilişkisi, sermaye artırımlarıyla olan bağlantısı, gerçekleştirilen sermaye artırımının iç kaynaklardan ya da dış kaynaklardan yapılması halinde ortaya çıkan farklılıklar ve artırımın kaynağıyla rüçhan hakkının bağlantıları, rüçhan hakkının pay sahiplerine ne gibi ayrıcalıklar sağladığı, bir pay sahipliği hakkı olan rüçhan hakkının hangi hallerde sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği, hakkın sınırlandırılmasının ya da kaldırılmasının hangi usul ve esaslarla gerçekleştirileceği, sınırlandırma ve kaldırma hallerinde söz konusu olan haklı sebep kavramının sınırları, rüçhan hakkı sınırlandırılırken ya da kaldırılırken alınan genel kurul kararlarına karşı başvurulabilecek hukuki yollar, bağlantılı olduğu konularla birlikte temel çerçevesi çizilerek incelenmekte, uygulamada bu durumların ne gibi sorunlara yol açtığı dikkate alınarak güncel mahkeme kararları ile doktrinde ve mukayeseli hukuktaki rüçhan hakkıyla ilgili görüşler doğrultusunda açıklanmıştır.
In our study on "Preemptive rights in Joint Stock Companies", the status of the preemptive right in joint stock companies, the concept, history and development of the preemptive right until today, the modifications the concept of the preemptive right has experienced within the Turkish Commercial Codes, the novelties introduced by the latest Turkish Commercial Code No 6102, the legal nature and ways of usage of the preemptive right and its relationship with the capital systems and the increase in the capital, the distinction between the increase in the capital received from internal or external sources, and the nexus between the source of the increase and the preemptive right, the privileges given by the preemptive right to shareholders, the conditions, ways and grounds for the restriction or elimination of the preemptive right which is a shareholder right, the limits of the concept of the reasonable ground in times of the restriction or elimination, the legal remedies available for decisions of the general assembly on the restriction or elimination of the preemptive right are being explored within its fundamental frames together with the related themes, the issues raised as a result of these conditions are described in connection with the latest case law and the approaches to the preemptive right in the doctrine and comparative law.
ÜMİT GÖKHAN KESKİN
593841
Marmara Üniversitesi
Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=npGs9H39x7G6401x51yqpHMZlWwgibfxMMWrikkRlWexLTe4yZ3QNOjGxp2-3cRs
./data/pdfs/593841.pdf
2,279,177
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.078779
2025-06-09T12:49:49.772043
2025-06-10T12:19:49.576619
2025-06-10T17:04:13.846889
396144
98
293
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9559692144393921, "polygon": [ [ 1446, 1618 ], [ 1456, 205 ], [ 244, 197 ], [ 235, 1610 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8934515118598938, "polygon": [ [ 252, 191 ], [ 254, 150 ], [ 204, 148 ], [ 203, 190 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.6618964076042175, "polygon": [ [ 1406, 2182 ], [ 1406, 1902 ], [ 181, 1901 ], [ 181, 2181 ] ] } ] }
Video sanatında paradoksal döngü / Videoart paradoxcical loop
Gelişim süreci 1960'lı yıllardan başlayarak günümüze kadar uzanan Videoart, video ve ses verilerinin birlikte işlenmesine dayalı görsel ve işitsel bir sanat disiplinidir. Videonun ana vurgusu görüntü olup "görüyorum" anlamını taşırken sinemada vurgu yerini "gösteriyorum"a bırakır. Teknolojiye paralel bir çizgide, daha geniş imkânlar sunmaya başlayan videonun önemli bir cazibe alanı haline geldiği görülmektedir. Teknolojik ürünlere sahiplik oranındaki artış, günümüz teknolojisinin sağladığı kullanım kolaylıkları, belki en önemlisi de hayal gücü ve yaratıcılığı yansıtma konusunda sunduğu olanaklar, muhalif tavrı videoyu sanatçılar için önemli bir mecra haline getirmektedir. Bu bağlamda video; sinema, enstalasyon, video heykel, performans, urban screening (kentsel ekran), feminist video, gerilla video gibi birçok sanat alanında kullanılmaktadır. Sanatın yakın tarihinde iz bırakan bir kısım önemli işlerde mecra olarak yer alan videonun, "videoart" olarak anılan ayrı bir alanın doğuşuna da kaynaklık ettiği görülmektedir. Fotoğraf ve sinemaya göre daha ileri tarihlerde ortaya çıkarken sanatsal açıdan daha dinamik bir alan yaratmıştır. Videonun ortaya çıkışındaki temel felsefe olan kapitalist sistemin görsel yüzü olan televizyona muhalefet etmek temelinde başlarken zaman içinde sanatsal dönüşüm yaşamıştır. Videoart'ın temelinde yatan muhaliflik de başlangıcındaki ana felsefesinden gelmektedir. Çalışmada, videonun tarihsel gelişim çizgisi teknik unsurların yanı sıra bu alana katkı sağlayan sanatçılar ve işleri çerçevesinde de ele alınmaktadır. Ancak çalışmanın özellikle üzerinde yükseldiği düzlem paradoksal döngü bağlamında videoart'ın ele alınmasıdır. Bu temelden hareketle çalışmanın kavramsal çerçevesinde; paradoks, döngü ve ouroboros kavramlarına yer verilmektedir. Ayrıca çeşitli sanatçıların ve araştırmacıların bu kavramlara ilişkin videoart çalışmalarından örnekler sunulmaktadır. Çalışmada, yapılan araştırmalar doğrultusunda seçkisi oluşturulan videoart'larda sanatçıların bilerek ya da genel akışta içgüdüsel olarak paradoks, döngü ve ouroboros'a (sonsuz döngüye) yer verdikleri görülmektedir. Yapılan literatür taramasında, "paradoksal döngü" kavramı ekseninde videoart alanındaki işleri ele alıp değerlendiren bir araştırma ya da çalışmaya rastlanmamış olması, bu çalışmanın özgünlüğünü ön plana çıkarmaktadır. Çalışmanın gelecekte bu alanda yapılacak olan araştırmalara ve videoart alanındaki literatüre katkı sağlaması hedeflenmektedir.
Videoart ranging from the development process, beginning with the 1960s, along with the video and audio data based on the processing of visual and auditory art disciplines. Video of the main emphasis is image "see" the location of the cinema emphasis carry the meaning "I show" air release. In a parallel line to technology, beginning to offer wider opportunities for the video seems to become a major attraction in the area. Increase in the rate of ownership of the technological products, modern technology of convenience it provides, perhaps most importantly, enjoy the offer on the projection of imagination and creativity, oppositional attitude of the video makes an important channel for artists. Videos in this context; theater, installations, video sculpture, urban screening (urban display), feminist video is used in many fields such as art guerrilla video. In recent history, a number of important works of art left a mark in the video located in the medium, "videoart" the emergence of a separate area known as it is seen that the source. Emerges in the later date according to photography and cinema has created a dynamic field than artistically. The basic philosophy of the capitalist system, which has experienced the emergence of video art transformation over time begin on the basis of opposition to the visual side of the television. Dissent comes from the underlying videoart the main philosophy in the beginning. In the study, as well as technical aspects of the video's historical development line of artists contributing to this area and are discussed in the framework works. However, the plane rises above are addressed in particular the work of videoart in the paradoxical loop context. Starting from the basic conceptual framework of this study; The paradox is given to the concept of cycles and Ouroboros. In addition, various artists and researchers are presented examples from videoart work on this concept. In this study, the research in accordance with the selection of the artists created intentionally or instinctively videoart paradox in the general flow of the loop and Ouroboros (infinite loop) has observed that the place. Made in the literature, "paradoxical loop" to evaluate and discuss the concept of axis jobs in video art research or have not been found to work, is to remove the originality of this work to the forefront. Aims to contribute to the literature in this area which will be investigated in future studies-made and videoart field.
SEMA ÖZEVİN
396144
Gazi Üniversitesi
Resim Ana Sanat Dalı
2015
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=WBc656i315e2eV6-EZV1olX7Pr1OiSNK4sYJmoL0RMX3SWVswT0iaCkE1lePyFnN
./data/pdfs/396144.pdf
17,291,445
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.010997
2025-06-09T12:49:52.634530
2025-06-10T12:19:49.581704
2025-06-10T17:04:14.592193
232320
69
152
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8914867043495178, "polygon": [ [ 881, 137 ], [ 882, 90 ], [ 827, 88 ], [ 826, 136 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.5930067896842957, "polygon": [ [ 1224, 1938 ], [ 1237, 271 ], [ 240, 263 ], [ 227, 1930 ] ] } ] }
Süreç yönetimi kapsamında bir lojistik işletmesinde kara nakliye süreci analizi ve iyileştirilmesi / Analysis and development of land transportation process within the context of process management in a logistics company
Küreselleşen dünyada artan rekabet koşulları, işletmeleri her geçen gün yeni yönetim anlayışlarını aramaya zorlamaktadır. Müşterinin ilk ve sürekli tercihi olmak, pazarda en uygun fiyata, en kaliteli ürün ve hizmeti sunmak isteyen işletmeler süreçlerini incelemeye başlamışlardır. İş süreçlerindeki iyileşmelerin şirkete, çalışanlarına ve müşterilerine büyük katma değerler sağladığını gören işletmeler, süreç odaklı iş yapma şekillerini tercih ederek daha hızlı, daha etkin ve daha verimli ürün ve hizmet elde etme yollarını bulmuşlardır. İşte bu noktada ?Süreç Yönetimi? yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.Süreç yönetimi; süreçleri izlemeye, kontrol altında tutmaya, ölçmeye, sürekli iyileştirmeye dayanan devamlı ve uzun bir yolculuktur. Bu nedenle bu yolculukta işletmeler günün değişen şartlarına, teknolojinin getirdiği yeniliklere kendini adapte edebilen, esnek, sürekli gelişen bir yönetim tarzı uygulamalıdır.Bu çalışmada; süreç yönetimi, kavramları ve metodolojisi anlatıldıktan sonra Rummler Brache metodolojisi ile bir lojistik işletmesinde kara nakliye ihracat süreci analizi ve iyileştirilmesi yapılmıştır.
The increasingly competition conditions in the global world have forced companies to seek new management methods. Companies wish to be the first and consistent choice of customers by offering the highest quality goods and services on the market at the most reasonable prices have begun reassessing their operations and processes. Having seen considerable added value or both their employees and customers as a result of these improvements in their business operations and processes, companies have found ways to provide faster, more effective and more productive products and services. At this point that the concept of ?Process Management? has gained widespread acceptance.Process Management is a continuous and long journey that is monitoring, controling, measuring and improving the performance of processes. Therefore in this journey, companies should have flexible and continuous improving management methods which adapt itself to new conditions and technological changes.In my thesis, Process management, concepts and methodology are examined. Rummler Brache Process Improvement Methodology is utilised to improve land transportation process in a logistics company.
NEHİR ÖZTÜRK
232320
İstanbul Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=UPP_Zu9isEmWGFXFCBYasQ_XiZXfz9Uby1gEcWDwy3W0GApJaYCx2BHD2ZhvWVrU
./data/pdfs/232320.pdf
5,148,240
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.506042
2025-06-09T12:52:49.809657
2025-06-10T12:19:49.599419
2025-06-10T17:04:14.773257
520514
34
118
{ "labels": [ { "class": "Resim", "confidence": 0.9276202321052551, "polygon": [ [ 1443, 939 ], [ 1444, 218 ], [ 314, 215 ], [ 313, 936 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.8977718949317932, "polygon": [ [ 324, 2108 ], [ 1481, 2106 ], [ 1480, 1588 ], [ 323, 1590 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8687455654144287, "polygon": [ [ 1473, 2211 ], [ 1473, 2158 ], [ 1409, 2157 ], [ 1409, 2210 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.8477522730827332, "polygon": [ [ 265, 1524 ], [ 1329, 1522 ], [ 1328, 1031 ], [ 264, 1032 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.6488178968429565, "polygon": [ [ 1439, 1023 ], [ 1439, 953 ], [ 361, 953 ], [ 361, 1023 ] ] } ] }
Akut otitis media tanılı çocuklarda nazofarengeal pnömokok taşıyıcılığı / Nasopharyngeal pneumococcus carriage in children with acute otitis media
Amaç: Akut otitis media tanılı çocuklarda nazofarengeal Streptoccoccus pneumoniae taşıyıcılık oranını, taşıyıcılığı etkileyen risk faktörlerini, konjuge pnömokok aşısı ile aşılanma durumuyla taşıyıcılık arasındaki ilişkiyi, elde edilen izolatların serotip dağılımını ve antibiyotik direnç durumunu belirlemek ve bunları sağlıklı çocuklar ile karşılaştırmak. Metod: Eylül 2015 - Eylül 2016 tarihleri arasında çocuk polikliniklerine başvuran ve aktif enfeksiyon geçirmeyen 252 sağlıklı çocuk ile akut otitis media tanısı konulan 200 çocuktan nazofarengeal sürüntü örnekleri alındı. Çalışmaya katılan çocukların ailelerinden anketler yardımıyla demografik bilgileri, aşılanma durumları ve geçmiş tıbbi öyküleri ile ilgili veriler toplandı ve bilgilendirilmiş olur formu dolduruldu. Örnekler laboratuvara götürüldü ve S. pneumoniae kültürü için ekim yapıldı. Örneklerden elde edilen pnömokok suşları multiplex polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemi ile serotiplendirildi ve üretilen izolatların penisilin, seftriakson, eritromisin ve klindamisine karşı duyarlılıkları değerlendirildi. Bulgular ve Tartışma : Çocukların yaşları 2-210 ay arasında olup ortalama 58.6±43.3 ay idi. Sağlıklı çocukların 22'sinde (%8.7), akut otitis media tanısı konulan çocukların 39'unda (%19.5) nazofarengeal pnömokok taşıycılığı saptandı (OR: 2.53, GA:1.44-4.43; p=0.001). Çocuklarda yaş gruplarına göre taşıyıcılık oranları değerlendirildiğinde en yüksek taşıyıcılık oranlarının 6-24 ay arasında olduğu görüldü. Nazofarengeal pnömokok taşıyıcılığı için risk faktörleri değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı kabul edilebilecek risk faktörü saptanmadı. Aşılanma durumlarına göre taşıyıcılık değerlendirildiğinde, en yüksek taşıyıcılık oranı yaş grubu itibariyle KPA13 ile tam aşılı çocuklarda saptandı. En fazla oranda saptanan serotipler tüm çocuk grubunda serotip 35B, 15B/15C, 19F, 23A, 23F ve 19A iken; otitis medialı çocuklarda 15B/15C oldu. Elde edilen izolatların KPA7, KPA13 ve PSA23 ile kapsanma oranları sırası ile %27.8, %42.6 ve %63.9 olarak bulundu. Konjuge pnömokok aşıları dışında kalan serotip oranının %57.3 olduğu görüldü. Penisilin direnci elde edilen tüm izolatlarda %53.3 iken, otitli çocuklardan elde edilen izolatlarda %54 olduğu saptandı. Ülkemizde konjuge pnömokok aşılaması sonrası taşıyıcılık oranları azalmıştır. Ancak otitli çocuklarda pnömokok taşıyıcılığı sağlıklı çocuklarla karşılaştırıldığında anlamlı olarak yüksektir. Bu durum otitin patofizyolojisinde nazofarengeal taşıyıcılığın ilk basamak oluşu ve üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası mukozal hasarın hem otite hem de pnömokok taşıyıcılığına yol açıyor oluşu ile açıklanabilir. Taşıyıcılığın en yüksek olduğu yaş grubunun, otitin de en yüksek oranda görüldüğü 6-24 ay arası çocuklar olduğu saptanmıştır. Taşıyıcılardaki serotip dağılımı incelendiğinde ise aşı dışı serotiplerin daha sık olduğu görülmüştür. Sonuç: Akut otitis medialı çocuklarda nazofarengeal pnömokok taşıyıcılık oranı, sağlıklı çocuklara göre daha yüksek orandadır. Kreşe gitmek otit için bağımsız bir risk faktörü olarak belirlenmiş ve serotip 19A'nın yalnızca otitli çocukların nazofrenks örneğinde tespit edilmesi KPA13 aşılamasına rağmen bu serotip ile otit arasında ilişkinin bir kez daha altını çizmiştir.
Objective: To evaluate nasopharyngeal carriage of S. pneumoniae , risk factors for colonization, impact of conjuge PCV vaccination on the nasopharyngeal (NP) carriage, serotype distribution and antimicrobial resistance in children with acute otitis media and compare with healty children. Methods: Between September 2015 and September 2016, we obtained nasopharyngeal swabs from 252 healty children without evidence acute infection and 200 children with acute otitis media.. The consent of childrens' families were got for the research and records about demographic information, immunization status and medical history of the children were reviewed. The swabs were transported to laboratory and samples were cultured for S. pneumoniae. Serotypes of S. pneumoniae isolates were identified by using multiplex polymerase chain reaction (PZR) technique Antibiotic resistance rates of S. pneumoniae isolates to penicillin, ceftriaxone, erythromycin and clyndamycin were evaluated. Results: The mean age of the children was 58.6±43.3 months (range 2-210 months). The nasopharyngeal carriage rate of S. pneumoniae was 8.7% (n:22) in healthy children and 19.5% (n:39) in children with acute otitis media (OR:2.53, CI:1.44-4.43). Nasopharyngeal colonization rate of S. pneumoniae was highest in the 6-24 months age group. As we investigate the risk factors for the nasopharyngeal carriage of S. pneumoniae; we couldn't find any risk factors. The coverage rates of 7 valent PCV, 13 valent PCV and PSV23 were %27.8, %42.6 and %63.9 in all children. The serotypes 35B, 15B/15C, 19F, 23A, 23F and 19F were the most common isolated serotypes in all children, serotype 15B/C was the most çömmen isolate in children with otitis media. Penicillin resistance was %53.3 in all isolates, %54 in children with otitis media. Nasopharyngeal pneumococ carriage rate has decreased after pneumococ vaccination programme in our country, but nasopharyngeal carriage rate in children with acute otitis media is still higher than healthy children. Acute otitis media is associated with upper respiratory tract infections and nasopharyngeal carriage of pathogens is a another risc factor for otitis media. Nasopharyngeal pneumococ carriage rate is highest in the age group 6-24 months, otitis media is also most common in this age group. Non-vaccine serotypes have found more often than vaccine type serotypes. Conclusion: Nasopharyngeal pneumococ carriage rate in children with acute otitis media has found more than healthy children. Attending a day care center was shown a risc factor for acute otitis media. All of serotype 19A has emerged in children with acute otitis media.
TUĞBA NUR DAŞAR
520514
Marmara Üniversitesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFScHoHIrP2WApS5KwFZF8aNRwNEw90ITcMOtRkBwV26Y
./data/pdfs/520514.pdf
4,636,552
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.077173
2025-06-09T12:56:05.897529
2025-06-10T12:19:50.050159
2025-06-10T17:04:14.922829
221114
136
150
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9630138874053955, "polygon": [ [ 1492, 1945 ], [ 1500, 399 ], [ 252, 393 ], [ 244, 1939 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8099391460418701, "polygon": [ [ 877, 2149 ], [ 878, 2099 ], [ 807, 2098 ], [ 806, 2147 ] ] } ] }
Küreselleşen ekonomide vergi rekabeti ve Türk vergi sistemine etkisi / Tax competition in globalised economy and the effects in Turkish tax system
Bu çalışma, küreselleşen ekonomide vergi rekabeti konusunu içermekte, Türkiye'de vergi rekabeti kullanım araçlarını ve bunların Türk vergi sistemine etkilerini incelemektedir. Küreselleşmeyle birlikte sermaye daha hareketli hale gelmiştir ve dünyada yabancı sermaye yatırımlarının önemi artmıştır. Ülkeler finansal sermayeyi ülkelerine çekebilmek ve yabancı sermaye yatırımlarından pay alabilmek için vergi politikalarında yaptıkları düzenlemeler ile vergilemede rekabetin içine girmişlerdir. Ayrıca ülkeler küreselleşmenin etkisiyle vergi yapısı ve politikası alanlarında dönüşüm yaşamaktadırlar. Çalışmada, küreselleşme ve vergi rekabeti olgusu, Türkiye'de yabancı sermayeyi çekmek için uygulanan vergi yasalarındaki düzenlemeler ile yapılan teşvikler, vergi rekabetinin kullanım araçları olan serbest bölgeler ve kıyı bankacılığı açısından incelenmiştir.Çalışma sonuçlarına göre Türk vergi sisteminin; haksız vergi rekabeti uygulamaları sonucu vergi yükü ve vergi yapısında oluşan değişiklikler nedeniyle olumsuz yönde etkilendiğini söylemek mümkündür. Yabancı sermaye yatırımlarını çekmek için vergisel dönüşümlerin daha global bazda gerçekleştirilmesi ve tüm ülkelerde teşvik için gerekli düzenlemelerin aynı şekilde yapılması gerekmektedir. Küresel boyut kazanan bu yeni dönüşümler, ülkeleri vergisel sorunlara karşı uluslararası işbirliği yapmaya zorlamaktadır.
This study examines the tax competition in globalised economy, the resources of tax competition in Turkey and the effects in Turkish tax system. Capital acquire mobility through globalization and the importance of direct investments has inceased in the world. The countries involved to tax competition with the changes on taxation policies to attract financial capital investments to their countries. Also countries having transformations on tax structures and policies due to the globalization. In this study globalization and tax competition examines the tax incentives by the changes on taxation policies to attract the financial capital in Turkey, the free zones and off-shore banking which are the resources of tax competition in Turkey.In conclusion; Turkish Tax System has effected negatively due to the transformation on tax burden and tax structures as a result of tax competition practices. This study suggests that, the tax transformation must be performed globally and arrangement on incentives must be in the same manner for all countries to attract financial capital investments. These global transformations bring all countries to collaborate against tax issues.
GÜL ERKE
221114
Marmara Üniversitesi
Maliye Bölümü
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-Z0vbSUgrhM9fXoGkRe6QxKl_tCfGv-lIjm5lzSMxLUuHcga30DjWdnZrG4vrNAz
./data/pdfs/221114.pdf
824,946
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.428736
2025-06-09T12:49:49.774243
2025-06-10T12:19:50.549774
2025-06-10T17:04:15.159868
428380
186
212
{ "labels": [ { "class": "Tablo", "confidence": 0.9004231095314026, "polygon": [ [ 335, 1761 ], [ 1528, 1756 ], [ 1523, 385 ], [ 330, 390 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.7661024928092957, "polygon": [ [ 926, 2211 ], [ 926, 2148 ], [ 844, 2148 ], [ 844, 2210 ] ] } ] }
Askerî bando orkestralama tekniklerinin incelenmesi ve Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün askerî bandoya transkripsiyonu / A study of military band orchestration techniques and transcription of 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto to the military band
Ülkemizde 21 (Yirmi bir) ilde toplam 37 (Otuz yedi) askerî bando teşkilatlanması mevcut olup söz konusu bandolar görev aldıkları bölgelerde, millî bayramlarda ve sivil halka yönelik organize edilen sanatsal etkinliklerde konser ve tören faaliyetleri icra etmektedirler. Enstrüman çeşitliliğindeki zenginliği ile müzikal teknik kapasitesindeki genişliği dikkate alındığında askerî bando orkestralarını, sadece askerî bandolara yazılmış yerli/yabancı marşlar çalmaya mahkûm etmenin pek müsrif bir yaklaşım olacağı aşikârdır. Bununla birlikte askerî bandoların, kimi zaman transkripsiyonu yapılmış senfonik eserler icra ettiği görülmekte fakat söz konusu orkestralama uygulamalarının, bünyesinde estetik çirkinlikler ve teknik hatalar barındırdığı dikkat çekmektedir. İşte bu noktada, öncelikle askerî bandoyu meydana getiren enstrümanları etraflıca tanıtmak; askerî bandoların icrası için yazılacak eserler ile yine bu bandoların icra etmesi istenecek senfonik eserlerin nasıl doğru ve güzel şekilde orkestralanabileceğine dair riayet edilmesi gereken esasları belirlemek gereği duyulmuştur. Askerî bandoların icrası için eser yazmak ya da mevcut senfonik eserlerin askerî bandoya transkripsiyonunu yapmak isteyen besteci ve aranjörlere veya transkripsiyonculara rehberlik etmeyi amaçlayan bu çalışmanın birinci bölümünde; senfoni orkestralarında, askerî bandolardan farklı olarak yer alan yaylı enstrümanlar ile askerî bandoların teşekkül ettiği enstrümanlar teknik özellikleriyle, karakteristik yapılarıyla ve orkestralamada kullanım biçimleriyle detaylı olarak tanıtılmaya, ikinci bölümünde; orkestralama ve transkripsiyon çalışmalarında izlenecek yöntemler, bütünlüklü bir yapıda sunulmaya, son bölümünde ise Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün askerî bandoya transkripsiyonu yapılarak örnek teşkil edecek bir uygulama ortaya koymaya çalışılmıştır. Bu tez; askerî bandolara yönelik orkestralama ve transkripsiyon çalışmalarında ihtiyaç duyulan enstrüman bilgisinin yeterli düzeyde sağlanmış; bestecilere, aranjörlere yahut transkripsiyonculara bu kapsamda yapacakları çalışmalarda ışık tutabilecek önemli teknik veriler sunulmuş ve müzik tarihine damgasını vurmuş en büyük bestecilerden biri olan Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün, askerî bandolar tarafından seslendirilebilecek şekilde transkripsiyonu yapılarak askerî bandolar repertuvarına kazandırılmış olması bakımından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Orkestralama, Transkripsiyon, Askerî Bando, Enstrüman Bilgisi, Orkestrasyon.
As there are 37 (Thirty seven) military band organizations in 21 (Twenty one) provinces in our country; these bands are executing concerts and ceremonies during national days and art activities which are being organized for civilian people, within their areas they are assigned. It is obvious that, bearing their abundance of different instruments and range of musical technique capacities in mind, it would be very extravagant to restrict the military bands to play national/foreign marches which are written exclusively for the military bands. In addition, sometimes military bands are seen performing transcribed symphonic opuses; but it takes notice that, these orchestration performance have some esthetical ugliness and technical errors. At this point first of all; it is required to introduce the instruments in detail that form the military band, to decide about opuses which they will be playing and to define the rules of correct and nice orchestration. In the first part of this study, which is aiming, to write an composition for military bands to execute or to guide the composers and arrangers, who would like to orchestrate symphonic opuses for military bands, to introduce stringed instruments, that differ in symphony orchestras from military bands and instruments that form the military bands, with their technical qualities, in the second part; to present the ways, to follow in orchestration and transcription studies in a complete structure, and in the last part, to form a role-model study by transcription the 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto to the military band. This thesis, has importance in ways, that it has enabled the military bands with instrumental knowledge of enough amount in orchestration and transcription studies, that it has presented composers, arrangers or transcribers with technical data that could enlighten them, and that it has been gained to repertory of military bands by the transcription of 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto, who is one of the greatest composers who have left their mark on music history, in a way it could be played by the military bands. Keywords: Orchestrating, Transcription, Military Band, Instrument Knowledge, Orchestration.
ERCAN ACAR
428380
Cumhuriyet Üniversitesi
Müzik Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Br_XTptK8CZ70f0JGX9xEup36_siK2TztVvLxgdv7XqMzC7Iqy97FCAdkaSUXSoi
./data/pdfs/428380.pdf
38,183,682
true
true
true
2025-06-08T21:03:12.728737
2025-06-09T12:43:31.671719
2025-06-10T12:19:51.686272
2025-06-10T17:04:15.600607
210623
30
130
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9313979744911194, "polygon": [ [ 1502, 2036 ], [ 1515, 198 ], [ 300, 189 ], [ 286, 2028 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9041463136672974, "polygon": [ [ 795, 2246 ], [ 857, 2246 ], [ 857, 2192 ], [ 794, 2192 ] ] } ] }
Medrese eğitiminden modern eğitime geçişte halka yöneliş / Orientation to public in entrance to modern education from old education
Bu tezde, Osmanlı Devleti'nde medrese eğitiminden modern eğitime geçiste yapılan yenilikler ve düzenlemeler ele alınmıstır. Modern anlamda eğitim alanındaki çalısmaların cumhuriyet dönemine etkileri, halkın eğitimi hususundaki rolü incelenmistir. Osmanlı Devleti'nin her alanda modernlesme çabasının en önemli ayağını ilköğretim alanındaki yenilik çalısmaları olusturur. Bu dönemde yapılan reformlar, Türkiye cumhuriyeti döneminde de devam etmistir. Halkın eğitimi sorunu ele alınmıs, eğitim alanında, sosyal hayatın düzenlenmesinde birçok reform yapılmıstır. Türkiye Cumhuriyeti devleti'nin hedefleri arasında buluna, ?muasır medeniyet seviyesine ulasma? hedefi doğrultusunda, sehirlisi ve köylüsü ülkenin kalkındırılması için el ele vermistir. Ekonomik anlamda ülkenin kalkınması için köylünün üretime katılması sağlanmıstır. Köylünün eğitim seviyesinin yükseltilmesi için halka hizmet edecek ?Halk Evleri? kurulmustur. Yapılan bu çalısmada, reformların gerçeklesmesinde halka yönelmenin etkileri ortaya konulmaya çalısılmıs, bu etkilerin ülkenin ilerlemesine katkıları ele alınmıstır.
In Ottomon Empire, on passing from medrese education to modern education, a lot of changes and newness were done. In this thesis, these changes and were searched. The studies which are connection with education, as modern and its effects to Republic Term and the role of folk?s education were searched, too. The newnessesin primary education area are the most important study to be modern in Ottoman Empire. The reforms in this term which continue in Turkish Republic Term. The education of folk was searched and a lot of too reforms were done in cultural, education area and in ordering of life. One of aims of Turkish Republic is toy oin forces with peasants and citizens for making process of country, their aim sentence is ?to reach Modern Civilization Level? It is provided that peasant joined to production forbeing of country in ekonomical area. For this aim, folk houses were fonuded which will service to folk for in creasing the education level of folk. At done is studies, it is arised to be effects of tending to folk when reform is reali sed and the adding of the effects. Were dealed withon processing of country.
ADEM KÖSEOĞLU
210623
Sakarya Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-WCdkpBOvLjUUsJrlZZHjmpxciibuAgxfnvNjKw045uR
./data/pdfs/210623.pdf
705,592
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.310849
2025-06-09T12:56:06.511614
2025-06-10T12:19:51.705380
2025-06-10T17:04:15.779230
447878
107
301
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9592100977897644, "polygon": [ [ 1430, 1473 ], [ 1450, 268 ], [ 275, 248 ], [ 254, 1453 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9035394191741943, "polygon": [ [ 1428, 140 ], [ 1429, 91 ], [ 1371, 89 ], [ 1370, 138 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.761616587638855, "polygon": [ [ 223, 2126 ], [ 1392, 2125 ], [ 1391, 1621 ], [ 223, 1622 ] ] } ] }
Klasik ve modern dönem tefsir kaynaklarında kadın algısı / Woman sense in classical and modern period tafsi̇r sources
"Klasik ve Modern Dönem Tefsir Kaynaklarında Kadın Algısı" başlıklı bu çalışma, kadın konusu ile ilgili ayetlerin klasik ve modern dönem tefsir kaynaklarındaki değerlendirilişi üzerinde durmaktadır. Araştırmanın amacı, Hz. Peygamber'in vefatının ardından ortaya konan tefsir çalışmalarından başlamak üzere modern söylemlerin dillendirildiği çalışmalara varıncaya kadar, kadınla doğrudan ve dolaylı ilgisi bulunan ayetlerin tefsir kaynaklarındaki algılanışını beyan etmek; klasik ve modern olmak üzere iki dönem arasındaki kadın algısındaki farklılıkları ve benzerlikleri ortaya koymaktır. Araştırmada kullanılan temel metot kaynak taramadır. Ayrıca karşılaştırma ve anlama/açıklama metodu da çalışma içinde kullanılmıştır. Bu bakımdan ilgili konular tefsir kaynakları içinde dönemsel bir ayrımla birlikte mukayese metoduyla ele alınmaktadır. Çalışma, Kur'an'ın beyan ettiği hususların asırlardır devam eden tefsir geleneği içinde ne denli farklı yorumlara kapı açtığını beyan etmekte; farklılıkların dayandığı delilleri sunmaya yönelmektedir. Bu şekilde gerçek olan ile algılardaki farklılığa; var olanla atfedilen arasındaki uzaklığa dikkat çekmeye gayret edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, tefsir, kadın, klasik, modern.
This study under title of "Woman Sense in Classical and Modern Period Tafsir Sources" emphasizes assessment of concern verses on woman sense at the classical and modern period tafsir sources. Objective of the study is presentation of verses about woman directly or indirectly in tafsir sources beginning from tafsir works after death of Prophet Mohammed to modern hermeneutics works; to set forth differences and similarities of woman sense between two periods, classical and modern period. Basic method of the study is literature reviewing. Also comparison and understanding/expression method are also used in this study. Therefore, concern subjects are considered in comparison method together with periodical differences within hermeneutics sources. The study states that the points declared by Qur'an caused so different comments within hermeneutics tradition continuing for centuries and present evidences for differentiations' base. By this way difference between real one and sensed one, distance between currently existing one and referred one has been tried to be attracted. Keywords: Qur'an, tafsir, woman, classical, modern.
AYŞE BETÜL ORUÇ
447878
Necmettin Erbakan Üniversitesi
Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Doktora
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrPIICy8RRtTJwA3oLYpGTF4nYA2gQhikBIT5uPhQ8xOG
./data/pdfs/447878.pdf
3,823,718
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.498874
2025-06-09T12:52:15.514663
2025-06-10T12:19:52.061367
2025-06-10T17:04:16.331563
396144
84
293
{ "labels": [ { "class": "Resim", "confidence": 0.9457534551620483, "polygon": [ [ 202, 1000 ], [ 1015, 998 ], [ 1013, 363 ], [ 200, 365 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.9450355172157288, "polygon": [ [ 1020, 1742 ], [ 1033, 1100 ], [ 212, 1084 ], [ 199, 1725 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.899113655090332, "polygon": [ [ 252, 193 ], [ 253, 148 ], [ 200, 146 ], [ 199, 191 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8139909505844116, "polygon": [ [ 984, 1062 ], [ 984, 1007 ], [ 227, 1006 ], [ 227, 1062 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.7881209254264832, "polygon": [ [ 1010, 1813 ], [ 1010, 1753 ], [ 225, 1752 ], [ 225, 1812 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.6948696374893188, "polygon": [ [ 1413, 2194 ], [ 1413, 1852 ], [ 200, 1851 ], [ 200, 2194 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.369983047246933, "polygon": [ [ 1458, 341 ], [ 1458, 221 ], [ 276, 219 ], [ 276, 340 ] ] } ] }
Video sanatında paradoksal döngü / Videoart paradoxcical loop
Gelişim süreci 1960'lı yıllardan başlayarak günümüze kadar uzanan Videoart, video ve ses verilerinin birlikte işlenmesine dayalı görsel ve işitsel bir sanat disiplinidir. Videonun ana vurgusu görüntü olup "görüyorum" anlamını taşırken sinemada vurgu yerini "gösteriyorum"a bırakır. Teknolojiye paralel bir çizgide, daha geniş imkânlar sunmaya başlayan videonun önemli bir cazibe alanı haline geldiği görülmektedir. Teknolojik ürünlere sahiplik oranındaki artış, günümüz teknolojisinin sağladığı kullanım kolaylıkları, belki en önemlisi de hayal gücü ve yaratıcılığı yansıtma konusunda sunduğu olanaklar, muhalif tavrı videoyu sanatçılar için önemli bir mecra haline getirmektedir. Bu bağlamda video; sinema, enstalasyon, video heykel, performans, urban screening (kentsel ekran), feminist video, gerilla video gibi birçok sanat alanında kullanılmaktadır. Sanatın yakın tarihinde iz bırakan bir kısım önemli işlerde mecra olarak yer alan videonun, "videoart" olarak anılan ayrı bir alanın doğuşuna da kaynaklık ettiği görülmektedir. Fotoğraf ve sinemaya göre daha ileri tarihlerde ortaya çıkarken sanatsal açıdan daha dinamik bir alan yaratmıştır. Videonun ortaya çıkışındaki temel felsefe olan kapitalist sistemin görsel yüzü olan televizyona muhalefet etmek temelinde başlarken zaman içinde sanatsal dönüşüm yaşamıştır. Videoart'ın temelinde yatan muhaliflik de başlangıcındaki ana felsefesinden gelmektedir. Çalışmada, videonun tarihsel gelişim çizgisi teknik unsurların yanı sıra bu alana katkı sağlayan sanatçılar ve işleri çerçevesinde de ele alınmaktadır. Ancak çalışmanın özellikle üzerinde yükseldiği düzlem paradoksal döngü bağlamında videoart'ın ele alınmasıdır. Bu temelden hareketle çalışmanın kavramsal çerçevesinde; paradoks, döngü ve ouroboros kavramlarına yer verilmektedir. Ayrıca çeşitli sanatçıların ve araştırmacıların bu kavramlara ilişkin videoart çalışmalarından örnekler sunulmaktadır. Çalışmada, yapılan araştırmalar doğrultusunda seçkisi oluşturulan videoart'larda sanatçıların bilerek ya da genel akışta içgüdüsel olarak paradoks, döngü ve ouroboros'a (sonsuz döngüye) yer verdikleri görülmektedir. Yapılan literatür taramasında, "paradoksal döngü" kavramı ekseninde videoart alanındaki işleri ele alıp değerlendiren bir araştırma ya da çalışmaya rastlanmamış olması, bu çalışmanın özgünlüğünü ön plana çıkarmaktadır. Çalışmanın gelecekte bu alanda yapılacak olan araştırmalara ve videoart alanındaki literatüre katkı sağlaması hedeflenmektedir.
Videoart ranging from the development process, beginning with the 1960s, along with the video and audio data based on the processing of visual and auditory art disciplines. Video of the main emphasis is image "see" the location of the cinema emphasis carry the meaning "I show" air release. In a parallel line to technology, beginning to offer wider opportunities for the video seems to become a major attraction in the area. Increase in the rate of ownership of the technological products, modern technology of convenience it provides, perhaps most importantly, enjoy the offer on the projection of imagination and creativity, oppositional attitude of the video makes an important channel for artists. Videos in this context; theater, installations, video sculpture, urban screening (urban display), feminist video is used in many fields such as art guerrilla video. In recent history, a number of important works of art left a mark in the video located in the medium, "videoart" the emergence of a separate area known as it is seen that the source. Emerges in the later date according to photography and cinema has created a dynamic field than artistically. The basic philosophy of the capitalist system, which has experienced the emergence of video art transformation over time begin on the basis of opposition to the visual side of the television. Dissent comes from the underlying videoart the main philosophy in the beginning. In the study, as well as technical aspects of the video's historical development line of artists contributing to this area and are discussed in the framework works. However, the plane rises above are addressed in particular the work of videoart in the paradoxical loop context. Starting from the basic conceptual framework of this study; The paradox is given to the concept of cycles and Ouroboros. In addition, various artists and researchers are presented examples from videoart work on this concept. In this study, the research in accordance with the selection of the artists created intentionally or instinctively videoart paradox in the general flow of the loop and Ouroboros (infinite loop) has observed that the place. Made in the literature, "paradoxical loop" to evaluate and discuss the concept of axis jobs in video art research or have not been found to work, is to remove the originality of this work to the forefront. Aims to contribute to the literature in this area which will be investigated in future studies-made and videoart field.
SEMA ÖZEVİN
396144
Gazi Üniversitesi
Resim Ana Sanat Dalı
2015
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=WBc656i315e2eV6-EZV1olX7Pr1OiSNK4sYJmoL0RMX3SWVswT0iaCkE1lePyFnN
./data/pdfs/396144.pdf
17,291,445
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.010997
2025-06-09T12:49:52.634530
2025-06-10T12:18:33.700074
2025-06-10T17:04:20.119705
518688
2
95
{ "labels": [ { "class": "Kapak Sayfası", "confidence": 0.8104411959648132, "polygon": [ [ 1307, 2066 ], [ 1314, 295 ], [ 250, 290 ], [ 243, 2062 ] ] } ] }
Hava kaynaklı basillerin izolasyonu ve bazı yeteneklerinin incelenmesi / The isolation of air borne bacilli and investigation of some capabilities of these bacteria
Bu çalışmada Kütahya iline bağlı Seyitömer beldesindeki havasal ortamdan izole edilen aerob endospor oluşturan Basil grubu bakteriler identifiye edilerek bazı yetenekleri araştırılmıştır. Yer çekimine dayalı petri plak yöntemiyle aerob endospor oluşturan 15 adet bakteri izole edilmiştir. İzole edilen bakterilerin biyokimyasal testler yardımıyla Bacillus sp. olarak cins düzeyinde identifikasyonu gerçekleştirilmiştir. Enzim üretim yeteneğine baktığımızda, 14 tane izolatın proteaz enzimi, 6 tane izolatın da amilaz enzimini üretebildiği tespit edilmiştir. Yapılan ağır metal dirençlilik deneyinde, ağır metallere karşı en yüksek MİK (Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu) değeri referans suş (Bacillus subtilis NRRL B-209) ile kıyaslandığında, çalışmamızdaki basillerin %93,33 oranında bakır ağır metaline karşı dirençli olduğu belirlenmiştir. Antibiyotik dirençlilik testi, agar disk difüzyon yöntemiyle sekiz farklı antibiyotik (amfisilin, kloramfenikol, siproflaksin, eritromisin, kanamisin, oksasilin, streptomisin, vankomisin) kullanılarak belirlenmiştir. Test sonuçlarına göre Basillerin %100'ü oksasilin, %46,66'sı amfisilin antibiyotiğine karşı dirençli bulunmuştur. Basil izolatlarından elde edilen süpernatant kısımlar kendilerine ve diğer basillere karşı agar damlatma yöntemi ile denenerek metabolit üretim yetenekleri belirlenmiştir. Basil izolatları içerisinde S6 izolatı aktivitesi en iyi izolat, S4 izolatı ise en hassas izolat olarak tespit edilmiştir. Ayrıca S6 izolatından elde edilen süpernatantın antimikrobiyal aktivitesi gram pozitif ve negatif mikroorganizmalara ve ayrıca maya'ya karşı denenmiştir. S6 izolatı en yüksek aktiviteyi Legionella pneumophilia Sg 2-15'e karşı göstermiştir. S6 izolatının metabolit aktivitesi üzerine sıcaklık, pH, organik çözücü ve deterjanların etkisi araştırılmıştır. S6 izolatının süpernatant kısmının 80, 95 ve 121°C sıcaklıklarında aktivite göstermediği, denenen farklı pH (2, 4, 6, 8 ve 10) aralıklarından ve organik çözücülerden az miktarda etkilendiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağır metal dirençliliği, Antibiyotik dirençliliği, Bacillus sp., Enzim, Metabolit.
In this study, aerobic endospor forming Bacilli group, isolated from the airborne environment in Seyitömer district of Kütahya province, were identified and some cabilities were investigated. Fifteen aerobic endospores producing bacteria were isolated by petri plate method based on gravity. Identification of isolated bacteria was carried out by biochemical tests at the genus level as Bacillus sp. When we look at the ability of enzyme production, it is determined that 6 isolates can produce amylase enzyme, while 14 isolates show protease activity. The highest MIC (Minimal Inhibition Concentration) value against heavy metals in comparison with reference strain (Bacillus subtilis NRRL B-209), by conducting the heavy metal resistance test, 93,33% of the bacilliies tested were found to be resistant to copper heavy metal. Antibiotic resistance testing was performed using agar disc diffusion method against eight different antibiotics (amphicillin, chloramphenicol, ciprofloxin, erythromycin, kanamycin, oxacillin, streptomycin, vancomycin). According to the test results, 100% of Bacilli were found to be resistant to oxacillin and 46,66% to ampicillin antibiotics. Supernatant fractions obtained from Bacillus isolates were tested against them self and other bacilli by agar drip method to determine metabolite production capabilities. S6 isolate activity was the best isolate in Bacilli group and S4 isolate was the most sensitive isolate. In addition, the antimicrobial activity of the supernatant obtained from the S6 isolate was tested against gram positive and negative microorganisms and yeast. S6 isolate showed the highest activity against Legionella serogroup 2-15. The effect of temperature, pH, organic solvent and detergents on the metabolic activity of S6 isolate was investigated. It has been determined that the S6 isolate is not active at temperatures of 80, 95 and 121°C in the supernatant, but is effected at different pH ranges (2, 4, 6, 8 ve 10) and in a small amount of organic solvents. Key Words: Antibiotic resistance, Bacillus sp., Enzyme, Heavy metal resistance, Metabolite.
TUĞBA MENTEŞ
518688
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
Biyoloji Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=hcgrYffRbz0Z44UJEuLtwWUFnqT4eDxsVUlQOf6Uaq4-fiR66wyxV5e2qUdoB8ja
./data/pdfs/518688.pdf
1,919,274
true
true
true
2025-06-08T21:03:15.505524
2025-06-09T12:58:37.858736
2025-06-10T12:18:33.701941
2025-06-10T17:04:20.367487
520514
18
118
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9676515460014343, "polygon": [ [ 1501, 1556 ], [ 1506, 232 ], [ 287, 228 ], [ 282, 1552 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.6766322255134583, "polygon": [ [ 1471, 2206 ], [ 1472, 2160 ], [ 1425, 2160 ], [ 1425, 2205 ] ] } ] }
Akut otitis media tanılı çocuklarda nazofarengeal pnömokok taşıyıcılığı / Nasopharyngeal pneumococcus carriage in children with acute otitis media
Amaç: Akut otitis media tanılı çocuklarda nazofarengeal Streptoccoccus pneumoniae taşıyıcılık oranını, taşıyıcılığı etkileyen risk faktörlerini, konjuge pnömokok aşısı ile aşılanma durumuyla taşıyıcılık arasındaki ilişkiyi, elde edilen izolatların serotip dağılımını ve antibiyotik direnç durumunu belirlemek ve bunları sağlıklı çocuklar ile karşılaştırmak. Metod: Eylül 2015 - Eylül 2016 tarihleri arasında çocuk polikliniklerine başvuran ve aktif enfeksiyon geçirmeyen 252 sağlıklı çocuk ile akut otitis media tanısı konulan 200 çocuktan nazofarengeal sürüntü örnekleri alındı. Çalışmaya katılan çocukların ailelerinden anketler yardımıyla demografik bilgileri, aşılanma durumları ve geçmiş tıbbi öyküleri ile ilgili veriler toplandı ve bilgilendirilmiş olur formu dolduruldu. Örnekler laboratuvara götürüldü ve S. pneumoniae kültürü için ekim yapıldı. Örneklerden elde edilen pnömokok suşları multiplex polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemi ile serotiplendirildi ve üretilen izolatların penisilin, seftriakson, eritromisin ve klindamisine karşı duyarlılıkları değerlendirildi. Bulgular ve Tartışma : Çocukların yaşları 2-210 ay arasında olup ortalama 58.6±43.3 ay idi. Sağlıklı çocukların 22'sinde (%8.7), akut otitis media tanısı konulan çocukların 39'unda (%19.5) nazofarengeal pnömokok taşıycılığı saptandı (OR: 2.53, GA:1.44-4.43; p=0.001). Çocuklarda yaş gruplarına göre taşıyıcılık oranları değerlendirildiğinde en yüksek taşıyıcılık oranlarının 6-24 ay arasında olduğu görüldü. Nazofarengeal pnömokok taşıyıcılığı için risk faktörleri değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı kabul edilebilecek risk faktörü saptanmadı. Aşılanma durumlarına göre taşıyıcılık değerlendirildiğinde, en yüksek taşıyıcılık oranı yaş grubu itibariyle KPA13 ile tam aşılı çocuklarda saptandı. En fazla oranda saptanan serotipler tüm çocuk grubunda serotip 35B, 15B/15C, 19F, 23A, 23F ve 19A iken; otitis medialı çocuklarda 15B/15C oldu. Elde edilen izolatların KPA7, KPA13 ve PSA23 ile kapsanma oranları sırası ile %27.8, %42.6 ve %63.9 olarak bulundu. Konjuge pnömokok aşıları dışında kalan serotip oranının %57.3 olduğu görüldü. Penisilin direnci elde edilen tüm izolatlarda %53.3 iken, otitli çocuklardan elde edilen izolatlarda %54 olduğu saptandı. Ülkemizde konjuge pnömokok aşılaması sonrası taşıyıcılık oranları azalmıştır. Ancak otitli çocuklarda pnömokok taşıyıcılığı sağlıklı çocuklarla karşılaştırıldığında anlamlı olarak yüksektir. Bu durum otitin patofizyolojisinde nazofarengeal taşıyıcılığın ilk basamak oluşu ve üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası mukozal hasarın hem otite hem de pnömokok taşıyıcılığına yol açıyor oluşu ile açıklanabilir. Taşıyıcılığın en yüksek olduğu yaş grubunun, otitin de en yüksek oranda görüldüğü 6-24 ay arası çocuklar olduğu saptanmıştır. Taşıyıcılardaki serotip dağılımı incelendiğinde ise aşı dışı serotiplerin daha sık olduğu görülmüştür. Sonuç: Akut otitis medialı çocuklarda nazofarengeal pnömokok taşıyıcılık oranı, sağlıklı çocuklara göre daha yüksek orandadır. Kreşe gitmek otit için bağımsız bir risk faktörü olarak belirlenmiş ve serotip 19A'nın yalnızca otitli çocukların nazofrenks örneğinde tespit edilmesi KPA13 aşılamasına rağmen bu serotip ile otit arasında ilişkinin bir kez daha altını çizmiştir.
Objective: To evaluate nasopharyngeal carriage of S. pneumoniae , risk factors for colonization, impact of conjuge PCV vaccination on the nasopharyngeal (NP) carriage, serotype distribution and antimicrobial resistance in children with acute otitis media and compare with healty children. Methods: Between September 2015 and September 2016, we obtained nasopharyngeal swabs from 252 healty children without evidence acute infection and 200 children with acute otitis media.. The consent of childrens' families were got for the research and records about demographic information, immunization status and medical history of the children were reviewed. The swabs were transported to laboratory and samples were cultured for S. pneumoniae. Serotypes of S. pneumoniae isolates were identified by using multiplex polymerase chain reaction (PZR) technique Antibiotic resistance rates of S. pneumoniae isolates to penicillin, ceftriaxone, erythromycin and clyndamycin were evaluated. Results: The mean age of the children was 58.6±43.3 months (range 2-210 months). The nasopharyngeal carriage rate of S. pneumoniae was 8.7% (n:22) in healthy children and 19.5% (n:39) in children with acute otitis media (OR:2.53, CI:1.44-4.43). Nasopharyngeal colonization rate of S. pneumoniae was highest in the 6-24 months age group. As we investigate the risk factors for the nasopharyngeal carriage of S. pneumoniae; we couldn't find any risk factors. The coverage rates of 7 valent PCV, 13 valent PCV and PSV23 were %27.8, %42.6 and %63.9 in all children. The serotypes 35B, 15B/15C, 19F, 23A, 23F and 19F were the most common isolated serotypes in all children, serotype 15B/C was the most çömmen isolate in children with otitis media. Penicillin resistance was %53.3 in all isolates, %54 in children with otitis media. Nasopharyngeal pneumococ carriage rate has decreased after pneumococ vaccination programme in our country, but nasopharyngeal carriage rate in children with acute otitis media is still higher than healthy children. Acute otitis media is associated with upper respiratory tract infections and nasopharyngeal carriage of pathogens is a another risc factor for otitis media. Nasopharyngeal pneumococ carriage rate is highest in the age group 6-24 months, otitis media is also most common in this age group. Non-vaccine serotypes have found more often than vaccine type serotypes. Conclusion: Nasopharyngeal pneumococ carriage rate in children with acute otitis media has found more than healthy children. Attending a day care center was shown a risc factor for acute otitis media. All of serotype 19A has emerged in children with acute otitis media.
TUĞBA NUR DAŞAR
520514
Marmara Üniversitesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Tıpta Uzmanlık
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=fS4sqEZr79C_n60Rk6MjFScHoHIrP2WApS5KwFZF8aNRwNEw90ITcMOtRkBwV26Y
./data/pdfs/520514.pdf
4,636,552
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.077173
2025-06-09T12:56:05.897529
2025-06-10T12:18:33.707206
2025-06-10T17:04:20.534329
593841
120
179
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9524189233779907, "polygon": [ [ 1482, 1877 ], [ 1489, 303 ], [ 243, 297 ], [ 236, 1872 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8028024435043335, "polygon": [ [ 958, 2207 ], [ 959, 2154 ], [ 883, 2153 ], [ 882, 2205 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.42145559191703796, "polygon": [ [ 255, 2122 ], [ 708, 2121 ], [ 707, 2004 ], [ 255, 2005 ] ] } ] }
Anonim şirketlerde rüçhan hakkı / Preemptive rights in joint stock companies
"Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı" konulu bu çalışmamızda, rüçhan hakkının anonim şirketlerdeki görünümü, rüçhan hakkı kavramı, kavramın tarihçesi, geçmişten günümüze rüçhan hakkı kavramının gelişimi, Türk Ticaret Kanunları kapsamında geçirdiği değişimler, güncel 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun bu hakla ilgili olarak getirdiği yenilikler, rüçhan hakkının hukuki niteliği, bu hakkın kullanılma usulü, bu hakkın sermaye sistemleriyle olan ilişkisi, sermaye artırımlarıyla olan bağlantısı, gerçekleştirilen sermaye artırımının iç kaynaklardan ya da dış kaynaklardan yapılması halinde ortaya çıkan farklılıklar ve artırımın kaynağıyla rüçhan hakkının bağlantıları, rüçhan hakkının pay sahiplerine ne gibi ayrıcalıklar sağladığı, bir pay sahipliği hakkı olan rüçhan hakkının hangi hallerde sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği, hakkın sınırlandırılmasının ya da kaldırılmasının hangi usul ve esaslarla gerçekleştirileceği, sınırlandırma ve kaldırma hallerinde söz konusu olan haklı sebep kavramının sınırları, rüçhan hakkı sınırlandırılırken ya da kaldırılırken alınan genel kurul kararlarına karşı başvurulabilecek hukuki yollar, bağlantılı olduğu konularla birlikte temel çerçevesi çizilerek incelenmekte, uygulamada bu durumların ne gibi sorunlara yol açtığı dikkate alınarak güncel mahkeme kararları ile doktrinde ve mukayeseli hukuktaki rüçhan hakkıyla ilgili görüşler doğrultusunda açıklanmıştır.
In our study on "Preemptive rights in Joint Stock Companies", the status of the preemptive right in joint stock companies, the concept, history and development of the preemptive right until today, the modifications the concept of the preemptive right has experienced within the Turkish Commercial Codes, the novelties introduced by the latest Turkish Commercial Code No 6102, the legal nature and ways of usage of the preemptive right and its relationship with the capital systems and the increase in the capital, the distinction between the increase in the capital received from internal or external sources, and the nexus between the source of the increase and the preemptive right, the privileges given by the preemptive right to shareholders, the conditions, ways and grounds for the restriction or elimination of the preemptive right which is a shareholder right, the limits of the concept of the reasonable ground in times of the restriction or elimination, the legal remedies available for decisions of the general assembly on the restriction or elimination of the preemptive right are being explored within its fundamental frames together with the related themes, the issues raised as a result of these conditions are described in connection with the latest case law and the approaches to the preemptive right in the doctrine and comparative law.
ÜMİT GÖKHAN KESKİN
593841
Marmara Üniversitesi
Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
2019
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=npGs9H39x7G6401x51yqpHMZlWwgibfxMMWrikkRlWexLTe4yZ3QNOjGxp2-3cRs
./data/pdfs/593841.pdf
2,279,177
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.078779
2025-06-09T12:49:49.772043
2025-06-10T12:18:34.073523
2025-06-10T17:04:20.863997
232320
50
152
{ "labels": [ { "class": "Resim", "confidence": 0.9426522850990295, "polygon": [ [ 439, 628 ], [ 1264, 626 ], [ 1263, 202 ], [ 438, 203 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.9065180420875549, "polygon": [ [ 1454, 1481 ], [ 1460, 698 ], [ 257, 688 ], [ 251, 1472 ] ] }, { "class": "Resim", "confidence": 0.9024555087089539, "polygon": [ [ 1322, 2022 ], [ 1323, 1492 ], [ 364, 1490 ], [ 363, 2019 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8264861702919006, "polygon": [ [ 1123, 692 ], [ 1123, 636 ], [ 572, 636 ], [ 572, 692 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.8242874145507812, "polygon": [ [ 1107, 2128 ], [ 1107, 2058 ], [ 578, 2058 ], [ 578, 2127 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.7619611024856567, "polygon": [ [ 881, 134 ], [ 882, 83 ], [ 822, 83 ], [ 821, 133 ] ] } ] }
Süreç yönetimi kapsamında bir lojistik işletmesinde kara nakliye süreci analizi ve iyileştirilmesi / Analysis and development of land transportation process within the context of process management in a logistics company
Küreselleşen dünyada artan rekabet koşulları, işletmeleri her geçen gün yeni yönetim anlayışlarını aramaya zorlamaktadır. Müşterinin ilk ve sürekli tercihi olmak, pazarda en uygun fiyata, en kaliteli ürün ve hizmeti sunmak isteyen işletmeler süreçlerini incelemeye başlamışlardır. İş süreçlerindeki iyileşmelerin şirkete, çalışanlarına ve müşterilerine büyük katma değerler sağladığını gören işletmeler, süreç odaklı iş yapma şekillerini tercih ederek daha hızlı, daha etkin ve daha verimli ürün ve hizmet elde etme yollarını bulmuşlardır. İşte bu noktada ?Süreç Yönetimi? yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.Süreç yönetimi; süreçleri izlemeye, kontrol altında tutmaya, ölçmeye, sürekli iyileştirmeye dayanan devamlı ve uzun bir yolculuktur. Bu nedenle bu yolculukta işletmeler günün değişen şartlarına, teknolojinin getirdiği yeniliklere kendini adapte edebilen, esnek, sürekli gelişen bir yönetim tarzı uygulamalıdır.Bu çalışmada; süreç yönetimi, kavramları ve metodolojisi anlatıldıktan sonra Rummler Brache metodolojisi ile bir lojistik işletmesinde kara nakliye ihracat süreci analizi ve iyileştirilmesi yapılmıştır.
The increasingly competition conditions in the global world have forced companies to seek new management methods. Companies wish to be the first and consistent choice of customers by offering the highest quality goods and services on the market at the most reasonable prices have begun reassessing their operations and processes. Having seen considerable added value or both their employees and customers as a result of these improvements in their business operations and processes, companies have found ways to provide faster, more effective and more productive products and services. At this point that the concept of ?Process Management? has gained widespread acceptance.Process Management is a continuous and long journey that is monitoring, controling, measuring and improving the performance of processes. Therefore in this journey, companies should have flexible and continuous improving management methods which adapt itself to new conditions and technological changes.In my thesis, Process management, concepts and methodology are examined. Rummler Brache Process Improvement Methodology is utilised to improve land transportation process in a logistics company.
NEHİR ÖZTÜRK
232320
İstanbul Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=UPP_Zu9isEmWGFXFCBYasQ_XiZXfz9Uby1gEcWDwy3W0GApJaYCx2BHD2ZhvWVrU
./data/pdfs/232320.pdf
5,148,240
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.506042
2025-06-09T12:52:49.809657
2025-06-10T12:18:34.548130
2025-06-10T17:04:21.090132
210623
13
130
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.916520893573761, "polygon": [ [ 1446, 916 ], [ 1453, 168 ], [ 336, 158 ], [ 329, 905 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8003715872764587, "polygon": [ [ 854, 2243 ], [ 854, 2193 ], [ 802, 2193 ], [ 801, 2243 ] ] } ] }
Medrese eğitiminden modern eğitime geçişte halka yöneliş / Orientation to public in entrance to modern education from old education
Bu tezde, Osmanlı Devleti'nde medrese eğitiminden modern eğitime geçiste yapılan yenilikler ve düzenlemeler ele alınmıstır. Modern anlamda eğitim alanındaki çalısmaların cumhuriyet dönemine etkileri, halkın eğitimi hususundaki rolü incelenmistir. Osmanlı Devleti'nin her alanda modernlesme çabasının en önemli ayağını ilköğretim alanındaki yenilik çalısmaları olusturur. Bu dönemde yapılan reformlar, Türkiye cumhuriyeti döneminde de devam etmistir. Halkın eğitimi sorunu ele alınmıs, eğitim alanında, sosyal hayatın düzenlenmesinde birçok reform yapılmıstır. Türkiye Cumhuriyeti devleti'nin hedefleri arasında buluna, ?muasır medeniyet seviyesine ulasma? hedefi doğrultusunda, sehirlisi ve köylüsü ülkenin kalkındırılması için el ele vermistir. Ekonomik anlamda ülkenin kalkınması için köylünün üretime katılması sağlanmıstır. Köylünün eğitim seviyesinin yükseltilmesi için halka hizmet edecek ?Halk Evleri? kurulmustur. Yapılan bu çalısmada, reformların gerçeklesmesinde halka yönelmenin etkileri ortaya konulmaya çalısılmıs, bu etkilerin ülkenin ilerlemesine katkıları ele alınmıstır.
In Ottomon Empire, on passing from medrese education to modern education, a lot of changes and newness were done. In this thesis, these changes and were searched. The studies which are connection with education, as modern and its effects to Republic Term and the role of folk?s education were searched, too. The newnessesin primary education area are the most important study to be modern in Ottoman Empire. The reforms in this term which continue in Turkish Republic Term. The education of folk was searched and a lot of too reforms were done in cultural, education area and in ordering of life. One of aims of Turkish Republic is toy oin forces with peasants and citizens for making process of country, their aim sentence is ?to reach Modern Civilization Level? It is provided that peasant joined to production forbeing of country in ekonomical area. For this aim, folk houses were fonuded which will service to folk for in creasing the education level of folk. At done is studies, it is arised to be effects of tending to folk when reform is reali sed and the adding of the effects. Were dealed withon processing of country.
ADEM KÖSEOĞLU
210623
Sakarya Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-WCdkpBOvLjUUsJrlZZHjmpxciibuAgxfnvNjKw045uR
./data/pdfs/210623.pdf
705,592
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.310849
2025-06-09T12:56:06.511614
2025-06-10T12:18:35.806023
2025-06-10T17:04:21.254410
447878
94
301
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9355627298355103, "polygon": [ [ 1454, 1809 ], [ 1459, 287 ], [ 234, 283 ], [ 229, 1804 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8933609127998352, "polygon": [ [ 1429, 141 ], [ 1430, 89 ], [ 1371, 87 ], [ 1369, 139 ] ] }, { "class": "Footer", "confidence": 0.6155120134353638, "polygon": [ [ 1388, 2124 ], [ 1388, 1825 ], [ 256, 1824 ], [ 256, 2123 ] ] } ] }
Klasik ve modern dönem tefsir kaynaklarında kadın algısı / Woman sense in classical and modern period tafsi̇r sources
"Klasik ve Modern Dönem Tefsir Kaynaklarında Kadın Algısı" başlıklı bu çalışma, kadın konusu ile ilgili ayetlerin klasik ve modern dönem tefsir kaynaklarındaki değerlendirilişi üzerinde durmaktadır. Araştırmanın amacı, Hz. Peygamber'in vefatının ardından ortaya konan tefsir çalışmalarından başlamak üzere modern söylemlerin dillendirildiği çalışmalara varıncaya kadar, kadınla doğrudan ve dolaylı ilgisi bulunan ayetlerin tefsir kaynaklarındaki algılanışını beyan etmek; klasik ve modern olmak üzere iki dönem arasındaki kadın algısındaki farklılıkları ve benzerlikleri ortaya koymaktır. Araştırmada kullanılan temel metot kaynak taramadır. Ayrıca karşılaştırma ve anlama/açıklama metodu da çalışma içinde kullanılmıştır. Bu bakımdan ilgili konular tefsir kaynakları içinde dönemsel bir ayrımla birlikte mukayese metoduyla ele alınmaktadır. Çalışma, Kur'an'ın beyan ettiği hususların asırlardır devam eden tefsir geleneği içinde ne denli farklı yorumlara kapı açtığını beyan etmekte; farklılıkların dayandığı delilleri sunmaya yönelmektedir. Bu şekilde gerçek olan ile algılardaki farklılığa; var olanla atfedilen arasındaki uzaklığa dikkat çekmeye gayret edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, tefsir, kadın, klasik, modern.
This study under title of "Woman Sense in Classical and Modern Period Tafsir Sources" emphasizes assessment of concern verses on woman sense at the classical and modern period tafsir sources. Objective of the study is presentation of verses about woman directly or indirectly in tafsir sources beginning from tafsir works after death of Prophet Mohammed to modern hermeneutics works; to set forth differences and similarities of woman sense between two periods, classical and modern period. Basic method of the study is literature reviewing. Also comparison and understanding/expression method are also used in this study. Therefore, concern subjects are considered in comparison method together with periodical differences within hermeneutics sources. The study states that the points declared by Qur'an caused so different comments within hermeneutics tradition continuing for centuries and present evidences for differentiations' base. By this way difference between real one and sensed one, distance between currently existing one and referred one has been tried to be attracted. Keywords: Qur'an, tafsir, woman, classical, modern.
AYŞE BETÜL ORUÇ
447878
Necmettin Erbakan Üniversitesi
Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Doktora
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=OykDDeWBWTL9-Wm52sZBrPIICy8RRtTJwA3oLYpGTF4nYA2gQhikBIT5uPhQ8xOG
./data/pdfs/447878.pdf
3,823,718
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.498874
2025-06-09T12:52:15.514663
2025-06-10T12:18:35.808655
2025-06-10T17:04:21.921410
210665
14
148
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9433956146240234, "polygon": [ [ 1528, 1982 ], [ 1534, 345 ], [ 257, 341 ], [ 251, 1977 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8497241139411926, "polygon": [ [ 928, 2150 ], [ 930, 2098 ], [ 876, 2097 ], [ 875, 2149 ] ] } ] }
M. Gaznevi'nin El-Kavi'l-Kudsi adlı eserinin fıkıh usulü bölümünün tahkik ve değerlendirmesi / The edition critique and the evaluation of the chapter Usulü'l Fiqh in Gaznawi's El-Hawi'l Qudsi
Klasik eserler diye adlandırdığımız çalısmaların önemli bir bölümü yazmalar halinde bulunmaktadır. Geçmiste bir ilmi gelenek çerçevesinde kaleme alınan bu eserlerin bugün islenerek güncellemesinin yapılması -yeni bilgi- üretmenin temel sartlarındandır. Bundan dolayı yazma eser çalısmak, geçmise ait bir sorumluluğu yerine getirmenin yanı sıra gelecekteki ilmi çalısmaların sıhhati ve sürekliliği için önemlidir. Çalısmamız Fıkıh usulünde oldukça önemli bir yere sahip olan Debusi'nin Takvimü'l Edille'sinin muhatasarı niteliğinde olan Havi'l Kudsî adlı eserin usulü'l fıkıh bölümünü konu edinmektedir. Bu mütevazı çalısma, fıkıh usulü çalısmalarına ve yazma eserlerin gün ısığına çıkarmaya küçükte olsa bir katkı sağlama amacı gütmektedir. Çalısmanın konusu, amacı, çalısmada uygulanan yöntem ve arastırmalar giris kısmında verilmistir. Eserin müellifine nispetinin sıhhatinin çesitli açılardan sorgulanması, mevcut nüshalarda ve biyografik kaynaklardaki bilgilerin karsılastırılması ve Havî'l Kudsî'nin mevcut nüshaları hakkında bilgi eserin birinci bölümünü olusturmaktadır. Tezimizin ikinci bölümünü el- Havî'l Kudsî'nin genel olarak içeriğinin, sistematiğinin ortaya konulması ve fıkıh usûlü bölümünün muhtevasının akli ve seri deliller çerçevesinde değerlendirilmesinden olusmaktadır. Bu çerçevede müellifin basta Debûsî olmak üzere Serahsi ve Pezdevî gibi usul alimlerinin eserleriyle karsılastırılarak farklılıkları tesbit edilmeye çalısılmıstır. Havî'l Kudsî'nin fıkıh usûlü bölümünün tahkikli metni ise çalısmamızın üçüncü bölümünü olusturmaktadır. Üçüncü bölüm ise, fıkıh usûlü konuları, ser'i deliller esas alınarak,müellifin konuları ele alısı, eserin sistematiği, kavramların açıklanması, Debûsi ile karsılastırılması yer yerde genel Hanefi söylemdeki yerinin tespit edilmesi seklinde kaleme alınmıstır. Tahkikli metni hazırlanırken diğer tahkik çalısmaları dikkate alınarak bir usul tayin edilmistir. Nüshalar, Arapça harflerle bulundukları kütüphanelere göre rumuz verilmis, nüshalar arası farklılıklar dip notlarda gösterilmistir. Metin içinde yer alan ayet ve hadislerin bulundukları yerler tespit edilerek, ayetler metin içinde, hadis kaynakları dipnotlarda gösterilmislerdir. Tez içerisinde tahkikli metin değerlendirme bölümünün devamı olarak gösterilmis ancak Arapça metinler sağdan basladığı için tezin son kısmına koyularak sayfa numaraları yeniden verilmistir.
An important part of the works called as classıcal works is in the form of manuscripts. One of the basic conditions to produce new knowledge is to up-date the manuscripts written in the science based traditional frame at the past. So studying the manuscripts is so crucial for producing strong and continual scientific works in the future along with carrying out the responsibility belonging to the past. Our thesis is about the chapter usulu?l fıqh of Havi?l Qudsi which is in a sense the summary of Debusi?s Taqwimu?l Edille, having an important place in Islamic law. This work has a modest contribution for coming the manuscripts to light. The subject, aim, method and researches of this thesis has been given at the introduction. The book if belongs to the author was studied and the knowledges in the available copies of the book and the biographical sources were compared, also the information about the available copies of Hawi?l Qudsi has been studied at the first chapter of our thesis. The edition critique of the chapter `usulu?l fiqh? in Hawi?l Qudsi has been at the second chapter of our thesis. At the third part, the topics studied are the author?s method to consider the issues, the systematic of the work, explanation of the concepts based on Usulu?l Fiqh and Legal (Shar?i) proofs and also, the ideas of the author has been compared with Debusi?s, Sarahsi?s and Pazdawi?s ideasand the book?s position in the hanafi sect has been studied at this chapter. When we prepare the edition critique text, a method has been determined by taking other edition critique works into consideration. The copies has been shown to the library in which they are, within arabic letter, and also differences among the copies has been shown at footnotes. The places of the verses and the hadiths in the text has been determined and the verses within the text, the hadiths? sources at the footnotes have been shown in our study.
ARZU YAVUZ
210665
Sakarya Üniversitesi
Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
2007
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=wBmNpkQC9Nhi90NLW7E7-WXuLswzHMTv70xnRyEG4D9gBvD_ZJ06rZ55vgtzey2P
./data/pdfs/210665.pdf
1,139,919
true
true
true
2025-06-08T21:03:14.185825
2025-06-09T12:56:05.902712
2025-06-10T12:18:35.997307
2025-06-10T17:04:22.166388
428380
171
212
{ "labels": [ { "class": "Tablo", "confidence": 0.8994685411453247, "polygon": [ [ 239, 1780 ], [ 1362, 1780 ], [ 1361, 1214 ], [ 238, 1214 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8575504422187805, "polygon": [ [ 808, 2212 ], [ 809, 2147 ], [ 725, 2146 ], [ 725, 2211 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.8448370695114136, "polygon": [ [ 1402, 1041 ], [ 1403, 362 ], [ 263, 360 ], [ 262, 1040 ] ] }, { "class": "Tablo", "confidence": 0.6119694113731384, "polygon": [ [ 1372, 1847 ], [ 1383, 336 ], [ 278, 328 ], [ 267, 1839 ] ] }, { "class": "Resim/Tablo Açıklaması", "confidence": 0.33506372570991516, "polygon": [ [ 266, 1187 ], [ 1427, 1186 ], [ 1427, 1058 ], [ 266, 1058 ] ] } ] }
Askerî bando orkestralama tekniklerinin incelenmesi ve Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün askerî bandoya transkripsiyonu / A study of military band orchestration techniques and transcription of 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto to the military band
Ülkemizde 21 (Yirmi bir) ilde toplam 37 (Otuz yedi) askerî bando teşkilatlanması mevcut olup söz konusu bandolar görev aldıkları bölgelerde, millî bayramlarda ve sivil halka yönelik organize edilen sanatsal etkinliklerde konser ve tören faaliyetleri icra etmektedirler. Enstrüman çeşitliliğindeki zenginliği ile müzikal teknik kapasitesindeki genişliği dikkate alındığında askerî bando orkestralarını, sadece askerî bandolara yazılmış yerli/yabancı marşlar çalmaya mahkûm etmenin pek müsrif bir yaklaşım olacağı aşikârdır. Bununla birlikte askerî bandoların, kimi zaman transkripsiyonu yapılmış senfonik eserler icra ettiği görülmekte fakat söz konusu orkestralama uygulamalarının, bünyesinde estetik çirkinlikler ve teknik hatalar barındırdığı dikkat çekmektedir. İşte bu noktada, öncelikle askerî bandoyu meydana getiren enstrümanları etraflıca tanıtmak; askerî bandoların icrası için yazılacak eserler ile yine bu bandoların icra etmesi istenecek senfonik eserlerin nasıl doğru ve güzel şekilde orkestralanabileceğine dair riayet edilmesi gereken esasları belirlemek gereği duyulmuştur. Askerî bandoların icrası için eser yazmak ya da mevcut senfonik eserlerin askerî bandoya transkripsiyonunu yapmak isteyen besteci ve aranjörlere veya transkripsiyonculara rehberlik etmeyi amaçlayan bu çalışmanın birinci bölümünde; senfoni orkestralarında, askerî bandolardan farklı olarak yer alan yaylı enstrümanlar ile askerî bandoların teşekkül ettiği enstrümanlar teknik özellikleriyle, karakteristik yapılarıyla ve orkestralamada kullanım biçimleriyle detaylı olarak tanıtılmaya, ikinci bölümünde; orkestralama ve transkripsiyon çalışmalarında izlenecek yöntemler, bütünlüklü bir yapıda sunulmaya, son bölümünde ise Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün askerî bandoya transkripsiyonu yapılarak örnek teşkil edecek bir uygulama ortaya koymaya çalışılmıştır. Bu tez; askerî bandolara yönelik orkestralama ve transkripsiyon çalışmalarında ihtiyaç duyulan enstrüman bilgisinin yeterli düzeyde sağlanmış; bestecilere, aranjörlere yahut transkripsiyonculara bu kapsamda yapacakları çalışmalarda ışık tutabilecek önemli teknik veriler sunulmuş ve müzik tarihine damgasını vurmuş en büyük bestecilerden biri olan Frederic Chopin'in 1'inci piyano konçertosunun 1'inci bölümünün, askerî bandolar tarafından seslendirilebilecek şekilde transkripsiyonu yapılarak askerî bandolar repertuvarına kazandırılmış olması bakımından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Orkestralama, Transkripsiyon, Askerî Bando, Enstrüman Bilgisi, Orkestrasyon.
As there are 37 (Thirty seven) military band organizations in 21 (Twenty one) provinces in our country; these bands are executing concerts and ceremonies during national days and art activities which are being organized for civilian people, within their areas they are assigned. It is obvious that, bearing their abundance of different instruments and range of musical technique capacities in mind, it would be very extravagant to restrict the military bands to play national/foreign marches which are written exclusively for the military bands. In addition, sometimes military bands are seen performing transcribed symphonic opuses; but it takes notice that, these orchestration performance have some esthetical ugliness and technical errors. At this point first of all; it is required to introduce the instruments in detail that form the military band, to decide about opuses which they will be playing and to define the rules of correct and nice orchestration. In the first part of this study, which is aiming, to write an composition for military bands to execute or to guide the composers and arrangers, who would like to orchestrate symphonic opuses for military bands, to introduce stringed instruments, that differ in symphony orchestras from military bands and instruments that form the military bands, with their technical qualities, in the second part; to present the ways, to follow in orchestration and transcription studies in a complete structure, and in the last part, to form a role-model study by transcription the 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto to the military band. This thesis, has importance in ways, that it has enabled the military bands with instrumental knowledge of enough amount in orchestration and transcription studies, that it has presented composers, arrangers or transcribers with technical data that could enlighten them, and that it has been gained to repertory of military bands by the transcription of 1st movement of Frederic Chopin's 1st piano concerto, who is one of the greatest composers who have left their mark on music history, in a way it could be played by the military bands. Keywords: Orchestrating, Transcription, Military Band, Instrument Knowledge, Orchestration.
ERCAN ACAR
428380
Cumhuriyet Üniversitesi
Müzik Ana Bilim Dalı
2016
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Br_XTptK8CZ70f0JGX9xEup36_siK2TztVvLxgdv7XqMzC7Iqy97FCAdkaSUXSoi
./data/pdfs/428380.pdf
38,183,682
true
true
true
2025-06-08T21:03:12.728737
2025-06-09T12:43:31.671719
2025-06-10T12:18:36.435839
2025-06-10T17:04:22.608279
221114
120
150
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.9299144148826599, "polygon": [ [ 227, 1967 ], [ 1473, 1967 ], [ 1472, 367 ], [ 226, 368 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.8950969576835632, "polygon": [ [ 882, 2153 ], [ 882, 2096 ], [ 802, 2096 ], [ 801, 2152 ] ] } ] }
Küreselleşen ekonomide vergi rekabeti ve Türk vergi sistemine etkisi / Tax competition in globalised economy and the effects in Turkish tax system
Bu çalışma, küreselleşen ekonomide vergi rekabeti konusunu içermekte, Türkiye'de vergi rekabeti kullanım araçlarını ve bunların Türk vergi sistemine etkilerini incelemektedir. Küreselleşmeyle birlikte sermaye daha hareketli hale gelmiştir ve dünyada yabancı sermaye yatırımlarının önemi artmıştır. Ülkeler finansal sermayeyi ülkelerine çekebilmek ve yabancı sermaye yatırımlarından pay alabilmek için vergi politikalarında yaptıkları düzenlemeler ile vergilemede rekabetin içine girmişlerdir. Ayrıca ülkeler küreselleşmenin etkisiyle vergi yapısı ve politikası alanlarında dönüşüm yaşamaktadırlar. Çalışmada, küreselleşme ve vergi rekabeti olgusu, Türkiye'de yabancı sermayeyi çekmek için uygulanan vergi yasalarındaki düzenlemeler ile yapılan teşvikler, vergi rekabetinin kullanım araçları olan serbest bölgeler ve kıyı bankacılığı açısından incelenmiştir.Çalışma sonuçlarına göre Türk vergi sisteminin; haksız vergi rekabeti uygulamaları sonucu vergi yükü ve vergi yapısında oluşan değişiklikler nedeniyle olumsuz yönde etkilendiğini söylemek mümkündür. Yabancı sermaye yatırımlarını çekmek için vergisel dönüşümlerin daha global bazda gerçekleştirilmesi ve tüm ülkelerde teşvik için gerekli düzenlemelerin aynı şekilde yapılması gerekmektedir. Küresel boyut kazanan bu yeni dönüşümler, ülkeleri vergisel sorunlara karşı uluslararası işbirliği yapmaya zorlamaktadır.
This study examines the tax competition in globalised economy, the resources of tax competition in Turkey and the effects in Turkish tax system. Capital acquire mobility through globalization and the importance of direct investments has inceased in the world. The countries involved to tax competition with the changes on taxation policies to attract financial capital investments to their countries. Also countries having transformations on tax structures and policies due to the globalization. In this study globalization and tax competition examines the tax incentives by the changes on taxation policies to attract the financial capital in Turkey, the free zones and off-shore banking which are the resources of tax competition in Turkey.In conclusion; Turkish Tax System has effected negatively due to the transformation on tax burden and tax structures as a result of tax competition practices. This study suggests that, the tax transformation must be performed globally and arrangement on incentives must be in the same manner for all countries to attract financial capital investments. These global transformations bring all countries to collaborate against tax issues.
GÜL ERKE
221114
Marmara Üniversitesi
Maliye Bölümü
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=-Z0vbSUgrhM9fXoGkRe6QxKl_tCfGv-lIjm5lzSMxLUuHcga30DjWdnZrG4vrNAz
./data/pdfs/221114.pdf
824,946
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.428736
2025-06-09T12:49:49.774243
2025-06-10T12:18:37.912782
2025-06-10T17:04:22.795589
518688
3
95
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.8539248704910278, "polygon": [ [ 1460, 1937 ], [ 1467, 312 ], [ 227, 307 ], [ 220, 1932 ] ] } ] }
Hava kaynaklı basillerin izolasyonu ve bazı yeteneklerinin incelenmesi / The isolation of air borne bacilli and investigation of some capabilities of these bacteria
Bu çalışmada Kütahya iline bağlı Seyitömer beldesindeki havasal ortamdan izole edilen aerob endospor oluşturan Basil grubu bakteriler identifiye edilerek bazı yetenekleri araştırılmıştır. Yer çekimine dayalı petri plak yöntemiyle aerob endospor oluşturan 15 adet bakteri izole edilmiştir. İzole edilen bakterilerin biyokimyasal testler yardımıyla Bacillus sp. olarak cins düzeyinde identifikasyonu gerçekleştirilmiştir. Enzim üretim yeteneğine baktığımızda, 14 tane izolatın proteaz enzimi, 6 tane izolatın da amilaz enzimini üretebildiği tespit edilmiştir. Yapılan ağır metal dirençlilik deneyinde, ağır metallere karşı en yüksek MİK (Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu) değeri referans suş (Bacillus subtilis NRRL B-209) ile kıyaslandığında, çalışmamızdaki basillerin %93,33 oranında bakır ağır metaline karşı dirençli olduğu belirlenmiştir. Antibiyotik dirençlilik testi, agar disk difüzyon yöntemiyle sekiz farklı antibiyotik (amfisilin, kloramfenikol, siproflaksin, eritromisin, kanamisin, oksasilin, streptomisin, vankomisin) kullanılarak belirlenmiştir. Test sonuçlarına göre Basillerin %100'ü oksasilin, %46,66'sı amfisilin antibiyotiğine karşı dirençli bulunmuştur. Basil izolatlarından elde edilen süpernatant kısımlar kendilerine ve diğer basillere karşı agar damlatma yöntemi ile denenerek metabolit üretim yetenekleri belirlenmiştir. Basil izolatları içerisinde S6 izolatı aktivitesi en iyi izolat, S4 izolatı ise en hassas izolat olarak tespit edilmiştir. Ayrıca S6 izolatından elde edilen süpernatantın antimikrobiyal aktivitesi gram pozitif ve negatif mikroorganizmalara ve ayrıca maya'ya karşı denenmiştir. S6 izolatı en yüksek aktiviteyi Legionella pneumophilia Sg 2-15'e karşı göstermiştir. S6 izolatının metabolit aktivitesi üzerine sıcaklık, pH, organik çözücü ve deterjanların etkisi araştırılmıştır. S6 izolatının süpernatant kısmının 80, 95 ve 121°C sıcaklıklarında aktivite göstermediği, denenen farklı pH (2, 4, 6, 8 ve 10) aralıklarından ve organik çözücülerden az miktarda etkilendiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağır metal dirençliliği, Antibiyotik dirençliliği, Bacillus sp., Enzim, Metabolit.
In this study, aerobic endospor forming Bacilli group, isolated from the airborne environment in Seyitömer district of Kütahya province, were identified and some cabilities were investigated. Fifteen aerobic endospores producing bacteria were isolated by petri plate method based on gravity. Identification of isolated bacteria was carried out by biochemical tests at the genus level as Bacillus sp. When we look at the ability of enzyme production, it is determined that 6 isolates can produce amylase enzyme, while 14 isolates show protease activity. The highest MIC (Minimal Inhibition Concentration) value against heavy metals in comparison with reference strain (Bacillus subtilis NRRL B-209), by conducting the heavy metal resistance test, 93,33% of the bacilliies tested were found to be resistant to copper heavy metal. Antibiotic resistance testing was performed using agar disc diffusion method against eight different antibiotics (amphicillin, chloramphenicol, ciprofloxin, erythromycin, kanamycin, oxacillin, streptomycin, vancomycin). According to the test results, 100% of Bacilli were found to be resistant to oxacillin and 46,66% to ampicillin antibiotics. Supernatant fractions obtained from Bacillus isolates were tested against them self and other bacilli by agar drip method to determine metabolite production capabilities. S6 isolate activity was the best isolate in Bacilli group and S4 isolate was the most sensitive isolate. In addition, the antimicrobial activity of the supernatant obtained from the S6 isolate was tested against gram positive and negative microorganisms and yeast. S6 isolate showed the highest activity against Legionella serogroup 2-15. The effect of temperature, pH, organic solvent and detergents on the metabolic activity of S6 isolate was investigated. It has been determined that the S6 isolate is not active at temperatures of 80, 95 and 121°C in the supernatant, but is effected at different pH ranges (2, 4, 6, 8 ve 10) and in a small amount of organic solvents. Key Words: Antibiotic resistance, Bacillus sp., Enzyme, Heavy metal resistance, Metabolite.
TUĞBA MENTEŞ
518688
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
Biyoloji Ana Bilim Dalı
2018
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=hcgrYffRbz0Z44UJEuLtwWUFnqT4eDxsVUlQOf6Uaq4-fiR66wyxV5e2qUdoB8ja
./data/pdfs/518688.pdf
1,919,274
true
true
true
2025-06-08T21:03:15.505524
2025-06-09T12:58:37.858736
2025-06-10T12:18:37.919793
2025-06-10T17:04:22.958082
232320
51
152
{ "labels": [ { "class": "Metin", "confidence": 0.920337975025177, "polygon": [ [ 1436, 2101 ], [ 1444, 286 ], [ 238, 280 ], [ 230, 2096 ] ] }, { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9102910757064819, "polygon": [ [ 879, 133 ], [ 880, 86 ], [ 823, 85 ], [ 822, 132 ] ] } ] }
Süreç yönetimi kapsamında bir lojistik işletmesinde kara nakliye süreci analizi ve iyileştirilmesi / Analysis and development of land transportation process within the context of process management in a logistics company
Küreselleşen dünyada artan rekabet koşulları, işletmeleri her geçen gün yeni yönetim anlayışlarını aramaya zorlamaktadır. Müşterinin ilk ve sürekli tercihi olmak, pazarda en uygun fiyata, en kaliteli ürün ve hizmeti sunmak isteyen işletmeler süreçlerini incelemeye başlamışlardır. İş süreçlerindeki iyileşmelerin şirkete, çalışanlarına ve müşterilerine büyük katma değerler sağladığını gören işletmeler, süreç odaklı iş yapma şekillerini tercih ederek daha hızlı, daha etkin ve daha verimli ürün ve hizmet elde etme yollarını bulmuşlardır. İşte bu noktada ?Süreç Yönetimi? yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.Süreç yönetimi; süreçleri izlemeye, kontrol altında tutmaya, ölçmeye, sürekli iyileştirmeye dayanan devamlı ve uzun bir yolculuktur. Bu nedenle bu yolculukta işletmeler günün değişen şartlarına, teknolojinin getirdiği yeniliklere kendini adapte edebilen, esnek, sürekli gelişen bir yönetim tarzı uygulamalıdır.Bu çalışmada; süreç yönetimi, kavramları ve metodolojisi anlatıldıktan sonra Rummler Brache metodolojisi ile bir lojistik işletmesinde kara nakliye ihracat süreci analizi ve iyileştirilmesi yapılmıştır.
The increasingly competition conditions in the global world have forced companies to seek new management methods. Companies wish to be the first and consistent choice of customers by offering the highest quality goods and services on the market at the most reasonable prices have begun reassessing their operations and processes. Having seen considerable added value or both their employees and customers as a result of these improvements in their business operations and processes, companies have found ways to provide faster, more effective and more productive products and services. At this point that the concept of ?Process Management? has gained widespread acceptance.Process Management is a continuous and long journey that is monitoring, controling, measuring and improving the performance of processes. Therefore in this journey, companies should have flexible and continuous improving management methods which adapt itself to new conditions and technological changes.In my thesis, Process management, concepts and methodology are examined. Rummler Brache Process Improvement Methodology is utilised to improve land transportation process in a logistics company.
NEHİR ÖZTÜRK
232320
İstanbul Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
2008
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=UPP_Zu9isEmWGFXFCBYasQ_XiZXfz9Uby1gEcWDwy3W0GApJaYCx2BHD2ZhvWVrU
./data/pdfs/232320.pdf
5,148,240
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.506042
2025-06-09T12:52:49.809657
2025-06-10T12:18:37.929452
2025-06-10T17:04:23.063644
396144
85
293
{ "labels": [ { "class": "Sayfa Numarası", "confidence": 0.9136323928833008, "polygon": [ [ 1444, 192 ], [ 1446, 149 ], [ 1395, 147 ], [ 1393, 190 ] ] }, { "class": "Metin", "confidence": 0.8865951895713806, "polygon": [ [ 1450, 960 ], [ 1456, 214 ], [ 224, 205 ], [ 218, 951 ] ] }, { "class": "Kapak Sayfası", "confidence": 0.3373139500617981, "polygon": [ [ 1550, 2358 ], [ 1554, 1870 ], [ 170, 1858 ], [ 166, 2346 ] ] } ] }
Video sanatında paradoksal döngü / Videoart paradoxcical loop
Gelişim süreci 1960'lı yıllardan başlayarak günümüze kadar uzanan Videoart, video ve ses verilerinin birlikte işlenmesine dayalı görsel ve işitsel bir sanat disiplinidir. Videonun ana vurgusu görüntü olup "görüyorum" anlamını taşırken sinemada vurgu yerini "gösteriyorum"a bırakır. Teknolojiye paralel bir çizgide, daha geniş imkânlar sunmaya başlayan videonun önemli bir cazibe alanı haline geldiği görülmektedir. Teknolojik ürünlere sahiplik oranındaki artış, günümüz teknolojisinin sağladığı kullanım kolaylıkları, belki en önemlisi de hayal gücü ve yaratıcılığı yansıtma konusunda sunduğu olanaklar, muhalif tavrı videoyu sanatçılar için önemli bir mecra haline getirmektedir. Bu bağlamda video; sinema, enstalasyon, video heykel, performans, urban screening (kentsel ekran), feminist video, gerilla video gibi birçok sanat alanında kullanılmaktadır. Sanatın yakın tarihinde iz bırakan bir kısım önemli işlerde mecra olarak yer alan videonun, "videoart" olarak anılan ayrı bir alanın doğuşuna da kaynaklık ettiği görülmektedir. Fotoğraf ve sinemaya göre daha ileri tarihlerde ortaya çıkarken sanatsal açıdan daha dinamik bir alan yaratmıştır. Videonun ortaya çıkışındaki temel felsefe olan kapitalist sistemin görsel yüzü olan televizyona muhalefet etmek temelinde başlarken zaman içinde sanatsal dönüşüm yaşamıştır. Videoart'ın temelinde yatan muhaliflik de başlangıcındaki ana felsefesinden gelmektedir. Çalışmada, videonun tarihsel gelişim çizgisi teknik unsurların yanı sıra bu alana katkı sağlayan sanatçılar ve işleri çerçevesinde de ele alınmaktadır. Ancak çalışmanın özellikle üzerinde yükseldiği düzlem paradoksal döngü bağlamında videoart'ın ele alınmasıdır. Bu temelden hareketle çalışmanın kavramsal çerçevesinde; paradoks, döngü ve ouroboros kavramlarına yer verilmektedir. Ayrıca çeşitli sanatçıların ve araştırmacıların bu kavramlara ilişkin videoart çalışmalarından örnekler sunulmaktadır. Çalışmada, yapılan araştırmalar doğrultusunda seçkisi oluşturulan videoart'larda sanatçıların bilerek ya da genel akışta içgüdüsel olarak paradoks, döngü ve ouroboros'a (sonsuz döngüye) yer verdikleri görülmektedir. Yapılan literatür taramasında, "paradoksal döngü" kavramı ekseninde videoart alanındaki işleri ele alıp değerlendiren bir araştırma ya da çalışmaya rastlanmamış olması, bu çalışmanın özgünlüğünü ön plana çıkarmaktadır. Çalışmanın gelecekte bu alanda yapılacak olan araştırmalara ve videoart alanındaki literatüre katkı sağlaması hedeflenmektedir.
Videoart ranging from the development process, beginning with the 1960s, along with the video and audio data based on the processing of visual and auditory art disciplines. Video of the main emphasis is image "see" the location of the cinema emphasis carry the meaning "I show" air release. In a parallel line to technology, beginning to offer wider opportunities for the video seems to become a major attraction in the area. Increase in the rate of ownership of the technological products, modern technology of convenience it provides, perhaps most importantly, enjoy the offer on the projection of imagination and creativity, oppositional attitude of the video makes an important channel for artists. Videos in this context; theater, installations, video sculpture, urban screening (urban display), feminist video is used in many fields such as art guerrilla video. In recent history, a number of important works of art left a mark in the video located in the medium, "videoart" the emergence of a separate area known as it is seen that the source. Emerges in the later date according to photography and cinema has created a dynamic field than artistically. The basic philosophy of the capitalist system, which has experienced the emergence of video art transformation over time begin on the basis of opposition to the visual side of the television. Dissent comes from the underlying videoart the main philosophy in the beginning. In the study, as well as technical aspects of the video's historical development line of artists contributing to this area and are discussed in the framework works. However, the plane rises above are addressed in particular the work of videoart in the paradoxical loop context. Starting from the basic conceptual framework of this study; The paradox is given to the concept of cycles and Ouroboros. In addition, various artists and researchers are presented examples from videoart work on this concept. In this study, the research in accordance with the selection of the artists created intentionally or instinctively videoart paradox in the general flow of the loop and Ouroboros (infinite loop) has observed that the place. Made in the literature, "paradoxical loop" to evaluate and discuss the concept of axis jobs in video art research or have not been found to work, is to remove the originality of this work to the forefront. Aims to contribute to the literature in this area which will be investigated in future studies-made and videoart field.
SEMA ÖZEVİN
396144
Gazi Üniversitesi
Resim Ana Sanat Dalı
2015
Türkçe
Yüksek Lisans
Akdeniz Eski Çağ Araştırmaları Ana Bilim Dalı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=WBc656i315e2eV6-EZV1olX7Pr1OiSNK4sYJmoL0RMX3SWVswT0iaCkE1lePyFnN
./data/pdfs/396144.pdf
17,291,445
true
true
true
2025-06-08T21:03:13.010997
2025-06-09T12:49:52.634530
2025-06-10T12:18:38.364959
2025-06-10T17:04:23.803610
End of preview. Expand in Data Studio
README.md exists but content is empty.
Downloads last month
20