image
imagewidth (px) 595
612
| surya
stringlengths 45
7.9k
| marker
stringlengths 28
92k
⌀ | pdf_path
stringclasses 3
values | page_num
int64 0
112
|
|---|---|---|---|---|
Yıkama öncesi semen volümü ve total motil sperm sayısında gruplar arasında
anlamlı farklılık saptanırken (sırasıyla p=0.0001), konsantrasyon,
motilite, morfoloji ve vitalitede gruplar arası anlamlı farklılık görülmedi (sırasıyla
p=0.161, p=0.851 ve p=0.807) (Tablo 4, Grafik 1).
Tablo 4. Farklı Abstinens Sürelerine Göre Yıkama Öncesi Semen Parametreleri
Degiskenler
Abstinems Süresi
(Yıkama Öncesi)
Abstinens Süresi
(1 saat)
p
Değeri
(Median %25-%75 Percentiles)
(2-5 gün)
(Median %25-%75 Percentiles)
Voltim (ml)
0.0001*
3,5 (26-5,0)
2 (1,1-2,5)
Konsantrasyon
(mil/ml)
0.161
88 (49,2-133,7)
73,5 (32-121,7)
Motilite (%)
0.851
67 (53,2-80)
73,5 (49-83.3)
TPMS ** (mil.)
0,0001*
191 (91,7-307,8)
98 (36.2-151.5)
Morfoloji (%)
0.244
2 (1-3)
2 (1-3)
Vitalite(%)
0,807
80 (72-85)
80 (72,2-85,7)
· WilleoxonSigmedRanks Test 88TPMS: Total Motil Sperm Sayısı
Abstinens Silrelerine Göre Semen Volilmä (ml)
4,00
3,50
3.00
2,50
2.00
1,50
1,00
0.50
0.00
Abstinens 50resi (2-5 gün)
Abstinens Süresi (1 saat)
Grafik 1.Farklı Abstinens Süre Yıkama öncesi Semen Volümündeki Değişiklik
39
|
_page_47_Figure_3.jpeg)
**Grafik 1.**Farklı Abstinens Sürelerine Göre Yıkama öncesi Semen Volümündeki Değişiklik
Farklı abstinens sürelerine göre yıkama sonrası rutin sperm parametreleri değerlendirildiğinde; konsantrasyonun gruplar arasında anlamlı farklılık gösterdiği görülürken (p=0.0001), motilite değerlerinin gruplar arasında anlamlı farklılık göstermediği tespit edildi (p=0.804) (Tablo 5, Grafik 2).
.
Sperm çekirdeğinin akrozom kepin oluştuğu kutbunun karşı tarafında sentriyoller
yer alır. Çekirdek tarafındaki sentrioller proksimal sentrioldür. Proksimal sentriyol
spermin kuruk bölümünde eksen fibrillerini oluşturur. Kuyruk uzadıkça dış fibriller
oluşur. Dış fibriller kuyruk boyunca ilerler (Şekil 5).
Sitoplazmik kayıpta sitoplazmanın bir kısmı kuyruk ucuna doğru ilerler. Geri kalan
kısmı spermin boyun kısmında boğum oluşturarak ayrılır. Boğumlanarak atılan artık
sitoplazma sertoli hücreleri tarafından fagosite edilir (Şekil 5).
7
|
_page_15_Figure_0.jpeg)
**Şekil.4.**Spermatogenez ve Spermiyogenez Evreleri
**(**Junqueıra, & Carneıro, 2009)
Spermiyogenez başlıca, golgi evresi, sentriyollerin yer değiştirmesi ve kuyruk oluşumu, sitoplazmik kayıp, mitokondriumların göçü ve nükleustaki değişiklikler olarak beş basamakta incelenir.
Golgi evresinde salgı granülleri birleşerek akrozomal kepi oluşturur. Salgı granüllerinin içinde bulunan litik enzimler spermin akrozomal kepinde bulunan enzimleri oluşturur. Akrozomal enzimler sayesinde sperm fertilizasyon anında korona radiata ve zona pellusida'dan geçer ve oosit içine girer (Şekil 5).
Sperm çekirdeğinin akrozom kepin oluştuğu kutbunun karşı tarafında sentriyoller yer alır. Çekirdek tarafındaki sentrioller proksimal sentrioldür. Proksimal sentriyol spermin kuruk bölümünde eksen fibrillerini oluşturur. Kuyruk uzadıkça dış fibriller oluşur. Dış fibriller kuyruk boyunca ilerler (Şekil 5).
Sitoplazmik kayıpta sitoplazmanın bir kısmı kuyruk ucuna doğru ilerler. Geri kalan kısmı spermin boyun kısmında boğum oluşturarak ayrılır. Boğumlanarak atılan artık sitoplazma sertoli hücreleri tarafından fagosite edilir (Şekil 5).
Mitokondriyonlar göç ederek kuyruğun ilk kısmında toplanır. Mitokondriyonlar enerji kaynağı organellerdir. Sperm hareketinin sağlanmasında ATP miktarı önemli rol oynar. Aynı zamanda harekt sağlanmasında dinein proteinleri de önemli rol üstlenir. Sperm nukleusunda kromatin yoğunlaşır. Nükleus çapı küçülür.
Son olarak sperm dişi genital sistemine girdiğinde spermde moleküler düzeyde değişiklikler görülür ve bu durum kapasitasyon olarak adlandırılır.

Dinlerin ve çeşitli inançların yarattığı kutsal korkular (Şeytan korkusu, cin
2.
korkusu, cehennem korkusu, Tanrı korkusu gibi ... )
Düş gücünden ve açıklanamayan olaylardan kaynaklanan doğaüstü.
3.
fantastik korkular (Hayalet korkusu, vampir korkusu, zombi korkusu gibi ... )
4.
Psikolojik korkular (Agorafobi, klostrofobi, araknofobi gibi ... )
5.
Tabiat olaylarının ortaya çıkardığı doğal korkular (Deprem korkusu, sel
korkusu, gökyüzü olaylarına bağlı korkular gibi ... )
6.
Toplumsal ve politik ortamların yarattığı korkular (Savas korkusu gibi ... )3
Korku, özellikle sinema gibi görsel sanatların elinde geleneksel hikâye
anlatıcılığından evrilerek farklı bir boyuta ulaşmıştır. Korku filmi, izleyiciye tehdit
oluşturmadan korkunun tecrübe edilmesini sağlayan ve merak uyandıran bir film türüdür.
Korku filmleri bir tasnife göre doğal, doğaüstü, psikolojik ve bilimsel olarak dört
türe ayrılır. Bu tasnifin doğaüstü olarak nitelendirilen sınıfı vampirler, kurt adamlar,
zombiler ve daha birçok canavar türünden varlıkla, şeytan ve türevi ruhani mahiyetteki
kötü varlıkları bünyesinde barındırır.4
2 Frank Furedi, Korku Kültürü, (1. Basım), Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 2001, s.8.
3 Ulaş Işıklar, Gecenin Çocukları, (1. Basım), Avrupa Yakası Yayınları, İstanbul, 2010, s.17.
4 Odell Colin ve Le Blanc Michelle, Korku Sineması, (1. Basım), Kalkedon Yayıncılık, İstanbul, 2011,
s12.
3
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 12
|
|
Kupker W., Schwinger E., Hiort 0., Ludwing M., et al. (1999).Genetics of male
subfertility: consequences for the clinical work-up. Hum Reprod. 14: 124-37.
Laberge R.M.(2005).Boissonneault G. On the natüre and origin of DNA strand
breaks in elongating spermatids. Biol Reprod. 73: 289-96.
Le Lannou D., Colleu D., Boujard D., Le Couteux A., Lescoat D., Segalen J.,
(1986).Effect of duration of abstinence on maturity of human spermatozoa nucleus,
Arch Androl. 17:35-8.
Lee M.M., Donahoe P.K. (1993).Mullerian.inhibiting substance: a gonadal hormone
with multiple functions. EndocrRev 14(2): 152-164.
Lehavi O., Botchan A., Paz G., Yogev L., Kleiman S.E., Yavetz H., Hauser R.
(2014). Twenty-four hours abstinence and the quality of sperm parameters.
Andrologia 46:692-697.
Lenzi A.Gandini L., Picardo M. (1998). A rationale for glutathione therapy. Hum
Reprod. Jun;13(6):1419-22.
Levitas E., Lunenfeld E., Weiss N., Friger M., Har-Vardi I., Koifman A., Potashnik
G. (2005).Relationship between the duration of sexual abstinence and semen quality:
analysis of 9,489 semen samples. Fertil 83:1680-6.https://doi.org
/10.1016/j.fertnstert.2004.12.045.
Liochev S.I., Fridovich I., (1997). Lucigenin (Bis-N-methylacridinium) as amediator
of superoxide on production, Archives Biochem Biophysics.337:115-120.
Loft S., Kold-Jensen T., Hjollund N.H., Giwercman A., Gyllemborg J., Ernst E.,
Olsen J., Scheike T., Poulsen H.E., Bonde J.P. (2003).Oxidative DNA damage in
human sperm influences time topregnancy, Hum Reprod.18: 1265-1272.
Magnus O., Tollefsrud A., Abyholm T., Purvis K. (1991). Effects of varying the
abstinence period in the same individuals on sperm quality. ArchAndrol:26:199-203.
Makkar G, Ng E.H., Yeung W.S., Ho P.C. (2001).A comparative study of rawand
prepared semen samples from two consecutive days. J. Reprod Med .46:565-572.
Makler A. (1978).A. New chamber for rapid sperm count and motility estimation.
Fertil Steril. 30(3):313-318.
Makler A. (1980). The improved ten-micrometer chamber for rapid sperm count and
motility evaluation. Fertil Steril. 33(3):337-338.
Marshburn P.B., Alanis M., Matthews M.L., Usadi R., Papadakis M.H., Kullstam S.,
Hurst B.S. (2009).A short period of ejaculatory abstinence before intrauterine
insemination is associated with higher pregnancy rates. Fertil Steril 2010;93: 286-8.
60
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 68
|
|
2.2.5. Semen pH Değeri
Semen pH'sı, farklı aksesuar bezlerden salgılanan sıvıların pH değerleriniifade
etmektedir. pH ölçümü semenin alımından 30 dakika ve 1 saat aralığında
gerçekleştirilmelidir. 6.0-10,0 aralığındaki pH kağıdı üzerinde değerlendirme yapılır.
Alt sınır değeri pH'da 7,2 olarak belirlenmiştir (WHO, 2010).
2.2.6. Sperm Motilitesi
Semen içindeki spermin motilite yüzdesi. 30 dakikada ile 1 saat aralığında
değerlendirilmelidir. Böylelikle pH ve sıcaklık değişikliklerinden motilitenin
etkilenmesi minimalize edilir. Semen numunesi makler çemberde faz kontrast
mikroskop altında x20 büyütmede incelenir. 200 adet sperm sayılarak ortalama değer
alınır. Spermatozoanın hareketliliği derecelendirilir; İleri hareketli sperm (progresif
motilite; PR) yerinde hareketli sperm (non progresif motilite; NP), hareketsiz sperm
(immotilite; IM) olarak değerlendirilir.
2.2.7. Sperm Vitalitesi
Spermlerin canlılık derecesi hücre membranlarının bütünlüğüyle dikkate alınarak
değerlendirilir. Canlı spermler, boyayı tutma veya hipotonik şişme özellklerine göre
değerlendirilir. Canlı olmayan (ölü) hücrelerin membranları hasarlı olduğu için
boyayı sitoplazmalarına alırlar ve bu hücreler olarak değerlendirilir.
Boyayı tutma analizinde eozin-nigrozin boyaması yapılır.
Vitalitenin referans alt sınırı %58'dir. Hipoozmotik şişme testinde de membran
hasarı olmayan hücreler hipotonik ortamda şişerler ve böylelikle ayırt edilirler.
2.2.8. Sperm Sayısı
Sperm konsantrasyonu, birim semen hacmindeki spermatozoa sayısını ifade eder.
Total sperm sayısı ise birim hacimdeki sperm sayısının semen hacim değeri ile
çarpılması sonucu elde edilir (WHO, 2010).
Sperm sayımında kullanılan özel olarak üretilen Horwell veya Makler sayım
kamaraları da kullanılabilir (Makler, 1978; Makler, 1980). Ejakülattaki total sperm
sayısı için referans alt sınırı 39 × 106 spermdir.
16
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 24
|
|
10.ÖZGEÇMİŞ
Seda IŞIKLAR, ilk ve orta öğrenimini Tokat'ta tamamladı. 2008 yılında başladığı
Mudanya Ahmet Rüştü Anadolu Lisesin'den 2012 yılında mezun oldu. 2012-2016
yılları arasında Gaziosmanpaşa Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri
Fakültesi Biyomühendislik bölümünü dereceyle bitirdi. 2018-2021 yılları arasında
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı'nda
bilimsel hazırlık eğitimi ile birlikte yüksek lisans öğrenimini tamamladı.
73
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 81
|
|
Sekill 8.Swim-upyontemi (Beydola ve ark 2013)
2.8.3. Dansite Gradient Yöntemi
Semen parametrelerinin optimal olmadığı olgularda iyi kalitede spermlerin
seçilmesini bu yöntem sağlar. Spermlerin seminal plazmadan, ölü hücrelerden ve
diğer hücre tiplerinden ayırt edilebilmesini sağlayabilen yöntemdir. Swim up
yöntemine göre daha doğru sonuçlar vermektedir. IVF ve ICSI için sperm edilmesi
amacıyla bu teknik avantajlıdır. Bu yöntemde, kolloidal silika kaplı partiküller
kullanılır.
Dansite gradient yöntemi için farklı ticari ürünler mevcuttur. Yıkama prosedüründe
öncelikle bir ml %40 (v/v) dansite gradyan medyumunu bir ml %80 (v/v) dansite
gradyan medyumu üzerine ekleyerek bir test tüpü içinde dansite gradyan medyumu
hazırlanır (Şekil 9).
Semen numunesi karıştırılır ve 1 ml semen dansite gradyan medyumu üzerine
eklenir. 15-30 dakika 300-400 g'de santrifüj edilir. Sperm pelletinden süpernatantın
çoğu atılır. Nazikçe pipetleyerek, 5 ml takviyeli medyum içinde sperm pelleti
homojenhale getirilir ve 4-10 dakika 200 g'de santrifüjlenir. Tekrar sperm
pelletinden süpernatanın (üst fazın) çoğu atılır. Son oluşan pelleti kültür medyumu
icinde nazikçe pipetleyerek yeniden homojenhale getirip, konsantrasyon ve motilitesi
hesaplanır (WHO, 2010).
28
|
_page_36_Figure_0.jpeg)
**Şekil 8.**Swim-upyöntemi (Beydola ve ark 2013)
#### **2.8.3. Dansite Gradient Yöntemi**
Semen parametrelerinin optimal olmadığı olgularda iyi kalitede spermlerin seçilmesini bu yöntem sağlar. Spermlerin seminal plazmadan, ölü hücrelerden ve diğer hücre tiplerinden ayırt edilebilmesini sağlayabilen yöntemdir. Swim up yöntemine göre daha doğru sonuçlar vermektedir. IVF ve ICSI için sperm edilmesi amacıyla bu teknik avantajlıdır. Bu yöntemde, kolloidal silika kaplı partiküller kullanılır.
Dansite gradient yöntemi için farklı ticari ürünler mevcuttur. Yıkama prosedüründe öncelikle bir ml %40 (v/v) dansite gradyan medyumunu bir ml %80 (v/v) dansite gradyan medyumu üzerine ekleyerek bir test tüpü içinde dansite gradyan medyumu hazırlanır (Şekil 9).
Semen numunesi karıştırılır ve 1 ml semen dansite gradyan medyumu üzerine eklenir. 15–30 dakika 300–400 g'de santrifüj edilir. Sperm pelletinden süpernatantın çoğu atılır. Nazikçe pipetleyerek, 5 ml takviyeli medyum içinde sperm pelleti homojenhale getirilir ve 4–10 dakika 200 g'de santrifüjlenir. Tekrar sperm pelletinden süpernatanın (üst fazın) çoğu atılır. Son oluşan pelleti kültür medyumu içinde nazikçe pipetleyerek yeniden homojenhale getirip, konsantrasyon ve motilitesi hesaplanır (WHO, 2010).
.
Leydig hücreleri testosteron üreten hücrelerdir (Ovalle ve ark., 2009).Leydig
hücreleri, inter tübüler alanda bulunurlar. Yuvarlak şekilli hücrelerdir. Leydig
hücrelerinin çekirdeği merkezde yer alır. Eozinofilik sitoplazmalarında küçük lipid
damlacıklarının yanında mitokondrionlar, iyi gelişmiş endoplazmik retikulum,
lipokrom pigmenti ve Reinke kristalleri bulunur (Carneiro, & Junqueria, 2009;
Demir. 2006; Gartner, & Hiatt, 2016; Pawlina, & Ross, & 2006;).
2.1.1.2.3. Kan-Testis Bariyeri
İnsanlar da dâhil pek çok türde. Sertoli hücreleri tarafından sıkı bağlantı birimleri
bulunur. Sertoli hücreleri arasında bulunan zonula okludensler germinal epiteli bazal
ve adluminal kompartmanlara ayırır. Germinal epiteli iki bölüme ayıran bu
kompleksler kan testis bariyerini olusturur. Kan testis bariyeri; haploid erkek gamet
için immünolojik bakımdan oluşabilecek reaksiyonlara karşı korunmuş bir alan
oluşturur (Borgen ve ark., 1992).
2.1.1.2.4. İntratestiküler Kanallar
Her bir testis lobülünü oluşturan 1-4 adet seminifer tübül kıvrımları düzelerek tek bir
kanal olan tübüli rektiye açılırlar. Bu kanallarda rete testise açılırlar. Tubuli rekti ve
rete testis tunika albugineanın testis arka duvarında kalınlaşması ile oluşan
mediastinum testisin içinde bulunurlar.
Bu kanallar testiküler sıvı iletimini sağlar ve aynı zamanda spermatozoanın
epididime iletilmesini sağlar (Roosen ve ark., 1978). Böylelikle epididim duktusuna
aktarım gerçekleşir.
10
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 18
|
|
2.1.1.2.1. SeminiferTübüller
Kıvrımlı yapıya sahip tübüllerdir. Spermlerin üretiminin gerçekleştiği yerdir
(Junqueria ve ark.,2009). Tübüllerin etrafı bazal membranla çevrilidir (Şekil 2) .
Seminifer tübüller modifiye çok katlı kübik epitel ile döşelidir. Seminifer epitelde
hücre serisi olarak, spermatogenetik hücreler ve Sertoli hücreleri yer almaktadır.
Spermatogenik hücreler bazal lamina ile lümen arasında yerleşim göstermektedir
(Sekil 3)
Seminifer tübül epiteli bazal kompartıman ve adluminal kompartıman olarak
tanımlanan iki kompartmandan oluşur. Bazal kompartmandaspermatogonyumlar yer
alır. Bazal membrana yakın yerleşimli olan spermatogonyumlar mitoz bölünme
aktivitesine sahiptir. Böylelikle spermatogenik kök hücreler olarak
adlandırılmaktadırlar. Mitoz bölünme sonucu oluşan Spermatogonyum tip A
hücreleri ökromatik çekirdeğe sahip hücrelerdir. Spermatogonyum tip A'nın mitoz
bölünmesi sonucu spermatogonyum B hücreleri oluşur. Spermatogonyum tip B
hücreleri, yuvarlak çekirdekli hücrelerdir.
Işık mikroskobik analizinde tip A ve tip B spermatogunyumların sitoplazmaları soluk
boyanır. Spermatogonyum tip B hücrelerinin mitozu sonucunda primer
spermatositler oluşur. Bu aşamada artık mitoz bölünme tamamlanmıştır. Primer
spermatositler mayoz bölünme geçirir. I.mayoz bölünme sonrasında sekonder
spermatosit hücreleri olusur. Mayoz I'den sonra her biri haploid kromozoma fakat 2n
DNA'ya sahip 2 adet sekonder spermatosit oluşur. Sekonder spermatositlerin ikinci
mayoz bölünmeyi geçirmesi sonucunda ise spermatidler oluşmaktadır. II. mayoz
bölünme öncesinde DNA replikasyonu gerçekleşmez. Bu nedenle bölünme
sonrasında hücreler n sayıda DNA içerirler. Mitoz bölümme sürecine
spermatositogenez denir (Şekil 4). Ardından mayoz II gerçekleşir. Mayoz
II sonucunda oluşan haploid yapıdaki spermatidler yuvarlak yapıda hücrelerdir. Bu
hücrelerin normal sperm morfolojisine dönüşme sürecine spermiyogenez denir
(Kurus, 2020).
6
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 14
|
|
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
KAPININ ARDI filmi bana profesyonel sinema hayatımdaki ilk yönetmenlik
deneyimini tattırdığı için hayatımda hep önemli bir yeri olacaktır, ayrıca bu filmi tecrübe
etmemi sağlayan oyuncu ve ekip arkadaşlarıma tesekkür ederim.
Profesyonel sinema kurgucusu olduğum için tüm planlar ve çekim tarzı aklıma
yerleşmişti ama hayallerle gerçeklerin ne kadar örtüştüğünü filmi izleyince anlayabildim.
Hayallerimin tamamını yanşıtamamış olsam dahi filmin temel amacına ulaştığı
kanısındayım.
Film çekim süresi 2 saat olarak tahmin edilirken ortalama 3 saat sürmüştür. Ekip
ve oyuncu arkadaşlarım sektörde profesyonel olarak çalıştıkları için setteki tüm işlerimi
kolaylaştırmışlardır. Yapılan mekân analizinde istenilen kaotik atmosfer, ışık ekibi
sayesinde istediğim seviyeye ulaşmıştır. Kamera ekibi istediğim tüm açı ve lens
hareketlerini başarılı bir şekilde icra etmiştir. Oyuncular gayet başarılı bir performans
sergilemislerdir. Filmde sadece sanatla ilgili malzeme, esya kullanımı ve oda dizaynı
istediğim seviyeye ulaşamamıştır; bunun temel nedeni de mekâm 2 saat gibi kısa bir süre
için kiralamıştık, işin biraz daha uzun süreceğini fark edince bazı tasarım ve dizaynlardan
vazgeçmek zorunda kaldık.
Filmin post productionu 3 gün sürmüştür, folley dışında arzu ettiğim tüm etaplar
ekip arkadaşlarımla birlikte başarılı bir sonuca ulaşmıştır.
Bu projede; ıssız bir mekânda yalnız bırakılan bir kadının yaşayabileceği korku
ve ruh halinin tahribatı gördüğü kâbusla anlatılmak istenmiştir. Bununla birlikte hikâyeye
eklenecek sinemanın teknik ve estetik unsurlarıyla izleyicileri etkisi altına almayı ve tür
sineması olarak korku filmleri içerisinde yer bulmayı amaçlamıştır.
Filmin anlatım tarzıyla hikâyesini bir şekilde yansıttığı düşüncesindeyim
ve tür olarak başarılı bir korku filminin çekildiği görüşündeyim ama korku türler
içerisinde kendine yer bulup bulmayacağı zaman içerisinde görebileceğimiz bir konudur.
28
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 37
|
|
T.C.
BURSAULUDAG
IVINIŠI EPA
ÜNİVERSİTESİ
SAĞLIK BİLİMLERİ
ENSTİTÜSÜ
TIP FAKÜLTESİ
HİSTOLOJİ ANABİLİM DALI
KISA ABSTİNENS SÜRESİYLE ARDIŞIK EJAKÜLASYONUN
SPERM KROMATİN BÜTÜNLÜĞÜ VE ANTİOKSİDAN
AKTİVİTEYE ETKİSİ
SNVSLI NESHIPANI PALITI PARTI PARA PISAN
Seda IŞIKLAR
YÜKSEK LİSANS TEZİ
BURSA-2021
20211
|
_page_0_Figure_0.jpeg)

Plan 1; genel plan koridor.
Koridorun köşesinde, bir oda kapısının önüne geçeriz. Kapı yarı açıktır ama oda
içi görünmektedir. Kapının yanındaki duvarda "Nöbetçi Öğretmen Odası" yazmaktadır.
Odanın içerisinde Nilgün Hanım uyumaktadır, yanındaki sehpada bulunan gece lambasını
ve masa lambasını açık bırakmıştır. Bir süre sonra ışıklar kendiliğinden söner.
Karanlık ...
Kamera; sabit plan tripot kullanılması gerekiyor.
Plan 1; genel plan oda önü.
Işık; oda içi sarı koridor mavi olması gerekiyor.
Video efekt: oda duvarına nöbetçi öğretmen yazışı için marker koyulacak.
SAHNE 3 / NÖBETÇİ ÖĞRETMEN ODASI / İÇ / GEÇE
Nilgün Hanım karanlıkta uyumaya devam ederken aniden masa ve sehpadaki
ışıklar birkaç kez yanıp sönmeye başlar, yanıp sönen ışıklar Nilgün Hanımın yüzüne
yansır.
Kamera; sabit planlar kullanılacak. Tripot gerekir.
Plan 1; göz hizası, bel plan yatan kadın.
Işık; odanın içine sarı ışık ve kızın yüzüne ay ışığı yansıması yapılacak.
15
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 24
|
|
Tablo.1 (Devama) Semenin Karakteristik Özelliklerinin Alt Referans Limitleri (WHO, 2010)
Seminalnötralglikozidaz (mU/ejakillat)
≥ 20
2.2.1.Makroskobik Değerlendirme
Semen analizi, likefaksiyondan hemen sonra basit olarak makroskobik değerlendirme
ile değerlendirilir. Sıcaklık değişikliği semen kalitesini olumsuz etkileyebileği için
30 dakika ile 1 saat aralığında semen değerlendirilmelidir (WHO, 2010).
2.2.2.Likefaksiyon
kabında ejakülasyonun hemen ardından semen, koagüle olarak
Toplama
bulunmaktadır. Likefaksiyon sonunda semen akışkan hale gelir, likefaksıyonun
ardından semen pipetlenerek spermlerin seminal sıvı içinde homojen dağılımı
sağlanır. Semen örneği ortalama 15 dakikada likefiye olmaktadır. Bu durum nadiren
de olsa uzayabilir. Likefiye olmayan semen örneğinin makroskobik değerlendirilmesi
zorlaşır (WHO. 2010)
2.2.3. Viskozite
Likefaksiyondan sonra semen pipetle çekilip, damlatıldığında oluşan iplikçik
gözlenir ve numunenin viskozitesi değerlendirilir. Semen numunesi pipetten damla
damla akar. Viskozite normal değilse semen numunesi pipetten verilirken uzun
iplikçikler oluşturur (WHO, 2010).
2.2.4. Semen hacmi
Ejakülat hacminin çoğunu seminal bezler ve prostat gelen salgısı oluşturur. Az
miktarını ise bulbouretral bezler ve epididimlerden gelen salgı oluşturmaktadır.
Hacim ölçülürken semen numunesinin içinde toplandığı kapla birlikte tartılması
gerçeklesir. Kabın ağırlığı çıkartılır.
Aynı zamanda numune dereceli camdan yapılmış geniş ağızlı bir ölçüm silindire
(cam mezür) alınarak derecelendirilmesi okunarak hacım hesaplanması yapılabilir
(WHO, 2010)
15
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 23
|
|
Böylelikle spermatozoaların ürethraya iletilmesi sağlanır. Epididimiste olduğu gibi
duktus deferenste de spermlerin büyük bölümü depolanır.
Duktus deferensin duvarı; tunika mukoza, tunika muskularis, tunika adventisya
olmak üzere üç tabakadan oluşmaktadır. Tunika mukoza yalancı çok katlı prizmatik
epitelden oluşur (Başar & Batislam ,2004).
2.1.2.4. Duktus Ejakülatoryus
Duktus Ejakülatoryus, prostatik uretraya açılır. Urethranın bubölümünde idrar ve
ejakülat iletimi çift fonksiyonludur. Histolojik olarak bakıldığında kanalın epitel
tabakası tek katlı prizmatikten çok katlı değişken epitele kadar değişmektedir
(Başar, & Batislam, 2004).
2.1.3.Yardımcı Genital Bezler
2.1.3.1.Vesikula Seminalis
Tubüler yapıda bir çift bezdir. Ejakülat salgısının büyük bölümünü vesikula
seminalis salgısı oluşturmaktadır. Salgısında bulunan fruktoz, sitrik asit, fibrinojen
ve prostaglandin'ler spermatozoalarıaktive eder. Bununla birlikte bu salgı
fertilizasyonda önemli bir rol üstlenir. Fruktoz, sperm'lerin temel besin kaynağıdır
(Başar, & Batislam, 2004).
2.1.3.2. Prostat
Düz kas lifleri ve bağ dokusundan zengin bir organdır. Prostat bağ dokusu yalancı bir
kapsül ile çevrilidir. Uretranın başlangıç bölümünü çevreler ve bu bölüm prostatik
üretra olarak tanımlanır. Prostat salgısı ejakülatın %15-25 kadarını oluşturur (Başar,
& Batislam, 2004).
2.1.3.3. Bulboüretral Bezler
Bulboüretral bez kanalları, spongioz ürethranın proksimal parçasına acılmaktadır.
Muköz yapıda ki salgısı siyalik asit, galaktoz ve galaktozaminden zengindir.
12
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 20
|
|
Jørgensen N., Andersen A.G., Eustache F., Irvine D.S., Suominen J., Petersen J.H.,
Andersen A.N., Auger J., Cawood E.H., Horte A.et al. (2001).Regionaldifferences in
semen quality in Europe. Hum Reprod. 16:1012-1019.
Jørgensen N., Joensen U.N. Jensen T.K., Jensen M.B., Almstrup K., Olesen I.A., Juul
A., Andersson A.M., Carlsen E., Petersen J.H. et al. (2012).Human semen quality in
the new millennium: a prospective cross-sectional population based study of 4867
men. BMJ Open;2:e000990.
Junqueira C.L., Carneiro J., Kelley R.O. (2009).Basic histology, Text& Atlas, 11.
edition. Editors: Luiz Carlos Junqueira, Jose Carneiro. Çeviri editõrleri: Seyhun
Solakoğlu, Yener Aytekin. Nobel Tip Kitabevi .; 418-33.
Junqueria, L.C., Carneiro, J. (2009). Temel Histoloji. Cev. Aytekin, Y. Solakoğlu, S.
10. Baskıdan Çeviri, Nobel Tıp Kitabevleri, 419. İstanbul.
Kadioglu A. (2011). WHO Laboratuvar El Kitabı İnsan semeninin incelenmesi ve
işlemlerden geçirilmesi Beşinci baskı, ISBN: 978-975-00112-4-5.
Karagöz, E.(2002). Özel Histoloji. Süleyman Demirel Universitesi Tıp Fakültesi
Yayını, 196-199, Isparta.
Khosrowbeygi A., Zarghami N., Deldar Y. (2004). Correlation between sperm
quality parameters and seminal plasma antioxidants status. Iranian J Reprod Med.
2(2):58-64.
Kierszenbaum A.L. (2002).Histology and Cell Biology. Ist. Edition. Editor:
Kierszenbaum AL. Missouri, Mosby, Inc., Çeviri editörü: Demir R .; 53 1-64.3.
Kierszenbaum A.L. (2001).Transition nuclear proteins during spermiogenesis:
unrepaired DNA breaks not allowed. Mol Reprod Dev. 58: 357-8.
Klaude M., Eriksson S., Nygren J., Ahnstrom G.(1996). The comet assay:
mechanisms and technical considerations. Mutat Res; 363:89-96.
Kobayashi H., Gil-Guzman E., Mahran A.M., et al.( 2001). Quality control of
reactive oxygen species measurement by luminol-dependent chemiluminescence
assay, J Androl. 22:568-574.
Koskimies A.I., Kormano M., Lahti A. (1971).A difference in the immunoglobulin
content of seminifer ous tubule fluidan drete testis fluid of therat. Reprod.
Fertil.27(3):463-465
Kruger T.F. et al. (1993). The self teaching programme for strict sperm morphology.
Bellville, South Africa, MQ Medical.
Kucuk N. (2018) .Sperm DNA and detection of DNA fragmentations in sperm. Turk
J Urol .; 44: 1-5.
રેત્વે છે.
વિવિધ વિદ્યારત દેવાય છે. આ ગામના લોકોનો મુખ્ય વ્યવસાય ખેતી, ખેતમજૂરી તેમ જ પશુપાલન છે. આ ગામનાં મુખ્યત્વે ખેત-ઉત્પત્તમજૂરી તેમ જ દૂધની ડેરી જેવી સવલતો પ્રાપ્ય થયે
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 67
|
|
A) TEZİN KONUSU VE AMACI
Oyuncumuz Nilgün karakteri yetimhanede öğretmenlik yapmaktadır. Nilgün,
görevi geceleri okulda nöbetçi olarak kalmaktadır. Okulun ıssızlığı ve korkunç
yapısı yüzünden korkmakta, kâbuslar görmektedir. Bu yüzden korkularıyla rüyasında
yüzleşmek zorunda kalmaktadır. Bu proje; konusu itibariyle ıssız bir mekânda yalnız
bırakılan bir kadının yaşayabileceği korkular ve ruh halinin tahribatı anlatılmak
istenmiştir. Bu bağlamda bu projenin hikâyesel amacı; kendi iç dünyamızda
büyüttüğümüz korkularımızla rüyalarımızda hesaplaşmak zorunda kaldığımızı
anlatmaktır, projenin genel amacı ise; hikâyeyi anlatacak sinemanın teknik ve estetik
unsurlarıyla izleyicileri etkisi altına almayı ve tür sineması olarak korku filmleri içerisinde
yer bulmayı amaçlamaktadır.
B) TEZİN YÖNTEMİ
İnsanlık tarihinde korkunun ortaya çıkışı belirsizlikler üzerine kurumuştur. İlkel
insanlar nedenlerini bilmedikleri deprem, yağmur, volkan patlaması gibi doğal olaylardan
korkup, gördüklerini tanrısallaştırmışlardır. Zamanla da bu tanrısallaştırma sonucunda
dinler ortaya çıkmıştır. İnsanlar yaşayabilmek için inanca gereksinim duymuşlardır.
Korku insanın düşmanı tarafından yok edileceği ya da en azından zarar verileceği
duygusundan kaynaklanır. Bu insan olmanın bir parçasıdır, çünkü insan Tanrıdan farklı
olarak tehlikelerle dolu bir hayat sürmektedir.1 Sanat insanların korkularını ve inançlarını
yansıttıkları bir araç olarak kullanılmaktadır. Özellikle resim, müzik, heykel, edebiyat ve
sinema dalında korku ve inançlar etkin bir şekilde kullanılmaktadır.
Bu noktadan hareketle; korkunun insan üzerindeki psikolojik etkilerinin KAPININ
ARDI filmiyle seyirciye aktarılabileceği düşünülmüştür. Sinema sanatına ait senaryo,
teknik ve estetik unsurlar birleştirilerek kurmaca anlatı oluşturulmuştur.
1 Hoimar Von Ditfurth, Korku ve Kaygı, (1. Basım), Metis Yayınları, İstanbul, 1991, s8.
2
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 11
|
|
8- Havada kurulan preperatlar faz-kontrast mikroskopta (OLYMPUS CX31)
X100’lik büyütmede incelendi.
Sperm morfolojik analizinde en az 200 sperm hücresinde aşağıda belirtilen Kruger
kesin kriterlerine göre değerlendirme (Høst E. ve ark.,1999) yapıldı.
Sperm başı sınırları belli oval yapılı olmalıdır.
.
Sperm uzunluğu 4.0-5.0 um, genişliği ise 2.5-3.5 um olmalıdır.
.
Akrozom bölgesinin başın %40-70 ini oluşturacak büyüklükte olmalıdır.
.
Post-akrozomal alanda vakuol bulunmamalıdır.
.
Orta parça ve kuyruk anomalisi bulunmamalıdır.
.
Orta parça; ince, sınırları belli ve yaklaşık olarak sperm başı uzunluğunda
.
olmalıdır.
Orta parçanın ana ekseni sperm başının ana ekseniyle aynı hizada
.
bulunmalıdır.
Orta parça eni 1 mikron, uzunluğu baş uzunluğunun 1,5 katı olmalıdır.
.
.
Kuyruk boyunca genişlik aynı olmalıdır (WHO, 2010).
Tespit edilen baş, orta parça ve kuyruk anomalileri, droplet varlığı ve normal
morfolojiye sahip olan sperm oranları yüzde olarak ifade edildi ve kaydedildi.
3.4.4.Spermlerin Vitalite Değerlendirilmesi
l. Likefaksiyon sonrası semen örneği pipetlenerek homojenize edildikten sonra
cinsel perhis sürelerine göre (2-5 günlük/ 1 saatlik) elde edilen semen örneğinden 10
ul lam üzerine damlatıldı.
2.Semen drobunun üzerine 10 µl'lik eozine eklendi, bir pipet ucuyla çevirerek
karıştırıldı ve homojen hale getirildi. Lamelle kapatıldı.
3.Preparatlar faz-kontrast mikroskopta (OLYMPUS CX31) x20 büyütmede
incelendi.
34
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 42
|
|
2.4.4.İn situ Nick Translasyon (NT Testi)
TUNEL yöntemine benzerdir. Bu yöntem ile tek zincir DNA kırıkları tespit edilir.
DNA polimeraz I enzimi kullanılır. Enzimatik reaksiyonla elde edilen tek zincir
DNA'nın 3'-OH ucundaki biotin veya flouresans ile işaretlenmiş dUTP miktarını
ölçmektedir. NT işaretleme ile DNA'daki endojen çentiklerin saptanması
sağlanmaktadır (Gosalves, 2011).
2.4.5.Halo Sperm Yöntemi-Sperm Chromatin Dispersion (SCD)
Sperm DNA kırıklarını direkt tespit eden bir testtir (Murielvd, 2006). Sperm
numunesi, lam üzerinde agaroz jele daldırılır. Denatürasyon asit çözeltisi ile
gerçekleştirilir. Daha sonra bir lizis tamponu ile proteinlerin uzaklaştırılması
gerçekleşir. Sonuçta preparat ışık mikroskobu ya da floresan mikroskopda
değerlendirilir. DNA hasarı olmayan spermlerde halo görüntüsü vardır. DNA hasarı
olanlarda halo görüntüsü oluşmaz (Yiğit ve ark., 2015).
2.4.6.Tek Hücre Jel Elektroforezi (COMET)
Bu yöntemle de sperm DNA hasarı direkt belirlenir. (Haines ve ark., 1998).
Yoğunluğu azaltılmış spermler agaroz jele yüklenir. Floresan DNA bağlayan boya
eklenmiş elektroforetik bir gradiente maruz bırakılıp görüntülenirler.
Düşük moleküler ağırlıklı olan, tek ve çift zincirli DNA parçaları elektroforez
esnasında hareket eder. Kuyruklu yıldız görüntüsü oluştururlar (Klaude ve
ark., 1996).
2.4.7.Sperm Kromatin Analizi
2.4.7.1.Anilin Mavisi Boyama
Bu boyama lizinden zengin histonlar ile sisteinden zengin protaminlerin ayrımına
dayanmaktadır. Protein içeriğinde ki farklılıklar bu boyama ile göterilir. Histondan
zengin immatür spermatozoa lizinden zengindir ve mavi boyanmaktadır. Sisteinden
zengin spermatozoa boyanma göstermez.
22
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 30
|
|
2. GENEL BİLGİLER
2.1. ERKEK ÜREME SİSTEMİ
Erkek üreme sistemi; testisler, boşaltıcı kanallar, yardımcı genital bezler ve penisten
oluştuşur (Şekil 1). Testis ekzokrin ve endokrin bez özelliğine sahiptir. İntra
testiküler (tubuli rekti ve rete testis) ve ekstra testiküler (duktuli efferentes, duktus
epididimis, duktus deferens, duktus ejakulatorius) kanallar spermin vücut dışına
iletilmesini sağlayan kanallar sistemidir. Yardımcı genital bezler vezikula seminalis,
prostat ve bulbo ürethral bezlerden oluşur. Seminal sıvı genital bezlerin ürettiği
salgılardan oluşmaktadır. Bu salgılar spermin beslenmesinde önemli rol üstlenirler.
Penis ejakulatın vücut dışına aktarılmasından ve idrarın boşaltılmasından sorumludur
(Kurus, 2020).
Şeldl 1. Erkek Üreme Sistemi Bilesenleri
(Junqueira , & Carneiro, 2009)
2.1.1. Testis
Spermatik kordonla skrotum içinde asılı bulunan bir çift organdır. Skrotum testis
sıcaklığının düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. Testis sıcaklığı normal vücut
sıcaklığından 3-4ºC daha düşüktür. İnsanlarda testisin uzunluğu yaklaşık 4-5 cm,
genişliği 2,5 cm, kalınlığı 3 cm ve ağırlığı da 20-30 gr civarındadır.
త
|
_page_11_Figure_3.jpeg)
**Şekil 1.** Erkek Üreme Sistemi Bileşenleri **(**Junqueira , & Carneiro, 2009)
#### **2.1.1. Testis**
Spermatik kordonla skrotum içinde asılı bulunan bir çift organdır. Skrotum testis sıcaklığının düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. Testis sıcaklığı normal vücut sıcaklığından 3-4ºC daha düşüktür. İnsanlarda testisin uzunluğu yaklaşık 4-5 cm, genişliği 2,5 cm, kalınlığı 3 cm ve ağırlığı da 20-30 gr civarındadır.
#### **2.1.1.1.Testis Embriyolojisi**
Embriyoner gelişimin 3. haftasında vitellus kesesinin endoderminde primordiyal germ hücreleri görülür. Gelişimin 5. haftasında primordiyal germ hücreleri embriyon diskinde gonadlar gelişeceği bölgeye göç ederler. Böylelikle gonadların gelişimi uyarılır. Gelişimin başlangıcında ovaryum ve testisinin morfolojik yapısı birbirine benzer görünümdedir. Bu sürece farklılaşmamış gonad adı verilir. Gonadların erkek ya da dişi olma özellikleri 7. haftadan sonra belirlenir. Y kromozomunda bulunan SRY geninin ürünü olan testis belirleyici faktör (TDF) gonadlarda testis oluşumunda önemli rol üstlenir. TDF'ün etkisiyle primitif cinsiyet kordonları gelişir. Puberteye kadar testis kordları olarak adlandırılır ve puberte de seminifer tübüllere dönüşür. Mezonefrozdan testise göç eden mezenkimal hücreler Leydig hücrelerine farklılaşır. Leyding hücreleri mezenkimal kök hücrelerin kökenini oluşturur. Gestasyonel dönemin 8. Haftasında Leydig hücrelerinden testesteron salınımı başlar. Testosteron salınımı epididimis vaz deferens ve aksesuar bezlerin oluşumunu sağlar (Ikeda ve ark.,1996). Sertoli hücreleri anti mullerian hormon (AMH) oluşumunu sağlarlar (Lee ve ark.,1993).
#### **2.1.1.2.Testis Histolojisi**
Testis ekzokrin ve endokrin yapıda bileşik tübüler bir bezdir. Testis ekzokrin olarak aktif holokrin salgı yapar. Aktif holokrin salgı ürünü, spermium ve spermatozoa üretimidir. Endokrin olarak ise androjen sentezler.
Testis üç tabakadan oluşur (Şekil 2). En dış tabakasında tunika vajinalis yer alır. Orta tabakayı tunika albuginea oluşturur. İç tabaka da ise tunika vaskuloza yer alır (Kuruş, 2020). Tunika vajinalis tek katlı mezotelyal hücrelerle döşelidir. Preparatlarda tunika vajinalis ayırt edilemez.
Preparatlarda en net tunika albuginea tabakası ayırt edilir. Tunika albuginea tabakası yoğun bir fibroelastik bağ dokusundan oluşur (Eşrefoğlu, 2004). Tunika albuginea testisin arka yüzünde kalınlaşarak mediyastinum testisi oluşturur. Tunica albuginea ince bağ dokusu uzantıları sahiptir. Bu uzantılar sayesinde testis lob ve lobüllere ayrılmaktadır.
Her testis lobülü gevşek bağ dokusu ile çevrili seminifer tübüllerden oluşmaktadır. Seminifer tübül epiteli spermatogenik seri hücreleri ve Sertoli hücrelerinden oluşur. Kapsülün iç kısmında bütün lobülleri dıştan saran tunika vasküloza tabakası yer alır. Bu tabaka, kan damarından zengin gevşek bağ dokusu yapısındadır (Kuruş, 2020; Setchell ve ark.,1988).
 Diyagramı .............................................................................................................................................
9. UYGULAMANIN GERCEKLESTİRİLMESİ ............................................................................................................................................
9.1. Robotun Çalışma Detayları ...............................................................................................................................................
9.2. Kullanılan Malzemeler ve Özellikleri ....................................................................................................................................
9.2.1. Bluetooth Modulu.......................................................................................................................................................
9.2.2. Paletli Robot Platformu................................................................................................................................................
9.2.3. Servo Motor ...........................................................................................................................................................
9.2.4. ESP-32 CAM Kamera......................................................................................................................................................
9.2.5. L298P Motor Sürücü Kartı ve Özellikleri ...............................................................................................................................
9.2.6. HC-06 Bluetooth Modulu ................................................................................................................................................
9.2.7. DHT22 Sıcaklık ve Nem Sensörü..........................................................................................................................................
9.2.8. HC-SR04 Ultrasonik Sensor (Mesafe Sensörü) ............................................................................................................................
9.2.9. DC Motor ..............................................................................................................................................................
9.2.10. Arduino Uno R3 Kontrol Kartı .........................................................................................................................................
9.2.11. Palctler .............................................................................................................................................................
9.2.12. Robot Gövdesi ........................................................................................................................................................
9.2.13. Montaj Sütunları .....................................................................................................................................................
9.2.14. Lehim Teli............................................................................................................................................................
9.2.15. 25-40 Watt Havya (Lehim Tabancası) ...................................................................................................................................
9.2.16. Led Diyot.............................................................................................................................................................
9.2.17. Anahtar (Buton).......................................................................................................................................................
9.2.18. Gaz Sensörü...........................................................................................................................................................
9.2.19. Robot Kol.............................................................................................................................................................
9.2.20. Voltmetre.............................................................................................................................................................
9.2.21. Voltaj Sensörü .......................................................................................................................................................
9.3. Robotun Mekanik Tasarımı.................................................................................................................................................
9.4. Robotun Ekran Tasarımı ve Programlanması ................................................................................................................................
9.5. Arduino IDE Yazılımı ....................................................................................................................................................
9.6. Android Yazılımı.........................................................................................................................................................
9.7. Karşılaşılan Sorunlar ...................................................................................................................................................
9.7.1. Donanımsal Sorunlar ...................................................................................................................................................
9.7.2. Yazılımsal Sorunlar....................................................................................................................................................
10. BULGULAR..................................................................................................................................................................
11.TARTIŞMA...................................................................................................................................................................
12. SONUÇ.....................................................................................................................................................................
13. KAYNAKLAR... .............................................................................................................................................................
14. EKLER ....................................................................................................................................................................
EK-1. Programlama Kodları ve Tasarımı ........................................................................................................................................
15. ÖZGECMİŞ .................................................................................................................................................................
==============================================================================================================================================================================
| null |
/content/thesis/650669.pdf
| 8
|
|
9.TESEKKÜR
Yüksek lisans eğitimim süresince bilgileri, tecrübesi ve sabrıyla her zaman bana
destek olan aynı zamanda yüksek lisans tez çalışmamın planlanıp tamamlanmasına
kadar geçen süreçte her zaman yanımda olan, öğrencisi olmaktan gurur duyduğum
değerli hocam Bursa Uludağ Üniveristesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji
Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Berrin AVCI'ya teşekkür ederim.
Eğitimim süresince bilgilerini desteğini ve zamanını esirgemeyen her zaman
tecrübeleriyle yanımda olan kıymetli hocam Bursa Uludağ Üniveristesi Tıp Fakültesi
Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı Başkanı Oğretim üyesi Prof. Dr. Semiha
ERSOY'a tesekkür ederim.
Yüksek lisans eğitimim boyunca yardımlarını esirgemeyen, görüş ve önerileriyle her
zaman destek olan. bilgi birikimleriyle her zaman yol gösterici olan değerli
hocalarım Bursa Uludağ Univeristesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji
Anabilim Dalı Oğretim üyeleri Prof. Dr. Ozhan EYIGOR ve Prof. Dr. Zehra
MINBAY'a teşekkür ederim.
Eğitimim süresince ufkumu geliştiren akademisyenlik yolunda yoluma ışık tutan
Bursa Uludağ Univeristesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Abd. Ogretim
Üyeleri Prof. Dr. Gürkan UNCU ve Doc. Dr. Işıl KASAPOĞLU'na teşekkür ederim.
Tez çalışmam boyunca zaman ayıran her zaman yanımda olan tezimin deney
aşamalarında yardımlarını esirgemeyen sabrı ve tecrüleriyle destek olan Uzm. Dr.
Cihan ÇAKIR, Ögr. Gör. Dr. Ayşen ÇAKIR, Araş. Gör. Göktan KUŞPINAR'a
tesekkür ederim. Calısmalarım süresince bana vardımcı olan arkadaslarım Aras. Gör.
Ceren OY, Araş. Gör. Nursel HASANOGLU AKBULUT, Zülal HALK, Gözde
KORKUSUZ'a ve Bursa Uludağ Üniverisitesi Histoloji ve Embriyoloji
Anabilim Dalındaki tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.
Çalışmalarım sırasında destelerini esirgemeyen ve çalışmalarımda kolaylık sağlayan
Bursa Uludağ Üniveristesi Tıp Fakültesi Tüp Bebek Merkezinde çalışan ekip
arkadaslarıma tesekkür ederim.
Son olarak her zaman yanımda olan bana yol gösteren emeklerini ödeyemeyeceğim
kıymetli ailem, annem Yurtgül IŞIKLAR, babam Süleyman IŞIKLAR ve abim Oğr.
Gör. Sefa IŞIKLAR'a sonsuz teşekkür ederim.
72
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 80
|
|
antioksidan kapasitesini ve DNA fragmantasyon indeksini
Total
(DFD
değerlendirmek amacıyla her bir semen örneğinden 2 adet 0,5 ml'lik numune ayrıldı
ve
-20 ℃'de muhafaza edildi. Tüm numuneler toplandıktan sonra ticari kit
kullanılarak enzime bağlı immünosorbent tahlil (ELİSA) yöntemiyle semen
örneklerinin total antioksidan kapasitesi hesaplandı. DNA fragmantasyon indeksi
TUNEL metodu kullanılarak analiz edildi.
Çalışmanın sonunda normozoospermik hasta grubunda, ardışık olarak alınan semen
örneklerinde abstinens sürelerindeki farklılığa bağlı olarak ileri semen
parametrelerine bakılarak kromatin bütünlüğü ve antioksidan aktiviteye etkisi
karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Yapılan analizler daha detaylı olarak aşağıda
açıklanmıştır.
3.4.1.Spermiyogram Testi
37°C sıcaklıkta inkübatörde yaklaşık 30 dakika bekletildikten sonra likefiye olan
semen örneklerinin analizi yapıldı. Semen analizinde ilk olarak makroskobik
inceleme yapılarak, semenin kokusu, görünümü, hacmi ve viskozitesi değerlendirildi.
Semen örneğinden10 ul hacminde alınarak Makler sayım kamerasının ortasına
damlatıldı ve üzerine grid camı kapatıldı. Olympus CX31 ışık mikroskobunda 200X
büyütme altında yapılan değerlendirme ile sperm konsantrasyonu, total sperm sayısı
ve hareketliliği değerlendirildi.
3.4.2.Basit Yıkama Yöntemi ile Sperm Eldesi
Swim-up yöntemi aşağıda basamaklarda tarif edilen biçimde gerçekleştirildi.
1- Likefiye olan 1ml semen örneği 15 ml hacimli falkon tüpü içerisine koyuldu.
2- İçerisinde semen örneği bulunan falkon tüpüne semen üzerine gelecek şekilde
yavasça 1 ml G-IVF yıkama mediumundan (G-ıvf Plus, Vıtrolife, Sweden)
eklendi.
3- Falkon tüpü x300g'de 10 dakika santrifüj edildi.
4- Santrifüj tamamlandıktan sonra süpernatant kısmı atıldı.
32
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 40
|
|
Binadaki en küçük oda boşaltılıp bir yatak odasına dönüştürüldü. Odanın varoş
bir yatak odası olması amaçlanmıştır. Yatak odası için; tek kişilik bir yatak, bir masa, bir
sehpa, bir ayna, 2 tane lamba ve bir adet berjer gerekliydi. Bunların bir kısmı okul
içerisinden halledildi, geri kalanlar da yapımcım tarafından temin edilince odamız
tamamlanmış oldu.
1.8. Kostüm Analizi
NİLGÜN KOSTÜM: Bekâr bir kadının evde giyebildiği sıradan, açık renk bir
pijama, çok zengin ya da çok fakir göstermememsi gerekir. Kostüm karanlıkta
kullanılacağı için açık renk olması gerekmektedir.
INSANSI YARATIK KOSTÜM: Siyah kapüşonlu bol bir pelerin olması veya
dikilmesi gerekmektedir. Siyonist ayinlerinde kullanılan tarzda bir pelerin olabilir amaç
yaratığımızın yüzünü göstermeyerek bilinmezlik öğesini ortaya çıkarmaktır. Uzaktan bir
karartı iması oluşturacak bir kostüm gereklidir.
1.9. Çekim Senaryosu
SAHNE 1 / OKUL / DIŞ / GECE
Okulu genel bir şekilde hareketli görürüz. Okulun dış yüzeyinde "Beykoz
Yetiştirme Yurdu" yazmaktadır. Okulun bazı koridor ışıkları yanmaktadır.
Kamera: şaryo üzerinde crane'e bağlanır ve yavaş yavas okula yaklaşılır.
Plan 1; alt açıdan genel plan okul.
Işık; okulun içine mavi ışık, okul dışına da ay ışığı kurulmalıdır.
14
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 23
|
|
Gavriliouk D., Aitken R.J. (2015). Damageto sperm DNA mediated by reactive
oxygen species: it simpact on human reproduction and the health trajectory of off
spring. Adv Exp Med Biol. 868:23-47.
Gharagozloo P., Aitken R.J. (2011)The role of sperm oxidative stress in male
infertility and the significance of oral antioxidant therapy, Hum Reprod.26:1628-40.
Gosalvez J., Gonzalez-Martinez M., Lopez-Fernandez C., Fernandez J.L., Sanchez-
Martin P. (2011). Shorter abstinence decreases sperm deoxyribonucleic acid
fragmentation in ejaculate. Fertil Steril 96:1083- 1086.
Guzick D.S., Overstreet J.W., Factor-Litvak P., Brazil C.K., Nakajima S.T.,
Coutifaris C., et al. (2001). Sperm morphology, motility, and concentration in fertile
and infertile men. N Engl J Med.345: 1388-93. https://doi.Org/10.1056/NEJM
oa003005.
Güneş S., Sevgili E., Aşçı R. (2013). Sperm DNA Hasarı Mekanizmaları ve
Değerlendirme Yöntemleri. Turkiye Klinikleri J. Urology, 4(3): 107-14.
Haines G., Marples B., Daniel P., Morris I. (1998). DNA damage in humanand
Mouse spermatozoa after in vitro-irradiation assessed by the comet assay. Adv Exp
Med Biol. 444:79-91.
Halliwell B.& Gutteridge J.M.C.(1999).Free Radicals in Biology and Medicine.
Third Edition. Oxford University Press. ISBN; 1-29.
Hamilton, D.W., Olson G.E., Cooper T.G. (1977).Regional variation in the surface
morphology of the epithelium of the rat ductuli efferentes, ductus epididymidis and
vas deferens. Anat. Rec.188(1):13-28.
Henkel R.R. (2011) .Leukocytes and oxidative stress: dilemma for sperm function
and male fertility, Asian J. Androl. 13: 43-52.
Hoffer A.P. (1972). The fine structure of the ductuli efferentes in mouse and rat. Anat
Rec. 172:331-332.
Høst E., Lindenberg S., Ernst E., Christensen F. (1999).Spermmorphology and IVF:
embryoquality in relationto sperm morphology following the WHO and Kruger's
strict criteria. Acta Obstet GynecolS cand. 78;526;9.
(1996) SF-1: a keyregulator of development and function in the
Ikeda Y.
mammalian reproductive system. Acta Paediatr Jpn .38(4): 412-419.
Irvine D.S., (2000). Twigg J.P., Gordon E.L., Fulton N., Milne P.A., Aitken R.J.
DNA integrity in human spermatozoa: relation ships with semen quality. J Androl.
21(1):33-44.
Jiang M., Xin J., Zou O., Shen J.W. (2003).A research on the relationship between
ejaculation and serum testosterone level in men. J Zhe jiang Univ Sci. 4:236-40.
ട് 8
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 66
|
|
İNGİLİZCE ÖZET
The effect of sequential ejaculation with short abstinence time on sperm chromatin
integrity and antioxidant activity
The effect of semen parameters on embryology laboratory parameters and clinical
successvaries according to the preferred treatment approach in assisted reproductive therapy.
Inthisstudy, it was aimed to evaluate the effect of short abstinence period on routine semen
parameters, sperm chromatinand DNA integrity, antioxidant capacity against oxidative stress
in normozoospermic men. Samples taken from the same patient after 2-5 days of abstinence
with sequential ejaculation (n=36) and after one hour of abstinence time (n=36) were
evaluated before and after washing. It was observed that the motility did not change after
washing, and the concentration decreased significantly in the short abstinence group. It was
determined that sperm chromatin damageand DNA fragmentation rate were reduced when the
abstinence period was kept short, and no change in antioxidant capacity was observed. It will
allow the use of higher quality sperm in terms of The shortening of consecutive ejaculation
and abstinence times does not have a positive or negative effect on the antioxidant capacity.
Keywords: Semen analysis, sperm DNA fragmentation, sperm morphology, aniline blue,
total antioxidant capacity
VIII
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 8
|
|
2-5 Gün Abstinens Süresi Yıkama Öncesi ve Sonrası Sperm Motillibes
100,00
90.00
80.00
70.00
60.00
· YIKAMA ÖNCESİ
· YIKAMA SONRASI
Grafik.4. 2-5 Günlük Abstinens Süresinin Yıkama Öncesi- Yıkama Sonrası Sperm Motiliteleri
Calışma grubunu oluşturan 1 saatlik abstinens sonrası alınan numunelerde yıkama
öncesi ve yıkama sonrası (swim-up) sperm konsantrasyonu ve motilitesi
değerlendirildiğinde, sperm konsantrasyonlarında yıkama öncesi grup lehine ve
motilitelerinde yıkama sonrası grup lehine anlamlı farklılık tespit edildi (sırasıyla
p=0.0001 ve p=0.007) (Tablo 7,Grafik 5. ve Grafik. 6.)
Tablo 7. 1 Saatlık Abstinens Süre Yıkama Öncesi ve Yıkama Sonrası Sperm
Parametreleri
Değişkenler
(1 saatlik abstinens
Median
8
Degeri
süresi)
(Median %25-%75 Percentiles)
Yıkama Öncesi Konsantrasyon
73,5 (32,0-121.7)
0.0001*
YıkamaSonrası Konsantrasyon
30,5 (17,2-77,7)
Yıkama Oncesi Motilite
0.007*
73,5 (49-83.3)
Yıkama Sonrası Motilite
74,5 (64-83,7)
*Wilcoxon Signed Ranks Test
42
|
_page_50_Figure_1.jpeg)
Çalışma grubunu oluşturan 1 saatlik abstinens sonrası alınan numunelerde yıkama öncesi ve yıkama sonrası (swim-up) sperm konsantrasyonu ve motilitesi değerlendirildiğinde, sperm konsantrasyonlarında yıkama öncesi grup lehine ve motilitelerinde yıkama sonrası grup lehine anlamlı farklılık tespit edildi (sırasıyla p=0.0001 ve p=0.007) (Tablo 7,Grafik 5. ve Grafik. 6.)
| Değişkenler<br>(1 saatlik abstinens<br>süresi) | Median<br>(Median%25-%75 Percentiles) | p<br>Değeri |
|------------------------------------------------|---------------------------------------|-------------|
| YıkamaÖncesi Konsantrasyon | 73,5 (32,0-121,7) | 0,0001* |
| YıkamaSonrası Konsantrasyon | 30,5 (17,2-77,7) | |
| Yıkama Öncesi Motilite | 73,5 (49-83,3) | 0,007* |
| Yıkama Sonrası Motilite | 74,5 (64-83,7) | |
**Tablo 7.** 1 Saatlik Abstinens Süresine Göre Yıkama Öncesi ve Yıkama Sonrası Sperm Parametreleri
***Wilcoxon Signed Ranks Test**

Sertoli hücreleri prizmatik hücrelerdir. Spermin beslenmesi ve desteklenmesini
sağlarlar. Sperm hücrelerinin korunmasında artık sitoplazmanın ve ölü hücrelerin
temizlenmesinde önemli rol üstlenirler (Karagöz, 2002). Puberteye kadar seminifer
epitelde sadece spermatogonyumlar ve Sertoli hücreleri bulunur. Puberteden sonra
seminifer tübül epitelini oluşturan hücre topluluğunun küçük bir kısmını oluştururlar.
Sertoli hücrelerinin membran sınırları düzensizdir. Böylelikle diğer hücrelere destek
sağlarlar. Histolojik olarak dğerlendirildiğinde heterokromatin yapıda nükleusa
sahiplerdir.
Sertoli hücrelerininsitoplazmaları, düz ve granüllü endoplazmik retikulumdan,
mitokondriyonlardan, lizozomlardan, lipid damlacıklarından, gelişmiş bir golgi
kompleksinden ve zengin bir hücre iskeleti yapısından oluşmaktadır (Akkoyun, &
Özenci, 2006).
Bazolateral bölgelerinde okludens bağlantıları oluştururlar. Okludens bağlantıları
sayesinde kan testis bariyeri oluşur. Kan testis bariyeri spermatositleri ve
spermatidleri otoimmün reaksiyonlardan koruyarak büyük bir rol üstlenirler
(Carneiro, & Junqueria 2009;Pawlina, & Ross,2006)).
9
|
_page_17_Figure_0.jpeg)
**Şekil.6.a.** Spermatidin Spermiyuma Farklılaşma Aşamaları ve Olgun Bir Spermiyumun Yapısı (Gartner, & Hiatt, 1997)
Sertoli hücreleri prizmatik hücrelerdir. Spermin beslenmesi ve desteklenmesini sağlarlar. Sperm hücrelerinin korunmasında artık sitoplazmanın ve ölü hücrelerin temizlenmesinde önemli rol üstlenirler (Karagöz, 2002). Puberteye kadar seminifer epitelde sadece spermatogonyumlar ve Sertoli hücreleri bulunur. Puberteden sonra seminifer tübül epitelini oluşturan hücre topluluğunun küçük bir kısmını oluştururlar. Sertoli hücrelerinin membran sınırları düzensizdir. Böylelikle diğer hücrelere destek sağlarlar. Histolojik olarak dğerlendirildiğinde heterokromatin yapıda nükleusa sahiplerdir.
Sertoli hücrelerininsitoplazmaları, düz ve granüllü endoplazmik retikulumdan, mitokondriyonlardan, lizozomlardan, lipid damlacıklarından, gelişmiş bir golgi kompleksinden ve zengin bir hücre iskeleti yapısından oluşmaktadır (Akkoyun, & Özenci, 2006).
Bazolateral bölgelerinde okludens bağlantıları oluştururlar. Okludens bağlantıları sayesinde kan testis bariyeri oluşur. Kan testis bariyeri spermatositleri ve spermatidleri otoimmün reaksiyonlardan koruyarak büyük bir rol üstlenirler (Carneiro, & Junqueria 2009;Pawlina, & Ross,2006)).
#### **2.1.1.2.2.İnterstisyel Alan**
Androjen üretiminin gerçekleştiği Leydig hücrelerinin bulunduğu alandır. Bu alan bağ dokusu, sinirler, kapillerler ve lenf damarları bakımından zengindir. Bağ dokusu alanlar fibroblastlar, mast hücreleri, makrofajlar gibi hücreler barındırır. Puberteden sonra leydig hücreleri fonksiyon gösterirler (Carneiro, & Junqueria, 2009; Demir, 2006).
Leydig hücreleri testosteron üreten hücrelerdir (Ovalle ve ark., 2009).Leydig hücreleri, inter tübüler alanda bulunurlar. Yuvarlak şekilli hücrelerdir. Leydig hücrelerinin çekirdeği merkezde yer alır. Eozinofilik sitoplazmalarında küçük lipid damlacıklarının yanında mitokondrionlar, iyi gelişmiş endoplazmik retikulum, lipokrom pigmenti ve Reinke kristalleri bulunur (Carneiro, & Junqueria, 2009; Demir, 2006; Gartner, & Hiatt, 2016; Pawlina, & Ross, & 2006;).
#### **2.1.1.2.3. Kan-Testis Bariyeri**
İnsanlar da dâhil pek çok türde, Sertoli hücreleri tarafından sıkı bağlantı birimleri bulunur. Sertoli hücreleri arasında bulunan zonula okludensler germinal epiteli bazal ve adluminal kompartmanlara ayırır. Germinal epiteli iki bölüme ayıran bu kompleksler kan testis bariyerini oluşturur. Kan testis bariyeri; haploid erkek gamet için immünolojik bakımdan oluşabilecek reaksiyonlara karşı korunmuş bir alan oluşturur (Borgen ve ark.,1992).
#### **2.1.1.2.4. İntratestiküler Kanallar**
Her bir testis lobülünü oluşturan 1-4 adet seminifer tübül kıvrımları düzelerek tek bir kanal olan tübüli rektiye açılırlar. Bu kanallarda rete testise açılırlar. Tubuli rekti ve rete testis tunika albugineanın testis arka duvarında kalınlaşması ile oluşan mediastinum testisin içinde bulunurlar.
Bu kanallar testiküler sıvı iletimini sağlar ve aynı zamanda spermatozoanın epididime iletilmesini sağlar (Roosen ve ark.,1978). Böylelikle epididim duktusuna aktarım gerçekleşir.
**Tubuli Rekti:** Kıvrımlı seminifer tübüller mediastinuma yaklaştıkça düzleşirler. Düzleşen bu kanala tubuli rekti denir. Bu kanallar kısa ve dar bir yapıya sahiptir (Bustos, 1976). Tubulu rekti epitelinde spermatogenik seriye ait hücreler bulunmaz.. Sertoli hücrelerinden gelişen prizmatik hücreler bulundururlar. Histolojik olarak tek katlı kübik epitel ile döşelidir (Batislam, & Başar,2004).
**Rete Testis:** Mediastinum testis bölgesinde bulunur. Rete testis labirent biçimli kanalların birleşmesi ile oluşur. Tubuli rekti kanalları rete testise açılır. Histolojik olarak rete testis epiteli tek katlı kübik epitel ile döşelidir (Dym, 1972). Bu durum seminifer tübüllerden gelen sıvı ile rete testis kanallarında ki sıvının içeriğinin farkını oluşturur (Koskimies ve ark.,1971).
#### **2.1.2. Ekstratestiküler Kanallar**
#### **2.1.2.1.Duktuli Efferentes**
Duktuli efferentes, rete testisin açıldığı kanallardır. Duktuli efferentes prizmatik epitel ile döşelidir. Epitel hareketsiz spermlerin epididime doğru taşınmasını sağlayan sterosilyalı esas hücreler barındırır. Silyasız hücreler ise seminifer tübüllerden salgılanan sıvının çoğunu geri emerler (Junqueira ve ark.,2009; Kierszenbaum, 2002).
#### **2.1.2.2. Duktus Epididimis**
Epididimisi oluşturan kanala duktus epididimis denilir. Duktus epididimis spermiumların depolandığı yerdir. Spermiumlar testiste üretildikleri zaman hareket yeteneklerine sahip değildir. Spermler hareket etme yeteneğini epididimiste depolanma sürecinde kazanırlar. Prostat salgısının eklenmesi de hareket yeteneğinde önemlidir (Dalley & Moore, 1995; Tosun, 1998).
#### **2.1.2.3.Duktus Deferens**
Duktus epididimis kalınlaşarak duktus deferensi oluşturur. Bu kanal prostatik üretraya doğru açılmaktadır.
Böylelikle spermatozoaların ürethraya iletilmesi sağlanır. Epididimiste olduğu gibi duktus deferenste de spermlerin büyük bölümü depolanır.
Duktus deferensin duvarı; tunika mukoza, tunika muskularis, tunika adventisya olmak üzere üç tabakadan oluşmaktadır. Tunika mukoza yalancı çok katlı prizmatik epitelden oluşur (Başar & Batislam ,2004).
#### **2.1.2.4. Duktus Ejakülatoryus**
Duktus Ejakülatoryus, prostatik uretraya açılır. Urethranın bubölümünde idrar ve ejakülat iletimi çift fonksiyonludur. Histolojik olarak bakıldığında kanalın epitel tabakası tek katlı prizmatikten çok katlı değişken epitele kadar değişmektedir (Başar, & Batislam, 2004).
#### **2.1.3.Yardımcı Genital Bezler**
#### **2.1.3.1.Vesikula Seminalis**
Tubüler yapıda bir çift bezdir. Ejakülat salgısının büyük bölümünü vesikula seminalis salgısı oluşturmaktadır. Salgısında bulunan fruktoz, sitrik asit, fibrinojen ve prostaglandin'ler spermatozoalarıaktive eder. Bununla birlikte bu salgı fertilizasyonda önemli bir rol üstlenir. Fruktoz, sperm'lerin temel besin kaynağıdır (Başar, & Batislam, 2004).
#### **2.1.3.2. Prostat**
Düz kas lifleri ve bağ dokusundan zengin bir organdır. Prostat bağ dokusu yalancı bir kapsül ile çevrilidir. Uretranın başlangıç bölümünü çevreler ve bu bölüm prostatik üretra olarak tanımlanır. Prostat salgısı ejakülatın %15-25 kadarını oluşturur (Başar, & Batislam, 2004).
#### **2.1.3.3. Bulboüretral Bezler**
Bulboüretral bez kanalları, spongioz ürethranın proksimal parçasına açılmaktadır. Muköz yapıda ki salgısı siyalik asit, galaktoz ve galaktozaminden zengindir. Bulboüretral bez salgısı üretra içinde kalmış idrarı nötralize eder. Ejakülatın üretra'dan geçişini kolaylaştırır (Başar, & Batislam, 2004).
#### **2.1.4. Penis**
Penis, bir çift korpus kavernozum, bir adet korpus spongiozum olarak tanımlanan üç kavernöz yapıdan oluşur. Bu erektil dokular fibroelastik bağ dokusundan, damarlardan ve düz kas yapılarından zengindir. Sinüsleri endotel ile döşelidir. Penil urethra korpus spongiozumun ortasında yer almaktadır. Histolojik olarak bakıldığında penil uretra epiteli çok katlı prizmatik epitel ile döşelidir. Uretranın sonu çok katlı yassı epitel ile devam eder. Epitelin bağ dokusu çıkıntılarına Littre bezleri denir.. Littre bezleri ejekülasyondan önce mukus salgısını oluşturur (Ovalle ve ark, 2009).
#### **2.2. RUTİN SEMEN ANALİZİ**
Semen (ejakulat) epididim, duktus deferens, vesikula seminalis, prostat ve bulboüretral bez salgılarından oluşan ve içinde spermleri bulunduran sıvıdır. Semenin ortalama hacmi 3-4 ml'dir. Normal şartlarda mililitrede 300-400 milyon sperm içermektedir. Spermler, ejakülatın yaklaşık %10'unu oluşturur. Geriye kalan kısmı seminal sıvı oluşturur. Vesikula seminalisten gelen salgı ejakülatın büyük kısmını oluşturur. Seminal sıvının büyük bir kısmı sudur, bununla birlikte içeriğinde farklı maddeler de bulunmaktadır. Seminal sıvının fruktoz içeriği fazladır ve C vitamini ile inositol de içermektedir (Başar, & Batislam, 2004).
Testiküler ekzokrin fonksiyon için ve genital bez salgı oluşum mekanizmasının değerlendirilmesi için semen analizi yapılır. Rutin semen analizinde eajkulatta bulunan spermin konsantrasyonu, motilitesi ve morfolojik yapısı değerlendirilir. Semen analizi tüp bebek uygulamalarında tedavi planlanmasında en önemli değerlendirmedir. Rutin uygulamalarda 3-5 günlük abstinens süresinin ardından, hastadan mastürbasyon yoluyla elde edilir. Semen örneği öncelikle 15-60 dakika aralığında değişen likefaksiyon sürelerinde 37**°**C sıcaklıkta bulunan inkübatör içerisinde bekletilmektedir. Böylelikle semen homojen bir sıvı haline gelmekte ve spermlerin tamamı bağımsız olarak hareket etmektedir (WHO, 2010).
Eğer bu likefaksiyon süresine uyulmazsa, sperm hücreleri tam olarak hareketlilik kazanamazlar. Bunun sonucunda sperm analizinde değerlendirilen parametreler olan, sperm sayısı, sperm hareketliliği ve spermin morfolojik analizi doğru şekilde gerçekleştirilmemiş olur (Eliasson, 1978).
| Semen Parametreleri | Alt referans limiti |
|--------------------------------------------|---------------------|
| Semen volümü(ml) | 1,5 (1,4-1,7) |
| Sperm konsantrasyonu (106<br>/ml) | 15 (12-16) |
| Toplam sperm sayısı (106<br>/ejakülat) | 39 (33-46) |
| Toplam hareketlilik ( %) | 40 (38-42) |
| İleriye doğru hareketlilik ( %) | 32 (31-34) |
| Vitalite ( %) | 58 (55-63) |
| Sperm morfolojisi ( %) | 4 (3,0-4,0) |
| Diğer eşik değerler | |
| pH | ≥ 7,2 |
| Peroksidaz pozitif lökositler (106<br>/ml) | < 1,0 |
| MAR testi ( %) | < 50 |
| İmmunobeadtest ( %) | < 50 |
| Seminal çinko (μmol/ejakülat) | ≥ 2,4 |
| Seminalfruktoz (μmol/ejakülat) | ≥ 13 |
**Tablo.1** Semenin Karakteristik Özelliklerinin Alt Referans Limitleri (WHO, 2010)
| Seminalnötralglikozidaz (mU/ejakülat) | ≥ 20 |
|---------------------------------------|------|
| | |
#### **2.2.1.Makroskobik Değerlendirme**
Semen analizi, likefaksiyondan hemen sonra basit olarak makroskobik değerlendirme ile değerlendirilir. Sıcaklık değişikliği semen kalitesini olumsuz etkileyebileği için 30 dakika ile 1 saat aralığında semen değerlendirilmelidir (WHO, 2010).
# **2.2.2.Likefaksiyon**
Toplama kabında ejakülasyonun hemen ardından semen, koagüle olarak bulunmaktadır. Likefaksiyon sonunda semen akışkan hale gelir, likefaksiyonun ardından semen pipetlenerek spermlerin seminal sıvı içinde homojen dağılımı sağlanır. Semen örneği ortalama 15 dakikada likefiye olmaktadır. Bu durum nadiren de olsa uzayabilir. Likefiye olmayan semen örneğinin makroskobik değerlendirilmesi zorlaşır (WHO, 2010).
#### **2.2.3. Viskozite**
Likefaksiyondan sonra semen pipetle çekilip, damlatıldığında oluşan iplikçik gözlenir ve numunenin viskozitesi değerlendirilir. Semen numunesi pipetten damla damla akar. Viskozite normal değilse semen numunesi pipetten verilirken uzun iplikçikler oluşturur (WHO, 2010).
# **2.2.4. Semen hacmi**
Ejakülat hacminin çoğunu seminal bezler ve prostat gelen salgısı oluşturur. Az miktarını ise bulbouretral bezler ve epididimlerden gelen salgı oluşturmaktadır. Hacim ölçülürken semen numunesinin içinde toplandığı kapla birlikte tartılması gerçekleşir. Kabın ağırlığı çıkartılır.
Aynı zamanda numune dereceli camdan yapılmış geniş ağızlı bir ölçüm silindire (cam mezür) alınarak derecelendirilmesi okunarak hacim hesaplanması yapılabilir (WHO, 2010).
#### **2.2.5. Semen pH Değeri**
Semen pH'sı, farklı aksesuar bezlerden salgılanan sıvıların pH değerleriniifade etmektedir. pH ölçümü semenin alımından 30 dakika ve 1 saat aralığında gerçekleştirilmelidir. 6,0-10,0 aralığındaki pH kağıdı üzerinde değerlendirme yapılır. Alt sınır değeri pH'da 7,2 olarak belirlenmiştir (WHO, 2010).
#### **2.2.6. Sperm Motilitesi**
Semen içindeki spermin motilite yüzdesi, 30 dakikada ile 1 saat aralığında değerlendirilmelidir. Böylelikle pH ve sıcaklık değişikliklerinden motilitenin etkilenmesi minimalize edilir. Semen numunesi makler çemberde faz kontrast mikroskop altında x20 büyütmede incelenir. 200 adet sperm sayılarak ortalama değer alınır. Spermatozoanın hareketliliği derecelendirilir; İleri hareketli sperm (progresif motilite; PR) yerinde hareketli sperm (non progresif motilite; NP), hareketsiz sperm (immotilite; IM) olarak değerlendirilir.
#### **2.2.7. Sperm Vitalitesi**
Spermlerin canlılık derecesi hücre membranlarının bütünlüğüyle dikkate alınarak değerlendirilir. Canlı spermler, boyayı tutma veya hipotonik şişme özellklerine göre değerlendirilir. Canlı olmayan (ölü) hücrelerin membranları hasarlı olduğu için boyayı sitoplazmalarına alırlar ve bu hücreler ölü hücreler olarak değerlendirilir. Boyayı tutma analizinde eozin-nigrozin boyaması yapılır.
Vitalitenin referans alt sınırı %58'dir. Hipoozmotik şişme testinde de membran hasarı olmayan hücreler hipotonik ortamda şişerler ve böylelikle ayırt edilirler.
#### **2.2.8. Sperm Sayısı**
Sperm konsantrasyonu, birim semen hacmindeki spermatozoa sayısını ifade eder. Total sperm sayısı ise birim hacimdeki sperm sayısının semen hacim değeri ile çarpılması sonucu elde edilir (WHO, 2010).
Sperm sayımında kullanılan özel olarak üretilen Horwell veya Makler sayım kamaraları da kullanılabilir (Makler, 1978; Makler, 1980). Ejakülattaki total sperm sayısı için referans alt sınırı 39 × 106 spermdir.
### **2.2.9. Semen Mikroskobik İnceleme**
Faz kontrast mikroskobu kullanılır. Numune ilk olarak x10 mikroskobik büyütme altında incelenir. Sperm agregasyonu veya aglütinasyonu ile spermatozoa dışında hücrelerin varlığının değerlendimesi gerçekleştirilir. Preparat daha sonra toplam x20 veya x40 büyütme altında değerlendirilerek, sperm hareketliliği ve sperm sayısı belirlenir.
#### **Spermatozoanın Agregasyonu**
Hareketli veya hareketsiz hücrelerin birbirlerine veya hareketli spermlerin, mukus iplikçikleri, sperm dışı hücreler ve hücresel atıklara bağlanması olarak tanımlanmaktadır.
#### **Spermatozoanın Aglütinasyonu**
Aglütinasyon hareketli spermlerin birbirlerine yapışarak bir arada bulunması demektir. Aglütinasyonda sperm hareketliliği kısıtlanır. Aglütinasyon derecelendirilmesi izole, orta, geniş ve yoğun aglütinasyon olarak sınıflandırılmaktadır.
# **Sperm Morfolojisi**
Sperm morfolojisi belirlenirken bir lam üzerine semen sürüntüsü yayılır ve preparat havada kurutulur ve fiksasyon gerçekleştirilir .
Fiksasyonun ardından boyama yapılır. Boyama aşamasında çekirdek ve sitoplazma boyaması amacıyla Papanicolaou, Shorr veya Diff Quick boyaları kullanılır. Aydınlık alan mikroskobunda, immersiyon yağında x100 büyütmede preparat incelenir. Normal veya anormal sperm yüzdesi belirlenir. Morfoloji değerlendirilirken, baş defektleri, boyun ve orta parça defektleri, sitoplazmik droplet ve kuyruk defektleri belirlenir (Şekil 7). Normal sperm yüzdesi alt referans değeri % 4 olarak belirtilmiştir.
. Y
kromozomunda sperm yapımı ile ilişkili AZF (AZFa, AZFb, AZFc) gen
bölgelerindeki mikro delesyonların oligospermi veya azospermiye neden olduğu
bilinmektedir. Bu durum fertilite problemlerine neden olur (Kupker, 1999).
2.4. SPERM KROMATİNİ VE DNA ANALİZİ TESTLERİ
2.4.1.Sperm Kromatin Yapısı Tayini (Sperm Chromatin Structure
Assay)(SCSA)
SCSA testi ile akridin turuncusunun renk değiştirmesine bağlı olarak sperm
DNA'sının duyarlılığı ölçülür. Akridin turuncusunun asit eklendikten sonra renk
değiştirerek yeşilden kırmızıya dönüşümü akım sitometri yöntemiyle ölçülmektedir.
Böylelikle DNA denatürasyon genişliği saptanmaktadır (Darzynkiewicz ve
ark., 1975; Evenson ve ark., 1980)
2.4.2.Akridin Turuncu Testi (AcridineOrange Test) (AQT)
SCSA testine benzer olarak akridin turuncusunun asitli ortamda yeşilden kırmızıya
dönüşmesi prensibine dayanır. Böylelikle DNA denatürasyon genişliği SCSA'dan
farklı olarak floresan mikroskopta değerlendirilir. SCSA testine göre daha basit, ucuz
bir yöntemdir (Tejada ve ark.,1984). Ancak bazı, bulanık renkler, hızlı renk
kaybolması ve heterojen boyanmalar gibi bazı limitasyonları mevcuttur (Chohan ve
ark .. 2006).
2.4.3.Terminal UridineNick- End Labeling (TUNEL) Yöntemi
TUNEL yönteminde DNA polimeraz enzimi kullanılır. DNA polimeraz tek veya çift
zincir kırıklarına deoksiribo nükleotitler (dUTP) ekler(Robbins ve Coleman, 1988).
Bağlanan deoksiribo nükleotitler daha sonra etiketlenerek flow sitometri ile ölçülür.
Sonuçta sperm TUNEL pozitif veya negatif olarak sınıflandırılır. Sperm DNA hasarı
yüzdesi belirlenir (Shamsı ve ark., 2011).
21
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 29
|
|
3.6.3.1. Tek Ayaklı Robotlar .................................................................................................................................................
3.6.3.2. İki Ayaklı Robotlar..................................................................................................................................................
3.6.3.3. Üç Ayaklı Robotlar ..................................................................................................................................................
3.6.3.4. Dört Ayaklı Robotlar.................................................................................................................................................
3.6.3.5. Altı Ayaklı Robotlar ................................................................................................................................................
3.6.3.6. Çok Ayaklı Robotlar..................................................................................................................................................
3.6.4. Yüzen Robotlar.........................................................................................................................................................
3.6.5. Ucan Robotlar .........................................................................................................................................................
3.6.6. Sürü Robotlar .........................................................................................................................................................
3.6.7. Modūler Robotlar ......................................................................................................................................................
3.6.8. Mikro Robotlar.
3.6.9. Nano Robotlar .........................................................................................................................................................
3.6.10. Yumusak Elastik Robot ................................................................................................................................................
3.6.11. Sektördeki Amaçlarına Göre Robotlar ..................................................................................................................................
3.6.12. Yeteneklerine Göre Robotlar...........................................................................................................................................
3.6.13. Güç Kaynaklarına Göre Robotlar........................................................................................................................................
3.6.14. Operasyonel Robotlar .................................................................................................................................................
3.6.15. Endüstriyel Robotlar .................................................................................................................................................
3.6.16. Tıp ve Sağlık Alamında Kullanılan Robotlar ...........................................................................................................................
3.6.17. Askeri Alanda Kullanılan Robotlar ....................................................................................................................................
3.6.18. Eğlence Sektöründe Kullanılan Robotlar ...............................................................................................................................
3.6.19. Keşif Robotları.......................................................................................................................................................
4. BENZER ÇALIŞMALAR..........................................................................................................................................................
5. MİKRODENETLEYİCİ...........................................................................................................................................................
5.1. Mikrodenetleyicilerin Genel Yapısı ......................................................................................................................................
5.1.1. MIB (Merkezi İşlem Birimi).............................................................................................................................................
5.1.2. Bellek Birimleri ......................................................................................................................................................
5.1.3. Giriş Çıkış Birimleri..................................................................................................................................................
5.1.4. Saat Darbe Uretici ....................................................................................................................................................
5.2. Mikrodenetleyicilerin Kullanım Alanları..................................................................................................................................
6. BLUETOOTH .................................................................................................................................................................
6.1. Bluetooth Ortaya Cikisi..................................................................................................................................................
6.2. Bluetooth Teknolojisinin Çalışma Prensibi ...............................................................................................................................
6.3. Bluetooth'un Kullanım Alanları...........................................................................................................................................
6.4. Bluetooth'un Teknik Altyapısı ...........................................................................................................................................
7. ARDUINO ...................................................................................................................................................................
7.1. Arduino'nun Tanımı.......................................................................................................................................................
7.2. Arduino Bilesenleri ve Tercih Sebebi ....................................................................................................................................
7.3. Arduino Yapısı ..........................................................................................................................................................
7.4. Arduino Arayüzü..........................................................................................................................................................
7.5. Arduino Bluetooth Modulü ................................................................................................................................................
8. ROBOT UYGULAMASINA AİT DİYAGRAMLAR ........................................................................................................................................
8.1. Çok Fonksiyonlu Robotun Senaryosu........................................................................................................................................
8.2. Kullanım Senaryosu (Use - Case) Diyagramı ...............................................................................................................................
8.3. Sınıf (Class) Diyagramı .................................................................................................................................................
8.4. Aktivite (Activity) Diyagram ............................................................................................................................................
==
| null |
/content/thesis/650669.pdf
| 7
|
|
[ Tarafımdan alınan kodlanmış örneğin yalnızca önerilen çalışma için
kullanımını onaylıyorum; ileride yapılması olası diğer çalışmalar için onay
vermivorum.
[ Tarafımdan alınan kodlanmış örneğin, araştırma konusuyla bağlantılı diğer
çalışmalarda kullanımını onaylıyorum, ancak farklı çalışmalar için tekrar
bilgilendirilmek ve yeni onay vermek istiyorum.
[ Tarafımdan alınan kodlanmış örneğin gelecekte her türlü genetik çalışmada
(kimliğim ile bağlantısız) olarak kullanılmasını onaylıyorum.
*Kodlanmış örnek: Sizden alınan örneğe bir kod numarası verilir. Kod numarasını yalnızca
araştırıcı bilir ve sizin kimlik bilgilerinizce araştırıcı ulaşabilir. Böylece kimlik
bilgileriniz gizli tutulmuş olur.
Gönüllünün (Kendi el yazısı ile)
Adı-Soyadı:
lmzası:
Adresi:
(varsa Telefon No, Faks No):
Tarih (gün/ay/yıl): .... J ... J .... J ....
Velayet veva Vesavet Altında Bulunanlar İçin
Veli veya Vasisinin (kendi el yazısı ile)
Adı Soyadı:
İmzası:
Adresi:
Varsa Telefon No, Faks No:
Tarih (gün/ay/yıl): ... I ... J ....
Onay Alma İşlemine Başından Sonuna Kadar Tanıklık Eden Kuruluş Görevlisinin
Adı-Sovadı:
İmzası:
Gõrevi:
Tarih (gün/ay/yıl) : .... f .... ..... l .....
Açıklamaları Yapan Kişinin
Adı-Soyadı:
İmzası:
Tarih (gün/ay/yıl) :... / .... / ..... / .....
NOT: Bu formun bir kopyası gönüllüde kalacak, diğer kopyası ise hasta dosyasına
yerleştirilecektir. Hasta dosyası veya protokol numarası olmayan sağlıklı gönüllülerden
alınacak onam formunun bir kopyası mutlaka sorumlu araştırıcı tarafından saklanacaktır
71
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 79
|
|
Bu bilgiler doğrultusunda ardışık olarak alınan semen örneklerinde abstinens
sürelerindeki farklılıkların rutin semen parametreleri, kromatin bütünlüğü, DNA
yapısı ve antioksidan aktiviteye etkisi karşılaştırmalı olarak değerlendirilecektir.
2
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 10
|
|
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
1. ÇEKİM SONRASI SÜREÇ
1.1. Kurgu
Filmin kurgusu Selkare Post Productionda kendi tarafımca Avid programında
kurgulanmıştır. Filmin kurgusu yapılırken dikkat edilen unsurlar: Gerginliği arttırmak için
durağan bir tempo tercih edilmiş ve kesmeler arası sabit bir ritim oluşturulmuştur.
Müzisyen ve sesçi için Q noktaları belirlenerek referans ses ve müzikler kullanılmıştır.
Fotoğraf 21, 22: Kurgu yapılırken; kurgucu ve post production sorumlusu ...
1.2. Müzik
Filmin müzikleri, müzisyen ve söz yazarı Ercüment Vural tarafından kendi ev
ofisinde yapılmıştır. Filmin gereği olan gergin müzikler dijital ortamda tasarlanmış ve
kurgunun sabit ritmik bağlantıları dikkate alınarak O noktaları belirlenmiştir. Filmin
konusu, oyuncunun psikolojisi ve atmosferin gergin yapısı dikkate alınarak tasarlanmıştır.
26
|
_page_35_Picture_5.jpeg)
#### **1.2. Müzik**
<span id="page-35-3"></span>Filmin müzikleri, müzisyen ve söz yazarı Ercüment Vural tarafından kendi ev ofisinde yapılmıştır. Filmin gereği olan gergin müzikler dijital ortamda tasarlanmış ve kurgunun sabit ritmik bağlantıları dikkate alınarak Q noktaları belirlenmiştir. Filmin konusu, oyuncunun psikolojisi ve atmosferin gergin yapısı dikkate alınarak tasarlanmıştır.
#### **1.3. Ses**
<span id="page-36-0"></span>Film seslerinin miksajı, Karasinek Ses Tasarım şirketinde Meriç Ersengeç tarafından Pro Tools'da tasarlanmıştır. Film sessiz çekildiği için, gerekli sesler sesçimiz tarafından tasarlanmıştır. Daha sonra müzisyenden gelen müzikler ses efektleriyle desteklenerek filmin miksajı yapılmıştır.
#### **1.4. Renk**
<span id="page-36-1"></span>Filmin renk düzenlemesi Selkare Post Production'da, Alper Camadan tarafından DaVinci Resolve' da yapılmıştır. Filmin türü gereği soğuk bir renk olan mavi tercih edilmiştir; sadece odanın içindeki ışıklar sarı olduğu için odanın atmosferi değişmemesi adına sahnenin rengi de sarı bırakılmıştır.
Fotoğraf 23, 24: Renk düzenlemesi yapılırken; renkçi ve yönetmen…
,Thermal
denaturation of DNA in situ as studied by acridine orange staining and automatedcy
to fluorometry. Exp Cell Res.90:411-28 .: 337:115-120.40.
De Jonge C., La Fromboise M., Bosmans E., Ombelet W., Cox A., Nijs M. Influence
of the abstinence period on human sperm quality. (2004) .Fertil Steril . 82:57-65.
https://doi.org/10.1016/j. fertnstert... 03.014.
Donatella P., Giulia P., Francesco P., Fabiana F., Marianna P., Andrea Lenzi,
Francesco L. (2019) Cytological and molecular aspects of the ageing sperm. Hum
Reprod. Feb 1;34(2):218-227.
Du Plessis S.S., McAllister D.A., Luu A., Savia J., Agarwal A., Lampiao F.
(2010).Effects of H(2)O(2) exposure on human sperm motility parameters, reactive
oxygen species levels and nitricoxide levels. Andrologia. 42(3):206-210.
DupeshS., Pandiyan N.,Pandiyan R., Kartheeswaran J. and Prakash B. (2020)
Ejaculatory abstinence in semen analysis: does it make any sense?Ther Adv Reprod
Health. 15; 14: 2633494120906882.
Dym M. (1972). Them ammalian rete testis- a morphological examination. Anat.
Rec, 186(4):493-523.
Eliasson R. (1978). Semen Analysis, Environ mental Health Perspectives Vol. 24, pp.
81-85.
Esteves S.C.(2002). Effect of cigarette smoking on levels of seminal oxidative stress
in infertile men: a prospectivestudy, Int Braz J Urol. 28:484-5.
Eşrefoğlu, M. (2004). Genel ve Özel Histoloji. Pelikan Tıp Yayıncılık, 305-308,
Ankara.
Evenson D.P., Derzynkiewicz Z., Melamed MR. (1980).Relation of mammalian
sperm chromatin heterogenity to fertilty. Science. 210:1131-3.
Francavilla F., Barbonetti A., Necozione S., Santucci R., Cordeschi G., Macerola B.,
Francavilla S. (2007). Within-subject variation of seminal parameters in men with
infertile marriages. Int J Androl.30:174-181.
Fujii J., Iuchi Y., Matsuki S., Ishii T. (2003).Erkek üreme dokularında oksidatif
strese karşı antioksidan ve redoks sistemlerinin işbirliği işlevi. Asya androloji
dergisi .; 5 (3): 231-242.
Gartner L.P., Hiatt J.L. (1997).Color Textbook of Histology. Pennsylvania, W. B.
Saunders Company 493-98.
Gartner L.P. ve Hiatt JL. (2016) .Color Textbook of Histology (2. Baski).
57
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 65
|
|
KORİDOR:
Fotoğraf 8, 9: Okulun koridor fotoğrafları ...
Koridor oldukça yüksek ve büyük camlara sahiptir. Dışarıdan vuracak ay ışığı ile
enteresan bir atmosfer oluşmaktadır. Yerlerde bulunan simetrik ve geometrik karolar
sinema atmosferi için oldukça uygundur. Sadece çekim için panolarda bulunan çocuk
resimlerinden kurtulmak ve odalardan birinin duvarına nöbetçi öğretmen tabelası asmak
gerekmektedir.
NÖBETÇİ ÖĞRETMEN ODASI:
Resim 10, 11, 12: Nöbetçi öğretmen odasının fotoğrafları ...
13
|
_page_22_Picture_6.jpeg)
Resim 10, 11, 12: Nöbetçi öğretmen odasının fotoğrafları…
Binadaki en küçük oda boşaltılıp bir yatak odasına dönüştürüldü. Odanın varoş bir yatak odası olması amaçlanmıştır. Yatak odası için; tek kişilik bir yatak, bir masa, bir sehpa, bir ayna, 2 tane lamba ve bir adet berjer gerekliydi. Bunların bir kısmı okul içerisinden halledildi, geri kalanlar da yapımcım tarafından temin edilince odamız tamamlanmış oldu.
#### **1.8. Kostüm Analizi**
<span id="page-23-0"></span>NİLGÜN KOSTÜM: Bekâr bir kadının evde giyebildiği sıradan, açık renk bir pijama, çok zengin ya da çok fakir göstermememsi gerekir. Kostüm karanlıkta kullanılacağı için açık renk olması gerekmektedir.
INSANSI YARATIK KOSTÜM: Siyah kapüşonlu bol bir pelerin olması veya dikilmesi gerekmektedir. Siyonist ayinlerinde kullanılan tarzda bir pelerin olabilir amaç yaratığımızın yüzünü göstermeyerek bilinmezlik öğesini ortaya çıkarmaktır. Uzaktan bir karartı iması oluşturacak bir kostüm gereklidir.
#### <span id="page-23-1"></span>**1.9. Çekim Senaryosu**
#### **SAHNE 1 / OKUL / DIŞ / GECE**
Okulu genel bir şekilde hareketli görürüz. Okulun dış yüzeyinde "Beykoz Yetiştirme Yurdu" yazmaktadır. Okulun bazı koridor ışıkları yanmaktadır.
Kamera: şaryo üzerinde crane'e bağlanır ve yavaş yavaş okula yaklaşılır.
Plan 1; alt açıdan genel plan okul.
Işık; okulun içine mavi ışık, okul dışına da ay ışığı kurulmalıdır.
#### **SAHNE 2 / OKUL-KORİDOR / İÇ / GECE**
Koridor boştur ve ışıkları kendiliğinden yanıp sönmektedir.
Kamera: şaryo üzerine kurulur ve kamera geri gelirken lens zoom hareketiyle koridorun diğer ucuna yaklaşır. (vertigo)
Plan 1; genel plan koridor.
Koridorun köşesinde, bir oda kapısının önüne geçeriz. Kapı yarı açıktır ama oda içi görünmektedir. Kapının yanındaki duvarda "Nöbetçi Öğretmen Odası" yazmaktadır. Odanın içerisinde Nilgün Hanım uyumaktadır, yanındaki sehpada bulunan gece lambasını ve masa lambasını açık bırakmıştır. Bir süre sonra ışıklar kendiliğinden söner. Karanlık…
Kamera; sabit plan tripot kullanılması gerekiyor.
Plan 1; genel plan oda önü.
Işık; oda içi sarı koridor mavi olması gerekiyor.
Video efekt: oda duvarına nöbetçi öğretmen yazısı için marker koyulacak.
#### **SAHNE 3 / NÖBETÇİ ÖĞRETMEN ODASI / İÇ / GECE**
Nilgün Hanım karanlıkta uyumaya devam ederken aniden masa ve sehpadaki ışıklar birkaç kez yanıp sönmeye başlar, yanıp sönen ışıklar Nilgün Hanımın yüzüne yansır.
Kamera; sabit planlar kullanılacak. Tripot gerekir.
Plan 1; göz hizası, bel plan yatan kadın.
Işık; odanın içine sarı ışık ve kızın yüzüne ay ışığı yansıması yapılacak.
Nilgün Hanım rahatsız olur ve aniden gözlerini açar. Nilgün Hanım ışıkların yanıp sönmesine anlam veremez tedirgin olmuştur.
Plan 2; göz hizası yakın plan yatan kadın.
Nilgün Hanım, yerinden hiç kıpırdamadan bir süre düşünceli bir ifadeyle lambaya bakar, bu süreçte lambalar tekrar yanıp söner ve birden ışıklar tamamen kararır.
Plan 3; göz hizası bel plan yatan kadın.
Nilgün Hanım, ışıklar tekrar gelmeyince yatığı yerden eliyle lambanın düğmesine uzanır ve sehpadaki lambayı birkaç kez kapatıp açar ama ışıklar gelmez.
Plan 4; yakın plan ışık düğmesi.
Nilgün Hanım tedirgin olmuştur, yatağından doğrulduğu sırada tekrar ışıklar yanıp söner.
Plan 5; kadının amorsundan yarı açık oda kapısı.
Nilgün Hanım yarı açık kapıdan koridora bakar, anlar ki odada yanıp sönen ışıklar koridorda da yanıp sönmektedir.
Plan 5; bel plan kadın.
Nilgün Hanım yataktan kalkıp odadan çıkar.
Plan 6; genel plan oda. (tüm sekans oynatılsın)
#### **SAHNE 4 / OKUL-KORİDOR / İÇ / GECE**
Boş koridor görürüz.
Kamera: hareketli planlar çekilerek seyirciyi atmosfere sokmak ve gerçekçiliği artırmak amaçlanmıştır.
Işık: mavi florasan ışıklar yanıp sönecek, okulun tüm ışıkları tek elden kontrol edilmelidir. Amaç gerilimin arttırılmasıdır.
Plan 1; genel plan koridor boş, şaryo ve lens hareketi ile vertigo uygulanacak, amaç gerilimi arttırmaktır.
Nilgün Hanım bir süre sonra tedirgin ve korkmuş bir ifadeyle odanın kapısından yavaşça koridora çıkar ve koridorun sonuna doğru yürümeye başlar.
2.plan; omuz plan odadan çıkış.
Koridorun sonunda açık bir sigorta kutusu görünür. Nilgün Hanım tedirgin bir şekilde bu sigorta kutusuna doğru yürümeye başlar.
3.plan; genel plan alt açı tüm sekans oynatılacak.
Nilgün Hanım yürüyüşü esnasında etrafına ve ışıklara bakarak sigorta kutusuna ulaşır.
4.plan; omuz plan takip, tüm sekans oynatılacak.
5.plan; omuz plan amors takip, tüm sekans oynatılacak.
6.plan; yakın plan ayaklar.
Sigorta kutusunun etrafı ıslaktır. Nilgün Hanım kendisinden yüksekte olan sigorta kutusuna uzanır.
7.plan; bel plan üst açı, sigortaya yaklaşma.
Şalterleri kapatınca koridorun yanıp sönen ışıkları birden kararır, daha sonra şalterleri açınca birden ortam aydınlanır.
8.plan; yakın plan sigorta kutusu şalter açma kapama ve kapağı kapatma sekansı.
9.plan; genel koridor, ışıkların sönüp yanması.
Nilgün Hanım koridorunun tüm ışıkları yanınca rahat bir nefes alır ve sigorta kutusunun kapağını kaptır, daha sonra arkasına dönerek odasına yönelir, birden okulun tüm ışıklar kararır. Nilgün Hanım birden ürperir ve korkmaya başlar…
10.plan; omuz plan kadın.
Bu süreç içerisinde ışıklar tekrar yanıp sönmeye başlar. Bu ışık hareketleri koridorun sonunda bir karartının oluşup yok olmasına neden olur, bu karartı insansı bir yaratık suretine benzemektedir. Birden tekrar ortam kararır ve insansı yaratık ortadan kaybolur.
11.plan; genel plan vertigo, koridorun sonunda insansı yaratık.
Nilgün Hanım korku içindeki gözleriyle o insansı yaratığı aramaktadır. Tam bu sırada ensesinde bir nefes hisseder ve aniden arkasına döner.
12.plan; omuz plan kadın.
Nilgün Hanım, insansı yaratıkla karşı karşıya gelir.
12.plan; omuz plan insansı yaratık.
#### **SAHNE 5 / NÖBETÇİ ÖĞRETMEN ODASI / İÇ / GECE**
Nilgün Hanım aniden uyanır, anlarız ki tüm bu olanlar bir rüyadan ibarettir. Odanın ışıkları yanmaya devam etmekte ve her şey normaldir.
Kamera: sabit plan kullanılacak. Tripot gereklidir.
1.plan; göz hizası bel plan yatan kadın, tüm sekans oynatılacak.
Işık; odanın içine sarı ışık, kadının yüzüne ise ay ışığı yapılacak.
## **İKİNCİ BÖLÜM**
#### <span id="page-28-1"></span><span id="page-28-0"></span>**1. ÇEKİM SÜRECİ**
#### **1.1. Yapım süreci**
<span id="page-28-2"></span>Film senaryosunun çekilebilmesi için gereken oyuncular, ekip, teknik ekipman ve mekânların temin edilebilmesi için bir bütçe oluşturulması gerekir. Film için bütçe temin edildikten sonra gerekli izinler alınmış ve gerekli planlamalar yapılarak çekim sürecine geçilmiştir. Mekânda kamera ekibine, çekilmek istenen planlar ve kamera hareketleri anlatılmıştır. Işık ekibinden istenilen ışık oyunları anlatılarak gerekli ışık sisteminin kurulması sağlanmıştır. Sanat ekibi, nöbetçi öğretmen odasını dizayn ederken bu süreçte oyuncu ile ufak bir toplantı yapılmış oyuncudan alınmak istenen rol anlatılmıştır. Tüm ekip ve ekipman hazır hale geldiğinde filmin çekimine başlanmıştır.
#### **1.2. Prodüksiyon Listesi**
<span id="page-28-3"></span> Film çekimi sırasında aksilik çıkmaması için gerekli tüm ekipman listesi doküman haline getirilir ve bu liste çekim öncesi temin edilerek sette hazır vaziyette bekler.
#### <span id="page-28-4"></span>**1.2.1. Sanat Listesi**
Nöbetçi öğretmen odası için gerekli ekipmanlar temin edilmiştir.
Tek kişilik bir yatak ve ekipmanı, 2 adet berjer, 1 masa, 1 sehpa, 1 gece lambası, 1 masa lambası, 1 ayna, 1 halı, 3 tane tablo ve süs için ıvır zıvır…
#### **1.2.2. Kostüm Listesi**
<span id="page-28-5"></span>1 adet pijama takımı, 1 adet pelerin.
#### **1.2.3. Kamera Listesi**
<span id="page-29-0"></span>1 adet Arri alexa sxt ve tam takım, Zeiss High Speed prime lens gurubu, 1 adet Follow focus, 1 adet şarjo, 1 adet tripot ve 1 adet crane gerekmektedir.
#### **1.2.4. Işık listesi**
<span id="page-29-1"></span>1 adet Astra, 1 adet sellect, 1 adet reflektör, ve okulun doğal ışık kaynaklarını kontrol edebilmek için ekipman gerekmektedir.
#### <span id="page-29-2"></span>**1.3. Bütçe**
Ücret ödenmeyenler (-) işareti ile gösterilmiş ve sponsorlarca karşılanmıştır. Oyuncular ise ücret talep etmedikleri için gönüllü olarak yazılmıştır.
| OYUNCULAR | | | | | |
|--------------------------|----------|-----------|------|--|--|
| Nilgün Atılgan | 1 gün | (gönüllü) | - | | |
| Onur Özkan | 1 gün | (gönüllü) | - | | |
| SET EKİBİ | | | | | |
| Reji ekibi: | 1 gün | - | - | | |
| Kamera ekibi | 1 gün | - | - | | |
| Işık ve sanat ekibi | 1 gün | - | - | | |
| ÇEKİM MALZEMELERİ | | | | | |
| Alexa,<br>lens<br>takımı | 1<br>Gün | 2000 | 2000 | | |
<span id="page-30-0"></span>
| Şaryo,<br>tripod,<br>crane | 1<br>Gün | 1000 | 1000 | | | |
|----------------------------|-----------------|------------------|----------|--|--|--|
| Işık Takımı | 1 gün | 500 | 500 | | | |
| | POST PRODUCTİON | | | | | |
| KURGU | 1 Gün | - | - | | | |
| SES | 1 Gün | - | - | | | |
| RENK | 1 gün | - | - | | | |
| VFX | 1 Gün | - | - | | | |
| MÜZİK | 1 Gün | - | - | | | |
| MEKÂN | | | | | | |
| OKUL | 1 Gün | 1000 | 1000 | | | |
| YEMEK | | | | | | |
| ÇEKİM VE | 6 gün | Çekim günü 700 | 1200 | | | |
| ÇEKİM<br>SONRASI | | Diğer günler 100 | | | | |
| YOL | | | | | | |
| ÇEKİM VE | 6 Gün | Çekim Günü: 200 | 450 | | | |
| CEKİM<br>SONRASI | | Diğer günler:50 | | | | |
| DVD BASIM MASTERİNG | | | | | | |
| 6DVD + | 1 Gün | DVD: 20 | 220 | | | |
| 1 MASTERİNG | | MASTERİNG:100 | | | | |
| TOPLAM MALİYET | | | 6.320 TL | | | |
#### **1.4. Set Fotoğrafları**
<span id="page-31-0"></span>Fotoğraf 13: Görüntü yönetmeni ve fokusçu, nöbetçi öğretmen odası…
. Normal morfolojili sperm oranında kontrol ve çalışma grupları arasında
istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.244).
43
|
_page_51_Figure_2.jpeg)
**Grafik 6.** 1 saat Abstinens Süresinin Yıkama Öncesi– Yıkama Sonrası Sperm Motilitesi
Çalışma kapsamında her iki abstinens süresi sonrası toplanan numunelere yıkama öncesinde morfolojik değerlendirme yapıldı. Spermiyogram analizinde rutin morfolojik değerlendirmede kullanılan Diff Quick boyaması sonrası yayma preparatlar x100 objektif ile immersiyon yağı damlatılarak incelendi. Sperm morfolojileri baş, boyun kuyruk anomalileri dikkate alınarak sayıldı ve kaydedildi (Şekil 10). Normal morfolojili sperm oranında kontrol ve çalışma grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.244).
) olarak, açık kahverengi boyanan
çekirdeğe sahip spermler normal DNA'ya sahip (TUNEL negatif-T(-)) spermler
olarak kaydedildi (Sekil 12). Kontrol grubunda DNA fragmantasyon yüzdesi
%9,5(5,5-12,2) olarak bulundu. Abstinens süresindeki kısalma sonucunda 1 saatlik
abstinens sonrası kromatin kondansasyon anomalisi %5.5 (4.2-7.7) oranında saptandı
(Tablo 7). Kısa abstinens süresinin sperm DNA fragmantasyon oranını istatistiksel
olarak anlamlı oranda azalttığı görüldü (p=0.002) (Grafik 8.).
Şekil.12.Farklı Abstinens Sürelerine Göre (12.1. 2-5 Günlük Abstinens Süresi, 12.2. 1 Saatlik
Abstinens Süresi) TUNEL boyaması *: Sperm DNA Hasarına Sahip Hücreler
46
|
_page_54_Picture_3.jpeg)
**Şekil.12.**Farklı Abstinens Sürelerine Göre ( 12.1. 2-5 Günlük Abstinens Süresi, 12.2. 1 Saatlik Abstinens Süresi) TUNEL boyaması *****:Sperm DNA Hasarına Sahip Hücreler
 Diff Quick boyaması *: Baş Anomalisi, B: Boyun Anomalisi, K:Kuyruk Anomalisi
Sperm viabilitesini değerlendirmek amacıyla yapılan eozine boyaması sonucunda
boyayı sitoplazmasına alan ve almayan hücreler sayıldığında kontrol ve çalışma
gruplarından yıkama öncesi gerçekleştirilen viabilite analizinde her iki grupta da
ortalama %80 viabilite saptandı. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark
görülmedi (p=0.807).
4.2.Sperm Kromatin Bütünlüğü, DNA Fragmantasyonu ve Antioksidan Aktivite
Analizi Sonuçları
Kontrol ve çalışma gruplarına ait numunelerden yıkama öncesi hazırlanan yayma
preparatlara sperm kromatin kondansasyon düzeyini değerlendirmek amacıyla
yapılan anilin mavisi boyama sonuçlarında boyanmamış hücreler (anilin mavisi
negatif-AB-(-)) kondanse olmuş kromatine sahip spermler olarak kaydedildi. Mavi
boyanan hücreler (anilin mavisi pozitif-AB-(+)) kromatin kondansasyon anomalisine
sahip spermler olarak kaydedildi (Şekil 17). Kontrol grubunda kromatin
kondansasyon anomalisi %9 (7-11.7) olarak bulundu. Abstinens süresindeki kısalma
sonucunda 1 saatlik abstinens sonrası kromatin kondansasyon anomalisi %5.5 (4-8.5)
oranında saptandı (Tablo 7). Kısa abstinens süresinin kromatin hasarını istatistiksel
olarak anlamlı oranda azalttığı görüldü (p=0.0001) (Tablo 7, Şekil.11).
44
|
_page_52_Figure_0.jpeg)
**Şekil 10.**Farklı Abstinens Sürelerine Göre ( **10.1.** 2-5 Günlük Abstinens Süresi,**10.2.** 1 Saaatlik Abstinens Süresi) Diff Quick boyaması *:Baş Anomalisi, B: Boyun Anomalisi, K:Kuyruk Anomalisi
Sperm viabilitesini değerlendirmek amacıyla yapılan eozine boyaması sonucunda boyayı sitoplazmasına alan ve almayan hücreler sayıldığında kontrol ve çalışma gruplarından yıkama öncesi gerçekleştirilen viabilite analizinde her iki grupta da ortalama %80 viabilite saptandı. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmedi (p=0.807).
# **4.2.Sperm Kromatin Bütünlüğü, DNA Fragmantasyonu ve Antioksidan Aktivite Analizi Sonuçları**
Kontrol ve çalışma gruplarına ait numunelerden yıkama öncesi hazırlanan yayma preparatlara sperm kromatin kondansasyon düzeyini değerlendirmek amacıyla yapılan anilin mavisi boyama sonuçlarında boyanmamış hücreler (anilin mavisi negatif-AB-(-)) kondanse olmuş kromatine sahip spermler olarak kaydedildi. Mavi boyanan hücreler (anilin mavisi pozitif-AB-(+)) kromatin kondansasyon anomalisine sahip spermler olarak kaydedildi (Şekil 17). Kontrol grubunda kromatin kondansasyon anomalisi %9 (7-11.7) olarak bulundu. Abstinens süresindeki kısalma sonucunda 1 saatlik abstinens sonrası kromatin kondansasyon anomalisi %5.5 (4-8.5) oranında saptandı (Tablo 7). Kısa abstinens süresinin kromatin hasarını istatistiksel olarak anlamlı oranda azalttığı görüldü *(p=0.0001)* (Tablo 7, Şekil.11).
:
Doc.Dr.Berrin AVCI
Yüksek Lisans Öğrencisi Seda IŞIKLAR
Gizlilik:
Bu calısmadan elde edilen bilgiler tamamen arastırma amacı ile kullanılacak ve
kimlik bilgileriniz kesinlikle gizli tutulacaktır.
Ben ..........................................................................................................................................................................
ile) Bilgilendirilmis Gönüllü Olur Formundaki tüm acıklamaları okudum. Bana.
yukarıda konusu ve amacı belirtilen araştırma ile ilgili yazılı ve sözlü açıklama
aşağıda adı belirtilen hekim tarafından yapıldı. Katılmam istenen çalışmanın
kapsamını ve amacını, gönüllü olarak üzerime düşen sorumlulukları tamamen
anladım. Çalışma hakkında soru sorma ve tartışma imkanı buldum ve tatmin
edici yanıtlar aldım. Bana, çalışmanın muhtemel riskleri ve faydaları sözlü
olarak da anlatıldı. Araştırmaya gönüllü olarak katıldığımı, istediğim zaman
gerekçeli veya gerekçesiz olarak araştırmadan ayrılabileceğimi ve kendi isteğime
bakılmaksızın araştırmacı tarafından araştırma dışı bırakılabileceğimi
ve
araştırmadan ayrıldığım zaman mevcut tedavimin olumsuz yönde etkilenmeyeceğini
biliyorum.
Bu kosullarda:
1) Söz konusu Klinik Araştırmaya hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın kendi nzamla
katılmayı (çocuğumun/vasimin bu çalışmaya katılmasını) kabul ediyorum.
2) Gerek duyulursa kişisel bilgilerime mevzuatta belirtilen kişi/kurumkuruluşların
erişebilmesine,
3) Çalışmada elde edilen bigilerin (kimlik bilgilerim gizli kalmak koşulu ile) yayın için
kullanılma, arsiyleme ve eğer gerek duyulursa bilimsel katkı amacı ile ülkemiz dışına
aktarılmasına olur veriyorum.
Calısma Kapsamında Katılımcıdan Bivolojik Örnek Alınması Durumunda
Aşağıdaki Bölüm Katılımcı Tarafından Doldurulmalıdır:
70
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 78
|
|
Bahadur G., Almossawi O., Zaid Z., Ilahibuccus A., Al-Habib A., Muneer A.,
Okolo S. (2015). Semen characteristics in consecutive ejaculates with short
abstinence in subfertile males. Reprod Biomed Online.32:323-328.
Barratt C.L. (2007). Semen analysis is the cornerstone of investigation formale
infertility. Practitioner. . 251:8-10, 12, 5-7.
Batislam E., M.Murad B. (2004). Erkek üreme sisteminin anatomisi. İçinde:
Kadıoğlu A, Çayan S, Semerci B, Orhan I, Aşçı R, Yaman MO, Usta MF, Kendirci
M (editörler). Erkek Reprodüktif Hastalıkları ve Tedaivisi. 1. Baskı. İstanbul, Türk
Androloji Derneği Yayınları, 25-34.
Beydola T. Sharma R., Agarwal A. (2013). Sperm preparation and selection
techniques. In: Rizk BRMB ed. Medical and Surgical Management of Male
Infertility. New Delhi; Philadelphia, Jaypee Brothers Medical Publishers. 244-251.
Borgen P.I., Wong G.Y., Vlaims V., Hoffmann B., Kinne D.W., Osborne
M.P., McKinnon W.M. (1992). Current management of male breast cancer. AnnSyrg.
215(5): 451-457.
Bustos
Obregon E., Holstein A.F. (1976).Therete testis in man: Ultrastructural
aspects. Cell Tiss. Res. 175(1):1-15.
Carlsen E., Petersen J.H., Andersson A.M., Skakke baek N.E. (2004). Effects of
ejaculatory frequency and season on variations in semen quality. Fertil Steril
2004;82:358-66. https://doi.org/10.1016/j. fertnstert. 01.039.
Carrell D.T., Liu L. (2001). Altered protamine 2 expression is un common in donors
of known fertility, but common among men with poor fertilizing capacity, and may
reflect other abnormalities of spermiogenesis. J. Androl, 22: 604-10.
Chohan K.R., Griffin J.T., Lafromboise M., De Jonge C.J., Carrell D.T.
(2006). Comparison of chromatin assays for DNA fragmentatione valuation in human
sperm. J Androl.27:53-9.
Comar A.V., Petersen G.C. Mauri A.L., Mattila M., Vagnini L.D., Renzi A.
Petersen B., Nicoletti A., Dieamant F., Oliveira J.B.A., Baruffi R.L.R., Franco Jr J.G.
(2017). Influence of the abstinence period on human sperm quality: analysis of 2,458
semen samples. JBRA AssistReprod. 21:306;312.
Cooper T.G., Keck C., Oberdieck U., Nieschlag E. (1993).Effects of multiple
ejaculation safter extended periods of sexual abstinence on total, motile and normal
sperm numbers, as well as acces sory gland secretions, fromhealthy normal and
oligozoospermic men. Hum Reprod..8:1251- 1258.
Özenci Ç. Akkoyun A. Spermatogenez. (2006) İçinde: Histoloji ve Hücre Biyolojisi.
Ramazan D. (Ceviri editörü). Histologyand Cell Biology, Kierszenbaum AL., 1.
Baskı, Ankara Palme Yayıncılık.531-550.
રેસ
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 64
|
|
Her testis lobülü gevşek bağ dokusu ile çevrili seminifer tübüllerden oluşmaktadır.
Seminifer tübül epiteli spermatogenik seri hücreleri ve Sertoli hücrelerinden oluşur.
Kapsülün iç kısmında bütün lobülleri dıştan saran tunika vasküloza tabakası yer alır.
Bu tabaka, kan damarından zengin gevşek bağ dokusu yapışındadır (Kuruş, 2020;
Setchell ve ark.,1988).
Tosto
cheni
Şekil 2 Testisi Saran Yapılar
(Junquema, & Carnearo, 2009)
Sitoplazmik könnüler
Senc spermatidler
ekonder spenmatositie
mer spermatosi
Spermatogonyum
Şekil 3.Testisi Saran Yapılar
(Junquema, & Carneuro, 2009)
5
|
_page_13_Figure_1.jpeg)
**Şekil 3.**Testisi Saran Yapıl**ar**
**(**Junqueıra, & Carneıro, 2009)
#### **2.1.1.2.1. SeminiferTübüller**
Kıvrımlı yapıya sahip tübüllerdir. Spermlerin üretiminin gerçekleştiği yerdir (Junqueria ve ark.,2009). Tübüllerin etrafı bazal membranla çevrilidir (Şekil 2) .
Seminifer tübüller modifiye çok katlı kübik epitel ile döşelidir. Seminifer epitelde hücre serisi olarak, spermatogenetik hücreler ve Sertoli hücreleri yer almaktadır. Spermatogenik hücreler bazal lamina ile lümen arasında yerleşim göstermektedir (Şekil 3).
Seminifer tübül epiteli bazal kompartıman ve adluminal kompartıman olarak tanımlanan iki kompartmandan oluşur. Bazal kompartmandaspermatogonyumlar yer alır. Bazal membrana yakın yerleşimli olan spermatogonyumlar mitoz bölünme aktivitesine sahiptir. Böylelikle spermatogenik kök hücreler olarak adlandırılmaktadırlar. Mitoz bölünme sonucu oluşan Spermatogonyum tip A hücreleri ökromatik çekirdeğe sahip hücrelerdir. Spermatogonyum tip A'nın mitoz bölünmesi sonucu spermatogonyum B hücreleri oluşur. Spermatogonyum tip B hücreleri, yuvarlak çekirdekli hücrelerdir.
Işık mikroskobik analizinde tip A ve tip B spermatogunyumların sitoplazmaları soluk boyanır. Spermatogonyum tip B hücrelerinin mitozu sonucunda primer spermatositler oluşur. Bu aşamada artık mitoz bölünme tamamlanmıştır. Primer spermatositler mayoz bölünme geçirir. I.mayoz bölünme sonrasında sekonder spermatosit hücreleri oluşur. Mayoz I'den sonra her biri haploid kromozoma fakat 2n DNA'ya sahip 2 adet sekonder spermatosit oluşur. Sekonder spermatositlerin ikinci mayoz bölünmeyi geçirmesi sonucunda ise spermatidler oluşmaktadır. II. mayoz bölünme öncesinde DNA replikasyonu gerçekleşmez. Bu nedenle bölünme sonrasında hücreler n sayıda DNA içerirler. Mitoz bölünme sürecine spermatositogenez denir (Şekil 4). Ardından mayoz I ve mayoz II gerçekleşir. Mayoz II sonucunda oluşan haploid yapıdaki spermatidler yuvarlak yapıda hücrelerdir. Bu hücrelerin normal sperm morfolojisine dönüşme sürecine spermiyogenez denir (Kuruş, 2020).

# **ÜÇÜNCÜ BÖLÜM**
## <span id="page-35-1"></span><span id="page-35-0"></span>**1. ÇEKİM SONRASI SÜREÇ**
#### **1.1. Kurgu**
<span id="page-35-2"></span>Filmin kurgusu Selkare Post Productionda kendi tarafımca Avid programında kurgulanmıştır. Filmin kurgusu yapılırken dikkat edilen unsurlar: Gerginliği arttırmak için durağan bir tempo tercih edilmiş ve kesmeler arası sabit bir ritim oluşturulmuştur. Müzisyen ve sesçi için Q noktaları belirlenerek referans ses ve müzikler kullanılmıştır.
Fotoğraf 21, 22: Kurgu yapılırken; kurgucu ve post production sorumlusu…
. Üreme Sistemi Histoloji ve Hücre Biyolojisi. Palme
Yayıncılık, 531-564.
Agarwal A. (2006). Sharma R.K., Nallella K.P., Thomas A.J., Alvarez J.G., Sikka
S.C. Reactive oxygen species as an independent marker of male factor infertility.
Fertil Steril.86(4):878-885.
Agarwal A., Gupta S., Plessis S.D., Sharma R., Esteves S.,Caroline Cirenza C.,Eliwa
J., Al Najjar W., Kumaresan D.,Haroun N., Philby S., Sabanegh E.(2016). Abstinence
Time and Its Impact on Basic and Advanced Semen Parameters. Urology. 94:102-10
Agarwal A., Varghese A.C., Sharma R.K. (2009). Markers of oxidative stres and
sperm chromatin integrity. Methods Mol Biol.590:377-402.
Agarwal A., Virk G., Ong C., du Plessis S.S. (2014) Effect of oxidative stres on male
reproduction. World J. Men's Health. 32:1-17.
Aitken R.J. (2017).Reactive oxygen species as mediators of sperm capacitation and
pathological damage. Mol Reprod Dev. 84:1039:1052.
Aitken R.J., Clarkson J.S. (1988).Significance of reactive oxygen species and
antioxidants in defining the efficacy of sperm preparation techniques. J Androl.
9(6):367-76.
Aitken R.J., Harkiss D., Buckingham D. (1993) Relationship between iron catalysed
lipid peroxidation potential and human sperm function, J. Reprod Fertil.98:257-265.
Aitken R.J., Smith T.B., Jobling M.S., Baker M.A., De Iuliis G.N. (2014) Oxidative
stress and male reproductive health. Asian J Androl. 16:31-38.
Aitken R.J., Gibb Z., Baker M.A., Drevet J. (2016) Gharagozloo P. Causes and
consequences of oxidative stress in spermatozoa. ReprodFertil Dev. 28:1-10.
Alvarez J.G., SharmaR.K.,Ollero M.,Saleh R.A., Lopez ve ark. (2002). Increased
DNA damage in sperm from leukocyto spermic semen samples as determined by the
sperm chromatin structure assay. Fertil Steril.78(2):319-29.
Amann R.P. (2009). Considerations in evaluating human spermatogenesis on the
basis of total sperm perejaculate. J.Androl .30:62641.https://doi.Org/10.2164/
jandrol. 108.006817.
Baehner R.L., Boxer L.A., Davis J .(1976). The biochemical basis of nitro blue
tetrazolium reduction in normal human and chronic granulomatous disease
polymorphonuclear leukocytes, Blood.48:309-13.
ર્દેશ
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 63
|
|
ÖNSÖZ VE TEŞEKKÜR
Yüksek
lisans
öğretimimizin sonlarına yaklaştığımız
bu zaman
dilimlerinde, öğretimimiz süresince edindiğim bilgi, beceri ve tecrübelerin
meyvesini almak istemekteyim. Bu sebeple çalışmamın bizler için birer referans
ve üniversitemiz için bir gurur kaynağı olmasını hedefliyorum.
Yüksek Lisans Bilgisayar Mühendisi öğrencisi olarak baslayacağım yeni iş
hayatımda bana birçok fırsatında bu vesile ile açılmasını temenni ediyorum.
Yaptığım / yapacağım diğer çalışmalarında insanoğlunun hayatım kolaylaştırması
ve milletimizi muassır medeniyetler seviyesine ulaştırmasını gönülden istiyorum.
Seminer çalışmamızda emeği geçen danışman hocamız Dr. Öğretim Üyesi
Ülviye HACIZADE'ye göstermiş olduğu yakın ilgi, destek ve sabır için sonsuz
teşckkürlerimi sunarım. Ayrıca, bu seminerdedesteklerini esirgemeyen diğer
hocalarımıza, is arkadaşlarımıza, ailelerimize, yöneticilerimize gönülden teşekkür
ederim.
İstanbul, 2020
Cihan AKSU
| null |
/content/thesis/650669.pdf
| 5
|
|
Spermiyogram analizi vapılacak hastalardan.
1.grubu oluşturmak üzere; spermiyogram analizi için merkezimize geldiğiniz gün
vani tetkik günü sizden (2-5 günlük cinsel perhiz süresine sahipken) ilk eiakülat
örneği mastürbasyon yoluyla alınacaktır. Spermiyogram analizinizin yapıldığı
günden bir gün sonra (24 saatlik cinsel perhiz süresine sahipken) ikinci ejakülat
örneği alınacaktır.
2.grubu oluşturmak üzere; spermiyogram analizi için merkezimize geldiğiniz gün
vani tetkik günü sizden (2-5 günlük cinsel perhiz süresine sahipken) ilk eiakülat
örneği mastürbasyon voluyla alınacaktır.
İlk örneğin verildiği saatten bir saat sonra ikinci ejakülat örneği alınacaktır. Semen
örneklerinde sperm sayısına, hareket kabiliyetine, hücrelerin sekilsel olarak normal
ve canlı olup olmadığına bakılacaktır. İleri tetkik olarak sperm kromozom yapısı
değerlendirilecektir.
Araştırmanın Yapılacağı Yer(ler):
BUÜTF Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi
BUÜTF Histoloji ve Embriyoloji AD
Araştırmaya Katılan Araştırıcılar:
Yüksek Lisans Öğrencisi Seda IŞIKLAR
Doc.Dr.Berrin AVCI
Prof.Dr.Gürkan UNCU
Doc.Dr.Isil KASAPOGLU
Uzm.Dr.Kiper ASLAN
UzmDr.Cihan CAKIR
Araştırmanın Süresi: 1 yıl
Katılması Beklenen Gönüllü Sayısı: 100
Size Getirebileceği Olası Faydalar:
Farklı cinsel perhiz sürelerinin sperm kalitesine etkisi değerlendirilerek, üremeye yardımcı
tedavi uygulamalarında yumurtayı dölleyebilme yeteneği en vüksek olan spermlerin elde
edileceği zamanın belirlenmesi sağlanacaktır.
Başarılı bir gebelik ve sonuçta sağlıklı bir canlı doğumun gerçekleşmesi için daha kaliteli
spermin elde edilmesi mümkün olacaktır.
Size Getirebileceği Ek Risk ve Rahatsızlıklar:
Spermiyogram analizi veya merkezimizde tüpbebek uygulaması için vereceğiniz ejakulat
örneğini iki kez vermeniz dışında size ek risk ve rahatsızlık oluşturmamaktadır.
Katılma ve Çıkma:
દિવે
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 77
|
|
Farklı abstinens sürelerine göre yıkama sonrası rutin sperm parametreleri
değerlendirildiğinde; konsantrasyonun gruplar arasında anlamlı farklılık gösterdiği
görülürken (p=0.0001), motilite değerlerinin gruplar araşında anlamlı farklılık
göstermediği tespit edildi (p=0.804) (Tablo 5, Grafik 2).
Tablo 5. Farklı Abstinens Sürelerine Göre Yıkama Sonrası Semen Parametreleri
Abstinens Süresi
Degiskenler
Abstinens Süres
p
Değeri
(Yıkama
(2-5 glin)
(1 saat)
Sourasa)
(Median % 25-%75 Percentilles)
(Median %25 . %75 Percentiles)
Konsantrasyon
(mil/ml)
0,0001*
30.5 (35.2-84)
58.5 (49.2-133.7
Motilite
0,804
(%)
72.5 (60-87
74.5 (64-83,7)
Wilcoxon Signed Ranks Test
nrasi Konsantrasyon Dederferi (milim)
Grafik.2. Yıkama Sonrası Abstinens Sürelerine Bağlı Olarak Konsantrasyon Değerleri
Her iki abstinens grubunun kendi içinde yıkama öncesi ve yıkama sonrası sperm
parametreleri sperm konsantrasyonu ve motilitesi açısından karşılaştırıldı. Kontrol
grubunu oluşturan 2-5 günlük abstinens sonrası alınan numunelerde, yıkama öncesi
sonrası (swim-up) sperm konsantrasyonu ve motilitesi
ve
yıkama
değerlendirildiğinde, sperm konsantrasyonlarında yıkama öncesi grup lehine ve
motilitelerinde yıkama sonrası grup lehine anlamlı farklılık tespit edildi (sırasıyla
p=0.001 ve p=0.002) (Tablo 6, Grafik 3 ve Grafik 4).
40
|
_page_48_Figure_3.jpeg)
Her iki abstinens grubunun kendi içinde yıkama öncesi ve yıkama sonrası sperm parametreleri sperm konsantrasyonu ve motilitesi açısından karşılaştırıldı. Kontrol grubunu oluşturan 2-5 günlük abstinens sonrası alınan numunelerde; yıkama öncesi ve yıkama sonrası (swim-up) sperm konsantrasyonu ve motilitesi değerlendirildiğinde, sperm konsantrasyonlarında yıkama öncesi grup lehine ve motilitelerinde yıkama sonrası grup lehine anlamlı farklılık tespit edildi (sırasıyla p=0.001 ve p=0.002) (Tablo 6, Grafik 3 ve Grafik 4).
**Tablo 6.** 2-5 Günlük Abstinens Süresi Sonrası Yıkama öncesi ve Yıkama Sonrası Sperm Parametreleri
| Değişkenler<br>(2-5 günlük abstinens süresi) | Median<br>(Median%25-%75 Percentiles) | p<br>değeri |
|----------------------------------------------|---------------------------------------|-------------|
| Yıkama Öncesi Konsantrasyon (mil/ml) | 88 (49,2-133,7) | 0,001* |
| Yıkama Sonrası Konsantrasyon (mil/ml) | 58,5(35,2-84) | |
| Yıkama Öncesi Motilite ( %) | 67 (53,2-80) | 0,002** |
| Yıkama Sonrası Motilite (%) | 72,5 (60-87) | |
***Wilcoxon Signed Ranks Test **PairedSamples Test**
 eklendi. Tüp 45 derece eğimli olarak 37°C'de
yaklaşık 1 saat inkübatörde bekletildi. İnkübasyon sonrası tüpün içindeki
kültür medyumunun en üstteki 1 ml'lik kısmı alındı. Bu kısım ileri hareketli
spermleri içermektedir.
Kaliteli ve motil spermlerin bulunduğu 1 ml'lik kısımdan 10 ul makler kameraya
damlatılarak sperm konsantrasyonu, sperm motilitesi, total motil sperm sayısı
hesaplandı. Numunenin geri kalan kısmı 0,5 ml'lik numune olarak ependorf tüplere
ayrıldı ve -20°C'de (ELİSA) yöntemiyle semen örneklerinin total antioksidan
kapasitesi hesaplanması üzerine muhafaza edildi. Tüm işlemler kontrol ve deney
grubu olarak ayrılan semen numunelerine uygulandı.
3.4.3. Spermlerin Morfolojik Değerlendirmesi
Kontrol (2-5 gün abstinens süresi) ve çalışma grubu (1 saatabstinens süresi)
kapsamında tüm semen örneklerinde morfolojik değerlendirme yapıldı. Morfoloji
değerlendirme yöntemi aşağıda basamaklarda tarif edilen biçimde gerçekleştirildi.
l - Likefaksiyon sonrası semen örneği pipetlenerek homojenize edildikten sonra
cinsel perhis sürelerine göre (2-5 günlük/ 1 saatlik) elde edilen semen
örneğinden 10 ul lam üzerine yayıldı.
2- Lamlar havada kurutuldu.
3- DIFF-3 Rapid Differential Stain Kit For Haematology & Microbiology adlı
kit boyama için kullanıldı.
4- Preperatlar cam şale içinde 1-2 saniye sürecek şekilde 5 kez fikşatife
daldırıldı.
5- 1 saniye süreyle Solüsyon A'ya 2-3 kez batırıldı.
6- 1 saniye süreyle Solüsyon B'ye 2-3 kez batırıldı.
7- Boyanan preperatlar distile suda yıkandı.
33
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 41
|
|
Fotoğraf 17: Filmin başrol oyuncusu, yapımcı ve yönetmeni ...
Fotoğraf 18: Hazırlanan ışıkla öz çekim ...
24
|
_page_33_Picture_3.jpeg)
Fotoğraf 19: Kamera crane'e yerleştirildi, öz çekim…
 Bu analızde Human Total Antioxidant Status Elisa KİT
kullanıldı.
1. Dondurulan semen örnekleri oda sıcaklığında çözüldü.
2. Standart kuyuva 50ul standart eklendi. Standart çözelti biyotinlenmis
antikorlar içerdiğinden, standart kuyuya antikor eklenmedi.
3. Numune kuyularına 40ul semen numunesi eklendi.
4. Numunelerin üzerine 10ul anti-TAS antikorları eklendi.
5. Numune kuyularına ve standart kuyucuklara 50ul streptavidin-HRP ilave
edildi.
6. Plaka bir kapatıcı ile örtüldü. 37°C'de 60 dakika inkübe edildi.
7. 7.Kapatıcı çıkarıldı ve plaka yıkama tamponu ile 5 kez yıkandı. Her yıkama
için 30 saniye ila 1 dakika süreyle en az 0,35 ml yıkama tamponu ile kuyular
ıslatıldı. Otomatik yıkama için tüm kuyular aspire edildi ve yıkama
tamponuyla 5 kez yıkandı. Plaka kağıt havlu ile üzeri kurulandı.
8. Her kuyucuğa 50ul substrat solüsyonu A eklendi ve ardından her kuyuya 50ul
substrat solüsyonu B eklendi. Yeni bir kapatıcı ile kaplanmış plak 37°C'de 10
dakika karanlıkta inkübe edildi.
9. Her kuyucuğa 50ul durdurma solüsyonu eklendikten sonra mavi renk hemen
sarı renge döndü.
10. Durdurma solüsyonunu ekledikten sonra 10 dakika içinde 450 nm'ye
ayarlanmış bir mikroplaka okuyucu kullanarak her kuyunun optik yoğunluğu
(OD değeri) belirlendi.
37
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 45
|
|
İNSANSI YARATIK:
Fotoğraf 3. 4: İnsansı yaratığın fotoğrafları ...
İnsansı yaratık, hayal ürünü bir karakter olup doğaüstü güçlere sahiptir.
Cinsiyet ...................................... Erkek.
Yaş .... ................. 30-40 yaş.
Boy .............................. 170-190 cm.
Kilo ................................... 70-90 kg.
1.7. Mekân Analizi
Korku, mekânlarıyla özdeşleşmek zorunda olan bir film türdür. Bu yüzden de
filmin başarısı için seçilecek mekânların önemi çok büyüktür. Bana filmimin çekimi için
gerekli olan mekânın özellikleri; ıssız, yaşamayan, büyük bir binaydı. Yazmış olduğum
senaryoya uygun bir mekân arayışına girdim. Böylelikle oluşturacağım çekim
senaryosuna adapte edebilecektim. Uzunca bir süre yapılan araştırmalar sonucunda bir
yönetmen arkadaşımın tavsiyesi üzerine Beykoz'un ıssız bir mahallesinde bir mekâna
gittik: 1940lardan kalma, eskiden hastane olarak kullanılan bir ilkokuldu. Binayı biraz
dolaştıktan sonra mekânın film için oldukça uygun olduğunu gördüm ve KAPININ ARDI
filmini burada çekmeye karar verdim.
11
|
_page_20_Picture_1.jpeg)
Fotoğraf 3, 4: İnsansı yaratığın fotoğrafları…
İnsansı yaratık, hayal ürünü bir karakter olup doğaüstü güçlere sahiptir.
Cinsiyet……………..: Erkek.
Yaş………………….: 30-40 yaş.
Boy……………….....: 170-190 cm.
Kilo………………….: 70-90 kg.
#### **1.7. Mekân Analizi**
<span id="page-20-0"></span>Korku, mekânlarıyla özdeşleşmek zorunda olan bir film türdür. Bu yüzden de filmin başarısı için seçilecek mekânların önemi çok büyüktür. Bana filmimin çekimi için gerekli olan mekânın özellikleri; ıssız, yaşamayan, büyük bir binaydı. Yazmış olduğum senaryoya uygun bir mekân arayışına girdim. Böylelikle oluşturacağım çekim senaryosuna adapte edebilecektim. Uzunca bir süre yapılan araştırmalar sonucunda bir yönetmen arkadaşımın tavsiyesi üzerine Beykoz'un ıssız bir mahallesinde bir mekâna gittik: 1940lardan kalma, eskiden hastane olarak kullanılan bir ilkokuldu. Binayı biraz dolaştıktan sonra mekânın film için oldukça uygun olduğunu gördüm ve KAPININ ARDI filmini burada çekmeye karar verdim.
#### OKUL DIŞ**:**
 TEZİN KONUSU VE AMACI .....................................................................................................................................................
B_TEZİN YÖNTEMİ...............................................................................................................................................................
BİRİNCİ BÖLÜM
1. ARASTIRMA VE ÇEKİM ÖNCESİ SÜREÇ ...........................................................................................................................................
1.1. Korku Filmi .............................................................................................................................................................
1.2. Öykünün Ortaya Çıkışı ...................................................................................................................................................
1.3. Sinopsis ................................................................................................................................................................
1.4. Tretman .................................................................................................................................................................
1.5. Senaryo .................................................................................................................................................................
1.6. Karakter Analizi.........................................................................................................................................................
1.7. Mekân Analizi............................................................................................................................................................
1.8. Kostüm Analızi ..........................................................................................................................................................
1.9. Çekim Senaryosu .........................................................................................................................................................
İKİNCİ BÖLÜM
1. ÇEKİM SÜRECİ ..............................................................................................................................................................
1.1. Yapım süreci ............................................................................................................................................................
1.2. Prodüksiyon Listesi .....................................................................................................................................................
1.2.1. Sanat Listesi .........................................................................................................................................................
1.2.2. Kostüm Listesi ........................................................................................................................................................
1.2.3. Kamera Listesi ........................................................................................................................................................
1.2.4. İşık listesi ..........................................................................................................................................................
iv
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 7
|
|
14/02/2020
TEZ ETİK BEYANI
Yüksek Lisans Tezi olarak sunduğum "ARDUINO İle Çalışan Çok
Fonksiyonlu Robot" başlıklı bu çalışmayı baştan sona kadar danışmanım Dr.
Öğretim Üyesi Ülviye HACIZADE 'ın sorumluluğunda tamamladığımı,
verileri/örnekleri kendim topladığımı, deneyleri/analizleri ilgili laboratuvarlarda
yaptığımı/yaptırdığımı, başka kaynaklardan aldığım bilgileri metinde ve
kaynakçada eksiksiz olarak gösterdiğimi, çalışma sürecinde bilimsel araştırma ve
etik kurallara uygun olarak davrandığımı ve aksinin ortaya çıkması durumunda
her türlü yasal sonucu kabul ettiğimi beyan ederim.
Cihan Aksu
(İmza)
| null |
/content/thesis/650669.pdf
| 4
|
|
EK-2
LÜTFEN BU DÖKÜMANI DİKKATLİCE OKUMAK İÇİN ZAMAN AYIRINIZ
Sayın ........................................................................................................................................................................
Sizi Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tüp Bebek Merkezi "Kısa
abstinens süresivle ardısık ejakulasyonun soem kromatin bütünlüğü ve antioksidan
aktiviteye etkisi" başlıklı araştırmaya davet ediyoruz. Bu araştırmaya katılıp
katılmama kararını vermeden önce, araştırmanın niçin ve nasıl yapılacağını, bu
araştımanın gönüllü katılımcılara getireceği
büyük önem taşımaktadır. Aşağıdaki bilgileri dikkatlice okumak için zaman ayırınız.
İsterseniz bu bilgileri aileniz, yakınlarınız ve/veya doktorunuzla tartışınız. Eğer
anlayamadığınız ve sizin için açık olmayan şeyler varsa, ya da daha fazla bilgi
isterseniz bize sorunuz. Katılmayı kabul ettiğiniz takdirde, gerekli yerleri siz,
doktorunuz ve kuruluş görevlisi bir tanık tarafından doldurup imzalanmış bu formun
bir kopyası saklamanız için size verilecektir.
Araştırmaya katılmak tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır.
Çalışmaya katılmama veya katıldıktan sonra herhangi bir anda çalışmadan çıkma
hakkında sahipsiniz. Her iki durumda da bir ceza veya hakkınız olan yararların kaybı
kesinlikle söz konusu olmayacaktır.
Araştırma Sorumlusu
Doc.Dr. Berrin AVCI
Araştırmanın Amacı: Cinsel perhiz süresindeki farklılıkların sayısal, yapısal ve
fonksiyonel olarak sperm kaltesine etkisini değerlendirmek amaclandı.
İzlenecek Olan Yöntem ve Yapılacak İslemler:
Eiakülat örneklerinin alınma zamanı
Esine vumurta toplama islemi yapılacak hastalardan:
1.grubu oluşturmak üzere; eşinize yumurta toplama işlemi yapılacağı günden bir gün
önce sizden (2-5 günlük cinsel perhiz süresine sahipken) ilk ejakülat örneği
mastürbasyon yoluyla alınacaktır. Yumurta toplama gününde (24 saatlık cinsel
perhiz süresine sahipken) ikinci ejakülat örneği alınacaktır.
2.grubu oluşturmak üzere: esinize vumurta toplama işlemi yapılacağı gün sizden (2-
5 günlük cinsel perhiz süresine sahipken) ilk ejakülat ömeği mastürbasyon yoluyla
alınacaktır. İlk örneğin verilidiği saatten bir saat sonra ikinci eiakülat örneği
alınacaktır.
୧୫
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 76
|
|
Fotoğraf 15: Ekip dış çekime hazırlanırkken ...
Fotoğraf 16: Ekip set fotoğrafı ...
23
|
_page_32_Picture_3.jpeg)
Fotoğraf 17: Filmin başrol oyuncusu, yapımcı ve yönetmeni…
. Semen numunelerinin güvenilir yorumu için
2-7 günlük abstinens süresinin olması istenir. Çünkü semen hacmi, sperm
konsantrasyonu ve ejakulattaki toplam sperm sayısı, ilk 24 saatte belirgin olacak
şekilde, 4-10 güne kadar artan abstinens süresine bağlı olarak göreceli şekilde artar.
Bununla birlikte yapılan çalışmalarda 24 saatlik abstinens süresi sonrası verilen
ejakütta sperm motilite ve morfolojisinde iyileşme sağlandığı görülmüştür
(Francavilla ve ark.,2007; Jørgensen ve ark.,2001; Jørgensen ve ark.,2012;Lehavi ve
ark., 2014; Levitas ve ark., 2005; Makkar ve ark ., 2001. Mortimer ve ark ., 1982).
Normozoospermik örneklerde semen parametrelerinin artan abstinens süresi ile
birlikte iyileştiği, ancak oligozoospermik örneklerde konsantrasyon, motilite ve
morfolojinin abstinens süresi azaldıkça artış gösterdiği vurgulanmıştır (Bahadur ve
ark., 2015; Levitas ve ark., 2005). Testiste spermatositogenez ve mayoz bolünmenin
tamamlanmasıyla birlikte, Spermatozoa intratestiküler duktuslardan ekstratestiküler
duktuslara geçer ve ejakulasyona kadar epididimiste depolanır (Cooper ve
ark., 1993). Uzun abstinens süresi, epididimiste depolanma sürecinde anormal
spermatozoa sayısının ve granülositler tarafından üretilen reaktif oksijen
radikallerinin (ROS) artışına sebep olur. ROS artışı sperm kromatin kondansasyon
anomalilerine ve sperm DNA'sında kırıklara neden olur (Agarwal ve ark.,2009;
Donatella ve ark..2019). İnfertil erkek semeninde lökositler ve matürasyonunu
tamamlamamış, anormal veya ölü spermatozoalar seminal sıvıda ROS artışının iki
ana sebebidir (Fujii ve ark., 2003). Bu nedenle sperm DNA fragmantasyonu ve
abstinens süresi arasında anlamlı pozitif ilişki olduğu düşünülmektedir (Gosalvez ve
ark., 2011; Richthoff ve ark., 2002). Ejakülatta hücrenin reaktif oksijen türleriyle
uyarılmasını sağlayan lipit peroksidasyonundan koruyan antioksidanlar da mevcuttur
(Sharmave ark., 1996). İdiyopatik infertil erkek popülasyonunda antioksidan
kapasitenin fertil olgulardan daha düşük olduğu gösterilmiştir (Agarwal ve ark.,
2006). Bununla birlikte abstinens süresinin hem de ileri sperm
parametreleri üzerindeki etkisine, antioksidan kapasite üzerine etkisine yönelik fikir
birliği sağlanmış değildir (WHO, 2010).
1
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 9
|
|
Matilsky ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışma da, artan cinsel perhiz süreleri ile
sperm sayısı ve semen volümün arttığı gözlenmiştir (Matilsky M. ve ark.,1993).
Yapılan farklı çalışmalarda da benzer şekilde uzun cınsel perhis süresinin, semen
hacmini ve sperm konsantrasyonunu arttıracağı gösterilmiştir.
Sürenin uzamasının özellikle sperm hareketliliği üzerinde olumsuz
etkilerinin olabileceği vurgulanmıştır (De Jonge ve ark.,2004;Magnus ve ark.,1991)
Bundan farklı olarakartmış cinsel perhis sürelerinin sperm konsantrasyonu düşük
erkeklerin yararına olduğunu söylenmektedir. Çünkü sperm, epididimiste yedi gün
yeva daha fazla cinsel perhiz döneminde depolanarak birikir. Diğer taraftan, sperm
konsantrasyonu yüksek olan erkeklerde sperm kanalları üç gün veya daha kısa bir
süre içinde muhtemelen dolu olduğu için uzun cinsel perhiz aralıkları fayda yerine
zarar getirebilir (Amann, 2009).
çalışmalarda, DNA fragmantasyonu ve perhiz süreleri ilişkisini
Eski
değerlendirildiğinde net standart perhiz süresi belirlenememiştir (Oldereid ve
ark., 1984; Le Lannou ve ark., 1986). Son yıllarda yapılan çalışmalarda ise kısa
abstinens süresi ile iyi kalitede sperm DNA'sının ilişkilendirildiği belirtilmiştir
(Gosálvez J. ve ark.,2011; Pons I. ve ark.,2013) Reaktif oksijen radikalleriyle ilgili
olarak, ejakulasyon sıklığının artması ile oksijen radikallerine maruziyetin azaldığı
sperm fonksiyonları ve viabilitesinin arttığı öngörülmüştür (Marshburn ve ark.,
2010).
2.8. SPERM HAZIRLAMA TEKNİKLERİ
Temel olarak 3 ana sperm hazırlık yöntemi vardır; Basit yıkama yöntemi, direkt
yüzdürme tekniği yöntemi (swim-up) ve kesintili dansite gradyanları yöntemi.
2.8.1. Basit yıkama
Bu yöntem yüksek miktarda sperm eldesi sağlar. Semen numunelerinin kalitesi
iyiyse basit yıkama yöntemi yeterli olur. Semen numunesi iyice karıştırıldıktan sonra
semen numunesi ve kültür medyumu 1:2 oranında seyreltilir. Seyreltilen süspansiyon
santrifüj tüpüne alınır. 5 ile 10 dakika arasında 300-500 g'de santrifüjlenir. Üst
tarafta kalan seminal plazma atılır.
26
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 34
|
|
1.6. Karakter Analizi
NİLGÜN HANIM:
Fotoğraf 1, 2: Kahramanımız Nilgün Hanımın fotoğrafları ...
Nilgün Hanım, Beykoz yetimhanesinde öğretmen olarak çalışan orta yaşlarda bir
kadındır. Nilgün Hanımın hayatı, iş ve ev arasında sıkışmıştır, iç dünyasından ötürü yalnız
kalmaktan, dini ve metafizik unsurlardan korkmaktadır. Özellikle nöbetçi olarak kaldığı
yetimhanede sikıntılı geceler yaşamaktadır.
Cinsiyet: Kadın
Yaş ..........................................................................................................................................................................
Boy ..................................................: 150-160 cm.
Kilo ..............................................................: 50-60 kg.
Saç rengi ..........................................: Koyu kahve rengi.
Göz rengi .....................................: Kahve rengi.
Görünüş ......................................................................................................................................................................
Fiziksel sağlık..........................: Fiziksel bir problemi yok.
Psikolojik sağlık ............................................................................................................................................................
metafizik varlıklara korkusu var.
Eğitim ...........................................: Üniversite mezunu bir öğretmen.
10
|
_page_19_Picture_2.jpeg)
Fotoğraf 1, 2: Kahramanımız Nilgün Hanımın fotoğrafları…
Nilgün Hanım, Beykoz yetimhanesinde öğretmen olarak çalışan orta yaşlarda bir kadındır. Nilgün Hanımın hayatı, iş ve ev arasında sıkışmıştır, iç dünyasından ötürü yalnız kalmaktan, dini ve metafizik unsurlardan korkmaktadır. Özellikle nöbetçi olarak kaldığı yetimhanede sıkıntılı geceler yaşamaktadır.
Cinsiyet: Kadın
Yaş…………………………….….: 35-40 yaşları arası.
Boy……………………………….: 150-160 cm.
Kilo……………………………….: 50-60 kg.
Saç rengi……………………...…..: Koyu kahve rengi.
Göz rengi……………………...….: Kahve rengi.
Görünüş………………………......: Sıradan, orta yaşlarda, tipik bir Türk kadını.
Fiziksel sağlık……….……………: Fiziksel bir problemi yok.
Psikolojik sağlık……….………....: Yalnızlığa, karanlığa, kapalı alana ve
metafizik varlıklara korkusu var.
Eğitim……………………………..: Üniversite mezunu bir öğretmen.
#### İNSANSI YARATIK:
. Oksidatif stres, spermin lipid ve protein yapılarına, DNA'sına zarar
vermektedir (Aitken ve ark., 2016; Gavriliouk ve ark., 2015;).
Sperm hücrelerinin bu tür hasarı onarmak için kendi savunma mekanizmaları vardır
ve bu mekanizmalar başarısız olduğunda üretilen reaktif oksijen türleri (ROS) ile
toplam antioksidan kapasite (TAC) arasında bir dengesizlik oluşur (Aitken ve ark.,
2016). ROS üretimi ve TAC arasındaki dengesizlik sonucunda oluşan yüksek
sevivelerdeki oksidatif stres, sonucta sperm cekirdeğindeki DNA'ya zarar verir:
erkek germ hücre hattındaki DNA hasarının ağırlıklı olarak oksidatif stresle
indüklendiği ve bu hasarın bu tür strese karşı spermin savunmasızlığını yansıttığı
düşünülmektedir (Aitken ve ark.,2017).
Yapılan çalışmalarda, rutinde kabul gören 4 günlük cinsel perhiz ile
karşılaştırıldığında, kısa abstinens (1 gün) süresi ile total antioksidan kapasite
arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (Marshburn ve
ark ., 2014).
Abstinens süresinin, epididim veya diğer yardımcı genital bezlerinin ROS ortamı
üzerinde etkisi olduğu bilinmektedir. Abstinens süresini kısaltarak epididim veya vas
deferenste yaşlı sperm nüfusu azaltılabilir. Böylelikle ROS oluşumuna sebep olan ölü
ve anomalili sperm kaynağının önüne geçilerek TAC'ın koruyucu etkisini azaltılır
(Marshburn ve ark.,2014). Bizim çalışmamızda da 2-5 günlük cinsel perhis süresinin
1 saatlik cinsel perhis süresine göre karşılaştırıldığında total antioksidan kapasitenin
l saatlik grupta daha düşük olduğu, ancak gruplar arasında anlamlı bir fark
oluşturmadığı görülmüştür. Çalışmada örneklem şayışının az olması nedeniyle
istatistiksel anlamlılığın elde edilemediği düşünülmüştür.
Bu çalışmada sperm fonksiyonu ve klinik etkinliği üzerine bir değerlendirme
yapılmamakla birlikte, literatürde klinik anlamda baktığımızda oligozoospermik
olgularda kısa abstinens sonrası elde edilen spermlerden elde edilen embriyolarda
anöploidi oranının daha düşük olduğu raporlanmıştır (Scarselli ve ark.,2019).
રૂડે
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 61
|
|
2.1.1.1.Testis Embriyolojisi
Embriyoner gelişimin 3. haftasında vitellus kesesinin endoderminde primordiyal
germ hücreleri görülür. Gelişimin 5. haftasında primordiyal germ hücreleri embriyon
diskinde gonadlar gelişeceği bölgeye göç ederler. Böylelikle gonadların gelişimi
uyarılır. Gelişimin başlangıcında ovaryum ve testisinin morfolojik yapısı birbirine
benzer görünümdedir. Bu sürece farklılaşmamış gonad adı verilir. Gonadların erkek
ya da dişi olma özellikleri 7. haftadan sonra belirlenir. Y kromozomunda bulunan
SRY geninin ürünü olan testis belirleyici faktör (TDF) gonadlarda testis oluşumunda
önemli rol üstlenir. TDF'ün etkisiyle primitif cinsiyet kordonları gelişir. Puberteye
kadar testis kordları olarak adlandırılır ve puberte de seminifer tübüllere dönüşür.
Mezonefrozdan testise göç eden mezenkimal hücreler Leydig hücrelerine farklılaşır.
Leyding hücreleri mezenkimal kök hücrelerin kökenini oluşturur. Gestasyonel
dönemin 8. Haftasında Leydig hücrelerinden testesteron salınımı başlar. Testosteron
salınımı epididimis vaz deferens ve aksesuar bezlerin oluşumunu sağlar (Ikeda ve
ark., 1996). Sertoli hücreleri anti mullerian hormon (AMH) oluşumunu sağlarlar (Lee
ve ark., 1993).
2.1.1.2.Testis Histolojisi
Testis ekzokrin ve endokrin yapıda bileşik tübüler bir bezdir. Testis ekzokrin olarak
aktif holokrin salgı yapar. Aktif holokrin salgı ürünü, spermium ve spermatozoa
üretimidir. Endokrin olarak ise androjen sentezler
Testis üç tabakadan oluşur (Şekil 2). En dış tabakasında tunika vajinalis yer alır. Orta
tabakayı tunika albuginea oluşturur. İç tabaka da ise tunika vaskuloza yer alır (Kuruş,
2020). Tunika vajinalis tek katlı mezotelyal hücrelerle döşelidir. Preparatlarda tunika
vajinalis ayırt edilemez.
Preparatlarda en net tunika albuginea tabakası ayırt edilir. Tunika albuginea tabakası
yoğun bir fibroelastik bağ dokusundan oluşur (Eşrefoğlu, 2004). Tunika albuginea
testisin arka yüzünde kalınlaşarak mediyastinum testisi oluşturur. Tunica albuginea
ince bağ dokusu uzantıları sahiptir. Bu uzantılar sayesinde testis lob ve lobüllere
ayrılmaktadır.
4
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 12
|
|
ÖNSÖZ
‘'KAPINI ARDI'' adlı bu projeme baktığımda, almış olduğum eğitim sayesinde
böyle bir projenin ortaya çıkması beni oldukça mutlu etmektedir. Projemde; çekim öncesi,
çekim, çekim sonrası desteğini esirgemeyen tüm ekip ve oyuncu arkadaşlarımın
emeklerine ve yüreklerine sağlık. Yüksek lisans eğitimim süresince bana sinema ve
televizyon alanında, seviyemi yükseltmeme yardımcı olan tüm öğretmenlerime teşekkürü
bir borç bilirim ve bu proje boyunca bana yol gösteren tez hocam Dr. Öğ. Üyesi Cengis
Asiltürk'e çok teşekkür ederim.
Sait Ali DEMİR
iii
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 6
|
|
T.C.
BURSA ULUDAĞ
ÜNİVERSİTESİ
SAĞLIK BİLİMLERİ
ENSTİTÜSÜ
TIP FAKÜLTESİ
HİSTOLOJİ ANABİLİM DALI
KISA ABSTİNENS SÜRESİYLE ARDIŞIK EJAKÜLASYONUN
SPERM KROMATİN BÜTÜNLÜĞÜ VE
ANTİOKSİDANAKTİVİTEYE ETKİSİ
Seda IŞIKLAR
(YÜKSEK LİSANS TEZİ)
DANIŞMAN:
Doç.Dr. Berrin AVCI
BURSA-2021
|
_page_1_Picture_2.jpeg)
# **KISA ABSTİNENS SÜRESİYLE ARDIŞIK EJAKÜLASYONUN SPERM KROMATİN BÜTÜNLÜĞÜ VE ANTİOKSİDANAKTİVİTEYE ETKİSİ**
**Seda IŞIKLAR**
**(YÜKSEK LİSANS TEZİ)**
**DANIŞMAN:**
**Doç.Dr. Berrin AVCI**
**BURSA-2021**
# **T.C. BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ**
# **ETİK BEYANI**
<span id="page-2-0"></span>Yüksek Lisans tezi olarak sunduğum "**Kısa abstinens süresiyle ardışık ejakülasyonun sperm kromatin bütünlüğü ve antioksidan aktiviteye etkisi**" adlı çalışmanın, proje safhasından sonuçlanmasına kadar geçen bütün süreçlerde bilimsel etik kurallarına uygun bir şekilde hazırlandığını ve yararlandığım eserlerin kaynaklar bölümünde gösterilenlerden oluştuğunu belirtir ve beyan ederim.
> **Seda IŞIKLAR Tarih ve İmza**
# <span id="page-3-1"></span>**TEZ KONTROL ve BEYAN FORMU**
<span id="page-3-3"></span><span id="page-3-2"></span>05/07/21
# <span id="page-3-0"></span>**Adı Soyadı**: Seda IŞIKLAR
**Anabilim Dalı**: Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı
**Tez Konusu**: Kısa abstinens süresiyle ardışık ejakülasyonun sperm kromatin bütünlüğü ve antioksidan aktiviteye etkisi
| ÖZELLİKLER | UYGUNDUR | UYGUN DEĞİLDİR<br>AÇIKLAMA |
|----------------------------|----------|----------------------------|
| Tezin Boyutları | | |
| Dış Kapak Sayfası | | |
| İç Kapak Sayfası | | |
| Kabul Onay Sayfası | | |
| Sayfa Düzeni | | |
| İçindekiler Sayfası | | |
| Yazı Karakteri | | |
| Satır Aralıkları | | |
| Başlıklar | | |
| Sayfa Numaraları | | |
| Eklerin Yerleştirilmesi | | |
| Tabloların Yerleştirilmesi | | |
| Kaynaklar | | |
# **DANIŞMAN ONAYI**
**Unvanı Adı Soyadı:** Doç.Dr. Berrin AVCI
**İmza:**
<span id="page-4-0"></span>
| ETİK BEYAN II | |
|-----------------------------------------|-----|
| KABUL ONAY | III |
| TEZ KONTROL ve BEYAN FORMU IV | |
| UYGUNDUR IV | |
| UYGUN DEĞİLDİR IV | |
| AÇIKLAMA IV | |
| İÇİNDEKİLER V | |
| TÜRKÇE ÖZET VII | |
| İNGİLİZCE ÖZET IX | |
| 1.GİRİŞ 1 | |
| 2. GENEL BİLGİLER<br>4 | |
| 2.1. ERKEK ÜREME SİSTEMİ 4 | |
| 2.1.1. Testis 4 | |
| 2.1.1.1.Testis Embriyolojisi 5 | |
| 2.1.1.2.Testis Histolojisi 5 | |
| 2.1.1.2.1. SeminiferTübüller<br>7 | |
| 2.1.1.2.2.İnterstisyel Alan 11 | |
| 2.1.1.2.3. Kan-Testis Bariyeri 11 | |
| 2.1.1.2.4. İntratestiküler Kanallar 11 | |
| 2.1.2. Ekstratestiküler Kanallar 12 | |
| 2.1.2.1.Duktuli Efferentes 12 | |
| 2.1.2.2. Duktus Epididimis 12 | |
| 2.1.2.3.Duktus Deferens 12 | |
| 2.1.2.4. Duktus Ejakülatoryus 13 | |
| 2.1.3.Yardımcı Genital Bezler 13 | |
| 2.1.3.1.Vesikula Seminalis 13 | |
| 2.1.3.2. Prostat 13 | |
| 2.1.3.3. Bulboüretral Bezler 13 | |
| 2.1.4. Penis 14 | |
| 2.2. RUTİN SEMEN ANALİZİ 14 | |
| 2.2.1.Makroskobik Değerlendirme 16 | |
| 2.2.2.Likefaksiyon 16 | |
| 2.2.3. Viskozite 16 | |
| 2.2.4. Semen hacmi 16 | |
| 2.2.5. Semen pH Değeri 17 |
|--------------------------------------------------------------------------------|
| 2.2.6. Sperm Motilitesi 17 |
| 2.2.7. Sperm Vitalitesi 17 |
| 2.2.8. Sperm Sayısı 17 |
| 2.2.9. Semen Mikroskobik İnceleme 18 |
| 2.3. SPERM DNA BÜTÜNLÜĞÜ 20 |
| 2.3.1.Sperm Kromatin Bütünlüğü 21 |
| 2.3.2. Sperm DNA Hasarı ve ROS 21 |
| 2.3.3. Sperm DNA Hasarı ve Apoptozis 21 |
| 2.3.4.Kromozomal Aberasyonlar 22 |
| 2.4. SPERM KROMATİNİ VE DNA ANALİZİ TESTLERİ 22 |
| 2.4.1.Sperm Kromatin Yapısı Tayini (Sperm Chromatin Structure Assay)(SCSA) 22 |
| 2.4.2.Akridin Turuncu Testi (AcridineOrange Test) (AOT) 22 |
| 2.4.3.Terminal UridineNick- End Labeling (TUNEL) Yöntemi 22 |
| 2.4.4.İn situ Nick Translasyon (NT Testi) 23 |
| 2.4.5.Halo Sperm Yöntemi-Sperm Chromatin Dispersion (SCD) 23 |
| 2.4.6.Tek Hücre Jel Elektroforezi (COMET) 23 |
| 2.4.7.Sperm Kromatin Analizi 23 |
| 2.4.7.1.Anilin Mavisi Boyama 23 |
| 2.4.7.2.Toluidine Mavisi Boyama 24 |
| 2.4.8. Reaktif Oksijen Türleri (ROS) 24 |
| 2.4.9. Reaktif oksijen radikalleri kaynakları 24 |
| 2.5. OKSİDATİF STRES 25 |
| 2.5.1.Oksidatif stresin ölçümü 25 |
| 2.6.SPERMATOZOONDA ANTİOKSİDAN SİSTEMİ 26 |
| 2.7. ABSTİNENS (CİNSEL PERHİZ) SÜRESİ VE SEMEN PARAMETRELERİ 26 |
| 2.8. SPERM HAZIRLAMA TEKNİKLERİ 27 |
| 2.8.1. Basit yıkama 27 |
| 2.8.2. Direkt yüzdürme tekniği (Swim-up) 28 |
| 2.8.3. Dansite Gradient Yöntemi 29 |
| 2.9. ÇALIŞMANIN AMACI 30 |
| 3.2.Semen Örneklerinin Eldesi 31 |
| 3.3.Hasta Grupları 32 |
| 3.4.Semen Örneklerine Uygulanan İncelemeler ve İşlemler 32 |
| 3.4.1.Spermiyogram Testi 33 |
| 3.4.2.Basit Yıkama Yöntemi ile Sperm Eldesi 33 |
| 3.4.3. Spermlerin Morfolojik Değerlendirmesi 34 |
<span id="page-6-0"></span>
| 3.4.4.Spermlerin Vitalite Değerlendirilmesi 35 | |
|---------------------------------------------------------------------------------------------------|--|
| 3.4.5. Anilin Mavisi Boyama Yöntemi 36 | |
| 3.4.6.Tunel Boyama Protokolü 36 | |
| 3.4.7 Elisa Protokolü 38 | |
| 4.BULGULAR 39 | |
| 4.1.Rutin Semen Parametreleri Sonuçları 39 | |
| 4.2.Sperm Kromatin Bütünlüğü, DNA Fragmantasyonu ve Antioksidan Aktivite Analizi<br>Sonuçları 45 | |
| 5.TARTIŞMA VE SONUÇ 50 | |
| 6.KAYNAKLAR 56 | |
| 7.SİMGELER VE KISALTMALAR 65 | |
| 8.EKLER 67 | |
| 9.TEŞEKKÜR 73 | |
| 10.ÖZGEÇMİŞ 74 | |
# **TÜRKÇE ÖZET**
Üremeye yardımcı tedavi uygulamalarında tercih edilen tedavi yaklaşımına göre semen parametrelerinin embriyoloji laboratuvarı parametrelerine ve klinik başarıya etkisi değişmektedir. Semen parametreleri abstinens süresi ve androloji laboratuvarında uygulananyıkama protokollerine göre değişmekte ve inseminasyonda kullanılacak sperm materyalinin kalitesini etkilemektedir. Bu çalışmada normozoospermik erkeklerde kısa abstinens süresinin rutin semen parametrelerine, sperm kromatin ve DNA bütünlüğüne, oksidatif strese karşı gelişen antioksidan kapasiteye etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Aynı hastadan ardışık ejakulasyonla2-5 günlük abstinens süresi sonrası (n=36) ve 1 saat abstinens süresi sonrası(n=36) alınan numuneler yıkama öncesi ve yıkama sonrası değerlendirildi.Yıkama öncesinde abstinens süresine bağlı olarak sperm volümünün ve total motil sperm sayısının kısa abstinens süresi aleyhine anlamlı olarak değiştiği, yıkama sonrasında motilitenin değişmediği, konsantrasyonun kısa abstinens grubunda anlamlı azaldığı görüldü. Abstinens süresi kısa tutulduğunda sperm kromatin hasarının ve DNA fragmantasyon oranının azaldığı, antioksidan kapasitede bir değişiklik oluşturmadığı saptandı. Bu çalışmanın sonucunda abstinens süresinin kısa tutulması sperm konsantrasyonunu ve bununla bağlantılı olarak total progressif sperm sayısını azaltmakla birlikte, normozoospermik olgularda uygulanacak üremeye yardımcı tedavi yaklaşımına göre inseminasyonda kromatin ve DNA bütünlüğü açısından daha kaliteli sperm kullanılmasına imkan sağlayacaktır. Ardışık ejakulasyon ve abstinens süresindeki kısalma aktioksidan kapasitede olumlu ya da olumsuz bir etki oluşturmamaktadır.
**Anahtar Kelimeler:** Semen analizi, sperm DNA fragmantasyonu, sperm morfolojisi, anilin mavisi, total antioksidan kapasitesi
# **İNGİLİZCE ÖZET**
# <span id="page-8-0"></span>**The effect of sequential ejaculation with short abstinence time on sperm chromatin integrity and antioxidant activity**
The effect of semen parameters on embryology laboratory parameters and clinical successvaries according to the preferred treatment approach in assisted reproductive therapy. Inthisstudy, it was aimed to evaluate the effect of short abstinence period on routine semen parameters, sperm chromatinand DNA integrity, antioxidant capacity against oxidative stress in normozoospermic men. Samples taken from the same patient after 2-5 days of abstinence with sequential ejaculation (n=36) and after one hour of abstinence time (n=36) were evaluated before and after washing. It was observed that the motility did not change after washing, and the concentration decreased significantly in the short abstinence group. It was determined that sperm chromatin damageand DNA fragmentation rate were reduced when the abstinence period was kept short, and no change in antioxidant capacity was observed. It will allow the use of higher quality sperm in terms of The shortening of consecutive ejaculation and abstinence times does not have a positive or negative effect on the antioxidant capacity.
**Keywords:** Semen analysis, sperm DNA fragmentation, sperm morphology, aniline blue, total antioxidant capacity
# **1.GİRİŞ**
Semenin rutin analizinde değerlendirilen parametreler olan sperm konsantrasyonu, motilitesi ve morfolojisi erkek infertilitesini tanımlamada önemli faktörlerdir (Agarwal ve ark.,2014; Barratt ,2007). Semen numunelerinin güvenilir yorumu için 2-7 günlük abstinens süresinin olması istenir. Çünkü semen hacmi, sperm konsantrasyonu ve ejakulattaki toplam sperm sayısı, ilk 24 saatte belirgin olacak şekilde, 4-10 güne kadar artan abstinens süresine bağlı olarak göreceli şekilde artar. Bununla birlikte yapılan çalışmalarda 24 saatlik abstinens süresi sonrası verilen ejakütta sperm motilite ve morfolojisinde iyileşme sağlandığı görülmüştür (Francavilla ve ark.,2007; Jørgensen ve ark.,2001; Jørgensen ve ark.,2012;Lehavi ve ark.,2014; Levitas ve ark.,2005; Makkar ve ark.,2001, Mortimer ve ark.,1982). Normozoospermik örneklerde semen parametrelerinin artan abstinens süresi ile birlikte iyileştiği, ancak oligozoospermik örneklerde konsantrasyon, motilite ve morfolojinin abstinens süresi azaldıkça artış gösterdiği vurgulanmıştır (Bahadur ve ark.,2015; Levitas ve ark.,2005). Testiste spermatositogenez ve mayoz bölünmenin tamamlanmasıyla birlikte, Spermatozoa intratestiküler duktuslardan ekstratestiküler duktuslara geçer ve ejakulasyona kadar epididimiste depolanır (Cooper ve ark.,1993). Uzun abstinens süresi, epididimiste depolanma sürecinde anormal spermatozoa sayısının ve granülositler tarafından üretilen reaktif oksijen radikallerinin (ROS) artışına sebep olur. ROS artışı sperm kromatin kondansasyon anomalilerine ve sperm DNA'sında kırıklara neden olur (Agarwal ve ark.,2009; Donatella ve ark.,2019). İnfertil erkek semeninde lökositler ve matürasyonunu tamamlamamış, anormal veya ölü spermatozoalar seminal sıvıda ROS artışının iki ana sebebidir (Fujii ve ark., 2003). Bu nedenle sperm DNA fragmantasyonu ve abstinens süresi arasında anlamlı pozitif ilişki olduğu düşünülmektedir (Gosalvez ve ark., 2011; Richthoff ve ark., 2002). Ejakülatta hücrenin reaktif oksijen türleriyle uyarılmasını sağlayan lipit peroksidasyonundan koruyan antioksidanlar da mevcuttur (Sharmave ark., 1996). İdiyopatik infertil erkek popülasyonunda antioksidan kapasitenin fertil olgulardan daha düşük olduğu gösterilmiştir (Agarwal ve ark., 2006). Bununla birlikte abstinens süresinin hem rutin hem de ileri sperm parametreleri üzerindeki etkisine, antioksidan kapasite üzerine etkisine yönelik fikir birliği sağlanmış değildir (WHO, 2010).
Bu bilgiler doğrultusunda ardışık olarak alınan semen örneklerinde abstinens sürelerindeki farklılıkların rutin semen parametreleri, kromatin bütünlüğü, DNA yapısı ve antioksidan aktiviteye etkisi karşılaştırmalı olarak değerlendirilecektir.
### **2. GENEL BİLGİLER**
### **2.1. ERKEK ÜREME SİSTEMİ**
Erkek üreme sistemi; testisler, boşaltıcı kanallar, yardımcı genital bezler ve penisten oluştuşur (Şekil 1). Testis ekzokrin ve endokrin bez özelliğine sahiptir. İntra testiküler (tubuli rekti ve rete testis) ve ekstra testiküler (duktuli efferentes, duktus epididimis, duktus deferens, duktus ejakulatorius) kanallar spermin vücut dışına iletilmesini sağlayan kanallar sistemidir. Yardımcı genital bezler vezikula seminalis, prostat ve bulbo ürethral bezlerden oluşur. Seminal sıvı genital bezlerin ürettiği salgılardan oluşmaktadır. Bu salgılar spermin beslenmesinde önemli rol üstlenirler. Penis ejakulatın vücut dışına aktarılmasından ve idrarın boşaltılmasından sorumludur (Kuruş, 2020).
. Ekipmanın pahalı olması ve kontaminasyon
riski ise limitasyonlarıdır (Kobayashi ve ark., 2001).
Total antioksidan kapasitenin ölçümü:
Dışarıdan verilen oksidatif moleküller ile inseminal plazma antioksidanları nötralize
edilerek analiz yapılır. Total antioksidan kapasitesi sıklıkla vitamin E analoğu
(Trolox) antioksidan kapasitesi ile kıyaslanarak reaktif oksijen radikalleri - total
antıoksidan kapasite (ROS- TAC) skoru olarak ifade edilen oran olarak
belirlenmektedir (Sharma ve ark., 1999).
Nitrobluetetrazolium (NBT) Oxi- Sperm yöntemi:
NBT, süperoksit anyonları ile reaksiyona girdiğinde mavi bir pigment olan
‘diformazan’ ortaya çıkaran suda eriyen sarı bir moleküldür. Semenin sahip olduğu
oksidatif stres yüküne oranla ortaya çıkan renk koyulaşması prensibine dayanan
oksidatif stres ölçüm yöntemidir (Baehner ve ark., 1976).
2.6.SPERMATOZOONDA ANTİOKSİDAN SİSTEMİ
Antioksidan savunma mekanizmaları hem intraselülar hem de ekstraselülerdir. Bazı
serbest radikaller bu antioksidanlardan kurtulup, hasara yol açabilmektedirler
(Halliwell ve ark,1999; Sikka ve ark, 2004). Seminal plazmada ki antioksidan
kapasite belirlenmesinde katalaz ve total antioksidan kapasite (TAK) ölçümü
önemlidir (Khosrowbeygi ve ark, 2004).
2.7. ABSTİNENS (CİNSEL PERHİZ) SÜRESİ VE SEMEN
PARAMETRELERİ
Abstinens süresiWHO kılavuzunda yer alan bir parametredir. Dünya Sağlık Örgütü,
2-7 aralığındacınsel perhis önermektedir (WHO, 2010)
25
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 33
|
|
Kısa Abstinens Süresiyle Ejakulasyonun Ardışık Ejakulasyonun Sperm Kromatin
ARAŞTIRMANIN AÇIK ADI
Bütünlüğü ve Antioksidan Aktiviteye Etkisi
Karar No: 2020-18/18
Tarih: 14 Ekim 2020
Yukarda bayıuru bilgileri verilen araşıma başvuru dosyası ve ilgili belgeler araşırmanın gerekçe, ama;
yaklaşım ve yöntemleri dikkate alınarak değerlendirildi
KARAR
1-Araştırmanın başvuru desyasında belirtilen merkezlerde yapılmasının uygun olduğuna, ilgili kurumlardan alınacak
BİLGİLERİ
izin yazılannın kurulumuza iletilmesine.
2-Azayormanın yürütülmesi sırasında Etik kurul kaşesi bulunan "Oram" formlarının kallanılması ve bu forman
çalışmaya katılan gönüllülere çalışma hakkında sözlü bilgi verilmesi sonrasında eksiksiz bir şekilde doldurulmasına.
3-Araştırmanın başlama tarihinin bildirilmesi ve araşırma tamamlandığında özet bir sonuç esporunun hazırlanarak
kurulumuza iletilmesine,
++Araşırma protokolünde ve başvaru formunda yapılacak türn değişiklikler için Etik Kuruldan izin alınması
gerektiğinin sorumlu araşırıcılara iletilmesine toplarınıya katılan etik kurul üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar
were mister
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KLİNİK ARAŞTIRMALAR ETİK KURULU
CALISMA FRASI
İlaç ve Biyolojik Orûnlerin Klinik Ara
rmaları Hukkında Yönetmelik. İyi Kılinik Uyguları Kılavusunu
BAŞKANIN UNVANIJADI SOYADI
| Prof. Dr Mustafa HACIMIUSTAFAOGLU
CYELER
Uzmanlık Manı
I avana Uda Soyada
Kurumu
Cinsivel
Arnstorna ile
Kation "
Historial
Phot De Vasuria HACIDAUSTAFAFAOGLI
10.11
Çocuk Sajitir us
Cook
× ■
KO
10
H (2)
1 37
HD
STATE
AD
PHODE PARTEAS AQUAN MOODE
Anesacelyoloji
Аленсфон
ាប
េ ប្រ
10
80 00
187
Broken Va
HO
Reanomanone AD.
ZANTILE MARK MALLA
Tabi Famalade
Famakalaii
1100
× 0
11 22
« ஐ
= □
takadopi AD
E Sappar Ad
Doc Dr.Alpardin TURKAN
Hak Sallals
ា កោ
KO
=
= 图
1 20
19 0
Half Sa
U (UTF.
A. Sajága v
Çocak Sajibir na
Dog Dr Hill (with
Co
==
K 00
10
= (2)
1: 27
10
Havishi Jan AD
Dic Dr Hasan ARI
Cyc
oa Yikodi Thisin EAH
Katilyoloji Khuji
6
Kordbokili
1. 20
к (п
0
= 22
୍ର ପ୍ରେ
= □
Doc Dr Kadan HI 18841.
Bana Yaksek Bisas E.U.
Biyokinya
Biyokinty in
ាន
× 0
C
= 0
6 2
==============================================================================================================================================================================
Dellar Ognerin Cyesi Cipitem Mine TILMA
(ya
Hukak
LC. Mallad, Fakilliere
==
× (2)
R 0
= [3]
20
H 0-2
Delove Oldretim Cupsi Engin SAGOLEA
Пособса А.П.
Direttails
1: 27
K □
ាប
H 图
10
3
14 00
I an Tanba
Doksor Olyetim Uyesi Sceer URER KAFA
Tip Tanks ve Enk AD
ne Enk
0
x
14
0
။ ဩ
12
= =
belen MIG Al
results consist
150
Serheit Models
K DO
= ( ( )
। তা
រ បា
1.44
La 14-1
Sayfa 2
67
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 75
|
|
Arduino ile Çalışan Çok Fonksiyonlu Robot
ORIJINALLIK RAPORU
0/0
0/0
BENZERLIK ENDEKSI
INTERNET
YAYINLAR
Öğrenci ödevleri
KAYNAKLARI
BIRINCIL KAYNAKLAR
ubmitted to Halic Üniversitesi
%
lárenci Odevi
www.turksan.com
0/3
2
İntemet Kaynağı
Submitted to TechKnowledge Turkey
% 1
3
Oğrenci Odevi
% T
Submitted to Afyon Kocatepe University
N
Oğrenci Odevi
robelart.com
0/0
5
Internet Kaynağı
www.uakb.org
0/0
6
Internet Kaynağı
www.ikaya.net
0/0
7
Internet Kaynağı
dergipark.org.tr
0/0
8
Internet Kaynağı
Submitted to Trakya University
-0/0
9
Oğrenci Odevi
r. Oğretini Uyes
Moture HOCIZA
| null |
/content/thesis/650669.pdf
| 3
|
|
Tubuli Rekti: Kıvrımlı seminifer tübüller mediastıkça düzleşirler.
Düzleşen bu kanala tubuli rekti denir. Bu kanallar kısa ve dar bir yapıya sahiptir
(Bustos, 1976). Tubulu rekti epitelinde spermatogenik seriye ait hücreler bulunmaz ..
Sertoli hücrelerinden gelişen prizmatik hücreler bulundururlar. Histolojik olarak tek
katlı kübik epitel ile döşelidir (Batislam, & Başar,2004).
Rete Testis: Mediastinum testis bölgesinde bulunur. Rete testis labirent biçimli
kanalların birleşmesi ile oluşur. Tubuli rekti kanalları rete testise açılır. Histolojik
olarak rete testis epiteli tek katlı kübik epitel ile döşelidir (Dym, 1972). Bu durum
seminifer tübüllerden gelen sıvı ile rete testis kanallarında ki sıvının içeriğinin farkını
oluşturur (Koskimies ve ark.,1971).
2.1.2. Ekstratestiküler Kanallar
2.1.2.1.Duktuli Efferentes
Duktuli efferentes, rete testisin açıldığı kanallardır. Duktuli efferentes prizmatik
epitel ile döşelidir. Epitel hareketsiz spermlerin epididime doğru taşınmasını
sağlayan sterosilyalı esas hücreler barındırır. Silyasız hücreler ise seminifer
tübüllerden salgılanan sıvının çoğunu geri emerler (Junqueira ve ark.,2009;
Kierszenbaum, 2002).
2.1.2.2. Duktus Epididimis
Epididimisi oluşturan kanala duktus epididimis denilir. Duktus epididimis
spermiumların depolandığı yerdir. Spermiumlar testiste üretildikleri zaman hareket
yeteneklerine sahip değildir. Spermler hareket etme yeteneğini epididimiste
depolanma sürecinde kazanırlar. Prostat salgısının eklenmesi de hareket yeteneğinde
önemlidir (Dalley & Moore, 1995; Tosun, 1998).
2.1.2.3.Duktus Deferens
Duktus epididimis kalınlaşarak duktus deferensi oluşturur. Bu kanal prostatik
üretraya doğru açılmaktadır.
11
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 19
|
|
1.4. Set Fotoğrafları
Fotoğraf 13: Görüntü yönetmeni ve fokusçu, nöbetçi öğretmen odası ...
Fotoğraf 14: Yönetmen, görüntü yönetmeni, fokusçu set fotoğrafı ...
22
|
_page_31_Picture_4.jpeg)
Fotoğraf 15: Ekip dış çekime hazırlanırkken…
 artığı
ve böylelikle sperm DNA hasarının ve dolayısıyla DNA Fragmantasyon yüzdesinin
anlamlı olarak arttığı belirtilmiştir (Agarwal ve ark.,2016; Comar ve ark.,2017).
Benzer çalışmalar, daha kısa abstinens süresinin, üremeye yardımcı tedavi
uygulamalarında sperm DNA fragmantasyonu insidansında azalmaya ve gebelik
oranlarında artışa neden olduğu raporlanmıştır (Gosálvez ve ark., 2011; Sánchez-
Martín ve ark., 2013 ). Bu çalışmadada, 1 saatlık cinsel perhiz süresinin 2-5 günlük
cinsel perhiz süresine göre DNA fragmantasyon yüzdesini anlamlı olarak azalttığı
tespit edilmiştir. Kısa abstinens süresi, I. ve II. mayozunu tamamlamış spermin
epididimiste depolanması sırasında granülositler tarafından üretilen reaktif oksijen
türlerinin (ROS) toksik etkilerine daha az maruz kalma ile ölü hücre
konsantrasyonunun azalması ve daha genç bir sperm popülasyonu ile sonuçlandığı
raporlanmıştır (Du ve ark.,2010). Ardışık ejakulasyonlarda sürenin kısa olması
spermlerin epididimisten geçişini hızlandırır ve sonuç olarak sperm ROS'un zararlı
etkilerine daha az maruz kalır. ROS tarafından oluşan oksidatif strese maruziyetin
azalması sperm kromatin bütünlüğünde bir iyileşmeye yol açar (Irvine ve ark., 2000).
Sperm kromatin hasarının değerlendirildiği bir çalışmada, abstinens sürelerine göre
2-5 güne karşı, 1 saat sonra elde edilen ejakülatlar karşılaştırılmış ve 2-5 gün
abstinens sonrası alınan ejakulat örneklerinde normal sperm kromatin yüzdesinin
daha düşük olduğu bildirilmiştir.
Çalışmada çok kısa abstinens süresine (1 saat) bizim çalışmamızda olduğu gibi yer
verilmiştir. Kısa cinsel perhis göz önüne alındığında olgun kromatin yüzdesinde 1
saatlik abstinens süresi grubunda artış olduğu vurgulanmıştır (Scarselli ve ark.,2019).
Bu yorumlar göz önüne alınarak bizim çalışmamıza baktığımızda da cinsel perhis
süresi azaldıkça sperm kromatin hasarının anlamlı olarak azaldığı bulunmuştur.
52
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 60
|
|
sigorta kutusuna ulasır. Sigorta kutusunun
etrafı ışlaktır. Nilgün Hanım kendisinden
yüksekte olan sigorta kutusunun şalterini
kapatınca koridorun yanıp sönen ışıkları
birden kararır, daha sonra salterleri
açtığındaysa ortam birden aydınlanır.
Nilgün Hanım koridorunun tüm ışıkları
yanınca rahat bir nefes alır ve sigorta
kutusunun kapağını kapatır, daha sonra
arkasına dönerek odasına yönelir, birden
okulun tüm ışıkları kararır. Nilgün Hanım
birden ürperir ve korkar, ardından ışıklar
sönmeye başlar.
tekrardan
yamp
Koridorun sonunda insansı bir yaratığın
sureti, ışık hareketlerine senkron bir
karartı halinde belirip kaybolur. Nilgün
Hanım bunu fark edince hepten gerilir.
Okulun ışıkları tekrar söner, her yer zifiri
karanlıktır ve insansı yaratık ortadan
kaybolmuştur. Nilgün Hanım gözleriyle
yaratığı aramaktadır. Tam bu sırada
arkasında bir nefes hisseder ve aniden
arkasına
döndüğünde yaratıkla
karşı
karşıya gelir.
Ses: işık yanma sönme sesleri elektrik
kaçağı sesiyle birlikte birleşir.
SAHNE 5 / NÖBETÇİ ÖĞRETMEN ODASI / İÇ / GECE
Nilgün Hanım aniden uyanır, anlarız ki
tüm bu olanlar bir rüyadan ibarettir.
Odanın ışıkları yanmaya devam etmekte
ve her şey normaldir.
Ses: ufak bir çığlık, hızlı nefes alış
verişler.
SON
9
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 18
|
|
Name and Surname : Sait Ali DEMIR
: Dr. Lecturer. Cengis ASİLTÜRK
Supervisor
Degree and Date
: Master / 2019
Major
: Cinema-TV
Key Words
: Movie, Fear, Tension, Nightmare
ABSTRACT
"BEHIND THE DOOR"
(Short Film)
Ms. Nilgūn is a teacher of the Beykoz orphanage located in a deserted area. Ms Nilgün,
during a mandatory night shift, she leaves the lights open because of the deserted and
scary nature of the place and ultimately falls asleep. It was aimed to tell the audience the
fears and psychological structure that a woman could live as a result of leaving a woman
alone in such a place. While in such an environment, Mrs. Nilgün begins to have
nightmares in her sleep. We understand that she faces her fears in her dreams, When he
wakes up, we realize that everything is fine, but the nightmare he has seen has taken the
influence of Nilgün as a very realistic way. In this Movie are trying to convey the message
of psychological destruction caused by fears by using cinematic tools effectively.
ii
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 5
|
|
l. Likefaksiyon sonrası semen örneği pipetlenerek homojenize edildikten
sonra cinsel perhis sürelerine göre (2-5 günlük/ 1 saatlik) elde edilen
semen örneğinden 10 ul lam üzerine yayıldı.
2. Yayma (smear) yapılan preparatlar havada kurutulup, oda sıcaklığında
%90'lık methanol içinde 30 dakika fikse edilip kurutuldu.
3. Taze sulandırılmış 60 ul Proteinaz K içerisinde kesitler 15 dakika oda
sıcaklığında bekletildi.
4. Distile suda 2x2 dakika yıkama işlemi gerçekleştirildi.
5. Sulandırılmış %3’lük Hidrojen Pereoksitte kesitler 5 dakika bekletildi.
6. PBS ile 2x5 dakika kesitlere yıkama işlemi yapıldı.
7. 75 ul EB solüsyonunda 20 saniye kesitler bekletildi.
8. Kesitlerin etrafındaki su toplandıktan sonra kesitlerin üzerine 55 µl Tdt
enzimi eklendi. Nemli ortamda 37°C'de 1 saat inkübatörde bekletildi.
9. Kesitler 10 dakika oda sıcaklığında Stop Wash Buffer ile inkübe edildi.
10. Kesitlerin etrafındaki su toplandıktan sonra 65 ul Anti-Digoxigenin
eklenerek nemli ortamda 30 dakika bekletildi.
11. PBS ile 2x5 dakika yıkandı.
12. Kesitlere 3-6 dakika 75 ul Peroxidan Substrat boyaması yapıldı. Optimal
boyanma zamanını saptamak için kesitler kontrol edildi.
13. Distile suda 3x1 dakika yıkama işlemi yapıldı.
14. Alkol serilerinden geçirilip kuruduktan sonra entellan ile kapatıldı.
36
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 44
|
|
8.EKLER
EK-1
Kisa Abstinens Süresinle Eiakalassonus Ardros Eiahulassonun Sperin Kromatin
ARASTIRMANIN ACIK ADI
Bütünlüğü ve Antioksidan Aktiviteye Etkisi
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi
ETİK KURULUN ADI
2011 KAEK-26
Uludağ Universitesi Tıp Fakültesi
kle Kampily
ETIK KURUI
ACIE ADRES
Nalüfer Bursa
BILGILERI
TELEFON
0.224
295 00 70
FAKS
-POSTA
uukaekii uludag edu.n
SORUMLU ARAŞTIRMACI
UNVANIADI SOYADI
Doc.Dr.Berin Aver
SORUMLU ARAŞTIRMACININ
Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji AD
Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı UYTE Merkez
üksek liyans öğrencisi Seda İşıklar
YARDIMCI ARASTIRMACININ
-Prof.Dr.Gürkan Unev. Doç.Dr.Bgl Kasapoğlu. Öğr.Gör.Dr.M.Kiper
UNVANI/ADUSOYADI
Aslan
Dr.Cihan Cak
RASVURL
-Bursa Uludad Uniy. Tin Fakültesi Histoloji ve Embriya
loil AD
YARDIMCI ARAŞTIRMACININ
BULUNDUĞU MÜRKEZ
BILGILERI
Bursa Uludağ Üniv. Tıp Fakültesi
ın Havalıkları və Doğum AD
·Bursa Uludağ Univ. Tıp Fakültesi Histol
DESTEREFYICI
Bursa Uludağ Universitesi Bilinsel Araştırma Projeleri Bir
ARASTIRMANIN TURE
Prospektif aragums
ARAŞTIRMANIN YAPILIS AMA
Yüksek lisans tez calls
ARAŞTIRMANIN BAŞLAMA TARIHI
SÜRE'SÜRE'SÜRE'SÜ
01.11.2020 / 1 yal
GONLLLL DOSYA SAYISI
100
ARAŞTIRMAYA KATILAN
TI.K. MERKE
ULUSIARARAS
MERKEZLER
12
Belge Ads
Taribi
Dille
DEGERLENDIRILEN
GIRISIMSEL OLMAYAN ARAŞTIRMALAR IÇIN BAŞVURU FORMI
ILGILI
12.10 2020
Tarke
BELGELER
BELGİLENDİRİLARŞ GÖNÜLDÜ OLUR FORMI
12.10.2020
TORES
ARASTIRMA BÜTÇE FORME
Acıklamı
Tarth: 12
IN TAAHHUINAME FORM
ARASTIRICILAR R
Tank: 12.10.2020
PROSPEKTIF OZE
LIKETGIRIŞIMSEL OLMAYAN
DEGERLENDIRILE
g
Tarih: 12,10,2026
KUNIK ARASTIRMA TAAHHUTNAMEsI
DIGER
DECETE
2
SONUÇ OZET RAPORL
crafta Gaar Laahings
Tarih: 12.10.2020
BELGELER
anya Oct you
cinterma ilk bas
180 (Tank: 12.10.2020),
ilgili AD izin yazırı, sorunda irəqsi.
atastrricilar tarafından insralanmış Dünya Tıp Birliğ
DIGER
្រា
Helsinki Bildirpesi, Interatür
Sayfa 1
୧୧
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 74
|
|
Abstinens süresi ve sperm canlılığı araşındaki korelasyonu değerlendiren bir
çalışmada cinsel perhiz süresinin sperm canlılığı ile ilişkili olmadığı gösterilmiştir.
Abstinens süresinin sperm canlılığı yanında fertilizasyon yeteneğini de
etkilenmediğini göstermiştir (Shi ve ark .. 2018). Benzer bulgular bu çalışmada da
elde edilmiştir.
Aynı zamanda sperm canlılığı ve cinsel perhis süresi arasında anlamlı farklılık tespit
edilmemiştir. Fazla örneklem grubuyla gerçekleştirilen (2458 semen örneği) bir
çalışmada cinsel perhiz süresine göre sperm parametrelerinden volüm, konsantrasyon
ve morfolojinin abstinens süresine bağlı olarak yapılan korelasyon analizinde, sperm
volüm ve konsantrasyonunun abstinens süresi ile istatistiksel olarak anlamlı
ilişkisinin olduğu belirtilmiştir. Ancak sperm morfolojisi ve abstinens süresi arasında
korelasyon tespit edilmemiştir (Comar ve ark., 2017). Bu çalışma küçük örneklem
grubunda gerçekleştirilmekle birlikte, literatürle uyumlu sonuçlar elde edilmiştir.
İnseminasyon için kullanılacak spermin kalitesini tercih edilen sperm hazırlama
yöntemleri değiştirmektedir. Semen yıkama metodlarında amaç konsantrasyon,
motilite, morfoloji ve viabilite açısından kaliteli spermin eldesini sağlamaktır.
Yıkama sonrası sperm motilitesi ve sperm konsantrasyonu semen parametrelerine
göre yıkama metodunun uygunluğunu gösteren en önemli iki parametredir. Swim-up
yöntemi sperm konsantrasyonunu azaltan bir yıkama metodu olmakla birlikte, sperm
total ve progressif motil sperm sayısı, morfolojisi ve viabilitesi açısından en avantajlı
yöntemdir (Inaudi ve ark.,2002; Ricci ve ark.,2009). Literatürde de desteklenen ve
kabul gören bir yaklaşım olarak, kurumumuzun üremeye yardımcı tedavi merkezinde
normozoospermik olgularda inseminasyon için sperm hazırlığında swim-up yöntemi
tercih edilmektedir.
Bu nedenle normozoospermik olguları kapsayan bu çalışmada yıkama öncesi ve
swim-up yıkaması sonrası sperm parametreleri iki farklı abstinens grubunda
karşılaştırıldı. Literatür bilgisi ile uyumlu şekilde hem 2-5 günlük abstinens süresi
grubu hem de 1 saatlik abstinens süresi grubunda, swim-up sonrası motilitenin
anlamlı olarak arttığı görülürken, konsantrasyonun anlamlı olarak azaldığı tespit
edildi.
51
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 59
|
|
Mitokondriyonlar göç ederek kuyruğun ilk kısmında toplanır. Mitokondriyonlar
enerji kaynağı organellerdir. Sperm hareketinin sağlanmasında ATP miktarı önemli
rol oynar. Aynı zamanda harekt sağlanmasında dinein proteinleri de önemli rol
üstlenir. Sperm nukleusunda kromatin yoğunlaşır. Nükleus çapı küçülür.
Son olarak sperm dişi genital sistemine girdiğinde spermde moleküler düzeyde
değişiklikler görülür ve bu durum kapasitasyon olarak adlandırılır.
(Junqueara, & Carneuro, 2009)
Olgun sperm baş, boyun, orta parça ve kuyruktan oluşur. Sperm başı, oval biçimlidir.
Çekirdekte sıkıca paketlenmiş kromatın bulunur. Çekirdeğin bir kutbu akrozomal
kep ile sarılıdır. Sperm başı az miktarda sitoplazma içerir. Spermin başı ve orta
parçası arasında boyun bölgesi yer alır. Spermin boyun bölgesi 9+2 mikrotübül
sistemi içerir.
Sperm kuyruğu esas parçadan ve son parçadan oluşur (Şekil 6). Kuyruk ortasında
filum aksiyal ve etrafında dış fibriller bulunur. Filum aksiyal ve dış fibrilleri fibröz
kılıf kuşatır. Kuyruğun uç kısmında mikrotubüller yer alır (Ross, 2003).
8
|
_page_16_Figure_2.jpeg)
**(**Junqueıra, & Carneıro, 2009)
Olgun sperm baş, boyun, orta parça ve kuyruktan oluşur. Sperm başı, oval biçimlidir. Çekirdekte sıkıca paketlenmiş kromatin bulunur. Çekirdeğin bir kutbu akrozomal kep ile sarılıdır. Sperm başı az miktarda sitoplazma içerir. Spermin başı ve orta parçası arasında boyun bölgesi yer alır. Spermin boyun bölgesi 9+2 mikrotübül sistemi içerir.
Sperm kuyruğu esas parçadan ve son parçadan oluşur (Şekil 6). Kuyruk ortasında filum aksiyal ve etrafında dış fibriller bulunur. Filum aksiyal ve dış fibrilleri fibröz kılıf kuşatır. Kuyruğun uç kısmında mikrotubüller yer alır (Ross, 2003).
.
Tablo 2. Semen Kalitesine lliskin Terminoloji (WHO.2010)
Semenin olmaması durumudur.
Aspermi
İlerleyici (Progresif-PR) harekete sahip spermlerin yüzdesinin alt referans
Astenozoospermi
değerinden az olması durumudur.
İlerleyici (Progresif-PR) harekete ve normal morfolojiye sahip spermlerin
Astenoteratozoospermi
yazdesinin alt referans değerinden az olması durumudur.
Azoospermi
Semende hiç sperm bulunmaması durumudur.
Normal semende sperm görülmemesine rağmen santrifüj yapılmış semende
Kriptozoospermi
sperm bulunması durumudur.
Hemospermi
Semende eritrosit bulunması durumudur.
Lökospermi
Semende sınır değerinin üstünde lökosit bulunmasıdurumasıdur.
Cansız spermlerin yüzdesinin canlı spermlerin yüzdesinden fazla olması
Nekrozoospermi
durumudur.
18
|
_page_26_Figure_0.jpeg)
**Şekil 7.** İnsan spermatozoasınınanormal formlarının şematik resmi
(Krugerve ark. 1993)
#### **Tablo 2.** Semen Kalitesine İlişkin Terminoloji (WHO,2010)
| Aspermi | Semenin olmaması durumudur. |
|-----------------------|--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|
| Astenozoospermi | İlerleyici (Progresif-PR) harekete sahip spermlerin yüzdesinin alt referans<br>değerinden az olması durumudur. |
| Astenoteratozoospermi | İlerleyici (Progresif-PR) harekete ve normal morfolojiye sahip spermlerin<br>yüzdesinin alt referans değerinden az olması durumudur. |
| Azoospermi | Semende hiç sperm bulunmaması durumudur. |
| Kriptozoospermi | Normal semende sperm görülmemesine rağmen santrifüj yapılmış semende<br>sperm bulunması durumudur. |
| Hemospermi | Semende eritrosit bulunması durumudur. |
| Lökospermi | Semende sınır değerinin üstünde lökosit bulunmasıdurumudur. |
| Nekrozoospermi | Cansız spermlerin yüzdesinin canlı spermlerin yüzdesinden fazla olması<br>durumudur. |
| Normozoospermi | |
|----------------------------|------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|
| | Alt referans değerlerine eşit veya yüksek sperm konsantrasyonu ve ilerleyici<br>(Progresif-PR) harekete ve normal morfolojiye sahip spermlerin bulunması<br>durumudur. |
| Oligoastenozoospermi | Alt referans değerlerinden düşük sperm konsantrasyonu ve ilerleyici (Progresif<br>PR sahip spermlerin bulunması durumudur. |
| Oligoastenoteratozoospermi | Alt referans değerlerinden düşük sperm konsantrasyonu ve ilerleyici (Progresif<br>PR) harekete ve normal morfolojiye sahip spermlerin bulunması durumudur |
| Oligoteratozoospermi | Alt referans değerlerinde düşük sperm konsantrasyonu ve normal morfolojiye<br>sahip spermlerin bulunması durumudur. |
| Oligozoospermi | Alt<br>referans<br>değerlerinde<br>düşük<br>sperm<br>konsantrasyonunun<br>bulunması<br>durumudur. |
| Teratozoospermi | Alt referans değerlerinde düşük normal morfolojiye sahip spermlerin bulunması<br>durumudur. |
# **2.3. SPERM DNA BÜTÜNLÜĞÜ**
Sperm DNA'sı, yoğun paketlenmiş kompakt yapıdadır. Spermiyogenez sırasında, sperm kromatininde öncelikle histonlar kaybolur ve histonların yerini geçiş proteinleri yer alır. En son protaminler ile bir dizi modifikasyon gerçekleşir .
İnsan spermi P1 ve P2 olmak üzere iki tür protamin içermektedir. P2 protaminlerinin sistein grubu azdır (Kierszenbaum, 2001). Bundan dolayı sperm DNA hasarına daha duyarlıdırlar (Carrell, & Liu, 2001).
Sperm hücrelerinin morfolojisi ve motilitesi iyi olmasına rağmen DNA hasarı olması mümkündür. Fragmantasyon, genellikle sperm DNA'sında tek ve çift sarmal kopması sonucu oluşur.
DNA hasarını etkileyen çevresel faktörlerden bir kaçı sigara kullanımı, radyasyon ve kemoterapidir. Bunun yanında lökospermi, varikosel ve kanser gibi patolojik ve fizyolojik durumlarda DNA hasarında etkilidir (Yüksel, 2019).Sperm DNA hasarı 4 başlık altında değerlendirilir. Bunlar; kromatin paketleme anormallikleri, oksidatif stres, apoptozis, kromozomal hasarlardır (Muratori ve ark., 2006).
#### **2.3.1.Sperm Kromatin Bütünlüğü**
Spermatogenez esnasında histonlar protaminlerle yer değiştiririr. Yer değiştirme esnasında kromatin, histon hiper asetilasyonu ile gevşetilir. Bu gevşetilmede topoizomeraz II rol almaktadır. Bu hiper asetilasyon spermiyogenesisden sonra Topoizomeraz II tarafından onarılır. Eğer bu çentikler onarılmaz ise, ejakülatta DNA hasarı içeren spermler bulunabilir (Laberge, & Boissonneault, 2005).
#### **2.3.2. Sperm DNA Hasarı ve ROS**
Sperm DNA hasarı, fazla mikarda oluşan ROS ile ilişkilendirilir. Düşük seviyelerdeki reaktif oksijen radikalleri, sperm olgunlaşmasında, kapasitasyonda ve akrozom reaksiyonunda etkilidir. Buna karşılık aşırı miktarda reaktif oksijen radikallerinin olması, hücresel hasara ve DNA hasarına neden olabilmektedir. Semendeki reaktif oksijen radikalleri oluşumunda lökositler ve spermler önemli bir rol üstlenir. Özellikle olgunlaşmamış, anormal morfolojik yapıya sahip olan spermler aşırı miktarda reaktif oksijen radikalleri oluşumuna sebep olurlar (Agarwal ve ark.,2014). ROS oluşumunda rol üstlenen dış faktörlere bakıldığında, semendeki lökositler, kimyasal/toksinler, beslenme eksikliği gösterilebilir (Agarwal ve ark., 2014).
#### **2.3.3. Sperm DNA Hasarı ve Apoptozis**
Testislerde hasarlı hücrelerin elimine edilmesi apoptoz ile gerçekleşmektedir (Sinha ve ark., 1999). Apoptotik yolak, Fas ligantının (FasL) Fas reseptörü ile etkileşimi sonucu indüklenir. Sperm parametreleri düşük olan erkeklerde, sıklıkla Fas ekspresyonunda artış olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir (Sakkas ve ark., 2003).
#### **2.3.4.Kromozomal Aberasyonlar**
Erkek infertilitesinde %30 olarak genetik etiyoloji etkilidir (Kupker, 1999). Y kromozomunda sperm yapımı ile ilişkili AZF (AZFa, AZFb, AZFc) gen bölgelerindeki mikro delesyonların oligospermi veya azospermiye neden olduğu bilinmektedir. Bu durum fertilite problemlerine neden olur (Kupker, 1999).
# **2.4. SPERM KROMATİNİ VE DNA ANALİZİ TESTLERİ**
# **2.4.1.Sperm Kromatin Yapısı Tayini (Sperm Chromatin Structure Assay)(SCSA)**
SCSA testi ile akridin turuncusunun renk değiştirmesine bağlı olarak sperm DNA'sının duyarlılığı ölçülür. Akridin turuncusunun asit eklendikten sonra renk değiştirerek yeşilden kırmızıya dönüşümü akım sitometri yöntemiyle ölçülmektedir. Böylelikle DNA denatürasyon genişliği saptanmaktadır (Darzynkiewicz ve ark.,1975; Evenson ve ark.,1980)
# **2.4.2.Akridin Turuncu Testi (AcridineOrange Test) (AOT)**
SCSA testine benzer olarak akridin turuncusunun asitli ortamda yeşilden kırmızıya dönüşmesi prensibine dayanır. Böylelikle DNA denatürasyon genişliği SCSA'dan farklı olarak floresan mikroskopta değerlendirilir. SCSA testine göre daha basit, ucuz bir yöntemdir (Tejada ve ark.,1984). Ancak bazı, bulanık renkler, hızlı renk kaybolması ve heterojen boyanmalar gibi bazı limitasyonları mevcuttur (Chohan ve ark.,2006).
# **2.4.3.Terminal UridineNick- End Labeling (TUNEL) Yöntemi**
TUNEL yönteminde DNA polimeraz enzimi kullanılır. DNA polimeraz tek veya çift zincir kırıklarına deoksiribo nükleotitler (dUTP) ekler(Robbins ve Coleman, 1988). Bağlanan deoksiribo nükleotitler daha sonra etiketlenerek flow sitometri ile ölçülür. Sonuçta sperm TUNEL pozitif veya negatif olarak sınıflandırılır. Sperm DNA hasarı yüzdesi belirlenir (Shamsi ve ark., 2011).
### **2.4.4.İn situ Nick Translasyon (NT Testi)**
TUNEL yöntemine benzerdir. Bu yöntem ile tek zincir DNA kırıkları tespit edilir. DNA polimeraz I enzimi kullanılır. Enzimatik reaksiyonla elde edilen tek zincir DNA'nın 3'-OH ucundaki biotin veya flouresans ile işaretlenmiş dUTP miktarını ölçmektedir. NT işaretleme ile DNA'daki endojen çentiklerin saptanması sağlanmaktadır (Gosalves, 2011).
#### **2.4.5.Halo Sperm Yöntemi-Sperm Chromatin Dispersion (SCD)**
Sperm DNA kırıklarını direkt tespit eden bir testtir (Murielvd, 2006). Sperm numunesi, lam üzerinde agaroz jele daldırılır. Denatürasyon asit çözeltisi ile gerçekleştirilir. Daha sonra bir lizis tamponu ile proteinlerin uzaklaştırılması gerçekleşir. Sonuçta preparat ışık mikroskobu ya da floresan mikroskopda değerlendirilir. DNA hasarı olmayan spermlerde halo görüntüsü vardır. DNA hasarı olanlarda halo görüntüsü oluşmaz (Yiğit ve ark., 2015).
# **2.4.6.Tek Hücre Jel Elektroforezi (COMET)**
Bu yöntemle de sperm DNA hasarı direkt belirlenir. (Haines ve ark., 1998). Yoğunluğu azaltılmış spermler agaroz jele yüklenir. Floresan DNA bağlayan boya eklenmiş elektroforetik bir gradiente maruz bırakılıp görüntülenirler.
Düşük moleküler ağırlıklı olan, tek ve çift zincirli DNA parçaları elektroforez esnasında hareket eder. Kuyruklu yıldız görüntüsü oluştururlar (Klaude ve ark.,1996).
#### **2.4.7.Sperm Kromatin Analizi**
#### **2.4.7.1.Anilin Mavisi Boyama**
Bu boyama lizinden zengin histonlar ile sisteinden zengin protaminlerin ayrımına dayanmaktadır. Protein içeriğinde ki farklılıklar bu boyama ile göterilir. Histondan zengin immatür spermatozoa lizinden zengindir ve mavi boyanmaktadır. Sisteinden zengin spermatozoa boyanma göstermez.
Yüksek oranda lizin içeren proteinlerin oranı kromatin hasarı ile ilişkilendirilir (Güneş ve ark., 2013; Küçük, 2018; Yiğit, 2015).
#### **2.4.7.2.Toluidine Mavisi Boyama**
Kromatin hasarına karşı toluidine mavi boyası fosfat kalıntılarına bağlanarak yüksek afinite gösterir. Boyanan hücrelerde zayıf bir DNA bütünlüğünün olduğu tespit edilir (Rahiminia ve ark., 2017).
#### **2.4.8. Reaktif Oksijen Türleri (ROS)**
Serbest radikal bir ya da daha fazla çiftlenmemiş elektronu bulunan atom ya da molekül olarak tanımlanmaktadır (Aitken & Clarkson,1988). Reaktif oksijen türleri DNA'da, yapısal değişikliklere neden olmaktadırlar. ROS'lar reperfüzyon hasarına ve inflamatuvar hastalıklara neden olabilmektedir (Lenzi ve ark., 1998). Semendeki epididim ve prostattan kaynaklı lökositler erkek genital sisteminde enfeksiyonun bir nedenidir (WHO,1999). Lökositler normal ve infertil erkeklerin semenlerinde görülebilir (Halliwell ve ark,1999).
ROS üretimi semen lökosit kontaminasyonuna sahip numunelerde fazladır. Bu kişilerde DNA hasarı anlamlı derecede artış göstermektedir (Alvarez ve ark., 2002). Semende lökosit konsantrasyonu 3 milyon/ml üzerindeyse fertilizasyon olumsuz etkilenir (WHO, 1999).
#### **2.4.9. Reaktif oksijen radikalleri kaynakları**
Seminal plazmada bulunan reaktif oksijen radikalleri eksojen ve endojen kaynaklara sahiptir. Ejakulatta matür ve immatür hücreler bulunur.
Spermatogenezin farklı aşamalarındaki hücreler, yuvarlak hücreler, lökositler ve epitelyal hücreler de ejekülatta bulunmaktadır. Bu hücrelerden özellikle lökositler ve immatür spermatozoalar reaktif oksijen radikallerinin ana oluşum kaynaklarıdır. Bunların yanında yaşam tarzı olarak, sigara kullanımı ve alkol kullanımı ROS oluşumuna sebeb olur. Aynı zamanda toksinler ve radyasyon da ROS kaynağıdır (Esteves, 2002; Gharagozloo, Aitken, 2011).
# **2.5. OKSİDATİF STRES**
ROS ve antioksidan kapasite arasındaki dengenin bozulması oksidatif strese neden olur (Saalu,2010). Spermatozoalar antioksidan savunma mekanizmalarına sahiptirler. Gonadal hücreleri ve matür spermatozoaları reaktif oksijen radikallerine karşı korurlar.
Ancak patolojik durumlarda fazla miktarda ki reaktif oksijen radikalleri seminal plazma antioksidan kapasitesini aşar ve oksidatif strese neden olur (Henkel, 2011). Oksidatif stres etkileri çoğu zaman onarılabilir. Fakat matür spermatozoalar sitoplazmik enzim onarım sistemlerinden yoksun oldukları için reaktif oksijen radikalleri hasarlarını onaramazlar (Agarwal, & Saleh, 2002).
### **2.5.1.Oksidatif stresin ölçümü**
#### **Direkt Metodlar**
Oksidatif stresin membran lipidleri ve DNA üzerindeki etkisiyle ortaya çıkan son ürünleri ölçen testlerdir.
Sıklıkla kullanılan yöntemler ise;
Thio barbitürik asit testi:
Lipid peroksidasyonu reaksiyonu sonrası malondialdehid (MDA) oluşur. Sperm veya seminal plazmada MDA düzeyi ölçülür. Sperm MDA düzeyi seminal plazmaya göre daha düşük olduğu için MDA düzeyini saptamak için yüksek basınçlı sıvı kromatografisi kullanılır (HPLC) (Shang ve ark., 2004) Seminal plazmada MDA ölçümü spektrofotometri ile gerçekleşir (Tavilani ve ark., 2005).
8-OHdG ölçümü:
8-OHdG DNA' nın oksidatif hasarı sonrası oluşur. Ölçümü oksidatif stres hakkında bilgi vermektedir. Spermde veya seminal plazmada HPLC ile (Loft ve ark.,2003), veya enzim bağımlı immün absorbe yöntem (Nakamura ve ark., 2002) ile ölçülebilir.
# **İndirekt Metodlar**
Kemoluminescene yöntemler:
Amin türevleri olan 'Luminol' veya 'Lucigenin' probları semende reaktif oksijen radikallerini saptamak için kullanılır. Süperoksit anyonu ölçümünde luminol daha duyarlıdır (Fridovich, & Liochev, 1997). Ekipmanın pahalı olması ve kontaminasyon riski ise limitasyonlarıdır (Kobayashi ve ark., 2001).
Total antioksidan kapasitenin ölçümü:
Dışarıdan verilen oksidatif moleküller ile inseminal plazma antioksidanları nötralize edilerek analiz yapılır. Total antioksidan kapasitesi sıklıkla vitamin E analoğu (Trolox) antioksidan kapasitesi ile kıyaslanarak reaktif oksijen radikalleri – total antioksidan kapasite (ROS- TAC) skoru olarak ifade edilen oran olarak belirlenmektedir (Sharma ve ark., 1999).
Nitrobluetetrazolium (NBT) Oxi- Sperm yöntemi:
NBT, süperoksit anyonları ile reaksiyona girdiğinde mavi bir pigment olan 'diformazan' ortaya çıkaran suda eriyen sarı bir moleküldür. Semenin sahip olduğu oksidatif stres yüküne oranla ortaya çıkan renk koyulaşması prensibine dayanan oksidatif stres ölçüm yöntemidir (Baehner ve ark., 1976).
# **2.6.SPERMATOZOONDA ANTİOKSİDAN SİSTEMİ**
Antioksidan savunma mekanizmaları hem intraselülar hem de ekstraselülerdir. Bazı serbest radikaller bu antioksidanlardan kurtulup, hasara yol açabilmektedirler (Halliwell ve ark,1999**;** Sikka ve ark, 2004). Seminal plazmada ki antioksidan kapasite belirlenmesinde katalaz ve total antioksidan kapasite (TAK) ölçümü önemlidir (Khosrowbeygi ve ark, 2004).
# **2.7. ABSTİNENS (CİNSEL PERHİZ) SÜRESİ VE SEMEN PARAMETRELERİ**
Abstinens süresiWHO kılavuzunda yer alan bir parametredir. Dünya Sağlık Örgütü, 2–7 aralığındacinsel perhis önermektedir (WHO, 2010)
Matilsky ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışma da, artan cinsel perhiz süreleri ile sperm sayısı ve semen volümünün arttığı gözlenmiştir (Matilsky M. ve ark.,1993). Yapılan farklı çalışmalarda da benzer şekilde uzun cinsel perhis süresinin, semen hacmini ve sperm konsantrasyonunu arttıracağı gösterilmiştir.
Sürenin uzamasının özellikle sperm hareketliliği ve canlılığı üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceği vurgulanmıştır (De Jonge ve ark.,2004;Magnus ve ark.,1991) Bundan farklı olarakartmış cinsel perhis sürelerinin sperm konsantrasyonu düşük erkeklerin yararına olduğunu söylenmektedir. Çünkü sperm, epididimiste yedi gün veya daha fazla cinsel perhiz döneminde depolanarak birikir. Diğer taraftan, sperm konsantrasyonu yüksek olan erkeklerde sperm kanalları üç gün veya daha kısa bir süre içinde muhtemelen dolu olduğu için uzun cinsel perhiz aralıkları fayda yerine zarar getirebilir (Amann, 2009).
Eski çalışmalarda, DNA fragmantasyonu ve perhiz süreleri ilişkisini değerlendirildiğinde net standart perhiz süresi belirlenememiştir (Oldereid ve ark.,1984; Le Lannou ve ark.,1986). Son yıllarda yapılan çalışmalarda ise kısa abstinens süresi ile iyi kalitede sperm DNA'sının ilişkilendirildiği belirtilmiştir (Gosálvez J. ve ark.,2011; Pons I. ve ark.,2013) Reaktif oksijen radikalleriyle ilgili olarak, ejakulasyon sıklığının artması ile oksijen radikallerine maruziyetin azaldığı sperm fonksiyonları ve viabilitesinin arttığı öngörülmüştür (Marshburn ve ark., 2010).
#### **2.8. SPERM HAZIRLAMA TEKNİKLERİ**
Temel olarak 3 ana sperm hazırlık yöntemi vardır; Basit yıkama yöntemi, direkt yüzdürme tekniği yöntemi *(swim-up)* ve kesintili dansite gradyanları yöntemi.
#### **2.8.1. Basit yıkama**
Bu yöntem yüksek miktarda sperm eldesi sağlar. Semen numunelerinin kalitesi iyiyse basit yıkama yöntemi yeterli olur. Semen numunesi iyice karıştırıldıktan sonra semen numunesi ve kültür medyumu 1:2 oranında seyreltilir. Seyreltilen süspansiyon santrifüj tüpüne alınır. 5 ile 10 dakika arasında 300–500 g'de santrifüjlenir. Üst tarafta kalan seminal plazma atılır.
Tüpün altında -kalan sperm pelletlerine 1 ml kültür medyumu eklenerek homojen hale getirilir. 3-5 dakika boyunca 300–500 g'de yeniden santrifüjlenir. Üst fazı dikkatlice atılır. sperm pelleti nazikçe pipetlenerek homojen hale getirilir (WHO, 2010).
#### **2.8.2. Direkt yüzdürme tekniği (Swim-up)**
Spermler seminal plazmadan dışarı, kültür medyumu içine yüzmesi sonrasında da seçilebilir Kültür medyumunu semen numunesi üzerine veya altına bir tabaka halinde ekleyerek direkt yüzdürme tekniği gerçekleştirilebilir. Böylelikle motil spermler kültür medyumu içine yüzerler. Bu yöntemle az sayıda sperm eldesi sağlanır. Ancak IVF ve ICSI uygulanacak olan gibi hareketli sperm yüzdesinin düşük olduğu durumlarda yararlıdır. Yüzdürme tekniğinde, semen numunesi iyice karıştırılır. Steril 15 ml'lik konik santrifüj tüpü içine 1 ml semen numunesi koyulur ve yavaşça üzerine 1,2 ml medyumu eklenir. Alternatif olarak kültür medyumu altına da semen eklenebilir. Semen-kültür medyumu ara yüzey alanını artırmak için, tüpü yatay düzlemle 45o açı yapacak şekilde eğilir, 37°C'de 1 saat inkübatörde bekletilir. Birinci saatin sonunda tüp nazikçe dik duruma getirilir ve kültür medyumunun en üstteki 1 ml'lik kısımı ayırılır. Bu ayrılan kısım çok hareketli sperm hücrelerini içerir. Ayrılan çok hareketli sperm hücrelerini içeren kısım kültür medyumu ile (1,5–2,0 ml) seyreltilir. Beş dakika boyunca 300–500 g'de santrifüjlenir ve üst fazı atılır. Sperm konsantrasyonu, toplam motilite ve ileri hareketi değerlendirmek için, 0,5 ml kültür medyumu içinde sperm pelletini yeniden süspansiyon haline getirilir (Şekil 8). Tedavi veya araştırma amacıyla doğrudan işlenmemiş numune kullanılabilir (WHO, 2010).

Ses: ışık yanma sönme sesleri elektrik kaçağı sesiyle birlikte birleşir.
#### **SAHNE 4 / OKUL-KORİDOR / İÇ / GECE**
Nilgün Hanım tedirgin ve korkmuş bir ifadeyle odanın kapısından yavaşça koridora çıkar. Koridorun sonunda açık bir sigorta kutusu görünmektedir. Nilgün Hanım bu sigorta kutusuna doğru yürümeye başlar ama koridorda yanıp sönen ışıklar Nilgün hanımı tedirgin etmiştir, Nilgün Hanım yürüyüşü esnasında etrafına ve ışıklara bakarak sigorta kutusuna ulaşır. Sigorta kutusunun etrafı ıslaktır. Nilgün Hanım kendisinden yüksekte olan sigorta kutusunun şalterini kapatınca koridorun yanıp sönen ışıkları birden kararır, daha sonra şalterleri açtığındaysa ortam birden aydınlanır. Nilgün Hanım koridorunun tüm ışıkları yanınca rahat bir nefes alır ve sigorta kutusunun kapağını kapatır, daha sonra arkasına dönerek odasına yönelir, birden okulun tüm ışıkları kararır. Nilgün Hanım birden ürperir ve korkar, ardından ışıklar tekrardan yanıp sönmeye başlar. Koridorun sonunda insansı bir yaratığın sureti, ışık hareketlerine senkron bir karartı halinde belirip kaybolur. Nilgün Hanım bunu fark edince hepten gerilir. Okulun ışıkları tekrar söner, her yer zifiri karanlıktır ve insansı yaratık ortadan kaybolmuştur. Nilgün Hanım gözleriyle yaratığı aramaktadır. Tam bu sırada arkasında bir nefes hisseder ve aniden arkasına döndüğünde yaratıkla karşı karşıya gelir.
> Ses: ışık yanma sönme sesleri elektrik kaçağı sesiyle birlikte birleşir.
#### **SAHNE 5 / NÖBETÇİ ÖĞRETMEN ODASI / İÇ / GECE**
Nilgün Hanım aniden uyanır, anlarız ki tüm bu olanlar bir rüyadan ibarettir. Odanın ışıkları yanmaya devam etmekte ve her şey normaldir.
> Ses: ufak bir çığlık, hızlı nefes alış verişler.
**SON**
#### <span id="page-19-0"></span> **1.6. Karakter Analizi**
#### NİLGÜN HANIM:
.
Bu çalışmada da benzer şekilde mililitre bazında sperm konsantrasyonu olumsuz
yünde etkilenmemiştir, fakat tüm numune bazında değerlendirildiğinde total motil
sperm konsantrasyonu anlamlı oranda azalmıştır.
Total motil sperm sayısının klinik başarıda belirleyici olduğu bilinmektedir. İntra
uterin inseminasyon ve in vitro fertilizasyon uygulamalarında bu bulgu önemli
olmakla birlikte, intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu uygulamalarında fertilizasyon
başarısına olumsuz bir etkisi söz konusu olmayacaktır.
Cinsel perhiz süresine göre değişebilecek bir diğer parametre sperm motilitesidir.
Çeşitli çalışmalar, cinsel perhiz süresi ile sperm motilitesi arasında ters korelasyon
olduğunu göstermektedir (Lehavi ve ark.,2014 ; Levitas ve ark ;2004; Marshburn ve
ark.,2010:). Cinsel perhiz süresi ile motilite arasında herhangi bir korelasyon
olmadığını raporlayan çalışmalarda mevcuttur (De Jonge ve ark.,2004; Mayorga-
Torres ve ark., 2016).Bu çalışmada abstinens süresindeki uzamanın sperm motilitesini
olumlu ya da olumsuz etkilemediği görülmüştür.
Bununla birlikte, sperm konsantrasyonunda olduğu gibi, kısa abstinens süresi
sonucunda semen volümü azaldığı için, volüm ile direkt bağlantılı olduğu için total
motil sperm sayısında anlamlı azalma saptanmıştır.
Rutin semen parametrelerinden sperm morfolojisinin abstinens süresi ile
korelasyonunu değerlendiren çalışmalarda anlamlı bir fark oluşturmadığı
bildirilmiştir (Dupesh ve ark., 2020; Scarselli ve ark., 2019). Dupesh ve ark. yaptığı
çalışmada farklı abstinens gruplarında değerlendirme yapıldığında, gruplar arasında
değerlerin ortalama olarak birbirlerine yakın olduğu, en yüksek normal morfolojide
sperm yüzdesinin 8-15 günlük perhiz sonrasında elde edildiği belirtilmiş, ancak
istatistiksel anlamlılık göstermediğini belirtmişler. Bizim çalışmamızda da bu
çalışmaları destekler nitelikte normal sperm morfoloji yüzdesi ve cinsel perhiz süresi
arasında anlamlı farklılık saptanmadı.
50
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 58
|
|
: Sait Ali DEMİR
Adı ve Soyadı
: Dr. Öğ. Üyesi Cengis ASİLTÜRK
Danışman
Türü ve Tarihi
: Yüksek Lisans Tezi, 2019
Alanı
: Sinema-TV
Anahtar kelimeler
: Film, Korku, Gerilim, Kâbus
ÖZ
"KAPININ ARDI"
(Kısa Film)
Nilgün Hanım, ıssız bir bölgede bulunan Beykoz yetiştirme yurdunun
öğretmenidir. Gece nöbetine kaldığı bir gün; bölgenin ıssızlığı, yetimhanenin ürkütücü
yapısı yüzünden okulun ışıklarını açık bırakıp uykuya dalmıştır. Böyle bir mekânda bir
kadının yalnız bırakılması sonucu yaşayabileceği korkular ve ruh hali seyirciye anlatılmak
istenmiştir. Nilgün Hanım böyle bir ortamdayken uykusunda kâbus görmeye başlamış,
içine attığı korkularıyla rüyasında yüzleşmiştir, uyandığında ise her şeyin yolunda
olduğunu anlamış ama gördüğü kâbus oldukça gerçekçi bir şekilde Nilgün Hanım’ı etkisi
altına almış ki uyandığında nefes nefese kalmıştır. Bu filmde, korku duygusunun
insanlarda bıraktığı psikolojik tahribat, sinemanın teknik unsurlarını etkin bir şekilde
kullanarak kurmaca yoluyla seyirciye aktarmaya çalışılmıştır.
i
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 4
|
|
2.2.9. Semen Mikroskobik İnceleme
Faz kontrast mikroskobu kullanılır. Numune ilk olarak x10 mikroskobik büyütme
altında incelenir. Sperm agregasyonu veya aglütinasyonu ile spermatozoa dışında
hücrelerin varlığının değerlendimesi gerçekleştirilir. Preparat daha sonra toplam x20
veya x40 büyütme altında değerlendirilerek, sperm hareketliliği ve sperm sayısı
belirlenir.
Spermatozoanın Agregasyonu
Hareketli veya hareketsiz hücrelerin birbirlerine veya hareketli spermlerin, mukus
iplikçikleri, sperm dışı hücreler ve hücresel atıklara bağlanması olarak
tanımlanmaktadır.
Spermatozoanın Aglütinasyonu
Aglütinasyon hareketli spermlerin birbirlerine yapışarak bir arada bulunması
demektir. Aglütinasyonda sperm hareketliliği kısıtlanır. Aglütinasyon
derecelendirilmesi izole, orta, geniş ve yoğun aglütinasyon olarak
sınıflandırılmaktadır. İl
Sperm Morfolojisi
Sperm morfolojisi belirlenirken bir lam üzerine semen sürüntüsü yayılır ve preparat
havada kurutulur ve fiksasyon gerçekleştirilir .
Fiksasyonun ardından boyama yapılır. Boyama aşamasında çekirdek ve sitoplazma
boyaması amacıyla
Papanicolaou, Shorr veya Diff Quick boyaları kullanılır.
Aydınlık alan mikroskobunda, immersiyon yağında x100 büyütmede preparat
incelenir. Normal veya anormal sperm yüzdesi belirlenir. Morfoloji
değerlendirilirken, baş defektleri, boyun ve orta parça defektleri, sitoplazmik droplet
ve kuyruk defektleri belirlenir (Şekil 7). Normal sperm yüzdesi alt referans değeri %
4 olarak belirtilmiştir.
17
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 25
|
|
SRY: Y Kromozomu Üzerinde Cinsiyet Belirleyen Bölge
TDF: Testis Belirleyici Faktör
FSH: FollikülStimüleEdici Hormon
ABP: Androjen Bağlayıcı Protein
AMH : Anti-Müllerian Hormon
LH : Luteinizan Hormon
PR: ProgresifMotilite
NP: NonProgresifMotilite
IM : Immotilite
Topo II : Topoizomeraz II
ROS : Reaktif Oksijen Radikalleri
TDT: Terminal DeoksinükleotidTransferaz
NT: İn SituNickTranslasyon Testi
TUNEL: TerminalUridinNick- EndLabeling Yöntemi
SCD: Sperm Chromatin Dispersion
COMET: Tek Hücre Jel Elektroforezi
MDA: Malondialdehid
8-OHdG: 8-oxo-7,8- dihidro 2' deoksiguanozin
TAC: Total Antioksidan Kapasite (ROS- TAC) skoru
NBT: NitroBlue Tetrazolium
DFI: DNA Fragmantasyon İndeksi
BMI: Vücut Kitle İndeksi
DAB: Di-amino-benzidine
65
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 73
|
|
1.2.3. Kamera Listesi
1 adet Arri alexa sxt ve tam takım, Zeiss High Speed prime lens gurubu, 1 adet
Follow focus, 1 adet şarjo, 1 adet tripot ve 1 adet crane gerekmektedir.
1.2.4. Işık listesi
1 adet Astra, I adet sellect, 1 adet reflektör, ve okulun doğal ışık kaynaklarını
kontrol edebilmek için ekipman gerekmektedir.
1.3. Bütçe
Ücret ödenmeyenler (-) işareti ile gösterilmiş ve sponsorlarca karşılanmıştır.
Oyuncular ise ücret talep etmedikleri için gönüllü olarak yazılmıştır.
OYUNCULAR
Nilgün Atılgan
l gün
(gönüllü)
-
Onur Özkan
l gün
(gönüllü)
-
SET EKİBİ
Reji ekibi:
l gün
-
-
Kamera ekibi
l gün
-
-
Işık ve sanat ekibi
l gün
-
-
ÇEKİM MALZEMELERİ
Alexa,
l Gün
2000
2000
lens
takımı
20
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 29
|
|
5.TARTISMA VE SONUÇ
Bu prospektif çalışmada, ardışık ejakulasyonla elde edilen semen örneklerinde farklı
abstinens sürelerinin rutin sperm parametreleri, sperm kromatin bütünlüğü, DNA
hasarı ve antioksidan aktiviteye etkisi araştırılmıştır. Kısa abstinens süresinin sperm
konsantrasyonunu ve total motil sperm sayısını azaltmış olmakla birlikte, antioksidan
aktiviteyi değiştirmemiş, ardışık ejakulasyon sperm kromatin hasarı ve DNA
bütünlüğünü iyileştirici etki göstermiştir.
Abstinens süresine bağlı olarak değişen sperm parametrelerinin başında semen
volümü gelmektedir. Literatürde abstinens süresindeki kısalmanın semen volümünü
azalttığını raporlayan retrospektif ve prospektif çalışmalar mevcuttur (Levitas ve
ark .; 2004; Pellestor ve ark .; 1993; 2014; Sanche-Martin ve ark., 2013; Sunanda ve
ark.). Kısa abstinens süresi nedeniyle semen volümünde oluşan azalmanın, seminal
veziküller ve prostat gibi seminal sıvının kaynağı olan yardımcı genital bezlerin
yeterli salgı yapamamasına bağlı olduğu bilinmektedir. Bu organların epitel dokuları,
mRNA üretimini ve endoplazmik retikulumun sentez fonksiyonunu düzenleyen ve
böylece seminal plazma proteinlerinin üretimini arttıran androjenler tarafından
uyarılmaktadır.
Bunu destekler nitelikte,cinsel perhiz süresinin artışı ile serum testosteron
seviyelerinin arttığı gösterilmiştir (Jiang ve ark., 2003).Bu çalışmada literatürü
destekler nitelikte, semen hacmi cinsel perhiz süresi kısaldıkça anlamlı ölçüde
azalmıştır.
Abstinens süresindeki kısalma semen volümünde negatif etki göstermekle birlikte,
sperm konsantrasyonu, motilitesi, viabilitesi ve morfolojisinde olumlu ya da olumsuz
bir etki göstermemiştir. Fakat semen volümü ile direkt ilişkili olan total progressif
sperm sayısında da azalma görülmüştür. Diiğer bir şemen parametresi olan sperm
konsantrasyonu, semen kalitesinin kritik bir göstergesi ve fertilite potansiyeli için
prognostik bir faktördür. Yapılan çalışmalara baktığımızda, cinsel perhiz süresi ile
sperm konsantrasyonunun doğrusal bir ilişki içinde olduğunu gösteren çalışmalar
mevcuttur (Carlsen ve ark.,2004; Guzick ve ark.,2001; Marshburn ve ark.,2010 ).
49
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 57
|
|
2.5. OKSİDATİF STRES
ROS ve antioksidan kapasite arasındaki dengenin bozulması oksidatif strese neden
olur (Saalu,2010). Spermatozoalar antioksidan savunma mekanizmalarına sahiptirler.
Gonadal hücreleri ve matür spermatozoaları reaktif oksijen radikallerine karşı
korurlar.
Ancak patolojik durumlarda fazla miktarda ki reaktif oksijen radikalleri seminal
plazma antioksidan kapasitesini aşar ve oksidatif strese neden olur (Henkel, 2011).
Oksidatif stres etkileri çoğu zaman onarılabilir. Fakat matür spermatozoalar
sitoplazmik enzim onarım sistemlerinden yoksun oldukları için reaktif oksijen
radikalleri hasarlarını onaramazlar (Agarwal. & Saleh, 2002)
2.5.1.Oksidatif stresin ölçümü
Direkt Metodlar
Oksidatif stresin membran lipidleri ve DNA üzerindeki etkisiyle ortaya çıkan son
ürünleri ölçen testlerdir.
Sıklıkla kullanılan yöntemler ise:
Thio barbitürik asit testi:
Lipid peroksidasyonu reaksiyonu sonrası malondialdehid (MDA) oluşur. Sperm veya
seminal plazmada MDA düzeyi ölçülür. Sperm MDA düzeyi seminal plazmaya göre
daha düşük olduğu için MDA düzeyini saptamak için yüksek başınçlı sıvı
kromatografisi kullamılır (HPLC) (Shang ve ark., 2004) Seminal plazmada MDA
ölçümü spektrofotometri ile gerçekleşir (Tavilani ve ark., 2005).
8-OHdG ölçümü:
8-OHdG DNA'nın oksidatif hasarı sonrası oluşur. Ölçümü oksidatif stres hakkında
bilgi vermektedir. Spermde veya seminal plazmada HPLC ile (Loft ve ark.,2003),
veya enzim bağımlı immün absorbe yöntem (Nakamura ve ark., 2002) ile ölçülebilir.
24
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 32
|
|
1.5. Senaryo
SAHNE 1 / OKUL / DIS / GECE
Okulu dışarıdan genel bir sekilde hareketli
görürüz. Okulun dış yüzeyinde Beykoz
Yetiştirme Yurdu yazmaktadır. Okulun
bazı koridor ışıkları yanmaktadır.
Ses: Dışarıdan köpek, börtü böcek ve
rüzgar sesleri gelmektedir.
SAHNE 2 / OKUL-KORİDOR / İÇ / GECE
Okulun koridorundayız, koridor bostur ve
koridorun ışıklarında bir tuhaflık vardır.
Koridorun ışıkları kendiliğinden yanıp
sönmektedir. Koridorun köşesinde, bir
oda kapısının önüne geçeriz. Kapı yarı
açıktır ama odanın içi görünmektedir.
Kapının yanındaki duvarda "Nöbetçi
Öğretmen Odası" yazmaktadır ve odanın
içerisinde Nilgün Hanım uyumaktadır.
Nilgün Hanım uyumadan önce yanındaki
sehpada bulunan gece lambasını ve masa
lambasını açık bırakmıştır. Nilgün Hanım
uyur vaziyetteyken bir süre sonra isıklar
kendiliğinden söner.
Karanlık ...
Ses: Isik sönme sesi.
7
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 16
|
|
Tüpün altında -kalan sperm pelletlerine 1 ml kültür medyumu eklenerek homojen
hale getirilir. 3-5 dakika boyunca 300-500 g'de yeniden santrifüjlenir. Üst fazı
dikkatlice atılır. sperm pelleti nazikçe pipetlenerek homojen hale getirilir (WHO,
2010).
2.8.2. Direkt yüzdürme tekniği (Swim-up)
Spermler seminal plazmadan dışarı, kültür medyumu içine yüzmesi sonrasında da
seçilebilir Kültür medyumunu semen numunesi üzerine veya altına bir tabaka halinde
ekleyerek direkt yüzdürme tekniği gerçekleştirilebilir. Böylelikle motil spermler
kültür medyumu içine yüzerler. Bu yöntemle az sayıda sperm eldesi sağlanır. Ancak
IVF ve ICSI uygulanacak olan gibi hareketli sperm yüzdesinin düşük olduğu
durumlarda yararlıdır. Yüzdürme tekniğinde, semen numunesi iyice karıştırılır. Steril
15 ml'lik konik santrifuj tüpü içine 1 ml semen numunesi koyulur ve yavaşça üzerine
1,2 ml medyumu eklenir. Alternatif olarak kültür medyumu altına da semen
eklenebilir. Semen-kültür medyumu ara yüzey alanını artırmak için, tüpü yatay
düzlemle 45° acı yapacak şekilde eğilir. 37°C'de 1 saat inkübatörde bekletilir. Birinci
saatın sonunda tüp nazikçe dik duruma getirilir ve kültür medyumunun en üstteki 1
ml'lik kısımı ayırılır. Bu ayrılan kısım çok hareketli şperm hücrelerini içerir. Ayrılan
çok hareketli sperm hücrelerini içeren kısım kültür medyumu ile (1,5-2,0 ml)
seyreltilir. Beş dakika boyunca 300-500 g'de santrifüjlenir ve üst fazı atılır. Sperm
konsantrasyonu, toplam motilite ve ileri hareketi değerlendirmek için, 0,5 ml kültür
medyumu içinde sperm pelletini yeniden süspansiyon haline getirilir (Şekil 8).
Tedavi veya araştırma amacıyla doğrudan işlenmemiş numune kullanılabilir (WHO,
2010).
27
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 35
|
|
T.C.
BEYKENT ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ
TEZLİ YÜKSEK LİSANS SINAV TUTANAĞI
24. 057 2019
Enstitümüz Sinema-Tv Anasanat Dalı Sinema-Tv Programı yüksek lisans öğrencilerinden
110770018 numaralı Sait Ali DEMİR'in "Beykent Üniversitesi Lisansüstü Eğitim - Öğretim
Yönetmeliği"nin ilgili maddesine göre hazırlayarak, Enstitümüze teslim ettiği "Kapının Ardı"
konulu tezini, Yönetim Kurulumuzun 21/05/2019 tarih ve 2019/21 sayılı toplantısında seçilen ve
Taksim Yerleşkesinde toplanan biz jüri üyeleri huzurunda. Beykent Üniversitesi Lisansüstü
Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin 29. maddesinin 3. fıkrası gereğince (A.) dakika süre ile aday
tarafından savunulmuş ve sonuçta adayın tezi hakkında oyçoğunğuloyolirliği ile Kabul/Redeveya
Düreltime kararı verilmiştir.
İşbu tutanak, 4 nüsha olarak hazırlanmış ve Enstitü Müdürlüğü'ne sunulmak üzere
tarafımızdan düzenlenmiştir.
DANISMAN
ÜYE
Dr. Ogr. Üyesi Gengis/ASIL
Dr. Öğr. Üyesi Özge GÜRSOY ATAR
(Beykent Upinersitési)
(Beykent Universitesi)
ÜYE
Dr. Öğr. Üyesi Burcu KURTİS
(Nişantaşı Üniversitesi)
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 3
|
|
Tablo 10. Yıkama Sonrası Abstinens Sürelerine Göre Konsantrasyon ve Motilite Korelasyon Analizi
Değişkenler
Abstinems Süresi
Abstinens Süresi
(Yıkama Sonrası
(2-5 gün)
(1 sant)
Korelasyon Analizi
r degerl
r degerl
0,220
Konsantrasyon . Motilite
0.448
0.1976
0.0066
p
Değeri
*Spearman Test
Yıkama sonrası korelasyon analizlerine bakıldığında, 2-5 günlük cinsel perhis
süresinde konsantrayon ve motilite değerleri arasında korelasyon görülmezken, 1
saatlik cinsel perhis süresinde konsantrasyon ve motilite değerleri arasında anlamlı
korelasyon görülmüştür. (Tablo 10).
48
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 56
|
|
Şeldl 9 DansiteGradiyentYontemi (Beydola ve ark 2013).
2.9. ÇALIŞMANIN AMACI
Bu çalışmada abstinens süresinin kısa tutulması semen parametrelerini, sperm
kromatin ve DNA bütünlüğünü ve antioksidan kapasiteyi iyileştirici etki gösterir'
hipotezinden yola çıkılarak, normozoospermik erkeklerde ardışık olarak alınan
ejakulat örneklerinde kısa abstinens süresinin rutin semen parametrelerine, sperm
kromatin ve DNA bütünlüğüne, oksidatif strese karşı gelişen antioksidan kapasiteye
etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
29
|
_page_37_Figure_0.jpeg)
**Şekil 9.**DansiteGradiyentYöntemi (Beydola ve ark 2013).
# **2.9. ÇALIŞMANIN AMACI**
Bu çalışmada abstinens süresinin kısa tutulması semen parametrelerini, sperm kromatin ve DNA bütünlüğünü ve antioksidan kapasiteyi iyileştirici etki gösterir' hipotezinden yola çıkılarak, normozoospermik erkeklerde ardışık olarak alınan ejakulat örneklerinde kısa abstinens süresinin rutin semen parametrelerine, sperm kromatin ve DNA bütünlüğüne, oksidatif strese karşı gelişen antioksidan kapasiteye etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
# **3.GEREÇ VE YÖNTEMLER**
#### **3.1.Hasta Seçimi**
Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Androloji Laboratuvarına Kasım 2020 ve Nisan 2021 tarihleri arasında rutin hastaya ait semen örnekleri çalışmaya dahil edildi. Çalışma kapsamında değerlendirilen semen örnekleri rutin spermiyogram testi yapıldıktan sonra artan ve normalde tıbbi atık olarak laboratuvar ortamından uzaklaştırılan numunelerden gerçekleştirildi.
Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Girişimsel Olmayan Uygulamalar Etik Kurulu' nun 14.10.2020 tarih 2020-18/18nolu izni ile çalışma gerçekleştirildi (EK-1). Çalışmaya katılan her hasta için bilgilendirilmiş gönüllü olur formu ile izinleri alındı (EK-2).
Hastalara bilgilendirme yapıldıktan ve onam formu doldurulduktan sonra ejakulat numunesi alındı. Androloji laboratuvarında sperm konsantrasyonu değerlendirildi ve oligozoospermik (total progressifmotil sperm sayısı <15 milyon)- azospermik olgular ve mastürbasyon yoluyla ejakulat örneği alınamayan hastalar çalışma dışında tutuldu.
#### **3.2.Semen Örneklerinin Eldesi**
Spermiyogram analizi yapılmak üzere, semen örnekleri hastadan Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi Androloji laboratuvarı ile bağlantılı numune verme odasında mastürbasyon yöntemi ileelde edildi. Hastalar semen örneklerini üzerinde adı-soyadı ve protokol numarası yazılı steril, plastik kaplara koyarak laboratuvarımıza teslim ettiler.
Semen örnekleri 37°C sıcaklıktaki inkübatörde bekletilerek likefaksiyonlarının tamamlanması (15dk-60dk) sağlandı. Likefaksiyon sonrası rutin spermiyogram analizi yapıldı ve veriler kaydedildi. Spermiyogram sonrası kalan semen örneği çalışma kapsamında gerçekleştirilecek diğer tetkiklerin yapılması amacıyla ayrıldı.
#### **3.3.Hasta Grupları**
Çalışma kapsamında prospektif olarak, Bursa Uludağ Üniversitesi Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezinde spermiyogram analizi için başvuran 40adet normozoospermik (≥15mil/ml sperm konsantrasyonu) olgu çalışmaya dahil edildi. Her hastadan aynı gün birer saat arayla 2 kez ekajulat örneği alındı. Aynı hastalara ait örnekler;
Kontrol grubu; 2-5 günlük abstinens süresi sonrası alınan numuneler (n=36).
Çalışma grubu; 1 saat abstinens süresi sonrası alınan numuneler olarak gruplandı (n=36).
#### **3.4.Semen Örneklerine Uygulanan İncelemeler ve İşlemler**
Hastalardan alınan ejakulat örneklerinin rutin spermiyogram analizi gerçekleştirildi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre standart semen analizi yapıldı (WHO, 2010).
Semen analizi öncesinde numuneler %5 CO2, % 99 nem ve 37ºC sıcaklıkta inkübatörde 15-60 dakika inkübe edilip likefaksiyonu gerçekleştikten sonra, ejakulat örneği pastör pipetiyle homojen dağılımın gerçekleşmesi için pipetlendi ve 15 ml'lik konik santrifüj tüpüne alınarak semen volümü kaydedildi. Ardından numune faz kontrast mikroskobunda incelendi, makler kamara yardımıyla sperm konsantrasyonu, sperm motilitesi ve total motil sperm sayısı hesaplandı.
Kontrol ve çalışma gruplarını oluşturan tüm ejakulat örneklerinden yıkama öncesi 3'er adet yayma preparat hazırlandı.
Yayma preparatlarında;
1-Detaylı morfolojik değerlendirme (Diff Quick boyaması)
2-Viabilite değerlendirmesi (Eosin-Y testi)
3-Kromatin hasarının değerlendirmesi (Anilin mavisi boyaması) uygulandı.
Total antioksidan kapasitesini ve DNA fragmantasyon indeksini (DFI) değerlendirmek amacıyla her bir semen örneğinden 2 adet 0,5 ml'lik numune ayrıldı ve -20 ºC'de muhafaza edildi. Tüm numuneler toplandıktan sonra ticari kit kullanılarak enzime bağlı immünosorbent tahlil (ELİSA) yöntemiyle semen örneklerinin total antioksidan kapasitesi hesaplandı. DNA fragmantasyon indeksi TUNEL metodu kullanılarak analiz edildi.
Çalışmanın sonunda normozoospermik hasta grubunda, ardışık olarak alınan semen örneklerinde abstinens sürelerindeki farklılığa bağlı olarak ileri semen parametrelerine bakılarak kromatin bütünlüğü ve antioksidan aktiviteye etkisi karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Yapılan analizler daha detaylı olarak aşağıda açıklanmıştır.
# **3.4.1.Spermiyogram Testi**
37°C sıcaklıkta inkübatörde yaklaşık 30 dakika bekletildikten sonra likefiye olan semen örneklerinin analizi yapıldı. Semen analizinde ilk olarak makroskobik inceleme yapılarak, semenin kokusu, görünümü, hacmi ve viskozitesi değerlendirildi.
Semen örneğinden10 μl hacminde alınarak Makler sayım kamerasının ortasına damlatıldı ve üzerine grid camı kapatıldı. Olympus CX31 ışık mikroskobunda 200X büyütme altında yapılan değerlendirme ile sperm konsantrasyonu, total sperm sayısı ve hareketliliği değerlendirildi.
#### **3.4.2.Basit Yıkama Yöntemi ile Sperm Eldesi**
Swim-up yöntemi aşağıda basamaklarda tarif edilen biçimde gerçekleştirildi.
- 1- Likefiye olan 1ml semen örneği 15 ml hacimli falkon tüpü içerisine koyuldu.
- 2- İçerisinde semen örneği bulunan falkon tüpüne semen üzerine gelecek şekilde yavaşça 1 ml G-IVF yıkama mediumundan (G-ıvf Plus, Vıtrolıfe, Sweden) eklendi.
- 3- Falkon tüpü x300g'de 10 dakika santrifüj edildi.
- 4- Santrifüj tamamlandıktan sonra süpernatant kısmı atıldı.
- 5- Santrifüj sonrası dipte kalan 0,5 mlpellet 5 ml'lik tüp içerisinde alındı ve swim-up işlemi için üzerine 1 ml G-IVF yıkama mediumundan yavaşça (Gıvf Plus, Vıtrolıfe, Sweden) eklendi. Tüp 45 derece eğimli olarak 37ºC'de yaklaşık 1 saat inkübatörde bekletildi. İnkübasyon sonrası tüpün içindeki kültür medyumunun en üstteki 1 ml'lik kısmı alındı. Bu kısım ileri hareketli spermleri içermektedir.
Kaliteli ve motil spermlerin bulunduğu 1 ml'lik kısımdan 10 μl makler kameraya damlatılarak sperm konsantrasyonu, sperm motilitesi, total motil sperm sayısı hesaplandı. Numunenin geri kalan kısmı 0,5 ml'lik numune olarak ependorf tüplere ayrıldı ve -20ºC'de (ELİSA) yöntemiyle semen örneklerinin total antioksidan kapasitesi hesaplanması üzerine muhafaza edildi. Tüm işlemler kontrol ve deney grubu olarak ayrılan semen numunelerine uygulandı.
# **3.4.3. Spermlerin Morfolojik Değerlendirmesi**
Kontrol (2-5 gün abstinens süresi) ve çalışma grubu (1 saatabstinens süresi) kapsamında tüm semen örneklerinde morfolojik değerlendirme yapıldı. Morfoloji değerlendirme yöntemi aşağıda basamaklarda tarif edilen biçimde gerçekleştirildi.
- 1- Likefaksiyon sonrası semen örneği pipetlenerek homojenize edildikten sonra cinsel perhis sürelerine göre (2-5 günlük/ 1 saatlik) elde edilen semen örneğinden 10 µl lam üzerine yayıldı.
- 2- Lamlar havada kurutuldu.
- 3- DIFF-3 Rapid Differential Stain Kit For Haematology & Microbiology adlı kit boyama için kullanıldı.
- 4- Preperatlar cam şale içinde 1-2 saniye sürecek şekilde 5 kez fiksatife daldırıldı.
- 5- 1 saniye süreyle Solüsyon A'ya 2-3 kez batırıldı.
- 6- 1 saniye süreyle Solüsyon B'ye 2-3 kez batırıldı.
- 7- Boyanan preperatlar distile suda yıkandı.
- 8- Havada kurulan preperatlar faz-kontrast mikroskopta (OLYMPUS CX31) X100'lik büyütmede incelendi.
Sperm morfolojik analizinde en az 200 sperm hücresinde aşağıda belirtilen Kruger kesin kriterlerine göre değerlendirme [(Høst](https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/?term=H%C3%B8st+E&cauthor_id=10376863) E. ve ark.,1999) yapıldı.
- Sperm başı sınırları belli oval yapılı olmalıdır.
- Sperm uzunluğu 4.0-5.0 µm, genişliği ise 2.5-3.5 µm olmalıdır.
- Akrozom bölgesinin başın %40-70 ini oluşturacak büyüklükte olmalıdır.
- Post-akrozomal alanda vakuol bulunmamalıdır.
- Orta parça ve kuyruk anomalisi bulunmamalıdır.
- Orta parça; ince, sınırları belli ve yaklaşık olarak sperm başı uzunluğunda olmalıdır.
- Orta parçanın ana ekseni sperm başının ana ekseniyle aynı hizada bulunmalıdır.
- Orta parça eni 1 mikron, uzunluğu baş uzunluğunun 1,5 katı olmalıdır.
- Kuyruk boyunca genişlik aynı olmalıdır (WHO, 2010).
Tespit edilen baş, orta parça ve kuyruk anomalileri, droplet varlığı ve normal morfolojiye sahip olan sperm oranları yüzde olarak ifade edildi ve kaydedildi.
# **3.4.4.Spermlerin Vitalite Değerlendirilmesi**
1. Likefaksiyon sonrası semen örneği pipetlenerek homojenize edildikten sonra cinsel perhis sürelerine göre (2-5 günlük/ 1 saatlik) elde edilen semen örneğinden 10 µl lam üzerine damlatıldı.
2.Semen drobunun üzerine l0 μl'lik eozine eklendi, bir pipet ucuyla çevirerek karıştırıldı ve homojen hale getirildi. Lamelle kapatıldı.
3.Preparatlar faz-kontrast mikroskopta (OLYMPUS CX31) x20 büyütmede incelendi.
4.Membran bütünlüğünü koruyan canlı hücrelerin eozine boyasını hücre içine almayan hücreler soluk renkte, membran harabiyeti nedeniyle eozinei hücre içine alan ölü hücreler pembe renkte boyandı.
5. Eozini hücre içine alma özelliklerine göre pembe (ölü) veya boyanmamış (canlı) hücreler sayıldı ve kaydedildi.
7. Her preparatta 200 sperm sayımı gerçekleştirildi.
8. Her numune için vitalite yüzde değeri hesaplandı ve kaydedildi.
#### **3.4.5. Anilin Mavisi Boyama Yöntemi**
1. Likefaksiyon sonrası semen örneği pipetlenerek homojenize edildikten sonra cinsel perhis sürelerine göre (2-5 günlük/ 1 saatlik) elde edilen semen örneğinden 10 µl lam üzerine yayıldı.
2. Yayma (smear) yapılan preparatlar havada kurutulup, oda sıcaklığında %90'lık methanol içinde 30 dakika fikse edilip kurutuldu.
3. Preparatlar 2x1 dk distile sudan geçirildikten sonra, % 4 asetik asit (pH 3.5) çözeltisi içinde % 5 anilin mavisi ile 10 dakika boyandı.
4. Boyama sonrası 3x2 dk distile su ile durulanan preparatlar havada kurutulup entellan ile kapatıldı.
5. Faz kontrast mikroskopta immersiyon yağı ile x100 büyütmede incelendi. Pozitif (mavi) ve negatif (soluk mavi) boyanan hücreler sayıldı. Her preparatta 100 sperm hücresi sayıldı ve sayılan total sperm sayısına pozitif boyanan hücreler orantılandı ve yüzde değer olarak sonuçlar kaydedildi.
#### **3.4.6.Tunel Boyama Protokolü**
Sperm DNA kırıklarını değerlendirmek amacıyla ApopTag Peroxidase InSitu Apoptosis Kit Detection kullanıldı.
- 1. Likefaksiyon sonrası semen örneği pipetlenerek homojenize edildikten sonra cinsel perhis sürelerine göre (2-5 günlük/ 1 saatlik) elde edilen semen örneğinden 10 µl lam üzerine yayıldı.
- 2. Yayma (smear) yapılan preparatlar havada kurutulup, oda sıcaklığında %90'lık methanol içinde 30 dakika fikse edilip kurutuldu.
- 3. Taze sulandırılmış 60 μl Proteinaz K içerisinde kesitler 15 dakika oda sıcaklığında bekletildi.
- 4. Distile suda 2x2 dakika yıkama işlemi gerçekleştirildi.
- 5. Sulandırılmış %3'lük Hidrojen Pereoksitte kesitler 5 dakika bekletildi.
- 6. PBS ile 2x5 dakika kesitlere yıkama işlemi yapıldı.
- 7. 75 μl EB solüsyonunda 20 saniye kesitler bekletildi.
- 8. Kesitlerin etrafındaki su toplandıktan sonra kesitlerin üzerine 55 μl Tdt enzimi eklendi. Nemli ortamda 37°C'de 1 saat inkübatörde bekletildi.
- 9. Kesitler 10 dakika oda sıcaklığında Stop Wash Buffer ile inkübe edildi.
- 10. Kesitlerin etrafındaki su toplandıktan sonra 65 μl Anti-Digoxigenin eklenerek nemli ortamda 30 dakika bekletildi.
- 11. PBS ile 2x5 dakika yıkandı.
- 12. Kesitlere 3-6 dakika 75 μl Peroxidan Substrat boyaması yapıldı. Optimal boyanma zamanını saptamak için kesitler kontrol edildi.
- 13. Distile suda 3x1 dakika yıkama işlemi yapıldı.
- 14. Alkol serilerinden geçirilip kuruduktan sonra entellan ile kapatıldı.
#### **3.4.7 Elisa Protokolü**
Tüm reaktifler, standart solüsyonlar ve numuneler hazırlandı. (2-5 günlük ve 1 saatlik semen numunelerine basit yıkama işlemi yapıldıktan sonra swim-up işlemi yapılmıştır. Swim up işleminden sonra kaliteli ve motil spermlerin bulunduğu kısım ependorfa ayrılarak -20ºC'de donduruldu.) Bu analizde Human Total Antioxidant Status Elisa KİT kullanıldı.
- 1. Dondurulan semen örnekleri oda sıcaklığında çözüldü.
- 2. Standart kuyuya 50μl standart eklendi. Standart çözelti biyotinlenmiş antikorlar içerdiğinden, standart kuyuya antikor eklenmedi.
- 3. Numune kuyularına 40μl semen numunesi eklendi.
- 4. Numunelerin üzerine 10μl anti-TAS antikorları eklendi.
- 5. Numune kuyularına ve standart kuyucuklara 50μl streptavidin-HRP ilave edildi.
- 6. Plaka bir kapatıcı ile örtüldü. 37°C'de 60 dakika inkübe edildi.
- 7. 7.Kapatıcı çıkarıldı ve plaka yıkama tamponu ile 5 kez yıkandı. Her yıkama için 30 saniye ila 1 dakika süreyle en az 0,35 ml yıkama tamponu ile kuyular ıslatıldı. Otomatik yıkama için tüm kuyular aspire edildi ve yıkama tamponuyla 5 kez yıkandı. Plaka kağıt havlu ile üzeri kurulandı.
- 8. Her kuyucuğa 50μl substrat solüsyonu A eklendi ve ardından her kuyuya 50μl substrat solüsyonu B eklendi. Yeni bir kapatıcı ile kaplanmış plak 37°C'de 10 dakika karanlıkta inkübe edildi.
- 9. Her kuyucuğa 50μl durdurma solüsyonu eklendikten sonra mavi renk hemen sarı renge döndü.
- 10. Durdurma solüsyonunu ekledikten sonra 10 dakika içinde 450 nm'ye ayarlanmış bir mikroplaka okuyucu kullanarak her kuyunun optik yoğunluğu (OD değeri) belirlendi.
#### **4.BULGULAR**
Bu çalışmada, Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Androloji Laboratuvarına Kasım 2020 ve Nisan 2021 tarihleri arasında rutin spermiyogram analizi için başvuran, çalışmaya katılmak için gönüllü olan 36 erkek hastaya ait semen örnekleri kullanıldı. Aynı hastalardan ardışık ejakulasyonla toplanan 72 semen örneği 2 gruba ayrıldı. Kontrol grubu; 2-5 günlük abstinens süresi sonrası alınan numuneler (n=36) ve çalışma grubu; bir saat abstinens süresi sonrası alınan numuneler olacak şekilde ayrıldı(n=36). Farklı abstinens sürelerine bağlı olarak rutin sperm parametreleri, sperm kromatin bütünlüğü, DNA hasarı ve antioksidan aktivitenin karşılaştırmalı analizi yapıldı.
Hastaların demografik özellikleri olarak ortalama yaşları ve ortalama vücut kitle indeksi (BMI) değerleri Tablo 3'te verilmiştir. Yaş ortalaması (yıl) 33,79±4,32 olarak, BMI ortalaması (kg/m2 ) 26,48±2,29 olarak belirlendi. Hasta gruplarında kronik hastalıkları, cerrahi öyküleri ile sigara ve alkol kullanımları benzerlik gösterdiği için bu dört parametrede istatistiksel analize dahil edilmedi.
**Tablo 3.** Hastaların Demografik Özellikleri
| Değişkenler | Mean ± SD |
|-----------------------|--------------|
| Erkek Yaşı (yıl) | 33,79 ± 4,32 |
| Erkek BMI (kg/m2<br>) | 26,48 ± 2,29 |
#### **4.1.Rutin Semen Parametreleri Sonuçları**
Farklı abstinens sürelerine göre yıkama öncesi ve yıkama sonrası rutin semen parametreleri değerlendirildi. Kontrol grubunda (2-5 günlük abstinens sonrası) semen volümü 3.5 milyon/ml (2.6-5.0), çalışma grubunda (1 saatlik abstinens sonrası) 2 milyon/ml (1.1-2.5) olarak bulundu. Semen volümünün abstinens süresindeki kısalma ile birlikte anlamlı olarak azaldığı görüldü.
Yıkama öncesi semen volümü ve total motil sperm sayısında gruplar arasında anlamlı farklılık saptanırken (sırasıyla p=0.0001 ve p=0.0001), konsantrasyon, motilite, morfoloji ve vitalitede gruplar arası anlamlı farklılık görülmedi (sırasıyla p=0.161, p=0.851 ve p=0.807) (Tablo 4, Grafik 1).
| Değişkenler<br>(Yıkama Öncesi) | Abstinens Süresi<br>(2-5 gün)<br>(Median%25-%75 Percentiles) | Abstinens Süresi<br>(1 saat)<br>(Median%25-%75 Percentiles) | p<br>Değeri |
|--------------------------------|--------------------------------------------------------------|-------------------------------------------------------------|------------------|
| Volüm (ml) | | | |
| | 3,5 (2,6-5,0) | 2 (1,1-2,5) | 0,0001* |
| Konsantrasyon<br>(mil/ml) | 88 (49,2-133,7) | 73,5 (32-121,7) | 0,161 |
| Motilite (%) | 67 (53,2-80) | 73,5 (49-83,3) | 0,851 |
| TPMS** (mil.) | | | |
| Morfoloji (%) | 191 (91,7-307,8)<br>2 (1-3) | 98 (36,2-151,5)<br>2 (1-3) | 0,0001*<br>0,244 |
| Vitalite(%) | 80 (72-85) | 80 (72,2-85,7) | 0,807 |
**Tablo 4.** Farklı Abstinens Sürelerine Göre Yıkama Öncesi Semen Parametreleri
 ve 1 saat
abstinens süresi sonrası(n=36) alınan numuneler yıkama öncesi ve yıkama sonrası
değerlendirildi. Yıkama öncesinde abstinens süresine bağlı olarak sperm volümünün ve total
motil sperm sayısının kısa abstinens süresi aleyhine anlamlı olarak değiştiği, yıkama
sonrasında motilitenin değişmediği, konsantrasyonun kısa abstinens grubunda anlamlı
azaldığı görüldü. Abstinens süresi kısa tutulduğunda sperm kromatin hasarının ve DNA
fragmantasyon oranının azaldığı, antioksidan kapasitede bir değişiklik olusturmadığı saptandı.
Bu calısmanın sonucunda abstinens süresinin kısa tutulması sperm konsantrasyonunu ve
bununla bağlantılı olarak total progressif sperm sayısını azaltmakla birlikte, normozoospermik
olgularda uygulanacak üremeye yardımcı tedavi yaklaşımına göre inseminasyonda kromatin
ve DNA bütünlüğü açısından daha kaliteli sperm kullanılmasına imkan sağlayacaktır. Ardışık
ejakulasyon ve abstinens süresindeki kısalma aktioksidan kapasitede olumlu ya da olumsuz
bir etki oluşturmamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Semen analizi, sperm DNA fragmantasyonu, sperm morfolojisi, anilin
mavisi, total antioksidan kapasitesi
VII
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 7
|
|
T.C.
HALİÇ ÜNİVERSİTESİ
LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ
BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI
BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI
ARDUINO İLE ÇALIŞAN ÇOK FONKSİYONLU
ROBOT
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Hazırlayan
18120990001 - Cihan AKSU
Danışman
Dr. Öğretim Üyesi Ülviye HACIZADE
İstanbul-2020
|
_page_0_Picture_0.jpeg)
#### T.C. HALİÇ ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI
# ARDUINO İLE ÇALIŞAN ÇOK FONKSİYONLU ROBOT
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Hazırlayan 18120990001 - Čihan AKSU
Danışman Dr. Öğretim Üyesi Ülviye HACIZADE
İstanbul-2020
# T.C. HALİÇ ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI
# ARDUINO İLE ÇALIŞANÇOK FONKSİYONLU ROBOT
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Hazırlayan 18120990001 - Cihan AKSU
Danışman Dr. Öğretim Üyesi Ülviye HACIZADE
İstanbul-2020
# LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE
Bilgisayar Mühendisliği Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı Öğrencisi Cihan Aksu tarafından hazırlanan "Arduino ile Çalışan Çok Fonksiyonlu Robot" konulu çalışması jürimizce Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir.
Tez Savunma Tarihi: 28.01.2020
| | (Jüri Üyesinin Ünvanı, Adı, Soyadı ve Kurumu): | İmzası |
|------------|------------------------------------------------------------------------------------|--------|
| Jüri Üyesi | : Dr. Öğretim Üyesi Ülviye Hacızade | |
| | : Haliç Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü (Danışman) | |
| Jüri Üyesi | : Prof. Dr. Mübariz Eminli<br>: Haliç Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü | |
| Jüri Üyesi | : Dr. Öğretim Üyesi Faruk Bulut<br>: Rumeli Universitesi, Bilgisayar Üniversitesi | |
Bu tez Enstitü Yönetim Kurulunca belirlenen yukarıdaki jüri üyeleri tarafından uygun görülmüş ve Enstitü Yönetim Kurulunun kararıyla kabul edilmiştir.
Prof. Dr. M.Burcu IRMAK YAZICIOĞLU Vekil Müdür
# Arduino ile Çalışan Çok Fonksiyonlu Robot
| | ORIJINALLIK RAPORU | | | | |
|---|--------------------------------------|--------------------------------|----------------------------------------|--------------------------------------|------------------|
| % | BENZERLIK ENDEKSI | INTERNET<br>KAYNAKLARI | %<br>YAYINLAR | %O | Öğrenci ödevleri |
| | BIRİNCİL KAYNAKLAR | | | | |
| | Oğrenci Odevi | bmitted to Haliç Üniversitesi | | | |
| | www.turksan.com<br>İnternet Kaynağı | | | | 9/0 |
| 3 | Oğrenci Odevi | | Submitted to TechKnowledge Turkey | | 0/0 |
| | Oğrenci Odevi | | Submitted to Afyon Kocatepe University | | % |
| | robelart.com<br>İnternet Kaynağı | | | | |
| | www.uakb.org<br>Internet Kaynağı | | | | |
| | www.ikaya.net<br>Internet Kaynağı | | | | |
| | dergipark.org.tr<br>Internet Kaynağı | | | | |
| 9 | Oğrenci Odevi | Submitted to Trakya University | | ir. Oğreti'nı Üyes<br>Duive HACIZADE | |
14/02/2020
# TEZ ETİK BEYANI
Yüksek Lisans Tezi olarak sunduğum "ARDUINO İle Çalışan Çok Fonksiyonlu Robot" başlıklı bu çalışmayı baştan sona kadar danışmanım Dr. Öğretim Üyesi Ülviye HACIZADE 'ın sorumluluğunda tamamladığımı, verileri/örnekleri kendim topladığımı, deneyleri/analizleri ilgili laboratuvarlarda yaptığımı/yaptırdığımı, başka kaynaklardan aldığım bilgileri metinde ve kaynakçada eksiksiz olarak gösterdiğimi, çalışma sürecinde bilimsel araştırma ve etik kurallara uygun olarak davrandığımı ve aksinin ortaya çıkması durumunda her türlü yasal sonucu kabul ettiğimi beyan ederim.
Cihan Aksu
(İmza)
# ÖNSÖZ VE TEŞEKKÜR
Yüksek lisans öğretimimizin sonlarına yaklaştığımız bu zaman dilimlerinde, öğretimimiz süresince edindiğim bilgi, beceri ve tecrübelerin meyvesini almak istemekteyim. Bu sebeple çalışmamın bizler için birer referans ve üniversitemiz için bir gurur kaynağı olmasını hedefliyorum.
Yüksek Lisans Bilgisayar Mühendisi öğrencisi olarak başlayacağım yeni iş hayatımda bana birçok fırsatında bu vesile ile açılmasını temenni ediyorum. Yaptığım / yapacağım diğer çalışmalarında insanoğlunun hayatım kolaylaştırması ve milletimizi muassır medeniyetler seviyesine ulaştırmasını gönülden istiyorum.
Seminer çalışmamızda emeği geçen danışman hocamız Dr. Öğretim Üyesi Ülviye HACIZADE'ye göstermiş olduğu yakın ilgi, destek ve sabır için sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca, bu seminerdedesteklerini esirgemeyen diğer hocalarımıza, iş arkadaşlarımıza, ailelerimize, yöneticilerimize gönülden teşekkür ederim.
İstanbul, 2020
Cihan AKSU
# İÇİNDEKİLER
| | | Sayfa | No. | |
|--|--|-------|-----|--|
|--|--|-------|-----|--|
| İÇİNDEKİLER | |
|--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|--|
| KISALTMALAR | |
| ÇİZELGELER | |
| ŞEKİL LİSTESİ………………………………………………………………………………………………………………… VI | |
| ÖZET ………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… | |
| ABSTRACT | |
| 1. GİRİŞ | |
| 2. LİTERATÜR ARAŞTIRMASI | |
| 3. ROBOT | |
| 3.1. Robot Tanumi | |
| 3.1.1. Robotların Temel İşlevleri | |
| 3.1.2. Robot Teknolojisinin Temelleri | |
| 3.1.3. Robotik Nedir | |
| 3.2. Robot Kavramı Doğuşu | |
| 3.3. Robot Kavramı Tarihteki Gelişimi | |
| 3.4. Bir Robotun Robot Olmasındaki Özellikleri | |
| 3.4.1. Algılama | |
| 3.4.2. Planlama | |
| 3.4.3. Eylem | |
| 3.5. Robot Kullanımının Avantaj ve Dezavantajları | |
| 3.6. Robotların Sınıflandırılmaları ve Yapısal Çeşitleri | |
| 3.6.1. Sabit Robotlar | |
| 3.6.1.1. Robot Kollar - Eklemli Robotlar | |
| 3.6.1.2. Kartezyen ve Kızak Robotlar | |
| 3.6.1.3. Silindirik Robotlar | |
| 3.6.1.4. Küre Robotlar | |
| 3.6.1.5. Scara Robotlar | |
| 3.6.1.6. Paralel Robotlar | |
| 3.6.2. Tekerlekli Robotlar | |
| 3.6.2.1. Tek Tekerlekli Robotlar | |
| 3.6.2.2. Mobil Top Robotlar | |
| 3.6.2.3. İki Tekerlekli Robotlar | |
| 3.6.2.4. Üç Tekerlekli Robotlar | |
| 3.6.2.5. Dört Tekerlekli Robotlar | |
| 3.6.2.6. Çok Tekerlekli Robotlar | |
| 3.6.2.7. Paletli Robotlar | |
| 3.6.3. Ayaklı Robotlar | |
| 3.6.3.1. Tek Ayaklı Robotlar | |
|--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|--|
| 3.6.3.2. İki Ayaklı Robotlar | |
| 3.6.3.3. Üç Ayaklı Robotlar | |
| 3.6.3.4. Dört Ayaklı Robotlar | |
| 3.6.3.5. Altı Ayaklı Robotlar | |
| 3.6.3.6. Çok Ayaklı Robotlar | |
| 3.6.4. Yüzen Robotlar | |
| 3.6.5. Uçan Robotlar | |
| 3.6.6. Sürü Robotlar | |
| 3.6.7. Modüler Robotlar | |
| 3.6.8. Mikro Robotlar | |
| 3.6.9. Nano Robotlar | |
| 3.6.10. Yumuşak Elastik Robot | |
| 3.6.11. Sektördeki Amaçlarına Göre Robotlar | |
| 3.6.12. Yeteneklerine Göre Robotlar | |
| 3.6.13. Güç Kaynaklarına Göre Robotlar | |
| 3.6.14. Operasyonel Robotlar | |
| 3.6.15. Endüstriyel Robotlar | |
| 3.6.16. Tıp ve Sağlık Alanında Kullanılan Robotlar | |
| 3.6.17. Askeri Alanda Kullanılan Robotlar | |
| 3.6.18. Eğlence Sektöründe Kullanılan Robotlar | |
| 3.6.19. Keşif Robotları | |
| 4. BENZER ÇALIŞMALAR………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………33 | |
| 5. MİKRODENETLEYİCİ | |
| 5.1. Mikrodenetleyicilerin Genel Yapısı | |
| 5.1.1. MİB (Merkezi İşlem Birimi) | |
| 5.1.2. Bellek Birimleri | |
| 5.1.3. Giriş Çıkış Birimleri | |
| 5.1.4. Saat Darbe Üretici | |
| 5.2. Mikrodenetleyicilerin Kullanım Alanları | |
| | |
| 6. BLUETOOTH | |
| 6.1. Bluetooth Ortaya Çıkışı | |
| 6.2. Bluetooth Teknolojisinin Çalışma Prensibi | |
| 6.3. Bluetooth'un Kullanım Alanları | |
| 6.4. Bluetooth'un Teknik Altyapısı…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… | |
| 7. ARDUINO | |
| 7.1. Arduino'nun Tanımı | |
| 7.2. Arduino Bileşenleri ve Tercih Sebebi | |
| 7.3. Arduino Yapısı | |
| 7.4. Arduino Arayüzü | |
| 7.5. Arduino Bluetooth Modülü | |
| | |
| 8. ROBOT UYGULAMASINA AİT DİYAGRAMLAR | |
| 8.1. Çok Fonksiyonlu Robotun Senaryosu | |
| 8.2. Kullanım Senaryosu (Use - Case) Diyagramı | |
| 8.3. Sınıf (Class) Diyagramı | |
| 8.4. Aktivite (Activity) Diyagram | |
| 8.5. Sekans (Sequence) Diyagramı | |
|---------------------------------------------------|--|
| 9. UYGULAMANIN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ | |
| 9.1. Robotun Çalışma Detayları | |
| 9.2. Kullanılan Malzemeler ve Özellikleri | |
| 9.2.1. Bluetooth Modülü | |
| 9.2.2. Paletli Robot Platformu | |
| 9.2.3. Servo Motor | |
| 9.2.4. ESP-32 CAM Kamera | |
| 9.2.5. L298P Motor Sürücü Kartı ve Özellikleri | |
| 9.2.6. HC-06 Bluetooth Modülü | |
| 9.2.7. DHT22 Sıcaklık ve Nem Sensörü | |
| 9.2.8. HC-SR04 Ultrasonik Sensör (Mesafe Sensörü) | |
| 9.2.9. DC Motor | |
| 9.2.10. Arduino Uno R3 Kontrol Kartı | |
| 9.2.11. Paletler | |
| 9.2.12. Robot Gövdesi | |
| 9.2.13. Montaj Sütunları | |
| 9.2.14. Lehim Teli | |
| 9.2.15. 25-40 Watt Havya (Lehim Tabancası) | |
| 9.2.16. Led Diyot | |
| 9.2.17. Anahtar (Buton) | |
| 9.2.18. Gaz Sensörü | |
| 9.2.19. Robot Kol | |
| 9.2.20. Voltmetre | |
| 9.2.21. Voltaj Sensörü | |
| 9.3. Robotun Mekanik Tasarımı | |
| 9.4. Robotun Ekran Tasarımı ve Programlanması | |
| 9.5. Arduino IDE Yazılımı | |
| 9.6. Android Yazılımı | |
| 9.7. Karşılaşılan Sorunlar | |
| 9.7.1. Donanımsal Sorunlar | |
| 9.7.2. Yazılımsal Sorunlar | |
| 10. BULGULAR | |
| 11.TARTIŞMA | |
| 12. SONUÇ | |
| 13. KAYNAKLAR | |
| 14. EKLER | |
| EK-1. Programlama Kodları ve Tasarımı | |
| 15. ÖZGEÇMİŞ | |
| | |
# KISALTMALAR
| AC | : Alternatif Akım |
|------|--------------------------------------------------------------|
| ALU | : Arithmetic Logic Unit - Aritmetik Mantık Birimi |
| CPU | : Central Processor Unit - Merkezi İşlem Birimi |
| DC | : Düz Akım |
| İHA | : İnsansız Hava Araçları |
| RAM | : Random Access Memory - Rastgele Erişilebilir Hafiza |
| ROM | : Read Only Memory - Sadece Okunabilir Hafıza |
| SSP | :Standart Serial Port - Standart Seri Port |
| USB | : Universal Serial Bus - Evrensel Seri Veri Yolu |
| WPAN | : Wireless Personal Area Network - Kablosuz Kişisel Alan Ağı |
| | |
# ÇİZELGELER
| Çizelge 7.1. Arduino UNO Elemanları | |
|--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|--|
| Çizelge 9.1. L298P Motor Sürücü Kartının Giriş ve Çıkış Portları | |
| Çizelge 9.2. HC-06 Bluetooth Modülüne göre Master ve Slave Cihazının Bağlantı | |
| Özellikleri………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… | |
| Çizelge 9.3. DC Motorun Teknik Özellikleri | |
| Çizelge 11.1. Uygulamada Kullanılan Sensörler ve Özellikleri | |
# ŞEKİL LİSTESİ
| Sekil 3.1. | Robotların Temel İşlevBlok Diyagramı | 6 |
|-------------|---------------------------------------------------------------------|----|
| Sekil 3.2. | Robot Teknolojisinin Temelleri Diyagramı | 6 |
| Sekil 3.3. | Rossum's Universal Robots Eseri | ழ் |
| Sekil 3.4. | Eklemli Robotların Dönme Eksenleri ve Kollarının Ekran<br>Görüntüsü | 12 |
| Sekil 3.5. | Kartezyen Robotun Ekran Görüntüsü | 13 |
| Sekil 3.6. | Kızak Robotun Ekran Görüntüsü | 13 |
| Sekil 3.7. | Silindirik Robotun Ekran Görüntüsü | 14 |
| Sekil 3.8. | Küre Robotun Ekran Görüntüsü | 14 |
| Sekil 3.9. | SCARA Robotun Ekran Görüntüsü | 15 |
| Sekil 3.10. | Paralel Robotun Ekran Görüntüsü | 15 |
| Sekil 3.11. | Tek Tekerlekli Robotların Ekran Görüntüsü | 16 |
| Şekil 3.12. | Mobil top Robotların Ekran Görüntüsü | 17 |
| Şekil 3.13. | İki Tekerlekli Robotların Ekran Görüntüsü | 17 |
| Sekil 3.14. | Üç Tekerlekli Robotların Ekran Görüntüsü | 18 |
| Sekil 3.15. | Dört Tekerlekli Robotların Ekran Görüntüsü | 18 |
| Sekil 3.16. | Çok Tekerlekli Robotların Ekran Görüntüsü | 19 |
| Sekil 3.17. | Paletli Robotların Ekran Görüntüsü | 19 |
| Şekil 3.18. | Tek Ayaklı Robotların Ekran Görüntüsü | 20 |
| Sekil 3.19. | İki Ayaklı Robotların Ekran Görüntüsü | 21 |
| Şekil 3.20. | Üç Ayaklı Robotların Ekran Görüntüsü | 21 |
| Sekil 3.21. | Dört Ayaklı Robotların Ekran Görüntüsü | 22 |
| Sekil 3.22. | Altı Ayaklı Robotların Ekran Görüntüsü | 22 |
| Sekil 3.23. | Çok Ayaklı Robotların Ekran Görüntüsü | 23 |
| Sekil 3.24. | Yüzen Robotların Ekran Görüntüsü | 24 |
| Sekil 3.25. | Uçan Robotların Ekran Görüntüsü | 24 |
| Şekil 3.26. | Sürü Robotların Ekran Görüntüsü | 25 |
|-------------|------------------------------------------------------------------------------------------|------|
| Şekil 3.27. | Modüler Robotların Ekran Görüntüsü | 25 |
| Sekil 3.28. | Mikro Robotların Ekran Görüntüsü | 26 |
| Şekil 3.29. | Nano Robotların Ekran Görüntüsü | 26 |
| Şekil 3.30. | Yumuşak Elastik Robotların Ekran Görüntüsü | 27 |
| Şekil 3.31. | OpenRov Su Altı Keşif Robotu | 32 |
| Şekil 3.32. | Puffer Katlanabilir Uzay Robotu | 32 |
| Şekil 4.1. | Yıldız Teknik Üniversitesi Tarafından Geliştirilen Turist Adlı<br>Robotun Genel Görünümü | 33 |
| Şekil 4.2. | TÜBİTAK Tarafından Geliştirilen Robotun Genel Görünümü | 34 |
| Şekil 5,1. | Mikrodenetleyici Blok Diyagramı | 35 |
| Şekil 5.2. | Mikrodenetleyicilerin Genel Yapı Şeması | 36 |
| Şekil 6.1. | Bluetooth Logosu | 38 |
| Şekil 7.1. | Arduino UNO Kartı | 42 |
| Şekil 7.2. | Arduino UNO' nun Genel Yapısı | 43 |
| Sekil 7.3. | Arduino UNO Arayüzü | 44 |
| Sekil 7.4. | Viking Runic Alfabesi | 44 |
| Şekil 7.5. | Bluetooth Logosunun Alfabetik Gösterimi | 44 |
| Sekil 7.6. | Arduino Bluetooth Modülü Gösterimi | 45 |
| Şekil 8.1. | Kullanım Senaryosu Diyagramı | 48 |
| Şekil 8.2. | Sınıf Diyagramı | 49 |
| Sekil 8.3. | Aktivite Diyagramı | 50 |
| Sekil 8.4. | Sekans Diyagramı | ਵੀ |
| Sekil 9.1. | Bluetooth Kartı | ર્ટક |
| Sekil 9.2. | Paletli Robot Platformu | રેક |
| Şekil 9.3. | Servo Motor | 56 |
| Şekil 9.4. | ESP-32CAM Kamera | 57 |
| Sekil 9.5. | L298P Motor Sürücü Kartı | 57 |
| Sekil 9.6. | L298P Motor Sürücüsünün Arduino UNO' ya Bağlantı Şekli | 58 |
| Şekil 9.7. | HC-06 Bluetooth Modülü ve Bağlantı Kablosu | 59 |
| Sekil 9.8. | HC-06 Bluetooth Modülünün Arduino Uno' ya Bağlantı Şekli | 60 |
| Sekil 9.9. | HC-06 Bluetooth Modülüne Master ve Slave Modülünün<br>Bağlantı Şeması | 60 |
|-------------|-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|-----|
| Sekil 9.10. | DHT22 Sıcaklık ve Nem Sensörünün Arduino' ya Bağlantı<br>Şeması | 62 |
| Şekil 9.11. | HC-SR04 Mesafe Sensörünün Arduino Uno Kartına Bağlantı<br>Şeması | 62 |
| Şekil 9.12. | DC Motorun İç Görünümü | 63 |
| Sekil 9.13. | Arduino UNO R3 Kontrol Kartının Görüntüsü | 64 |
| Şekil 9.14. | Plastik Robot Palet Görünümü | ર્ણ |
| Sekil 9.15. | Robotun Gövdesi ve Birleştirici Aparatları | 65 |
| Şekil 9.16. | Montaj Sütunlarının Görünümü | 66 |
| Şekil 9.17. | Led Diyot Görünümü | 67 |
| Sekil 9.18. | Gaz Sensörü Görünümü | 67 |
| Sekil 9.19. | Robot Kol Görünümü | 68 |
| Şekil 9.20. | Voltmetre | 68 |
| Şekil 9.21. | Voltaj Sensörü | રત |
| Şekil 9.22. | Motor ve Paletlerin Alt Gövdeye Yerleştirilmiş Görüntüsü | 70 |
| Sekil 9.23. | Arduino UNO R3 ve L298P Motor Sürücü Kartlarının Platform<br>Üzerinde Görünümü | 70 |
| Şekil 9.24. | Robotun Gövdesi, Kartlar, DC Motorlar ve Paletlerin Montaj<br>Görüntüsü……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… | 71 |
| Sekil 9.25. | Robot Motorlarının, L298P Motor Sürücü Kartına Bağlanmış<br>Görüntüsü | 71 |
| Sekil 9.26. | Robotun Montaj Aşamasındaki Görüntüsü -- 1 | 72 |
| Sekil 9.27. | RobotunMontaj Aşamasındaki Görüntüsü – 2 | 72 |
| Sekil 9.28. | RobotunMontaj Aşamasındaki Görüntüsü – 3 | 73 |
| Sekil 9.29. | RobotunMontajının Tamamlanmış Görünümü | 73 |
| Sekil 9.30. | Macromedia Flash MX Programı Uygulama Görüntüsü | 74 |
| Sekil 9.31. | MIT App Invertor Programı Tasarım Görüntüsü | 74 |
| Sekil 9.32. | MIT App Invertor Programı Yazılım Görüntüsü | 75 |
| Sekil 9.33. | Uygulama Tasarımının Mobil Cihazlardaki Görüntüsü | 75 |
| Şekil 9.34. | Uygulama Tasarımını Apk Dosyası Haline Getirme Görüntüsü | 76 |
| Sekil 9.35. | Arduino ile Çok Fonksiyonlu Robotta Kullanılan Kod Parçacık<br>Görüntüsü……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… | 77 |
| Sekil 9.36. | Arduino ile Cok Fonksiyonlu Robotun Android Görüntüsü | 79 |
| | Şekil 9.37. Android Uygulaması Kod Parçacığı Görüntüsü | 80 |
|-------------|----------------------------------------------------------------------|----|
| | Şekil 10.1. Robot Kol Genel Görüntüsü | 83 |
| Şekil 10.2. | Robotun Engelle Karşılaşma Durumu | 84 |
| | Şekil 10.3. Robotun Üzerine Entegre Edilen Bluetooth Devre Görüntüsü | 84 |
| | Şekil 10.4. Robotun Üzerine Entegre Edilen Sensörlerin Görüntüsü | 85 |
| | Şekil 10.5. Robotun Son Hali Görüntüsü | 86 |
# ÖZET
#### ARDUINO İLE ÇALIŞAN ÇOK FONKSİYONLU ROBOT
Arduino ile calısan cok fonksiyonlu robot, belirli mekânlarda Android tabanlı bir telefon vasıtasıyla butondan girilen ve ses aracılığı ile iletilen komutlarla robotların uzaktan kontrolü hedeflenmiştir. Günümüzde hızla artan insan ihtiyaçları doğrultusunda teknolojide aynı oranda gelişmekte olup bu ihtiyaçların karşılanması için yapılan çalışmalar her geçen gün hayatı daha da kolaylaştırmakta ve bu calısmalar robot calısmalarında yoğunlasmaktadır. Robotlar, dışarıdan bir kullanıcıyla ya da daha önceden belirlenen komutları yerine getirerek çalışırlar.
Arduino, günümüz ortamlarında anlaşılır, çok fazla tercih edilen, hızlı ve kullanışlı bir yazılım dili olarak öne çıkan bir platforma sahiptir. Cihazlara kablosuz bağlanıp kablosuz bir şekilde yönetilebilmesi sağlayan, bluetooth olarak haberlesme teknolojisindeki cihazlar ile kablodan bağımsız bir sekilde gerçeklesmiştir. Bu tezde sıcaklık sensörleri ile ortamın stabil sıcaklıktan uzaklaşarak kötü sonuçlar doğurması, gaz sensörleri ile yine aynı şekilde ortamda olağan dışı oluşabilecek zararlı gazların tespiti hedeflenmiştir.
Robotlar, yaşamımızda birçok kolaylıklar getirmesine rağmen günümüzde gelisen son teknolojik gelişmelerin günümüze yansıyan yüzüdür. Bu makinelerin sayesinde yaşantımızda birçok kolaylıklar getirmesiyle birlikte çeşitli kullanım alanlarında fayda sağladıkları görülmektedir. Depremde, uzay kesiflerinde, su altı arastırmalarının yapılması gibi pek çok alanlarda karşımıza çıkmaktadır.
Sonuc olarak, bu tezde insanlığın yaşadığı büyük sorunlardan olan depremler, kaza sonuçları incelemeleri ve keşif işlemleri gibi insan hayatını riske atan birçok konuda insanlığa yardım sunacak, kolay kontrol edilebilir ve çok fonksiyonlu bir robot üretilmiştir.
Anahtar Sözcükler: Mikrodenetleyici, bluetooth, arduino, robot
#### MULTI-FUNCTION ROBOT WORKING WITH ARDUINO
#### ABSTRACT
The multi-functional robot that works with Arduino transmits an Androidbased phone screen at certain locations using the sound entered from the button. Nowadays, the rapidly increasing human use is developing at the same rate in technology and studies to meet these needs. Robots work with an outside user or by following commands you can use before.
Arduino has a priority platform as an understandable, highly preferred, fast and useful software language in today's environments. Communication was made with the devices in Bluetooth technology independently from the cable. In this thesis, it is aimed with the temperature sensors to move away from the stable temperature and cause bad results, to use the gas sensors in the same way, to detect the harmful gases that may occur unusual.
Although robots bring various facilities in our lives, today is the face of the latest technological developments. Thanks to these machines, they bring various conveniences in our lives and they provide various usage and usage benefits. In the earthquake, space exploration, underwater researches, as well as many other ways, are encountered.
As a result, in this thesis, an easily controllable and very effective robot has been produced that will help humanity with you who risk human life as well as earthquakes, accident results discussions and discovery, which are the major problems of humanity.
Keywords: Microcontroller, bluetooth, arduino, robot
# 1. GİRİŞ
Günümüz dünyasında kullanılan teknolojiye bağlı olarak robot teknolojisinin büyük bir gelişim göstermesi, bu alana bağlı olarak yeni buluşların bulunmasını da beraberinde getirmiştir. İnsanoğlunun hayatları boyunca yapmış oldukları islerin bazılarını daha hızlı, güvenilir ve kaliteli bir sekilde yapmak istemektedir. Bu amac doğrultusunda bazı teknolojik yeniliklerden faydalanmakta olup ve cesitli bazı yöntemleri geliştirmektedir. Günümüzde askeri ve endüstriyel vb. alanlarda gelişim gösteren bu teknolojiler zamanın en kullanışlı ve ihtiyac duyulan icraatlarındandır. Bu tür özellikleri insanoğlunun yapması yerine robotların yapması öngörülmüştür. Gerçektende görülmektedir ki robotlar yapmaya inandığımız bu tür işleri bizden daha kolay yapabilmektedir. Özellikle bazı özelliklere bağlı olarak robotların günümüz koşullarında endüstri sektörlerinde karşımıza çıkmaya başlamıştır. Ancak bu kadar yararlı olarak düşünülen, geliştirilen ve günümüzde dahi geliştirilmekte olan bu makineler, ilerde insanoğlu için bir tehdit oluşturacak mı? Sorusu hala tartışma konusudur ve olmaya da devam etmektedir. Her ne kadar robotların tehdit olacağı görüşleri olsa bile birçok alanda kullanılmaya devam edeceği gibi şimdi ve sonraki insan yaşamında önemli bir rol üstlenecekleri asikârdır.
Arduino ile çalışan çok fonksiyonlu robot, belirlenen mekânlarda Android bir telefon vasıtasıyla robotu kontrol edenin vereceği ses komutlarıyla istenilen hareketleri yerine getireceği öngörülür.
Android tabanlı bir telefon sayesinde kullanıcının çok fonksiyonlu Ardunio ile donatılmış robotla insanların ulaşamayacağı, insan yaşamının tehlikeye girebileceği ve onların giremeyecek kadar küçük yerlere erişilmesi gibi uygulamalarda bluetooth üzerinden haberleşmesi ve bilgi edinilmesi amaçlanmaktadır. Uzaktan verilen ses komutları ile robotun ileri, geri, sağa ve sola, hareket etmesi, robota yerleştirilen far ve kameranın açılıp kapatılması, robota entegre edilen sıcaklık ve gaz sensörlerinden veri alınması sağlanacaktır. Android tabanlı bir telefondaki butonlarla robotların yapacağı söz konusu işlemlerin gerçekleştirilmesi ve robot kol özelliğinin hareket etmesi amaçlanmaktadır.
l
# 2. LİTERATÜR ARAŞTIRMASI
Kastamonu üniversitesinde yapılan bu çalışmada Arduino kullanılarak gezgin bir robot olusturulmustur. Olusturulan bu robot insanın erişemeyeceği ve insanın giremeyeceği ortamlardan gaz, sıcaklık ve nem gibi değerlerin ölçümlerini gerçekleştirmektedir. Böylece bu değerlere bağlı olarak ortamın yaşama elverişli olup olmadığı anlaşılacaktır. Örnek olarak maden kazası gerçekleştiğinde bir süre gectikten sonra olay mahalline girmek tehlikeli ve erişimi zor olur. Kurtarma ekiplerinden önce böyle bir robot içeri gönderilerek ortamdaki gaz değerleri ölçülerek fazla can kaybının önüne geçilmiş olacaktır. Bu uygulamada arduino mega, wifi modülü, ultrasonik mesafe sensörü, motor sürücü, gaz sensörü, servo motor, dc motor, sıcaklık ve nem sensörleri kullanılmıştır. Bu özelliklere bağlı olarak robot için engel algılama yazılımı geliştirilmiş ve robota gezginlik kabiliyeti kazandırılmıştır. Robot üzerine çeşitli ek sensörler eklenerek kullanım amacının geliştirilebileceği tezde belirtilmistir (Karacı ve Erdemir, 2017).
Düzce Üniversitesinde yapılan bu calısma da kullanıcı isteğine bağlı olarak bluetooth veya wifi kontrolü ile robot uzaktan kontrol edilmeye çalışılmıştır. Robotun şasesi üç boyutlu yazıcı ile yapılmış ve robota mesafe sensörü eklenerek önüne çıkan engelleri algılayıp engelden kaçınması sağlanmıştır. Robotun üzerine eklenen gaz, sıcaklık ve nem sensörleri ile ortama ait verilere uzaktan erişim sağlanmaktadır. Okunan değerlerin eşik değerleri geçmesi durumunda kullanıcıyı uyararak ortamla ilgili tedbirlerin alınması sağlanmıştır (Aktaş ve diğerleri, 2018).
Yıldız Teknik Üniversitesinde yapılan bu çalışmada gezgin robot uygulaması gerçekleştirilmiştir. Robot diferansiyel sisteme sahip olup dört tekerlek üzerinde bulunan taban üzerine yerleştirilmiştir. Üzerinde bulunan robot kol üç eksenli hareket kabiliyetine sahiptir. Robotun mekanik sistemi mikro denetleyici ile kontrol edilmektedir. Radyo sinyali kullanarak robot ile bilgisayar arasındaki uzaktan iletişimi sağlar. Kullanılan ultrasonik ses sensörü sayesinde robotun önündeki engeller algılanır. Robot bilgisayardan gelen komutları algılayarak fiziksel hareketini sağlamaktadır (Uzun ve Erdoğan, 2000).
Yalova Üniversitesinde yapılan bu tezde bir araç platformu kullanılarak uzaktan kontrollü elektromekanik bir sistemde gerçekleşmektedir. Android tabanlı bir telefon sayesinde bluetooth üzerinden aracın kontrol edilmesi sağlanmaktadır. Bu kontrolün sağlanması sırasında gereksiz kablolardan ve kullanması zor olan aletlerden kaçınılmıştır. Cihazlar üzerinde robot haberleşmeyi kablosuz bir şekilde gerçekleştirmektedir. Uygulamada HC05 bluetooth modülü, Arduino UNO R3 kartı, L293 motor sürücü kartı, DC motor ve pleksiglass gövde kullanılarak geliştirilmiştir. Uygulamanın yazılım kısmı ise Arduino'nun ara yüzü kısmında, Android yazılımı ise App Inventor programı ile yazılmıştır. Android bir mobil telefon üzerinden gönderilen veriler, HC05 bluetooth modülü üzerinden Arduino UNO kartına gönderilmektedir. Arduino ise gelen verileri doğrulayarak gerekli gördüğü şartları sağlaması halinde L.293 Motor sürücüyü tetikleyerek motorların dönmesini sağlamaktadır (Uysal, 2019).
#### 3. ROBOT
Bu bölümde robotun tanımı, robot kavramın doğuşu, robot kavramının tarihteki gelişimi, robotun özellikleri, robot yasaları, robotun otomasyondaki kullanımının avantajları ve dezavantajları, robotların görevi, robot sınıflandırılması ve yapısal çeşitleri, robotların kullanıldığı alanlar ve robotun kontrolleri ne işe yaradığı hakkında bahsedilmektedir.
#### 3.1. Robot Tanımı
Robotlar, mekanik bir sistem üzerinde fiziksel olarak hareket edebilen, bu özelliğe bağlı olarak algılayabilme, planlayabilen, faaliyette bulunabilen ve kontrol sistemleriyle bir algoritmaya bağlı olarak çalışabilen akıllı cihazlar olarak bilinen makinelerdir. Verilen işi başarılı ve kararlı bir şekilde zamanında yapmak üzere tasarlanması öngörülür ve ayrıca verilen her bir görevi yerine getirmek ve komutlara itiraz etmemek üzere gelistirtmiştir.
Robotların bazı özellikleri içinde programlanabilme, bütün fiziksel parçaları komutlarla hareket ettirilebilme ve is yapmaya yönelik geliştirilmiş ve hala daha geliştirilmekte olan makinelerdir. Ve ayrıca üzerinde bulundurduğu sensörler aracılığıyla ortamda bulunan sesleri, ışığı, görüntüleri, titreşimi ve ısı gibi etkenleri algılavabilen akıllı makinelerdir.
Robotu bu yüzden tek bir açıdan tanımlamak fazlasıyla mümkün değildir. O yüzden görmüş olduğumuz her makineye robot denilmemektedir. Örnek verecek olursak cep telefonları ne kadar akıllı olurlarsa olsunlar robot olarak evimizde kullandığımız bilgisayarımız, isimlendiremeyiz. Yine elektrikli süpürgemiz, fırınımız veya çamaşır makinemizi robot olarak isimlendiremeyiz.
#### 3.1.1. Robotların Temel İşlevleri
Robotlar, çeşitli özelliklere bağlı olarak oluşmaktadır. Robotun etrafında bulunan cisimleri algılayabilmesi için gerekli olan bazı algılayıcılar veya sensörler, alıcılara bağlı olarak elde edilen verilerin toplanmasını sağlayan elektronik devreler,
amaca uygun fonksiyonları calıstırabilen, mantıksal ve matematiksel işlemlerle bağlı olarak karar verme sürecini sağlayan yazılımdır.
Kısacası; robotun temel işlevlerini özetleyecek olursak, elektronik devre, algılama, karar alma, eylemde bulunma şeklinde olarak isimlendirebiliriz.
Robotlar, bulunduğu koşullar yani çevre içerisinde etkileşim kurabilmesi için algı özelliğinin cihaza kazandırılmış olması gerekmektedir. Bu özelliklere bağlı olarak bu tur cihazların farklı algılayıcılar yani sensörler sayesinde çevresindeki bütün nesneleri algılayabilme özelliğine sahiptirler. Robotların algılama yetenekleri cihaza kazandırılmış olur.
Robotlar sosyal bir etkileşim içinde olabilmesi için sanal öğrenme yeteneğine sahip olması ve bunları geliştirmesi gibi bir takım yapay zekâ özelliklerini ortaya koymasıdır. Robotlara aktarılan yapay zekâ uygulaması, onların durum değerlendirmesi yapabilmelerini ve karşılaşabilecekleri nesnelere karşı çözüm üretmelerini sağlayacaktır.
Robotların etrafındaki çevreleriyle etkileşim içerisinde olabilmeleri ve kurabilmeleri için algılama dışında bir eylemde bulunabilmesi gerekmektedir. Robotların hareket etmeleri haricinde bazı özelliklere bağlı olarak bir robotun cevresel kosulları değiştirebilmesi gibi eylemde bulunabilmesi gerekmektedir. Buna örnek olarak akılı ev sistemlerindeki kalibrasyonu sağlayan robotları örnek olarak gösterebiliriz.
Kısacası; robotlar alıcılar sayesinde algılamayı gerçekleştirebilmektedir. Elektronik devrelere bağlı olarak algoritmalar sayesinde planlamayı ve ayrıca kodlar sayesinde robota komut vererek eylemin gerçekleşmesine yardımcı olurlar. Robotların temel işlev blok diyagramı aşağıdaki Şekil3.1.'de gösterilmiştir (Özçivit, 2013).
5
. WHO Laboratory Manual for the Examination
and Processing of Human Semen. 5th ed. Geneva, Switzerland: World Health
Organization.
Yiğit A.(2015).IUI olgularında sperm fonksiyon testlerinin gebeliği öngörmedeki
değeri. (Yüksek Lisans Tezi, Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü)
Yüksel Ş.(2019). İnfertilite Çiftlerde Sperm Genomik Stablitesinin Belirlenmesinde
DNA Fragmentasyonu Analiz Yöntemleri. İnönü Üniversitesi Sağlık Hizmetleri
Meslek Yüksek Okulu Dergisi.7 (1): 67-80.
7.SİMGELER VE KISALTMALAR
64
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 72
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
ÇEKİM SÜRECİ
1.
Yapım süreci
1.1.
Film senaryosunun çekilebilmesi için gereken oyuncular, ekip, teknik ekipman ve
mekânların temin edilebilmesi için bir bütçe oluşturulması gerekir. Film için bütçe temin
edildikten sonra gerekli izinler alınmış ve gerekli planlamalar yapılarak çekim sürecine
geçilmiştir. Mekânda kamera ekibine, çekilmek istenen planlar ve kamera hareketleri
anlatılmıştır. İşık ekibinden istenilen ışık oyunları anlatılarak gerekli ışık sisteminin
kurulması sağlanmıştır. Sanat ekibi, nöbetçi öğretmen odasını dizayn ederken bu süreçte
oyuncu ile ufak bir toplantı yapılmış oyuncudan alınmak istenen rol anlatılmıştır. Tüm
ekip ve ekipman hazır hale geldiğinde filmin çekimine başlanmıştır.
Prodüksiyon Listesi
1.2.
Film çekimi şırasında aksilik çıkmaması için gerekli tüm ekipman listesi doküman
haline getirilir ve bu liste çekim öncesi temin edilerek sette hazır vaziyette bekler.
1.2.1. Sanat Listesi
Nöbetçi öğretmen odası için gerekli ekipmanlar temin edilmiştir.
Tek kişilik bir yatak ve ekipmanı, 2 adet berjer, 1 masa, 1 sehpa, 1 gece lambası,
1 masa lambası, 1 ayna, 1 halı, 3 tane tablo ve süs için ıvır zıvır ...
1.2.2. Kostüm Listesi
l adet pijama takımı, 1 adet pelerin.
19
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 28
|
|
Nilgün Hanım karanlıkta uyumaya devam ederken odadaki ışıklar birden yanıp
sönmeye başlar, ışık hareketleri yüzüne vurunca rahatsız olur ve uyanır. Işıkların yanıp
sönmesine bir anlam veremez, tedirgin olur ama ışıklardaki gidiş gelişleri sigorta
salterlerinden kaynaklandığını düşünür.
Nilgün Hanım odasından çıkar ve koridora yönelir, koridorun sonunda bulunan
sigorta kutusuna ulaşarak şalterleri kapatıp açmak istemektedir. Okulun uzun koridorunda
yürümeye başlar ama koridor o kadar uzun ve kasvetlidir ki bir de buna ışıkların sürekli
yanıp sönmesi eklenince atmosfer iyice korkunç hale gelmiştir. Bu durum Nilgün Hanımı
demoralize etmekte ve korkutmaktadır; bu yüzden yürüyüşü normalden yavaş
seyretmektedir.
Nilgün Hanım; uzun bir yürüyüşün ardından koridorun sonundaki sigorta
kutusuna ulaşıp şalterleri indirince ortam birden kararır, daha sonra şalterleri tekrar açınca
okulun tüm işıkları yanıp normale döner. Nilgün Hanım rahat bir nefes alıp odasına
yönelirken birden okulun tüm ışıkları tekrar kararınca ürperir ve korkmaya başlar. Bu
sürec içerisinde ışıklar tekrar yanıp sönmeye başlayınca koridorun sonunda insansı bir
yaratığın ışıklarla birlikte belirip yok olduğunu görürüz. Nilgün Hanım bunu fark eder ve
iyice gerilir.
Bir süre sonra okulun ışıkları kendiliğinden tekrar söner, ortam gene kapkaranlıktır
ve o insansı yaratık ortadan kaybolmuştur. Nilgün Hanım gözleriyle o yaratığı ararken
ensesinde bir nefes hisseder ve arkasını döndüğünde yaratıkla karşı karşıya gelir. Nilgün
Hanım tam çığlık atacakken uyanır. Tüm bu olanlar bir rüyadan ibarettir.
Nilgün Hanım, nöbetçi öğretmen odasındaki yatağındadır ve her şey gayet
normaldir. Okulun ışıkları yanmaya devam etmektedir ve insansı yaratık ortalıkta
olmamasına rağmen gördüğü kâbusun etkisiyle nefes nefese kalmıştır.
6
| null |
/content/thesis/554056.pdf
| 15
|
|
Yüksek oranda lizin içeren proteinlerin oranı kromatin hasarı ile ilişkilendirilir
(Güneş ve ark., 2013; Küçük, 2018; Yiğit, 2015).
2.4.7.2.Toluidine Mavisi Boyama
Kromatin hasarına karşı toluidine mavi boyası fosfat kalıntılarına bağlanarak yüksek
afınite gösterir. Boyanan hücrelerde zayıf bir DNA bütünlüğünün olduğu tespit edilir
(Rahiminia ve ark., 2017).
2.4.8. Reaktif Oksijen Türleri (ROS)
Serbest radikal bir ya da daha fazla çiftlenmemiş elektronu bulunan atom ya da
molekül olarak tanımlanmaktadır (Aitken & Clarkson,1988). Reaktif oksijen türleri
DNA'da, yapısal değişikliklere neden olmaktadırlar. ROS'lar reperfüzyon hasarına
ve inflamatuvar hastalıklara neden olabilmektedir (Lenzi ve ark., 1998). Semendeki
epididim ve prostattan kaynaklı lökositler erkek genital sisteminde enfeksiyonun bir
nedenidir (WHO.1999). Lökositler normal ve infertil erkeklerin semenlerinde
görülebilir (Halliwell ve ark, 1999).
ROS üretimi semen lökosit kontaminasyonuna sahip numunelerde fazladır. Bu
kişilerde DNA hasarı anlamlı derecede artış göstermektedir (Alvarez ve ark., 2002).
Semende lökosit konsantrasyonu 3 milyon/ml üzerindeyse fertilizasyon olumsuz
etkilenir (WHO. 1999).
2.4.9. Reaktif oksijen radikalleri kaynakları
Seminal plazmada bulunan reaktif oksijen radikalleri eksojen ve endojen kaynaklara
sahiptir. Ejakulatta matür ve immatür hücreler bulunur.
Spermatogenezin farklı aşamalarındaki hücreler, yuvarlak hücreler, lökositler ve
epitelyal hücreler de ejekülatta bulunmaktadır. Bu hücrelerden özellikle lökositler ve
immatür spermatozoalar reaktif oksijen radikallerinin ana oluşum kaynaklarıdır.
Bunların yanında yaşam tarzı olarak, sigara kullanımı ve alkol kullanımı ROS
oluşumuna sebeb olur. Aynı zamanda toksinler ve radyasyon da ROS kaynağıdır
(Esteves, 2002; Gharagozloo, Aitken, 2011).
23
| null |
/content/thesis/684325.pdf
| 31
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.