page_content
stringlengths
1
4.1k
metadata
dict
355 larla haşır neşir olm ak, velhasıl bu m ecburi yakınlık gözünü korkutuyordu. Kaygılarım savmaya çalıştı ama beyhude. Ka­ der, bah isleri sü rekli artıran çılgın b ir kum arbazdı. P eri’ye öyle geliyordu k i bu deneyimin sonunda ya sıkı dost olup, ha­ yat boyu ayrılm ayacaklardı ya da bu m acera kavga, dövüş ve ...
{ "page": 353, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
356 “ficinize de teşekkür ederim , çok naziksiniz. Ama hayatta olm az* diye atıldı Peri. “Ya küçük oda benim olur ya da çıkıp giderim .” Ş ir in le M ona bakıştılar. P eri’nin h iç böyle konuştuğunu duym am ışlardı. “Pekâlâ!” dedi Şirin. “Am a ne olur artık parayı dert etmek­ ten vazgeç. Hayat kısa. Kim b ilir ben...
{ "page": 354, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
357 “K endi adına konuş” dedi M ona, elm a suyundan b ir yu ­ dum alıp. “Ben varoluşsal bir kriz içinde değilim .” “H ah! Sen istediğin kadar in kâr et” dedi Şirin. “Şu anda aslında birçok M üslüm an kim lik krizi yaşıyor. Ö zellikle ka­ dınlar. En çok da bizim gibi hatunlar!” “O da ne demek?” “Şu demek: Birden faz...
{ "page": 355, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
358 la fanatizm ve eeksizm olduğu gerçeğini inkâr edem ezsin. Ta­ cize uğram adan, la f atılm adan ortalıkta dolayabilir m isin sen m esela Kahire’de? Şam’da? Karanlık çöktükten sonra sokak­ ları unut gitsin! K utsal topraklarda bile tacize uğrayan ka­ dınlar var şahsen tanıdığım . Güpegündüz! Suudi polisin göz­ ler...
{ "page": 356, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
359 lam b ir inancı vardı; Ş irin’inse sağlam b ir isyanı. Ya onun, Peri’nin, neyi vardı tutunacak? “Bütün söylediğim ” diye devam e tti Ş irin , “günüm üzde genç bir Müslüman’ın önündeki felsefi/Bİyasi/dini sorular, bir Budist keşişin ya da M ormon rahibinin önündeki sorulardan daha derin ve karm aşık. Bari bu...
{ "page": 357, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
360 tiler. E sas toplum dan dışlananlar onlar. Bu kategorilerden birine girm iyorsan, yalnızlıktan şikâyet etmeye kalkma.” “B ir şey bildiğin yok, cah il cah il konuşuyorsun” dedi Mo­ na. “K aç kez zorbalığa, haksızlığa uğradım , sokaklarda çir­ kin lakaplarla çağrıldım , b ir seferinde otobüsten aşağı indi­ rildim ...
{ "page": 358, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
361 aslında: farklılıklara taham m ülsüzlük. “Ben galiba bir yerde her kim azsa, azınlıksa, dardaysa, yan i her kim ‘öteki’ konu­ mundaysa, ona meylediyorum hem en. Gönlüm o yana akıyor. Sabit bir tarafım yok o yüzden. B aşörtülüler eziliyorsa onla­ rı, m ini etek liler eziliyorsa on lan desteklem ek istiyoru m .....
{ "page": 359, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
362 m aya çabalayacağına ha bire şikâyet ediyorsun. Devam lı bir reddiye içindesin.” Şirin lafa daldı. “Tabii k i yan lış, köhne bulduğum her şeyi reddederim . Başka türlü n asıl ilerler M üslüman toplum lar? Hem peygam ber dem işken, sana sormak istediğim ...” “Sakın o konuya girm e” d ed i M ona. “B eni didikleye...
{ "page": 360, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
363 den gurur kaynağım olsun ki? Budist bir aileye doğmuş olsay­ dım Budist, Rus Ortodoks bir annenin kızı olsaydım Rus Orto­ doks olacaktım işte. Ben m i yaptım bu tercihi? Boyum 1,75 di­ ye gurur duyuyorum demek gibi bir şey bu. Ya da kem erli bur­ num var diye kendimi tebrik etmek gibi. Genetik piyango!” "A teist...
{ "page": 361, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
364 Şirin içini çekti, “iy i geceler Farecik.” Peri ağır adım larla yürüdü am a fazla uzaklaşm adı, gözle­ ri arkadaşm daydı. Yalnız kaldığını zanneden Ş irin ’in dudakları sessizce k ı­ pırdadı. “K olay olm ayacak dem işti, uyarm ıştı beni” diye ho­ m urdandı kendi kendine. “Kim uyarmışta seni?” diye atıldı Peri heme...
{ "page": 362, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
365 Her ta ra f açılm ayı bekleyen karton kutularla kaplıydı. B es­ belli daha pek yerleşem em işti Şirin. Ibm bellik etm işti. K utu­ lardan birinin üstünde koca harflerle KİTAPLAR yazıyordu. Kimi ciltler rafa yerleştirilm işti. Anlaşılan, Şirin işten sıkılıp yanda bırakm ıştı. Peri kutunun içini kurcalam aya başlad...
{ "page": 363, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
366 Ne üvey kız kardeşi? Peri, Şirin’in öyle bir kardeşi olm adı­ ğını biliyordu. Yoksa acaba bu, “öteki kadın” anlam ına gelen bir m etafor muydu? D erin b ir soluk a ld ı. K endini tuzağa düşm üş gibi h isset­ ti birden. Ş irin , dini .ye d in d a rla n açıktan açığa küçüm ser­ di. H er tü rlü tutuculuğa verip ver...
{ "page": 364, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Duvarları camdan ev Orford, 2002 Üç kızdan her birinin evin fark lı b ir köşesini benim sedi­ ği kısa sûrede ortaya çıktı. Şirin’in favori yeri banyoydu - bil­ hassa ayaklı antika küvet. M um lar, banyo tozla n , krem ler, yağlarla bir sefa tapınağına dönüştürdü orayı. Akşam ritüe- li olarak küveti ağzına kadar sıc...
{ "page": 365, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
368 runa kaç bin lerce insanın öldürüldüğü, k »n üstüne kan dö­ külen topraklar. Hayal gücünün hızından ve yoğunluğundan yorgun düşer ve ertesi gün uyandığında h er şeyin aynı kala­ cağı um uduyla uyuyakalırdı. S a b a h la n , uykusuna düşkün Ş irin horu ldarken, erken kalkan M ona nam azım kılarken, Peri de koşu...
{ "page": 366, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
369 Mona dudaklarını ısırarak, “Allahım , ne olur kendine M üs­ lüm an diyen birileri olm asın bu korkunç şeyi yapanlar” dedi. Yüzü bem beyazdı. “Boş yere nefesini harcama 9 diye hom urdandı Şirin. M ona buz gib i b ir bakış attı. Yeniden konuşm aya başladı­ ğında sesindeki yum uşaklık kaybolm uştu. “Beni ü ye m i a l...
{ "page": 367, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
370 leksiyoncuydu; hüzünlü anıların, kapanmayan yaraların bel- geçişiydi. B iriktirdikleri, yüreğinde ağırlık yapsa da. Ç ocukken b ir keresinde evlerin in önünde, yol kenarında araba çarpm ış b ir kirpi ölüsü bulm uştu. Annesi, hastalık fi­ lan bulaşm asın diye, ayağıyla itelem işti hayvanın cansız be­ denini. Oysa...
{ "page": 368, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Piyon Oxford, 2002 P eri, om zunda k itap dolu ça n ta , elin d e öğ le yem eğin ­ den kalm a b ir salkım üzüm , b isik letin i sü rerek RadclifFe M eydanından geçti. Bir saat önce M ona ile Bruno’yu bir ka- fede görm üştü; karşılıklı nefretin gerginliği vardı çehrelerin­ de. Azur, dönem in son ödevi için bu ik ...
{ "page": 369, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
372 madiğini inliyorsun, değil m i? H er şey kendi egosuyla ilgili-” “Ö ğrenciler seviyor onu.” “E vet, tabii. Ö zellikle kız öğrenciler... Şirin m esela. Arka­ daşın.” P eri ayakkabısının topuğunu sürttü toprağa. “N e olm uş ona?” “H adi ama ya, sanki bilm iyorm uşsun gibi.” Peri’nin yüzü­ ne baktı. “İlla açıkça tela...
{ "page": 370, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
373 Aynı akşam , P eri, Ş irin’i m utfakta yaln ız yakaladı. Fon­ da m üzik, bir yandan dans edip, bir yanda ton balığı salata­ sı için dom ates dilim liyordu. Ruh hali gibi inip çıkan kilosu­ na dikkat etm eye çalışıyordu Şirin. Yalnızdılar. M ona, şehir dışından ziyarete gelen akrabalarıyla yem eğe çıkm ıştı ve geç ...
{ "page": 371, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
374 Sana ne oldu? H ocayı sevdiğim sanıyordum .” Peri duygulan gözlerinden ok u n m a m diye bakışlarım ka­ çırdı. İçi dışı bu kadar b ir olduğu için nefret ediyordu kendi­ sinden. “Bizden çok fazla şey bekliyor gibi geliyor, taleplerini karşılam ak ne mümkün?” “H a, onu düş k ırık lığın a uğratm aktan korkuyors...
{ "page": 372, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
de payını alıyordu bundan. Ne Şirin gibi cesur ve özgüvenliy­ di, ne M ona gibi inançlı ve dayanıklı. B ıkm ıştı kendisinden. Peri olm anın ne kadar yorucu b ir şey olduğunu kim se bilm i­ yordu ve kim se anlayam azdı da. O gece sisin içindeki bebeği gördü. Yüzünün yan sım kap­ layan m orum su renk tüm vücuduna yay...
{ "page": 373, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Geçit İstanbul, 2016 Şirin’i geri aramak için terasa çıkan Peri köşede birbirleri­ ne sokulmuş iki kişi fark etti; y a n gölgedeydiler ama tanıma­ mak im kânsızdı - işadam ıyla banka CEO’su. K am burlannı çıkarm ış, başlarını eğm iş, gözlerini yere dikm iş halde, baya­ ğı ciddi b ir m esele hakkında konuşuyor gibi g...
{ "page": 374, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
377 kapıdan girip çıkacak olsa m utfağın için e b ir bakış atıyor­ du - aşçı sarm ısak doğruyordu; bıçağa kesm e tahtası üzerin­ de İspanyol dansı yaptırarak. Yorgun ve sin irli bir hali vardı adam ın. H azırladığı onca leziz yem ekten sonra, şim di de iş­ kem be çorbası yapm ası istenm işti. P eri, aşçın ın yardım ...
{ "page": 375, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
lıyordu, lim e lim e. Zorlanıyordu konuşmakta. ‘“ Ne olursa ol­ sun benden asla özür dilem e’ dem işti.” “H adi oradan.” Yutkundu Peri. “Çok gençtim .” “Kıskanıyordun bizi!” Peri başını salladı. “D oğru... kıskanıyordum .” M utfak kapısı açıldı; b ir hizm etçi, dumanı tüten kâselerle dolu büyükçe b ir tepsi taşıyarak ...
{ "page": 376, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
379 "Ç ok değiştim 9 dedi P eri. "B aşka şeyler ön celik kazandı hayatım da: annelik, evlilik ... hayır kuram larında m ütevel­ li heyetindeyim . Annem , ‘K ocalar d ışişleri bakanı, ev dışın­ da ça lışır; hanım lar içişleri bakanı, ev için d e ç a lış ıl' derdi. N efret ederdim böyle geri kafalı laflar etm esinden...
{ "page": 377, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
380 yüzden daha yum uşak, daha şefkatli, daha duygusaldı şu an. Yeni b ir yaşam ı karşılam aya hazırlanırken eski kin leri gü t­ m ek zordu. “G erçekten m i? Tebrikler, harika bir haber* dedi Peri. “Se­ nin adına çok sevindim . K ız m ı oğlan mı?” “O ğlan * “A klında b ir isim var mı?* diye sorm asıyla yanıtın ne ola...
{ "page": 378, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
381 maya çalışılan b ir kadın çığlığı; aceleci, sert ve hoyrat ayak sesleri. “Özledim seni" dedi Peri telefona. “Ben de seni özledim ..." Peri’nin yüreği sızladı. Son tahlilde buydu işte Azur'un ba­ şarmak istediği. Aralarındaki tüm farklılıklara rağmen ruh- daş olm aları! Şirin, Mona ve Peri. Dinsiz, inançlı ve m üt...
{ "page": 379, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Bir bardak şeri Oxford, 2002 R ektörün resm i dairesi on beşinci yüzyıldan kalm a ön b i­ nanın tam am ını kaplıyordu . A zur, oym alı, kuzguni kapıya yürüyüp, zile bastı. Birkaç saniye sonra b ir uşak belirdi. Kı­ dem li, yaşlıca, kadidi çıkm ış b ir adam . A zur'u giriş holüne buyur etti. “Bu taraftan lütfen profes...
{ "page": 380, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
383 vecen ama bir o kadar gergindi. “Epey oldu gerçekten. Ben de tam çay içm ek üzereydim , bana katılm ak ister m isin? Ya da saat kaç? Bir bardak çeri belki de, ha T Azur, hocaların öğle öncesi şeri içm e alışkanlığını benim se­ yenlerden değildi ama rektörü kırm adı. Doğrusu, onun da bir içkiye ihtiyacı vardı. “N...
{ "page": 381, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
384 öğretm e ta rzın y ü z ü n d e n ... Y a n i sev ilen b ir h o casın , y a n ­ lış a n lam a, am a herkes tarafın d an sevilm ediğin ortad a; sen de biliyorsu n d u r elb ette b u n u ... H ep destekledim sen i, b u n -* * * ca zam an .” “B iliyorum ” dedi A zu r sakin ce. R ektör, not kâğıd ı blokların dan m...
{ "page": 382, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
3 85 “B ir kız öğrenci.” K elim eler, dağılm ayı reddederek havada a sılı k ald ı. “Ç ok yakın olduğunuzu söylüyorlar” dedi rektör. “B u k im seyi ilgilen d irm ez, değil m i? K im seyi istism a r e t­ m ediğim sürece.” Rektör başım ik i yana salladı. “B u biraz tartışm alı bir sav.” “Ş ir in le ilg ili d eğil m...
{ "page": 383, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
386 "B a k A zu r, sen çok iyi b ir hocasın amn h er şeyden önce bu ok u lu n b ir ü y e sisin . Ü n iv e rsite m izin a d ın ın k irlen m esin e izin verem eyiz. Y ılla r içinde çok düşm an edindiğini sen de bi­ liyorsu n .” R ektör şeridinden b ir yudum akh. “M edyayı tah ay­ y ü l ed eb ilirsin ... A ç ...
{ "page": 384, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Yüreğinde Tann’dan geriye kalan boşluk Oxford, 2002 John R adcliffe H a sta n esin in p sik iyatri servisinde b ir oda­ da gözlerin i a çtı. B u raya n a sıl g etirild iğ in i bilm iyor» h içb ir şey h atırlam ıyord u . U zu n m üddet nerede olduğunu a n la y a ­ m adı. R enkler alabild iğin e keskin» ad eta sald ı...
{ "page": 385, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
388 yan a sa lla d ı; konuşam ıyordu. Ö nceki günün h a tıra la rı can­ la n d ı; çarşafların içine göm ülerek yüzünü pencereye döndü. N e korkunç bir şey yapm ıştı! C anına kıym aya kalkm ıştı. H a­ y a t boyu bir tü rlü üstünden atam adığı o d eğersizlik h issin e y en ik dü şm ü ştü . Z am an la seçim olm a...
{ "page": 386, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
389 cuğu k ısa b ir sü re için kanepenin ü stü n d e b ırak arak m u tfa­ ğ a g itm işti. E rik reçeli yapıyordu . P azard an bolca ald ık ları m eyvelerin b ir k ısm ı sehpanın ü stü n d e, k âse için d eydi; geri k alan ı m utfak tezgâhında, k ayn atılıp şek erlen ip kavanozlan- m ayı bekliyordu. E flatu n ...
{ "page": 387, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
390 şu u bırak m ayacak tı. K aç kez ölm eyi dü şü n m ü ştü . K endine son lar biçm işti. Poyraz’ın vefatından sonra M en su r tam an lam ıyla içm eye b a şla m ış, Selm a tarik at şeyh lerin e gidecek kad ar din d arlaş- m ıştı. A yn ı trajed i ik isin i z ıt yön lere savurm uş tu . K an k oca- rnn y ıld ı...
{ "page": 388, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
İn tih ar teşebbü sü n ü P rofesör A zu r'u n tetik led ig in i dü şü ­ n ü yorlard ı dem ek ! P eri bunu du yu n ca şa şırd ıy sa da h içbir şey dem edi terap iste. A rk asın a y a sla n d ı. K a fa sı karm an çor- m andı. B elki de h aklılard ı. B elki de A zu r yüzündendi h er şey. B ütün öm ür boyu dam la d...
{ "page": 389, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Su ladini 0x1001,2002 K u ru lu n k arşısın a çıkm ası gereken sabah P eri, M agdalen K öprösü’nün yanındaki B otan ik B ah çesfn d e tek başın a otur­ du. B u raya ne zam an g e lse , çocukluğundan kalm a b ir yerde d o la şır gib i ra h a t v e h u zu rlu h issed erd i k en din i. O turduğu ban k ın tep...
{ "page": 390, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
393 tih ar teşebbüsünden sorum lu tu tu lam azd ı. Ayrıca ona m ü te­ şek k ird i. B ilin cin in derinliklerinde a tıl vaziyette y a ta n , b il­ m ediği bam başka b ir boyutu açm ıştı A zu r. Ö ğren cilerin den kü ltü rel, k işisel önyargılarım evvela fark , sonra terk etm ele­ rini bekliyordu. O lağan ü stü b ir...
{ "page": 391, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
394 Sadece b ir a ra , sisin içindeki bebekle yaşad ığı deneyim le­ ri öğrendiğinde, Peri’ye biraz daha fazla ihtim am gösterm işti A zu r. O nun için bilim sel deneylerinden biriydi; b ir başk a m e­ rak k ayn ağıyd ı. T ıp k ı yen i oyuncağından sık ılan şım arık b ir çocuk gibi ayn ı h ızla y itirm işti il...
{ "page": 392, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
395 ti; ne yöne gideceğini bilem eden, çalk an tılı bir denizde sa l gi­ bi sürükleniyordu. B irazdan kurul ü yelerin in k arşısın a çıka­ cak tı. N e diyecekti onlara? Ya onlar, k arşılığın d a ne tü r soru­ la r soracaklardı? D u y g u la n topaç g ib i h ızla dönüyordu. M e­ ram ım kelim elere dökebileceğinden ...
{ "page": 393, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
396 gerçeğe sadık kalm ak için ifade verecekti, ki ik isi de aynı ka­ pıya çıkıyordu. A zu r, davasını olum lu-olum suz etkileyecek unsurları avuç­ ların a yerleştirerek , h ayali b ir ta rtı tu ttu ellerinde. A leyh in ­ d e: k im ilerin in onur k in c i b u lab ileceği ödevler vererek öğ­ ren cilerin ü stü n e g ...
{ "page": 394, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
397 m alarım sağlad ığım ızd a acaba n eler olurdu? Zam an zam an fa zla talep kâr olduğunu, yönlendirici davrandığım kabul edi­ yordu. D oğru, sın ıfın ı b ir lab oratu var gib i k u lla n m ıştı. A m a iyi b ir am aç uğruna. E m pati uğruna. Ö ğrenciler... cesur ve cevval, b ir o kad ar utangaç ve önyar­ g ılı...
{ "page": 395, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
398 m u ştu . H arvard’da önce ekonom i, ardından felsefe okum uştu. B o sto n ’d a k i ü n iv e rsite h a y a tın ın son y ılın d a , O rtadoğu Ç a lışm a la rın d a ü n lü b ir hocadan ders alınca tüm h ayatı de­ ğ işm işti. P rofesör N e sim , gen ç A zu r'u dah a önce k im sen in yapm adığı kadar zorlam ı...
{ "page": 396, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
399 la sı vardı. îsm i N ur. A n la y ışlı, d ü şü n celi, n azik N u r, a ile ne zam an bir araya gelse, m asada A zur'un yan ın a oturur, onun­ la babasının arasındaki konuşm alara ku lak verir, derin soru­ lar sorardı. Y avaş y a v a ş, onu fark lı b ir ışık ta görm eye b a şla ­ dı A zur. G ülüm sem esindeki ...
{ "page": 397, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
400 P rofesör N esim , A n issa ’nın ezeli ruhsal çalk an tılarım ga­ y e t iy i bild iği h ald e, bu felak etten dolayı Azur*u sorum lu tu t­ tu . D am adı iyi gelm em işti k ızm a. A ile onu hiç affetm edi. A zu r da yü reğin in derinlerinde zaten bağışlam ad ı kendini. B elk i de bu onu özür dilem elere kar...
{ "page": 398, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
401 ilem eyenlerden uzun uzun. A zur ona doğru eğilip yüzüne do- ku n sayd ı, d u d ak ların ı öpseydi, ad ın ı söyleseyd i bü yü lü b ir kelam gibi. K eşke A zur'un içindeki Ş irin aşkını öldürebilsey- di. H ayatında hiçbir şeyi böyle yana yak ıla arzu lam am ıştı. Soğuk olm asa da Peri m antosuna sıkıca sa n...
{ "page": 399, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Dolap İstanbul, 2016 Y üzü m askeli üçüncü b ir adam daha k atıld ı m alikâneyi basan ik i kişiye. Konuşma şeklinden anlaşılıyordu k i liderle­ riydi. D iğerleri eve dahp ona yol açarken, o dışarıda, bahçede beklem iş olm alıydı. “H erkes dediğim i yaparsa kim senin cam yanm az” diyordu adam şu anda. Sesi ne öfke...
{ "page": 400, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
“Kahretsin!" diye düşündü gönderir göndermez. Selma er­ tesi sabaha kadar görm eyebiliıdi mesajı. Muhtemelen yatmış uyumuştu bu saatte. Neyse ki Deniz kardeşleriyle güvendey­ di şimdi. Ama Adnan içerideydi. Kocası, en iyi arkadaşı. Yü­ reği sızladı. Küt diye bir ses duydu. Bir kadın çığlık attı. H isterik bir kahkah...
{ "page": 401, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
404 “S iz şim di neden o evdesiniz?* dedi memur. “M isafirim * diye fısıldad ı. “S ilah lan var adam ların. P olis gönderin!* “E vin neresindesiniz?* d iye sordu m em ur ama yan ıtım beklem edi. A dım , ne iş yaptığın ı, nerede yaşadığım bilm ek istiyordu . G ereksiz, fuzuli sorular. Bunca «im a n d ır düzgün b...
{ "page": 402, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Yüzkarası Oxford, 2016 P rofesör A zur her akşam gün batarken yürüyüşe çıkıyor­ du. Kadim patikaları izleyerek, orm anlık alanlardan geçerek, yokuşlu çiftlik arazilerini aşarak, kilom etrelerce yürüyordu. A çık havada bir berraklık geliyordu zihnine; afaki fikirlerden a n n ıp derinlem esine düşünebiliyordu. B e...
{ "page": 403, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
406 doğrusu, istese Am erika’ya ya da Avustralya’ya gidip sil baş­ tan bağlayabilirdi. Am a kalm ayı seçm işti, id ari sorum luluk­ lar ve ders yükü olm ayınca okum aya, araştırm aya ve yazma­ ya daha çok zam an ayırabilm işti. Buna bir de ruhunu saran ateş eklen ince, o m otivasyonla kitap üstüne kitap yazm ış­ tı. Y...
{ "page": 404, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
407 "zam ane düşünürleri arasında hem nefretten hem sevgiden payını en çok alan* oydu. Spinoza öldükten sonra başka köpek edinm ek istem edi. Bu karar usun sürm edi. Tasm asına tirşe bir kurdele takılm ış, iki aylık bir Rumen çoban k ö p e | i yavrusu beliriverdi bir gün kapısında - Ş irin’den doğum günü arm ağ...
{ "page": 405, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
408 mam. Eşcinsel düşmanı. Göçmen düşmanı, tabun düşmanı; za­ vallı M ona görse kalp krizi geçirirdi. Faşist herif! Ve dini kul­ lanıyor. Utanmadan diyor ki, "Tanrı kelamım getirdim size.7" A zur gülüm sedi. "B u heriflerden çok var, alışsan iyi eder­ sin." "Alışm ayacağım " dedi Şirin. "Lütfen gel." "Benden ne bekliyo...
{ "page": 406, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
“Bu canavarı durdurm ak için im za kam panyası başlattık, im zalar m ısınız?* İngilizcesi aksanlı am a ahenkliydi. “Biraz geç değil mi?* dedi Azur. “Adam on dakika sonra ko­ nuşmaya başlayacak.* “Park etm ez. Yeterli sayıda im za toplayabilirsek, böylele- rini bir daha davet edemezler. Bu arada içeri dalıp konuşma­ ...
{ "page": 407, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
410 dinîm e, kutsalım a hakaret etm eye hakkı yok. Konuşturmam böylelerini. Sustururum anında,* “Am a düşünsene, bu adam n efret diliyle konuşuyor. Sen o dilden cevap verirsen onu güçlendirirsin. N efretin üstüne çı­ kan yeni b ir üslup bulabilirsen şayet, özgürleşirsin. Hakare­ te hakaretle değil, idrak ve bilgelik...
{ "page": 408, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
411 "Erken çıkacağım . Bu herife fazla taham m ül edemem.” Ona hak verdi Şirin. Konuşm acı az sonra sahneye çık tı; pekm ezköpüğü, kaşmir b ir takım vardı üzerinde, kravatsızdı. O tuz dakika boyunca, Batı uygarlığını bekleyen tehlikelerden bahsetti. Sesi hesap- lanm ış b ir ritim le tırm anıp alçalıyor, ara sıra bo...
{ "page": 409, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
412 D inleyenler arasında oturan A zur dayanam ayıp yüksek sesle güldü. C üretkâr sesi salondaki sessizliği delip geçti. Tüm gözler ona çevrildi. Konuşm acınınkiler dahil. "Vay» vay! Kimi görüyorum karşım da? Yanılmıyorsam P ro­ fesör A zur teşrif etmiş» varlığıyla şereflendirm iş9 dedi konuş­ m acı alaycı. "Artık p...
{ "page": 410, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Gece eve döndüğünde ürperdi Azur. Duvarlardaki fotoğraf­ lar, şöm inenin etrafındaki çiniler. R ahm etli karısının port­ resine bir öpücük yolladı. Ö nceki günden kalan lazanyası- m buzdolabından çıkardı, ısıttı. Y ansını köpeğine verdi. Tam o sırada telefon çalm aya başladı. B ilm ediği b ir num aray­ d ı, uluslara...
{ "page": 411, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
U ç tutku İstanbul, 2016 Tüm k on u k lar ve ça lışa n la r yu k arıya, ça lışm a od a sı­ na götü rü lm ü şlerdi. Göm m e dolabm için de P eri ayak ses­ lerin i duym uştu. Am a şim di k atık sız b ir sessizlik hâkim di m alikâneye. Ç alm asın ı bek lerk en sım sıkı tu ttu telefon u . Derken aniden A zurtın ses...
{ "page": 412, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
415 lı adam lar olduğunu söylem edi. P ili bitm ek özere olduğu için bu konuşm anın aniden kesilebileceğini de. G eri plandan bir köpek havlam ası işitti aniden. “Spinoza m ı?” “Spinoza öldü, canım. Daha iy i bir dünyaya göç etm iştir di­ ye umuyorum.” Peri ağlam aya başladı sessizce. “Sana b ir özür borçluyum Azur...
{ "page": 413, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
416 kız bunun farkında değil ama içinde Bertrand RusselTın bah­ settiği üç tem el tutkuyu taşıyor diye düşündüm: A şk özlem i, bilgi arayışı ve başkalarının hüzünlerini sırtında taşım » eği­ lim i.” Peri’nin yüzü bulutlandı. “H er üçü de m evcuttu sende” dedi Azur. “Aşka duyduğun hasret engindi. Öğrenmeye ve bilim e ...
{ "page": 414, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
417 “Pekâlâ* dedi Peri. “Bugünkü dersim iz Ibn A rabi ve İbn Rnşd üzerine. Bu iki âlim ilk kez karşılaştıklarında İbn Rüşd saygın b ir filozof, İbn A rabi ise genç b ir öğrenciydi. Her ikisi de kitaplara, ilm e ve aşka düşkün olduklarından birbirlerini hem en anladılar, kavradılar. Ama çok farklıydılar.” “N asıl fe...
{ "page": 415, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
418 esrik lik . K endi sın ırlı v a rlığ ın ın ötesinde b iriyle bağ kur­ m anın gü zelliği. Am a işte in san kendini aşka -y a da inan­ ca— fazla kaptırırsa, dogm aya dönüşüyor her şey. Ne aşkı, ne inancı abartmamak. H içbir şeyi putlaştırmamak ” B öyle devam etti. Sesi giderek güçlendi, gözleri karanlığa uyum ...
{ "page": 416, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
DfCda y ıy ım lım m ş kitaptan Pinhan E lif Şafak’ın en ayırt ed ici özelliği kullandığı dil. Ç ok eski zamanlardan çıkıp gelm iş, günlük d ik ya da eski edebi yapıtlara hapis kaldığını düşündüğüm üz sözcük­ leri kullanarak yoğun, kendi m etaförlarm ı üreten, her biri birer anlam yum ağı cüm lelerle örü lü b ir dil...
{ "page": 417, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
A raf İyi d e bir insana neden öm ür boyu geçerli olacak şekil­ d e tek bir isim veriliyordu başka bir isim de verilebile­ cekken, hatta ism inin harfleri karıştırılıp aynı isim den yenileri türetilebilecekken? Kendim i* d e dahil etrafl­ ınızdaki her şeyi yeniden adlandırm a şansı ne » m a n alınm ıştı elim izden...
{ "page": 418, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Siyah Süt Bu kitap okunur oku nm az unutulm ak için yazıklı. Suya yazı yazar gibi... Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir d ön em iyle ilgili. Birdenbire gelen ve geld iği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye burada incelenen. Bu k...
{ "page": 419, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Firarperest İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfet­ m ekle yüküm lüdür. Çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. K eşif boynum uzun borcudur. Kendim izi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, ötekini keşfetm ek.» İskender Aşkı aramadan evvel düşün bir, ya benden nasıl bir â...
{ "page": 420, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }
Ustam ve Ben E lif Şafak ın tüm külliyatını okum uş biri olarak diyebi­ lirim ki, bu rom an yazarın “ ustalık” don em i işlerinden biri. Ö n celikle, büyük b ir işçilik var içinde. 16. yy İs­ tanbul’unu seslerinden, kokusuna, iktidar kavgaların­ dan, harem inden Hürrem ’ine, çok kültürlülüğünden, salgın hastalıklar...
{ "page": 421, "source": "/content/downs/Elif afak_Havvann Kz.pdf" }