text stringlengths 508 34.4k | title stringlengths 2 45 | city stringclasses 74
values | area stringclasses 7
values |
|---|---|---|---|
Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken; anam düştü eşikten, babam düştü beşikten … Ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, anam kaptı saçmayı, babam kaptı dolmayı, derken zamanın birinde bir adam varmış. Bu adamın borçtan kurtulacak hâli kalmamı... | Aslan ile Adam | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
 ... | Balıkçı ile Dev | Manisa | Ege Bölgesi |
İNCİLİ ÇADIR
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Allah’ın kulu çok, çok demesi pek günahmış. Bir padişahla karısının büyük bir derdi varmış. Günlerden bir gün padişah odasına oturmuş, derin düşüncelere dalmıştı. Sultan yanına gelerek,
— Ne yapalım, der; derdini veren, dermanını da verir. ... | İncili Çadır | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
SİHİRLİ TAVŞAN
Masal masal malı taş*, kalaylandı bakır tas, çukura düştü çıkamaz, pır pır eder uçamaz. Var varanın, sür sürenin, habersiz bağa girenin hâli yaman demişler. Masaldır bunun adı, söylemekle çıkar tadı.
Bir varmış, bir yokmuş; vakti zamanında bir padişahın üç oğlu ile küçük bir kızı varmış. Günlerden bir ... | Sihirli Tavşan | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
Sırlı Kız
Vaktin zamanında bir Sait Hoca varmış. Bu Sait Hoca köyünden huzursuz olmuş demiş ki:
— Muhacir gideceğim buradan.
Bu Sait hocanın bir tane de kızı varmış. Bu kız çok güzel imiş. Bu kızı da Kur’an’a hocaya vermiş. Bu kızı burada nasıl bırakacağım diye düşünüyormuş. Kızı okutan hoca da demiş ki sen ba... | Sırlı Kız | Artvin | Karadeniz Bölgesi |
Bir zamanlar tembel bir çocuk varmış. Bu çocuk küçük yaşta annesiz kalmış. Babası odun toplayarak satar, ekmek parası kazanır ve çocuğuna bakarmış. Bir gün babası ile odun toplamaya çıkmışlar. Babası ooof of derken birdenbire karşılarında bir cin belirmiş. Babası cine sormuş:
—Neden geldin?
—Cin cevap vermiş:
—Beni ... | Tembel ve Cin | Trabzon | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Zaman, zaman içinde; kalbur saman içinde develer tellal iken, pireler berber iken, horozlar imam iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Babam düştü beşikten, anam düştü eşikten, anam kaptı maşayı, babam kaptı küreği, gösterdiler bana kapının ardındaki köşe... | Cadının Sihirlediği Geyik | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın kulu pek çokmuş. Çok yemesi haram, az yemesi sevapmış. Günlerden bir güm padişahın birisi oğluna kız aramaya çıkmış. Kendi gibi bir padişahın çok uzak olan ülkesinde çok güzel bir kızı olduğunu duymuş. Kızı istemeye dünür göndermiş ki oğluna alsınlar. Kızı oğlan görecek, konuşacak anlaşa... | Önce Padişah Sonra Bahçevan Olan Keloğlan | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş… Bir zamanlar bir padişah ve bu padişahın sekiz tane kızı varmış. Fakat bu padişahın oğlu olmuyormuş.
Bir gün padişahın hanımı yine hamile kalır. Padişah hanımına:
— Eğer yine kız doğurursan seni öldürtürüm, der.
Kadın yine bir kız çocuğu dünyaya getirir. Korktuğu için de ... | Sekiz Kızın Bacısı | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Aç Kurt
Bir varmış, bir yokmuş… Bir topal kurt günün birinde aç kalınca, “Bugün yoluma koyulayım da şu karnımı doyurayım.” der.
İlk önce bir keçi yavrusuna rast gelir. Kurt:
— Seni yiyeceğim, deyince keçi:
— Ben sana yetmem, üçü beş olayım da öyle ye, der.
Keçi, üçü beş ol... | Aç Kurt | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Zamanın birinde, bir kasabada iki fakir delikanlı yaşarmış. Bu iki delikanlı, odun satmakla geçinirlermiş. Bunların bir de eşekleri varmış, her gün dağdan kestikleri odunları eşeklerine yükler, kasabaya getirip satarlarmış.
Bir gün yine odun kesmek için dağa giderler. Odunları eşeğe yükleyip kasabaya dönerken, dağın y... | ŞAHMARAN | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
“Hıdılı” ile “Dıdılı” isimli iki kuş birbirleriyle en çok kim yiyecek bulacak diye iddialaşmışlar. Hıdılı bir dağ başına konup oradan bir çöp almış. Çöple birlikte uzak diyarlara uçup bir evin bacasına konmuş. Evdeki kadın tandırda ekmek yapmak için hazırlık yapıyormuş. Kadının yanına gelen Hıdılı kadına:
— Şu çöpü tu... | Hıdılı ile Dıdılı | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Kurnaz Tilki
Bir varmış bir yokmuş. Bir tilki varmış, yola gidiyormuş. Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş. Bir altı ay güz gitmiş. Önüne bir tavuk gelmiş.
— Nereye gidiyorsun Tilki Paşa, dermiş.
— Hacca gidiyorum, demiş.
— Beni de götürür müsün, dermiş. Onu da almış götürmüş. İleri gitmiş gitmiş. Bir kaza ras... | Kurnaz Tilki | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir gün ormanlar padişahı aslan ormanda dolaşıyormuş. Bir kedi görmüş, kediye gülmüş. Kedi de:
— Ne gülüyorsun, ben senin dayınım, demiş. Aslan daha fazla gülmüş ve:
— Sen mi benim dayımsın? Ha hay… demiş. Bunun üzerine Kedi:
— Hele bir insan eline düş de o zaman gör, demiş. Aslan gülüp geçmiş.
Bir zaman sonra asla... | Kedi ile Aslan | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir Keloğlan varmış.
Keloğlan bir gün bir yere misafirliğe gitmiş. Misafirliğe gittiği yerdeki evin kadını da helva yapıyormuş. Kadın helva yapmaya başlar ve tavaya yağı koyup bir iş için ... | Keloğlan | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Oğlanın birisi, babasına günün birinde, bana padişahın kızını alıver, diye ısrar eder. Babası da bu duruma şaşırır ve:
— Oğlum, hiç padişah bize kızını verir mi? Sen deli mi oldun, şaşırdın mı?
— Ne şaşırdım ne de delirdim. İlla bana padişahın kızını alıvereceksin.
&nb... | Of Koca | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş… Bir fakir adam varmış. Bu fakir adamın karısı hamile kalınca doğuma yakın bir gün hamama gider. Kadın hamama gittiği zaman da içerde bir cadı karı varmış. Fakir adamın hamile karısı hamamda bir kız çocuğu doğurmuş. Doğan kız çocuğunun ağlayınca gözlerinden inci dökülür, gülünce de yanaklarında g... | İncili Kız | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Sihirli Top
Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler deve iken, develer cüce iken, bir ülkenin gaddar mı gaddar, acımasız mı acımasız bir padişahı varmış. Keyfine göre adam astırır, keyfine göre de bağışlarmış. Bu padişahın bir de dünyalar güzeli bir kızı varmış. Bütün ülkenin delikanlıl... | Sihirli Top | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Zamanın birinde bedavadan geçinen bir keçi varmış. Bu keçi herkesin malını çalar. Hırsızlıkla hayatını sürdürürmüş.
Bir gün yine bir sokaktan geçerken keçi, burnuna gelen kokuya doğru yönelmiş. Bakmış ki pencere önünde iki tane taze çörek var. Birisini çalmış.
Ertesi gün yine aynı yere gidip yine aynı çörekten birini... | Bedavacı Keçi | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir keçi ile bir koyun arkadaş olmuşlar. Bir gün kırlara otlamaya çıkmışlar. O sırada yanlarına bir kurt gelmiş. Kurt, koyuna:
— Sevgili koyun kardeş! Ne kadar da besili görünüyorsun. Kim bilir etin ne kadar lezzetlidir. Ben seni yiyeceğim, demiş. Koyun çaresiz boynunu bükmüş ve şu karşılığı vermiş:
— Eline düşmüşüm ... | Kurda Ders Veren At | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir zamanlar bir oduncu bir de aslan varmış. Adamın biri odun kesmek için ormana gitmiş. Bir ağacın yanına gelmiş. Tam ağacı kesmiş, devirecekken yanına bir aslan gelmiş ve:
— Ademoğlu niye geldin buraya? Ne yapıyorsun, diye sormuş. Adam:
— İşte şu gördüğün ağacı kesiyorum, demiş. Aslan:
— Ben bu kuvvetimle bu ağacı... | Oduncu ve Aslan | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Deve tellallık ederken, eşek hamallık ederken ülkenin birinde fakir bir çoban varmış. Çoban davar yayladığı bağa üzüm ekermiş. Her yıl üzüm daha olgunlaşsın diye beklerken birileri yermiş. Yiyen de tilkiymiş. Çoban bir gün onu yerken yakalamış. Tilki de:
— Beni öldürme sana pad... | ÇOBAN İLE TİLKİ | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
İyiliğin Mükafatı
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir ülkede küçük bir köyde çok güzel bir kız yaşarmış. Bu kızın bir de üvey babası varmış. Babası kızın güzelliğinin farkında olduğundan bundan faydalanmak istermiş. Derdi onun zengin bir adamla evlendirip hayatının geri kalanını daha rahat devam ettirmekmiş.
... | İyiliğin Mükafatı | Trabzon | Karadeniz Bölgesi |
Zamanın birinde, bir ormanda, aslanın biri bir kediyi yakalamış. Kediye:
— Ey kedi, sen benim cinsimden olmana rağmen neden böyle küçük ve korkaksın, diye bağırmış. Kedi ezilmiş, büzülmüş aklına bir kurnazlık gelmiş:
— Beni insanoğlu bu hâle getirdi, demiş. Aslan:
— Ne demek yani, diye sormuş. Kedi:
— İnsanoğlunun ... | KÜÇÜLTEN ALET | İstanbul | Marmara Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Vaktin birinde küçük bir kasabada babalarıyla yaşayan üç kız varmış.
Bir gün kızların en büyüğü gölün yanındaki çeşmeye su getirmeye gitmiş, fakat saatlerce dönmemiş. Meraklanan baba ortanca kızını göndermiş, o da uzun süre dönmemiş, merakı daha da artan adam bu defa en küçük kızını göndermiş. ... | Ne Dediğini Bilmeyenler | İstanbul | Marmara Bölgesi |
Vaktiyle Kepenek Koca isminde yaşlı bir adam varmış. Kepenek Koca bir yerden bir yere gitmek için yola koyulmuş. Akşam olunca kalacak bir yer ararken karşısına bir han çıkmış ve oraya girmiş.
Bu handa üç dev bulunuyormuş. Devler böyle bir av geldiği için çok sevinmişler. Devler, Kepenek Koca’yı yiyebilmek için birkaç ... | Kepenek Koca ile Üç Dev | Samsun | Karadeniz Bölgesi |
Zamanın birinde genç bir kız varmış. Kız daima koyun güdüyormuş. Koyun güderken bir kuş gelip:
— Vay kız, vay başına, vay kız vay başına, diyormuş. Kız da kuşun dilinden anlıyormuş. Bir gün böyle, iki gün böyle kız en sonunda durumu annesine anlatmış. Annesi de bilgili kadınmış:
— Ne gelirse gençlikte gelsin kızım, k... | Sabır Taşı | Tokat | Karadeniz Bölgesi |
Vakti zamanında tezgâhta kilim dokuyup satan bir kadın varmış. Çocuğu olmayan bu kadın, bir gün yalancı bir bebek yapmış. Onu iyice süslemiş.
Bu kadının evinin önünde de bir çeşme varmış. Padişahın oğlu da her gün bu çeşmeye atını sulamaya getirirmiş. Kadın yalancı bebeği:
— Aman benim kızım kilim dokur, aman benim k... | Padişahın Oğlu ile Peri Kızı | Tokat | Karadeniz Bölgesi |
Çok eski zamanlarda bir ülkenin padişahı avı çok severmiş. Yine bir gün veziriyle beraber ava çıkmış. Av sırasında padişah yorulmuş, bir ağaç kenarına oturmuş veziriyle birlikte.
Ağaca bakmış armut ağacı. Vezirine ağaçtan bir tane armut koparmasını istemiş. Padişah armudu çok beğenmiş ve afiyetle yemiş. O sırada bahçe... | Padişah ile Köylü | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, köyün birinde tembel bir genç yaşarmış. O kadar tembel ki yemek yapmaya erinir, miskin miskin yatarmış.
Yine böyle yatarken aç olduğu aklına gelmiş, uyuyamamış. Kalkıp kendine yemek yapmış, yemeği yiyince sofrayı kaldırmadan yine yatmış.
Uyurken birden ... | Deli Pala | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, şehrin birinde ünü ve adaleti her tarafa yayılmış bir padişah varmış. Padişahın da güzelliği dillere destan bir kızı varmış.
Padişah kızının saraydan dışarı çıkmasına izin vermezmiş. Bir gün çok sıkılan padişahın kızı babasından izin almayı başarmış. Padi... | Ne İdim Ne Oldum Ne Olacağım | Kayseri | İç Anadolu Bölgesi |
Eskiden köyün birinde bir su değirmeni varmış. Köydeki ve civardaki herkes gelip bu değirmende sabahlara kadar gıldır gıldır un ve hayvanlarına yem öğütürlermiş.
Adamın birisi bir gün uzak köyün birinden değirmene un öğütmeye gelir. Tahılı değirmene do... | Cüceler | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, biri kaptı maşayı, biri kaptı meşeyi, dolandım ben de dört köşeyi. Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim. Çayır çimen geçerek, lale sümbül biçer... | İbi | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Köyün birinde yalancı, yalancı olduğu kadar da fakir bir hoca yaşarmış. Hocanın bir tane ineği varmış. Hoca karısı ile yaşarmış. Karısı ile kışı nasıl geçireceklerini düşünmüşler.
Hocanın aklına bir fikir gelmiş. Köylülerin hepsi onu evine davet etsin diye biricik ineğini kesip, bütün köy halkını eve davet etmiş... | Çaresiz Hoca | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, cinler cirit oynarken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bu tekerleme de böyle devam ederken çok uzun zaman önce ormanın birinde bir tilki yaşarmış.
Bu tilki bir gün çok aç kalmış. Neredeyse açlıkta... | Tilki ile Aslan | Ankara | İç Anadolu Bölgesi |
Baba ve İki Çocuğu
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde zamanın birinde iki çocuklu bir aile yaşarmış. Bir gün anneleri ölmüş. Baba, anne ölünce evlenmiş.
Bir gün baba, üvey anneden gözleme istemiş. Kadın:
— Senin çocukarının yaramazlarından gözleme yapacak fırsat mı var. Onları al, g... | Baba ve İki Çocuğu | Karabük | Karadeniz Bölgesi |
Köse, bir gün buğdayını öğütmek için değirmene gidince kadın bir dev, Köse’yi yakalar. Daha sonra dev, Köse’nin unu ve kendi elindeki otla bir çörek gömerler. Dev, Köse’yi yemek için sinsi sinsi plan yapmaktadır. Çörek pişince dev, çöreği ikiye bölüp Köse ile paylaşır. Dev, Köse’ye:
... | KÖSE İLE DEV | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Keloğlan ile Köse bir gün birlikte değirmene gidip birer çöreklik un öğütürler. Bunların tarlalarında biçilecek ekinleri de varmış. Birlikte ekin biçerken acıkırlar ve:
— Çörek gömelim de karnımızı doyuralım, derler.
Köse, hamuru yoğu... | Köse ile Keloğlan | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynar eski hamam içinde. Hamamcının tası yok, oduncunun baltası yok, sokakta bir tazı gezer, boynunda halkası yok. Ebeler dedeler, kırklar yediler, parayla biter her şey dediler. Duydun mu Memiş parasız yemiş, hiçbir yerde verilmez imiş. H... | Çoban Keloğlan | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Günlerden bir gün, adamın biri bir yolculuğa çıkmış. Yolculuktan dönerken sudan geçecekmiş. Sudan tam geçerken suyun içinde bir yılanın debelendiğini görmüş.
Yılan, yüzme bilmediğini söylemiş. Adam, yılana acımış, yılanı kurtarmış. Yılan, o sırada zıplayıp adamın boğazına dolanmış. Adamı sokacağını söylemiş.
Ada... | Tilki, Yılan ve Yolcu | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde küçük bir köyde bir adam yaşarmış. Bu adamın adı Hananca imiş. Hananca çok fakir biriymiş. İki oğlu, iki kızı varmış. En küçükleri henüz bebekmiş. Karısı da dahil bunla böyle fakirlikle boğuşup durularmış.
Günlerden bir gün bu adamın evine bir kadın gelmiş.... | Dev Kadın | Gaziantep | Güneydoğu Anadolu Bölgesi |
Deliren Aile
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,cinler cirit oynarken, develer tellal, bit süvari, pireler berber iken; anam düştü eşikten, babam düştü beşikten; ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, anam kaptı saçmayı, babam kaptı dolmayı, derken zamanın birinde bir aile va... | Deliren Aile | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, cinler cirit oynarken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bu tekerleme de böyle devam ederken, çok uzun zaman önce ülkenin birinde padişahın üç oğlu varmış. Bir gün padişah, çocuklarının kendisini ne ... | Padişahın Üç Oğlu | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, köyün birinde bir yalancı varmış. Köylüyü her gün kandırırmış. Köyün tepesine çıkarmış:
— Kurt var, kurt var, diye bağırırmış. Bir yere varır, köy yanıyor diye yalan söylermiş.
Köylüler bıkmış artık bunun yalanlarından. Köylüler bunu ne yapalım diye düş... | Yalancı | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, bitler süvari, pireler berber iken; anam düştü eşikten, babam düştü beşikten; ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, anam kaptı saçmayı, babam kaptı dolmayı, derken zamanın birinde bir çiftçi varmış. Her gün öküzleriyle... | Çiftçi ile Ayı | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, cinler cirit oynarken, pireler berber iken, iki kız kardeş varmış. Biri fakir diğeri de çok zengin biriyle evlenmiş. Fakirin yiyecek yemeği bile yokken zengin çok güzel yaşıyormuş.
Bir gün fakir kız zengini ziyarete gitmiş. Ka... | İki Göze İki Gül | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Zamanı birliğinde bir Tilki Paşa ile Canavar Paşa arkadaş olmuşlar. Tilki Paşa:
— Canavar Paşa, gel bugün gidelim. Şabe’nin tavuğunu toplayıp gelelim. Sen üç kısır koyun getir, bunu sızgıt* yapalım. Kışın ne yiyeceğimizi düşünmeyelim, demiş.
Canavar gitmiş iki kısır koyun... | Tilki Paşa ile Canavar Paşa | Kayseri | İç Anadolu Bölgesi |
Görüyorum ama Diyemiyorum
Bir varmış, bir yokmuş… Zamanın birinde bir köyde bir karı koca yaşarmış. Adam o kadar huysuzmuş ki her zaman karısını dövmek için bir fırsat ararmış. Artık kadın, kocasından bıkmış.
Bir gün kadının aklına kocasının dayaklarından kurtulmak için bir fikir gelir. Kadın şehre gidenlere:
... | GÖRÜYORUM AMA DİYEMİYORUM | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir kadının üç tane kızı varmış. Kadın, büyük kızına:
— Kız kızım yürü git de çeşmeden bir su al da gel, der.
Kız da su almak için oluğun başına gelir. Kadının kızlarının üçü de bekâr ve birbirlerine de çok düşkünlermiş. Birisine bir şey olsa dünyaları ba... | Hırsız ile Keloğlan | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir kızla annesi bir evde birlikte yaşarlarmış. Evin geçimini sağlamak için de annesi her gün başkasına temizliğe gider, kız da evde gelgef işlermiş.
Günlerden bir gün kızın yanına bir kuş gelir ve kıza:
... | SABIR TAŞI | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir gün üç arkadaş şehre para kazanmaya gidiyorlarmış. İkisinde buğday ekmeği, birinde ise arpa ekmeği varmış. Tepenin birine gelince buğday ekmeği olanlar, arpa ekmeği olana:
— Hadi senin ekmeği yiyelim, bizimkileri de şu karşıki tepeye ulaşınca yeriz, demişler. Orada arpa ekmeğini yiyip yola devam etmişler. Diğer te... | Aslan Tut, Kaplan Yut | Mardin | Güneydoğu Anadolu Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde birbirlerini kardeş gibi seven iki arkadaş varmış. Bu iki arkadaş bir gün şehre çalışmaya gitmeye karar vermişler. Bu iki arkadaş kendi ihtiyaçlarını görüp, azıklarını ve sularını hazırlamışlar ve şehre gitmek üzere yola koyulmuşlar.
Bu iki arkadaş uzun bir müddet yol aldıkta... | İki Arkadaş | Yozgat | İç Anadolu Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, var varanın, sür sürenin, destursuz bağa girenin çok olduğu zamanlarda bir orman köyünde bir anne babanın bir oğlu, bir kızı varmış. Bir gün anne ağır bir hastalığa yakalanıp ölmüş. Adam da başka bir kadınla evlenmiş.
Üvey anneleri çocukları evde hiç ist... | Çocukların Sabrı | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Develer tellal, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, uzak diyarların birinde bir bülbül ile karga varmış. Bülbül’ün sesi dört bir yana nam salmış. O kadar güzelmiş ki ötüşü.
Ancak karga da bu yetenek yokmuş. Zamanla bu dur... | Karga ile Bülbül | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken okuyan bir kız varmış.
Bu okuyan kız, okulun bahçesinde oynarken bir kuş satıcısı gelmiş. Bu adam tasa kuşu satarmış. Kız bir tane tasa kuşu almış. Taşa kuşu, kıza:
... | Tasa Kuşu | Ankara | İç Anadolu Bölgesi |
Oduncu ve Çocukları
Bir varmış, bir yokmuş. Odunculukla geçimini sağlayan bir adam varmış. Bu adamın iki çocuğu varmış. Adamın karısı hastalanıp ölmüş. Oduncu biriyle evlenmiş. Evlendiği kadın çocukları istemiyormuş. Oduncu bir gün oduna giderken çocukları da yanında götürmüş. Çocukları uzak bir yere bırakmış.
— Siz ... | Oduncu ve Çocukları | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir memleketin kenar mahallelerinin birinde fakir bir adam ve karısı yaşarmış. Bunların yiyecekleri tükenmiş.
Tam o anda tellal, padişahımız bir rüya gördü, bunu yorumlayacak varsa saraya gitsin, diye bağırıyormuş.
Hanım beyinden ne yapıp edip bu rüyayı yorumlamasını istemiş. Bey ne kadar uğraşmışsa da hanımı ikna ed... | İlimsiz Alim | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş, çok eski zamanlarda bir padişah varmış. Bu padişahın hiç oğlu olmamış. Padişahın yaşı gittikçe ilerliyormuş, tahtını bırakacak bir oğlunun olamayışı onu çok üzüyormuş.
Hanım Sultan bir gün padişahın yanına gidip hamile olduğunu söylemiş. Padişah bunu duyunca çok mutlu olmuş ve hanım sul... | İnsan Aslına Benzer | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellal iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir avcı varmış. Bu avcu avladığı hayvanları satarak geçimini sağlarmış. Bir gün ava çıkmış yine. Birkaç hayvan avladıktan sonra yorulmuş, oturmuş bir taşa.
Birden y... | Avcı ile Kuş | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Horoz ile Beyoğlu
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir Beyoğlu ve bu Beyoğlu’nun bir horozu varmış. Horoz bir gün küllükte eşinirken bir dizi altın bulur. Bu altınları Beyoğlu görünce hemen kapar. Horoz da altınları kaptırınca:
— Üüüü… Bey... | Horoz ile Beyoğlu | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş… Köyün birinde Ürkek Mustafa diye biri varmış. Bu adam sineklerden çok korkarmış. Bir gün Mustafa tahtadan bir kama yaparak kendi köyünden çıkıp başka bir köye gider. O köyde de pekmez satan birisine rastlar. Pekmez satan adam Mustafa’ya:
— ... | ÜRKEK MUSTAFA | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş, zamanın birinde bir kız varmış. Kız her gün abdest alır, namaz kılarmış. Kız namaz kılarken yanına bir kuş gelmiş. Kıza:
— Ah kız, vah kız, diyormuş. Kız, kuşa niye öyle dediğini sormuş. Kuş:
— Sen kırk gün mevta başı bekleyeceksin, demiş. Kız olanları anasına, babasına anlatmış. Anası ile bab... | Dizil İncim Dizil | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde develer tellal iken, pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir gün şehirlerden birinde yaşayan bir nine bulgurunu kurutmak için güneşe koymuş. Bakmış bir de ne görsün? Günbegün bulgurunda azalma oluyor.
Bizim nine almış baltay... | Farenin Süslü Kuyruğu | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
&n... | Oduncu ve Kızları | Kütahya | Ege Bölgesi |
[OĞLANIN DEVLE MÜCADELESİ]
Bi vamış, bi yokmuş. Bi köyün bi çeşmesi vamış. Onu da dev çeşmeyi zabdetmiş. O da çocuğu yiycek suyu salcek.
Padişahın bi gızı vamış, ona gelmiş sıra. Ağlaşıyolamış padişahgil.
Elinin gılıcıyla bi çocuk gelmiş. Çocuk:
— Yav, ne va da ne ağlaşıyonuz, demiş.
Padişahgil de:
—Bidenecik gız... | Oğlanın Devle Mücadelesi | Kütahya | Ege Bölgesi |
Bir padişahın oğlu rüyasında bir peri kızına âşık olur. Oğlan, babasına rüyasını anlatır ve kızı bulmaya gideceğini söyler. Babası da:
— Oğlum, peri kızını nereden bulacaksın, onu bulmanın imkânı yok.
— Baba, artık dayanamıyorum, ben o kızı ne yapıp... | Açıl Cevizim Açıl | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir ülkede bir padişah yaşarmış. Bu padişah çok zekiymiş. Halkın arasında dolaşır ve onlarla bir olurmuş. Haftanın belli günlerinde de kılık değiştirip halkın arasına dalarmış. Sorar soruştururmuş. Millet padişah hakkında ne diyor, ne düşünüyor, ne yapmalıyım, dermiş.
Padişah yin... | Akıl Akıldan Üstündür | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemek günah, az söylemek sevapmış. Vaktin zamanında iki çocuk varmış. Bunların anneleri ölmüş. Babaları yeniden evlenmiş. Analıkları:
— Ya bu çocuklar gidecek ya ben gideceğim bu evden, demiş. Çocukları istememiş. Babaları çocukları alıp dağdan odun toplamaya gitmiş... | Üvey Anne | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Köyün birinde bir oğlan varmış. Adı Alicik imiş. Alicik bir gün annesinden ayrı düşmüş. Bir dev adam Alicik’i tek başına dolaşırken görmüş. Anlamış kaybolduğunu Alicik’in. Almış yuvasına götürmüş dev adam küçük çocuğu.
Alicik dev adamın kötü niyetli olduğunu anlayınca kaçıp bir elma ağacına çıkmış. Dev adam aramış ara... | Alicik ile Dev | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Bir tembel Ahmet varmış. İş yapmayı hiç sevmezmiş. Yaptığını da karısının zoruyla yaparmış. El, oduna gidermiş; Ahmet yatarmış. El ekin ekermiş; bu, evde yatarmış. El, harmana inermiş; bu, daha ekini biçecek olurmuş. El, kar yağmadan ekini ekmiş; Ahmet ekmemiş.
Gitmiş, karla anlaşmış. Kar:
Ben gelmeden sana haber ver... | TEMBEL AHMET | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Köyün birinde iki arkadaş “Biz bu köyde geçinemiyoruz. En iyisi İstanbul’a gidelim de orda çalışalım.” diye gavlederler. Babalarının da onar tane malı varmış. İkisi de bunları satıp biraz para yaparlar. Gitmek için hazırlanırlarken adamın birisi:
— Arkadaş, biz bu... | Kurnaz Hırsız ile Akıllı Arkadaşlar | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Zamanın birinde bir padişah varmış. Bu padişah, halkı denetlemek için vezirini de yanına alıp tebdîl-i kıyafetle bir köye gelerek o köyün ağasına misafir olur.
Ağa, misafirlerine elinden geldiği kadar hürmette bulunur. Koyunlar, kuzular keserek ikraml... | Padişah ve Ağa | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Zamanın birinde köyde çalışan zengin bir adam varmış. Bu adamın iki oğlu, bir karısı varmış. Bir gece rüyasında bir ses duymuş:
— Mehmet Ağa! Sana üç bela gelecek. Gençlikte mi istersin, ihtiyarlıkta mı? İki gece bu rüyayı görmüş ve üçüncü gece karısına anlatmış. Karısı da:
— İhtiyarlıkta olur... | Gençlikte mi İhtiyarlıkta mı? | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Keçi Kız
Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde, develer tellalken pireler berberken, horozlar öterken, ebem beşiğinde mışıl mışıl uyurken bir adam ve bir kadın varmış ve bunların çocuğu olmazmış. Her gece çocukları olsun diye Allah’a dua ederlermiş. Tanrı bir gün onlara çocuk vermiş. Fakat bu çocuk keçi kız imi... | Keçi Kız 3 | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, zamanın birinde bir köyde bir aile yaşarmış. Bunların üç kızı varmış. Babaları evden uzakta bir tarlada çalışırmış. Baba, eşinden çocuklardan biriyle öğle vakti kendi... | Üç Kız Kardeş | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Bir köyde Memiş ile Mıstık adından iki arkadaş varmış. Bütün günleri birlikte geçermiş; ancak yedikleri içtikleri ayrı gidermiş.
Memiş ile Mıstık iş bulamadıklarından bir büyük şehre çalışmaya gitmişler. Yıllarca çalışmışlar. Her işi yapmışlar. Sırtlarında odun taşımışlar, kazma kürek sallamışl... | Memiş ile Mıstık | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Vaktin birinde dere kenarında yaşlı bir anne ve babayla onların küçük kızı, insanlardan uzak, mutlu bir şekilde yaşarlarmış. Yaşlı anne, kızını her gün bulaşık yıkaması için dereye gönderirmiş. Kız her gittiğinde dereden bir el çıkıp ona:
— Beyaz eve git, diye seslenirmiş.
Bir süre sonra dereye gitmeye korkan kız, an... | Beyaz Ev | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
Kurbağa ile Padişahın Kızı
Bir var bir yokken Allah’ın kulu çokken ırak bir memleketin çok iyi bir Padişahı varmış. Çocukları olmazmış bunların. Bütün memleket padişahlarını çok severler, hâline çok yanarlarmış. Her namazdan sonra dua ederlermiş.
Bir gün padişahın karısı hamile kalmış ve güzel mi güzel, şirin mi şiri... | Kurbağa ile Padişahın Kızı | Amasya | Karadeniz Bölgesi |
ADIK ile BIDIK
Bir varmış, bir yokmuş. Adık ile Bıdık adında bir karı-koca varmış. Bu karı-koca, biraz saf adamlarmış. Bir de kızları varmış.
Bunlar, bir gün kızlarını gelin etmişler. Aradan epey bir zaman geçmiş.
Bıdık:
— Adık! Adık, demiş.
Adık:
— Efendim Bıdık, demiş.
Bıdık da:
— Şu kızı bir ziyaret etsek de... | Adık ile Bıdık | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
AKILDANE
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, köyün birinde yaşlı bir adam yaşarmış. Bu adamın hem genç hem de güzel bir karısı varmış.
Yaşlı adam, bir gün evindeki buğdayları almış, değirmene öğütmeye götürmüş. Değirmenden dönerken köprünün altında koskoca bir karpuz görmüş. O zaman da me... | Akıldane | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
AKILLI OĞLAN DELİ OĞLAN
Bir varmış, bir yokmuş. Çok eski devirde memleketin birinde biri akıllı, biri de deli, iki kardeş yaşarmış. Bunların hem ihtiyar hem de hasta bir babaları varmış. Deli oğlan durmadan babasıyla abisinin başına türlü türlü dert açarmış.
Bir gün abisi, deli oğlanı yanına çağırıp:
— Bugün babamı ... | Akıllı Oğlan Deli Oğlan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
BEŞ SALKIM BAĞ
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok demesi günahmış. Vaktin birinde Beş Salkım Bağ adında bir adam varmış. Bir de omcası* varmış. Her sene bir tilki gelir, beş salkım üzümünü yer, gidermiş. Bu tilki, her sene aynı zamanda gelirmiş. Böyle böyle beş altı sene gelip gelip yemiş.
Bunun canı y... | Beş Salkım Bağ | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
BİLDİK
Bir varmış, bir yokmuş. Bildik adında bir oğlan varmış. Bir gün köydeki kızlardan bir kaçı Bildik’in yanına gelmişler.
— Biz odun toplamaya gidiyoruz. Sen de bizimle gel, demişler.
Bildik:
— Anam hedik* yapmıştı. Gidip biraz getireyim de yolda yeriz, demiş.
Eve gidip biraz hedik getirmiş. Hep beraber y... | Bildik | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
ÇİL PARA
Eski zamanlarda bir kadın yaşarmış. Bu kadının Çil Para adında bir oğlu varmış.
Bir gün, kızlar süpürgeye gideceklermiş*. Çil Para, bunu duyunca annesinin yanına gelip:
— Ana, bana bir yağlı, bir ballı dürüm hazırla! Kızlar süpürgeye gidiyor, ben de gideceğim, demiş.
Annesi de:
— Oğlum, onlar kız, süpürge... | Çil Para | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
GEYİK OĞLAN
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış, az söylemesi sevapmış.
Adamın birinin karısı ölmüş. Yeniden evlenmiş. Evvelki karısından da iki çocuğu varmış. Kadın geldikten sonra bir gün durmuş, iki gün durmuş. Adama:
— Ben senin çocuklarının kahrını çekemem, demiş.
Adam da:
— B... | Geyik Oğlan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
HİZMETKÂRIN OĞLU
Bir varmış, bir yokmuş. Vakti zamanında bir kadın, bir de oğlu varmış. Bu kadın, padişahın sarayında hizmetçilik yaparmış. Oğlu da bir somun ekmeğe çalışırmış.
Kadının oğlu, bir gün ekmek almaya giderken bir yılan yavrusuna rast gelmiş. Çoluk çocuk, yılan yavrusunun başına toplanmış, ellerinde değnek... | Hizmetkârın Oğlu | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
İNCİLİ HANIM
Bir adamın iki tane kızı varmış. Bu kızlar gelinlik çağına gelince büyük kızını yanına çağırıp:
— Kızım, şimdi seni aç aslana mı vereyim, yoksa tok domuza mı vereyim, diye sormuş.
Büyük kız demiş ki:
— Aman! Aç olup aslan olacağına tok olsun, domuz olsun.
Adam, büyük kızı tok domuza vermiş. Sıra küçük... | İncili Hanım | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
KADI ile SIÇAN
Bir varmış, bir yokmuş. Çok eski zamanlarda ihtiyar bir kadın varmış. Bu kadının on tane mağarası varmış. Buraları hiç silip süpürmezmiş.
Bir gün kendi kendine; “Bugün kalkayım, şu evi bir süpüreyim,” demiş.
Mağarayı süpürürken bir mangır* bulmuş. Bu mangırla gitmiş; bir parça peynir, bir de ekmek alm... | Kadı ile Sıçan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
KARPUZ KULAKLI
Bir demirci varmış. Bir tane de dev varmış.
Dev:
— Aman, bu komşumu bir gün evvel yiyeyim de bitireyim, demiş.
Elekçiye gitmiş.
— Elekçi, demiş.
Elekçi:
— Ne, demiş.
O da:
— Seninle bahçelere gezmeye gidelim mi, demiş.
Elekçi:
— Yok, ben gitmem, demiş.
Ona bir osuruk atmış, her eleği bir tara... | Karpuz Kulaklı | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
KELOĞLAN
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu dağdan, taştan doğmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde...
Bir evde üç oğlan, bir ana, bir baba yaşarmış. Bir gün, bir bezirgânbaşı gelmiş, bu oğlanların analarını kaçırmış. Sadece baba ve oğulları kalmış.
Zaman geçmiş, çocuklar büyümüş. Büyüdükten sonra babaları... | Keloğlan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
KELOĞLAN MEHMET
Bir varmış, bir yokmuş. Develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken... Padişahın birinin üç tane oğlu, üç de kızı varmış. Padişah, bir gün:
— Oğullarım, ben ölmeden önce kim gelir de dünür taşına oturursa kızlarımı onlara verin, demiş.
Oğulları da:
— Tama... | Keloğlan Mehmet | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
KURT TİLKİ EŞEK
Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar bir yerde bir kurt yaşarmış. Bu kurdun yaşadığı yerde kuraklık olmuş. Kurt, açlıktan ölecek hâle gelmiş. Bakmış ki böyle olmayacak, kendi kendine çare aramaya başlamış. “Derenin öbür tarafında bir ada var. Orada muhakkak bir şeyler vardır. Suyu aşıp da oraya gideyim... | Kurt Tilki Eşek | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
MERCİMEK OĞLAN
Kadının birinin hiç çocuğu olmuyormuş. Her gün sabah kalkarmış, Allah’a yalvarırmış ki; “Bir çocuğum olsun” diye.
Bir gün, yemek yapmak için mercimek seçerken:
— Allah’ım, bunun sayısı kadar çocuk ver bana, demiş.
Ondan sonra dileği kabul olmuş, o mercimekler kadar çocuğu olmuş. Çocukların her ... | Mercimek Oğlan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
MEYYİT BAŞI
Bir varmış, bir yokmuş. Develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken çok eski devirlerde ihtiyar bir kadın yaşarmış. Bu ihtiyarın çok mu çok güzel bir kızı varmış, Bu kız, öyle güzelmiş ki güzellikte eşi benzeri yokmuş. Bu kız, bütün gün evinden çıkmaz, durmadan n... | Meyyit Başı | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
PADİŞAH OĞLU
Bir varmış, bir yokmuş. Çok eski zamanlarda zengin bir padişah varmış. Bu padişahın bir de oğlu varmış.
Bir gün, padişahın oğlu, babasına:
— Babacığım, bana bir gemi yaptır! Uzak diyarlara gitmek, denizlerde gezmek istiyorum, demiş.
Padişah, oğlunun arzusu üzerine bir gemi yaptırmış. Padişahın oğlu, ya... | Padişah Oğlu | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
SABAN HALATI
Bir varmış, bir yokmuş. Bir adam varmış. Bu adam, tilkinin biriyle dost olmuş.
Bir gün adam, tarlasını sürmeye gitmiş. İşi bittikten sonra tarladaki eşyalarını eşeğine yüklemiş. Evinin yolunu tutmuş. Yolda bir bataklık varmış. Giderken eşek, bataklığa saplanmış. Tilki, adamın dostu ya, uzaktan bunları gö... | Saban Halatı | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
SİHİRLİ KILIÇ
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde yaşlı bir adam ile üç tane de oğlu yaşarmış.
Bir gün, yaşlı adam, oğullarına:
— Ben yakında öleceğim. Gelin, yanıma oturun da size vasiyetimi bildireyim, demiş.
Oğulları etrafına oturmuşlar, babalarına:
— İşte geldik. Hadi, bize vasiyeti... | Sihirli Kılıç | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
ŞEMSİBANI
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ımızın kulu çokmuş. Bir padişah varmış. Bu padişahın üç oğlu, üç de kızı varmış.
Gel olmuş, git olmuş, bu padişah bir gün hasta düşmüş. Hasta düşünce oğullarına:
— Benim üç kızım var, bir binek taşım var. O binek taşına kim binerse o kızımı ona veririm, diyor.
Padişah, böyle ... | Şemsibanı | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
TİLKİ İLE KEDİ PADİŞAH
Bir varmış, bir yokmuş. Bir kocakarının bir kedisiyle on tane de tavuğu varmış. Başka da hiçbir şeyciği yokmuş.
Kadın, sabah kalkıp bakıyor ki tavuğunun biri yok, tilki alıp gitmiş.
— Ya Rabbi! Ben ne edeceğim? Bu tavuklar zaten benim geçimim, ben şimdi ne edeyim, diyor.
Kedi diyor ki:
— Ben... | Tilki ile Kedi Padişah | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
TİNNOS
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde Kel Hasan adında birinin üç tane oğlu varmış. Bu oğlanlar büyümüş, evlenecek yaşa gelmişler. Babaları da hastalanmış. Üç kardeş, babalarının öleceğini zannetmişler, başından hiç ayrılmamışlar. Aradan beş ay geçmiş, babaları ölmemiş, iyileşmiş. Bunlar, kendi aralarında:... | Tinnos | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.