text stringlengths 0 20.4M |
|---|
Ödüllü yazar ve yönetmen Peter Strickland imzası taşıyan "Flux Gourmet", çeşitli yiyeceklerin seslerini araştıran bir ses kolektifinin hikayesini konu ediniyor. Sonic Catering Institute adlı mutfak ve beslenme performansına adanmış bir sanat enstitüsünde geçen film, burada bir ay boyunca üretimde bulunacak olan sanatçıların yaşadıklarını izleyiciyle paylaşıyor. Enstitünün müdiresini ise "Game of Thrones"tan tanıdığımız Gwendoline Christie canlandırıyor. |
Yarın başlaması planlanan yüz yüze eğitim yoğun kar yağışı nedeniyle, İstanbul, Tekirdağ ile Bursa'da 2 gün, Edirne ve Balıkesir'de 1 gün ertelendi. |
4-) Site içerisinde sunulan reklamların hiçbirisiyle Ayva Yönetimi tam bağlantı içerisinde değildir. Sitede yer alan reklamlara tıklamanız sonucunda yönlendirileceğiniz sayfalarda karşınıza çıkabilecek olan içeriklerden de Ayva Yönetimi sorumlu olmadığı gibi; yalnızca site içerisindeki yazılı, sözlü veya görsel içeriklerden garanti altında olduğunuzu unutmayınız. İşbu sohbet ve web sitesi olan Ayva içerisinde tüm tutumlardan kullanıcılar sorumlu olup, bu sözleşmenin de kullanıcıları bilgilendirme amacıyla yayınlandığını bildirir. |
5-) Ayva sitesi, kullanıcıların anlık olarak iletişim kurduğu, yazılı kanallarla birbirlerine ulaşabildikleri bir alt yapı sunmaktadır. Bunun sonucunda, kullanıcıların diğer kişilerle her türlü iletişim araçlarını, telefon numarası, IP adresi, Skype/MSN/Messenger adresleri, Sosyal Medya hesapları, ikâmet ettikleri adresleri veya tebligat adresleri paylaşılması sonucunda ortaya çıkacak olan olumsuz durumlardan site sahibi ve site yönetimi sorumlu değildir. Site yönetimi kullanıcı bilgilerini sadece resmi konularda ve adli vakalarda ilgili makamlarla paylaşma hakkını saklı tutar. Site sahibi ve yönetimi, önceden haber vermeksizin siteyle ilgili tüm değişiklikleri yapma hakkına sahiptir. |
6-) Siteye giren tüm kullanıcılar, site kurallarını önceden kayıtsız ve şartsız kabul etmiş sayılır, site yönetimi önceden bilgilendirmeden bu kuralları değiştirebilme hakkını sahip tutar. Kullanıcılar belli aralıklarla forum kurallarını takip etmekle yükümlüdür. |
Sözleşme içerisindeki maddelerden veya yazılı olmayan maddelerden doğacak olan tüm olumsuz/hukuki/adli durumlardan kullanıcılar sorumlu olup, konuyla ilgili olarak İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. |
Kilis - Kahramanmaraş Otobüs Seferleri, Saatleri ve Bilet Fiyatları (20 Ocak Perşembe) |
20 Ocak 2022 Kilis - Kahramanmaraş güzergahında bulunan otobüs firmalarının ortalama sefer süresi, günlük sefer sayısı ve fiyatlarına ulaşabilirsiniz. |
Bu sayfada kullanılan görseller veya materyaller kullanıcılara daha doğru ve açıklayıcı bilgi vermek amacı ile çeşitli kaynaklardan sağlanmış olabilir. Bu materyaller hakkında bilgi almak için bize İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Kilis Kahramanmaraş Otobüs Bileti sayfasında sunulan veriler istatistik verileridir. ( 19.01.2022 02:48:48 ) |
Pttcell | Yaz Konuş Paketi |
Pttcell'den Yaz Konuş Paketi! |
Pttcell Yaz Konuş Paketi'nden Faturasız Tarife' de bulunan Pttcell müşterileri faydalanabilir. |
Pttcell Yaz Konuş Paketi kapsamında grup içi sınırsız konuşma, yurt içi her yöne 500 dakika, yurt içi her yöne 500 SMS bulunmaktadır. |
Paketin yenileceği sırada hattaki bakiyenin yetersiz olması durumunda 29 gün boyunca hattın bakiye sorgusu yapılacak ve bu süreçte paket iptal başvurusunda bulunulmadığı sürece hattaki bakiyenin yeterli miktara (15 TL) ulaşması halinde paket tutarı bakiyeden düşülerek paket yenilemesi gerçekleştirilir. 29 gün boyunca bakiyenin paket ücretinin altında olması halinde ise 29 günün sonunda paketin yenilenme özelliği iptal olur. |
Unit 8200(Birim 8200) - TRMilitary |
Mesaj Başlığı: Unit 8200(Birim 8200) |
MesajGönderilme zamanı: 25 Ara 2013, 00:11 |
dünyadaki telefonlar,e-postalar, okyanusun içinden geçen kablolar, yabancı ülkelerin konsoloslukları bu birim tarafından izlenir. gulfstream jetlerinde bulunan izleme-gözetleme sistemleriyle de çalıştığı söylenmekte. |
Houston Rockets'tan transfer hamlesi |
Haberler > Spor Haberleri > NBA Haberleri > Houston Rockets'tan transfer hamlesi |
25.12.2018 - 10:42 | Son Güncelleme: 15.10.2019 - 16:31 Abone ol |
© Houston Rockets - Twitter |
Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) Houston Rockets, skorer oyuncu Austin Rivers'ı kadrosuna kattı. |
Houston Rockets'ın internet sitesinden yapılan açıklamada, serbest oyuncu statüsündeki ABD'li Rivers ile sezon sonuna kadar sözleşme imzalandığı duyuruldu. |
Şutör ve oyun kurucu pozisyonlarında görev yapabilen 26 yaşındaki Rivers, 2012'de New Orleans Pelicans tarafından 1. tur 10. sıradan draft edildi. Daha sonra Los Angeles Clippers'ta oynayan Rivers, son olarak bu sezon Washington Wizards'ta forma giydi. |
Geçen sezon Clippers'ta maç başına 15,1 sayı, 4 asist, 2,4 ribaunt, 1,2 top çalmayla kariyerinin en iyi yılını geçiren Rivers, NBA kariyerinde ise normal sezonlarda çıktığı 437 karşılaşmada 9,3 sayı, 2,4 asist ve 2,1 ribaunt ortalamaları yakaladı. |
Trabzon'dan Olcan Adın yanıtı - Spor Haberleri - Radikal |
TRABZON - Köksal Güney, gelecek sezon sonu sözleşmesi bitecek Olcan Adın'ın başka bir kulübe gitmesi gibi bir durumunun olmadığını belirtti. |
ÖZER HURMACI ÜJDESİ |
Güney, dizinde ödem oluşan Yusuf Erdoğan'ın tedavisinin olumlu sürdüğünü, bu futbolcunun Bursaspor maçında takımda yer alabileceğini sözlerine ekledi. (AA) |
Sunar: 'Palandöken projeler ilçesi olacak' - Erzurum Haber |
01 Ocak 2020- Gündem |
Sunar: 'Palandöken projeler ilçesi olacak' |
Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, yeni yıl münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Başkan Sunar mesajında 2020 yılının Palandöken için atılım yılı olacağını belirtti. |
Palandöken Belediye Başkanı Sunar, 'Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Türkiye çağlara yürüyor. 17 yıldır Anadolu'da AK bir sayfa açan liderimizin ufkunda, dadaşların duasıyla Palandöken'de ifade bulan zirvelere, birlikte yürüme kararlılık ve ahdimizi sürdürüyor; 2020'den 2071'lere el ele gönül gönüle ulaşmayı kutsal bir görev biliyoruz. ' dedi. |
2020 PALANDÖKEN İÇİN ATILIM YILI OLACAK |
Başkan Sunar, yayımladığı yeni yıl mesajında 2019'un muhasebesini yaparak, 2020 hedeflerini paylaştı. Dadaşların yeni yılını kutlayan Başkan Sunar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Liderliğinde güçlü Türkiye'nin 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine, güçlü bir şekilde ulaşılacağından emin olduklarını ifade etti. |
DAHA YAŞANILABİLİR BİR PALANDÖKEN İÇİN |
Palandöken'in marka bir ilçe olma konumuna ulaşması yolunda, ortak akıl, bilinç ve azimle, istişare esasıyla bir yol haritası oluşturduklarını belirten Sunar, 31 marttan yıl sonuna kadar mahalle mahalle tespit, gözlem ve etüt yaptıklarını, belediyecilik manasında rutini aşan, ilçe geleceğine yönelik projeleri tasarladıklarını açıkladı. |
KENTSEL DÖNÜŞÜM VE MARKETLER PROJESİ |
Kentsel dönüşümden, ilçe turizm vizyonuna kadar önemli değerlendirmelerde bulundukları, AK Parti Milletvekilleri ve Teşkilatla birlikte Bakanlıklar düzeyinde görüşmeler yaptıklarını aktaran Sunar, Marketler Projesine değindi, destek ve öngörülerinden ötürü Erzurum Büyükşehir Belediyesi, AK Parti il Başkanlığı, ilçe Başkanlığı ile AK Parti Erzurum Milletvekillerine teşekkürlerini iletti. |
Başkan Sunar, "31 Mart'tan bugüne, ilçemizde önemli işlere imza attık. Rutin hizmetlerin dışında, ilçemizde gerek ekonomik, gerekse sosyal ve kültürel hayatı canlı tutacak projeler hazırladık. İşte Marketler projemiz bunlardan birisi. İlçemizde ticari hayata can suyu olacak bir proje. Palandökenliyi Palandöken'de tutacak bir proje. Amacımız Palandöken'i önce 2023, sonra da 2071 hedeflerine taşıyacak bir imaj oluşturmaktır." dedi. |
KENT ORMANI, GÜNEŞ ENERJİSİ SANTRALİ VE BİYOGAZ PROJESİ |
2019 sürecinde Kent Ormanı ve Güneş enerjisi santrali gibi iki projeyi gündeme taşıdıklarını anlatan Sunar, 'Kent Ormanını, yaz-kış turizmcilerin hizmetine açacak olan projede ciddi mesafe almış durumdayız. Gündemimizde olan bir diğer projemiz de Güneş Enerjisi santrali. Bu projemizle de tükettiğimiz enerjiyi üretme hedefimiz var. Davet mektubunu aldık, inşallah Güneş Enerjisi santrali 2020'de Nenehatun Köyü sınırları içerisinde faaliyete geçecek. İlçemiz sınırları içerisinde hayvansal üretimlerin yapıldığı noktada, hayvansal atıkların değerlendirilmesi için bir biyogaz tesisi projemiz var. Biyogaz tesisi projemizde de epey bir mesafe kat ettik. Bütün bu projelerimiz ve dahası, 2019 yılında hazırlandı. 2020 yılı ise projelerimizde bizi hedeflerimize yaklaştıracak yıl olacak." dedi |
"PALANDÖKEN'İ ANKARA, BURSA VE İSTANBUL'A TAŞIDIK" |
Palandöken'in tanıtımı için de 2019 yılında çeşitli etkinliklere katıldıklarını kayda geçen Başkan Sunar, "Başkent Ankara, Bursa ve Engin Şehir İstanbul'da düzenlenen Tanıtım günlerine katıldık. İlçemizin değerlerini bu kentlerimize taşımak suretiyle tanıtımına katkıda bulunduk. 2020 yılında da tanıtım faaliyetlerimizi artırarak, ilçemizin yükselen değerlerini daha fazla ön plana çıkarmayı amaçlıyoruz. Muradımız; Büyükşehir Belediyemizin Palandöken'i hak ettiği konuma yükseltmeye yönelik yaptığı çalışmalara katkı sağlamakla birlikte, yerli ve yabancı turistleri, ilçemiz sınırlarında ağırlamak ve ilçe esnafımıza katkıda bulunmalarını sağlamak." diye konuştu |
Mesajında 2020 yılının Erzurum'un gözbebeği Palandöken için atılım yılı olacağının altını çizen Başkan Sunar, "Mesai arkadaşlarımın, basın mensuplarının, sivil toplum örgütü kuruluşlarının yeni yılını kutluyor, hizmet etmekten onur duyduğumuz Dadaşlara, mutluluk, sağlık ve başarı diliyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Liderliğinde güçlü Türkiye'nin 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine ulaşmasını temenni ediyor, saygılarımı sunuyorum." İfadelerine verdi. |
Bir kaç gündür doların fırlaması veya fırlatılması ve buna paralel olarak, Trump’ın müdahil olduğu bir saldırı ile karşı karşıyayız. |
Uzun zamandır yeni dünya düzeninden bahsediyoruz, dünya olarak. Ve buradaki kırılmanın, Türkiye’nin yeni dünyadaki pozisyonu olduğu giderek daha net gözüküyor. ABD kendi geleceğini düşünmek zorunda tabii ki! İçinde bulunduğumuz yeni yüzyıl, Amerikan hayalinin suya düşeceği yüzyıl olarak okunmakta ve yorumlanmakta. Konjonktürel olarak dünya seyrini değiştiriyor. Ve bu değişim, Amerika’nın hoşuna gitmiyor. Dünya genelinde ve Orta Doğu özelinden baktığımızda, Amerika’nın tüm kurgusu giderek elinden kayma yolunda! |
Türkiye, son 15 senedir başka bir Türkiye’dir. Evet, net şudur ki; Osmanlı’nın cihana hükmettiği döneme benzemese de, ona doğru evirilen yeni Türkiye inşası söz konusudur. |
Düşünebiliyor musunuz, bırakın devleti yönetenleri, ülkelerde muhalif parti yöneticilerinin bile İsrail’e sesi çıkması mümkün değil iken, Başkan Erdoğan tamamen dünyanın ezberini bozan pozisyon aldı. Ha mesele İsrail’e gösterilen yer meselesi değil, mesele bunu idrak eden yeni Türkiye ve liderinin meydana çıkması meselesidir. |
Mesele şu ki; neredeyse 150 senedir, bizim doğal coğrafyamızla aramıza mesafe konuldu. Dünyanın derdinin, İslam’a yönelik planlı adımlar olduğuna, günümüz olayları ile şahitlik ediyoruz zaten! Türkiye o kadar güçlendi ki, bu engellere ve baskılara rağmen, öyle bir yol kat etti ki, şu anda Türkiye’ye yönelik hamlelerin etkisi, baskıyı kurgulayanlara dönmeye başladı. Hatta dahası var bu giderek fazlalaşacak. Başkan Erdoğan’ın Amerikan toplumuna mesaj içerikli yazısı, zekice hamle olmakla birlikte Türkiye’nin ve liderinin, sözünün ve pozisyonunun nasıl bir küresel etki oluşturacağının da işareti olacak. Bakın dünyadaki değişimler güç merkezlerinin şeklinin, üslubunun ve yerinin değişmesi, sancısız hatta savaşsız olmamıştır. Şimdi de içinde bulunduğumuz dönem savaş dönemidir. Sadece alışılmış orduların devreye girdiği, komutanların ön cephede olduğu savaş motifi artık değişti. Dünyanın ve tarihin seyri gibi! Yeni dönem savaşları, farklı enstrümanlar ve farklı kökenli oluyor. Vekâlet savaşları da, yeni dönem savaşlarının ilk merhalesi olarak yorumlanmakta! |
Dolayısı ile ticaret savaşları, yeni nesil savaş modellerinin en sarsıcı silahlarındandır. İşte tam da bu noktada aynen geleneksel savaşlarda olduğu gibi her türlü senaryolara hazırlık şarttır. Nitekim ki Başkan Erdoğan’ın Amerikalılara mesaj içeren makalesi, bu yeni dönem diline ve yöntemlerine cevap verir niteliktedir. Şimdi öyle bir gücüz ki; Türkiye’nin liderinden makale, toplumlarda tartışma şeklini bile belirleyecek nitelikte. Evet, konjonktürel olarak dünyanın yeni sistemi ve ekonomik güç merkezi değişmeye mahkûm. |
Türkiye’nin bu değişime hazırlığı ise Erdoğan’la birlikte, Türkiye’nin içindeki değişimle başladı. Türkiye önce içindeki sorunları madde madde çözdü ve halen de çözmekte. İşte bu değişimle birlikte model oldu. Ve işte halkı ile aynı dili konuşan halkına sırtını dayayan Müslüman bir lider var meydanda, Erdoğan. |
Nasıl kızmasınlar, on yıllardır halkından kopuk, kendilerine çalışan yöneticiler ile demokrasiden özgürlüklerden uzak, açlık ve sefalet kokan toplum oluşturan ülke başkanları ile işi götürdüler. Geri kalmış ekonomisi, kültürü, tarihi, edebiyatı ve teknolojisi yeni dünya sistemine uymayan orta çağ beyni ile yöneten isimleri barındırdılar. Halen üslupları budur! Şimdi karşılarına, özgürlükleri ve değişimi yapan necip bir millet çıktı. Başkan Erdoğan liderliğinde; özüne güveni ile tekrar milli kodlarına, geleneğine ve duruşuna geri döndü. İşte bunu sağlayan Türkiye oldu, Türk Milleti oldu ve Erdoğan oldu. Evet, tam da bu içerikle, yeni dünyaya hazır konumda duran Türkiye kazanacaktır. Ve sadece kendisi değil. Onunla bir olmayı şeref bilen tüm toplumlar kazanacak. |
CHP Uzunköprü İlçe Kongresi’nde Üç adayın yarıştığı kongrede, Bayan Aday Özlem Becan 136 oyla CHP’nin Uzunköprü’de ilk Kadın İlçe Başkanı oldu. |
CHP Uzunköprü İlçe Kongresi’nde Üç adayın yarıştığı kongrede, Bayan Aday Özlem Becan 136 oyla CHP’nin Uzunköprü’de ilk Kadın İlçe Başkanı oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uzunköprü İlçe kongresi Ege Düğün Salonu’nda yapıldı. |
Üç adayın yarıştığı kongrede, Bayan Aday Özlem Becan 136 oyla CHP’nin Uzunköprü’de ilk Kadın İlçe Başkanı oldu. Üç listenin çarpıştığı kongrede Kırmızı liste ile yarışan Özlem Becan, 136, Beyaz Liste İnanç Sülüş 133, Mavi Liste 80 oy aldı. |
CHP ilçe kongresine, Balıkesir Milletvekili Mehmet Havluca, CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı, Milletvekilleri Erdin Bircan, Okan Gaytancıoğlu, Edirne eski Milletvekilleri Nejat Gencan, Bilgin Paçarız, Kemal Değirmendereli, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Uzunköprü Belediye Başkanı Av. Enis İşbilen, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, Kırcasalih Belediye Başkanı Suat Karakaş, Pankobirlik Başkanı Ramis Özgen, Ak Parti İlçe Başkanı Çağatay Yılmaz, MHP ilçe Başkanı Ayhan Yeni, DP ilçe Başkanı Münir Aydın, STK Başkanları, Muhtarlar Derneği Başkanı Hayati Balkan, CHP İl Genel Meclis Üyeleri, İlçe Belediye Meclis Üyeleri, partililer ve delegeler katıldı. |
Kongreyi CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Havluca Başkanlığı’nda Osman Akgün, Tamer Şahin ve Zeliha Tokatlı’dan oluşan divan yönetti. Kongrede 349 delege oy kullandı. Üç liste ile gidilen seçimler sonucunda 2 rakibini geride bırakan Özlem Becan Uzunköprü CHP’de ilk kadın ilçe başkanlığına seçildi. Parti yönetimine seçilenlerin önümüzdeki günlerde görev bölümü yapacakları öğrenildi. |
CHP İlçe Başkanı Özlem Becan ve yeni seçilen yönetim kurulu ile birlikte 2019 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine çalışacaklarını belirtti. Becan; gazetemize yaptığı açıklamada, “Görüyoruz ki, parlamenter sistemin yok edilmesi için çalışalar, bugün tek adamlığın nelere mal olduğunu açık açık görüyorlar. Seçimle iş başına gelenler, bir kişinin isteği ile ya istifa ettiriliyor, ya da şantaj yoluyla istifaya davet ediliyor. Bu da bizim, Anayasa değişikliğine karşı çıkmamızın ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor. Bütün hedefimiz, 2019 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmak. Bu seçimleri kazanarak yeniden parlamenter sisteme Türkiye’yi döndürmek olacak” dedi. |
Takdir topladılar urfa haberleri, urfa haber, haber, urfa, şanlıurfa |
06 Eylül 2020 Pazar 09:27 |
Harran ilçesinde bir grup fedakar Öğretmen okullarını yeni döneme hazırladılar. Pandemi sürecinde hastanelerde yoğun çalışan sağlıkçılar gibi öğretmenlerinde çalıştıkları okulda temizlik yapmaları takdirle karşılandı. |
1 Üniversiteyi karıştıran tecavüz iddiası... 2 Sağlık çalışanlarının beklediği haber geldi 3 Bakan Kasapoğlu'ndan burs müjdesi 4 Akçakale hak ettiği hizmetleri almaya devam ediyor 5 Haliliye Belediyesi dezenfekte çalışmalarını... 6 Ali Yasak'tan örnek nikah töreni 7 Albayrak, vaatlerini bir bir yerine getiriyor 8 Sınırda ele geçirildi... 9 Çelik'e önemli görev 10 Görevden alındı |
Anayasa değişikliğinin içeriği - 4 - - Vahap COŞKUN | Düzce Yerel Haber |
Anayasa değişiklik teklifinde en çok tartışılan maddelerden biri, cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 104. maddedir. Tamamen yeniden kaleme alınan bu maddeye yönelik eleştirilerin, cumhurbaşkanına verilen yetkilerden bilhassa ikisi üzerinde toplandığı görülüyor. |
Bunlardan birincisi, cumhurbaşkanının üst düzey kamu yöneticilerini ataması ve görevlerine son vermesidir. Öneri, üst düzey kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleneceğini belirtiyor. |
Bu düzenlemede iki soruna işaret edilebilir: Sorunlardan ilki, "üst düzey kamu yöneticileri" kavramının kimleri kapsadığının belli olmamasıdır. Mevzuatta devletin hangi makamını işgal edenlerin "üst düzey" sayılacağını, dolayısıyla bu kapsamda göreve atanmaları ve görevden alınmalarının cumhurbaşkanına bağlanacağını işaret eden bir hüküm yoktur. Muhtemelen bu, sonraki bir iş olarak düşünülmüştür. Sınırların çizilmesi de sistem değişikliğinden sonra çıkarılacak -- yasalara değil -- kararnamelere bırakılmıştır. Bunun da söz konusu sınırların belirlenmesinde Meclisi zayıflatıp cumhurbaşkanını güçlendireceği açıktır. |
Diğer sorun ise, cumhurbaşkanına tanınan bu yetkide herhangi bir filtrenin öngörülmemiş olmasıdır. Başkanlık sistemlerinde, başkana kendi kadrosu ile çalışması için gerekli atama yetkisinin verilmesi doğaldır. Ancak söz konusu yetki her türlü denetimden azade değildir. Nitekim ABD'de başkanın üst düzey kamu görevlilerine ilişkin atamaları (bakanlar büyükelçiler, yüksek mahkeme üyeleri vb) Senato'nun onayına tabidir. Başkan, herhangi bir makam için aday belirlerken Senato'nun iradesini dikkate almak zorunda kalır; onay alacak bir adayı göstermeye çalışır. |
Teklifte ise böyle bir onay aşaması yoktur. Cumhurbaşkanı atamalarda tek yetkili pozisyonundadır. Atamalar noktasında Meclise hiçbir denetim imkanı tanınmamıştır. Ağırlık tamamen yürütmeye verilmiş ve böylece yasamanın yürütmeyi dengelemesinin önüne bir engel daha çıkartılmıştır. |
Teklifin kamu hukuku alanında radikal bir dönüşüm yaratmaya namzet en önemli yeniliği, cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisi vermesidir. Kararnameler ile cumhurbaşkanına, aslî ve Meclis'ten özerk bir idari düzenleme yetkisi tanınıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yargısal denetimi de AYM'ye bırakılıyor. |
Cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisi, beş noktada sınırlandırılmış. Buna göre: |
* Kişilerin temel hak ve özgürlüklerine (ekonomik haklar müstesna) ilişkin konularda; |
* Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesine hükmedilmiş konularda; ve |
* Kanunla açıkça düzenlenmiş bulunan konularda... cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Ayrıca; |
* Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlar arasında çelişki bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır. |
* TBMM'nin aynı konuda kanun çıkarması halinde kanun hükümleri geçerli olur. |
Mevcut Anayasada, asli düzenleme yetkisi bütünüyle ve tek başına TBMM'ye aittir; yürütmeye herhangi bir asli düzenleme alanı bırakılmış değildir. Bu nedenle uygulamada (mesela özelleştirmeler konusunda) ciddi sorunlarla karşılaşılmıştır. Ali Ulusoy'un belirttiği üzere, AYM ve Danıştay'ın "yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi"ni çok dar yorumlamaları, birbiriyle irtibatlı başlıca üç probleme sebebiyet vermiştir: |
Bir, yürütmenin yaptığı birçok düzenleme "yasallık" ilkesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. İki, hemen her konunun yasayla düzenlenmesi mecburiyetinden ötürü çok uzun ve ayrıntılı yasalar yapılmıştır. Ve üç, özellikle acil karar verilmesi gereken konularda zaman ve enerji heba edilmiş, iktisadi kayıplar yaşanmıştır. |
"Bu bağlamda temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması, idari suç ve ceza konulması, vergi veya benzeri mali yük getirilmesi gibi hassas konular dışında özellikle ekonomik konular gibi acil hareket edilmesi gereken hallerde Yürütmeye asli ve özerk bir düzenleme alanı bırakılması kanımızca isabetlidir ve kamu hukuku sistemimizde ciddi bir reform niteliğindedir."[1] |
Kararname yetkisinin sorunları |
Hülasa, yürütmeyi etkin kılmak için cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisinin verilmesi doğru. Maddenin sınırlama gerekçeleri yerinde; teknik formülasyon iyi. Lâkin kağıt üstünde iyi duran bu sınırlamaların tatbikatta işleyip işlemeyeceğini zaman gösterecek. İki hususa dikkat çekilebilir bu noktada. |
Birincisi, teklif "kararname" ile "kanun"un çatışması halinde kanun hükmünün esas alınacağını belirtiyor. Böyle bir çatışmanın tesbiti ise ancak bir mahkeme kararı ile olabilir. Yani mahkeme karar verinceye kadar kararname hükümleri uygulanır. Mahkemenin karar verme süresi uzadığı müddetçe, kararname kanun karşısında hükmünü icra eder. Dolayısıyla Mustafa Erdoğan'ın dediği gibi, bu sınırlama pratikte çok fazla değer ifade etmez.[2] |
İkincisi, aynı konuda bir yasa çıktığı takdirde cumhurbaşkanlığı kararnamesinin geçersiz olacağı biçimindeki sınırlama da işlevden yoksun hale getirilebilir. Örnek olsun: 600 üyeli Meclis'te toplantı yeter sayısı 200 (üye tamsayısının üçte biri), asgari karar yeter sayısı ise 151 (üye tamsayısının dörtte birinden bir fazla)'dır. Diyelim ki Meclis, cumhurbaşkanının bir kararnamesini hükümsüz kılmak için toplandı ve 151 vekilin oyu ile bir yasa çıkarttı. Yasanın yürürlüğe girmesi ancak cumhurbaşkanının onayı ile mümkün olabilir. Eğer cumhurbaşkanı yasayı onaylarsa problem ortadan kalkar, kararname geçersiz olur, yasanın hükümleri işlemeye başlar. |
Fakat cumhurbaşkanı yasayı onaylamaz da tekrar görüşülmek üzere Meclise geri gönderirse, bu kez yasanın kabulü için 301 oy (üye tamsayısının salt çoğunluğu) gerekir. Yani mevcut halde cumhurbaşkanına tanınan "geciktirici veto," öneride "güçleştirici veto" şeklini alıyor. 151 oy ile kabul edilip cumhurbaşkanına gönderilen bir yasa cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edildiğinde, Meclisin bu yasayı tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi için 301'a çıkması gerekiyor. Eğer cumhurbaşkanı Mecliste çoğunluğu elinde bulunduruyorsa, ona karşı 301 oya ulaşmak mümkün olmaz. Dolayısıyla Meclisin kararnameler üzerindeki denetimi de kağıt üzerinde kalır. |
Yürürlükteki anayasal hüküm (madde 105), cumhurbaşkanının sadece "vatana ihanet" suçundan yargılanabileceğini belirtir. Teklifte ise suçlar arasında bir ayrım yapılmıyor; cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu bütün suçları kapsar hale geliyor. Buna göre, 301 vekilin imzasını taşıyan bir önerge ile, herhangi bir suç işlediği iddiasıyla cumhurbaşkanı hakkında soruşturma açılması istenebilir. Soruşturma açılmasına 360 vekilin oyu ile karar verilebilir. Cumhurbaşkanı, komisyon aşamasının tamamlanmasının ardından, 400 oyla Yüce Divan'a sevk edilebilir. Yüce Divan'da seçilmeye engel bir suçtan mahkum edilen cumhurbaşkanının görevi sona erer. Görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için cumhurbaşkanı, görevi bittikten sonra da aynı şartlarda yargılanabilir. |
Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğunu düzenleyen madde, teklifi hazırlayanların en gözde maddelerinden biridir. Onlara göre, cumhurbaşkanının her suç için yargılanabilir hale gelmesi, hem cezai sorumluluğun kapsamını genişletiyor hem de cumhurbaşkanının yargılanmasını kolaylaştırıyor. Fakat maddeye derinlemesine bakıldığında bu tezin gerçekliğe pek tekabül etmediği fark ediliyor. Üç önemli handikapı var bu maddenin. |
1. Parlamenter sistemde cumhurbaşkanın görev suçları haricindeki suçlar için yargılanmasında iki yol var: Ya bu suçlar için herhangi bir özel bir düzenleme bulunmaz, cumhurbaşkanı da sade vatandaş gibi yargılanır. Ya da cumhurbaşkanı bu tür suçlar için milletvekilleri gibi dokunulmazlığa sahip olur. Nitekim teklifte, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar için "kişisel suçlar" ve "görev suçları" ayrımı yapılıyor; görev suçları için cumhurbaşkanına benzer bir soruşturma yöntemi düzenleniyor; göreviyle alâkalı olmayan suçlarda ise yasama dokunulmazlığı hükümlerine tabi olacağı belirtiliyor. |
Fakat cumhurbaşkanı için suçlar arasında bir ayrım öngörülmüyor. Soruşturma bağlamında suçların eşdeğer tutulması, kaçınılmaz olarak hukuki bir açmaza sebep olur. Çünkü basit bir kişisel suç ile "vatana ihanet" gibi ağır bir suç aynı düzeyde ele alındığından, cumhurbaşkanını basit bir suçtan yargılamak için dahi anayasada öngörülen yüksek nisaplara ulaşmak mecburiyeti doğar. Ayrıca cumhurbaşkanı görevini bitirdikten sonra da ancak aynı şartlarda yargılanabilir. Dolayısıyla, söylenenin aksine Cumhurbaşkanının yargılanması kolaylaştırılmıyor; fiiliyatta, cumhurbaşkanının neredeyse hiçbir suçtan yargılanmamasını mümkün kılacak bir hukuki düzen kuruluyor. |
2. Madde metni, cumhurbaşkanını yargılayacak mahkemeyi de bir soruna dönüştürüyor. Diyelim ki, Cumhurbaşkanının göreviyle ilgisi olmayan bir suç işlediği iddia edildi. Meclis'te soruşturma istenmesi, soruşturma açılması ve Yüce Divan'a sevk için yeterli çoğunluklara ulaşıldı. Peki, bu durumda yargılanabilecek mi -- ve hangi mahkemede yargılanacak? |
Madde hükmü, cumhurbaşkanının her türlü suçu için Anayasa Mahkemesi'ni adres gösteriyor. Dolayısıyla yargılamanın Yüce Divan sıfatıyla AYM'de yapılacağı söylenebilir. Fakat burada bir başka anayasal engel ortaya çıkıyor: Anayasanın 148. maddesi, AYM'nin cumhurbaşkanını ancak görevleriyle ilgili suçlarından dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılayabileceğini belirtiyor. Dolayısıyla Meclis'te usul engelleri aşılsa dahi AYM, cumhurbaşkanını diğer (basit) suçlardan yargılayamaz. |
3. Bugünkü anayasanın 113. maddesine göre, TBMM kararıyla Yüce Divan'a sevk edilen bir bakanın bakanlığı düşer. Eğer başbakan Yüce Divan'a sevk edilirse, hükümet istifa etmiş sayılır. Öneride ise, ancak Yüce Divan'da seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edildiğinde cumhurbaşkanının görevinin sona ereceği hükmü bulunuyor. |
Burada sorulması gereken önemli bir soru var: TBMM tarafından Yüce Divan'a gönderilmiş bir cumhurbaşkanının görevinde kalması doğru mudur? Kanımca, göreviyle bağlantılı bir suç ithamından ötürü Yüce Divan'a sevk edilmiş bir cumhurbaşkanının görevinde kalması düşünülmemelidir. Kişisel bir suçtan dolayı yapılan yargılama ise, cumhurbaşkanının görevini sürdürmesine mani olmamalıdır. Fakat madde metni hatalı bir şekilde örülmüştür. Suçlar arasında bir tefrike gidilmemiştir. Bu nedenle -- teorik olarak -- mesela vatana ihanet suçlamasıyla yargılanan birinin dahi (mahkûmiyet kararı verilinceye kadar) görevine devam etmesine olanak verilmiştir. |
4. Cumhurbaşkanına seçimlerin yenilenmesi yetkisi, cezai sorumluluk noktasında kötüye kullanılan bir araca dönüştürülebilir. Zira madde metninde, hakkında soruşturma açılmasına karar verilen bir cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesi kararı alamayacağı belirtiliyor. Yani Meclisin soruşturma kararı vermesine kadar, cumhurbaşkanı bu yetkisini kullanabilir. Dolayısıyla, hakkında 301 vekilin soruşturma açılmasını istediği bir cumhurbaşkanı, Mecliste havanın aleyhine döndüğünü görür ve soruşturma kararının çıkacağını düşünürse, seçimlerin yenilenmesi yetkisini kullanıp Meclisi dağıtabilir ve yargılanmasının önüne geçebilir. |
Tüm bunların düşük ihtimaller olduğu söylenebilir. Gerçek hayatta karşılaşma şansımızın yok denecek kadar az olduğu, dolayısıyla bunları çok fazla dert etmememiz gerektiği belirtilebilir. Ama anayasal düzen böyle niyetler üzerinden yürümez, yürümemelidir. Mühim bir sistem değişikliğine gidiliyorsa, istismara açık kapılar elden geldiğince kapatılmalıdır. Bu meyanda, cumhurbaşkanlığının cezai sorumluluğunu tayin eden maddede, kişisel suç ile görev suçlarının ayırt edilmesi, her bir suç türü için ayrı ve açık yargılama şartlarının tesis edilmesi gerekirdi. |
[1] Ali Ulusoy; "Aralık 2016 Anayasa Teklifi Neler Getiriyor, Neler Götürüyor?"; |
www.anayasa.gen.tr/ulusoy-anayasa-degisikligi.pdf (konuluş tarihi 17 Ocak 2017). |
[2] Mustafa Erdoğan; "Başkanlık Sistemi, Latin Amerika Tecrübesi ve Türkiye"; Liberal Perspektif Analiz, Sayı 3, Aralık 2016, s. 25. |
Bu yaptıkları, ayrıca bir suç: Kimse kimseyi inancını açıklamaya zorlayamaz. Bu, aynı zamanda hedef gösterme ve de lince teşvik, provokatörlük. Bunlar aynı takım, Kabataş ve Dolmabahçe yalanlarını fabrike edip yazılarında ve miting meydanlarında işleyen linç organizatörleriyle. En önemlisi, bu alçaklar, Saray destekli. |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.