Dataset Viewer
Auto-converted to Parquet Duplicate
Kırmancki
stringlengths
1
451
Türkçe
stringlengths
1
2.28k
Deutsch
stringlengths
1
1.01k
English
stringlengths
1
847
a [a] [d.]
1) o 2) alfabenin birinci harfi
1) sie 2) der erste Buchstabe des Alphabets
1) she 2) the first letter of the alphabet
a sevete ra
o nedenle, o yüzden
null
null
abdal [e.] [Ar.]
1) bedel 2) gezgin derviş 3) dilenci kılıklı, üstü başıperişan kimse
null
null
abdest [e.] [din.] [Far.]
abdest, müslümanların belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazıorganlarıyıkayıp bazılarınımesh etme yoluyla yaptıklarıarınma , müslümanların namaz öncesi törensel yıkanması
rituelle Waschung der Muslime
ritual washing of Muslims
abide [Ar.]
abide (anıt)
Denkmal, Ehrenmal
monument, memorial
abone [Fr.]
abone
Abonnent, Teilnehmer
subscriber
abone biyayene
abone olmak
Abonnent sein, Teilnehmer sein
subscriber
acênta [d.] [İt. → Lat.]
acenta
Agentur, Vertretung
agency
acız [sıf.] [Ar.]
aciz
kraftlos, unfähig
weak, feeble, exhausted, incapable, unable
açi [mat. → 1]
1) açı(birbirini kesen iki yüzey veya aynınoktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye) 2) görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
1) Winkel 2) Aspekt
1) angle 2) aspect, point of view
adem [e.] [Ar.]
adem (yokluk)
null
null
Adır [e.] [tıbbi → 2] [Far. → Avesta]
1) ateş 2) hastalıktaki ateş 3) bir erkek ismi
1) Feuer 2) Fieber 3) Jungenname
1) fire 2) fever 3) boy name
adırge [e.]
çakmak
Feuerzeug, Zünder
lighter
adi [sıf.] [Ar.]
1) adi, değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan 2) aşağılık, alçak 3) bayağı
1) gewöhnlich, banal, ordinär, schlecht 2) niederträchtig, gemein 3) üblich, gewöhnlich, niedrig
null
adil [sıf.] [Ar.]
adil, adaletle iş gören, adaletten, doğruluktan ayrılmayan, hakkıyerine getiren, adaletli
null
null
afaroz [e.] [Rum.]
1) aforoz, darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama 2) hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası
null
null
afat [e., tıbbi → 2] [zool. → 3] [Ar.]
afet 1) mecaz: güzelliği ile insanışaşkına çeviren, aklınıbaşından alan, nefes kesen kadın 2) hastalıkların dokularda yaptığıbozukluk, nekroz 3) Kıran 4) çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım
Unglück, Katastrophe 1) atemraubend schön 2) Gewebstod, Nekrose 3) Viehseuche 4) Zerstörung durch verschiedene Naturphänomene
disaster 1) breathtakingly beautiful 2) necrosis 3) cattle plague 4) destruction by various natural phenomena
afatzêde [Ar./Far.]
afetzede, afete uğramış, afet görmüş kimse
null
null
aferin (eferim) [Far.]
aferin
bravo! ausgezeichnet!
bravo! well done! excellent!
afişe
afiş
null
null
afiyet [e.] [Ar.]
afiyet, hasta olmama durumu, sağlık, esenlik
Gesundheit
health
afkin
hamur açarken kullanılan bir miktar un
null
null
afsanc [e.]
değirmenci
null
null
afsun [e.] [Far.]
afsun, büyü
Zauber, Hexerei
magic, witchcraft, sorcery
ağa [e.] [Moğ.]
ağa
Großbauer, Aga, Meister, Chef
aga, big farmer, master
ağde
ağda
null
null
ağme [sıf.]
dağınık, yayık, saçık
null
null
ağme biyene
dağılmak
null
null
ağme kerdene
dağıtmak
null
null
awa xame
dere suyu
null
null
alafıranga [sıf.] [Ìt. alla franca)
alafranga (Avrupa kültürüne özgü olan, batılıca)
nach europäischer Art, europäisch
european
alman (alaman)
alman
Bezeichnung für Deutsche
german
alange
1) orta, boşluk 2) zor durum, çıkmaz
null
null
alange de mendene
1) ortada kalmak, boşlukta kalmak 2) zor durumda kalmak, çıkmazda olmak
null
null
alarm [e.] [Fr. → İt. → Lat.]
alarm
Alarm
alarm, alert
alavêre
alavere
Bilden einer Kette, Ladesteg, Wiederverkauf, Tohuwabohu
null
alavêre dalavêre
alavere dalavere
null
null
nızm [sıf.]
alçak
niedrig
low
gec (geç) [e.] [Far.: gač → Akad.: ga(u)]
alçı
Gips
gypsum
alefewes
iştahlı
null
null
alem [e.] [Ar.]
âlem
Welt, Milieu, die Leute, Lage, Zustand, Vergnügen, Party
world, universe, milieu, people, state, spree, party
alerji [e.] [Fr. → Eski Lat. → Eski Yun.]
alerji
Allergie
allergy
alfıstık
kötü yol arkadaşı
null
null
alfıstıkêni kerdene
kötüyle yol arkadaşıolmak
null
null
alimiti [sıf.]
dirençsiz, uslu, sakin
widerstandslos, vernünftig, artig, brav, ruhig
without resistance, sensible, level-headed, calm
alkol [e.] [Fr. → İsp. → Ar.]
alkol
Alkohol
alcohol
almost [e.] [Far. → Orta Far. → Akat.]
elmas
Diamant
diamont
amayene (yen-, ama-, bêr-, bê! ) [f.]
gelmek
kommen
come
ambar [e.] [Far. → Orta Far. → Sanskr.]
1) ambar, zahire deposu 2) kum, çakıl vb. yapımalzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanıçoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek 3) eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık
1) Lagerhaus, Laderaum, Speicher 2) Hohlmaß von 75 cm³ 3) Speditionsfirma
1) warehouse, storehouse, freight house, depot, store 2) measure of capacity 75 cm³ 3) shipping agency, removal agency, moving company, removal firm, forwarding agency, forwarder
amên [e.]
maya (süt, yoğurt için)
Hefe, Ferment, Gärmittel (für Milch, Yoghurt)
yeast (for milk, yoghurt)
amên kerdene
mayalamak (süt, yoğurt)
säuern
leaven
amıke [d.]
hala, bibi
Tante
aunt
amnania peyêne (amnonia peyêne, omnonia peyêne) [d.] (kılm: APey) (1)
ağustos
August
august
amnania verêne (amnonia verêne, omnonia verêne) [d.] (kılm: AVer) (1)
haziran
Juni
june
ampul [tıbbi → 1] [Fr. → Eski Yun. → Lat.]
1) ampul, içinde sıvıdurumda ilaç bulunan, kapalıcam tüp) 2) ampul, ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havasıboşaltılmış cam şişe
1) Ampulle 2) Glühlampe
1) ampul, ampule, ampoule 2) light bulb, incandescent (or filament) lamp (or light)
anarşi [Yun.]
anarşi
Anarchie
anarchy
anarşist [Yun.]
anarşist
Anarchist
anarchist
anarşistiye [Yun.]
anarşistlik
Anarchismus
anarchism
angore (anegore)
göre, kadar
null
null
Anqa (Theyra Anqa) [d.] [mit.] [Ar.] [Orta Far. (Phlv.) sēnmurv, sīnamrūġ]
Anka kuşu, masallarda adıgeçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka, Hüma Kuşu, Tuğrul Kuşu, Sênmurv, Sîna-Mrû. Pers mitolojisinde ortaya çıkan ve zaman içerisinde doğudaki hikâye ve efsanelerde de yer almaya başlayan bir kuş.
Phönix, Greif
phoenix
anten [zool. → 2] [Fr. → Lat.]
1) anten 2) duyarga
1) Antenne 2) Fühler (zool.)
1) aerial, antenna 2) antenna, feeler (zool.)
antipati [Fr. → Eski Yun.]
antipati
Antipathie
antipathy
antoloci [Fr. → Eski Yun.]
antoloji, sanat eserlerinden seçilmiş parçalarıbir araya getiren kitap
Anthologie, Sammelband, Auslese
anthology
antrenman [Fr. → Geç Lat. → Lat.]
antrenman, alıştırma, herhangi bir konuda yapılan hazırlık
Training
training
antrenor [e.] [Fr.]
antrenör, çalıştırıcı
Trainer(in)
trainer, coach
ap [e.] (apê mı- benim amcam) (1)
amca
Onkel
uncle
aqıl [e.] [Ar.]
akıl
Intelligenz, Verstand, Klugheit, Vernunft, Weisheit, Gedächtnis, Erinnerung, Gedanke, Ratschlag
intelligence, mind, understanding, common sense, reason, wisdom, memory, thought, piece of advice
aqordeon [e.] [Fr. → Alm.]
akordeon
Akkordeon
accordion
aqort
akort
null
null
aqrobat
akrobat
null
null
ara xo kerdene (ara xo ken-, ara xo kerd- ) (ez ara xo kena - ben kahvaltıyapıyorum)
kahvaltıyapmak, kahvaltıetmek
frühstücken
have (or eat, take) (one’s) breakfast
ara cıdayene
mola vermek
null
null
araqê çari
alın teri
im Schweiße des Angesichts
in the sweat of the face
erebıc (arabıc, aravıc) [e.] [Ar.]
arap (e)
Araber (m)
arabian (m)
erebe (arebe, arabe, areve) [e.] [Ar.]
araba
Auto, Wagen
car
arazi (erazi, arezi) [e.] [Ar.]
arazi 1) yeryüzü parçası, yerey, toprak 2) yer
Gelände, Grundstück, Grund und Boden
tract of land, area, country, piece of ground, plot (od piece) of land, terrain
arêkerdene (ken- arê, kerd- arê, arêker- ) [f.]
toplamak, derlemek
sammeln, kompilieren, zusammenstellen
compile, collect, gather
arêye (aryê, arrê)
değirmen
Mühle
mill
arıza [Ar.]
arıza
Störung, Panne, Komplikation, Unebenheit (Geol.)
interruption, glitch, complication
arızaliye
arızalı
null
null
aristokrasi [Fr.]
aristokrasi (soylu erki, soylular sınıfı)
Aristokratie, Adel
aristocracy
aristokrat [Fr. → Eski Yun.]
aristokrat, soylu kişi, asilzade
Aristokrat, adelig
aristocrat
aritmetik [sıf. → 2] [Fr. → Lat. → Eski Yun.] [mat.]
1) matematiğin konusu, sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap 2) matematikle ilgili, aritmetiksel
1) Arithmetik 2) arithmetisch
1) arithmetic 2) arithmetic(al)
arkeolog/e [e./d.]
arkeolog (kazıbilimci)
Archäologe/Archäologin
arch(a)eologist
arkeoloci [Fr. → Lat. → Eski Yun.]
arkeoloji, eski bilim, eskinin bilimi
Archäologie
archaeology
arnawut [Yun. → Eski Yun.]
arnavut
Albanierin
Albanian
arsa [Ar.]
arsa
Baugrundstück
building site (or plot)
arşiv [Fr. → Geç Lat. → Eski Yun.]
arşiv (belge veya yazıların saklandığıyer, belgelik)
Archiv
archive, record
arzuhal [Ar.]
arzuhâl, dilekçe
Bittschrift
petition
arzuhalker/e [e./d.]
arzuhâlci (para karşılığında dilekçe, mektup vb. yazan kimse)
Schreiber/in (für Antragstellende)
writer (for applicants)
asabi [sıf.] [Ar.]
asabi, sinirli, sinirsel
nervös
nervous
asayışi
gösteri, görsel şeyler
null
null
asalet [Ar.]
asalet 1) soyluluk, asil 2) saygıuyandıracak biçimde davranma 3) bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı4) yazıda veya sözde bayağısöz ve deyim bulunmamasıdurumu
Adel
aristocracy, nobility
asaletiye
asillik, soyluluk
Adel, Ehrentitel
nobleness
asenayene (asnen-, asna-, -asn- ) [f.]
göstermek
null
null
asil [sıf.] [Ar.]
asil 1) soylu 2) yüce duygularla yapılan
adlig, edel, unkündbar (Beamter)
noble, titled, aristocratic, aristocratical
asistan/e [e./d.] [Fr. → Lat.]
asistan 1) yardımcı2) araştırma görevlisi
Asistent/in
assistant
asit [kimya] [Fr. → Lat.]
asit
Säure
acid
asma [sıf. #8594; 2] [bot. → 3, 4 Vitis vinifera]
asma 1) asmak işi, talik 2) asılı3) asmagillerden, dallarıçardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler 4) Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis)
1) Hängen, Aufhängen 2) Hänge-, hängend 3) Lianen, Kletterpflanzen 4) (Wein)reben
1) hang, hang up/on 2) hanging 3) liana, climbing plant 4) (grape)vine
Aşme (Asme, menge) [d.] [astron.]
1) ay (gökyüzü), 2) ay (takvim ayı) 3) bir kız ismi
1) Mond 2) Monat 3) Mädchenname
1) moon 2) month 3) girl name
End of preview. Expand in Data Studio

DEZD Language Dataset (Inisiatifê Projea Zonê Ma Projekt)

Über das Projekt

Dieses Dataset ist das digitale Rückgrat des DEZD-Modells (Dimili-Elewi-Zaza-Dersimi). Es dient der wissenschaftlichen Dokumentation und dem digitalen Erhalt der Kirmancki-Sprache (Zonê Ma / Zazaki/ Dimili ). Das Projekt wird durch die Initiative Inisiatifê Projea Zonê Ma und das Online-Wörterbuch qesebend-sozluk.de realisiert.

Struktur des DEZD-Modells

Das Akronym DEZD repräsentiert die vier zentralen Säulen der Identität und Sprachvariation und betont die Mehrdimensionalität der Identität: Sprache, Religion, Ethnie und Region:

  • Dimili (Süd-Dialekte) Elewi (Varto / Hınıs)
  • Zaza (Zentrale Dialekte)
  • Dersimi (Nord-Dialekte / Kırmancki)

Datensatz-Beschreibung

Der Datensatz vermeidet die künstliche Standardisierung zugunsten der Erhaltung authentischer regionaler Formen.

Spaltenbeschreibung (Schema)

Spalte Beschreibung
id Eindeutiger Identifikator des Eintrags
phrase_dezd Der Begriff in der DEZD-Sprache (UTF-8)
dialect_tag Zuordnung zu D, E, Z oder D
trans_de Deutsche Übersetzung
trans_tr Türkische Übersetzung
trans_en Englische Übersetzung
category Linguistische Kategorie (Nomen, Verb, etc.)

Nutzung für KI & NLP

Dieses Dataset ist für das Training von Large Language Models (LLMs) und Retrieval-Augmented Generation (RAG) optimiert.

  • Kodierung: UTF-8 (Native Sonderzeichen: ş, ı, ğ, ê, î, û).
  • ISO-Codes: Primär kiu (Kirmancki) und zza (Zaza).

Lizenz & Attribution

Dieses Werk ist unter der Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) lizenziert. Attribution: Bei Nutzung der Daten ist auf das Projekt Inisiatifê Projea Zonê Ma/ qesebend-sozluk.de zu verweisen.

Kontakt & Mitwirkung

Weitere Informationen und Schulungsvideos finden Sie auf unserem YouTube-Kanal: @inisiatifeprojeazonema2621

Downloads last month
20