text stringlengths 2.17k 10k | type stringclasses 2
values | source stringlengths 3 128 |
|---|---|---|
Lavalet, burnundan soluyordu:- Hazır mısınız? Hiç vakit yok!- Anlayamadım, senyör, ne gibi?- İşte evvelce konuşmadık mı? Hazreti İsa'yı rüyada gördüğünüzü kahraman şövalyelerimize bildirmenin sırası geldi.- Hay hay, senyör hazırım! Fakat daha Dragut bizim kaleyi muhasara etmediğinden, şimdiden bir mucize göstermeye lü... | book | Abdullah Ziya Kozanoğlu - Türk Korsanları |
- Aman yarabbi! Kulaklarımın zarı patlayacak! Burası cehennemden farksız... Hazineleri, "iyi birer Hıristiyan olan sahiplerine bırakıp dönelim.Yako, arkadaşını teselli maksadıyle, hemen şarap şişesini ağzına dayadıktan sonra, buradan kurtulmak için en güzel hal çaresinin mucizeyi bir ayak evvel gösterip ters yüzüne Bu... | book | Abdullah Ziya Kozanoğlu - Türk Korsanları |
- Öyle ama, yarı yolda cayıp vazgeçeceksin diye korkuyorum.- O da neden sanki?- Sana düşen vazife çok güç.- Ne gibi?- Önce senin hiçbir şeyi görüp işitmemekliğin lâzım geliyor.- Olsun, ne çıkar? Hiçbir şey görmem ve işitmem.- Öyle ama, bundan benim de emin olmaklığım lâzım.- Nasıl emin olacakmışsın?- Kulaklarını ve gö... | book | Abdullah Ziya Kozanoğlu - Türk Korsanları |
Yer, gök inliyor, kalenin belli bir noktasına çevrilen Turgut Reis'in tunç toplarından fışkıran alev parçaları gözlerini yakıyordu.Sonunda, bir an geldi ki, kalenin günlerden beri iri mermer yuvarlaklarla dövülen duvarları yıkıldı, gedik açıldı.Dördüncü vezir Serdar Mustafa Paşa, kibriyle beraber her cahil gibi, cesur... | book | Abdullah Ziya Kozanoğlu - Türk Korsanları |
Bu, asırların daha bir mislini görmediği kanlı, korkunç savaş, her iki tarafın da akıllara durgunluk veren cesaret ve kahramanlık destanları arasında tam beş saat sürdü.. Geçidin sonunda şövalyeler eksildikçe Burg'dan65 yeni, taze kuvvet geliyordu. Kalenin mazgallarından Turgut Reis'in kurduğu köprü başında nasıl dövü... | book | Abdullah Ziya Kozanoğlu - Türk Korsanları |
"Hücum!" sesleri tekbir sedalarına karışıyor, bu barut ve kan deryası içinde kum gibi kaynayan binlerce Türk levendi, kaleye doğru akıp gidiyordu.Koca Turgut Reis, kavga, uğMş, sonsuz zafer içinde geçen yılların bükemediği belini doğrultmuş, karı lekeleriyle kızaran ak sakalları kabarmış, elinde geniş palası, önünden ... | book | Abdullah Ziya Kozanoğlu - Türk Korsanları |
11 Bu satırları okurken sinema senaryosu yazdığım aklınızdan geçmiş olabilir. Bizim tarihlerin sayfalarına geçiremedikleri veya haber bile alamadıkları bu inanılmaz'olaylar gerçekten olmuş. İspanyol tarihçisi Haydo'dan alarak İngiliz deniz tarihi yazarı Leon Pool yukarıdaki satırları aynen kendi kitabına geçirmiştir.1... | book | Abdullah Ziya Kozanoğlu - Türk Korsanları |
45 Sencivanoğlu, Afrika içlerine ilk giren beyaz insan ve namlı Türk korsanıdır.46 Turgut, o koca ulu kahraman, bizden günlerce uzak sahillerde, kendisine büsbütün yabancı illerde bakımsız, tozlu bir mezarda yatıyor. "Barbaros" diye hürmetle andığımız Koca Hızır Reis'in mezarını otlar sarmış, damı çökermiş, pis ve kar... | book | Abdullah Ziya Kozanoğlu - Türk Korsanları |
BERNARD LEWIS
İSLAM’IN KRİZİ
Kitabın özgün adı: The Crisis Of İslamÇeviren : Abdullah YılmazPrinceton Üniversitesi'nde Yakın Doğu Çalışmaları Profesörü olan Bernard Levvis bütün dünyada en büyük Ortadoğu tarihçilerinden biri olarak tanınmaktadır. Eserleri yirmiden fazla dile çevrilmiştir. Princeton, New Jersey'de yaşay... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Halifelik, yaklaşık on üç yüzyıl boyunca, birçok değişiklik geçirmiş ama Müslümanların birliğinin, hatta kimliğinin güçlü bir sembolü olarak varlığını korumuştu; halifeliğin yabancı emperyalistler ve yerli modernistlerin çifte saldırısı altında ezilmesi Müslüman dünyanın tamamını derinden yaralamıştı. Çeşitli Müslüman... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
2Müslümanlığın ilk dönemlerinde, İslam cemaati tek bir kişinin yönetiminde tek bir devletin çatısı altındaydı. Cemaat birçok devlete parçalandıktan sonra bile, tek bir İslamcı politika ideali korunmuştur. Sınırlar değişse de, devletlerin hemen hepsi hanedanlıktı ve ilginçtir, son derece zengin Arapça, Farsça ve Türkçe... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
23 Şubat 1998'de, Londra'da Arapça yayımlanan bir gazete olan Al-Quds al-Arabi "Dünya İslam Cephesi'nin Yahudilere ve Haçlılara karşı Cihat İlanı"nı bastı. Gazeteye göre, bildiri onlara faksla gönderilmişti ve altında Usame bin Ladin ve Mısır, Pakistan ve Bengladeş'teki Cihat gruplarının liderlerinin imzası vardı. Akı... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
1991'deki Körfez Savaşı, bütün Batılıların ortak görüşüne göre, ABD ve Araplarla öteki müttefiklerden oluşan bir ittifak tarafından Kuveyt'i Irak saldırısı ve işgalinden kurtarmak ve Suudi Arabistan'ı muhtemel bir Irak saldırısına karşı korumak için yapıldı. Bu savaşı Irak'a karşı bir Amerikan saldırısı olarak görmek ... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
1930'lardan itibaren, petrolün bulunması ve işletilmeye başlanması ve küçük bir vaha kasabası olan Riyad'm koca bir metropole dönüşmesi birçok değişikliği de beraberinde getirdi ve azımsanmayacak sayıda yabancının, ağırlıklı olarak da Amerikalıların akını Arabistan hayatını çok yönlü olarak etkiledi. Birçok kişi taraf... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
İslam, Hıristiyanlıkla kıyaslandığında çok daha fazla, eski Doğu ile önemli katkılar yaptığı modern Batı arasındaki ara aşamaydı. Ancak son üç yüzyıl içinde İslam dünyası hâkimiyetini ve liderliğini yitirdi ve hem modern Batının hem de hızla modernleşen Doğu'nun gerisine düştü. Genişleyen bu uçurum zamanla hem pratik ... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Halifeler döneminde, Peygamber'in hâkimiyet kurduğu Medine yüz yıl gibi kısa bir sürede geniş bir imparatorluk, İslam da bir dünya dini haline geldi. Korunan ve daha sonraki kuşaklar faydalansın diye kayda geçirilen ilk Müslümanların deneyiminde, dinsel hakikat ve politik güç ayrılmaz bir biçimde iç içedir; birinci İk... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bu örnekte, bütün iyi Müslümanların taklit etmeye çalıştığı başka örneklerde olduğu gibi, Hz. Muhammed iki yol izler. Birincisinde, doğduğu yer olan Mekke'de yaşadığı yıllar boyunca (570-622), Peygamber yönetimdeki pagan oligarşisinin bir muhalifiydi. İkincisinde, Mekke'den Medine'ye hicret ettikten sonra (622-632), b... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bu kuruluşun bugün elli yedi üyesi vardır ve ayrıca gözlemci statüsünde üç devlet bulunmaktadır. Üye ülkelerden ikisi, Arnavutluk ve Türkiye, AvrupalI ya da AvrupalI olmak istiyor (Bosna gözlemci statüsünde); diğer ikisi Surinam (1996'da örgüte kabul edildi) ve Guyan (1998'de kabul edildi) Batı yarımkürede bulunmaktad... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Yüzeyden bakıldığında, yurtseverlik ve milliyetçilik gibi Batılı nosyonların ithali bütün bunları değiştirmiş ve Fas'tan Endonezya'ya kadar uzanan İslam dünyasında bir dizi modern ulus devletin kuruluşuna neden olmuş görünüyor.Ama her şey görünüşten ibaret de değil. İki örnek verelim. 1923'te, son Türk-Yunan savaşı ar... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Modern Ortadoğu coğrafyasında devrim sözcüğü, gayet yerinde olarak Fransız'ların coup d'etat, Alman’ların Putsch ya da İspanyol'ların pronunciamiento diyebileceği birçok olaya uygulanarak, büyük oranda yanlış kullanılmaktadır. İngilizce konuşan halkların politik deneyimi, ilginçtir, bu sözcüklerin muadilini üretmemişt... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
İsim babaları olan Protestan grupların tersine Müslüman fundamentalistler teoloji ve kutsal metinlerin yorumu konularında ana akımdan farklılık göstermiyor. Onların eleştirisi, kelimenin en geniş anlamında, topluma dairdir. Onlara göre, İslam dünyası yanlış bir yola girmiştir. Yöneticileri kendilerine Müslüman diyor v... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bugün Batılı politikacıları meşgul eden anahtar soru basitçe şöyle ifade edilebilir: İslam, fundamentalist ya da değil, Batı için bir tehdit midir? Bu basit soruya, çeşitli basit yanıtlar verilmiştir ve bütün basit yanıtlarda olduğu gibi, bunlar çoğunlukla yanıltıcıdır. Bir düşünce okuluna göre, Sovyetler Birliği ve K... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bazı Müslümanlar, özellikle dış dünyaya hitap ederken, cihat görevini manevi ve ahlaki anlamda açıklar. Kuran'daki ilgili ayetleri ve Peygamber'in yaşamına ilişkin hadisleri aktaran daha önceki otoritelerin ezici bir çoğunluğu cihadı hep askeri anlamıyla tartışmıştır. İslam hukukuna göre, dört tür düşmana karşı savaşm... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
1. Cihat üzerine bu ve diğer metinler Peygamber'in hadislerinin derlendiği kitaplarda bulunabilir; bunların bazılarının İngilizce çevirileri de vardır. Yukarıdaki aktarma Ala al-Din Ali ibn Husam al-Din al-Muttani'nin Kanz al-UmmaV ından alınmıştır; 8 cilt, (Haydarabad, 1312; 1894-1895), c. 2, s. 252-286.İslam çağının... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Cihat bazen Haçlı Seferi'nin Müslüman muadili olarak takdim edilir ve ikisi de az çok eşit sayılır. Bu bir anlamda doğrudur da; ikisi de kafir düşmanlara karşı doğru inancı savunmak için kutsal savaşlar açmak ve yürütmek iddiasındadır. Ama bir fark vardır aralarında. Haçlı Seferleri Hıristiyan tarihinin geç bir dönemi... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Ulema savaş ganimetlerinin tesadüfi olduğunu, hiçbir zaman savaşın asıl amacı olamayacağını ısrarla belirtir. Hatta bazıları bu meselede, eğer yağma asıl amaç olursa, cihadın geçersiz olacağı ve bu dünyada olmasa bile öteki dünyada, bunu yapanların cihadın hiçbir faydasını görmeyeceğini söyleyecek kadar kararlıdır. Ge... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Arabistan dışında, Müslümanların halen ayakta olan en eski dinsel yapısı, Kudüs'teki Mescidi Aksa 691 ya da 692 yıllarında tamamlandı. Eski Yahudi tapınağının yerine dikilen bu anıt stiliyle ve Holy Sepulchre ve Ascension Kilisesi gibi Hıristiyan anıtlara benzerliğiyle Yahudilere ve daha önemlisi Hıristiyanlara açık b... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Ayrıca cihat Müslüman hükümetleri Müslüman rakiplere karşı, Haçlı Seferleri sırasında bile, zaman zaman Hıristiyan müttefikler arayışından alıkoymuyordu.3
Selahaddin ve Haçlılar
Haçlı Seferleri modern Ortadoğu'da, hem Arap milliyetçileri hem de İslamcı fundamentalistlerin, özellikle de Usame bin Ladin'in, bilincinde v... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Aynı dönemde Müslümanların Haçlı Seferlerine ilgisi de ilk kez canlandı, halbuki yaşandığı tarihte bunlar pek önemsenmemişti. Dönemin geniş ve zengin tarih metinleri Haçlıların bölgeye gelişi, savaşları ve kurdukları devletlerden kabaca söz eder ama onların bu maceralarının niteliği ve amaçlarıyla hiç ilgilenmezler ya... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Osmanlı tarihçisinin değinmediği bir başka nokta da önemliydi. Söz konusu elçi gerçekten de Kraliçe Elizabeth tarafından resmen atanmıştı ama onu seçen ve destekleyen İngiliz hükümeti değil bir ticari şirketti; Batı dünyasının Ortadoğu'ya ilgi duymasının asıl nedeninin ticaret olduğu bir devirde bu gerekli bir düzenle... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Ama her durumda emperyalistler iz bıraktılar. Arap dünyasında İngiliz-Fransız emperyal yönetimi Fransızların Cezayir'i (1830) ve Britanyalılarm Aden'i (1839) almasıyla başladı; Britanya'nın Mısır'ı işgali (1882) ve Fransızların kontrollerini Tunus (1881) ve Fas'a (1911) Britanyalılarm da İran Körfezi'ne yaymalarıyla s... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Kayzer'in başarısız olduğu bu alanda Hitler bir süreliğine azımsanmayacak bir başarı kazandı. 1933 Mart'inin sonuna doğru, Hitler'in iktidara yükseldiği hafta içinde, Kudüs Müftüsü Hacı Amin el-Hüseyni Kudüs'teki Alman elçisine yaklaşmış ve hizmet teklifinde bulunmuştu. Bu teklifi Berlin'e ileten elçi teklifin reddedi... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
4
AMERİKAYI KEŞFETMEK
İslam topraklarında uzun bir süre Amerika hakkında çok az şey biliniyordu. İlk başta, keşif seyahatleri belli bir ilgi uyandırdı; Christopher Columbus'un kendi eliyle yaptığı Amerika haritasının tek kopyası, halen İstanbul'daki Top-kapı Sarayı Müzesi'nde korunan Türkçe bir çeviri ve uyarlamadır. ... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
On dokuzuncu yüzyıl sonlarında ve yirminci yüzyıl başlarında, Amerika hem ders kitapları ve ansiklopedilerde hem de gazetelerde daha fazla yer bulmaya başladı ama bu yer hâlâ çok sınırlıydı ve asıl olarak Müslüman olmayan azınlıklara ayrılıyordu. Amerika göndermeleri ne olumlu ne de olumsuz, kısaca betimleyiciydi. Mis... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Amerika'nın yapaylığı ve Araplar gibi sahici bir ulusal kimlikten yoksun oluşu teması sık sık Baas Partisi belgelerinde işlenmekte ve arada bir, Ocak 2002 tarihli konuşmasında olduğu gibi,Saddam Hüseyin tarafından dile getirilmektedir. Savaşlar -İkinci Dünya Savaşı ve ardından Soğuk Savaş- sürdükçe ve Batı'da Amerika'... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bu arada Tahran'daki gösteriler nitelik değiştiriyordu. Önceleri hepsi Şah'a karşıyken, şimdi göstericiler Şah'tan ve özellikle de Şah'ı desteklemek için sokaklara çıkan askerlerden yana tavır almaya başlamıştı. Gösteriler gösterileri izledi ve sonunda Musaddık devrildi ve yerine başbakan olarak Zahedi geçti. 19 Ağust... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Seyid Kutub'un ABD ziyareti, göründüğü kadarıyla, onun İslam'la dış dünya arasındaki ilişkiler ve daha da önemlisi İslam'ın kendi içindeki ilişkiler konusundaki fikirlerinin gelişmesi açısından hayati bir önem taşımaktadır. O dönemde İsrail devleti yeni kurulmuş ve Arap-İsrail dizi savaşlarının ilkini İsrail kazanmışt... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Arapların Yahudilerle özel savaşma ek olarak, Kutub İslam'a karşı savaşta Yahudilerin, özellikle dini değerlere karşı haince rolünden söz eder: "Ateist, materyalist anlayışın arkasında bir Yahudi [Marx]; hayvani cinsellik anlayışının arkasında bir Yahudi [Freud]; ailenin yıkılması ve toplumdaki kutsal bağların çözülme... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bu olaylar 1979 İran Devrimi bağlamında gelişiyordu. 4 Ekim'de Tahran'daki ABD Elçiliği kuşatıldı ve altmış iki Amerikalı rehin alındı. Rehinelerden kadın ve Afro-Amerikan olan on kişi hemen bırakıldı Geriye kalanlar 20 Ocak 1981 tarihine kadar, tam 444 gün rehin tutuldu. O günlerde birçok insanı şaşırtan bu olayın ne... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
İran Devrimi'nin dilinde Büyük Şeytan olarak yeni bir statüye yerleştirildiklerini gören Amerikalı gözlemciler bir süreden beri İslam dünyasında yoğunlaşarak artan anti-Amerikan duygunun nedenlerini bulmaya çalıştılar. Bir dönem yaygın kabul gören bir açıklamaya göre, Amerika'nın imajı savaş zamanında ve Avrupa'nın es... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Sovyetler, himayesi altındaki ülkeleri yenilgi ve küçük düşmekten kurtaramadığı gibi, bu konuda istekli de davranmadı Elinden gelen tek şey ABD'yle bir olup İsrail'e ilerlemesini durdurma çağrısı yapmaktı.1970 başlarında Sovyet mevcudiyeti etkisini artırmakla kalmıyor, rahatsızlık yaratmaya da başlıyordu. Batılı emper... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
İsrail-Filistin çatışması kuşkusuz, çeşitli nedenlerden dolayı, tüm diğerlerinden daha fazla ilgi çekmektedir. Öncelikle, İsrail demokratik ve açık bir toplum olduğundan, orada neler olup bittiğini haber yapmak -ve yanlış haber yapmak- çok daha kolaydır. İkincisi, işin içinde Yahudiler vardır ve bu, şu ya da bu nedenl... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
İsrail devletinin kuruluşunu izleyen ilk on yılda, Amerika'nın İsrail devletiyle ilişkileri yine sınırlı ve dikkatliydi. 1956 yılındaki Süveyş Savaşı ardından, ABD İsrail, Britanya ve Fransız güçlerinin çekilmesini sağlamak için güçlü ve kararlı bir biçimde müdahalede bulundu. Savaşın ilk günlerinde temkinli bir tutum... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bu ilişkiye uzun süre birbirinden tamamen farklı iki düşünce biçim verdi: biri, tabiri caizse, ideolojik ya da duygusal; öteki stratejik. İncil ve kendi tarihleri okulundan geçmiş Amerikalılar, modern İsrail'in doğuşunu hemen yeni bir Exodus ve Vaat Edilmiş Topraklara dönüş olarak görebilir ve kutsal göçlerini yapan a... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Genelde iki farklı türden ittifak vardır. Bunların biri stratejiktir ve algılanan ortak bir tehlike temelinde salt geçici bir uzlaşma olabilir. Böylesi bir uzlaşmaya her türlü yönetici -yönettiği her tür hükümet ya da toplum-varabilir. Böylesi bir ittifakın öteki tarafı her zaman fikrini değiştirebilir ya da devrilir ... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bütün bunların anlamı şuydu: Bu insanlar demokratik bir toplum kurmaktan acizdir ve insani değerlerle ilgilenmedikleri gibi, kapasiteleri de yoktur. Onlar her halükarda kokuşmuş despotlar tarafından yönetilecektir. Onlara doğru yolu göstermek, hele onları değiştirmek Batı'nın işi değildir; Batı yalnızca despotların Ba... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'ın emri ve gözetimi altında yapılan harekat o tarihte çok az konu edildi. Bu cılız tepki aynı yıl, birkaç ay sonra, Lübnan'da Sabra ve Şatila Filistin mülteci kamplarındaki bir başka katliamın uyandırdığı infialle taban tabana zıttı. Son olayda yaklaşık yedi ya da sekiz yüz Filistinli,... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Bu noktada kuşkusuz demokratlar bir açmazla karşı karşıya kalıyor. İdeolojileri onları, iktidarda olduklarında bile, İslamcı muhalefete özgürlük ve haklar vermeye zorluyor. İslamcılar ise iktidarda olduklarında böyle bir yükümlülük üstlenmiyor. Tam tersine, onların ilkeleri dine aykırı ve yıkıcı buldukları her türlü e... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Arap entelektüellerinden oluşan bir komitenin hazırlayıp Birleşmiş Milletler bünyesinde sunduğu 2002 yılı Arap insani Gelişme Düzeyi raporu da çarpıcı zıtlıkları ortaya çıkarıyor. "Arap dünyası yılda 330 kitap çeviriyor, bu sayı Yunanistan'ın üçte biri kadardır. Halife Memun'un zamanından [dokuzuncu yüzyıl] bu yana to... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Ortadoğu halkı her geçen gün sınırları dışındaki özgür dünyadaki fırsatlarla içeride yaşanan korkunç yokluk ve baskı arasındaki derin ve büyük uçurumun daha çok farkına varıyor. Bunun sonucu ortaya çıkan öfke doğal olarak önce kendi yöneticilerine, sonra da bencil gerekçelerle bu yöneticilerin iktidarda kalmasını sağl... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Vahabiler, güçlerinin yettiği her yerde inançlarını tam bir şiddet ve acımasızlıkla hayata geçirdiler; türbeleri tahrip ettiler, putperestlik dedikleri her şeyi ve kutsal yerleri dağıttılar ve kendi koydukları îslami arılık ve sahicilik standartlarını karşılamayı başaramayan çok sayıda insanı, kadın çocuk demeden öldü... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Temsilciler o tarihte değişik tepkiler gösterdiler. Bazıları karşı çıktı ve toplantıyı terk etti; bazıları kabul etti ve yeni düzeni tanıdı. İlginçtir, ikinci gruptan olan Sovyetler Birliği'ndeki Müslümanlar delegasyonunun başı,TASS ajansıyla yaptığı bir mülakatta bu İslam Kongresi'nin Kral İbn Suud'u Kutsal Yerlerin ... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Hayali bir senaryoyla böyle bir durumun yaratacağı sonuçları belki daha iyi anlayabiliriz. Düşünün, Ku Klux Klan ya da benzer bir grup Texas eyaletinin, petrolünün ve dolayısıyla petrol gelirinin tüm kontrolünü eline geçiriyor ve sonra bu kaynakları kendi özgün Hıristiyanlık mezhebini yaymak için çok iyi donanımlı bir... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Dinsel fundamentalizmin rakip ideolojilere göre birçok üstünlüğü vardır. Hem eğitimli hem de eğitimsiz Müslümanlar tarafından kolayca anlaşılabilen fundamentalizm, kitleleri harekete geçirmede ve hem yanlış olanın eleştirisi hem de doğru olanın bir program halinde anlatılmasında son derece bildik, dolayısıyla etkili o... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
9
Terörizmin Yükselişi
Çoğu Müslüman fundamentalist değildir ve çoğu fundamentalist de terörist değildir ama günümüz teröristlerinin çoğu Müslüman'dır ve Müslüman olmaktan gurur duyar. Anlaşılır bir nedenle, Müslümanlar medyanın terörist hareketler ve eylemlerden "İslamcı" diye söz etmesinden rahatsızlık duyarlar ve İ... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Sapma yalnızca hüküm ve cezada değil, suçlamanın doğasında da vardı. Peygamber'e küfür -Salman Rüşdi'ye getirilen suçlama- kuşkusuz İslam hukukunda bir ihlaldir ve âlimler bu konuyu ayrıntılarıyla tartışmıştır. Ama bütün bu tartışmalar Müslüman bir devletin Peygamber'e küfreden Gayrımüslüm tebaası etrafında döner. Ule... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
İslam'ın ilk dört halifesinden üçü öldürüldü; İkincisi cinnet geçiren bir Hıristiyan köle tarafından, üçüncü ve dördüncüsü ise kendilerini Allah'ın emrini yerine getiren infazcılar olarak gören sofu Müslüman asiler tarafından öldürülmüştür. Sorun 656 yılında, üçüncü halife Osman'ın Müslüman asiler tarafından öldürülme... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Yeni tarz teröristlere göre, masum ve alakasız sivillerin katli "irade dışı verilen zarar" değil asli hedeftir. Kaçınılmaz olarak -elbette üniformasız olan-teröristlere karşı yapılan saldırılarda da siviller hedef alınıyor. Sonuçta ayrımın bulanıklaşması da teröristler ve sempatizanları için bulunmaz bir nimet oluyor.... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Eski taktiklerin çoğuna, ama çok daha sert bir biçimde bugün de başvurulmaktadır. Dinci teröristler, hem yenilgide hem de zaferde, yirminci yüzyıl milliyetçilerinin öncülük ettiği yöntemleri, özellikle de onların alakasız masum kişilerin ölümüne kayıtsız kalma tavrını benimsemiş ve geliştirmiştir. Bu kayıtsızlık 1990'... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Faillerin intihar etmekteki azimleri ve hem kendi görevlendirdikleri kişiler hem de sayısız masum kurban açısından, onları gönderenlerin acımasızlıkları. Bunlar İslam'a göre bir biçimde haklı görülebilir mi?Yanıt açık ve kesin bir hayır olmalıdır.Dünya Ticaret Merkezi'nde, çoğu Amerikalı olmayan ve içlerinde Müslüman ... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Eylemin korkunç boyutları ortaya çıktıkça, bazı yazarlar failleri lanetlemeye ve kurbanlara acımaya daha istekliydi. Ama bu yazılarda bile Amerika'nın ettiğini bulduğunu söyleme fırsatı nadiren kaçırılıyordu. Yeni Dünya'nın işgali, sömürgeleştirilmesi ve yerleşime açılmasından başlayıp günümüze kadar uzanan Amerika'nı... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Temel neden, Amerika'nın artık Batı, Hıristiyanlık ya da daha genel adıyla "Kafir Toprakları" gibi çeşitli sıfatlarla anılan şeyin lideri olarak kabul edilmesidir. Bu anlamda Amerika başkanı Konstantinopol'ün Bizans imparatorları, Viyana’nın Kutsal Roma imparatorları, Kraliçe Viktorya ve onun emperyal meslektaşları ve... | book | Bernard Lewis - İslamın Krizi |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.