Search is not available for this dataset
text
stringlengths
50
177k
Diplomanın tanınması için adayın minimum temel eğitimi alması lazım. Konseyimizde bununla ilgili 3 direktif var (78/1026/EEC; 78/1027/EEC ve 78/1028/EEC).
Bizi insan doktorları ile bir tutuyorlar. Onlarla aynı haklara sahibiz. Geçen yıl yeni bir yasa çıktı, seneye yürürlüğe girecek. Önceki yasalar da yürürlükten kalkacak. İkisinde de ortak şey veteriner eğitimidir. Bazı ülkelerde veteriner fakültelerine sınav ile giriliyor. Bazılarında 2 yıl, diğer bazılarında 4 yıl eğitim var. Oturup düşünüldü. Eğitimde AB'nin söz hakkı yoktur. Her ülkenin kendi milli sorunudur. İş bize kalıyor. Bunu Erasmus'da görebiliriz.
Genel kriterler değiştirilmedi. Fakat, bizim görüşümüz bunun değişmesinden yana. Çünkü, 1978'de karar verilmiş ve bu zamana kadar değişmeden gelmiş.
Temel konular: Fizik, kimya, hayvan ve bitki biyolojisi, biyoistatistik.
Daha detaylı dersler: Temel Bilimler (anatomi, fizyoloji, biyokimya, genetik, farmakoloji, ...).
Klinik bilimler (doğum, patoloji, parazitoloji, ....)
Hayvan yetiştiriciliği (hayvan üretimi, beslenmesi, agronomi, ...)
Gıda hijyeni (hayvansal gıdaların muayenesi ve kontrolu, ...)
Veteriner cerrah yetiştirilmesini istiyoruz. Veteriner cerrahların her konuda bilgilenmesi ve her hayvana müdahale edebilmesi gerekiyor. Ama sorun şu: Eğitim milli olduğu için her ülke kendi karar veriyor.
Dr. Hans-Henrich Dietz – Kopenhag Kraliyet Veteriner ve Tarım Üniversitesi- Konu çok basit değil az veri var. Serbest dolaşım AB için iyi bir şey fakat genellikle halk bu hakkı tatillerde kullanıyor. Veteriner hekimliği eğitimi dünyada hemen hemen aynı. AB üniversitelerinden mezun olduktan sonra istediğiniz ülkede veteriner hekim olarak çalışabilirsiniz. 1978'de bir direktif verildi. Bu hala değiştirilmedi (78/1027/EEC). Bu konu 1978 senesinde de tartışıldı muhakkak. O zamandan bu yana çok şey değişti (Veteriner ve Tıp alanında). Elimizde olumlu bir listemiz var, sadece uymayan üniversiteleri dikkate almıyoruz. Olumsuz bir listemiz yok. Avrupa Komisyonunun o üniversite mezunlarını kabul etmeme gibi bir hakkı var ancak, bu hakkını bu güne kadar hiç kullanmadı.
ACVT 1978'de kabul edildi. Bu komite hiçbir zaman verimli olamadı. Bugüne kadar değişiklik uygulanmadı. Bu kurallara fakültelerin uyması, devletlerin de kontrol etmesi gerekirdi. Fakat bugüne kadar hiçbir şey yapılmadı. İlk kez 1985'de Utrecht'de bir rapor yazıldı. 1986-1989 arası pilot uygulama yapıldı ve ziyaretler gerçekleştirildi (1986: Cambridge, Cureghern/Liege; 1987: Hannover, Copenhagen; 1988: Dublin, Alfort ve Milan; 1989: Leon; Thessaloniki ve Lizbon).
Bu raporlardan sonra EAEVE kuruldu. Kurullar oluşturuyoruz ama hiçbir yasal dayanağı yok. Eğitim devletlerin milli görüşüne kalıyor. Avrupa komisyonu konuşuldu. Milli olmayan bir eğitim yok gibi. 1999'dan itibaren her yıl 6-9 arası okul ziyaret ediyoruz. 1992-2005 arası ziyaret edilen 73 fakülteden 36'sı onaylandı. Ben buna bile karamsarım. Fakat başkan iyimser. Çünkü, onaylanma tam olarak kriterlere uymayabiliyor, izlenimler de önemli. 1992-2000 arası sistem "kitapcığı" içinde üç belge var. EAEVE 1998'de kuruldu. 2000'de EAEVE ve FVE eğitim komitesi oluştu ve 2004'de komite desteklenerek yenilendi. Komisyonların olumlu çalışmalar yapacağı inancındayız. Bütün bunları AB komisyonu yardımı ile yapıyoruz. Onaylamadıklarımızı listeden çıkartamıyoruz. Milli otoriteler ile zora düşmememiz gerekiyor. Bu nedenle, ters düşmemek için nazikçe öneride bulunuyoruz.
Komisyon 1993'de maddi onaylama işini geri aldı. Bu görevi EAEVE üstlendi. FVE de 2000'de davet edildi. Şimdi bu komite karar veriyor (iyi mi? kötü mü?). Onaylama grubu, yeni tanımlara göre, kurum ile ilgili istatistikler ve eğitim-öğretim yanında kaliteye çok önem veriyor. Ortak bir eğitim her yerde yararlı olacak (öğrenciye de öğreticilere de). Değişim kolay olur. Her yerden öğretici sağlanabilir.
Bu işveren için de işe yarar. Nerede olursanız olun veteriner buldunuz mu alırsınız. Çünkü, aynı eğitimi görmüştür. Bence, ortak tanım tek ve şeffaf sistem. Bu sistemin uluslar arası olması yapılan işin dünyanın diğer ülkeleri için de yararlı olması demektir.
Eğitimin kalitesini artırmak için 1985'de ortak bir sistem geliştirildi. Ortak kredi sistemi tartışılmaya başlandı. Onay almayan üniversiteler kendilerini daha önemsemeye başladılar. Bu kadar yavaş olması komisyonların fakültelerle tek tek ilgilenmesinden kaynaklandı. 1992-1999 arası 25 üniversitede büyük ilerleme kaydedildi. Onay alan okullar için 15 sene sonra, öğrenciler "ne kadar ilkel çalışıyorlar" diyecekler. Ancak şimdilik iyi. Bir fakülte onay alamazsa hiçbir kötü şey yok. Bu da sistemin kötülüğü. Yaptırımı yok. Milli müfettişlerle çalışmamız gerekiyor. Peki hazırmıyız buna? toplumdan gelen taleplere hazırmıyız?. Beklenen veteriner adaylarını yetiştirmeye hazırmıyız?. Rekabete hazırmıyız?. Ve de okulların kapatılmasına...
Kredili sistem mi? onay sistemi mi? İkisi de olabilir mi? Bu konuda ben fazla iyimser değilim
Soru- Artan taleplerden bahsettiniz. Gerçekten talep mi artıyor? yoksa sorun eksikliklerden mi çıkıyor?.
Cevap- Denetim mekanizmasını değiştirmek gerekir. Talebe de cevap verebiliriz.
Bir başka ağızdan- Ben bir eğitim kurumundayım, 15 yıl öncesi ile şimdikini karşılaştırmak bana çok saçma geliyor.
Stephan Ware-Kraliyet Veteriner Cerrahi Koleji (RCVS) Konsey Üyesi- Londra Kraliyet Veteriner Okulu olarak mezuniyet sonrası 1. gün bilinmesi gerekenler için belirlenecek standartları bekliyoruz.
Dersleri kontrol ediyoruz. Neler öğretiliyor? her yıl öğrencilerle ilgili istatistikler çıkarıyoruz. AB vatandaşı olmayanlara da her yıl sınav düzenliyoruz. Kimin İngiltere'de veterinerlik yapabileceğine dair bir listemiz var, disiplin kurulumuz var. Bütün veterinerler bizim listemizde, ziyaret için 7-8 yıllık bir döngü var, kriterleri biz de uyguluyoruz, kraliçeye rapor sunuyoruz. Çok kötü oluyor kraliçe ile olan toplantılar, biz ayakta kalıyoruz, sadece kraliçe oturuyor.
1965'de 3+2 = 5 yıl eğitim aldım. Şimdi de veteriner çalışma lisanslarını Kraliyet Veteriner Okulu Üyeleri (MRCVS) veriyor. Bu da kraliyete bağlı. EAEVE'nin kriterlerini biz de kullanıyoruz. Avustralya ve Yeni Zelanda ile anlaşmalarımız var. Güney Afrika ile de anlaşmalarımız var. Bu anlaşmaları yapabilmemiz için o fakülteler de bizimkiler gibi olmalı ve uluslararası bir ortak değer içermeli. Şimdi çalışanlarımızın AB üyesi olmayan fakat Avrupa'da olan ülkelerin diplomalarını kabul etmekteyiz. Bu konuda çalışmalarımız var. Diğer aktiviteler sürekli profesyonellerimiz ile ilgilidir. Mezun olduktan sonra da sınav vb şeyleri devam ettirmek istiyoruz. Özellikle gönüllüleri çağırıyoruz. Maddi yardımda bulunuyoruz. Yeni bir iş sahası çıkarıyoruz "veteriner hemşireliği".
Diploma sonrası eğitimde, 18 değişik konu, 44 denetleme sınavı ve 200'den fazla müfettiş var. 1300 aday var. Ancak, biz bu sistemi değiştirmek istiyoruz. Yeterince uzmanlaşma olmuyor. Yönlendirmek için öğrenci tezlerine, ya da diğer çalışmalarına bakıyoruz.
Her 5 yılda bir yeniden eğitim yenilenmeli. Eğitim grubu bunlar üzerine çalışıyor. Gelecekteki strateji ne olacak? Yeni mezun olanlara pek yardımcı olunmuyor. Bu beni üzüyor. Çünkü, okulda sadece teorik aldığı için 2002'den beri uygulamaya çalışılan "Hayat Boyu Eğitim" Sistemi 2007'den sonra kalıcı olacak. Böylece veterinerler hayat boyu eğitim alabilecekler. Çok zor bir şey değil. Bunu bilgisayar ortamında yaptık. Mezun olunca hemen bilgisayara girilip ona uygun olabilecek eğitimlere bakabiliyoruz (http://pdp.rcvs.org.uk). Eski sertifikaları kaldıracağız ve modüler olanla değiştireceğiz. Özellikle çalışan veterinerler için bilgilerimizi daha da arttırmak amaçlanmaktadır.
Ve herkesi bir konuda uzmanlaştırmak niyetindeyiz. Böylece kişi hem kendini geliştiriyor ve hem de çok katkısı oluyor. Mezun olduktan sonra mı? çalışmaya başladıktan sonra mı?. Uzmanlaşma belli bir hayvan üzerinde mi? yoksa belli bir konuda mı? ne kadar geçerli olacak. Hayvanlara yönelik uzmanlaşma sorunları büyütür. Seneye başlayacak. Uzmanlaşma konusu olsa da belli bir diploma veriliyor. Bence ilk etap okuldan çıktığında en az şeyleri bilmesi gerekiyor. Bunlar her yerde ortak olmalı. Çünkü, adayların 5 yılda her şeyi bilmesi mümkün değil. Seçenekler açık olarak mezunlara sunulmalı, seçmede serbest bırakılmalı. Genel lisans profesyonelliği tanımalı. Gelecek üniversiteler ders programlarını yaparken mezuniyet sonrası ilk günkü bilgilere önem vermeli. Mezuniyet sonrası eğitime devam etmesi gerektiği verilmeli.
Herkese açık bir yol bırakmak gerekiyor. İngiltere'de bir kaç yıldır bu gelişmeye devam ettiğimizi göstermemiz gerekir. Standartlar belirlenmeli. Yeni bir yasa geçecek ve bunları rahatça uygulamak için bir kere yasa çıktı mı iyi çıkmalı, düzenlemeleri iyi belirlemek gerekir. Pratisyenlerin bilgilenmesi ve gelişmesi gerekiyor. Eski sistem 6 ay süreliydi, bu gerekten çok kısa bir süre. Daha fazla bilgi ilgili web sitesine girilerek elde edilebilir (http://pdp.rcvs.org.uk).
Soru: Gerçekten sizin kriterleriniz EAEVE'nin ki ile aynımı?
Donald Walsh, J. Vet. Med. Assoc. (JAVMA) editörü- Ben de sizlere 10 sorun söyleyeceğim:
1. ABD öyle bir ülke ki orta düzeyde bir eğitim bile okuldan okula değişiyor. Ancak, en iyi okullarda okulun son yılında hayvanlarla bire bir çalışmaya başlanıyor. Çünkü, asıl fark ABD değişik devletlerden oluştuğu için farklılıklar var. Federal devlet müdahale edemiyor.
2. Veteriner hastanelerinin güvenilebilirliği. Çünkü, asıl sorun maddi finansman yokluğu. Finansman olmadığı için veteriner hizmetleri özel sektöre kalıyor.
3. Veteriner fakültelerinde akademisyenlik- Mezunlardan iş bulanlarda maaş farklılığı çok fazla. Fakültelerde maaş daha düşük. Bu yüzden mezunlar akademik kariyer yapmak istemiyorlar. Özel sektöre gidiyorlar.
4. Mezun olanlarla bilmesi gereken bilgilerin dengesini korumak- Çünkü yeni mezun biri hastalıklarla nasıl mücadele edeceğini bilemez. Bunu tecrübeli veterinerler biliyor. Onun için ABD'de devlet hayvan hastaneleri yapmaya başladı. 2001'de Veteriner Halk Sağlığı ile ilgili üç okul vardı. Şimdi 17 tane. Toplam 27 devlet okulu var. Devletler kendileri finanse ettikleri için kendileri belirleyici oluyor. Federal devletle çekişiyorlar.
5. Modern ve gelecekteki gıda sistemleri için veteriner hekim eğitimi- Çünkü, artık gıdalar da birbirleriyle karışıyor ve genetikleri ile de oynanıyor. Veterinerlerin rolleri de değişiyor (gıda uzmanlığı gibi). Bunu sağlamak için veterinerlerin sadece teknik bilgi almaları gerekmiyor. Aynı zamanda işletme yönetimi de bilmeleri gerekiyor. Sanayinin ve ekonominin nereye gittiğini de öğretmemiz lazım. 1980'lerin sonundan bu güne kadar veterinerleri iş hususunda sorgulamak gerekiyor. Şimdiye kadar cevap veremedik.
6. Öngörü analizleri- 2025'de toplum veterinerlerden ne bekleyecek. Sadece veteriner Tıpda ne verilebilir?. Prestiji nasıl sağlayabiliriz?. Veterinerlerin işverenleri kim olacak?. Bunların hepsi aslında aynı kapıya çıkıyor: "Veteriner Hekimliği Eğitimi nasıl olmalı?. Bu arayış ABD'de 1990'dan beri devam ediyor. Ancak eğitim konusu yeni başladı. ABD ilginç bir ülke. Her ülke kendine özel, ancak yenilikçiler de var, bunu görmek mümkün.
7. Giderek artan uluslararası bilinç- ABD'nin sadece kendi ülkesinde iş yapması yetmiyor. Diğer ülkelerde de iş yapabilmeli. Afganistan ve Irak'ta Veteriner Eğitim Birliği kuruldu. Sorun bu değil ancak bu da oldu.
8. Veteriner hekim eğitimi için çok para gerekiyor. Öğrencilerden çok az alabiliyoruz. Bu gün öğrenci başına 75.000 dolar gerekiyor ve bu rakam gittikçe de yükseliyor. Masraflar artınca okul masrafı da artıyor ve öğrencilerin cesaretini kırıyor.
9. Çok az etnik kökenliler geliyor (%2.5 zenci). Afrikalılar ABD toplumunun %13'ünü oluşturuyorlar. İspanyollar %3.7 (ABD toplumunun %12.5'i), Asyalılar %3.4 (ABD toplumunun %4.2'si) ve Amerikan yerlileri % 0.7 (toplumun %0.9'u).
10. Erkek-kız dağılımı- Okullarda öğrencilerin % 90'ını kızlar oluşturuyor. Çok fazla veri yok bu konuda. Genellikle daha iyi motive oluyorlar. Onlara ek ders vermeye gerek kalmıyor, onlar kendilerini yetiştiriyorlar.
Veteriner Tıp Gazetesi (JVME).- Veteriner hekimliği eğitimi ve çeşitli meslek konuları ile ilgili makaleler içeriyor (http://www.jvmeonline.org). PDF formatında tüm makaleleri okuyabilirsiniz. JVME 2001 yılının tüm sayıları var. Ayrıca arama motorları da var. Temalar var, konular var, kolay ulaşılabilir ve anlaşılabilir yapmaya çalıştık. Girerseniz size her sayısını da göndeririz. Kurum olarak da abone olabilirsiniz, yıllık abone ücreti 2000 dolar.
(Bu zamana kadar sunulan konularla ilgili olarak tartışma açıldı)
Doç. Dr. Osman Küçük. Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi- Türkiye'de 21 Veteriner fakültesi var. Sizce bu sayıyı nasıl belirleyebiliriz?
Prof. Dr. I. Burgu. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı- Af edersiniz, düzeltirim 21 değil 17.
Cevap- Türkiye'de 70 milyon da insan var. ABD'de 300 milyon insan ve >20 okul var. Bu da Türkiye için anormal değil. AB'nin bu konuda yapabilecek bir şeyi yok. Bunu Türkiye devleti yapacak. Çünkü, eğitim millidir.
Bir başka ağızdan- ABD'de para olunca herkese eşit dağıtılmıyor. Okulların paraya ihtiyaçları olduğunu iyi kanıtlamaları gerekir. Kuzey ABD'de çok veteriner okulu var. ABD'de bütçeden 1.5 milyon dolar ayrılıyor. Ben Konya Selçuk Üniversitesini gördüm. AB'nin yapamayacağına inanmıyorum. İsterse AB bu problemi çözer. Bizim İngiltere'de bir yetkimiz var. İngiltere'de bir okul iyi bir eğitim veremiyorsa onun diplomasını tanımıyoruz. Siz de aynı şeyi yapabilirsiniz. Bölgesel farklılıklar çok, her bölgede öğretilenler de farklı. Her bölge kendi koşullarına göre eğitim veriyor. Bunu AB çözebilir, fakat çok etken nedeniyle zor.
Soru- Sertifikalardan bahsetmiştiniz başka ülkelerden gelenler için nasıl geçerli olacak.
Cevap- Başka ülkeden gelenler ömür boyu eğitime tabii olacaklar. Teknik konular ben de bilmiyorum nasıl hallolacak. Fransa'da kayıt olma işlemi varmış, fakat diğer ülke vatandaşları için geçerli değilmiş.
Soru- Sizce eğitim üniversite eğitiminden çıkıp bir yüksekokul eğitimine mi gidiyor?.
Cevap- Zannetmiyorum. Meslek okulu olarak devam edecektir. Ekonomik zorluklar getirir, zaten para yok. Eğitim pahalı.
Bir başka ağızdan- Buradakiler sizinle aynı fikirde, hem eğitim hem de meslek kalitesinde bir şeyler yapmak zamanı gelmiştir. Ancak eğitim vermek için ortak bir tanım yapmak güç. Sizce nasıl yapmak lazım?. Devlet adamlarının siyasetçinin yapmasına bırakırsak bir 20 yıl daha beklememiz gerekir. Ortak tanım yapabilirsek, Türkiye'de domuz eğitimi hiçbir işe yaramaz?.
Cevap- Biz zaten o türlü çalışmaları yapıyoruz, fakat devletler bizim kriterlerimizi kabul etmeyebiliyor. Bir yaptırımımız yok. Fikrimiz güzel ama onu deniyoruz. EAEVE ile birlikte çalışıyoruz. En etkili yol ülkelere aynı kredi sisteminin uygulanması ve krediler verilmesidir.
Bir başka ağızdan- Kanunlar çok yavaş çıkıyor. Ama biz veteriner olarak sorumlu hareket edersek o zaman kazanmalarımız olacaktır. İnisiyatifi biz almalıyız, bazı değişiklikler için bizim peşinden koşmamız lazım.
Bir başka ağızdan- ABD kadar birleşik durumdayız. Trene binip ülkeleri gezsek, çok fazla sinyalizasyon vb. şeyler görürüz.
Bir başka ağızdan- Ben anlamıyorum, bilim adamları olarak bizler bir şeye karar vermede neden kanuna gerek duyuyoruz ki. Bilim adamları anlaşsalar, mesele kalmaz.
Bir başka ağızdan- ABD'lerinde her yerde ABD yasası geçerli, fakat biz 25 farklı ülkeyiz ve her ülkenin farklı kanunları ve idareleri var.
Cevap- Tamam, bu şekilde toplanıyor, tartışıyoruz. Bir yerlere geleceğiz, muhakkak bir şeyler belirlememiz gerekir. Önce bizler bir noktada anlaşmalıyız, sonra siyasetçilere de anlatabilelim.
Soru- Değişik kökenli veteriner öğrenci sayısını nasıl sağlayacaksınız? Sınava girenler çok ama sınırı geçebilen az. Bu veterinerlere özgü değil. Diğer meslekler için de geçerli. Ortak yol azınlıkları bilgilendirmekten geçer. Danimarka'da Türk azınlık var fakat hiç Türk öğrencimiz olmadı.
Cevap- Mantıklı da olabilir. Bu azınlıkların bazı kültürlerde hayvana yaklaşımları da farklı.
Bir başka ağızdan- İlk defa burada standartlardan bahsediyoruz. Bir birlik kurup her üniversiteyi biz denetleyeceğiz, yani hem savcı hem de hakim olacağız. FVE+EAEVE'nin birlikte çalışmaları güzel bir şey. Önemli olan para değil, sayı değil önemli olan eğitimin kalitesidir. Belki yasa bundan 30 sene sonra çıkar. O nedenle bizim bir şekilde hazırlanmamız gerekiyor.
Veteriner hekimliği eğitimi veren kurumlara minimum gerekenlerin belirlenmesi.
· Fakültelerin buna ne kadar uydukları bağımsız bir kurum tarafından onaylanması (Dışarıdan gelen bir denetçi).
Cevap- İşte şimdi tam bir tanım yok, ancak tanımlandığında fakültelerin buna uymaları gerekir.
Soru- Bağımsız ve dışarıdan gelen denetçi nasıl olacak nasıl davranacak?.
Bir başka ağızdan- Standartların aynı olması onun uluslararası olmasını sağlar.
Bir başka ağızdan- İki hafta önce Frankfurt'taki toplantıda da söylemiştim, kaliteyi sağlayabiliyorsak zaten denetlenmeye gerek kalmaz.
Bir başka ağızdan- Kurum kendinden bağımsız olmalı. Bir okul kendi kendini denetlememeli.
Bir başka ağızdan- Bağımsız bir yapıya karşıyız. Biz İngiltere'de kendi kendimizi denetlemiyoruz. Veteriner örgütü var, o bizi denetliyor. En kolay iş akreditasyon.
Bir başka ağızdan- Küresel standartlara karşıyım. Çok büyük bir şey. Standartları harmonize etmek tabi ki lazım. Fakat küresel değil. Yürümeyi öğrenmeden koşmaya kalkmak gibi bir şey bu.
Bir başka ağızdan- Eğitim standartları okuldan çıkınca sahip olduğumuz bilgilerimizi tamamlamalı.
Bir başka ağızdan- Sadece, okulun sonuçlarına bakmak da yanlış. Bir veteriner yetişmesi için uzun yıllar gerekli.
Dr. Rima Zivatkauskaite, Litvanya Gıda ve Veteriner Servisi (SFVS)- Avrupadaki sorunların ABD'de de olması aslında sevindirici. Demek ki yalnız değiliz. Veterinerler daha çok iş yönetiminde aktif olmalı dediniz fakat etikten hiç bahsetmediniz.
Cevap- Etik çok önemli. Profesyonellikte veterinerlerin toplumda ne yapmak istedikleri hakkında bir karar vermeleri lazım. Veteriner Hemşireliği, teknisyenliği bilinecekler mi? Diğer mesleklerin nerede oldukları ile karşılaştırılmalı.
Bir başka ağızdan- Alternatif tıpçılar var, uzak doğudan geliyorlar ve hayvanlar üzerinde deneme yapıyorlar (Akupunktur vb). Bunların durumu ne olacak.
Cevap- Bu eğitimlerin hiçbir akademisyenliği yok. Geleneksel Tıp da deniyor. Üniversiteler örnek teşkil etmelidir.
Bir başka ağızdan- Ne düşünüyoruz bu konuda? bir sonraki genel kurulda tartışalım mı? Bu sadece veterinerleri değil, aynı zamanda tıpçıları da ilgilendiriyor.
Dr. Katinka de Balogh (Tropikal hastalıklar uzmanı)- Geç kaldığım için mutluyum. Veteriner Eğitimdeki değişik yönleri, sonra acil ihtiyaçları, veteriner eğitimine neler getirdiğini ele alacağım. Öğrencilerin tek hayvana mı? Yoksa grup hayvanlarına mı hizmet vereceklerini seçmeleri lazım. Utrecht Üniversitesi'nin 2000 yılındaki dersleri arzu edilen öğrenci modeli şöyledir.
Aldığı notların kişisel olarak çok önemi yok. Bunları da bir karşılıklı konuşmalı. Esas sorun şu: toplumun istediği ne?
Toplum Gıda hijyeni, Hayvan hijyeni ve çevre düzenlemesine önem veriyor. Burada veterinerlerin sanki üreticilermiş gibi halk sağlığını hiçe sayıyormuş gibi halleri var. Veteriner hekimliği mesleği hayvan hastalıklarına uzman gerektiği için doğdu. İkinci etapta et denetlemesi var. Eskiden tüberküloz vb vardı, şimdilerde yok gibi. Üçüncü etap et vb hayvansal gıdaların kalite kontrolü için veterinerlere ihtiyaç var. Bu tür ülkeler aşağı yukarı bu üç faktör üzerinde ilerliyor (her ülke kendi hızında olmak üzere). Süt ve yumurtaya neden çok talep var?. Çok insan var, yemek alışkanlıkları değişiyor, yemek hazırlama süresi kısalıyor, fiatlar yavaş yükseliyor (bazı ülkelerde) ve et ucuzluyor (özellikle tavuk eti).
Dünyada protein dolaşımı önemli bir hadise, çünkü hastalık oluşumu da bu yolla oluyor. Yeni çıkan hastalıklar/zoonozlar var:
Kuş giribinin önemi SARS ile başladı. Güneydoğu Asyada çok ördek var, ördeklerden yayıldı. Ekim ve Ocak ayları kuşların göç mevsimi. Afrika'da Nijerya'da da görülmeye başlamış, hiç beklemiyorduk. Bu gün öğrendim ki Kamerun'da da hastalık çıkmış. Civciv değişimi hareketli.
Uluslararası yönü olan veterinerler (özellikle kamu sağlığı, ekzotik hastalıklar) yerinde inceleme talebi çoğalıyor.
· Epidemiyoloji-kontrol-denetim, hastalık çıkış inceleme, modelleme
Ekonomi önemli, tedavinin ne kadar masrafı olacak veterinerler belirtmelidir. Bu dersler nerede olmalı? Eğitim sırasında mı? Eğitim sonrasında mı? Yoksa karışımla mı?
Soru- Bazı insanlar veteriner eğitimini tamamlıyorlar, başka ülkelere gidiyorlar. Bu nedenle veteriner kalmamış gibi görünüyor. Çok çabuk pes ediyorlar ve düşünce olarak veteriner çokmuş gibi görünüyor. Değişik hükümetlerle görüşüyoruz. Salgın olduğunda çok sayıda veteriner götürmek istiyorlar.
Dr. Karin Östensson, İsveç Veterinerler Birliği Başkanı- Ben de mezuniyet sonrası ilk günden söz edeceğim: Bence veteriner hekimlik bir Tıp mesleğidir. Çünkü, biz de sağlığa hizmet veriyoruz. Bir ABD'li dostum demişti ki "Veteriner hekimlik Tıbbi bir meslek fakat Tıbbi maaşları yok". Eğitimle veteriner mesleğini ayırt etmek çok zor. Konuşurken bile dilim eğitime kayıyor.
Birinci gün bilgilerinden bahsedelim. Daha sağlıklı atlara ihtiyaç vardı, veterinerlik oradan doğdu. İnsanların sağlığı için, çünkü insanlar hayvan eti yiyorlardı. Gıdalardan geçen hastalıklar çoktu. Önce veterinerlik yavaş gelişen bir meslek oldu. Aslında görevleri hiç değişmedi. Hayvan sağlığı gıda sağlığı için, bu da sağlıklı insan içindir. Bu gün yaşam standartları yükseldi. Şimdi insanların daha çok ev hayvanı besleme olanakları var.
Hayvan sahiplerinin istedikleri veterinere daha çabuk ve fazla ulaşabilmek. Hastalıkları oluşmadan engellemek, daha fazla araştırmak. Mezun olduktan sonra bilinmesi gereken şeyler. Veteriner hekimlik bir akademik meslek. Çünkü, kamu sağlığına yararlıdır. Minimum gerekenler için en önemlisi akademik eğitimdir. Mezun olan kişinin gereklilikleri bildiğine dair her devletin garantör olması lazım.
Lisan sertifikası, ne demek bu? Bu resmi bir garantidir. Veteriner hekimin bağımsız olarak görevini yerine getirmesi için. Ancak, toplumun beklentileri veterinerin azminden daha yüksek. Bir veteriner hekim mezun olunca ne yapmalı, ev hayvanları için temel şeyleri yapabilmeli. Yasanın belirlediği görevleri yerine getirebilmeli. Temel veteriner işlerini halledebilmeli. Bilimsel verileri, yetenekleri almış olması lazım ki bağımsız icra yapabilsin. Ders müfredatının bunu göstermesi lazım ve lisans sertifikası garantisi ilk gün verilmesi lazım. Önce temel eğitim olmalı, sonra uzmanlaşma olmalı. 30 yıl önce mezun olduğumda ben de her şeyi bilmiyordum. O nedenle bu gün de mezunlar her şeyi bilemeyebilirler. Örnekleri vereceğim ancak bunları belirlemek çok zor.
Veteriner temel bilimleri, araştırma metotlarını bilmesi lazım. Yeni gelen verilere mutlaka eleştirisel bir yorum getirmeli (teorik bilgi). Tıbbi muayene yapabilmeli, tehlikede olan yerde araştırma yapabilmeli, cerrahi alanda bilgili olmalı, gerekli tedaviyi sunabilmeli. Anestezi yapabilmesi, yatıştırabilmesi, hayvanlara güvenli ve iyi davranması gerekiyor. Teşhis koyabilmeli, ölüm sonrası muayene yapabilmeli, hayvansal gıdalarda ve ürün kalitesi üzerinde fikri olmalı. Çok geniş bilgili ve iyi yetişmiş olmalıdır. Toplumun gereksinimine göre uzmanlık olmalı. Öğrencilere hayat boyu eğitimin önemini aşılamalı.
Soru- Mezun olunca öğrenciler okuldan kurtulduklarını zannediyorlar, fakat sonra okula tekrar geliyorlar. O nedenle çok ilginç buldum.
Bir başka ağızdan- Herkesin bir hayvan grubunda uğraşması lazım, sevdiği işe gitmesi gerekir.
Bir başka ağızdan- Uzmanlaşmada çok verimli olamazsan kolay iş de bulamazsın.
Bir başka ağızdan - Veterinerler nerede hizmet vereceklerse ona göre uzmanlaşmalılar.
Bir başka ağızdan- Liste vardı şunu yapmalı, bunu yapmamalı, bunu kontrol etmeli….. Bir süre sonra bizden bunu bekleyecekler.
Bir başka ağızdan- Evet bir şekilde bir yerden başlamamız lazım ki bir yere varabilelim. Bu tablo yeterli diyemem ama gerekli.
Dr. Peter van Beukelen, Utrecht Veteriner Fakültesi, Hollanda- Ben de toplumun beklentileri doğrultusunda konuşacağım. Utrecht ders programını vereceğim, programın amaçlarını hayvan sahipleri en iyi tedaviyi ve tedaviden önce hastalığın gelmemesini istiyorlar. Üreticiler de hayvansal gıdaların güvenli ve iyi kalitede olmasını istiyorlar. Özetle, toplum uzmanlaşmayı istiyor. Örneğin şehirlerde ev hayvanları fakat kırsal kesimde çiftlik hayvanları üzerinde uzmanlaşma. Veterinerler gittikçe kalitesinde artış ve çevre kirliliği ile mücadelede ve zoonozlarla mücadelede ulusal ve uluslararası kuruluşlarda bulunmasını istiyorlar.
İyi aktiviteler için işlemler 2002'de teorik bilgilerin pratik bilgilerle birleşmesidir. Gerekli bilgiyi edinmesi gerekiyor. Temel bilgiyi almalı mümkün olduğunca da uzmanlaşmalı. Sorun çözen bir veteriner yetiştirmek istiyoruz. Bilimsel düşünen bir hekim hayvanlar için elçi ve hayat boyu eğitim gören bir veteriner istiyoruz. Klinik bilgileri de bilen birisi. Bilimsel uzmanlaşma, sorun çözme yeteneğini geliştirmeyi sosyal yeteneklerini geliştirmeyi değişik sektörle, değişik hayvan üzerinde çalışmayı sağlayacaktır.
6 yıllık eğitimin 4 yılı teorik (3 yılı ortak 1 yılı uzmanlaşma) +2 yıllık bir pratik eğitim var (1 yıl ortak+1 yıl uzmanlaşma). Toplam 53 kredi ortak seçmeli dersler 7 kredi.
Bir kısım öğrenciyi çiftliğe gönderiyoruz, çiftlik hayvanlarını öğreniyorlar. Bir kısmını evlere gönderip ev hayvanlarını görüyorlar. Ev hayvanları mı? yoksa çiftlik hayvanları mı?. İlk yılda seçmeleri gerekiyor. özellikle çiftlik hayvanlarını seçenler gıda güvenliği halk sağlığı için de gerekli. 3-4 yılda evcil hayvan var fakat at da var + Veteriner araştırmamı? yoksa halk sağlığı mı? seçebilirler. Öğrenciler araştırmaya da katılabilirler. 5. yıl klinik rotasyon, 6. yıl veteriner mevzuat politika görebilirler.
Amaçlar: Veteriner mezunu profili nasıl olmalı? Meslek ahlakı ne olmalı? Hem ortak hem de uzmanlık dersleri için meslek ahlakı mutlaka olmalıdır. Bir liste yaptık sorunlar ve çözümleri. Onu öğrencilere veriyoruz ki ona hazır olsunlar.
Problemi çözmek için, bilimsel görünümler, düşünceler, çok önemli. Bilimsel araştırma temellerini bir rapora yazmak, raporun önce durumu anlayıp sonra çözüm önerileri getirmeli, bağımsız, kendi kendine, yapıcı, sorumlu çalışması lazım. İnsanlara ve hayvanlara saygılı davranması gerekir. Eleştiri getirebilmeli ve aynı zamanda kendine güvenmeli. Sosyal sorumlulukları var, her ülkenin kendine göre ilaç kullanımına ait yasalar var, saygılı olmalı, her hayvana göre sorunlar sıralanmış, çeşitli hayvanlara göre hastalık ilişkisi verilmiş. Mezun olduklarında onlara bir liste veriyoruz. ne yapmaları gerektiğini anlatıyoruz bir diğer listede hastalıklar için zorlukları bildiriyoruz. Dört seviye var. 1. Teori, 2. Kanıtlamış teori, 3. Hocanın gözlemi altında onu bir ya da birkaç defa uygulamış, 4. kendi başına onu bir yada birkaç kez uygulamış. Hastalık seviyeleri 1. Hastalık, 2. Teşhis, 3. Teşhis+gerekli tedavi uygulaması yapıyor.