instruction
stringclasses 4
values | input
stringlengths 2
1.28k
| output
stringlengths 2
886
|
|---|---|---|
Bu metni özetleyin.
|
497. Bir mescidin duvarlarını ve kubbesini birtakım nakış ve yaldızlarla süslemekte bir beis yoktur; fakat sade bir halde bulunması daha iyidir. Özellikle kıble tarafının bakışları toplayacak şekilde ince ve zarif nakışlarla süslenmesi, namaz kılanların dikkatini çekeceğinden ve kalplerinin huzurunu bozacağından mekruh görülmüştür. Bununla beraber bir kimse kendi malından bir mescidi süsleyebilir. Fakat mütevelli (mescidin bakımına memur olan kimse), bu gibi nakış ve süsleri, vâkıfın malından yapamaz. Yaparsa, bedelini öder. Çünkü bunlar mescidin yapısına ve devamına ait şeyler değildir. Ancak gelir fazlasının zalimler eline geçip yok olacağından korkulursa bu gibi harcama yapılabilir.
|
497. Bir mescidin duvarlarını ve kubbesini birtakım nakış ve yaldızlarla süslemekte bir beis yoktur; fakat sade bir halde bulunması daha iyidir. Özell...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
181. İmamı rükû halinde bulan kimse, imama uymak için ilk saflara gittiği takdirde rekâtı kaçıracağından korkarsa son safa geçerek imama uyar, saflardan birine katılmaksızın tek başına yalnızca bir yerde durup imama uymaz; rekât kaçırılacak olsa bile ...
|
1. 181. İmamı rükû halinde bulan kimse
2. imama uymak için ilk saflara gittiği takdirde rekâtı kaçıracağından korkarsa son safa geçerek imama uyar
3. saflardan birine katılmaksızın tek başına yalnızca bir yerde durup imama uymaz; rekât kaçırılacak olsa bile ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Dediler ki: “Hiç cansız olan bir put böyle bir şey yapabilir mi?” Hz. İbrahim de, “Mademki bunlar cansız, ellerinden bir şey gelmez şeylerdir; artık niçin bunlara tapıyorsunuz?” dedi. İbrahim aleyhisselâm bu cahil kavme, ne kadar sapıklık ve anlayışsızlık içinde kaldıklarını bu hareketiyle anlatmak istemişti. Bunun üzerine hepsi de biraz sustular, cahilliklerini anlar gibi oldular. Ne yazık ki cehalet gururları tekrar baş gösterdi. Sapıklıklarında ısrar ettiler. Hz. İbrahim’i, yaktıkları büyük bir ateşin içine attılar. Fakat ateş, yüce Allah’ın emriyle gül bahçesi kesildi, onu yakmadı. Bu, Allah’ın büyük bir mucizesi idi. Bunu görenlerden bazıları iman ettiler. Hz. İbrahim de bu iman edenleri ve kendi aile halkını yanına alarak Şam memleketine hicret etti. Bir aralık kıtlık olunca Mısır’a gitti. Sonra da dönüp Ken‘ân ilinde Kudüs çevresinde ikamet buyurdu.
|
Dediler ki: “Hiç cansız olan bir put böyle bir şey yapabilir mi?” Hz. İbrahim de, “Mademki bunlar cansız, ellerinden bir şey gelmez şeylerdir; artık n...
|
Bu metni özetleyin.
|
227. Cünüplük sebebiyle yapılan teyemmüm, abdest yerine de geçer. Araya yeni bir cünüplük veya abdestsizlik hali girmedikçe, suyu kullanmaya güç yetinceye kadar bu teyemmüm ile birçok namaz kılınabilir. Aynı şekilde, su ile gusleden kimse, bu temizliği devam ettikçe abdest almaya gerek olmaksızın dilediği namazları kılabilir.
|
227. Cünüplük sebebiyle yapılan teyemmüm, abdest yerine de geçer. Araya yeni bir cünüplük veya abdestsizlik hali girmedikçe, suyu kullanmaya güç yetin...
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Dostları arkalarından savunma. Bir müslüman gerektiğinde dostlarını, din kardeşlerini arkalarından savunur. Onlar hakkındaki yanlış fikirleri düzeltmeye çalışır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
7. Dostları arkalarından savunma. Bir müslüman gerektiğinde dostlarını, din kardeşlerini arkalarından savunur. Onlar hakkındaki yanlış fikirleri düzel...
|
Bu metni özetleyin.
|
SEFER ve HÜKÜMLERİ
|
SEFER ve HÜKÜMLERİ
|
Bu metni özetleyin.
|
İhtikârın sonu iflastır. İhtikâr yapan, kendi adi yararı için toplumu zarara ve sıkıntıya sokuyor. Bunun sonucu olarak da toplumun hayatına kasdetmiş oluyor. Onun için yetkili idareci, ihtikâr mallarını satmasına hüküm verebilir. Eğer satmaz da karşı çıkarsa uygun şekilde cezalandırılır ve o mallar ihtikârcının adına satılır.
|
İhtikârın sonu iflastır. İhtikâr yapan, kendi adi yararı için toplumu zarara ve sıkıntıya sokuyor. Bunun sonucu olarak da toplumun hayatına kasdetmiş ...
|
Bu metni özetleyin.
|
108. Alacağı bir gıda maddesini haram hale getireceği veya alacağı genç bir köleye fena muamelede bulunacağı yahut satın alacağı silahı kötülükte kullanacağı anlaşılan bir kimseye bunları satmamalıdır. Bu satış en azından tenzîhen mekruh olur.
|
108. Alacağı bir gıda maddesini haram hale getireceği veya alacağı genç bir köleye fena muamelede bulunacağı yahut satın alacağı silahı kötülükte kull...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yarısından azı veya bilinmeyen bir miktarı pis olan bir pamuk yığını hallaç tarafından tamamen atılınca temizlenmiş olur; fakat çoğunluğu pis ise temizlenmez.
|
Yarısından azı veya bilinmeyen bir miktarı pis olan bir pamuk yığını hallaç tarafından tamamen atılınca temizlenmiş olur; fakat çoğunluğu pis ise temi...
|
Bu metni özetleyin.
|
اَللّٰهُمَّ ثَبِّتْ قَدَمَىَّ عَلَى الصِّرَاطِ يَوْمَ تَزِلُّ الْأَقْدَامُ
|
اَللّٰهُمَّ ثَبِّتْ قَدَمَىَّ عَلَى الصِّرَاطِ يَوْمَ تَزِلُّ الْأَقْدَامُ
|
Bu metni özetleyin.
|
Fakat böyle bir yıl aralıksız oruç tutulması nezredilirse, ramazan günlerini kazâ etmek gerekmez. Çünkü böyle bir sene ramazandan dışta kalamayacağı için, ramazan günleri bu nezirden ayrı tutulmuş gibi olur.
|
Fakat böyle bir yıl aralıksız oruç tutulması nezredilirse, ramazan günlerini kazâ etmek gerekmez. Çünkü böyle bir sene ramazandan dışta kalamayacağı i...
|
Bu metni özetleyin.
|
438. Yanılarak okunan bir lafzın benzeri Kur’an’da bulunmamakla beraber bununla mana değişmeyecek olsa, İmâm-ı Âzam ve İmam Muhammed’e göre namaz bozulmaz. Çünkü mana asıldır, en çok manaya önem verilir. Fakat İmam Ebû Yusuf’a göre bozulur; zira burada asıl olan Kur’an’da benzerinin bulunup bulunmamasıdır. “Kavvâmîne” yerine “kayyâmîne” okunması gibi ...
|
438. Yanılarak okunan bir lafzın benzeri Kur’an’da bulunmamakla beraber bununla mana değişmeyecek olsa, İmâm-ı Âzam ve İmam Muhammed’e göre namaz bozu...
|
Bu metni özetleyin.
|
168. Hicretin 10. yılında Vedâ haccı olmuştur. Şöyle ki: Zilhicce ayına on gün vardı. Hz. Peygamber hac farizasını yerine getirmek için, ashaptan 40.000 kişi ile Mekke’ye yollandı. Arefe cuma gününe rastlamıştı. Peygamber Efendimiz, 100.000’den çok müslümanla birlikte hacc-ı ekber yaptı. O gün çok etkili bir hutbe okudu, ümmetine öğüt verdi. Şöyle buyurdu:
|
168. Hicretin 10. yılında Vedâ haccı olmuştur. Şöyle ki: Zilhicce ayına on gün vardı. Hz. Peygamber hac farizasını yerine getirmek için, ashaptan 40.0...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bir hadis-i şerifte de, “Her kim hoşuna giden bir şeyi görünce, ‘Mâşallah lâ kuvvete illâ billâh’ derse ona göz zarar vermez” diye buyrulmuştur.
|
Bir hadis-i şerifte de, “Her kim hoşuna giden bir şeyi görünce, ‘Mâşallah lâ kuvvete illâ billâh’ derse ona göz zarar vermez” diye buyrulmuştur.
|
Bu metni özetleyin.
|
197. Üzerlerine gusül farz olanlara, gusletmeden önce haram olan şeyler şunlardır:
|
197. Üzerlerine gusül farz olanlara, gusletmeden önce haram olan şeyler şunlardır:
|
Bu metni özetleyin.
|
11. Eller ve ayaklar yıkanırken parmakların arasını yoklayıp yıkamak (hilâllemek): El parmakları birbirine sokularak, ayak parmakları da el parmaklarından biri ile yapılır. Sol elin serçe parmağı ile sağ ayağın altından ve serçe parmağın arasından hilâllemeye başlayarak sıra ile sol ayağın serçe parmağında sona erdirilmesi iyidir. Parmakları akar suya koymak da hilâlleme yerine geçer.
|
11. Eller ve ayaklar yıkanırken parmakların arasını yoklayıp yıkamak (hilâllemek): El parmakları birbirine sokularak, ayak parmakları da el parmakları...
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Âmir (bedel gönderecek kimse) için hac farz olmuş bulunmalıdır. Farz olmadan niyâbet yoluyla yapılan hac bir nâfile olur. Sonradan o bedel gönderene hac farz olunca, tekrar haccedilmesi gerekir.
|
1. Âmir (bedel gönderecek kimse) için hac farz olmuş bulunmalıdır. Farz olmadan niyâbet yoluyla yapılan hac bir nâfile olur. Sonradan o bedel gönderen...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, bir mümin haccettikten sonra -Allah korusun- dinden çıkıp da sonra tövbe ederek İslâmiyet’e dönse, diğer şartlar bulununca tekrar haccetmesi gerekir.
|
Yine, bir mümin haccettikten sonra -Allah korusun- dinden çıkıp da sonra tövbe ederek İslâmiyet’e dönse, diğer şartlar bulununca tekrar haccetmesi ger...
|
Bu metni özetleyin.
|
İlmihaller insanların birbirlerine, topluma ve Allah Teâlâ’ya karşı olan davranışlarını, İslâm dininin açıkladığı şekilde anlatan kitaplardır. Günlük yaşantımızı ve ibadetlerimizi düzenleyen temel dinî bilgileri verirler.
|
İlmihaller insanların birbirlerine, topluma ve Allah Teâlâ’ya karşı olan davranışlarını, İslâm dininin açıkladığı şekilde anlatan kitaplardır. Günlük...
|
Bu metni özetleyin.
|
32. Tefekkür: Düşünmek ve bir iş üzerinde fikir geliştirmek demektir. Yüce Allah’ın kudretine delalet eden varlıkları düşünmeye dalmak bir ibadettir. Birçok maddi ve manevi buluşlar ve yükselmeler hep tefekkür (düşünme) sayesinde olmuştur.
|
32. Tefekkür: Düşünmek ve bir iş üzerinde fikir geliştirmek demektir. Yüce Allah’ın kudretine delalet eden varlıkları düşünmeye dalmak bir ibadettir. ...
|
Bu metni özetleyin.
|
(İmam Mâlik’e göre, bir sığır, bir manda veya bir deve bir aile halkından yedi ve daha çok kimse için kurban olabilir, bu câizdir. Fakat başka başka aileler için, yediden az olsalar da câiz olmaz.)
|
(İmam Mâlik’e göre, bir sığır, bir manda veya bir deve bir aile halkından yedi ve daha çok kimse için kurban olabilir, bu câizdir. Fakat başka başka a...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu çok mübarek ve pek feyizli ibadete gereği üzere devam edenlere müjdeler olsun!...
|
Bu çok mübarek ve pek feyizli ibadete gereği üzere devam edenlere müjdeler olsun!...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
215. Bayram namazlarında birinci rekâtın rükûuna varmış olan bir imama yetişen kimse, bu rükûa kavuşacağını tahmin ediyorsa hem iftitah tekbirini hem de bayram tekbirlerini ayakta alarak ondan sonra rükûa varır. Rükûu kaçıracağından korkuyorsa iftitah tekbirinden sonra hemen rükûa varır ve bayram tekbirlerini rükûda alır. Bu tekbirlerini alırken ellerini kaldırmaz. Tekbirlerini tamamlayamasa dahi, imam kıyama kalkınca o da imamla kalkar. İmamın alacağı tekbirlerde imama uyar. İmam sünnete uygun olan tekbirlerin dışına çıkmadıkça, imama tekbirlerde uyulur, sünnet dışında az veya çok almış olduğu tekbirlerde ona uyulmaz.
|
1. 215. Bayram namazlarında birinci rekâtın rükûuna varmış olan bir imama yetişen kimse
2. bu rükûa kavuşacağını tahmin ediyorsa hem iftitah tekbirini hem de bayram tekbirlerini ayakta alarak ondan sonra rükûa varır. Rükûu kaçıracağından korkuyorsa iftitah tekbirinden sonra hemen rükûa varır ve bayram tekbirlerini rükûda alır. Bu tekbirlerini alırken ellerini kaldırmaz. Tekbirlerini tamamlayamasa dahi
3. imam kıyama kalkınca o da imamla kalkar. İmamın alacağı tekbirlerde imama uyar. İmam sünnete uygun olan tekbirlerin dışına çıkmadıkça
4. imama tekbirlerde uyulur
5. sünnet dışında az veya çok almış olduğu tekbirlerde ona uyulmaz.
|
Bu metni özetleyin.
|
258. İtikâflar vâcip, müekked sünnet ve müstehap nevilerine ayrılır. Şöyle ki: Dil ile nezredilen bir itikâf vâciptir. Ramazan ayının son on gününde itikâf, kifaye yolu ile bir müekked sünnettir. Başka bir zamanda ibadet niyetiyle bir mescidde bir müddet yapılan itikâf da müstehaptır.
|
258. İtikâflar vâcip, müekked sünnet ve müstehap nevilerine ayrılır. Şöyle ki: Dil ile nezredilen bir itikâf vâciptir. Ramazan ayının son on gününde i...
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Hem temiz hem de temizleyici olan ve kerâhet taşımayan artıklar: Bunlar, ağızları temiz olan bütün insanların, deve, sığır ve koyun gibi eti yenen evcil hayvanların, atların ve attan doğmuş katırların, eti yenen vahşi hayvanların, eti yenen kuşların artıklarıdır. Bu cins hayvanların su artıkları içilir ve bu artıklarla temizlik yapılabilir. Ağızları temiz olmayanların artıkları da temiz değildir. Şarap içen veya ağız dolusu kusan kimselerin, şarap içmelerinin veya kusmalarının hemen arkasından içtikleri suyun artığı gibi.
|
1. Hem temiz hem de temizleyici olan ve kerâhet taşımayan artıklar: Bunlar, ağızları temiz olan bütün insanların, deve, sığır ve koyun gibi eti yenen ...
|
Bu metni özetleyin.
|
109. Eşyada yenip içilme bakımından asıl olan mubah olmaktır. Bütün eşya, aslında insanların yararlanmaları için yaratılmıştır. Onun için aslında temiz olan, akla ve sağlığa zararlı olmayan bir kısım hayvan etleri ve buğday, arpa, pirinç gibi ürünler, sebzeler, meyveler ve sıvılar helâldir. Bunlar yenip içilebilir.
|
109. Eşyada yenip içilme bakımından asıl olan mubah olmaktır. Bütün eşya, aslında insanların yararlanmaları için yaratılmıştır. Onun için aslında temi...
|
Bu metni özetleyin.
|
66. Harem bölgesinde öldürülen av, iki imama göre, ölü yani besmelesiz kesilmiş hayvan hükmündedir. Bunu öldüren ihramlı onun etinden yese istiğfar etmesi gerekir. İmâm-ı Âzam’a göre, cezasını ödedikten sonra etinden yese, yediği miktarın kıymetini sadaka olarak vermesi gerekir.
|
66. Harem bölgesinde öldürülen av, iki imama göre, ölü yani besmelesiz kesilmiş hayvan hükmündedir. Bunu öldüren ihramlı onun etinden yese istiğfar et...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hele cenazeyi takip eden müslümanlardan bir kısmı cenaze namazını kılarken, diğer bir kısmının seyirci kalması kadar acınacak ve garipsenecek bir davranış olamaz.
|
Hele cenazeyi takip eden müslümanlardan bir kısmı cenaze namazını kılarken, diğer bir kısmının seyirci kalması kadar acınacak ve garipsenecek bir davr...
|
Bu metni özetleyin.
|
102. Komşular arasında ekmekler, ister sayı ile ve ister tartı ile borç alınıp verilebilir. Bu husustaki işlem bir kolaylık ve zaruret esasına bağlıdır. Bu, İmam Muhammed’in görüşüdür ve fetva da buna göredir.
|
102. Komşular arasında ekmekler, ister sayı ile ve ister tartı ile borç alınıp verilebilir. Bu husustaki işlem bir kolaylık ve zaruret esasına bağlıdı...
|
Bu metni özetleyin.
|
Namaz ibadeti ise en büyük zikirdir.
|
Namaz ibadeti ise en büyük zikirdir.
|
Bu metni özetleyin.
|
56. Bayram namazlarının vakti, sabahleyin güneş yükselip de kerâhet vakti çıktıktan itibaren başlar ve güneşin istiva (tam ortada bulunma) zamanına kadar sürer.
|
56. Bayram namazlarının vakti, sabahleyin güneş yükselip de kerâhet vakti çıktıktan itibaren başlar ve güneşin istiva (tam ortada bulunma) zamanına ka...
|
Bu metni özetleyin.
|
107. Ağızdan dışarı çeneye doğru iplik halinde sarkan ve ağızdan kopup ayrılmayan ağız salyasını içeriye çekip yutmak da orucu bozmaz. Çünkü bu halde henüz ağızdan çıkmamış sayılır.
|
107. Ağızdan dışarı çeneye doğru iplik halinde sarkan ve ağızdan kopup ayrılmayan ağız salyasını içeriye çekip yutmak da orucu bozmaz. Çünkü bu halde ...
|
Bu metni özetleyin.
|
347. Dört rekâtlı bir namaza başlamış olan kimse, kıldığı rekâtın birinci rekât mı, ikinci rekât mı olduğunda şüphe edip bir tarafı seçemezse, kendisini bir rekât kılmış sayar ve her bir rekâtın sonunda ihtiyat olarak bir kere teşehhüd miktarı oturur; bu şekilde dört defa ka‘de yapılmış olur. Çünkü birinci sayılan rekâtın ikinci ve üçüncü sayılan rekâtın dördüncü rekât olması ihtimali vardır.
|
347. Dört rekâtlı bir namaza başlamış olan kimse, kıldığı rekâtın birinci rekât mı, ikinci rekât mı olduğunda şüphe edip bir tarafı seçemezse, kendisi...
|
Bu metni özetleyin.
|
435. Namaz içinde meydana gelen bir okuyuş yanlışlığı ile namaz bozulur mu, bozulmaz mı konusu pek önemlidir. Buna dikkat gerekir. Kur’ân-ı Kerîm okurken bir hata yapılmasına ve okuyucunun sürçmesine “zelletü’l-kârî” (okuyucunun yanılması) denir. Bu konuda başlıca esaslar şunlardır:
|
435. Namaz içinde meydana gelen bir okuyuş yanlışlığı ile namaz bozulur mu, bozulmaz mı konusu pek önemlidir. Buna dikkat gerekir. Kur’ân-ı Kerîm okur...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu şekilde hareket etmek, bütün kâinatın sahibi ve yaratıcısı bulunan yüce Allah’a tâzim ve dilekleri/ihtiyaçları arz için Beytullah’ın mukaddes kapısı önünde şevk ve heyecanla gidip gelmenin, dileklerin kabulünü beklemenin bir işareti demektir.
|
Bu şekilde hareket etmek, bütün kâinatın sahibi ve yaratıcısı bulunan yüce Allah’a tâzim ve dilekleri/ihtiyaçları arz için Beytullah’ın mukaddes kapıs...
|
Bu metni özetleyin.
|
Böyle bir adama şehid denilmesi, ya cennete gireceğine şahitlik yapıldığı ve ölümü anında birtakım rahmet meleklerinin hazır bulunduğu veya kendisi yüce Allah’ın manevi huzurunda hazır olarak rızıklanacağı içindir.
|
Böyle bir adama şehid denilmesi, ya cennete gireceğine şahitlik yapıldığı ve ölümü anında birtakım rahmet meleklerinin hazır bulunduğu veya kendisi yü...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Niçin bunların aleyhine dua etmiyorsun?” diyenlere de,
|
“Niçin bunların aleyhine dua etmiyorsun?” diyenlere de,
|
Bu metni özetleyin.
|
108. Kişinin konuşmaktan veya başka bir sebepten dolayı tükrükle ıslanmış dudaklarını emmesi orucunu bozmaz. Zira bunda bir zaruret vardır.
|
108. Kişinin konuşmaktan veya başka bir sebepten dolayı tükrükle ıslanmış dudaklarını emmesi orucunu bozmaz. Zira bunda bir zaruret vardır.
|
Bu metni özetleyin.
|
اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ى اَسْأَلُكَ تَوْف۪يقَ اَهْلِ الْهُدٰى وَأَعْمَالَ اَهْلِ الْيَق۪ينِ وَمُنَاصَحَةَ اَهْلِ التَّوْبَةِ وَعَزْمَ اَهْلِ الصَّبْرِ وَجِدَّ اَهْلِ الْخَشْيَةِ وَطَلَبَ اَهْلِ الرَّغْبَةِ وَتَعَبُّدَ اَهْلِ الْوَرَعِ وَعِرْفَانَ اَهْلِ الْعِلْمِ حَتَّى اَخَافَكَ اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ى اَسْأَلُكَ مَخَافَةً تَحْجُزُن۪ى عَنْ مَعَاصِيكَ حَتّٰى اَعْمَلَ بِطَاعَتِكَ عَمَلاً اَسْتَحِقُّ بِهِ رِضَاكَ وَحَتّٰى اُنَاصِحَكَ بِالتَّوْبَةِ خَوْفًا مِنْكَ وَحَتّٰى اُخْلِصَ لَكَ النَّص۪يحَةَ حُبًّا لَكَ وَحَتّٰى اَتَوَكَّلَ عَلَيْكَ فِى الْاُمُورِ حُسْنَ ظَنٍّ بِكَ سُبْحَانَ خَالِقِ النُّورِ
|
اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ى اَسْأَلُكَ تَوْف۪يقَ اَهْلِ الْهُدٰى وَأَعْمَالَ اَهْلِ الْيَق۪ينِ وَمُنَاصَحَةَ اَهْلِ التَّوْبَةِ وَعَزْمَ اَهْلِ الصَّبْرِ وَجِد...
|
Bu metni özetleyin.
|
2. Genel izindir. Belli bir yerde müslümanların toplanıp cuma namazını kılmaları için idareci tarafından müsaade edilmiş olmalıdır. Bazı şahıslara özel bir şekilde tayin edilen ve kapısı başkalarına kapatılan yerlerde cuma namazını kılmak câiz olmaz. Fakat mâbedin kapısı açık bırakılarak insanların girmesine izin verildiği takdirde, başkaları gelmemiş olsa da cuma namazları sahih olur.
|
2. Genel izindir. Belli bir yerde müslümanların toplanıp cuma namazını kılmaları için idareci tarafından müsaade edilmiş olmalıdır. Bazı şahıslara öze...
|
Bu metni özetleyin.
|
70. Cemaat halinde imama uyulduğu zaman da niyet edilmesi lazımdır: “Bugünkü öğle namazının farzını kılmaya niyet ettim; uydum şu imama” denir. Bu şekilde bir niyet yapılmazsa imama uymak sahih olmaz.
|
70. Cemaat halinde imama uyulduğu zaman da niyet edilmesi lazımdır: “Bugünkü öğle namazının farzını kılmaya niyet ettim; uydum şu imama” denir. Bu şek...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
69. Bir doktor, tedavisinde bulunan bir kadının hasta olan herhangi bir organına zaruret miktarı bakabilir. Fakat onun tedavisini bir kadına öğreterek ona yaptırması daha uygundur. Çünkü cinsin cinse bakması daha hafiftir.
|
1. 69. Bir doktor
2. tedavisinde bulunan bir kadının hasta olan herhangi bir organına zaruret miktarı bakabilir. Fakat onun tedavisini bir kadına öğreterek ona yaptırması daha uygundur. Çünkü cinsin cinse bakması daha hafiftir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Fakat nâib, âmirin emrini yerine getirmekle beraber, kendi parası ile kendisi için de ayrıca umre yapabilir. Aynı şekilde yalnız umre yapmaya memur olan kimse de bunu yaptıktan sonra kendi parası ile kendi adına haccedebilir. Ancak önce kendisi için hac yapıp sonra âmir adına umre yapması câiz değildir.
|
Fakat nâib, âmirin emrini yerine getirmekle beraber, kendi parası ile kendisi için de ayrıca umre yapabilir. Aynı şekilde yalnız umre yapmaya memur ol...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine yeni hayız görmeye başlayan bir kızın âdeti kararlaşmaksızın kanı akıp devam etse, her aydan on günü âdetine sayılmış olur. Diğer yirmi günü de temizlik müddeti kabul edilir.
|
Yine yeni hayız görmeye başlayan bir kızın âdeti kararlaşmaksızın kanı akıp devam etse, her aydan on günü âdetine sayılmış olur. Diğer yirmi günü de t...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ağız dolusu hakkındaki bu tafsilat, kusuntunun yiyecek, su veya safra olmasına göredir. Balgam olduğu takdirde İmâm-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göre orucu asla bozmaz.
|
Ağız dolusu hakkındaki bu tafsilat, kusuntunun yiyecek, su veya safra olmasına göredir. Balgam olduğu takdirde İmâm-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göre or...
|
Bu metni özetleyin.
|
443. İki harf arasında mahreç birliği veya yakınlığı olmadığı halde çoğunluk bakımından güçlük bulunup bunların aralarını ayırmak zor olsa, bunlardan birinin yerine diğerinin telaffuz edilmesi, fıkıh âlimlerinden çoklarına göre namazı bozmaz. ض yerine ذ , د veya ظ harfinin okunması ve ذ yerine de ز veya ظ harfinin söylenmesi gibi. ص ile ط , س ile ت harfleri de böyledir. Birçok fıkıh âlimi namazın bozulmayacağı fetvasını vermiştir. Ancak bunlar kasten yapılırsa o zaman namaz bozulur.
|
443. İki harf arasında mahreç birliği veya yakınlığı olmadığı halde çoğunluk bakımından güçlük bulunup bunların aralarını ayırmak zor olsa, bunlardan ...
|
Bu metni özetleyin.
|
4. Vâcip olan bir itikâfta, itikâf yapan oruçlu bulunmalıdır. Bu halde orucun yanılarak bozulması itikâfa zarar vermez. Diğer itikâflar için oruç şart değildir. Çünkü onlar için bir müddet yoktur. Öyle ki camiden bir iki saat içinde çıkıncaya kadar itikâfa niyet edilmesi de sahihtir.
|
4. Vâcip olan bir itikâfta, itikâf yapan oruçlu bulunmalıdır. Bu halde orucun yanılarak bozulması itikâfa zarar vermez. Diğer itikâflar için oruç şart...
|
Bu metni özetleyin.
|
19. Güneşin batışından sonra Arafat’tan yavaş yavaş inmek. Müzdelife’ye varıldığı zaman gelip geçenlere engel olmamak için vadiden yüksekçe bulunup Meş‘ar-i Harâm denilen Kuzah tepesi yakınında konaklamak.
|
19. Güneşin batışından sonra Arafat’tan yavaş yavaş inmek. Müzdelife’ye varıldığı zaman gelip geçenlere engel olmamak için vadiden yüksekçe bulunup Me...
|
Bu metni özetleyin.
|
153. Peygamber Efendimiz hicretin 7. yılı zilkade ayında umre için (Kâbe’yi tavaf ve sa‘y için) Medine’den 2000 ashabı ile çıktı. Ashabın ileri gelenlerinden meşhur şair Abdullah b. Revâha da önde yürüyerek güzel şiirler okuyordu. Resûl-i Ekrem Hudeybiye Antlaşması’na dayanarak Mekke’de yalnız üç gün kaldı. Sonra Medine’ye döndü.
|
153. Peygamber Efendimiz hicretin 7. yılı zilkade ayında umre için (Kâbe’yi tavaf ve sa‘y için) Medine’den 2000 ashabı ile çıktı. Ashabın ileri gelenl...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
276. İtikâfta bulunan bir kimseye, bu ibadeti esnasında birkaç gün baygınlık veya cinnet gelse itikâfı bozulur. İyileşip kendine gelince yeniden itikâfa başlar. Öyle ki bu durum devam ederek birkaç sene sonra üzerinden kalksa yine itikâfı kazâ etmesi gerekir.
|
1. 276. İtikâfta bulunan bir kimseye
2. bu ibadeti esnasında birkaç gün baygınlık veya cinnet gelse itikâfı bozulur. İyileşip kendine gelince yeniden itikâfa başlar. Öyle ki bu durum devam ederek birkaç sene sonra üzerinden kalksa yine itikâfı kazâ etmesi gerekir.
|
Bu metni özetleyin.
|
101. Bir kimse zekâtını, zengin bir erkeğin (bulûğa ermemiş) küçük çocuğuna veremez. Zira bu çocuk, babasının malı ile zengin sayılır. Fakat zengin bir kadının fakir ve yetim olan ve babası müslüman olan çocuğuna zekât verebilir. Çünkü bu çocuğun nesebi, baba tarafından sabittir; annesinin servetiyle zengin sayılmaz.
|
101. Bir kimse zekâtını, zengin bir erkeğin (bulûğa ermemiş) küçük çocuğuna veremez. Zira bu çocuk, babasının malı ile zengin sayılır. Fakat zengin bi...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Her türlü eksiklikten münezzeh ve yüce olan Allah, doğruyu daha iyi bilir ve O’nun kereminin kemalinden başarıya ulaştırması ve mükâfatlandırması umulur.”
|
“Her türlü eksiklikten münezzeh ve yüce olan Allah, doğruyu daha iyi bilir ve O’nun kereminin kemalinden başarıya ulaştırması ve mükâfatlandırması umu...
|
Bu metni özetleyin.
|
Şunu da ekleyelim ki hizmetçiler de aile fertlerinden sayılırlar. Bunlara karşı da iyilik ve tatlılıkla hareket edip iltifat etmeli, güçleri yetmeyecek olan işleri onlara yüklememelidir.
|
Şunu da ekleyelim ki hizmetçiler de aile fertlerinden sayılırlar. Bunlara karşı da iyilik ve tatlılıkla hareket edip iltifat etmeli, güçleri yetmeyece...
|
Bu metni özetleyin.
|
Fakat İmam Muhammed’e göre, kurban yükümlülüğü için akıl ve bulûğ şarttır. Bundan dolayı çocukların ve mecnun olanların mallarından kurban kesilmesi gerekmez. Fetva da buna göredir. Velileri onlar adına mallarından kesecek olsalar, kurban bedelini onlara ödemeleri gerekir. Ancak bir kimsenin kendi malından çocuğu için kurban kesmesi menduptur.
|
Fakat İmam Muhammed’e göre, kurban yükümlülüğü için akıl ve bulûğ şarttır. Bundan dolayı çocukların ve mecnun olanların mallarından kurban kesilmesi g...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bununla beraber namazları kazâya bırakmak günahtır. Bu günahtan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Bu günahları işleyen kimsenin, fazla ibadet ederek Allah’ın bağışlamasına sığınması gerekirken, hakkında peygamber şefaatinin tecelli etmesine vesile olacak birtakım sünnet ve nâfileleri terketmek nasıl uygun olabilir? Hem bir kısım vakit namazlarını kazâya bırakmak hem de diğer bir kısım vakit namazlarını, kendilerini tamamlayan sünnetlerden ayırmak iki kat kusur olmaz mı? Buna aykırı olan bazı nakiller geçerli değildir. Bunlar kabul edilen fetvaya aykırıdır. Hem sünnetleri hem de kazâ namazları kılmaya elverişli vakit bulamadıklarını iddia edenler bulunursa, bunlar insaflı bir iddiada bulunmuş sayılmazlar. Boş yere en kıymetli zamanlarını harcayan insanlar bilmem bu iddiaya nasıl kalkışabilirler?...
|
Bununla beraber namazları kazâya bırakmak günahtır. Bu günahtan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Bu günahları işl...
|
Bu metni özetleyin.
|
90. Oruçlunun bir özrü bulunmaksızın pişirilen yemeği yalnız ağzı ile tatması mekruhtur. Bir kocanın kötü huylu olması, karısı için bir özürdür; böyle bir kadın pişireceği yemeğin, yutmaksızın, tadına ve tuzuna bakabilir.
|
90. Oruçlunun bir özrü bulunmaksızın pişirilen yemeği yalnız ağzı ile tatması mekruhtur. Bir kocanın kötü huylu olması, karısı için bir özürdür; böyle...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu mesele İmam Ebû Yusuf’a göredir. İmâm-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göre, (ihtilam olduğunu hatırlamamakla birlikte) gelen akıntının mezi olduğunu anlıyorsa gusletmesi gerekmez. Fakat meni olduğunu biliyor veya şüpheye kapılıyorsa gusletmesi gerekir. İhtiyata uygun olan da budur. Onun için fetva buna göredir.
|
Bu mesele İmam Ebû Yusuf’a göredir. İmâm-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göre, (ihtilam olduğunu hatırlamamakla birlikte) gelen akıntının mezi olduğunu anl...
|
Bu metni özetleyin.
|
هِلَالَ خَيْرٍ وَرُشْدٍ اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ الَّذ۪ى خَلَقَكَ
|
هِلَالَ خَيْرٍ وَرُشْدٍ اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ الَّذ۪ى خَلَقَكَ
|
Bu metni özetleyin.
|
182. Görülüyor ki kutsal İslâm dini, hem maddi hem de manevi temizlikleri birer dinî hükme bağlamış, bunları yalnız insanların keyiflerine bırakmamıştır. Peygamber Efendimiz de, “Temizlik imandandır” buyurarak temizliğe büyük önem vermiş, onun değerini göstermiştir. Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyurmuşlardır: “Şüphe yok ki yüce Allah temizdir, temizliği sever. İkramı boldur, ikramı sever. Cömerttir, cömertliği sever. Artık evlerinizin çevresini temiz tutun; yahudilere benzemeye çalışmayın.”
|
182. Görülüyor ki kutsal İslâm dini, hem maddi hem de manevi temizlikleri birer dinî hükme bağlamış, bunları yalnız insanların keyiflerine bırakmamışt...
|
Bu metni özetleyin.
|
176. Hz. Ömer, Peygamber’in ahirete göç ettiğine inanamaz bir haldeydi. Sonra Hz. Ebû Bekir gelip Hz. Peygamber’in yanına girdi. Onun pâk cismini örten örtüyü kaldırdı ve o pâk vücudu öptü. “Ey Peygamber, senin ölümün de hayatın gibi güzel!...” diye ağladı. Ehl-i beyt’e teselli vermeye çalıştı. Sonra Mescid-i Nebevî’ye gidip minbere çıktı. İnsanlara şöyle hitap etti: “Ey insanlar! Kim ki Hz. Muhammed’e [sallallahu aleyhi vesellem] tapıyorsa bilsin ki o vefat etti. Her kim yüce Allah’a tapıyorsa bilsin ki Allah hayat sahibidir, ölmez.” Sonra hiçbir peygamberin dünyada ebedî olarak kalmadığını söyledi. Dinlerinden döneceklerin asla Allah’a zarar veremeyeceklerini, İslâm dininde sebat göstereceklerin mükâfata kavuşacaklarını açıklayarak ashâb-ı kirâmın kendilerine gelmesini sağladı.
|
176. Hz. Ömer, Peygamber’in ahirete göç ettiğine inanamaz bir haldeydi. Sonra Hz. Ebû Bekir gelip Hz. Peygamber’in yanına girdi. Onun pâk cismini örte...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine bir kimse abdest aldıktan sonra, aynı mecliste daha abdesti bozulmadan ve o abdestle bir ibadet yapmadan tekrar abdest alırsa biriken su temizdir, temizleyicidir. İçinde temiz bir kabın veya temiz bir çamaşırın yıkandığı su da böyledir. Çünkü bu sularla ne maddi ne de hükmî bir temizlik yapılmıştı. Ancak böyle kullanılmış sulardan insan tiksinir; sağlık bakımından da zararlı olmaları düşünülür. Zaruret olmadıkça bu gibi sular içilmez, yemeklerde kullanılmaz. Bunlarla abdest ve boy abdesti alınmaz.
|
Yine bir kimse abdest aldıktan sonra, aynı mecliste daha abdesti bozulmadan ve o abdestle bir ibadet yapmadan tekrar abdest alırsa biriken su temizdir...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yüce Allah’ın bu âlemleri yaratıp yok etmesi, kullarını yaratıp yaşatması, onları beslemesi sonra da öldürüp başka bir âleme onları götürmesi, hep bu tekvîn sıfatının tecellisi ile olur.
|
Yüce Allah’ın bu âlemleri yaratıp yok etmesi, kullarını yaratıp yaşatması, onları beslemesi sonra da öldürüp başka bir âleme onları götürmesi, hep bu ...
|
Bu metni özetleyin.
|
9. Kur’ân-ı Kerîm’in içinde veya hadis-i şeriflerde bulunan bir duayı namaz içinde okumak namazı bozmaz. Namazda, “Allahümme ekrimnî, Allahümme en‘im aleyye, Allahümme aslih emrî, Allahümmerzukni’l-âfiyete, Allahümmeğfirlî ve livalideyye ve lilmü’minîne ve’l-mü’minât” denilmesi gibi ...
|
9. Kur’ân-ı Kerîm’in içinde veya hadis-i şeriflerde bulunan bir duayı namaz içinde okumak namazı bozmaz. Namazda, “Allahümme ekrimnî, Allahümme en‘im ...
|
Bu metni özetleyin.
|
ÇEŞİTLİ KAZANÇ YOLLARININ ÜSTÜNLÜK DERECELERİ
|
ÇEŞİTLİ KAZANÇ YOLLARININ ÜSTÜNLÜK DERECELERİ
|
Bu metni özetleyin.
|
164. Cemaatin birçok kişiden ibaret olması şart değildir. Bir kişi ile de cemaatin fazileti elde edilir. İmama uyan kişinin bir kadın veya mümeyyiz bir çocuk olması yeterlidir. Bunun için evde ailece kılınan namaz da yalnız başına kılınan namazdan kat kat faziletlidir. Fakat bir özre dayanmaksızın evde cemaatle namaz kılıp camiye gitmemek bid‘at ve mekruh sayılmaktadır. Mescidlerde ve camilerde cemaatle kılınan namazların fazileti daha çoktur (146. maddeye bakılsın).
|
164. Cemaatin birçok kişiden ibaret olması şart değildir. Bir kişi ile de cemaatin fazileti elde edilir. İmama uyan kişinin bir kadın veya mümeyyiz bi...
|
Bu metni özetleyin.
|
Harem bölgesindeki bir ağacın yalnız yapraklarını almak, ağaca zarar vermezse câizdir. Bundan dolayı ceza gerekmez.
|
Harem bölgesindeki bir ağacın yalnız yapraklarını almak, ağaca zarar vermezse câizdir. Bundan dolayı ceza gerekmez.
|
Bu metni özetleyin.
|
32. Bir kimse zorla ele geçirmiş olduğu bir hayvanı kendi adına kesecek olsa, diri halindeki kıymetini ödemek şartı ile sahih olur.
|
32. Bir kimse zorla ele geçirmiş olduğu bir hayvanı kendi adına kesecek olsa, diri halindeki kıymetini ödemek şartı ile sahih olur.
|
Bu metni özetleyin.
|
11. İstihâze (illet) kanından kurtulan kadının yıkanması.
|
11. İstihâze (illet) kanından kurtulan kadının yıkanması.
|
Bu metni özetleyin.
|
24. Rükûda veya secdede tesbihleri terketmek veya üçten az okumak mekruhtur.
|
24. Rükûda veya secdede tesbihleri terketmek veya üçten az okumak mekruhtur.
|
Bu metni özetleyin.
|
“Biz seni âlemlere bir rahmet olarak gönderdik” (Enbiyâ 21/107) âyet-i kerimesi nâzil olmuştur.
|
“Biz seni âlemlere bir rahmet olarak gönderdik” (Enbiyâ 21/107) âyet-i kerimesi nâzil olmuştur.
|
Bu metni özetleyin.
|
Bir dilfikâr bende-i şah-ı risaletim.
|
Bir dilfikâr bende-i şah-ı risaletim.
|
Bu metni özetleyin.
|
Birinci sınıf: Mekke’de bulunup da henüz iman etmemiş olan Kureyş kabilesi idi. Bunlar baştan beri müslümanların en büyük düşmanı kesilmişlerdi. Peygamber Efendimiz Mekke’de bulunduğu süre içinde onları tatlılıkla ve hoş bir şekilde öğütlerle yola getirmeye çalıştı. Fakat bunların düşmanlık ve saldırıları hicretten sonra da devam ettiğinden, artık onlara karşı silah kullanılmasına mecburiyet görülmüştür.
|
Birinci sınıf: Mekke’de bulunup da henüz iman etmemiş olan Kureyş kabilesi idi. Bunlar baştan beri müslümanların en büyük düşmanı kesilmişlerdi. Peyga...
|
Bu metni özetleyin.
|
Tâziyelerin kabristanda veya ölünün kapısı önünde yapılması bidat ve mekruh görülmektedir. Tâziyenin tekrarı da mekruhtur. Böyle bir musibete uğrayana, “Allah Teâlâ size güzel sabır ve bol mükâfat ihsan buyursun” gibi sözlerle tâziye edilir, teselli verilir. Musibete uğrayan kimse de, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” (Biz Allah’tan geldik ve Allah’a döneceğiz) diye Allah’a teslimiyet göstermelidir.
|
Tâziyelerin kabristanda veya ölünün kapısı önünde yapılması bidat ve mekruh görülmektedir. Tâziyenin tekrarı da mekruhtur. Böyle bir musibete uğrayana...
|
Bu metni özetleyin.
|
114. Secde de namazın bir rüknü olduğundan farzdır. Namaz kılan bir kimse, rükûdan sonra secdeye varır. Rükûdan doğrulduktan sonra yere kapanarak, iki dizi üzerinde ellerine dayanarak alnını ve burnunu (yüzünü) iki eli arasında yere veya yere bitişik bir şeyin üzerine koyar. Yüce Allah’a tâzimde bulunur. Bu şekilde secde, her rekâtta ikişer defa arka arkaya yapılır.
|
114. Secde de namazın bir rüknü olduğundan farzdır. Namaz kılan bir kimse, rükûdan sonra secdeye varır. Rükûdan doğrulduktan sonra yere kapanarak, iki...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
71. Herhangi bir müslüman kendi nefsini ve geçimleri üzerine gerekli olan kimseleri geçindirmeye ve borçlarını ödemeye yetecek kadar helâlden kazânmakla yükümlüdür, bu bir farzdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
1. 71. Herhangi bir müslüman kendi nefsini ve geçimleri üzerine gerekli olan kimseleri geçindirmeye ve borçlarını ödemeye yetecek kadar helâlden kazânmakla yükümlüdür
2. bu bir farzdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
Bu metni özetleyin.
|
503. İtikâfa girmeyen kimsenin mescid içinde yemek yemesi ve uyuması mekruhtur. Fakat bir görüşe göre memleketinden uzak kalmış kimsenin mescid içinde yemesi ve uyuması câizdir. Ancak ihtilaftan kurtulmak için böyle bir garibin itikâfa niyet etmesi daha iyidir.
|
503. İtikâfa girmeyen kimsenin mescid içinde yemek yemesi ve uyuması mekruhtur. Fakat bir görüşe göre memleketinden uzak kalmış kimsenin mescid içinde...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Kendisi için istediğini senin için de istemeyen kimsenin dostluğunda hayır yoktur.”
|
“Kendisi için istediğini senin için de istemeyen kimsenin dostluğunda hayır yoktur.”
|
Bu metni özetleyin.
|
15. Farz-ı ayın: Yükümlü (mükellef) olan herkesin yapmak zorunda olduğu farzdır. Beş vakitte kılınan namazlar gibi ...
|
15. Farz-ı ayın: Yükümlü (mükellef) olan herkesin yapmak zorunda olduğu farzdır. Beş vakitte kılınan namazlar gibi ...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Mâlikîler’e göre, yetkili müslüman bir doktor bulunmazsa bu teyemmüm konusunda müslüman olmayan yetkili bir doktorun sözü yeterlidir.)
|
(Mâlikîler’e göre, yetkili müslüman bir doktor bulunmazsa bu teyemmüm konusunda müslüman olmayan yetkili bir doktorun sözü yeterlidir.)
|
Bu metni özetleyin.
|
61. Niyet kalbe aittir. Bununla beraber kalp ile niyet yapıldıktan sonra dil ile de söylenmesi daha iyidir. Bir insan başlayacağı bir namaza, kalp ile niyet edip de dil ile bir şey söylemezse o namazı câiz olur. Fakat kalp ile niyet etmekle beraber, “Şu vaktin farzını veya sünnetini kılmaya niyet ettim” demesi daha iyidir. Bu şekilde, hem kalp hem de dil ile niyet edilmesi, sahih olan görüşe göre müstehaptır (Kalpten niyet olmaksızın dil ile yapılan niyet sahih değildir).
|
61. Niyet kalbe aittir. Bununla beraber kalp ile niyet yapıldıktan sonra dil ile de söylenmesi daha iyidir. Bir insan başlayacağı bir namaza, kalp ile...
|
Bu metni özetleyin.
|
27. Adak olarak kesilmeyen kurbanın etinden sahibi zengin olsun olmasın, yiyebileceği gibi fakir olmayanlara da yedirip dağıtabilir. Fetva bu şekildedir. Bununla beraber üçte birini fakirlere sadaka olarak vermelidir. Eğer kurban sahibi orta halli olur da geçimlerini karşılamak zorunda olduğu kimseler kalabalık ise o halde kurbanın etini onların yemeleri için alıkoyabilir, bu menduptur.
|
27. Adak olarak kesilmeyen kurbanın etinden sahibi zengin olsun olmasın, yiyebileceği gibi fakir olmayanlara da yedirip dağıtabilir. Fetva bu şekilded...
|
Bu metni özetleyin.
|
235. İmam için teravih namazının her iki rekâtında eşit derece Kur’an okumak ve böylece iki veya dört rekâtta bir selâm vermek faziletlidir. Çünkü böyle yapılması, ruhu düşünceden kurtarır.
|
235. İmam için teravih namazının her iki rekâtında eşit derece Kur’an okumak ve böylece iki veya dört rekâtta bir selâm vermek faziletlidir. Çünkü böy...
|
Bu metni özetleyin.
|
210. Bir kimse karısına veya borçlusuna, “Benim iznim olmadıkça evimden veya şehirden bir tarafa çıkmayacaksın” diye yemin etse, bu yemin zevciyet ve alacağın devamına bağlanır. Zevciyet kalktıktan veya borç ödendikten sonra çıkacak olsalar, artık o yemin eden kimsenin yemini bozulmuş olmaz.
|
210. Bir kimse karısına veya borçlusuna, “Benim iznim olmadıkça evimden veya şehirden bir tarafa çıkmayacaksın” diye yemin etse, bu yemin zevciyet ve ...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Kardeşin için şemâtet eyleme (kötü haline sevinme); sonra Allah ona merhamet eder de seni belaya düşürür.”
|
“Kardeşin için şemâtet eyleme (kötü haline sevinme); sonra Allah ona merhamet eder de seni belaya düşürür.”
|
Bu metni özetleyin.
|
Sonuç: Namaz tam bir özür bulunmadıkça asla terkedilemez ve geciktirilemez. Aksi halde yüce Allah’ın azabı çok şiddetlidir, pek korkunçtur. O’nun büyük varlığına sığınırız.
|
Sonuç: Namaz tam bir özür bulunmadıkça asla terkedilemez ve geciktirilemez. Aksi halde yüce Allah’ın azabı çok şiddetlidir, pek korkunçtur. O’nun büyü...
|
Bu metni özetleyin.
|
Akşam Namazının Sünnetine Gelince: Bu da, “Bu akşam namazının sünnetini kılmaya” diye niyet edilip tam sabah namazının sünneti gibi kılınır. Bu sünneti altı rekât olarak kılmak ise müstehaptır. Bu halde her iki rekâtta bir selâm vermeli ve aynı şekilde her iki rekâtı kılmalıdır. Bununla beraber dört rekâtında bir selâm verilip ikindi namazının sünneti gibi de kılınabilir. Bu ziyade olan dört rekât namaza “salât-ı evvâbîn” denir. Bunun çok sevabı vardır.
|
Akşam Namazının Sünnetine Gelince: Bu da, “Bu akşam namazının sünnetini kılmaya” diye niyet edilip tam sabah namazının sünneti gibi kılınır. Bu sünnet...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Ey insanlar! Kıyamet gününde, ‘Muhammed size risâletini tebliğ etti mi?’ diye sorulur. O vakit siz ne cevap verirsiniz?” diye sordu. Onlar da, “Evet, tebliğ etti, diye şahitlik ederiz” dediler.
|
“Ey insanlar! Kıyamet gününde, ‘Muhammed size risâletini tebliğ etti mi?’ diye sorulur. O vakit siz ne cevap verirsiniz?” diye sordu. Onlar da, “Evet,...
|
Bu metni özetleyin.
|
8. Şu da düşünülmelidir ki insanın elde ettiği nimet üzerinde, onun bulunduğu çevrenin çok yönlü etkisi vardır. Eğer o zengin böyle bir çevrede yaşamamış olsaydı, bu mal varlığını kazanabilecek miydi? İşte bu da bir nimettir. Bu nimete karşı da şükür, o çevredeki yoksul ve perişan insanlara karşı yardımda bulunmakla olur. Zekât ve sadakanın verilmesi de böyle bir yardımı gerçekleştirir.
|
8. Şu da düşünülmelidir ki insanın elde ettiği nimet üzerinde, onun bulunduğu çevrenin çok yönlü etkisi vardır. Eğer o zengin böyle bir çevrede yaşama...
|
Bu metni özetleyin.
|
109. Bazı kadınlarda âdet günleri değişik olur. Şöyle ki: Bir ay beş gün, diğer ay altı gün âdet görebilirler. Bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Böyle bir kadın, altıncı gün oldu mu yıkanır, namazlarını kılar ve eğer ramazansa orucunu tutar; zira bu altıncı gündeki kanın illet (istihâze) kanı olması muhtemeldir. Fakat bu altıncı gün çıkmadıkça, cinsî münasebette bulunamaz, boşanmışsa iddeti dolmuş sayılmaz. Çünkü bu altıncı günün kanı, hayız kanı olma ihtimali vardır.
|
109. Bazı kadınlarda âdet günleri değişik olur. Şöyle ki: Bir ay beş gün, diğer ay altı gün âdet görebilirler. Bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gere...
|
Bu metni özetleyin.
|
4. İbâha, mubah kılmak, bir şeyin yapılmasını ve yapılmamasını eşit tutup câiz görmektir. Bir şeyin yapılmasına verilen izin, bir ibâhadır. Bir yemekten bir kimsenin yemesine yetkili zatın verdiği izne de “ibâha” denir (Mükelleflerin İşleri bölümüne bakılsın).
|
4. İbâha, mubah kılmak, bir şeyin yapılmasını ve yapılmamasını eşit tutup câiz görmektir. Bir şeyin yapılmasına verilen izin, bir ibâhadır. Bir yemekt...
|
Bu metni özetleyin.
|
66. Aşk: Fazla sevgi ve ilgiden dolayı bir şey hakkında kalbin pek ziyade ilgi ve çekicilik kazanmasıdır. İnsanlar, maddeten veya manen güzel ve lezzetli buldukları şeylere karşı kalplerinde bir meyil duyarlar. Bu meyil ılımlı olursa “muhabbet”, pek kuvvetli olursa “aşk” adını alır. İnsanlar hoşlarına gitmeyen şeylere karşı da bir “nefret” duyarlar. Bu nefret ılımlı olunca “buğz”, pek kuvvetli olunca da “makt” (kin) adı ile anılır.
|
66. Aşk: Fazla sevgi ve ilgiden dolayı bir şey hakkında kalbin pek ziyade ilgi ve çekicilik kazanmasıdır. İnsanlar, maddeten veya manen güzel ve lezze...
|
Bu metni özetleyin.
|
9. Vitir namazlarında kunut (dua) okumak ve kunut tekbiri almak vâciptir. Bu İmâm-ı Âzam’a göredir. İki imama (İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e) göre ise bunlar sünnettir.
|
9. Vitir namazlarında kunut (dua) okumak ve kunut tekbiri almak vâciptir. Bu İmâm-ı Âzam’a göredir. İki imama (İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e) göre...
|
Bu metni özetleyin.
|
246. İma, namazda rükû ve secdeye işaret olmak üzere başı eğmektir. Bu ayakta yapılabileceği gibi, oturarak da yapılabilir. Bir şeye dayanarak ayakta yapılması mümkün olan bir ima yatarak yapılamaz, bu câiz değildir.
|
246. İma, namazda rükû ve secdeye işaret olmak üzere başı eğmektir. Bu ayakta yapılabileceği gibi, oturarak da yapılabilir. Bir şeye dayanarak ayakta ...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Şâfiîler’e göre, şevval için de bir âdil şahidin şehadeti yeterlidir, tercih edilen görüş onlarca budur. Hâkim bununla karar verince bayram yapılır.)
|
(Şâfiîler’e göre, şevval için de bir âdil şahidin şehadeti yeterlidir, tercih edilen görüş onlarca budur. Hâkim bununla karar verince bayram yapılır.)
|
Bu metni özetleyin.
|
MÜCTEHİD İMAMLARIMIZ
|
MÜCTEHİD İMAMLARIMIZ
|
Bu metni özetleyin.
|
13. Her cinsel ilişki için yıkanmak. Zevcesi ile cinsel ilişkide bulunan kimse, henüz yıkanmadan tekrar ilişkide bulunabilir. Fakat bu arada yıkanması veya abdest alması menduptur.
|
13. Her cinsel ilişki için yıkanmak. Zevcesi ile cinsel ilişkide bulunan kimse, henüz yıkanmadan tekrar ilişkide bulunabilir. Fakat bu arada yıkanması...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Allah için Harem’e veya Mescid-i Harâm’a yahut Medine Mescidi’ne veya Mescid-i Aksâ’ya gideyim” diye adak yapılması İmâm-ı Âzam’a göre geçerli değildir. Çünkü örfte böyle bir ibadeti benimseme yoktur. Fakat, “Harem’e veya Mescid-i Harâm’a gideyim” şeklindeki bir adak, iki imama göre geçerlidir. Hac ile umreden birini seçmek gerekir.
|
“Allah için Harem’e veya Mescid-i Harâm’a yahut Medine Mescidi’ne veya Mescid-i Aksâ’ya gideyim” diye adak yapılması İmâm-ı Âzam’a göre geçerli değild...
|
Bu metni özetleyin.
|
57. Üzerlerinde pislik bulunmadığı bilinen insan veya eti yenen koyun ve deve benzeri hayvanların içlerine düşüp de diri olarak çıkmış oldukları kuyuların suyu pis olmaz.
|
57. Üzerlerinde pislik bulunmadığı bilinen insan veya eti yenen koyun ve deve benzeri hayvanların içlerine düşüp de diri olarak çıkmış oldukları kuyul...
|
Bu metni özetleyin.
|
2. İtikâfa niyet edilmiş olmalıdır. Buna göre niyetsiz olarak yapılan bir itikâf geçerli değildir. Çünkü bunun bir ibadet olabilmesi niyete bağlıdır.
|
2. İtikâfa niyet edilmiş olmalıdır. Buna göre niyetsiz olarak yapılan bir itikâf geçerli değildir. Çünkü bunun bir ibadet olabilmesi niyete bağlıdır.
|
Bu metni özetleyin.
|
MESCİDLERE AİT HÜKÜMLER
|
MESCİDLERE AİT HÜKÜMLER
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.