instruction
stringclasses 4
values | input
stringlengths 2
1.28k
| output
stringlengths 2
886
|
|---|---|---|
Bu metni özetleyin.
|
25. Ticaret için değil de yalnız kiralarını almak üzere insanın mülkiyetinde bulunan evlerden, dükkânlardan, gelir getiren tesislerden, kaplardan, aletlerden, makinelerden ve nakil vasıtalarından zekât gerekmez. Ancak bunların kira ve gelirlerinden toplanan paralar üzerinden tam bir yıl geçince veya zekâtı verilecek diğer para ve eşyalara ilave edilmekle zekâta tâbi olurlar.
|
25. Ticaret için değil de yalnız kiralarını almak üzere insanın mülkiyetinde bulunan evlerden, dükkânlardan, gelir getiren tesislerden, kaplardan, ale...
|
Bu metni özetleyin.
|
İmâm-ı Âzam’dan sağlam rivayete göre, sadece yemin kefâreti ile bu adağın sorumluluğundan çıkılamaz.
|
İmâm-ı Âzam’dan sağlam rivayete göre, sadece yemin kefâreti ile bu adağın sorumluluğundan çıkılamaz.
|
Bu metni özetleyin.
|
76. Bir kimse, daha güneş batmadan, “Yarın oruç tutayım” diye niyet edip de sonra yarınki günün istiva zamanına kadar uyusa, gafil veya baygın bir halde bulunsa, oruç tutmuş olmaz. Fakat güneşin batmasından sonra böyle niyet etmiş olursa orucu sahih olur.
|
76. Bir kimse, daha güneş batmadan, “Yarın oruç tutayım” diye niyet edip de sonra yarınki günün istiva zamanına kadar uyusa, gafil veya baygın bir hal...
|
Bu metni özetleyin.
|
Namazlarda Rükû
|
Namazlarda Rükû
|
Bu metni özetleyin.
|
İmam Muhammed’e göre hatip, hutbe esnasında elbisesi dört köşeli ise bunun aşağısını yukarıya, yukarısını aşağıya çevirir. Değirmi ise sağını sol tarafa ve solunu sağ tarafa getirir. Giydiği kaba kaftan ise içini dışarıya ve dışını da içeriye getirir ve bu şekilde elbisesini giyer. Bu, sıkıntılı durumun değişmesi için bir hayır nişanı olarak yapılır. Fakat cemaat elbiselerini böyle tersine giymez.
|
İmam Muhammed’e göre hatip, hutbe esnasında elbisesi dört köşeli ise bunun aşağısını yukarıya, yukarısını aşağıya çevirir. Değirmi ise sağını sol tara...
|
Bu metni özetleyin.
|
179. Bir kimse karısının tamamını veya onun yarısı gibi bir payını veya tümüne delalet edecek bir uzvunu, kendisine ebedî olarak haram bulunan anne ve kız kardeş gibi bir kadının tamamına veya bakması haram olan bir uzvuna benzetirse bu zıhâr olur. Karısına şöyle demesi gibi: “Sen bana anam gibisin, sen bana anamın arkası gibisin, senin boynun annemin arkası gibidir.” Bu şekilde söz söyleyen mükellef bir müslüman üzerine kefâret gerekir ki bu kefâreti yerine getirmeden karısı ile ilişki kurması helâl olmaz. Böyle söylemekle yalan konuşmuş ve helâl olan bir şeyi haram göstermiş olur.
|
179. Bir kimse karısının tamamını veya onun yarısı gibi bir payını veya tümüne delalet edecek bir uzvunu, kendisine ebedî olarak haram bulunan anne ve...
|
Bu metni özetleyin.
|
İtikâfı Bozan ve Bozmayan Şeyler
|
İtikâfı Bozan ve Bozmayan Şeyler
|
Bu metni özetleyin.
|
AİLEVÎ GÖREVLER
|
AİLEVÎ GÖREVLER
|
Bu metni özetleyin.
|
14. Tavaf, bir nevi namazdır. Allah Teâlâ’ya heyecan ve muhabbetle yapılan tâzimin bir nişanesidir. Allah’ın arşı etrafında dolaşan kutsal meleklerin hallerine bir benzeyiş şeklidir.
|
14. Tavaf, bir nevi namazdır. Allah Teâlâ’ya heyecan ve muhabbetle yapılan tâzimin bir nişanesidir. Allah’ın arşı etrafında dolaşan kutsal meleklerin ...
|
Bu metni özetleyin.
|
9. Kamet ile namaz arasında yemek-içmek veya yıkanmak gibi bir iş yapılsa, kameti tekrarlamak gerekir. Fakat kamet getiren kimse, kametten sonra sünnet kılsa veya imam kametten sonra hazır bulunsa kamet iade edilmez.
|
9. Kamet ile namaz arasında yemek-içmek veya yıkanmak gibi bir iş yapılsa, kameti tekrarlamak gerekir. Fakat kamet getiren kimse, kametten sonra sünne...
|
Bu metni özetleyin.
|
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe ediniz ki kurtulasınız” (Nûr 24/31). Resûl-i Ekrem Efendimiz de; “Günahından tövbe eden, günah işlememiş kimse gibidir,” buyurmuştur.
|
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe ediniz ki kurtulasınız” (Nûr 24/31). Resûl-i Ekrem Efendimiz de; “Günahından tövbe ed...
|
Bu metni özetleyin.
|
8. İsmail Aleyhisselâm
|
8. İsmail Aleyhisselâm
|
Bu metni özetleyin.
|
Şâfiîler’e göre güneşin batışından öncesine kadar nâfile oruca niyet edilebilir. Yeter ki sabahtan itibaren oruca aykırı bir iş yapılmamış olsun. Çünkü nâfile ibadet için din yönünden takdir edilmiş bir zaman yoktur. Bu oruç, oruç tutacak olan kimsenin isteğine bağlıdır. Zevalden sonra da oruç tutma arzusu bulunabilir.)
|
Şâfiîler’e göre güneşin batışından öncesine kadar nâfile oruca niyet edilebilir. Yeter ki sabahtan itibaren oruca aykırı bir iş yapılmamış olsun. Çünk...
|
Bu metni özetleyin.
|
40. Hz. Musa, kendisine düşman olacak Firavun’un sarayında besleniyordu. Bu, yüce Allah’ın ibret alınacak pek büyük bir hikmetiydi.
|
40. Hz. Musa, kendisine düşman olacak Firavun’un sarayında besleniyordu. Bu, yüce Allah’ın ibret alınacak pek büyük bir hikmetiydi.
|
Bu metni özetleyin.
|
Her müslüman, kavuştuğu bu büyük nimet ve mutluluğu bilir, takdir eder, buna aykırı hiçbir söz ve hareket aklına gelemez.
|
Her müslüman, kavuştuğu bu büyük nimet ve mutluluğu bilir, takdir eder, buna aykırı hiçbir söz ve hareket aklına gelemez.
|
Bu metni özetleyin.
|
303. Cemaatle sabah namazına başlanmış olduğunu gören kimse, cemaate yetişebileceğini zannederse, hemen sabah namazının sünnetini kılar, gerek görürse Sübhâneke ile “eûzü”yü ve sûre ilavesini bırakıp yalnız Fâtiha sûresi ile rükû ve sücudda birer tesbihle yetinebilir. Ondan sonra imama uyar. Fakat cemaate yetişebileceğini hiç zannetmiyorsa sünnete başlamayıp imama uyar; artık bu sünneti kazâ edemez. Eğer sünnete başlamış ise onu tamamlar, bırakmaz.
|
303. Cemaatle sabah namazına başlanmış olduğunu gören kimse, cemaate yetişebileceğini zannederse, hemen sabah namazının sünnetini kılar, gerek görürse...
|
Bu metni özetleyin.
|
49. Her İkisine de selâm olsun. Hz. Musa ile Harun’dan sonra, Hz. Musa’nın halifesi bulunan ve sonradan kendisine peygamberlik verilen Yûşa‘ aleyhisselâm, İsrâiloğulları’nı alıp çölden çıkarmış ve Ken‘ân ilini Ken‘ânîler’den almış, Şam diyarını fethetmiştir.
|
49. Her İkisine de selâm olsun. Hz. Musa ile Harun’dan sonra, Hz. Musa’nın halifesi bulunan ve sonradan kendisine peygamberlik verilen Yûşa‘ aleyhisse...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hayız ve Nifas Hallerine Ait Hükümler
|
Hayız ve Nifas Hallerine Ait Hükümler
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Yukarıda adlarını yazdığımız dört büyük imam, müslümanlar için Allah’ın bir rahmetidir. Bunlar dört delilden dinî hükümleri çıkarmışlar ve müslümanlara izleyecekleri yolu göstermişlerdir. Artık bunlardan herhangi birinin mezhebine uyan kimse, hak bir mezhebe bağlanmış, Peygamberimiz’in yolunda bulunmuş demektir.
|
1. Yukarıda adlarını yazdığımız dört büyük imam
2. müslümanlar için Allah’ın bir rahmetidir. Bunlar dört delilden dinî hükümleri çıkarmışlar ve müslümanlara izleyecekleri yolu göstermişlerdir. Artık bunlardan herhangi birinin mezhebine uyan kimse
3. hak bir mezhebe bağlanmış
4. Peygamberimiz’in yolunda bulunmuş demektir.
|
Bu metni özetleyin.
|
8. Bir kısım kazâ namazları başka başka yerlerde kazâ olarak kılınacakları zaman, her biri için ezan ve kamet gerekir. Fakat bir yerde kazâ edilecekleri zaman her bir namaz için ezan ve kamet daha faziletli ise de ilk kazâ edilecek namaz için ezan ve kamet getirdikten sonra, diğer namazlar için yalnız kamet yeterlidir.
|
8. Bir kısım kazâ namazları başka başka yerlerde kazâ olarak kılınacakları zaman, her biri için ezan ve kamet gerekir. Fakat bir yerde kazâ edilecekle...
|
Bu metni özetleyin.
|
10. Elleri ve ayakları yıkamaya başlarken parmak uçlarından başlamak.
|
10. Elleri ve ayakları yıkamaya başlarken parmak uçlarından başlamak.
|
Bu metni özetleyin.
|
69. Öşür arazisindeki bal ve kudret helvasından da onda bir nisbetinde zekât alınır. Ekilmeden başka bir işe yaramayan tohumlar ise zekâta tâbi olmaz. Bunlar ticaret için olursa ticaret malı kısmına girip zekâtları verilir.
|
69. Öşür arazisindeki bal ve kudret helvasından da onda bir nisbetinde zekât alınır. Ekilmeden başka bir işe yaramayan tohumlar ise zekâta tâbi olmaz....
|
Bu metni özetleyin.
|
CUMA NAMAZI
|
CUMA NAMAZI
|
Bu metni özetleyin.
|
75. Bir kazâ orucuna fecrin doğuşundan sonra niyet edilecek olsa, bununla kazâ sahih olamayacağından, nâfile oruç tutulmuş olur. Eğer bu oruç bozulacak olsa kazâ edilmesi gerekir. Çünkü başlanmış olan bir ibadet yarıda bırakılamaz.
|
75. Bir kazâ orucuna fecrin doğuşundan sonra niyet edilecek olsa, bununla kazâ sahih olamayacağından, nâfile oruç tutulmuş olur. Eğer bu oruç bozulaca...
|
Bu metni özetleyin.
|
Muhtazarın yanında Yâsîn ve Ra‘d sûrelerini okumak müstehaptır.
|
Muhtazarın yanında Yâsîn ve Ra‘d sûrelerini okumak müstehaptır.
|
Bu metni özetleyin.
|
Nifas: Çocuğun doğumu arkasından kadınlardan gelen yahut çocuğun çoğu meydana çıktıktan sonra gelen kandır. Bu haldeki kadına “nüfesâ” denir ki lohusa demektir.
|
Nifas: Çocuğun doğumu arkasından kadınlardan gelen yahut çocuğun çoğu meydana çıktıktan sonra gelen kandır. Bu haldeki kadına “nüfesâ” denir ki lohusa...
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Bir malı maliyet fiyatına satmaktır. Buna “tevliye” denir ve câizdir. Bir satıcı, bazan elindeki malını hiç kâr gözetmeksizin aldığı fiyata satar. Bu kendi hakkıdır. Ancak burada gözetilecek şey, maliyet fiyatını doğru söylemektir. Değilse, satıcı Allah katında sorumlu olur. Alıcı da dilerse alış muamelesini bozdurur, dilerse fazla bedeli geri alır.
|
1. Bir malı maliyet fiyatına satmaktır. Buna “tevliye” denir ve câizdir. Bir satıcı, bazan elindeki malını hiç kâr gözetmeksizin aldığı fiyata satar. ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Diğer bir hadis-i şerif de şöyle:
|
Diğer bir hadis-i şerif de şöyle:
|
Bu metni özetleyin.
|
FARZ HAC ÜZERİNDE UYGULAMA
|
FARZ HAC ÜZERİNDE UYGULAMA
|
Bu metni özetleyin.
|
Radyoya gelince, bu sesi yansıtmaktan ziyade nakil sayılmaktadır. Kasta bağlı olarak okunan şeylerin hemen aynını nakletmektedir. Bundan işitilen sesler, ses yansıması gibi, sade bir benzeyişten ibaret değildir. Bunun için radyo aracılığı ile işitilen bir secde âyetinden dolayı secde edilmesi vâcip olsa gerektir. Vâcip olmasa bile, secde edilmesinde bir sakınca olmadığından her halde secde edilmesi ihtiyata uygundur ve Kur’ân-ı Kerîm’e saygı ve hürmeti gösterir.
|
Radyoya gelince, bu sesi yansıtmaktan ziyade nakil sayılmaktadır. Kasta bağlı olarak okunan şeylerin hemen aynını nakletmektedir. Bundan işitilen sesl...
|
Bu metni özetleyin.
|
Mükâteb (sözleşmeli) bir köle ise efendisinin izni olmasa da itikâfta bulunabilir. Çünkü kısmen hürriyetine sahiptir.
|
Mükâteb (sözleşmeli) bir köle ise efendisinin izni olmasa da itikâfta bulunabilir. Çünkü kısmen hürriyetine sahiptir.
|
Bu metni özetleyin.
|
“Yüce Allah sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et” (Kasas 28/77).
|
“Yüce Allah sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et” (Kasas 28/77).
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Din konusunda bilgisizliğin her tarafa yayılması, sarhoşluk veren şeylerin içilmesi, zina ve benzeri kötülüklerin çoğalması, öldürme olaylarının artması ... Bunlara “küçük alametler” denir.
|
1. Din konusunda bilgisizliğin her tarafa yayılması, sarhoşluk veren şeylerin içilmesi, zina ve benzeri kötülüklerin çoğalması, öldürme olaylarının ar...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bâliğ veya bâliğa olma yaşının başlangıcı, erkek çocuklar için tam on iki, kız çocuklar için de tam dokuz yaştır. Bu yaşların sonu da her ikisinde tam on beş yaştır.
|
Bâliğ veya bâliğa olma yaşının başlangıcı, erkek çocuklar için tam on iki, kız çocuklar için de tam dokuz yaştır. Bu yaşların sonu da her ikisinde tam...
|
Bu metni özetleyin.
|
273. Bir özür olmaksızın mescidden çıkmak itikâfı bozar. Onun için itikâf yapan bir kimse, geceleyin veya gündüzün özür bulunmaksızın bir müddet kasten veya sehven mescidden çıkarsa itikâfı bozulur. Bu müddet, iki imama göre, bir günün yarısından ziyade bir zamandır. Bir görüşe göre de günün belirsiz bir saatinden ibarettir. Kadın da itikâf ettiği odadan özürsüz evinin içine çıkarsa itikâfı bozulur.
|
273. Bir özür olmaksızın mescidden çıkmak itikâfı bozar. Onun için itikâf yapan bir kimse, geceleyin veya gündüzün özür bulunmaksızın bir müddet kaste...
|
Bu metni özetleyin.
|
176. Zararlarını kaldırmak için yılan, akrep, fare, çaylak, karakarga, kudurmuş köpek gibi hayvanlar öldürülür. Bununla beraber hiçbir hayvanı ateşe atmak suretiyle öldürmek câiz değildir.
|
176. Zararlarını kaldırmak için yılan, akrep, fare, çaylak, karakarga, kudurmuş köpek gibi hayvanlar öldürülür. Bununla beraber hiçbir hayvanı ateşe a...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bununla beraber yüce Allah bu hayvanları insanlar için yaratmıştır. İnsanlar ya bir ihtiyaç veya kendi cesaretlerini denemek yahut bir genişlik için bazı hayvanları avlayabilirler. Çok kez yenecek hayvanlar yenmek için, yenmeyecek hayvanlar da derileri, dişleri veya zararlarının kaldırılması için avlanır.
|
Bununla beraber yüce Allah bu hayvanları insanlar için yaratmıştır. İnsanlar ya bir ihtiyaç veya kendi cesaretlerini denemek yahut bir genişlik için b...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bir şahsa karşı kalben tutulan bir buğz, öfke ve zarar verme arzusuna da “kin” denir ki bu da çok defa insanlığa uygun olmaz. Yalnız mukaddesata düşman olanlara karşı, kalpte devamlı bir kin ve düşmanlık beslenmesi gerekir.
|
Bir şahsa karşı kalben tutulan bir buğz, öfke ve zarar verme arzusuna da “kin” denir ki bu da çok defa insanlığa uygun olmaz. Yalnız mukaddesata düşma...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Herhangi bir olaydan uğursuzluk hükmü çıkararak ümitsizliğe ve kuruntuya saplanmak doğru değildir. Bazı günlere ve zamanlara uğursuzluk yorumunda bulunmak da uygun değildir.
|
1. Herhangi bir olaydan uğursuzluk hükmü çıkararak ümitsizliğe ve kuruntuya saplanmak doğru değildir. Bazı günlere ve zamanlara uğursuzluk yorumunda bulunmak da uygun değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Sonra zekât, sosyal hayatın huzur ve mutluluğuna, beraberliğine ve refahına sebeptir. Yoksulları ve âcizleri, kendi varlığından faydalandıran bir zengin, cemiyetin en değerli ve sevimli unsuru sayılır. Fakirlerin ve muhtaçların acılarını azalttığından, onların övgülerini, sevgi ve dualarını kazanır. Mal varlığı da hain ve hırslı gözlerin saldırısından güven içinde bulunur. Artık böyle birbiri için hayır düşünen, yardımsever olup duacı bulunan bir cemiyet içinde güzel bir yaşantı meydana gelmiş olmaz mı?
|
Sonra zekât, sosyal hayatın huzur ve mutluluğuna, beraberliğine ve refahına sebeptir. Yoksulları ve âcizleri, kendi varlığından faydalandıran bir zeng...
|
Bu metni özetleyin.
|
87. Muâvenet, Teâvün: İnsanların birbirine yardımda ve hizmette bulunmaları demektir. İnsanlar daima birbirlerinin yardımına muhtaçtırlar. İnsan, elinden gelen yardımı akrabasından ve dostlarından, din kardeşlerinden esirgememelidir. Ancak yardımlar iyi işlerde olmalıdır. Kötü işlerde yardımcı olmak günahtır, zarardır. Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmuştur: “Birbirinize iyilik ve takva üzere yardım ediniz. Günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayınız” (Mâide 5/2).
|
87. Muâvenet, Teâvün: İnsanların birbirine yardımda ve hizmette bulunmaları demektir. İnsanlar daima birbirlerinin yardımına muhtaçtırlar. İnsan, elin...
|
Bu metni özetleyin.
|
417. Namazın bir rekâtında bir sûrenin sonunu, diğer bir rekâtında da başka bir sûrenin sonunu okumak, sahih olan görüşe göre mekruh değildir.
|
417. Namazın bir rekâtında bir sûrenin sonunu, diğer bir rekâtında da başka bir sûrenin sonunu okumak, sahih olan görüşe göre mekruh değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
“Rızkın onda dokuzu ticarettedir” buyrulmuştur.
|
“Rızkın onda dokuzu ticarettedir” buyrulmuştur.
|
Bu metni özetleyin.
|
143. Başkasının tükrüğünü, başkasının ağzından çıkmış olan lokmayı, kendi ağzından çıkıp da biraz dışarıda kalmış olan lokmayı alıp yutmak da yalnız kazâ gerektirir, kefâret gerekmez. Çünkü insan yaratılışı bakımından bunlardan tiksinir. Geçerli sayılan rivayete göre, kan da böyledir. Fakat dostun tükrüğünü alıp yutmak, ramazan orucu için kefâreti gerektirir. Zira bununla lezzetlenilir. Afyon gibi sarhoşluk veren kuru otlar da böyledir.
|
143. Başkasının tükrüğünü, başkasının ağzından çıkmış olan lokmayı, kendi ağzından çıkıp da biraz dışarıda kalmış olan lokmayı alıp yutmak da yalnız k...
|
Bu metni özetleyin.
|
10. Rükû veya secde yaparken, başlangıç tekbirinde olduğu gibi elleri yukarıya kaldırmak mekruhtur.
|
10. Rükû veya secde yaparken, başlangıç tekbirinde olduğu gibi elleri yukarıya kaldırmak mekruhtur.
|
Bu metni özetleyin.
|
106. Dişlerin arasından çıkan kan boğaza gidecek olsa, bakılır: Eğer az olur da içeriye geçmezse orucu bozmaz. Çünkü âdet gereği bundan korunmak mümkün değildir. Çok olmakla beraber çoğunluğu tükürük teşkil ediyorsa hüküm yine böyledir. Fakat çoğunluğu kan olur ve tadı duyulur bir halde veya kanla tükürük eşit bulunursa yutulunca oruç bozulur. Çıkarılan dişten akan kan hakkında da bu açıklamalar geçerlidir.
|
106. Dişlerin arasından çıkan kan boğaza gidecek olsa, bakılır: Eğer az olur da içeriye geçmezse orucu bozmaz. Çünkü âdet gereği bundan korunmak mümkü...
|
Bu metni özetleyin.
|
75. Kendisine uyulan imamın kim olduğunu bilmek gerekmez. Hasan olduğu sanılan imamın, Bekir olduğu anlaşılınca, yapılan imama uyma niyeti ile bir engel teşkil etmez. Ancak Hasan’a uydum diye tayinde bulunarak niyet edildiği halde, imamın başkası olduğu anlaşılsa, iktida (imama uyma) sahih olmamış olur; çünkü bu kayda bağlanmış bir niyettir.
|
75. Kendisine uyulan imamın kim olduğunu bilmek gerekmez. Hasan olduğu sanılan imamın, Bekir olduğu anlaşılınca, yapılan imama uyma niyeti ile bir eng...
|
Bu metni özetleyin.
|
38. Hades-i ekber (büyük hades): Ağız ve burun dahil bütün vücudun yıkanması (büyük temizlik) ile giderilen taharetsizlik halidir. Bu hal da cünüplükten, hayız ve nifas denilen hallerden meydana gelir. Bunların ayrıntılı olarak açıklamaları ileride gelecektir.
|
38. Hades-i ekber (büyük hades): Ağız ve burun dahil bütün vücudun yıkanması (büyük temizlik) ile giderilen taharetsizlik halidir. Bu hal da cünüplükt...
|
Bu metni özetleyin.
|
Rivayete göre, Hz. Yakub Mısır’da on yedi sene kadar kalmıştır. Hz. Yusuf da muhterem babasından sonra elli dört yıl daha yaşayıp 110 yaşında vefat etmiştir. Daha sonra Hz. Musa, Mısır’dan çıkarken Hz. Yusuf’un mermer tabut içinde mübarek naaşını da beraber çıkarıp götürmüştü. Kabri Hz. İbrahim’in gömülü bulunduğu mağaradadır.
|
Rivayete göre, Hz. Yakub Mısır’da on yedi sene kadar kalmıştır. Hz. Yusuf da muhterem babasından sonra elli dört yıl daha yaşayıp 110 yaşında vefat et...
|
Bu metni özetleyin.
|
159. İmamın kendisine kolay gelen âyet ve sûreleri okuması vâciptir. Henüz kuvvetlice ezberlememiş olduğu âyetleri okumamalı, cemaatin yardımcı olmasına meydan bırakmamalıdır. Şöyle ki: İmam bir âyette yanılır ve hatırlayamazsa bakılır: Eğer sünnet miktarı veya namazın câiz olacağı kadar okumuş ise hemen rükûa gitmelidir; yanıldığı yeri düzeltmeyi cemaatten beklememelidir. Bu miktar okumamış ise başka bir âyete geçmelidir.
|
159. İmamın kendisine kolay gelen âyet ve sûreleri okuması vâciptir. Henüz kuvvetlice ezberlememiş olduğu âyetleri okumamalı, cemaatin yardımcı olması...
|
Bu metni özetleyin.
|
İmam Ebû Yusuf ile İmam Şâfiî’ye göre aslında yara gerekli değildir. Yara bulunmasa da öğretilmiş hayvanların öldürdükleri hayvanların etleri yenebilir.
|
İmam Ebû Yusuf ile İmam Şâfiî’ye göre aslında yara gerekli değildir. Yara bulunmasa da öğretilmiş hayvanların öldürdükleri hayvanların etleri yenebili...
|
Bu metni özetleyin.
|
77. İslâm’da ticaret de pek önemli bir kazanç yoludur. Çünkü ticaret cemiyetlerin yükselmesine ve mutluluğuna sebeptir. Bir hadis-i şerifte,
|
77. İslâm’da ticaret de pek önemli bir kazanç yoludur. Çünkü ticaret cemiyetlerin yükselmesine ve mutluluğuna sebeptir. Bir hadis-i şerifte,
|
Bu metni özetleyin.
|
Açıklama yapılmasına lüzum görülen yerlerde dipnotlar halinde ve sıra numarasıyla açıklama notu konmuştur.
|
Açıklama yapılmasına lüzum görülen yerlerde dipnotlar halinde ve sıra numarasıyla açıklama notu konmuştur.
|
Bu metni özetleyin.
|
104. Mekke’deki müşrikler, Ebû Tâlib’in öğütlerini dinlemediler. Onun ölümünden sonra Hz. Peygamber’e daha ziyade düşmanlık ettiler. Eziyet etmeye kalkıştılar. Resûlullah Efendimiz de âzatlısı olan Zeyd’le beraber Mekke’den çıkıp Tâif’e gitti. Önce civarda bulunan Bekr b. Vâil kabilesi ile Kahtân kabilelerinden birini dine davet etti; fakat bunlar daveti kabul etmediler. Sonra Tâif’e vardılar. Orada Benî Sakîf kabilesini dine çağırdı; onlar da kabul etmediler, uygunsuz sözler söylediler. Hz. Peygamber Mekke’ye döndü, Mekke’ye bir konaklık mesafede bulunan Batn-ı Nahle vadisine gelince, bir gece orada kalıp ibadetle meşgul oldu. Rahman sûresini okurken cinlerden bir bölük gelip okunan âyetleri dinlediler ve Peygamber Efendimiz’e iman ettiler. Duyduklarını gidip diğer cinlere de anlattılar. Bu bir gerçektir. Bunu Kur’ân-ı Kerîm bildirmektedir.
|
104. Mekke’deki müşrikler, Ebû Tâlib’in öğütlerini dinlemediler. Onun ölümünden sonra Hz. Peygamber’e daha ziyade düşmanlık ettiler. Eziyet etmeye kal...
|
Bu metni özetleyin.
|
444. Aralarını zahmetsiz olarak ayırmak mümkün olan iki harften birini diğeri ile değişmek, ص yerine ط harfini koymak, namazı ittifakla bozar. الصَّالِحَاتِ yerine اَلطَّالِحَاتِ okumak gibi. اَللّٰهُُ اَحَدٌ yerine اَللّٰهُ اَحَتٌ ve فِطْرَةَ اللّٰهِ الَّتِى فَطَرَ yerine فَتَرَ okumak da böyledir.
|
444. Aralarını zahmetsiz olarak ayırmak mümkün olan iki harften birini diğeri ile değişmek, ص yerine ط harfini koymak, namazı ittifakla bozar. الصَّال...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine “Allahüekber” denilerek ikinci secdeye varılır. Bunda da üç defa “sübhâne rabbiye’l-a‘lâ” denilir. Bununla bir rekât bitmiş olur.
|
Yine “Allahüekber” denilerek ikinci secdeye varılır. Bunda da üç defa “sübhâne rabbiye’l-a‘lâ” denilir. Bununla bir rekât bitmiş olur.
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte “De ki: Bana bildiriniz bakalım. Eğer suyunuz bir sabah yerin dibine batıp çekilse, size böyle akıp giden bu suyu (Allah’dan başka) kim getirebilecektir?” (Mülk 67/30) âyet-i kerimesi de dikkat ve düşüncemizi bu noktaya çekiyor. Artık insanlık için habersiz kalmak ve Hak’tan yüz çevirip nankörlük etmek asla câiz olmaz.
|
İşte “De ki: Bana bildiriniz bakalım. Eğer suyunuz bir sabah yerin dibine batıp çekilse, size böyle akıp giden bu suyu (Allah’dan başka) kim getirebil...
|
Bu metni özetleyin.
|
İslâm ülkelerinde tâcirler, ticaret malları için İslâm gümrüklerinde verdikleri vergileri bu malların zekâtına sayabilirler.
|
İslâm ülkelerinde tâcirler, ticaret malları için İslâm gümrüklerinde verdikleri vergileri bu malların zekâtına sayabilirler.
|
Bu metni özetleyin.
|
32. Dişlerin arasında kalmış olan bir kırıntı namaz içinde yutulsa, bakılır: Eğer en az nohut miktarı ise namazı bozar. Bundan küçük ise namazı bozmaz.
|
32. Dişlerin arasında kalmış olan bir kırıntı namaz içinde yutulsa, bakılır: Eğer en az nohut miktarı ise namazı bozar. Bundan küçük ise namazı bozmaz...
|
Bu metni özetleyin.
|
ALIŞVERİŞİN ÇEŞİTLERİ ve KÂR MİKTARI
|
ALIŞVERİŞİN ÇEŞİTLERİ ve KÂR MİKTARI
|
Bu metni özetleyin.
|
343. Dört veya üç rekâtlı farz ve vitir namazlarında birinci oturuştan sonra yanılarak, “Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed” denilmesi, İmâm-ı Âzam’dan bir rivayete göre de, bu teşehhüdden sonra bir harf bile ziyade edilmesi sehiv secdelerini gerektirir. Fakat son oturuşlarda teşehhüdden sonra Kur’an okunması, dua edilmesi ise sehiv secdelerini gerektirmez. Çünkü bu oturuş dua ve hamd yeridir. Kur’an ise hem duayı hem de hamdi kendisinde toplar.
|
343. Dört veya üç rekâtlı farz ve vitir namazlarında birinci oturuştan sonra yanılarak, “Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed” denilmesi...
|
Bu metni özetleyin.
|
18. Namazların sonunda selâm vermek. Önce sağ tarafa, sonra sol tarafa yüz çevirerek “esselâm” demek vâciptir. “Esselâmü aleyküm ve rahmetullah” denilmesinin vâcip olduğu açık olarak belirtilmemiştir.
|
18. Namazların sonunda selâm vermek. Önce sağ tarafa, sonra sol tarafa yüz çevirerek “esselâm” demek vâciptir. “Esselâmü aleyküm ve rahmetullah” denil...
|
Bu metni özetleyin.
|
177. Öldürülecek bir yılanın veya akrebin eşi intikam alır, diye söylenen sözün aslı yoktur. Bunların intikamından korkmak, fazla bir korkaklık eseridir, erkeklere yakışmaz.
|
177. Öldürülecek bir yılanın veya akrebin eşi intikam alır, diye söylenen sözün aslı yoktur. Bunların intikamından korkmak, fazla bir korkaklık eserid...
|
Bu metni özetleyin.
|
46. Sihir yapanların tövbeleri, bazı müctehidlere göre kabul olunur, bazılarına göre olmaz. Muhakkak dünyada ceza görmeleri lazımdır. Çünkü bu bir zındıklıktır.
|
46. Sihir yapanların tövbeleri, bazı müctehidlere göre kabul olunur, bazılarına göre olmaz. Muhakkak dünyada ceza görmeleri lazımdır. Çünkü bu bir zın...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Allahüekber, Allahüekber, Allahüekber, Allahüekber.
|
“Allahüekber, Allahüekber, Allahüekber, Allahüekber.
|
Bu metni özetleyin.
|
3. İslâm dini, ahlâka pek büyük bir kıymet ve önem vermiştir. Aslında İslâm, bir ahlâk ve fazilet, bir hikmet dinidir. Öyle ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
|
3. İslâm dini, ahlâka pek büyük bir kıymet ve önem vermiştir. Aslında İslâm, bir ahlâk ve fazilet, bir hikmet dinidir. Öyle ki Peygamber Efendimiz şöy...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Kazâya kalan namaz, bizim için yerine getirilmesi gerekir. Biz bunu yerine getirmek zorundayız. Bunu yapmazsak azaba hak kazanmış oluruz. Şu kadar var ki kazâya kalmış olan bir namazı yüce Allah dilerse bağışlar ve dilerse bağışlamaz. Herhangi bir ibadet sebebiyle de sahibine birçok sevap da verebilir. Kimse bunlara karışamaz ve bunlar üzerinde kesin hüküm veremez. Yukarıdaki iddia kesinlikle kazâsı gereken bir namazın, ona denk bir ibadetle kazâ edilmesi hakkındaki farziyeti inkâr etmektedir ki bu asla câiz olamaz. Bu konu üzerinde merhum Ali el-Kârî’nin ve diğer âlimlerin incelemeleri vardır. Ali el-Kârî’nin Mevzûât’ına, Abdürrahim fetvasına ve Mev‘ize-i Hasene’ye bakılsın!...
|
1. Kazâya kalan namaz
2. bizim için yerine getirilmesi gerekir. Biz bunu yerine getirmek zorundayız. Bunu yapmazsak azaba hak kazanmış oluruz. Şu kadar var ki kazâya kalmış olan bir namazı yüce Allah dilerse bağışlar ve dilerse bağışlamaz. Herhangi bir ibadet sebebiyle de sahibine birçok sevap da verebilir. Kimse bunlara karışamaz ve bunlar üzerinde kesin hüküm veremez. Yukarıdaki iddia kesinlikle kazâsı gereken bir namazın
3. ona denk bir ibadetle kazâ edilmesi hakkındaki farziyeti inkâr etmektedir ki bu asla câiz olamaz. Bu konu üzerinde merhum Ali el-Kârî’nin ve diğer âlimlerin incelemeleri vardır. Ali el-Kârî’nin Mevzûât’ına
4. Abdürrahim fetvasına ve Mev‘ize-i Hasene’ye bakılsın!...
|
Bu metni özetleyin.
|
16. Boynu meshetmek: Başı ve kulakları meshettikten sonra, iki elin arkaları ile ve üçer parmakla, yeni bir suya gerek kalmaksızın boyun meshedilir. Boğazı meshetmek bid‘attır.
|
16. Boynu meshetmek: Başı ve kulakları meshettikten sonra, iki elin arkaları ile ve üçer parmakla, yeni bir suya gerek kalmaksızın boyun meshedilir. B...
|
Bu metni özetleyin.
|
5. Günahtan tövbe için yıkanmak.
|
5. Günahtan tövbe için yıkanmak.
|
Bu metni özetleyin.
|
190. “Kasem ederim”, “Yemin ederim”, “Şehadet ederim”, “Allah Teâlâ ile ahd olsun”, “Allah Teâlâ ile misakım olsun”, “Üzerime yemin olsun”, “Üzerime ahd olsun” sözleri de birer yemin sayılır.
|
190. “Kasem ederim”, “Yemin ederim”, “Şehadet ederim”, “Allah Teâlâ ile ahd olsun”, “Allah Teâlâ ile misakım olsun”, “Üzerime yemin olsun”, “Üzerime a...
|
Bu metni özetleyin.
|
Övgüye layık kimseleri övmek, cemiyet arasında fazilet ve kemalin artmasına sebep olabileceği için iyidir. Fakat övülmeye layık olmayanları övmek, gerçeğe aykırı, ahlâka zıt ve başkalarını aldatmaya sebep olacağından pek kötüdür. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
Övgüye layık kimseleri övmek, cemiyet arasında fazilet ve kemalin artmasına sebep olabileceği için iyidir. Fakat övülmeye layık olmayanları övmek, ger...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Helâl ve haram olan şeylere, mübah ve mekruhlara ait hükümler,
|
3. Helâl ve haram olan şeylere, mübah ve mekruhlara ait hükümler,
|
Bu metni özetleyin.
|
592. Cenazeyi takip edenler, hayatın sonunu düşünmeli, tevazu içinde bulunmalıdırlar. Uygun olan budur. Bunların gülüp konuşmaları, dünya laflarına dalmaları doğru olmaz. Öyle ki zikretmek veya Kur’an okumakla sesi yükseltmek bile tahrîmen mekruhtur.
|
592. Cenazeyi takip edenler, hayatın sonunu düşünmeli, tevazu içinde bulunmalıdırlar. Uygun olan budur. Bunların gülüp konuşmaları, dünya laflarına da...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Muamelesi doğru müslüman bir tâcir, peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle bir arada bulunur.”
|
“Muamelesi doğru müslüman bir tâcir, peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle bir arada bulunur.”
|
Bu metni özetleyin.
|
13. Abdest tamamlanınca kıbleye karşı şehadet kelimelerini okumak. Bir hadis-i şerifin anlamı şöyledir: “Sizden biriniz abdest alır da abdestini noksansız tamamlar ve sonra ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh: Şahitlik ederim ki yüce Allah’tan başka ibadet edilecek varlık yoktur, O birdir ve ortaksızdır; Hz. Muhammed de O’nun kulu ve resûlüdür’ derse ona cennetin sekiz kapısı açılır. Artık dilediği kapıdan cennete girer.”
|
13. Abdest tamamlanınca kıbleye karşı şehadet kelimelerini okumak. Bir hadis-i şerifin anlamı şöyledir: “Sizden biriniz abdest alır da abdestini noksa...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bütün bu âyetler, İslâm dininde aklın ve düşüncenin ne kadar büyük önem taşıdınığı da bize göstermiş oluyor. Bir hadis-i şerifte de,
|
Bütün bu âyetler, İslâm dininde aklın ve düşüncenin ne kadar büyük önem taşıdınığı da bize göstermiş oluyor. Bir hadis-i şerifte de,
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte bu umumi (genel) kıyamettir. Bunun kopacağı zamanı ancak yüce Allah bilir.
|
İşte bu umumi (genel) kıyamettir. Bunun kopacağı zamanı ancak yüce Allah bilir.
|
Bu metni özetleyin.
|
İSTİKRAZ (ÖDÜNÇ ALMA) MESELELERİ
|
İSTİKRAZ (ÖDÜNÇ ALMA) MESELELERİ
|
Bu metni özetleyin.
|
133. Bir kimse namazın sonunda teşehhüd miktarı oturduktan sonra namazdaki tilavet secdesini hatırlayarak secdeye varsa namazı bozulur. Çünkü bu halde son oturuş bulunmamış olur. Fakat tilavet secdesinden sonra tekrar teşehhüd miktarı oturursa o zaman son oturuş yapılmış demektir.
|
133. Bir kimse namazın sonunda teşehhüd miktarı oturduktan sonra namazdaki tilavet secdesini hatırlayarak secdeye varsa namazı bozulur. Çünkü bu halde...
|
Bu metni özetleyin.
|
348. Bir kimse kıldığı rekâtın ikinci rekât mı, üçüncü rekât mı olduğunda şüphelense, sahih olan görüşe göre, bu rekâtın sonunda oturmaz. Bir tarafı tercih edemezse bunu ikinci rekât sayar. Geri kalan rekâtları da tamamlar. Akşam namazı ile vitir namazı bu hükmün dışındadır. Bu şüphelenme bu namazlardan birinde olsa oturmak gerekir. Çünkü şüphelenilen rekâtın üçüncü rekât olması muhtemeldir. Bu halde teşehhüdden sonra bir rekât daha ilave edilir. Zira şüphelenilen rekâtın ikinci rekât olması da mümkündür. Bunların sonunda da sehiv secdeleri yapılır.
|
348. Bir kimse kıldığı rekâtın ikinci rekât mı, üçüncü rekât mı olduğunda şüphelense, sahih olan görüşe göre, bu rekâtın sonunda oturmaz. Bir tarafı t...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, bir kelimenin bir harfi tekrarlansa, bakılır: Eğer şeddeli bir harfi izhar (şeddeyi çözme) şeklinde olursa namaz bozulmaz. وَمَنْ يَرْتَدَّ yerine وَمَنْ يَرْتَدِدْ okumak gibi. Fakat اَلْحَمْدُلِلّٰهِ yerine, üç lâm ile اَلْحَمْدُ لِلِلّٰهِ şeklinde okunursa namaz bozulur.
|
Yine, bir kelimenin bir harfi tekrarlansa, bakılır: Eğer şeddeli bir harfi izhar (şeddeyi çözme) şeklinde olursa namaz bozulmaz. وَمَنْ يَرْتَدَّ yeri...
|
Bu metindeki örnekleri belirtin.
|
Örnek: Sene başından sonuna kadar 100 bin lira kıymetinde bulunan 40 kilelik bir ticaret zahiresi, sene sonundan sonra 120 bin liraya çıksa veya 80.000 liraya düşse bu değişikliğe bakılmaz, tam sene sonundaki 100.000 liradan ibaret olan kıymete göre zekât verilir. Buna göre, zekâtı, malın kendinden kırkta bir nisbeti ile verilmediği takdirde, kıymeti olan 100.000 liradan aynı kırkta bir nisbeti ile ödenir.
|
Örnek: Sene başından sonuna kadar 100 bin lira kıymetinde bulunan 40 kilelik bir ticaret zahiresi, sene sonundan sonra 120 bin liraya çıksa veya 80.000 liraya düşse bu değişikliğe bakılmaz, tam sene sonundaki 100.000 liradan ibaret olan kıymete göre zekât verilir. Buna göre, zekâtı, malın kendinden kırkta bir nisbeti ile verilmediği takdirde, kıymeti olan 100.000 liradan aynı kırkta bir nisbeti ile ödenir.
|
Bu metni özetleyin.
|
51. Müminler meleklerin varlığına iman etmekle yükümlüdürler. Onların varlığı aslında mümkün olan şeydir. Gerçekte varlıkları ise bütün peygamberler ve onlara verilen kitaplar tarafından bildirilmiştir. Artık melekleri inkâr, bütün peygamberleri ve kitapları inkâr etmek sayılacağından, onları inkâr asla câiz olmaz. Bundan dolayıdır ki öteden beri meleklerin varlığına bütün milletler iman edegelmiştir. Onun için meleklere iman etmek, bizim dinimizde de şarttır.
|
51. Müminler meleklerin varlığına iman etmekle yükümlüdürler. Onların varlığı aslında mümkün olan şeydir. Gerçekte varlıkları ise bütün peygamberler v...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu mesele, İmâm-ı Âzam ile iki imama göredir. İmam Züfer’e göre verilebilir. Çünkü kıymetleri eşittir. Kıymetler eşit olunca, kul ile yüce Allah arasında faiz düşünülemez.
|
Bu mesele, İmâm-ı Âzam ile iki imama göredir. İmam Züfer’e göre verilebilir. Çünkü kıymetleri eşittir. Kıymetler eşit olunca, kul ile yüce Allah arası...
|
Bu metni özetleyin.
|
24. Yüce Allah ile ilgili olan, din yönünden pâk ve temiz bulunan manevi büyüklüğü kazanan şeylere “mukaddesat” (kutsal şeyler) denir.
|
24. Yüce Allah ile ilgili olan, din yönünden pâk ve temiz bulunan manevi büyüklüğü kazanan şeylere “mukaddesat” (kutsal şeyler) denir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu iki ayrı görüşten kurtulmak için, daha önce kendi adına haccetmiş bulunan ve hac işlerini bilen bir kimseyi bedel göndermek daha faziletlidir. Bununla beraber efendilerinin izniyle köleler, yanlarında mahremleri bulunmak şartı ile kocalarının izinleriyle zevceler bedel olarak hacca gidebilirler. Ancak kadınların niyâbeten (bedel olarak) hacca gitmeleri mekruhtur. Çünkü onların hacları, erkeklere kıyasla noksandır. Telbiyelerde seslerini yükseltemezler, remel ve hervele gibi bazı hac işlerini yapamazlar.
|
Bu iki ayrı görüşten kurtulmak için, daha önce kendi adına haccetmiş bulunan ve hac işlerini bilen bir kimseyi bedel göndermek daha faziletlidir. Bunu...
|
Bu metni özetleyin.
|
Diğer bir görüşe göre, zekâtın verilmesi geciktirmeli olarak farzdır. Sene sonunda hemen verilmesi gerekmez. Zekât borcu olan kimse, bunu hayatta bulunduğu sürece ödeyebilir. Ödeyemeden ölürse o zaman günahkâr olur. Fakat doğru olan birinci görüştür.
|
Diğer bir görüşe göre, zekâtın verilmesi geciktirmeli olarak farzdır. Sene sonunda hemen verilmesi gerekmez. Zekât borcu olan kimse, bunu hayatta bulu...
|
Bu metni özetleyin.
|
10. Mekke’de bulundukça zaman zaman nâfile olarak tavaf etmek.
|
10. Mekke’de bulundukça zaman zaman nâfile olarak tavaf etmek.
|
Bu metni özetleyin.
|
147. Hudeybiye Antlaşması’nın önemi İslâm tarihinde pek büyüktür. Bunun çok yararları görülmüştür. Bu, büyük bir başarı demekti. Fakat önceden bunu bilen sadece Peygamber Efendimiz olmuştur.
|
147. Hudeybiye Antlaşması’nın önemi İslâm tarihinde pek büyüktür. Bunun çok yararları görülmüştür. Bu, büyük bir başarı demekti. Fakat önceden bunu bi...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Buruna su verirken,
|
3. Buruna su verirken,
|
Bu metni özetleyin.
|
(Mâlikîler’e göre, iki kan arasındaki temizlik müddeti yarım ay devam ederse, temizlik hali sayılır. Sonra gelen kan da hayız kanı olur. Temiz günler yarım aydan az devam ederse bütün günler nifas sayılır.
|
(Mâlikîler’e göre, iki kan arasındaki temizlik müddeti yarım ay devam ederse, temizlik hali sayılır. Sonra gelen kan da hayız kanı olur. Temiz günler ...
|
Bu metni özetleyin.
|
80. Zekâtı gerektiren bir eşya veya alacak karşılığında diğer bir eşyayı zekât vermek câiz olduğu gibi, bir borcu da ele geçirilemeyecek bir borç karşılığında fakire bağışlamak câizdir. Fakat bir borcu, bir malın veya ele geçirilecek bir borcun karşılığında zekât olarak bağışlamak câiz değildir. Çünkü borç, maliyet bakımından maldan (âyinden) noksandır. Artık tam olan bir şey karşılığında noksan olan bir şey verilemez. Ele geçirilecek bir borç da ayn (mal) yerindedir.
|
80. Zekâtı gerektiren bir eşya veya alacak karşılığında diğer bir eşyayı zekât vermek câiz olduğu gibi, bir borcu da ele geçirilemeyecek bir borç karş...
|
Bu metni özetleyin.
|
Kaynaklarından daima fışkırıp duran ve hayatımıza hizmet eden o tatlı ve berrak suları yüce Allah yerin dibine geçirse, acaba bunları kim bize getirebilecektir?
|
Kaynaklarından daima fışkırıp duran ve hayatımıza hizmet eden o tatlı ve berrak suları yüce Allah yerin dibine geçirse, acaba bunları kim bize getireb...
|
Bu metni özetleyin.
|
HAK DİNİN ESASLARI ve
|
HAK DİNİN ESASLARI ve
|
Bu metni özetleyin.
|
261. Bir itikâfın sıhhati şu şartların bulunmasına bağlıdır:
|
261. Bir itikâfın sıhhati şu şartların bulunmasına bağlıdır:
|
Bu metni özetleyin.
|
119. Tedavi için temiz olan ilaçları yiyip içmek ve kullanmak câizdir. Çünkü Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
|
119. Tedavi için temiz olan ilaçları yiyip içmek ve kullanmak câizdir. Çünkü Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
|
Bu metni özetleyin.
|
“Övücüleri gördüğünüz zaman yüzlerine toprak saçınız.”
|
“Övücüleri gördüğünüz zaman yüzlerine toprak saçınız.”
|
Bu metni özetleyin.
|
“Hiçbir şeyin bir kimsede birleşmesi ilimle hilmin birleşmesinden daha üstün olamaz.”
|
“Hiçbir şeyin bir kimsede birleşmesi ilimle hilmin birleşmesinden daha üstün olamaz.”
|
Bu metni özetleyin.
|
10. Rutubetsiz ve kokusuz olarak arka taraftan çıkarılan şırınga. Bununla beraber uygun düşen, ihtiyat olarak abdesti yenilemektir.
|
10. Rutubetsiz ve kokusuz olarak arka taraftan çıkarılan şırınga. Bununla beraber uygun düşen, ihtiyat olarak abdesti yenilemektir.
|
Bu metni özetleyin.
|
211. Bayram namazlarının ilk vakti, işrak zamanıdır. Güneşin görünüşüne nazaran ufuktan bir veya iki mızrak boyu kadar yükselip kerâhet vaktinin çıktığı andır. Bu andan itibaren istiva veya zeval vaktine kadar kılınması câizdir (Mekruh vakitler bahsine bakılsın!...).
|
211. Bayram namazlarının ilk vakti, işrak zamanıdır. Güneşin görünüşüne nazaran ufuktan bir veya iki mızrak boyu kadar yükselip kerâhet vaktinin çıktı...
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.