instruction
stringclasses 4
values | input
stringlengths 2
1.28k
| output
stringlengths 2
886
|
|---|---|---|
Bu metni özetleyin.
|
203. Teyemmüm ederken niyet bulunmalıdır. Şöyle ki: Teyemmüm edecek kimse, elini teyemmüm edecek toprağa korken veya eline dokunan toprak ile yüzünü meshe başlarken, bu işi abdestsizlikten temizlenmek, namaz kılmak veya abdestsiz yapılması câiz olmayan bir ibadette bulunmak maksadı ile yapmalıdır. Böyle bir niyet olmaksızın alınan bir teyemmüm ile namaz kılınmaz. Sadece teyemmümü niyet etmek yeterli değildir. Bu duruma göre, su bulamayan abdestsiz bir kimse, Kur’an’ı eline almak veya bir mescide girmek niyetiyle teyemmüm etse, bu teyemmümle onun namaz kılması sahih olmaz. Çünkü Kur’an’ı tutmak abdestsiz câiz değilse de bunu yapmak bir ibadet değildir; maksat ise Kur’an okumaktır.
|
203. Teyemmüm ederken niyet bulunmalıdır. Şöyle ki: Teyemmüm edecek kimse, elini teyemmüm edecek toprağa korken veya eline dokunan toprak ile yüzünü m...
|
Bu metni özetleyin.
|
Meshi Bozan Şeyler
|
Meshi Bozan Şeyler
|
Bu metni özetleyin.
|
468. Kur’ân-ı Kerîm’i okumak, nâfile ibadetten ve âşikâre okumak, gizli okumaktan ve dinlemek de okumaktan daha faziletlidir. Yeter ki işte gösteriş bulunmasın.
|
468. Kur’ân-ı Kerîm’i okumak, nâfile ibadetten ve âşikâre okumak, gizli okumaktan ve dinlemek de okumaktan daha faziletlidir. Yeter ki işte gösteriş b...
|
Bu metni özetleyin.
|
241. Yatsı namazında cemaati terketmiş olan kimse, teravih ve vitir namazlarında imama uyabilir. Bunun için bir kimse, imam yatsı namazını kıldırıp teravihe başlamış olduğu sırada mescide gelse, önce yatsı namazını kendi başına kılar, sonra teravih için imama uyar. Noksan kalan rekâtları da sonra kendi başına tamamlar. Yine teravih namazını imam ile kılmayan kimse, vitir namazını imam ile kılabilir. Sahih olan görüş budur. Fakat hem imam hem de cemaat, yatsı namazını cemaatle kılmamış olursa yalnız teravih namazını cemaatle kılamazlar. Çünkü teravihin cemaati, farzın cemaatine bağlıdır. Teravihin müstakil olarak cemaatle kılınması nâfileler hakkındaki din esaslarına uygun düşmez.
|
241. Yatsı namazında cemaati terketmiş olan kimse, teravih ve vitir namazlarında imama uyabilir. Bunun için bir kimse, imam yatsı namazını kıldırıp te...
|
Bu metni özetleyin.
|
Sonra da mübarek başı aşağıya doğru meylediverdi. Artık kutsal ruhu en yüksek mertebeye uçup gitti [sallallahu aleyhi vesellem].
|
Sonra da mübarek başı aşağıya doğru meylediverdi. Artık kutsal ruhu en yüksek mertebeye uçup gitti [sallallahu aleyhi vesellem].
|
Bu metni özetleyin.
|
(İmam Mâlik’e göre, cünüp olan kimse, Kur’an okuyamazsa da hayız halinde olan kadın okuyabilir; çünkü cünüp olan kimse hemen yıkanabilir. Fakat âdetli ise âdet müddeti dolmadan yıkanamadığı için özürlü sayılır.)
|
(İmam Mâlik’e göre, cünüp olan kimse, Kur’an okuyamazsa da hayız halinde olan kadın okuyabilir; çünkü cünüp olan kimse hemen yıkanabilir. Fakat âdetli...
|
Bu metni özetleyin.
|
49. Bir hayvanın hedy olması ya açık şekilde veya işaret yolu ile olur. Mesela “hedy için” denilerek satın alınıp Mekke’ye gönderilen bir koyun açık bir şekilde hedy olmuş olur. Hedy olmasına kalben niyet edilen bir koyun veya hedy olmasına niyet edilmeksizin Harem bölgesine kesilmek üzere gönderilen bir koyun veya deve, işaret yolu ile hedy olmuş olur.
|
49. Bir hayvanın hedy olması ya açık şekilde veya işaret yolu ile olur. Mesela “hedy için” denilerek satın alınıp Mekke’ye gönderilen bir koyun açık b...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, “Falan şahıstaki alacağımı bugün onda bırakmayacağım” diye yemin eden kimse, o gün hâkime başvurup alacağını istese (dava etse), borçlunun da inkârı üzerine ona yemin teklif edilmesini istese artık yemini bozulmaz. Çünkü kendisi için mümkün olan bundan başka bir şey yoktur.
|
Yine, “Falan şahıstaki alacağımı bugün onda bırakmayacağım” diye yemin eden kimse, o gün hâkime başvurup alacağını istese (dava etse), borçlunun da in...
|
Bu metni özetleyin.
|
141. Namazların farzları olduğu gibi, bir kısım vâcipleri de vardır. Bu vâcipleri yerine getirmekle namazın farzları tamamlanıp noksanları giderilmiş olur. Şöyle ki:
|
141. Namazların farzları olduğu gibi, bir kısım vâcipleri de vardır. Bu vâcipleri yerine getirmekle namazın farzları tamamlanıp noksanları giderilmiş ...
|
Bu metni özetleyin.
|
49. Kur’an’ın insanlara bildirdiği emirler ve yasaklar, açıkladığı hikmet ve gerçekler pek çoktur. Bunlar temel olarak inançlara, ibadetlere, muamelata, ahlâka, Allah’ın yüce kudretini gösteren üstün sanat eserlerine, ibret alınacak olaylara ve diğer şeylere aittir. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:
|
49. Kur’an’ın insanlara bildirdiği emirler ve yasaklar, açıkladığı hikmet ve gerçekler pek çoktur. Bunlar temel olarak inançlara, ibadetlere, muamelat...
|
Bu metni özetleyin.
|
194. Peygamber Efendimiz, daima ibadetle meşgul olur, Allah’ın rızası için ümmetinin hidayet ve mutluluğuna çalışırdı. Hatta geceleri o kadar namaz kılardı ki çokça ayakta durmaktan mübarek ayakları şişerdi. “Yâ Resûlallah! Neden kendine bu kadar eziyet veriyorsun? Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamış değil mi?” diyenlere,
|
194. Peygamber Efendimiz, daima ibadetle meşgul olur, Allah’ın rızası için ümmetinin hidayet ve mutluluğuna çalışırdı. Hatta geceleri o kadar namaz kı...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Müslümanlardan Kureyş’e sığınacak olursa geri döndürülmeyecek, fakat onlardan müslümanlara sığınanlar geri döndürülecek.
|
3. Müslümanlardan Kureyş’e sığınacak olursa geri döndürülmeyecek, fakat onlardan müslümanlara sığınanlar geri döndürülecek.
|
Bu metni özetleyin.
|
Abdestin Duaları
|
Abdestin Duaları
|
Bu metni özetleyin.
|
Mübarek vücutlarının çok güzel bir rayihası vardı. Bu hoş rayiha, yaratılışında vardı. Bununla beraber hoş koku da kullanırdı.
|
Mübarek vücutlarının çok güzel bir rayihası vardı. Bu hoş rayiha, yaratılışında vardı. Bununla beraber hoş koku da kullanırdı.
|
Bu metni özetleyin.
|
Huzâa kabilesinden bir cemaat Medine’ye gelerek uğradıkları felaketi anlattı ve yardım istediler. Peygamber Efendimiz Ramazan ayının 10. gününden sonra, 10.000 kişilik bir ordu ile Medine’den yola çıktı. Yolda Benî Süleym kabilesi de bu orduya katıldı. Mekke’ye doğru yürüdüler.
|
Huzâa kabilesinden bir cemaat Medine’ye gelerek uğradıkları felaketi anlattı ve yardım istediler. Peygamber Efendimiz Ramazan ayının 10. gününden sonr...
|
Bu metni özetleyin.
|
454. Kur’ân-ı Kerîm’in iki kelimesi, diğer iki kelimesinin önüne yanılarak geçirilse, bakılır: Eğer mana değişmezse namaz bozulmaz.
|
454. Kur’ân-ı Kerîm’in iki kelimesi, diğer iki kelimesinin önüne yanılarak geçirilse, bakılır: Eğer mana değişmezse namaz bozulmaz.
|
Bu metni özetleyin.
|
İmamdan önce rükû veya secdeden başını kaldıran kimse, imama aykırı davranışını gidermek için hemen rükû veya secdeye döner.
|
İmamdan önce rükû veya secdeden başını kaldıran kimse, imama aykırı davranışını gidermek için hemen rükû veya secdeye döner.
|
Bu metni özetleyin.
|
Diğer bir hadis-i şerifte de, “Bunlar yüce Allah’ın alametlerinden iki nişandır” diye buyrulmuştur.
|
Diğer bir hadis-i şerifte de, “Bunlar yüce Allah’ın alametlerinden iki nişandır” diye buyrulmuştur.
|
Bu metindeki örnekleri belirtin.
|
Örnek: Tertip sahibi olan bir kimse, her nasılsa uykuya dalıp o günün sabah namazını kılamamış olsa, bu sabah namazını o günkü öğle namazından önce kazâ etmesi gerekir. Bunu hatırladığı halde onu kazâ etmeksizin öğle namazını kılsa, bu namaz İmam Muhammed’e göre bozulur. İmam Ebû Yusuf’a göre, farz olmaktan çıkar, nâfile olur. İmâm-ı Âzam’a göre ise muvakkat olarak sahih olmaz. Şöyle ki: Bundan sonra bu sabah namazını kazâ etmeden beş vakit namazı daha kılacak olsa, bu altı vaktin hepsi de sahih olmuş olur; fakat böyle beş vakit namazını daha kılmadan o sabah namazını kazâ ederse, arada kılmış olduğu vakit namazları fâsid olup yeniden kılınmaları gerekir.
|
Örnek: Tertip sahibi olan bir kimse, her nasılsa uykuya dalıp o günün sabah namazını kılamamış olsa, bu sabah namazını o günkü öğle namazından önce kazâ etmesi gerekir. Bunu hatırladığı halde onu kazâ etmeksizin öğle namazını kılsa, bu namaz İmam Muhammed’e göre bozulur. İmam Ebû Yusuf’a göre, farz olmaktan çıkar, nâfile olur. İmâm-ı Âzam’a göre ise muvakkat olarak sahih olmaz. Şöyle ki: Bundan sonra bu sabah namazını kazâ etmeden beş vakit namazı daha kılacak olsa, bu altı vaktin hepsi de sahih olmuş olur; fakat böyle beş vakit namazını daha kılmadan o sabah namazını kazâ ederse, arada kılmış olduğu vakit namazları fâsid olup yeniden kılınmaları gerekir.
|
Bu metni özetleyin.
|
“Allah Teâlâ’ya kullarının en sevimlisi, ahlâkça en güzel olanıdır.”
|
“Allah Teâlâ’ya kullarının en sevimlisi, ahlâkça en güzel olanıdır.”
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Doğrusu, şahsî bir çıkar düşüncesi ile layık olmayanları övmeye kalkışanlar, böyle bir muameleye hak kazanırlar. Herhangi bir insanı haksız yere yermek de haramdır.
|
1. Doğrusu
2. şahsî bir çıkar düşüncesi ile layık olmayanları övmeye kalkışanlar
3. böyle bir muameleye hak kazanırlar. Herhangi bir insanı haksız yere yermek de haramdır.
|
Bu metni özetleyin.
|
111. Yalnız umre için ihrama giren bir insan, umrenin rükünleri olan tavaf ile sa‘yden engellenecek olsa, ihramdan çıkmak için Harem bölgesine bir kurban gönderir, bu umresini de ileride imkân bulduğu zaman kazâ eder. Bu umreye “umretü’l-kazâ” denir.
|
111. Yalnız umre için ihrama giren bir insan, umrenin rükünleri olan tavaf ile sa‘yden engellenecek olsa, ihramdan çıkmak için Harem bölgesine bir kur...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. İhram için beyaz ve temiz iki parçadan ibaret örtüye bürünmek. Bunların yenisi ve beyaz renklisi, yıkanmışından ve başka renklerden daha iyidir.
|
3. İhram için beyaz ve temiz iki parçadan ibaret örtüye bürünmek. Bunların yenisi ve beyaz renklisi, yıkanmışından ve başka renklerden daha iyidir.
|
Bu metni özetleyin.
|
263. Dârülharpte (düşman yurdu içinde) askerin ikamete niyeti sahih değildir. Fakat güvenlik teminatı ile böyle bir bölgede bulunan müslümanların orada ikamete (on beş günden fazla durmaya) niyet etmeleri sahihtir.
|
263. Dârülharpte (düşman yurdu içinde) askerin ikamete niyeti sahih değildir. Fakat güvenlik teminatı ile böyle bir bölgede bulunan müslümanların orad...
|
Bu metni özetleyin.
|
Evet ... Peygamber Efendimiz’in bütün âzaları, bütün duyuları ve kuvvetleri pek mükemmeldi. Başkalarının göremeyecekleri ve duyamayacakları kadar uzak yerlerde bulunan şeyleri görür, sesleri de işitirdi. Pek vakarlı olan yürüyüşü, yokuştan aşağı iner gibi hızlıca idi. Onda her yönden bir mükemmellik ve üstünlük görünürdü. Onu ilk gören kimse, muhabbet içinde kalırdı. Onunla görüşüp konuşmak şerefine kavuşan kimse, ona karşı derin bir sevgi duyardı. Onun yüksek hallerini görüp anlatanlar, onun bir dengini ne daha önce ne de sonra görmediklerini itiraf ederlerdi.
|
Evet ... Peygamber Efendimiz’in bütün âzaları, bütün duyuları ve kuvvetleri pek mükemmeldi. Başkalarının göremeyecekleri ve duyamayacakları kadar uzak...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bİrİncİ Kİtap
|
Bİrİncİ Kİtap
|
Bu metni özetleyin.
|
9. Erkek ile kadının yönleri bir olmalıdır. Buna göre, Kâbe’nin içerisinde her biri başka bir yöne dönerek cemaatle namaz kılarlarken aynı hizada bulunsalar, bu namazı bozmaz.
|
9. Erkek ile kadının yönleri bir olmalıdır. Buna göre, Kâbe’nin içerisinde her biri başka bir yöne dönerek cemaatle namaz kılarlarken aynı hizada bulu...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine böylece bir kimse, gitmek üzere olan bir şahsa, “Vallahi gitmeyeceksin” diye yemin etse bu yemin o şahsın o anki gitmesine ait olur. Sonra gitmesiyle yemini bozulmuş olmaz.
|
Yine böylece bir kimse, gitmek üzere olan bir şahsa, “Vallahi gitmeyeceksin” diye yemin etse bu yemin o şahsın o anki gitmesine ait olur. Sonra gitmes...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hayye ale’s-salâh, hayye ale’s-salâh.
|
Hayye ale’s-salâh, hayye ale’s-salâh.
|
Bu metni özetleyin.
|
110. Fıtır sadakasının vâcip olması, zekâtın farz kılınmasından öncedir. Orucun farz kılındığı yıla rastlar. Bu bir yardımlaşmadır, orucun kabulüne ve can çekişme ile kabir azabından kurtuluşa bir yoldur. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayram gününün sevincine katılmalarına bir yardımdır. Bu yönü ile fıtır sadakası, insanlık için bir hayır ve bir görevdir.
|
110. Fıtır sadakasının vâcip olması, zekâtın farz kılınmasından öncedir. Orucun farz kılındığı yıla rastlar. Bu bir yardımlaşmadır, orucun kabulüne ve...
|
Bu metni özetleyin.
|
247. “Nezrim olsun ki yalan söylemeyeyim, nezrim olsun ki falan yere gitmeyeyim” gibi sözler, “Ahdim olsun” anlamında birer yemin sayılır. Buna göre, yalan konuşsa veya o yere gitse, yalnız yemin kefâreti gerekir. “Üzerime nezrolsun” sözü de böyledir. Ancak bu sözlerle sadaka vermek, oruç tutmak, haccetmek gibi bir ibadet niyeti olursa, o zaman o ibadeti yerine getirmek gerekir.
|
247. “Nezrim olsun ki yalan söylemeyeyim, nezrim olsun ki falan yere gitmeyeyim” gibi sözler, “Ahdim olsun” anlamında birer yemin sayılır. Buna göre, ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Feraset iki türlüdür: Biri, bir çeşit ilham eseridir ki sebebi bilinmeksizin meydana gelir. Diğeri kazanılan bir haldir ki çeşitli huylara dair bilgi edinmek sebebiyle olur.
|
Feraset iki türlüdür: Biri, bir çeşit ilham eseridir ki sebebi bilinmeksizin meydana gelir. Diğeri kazanılan bir haldir ki çeşitli huylara dair bilgi ...
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte bütün bunlar, Allah’ın irade sıfatı ile vasıflı bulunduğuna birer şahittir. Yüce Allah hakkında mecburiyet düşünülemez; O, her şeyi kendi dilemesiyle yaratır. Hiçbir şeyi yaratmaya veya yok etmeye mecbur değildir. Mecburiyet bir âcizlik halidir ki Allah’ın şanına uygun olmaz.
|
İşte bütün bunlar, Allah’ın irade sıfatı ile vasıflı bulunduğuna birer şahittir. Yüce Allah hakkında mecburiyet düşünülemez; O, her şeyi kendi dilemes...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ne mutlu mal varlığına ve beden sağlığına sahip olup da bu ve buna benzer dinî görevlerini yerine getirip başaranlara!...
|
Ne mutlu mal varlığına ve beden sağlığına sahip olup da bu ve buna benzer dinî görevlerini yerine getirip başaranlara!...
|
Bu metni özetleyin.
|
(İmam Şâfiî’nin bir görüşüne göre, fakir olan muhsar, kurban yerine on gün oruç tutar. Yine İmam Şâfiî’ye göre ihsâr kurbanı, ihsârın meydana geldiği yerde de kesilebilir.)
|
(İmam Şâfiî’nin bir görüşüne göre, fakir olan muhsar, kurban yerine on gün oruç tutar. Yine İmam Şâfiî’ye göre ihsâr kurbanı, ihsârın meydana geldiği ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Misal: Özürlü bir kimse, sabah namazı için tam vaktinde abdest alsa, bu abdest, sabah namazı vaktinin çıkmasına kadar devam eder. Bu vaktin çıkması (güneşin doğması) ile son bulur. Artık vakti çıktıktan sonra o abdest ile başka namaz kılınamaz. Ancak muvakkat bir zaman için özrü kesildikten sonra abdest almışsa ve henüz özrü de belirmemişse, başka bozacak bir hal de olmamışsa, vaktin çıkması ile abdesti bozulmuş olmaz.
|
Misal: Özürlü bir kimse, sabah namazı için tam vaktinde abdest alsa, bu abdest, sabah namazı vaktinin çıkmasına kadar devam eder. Bu vaktin çıkması (g...
|
Bu metni özetleyin.
|
Peygamber Efendimiz, Mekkeliler’e ait olup Şam’dan geri dönmüş bulunan bir ticaret kafilesini elde etmek için 305 kişi ile Medine’den Revha denilen yere çıkmıştı. Bu askerlerin altmış dördü muhacirlerdendi. Geri kalanı da ensardandı.
|
Peygamber Efendimiz, Mekkeliler’e ait olup Şam’dan geri dönmüş bulunan bir ticaret kafilesini elde etmek için 305 kişi ile Medine’den Revha denilen ye...
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte bizce, yalnız bu tür yeminlere riayet edilmemesinden dolayı kefâret gerekir. İster riayetsizlik bir zorlama karşısında, ister unutarak, ister yanılarak olsun, hüküm aynıdır. Bu tür yeminin bozulmasında dinî bir görevi yerine getirme veya insanlar için bir yarar varsa yemin bozulur ve kefâret ödenir. Bozulmasında bir yarar yoksa yemine riayet edilmesi gerekir. Bir kimse borcunu ödememeye veya babası ile konuşmamaya yemin etse bu yemine riayet edemez. Borcunu vermesi ve babası ile konuşması gerekir. Sonra da Hak Teâlâ’dan af dileyerek kefâretini yerine getirir.
|
İşte bizce, yalnız bu tür yeminlere riayet edilmemesinden dolayı kefâret gerekir. İster riayetsizlik bir zorlama karşısında, ister unutarak, ister yan...
|
Bu metni özetleyin.
|
95. Tartıya bağlı olan şeyler, cinsleri değişik olsa da birbirleriyle veresiye olarak değiştirilemezler. Şu kadar kilo demir karşılığında, o kadar kilo bakır veresiye olarak satılamaz. Çünkü bunlar ağırlığa bağlı olma bakımından birdirler.
|
95. Tartıya bağlı olan şeyler, cinsleri değişik olsa da birbirleriyle veresiye olarak değiştirilemezler. Şu kadar kilo demir karşılığında, o kadar kil...
|
Bu metni özetleyin.
|
188. Peygamber Efendimiz son derece yumuşak huylu, bağışlayıcı ve mükrim idi. Öfkelenecek yerlerde sükûnetini korur, mübarek hayatına kastedenleri bile bağışlardı. Uhud Savaşı’nda mübarek bir dişi şehid edilmiş, latif çehresi kanlar içinde kalmış olduğu halde, yine düşmanlarına bedduada bulunmamış,
|
188. Peygamber Efendimiz son derece yumuşak huylu, bağışlayıcı ve mükrim idi. Öfkelenecek yerlerde sükûnetini korur, mübarek hayatına kastedenleri bil...
|
Bu metni özetleyin.
|
Tıraş olmak (halk), taksirden (saç kısaltmaktan) daha faziletlidir. Saçsız olanlar başlarının üzerine usturayı gezdirmekle bu vâcibi yerine getirmiş olurlar.
|
Tıraş olmak (halk), taksirden (saç kısaltmaktan) daha faziletlidir. Saçsız olanlar başlarının üzerine usturayı gezdirmekle bu vâcibi yerine getirmiş o...
|
Bu metni özetleyin.
|
413. Güneş doğduktan sonra görünüşüne göre bir veya iki mızrak boyu yükselmesi (45 dakika geçmesi) ile kerâhet vakti çıkmış olur. Artık istenilen nâfile ve kazâ namazları kılınabilir. Bu zamanı belirlemek için başka kolay bir usul de vardır. Şöyle ki: Çeneyi göğse dayayarak güneşe bakmalı; eğer güneş ufuktan yükselmiş olmasından dolayı görülemezse kerâhet vakti çıkmış demektir.
|
413. Güneş doğduktan sonra görünüşüne göre bir veya iki mızrak boyu yükselmesi (45 dakika geçmesi) ile kerâhet vakti çıkmış olur. Artık istenilen nâfi...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine imam ile muktedî arasında veya bir muktedî ile öndeki saf arasında uzaklık bulunsa bakılır: Eğer namaz mescid dışında kılınıyorsa ve aradaki mesafe bir saf bağlanacak miktardan az ise imama uymak sahih olur. Fakat mesafe bundan daha çok ise uymak sahih olmaz. Ama namaz mescid içinde kılınmakta ise aradaki uzaklık ne olursa olsun imama uymaya engel olmaz. Bununla beraber bazı âlimlere göre, Beytülmakdis gibi pek geniş olan mescidlerde saflar arasında bağlantı olmaksızın mecsidin en uzak bir yerinde durup imama uyulması câiz değildir.
|
Yine imam ile muktedî arasında veya bir muktedî ile öndeki saf arasında uzaklık bulunsa bakılır: Eğer namaz mescid dışında kılınıyorsa ve aradaki mesa...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Nuh Aleyhisselâm
|
3. Nuh Aleyhisselâm
|
Bu metni özetleyin.
|
YENİP İÇİLMESİ HELÂL OLAN ve OLMAYAN ŞEYLER
|
YENİP İÇİLMESİ HELÂL OLAN ve OLMAYAN ŞEYLER
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, malını, canını, ırzını ve diğer müslümanları veya müslümanların koruması altında bulunan gayri müslimleri korurken kılıç ve kama (yahut mermi ve bomba) gibi parçalayıcı bir silahla haksız yere derhal öldürülmüş bulunan mükellef ve tâhir (temiz) bir müslüman da böyledir.
|
Yine, malını, canını, ırzını ve diğer müslümanları veya müslümanların koruması altında bulunan gayri müslimleri korurken kılıç ve kama (yahut mermi ve...
|
Bu metni özetleyin.
|
SEMAVÎ KİTAPLARA İMAN
|
SEMAVÎ KİTAPLARA İMAN
|
Bu metni özetleyin.
|
“Güzel Kur’an okuyan müslümanlar, cennet ehlinin ârif olanlarıdır.”
|
“Güzel Kur’an okuyan müslümanlar, cennet ehlinin ârif olanlarıdır.”
|
Bu metni özetleyin.
|
Bundan önce varlıklarına imkân verilmeyen nice büyük icatlar zaman zaman ortaya çıkmıyor mu? İnsanların zekâ ve çalışmaları sayesinde böyle birtakım büyük ve güzel şeyler meydana geldiği halde, yaratıcımızın büyük kudretiyle artık nelerin meydana gelebileceğini düşünelim.
|
Bundan önce varlıklarına imkân verilmeyen nice büyük icatlar zaman zaman ortaya çıkmıyor mu? İnsanların zekâ ve çalışmaları sayesinde böyle birtakım b...
|
Bu metni özetleyin.
|
82. İğne ucu yahut iğne deliği kadar küçük olan sidik serpintileri, bir bedene yahut bir yere veya elbiseye sıçrarsa o yerler pis sayılmaz. Fakat bu bağışlanmaz; durgun ve az olan suyu pisletir. Çünkü bu gibi sıçrantılardan suyu korumak kolaydır.
|
82. İğne ucu yahut iğne deliği kadar küçük olan sidik serpintileri, bir bedene yahut bir yere veya elbiseye sıçrarsa o yerler pis sayılmaz. Fakat bu b...
|
Bu metni özetleyin.
|
Resûlullah Efendimiz [sallalahu aleyhi vesellem] şöyle dua buyururdu:
|
Resûlullah Efendimiz [sallalahu aleyhi vesellem] şöyle dua buyururdu:
|
Bu metni özetleyin.
|
Bir de gebe bulunan bir kadın, vücudunun sağlığı için ilaç içebilir. Bunun etkisiyle düşecek bebekten dolayı sorumlu olmaz.
|
Bir de gebe bulunan bir kadın, vücudunun sağlığı için ilaç içebilir. Bunun etkisiyle düşecek bebekten dolayı sorumlu olmaz.
|
Bu metni özetleyin.
|
İshak aleyhisselâm, rivayete göre yüz altmış yaşında iken vefat etmiştir. Hz. İbrahim’in yattığı mağarada gömülmüştür. Annesi Sâre de 127 yaşında Şam’da vefat etmiştir.
|
İshak aleyhisselâm, rivayete göre yüz altmış yaşında iken vefat etmiştir. Hz. İbrahim’in yattığı mağarada gömülmüştür. Annesi Sâre de 127 yaşında Şam’...
|
Bu metni özetleyin.
|
136. Nihayet iki ordu karşılaşmıştı. Peygamber Efendimiz, ashaptan Cübeyr oğlu Abdullah’ı elli ok atıcı ile bir derenin ağzında görevlendirdi. Onlara şu talimatı verdi: “Buradan düşmanın saldırısı beklenir. Sakın benden emir almadıkça ayrılmayınız.”
|
136. Nihayet iki ordu karşılaşmıştı. Peygamber Efendimiz, ashaptan Cübeyr oğlu Abdullah’ı elli ok atıcı ile bir derenin ağzında görevlendirdi. Onlara ...
|
Bu metni özetleyin.
|
33. Orucu hurma gibi tatlı bir şeyle açmak menduptur.
|
33. Orucu hurma gibi tatlı bir şeyle açmak menduptur.
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
111. Renk veren bir iplik parçasını defalarca ağza alıp çıkarmak orucu bozmaz. Fakat oruçlu olduğunu hatırlayan kimse, ağzına aldığı herhangi bir renkteki ipliğin rengiyle boyanmış tükrüğünü yutacak olsa orucu bozulur.
|
1. 111. Renk veren bir iplik parçasını defalarca ağza alıp çıkarmak orucu bozmaz. Fakat oruçlu olduğunu hatırlayan kimse
2. ağzına aldığı herhangi bir renkteki ipliğin rengiyle boyanmış tükrüğünü yutacak olsa orucu bozulur.
|
Bu metni özetleyin.
|
2. Orucun yerine getirilmesinin (edası) farz olması için sıhhat ve ikamet şarttır. Onun için hasta olana ve yolculuk halinde bulunanlara, bu hallerinde oruç tutmak farz değildir. Bunlar oruçlarını tutamayınca, sonra o tutamadıkları oruçları kazâ ederler.
|
2. Orucun yerine getirilmesinin (edası) farz olması için sıhhat ve ikamet şarttır. Onun için hasta olana ve yolculuk halinde bulunanlara, bu hallerind...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, bir kimse, bir adamın malından onun adına zekâtını verdiği zaman, o kimse buna rıza gösterirse bakılır: Eğer o mal fakirin yanında mevcut bulunuyorsa bu zekât sahih olur; değilse olmaz.
|
Yine, bir kimse, bir adamın malından onun adına zekâtını verdiği zaman, o kimse buna rıza gösterirse bakılır: Eğer o mal fakirin yanında mevcut bulunu...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Yavrum! Âlimlerin meclisine devam et, hekimlerin sözlerini dinle. Çünkü yüce Allah yeryüzünü çisinti ile dirilttiği gibi, ölü bir kalbi de şüphesiz hikmet nuru ile diriltir.”
|
“Yavrum! Âlimlerin meclisine devam et, hekimlerin sözlerini dinle. Çünkü yüce Allah yeryüzünü çisinti ile dirilttiği gibi, ölü bir kalbi de şüphesiz h...
|
Bu metni özetleyin.
|
186. Vücut yıkanırken iğne ucu kadar bir yerin kuru kalmamasına dikkat edilecek, kulaklar ve göbek oyuğu yıkanacak. Su saçların, sakalların, kaşların ve bıyıkların aralarına ve altlarındaki deriye kadar geçecektir. Bunlar sık olsa bile, suyun ulaşması sağlanacaktır. Bunların araları ve dipleri kuru kalırsa gusül tamamlanmış olmaz. Ancak kadınların başlarından aşağıya sarkmış olan saçlarının yıkanması şart değildir. Önemli olan bunların diplerine suyun geçmesidir. Erkeklerde bir zorunluk bulunmadığı için, böyle sarkmış olan saçlarının her tarafını yıkamak gerekir.
|
186. Vücut yıkanırken iğne ucu kadar bir yerin kuru kalmamasına dikkat edilecek, kulaklar ve göbek oyuğu yıkanacak. Su saçların, sakalların, kaşların ...
|
Bu metni özetleyin.
|
11. İslâm dininde ilmin kıymeti pek büyüktür. İlim bir nurdur, bir hayattır, bir cemiyetin yaşamasına ve yükselmesine sebeptir. Cahillik ise bir karanlıktır, bir ölüm, bir felakettir.
|
11. İslâm dininde ilmin kıymeti pek büyüktür. İlim bir nurdur, bir hayattır, bir cemiyetin yaşamasına ve yükselmesine sebeptir. Cahillik ise bir karan...
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Met‘umat, yenen ve içilip tadılan şeylere denir. Her yenen şeye “taam” denir. Bunun çoğulu “et‘ime”dir.
|
7. Met‘umat, yenen ve içilip tadılan şeylere denir. Her yenen şeye “taam” denir. Bunun çoğulu “et‘ime”dir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu dört müctehidin büyüklüğü üzerinde ve onların mezheplerinin hak olduğunda, müslümanlar çoğunluğunun birliği vardır. Bu dört mezhepten başkasına uyulmaması konusunda da yine bütün müslümanların sanki bir birlik anlaşmaları olmuştur. Çünkü bu dört mezhebi kuran dört müctehidden her biri, Hz. Peygamber’in devrine çok yakın bir zamanda yetişmiş, büyük bir ilim ve güzel amellerle vasıflanmışlardı. Üstün bir zekâya sahip olan, eserleri zamanımıza kadar ulaşan ve bütün müslümanların takdirini kazanan kimseler olmuşlardır. Böylece müslümanlar arasında fazla ayrılık kapısı kapanmış, tam yetki sahibi olmayanların ictihada kalkışmalarına meydan kalmamıştır.
|
Bu dört müctehidin büyüklüğü üzerinde ve onların mezheplerinin hak olduğunda, müslümanlar çoğunluğunun birliği vardır. Bu dört mezhepten başkasına uyu...
|
Bu metni özetleyin.
|
509. Mescidlerde suçlulara ceza uygulamak, alışveriş yapmak câiz değildir. Yalnız itikâf halinde olanlar, kazanç sağlamak maksadı olmaksızın sadece ihtiyaçları kadar alışverişte bulunabilirler (İtikâf konusuna bakılsın).
|
509. Mescidlerde suçlulara ceza uygulamak, alışveriş yapmak câiz değildir. Yalnız itikâf halinde olanlar, kazanç sağlamak maksadı olmaksızın sadece ih...
|
Bu metni özetleyin.
|
11. Kâbe-i Muazzama, Mekke-i Mükerreme şehrinde Allah Teâlâ’nın emriyle İbrahim aleyhisselâmın ilk olarak veya yenilemek suretiyle yapmış olduğu dört köşeli yüksek ve mübarek bir binanın işgal ettiği kutsal bir yerdir. Burası bütün müslümanların kıblesidir. Bu kıblegâha, ilâhî bir mâbed ve ilâhî rahmetin tecelli kaynağı olmasından dolayı Beytullah, Beyt-i Muazzam adı verilmiştir.
|
11. Kâbe-i Muazzama, Mekke-i Mükerreme şehrinde Allah Teâlâ’nın emriyle İbrahim aleyhisselâmın ilk olarak veya yenilemek suretiyle yapmış olduğu dört ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Abdesti olan bir müslüman, abdest almış olduğu yerden başka bir yerde sevap niyetiyle abdest alması yahut bir ibadet yaptıktan sonra aynı yerde tekrar abdest alması suretiyle toplanan sular da böyledir.
|
Abdesti olan bir müslüman, abdest almış olduğu yerden başka bir yerde sevap niyetiyle abdest alması yahut bir ibadet yaptıktan sonra aynı yerde tekrar...
|
Bu metni özetleyin.
|
Cebri savunanlar, çok kere bu iddialarını kendileri bozarlar. Örneğin: Onlardan birine bir kimse bir tokat vursa hemen kızarlar ve karşılık vermeye kalkışırlar. Oysa kendi iddialarına göre, o kimseyi suçlu görmemek gerekirdi. Çünkü onun bir tokat vurması, onların inançlarına göre bir kader gereğidir. Tokat vuran bu işi yapmaya mecburdu. Onun için sorumlu olmaktan berîdir.
|
Cebri savunanlar, çok kere bu iddialarını kendileri bozarlar. Örneğin: Onlardan birine bir kimse bir tokat vursa hemen kızarlar ve karşılık vermeye ka...
|
Bu metni özetleyin.
|
39. Hz. Musa, Benî İsrâil’den (İsrâiloğulları’ndan) İmrân adındaki bir şahsın oğludur, Mısır’da doğmuştur. İsrâiloğulları Mısır’da çoğalarak on iki kabileye ayrılmışlardı. Bunlara “Benî İsrâil esbatı” (İsrâiloğulları’nın torunları) denirdi. Bunların böyle çoğalmaları, Mısır’ın eski halkı olan Kıptîler’in hoşuna gitmiyordu. Onun için bunlara eziyet ediyorlar ve dedelerinin ili olan Ken‘ân yurduna çıkıp gitmelerini engelliyorlardı.
|
39. Hz. Musa, Benî İsrâil’den (İsrâiloğulları’ndan) İmrân adındaki bir şahsın oğludur, Mısır’da doğmuştur. İsrâiloğulları Mısır’da çoğalarak on iki ka...
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte bu cihad sonunda müslümanların galip gelerek mal elde etmeleri, en faziletli bir kazançtır. Çünkü bu sayede İslâm üstün kılınmış olarak maddeye de sahip olunur. Bu mallar İslâm devlet başkanı tarafından bir ölçü içerisinde mücahidlere bölünür. Bu malları mücahidlerin kendilerinin almaları, karışıklığa sebep olacağı, diğer mücahidlerle hazinenin haklarına aykırı düşeceği için helâl değildir.
|
İşte bu cihad sonunda müslümanların galip gelerek mal elde etmeleri, en faziletli bir kazançtır. Çünkü bu sayede İslâm üstün kılınmış olarak maddeye d...
|
Bu metni özetleyin.
|
Selâm vermenin bazı edepleri vardır. Bunlardan bir kısmı: Bir topluluğun yanına girilirken konuşulmadan önce “es-selâmü aleyküm” diye selâm verilir.
|
Selâm vermenin bazı edepleri vardır. Bunlardan bir kısmı: Bir topluluğun yanına girilirken konuşulmadan önce “es-selâmü aleyküm” diye selâm verilir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Diğerleri, silmek, kazımak, ovalamak ve yakmak suretiyle temizlemedir. Bunları sırasıyla anlatıyoruz.
|
Diğerleri, silmek, kazımak, ovalamak ve yakmak suretiyle temizlemedir. Bunları sırasıyla anlatıyoruz.
|
Bu metni özetleyin.
|
(Oruç kefâretinde böyle sırayı gözetmek hem Hanefîler’ce hem de Şâfiîler’ce gereklidir. Mâlikîler’de sıra gözetmek yoktur, insan dilerse köle âzat ederek, dilerse oruç tutarak ve dilerse yemek yedirerek bunu yapar.)
|
(Oruç kefâretinde böyle sırayı gözetmek hem Hanefîler’ce hem de Şâfiîler’ce gereklidir. Mâlikîler’de sıra gözetmek yoktur, insan dilerse köle âzat ede...
|
Bu metni özetleyin.
|
8. Doğu ile batıda ve Arap yarımadasında birer büyük yer çöküntüsü olması ...
|
8. Doğu ile batıda ve Arap yarımadasında birer büyük yer çöküntüsü olması ...
|
Bu metni özetleyin.
|
254. Yolculuk hükmünün uygulanması, oturulan yerin yola çıkıldığı yöndeki evlerinden ayrıldıktan ve en az üç günlük bir yere gidilmesine niyet edildikten sonra başlar. Onun için bu evler tamamen geçilmedikçe ve sefere niyet edilmedikçe sefer hali başlamış olamaz.
|
254. Yolculuk hükmünün uygulanması, oturulan yerin yola çıkıldığı yöndeki evlerinden ayrıldıktan ve en az üç günlük bir yere gidilmesine niyet edildik...
|
Bu metni özetleyin.
|
254. “Falan kimseye şu kadar para adadım, falan türbeye şu kadar mum adadım, falat zatın gelmesi için kurban keseceğim” gibi sözler câiz değildir. Hele bir ölü hakkında, “Ey mübarek zat! Sen benim şu işimi yoluna koyarsan, şu hastama şifa verirsen, şu kayıp malımı bana geri çevirtirsen, senin türbene şu kadar şey harcayayım” şeklinde adaklar bâtıldır, haramdır. Belki, “Allah rızası için şu fakire şu kadar para vermek adağım olsun, Allah Teâlâ hastama şifa verirse, şu kayıp malı bana geri döndürürse, Hak rızası için sadaka vereyim, kurban kesip etini sadaka vereyim, onların mescidlerine hasır ve zeytinyağı alayım” şeklinde bir adak yapılabilir.
|
254. “Falan kimseye şu kadar para adadım, falan türbeye şu kadar mum adadım, falat zatın gelmesi için kurban keseceğim” gibi sözler câiz değildir. Hel...
|
Bu metni özetleyin.
|
O, öyle değeri yüksek bir peygamberdir ki bütün insanlığın selâmet ve mutluluğuna çalışarak yeryüzünde en mutlu bir inkılap meydana getirmiştir.
|
O, öyle değeri yüksek bir peygamberdir ki bütün insanlığın selâmet ve mutluluğuna çalışarak yeryüzünde en mutlu bir inkılap meydana getirmiştir.
|
Bu metni özetleyin.
|
6. Muhâzat (aynı hizada bulunuş) olabilmesi için, erkeğin yanında bulunan kadınla başlangıç tekbirleri bakımından ortaklık olmalıdır. Kadın, ya hizasında bulunduğu erkeğin iftitah tekbirini bağlayarak ona uymalı veya bu erkekle beraber tahrimelerini üçüncü bir şahsın tahrimesine bağlamış bulunmalıdırlar. Bu bakımdan aynı namazı erkek ile kadın yan yana durarak tek başlarına kılsalar yahut yalnız biri imama uyup diğeri tek başına kılacak olsa namazları bozulmaz.
|
6. Muhâzat (aynı hizada bulunuş) olabilmesi için, erkeğin yanında bulunan kadınla başlangıç tekbirleri bakımından ortaklık olmalıdır. Kadın, ya hizası...
|
Bu metni özetleyin.
|
33. Namaz için kıbleye yönelince, “döndüm kıbleye” denilmesi gerekmez. Yeter ki kıblenin Kâbe olduğu bilinsin. Zayıf bir görüşe göre de döndüm kıbleye denmesi gerekir.
|
33. Namaz için kıbleye yönelince, “döndüm kıbleye” denilmesi gerekmez. Yeter ki kıblenin Kâbe olduğu bilinsin. Zayıf bir görüşe göre de döndüm kıbleye...
|
Bu metni özetleyin.
|
1 fersah 12.000 adım, 1 mil de 4000 adım sayılmaktadır. Bununla beraber fersahlar düz yerler ile dağlık yerlerde ve dereliklerde bulunan durumlara göre değişir. Düz bir arazide 1 fersah mesafe bir saatte alınabileceği halde, dağlık bir yerde böyle bir mesafe bir saatte alınamaz. Onun için bu konuda fersah bir ölçü sayılmamalıdır. Şu da var ki fersah esas alındığı takdirde birçok mesele çözümlenmiş olur.
|
1 fersah 12.000 adım, 1 mil de 4000 adım sayılmaktadır. Bununla beraber fersahlar düz yerler ile dağlık yerlerde ve dereliklerde bulunan durumlara gör...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Şüphesiz ki Allah, refîktir, rıfkı sever. Ve sertlik üzerine vermediği şeyi yumuşak huyluluk üzerine verir.”
|
“Şüphesiz ki Allah, refîktir, rıfkı sever. Ve sertlik üzerine vermediği şeyi yumuşak huyluluk üzerine verir.”
|
Bu metni özetleyin.
|
332. Bir vâcibi yanılarak terketmek sehiv secdelerini gerektirir. Birinci oturuşu veya vitirde Kunut’u veya bayram namazlarında ziyade tekbirleri yahut birinci ve ikinci oturuşlarda Tahiyyat’ı okumayı terketmek gibi.
|
332. Bir vâcibi yanılarak terketmek sehiv secdelerini gerektirir. Birinci oturuşu veya vitirde Kunut’u veya bayram namazlarında ziyade tekbirleri yahu...
|
Bu metni özetleyin.
|
72. Daha öşrü verilmemiş olan ekinlerden veya ağaç üstündeki meyvelerden yenmemelidir. Bununla beraber öşrünü hesap edip ödemek niyetiyle yenilmesi helâl olur. Çünkü yediğini ödemiş olacaktır.
|
72. Daha öşrü verilmemiş olan ekinlerden veya ağaç üstündeki meyvelerden yenmemelidir. Bununla beraber öşrünü hesap edip ödemek niyetiyle yenilmesi he...
|
Bu metni özetleyin.
|
4. Mayasıl ıslaklığı ve parmaklar arasındaki pişinti.
|
4. Mayasıl ıslaklığı ve parmaklar arasındaki pişinti.
|
Bu metni özetleyin.
|
Farz hac için yapılan sa‘y kudûm veya ziyaret tavaflarından sonra yapıldığı gibi, umre için yapılan sa‘y da umre tavafından sonra yapılır.
|
Farz hac için yapılan sa‘y kudûm veya ziyaret tavaflarından sonra yapıldığı gibi, umre için yapılan sa‘y da umre tavafından sonra yapılır.
|
Bu metni özetleyin.
|
Resûl-i Ekrem Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] bir kabristanda bulunan iki mezar sahibinin azap çekmekte olduklarını anlamışlar. Mübarek ellerine aldıkları yapraksız bir yaş hurma dalını ikiye bölüp bir kısmını bir kabrin ve diğerini de öbür kabrin başına dikmiş ve, “Umulur ki bunlar kuruyuncaya kadar, bu kabir sahiplerinin çekmekte oldukları azap hafifleyecek” buyurmuşlardır. Bunun içindir ki bazı yerlerde kabirlerin üzerlerine Mersin ağaç dallarını koymak âdet olmuştur. Fakat bu hususta asıl olan, yaş ağaçların dikilmesidir. İmam Buhârî’nin hadis kitabını açıklayan merhum Aynî’nin dediği gibi: “Kabirlerin üzerine sadece yaş dalları, güzel kokulu çiçekleri ve yeşillikleri koymak bir şey değildir. Sünnet olan ağaç dikmektir.” Ağaçların sağlık bakımından da yararları bilinmektedir.
|
Resûl-i Ekrem Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] bir kabristanda bulunan iki mezar sahibinin azap çekmekte olduklarını anlamışlar. Mübarek ellerin...
|
Bu metni özetleyin.
|
81. Ramazan gecesinde veya gündüzünde bayılan yahut deliren kimse, istiva zamanından önce kendine gelip oruca niyet edince oruçlu bulunmuş olur.
|
81. Ramazan gecesinde veya gündüzünde bayılan yahut deliren kimse, istiva zamanından önce kendine gelip oruca niyet edince oruçlu bulunmuş olur.
|
Bu metni özetleyin.
|
Resûl-i Ekrem Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], Lokman Hekim’in oğluna şöyle bir öğüt vermiş olduğunu buyurmuştur:
|
Resûl-i Ekrem Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], Lokman Hekim’in oğluna şöyle bir öğüt vermiş olduğunu buyurmuştur:
|
Bu metni özetleyin.
|
32. Zekât için ayrılmış olan bir mal, ziyana uğrasa zekât düşmez. Fakat zekât için ayrılan bir mal fakirlere verilmeden para sahibi ölse, bu para vârislerine miras kalır.
|
32. Zekât için ayrılmış olan bir mal, ziyana uğrasa zekât düşmez. Fakat zekât için ayrılan bir mal fakirlere verilmeden para sahibi ölse, bu para vâri...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, bir hayır işine harcanan para zekâta sayılamaz. Zekât parası ile hac yaptırılamaz, köle âzat edilemez. Mescid, medrese, çeşme, yol, köprü yaptırılamaz. Yine zekât parası ile ölülere kefen alınamaz veya borçları ödenemez. Fakat bir fakir, aldığı zekât parasını kendi rızası ile bu gibi hayır yollarına harcasa, bundan hem o fakir hem de ona zekâtı vermiş olan şahıs sevap kazanmış olur.
|
Yine, bir hayır işine harcanan para zekâta sayılamaz. Zekât parası ile hac yaptırılamaz, köle âzat edilemez. Mescid, medrese, çeşme, yol, köprü yaptır...
|
Bu metni özetleyin.
|
125. Fıtır sadakasını, aralarında karı kocanın veya doğum bakımından ilgi bulunanların birbirlerine vermesi sahih değildir. Bir kimse fitresini, fakir olan karısına, babasına ve oğluna veremez.
|
125. Fıtır sadakasını, aralarında karı kocanın veya doğum bakımından ilgi bulunanların birbirlerine vermesi sahih değildir. Bir kimse fitresini, fakir...
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte “haset”, çekememezlik ve kıskançlık denilen kötü hal, bu kötülük severlikten başkası değildir.
|
İşte “haset”, çekememezlik ve kıskançlık denilen kötü hal, bu kötülük severlikten başkası değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
83. İhtikârın lugat anlamı, “azalsın ve kıymetlensin diye bir malı saklamak”tır. Dinî bir terim olarak ise, “İnsanların ve evcil hayvanların yiyecek ve içecekleri olan maddeleri, ucuz yerlerden alıp kıymetleri yükselsin diye kırk gün bekletmektir (stok yapma).” Böyle yapan kimseye “muhtekir” denir.
|
83. İhtikârın lugat anlamı, “azalsın ve kıymetlensin diye bir malı saklamak”tır. Dinî bir terim olarak ise, “İnsanların ve evcil hayvanların yiyecek v...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bununla beraber adaklara riayet etmek gerekir. Çünkü adak yapan, yüce Allah ile sözleşme yapmış demektir. Onun için yapılan adağa vefa gösterilmesi, verilen sözün yerine getirilmesi gerekir. Allah Teâlâ, adaklarını yerine getirenleri Kur’ân-ı Kerîm’inde övmüştür.
|
Bununla beraber adaklara riayet etmek gerekir. Çünkü adak yapan, yüce Allah ile sözleşme yapmış demektir. Onun için yapılan adağa vefa gösterilmesi, v...
|
Bu metni özetleyin.
|
Nâfile oruca niyet edilecek olsa, sahih olan görüşe göre, ramazan orucuna niyet edilmiş olur. Hastanın da bu şekilde olan niyetleri, sahih olan görüşe göre, ramazan orucuna sayılır.
|
Nâfile oruca niyet edilecek olsa, sahih olan görüşe göre, ramazan orucuna niyet edilmiş olur. Hastanın da bu şekilde olan niyetleri, sahih olan görüşe...
|
Bu metni özetleyin.
|
498. Mescidlerin lambaları en fazla gecenin üçte birine kadar yakılabilir, bundan fazla yakılamaz. Çünkü vakfın malına tecavüz olur. Ancak vâkıfın böyle bir şartı varsa veya âdet öyle ise tecavüz sayılmaz.
|
498. Mescidlerin lambaları en fazla gecenin üçte birine kadar yakılabilir, bundan fazla yakılamaz. Çünkü vakfın malına tecavüz olur. Ancak vâkıfın böy...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Ey insanlar! Dinleyiniz, anlayınız ve biliniz ki müslümanlar hep birbirinin kardeşidir. Bir kimseye kardeşinin malı helâl olmaz; ancak gönül rızası ile olabilir. Sakın nefislerinize zulmetmeyiniz. Ey insanlar! Kadınlarınızın üstünde sizin hakkınız, fakat sizin üzerinizde de onların hakları vardır. Onlar, sizin haklarınızı gözetmelidirler. Siz de onlara güzel davranmalısınız. Ey insanlar! Ben size gerekli olan din hükümlerini tebliğ ettim ve size bir şey bıraktım ki ona sarıldıkça hiçbir zaman sapıklığa düşmezsiniz. O da Allah’ın kitabı ile Peygamber’in sünnetidir.”
|
“Ey insanlar! Dinleyiniz, anlayınız ve biliniz ki müslümanlar hep birbirinin kardeşidir. Bir kimseye kardeşinin malı helâl olmaz; ancak gönül rızası i...
|
Bu metni özetleyin.
|
Kur’an’ın ifadesi bir mucizedir. Bu gibi daha nice hikmet ve gerçekleri içinde toplamıştır. İnsanlık âlemi ne kadar yükselirse yükselsin, hiçbir zaman Kur’an’ın yüksek talimatı dışında kalamaz. Kur’an’ın talimatına (gösterdiği prensiplere ) aykırı davranışlar ise aslında yükselme değil, bir alçalmadır.
|
Kur’an’ın ifadesi bir mucizedir. Bu gibi daha nice hikmet ve gerçekleri içinde toplamıştır. İnsanlık âlemi ne kadar yükselirse yükselsin, hiçbir zaman...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu çeşit araziden, ya ürününe göre ya da uygun görülecek belli bir miktarda haraç adıyla bir vergi alınır. Ama bu zekât değildir.
|
Bu çeşit araziden, ya ürününe göre ya da uygun görülecek belli bir miktarda haraç adıyla bir vergi alınır. Ama bu zekât değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
40. Orucun vakti ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar devam eden müddettir. Bununla beraber, ikinci fecrin ilk doğuşu anına mı, yoksa aydınlığının ufukta uzanıp dağılmaya başladığı zamana mı itibar olunacaktır meselesinde ihtilaf vardır. Bazı âlimlere göre, ikinci fecrin ilk doğuş anı esastır. İhtiyata en yakın olan görüş de budur. Diğer bazı âlimlere göre, aydınlığın biraz uzayıp dağılmaya başladığı zamana itibar edilmelidir. Oruç tutacaklar hakkında daha elverişli olan da budur.
|
40. Orucun vakti ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar devam eden müddettir. Bununla beraber, ikinci fecrin ilk doğuşu anına mı, yoksa ayd...
|
Bu metni özetleyin.
|
531. Ölünün saçları ve tırnakları kesilmez. Sünnet olmamışsa sünnet edilmez. Cenaze yıkanırken pamuk kullanılmaz. Yıkandıktan sonra havlu ve benzeri bir şeyle kurulanır. Ondan sonra kefen gömleği giydirilir ve geri kalan kefenleri yayılır. Başına ve sakalına “hanut” denilen kâfur veya benzeri güzel kokulu bir şey konur. Secde yerleri olan alın, burun, eller, dizler ve ayaklara da kâfur konur.
|
531. Ölünün saçları ve tırnakları kesilmez. Sünnet olmamışsa sünnet edilmez. Cenaze yıkanırken pamuk kullanılmaz. Yıkandıktan sonra havlu ve benzeri b...
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.