Unnamed: 0 int64 0 16.6k | Sentence stringlengths 1 13.7k | Sentiment int64 0 1 |
|---|---|---|
10,400 | genelde filmi izlemeden yorum yapmak adetim değildir ama ejderha ve itfaiyeci kelimelerini birarada görünce bu ne yaw dalga mı geçiyorlar dedim kendi kendime ne ilgisi var yani. Ejderhanın çıkardığı bütün yangınları söndürürüm en sonunda o da sıkılır veya ateşi biter böylece dünya da kurtulur da der bu kahraman itfaiyeci arkadaş allah bilir. Level 15 itfaiyeciyim kimse beni tutamaz yıkar geçerim ejderleri :) | 0 |
10,401 | Böyle filmleri severim....(yada öyle zannediyorum) | 1 |
10,402 | İzlediklerimizden oldukça farklı bir apoklliptik distopik bir film. Dürüst olmam gerekirse fragmanını gördükten sonra izlememek için direniyordum yani konu çok saçma görünmüştü ama aslında (eğer ejderhanın bulunuşunu saymazsak) o kadar da saçma bir film olmadığını aksine merak ve zevkle kendisine bağladığına şahit oldum. Matthew McConaughey karaktere çok yakışmış, görsel efektler ise şahane. Benim gibi ön yargı ile yaklaşanlardansanız bu düşüncenize pişman olacaksınız; mutlaka izleyin. | 0 |
10,403 | zzzzzzz.... | 0 |
10,404 | Hayatımda seyrettiğim en gereksiz ve sıradan yapılmış bir filmdi. Her şey o kadar sıradan ki. Sakın ha seyretmeyin... | 0 |
10,405 | ozellikle ilk iki seri cok iyiydi. 70 ler avrupasi sahane aktarilmis, ben bayildim.. | 1 |
10,406 | Normalde konser filmi sevmem ama Metallica bir konser filmi yapınca meraklandım ve filmi izledim. Zaten fragmandan da anlaşıldığı gibi çok farklı bir film olacağının sinyallerini veriyordu bu film. Film muhteşemdi! Tüm konser çekim teknikleri, görsel efektler ve şarkılar bir an olsun sizi hiç sıkmıyor. Konser filmi ve Metallica hayranlarının oldukça tatmin olacakları bir film olmuş. Tavsiye ederim. 4/5 | 1 |
10,407 | İlk 10 dakika sıkılabilirsiniz, kadın sınıfta sadece konuşuyor. Ama sonrası mükemmel, gerçekten çok iyi bir film. İzlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum... | 1 |
10,408 | Orhan Kemalin kitabından guzel bir uyarlama oldugunu düşünüyorum.En kısa zamanda izleyin derim ;) | 1 |
10,409 | 1979 yılı gelecek karanlık günler ve sinema. Türk sinemasının ustalarından Erden Kıralın Çukurova gerçeğini yansıttığı filmde , paranın gücünü , erkeklerin zaaflarını , böcekli ekmekleri , kişilik kavramının heba edildiğini görüyoruz. Filmin bugün biz gençlerce keşfedilmesi(maalesef Ankara ve İstanbulda) çok çok önemli. Hala etkisindeyim. Oyunculukları ayrı övmek lazım . Yaman Okayı , Menderes Samancılarıı , Tuncel Kurtizi , Erol Demirözü Muhteşem bir film sinemada kaçıranlar vcd yi ıskalamasın 10/8 | 1 |
10,410 | Fiilmi izlemeyi çok istiyordum ama sinema salonlarının çoğunda bir hafta yayınlandı sadece..Nekadar sinir bozucu bir durum | 0 |
10,411 | ben iksv festivalde izleme şansı buldum. gerçekten çok iyi bir film. pamukların arasında geçiyor. eski filmlerin sinemada yeniden izlenmesi beni çok mutlu etti :) festival haricinde :) | 0 |
10,412 | bu filminin 2003 de yapılan uzak doğu versiyonunu izlemiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki beklediğim kadar iyi değildi ve oyunculuklarda berbattı etkileyici bir senaryo fakat anlatılış sunuş oyunculuk gbi birçok açıdan 2003 uzakdoğu versiyonu çok daha iyiydi... | 0 |
10,413 | Ülkemizde işkencelerin doğal sorgulama yöntemi olarak kullanıldığı sıkı sıkıya haki renklerle yönetildiğimiz(!) dönemlerden güllerin, insanların bitirildiği karanlık günlerden kapkara kesitlerle dolu bir film.İşkence sahnelerinin çokluğu izlerken rahatsız ediyor, ancak bunları yaşayan insanları düşündükçe diyecek söz bulamıyorum.Hikaye, işkence odaklı olduğu için kurguda ve işleyişte zaman zaman aksamalar hissediliyor. Anlatılmak istenen fazlasıyla anlatıldığı için bunlar arka planda kalıyor.İşkenceciler olanca çirkinlikleri ile güzel oynamışlar.Alamancının üfürükleri çok tanıdık. Ülkesini her fırsatta yerin dibine sokan sonradan görme tip iyi resmedilmiş. Filmdeki yeniçeri sahnesi çok iğreti olmuş. Anlam veremedim. Dayağın eğitimde, evde ve sonra sorguda kullanımı içiçe birbirinin devamı gibi vurgulanmış.Sorguda işkencenin kullanımı bu kadar basit olmasa gerek. Sanki doğal bir sonuç algısı, işkenceyi mazur görmeye kadar varabilir ki bu çok yanlış olur.Sorguların klasik iyi kötü polis oyunu çok güzel oynanmış.Burada rahmetli Hasan Nail Canatı da anmadan geçmeyelim.Kısaca eksiklerine rağmen yakın tarihimizdeki işkence olgusuna travmatik bir yaklaşım olarak iyi denebilir. 7,5/10 | 1 |
10,414 | insanda derin yaralar açan gerçek kesit...çok başarılı | 1 |
10,415 | fredy bana kucuklukte korkunc gelıyordu ama jasonda ıse karısınca komık olur gıbıme gelıyor..ama ben kendıme hayret edıyorum.1 yıldır fılmın korsanı pıyasada ve ben ızlemedım.demekkı aklımda yokmus.artık sınemada ızleyıp yorumlarımızı yazacagız | 0 |
10,416 | komedi tarzında bir film:))) gülmekten öldüm filmde!!! gülmeyi sevenlere tavsiye edilir!! | 0 |
10,417 | Film normaldi tamam ama sonu çok kötüydü daha değiştirilebilirdi orada zeynep ölmeyecekti biraz sinirim bozuldu sonuna ve sonundan bişey anlayamadım ilk başta daha düzgün bir film yapabilirlerdi bence. | 0 |
10,418 | Fahriye Evcen’in güzelliği olmasaydı bu puanı vermezdim. Senaryo eski klasik Türk filmlerini aratmıyor. Eski Türk filmlerine doymadım diyorsanız izleyin. | 0 |
10,419 | O yüzdün aşk filminden çok acıma filmi olmuş. Buna rağmen oyunculuk harika. | 0 |
10,420 | 1990 pretty women filminden konu alıntı çalıntı yapılmış. Senarist o filmden çok etkilenmiş galiba.. | 0 |
10,421 | Yönetmen Alex Proyas'ın 7 yıldır çektiği ilk uzun metrajlı film olduğunun 2s 7dk boyunca saniye saniye görebilirsiniz. filmin diyalogları ve kurgusu komedi programlarında skeçlerden daha basitti. 3D olarak da tatmin edecek efekleri yoktu diye düşünüyorum. hollywood yine beni şaşırtmadı. İzleyeceklerin tamamen can sıkıntısına yapacak bir şeyleri yoksa gidip izlemelerini bile tavsiye etmiyorum :) | 0 |
10,422 | daha iyi bir yapım beklerken vasatlığıyla ve birçok mantık hatasıyla hayal kırıklığı yaratan film 6/10 | 0 |
10,423 | Filmin fazlasıyla eksiği var ama vaat ettiğini, bana göre, izleyiciye vermeyi başarıyor. Oyuncu kadrosu mitoloji ağırlıklı filmlerle kıyasladığımız zaman fazlasıyla iyi. Efektler filmin yarısında çok iyiyken diğer yarısında ise bir hüsrana dönüşüyor. Kimi zaman büyük zevk aldığım efektlerden, kimi zaman çizgi film izliyor gibi bir etki aldım. Tanrıların yaşamı anlatılırken dünyanın farklı şekillerde olması ve o zamanki inançlar gerçekten tarih kitaplarında yazanlar gibi anlatılıyor. Mısır Mitolojisi hakkında bir şeyler biliyorsanız, ufak detaylar da göze çarpıyor ve bu gerçekten hoş bir durum. Oscar alacak kadar iyi bir film olmasa da benim için fazlasıyla iyi bir film olduğunu söyleyebilirim. | 1 |
10,424 | harika bir isveç yapımı.. avrupa sineması ve karakterlerin yansıttığı gerçeklik.. klişe bir vampir hikayesi ancak bu şekilde değiştirilip, duygu yüklü bir şekilde aktarılabilir.. oyuncuların yaşı küçük olmasına rağmen yetenekleri harika.. o duyguyu bize saniye saniye tattırıyorlar filmde.. hele o kapıdan içeri giriş sahnesi.. hiçbir hollydood efekti çocuğun o anki sarılışının yerini tutamaz fikrimce.. mutlaka izleyin.. izlerken ayrıntıları gözden kaçırmayın daha da dikkat edin.. eminim ki filmden aldığınız keyif katlanarak artacak..9/10 | 1 |
10,425 | bakın arkadaşlar ben sinema 4. sınıf öğrencisiyim ve bu filmi kuzenlerimle beraber izledim onlar artıkbitsin bu işencede gidelim diye izlediler ben ise biraz bu işin eğitimini aldığım için beğendim yani diyeceyim sıradan izleyiciler bu filmden çok sıkılabilir o yüzden gitmeden önce düşünün yoksa bir işkenceğe dönüşebilir | 0 |
10,426 | bu filmi izleyeni bayağı oldu ve kesinlikle izleyin. değişik bir tad emin olun... | 0 |
10,427 | zamanına gore *kı sanırım 1940*50 arası ıdı* cok ıyı cekılmıs olan bır fılm .tahmınımce rock hudson'nun da ılk fılmlerınden oluyor (hatrıladıgım kadarı ıle) | 0 |
10,428 | Çok da hoş bir film değil. Hatta biraz boş bir film. Ama kendini izlettiriyor işte. Tatlı bir havası var filmin. | 0 |
10,429 | Evet zaman gecirmek icin izlenilebilecek ama yinede guzel ve hos bi film. | 1 |
10,430 | Harika bir komedi değil ama izlerken hiç sıkılmıyorsunuz.Ben çok keyif aldım izlerken ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.Tavsiye ederim... 7/10 | 0 |
10,431 | dostum ben amerikalıların nelerden zevk aldıgını biliyorum savas iskence cinayet | 0 |
10,432 | amerikalıların bu tip filmlerde espri anlayışının bize uymadığını yüz bin defa test ederek anladık.. bi daha asla.... bence onlar da biraz şaban oğlu şaban seyretmeli... | 0 |
10,433 | bence güzel bir filmdi.. sinemalarda seyre değer pek film olmadığını düşünürsek gitmekte sakınca görmüyorum.. verdiğiniz paraya acımıyorsunuz.. | 0 |
10,434 | Kesinlikle izlenmesi gereken bir film muhteşem 10/10 | 1 |
10,435 | Film gerçekten güzel.Amerikan sağlık sistemi eleştiryor.HErkesin izlemesini şiddetle tavsiye ederim. Film hem kaliteli hemde sağlık sistemleri hakkında bilgi veriyor. Eğer sağlığınızı önemsiyorsanız mutlaka izleyin.Ülkemizde bir Michael Moore yok mu?Yorumları çok başarılı buldum. harika bu adam.Amerikan sempatizanları izlemesinler bence | 1 |
10,436 | sanatsal-sinemasal bir beklentiyle değil ,sempatik ve muhalif komşunuzun çıplak dürüstlüğüyle yaptıgı bir eleştiri filmi gibi izleyin..muhalif sinemanın en yalın hali bence. | 0 |
10,437 | Bu Adam Bir Feomen!Belgesel izleyecekseniz bu dünya sağlık hizmetlerinin tüm gerçeklerini ortaya çıkaran aslında ortada olupta görmemezlikten gelinin sağlık hizmetleri Sağlığın şakası olmaz! | 1 |
10,438 | 3 arkadaşın doğum günü partisi yapmak için düzenlediği organizasyonu izleyeceksiniz. Güzel bir kasaba, güzel bir mekan, iyi müzikler, içkiler, espriler, komedi, müthiş bir ambiyans ve çılgın eğlence sizleri bekliyor. Hatta bu filmin diğer gençlik filmlerinden farklı yanı diyalogların değil de eğlencenin fazla olması olmuş. Dolayısıyla film yüksek tempoda ilerliyor. Tabi bu tarz filmlerin çoğunda olduğu gibi bunda da cinsellik içeren bölümlerin olduğunu söylemeliyim. Müziklere gelirsek Yeah Yeah Yeahs - Heads Will Roll(A-Trak Remix) benim en beğendiğim ve sanki o partideymişim gibi hissettiren şarkı oldu. Bunun dışında en dikkat çeken şarkısı Kid Cudi - Pursuit Of Happiness(Steve Aoki Remix) Votka-meyve suyu karışımınızı hazırlayın, tekila-limon-tuz veya viski, bira, kola, çerez, meze, cips, çay, kahve... Neyiniz varsa önceden hazırlıklarınızı yapıp filme öyle başlayın derim. Yani demek istediğim bu kadar eğlenceli bir filme ayak uydurmak gerek. Bunun için kendinize özel bir gün, saat ve ortam da ayarlayabilirsiniz. Hatta kafa dengi arkadaşlarınızla birlikte izleyip siz de ufak bir parti havası oluşturabilirsiniz. Film çok eğlenceli, mükemmel ve şimdiye kadar izlediğim en iyi gençlik filmi iyi seyirler... | 1 |
10,439 | Dejenere sivilceli ergen filmlerinden biri daha... | 0 |
10,440 | Film mükemmele yakın. Yakın dememin sebebi ufak tefek eksikleri var mesela 1 buçuk saat bu filme yetmez bence 2 saat olmalıydı. Başroldaki kişinin yerine daha yakışıklı birisi konulabilirdi vs. Yinede izlediğim en güzel 5 film arasına giriyor (azımsanmayacak kadar film izledim). | 1 |
10,441 | Klasik bir gençlik filmi, daha fazlasını beklemeden izlemekte fayda var. | 0 |
10,442 | Bence mükemmel bir film , gayet akıcı diyologlar sahneler , komedi eğlence bir Hangover olmasa da izlenir harcadığınız zamana değer | 0 |
10,443 | Filmin kurgusu gayett başarılı ve sürükleyici Her gencin o zamanlardaki tutkunları ve yapmak istedikleri vardır dizide işlenen Thomoas karekteri gibi fakat bu döngüden nasıl çıkacağını bir türlü bilemez. Bu doğum günü partisini bir fırsat bilen, en yakın arkadaşı Costa ve J.B Thomas ı ikna eder ve partiye biraz renk katmak ve bu makus tarihlerini değiştirmek ister bu konuda Thomas ı ikna eder. Sonrasında olanlar olur eğlenceli, bir gençlik dizi . | 1 |
10,444 | Genç ve henüz çok fazla bi başarıya ulaşmamış yazar ve yönetmen James Ward Byrkit' in düşük bütçeli, isminden de belli olacağı gibi bir paralel evren filmi. Bilim kurgu - gerilim - paralel evren filmi. Bir kuyruklu yıldızın dünyanın yakınından geçtiği bir gecede bir grup arkadaşın akşam yemeği için toplandığı sırasında gerçekleşen gizemli olayları ana konu alan filmde aynı zamanda yer yer kıskançlıkları, sinir krizlerini ve öfkelenmeleri gözlemliyoruz. Düşük bütçe ile güzel filmler çekilebileceğinin senaryosal olarak kanıtı. Çekimlerden tutun oyunculuklara kadar çok fazla bir beklenti sağlamayan bir film aynı zamanda doğaçlamaya dayandığı için bir bakıma da normal düzey oyunculukların yer aldığını kabul etmek gerekiyor. Oyuncularının, üstün bir performans sergilemediği fakat verilmesi gereken tüm mesajları verilmek istendiği gibi veren filmde konu bütünlüğü filmin sonuna kadar kendisini koruyor. Film boyunca yaşatılan akıl karışıklığının ve paralel evrenin etkilerini gözlemenin verdiği hazzı filmin sonunda basit sayılabilecek bir kapanış ile sonlandırmak filmi bir tık aşağılara götürmüş. Film 2013 yılında çeşitli ödül törenlerinde " En iyi senaryo " dalında aday gösterilmiş ve bunlardan 2 tanesinde " En iyi senaryo " ödlünü kazanmayı hak etmiştir. (bkz: 2013 Fantastic Fest ( Austin ) , 2013 Sitges) 2013 İstanbul Film Festival' inde de yer almış olan film. Tavsiye edilir filmlerimin içerisinde fakat izlemeden önce " Paralel Evren " hakkında küçük bile olsa bi araştırma yapmanızı tavsiye ederim. | 0 |
10,445 | Kuantum fiziği, olasılık ve paralel evrenler gibi konulara az da olsa ilginiz varsa bu film izlenecekler listenizde en ön sıralarda saf tutmalı. Kısaca paralel evreni de tanımlayacak olursak eğer, bir para havaya atıldığında evren ikiye bölünür. Bir tane evrende o para yazı gelmiştir diğerinde de tura. Böylelikle iki ayrı paralel evren oluşur ve her yeni bir olasılık için yeni bir evren oluşur ve böylelikle bildiğimiz evren devamlı genişler. Sabit değildir paralel evrenler devamlı oluşur durur tıpkı filmdeki gibi binlerce olasılığa varıncaya kadar. Her şey masumane bir dost meclisinde masumane bir yemekle başlar ama o akşam masum olmayan tek bir şey vardır; o da dünyanın yakınından geçen kuyruklu bir yıldız. Filmde bahsi geçen TUNGUSKA'DA "KUYRUKLU YILDIZ" olayı da doğrudur. Merak edenler google amcadan araştırabilirler. Filmin başında ki girizgah bölümünde boş muhabbetler ve sanki 1. tekil şahısın gözünden oradasınız hissi uyandıran kameramanın yakın çekimleri ve kamerayı sallaması sizi filme biraz geç ısınıdırabilir. Elektriklerin kesilmesi ve sokakta ışıkları yanan esrarengiz bir evin görülmesiyle de start verilmiş olur. Filmin 5. vitese taktığı nokta da ''kapıya gelen bir adam ve kapıya bırakılan not''kısmıdır. O sahneden sonra film son sürat akmaya devam ediyor. Ben kuantum fizik, olasılık, evren ve paralel evrenle hobi olarak ilgilendiğim için filmde bahsi geçen ''Schrödinger'in kedisi'' gibi terimlere yabancı değilim ama filmden tam anlamıyla tat alabilmek için paralel evren kavramını az çok duymuş olmanız gerekiyor. Hoş yönetmen işin bilim kısmını yeterli seviyede tutarak neredeyse her karaktere yaşadıkları durumun ne olduğunu ve neden kaynaklandığını lise de ders anlatır gibi anlattırıyor. Film hem bilimkurgu hem de çok yüksek dozda gerilim içeriyor. Aynı durumda ben ve biz olsaydık ne yapardık sorusunu size sordurtuyor çünkü az öncede belirttiğim gibi paralel evrenler arasında binlerce olasılık bulunmakta. Eğer siz ying'seniz içinizdeki yang'ınız olan kötü tarafla karşılaşmanız mümkün. Olaydan bihaber olan ve sabaha kadar şaraplarla koyu muhabbete devam eden ''senle'' karşılaşman mümkün. Seni öldürmek isteyen senle karşılaşman mümkün. Bundan sonrasına ---spoiler diyelim--- Filmi izleyenler anlayacaktır ama gecenin başından beri filmdeki karakterler içten içe birbirlerine garezleri var gibi duruyordu. Filmdeki sarışın kadının da kendi olmadığı evi değil de mutlu olduğu yere dalması da insan karakterinin net özeti. Em ile Mike konuştuğu sahnede karanlık yoldan geçenler sanki bir rulet tekerleğinden geçmiş gibi rastgele bir gerçekliğe yani eve götürülüyor. Bu yüzden karanlık yoldan geçenlerin tekrar aynı evrene (eski evine) gelme ihtimali çok düşük. Hatta elemanlardan biri bunu hesaplıyor tekrar aynı yere gelme olasığı: 5038848 Yani evden bir kere çıktın mı bir daha aynı eve gelemezsin ilk çıkanlar ve geri gelenler aynı değildi. Bunu bildiği halde Em bir olasılık bütün evleri geziyor fakat hiçbirinde kendi evini bulamayacağını anlıyor ve aradığı evi değilde kendisinin yerinde olan kişinin mutlu olduğu yere dalıyor. Sabah uyandığında (kuyruklu yıldız geçtiğinde) aynı evde aynı kişiden iki kişi var yani tek paralelde sıkışmışlar. ---spoiler--- Filmde karakterlerin varyasyonları artınca sizde o girdapta boğuluyorsunuz ve filmdeki karakterler gibi birbirinize olan güveniniz sıfıra inerek gerilim hat safhaya çıkıyor. İşte bu tarz filmlere ''mind fuck'' yani beyin yakan filmler deniliyor. Beyin yakan filmler listesi; 1-) Coherence 2-) Mr. Nobody 3-) Kelebek Etkisi 4-) Run Lola Run 5-) The Man from Earth... Filmle ilgili ilginç bir not: Filmde senaryo olmadığı için karakterler arasındaki diyaloglar tamamen doğaçlamaya bırakılmış. Filmi bu bilgiyi bilerek izleyin istedim. | 1 |
10,446 | beynim yandi. celiskili bi film. basldigi gibi bitiyor sonlra dogru daha gercekci seyler efektler bekledim ama olmadi... izlemeye deger bir film | 1 |
10,447 | maalesef berbat ...... big fat liar ismine gülebilirsiniz sadece | 0 |
10,448 | arkadaşlar filmden şimdi çıktım ve sıcağı sıcağına yorum yapıyım film ne yazık ki çok vasat bir film olmuş oldukça durağan bir konusu olan başak köklükayanın halüsinasyon gördüğü kısımlarda az da olsa bir beklenti içinde izlenen ama sonunda koskoca bir sıfırla karşılaştığım çok kötü bir film deprem anı ve yaşanan dram çok iyi bir şekilde yansıtılabilinirdi bir sürü filmden alıntılar olmuş yani gerilim filmlerinin bir bakıma bu filmde bir sentezini görebilirsiniz o kadar abartıdan sonra filmi çıkar çıkmaz izleme sabırsızlığıyla gittiğim ve bu sabırsızlığımın bana nelere mal olduğunu anladım ama hayat keşkeden ibaret değil ne yazık ki film de tek olumlu taraf gördüğüm nokta ise efecktlerin hiç bir şekilde abartılmamış olması yani izlerken bir korku endişesi içinde izlemeyin çünkü insanı yerinden sıçratacak hiç bir sahne yok 10/1 | 0 |
10,449 | Daha Önceki Taylan Biraderler deneyimlerimden dolayı filme korkarak gittim. Fakat filmi beğenerek çıktım. Başarılı bir psiko-gerilim hikayesi olmuş. Başrolde özellikle Başak Köklükaya oldukça iyi. İlk yarı biraz sıradan ve olağan gelebilir ama ikinci yarıda her şey kopuyor. Kesinlikle izlenmeli, destek verilmeli... | 1 |
10,450 | umarım o kötü yorumlar şakadır.inanılmaz etkileyici olmuş.film bitiyor ama koltuktan kalkamıyorsunuz.gerçekten tebrik ediyor.ve olmuş işte diyorum. | 1 |
10,451 | bence oldukça iyi bişr gerilim filmi.izlenmesini tavsiye ederim | 1 |
10,452 | çok güzel çok eğlenceli çok neşeli bir filmdi. ı'm blue da ba dee da b daaa :-))) tekrar tekrar izlenebilir 10/8 | 1 |
10,453 | Emin Alper'in ilk filmi Tepenin Ardında'yı çok sevmiş hatta "filmini merak ettiğim yönetmenler" arasında almıştım. Abluka kötü değil ama beklediğim güzellikte bir yapım da değil. Bakış açısı 'tek gözden' bana göre sıkıntılı bir bakış açısı. Film resmen kaos kusuyor. Her TV ekranında polis şiddeti haberi görmek bana fazlaca abartılı geldi. Siren sesleri, askerler, patlayan bombalar. Ve sanki bunların tek sorumlusu iktidarmış gibi veriyor. Arkadaş sokakları terörize edenlerin hiç mi suçu yok. Fİlm baştan sona kaos ortamı oluşturuyor ama kendi kaosunda kayboluyor. Yönetmen objektifliğini kaybettiği an ya da 'tek gözden' bakmayı başladığı andan itibaren inandırcılığını yitiriyor. Ön güzel örnek de Emin Alper - Abluka sanırım. | 0 |
10,454 | Hastalıklı bir toplumuz biz. Hepimizde biraz paranoya var. Hepimiz izleniyor , dinleniyor ya da bir şekilde takip ediliyoruz sanırız. İşte Emin Alper bu damarımızdan yakalıyor bizi. Kendi dünyamızda sebep olduğumuz şeylerin suçlusunu dışarıda aramızı suçu hep başkalarına atmamızı yüzümüze vuruyor. Tepenin Ardı ile bunu yapmıştı. Abluka ile bir kez daha yapıyor. Ama sadece bu değil içine hapsolduğumuz dünyayı kuşatılmışlığımızı da yansıtıyor. Karanlık zaman zaman karın ağrısı yaratan rahatsız edici sahneler. Slogan atmadan politik bir atmosfer... Kesinlikle Zeki Demirkubuz, Reha Erdem , NBC gibi başarılı yönetmenlerimizin yanına ismini yazdıran kendisine has anlatımı ile bir sonraki filminde daha ne yapabilir dedirten biri. Bu filmi Sinemada izlemek bir ayrıcalık olacaktır. Kesinlikle gidin ve izleyin derim. | 1 |
10,455 | Scorseseden beklenilmeyen bir yapım. Çok sade ve vasat. Ustanın birçok filmini izledim hiçbirinde bu kadar sıkıldığımı hatırlamam. Güvenin bana, boşuna vakit kaybetmeyin. | 0 |
10,456 | ne zamandır boyle güzel bir film izlemememiştim cok sade ve akıcı... farklı beklentı ıcınde ızlesemde memnun kaldım dıyebılırım | 1 |
10,457 | Şimdiye dek izlediğim en absürd komedilerden bir tanesidir.Zaten ufak istisnalar dışında bu film emekdarları fazlasıyla komik insanlardır.Salt komedi ve durmaksızın gülmek isteyenlere ilk tavsiyelerimden. | 1 |
10,458 | Bastille Day: İdris Elba ustanın daha önce bir kaç filmini izlemiş biriyim tabi bu filme kadar gözüme en çarpan filmi hiç şüphe yokki 28 Hafta Sonra yapıtı idi. O zamandan beridir takip ettiğim bir oyuncudur. Bu filmde de aksiyon baznda gerekli katkıyı sağlamış diyebilirim usta için. Filme gelecek olursak eğer konu bazında her ne kadar klasik bir görünüme sahip olsa bile içinde barındırdığı hareketli sahneler filmi kafi derecede kurtarmış diyebilirim. Tabi bunda da oyuncu kadrosunun genel becerisi oldukça faydalı olmuş. Sonuç olarak arkadaşlar hem bu kadronun hemde aksiyon temasının hayranı iseniz izlemenizde fayda var gözüyle bakıyorum filmi.izleyin pişman olmazsınız iyi seyirler... | 0 |
10,459 | - Suç Dünyasına Giriş; Scarface -Ekonomik krizin yaşandığı 1930'lu yıllar; büyük mafyalardan, ufak gangster çetelerine kadar tüm suç şebekelerinin topluma büyük bir etkisinin olduğu bir dönem. Bu dönemde, dönemin en büyük yönetmenlerinden Howard Hawks tarafından ortaya çıkarılan ?Scarface? ise sinema tarihinde çok önemli bir yere sahip.1983'te Brian De Palma tarafından çekilen Al Pacino'nun unutulmayacak Tony Montana portresiyle karşımıza çıkan ve hafızalardan kolayca silinmeyecek bir film haline gelen Scarface; 1932'de Hawks tarafından çekilen Paul Muni'li Scarface'in bir yeniden çevrimiydi. Pacino'lu Scarface; popüler kültürün içerisinde kendisine yer edinirken, Hawks'ın filmi uzun yıllar ulaşılması zor bir film olarak tüm gizemini korudu ve bir efsaneye dönüştü. De Palma'nın filmini ilk izlediğim günden beri, Hawks'ın filmini çok merak etmişimdir. 83 yapımını çok seven biri olarak, gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Hawks'ın filmini aldığı övgüleri sonuna kadar hak ediyor.Gangsterler dünyası olan dönemi ve filmin açılış cümlelerini göz önüne alırsak filmi daha iyi kavrayabiliriz. İtalyan göçmeni Tony Camonte; mafya için çalışan, gözü kara, hırslı biridir. Karakterde, dönemin ünlü gangsteri Al Capone'dan izlere rastlamak mümkündür. Chicago'nun kralı olmak isteyen Camonte'nin ailesiyle de sorunlar yaşamaktadır. Onun hayatındaki en önemli varlık kız kardeşi Cesca'dır. Gördüğü ?World is Yours? yazısını bir anlamda kendisine felsefe edinen Camonte; suç dünyasında yükseldikçe kendi sonunu da hazırlamaktadır. Kendisinden sonraki birçok filmde esin kaynağı olan filmde; Howard Hawks'ın alışılmışın dışında sinemasal anlatımlara başvurması yatıyor. Cinayet sahnelerini gölgelerle izlerken, hızlı hareket eden kamera bazen de olabildiğince sakin bir şekilde ilerleyebiliyor. Suç filmleri içerisinde çok önemli bir yere sahip olan film aynı zamanda ?kara film? türünde de kendisine yer ediyor.Hastalıklı Tony Camonte rolünü müthiş canlandıran Paul Muni ile kardeşi Cesca'yı canlandıran Ann Dvorak başta olmak üzere tüm oyuncuların çok iyi oynadıkları, Hawks'ın gerçek kurşunları kullanarak, hala farklılığını koruyan sahne çekimleriyle unutulmayan film; büyük bir şirket tarafından çekilmemesinden ötürü 70'lerde bir sonraki kuşaklara aktarılabilir olması gibi yanlarıyla da tam bir efsaneye dönüşüyor. Bu arada filmin iki farklı sonu bulunuyor. -Spoiler- Sinema versiyonunda Camonte adalete teslim olup, idam edilirken; -benim izlediğim- alternetif sonda ise polis tarafından öldürülüyor. ?Tüm gangster filmlerine son verecek film!? sloganıyla çekilmiş olan bir film; ancak bu sloganın bu kadar aksine gidebilirdi. Gangster filmlerini bitireceği yerine, kendisinden etkilenecek birçok filme esin kaynağı oldu.Dönemin eleştirisini ve dönemi çok iyi ortaya koyan Howard Hawks'ın suç ve film-noir türünde bir başyapıt ?Scarface?. Yaklaşık yarım asır sonra Brian De Palma tarafından bir saygı duruşunda bulunan, zamana meydan okuyan bu filmi her sinemaseverin en az bir defa görmeli diye düşünüyorum. | 1 |
10,460 | film biraz ağır işliyor bazı yerlerinde yer yer sıkıyor.. ama yinede çok kötü bir film değil.. izlenebilir. | 0 |
10,461 | İnsanı geren bazı sahneleri var ama çok başarılı bir film olduğunu söylemek zor. | 0 |
10,462 | bi kadın rolu anca böle ii götürülebilirdi..sıradanlığa mahkum bi koca ve entellektüel bi kadının uyuşmazlıından doan bi dram süperdi | 0 |
10,463 | ağır tempolu ; fakat verdiği mesaj çok güzel.. anlamlı bir senaryo .. anlatılan duyguları , aksiyonda ya da duygu sömürüsü denilecek kadar abartılmış dramalarda aramak yersiz aynı duyguları farklı şekilde ifade edebilen bir film.. evlilik dramı ..film konusunu tam olarak anlayabilen ve verdiği mesajı kavrayabilen , izlerken empati kuranlar için harika..film bir aile dramını konu alıyor aslnda günlük hayatta gördüğümüz şeyler..kaçmak istediğimiz halde oraya kenetlenmek zorunda kaldığımız, hiç bir seçeneğimizin olmadığı elindekilerle yetinmenin ve kapana kısılmanın, kendini kısıtlanmış hissetmenin,hayallerine sırtını dönmenin,risk alarak aynı anda pek çok şeyi riske attığının,sorumluluğun ve uzun yılların yorgunluğunun yarattığı düşüncelerin nelere sebep olduğunu..kısaca hayatı anlatıyor gibi.. her ne kadar olmak istemesek de sonunda akımına kapıldığımız "sıradan hayat"ı.. zaman kaybı verdiğimiz paraya yazık diyen arkadaslar filmin verdiği mesajı anlamadan filmi kötülemesinler diyorum izlemeye değer 9/10 | 1 |
10,464 | süper film titanicin iki oyuncusunu izledigimiz filmde oyunculuklar cok iyi gercekten etkileyici ama biraz yavas ilerliyo. | 1 |
10,465 | billy bob adeta resital vermiş,filmin tüm yükü onda ama o bu yükü taşımış helal olsun!kesinlikle tavsiye ediyorum | 1 |
10,466 | Billy Bob Thorntonun oyunculuğu harikaydı.Aklıma Akıl oyunları filmindeki Russell Croweun müthiş performansı geldi.Trajik bir film.Olayı gerçekmiş gibi düşünüp izlediğinizde hayatın birçok acı yüzünü görebiliyorsunuz. | 1 |
10,467 | ölmeden önce seyretmeniz gereken filmler arasında inanılmaz duygular kaplıyor içinizi ağlayamıyorsunuz muhteşem bir film | 1 |
10,468 | Film içinde bir çok duygu ve anlam barındırıyor ? akıl hastası bi adamın yaşadıklarını değil , hayatın gerçeklerini izliyoruz ? yada şöyle de denebilir , akıl hastası bi adamın gözünden hayatın gerçeklerini izliyoruz :) ? Billy bob Thornton da sinema tarihinin en muhteşem performanslarından birini sergiliyor ? Kesinlikle kaçırılmaması gereken bir başyapıt ? 10/9.5 ? | 1 |
10,469 | uzun süresi ve ağır ilerlemesi bu tarz sevenlerin dışında diğer filmseverleri sıkacak bir görüntü arz etse de kendi içindeki iç içe geçmiş hikayeleriyle izlenmeye değer 7/10 | 0 |
10,470 | Alışılmış Zeki Demirkubuz Filmlerden değil.Ancak dönem filmi çekmekte her yiğindin harcı olmasa gerek ki Zeki Demirkubuz bunun üstünden oldukça başarılı olarak gelmiş. Filmin Akışı Çekim gücü Sanatla olan giriş sahnesi Herşey fevkalede başarılıydı.Berrak Tüzünataç ın bu kadar başarılı bir performans göstermeside filmin süprizlerinden olsa gerek.Gidip Görülmesi Ve Hissedilmesi Gerekn bir film.Özellikle sonuyla karakterin neyi Kıskanmasıyla ilgili olan kısmıda ayrıca dikkat çekici ve akılda kalıcı.Teşekkürler ... | 1 |
10,471 | Sinemanın bilinmeyenlerindendir Zeki Demirkubuz.Sessiz sedasız gösterime girer,tanıtımları yapılmaz,kendine özgü bir izleyici kitlesi vardır ve hedefi de zaten o kitledir.Gişe başarısı önemli değildir.Diğer filmleriyle aralarında bir bağ kurabilmiş izleyicilerine derdini anlatabilmektir önemli olan.Herkesin beğenmemesi normaldir.Herkese hitap eden bir yapım değildir.Zeki Demirkubuz filmleri marjinaldir.Ya çok beğenirsiniz ya da hiç beğenmezsiniz.Ortası yoktu.Ancak bana göre bu film izlenilmelidir. | 1 |
10,472 | Bildiğiniz Zeki Demirkubuz filmlerini düşünerek giderseniz filme yanılırsınız ancak gene de güzel film.Ancak Demirkubuz un diğer tarz filmleri daha güzel oluyor.Şunuda belirtmeliyim ki Berrak Tüzünataç bence gitmemiş role ancak diğer kadın oyuncu çok iyi oynuyor(Zaten Altın Portakalıda aldı).Ayrıca konu daha farklı olabilir ya bence çok basit olmuş gibi :(...6/10... | 0 |
10,473 | Jean-Claude, uçan tekmelerini ve kaslarını, hapishanede sergiliyor, bu gizli görevinde... | 1 |
10,474 | bu adamın da başka bi flim türünde görmedim hep aksiyon hep aksiyon | 0 |
10,475 | Güzel ve hoş bir polisiye komedi olmuş. Woody Allen iyi bir iş çıkarmış bence...10/8 | 1 |
10,476 | eğer hayata karşı topluma karşı sanata karşı söyleyecek bir sözünüz varsa ve içinizde bir anarşist büyütüyorsanız bu film size kılavuz olabilir...bir yandan sinema tarihi gözlerinizin önünden geçecek bir yandan 68 kuşağıyla beraber sokaklarda savaşa karşı haykırırken içinizdeki o sinefil ruhunuzla kendinizi filmdeki gibi bir kapıya zincirleyip yepyeni bir sinemanın doğşuna tanıklık edeceksiniz.ayrıca festivallerde eski sinema izleyicilerinin kendi aralarında sinemayı, beğendikleri aktristlerle sembolize ederken siz o filmleri yıllarca sonra görüp de - yaaaniii demek yerine bundan 20 sene sonra istanbul film festivalinde ayakta alkışlarken eva green benim dönemimin aktristiydi diye gerinebileceksiniz genç sinefillere karşı da:) yani film gerçekten çok yönlü... | 0 |
10,477 | Bir film kişiler tarafından beğenilir veya beğenilmez. Ancak kendisinden sonra neleri etkilediğine bakılır da gerçekten oldukça fazla şey ile karşılaşılırsa, hakkını teslim etmek gerekir. Godard'ın sinemasından uzun uzadıya bahsedilebilir tabii ki. "Bande a part"ta da imza karakterleri ve konuları mevcut. İmza senaryolar, imza sahneler, imza kamera çekimleri ve müzik kullanımları. Kısa süreli olmasına rağmen özellikle filmin ortalarında biraz ağırlaştığını hissediyorsunuz, ancak son yarım saat kesinlikle kusursuz. Anna Karina'nın giyim kuşamı, bakışları, ses tonu, her şeyi zihninize kazınıyor. Ve onunla birlikte Franz ile Arthur. Sinema tarihine pek çok eser bırakmış bir yönetmenin, önemli bir başka filmi. Özellikle 3-4 sahnesi çok ünlü. Bir sinemaseverin mutlaka görmesi gerekir. Siyah-beyaz atmosfer muhteşem. | 1 |
10,478 | Sinema´nın Baba´larından olan Godartın en az sevdiğim filmi Bande-a part..Godartın, Çılgın Pierrottaki anarşişt ve nihilist kimliğini bu filmde pek fazla göremesek de deneysel ve varoluşçu özellikleri filme iyi monte ettiğini söylemek yanlış olmaz..Filmden birkaç replik;*Franz: -konusacak birseyimiz yoksa bir dakika sessiz kalalim. Odile: +bazen cok salak oluyorsun. Franz: -bir dakika sessizlik uzun olabilir ama gercek bir sessizlik dakikasi sonsuza dek surer.*Franz: İnsanların asla tek vücut olmamaları ne garip değil mi? Odile: Nasıl Yani? Franz:Hiç Biraraya gelemiyorlar..Hep ayrı kalıyorlar.Her biri, kendi güvensiz ve trajik yolunda ilerliyor..Büyük Binalarda Ya da Caddelerde birlikte olsalarda..Filmin temasına gelince;'Olmak Ya Da Olmamak; İşte Bütün Mesele Bu!'9/10 | 1 |
10,479 | Woody Allen yine kendine has üslubuyla döktürüyor...İnanılmaz replikler,Hitchcock pastijleryle dolu inanılmaz bir senaryo,oyunculuklar ve tabii ki Woody Allenın hemen hemen diğer tüm filmlerindeki stabil hayatın dışına çıkmamak uğruna girdiği nevrotik tripler...Allen müthiş bir sinema dahisi... | 1 |
10,480 | Allen'ın altın dönemlerine ait bir başka sempatik film. Yönetmenin sinemasına dair her şey var bu filmde de. Kaçırılmaması gerek. | 1 |
10,481 | Kötü bir film değil ama bütün seriyi okuyup kafanızdakilerle bu filmi açarsanız büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. | 0 |
10,482 | Bir dönem filmi. Dramatik bir aşk hikayesi. Fakat rum şiveleri pek olmamış. Hele Saadet Işıl Aksoy'un yapmaya çalıştığı şive sanki orta anadolu şivesi. İnandırıcılıktan uzak bir rol karakterine bürünüyor. Oyunculuğunu beğenirdim ama bu filmde Saadet hanımı tanıyamıyoruz. Birde güzel görünücem diye 0 beden modasına uymuş. İnsan bacaklarına bakınca hilkat garibesi görmüş gibi oluyor. Beren Saat'te "İntikam" dizisinde öyleydi. Sırf o yüzden diziyi bıraktım. Tolgahan aşk filmlerinin aranan adamı haline geldi. Bergüzar Korel ve Fahriye Evcen ile çektiği filmleri daha iyiydi. Ama tabii yönetmenin işide zor. Dönem filmi emek ister, maddiyat ister. Filmin finali klasik yeşilçam klişesi gibiydi. Kadro iyi ama iş zayıf. | 0 |
10,483 | Çok Severek önceliği verilen emek ve çok sevdiğim oyunculuğuyla yakışıklılığıyla beni ekrana kitleyen TOLGAHAN SAYIŞMAN .. Filmin senaryos da güzeldi ama sonu öyle bitmemeliydi.. Bir belirsizlik vardı sanki o sonda, bir kopukluk. Saadet hanımın rum şivesi de pek olmamıştı.. Kalan her şey çok güzeldi.. Genel olarak baktığımızda güzel bir dram nizi tavsiye ederim :-) | 1 |
10,484 | COK APTALCA GERCEKCILIKTEN UZAK SACMA SAPAN BIR ACITASYON AKIL.TUTULMASI TAM ANLAMIYLA REZALET :).............. | 1 |
10,485 | Öncelikle fragmanından çok etkilendim. Fragmandaki görüntü ve çekim kalitesinin altında bir film izleyemeyi bekleyerek gittiğim, (klasik Türk işi filmlerden öğrendiğimiz gibi) fakat yanıldığım bir film izledim. Renklerine ve çekimlerine bayıldım, ağırlığının korkudan ziyade gerilim-drama yüklenmesine bayıldım, cast seçimine bayıldım; ayrıca mekanlarıyla da dikkatimi çekti. Tabii ki kusursuz değil. O sondaki duayı beğenmedim; genel olarak filme yabancılaştırdı beni. Ama final sahnesiyle o kadar güzel bir yere getirdi ki, o beğenmediğim kısmı görmezden gelebildim. Türk filmlerinde bu kadar iyi çekim teknikleri ve renkler göremiyoruz. Yine herkes izlemeden yorum yapmış galiba. Film izlemeyi seven ve çok film izleyen biri olarak, çok beğendim. Kesinlikle tavsiyemdir. | 1 |
10,486 | Alışılmadık konusu ve Robin Williams'ı görünce filmi izlemek için ikna olmuştum bile. İzledikten sonra Robin Williams ve replikleri olmasa diye düşündüm facia olurdu. İyi ki varmış. (5/10) | 0 |
10,487 | izleyip pişman olmak istiyorsanız izleyin derim ben. berbat bi filmdi. | 0 |
10,488 | Bu filmle ilgili yazılıp çizilebilecek o kadar çok şey var ki? İlk göze çarpan, Wachovski kardeşlerin Matrix filmlerinin ?olmazsa olmaz'ı yakın dövüşler yine ön plana çıkıyor, özellikle filmin ikinci yarısında. Matrix filminin aksine ateşli silahların çok nadir ortaya çıkması ve hiç ateşlenmemesi ama bunun yerine karate türünden yakın dövüşün aksiyona hakim olması bence önemli bir artı. Film insana çok uzun ve sıkıcı gibi gelebilir ( yaklaşık 130 dakika) ama, bittiğinde ancak anlıyor insan aslında her sahnenin hatta her anın film içinde ne kadar mühim olduğunu. Çok kaliteli bir film değil, yani uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir film değil, ama zaten öyle bir iddiası da yok filmin. En güvendiğim dünyaca ünlü www.imdb.com sitesi bu filmin konusu için ?family, adventure? demiş, yani ailece seyredilebilecek, çocuk-ebeveyn ve abi-kardeş ilişkisini insana düşündürtecek, hoşça vakit geçirmek için kesinlikle tavsiye edebileceğim türden bir film. Ben şahsen filme önyargıyla gittim, yani amacım bu filme gitmek değildi, evi 4 saatliğine terk etmem gerekiyodu ve görebileceğim yegane film de buydu, ama itiraf etmeliyim filme bayıldım, doyasıya eğlendim ve ?İyi ki gelmişim bu filme? dedim! Film izlemek, öncesi ve sonrasında film hakkında araştırma yapmak ve film üzerine düşünmek en sevdiğim şey olduğu için genelde notları bol keseden veririm: 9/10! | 1 |
10,489 | film tim burton alıntısı ve yolundan gitmeye çalışmış ama başarılı olamamıştır. filmde kurgu ve sanat yönetmenliği açısından çok zayıf kalmış. tavsiye etmiyorum. sadece jonh goopman ve küçük kardeşin performansı nedeniyle 10/5 | 0 |
10,490 | Saçma sapan bir filmdi izlenmeye değmez zamana Yazık! | 0 |
10,491 | Harika bir film bir Türk yapımının bu kadar gelişken ve hayal gücünü zorlayan, insanın özgürlüğünün önemini rahatça vurgulayan bir kült film...salak saçma türk dizi fanlarının sevmeyeceği, ufku geniş insanlara hitap eden muhteşem bir eser. emeği geçen her bir bireyi tebrik ediyorum. Başarılarının devamını dilerim. | 1 |
10,492 | bu filmi çekip biz bu "iyiliği" niye yaptınız. yılmaz erdoğan ın yoksa bir akrabalık ilişkisi orada iki çift laf etmenin BKM reklamı yapmaktan başka bir amacını göremedim. adından tutunda başlangıçtan sonuna kadar saçma bir film. emeğe yazık. yemin ettim bir daha türk filmi için sinemaya gitmemeye. o derece kötü. ha inanıyorsanız bu kişisel gelişim meselesine belki beğenirsiniz ama onun yerine bir kitap alın okuyun kitap almış olursunuz. gerçekten film boyunca dua ettim bitsin diye ama bu arada da çok güldüm. hele o tekme atan aslan. şemsiyeden papağan olma olayı sonra tüm rüyalardaki karizmatik amcanın birden kırıtarak dansa başlaması. meksika uçağına bilet alma sahnesi. hatırladıkça sinsi bir gülümsemeye takılıyorum. ah bak yine gülme geldi. | 0 |
10,493 | görsel efektleri, sıradışı ve feminen konusu ile oldukça başarılı.. | 1 |
10,494 | görsel bir şov Güzel ve Çirkin efsanesine farklı bir yorum farklı bir uyarlama kesinlikle izlenmeli 8/10 | 1 |
10,495 | Gösterime girdiği sene seyrettiğim, iyi bir Türk dramasıydı... | 1 |
10,496 | Estetik görüntüler eşliğinde çok güzel müzikler, yönetmenin geleneksel alışkanlığı sıkıcı simgeler, zorlama diyologlar, çok güzel seslerden uygunsuz casting sonucu kötü seslendirme, merak duygusunu az da olsa uyandırsa bile ilginç ama hiçbir kalıcı değeri olmayan bir film. 6/10 | 0 |
10,497 | 1600 lü yılları ve o zaman ingilteresinin tiyatroya bakışı anlatılıyor. Claire danes ve billy crudup harika oynuyorlar. | 1 |
10,498 | yaw bunların haç göstermesi eskiden işe yarıyordu.saçmalama konusunda amerikalılar en üste ama bazı filimlerinde güzel saçmalıyorlar ama bu filim malasef | 0 |
10,499 | sıkıcı sıkıcı sözü uzatmama gerekirse kötü bir film | 0 |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.