Unnamed: 0 int64 0 16.6k | Sentence stringlengths 1 13.7k | Sentiment int64 0 1 |
|---|---|---|
10,600 | serinin iki filmide vasat angelina olmasa izlenilmez | 0 |
10,601 | Filmin konusu çok saçma.Filmi ANGELİNA bile kurtarmıyo 3. çekilmesin artık.... | 0 |
10,602 | abi kimse bişe demesin filim çok güzel ben angelina fanı olarak bu iki filmin ikisinide izledim bu siteyi yeni keşfettiğim için şimdi yazıyorum hem bi insan bi role bu kadar mı çok yakışır yaaaa | 1 |
10,603 | Joaoya katılıyorum. Clint Eastwood için vasatın altında bi filmdi. Ama film türü bakımından fena değildi.Biraz G.Afrika Cum. ve oradaki 95 Rugby Dünya şampiyonasının hakkında bişeler öğrenmek için izleyebilir.10/7 | 0 |
10,604 | Izledigim en berbat spor filmiydi. Birçok film hatasi ve birçak mantiksiz yerler vardi filmde. Siyahlar beyazlar kardestir sonuçta hepimiz insaniz ayniyiz demeye çalissada bunu hiç basarili bulamadim. Özellikle Güney Afrikada Rugby'nin bu kadar yaygin bir ilgi gördügünü hiç mi hiç sanmiyorum. Filmde Güney Afrika yari finale çikiyor ama bakiyoruz ki Yeni Zellanda ile final maçi yapiyor. Maç esnasinda uzatmalara gidiliyor ve spiker 7 dk kaldigini söylüyor oysa skorbordda 9 dk kaldigi yaziyor. Bu bariz film hatalarini nasil görmezden geldiklerini anlamiyorum. Birlik beraberlik elbette güzeldir ama buradaki birlik beraberlik hiç tam oturamayan kavranamayan bir olusum içinde. Matt Damon'in izledigim en kötü filmiydi hiç mi hiç sevemedim... | 0 |
10,605 | Eğer matt iyi bir performans ortaya koyabildiyse -morgan freemandan hiç şüphem yok zaten- film güzel olacak. | 0 |
10,606 | Bir senaryo değil gerçekte yaşanmış bir olayı anlatması en güzel yanı.Çok beğendim ve liderlerin farklı düşünen insanlar olduğunu bir kez daha gördüm. | 1 |
10,607 | Her yaşanmış hikayeden film çekilmez zaten etkileyici olanlardan çekilir.Seninkinden olmaz mesela | 1 |
10,608 | Spor temalı filmlerden hoşlanmıyorum ancak Matt Demon ve Clint Eastwood ikilisi için ben de izlenebileceğini düşünüyorum. | 0 |
10,609 | gümbür gümbür gelioooo | 1 |
10,610 | almanya adına oscara aday gösterildi. ve bence adaylık alması kuvvetle muhtemel. | 1 |
10,611 | merak ediyorum,bir filmde kullanılan argo ve iğrenç sahnelerin sayısı arttıkça film mükemmelleşiyormu? sıkıcı olmasından öte utançla izledim filmi..zaten sonu da pek bağlayıcı değildi.ayrıca NİYE benim güzel ülkem filmlerde bu kadar karamsar ve berbat bi yermiş gibi gösteriliyo?bir damla suyuna ,bi karış toprağına canımızı verdiğimiz ülkemizin resmi böylemi!içimde garip bi ağrıyla çıktım filmden.filmi kimseye tavsiye etmiyorum...kesinlikle!!! | 0 |
10,612 | film hiç güzel değil bence,çok yavaş ilerliyo çok fazla argo var.sakın babanızla falan bu filme gitmeyin ,acayip utanıyor insan. kısacası hiç beğenmedim.. | 0 |
10,613 | film güzeldi ama sonunda ekrana bakakaldIk, öyle bi bitti ki bittigini anlamadIk valla ya da inanmak istemedik..heralde 2.si gelicek :D oyunculuk çok güzeldi. | 0 |
10,614 | Güzeldi.Sadece Alman kültürüyle yetişmiş birisinin , Alman değerlerine karşı , 'hippi' bile olsa Alman bir kızın , tanımadığı birisine yemek ısmarlayacak , hatta giysilerini verecek kadar bonkör olmasını inandırıcılıktan uzak buldum. | 1 |
10,615 | güzel bir film ama o kadar. fatih akın'ın çok beğendiğim bir filmi olmadı zaten. uluslararası alanda kazanda kazandığımız ödüllerin bize ve kültürümüze eleştiride bulunan kişi veya yapımlara verildiği, bunun da altında yatan ana motivin kültürel ve etik açıdan bozulmuş toplumların ödül alan hikaye veya kişileri kendilerine yakın hissetmesi olduğunu düşünüyorum. haksız da değiller. biz de onlara çok benziyoruz artık. | 0 |
10,616 | kurt cobainden esinlenmişte acaba kurtün son günleri ile uzaktan yakından alakası yok.. ayrıca Cobainin hayatını farklı yazarlardan okuduğum için söylüyorum Blake karakterinin tipi dışında Kurt ile alakası bile yok.. o yüzden filmi izlerken Kurtün son günlerini değilde bir rock yıldızının son günleri diye izlersek sevilebilir film | 0 |
10,617 | arkdaşlar, lütfen filmi değerlendirirken ciddi olun.. film zaten Kurt Cobain in son gününü anlatıyo.. atraksiyon filan mı bekliodunuz.. bence yönetmen çokk ii bi iş çıkarmış.. gerçek bi hayranıysanız bence izleyin derim.. yalnız bi kusur buldum. filmede kurt ü oynayan adam gitarı yalnış tutuodu.. Kurt solak.. nese yinede ii bi film.. | 1 |
10,618 | kurt cobaine yapılan en büyük saygısızlık bu filmdir!! | 0 |
10,619 | Bence çok güzeldi. Hiç sıkılmadan izledim. Üstelik orijinal dilinde Türkçe alt yazılı... | 1 |
10,620 | G-force özel yeteneklere sahip 4 fareden oluşan bir tim...ileri casusluk ekipmanlarına sahip olan bu farelerin görevi dünyaya silah satmak isteyen bir adamı yakalamak ve fbıa teslim etmek ama bu görevde önünde her ne engel olursa olsun görev aşkıyla yanıp tutaşn darwin kötü adamın bilgisayarındaki bilgileri pdaa kopyalarken aslında amaçladığı şeyin dünyayı yok etmesi olduğunu anlar bu bilgiyi alır;ama kopyaladığı şeyin yanlış olduğunu fbı anlayınca 4 fareyide görevden alır,darwinin amacı kendini eğiten bene gördüğü şeyin doğru olduğunu göstermek için ekibiyle beraber kolları sıvar...jerry bruckheimerın yapımcılığını üstlendiği filmde sesleriyle farelere hayat verenler:nicolas cage,sam rockwell,penelope cruz ve tracy morgan izlerken keyif alacakasınız...paylaşım için saol kuzues... | 0 |
10,621 | Bir filmden daha fazlasıdır "Easy Rider". Başlı başına bir kültürdür. Sonraki yılları ve özellikle genç nesilleri birebir etkilemiştir. İster istemez yalnızca bir sinema filmi olarak değil de işte bu kapsamda değerlendirmek gerekir. Yoksa yalnızca bir sinema filmi olarak belki çok üst seviyelerde değildir. Yine de çekim tarzı, müzik kullanımı, başarılı oyunculuklar ve hepsinden önemlisi "yol filmi"ni baştan yazması, bugün yol filmlerine dair ne varsa neredeyse hepsinin kaynağı olması nedeniyle başarılı bir yapımdır. Bunun yanında Hopper'ın ilk yönetmenlik denemesinde bulunduğu bağımsız bir filmdir. Hippi kültürünü ne derece yansıttığı ve bu kültürün belki de en önemli temsilcilerinden biri olduğunu ise söylemeye gerek yok. Mutlaka izlenmesi gereken kült eserlerden. | 0 |
10,622 | Sağlam bir gerilim... | 1 |
10,623 | Ocean's 11 efsanesi kadar iyi olması da yine iyiydi. Kafa yormadan izleyebileceğiniz ve kafanızı dağıtabileceğiniz bir film. | 0 |
10,624 | Eğer bu film doğrudan, yeni bir film olarak cıksaydı belki değerlendirmemiz farklı olurdu ama diğer Ocean serisini düşününce cidden çok geride kalmış. Coloney , Damon , Pitt , Garcia gibi babaların olduğu bir yapımın devamında bütün yük Anne Hattway ve Sandra Bullockun omzuna yüklenmiş. Ayrıca bu şarkıcılardan oyuncu devrişmeye çalışmakta hiç hoşuma gitmiyor. | 0 |
10,625 | Filmdeki yıldızlar bu serinin bilindik maskülen rollerinin hakkını çok iyi vermişler bence. Özellikle Cate Blanchett ve Sandra Bullock ayrı göz dolduruyor. Hırsızlığın bu kadar yakıştığı başka bir çete yoktur sanırım. Ve evet bir kadının intikamı ancak bu kadar ustaca kurgulanmış ve yakıcı olabilir. Aşk ne kadar büyükse, intikam o kadar acı mı oluyor acaba? | 1 |
10,626 | çok sıcak bir film.. karakterler çok sempatik özelikle tavşanları çok şirin yapmışlar :) | 0 |
10,627 | Sinema tarihinin,içinde en çok gönderme olan ve en çok konuk oyuncu barındıran filmi olabilir belki de.O kadar çok ki sahne aralarında kaçırdıklarınız bile oluyor bir yandan.''Clerks'' ve ''Mallrats''i sevenlerin muhtemelen daha fazla seveceği,komik ötesi bir Kevin Smith klasiği daha. | 0 |
10,628 | Aslında bir kaç yerinde güldürmeyi başardı. Diğer filmlerinden daha iyiydi sanki. Ama çok boş film be. Niye izliyoruz ki bu tarz filmleri? | 0 |
10,629 | - Savaşın Yok Ettiği Yıllar -Hollywood'un en başarılı yönetmenleri arasında yer alan, sinemasal kariyeri boyunca 3 Oscar ödülü kazanmış büyük bir yönetmen William Wyler... ?The Best Years of Our Lives? ise büyük yönetmene ikinci Oscar'ını kazandırmış ve yönetmenin filmografisinde oldukça farklı bir yerde duran bir klasik.Hollywood klasikleri içerisinde adını rahatlıkla anabileceğimiz bir yapım olmasına rağmen bu tarz sıralamalarda pek de alması gereken değeri almayan, zaman zaman unutulan biraz kıyıda kalmış bir film ?The Best Years of Our Lives?. Bunun en önemli sebebini de 1947 Akademi Ödülleri'ni rahatlıkla gösterebiliriz. Aynı yıl çekilmiş Frank Capra'nın unutulmaz klasiği ?It's a Wonderful Life? ile tahmin edileceği üzere sıkı bir Oscar yarışına giren Wyler ve filmi yarıştan galip çıkmıştı. Tam 8 Oscar alan ?The Best Years of Our Lives'ın yanında 5 adaylıktan hiçbir ödülü kazanamayan ?It's a Wonderful Life? çekildiği yıldan günümüze daha Wyler'ın filminden daha çok sevilmiş, sinefillerin adeta ?başucu? filmi haline geldi. Durum böyle olunca Wyler'ın filmi günümüze değin biraz garipsendi, kıyıda köşede kaldı gibi. ?It's a Wonderful Life'ı oldukça beğenen biri olarak ?The Best Years of Our Lives'ın da çok başarılı bir yapım olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Oscar meselesine gelirsek ?Akademi'nin takdiri demek daha doğru olur. Tabii Esasen hikayesine bakarsak kazandığı Oscar'ları pek de garipsememek gerekir. ?The Best Years of Our Lives? II. Dünya Savaşı sonrası savaştan evlerine dönen farklı sınıflarda 3 askerin eski hayatlarına dönüşlerini anlatıyor. Üçü de evlerine dönerken yaptıkları kısa uçak yolculuğunda tanışmaktadır. Bu birbirlerinden tamamen farklı 3 adamın kafalarının içinden geçen düşünceleri ne kadar da benziyor... Hepsi savaş öncesindeki hayatlarına dönüp dönemeyeceklerini düşünmekte. Hepsinin kafasında ?Savaş neyi değiştirdi?? sorusu var gibi. Hepsi düşünceli... Uçak yolculuğundan sonra sıkı bir arkadaşlık kuran bu 3 adam birer bir er evlerine dönerler. Savaş sonucu ellerini kaybeden Homer Parish için dönüş pek de iyi olmaz. Ailesi bu halinden ötürü ona acımaktadır, savaş sonrası evlilik planları yaptığı sevgilisi Wilma ile. Hiçbir zaman lisedeyken basketbol oynadığı günlerdeki gibi olmayacaktır hayat Homer için. Savaşta büyük başarılar elde etmiş eski garson Fred; evine döndüğünde karısını bıraktığı yerde bulamaz. Daha sonra şehirde yeni evinde bulduğu karısıyla bir türlü mutluluğu yakalayamaz. İş bulmakta zorlanan ve karısıyla da arası iyi olmayan Fred'in aklı bir de dönüş uçağında taşındığı üçüncü kişi olan Al'ın kızına takılıdır. Fred de bir türlü yeni yaşamına adapte olamaz daha doğrusu eski yaşamına geri dönemez. Eski bankacı Al için ise durum biraz daha iyi gibi gözükür. Onu seven karısı ve çocukları onu iyi bir şekilde karşılasa da ona bakışları değişmiştir. Eski çalıştığı bankada daha iyi bir konumda tekrar işe başlayan Al'ın da hayatı bakışı değişmiştir. MacKinlay Kantor'un kitabından uyarlanan film; savaşın yık.cı etkisinden nasibini alan yaşamları anlatıyor. Wyler'ın kamerası ise hep doğru yerde yer alıyor. Wyler uzun planlar çekiyor, karakterleri iyi tanıtıp savaşın etkisini resmediyor. Ayrıca halkın savaşa ve gazilere olan bakış açısını ifade etmeyi de ihmal etmiyor. Dediğim gibi Wyler'ın kamerası filmin başarısında büyük etken. Oyuncularına yaptığı yakın çekimler(özellikle hurdalıkta Fred'e yaptığı); fonda çalan ritme göre değişen müziklerle filmin etkileyicini artırıyor. Wyler'ın oyuncu yönetimi de çok başarılı. Özellikle aslen profesyonel bir oyuncu olmayan,?Yardımcı Erkek Oyuncu? Oscar'ını kazanan Harold Russell'ın olağan üstü oyunculuğu sinema tarihinin unutulmaz olayları arasında. Esasen bir gazi olan Harold Russell, aynı zamanda Onur ödülünü de alarak Akademi ödüllerinde bir ilke imza atmıştı. Ayrıca yönetmen Wyler ile yapımcı Samuel Goldwyn arasında geçen tartışma da bilinir. Wyler'ın oyuncudan tamamen doğal oyunculuk almak istemesine aldırış etmeyen yapımcı oyuncuya oyunculuk dersleri aldırmaya başlamıştı, neyse ki Wyler galip gelerek tamamıyla doğal bir oyunculuk almış. Diğer oyuncularında kalitesi ve filmdeki mükemmele yakın oyunculukları tartışılmayacak kadar başarılı. Oyuncuların başarısının yanından uzun süresine rağmen çok akıcı uyarlanmış senaryosu ve başarılı kurgusuyla her yönden başarısını tamamlıyor. Film; savaş karşıtı tutumunun yanında kadın-erkek ilişkilerinde kadının önemini irdeliyor ve de farklı bir arkadaşlık kavramına yer veriyor. Hayatının en iyi yıllarını kaybedenlerin hikayesini anlatan, unutulmuş bir klasik ?The Best Years of Our Lives?.- The Best Years of Our Lives {Hayatımızın En Güzel Yılları} / William Wyler (1946) - | 1 |
10,630 | Beni çocukluğuma döndürdü arkadaşlık ve dostluğun önemini tekrar hatırlattı sadece winnie the pooh'un sesi değişmişti, değişmese iyi olurdu onun için 4/5 | 1 |
10,631 | Kıyıda köşede kalmış bir yapım ancak izledikten sonra değerini anlayabiliyorsunuz,Savaş sonrası insan psikolojisini en iyi yansıtan filmlerden biri kesinlikle,izleyince siz de etkileneceksiniz! | 1 |
10,632 | Gerçekçi olmuş. Özellikler m.ö.10.000e bakıcak olursak baya iyi. 10/9 | 1 |
10,633 | Sıkıcıydı ama sonu etkiledi beni birde gercek hikaye oldugunu hatırlayınca etkileyici ama sıkıcı | 0 |
10,634 | Filmi tavsiye ederim. Konusundan bahsetmeyeceğim, karakterlerin hepsi çok ilginç, filmin oyunculukları başarılı hepsi çok farklı rollerde karşımıza çıkıyorlar. | 1 |
10,635 | Benet Miller, önemli kişilikler ve yaşanmış konuları anlatma geleneğini üçüncü filmi Foxcatcher ile devam ettiriyor. İlk filmiyle Oscar'a aday olan ve başrol oyuncusu Philip Seymour Hoffman'a En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran Miller, 2011 yılında gösterime giren Moneyball filmiyle de başarısının tesadüf olmadığını kanıtlamıştı. Ve yazımızın konusu olan son filmi Foxcatcher ülkemizde nihayet vizyona girdi. Baştan söyleyeyim, Foxcatcher; bir güreş filmi değil. Bol aksiyonlu, hareketli, baş döndüren bir film bekleyenlere göre bu anlamda bir hayal kırıklığı yaşayabilir. Zaten yönetmenin Avrupa sineması çizgisine de ters olurdu bu. Ama bu durum, filmin sıkıcı ve ruhsuz olduğu anlamına gelmiyor. Bilakis tüm filmin içine sirayet etmiş tekinsiz hava ve oyuncuların harikulade performansları uzun süresine rağmen bizi filme bağlı tutup son 10 dakikaya kadar bile merakımızı diri tutuyor. Gelelim filmin konusuna: Film gerçek bir hikayeden uyarlandığı için internette yapacağınız kısa bir araştırmayla hikayenin başını sonunu öğrenebilirsiniz. Ama film, kimyasını bir gizem üzerine kurmadığı için sonunu biliyor olmanız önemli değil. Çünkü Miller, tıpkı Moneyball'da yaptığı gibi Foxcatcher'da da olaylardan çok yaşanan olayların karekterler üzerindeki yansıması ve karekterlerin piskolojisine ayna tutuyor. Film kaba haliyle, Amerikanın en zengin ailelerinden olan Du punt ailesine mensup John Du punt'un 88’deki Dünya Olimpiyatlarına katılmak için hazırlık yapan Mark Schultz’a sponsorluk sağlayarak Foxcatcher isimli bir güreş takımı kurmasını ve Du Punt'un hem Mark'la hem de dünya güreş şampiyonu abisi David ile olan rahatsız ve tuhaf ilişkisini anlaıyor. Konuyu böyle anlatınca banal durdu ama yukarıdada söylediğim gibi film, karekterlerin piskolojisi ve yaptıkları şeylerin arkasındaki ya da ruhlarındaki sebeplerini deşiyor. Başta filmin kahramanının Mark (Channing Tatum) olduğunu düşünsek de yönetmen büyük bir ustalıkla kamerasının ana hatlarını Du Punt'a (Steve Carrell) çeviriyor. Başka birinin elinde sulu bir drama dönüşecek hikaye, Miller'ın elinde insan ruhunun karanlık tarafına yapılan enfes bir yolculuğa dönüşüyor. Dupont'un davranışlarını, annesiyle olan işikisini acite etmeden sadece 2 dakikalık bir sahneyle özetleyerek anlatması ise bize sinemanın en kadar görsel bir sant olduğunu hatırlatıyor. Bitirmeden oyunculuklara da kısaca değinelim. Steve Carrell, ağır makyajı altında abartılı yine de güzel bir oyunculuk sergiliyor. Filmde göründüğü ilk andan itibaren insanda, az önce cinayet işlemiş de cesedi hala gömememiş hissi uyandırıyor. Mark Rufallo ise yine çok yerinde ve iyi bir oyunculuk sergilemiş. Bu ikilinin aksine Oscar'a aday olamayan Channing Tatum'un ise hakkının yendiği kanaatindeyim. Çok az replikle sergilediği minimal ve başarılı performan en azından bir adaylıkla ödülledirilebilirdi. Foxcatcher'a gidin. Az'ın çok olduğunu ve sinemanın ne kadar büyüleyici bir sanat olduğunu size tekrar hatırlatacak. | 1 |
10,636 | izmire hangi tarihte gelcek merakla bekliyorum | 0 |
10,637 | genel olarak baktığımızda su gibi akan bir film diyebiliriz.süresi de zaten çok uzun değil,beyrutta her biri farklı karakterde ve kısmen farklı hayatların farklı sorunlarıyla uğraşan bir grup kadının yaşantısından bir kaç gün izliyoruz.tabii ki kadın gözünden bakıldığı için tipik bir kadın filmi diyebiliriz fakat bir erkek de çok rahat izleyebilir.feminist yanları var gibi gözükse de aslında bağıra çağıra yapılan bir şey değil bu,dediğimiz gibi hayattan kesitler sunuyor sadece,belli kadınlık sorunları üzerine çok fazla yoğunlaşıp da işi abartmıyor.yönetmen ve aynı zamanda başrol oyuncusu nadine labaki filme ayrı bir hava katıyor kesinlikle.baştan çıkarıcı,kendine has bir havası olan modern arap kadını karakterine çok yakışmış.diğer oyuncular da çok inandırıcı,zaten aşina olmadığımız için gerçekten de böyle karakterlerin yaşadığına ve var olduğuna daha rahat ikna oluyoruz filmi izlerken.kadınların dünyası üzerine yapılmış onlarca filmden biri,fakat arap kültürü ve beyrut sıcaklığı harmanında,bazen komik bazen hüzünlü güzel bir örnek daha izlemek istiyorsanız buyurun. | 0 |
10,638 | filmi alırken önyargılarım vardı.fakat izledikten sonra bütün önyargılarım kırıldı.başta yönetmen ulaş ak olmak üzere filmde emeği geçen herkesi kutlarım.bütün oyuncular çok iyiydi.pelin batu bence inanılmaz iyi oynamış .iyi filmleri illaki sınırlarımızın ötesinde aramamıza gerek yok diye düşünüyorum.son dönem türk sinemasının en iyi örneklerinden biri.. | 1 |
10,639 | düşünürsek güzel bir kriz sahnesi hiç yok...hayır bu kadar basit olamaz uyuşturucu bağımlıları...ama yine de ellerine sağlık...tema iyiydi | 1 |
10,640 | benim adım hıdır elimden gelen budur hesabı yapılmış bir film..daha iyi yapılabilirdi, yapılmayabilirdi de..aynı şey. | 0 |
10,641 | bence çok güzel bir filmdi..sahneler kostümler dekorasyon 10 numaraydı..ben çok beğendim şahsen ama beğeni kişisel olduğu için kötü yorumlara bir şey diyemeyeceğim..ama izlenmesi gereken bir film bence böyle olumsuz yorumları haketmiyor.. | 1 |
10,642 | Aklım "Mucizeler Komedisi"ne kaydı. Oyundaki şarkı sözlerinden birini değiştirirsek şöyle diyebiliriz "Bu film o kadar saçma ki... yani, o kadar olur!" Eğer saçmalığın bi,r sınırı varsa, türünün dram olduğu söylenen "Dün Gece Bir Rüya Gördüm" filminin yönetmeni Ulaş Ak'tan daha ileri gidebilecek birini tanımıyorum ben. Sinema sektörünün içerisinde bu filmi yöneten, içinde rol alan ve bunu bir de vizyona sokan birilerinin var olduğunu düşünmek, bir sinema öğrencisi olarak bana hiç iyi gelmiyor. Bu yüzden ben sizi Kısa Film Festivallerine davet ediyorum. Yemin ederim izleyeceğiniz en kıza film bile bundan daha çok şeyi daha güzel anlatıyordur. İzleyeceğiniz en kötü film bile muhakkak daha harikadır. Bana tek bir cümleyle bu filmi anlat deseler, şöyle söylerim: "İyi yapılmış, iyi bir dizinin, iyi bir bölümünden çok daha kötü." Kesinlikle... Yani öyle ki, Arzu Yanardağ herkesten iyi ve Pelin Batu'nun güzelliğini bile gölgelemiş... | 0 |
10,643 | çok hoş bir film konusu olarak da oyunculuk özellikle pelin batunun ses tonu bnm annem güzel annem finalinde gerçekten hıoçkıra hıçkıra ağlıyordum | 1 |
10,644 | Uyuşturucu bağımlısı bir kızın sara hastası bir adamla kurduğu yakınlık ve yaşadıkları acı olaylar çok güzel bir şekilde işlenmiş. Finali çok acıklıydı. Mutlaka izleyin, Türk filmlerinde de iş var cidden... | 1 |
10,645 | Con Air gibi efsanevi bir filmin yönetmeni olan Simin West in son filmi.Onu Tomb Raider, Mekanik ve son olarak Cehennem meleklerinin yönetmeni olarak görmüştük. Stolen yani bu film için Başrol olarak Jason Statham ve Cliwe Owen gibi oyuncular ilk başta düşünülmüş olsa da Nicolas Cage son durak olmuştur. Film ülkemizde Vizyona girmedi maalesef.Sinemada izlemeyi düşünüyordum. Simon West filmlerinin bir özelliği iyi reklam yapılmaması oluyor. Yani bunu mekanik filminde de gördük.Filmi hangi ara yapıp piyasaya sürdüğü belli değil. Bu yüzden gişede bekleneni veremiyor. Mesela Jason statham ın müthiş filmlerinin gişede bekleneni verememesinin sebebi de budur. Büyük bir strateji hatası.Halbuki bu güzelim film iyi bir reklam ile Gişede çok başarılı olabilirdi.Tabi birçok ülkede vizyona da girmeliydi. Nicolas Cage filmde çok başarılıydı.Filmde aksiyon hiç bitmiyor bazı sahneler akıllıca işlenmiş. Filmin son kısmı ise mükemmel ve eğlenceli bir şekilde bağlanmış. Bu filme yapılan olumsuz yorumlara katılmıyorum.Bu filmi izlerken sıkıldıgını iddia edenler bence başka şeyler peşinde.Oyunculuk performansı olarak ta Nicolası çok yoran bir film olduguna eminim.Yaşlı Nico yinede filmin yükünü taşıyabiliyor. Kesinlikle izlenmeli. iyi seyirler... | 1 |
10,646 | İnsan doğası ve eğitimi vurgulansada kaufman nın bu senaryosu film olarak çok zayıf kalmış. Ayrıca senaryoya uymayan çok tutarsız sahneleride var,yani film bazen özgürlük doğadır diyor,(burda bir replikte dövüş kulübüne gönderme var)bazende özgürlük medeniyettir diyor.Kendiyle çelişen,türünü arayan bir yapım bana göre.. Gondry nin de en zayıf filmi sayılır. 6/10 | 0 |
10,647 | içsavaş trajedisini ve dönemi hassas noktalarını örtük olmayan anlatımıyla ele alması , sahnelerdeki doğallık(kusursuz bir hollywood yapımının tekno-üç boyutluluk manipüleleriyle karşılaştırılamayacak kadar harikaydı)adeta filmin içindeymişim gibi seyir almamı sağladı. şahane bir yapıt.. | 1 |
10,648 | Film 1975 yılının Beyrut’unu ve iç savaşı anlatıyor.Biraz sıkıcı olduğunu düşünmüştüm filmin başında ama hiç de zannettiğim gibi değildi.Bi kere, savaş gibi sevimsiz bir konuyu işlemesine rağmen, izleyiciyi baymadan ve Beyrut’lu bir ailenin gözünden ve daha çok da Tarık Nuri’nin gözünden anlatmış olayı.Tarık’ın arkadaşı Omar ve sonra onlara katılan May de filme kesinlikle çok şey şey katmış.Yer yer çok komik bulduğum diyaloglar oldu.Oyuncuların performansı belki muhteşem değil ama, hiç farkedilmiyor.Filmin en beğendiğim yönü ise, olayı ajite etmemesi, ağlayan sızlayan insanlardan prim elde etmeye çalışmaması oldu.Bundan daha güzel anlatılamazdı heralde bu hikaye...Çok beğendim ben, herkese de tavsiye ederim :))) | 1 |
10,649 | işte klasik steven seagal filmi. yalnız oda biraz digital efektlerden faydalanmış. eğlencelik biraz espirituel | 0 |
10,650 | Konu ve içeriğinden çok aksiyon sahneleriyle öne çıkan bir yapım.Ve bu aksiyon sahnelerinin iyi çekilmiş olması da filmin artılarından.Seagal’in yine olağanüstü kötü oyunculuğu ve DMX’in de rol yapma kısıtlılığına rağmen kendini izlettiriyor.Ayrıca Steven Seagal’in bu filmden sonra kariyerinde ikinci kez yavaş yavaş düşüşe geçmesi dolayısıyla da Seagal ve hayranları için önemli ’’Exit Wounds’’. | 0 |
10,651 | çocukluğumun filmlerinden, bir yanda bayıldığım çizgi film karakterleri bir yanda dev bir adam, filmleri gerçek sandığım dönemlere denk geldiği için bugs bunny,tweety vs. nin gerçekten yeraltında bi hayatları olduğunu sanmıstım, izleyin derim eğlenceli bir filmdi ;) | 0 |
10,652 | Konusunda anlaşılmayacak tek bir nokta bile yok,Norveç in soğuk günlerinde evde vakit geçiren iki yaşlı kardeşin yaşamı,aralarındaki ilişki hem dramatik hem de komik bir şekilde izleyiciye başarıyla aktarılmış bir Bent Hammer filmi sadece sonunda ne olduğu belli değil ama o bakışlar ve evin ortamı herşeyi açıklıyor bana göre Bent Hammer in en iyi filmi 9/10 | 1 |
10,653 | Çocuk evlilikleriyle ilgili çok güzel bir yapım olmuş. Güçlü denilebilecek bir oyuncu kadrosu var. Filmin sonunun biraz yarım bırakılması hariç çok güzel bir film. | 1 |
10,654 | 1 | |
10,655 | ] | 1 |
10,656 | Yani bu suc makineleri salak olmasa devlet hiçbir şey yapamayacak oyle mi? Yonetmen aslinda neyi amaclamis diye dusundum ve bu suclular sanki haklilarmis gibi en sevilen oyuncularin oynayilmasina sasirdim. Ayrica bir vahset icin komedi filmi cekmek de akillara zarar devletin gösterimini yasaklamasi gerekir. | 0 |
10,657 | zevkle izlenebilecek bir film.gercek hayattan esinlenmiş gerek komedi gerek aksiyon iyiydi oyuncu seçimleri çok iyi 10 üz 7.6 | 0 |
10,658 | Michael Shannon, Chris Evans ve David Scwimmer'ın makyajını, imajını çok beğendim. Üçü de adeta tanınmaz halde. Tam bir üst düzey oyunculuk filmi, zaten Michael Shannon yine döktürmüş. Soğuk bir katil, soğuk bir katili oynayan soğuk ve aşmış bir oyunculuk. Chris Evans'ın da dondurmacı rolünün hakkını verdiğini söylemek gerekir. Günümüzde kiralık katil karakterleri daha çok yalnız, ailesi ve kaybedecek şeyi olmayan tipler olarak lanse ediliyor. 60 ve 70'lerde geçen bu gerçek hikayede ise kiralık katilliği meslek edinmiş ve ailesi olan karakterler görmüş olduk. Kuklinski'nin iç ve dış dünyasının tamamen yansıtıldığını düşünüyorum. Bu açıdan çok başarılı bir film olmuş. izleyin pişman olmazsınız iyi seyirler... | 1 |
10,659 | Oyuncu performanslarıyla yaşanmış bir hikayeye kendinizi kaptırabilirsiniz. Daha fazla aksiyon sahneleri olsaydı artı puanları alabilirdi. Seyretmekte fayda var, özellikle Michael Shannon için! | 0 |
10,660 | komik bi film,hakkını yememek lazım ama bence şener şen'li versiyon daha iidi | 0 |
10,661 | Dusunun bir kere, Turk versiyonu bu orjinalinden cok cok daha iyi. Daha ne soylenebilir ki...(5/10) | 0 |
10,662 | Steven Seagal ın eski karısı ve Brut parfüm reklamlarının şahane afeti Kelly LeBrock a hayran kalmamak imkansız... | 1 |
10,663 | eh işte dedirten bir film daha robert duvall yine oyunculugunu konuşturuyor ama filmin iyi olmasına yetmiyor 10/5 | 0 |
10,664 | Mükemmel ötesi bir film. Jack Nicholson a olan sevgim on kat daha arttı. İzlediğim en iyi Jack Nicholson filmidir... | 1 |
10,665 | bu fılme hayret klmse yorum yzmamıs.bende dvd sını tesadufen bulup aldım gercekten cok guzel bır fılm. yerı geldıgınde komık bı o kadarda dramatık olan fılm bır mahkumun yol hıkayesı dıyebılıriz.bence herkes ızlesın cok eglencelı bır fılm. | 1 |
10,666 | jurassic park2 den sonra izlediğim en kötü filmlerden birisi değil..ama iyi bir film de değil. Sondaki sahne, sadoko'nun geldiği sahne hakikaten ürkütücüydü..ama bu japonların korkma şekli de bizimkinden farklı sanırım. Genel olarak gerilten bir şey bulamadım. Manasız bir şey... | 0 |
10,667 | çok iyiydi ve korkunçtu gerçek bir koprku filmi idi | 0 |
10,668 | İzlenebilitesi ve gerdirebilitesi yüksek bir film, Amerikan versiyonuna da bariz basar:) Yalnız küçük bir detay: telefon çalar.. Filmdeki karakter telefonu açar: -moshi moshi ahanda gitti gerilim:) Şu moshi moshivari konuşmaları olmasa dandından yenmezdi ama olsun:) | 1 |
10,669 | Ring’in orjinalini daha bugün izledim.Hollywood yapımını izleye çok olmuştu ama...Gore Verbinski’ninkinden hemen hemen farkı yok gibi.Zaten orjinali de bu esasen...İki 'Halka' arasındaki en temel fark Hollywood farkı.İkisini karşılaştırınca, özgün olan 'Halka' bu olmasına rağmen, sanki 'zayıf halka' olarak kalmış gibi geldi bana :))) Ama yine de başarılı bir film... | 1 |
10,670 | ben bu filmi malesef amerikan yapımı olan halkadan sonra izleyebildim.....hollywood yapımınada lafım yok ama bu film gerçektende onun yanında baya bi korkutucu oluyo...ayrıca bu japonlarda son senelrde korku dalında baya bi iş çıkartmışlar umarım devam filminide izleyebilirim....kısacası bu film daha bi korku öğeleri içeriyo hele hele sonları baya bi tırstırıyo insanı... bulabilen izlesin....9/10 | 1 |
10,671 | Film Kendini Sonuna Kadar İzlettiriyo harika aksiyon,gerilim,gizem türlerini barındıran bir film. Filmi Eğer İzlemediyseniz Öneririm Harika Bir Film. | 1 |
10,672 | Hikaye (Kahaani) filminde hamile bir kadın Londra'dan kayıp kocasını bulmak için Hindistan'a gelir. Burada kocasını arayan kadın polise ihbarda bulunur. Fakat bir türlü kocasına bulamaz. Çünkü kocasını kimse tanımamaktadır. Londra'dan bir iş için Hindistan'a geldiğini söylemiş olduğu için çalıştığı yere gider ancak orada da onu kimse tanımamaktadır. Bu saatten sonra kadın kocasının neden hiç fotoğraf çektirmek istemediğini de anlamış olur. Kocasının bilinmeyen işlere karıştığını düşünen kadın tek başına milyonlarca kişinin yaşadığı bir yerde çok sevdiği kocasını aramaya devam edecektir. Bir süre sonra hamile kadın kendini oldukça karışık olayların içerisinde bulacaktır. Hikaye (Kahaani) filmi başarılı bir Hint filmi. Öncelikle söylemeliyim ki spoiler vermemek için konuyu tam olarak anlatmadım. Zaten konusu tam olarak anlatılırsa bol spoiler yiyebilirsiniz. Filmin oldukça güzel bir konusu var. İzlerken merak içinde izliyorsunuz. Film ilerledikçe aklınızdaki soru işaretleri daha da artıyor. Özellikle finali kolay kolay tahmin edilebilen bir film değil. Finalinde kesinlikle şaşıracağınızın garantisini veriyorum. Filmin tadı kaçmasın diye spoiler vermiyorum. Çünkü spoiler verince herhangi bir tadı kalmıyor filmin. Oyunculukları da oldukça başarılı buldum. Özellikle filmin baş rolünde yer alan Vidya Balan tek başına muhteşem bir oyunculuk performansı sergilemiş. Filmin başından sonuna kadar izlenmesindeki en büyük paylardan biri de Vidya Balan'a aittir. Sürpriz finale sahip filmleri ve de Hint filmlerini seviyorsanız kaçırmayın. | 0 |
10,673 | çığlıklar ve fısıltılar dan etkilenmiş woody allen. | 1 |
10,674 | Biraz haşarı biraz kaçık ama her zaman eğlenceli olan Woody Allenin bu sıradışı filmini izlemek gerçekten çok hoştu.İsveçli usta yönetmen Bergmana hayranlığını sıklıkla dile getiren Allen, psikolojik temeli fazlasıyla Bergmanı andıran bu filmi çekmiştir. Film modernleşen toplumlarda herşeyi çabuk tüketen insanoğlunun varolma sancılarına göz atıyor. Annie Hall filminin başında yaşlanmaya olan fobisine şahit olduğumuz yönetmenin bu filminde de geriatrik psikoloji sıklıkla yer alıyor ve dialoglarda psikanaliz üst seviyede kullanılıyor. Bergman severlerin bu filmden de çok hoşlanacağına eminim... | 0 |
10,675 | ya arkadaşlar bu filmin soundtrackini bulabilirmisiniz acaba 10 numara olmuş cidden... | 0 |
10,676 | Arkadaşlar fragmana bakıp hemen öneleştiri yapmayın. Senaryoyu okuyun bakın orda melekten şeytandan bahsetmiyor.. Gidin izleyin öyle eleştiri yapın... | 1 |
10,677 | arkadaşalr açıkçası film için mükemmel diyemeyeceğim. zaman geçirmek için güzel ancak büyük beklentilerle gitmeyin. 10/7 | 0 |
10,678 | oyunlarını muhteşem heyecan ve zevkle oynamış biri olarak film daha iyi yapılabilirdi diyorum. belki oyunlarından etkilendiğim için filmden de beklentim yüksekti. aslında ikinci bölümün son 20 dakikası iyiydi ama, ilk bölüm aksiyonsuz geçti. yani daha çok aksiyon, daha çok ateş, daha çok matrixvari çekim ve daha dramatik müzikler bekliyordum, çıkmadı, olsun... | 0 |
10,679 | Etkili bir film değil.. ama kötü de değil.. oyuncular başarılı.. ortalama vasat bir film sonuç olarak.. 5/10 | 0 |
10,680 | Kötü değildi birtek Tamer Karadağlı bozmuş biraz ama filmin anlatımı,vermek istediği mesaj çok çok iyiydi.6/10 | 0 |
10,681 | Film mükemmel değil belki; ama bol bahartlı leziz bir yemek yer gibisiniz. tarçın kokulu, sıcak bir film olmuş.. | 0 |
10,682 | çok güzel bir film ve baya etkileyici. | 0 |
10,683 | diyaloglar ve kamera guzeldı.ben cok begendım.akdenız ınsanını guzel cızmısler:) | 1 |
10,684 | Hiçbir zaman ustanın en iyi filmleri arasına giremeyecek olsa da vasata düşmeyen bir film.Aslında senaryodaki ahlakçı yapı ustanın pek tercih etmediği bir durum olmasına karşın kamera kullanımındaki başarısı ve biçimdeki ustalık nedeniyle adından söz ettirmeyi hakediyor.Zaten usta da bir röpörtajda senaryoda hoşuna gitmeyen taraflar olduğunu beyan etmiştir. | 1 |
10,685 | Hitchcock başyapıtları arasında silinik olduğu gerçeğine uygunluğu tartışılmasada kötü bir fim değil, ağır aksak ama sürükleyici ve hoş detayları yok değil.7/10 | 0 |
10,686 | Şahane bir film diyemem altında Alfred Hitchcock imzası olduğu için izlediğim aldığım bir filmdi I Confess Çok şey beklemeden izlenebilecek ve keyif alınabilecek bir film. | 1 |
10,687 | İskender Büyük karakterinin büyük ölçüde Bülent Orakoğlunu temsil ettiği söylenebilir. | 1 |
10,688 | Gülmekten öldürmeyen ama yeri geldimi süper gülümseten ve filmden sonra izlediğine pişman etmeyen vakti boşa geçirdiğini düşündürtmeyen bir film... Neşelenmek için bire bir ;) | 1 |
10,689 | Film çok hoşuma gitti. gayet izlenebilir kesinlikle zaman kaybı değildir :) | 1 |
10,690 | Zaman zaman sıksada izlemesi eğlenceli sahneleri yok değil. Hoş ve zıpır bir komedi olsa da vasatı pek aşamadığı bir gerçek. 6/10 | 0 |
10,691 | Değişik bi konudaydı ve gayette başarılıydı...Ben beğeniyle izledim. | 0 |
10,692 | Kurtlar Vadisi İsmini Kullanarak Yapılmış Kötü Bir Film. | 0 |
10,693 | filim konusu aslinda gayet real ve etkileyici ama bazi yerleri biraz sacma ve eksik geldigi icin wowwww denile bilicek bir filim deyil. Ama yinede gayet iiiiii .... | 0 |
10,694 | Alaaddin sevdıgım bir masaldı Bu tur masallar sinemada gösterime gurdıgınde kacırmam Ben cok begendım ustelık aklımda takılı Bırkac sey olmasına rağmen iki saat boyunca hepsini unuttum Cok keyıflı ve guzeldı | 1 |
10,695 | Son dönemde vizyona giren türk filmleri arasında gerçekten iyi bir yere sahip olduğunu düşünüyorum Arzu Yanardağ beklediğimden daha iyi bi performans sergilemiş. Filmde bazı sahneler kesilmiş ama yinede izlenmesi gereken filmler arsında olduğunu düşünüyorum.. | 1 |
10,696 | bu hayatların memleketi yok.kimi diyarbakırda kimi istanbulda kimi pariste kimi londrada.iyi film.devamlılık hoşuma gitti.konu da güzeldi.10/8 | 1 |
10,697 | baslarda ıyı basladı sonuna dogru berbat oyunculuklar ve klıse turk fılmlerıne donmesıyle sıkılmama yol açtı...muzıkler eh ıste...ama koy fılmlerıne ozgu..kaval seslerı falan olmuyor artık..oyunculuklar kotu..bayagı sırıtkan oyuncular..sankı bedava fılm cekılmıs gıbi..broken angel ve ustune bu fılm ızlersenız yurt dısından nefret edersınız..bu arada turk oldugum ıcın mutluyum herseye ragmen..ama fılm 6 ıyı nıyetıme dayanarak.. | 0 |
10,698 | bence çok güzel ve duygusal bir film olmuş neden hiç reklamının yapılmadığını anlamadım zaten bu ülkede neye gerçek değerini veriyoruzki anlamış değilim mutlaka izleyin beğeneceğinize eminim | 1 |
10,699 | yorumları okudum da, çok şaşırdım acaba ben başka bir film mi izledim diye de düşündüm hatta.. bence hiç güzel bir film değildi, klişelerle dolu, oyunculukların yerlerde olduğu(ünlü oyuncular hariç) bir amatör film gibiydi adeta.. en çok da Türk insanları bize, İngiliz diye yutturmaya çalıştıkları sahnelere uyuz oldum.. | 0 |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.