Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
9,100
birisi gelip bana hayatında izlediğin en kötü 5 filmi söyle dese vereceğim isimlerden bir tanesi bu filmin adı.. zamanı kıymetli olanlar izlemeyi akıllarından geçirmesin bile derim..
0
9,101
Offf sıkıldık artık yaa anlamıyormusunuz .. yeni şeyler lazım yeni mesela.. 2012.. gibi :) korku değil ama ii korku filmi senaryoları yazılcak bunun üstüne .. gerçek gibi ..
0
9,102
Film gerçekten süperdi Kesinlikle TAVsiye Ediyorum ÇOK Korkutucu ve Sürükleyici.."Bundan sonra Benden yardım istemeye Çirkin bir kadın gelirse kesinlikle ve kesinlikle istediğini yapıcam..aman benden uzak olsun ^^ izleyince anlarsınız."
1
9,103
bence çok iyi.. olumsuz yorumlara bakmayın.. 10/7
1
9,104
Açıkçası 80s kara korku filmlerini sevmeyen ya da Evil Dead efsanesini benimsememiş kişilerin bu filmi beğenmesini kimse bekleyemez. Bu film sıradan bir hollywood filmi değil. Özellikle Sam Raimi ve Evil Dead hayranlarına hitap edeceğini düşünüyorum. Evil Deadi izledim beğenmedim diyenler sakın ola Drag Me to Hell i izlemesin. Evil Dead serisi 10/10 ise bu 10/9 derim.
1
9,105
İşte budur abi!!! En sewdiğim rapper'ın filmi nihayet vizyona giriyo, ne zamandır bunu bekliodum, nihayet tamamlamışlar... Umarım beklentilerimi karşılar, ki öle olucağını tahmin ediyorum. Zaten 50 Cent'in kendi karizması yeterde, artar bile. Curtis Jackson adamımsın!!! :)
1
9,106
sen artık bir starsın.e filmsiz star mı olurmuş canım?seni bi de filmde oynatcaz ki daha çok para kazanalım, fanlarını arttıralım mevcut fanların da gelsinler görsünler bakalım kamera karşısında nasıl artistik durduğunu..bayılsınlar sana yere göğe sığdıramasınlar seni!dediğim gibi sen artık bir starsın!tabii ki bu düzende bir filmde oynamak -hem de başrol- en doğal hakkın!!!!
0
9,107
senin bu bebe filmi dediğin dünyanın en çok izlenen çizgifilmlerinden
1
9,108
Rugarts en sevdiğim çizgi film :))))))))) süperrrrrrrrrr......
1
9,109
Mutlaka izlenmesi gerekir bana göre...
1
9,110
bayıldım
1
9,111
devamı gelsin eglenceliydi 10/8
1
9,112
bide şöyle düşünmek lazım eğer bu film olmasaydı belki kuzuların sessizliği olmayacaktı,birileri bu filmden ilham alarak çekmiş film vasat bi film ama lecter ismi için izlenir..
1
9,113
Kurgu yönünden oldukça orjinaldi. Sizi klişeden uzak biryerlere taşıyan bir film. Fazla gerilmeyi beklemeden izlerseniz seveceksiniz.
0
9,114
Klişeler filmi tamamen içine alsa da Jennifer Lopez'in oyunculuğu için izlenir - ya da ben öyle düşünüyorum -. Jennifer Lopez'in duyguyu hissettirmesi ve monoton filme bile hareket katması, beni de filme bağlıyor. Ortalamanın üzerinde bir film olduğu kanaatindeyim.
0
9,115
Çocuklara yönelik bir yapım. Çocuklar hayran kaldı. Ama fantastik sandığım film beni yanılttı. Bu yüzden puanım negatif. Yoksa görsel açıdan bızdıkların seveceği bir film. Mackenzie Foy ve Morgan Freeman filmin en etkin ismiydi. İyi seyirler.
0
9,116
Bilmem : gereksiz gibiydi 410
0
9,117
Bir Hollywood filminde, Türkiye de üretilen bir otomobilin kullanılması ve Hz. Mevlana Celalettin-i Rumi nin aşk üzerine felsefelerine yer vermesi şaşırtıcı ve güzeldi... Çoğu yorum yazan üyeler, senaryo ve oyunculuklara takmış, bende olayın bu yönüne dikkat çekeyim dedim :)
1
9,118
kadroya beni katsan arada kaynarım kimse farketmez... Julia Roberts favorim.
1
9,119
bence bekleyip gormeli...
1
9,120
berbat bir yeni versiyon. çocukluğuna ineyim demiş zombie ama keşke hiç inmeseymiş ya da daha kabiliyetli bir çocuk bulsaymış. benden tavsiye sakın sinemaya gidip paranıza yazık etmeyin.
0
9,121
ya film doğum günümde girdi bizimkiler beni bu filme doğumgünü hediyesi olarak götürebilirlerdi ama gitmedik ya fragmanı bile güzel
1
9,122
micheal,josen,freddy bu 3 süper filmler yapar aslında beğenenede saygı duyarım beğenmeyenede ....
0
9,123
Filmi ilk çıktığı dönemde izlemiştim erotik bir başyapıt falan diye lanse edilmişti fransa da eleştirmenlerden yüksek puanlar almıştı. Ancak filmin yapım kalitesi çok düşük hadi onu geçtim sistem eleştirisi dediği şeyi de çözemedim en acımasız olan en çok kazanır mı diyor ne diyor ? Birde o dönem filmle ilgili sansasyon olmuştu. Filmin yönetmenini bazı oyuncular dava etmişti. Yönetmen filmde oynatma karşılığında kadınlarla yatmış, sonra da oynatmamış.
0
9,124
Kurtların vahşi doğada olduğu kadar güçlü akıllı bir okadar egemen olduğun vurgu yaptıgı mesaj verdiği ama konu olarak farklı anlatıldığı güzel başarılı bir film..Cİddi ciddi kurtların var oluşu ve aile yapısı hiç bir canlıda olmayan özelikle alfa beta omega 3 unsur olarak var oldukları sürü yapısı hala kaybolmadna devam ediyor :) film güzel izleyin izlettin gerilim seven insanlar için izlenecek güzel yapım..tabiki sinemada değil evinizde ayaklarınızı uzatın izleyin iyi seyirler...
0
9,125
bence on numara bir film ama bazı sahneler çok saçma ama olsun yinede on numara film yapmışınızda o kurtlar gerçekmi anlamadım onu
1
9,126
Seth Rogen Amerikada para yapıyor.Yine Amerikan tarzı bir komedi! Ama bence vasat bir komedi..Kısacası çerezlik bir filim! Gününde olmayan birini koltuktan düşürtecek bir filim kesinlikle değil. Mucize beklemeyin... 6/10
0
9,127
Daha çok erkek izleyicilere hitap eden bir komedi filmi.Film sürekli kafaları ot içmekten bi dünya olan biri içici diğeri ot satıcısı iki kafadarın başlarından geçen eğlenceli hikayesini anlatıyor.İzleyip gülüp eğlenip tüketilecek tarzda film.Filmin hikayesinden çok geyik dialoglar hoşuma gitti.Dediğim erkekler için yapılmış eğlenceli kafası kıyak gezinip duran sapşalların filmi:)
0
9,128
Filmi 2 gün kadar önce izledim ve bence komedi açısından tatmin edici bir film kesinlikle.Film sona doğru biraz düşüş yaşasada bence bitişide güzeldi.Kafası güzel gençlerin hikayesini anlatmış film ve bence başarılı ve komik bir filmdi.Son zamanlardaki filmlerde gerçek komediyi bulamadığım için bu filminde başarılı olamayacağı önyargısı ile izledim filmi ama bence mükemmeldi10/8 hak ediyor kesinlikle...
1
9,129
tam bir amerikan saçmalığı..bu aralar fazlasıyla örneğini izlediğimiz vasat amerikan zeka seviyesinde filmlerden
0
9,130
oyuncuların performanları ve diyaloglar eğlenceliydi:>...izlenmesi vakit kaybına yol açmaz...7/10
1
9,131
Kesinlikle savaş filmleri içinde bir baş yapıt. Oyuncu kadrosu, senaryosu ve aksiyonu ile gerçekten mükemmel bir savaş filmi. Kesinlikle koleksiyonunuzda bulunması gereken bir film. Bu puana bakıp aldanmayın 10 üzerinden 10'u hak ediyor.
1
9,132
ban a bu filmi izlemek bugün nasip oldu.ayrıca katiie holmes ede hayranım zaten.bu filminide cok begendim bence sonderece romantik bir film her nekadar romantik filmlerin olmazsa olmazı olan etkileyici dialoglar burda olmasada begendim
1
9,133
forest whıtaker aktör değil miydi ya???
0
9,134
filmin konusunda hiç bir şey yok ama kate holmes için izlenir.çok şirin bir kız ve role çok yakışmış.ama yinede izlerseniz zaman kaybı olmaz.
0
9,135
Paul Thomas Anderson bu ilk uzun metrajında ilerde neler yapabileceğinin sinyallerini veriyordu bir bakıma.Sydney sürprizlerle dolu,leziz bir suç filmi.
1
9,136
Gerçekten güzel bir filmdi.İzlemek isteyen herekeze tavsiye ederim.10/8
1
9,137
Zamanında, Ricci için seyrettiğim bir filmdi...
0
9,138
KAtil DoğanlarınMickey ve Mallorysi, True Romanceın Clearence ve Alabaması tadında iki aşığın Billy ve Laylanın aşkı.Ama diğer filmler gibi kanlı değiller. Tam bir arıza romantik film. Hollywood romantik komedilerindeki tiplere alışıksanız bunu beğenmeye bilirsiniz. ama aykırı aşklar tam bana göre diyorsanız siz de benim gibi bayılacaksınız bu filme. Küvet sahnesi ve üst açıdan çekilmiş yatak sahnesi ve polaroid fotoğraf çektirdikleri sahneler filmden favori sahnelerim.Yemek sahnesinde daha önce hiç görmediğim bir öznel kamera kullanımı varki onu da çok beğendim.
1
9,139
Filmi yerden yere vurmuşsunuz bence çok güzel bir filmdi erotik ve porno karşımı bişey çıkmış ortaya
1
9,140
ben de Colin Farrell’in oyunculuğunu pek beğenmiyorum ama Ewan McGregor bu filmi kurtarır diye düşünüyorum.. trainspotting filminden beri takipçisiyim zaten.. ayrıca afişe bakınca colin’in küçük emrah bakışları da dikkatimi çekmedi değil :)
0
9,141
ilk defa bir woody allen filmini sıkılmadan sonuna kadar izleyebildim ama yinede filmden çok şey beklemeyin.
0
9,142
Woody Allenın londra üçlemesinin son filmi, scooptan daha iyi bir film olsada Maç sayısının çok gerisinde olduğu yatsınamaz bir gerçek.Orta gelirli bir aile içinde yırtmaya çalışan iki kardeş zengin dayılarının yaptığı korkunç teklif üzerine, para karşılığında Dayılarının bir iş arkadışını öldürmeye karar verirler.Ama Terry bu işe girmeden önce paniğe kapılmaya başlarki olay bittikten sonra bu vicdan azabıyla yaşıyamaz hale gelir ve herkez için potansiyel tehlikedir.İnsanların sınıf atlamak için yada konumlarını korumak için neler yapabileceğini göz önüne seren ortalama bir Allen filmi.Hayatı boyunca kardeşine laf söyletmeyen evin annesinin, kardeşinin oğullarını bu kadar zor bir duruma soktuğunu, hayatının düzeyini yasa dışı işlerle yükselttiğini bilse neler hissederdi diye düşünmekten kendimi, alamadım. 10/6,5
0
9,143
filmin konusu güzel ama fazlasıyla uzatılmıs..
0
9,144
şahane bir film.woody allen yine sahnede.neden bu kadar aşağılandığına ve beğenilmediğine anlam veremiyorum.oyuncular da son derece kaliteli,film de.sanırım filmin adından da gelen mesajı ve durumu anlayamamışlar,önceki seyircinin yorumunda belirttiği yunan mitolojisiyle ilgili durumu yani.hatta filmin de bir iki sahnesinde yunan mitolojisine bariz göndermeler bulunmakta.film bittikten sonra anında bir match point havası alıyorsunuz,en az onun kadar kaliteli bir woody allen yapımı bu da.sürükleyici ve gerçekçi.usta yönetmen hiçbir zaman aman mutlu sonla bitireyim,aman başrol şöyle olsun,aman bu karakteri öldüreyim diye düşünmüyor filmlerinde.cassandra da şok finaliyle tipik bir allen yapımı.oyuncular rollerine çok yakışıyor,harikalar.bunu yapmayı sevmem ama öneri amaçlı bir şey söyleyeyim,eğer geçmişte snatch,match point,in bruges,rocknrolla izlediyseniz ve beğendiyseniz,cassandras dreami de izleyin.
1
9,145
''SENARYO VE YÖNETMENLİK: BAŞARIYI GETİRMİŞ'' Daha önce bizlere Mr. Woodcock, Lars And The Real Girl gibi beğendiğimiz filmler sunan yönetmen Craig Gillespie, 2. kez spor filmi çekmeye karar vermiş ve Million Dolar Arm filmini bizlere sunmuş. Ayrıca, Up, The Vistor gibi eğlenceli ve hüzünlü filmleri bizlere sunan, gün geçtikçe kendini bir adım daha ileriye taşıyan Thomas Mccarthy'e de ayrı bir parantez açmak lazım. Artık yazacağı filmlerin takipçisiyim. ''ÇEVİRİ MANTIKLI'' İlk olarak çevirisinden başlamak gerekir. Film, Maymunlar Cehennemi ile aynı tarihte vizyona girdiği için ilgisiz kaldı. Ki yorum atan birkaç kişiye baktığımda çevirinin hatalı olduğunu söylemişler ama öyle değil. Yani genel anlamıyla çevirsek ''Milyon Dolarlık Kol'' oluyor fakat bu çeviri yerine, ''Yetenek Avcısı'' yapmak daha mantıklı olmuş. Bunu şimdi söyleyemeyeceğim ama emin olun ki filmi izleyenler neden böyle çevirildiğini anlayacaktırlar. ''LAKE BELL BU FİLMDE DE İYİ OYNAMIŞ'' Başrolde ise genelde romantik filmlerden tanıdığımız Lake Bell oynuyor ki filmdeki rolü ise para kazanmak için Hindistan'dan yeni sporcu arayan JB Bernstein'nin sonradan evleneceği; komşusu rolünü üstleniyor. Diğer filmlere nazaran biraz daha az çıkıyor ama öz çıkıyor. Yani başrol ama Jon Hamm ya da Suraj Sharma kadar ön plana çıkmıyor yine de oyunculuğunu konuşturmayı biliyor. ''SURAJ FİLMİN BANA GÖRE EN İYİSİ'' Diğer yazmak istediğim oyuncu ise Suraj Sharma tabii ki de. Babasından gizli olarak katıldığı yarışmada 2. olur ve ABD'de kriket(nefret etse bile) oynamaya başlayan, Hindistan'lı Rinku Singh'i canlandırıyor. Ve de hakkını veriyor bence. Filmde en beğendiğim oyuncuydu. ''İLK YARISI DAHA EĞLENCELİ'' Filmin ilk yarısı; ikinci yarısına nazaran biraz daha eğlenceli. Ama bu tabii ki de 'ikinci yarısı eğlenceli değil' demek değil. Yine zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun. ''AZ GİŞE YAPAR'' İlk başlarda da dediğim gibi, Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti ile aynı anda vizyona girdiği için ve 33 kopya gibi az bir rakam aldığı için pek gişe alacağını sanmıyorum. Hemi de salonda sadece 6 kişi izlemiştik.. Pek tutmasa bile umarım unutulup gitmez film. Spor severlere önemle önerilir, hele ki spor filmlerinin az olduğu bu yıllarda.'' Film puanı: 6.9 Gişe Tahmini: 14,352 Not: Filmin başrolünü Tardu Flordun da oynasa olurmuş, tam ona yakışırdı JB Bernstein rolü. Filmin ana fikri: ''Azim: Zaferi getirir''
0
9,146
Tabi soygun filmleri sürükleyici oluyor hep; bu da öyleydi biraz italyan işini andıran senaryosuyla öne çıkmayır başarıyor onun kadar iyi olmasada.Puanı düşük kalmış,daha fazla olmalıydı diye düşünüyorum.8/10
1
9,147
daha iyi olabilir ve vay be dedirtebilirdi,ama yine de sürükledi
0
9,148
Bir Tim Burton hayranı ve her filmini yakından takip eden biri olarak söyleyebilirim ki Hiç Kuşkusuz bu film Tim Burton'un başucu filmlerinden biri. İçinde o da olmalı dediğim ve gercekten cok sevdiğim, pek bilinmeyen ama cok sey anlatan( amacı bu olmasa da) Tim Burton seven herkesin izlemesi gereken bir iş bence.
1
9,149
gücü kötüye kullanmak insanın doğasında var olduğunun kanıtı bir film. Bu deyim anca bu şekilde güzel anlatılabilirdi.
1
9,150
bu kadar güzel oyuncuya Daha güzel olabilirdi. Konu da fena değildi ama işleniş tarzı olmamış.Kopmuş, yavaş...İzlense de olur izlenmese de...
0
9,151
GERÇEK BİR BAŞYAPITLA KARŞI KARŞIYAYIZ George Sluizer'i muhteşem eseri. saskia ve rex'in hayatlarının bir benzin istasyonunda nasıl da sonsuza dek değiştiğini izleriz. film bu benzin istasyonu sahnesini değişik kişilerin gözünden izletir bize. filmde pek sürpriz yok gibidir aslında. sonunda acayip şeyler olacak diye beklemezsiniz. saskia'nın başına gelenleri az çok tahmin edersiniz. kötü adamı bilirsiniz. hiçbir şey gizli değildir. ama merak... filmin kilit noktası bu işte. saskia'nın başına gerçekten tahmin ettiklerimiz mi gelmiştir. biz de rex gibi ölümüne merak ederiz bu sorunun cevabını. yönetmen bu noktanın ayrımını yapmakta çok başarılıdır. filmi gereksiz bir duygusallığa boğup aşkı için sevgilisini arayan bir adamla karşı karşıya değilizdir. sadece merak eder o. sevgilisine ne olmuştur? her şeyin açıklığa kavuştuğu son sahne ise inanılmazdır. evet kelimenin tam anlamıyla inanılmaz. mıhalanıp kalırsınız ekran başında, kanınız donar. film boyunca çok gerilmeyen bünyeler bile o finalden sonra uzun süre kendine gelemez. çünkü dediğim gibi aslında filmi izlerken sürpriz beklemezsiniz, hele de böyle bir sürpriz asla...
1
9,152
İşkolik bir lokanta sahibi, ailesi ve arkadaşlarını konu edinen sıcak bir film. Bu sıradışı ve keyifli hikaye, sinemaya çok güzel bir şekilde aktarılmış. [8/10]
1
9,153
'The Losers' dan (Kaçaklar) sonra bir diğer DC Comics uyarlaması daha ülkemizde, vizyona girmeden doğrudan DVD den çıktı. Filmi sevdim. Eğlencelik bir aksiyon olmuş.
1
9,154
Şu filme güzel demek western filmlerine ihanettir.Megan foxta keşke artık oyunculuk öğrenmeye başlasa. 3/10
0
9,155
Yönetmenin lirik anlatımı hoş ama senaryo iyi değil.. filmde farklı 4 hikaye var ve sadece ilk hikaye etkiledi beni.. yani yaklaşık 110 dklık filmin ilk yarım saati.. diğer hikayeler havada kalıyor, anlamını yeterince bulamıyor ve bazı durumlar oldukça saçma.. film müzikleri hoştu.. bazı oyuncular çok iyiydi bazıları çok donuktu.. genel olarak düşündüğümde vasat bir film.. ne abartıldığı kadar harika ne de yerin dibine sokulacak kadar kötü.. 5/10
0
9,156
Ünlü bir yıldızla kızı arasındaki sevgi nefret ilişkisini erkekler ve başarı üzerinden ele alan Almodovar yeteri kadar karakterleri derin işleyemiyor, dört filmlik ortak çalışmadan sonra gözler Banderası arıyor, Banderasın yerine filmdeki erkek açığını kapatan Miguel Bosé oyunculuğu o kadar vasatki filmi sekteye uğratıyor, bir çok sahne havada kalıyor sonuda yeterli etkiyi bırakamıyor.Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlarla zirve yapan Almodovar sineması erezyona uğramaya devam ediyor niyazikki. 10/6,5
0
9,157
film bu puandan daha fazlasını hak ediyor bence.
0
9,158
Short Term 12, çoğu eleştirmenler ve izleyiciler tarafından 2013 yılının en iyi filmlerinden biri olarak görüldü ve beklenildiği ilgiyi görmediğini söyledi. Buna hem katılıyorum hem de katılmıyorum maalesef. Short Term 12, birkaç yetişkin bakıcının Short Term 12 adlı bir yerde 18 yaşından küçük olan, ailesi olmayan veya ailesi tarafından istenmeyen kişilere bakılmasını anlatıyor kısaca. Bu filmin hikayesi epey orijinal ve taze aslında, böyle değişik bir konunun işlenmesini görmek benim için de farklı bir deneyim oldu. Ama konsept bir yana, oyunculuklar çok başarılıydı. Brie Larson, Room'da olduğu gibi güçlü bir performans sunmuş. Ayrıca John Gallagher Jr. de iyi bir iş çıkartmış. Fakat benim bu filmle ilgili bir sorunum var: Filmdeki "bakıcı"ların (Brie Larson'ın karakterinden bahsediyorum) normalde çocuklara örnek olması gerekirken bir süre sonra sorunlu çocuklar gibi davranması biraz tersti. Arabalara beyzbol sopasıyla vurup depresyona girmek vb. Film bir süre sonra vazgeçiyor ve tahmin edilebilir bir melankolik hikayeye dönüyor. Üstelik tam olarak da sonuçlanamıyor. Seyircilerin filmi beğenmesinin en temel nedeni finali bence. Müzik yükseliyor, sevinç verici bir an yaşanıyor vesaire... Seyirciye aslında oldukça hisli bir film izlediklerini hissettirmeye çalışıyor. Film hisli, evet. Ama filmin kendisi bunu seyirciye hissettirmeye çalışınca, işin büyüsü bozuluyor. Ama yine de, farklı bir film izlemek isteyenler için Short Term 12 iyi bir alternatif olacaktır. Ben denildiği kadar iyi bulmadım ama izlediğime memnunum. TOPLAM PUAN: 6.2/10
0
9,159
Yani......
1
9,160
izlediğim en başarılı türk filmlerinden biridir, uğur yücel, cem davran ve ozan güven özellilkle filmin sonunda çok etkileyici bir bütünlük oluşturmuşlar..
1
9,161
can alıcı sahneler var filmde, ve tabi Aşkın Arsunan imzalı muhteşem müzikler var.Bir de Uğur Yücel var tabi. O zaman ne diyelim, izleyin..
1
9,162
bence çok güzel ve akıcı bir filmdi.ben izlerken bayağı duygulandım.eminim kemal sunal da çok iyi iş çıkarırdı bu filmde ancak uğur yücel de hiç fena değildi...
1
9,163
Filmi çok beğendim. Hayatın kendisini farklı bir boyutta çok güzel anlatmış. Kemal Sunal ı da bu filmde oynarken hayal ettim. Nur içinde yatsın.
1
9,164
Bazı yerlerde okuduğuma göre film, ağır işleyen temposu nedeniyle eleştirilmiş. Bana kalırsa kesinlikle böyle bir durum yok. Vincent Cassel her türlü karakteristik rolün altından hakkıyla kalkabilen, iz bırakan performanslar sergileyebilen alışık olmadığımız aktörlerden biri. Ambrosio rolü için de çok uygun bir seçim olmuş doğal olarak. Tempo ilk saniyeden itibaren çok yüksek. Hikaye ilerleyişi yerli yerinde. Hepsi bir yana, karakter gelişimleri başta olmak üzere hem sosyolojik hem de teolojik pek çok tartışmaya açık fikirler sunuyor bizlere "Le Moine". Bazı konular hakkında kendi fikrinizi oluşturmanıza ve bu fikirlerinizi filmi izleyen arkadaşlarınızla paylaşıp tartışmanıza katkı sağlıyor. Kendini merakla izletiyor. Ve yine en önemlisi, finalin ardından, size bir şeyler hissettirmeyi başarabiliyor.
0
9,165
Madem saçmalayacaksınız biraz daha saçmalayın bari bu biraz az olmuş.. Bahsedildiği kadar komik de değil ayrıca
0
9,166
"Wonder Wheel, 1950'li yılların cafcaflı ve renkli Coney Adası'ndaki ünlü lunaparkın içinde geçiyor. Burada Ginny (Kate Winslet) ve onun eşi Humpty (Jim Belushi)'nin yaşadığı zorlu aile hayatını görüyoruz. Ginny, eskiden oyuncu olma hayallerinin peşinden koşmayı bırakmış ve aşk hayatında yeni şeyler arayan bir annedir. Bu yüzden sahilde gördüğü cankurtaran Mickey (Justin Timberlake)'e aşık olur ve birlikte gizlice ilişki yaşamaya başlarlar. Fakat işler Humpty'nin kızı Carolina (Juno Temple), mafya olan sevgilisinden kaçıp yanlarına sığınınca ve Mickey'e aşık olunca değişir. Ginny, kurduğu hayalleri gerçekleştirip bütün bu olanları düzeltmeye çalışır." Woody Allen, kendisine aşina olduğum bir yönetmen değil. Çoğu filmlerine göz atmak istediğim halde izleyememiş olmamamın yanı sıra, onun geçen yılki Café Society filminden çok pek haz etmemiştim. Bu yüzden Wonder Wheel'dan pek haz etmeyeceğimi ve genel anlamda büyük bir hayal kırıklığına uğrayacağımı düşünüyordum. Filmi izledikten sonra hikaye hakkındaki büyük sorunların gözüme batmış olmasına rağmen, genel itibariyle bu film beni şaşırtmayı başardı. İlk önce, filmin senaryosunu oldukça tahmin edilebilir ve sıradan buldum. Her ne kadar Ginny ile Humpty arasında geçen aile dramını güçlü bulsam da, filmde geçen aşk üçgenine bir türlü ısınamadım. Burada Justin Timberlake'in zayıf performansının ve bunun sonunun nereye varacağının tahmin edilebilir olmasının büyük bir payı vardı. Bu yüzden Oscar ödüllerinde "En İyi Özgün Senaryo" dalında Woody Allen'ın aday olmasını beklemeyin. Yine de senaryo hakkında böyle ufak bir sorunum olsa da Wonder Wheel, dediğim gibi beni şaşırtmayı başardı. Mesela Woody Allen'ın yazdığı senaryonun zayıflığına rağmen yönetmenliği çok başarılıydı. Gerek bir tiyatro oyunu gibi hissettiren uzun çekimler ve sürekli Coney Adası'nın içerisinde geçen sahnelerde konuşulan konunun değişmesine göre arka planda sarı ve turuncu renklerin maviye dönüşmesi gibi ortaya atılmış ufak detaylar harikaydı. Özellikle de Vittorio Storaro'nun görüntü yönetmenliğine hayran kaldım. Wonder Wheel, bu yılın en güzel görünen filmlerinden birisi. Ama bu filmde asıl ön plana çıkan şey, oyunculuklardı. Bazen oyunculuklar, izlemeyi düşündüğünüz ama sonunda sizi hayal kırıklığına uğratan filmleri izlenebilir yapıyor, bu yüzden de filmden çıktığınızda "Hiç olmazsa oyunculuklar güzeldi." dersiniz veya her şeyi dört dörtlük olan bir filmin içerisinde harika oyunculuklar olduğunda sonuç daha da iyi bir hal alır. Wonder Wheel'da ise konuya duyabileceğiniz ilgisizliğe rağmen, sırf performanslar yüzünden izlemeniz gereken bir film ortaya çıkmış. Çünkü Justin Timberlake hariç, filmdeki herkes inanılmazdı. Uzun zamandır kendisini iyi bir filmde görmediğim Jim Belushi bu filmde resmen döktürmüş, özellikle de Kate Winslet'le karşılıklı olan sahnelerinde. Karakterini olabilecek en büyüleyici ve gerçekçi şekilde canlandırmayı başarmış. Ayrıca Juno Temple'ı da bu filmde gayet iyi buldum, performansı sade ama etkileyiciydi. Ama bu performansların iyi olmasına rağmen Kate Winslet, bu filmde inanılmazdı. Şimdi, Winslet'in ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu filmde ise konuya karşı olan ilgisizliğime rağmen Winslet'in performansı filmi benim için sürükleyici bir hale getirdi. Son yıllardaki en iyi performansı diyebilirim. Üstelik Winslet, Belushi ve Temple'nın karşılıklı olduğu sahnelerde ise kendimi bir Broadway gösterisi izliyormuş gibi hissettim. Kısacası Wonder Wheel, işlenişinden sonunda nelerin olacağını kolayca tahmin edebileceğiniz ve hikayesine zaman zaman pek ısınamayacağınız bir senaryoya sahip. Fakat Allen'ın senaryosuna rağmen kuvvetli yönetmenliği, görüntü yönetmeni Vittorio Storaro'nun kullandığı inanılmaz bir renk paleti ve şahane oyunculuklar Wonder Wheel'ı ortalamanın üzerinde, hatta şaşırtıcı derecede etkileyici bir film haline getiriyor. Woody Allen'ın hayranı olsanız da, olmasanız da, görülmeyi hak ediyor bence. Eğer beklentilerinizi biraz düşürürseniz, çıkan sonuçtan memnun kalacağınızı düşünüyorum. İyi seyirler. FİLMİN İYİ YANLARI: + Kate Winslet, Jim Belushi ve Juno Temple. + Vittorio Storaro'nun görüntü yönetmenliği. + Woody Allen'ın yönetmenliği. FİLMİN KÖTÜ YANLARI: - Tahmin edilebilir bir senaryo. - Justin Timberlake. - Filmdeki aşk üçgenine ısınmanın biraz zor olması. TOPLAM PUAN: 6.6/10
0
9,167
Sinemanın en büyük yönetmeninin Los Olvidados gibi Meksika da çevirdiği filmlerden biri olan Mahvedici Melek , burjuvaziyi ve kiliseyi , yerleşik ahlakı kıyasıya eleştirdiği filmlerinden biridir..Gerçek sinemaseverler için nakış gibi senaryo ve diyaloglarıyla enfes bir ziyafet sunar baba..ayrıca evdeki tıkılmışlık içinde nezaket 'maskesini' atan ve gitgide kabalaşan burjuva sınıf aynı şeyi bir de filmin sonunda yaşar..evden güç bela çıkar mabetleri olan kiliseye gider bi de orada tıkılı kalırlar..sinema tarihinin unutulmaz sahnelerindendir kilisede geçen o sahneler..Bunuel ustanın burjuvaziye yumruğunu sertçe indirdiği çok özel bi film..10/10
1
9,168
Beklediğim kadar başarılı bulamadım ''Mahvedici Melek (The Exterminating Angel)'' i. Bunuel'in yıllar önce izlediğim ''Burjuvazinin Gizli Çekiciliği'' (Le Charme Discret De La Bourgeoisie) filminin Meksika versiyonu gibiydi film sanki. ''Burjuvazinin..'' filminin ustalığını ve dehasını bu filmde yeteri kadar bulamadım yalnız. Sanki o filmin bir ''deneme çekimi'' gibiydi ''Mahvedici Melek''. Yine de içerisinde barındırdığı özgün fikirler sebebiyle seyredilmeyi hak ediyor. Çok yüksek beklentilere girilmeden ama.
0
9,169
iyi oynanmis iyi çekilmis, filmi izlerken sikilmiyorsunuz ama yine de pek önemli birseyden bahsettigi söylenemez
0
9,170
Glenn Close'un 6. kere oscara aday olmasını sağlayan yapım da onu hem oyuncu hem de yapımda görüyoruz. Aslında bu hikayeyi beyazperdeye taşımak onun hayaliydi. İlk defa bu karakteri 1982 yılında tiyatroda sahnelendiğinde kapalı gişe oynamıştı. Role o kada bütünleşmiş ki içeriğini bilmesek hiç yadırgamıyacağız. Glenn Close'u yaklaşık 10 yıl süren "Simpson Ailesi" dizisinde anne Simpson yani Mona olarak izlemiştik. Yönetmen ise dünyaca ünlü nobel ödüllü yazar Gabo'nun oğlu Ricardo Garcia. Yönetmen filmin ruhuna uygun olarak birkaç film önceden yönetmişti zaten. İrlanda yapımı olan filmde gişe kaygısı yok. 8 milyon $ bütçe ayrılan filmde; 3 dalda oscara aday olmasına rağmen tüm dünya gişe geliri sadece 5 milyon $ oldu. Aaron Johnson ve Mia Walkowski'nin de kadroda yer aldığı yapım dram ağırlıklı. İrlanda'nın da 19. yüzyıl da ki kaotik karamsar ortamı ile dram iyi örtüşmüş. O yıllarda kadının bir değeri olmadığından hayatını idame ettirebilme adına erkek kılığına bürünen Albert Nobbs'a insan üzülüyor. Filmin ağır temposu tek negatif yanı. Birde kadro daha iyi olabilirdi. Dram sevenler izlemeli.
0
9,171
Ben tahmin etmiştim buranın tribüne döneceğini, yakında küfür falan da olursa hiç şaşırmayacağım.Yaw bırakalım bu aşırı tepkileri, biraz espritüel bir lafa bile acaip tepki veriliyor, ne gerek var böyle şeylere.Birbirimizin tuttuğu takımları aşağılamak bize birşey kazandırmaz.Ben Beşiktaşlıyım fakat zamanında Galatasarayın kazandığı Avrupa zaferlerinde ben ve benim gibi birçok başka takım tutan arkadaşda sevindi ve gururlandı.Galatasaray nihayetinde ülkemizi Avrupa da başarıyla temsil eden bir takım ve aşağılayıcı ifadeler kullanmanın bir anlamı yok.Bizim burada tartışmamız gereken yapılan belgesel....
0
9,172
ugurbas arkadaşım sen yazmışsın bazı şeyler tamam kendine göre haklısındır saygı duyuyorum ama olayı mafyaya kadar getirmişsin tamam mafya varsa o zaman fenerde sanki yomu sen aziz yıldırımım sudan cıkmış ak kaşıkmı zannediyosun!!!bu kadar saçma bi yazı yazdıgına inanamıyorum valla helal olsun!neyse arkadaşlar tüm galatasaraylı tafartarlara burdan teşekkür ediyorum çünkü filmimiz cok iyi gidiyo:)).
1
9,173
ben sıkı fenerliyim.eseri beğendim.güzel bişi olmuş.sadece adını beğenmedim.bence adı Eski Açık 6 Desene olmalıydı.
1
9,174
sayın yetkililer neden siliyosunuz mesajlarımı bari bir neden söyleyin lütfen ya bu mu sanat ruhu sürekli sansürlüyosunuz...
0
9,175
bu ne kadar doğal ve güzel bir filmdir ya çok güzellllll
1
9,176
1988 yapımı Spoorloos filminin remakei olan the vanishing Hollywood filmi olmasının kalitesini bize Jeff Bridges,Sandra Bullock gibi isimlerle tattırsa da sinema tarihinin en büyük mantık hatalarından birinide imza atmış bir yapımdır.Spoiler ;2m2 kapalı alan (toprak altı tabut) içerisinde 80kglık bir insan 40-60dk kadar(filmdeki olayların zamanlaması bunu gösteriyor)nefessiz kalmış ve yaşamıştır,insanı fare yerine koyan bu zihniyete el insaf diyerekten 10/7 veriyorum.
0
9,177
Bir Texas güzellemesi. Gayet de başarılı. Öyle ki, film ile ilgilisi olmayan bazı sahneler, tamamen Texas ruhunu yansıtmak, burada işlerin nasıl gittiğini, insanların ne tip olduğunu, nasıl alışkanlıklar bulunduğunu vurgulamak üzere çekilmiş. Ben Foster Chris Pine'ın çok önünde, kendisine en yakışan karakterlerden birine bürünmüş. Pine de fena değil. Jeff Bridges ise görece kısa süreli görünmesine rağmen onlara abilik yapıyor ve asıl parlayan olmayı başarıyor. Hatta Gil Birmingham da çok iyi. Kaliteli modern Western izlemek çok kolay değil. Belki türün tüm formüllerini uygulamıyor ancak kesinlikle genel anlamda Western kalıplarında çekilmiş bir yapım. Senenin sürprizlerinden.
0
9,178
Bu filmi yapanın Allah belasını versin ilk başlangıçta sex ne alaka ailemizle oturup izleyeyelim dedik gıcırtı ve herifin git gellleri ayıp günah ya ne kadar karaktersiz İnsanlarsınız keşke hiç yapmasaydınız çocuklardan utandık ne diyeceğimizi şaşırdık açıklama yapamadık yazıklar olsun şiddetle lanetliyorum sizleri sanatmış..
0
9,179
Filmin başlangıcındaki sahne gereksiz, senaryo tırt. Sadece böyle bir arabayı filme konu etmeleri güzel. Değişik en azından, Türk sinemasında görmeye alışık değiliz böyle şeylere
0
9,180
0
9,181
this voice was recorded in August 2003 Ruth Baxter died....in 1987 Electronic Voice Phenomenon... E. V. P. The Voices of the Dead Are All Around You.....
0
9,182
ecoskun bence film fazla kaliteli değildi tamam konu ilginç olabilir ama bu güzel işlenmişmiydi peki??bence hayır
0
9,183
ridley scott gibi bir yonetmen için basit bir film.
0
9,184
bayagi bir fiLm...
0
9,185
Ordu daki, kadın-erkek ayrımına ve bir kadının erkekler arasındaki, azınlık durumuna rağmen ayakta durma mücadelesi üzerine iyi bir dram...
1
9,186
niye bu filme bu kadar düşük puan verilmiş anlayamadım. diğer sitelerde de durum aynı. sanırım korku filmi olduğu için. malum. korku filmlerinin puanı hep düşük olur. sanırım insanlar korkmadıklarını, cesur olduklarını ispatlamak için bu tür filmlere düşük puan veriyorlar.
1
9,187
saçma filmlerden biriydi =S ya gerçekten kötüydü tamam emek harçanmış ama böyle filmde çekilmez ki kesinlikle çok sçma
0
9,188
arkadaslar filme gitmeyi düsünüyorum insallah vasat degildir...Filmi izleyen varsa tavsiye ediyormu_? Garez yada Halka kadar korkunçmuydu_??? bi zahmet yazarsanız iyi olur
0
9,189
arşivlerde bulunulması gereken güzel bir film 8
1
9,190
Güzel yönetilmiş olacak ki aynı şekilde güzel oynanmış.. Takip edilebilir bir hikayesi yok, eğer etmek isterseniz beyninizi yakabilir. Filmin içindeki espriler öyle bir yerde yapılıyor ki filme kendinizi kaptırmışken, adeta bir polis olmuşken bir anda gülmeye başlayabiliyorsunuz. İsimleri de o kadar karışık ayarlayan arkadaş kimmiş merak ettim bu şu muydu şu bu muydu derken sahne kaçırdığım oldu. Kesinlikle herkesin takip edeceği ve zevk alacağı bir film değil, fazla film izlemiş olmak ve anlatılmayan şeylere fazlasıyla kafanızı yormanız gerekiyor.
0
9,191
Fazla vurucu,fazla sarsıcı.Bir ana-oğul ilişkisi ve aile bağlarının bu derece gerçekçi işlendiği bir film görmedim pek.
1
9,192
Kitap okumayı çok seven biriyseniz muhakkak zevk alacağınız bir film. Ben filmi çok beğendim. İngiltere'nin eski zaman ve mekanlarını konu alan filmleri zaten oldum olası sevmişimdir.O eski zamanlar, kasvetli loş mekanlar;bulutlu, yağmurlu, kapalı havalar; rüzgarlı, olabildiğine uzanan çayırlıklar vs. bunlar benim çok hoşuma giden ögeler. Filmde, küçük bir kasabada kitapçı açmak için mücadele eden dul bir kadının, kasabada yaşayan, evinden çok nadir dışarı çıkan ve sadece kitap okuyan bir adamla tanışması ve gelişen olaylar anlatılıyor. Romantik dram türünde gayet hoş bir film.
0
9,193
2003 (Belleville’de Randevu) ve 2010 (Sihirbaz) tarihli animasyon filmleriyle adını tüm dünyaya duyuran ve birbirinden iyi eleştirilerin odak noktası haline gelen, Fransız animasyonlarının tadını bir kez daha hepimize layığıyla tattıran Sylvain Chomet, ilk uzun metraj filminde tebessümü bol bir drama ile karşımıza çıkıyor. Annesi ve babasını iki yaşında kaybeden, şimdilerde otuz üçüncü yaşını kutlayan Paul, birbirleriyle senkronize bir yaşam süren iki teyzesiyle birlikte yaşamakta ve son kez katılma hakkına sahip olduğu bir solo piyano yarışmasına hazırlanmaktadır. Bu sırada yaşadığı apartmandaki tuhaf komşusu Madame Proust ile tanışır ve ikilinin ilişkisi, Paul’un gölgeler altında saklı geçmişini aydınlatmak için farklı bir boyuta ilerler.
0
9,194
Bu filmin bu kadar sevilmesinin asıl nedeni galiba samimiyeti. Hiçbir karakteri mükemmelleştirmiyor, tam tersini de yapıp yerin dibinede sokmaya çalışmıyor. Gerçek hayatta insanlar ne ise perdede olar. Zamanında, filmi ilk izlediklerinde insanlar üzerindeki etkiyi az çok tahmin edebiliyorum. Sürekli kusursuz insanları gördükleri (sinema salonlarına belki de insanlar bunları görmeye gider, gidecek hep, dün,bugün,yarın) perdede bu tarz karakterler görmek eminim ki hoşlarına gitmemiş ama akıllarından da çıkartamamışlardır her sahici şeyi olduğu gibi. Cannes jüriside bunun farkına varıp, filmi ödüle boğup klasik mertebesine yükselmesine önayak olmuş. Günümüz izleyicisi için belki çok fazla birşey ifade etmez film. Aradan geçen 52 yılda bu filme benzer onlarca film ve dizi izledi insanlar. İlkyapıt olmak bu filmin şansıymış. Belki de şanssızlığı.
0
9,195
pardon ama bu film şaka falan mı'o güzelim kitaba hiç yakışıyomu bollywood bu yüzden iyi olamıyo işte
0
9,196
aşk ve gururun hint versiyonu hint filmi deyip geçmeyin güzel olmuş hele danslar müthiş izleyin bence
1
9,197
ne kadar tatlı bir film ya hele o dans sahneleri yok mu her canım sıkıldığında izlediğim bir filmdir aşk ve gurur u çok güzel harmanlamış bir film...
1
9,198
Arkadaşlar ''aşk ve gurur'' adlı filmi seyrettiyseniz aradaki yakınlığı anlamışsınızdır.. olaylar hatta bazı kahramanların isimleri bile aynı...ama ikisi de hoş filmler....
0
9,199
bu filme bu kadar az puan verilmesi haksızlık :( ben cok begenmiştim hatta 3 defa izledim biraz sıkıntıdan izledim ama cok güzeldi...eglenceli renkli hareketli romantik ne ararsanız var hatta aramadıklarınız da var.uzun zamandır gülmedigin kadar güldürdü beni nolur bulun bi yerden özellikle sıkıntılı zamanınızda izleyin :) yanlız müzikal ve bollywood sefmiosanız bişi diemem ama bence başarılı bi yapımdı...
1