text stringlengths 508 34.4k | title stringlengths 2 45 | city stringclasses 74
values | area stringclasses 7
values |
|---|---|---|---|
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellal iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir ormanda çok sayıda hayvan yaşarmış. Fakat onların hepsi mutsuzmuş. Çünkü bir aslan acıktığı zaman ava çıkar, önüne ilk çıkan hayvanı yermiş.
Hayvanlar buna çözüm... | Tavşanın Aklı | Bingöl | Doğu Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde, huysuz mu huysuz bir padişah varmış. Halkı onu hiç sevmezmiş. Arkasından:
— Soysuz oğlu soysuz, derlermiş. Yıllar geçip gidince padişah artık yaşlanmış. Onun iki oğlu varmış. Birinin adı Emir, diğerinin adı ise Demir imiş. Emir küçük ama Demir büyükmüş. Demir sarışın, mavi gözlü, yuvarlak yüzlü bir... | ESMA KIZ İLE DEMİR BEY | Bingöl | Doğu Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, dünya hamam iken, horoz imam iken, anam ocağın başında yandım çeker, babam on beş bin pirenin başında çobanlık eder iken yeryüzünde geniş mi geniş güzel mi güzel bir ülke varmış.
Bu ülkenin araçların gelişkin olmadığı için çiftçiler toprağı iyi işleyemezlermiş. Kimi yıllar gökte... | ANA YÜREĞİ | Bingöl | Doğu Anadolu Bölgesi |
Zaman evvel zaman iken, dünya hamam, karga imam iken, tilki çoban iken, ben büyümüş küçülmüş bir çocuktum. Anam eşikte babam beşikte uyur idi. Biz üç kardeştik. Birimiz İsa, birimiz Musa ben de Köse idim. Babam İsa ağabeyimi yoğurt öğütmeye, Musa ağabeyimi rüzgâr tutmaya, beni de Koca Deniz’i kurutmaya gönderdi. Anam d... | AVCI KÖSE | Bingöl | Doğu Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, mutsuz bir karı koca varmış. Bunların hiç çocuğu olmazmış. Gece gündüz Allah’a yalvarıyorlarmış:
— Olsun da bir ardıç dalından çocuğumuz olsun derlermiş.
Neyse bir süre sonra Yüce Allah onlara gerçekten de ardıç dalından bir kız vermiş. Ona herkes Ardıç Dalı Kız dermiş. Tüm ko... | Ardıç Dalı Kız | Kayseri | İç Anadolu Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken, çok söylemesi günahmış, az söylemesi sevapmış.
Ülkenin birinde bir köy varmış. Bu köyde de Çoban Mehmet diye birisi varmış. Bu Mehmet’in güzeller güzeli bir karısı varmış. Kadın o kadar güzelmiş ki güzelliğinin ünü... | ÇOBAN MEHMET | Kayseri | İç Anadolu Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, köyün birinde Mintik adında bir kız yaşarmış. Bu kız bir gün arkadaşlarıyla dağa, çalı toplamaya gitmek için karar vermiş. Annesine de:
— Anne, ben yarın arkadaşlarla çalı çırpı toplamaya gideceğim, dağda yemek için bana o güzel pasta ve çöreklerinden yapar mısın, demiş. Annesi de:
—Tamam ... | MİNTİK | Kayseri | İç Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken ülkenin birinde bir adam yaşarmış. Bu adamın iki oğlu ve bir karısından başka kimsesi yokmuş. Bu adamın çok fazla malı varmış. Bir gün rüyasında bir ses duymuş:
— Ey ins... | Kader | Kayseri | İç Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir kadın varmış. Bu kadının çocuğu olmazmış. Bir keçiyi görünce Allah’a dua etmiş. Kadının bir süre sonra bir çocuğu olmuş. Aynı keçi gibiymiş. Keçi büyümüş. Bir gün komşularıyla çamaşı... | Keçi | Kayseri | İç Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir padişah varmış. Bu padişahın üç tane oğlu varmış.
Padişah memleketine büyük bir cami yaptırmış. Fakat camiyi yapan usta, Kaf Dağı’nın ardındaki Altın Bülbül’ün getirilip şerefeye konuldu... | Altın Bülbül | Kayseri | İç Anadolu Bölgesi |
Bir adamın dört beş tane çocuğu varmış. Adam bu çocuklarla artık baş edemeyince iki çocuğunu azaltmak için ormana odun kesmeye götürmüş. Ormana gidince çocuklara demiş ki:
— Ağaca bir kabak asacağım. Bu kabağa ben sürekli vuracağım. Kabak tın tın ettikçe benim burada olduğumu anlayacaksınız. Ben de biraz ötede odun ke... | TIN TIN KABACIK | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
BEYOĞLU İLE KARA GELİN
Bir Beyoğlu bir de Kara Gelin varmış. Bunların hiç çocukları olmuyormuş. Beyoğlu evlenmeye karar vermiş. Ama Kara Gelin buna bir türlü izin vermiyormuş.
Beyoğlu bir gün atına su içirmek için çeşme başında durduğunda suya bir kızın aksinin düştüğünü görmüştür. Kafasını kaldırmış ve ağacın üzerin... | BEYOĞLU İLE KARA GELİN | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Köyde bir kadın varmış. Bu kadının da bir sürü çocuğu varmış. Bu çocuklar hem çok küçük hem de çoklarmış. Bundan dolayı bunlara nohut bebekler derlermiş. Anneleri bir gün tandırda ekmek yapıyormuş. Sacdan inen ekmeği bebekler anında yiyip bitiriyorlarmış. Anneleri yapıyor, onlar bitiriyorlarmış. Tarlaya ekmek y... | NOHUT BEBEKLER | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Köyün birinde üç tane kız yaşarmış. Çeşme başında oturmuşlar, el işi yapıyorlarmış. Yanlarına bir cadı kadın gelmiş.
— Güzel kızlar ne yapıyorsunuz, demiş. Kızlar:
— Örgü örüyoruz, demişler. Cadı kadın:
— Burada ne var ki? Ben size daha güzellerini göstereyim, demiş.
En büyük kızı almış ve devin yanına götürmüş. De... | CADI KADIN | Çorum | Karadeniz Bölgesi |
Efendim iki adam varmış. Getmişler çalışmaya. Birisi bi guruş bulmuş çalışmış. Biri:
— Beş guruşdan aşağı çalışmam, demiş.
Böle böle gediyorlar. Öteki bi guruşa bulan iki yüz lira para etmiş, çalışmış. Öbürü elli lira, yüz lira etmiş mesela beş guruşdan aşşa çalışmamış ya. Yola tam bi yere gelmişler.
— Arkıdaş ben s... | KIZILCIK OTU | Muğla | Ege Bölgesi |
Bi tane kız varmış. Bu kız yedi kardeşin tek bacısıymış ve çok güzel bi kızmış. Bu kızı kardeşinin hanımları evde istemiyomuş. O yüzden her gün evde bu kıza yedikleri yemeklerin, bulaşıhların artıhlarını veriyolarmış. Kıza türlü eziyet ediyorlarmış ama kız, kardeşlerimin huzuru bozulmasın, boşanmasın diye susuyomuş. Kı... | Yedi Kardeşin Bir Bacısı-II | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
KUYUDAKİ YUSUF
Masal masal maniki
Oolu gızı on iki
Masal başını baalamış
Döne döne aalamış
Bir varımış bir yoğumuş. Alla’an gulu darıdan çoğumuş. Üç tane gardeş varımış. Birinin adı Yusuf’umuş. [Öbürlerini gayri bilemiycem] Yusuf'u babası öbürlerinden çoh seviyomuş. İki gardeşi de Yusuf'u gısganıyomuş. İkisi dimiş... | Kuyudaki Yusuf | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
ERKEK KILIĞINA GİREN KIZ
Bir varımış bir yoğumuş. Alla’an gulu darıdan çoumuş. Evvel zaman içinde galbur saman içinde iki dene elti varmış. Bunlardan birinin yedi dene oolu öbürün de yedi dene gızı varımış. Yedi oolu olan gadın, eltisine her gün laf vuruyomuş:
— Senin yedi gızın var, gız neye yarar? Benim oullarım oc... | Erkek Kılığına Giren Kız | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
HÜRİ KIZI-I
Develer tellal iken pireler berber iken bir varımış bir yoğumuş, Alla’an gulu darıdan çoğumuş. Köyün birinde bi dene cami hocası varımış. Önceden kim nereye giderse evini, çoluunu çocuunu, cami hocasına teslim idermiş. Bi dene adam hanımıynan hacca gitmeye karar vermiş. Bunların Hüri diye bi gızları varımı... | Hüri Kızı- I | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
HÜRİ KIZI-II
Bir varmış bir yoğmuş, bir anayla bir baba varmış. Bunların kızları Hüri, oğulları Şah İsmail varmış. Bunlar her sene çocuklarlan beraber hacca gidiyolarmış. Gel olmuş, git olmuş çocuklar büyümüş. Hüri on sekiz yaşına gelmiş. Anayla baba,
— Biz bu kızı hacca götürmeyelim. Bunu kime amanet edelim, de... | Hüri Kızı- II | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
Bi adam varumuş, ağa. Gece rüyasında bunu gorhutmuşla. Bir, iki gaç defa, her gün böyle.
— Her sabalin düşkün düşkün galhıyan efendi, deya hanımı. Sen, deya, iki sabahdu, üç sabahtu bir düşkün galhıyan, deya.
— Ya hanım, deya, beni gece çok gorhutuyala, deya. Sana biz bela verecez, ne zaman bela ... | [Gençlikte mi, İhtiyarlıkta mı?] | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş. Develer tellâl iken, horozlar berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir avcı varmış. Bu avcı çok zalim bir adammış. Her gün ava gider, getirdikleri avları karısı pişirir, o da yermiş.
Avcı yine bir gün iki tane kuş avlamış. Karısı onun avladığı kuşları temizlerken kuşun bir... | GEYİK OĞLAN | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
MERHAMETLİ AYI VE NANKÖR İNSAN
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellâl iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken üç avcı arkadaş varmış. Bunlar bir kış günü ava gitmeye karar vermişler. Kararlaştırmışlar, ormana avlanmaya gitmişler. Aradan biraz z... | Merhametli Ayı ve Nankör İnsan | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellâl iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir köyde günlerden bir gün üç öküz arkadaş olmuşlar. Bir de kurt varmış. Kurt da öküzlere arkadaş olmak istemiş. Kurt, öküzlere:
— Beni de alın yanınıza. Çok yalnızım, demiş.
Öküzler de ka... | Öküz ile Kurt | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir köy varmış. Bu köyde annesi ve babası vefat etmiş biri kız, biri erkek olmak üzere iki kardeş yaşarmış.
Bunlar köydeki evlerinde yalnız kalmışlar. Şehre gitmeye karar vermişler. Sabah olmuş, hazırlıklarını yapmışlar, yola çıkmışlar. Önceki gece de epey ... | AYI OLAN ÇOCUK VE TEZEK KIZ | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. İnsanoğlu dağdan taştan, çokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; deve tellal iken, eşek berber iken, pire pehlivan iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken padişahın birinin üç tane kızı varmış.
Bu kızların isimleri: Dal, Fidan ve Yaprak imiş. En küçük kızı olan Dal, bir gü... | Konuşan Kaval | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
ENGÜL İLE ŞENGÜL
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellâl iken, keçiler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, köyün birinde bir keçi varmış ve bunun iki tane yavrusu varmış. Birinin adı Engül diğerinin adı Şengül imiş.
Keçi her gün bunları bırakıp otlanmaya gidermiş. Giderken bun... | Engül ile Şengül | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, zamanın birinde bir Kel Kız varmış. Bunun annesi ölmüş. Annesi ölünce babası bir analık getirmiş. Bu analık, Kel Kız’ı hiç sevmezmiş.
Kel Kız’ın bir ala ineği varmış. Bu ineğin burnunun bir deliğinden yağ, bir deliğinden bal akarmış. Bunu Kel Kız’dan başkası bilmezmiş. Kel Kız gelip bunları yerm... | Kel Kız | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın Kulu Çokmuş. Ülkenin birinde bir padişah varmış. Bu padişahın bir oğlu varmış. Adı da Şah İsmail imiş.
Şah İsmail evlenme yaşındaymış. Babası onu üç kızla evlendirmiş. Bu kızların adı Güllüşah, Gülizar ve Gülperi imiş.
Bu kızların üçü de birbirinden güzelmiş. Yüzleri ay gibi, bakışları... | ŞAH İSMAİL | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günah imiş. Diyarın birinde bir aile yaşarmış. Bu ailenin bir kızı varmış. Bu kız her gün kuyudan su getirmeye gidermiş. Kız kuyuya her gidişinde bir ses ona:
—Vay kız başına, Vay kız başına, dermiş. Kız bu durumu ailesine söylemiş. Kızın ailesi çok tedi... | VAY KIZ BAŞINA | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde, deve tellâl iken, pire berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir horoz varmış. Kurnaz mı kurnaz olan bu horoz, bir gün çöplükte eşinirken, ayağına bir diken batmış. Uzun zaman uğraşmış ama dikeni çıkaramamış. Sonra aklına, o yakınlarda oturan bir nine gelmi... | KURNAZ HOROZ | Ordu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, yoksul mu yoksul bir keloğlan varmış. Bu Keloğlan’ın ihtiyar anacığından başka kimi kimsesi yokmuş. Zavallı ihtiyar kadın, onun bunun işini yaparak evini geçindirmeye çalışırken, haylaz Keloğlan orada burada gezip, hayaller kurarmış.
Bir gün yine böyle düşler içinde yürürken, bir kuş gelip başın... | KELOĞLAN’IN SİHİRLİ YÜZÜĞÜ | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellâl iken, keçiler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken ormanda bir çakal yaşarmış. Bu çakalın bir gün karnı çok acıkmış. Ne bulursa saldırmaya başlamış. O gün dağda gezerken bir ata rastlamış. Ata demiş ki:
— Ben seni yiyeceğim. At:
— Sen beni... | APTAL ÇAKAL | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellâl iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken ormanın birinde bir kuyruksuz tilki varmış. Ormandaki diğer tilkiler bununla alay ederlermiş.
Güdük tilkinin kendisi ile alay edilmesine çok canı sıkılmış ve aklına ... | GÜDÜK TİLKİ | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellâl iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken günün birinde, bir kurbağa ile fare arkadaş olurlar. Bir bahar mevsiminde kurbağa fareye:
— Gel biraz gezelim, der.
Bunlar gide gide bir ırmağa rastlarlar. Kurbağa, farenin sudan geçemeyece... | Fare ile Kurbağa | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
Serçe
Serçe deşinirken bir pul bulmuş. Pulu gevenin içine düşürmüş:
–Ver geven pulumu.
–Vermem, deyince:
–Ateş arkadaşımı alayım geleyim de seni bir yaksın, demiş.
–Ateş arkadaş, şu geveni bir yak.
–Dağda kuru odun yakmak dururken niye geveni yakayım.
–Seni çay arkadaşıma söyleyeyim de söndürsün, demiş.
–Çay ar... | Serçe | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Yılan ve Adam
Bir varmış bir yokmuş... Bir avcı varmış. Ava gitmiş. Bir deniz kıyısına varmış, –Yandım yandım! diye bir ses duymuş. Ararken kara bir kutu görmüş. Ses kutunun içinden geliyormuş. Kutuyu bir açmış ki, içinde bir yılan:
–Ben seni sokacağım, demiş. Avcı da:
–Ben seni dünyaya çıkardım. Beni niye sokacaksı... | Yılan Adam | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Şahmeran
Bir varmış, bir yokmuş... Bir oduncu varmış. Her gün arkadaşlarıyla oduna gidermiş. Başka hiçbir işe yanaşmazmış. Bir gün odundan gelirken yağmur yağmış. Bir kayanın altına sığınmışlar. Orada ağzı kapaklı bir taş sekisi varmış. Ağzını açıp bir bakmışlar ki ağzına kadar bal doluymuş. İki arkadaşıyla beraber or... | Şahmeran | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Balığın Minnettarlığı
Vaktin birinde bir Bey ve bir oğlu varmış. Bu Bey, oğlunu büyütmüş, yetiştirmiş, okutmuş. Ata binmeyi, kılıç kuşanmayı öğretmiş ve bir gün demiş ki:
— Oğul, seni evlendirmeyi düşünüyoruz ne dersin. Oğlan da:
— Hayır baba, ben şimdi evlenmek istemiyorum. Ben evleneceğim zamanı söylerim, demiş ve... | Balığın Minnettarlığı | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Dipsiz Kuyu
Zamanın birinde bir padişahın üç oğlu varmış. Bir bahçeleri varmış. Bu bahçedeki tek elma ağacında senede bir tek elma olurmuş. Buna da bir dev alışmış. Tam olgunlaştığı vakit gelip, alır gidermiş.
Senenin birinde padişahın büyük oğlu:
–Bu sene ben bahçede elmayı bekleyeceğim deyip, bahçeye gitmiş. Elmay... | Dipsiz Kuyu | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Zümrüdü Anka
Bir adamın üç oğlu varmış, adam çocuklarına:
–Oğlum ben fakir bir adamım, artık sizi besleyemeyeceğim. Gidin kendi kısmetinizi kendiniz bulun, demiş. Çocuklar, üçü birlikte yola çıkmışlar. Az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler, iki ay bir güz gitmişler. Çölde bir kuyunun başına gelmişler. Ku... | Zümrüdü Anka | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Keçi Kız
Evvel zaman içinde bir sığır çobanı varmış. Bir de karısı varmış. Bunlar bir gün, sığır güderken bir keçi bulmuşlar. O da tılsımlı bir kızmış. Eve almışlar gelmişler. Bir direğe bağlayıp önüne de ot atıvermişler. Önündeki otu yer yer beğirirmiş. Sığır çobanıyla karısı gidiverdiklerinde keçi postundan çıkar, e... | Keçi Kız | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Kuş Tılsımlı Oğlan
Bir varmış, bir yokmuş... Bir kızla bir gelin ıstar dokurlarmış. Serçe tılsımında bir oğlan, kıza aşık olmuş. Istarın üstüne gelir gelir konarmış. Kız demiş ki:
-Benim canım sıkıldı. Çeşmeye su dolmaya gideceğim. Çeşmenin başına vardığıyla kuşlar suyun içine girer girer çıkarlarmış. Kuşlardan biri:... | Kuş Tılsımlı Oğlan | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Kuru Kafa
Bir varmış, bir yokmuş... Bir koca karı oduna gider gelirmiş. Gelirken bir kuru kafa, her gün arkasından takır takır gelirmiş. Kadın:
-Nere gidiyon a yavrum?
-Ben de size gideceğim.
-A yavrum benim yetimlerim pek çok seni besleyemem.
-Ben senin ekmeğini falan yemem. Azıcık sizin evde durayım. demiş. Koca... | Kurukafa | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Kurt Adam
Bir varmış, bir yokmuş... Bir adamın hiç çocuğu olmuyormuş. Bir dua etmiş:
-Yarabbi bir çocuk ver. Kız olursa ilk isteyene vereceğim. demiş. Adamın çok geçmeden bir kız çocuğu dünyaya gelmiş ve delikanlı bir kız olmuş. Evde oturup babasının eline su dökerken bir kurt gelmiş:
-Allah’ın emri Peygamber’in kav... | Kurt Adam | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Bezirgan
İki kardeş bezirgân varmış. İkisi de çok zengin olmuşlar. Ama ikisinin de çocukları olmamış. Bir gün bir ağaç altında otururken, birbirlerine dertlenirlermiş:
–Ah her şeyimiz oldu da bir çocuğumuz olmadı. Ah birimizin oğlu, birimizin de kızı olsaydı da, ikisini everirdik, diye konuşmuşlar.
Bu lâftan çok geç... | Bezirgan | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Zümrüdü Anka ve Süleyman
Sultan Süleyman insi cinsi bir sahraya toplamış, büyük bir şenlik yapmış. Şenlik dağılırken:
–Bundan on beş yıl sonra bugünkü gün Mağrip padişahının oğluyla, Maşrık padişahının kızını burada nişanlayacağım, demiş. Zümrüdü Anka kuşu varmış. Çok kuvvetli bir kuşmuş:
–Mağrip nerede, maşrık nere... | Zümrüdü Anka ve Süleyman | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Güvercin Kız
Bir varmış, bir yokmuş... Bir güvercin varmış. Bir binanın önüne gelip konar, uçar gidermiş.
Oğlan bu güvercine âşık olmuş. Güvercin de peri kızıymış. Oğlan bu güvercinle evlenmiş. Gerdeğe girmişler. Gerdekte kız, güvercin olmuş, rafa konmuş:
– Bu, böyle olmaz. Sen anandan babandan izin aldın, ben almad... | Güvercin Kız | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Köpekle Evlenen Kız
Bir varmış, bir yokmuş... Bir padişahın üç tane kızı varmış. Atlı bir oğlan her gün çeşmeye beygirini sulamaya gelirmiş. Kızların üçü de ona vurulmuşlar. Kızlar babalarına:
–Baba! Şu bunarın başına bir oğlan geliyor. Biz üçümüz de o oğlana varacağız, demişler. Babaları:
–Üç kardeş, bir oğlana var... | Köpekle Evlenen Kız | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Tasa Kuşu
Bir kadın varmış, çok aksiymiş. Bir kadın da varmış, çok düşünceli tasalıymış. Aksi kadın, tasalıya derdini sormuş. O da:
–Şöyle dertliyim, şöyle tasalıyım.
–Tasa da neymiş?
–Şurada bir bahçe var. Orada tasa kuşu var. Onu git al , tasa nasıl olur bir öğren, demiş.
Kadın gitmiş. Gül bahçesinin içinde tasa... | Tasa Kuşu | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Civcivoğlu
Bir varmış, bir yokmuş... Üç arkadaş Aydın’a gitmişler. Giderken giderken bir dev karısının evine misafir olmuşlar. Dev:
– Benim bir bölük arpam var biçiverir misiniz?
– Biçelim.
– Evimde yatarsınız ha! demiş. Niyeti onları yemekmiş. Onları evine yatırmış. Yedirmiş içirmiş. Oğlanlar uyuyunca yemek n... | Civcivoğlu | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Kara Erik Sarı Erik
Bir varmış, bir yokmuş... Bir oduncu varmış. Bu oduncu oduna gider gelirmiş. İki yük odun sarar gelir, onu satar, bir gün dinlenir. Sonra iki yük daha eder. Onu satar, sonra bir gün daha dinlenirmiş. Böyle günler geçerken bir gün dağda bir yumurta bulmuş. Yumurtayı almış gelmiş. Pazara satmaya götü... | Kara Erik Sarı Erik | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Sabır Taşı
Bir varmış, bir yokmuş... Bir ananın bir babanın bir kızı varmış. Kız her gün mektebe gidermiş. Yolda bir kuş önüne çıkıp:
–Ananla baban seni bir ölüye verecekler, dermiş.
Kız buna çok üzülmüş. Bal gibi sararmış solmuş. Anasıyla babası kızın bu durumuna çok üzülmüşler:
–Ay kızım yediğini yiyen, giydiğini... | Sabır Taşı | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Balıkçı
Bir balıkçı varmış. Balık satarmış. Balıkçı ermişlerdenmiş. Gezerken ışık saçarmış. Padişahın kızı da her zaman balıkçıdan balık alırmış. Kız babasına:
-Bu balıkçıyı buraya getirelim. demiş. Gitmişler, balıkçıyı saraya almışlar, gelmişler. Kız, balıkçıya:
-Ananı bana dünürcü yolla. demiş. Balıkçı anasına var... | Balıkçı | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Çocuğun Rüyası
Vaktin öğretmeni sınıfta çocuklara:
–Bir rüya gördüğünüzde, karşınızdakine anlatmadan önce, eğer karşınızdaki ‘hayır olsun’ demezse kimseye anlatmayın, demiş.
Çocuklardan birisi bir gün bir rüya görmüş. Sabahtan kalkıp anasına:
–Ana ben bir rüya gördüm.
–Söyle yavrum ne gördün?
–Söylemem ana.
–Söy... | Çocuğun Rüyası | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Köpek Eniği Doğuran Kız
Bir varmış, bir yokmuş... Bir adamın üç kızı varmış. Bu kızlardan büyüğü:
–Ben padişahla evlenirsem ona yemek, aş pişireceğim, demiş.
Ortanca:
–Ben padişahla evlenirsem, halı kilim dokuyacağım, demiş.
En küçük kız ise:
Ben padişahla evlenirsem, ona altın perçemli oğlanla, altın perçemli kı... | Altın Perçemli Oğlanla Altın Perçemli Kız | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Gülen Gül, Ağlayan İnci
Bir varmış bir yokmuş... Çocuğu olmayan bir adam varmış. Her gün ava gidermiş. Bir gün ovanın orta yerinde bir ağacın altına yatmış. Orada yatarken yanına bir dede gelmiş:
-Selâmünaleyküm arkadaş. Sen ne arıyorsun burada? Her gün bakarım buradasın.
-Ne arayayım arkadaş. Bir kısrağım var kunna... | Gülen Gül Ağlayan İnci | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Asker Karısına İftira
İki kardeş varmış. Büyük oğlan evliymiş. Askere gidecekmiş. Giderken kardeşine:
— Aman kardeş! Karım Allah ile sana emanet, deyip, askere gitmiş.
Aradan bir ay geçmiş, iki ay geçmiş. Oğlan, geline göz etmiş:
— İlle bana yakın ol, demiş. Gelin de:
— Ben sana niye yakın olayım? Ağan beni sana e... | Asker Karısına İftira | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Şah İsmail ve Gülizar
Bir varmış bir yokmuş... Deve dellal iken, sinek berber iken, az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim. Altı ay bir güz gittim. Döndüm arkama bir baktım, bir arpa boyu yol gitmişim. Orada dinlendim, otururken...
Bir padişahın hiç çocuğu olmazmış. Bir de atı varmış, hiç kunnamazmış. Allah’a yalv... | Şah İsmail ile Gülizar | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Ayıcıların Yanındaki Ana
Bir varmış, bir yokmuş... Bir dul karının bicecik oğlu varmış. Oğlan, evlenmiş. Oğlan, köylere çorap eskisi satmaya gidermiş. Gelinle kaynana evde yalnız kalmışlar. Gelin:
-Ana sen niye boş boş duruyorsun. Sana bir halı çözüvereyim de doku bari.
-Yavrum ben bilmem, gözüm görmez. dediyse de, ... | Ayıcıların Yanındaki Ana | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Fatmacık ve Tepegöz
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Bir Fatmacık varmış. Fatmacığın anası ölmüş. Üvey anasının yanında yaşarmış. Üvey anası, babasına:
–İlle bu Fatmacığı dağa bırak gel.
–Nasıl olur, evlat bu atılır mı?
–İlle atacaksın, demiş. Adam, bir gün Fatmacığı yanına almış oduna götürmüş. Adam çocu... | Fatmacık ve Tepegöz | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Tanınmayan Savaşçı
Bir varmış, bir yokmuş... Bir padişahın üç güzel kızı varmış. Kızların evlenme çağı gelmiş. Sarayın önünden geçen ahalinin üstüne, ellerindeki ayvaları atıp, kimin başına düşerse, onunla evlenmeye karar vermişler. Büyük kız, elindeki ayvayı bir atmış, zengin bir adamın kafasına düşmüş. Ortanca kız a... | Tanınmayan Savaşçı | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Hesap
Fakirin birisi lokantaya gitmiş. İki yumurta istemiş. Yumurtaları yedikten sonra, lokantacıya borcunu sormuş. Lokantacı:
–İki lira, deyince:
–Yahu iki yumurta iki lira mı eder? Olsa olsa on kuruş eder. Sen ne diyorsun?
Bunun üzerine lokantacı:
–Sen bu yumurtaları yemeseydin, ben kuluçkaya yatırırdım. Ya iki ... | Hesap | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Kamıştan At
Behlül Dânâ, kamıştan bir değneğe at diye biner o yana bu yana seyidirmiş. Kardeşi Harun Reşit:
– Ağa etme. Benim gururumla oynama. Beni küçük düşürme. Değnekten at olur mu?
– Atla arkama yum gözlerini.
Harun Reşit, değnekten atın arkasına gözlerini yumup atlamış. Gözlerini açtığında hiç tanımadığı bir ... | Kamıştan At | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Deli ile Akıllı Kardeşler
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde... Bir ananın iki oğlu varmış. Biri deli, biri de akıllıymış. İkisi bir arada geçinir giderlermiş. Biri oduna gider, biri de çifte gidermiş.
Bir gün deli oğlan, işe gitmemiş:
–Bizim oğlan ben anamı bugün yüyüp arıtacam, demiş. Akıllı işe gitmiş. Deli d... | Deli ve Akıllı Kardeşler | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Veled-i Zina
Bir koca herifle kadının, bir tanecik çocukları varmış. Bu çocuk veled-i zinaymış. Bir gün ekin biçtirmeye ırgat tutmuşlar. Babası tarladan, çocukla eve haber yollamış:
–Git anana haber ver. Irgat acıktı, yemek hazırlasın, demiş. Oğlan eve varmış:
–Ana öküzün tekini kesip, pişireceksin. Irgat acıkmış, g... | Veled-i Zina | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Denizdeki Davar
Bir varmış bir yokmuş... Köyün birinde bir Köse varmış. Bu Köse çok uyanık biriymiş. Köylüler bunu çekememişleşer ve padişaha şikayet etmişler. Ama Köseyle yine de baş edememişler. O köyde üç kardeş varmış:
— Biz Köse’yi yola getiririz, demişler. Köse de bunu duymuş hemen tedbir almaya başlamış. Kendi... | Denizdeki Davar | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Tüysüz
Bir kadının üç oğlu varmış. Büyümüşler:
–Ay ana babamızın ne zenaatı vardı. Söyle de onu yapalım, demişler. Kadın:
–Babanız oduncuydu, demiş. Oğlanlar oduna gitmişler. Katiyen odunu edememişler. Gelmişler:
–Ana babamızın zenaati odunculuk değildi. İlle bir deyiver. Ne idi? demişler. Anaları da:
–Ay yavrum b... | Tüysüz | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Bi keçi varımış. Üç tane yavrusu varımış. Birinin adı Fatma, birinin adı Ayşe, birinin adı Nermin’miş. Ordan neyse, bunların sabah olunca anneleri otlanmaya, sütlenmeye giderimiş. Bunları bi gurt anne takip etmiş. Ordan neyse, akşam eve gelince:
— Açın yavrularım, Ayşe'mle Fatma’m
Memem dolu süt getir... | [ÜÇ KEÇİ YAVRUSU] | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
HIKHIK İLE MIKMIK
Bi goyunun iki guzusu varımış. Birinin adı Hıkhık’ımış, birinin adı Mıkmık’ımış, goyunun guzularının adı. Goyun sabah olunca yavrularını odasına gor, otlamaya giderimiş. Otlaaar, garnını doyuru gelirimiş. Gapının önünde,
- Hıkhık’ım, Mıkmık’ım, derimiş.
Ağzım dolu otum var
Memem dolu sütüm var
Aç... | Hıkhık ile Mıkmık | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Aslan, malum ormanların kralı, karnı acıktığı zaman kendisi uğraşmaz. Ormanda diğer hayvanlara emrederek karnını doyurmaya çalışan kralın karnı acıkmış. Düşünmüş, demiş; "Karnımı nasıl doyursam?"
Tilkiyi çağırtmış huzura. Tilki gelmiş:
- Buyur padişahım.
Demiş ki:
- Tilki kardeş, benim karnım acıktı. Çok da canım e... | ASLANLA TİLKİ | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
ALİ İLE AYŞE
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir Ali ile Ayşe varmış. İki kardeşin anneleri ölmüş. Babaları evlenmiş. Üvey anne bir bakmış iki bakmış “Bu çocukları nasıl yok edebilirim?” diye düşünm... | ALİ İLE AYŞE | Karaman | İç Anadolu Bölgesi |
Şindi, kırk haramiler bahçası varmış. Kırk gişi bu bahçada durarmış. Bir gün, kırk haramiler gelirken bi nar ağacı varımış. Bi kadın oğlunu gönderiyoru. Onlar da hasta. Hindi*, kadın oğluyla gidiyoru bi yere. Akşama varıyolar. Bir eve misafir oluyoru. Bir adam varmış. Yav, şimdi kadın bu adamı gözünden geçiriyoru, yani... | KIRK HARAMİLER | Muğla | Ege Bölgesi |
Masal Metni
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde bir keçi varmış. Bunun da üç tane yavrusu varmış isimleri Gengilok, Zengilok , Pİştilok’muş. Keçi her gün dağa otlamaya gidiyormuş. Akşam olduğunda yuvasına geliyor kapıda:
— Gengilok, Zengilok, Piştilok anneniz geldi bana kapıyı açın, diyormuş. Yine günlerden bir ... | Kurtla Keçi | Hakkari | Doğu Anadolu Bölgesi |
Bir zamanlar bir ayı ile tilki arkadaş olmuşlar. Yedikleri içtikleri ayrı gitmezmiş. Her şeylerini paylaşırlarmış. Gel zaman git zaman bunlar bir gün ormanda dolaşıyorlarmış. Bir tavşana rastlamışlar. Bunu yakalamışlar. Yiyecekler, ama bu sefer tavşanı paylaşamıyorlar. Ayı diyor:
— Ben yiyecem.
Tilki diyor... | Ayı ile Tilki | Hakkari | Doğu Anadolu Bölgesi |
TİLKİNİN İHANETİ
Bir varmış bir yokmuş. Bir gün ayı, kurt ve tilki kardeş olmaya karar vermişler. Bunlar ne avlıyorlarsa beraber yiyorlarmış. Bir gün ayı şöyle demiş:
-Önümüzde kış var. Böyle giderse aç kalacağız. Yemediklerimizi, fazla yakaladıklarımızı biriktirelim.
-Tamam, derler.
Böylelikle yakaladıklarını getirir... | Tilkinin İhaneti | Hakkari | Doğu Anadolu Bölgesi |
TEMBEL AHMET
Zamanın birinde bi tembel Aamet varmış. Bu tembel Aamet çoh fakirmiş. İki dene de öküzü varmış. Tarlasında çift sürermiş. Eskide padişahlar birbirine atlarla, muhafızlarla naame* gönderirlermiş. Orda da Gader’le Gısmet geçiyomuş. Gader yardım ederse çoh zengin, Gısmet yardım ederse insanlar nasibini yermi... | Tembel Ahmet | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
AR DAMARI
Evvel zaman içinde, kalbur zaman dışında yaşayan bi tane padişah varmış. Bu padişahın ergen bi oğlu varımış. Padişah oğlunu evermek istiyomuş amma oğlu babasının seçtiği gızları istemiyomuş. Bi gün padişaan oğlunun canı daralmış.* Daraltısını alsın diyi atına binmiş, gezmeye çıhmış. Atıyna gidekene bi gıza ı... | Ar Damarı | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
Bir köyde zengin bir padişah yaşarmış. Bu padişaan çocuu olmuyomuş. Garısıyna gitmedii tohtur* galmamış. Padişaan üryasına bi gün biri gelmiş. Biri beyaz biri gırmızı iki dene elma vermiş:
— Bu elmaların birini gendin yi, birini garın yisin, dimiş.
Elmaları yiyince gadın çocuaa galmış. Çocuh geliyo ki göpgözel. Çocuu... | Hurşit ile Mahmure | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
ZAARIN UŞAHLARI
Evel zaman içinde galbur saman içinde üç gardaş varımış. Bunların üçü de bekâr olduğuna çalışmaya gitmişler. Az birazcık da paraları varımış:
— Bunu nereye goysak nereye goysak, iyisi mi biz bunu bir aacın dibine saklıyak, dimişler.
Aacın dinine parayı koymuşlar, çalışmaya gitmişler. Bunlar geri dönm... | Zaarın Uşahları | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
ŞEMSİ BAANİ
Bir varmış bir yohmuş, Allah’ın deli gulları çohmuş. Çok demesi pek günahmış. Sevabı goydum bir kefeye, günahı goydum bir kefeye başladım düşünmeye. Azdan çoktan, hoppala hoptan, sana bir mintan yaptırdım çerden çöpten. İlikleri karpuz kabuğundan düğmeleri turptan. Turp dedim de aklıma geldi iki adam. Biri... | Şemsi Bani | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
HAYVANLAR ÂLEMİ
Hayvanlar âlemi b... | Hayvanlar Alemi | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
Urfa’da yaşayan zengin bir ağanın hayvanlarına kıran girer. Tarlaları da dolu yüzünden verimsizleşen ağa fakir düşüp bütün servetini kaybeder. Tuz ekmek arar olur. Ağa olduğundan ağalık dışında bir işten de anlamamaktadır. Yakın bir dostu başka bir ağanın yanında kahvecilik yapmasını önerir. Ağa teklifi kabul eder ve b... | [Cömertlik Efsanesi] | Şanlıurfa | Güneydoğu Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, kediler terzi iken, fareler müşteriyken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, şehrin birinde karısı ve üç oğluyla yaşayan bir adam varmış.
Adamcağız her sabah erkenden kalkar, tarlada çapa yaparmış. Üç beş kuruş para kazanır,... | Altın Horoz | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
ALTIN KİRPİKLİ OĞLAN
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde develer tellâl, keçiler berber, pireler de bakkal iken, ben annemle babamın beşiklerini tıngır mıngır sallarken… Annem kaptı maşayı, babam kaptı dolmayı… Kaç kaçmaz mısın… Sen olsan kaçmaz mısın… Gittim gittim… Az gittim, uz g... | Altın Kirpikli Oğlan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
ANA ALİ KIZ
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Az söylemesi sevap, çok söylemesi günahmış. Develer tellâl iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir yerde bir köy varmış. Bu köyde iki kardeş yaşarmış.
Gel zaman, git zaman bu kardeşler evlenmişler. Büyük olanın beş oğlu, k... | Ana Ali Kız | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
APAK BACI
Bir varmış, bir yokmuş. Eski zaman içinde bir aile yaşarmış. Bu aile, küçük bir bahçe içinde, küçük bir kulübede yaşarmış. Anne, baba ile bir kız, bir de oğlan, tam dört kişilermiş. Mutlu mesut yaşarken birdenbire anneleri ölmüş. Annenin ölümü üstüne ailenin düzeni bozulmuş. Çocuklar, babaları ile kalmışlar.... | Apak Bacı | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
BALIKÇI HASAN
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çok imiş…
Zaman zaman içinde,
Kalbur saman içinde…
Deve tellâl iken,
Hatır natır iken,
Ben on beş yaşında bir delikanlıydım.
Hamamcının tası yok,
Külhancının baltası yok.
Karnımın açlığı var dünden;
Dünden değil, ileriki günden.
Bir somun yaptırdım, bir tek... | Balıkçı Hasan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
BERRİ HALA
Bir ülkede bir padişah yaşarmış. Bu padişahın üç tane de kızı varmış. Evvel zamanda, kızları evlendirirken ok atarlarmış. Ok nereye, kimin kapısına düşerse kızı muhakkak ona verirlermiş. O zaman gelenekler böyleymiş.
Padişahın kızları büyümüş, yetişmiş, evlenme zamanları gelmiş. Padişah emir vermiş, büyük ... | Berri Hala | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
CIRTTAN
Bir köyde yaşayan üç kız, süpürge toplamak için buluşup ormana gitmişler. Giderken yanlarına Cırttan’ı da almak istemişler. Annesinden izin istemişler. Annesi o sırada kavurga kavuruyormuş. Kızlara birer avuç kavurga vermiş. Ama Cırttan’a da beş avuç vermiş.
Bunlar yola çıkmışlar. Hem kavurgalarını yiyor, hem... | Cırttan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
CULFA
Bir zamanlar memleketin birinde bir karı-koca yaşarmış. Geçimlerini culfalık* yaparak sağlarlarmış. Onları memlekette tanımayan yokmuş. Culfa, karısını çok severmiş. Kadın, hem çok güzel hem de çok titizmiş. Culfanın karısı, tavukları çok sevdiği için bahçesinde iki de tavuk beslermiş. Onları o kadar çok severmi... | Culfa | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
ÇAPGÖZ
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Vakti zamanında fakir bir adam varmış. Adam öyle fakirmiş ki bir gün oğullarını yanına çağırmış:
— Artık sizi doyuramam; gidin, başınızın çaresine bakın, demiş.
Çocuklar, bu lafın üstüne evden çıkıp yola düşmüşler. Epeyce bir yol gittikten sonra iyi yetişmiş bir ekin... | Çapgöz | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
ÇEMBER HAS GÜZEL
Zaman zaman içinde
Kalbur saman içinde
Deve tellal iken
Eşek berber iken
Serçe pehlivan iken
Kurbağa baş yülüyordu
Kör balta imle
Var varanın
Sür sürenin
Destursuz bağa girenin
Hâli budur padişahım
Zamanın birinde, bir adamın üç kızı vardı. En büyük kız, bir gün dedi ki:
— Padişah, padiş... | Çember Has Güzel | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
ÇÖPÜKLÜ TAY
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’tan başka kimse yokmuş. Develer tellal iken, pireler berber iken... Hamamcının tası, köpeğin tasması yok...
Zamanın birinde çok kuvvetli bir padişah ile bir de askeri az olan bir padişah varmış. Askeri kuvvetli olan harp ilan etmiş. Bunun üstüne askeri az olan padişah, veziri... | Çöpüklü Tay | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
Zamanın birinde bir danacı, onun da bir oğlu varmış. Oğlan, bir gün gezerken padişahın kızını görmüş, ona âşık olmuş. Babasına padişahın kızını istemesini söylemiş.
Babası:
— Oğlum, biz bir danacıyız. Padişah, kızını bize verir mi, demiş, fakat oğlan çok ısrar etmiş.
Sonunda danacı, oğlunun hatırını kıramamış, padiş... | Danacının Oğlu | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
DEVİN KIZI
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde… Pireler berber iken, develer tellal iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken; bir padişahın bir kızı varmış.
Kız, bir gün rüyasında görüyor ki, altından bir oda… Altından duvarlar, altın eşik, altın leğen altın ibrik… Altın leğen ... | Devin Kızı | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
Vakti zamanında bir padişah ile bir de lalası yaşarmış. Bunların hiç çocukları olmazmış. Padişah, bir gün lalasına demiş ki:
— Lala, seninle gidip derdimize derman bulalım.
Atlarına binmişler, yola çıkmışlar. Bir müddet gittikten sonra bir su kenarına gelmişler.
Lala:
— Burada bir kahvaltı yapalım, demiş.
Su kenar... | Dünya Güzeli | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
ESVAPLI ŞEYTAN
Bir varmış, bir yokmuş.
Evvel zaman içinde,
Kalbur saman içinde,
Develer tellâl iken,
Pireler berber iken,
Ben anamın beşiğini
Tıngır mıngır sallar iken,
Hamamcıya vardım bohçası yok,
Külhancıya cardım baltası yok,
Katır muhtar olmuş haberi yok…
Sivas köylerinin birinde Hasan adında biri varmı... | Esvaplı Şeytan | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
EŞEK BAŞLI KIZ
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Az söylemesi sevapmış, çok söylemesi günahmış.
Zamanın birinde bir padişah varmış. Bu padişahın da üç tane oğlu varmış. Bir gün veziriyle oturmuş sohbet ediyormuş.
Vezir:
— Padişahım, bu üç oğlanı niye bekletiyorsun? Bunları kocalttın, evlendirsene, demiş... | Eşek Başlı Kız | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
GENÇLİKTE GELEN ZULÜM
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Develer tellâl, pireler bakkal, keçiler berberken, ben annemle babamın beşiklerini tıngır mıngır sallarken… Annem kaptı maşayı, babam kaptı dolmayı… Kaç kaçmaz mısın, kaç kaçmaz mısın? Sen de olsa kaçmaz mısın? Gittim gittim… Az gittim, uz gittim, dere tep... | Gençlikte Gelen Zulüm | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.