text stringlengths 508 34.4k | title stringlengths 2 45 | city stringclasses 74
values | area stringclasses 7
values |
|---|---|---|---|
KONUŞAN BEBEK
Bir varmış, bir yokmuş... Bir beyin üç oğlu varmış. Oğlanlar evlenmek için ok atarlarmış. Ok nereye giderse oradaki kızla evlenirlermiş.
Babaları oğullarına “Haydi yavrularım ok atılacak.” demiş. Birinin okuna bir kız çıkmış. Ötekine de bir kız çıkmış. En küçük oğlanın avına da bir akrep çıkmış. Babası ... | Konuşan Bebek | Niğde | İç Anadolu Bölgesi |
YILAN ŞAHİN İLE TİLLİ YUSUF
Bir varmış, bir yokmuş... Allah’ın kulu çokmuş. Bir kadının hiç çocuğu olmazmış. Bir gün; “Allah’ım olsa olsa da bir yılan olsa, ne olsa çayan* olsa bana bir çocuk ver.” diye Allah’a dua etmiş. Bizim evvelden duyduklarımız. Zaman geçmiş, bu kadın hamile kalmış. Günü tamam olunca bu kadın bi... | YILAN ŞAHİN İLE TİLLİ YUSUF | Niğde | İç Anadolu Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler cellat iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallarken…
Bir oduncu adam varmış. Bu oduncu adam, kızı ve karısı ormana uzak bir kulübede mutlu mesut yaşarlarmış. Oduncu adam ve kızı her gün ormana ağaç kesmeye giderlermiş. At ar... | Oduncunun Kızı | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler cellat iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallarken köyün birinde iki erkek kardeş, anneleri, babaları bir de yatalak hasta dedeleri yaşarmış. Çok yoksullarmış. Sabahtan anneleri ile babaları tarla ekip biçmeye gider, yiyecek... | Akıllı Oğlan ile Deli Oğlan | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş. Bir köyde üç tane arkadaş varmış. Biri topal dana, biri topal keçi, biri de topal horozmuş. Bir gün bunlar gezmeye gitmişler. Az gitmişler uz gitmişler dere tepe düz gitmişler bir ormana ulaşmışlar. Ormanda kayıp olmuşlar. Sonra bir mağara görüp içine girmişler. Ama bir de ne görsünler, içinde ay... | Üç Arkadaş | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde köyde yaşayan bir karı koca varmış. Adamın gözleri görmüyormuş. Bu yüzden evi geçindirmek için dışarıya hep kadın çıkıyormuş. İş güç aramak ve geçinebilmeleri için. Bir gün kadın yine yetiştirdikleri tavukların yumurtalarını toplamış ve bahçelerindeki alıç a... | Kör Adam | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş Allah’ın kulu çokmuş, çok demesi günahmış. Bir padişahın üç oğlu varmış. Hiç kızı yokmuş. Padişahın hanımı bir gün Allah’a yalvarmış bir kızım olsun diye. Allah da bu dileğini kabul etmiş. Bir kızları olmuş. Bu kız kazma dişli, kürek başlı bir dev imiş.
Kız büyüyünce dev olduğu anlaşılmış. Kızın ... | Dev Kız | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde. Deve tellal iken, horoz imam iken, manda berber iken, annem kaşıkta, babam beşikte iken… Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, babam düştü beşikten, alnını yardı eşikten. Köyün birinde yaşlı bir dede ve 3 torunu varmış. Dedenin eşi olmadığı için... | Yaşlı Dede | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Çulhacının Çırağı
Bir köyde, yakuşuklu bi delükanlı varmış. İstanbul’a geliy ki çalışıp, para kazansın. Geliy ,iş arıy iş arıy, tabi okur yazarluğu da yok, çuhacıda bi iş buluy. Çulhacı bunu işe alıy. Çul dokuy orda. Fakat onun karşısında da bi saray varmış. Bakıy ki Ahmet o sarayın camunda çok güzel bi gız. Gız... | Çulhacının Çırağı | Erzincan | Doğu Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, sağır Mehmet duyarken, topal İsmet yürürken, bir köyde yaşlı adam ve üç kızı yaşarmış. Yaşlı adamın bir tane pamuk tarlası varmış ve kızlarıyla pamukları toplar, satar, geçimini öyle sağlarlarmış.
Yaşlı adamın kızları çok çalışkanmış, iki büyük kızı ay parçası gibi çok güzelmiş ... | Evin Küçük Çirkin Kızı | Sivas | İç Anadolu Bölgesi |
Bundan yıllar yıllar önce, genç kızların erken yaşlarda gelin olmasının yaygın olduğu zamanlarda, Orta Anadolu’nun bir köyünde doğup büyüyen küçük bir kız varmış. Şehirde zengin bir aileye gelin olarak verilmiş.
Küçük gelin kendinden yaşça çok büyük kocasına zaman geçtikçe alışmış ve onu çok sevmiş. Eşi ve ... | Hızır Dede'nin Altınları | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
Bir zamanlar köyün birinde, herkese korku salan Kefdarküskü adında bir canavar varmış. Bu canavar köydeki tüm çocukları kaçırırmış ve giden de geriye dönmezmiş. Bu yüzden köy ahalisi çok korkarmış, çocuklarını ahırlarda, bagalarda* ya da komlarda* saklarlarmış.
Köy ahalisinden bir adamcağızın bir Allah bir oğlu varmış... | Kefdarküskü | Ardahan | Doğu Anadolu Bölgesi |
Şimdi bir genç çocuğun bir tane elma ağacı varmış. Her sene o elma ağacı tek bi tane elma tutarmış. O elmayı her sene o kadar gözlermiş ama gelir bir şey alır gidermiş. Genç, o elmayı ağacından alamazmış. Bir değil, iki değil, üç değil her sene bu elmayı kaybedermiş. Genç:
&nb... | [Gak Gok Masalı] | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş. Zamanın birinde geçimini çobanlık yaparak sağlayan bir baba ve üç oğlu varmış. Yıllar geçtikçe genleşip serpilen oğulların yanı sıra güçten düşen baba, bir gün oğullarını yanına çağırır ve der ki:
̶ Evlatlarım, benim artık değil hayvanlarımızla ilgilenmeye, ayakta durma... | Baba Öğüdü | Ankara | İç Anadolu Bölgesi |
Padişahın Üç Oğlu
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken eski hamam içinde… İnsanların şimdiki gibi kalabalık olmadığı zamanın birinde bir padişah varmış. Bu padişah çok adaletliymiş ve ülkesindeki insanların rahat yaşaması için çalışmış. Gel zaman, git zaman bu adam evlenmiş. Birbirinden... | PADİŞAHIN ÜÇ OĞLU | Samsun | Karadeniz Bölgesi |
[BEY BÖĞREK (ADSIZ OĞLAN)]
Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Vaktin birinde bir padişah varmış. Padişah bir hanım ile evlenmiş. Bu hanımından üç kızı olmuş. Fakat hiç oğlu olmamış. Padişah tekrar evlenmiş. Bu hanımından da oğlu olmamış. Padişah bir gün veziri ile birlikte has bahçede ge... | BEY BÖĞREK (ADSIZ OĞLAN) | Tokat | Karadeniz Bölgesi |
[SARI İNEK]
Bir varmış, bir yokmuş. Vaktiyle bir karı koca varmış. Bu karı kocanın bir de kızları varmış. Kızın annesi ölmüş. Kız küçük yaşta öksüz kalmış. Babası, kıza baksın diye başka bir kadın ile evlenmiş.
Aradan çok zaman geçmeden adam da ölmüş. Kız büyümüş, serpilmiş çok güzel bir kız olmuş.
Ailenin b... | SARI İNEK | Tokat | Karadeniz Bölgesi |
[BALIK BİLMESE HALİK BİLİR]
Bir varmış, bir yokmuş. Bir fakir adam varmış. Bu adam balıkçılıkla geçinirmiş. Bu adamın bir de oğlu varmış. Adam, balığı tutar; oğlu da tuttuğu balığı torbaya koyarmış. Adam bir gün bir büyük bir alabalık tutmuş. Oğlu da balığa kıyamamış. Balığı babasından habersiz suya geri bırakmı... | BALIK BİLMESE HALİK BİLİR | Samsun | Karadeniz Bölgesi |
[BİR GÖZE BİR DEMET GÜL]
Bir varmış, bir yokmuş. Ülkenin birinde bir padişah yaşarmış. Bu padişahın üç kızı varmış. Bu kızlar, babalarına:
— Bizi ere ver gidelim, diyemiyorlarmış. Bir zaman beklemişler. Bir gün bakıcıları olan kadına:
— Bize git, üç tane karpuz getir. Karpuzların biri yenecek şekilde olsun. Bi... | BİR GÖZE BİR DEMET GÜL | Samsun | Karadeniz Bölgesi |
[ÖKSÜZ KIZ]
Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş. Bir adam varmış. Bu adamın ilk eşinden üç tane kızı varmış. İlk eşi ölmüş. Kızları öksüz kalmış. Adam yeniden evlenmek zorunda kalmış. Bir süre sonra bu adam ölüm yatağına düşmüş. İkinci karısına vasiyet etmiş:
— Benim kapıma ilk ki... | ÖKSÜZ KIZ | Samsun | Karadeniz Bölgesi |
[EMİR YEMEN]
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, anam eşikteyken, babam beşikteyken, anamı sallarım babam durmaz, babamı sallarım anam durmaz…
Varmış yokmuş, bir kadın varmış. Bir kadının hiç çocuğu olmuyormuş. Bu kadın bir gün yılanları görmüş.
—... | EMİR YEMEN | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[PADİŞAH VE BEŞ OĞLU]
Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş. Ülkenin birinde bir padişah yaşarmış. Bu padişahın beş tane oğlu varmış.
Bir yerde bir mezar varmış. Bu mezarın başında bir elma ağacı varmış. Bu elma ağacındaki elmayı devden başka kimse alamıyormuş. Padişah, oğullarını toplamış ve:
... | Padişah ve Beş Oğlu | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[İKİ ARKADAŞ VE KURTLAR MAĞARASI]
Bir varmış, bir yokmuş. İki arkadaş varmış. Bunlar para kazanmak için beraber gurbete gideceklermiş. Yanlarına yemeklerini alıp yola çıkmışlar. Bu iki arkadaştan biri çok cimriymiş.
Yolda karınları acıkmış. Cimri olan:
— Önce senin yemeğini yiyelim, sonra benimkini yeriz, demi... | İki Arkadaş ve Kurtlar Mağarası | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[ÜÇ SÖZ]
Bir varmış, bir yokmuş. Zamanın birinde bir adam varmış. Bu adam fakirmiş. Bu adamın bir karısı varmış. Bu adam gurbete çalışmaya gitmiş. Adam gurbete giderken karısı hamileymiş.
Bu adam gitmiş. Yaklaşık on beş yirmi sene gittiği yerden gelememiş. Adam gittiği yerde çalışmış, çabalamış. O zamanın dev... | ÜÇ SÖZ | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[KÜFFÜDÜ]
Evvel varmış yokmuş bir padişah varmış. Bu padişahın da üç kızı varmış. Padişah bir gün hastalanmış. Kızlarını yanına çağırmış:
— Benim ölmem yakın, bu padişahlığı kimseye vermeyin, siz yönetin, demiş. Zaman geçmiş, padişah ölmüş.
Padişahlık büyük kızdan başlamış. Birinci ay büyük kız... | Küffüdü | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[PAMUĞU PERİ]
Bir varmış bir yokmuş. Zamanın birinde bir adam varmış. Bu adamın üç tane kızı varmış. Bu adamın yaşadığı yerde kızlar ok atarlarmış. Ok nereye düşerse, kimin evinin önüne düşerse onunla evleniyorlarmış. Büyük kızın oku padişahın evinin önüne düşmüş. Ortanca kızın oku da kadının evinin önüne düşmüş. Küçü... | [Pamuğu Peri] | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[GEYİK ÇOCUK]
Bir varmış, bir yokmuş. Bir gün bir adamın karısı ölmüş. Bu adamın bir kızıyla bir de oğlu varmış. Adam, başka biriyle evlenmiş, kızıyla oğluna üvey ana getirmiş.
Üvey ana, çocukları istememiş. Adama:
— Bunları at gel, yoksa burada durmam, demiş.
Bunun üzerine adam düşünmüş taşınmış, çocuklarını bırak... | GEYİK ÇOCUK | Eskişehir | İç Anadolu Bölgesi |
Masal Metni
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Tek bir oğlan varmış. Göle taş atarmış. Bir gün kör bir kocakarı bir elinde değnek, bir elinde güğüm suya gitmiş. Oğlan gelmiş, kocakarının değneğine bir vurmuş, elindeki güğüm düşüp kırılmış. Kocakarı oğlana demiş ki:
— Ah oğlum, sarar sol da üç turunç kızlar... | ÜÇ TURUNÇ KIZI | Eskişehir | İç Anadolu Bölgesi |
[RÜYA]
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer top oynarmış ahir zaman içinde. Bir anayla babanın bir oğlu varmış. Oğlan okula gidiyormuş.
Bu oğlan azıcık büyüyünce bir rüya görmüş. Sabahtan kalkmış, anasına babasına:
— Ben akşam bir rüya gördüm, demiş. Anası da babası da hayır olsun dememişler. Çocuk... | RÜYA | Eskişehir | İç Anadolu Bölgesi |
İYİ KIZ İLE KÖTÜ KIZ
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir oduncu ailesi varmış. Oduncunun karısı kar kış çok olduğu için kendi ablasının yanına gidiyor:
—Aman abla, canım abla, çocuklarım kaç gündür aç kaldı. Nolursun bir lokma ekmek ver, diyo.
Kardeş:
—Hadi hadi, benim işim... | İyi Kız ile Kötü Kız | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
AYAĞINA DİKEN BATAN KARGA Kaynak Kişi: Şenay Canlı
Bir varmış bir yokmuş, eski zamanlarda bir tane karga varmış. Bu karga çöpte yaşamayı çok severmiş. Bir gün çöpte gezerken ayağına tiken batmış:
—Bu tikeni napyım, demiş.
Bir fırıncı görmüş, oraya gitmiş.
—Bu tikeni ayağımdan çıkarır mısın, demiş.
—O da getir çıka... | Ayağına Diken Batan Karga | Kırşehir | İç Anadolu Bölgesi |
Evvel zaman içinde iki köyün çobanları sürülerini alıp köylerinin hududuna kadar otlatır, öğle paydosunda biraz da sohbet ederlermiş. Akşama doğru herkes köyüne gider ve günler böylece birbiri ardına yuvarlanırmış.
Bir gün Kara köyün çobanı bir ak rüya görüş ve arkadaşına anlatmış:
— Yahu ben gece rüyamda bir kolumda... | Rüya Satın Alan Çoban | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Kadıların boğazına düşkün olduğu zamanlarda bir Osmanlı kasabasında geçen olayı eczacı Reşad Bayer şöyle anlattı:
Kadının biri her gün mahalle fırınını kontrol eder, koklar, fırıncıya:
— Bu buruk kimin? Bu tepsi böreği kimin? B... | Uçtu Uçtu Kaz Uçtu | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Az söyler, öz söyler. “Altından arıdım, gümüşten surudum. Sarardım saman oldum. Kül oldum savruldum.” Diye hikayeye başlayan Güllü Nine ne demek ister bilir misiniz?
Zengindim fakir oldum, gençtim ihtiyarladım. Güzeldim çirkin oldum. Kül gibi savruldum. Bir şeyim kalmadı.
Günlerden bir gün halk bilmecesine meraklı bi... | Kumdan Kale Köpükten Fistan | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir gün çölden geçmekte olan bir kervandan bir deve, yükü ve yolcusu ile birlikte kaybolur. Aramalar fayda vermez, sorup soruşturmalar boşa çıkar. Artık ümidi kesip yollarına revan olacakları gün konakladıkları vahaya bir yolcunun geldiğini görürler, sorarlar. Dikkatli yolcu:
— Deveniz dişi miydi? der. Evet, derler.
... | Dikkat ve Hakikat | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş, fakir bir kocakarı varmış. Bir gün ev süpürürken beş para bulmuş, bununla pekmez almış, rafa koymuş, kedi pekmezi dökmüş, o da kedinin kuyruğunu koparmış.
Hikâye bu kadar basit, fakat anlatılışına gelelim; çocukları gülmekten kırar geçirir. Onları, mahkemeye, Kadı'nın önüne çıkarır. Kedi, kocak... | [Kadın ile Kedi] | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Günlerden bir gün Altınözü'nden bir ağa yeni yeten oğlunu imtihan için, bir miktar davarı satılığa gönderir.
— Gözünü dört aç oğlum, malı değerine sat, parayı hocaya, hacıya, dilencilere kaptırmadan getir, diye nasihat eder.
Çocuk geç vakte kadar ancak davarı satar, parasını keseye yerleştirir. Handa yatsa çalarlar k... | Hatay'da Dilenci Masalları | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Günlerden bir gün Yahudinin biri Mısır'a gitmiş. Bakmış ki toprak çok bereketli, ortalık sıcak. Canı karpuz istemiş. Yok. Derman için bir tane bulamamış. Sormuş, kimse karpuzu bilmiyor. Hemen kafasını çalıştırmış:
— Ben buraya karpuz ekip satarsam, kısa zamanda zengin olurum. Ve dediğini yapmış. Her bir karpuz olmuş ç... | Hava Parası | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Vaktiyle uzak ülkelerin birinde bilge bir padişah varmış. Ülkesinde huzur, mutluluk, esenlik sürüp gidermiş. Ülkenin padişahının gayet sorumsuz, hatta haylaz bir oğlu varmış. Bir gün, babası oğlunu yanına çağırmış ve "Oğlum gel kendine çekidüzen ver." demiş. Oğlansa "Boşver baba, nasıl olsa herkes kendi yaptığından sor... | Her Koyun Kendi Bacağından Asılır | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
Vaktiyle uzak ülkelerin birinde bir karı koca varmış. Bunlar şehirden uzak bir çiftlikte yaşarlarmış. Çiftlikleri o kadar büyükmüş ki bir ucundan bir ucuna kırk günde gidilmezmiş. Onlar çiftliklerinde mutlu olarak yaşarlarmış. Ama bunların bir tek sıkıntıları varmış. Bunların kırk tane erkek çocukları olduğu halde hiç ... | Kazma Dişli Kürek Başlı Kız | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
ALTIN ARMUT MASALI
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,... | Altın Armut | Samsun | Karadeniz Bölgesi |
KÜTE KIZI
Zamanın birinde bir padişah varmış. Bu padişah bir bostan ektirmiş. Bu bostanında küteler varmış. Bu küteler öyle büyümüş öyle büyümüş ki bir tanesi sadece bir eşek yükü kadarmış. Görenler hayrete düşermiş.
Padişah bir gün bostanına bakmaya gitmiş. Kütelerin içinde, gözüne diğerlerine göre çok daha büyük bi... | Küte Kızı | Elazığ | Doğu Anadolu Bölgesi |
YAŞLI KADIN (PİRE) İLE TİLKİ (RİVÊ) MASALI
Çok eski zamanlarda güzel bir köyde yaşlı bir nine yaşarmış. Nine her sabah kalkar hayvanlarını sağıp, yabana yollarmış. Günlerden bir gün yaşlı nine yine hayvanları sağmış ve sütünü bir sepetin altına saklamış bunu yaparken uzun kuyruklu, şişman bir tilki nineyi izliyormuş. ... | Yaşlı Kadın ile Tombul Tilki | Elazığ | Doğu Anadolu Bölgesi |
YILAN BEY
Zamanın birinde bir ağa varmış. Bu ağanın ne yaparsa yapsın çocuğu olmuyormuş. Karısıyla hep Allaha dua ederlermiş:
“Allah’ım çocuğumuz olsun da nasıl olursa olsun” derlermiş.
Bir zaman sonra ağanın karısı hamile kalmış. Tam dokuz ay on gün geçmiş, çocuğun zamanı dolmuş ama çocuk doğmamış. Ağa kendi köyün... | Yılan Bey | Elazığ | Doğu Anadolu Bölgesi |
KÖSE
Zamanın birinde bir ağa varmış. Bu ağanın babası ölmeden önce oğluna bir nasihat vermiş: - Oğlum ne yaparsan yap, yanında köse birini çalıştırma, demiş
Ağa:
- Tamam baba nasihatin başım üstünedir, demiş.
Aradan zaman geçmiş, ağanın babası ölmüş. Biraz zaman sonra ağanın bir yardımcıya ihtiyacı olmuş. Bir köye ... | Köse ve Ağa | Elazığ | Doğu Anadolu Bölgesi |
[BEYOĞLU]
Bir varımış, bir yoğumuş. Bi Beyoğlu varımış. Bu Beyoğlu’nun yaylası varımış. Orda at otlatırımış. Orda da göçmenle oraya çadır gurmuşla. Beyoğlu oraya varıya geliye. Göçmennerin gızına âşıg olmuş. Efendime söyleyin gızınan annaşmışla. Buran* alurun* filan deyi. Ondan sona bu göçmenlerin anaları bu... | [Beyoğlu] | Kastamonu | Karadeniz Bölgesi |
 ... | Ayı ile Tilki | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
 ... | Leylek ile Tilki | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[TAK TAK KABACIK]
Yıllar önce develer tellal iken pireler berber iken dört kişilik bir aile varmış. Ailenin iki tane evladı varmış, ikisi de oğlan; birinin adı Ömer birinin adı Çömer. Bu vatandaşlar geçimini dağlardan taşlardan odun taşıyarak, odun kesip getirerek, satarak hayatlarını idame ettirmektedirler. Bir gün b... | Tak Tak Kabacık | Balıkesir | Marmara Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş.
Bir tilki, keneye:
- Gel senle bacı kardeş olak. Beraber buğday ekek, der. Kene:
- Güzel olur bacım, ekek, der.
Ekim zamanında tohumlarını alırlar, tarlaya giderler. Kene tilkiye der:
- Bacım haydi tarlayı sürek. Tilki der:
- Kene kardeş sen tarlayı sür, ben tohum ekem.
Kene tarlayı sürer ... | Kene ile Tilki | Bingöl | Doğu Anadolu Bölgesi |
KÖSE
Varmış, yokmuş…
Köyün birinde gariban bir köse varmış. Bu kösenin karısından başka hiç kimsesi yoktur. Köylüler hep zengindir. Köseninse tek bi tene ineği vardır. Köse köydekileri çok kıskanır ama belli etmez. Bi gün karısına der ki:
- Karı gel biz bu ineği kesek. Köylülere bi yemek verek. Belki utanırlar, alış... | Köse ile Köylüler | Bingöl | Doğu Anadolu Bölgesi |
SÜLLÜ YUSUF
Bir kadının çocuğu olmazmış. Kadın “Allah’ım bana bir oğlan ver de dev olsun.” demiş. Allah bir oğlan verir, dev olur. Alıp götürürler ahıra korlar, samanın üstüne. Önüne bir saman verirlermiş, bir su verirlermiş. Orada büyüye büyüye koca bir dev olmuş. İçi adammış, dünya güzeli.
Padişahın kızı bi... | SÜLLÜ YUSUF | Niğde | İç Anadolu Bölgesi |
MAVİ GÖZLÜ KEDİ
Bir varmış, bir yokmuş... Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben anamın beşiğini sallar iken adamın birinin üç tane kızı varmış. Adam ticaretle uğraşırmış. Bir gün adamın yolu ticaret için uzak bir diyara düşmüş. Kızlarını yanına çağırıp isteklerini s... | Mavi Gözlü Kedi | Niğde | İç Anadolu Bölgesi |
MAĞRURLANMA PADİŞAHIM SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR
Bir padişah ile bir vezir varmış. Padişah bir gün vezirine demiş ki:
—Bir tellal çığıralım.
—Ne diye çığıralım?
—Bu köyde hiç ışık ışımayacak diye çığıralım.
Tellal bütün ahaliye padişahın buyruğunu duyurmuş. Padişahla vezir sözlerinin t... | Mağrurlanma Padişahım Senden Büyük Allah Var | Niğde | İç Anadolu Bölgesi |
Bir zamanlar bir padişahın güzeller güzeli üç kızı varmış. Padişah kızlarını evlendirmek istemiş ve bulunduğu yerdeki tüm bekar erkekleri saraya getirtmiş. Padişah her bir kızının eline bir elma vererek beğendikleri erkeğin başına fırlatmasını istemiş. Civarda ki tüm erkekler padişahın güzeller güzeli kızlarının önünde... | Padişahın Kızları | Bitlis | Doğu Anadolu Bölgesi |
AYI ileTİLKİ
Vaktin birinde, tilki ayıyla arkadaşlık kurar. "Yanımda ayı gibi güçlü biri olursa karnım daha çok doyar.", diye düşünür. Fakat düşündüğü gibi olmaz. Ayı inden çıkmaz, gün boyu u... | Ayı ile Tilki | Isparta | Akdeniz Bölgesi |
Eskiden çok büyük devler yaşarmış. Bu devler Kaf dağından daha büyükmüş. İnsanları yiyerek beslenirlermiş. Her zaman insanların geçtiği yollara gelirlermiş. Bu yollara yakaladıkları insanları, leblebi gibi çiğnemeden yutuyorlarmış. İnsanlar bu devlerin elinden ne yapacağını şaşırmış. Bu zulümlere dayanamayan bir delika... | Devler | Bitlis | Doğu Anadolu Bölgesi |
Ayının biri, ormanda eline geçirdiği bir merkep leşini yiyormuş. O sırada, civardan geçen bir tilki, et kokusunu almış. Sağa koşmuş, sola koşmuş. Manzarayı görmüş. Görmüş ama, gelgelelim ayının yanına sokulma cesaretini kendinde bulamamış. Açlıktan gözleri kararan tilki, bunun bir çaresini aramış. Otların, çalılar... | Tilkinin Kurnazlığı | Bitlis | Doğu Anadolu Bölgesi |
Bir zamanlar, yaşlı bir kadın varmış. Hiç çocuğu olmuyormuş. Buda bir yumurtanın üzerine oturmuş. Yumurtadan bir civciv çıkmış. Kadın civcivi alıp, hergün bir yerlere gezmeye götürüyormuş. Paşanın oğlu, dağları gezerken civcivi görmüş. Civciv bazı dualar okuyormuş. Ve civcivin derisi soyulmuş, altından güzeller güzeli ... | Civciv ve Paşanın Oğlu | Bitlis | Doğu Anadolu Bölgesi |
Güdük Tilki
Bi varımış, bi yoğumuş. Evvel zaman içinde ormanın birinde bi guyruksuz dilki varımış. Ormandaki öreki dilkiler bununla alay ederlermiş. Güdük dilkinin buna canı çok sıkılırmış. Aklına bi oyun oynamak gelmiş böylece bi gün dilkilere:
— Benim dedemden kalma bi bağım var, isterseniz sizinle orad... | Güdük Tilki | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş, zamanın birinde bir Oduncu Baba varmış. Üç tane de kızı varmış. Gel zaman git zaman Oduncu Baba’nın eşi ölmüş. Oduncu Baba da yeniden evlenmiş. Yeni karısı Oduncu Baba’nın kızlarını istemiyormuş. Her gün Oduncu Baba’nın başının etini yiyormuş ‘’Bu kızları al ormanın dibine götür.’’ diye. Oduncu B... | Oduncu Baba | Samsun | Karadeniz Bölgesi |
Eveli bizim aslıyok yaylasında on bin tene arımız vardı. Künde ben bunları gütmiee gederdim, bir gün gışıdı, zahmerinin soogu aaşam arıları eve getirdim, yerlerine goyarkan saydım arının biri yok, ulan arkadaş sayööm sayööm biri nuksan, getdim babama söledim;
— Arının biri yok, dedim.
Babam geldi şööle bir bakdı:
— ... | Olmayacak İşler | Hatay | Akdeniz Bölgesi |
 ... | Tilki, Domuz ve Ayı | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[BİR AVUÇ KAN]
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini sallarken, iki kardeş varmış. Birinin üç kızı, diğerinin de bir oğlu varmış. Bunların bir köy odaları varmış. Köy odalarına giderken oğlanın babası önce gidip oraya oturmuş. Kızların babası gidip selam... | Bir Avuç Kan | Kırıkkale | İç Anadolu Bölgesi |
DENİZ ATI
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken bir ülkede üç kardeş yaşarmış. En küçük kardeşin adı Mehmet'miş. Bir gün Mehmet ava çıkmış. Yolu sahile uğramış. Bir de ne görsün… Kanatlı bir at… Böyle bir atı görünce çok şaşırmış. Bu esrarengiz atı ya... | Denizatı ile Mehmet | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
BABA MİRASI
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, köyün birinde fakir ve yaşlı bir adam, üç oğlu ile kerpiçten yapılmış küçük bir köy evinde yaşarmış. Adam ve ailesi geçimlerini de evlerinde besledikleri... | Baba Mirası | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
KÖPEK
Bir varmış, bir yokmuş. Memleketin birinde, deniz kıyısında bir kasabada yaşayan zengin bir kuyumcu varmış. Bu kuyumcu o kadar zenginmiş ki altınlarını kürekle toplar yığarmış.
Kuyumcunun güzel mi güzel; akıllı mı akıllı bir de kızı varmış. Kuyumcunun kızına evlenmek için birçok talip çıkmış. Fakat kız kimseye ... | Köpek | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
ALTIN DEDE
Bir varmış, bir yokmuş. Allahın kulu çokmuş. Az söylemesi sevap; çok söylemesi günahmış. Geçmiş zamanlarda, ülkenin birinde kıtlık yaşanıyormuş.
Bu ülkede halk kıtlıktan kırılıp, ekmek yapmaya buğday bulamazken komşu ülkenin bereketten zahire ambarları dolup taşıyormuş. Sokaklarından hep altın suları akar,... | Altın Dede | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
PAPAĞAN İLE KIZ
Bir varmış, bir yokmuş; Allah'ın kulu darıdan çokmuş. Çok söylemesi günahmış. Zamanın birinde bir köyde zengin bir adam ve çok güzel bir kızı varmış. Adam kızını çok sevdiğinden, onun her istediğini yerine getirirmiş.
Bir gün kızı babasının yanına gelip:
̶ Babacığım evde canım sıkılıyor, bana papağan... | Papağan ile Kız | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
ÜÇ KARDEŞ
Bir varmış, bir yokmuş; Allah'ın kulu çokmuş. Bir zamanlar memleketin birinde bir oduncu, oduncunun da üç oğlu yaşarmış. Oduncu evin geçimini ormandan odun kesip satarak sağlamaya çalışırmış.
Bir gün yine ormanda odun keserken, gözü ilerdeki bir ağacın tepesindeki yuvada parıldayan bir cisme takılmış. Hemen... | Üç Kardeş | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
KAYSI DEVİ
Bir varmış, bir yokmuş, zamanın birinde bir köyde bir ana ile oğlu yaşarmış. Çocuk bir gün arkadaşları ile oynarken birini dövmüş. Arkadaşı da ona,
̶ Beni döveceğine, gücün yetiyorsa git de babanı öldüren Kaysı Devi'ni döv, demiş.
Çocuk bunu duyunca doğru evine gitmiş. Annesine babasının nasıl öldüğünü so... | Kaysı Devi | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
YILAN BEY
Bir varmış, bir yokmuş. Az söylemesi sevap, çok söylemesi günahmış. Zamanın birinde bir padişah varmış. Bu padişahın hiç çocuğu olmamış. Karısını götürmediği hekim kalmamış, hiçbir çare bulamamışlar.
Bir gün padişahın karısı cariyeleri ile saray bahçesinde ağaçların arasında dolaşırken, bir ağacın kovuğunda... | Yılan Bey | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
AKILLI ŞEHZADE
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir ülkede bir padişahın üç oğlu yaşarmış. Bu çocuklar bütün gün, akşama kadar yerler içerler eğlenirler, memleket meseleleri ile hiç ilgilenmezlermiş. Bu durum baş veziri üzer, fakat o da korkusundan bu derdini bir türlü padişaha açamazmış.
Bir akşam bütün vezir... | Akıllı Şehzade | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
ALTIN OĞLAN İLE GÜL KIZ
Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş. Develer tellal iken, pireler berber iken; çok söylemesi günah, az söylemesi sevapmış.
Vaktin birinde bir ülkede üç kız kardeş yaşarmış. Bunların üçü de çok güzelmiş ama en güzelleri en küçük olanı imiş. Bir gün kendi aralarında konuşurlarken büyük ... | Altın Oğlan ile Gül Kız | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
CIVIL CIVIL SULTANIM
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir evin bir tek kızı varmış. Kız o kadar güzelmiş ki, kızını hiç kimse görmesin, duymasın, işitmesin diye babası, evini ıssız bir dağın başında kurmuş. Kızın ismi Sultan'mış. Sultan bir gün inekleri sağmış, sütü pişirmiş; testileri al... | Cıvıl Cıvıl Sultanım | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
KIRK ANAHTAR
Bir varmış, bir yokmuş; Allahın kulu çokmuş. Çok demesi günahmış; peynir ekmek yemesi sevapmış.
Zamanın birinde fakir bir aile yaşarmış.
Bu ailenin üç oğlu ile bir kız çocukları varmış. Adam çocuklarına bakabilmek için avcılık yaparmış.
Bir gün evde yiyecek bittiğinden, adam yine ava çıkmak istemiş. Ka... | Kırk Anahtar | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
PEMBE HATUN İLE ESMA HATUN
Zamanın birinde, biri Pembe; diğeri Esma adında iki kız kardeş varmış. Çok fakir olan bu kardeşler kıt kanaat geçimlerini sağlayıp, yaşayıp gidiyorlarmış.
Bir gün Pembe Hatun,
̶ Bu fakirlik canıma tak etti. Gezip, kendime bir kısmet arayacağım, demiş.
Evi terk edip yollara düşmüş. Az gitm... | Pembe Hatun ile Esma Hatun | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
AVCI
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde cinler cirit oynarken eski hamam içinde, bir ülkede ihtiyar bir kadının bir tanecik oğlu varmış.
Bu oğlan on beş yaşına gelmiş. Bir gün kapının önünde oynarken eşiğin altında parlayan bir alet görmüş. Aleti çıkarınca bir de bakmış ki altın kaplamalı... | Avcı | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
DEVLET KUŞU
Ülkenin birinde bir zamanlar zengin mi zengin, yakışıklı mı yakışıklı bir Bey yaşıyormuş.
Bu Bey'in ülkesinin bir tarafı denize dayanır, bir tarafı otlu, bitek, serin yaylalara uzanırmış; bir başka hududu da yeşil ovalarla ve ormanlarla çevrili imiş.
Bey, aynı zamanda ülkenin en güzel kızı olan Has adınd... | Devlet Kuşu | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
PADİŞAHIN İMTİHANI
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; zamanın birinde çok uzak diyarlardan birinde bir Padişah varmış.
Bir gün canı çok sıkılan bu Padişah eğlence olsun diye vezirine biraz da böbürlenerek,
̶ Benden akıllısı var mı? diye sormuş.
Fakat akıllı ve doğru sözlü veziri, başın... | Padişahın İmtihanı | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
ALİ İLE AHMET'İN ARKADAŞLIKLARI
Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş. Zamanın birinde Ali ve Ahmet adında iki arkadaş varmış. Bu iki arkadaş çeşitli işlerde çalışıp para kazanabilmek için köylerinden birlikte yola çıkmışlar.
Bir süre yol gittikten sonra acıkmışlar. Ali, azığını çıkarıp arkadaşı ile paylaşmış.... | Ali ile Ahmet'in Arkadaşlıkları | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
KARANLIK EFENDİ
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken; ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir memlekette iki kardeş yaşarmış. Kardeşlerden biri çok zenginmiş. Diğeri ise yoksul ama iyi niyetli gariban bir adammış. Bir gün zengin olan kardeş... | Karanlık Efendi | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
ÜÇ BİBER
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken;ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir babanın üç kızı varmış. Köyün dışındaki küçük evlerinde mutlu bir hayat sürüyorlarmış.
Bir gün babaları kızlarına:
— Ben pazara gidiyorum, bir isteğini... | Üç Biber | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
PARMAK VE DEV
Bir varmış, bir yokmuş; Allah'ın kulu çokmuş. Ülkenin birinde üç kızıyla birlikte yaşayan yaşlı bir kadın varmış.
Bu kızlar anneleri ile birlikte çıkrıkla yün eğirerek geçimlerini sağlarlarmış. Bir gün büyük kız annesine,
̶ Bir ciğer al da yiyelim, demiş.
Annesi,
̶ Çarşıya iplikleri satmaya gidince a... | Parmak ve Dev | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
GÜDÜK ALİ
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Bir zamanlar bir kadınla bir erkek yaşarmış. Bunların hiç çocukları olmazmış. Allah'a her zaman yalvarır,
̶ Olsun da bir küçücük çocuğumuz olsun, diye dua ederlermiş.
Uzun zaman sonra duaları kab... | Güdük Ali | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
GOGOZİK
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde bir karı koca ile bunların bir oğulları varmış. Günün birinde bu oğullarını evlendirmişler. Bunların bir de inekleri varmış. Bir gün gelinleri ineği sağmağa gitmiş. Beklemişler, beklemişler kadıncağız gelmemiş.
Kaynana,
̶ Bu gelin gelmedi, hele gidip bakayım; bu zam... | Akıllı ve Deliler | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
KORKAK HERİF
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellal iken, ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken ülkenin birinde korkak bir adam varmış. Her şeyden korkarmış. Korkusundan neredeyse kapıdan dışarı çıkamazmış. Gece olup da hacet ihtiyacı olduğunda hel... | Korkak Herif | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
KÖYÜN ÇOBANI
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde köyün birinde bir çoban varmış. Bu çobanın bir de ihtiyar anası varmış. Çobanın gönlü köyün ağasının hanımına düşmüş, fakat derdini bir türlü kimseye açamazmış.
En sonunda dayanamayan çoban, bir gün anasına demiş ki:
— Ana, yarın git, ağaya söyle, hanımını bana ver... | Köyün Çobanı | Malatya | Doğu Anadolu Bölgesi |
KORKAK HASAN
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir Korkak Hasan varmış. Bu Korkak Hasan çok korkarmış. Evden dışarı çıkamıyormuş korkudan. Çok korktuğu için dışarı çıkamıyormuş. Karısı da bütün gün evde durduğu için Hasan'ı dışarı çıkarma planları yapıyormuş. Hasan yalnız kaynanık yımırta... | Korkak Hasan | Tekirdağ | Marmara Bölgesi |
GÜDÜK AMCA
Bir zaman bir adam balık satarmış. Gitmiş bir köve, doldurmuş bir araba balık. Balıkları satmağa gidermiş bir köve. Giderken giderken yolda da bir tilki yatırmış, kapamış gözlerini, bayılmış, baygın baygın yatırmış.
— Aman, demiş, atayım bunu arabaya da alayım bu tilkiyi de demiş, yüzeyim de demiş, d... | Tilki ile Kurt | Tekirdağ | Marmara Bölgesi |
AHMAK GELİN
Bir varmış, bir yokmuş, evel zaman içinde bir tane ahmak bir gelin varmış. Bu geline kaynanası bir gün demiş ki:
— Git kızım, demiş, bugün hayvanların altlarını sen temizle. Bugün, demiş, senin işin bu.
Gider gelin ahırın içine. İşleri orada yaparken, hayvanların altlarını temizlerken gelinin çişi gelmiş... | Ahmak Gelin | Tekirdağ | Marmara Bölgesi |
KUZULAR
Bir varmış, bir yokmuş, iki yavrulan bir annesi varmış. Annesi bırakmış yavrularını, gitmiş dışarı. Gittikten sonra, gelmiş kurt tık tık kapıya, urumuş, urmuş:
—Açın kapıyı, ben geldim, annenizim.
—Ayır, sen annemiz diğilsin bizim, bizim annemizin sesi ince, senin sesin kalın.
Gidermiş, dilini yalarmış yala... | Kuzular | Tekirdağ | Marmara Bölgesi |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken… Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, az gittim uz gittim. Dere tepe düz gittim. Bir de dönüp baktım ki ne göreyim? Natal –matal martaval, işte size duyulmadık bir masal. Bir varmış bir yokmuş. Bir korkak adamla cesur karısı varmış. ... | Bana Benzer Masal | Elazığ | Doğu Anadolu Bölgesi |
Bir varmış bir yokmuş. Vakti zamanında iki erkek kardeş varmış. Yüce Allah küçük kardeşe daima kız evlat, ağabeyine de erkek evlat verirmiş. Ağabeyi kendisinin erkek çocuğu olduğu için övünür, böbürlenirmiş. Küçük kardeş hiçbir zaman erkek evladı olmadığı için üzülmemiş. Kızları öyle çalışkan ve akıllıymış ki her zaman... | İki Kardeş Masalı | Elazığ | Doğu Anadolu Bölgesi |
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken bir kadının kel bir oğlu varmış. Bu Keloğlan yazın hayvanlarını otlatır, kışın çalışmaz kaval çalar rahatına bakarmış. Annesi Keloğlan’ın kışın tembellik etmesine çok üzülüyormuş. Onunla konuşmak istemiş: Oğlum:
—Gel sa... | Kız Padişah | Elazığ | Doğu Anadolu Bölgesi |
[DEVLET KUŞU]
Zamanın birinde çok zengin bir adam yaşarmış. Bu adamın yanına bir gün üç adam gelmiş. Adamlar:
— Sana bir yokluk gelecek. Gençlikte mi gelsin kocalıkta mı, diye sormuşlar. Adam:
— Siz şimdi gidin yarın gelin. Ben hanımım ile konuşayım ona göre size bir cevap vereyim, demiş.
Sabah olunca adam ... | Devlet Kuşu | Osmanıye | Akdeniz Bölgesi |
[EKİN]
Bir zamanlar cimri mi cimri, zengin bir ağa varmış. Bu ağa iki kızı ve iki oğluyla yaşarmış.
Günlerden bir gün, bu ağanın yanına fakir bir genç gelmiş. Bu genç dürüst, terbiyeli, çalışkan bir gençmiş. İşe ihtiyacı varmış. Ağadan her ne olursa bir iş istemiş.
Ağa düşünmüş, taşınmış… Sonunda... | Ekin | Osmanıye | Akdeniz Bölgesi |
[SIĞIRCIK İLE ÜÇ BACI]
Bir zamanlar üç kızıyla yaşayan, dul bir kadın varmış. Bu kadın kızlarını büyütmek için gece gündüz çalışıp, onca zor işleri yaparmış. Yıllarca çalışıp durmuş. Çocuklarını yiyeceksiz, giyeceksiz bırakmamış.
Kızlar büyümüşler, birbiri ardınca boylu poslu, güzel kızlar olmuşlar. Zamanı geli... | Sığırcık ile Üç Bacı | Osmanıye | Akdeniz Bölgesi |
[ODUNCU İLE PADİŞAH]
Varmış yokmuş bir oduncu varmış. Bu oduncu her gün oduna gidermiş. Odunu eder, eşeğine yükler, Pazara gider satarmış. Yine bir gün ormana gitmiş. Orada bir kaz yuvası görmüş. Kazın yumurtalarını almış, satmış. Bir gün de kazı almış satmaya gidiyormuş. O gün de padişahın oğlunun düğünü varmış.
— İ... | Oduncu ile Padişah | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
[ÜÇE ÜÇ]
Bir varmış, bir yokmuş. Fakir bir adam varmış. Bu adamcağız yeni evlenmiş. Yeni evlenmiş, ama çalışmaya gitmek zorundaymış. Uzak bir yere gitmiş, on beş yıl çalışmış. Üç altın kazanmış. Artık memleketine dönecekmiş.
Memleketine gelirken bir adama rastlamış. Adamla birlikte yürümüşler, a... | Üçe Üç | Mersin | Akdeniz Bölgesi |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.