text
stringlengths
97
665k
id
stringlengths
12
12
source
listlengths
2
5
TÜRK NÖROLOJİ DERNEĞİ Hastalıklar Da Küreselleşti! Uzakdoğu hastalığı olarak bilinen NMO Türkiye’de de görülüyor. Daha çok genç kadınları vuran NMO, görme kaybına ve felçlere neden oluyor. Daha önce MS ile karıştırılan ancak daha sonra ayrı bir hastalık olduğu ortaya çıkan NMO için 24 saati aşan görme ve duyu kayıplarına dikkat etmek gerekiyor. Türk Nöroloji Derneği Nöroimmünoloji Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Ayşe Altıntaş, erken teşhis edilirse tedavinin daha yüz güldürücü olabildiğini belirterek, “ Kortizon tedavisinin yanı sıra, hastaların kanlarının plazma değişimi tedavisi ile antikorlardan arındırılabildiğini” söyledi. Altıntaş, hastaların ve yakınlarının enfeksiyonlardan uzak olmasının hayati önem taşıdığını belirterek, sigaranın da bu tür hastalıklarda atakları tetiklediğini söyledi. Türk Nöroloji Derneği Nöroimmünoloji Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Ayşe Altıntaş, bağışıklık sisteminin ‘kafasının karışmasıyla’ ortaya çıkan nöroimmünolojik hastalıklar için en önemli konunun erken teşhis olduğunu belirterek, son yıllarda anlaşılmaya başlayan NMO hastalığı için 24 saati aşan görme ve duyu kayıplarına özellikle dikkat etmek gerektiğini söyledi. Kortizon tedavisi yanında hastaların kanının vücudun dışında antikorlardan temizlenmesiyle yürütülen plazma değişimi tedavisinin olumlu sonuçlar verdiğini anlatan Altıntaş, “Bu hastalık en çok gençlerde ve kadınlarda görülüyor. Hastaların enfeksiyonlardan uzak olması hayati önem taşıyor” dedi. Türk Nöroloji Derneği Nöroimmünoloji Çalışma Grubu ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Altıntaş, nöroimmünolojik hastalıkların bağışıklık sistemindeki bir bozukluk sonrası oluşabilen nörolojik hastalıklar olduğunu ifade ederek, , MS (Multipl Skleroz), Miyastenia Gravis (MG) Guillain-Barre sendromunun bu gruba girdiğini söyledi. Uzakdoğu hastalığı ama Türkiye’de de görülüyor Son yıllarda daha iyi anlaşılmaya başlanan hastalığın ise Nöromiyelitis Optika yada NMO olarak adlandırılan hastalık olduğunu anlatan Altıntaş, şu bilgileri verdi: “En çok gençlerde ve kadınlarda görülen bu hastalığın en önemli sonuçları görme kaybı ve felç olduğu için çok ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Beyindeki kan damarlarına komşu yerleşen astrosit hücrelerindeki su kanallarına karşı antikor oluşumuyla ortaya çıkan hastalık, Uzakdoğu ülkelerinin hastalığı olarak bilinirdi ancak artık biliyoruz ki Avrupa ve Amerika’da ve Türkiye’de de görülmektedir. “Göz siniri ve omuriliği tutan hastalığın en önemli sonuçları görme kaybı ve felçlerdir. Ataklar sırasında hastalığın ağır seyretmesi nedeniyle erken teşhis ve erken tedavi çok büyük önem taşır” Enfeksiyondan uzak durmalı 2004 yılına kadar MS ile karıştırılan ancak antikorlar tanınınca MS’ den ayrı bir hastalık olduğu anlaşılan NMO hastalığında hastaların ve yakınlarının mutlaka enfeksiyonlardan uzak durmaları gerektiğini anlatan Altıntaş, “Enfeksiyon ve ateşli tablolar hastalığın gidişi ya da tedavinin düzenlenmesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Yanı sıra sigara bu tür hastalıklarda hastalığın seyrini olumsuz etkilemektedir. Sigaradan uzak durmak ve düzenli egzersiz, düzenli bir yaşam tedavi sürecinin olmazsa olmazlarıdır” diye konuştu. Kan süzgeçten geçerse! Kişilerin 24 saati aşan bulanık görme ya da kuvvet kaybı karşısında hızla bir hekime gitmeleri gerektiğini kaydeden Altıntaş, tedavi yöntemleri konusunda şunları söyledi: “En sık kullanılan tedavi yöntemi damar yoluyla uygulanan yüksek doz kortizon şeklindeki seçenektir. Bunun yanı sıra bağışıklık sistemini baskılayan ya da anormal fonksiyonları normale dönüştürmeyi amaçlayan tedavi ajanları da mevcuttur. Ayrıca ‘plazma değişim tedavisi’ ile vücuttaki antikorları uzaklaştıran bir seçenekte mevcuttur. Bu yöntemde, hastanın kanı vücudun dışına çıkarılmakta ve antikorlardan arındırılarak, hastaya geri verilmektedir. Bir başka deyimle hastanın kanı süzgeçten geçirilmektedir. Akılda tutulması gereken en önemli unsur, erken teşhis ve tedavi yanında hastalık süreciyle ilgili hekim tavsiyelerinin bire bir dinlenmesidir”
43487afacc1a
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Başrolünde Cem Yılmaz'ın oynadığı, Yüksel Aksu'nun son filmi 'İftarlık Gazoz', bir ilke imza atarak vizyondan iki gün önce, Türkiye'nin dört bir tarafında, aynı anda, izleyicilerle buluşuyor. Filim İstanbul’la birlikte 27 Ocak Çarşamba günü, 7 bölgede, 32 ilde, saat 21:00’de seyircilerle buluşuyor. Filmin fragmanı yayımlandığı ilk iki günde 1 milyondan fazla kişi tarafından izlenmişti. 29 Ocak'ta vizyona girecek filim, koca bir kasabanın birlikte gülüp, birlikte eğlendikleri, sevinçlerinde ve hüzünlerinde ortak oldukları, yazlık sinemaların eğlencesini, hep beraber camiden çıkıp birlikte maç seyretmenin keyfini, geçmişi ve bugünü aynı potada buluşturuyor. 80 öncesi yılların ülkeyi sarsan siyasi etkilerinin gölgesinde, sıcak bir Anadolu kasabasında yaşananları, tadına doyulmayacak bir usta-çırak ilişkisini merkeze alarak çırak Adem’in (Berat Efe Parlar) gözünden anlatan filmde, Adem’in ustası Gazoz Ustası Cibar Kemal rolünde ünlü oyuncu Cem Yılmaz var. Filmin yapımcıları Muzaffer Yıldırım ile Elif Dağdeviren “Beraber olmayı, beraber seyretmeyi, beraber hareket etmeyi özlediğimiz bu günlerde İFTARLIK GAZOZ’u tüm Türkiye’de aynı anda seyredecek olmak, filmin kendisi kadar içimizi ısıtan bir heyecan veriyor. Anadolu kendine ait filmiyle buluşurken, biz de tüm Türkiye ile buluşmuş olacağız. Üstelik filmin her ildeki gösteriminden önce, izleyicilere küçük de bir sürprizi olacak” dediler.
56318f1e2876
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Herkeste kafa derisinde bir ölçüde pul pul dökülme vardır, bunun nedeni dış deri tabakasındaki hücrelerin normal dökülmesidir. Eğer pullanma saçınızda ve elbisenizde görünür hale gelirse, buna kepek denir. Kepeğin nedeni bilinmiyor. Eğer kepeğiniz sürekli ise veya burnunuzun çevresi, kulaklar ve göğüsteki belirtilerle çok büyük kafa derisi pullarınız varsa sizde daha ağır bir çeşit kepek veya hatta kafa derisi sedef hastalığı bulunabilir. Ciddi bir durum olup olmadığından emin değilseniz cilt doktorunuza danışın. Kepeği Tedavi Etme Reçetesiz satılan kepek şampuanları aktif madde olarak genellikle kükürt, salisilik asit, selenyum veya katran içerir. Her gün şampuanla yıkayın ve durulamadan önce köpüğü birkaç dakika saçınızda bırakın. Bazen pullanmayı saçınızda şampuan artığı kalması nedeni olabilir dolayısıyla çok iyi durulamanız gerekir. Dolaşık varsa açmak için en sonunda saç kremi kullanın. (Saç kremi/balsam, şampuandan sonra kullanılan ve saçı daha yumuşak ve daha kolay bir biçim verilir duruma getiren maddedir). Kepek de, her gün saçı yıkamak da saç dökülmesine yol açmaz. Kepeğiniz yok olduğu zaman gerektiği kadar şampuanlayın. Arada sırada bir kepek şampuanı kullanmakla hafif bir kepek durumu kontrol altında tutulabilir. Eğer evde yapılan işlemlere rağmen kepeklenme durumunuz devam ediyorsa cilt doktorunuz pulları bastırmak için masaj yapılarak sürülecek bir steroid verebilir veya daha kolayca yıkayıp atılmasını sağlamak için pulları gevşetip ayıracak daha güçlü bir asit salisilik veya katran tipi ilaç verebilir.
31fbf1c9f09c
[ "hplt2", "vngrs" ]
Kiğılı İndirimi Protokolü Kiğılı ile üniversitemiz arasında yapılan protokole istinaden, üniversitemiz personeli ve öğrencileri, Kiğılı mağazalarından personel ve öğrenci kimlik ibraz ederek sezon ürünlerinde, mağazanın sunduğu %60’a kadar indirimlere ek olarak %10 indirim; %60’dan fazla indirimlerde ek %5 indirim hakkından faydalanabileceklerdir. İndirim protokolü İstanbul’daki tüm mağazalarda geçerlidir. Climber B.C İndirimi Protokolü Öğrenci ve çalışanlarımıza özel Climber B.C.'den yüzde 25 indirim verilmektedir.
8cad515d1f8d
[ "c4", "fineweb2", "hplt2" ]
Kimya sınavına hazırlanırken nelere dikkat etmeliyim? Kimya dersinde özel kavramları anlamak esastır. Bu da konu ile ilgili yeterli miktarda sorunun çalışması ile sağlanır. Bununla birlikte sınavda sorulan sorular bir ünitenin belirli bir konusuna bağlı olmaktansa farklı konulara ve ünitelere ait bilgi sahibi olmayı gerektirir. Bu nedenle yeterli ve gerekli bilgi birikimine sahip olunması öğrencilerin sabırlı ve istikrarlı ders çalışmasına bağlıdır. Yazarak çalışmak hafızada kalıcılığı arttırır. Konuyu bütüncül bir şekilde görebilmek için kavram haritalarından yararlanılabilir. Sözel bilgi ağırlıklı olan konularda bilgiyi hafızada tutabilmek için hafıza destekli ipuçları kullanılabilir. Bu şekilde ezber yapabilme kabiliyeti geliştirilmiş olur.
11aefb06e46a
[ "c4", "culturax", "hplt2", "vngrs" ]
Uygur Türklerine oruç yasağı Çin - Pekin yönetiminin Müslümanların çoğunlukta olduğu 9 milyon nüfuslu Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne yönelik baskılarına bir yenisi daha eklendi. Bölgede devlet memurları ve öğrencilerin Ramazan’da oruç tutması yasaklandı. Yasaklama genelgesi bölge yönetiminin internet sitesinde yayımlandı. Genelgede, "Komünist Parti kadrolarının, devlet memurlarının (emekliler dahil) ve öğrencilerin Ramazan ayına özgü dini faaliyetlerde bulunması yasaklanmıştır" denildi. Genelgede yasakların "Ramazan boyunca toplumsal istikrarın sağlanması amacıyla getirildiği" ileri sürüldü. CAMİYE GİREMEZLER Uygur halkına getirilen "Ramazan kısıtlamaları" kapsamında öğrencilerin Ramazan boyunca camiye gitmeleri de yasaklanırken, fitre ve zekât verilmesinin önü de kesildi. Genelgede ayrıca, Komünist Parti liderlerinden, Ramazan boyunca yemek yemelerinin sağlanması için yerel yönetim liderlerine yiyecek "hediye" etmeleri istendi.
9a2b752216c6
[ "culturax", "hplt2" ]
AKKENT PARADISE GARDENS Başkentte ‘Cennet Bahçeleri’ Kuruluyor… ALIR ALMAZ KAZANMAK İSTEYENLERİN ANKARA’DAKİ YENİ ADRESİ; AKKENT PARADİSE GARDENS… BAŞKENTTE ‘CENNET BAHÇELERİ’ KURULUYOR… - Akkent Paradise Gardens, 50 bin metre kare yeşil alanı ile Başkente cennetten bir köşe kuruyor. - Hem ev alırken hem de içinde yaşarken kazanmak isteyenlerin tercihi olan Akkent Paradise Gardens, aydınlık, tasarruflu ve tümü güneye bakan konutlarının yanı sıra sosyal yaşam alanlarıyla da çekim merkezi olacak. - Ünal Akpınar A.Ş. güvencesiyle yapılan Akkent Konutları'nın son projesi Akkent Paradise Gardens Residence, bünyesindeki spor alanları, tenis ve mini golf sahası, 4 mevsim kullanılabilen yüzme havuzları ve hidro masaj üniteleri, squash kortu, yürüyüş ve bisiklet yolları, AVM ve çocuk oyun alanları ile sakinlerine her yönüyle kazançlı ve ayrıcalıklı bir hayat sunuyor. Ünal Akpınar A.Ş. güvencesiyle gerçekleştirilen Akkent Konutları'nın son projesi Akkent Paradise Gardens tasarruflu binalarından konumuna, sağlıklı yaşam merkezlerinden yeşil alanlarına kadar her yönüyle kazanmak isteyenlerin yeni adresi… Akkent Paradise Gardens Residence, geniş yeşil alanları, konforlu konutları, spor alanları ve sosyal olanakları ile Ankara’nın en kapsamlı rekreasyon alanına sahip ve en çok kazandıran konut projesi olacak. Batıkent’te alternatif bir yaşam alanı sunacak olan Akkent Paradise Gardens Residence’da yer alan tüm konutlar güney cepheye bakacak ve gün boyu güneş alacak. Toplam 100 bin metrekarelik alana kurulacak olan projenin 50 bin metrekarelik bölümünü yeşil alanlar oluşturacak. Ekim ayında temeli atılacak Projeye özel olarak kurulacak “Cennet Bahçeleri”, akademisyenlerden oluşan bir ekip tarafından seçilecek en nadide ağaçlar ve çiçeklerle donatılacak. Farklı açılarda konumlandırılan 8 blokta toplam 432 daireden oluşan Akkent Paradise Gardens, 2+1, 3+1, 4+1 bağımsız bölüm seçenekleri satışa sunuldu. Nisan 2017’de tamamlanacak proje kapsamında AVM, Plaza ve Residence bölümü hariç, toplam 36 dükkandan oluşan ticaret merkezi, 7/24 özel güvenliği, açık-kapalı otopark alanları ve misafir otoparkı da bulunuyor. BAHÇE KATINDAN ŞEHİR MANZARASI Ünal Akpınar A.Ş. Gayrimenkul Satış ve Pazarlama Koordinatörü Dr. Huzur Keskin, Akkent Paradise Gardens Residence Projesi’nin konut sektöründeki yeni trendler dikkate alınarak tasarlandığını belirterek, “Proje kapsamındaki konutların bahçe katından dahi şehir manzarası görünecek. “Cennet Bahçeleri” konseptiyle Başkent’te yemyeşil, konforlu ve zengin sosyal yaşam alanlarıyla dolu dolu bir proje sunuyoruz” dedi. Aile konsepti dikkate alınarak hazırlanan projenin her detayının anne, baba ve çocuklar düşünülerek oluşturulduğunu kaydeden Dr. Huzur Keskin, şunları söyledi: “Akkent Paradise Gardens özellikle çocuklu ailelerin tüm ihtiyaçlarına çözüm getirecek şekilde tasarlandı. Akkent Paradise Gardens’da yüzmeden basketbola, golften tenise, bisikletten futbola, çocukların anne babalarıyla ortak yapabilecekleri her türlü aktiviteye uygun alanlara yer verildi. Hem şehir merkezinde olmak hem de şehrin gürültüsü, karmaşası ve stresinden uzaklaşmak isteyenler için Akkent Paradise Gardens’da hidro masaj, spa merkezi dahil her türlü konfor düşünüldü” Akkent Paradise Gardens’ı tercih edenlerin ilk andan itibaren kazanmaya başladığına dikkat çeken Dr. Keskin, bu kazancın sadece mali açıdan değil çevre, sağlık, aile, komşular yönünden de bir kazanç olacağına dikkat çekerek, “Projemizle herkes kazanacak. Sağlıkla, huzurla, çevreyle, sporla kazanacak. Bu nedenle kampanyamızın temasını ‘Kazanıyorum’ olarak belirledik. ” diye konuştu. TERZİSİ VE TAMİRCİSİ İLE AKKENT MAHALLESİ KURULUYOR… Akkent Paradise Gardens’ın şehir trafiğinden ve gürültüsünden bıkan ancak şehir merkezinde yaşamanın kolaylığından vazgeçemeyenlerin tüm ihtiyaçlarına cevap vereceğini kaydeden Dr. Huzur Keskin şöyle devam etti: TASARRUFLU DAİRELERLE KAZANDIRIYOR Akkent Paradise Gardens ses ve ısı yalıtımlı binalarla sakinlerine tasarruf ederek kazanma imkanı da sunuyor. Ferah bina yerleşimleri, deprem yönetmeliğine uygun en modern temel ve teknoloji ile inşa edilecek binalarda mantolamaya ayrı bir önem verilerek dıştan ısı yalıtım sisteminin yanı sıra katlar ve komşu daireler arası ısı ve ses yalıtımı da mevcut. Tam beslemeli jeneratör sistemi elektrik kesintilerine karşı konut sahiplerini güvence altına alırken, her daireye özel enerji tasarrufu sağlayan sıcak su kat istasyonları, su tasarrufunu da sağlayacak. GÜNEŞE DÖNÜK BİNALAR Projede yer alan konutların en önemli özelliği ise tamamının güney cepheye bakıyor ve güneş alıyor olması. Boydan boya cam cephelerle aydınlık olması sağlanacak konutlar, son teknoloji ve birinci sınıf malzemelerle, gizli LED aydınlatma, mutfaklarda 3’lü ankastre ürünler (ocak-fırın-davlumbaz), vitrifiye ve armatürler, banyo ve mutfak dolapları, banyolarda tek parça cam tezgah, balkon ve banyolarda seramik yer döşemeleri ile kullanıcılarına teslim edilecek. Yerden ısıtmalı dairelerde ahşap görümlü seramik kullanılacak ve kişiye özel ilave iç mimari çözümler de sunulabilecek. CENNET BAHÇELERİ Akkent Paradise Gardens sakinleri, 50 bin metrekarelik (50 dönüm) yeşil alanda doğa ile iç içe olacaklar. Projede yer alan ‘cennet bahçeleri’ Ankara iklimine uygun çeşitli çiçekler ve ağaçlardan oluşacak. Özel olarak kurulacak “Cennet Bahçeleri”, akademisyenlerden oluşan bir ekip tarafından seçilecek en nadide ağaçlarla, çiçeklerle donatılacak. Akkent yeşil alanları, akarsu ve göletlerin yer aldığı cennet bahçelerinde çocukların ebeveynleri ile birlikte kaliteli zaman geçirebileceği oyun ve eğlence alanları da olacak. SPOR VE SAĞLIKLA KAZANDIRIYOR Ömür boyu “sağlıklı bir yaşam kazandırmak” hedefine hizmet eden Akkent Paradise Gardens Residence’da 4 mevsim kullanılabilen yüzme havuzlarından ters akıntı havuzuna, SPA merkezinden tenis ve mini golf sahasına, yürüyüş- bisiklet yolundan paten ve kaykay pistine kadar sağlıklı yaşam için her detay düşünülmüş. Her yaştan Akkent Paradise Gardens sakininin spor yapmaya özendirecek tüm detayları kapsayan projede spor, günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olarak tasarlanmış.
3e38e76d8f62
[ "c4", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Maltepe nakliyat MALTEPE NAKLİYAT 0532 734 65 00 – 0216 420 91 94 – BİZ KİMİZ…! Firmamız 1990 yılında İstanbul’ da kurulmuş olup, müşteri memnuniyetini ön plana çıkardığından kısa sürede lider bir konuma yükselmiştir. Bizzat müşterilerimizin referans göstermesi ile İstanbul merkez, ilçeleri ve Türkiye’nin birçok yerinde geniş bir müşteri ağına sahip bulunmaktayız. Geniş araç filomuz, sertifikalarımız ve özellikle uzman ekiplerimiz ile; işimize gösterdiğimiz itinanın pekişmeleri sonucunda bugünkü konumumuza gelmiş bulunmaktayız. Farklı, hızlı, güvenli ve modern taşıma seçeneklerimiz ile müşterilerimizi memnun etmeyi görev biliriz.
1d50aec59580
[ "c4", "culturax", "hplt2" ]
Takahiro ve Tetsuya Tashiro’nun çizdiği 14 ciltlik Akame Ga KILL! serisinin 15. cildinin sonuncu olacağı açıklandı. Son serinin bu kış içerisinde yayınlanması bekliyor. Yapılan istatistiklere göre çıkmış olan 14 cilt ile birlikte Akame ga KILL! Zero toplamda 3,300,000 kopya basım sayısına ulaşmış. Karanlık fantezi ve aksiyon türünde gelişen manga Tatsumi isimli genç bir savaşçının askeriyeye katılması için İmparatorluk Şehrine doğru olan yolculuğunu anlatıyor.Tabi ki bu yolculuk istediği türde gitmiyor ve genç Tatsumi’nin bulduğu tek şey yozlaşmış,çürümüş ve vahşetle dolu bir dünya oluyor. Night Raid isimli yer altında devrimsel hareketleri destekleyen bir grupla karşılaşan Tatsumi İmparatorlu ve soyluluğun gerçek yapısını görünce onlara katılıyor. Agame ga KILL! Zero çoğunlukla Night Raid isimli grubun üyesi Akame’nin İmparatorluğun emri altındaki profesyonel suikastçi olarak geçen hayatını anlatıyor. Manga’nın geçen sene Haziran ayında yaptığı açıklamaya göre seri artık final noktasına ulaşmak üzere.
1b1aa7fa6c7f
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Herkese Merhabalar! Bugünkü yazımda yeni bir hobimden bahsetmet istiyorum. Yeni hobim, "Software defined radio". Bu aslında bir rf modulü, Farkı ise belli frekans aralığında dinleme yapabilmesi. Yani bu sayede farklı frekanslardaki radyo dalgalarını alıp inceleyebilir, çözümleyebilirsiniz. SDR hakkında deneysel bir şeyler yapmak isterseniz en iyi yöntem bilgisayar için ucuz tv alıcılarından almak. Ben Aliexpress sitesinden 10 $ aldım. En ucuz SDR'ler genelde RTL2832U+R820T çip setlidir. Benim aldığım modül 25MHz - 1700MHz arası tarama yapabiliyor. Kendi anteni ve kumandasıyla beraber geldi. Genelde bu modullerle gelen antenlerle FMden başka bi şey dinleyebilmek pek mümkün olmuyor. Fakat geliştirilen uygun antenlerle Uluslararası Uzay İstasyonundan(ISS) bile veri alabilmek mümkün. Bunlardan kurulumdan sonra bahsedeceğim. Evet gelelim kullanma kısmına. Genelde yazılım olarak SDR# Programı kullanılıyor. Programın kullanımı oldukça kolay ve bir çok eklentisi bulunuyor. Bu yüzden ben de SDR# seçtim. Programı buradan indirebilirsiniz. Programın kurulumu oldukça basit o yüzden bu kısmı geçiyorum. Kurduktan sonra Driver değişimi yapmamız gerekiyor. Bunun için ise Zadig isimli programı kuallnabilirsiniz. Options'tan "Show All Devices" seçilir. Daha sonra "Bulk-In,Interface(Interface 0)" seçilir. Sağ taraftaki driver olarak "WinUSB" seçilir "Reinstall Driver" tıklanır ve uzun bir yükleme sürecinin ardından SDR# programı kullanıma hazırdır. İlk uygulama olarak FM dinleme uygulaması yaptım çünkü ekstra anten gerektirmiyor. Modulü denemek için ideal bir uygulama. Ayar butonuna tıklayıp ayarları aşağıdaki gibi yapıyoruz. Radio sekmesinin altına WFM seçilir. Alttaki ayarları bu uygulama için değiştirmeye gerek yok. Gerekli ayarlar yapıldığında SDR# görüntüsü bu şekilde olacak. Sinyalin yüksek olduğu yerleri kırmızı renkten farkedebilirsiniz. Farklı kanallar ayrı ayrı gözükecektir. Gelelim Sdr ile yapabileceklerinize: FM radio dinlenebilir, karasal TV yayınına bağlanabilir, ISS den veri almak, NOAA Hava durumu uydularından veri ve resim almak(Wxtoimg), amatör radyo bandında iletişim kurmak, uçakların koordinant verilerini almak, GPS uydularına bağlanmak gibi uygun frekans aralığında iletişim kurulabilir. Tabi ki uygun anten gereklidir. Bunlardan sonraki yazılarımda bahsedeceğim. Tekrar görüşmek üzere..
06708ccb4a26
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Bilgi ve İletişim Teknolojileri Konusu Testi – Online Merhaba Arkadaşlar; BİT’in Günlük Yaşamdaki Önemi konumuzu işledik. Konuyu pekiştirebilmek ve ilerde yapılacak yazılılarda konu ile ilgili çıkabilecek sorulara örnek olması için aşağıdaki testi hazırladım. Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersi 1. Dönem 1. Yazılılara çalışmak için hazırlanmış online testtir. Testimizde 10 adet 4 seçenekli soru bulunmaktadır. Test içerisinde BİT’in Günlük Yaşamdaki Önemi başlığı altında yer alan Bilgi ve İletişim Teknolojileri konusundan sorular bulunmaktadır. Konu kavrama testi niteliğindedir. Ayrıca konuyla ilgili yeni yaprak testler hazırlanmıştır. Sorular arasında farklılıklar bulunmaktadır. Bu yüzden BİT’in Günlük Yaşamdaki Önemi Yaprak Testini gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Faydalı olması dileğiyle, Başarılar Dilerim.
a1ad212d5dc6
[ "fineweb2", "hplt2" ]
1.4 BİT’ni Kullanma ve Yönetme İnsanoğlunun gereklerine uygun yardımcı alet ve araçların yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve yetenektir. Teknoloji ayrıca, bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgidir. Teknolojinin Yararları Teknolojinin günümüze kadar insanlara çok önemli bir yararı olduğu şüphesiz bir gerçektir. Sanayinin gelişmesinde teknolojinin katkısı çok büyüktür. Teknolojinin Yararlarını Maddeler Halinde Açıklayabiliriz ; - İnternet sayesinde dünyanın diğer bir ucundan diğer ucuna bilgi ulaştırılabilmesi. - Teknoloji sayesinden insanlar çok daha kolay yaşam imkanlarına sahip olurlar ve yapacakları işler çabuk ve rahat yapabilirler. Örneğin evlerde kullanılan çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi teknolojik ürünler işleri kolayca yapmaya yararlar. Evlerde bulunan teknolojik aletler yardımıyla hem bilgileri ve yiyecekleri saklarsınız hem de yapacağınız işleri daha hızlı ve basit bir şekilde yapabilirsiniz. Bu işleri yaparken daha az enerji sarf edebilirisiniz. - Teknoloji tıp alanında da çok yararlıdır. İnsanların hayatına olumlu etkiler sağlamaktadır. İnsanların hastalıkların daha çabuk bulunması için tıptaki teknolojik ürünlerden yararlanılmaktadır. - Eğitim alanında da teknolojinin çok faydası vardır. Mesela; episkop, projeksiyon makinesi ve televizyon gibi ürünler yardımıyla okullarda ders anlatmada kolaylık sağlanmaktadır. Teknolojinin Zararları Teknoloji denilen şey başta yeniliklerin ve gelişimlerin insanların hayatını kolaylaştıracak bir şekilde olması anlamına gelen genel bir kavramdır. Günden güne gelişen bu teknoloji insan hayatını zora sokabilecek zararlar içeriyor mu ? Teknolojinin yararı kadar zararı da çoktur. Doğanın temel unsurları olan hava, su, ve toprak üstünde çok olumsuz etkileri bulunabilir. Çevre Kirliliğinde Teknolojinin Zararları Şunlardır ; •Trafiğe her yıl çok fazla araç çıkmakta. Bu araçların yaydıkları egzoz dumanları ozon tabakasının incelmesine neden oluyor. •Ormanlardaki ağaçlar; kağıt üretmek için, toprak genişletmek amacıyla denetimsizce ve düzensiz bir şekilde kesiliyorlar. Ağaçların gündüz vaktinde oksijenli solun yaparak havaya oksijenli hava yapması kısıtlanıyor. •Fabrika bacasından çıkan zehirli gazlar atmosferi çok fazla kirletmekte ve bu gazlar oksijen oranını azaltmakta. Havanın kirli olması sonucunda asit yağmuru olarak bu hava toprağa iniyor ve toprağı da etkileyebiliyor. •Fabrikalardan atılan arsenik, siyanur ve fenol gibi toksitlerin sulara karışması, •Tankerler veya borularla taşınan petrolün suya karışması. •İnorganik tuzlar, ziraat ilaçları ve yapay organik kimyasalların suya karışması •Radyoaktivitenin etkisi; nükleer enerji santralleri, çeşitli nükleer denemeler, tıbbi içerikli üretimler ve çeşitli endüstri tipi üretimleri, radyoaktif maddeye sahip hayvansal ürünler (et, balık, süt, vb.) ve bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara ve diğer canlılara taşır. Böylece bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak ve kansere neden olmak gibi sorunlara yol açar. Önemli Not: Atmosferdeki ve topraktaki kirletici maddeler asırlar sonra da olsa eninde sonunda suya geçerler. İşletim Sistemi İşletim sistemi, bilgisayarda çalışan, bilgisayar donanım kaynaklarını yöneten ve çeşitli uygulama yazılımları için yaygın servisleri sağlayan bir yazılımlar bütünüdür. İşletim sistemi, uygulama kodları genellikle direkt donanım tarafından yürütülmesine rağmen, girdi-çıktı, bellek atama gibi donanım fonksiyonları için uygulama programları ve bilgisayar donanımı arasında aracılık görevi yapar. İşletim sistemleri sadece bilgisayar, video oyun konsolları, cep telefonları ve web sunucularında değil; arabalarda, beyaz eşyalarda hatta kol saatlerinin içinde bile yüklü olabilir. İşletim sistemleri işlevsellerinin genişliği ile değil, donanımı belli bir amaç doğrultusunda programlayabilme nitelikleriyle değerlendirilmelidir. Bilgisayarlarda kullanılan bazı işletim sistemleri - Windows Xp - Windows Vista - Windows 7 - Windows 8 - Linux - Unix - Mac OS - Pardus Telefon ve tablet bilgisayarlarda kullanılan bazı işletim sistemleri - Android - Windows 8 - İOS Dosya Yönetimi Bir diske (harddisk, disket veya CD-Rom)kayıt edilmiş bilgilere dosya adı verilir. Her dosyanın bir ismi, uzantısı, byte olarak büyüklüğü, kayıt edildiği tarihi ve saati bulunur. Bir klasörde (dizinde) bulunan bir dosya ile ayni ismi taşıyan ikinci bir dosya bulunamaz. Fakat farklı dizinler içerisinde ayni isme sahip dosyalar bulunabilir. Her uygulama programının (word, excel vb.) isminin kendine ait özel bir uzantısı vardır. Bu uzantı dosyanın hangi programa ait olduğunu gösterir. Bazı dosya uzantıları; - Microsoft Office Word —> .doc , .docx - Microsoft Office Excel —> . xls, .xlsx - Microsoft Office PowerPoint —> .ppt, .pptx - Microsoft Office Access —> .mdb, .mdbx - Video —> .avi, .mp4, .mkv, .wmv - Müzik —> .mp3 - Resim —> .jpeg , .png, .gif, .bmp - E-kitap —> .pdf - Yazı —> .txt - Çalıştıralbilir program —> .exe Faydalı Programlar Günümüzde bilgisayar kullanıcıları eskisinden daha çok program ve işletim sistemi aracı kullanmaktadırlar. İhtiyaçların artmasıyla beraber bilgisayarın daha işlevsel kullanım ihtiyacı da paralel olarak artıyor. Bu gelişme daha çok program kullanılması gerektiriyor. Yedekleme programları, bakım programları, antivirüs ve anti spyware yazılımları en çok ihtiyaç duyulan programlardır. Bu programların çoğu internet ortamında çevrimiçi satılıyor ve mağazalarda bu programlara rastlamak kolay değil. Ülkemizde Internet kullanıcılarının çok azı internet üzerinde alışveriş yapıyor. Dolayısıyla bu tip programlara ya dergi cd&dvd lerinde rastlıyoruz ya da download sitelerindedir. Ancak programların en hatasız sürümleri her zaman üreticinin sitesinde mevcuttur. Sürekli güncellenen ve hataları en aza indirilen programların son versiyonlarını kullanmak en doğrusudur. Sık güncellenmeyen, profesyonel yönetilmeyen ve stabil olmayan sitelerden program indirmek doğru bir davranış değildir. Eğitim alanında kullanılan bazı faydalı programlar; - İşletim Sistemleri – Windows 7 , Windows 8 v.b 44 - Microsoft Office Yazılımları – Word, Excel, Powerpoint v.b - Antivirüs Programları – Avast, Norton v.b - Video Oynatıcıları – Bs Player, Gom Player v.b - Müzik Çalar Programları – Winamp v.b - E-Kitap Görüntüleyici Programlar – Adobe Reader v.b - İnternet Tarayıcıları – İnternet Explorer, MozillaFirefox, Google Chrome v.b
06e086ca523c
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Etiket: yenimahalle diş merkezi, diş merkezi yenimahalle, batıkent diş merkezi, ankara diş merkezi,... Etiket: dis hastaneleri ankara, ankara dis hastaneleri, cocuk dis hastaneleri ankara, dis... Diş Ağrısı: Ağrıyan dişin çevresini temizleyin. Ilık tuzlu suyla gargara yaptırın ve varsa sıkışan... Bebeklik döneminde ve üç yaşına kadar çocuklarda diş macunu kullanımı önerilmez. Diş macunu kullanımına... Biberon çürükleri nasıl oluşur? Bebekler, doğumlarını izleyen altıncı aydan sonra ilk süt dişlerinin ağızda... Biberon çürüğü, oldukça ciddi sonuçlar doğurabilen ve çok erken yaşlarda görüldüğü için tedavisi de... Çürük yapıcı özellikleri çeşitli bilimsel deneyler ile kanıtlanmış olan bakteriler, bebeğin ağzında yukarıda da... Bebeklerde kimi zaman, dişler sürer sürmez üzerinde kahverengi lekeler oluştuğu veya bu dişlerin kırılıp... Sabah kahvaltısında sonra ve yatmadan önce, üç dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterli olmaktadır.... 1) Diş Gıcırdatma Nedenleri: Anne-babası diş gıcırdatan çocuklar, stress, agresif, takıntı veya sıkılgan kişilik... - 1 - 2
b587fe8eeab4
[ "culturax", "hplt2" ]
Hürriyet Gazetesi yazarı ve CNN Türk 'Tarafsız Bölge' programı sunucusu Ahmet Hakan, İstanbul'da Nişantaşı'ndaki evinin önünde 4 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Saldırı sonrası Amerikan Hastanesi'ne kaldırılan ve burada gözetim altında tutulan Ahmet Hakan'ın burun ve kaburgasında kırıklar olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Ahmet Hakan, 'Tarafsız Bölge' programından çıkıp şoförünün kullandığı otomobille Nişantaşı'ndaki evine geldiği sırada, evinin önünde saldırıya uğradı. 34 VY 7765 plakalı siyah bir otomobille gelen dört kişiden biri korumasına saldırırken diğer 3 kişi Ahmet Hakan'a saldırdı. Saldırganlar olay yerinden kaçtı. Ahmet Hakan ve koruması, Amerikan Hastanesi'ne kaldırıldı. Hakan'ın burun ve kaburgasında kırıklar olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Hastaneye medya ve sanat dünyasından birçok kişi ziyarete geldi. CNN Türk Haber Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Boratav, olayın organize bir iş olduğunu belirterek, "Ahmet Hakan bu akşam Tarafsız Bölge programından çıktıktan sonra geç saatte evinin hemen önünde 4 kişinin saldırısına uğruyor. Şu anda gördüğümüz kadarıyla çok ciddi bir durum yok. Kaburgasında hafif bir kırık var. Burnunda belki hafif bir kırık var ama onun dışında ciddi bir tehlike yok. Evin önünde 4 kişinin saldırısı, bunun organize bir iş olduğunu gösteriyor. Medyaya, basına yönelik tehditler siyasi bir ortam içinde oluşuyor. Bunu gözardı etmememiz lazım" dedi. ERTUĞRUL ÖZKÖK: VAHAMETİNİ DİKKATE ALMAZSAK DEVAMI DA GELİR Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, olaya karışanların bulunmasını istediklerini belirterek, "Tatsız bir olay oldu bu akşam. Tatsız kelimesi çok hafif kalıyor. Türkiye'de çok insanın beklediği bir olaydı. Arkadaşımızın bu işi Allah'ın yardımıyla hafif yaralarla atlatması tabi ki olayın vehametini hiçbir zaman ortadan kaldırmıyor. Arkadaşımız Ahmet Hakan saldırganların 4 kişi olduğunu söyledi. Görgü tanıkları var. Kardeşleri var. Arabanın plakası belli. Açık bir kırmızı pazartesi olayı bu. Bunların hemen bulunmasını talep ediyoruz biz. Ahmet'e geçmiş olsun diyorum ama hepimize geçmiş olsun. Bu bana göre bir işaret. İnşallah bunun devamı olmaz bundan sonra. Bunun vahametini dikkate almazsak korkarım ki bunun devamı da gelir" şeklinde konuştu. Sanatçı Bedri Baykam ise, "Ben de benzer bir olayı 2011 yılında yaşamıştım. Ahmet Hakan'ın başına gelen olayı daha öğreneli yarım saat oldu. Allah'a şükür hayati tehlikesinin olmadığını öğrendim. Fakat bu acımızı hafifletmiyor. Acımızı değiştirmiyor. Bu olayın herhalde faili meçhul değil" ifadelerini kullandı. Bu haber 30214 defa okunmuştur.
c62e9cd05c78
[ "c4", "culturax", "hplt2" ]
27 Şubat 2008 2. nesil ABD'de tanıtıldı Japonya'dan sonra Amerika'da da yeni neslin lansmanı yapıldı. New York Uluslararası Otomobil Fuarı'nda tanıtılan Fit için gelen ilk yorumlarda orijinalinde zaten iyi olan bütün özelliklerin daha da mükemmelleştirildiğinden ve ufak tefek kusurların da giderildiğinden bahsediliyor. Örneğin yeni Fit'teki yolculukları daha sessiz hale getirmek için çatı, zemin ve gösterge panelinde ek dolgu malzemeleri kullanıldığı ifade ediliyor. Otomobilin Amerika'da 2008 sonu ya da 2009 başında satışa çıkması bekleniyor. Amerika'da çıkacak modelin otomatik seçeneğinin CVT şanzımanlı olup olmayacağı ise hala bir soru işareti. Gönderen Barış Purut zaman: 17:06 Hiç yorum yok: Bu yayına verilen bağlantılar Etiketler: ikinci nesil, yeni nesil jazz 02 Şubat 2008 Birinci nesildeki CVT sorunu Londra'dan bir Jazz sahibinin bir İngiliz otomobil dergisine yolladığı mektup ve karşılığında aldığı cevap: SORU: Otomatik Jazz'ımı sadece 13.000 mil (20.800 km) kullanmıştım ki CVT şanzımanının değişmesi gerektiği ortaya çıktı. Fiyatının 6000 paund olduğunu öğrenmemle durum daha da kötü bir hal aldı (Jazz'ın oradaki ikinci el değeri zaten 6000-7000 paund olmalı - BP). Bu problemi yaşayan başka Jazz sahiplerini de duymuştum. Honda'ya bunun bir imalat hatasından kaynaklanmış olması gerektiğini ve masrafı karşılamalarını istediğimi yazdım. Karşılığında CVT şanzımandaki sorunun farkında olduklarını, fakat otomobilim garantiden çıktığı için yapabilecekleri bir şey olmadığı cevabını aldım. Honda'nın fikrini değiştirmesi için ne yapabilirim? CEVAP: Jazz'ınızın yaşını belirtmemişsiniz. Kısa mesafelerde ve hep soğukken kullanılan araçlar uzun yol yapanlara göre çok daha ağır hasar görür çünkü uzun süreli kullanılan araçlara göre çok daha ağır koşullarda çalışır. Direksiyon, fren ve şanzıman da süratle zarar görür. Honda, bu tip kullanımda CVT şanzıman yağının iki yılda bir değiştirilmesini tavsiye ediyor. Ama buna rağmen çok az ya da kısa mesafelerde kullanmanız durumunda CVT şanzımanın bantları (kayışları) kendi kendine tahrip olabiliyor. CVT'lerin diğer bir sorunu da elektromanyetik debriyaj arızası, ama bu diğerine göre çok daha ender görülmekte. YORUM: Altın değerinde bir soru ve cevabı, iki şeyi kesin olarak öğrenmemizi sağlıyor: 1- Jazz'ın dünyanın resmen en az sorunlu otomobili olması, sorunsuz bir otomobil olduğu anlamına gelmiyor. Bundan bir sene kadar önce yabancı bir otomobil dergisinin 100.000 km testindeki Jazz da CVT sorunu göstermişti. Belli ki bu gelecekte Jazz alacaklar açısından büyük bir şanstı, çünkü Honda'nın yeni kasayla ilgili açıkladığı değişikliklerin başında "CVT sorunlarının artık giderildiği" bilgisi vardı. Neredeyse arabanın değeri kadar masraf çıkarabilecek bir parça, garanti süresinin bitişinden sonra korkulu rüyalar görmemize neden olabilir. Otomatik vitese hala ısınamamın da iki üç sebebinden biri bu tür sorunların varlığı. Nadir görülüyor olabilir ama sonuçta Honda'nın "Evet, farkındayız" dediği bir sorun. Düz vitesli otomobilim 3 yaşını dolduralı iki ay kadar oluyor. İyi ki CVT almamışım, şu anda "Ya çıkarsa?" diye soğuk terler döküyor olurdum. CVT'nin performans, verimlilik ve konfor açısından diğer otomatiklere göre tartışılmaz üstünlükleri olduğu doğru ama bozulursa tamir ettirebilmek için arabayı satmanız mı gerekecek? Kalsın, ben düze devam ediyorum. Hele Jazz'ın düzünün 2006'da ABD'de satılan bütün düz vitesliler arasında en iyi şanzımanlı otomobil seçildiğini ve CVT'nin kendi alanında herhangi bir ödül almadığını da biliyorken... İkinci nesil Jazz almayı düşünenler: Yeni kasada CVT sorunlarının gerçekten giderilmiş olduğu kesin olarak ortaya çıksın, ondan sonra CVT Jazz alın. Ya da benim gibi başarısını çoktan kanıtlamış düz versiyonu alın ve bu otomobilin 83 beygirle bile son derece tatmin edici bulduğum performansının tadının 100 beygirle neye benzeyeceğini görün :) En sıkışık trafikte bile 6,5 - 7,5 litre düzeyinde kalan tüketim de "bonus"u. NOT: Umarım kendisi bu yazdıklarımı okuyordur, otomatik vites konusunda ileri derecede bilgi sahibi olan Selim Tokgöz'ün farklı bakış açısına kesinlikle ihtiyacımız var. Kendisinin yorumlarını özellikle bekliyorum. Jazz'ın CVT sorunlarıyla ilgili bir yanlışım varsa düzeltecek ya da eksik yazdıysam tamamlayacak kişi odur. Gönderen Barış Purut zaman: 20:33 21 yorum: Bu yayına verilen bağlantılar Etiketler: cvt Kaydol: Kayıtlar (Atom)
f7bec36baf45
[ "c4", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Site Adresi: http://mitsubishiklima.web.tr Açılış Tarihi: 5 Yıl Kullanılan Yazılım: Özel tasarım Tanıtım Yazısı: İstanbul Klima Servisi: Yaz vakitlerinde insanların, çalışma ortamlarında, evlerinde, cafelerde, kendilerini daha huzurlu hissedebilmeleri için ılıman ve rahatlatıcı bir ortamda olmayı tercih ederler. Yaz vakitlerinde özellikle kapalı alanlarda serin bir ortamda bulunmak bir çok insanı mutlu eder. Özellikle iş yeri ve firma sahipleri, çalıştıkları ortamda serin havayı tenefüs etmeli yaz vakitlerinde, bunaltıcı sıcaklardan korunmak için tedbirler almalıdır. istanbul klima servisi Bu tür durumlarda sitemiz devreye giriyor ve sizi bunaltıcı havadan kurtarmak için sizlere en kaliteli herkesin dilinde ve bilindik bir marka ile sizlerin bu ihtiyacını en kaliteli şekilde gideriyor. Mitsubishi klima servisi ile artık iş yerlerinizde, ev ortamlarınızda sizlerin rahat bir nefes alabilmesi için, çeşitli ürünleri ile en uygun fiyatlarda klima ihtiyacınızı gideriyor. Çeşit çeşit birbirinden kaliteli bu ürünlere sitemiz yardımı ile erişebilir, model ve fiyatlarımızdan yola çıkarak sizlere en uygun klimayı adresinize teslim alabilirsiniz. Klima ihtiyacınız var ve uygun fiyat ile kaliteli bir klimaya sahip olmak istiyorsanız sitemiz içeriğinde sizlere sunulan konuları ve ürünleri inceleyebilir, beğendiğiniz ürünü sepetinize ekleyip evinize kadar teslim alabilirsiniz.
31a02459dc07
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
18 Ocak 2016 İşte Benim Stilim 2016 İzle, İşte Benim Stilim Ünlüler 18.01.2016 bu günde ekrana geliyor. Sevilen programda peki bugün neler olacak neler yaşanacak hepsi ve merak edilenler yazımızın devamındadır. 18 Ocak günü yayınlanacak bölümde neler olacak merak ediyorsanız yazımızın devamında detayları bulabilirsiniz. Bu programını televizyon ekranlarınızdan canlı olarak izleyebilir veya kanalın resmi web sitesinde yer alan player sayfasına girerek izleyebilirsiniz. Web üzerinden izlemek istediğiniz zaman gerekli plugins ve tarayıcınızın güncel sürüm olup olmadığına dikkat edebilirsiniz.
3a26ee694765
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Led çerçeveler yüksek enerji tasarruflu led paneller sayesinde, reklamlarınızı sergilemeniz için ekonomik ve modern bir görünüm sağlamaktadır. Led çerçevelerde kullanılan led teknolojisi çevre dostu ve uzun süreli kullanımlara uygun olarak üretilmiştir. Led çerçeveler standart olarak A2-A1-A0-B2-B1-B0 ebatlarında üretilmektedir. Led çerçeveleri ister tek taraflı olarak, isterse çift taraflı olarak satın alabilirsiniz. Tek taraflı Led çerçeveler 32 MM. profilden, çift taraflı Led çerçeveler ise 45 MM. profil kenarlığından üretilmektedir. Led çerçevelerin standart çerçeve rengi gümüş renktir. Led çerçevelerin üretiminde ayrıca galvaniz saç arkalıklar kullanılmaktadır. Tek taraflı Led çerçevelerin kasa kalınlığı 30 MM., çift taraflı Led çerçevelerin kasa kalınlığı 40 MM.'dir. Led çerçevelerde ürün görsellerinin parlamaması için mat antirefle pvc bulunmaktadır. Led çerçeveler 12V DC adaptör ile birlikte satılmaktadır. *İsteğinize uygun ebatlar hakkında bilgi almak için arte@artedisplay.com.tr adresine mail gönderebilirsiniz.
2906f4d1ef15
[ "fineweb2", "hplt2" ]
TED Denizli Koleji’nde öğrencilerimizin sağlıklı gıdalarla doğru ve dengeli beslenmesine büyük önem verilmektedir. Modern tasarımlı mutfak ve yemekhanelerimiz bağımsız bir binada hizmet vermektedir. Sertifikalı cihazlarla donatılmış, uluslararası standartlara uygun mutfağımızda diyetisyen ve gıda mühendisi denetiminde eğitimli personel tarafından hazırlanan yemekler 550 kişi kapasiteli panoramik manzaralı ferah yemek salonunda sunulmaktadır. Öğrencilerimizin doğru beslenmesi yanında Türk ve dünya mutfaklarını tanımaları da amaçlanmaktadır. Okul öncesi öğrencilerimiz için özel hazırlanan yemekler, kendi binaları içindeki yemekhanesinde sunulmaktadır. KASIM AYI YEMEK MENÜSÜ İÇİN TIKLAYINIZ. (01 Kasım 2016) EKİM AYI YEMEK MENÜSÜ İÇİN TIKLAYINIZ. EYLÜL AYI YEMEK MENÜSÜ İÇİN TIKLAYINIZ.
bc9ae5ae6d8b
[ "culturax", "hplt2" ]
Boeing ve Anadolu Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında çalışan öğretmenlere yönelik uçak bakım eğitimi olan, “Temel Uçak Bilgisi ve Uçuş Teorisi Kursu”nun üçüncü bölümünün tamamlandığını duyurdu. 30 günlük program süresince, Türkiye’deki sekiz okuldan gelen 25 öğretmen bilgi ve pratik becerilerini uluslararası havacılık standartları çerçevesinde geliştirdi. Programa katılan 25 öğretmen Türkiye’deki 1.400’den fazla öğrencinin eğitiminde önemli bir rol oynayacak. Boeing Türkiye ve Kuzey Afrika Başkanı Bernard J. Dunn “Yenilikçilik ancak eğitim ile mümkün olur. Türkiye’deki eğitim programlarına hassasiyetle ve sorumluluk duygusu ile yaklaşmamızın temel sebebi budur. Anadolu Üniversitesi ile birlikte yürüttüğümüz bu program bizim bu alandaki samimi çabalarımızın bir örneğidir. Bu eğitimin, öğretmenlerin niteliklerini ve motivasyonlarını artırmasına ve daha iyi eğitilmiş insan kaynağının yetiştirilmesine katkıda bulunacağına inanıyorum” dedi. Eğitimin Ocak ayındaki ilk bölümünde katılımcılar atmosfer fiziği, aerodinamik, temel uçak yapısı, uçuş sistemleri gibi konularda eğitim gördü. Programın Haziran ayında gerçekleştirilen ikinci bölümünde ise öğretmenler uygulamaya dönük derslerle becerilerini pekiştirmenin yanı sıra öğrencilerine verecekleri eğitimlerde ihtiyaç duyacakları ekipman, alet ve test cihazları da tanıma fırsatı buldu. Programın Eylül ayında yapılan üçüncü bölümünde ise öğretmenler atölyeleri ve motorların bakım, tamir ve yenileme çalışmalarının yapıldığı Fakültenin Uçak Bakım Merkezini ziyaret etti. Gaz türbin motorları ve uçak yapılarına ilişkin teorik eğitim ile başlayan program daha sonra gaz tribünü motorları, aviyonik, hava ve gaz mekaniği, hidrolik ve yapısal tamir ile ilgili atölye çalışmaları ile devam etti. Öğretmenler bir yandan kendi bireysel pratik becerilerini geliştirirken bir yandan da havacılık eğitim atölyeleri ile ilgili temel ekipman gereksinimlerini ve alınacak güvenlik önlemlerini öğrendi. Öğretmenler gerçek bir uçak ortamında bakımla ilgili onaylı dokümanlar ve aletler ile çalıştı. Program Direktörü ve Anadolu Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uçak Gövde-Motor Bakım Bölümü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Serdar Dalkılıç eğitim programı ile ilgili olarak, “Havacılık piyasası çok hızlı gelişiyor. Yeni insan kaynaklarına duyulan ihtiyacın yanında uluslararası ve ulusal havacılık mevzuatı da bakım elemanlarının, uçuş ekibinin, yer operasyonu elemanlarının ve ilgili eğitmenlerin belirli aralıklarla eğitim almasını zorunlu kılıyor. Bu nedenle eğitim sadece bu piyasaya yeni girenler için değil mevcut çalışanlar için de sürekli bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın mevcut eğitim organizasyonları ve geleneksel yöntemlerle karşılanamadığı görülmektedir. Bu boşluğun doldurulmasına yönelik önemli bir adım olan bu eğitimi Boeing’in de desteği ile gerçekleştirmekten dolayı çok mutluyuz.” dedi.
0f7ce2465ea1
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Hukuklu Saat, 2015 yılında her türlü görüşün, tarafsız, özgün bir biçimde aktarılması, meslek büyüklerimizin düşüncülerini, hukuk dünyasının gelişmelerini birebir aktarmak için kurulmuştur. HukukluSaat sadece hukukla ilgilenenleri, hukuk fakültesi öğrencilerini değil; Hukukun zaten toplumun her kesimi ilgilendirdiği düşüncesiyle yazılar yayımlamakta olup, yazar kadrosu tamamen gönüllüdür. HukukluSaat üniversite öğrencilerinin yazılarını, projelerini yayımlayıp, öğrencilerinin fikirlerini herkesle paylaşmasını hedeflemiştir. Hukuk fakültesi öğrencileri için ders notları dahil olmak üzere eğitim hayatları boyunca, öğrencilerin bilgi birikime fazlasını katmayı hedeflemektedir.
f83ab4028623
[ "fineweb2", "hplt2" ]
İlköğretim 8.Sınıf TC.İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin her bir ünitesinden 25 özgün soru ile hazırlanmış flash animasyonlu bilgi yarışması formatında SBS hazırlık soru bankasıdır. Öğrencilerin bireysel öğrenme hızına göre ilerlemesini esas almakla birlikte; öğretmenlerin ders içi sınıf etkinliği olarak yıl boyunca kullanabilecekleri kapsamlı ve işlevsel bir yapıya sahiptir. Renkli, müzikli, animasyonlu ve etkileşimli özellikleri ile dersleri daha zevkli, daha eğlenceli hale getirir. Heyecan verir. Öğrencilerin kazanma ve başarılı olma isteklerini artırır. Sürekli ve düzenli ders çalışma alışkanlığı kazandırır.
f6cc4bdbc29b
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Mora Terapi MORA TERAPİ MORA-Terapi (biorezonans) bir detox programıdır. MORA-Terapi kişide bağımlılık ve benzeri bir durum yaratan maddelere karşı uygulanan ve o maddeye özgü elektromanyetik frekansların vücuttan “silinmesi” olarak anlatılabilecek bir işlemdir. MORA-Terapi yaygın olarak sigara bırakma, alkolü bırakma, hafif uyuşturucuları bırakma ve zayıflama konusunda kullanılmaktadır. Zayıflama amaçlı kullanımda bahsedilen “Silme” işlemi sigara ya da alkol üzerinden değil, “karbonhidrat tipi gıdalar” üzerinden yapılmaktadır. MORA TERAPİ İLE SİGARA BIRAKMA MORA-Terapi uygulaması öncesinde 2 adet sigarayı yarıya kadar içmenizi isteyeceğiz.Uygulama sırasında cihazın her iki giriş alanına içtiğiniz sigaralar konulacak ve biorezonans işlemine tabi tutulacak frekans örneği buradan alınacak. Bir diğer alanda ise evde kullanmanız için size verilecek tuzlu su-etil alkol karışımı sıvı frekans yüklemesine tabi tutulacak. MORA-Terapi’de son içtiğiniz sigaralar kullanılacak. Yani frekanslarla “aşılanma” ya da biorezonans ile frekans temizliği son içtiğiniz sigaralar üzerinden olacağı için genellikle kullandığınız marka sigaralar olması önemlidir. MORA-Terapi uygulaması sırasında rahat bir koltukta oturuyor olacaksınız. Ellerinizde cihazın elektrotları olacak. Ayaklarınız özel iletken plakalara basıyor olacak. Alnınızda ise bir başka elektrot sarılı bulunacak. Uygulama 30 ila 50 dakika arası sürecek ve bu sırada bir rahatlama-sakinlik hali yaşayacaksınız; hafif sersemlik hissetmeniz de olasıdır. Bu durum, seans bittiğinde ortadan kalkar ve sizi işinizden alıkoyacak ya da örneğin araba kullanmanızı engelleyecek bir durum değildir. tedavi sonrası bol su tüketmeniz önemlidir. Sigaradan kurtulmak için MORA-Terapi kişinin net olarak hissedebileceği bir destek verir. Ancak sigara isteğinin kişinin psikolojik durumuyla birebir bağlantılı olduğunu da akıldan çıkarmamamız gerekiyor. Daha ayrıntılı bilgi ve sorularınız için güzellik merkezimizi ziyaret edebilir veya 239 29 90 nolu telefondan bizi arayabilirsiniz.
7e65ace2ce69
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Küçüklüğünden beri profesyonel bir suikastçı olması için yetiştirilen genç kız Megan, bir gün çıktığı görevde kendi yaşıtındaki kızların hayatlarına tanık olur. Herkesin ne kadar mutlu olduğunu gören Megan, normal bir yaşama arzu duyacak ve görevi yarına bırakarak, öğrenci değişim programına sızacaktır. Böylece yeni bir koruyucu ailesi ile birlikte Megan, sosyal yaşamın zorluklarıyla ilk defa karşılaşacaktır. Hailee Steinfeld, Samuel L. Jackson, Madeleine Stack, Sophie Turner ve Jessica Alba gibi oyuncuları kadrosunda barındıran aksiyon komedi türündeki filmi film-tr.com farkıyla 720p kalitede izleyebilirsiniz. İyi seyirler dileriz.
7809d35d83dc
[ "fineweb2", "hplt2" ]
1971 yılında Nevşehir merkez ilçeye bağlı Çardak Köyünde doğdu. İlk ve Ortaokulu Ürgüp İlçesine bağlı Bahçeli Köyünde tamamladı. Lise eğitimini Özel Antalya Lisesinde başarıyla aldı. 1988 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesini kazandı. Fakültenin ikinci yılında kurulan Tıbbi Bitkiler Araştırma Merkezinde araştırma yönetiminde bulundu. 1992 yılında Fakülteyi derece ile bitirdi. 1993 yılında Açıkgöz Eczanesini açtı. 2011 yılı genel seçimlerinde AK PARTİ’den Nevşehir Milletvekili aday adayı oldu. Evli ve iki çocuk babasıdır.
2a62c4237220
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Döne döne yükseldik… Bir kartal gibi bir sağa bir sola… Döndükçe yükseldik, yükseldikçe dağ bağrını açtı gezgine. Hedef dört mevsimin ayrı güzellikte yaşandığı, her ayın çevreyi ayrı bir renge bürüdüğü Kartalkaya. Kimilerince sadece kışın gidilen, haftasonları “kayma” zevkini tatmine yarayan bu yamaçların baharda ve yazda apayrı bir güzelliğe büründüğü neden hiç düşünülmez. Halbuki Kartalkaya, yüzlerce yıl önce bu dağların koynunda at sürmüş, cenk etmiş ve nam salmış yiğitleri, ozanları bile hatırlatır insana. Dikkat kesilir dinlerseniz rüzgarın uğultusunda bu vadilerde yakılan türküleri duyarsınız: “Ada yolu yamandır, Bolu dağı dumandır, Dostlar vurun sazlara, Amanın eğlenecek zamandır”. Arada bir tam karşı tepelerde yakılan koçaklamalar duyulur: “Hemen Mevla ile sana dayandım, Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey…” Kim bilir bu büyük ozan şu an benim durduğum yamaçta durmuş, Kartalkaya’nın güzelliklerini buradan seyretmiş midir? Seyretmeli evet seyretmeli bu yamaçlardan, güneşin doğuşunu ve batışını. Doya doya yaşamalı insan desen desen çiçeklerdeki nakşı, renk renk yapraklardaki, bulutlardaki güzelliği. Bunun için Kartalkaya’dan güzel yer mi olur? Reşadiye Yarımadası İlk tanıştığımızda pek sevimli bulmamıştım burayı. Çirkin olduğundan değil elbette, daha çok beynimi kaynatan sıcaktan ve o kalabalık, sıcaktan da boğucu Datça kalabalığından. Sonra sevgili okur bir Mayıs ayında düştü yolum tekrar Knidos’a doğru. İnanmazsın sevgili okur, Reşadiye’ye kadar saatte bir araba geçiyor yoldan, her yer nasıl güzel, çiçekler açmış, hava püfür püfür esiyor. Akşam oldu, Yolluca adasının karşısındaki kampa çektim aracımı, kimseler yok. Kamp bekçisi bile yok. Sanki koca yarımada benim. Koylar, kumsallar, yakamozlar, hepsi benim. Çok sıkılırsan gidersin Reşadiye’ye, gerçek Datçalılarla oturursun, çaylarını içer konuşursun, belki mübadele hatıralarını bile dinlersin yaşlılarından. Sıkılmazsan benim gibi özgürlüğün tadını çıkarırsın. Dur sevgili okur, sık dişini, okullar açılsın hele, keyfince turlarsın Reşadiye’yi, Datça diye meşhur olmuş koca yarımadayı… Yeni Sölöz Orhangazi –İznik karayolu üzerinde bulunan Yeni Sölöz ismiyle tezat teşkil edecek derecede çok sayıda eski eve sahip. Çoğu 3-4 katlı ve geniş mekanlar. Kasabanın ana caddesinde bile elektrik direklerini ve motorlu taşıtları yok sayarsanız, bir tarih dekorunda buluverirsiniz kendinizi. Samanlı Dağlarına sırtını dayamış, İznik Gölüne kuşbakışı bakan, tarihi dokusunu günümüze taşıyabilmiş, insanı sıcak bir kasaba Yeni Sölöz. Hemen her evin penceresini rengarenk çiçekler süslüyor. Anaları babaları bu evlerde yaşamış bu kişilerin torunları şimdi aynı evlerde yaşıyor. Bir zamanlar küçücük eller kapının tokmağına dokunurken, zamanın akışıyla pörsümüş mor lekeli eller olmuş şimdilerde tokmağı çeviren. Siyah beyaz bir fotoğrafın yağız delikanlısının pürüzsüz yüzünün yerinde, bu eski evlerin duvarlarını anımsatan bir çehreyle gülümsüyorlar her şeye rağmen genç kalmış gözleriyle. Hayatlarıyla özdeşleşen bu mekanların, onların nice hatıralarını sarıp sarmaladığını gözlerinden okuyabiliyorsunuz. Zaten eskilerin yıkılarak yerine yeni evlerin yapılması en çok onları üzüyor. İlk kazmayla birlikte kopan parça,hafızalarından bir ‘an’ında kopması demek. Eski ev toprağa karıştığında onların can damarı hatıralarda flulaşıyor. Yerine dikilecek kırmızı tuğlalı beton ev ise ahşabın sıcaklığından ve canlılığından hiçbir iz taşımıyor. O kadar yaban ve soğuk… Sölöz gidilip görülmeli, çok geç olmadan… Eylül’de Nereye Gidilir – Bu yazı 2007 yılının Eylül ayında yayınlanan Gezgin dergisinin 8. sayısından alınmıştır.
977fc7bbd794
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Mozilla Firefox 9.0 çıktı! Hızlı yolda gidin: Bugüne kadarki en hızlı, en güvenli ve en akıllı Firefox`a terfi edin. Parola Yöneticisi: Bir daha hiçbir uyarı görmeden sitelerdeki parolalarınızı hatırlayın. Tek Tıkla Yer İmi Ekleme: Siteleri kolayca işaretleyin, arayın ve düzenleyin. Geliştirilmiş Başarım: Bilgisayarınızın belleğinden daha az kullanarak sayfaları daha hızlı görüntüleyin. Akıllı Konum Çubuğu: Sevdiğiniz siteleri saniyeler içinde bulunu: Arama çubuğuna ilgili birkaç şey yazın yeter. Anlık Site Kimliği: Basit site kimliği sayesinde çevrim içi hilelerden, güvensiz para aktarımlarından ve sahtekârlıklardan uzak durun. Tam Sayfa Yaklaştırma: Herhangi bir sayfanın bir bölümünü saniyeler içinde yakından ve okunaklı olarak görün. İşletim Sistemine Özgü His ve Görünüm: İşletim sisteminizle bütünleşik bir Firefox ile gezinin.
708ad60ab90a
[ "fineweb2", "hplt2" ]
İç tasarımı İskandinav tarzı döşenmiş bir evi paylaşmak istiyorum sizlerle. Evde genellikle ahşap, keten, pamuk gibi doğal, çoğunlukla açık malzemeler kullanılmış.. Bu evin, basit ve fonksiyonel mobilyalar ile geleneksel iskandinav tarzının cazibesini öven bir etkisi var. Fotoğraflar : Radek Wojnar Mart ayına veda etmeye az kaldı. Bu günler öylesine sıkıcı ve yorucu geçiyor ki hiçbirşeye yetişemiyorum. 10 gün önce başladığım diyet ve spora karşı da isteksizlik duyuyorum. Bu anlamda 4-5 gündür ciddi ciddi salmış durumdayım. Pek keyfim yok yani... Bloglarda ki durgunluğa bakılırsa, keyfi kaçan bir ben değilim sanki :) İnşallah hepimiz için Nisan ayı daha hareketli , cıvıl cıvıl geçer... Haydi kızlar canlanalım biraz, bknz elin oğlunda aktivite hiç bitmiyor maşallah, yılbaşı, sevgililer günü derken şimdide paskalya için çoşuyorlar... biz kös kös oturuyoruz, yani en azından ben :) Yahu bizi ateşliyecek yok mudur bir etkinlik :)) Fikri olan???
0340528cdb8b
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Ara ara blogumda bu tür blogger´lar icin yada yeni blogger olmus arkadaslar icin postlar yapiyorum. Bir kac arkadasimdanda mail aldim bloguma nasil instagram witgeti yada galerisi yada eklentisi :) ekledigime dair. Bende acikcasi böyle bir post hazirlamak istedim kendimce. Hemen konuya geciyorum :) Fotograflari daha net görmek icin lütfen fotografin üzerine tiklayiniz. Ilk önce assagidaki link´e tikliyorsunuz... Daha sonra önünüze söyle bir ekran geliyor. Ikinci sirada ( Instagram Gallery for your Blog / Website )yazan yere gördügünüz gibi doldurulmasi gereken yerleri dolduruyorsunuz. Assagidaki fotograftakini ben kendi blogum icin bu sekil ayarlamistim.Siz istediginiz sayilarda verebilirsiniz... istenilen uygulamalari yaptiktan sonra dilerseniz önizleme yapabilirsiniz. Preview yazan yere tikliyoruz. Önümüze söyle bir görüntü geliyor. Bunlar benim istedigim uygulamaydi. Isminizi ve istenilen sayilari verdikten sonra en assagida görünen Genarate code denen yere tikliyorsunuz. Önümüze söyle bir code cikiyor. Bu Kodu kopyaliyoruz. Daha sonra bu Kodu kopyalayip.Blogumuza gidip TASARIM sayfasina girip YERLESiM denen yere tikliyoruz. Assagida gözüktügü gibi Gadget Ekle´ye tikliyoruz. Eminim bundan sonrasini biliyorsunuz ama ben yinede yeni blogger arkadaslar icin devam etmek istiyorum anlatima. Gadget Ekle yazan yere tikladiktan sonra önünüze söyle bir kutu cikiyor. Kodu ekledikten sonra Kaydediyoruz. isterseniz önce önizleme yaparak blogunuzda nasil durduguna bakin. Iste bu kadar basit :) Benden simdilik bu kadar diger postlarda görüselim olurmu :) Sevgiyle Kalin
3ed8778a5196
[ "c4", "fineweb2", "hplt2" ]
"Avrupa Şafak Hastanesi" ileri teknolojisi, uzman hekim kadrosu ve kusursuz hizmeti ile, Gaziosmanpaşa'da size mükemmel bir sağlık hizmeti sunmaktadır. Hastanemiz 7 yataklı Kardiyovasküler Cerrahi Yoğun Bakım, 3 Yataklı Koroner Yoğun Bakım, 2 Yataklı Dahiliye Yoğun Bakım, 4 Yataklı Cerrahi Yoğun Bakım, 6 Yataklı Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi ve 2 Doğumhanesi ile sizlere üstün hizmet vermeyi amaçlamaktadır. Mevcut altyapısını ve donanımını, çağın gereksinimleri ışığında geliştirerek, uzman ve nitelikli kadrosunu sürekli eğitimlerle destekleyerek, hasta memnuniyetini en yüksek düzeyde karşılayan sağlık hizmetleri sunmaktır. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de evrensel değerlere bağlı, hasta haklarına saygılı, teknolojik gelişmeleri hizmet sürecine yansıtarak ülkemizde sağlık sektörüne yön veren öncü kuruluşlardan biri olmak. KALİTE POLİTİKAMIZ * Yönetim olarak öncelikli hedefimiz, kalite yönetim sistemindeki faaliyetlerin etkinliğini sağlamak ve kalite hedeflerinin gerçekleşmesi için elverişli şartlar oluşturmaktır. *Hizmet sürecimizde temel hedefimiz, hasta memnuniyetini en üst düzeyde karşılamak için hasta odaklı hizmet yapılanmasını kurumsal iş anlayışımıza yaymaktır. *Teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek, hizmet süreçlerimizde sürekli iyileştirmeyi sağlamaktır. * Hastanemize başvuran hastalar, ziyaretçiler, işbirliği ve bilgi paylaşımında olduğumuz kurumlar , tedarikçiler ve çalışanlarımız için beklentilerin karşılandığı, ilerlemenin sağlandığı ve hedeflerin paylaşıldığı ortamlar yaratmaktır. * Hasta ve yakınlarının, çalışanlarımızın ihtiyaçları, beklentileri doğrultusunda eğitim - bilgilendirme faaliyetlerini etkin, sürekli olarak sağlamaktır. *Kalite yönetim sistemi çalışmalarını, gerek hasta ve yakınları için gerekse çalışanlar için anlaşılabilir ve algılanabilir düzeye getirmek , sistemli olarak gözden geçirilmesini sağlamaktır. *Teknolojik ve yeni gelişmeleri takip ederek,hastalarımıza, çalışanlarımıza kaliteli ve güvenli hizmeti sunmaktır. *Hasta güvenliğini tüm çalışanlarımızla benimseyerek ve uygulayarak hasta bakımının en önemli parçası olmasını sağlamaktır.
783b1618968d
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
İşte F.Bahçe'nin Altaylı ile ilgili yaptığı açıklama: Fatih Altaylı isimli, dinlediğini anlayamayacak derecede gözüne perde inmiş, fanatizmi spor medyasına sokan şahsın bir televizyon kanalına yapmış olduğu açıklamalar hususunda aşağıdaki yazılı açıklamanın yapılması zarureti hasıl olmuştur. 3 Temmuz 2011 Sözde Şike Operasyonu sürecinde günlerce televizyonlarda FETÖ/PDY mensupları, onun işbirlikçileri, fanatizm adına bu grubun değirmenine su taşıyan kişi ve kuruluşlar günlerce şike kumpasının kamuoyunda benimsenmesi adına faaliyette bulunmuş, tek taraflı yayınlarla Fenerbahçe Spor Kulübü’nün, Başkanı’nın ve mensuplarının sahip olması gereken masumiyet karinesinin ve temel insani-hukuki hakların adeta ırzına geçerek kişilik linçi yapmıştır. Bu süreç içinde bir kez bile FETÖ/PDY’yi diline dahi alma cesaretini göstermeyen bu kişiler çok ilginçtir ki Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın NTV’de katıldığı bir program sonrasında harekete geçmiş, FETÖ/PDY’nin baş yapıtı olan Fenerbahçe Kumpası’nı meşrulaştırabilmek adına fütursuzca bir çaba içine girmiştir. "KİMSE GEÇMİŞİNDEN KURTULAMAZ" Bu kişiler arasında Fatih Altaylı isimli şahsı görmek bizim için hiç de şaşırtıcı değildir. Yazdığı her yazısında küfrü ve hakareti mubah gören, Türkiye’nin alışık olduğu FETÖ yöntemleriyle algı manipülasyonu konusunda uzmanlaşmış, FETÖ üyesi polislerle o dönem Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı gazetede, hiçbir evrensel hukuk değerleriyle bağdaşmayacak yayınlara müsaade eden bu şahsı hala yazılı ve görsel medyada baş köşede tutanlar bilmelidir ki, yıllardır sesimizi duyurmaya çalıştığımız FETÖ’nün empoze ettiği eski Türkiye alışkanlıkları, artık toplumun tüm kesimlerince şiddetle reddedilmektedir. Gün Fenerbahçe’ye kumpas kuranlar için hesap verme, yaptıklarının bedelini ödeme günüdür. Ayrıca bilinmelidir ki kimse “yanılmışım, kandırıldım, pişmanım” diyerek geçmişte yaptıklarının hukuki sorumluluklarından kurtulamayacaktır. NTV’de Başkanımız tarafından yapılan çağrı çok açıktır. Fenerbahçe Spor Kulübü dahil tüm kulüpler geçmiş yıllara dönük olarak incelenmeli, mali kayıtları ve FETÖ/PDY ile olan para trafikleri araştırılmalıdır. Bu çağrıdan rahatsız olanların aynı anda harekete geçmiş olması bizim için hiç de şaşırtıcı değildir. Ayrıca, Başkanımız söz konusu şahsın bahsettiği ve soru sorduğu konuları zaten yayında açıklamış, merak edilenin fazlasını anlatmıştır. Bahse konu şahsın, ahlaki ve tarafsız gazetecilik anlamında vasatın üzerine çıkamamasının bir nedeni de anlaşılıyor ki dinlediğini (eğer dinlediyse) idrak edememesidir. FETÖ/PDY mensupları, işbirlikçileri, fanatizm adına onların değirmenine su taşıyanlar tarafından 3 Temmuz’da her birine kahramanlık payesi verilen, Türk Futbolu’nu kurtaran yargı mensupları olarak gösterilen, 17.03.2010 tarihinde kulübe üye yapılan yargı mensuplarının bu tarihte (17.03.2010 tarihinde) FETÖ/PDY mensubu olduklarına dair Fatih Altaylı’nın elinde bir delil var mıdır? Varsa bu delili o tarihte devlet ile paylaşmış mıdır? Paylaşmamış ise bunun nedeni nedir? Fenerbahçe Spor Kulübü linç edilirken Fatih Altaylı nerededir? Bugün söz konusu şahıslar için söylediği sözleri o tarihte söylemiş midir? Söylememiş ise sebebi nedir? Benzer şekilde Emre Belözoğlu’nun da Fenerbahçe’de ya da Galatasaray’da oynadığı dönemde, ya da bugün FETÖ/PDY üyesi olduğu yönünde elinde bir delil var mıdır? Fatih Altaylı elinde buna ilişkin bir delil varsa devlet ile paylaşmış mıdır? Yoksa tıpkı 3 Temmuz’da olduğu gibi iftira atarak, karalayarak FETÖ/PDY’nin Türk Futbolu’ndaki gerçek mensuplarını korumak adına bir misyon mu yüklenmiştir? "AÇIK AÇIK KONUŞULMALIDIR" Bahse konu şahıs, yazısında ve söylemlerinde tarafımıza “Fenerbahçe yönetim kurullarına aldığın kaç FETÖ’cü vardı?” sorusunu yöneltmiştir. Bizler, bu konuda herhangi bir bilgi sahibi değiliz. Ancak ahlaklı ve şerefli bir insanın yapması gereken, eğer Fenerbahçe Yönetim Kurulları’nda FETÖ’cülerin yer aldığı iddiası ulusal bir gazete ve televizyonda ifade ediliyorsa, tıpkı Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi, FETÖ üyesi olduğunu düşündüğü kişilerin isim listesini açıklaması ve savcılığa bu kişilerle ilgili suç duyurusunda bulunulmasıdır. Algı manipülasyonu konusunda uzman Fatih Altaylı, karnından konuşmak yerine isim vermeli, algı manipülasyonunu bir kenara bırakarak açık açık konuşmalıdır. Fatih Altaylı’ya tek tavsiyemiz, artık Fenerbahçe taraftarının aklına ve kamuoyuna hakaret etmeyi bırakmasıdır. Fenerbahçe taraftarı takımına karşı yapılan haksızlığı asla unutmaz. Altaylı gibi fanatiklerin kirli amaçlarını anlar ve bu anlayış ile sonuna kadar mücadele eder. Bu bağlamda Denizli’de yaşanan hadise maça 16 dakika uzatma süresinin eklenmesi değil, 16 dakika uzatma oynanmasına sebebiyet veren hadiselerin oynanan müsabakaya olan etkisidir. Bu şekilde UEFA’ya bağlı ülke federasyonlarından her hangi birinde yaşanmış bir başka şampiyonluk hadisesi varsa Altaylı bunu da paylaşmalıdır. Bugün medyaya yansıyan görüntüler çok açık bir şekilde FETÖ/PDY’nin Türk Futbolu’na doğrudan müdahale ettiğinin en açık kanıtıdır. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılmış olan soruşturma da buna ilişkindir. Altaylı’nın yürüyen soruşturmaya yönelik bu açık eylemi tıpkı diğerleri gibi FETÖ/PDY’nin Türk Futbolu’ndaki yapılanmasının ortaya çıkarılmasına karşı başlatılmış bir medya çalışmasıdır. "HER ZAMAN BU İŞİN PEŞİNDE OLACAĞIZ" Buradan bir kez daha, Fenerbahçe Spor Kulübü dahil olmak üzere tüm kulüplerin geçmişe dönük olarak ilgili devlet kuruluşları eliyle incelenmesi, FETÖ/PDY ile olan para trafiklerinin, ilişkilerinin ortaya çıkarılması çağrısında bulunuyoruz. Bu konudaki ısrarlı çağrımız, önümüze hangi engel konulursa konulsun, sonuç alınana kadar yenilenecektir. Fatih Altaylı’nın İstanbul Cumhuriyet Savcılığı eliyle yürütülen soruşturmayı karartmaya yönelik girişimi ve 100 yıllık kulübümüz ile FETÖ/PDY’i irtibatlayan açıklamaları sebebi ile Altaylı hakkında suç duyurusunda bulunulacağını kamuoyunun dikkatine sunarız.
e2b33f565064
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Ülkemiz de bir çok girişimci ruhuna sahip insanın kendilerine özel iş fikirleri vardır. Ancak bu fikirleri gerçekleştirecek maddi güçleri bulunmayan kişiler projelerinden vazgeçip hayallerini suya atarlar ve ihtiyacı olan maddi desteği bulamadıkları için ister istemez hayallerinden zorunlu olarak vazgeçerler. Şimdi ise bu durumun çok değiştiğini söyleyebilirim. Devletimizin verdiği hibe krediler ile girişimciler artık hayallerini suya atmak yerine, hibe kredi desteği alarak istedikleri hayali gerçekleştirip kendi işlerinin sahibi olabilirler. Günümüzde internetin çöplük haline gelmiş pek çok sayfasında hibe krediler hakkında bilgi bulmak neredeyse imkansız halde. Bir çok yerde kulaktan dolma bilgilerle kişiler kafalarından uydurdukları bilgileri gerçekmiş gibi anlatarak girişimci insanların umutlarını ve azimleri yok ediyorlar. İşte bu bilgi kirliliği ortamında Hibe Krediler e-kitabı girişimci kişilere rehber olmak için yazılmış bir kaynak rehberdir. Hibe Krediler Kitabı girişimci kişilere hibe ve kredinin ne olduğunu, kimlerin hibe kredi alabileceğini, hibe kredi nasıl alabileceğini ve devletin vermekte olduğu bu olanaktan nasıl yararlanacağını adım adım anlatıyor öğretiyor. Hibe Kredi Kitabı Gerçekte hibe ve krediler çok karışık bir sistemdir. Hibe Kredi kitabındaki bilgiler profesyonelce, anlaşılır bir dilde anlatılmış, herkesin anlayabileceği bir biçimde hazırlanmış kaynaktır. Hibe Kredi almak alanında uzmanlaşmış girişimcilerin görüşleri ve önerileri ile desteklenen kitap, hibe ve kredi alıp kendi işinin başına geçmek isteyen girişimci insanlar için biçilmiş kaftan. Hibe krediler kitabının siz girişimcilere sunduğu bu açıklamaların yanı sıra ücretsiz olarak danışmanlık hizmeti de vermektedir. Hibe Krediler kitabını bir kez satın aldığında ücretsiz olarak danışmanlık hizmetine hak kazanıyorsun. Bununla beraber girişimcilere sağladığı avantajlar bitmiyor tabiki... Projenizi usulüne uygun ve verimli bir biçimde hazırlamanı sağlayacak olan “proje hazırlama klavuzu” ve fikirlerinize destek olacak, hatta daha verimli ve faydalı bir fikir bulabileceğin “bir iş fikri bulma klavuzu” ücretsiz olarak hediye ediliyor. Bütün girişimcilerin faydalanacağını hibe ve kredi fırsatları en güzel ve açıklayıcı biçimde Hibe Kredi Kitabında yazılmış. Siz girişimcilere tavsiye ettiğim Hibe Kredi Kitabını okumadan hibe kredi başvurusu yapmayın! Hibe kredi ye başvururken yapacağın en ufak bir eksiklik bile kredini sonsuza kadar onaylanmamasına neden olabilir. Hibe Krediler Kitabı Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin...
503160ef519d
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
yazmak için yardım istiyorum. uçmak için kanat. çizmek için kağat. yaşamak için hayat. zavallı dordenalla dedi yokluğun efendisi. adı bir arama motorunda bile bulunmayan bir yokluksun sen. oysa benim o kadar yoklumlarım var ki. herkes onlara inanır. sen benim en büyük eserimsin dordenalla. ben başarısız bir efendiydim dordenalla taa ki seni yaratana kadar. bir yokluk yaratmanın en zor kısmı nedir biliyor musun dordenalla. yokluğu fark ettirmemek. fark ettikleri anda var oluyorlar dordenalla. sana kadar dordenalla hep fark ettiler. bir şey dışında dordenalla. olmayan gözlerini merakla açma dordenalla dedi yokluğun efendisi söyleyeceğim elbette. sen benim en büyük eserimsin tüm sırlarımı sana söyleyeceğim. seninle birlikte yok edeceğim. sabırsızlanma benim güzel yokluğum. kimse fark etmedi ilk insanın aslında ilk çocuk olmadığını. çocukluksuz bir insan yarattm ben dordenalla senden bile çok çok önce. herkes o insanı bildi ancak kimse sormadı dordenalla adem hiç çocuk oldu mu diye? oldu dordenalla ancak bunu o dahil kimse fark etmedi.
2de5f0003d62
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Sigaraya başladım. Zaten yıllardır içkinin yanında yıllardır kullanıyordum, iyi oldu. Üç günde dördüncü paket bitti. Boğaz enfeksiyonu geçirdim bu yüzden. Antibiyotiğe başladım. İki gündür çok fazla buz yediğim için de ateşim çıktı. Ayak tırnaklarımı kökünden kopardım. Kanadılar. İki gündür tek başıma bu odanın içindeyim. Aynur Doğan söylüyor şimdi. Ben ölünce bu kadın arkamdan ağıt yaksa olur mu? Sahi siz de kendinizi çok değersiz ve yalnız hissettiğinizde ölümü düşünmüyor musunuz? Hangi şekilde ölmüş olursam olayım, tüm sonuçlarda aslında ne kadar sıradan bir kimse olduğumu anlıyorum öldüğümü düşününce. Herkesin dillendirdiği "eser bırakma" isteği vardır. E bıraktım diyelim? Çok güzel bir şarkı bestelemişim, hatta destanlaşmış, yüzyıllardır dinlenen bir türküymüş bu. bir oğlan dinlemiş, sevdiği kıza açılmış sonra evlenmişler. Sayemde birileri mutlu olmuş. Devrim olmuş ülkemde diyelim, benim sayemde halklar özgürlüğüne kavuşmuş, fotoğraflarım süslüyor meclisin duvarlarını. ben öldükten patronlar artık işçileri sömürmüyormuş. Bir kitap yazmışım ben. Bestsellerdenmiş. Benim yazdığım cümleleri okumuş bir genç kız, gece uykusu gelmiş sonra komidinin üzerine koymuş ışığı kapatıp yatmış. Kitabın kapağında benim ismim yazıyormuş. Çocuğum varmış benim. Onu dünyaya ben getirmişim. Bütün hayvanları, bitkileri, nesneleri, organları ben öğretmişim ona. Ateşin yaktığını, suyun söndürdüğünü, yüzmeyi, okumayı, hücreyi, çeperi ben öğretmişim ona. Ben şu anda ölüyor olsaydım, hala birileri içmeye gidiyor olurdu, patronlar işçileri sömürüyor olurdu, şu bilgisayar şu masanın üzerinde hala duruyor olurdu, dışarıda araba sesleri geliyor olurdu. Ben şu anda ölüyor olsam, hiçbir şey değişmezdi. Dünya yine dönüyor olurdu. Babam hala öbür odada televizyon izliyor olurdu. Bazen ne kadar önemsiyoruz kendimizi.
56219b63d92e
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
yakaran coğrafi şekiller bir 26 Kasım 2012 Pazartesi merhaba canım; burası buzdağının görünen yüzü. soğuk ve insanlar buzdağlarında yaşamıyor. onun yerine buzbağ şaraplarından içip ısınmayı tercih ediyorlar. keşke insanlar buzdağlarına bu kadar önyargılı olmasa görünen yüzünün soğukluğunu umursamasalar ve ellerinde sıcaklık ölçer aletlerle buraya gelmeseler. sıcaklık demek bile benim içimi ısıtmaya yetiyor aslında. keşke insanlar gelip hep birlikte elele tutuşup zirvemde pagan ayinler yapsalar.bana da bir ad verirler belki misal olimpos. o zaman aslında benim o kadar soğuk olmadığımı görürler ve evlerine - ki bu çok hüzünlü bir sözcüktür benim için, ne evim oldu ne de evi olduğum birisi - gittiklerinde annelerine babalarına karılarına kocalarına kızlarına oğullarına benim özümde ne kadar sıcak olduğumu anlatırlar. o kadar sıcakmışım diyelim ki ben görenlerin içini yakıyormuşum ve masallardaki ejderhalar hep benim bağrıma gelip ateşlerini tazeliyorlarmış. merhaba canım ben bir buzdağıyım ve insanlara soğuktan başka bir şeyi hatırlatmadım bu güne kadar. freud ve titanik hariç. 16 Kasım 2012 Cuma vücudumdaki demirbaşları saydım. sonbahar yaz kış ilkbahar. milli eğitim müfredatına girmiş bir organım dedi ki; eğer ilk bahar ve kış arasında yazsaydın bu senin son bahar yazın olurdu. hiçbir şey anlamadım. bir dalağa neden güveneyim ki. alındığında melankoliye sürükleyen bir organa hem de. (not: bu bilgiye güvenebilirsin) saatlerce konuşasım ve bira içesim var. tanımadığım biriyle konuşasım var. ortak bir tanışımız olmayan, aynı yerlerde çocukluğumuzu geçirmediğimiz birine. mümkünse dilsiz olsun. çünkü önce ben konuşacağım. mümkünse sağır olsun. küfür ettiğimde toplumsal da olsa bir baskı bakışına maruz kalmak istemiyorum. ona saatlerce obama'nın neden bir kere daha seçildiğini anlatmak istiyorum ya da ibrahimoviç'in dünkü maçta attığı golü. mümkünse kör olsun. gözünde canlandıramasın anlattıklarımı. sonra o anlatmaya başlasın. mümkünse çok konuşsun, dili yeni açılmış lal misali. hiç susmasın ve ben reis çelik'in an itibari ile son filmi lal gecenin adınında geçen lal'in renk değil de sessiz anlamına geldiğini filmin ingilizce adını gördüğümde anladığımı anlatmak isteyim. ama o buna mahal vermesin. duyduğu en ufak bir sesin hikayesini bile anlatsın bana mesela dalganın vurduğu taşın hikayesi olabilir. belediye sahili biçimlendirmek adına onu oraya koymadan önce nerdeydi ve ne yapıyordu o taş. hangi coğrafyanın mahsulüydü ve jeofizik mühendisleri kendisinden nasıl bir kayaç diye bahsediyordu. bana gördüğü her şeyi anlatsın, her şeyi ama. piksel piksel. bunu beni pikseler anlatmam diyeceği şeyleri bile. 14 Kasım 2012 Çarşamba "hobilerim; müzik dinlemek, kitap okumak, hacca gitmek, zekat vermek..." f.b. kitap okumak sevişmek gibi. verdiği haz değil demek istediğim, sürecin gelişimi. hazları kıyaslarsam kitap okumak; sevişmenin ölçekli çizimi gibi. ölçeği hesap etmek için lise coğrafya kitaplarından yola çıkıp, esrarlı alemlerde yoldan çıkıyoruz. matematiksel bir takım işlemden sonra a sıkılma katsayısı olmakla birlikte; sevişmek= a/kitabın sayfa sayısı. her insan göre değişmez bu a kitaba göre değişir bu sebeple basit bir denklemdir. a ne kadar küçükse o kadar sevişmeye yakınsar okuduğunuz kitap. süreçten bahsedecektim. tüm gün boyunca eve gitsem de okuduğum bir kitap var şu an elimde. iki gecedir okuyorum. nerdeyse bir yıldır kitaplıkta duruyor, dönemin çok tavsiye edilen çok okunan yazarlarından birisi. geçen sene idefixin kitap fuarı sırasında almıştım da öyle duruyordu. kaç kez bakıştık, kaç kez birlikte yolculuk yaptık kitapla saymadım. ama epeyce çok. ha okudum ha okucam diye çantamda durdu, yatağımın başında durdu. yeri geldi hasta oldum bana çorba kaynattı ama sevişmiyorduk. umudu da kesmiştik artık zaten birbirimizden. taa ki pazartesi gecesine kadar. uyumak için kitap okuyayım dedim. sanki ilk kez görüyormuşum gibi aldım elime kitabı. açtım kapağını o da anladı bu seferki yakınlaşmamızın diğerlerinden farklı olduğunu ve kendini bıraktı bana, ben kendimi bıraktım ona. sevişmek gibi. hep farklı farklı gelişiyor süreçler mesela eski bir kitabım vardı kitapçıda gördüğüm andan itibaren onunla sevişeceğimizi biliyordum. eve kadar sabredemedim yolda başladık. bir sürü kitabımla sadece sevişmek için seviştim. yıllarını birlikte geçirmiş karı koca gibi. hepsinin tadı farklıydı biliyorum, kimisi iyi kimisi kötü. kimisi hiç bitmesin istedim, kimisini yarıda bıraktım. kitap okumak fena halde sevişmeye benzer, süreç yani. arabeskli futbollu aşk hikayesi 5 Kasım 2012 Pazartesi kağıt üzerinde senin kazanacağın bir müsabakaydı oysa ben beraberlik yazalım demiştim. böylelikle ayrılmayacaktık. hakemlere ve zamana rağmen sonsuza kadar tabelada sıfır sıfır görünebilirdi. maça tutkulu başlayan sendin her zamanki gibi, ben seni seyretmekten alıkoyamıyordum kendimi. şiir gibi denir ya, işte öyleydi oyunun. saçların çok etkiliydi, gözlerin vardı saçlarını besleyen, sonra memelerin vardı, memelerin kahramandı. seyir zevkin öyle yüksekti ki, aşk namına ne varsa sendeydi. bense kendi sahama çekilmiş çok şükür bu sefer de gol olmadı diyordum. sonra sonra artık dayanamaz hale geldim sana. daha yeni başlamış sayılırdık sen öne geçtin hakem saymadı, bu da mı gol değil diye bağırdık ıslak gözlerimizle hakeme koşarak. biliyorduk ikimizde gerçeği. ancak elden ne gelir kurallar çok açık. sonra sen de yoruldun mu ne oldu bilmem kaybettin hakimiyeti, orta alanda bir sende bir bende sıkıcı bir oyun. oysa sen sıkıcı oynamayı sevmezdin. benim zaman zaman senin kalbine doğru kontraatağa çıkıyordum. hissediyordum pırpır ediyordu. orası senin zayıf tarafın mıydı en güçlü tarafın mıydı hiç bilmiyorum. sonra ne olduysa düdük çaldı. biraz ara vermeliyiz dedik. sonra bir düdük çaldı sende ve bende bazı değişiklikler vardı artık. roller mi değişti ne bu sefer saldırmaktan alıkoyamıyordum kendimi, çok sürmedi ama bu heyecan da. sonra sen gene bir baktın bana, ikinci yarıda bakışların girmişti oyuna, ben senin bir bakışına o sahaya tüm takımı gömerdim ama sen bilemedin bunu. öyle böyle vakit geçiyordu işte cılız bir ben bastıran bir sen. ancak ben zaten razıydım beraberliğe. söylemiş miydim ben bir ömür beraberliğe gelmiştim. fakat zaman geçiyordu ve sen artık durdurulmaz oldun. böyle berabere bitecek herhalde dedim bir an. kendi kendime seviniyordum hakem saatine bakıyordu. tamam diyordum sonsuza kadar beraberiz. ancak o da ne sözlerin bir vurdu. ve sen kazandın. fonda herman heder vardı. acımı sadece dailymotionda söylüyordu. 2 Kasım 2012 Cuma bir onur ünlü söyleşisine gitmeliyim. ona taa ah muhsin ünlü zamanlarıyla ilgili bir soru soracağım. Kaydol: Kayıtlar (Atom)
fa0b910eeb36
[ "c4", "fineweb2", "hplt2" ]
-Elite Squad (Özel Birlik) / Tropa de Elite 2 2010 Brezilya / Türkçe Altyazılı- IMDB Puanı: 8.6/10 Tür: Aksiyon, Polisiye, Politik, Suç Yönetmen: José Padilha Oyuncular: Andre Ramiro, Fabricio Boliveira, Maria Ribeiro, Milhem Cortaz, Rod Carvalho, Sandro Rocha Müzik: Pedro Bromfman Süre: 1 saat 55 dk Brezilya’daki kirli işler çığırından çıkmaya başlamıştır. Polis – siyaset – mafya arasındaki organik bağlar sadece belli bir kesimin çıkarlarına hizmet etmektedir. Bu düzene son vermek amaçlı kurulan Özel Birlik, oldukça radikal yöntemler uygulayacaktır.. IMDB puanı oldukça yüksek seviyelerde olan ve Güney Amerika’daki kirli işleri tüm çıplaklığıyla göz önüne seren bu yapım, City Of God (Tanrıkent) filmi ile kıyaslanabilecek kadar kaliteli ve özgün.. Mevcut düzeni oldukça yakından inceleyen ve dünyanın bütün ülkelerindeki kirli ağların nasıl oluştuğuna dikkat çeken bu filmi VizyonFilmizle.Net olarak sizlere sunuyor; yorumlarınızı bekliyoruz.
aedd2f01f4b3
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Basma yaylar, metal veya metal alaşımdan yapılan ve üzerine yüklenen yükün etkisi yönünde esneyerek bu etkiyi karşılayan ve üzerindeki yük kalktığında depoladığı enerjinin etkisi ile ilk urumunu alan elemanlardır.Genellikle yuvarlak kesitli telin, vida dişi helisi şeklinde ve silindir biçiminde sarılarak meydana getirilen yaya, silindirik helisel yay denir. Silindirik helisel Basma Yaylarda kuvvetler lineer olarak elde edilir. Lineer olmayan kuvvetler elde etmek için fıçı veya konik yaylar imal edilir. Basma yaylarda, ortalama yay çapının, tel çapına oranına, sarım oranı (yay indeksi) denir ve bu oranın 4 ile 11 arasında olması tercih edilmelidir. Yayın oturma yüzeyine dik durmasının istendiği durumlarda yayın kapalı uçları taşlanarak düzgün bir oturma yüzeyi sağlanır.
219341de3428
[ "c4", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Bilardo oyunlarından güzel bir oyun sizlerle. Bu oyunumuzda yapmanız gereken, topları en kısa süre içinde deliklerden içeri sokmak. Farenizi kullanarak oyunumuzda kontrolü sağlayabilir ve toplara vuruş yaparak onları deliklerden içeri sokabilirsiniz. Topları deliklerden içeri sokabilmeniz için çok dikkatli bir vuruş yapmanız gerekiyor. Farenizle ıstakayı geriye doğru çekin. Daha sonra farenizin sol tuşuna tıklayarak topa vuruş yapabilirsiniz. Istakanın ucu topa ne kadar uzak olursa vuruşunuzda o kadar hızlı olur. Yavaş vuruşlar yapmanız gereken yerlerde ıstakanın ucunu topa yaklaştırarak ince bir ayar yapın. Daha sonra yine farenizin sol tuşuna tıklayarak yavaş bir vuruş yapabilirsiniz. Oyunumuzu oynamaya devam edin ve en kısa süre içinde bütün topları deliklerden içeri sokmaya çalışın. Oyunumuzun yüklenmesinin ardından START tuşuna tıklayarak hemen oynamaya başlayabilirsiniz.
9f276eba3125
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Bilardo oyunları arasına sizler için bir yeni oyun daha eklendi. Bu oyunumuzda yapmanız gereken süreniz dolmadan bütün topları deliklerden içeri sokmak. Oyunumuzun yüklenmesinin ardından ekranda bulunan PLAY tuşuna tıklayın. Daha sonra karşınıza çeşitli bilardo oyunları gelecek. Bilardo oyunları arasından birini seçtikten sonra ekranda gördüğünüz PLAY tuşuna tıklayarak hemen oyunumuzu oynamaya başlayabilirsiniz. Birinci oyunda masada bulunan bomba toplarını deliklerden içeri sokmaya çalışın. Toplara vuruş gücünü ayarlamak için farenizin sol tuşuna basılı tutup bırakabilirsiniz. Severek ve keyifle oynayabileceğiniz bu güzel bilardo oyunumuzda sizlere başarılar dileriz.
3c88cea7bf65
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Maç oyunları arasına sizler için mükemmel bir oyun daha eklendi. Bu oyunumuzda, dünya kupasına hak kazanan ülkelerden birini seçerek oyunumuza başlayabilirsiniz. Hemen oyunumuza başlayın ve karşınıza çıkan her rakip takımı yenerek dünya kupasına kazanmaya çalışın. Yön tuşları ile futbolcuları kontrol edebilirsiniz. Oyuncular arası geçiş yapmak için Z tuşuna basın. Oyuncular arası geçiş yaparak topa en yakın olan oyuncunuzu kontrol ederek topa müdahale edebilirsiniz. Rakiplerinizle mücadele etmeye devam edin ve bütün maçları alarak dünya kupasını kazanmaya çalışın.
45ea58dc334a
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Kamyon oyunları arasına sizler için yeni bir oyun daha eklendi. Mükemmel bir kamyon oyunu oynamaya hazır olun. Bu oyunumuzda size verilen kamyonu kullanarak aksiyon dolu bir yolculuğa başlayın. Kamyonu çok dikkatli kullanarak kaza yapmadan ilerlemeye devam edin. Karşınıza çıkan bisikletlileri ezerek puan kazanabilirsiniz. Sadece yön tuşlarını kullanarak oyunumuzu oynayabilirsiniz. Otobanda ilerlemeye devam edin ve bölüm geçmek için bitiş çizgisine ulaşmaya çalışın. Oyunumuzda 6 canınız bulunuyor. Altı sefer kaza yaparsanız oyunumuzda başarısız olursunuz. Oyunumuzun yüklenmesinin ardından PLAY tuşuna tıklayarak hemen oynamaya başlayabilirsiniz. Severek oynayabileceğiniz bu mükemmel kamyon oyunumuzda sizlere başarılar dileriz!
9a2767eca018
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
“Hayata bir tuğla daha” Uzunyayla Şirketler Grubu olarak inşaat, yapı, üretim, enerji ve dış ticaret alanlarında dünya standartlarındaki projelerle 1995’ten beri Türkiye ekonomisinin gelişmesine hizmet ediyoruz. 20 yıldan fazla zamandır biriktirdiğimiz tecrübe ile sürekli yenilenerek sadece bizden beklenenleri değil ötesini de görmek için çalışıyoruz. Çünkü biz sadece bina üretmiyor, hayata bir tuğla daha koyuyor, enerji veriyor, değer katıyoruz. Hızla değişen dünya ile rekabet edebilecek yenilikçi, özgün projeler, fikirler ve ürünleri, ileri teknoloji ile donanmış yapımız ve yüksek mühendislik dehamızla hayata geçiriyoruz. Hedeflerimizi başarabilmek için evrensel değerlerden güç alıyoruz. Bütün iş süreçlerinde dürüstlükten ve kaliteden ödün vermeden, çalışanlarımızla büyük bir takım sinerjisi oluşturarak birlikte hareket ediyor, bizden sonraki nesillere miras bırakılacak değerler üretiyoruz. Araştırma ve geliştirme çalışmalarımızı bu idealle yaparken amacımız; uygulanabilir, dünyamıza artılar katan, doğayı ve çevreyi ihmal etmeden, geleceği güvenle inşa eden kazançlı işler ortaya koymak… Başarılarımız hep şu üç temel ayak üzerinde yükseliyor: Sürdürülebilir kalite Her zaman katma değeri yüksek işler çıkarmak için personelden fikire, tasarımdan üretime ve malzemeye kadar tüm seçimlerimizde gerçek kaliteye bakıyoruz. Fakat kalitemizin sürdürülebilir olması şart. Bunu; süreç iyileştirme, kaynak kullanım optimizasyonu, performans ölçme teknikleri ile sağlıyoruz. Böylece kalite standartlarımız korunuyor, yükseliyor ve bizi amacımıza ulaştırıyor. Güven veren işler Sağlık ve güvenlik önce kendimizden başlar, sonra tüm işlerimize yayılır. Kanun ve mevzuata uygun yüksek standartlarla oluşturduğumuz yönetim sistemi ile çalışanlarımıza ve iş yaptığımız herkese sağlıklı, güvenli ve huzurlu çalışma ortamları tasarlıyoruz. Konu, güvenlik olunca, ne gerekiyorsa yapar, işimizi mutlaka sağlama alırız. Böylece, biz işimize, müşterilerimiz de bize güvenir. Çevremize mutluluk saçıyoruz Projelerimizi tasarlarken, hedeflerimizi belirlerken kendimize de müşterilerimize de değer katmak için uğraşıyoruz. Ancak biz kazanırken çevremiz kaybetmesin diye fikirlerimizi en zararsız biçimde hayata geçirmek için çok yönlü düşünüyor, tüm varlıklarımızı akıllıca seferber ediyoruz. Projemizin çevreye uyumlu olması için sorumluluklarımızın farkındayız. Ulusal ve yerel yönetmeliklere, müşteri şartnamesine göre hareket ederek, çevre politikamıza çalışanlarımızın ve tedarikçilerimizin de uymasına hassasiyet gösteriyoruz. Çevreye zarar vermemek, kirliliğe neden olmamak adına planlamamızı özenle yaparak malzemelerimizi ve doğal kaynaklarımızı doğru kullanarak israfa izin vermiyoruz. Kendimize de dünyamıza saygımız sonsuz… Çünkü biz sadece maddi katma değer değil, başta da belirttiğimiz gibi geleceğe miras bırakabileceğimiz güzellikler üretme peşindeyiz. Tamamladığımız her yeni proje, teslim ettiğimiz her iş, verdiğimiz her hizmetle, hayatı mutlulukla yeniden üretiyoruz. Bu da bizi ve müşterilerimizi hayalimizdeki dünyaya hep bir adım daha yaklaştırıyor. Firma olarak benimsediğimiz 3 temel çalışma politikası vardır. Bunlar aşağıdaki gibidir: Faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde hizmet ve ürün kalitesiyle birlikte rekabetçi konumu ile tercih edilen hem bölgesel hem de küresel ölçekte faal bir firma olmak.
0a4b4659092d
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Konutlarda ısı yalıtımının bir gereksinim haline gelmesi ile birlikte parapetler de ısı yalıtım malzemeleri elemanları yardımıyla kaplanmaktadır. Yalıtımlı dış cephe kaplaması ile parapet birleşiminin ağzının açık olması bu alanlarda kar ve su sızıntısını engellemek sebebi ile uygun malzemede bir harpuşta ile kapatılması zorunluluğunu getirmektedir. Harpuşta uygulamalarında mermer, taş, alüminyum ve çinko malzemeleri yaygın olarak kullanılmakta ve konutlarınıza değer katmaktadır..
e2a681b78fec
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Artık hepimize yetti… Önüne gelen savaş ilân etti… nifak soktu, sorun üretti ve masum insanların sırtından geçindi. Hiçbirimiz bunu istemiyoruz ! BİZ BARIŞ İSTİYORUZ ! Çünkü barış olduğunda biz özgürüz, mutluyuz, olabileceğimizin en mükemmeliyiz. Biz bu dünyaya “idare etmek” için gelmedik, mutlu olmak için geldik. Aklımızın, kalbimizin, vücudumuzun inanılmaz potansiyelini kullanmak ve en mükemmele erişmek için geldik. Bu yaradılışın bir anlâmı var ve buna giden yol barıştan geçiyor. BİZ DÜNYA BARIŞI İLÂN EDİYORUZ ! Çünkü artık bize cehennemi getirmek isteyenlerin oyunlarını görüyoruz ve oynamaktan vazgeçiyoruz.
d4de08c7ee25
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Program Arşivi ve Sohbet Programları Forumunda Msnden Skypea Geçiş Nasıl Yapılır ? Konusunu Okuyorsunuz.. 22 Mayıs 2013 08:44 Devamlı Üye Msnden Skypea Geçiş Nasıl Yapılır ? Msnden Skypea Geçiş Nasıl Yapabilir ve Nasıl İndirebiliriz? Skype tıpkı msn hesabınız gibidir . Burada ücretsiz ve görüntülü konuşma yapabilirsiniz. Şimdi nasıl indireceğimize ve kullanacağımıza bir göz atalım. Şimdi kullanmaya başlayabilirsiniz. 28 Mayıs 2014 17:20 5 üzerinden 5.00 | Toplam :
42f393f65826
[ "fineweb2", "hplt2" ]
PKK´nın sinsi taktikleri sürüyor. Güvenlik güçlerinin PKK´nın sinsi taktikleri ile mücadelesi sürüyor Teröristler, güvenlik güçlerine yönelik sinsi taktikler kullanıyor. Su birikintisi ve beşiklere dahi patlayıcı tuzaklayan teröristler, toprak altındaki bombaları gizlemek için çim ekip fidan dikiyor. PKK´lı teröristler, Şırnak merkezi ile Cizre, İdil ve Silopi, Mardin´in Nusaybin, Dargeçit ve Derik, Diyarbakır´ın Sur, Hakkari´nin Yüksekova ilçelerinde akla gelmeyecek yöntemlerle hain saldırılar gerçekleştiriyor. Daha önce barikat ve çukurlara tuzakladıkları el yapımı patlayıcıları, güvenlik güçleri yaklaştığı anda infilak ettiren teröristler, bomba imha uzmanlarınca patlayıcıların uzaktan kontrollü şekilde etkisiz hale getirilmesinin ardından taktik değiştirdi. Teröristler, artık patlayıcıları barikat ve çukurların 2-3 metre önüne tuzaklayarak, güvenlik güçlerine haince saldırılar gerçekleştiriyor. Bomba tuzakladıkları noktalara fidan dikiyorlar El yapımı patlayıcıları, su birikintilerine, Kur´an-ı Kerimlerin altına, kapıların arkasına, beşik ve tencerelerin içine bile tuzaklayan örgüt mensupları, toprağın altına yerleştirdikleri bombaların fark edilmemesi için de çim ekip fidan dikiyor. Patlayıcı yerleştirdikleri duvarlara sıva yapıyorlar Daha önce Kur-an´ı Kerimlerin altına, kalorifer peteklerinin arasına, valiz ve beşiklere patlayıcı yerleştiren terör örgütü mensupları, son zamanlarda alçıdan yaptıkları parke taşlarına bomba koyuyor, kırdıkları binaların duvarlarına patlayıcı yerleştirdikten sonra tekrar sıva yapıyor. Bir kez ateş edip kaçıyorlar Yerlerinin tespit edilmemesi için bulundukları binaların duvarlarına açtıkları deliklerden sadece bir kez ateş edip kaçan teröristler, hain saldırılarında "Dragunov", "Zagros" ve "Kanas" marka keskin nişancı tüfekleri ile zırh delici mermiler kullanıyor. Evler arasında halatlarla geçiş Bitişik evler arasında kısa sürede geçiş yapmak amacıyla duvarları kıran örgüt mensupları, çok katlı binalarda ise alt katların tavanlarını delerek uzattıkları halatlarla daireler arasında geçiş sağlıyor.
07c7d167c6e2
[ "c4", "fineweb2", "hplt2" ]
Sözde Cahiliye Devri Arap yarımadası, İslam öncesi dönemlerde şehir devletleri ve bağımsız kabilelerden oluşan toplum ve idari yapıya sahipti. İlk defa Hicaz bölgesinde İslamiyet’le birlikte bir devlet kurulmuştur. Arabistan köklü geçmişe ve kültüre sahip olan İran ve Bizans devletlerine komşu olduğundan bu iki kültürden büyük oranda etkilenmiştir Yarımadanın içindeki göçler sebebiyle hemen hemen her tarafında çeşitli din ve fikir cereyanlar Arabistan’da tanınmış ve yerleşmiştir. Bu cereyanlar yarımadada az yada çok taraftara sahip olduğu gibi belirli bölgelerde de ortaya çıkmıştır. İşte bu canlı kültürel yapı sonuçta islamı doğuran Arap kültürünü oluşturmuştur. Araplar arasında İslamiyet’ten önce Sabiilik, Mecusilik, Putperestlik, Haniflik, Yahudilik ve Hristiyanlık gibi dinler yayılmış ve Araplar üzerinde birçok tesirler meydana getirmiştir. İslam’dan önce Araplar, Güneyli-Kuzeyli veya Adnani-Kahtani olmak üzere iki gruba ayrılmış olarak karşımıza çıkmaktadır. İklim ve coğrafyanın gereği olarak bedevi bir hayat yaşayan Araplar, din olarak da totemizm, animizm ve fetişizm gibi aşamalardan sonra gelen putperestliği benimsemiştir. (Şemseddin Günaltay, İslam Öncesi Araplar ve Dinleri, Ankara 1997, s. 63) Arap yarımadası, gerek kuzey-güney ve gerekse doğu-batı arasında ticaret yolları üzerinde bulunmaları sebebiyle çok eski devirlerden beri birçok medeniyet ve dinlere beşiklik etmiştir. Ancak çevrelerindeki milletlerden etkilenerek bünyelerinde birçok değişiklikler meydana gelmiştir. Tarihte bu devir Araplarından bahsedilirken “Cahiliye çağı” deyimi kullanılmaktadır. (Neşet Çağatay, İslam Öncesi Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, A.Ü.İ.F. Ankara) İslam öncesi “Cahiliye Devri” ifadesinden Arapların bütün medeniyetlerden mahrum oldukları sonucu çıkarılmamalıdır. Hatta bazı kaynaklar, ilmin zıddı anlamındaki cehaleti İslam öncesi Araplar için kullanmaktan kaçınmış, bu ifadenin İslam öncesi dönemi belirtme için kullanıldığını kaydetmişlerdir. Gerçekte İslamiyet Öncesi Arap Yarımadasında canlı siyasi ve kültürel hayat sözkonusudur. (Kaynak: Risalet Öncesinde Arap Yarımadasında Dinler ve Bir Peygamber Beklentisi – İ.F.D. 6 (2001) S.87-102) A-Siyasi ve Sosyal Yapı Siyasi anlamda kabileler halinde yaşayan Arapların her kabilesi ayrı bir cemaat hüviyeti taşımakta, bağımsızlıklarını ve özgürlüklerini kendi ellerinde bulundurmaktaydı. Ancak tehlikeli durumlarda savunma yapmak amacıyla kabileler birlikte hareket ederlerdi. Sosyal yapı bakımından Arap toplumunda hür, esir ve mevali (özgürlüğü almış esirler veya Arap olmayanlar) şeklinde üç çeşit sınıf vardı. Özgür insanlar ortak bir yaşam sürdürmelerine rağmen bunlar arasında birtakım ayrıcalıkları olanlar mevcuttu. Sözde Cahiliye devrinde Arap Yarımadası canlı bir kültürel yapıya ve çok çeşitli dinlere evsahipliği yapmaktaydı. Arap toplumunda iktisadi ve kültürel hayatın önemli bir parçasını panayırlar oluşturmaktaydı. Bu panayırlar senede bir ve belirli günlerde tesis edilirdi. Buraya her taraftan ve her kesimden insanlar gelirdi. Siyasi faaliyetlerin yanı sıra adli ve kültürel faaliyetlerin de yürütüldüğü ve yıl boyunca muhtelif yerlerde kurulan bu panayırlar tüccarlar için de önemli bir müesseseydi. Bu panayırların en meşhurları; ‘Ukâz, Mecenne ve Zül-mecaz’dır. Bunlardan Ukaz; Taif ile Necd arasında bir yerde Mekke’ye üç merhale ilerde idi. Mecenne ise Mekke’nin batısında yer alan bir kasabanın veya dağın ismidir. Zül-Mecaz ise Arafat yakınındadır. Araplarda ticaret bir hayli gelişmiş, ticaret merkezleri kurulmuş ve ticari anlaşmalar yapılmıştır. Belli başlı kervan yollarının da bulunduğu bir bölge olan Arabistan’da sadece erkekler değil, kadınlar da ticaretle meşgul olmuşlardır. Arapların ticarette ileri gitmelerinin başlıca sebebi, bu bölgenin orta noktada yer alması ve komşularıyla dil yakınlığının bulunmasıdır. Kara ticaretinin yanında deniz ticareti de gelişmiş ve böylece Araplar ticarette bir hayli ilerleme kaydetmişlerdir. Arap bölgesi, aynı zamanda edebi bir merkezdir. Az önce kendisinden söz edilen panayırlar sadece ticaret için değil, bilimsel faaliyetler için de bir merkez durumundadır. Çeşitli yazı türleri, astroloji, ilkel yöntemlerle meteoroloji ve bunlara dayalı olarak mitoloji gelişmiştir. Kahinlik de bir hayli gelişmiş ve güçlü şairlerin yetişmesine sebep olmuştur. Öyle ki Araplar, “sonrakilere kalır da dilden dile yayılır” diye şairlerin hicivlerinden korkar hale gelmişlerdir. E-Din Hürriyeti İslamiyet öncesi Arap Yarımadasında Putpereslik, Sabilik, Musevilik, Hıristiyanlık, Mecusilik ve Haniflik, vb… Dinleri barış ve hoşgörü içerisinde yüzyıllarca birarada yaşamışlardır. Bu hoşgörü ve barış ortamı İslamın ortaya çıkmasıyla bozulmuş, müslümanlıktaki katı hoşgörüsüzlük neticesi birdizi savaşlar, sürgünler ve katliamlar sonucu bu dinlerin kökü kazınmış vede Arap yarımadasında din özgürlüğü sona ermiştir. F-Cahiliye Devri Yalanları Cahiliye devrine ait, gerçek olmayan veya çok abartılarak verilen, insanları islamın ne kadar mükemmel bir din olduğunu anlatmak için uydurulan yalanlardır. 1-Cahiliye döneminden önce kız çocuklar doğar doğmaz gömülüyordu denir. Soruyorum madem kızlar gömülüyordu bu insanlar nasıl ürüyordu? Hz.Muhammed’in annesi aslında erkek miydi? cahiliye döneminde kızların diri diri gömüldüğünü iddia edenler; islamdan sonra ne değişti? Artık kadınlar diri diri beline kadar gömülüp taşlanarak öldürülmüyor mu? 2-Cahiliye devrinde insanlar cahildi. o yüzden adı cahiliye. Yukarıda kısa ve öz anlatıldığı gibi islam öncesi Arap yarımadasında ki kültürel yapı günümüzle kıyaslanamayacak kadar çeşitli ve canlıydı. İslam öncesinde farklı dinler ve uluslar barış içinde aynı şehri ve coğrafyayı paylaşıyor, günümüzde Arabistanda hayal bile edilemeyecek bir hoş görü ortamında yaşıyorlardı. Bu sözü söyleyenlere; İslam öncesi Arap yarımadasındaki canlı ticaret, panayırlar, değişik dinlerin bir arada barış ve huzur içinde yaşaması, Şairler, şiir yarışmaları nedir peki? Diye sormak gerekir. 3-İslamdan önce herkes putlara tapardı. kabede putlar vardı. şimdi putlara tapmıyoruz. kabenin etrafında 7 defa dönmek, şeytan taşlamak, günde 5 kere kabeye karşı namaz kılmak ve hacerül esvet taşını öpmek ve şefaat dilemek nedir söyler misiniz? G-Cahiliye Devri Gerçekleri İslam öncesi Cahiliye döneminin önemini küçümsememeliyiz. Unutmayalım ki Cahiliye devri İslamın doğduğu ve geliştiği bir dönemdir, kısacası İslamı Cahiliye devri yarattı diyebiliriz. Aslına bakarsanız günümüz İslam ülkelerinde Cahiliye Dönemi kanlı canlı devam da etmektedir. Cahiliye döneminin kriteri İslam dini ise ve bu dönem İslam’ı yaratmışsa, cahiliye dönemi İslam yaşadıkca var olmaya devam edecek demektir. Çünkü günümüzde İslam inancını oluşturan bütün dini öğretiler cahiliye devri denen bu dönemde ki Putperes Arap geleneklerinin biraz değiştirilip Musevilik ile harmanlanması sonucu meydana gelmiştir. İslam kültürünün ana kaynağı Cahiliye devri Arap kültürüdür. Gerçekten de günümüzde şeriatle yönetilen bütün Müslüman ülkelerde bu dönem kanlı canlı yaşanmaktadır. İslamın Cahiliye devrinden ithal ettiği ve daha da katı hale getirdiği bütün öğretiler bu ülkelerde günümüzde uygulanmaktadır örneğin İran’da Müslüman’lar Tahran üniversitesinde zorunlu toplu cuma namazları kılmakta, şeriat ülkede terör estirmekte ve kadınları acımasız idama götürmektedir. İslami öğretide ki kadını aşalayıcı hükümler nedeniyle İslam ülkelerinde ve özellikle şeriat hükümlerinin katı uygulandığı Afganistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde kadınların can ve mal güvenliği yoktur. Bu ülkelerde kadınlar alenen dövülmekte ve yüzleri, gözleri kezzapla yakılmaktadır. Suudi Arabistanda kadınların araba kullanmasına bile izin verilmemektedir. Sudan’da ve Nijerya’da, ırzlarına geçilen yani tecavüze uğrayan kadınlar recm ile cezalandırılmaktadırlar. Bütün bu gerçeklere rağmen gene aynı islam çoğrafyasında din propagandası yapanlar tarafından İslam’ın kadınların haklarını verdiği ve İslamın kadını yücelttiği yalanı etrafa yayılmıştır. bu çoğrafyanın en büyük talihsizliği İslamın İlahi bir öğretiye çevirdiği için kalıcı hale gelmiş Ortacağ Arap kültürünü yaşamak zorunda kalmasıdır. Bütün bu uygulamlar aşağıda değineceğim diğerleri de cahiliye denen dönemden kalmışlardır. Cahiliye dönemine ve o dönemin ürünü olan İslam’a ait batıl inançlar Ülkemizde özellikle Anadolu’nun küçük köy ve kasabalarında değişmeden devam etmektedir. Destursuz işememek, karanlık bir yolda yürürken cinleri kaçırmak için iple bir teneke kutuyu çekmek, doğum yapan kadınları şeytanın etkisinden korumak için plasentayı evin uzağında bir yere gömmek, cin çıkarmak, şeytan taşlamak, kaybolan bir malı bulmak için 40 kere Yasin okumak, eşiği önce sağ ayakla geçmek, göbeğe yazı yazdırmak, muska taşımak ve daha aklıma gelmeyen yüzlerce batıl inanç günümüz İslam ülkelerinde sağdır ve sıhhattedir. Evet. Cahiliye dönemi diye bir dönem varsa, Müslüman’ların o dönemi henüz aşmadıklarını söyleyebiliriz. Çünkü İslam’ın tanımını yaptığı bir cahiliye dönemi hiç bir zaman olmamıştır. Yukarda değindiğim cahiliye dönemi, İslam’ın neden olduğu cahiliye dönemidir. İslam’dan önceki dönemi, cahiliye dönemi olarak nitelendirmekte israr edenler için şu kadarını hatırlatmakta yarar var: İslam, kendisinden önceki dönem için cahiliye dönemi terimini kullanmıştır ama, o dönemdeki bütün gelenek ve görenekleri, batıl olsun olmasın bütün inançları, bünyesine almış ve günümüze kadar taşımıştır. İslam’la kaynaşan o gelenekler yasallaşmış ve daha kabul edilir hale gelmişlerdir. Onları teker teker saymaya gerek bile yoktur. İslam öncesi cahiliye dönemi yoktur. 1400 yıldır devam eden bir cahiliye dönemi vardır. DAB Mustafa Yeşil
360a1fead5e5
[ "c4", "culturax", "hplt2", "vngrs" ]
ÖNDER İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği, Peygamberimizin doğumunun 1442. yılı münasebeti ile Sinan Erdem Spor Kompleksinde şölen havasında bir Kutlu Doğum Programı gerçekleştirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve binlerce İmam-Hatipli'nin katıldığı programda Kutlu doğum coşkusu salona sığmadı. ÖNDER İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği’nin organizasyonunda; Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, İlim Yayma Vakfı ve Türkiye Gençlik ve Eğitim Hizmet Vakfı'nın (TÜRGEV) ile ortaklaşa düzenlenen Kutlu Doğum Programı dün Sinan Erdem Spor Kompleksinde Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan eşi kızları, oğlu ve torunları, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Belediye Başkanları çok sayıda protokol üyesi ve 20 bini aşkın imam hatip öğrencisinin katılımı ile gerçekleşti. ÖNDER BAŞKANI KORKUT BİNLERCE GENCE SESLENDİ Programın teması olan “EDEB” üzerine söylenen ilahiler ve düzenlenen gösteriler ile başlayan programda öğrencilerin coşkusu ÖNDER Genel Başkanı Dr. Hüseyin Korkut’un selamlama konuşması ile bir kat daha arttı. Korkut; Başbakanı, Bakanları, Protokolü, STK Temsilcilerini ve imam-hatip öğrencilerini selamlayarak başladığı konuşmasına şöyle devam etti; “Hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi hepinizin üzerine olsun. Konuşmama başlarken bizi yoktan var eden, iman ve İslam nimetiyle şereflendiren yüce Rabbimize sonsuz hamd-u senalar ediyorum. Âlemlere rahmet, bizlere hidayet vesilesi olarak gönderilen Edeb Muallimi, Biricik Önderimiz, Rasul-i Ekrem Efendimize salât-u selam olsun. Geleneksel hale gelen Kutlu Doğum Programımızı teşriflerinizden ve bu anlamlı günü zenginleştirmenizden ötürü program tertip heyeti adına hepinize en içten teşekkürlerimi sunarım. Uzaktan yakından salonumuza teşrif eden camiamızın asil mensuplarıyla bir başka vesileyle daha birlikte olmak şüphesiz hepimiz için büyük bir bahtiyarlık vesilesidir. Bize bu kutlu iklimi yaşattığı için Rabbimiz Teâlâ’ya ne kadar hamd etsek azdır. "ONLARCA ETKİNLİK DÜZENLEDİK" Bildiğiniz üzere, bu yılki Kutlu Doğum Etkinliklerimizin ana temasını “edeb” olarak belirledik. Bu tema etrafında yurdumuzun dört bir yanında birkaç aya yayılan sürede onlarca seri etkinlik düzenledik. Okullarımızda edeb konferansları tertip ettik; gönüllü hatiplerimizin destekleriyle edeb kavramı hakkında farkındalık oluşturmaya çalıştık. Edeb hakkında Rabbimizin ayetlerini ve Peygamberimizin hadislerini içeren, ayrıca edebin kültür ve sanat geleneğimizdeki yansımalarına yer veren bir Edeb Kitapçığı hazırladık. 500.000 adet olarak bastırdığımız ve bugün size takdim ettiğimiz Edeb Kitapçığını, inşAllah, Türkiye’deki bütün İmam-Hatip öğrencilerine kısa zaman içerisinde ulaştırmış olacağız. Bunun yanısıra eğitim çalışmalarımızda kullanmak üzere “Hayatın Sanatı: Edeb” başlığıyla az önce kısa versiyonunu izlediğimiz 20 dakikalık eğitici bir tanıtım filmi hazırladık. Bunu da İmam-Hatip okullarındaki eğitimcilerimize sunmak suretiyle yardımcı ders materyali olarak kullanılmasını sağlamış olacağız. Edeb elçileri projemiz sayesinde görev alan binlerce gönüllü elçimiz aracılığıyla toplumumuzdaki edeb farkındalığını geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca edeb hakkında bir ‘eğitim modülü’ hazırlayarak bütün yurtta sürekli eğitimler vermeyi, klasik edeb literatüründen okumalar yapmayı, bu konuda algıyı canlı tutacak benzer etkinlikler düzenlemeyi planlıyoruz. "İMAM-HATİP NESLİ OLARAK “EDEB YÂ HÛ” DEMEK" Bütün bu girişim ve çabalarımızla yapmak istediğimiz şey, İslam Dininin Aziz Öğreticisi Peygamber Efendimizin insanlığa miras bıraktığı Edeb Medeniyeti’nin üstün değerlerini ve yüce meziyetlerini nazarlarınıza vermek ve bir kez daha insanlık önünde İmam-Hatip nesli olarak “Edeb Yâ Hû” demektir. Zira biliyoruz ki bizleri dünyaya anlatan en kilit anlam bizim edebimizde yatmaktadır. Rabbimize, kendimize, çevremize ve bütün evrene karşı olan edebimiz, İmam-Hatip misyonumuzu en güzel şekilde özetlemektedir. Bizim temel amacımız, edeb tacını giyerek insanlık onurunu korumak ve insan olmanın erdemini ilelebet yaşatmaktır. Edeb’i kendisinden en güzel şekilde öğrendiğimiz Yüce Peygamber’e ümmet olmanın bilinciyle, bilim ve teknolojide ilerlerken yekdiğerine yabancılaşan ve hoyratlaşan insanoğlunun karşısına çıkıp “illâ edeb, illâ edeb” diyebilmektir. Ahirette yegâne geçer akçenin edeb olacağı şuuruyla bütün insanlığa edeble kuşanmasını, baştan sona hakiki edeb olan Kur’an’la yükselmesini hatırlatmaktır. Edebsizlere karşı en az onlar kadar cesaret ve kararlılıkla edeb ile hâllenerek edebin bilgisini ve estetiğini gösterebilmektir. YAŞAYAN EDEB TİMSALLERİ OLMALISINIZ Sevgili Gençler, Edebin Değerli Elçileri; Bugün bu salonu coşkuyla dolduran İmam-Hatipli gençler olarak sizler Şairler Sultanı Necip Fazıl’ın deyişiyle “zaman bendedir ve mekân bana emanettir” şuuruyla çağınızın yaşayan edeb timsalleri olmalısınız. Halinizle, tavrınızla, tarzınızla, davranışınızla, oturuşunuzla, kalkışınızla insanlar size bakarak edebi öğrenmeli, sizden edeb solumalıdır. Size uğrayan edebin iyiliğini, güzelliğini, zerafetini ve letafetini sizde hissetmeli, edebinize bende olmalıdır. Edebsizler edebinizden hayâ etmeli, edebinize özenmeli, edebinizle bezenmeli, edebinizden ilham almalıdır. Edebiniz çevrenizde örnek gösterilmeli, etrafınıza edebinizle nâm salmalı ve edebinizle anılmalısınız. Edeb, her şeyden önce benliğimizi ve bütün varlığımızı Rabbimize adamak ve teslim etmektir. Yalnız ve yalnız O’na kulluk etmek, O’na eğilmek ve O’ndan medet ummaktır. Edeb, Allah’ın bize verdiği niteliklere ve değerlere öz saygıyı korumaktır. Şeyh Galip’in eşsiz deyişiyle insanın zübde-i âlem (âlemin özü) ve dîde-i ekvân (varlıkların göz bebeği) olduğunu bilmek ve buna göre davranmaktır. Edeb, Nemrut’un ateşindeki İbrahim, Firavun’un sarayındaki Musa, Mısır’a emir olan Yusuf, zalim krala karşı birleşen Mağara Dostları ve nihayet Mekke’deki şirk düzenine başkaldıran Hz. Muhammed (sav) gibi yeryüzünün her türlü zorba egemenlerine karşı gençliğinizle ve edebinizle mücadele ahlakıdır. Gençlikte edeb ne güzeldir! YERYÜZÜ EDEB BİLİNCİNE MUHTAÇ İMAM-HATİP TARİH ÖNÜNDE BİR KEZ DAHA ÖNE ÇIKIYOR İçinde yaşadığımız yerel ve küresel koşullar, edebin temsilcisi misyonunu üstlenmiş olan İmam-Hatipleri tarih önünde bir kez daha öne çıkarıyor. Bugün çok daha iyi görüyor ve anlıyoruz ki İmam-Hatip neslinin temsil ettiği misyon, aslında kendini çağlar boyu insanlığın kadim değerlerini sürdürmeye, ortak iyilik ve kalkınmasına hizmete adayan bir milletin medeniyet iddiasıyla tarih sahnesinde yeniden diriliş misyonudur. Bu karakteristiğiyle kadim coğrafyamızın tarihi-kültürel derinliğini, engin değer, düşünce ve medeniyet birikimini gelecek nesillere ve bütün yeryüzü coğrafyasına taşıma potansiyeline sahip yegâne kurumlar olma özelliğini de sürdürmektedir. İMAM-HATİPLER SİMGE REFERANSLARDAN OLACAK Canıyla, başıyla, etinden ve tırnağından artırdığı kıt imkânlarla, bazı dönemlerde bütün hasmane tutumlara ve engellemelere rağmen milletimiz tarafından İmam-Hatiplerin büyük bir teveccühe mazhar olması ve her bakımdan sahiplenilmesi bu okulların milletin sivil bir projesi olduğunun en açık göstergesidir. Asil milletimizin modern tarihi yazıldığında, İmam-Hatipler en destansı anlatıyı oluşturacak simge referanslardan biri olacaktır. Bu açıdan bakınca, toplumun her kesiminde mezun ve mensubu bulunan İmam-Hatiplerin şahsında somutlaşan ana misyon, sadece Türkiye’nin değil, başta gönül coğrafyamız olmak üzere bütün yeryüzünün ortak insanlık ufkunu temsil etmektedir. Normalleşen ülkemizde eğitim sistemimizin tek tipleştirici bir felsefeden sıyrılıp çoğulcu ve demokratik bir hüviyete bürünmesine paralel olarak İmam-Hatipler daha sağlıklı bir zeminde gerçek işlevlerini yerine getirme fırsatı bulacaktır. ÖĞRENCİ SAYISININ ARTMASI COŞKUYLA KARŞILANDI İçinde bulunduğumuz eğitim-öğretim yılı itibarıyla İmam-Hatiplerin okul ve öğrenci sayısının artması milletimiz tarafından büyük bir heyecan ve coşku ile karşılanmıştır. Bundan başka, bu okulların eğitim sisteminin diğer Müslüman milletler tarafından ideal bir eğitim modeli olarak kendi eğitim sistemlerine adapte edilmek istenmesi İmam-Hatip misyonunun haklılığının ve gerekliliğinin bir göstergesi olmuştur. Bu vesile ile yeni dönemde İmam-Hatip okullarının orta kısımlarının yeniden açılması, İmam-Hatip lisesi mezunlarının önündeki katsayı engelinin kaldırılması, orta ve lise seviyesindeki okullarda seçmeli Kuran-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in Hayatı derslerinin müfredata konmasına öncülük eden başta Sayın Başbakanımız olmak üzere bütün hükümet ve yasama temsilcilerine camiamız adına yürekten teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte bu müspet gelişmeler okullarımızın yaşadığı fiziki, beşeri, mali, müfredat ve benzeri alanlarda birçok zorluğu ve güçlüğü de tabiatıyla beraberinde getirmektedir. Her diriliş ve doğuşta olduğu gibi İmam-Hatip okullarının gelişiminde de bir takım zorluk ve güçlükler de yok değildir. Eğitimde niteliğin artırılmasına yönelik gerekli öğretmen ihtiyacının sağlanmasından okullarımıza ara sınıfta öğrenci alınma imkânı verilmesine kadar bir dizi alanda hala milletimizin beklentileri haklı beklentileri vardır. Dileğimiz önümüzdeki eğitim-öğretim yılı itibarıyla bu ve benzeri sorunların ortadan kalkması ve gerekli iyileştirmelerin sağlanmasıdır. SİVİL MÜZAKERE VE MÜŞAVERE ZEMİNİ OLACAKTIR Bütün bu hususlar göz önüne alındığında İmam-Hatiplerin önünde duran ana mesele öz-nitelik sorunu olarak önümüze çıkmaktadır. Bu hususta ortaya konacak çözümlerin karmaşık yapısı, İmam-Hatip paydasında hizmet veren bütün paydaş kuruluşların ortak ve birlikte hareket etmesini de zorunlu kılmaktadır. Bu programı ortaklaşa tertip ettiğimiz İlim Yayma Cemiyeti, ÖNDER, İlim Yayma Vakfı, Ensar Vakfı ve Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı olarak bir süredir yürüttüğümüz kurumlar arası koordinasyon çalışmalarının bu anlamda sürece önemli katkıları olduğunu görmek bizi memnun etmektedir. Bu işbirliği ve ortaklık çalışması öyle ümit ediyorum ki uzun vadede Türkiye’de din eğitimi ve İmam-Hatiplere ilişkin bir yol haritasının oluşturulabilmesi, yeni hedef ve stratejilerin geliştirilebilmesi, proje ve girişimlerin eşgüdüm içerisinde etkin bir şekilde uygulanabilmesi için ortak bir sivil müzakere ve müşavere zemini olacaktır. Böyle bir zeminde oluşacak çözüm, tavsiye, öneri, proje ve girişim türünden somut çıktılar milli eğitim sistemimiz için müstesna bir kazanım teşkil edecektir. İMAM-HATİP CAMİASINA ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞMEKTEDİR Sayın Başbakanım, Saygıdeğer Protokol, Kıymetli Davetliler; İmam-Hatiplerin önündeki yasal engellerin büyük ölçüde kalkması itibarıyla yeni dönemde niteliğin geliştirilmesine yönelik hizmet alanının büyüdüğünü görmekteyiz. Bu cümleden olmak üzere sadece ülkemizde değil bölgede ve dünyada toplumsal huzur ve istikrarın sürdürülebilir olması için evrensel değerleri özümsemiş kuşatıcı ve cihanşümul bir söylemin oluşturulmasında İmam-Hatip camiasına önemli görevler düşmektedir. Zira edebin bir unsuru da paylaşma, dayanışma ve kardeşlik anlayışı içerisinde birbirimize hoşgörü ile bakabilmektir. Yaratılanı yaratandan ötürü sevmektir. Toplumsal birlik ve beraberliğin tesisinde, medeniyetimizin kadim değer ve öğretilerine dayalı kuşatıcı bir söyleme ihtiyaç vardır. Şuna kuvvetle inanıyoruz ki camiamız şimdiye kadar edeb sınırları içerisinde Türkiye’nin müşterek sorunlarında daima yapıcı ve onarıcı bir rol üstlendiği gibi buradan alacağımız ruh ve heyecan ile önümüzdeki dönemde her fırsatta sevgi ve kardeşlik duygusunu toplum katmanlarımıza nüfuz ettirmede de öncü bir rol üstlenecektir. EŞSİZ BİR MEDENİYETİN ÇOCUKLARIYIZ Bizler tarihin şahitlik ettiği eşsiz bir medeniyetin çocuklarıyız. Doğudan batıya, kuzeyden güneye yerkürenin hemen her yerinde evrensel üstün değerlere gönül vermiş, ortak bir insanlık ideali etrafında buluşmuş seçkin bir topluluğun mensuplarıyız. Değer ve idealimizin kazandırdığı özgüven ve inanç ile asırlar boyu insanlık ufkunda sevgi, şefkat ve merhametin yaşayan mümessilleri ve öğreticileri olduk. Medeniyet değerlerimizi çağımızda yeni bir idrak ve ufuk ile yorumlayıp küresel barış ve istikrarın sürdürülebilir imkânını yaşayan kuşaklarımıza gösterebilmek için yeniden çalışmak zorunda olduğumuz ders “edeb” dersidir. Bu can alıcı ihtiyacı ve zarureti İmam-Hatiplerden daha iyi kim hissedebilir? Tıpkı Mevlana’nın dediği gibi: “Hakk’ın bize edep ihsan etmesini isteyelim. Zira edeb’ten noksan olan O’nun lütfuna layık değildir. Edebsizin kötülüğü yalnız kendisine değildir. Belki bütün dünyaya karışıklık, ateş verir.” Bu duygu ve düşüncelerle beni sabırla dinlediğiniz için hepinize gönülden teşekkür ederim. Başta organizasyona ortak olan kurumlarımız olmak üzere emeği geçen bütün üyelerimize, gönüllülerimize, çalışanlarımıza ve destekçilerimize en derin şükranlarımı sunar, bir sonraki sene bir başka programda yine buluşmak dileğiyle sevgi ve saygıyla hepinizi selamlarımı arz ederim. Allah bizleri edeb’le terbiye ve muhafaza eyleye. Amin…” BOZDAĞ ve AVCI DA İMAM-HATİPLİLERLE BİRLİKTEYDİ Korkut’un ardından konuşmasını yapmak üzere sahneye İmam-Hatip mezunu Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ çıktı. Bozdağ konuşmasında gençlerle bu iklimde buluşmaktan ve yeni gelen neslin EDEB diyerek yola çıkıyor olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Bozdağ’ın ardından konuşma yapmak üzere kürsüye çıkan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı; “uzun uzadıya konuşmalar yaparak sizleri sıkmayacağım. Kimi beklediğinizi biliyorum. Sizlerle birlikte burada bu atmosferde olmaktan mutluluk duyuyor ve mikrofonu beklediğiniz kişiye devrediyorum” dedi. Milli Eğitim Bakanının ardından sahneye çıkan Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan öğrencilerin coşkulu alkışları ve tezahüratları sebebi ile uzun süre konuşmasına başlayamadı. Toplantıya geç katıldığı için af dileyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sabah İstanbul'da uluslararası bir toplantıya katıldığını, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in dün vefat eden babası emekli Albay Seyfettin Özel'in cenaze töreni için Ankara'ya gittiğini, törenin ardından İstanbul'a döndüğünü söyledi. PEYGAMBERİN YOLUNDA Erdoğan, öncelikle gençlere, her zaman, "önce edep, önce haya, önce tevazu" demeyi tavsiye etti. Gençlerin silahı değil Kur’an-ı Kerim’i kuşandığını dile getiren Erdoğan şöyle devam etti: “Bu gençler, silahı değil, öfkeyi değil, nefreti değil; Kur’an-ı Kerim’i kuşanmış, Hadis-i Şerifleri kuşanmış, en önemlisi de edebi, hayayı, sevgiyi kuşanmış gençler. YETİNMEYİ BİLDİLER Bu gençler, dünya yolculuğunda yanlarına ayeti, hadisi, edep ve hayayı azık olarak almış, bununla yetinmeyi bilmiş gençler. Bu gençler Hazreti Nebi’nin aşkıyla yanan gençler. Bu gençler, Peygamber sevgisiyle tutuşan gençler. Bu gençler, zihinlerinde fikir, dillerinde zikir, gönüllerinde iman dolu iksirle yürüyen gençler. Bu gençler var ya bu gençler, her türlü baskıya, her türlü sindirmeye, her türlü tuzağa rağmen, Kur’an’ın ve Siyer-i Nebi’nin öğretilmesine ve öğrenilmesine adamış gençler. Bu gençler, İmam hatip okullarında, yüreğini Kur’an’ın bereketine adamış gençler. Bu gençler, İmam hatip okullarının öğrencisi, İmam hatip okullarının mezunu, diğer okullarımızın öğrenci ve mezunları olarak, hayatlarını ilime, hikmete, emri bil maruf, nehyi anil münkere adamış gençler. KARDEŞLİĞİN MÜCADELESİ Bu gençler, edep ve hayayı hayatlarının her zerresine zerk etmiş, tahriklere aldırmamış, öfkenin ve nefretin diline esir olmamış, selam ile konuşan, yani barışın mücadelesini, dayanışmanın mücadelesini, kardeşliğin mücadelesini veren gençler. “MİLLETİ BU GENÇLERDEN MAHRUM ETME” Sen bu gençlerin yolunu açık et Yarabbi. Sen, milleti ve ümmeti bu gençlerden mahrum etme, milleti ve ümmeti bu gençlerle şereflendir Allah’ım. Bu gençleri Sırat-ı Müstakim’den ayırma; bizleri de bu gençlerle yol yürüyenlerden eyle Allah’ım. Sen bu gençlere şahit ol Yarabbi!” Başbakan, Hz. Muhammed’e (sav) övgü dolu sözler sarf etti. Hz. Peygamber’in edep yönünden söz eden Erdoğan şunları söyledi: “Hayatımızın her anını, tıpkı Hazreti Peygamber gibi edeple, hayayla, tevazuuyla süslemek zorundayız. Hazreti Peygamber, gerektiğinde eline kılıcı alacak, savaş meydanlarında bize mücadele ruhunu öğretecek kadar kahramandı. “SEVGİNİN DİLİYLE KONUŞACAĞIZ” Her eziyete göğüs gerecek, zulme, baskıya, itip kakmalara, işkencelere tahammül gösterecek kadar dirençliydi. Terk etmek zorunda kaldığı Mekke’yi geri dönüp fethedecek kadar kudretli ve muzaffer bir komutandı. Ancak, sevgili gençler, aynı peygamber, çocuklarla çocuk olacak, yoksullara kardeş olacak, yolda kalmışlara yoldaş olacak, garip gurebaya paydaş olacak kadar şefkatliydi, ali cenabtı, mütevaziydi. Alemlere rahmet olarak gönderilmiş, merhameti yüceltmiş bir peygamberdi. İşte sevgili gençler. Her ne yaparsanız, yapın, önce edep diyecek, önce haya, önce tevazu diyeceksiniz. Dünyayı değiştirmek, dünyaya barışı egemen kılmak için bile yola çıksanız, önce edep, önce haya diyeceksiniz. İlim için bile yola çıksanız, önce edep, önce haya diyeceksiniz. Evinizde anne babanıza ‘öf’ bile dedirtmeyeceksiniz. Kardeşlerinize, sokakta insanlara, dünya üzerinde tüm yaradılmışlara edeple, hayayla muamele edeceksiniz. EDEP YOKSA HİÇ BİR ŞEY YOKTUR Edep yoksa, inanın, hiç bir şey, ama hiçbir şey yoktur. Edebi olmayan hiçbir mücadele hak mücadelesi değildir. Edepten beslenmeyen hiçbir hareket hedefine ulaşamaz. Şunu unutmayın; Fatih Sultan Mehmet’e İstanbul’u fethettiren, azametli ordularından ziyade, Akşemsettin Hazretleri’ne gösterdiği edeptir. Yavuz Sultan Selim’i doğunun fatihi yapan, hocasının atının yağından sıçrayan çamuru süs ve şeref olarak görmesi, hocasına edep göstermesidir. Selahattin Eyyubi’yi, şarkın sevgili sultanı yapan, hem Kudüs karşısında, hem de yaradılmışların en şereflisi insan karşısında sergilediği edeptir. Eğer üzerinizde edep ve haya zırhı yoksa, çelikten zırhlar bile size fayda etmez. Konuşurken edebe riayet edin; ya susun, ya hayır söyleyin. Yürürken, yemek yerken, oturup kalkarken, her anınızda lütfen edebe riayet edin. ‘Edep yahu!’ sözünü dilinizden hiç eksik etmeyin. Bizim davamız, bizim hareketimiz, bizim gönülleri fethimiz, biliniz ki, ancak ve ancak edeple ilerleyecek, edeple zafere ulaşacaktır.” “NİFAK SOKMAYA ÇALIŞANA UYANIK OLACAĞIZ” Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın karşılaştığı sorunların sebeplerinden bahseden Erdoğan şöyle devam etti: “Bugün ülkemizde, yakın coğrafyamızda karşı karşıya kaldığımız sorunların sebebini, öyle büyük büyük tertiplerde, büyük komplo teorilerinde asla aramayın. Elbette harici etkenlere bakacağız. Elbette bizim üzerimize yazılan senaryolara karşı çok dikkatli olacağız. Edebin terk edildiği yerde husumet olur. Kardeşin kardeşe hürmet göstermediği, edeple muamele etmediği yerde çatışma olur, terör olur. Edebin önemsenmediği yerde, ilim değil, cahillik olur; ilerleme değil, gerileme olur, büyüme değil, çöküş olur. İşte sizler, siz gençler, bu ülkede, tüm bu coğrafyada, edebin değerini tekrar tekrar anlatacak, edebin önemini hatırlatacak ve en başta edep ve hayayı tüm coğrafyaya inşallah egemen kılacaksınız. KUR’AN-IN OLDUĞU YERDE HUSUMET OLMAZ Bizler imam hatip okullarını, en başta bunun için önemsiyoruz. İlmini Kur’an-ı Kerim’den, edebini Siyer-i Nebi’den almış bir gençliğin, dünyayı değiştireceğine yürekten iman ediyoruz. Şunu herkesin bilmesini istiyorum; Kur’an’ın aydınlığının olduğu yerde husumet olmaz, nefret olmaz, çatışma olmaz. Hazreti Peygamber’in hayatını kendi hayatına tatbik edenlerin olduğu yerde, hukuksuzluk olmaz, adaletsizlik olmaz, hakka tecavüz olmaz, öldürmek, yaralamak olmaz. Bir insanın ölümü tüm insanlığın ölümü gibidir. Milli ve manevi değerlerle yetişmiş, bu toprakların kadim medeniyetine şekil veren edep ve haya kültürüyle büyümüş insanların olduğu yerde dışlama olmaz, horlama olmaz, aşağılama olmaz. Kalbinde Allah sevgisi, kalbinde peygamber sevgisi olan, yaratılanı, yaratandan ötürü hoş görenlerin olduğu bir toplumda, ırkçılık olmaz, kavmiyetçilik olmaz, kabilecilik olmaz, ayrımcılık olmaz. Biz, sorunlarımıza başka yerlerden çözümler aramayacağız. Biz, çözümleri ithal edenlerden, çözümleri taklit edenlerden olmayacağız. Eğer özümüze bakarsak, eğer ecdadımıza bakarsak, eğer kendi medeniyetimize yönümüzü dönersek, eğer bu toprakların edep ve hayasını kuşanırsak, inanın, çözülemeyecek hiçbir sorun, ama hiçbir sorun kalmayacaktır." “BİZ EDEP VE HAYANIN DİLİYLE KONUŞACAĞIZ” Çözüm sürecinde edepli konuşmaya devam edeceklerini dile getiren Başbakan, "Bugün çözmek için yeni bir süreç başlattığımız terör meselesini de, inanın, edep ve hayadan asla taviz vermeden sürdüreceğiz. Birileri edebini bozabilir. Birileri, bu toprakların insanı olduğunu söyleyip, bu toprakların edep ve hayasından nasibini almamış olabilir. Birileri, edebin dili yerine, nefretin, husumetin, öfkenin, kanın diline esir olabilir. Birileri, bütün milli ve manevi değerleri çiğneyip, ölmenin ve öldürmenin çığırtkanlığını yapabilir. Ama biz, sabırla, metanetle, edep ve hayanın diliyle konuşacağız. Biz, öfkenin ve nefretin değil, sevginin diliyle konuşacağız. Biz, ayırmanın, bölmenin, çatıştırmanın diliyle değil, kardeşliğin diliyle konuşacağız. Biz hep hayır söyleyecek, her zamanda hayrın ve Hakk’ın yanında duracağız. Niyet hayır diyecek, inşallah hayırlı akıbete hep birlikte erişeceğiz.” ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından öğrencilere gül dağıtan Başbakan'a tertip komitesi tarafından da bir tablo hediye edildi. Tokatköy Mah. Sultan Aziz Cad. No:134/A Beykoz / İSTANBUL 0216 606 34 37
21fb47c101e3
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
iCount bir otomatik sayım iş istasyonudur. Özellikle ilanlar, reklam yazıları, broşürler ve katlanmış karton kutular gibi katlanarak istiflenmiş ürünlerin temassız sayımı için tasarlanmıştır. Tepsiler saniyenin otuzda biri sürede sayılır, doğruluğu garanti altına alırken işçilik masraflarında büyük tasarruf sağlar. - Çok sıralı sayım - Hızlı, güvenilir & doğru - Saniyenin otuzda biri sürede sayım - Kullanımı kolay - Tepsideki ilan sayımı - İlanlar, reklam yazıları & karton kutuların sayımı
cab6fe15570d
[ "fineweb2", "hplt2" ]
İç organlarımızdaki sorunlar çeşitli şekillerde boyuna yayılma gösterebilirler. İÇ HASTALIKLARI NEDENLİ BOYUN AĞRILARI Akciğerde rastlanan nadir bir tümör (Pancoast tümörü) veya akciğerdeki enfeksiyon, mide veya yemek borusundaki herhangi bir olay boyuna yansıyan bir ağrı nedeni olabilirler. Bu nedenle hastalar tüm ayrıntılarıyla değerlendirilmeli ve çevre organlar dikkatlice incelenmelidir. Kalp-damar hastalıklarına bağlı boyuna veya kola yayılan yansıyan ağrılar olabilmektedir. Çok kez koroner kalp ağrılarında sol kola yayılan ağrılar olabilmektedir. Şüphesiz bu karışıklığın önüne geçilmesi için doktorun kalp damar muayenesi yapması, şüpheli durumlarda ise kardiyoloji uzmanına danışılması gerekmektedir. Mide ülserleri nadiren boyunda ve özellikle kola vuran ağrılar oluşturabilir. Bu gibi durumlarda bu bölgeler detaylı incelenmeli gerekirse uzman doktorlardan konsültasyon istenmelidir. Diğer Sayfalar
2846a57c2bda
[ "c4", "hplt2", "vngrs" ]
Kabul ediyorum, öğretmenlik kutsal bir meslektir. Ama öğretmenlik demek; kendi fikirlerini öğrencilere empoze etmek değildir. Öğretmenlik öğrencilerine bir şeyler öğretmenin yanı sıra onun hayal gücüne ve fikirlerini paylaşmasına imkan sunmayı da beraberliğinde getirir. Aksi takdirde öğretmenliğin fabrikadan çıkmış gibi tek model insan yaratmaktan ne farkı kalır ki? Bunun içinde bu kutsal meslek herkesin ulaşabileceği kadar alçakta tutulmamalıdır. Biliyorum herkes sınavlardan bıkmış durumda, ama bana kalırsa öğretmen adaylarının bu konuda da geçmesi gereken ciddi sınavlar olmalı. Hele ki bu kadar işsiz öğretmen varken... Mademki öğretmenlik okuyan kesimin sadece bazıları işe girebilecek, o halde işe girenler içlerinden en iyileri olmalı. Aksi takdirde okullar eğitim mekanı olmaktan çıkıp, tekdüze insan yaratma fabrikasına dönüşecek. Bu konuyu tam da yeni bir eğitim-öğretim yılının başında açtım, belki birkaç öğretmen arkadaşımız bu yazıyı görür de kendini değerlendirir diye. Eğer ki bu yazıyı okuyan öğretmen arkadaşımız varsa onlara birkaç tavsiyem var. Unutmayın tüm insanlar sizin gibi düşünmeyebilir, sizin doğrularınız da başkalarına yanlış görünebilir. Öğrencilerinizin kendi hayal güçleri ile olayları deneyerek öğrenmesine izin verin. Belki sizlerden çok farklı kişiler olacaklar ama onların kendi fikirleri olacak. Size göre yanlış da olsa onların peşlerinden koşacağı hayalleri olmasına imkan tanıyın. Unutmayın herkes siz olamaz! :] Böyle söylüyorum diye bütün öğretmenleri de zan altında bırakmak istemem. Öyle öğretmenler var ki, “İşte öğretmen böyle olmalı!” dedirtip parmakla gösteriliyorlar. Ama şu da kabul edilmeli ki maalesef bu öğretmenler sadece azınlıktan ibaret. Not: Şöyle bir anasayfaya baktım da güncelere ek hiçbir şey paylaşmamışım, unutmuş değilim en kısa sürede paylaşacağım. :]
dd31a8b2e669
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Yıllarca ve yüzlerce danışanla yapılan çalışmalardan damıttığımız tecrübemizle, koçluğu bütünsel bir yaklaşımla ele alıyor ve uyguluyoruz. Koçlukta bütünsel yaklaşım; koçluk sürecinin başarısını sadece seans esnasında kazanılanlar ile değil, danışanın bunları gerçek hayata uyarlamasındaki etkinliği ile de ölçmek, koçluk sürecini sadece belli bir ekolun kuralları çerçevesinde değil, sahip olduğumuz tüm araç ve know-how ları kullanarak yapılandırmak ve yönetici koçluğu yaparken bile iş hayatı- özel hayat ayrımı yapmamak, anlamına geliyor. Bu doğrultuda, bireysel koçluk uygulamalarında ve koç yetiştirme eğitimlerimizde kılavuzumuz olan ilkeler: - Koçluk yapısını tüm şirkete yaymak amacıyla, bireysel ve sadece belirli takımlarla çalışmaların yanısıra, Koçluk Kültürü Yapılandırma Programı başlığı altında, sistem kurucuları, uygulayıcıları ve faydalanacaklar için üç koldan, farklı eğitim ve çalışmalar düzenliyor, koçluk bakış açısının ve faydalarının şirket yapısına entegrasyonunu sağlıyoruz. - Sürecin en başından itibaren, kişinin kendinden bekleneni gerçekleştirecek potansiyele sahip olduğunu kabul ediyoruz. Bu noktadan hareketle, süreçte, kişinin hareket etmesine engel olanları ortadan kaldırmak ve kişiyi harekete geçirecek olanları öne çıkarmak üzere farkındalık düzeyi arttırılıyor. - Bir koç, kişinin sağladığı faydayı en üst düzeye taşımak için, bildiği herşeyi, süreçte en uygun olan yerde kullanmakla yükümlüdür. Bu anlayışla, koçluğun temelinde olan bilişsel yaklaşımların yanında, engelleri daha etkin ve hızlı bir şekilde aşmak için NLP, Gestalt ve Somatik psikoloji tekniklerinden de çokça yararlanıyoruz. - Kişinin iş yaşamındaki performansını, iş bilgisinin ve deneyiminin yanı sıra – hatta bazen bunların da önüne geçerek – kurduğu ilişkilerin belirlediğini biliyoruz. Bu sebeple koçluk sürecinde, kişinin kendi algısını ve kendisi ile lgili dış algıyı yönetmesine rehberlik ediyoruz. - Kişinin kariyerini, yaşamının bütünün bir parçası olarak görüyoruz. Tüm yaşam alanlarının birbirleri ile olan etkileşimini göz önünde bulundururken, kişinin farklı alanlardaki güçlü yönlerini farketmesini ve bunları iş yaşamına da adapte etmesini hedefliyoruz. - Tüm taraflar için gizlilik kapsamında kalan konulara hassasiyet, bireysel seçimlere, kişinin değerlerine, şirketin kültürüne ve beklentilerine saygı konularından ödün vermiyoruz.
aefc8e1fe9fd
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Üye ve personelin gelişimi ve eğitimi konusunda çalışmalarını yoğun olarak sürdüren MUTSO, personele yönelik İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi düzenledi. Üye odaklı hizmet anlayışı ile çalışmalarını sürdüren Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO), düzenlediği üye eğitimlerinin yanı sıra personel eğitimlerini de geri planda bırakmıyor. 8 Ağustos Pazartesi günü, MUTSO personeline yönelik düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği eğitiminde tüm çalışanlar yerini aldı. 2016 yılı personel eğitimleri kapsamında düzenlenen eğitimde amaç; katılımcıların iş sağlığı ve güvenliği konularına farklı bir pencereden bakmaları ve istenmeyen iş kazalarının ve meslek hastalıklarının nedenlerine, boyutlarına ve sonuçlarına dikkat çekmek olarak belirlendi. Eğitim kapsamında, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, ofislerin ergonomik tasarımı, psikososyal risk etmenleri, stres, iş yerlerinde psikolojik taciz konuları da ele alındı.132 Görüntülenme
7114a1f26fca
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Küçük hücreli akciğer kanserine sebep olabilen faktörler nelerdir? Sigara, puro ve pipo içmek: Bu kanserlerin çoğunluğu tütün ürünlerinin kullanımından kaynaklanmaktadır. Tütünün hücrelere zarar vermesi kansere neden olmaktadır. Tütün mamullerinin kullanım süresi, miktarı ve içine aldığı nefesin ölçüsüne göre değerlendirilir. Tütün mamullerinin kullanılmasının terk edilmesi kanser riskini önemli oranda azaltır. Pasif içicilerde kanser riskini bu oranda taşımaktadır. Asbest: Endüstri alanlarında kullanılan asbest, kanser riskini arttıran etkenler arasında yer alır. Asbestte bulunan fiberler partiküllere ayrılıp, hava yoluyla giysilere bulaşır. Bunun solunması akciğerlerde kanser riskini arttırır. Asbest ile birlikte sigara kullanımı risk oranını daha yukarılara taşır. Bu alanlarda çalışanların uygun korunma yöntemlerini kullanmaları önem taşır. Hava kirliliği: Havanın kirli olması kanseri arttıran etkenler arasında yer alır. Küçük hücreli akciğer kanserinin belirtileri nelerdir? - Sürekli olarak devam eden ve kötüleşen öksürük - Kan tükürme - Nefes darlığı çekmek ve ses kısıklığı yaşanması - Hırıltılı nefes alış verişi ve yutmada zorluk çekilmesi - Sıkça zatürre ya da bronşit olmak - Boyunda ve yüzde şişlik olması - İştahsızlık çekilmesi ve buna bağlı olarak kilo kaybı yaşanması - Yorgunluk ve halsizlik şikayetleri - Balgam renginde değişiklikler olması Küçük hücreli akciğer kanserinin teşhisi nasıl yapılır? Yukarıdaki belirtilerin yaşanması durumunda doktor hastanın geçmişini, alışkanlıklarını ve çalışma durumunu inceleyerek, risk faktörü açısından bir değerlendirme yapar Ailede kalıtsal olarak kanser hastalığının olup olmadığını sorgular. Hastayı göğüs röntgeni ve bazı testlerden geçirir. Ardından şüphe duyuyorsa balgam tetkiki yapılmasını ister. Araştırma sonunda daha kapsamlı bir sonuca varabilmek için, akciğer dokusunun incelenmesi gerekir. Akciğerlerden biyopsi yapılarak alınan doku örneği, mikroskop ile incelenerek kanser teşhis edilir. Akciğerlerden doku almak dört farklı şekilde yapılabilir. Bronkoskopi: Ağızdan sokulan ince ışıklı bir tüp yardımıyla hava yolları incelenip, buradan doku parçası alınır. İğne aspirasyonu: Göğüs kısmından iğne yardımıyla tümörden parça almaya denir. Torasentez: Akciğerlerin etrafında bulunan sıvıdan bir iğneyle bir miktar alınarak inceleme yapılır. Toratomi: Göğüs kafesi cerrahi yolla açılarak, hem parça alınır, hem de tümör tanımlanmış olur. Küçük hücreli akciğer kanserinin yayılımı nasıl tespit edilir? Hastalığın teşhis edilmesinin ardından tedavi yollarını bulmak için vücutta nerelere yayıldığının tespit edilmesi gerekir. Bu kanser türlerinde iki farklı evre yaşanmaktadır. Sınırlı evre tümörün akciğerde ve lenf bezlerinde olduğu zaman, yaygın evre ise vücutta bulunan diğer organlara yayıldığı dönemdir. Bunun için yapılacak tetkikler şunlardır. - BT Bilgisayarlı tomografi - Magnetik rezonans - Kemik sintigrafisi çekilmesi, kemiklerdeki tahribatı gösterir. - Mediastinoskopi kanserin göğüsteki lenflere yayılımını gösterir. Küçük hücreli akciğer kanserinin tedavisi nasıl yapılır? Hastalığın hangi evrede olduğuna ve hastanın sağlık durumuna göre bir tedavi belirlenir. Hastalara öncelikle radyoterapi ve kemoterapi uygulanabileceği gibi, cerrahi yöntem ile ameliyatta düşünülebilir. Hastalar iyileştikten sonra, adjuvan tedavi denilen koruyucu tedavi şeklinde bir uygulama yapılır. Erken evrede yakalanan kanserlerde bu tedaviye gerek kalmayabilir. Bazı hastalar tümörün yerleşim yeri uygun olmadığından cerrahi yolla ameliyat edilemezler. Ameliyat kanserli tümörü yok etmek için yapılmaktadır. Yayınlanma Tarihi : 17.12.2013 20:55:50
f7b5a1329e84
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Silter Süper Mini Profesyonel Sanayi Tipi Ütü 7,5 Litre - SPR/MN 2075 Profesyonel Mini Ütü (7,5 Litre) Portatiftir. Tekerlekli sehpası ile istediğiniz yere taşıyabilirsiniz. Küçük ebatlı oluşuyla az yer kaplar ve kullanım kolaylığı sağlar, ister sehposıyla kullanın, isterseniz sehpasından çıkarıp masa üstünde. Özel tasarlanmış sehpası ile istediğiniz yükseklik ayarını yapabilirsiniz. Kısa sürede buhar hazır olur. Zaman ve enerjiden tasarruf şarjlar. Tek kullanımda 6.5 saat kesintisiz ütü yapabilirsiniz. Beş farklı emniyet sistemi ile güvenli ütüleme yapabilir, manometre sayesinde buhar basıncını kontrol edebilirsiniz. Gövde üzerindeki kumanda panosuyla ve ışıklı ikaz sistemleriyle herkes tarafından rahatça kullanılabilir. Buhar alışkan gücünü kontrol panosundan ayarlayabilirsiniz. Elektro statik boyalı saç gövde darbelere karşı dayanıklı ve paslanmaya karşı korumalıdır. Özel paslanmaz çelik buhar kazanı, kireç oluşmasını önler ve kireçten kaynaklanan sorunları ortadan kaldırır. İşiniz bittiğinde su tahliye vanasını açarak suyu tahliye edebilirsiniz. El ütüsü ergonomik tasarlanmıştır ve yorulmadan ütüleme yapılmasına yardımcı olur. Sürekli ve güçlü buharıyla kol kuvveti kullanmadan mükemmel ütüleme yaparsınız. Su bittiğinde sesli ikaz sistemi sizi uyarır. İsterseniz askıda ütüleme yapabilirsiniz. Kullanım Alanları: Konfeksiyon atölyeleri, terziler, kuru temizlemeciler, modelhaneler, gelinlikçiler, oteller, lokantalar, ordu evleri, lojmanlar, tüm okullar, yurtlar, askeri birlikler, hastane ve klinikler. ETİKET : Silter silter ütü terzi ütüsü kazanlı ütü sanayi ütüsü spr mn 2075 can ütü sanayi ütüsü
22667ef32314
[ "c4", "hplt2", "vngrs" ]
Malatya Valiliği, bazı iş adamlarının kimliği belirlenemeyen kişilerce Valilik makamı adına arandığının öğrenildiğini belirtti. Valilikten yapılan açıklamada, ”Son günlerde Malatya ve Malatya dışındaki şehirlerde ticari faaliyette bulunan iş adamlarının, kimliği belirlenemeyen kişilerce Valilik makamı adına arandığını, başta tedavi amaçlı olmak üzere değişik sebeplerle yardım talep ederek, dolandırıcılık yaptıkları öğrenilmiştir. Bu nedenle Malatya ve Malatya dışındaki iş adamlarımızın, esnafımızın Vali, Vali Yardımcıları ve kurum amirlerinin adını kullanarak yapılan yardım taleplerine itibar etmemeleri ve hemen Valilik makamı veya emniyet güçlerimize konuyu intikal ettirmeleri gerekiyor” denildi.
6599f702aa22
[ "c4", "culturax", "hplt2" ]
Balıkesir Çift Açılır Tente Balıkesir Çift Açılır Tente Tente, başta güneş ışığı olmak üzere yağıştan koruyan, bir yere gerilen kumaş ya da naylondan oluşan örtü sistemidir. Özellikle son dönemlerde kullanımı oldukça yaygınlaşan tentenin birçok çeşidi vardır. Özellikle çift açılır tente konusu oldukça revaçtadır. Balıkesir’de hizmet veren firmamız tente çeşitleriyle ilgili önemli alternatifler sunmaktadır. Balıkesir çift açılır tente konusunda sizlere kaliteli hizmet sunmaktayız. Uygun Fiyat Politikası Çift açılır tente, ayak sistemi üzerine yapılan ve her iki tarafa doğru da aynı anda açılabilen tente sistemidir. Bunlar sabit ayaklı olabildiği gibi tekerlekli ayakla da hareket ettirilebilir. Özellikle kafelerin bahçelerinde, bahçeli çay ocaklarında, restaurantlarda tercih edilen bu sistem, bahçeli evlerde de tercih edilmektedir. Balıkesir çift açılır tente konusunda uygun fiyat politikasıyla hizmet sunan firmamız, ihtiyacınıza göre çeitli ebatlarda üretim gerçekleştirmektedir. Balıkesir’in en önemli tente üreticisi olan firmamıza vereceğiniz siparişler oldukça kısa sürelerde tamamlanacaktır. Müşteri Memnuniyeti İlkesi Kurulduğu günden beri Balıkesir’in önde gelen firmaları arasında yer alan firmamızda müşteri memnuniyeti ilkesi her zaman ön planda olmuştur. Sadece Balıkesir çift açılır tente konusunda değil her türlü tentelerin üretimi konusunda bizlere başvuruda bulunabilirsiniz. Firmamızın web sayfasında kumaş çeşitlerini inceleyebilir, daha önce üretilen tente modellerini görebilir ve buna göre en doğru kararı verebilirsiniz. Firmamızla kısa sürede iletişime geçebilir ve en kısa sürede tente konusundaki ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.
be95be46274e
[ "c4", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Yoga; fiziksel, zihinsel ve ruhsal pozlar etrafında bir spor disiplinidir . Yoganın bölümlerinden olan nefes çalişması; akciğerlerinizin kapasitesini arttırırken, dolaşım sisteminizi olumlu etkiler. Duygusal ve fiziksel esnekliğinizden sorumlu olan endokrin bezlerinizi harekete geçirir. Adrenalin salgınız artar. Zihinsel pozlar dediğimiz, meditasyon ve derin gevşeme, gerginlik ve stresi azatırken, sizi yenilenmiş, arınmış halinizle buluşturur. . Yoga yapmak sizi potansiyelinize ulaştırır . Yoga ile tanışıp; hayatınıza dahil ettiğinizde, eğer spor yapıyorsanız, zaman içinde daha mükemmel sonuçlar aldığınızı göreceksiniz. Yapılan sporu yada yapılmak istenen sporu, böyle bir bedenle yaptığınızda, hedefiniz, potansiyeliniz , kapasiteniz üst sınırlara gelecektir. Günümüzde spor, sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazlar sıralamasında üst sıralarda yer almaktadır. Sağlıklı bedenle spor yapmak, ulaşabileceğiniz en güzel sonuçtur .Kendinize verebileceğiniz en güzel hediye sağlıklı bir bedendir. Sağlıklı bir bedene sahip olmanı en güzel yolu ise: YOGA YAPMAKTIR.
5dcefdd8d76b
[ "culturax", "hplt2" ]
Phantom Tesisi Deniz Phantom International East Coast Karargah olmaya yazgılı ederken Sarasota Florida Bu bitki Seaphantom doğum yeri olarak görev yaptı. Resimde görülen uzun beyaz tekneler bizim ilk ticari Seaphantom 54s inşa edilecek hangi tekneleri vardır. Biz de 'Phantom Chaser' Phantom deniz davaları izlemek üzere kullanılan takip tekne üç çekim ekledik. Burada kokpit ve kabin içinin birkaç pix vardır. Evet, o kabin alanında bir TV monitörü var. Ve hayır, aksine söylentiler rağmen, bize planları verdi Marslı değil. İşte Phantom kendi özel güçleri size bazı bileşenleri yakın çekimler vardır. Ilmors öncelikle Indy araba yarışı kullanılmaktadır. Burada prestijli Miami Uluslararası Boat Show'da Phantom bulunuyor. Burada alınan de bizim Medya bölümünde bulunabilir ki bazı videolar vardı. Biz sık sık 'pencere' hakkında sorulduğunda, ve bu bazı kareleri size açıkça renkli 'pencere' arkasında yolcu görebilirsiniz Phantom örten. Burada Florida evin dört Seaphantom bazı samimi çekim vardır. Bu özel çekim Seaphantom III, bizim üçüncü prototip vardır.
a85f1c51e2a9
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Daha sayfalar yazabilirim...Satırlar kelimeler dizeler paragraflar ne biliym daha onlar bunlar şunlar.. Kara dutlar, kirazlar, kütür kütür erikler, mis kokulu şeftaliler ,pespembe pamuk şekerler ,kırmızı elma şekerleri ,rengarenk kağıtlar, silgiler, kalemler.Daha neler neler..Hayata dönmek; tanrım! Yüzyılların kıvamıyla o eşsiz oluşuma dönüşmek, değişmek, başkalaşmak, güzelleşmek, ayırt etmek, varolmak, varlığını bilmek, aşmak hep gitmek.. Bir ağacı anlamak, buz gibi bir suya dokunmak ,çölde kavrulmak, deniz olduğuna inanmak, kendine bakmak, ruhuna erişmek gibi bütün olmak.. Varlığına inanamıyorum bazen biliyor musunuz hayatın..Şaşıyorum doğruluğuna..Oysa tamamen burda o kadar yakında.. Çok şey var yazılacak.. Şimdi sorgulamıyorum..Durdum.. Bir yerdeyim..Etraf hafif bulut!Bir ses duyuyorum ; Su sesi ve ardından minik bir hışırtı..göremiyorum.. aa evet şimdi gördüm..küçük melekler var çevremde kanat çırpışları ve kanatlarından akan minik su damlaları.. Etraf o kadar parlak sanki; o puf bulutlara rağmen.. Arkası yok..Uzanmıyor hiçbir şehre..Belki oldum olası yalnızlık.. Yüzyıllardan beri şairin deyimiyle..Aşk olmalı burası..Adı aşk olmalı.. Her defasında gözlerimi kapattığımda hayal ettiğim görüntüler bunlar..Daha da tonlarca var.. Rengarenk.. Ama bir yer var bir o kadar zifir.. Kendimi tanıyamıyorum bazen.. Kendimden; bu olmaktan korkuya kapıldığım ben..Hapis sanki oraya..Yapış yapış bir melodram işte.. Sessiz suretler görüyorum gece yarıları..İçimden çığlıklar geçiyor.. Rüyalarımdan seslerle uyanıyorum bu sefer sureti yok..Her şey o karanlıkta sanki..Nasıl korkuyorum..Susmak istiyorum bazen inadına; saatlerce, günlerce, aylarca bir ömür susmak.. Bencillik mi bu? Her şeye rağmen..Varlığımla..Özümle...Aşkımla..Her neyse...Alıp her şeyi, bir olur gitmek..Yerle bir; kafandakilerle bir ;yalnızlığınla bir..Tek başına “bir tek” olup gitmek.. Öze dönmeliyim dağılıyorum... Güzel bir gün olsa keşke yarın..Ne de olsa senle, benle insan olmak var özünde.. O da sevinsin yazık.. Yaratılışın eşsizliğinde payı olan da sevinsin..İçimden geldi..yazdım..Kalmasın bende..Büyük bir istekle çünkü..Ruhla,aşkla,mutlulukla yaşamak gibi umutla.. Yanlışsa söyle..Ya da yanlış olmayan hayatta ne?Bir bardak sıcak kahve..Dışarda deli kargalar,içerdeki okyanusta koca bir fırtınayla, soba sıcağında..Unutma ki Dört şey vardır hayatta asla geri gelmeyecek; Atılan ok Söylenen söz Kaçırılan fırsat Geçen zaman..
10e2871379a5
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
çocuğa söylenenler onun bütün hayatını etkileyebilir. Böyle olduğu halde, çevrede kelimelerin ne kadar hoyratça kullanıldığını görünce şaşırıyorum. Mesela geçenlerde, yürüyüş yaparken Yaz'ı bir kedi kovaladı. Kedi kovaladı dediysem, yavru bir kediydi, yemek falan verecek zannetti herhalde peşinden hoplaya zıplaya geldi. O da bir anda boş bulundu ve korkup, koşmaya başladı. Karşıdan yürüyüş yapan iki kadın geliyordu. - Ay canım nasıl korktu, hemen su içirin dediler. Buraya kadar iyi... Sonra zaten korkmuş olan çocuğun yanında başladılar anılarını anlatmaya. -Ben çocukken şöyle bir olay olmuştu da, sonra da ömür boyu korktum kedilerden. -Yok 3 köpek gelmişti, falan filan olmuştu da , yeğenim şöyle yaptı... Hemen uzaklaştım oradan. Bir de şahit olduğum çocuğunu salak şey, gerizekalı diye sevenler var. Şaka bunlar di mi? Çocuklar neyi ne kadar şaka olarak algılıyorlar peki? Yoksa alıp, annenin söylediğini üzerlerine etiket olarak takıyorlar mı? Sonra doğru konuş diyebilir mi insan çocuğa?... Yine bir kez daha... SÖZCÜKLER SİHİRLİDİR...
65f8487b7f85
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Ahmet KEKEÇ[email protected] Barışçıl dil ölümlerden ölüm beğen diyor 03 Haziran 2015 Çarşamba Bu hükümet gittiğinde bize ne yapacaklarını çeşitlendiren Gezi ve Can Dündar ahfadı zat, “aslında sizin yaşamamanız lazım” diye son noktayı koyuyor. Merhum Oğuz Atay, günlüğünde, “terakkinizi gördük” diyordu. Bu ülkeye reva gördüklerinizi, ilerleme düşüncesiyle saplandığınız yeri, dramatik çöküşünüzü... Kaç yıldır tecrübe ediyoruz... Bu cümleden olarak, “Gezi kalkışmanızı” da gördük, barışçıl dilinize tanık olduk. Felsefeye meraklı bir profesörümüz (ki, değerli bir aydındır), Heidegger’ın dramatik savruluşunun niçin “felsefik bir mesele” sayılmayacağını gerekçelendirirken şöyle diyordu: “Süzülmüş ve kristalize olmuş dilin varıp varacağı yer faşizmdir. Süzülmüş bir seçkin olarak Heidegger da Nazi ideolojisinde keramet vehmetti ve dramatik tercihini yaptı.” Bu kadar basit midir? Bilemem ama “faşizm”in seçkin muhitlerde neşvü nema bulduğunu ve yurtlandığı anlayabilmek için Heidegger bilgisiyle donanmak gerekmiyor. Görüyoruz bazılarının hallerini. Koca koca adamlar... Titrleri ve etiketleri var. Batı dünyasına ve kültürüne vakıflar... Faulkner, Joyce filan çevirmişler... Felsefe sorunlarına meraklılar... Oturduklarında saatlerce “Aslında Althusser...” diye kafa ütüleyebilirler. “Donanımlı ve birikimli” adamlar... Hallerini görüyoruz... Biri (sosyalist teorisyen geçinen biri), “demokrasi dışı yollarla AKP’nin mutlaka devrilmesi gerektiğini” öğütlüyordu. Bu arkadaşı, sık sık, “gezi barışçıl bir eylemdir” diye yırtınırken görüyoruz... Pornografik merakı olan arkadaş hani... “Kabataş hadisesinin vuku bulduğuna inanmamızı istiyorsanız görüntü getirin... Görüntü isterim, görüntü!” diye tutturmuştu. Faulkner ve Joyce çevirmiş çok kültürlü şahıs da, “kütür kütür kültürsüzlük” kokanların iktidarına karşı TSK’nın bir “güvence” olduğunu söylüyordu. Seçkin dilinin onu savurduğu yer, darbe ideolojisiydi. Elbette militarizm kabul edilir bir düşünce değildi ama bize norm ve hayat biçimi dayatan kültürsüz ve cahil iktidar topluluğuna karşı ordunun varlığı bir güvenceydi. Zaten (ayrıca) korkmamalıydık... Geliyordu. Eli kulağındaydı. Erdoğan’ın otoriter dili bir darbeyi kaçınılmaz kılıyordu. Konuyla direkt bağlantısı yok ama dün yasa tanımaz, hukuk tanımaz, ahlak tanımaz ve üstelik kendisini “gazeteci” sanan bir şahsın “ahvalini” yazdım. Bir ton da küfür ve hakaret işittim tabii. Peşi sıra, ölümlerden ölüm, darbelerden darbe beğenmemizi bildiren tehdit mesajları... Netameli dönemlerde hiç ortalıkta görünmemiş, mevzun hukuksuzluklara karşı sesini yükseltmemiş, seçilmişlere karşı “atanmışların iktidarını” savunmuş bu zat, “seçimle gelmiş” Cumhurbaşkanını tehdit ediyordu. Bunun bir “gazeteci dili” olmadığı açıktı. Kim konuşturuyordu bu arkadaşı? Dahası, bu özgüven nereden geliyordu? Bu soruları sordum ve bazı hatırlatmalarda bulundum. Hoşlanmasak da, riayet etmemiz gereken bazı “sınırlar” vardı. Buna göre, devletin gizliliğine sızmak ve “devlet sırrı”nı “faş” etmek suçtu. Bu cürümleri işleyenler, aynı zamanda “casusluk” yapmış sayılıyordu. Kanun böyle söylüyordu. Hayır, öyle olmamış... Kahraman gazeteci Can Dündar, “kahramanca” bazı usulsüzlüklerin üzerine gitmiş ve devleti yönetenlerin “terör işbirlikçisi” olduğunu ortaya koymuş. Ben de diyorum ki, “kahramanlıklarınızı” biraz da darbe dönemlerinde görelim. Bu hükümet gittiğinde bize yapacaklarınızın ne olduğunu “barışçıl dilinize” bakarak söktürebiliyoruz. Esasında hep bunu yaptınız. Şaşırtmıyorsunuz artık. Paralel şebekenin saldırısı karşısında niçin gözünüz kör, diliniz ketm? Siz asıl bu soruya cevap verin! Yazarın Diğer Yazıları 2Haziran2015Gazeteci filan değilsin okuma bize! 1Haziran2015Bu da hocasının Türk Solu dergisi! 30Mayıs2015Hocasının gazetesi 29Mayıs2015Demirtaşı kontrol edin,kâfi! 28Mayıs2015Hesap vereceksin, hesap vereceksin, hesap vereceksin! 27Mayıs2015Hani Dervişe danışmıştınız? 26Mayıs2015Çok ayıp Abdülkadir! 25Mayıs2015Bırak lojistiği, asıl projeye gel! 23Mayıs2015Doğan Medya Grubu bir memleket sorunudur
24cdb8a02b5f
[ "c4", "hplt2", "vngrs" ]
Malzemeler: 1-1 bardak pirinç 2-Yarım bardak arpacık yada tel şehriye 3-Fındık yağı(1,5 yemek kaşığı) 5. 2 bardak sıcak su Yapılışı: Pirinci en az 30 dakika olmak üzere sade suda bekletin..(bekleme süresi arttıkça lezzette artar unutmayın)...daha sonra yıkayın..Yağı kızgın tencereye koyun...Yağ kızınca arpacık şehriyeyi(yada tel şehriye) tencereye koyun..Pembeleşene kadar kavurun...Üstüne yıkadığınız pirinçleri koyun ve kaynar suyu ekleyin..(ben pirinçleri tencerede hiç kavurmadan pişiriyorum)..Tuzuda ekleyin ve tencerenin ağzını kapatıp altını kısın(en kısık ateşte pişecek)....Piştikten sonra üstüne peçete koyup,tencerenin ağzını kapatıp demlenmeye bırakın...AFİYET OLSUN....
671baa952525
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Halı sektöründe liderliğini koruyan dünya markası Kaşmir Halı çalışanları için düzenlediği iftar yemeğinde Gülsan Holding ailesini bir araya getirdi. Çalışanların gönüllerince eğlendiği gecede yapılan hediye çekilişinde çeşitli hediyeler dağıtılırken uzun süredir kurum bünyesinde görev yapan çalışanlara da plaket verildi. Gülsan Holding bünyesinde faaliyet gösteren Kaşmir Halı çalışanları Şelale Park’ta düzenlenen iftar yemeğinde bir araya geldi. Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu, Kaşmir Halı Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Topçuoğlu ve Topçuoğlu Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Ali Topçuoğlu’nun da katıldığı iftar yemeğinde çalışanlar için özel eğlence programı düzenlendi. Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu ve Kaşmir Halı Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Topçuoğlu çalışanlarla yakından ilgilenerek Ramazan aylarını kutlarken Gülsan Holding bünyesinde 10, 15, 20 ve 25 yılını tamamlayan çalışanlara da günün anısına birer plaket verildi. Başarıya giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğini ifade eden Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu Kaşmir Halı’nın markalaşması ve büyümesinde çalışanların ekip olarak büyük emekleri olduğunu ifade ederek “Bizler Gülsan ailesi olarak büyük bir aileyiz. Kurumlarımızın başarısında çalışanlarımızın ortak çabası ve emekleri yer alıyor. Herkes kurum içerisinde üstlendiği görevi başarıyla yerine getirdiği için bu gün kurumumuz Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında 80.sırada yer alıyor. Bu birlik ve beraberliğimiz, dayanışmamız bundan sonraki süreçte de ilk gün heyecanıyla devam edecektir. Ramazan ayının ülkemiz için huzur ve bereket ayı olmasını diliyorum” dedi. İftar sonrası düzenlenen eğlence programında yapılan hediye çekilişinde de çalışanlara çeşitli hediyeler dağıtıldı. Bünyesinde üç bine yakın işçi istihdam eden Gülsan Holding’in çalışanlara yönelik düzenlediği iftar yemeklerinin önümüzdeki günlerde de devam edeceği ifade edildi.
9fbbcdc7b921
[ "c4", "hplt2" ]
Aşağıdaki değişiklikler Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki müşteriler için geçerlidir AdWords kullanıyorsanız, Şartlar ve Koşullarımızı kabul etmişsiniz demektir. Şartlar ve Koşullarımız, politikalar, iptaller, ödemeler, anlaşmazlıkların giderilmesi ve sorumluluklar gibi temel konulara ilişkin ortak bir görüş sağladıkları için önemlidir. Reklam platformlarımızdaki ve küresel büyüme sonucu ortaya çıkan gelişmelere ayak uydurmak için birkaç değişiklik yapmamız gerekmiştir. Bu nedenle, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki çok sayıda AdWords müşterisi için bugün yeni bir Şartlar Koşullar grubunu yürürlüğe koyuyoruz. Güncellenen şartlarda fark edeceğiniz ana değişikliklerden biri, yeni reklamcılık ürün ve hizmetlerine yer verilmiş olmasıdır. Örneğin, artık bazı durumlarda üçüncü taraf reklam sunmaya olanak sağlıyoruz. Dolayısıyla, şartlarda, reklam sunmayla ilgili anlaşmazlıkları nasıl çözdüğümüz hakkında hükümler göreceksiniz. Politikalarımıza ait güncellenen bağlantılar ve genel olarak reklamcılık şartlarımızda tutarlılığın artırılması diğer değişiklikler arasında yer almaktadır. Önemli Bir İşlem Yapmanız Gerekiyor Yeni AdWords Şartlar ve Koşulları'nı incelemek ve kabul etmek için 45 gün süreniz olacaktır. 45 gün içinde bunları kabul etmemeniz durumunda, inceleyip kabul edene kadar reklam yayınınız duraklatılabilir. Yeni AdWords Şartlar ve Koşulları'nı incelemek ve kabul etmek için https://adwords.google.com.tr 'ni ziyaret edebilirsiniz. Gönderen: Mark Martel, Google Reklamları Ekibi Yayınlayan: Samet Oz, Google AdWords Uzmanı Google AdWords hakkındaki en son yeniliklerden ve ipuçlarından haberdar olmak için buraya tıklayarak Inside AdWords Türkçe e-posta grubumuza abone olun!
4de915fc6a2b
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Ülkemiz insanı borcuna sadıktır... Borçlu kalmak istemez, geride borç bırakmaktan korkar, utanır... Ama hayat şartları, beklenmedik olaylar, sağlık sorunları, yanlış hesaplar, yanlış dostlar veya ortaklar; saymakla bitmeyecek nedenlerle borçlar ödenemez hale gelebiliyor. Sonra, insanı canından bezdiren uzun ve zorlu bir süreç başlıyor. İster ücretle çalışan olun, ister küçük ya da büyük bir işletmesi olan işadamı veya tüccar; farketmiyor. Avukatlar, mahkemeler, kapıya kamyonla dayanan alacaklılar, icra memurları, işyerine gönderilen ödeme emirleri, maaşa konulan hacizler.. Ödenemeyen taksitler, kiralar, işçi ücretleri, çekler, senetler ve yine avukatlar, takipler, icra memurları, hacizler.. Bu sıkıntıları yaşamaya gerek var mı? Bir düşünün... Yok diyorsanız 0212 381 73 00 numaralı telefondan bizi arayın ve kendinizi tanıtın. Sizi dinleyecek, sizi anlayacak ve sorunları karşılıklı anlayış ve işbirliği içinde çözecek size özel Varlık Yöneticiniz ile görüşün... Ne kaybedersiniz ki? Arayın, aksine kazançlı çıkacağınızı, hayata döneceğinizi görün! Sizden önce bizi arayan ve “iyi ki aramışım” diyen o kadar çok müşterimiz oldu ki! Bakın bunlardan bazıları memnuniyetlerini bize nasıl anlatmış? Sn ......., Yıllardır başımda demoklesin kılıcı gibi duran ....bankası kredi kartlarına ait borçlar tüm yaşantımı altüst etmişti. Siz son derece hoşgörülü yaklaşımınız ve yardımlarınızla beni bu borç yükünden fazla zedelenmeden kurtardınız.Size güvenim öylesine sonsuz ki artık olası kredi kartımın yasal takibe alınmasından bile korkmayacağım neredeyse.!!!!.Latife bir yana keşke her borçlunun sizin gibi bir danışmanı , yardımcısı olsa. Hayatınızın çok sağlıklı ve mutlu geçmesini temenni eder , çalışmalarınızdaki başarılarınızın devamını dilerim. Sayın Güven Varlık Yönetim A.Ş. Yetkililerinin tümüne iletilme ricasıyla; Ben …………………. Bankası kredi kartı borçlularından birisi olan ………………; Sizlerin yapılandırma sonrasında hesabım kapanıncaya kadar geçen sürede şahsıma göstermiş olduğunuz anlayış ve sabıra teşekkür etmek istiyorum. Diger borçlarımın muhataplarından görmediğim, borcunu ödemeye gayret gösteren kişiye duyulması gereken saygı ve anlayışı bana yansıtan, aksadığım aylarda, bana; Bu borcu bitirebilecegim telkin ve ricalarında bulunan ve en önemlisi konuşma ses tonu ve borçluya verdiği güven dolayısı ile hesabımın kapanmasında büyük pay sahibi olan ………………… hanımefendiye sadece kelimelerle ifade edilen teşekkür yerine içten ve gönülden İYİ Kİ VARSINIZ demek istiyorum. Yolunuz veya işiniz İzmir'e düştüğünde kapımın her zaman saygı ile sizlere açık olduğunu belirtmekten büyük mutluluk duyduğumu bilmenizi isterim. Saygılarımla.. (Şirketinize) borcu olan bir arkadaşımın hem kredi kartı hem de ihtiyaç kredileri borçlarının ödenmesi hususunda çok yardımcı olan personeliniz Sn........ o kadar yardımcı ve gayretli olmuştur ki bunu ifade etmeden geçemiyeceğim. Hem hitabıyla, hem konu hakkında bilgi sahipliğiyle, ilgilenme kalitesiyle ciddi takdir ve övgümü kazanmışlardır. Şirketinizin tüm çalışanlarına ve şahsınıza bilhassa .......'a teşekkürlerimi bildirir bu vesile ile İyi Bayramlar dilerim. Merhaba; işlemlerimizi hızlandırarak kısa bir sürede neticelendirdiğiniz için size teşekkür eder başarılarınızın devamını dilerim... Sizin insanliginiza ... yurekten tesekkur ederim, Sizin araciliginizla borcumdan kurtuldum, Tanri sizi ve ailenizi korusun efendim, cok sagolun kiymetli vaktiniz icin, ... Tekrar tekrar tesekkurler efendim sagolun, ........ TARİHİNDE 2004 YILINDAN KALAN KREDİ KARTI BORCUMU ÖDEMEK İÇİN ARADIĞIMDA , DEĞERLİ PERSONELİNİZ Sn. ......... HANIMFENDİNİN TELEFONDA GÖSTERMİŞ OLDUĞU İLGİYE SONSUZ TEŞEKKÜR EDER. KURUMUNUZUN ........ HANIM GİBİ DEĞERLİ PERSONELLERİN KIYMETİNİ BİLMESİNİ TEMENİ EDERİM. KENDİSİNE BANA ŞANS GETİRDİĞİ İÇİN HAYATI BOYUNCA HUZUR MUTLULUK DİLİYORUM. İYİ ÇALIŞMALAR TEŞEKKÜR BELGESİ SAYIN ..... PORTFÖY YÖNETİCİSİ OLARAK BİREYSEL MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ ÇERÇEVESİNDE ŞAHSIMA GÖSTERDİĞİNİZ İLGİ ALAKADAN DOLAYI ŞÜKRANLARIMI SUNAR, ÇALIŞMA HAYATINIZDA BAŞARILAR DİLERİM. Güven Varlık Yönetim'in katkılarıyla, .........Bankasına borç tamamının kapanmasına yardımcı olan siz ve ........ Hanıma teşekkür ederim. Böylesine büyük bir bankanın böyle bir kuruluşla çalışması ülkemizin adına yararlıdır. Emeği geçen herkese ve .... Hanıma teşekkürlerimi sunarım.
11e2eb364f4a
[ "c4", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Kuruluşu 1953 yıllara dayanan Tahincioğlu Nakliyat , siz değerli müşterilenin desteği ve güveni ile dünden bugüne büyüyerek gelmiştir Uzmanlık konusunu nakliyat ve taşımacılık sektöründe yapan firmamız , güncel gelişmeleride sürekli bünyesine katması ile birlikte verdiği hizmetlerde teknoloji ile birlikte araç parkınıda sürekli güncel tutmuştur Kaliteli Hizmet de Süreklilik”, “Uygun Fiyat”, “Karşilikli Güven” ve “Dürüstlük” vizyonumuzu oluşturarak temel ilkelerimiz olmuş ve vazgeçilmeyecek olan degerlerimizdir… Geniş araç filosunu sürekli büyüterek ve personel eğitiminin çok önemli olduğunun bilincinde olan firmamız bünyesinde barındırdığı personeline haftalık eğitimler vermektedir Ülkemizde nakliye sektörü ve taşımacılık ile ilgili bir standart bulunmamasına rağmen, firmamız sektör içinde edinmiş olduğu tecrübelerini, uluslararası standartta hizmet verdiği müşterileri ile birlikte bir standarda oturtmuş ve ülkemizde henüz ” Nakliye Hizmeti ” ile ilgili bir eğitim kurumu olmamasına rağmen personeline vermiş olduğu teknik bilgi ve sektörün gerektirdiği tutum ve davranışlar açısından sektöründe eğitimci olmuştur.
63ada285cf49
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Seyahat eden DJ'ler için en son çözüm! DJE-2000 profesyonel kulak içi kulaklıklar DJ'lere hareket halindeyken akıllı telefonlar veya tabletlerde ses reprodüksiyonu hazırlama yeteneği sağlayan güçlü ve doğru ses üretimini sağlar. Bu hafif ama uzun ömürlü kulak içi kulaklıklar özellikle profesyonel kullanımın sıkıntılarını gidermek için tasarlanmıştır. En uzun DJ setleri sırasında bile, dahiyene bir şekilde tasarlanmış biçim bellekli reçineye sahip kulak üstü yapısı sayesinde maksimum rahatlık garantilidir. Yumuşak poliüretan, silikon ve üçlü flanş kulak ucu dış mekan sesini azaltır böylece DJ'ler harika şekilde beat'i izleyebilir. Dolayısıyla kumaş kaplı, takılıp çıkarılabilir kablo dolaşmaz ve zarar gördüğünde değiştirilebilir, böylece kulaklıkların ömrünü daha da artar. DJE-2000’ler hibrit iki sürücü sistemi ile donatılmıştır: Derin, zengin bas notaları ve tüm frekanslarda daha net ve dengeli ses elde etmek üzere armatür sürücü için geniş 9,4 apertüre sahip dinamik sürücü ve nadir toprak mıknatıslarından oluşur.
875b960c14a0
[ "c4", "fineweb2", "hplt2" ]
OkeyOyna.RED - En keyifli ve Üyeliksiz Okey Oyunu Salonu Hoşgeldiniz! HEMENOKEYOYNA FM ile Canlı Müzik Şöleni Dünyanın en popüler oyunlarından birisi olan okey oynamasını öğrenmek istiyorsanız, Hemen Tıkla Öğren Okey nasıl oynanır Sizinde kendinize ait bir okey salon'unuz olabilir, Kendinize ait Okey salon kiralaması almak için bizimle iletişim kurmanız yeterli. Salon Kiralamak için tıkla! Sitenize ücretsiz olarak okey eklemek istiyorsanız, OkeyOyna.RED Okey Salonu'nu Sitenize Ekleyebilirsiniz. Sitene Okey Eklemek için Tıkla!
4464df42238e
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında ön çalışmalarına başladığımız Bursagaz Dijital Arşiv Projesi'ni (DAP) Temmuz ayı başında 10 milyon barajını aşarak tamamladık. Projelere açılış ve kapanış toplantıları yapmak Bursagaz'ın firma kültüründe önemli bir yere sahip ve açıkcası her firmada olması gerektiğine inanıyorum. Bu toplantılar sayesinde tüm ekiplerin projelere temel anlamı ile vakıf olması ve üretilen güzel şeyleri görmesi mümkün oluyor. DAP kapanış toplantısı da bu kapsamda gerçekleştirildi, proje sunumu, anlatımlar, proje ekiplerini onure edecek mini bir plaket töreni, pasta kesimi ve aile fotoğrafı çekimi ile kimi zaman yoğun ve stresli kimi zaman neşeyle geçen bir yılı tamamlamış olduk. Foto 1: Bursagaz BT Müdürü Mehmet Ensari kapanış toplantısı sunum konuşmasını yaparken. Foto 2: Bursagaz Genel Müdürü Hakan Tola, Erkyazılım Genel Müdürü Bülent Arslan'a plaketini verirken. Bu yorucu süreci Servis Büro proje yöneticimiz Mustafa Yeşilyurt süreç analizleri, yazılım ve büyük veri hareketlerindeki kabiliyetleri, DAP Proje ekip liderimiz Mehmet Ertaş'ın zaman zaman 60 kişiye çıkan ortalamada ise 40 kişilik bir ekibi idaredeki başarısı, teknik süpervizörümüz Tanju Arda'nın uzaktan bizim elimiz kolumuz olarak teknik sorunları çözme becerisi, Bursagaz Proje yöneticisi Adem Güler'in projenin tüm detaylarındaki ihtiyaçları gidermedeki gayret ve başarısı, Bursagaz BT Müdürü Mehmet Ensari Bey'in kahve içme kolaylığında süreçleri çözme ve yönetme yeteneği, Bursagaz ve Erkyazılım Genel Müdürleri Hakan Tola ve Bülent Arslan beylerin himayeleri olmasa herhalde bu kadar başarılı bitiremezdik. Foto 3: Bursagaz Genel Müdürü Hakan Tola, Bursagaz Proje Yöneticisi Adem Güler'e plaketini verirken. Proje ile ilgili bazı gerçekler; - Bursagaz'ın 20 yıllık arşivi olan 11.500.000 sayfa tasnif edildi, - 10 ayrı birime ait Doğalgaz bağlantı anlaşması, Doğalgaz kullanım sözleşmesi, Kurumsal bağlantı anlaşması, kurumsal kullanım sözleşmesi, İç tesisat normal, İç tesisat A0, Acil, Bireysel, Muhasebe, Satın Alma birimlerine ait 10'larca farklı tip ve türde evrak tarandı, - 8 farklı tip barkod kullanıldı, - Barkod üretimi için 180 bin A4 tabaka barkod tüketildi, - Evrakların son tasnifi için 1.773.142 adet şeffaf poşet kullandı, - 23.4 km. şeffaf band ile barkod sağlamlaştırması yapıldı, - Akıllı indeksleme mekanizması sayesinde indeks personeli dökümanları 380 milyondan fazla karakterlik bir bilgi ile indeksledi (OCR hariç), - 4-16 metre aralığında binlerce tesisat projesi A0 tarama cihazlarında tek tek düzenlenerek tarandı, - En yüksek zamanda 60, - Ortalamada ise 49 personel 1 yıl çalıştı. - 2 ayrı fiziksel arşiv modernize edilerek ilaveler ile 2400 raf kapasiteli yeni bir arşive dönüştürüldü, - 1330 adet raf dolduruldu, - Projedeki mobilyalardan 30 masa, 30 koltuk, 3 adet ahşap dolap ve 2 adet sunum tahtası Üçevler Şehit Faik Gökçen İlköğretim okuluna bağışlandı, - 45.000 adet şeffaf poşet Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullara dağıtıldı, - 4 ton sayfa geri dönüşüme gönderildi, - Proje ile birlikte tüm Bursagaz birimleri yeni arşive yeni sistematik ile belge gönderecek şekilde donatıldılar, - Projenin 3 çalışanı süreci devam ettirmek için Bursagaz kadrosuna geçtiler, - Windows 2008 işletim sistemi üzerinde MSSQL Server 2008 veritabanı ve Erkyazılım Dijital Arşiv sistemi kullanıldı Foto 4: Erkyazılım Ekip Lideri Mehmet Ertaş tüm proje yönetim ekibi ile birlikte pastayı keserken. Soldan Sağa: Mehmet Ensari (Bursagaz BT Müdürü), Hakan Tola (Bursagaz GM), Adem Güler (Bursagaz PY), Mehmet Ertaş (Erkyazılım EL), Bülent Arslan (Erkyazılım GM), Mustafa Yeşilyurt (Erkyazılım PY), Atakan Eser (Erkyazılım GMY)
ebed1d7b1d86
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Günümüzde işletmeler kendilerini yoğun ve acımasız bir rekabetin içerisinde bulmaktadır. Böylesine bir rekabet ortamında farkınızı göstermek en önemli çıkış yoludur. Parantez Reklam olarak, markanızı oluşturmak, kurumsallaşmakla birlikte siz rekabetin içerisindeyken baskılarınızı da yapmaktayız. 2006 yılında kurulan şirketimiz, İstanbulun kalbi olan sur içinde kurulmanın verdiği bir çok avantaja sahiptir. İstanbul kültürünün, tarihi dokusunun ve geleneklerinden aldığı ilhamla, fikirlerimize modern dokunuşlar yaparak farkımızı oluşturuyoruz. Uzman kadromuzla hizmet verdiğimiz alanlarımız; Hizmet alanlarımızda ihtiyaç duyduğunuz tüm gereksinimlerinizi en iyi biçimde yapabileceğimizden eminiz.
63839a87d6ef
[ "fineweb2", "hplt2" ]
"Ortodonti" Tedavi Destek Bilgileri Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez Kliniğimiz, Dr.Dt. Candan Okay Türkdönmez ve Dr.Dt. Deniz Uzuner Esen tarafından kurulmuştur. Aparey Çeşitleri Ağız dışı Apareyler Özellikle kemiksel yapı bozukluklarında kullanılır. Farklı ağız dışı bölgelerden (ense, alın, çene ucu vb.) destek alınır. Ayrıca hem diş hem çene kemiğine yönelik olarak ortodontik kuvvet uygulanabilir. Hareketli Apareyler Hasta tarafındankolaylıkla takılıpçıkartılabilinir.Kullanımı kolaydır. Hafif, kesik ortodontik kuvvetler uygular. Sabit Apareyler Dişler üzerine yapıştırıldığından hasta tarafından çıkartılamaz. Bakımı özen ister.
ad07bce7060b
[ "fineweb2", "hplt2" ]
GELECEĞİN MİMARLARI ÖĞRETMENLERİMİZDİR 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Büyükşehir Belediye Başkan Enver Yılmaz; “Vatan sevgisi ve özveri ile görev yapan, gelecek nesilleri çağın gerektirdiği bilgi ve donanımla hazırlamak için çaba gösteren değerli öğretmenlerimize minnettarız” dedi. Başkan Yılmaz yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Öğretmenlik, mesleklerin en kutsalıdır. Bu kutsal mesleği icra eden öğretmenlerimiz; insanlığımızı, gençlerimizi yarınlara taşıyan ve hazırlayan adsız kahramanlardır. Öğretmenlerimizin bilgili, çalışkan, vatanını seven ve cesur bireyler yetiştirmek için üstlendikleri sorumlulukları, bugüne kadar oluğu gibi bundan sonra da devam ettireceklerine yürekten inanıyoruz. Türkiye iyi yetişmiş, genç ve dinamik nüfusuyla eğitimden sağlığa, teknolojiden ekonomiye birçok alanda büyük başarılara imza atıyor ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Hiç şüphesiz milletçe elde ettiğimiz bu başarı yolunda kat ettiğimiz mesafede en büyük emek, yurdumuzun dört bir yanında fedakarca görev yapan öğretmenlerimize aittir. Vatan sevgisi ve özveri ile görev yapan, gelecek nesilleri çağın gerektirdiği bilgi ve donanımla hazırlamak için çaba gösteren değerli öğretmenlerimize minnettarız. Çocuklarımızı, gençlerimizi eğiterek onları geleceğe en iyi şekilde hazırlamaya çalışan öğretmenler, ülkemizin yarınlarının kurucularıdır. Başta başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, hayatını sürdüren öğretmenlerimize de sağlıklı ve uzun ömür dileyerek öğretmenler gününü kutluyorum.” Kaynak ;www.ordu.bel.tr Son Güncelleme: Salı, 24 Kasım 2015 09:44
22cffc54edf7
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Çamlıca Halı Yıkama Çamlıca halı yıkama hizmetimiz devam etektedir. Üsküdar ilçesinde bulunan ÇAMLICA semtine ücretsiz halı yıkama servisimiz ile profesyonel halı yıkama hizmeti veriyoruz. Üsküdar Zeynep Kamil mahallesinde bulunan halı yıkama fabrikamızdan Çamlıca'ya her gün servisimiz vardır. Halı yıkatmak için firma aramanıza gerek yok. Arayın halılarınız ilk günkü gibi temiz bir şekilde teslim edilsin. Halı temizliği evlerimizin vazgeçilmezleri arasındadır. Dolayısıyla iyi bir halı yıkama firmasına halılarınızı düzenli aralıklarla yıkatmanız gerekir. Ki zaten ev hanıları da sık sık halıları yıkatmak isterler. Yalnız burda şunu dikkatinizi çekmek isterim. Genelde halının yıkanacağı zamanı halının rengindeki koyulaşma veya lekelerden dolayı yıkatmak isteriz. Oysaki halılar renginin değişmesinden çok daha önce kirlenmektedir. Fakat biz renginin koyulaşmasından sonra halıyı yıkatmaktayız. Çamlıca Ucuz Halı Yıkama Firmamız halı yıkama fiyatlarında mümkün mertebe uygun fiyatlı yıkamaya çalışmaktadır. Amacımız uygun fiyat ile halı yıkayarak daha çok müşteriye ulaşmaktır. Yalnız şunu da belirtmek isteriz ki her şeyde olduğu gibi halı yıkama sektöründe de maliyetler ve kaliteli hizmet için yerine göre daha pahalı malzemeler almaktayız. Ki bunlar da fiyatlara artı olarak etki etmektedir. Halı yıkama fiyatlarımızı inceleyebilirsiniz. Çamlıca halı temizleme Çamlıca halı temizlee firmaları arasında firmamız ilk sıralarda yer almaktadır. Aşağıda resimlerini gördüğünüz halılar firmamızda yıkanmıştır. halı temizliğine büyük önem veren firamız müşteri memnuniyeti için % 100 Garantili halı yıkama yapmaktadır. Bize bir telefon etmeniz yeterlidir. Çamlıca halı yıkama: 0216 342 2020
0d3d50e596a3
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Çocuğunuzu bir birey olarak yetiştirirken, günlük hayatında yaşadığı sorunların bir kısmının siz ebeveynlerinin yanlış tutum ve davranışlarından kaynaklanabiliyor olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sizler çocuğunuza yeterli ve anlamlı desteği sağladığınızda, sürecin bir parçası olup onun gelişimine büyük ölçüde katkıda bulunabilirsiniz. Objektif bir bakış açısı sağlamak ve bu süreçte, doğru yaklaşım modellerini öğrenebilmek, çözüm yöntemlerini kullanabilmeniz amacıyla aile danışmanlığı alanında uzman psikoloğumuz; üyeleri bir aileyi oluşturan bireyler olan bir tür grupla yapılan psikolojik danışmandır. Aile danışmanlığında üyeler ailede yaşanan bir problemi, kendi bakış açılarından ortaya koyarlarken, danışman, üyelerden her birinin; Diğerlerini saygı ile dinlemesine, Diğerlerinin bakış açısını da görmesine ve anlamasına, Soruna yönelik olarak konuşmasına, Diğerlerine karşı duygu ve düşüncelerini daha açık bir dille ifade etmelerine, Diğerlerine karşı incitici davranışlarda bulunmamasına, Diğerlerini oldukları gibi kabul etmesine, Diğerlerinden beklentilerini açıkça ifade etmesine yardımcı olur. Aile danışmanlığında inceleme konusu bireyler arasındaki ilişkinin, iletişimin niteliğidir. Aile danışmanı, aile üyelerinin birbirleriyle ilişkilerinde aksayan yönleri ortaya çıkarmaya ve aile üyelerinin de bunu görmesini sağlamaya çalışır.
b1fdca6311ba
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Pendik kanal açma firması telefonları 0532 498 19 00 makine ile Kırmadan ACİL Tıkalı Pimaş Açma Firması 0507 770 5757 – 0532 498 19 00 Robotla Garantili Kırmadan Kanalizasyon Açma 0507 770 5757 Hepsinin ücretleri ayrıdır tıkanıklığın kaçıncı katta olduğuda önemlidir kişi tıkanıklığı telefonda düzgün tarif ederse telefonda fiyat verilir bu fiyat son fiyattır firma iş uzarsa müşteriden fazla para isteyemez. Egerki siz kanalizasyonu kullanmadığınız halde üst kattaki daireler kanalizasyon giderini kullandığı zaman sizden su geri geliyorsa mutlaka bina ana gider kanalizasyonu tıkalıdır. TIKALI KANAL AÇMA ÜCRETLERİ NE KADAR Bu gibi durumda ilk yapmanız gereken logar tabir ettiğimiz binaya ait kanalizasyon sularının toplandığı ve ordanda İSKİ nin borularına gönderdiğiniz kuyunun yani logarın taŞma yapıp yapmadığına bakmanız gerekir logar kuyusunun beton kapagını açıp bakın eger kuyu dolup taşmıssa iski tarafına giden kanal tıkalı demektir hemen 185 arayıp iskiden yardım isteyin . Yok logar açıp baktığınızda logar taşmamış boş Durumda ise bina tarafından gelen borudan pis su gelmiyor ise bu takdirde kırmadan tıkalı kanalizasyon açma firmasına basvurun artık yeni teknoloji ile hiç bir yeri kırmadan robot makinelerle kanalizasyon tıkanıklıkları rahatlıkla açılmaktadır . KANALİZASYON TIKANIKLIĞI AÇMA ÜCRETİ NE KADAR tıkalı kanalizasyonunuzu kırmadan robotla kısa sürede açıyoruz tek yapmanız gereken bizi aramanız arayın bizi kısa sürede tıkanıklık derdinden sizi kurtaralım İSKİ den emekli Halit usta 0507 770 5757 – 0532 498 1900 telefonlarımız acil kanal açma. Pendik ilçesi tıkalı kanal açma Akcan tesisat kırmadan kanalizasyon borusu açma işleri Robotla kırmadan kanal açma işlemleri kısa sürede yapılır. Makine ile açma garantili mutfak kanalizasyonu açma. Robot makinesi ile kırmadan tuvalet kanalizasyonu açma. Robot cihazı ile hiç bir yeri kırmadan bina ortak kanilizasyon gideri açma. Garantili kırmadan lavabo tıkanıklığı açma. Kırmadan uzman ekiple mutfak lavabosu borusu açma işleri acil yapılır. Arayın 0507 770 5757 – 0532 498 1900 Kırmadan dökmeden açma garantili tuvalet kanalizasyon borusu tıkanıklığı açma. Kırmadan tıkalı banyo gideri açılır garantili teslim edilir Halit Usta. Tıkalı Mutfak Lavabosu Tıkanıklığı Açma İşi Maltepe Tıkalı Mutfak Lavabosu Açma Firması Ücretleri. Kartal İlçesi Tıkalı Mutfak Lavabosu Açma İşlemler İtina İle Yapılır Halit Usta. Pendik İlçesinde Tıkalı Mutfak Lavabosu Açma İşi Yapılır Arayın Hemen Gelelim İSKİ den Emekli Halit Usta. 0507770 5757 Tuzla İlçesinde Tıkalı Mutfak Lavo Borusu Açma İşleri Yapılır. Gebze İlçesinden Tıkalı Mutfak Lavabosu Borusu Hiç Bir Yeri Kırmadn Açılır. Çayırova İlçesi Tıkalı Mutfak Lavabosu Açma İşi. Darıca İlçesi Tıkalı Mutfak Kanalizasyonu Açma . Sultanbeyli İlçesinden Tıkalı Mutfak Kanalizasyon Borusu Açılır. Sancaktepe Samandıra Sarıgazi de Tıkalı Mutfak Kanalizasyonu Açılır. Dilovası İlçesinde Tıkalı Mutfak Kanalizasyonu Açılır Hemen Ara 0507 770 5757 Halit Usta. Körfez İlçesinde Tıkalı Mutfak Lavabo Borusu Açma İşleri Yapılır. Derince İlçesinde Tıkalı Mutfak Lavabo Borusu Kanalizasyonu Kısa Sürede Açma Garantili Yapılır. Atasehir İlçesinde Tıkalı Mutfak Borusu Tıkanıklığı Açılır. Çekmeköy İlçesinde Kırmadan Mutfak Lavabosu Tıkanıklığı Garantili Açılır İSKİ den Emekli Halit Usta. Telefonlarımız 0507 770 5757 – 0532 498 1900 Halit Usta Tıkanıklık açma pendik TUZLA İLÇESİ KANAL AÇMA FİYATLARI KAÇ PARA GEBZE TIKALI TUVALET AÇMA NE KADAR PENDİK TIKALI PİMAŞ AÇMA ÜCRETİ NE KADAR KARTAL TIKALI KANAL AÇMA ÜCRETİ NE KADAR MALTEPE TIKALI KANALİZASYON AÇMA ÜCRETİ NE KADAR ÇAYIROVA PİMAŞ AÇMA ÜCRELERİ SULTANBEYLİ PİMAŞ AÇMA ÜCRETİ SANCAKTEPE KANALİZASYON AÇMA ÜCRETİ NE KADAR KADIKÖY KANAL AÇMA ÜCRETLERİ İZMİT TIKALI KANAL AÇMA FİYATI
84d73fece7dd
[ "fineweb2", "hplt2" ]
“Bölge Çok Ağır İnsan Hakları İhlalleriyle Karşı Karşıya” CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, son 6-7 aydır sokağa çıkma yasaklarıyla, bölgenin çok ağır insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını savundu. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, son 6-7 aydır sokağa çıkma yasaklarıyla, bölgenin çok ağır insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını savundu. Tanrıkulu, Sur’daki kamulaştırma kararına ilişkin, “İnsanların iradesine aykırı şekilde uzlaşmaya zorlayacaklar, ellerindeki Bakanlar Kurulu kararını, Demokles’in kılıcı gibi sallayacaklar” dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, “kısa bir dönemde bir çok yıkıma, ölüme imza atmış bir Başbakan olarak tarihe geçtiğini” iddia eden Tanrıkulu, 16 Ağustos-18 Mart tarihlerinde 310 sivilin öldüğünü bildirdi. Tanrıkulu, yakıp, yıkan bir anlayışla, hendek, barikat, terör eylemleriyle Kürt sorununun çözülemeyeceğini ifade ederek, hükümetin, Türkiye’yi yol ayırımına getirdiğini savundu. Manidar bir günde, 21 Mart’ta Sur’da 6 bin 500 parsele el konulduğunu, bu yöntemin yasal olarak hukuka, anayasaya aykırı olduğunu iddia eden Tanrıkulu, her parsel, her bina için ayrı ayrı gerekçenin yazılması gerektiğini belirtti. Tanrıkulu, ancak hükümetin önce el koyduğunu, sonra gerekçesini yazacağını, bunun hukuktan uzak bir anlayış olduğunu ileri sürdü. Sezgin Tanrıkulu, ilçedeki esnaf, ticaret, sanayi odaları, barolar, dini azınlıklar, kamu kurumları, yerel yönetemlerle görüşme yapılmadığını, Ankara’dan Diyarbakır’ın bir yerine el konulduğunu iddia etti. Tanrıkulu, “Evlerini başlarına yıktıkları birini çağıracaklar, ‘verdiğimize razı olacaksın ya da el koyacağız ya da TOKİ’den ev vereceğiz’ diyecekler. İnsanların iradesine aykırı şekilde uzlaşmaya zorlayacaklar, ellerindeki Bakanlar Kurulu kararını, Demokles’in kılıcı gibi sallayacaklar. Burayı da büyük rant alanı haline getirecekler. Sayın Davutoğlu’na sesleniyorum: Cuma namazlarını siyasetin aracı olarak kullanmaktan vazgeçsin; iletişimle, diyalogla, halkın isteklerini dikkate alacak bir yöntemi benimsesin” diye konuştu. AK Parti’de yerel yönetimlere, terörle ilişiği tespit edilen belediyelere yönelik bir çalışma olduğunu belirten gazeteciye Tanrıkulu, “Doğrudan doğruya darbe planının devamıdır. Kentlere el koyuyorlar, şimdi de yönetime el koyacaklar. Hükümet, Ankara’dan Türkiye’yi yönetmekten vazgeçsin, merkezi değil yerel yönetimleri güçlendirmeliyiz” karşılığını verdi. Tanrıkulu, bir soru üzerine, Türkiye’de hiç kimsenin, ordunun demokrasi dışı bir yönteme girişemeyeceğini, Türkiye’de darbe döneminin kapandığını kaydetti. You must be logged in to post a comment Login Yorum yazın...
f444f8b59002
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Yönetim anlayışını, sürekli gelişme felsefesini, yönetimlerini ve sistemlerini tüm süreçlerde TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ ‘ne uygun hale getirmek, tüm personele benimsetmek ve bu doğrultuda pazar payını, karlılığını, rekabet gücünü artırmaktır. Buna bağlı olarak Kalite anlayışımız; - Kalite yönetim sistemimizin ISO 9001 standardının gereklerini yerine getirecek şekilde dokümante edilmesi, belgelendirilmesi ve sürekli iyileştirilmesi, - Müşteri ihtiyaç ve beklentilerinin eksiksiz, zamanında ve ekonomik olarak karşılayarak, müşteri memnuniyetini sağlamak, - Sektörümüzle ilgili teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek uygulamak, - Kalite anlayışını tüm çalışanlarımıza yayarak, işletme patronun değil hepimizindir ilkesini benimsetmek, - Kalite bilinci, teknolojik gelişmelere uyum ve sürekli iyileştirme ile pazar payımızı arttırmak. ” DİSİPLİNLİ ÇALIŞMA KALİTEYİ, KALİTE YARINLARI GETİRİR"
d2c0f45ce2e4
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Seranit Türk Standartları Enstitüsü’nün Çift Yıldız belgesini sektörde ilk alan kuruluş oldu. Belge düzenlenen bir törenle Sinpaş Yapı Genel Müdürü Ahmet Çelik’le beraber Seranit Grup Başkanı Hamdi Altunalan’a verildi. Eskişehir - Türkiye’de yapı sektörünün köklü ve önde gelen kuruluşu Seranit Grup, ürünlerinin yüksek kalitesini bir kez daha kanıtladı. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından verilen Çift Yıldız Belgesini seramik ve porselen kategorisinde sektörde ilk kazanan kuruluş Seranit Grup oldu. Seranit Grup’un Eskişehir’in İnönü ilçesinde bulunan tesislerinde düzenlenen törende Sinpaş Yapı Genel Müdürü Ahmet Çelik ile birlikte belgeyi TSE Genel Sekreter Yardımcısı Doğan Yazar’dan alan Seranit Grup Başkanı Hamdi Altunalan, yaptığı konuşmada, “TSE’nin son derece zor kriterler uyguladığı bu değerlendirme sürecini başarıyla tamamlamış ve Çift Yıldız belgesine hak kazanmış olmaktan ötürü mutluyuz” dedi. Bu başarının kolay kazanılmadığını, arkasında 21 yıllık bir emek, alın teri ve özverinin bulunduğuna dikkat çeken Altunalan, “Bu örnek performans için tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Seranit Grup’ta iş hedeflerimiz ve planlarımız değişebilir. Değişmeyen tek şey her zaman daha iyisini yapma gayretimizdir. Bu gayret ve yaklaşım içinde yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu. Sektörde belgeyi alan ilk firma Alınan bu belgenin sektör açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken Altunalan, “Sektörümüzde bu belgeyi almayı başaran ilk firma olduk. Artık ürünlerimizi Çift Yıldız logosuyla müşterilerimize sunacağız. Bundan sonra bu belgeyi almak isteyen firmaların da Seranit Grup standartlarını yakalaması gerekiyor.” dedi.
dbe212450fd3
[ "culturax", "hplt2" ]
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, taklit ve tağşiş yapan toplam 229 firmayı internet sitesinden açıkladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca, taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen, aralarında et, süt ürünleri, bal, zeytinyağı ve alkollü içeceğin bulunduğu veya ilaç etken maddesinin ilave edildiği 355 parti ürün kamuoyu ile paylaşıldı.Taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen işletmeler ve ürünlerinin parti numaraları, Bakanlığın internet sitesinde açıklandı. Buna göre, Bakanlık, bu yılın ağustos ayı itibarıyla 558 bin 492 gıda denetimi gerçekleştirdi. Bu denetimlerde 8 bin 551 adet idari para cezası uygulandı, 69 firma hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Ayrıca taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği tespit edilen, aralarında et, süt ürünleri, bal, zeytinyağı ve alkollü içeceğin bulunduğu toplam 229 firmaya ait 355 parti ürün Bakanlığın internet sitesinde duyuruldu. İlk kamuoyu duyurusunun yapıldığı 2012 yılından bu yana 586 firmaya ait bin 173 parti ürün tüketicinin bilgisine arz edildi. “Listeye “www.tarim.gov.tr” adresinden ulaşılıyor” Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının internet sitesinde yer alan duyuruya göre, yapılan kontroller sonucunda süt ve süt ürünlerinde taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen aralarında yoğurt, peynir, tereyağı, kaymak, olmak üzere 86 parti ürüne ait bilgileri kamuoyu ile paylaştı. Süt ürünlerinde bitkisel yağ, jelatin, nişasta tespit edildi. Et ve et ürünlerinde de laboratuvar tahlilleri sonucunda taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen aralarında sucuk, pide harcı, köfte, çiğ kırmızı et, salam, sosis, jambon, rosto, döner, kavurma, kebap çeşitleri, kanatlı eti ürünlerinin bulunduğu 111 parti ürüne ait bilgiler duyuruldu. Lahmacunda at eti, köftede sakatat, sucukta da baş eti ve soya tespit edildiği aktarıldı. Duyuruda takviye edici gıdalar ve benzer ürünlerde de kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş 25 ürüne ait bilgiler yer aldı. Örnek olarak, ballı bitkisel macun ve bitkisel gıda takviyelerinin içerisinde sıklıkla ilaç etkin maddesi “sildenafil”e rastlandığı bildirildi. Bitkisel yağlarda da taklit ve tağşiş yapılan 94 parti ürüne ait bilgiler paylaşıldı. Bunların arasında zeytinyağı ve ayçiçek yağının bulunduğu görüldü. Balda da taklit ve tağşişle üretilen 13 parti ürün açıklamada dikkati çekti. Alkolsüz içeceklerde 8, kahvede 2, çikolatada 4, enerji içeceğinde 3, şekerli mamullerde 2, alkollü içkilerde 6, baharatta da 1 parti ürününe ait bilgiler kamuoyuna duyuruldu. Taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi bulunduğu tespit edilen ürün, firma ve markaların bulunduğu listeye “www.tarim.gov.tr” adresinden ulaşılıyor. Kaynak: dunya.com
16c9141b4c3b
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
2015 Mayıs ayı sonunda 3 gece 4 günlük bir Barselona turuna katıldık. Klasik bir turistik tur oldu ve Barselona haricinde Girona ve Figueres’teki Dali Müzesi’ni de gördük. Turdan bağımsız olarak sadece bir gün gezebildiğimiz halde Barselona’nın en güzel yerlerini görecek zamanımız oldu. Barselona’ya Sabiha Gökçen’den Pegasus Havayolları ile gittik. Siz böyle bir hata yapmayın, hem koltuk araları çok dar, hem de çok pahalı olduğu halde almak isteseniz de sandviç bile alamıyorsunuz, ön koltuklardan servis gelene kadar sandviçler bitiyor. Neden beceremiyorlar bilmiyorum ama dönüşte de durum böyleydi. Barselona havaalanında 30 dakikalık kablosuz interneti mail adresinizi vererek kullanabiliyorsunuz. Doğru bir adres olmak zorunda da değil. Gelişte oldukça yeterli ama dönüşte bekleme süresi uzun olduğu için pek yeterli olmuyor. Havaalanı oldukça büyük ve rahat. Turla gittiğimiz için havaalanından şehire gidiş hakkında bilgi veremiyoruz ama tren istasyonu yönlendirmeleri mevcuttu. Öğle saatlerinde indiğimiz için otelimize gitmeden önce tur otobüsüyle tipik bir şehir turu yaptık. İlk durağımız Barselona’nın panaromik manzarasını gördüğümüz Montjuic tepesi oldu. Bu tepede daha görülecek epey yer var. Olimpiyat köyü ve bizim gitmeye fırsat bulamadığımız Poble Espanyol bunlardan bazıları. Poble Espanyol, içinde İspanya’nın değişik bölgelerinin mimarisinin ve kültürünün görülebildiği bir açık hava müzesi. Tepede mola verdikten sonra şehrin belli başlı yerlerinden geçerek Barselona’nın en önemli turistik noktası olan La Sagrada Familia katedraline yakın bir yerde otobüsten indik. 1882’de yapımına başlanan, 1883’de ünlü mimar Antoni Gaudi tarafından devir alınarak 1926’da ölümüne kadar tamamlanamayan bu dev kilise, halen inşa edilmeye devam ediliyor. Müze giriş ücretleri ve halkın yardımlarıyla devam eden inşaatın en büyük sorunu ise Gaudi’nin tasarımının Gaudi olmadan yapılmasının zorluğu. Kilisenin içine girmek için bilet almak gerekiyor. Turlar genelde çevresini dolaştırıp devam ediyor, bizde de böyle oldu. Ama biz iki gün sonrası için biletimizi zaten almıştık, ileride anlatacağız. Kilisenin arka cephesi daha değişik. İnsan bu yapının nasıl ayakta durduğuna şaşmadan edemiyor. La Sagrada Familia çevresinde kısa bir süre dolandıktan sonra otobüsümüze binerek otelimize gittik. Bu turu birlikte iş yaptığımız bir firma düzenlediği için, akşam yemeğini de hep beraber yemek üzere akşam tekrar toplandık. İlk akşam yemeği için Flamenko gösterisi sunan bir yeri ayarlamışlar. Palacio del Flamenco isimli bu yerde gösteriyi izlerken bir yandan da yemeğinizi yiyorsunuz. Bu güzel ve neşeli şovun ardından biraz daha dramatik bir gösteriden de küçük bir kısmı paylaşalım. Yemeklerin de gayet başarılı olduğu bu yer için ne kadar ücret ödendiğini bilmiyoruz ama her gece üç seans yapıyorlarmış ve yukarıda restoranın adında verdiğimiz linkten rezervasyon yapılabiliyor. İkinci günümüzde hep beraber Barselona’ya bir saatlik mesafede olan Girona kentine gittik. Girona, eski güzelliklerini kaybetmemiş şirin bir yer. Şehrin tarihi dokusu ilk andan kendisini belli ediyor. Daracık sokaklarda yürümek insana keyif veriyor. Şansımıza, biz Girona’yı gezerken Google Maps’in aracı merkezdeki kilisenin önünden geçiyordu. Özellikle mi yapmışlar bilmiyoruz ama ilkokul çocukları kilisenin merdivenlerinde toplanmış kameraya el sallıyorlardı. Çok neşeli ve canlı bir görüntüydü. Girona’nın eski kısmında bir çok hediyelik eşya dükkanı bulunuyor. Sokaklar arasında daracık geçitler var. Eski şehiri bitirip tekrar ırmak kenarına çıkınca, Floransa’ya benzeyen bir manzarayla karşılaşılıyor. Irmağın diğer tarafı ise daha yeni görünümlü. Özgürlük Meydanında mola verdik ve civarda biraz dolaşma fırsatı bulduk. Sessiz ve sakin bir şehir burası. Tam turistik hale gelmediğinden olsa gerek, halk normal yaşantısına devam ediyor. Girona’ya Barselona’dan trenle de ulaşılabiliyor ama saatlerini incelemeniz lazım. Yine de Barselona’yı bitirmeden Girona’ya zaman ayırmaya pek gerek olmadığını düşünüyoruz. Figueres – Dali Müzesi Girona’dan yarım saat kadar daha ileride bulunan Figueres kentinde Salvador Dali’nin müzesi bulunuyor. Dali’nin eşi Gala ile beraber yaşadığı kente hediye ettiği bu muhteşem müze muhakkak görülmesi gereken bir yer. Müzedeki eserlerle ilgili rehberimiz oldukça fazla bilgi verdi. Ama bu bilgileri hatırladığımız kadarıyla burada anlatmak bize doğru gelmiyor. Uzmanlık alanımız olmadığı için buradaki detayları sizin incelemenize bırakıyoruz. Ancak en beğendiğimiz eserlerin resimlerini paylaşarak bir nebze neyle karşılaşacağınızı gösterebiliriz. Mesela, aşağıda gördüğünüz fotoğraftaki portre, çıplak gözle bakıldığında bir portreymiş gibi görünmüyor. O görüntünün fotoğrafı elbette çekilemiyor, gidip görmeniz lazım. Dali’nin sadece sürreal eserler yaptığı sanılmasın, çok güzel tabloları da var. Alttaki resimdeki ekmek gerçek gibiydi. Farklı eserleri inceleyerek müzeyi gezmeye devam ettik. Üst katlara çıktıkça Dali’nin farklı çalışmalarıyla karşılaşıyorsunuz. Aşağıda gördüğünüz eser bir odanın tavanı. Burada kendisini ve karısı Gala’yı resmetmiş olduğunu öğrendik. Bazı mekanlar özellikle Dali tarafından sergiye hazırlanmış. Müzenin merdivenlerinde bile değişik sürprizler bekliyor sizleri. Dali’nin standart dışı eserlerinden bazıları da, aşağıda gördüğünüz gibi anlamsız görünen bir çizimin, merkezine aynalı bir şişe konunca kafatası şekline bürünmesi gibi sizi şaşırtıyor. Müzeyi gezmeyi bitirince yapının diğer tarafından dışarıya çıkıyorsunuz. Bu tarafta bir kilise bulunca içine bakalım dedik. Hem biraz oturup dinlenmek için hem de biraz serinlemek için bulduğumuz kiliselere genelde girip bir bakarız. Sakin ve güzel bir yapıydı. Dönüşte otobüsteki herkes Barcelona FC’nin stadyumu olan Camp Nou’yu da görmek isteyince, otelimize yakın olduğundan uğrayıp bir kaç fotoğraf çektik. Stadyumu kişi başı 23 € ücretle gezmek mümkünmüş ama bizim zamanımız yoktu. Barselona’da serbest bir gün Turumuzun üçüncü gününde serbest kaldık. Bu günü baştan programladığımız için Barselona’da görülmesi gereken yerleri görmek amacıyla erkenden yola düştük. Otelimiz merkeze biraz uzak olduğundan, metroya ulaşmak için 10 dakika kadar yürüdük. Yürüyüşümüz içinde geçtiğimiz Cervantes Parkı ve içindeki gül bahçesi çok güzeldi. Metro’ya vardığımızda, 4 kişi olduğumuz için tek tek bilet alacağımıza, 10’lu bilet aldık ve yola çıktık. Bu bileti peş peşe 4 kez turnikeden geçirerek kullanabiliyorsunuz, tek biletlerden daha ekonomik. Bilet makinelerinden ingilizceniz varsa kolayca alabilirsiniz. Tüm gün dolaştığımız rotayı aşağıda veriyoruz. İlk durağımız muhteşem La Sagrada Familia katedrali idi. Metrodan inip sokaklarda yürümeye başlayınca Barselona’nın yeşilliği daha iyi anlaşılıyor. Biraz erken geldiğimiz için bir durak önce inip yürümeyi tercih ettik. Katedral uzaktan göründükçe insanı gerçekten heyecanlandırıyor. Daha önce bahsettiğim gibi katedralin içine girmek için biletlerimizi gelmeden önce internetten almıştık. Bu linkteki adresten Rehbersiz Sagrada Familia turu bileti alıyorsunuz. Her saat için belli sayıda bilet satıyorlar. Biletin yazıcıdan çıktısını alıp o saatte ön taraftaki kapıda olursanız, barkodu okutarak içeriye hemen giriyorsunuz. Ön kapı hangi taraf derseniz, aşağıdaki resimdeki taraf. Bileti olmayanlar arka kapıda uzun bir kuyruk bekliyorlar. Uzun derken öyle böyle değil, en az 2 saat sürer. Kesinlikle gelmeden biletinizi alın deriz. Bizi önceden uyaran arkadaşım Gökhan’a orada binlerce kez teşekkür ettik. İçeriye girince cephenin yakından ne kadar güzel olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. İlk gün ziyaretimizde rehberimizin bahsettiği bir hikaye burada aklımıza geldi. Bu taraftaki heykellerden bir kısmı bir sebeple kırılmış ve uzakdoğulu bir heykeltraş yeniden yapmış. Biraz taraf tutmuş belli ki, artık heykellerdeki kişiler çekik gözlüymüş. Bu heykelleri bulduk, aşağıda görebilirsiniz. Gelelim katedralin içine. Tek kelimeyle söylemek gerekirse “inanılmaz”. Buraya gelip de içine girmeden dönmemek lazım. Bir çok fotoğraftan önce, girer girmez çektiğimiz şu videoyu bir izleyin deriz. Burayı anlatmak için yeterli kelimeleri bulmak çok zor. Bugüne kadar gördüğümüz hiç bir yapıya benzemiyor. Yukarıya bakmaktan vazgeçemiyorsunuz. Sandalyelere oturup tavana baktığınızda şu garip görüntü çıkıyor önünüze. Alt kattaki müzede, kilisenin bir maketini gördük. Bu maket biraz daha kolay anlamanızı sağlayabilir. Güzel bir kesit yapmışlar, buyrunuz. Detaylara baktıkça insan daha çok şaşırıyor. Her köşede farklı bir geometrik hareket var. Bu kadar karışık bir yapının bir bütün halinde nasıl bu kadar güzel göründüğüne insan şaşırıyor. Diğer yandan inşaatin hala bitmemiş olması da biraz anlaşılır geliyor insana. Kilisenin arka tarafına geçtiğinizde ise daha değişik bir mimari ile karşılaşıyorsunuz. Bu taraftan yukarıda bahsettiğim alt kata iniliyor ve binanın tarihi ve yapım prensiplerini gösterdikleri müze gezilebiliyor. Çıkış da buradan. Bir sonraki durağımız olan Park Güell’e yakın bir metro durağı yok. En yakın metrodan bir müddet yürümeniz lazım. Biz 4 kişi olduğumuz için bir taksiye bindik, 10 dakikada kapıya geldik, 8 € verdik. Bu park da Barselona’ya Gaudi’nin armağanı. Girişteki sevimli yapılar bir masal dünyasına gelmişsiniz gibi hissettiriyor. Bu parkın en önemli kısmı olan merdivenlere giriş için de bilet almak gerekiyor. Gelmeden önce şuradan biletinizi almanızı tavsiye ederiz, çünkü kapıdan almak için en az 2 saat beklemeniz gerekir. Bilet ücreti 7 €. Parkın geneli ücretsiz ancak ortadaki merdivenleri görmek ve üstteki terasa çıkmak için bilet almanız gerekiyor. Biz maalesef önceden buraya bilet almayı akıl edemediğimiz için biletli kısıma giremedik. Kapıdan yukarıdaki fotoğrafı çekmekle yetindik. Ama parkta başka güzellikler de var. Çok güzel bir park ve şehri tepeden görebiliyorsunuz. Biletli kısımdan ulaşılan terası da üstten yine görebiliyorsunuz. Esasen bu kısıma girmeniz çok da önemli değil, ama merdivenleri yakından görmek güzel olabilir. Teras dediğimiz de şöyle bir şey. Biletli girenlerin de burada fazla zaman geçirdiklerini sanmıyoruz. Bu arada terasın üst kısmındaki seyyar satıcılarda en ucuz hediyelikleri bulabileceğinizi de söyleyelim. Parkı gezdikten sonra tekrar taksiye binip Casa Mila’ya en yakın yere, Passeig de Gracia caddesine 9 €’ya geri döndük. Casa Mila, Gaudi’nin en ünlü eseri. Binanın içini gezebiliyorsunuz ama bizim gibi sadece bir günlük serbest zamanınız varsa buna fırsat bulamıyorsunuz. Kişi başı 20,50 € ücretle giriliyor, özellikle çatısı görmeye değer. Mimariye meraklıysanız içerideki mobilyalar sizi çok etkileyecektir, Art Nouveau’nun en güzel eserleri Gaudi imzalı. Caddenin biraz aşağısında yine Gaudi’nin Casa Batllo binası bulunuyor. Bu binayı da gezmek için kişi başı 21,50 € ödemeniz gerekiyor. Tabi biraz da kuyruk beklemek ve gezmek için zaman ayırmalısınız. Maalesef biz zamansızlıktan giremedik. Caddenin sonunda Plaça de Catalunya, yani Katalonya meydanına geliyorsunuz. Barselona’nın merkezi işte tam burası. Meydandan katedrale giden Portal de l’Angel bulvarına girerek devam ettik. Sağlı sollu mağazalarla dolu olan bu caddede bir kaç yere girip çıkmadan olmuyor. İndirim zamanı olmadığından fiyatlar çok uygun değildi ama özellikle Massimo Dutti mağazası Türkiye’ye göre çok ucuzdu. Eski şehire girdikçe sokaklar daralıyor. Geniş bir meydanda bulunan Barselona Katedrali, her Avrupa şehrinde görmeye alıştığımız türden bir kilise. Cephesine ve içerisine çok özenilmiş. Epey turist gezdiğinden pek sakin değil ama yine de sıralara oturup biraz dinlenmek iyi geliyor. İhtişamlı ve etkileyici bir kilise. Genelde bu tip kiliselere girerken pek bakmazlar ama buraya kadınları kısa şortla almıyorlar, diz üstü eteğe de izin vermiyorlar, aklınızda olsun. Katedralin arkasında klasik dar sokaklarda yürümek ve mağazalara girip çıkmak çok keyifli. Bu bölgeden ünlü Les Rambles, Rambla caddesine yürümeye devam ettik ve Barselona ile ilgili her yerde karşımıza çıkan ve çok merak ettiğimiz ünlü sabit pazar Mercado de La Boqueria’ya geldik. Burası meyvesiyle ünlü, 1,50 € verip taze meyve salatası alıp, atıştırarak dolaşıyorsunuz. Ancak aslında meyve yanında et satan yerler de mevcut, burada oturup bir şeyler yiyip içebiliyorsunuz. Ama bize en ilgi çekici gelen kısım deniz mahsülleri satılan kısım oldu. Hani evimiz yakın olsa torbalar dolusu deniz mahsülü alıp eve koşarak giderdik, çok bol çeşit vardı ve hepsi çok taze görünüyordu. Sonuçta alıp getiremedik ama o akşam yemeği için ayarlanmış olan restorana gittiğimizde bolca karides, kerevit ve midye yeme fırsatını da bulduk. Son gününde her yeri görme telaşıyla koşturduğumuz Barselona’yı biz çok sevdik. Keşke daha çok zamanımız olsaydı diyerek ertesi gün öğlen uçağıyla İstanbul’a döndük. Son bir not, havaalanı duty free mağazası şehirdeki marketlerden daha pahalı, alışverişinizi havaalanına bırakmayın. Bir fırsat daha yaratıp Barselona’ya bir haftalığına gitmek ve doya doya tadını çıkarmak lazım. Gürkan, Mayıs 2015
f4d2bd615adb
[ "c4", "culturax", "hplt2", "vngrs" ]
* 1 tatlı kaşığı tuz * 1 su bardağı kadar ılık su * Aldığı kadar un *300gr az yağlı dana kıyma *2 adet incecik kıyılmış soğan( tercih etmiyebilirsiniz) *1/2 demet incecik kıyılmış maydanoz *1 çay kaşığı karabiber * 2 yemek kaşığı sıvı yağ Peynirli Börek İçi Harcı: *Büyük bir tencere kaynayan su * 1 tencere soğuk su * 2 tatlı kaşığı tuz Yapılışı: Yumurta, tuz, un ve suyu yoğurup orta sertlikte bir hamur yapın. hamuru 10 eşit parçaya bölün ve elinizde yuvarlayarak 10 tane beze elde edin, üzerini nemli bir bezle örtün 1 saat dinlenmesini bekleyiniz. Kıymalı İç harcı yapılışı: kıyma ve yağımızı etler suyunu çekene kadar ocakta pişirin. üzerine kıyılmış soğanları ekleyin. ( bazı yörelerde soğan koymazlar sadece kavrulmuş kıyma konur) hepsini kavurup ocagın altını kapatın maydanoz az tuz karabiberi ekleyin ve ocağın altını kapatın soğuduktan sonra börek içi olarak kullanın. Peynirli iç harcın yapılışı: Orta yağlı az tuzlu peyniri iyice çatalla ezin içine isterseniz maydanoz ilave edip karıştırın.Böreğin içine koyun. Dinlenen bezelerimizi un yardımıyla 3 mm. kalınlığında tepsi büyüklüğünde açın, yağlanmış tepsiye kenarları sarkacak şekilde yayın, diğer bezelerine tepsimizin büyüklügünde açın. Yufka şeklinde açılan hamurları teker teker temiz sofra bezlerinin üstüne koyun, biraz yufkaların kurumasını sağlayın. Diğer tarafta tenceremize su koyup kaynatıyoruz. İçine tuz atın. Yufkalarımızı üst üstte koyup 4'e kesiyoruz. Bir yarısını alıp sıcak suya atın. Süzgeçle çıkarıp soğuk suya daldırıp salata tahtası yada herhangi düz satıh üstünde soğuk sudan aldığımız hamuru elimizle düzleyerek fazla suyunu sıkın tepsimize taban yaptıgımız yufkamızın üstüne serin. Diğerleri de bu şekilde haşlayıp serin böylece yarı kat dolmuş oluyor. Hazırladığınız kıymalı harcı yufkaların her yerine eşit şekilde yayın. Sonra diğer yarı yufkalarınızı haşlayıp aynı şekilde tepsinize döşeyin.son kalan yufkanızı haşlamadan yufların üzerine yayın, Sonra bıçakla birkaç delik açın,üzerine bol yağ koyarak,ocağın tüm ateşlerini kısık olarak açın döndüre döndüre ve altını bıçakla kontrol ederek pişirim. Pişince üstüne kağıt seriyoruz. Sonra tepsimizin büyüklügünde bir tepsi kapatarak alt üst yapın, tekrar pişirdiğimiz tepsinizi yağlayarak diğer tepsinize aktardıgınız böreginizi pişireceginiz tepsiye yavaşca tepsiyle iterek aktarın, ateşimizi tekrar yakarak böreğinizin altını pişirin. Dilimleyerek servis yapın. Afiyet Şeker Olsun.. NOT: * Su böreği hamuruna bol yumurta konulur. * Su böreği hamuruna yoğurt suyuda konulabilir. * Su böreği ocak üstünde veya fırındada pişirilebilir. * Bazı yörelerde bakır tepsilerde ocak üstünde pişirilir. * Ocak üstünde pişirilen su böreği biraz daha zahmetli ve beceri ister. * Ocak üstünde su böreğinin altını pişirdikten sonra ters yüz yapılarak diğer yüzü pişirilir. * Hamuru sıcak suda haşlarken bol su ve tuz içinde haşlayın. * Hamuru çıkaracağınız soğuk su bol ve iyice soğuk olmalıdır. * Hamurları ikiye ,üçe bölerek haşlayabilirsiniz, daha kolay olacaktır.İsterseniz bütün yufkayıda bir seferde haşlayabilirsiniz.
1ef0829f0bc6
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Kilo ile mücadele eden kişilere birçok öneri ve beslenme listesi sunan Diyetisyen Dilara Koçak’ın tavsiye etmiş olduğu diyet programı ile 3 haftada 10 kilo verebilirsiniz. Haftalık hazırlanmış diyet listesi 3 hafta boyunca kurallarına uygun bir şekilde uygulandığında kilo vermek mümkün olmaktadır. Her diyet listesinde olduğu gibi bu diyet listesi de egzersiz programları ile desteklendiğinde kilo verme süreci daha kolay ve çabuk gerekçeleşecektir. Ayrıca gün içinde en az 8 bardak su tüketimine dikkat edilmelidir. Dilara Koçak 3 Haftada 10 Kilo Verdiren Diyet Listesi Nasıl zayıflarım diye soranlara harika bir diyet listemiz var. Uzman Dr. Ayça Kaya, bugüne kadar birçok kişinin kilo vermesini sağladı. Yaz yavaş yavaş yaklaşırken, bayanları saran kilo verme telaşı, diyetlere olan merakı daha da arttırdı. Etkili bir şekilde kilo verdiren Ayça Kaya 1 ayda 8 kilo diyeti, bayanlar için hızlı kilo verdiren ve oldukça da sağlıklı bir diyet programı. Günde 4 öğün beslenerek yapacağınız bu diyeti, sizin için internet sayfaları ve gazete küpürlerinden derleyip topladık. Uzman Dr. Ayça Kaya, hastalarına mutlaka günde en az 3 litre su içmelerini tavsiye ediyor. Bu diyet, özellikle sebze ve meyvelere ağırlık vermeniz gereken, bol sıvı alımına dayalı bir diyet. Örnek bir menü, aşağıda yer almaktadır. Siz de 1 ayda 8 kiloya kadar vermek istiyorsanız, o zaman aşağıdaki listeyi kendiniz de uygulayabilirsiniz. Yanında mutlaka bol su tüketmeyi ve en az 1 saat yürüyüş yapmayı da ihmal etmeyin. İşte Ayça Kaya 1 ayda 8 kilo diyeti… Şu sıralar sabah programları ve sağlık programlarında adını sıkça duymaya başladığımız Uzman Dr. Ayça Kaya, verdiği tavsiyelerle adeta kendine hayran bırakıyor. Sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme konusunda bir şeyler öğrenmek için kendisini dinlemenizi tavsiye ediyoruz. Farklı diyet listelerini paylaşarak televizyon başındakilere farklı beslenme alternatifleri sunanAyça Kaya, 1 haftada 3.5 kilo verdiren diyet listesi ile de çok konuşulmuştu. 1 hafta gibi kısa bir sürede sağlıklı yollardan 3.5 kilo vermek size zor gibi görünse de, bu diyet ile bu mümkün. Kilo fazlalığı 30 kilo ve daha üstü olanlar için 3.5 kiloya kadar kilo kaybetmenizi sağlayan bu liste, haftada en az 1 kilo vermeyi garantiliyor. İşte çok merak edilen 1 haftada 3.5 kilo verdiren Ayça Kaya diyeti… Örnek Günlük Liste Düğüne az bir zaman kala, gelinliğinizin içinde daha güzel ve fit görünmek, kusursuz görüntünüzle herkesi kendinize hayran bırakmak ister misiniz? Uzman Dr. Ayça Kaya’nın hazırladığı gelin diyeti ile siz de düğüne kadar fazlalıklarınızdan kurtulacaksınız. Acı çekmeden, aç kalmadan zayıflamak için siz de bu diyeti uygulayabilirsiniz. Arzu ettiğiniz gelinliğin içine sağlıklı bir şekilde girmeniz için, 1 haftalık özel bir gelin diyeti ile karşınızdayız. Bu diyette hiç abur cubur yok, ancak aç kalmak da yok. Bu diyeti yaparken, 1 hafta boyunca elinize bir defter alın ve yediğiniz-içtiğiniz ne varsa her şeyi bu deftere kaydetmeye başlayın. Böylece günün sonunda ne kadar yediğinizi görmek, hatırlamaktan daha kolaydır. İşte bir günlük diyet örneği… Kalsiyum içerikli diyetlerin daha başarılı olduğunu bilmeyen yok. Doğru ve sağlıklı bir şekilde vermek için siz de kalsiyum diyeti yapabilirsiniz. Peki, hangi besinlerde ve içeceklerde kalsiyum var ve kalsiyum diyeti nasıl yapılır? Süt, en bildiğimiz kalsiyum içeren besinlerden biridir. Ayça Kaya Metabolizmayı Çalıştıran Gıdalar Hareketsiz yaşam tarzı, troid bezlerinde yaşanan bozukluklar, stres gibi faktörler metabolizmanın daha yavaş çalışmasına neden olabilmektedir. Bu durumda da kilo vermek yerine bazen verilen kilolar bile geri alınabilmektedir. Dr. Ayça Kaya’ya göre metabolizmanın daha aktif çalışmasını sağlamak aslında çok kolay. Ayça Kaya’dan Metabolizmayı Daha Hızlı Çalıştırmak İçin Öneriler Bacak inceltme ve sıkılaştırma hareketleriyle kolayca şekle girin. Bacaklarınızı yaza hazırlamanın vakti gelmedi mi? Uzun süredir hayalini kurduğunuz sıkı ve seksi bacaklara kavuşmak için çalışmanın tam zamanı! Birazdan paylaşacağımız 3 egzersiz hareketi, kusursuz ve ince bacaklara kavuşmanıza yardımcı olacak. İşte bacak sıkılaştıran 3 egzersiz… Ahmet Maranki Elma Sirkesi Limon ve Ballı Zayıflama Kürü Fazla kilo bazen estetik anlamda bazen de sağlık açısından kişiyi rahatsız eden bir durumdur. Bu durumdan kurtulmak için kişi çeşitli yollara başvurabilir. Bu yollar bazen sağlığı olumsuz etkilemese de bazen sağlığı ciddi anlamda tehdit edebilir. Sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için kimyasal içerikli zayıflama ürünlerinin yerine doğal ürünlerden yararlanılabilir. Evde hazırlanması oldukça kolay olan zayıflama kürleri ile de sağlıklı bir şekilde kilo verilebilir. Sağlıklı bir şekilde zayıflamak isteyenler için Ahmet Maranki’nin zayıflama kürü denenebilir. Elma sirkesi ve bal ile hazırlanan kürün her hangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Yapılan egzersizlerde ne kadar kalori yakıldığını göz önüne alarak spor programı oluşturan kişiler, yaktıkları bu kalorilerin tartıdaki yansımasını da merak etmekte. Ortalama olarak 68 kg olan bir bayanın vücut yağları 110.000 kalori erkeğinki ise 80.000 kalori ihtiva eder. Amerikan Egzersiz Kurulu’nun yaptığı araştırmaya göre 1 kg yağ yakabilmek için ortalama 7 400 kalori yakmak gerekiyor. Günlük olarak ekstra 1000 kalori yakmak haftalık 1 kiloya denk gelmekte. Bu değerlere ulaşmak için ise günlük aktivitelere ve egzersizlere büyük önem vermek gerekiyor. Spor salonlarında kardiyo egzersizleri için kullanılan koşu bandı ve eliptik bisiklet gibi aletlerde ortalama olarak ne kadar kalori yakıldığı görülebiliyor. Spor salonu haricinde dışarıda egzersiz yaparak ne kadar kalori yaktığını öğrenmek isteyenler içinde bir araştırma yapılmış ve bunun sonucunda 78 kg olan bir kişinin 45 dakika 5.5 km hızla yürümesi, 1,5 saat boyunca 5.6 km hızda bisiklet çevirmesi 500 kalori yakmasını sağlayacağı ortaya çıkmıştır. Malzemeler: Eşit miktarlarda; Funda yaprağı 1. Kök sebzeler Çin tıbbında mineral ve vitamin açısından daha zengin olduğu düşünülen kök sebzelerden özellikle siyah, kırmızı ve beyaz renkte olanlar tercih edilebilir. Pancar, turp ve havuç bu sebzeler arasında sayılabilir. 2. Lahanagiller Brokoli, lahana, karnabahar ve Brüksel lahanasını biraz sos ile lezzetlendirip tüketebilirsiniz. Mart erkekler için sadece “Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” atasözüyle özdeşleştirilebilir. Ancak kadınlar için Mart demek baharın gelişi demektir. Bahar demek diyet demektir, yaz için incelmenin gerektiğini hatırlatır. İncecik elbiseler, bikiniler ve mayolar giyince güzel görünmeliyim düşüncesi bizi esir alır. İşte kalçalarınızı sıkılaştıracak egzersizler… Vücudumuzun aklına göre beslenme saatlerini ayarladığımızda daha dengeli ve kolay kilo verebiliriz. Uyandığımız saatten uyuyana kadar diyette beslenme saatlerini bu haberimizde açıklıyoruz. Sonuna kadar dikkatlice okuyun ve beslenme planınızı oluşturup siz de zayıflayın! Akşam altından sonra yemek yememe kuralının doğru olmadığını, saatlere göre ne yapmanız gerektiğini öğreneceksiniz. 07 – 08 Arası Metabolizma hızını yükseltmek ve sindirim sisteminin iyi çalışmasından faydalanmak için bu saatler arasında kahvaltı yapmak en doğrusudur. Yağ yakıcı proteinler açısından zengin yumurta, süt, peynir gibi besinlerle doyurucu kahvaltılar yapmalısınız. 09 – 11 Arası Mantıklı düşünme yeteneğini artırmak ve daha zinde olmak için bu saatlerde yağ oranı en düşük ve en ekonomik kahve olan Türk kahvesinden bir fincan içebilirsiniz. ‘Hızlı Kilo’ olarak bizim önerimizse tarçınlı Türk kahvesi! Kilo vermeniz ve sağlığınızı korumanız için gönüllü çalışan ‘Hizli Kilo’ ekibi olarak sizler için yine harika bir araştırma haberi hazırladık: Altın değerinde 11 zayıflama önerisi! Nefsinizi doyurmayı öğrenin 1 kase kemik suyu çorbası sadece 86 kalori içeriyor ve oldukça tok tutuyor. Aminoasit, kalsiyum ve kolajen içeren kemik suyu çorbasının eklemlere, cilde, saça ve tırnaklara iyi geldiği söyleniyor. Kemik suyunda bulunan protein kaynaklarının özellikle eklem ağrılarına iyi geldiği ve tutulmaları azalttığı belirtildi.
dbc80af77d34
[ "c4", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Sanatçı Kutluğ Ataman’ın “Sakıp Sabancı’nın Portresi” adlı eserinin de sergilendiği Royal Academy of Arts Yaz Sergisi 2016, sona erdi. Filmleri ve video eserleri dünya çapında izleyicilerle buluşan Kutluğ Ataman’ın “Sakıp Sabancı’nın Portresi” adlı eserinin de sergilendiği İngiltere ve dünyanın en prestijli sanat kurumlarından Royal Academy of Arts’ın Yaz Sergisi sona erdi. 1769 yılından beri kesintisiz olarak her yaz düzenlenen “Yaz Sergisi” kapsamında Sabancı Holding’in katkılarıyla sergilenen, Sanatçı Kutluğ Ataman’ın Sakıp Sabancı’nın aramızdan ayrılışının 10. yıldönümünde ürettiği ve Türkiye’nin özlenen liderine bir saygı duruşu niteliğindeki video enstalasyon çalışması; aralarında The Telegraph, Harper’s Bazaar, Financial Times, Independent gibi gazete ve dergilerin bulunduğu dünya basınında da geniş bir şekilde yer aldı. Bu yıl 248.si gerçekleştirilen Yaz Sergisi’nin küratörlüğünü İngiltere’nin en önemli heykeltıraşlarından Richard Wilson üstlendi ve her yıl olduğu gibi bu yıl da sergi, dünyanın en önemli çağdaş sanatçılarını bir araya getiren canlı ve düşünen bir sanat buluşması oldu. Yaz Sergisi’nde, 1200’den fazla eser üç ay boyunca uluslararası arenada sanatseverlerle buluştu. Sakıp Sabancı’nın Portresi üzerine… Kutluğ Ataman’ın “Sakıp Sabancı’nın Portresi” adlı video enstalasyon eseri, çeşitli nedenlerle Sakıp Sabancı’yla yolu kesişen binlerce kişinin portre fotoğrafından meydana geliyor. Yaklaşık 10.000 LCD ekrandan oluşan eser, önemi, mevkii ne olursa olsun insana değer veren Sakıp Sabancı’nın her konuya “önce insan” felsefesiyle yaklaşmasını, insanlara olan sevgisini ve saygısını yansıtıyor. Keskin zekâsı, ince esprileri ve candan tavırlarıyla halkla özdeşleşen Sakıp Sabancı’nın yaşamı boyunca insanlara ve hayata açtığı pencereleri görünür kılan eser, Sabancı’nın Türkiye’de teknolojiye yaptığı katkılara da atıfta bulunuyor. Görsel sanatlarda en ileri teknolojiyi kullanan eserin hammaddesini ise insanlar oluşturuyor. Eser, ünlü iş adamına yakışan, “zamanının ötesinde” sıra dışı bir sanatsal fikri hayata geçiriyor.
4e606b0a988f
[ "fineweb2", "hplt2" ]
GENÇ GİRİŞİMCİLERDEN YÖÇEYDER'E ZİYARET Kumbarada Toplanan Kitap Ve Oyuncaklar Sahiplerine Ulaşacak Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde faaliyet gösteren TOBB Sakarya Genç Girişimciler Kurulu Yetim Öksüz Çocuklar Eğitim ve Yardımlaşma Derneğini ziyaret etti. Sakarya Genç Girişimciler İcra Komitesi Başkanı Alican Sak ve İcra Komitesi üyelerinden oluşan girişimciler heyeti YÖÇEYDER başkanı Ali Türkmenoğlu’nu makamında ziyaret ederek istişarede bulundular. Söz konusu ziyarette konuşan Başkan Sak, ilimizdeki çeşitli konularda gerek gençler gerekse yetişkinlere yönelik de farkındalık çalışmaları kapsamında geçtiğimiz aylarda Kitap ve Oyuncak Bağış Kumbarası hazırlayarak Kent Meydanı’na kurduklarını belirtti. Kitap ve Oyuncak Bağış Kumbarası’na yapılan oyuncak ve kitap yardımlarının ihtiyaç sahibi çocuklara iletilmesi konusunda YÖÇEYDER ile işbirliği yapmaktan memnuniyet duyacaklarını ifade eden Başkan Alican SAK, Sakarya Genç Girişimciler Komitesi’nin SATSO bünyesinde yaptıkları çalışmalar hakkında da YÖÇEYDER Başkanı Ali Türkmenoğlu’na bilgi verdi. Yetim Öksüz Çocuklar Eğitim ve Yardımlaşma Derneği (YÖÇEYDER) Başkanı Ali Türkmenoğlu ise ilimizde bu tür farkındalık oluşturmayı hedefleyen sosyal sorumluluk projelerinin çoğalması gerektiğini vurgulayarak Sakarya Genç Girişimciler Kurulu ile bağış yapılan kitap ve oyuncakların ihtiyaç sahiplerine iletilmesi konusunda destek olmaktan memnuniyet duyacaklarını ifade etti.
a5aa45789641
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Günümüzde her ailenin genel ihtiyacı haline gelen nakliyat gün güne gelişmekte ve bir o kadar kötüleşmektedir. Gelişimden söz edersek, her firma bir müşteri kazanabilmek için ellerinden gelen tüm çabaları göstermektedir ama firmaların çoğalması da kalitenin düşmesine ve müşterilerin memnuniyetsizliğine yol açmaktadır. Bu tahlisizliği yaşamamak için neler yapılır? yada nelere dikkat edilir bu yazımızda göreceksiniz. Yukarıda dereağzı nakliyata ait iki fotoğraf görmektesiniz ve iki fotoğrafta ayrı ayrı paketlenmiş tek kişilik koltuklar görmektesiniz, paketlenmiş koltuklar profesyonel personel tarafından zarar görmemesi için paketlenmiştir. Kaliteden kaçmadığımızı ve firmamızda işinde dürüst ve uzman kadromuzla size ve eşyalarınıza ne derece önem verdiğimiz göz önünü sermiş bulunmaktayız. Evinizde bulunan tüm eşyalar bu kalitede olan malzemelerimiz ile sarılıp oluşabilecek zararlara karşı korunmaktadır. Mobilyalar ve beyaz eşyaların sökümü ve montajı personellerimiz tarafından yapılmaktadır ve bunun için kesinlikle ek bir ücret talep etmemekteyiz. Daire içinde bulunan tüm eşyalarınızı sigortalıyor ve sigorta poliçenizi size taktim ediyoruz. Sigortasız kesinlikle taşıma yapmamakla beraber tavsiyede etmiyoruz. Dereağzı evden eve nakliyat hizmette sınır tanımıyor ve her gün referanslarına bir yenisini daha ekliyor. Taşımak riskleri de beraberinde getirir bunun için dikkat etmenizi şiddetle tavsiye diyoruz. Günümüzde kaliteli ve işine sadık firma bulmak samanda iğne aramaya benziyor ama şimdi doğru adrestesiniz. Hemen iletişim kutusundan numaralarımızı tuşlayıp en yakın şubemizden bir ekspertiz personeli isteyebilirsiniz. Bizi tercih konusu yaptığınız için size minnettarız. Dün yazmış olduğumuz Cumhuriyet haberleri ilginizi çekeceğini düşünüyoruz.
785912942d3d
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Renesola güneş teknolojilerinden elde ettiği engin tecrübesini, LED aydınlatma sektörüne de uyarlamıştır. Renesola gelişmiş üretim ve satış kanalları aracılığıyla, yatırım getirisi hedeflerinize değer katmak ve karşılamak için LED ürünlerinde geniş ürün yelpazesi tedariği sağlamaktadır. ReneSola günümüzde endüstri, ticari ve konut sektörlerinin özgün ihtiyaçlarını karşılamak adına kuvvetli bir LED ışıklandırma çözümleri portföyü sunmaktadır. ReneSola yılmadan inovasyon ve genişletilmiş ürün gruplarına odaklanarak hıza endüstride global bir lider olarak tanınmaktadır. ReneSola'nın görevi değerli dağıtım şebekesinin desteğiyle bir taraftan dünya etrafında çevrenin bilinçli kullanımını güçlendirirken bir taraftan da ışıklandırma masraflarını azaltmaktır.
1f29d1bd226f
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Alışverişim. Size bu yazımda feelunique alışverişimden bahsedeceğim. Birkaç aydır fondöten kullanmıyorum genellikle BB yada CC kremleri tercih ediyorum. YOUTUBE makyaj yıldızlarından Lisa Eldridge hayranıyım ve onun bir videosunda Bourjois markasının ürettiği CC cremden bahsetti ve o kadar övdükü. Ben daha önce bu markanın Healty Mix fondötenini kullanmıştım ve oldukça memnun kalmıştım. Daha sonra 10 saat uyumuş efekti veren fondötenini kullandım baya uzun bir süre hatta onunla ilgili yazıma şurdan ulaşabilirsiniz. Kısacası bourjois ürünlerini beğeniyorum ve Bourjois 123 perfect cc cream ile ilgilide güzel şeyler duyunca denemeye karar verdim. Bu marka en son Rossmanlarda satılıyor ide ama ne yazık ki artık Türkiye pazarından çıktılar. Morhipo arada bir ellerinde kalan ürünleri çıkarmak için kampayalarıda kullanıyor ama ondada kısıtlı ürün çeşidi var ki zaten bir kere rimel ve kalem setinden oluşan Kajal setini aldım aman Allah ım hayatımda bu kadar iğrenç bir rimel görmemiştim. Tamamen fiyaskoydu. Neyse gelelim yazıma çok uzatmadan kısa geçiyorum Gözümü kararttım feelunique sitesine girdim 3 al 2 öde kampanyası vardı 2 adet cc krem 1 adet fondöten seçtim fondöten bedavaya gelmiş oldu. ordan siparişi verdim . 3 adet deneme ürünü istedim ki sadece bir tane geldi. Ödemeyi paypall ile yaptım. Ürünlere gift yazmalarını istedim kabul etmediler. Ürün aşağıdaki gibi bir kutu ile 14 günde elime ulaştı. Ürünler aşağıdaki kutuyla postacı tarafından iş yerime bırakılmış İsmim yanlış yazmasına rağmen imza filan istemediler J Sonuç: sorunsuz bir alışveriş oldu. Ürünler resimlerini paylaşıyorum. CC krem yanındaki fondöten bedavaya geldi. CC kremlerle ilgili yazımı paylaşacağım :)))) Etikeler: feelunique alışverişim, feelunique alışveriş yapanlar, cc cream, bourjois 123 cc cream comments, cc krem taviyeleri, feelunique alışverişi 2015
28f62bf73f2b
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Rumelihisarı Efsanesi Yedinci Osmanlı padişahı Sultan II. Mehmet, büyük dedesi Yıldırım Bayezid’in yapmak istediği, ancak 1402 Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesiyle başaramadığı bir işin üstesinden gelmek ister. İstanbul’u fethetmek… Bu amaçla, Yıldırım Bayezid’in Boğaz’ın Anadolu yakasında yaptırdığı Güzelce Hisar’ın, yani bugünkü adıyla Anadoluhisarı semtinin karşı kıyısına bir hisar da kendisi yaptırtmak ister. Ama Boğaz’ın o yakası Türklerin elinde değildir o tarihlerde. Ayrıca, Bizans ile görünüşte de olsa iyi komşuluk ilişkileri sürmektedir o yıllarda. Genç Türk sultanı, bu ilişkiyi bozarak imparatoru kuşkulandırmak istemediği için, Boğaz’ın Rumeli yakasındaki küçük bir toprak parçasını dostça dileklerle elde etmeyi tasarlamıştır. Continue Reading →
5e80d9917191
[ "c4", "culturax", "hplt2", "vngrs" ]
“Parola Kasko” Genel Şartları - Kasko Genel Şartları - İhtiyari Mali Sorumluluk Şartları - Ferdi Kaza - Hukuksal Koruma AXA SİGORTA'da, Oyak kurum üyelerine özel, geniş kapsamlı bir kasko sigortası var: Parola Kasko Sigortası. Oyak kurum üyesi iseniz, artık çok şanslısınız. Çünkü çok uygun fiyatlarla maksimum güvence, Parola Kasko Sigortası'nda. Aracınız artık bütün risklere karşı koruma altında. Hem de çok geniş teminatlarla... KİMLER İÇİN? Parola Kasko Sigortası'ndan yararlanabilecek olanlar: Oyak kurum üyeleri, eşleri ve çocukları. Parola kasko sigortası NELERİ KAPSIYOR? Parola Kasko Sigortası; çarpma, devrilme, yanma, çalınma gibi zararlar karşısında otomobilinizi güvence altına alıyor. Bunlar dışında; Parola kasko sigortası size, aşağıda belirttiğimiz teminatları da standart olarak sunuyor: - Grev, lokavt, halk hareketleri, terör nedeniyle oluşan zararlar. - Deprem, yanardağ püskürmesi, sel ve su baskını sonucu oluşan zararlar. Bu hasarın bir bölümüne iştirak edebiliyor, böylece prim indirimi alabiliyorsunuz. - Kurallara uygun olmadan başka bir otomobilin çekilmesi sırasında veya otomobilinizin yetkili olmayan kişiler tarafından çekilmesi sırasında oluşan zararlar. - Sigara ve benzeri maddelerin teması sonucu oluşan yangın dışındaki zararlar. - Parola Kasko Sigortası'nda otomobilinizin hasarından Eskime Payı'nı düşmüyoruz. 10 yaşa kadar olan otomobiliniz için Kıymet Tenzili yapmıyor ve hasarınızı tam olarak ödüyoruz. Parola Kasko Sigortası ÇOK AVANTAJLI! Tazminat aldınız, araç bedeliniz eksildi. Parola Kasko Sigortası sayesinde Hasar Ek Belgesi Primi'ni ödemenize gerek yok. Hasar sonrası eksilen sigorta bedelinizi otomatik olarak eski bedelinize yükseltiyoruz (radyo-teyp ve kolon hasarları hariç). Böylece başlangıçtaki sigorta bedelinizle Parola Kasko Sigortası güvenceniz devam ediyor. YENİ DEĞER KLOZU. Dilerseniz son model 0 km. aracınızı "yeni değer teminatı" ile güvence altına alabilirsiniz. Bu teminat ile, sigorta geçerlilik süresi içinde aracınızın kullanılamaz hale gelmesi durumunda, aracınızı 0 km olarak yenileme imkanına kavuşacaksınız. ENFLASYONA KARŞI KORUMA VAR Parola Kasko Sigortası enflasyondan etkilenmiyor. Parola Kasko Sigortası'nda, bir yıllık sigorta süresi içinde meydana gelebilecek değer artışları enflasyon korumalı. ANLAŞMALI SERVİSLERİMİZDEN YARARLANIN. Kaza sonrasında, sigorta limitleriniz dahilinde, anlaşmalı olduğumuz servislere geliyorsunuz. Otomobiliniz tamir ediliyor, siz hiçbir ücret ödemiyorsunuz. FERDİ KAZA KOLTUK SİGORTASI. Otomobilinizde seyahat eden sürücü ve yolcular araca inip binerken kazalar meydana gelebilir (seyir veya park halinde). Bu durumlarda; yaşam kaybı, sürekli sakatlık ve tedavi giderleri için yüksek limitler dahilinde güvence olanağı sunuyoruz. İHTİYARİ MALİ SORUMLULUK SİGORTASI. Otomobilinizle diğer kişilere verebileceğiniz can ve mal zararlarında da güvenceniz var. Trafik Sigortası'nın teminat limitlerinin üstünde kalan kısmını, yüksek limitler dahilinde güvence altına alıyoruz. HUKUKSAL KORUMA SİGORTASI. Eğer bir trafik kazası yaptıysanız, sigorta sözleşmesinin kapsadığı konular dahilinde hukuki destek sağlıyoruz. Hukuksal uyuşmazlıkların giderilmesi aşamasında vekâlet ücreti, dava masrafları, danışmanlık ücreti, hakem ücreti, teminat akçesi, icra masrafı, temyiz, karar düzeltme, ihtarname çekimi, dilekçe yazımı ve cevapları ile ilk dava masrafları avansı gibi giderleri karşılıyoruz. AXA SİGORTA ACİL YARDIM ve HASAR DESTEK HATTI YARDIMA İHTİYACINIZ OLDUĞUNDA... Otomobilinizde mekanik bir arıza olduğunda veya kaza yaptığınızda AXA SİGORTA ACİL YARDIM ve HASAR DESTEK HATTI yardımınıza koşuyor. Yapmanız gereken tek şey kişisel bir girişimde bulunmadan bizi aramak. Yardım Merkezi'mizi yılın 365 günü 24 saat arayabilirsiniz. Eğer tıbbi nakil veya hastaneden eve nakil talebinde bulunuyorsanız; (siz veya sizin adınıza aramayı yapan kişi) kaldırıldığınız hastanenin adını ve telefon numarasını, tedaviyi yapan doktorun adını, gerekirse aile doktorunuzun adını ve numarasını bildiriyorsunuz. Böylece AXA SİGORTA en kısa zamanda size ulaşıyor. Hastanede yatmanız gereken durumlarda, olayın meydana gelişinden en fazla 48 saat sonra AXA SİGORTA ACİL YARDIM ve HASAR DESTEK HATTI'ni haberdar etmeniz gerekiyor. ARACINIZ İÇİN... Mekanik arıza ve kaza sonucu sigortalı aracın çekilmesi ve/veya vinç ile kurtarılması gereken durumlar, doğrudan AXA SİGORTA tarafından organize ediliyor. SÜRÜCÜLER VE YOLCULAR İÇİN... Otomobiliniz ile kaza yapmanız halinde, otomobil içinde bulunan herkes hizmetlerimizden yararlanabiliyor. İşte bu hizmetler: TIBBİ NAKİL ORGANİZASYONU VE/VEYA GERİ GÖNDERME... Kaza sonrası en büyük sorunlardan biri sağlık merkezlerine ulaşım. AXA SİGORTA sayesinde kaza sonrasında nakil işlemleri en uygun şekilde gerçekleştiriliyor. Gerektiğinde en yakın ve en donanımlı sağlık kurumuna naklediliyorsunuz. EVİNİZE DÖNMEK İÇİN... Tedaviniz bittiğinde AXA SİGORTA Türkiye sınırları içerisindeki ikametgâhınıza ulaşmanızı sağlıyor. YOLDA DEĞİL, OTELDE KALIN... Otomobilinizin onarılması uzun sürüyorsa ve evinize uzaksanız; beklerken yapacağınız tek şey, size en yakın konaklama merkezine gitmeniz ve orada kalmanız. AXA SİGORTA , limitleriniz dahilinde harcamalarınızı karşılıyor. OTOMOBİLİNİZİN ONARIMI UZUN SÜRDÜ... Diyelim ki; otomobiliniz onarıma alındı fakat onarımı 3 günden uzun sürecek. O zaman AXA SİGORTA evinize dönüşünüz için gerekeni yapıyor. KİRALIK ARAÇ HİZMETİ... Kaza sonrası otomobiliniz trafikte seyredemeyecek kadar hasarlanmış, AXA SİGORTA ACİL YARDIM ve HASAR DESTEK HATTI tarafından çekilmiş ve tamiri 1 günden fazla sürüyorsa, size kiralık araç hizmeti sunuyoruz. Kiralık araç hizmetinden azami 3 gün boyunca yararlanabiliyorsunuz. Bu hizmet sigortada belirtilen şartlar dahilinde geçerlidir. Diğer... AXA SİGORTA ACİL YARDIM ve HASAR DESTEK HATTI'nde ayrıca şunlar var: Sigortalı aracın emanet ve muhafazası, bulunamayan yedek parçaların ve gerektiğinde yedek sürücünün temini, gerekli ilaçların sevki, aracın tamirat sonrasında teslim alınması, acil mesajların iletilmesi ve araç bilgi hattı. Sigortanızda Yardım Hizmeti kilometre limiti olmaksızın satın alınmış ise yukarıdaki hizmetlere ek olarak (0216) 444 1 999 no'lu telefondan aşağıdaki hizmetleri de talep edebilirsiniz. İndirimleriniz: - Konutunuza doktor ve ambulans yollanması - Konuta tıbbi uzman ekibi ve teçhizat gönderilmesi - Sizin ve aile bireylerinin hastaneye yatırılması durumunda yardım sağlanması - Bebeğiniz için tıbbi bilgi hattı hizmeti - Ani hastalık ve kaza durumlarında çocuklarınıza bakım hizmeti verilmesi veya akraba yanına naklinin sağlanması - Sosyal aktiviteleriniz için bilet, otel ve araba kiralama, uçak rezervasyonlarınızın yapılması ve biletinizin teslim edilmesi gibi konularda da yardım alabilirsiniz. İndirimlerimiz: OYAK KURUM ÜYESİ İNDİRİMİ. HASARSIZLIK İNDİRİMİ. Aracınızı sigortalattınız Ve sigorta süresi içerisinde hiç kaza yapmadınız. O zaman, yıllık kasko priminizde %30'dan %60'a kadar varan indirime hak kazanıyorsunuz. Kazalarda kusursuz olma, bir defaya mahsus cam kırılması durumunda ve başkaca bir hasar talebiniz olmadıkça Hasarsızlık Hakkı'nız bir üst orana çıkar. Yine bir defaya mahsus olmak üzere radyo-teyp hasarınız olması durumunda ve başkaca bir hasar talebiniz olmadıkça indirim hakkınızı kaybetmezsiniz. Belirttiğimiz hasar nedenleri dışında başka bir nedenden dolayı bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenirse %30-40-50-60 oranındaki Hasarsızlık İndiriminiz sıfırlanmıyor. Hasarsızlık İndiriminiz'in devamı, bir alt orana indirilerek sağlanıyor. PEŞİN ÖDEME İNDİRİMİ. Sigorta primlerinizi peşin öderseniz ek bir indirim hakkına sahip oluyorsunuz. PLAKA İNDİRİMİ. İstanbul ve İzmir dışındaki illerden birinde ikamet ediyorsanız, plaka indiriminden yararlanabiliyorsunuz.
498eadd2ff65
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
Damla Fm Dinle 87.5 Canlı Slow Damar Arabesk ve Fantezi Müziğinin Yeni Adresi 87.5 Damla Fm Dinle Damla Fm 4 nisan 2014 Yılı İtibari ile,Muhteşem temposu ve güçlü yayın kalitesiyle,İstanbul’da 87.5 frekansında yayın hayatına geçmiştir. İstanbuldan slow arabesk ve fantezi müzik radyo yayını yapan Radyo Türkçe yayın yapmaya başlamıştır. Damla FM Ekrem İnce tarafından kurulmuştur. Damla TV de aynı zamanda kürtçe yayın yapan ve ekrem ince tarafından kurulan bir televizyon kanalıdır. Damla Fm İletişim Bilgileri Adres: Merkez Mah. Çınar Cad. No:8 Yenibosna/İstanbul Tel: 0532 220 58 24 E-Mail : akifozcan@incelmedyagrup.com Damla Fm Frekans Bilgileri Damla Fm İstanbulda karasal yayınını yapmaktadır. Frekans bilgisi 87.5 dir. Damla Tv’yi izlemek için tıklayınız.
691c9342294a
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Venüs’ün hakimiyetindeki Terazi, aşka düşkünlüğünün doğal sonucu olarak, cinsel paylaşımlara da oldukça önem verir. Doğal bir zerafete sahip olan Terazi, karşı cins için her zaman çekicidir. Dolayısıyla onaylanma ve beğenilme ihtiyacını tatmin etmek için, bu özelliğini kullanmaktan hiç çekinmez. Gelişkin bir estetik duyarlılığa sahip olduğu için, aşk yaşanacak ortamı da güzelleştirmek, konforlu hale getirmek ve karşısındakine özel hissettirmek konusunda tam bir ustadır. Cinsel çekim gücünü arttırmak için her türlü kozmetik malzemeyi de kullanan Terazi ile yaşanan maceranın unutulması pek mümkün olmayacaktır. Terazi partneri kendini takdir ettiği, sevdiği ve istediği ölçüde, karşılık verir. Yani denge arayışı burada da kendini gösterir. Kaba davranışlar, cinselliğin alenen çağrıştırılması, saldırganlık Terazi’nin partnerinden en kısa zamanda uzaklaşması için yeterli nedenlerdir. Aslında her zaman bir eşe ihtiyaç duymasına rağmen, çoğu Terazi’nin poligam bir yapısı vardır. Bu cinsel dürtüselliğine gem vuramamaktan değil, beğenilme, istenilme ihtiyacının yoğunluğundan kaynaklanmaktadır. Herkes tarafından istenmek ve beğenilmek, özgüven geliştirmesinde önemli rol oynadığı için Terazi’nin aşk defteri de oldukça kalabalıktır. Sosyal paylaşıma da çok önem veren Terazi, birlikte olduğu partneriyle cinselliğe adım atmadan önce, muhakkak sosyal paylaşım içinde olmaya ihtiyaç duyar.
81fe0131a3b0
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2" ]
28 Şubat 2011 Pazartesi 27 Şubat 2011 Pazar Geoffrey Rush da en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü almalı bence. En iyi yönetmen ve en iyi görüntü yönetmenliği konusunda emin değilim açıkçası. Ama The King's Speech filmini sevmemin en önemli nedeni Colin Firth'un başarılı performansıdır.Tıpkı Black Swan filmindeki Natalie Portman'ın etkisi gibi. Akşam için heyecanlıyım. :) ben film indiremiyorum.bana anlat. Emredersin canım.Altta anlattım oraya bakıver bir zahmet. torrenttan f,ilmleri nasıl indiriyosun anlatır mısın. Bittorent programını indir ilk olarak bilgisayarına.Google da aratıp rahatça bulabilirsin.İndirdikten sonra http://torrentz.eu/ adresine istediğin filmi yazıyorsun.Sponsored links başlığı var.Bir de onun altında diğer bir başlık var.Onlardan birine tıkladığına sana başka başka sitelerden torrent adresi veriyor.Yine herhangi birini seçiyorsun ve download this torrent yazar ona tıklayacaksın.Sana bittorent ile açmayı önerecek ekran.Tamamı tıklayacaksın.Bittorent programı ile inecek o.Bittorentın masaüstüne kısayolunu oluşturursan işin kolay olur.Sağ alt köşede yeşil bir simgesi vardır.Ona tıklayarak yüzde kaçının indiğini takip edebilirsin.Türkçe alt yazısı için de http://www.turkcealtyazi.org/ sitesinden istediğin filmi aratıp bulduktan sonra bilgisayarına indiriyorsun.İnen film belgelerim kısmında downloads dosyalarında olur.İndirdiğin alt yazıyının ismini kopyala ve film dosyasının adına yapıştır.Ancak böyle anlatabildim.Biraz uğraş istiyor ama kavrayınca kolaylaşır.Alt yazıyı ekledikten sonra filmi açıp alt yazıda problem var mı diye bakmakta da fayda var.Bazen önden gidebilir yazı mesela.Anlaşılmayan yerler varsa tekrar anlatabilirim. 26 Şubat 2011 Cumartesi 25 Şubat 2011 Cuma Gerçek Bir Diyalogtur - Yaprak:Ben yarın sinemaya gideceğim.Yemeğe beklemeyin e mi canlarım. - Baba:Hangi filme gideceksin ? Bak şu 127 saat çok güzelmiş. - Yaprak:İzledim ki ben onu. - Baba:Gerçek bir hikayeymiş. - Yaprak: Hee biliyorum.Adamı da gösteriyorlar zaten sonunda. - Aradan yarım saat geçer. - Babam anneme doğru seslenerek:Eee bu film yeni oynuyor.Bir dakika ya.Sen nereden izledin ki? Korsan mı izledin? - Yaprak: Hee indirdim izledim. - Babam:İnsan der ki bakın ben ne güzel film indirdim annecim babacım hep birlikte izleyelim. - Yaprak: ... - Babam: Ne biçim de hoşuma gitmişti film ya.Püf. 24 Şubat 2011 Perşembe 23 Şubat 2011 Çarşamba Dokuz Öykü - Muz Balığı İçin Mükemmel Bir Gün - Sarsak Dayı Connecticut'ta - Eskimolarla Savaştan Hemen Önce - Gülen Adam - Teknede - Esme İçin-Sevgi ve Sefaletle - Yeşil Gözlüm,Al Dudaklım - De Daumier-Smith'in Mavi Dönemi - Teddy 22 Şubat 2011 Salı Bazen bazı şeyleri fazlasıyla garip buluyorum.Örneğin ben dört yaşındayken çekilmiş olan filmi 20 yaşında izliyorum.Ne bileyim. 21 Şubat 2011 Pazartesi - Bir şey diyeceğim.Çok sıkıldım.Dedim. - ''Geçen gün bir çocuk ekledi ben feysten.Tanımıyorum ama kabul ettim.Sonra mesaj attı nasılsın diye.Ben de bu seni hiç ilgilendirmez dedim.Ama -burası daha kısık sesle söylenir-çok yakışıklı bir çocuk.'' bu konuşmaya gün içerisinde toplu taşıma araçlarında,sokaklarda,parklarda,okulunda,sınıfında tanık oluyorsan eğer,yalnız değilsin arkadaşım. - Annem bazen sesleniyor.Bakıyorum.Popimi ye diye bağırıyor.Ben de odama geri gidiyorum. - 20 yaşındayım.Hala İstiklal'de durup fotoğraf çektirmedim.Durup geriye dönüp baktığım bir fotoğrafım bile yok.Bu eziklikle yaşamakta zorlanıyorum. - Kışın yıkanmaya ne kadar üşendiğimi biliyorsunuz değil mi? - Hırslarım kitap sayfalarında işliyor.Sapıklık boyutunda,şu sayfa bitmeden tuvalete filan gidemezsin diyorum kendime.Gitmiyorum da.Bir gün altıma..Neyse. - Hoppidi hoppidi hoppala demekten çok hoşlanıyorum. - İnternet üzerinden ilk kitap alışverişini yaptım.Adıma kargo gelecek çok heyecanlı.Gelecek üç kitap da babamın.Alan da ablam.Ama kargo benim adıma gelecek,olay bu. - Gidiyorum şimdii..Şaka yaptım tamam. 19 Şubat 2011 Cumartesi 18 Şubat 2011 Cuma - Yıldız Teknik Üniversitesinde Alpay Erdem'in stand up showuna gittik bugün.Güzeldi.Alpay Erdem candır. - Bir kadının hayatta aldığı en büyük risk; Yeni oje sürülmüş parmaklarıyla üstünü giymek zorunda kalmasıdır cümlesinin altına Dylan yazıp paylaşıyorsunuz ya..Neyse. 17 Şubat 2011 Perşembe 16 Şubat 2011 Çarşamba 14 Şubat 2011 Pazartesi Virginia Woolf'un Dalgalar bitti.Bir kitap düşünün;hem şiir,hem tiyatro metni hem de roman olabilmeyi başaran.Dalgalar işte tam da böyle bir kitaptı.İnternette bazı yorumlarda kitabın okuması zor olduğundan bahsedilmişti.Bence okuması zordan çok emek isteyen bir kitap Dalgalar.Öylesine okur gibi okunmuyor.Daha çok sessizlik istiyor insan,daha çok kendini vererek okumak istiyor.Kitapların altını çizerek okumayı sevenlerdenseniz eğer bu kitap sizi o anlamda zorlayabilir ama.Çünkü kitabın her bir cümlesi altının çizilmesini hak edecek cinsten.Okuduğum ilk Woolf kitabıydı.Devamının geleceğini düşünüyorum. - Bugün okula gittim.Öylesine.Aslında öylesine değildi.Ama öylesine olmuş oldu.Neyse. - 14 Şubat'a inanan insanlar var ya çok acayip.Ne bileyim.Çiçek filan.Komikli bence. - Tramvay kokusu diye bir şey var ve ben o kokuyu hiç özlememişim. - Bugün o amca'yı gördüm ben yine.Tramvaydaydım gördüğümde.Sonra hemen inip yanına gittim.Adını öğrendim.Ama burada söylemeyeceğim.O benim için hep o amca.Yanına oturdum.Sohbet ettik uzun uzun yine.Tanıdı beni.Kandilini kutladım.Mutlu oldu.Ben daha çok mutlu oldum.İnsanlar gülümseyen ve şaşkın bakışlarla geçtiler yanımızdan.Kabataş Fındıklı yolunda bir kenarda oturmuş muhabbet eden bir amca,bir kız ve altı köpek görürseniz bilin ki onlar biziz.Bugün beni en çok mutlu eden bu dördüncü maddeydi işte.İyi ki var.O benim hayata olan inancımın timsali olmaya devam ediyor hala... - Sevgililer gününü annemle baş başa yemek yiyerek kutladık.Anne en güzel ''sevgi''li bir yerde.Sonra ananeme kandil simidi götürüp elini öptüm,mutlu oldu.O mutlu olunca ben de mutlu oldum. - Yazdıklarım ortaokul talebisinin günlüğü tadında farkındayım.Ama ne yapayım dostlar.Bazen böyle hissediyorum.Böyle yazıyorum.Neysse. - Maddeli yazı bu kadar dediler. 12 Şubat 2011 Cumartesi 11 Şubat 2011 Cuma - Tüm günü evde oturarak geçiriyorum.Neyse ki film filan izliyorum.İnception'ı yeni izledim mesela.Acayip. - Tüm günü evde oturarak geçirince ve hava da böyle güzel olunca bünyeme pardon yaş kaç diye sormadan edemiyorum tabi. - Gece yaşıyorum.Herkesin uykuda olduğu o sessizliğin hastasıyım.Dörtte yatınca...On iki saat uyuduğumu söylemiştim. - Tükettikten sonra su içme isteği uyandıran şeyleri seviyorum.Kızgın kumlardan soğuk sulara atlıyorum.Kötü bir benzetmeydi,tamam kabul ediyorum. - Güzel bir haber vermek istiyorum burada.Bakalım az kaldı. - Blogları okuyorum.Kendim pek yazamıyorum.Mart ile birlikte kendime gelirim herhalde.Aslında tek sorun akbilimi aylık yapmamış olmam.Mesela.Yapsam böyle olmazdı.Yok ya olurdu yine. - Of neyse ben film izleyeyim.Zaten bir şey yemeyeyim diye avuç dolusu ceviz yedim.Aynı şeye denk geldi resmen. 9 Şubat 2011 Çarşamba - Ben bugün Pera Müzesi'ne gittim.Gözlerim seni aradı Eylül. =) - Frida'nın bizden daha farklı çalışan bir beyni olduğunu düşünüyorum.Yapabileceğim tek yorum bu olur sanırım. - Dayanamadım kitap aldım.''Factotum-Bukowski''.Okuduktan sonra bir de izlemeyi düşünüyorum. - Bazen aşırı uyuz bir insan olabiliyorum ''o''na karşı.Neden böyle davranıyorum bilmiyorum.Sonra düzeliyorum ama.Ruh hastası olabilirim belki de ya da borderline filan mıyım acaba.Abarttım tamam. - Bugün D&R'dan puzzle aldık erkek arkadaşıma.Akşam eve geldiğimde bir artı bir(artı işaretini bulamadım klavyede yea) dergisinin D&R'da satışının durdurulduğunu okudum.Gerekçesi de İstiklal Marşı'na hakaret edilmesiymiş.Tam olarak bir bilgi sahibi olamadım ama.Bakmalı yeniden. - Her yeni gün uyandığımda iyi ki bu blogu açmışım da bazı insanları tanımışım diyorum. - Lüleburgaz'dan bana mektup gönderen dünyanın en tatlı insanı benim en yakın arkadaşım.Erkek olsaydım kendisine aşık olurdum eminim. - Yüksek sesle,bağırarak konuşan insanlardan hoşlanmıyorum. - Aslında çoğu insandan hoşlanmıyorum ben.Ama bir hoşlanınca da hep hoşlanıyorum. - Tüm sevdiğim kadınlar intihar etmiş olan kadınlar.Çok acayip. - Sizi seviyorum ve gidiyorum. :) - Bu da sizin için http://www.youtube.com/watch?v=VCeVrSvRQ8E 7 Şubat 2011 Pazartesi - Bu günlerde ben yazamıyorum galiba. - !f İstanbul'da sadece Atlıkarınca filmine gideceğim sanırım.Deli gibi beklediğim bir o var.Black Swan'ın saatlerini uyduramadım.Olmadı indirir izlerim kafasındayım.Selam ben öğrenciyim.Malum. - İzlediğim filmleri,okuduğum kitapları ve önceden gittiğim oyunları şu sıra anlatamıyorum.Fotoğraf paylaşarak işi kurtarmaya çalışıyorum aslında. - Aşklı tesadüflü filmden böğ geldi. - Günde on iki(12) saat uyuyorum.Bu gereksiz bilgiyi de maddelerime katayım istedim. - Nasıl bir beleşçi olduğumu Pera Müzesi'ne çarşamba,İstanbul Modern'e perşembe gitmeyi düşünmemden anlayabilirsiniz bence. - Gelen bildirimlerden en güzeli insanların dondurduğunuz anları beğenmesi imiş.Ciddi anlamda seratonin salgılıyorum o anlarda. - Hayatımda değer verdiğim insanların çoğu blog aracılığıyla tanımış olduğum insanlar.Hepsini bizim okula almak gibi bir planım olduğundan bahsetmiştim sanıyorum. - Madde madde yazıyorum ama hiç güzel olmadı bu defa. - Sakin grubu dağılmış.Güzel gruptu.Yazık olmuş.Üzüldüm. - İşsiz güçsüz olduğumdan bu maddeleri sonsuza dek uzatabilirim.Tehlikeli.O yüzden gittim. - Cidden. 6 Şubat 2011 Pazar 5 Şubat 2011 Cumartesi 4 Şubat 2011 Cuma 3 Şubat 2011 Perşembe Notos Edebiyat Dergisinin Yaptığı Anket Sonucunda : 2 Şubat 2011 Çarşamba April yayınlarını seviyorum.Olasılıksız,Empati,60 yıl Sonra,Son 18 Saniye,Hipnozcu yayınevinin okuduğum kitaplarındandı.Sinestezya da aralarına katılmış oldu.Rafta daha Tesla'nın Kutusu,Son Nefes ve Yapboz var.Sinestezyanın anlamı duyuların birleşmesi.Sinestezya hastaları için bir a harfi mor olabilir,ya da bayan.Ya da 7 erkektir,8 ise kadın.Ayların renkleri vardır.Seslerin ise görüntüsü.Kahramanımız Noel de bir sinestezik.Çılgın bir hafızası var Noel'in,bir de alzheimer hastası bir annesi.Noel'in yolu Norval,Sam ve JJ ile karşılaşıyor ve hepsi Noel'in annesinin alzheimerına bir çare aramak konusunda yardım ediyorlar.Konusu bir kaç cümle ile özetleniyor olabilir ama okuması en keyifli romanlardan biri Sinestezya.Bir kere okurken bir sürü bilimsel şey öğrenebiliyorsunuz,Noel'in sinestezyalarına tanık oluyorsunuz ve değişik şekilde kurgulanmış bu romanı tıpkı bir sinestezyanın içindeymişçesine izler gibi okuyorsunuz.Okumak için bir yerlere not düşürülmeyi hakeden bir kitap Sinestezya.Her insanın doğarken bu yeteneğe sahip olduğunu ama zamanla bu yeteneğin yok olduğunu söylüyor romanın bir yerinde Noel.Benim için sayıların tıpkı bir sinestezik gibi anlamı var.0 beyazdı ve doğurgan.1 ve 2 kardeş,2 ile 3 evli şeklinde 10 a kadar gidiyorlar.Sinestezik olduğumu sanmıyorum.Ya da belki Noel'in dediği gibi var olan yeteneğini kaybedenler biriyim ben de kimbilir :) 1 Şubat 2011 Salı - Biutuful'a gitmek istiyorum. - Marat-sade oyununa gitmek istiyorum. - !F İstanbul için bir an önce biletimi almak istiyorum. - Kalan üç sınavım da okunsun istiyorum. - Bir de ayaklarım iki kat çorap ve terliğe rağmen üşümeye devam etmesin istiyorum.
91f7dde206ba
[ "fineweb2", "hplt2" ]
VERİLERİMİZ NASIL ANLAMLANDIRILIYOR? - Veri sayısının arttığı bir gerçek. Mesele veriyle düşünebilecek kişi yetiştirmek. Bu konuda ciddi bir beceri kıtlığı söz konusu. - Tweetlerden tanıma ile işe alma gerçekleşebilir. Şu an yalnızca İngilizce yapılıyor. - Müşteriyi bu kadar tanırsanız, "bu slogan tutar mı" demenize gerek kalmaz. - IBM 3 dijital ajansı satın aldı. Verinin önemi giderek artıyor. - Veriden değil ihtiyaçtan yola çıkmak önemli. Örneğin önce Fenerium, Galatasaray Store ile anlaşıp, sonra sıkı taraftarları bulmak gerekiyor. - Aşağıdaki örnek, ihtiyaçlarla verilerin uyuşmamasına güzel bir örnek. Veriden yola çıkarsanız çuvallarsınız. İhtiyacın iyi tanımlanması gerek. - Sizi arayanlar hedef kitleniz, satın alanlar müşterinizdir. Gazetenin müşterisi ise reklam verenlerdir. Gazete, reklam verene okur satar! - Elinizde çok veri olması değil, veriyi nasıl anlamlandırdığınız değerlidir. Projem için en önemli müşteri verisi nedir? Hassas müşteri bilgileri bilinmelidir. - Anlamlandırmada ilişkisellik çok önemlidir. Örneğin bar code'a göre yaprak sarma, ton balığı, barbunya, komposto, reçel, parçalı domates, salça, türlü, bamya, bezelye ve turşu konserve kategorisindedir. Veriyi anlamandırdığınızda konserve alanlar, hazır yemek yerler diyemezsiniz. Çünkü bu ürünlerden salça, parçalı domates, bamya ve bezelye alanlar evde yemek yapıyor olabilir. - Bir kişinin bir yıllık kredi kartı ya da Migros kartı ile yaptığı harcamalara göre anlamlandırma yapabilirsiniz. Bunu yaparken yalnızca ürüne değil, ,işlem yeri ve işlem saati gibi detaylara da bakmanız gerekir. Daha önceki ve daha sonraki verileri karşılaştırmanız gerekir. Cumaları büyük bir caminin yanından alışveriş yapıyorsa, "muhafazakar bir müşteri" diyebilmelisiniz. - "Bu adam bugün maça gider, evde değildir. Pizza reklamını şimdi yapmayalım" diyebilmeniz önemlidir. - Her temas istihbarattır. Plaza kadını arap sabunu aldıysa, evinde çalışan bir kadın olduğunu düşünebilirsiniz. - Modeli oluşturmadan önce segmentlere bakmanız gerekir. Yeni evlenecek birileri mi gider IKEA'ya önce, diğerleri mi? - Müşteri sadakati geçmişle değil, gelecekle ilgili bir kavramdır. - Hangi müşteriyi upgrade edeceğinizi iyi bilmeniz gerekir. Örneğin THY, business class'ı dolduramayınca, puanı en yüksek olanlara gelip o bölüme alıyor. Oysa acaba o kişinin bilet parasını şirketi mi ödüyor? Bir daha kullanma ihtimali var mı? Lufthansa, aynı durumla karşı karşıya kaldığında, "yaşam boyu değer"i hesaba katıp gençleri gönderiyor boş business class kısmına. VERİ ETİĞİ / VERİ GÜVENLİĞİ SORUNU - Akıllı bir firma kişisel veriyi satmaz. Anonimleştirerek satar. Mesela Coca cola alanların ikinci ürün olarak en çok peynir aldıkları bilgisini paylaşır. - Turkcell kırılım başına 75 kuruş alarak verileri satar. En büyük gelirlerinden biri bu. Yalnızca öğrenciler derseniz her bir kişi için 75 kuruş ister... Ankara/İstanbul'da yaşayan öğrenciler derseniz yeni bir kırılmaz ve 75 kuruş eklersiniz. Onun için hangi takımı tuttuğunuzu bilmesi çok önemli. - "Dünyanın 6. büyük veri ambarı bende" diyen Turkcell, anlamlı mesaj gönderemiyor. Müşteriye doğru teklifte bulunamıyor. Demek ki teknolojik olarak yeterli olmak, anlamlandırmada ve ilişkilendirmede iyi olduğunuz anlamına gelmiyor.
415146d7bd08
[ "fineweb2", "hplt2" ]
3 Puanlık Basket Atışı Oyununda, sahanın farklı bölgelerinden isabetli üçlük basket atışları yapacağımız bir oyundur. Her bölgeden 5 atış yapma hakkınız vardır. Play butonuna tıklayarak oyuna başlayınız. Oyunda sahadaki 3 puanlık atışları gerçekleştirebileceğiniz bölgelerden atışları gerçekleştireceksiniz ve her bölge için 5 kez atış yapma hakkınız olacaktır. Bunu bellir bir sürede gerçekleştirmeli ve bir üst round için belli sayıda basket atmalısınız. Oyunu klavyedeki space bar (ara) tuşunu kullanarak oynayınız ve topun hızı ve ayarlamalarınız da yine bu tuşa basarak gerçekleştiriniz. Basket Oyunları kategorisine eklediğimiz 3 Puanlık Atış Oyunuile iyi eğlenceler dileriz. Etiketler : 3 Puanlık basket Atış Oyunu, basketbol oyunları, basketbol oyunu, 3 Puanlık Atış Oyunu oyna, üçlük basket atma, three point shootout game
18a18173da53
[ "c4", "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
Bebeğinizin burnu tamamen temizlendikten sonra tek kullanımlık değiştirilebilir ucu çıkarıp çöpe atın. Her işlem öncesi yeni uç takın. Enfeksiyon taşıyan burun salgısıyla doğrudan temas halinde olan ucun tekrar kullanılmaması, enfeksiyonun bulaşıcılık riskini ortadan kaldırmak açısından önem taşır. %100 deniz suyundan oluşan monodozla bebeğinizin burnunu nemlendirin. Aspiratörü kullanarak bebeğinizin burnunu nazikçe temizleyin. Aspiratörün üzerine yumuşak uçlu ağzı takın ve burun kanalını nazikçe temizlemesi için bebeğin burnunun içine yerleştirin. Aynı işlemi her iki burun kanalına da ayrı ayrı uygulayın. Hijyen için, tek kullanımlık aspiratör ucunu değiştirin. Bebeğinizin burnu temizlendikten sonra, maksimum hijyen için tek kullanımlık ucu atın ve aspiratörü bir sonraki kullanım için hazırlayın. Bebeğiniz tertemiz burnuyla kolayca nefes alsın ve her anı neşeli olsun! Otribebe Nazal Aspiratör, yedek uçları ve Otribebe Monodoz yalnızca eczanelerde satılmaktadır. Eczacınıza danışınız. Burundan yapılan solunum (nazal solunum) temel ve zorunlu bir fonksiyondur ve özellikle de 6 aylık olana dek ağızdan solunum içgüdüsü bulunmayan bebekler için hayati önem taşır.
af9cd89fcad1
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Spor Haberleri, Ertuğrul Sağlam, Trabzonspor'a gideceği hakkındaki iddiaları yanıtladı. Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, takımdan ayrılacağı konusunda çıkan iddialara ilişkin, "Bir takımı bir yerde bırakıp, başka bir yere gitmek bizim kitabımızda yazmaz. Dolayısıyla böyle bir şeye taraftarlarımızın itibar etmesini istemiyorum" ifadelerini kullandı. Sağlam, kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, hakkında çıkan haberlere şu yanıtı verdi: "Geçen sene de bu şekilde haberler çıktı. Hep beraber yaşadık. Ben mukaveleli bir antrenörüm. Mukavelem devam ediyor. Yapımızı da biliyorsunuz. Bir yere söz vermişiz, bu sözü bizi öldürseniz yemeyiz. Bir takımı bir yerde bırakıp, başka bir yere gitmek bizim kitabımızda yazmaz. Dolayısıyla böyle bir şeye taraftarlarımızın itibar etmesini istemiyorum. Tabii ki Trabzonspor, bu ülkede çok iyi geçmişi olan güzide kulüplerimizden biri. Onların da çok değerli başkanı ve yöneticileri var. Onlar da bir antrenöre ne zaman ne şekilde teklif yapacaklarını çok iyi bilirler. Bizim mukavelemiz devam ettiği için ben böyle bir haberin aslının olmadığını bir kere daha söyleyeyim." Görevinin başında olduğunu aktaran Sağlam, Eskişehir'de bulunmaktan ve çalışmaktan dolayı çok mutlu, huzurlu olduğunu bir kere daha camianın, taraftarların bilmesini istediğini aktardı.
469b54e32529
[ "culturax", "fineweb2", "hplt2", "vngrs" ]
ESOB'TA ÇOCUK İŞÇİLİĞİYLE MÜCADELE PANELİ ADANA ESOB’TA DÜNYA ÇOCUK İŞÇİLİĞİ PANELİ ADANA VALİ YARDIMCISI İBRAHİM AVCI: “ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE DEVLET POLİTİKASIDIR” Ç.Ü. HALK SAĞLIĞI A.D.ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ.DR. FERDİ TANIR: “DÜNYADA, YILDA 7 MİLYON ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜYOR” “KÖTÜ ORTAMDAN EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR” ADANA – Türkiye’de geçen hafta 2011 Milletvekili Genel Seçimleri’nin yapılması nedeniyle, “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü” Adana’da da rötarlı kutlandı. Adana Valiliği, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi ve UNICEF’in katkılarıyla Adana Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nde (Adana ESOB) yapılan panelde, çocuk işçiliği nedeniyle dünyada ve ülkemizde yaşanan sorunlar tüm açıklığıyla ortaya konuldu. Vali Yardımcısı İbrahim Avcı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Temsilcisi Saadettin Akyıl, İş Teftiş Kurulu Adana Grup Başkanı Mesut Demircioğlu, İl Sosyal Hizmetler Müdürü Fazlı Doğanç, Ç.Ü.Tıp Fakültesi Ana Bilimdalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ferdi Tanır, Türk-İş 4.Bölge Başkanı Edip Gülnar, UNICEF Temsilcisi İbrahim Kuzu, Umut Çocukları Derneği Başkanı Gazeteci – Pedagog Yusuf Kulca, panel öncesi Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana ESOB Başkanı Kazım Barışık’ı makamında ziyaret ederek, çalışmaları hakkında bilgi verdiler. ESOB Eğitim ve Hizmet Binası Ahi Evran Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Vali Yardımcısı Avcı, çocuk işçiliği ile mücadelenin dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir konu haline geldiğini ve meselenin devlet programına girdiğine işaret ederken, yapılan çalışmalar sonucu, geçmişte yüzde 10’larda olan çocuk işçi sayısının, bugün yüzde 5-6’lara indiğini belirtti. Devlet olarak, çocuk işçiliği ile mücadele için öncelikle kamuoyunun sağlıklı ve doğru bilgilendirilmesini hedeflediklerini, meselenin çözümü için her kesimden destek beklediklerini ifade eden Vali Yardımcısı Avcı, mevsimlik tarım işçilerinin ve sokakta çalışan çocukların durumlarının iyileştirilerek, bilinçli bireyler haline getirilmelerinin de çözüme katkı sağlayacağını kaydetti. Oturuma başkanlık eden Çalışma Bakanlığı Temsilcisi Akyıl da, 18 yaş altı insanların çalıştırılmamasını hedefleyen çocuk işçiliği ile mücadelenin devlet politikası haline geldiğini, “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi”’ nin imzalanması sonucu ülkemizde de çok daha etkin ve yararlı çalışmalar yapılmaya başlandığını ifade etti. Doç.Dr. Ferdi Tanır ise, dünyada halen 215 milyon çocuğun işçi olarak çalıştırıldığını ve bunun İnsan Hakları sorunu olarak görüldüğüne işaret ederken, bunların 115 milyonunun da çok kötü şartlarda ter döktüklerini ifade etti. Türkiye’de önceki yıllarda 1 milyonun üzerinde seyreden çocuk işçi sayısının bugün 980 bine indiğini, ancak bunların da 630 bininin ağır işlerde çalıştırıldıklarını belirtti. Adana’da da 15 bin civarında çocuk işçi çalıştırıldığını ve bunların 9 binin kötü şartlarda iş yaptığına dikkat çeken Doç.Dr.Tanır, “Yatırımların en etkilisi çocuklar için yapılandır. Bugün hala, çocuğa göre sandalye, masa, kerpeten, pense bulmak zor. Dünyada her yıl 7 milyon çocuk işçi kötü çalışma şartları yüzünden ölüyor. Çocuk çalışanlar daha çok yaralanıyor, hastalanıyor, psikolojisi bozuluyor. Kötü ortamdan en çok çocuklar olumsuz etkileniyor. Sağlıksız, vasıfsız işçi grubu doğuyor. Çocuk işçiliğini önlemenin bir yolu da mecburi eğitimi 12 yıla çıkarmaktır” dedi. UNICEF Temsilcisi İbrahim Kuzu, kurumunun çalışma alanlarını anlatırken, Gazeteci-Pedagog Bulca da, çocuk işçiliği ve sokakta çalışan ya da madde bağımlı çocukların yaşam şartlarıyla ilgili slâyt eşliğinde bilgilendirmede bulunup, çözümün devletin sağlık ve eğitim giderlerini de azaltacağını söyledi. Panelde, sokakta çalışan çocuklarla ilgili Alo 155 Çocuk Polisi, Alo 183 ve 184 Çocuk Destek ve Sağlık Hattı’ndan da yardım istenebileceği kaydedildi.
c8daf7f47f3f
[ "fineweb2", "hplt2" ]
ÇiçekSepeti Mobil Uygulamamızı İndirin ÇiçekSepeti Mobil Uygulamamızı İndirin Belirttiğiniz numara veya adrese uygulamayı indirebileceğiniz linkimizi göndereceğiz. Belirttiğiniz numaraya uygulamayı indirebileceğiniz link gönderildi. CicekSepeti.com olarak kişisel verilerinizin gizliliğini önemsiyoruz. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında oluşturduğumuz aydınlatma metnine buradan ulaşabilirsiniz. Faydalı Bilgiler Bize Ulaşın Türkiyenin en büyük online çiçek sitesi ÇiçekSepeti ile sevdiklerinizi mutlu etmek çok kolay! Çiçek göndermenin ve “Mutlu etmenin adresi” Çiçek Sepeti ile sevdiklerinize özel günlerde online çiçek gönderebilirsiniz. Geniş çiçekçi ağı sayesinde çiçek siparişleriniz Türkiye’nin her yerine hızlı ve sorunsuz şekilde gönderilir. En taze çiçeklerle hazırlanan mis kokulu şık çiçek aranjmanları arasından beğendiğiniz ürünü seçerek, hızlı bir şekilde online sipariş verebilirsiniz. Sevdiklerinizin doğum günü, yıldönümü gibi mutlu günlerinde onların sevincine ortak olmak için yapmanız gereken sadece birkaç tıkla sipariş vermek. Sevgililer Günü, Kadınlar Günü, Anneler Günü gibi özel günlerde de çiçek, hediye ve lezzetli bonnyFood ürünleriyle Türkiye'nin neresinde olursa olsun sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz. Çünkü mutlu etmenin adresi; ÇiçekSepeti.
de60aed3d0f0
[ "fineweb2", "hplt2" ]
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç düzenlediği basın toplantısında öğretmen atamaları, eğitim fakültelerinin durumu, öğrenci alımı gibi pek çok hususa değindi. Yaptığı konuşmada öğretmen atamaları konusunda Milli Eğitim Bakanlığı ile eşgüdüm içerisinde çalıştıklarını belirten Saraç, öğretmen atamaları konusunda farklı görüşlerin söz konusu olduğunu dile getirdi. MEB ÖĞRETMEN ATAMA SONUÇLARI 2016 SORGU EKRANI mebbis.meb.gov.tr İÇİN TIKLAYIN ÖĞRETMEN ATAMALARINA YÜKSEK LİSANS ŞARTI Yükseköğretim Kurulu Başkanı Saraç, öğretmenlerin atanabilmesi için yükseklisans yapma şartının getirilmesi düşüncesini savunduğunu, öğretmen atamalarında tezli yüksek lisans şartının olması gerektiğini belirtti. Öğretmenlerin atanabilmek için tezli yüksek lisans mezunu olma şartının uygulamada nasıl olabileceği ise merak konusu. Halihazırda ataması yapılmamış 400 binin üzerinde öğretmen adayı söz konusu iken bu sayının nasıl yüksek lisans sistemine dahil edileceği, bu süreçteki maddi kayıplar ve giderlerin nasıl karşılanacağı belirsizliğini korumakta. Her geçen gün farklı bir uygulamaya tabi tutulan öğretmenlerin bu konudaki düşünceleri merak konusu oldu! ŞART KOŞULSUN Öğretmenlerin akademik anlamda kendini geliştirmesi elbette doğaldır ve bunun olması da öğretmenleri memnun eder. Ancak bir meslek gurubu düşünün ki üniversite mezuniyetinden sonra KPSS Genel Kültür Genel Yetenek, Eğitim, Alan Bilgisi sınavlarına girsin ardından yetmesin bir de mülakata tabi tutulsun, bu da yetmesin adaylık sözlü ve yazılı sınavlarına tabi tutulsun, bu da yetmesin bir de amirleri ve müfettişler tarafından değerlendirilsin; şimdi tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de yüksek lisans yapma şartı koşulsun.
7f45bf582605
[ "c4", "culturax", "hplt2" ]