sentence1 stringlengths 0 100k | sentence2 stringlengths 0 100k | score float64 0 5 |
|---|---|---|
Kırıkkale İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekiplerce, Kırıkkale merkezine 52 kilometre uzaklıktaki Keskin ilçesine bağlı Efendi köyünde bir süredir takibe alınan 6 şüpheli, kaçak define ve tarihi eser ararken suçüstü yakalandı.
Şüphelilerin, köyden uzak boş bir arazide 8 metrelik çukur açtığı, göçük yaşanmaması için de madenci gibi önlem aldığı tespit edildi.
Jandarmanın operasyonu sonrası olay yerinde yapılan incelemede kazıda kullanılan 1 adet jeneratör, 1 adet dolu benzin bidonu, 1 adet hilti ve hiltiye ait delici uç, 3 adet kazma, 3 adet kürek, 2 adet halat, 1 adet testere, 1 adet inşaat seyyar kablo, 1 adet ev tipi uzatma kablosu, 1 adet branda, 1 adet alet takım çantası, çok sayıda kova ele geçirildi.
Yakalanarak Keskin İlçe Jandarma Komutanlığına getirilen F.K., S.K., E.Ö., Y.S, Y.A. ile M.D. ile ilgili soruşturmanın geniş kapsamlı devam ettiği bildirildi. | Kırıkkale'de, aranan şahıslara operasyon: 8 gözaltı Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, aranan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 8 kişiden 4'ü tutuklandı.
Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, aranan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 8 kişiden 4'ü tutuklandı.
Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, çeşitli suçlardan aranan şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. Kent genelinde belirlenen 10 ayrı adrese düzenlenen operasyonda çeşitli suçlardan aranan ve aralarında kesinleşmiş hapis cezası da bulunan 8 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslardan hırsızlık suçundan 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan S.T., hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 4 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan D.S., hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçundan 4 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan İ.P. ile hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçundan 2 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan G.Z. tutuklanarak Keskin Cezaevine gönderildi. - KIRIKKALE
Kaynak: İHA | 2 |
Ramazan ayında oruç tutarken bağışıklığı güçlü tutmak için öncelikle sahur yemeğinin kesinlikle atlanmaması gerekiyor. Kaliteli uyku ve hafif egzersiz gerektiğini belirten, iftar ve sahur arasındaki zamanda da bol bol su içilmesinin büyük önem taşıdığını söylüyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel, bu yıl Covid sürecine denk gelen ramazanda, iftar ve sahurda sofralarında eksik edilmemesi gereken besinleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Sebze ve meyveler
Sebze ve meyve tüketmeyi ihmal etmeyin. Özellikle narenciye grubu meyveler bağışıklık sistemini destekleyici C vitamininden zengin olduğu için, aşırıya kaçmadan bu meyveleri mutlaka tüketin. Her iftar yemeğinde bol yeşillikli, limonlu, az zeytinyağlı salata veya zeytinyağlı sebze olmasına özen gösterin. Yemekten 1-2 saat sonra bir ara öğün olarak ve sahurda yine C vitamininden zengin meyve tüketmeyi ihmal etmeyin. Kuru kayısı, incir, hurma gibi yoğun lif kaynağı olan bu yiyeceklerle de hem hastalığa yakalanma riskine karşı önlem almış hem de kabızlık riskini azaltabilirsiniz.
Kaliteli proteinler
Hastalıklara neden olan virüs ve bakterilere karşı vücudun önemli savunma mekanizmalarından olan antikorların görevlerini yerine getirebilmeleri için Ramazanda da her gün yeterli protein almayı ihmal etmeyin. Yumurta, peynir çeşitleri, et, tavuk, balık uygun koşullarda saklandığında uzun süre dayanabilen kaliteli protein kaynakları. Bu besinleri bol yeşillikten oluşan bir salata ile tüketmeye çalışın.
REKLAM
Sahurda ağır yağlı yemekler veya hamurdan yapılmış yiyecekler yerine yüksek protein içeren yumurta ve peynir çeşitlerinden oluşan bir kahvaltı hazırlayabilirsiniz.
Kuru baklagiller
Bu dönemde uzun süre evde kalma sürecinde çok dayanıklı bir yiyecek grubu olan ve aynı zamanda bitkisel protein kaynağı olan kuru bakliyatlar tüketmeye özen gösterin. Yeşil mercimek, nohut, fasulye çeşitleri ve barbunya gibi bu yiyecekleri iftarda etli veya soğuk olarak tüketebileceğiniz gibi, haşlanmış olarak yeşilliklerin üzerine koyup salata olarak da tüketebilirsiniz. Bu yiyeceklerin daha hızlı pişirilmesi için daha önceden haşlayarak buzlukta muhafaza edip, gerektiğinde çıkarabilirsiniz.
Probiyotik içeren besinler
Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel, “Probiyotik takviyeli yoğurt ve kefir gibi ürünlerde bulunan faydalı mikroorganizmalar bağışıklık sistemini destekleyici etkide bulunabildikleri için özellikle bu dönemde iftar veya sahurda tercih edilebilir.Bunun dışında sebzelerden yaptığımız turşularımız aşırı miktarda olmayacak şekilde ara ara iftar sofralarımızda bulunabilir” dedi.
Bol su
Su tüketimi hayatın her döneminde büyük önem taşıyor. Ancak Ramazan döneminde su içilmesi gereken süre kısıtlı olduğu için daha da önem kazanıyor. İftar ve sahur aralığında belirli sıklıklarla en az 2 litre su tüketmeye özen gösterin. Vücuttan su atımını hızlandıran (diüritik) çay ve kahveyi aşırı tüketmeden suya daha fazla ağırlık vermekte fayda var.
Bu dönemde çay ve kahve yerine bağışıklığımızı destekleyecek kuşburnu, ıhlamur, ekinezya gibi bitkisel çayları tercih etmekte fayda var.
Ramazanda bu besinlerden uzak durun!
Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel “Bu dönemde tüketilmemesi gereken yiyecek ve içecekler; kan şekerini hızla yükselten şeker ve şekerli yiyecek ve içecekler, beyaz ekmek de dâhil hamur işi ürünler, kurabiyeler, işlenmiş et ürünleri, hazır soslar, cips, patlamış mısır gibi aşırı tuz içeren besinler. Ramazanın vazgeçilmez lezzeti ramazan pidelerinin miktarını abartmayın ve pide yemediğiniz zamanlarda lif yönünden kuvvetli tam buğdaylı veya tahıllı ekmekleri tercih edin. Ekmek veya pide yemediğinizde alternatif olarak çok sık bulgur, az sıklıkla pirinç pilavını tercih edebilirsiniz” diyor.
HAYAT Okuma kültürüne yönelik yapılan en kapsamlı projelerden biri: 3 il 3 proje
HAYAT Tek tehlike koronavirüs değil: Sakın bu hataları yapmayın
KORONAVİRÜS Koronavirüs katı parçacıklara tutunuyor: Bologna Üniversitesi'nden hava kirliliğine dair yeni bir araştırma | Türk mutfağının eşsiz lezzetleri Ramazan ayı 12.gün iftar menüsünde buluşuyor. Ramazan ayında oruç ibadetini gerçekleştiren vatandaşlar '' Bugün ne pişirsem?, İftara ne pişirsem?'' gibi sorulara yanıt arıyor. Ev hanımları mutfakta hem sağlıklı hem doyurucu iftar menüsü için hazırlıklara başladı. İftar saatine kısa süre kala hazırlayacağınız sağlıklı ve doyurucu yemekler şık sofralarınıza çok yakışacak. Bereket ayı olan Ramazan ayında uzmanlar iftar menülerinde çorba ve sebze yemeğinin yer almasını şart koşuyor. Ramazan ayı on ikinci gün iftar menüsünde sizde sevdiklerinize en lezzetli ve sağlıklı yemekler hazırlayabilirsiniz. Buna göre; Bugün ne pişirsem? İşte, Ramazan ayı 12.gün iftar menüsü önerileri
RAMAZAN AYI 12.GÜN İFTAR MENÜSÜ: BUGÜN NE PİŞİRSEM?
Ramazan ayı 12.gün iftar menüsünde kremalı patates çorbası, köfteli islim kebabı, un helvası yer alıyor. On bir ayın sultanı olarak bilinen Ramazan ayı iftar menüsünü sağlıklı ve doyurucu yemeklerle değerlendirebilirsiniz.
Bugün ne pişirsem? İftara ne pişirsem? | 2 |
İstanbul Tabip Odası, Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Salih Cenap Çevli’nin corona virüsü nedeniyle yaşamını yitirdiğini dün duyurmuştu. Doktor Salih Cenap Çevli’nin ölmeden önce paylaştığı Twitter mesajları ortaya çıktı.
BİZİ KİM KORUYACAK ?
Paylaşımında koruyucu giysi bulamadığını belirten Çevli, “Ellerimiz alkolden hışır oldu. Bulaşma korkusuyla yemek yiyemez olduk. Evde çocuğumuza sarılmaya korkuyoruz. Hastalar dezenfektan, eldiven, maskeleri kutuyla çaldı. Yurtdışından gelen iki doktor arkadaş pozitif çıktı. Bizi kim koruyacak” ifadelerini kullandı.
CHP’Lİ TAŞÇIER’DEN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
CHP Ankara Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Gamze Taşçıer, Çevli’nin Twitter’daki ifadelerini paylaşarak başsağlığı mesajı yayınladı.
Taşçıer, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı; “İnsanların hayatını kurtarmak için kendi hayatını hiçe sayan, salgın ile mücadele ederken ekipman eksiği nedeniyle çocuklarına doyasıya sarılamayan ve Covid-19 sebebiyle hayatını kaybeden Doktor Salih Cenap Çevli’ye Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.” | Koronavirüsün iş kazası sayılması için ilk dava açıldı, kazanılırsa çalışanlar tazminat alabilecek İstanbul'da özel bir hastanede çalışırken koronavirüse yakalanıp hayatını kaybeden doktorun ailesi, hastaneye maddi ve manevi tazminat davası açtı. Virüsün iş kazası sayılması için açılan ilk dava, kazanılması durumunda emsal teşkil edecek.
Koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybeden Genel Cerrah Doktor Salih Cenap Çevli'nin ailesi hastaneye maddi ve manevi tazminat davası açtı. Dava, Kovid-19'un iş kazası sayılması talebiyle açılan ilk dava olma özelliğini taşıyor. "BİZİ KİM KORUYACAK?" Virüs Genel Cerrah Doktor Salih Cenap Çevli'ye, İstanbul'da özel bir hastanede tedavi ettiği hastasından geçmişti. Uzman Cerrah, hastalığa yakalanmadan önce sosyal medya üzerinden bir mesaj paylaşmış, yaşadığı güçlükleri anlatarak "Bizi kim koruyacak?" diye sormuştu. DAVA EMSAL TEŞKİL EDECEK Ailenin avukatı, İstanbul Bakırköy İş Mahkemesi'ne, doktor Çevli'nin yaşamını yitirmesinin iş kazası olduğunun tespiti için dava açtı. Kazanılması durumunda, davanın emsal teşkil edeceği belirtildi. | 3 |
Anne, çocuğunun eşofmanı yerine 2 bin lirayı geri dönüşüm kutusuna attı Kayseri'de çocuklarının eski kıyafetlerini geri dönüşüm kutusuna atmak isteyen Fatma Etyemez, eşofmanın cebine koyduğu 2 bin lira parayı da dalgınlıkla attı. Etyemez, parasını zabıta ekiplerinin yardımı ile geri aldı.
Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde yaşayan Fatma Etyemez, annesinin evine giderken çocuklarının eski eşyalarını da geri dönüşüm kutusuna atmak istedi.
2 BİN LİRAYI GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSUNA ATTI
Annesine vermek için yanına 2 bin TL alan kadın, paraları oğlunun eşofmanının içine koyduğunu unutarak, geri dönüşüm kutusuna attı. Eve gittikten sonra durumu fark eden kadın ve eşinin belediyeye haber vermesiyle, geri dönüşüm kutusunu açan zabıta ekipleri eşyaların arasından paraları bularak teslim etti.
"2-3 SAAT SONRA FARK ETTİK"
Paraların bulunması için yardımcı olan herkese teşekkür eden Sinan Etyemez, "Bugün eşim annesine giderken, çocukların eski eşyalarını yol üstünde geri dönüşüme atmak istemiş. O sırada da oruç olmasının da etkisiyle parayı da çocuğun eşofmanına koymuş. Eşofmanla beraber 2 bin lira paranın da hepsini geri dönüşüm kutusuna atmış. Daha önce fark etmedi, sonradan aklına gelmiş. 2-3 saat sonra fark ettik. Daha sonra da belediyeyi arayarak durumu bildirdik. Sağ olsun zabıta ekiplerimiz geldiler ve yarım saat içerisinde hemen kutuyu açtılar paramızı da aldık. Gerekeni herkes yaptı. Yardımcı olan herkese teşekkür ederiz" dedi.
Kaynak: İHA | Palancıoğlu, “Melikgazi İletişim Merkezi 2017 yılında faaliyete geçmesine rağmen bugüne kadar 256 bin başvuru işlemini gerçekleştirerek, belediye birimlerin büyük hizmetini adeta tek başına sırtlanmıştır” diye konuştu.
2019 yılında birimlere gelen talep, istek, bilgi alma, şikayet ve yönlendirme gibi birçok başvurunun ilgili birimler vasıta ile çözüme ulaştırıldığını belirten Başkan Palancıoğlu, “Bilgi İşlem Müdürlüğümüz bünyesinde kurulan Melikgazi İletişim Merkezi çok başarılı bir çalışmayı gerçekleştirdiği gibi birçok belediye ve yerel yönetimlerce örnek alınmış, iradeciler tarafından gezilmiş ve çalışma yönetmeliği istenmiştir çünkü Melikgazi yaparsa iyisini yapar. Melikgazi İletişim Merkezi 2017 yılında faaliyete geçmesine rağmen bugüne kadar 256 bin başvuru işlemini gerçekleştirerek, belediye birimlerin büyük hizmetini adeta tek başına sırtlanmıştır. En fazla başvuru imar birimi olurken, çevre koruma, ulaşım müdürlüklerine başvuruda bulunulmuş olup; iş ve işlemler yerine getirilerek çözüm odaklı belediyecilik sergilenmiştir” dedi. | 1 |
SON DAKİKA! Van'da deprem oldu! 16 Şubat Kandilli Rasathanesi ve AFAD son depremler
HABERTURK.COM / DHA
Van'ın İran sınırındaki Başkale ilçesinde Richter ölçeğine göre 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Van ve çevre illerden de hissedilen deprem nedeniyle birçok vatandaş sokağa çıktı.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre, saat 21.02'de merkez üssü Van´ın İran sınırındaki Başkale ilçesinde Richter ölçeğine göre 4.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Derinlik ise 3.3 kilometre olarak kaydedildi.
AFAD verilerine göre ise merkez üssü İran'ın Hoy şehri olarak belirtilen depremin büyüklüğü ise Richter ölçeğine göre 4.6 olarak açıklandı. Depremin zeminden 7.2 kilometre derinlikte olduğu ifade edildi.
Van'da ve çevresinde hissedilen depremde vatandaşlar panik içerisinde kendilerini dışarı attı. İlk belirlemelere göre deprem herhangi bir yıkıma yol açmadı.
KANDİLLİ RASATHANESİ SON DEPREMLER - 16 ŞUBAT 2020
2020.02.16 21:02:14 38.3762 44.4302 3.3 -.- 4.7 4.7 KASKOL-BASKALE (VAN) İlksel
2020.02.16 20:33:54 38.3570 39.0328 5.2 -.- 2.3 -.- DUYGULU-SIVRICE (ELAZIG) İlksel
2020.02.16 20:33:22 37.4332 26.7387 20.7 -.- 2.0 -.- ONIKI ADALAR (AKDENIZ) İlksel
2020.02.16 20:23:36 38.3353 42.8102 9.8 -.- 1.9 -.- KUSLUK-GEVAS (VAN) İlksel
2020.02.16 20:06:00 38.2925 38.7660 9.0 -.- 2.0 -.- KARSIYAKA-PUTURGE (MALATYA) İlksel
2020.02.16 19:55:00 38.2647 38.6640 5.0 -.- 2.4 -.- CAYKOY-PUTURGE (MALATYA) İlksel
2020.02.16 19:40:31 38.2790 38.7498 2.6 -.- 3.6 3.6 BALPINARI-PUTURGE (MALATYA) İlksel
2020.02.16 18:58:21 38.9505 27.8687 0.0 -.- 1.6 -.- CAMONU-AKHISAR (MANISA) İlksel
2020.02.16 18:50:02 38.2600 38.8072 16.1 -.- 1.7 -.- KARSIYAKA-PUTURGE (MALATYA) İlksel
2020.02.16 18:18:29 38.2945 38.9507 10.4 -.- 0.9 -.- KOLDERE-DOGANYOL (MALATYA) İlksel
2020.02.16 18:05:00 37.3375 37.2760 11.7 -.- 1.5 -.- SULTANLAR-PAZARCIK (KAHRAMANMARAS) İlksel
2020.02.16 17:48:59 38.2697 38.8392 12.9 -.- 1.7 -.- AKTARLI-PUTURGE (MALATYA) İlksel
2020.02.16 17:34:28 39.1732 28.0602 8.2 -.- 2.3 -.- SOGUTLU-AKHISAR (MANISA) İlksel | Kandilli Rasathanesi son depremler verilerine göre Manisa'da ve Elazığ'da artçı depremler devam ediyor. En son bu sabah Elazığ'da 2.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İşte, 9 Şubat Kandilli Rasathanesi ve AFAD son depremler...
AFAD SON DEPREMLER LİSTESİ
AFAD'ın son depremler listesine aşağıdaki bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
AFAD SON DEPREMLER - 9 ŞUBAT
KANDİLLİ RASATHANESİ SON DEPREMLER 9 ŞUBAT 2020
2020.02.09 16:48:15 39.0892 27.8928 13.2 -.- 2.3 -.- SELCIKLI-AKHISAR (MANISA) İlksel
2020.02.09 16:26:24 39.0055 27.8218 15.4 -.- 1.7 -.- KADIDAGI-AKHISAR (MANISA) İlksel
2020.02.09 16:02:38 39.0305 27.9063 4.2 -.- 1.8 -.- KARAKOY-AKHISAR (MANISA) İlksel
2020.02.09 15:53:25 38.3893 39.1097 1.6 -.- 2.5 -.- KALABA-SIVRICE (ELAZIG) İlksel
2020.02.09 15:48:03 35.9707 27.1440 12.3 -.- 2.1 -.- AKDENIZ İlksel
2020.02.09 15:37:36 39.1430 27.8440 10.8 -.- 1.5 -.- BOSTANCI-KIRKAGAC (MANISA) İlksel
2020.02.09 15:30:53 39.1165 27.7860 5.1 -.- 1.3 -.- KARAKURT-KIRKAGAC (MANISA) İlksel
2020.02.09 14:48:39 38.2992 38.8830 15.6 -.- 2.1 -.- CIGIRLI-PUTURGE (MALATYA) İlksel
2020.02.09 14:46:29 36.5802 28.6513 23.9 -.- 1.9 -.- DALAMAN ACIKLARI-MUGLA (AKDENIZ) İlksel
2020.02.09 14:26:55 39.0283 27.8023 18.2 -.- 1.7 -.- TUTENLI-AKHISAR (MANISA) İlksel
2020.02.09 14:12:14 39.0088 27.9323 5.0 -.- 1.3 -.- KARAKOY-AKHISAR (MANISA) İlksel
2020.02.09 14:04:54 36.8273 33.6155 13.6 -.- 3.2 -.- CIVI-MUT (MERSIN) İlksel
2020.02.09 13:53:32 38.9940 27.8725 6.9 -.- 2.5 -.- KARABORKLU-AKHISAR (MANISA) İlksel
2020.02.09 13:52:24 38.4175 39.3077 5.2 -.- 1.9 -.- YEDIKARDES-SIVRICE (ELAZIG) İlksel
2020.02.09 13:22:18 38.9922 27.8673 20.1 -.- 1.7 -.- KARABORKLU-AKHISAR (MANISA) İlksel
2020.02.09 13:17:18 39.0715 27.9195 22.2 -.- 1.7 -.- CANAKCI-AKHISAR (MANISA) İlksel | 4 |
Tekirdağ'da çiftçinin köpeğini zehirlediler TEKİRDAĞ'ın Malkara ilçesinde çiftçilik yapan Aşkın Kurt'un(46), Çomar adını verdiği çıban cinsi köpeği zehirlenerek öldürüldü.
TEKİRDAĞ'ın Malkara ilçesinde çiftçilik yapan Aşkın Kurt'un(46), Çomar adını verdiği çıban cinsi köpeği zehirlenerek öldürüldü. Köpeğinin başında gözyaşları döken Kurt, zehirleyenlerin bulunmasını istedi.
Malkara'nın kırsal Çavuşköy Mahallesi'nde çiftçilik yapan Aşkın Kurt, evinin bahçesinde 3 aylıkken aldığı ve yaklaşık 3 yıldan buyana baktığı 4 köpeğinden Çomar adını verdiği köpeğini evinin yanında zehirlenerek öldürülmüş halde buldu. Kurt, köpeğini zehirlenmesiyle ilgili Malkara Jandarma Komutanlığı'na şikayette bulunacağını söyledi.Çoban köpeğinin zehirlenerek öldürülmesine gözyaşları içinde tepki gösteren Aşkın Kurt, "Gözüm gibi baktığım köpeğim gitti. Bu caniler bu hayvana nasıl kıydılar. Bu insafsızlarda hiç mi merhamet yok. Canımızın içini öldürdüler. Dört köpeğimden biriydi. Onları sütle besliyordum. Bu köpekleri biz evde aileden saydık. Bunlar evimizin ve bizlerin bekçisiydi. Ama maalesef 4 köpeğimden biri olan Çomar'ı zehirlediler, öldürdüler. Allah'ından bulsunlar. Böyle köpekleri öldüren kişileri Allah'a havale ediyorum. Hayvan sevgisi yok maalesef bazı insanlarımızda. Hayvan sevgisi olan bir insan bir köpeği bu şekilde öldürebilir mi. Bu köpek köyümüzün en güzel köpeğiydi. Ne yazık ki gitti canım köpeğim. Canım hayvanım gitti. Canım gitti. Köpeğim öldü uykularımız kaçtı. Ailece çok üzgünüz. Evde 3 tane daha arkadaşı var onlar bile koca gece ağladı. Bu köpeğimi kim öldürdüyse, kim zehirlediyse Allah'ta ona böyle zehirlenerek bir ölüm nasip etsin. Allah'tan tek isteğim budur. Ben köpeğimi zehirleyen kişiden şikayetçiyim. Köpek canileri yakalansın" dedi.
Kurt, yaklaşık 2 yıl önce de başka bir köpeğine kürekle vurarak, bacağının kırıldığını belirterek, "Tekirdağ'da hayvan kliniğine götürdüm. Orada ameliyata alıp 3 tane platin koydular köpeğimin bacağına" dedi.
Kaynak: DHA | Tarlasında çalışmasını engelleyen yılanı deliğinden böyle çıkardı Tarlasında çalışmasını engelleyen yılanı deliğinden böyle çıkardı Taşların arasına sıkışarak iş yapmasına engel olan yılanla sohbet etti O anları kaydederek sosyal medya hesabına yükledi, videoyu görenler şaşkına döndü Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bulunan bahçesinde taşların arasına kaçan...
Tarlasında çalışmasını engelleyen yılanı deliğinden böyle çıkardı
Taşların arasına sıkışarak iş yapmasına engel olan yılanla sohbet etti
O anları kaydederek sosyal medya hesabına yükledi, videoyu görenler şaşkına döndü
SAKARYA - Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bulunan bahçesinde taşların arasına kaçan yılanı tatlı diliyle deliğinden çıkartmaya çalışan ve o anları kaydederek sosyal medya hesabına yükleyen çiftçinin paylaşımı şaşkına çevirdi.
Serdivan ilçesinde bulunan bahçesine çalışmaya giden İbrahim Kurt isimli çiftçi, çalıştığı esnada taşların üzerinde bir yılan gördü. Gördüğü yılan nedeniyle çalışmasına ara veren Kurt, taşların arasına kaçarak kayıplara karışan yılanı bulunduğu yerden çıkartabilmek için büyük çaba sarf etti. Bir süre yılanı bulunduğu yerden çıkartmak için uğraşan ve yılanı çıkartamayan çiftçi Kurt, bu sefer yılanı deliğinden çıkartabilmek için tatlı dile başvurarak onunla konuşmaya başladı. Yaşanan o anları cep telefonuyla kaydeden İbrahim Kurt'un, "Öldürmeyeceğim seni çık ağzını burnunu kıracağım. Nereye tutunuyorsun anlamadım, iş yapamıyoruz senin yüzünden" diyerek yılanla konuştuğu görüldü.
Uğraşları sonuç veren çiftçi bir süre sonra yılanı yakaladı ve daha sonrasında da doğal yaşam alanına saldı. Kaydettiği görüntüleri sosyal medya hesabı üzerinden paylaşan Kurt'un paylaşımı ise şaşkınlık oluşturdu.
Kaynak: İHA | 1 |
60 yıldır ilk kez yürüyemediler
Almanya‘da paskalya günlerinde gerçekleştirilen barış yürüyüşleri 60 yıl önce bugün başlamıştı. Barışçılar korona salgını nedeniyle 60 yıldır ilk kez yürüyemediler. Sanal ortamda gerçekleştirilen paskalya barış yürüyüşlerinde uluslararası işbirliği ve dayanışmanın aciliyeti vurgulandı.
GÜRSEL KÖKSAL
Almanya‘daki barış hareketinin bu yılki paskalya mesajlarında nükleer silahlar ve iklim felaketlerinin insanlığın varlığını tehdit ettiğini hatırlatıldıktan sonra, „korona krizinin insanlığın sorunlarının sadece uluslararası işbirliği ve dayanışmayla çözülebileceğini gösterdiği“ vurgulandı. Bu arada hükümet çevrelerinden barış hareketine yönelen „korona krizi nedeniyle „taleplerini ertelemesi“ çağrıları da protesto edildi.
Almanya barış hareketi protesto ve taleplerini 60 yıldır ilk kez bu paskalya bayramında sokaklara ve meydanlara taşıyamadı. Yaşanan korona salgına karşı alınan önlemler bu yıl Almanya‘nın dört bir köşesinde paskalya günlerinde toplam 80 kentte gerçekleştirilmesi planlanan yürüyüş ve mitinglerin iptal edilmesine neden oldu.
Ancak savaşsız, nükleer silahlardan arındırılmış, dayanışma içinde bir dünya talepleri, barış hareketinin koordinasyon merkezi „Barış Kooperatifleri Ağı“nın (Netzwerk Friedenskooperative) koordinasyonunda gerçekleştirilen sanal etkinlikler sayesinde yine gündeme getirildi.
GELECEĞİN BARIŞA İHTİYACI VAR!
Sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarla geniş kesimlere ulaşan sanal yürüyüşlere, önceki yıllardaki fiziki yürüyüşlerdeki kadar olmasa da büyük bir katılım oldu. Barış hareketinin önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak katıldığı sanal konferansları ve barış aktivistlerinin gerçekleştirdiği diğer yaratıcı sanal etkinlikleri binlerce kişi izledi. Yapılan çağrılara uyan binlerce kişi evlerini, bahçelerini, bazıları da parklar gibi kamusal alanları barış hareketinin sembolleriyle, barış çağrılarını içeren pankartlarla süslediler. Bu arada iki kentte toplu yürüyüşe kalkanlar da oldu, ancak sayıları 30-40 civarında kaldı.
Çoğu dernek olarak kurumlaşmış büyük – küçük onlarca barış girişimiyle, sosyalist, komünist, sosyal demokrat parti ve örgütlerin, sendikaların, dini örgütlerin katıldığı „Barış Kooperatifleri Ağı“nın taleplerinin yer aldığı „Geleceğin barışa ihtiyacı var!“ başlıklı duyuru barış hareketinin yanında duran ciddi gazetelerde yayınlandı.
Hem merkezi, hem de çeşitli yerel girişimlerin duyurularında „Silahlanma, iklim değişimi, yoksulluk ve salgınlar gibi küresel sorunları çözebilmek için uluslararası işbirliği, dayanışma ve sivil önlemlere ihtiyacımız var“ denildi.
Barış hareketinin öne çıkan talepler şöyle:
- Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri‘nin tüm dünyada „ateş kes“ çağrısına uyulsun.
- Silahlanmaya yapılan harcamalar çevre koruma, eğitim, sağlık ve emeklilik için daha büyük yatırımlara aktarılsın.
- Almanya‘daki Amerikan üslerindeki atom bombaları kaldırılsın.
- Almanya, Birleşmiş Milletler Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasını imzalasın.
- İnsan haklarını çiğneyen ve savaş halinde olan ülkelere silah ihracatı durdurulsun.
- „Defender 2020“ gibi savaş manevralarından vazgeçilsin.
- Alman Ordusu‘nun sınır dışında görevlendirilmesi yerine, uluslararası ihtilafları gidermek için barışçı politikalar ve şiddet dışı araçlar devreye sokulsun.
Sanal yürüyüşlerde dile getirilen taleplerden biri de Yunanistan‘daki kamplarda insanlık dışı koşullarda yaşayan sığınmacıların Almanya‘ya getirilmesiydi. Bu konuyla ilgili çağrılarda, „Salgın dolayısıyla dünyanın çeşitli yerlerinde mahzur kalan onbinlerce Alman turist ülkeye getirilebilirken, Avrupa Birliği sınırındaki sığınmacılar kendi kaderlerine terkedilemez“ denildi.
İLK KEZ 60 YIL ÖNCE YÜRÜMÜŞLERDİ
Almanya‘da bir dönemler yüzbinlerce kişinin katılımıyla paskalya günlerinde gerçekleştirilen barış yürüyüşleri 15 Nisan 1960‘da başladı. Paskalya bayramı öncesindeki „hayırlı cuma“ günü çeşitli kentlerden yürüyüşe başlayan 20-30 kişilik nükleer silah karşıtlarının hedefi Hannover yakınlarındaki Bergen-Hohne NATO Eğitim Üssü‘ydü. NATO birkaç ay önce buraya atom başlığı taşıma kapasitesi olan uzun menzilli füzeler konuçlandırmıştı. „İsa‘nın dirilişi“ni sembolize ettiği için Hıristiyanlığın en büyük bayramı olan paskalya günlerinde gerçekleştirilen eylemlere, kiliseler de destek veriyordu. Paskalya pazartesisi“ne kadar devam eden yürüşün son gününde protestocuların sayısı 1500‘i bulmuştu.
İki yıl önce Büyük Britanya‘daki nükleer silah karşıtlarının hidrojen bombası üretimi hazırlıklarını protesto için paskalya günlerinde gerçekleştirdikleri eylemler böylece Almanya‘ya taşındı.
O tarihten sonra her yıl bayram günlerinde komünistlerden dindar pasifistlere çeşitli kesimlerden aktivistlerin katılımıyla barış eylemleri gerçekleştirildi. Savaş sonrası Almanyasının önde gelen aydınları bu eylemlere bizzat katılarak destek verdi. Başlangıçta nükleer silahların protestosu öne çıkıyordu. Daha sonra hedef „silahlanma“ oldu. 60‘lı yılların ikinci yarısından sonra güçlenen „parlamento dışı muhalefet“ (APO) hareketinin ve öğrenci hareketinin desteğiyle eylemlere katılım kitleselleşti. Vietnam Savaşı‘nın ve Almanya‘daki hükümetin APO hareketine karşı aldığı sert güvenlik önlemlerinin protestosu bir süre paskalya yürüyüşlerinin öne çıkan temaları oldu.
70‘li ve 80‘li yıllardaki protestolarda ise ağırlıkla NATO‘nun sürdürdüğü nükleer silahlanma protesto edildi.
ESKİSİ GİBİ KİTLESEL OLMASA DA
Bir dönem katılımcı sayısının 300 bini aştığı yürüyüşlere katılım zamanla azaldı. Sosyalist Blok‘un çökmesinin ardından eski dinamizmini yitiren paskalya eylemlerine katılım Körfez Savaşı (1991) ve Irak Savaşı (2003) döneminde arttı.
Almanya‘daki göçmen örgütlerinin de aktif olarak katıldığı paskalya yürüyüşleri geçmişteki kitleselliğe artık yakalayamıyor. Ancak yine de dünyanın önde gelen silah ihracatçıları arasında yer alan bu zengin ülkenin gerçek demokrat muhaliflerininin en önemli protesto platformlarından biri olmaya devam ediyor.
Her yıl ülkenin dört bir köşesinde toplanan binlerce insan, savaşlar ve silah ticareti gibi insanlığı karanlığa sürükleyen sorunları gündeme getirmeye, tüm insanlık için barış içinde gerçek demokratik gelecek özlemini, dayanışma çağrılarını sokaklarda, meydanlarda haykırmaya çalışıyorlar.
Bu yıl 60 yıldır ilk kez bunu sokaklarda, meydanlarda haykırarak dile getiremediler.
Ama susulmadı, talepler sanal ortamda da olsa gündeme getirildi.
Ve bu arada „Toplumun militarize edilmesine karşı direniş, uluslararası işbirliği ve dayanışma barış hareketinin bundan sonraki eylemlerinde ve 2021 yılının paskalya yürüyüşünde kararlıkla sürdürülmelidir.“ denilerek, gelecek yılki eylemlerin hedefi de dile getirildi.
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin. | Rum Bakanlar Kurulu’nun dünkü toplantısında Coronavirüs tedbirleri yeniden gözden geçirildi ve sokağa çıkma yasağının 30 Nisan’a kadar uzatılması kararlaştırıldı.
Toplantı sonrasında basına açıklamalarda bulunan Rum lideri Nikos Anastasiadis, paskalya kutlamalarının ertelendiğini ve sokağa çıkmasına izin verilen tüm çalışanların yanı sıra Rum Milli Muhafız askerlerine Coronavirüs testi yapılacağını duyurdu. Anastasiadis, 20 bin kişinin test kapsamına alındığını belirtti.
Anastasiadis; Sağlık, Dışişleri, Maliye ve Çalışma bakanlarının da hazır bulunduğu basın açıklamasında, yurt dışında bulunan öğrenci ve çalışanların ülkeye dönmesi yönündeki beklentilere de değindi.
Anastasiadis, öğrencilerin adaya dönmelerine karşı alınan önlemleri acı verici olarak nitelendirirken, Dışişleri Bakanlığı’nın geri dönmek isteyenlerin güvenli bir şekilde aşamalı olarak gelebilmeleri için bir plan hazırladığını dile getirdi.
Bakanlar Kurulu’nun bu yönde sayıları ve takvimleri detaylı bir şekilde incelediğini belirten Anastasiadis, gerekli açıklamanın önümüzdeki günlerde yapılacağını kaydetti. | 1 |
SON DAKİKA: AB Schengen Sınırlarını 30 Gün Boyunca Kapatmaya Karar Verdi
Tüm Schengen Üyesi Devletler AB Komisyonu tarafından teklif edilen ve birlik sınırlarını en az 30 gün boyunca kapatmayı ön gören ve COVID-19 virüsünün daha fazla yayılmasını önlemek için alınan en sıkı önlemi içeren bir planı onayladı.
Bu son hamle Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve tüm sınırların gerekli olmayan seyahatler için 30 gün boyunca kapalı olacağını açıklayan Avrupa Konseyi başkanı Charles Michel tarafından bir basın toplantısında açıklandı.
Başkan Michel: “Belirtilen dört öncelikten ilki olan ‘virüsün yayılmasını kısıtlama’ konusunda Sınır Güvenliği Komisyonu tarafından yapılan önerileri onayladık ve ilaçların ve gıda ürünlerinin geçişini ve vatandaşlarımızın memleketlerine seyahat etmelerini temin etmeliyiz. Sınırlar arası çalışan işçiler için çözümler bulunacak. Virüsün global olarak yayılmasını kısıtlamak adına Komisyon tarafından sunulan yaklaşıma bağlı olarak 30 günlük bir dönem boyunca gerekli olmayan seyahatler dışında AB’ye seyahat koordine edilmiş geçici bir kısıtlama getirerek harici sınırlarımızı güçlendirmeye karar verdik,” şeklinde konuştu.
Aynı zamanda Başkan Von der Leyen planın üye ülkeler tarafından desteklendiğini ve harici sınırlarla ilgili hemfikir ve birleşik bir yaklaşım sergilendiğini belirtti.
“Bugünkü önemli bir konu, şüphesiz, dahili sınırlardı ve sonuçta buradaki engellemelerdi. Durumun tıkanıklığını açmamız kesinlikle burada önem arz ediyor çünkü birçok insanın Avrupa Birliği sınırlarında mahsur kaldığını ve ülkelerine dönmek konusunda bir sorun yaşadığını biliyor” dedi.
Birleşik Krallık sınırlarında benzeri kısıtlamaların uygulanmaya geçme planının olmadığını ekledi ve İrlanda’nın harici sınırların kapatılması konusundaki esasları nasıl uygulayacağına dair herhangi bir ayrıntı vermedi.
Sınırların kapatılmasıyla ilgili öneri, daha az kişinin seyahat etmesiyle virüsün kontrol altına alınmasının daha kolay olacağını belirten Başkan Von der Leyen tarafından dün açıklandı.
Seyahat yasağı, uzun dönemli ikame edenler, AB vatandaşlarının aile üyeleri ve diplomatlar, sınır ötesi çalışanlar ve gıda taşıyanlar hariç olmak üzere AB vatandaşı olmayanların Birliği ziyaret etmesini etkileyecek.
Fransa Başkanı Emanuel Macron, AB ve Schengen Sınırlarının kapatılacağını doğrulayan ilk Avrupa Birliği Üye Devleti lideriydi ve sınırların bugün öğlen kapatılacağını söylediyse bu gerçekleşmedi.
Televizyonda gösterilen bir ulusa sesleniş programında Başkan Macron, AB’nin en az bir ay boyunca Schengen ülkelerine ve bu ülkeler arasında seyahati askıya alma konusunda ortak bir karar aldığını doğruladı.
Macron, “Kendimizi koruyabilmeli ve virüsün yayılmasını önlemeliyiz. Geçerli sağlık sistemimizi korumamız gerekiyor. Bu sabah Avrupalılar olarak ortak bir karar aldık. Yarın gün ortasından sonra Avrupa Birliği sınırları ve Schengen sınırları kapatılacaktır. Avrupa’da olmayan veya Avrupalı ülkelere yapılacak tüm seyahatler önümüzdeki 30 gün boyunca askıya alınacaktır,” diye konuştu.
SchegnenVisaInfo.com’un kaynakları bu fikrin ilk olarak Fransız başkanı Emmanuel Macron, Almanya şansölyesi Angela Merkel ve Avrupa Komisyonu ve Konseyi başkanları arasında gerçekleşen bir telefon görüşmesinde tartışıldığını onaylamaktadır. Macron, görüşme esnasında üye ülkelerin tek taraflı adımlar attığını iddia etti.
Bu tartışma, Komisyoner Kyriakides ve Johansson ile AB Sağlık ve İçişleri bakanları arasında gerçekleşen bir görüntülü toplantıda devam etti ve bu toplantıda komisyonerler teklifle ilgili öneriyi sundu.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen teklifi açıkladığında Birleşik Krallık vatandaşlarının AB’den ayrılma konusunda geçiş sürecinde olmalarına rağmen seyahat yasağından etkilenmeyeceğini ifade etti.
“Birleşik Krallık vatandaşları Avrupa vatandaşlarıdır ve bu nedenle Birleşik Krallık vatandaşlarının Birlik bölgesine seyahati konusunda herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır” şeklinde ifade etti. | Almanya Başbakanı Angela Merkel, yeni tip corona virüs (Kovid-19) salgınında ekonominin iyileşmesi için Fransa'yla ortaklaşa Avrupa içinde 500 milyar euroluk yeniden yapılanma fonu önerme kararı aldıklarını söyledi.
Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı video konferans sonrası ortak basın toplantısında, Covid-19 salgınının AB'nin kurulduğundan bu yana karşılaştığı en ağır kriz olduğunu kaydetti.
"AVRUPA BİRLİKTE DURMALI"
Fransa ve Almanya olarak bu salgına karşı mücadelede bir mesaj vermek istediklerini ve bu mesajın AB bütçesinden 500 milyar eurouk bir fonun salgından en çok zarar gören bölgeler ile sektörlere yönlendirilmesi olacağını ifade eden Merkel, ''Amaç, Avrupa'nın bu krizden daha güçlü, daha uyumlu ve dayanışma içinde çıkmasıdır'' diye konuştu.
AB ülkeleri arasındaki uyumun salgın nedeniyle tehlikeye girebileceği uyarısında bulunan Merkel, "Avrupa şimdi birlikte durmalı" dedi.
Salgının bazı soruları da beraberinde getirdiğini anlatan Merkel, ''27 ülke olduğumuzu biliyoruz. Ancak Almanya ve Fransa olarak bir ivme verirsek, Avrupa'da fikir bulmaya yardımcı olacağımızı düşünüyorum. Harekete geçmeliyiz, Avrupai tutum sergilemeliyiz. Bugün krize kısa cevap veriyoruz, uzun cevapların tartışılması gerekecek.' ifadelerini kullandı.
Merkel, AB'nin yedi yıllık bütçesinin bağlandığına işaret ederek söz konusu fonun kaynağı üzerinde çalışılacağını bildirdi.
AB'DEN TEKLİFE DESTEK
Avrupa Birliği (AB), yeni tip corona virüsün (Covid-19) ekonomik sonuçlarıyla mücadele için 500 milyar euroluk kurtarma fonu kurulması teklifini olumlu karşıladı.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Almanya ve Fransa'nın salgının ekonomik sonuçlarına yönelik toplam 500 milyar euroluk kurtarma fonu kurulması teklifinin ardından açıklama yayımladı.
Salgın nedeniyle Avrupa'nın ekonomik bir sınama yaşadığını ifade eden von der Leyen, "Fransa ve Almanya'nın yapıcı teklifini memnuniyetle karşılıyorum" ifadesini kullandı.
Von der Leyen, söz konusu teklifin AB bütçesine entegre bir fon kurulmasına yönelik olduğuna işaret ederek, AB Komisyonu'nun üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu (AP) görüşlerini dikkate alan bir teklif üzerinde çalıştığını belirtti.
AB Konseyi Başkanı Charles Michel de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Almanya ve Fransa'nın kurtarma fonu için ortak bir zemin bulma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Teklifin, salgının sonuçlarına karşı doğru yönde atılmış bir adım olduğunu vurgulayan Michel, bir anlaşma sağlamak için AB üyesi 27 ülkenin de sürece dahil olması gerektiğini ifade etti.
AVRUPA'DA NORMALLEŞME ADIMLARI DEVAM EDİYOR | 1 |
Metal işçilerinin çoğunluğu 1 metreden yakın çalışıyor Otomotiv, metal eşya, elektrik-elektronik ve demir-çelik sektörlerinde 100'ü aşkın işyerinde örgütlü, Birleşik Metal İş sendikası üyesi 275 işçiye 17-18 Mart 2020 tarihlerinde, uygulanan anketin sonuçlarına göre metal işçisi, 1 metrenin altında mesafe ile çalışıyor, kendini işyerinde risk...
Otomotiv, metal eşya, elektrik-elektronik ve demir-çelik sektörlerinde 100'ü aşkın işyerinde örgütlü, Birleşik Metal İş sendikası üyesi 275 işçiye 17-18 Mart 2020 tarihlerinde, uygulanan anketin sonuçlarına göre metal işçisi, 1 metrenin altında mesafe ile çalışıyor, kendini işyerinde risk altında hissediyor, virüs riskinin artacağını düşünüyor ve ücretli izin talep ediyor.
Araştırmaya katılan metal işçilerinin büyük bir kesimi virüs riskinin artacağını meselenin ciddiye alınması gerektiğini düşünüyor. Virüs riskinin artacağını düşünenlerin oranı yüzde 78, virüsün azalacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 8.4 düzeyinde bulunuyor. Söz konusu üyelerin hemen hemen tamamı virüsün ciddiye alınması gerektiğini düşünüyor.
Bunların yüzde 25'i ciddiye alınması ancak abartılmaması gereğine işaret ederken, yüzde 75'i kesinlikle ciddiye alınması gereğini vurguluyor.Araştırmaya katılanlara göre, işyerlerinde virüse karşı en yaygın olarak alınan temel önlem kişisel temizlik önlemlerinde odaklanıyor. İşçilerin yaklaşık yaklaşık dörtte üçü işyerlerinde bu konuya ilişkin tedbirler alındığını ifade ediyor.Araştırma kapsamındaki işçilerin yüzde 46.7'si işyerlerinde ateş ölçümü yapıldığını, yüzde 45.6'sı işveren tarafından bilgi verildiğini, yüzde 34.8'i işyeri sendika temsilcisinin bilgi verdiğini, yüzde 33'ü genel temizlik yapıldığını, yüzde 30.7'si ise yemek saatlerinin yeniden düzenlendiğini ifade ediyor. İşçilerin yaklaşık onda biri işyerinde herhangi bir tedbir alınmadığını söylüyor.Araştırma kapsamındaki işçilerin yüzde 61'i, "İşyerinizde üretim sürecinde iş arkadaşlarınızla aranızdaki mesafe ne kadar?" sorusuna "1 metreden az" yanıtını veriyor. İşçilerin yüzde 90'ı iseiş arkadaşı ile 2 metreden daha az bir mesafede çalışıyor. İş arkadaşı ile çalışırken arasındakimesafenin 2 metreden fazla olduğu işçilerin oranı ise sadece yüzde 10 düzeyinde bulunuyor. Bu durum işyerlerinde virüsün yayılması açısından riskli bir durum yaratıyor.İşçilerin yüzde 54'ü işyeri hekimine ve sağlık birimine kolayca ulaşabildiğini söylerken, yüzde34.4'ü kısmen, ulaşabiliyor. Yüzde 11'i ise işyeri hekimine ve sağlık birimine kolaycaulaşamadığını söylüyor.Araştırma kapsamındaki işçilerin yüzde 3.0'ü yakın çevresinde virüs nedeni ile karantina altınaalınanların olduğunu söylerken, yüzde 19 ise yakın çevresinde virüs nedeni ile karantina altınaalınanların olup olmadığını bilmiyor.Araştırma kapsamındaki metal işçilerinin yüzde 98'inin virüse karşı en çok başvurduğu kişiselönlem ellerin daha çok yıkanması ve ikinci sırada yüzde 85 ile mümkün oldukça iş dışında evden çıkmamak geliyor. Bu önlemleri yüzde 79 ile toplu ulaşım kullanmama gayreti izliyor.Herhangi bir yere dokunmamaya çalışmak, sosyal etkinlikleri sınırlandırmak ve aile gezmelerineson vermek yüzde 70'in üzerinde bir orana sahip. Yüzde 59 virüse karşı daha iyi beslenmeyeçalıştığını söylerken, yüzde 24 maske taktığını söylüyor.Araştırma kapsamındaki metal işçilerinin yüzde 98'inin virüse karşı en çok başvurduğu kişiseltedbir daha çok yıkanması, ikinci sırada yüzde 85 oranla mümkün oldukça iş haricinde evdençıkmamak.Araştırma kapsamındaki işçilere yaşadığımız süreç ile ilgili kimi değerlendirmelere ne kadar katılıp katılmadıkları soruldu. İşçilerin yüzde 97'si borç nedeniyle su ve doğalgaz kesintisiyapılmaması gerektiğini düşünüyor. Yüzde 96 ise okulların tatili süresince çalışan annebabalardan birine ücretli korona izni verilmesi fikrine destek veriyor. İşçiler arasında ücretli izin talebi yüzde 91 düzeyine bulunuyor. Salgın döneminde her eve belli bir miktar içme suyu ve doğalgaz parasız olarak sağlanması fikri de yüzde 95 destek alan görüşlerden. Dikkat çekenverilerden biri de işçilerin yüzde 87 ile "özel sağlık kuruluşları kamulaştırılması" fikrine verdiği destek. İşçilerin yüzde 74'ü, "65 yaş üstü yaşlılık aylığı alan kişilere de ek korona desteği ödenmelidir" fikrini destekliyor. Yüzde 68 gibi yüksek bir kesim salgın nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi taraftarı.Araştırma kapsamındaki işçilere hükümetin aldığı önlemleri ne kadar başarılı bulduklarısoruldu. İşçilerin yüzde 48'i hükümetin aldığı önlemleri başarılı ya da çok başarılı bulurken,başarısız bulanların oranı yüzde 14'de kaldı. Buna karşın işçilerin yüzde 37'lik önemli birkesimi ise alınan önlemleri "ne başarılı ne de başarısız" diye değerlendirdi.
Kaynak: DHA | 29 Mayıs 2020 Cuma, 13:17
BİSAM tarafından, 14-24 Mayıs 2020 tarihinde, otomotiv, metal eşya, elektrik-elektronik ve demir-çelik sektörlerinde çalışan, Birleşik Metal İş sendikası üyesi 948 işçi ile yapılan araştırmanın sonuçları açıklandı.
Araştırmanın sonuçlarına göre, metal işçilerinin yüzde 75'i gelir kaybı yaşadığını söyledi.
HANE HALKI GELİRİ 3 BİN LİRANIN ALTINDA
Araştırma kapsamındaki işçilerin yaklaşık dörtte birinin hane halkı geliri 3 bin liranın altında bulunuyor. Geliri 3000-3999 lira arası olanların oranı yüzde 40 ile en geniş kesimi oluşturuyor. Hane halkı geliri 4000-4999 lira arası olanların oranı yüzde 18 düzeyinde bulunuyor. Hane halkı geliri, 5000 lira ve üzeri olanların oranı yüzde 17 seviyesinde belirlendi.
Araştırmada öne çıkan sonuçlar şu şekilde:
BORCU OLMAYAN İŞÇİ NEREDEYSE YOK
* Araştırma kapsamındaki işçilerin yüzde 92'lik ezici bir çoğunluğu borcunun olduğunu ifade etmektedir. Borcu olmayan işçilerin oranı ise sadece yüzde 7 seviyesinde kalmaktadır. Yüzde 92'lik borçlu kesim içerisinde ise borçlarının kendisini hiç zorlamadığını söyleyenlerin oranı yüzde 3.42 seviyesindedir. Buna karşın borçların kendisini zorladığını söyleyenlerin oranı yüzde 40.14, çok zorladığını söyleyenlerin oranı yüzde yüzde 56.44'e çıkmaktadır. Toplamda borçlu olanların yaklaşık yüzde 97'si borçları nedeniyle zorlanmaktadır.
BİR KİŞİNİN BİRDEN FAZLA BORCU VAR
* Araştırma kapsamında borcu olan yaklaşık her üç işçiden birinin kişisel borcu bulunurken, her beş işçiden birinin konut kredisi borcu bulunduğu belirtilerek, "Araç kredisi borcu olanların oranı ise yüzler 3.6'dır. Bir kişinin birden fazla borç çeşidi bulunabilmektedir" denildi.
İŞÇİLERİN GELİRİNDE KAYIP YAŞANDI
* Araştırma kapsamındaki işçilerin yaklaşık yüzde 52'si Covid-19 sürecinde hane halkı gelirinin yanında net gelirinde de kayıp yaşamıştır. Net gelirinin tamamını ya da fazlasını alan işçilerin oranı yüzde 48 olurken, gelirinin yarısına kadar gelir elde edebilenlerin oranı yüzde 10'dur. Bu kesim arasında işsiz kalanlar ya da zaten işsiz olanlar da bulunmaktadır. Gelirinin yüzde 50 ile yüzde 74'ünü alabilenlerin oranı yüzde 15, gelirinin yüzde 75 ile yüzde 99'unu alabilenlerin oranı yüzde 26'dır.
NİSAN AYINDA BORÇLAR ARTTI
* Araştırma kapsamındaki işçilere hane halkı gelirlerinde yaşanan gelir kaybının nedenleri de sorulmuştur. İşçilerin yüzde 46.8'i kısa çalışma nedeniyle, yüzde 31.1'i fazla mesai yapamadığı için, yüzde 17'si aile fertlerinden birinin işsiz kalması yüzünden, yüzde 14.1'i ise ek iş yapamadığı için hane halkında gelir kaybı yaşandığını söylemektedir. Araştırma kapsamında geçerli cevap veren metal işçilerinin yüzde 51'i Nisan ayında borçlarının arttığını ifade etmektedir.
KREDİLER ÖDENEMİYOR
* Bu işçilerden fatura ödemekte zorlananların oranı yüzde 48'dir. İşçilerin yüzde 36.7'si kredi kartını, yüzde 18.6'sı tüketici kredisi borcunu, yüzde 5.7'si konut kredisi borcunu ödeyemediğini ifade etmektedir (buna göre konut kredisi borcu olan her dört kişiden biri borcunu ödeyememiştir). Kirasını ödeyemeyen işçilerin oranı yüzde 12.7 olarak tespit edilmiştir. | 2 |
Oyuncu Hasan Kaçan, sosyal medyada komedyen Cem Yılmaz'a yöneltilen eleştirilere tepki gösterdi ve "Adam yardımını yapmış. Hem de iyi bir yardım. ‘Yardımı gözümüze mi sokuyorsun’ demeyin diye sesini çıkarmıyor" dedi.
Oyuncu Hasan Kaçan, Elazığ'da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından sessiz kaldığı gerekçesiyle eleştirilen komedyen Cem Yılmaz'ı savundu.
Twitter'da açılan "Yazıklar olsun Cem Yılmaz" tabelasına tepki gösteren Kaçan, "Doğru yapılmıyor. Ben de bildiğimi söyleyeyim. Adam yardımını yapmış. Hem de iyi bir yardım. ‘Yardımı gözümüze mi sokuyorsun’ demeyin diye sesini çıkarmıyor. Doğruya doğru. Elini taşın altına koyan herkese teşekkür ederiz" dedi.
"Yazıklar olsun Cem Yılmaz" deniyor ya...
Doğru yapılmıyor.
Ben de bildiğimi söyleyeyim. Adam yardımını yapmış. Hem de iyi bir yardım.
"Yardımı gözümüze mi sokuyorsun" demeyin diye sesini çıkarmıyor.
Doğruya doğru.
Elini taşın altına koyan herkese teşekkür ederiz. — Hasan Kaçan (@hetenketenabi) January 26, 2020
Kaçan, devamında da şunları kaydetti:
"Bir insanın seveni çok olunca sitem edeni de çok olur. Cem Yılmaz'dan 'Geçmiş olsun' mesajı iyi olurdu. Ama kendisi sessiz yardımı tercih etmiş. Neticede, bir ve beraber olunması gereken günlerde ayrılık/gayrılık olmaz."
Bir insanın seveni çok olunca sitem edeni de çok olur. Cem Yılmaz'dan "Geçmiş olsun" mesajı iyi olurdu. Ama kendisi sessiz yardımı tercih etmiş.
Neticede, bir ve beraber olunması gereken günlerde ayrılık/gayrılık olmaz. https://t.co/u1GTzwN9WB — Hasan Kaçan (@hetenketenabi) January 26, 2020
| Netflix Türkiye nin haberi yoktur büyük ihtimalle @netflixturkiye tatlım bizim film sizde dün çıkmış olması lazım tweet atma mı dediler yoksa ? pic.twitter.com/IOTzSUVWbO | 1 |
Müslüman şahsiyetin en önemli özelliklerinden birisi, ecelinin ne zaman, nerede ve nasıl geleceğinin tayin ve tespitinin sadece ve sadece âlemlerin Rabbi olan Allah’ın elinde olduğuna iman etmiş olmasıdır. İşte bu imandır, Müslüman şahsiyeti ölümün kaynaklık ettiği tüm korkulardan, kuruntulardan ve vesveselerden kurtarıp özgürleştiren…
Bu imandır, Müslüman şahsiyeti zulüm ve haksızlık karşısında korkusuz hale getiren. Bu imandır onun düşmanlarının kalbine korku salıp dizlerini titreten. Bu imandır onun kalbinden ölüm korkusunu ve dünya sevgisini söküp atan…
Bu imandır, onu düşmanlarım bana ne yapabilir ki, sürgün edilmem hicrettir, hapsedilmem halvettir, öldürülmem ise şehadettir bilinciyle yürüten…
Zalimlerin diz çök demelerine rağmen onu ayakta tutan, sus demelerine rağmen ona sesini yükselttiren, dur demelerine rağmen onu daha bir azimle yürüten şey, hayatın ve ölümün âlemlerin rabbi olan Allah’ın elinde olduğuna dair imanıdır…
Ecelinin Allah’ın elinde olduğuna iman etmiş bir Müslüman şahsiyeti kim ölümle korkutabilir, kim onu yolundan ve hedefinden alıkoyabilir ki…
Hangi engel onu durdurabilir, hangi tereddüt ona geri adım attırabilir, hangi his onu şüpheye düşürebilir ki…
Ölüm tehdidi ile bile korkutulamayan, durdurulamayan, dizginlenemeyen, yola getirilemeyen bir Müslüman şahsiyet, emperyalist ve Siyonistlerin tüm gücünü ve direncini kırmış, tüm tehditlerini boşa çıkarmış, tüm silahlarını etkisiz hale getirmiş, tüm ordularını hezimete uğratmış demektir. İşte bu imana sahip bir Müslüman şahsiyet, yeryüzündeki tüm zalimlerin ve müstekbirlerin en korkulu rüyasıdır…
Müslüman şahsiyet bilir ki, göktekiler ve yerdekiler üzerinde tek söz sahibi Allah’tır. Hayatta tutan da O’dur, öldüren de O’dur. Hayatı veren de O’dur, alan da. Hiç kimse bu konuda O’na ortak değildir. Madem hayatın da ölümün de ve her şeyin de sahibi Allah’tır. Elbette ki Allah, kendi yolunda mücadele eden, direnen, sabreden ve boyun eğmeyen kullarının da sahibidir. Allah’ın sahip çıktığına kim zarar verebilir. Onun sahip çıkması demek de, takdir ettiği eceli gelene kadar kimsenin onun kılına bile dokunamaması demektir.
Tıpkı Hz. Nuh’un tufandan, Hz. Hz. İbrahim’in ateşten, Hz. İsmail’i bıçaktan, Hz. Musa’nın Firavun’dan ve denizden, Hz. Yunus’un balığın karnından, Hz. Yusuf’un kuyudan ve zindandan, Hz. Peygamberin (s.a.s.) kendisine kurtulan tuzaklardan hiçbir zarar görmeden kurtulması gibi…
Müslüman şahsiyet, uğruna mücadele ettiği hak, adalet ve tevhit mücadelesi esnasında onu ölümden koruyacak yegâne imkânın Allah’ın takdir ve tayin ettiği eceli olduğunun bilinciyle hareket eder…
Ecelin Allah’ın elinde olduğuna iman, Müslüman şahsiyete en çetin imtihanlar sırasında bile düşmanlarını hayretler içerisinde bırakacak bir sükûnet, vakar ve teslimiyet kuşanmasını sağlar. İşte bu teslimiyettir zafere doğru Müslüman şahsiyeti adım adım götüren… | Ramazan ayı iple çekilirken her yıl vatandaşların kafasında birtakım sorular yer alıyor. Onlardan bir tanesi de Misvak kullanmak orucu bozar mı? şeklinde... İşte konuya dair bilgiler...
MİSVAK KULLANMAK ORUCU BOZAR MI?
Misvaktan bazı kırıntıların ve kimyevi maddelerin mideye ulaşması kaçınılmazdır. Hâl böyle iken Hz. Peygamberin (s.a.s.) oruçlu olarak misvak kullandığı, sahih hadis kaynaklarında yer almaktadır (Buhârî, Savm, 27; Tirmizî, Savm, 29).
Diğer taraftan, “kesin olarak bilinen, şüphe ile bozulmaz.” kaidesi gereğince, mideye bir şeyin ulaşıp ulaşmadığı konusundaki şüphe ile de oruç bozulmaz. Bu itibarla astımlı hastaların, rahat nefes almalarını sağlamak amacıyla ağza püskürtülen oksijenli ilaç, orucu bozmaz. | 1 |
Şubat 2020 celbi askerlik yerleri ile beraber 2000/1 tertip olarak adlandırılan ve vatani görevini yerine getirmeyi bekleyen binlerce vatandaş silah altına alınacak. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından yapılacak açıklamayı büyük bir heyecanla bekleyen 2000/1 tertip olan on binlerce yurttaşlar, acemi birliklerinin nereye çıkacağı ile sevk tarihi bilgilerini merak ediyor. Bu doğrultuda, Şubat celbi 2020 askerlik yerleri ile bu konu netlik kazanmış olacak.
BEDELLİ ASKERLİK YERLERİ AÇIKLANDI MI?
Öte yandan, merak edilen bir diğer konu durumunda olan 2020 bedelli askerlik yerleri de bu celp dönemi ile beraber belli olacak. MSB tarafından yapılacak olan açıklamanın ardından E Devlet sorgulama sayfası üzerinden sevk yerlerini sorgulayabilecekler. Böylelikle, bu yıl içerisinde bedelli askerlik görevinin nerede ve hangi tarihte yapılacağı öğrenilebilecek.
2000/1 TERTİP UZUN DÖNEM ŞUBAT CELBİ ASKERLİK YERLERİ NE ZAMAN AÇIKLANACAK?
Haberimizden, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bilgileri ve E Devlet sorgulama sayfası ile 2000/1 tertip Şubat celbi ve bedelli askerlik yerleri hakkında son durumu öğrenebilirsiniz. | Tüm dünyanın mücadele içerisinde olduğu koronavirüs ile ilgili Milli Savunma Bakanlığın'dan son dakika açıklaması yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü, yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında, 2020 yılı bedelli askerlik hizmeti yapmak isteyen yükümlülerin celp ve sevk işlemlerinin ertelenmesine karar verildiğini duyurdu. MSB, konuyla ilgili detaylı husuların tekrar aktarılacağını belirtti.
Söz konusu karar kapsamındayapacak vatandaşların celpleri, ileri bir tarihe ertelendiği belirtilirken duyuruda şu ifadelere yer verildi:
1. 2020 yılında bedelli askerlik hizmeti yapacak yükümlülerin celp ve sevk işlemleri ileride belirlenecek bir tarihe kadar ertelenmiştir. Konuyla ilgili hususlar Millî Savunma Bakanlığınca duyurulacaktır.
2. Yedek subay ve yedek astsubay aday adayları ile altı aylık hizmete tabi erbaş ve erlerin işlemleri mevcut plan çerçevesinde yürütülmeye devam edilecektir
3. Bu duyuru 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 27'nci Maddesi gereğince yükümlülere tebliğ mahiyetindedir. | 3 |
YÖK'e 9 sözleşmeli bilişim personeli alınacak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına (YÖK) yazılım, iş analist, mobil yazılım, tasarım, ağ ve sistem uzmanı branşlarında 9 sözleşmeli bilişim personeli alınacak.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına (YÖK) yazılım, iş analist, mobil yazılım, tasarım, ağ ve sistem uzmanı branşlarında 9 sözleşmeli bilişim personeli alınacak.
Resmi Gazete'nin çeşitli ilanlar kısmında yayımlanan ilana göre, geçerli başvuru yapan adaylar, 2018 Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) P3 puanının yüzde 70'i ile yabancı dil puanının yüzde 30'unun toplamına göre en yüksek puanlı adaydan başlanarak sıralanacak.
Alınacak personel sayısının 10 katı aday sözlü sınava çağrılacak.
Yazılım, iş analist, mobil yazılım, tasarım, ağ ve sistem uzmanı branşlarına yapılacak toplam 9 bilişim uzmanı alımına ilişkin adaylarda aranan genel şartlardan bazıları şöyle:
"- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48'inci maddesinde yazılı genel koşulları taşımak,
Erkek adaylar için muvazzaf askerlik çağına gelmemiş veya askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış, erteletmiş veya muaf olmak,
Fakültelerin dört yıllık bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği ve endüstri mühendisliği bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurt dışındaki yükseköğretim kuramlarından mezun olmak,
Bu bölümler dışında kalan dört yıllık eğitim veren fakültelerin mühendislik bölümlerinden, fen-edebiyat, eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinin bilgisayar ve teknoloji üzerine eğitim veren bölümleri ile istatistik, matematik ve fizik bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurt dışındaki yükseköğretim kuramlarından mezun olmak,
Yazılım, yazılım tasarımı ve geliştirilmesi ile bu sürecin yönetimi konusunda, aktif dizin kurulumu ve yönetimi konusunda veya büyük ölçekli ağ sistemlerinin kurulumu ve yönetimi konusunda ücret tavanı iki katını geçemeyecekler için en az 3, diğerleri için en az 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip bulunmak."
Başvurular, "www.yok.gov.tr" internet sitesinden temin edilerek doldurulacak başvuru formu ile diğer belgelerin Yükseköğretim Kurulu Personel Dairesi Başkanlığına 15 gün içinde postayla gönderilmesiyle yapılacak.
Sözlü sınava girmeye hak kazanan adayların listesi, sınav yeri ve tarihi "www.yok.gov.tr" internet sitesinden duyurulacak. Adaylara ayrıca yazılı bildirim ve tebligat yapılmayacak.
Sözlü sınavda 100 tam puan üzerinden en az 70 tam puan alan adaylar başarılı sayılacak.
Kaynak: AA | Diyanet İşleri Başkanlığı 7 müfettiş yardımcısı alacak Diyanet İşleri Başkanlığı, yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre 7 müfettiş yardımcısı alacak.
Diyanet İşleri Başkanlığı, yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre 7 müfettiş yardımcısı alacak.
Resmi Gazete'de yayımlanan ilana göre, başvuruda bulunacak adayların en az lisans düzeyinde dini yükseköğrenim mezunu olmaları, sınavın ilan edildiği tarihten itibaren Başkanlığın vaizlik, dengi ve üstü kadrolarında görev yapmaları ve son beş yılda aylıktan kesme cezası ve on yıl içerisinde de kademe ilerlemesinin
durdurulması cezası almamış olmaları, 2018 veya 2019 yıllarında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavının (KPSS) KPSSP3 puan türünden en az 60 puan almış ve 35 yaşını doldurmamış olmaları gerekiyor.
Şartları taşıyan adaylar, 1-15 Haziran'da "dibbys.diyanet.gov.tr/sinav" adresi üzerinden başvuruda bulunabilecek. Sınav başvuru süreci, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek.
Yazılı sınav, 11 Ağustos'ta yapılacak. Yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alan adaylar sözlü sınava 25 Ağustos'ta girecek.
Yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik
ortalaması alınarak en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısı kadar
aday, müfettiş yardımcılığı sınavında başarılı sayılacak.
Sınav sonuçları, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca, Başkanlığın internet sitesinde ilan edilecek.
Kaynak: AA | 2 |
Eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner, İstanbul Sözleşmesi'nin kabulü için evet verdiğinden dolayı çok pişman olduğunu belirtti. "Yanlış yaptık" diyen Metiner, milletvekillerinin neye oy verdiğini bilmeden el kaldırdığını söyledi.
Eski AKP milletvekili Mehmet Metiner İstanbul Sözleşmesi konusunda hatalı olduğunu itiraf etti. Metiner 5 Mayıs tarihinde Twitter hesabından şu paylaşımı yaptı: “İstanbul Sözleşmesi”ni Ahmet Davutoğlu Genel Başkanımız/Başbakanımız iken bizim partimiz Meclis’e getirdi... Diğer partilerin tümünün onayıyla Meclis’ten geçti... Kendi adıma itirafta bulunuyorum: YANLIŞ YAPTIK! Eminim ki oy veren vekil arkadaşlarımızın kahir ekseriyeti neye oy verdiklerini bilmeden el kaldırdılar. Sırf parti grup başkanvekilleri el kaldırdıkları için. Partilerin grup yönetimi kendi aralarında anlaşmış olmalılar ki o anda bulunanların onayıyla kabul edildi geçti..."
Okunma Sayısı: 2400
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. | Gençlerden gelen soruları yanıtlayan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu "AK Parti döneminde sessiz kaldığınız anlardan pişman mısınız?" sorusuna "Geçmişte sessiz kaldığım anlarda dahi sadece ülkemin geleceğini düşünerek sessiz kaldım" cevabını verdi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “‘Devrimciyim’ diyebilirim. Kesinlikle statükocu değilim. Tabi Maocu olmamak şartıyla” dedi.
Davutoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden Onedio.com’da gençlerle yaptığı söyleşiyi paylaştı.
Başbakanlık görevinden ayrılırken “rahatlık hissettiğini” söyleyen Davutoğlu, “AKP’ye karşı koydum ama size pek göstermedim” dedi.
Davutoğlu, “Sizde muhafazakar bir gençlik yetiştirme gayretinde misiniz?” sorusuna “Hayır. İlkeli ve duruş sahibi bir gençlik yetiştirme gayretindeyim” karşılığını verdi.
Davutoğlu, “Başkan olursanız KYK borçlarını siler misiniz?” sorusunu ise şu ifadelerle yanıtladı:
“Ben öğrencilerin bir tek halkına ve topluma karşı borçlu hissetmelerini isterim. Başka borçların hepsi silinmelidir.”
Davutoğlu'ndan “Devrimci misiniz?” sorusu üzerine “Hayat dinamiktir, ‘devrimciyim’ diyebilirim. Kesinlikle stakükocu değilim. Tabi Maocu olmamak şartıyla” dedi | 1 |
Geçen hafta oldukça yoğun olan ve tepki çeken Belgrad Ormanı’nın girişlerinin bugün kapatıldığı görüldü.
İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgeyle korona virüs önlemleri kapsamında hafta sonları sahil kesimleri, park ve mesire alanlarının kapatılması kararının ardından bugün Belgrad Ormanı’nın girişlerinin kapatıldığı görüldü.
DHA Koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında Belgrad Ormanı'nın girişi kapatıldı.
Çin’den dünyaya yayılan ve Türkiye’de de ölümlere neden olan korona virüsüne karşı alınan önlemler kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan genelge ile hafta sonları sahil kesimleri ile piknik, mangal yapılabilecek park ve mesire alanları için kapatılma kararı verildi. Genelgenin ardından geçen hafta oldukça yoğun olan ve tepki çeken Belgrad Ormanı’nın girişlerinin bugün kapatıldığı görüldü.
DHA Koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında İstanbul'da Belgrad Ormanı'nın girişi kapatıldı.
Ormanın girişine "girilmez" tabelası koyulduğunu gören vatandaşlar ise geri dönmek zorunda kaldı. Bazı vatandaşların arabalarıyla ormana gelirken tabelayı fark etmesi üzerine geri döndüğü anlar kameralara yansıdı.
DHA Ormanın girişinde alınan önlemler havadan görüntülendi.
Su doldurmak için gelen Cevahir Sarıçam isimli bir vatandaş ise, "Akşamdan televizyonu seyrettim. Su alamadan gidiyorum. Hafta içi geleceğiz. Su almakta yasak" dedi. | İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama şu şekilde:
" Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında; 30 Nisan 2020 tarihinde saat 24.00 itibarıyla 31 ilimizde başlayan sokağa çıkma kısıtlaması bu gece saat 24.00'da sona erecektir.
Sokağa çıkma kısıtlamasının başladığı 30 Nisan Perşembe günü saat 24.00 ile 03 Mayıs Pazar günü saat 20.00 arasında karara uymayan toplam 27 bin 828 kişiye adli ya da idari işlem uygulanmıştır.
Bugün saat 20.00 itibari ile 47 ilimizdeki; 1 ilçenin tamamında, 4 beldede, 61 mahallede, 61 köyde ve 6 mezra olmak üzere toplam 133 yerleşim yerinde karantina tedbirleri uygulanmaktadır.
Karantina tedbiri uygulanan yerleşim yerindeki toplam nüfus 121.051'dir.
Öte yandan 54 İldeki 247 yerleşim yerinde karantina kararı kaldırılmıştır."
Kaynak: DHA | 2 |
TOKİ 'den son dakika açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada 100 bin konut projesinde il il kura günleri ve kura çekimi yapılmayacak yerler belirtildi. 2+1 konutlara başvuru yapanlar için fiyatlar 140 ile 180 bin lira arasında belirlendi. 3+1 evleri çin ise fiyatlar 160 ile 210 bin TL arasında değişecek. Örnek olarak vermek gerekirse 75 metrekare ve 140 bin lira fiyatlı 2+1 daire için yüzde 10 'a denk gelen peşinatı 14 bin TL veren vatandaş, yüzde 0.49 faiz oranı ve 240 ay vadeyle aylık 894 TL ödeme yapacak ve 230 ayın sonunda ev sahibi olacak. 100 metrekare ve 160 bin lira fiyatlı 3+1 daire için yüzde 10'a denk gelen 16 bin lirayı peşinat veren vatandaş, 0.49 faiz oranı ve 240 ay vadeyle aylık 1.022 lira taksitle ev sahibi olacak.
DETAYLAR İÇİN BİR SONRAKİ SAYFAYA TIKLAYINIZ | Uygun ödeme koşulları ve fiyata sahip konut sahibi olmak isteyenler TOKİ’nin 100 bin konut projesine başvurularını tamamladılar. Şimdi ise gözler TOKİ kura sonuçlarına çevrildi. Peki TOKİ kuraları ne zaman çekilecek, kurum kura çekiliş tarihini duyurdu mu? İşte detaylar…
TOKİ KURALARI NE ZAMAN ÇEKİLECEK?
Kurum tarafından yapılan açıklamada kura çekiliş yeri ve programının daha sonra açıklanacağı duyuruldu.
KURA ÇEKİLİŞİ
Şehit Aileleri, Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimlerine kuraya girmeden konut alma hakkı tanınacak, ancak bu kişilerin konutları öncelikli olarak kura ile belirlenecektir. Engelli vatandaşlarımıza konut sayısının %5’i kadar kontenjan ayrılacak ve hak sahipleri kura ile belirlenecektir. Kura sonucu bu kategoriden hak sahibi olamayan başvuru sahipleri diğer alıcılar kategorisindeki başvuru sahipleri ile birlikte tekrar kuraya tabi tutulacaktır. Emekli vatandaşlarımıza konut sayısının %25’i kadar kontenjan ayrılacak ve hak sahipleri kura ile belirlenecektir. Diğer başvuru sahipleri, İdaremiz genel uygulamalarında olduğu üzere başvuru sayısına göre gerektiği takdirde kura ile belirlenecektir. Kura çekim işlemleri belirlenen kategori önceliğine göre gerçekleştirilecektir. | 3 |
21 Haziran 2020 Pazar, 14:52
Büro-İş Genel Başkanı Alay Hamzaçebi, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'ne ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) adı altında işçilerin Kıdem Tazminatlarından fon kurulması ile işçilerin birikimlerinin devlet gücü aracılığıyla posası çıkarılana kadar ezilerek yandaş sermayenin fonlanması amaçlanmak istenmektedir. TES; İşçilerin ağzına sürülen zehirli bir parmak baldan başka bir şey değildir.
Kıdem Tazminatının iş kaybına karşı güvence olarak tazminat sağlaması, işten çıkarmaları cazip olmaktan çıkarıp işsizliği önlemesi, uzun dönemli çalışma ilişkisini teşvik etmesi, deneyimli işçileri işyerinde tutarak işgücü devrinin maliyetini azaltması gibi önemli işlevleri bulunmaktadır.
Covid-19 bulaşısı nedeniyle İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken 132 milyar liradan fazla paranın işsiz kalan milyonlarca kişiye faydası olmadığı gibi TES’in de faydası olmayacaktır.
Piyasaya hakim olan lider konumunda olan şirketler üretmiş oldukları ürün ve hizmetlerin fiyatlarını belirlerken bir maliyet unsuru olan çalışanın ücretlerini ve kıdem tazminatlarını fiyatlara dahil etmektedirler. Diğer firmalarda bu fiyatlandırmalara göre kendi fiyat politikalarını ayarlamaktadırlar. Dolayısıyla kıdem tazminatı işçinin hakkı olup, sermayeyi eriten veya işverenler tarafından finanse edilen bir yük değildir. Aksine sonradan ödenecek emanet ücret parçası olan kıdem tazminatının yıllarca işveren de birikmesi ve kullanması dolayısıyla işveren finanse edilmektedir. Kıdem tazminatı uzun yıllar aynı iş yerinde çalışan bir işçinin emekli ikramiyesi, başını sokacağı ev, kara gün dostu, kefen parasıdır. AKP Hükümeti Merkez Bankasında zor günler için ayrılan kefen parası dediğimiz ihtiyat akçesini iç ettiği gibi şimdide işçinin kıdem tazminatını iç edecektir.
18 yıllık iktidarında emekçilere hiçbir şey vermeyip onları enflasyonun altında ezdiren, elindeki hakları alan ve bu konularda sicili hiç de parlak olmayan AKP hükümetinin süslü, illüzyonist söylemlerine kanmamak lazım.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonuna bağlı memur sendikası Büro-İş olarak; işçi emekçilerimizin kıdem tazminatına dokunulmasına karşı olduğumuzu ve onlarla dayanışma içinde olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız." | Konut fiyatları her geçen gün düşerken açıklanan yeni faizli kredi paketleriyle tekrar yükselişe geçti. Vatandaşa kredisiz ve faizsiz hiçbir imkan tanımayan AKP Hükümeti kredi paketlerine doymadı.
HÜKÜMET, MİLLETE DERMAN OLAMADI
Ülkeyi ekonomik krizden bir türlü çıkaramayan AKP Hükümeti çareyi kredi paketlerinde arıyor. Koronavirüs pandemisi sürecinde vatandaşın ihtiyaçlarını karşılayamayan hükümet, esnafın da derdine çare olamadı. Milyonlarca vatandaş fatura ve ev kiralarıyla boğuşurken, iş yerlerini kapatmak zorunda kalan binlerce esnaf ise iflas etti.
HAZİNE DEĞİL, KREDİ BAKANLIĞI
Ekonomide durum buyken, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın peş peşe açıkladığı faizli kredi paketleri, piyasanın bereketini kaçırdı. Düşük faiz oranlarıyla ev satışlarını artırmak isteyen AKP Hükümeti, konut fiyatlarının yüzde 30 ila 50 oranında artmasına neden oldu. Konut almak isteyen binlerce vatandaş fiyatlardaki yüksek artış nedeniyle konut almaktan vazgeçti. İnternet üzerinde yayımlanan ilanlardaki artışlar da gözlerden kaçmadı. Birçok vatandaş sosyal medyada yayımladığı ilanlarla artan fiyatlara dikkat çekti.
VATANDAŞIN GELECEĞİ İPOTEK ALTINDA
Hükümetin faizli kredi sevdası vatandaşı yıllarca bankalara bağımlı kalmasına neden oluyor. Borcunu ödeyemeyen vatandaşlar ise konutlarına el konulmasına kadar giden hacizlerle karşılaşmak zorunda kalıyor. TÜİK rakamları da ipotekli satışları doğrular nitelikte. 2020 yılının hemen başında Türkiye'de konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 37,2 olarak gerçekleşti. 2019 yılında ise 330 bine yakın konut ipotekli olarak satıldı. | 1 |
Diyanet: Cemaatle kılınan namazlara televizyondan veya internet uymak caiz değil Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, cuma namazı da dahil olmak üzere cemaatle kılınan namazlarda imam ile aynı mekanda olunması gerektiği için televizyon veya internetten yayınlanan namazlara eşlik edilmesinin caiz olmadığını ifade etti.
Din İşleri Yüksek Kurulunca yapılan yazılı açıklamada, "cuma namazlarının evde kılınması ve başka yerde kılınan cuma namazına televizyon ya da internet aracılığıyla uyulması" konusunun müzakere edildiği belirtildi.
İslam'ın şiarlarından sayılan cuma namazının, cemaatle camide veya açık alanda kılınması gereken temel bir ibadet olduğuna işaret edilen açıklamada, bu namazın, özel hanelerde kılınmasının caiz olmadığı bildirildi.
"TELEVİZYON VEYA İNTERNETTEN İMAMA UYMAK CAİZ DEĞİL"
Evde kılınan bir namazın, cuma namazı olarak geçerlilik kazanmadığının altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:"Cuma namazı da dahil olmak üzere cemaatle kılınan namazlarda imam ile ona uyanların hakikaten veya hükmen aynı mekanda bulunması şart olduğundan televizyon, internet ve benzeri araçlarla yayınlanan namazlara başka yerlerden uyulması da caiz değildir. Bu sebeple imamın namaz kıldırdığı mekanın hakikaten ya da hükmen dışında olan başka bir mahalde bulunan bir kimsenin o imama uyarak namaz kılması durumunda bu namaz geçerli olmaz."
Ayet ve hadislerden örneklerin verildiği açıklamada, "İbadetler eda edilirken Kur'an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye'de belirtilen bütün kural ve uygulamalara riayet etmek gerekir. İbadetlerde ekleme ve çıkarmanın yanında şekil ve eda etme biçimlerini değiştirmek de doğru değildir." ifadeleri kullanıldı.
Kaynak: AA | Kur'an kursu öğrencileri için Diyanet TV'de uzaktan eğitim dönemi Diyanet İşleri Başkanlığının "İhtiyaç Odaklı" ve "4-6 Yaş Grubu" Kur'an kursu öğrencileri için Diyanet TV üzerinden uzaktan eğitim süreci başladı.
Diyanet İşleri Başkanlığının "İhtiyaç Odaklı" ve "4-6 Yaş Grubu" Kur'an kursu öğrencileri için Diyanet TV üzerinden uzaktan eğitim süreci başladı.
Alınan bilgiye göre, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yetişkin ve 4-6 yaş grubu Kur'an kursu öğrencilerine yönelik uzaktan eğitim hazırlıkları tamamlandı.
Bu kapsamda, ihtiyaç odaklı Kur'an kurslarında eğitim görenler için Diyanet TV'de hafta içi her gün saat 10.30'da yayınlanan "Yeni Güne Merhaba" programının son 20 dakikasında, pazartesi ibadet, salı Kur'an-ı Kerim, çarşamba siyer, perşembe itikat ve cuma günleri ahlak dersleri yapılıyor.
Aynı yayın kuşağında "4-6 Yaş Grubu Kur'an Kursu" öğreticileri ve öğrenci velilerine yönelik her hafta salı günü "Çocukluk Döneminde Değerler Eğitimi" programı sunuluyor.
Ayrıca hafta içi her gün 17.00-18.00 saatleri arasında çocuk kuşağında 6 Nisan'dan itibaren "Evden Öğreniyorum" ve "Çocukça Hikayeler ve Masallar" programları yayınlanacak.
Kaynak: AA | 1.5 |
Mali Suçları Araştırma Kurulu'ndan yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle haksız fiyat artışı ve stokçuluk yapan firmalara re'sen inceleme başlatıldığı bildirildi.
Açıklamada, "Başkanlığımızca, koronavirüs hastalığı gerekçe gösterilerek bazı gıdalar, temel ihtiyaç maddeleri, hijyen ürünleri ve bazı tıbbi ekipmanlar ile ilgili olarak haksız fiyat artışı ve stokçuluk yapmak suretiyle haksız kazanç elde eden firmalar hakkında re’sen inceleme başlatılmıştır. Bu itibarla, ülkemizin ekonomik güvenliğine yönelik her türlü tehdide karşı kararlılıkla mücadele edilecektir." ifadeleri kullanıldı. | BIST 100 endeksi, en düşük 106.357,00 en yüksek 110.601,92 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 4,27 yükselerek 110.021,83 puandan tamamladı.
Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 3,63 kayıpla 366,70 lira, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3,60 azalışla 2.436,00 lira oldu. Geçen hafta 617,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı, bu hafta 595,00 liraya düştü.
Bu hafta ABD doları yüzde 0,91 değer kaybederek 6,7760 liraya gerilerken, euro ise yüzde 0,54 artışla 7,6540 liraya yükseldi.
Yatırım fonları bu hafta yüzde 0,49, bireysel emeklilik fonları yüzde 1,12 değer kazandı. Kategorilerine göre bakıldığında ise yatırım fonları içinde en çok kazandıran yüzde 3,06 ile hisse senedi fonları oldu. | 1 |
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yer alan kararla, 14/07/2009 tarihli ve 2009/15215 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Diyanet İşleri Başkanlığınca Düzenlenen Eğitim Faaliyetlerinde Uygulanacak Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar'a geçici madde eklendi.
Eklenen geçici maddede şunlar belirtildi:
"Geçici Madde 1- (1) 7'nci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında görev yapmakta olanlar, Kovid-19 salgını nedeniyle kurslara ara verilen günlerde üzerilerinde bulunan ek ders görevlerini yapmış sayılarak karşılığında ek ders ücretlerinden yararlandırılır.
(2) Bu kapsamda ödeme yapılanlar, bir aylık ek ders görevlerini geçmemek üzere kurslara ara verilen günlerde üzerilerinde bulunan ek ders görevleri kadar, kendilerine daha sonraki günlerde ek ders görevi verilmesi halinde bu görevleri ayrıca ücret ödemeksizin yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerden birinci fıkra kapsamında yapılan ödemeler geri tahsil edilir." | Müftüler, ‘Bir elin verdiğini diğeri görsün’ istiyor: Bağış yapın, dekontu gönderin
Erdoğan’ın başlattığı kampanyaya, kamu kurumlarından yapılacak katkıyı büyütmek için çalışanlar üzerindeki baskı artıyor. Bazı il ve ilçe müftüleri, kampanyaya bağış için personele, “Dekontları bize ulaştırın” mesajı attı
MUSTAFA MERT BİLDİRCİN
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı, “Biz Bize Yeteriz Türkiye’m” isimli bağış kampanyası, kamu kurumlarının gösteriş yarışına dönüştü. Resmi verilere göre, 1 Nisan itibariyle 552 milyon 529 bin TL bağış toplanan kampanya kapsamında bazı kurum yöneticilerinin personele, “bağış yapın” baskısını artırdığı öğrenildi. Çok sayıda il ve ilçe müftüsü de personeline, “Kampanyaya katkı sağlayanlar dekontu bize ulaştıracaktır” mesajı attı.
Özel şirketlerin, alt sınır belirleyerek çalışanından maaş kestiği iddialarıyla gündeme gelen, “Milli Dayanışma Kampanyası”, Diyanet İşleri Başkanlığı için de de “Kim daha çok bağış yapacak?” yarışına dönüştü. Bazı müftülüklerin, bağış için 250 TL alt sınır belirleyerek personele, “Dekontlarınızı gönderin” mesajı attığı ortaya çıktı.
EN AZ 250 TL
Ankara’da görev yapan bir ilçe müftüsünün, personele gönderdiği mesajda, şu ifadelere yer verildi: “Kıymetli hocalarım, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Covid-19 salgınıyla mücadeleye yönelik devletimiz gerekli her türlü tedbiri almaktadır. Bu süreçte, ekonomik olarak sıkıntı çekebilecek vatandaşlarımıza yardımcı olmak için Cumhurbaşkanımızca başlatılan yardım kampanyasına ilçe müftüsü olarak ben de bir maaşımla destek oldum. Teşkilat mensupları olarak, en az 250 TL olmak üzere kampanyaya katkı sağlayalım.”
DEKONTLAR TOPLANIYOR
İlçe müftülükleri bünyesinde bir kişinin, personelin kampanyayı destekleyip desteklemediğinin takibini yapmakla görevlendirildiği iddia edildi. İlçe müftüleri, bağış yapan personelin bağış dekontunu görevliye WhatsApp üzerinden iletmesini istedi.
İddiaya göre, bağış için alt sınır belirlenmesinden rahatsız olan personel sayısının fazla olması nedeniyle başka bir bağış modeli de geliştirildi. Buna göre, tek seferde 250 TL bağış yapmak istemeyen personele, “Bağış miktarını aylara bölerek, taksitler halinde de yapabilirsiniz” önerisinde bulunuldu.
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin. | 1 |
- Reklam -
Diyanet İşleri Başkanlığı, corona virüse karşı alınan önlemler kapsamında hac işlemlerini ikinci bir duyuruya kadar erteledi.
Suudi Arabistan’ın, corona virüs (Kovid-19) salgını nedeniyle umre ziyaretlerini geçici olarak askıya alması ve umre ziyaretlerinin geçici olarak durdurulması ardından, Diyanet İşleri Başkanlığı, internet sitesinden 2020 yılı hac ödemeleri ile ilgili duyuru yaptı.
‘Hac Ödemeleri İkinci Bir Duyuruya Kadar Ertelenmiştir’ başlıklı duyuruda 2’nci ve 3’üncü taksit ödemelerine ilişkin “2020 yılında hacca gitmek üzere kesin kayıt yaptırıp ilk taksit ödemelerini yaparak 2’nci ve 3’üncü taksit ödemelerini henüz yapmayan hacı adaylarımızın taksit ödemeleri ve hac ile ilgili iş ve işlemler ikinci bir duyuruya kadar ertelenmiştir. Hac ile ilgili iş ve işlemler de (hacı adaylarımızın eğitimleri, valiz, kitap, malzeme dağıtımı, görevli seçimi ve eğitimi gibi konular) ikinci bir duyuruya kadar ertelenmiştir” denildi.
Sitede ayrıca umre turları iptal edilen umrecilere ücret iade işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin bir duyuruya da yer verildi. Duyuruda, corona virüsten korunmak ve yayılımını önlemek amacıyla umre turlarının ileri bir tarihe ertelenmesi üzerine, bazı kafilelerin umre vizelerinin alınmasına rağmen iptal edilmek zorunda kalındığı bildirildi. Umre vizeleri alınan ve turları iptal edilen umre yolcularından vize ücreti kesintisi yapılmadan ücretlerin iade edileceği kaydedilirken, corona virüs tedbirleri doğrultusunda umreye gidemeyen umrecilerin ücret iadelerinin IBAN hesabına gönderilmesi için talep ekranı açıldı.
TRT | Türkiye'de 2 milyonu aşkın hacı adayının merakla beklediği bu yılın hac kurası çekilişleri, Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonu'nda bilgisayar ortamında, noter huzurunda kamuoyuna açık şekilde yapılıyor.
2020 Hac kura sonuçları ne zaman açıklanacak?
Hacı adayları, kura sonuçlarını saat 21.00'den itibaren e-Devlet üzerinden öğrenebilecek. Ayrıca hacı adaylarına kısa mesaj yoluyla kura sonucuna ilişkin bilgi iletilecek.
Hac kesin kayıtları ne zaman başlayacak?
Hacı adayları, e-Devlet üzerinden alacakları ‘Hac Kesin Kayıt Belgesi’ ile 13-24 Ocak tarihleri arasında il müftülüklerine ve acentelere kayıt yaptırabilecek. Kesin kayıt belgesi alınırken ‘Diyanet İşleri Başkanlığı Organizasyonu’ veya ‘Acenta Organizasyonu’ tercihleri de yapılabilecek.
Belirlenen süre içerisinde kesin kayıt yaptırmayanların yerine, hac konaklama türlerine göre kura sırası gözetilerek 30 Ocak-07 Şubat 2020 tarihleri arasında illere dağıtılan kontenjanlar çerçevesinde kayıtlar alınacak.
Kesin kayıt hakkı ertelenebilecek mi?
Bu yıl kesin kayıt hakkı kazanan herhangi bir hacı adayı sağlık sorunları sebebiyle hacca gidemeyecek durumdaysa, sağlık durumunu belirtir bir heyet raporu aldığı takdirde kesin kayıt hakkı gelecek yıla ertelenebilecek. Ancak iki kez üst üste gitmekten vazgeçen hacı adaylarının katsayıları sıfırlanacak.
Kura katsayısı nasıl belirleniyor?
2009’da uygulanmaya başlanılan katsayılı kura sisteminde hacı adaylarının katsayıları, ön kayıt yaptırdıkları tarihten itibaren bekledikleri yılın kendisiyle çarpımıyla hesaplanıyor. Buna göre, 2011 yılından bugüne aralıksız kayıt yenileyen hacı adaylarının kuradaki katsayısı 100, bu yıl ilk kez başvuru yapan hacı adaylarının kura katsayısı ise 1 olacak.
2020 Hac ne zaman?
Hac ibadeti için kutsal topraklara gidişler 22 Haziran 2020’de başlayacak, 25 Temmuz 2020’de ise tamamlanacak. Dönüşler ise 06 Ağustos 2020’de başlayıp 02 Eylül 2020 tarihinde sona erecek.
Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığı, hacı adaylarına kutsal topraklara gitmeden önce hac ibadetiyle ilgili özel eğitim ve seminerler düzenleyecek.
Kaynak: TRT Haber | 2 |
Eğitimde fırsat eşitsizliği koronavirüs salgınıyla başlayan uzaktan eğitim sürecinde de kendisini gösteriyor. Birkaç ay sonra üniversite sınavına girecek olan öğrencilerin uzaktan eğitime erişim imkanları, sosyoekonomik koşullarına bağlı olarak birbirinden farklılık gösteriyor. Haberde isimlerinin gizli kalması şartıyla BBC Türkçe'ye konuşan öğretmen, öğrenci ve veliler, sınava hazırlanan her öğrencinin koronavirüs salgınından eşit şekilde etkilenmediğini ortaya koyuyor. Çoğu özel okul, uzaktan eğitim sürecinde teknik altyapısını geliştirerek öğrencilere canlı yayınlar ile uzaktan ders verme yöntemini seçti. Bu özel okullardan birinde üniversiteye hazırlanan bir lise son sınıf öğrencisi, okullar kapatıldıktan hemen birkaç gün sonra canlı derslerin başladığını ve eksik kalmadan eğitime devam ettiklerini ifade ediyor. Son sınıf öğrencilerinin sınava iki-üç ay kala konu işlemek yerine daha çok test çözmeleri için müfredatta ileri olduklarını ve okullar kapatıldığında zaten hiç işlenmemiş konu kalmadığını söyleyen öğrenci, karantina sürecinin test çözmek için kendisine 'ekstra zaman' yarattığını söylüyor:
"Okullar kapatıldığında eksik bir konumuz kalmamıştı, sadece eski konuları tekrar ediyorduk. Okulların olmaması benim açımdan, okula git gel yapacağım sürede biraz daha test çözmek ya da deneme yapmak için ekstra zaman yarattı diyebilirim." Öğrenci evde çalışmanın "rutini" sağlamak açısından dezavantajları olduğunu belirtse de okulunun kısa süre içerisinde canlı derslere geçmiş olmasının bu konuda kendisine yardımcı olduğunu ifade ediyor: "Okulda zaten hali hazırda ödevlerimizi internet üzerinden girdiğimiz bir sistemimiz vardı. Salgından sonra bu sisteme canlı ders yapabilme seçeneği de eklendi. Aslında bu da kendi içerisinde bir rutin oluşturdu. Ek olarak okulun kursunun canlı derslerine katılıyorum." Sınava hazırlık sürecinde zaten evden çıkmadan ders çalıştığı söyleyen öğrenci, sokağa çıkamıyor olmanın hayatında 'pek bir şey değiştirmediğini' söylüyor. Bir devlet okulundaki son sınıf öğrencisi ise halinden o kadar memnun değil. Onun eğitim aldığı devlet lisesinde derslere canlı yayınlar ile kaldığı yerden devam etme imkânı bulunmuyor.
'Okul dersleri çok durağan, o yüzden dershanemin canlı derslerine katılıyorum' Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden yapılan derslerin ise sınava hazırlanmak için yeterli olmadığını söyleyen öğrenci, dershanesindeki hocaların canlı işlediği derslere ve etütlere katılarak eksiklerini tamamlamaya çalıştığını ifade ediyor: "EBA sisteminden son sınıflar için yapılan canlı derslere ilk birkaç gün girdim ama dersler çok durağan geçiyordu. Hocalar sadece okuma yapıyordu, uygulamalı ya da örnekler vererek anlatmıyordu. O yüzden ben her gün birkaç saat dershanemin canlı derslerine katılıyorum, ardından test çözüyorum. O derslerde hocaya soru sorabiliyoruz, test çözerek ilerliyoruz. "Bu sürecin beni ve arkadaşlarımı sınava hazırlıkta çok fazla geri attığını düşünüyorum. Okul zamanı çalıştığım ders ile şu an çalıştığım ders arasında fark kıyaslama yapılamayacak kadar fazla. Okulda birbirimizden destek alıp daha fazla çalışıyorduk, şimdi bu motivasyonumuzu kaybettik. "Okul devam ederken çok azimli bir şekilde çalıştığını bildiğim arkadaşlarım arasında bile şu an eline kitap almayanlar var. Birçok arkadaşım bu süreçte kendisini motive etmekte zorlanıyor ve çalışmayı tamamen bıraktı."
'Köyde yaşayan öğrencilerime telefonla bile ulaşamıyorum' Uzaktan eğitim sürecinde hem eğitim kurularının hem de öğretmen ve öğrencilerin asgari teknik ve teknolojik şartları sağlayabilecek ekonomik gelire sahip olması gerekiyor. Güçlü bir internet bağlantısı ve kotası, bir hanede yeterince tablet/akıllı telefon ya da bilgisayar olup olmaması uzaktan eğitimden verim alınmasını doğrudan etkiliyor. Ankara'da köylerden taşımalı eğitimin yapıldığı bir ilçe okulundan bir Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni, düşük gelirli öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde her türlü eğitim faaliyetinden uzak kaldığını söylüyor: "Özellikle şehrin çeperlerinde yaşayan, köylerde ikamet eden öğrenciler, internete bile ulaşamazken şimdi bütün eğitim faaliyetlerini dijital bir platform üzerinden yürütmek zorunda kalıyorlar. "Örneğin ben taşımalı eğitimin olduğu bir okulda çalışıyorum ve öğrencilerimle bırakın EBA'yı telefonla bile iletişime geçmekte zorlanıyorum. Dolayısıyla onlar, bu faaliyetlerden mecburen uzak kalıyorlar ve bundan olumsuz etkileniyorlar." Öğretmen öğrencilerin ve öğretmenlerin EBA'ya erişimi tam olsa bile EBA sisteminin kendisinin mevcut durumu karşılayabilecek altyapı ve içerik zenginliğine sahip olmadığını ifade ediyor:
"Televizyon ve EBA üzerinden yapılan eğitimler belirli bir standartta oluyor ve bu da öğrencilerin bireysel farklılıklarının göz ardı edilmesiyle öğretimin kalitesinin düşmesine neden oluyor. Özellikle sistem kilitlenmeleri vb. durumlar yüzünden sisteme giremediğimiz ve sürecin dışında kaldığımız olabiliyor. "Okuldan uzak olunan bu süreçte öğrencilerin derslerden tamamen kopmaması için iyi olsa da özellikle ara yüz ve sayfalar arası geçişlerin iyileştirilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve içeriklerin uzman kişiler tarafından zenginleştirilmesi gerekiyor. "Tam randımanlı çalışmayan bir bilişim sistemi olan EBA üzerinden derslerimizi sürdüremeye çalışarak hem mesleki tatminden uzaklaşıyoruz hem de sürecin zorluklarını en yakından hisseden ve bundan sorumluluk duyan kişiler olarak psikolojik olarak yıpranıyoruz." EBA üzerinden canlı ders yapmak okulların inisiyatifine bırakıldı Özel okulların yanı sıra bazı devlet okullarının da EBA sistemi üzerinden canlı olarak uzaktan eğitime başladığı biliniyor. Ancak okulların EBA üzerinden canlı yayınlarla derslere devam edip etmeyeceği kararı tamamen okul yönetimlerinin inisiyatiflerine bırakılmış durumda.
Ankara'da bir devlet okulundan bir müdür yardımcısı ve aynı zamanda matematik öğretmeni, öğretmenlere haftalık görevlendirmeler yaparak tüm seviyedeki sınıflara canlı yayın ile uzaktan eğitim verildiğini söylüyor. Uzaktan eğitime geçmeden önce de EBA sistemini internet üzerinden öğrencilere ödev vermek için kullanıldığında söyleyen müdür yardımcısı, başlarda yaşanan sorunları şöyle ifade ediyor: "Uzaktan eğitime geçilince EBA TV yeterli kalmadı çünkü çok sayıda öğrenci, televizyondaki dersi izledikten hemen sonra uygulama yapmak için aynı anda bilgisayarlarından EBA sistemine giriyordu. Bu da sistemin tıkanmasına neden oluyordu. "Bu sorun üzerine EBA uygulamasına 'canlı ders' verebilme seçeneği eklediler. Böylece isteyen okullar, EBA sisteminde okula ait panelden kendi öğretmenleri aracılığıyla öğrencilere canlı olarak ders vermeye başladı." "Biz okulumuzda her öğretmene haftalık canlı ders görevlendirmesi yapıyoruz. Öğrencilerimize de dersin günü ve saatiyle ilgili bildirim gidiyor. Bu derslerde yoklama almıyoruz çünkü bakan bey de devamsızlığıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı."
Müdür yardımcısı da canlı derslere katılımın merkez okullar ve taşra okulları arasında farklılık gösterdiğini belirtiyor: "Özellikle merkez okullardaki öğrenciler bu derslere daha çok katılım gösteriyor. Taşımalı eğitim yapan bir lise düşünelim, köye servis getirip götüren, köyde internette zorluklar yaşanabiliyor. Yeterli internet bulamayabiliyorlar ama merkez okullar bunu iyi uyguluyor şu anda." Canlı derslerde esas önceliğin üniversite sınavına hazırlanan son sınıf öğrencilerine verildiğini söyleyen müdür yardımcısı, EBA üzerinden yapılan canlı derslerle öğrencilere test çözdürüldüğünü anlatıyor: "Normalde MEB kendi belirlediği yayınlar dışında kaynak kullanılmasını uygun görmüyor ancak bütün yayınevleri şu anda test kitaplarını e-kitap olarak ücretsiz kullanıma açtı. Biz de bu ücretsiz yayınlardan faydalanıyoruz ve canlı derslerde öğrencilere test çözdürüyoruz. "Ayrıca yine son sınıf için özel Whatsapp grupları oluşturduk. Bu gruplarda yer alan sınıf öğretmenleri ve branş öğretmenleri, öğrencilere günlük çözmeleri gereken soru sayılarını bildiriyor, sonra da takibini yapıyor. Öğrencilerin çözdüğü testleri ve nasıl çalıştıklarını kayıt altına alıp bize iletiyor." | E-Okul sistemine giriş yaparak öğrencilerin takdir teşekkür belgesi sorgulaması kolayca yapılabiliyor. Velilerin sıklıkla takip ettiği E-Okul sistemi üzerinden takdir teşekkür hesaplama işlemleri gerçekleştirilebiliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın E-Okul veli bilgilendirme sistemi (vbs) üzerinden 5.,6.,7.,8.,9.,10.,11. ve 12. sınıfların taktir teşekkür hesaplaması yaparak öğrencilerin notları incelenebilmektedir. İşte E-Okul VBS sistemi giriş ekranı ve takdir teşekkür hesaplama işlemleri.
E-OKUL GİRİŞ TAKDİR TEŞEKKÜR HESAPLAMA EKRANI
TAKDİR TEŞEKKÜR NASIL HESAPLANIR?
E-Okul Veli Bilgilendirme ile öğrencinin sınav tarihleri, haftalık ders programı, nakil durumu, şube yazılı ortalamaları ve devamsızlık bilgisi görülebilir. Öğretmenler de bu bilgileri görebilir ve öğrencilerin not girişlerini sistem üzerinden yapabilir. Sistemde öğrencileri ilgilendiren çeşitli duyurular da ana sayfa üzerinden yapılır. E-Okul ile öğrenciler tarafından dönem sonlarında sürekli merak konusu olan takdir-teşekkür hesaplama işlemi de yapılabilir. Hesaplama işlemi için, öğrencinin tüm ders notlarının öğretmenler tarafından E-Okul sistemine girilmiş olması gereklidir. Tüm notlar girildikten sonra görünür hale gelen yıl sonu başarı puanı ile takdir belgesi mi teşekkür belgesi mi alınacağı hesaplanabilir. Öğrencinin yıl sonu başarı puanı 85,00 – 100 puan aralığında ise takdir belgesi, 70 – 84,99 puan aralığında ise teşekkür belgesi verilir. Okulda üç yıl boyunca takdir belgesi alan öğrenciler, üstün başarı belgesi almaya hak kazanır.
E-OKUL'A NASIL GİRİLİR?
e-Okul sisteminin de bulunduğu tüm elektronik hizmetlere, artık MEBBİS adresinden erişim sağlanacak. e-Okul devamsızlık ve not bilgilerini sorgulamak isteyen öğrenciler ve veliler MEBBİS e-Okul öğrenci girişinin yeni sistemini araştırıyor. Platforma giriş için e-Devlet şifreleri de kullanılabilecek.
E-OKUL’DA HANGİ BİLGİLER VAR?
Devamsızlık Bilgisi: devamsızlık bilgisi bölümünden öğrencilerin hangi günlerde okula gittiği hangi günlerde ise gitmediği takibi yapılmaktadır. Bu bölümde geç kalma durumlarında dahi bilgi sağlanabilir.
Not Bilgisi: Not bilgisi bölümünde ise öğrencilerin güncel dönemde aldığı derslerdeki başarı durumu görüntülenmektedir. Sınav ve sözlülerde alınan notların öğretmenler tarafından sisteme girilmesi ile görülen bu bilgiler sayesinde kişiler öğrencilerin başarı durumunu görebilmektedir.
Haftalık Ders Programı: Haftalık ders programı bölümünde öğrencilerin derslerinin takibi yapılabilmektedir. Haftalık olarak yayınlanan ders programında öğrencilerin hangi gün hangi dersinin olduğu öğrenilebilmektedir.
Sınav Tarihleri: Sınav takvimlerinin belli olmasının ardından ilgili tarihler e okula yüklenmektedir bu bakımdan öğrenci ve veliler sınav takibini bu bölümden yapabilmektedir. | 1 |
Survivor 2020 yarışmacısı Barış Murat Yağcı'nın kuzeni Babil'in oyuncusu çıktı! İşte Barış'ın kendisinden de ünlü olan kuzeni |Video 22.02.2020 22:18
Survivor 2020 hızlı başladı. Ünlüler ve Gönüllüler takımlarının kıyasıya rekabeti izleyicileri ekran başına kilitliyor. Her iki takımdan bazı isimler öne çıkıyor. Onlardan biri Barış Murat Yağcı. Yakışıklılığıyla dikkatleri üzerine çeken 1991 İzmir doğumlu Barış Murat Yağcı bir dönem profesyonel basketbol oynadı ama oyunculuk kariyeri onun tanınmasını sağladı. Peki Survivor 2020 yarışmacısı Barış Murat Yağcı'nın Babil dizisinde rol alan ünlü yıldız ile akraba olduklarını biliyor muydunuz? İşte Barış Murat Yağcı'nın Babil dizisinde oynayan ünlü kuzeni...
Survivor yarışmacısı Barış Murat Yağcı'nın kuzeninin şu sıralar Babil dizisinde rol alan Birce Akalay olduğunu biliyor muydunuz? Barış Murat Yağcı şu sözlerle açıklıyor:
"BİZ AYNI YATAKTA YATARDIK"
"Biz aynı yatakta yatardık. Ben hayatımda ilk kez başrol oldum ve sektörü yeni anladım. Başrol yoğunluğundan dolayı ailesine vakit ayıramamış olabilir. İki kez boşandı, özel hayatında sıkıntılar olabilir. Şuradan çıkıp gelse sarılırım. Son halini beğenmedim, normal bir psikoloji olduğunu düşünmüyorum." | Hakan Kakız, yine Survivor’da yarışan oyuncu Barış Murat Yağcı hakkında da şok iddalara bulundu. Hakan Kakız, "Survivor Barış'ı yıllar önce Instagramdan takibe almıştım, bana DM atıp 'Benden sana iş çıkmaz' yazmıştı. Kendisini takibe alan birinin ona yürüdüğünü falan sanan şizofren biri bence, aklıma geldi yazayım dedim" diye bir paylaşım yaptı.
Ünlü fenomen gelen tepkiler üzerine "Ayol Yasin benim arkadaşım :) Mesajı yayınlama sebebim de şu. Barış'ın bana attığı mesajı söylediğimde bana iftira atıyorsun yazdılar, bende dedim ki neden Barış'ın adını kullanayım ben Survivor yarışmacılarının hepsiyle mesajlaşıyorum zaten :) Amaç buydu hemen başka yere çekmeyin" ifadelerini kullandı. | 1 |
Karşıyaka’nın tecrübeli oyuncusu Mustafa Aşan, evinde çalışmalarını sürdürürken, yeşil-kırmızılı formayı üzerinden hiçbir zaman çıkarmıyor.
TFF 3. Lig 2. Grup'ta mücadele eden Karşıyaka'nın 6 sezondur formasını giyen Mustafa Aşan'ın KSK sevgisi bambaşka. Korona virüs salgını nedeniyle Diyarbakır'daki evinde ailesiyle birlikte kendisini izole eden ve yeşil-kırmızılı formayı üzerinden hiç çıkarmayan Aşan, "İnşallah en kısa sürede ülkemiz ve dünya bu salgından kurtulur ve hayatımız normale döner. Antrenmanların dışındaki tüm vaktimi oğlum Batın Aras ile geçiriyorum. Oğlum da Karşıyaka formasını üzerinden hiç çıkarmıyor. Ayrı şehirlerde olduğumuz için son yıllarda çok zaman geçirememiştik. Oğlum Batın Aras yanında olduğum için şuan çok mutlu" dedi.
SORUN ÇIKARAN OYUNCU OLMADIM
Sezon sonu Karşıyaka ile sözleşmesi bitecek olan tecrübeli oyuncu Mustafa Aşan şöyle konuştu: "Ben hiçbir zaman sorun çıkaran oyuncu olmadım. Sorun çözen ve fedakarlık yapanlardanım. Geçen sezondan yarım kalan bir işimiz var. Tek düşüncem ve hayalim kaptan olarak o kupayı Karşıyaka'ya getirmek" ifadelerini kullandı.
GÖRKEM TÜRKYILMAZ | TFF 3'üncü Lig 2'nci Grup'ta, antrenmanlara yeniden başladığı 8 Haziran'da bir futbolcusunun koronavirüs testi pozitif çıkan Karşıyaka, ikinci kez testten geçti. Takıma yeniden test yaptırmak için 14 günlük kuluçka süresini bekleyen yeşil-kırmızılılar, Çiğli Selçuk Yaşar Tesisleri'nde koronavirüs testi oldu.Test sonuçları yarın çıkacak. Son 2 haftadır 7'şer kişilik gruplar halinde farklı saatlerde çalışıp farklı saatlerde yemekhaneyi kullanan Kaf-Kaf, tüm testler negatif çıktığı takdirde yarın takım halinde antrenmanlara başlayacak. Son olarak Akhisarspor'da 12 kişide birden virüse rastlanmasıyla yeşil-kırmızılılar tedbiri sıkı tutuyor. Karşıyaka'da koronavirüs testi pozitif çıkmasına rağmen semptom göstermeyip evinde ilaç tedavisi gören genç futbolcunun karantina süresi sona erdi. Üst üste son 2 koronavirüs testi negatif çıkan futbolcu takımın diğer testleri de negatif çıkarsa hafta içinde antrenmanlara dönecek.
DHA
Altay'a efsane destek | 1.5 |
Hasta bakıcıdan gönülleri fetheden davranış Çorumlu hasta bakıcı sosyal medyadan kazandığı para ve takipçilerinin katkılarıyla İskilip ilçesinde yaşayan doğuştan engelli gencin evini yeniledi.
Çorumlu hasta bakıcı sosyal medyadan kazandığı para ve takipçilerinin katkılarıyla İskilip ilçesinde yaşayan doğuştan engelli gencin evini yeniledi.
Ankara'da yaşayan hasta bakıcı Ümmügülsüm Karaduğan, 1.5 yıl önce sosyal medyada bir hesap açtı. Paylaşımlarının beğenilmesi ile kısa sürede popüler olan Karaduğan, sosyal medya üzerinden para da kazanmaya başladı. Buradaki kazancını iyiliğe dönüştürmek isteyen Karaduğan, memleketi Çorum'un İskilip ilçesinde ihtiyaç sahibi bir aile olduğunu öğrendi. Kirada oturan ve engelli çocukları da bulunan aileye yardım etmek isteyen Karaduğan, durumu takipçileriyle de paylaşarak destek istedi. Kısa sürede daha fazla yardım toplayan Ümmügülsüm Karaduğan, yine takipçilerinin desteğini alarak Kandur ailesiyle iletişime geçti. Karaduğan'ın girişimleri ile 18 yaşındaki engelli Yusuf Kandur ve ailesi, bir süreliğine yakınlarının evine yerleştirildi. Kısa sürede Kandur ailesinin evi baştan aşağı yenilenirken, evdeki eşyalar da değiştirildi. Engelli gencin hasta yatağını da yenileyen Karaduğan, ayrıca Yusuf'un odasını balonlarla süsledi. Aile, tadilat çalışmalarının kısa sürede bitirilmesinin ardından evlerine tekrar yerleştirildi. Örnek davranışıyla gönülleri fetheden Karaduğan'ın girişimleriyle Kandur ailesi Ramazan Bayramında çifte sevinç yaşadı.
"Takipçilerim de büyük destek verdi"
1.5 yıl önce sosyal medyada hesap açtığını ve burada videolar paylaşmaya başladığını dile getiren Ümmügülsüm Karaduğan, "Kendi videolarımı müzikli dinlemek izlemek hoşuma gitti. Bunun üzerine daha çok video atmaya başladım. Video sayım artınca takipçilerim de zamanla çoğaldı. Uygulamadan para kazanmaya başladım. Birikimim yükselince memleketim İskilip'te engelli çocuğu olan ve kirada oturan bir aileye bağışlamak istedim. Bu düşüncemi takipçilerimle paylaşınca onlar da büyük destek verdiler. Bunun üzerine Yusuf'un ve ailesinin evini tamamen yeniledik. Ona yeni yatak aldık" dedi.
Önümüzdeki günlerde yeni bir çağrıda daha bulunarak başka ailelerin de hayatını değiştirmeyi planladığını açıklayan Karaduğan, kendisine destek olan takipçilerine de teşekkür etti. Bunun sosyal medyanın en güzel yönü olduğunu kaydeden Karaduğan, "Yusuf'un mutluluğu bizim mutluluğumuz" dedi. - ÇORUM
Kaynak: İHA | Ankara’da yaşayan hasta bakıcı Ümmügülsüm Karaduğan, 1.5 yıl önce açtığı bir sosyal medya hesabında kısa sürede fenomen olarak buradan para da kazanmaya başladı. Yine takipçilerinden gelen bir talebi değerlendiren Karaduğan,Çorum'un İskilip ilçesinde yaşayan 18 yaşındaki engelli Yusuf Kandur ve ailesinin evini, takipçi kitlesinin yardımıyla yeniledi. Aile bireyleri, duyarlı davranışın ardından büyük mutluluk yaşadı.
'Bu kez tekerlekli sandalyesine kavuştu'
Yürüyerek dışarı çıkmakta zorlanan Yusuf için bu kez yurt dışından bir yardım geldi. Fransa’da yaşayan ve ismi açıklanmayan hayırsever tarafından gönderilen tekerlekli sandalye, Ümmügülsüm Karaduğan aracılığıyla Kandur ailesine teslim edildi. Sandalyesine alınarak bir süre dışarıda gezdirilen Yusuf’un mutluluğu yüzüne yansıdı.
Fransa’dan tekerlekli sandalye gönderen hayırseverin ailenin evinin yenilenmesinde de katkı sunduğunu belirten Karaduğan, İskilip ilçesindeki özel çocuklara destek olunması için hayırseverlere çağrıda bulundu. | 3 |
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları (TCDD) Genel Müdürlüğü, 20 Şubat 2020 tarihinde Ankara- Sivas Yüksek Hızlı Tren hattının Kırıkkale- Akdağmadeni arasında tamamlanan elektrikli tren havai hat kesimlerine 27 bin 500 volt elektrik verileceğini, bu sebepten vatandaşların elektrikli tren havai hatlarına temas etmemelerini bildirdi.
TCDD Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Elektrifikasyon Tesisleri Kurulumu çalışmaları kapsamında Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattının Kırıkkale-Akdağmadeni arasında tamamlanan elektrikli tren havai hat kesimlerine 20.02.2020 Perşembe günü saat 08.00'den itibaren 27.500 volt yüksek gerilim verilecektir" denildi.
Ayrıca verilecek yüksek gerilimden dolayı vatandaşların elektrikli tren havai hatlarına yaklaşmamaları belirtilen açıklamada, "Hat kesimine verilecek yüksek gerilim nedeniyle elektrikli tren havai hatlarının altında gezinmek, direklere dokunmak, tırmanmak, iletkenlere yaklaşmak ve yere düşen tellere dokunmak can ve mal emniyeti bakımından tehlikelidir" ifadeleri kullanıldı.
(Mevlüt Hasgül/İHA)
İhlas Haber Ajansı / Güncel | Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları (TCDD), inşaatı tamamlanan Nenek (Ankara)-Balışıh (Kırıkkale) istasyonları arasındaki demiryolu hattına 28 Şubat tarihinden itibaren yüksek gerilim verileceğini duyurdu.
TCDD'den yapılan açıklamada, "Nenek-Şefaatli Arası Hat Kesimi ile Tüpraş İltisak Hattı Elektrifikasyon Projesi kapsamında inşaatı tamamlanan Nenek (Ankara)-Balışıh (Kırıkkale) istasyonları arası demiryolu hattına 28 Şubat 2020 tarihinden itibaren 27 bin 500 volt gerilim verilecektir" denildi.
Hat kesimlerine verilecek yüksek gerilim nedeniyle gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtilen açıklamada, "Hat kesimine verilecek yüksek gerilim nedeniyle elektrikli tren havai hatlarının altında gezinmek, direklere dokunmak, tırmanmak, iletkenlere yaklaşmak ve yere düşen tellere dokunmak can ve mal emniyeti bakımından tehlikelidir" ifadelerine yer verildi. - ANKARA
İhlas Haber Ajansı / Güncel | 3 |
Piyasa değeri 1 milyon 250 bin lira olan televizyonları başka mağazalara satarken yakayı ele verdiler
-Manisa'da milyonluk dolandırıcılığa emniyetten operasyon
-Manisa'da 1 milyon 250 bin liralık nakliye dolandırıcılığı
-Nakliye için aldıkları bir tır dolusu televizyonu çaldılar
MANİSA - Manisa'da bir elektronik fabrikasından tıra yüklenen piyasa değerli yaklaşık 1 milyon 250 bin lira değerindeki televizyonları farklı illerdeki depolara saklayan şahıslara yönelik Manisa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda 2 kişi tutuklandı.
Olay Manisa'nın Yunusemre ilçesinde bulunan Manisa Organize Sanayi Bölgesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Türkiye'nin en büyük elektronik üretimi yapan fabrikasından 45 ACU 603 plakalı tıra yüklenen 509 televizyonun, İstanbul'daki mağazaya ulaşmadığı anlaşılması üzerine durum Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne haber verildi. Durum üzerine harekete geçen Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Yankesicilik ve Dolandırıcılık ekipleri televizyonların yüklendiği 45 ACU 603 plakalı tırın tescil sahibi Mehmet B., araç sürücüsü Mehmet Ali G. ve Hakan B.'yi gözaltına aldı. Şahısların yapılan sorgulamalarında aracı fabrika çıkışında başka bir şahsa teslim ettikleri ortaya çıktı. Çalışmayı genişleten ekipler televizyonların bir miktarının İzmir'de olduğunu tespit etti. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ile ortaklaşa çalışan ekipler 2 adrese operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyonda televizyonların bir kısmı ele geçirilirken Emrah A. ve Mehmet Emin B. olmak üzere iki şüpheli daha gözaltına alındı.
İzmir'de düzenlenen operasyona eş zamanlı olarak Manisa'nın Turgutlu ilçesinde de operasyon düzenleyen ekipler fabrikadan yüklenerek getirildiği tespit edilen televizyonların bir kısmını da burada ele geçirildi. Turgutlu'daki operasyonda da Uğur A. İsimli bir kişi gözaltına alındı.
Televizyonların bir kısmının İstanbul'a gönderildiği tespit edilmesi üzerine harekete geçen ekipler İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne bilgi verdi. İstanbul'un Sultangazi ilçesindeki depoda baskın düzenlenirken televizyonların bir kısmı da buradaki depoda olduğu tespit edildi.
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin başarılı çalışmaları sonucu 509 televizyon farklı illerdeki depolardan ele geçirilerek emniyete getirildi. Öte yandan operasyonda gözaltına alınan Mehmet B. ve Hakan B. tutuklanarak cezaevine gönderilirken olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli ise mahkemeye sevk edildi.
İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa | Tadıyla dünyaya ün salan Kırkağaç kavunu toprakla buluştu
MANİSA'nın Kırkağaç ilçesinde yetişen deseni, kokusu, aroması ve uzun dayanmasıyla ünlenen Kırkağaç kavununun tohumları 15 bin dekarlık alanda toprakla buluşmaya başlarken, toplam 45 bin tonluk bir üretimin hedeflendiği bildirildi.
Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde kavun tohumları toprakla buluştu. Meşhur Kırkağaç kavununu bazı çiftçiler el yöntemiyle toprağa ekerken, bazı çiftçiler ise traktör kullanmayı tercih etti. Tohum ekimlerinin bitmesinin ardından çapa ve sulama işlemi yapılacak tarlalarda Ağustos ayında hasat yapılması bekleniyor. Hasat edilen kavunlar daha sonra serin ortamlardaki depolara asılarak tüketiciye ulaştırılacak. 15 bin dönüm dekar alanda ekilen, damakta bıraktığı eşsiz tadıyla yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden Kırkağaç kavununda, bu yıl 45 bin tonluk üretim hedefleniyor.
COĞRAFİ TESCİLLİ KAVUN
Kırkağaç Kaymakamlığı, Kırkağaç Belediyesi, Kırkağaç Ziraat Odası Başkanlığı ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün ortaklaşa düzenledikleri projeyle 2008 yılında 'Coğrafi İşaretleme' alarak patentli ve etiketli satımına başlanan Kırkağaç kavununun yüzde 70'lik bölümü Ağustos ayının ortalarında tarlalardan toplanarak askılardaki yerini alacak.
'ÇİFTÇİMİZİN YÜZÜNÜ GÜLDÜREN BİR ÜRÜN'
Kırkağaç kavununun değerinin büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, "Dayanıklılığıyla bir sonraki senenin mart ayına kadar tüketiciyle buluşturulabilen bir ürün olan Kırkağaç kavunun yetiştiği topraklardayız. Bugün burada Kırkağaç kavununun ekimini gerçekleştireceğiz. Kırkağaç kavunu Türkiye'de nam salmış, lezzetiyle sofralarımızda yer alan bir ürün. İl genelinde 41 bin dekar alan üzerinde kavun yetiştiriciliği yapılıyor. Kırkağaç kavunu yoğun talep gören, çiftçilerimizin de yüzünü güldüren bir ürün olarak bilinmektedir" dedi.
'KIRKAĞAÇ KAVUNUN 3 ÇEŞİDİ VAR'
Dekar başına 3 tonluk ürün beklentileri olduğunu söyleyen Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı da "Kırkağaç kavununun 3 çeşidi var. İlçemizde en çok ekileni Altınbaş cinsi. Onun dışında sarı dilimli kavun ve koyu yeşil dilimli kavun cinsleri de mevcut. Üçü de birbirinden lezzetli. Kırkağaç kavununun diğerlerinden farkı, kendine özel bir tadı ve aroması olması" dedi.
'HİBRİT TOHUM'
Türkiye'nin birçok yerinde kavun tüketimi biterken Kırkağaç'ta kavun hasadına yeni başlandığını da hatırlatan Özarı, "Kavunumuzun farklı bir özelliği var. Kırkağaç kavununun en büyük özelliği hibrit olmayışıdır. Yani bundan 200-300 yıl önce atalarımız hangi şartlar ve koşullarda tohum elde ettilerse, biz de o şartlarda tohum elde edip ekimini yapıyoruz. Dolayısıyla da kavunun genetiğiyle de oynanmamış oluyor. Kırkağaç'ın bereketli toprağıyla da eşşiz bir lezzet ve aroma ortaya çıkıyor" diye konuştu.
'SAHTE KAVUNLA İLGİLİ UYARI'
Kırkağaç kavununun Ağustos ayında hasat edildiğini ancak bazı satıcıların Haziran ayında Kırkağaç kavunu adı altında satış yaptığını belirten
Özarı, "Haziran ayının başlarında bizim kavunlarımız daha meyve bile dökmemişken, Kırkağaç kavunu adı altında ülkemizin her tarafında maalesef kavun satışı yapılıyor. Bu kavunların şekli Kırkağaç kavunu şeklindedir ama Kırkağaç topraklarında üretilmiş kavun değildir. Bizim topraklarımızın Allah tarafından verilmiş bir özelliği vardır. Lezzeti, aroması ve lif yapısı çok farklıdır. Kırkağaç kavunu Ağustos ayının ilk haftası itibariyle çıkmaya başlıyor. Kavunlarımız daha çok iç pazarda tüketiliyor. İlk olarak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlere satış gerçekleştiriyoruz. Yurt dışı olarak da özellikle Almanya'dan yoğun talep oluyor" diye konuştu.
ÜRETİCİLER MUTLU
50 yıldır çiftçilikle uğraştığını söyleyen 64 yaşındaki kavun üreticisi Osman Yavaç, "Kırkağaç kavunlarımız bugün itibariyle toprakla buluşmaya başladı. Biz işçilerle değil traktörle ekimi gerçekleştiriyoruz. Bugün bizim düğün günümüz. Mutluyuz. Gururluyuz. İnşallah en kısa zaman da kavunumuzun hasadını da yaparız" dedi.
Bir diğer kavun üreticisi Bülent Somalıoğlu (45), "İnşallah hayırlı ve bereketli bir yıl olması temennisiyle bugün kavunlarımızın tohumlarını ektik. Şimdi hasretle hasadı bekleyeceğiz" diye konuştu.
Demirören Haber Ajansı / Güncel | 2 |
Malezyalı TV Alhijrah'a röportaj veren Büyükelçi Kavakcı, Türkiye'nin dünya çapında salgın ile mücadelede oynadığı kritik rolü anlattı.
Kavakcı, 126 ülkenin Türkiye'den tıbbi yardım talebinde bulunduğunu vurgulayarak, "Şimdiye kadar bu ülkelerden 57'sine tıbbi yardım yolladık. Söz konusu ülkeler arasında salgının merkez üssü niteliğindeki İtalya, İspanya, İngiltere, Fransa, Almanya ve ABD de bulunmaktadır." diye konuştu.
Türkiye'nin Kovid-19 ile mücadele için tıbbi yardımlarının, bu ülkeleri de aşarak kıtalar arası boyuta ulaştığını ifade eden Kavakcı, "Türkiye olarak Afrika'dan Orta Asya'ya ve dünyanın birçok diğer bölgelerine yardım elimizi ulaştırabildik." şeklinde konuştu.
Kavakcı, uluslararası tıbbi yardımların Türkiye'nin insani dış politikasının bir parçası olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkenin bu dış politikayı uzun zamandır uyguladığını açıkladı.
Bu süreçte Türkiye'nin tahliye konusunda da iyi bir performans sergilediğini vurgulayan Büyükelçi Kavakcı, "Şimdiye kadar Kovid-19 nedeniyle yaşadıkları ülkelerde mahsur kalan 70 bin vatandaşımızı Türkiye'ye getirdik. Bununla birlikte yabancı uyruklu 20 bin vatandaşın da ülkelerine dönebilmesini sağladık." dedi.
Kavakcı, Türkiye ve Malezya hükümetlerinin de Kovid-19 ile mücadele sürecinde yakın iş birliği içinde çalıştığını dile getirerek özellikle iki ülkenin dışişleri bakanları ile sağlık bakanlarının salgınla mücadelede karşılıklı bilgi paylaşımının sürdüğünü belirtti. | Türkiye Gazetesi
Covid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki vakalara ilişkin verilerin derlendiği "Worldometer" internet sitesindeki bilgiye göre, dünya genelinde aktif enfekte vaka sayısı 1 milyon 527 bin 64'e ulaştı.
Tedavi edilen vakaların 1 milyon 470 bin 28'inde hastalık belirtileri hafif seyrederken, 57 bin 36 hastanın hayati tehlikesi bulunuyor.
Çin'in Vuhan kentinde 2019 Aralık'ta ortaya çıkan Covid-19, 200'den fazla ülke ve bölgeye yayılarak pandemiye dönüştü. Vaka sayısı 2 milyon 263 bin 52'ye ulaşırken, virüs nedeniyle 154 bin 827 kişi hayatını kaybetti.
Tedavi altındaki hasta sayısının giderek artması ülkelerin sağlık sistemleri üzerindeki yükü artıyor.
ABD, tedavi altındaki 609 bin 597 kişi ile aktif enfekte vaka sayısı en fazla ülke olurken, onu 106 bin 962 vakayla İtalya, 96 bin 40 ile İspanya, 94 bin 868 ile Fransa, 93 bin 772 ile İngiltere, ve 68 bin 146 ile Türkiye ve 51 bin 645 ile Almanya izliyor. | 2 |
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü dolayısıyla Meclis'te bulunan iki Roman milletvekilini ve Tekirdağ'daki Roman STK'ların temsilcilerini arayarak günlerini kutladı.
Şentop, AK Parti İzmir Milletvekili Cemal Bekle ve CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu'yla gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, kendilerinin ve onların şahsında bütün Roman vatandaşlarının Dünya Romanlar Gününü kutladı. Şentop vekillerin yanı sıra, seçim bölgesi Tekirdağ'da bulunan Roman STK'ların temsilcileriyle de telefonla görüşerek Romanlar Gününe ilişkin tebriklerini iletti.
Tbmm Başkanı Şentop sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak, "Hayata bakışlarındaki sevinçle her daim bu toprakların mütebessim ruhu olan, kadim medeniyetimizin asli unsurları roman vatandaşlarımızın Dünya Romanlar Gününü kutlarım" dedi. - ANKARA
İhlas Haber Ajansı / Politika | TBMM Başkanı Mustafa Şentop, iki Roman milletvekilini ve Tekirdağ'daki Roman sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini arayarak Dünya Romanlar Günü'nü kutladı.
Meclis Başkanlığından yapılan bilgilendirmeye göre, Şentop, AK Parti İzmir Milletvekili Cemal Bekle ve CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, kendilerinin ve bütün Roman vatandaşlarının Dünya Romanlar Günü'nü kutladı.
Şentop, milletvekillerinin yanı sıra seçim bölgesi Tekirdağ'da bulunan Roman sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle de telefonla görüşerek Romanlar Günü için tebriklerini iletti.
Meclis Başkanı Şentop, Twitter hebasındaki paylaşımında ise "Hayata bakışlarındaki sevinçle her daim bu toprakların mütebessim ruhu olan, kadim medeniyetimizin asli unsurları Roman vatandaşlarımızın Dünya Romanlar Günü'nü kutlarım." ifadesini kullandı.
AA / Politika | 4 |
Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) bugün yaptığı toplantıda Türkiye'nin en çok izlenen haber programı FOX Ana Haber'e 3 kez yayın durdurma cezası verdi.
RTÜK Üst Kurulu'nda yapılan son toplantıda, Fatih Portakal'ın sunduğu FOX Ana Haber'deki 30 Mart, 31 Mart ve 1 Nisan tarihlerinde 'yayın ihlali' iddiaları gündeme geldi.
Portakal'ın CHP'li belediyelerin yardımlarının engellenmesine, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın siyasallaşmasının ve tüm devletlerin yoksullaştığına yönelik tespitleri 'ihlal' olarak değerlendirildi.
BirGün'den Hüseyin Şimşek'in haberine göre, yayın reklam gelirlerinin yüzde 3'ünün ceza bedeli olarak alınmasına ve 3 kez ana haber bülteni yayınının durdurulmasına karar verildi.
KARAR HUKUKİ DEĞİL SİYASİ
RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, "Recep Tayyip Erdoğan hedef gösteriyor, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin de bu durumdan vazife çıkarıyor. Yayıncılık hayatımızın en ağır cezalarından birisiyle karşı karşıyayız. Türkiye'nin en çok izlenen haber programını üç kez durdurmak hukuki değil, siyasi bir karardır" dedi. | Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) kararıyla 1793 medya hizmet sağlayıcı kuruluşun ödeyeceği reklam Üst Kurul paylarının, 3 aylık dönem için ertelenmesine karar verildi.
RTÜK olağan toplantısı, Ebubekir Şahin Başkanlığında videokonferans yöntemiyle yapıldı.
Üst Kurulun bugünkü toplantısında alınan karara göre, 1793 medya hizmet sağlayıcı kuruluşun ödeyeceği ocak, şubat, mart ayı reklam Üst Kurul payları, 3 aylık dönem için ertelendi.
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde ekonomik bağlamda yapılan desteklere, RTÜK olarak katkı sağladıklarını belirtti.
"MEDYAYA DESTEK GÖREVİMİZ"
Bu zor dönemde yayıncıları ve çalışanlarını rahatlatmak istediklerini vurgulayan Şahin, şunları kaydetti:
"Fedakarca vazife yürüterek halkımızın bilinçlenmesine büyük katkıda bulunan medya sektörüne destek vermek görevimizdir. Elimizden gelen her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Ödemelerin ertelenmesiyle yerel ve ulusal radyo ve televizyon kuruluşlarımıza yardımcı olmakla beraber, medya sektöründe çalışan meslektaşlarımızın da salgın boyunca işlerini kaybetmelerine neden olabilecek ekonomik etkileri en aza indirgemeyi hedefliyoruz. Sektörümüzdeki istihdama destek oluyoruz. Kurulumuzun oy birliği ile alınan bu karara imza koyan kurul üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum." | 1 |
29 Nisan 2020 Çarşamba, 02:00
Cumhurbaşkanı İletişim Merkezi Başkanı Fahrettin Altun’un, Kuzguncuk’taki evinin önüne yaptığı izinsiz şömine ve çardağın yıkılmasının ardından evinin fotoğraflanmasına ilişkin hakkında soruşturma başlatılan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Bizim suçumuz, kanunlara aykırı işler yapan Fahrettin Altun’u suçüstü yakalamaktan başka bir şey değil” dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) Başkanı Fahrettin Altun, Kuzguncuk’ta Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’nde yer alan evinin önünde bulunan vakflardan kiraladığı araziye, izinsiz yaptırdığı şömine ve çardak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkıldı. İzinsiz inşa edilen yapıların yıkım haberini yapan Cumhuriyet’e soruşturma açılırken, ilişkili haberlere de erişim engeli getirildi. Yıkım sonrası kontrol amacıyla CHP tarafından bölgenin fotoğrafları çekildi. Bunun üzerine CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu hakkında soruşturma açıldı. Kaftancıoğlu, önümüzdeki hafta ifade verecek.
Kaftancıoğlu, hakkında açılan soruşturma ve gündeme ilişkin Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı.
CİMER Başkanı Fahrettin Altun’un, kiraladığı vakıf arazisine yaptırdığı kaçak yapılara ilişkin fotoğraf çekilmesi üzerine hakkınızda soruşturma başlatıldı ve ifadeye çağrıldınız. Neler söylemek istersiniz?
Üsküdar İlçe Başkanımız hakkında ortada bir mahkeme kararı dahi yokken yani hukuken suçlu olduğu kanıtlanmamışken onu savunduğum için bana “suçu ve suçluyu övmek” gerekçesiyle soruşturma açtılar. Oysa Fahrettin Altun’u övenler için açılması gerekirdi bu soruşturma. Çünkü bir mesleğin en temel kuralları ancak bu kadar ayaklar altına alınabilir. Yargının böyle acıklı bir halde olması çok üzücü. Şu an yavuz hırsız ev sahibini bastırmaya çalışıyor aslında. Bizim suçumuz, devletin nüfuzunu kullanarak izinsiz ve kanunlara aykırı işler yapan Fahrettin Altun’u suçüstü yakalamaktan başka bir şey değil. Bu kanunlara göre değil, onlara göre suç. Biz yapılan kanunsuzluğu yargıya taşıdık o kadar. O andan itibaren yargı aşamasına geçtik. Ama onlar tam da bu andan itibaren önce meseleyi sulandırmaya, başka alanlara çekmeye başladılar, daha sonra da medyadaki tetikçilerini üzerimize salarak, sosyal medyadaki trol orduları ile suçluluklarını örtme telaşına girdiler. Ne yaparlarsa yapsınlar biz İstanbul’da kent suçu işlenmesine izin vermeyeceğiz. Her koşulda hukuku savunmaya, halkın hakkını korumaya devam edeceğiz. Salgın günlerinde halk geçim derdiyle can güvenliği tehlikesiyle boğuşurken devletin nüfuzunu kullanıp vakıf arazisi kapatanların karşısında durmak bizim sorumluluğumuz.
‘AÇIKLAMALARA GÜVENMİYORUM’
Salgına karşı mücadele kapsamıda alınan tedbirleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bugün bizim vatandaşımız hâlâ devletten gelecek maskeyi bekliyor. Ortada bir plan, program olmayınca böyle oluyor. Maske dağıtımı yalan oldu. Yüzlerce sağlık çalışanı da ekipman yetersizliğinden dolayı hastalığa yakalandı, hayatını kaybetti. Türkiye’de tedbirler iş işten geçtikten sonra alınıyor. Bunun sebebi de Bilim Kurulu’nun tavsiyelerinin, meslek örgütlerinin uyarlarının dikkate alınmaması. Şeffaflığın olmadığı, kararların tek bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştığı bir yönetim anlayışıyla gerçeklerden uzak bir süreç yönetiliyor. Öte yandan bir hekim olarak Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarına da güvenemiyorum. Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüs vakalarının ölüm tutanaklarının iki farklı kodlama ile yapılacağını söylüyor. Birincisi testin pozitif olduğu vakalar, ikincisi ise testin pozitif olmadığı ancak klinik bulgular sonucu tespit edilen vakalar. Ülkemizde bu yöntem uygulanmıyor, tüm vakalar bulaşıcı hastalık diye kodlanıyor. Örneğin, koronavirüsten ölen Cemil Taşçıoğlu hocamızın ölüm belgesinde bulaşıcı hastalık yazıyor. Hatta şunu da söyleyeyim, ben İstanbul’da bir günde bulaşıcı hastalık sebebi belirtilerek defnedilen kişi sayısının, Sağlık Bakanlığı’nın o gece Türkiye geneli için açıkladığı ölüm sayısından fazla olduğunu da biliyorum. Belgeler incelendiğinde çok rahat ulaşılabilecek bir sonuç bu, iddia değil.
“Haklarımız var” adı altında başlatılan proje ile farklı işkolları temsilcileriyle bir araya gelip sorunlarını dinliyorsunuz. Bu çalışmalarınızdan çıkan sonuçlar nelerdir?
Toplumun güvencesiz kesimleriyle buluşmalara salgından önce başlamıştık. Bugün güvencesizlik daha da derinleşti. Gelir kaybı yaşamayan çalışan neredeyse yok. Türkiye bugün tarihinin en büyük işsizlik dalgası ile karşı karşıya. Oysa bu süreçte İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları milyonlarca çalışan için gelir güvencesi olarak kullanmalıydı ve herkes güvenle evde kalabilmeliydi. Genel Başkanımızın da söylediği gibi Türkiye bugün yönetilmiyor, savruluyor. Biz sosyal devletin gereği olarak “Halka para verin” diyoruz; onlar IBAN veriyorlar. “Ücretli izin” diyoruz, işverene ücretsiz izne çıkarmayı teşvik eden yasa hazırlıyorlar. Şu an ücretsiz izin yasalaştı. Bunu da “işten çıkarmak yasaklandı” diye kamuoyuna duyurdular. Salgın günlerinde çalışanların hakları bir bir gasp ediliyor. Mevcut iktidar meselelere insan hakları odaklı değil, sadece sermayenin çıkarlarını gözeterek bakıyor. CHP, bugün iktidarda olsaydı sadece işsizlik sigorta fonu ile tüm çalışanların gelir güvencesi sağlanmış olurdu. Bu görüşmelerin sonunda çalışanların talep ve sorunları bir rapor haline getirilerek partinin ilgili kurullarında görüşülecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Devlet içinde devlet olmanın bir anlamı yoktur” diyerek CHP’li belediyelerin yardım kampanyalarını engelledi. Bunun için ne söylersiniz?
Yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları Anayasa’nın 127. Maddesi ve 5193 sayılı Belediye Kanunu’nda apaçık yazıyor. Bugün merkezi iktidarın aldığı karar, Anayasa’ya ve ilgili kanunlara aykırıdır ve bu durum tartışmaya dahi kapalıdır. Bu yasaklamalar, vatandaşın seçtiği ve hizmet almakla görevlendirdiği belediyelerden hizmet alma haklarının engellenmesidir. Belediye başkanları bulundukları ilçelerde ve illerde halkın oyları ile seçilmiş kişilerdir. Saray salgın günlerinde bile halkın iradesini yok saymaya devam ediyor. Millet canıyla boğuşurken iktidar CHP’li belediyelere savaş açmış durumda. CHP olarak, her zaman olduğu gibi halkın gerçek sorunlarıyla ilgilenmeye, çözüm bulmaya devam edeceğiz. | 3 | |
Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar Enver Altaylı, Mehmet Barıner ve Metin Can Yılmaz ile tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi vasıtasıyla bağlantı kuruldu. Bazı sanık avukatları ise mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı.
Sanık savunmasının alınmadığı, tutuklu sanıklar hakkında tutukluluk incelemesinin yapıldığı duruşmada, sanıklar tahliye taleplerini mahkeme heyetine iletti.
Yapılan müzakerenin ardından mahkeme heyeti, Altaylı, Barıner ve Yılmaz'ın tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
Gelecek duruşma 30 Nisan'da görülecek.
İddianameden
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede sanıklardan Mehmet Barıner'in FETÖ mensubu olduğu ve "Mustafa" kod adıyla faaliyet yürüttüğü belirtildi. Barıner'in faaliyetlerini MİT'te İran masasında görev yaptığı dönemde de sürdürdüğü, 1 Aralık 2016'da kamu görevinden ihraç edildiği bildirildi.
Barıner'in, Altaylı'nın damadı Metin Can Yılmaz ile üniversiteden tanıştıkları aktarılan iddianamede, Altaylı ve Yılmaz'ın, Barıner'i yurt dışına çıkarmaya çalıştıkları kaydedildi. Barıner'in yurt dışına çıkarılmasıyla ABD'deki Halkbank davasını manipülatif şekilde etkilenmesinin amaçlandığı anlatıldı.
İddianamede, Altaylı'ya, "terör örgütü yöneticiliği" ve "siyasi ve askeri casusluk", Yılmaz ve Barıner'e ise "terör örgütü üyeliği" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlamaları yönetiliyor. Altaylı'nın 30 yıldan 42 yıl 6 aya kadar, Yılmaz ve Barıner'in ise 22 yıl 6'şar aydan 35'er yıla kadar hapisleri isteniyor.
Altaylı'nın FETÖ mensuplarının yurt dışına çıkarılması için damadının yanı sıra Türkiye ve Almanya vatandaşı Ali Serhat Ilıcak ile birlikte hareket ettiği aktarılan iddianamede, Ilıcak'ın Muğla'da temas kurduğu tutuksuz sanık Seda Chamatzoglou'nun ise "örgüt üyesi olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek" suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapsi talep ediliyor.
AA | ESKİ istihbaratçı Enver Altaylı ile birlikte 4 sanığın 'FETÖ/PDY yöneticiliği', 'örgüt üyeliği', 'siyasi ve askeri casusluk' suçlamasıyla yargılandıkları davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada, sanık Metin Can Yılmaz, reddi hakim talebinde bulundu.
Ankara 16'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın duruşmasına, tutuklu sanıklar Enver Altaylı, Metin Can Yılmaz, Mehmet Barıner ile tutuksuz sanık Seda Chamatzoglou ve avukatları katıldı. Mahkeme, 3 celsedir savunma yapmayan sanıklar Altaylı ile aynı zamanda Altaylı'nın damadı olan Metin Can Yılmaz'a savunmalarını yapıp yapmayacaklarını sordu. Ancak sanık Yılmaz, mahkemenin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu. Talebin ardından duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, talebin görüşüldüğünü ve reddedildiğini açıkladı. Sanık avukatları ise kararın bir üst mahkemeye taşıyacaklarını, bu nedenle mahkemenin esasa ilişkin işlem yapamayacağını savundu. Mahkeme heyeti de tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
İddianamede, Enver Altaylı'ya, 'terör örgütü yöneticiliği' ve 'siyasi ve askeri casusluk', Yılmaz ve Barıner'e ise 'terör örgütü üyeliği' ve 'siyasi ve askeri casusluk' suçlamaları yönetildi. Altaylı'nın 30 yıldan 42 yıl 6 aya kadar, Yılmaz ve Barıner'in ise 22 yıl 6'şar aydan 35'er yıla kadar hapisleri istendi. İddianamede ayrıca, Altaylı'nın yurt dışına çıkarılması için aynı zamanda damadı olan sanık Metin Can Yılmaz'ın Türkiye ve Almanya vatandaşı Ali Serhat Ilıcak ile birlikte hareket ettiği, Ilıcak'ın da bunun için Muğla'da sanık Seda Chamatzoglou ile temas kurduğu belirtildi. Sanık Chamatzoglou'nun ise, 'örgüt üyesi olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek' suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapsi talep edildi.
Demirören Haber Ajansı / Güncel | 4 |
HABERTURK.COM
İstanbul Arnavutköy İbrahim Özaydın Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde üretilen UVC Hava Sterilizasyon Cihazı ile artık AR-GE merkezlerinde üretim çeşitliliğinin artırıldığını ifade eden Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, cihazın okul, hastane, banka, fabrika gibi insanların toplu halde bulunduğu alanlarda sürekli havayı steril ederek virüs ve bakterilerin RNA’larını parçaladığını duyurdu.
Milli Eğitim Bakanlığı, AR-GE çalışmalarında meslek liselerinden üretilen ürün çeşitliliğini artırmaya başladı. Cerrahi ve N95 standardında maske makinesi, solunum cihazından kısa bir süre sonra bir müjdeli haber de İstanbul Arnavutköy İbrahim Özaydın Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden geldi. Elektrik – Elektronik Teknolojisi alanı öğretmenleri tarafından UVC Hava Sterilizasyon Cihazı üretildi.
Geliştirilen cihaz, okul, hastane, banka, kamu kurumları, fabrika gibi toplu halde insanların bulunduğu kapalı ortamlarda kullanılmakta. Cihaz, içerisinde bulunan 2 adet fan, karbon filtre ve UVC ampuller aracılığı ile sürekli hava sirkülasyonu yaparak havayı steril ediyor. Üretilen prototip 2x30 Watt UVC ampul kullanarak saatte 300 metreküp havayı steril hale getirebiliyor. Daha farklı güçlerde ampuller kullanılarak, daha büyük mekânlarda hava sterilizasyonu yapılabilmesi de mümkün.
Bu yeni gelişmeye ilişkin bir değerlendirme yapan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer şunları söyledi: “Bildiğiniz gibi bu süreçte meslek liselerimizin üretim kapasitesini harekete geçirdik. Şu ana kadar bu kapsamda meslek liselerimizde 9 milyon cerrahi/tıbbi maske, 5 milyon litre hipoklorit dezenfektan, 120 bin litre el dezenfektanı ve 3 bin litre kolonya, 750 bin yüz koruyucu siper ve 1 milyon tek kullanımlık önlük/tulum üretilerek her ilde Valiliklerimizin koordinasyonu ile ihtiyaç noktalarına ulaştırıldı. Ayrıca İstanbul, Tekirdağ, Bursa ve Hatay’da da meslek liselerinde 4 AR-GE merkezi kurduk ve ilk adım olarak üç ürünün üretilmesine odaklandık: Cerrahi maske makinesi, solunum cihazı ve N95 maske makinesi. İstanbul’da cerrahi maske makinesini ve solunum cihazını ürettik ve böylece maske üretiminde otomasyona geçtik. Hatay’da ilk solunum cihazlarını ürettik. Bu hafta odaklandığımız son ürün olan N95 maske makinesini de Tekirdağ’da üretmiş olduk. Artık aylık maske üretim kapasitesini daha fazla artırabileceğiz. Ayrıca odaklandığımız tüm ürünleri üretmekten büyük mutluluk duyuyorum.”
İstanbul Arnavutköy İbrahim Özaydın Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde üretilen UVC Hava Sterilizasyon Cihazı ile artık AR-GE merkezlerinde üretim çeşitliliğini artırdıklarının altını çizen Özer sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte 81 ilde mesleki eğitimde arkadaşlarımızın, yöneticilerimizin ve öğretmenlerimizin fedakârca çalışmaları her türlü takdirin ötesinde. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Levent Yazıcı’ya, Mesleki ve Teknik Eğitimden sorumlu Müdür Yardımcısı Serkan Gür ve Destek Hizmetleri Şubesinden sorumlu Müdür Yardımcısı Zekine Dayıoğlu’na çok teşekkür ediyorum. Cihazın üretilmesinde büyük emek veren Okul Müdürümüz Talha Bektaş’a, Elektrik – Elektronik Teknolojileri Alan şefi Okan Koçu ile alan öğretmenleri Çağlar Öner, Numan Karaman ve Osman Toplu’ya ve katkı veren tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Ayrıca bu süreci başarı ile koordine eden Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğümüz Kemal Varın Numanoğlu ve çalışma arkadaşlarına da teşekkür ediyorum.”
Bu süreçte, Covid-19’un hava yolu ile bulaştığının bilim insanları tarafından teyit edilmesinden sonra, hava sterilizasyon cihazlarına ilgi artmıştı. Ultraviyole – C (UVC), ya da literatürdeki adı ile steril UV, 254 nanometre dalga boyunda ışıma yapan elektromanyetik bir ışık türüdür. Bu dalga boyunda ortamda bulunan virüs ve bakteri gibi mikroorganizmaların RNA’ları parçalandığı ve bu sayede kendini kopyalama özelliği kaybolduğu bilimsel olarak kanıtlandı. | Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) koronavirüs önlemleri kapsamında uzaktan eğitime geçilmesinin ardından öğrencilere hem internet ve televizyon üzerinden yoğun şekilde destek olmaya başladı hem de salgınla mücadele için meslek liselerinin üretim kapasitesini harekete geçirdi.
Bu kapsamda, temizlik ve dezenfektanlardan maskeye, tek kullanımlık önlük ve tulumdan yüz koruyucu siperliğe kadar çok çeşitli ürünün seri üretimine geçildi.
Bu üretim sürecini yürüten ve koordine eden Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, üretimde gelinen son noktayı değerlendirdi.
Vatandaşların maske ihtiyacını karşılamayı öncelediklerini belirten Özer, 50'ye yakın mesleki ve teknik Anadolu lisesinde üretim yapıldığını hatırlattı.
"Şu ana kadar 8 milyon maske ürettik"
Özer, "Her geçen gün yeni bir okulumuz daha üretim kervanına katılıyor. Ayrıca halk eğitim merkezlerimiz ve olgunlaşma enstitülerimiz de maske üretmeye başladılar. Şu ana kadar 8 milyon maske ürettik ve her ilde valiliklerimizin koordinasyonu ile ihtiyaç noktalarına ulaştırdık. Bu maskelerin 2,5 milyonu İstanbul'da dağıtıldı. Üretimler yoğun bir şekilde devam ediyor." dedi.
Cerrahi maske üretim kapasitesi 10 milyona çıktı
Maske üretimi kapasitesinin artırılmasında otomasyonun önemini vurgulayan Özer, "Bu amaçla İstanbul'daki AR-GE merkezimizi maske makinesi üretimine yoğunlaştırdık. Arkadaşlarımız yoğun bir sürecin ardından başarılı oldular ve İstanbul'da ilk 'Otomatik Üç Katlı Telli Ultrasonik Cerrahi Maske Makinesi'ni ürettik. Aynı makineden 2 tane daha üretildi. Bursa ve Konya'da da makine üretilmek üzere. Böylece İstanbul'da aylık üretim kapasitemiz 5 milyona ve toplamda ise tüm ülkede 10 milyona çıktı." diye konuştu.
Temizlik malzemesi üretiminde kapasite arttı
Özer, meslek liselerinin kimyasal teknoloji bölümlerinde temizlik malzemelerinin üretilmesinde kapasite artırımına gittiklerinin altını çizdi.
Önceliklerinin, 81 ildeki yaklaşık 54 bin okulun tüm temizlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek üretim kapasitesine ulaşmak olduğunu aktaran Özer bu hedefe ulaştıklarını söyledi.
Özer, "Şu anda okullarımızın temizlik ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde illerimizdeki taleplere de kolaylıkla cevap verebiliyoruz. Şu ana kadar bu kapsamda 5 milyon litre hipoklorit dezenfektan, 120 bin litre el dezenfektanı ve 3 bin litre kolonya üretildi ve ihtiyaç noktalarına ulaştırıldı." ifadelerini kullandı.
Ayda 1 milyon yüz koruyucu siper üretiliyor
Özellikle sağlık çalışanları ile yakın temasta çalışan kişilerin en önemli ihtiyaçlarından birisinin de yüz koruyucu siperlik olduğunu ifade eden Özer, şunları kaydetti:
"Öncelikle 150 Bilim ve Sanat Merkezimiz (BİLSEM) ve mesleki ve teknik Anadolu liselerimizde 3D yazıcılarla yüz koruyucu siper üretmeye başladık. Sonra meslek liselerimizde kalıp üreterek seri üretime geçtik. Şu ana kadar 750 bin yüz koruyucu siper üretildi ve dağıtıldı. Sağlık Bakanlığımızın koordinasyonu ile sağlık çalışanlarımıza yüz koruyucu siperleri ücretsiz ulaştırdık. Polis Haftası nedeniyle polislerimize de ücretsiz 250 bin yüz koruyucu siper ulaştırılmaya başlandı. Artık ayda 1 milyon yüz koruyucu siper üretim kapasitesine ulaştık."
Bu süreçte sağlık çalışanlarını, koronavirüsten korumanın her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Özer, sağlık çalışanlarının en önemli ihtiyaçlarından birisinin tek kullanımlık önlük olduğunu dile getirdi.
Bakanlığın bu konuda da hızlı adım attığına işaret eden Özer, "Farklı illerde çok sayıda okulumuzda üretim yapıyoruz. En son Mersin'de ciddi yatırım yaptık ve sadece Mersin'de ayda 500 bin tek kullanımlık önlük üretilebiliyor. Tek kullanımlık önlükler Sağlık Bakanlığının şartnamesine uygun üretiliyor. Artık ayda 1 milyon tek kullanımlık önlük üretim kapasitesine ulaştık." ifadelerini kullandı.
İstanbul ve Hatay'da solunum cihazı üretildi
Özer, bir taraftan üretim kapasitesini artırmaya devam ederken özellikle üç ana üründe AR-GE çalışmalarına odaklandıklarını belirterek şunları söyledi:
"Odaklandığımız üç ana ürün oldu, cerrahi maske makinesi, solunum cihazı ve N95 standardında maske üreten maske makinesi. İstanbul'da cerrahi/tıbbi maske makinesini üretmeyi başardık. Solunum cihazını da Hatay ve İstanbul'da ürettik. Solunum cihazı üretimiyle ilgili sertifikasyona başvuruyoruz. Tüm süreci tamamladığımızda ihtiyaca göre seri üretime geçebileceğiz. Buradaki amacımız bunları üretmenin ötesinde üretim ile ilgili tüm ‘know-how’a sahip olabilmek. Bunu başardık. Şimdi isteyen kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektörle tüm bu bilgilerimizi ücretsiz paylaşmak istiyoruz. Yani istediğimiz rekabet değil, kazanılan deneyim ve bilgiyi ülkemizin üretim kapasitesini artırabilmek için paylaşmak."
AR-GE merkezlerinde odaklandıkları üçüncü ürünün de N95 standardında maske makinesi olduğunu ifade eden Özer, "Bu konuda da sona yaklaştık. İnşallah bu ay içinde bu makineyi de üreteceğiz ve müjdeli haberi ülkemizle paylaşacağız. Böylece odaklandığımız tüm ürünleri üretebilir duruma gelmiş olacağız." diye konuştu.
Meslek liseleri ilk şokun atlatılmasına katkı yaptı
Koronavirüs gibi pandemilerle mücadelede ilk şokun atlatılmasının ve panik havasının oluşmamasında ihtiyaç duyulan ürünlerin hızlı üretiminin önemine işaret eden Özer, sözlerini şöyle bitirdi:
"Bu süreçte meslek liselerimiz, tüm yöneticileri, öğretmenleri ve öğrencileri ile devreye girdiler. Adım adım ihtiyaç duyulan ana ürünlerin tamamını ürettiler ve valiliklerimizin koordinasyonuyla ihtiyaç duyulan noktalara ulaştırdılar. Dolayısıyla hem ilk şokun atlatılmasına mütevazı katkı yaptılar hem de kara gün dostu olduklarını gösterdiler. Biz de bakanlık olarak bu süreçte güçlenen mesleki eğitimin iş piyasasının insan kaynağı talebini kolayca karşılar ve ekonomiye ciddi katkı sağlarken sıkıntılı günlerde ülkesinin, toplumunun yanında ilk harekete edebilen ve sahaya inebilen dinamik bir yapıya kavuştuğunu göstermiş olduk.
Elde edilen başarı, birlikte ve koordineli hareket etmenin bir sonucudur. Bu başarının elde edilmesinde Bakanlığımızın tüm birimlerine ve özellikle Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğümüze, 81 il müdürümüze ve yöneticilerimize, sürece katkı veren tüm okul ve birimlerimizin yöneticilerine, tüm öğretmenlerimiz ve öğrencilerimize şükranlarımı sunuyorum." | 4 |
Yerli solunum cihazlarının Başakşehir Şehir Hastanesi'ne tesliminde konuşan Baykar Teknik Müdürü ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, yerli solunum cihazlarının geliştirilmesi süreci hakkında bilgi verdi.
Projeyi yaklaşık bir ay önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunduklarında, kendisinin "İnanıyorum ki Türk mühendisleri en iyisini en hızlı şekilde yapar" dediğini aktaran Bayraktar, bu sözün mühendislere büyük bir moral olduğunu ifade etti. Bayraktar, 120'den fazla mühendisin çalışmalarıyla ortaya çıkan cihazlara ilişkin şunları söyledi:
Bu tam bir milli seferberlik ruhuyla yapıldı. 4 Türk şirketi Baykar, Arçelik, Aselsan ve Biosys olarak bir araya geldik, hatta mühendislerimiz, buradaki takım arkadaşlarım, 'Bizi bir odaya kapatın, başarana kadar çıkarmayın' dediler. İnşallah da mayıs ayının sonuna kadar 5 bin adet cihazı vermiş olacağız. Türkiye, savunma sanayisinde son 15 yılda yapılan atılımlarla dünyanın parmakla gösterdiği ülke haline geldi. İnşallah yerlilik yüzde 15'lerden yüzde 70'lere vardı. Yüksek teknolojili medikal cihazlarda da kıvılcım olur, bu dönüşüm devam eder ve ülkemiz hak ettiği yere gelir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bu küresel salgın henüz Türkiye sınırlarına girmeden Cumhurbaşkanımız’ın talimatlarıyla tedbirleri almaya başladıklarını dile getirerek, bu salgında en kritik ihtiyaçlardan birinin yoğun bakım solunum cihazları olduğunu vurguladı.
REKLAM
OYNAT 00:59 Selçuk Bayraktar yerli solunum cihazını anlattı: Tam bir seferberlik ruhuyla gerçekleşti Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, yerli solunum cihazının üretim süreci ile ilgili açıklama yaptı. Teslim töreninde konuşan Bayraktar, “Hayatımızın en anlamlı süreçlerinden biriydi diyebilirim. Çok yoğun ve heyecanlıydı. Bir taraftan acaba olacak mı kaygısı vardı. Çünkü bütün dünya bu cihazın peşine düştü salgınla birlikte. Canla başla, gece gündüz birbirine karışmış bir şekilde mücadele verildi. Hatta mühendis arkadaşlarımız içinde eksik olan bir parçayı yetiştirmek için 'bizi odaya kapatın bitirene kadar çıkarmayın' bile dediler. Büyük bir gönülle, ruhla yapıldı' dedi. BiP'te paylaş
Telegram'da paylaş
Whatsapp'ta paylaş
Pinterest'te paylaş
Flipboard'da paylaş
E-posta gönder
Varank, "Biz, süreç içinde bir sıkıntıyla karşılaşmamak adına bu işin ne kadar kritik olduğunun bilinciyle hareket ettik. İşte bu yüzden kendi imkanlarımızla bu cihazları üretmek için Sağlık Bakanlığı'mızla eş güdüm içerisinde sürecin daha başında harekete geçtik. Bu çalışmaları hızla seri üretime dönüştürmek için yerli firmalarımız milli seferberlik başlattı. Onlarca mühendis bir araya geldi, gece gündüz çalıştılar ve büyük bir özveriyle 14 gün gibi kısa bir sürede seri üretim bandından ilk yerli ve milli yoğun bakım solunum cihazlarını indirdiler. Bugün testleri tamamlanmış ürünlerin bir kısmını Sağlık Bakanlığı'mıza teslim ediyoruz. İnşallah mayıs sonuna kadar 5 bin cihaz üretilmiş olacak" dedi.
REKLAM
Başakşehir Şehir Hastanesi’nin iletişim ve bilişim altyapısını Turkcell son teknolojiyle donattı. Daha önce Yozgat, Adana, Elazığ, Eskişehir ve Bursa şehir hastanelerinde de kullanılan Hastane Bilgi Yönetim Sistemi sayesinde tüm tıbbi cihazlar; ağlar ve sensörler aracılığıyla birbiriyle iletişim kuruyor. Ayrıca hastayla ilgili yapılan her türlü tıbbi test, radyoloji görüntüleri, rapor gibi işlem ve bilgiler dijital ortamda doktorlara ulaştırılıyor. Bu sistemle hastaların teşhis ve tedavi süreçleri hızlanıyor, doktorlar tek tuşla tüm sonuçlara ulaşabiliyor. Turkcell, hastaların bekleme süresini düşürüyor, personelin de iş yükünü azaltıyor.
KORONAVİRÜS Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 20 Nisan koronavirüs sonuçlarını açıkladı: Ölüm sayısı 123, vaka sayısı 4 bin 674 | Ülkenin dört bir yanında hizmete sunulan şehir hastaneleri yeni tip koronavirüs ile mücadeleye önemli katkılar sağlarken, Başakşehir İkitelli Şehir Hastanesi de Türkiye'nin en önemli sağlık üslerinden birisi olarak sahip olduğu en son teknoloji, fiziki altyapı, nitelikli yatak kapasitesi ile yeni tip koronavirüs ile mücadeleye önemli bir katkı sağlayacak.
Alanında özelleşmiş çok sayıda hastanenin bir arada olduğu, hizmet kalitesinin yanı sıra nitelikli insan kaynağı ile öne çıkan, mükemmeliyet merkezlerinin adresi olarak gösterilen şehir hastaneleri, başvuran hastaların sağlıkla ilgili sorunlarının tamamının tek bir merkezde çözüldüğü yerlerin başında geliyor.
Türkiye'de Kovid-19 ile mücadele kapsamında birçok sağlık tesisinin de kısa süre içerisinde hizmete alınması planlandı. İnşa çalışmalarına hız verilen Başakşehir İkitelli Şehir Hastanesi'nin ilk etabı hizmete açıldı.
Başakşehir Şehir Hastanesi Hizmete Alım ve Yerli Solunum Cihazı Teslim Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katıldığı video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi.
Hasta yatakları istenildiğinde yoğun bakım standartlarına dönüştürülebiliyor
Başakşehir İkitelli Şehir Hastanesi, 789 bin metrekare üzerine kurulu, toplamda 1 milyon 21 bin metrekare kapalı alana sahip.
Hastane birçok lojistik mekanı da bulundururken, 1713'ü açık 6 bin 421'i kapalı olmak üzere toplamda 8 bin 134 araçlık otopark kapasitesine sahip. Hastanenin, toplamda 725 muayene odası ve 2 bin 682 hasta yatağı mevcut.
Hasta yataklarının her biri istenildiğinde yoğun bakım standartlarına dönüştürülebilirken, hastanede 28 doğum salonu, 90 ameliyathane, 16 yataklı yanık ünitesi, yeni doğan ve erişkin olmak üzere toplamda 456 yoğun bakım yatağı bulunuyor.
Enerji ve çevre dostu tasarımlarla inşa edildi
Hastanede trijenerasyon sistemiyle yüzde 50 enerji ihtiyacı karşılanıyor, yağmur suları depolanarak peyzaj sulamasında kullanılabiliyor.
Kampüs içi bisiklet yolları, park alanlarıyla, hibrit araç şarj üniteleri içeren, yeşil bina sertifikası alacak seviyede enerji ve çevre dostu tasarımlarla inşa edilen hastane, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda en modern teknik donanıma sahip sağlık üssü olarak hizmet verecek.
Başakşehir Şehir Hastanesi'nin ardından Sancaktepe Şehir Hastanesi'nin de devreye alınmasıyla birlikte İstanbul'un iki yakasında en modern teknik donanıma sahip iki büyük sağlık üssü olacak.
Asya ile Avrupa'nın kavşak noktasındaki stratejik konumuyla dünyanın sayılı büyükşehirlerinden olan İstanbul, iki yakadaki şehir hastaneleriyle birlikte sağlık altyapısı bakımından da dünyanın en başta gelen şehirlerinden biri olacak.
Öte yandan, tüm kampüste 3 bin 466 Full HD ve gece görüş özellikli kamera ile güvenlik kontrolü yapılabilecek.
Başakşehir Şehir Hastanesi 8 ayrı branş hastanesini içinde barındırıyor
Hastanenin çocuk acil servis ve girişinde toplam 30 bin metrekare içerisinde hem çocuk hem erişkin hem de kadın doğum acil servisleri bulunuyor.
Üç ana bloktan oluşan Başakşehir Şehir Hastanesi, 8 ayrı branş hastanesini içinde barındırıyor.
Bu hastaneler, genel, çocuk, ortopedi, nöroloji, kadın doğum, KVC, onkoloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon ile psikiyatri hastanelerinden oluşuyor.
Hastane, tamamı hizmete girdiğinde Avrupa'nın tek kampüste en fazla yoğun bakım kapasitesine sahip hastanesi olacak.
Deprem anında dahi ameliyatlar aksamadan devam edebilecek
İstanbul'un deprem bölgesinde yer alması nedeniyle hastane deprem izolatörleriyle donatıldı.
Binaların depremden zarar görmesini azaltan izolatörler, binaların taşıyıcı sistemlerindeki hasarları minimize ediyor.
Bu teknoloji sayesinde, hastanede deprem anında bile tüm operasyonel faaliyetler, ameliyatlar aksamadan devam edebilecek.
Hastane, ana hastane binasına yerleştirilen 2 bin 68 sismik izolatörle "Dünyanın En Büyük Sismik İzolatörlü Binası" unvanına sahip olacak.
Kovid-19 ile mücadele sürecinde pandemi hastanesi olarak hizmet verecek
Tam kapasiteyle 20 Mayıs'ta faaliyete geçmesi planlanan hastane, Türkiye'nin pandemiyle mücadelesinde de önemli görevler üstlenecek.
Bugün hizmete açılan kadın doğum ve çocuk hastanelerinin yataklı servisleri, Kovid-19 ile mücadele kapsamında pandemi hastanesi olarak kullanılacak.
Sadece pandemi hastaları hedeflendiği için doğrudan hasta muayenesi alınmayacak. İl genelinde yatış kararı verilmiş hastaların 112 aracılığıyla nakledilerek hastanede tedavilerine devam edilmesi planlanıyor.
Hastanenin ilk etabında hizmete alınan 155 yoğun bakım yatağının da dahil olduğu 1035 nitelikli yatak daha sağlık sistemine katkı sağlayacak. Hastanede ayrıca biri 303, diğeri 348 kişi kapasiteli iki konferans salonu da bulunuyor.
Şehir hastanesinde 5 laboratuvar hizmet verecek
Başakşehir İkitelli Şehir Hastanesi, 5 bin 608 metrekare kapalı alana sahip 5 laboratuvarı da içinde barındırıyor. Bugün yapılan ilk etap açılışında, Acil Laboratuvarı hizmete alındı.
Hizmete alınan laboratuvar, aynı zamanda immün plazmanın hazırlanabilmesi için gerekli altyapıya da sahip.
25 farklı noktada 127 kan alma koltuğu bulunan hastane, tümüyle devreye girdiğinde hem teşhis hem de tedavide en gelişmiş cihazlarla hizmet verilecek.
Şehir hastaneleri yerli ve milli teknolojik altyapı ile donatıldı
Öte yandan, hastanenin iletişim ve bilişim altyapısı da Turkcell tarafından son teknolojiyle donatıldı. Daha önce Yozgat, Adana, Elazığ, Eskişehir ve Bursa şehir hastanelerinde de kullanılan Hastane Bilgi Yönetim Sistemi sayesinde tüm tıbbi cihazlar; ağlar ve sensörler aracılığıyla iletişim kuruyor.
Ayrıca hastayla ilgili yapılan her türlü tıbbi test, radyoloji görüntüleri, rapor gibi işlem ve bilgiler, dijital ortamda doktorlara ulaştırılıyor.
Bu sistem sayesinde hastaların teşhis ve tedavi süreçleri hızlanıyor, doktorlar tek tuşla hastaların tüm sonuçlarına ulaşabiliyor. Hastane içerisindeki bilgilendirme ekranlarına eklenen karekod ile doktor muayenesi için sırasını bekleyen hastalar, mobil cihazlarından karekodu okutarak hastanenin herhangi bir yerinden de sırasını takip edebiliyor.
Dijital altyapının yanı sıra yenilikçi çözümlerin de vatandaşlarla buluşturulduğu hastanede, süreçler iyileştirilip hastaların bekleme süresi düşürülürken, personelin de iş yükü azaltılıyor. | 3 |
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), federasyonun en önemli önceliğinin sağlık olduğunu, federasyon ve kişileri yıpratmaya yönelik gündeme getirilen iddiaların da art niyetli olduğunu belirterek, "Bir kez daha üstüne basarak söylemek isteriz ki, TFF'nin ekonomik durumu da başta olmak üzere yazıda yer alan tüm iddialar, belirtilen tutarlar ve konular gerçek dışıdır" denildi.
Türkiye Futbol Federasyonu, bir gazete yer alan haberlerle ilgili açıklama yayımladı. TFF'nin en önemli önceliğinin sağlıktır olduğunu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"12 Haziran kararı şimdilik kaydıyla ve UEFA'nın Avrupa Kupaları takvimi nedeniyle alınmıştır. Kaldı ki müsabakalara dönüş için alternatifli 7 planımız olduğu defalarca kamuoyuna duyurulmuştur. Buna rağmen; söz konusu kişinin, bu kararın sanki tek taraflı olarak alındığı, Türkiye'deki yasal bahis şirketi ve yayıncı şirketin şantaj yaptığı ve TFF'nin buna boyun eğdiğine ilişkin, hiçbir somut kanıt ve bilgiye dayanmadan ortaya attığı iddialar tamamıyla hayal ürünüdür.
Ayrıca hiçbir somut kanıta dayanmadan, kişilerin konum ve görevleri ile ilgili yorum yapılarak federasyon ve kişileri yıpratmaya yönelik gündeme getirilen iddiaların art niyetli olduğu da aşikardır. Bir kez daha üstüne basarak söylemek isteriz ki, TFF'nin ekonomik durumu da başta olmak üzere yazıda yer alan tüm iddialar, belirtilen tutarlar ve konular gerçek dışıdır."
KAYNAK: İHA
FOTOĞRAF: AA | Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu'nun Süper Lig'i 12 Haziran tarihinde başlatma kararıyla birlikte futbolda geleceğe yönelik hamleler şimdiden yapılmaya başladı. Liglerin başlamasının ardından futbol için de yeni normalin nasıl olacağı konusunda birçok senaryo yazılıp çizilirken, gündeme yeni bir iddia geldi. Gelecek sezon yabancı kontenjanın 14'ten 12'ye indirileceği konuşuluyor. Bu 12 futbolcudan 8'i sahada olurken, 2'si kulübede 2'si de tribünde olacak. TFF'nin asıl amacının ise kademeli olarak sahada 6, kulübede 2 olmak üzere 8 yabancı olduğu öğrenildi. Öte yandan Türkiye'de bugüne kadar yabancı futbolcu konusunda hiçbir kriter uygulanmıyordu.
YAŞ SINIRI GETİRİLİYOR
Transfer TFF Yönetim Kurulu bu konuda da en azından bir yaş kriter getirme kararı aldı. Bundan sonra 32 yaşını geçmiş futbolcuların transfer edilmemesi konusunda görüş birliğine varıldı. Konu ile ilgili çalışmalarını sürdüğü öğrenildi | 3 |
Dila ŞİMŞEK
Başbakan Ersin Tatar, Covid-19’a karşı ekonomik tedbirler kapsamında, esnafa yönelik ‘kredi desteğini’ açıkladı, iş insanları ve esnaf, “Daha fazla borçlandırma” diyerek tepki gösterdi.
Esnaf ve işverenlere yönelik Hükümetin hazırladığı ‘destek kredisine’ birçok çevreden eleştiri yağdı, kredi ‘destek’ değil, ‘halkı borçlandırma ve kriz’ olarak görüldü.
YENİDÜZEN’e konuşan Esnaf ve Zanaatkar Odası Başkanı Mahmut Kanber, krediyi ‘kapitalist bir dayatma paketi’ olarak değerlendirdi, halkı borçlandırılarak krizin yönetilemeyeceğini ve bu karardan geri dönülmesi gerektiğini söyledi.
İŞAD Başkanı Enver Mamülcü ise kredinin faiz oranına dikkat çekerek, %5’in altında bir faiz oranı beklenirken, %9’luk faizle karşılaştıklarını belirtti. Mamülcü, zaten haftalardır iş yapmayan ve para kazanmayan halkın, daha da zora sokulduğunu söyledi.
Başbakan Ersin Tatar, “Corona virüs salgınından olumsuz etkilenen işletmeler için düşük faizli, Kredi Garanti Fonu destekli 12 ay vadeli bir milyar Türk liralık bir kredi paketi oluşturulduğunu” açıklamıştı.
‘Çek ve Maaş Ödeme Destek Kredisi’nin %12 kredi faizi olduğunu, bunun %3’ünün devlet fonundan karşılanacağı ve %9’unu kredi alıcısının ödeyeceğini belirtmişti. Kredinin 12 aylık bir dönemi kapsadığını kaydeden Tatar, bunun ilk 6 ayının ödemesiz, ikinci altı ayının ise vadeli olduğunu bildirmişti. Bankaların ise tüketicilere 100 Bin TL ‘limit’ belirleyerek bu krediden yararlanma imkanı sunacağını söylemişti.
Bankalar Birliği, bu krediyi alacak, faaliyet göstermeyen işletme sahipleri için, sıradan ‘teminat, kefil’ gibi şartların koşulmayacağını, Covid-19 nedeniyle kapalı olan ve 100 Bin TL üzeri kredi çekecek her işletmenin krediden yararlanabileceğini kaydetti.
Bu hangi bankaları kapsayacak? Faiz şartları nelerdir?
Bankalar Birliği Başkanı Olgun Önal bu soruyu YENİDÜZEN’e şöyle yanıtladı: “Henüz netleşmemekle birlikte bankalarımızın neredeyse hepsi işletmelerimize ihtiyaç duydukları finansman desteğini sağlamak için hazır. Kredi, %12 yıllık faizli, ama 3 puan faiz iadesi olacak, müşterilerimize %9 faiz maliyeti olacak. Faiz dışında hiçbir ek ücret masraf komisyon ve vergi alınmayacak.”
Esnaf ve Zanaatkar Odası Başkanı Mahmut Kanber:
“Ekonomi değil dayatma paketi”
Esnaf ve Zanaatkar Odası Başkanı Mahmut Kanber, hükümetin krizin ekonomik boyutunu iyi yönetemediğine işaret ederek, kredi uygulamasının esnafı borç batağına sürüklediğini söyledi. Kanber, kredi modelini ‘kapitalist’ olarak değerlendirerek, sosyal devlet yapısına uymadığını dile getirdi. Kanber şu şekilde konuştu: “6 ay ödeneksiz olması bizim talebimizdi, ama düşük faizle... %12’lik faizin sadece %3’üne devlet katkı koydu. Bu süreçte kamuyu kurtarmak değil, halkı kurtarmak esas olmalıydı. Çoğu ülkede kredi faiz oranı %5’in altında, bazılarında faiz bile yok… Esnaf haftalardır evinde oturuyor. Evinin elektriğini, dükkan kirasını nasıl ödeyeceğini hesap ediyor, kaygı duyuyor. Ancak hükümetin ekonomiye dair aldığı tüm kararlar tehditçi ve zorlayıcı. Halk daha da borca girerek krizden çıksın diye bir öngörü olamaz. Sigorta primini ödemekte zorlanan esnafa, bankadan borç al deniliyor. Düşük faizle, bir yıl sonra ödeme tarihine başlayarak bu süreç atlatılabilirdi. Ancak bu zamanlarda alınan kararları, toplum unutmayacak. Buradan tüm işveren, esnaf, iş insanlarına birlik olma çağrısında bulunuyorum” | Tatar "Koronavirüs salgının istihdam ve ödeme sistemine etkilerini en az düzeyde tutabilmek ve ekonomik faaliyetleri desteklemek amacıyla Hükümetimiz, Merkez Bankamız, Bankalar Birliğimiz ile birlikte işletmelerimiz için düşük faizli Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli bir milyar Türk Lirası tutarında bir kredi paketi hazırlamış bulunuyoruz" dedi
Başbakan Ersin Tatar, “koronavirüs salgınından olumsuz etkilenen işletmeler için düşük faizli, Kredi Garanti Fonu destekli 12 ay vadeli bir milyar Türk liralık bir kredi paketi oluşturulduğunu” açıkladı.
Başbakan Tatar söz konusu kredinin ilk altı ayının ise ödemesiz olacağını, işletmelere maliyetinin % 9 olacağını belitti.
Başbakan Tatar açıklamasında şunları kaydetti:
“Hükümet olarak bir taraftan halkımızın sağlığını korumak için çalışırken diğer yandan da ekonomimizi, sektörlerimizi, esnaf ve zanaatkarımızı, ayakta tutma çabası içinde bulunuyoruz.
Koronavirüs salgının istihdam ve ödeme sistemine etkilerini en az düzeyde tutabilmek ve ekonomik faaliyetleri desteklemek amacıyla Hükümetimiz, Merkez Bankamız, Bankalar Birliğimiz ile birlikte işletmelerimiz için düşük faizli Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli bir milyar Türk Lirası tutarında bir kredi paketi hazırlamış bulunuyoruz.
“Çek ve Maaş Ödeme Destek Kredisi” adını verdiğimiz bu paketle bankalarımızca işletmelerimize % 12 faizle kredi kullandırılacak, işletmelerimiz bu faizin yüzde 9’unu ödeyecek, % 3ü ise fondan karşılanacaktır.
Ayrıca bu kredilerden faiz dışında komisyon ve benzeri masraflar alınmayacak ve bu kredinin pul vergisi olmayacaktır. Kredi 6 ayı ödemesiz, 12 ay vadeli olacaktır. Yani, işletmelerimiz ilk altı ayda faiz dahi ödemeyecektir.
Bu krediyi kullanmak için firmalarımıza bankalarımızca limit tahsis edilecek. Böylece mümkün olduğunca çok firmamıza bu kredi paketinden yararlanma olanağı yaratılmış olacaktır.
Bilindiği üzere kapanan müesseselerin çeklerinin ödenmesi ilk etapta 30 Mart’a ötelenmişti.
Ancak kapanan işletmelerin çeklerinin durdurulması, ötelenmesi ödeme sistemini ve tedarik zincirini olumsuz etkilemektedir.
Ödeme sistemini aktif hale getiremezsek tüm ekonomik faaliyetler durma noktasına gelecektir.
İşte ortaya koyduğumuz bu kredi paketi ile çeklerin bankalara ibrazının ötelenmesinin getirdiği sorunlar çözülmüş olacaktır Şöyle ki: Ticari hayatta işletmelerimiz, bir taraftan çek keşide ederken, diğer taraftan da çek almaktadırlar. Bunları işleme konulmasını ötelemeniz ise soruna çare olmamaktadır. Dolayısıyla bu alınan ve verilen çeklerin bu kredi paketi ile sağlanacak kredilerin kullanılmasıyla aynı anda işleme açılmasıyla ödeme sistemlerinin etkin çalışması sağlanmış sistem tıkanmamış olacaktır”
Başbakan Tatar, ayrıca, şu anda bankaya ibrazında karşılıksız kalan çeklerin bankaya tekrar ibrazı için 15 iş günü olan sürenin de 30 iş gününe çıkarıldığını bildirdi. | 3 |
Tunceli 'de Polis Özel Harekat (PÖH) Timleri dualarla El-Bab’a uğurlandı.
Tunceli 'de birçok başarılı operasyona imza atan İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli PÖH timleri, Suriye'nin El Bab bölgesinde görevlendirildi. El-Bab’a gidecek timler için Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlendi. Törene Vali Tuncay Sonel, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Turgay Aras, 4. Komando Tugay Komutan V. Albay Yılmaz Ustaoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Atbaş, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ubeyde İpek, MİT Bölge Müdürü, İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen ve İl Jandarma Komutanı Albay Sinan Şen katıldı.
Törende kurban kesilmesinin ardından İl Müftüsü Aşır Durgun'un dua etmesiyle timler uğurlandı.
Törende konuşan Vali Tuncay Sonel, "Rabbim sizleri korusun. Bu mübarek Ramazan ayında yaptığınız işler hep ibadet. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. İnşallah sağ salim gidin ve dönün. Tüm Tunceli ailesi olarak alınlarınızdan öpüyorum. Yolunuz açık olsun" dedi. | Uysal: Milletimizin Üzerinde Hiçbir Güç Olmamalıdır. Ancak Bunu Sağlayacak Bir Düzenleme ile Demokratik Düzeni Tesis Etmek Mümkündür
Şehit - Dün 18:08 | 2 |
AA
NBA'in internet sitesinde yer alan habere göre Miami Heat, Florida eyaletinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınan tedbirlerin gevşetilmesiyle antrenman tesislerini açan diğer bir takım oldu.
Ligde şu ana kadar 30 takımdan 10'u, tesislerini açarak oyuncuların bireysel antrenmanlara başlamasına olanak sağladı.
Daha önce Portland Trail Blazers, Cleveland Cavaliers, Milwaukee Bucks, Denver Nuggets, Atlanta Hawks, Indiana Pacers, Sacramento Kings, Toronto Raptors ve Utah Jazz antrenman tesislerini açmıştı. Gelecek günlerde Orlando Magic ve Los Angeles Lakers'ın da tesislerini açması bekleniyor.
Utah Jazz'ın Fransız pivotu Rudy Gobert'in Kovid-19 testinin pozitif çıkmasının ardından NBA karşılaşmaları 12 Mart'ta süresiz askıya alınmıştı. | NBA'de gece oynanan maçta Cleveland Cavaliers evinde karşılaştığı Atlanta Hawks karşısında 127 - 105 mağlup etti. 22 sayı farkla galip gelen Cleveland Cavaliers 14. galibiyetini aldı. Atlanta Hawks ise bu mağlubiyet ile birlikte bu sezon 41. mağlubiyetini almış oldu.
Ev sahibi ekipte Tristan Thompson 27 sayı, 11 ribaund ile takımına galibiyeti getiren isim olurken, Atlanta Hawks'ta Trae Young'ın 27 sayı, 3 ribaund, 12 asistlik performansı galibiyet için yeterli olmadı.
Cleveland Cavaliers forması giyen Milli basketbolcumuz Cedi Osman bu maçta 32 dakika sahada kaldı ve maçı 3 sayı, 6 ribaund, 2 asist ile tamamladı.
SONUÇLAR
Orlando Magic-Detroit Pistons: 116-112
Cleveland Cavaliers-Atlanta Hawks: 127-105
Brooklyn Nets-Toronto Raptors: 101-91
New York Knicks-Washington Wizards: 96-114
Indiana Pacers-Milwaukee Bucks:118-111
Memphis Grizzlies-Portland Trail Blazers: 111-104
Minnesota Timberwolves-Charlotte Hornets: 108-115
Dallas Mavericks-Sacramento Kings: 130-111
Phoenix Suns-Golden State Warriors: 112-106
Utah Jazz-Miami Heat: 116-101
Denver Nuggets-Los Angeles Lakers: 116-120 | 1 |
Türkiye'de son dakika corona virüsü gelişmelerini, vaka ve ölüm sayılarını her akşam paylaşan Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, 24 Mayıs Pazar günü vaka ve ölüm sayıları hakkında güncel bilgileri yaptığı son dakika açıklaması ile duyurdu.
24 Mayıs Pazar günü 24 bin 589 yapıldı. Bu testlerde bin 141 vakaya rastlandı. 32 vatandaşımız hayatını kaybederken, bin 92 vatandaşımız sağlığına kavuştu. Tabloya göre, toplam test sayısı 1 milyon 832 bin 262, toplam vaka sayısı 156 bin 827, toplam vefat sayısı 4 bin 340 toplam yoğun bakım hasta sayısı 769 toplam entübe hasta sayısı 385, toplam iyileşen hasta sayısı 118 bin 694 oldu.
İŞTE GÜN GÜN CORONA VİRÜSÜ VAKA SAYISI
11 Mart: 1
13 Mart: 5
14 Mart: 6
15 Mart: 18
16 Mart: 47
17 Mart: 98
18 Mart: 191
19 Mart: 359
20 Mart: 670
21 Mart: 947
22 Mart: 1236
23 Mart: 1529
24 Mart: 1872
25 Mart: 2433
26 Mart: 3629
27 Mart: 5698
28 Mart: 7402
29 Mart: 9217
30 Mart: 10827
31 Mart: 13531
1 Nisan: 15679
2 Nisan: 18135
3 Nisan: 20921
4 Nisan: 23934
5 Nisan: 27069
6 Nisan: 30217
7 Nisan: 34109
8 Nisan: 38226
9 Nisan: 42282
10 Nisan: 47029
11 Nisan: 52167
12 Nisan: 56956
13 Nisan: 61049
14 Nisan: 65111
15 Nisan: 69392
16 Nisan: 74193
17 Nisan: 78546
18 Nisan: 82329
19 Nisan: 86306
20 Nisan: 90980
21 Nisan: 95591
22 Nisan: 98674
23 Nisan: 101790
24 Nisan: 104912
25 Nisan: 107773
26 Nisan: 110130
27 Nisan: 112261
28 Nisan: 114653
29 Nisan: 117589
30 Nisan: 120204
1 Mayıs: 122392
2 Mayıs: 124375
3 Mayıs: 126045
4 Mayıs: 127659
5 Mayıs: 129491
6 Mayıs: 131744
7 Mayıs: 133721
8 Mayıs: 135569
9 Mayıs: 137115
10 Mayıs: 138657
11 Mayıs: 139771
12 Mayıs: 141475
13 Mayıs: 143114
14 Mayıs: 144749
15 Mayıs: 146457
16 Mayıs: 148067
17 Mayıs: 149435
18 Mayıs: 150593
19 Mayıs: 151615
20 Mayıs: 152587
21 Mayıs: 153548
22 Mayıs: 154500
23 Mayıs: 155686
24 Mayıs: 156827
CORONA VİRÜSÜ NEDİR?
Hem dünyada hem de ülkemizde hayatı tehdit eden ve küresel bir salgın haline dönüşen corona virüsüyle ilgili bilgiler Sağlık Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alıyor. Peki corona virüsü nedir? İşte, corona virüsünün tanımı;
Corona virüsler, hem hayvanlarda hem de insanlarda bulunan geniş bir virüs ailesidir. Bazıları insanları enfekte eder ve soğuk algınlığından, Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha ciddi hastalıklara neden olduğu bilinmektedir.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Genellikle yaşlıların risk gurubunde yer aldığı corona virüsü hastalığı, kişiden kişiye bulaşabilerek ve farklı semtomlar halinde kendisini belli ediyor. İşte, 'corona virüsü belirtileri nelerdir? sorusunun yanıtı;
COVID-19'un en yaygın semptomları ateş, yorgunluk ve kuru öksürüktür. Bazı hastalarda ağrı ve sızı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı veya ishal olabilir. Bu semptomlar genellikle hafiftir ve yavaş yavaş başlar. Bazı insanlar enfekte olur, ancak herhangi bir semptom görülmez ve kendilerini kötü hissetmezler. Çoğu insan (yaklaşık% 80) özel tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşir. COVID-19 virüsünü alan her 6 kişiden yaklaşık 1'i ağır hastalanmakta ve nefes almakta güçlük çekmektedir.
Yaşlı insanlar ve yüksek tansiyon, kalp problemleri veya diyabet gibi altta yatan tıbbi sorunları olanların ciddi hastalık geliştirme olasılığı daha yüksektir. Hastalığa yakalanan insanların yaklaşık % 2'si ölmüştür. Ateş, öksürük ve nefes almada zorluk çeken insanlar mutlaka tıbbi yardım almalıdır.
CORONA VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR?
'Corona virüsü nasıl bulaşır?' sorusu ülkemizde de corona virüsüne karşı araştırılan en fazla konuların başında geliyor. Sağlık Bakanlığı ve yetkililer, vatandaşlara 'evde kalın' çağrısı yaparken, hastalığın genellikle solunum, öksürme, dokunma gibi eylemlerle bulaştığının da altını çiziyor. İşte, corona virüsünün bulaşma şekilleri şöyle anlatılabilir;
COVID-19 virüsü kişiden kişiye, hasta bir kişi tarafından öksürme, hapşırma veya solunum esnasında havaya atılan küçük damlacıklar yoluyla bulaşır. Hasta kişinin yakınında bulunan diğer kişiler havadaki damlacıkları soluyarak enfekte olabildikleri gibi, damlacıkların etraftaki nesnelere ve yüzeylere düşmesi ve insanların buralara temas etmiş kirli elleriyle gözlerine, burunlarına veya ağızlarına dokunmasıyla da COVID-19'a yakalanmaları mümkündür. Bu yüzden hasta olan bir kişiyle arada 1 metreden (3 feet) daha fazla mesafe bulundurmak ve elleri sık sık yıkamak çok önemlidir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), COVID-19'un yayılma yolları konusunda devam eden araştırmaları değerlendirmekte ve güncellenmiş bulguları paylaşmaktadır. | Corona virüs belirtileri nedir? Koronavirüs belirtileri gün gün neler yaşanır? Şeklindeki sorular vatandaşlar tarafından merak konusu oldu. Çin'de başlayan daha sonra dünyayı etkisi altına alan corona virüsüne Türkiye'de de hızla artan vaka sayıları ile görülmeye başladı. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı online koronavirüs testi geliştirerek, korona belirtileri bulunan vatandaşları pandemi hastanelerine giderek test yaptırmalarını talep etti. İşte, koronavirüs belirtileri gün gün...
KORONAVİRÜS BELİRTİLERİ GÜN GÜN NELERDİR?
1-3. gün: Soğuk algınlığı ve gribe benzeyen belirtiler ortaya çıkar. Hafif ateş ve boğaz ağrısı görülebilir. Bağışıklık zayıfsa mide bulantısı ve ishal görülebilir.
4. gün: Boğaz ağrısı şiddetlenir. Ses boğuklaşır. Yeme ve içmede zorluk yaşanabilir. Hafif baş ağrısı ile birlikte ishal başlar.
5. gün: Boğaz ağrısı şiddetlenir. Yeme ve içme oldukça ağrılı bir hale gelir. Vücudu ve uzuvları hareket ettirmek sancılı olur. Eklem ağrıları görülür.
6. gün: Kuru öksürük başlar. Konuşurken yutkunurken boğaz ağrısı şiddetlenir. Şiddetli bitkinlik başlar. Mide bulantısı artar. Zaman zaman nefes almada zorluk yaşanır. İshal ve kusma şiddetlenir.
7. gün: Ateş 38 dereceye yükselir. Öksürük ve balgam çok şiddetlenir. Vücut ve baş ağrılarıyla birlikte kusma çok şiddetli bir hale gelir.
8. gün: Soluk alıp vermek çok güç bir hale gelir. Göğüs bölgesi çok ağır olarak hissedilir. Öksürükle birlikte baş ve eklem ağrıları son derece artar. Vücut sıcaklığı 38 derecenin üzerine çıkar.
9. gün: Tüm belirtiler şiddetle artar. Yüz veya dudaklarda mavileşme görülür. Öksürük ve balgam çok şiddetlenir. Vücut ve baş ağrılarıyla birlikte kusma çok şiddetli bir hale gelir. Bu belirtilere sahipseniz hemen tıbbi yardım alın.
CORONA VİRÜSÜ TEDAVİSİ
Corona virüsü tedavisi henüz kesin olarak bilinmiyor. Doktorlar ve bilim insanları, farklı ilaçlar kullanarak kesin tedaviyi bulmaya çalışıyor. Son olarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin'den getirilen ilacın tedavi sürecini 12 günden 4 güne indirdiğini belirtti. İlacın ne olduğunu söylemedi. Ancak daha önce corona virüsü tedavisinde kullanıldığı iddia edilen Favipiravir ilacı akıllara geldi. Corona virüsü tedavisi ile ilgili güncel gelişmeler yaşandıkça ayrıntılar haberlerimizde yer alacak.
CORONA VİRÜSÜNDEN KORUNMA YOLLARI
Dünya Sağlık Örgütü, Corona Virüsünden Nasıl Korunmalıdır? Sorusuna ise şu şekilde bir liste ile cevap vermiştir.
Enfekte olmuş kişilerle yakın temastan kaçınmanın,
Özellikle el hijyenine dikkat etmenin, sık aralıklarla elleri en az 20 saniye boyunca sabun ve su ile yıkamanın; sabun ve su olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanmanın; özellikle hasta insanlar veya çevresi ile doğrudan temas ettikten sonra elleri mutlaka yıkamanın gerekli olduğu,
Çiftlik veya vahşi hayvanlarla korunmasız temastan kaçınmanın,
Eğer corona virüsüne yakalandıysanız, sağlıklı insanlarla mesafeyi korumanın, öksürürken, hapşırırken tek kullanımlık kâğıt mendil ile ağızın ve burnun kapatılmasının, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içinin kullanılmasının, ellerin yıkanmasının; gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmaktan özellikle kaçınmanın gerekli olduğunu,
Enfekte olan kişilerin dokunduğu yüzeylerin dezenfekte edilmesinin,
Et, yumurta gibi hayvansal gıdaların iyice pişirilmesinin,
Özellikle hasta kişilerin mümkünse kalabalık ortamlara girmemesinin, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnun maske ile kapatılmasının, mümkünse tıbbi maske kullanılmasının önemli olduğunu belirtmiştir.
CORONA VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR?
Corona Covid-19 (Korona) olarak da adlandırılan virüsleri insanların hayvanlarla temasından yayılabilir. Bunun yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü’nün bildirilerine göre MERS’in develer arasında, SARS’ın ise misk kedileri arasında yayıldığını düşünülüyordu. Covid-19 (Korona) virüsünün ise direkt olarak insandan insana bulaşması, genellikle sağlıklı bir insanın enfekte bir insanın vücut salgılarıyla temas etmesi sonucu mümkün olduğu görülmüştür. Corona Virüsü enfekte olmuş yani hasta insanlardan öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve herhangi bir şekilde dokunması ile bulaşabilir. Coronaviruslar (koronavirüs) genel olarak dış ortamda dayanıklılığı olmayan bir virüs olması ile birlikte bugün için COVID-19’un bulaşıcılık süresi ve dış ortama dayanma süresi henüz net olarak bilinmemektedir.CORONA VİRÜS TESTİ ONLINE NASIL YAPILIR? (ONLINE KORONA TESTİ)
Koronavirüs için vatandaşların hastalık riskini kolayca sorgulayabileceği ve 8-10 soruluk test içeren koronaonlem.saglik.gov.tr adresi kullanımına açıldı. Testi yaptırmak isteyen kişilerin, T.C. kimlik numaraları, baba adı, doğum yılı ve telefon numarası bilgilerini girdikten sonra açılan sayfadaki sorulara eksiksiz bir şekilde cevap vermesi gerekiyor.
ONLINE KORONAVİRÜS TESTİ İÇİN TIKLAYIN
*Koronavirüs belirtileri gün gün | 3 |
BtcTurk Yeni Malatyaspor, 14 Mayıs 2017’de Süper Lig’e ‘merhaba’ dedi. Ligde üçüncü sezonunu yaşayan sarı siyahlılar, bu süreçte spor otoritelerinin dikkatini çekerken, ligde elde ettiği başarılarla adından söz ettirdi. Süper Lig’e yükseldiği 2017-2018 sezonundan buyana adından söz ettiren BtcTurk Yeni Malatyaspor, 2019-2020 sezonu öncesi UEFA Avrupa Ligi’nde ön eleme maçları oynadı. Sarı siyahlılar, Süper Lig’de özellikle ilk iki sezonda başarılı bir performans ortaya koydu. 2019-2020 sezonunun ilk yarısında teknik direktör Sergen Yalçın nezaretinde 24 puan toplayan BtcTurk Yeni Malatyaspor, ikinci yarıda 9 haftalık süreçte aynı performansı sergileyemedi. Yeni Malatyaspor 2010-2011, 2011-2012, 2012-2013, 2013 -2014 sezonlarında 2. Lig’de mücadele etti. 2014-2015 sezonunda Spor Toto 2. Lig Beyaz Grubu 66 puanla birinci tamamlayan Yeni Malatyaspor, şampiyon olarak TFF 1. Lige yükseldi. BtcTurk Yeni Malatyaspor, TFF 1.Lig’de 2016-2017 sezonunda lider Sivasspor’un 1 puan gerisinde 61 puanla ikinci sırada yer aldı ve 14 Mayıs 2017’de Süper Lig’e yükseldi. Süper Lig’de 2017-2018 sezonunu 43 puanla 10.sırada tamamlayan sarı siyahlılar, 2018-2019 sezonunda 47 puanla beşinci sırada yer aldı ve ülkemizi UEFA Avrupa Ligi’nde temsil etme hakkını kazandı. Sarı siyahlılar, üçüncü sezonunu yaşadığı Süper Lig’de koronavirüs (kovid-19) salgını nedeniyle liglerin ertelenmesi öncesi oynadığı 26 karşılaşmada 6 galibiyet, 7 beraberlik, 13’te mağlubiyet yaşadı. Malatya temsilcisi, 25 puan ve averajla 15.sırada bulunuyor. BtcTurk Yeni Malatyaspor Kulübü, 14 Mayıs 2017’de Süper Lig’e yükselmesi dolayısıyla resmi sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu. Takımın şampiyonluk kupasını kaldırdığı bir fotoğrafla birlikte “Tarihte Bugün 14 Mayıs 2017 BtcTurk Yeni Malatyaspor, Süper lige yükseldi” paylaşımı yer aldı. Ferdi DURDU, Yeni Malatya Gazetesi
UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. | Süper Lig’de üçüncü sezonunu yaşayan BtcTurk Yeni Malatyaspor, bu sezon iç saha avantajını istediği gibi kullanamadı. Sarı siyahlılar, uzun süredir sahasında galip gelememenin sıkıntısını yaşadı. Süper Lig ekiplerinden BtcTurk Yeni Malatyaspor, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle verilen ara sonrası kalan 8 maçının sahasında oynayacağı 5’inden en iyi sonuçlarla ayrılıp, küme düşmemenin hesabını yapıyor. Sezonun ilk yarısında teknik direktör Sergen Yalçın ile çalışan sarı siyahlı takım, bu süreçte 6 galibiyet, 6 beraberlik ve 5 mağlubiyet alarak devre arasına 24 puanla 8. sırada girdi. Malatya ekibi, ikinci yarıda oynadığı 9 karşılaşmada 8 yenilgi, 1 beraberlikle kötü bir performans sergiledi. BtcTurk Yeni Malatyaspor, kovid-19 salgını nedeniyle lige verilen ara öncesi oynadığı 26 karşılaşmada 6 galibiyet, 7 beraberlik, 13 de mağlubiyet yaşarken, 25 puan ve averajla 15. sırada yer aldı. İÇ SAHA AVANTAJINI KULLANAMADI Süper Lig’de son galibiyetini, 15. haftada Beşiktaş’a karşı deplasmanda 2-0’lık skorla alan BtcTurk Yeni Malatyaspor, ardından çıktığı 11 mücadelede ise 3 puan elde edemedi. Kovid-19 salgını nedeniyle lige verilen ara öncesi oynadığı 26 karşılaşmada 6 galibiyet, 7 beraberlik, 13’te mağlubiyet yaşayan BtcTurk Yeni Malatyaspor, ligde son oynadığı 11 karşılaşmada galibiyet alamadı. Son olarak 15.haftada deplasmanda Beşiktaş’ı 2-0’lık skorla mağlup eden sarı siyahlılar, son 17 lig maçında 1 galibiyet, 6 beraberlik, 10’da mağlubiyet yaşadı. Sarı siyahlı takım, bu sezon iç saha avantajını ise hiç kullanamadı. Malatya temsilcisi, koronavirüs süreci öncesi çıktığı 12 iç saha maçında 3 kez galip gelebildi. Sarı siyahlılar, 3 karşılaşmada berabere kalırken, 6 karşılaşmayı ise kaybetti. Şuana kadar çıktığı 12 iç saha maçında 12 puan toplayabilen BtcTurk Yeni Malatyaspor, son iç saha galibiyetini ligin 9.haftasında 27 Ekim 2019’da Kayserispor’a karşı 4-0’lık skorla aldı. Ferdi DURDU, Yeni Malatya Gazetesi
UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. | 3 |
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Güney Kıbrıs'ta bir camiye Bizans bayrağı asılmasını kınadı.
Twitter hesabından paylaşımda bulunan Altun, Güney Kıbrıs'ta insanlığa ve vicdana sığmayacak bir saldırıya hüzün ve öfkeyle şahit olduklarını belirtti.
Güney Kıbrıs’ta yine insanlığa ve vicdana sığmayacak bir saldırıya hüzün ve öfkeyle şahit olduk. Larnaka’daki Tuzla Camii’ne Bizans bayrağı asılması bizleri ve inanç hürriyetini savunan herkesi derinden yaralamıştır. — Fahrettin Altun (@fahrettinaltun) June 7, 2020
Larnaka'daki Tuzla Camisi'ne Bizans bayrağı asılmasının inanç hürriyetini savunan herkesi derinden yaraladığını bildiren Altun, "Tarihin binlerce yıllık sayfaları içerisinde kendi payına yalnızca barbarlığın, fikir ve inanca saldırının, talanın ve soykırımın utanç verici şöhreti miras kalan alçak zihniyet İslam'a ve Türkiye'ye duyduğu derin nefret ve kini bir kez daha mabedlerimize saldırarak göstermiştir." ifadelerini kullandı.
REKLAM
"Suçluların cezanlandırılmasını istemek en tabii hakkımızdır"
İletişim Başkanı Altun, şunları kaydetti:
"İslam'a ve Müslümanlara saldırmanın sözüm ona fikir hürriyeti adı altında artık kurumsal bir yapıya büründüğünü ve adeta teşvik edilircesine her geçen gün şiddetini artırdığını üzüntüyle müşahede etmekteyiz. Asırlar boyunca insanlığa barış ve selamet kaynağı ve kadim medeniyetimizin ufuk çizgisi olan İslam, her türlü sistematik saldırıya, tahrif ve bozgun hareketlerine karşı ilanihaye yollarımızı ve yıllarımızı aydınlatmaya devam edecektir. Türkiye, medeniyetinden aldığı ilham ve aşkla coğrafyamızı yeniden barış ve selamet diyarına dönüştürmek için tüm gücüyle mücadeleye devam edecektir. Bugün Akdeniz'in her bir köşesinde verdiğimiz destansı mücadele medeniyetimizden aldığımız kutlu ilhamın bir tezahürüdür."
REKLAM
Türkiye'nin, basit provokasyonlar gibi görünen bu tür eylemlerin altında yatan motivasyon kaynağının ne olduğunun farkında ve bilincinde olduğuna dikkati çeken Altun, şu değerlendirmede bulundu:
"İslam'a ve Türkiye'ye yapılan alçakça saldırıların bir an önce durdurulmasını ve suçluların cezanlandırılmasını istemek en tabii hakkımızdır. Herkes bilsin ki Türkiye Cumhuriyeti, sembol mekanlar üzerinden kendi varlığına karşı işlenen her türlü alçak saldırıyı durduracak, tüm inanç ve kimliklerin barış içerisinde yaşadığı kardeşlik atmosferini Akdeniz'de yeniden inşa edecek kabiliyet ve kudrettedir." | Twitter hesabından paylaÅımda bulunan Altun, Güney Kıbrıs'ta insanlıÄa ve vicdana sıÄmayacak bir saldırıya hüzün ve öfkeyle Åahit olduklarını belirtti.
Larnaka'daki Tuzla Camisi'ne Bizans bayraÄı asılmasının inanç hürriyetini savunan herkesi derinden yaraladıÄını bildiren Altun, "Tarihin binlerce yıllık sayfaları içerisinde kendi payına yalnızca barbarlıÄın, fikir ve inanca saldırının, talanın ve soykırımın utanç verici Åöhreti miras kalan alçak zihniyet İslam'a ve Türkiye'ye duyduÄu derin nefret ve kini bir kez daha mabedlerimize saldırarak göstermiÅtir." ifadelerini kullandı.
- "SUÃLULARIN CEZANLANDIRILMASINI İSTEMEK EN TABİİ HAKKIMIZDIR"
İletiÅim BaÅkanı Altun, Åunları kaydetti:
"İslam'a ve Müslümanlara saldırmanın sözüm ona fikir hürriyeti adı altında artık kurumsal bir yapıya büründüÄünü ve adeta teÅvik edilircesine her geçen gün Åiddetini artırdıÄını üzüntüyle müÅahede etmekteyiz. Asırlar boyunca insanlıÄa barıŠve selamet kaynaÄı ve kadim medeniyetimizin ufuk çizgisi olan İslam, her türlü sistematik saldırıya, tahrif ve bozgun hareketlerine karÅı ilanihaye yollarımızı ve yıllarımızı aydınlatmaya devam edecektir. Türkiye, medeniyetinden aldıÄı ilham ve aÅkla coÄrafyamızı yeniden barıŠve selamet diyarına dönüÅtürmek için tüm gücüyle mücadeleye devam edecektir. Bugün Akdeniz'in her bir köÅesinde verdiÄimiz destansı mücadele medeniyetimizden aldıÄımız kutlu ilhamın bir tezahürüdür."
Türkiye'nin, basit provokasyonlar gibi görünen bu tür eylemlerin altında yatan motivasyon kaynaÄının ne olduÄunun farkında ve bilincinde olduÄuna dikkati çeken Altun, Åu deÄerlendirmede bulundu:
"İslam'a ve Türkiye'ye yapılan alçakça saldırıların bir an önce durdurulmasını ve suçluların cezanlandırılmasını istemek en tabii hakkımızdır. Herkes bilsin ki Türkiye Cumhuriyeti, sembol mekanlar üzerinden kendi varlıÄına karÅı iÅlenen her türlü alçak saldırıyı durduracak, tüm inanç ve kimliklerin barıŠiçerisinde yaÅadıÄı kardeÅlik atmosferini Akdeniz'de yeniden inÅa edecek kabiliyet ve kudrettedir." | 4 |
Koronavirüs salgınının merkezi Çin'de normalleşmenin başlamasıyla canlı hayvan pazarlarının yeniden açıldığı iddia edilmişti. Bu iddialara Ankara Çin Büyükelçiliği yanıt verdi.
Ankara Çin Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, "24 Şubat'ta Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi'nin tam olarak vahşi hayvanların yasadışı satışının yasaklanması, vahşi hayvanların yenilmesi ile ilgili kötü alışkanlıkların kaldırılması ve halkın can güvenliği ve sağlığının garanti altına alınmasına dair kararını kabul etmiştir. Yasadışı avlanma faaliyetleri, satış, nakliye ve vahşi hayvanların yenilmesi gibi davranışların ağır biçimde cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karar kabul edildiği günden itibaren en sıkı şekilde uygulanmaktadır. Sosyal medya üzerinde yayınlanan Çin'de koronavirüsün ilk vakalarının raporlandığı pazarın yeniden açıldığına dair bilgileri asılsız ve gerçek dışıdır." ifadeleri kullanıldı.
NE OLMUŞTU?
Dünyada yaklaşık 34 binden fazla kişinin ölümüne sebep olan yeni tip koronavirüs salgının çıkış noktası olan Çin'deki vahşi hayvan pazarlarıyla yeni bir iddia gündeme gelmişti. İngiliz Daily Mail gazetesi Çin'in güney batısındaki Guilin kentinde canlı hayvan pazarının yeniden açıldığını yazmıştı.
İhlas Haber Ajansı / Güncel | Ankara Ãin BüyükelçiliÄinden ‘Ãin’de vahÅi hayvan pazarının yeniden açıldıÄı’ iddialarına yönelik bir yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, “YasadıÅı avlanma faaliyetleri, satıÅ, nakliye ve vahÅi hayvanların yenilmesi gibi davranıÅların aÄır biçimde cezalandırılmasına karar verilmiÅtir” ifadelerine yer verildi.
KARAR ALINDIÄI GÃNDEN İTİBAREN YASAK
Ankara Ãin BüyükelçiliÄinden yapılan yazılı açıklamada, “24 Åubat’ta Ãin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Ãin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi’nin tam olarak vahÅi hayvanların yasadıÅı satıÅının yasaklanması, vahÅi hayvanların yenilmesi ile ilgili kötü alıÅkanlıkların kaldırılması ve halkın can güvenliÄi ve saÄlıÄının garanti altına alınmasına dair kararını kabul etmiÅtir. YasadıÅı avlanma faaliyetleri, satıÅ, nakliye ve vahÅi hayvanların yenilmesi gibi davranıÅların aÄır biçimde cezalandırılmasına karar verilmiÅtir. Bu karar kabul edildiÄi günden itibaren en sıkı Åekilde uygulanmaktadır” ifadeleri kullanıldı. | 4 |
Uğurcan Çakır: Avrupa'ya transfer olup Trabzonspor'u temsil etmek istiyorum
Trabzonspor'un genç kalecisi Uğurcan Çakır, lig başlayınca galibiyet serilerine devam edip, sonunda da şampiyon olmayı istediklerini belirtti.
Çakır, Trabzonspor dergisinin haziran ayı sayısında yer alan röportajında, kalecilik kariyeri ve geleceğine dair hedeflerini anlattı.
Kalecilikte yeteneğin önemli olduğunu ancak bu yeteneği geliştirmek için de sürekli çalışmak gerektiğini vurgulayan Çakır, öz güvenini ise kendisine verilen şanslar sayesinde kazandığını aktardı.
En çok kaleyi ne zaman terk etmesi konusunda karar verirken zorlandığına dikkati çeken Uğurcan, "Çünkü saliselik kararlar vermek zorundasınız. İşin bu kısmı genel olarak oynayarak tecrübe edilebiliyor. Oyun zekanızın iyi, konsantrasyonunuzun üst düzeyde olması gerekiyor. Tecrübem arttıkça bu konularda daha az zorlandığımı görebiliyorum." ifadelerini kullandı.
"Mental açıdan hep güçlü olmanız lazım"
Çakır, kalecinin sahada lider gibi olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:
"Rakip 1-0 önde olsa bile sizin yapacağınız bir kurtarış takıma moral verebiliyor. En azından takımı ateşleyebiliyor. Bu nedenle mental açıdan hep güçlü olmanız lazım. Kalecinin skor ne olursa olsun maçın içinde kalması, moralinin bozulmaması gerekir. Küçük bir fark maçı sizin lehinize çevirebilir. Psikolojik güç bence bu konuda çok önemli. İyi bir kaleci sakin, soğukkanlı ve konsantre gözükmelidir. Maçı yaşamak çok önemli. Bunu başarırsanız beden dilinize otomatik olarak yansıyor. Dikkatli olmanız lazım. Rakibiniz güçten düştüğünüzü zannetmemeli."
"Öz güvenimiz yerinde"
Eğer bir şansı olsaydı, sonucunu değiştirmek istediği maçın Trabzon'da oynadıkları Başakşehir mücadelesi olduğunu anlatan Uğurcan Çakır, "O maçı istediğimiz gibi bitirseydik şimdi üç puan önde olacaktık. İyi oynadığımız bir maçtı. Taraftarımız yanımızda olsaydı kazanırdık diye düşünüyorum." diye konuştu.
Takımın gayet iyi durumda olduğunu söyleyen başarılı kaleci, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öz güvenimiz yerinde. İnşallah lig başlayınca galibiyet serilerine devam ederiz ve sonunda şampiyon oluruz. Şampiyonluk benim en büyük motivasyonum. Kendime bu hedefi koydum ve bu hedef doğrultusunda çalışıyorum. Hayallerimden birini gerçekleştirmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım."
Çakır, hem lig hem de kupa şampiyonluğunun çocukluk hayali olduğunu belirterek, "Trabzonspor taraftarı bir çocuk olarak Trabzonspor'da oynayıp, şampiyonluklar yaşamak ve milli takıma gitmek istiyordum. Gelinen noktada hem lig hem de kupa şampiyonluğuna yakınız. Bu hedefler çalışma azmimi körüklüyor ve motive ediyor. Geceleri bunları düşünmeden uyuyamıyorum." şeklinde konuştu.
Başırılı file bekçisi, kendisi için yapılan transfer tekliflerine ilişkin, şu ifadeleri kullandı:
"Tekliflerin olması açıkçası motivasyonumu arttırıyor. Bu teklifler ışığında bazı şeyleri doğru yaptığımı görüyorum. Ben bu takıma yardım etmeyi ve şampiyonluk yaşamayı hedefliyordum. Bu hedefler doğrultusunda çalışınca doğal olarak milli takıma davet ve başka kulüplerden teklifler kendiliğinden geliyor. Ancak benim hedefim öncelikli olarak Trabzonspor'da şampiyonluk yaşamak. Tabii bunun yanı sıra Avrupa'ya transfer olup Trabzonspor'u orada da en iyi şekilde temsil etmek gibi bir hayalim var. Hedeflerime adım adım ve sırayla ilerlemek istiyorum."
"Varlığı bana kendimi güvende hissettiriyor"
Uğurcan Çakır, teknik direktör Hüseyin Çimşir'in oyuncularla kurduğu diyalog, taktik bilgi ve anlayış anlamında iyi bir çalıştırıcı olduğunu vurguladı.
Çimşir'in futboldan gelmesi nedeniyle, oyuncaya yaklaşımının da çok güzel olduğunun altını çizen Çakır, "Varlığı bana kendimi güvende hissettiriyor. Karşınızda size güvenen biri olunca, onun için sahada her şeyi vermek istiyorsunuz. İnşallah kariyerinde büyük başarılar kazanır. Takım olarak kendisiyle çalışmaktan hepimiz çok memnunuz." şeklinde görüş belirtti. | ekibinin kalecisi Uğurcan Çakır Başakşehir mücadelesi öncesi iddialı açıklamalar yaptı. Genç eldiven " Ligdeki en kritik maçlarımızdan birini oynayacağız. Belki tribünde seyircimiz olmayacak ama onlara 3 puan hediye etmek istiyoruz. Şampiyonluk yolunda bu maçı kazanmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. | 2 |
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Büyük Çamlıca Camisi'nde kıldı. Namazın ardından cemaate kısa bir konuşma yapan Erdoğan şunları söyledi:* Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyoruz. Gazilerimize rabbimden Allah'tan şifa niyaz ediyoruz. Üç ayların içindeyiz. Rabbim tüm dualarımızı kabul etsin inşallah. Rabbim Ramazan'a da aynı dualarla kavuşmamızı nasip etsin. İdlib'de, Libya'da kahraman ordumuz büyük mücadele verdi. En sonunda masaya oturduk. Gece yarısı ateşkes ilanında anlaştık. Temennimiz odur ki bu sürer ve Müslüman'ın Müslüman'la savaş yapması biter. Hepsinden öte bu süreçte duaların kabulüyle buraya vardık. Ayın 15'den itibaren bu olayın detayları konuşulacak.Çamlıca Camisi'nin bu asrın en önemli. Levent'te Büyükdere Caddesi'nde, eskiden Merkez Bankası'na ait arazi üzerine yapılan cami de 2-3 yıl içerisinde tamamlacak. Açık-kapalı mekanlarında 20 bin kişi ibadet edecek. Orayı da süratle bitirip milletimizin, tüm Müslümanların hizmetine sunmuş olacağız. Bu vesileyle Rabb'im birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin diyorum. Rabb'im birbirimize olan muhabbetimizi artırsın, daim eylesin diyorum. Bu vesileyle sizleri Allah'a emanet ediyorum.Sizden bir ricam olacak. Dünyada koronavirüs salgını var. Tabii ki muanaka, musafaha (kucaklaşma-tokalaşma) çok önemli sünnettir. Bir şeyi icra edelim derken bir başkasını kaybetmeyelim. Onun için de tokalaşmak vesaire bunları bu ara erteleyelim. Önemli olan kalbimizden geçendir. Onu yaptığımız sürece zaten musafahayı, muanakayı da yapmış oluruz.Başkan Erdoğan dün Almanya Başbakanı Angela Merkel ile telefonda görüştü. Görüşmede İdlib anlaşması ile Yunanistan sınırında yaşanan insanlık dramı ele alındı. Yunanistan'ın AB kurucu anlaşmasını ve Cenevre Sözleşmesi'ni dikkate almayacağını açıkladığına dikkat çeken Erdoğan, bunun uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu kaydetti. Erdoğan, Türkiye- AB arasında göç düzenlemelerinin işlemediğini, gözden geçirilmesi gerektiğini de ifade etti. ANKARA | Başkan Erdoğan, görüşmede Merkel'e, İdlib konusunda varılan anlaşmayla masum sivillerin korunmasını ve Türk askerinin güvenliğini temin ettiklerini belirtti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile telefonda görüştü.
İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Rusya arasında İdlib konusunda dün varılan anlaşmayla hem masum sivillerin korunmasını sağladıklarını hem de bölgenin huzuru için hayatlarını ortaya koyan Türk askerinin güvenliğini temin ettiklerini belirtti.
Yunanistan sınırında yaşanan insanlık dramına da değinen Erdoğan, Yunanistan'ın AB kurucu anlaşmasını ve Cenevre Sözleşmesi'ni dikkate almayacağını açıklamasının, uluslararası hukukun ve AB kurucu anlaşmasındaki değerlerin açık ihlali olduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile AB arasında göç konusundaki düzenlemelerin işlemediğini ve gözden geçirilmesi gerektiğini de ifade etti.
AA | 3 |
Ak Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ve AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ortaklığında kurulan Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin (LİDAŞ) Keşan Şubesini ziyaret etti.
Aksal, ziyarette, Keşan Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Kaymaz'dan bilgi aldı.
Koronavirüs salgınının ardından gıdanın önemini bir kez daha gördüklerini ifade eden Aksal, gıdayı üreten ve ona sahip olanın dünyaya hükmedeceğini vurguladı.
Türkiye'nin kendisine yetecek gıdayı ürettiğini aktaran Aksal, konuşmasına şöyle devam etti:
"Buğdayda hasat sezonu yaklaşıyor. Tüm üreticilerimize hayırlı olur inşallah. Fiyatı hasattan önce açıklayacağız dedik ve Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz gün açıklamayı yaptı. Çiftçilerimizin memnun olduğunu duyuyorum. Lisanslı depoculuğa geçişimizdeki amaçlarımızdan biri de bu. Çiftçimiz yılda 2 defa ürününü alıyor ve ihtiyaçları biriktiği için ürününü hemen satıyor. Artık ürün fiyatının en düşük olduğu zamanda çiftçimiz, ürününü satmak zorunda kalmasın, ürününü lisanslı depoya koyarak sertifikasını alsın, fiyatı da uygun bulduğu zaman satsın diyoruz. Tarımsal üretimin geriye dönük telafisi yok."
Kaymaz, da her biri 2 bin 500 ton kapasiteli olan 28 silonun bulunduğu LİDAŞ Keşan Şubesi'nin 70 bin ton alım kapasitesi olduğu belirtti.
AA / Güncel | Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Keşan Belediyesi'ne hibe edilen "Konteyner yıkama ve dezenfekte aracı" sosyal mesafe kuralına uygun düzenlenen törenle tanıtıldı.
Ak Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törende, koronavirüs önlemleri nedeniyle sosyal mesafe kuralına uygun bir şekilde yapıldığını hatırlattı.
Virüs salgını nedeniyle bu yıl ramazanın biraz buruk geçtiğini ifade eden Aksal, "Vatandaşlarımız ne olur sosyal mesafeyi korusunlar ve maske kullansınlar. Ramazan'ımız bu yıl biraz buruk geçiyor. İnşallah önümüzdeki yıl ramazanı daha da güzel şekilde kutlayacağız. Şu anda önemli vatandaşlarımızın sağlığı" dedi.
Edirne ve Keşan için gece gündüz demeden çalıştıklarını anlatan Aksal, hükümetin de desteğiyle ilçeye çok güzel hizmetler yaptıklarını, 1 yılda Keşan'a yaklaşık 15 milyon hibe yatırım kazandırdıklarını vurguladı.
İlçeye yapılan yatırımların devam ettiğini anlatan Aksal, "Gençlik ve Spor Bakanlığımızın katkısıyla en gençlerimiz için, yüzme bilmeyen gencimiz kalmasın diye havuz yapıyoruz. Stadımızı yeniliyoruz. Kunduracılar Çarşımızı Keşan'a yakışan bir çarşı haline getiriyoruz. Artı Çarşı'yı Keşan'a kazandırdık, müze de kazandırıyoruz." dedi.
"Temel anlayışımız, İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın anlayışıdır"
Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu da hızla gelişen ve güzelleşen Keşan'da, yine mutluluk verici bir etkinlikte buluştuklarını belirtti.
İlçeleri için hiç durmadan çalıştıklarını, temizliğiyle de markalaşan bir Keşan oluşturmayı amaçladıklarını ifade eden Helvacıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"Temel anlayışımız, İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın anlayışıdır. İşte bugün bu sarsılmaz anlayışla belediyemizin hizmet araç filosunu büyütmenin ve son teknoloji araçlar ile geliştirmenin iftiharı içindeyiz. İlçemizi her kulvarda olduğu gibi çevre ve temizlik konusunda da hızlı bir şekilde gelişiyor.
Öncelikle; bu gelişime önemli katkı sağlayacak. Çöp konteyner yıkama ve dezenfekte aracının Keşan Belediyesi'ne hibe edilmesini sağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum'a halkımız, belediyemiz ve şahsım adına en içten şükranlarımı arz ediyorum."
Konuşmaların ardından yeni alınan aracın tanıtımı yapıldı. Törende AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba da yer aldı.
AA / Güncel | 2 |
Avrupa’ya ve imparatorluk dışına seyahat eden ilk Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz’in Paris ve ardından III. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugenie’nin Osmanlı Başkenti İstanbul’a ziyaretinin tablo, gravür, fotoğraf, gazete kupür ve arşiv belgeleri, Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi’nde düzenlenen sergiyle aynı bağlamda ele alınıyor.
1861’de tahta geçen, Sultan Abdülaziz (1830-1876), Avrupa’ya ve imparatorluk dışına seyahat eden ilk Osmanlı padişahı oldu. II. Mahmut’un (1785-1839) tahta geçişine dek, padişahlar sadece askerî seferler ve av partileri için Osmanlı başkentinden ayrılırlardı. Sultan Abdülaziz’in 21 Haziran’dan 7 Ağustos 1867 tarihine dek Fransa, İngiltere, Belçika, Prusya ve Avusturya-Macaristan’ı ziyaret etmek için çıktığı bu yolculuk, Avrupai kurum ve gelişmelerden ilham alarak Osmanlı’nın reform projesini pekiştirmeyi hedefliyordu.
Paris seyahati
Serginin ilk bölümü, daha ziyade Sultan Abdülaziz’in Paris seyahatine odaklanarak, bu yolculukla örtüşen dönemin sanatsal, iktisadi ve siyasi bağlamı ile 1 Nisan’da İkinci İmparatorluk başkentinde kapılarını açan 1867 Evrensel Sergisi’ne ve ona yansıyan Osmanlı-Mısır ilişkilerine dikkat çekiyor. Diğer Avrupa hükümdarları gibi, Sultan Abdülaziz de bu sergiye III. Napolyon’un daveti üzerine katılıyor. Ayrıca bu uluslararası sergide Osmanlı da diğer uluslar gibi yer alıyor; evrensel kültür ve “medeniyetler” buluşmasına katılıyordu.
İstanbul’da bir imparatoriçe
Serginin ikinci ekseni, Fransız İmparatoru III. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugénie’nin 11-19 Ekim 1869 tarihleri arasında Osmanlı başkentinde geçirdiği bir haftaya odaklanıyor. Süveyş Kanalı’nın açılması, Sultan Abdülaziz ile Osmanlı’ya bağlı Mısır Hidivi İsmail Paşa’yı karşı karşıya getiren rekabet ve geri planda İngiliz-Fransız çekişmesi gibi bir siyasi bağlamın içine oturan bu ziyaret, Osmanlı İmparatorluğu için de yeni unsurlar taşımaktadır.
İlk kez taç sahibi bir şahsiyet ve üstelik de bir kadın Osmanlı padişahına ziyarete geliyordu. Bir hafta boyunca, resepsiyonlar, şenlik ve galalar bu ziyaret vesilesiyle birbirini izler. Padişahın bu görkemli karşılaması birkaç hafta sonra Süveyş Kanalı’nın açılışının ihtişamıyla gölgelense de, Eugénie, Boğaziçi kıyılarında geçirdiği bu yolculuğun çarpıcı bir anısını, otuzdan fazla yıl sonra tahtan düşmüş bir imparatoriçe olarak içinde taşıyacak ve padişahlar kentine iki ayrı seyahat daha gerçekleştirecektir.
Sergiyi tamamlayan dönemin tablo, gravür, fotoğraf, gazete kupür ve arşiv belgeleri, izleyiciyi bir yandan yolculukları boyunca padişah ve imparatoriçeye eşlik etmeye; diğer yandan da onların izlerini sürerken iki imparatorluk başkenti Paris ve İstanbul’un ihtişamını keşfetmeye davet ediyor.
Sergi 14 Mart’a kadar (Pazar günleri hariç), 11.00-18.00 saatleri arasında (gösteri veya konser akşamları 19.30’a kadar) ziyarete açık. | Türkiye Gazetesi
Murat Öztekin - Sultan Abdülaziz, tahta geçtikten sonra yapılmamış bir şeyi gerçekleştirdi; imparatorluk dışına seyahat eden ilk Osmanlı padişahı oldu... Sultan’ın maksadı ise yeni dünya ile diplomatik yakınlık kurmaktı… 21 Haziran’da yola çıkan Sultan Abdülaziz’in, 7 Ağustos 1867 tarihine dek Fransa, İngiltere, Belçika, Prusya, Avusturya-Macaristan ve Mısır’ı ziyaret etti... İşte Sultan’ın Avrupa’ya yaptığı bu yolculuk ve sonrasında Fransız İmparatoriçesi Eugénie’nin İstanbul’a seyahatinin sanata ve basına yansımaları, bir sergiyle gün yüzüne çıkarılıyor. Notre-Dame de Sion’da sanatseverlerle buluşan “Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe” adlı sergi, Fransızların o yıllarda Osmanlıya hiç de “Fransız kalmadıklarını” yaklaşık 150 sene sonra vesikalarla gösteriyor. Sergide gravür, illüstrasyon, gazete kupürleri ve fotoğrafların yanı sıra orijinal resimlerle Padişah ve İmparatoriçe’nin izlerini sürüp iki imparatorluk başkentinin mazisine seyahat ediliyor. Sultan’ın Paris’te katıldığı yemeklerin menüsü gibi enteresan detaylar da burada görülebiliyor.
OSMANLI, KENDİNİ GÖSTERDİ
Sorularımızı cevaplayan sergi küratörlerinden Aylin Koçunyan, serginin bir birini tamamlayan iki kısımdan meydana geldiğini kaydederek “Sultan Abdülaziz’in 1867’de Avrupa’ya yaptığı seyahate ve karşılığında 1869’da İmparatoriçe Eugénie’nin Osmanlı payitahtına ziyaretine odaklanıyoruz. Sultan Abdülaziz’in Paris’te bulunduğu zamanda ilk endüstriyel fuarlardan biri olan Evrensel Sergi açılmış. Osmanlı, sergide sadece sanayi üretimlerini değil geleneksel değerlerini de teşhir etmiş. Osman Hamdi Bey gibi tanınmış Osmanlı ressamlarının eserleri orada Fransızlara sunulmuş. Farklı galerilerden meydana gelen Evrensel Sergi’nin bahçesinde bir Türk mahallesi de inşa edilmiş. Böylece Osmanlı kültür görünür olmuş” ifadelerini kullanıyor.
Serginin Türkiye ve Fransa’da yapılan araştırmalardan sonra meydana geldiğini söyleyen Koçunyan “O devirdeki önemli gazeteleri inceleyerek yayımlamış eserleri bir araya getirdik. Bunların kayıtlarını Fransa’daki Millî Kütüphane’de bulduk. Fransız Millî Arşivlerinden ve Türkiye’de arşivlerden ve özel koleksiyonlardan da eserler temin ettik” şeklinde konuşuyor.
Osmanlıda yaşananlara ‘Fransız’ kalmamışlar
“İki seyahat Osmanlının Avrupa’da kendi sergilemesine imkân tanıdı” diyen küratör Aylin Koçunyan sözlerine şöyle devam ediyor: Bu seyahat illüstrasyonlara, gravürlere ve tablolara yansımış. Dolayısıyla o devride Osmanlı ve Sultan Abdülaziz’in Batılı gözüyle nasıl algılandığını ortaya konuluyor. Fransızlar modernleşme safhasında olan bir Osmanlı gördükleri için bakışları pozitif olmuş. Sultan Abdülaziz’in seyahati sonrasında Osmanlıda da kurumsal bir takım değişimler olmuş. Osmanlıdaki Fransız tesirinin bu seyahatle başladığını söyleyemeyiz ama pekiştirdiğini ifade edebiliriz. Galatasaray Lisesinin kuruluşu bunlardan biri… “Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe” sergisi 14 Mart’a kadar Notre-Dame de Sion’da ziyaret edilebilecek. | 4 |
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, geçtiğimiz günlerde Alman Anayasa Mahkemesinin aldığı bir kararla AB kurumlarını hedef alması üzerine yayınladığı mesajda, "AB hukukunda söz hakkı Lüksemburg'a verilmiştir, başka yere değil" denildi. Geçtiğimiz hafta Almanya Anayasa Mahkemesi aldığı bir kararla Avrupa Merkez Bankasının (ECB) durumu kötü olan ekonomileri canlandırmak için uyguladığı tahvil alım programının Almanya Anayasasını kısmen ihlal ettiğini açıklamıştı. Mahkeme, Alman Merkez Bankasının programa katılımını da yasaya aykırı bulduğunu ifade etmişti. Söz konusu karar sonrasında Avrupa Adalet Divanı ise bir Avrupa Birliği (AB) kurumunun birlik yasalarına aykırı davranıp davranmadığına karar verme yetkisinin sadece kendisinde olduğunu bildiren bir cevap yayınlamıştı. "AB hukuku, ulusal hukuka göre öncelikli" Sürecin tırmanması sonrasında AB hukukunun uygulanmasından sorumlu olan kurum AB Komisyonu da konuya ilişkin resmi bir mesaj yayınladı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen imzalı açıklamada, "Alman Anayasa Mahkemesi'nin son kararı, Avrupa Birliği'nin iki konusunu gündeme getirdi. Euro sistemi ve Avrupa hukuk sistemi. Avrupa Adalet Divanı'nın 8 Mayıs tarihli açık ifadesini iyice not ediyoruz" denildi. Açıklamada, "Avrupa Komisyonu üç temel ilkeyi savunmaktadır: Birliğin para politikasının münhasır bir yetki meselesi olduğu, AB hukukunun ulusal hukuka göre önceliği olduğu ve Avrupa Adalet Divanı'nın kararlarının tüm ulusal mahkemeleri bağlayıcı olduğu" ifadeleri kullanıldı. Almanya'ya hukuki süreç uyarısı Açıklamada, Alman Anayasa Mahkemesine AB hukuku konusunda son sözün AB Adalet Divanı'na ait olduğu hatırlatıldı. Ayrıca, "AB hukuku ile ilgili son söz her zaman Lüksemburg'da söylenir. Başka hiçbir yerde değil" ifadeleri dikkat çekti. İhlal süreci başlatılabilir Açıklamada, Avrupa Komisyonu'nun görevinin Euro sisteminin ve birliğin yasal sisteminin düzgün işleyişini korumak olduğu belirtilerek, "Şimdi Alman Anayasa Mahkemesinin kararını ayrıntılı olarak inceliyoruz ve ihlal davası seçeneğini içerebilecek olası sonraki adımlara bakacağız. Avrupa Birliği, her zaman savunulması gereken bir değerler ve hukuk topluluğudur. Bizi bir arada tutan şey budur. Biz bunun için varız" denildi. Brüksel, iha
UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. | Avrupa Birliği (AB), Almanya Anayasa Mahkemesinin Avrupa Merkez Bankası (ECB) tahvil alım programı hakkındaki kararına karşı birlik hukukunu ihlal süreci başlatılabileceğini bildirdi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Alman mahkemesinin ECB tahvil alım programının haklı sebeplerle yapıldığının kanıtlanamaması durumunda, Alman yasalarına aykırı olacağı kararına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Birlik para politikası hakkında tek yetkili mercinin AB olduğuna dikkati çeken von der Leyen, AB hukukunun ulusal mahkemelerden öncelikli olduğunu ve Avrupa Adalet Divanı kararlarının tüm ulusal mahkemeleri bağladığını belirtti.
Von der Leyen, "Almanya Anayasa Mahkemesinin kararını ayrıntılı olarak inceliyor ve hukuku ihlal davası seçeneği de dahil atılabilecek adımları değerlendiriyoruz." ifadesini kullandı.
SÜREÇ HAKKINDA
ECB, 2015'te başlayan varlık alım programı kapsamında piyasalardan 2 trilyon avrodan fazla tahvil alımı gerçekleştirmişti.
Söz konusu uygulama, Almanya'da yoğun biçimde tartışılmış, bir grup siyasetçi ve akademisyen, program hakkında hukuki süreç başlatmıştı.
AB'nin en yüksek mahkemesi Avrupa Adalet Divanı, 2018'de ECB tahvil satın alma programının yasal olduğuna hükmetmişti. Söz konusu programın avro para birimini kullanan AB ülkelerinin para politikası alanına girdiğine dikkati çeken mahkeme, uygulamanın orantılı olduğunu karara bağlamıştı.
Almanya Anayasa Mahkemesi ise 5 Mayıs'ta ECB tahvil alım programının haklı sebeplerle yapıldığının kanıtlanamaması durumunda, Almanya yasalarına aykırı olacağına karar vermişti.
ECB'ye söz konusu programın gerekçelerini açıklamak için 3 ay süre tanıyan mahkeme, aksi halde Alman Merkez Bankasının programa katılamayacağını bildirmişti.
Avrupa Adalet Divanı da 8 Mayıs'ta bir AB kurumunun birlik yasalarına aykırı davranıp davranmadığına karar verme yetkisinin sadece kendisinde olduğunu, ulusal mahkemelerin AB hukukunu tam olarak uygulaması gerektiğini açıklamıştı.
AB yapısı içinde hukuku ihlal süreci AB Komisyonunca bir üye devletin AB yasalarına aykırı davranması durumunda başlatılıyor. Süreç sonunda, söz konusu ülkeye ağır para cezaları uygulanabiliyor. | 4 |
Uluslararası bilim insanlarının yaptığı ortak araştırma sonucunda, koronavirüsün ortaya çıktığı yer olan Vuhan'da ilan edilen sokağa çıkma yasağı sayesinde 700 bin yeni vakanın önlendiği belirlendi.
Çin, ABD ve İngiliz bilim insanlarının Science bilim dergisinde yayınlanan son araştırmasına göre, Covid-19 salgınının ortaya çıktığı yer olan Vuhan’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı, hastalığın 700 binden fazla kişiye bulaşmasını önledi.
Araştırmada hastalığın ilk ortaya çıktığı Vuhan’da alınan sert tedbirlerin, çevre kentlerde gerekli önlemlerin alınabilmesi için 50 gün zaman kazandırdığı bilgisi yer aldı.
Oxford Üniversitesi'ndeki araştırma grubundan Christopher Dye, salgının tespit edildiği 50’inci gün olan 19 Şubat'ta, Çin’de tespit edilmiş 30 bin vaka olduğunu belirterek, "Vuhan’da sokağa çıkma yasağı ve OHAL ilan edilmemiş olsaydı, Vuhan dışında 700 binden fazla yeni vaka olabilirdi" dedi.
Bilim insanlarının virüsün yayılmasını inceleyen araştırması vaka hikayalerine, sağlık kurumları ve cep telefonu operatörlerinden aktarılan vakaların konumlarıyla ilgili verilere dayanıyor.
ABD Penn State Üniversitesinden Biyolog Ottar Bjornstad, cep telefonları sayesinde elde edilen konum bilgilerinin çok geniş veri sağladığını belirterek, "Analizlere göre, 23 Ocak’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağıyla birlikte virüsün yayılmasının ciddi ölçüde sınırlandırıldığına" dikkat çekti.
Pekin yönetiminin Vuhan’nın dış dünya ile bağının tamamen koptuğu 23 Ocak kararı çok sert bir önlem olarak değerlendirilmişti. Ancak halihazırda dünya nüfusunun yaklaşık yarısı sokağa çıkma ve sosyal yaşam kısıtlamalarıyla karşı karşıya.
Johns Hopkins Üniversitesi verlerine göre şimdiye kadar 850 bin kişide yeni tip Koronavirüs tespit edildi. 40 binden fazla kişi de virüsün yol açtığı solunum yolu hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti | ABD'de koronadan bir günde yaklaşık 2 bin kişi öldü
ABD'de koronadan bir günde yaklaşık 2 bin kişi öldü
Ülkede son 24 saat içerisinde koronavirüs nedeniyle yaklaşık 2 bin kişi hayatını kaybetti.
Çin genelinde salgın büyük oranda kontrol altına alınırken, koronavirüsün ortaya çıktığı Vuhan kentinde de karantina kaldırıldı. Ancak ABD, salgının merkez üssü halini aldı.
Dünya genelinde en fazla vaka sayısına sahip ABD, her geçen gün bir günde en fazla ölüm açıklayan ülke oluyor.
Johns Hopkins Üniversitesi, koronavirüs pandemisinin ABD'deki son bilanço rakamlarını yayınladı.
SON 24 SAATTE 1939 KİŞİ ÖLDÜ
Üniversiteden yapılan açıklamada, son 24 saatte ABD'de koronavirüs kaynaklı olarak 1939 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu rakam, ABD'de koronavirüse bağlı en yüksek günlük ölüm olarak kayda geçti.
TOPLAM ÖLÜ SAYISI 12 BİN 722
Açıklamada toplam ölü sayısının 12 bin 722'ye yükseldiği kaydedildi.
Üniversitenin açıkladığı verilere göre, bundan önce en yüksek günlük ölüm 4 Nisan'da 1344 olarak kaydedilmişti. | 2 |
Corona virüs salgını nedeniyle yaşanan tedirginlik sonrası vatandaşlar kan bağışında bulunmayınca, Ege Bölgesi'nde kan stoku oldukça azaldı. Hastaları düşünerek merkezlere gelen duyarlı vatandaşlar, sosyal mesafe kuralına uyarak kan bağışında bulunuyor. Bağış sayısı henüz istenilen seviyede olmazken, yetkililer halkı ihtiyaç durumdaki hastalar için kan bağışlamaya çağırdı. Kan bağışı merkezine gelenler için gerekli önlemler de alındı, sosyal mesafe aralıkları görevlilerce sağlandı. Maskeler, eldivenler ve dezenfektanlar merkez girişlerde hazır bulunduruldu.
Türk Kızılayı İzmir Şube Başkanı Kerem Baykalmış, vatandaşlara iftardan sonra kan bağışı yapmaları çağrısında bulundu.
Baykalmış, "Şu anda kan stoklarımız tükendi diyebiliriz. Ege Bölge Kan Merkezi olarak sürekli stoklarımız doluydu. Ama salgın hastalık dolayısıyla gerek vatandaşlarımızın seyahat etmelerinin kısıtlanması, gerekse sokağa çıkma konusunda gösterdikleri hassasiyet ya da hijyen konusunda yaşadıkları çekingenlik nedeniyle bir algı oluştu. Şu anda hastanelerimizin ihtiyacı olan kan stoklarımız tükendi. Sosyal medya veya basın aracılığıyla vatandaşlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz" dedi.
"İFTARDAN SONRA KAN VERİN"
Gerekli kanın karşılanamamasının hastaları mağdur ettiğini vurgulayan Baykalmış, "Önceden stoklarımız yeterliydi. İzmir'de 14 yıllık tarihimizde ilk defa vatandaşlarımıza kan verebilmek için çağrıya çıkıyoruz, hasta yakınlarını davet ediyoruz. Önceden stoklarımız, bağışçılarımızın desteğiyle yetecek düzeydeydi. Vatandaşlarımız lütfet kan versinler. Oruç tutan arkadaşlarımız iftardan sonra kan versin. İzmir'in çeşitli noktalarında merkezlerimiz var" dedi. Vatandaşların gönüllerini rahat tutması gerektiğini söyleyen Baykalmış, "Merkezlerimizde gerek teknoloji gerekse hijyen anlamında tüm hassasiyetler gösterildi. Biz Türk Kızılay'ı olarak gerekli önlemleri aldık" dedi.
Kan vermek isteyen vatandaşların kısıtlamanın olduğu günler dahi rahatça bağışçı olabileceğini belirten Baykalmış, isteyen kişilerin merkezlere gelebileceğini, bu kişilere güvenlik güçlerince herhangi bir yaptırımın uygulanmayacağının altını çizdi.
Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökay Gök ise, "Stokların tükenme sebebi, corona virüs endişesiyle insanların dışarı çıkmaması ve bağışıklığım düşer korkusuyla kan bağışından kendini uzak tutması. Şu an İzmir'de kan stokumuz 250 ünite. Normalde İzmir'de günlük 600 ünite kan toplanırken, şu an 200 ünite kan toplanıyor. Ege Bölgesi'nde de günlük 1200 ünite toplanırken, şu an 400 ünite toplanıyor. Hastalarımızı mağdur etmemek için yardımsever vatandaşlarımızı kan bağışına davet ediyor, hayat kurtarmaları için bekliyoruz" dedi.
BÖLGEDEN TOPLANAN İMMUN PLAZMA SAYISI 45
Corona virüs tanısı konulan ve tedavi sürecinin ardından iyileşen hastalardan Türk Kızılay tarafından toplanan immün plazma hakkında da bilgi veren Dr. Gök, "Alınan immun plazma sayısı 45. Her bağıştan elde ettiğimiz immun aferez plazmayı, 200 ml olarak 2 ünite olarak elde ederek, 90 ünite plazma elde ettik. Hepsi yoğun bakımdaki Covid-19 hastalarında kullanıldı" dedi.
"HERKES KAN VERSİN, CAN VERSİN"
Kan bağışı için merkeze gelenlerden mutfak şefi evli ve 2 çocuk babası Aygün Aras (48), "Duyarlı bir vatandaş olarak düzenli kan veren bir kişiyim ben. Corona virüs nedeniyle geçirdiğimiz bu üzücü günler rağmen kan vermeye geldim. Bence herkes, böyle zamanlarda daha duyarlı olmalı. Çünkü kan önemli. İnsanların bağışıyla karşılanabiliyor. Herkes kan versin, can versin insanlara" diye konuştu.
Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık da, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından 'Çok acil duyuru' başlığıyla yaptığı paylaşımda, "Yurt genelinde kan stoklarımız kritik seviyenin altına düştü. Corona virüs salgını ve ramazan nedeni ile düşen bağışlar stoklarımızı eritti. Hastalarımız için desteğinize ihtiyacımız var" diyerek, kan bağışı noktalarını paylaşmıştı | Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, dünyayı etkisi altına alan corona virüs salgınının Türkiye'de kan bağışı ve stoklardaki kan oranını ciddi oranda düşürdüğünü belirtti.
Kınık, ülkede yaklaşık 3 milyon ünite kan ihtiyacının yüzde 90'dan daha fazlasının Kızılay gönüllü bağışçılarından toplandığını belirtti.
Normal zamanlarda Kızılay'ın günde 9 bin ünite kan topladığını söyleyen Kınık, her bir bağıştan 3 ünite ürün elde edildiğini ve bunun 3 insana can olduğunu kaydetti.
Şu anda salgın nedeniyle biyolojik bir afet yaşandığına dikkat çeken Kınık, bu yüzden hayatı evde yaşama noktasında yaşlıların ve kronik hastalığı olan kişilerin de bunun içerisinde yer aldığını ifade ederek, "Onun dışında sağlıklı ve çalışması gereken insanlar, durmaması gereken sektörler çalışıyor; hayat bu anlamda devam ediyor. Sokaktaki hayat azalınca, biz de özellikle meydanlarımızdan, sokaktaki hayattan, Türkiye'de 300 noktadaki yerden kan bağışı toplayan bir kurum olduğumuz için doğal olarak bize gelen bağışçı sayısında da bir azalma oldu. Günlük topladığımız kan oranı yüzde 50'nin altına düştü" dedi.
"KAN İHTİYACIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR"
Kan ihtiyacının her gün devam ettiğini ifade eden Kınık, "Trombosit bekleyen lösemili çocuklar var. Her hafta düzenli kan alması gereken talasemi hastaları ile kan almazsa hayata tutunamayacak olan insanlarımız var. Yoğun bakımda yatan bazı corona virüs hastalarımızda ise, 'yaygın damar içi pıhtılaşma hastalığı' dediğimiz organ yetmezliğinden sonra gelişen, bu durumlarda onların da kan ihtiyacı var. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz kitle için ya da trafik kazaları, acil ameliyatlar gibi hastalarımız için kan ihtiyacımız devam etmektedir" diye konuştu.
"KIZILAY'A KAN VERMEYE DAVET EDİYORUZ"
Kınık, günlük alınan kan bağışı sayılarının yarı yarıya düştüğünü tekrarlayarak şöyle konuştu:
"Stoklarımızda tuttuğumuz kanı biz en kötü senaryomuza göre tutarız. Stoklarımızın mutlaka 50 binler bandında olmasını bekleriz. O aşamada da yarıya düştük. Önümüzdeki normalleşme sürecinin uzun olacağını düşünerek, özellikle bizim sağlıklı ve genç düzenli kan bağışçılarımızı 15 dakikalarını ayırarak, Kızılay'a kan vermeye davet ediyoruz. Elimizde düzenli kan bağışı yapan vatandaşlarımızdan oluşan ciddi bir veri bankası var. Öncelikle bunlara doğrudan ulaşıyoruz. Onları bağışa davet ediyoruz. Taraftar, derneklerden ya da sendikalardan oluşan organize yapılar var. Buralarla da çalışıyoruz. Buralar aracılığıyla farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Çok zorda kalırsak, özel durumlarda bağışçımızın yanına gidip, onun kanını alma gibi bir seçeneğimiz var; ancak şu anda böyle bir seçenek çok gerçekçi ve uygulanabilir değil."
"MERKEZLERİMİZDE BULAŞ RİSKİ YOKTUR"
Kınık, kan bağışında bulunmak isteyen vatandaşlarda birtakım şüphelerin yer aldığını kaydederek, şöyle devam etti:
"Vatandaşlarımızda 'Kızılay Kan Merkezine gidersem, bana corona virüs bulaşabilir' ya da 'corona virüslü bir hastanın kanı bilinmeden başkasına verilirse ne olur' gibi birtakım şüpheler oldu. Kızılay Kan Merkezleri, tamamen sağlıklı insanların hatta toplumun en sağlıklı insanlarının geldiği sağlıklı mekanlardır. Yani Kızılay Kan Merkezleri hastane değildir. Oraya hastalar gelmiyor. Dolayısıyla hastanedeki gibi bir bulaş riski yok. Ayrıca merkezlerimizi her 2 saat geçtikten sonra dezenfekte ediyoruz. Gelen hastalarımızı da hekimimiz sorgu formundan geçiriyor, muayene ediyor ve testleri yapılıyor. Dolayısıyla sağlıklı insanlar kan bağışına davet ediliyor. Corona virüs de, solunum yoluyla bulaşan bir virüstür; kan yoluyla bulaşmıyor. O anlamda bulaş riski yoktur." | 3 |
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, birkaç hafta içinde Batı Şeria'nın bazı bölgelerinde ilhakın uygulanmaya başlayacağını, hükümetin Filistin devleti kurulmasına kesinlikle onay vermeyeceğini söyledi.
İsrail'in Kanal 13 televizyonunda yer alan habere göre, Netanyahu, Batı Şeria'daki 12 yasa dışı yerleşim biriminin liderleriyle düzenlenen bir panelde açıklamalarda bulundu.
Batı Şeria'daki ilhak planının birkaç hafta içinde uygulamaya geçeceğini belirten Netanyahu, "İlhak planı Filistin devleti kurulmasını içermeyecek ve hükümet buna kesinlikle onay vermeyecek." dedi.
Netanyahu, ilhakla ilgili haritalandırma işleminin henüz tamamlanmadığına dikkati çekerek, "Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'da olmasını ve 73 yıldır gelmeyen bu fırsatı değerlendirmek zorunludur. Trump'ın bizim planla (sözde barış planı) ilgilenmediğimizi düşünmemesi gerekir." ifadesini kullandı.
İSRAİL'İN İLHAK PLANINA SERT TEPKİ | DOHA (AA) - Dünya Müslüman Alimler Birliği, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Yüzyılın Anlaşması" olarak adlandırdığı sözde barış planının sonunun tarihin çöplüğü olacağını vurguladı.
Müslüman Alimler Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, sözde barış planı şiddetle kınanarak, Arap ve İslam ülkeleri planın karşısında durmaya çağrıldı.
"Bu planın sonu tarihin çöplüğü olacaktır." ifadesine yer verilen açıklamada, planın bölgede vahim sonuçlara yol açabileceği belirtildi.
Açıklamada, aşağılanma ve yıkımdan başka bir şey getirmeyen bu kararlar karşısında Arap ve Müslüman ülkelerin tamamı, acilen harekete geçmeye, içinde bulundukları sessizlik ve utanç halinden çıkmaya çağrıldı.
Açıklamada ayrıca, uluslararası tüm kurum ve kuruluşlardan sorumluluklarını yerine getirmeleri istendi.
- Trump'ın sözde barış planı
ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile dün Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında tek taraflı sözde Orta Doğu barış planını kamuoyuna açıklamıştı.
Sözde barış planı kapsamında Kudüs'ün, İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul edileceğini ifade eden Trump, planın bağımsız bir Filistin devleti ve Filistinliler için "son şans" olduğunu iddia etmişti.
Netanyahu ise planı "İsrail için çok büyük ve tarihi bir kazanım" şeklinde nitelendirmişti. | 3 |
29 Mart 2020 Pazar, 11:42
Uluslararası Voleybol Federasyonları Birliğinde (FIVB) uluslararası antrenör eğitmeni olarak görev yapan Nejat Sancak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nın ertelenmesi kararının yerinde olduğunu söyledi.
Bazı temaslar için Japonya'da bulunan ve Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nın ertelenmesiyle bu ülkedeki izlenimlerini AA muhabiriyle paylaşan Sancak, "Özellikle Avustralya ve Kanada'nın çekilme kararından sonra olimpiyatların bir yıl ertelenmesini yerinde buluyorum. Bu ortamda, bu konsantrasyonda insanlar organizasyona motive olamayacaktı. Karantina problemi de olacaktı." dedi.
2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nın gelecek yıl aynı isimle yapılacağına dikkati çeken Sancak, "Burada hediyelik eşya satan bir mağazaya uğradım. Hediyelik eşyada 2020 yazıyordu, 'İndirim isterim' dedim; güldüler. Erteleme buradaki hediyelik eşya satışlarını etkilemiş durumda. Şu anda yüzde 10 indirimli satıyorlar." diye konuştu.
Birkaç gündür Tokyo'da olduğuna dikkati çeken Sancak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Japonya hükümeti, olimpiyatların elenmesinden sonra insanlara daha ziyade evde bulunmalarını telkin etti. Genelde Japonlar buna uyuyor. Ticaret ve hayat devam ediyor. Olimpiyatların yapılacağı voleybol salonu, kaldığım otelin hemen yanında bulunuyor. Plaj voleybolu merkezi de var. Trafiğin aktığını da görüyorsunuz, hayat devam ediyor. Japonlar bilinçli insanlar; normal zamanlarda bile hasta olduklarında maske takan insanlar. Genel yaşamın içinde bu disipline dikkat ediyorlar."
Koronavirüs salgını sonrası Japonya'da insanların olimpiyat konusunu çok düşünmediğini anlatan Sancak, "Genelde insanlar evde kalma kuralına uyuyor. Metro gibi yerlerde birbirlerine yaklaşmamaya gayret ediyorlar. Japonya'da her yer çok temiz, hijyene sıkı riayet ediliyor. Japonya'nın bunu kolay atlatacağını düşünüyorum, sağlık sistemi de buna hazırdı." değerlendirmesinde bulundu.
“SÜREÇ UZAYACAK GİBİ GÖZÜKÜYOR"
Türkiye'de ve Avrupa'da liglerin ertelendiğini hatırlatan Sancak, "Bu süreç uzayacak gibi gözüküyor. Bence normal neticelerin, olduğu gibi tescil edilmesinde fayda var. Avrupa kupalarına katılacak kulüplerin bildirilmesi lazım. Küme düşmenin kaldırılarak aşağıdan gelecek takımlarla geniş bir lig olmalı. Bu, her branş için geçerli. Kademeli şekilde gelecek sezonlarda takım sayısı düşürülebilir. Her şeyin başı sağlık." diye konuştu.
İşin psikolojik havasının kaçtığını belirten Sancak, "Liglerin mayıs ayında oynanmasının da bir anlamı olmayacak. İnsanların ilgisi dağıldı. Tabii ki yayın kuruluşlarını ilgilendiren sıkıntılar var. Yapacak bir şey yok, başa gelen çekilir. Önemli olan az sayıda insan kaybıyla bu işi atlatmak." değerlendirmesinde bulundu.
Diğer ülkelerde olduğu gibi Japonya'da da birçok yerin kapalı olduğunu vurgulayan Sancak, "Lokantalar da kapalı, direktife uyuluyor. Japonya'daki süreç bizi de negatif etkiledi. Bazı toplantılarımızı iptal etmek ya da internet üzerinden yapmak zorunda kaldık. Kaldığım otelde çok az insan var. Salgın tabii bütün dünya ekonomisini etkiledi." ifadelerini kullandı.
Son olarak Kazakistan Kadın Milli Takımı'nı çalıştıran ve bu ekibi 2019 Asya Şampiyonası'nda 5. yapan Sancak, Kovid-19 salgını nedeniyle dünya ve Türk sporunu da zor bir senenin beklediğini kaydederek, "Umudumuz bu zor günlerin çabuk sonuçlanması ve önümüzdeki sezonun iyi geçmesi. Arkasından 2021'de 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nın en iyi şekilde organize edilmesini arzu ediyoruz." diyerek sözlerini tamamladı. | Dolar ne kadar oldu? (09.04.2020)
Corona virüsü salgını ve salgına karşı hükümetlerin aldığı önlemlere dair haber akışı, dünyada ve Türkiye'de piyasaların yönünü belirlemeye devam ediyor. Dolar/TL güne 6,78 seviyelerinden başlarken, petrol fiyatlarında arz kesintisi konusunda bugünkü OPEC+ toplantısında anlaşma çıkacağı beklentisiyle yüzde 2'lik yükseliş var. Birçok ülkede borsalar, salgının zirveyi görmüş olabileceği ve hükümetlerin daha fazla ekonomiye destek adımı atacağı beklentisiyle yükselişte. IMF Başkanı Kristalina Georgieva'nın Bloomberg TV'de katıldığı bir programda kurumun Türkiye ile ilişkilerine dair bir soru üzerine "Türkiye dahil tüm ülkelerle yapıcı temas içinde olduklarını" söylemesi üzerine kur 6,62 seviyelerine kadar geriledi.
Sozcu.com.tr
Yazıları büyüt
Yazıları küçült
Standart boyut
Güne 6,77-6,78 aralığında başlayan dolar/TL, son bir haftada 6,60’dan 6,80’e kadar yükselmişti. Borsa İstanbul’da BİST 100 endeksi ise son bir haftada 89 bin seviyelerinden 93 bin seviyelerine ulaştı.
Yıla 5,94 seviyelerinden başlayan dolar/TL, corona virüsü salgının ekonomik faaliyeti olumsuz etkilemesi ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden yabancı sıcak para kaçışıyla 6,80’e kadar yükseldi.
İlginizi Çekebilir IMF Başkanı'ndan Türkiye açıklaması
IMF Başkanı Kristalina Georgieva’nın Bloomberg TV’de katıldığı bir programda kurumun Türkiye ile ilişkilerine dair bir soru üzerine “Türkiye dahil tüm ülkelerle yapıcı temas içinde olduklarını” açıklaması üzerine kur 6,62 seviyelerine kadar geriledi.
Asya borsaları, salgınının zirveye yaklaştığı ve hükümetlerin daha fazla ekonomik destek paketi açıklayacağı umutlarıyla yükselirken petrol fiyatları da üretim kesintisi anlaşması beklentileriyle arttı.
Japonya dışındaki Asya-Pasifik borsalarını izleyen MSCI endeksi yüzde 0,6 yükseldi. Çin lokomotif hisseleri yüzde 0,54 yükselirken, Avustralya borsaları yüzde 1,52 artış kaydetti.
ABD’nin S&P 500 endeksi yüzde 3,41 yükseldi. Ancak S&P 500 endeksinin vadeli işlemleri kazanımlarını geri vererek yüzde 0,27 geriledi.
Japonya’nın Nikkei endeksi Japonya’da artan vakalar nedeniyle ve hükümetin Tokyo ve bazı diğer iller için olağanüstü hal ilan etmesinin ardından yüzde 0,55 düştü.
Küresel emtia ihracatına endeksli para birimleri, salgının zirve yapıyor olabileceği ve başlıca petrol üreticilerinin üretim kısıntısı konusunda anlaşabileceği umutlarıyla destek buldu.
Dolar endeksi başlıca altı para birimi karşısında 100.15 seviyesinde yatay seyretti. Dolar endeksi, ABD ve Avrupa’da salgının en kötü döneminin bitiyor olduğu umutlarıyla güvenli liman dolara olan yönelimin azalmasının ardından şimdiye kadar haftalık olarak yüzde 0,6 geriledi.
Euro, Avrupa Birliği (AB) maliye bakanlarının salgına karşı ekonomik destek paketi üzerine anlaşamamasının ardından dün yüzde 0,35 geriledikten sonra bugün 1.0858 dolarda yatay seyretti.
PETROL VE ALTINDA YÜKSELİŞ
Petrol fiyatları, başlıca petrol üreticilerinin bugün gerçekleşecek toplantıda salgın nedeniyle azalan küresel petrol talebini dengelemek için üretim kısma konusunda anlaşacağı umutlarıyla yükseldi.
Brent ham petrolünün en yakın vadeli varil fiyatı yüzde 2,5 artarak 33.65 dolarda işlem gördü. ABD hafif ham petrolü yüzde 4.3 artarak 26,17 dolara yükseldi.
Altın fiyatları, salgında zirveye yaklaşıldığı umutlarının ardından dolar zayıf seyrederken hafif yükseldi. Altının spot piyasadaki ons fiyatı yüzde 0.1 yükselerek 1,647.94 dolarda işlem gördü. | 1 |
Diyarbakır 1.783.000 (2020 itibarıyla) 1.783.000 32° 32° Parçalı Bulutlu Namaz Vakitleri Namaz Vakitleri İmsak
03:10 Öğle
12:21 İkindi
16:13 Akşam
19:39 Yatsı
21:15 Vali Münir Karaloğlu Bld. Başkanı Münir Karaloğlu - (-) Valilik Sitesi http://www.diyarbakir.gov.tr/ Belediye Sitesi https://www.diyarbakir.bel.tr/ Bölgesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlçe Sayısı 17 Yüzölçümü 15 km2 Rakım 660m Posta Kodu 21000 Alan Kodu 412 Plaka Kodu 21 Koordinatı 37.91363, 40.21721 Diyarbakır Seçim Sonuçları
Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan doğudaki en kalabalık şehirdir. Dünyanın en eski şehirlerinden sayılan Diyarbakır, 15.272 kilometre kare yüz ölçümüne sahip olup Bağlar, Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kayapınar, Kocaköy, Kulp, Lice, Silvan, Sur, Yenişehir olarak 17 ilçesi vardır. Karpuzu ve kavunu ile adından söz ettiriyor. Bu şehrimiz için özel olarak hazırladığımız Diyarbakır haberleri sayfasında, şehre ait en güncel haberleri, gündeme dair fotoğrafları ve son dakika gelişmeleri güncel olarak sizlere sunuyoruz. Ayrıca şehrin tüm ilçe ve beldelerine ait politika, spor, genel kültür ve en yerel gelişmeleri okuyabileceğiniz Diyarbakır son dakika haber sayfamızda günlük hava durumu, namaz vakitleri ve sinema seans bilgilerine de ulaşabilirsiniz. | Çınar ilçesinde korucu silahlarının kullanıldığı belirtilen ve 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 11 kişinin de yaralandığı ev baskınına ilişkin gözaltına alınan 2’si korucu 8 kişi tutuklandı.
Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı Fatih Mahallesi’nde 3 Haziran’da arazi anlaşmazlığı nedeniyle başlayan sopalı ve taşlı kavganın, aynı günün akşam saatlerinde korucu silahlarıyla ev baskınına dönüşmesi sonucu Nuri Karataş, Hülya Karataş, Mehmet Karataş ve Feyyat Karataş yaşamını yitirdi, 11 kişi ise yaralandı.
Kavganın ardında gözaltına alınan A.K. ve korucu olan çocukları S.K. F.K. ile 5 kişi, emniyet müdürlüğündeki işlemlerin ardında Çınar Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan 8 kişi tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye gönderildi. Mahkemedeki işlemlerden sonra 8 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.
Silahlı saldırıda yaralanan 10 kişinin hastanelerdeki tedavileri devam ederken, 4 kişinin yaşamını yitirdiği mahallede askeri birliklerin başlattığı önlemler de sürüyor. | 4 |
Haldun Taner belgeseli ‘Ve Perde!’ yayında
-
A
+
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), yapımcılığını İstanbul Tiyatro Festivali’nin üstlendiği 2015 tarihli Haldun Taner belgeseli ‘Ve Perde!’yi dijital platformlar üzerinden ücretsiz olarak erişime açıyor. Türkiye tiyatrosunun duayen ismi Haldun Taner’in yaşamını anlatan belgesel, İKSV’nin YouTube kanalı üzerinden izlenebilecek.
Yönetmenliğini Selçuk Metin’in yaptığı, senaryosunu Gülşah Özdemir Koryürek’in yazdığı belgeselin müzikleri ise Borusan Quartet’e ait. Proje danışmanlığını Demet Taner ve Dikmen Gürün’ün yaptığı belgeselde anlatıcı rolünü Halit Ergenç ve Tilbe Saran üstleniyor. Belgesele katkıda bulunan diğer sanatçılar ise; Gülriz Sururi, Metin Akpınar, Zeliha Berksoy, Ferhan Şensoy, Levent Üzümcü, Engin Alkan, Yiğit Özşener, Erkan Can, Erdem Akakçe, Can Yılmaz, Mehmet Erbil, Alayça Öztürk, Esin Aslan, Harun Başlan, Vahit Sarıtaş, Deniz Telek, Ayça Yiğit ve Yalçın Zobu. | 10 Nisan 2020 Cuma, 06:00
Türkiye tiyatrosunun duayen ismi Haldun Taner’in yaşamını anlatan belgesel, İKSV’nin YouTube kanalı üzerinden izlenebilecek. Yönetmenliğini Selçuk Metin’in yaptığı, senaryosunu Gülşah Özdemir Koryürek’in yazdığı belgeselin müzikleri ise Borusan Quartet’e ait. Proje danışmanlığını Demet Taner ve Dikmen Gürün’ün yaptığı belgeselde anlatıcı rolünü Halit Ergenç ve Tilbe Saran üstleniyor. Belgesele katkıda bulunan diğer sanatçılar ise; Gülriz Sururi, Metin Akpınar, Zeliha Berksoy, Ferhan Şensoy, Levent Üzümcü, Engin Alkan, Yiğit Özşener, Erkan Can, Erdem Akakçe, Can Yılmaz, Mehmet Erbil, Alayça Öztürk, Esin Aslan, Harun Başlan, Vahit Sarıtaş, Deniz Telek, Ayça Yiğit ve Yalçın Zobu. İKSV YouTube kanalında erişime açılan “Ve Perde!”, Haldun Taner’i tanımak, Türkiye tiyatrosuna damgasını vurmuş bu bilim insanını anlamak için önemli bir fırsat sunuyor.
14 BİN 605 ESERE ‘EVDEN’ ULAŞILABİLECEK
Türk Tarih Kurumu, arşivini dijital ortama açtı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu arşivindeki bazı eserleri “Evde Kal” kampanyasına destek amacıyla dijital ortama açtı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, kurum kütüphanesinde yer alan ve ağırlıklı olarak 1928’den önce yayımlanan 14 bin 605 eserin dijital erişimi kütüphanenin internet sayfasından sağlanacak.
ÇGST’DEN ÇEVRİMİÇİ TİYATRO ATÖLYESİ
Biraderler Yapım, farklı yaş gruplarındaki çocuklar ve gençler için projeler üretiyor.
Çocuk ve gençlerin gelişimini tiyatroyla destekleyen Çocuk Genç Sanat Tiyatro (ÇGST) karantina günlerinde tiyatro atölyelerini çevrimiçi olarak yapıyor. ÇGST, Biraderler Yapım’ın farklı yaş gruplarından çocuk ve gençlere yönelik projeler geliştirdiği, 2018’den bu yana tiyatro merkezli sanat programları hazırlayan bir sosyal girişim. Katılımcıların tiyatro ve tiyatroya hizmet eden diğer disiplinler aracılığıyla iletişim, özgüven, yaratıcılık, takım çalışması gibi sosyal becerilerini arttırmaya destek oluyor. Karantina günlerinde çevrimiçi çalışmalarına devam eden ÇGST, otizmli ve down sendromlu gençlere de destek oluyor.Psikolog Çiğdem Aydın süpervizörlüğünde ve Yonca İnal’ın koordinatörlüğünde ÇGST’nin kadrosu Arda Aydın, Fulya Aksular, Meltem Figen, Uskan Çelebi, Okan Patırer, Hasan Demirci, Serkan Bacak, Derya Yıldırım’dan oluşuyor.
ARTER’İN İLK ÇEVRİMİÇİ HAREKET ATÖLYESİ BAŞLIYOR!
Arter, Öğrenme Programı’nın uzun soluklu süreçlerinden biri olan Hareket Atölyeleri’ni çevrimiçi ortama taşıyor. 15 Nisan’da başlayıp 8 hafta boyunca çevrimiçi yapılacak olan ücretsiz atölyeye katılmak için “[email protected] “ adresine e-posta göndererek kayıt yaptırılması gerekiyor. Sanatçı Dila Yumurtacı’nın yürüteceği “Özgür Hareket / Anda Hareket” başlıklı atölye çalışması, somatik metotlar, farkındalık teknikleri, meditasyon, yoga ve çağdaş dans aracılığıyla duygu ve düşüncelerin bedende nasıl ortaya çıktığına, nasıl dönüştüğü üzerine eğilecek; gevşeme ve serbest bırakma egzersizleri yoluyla sinir sisteminin rahatlatılmasına odaklanacak. İki ay sürecek atölyenin her çarşamba 19.00-20.15 saatleri arasında yapılması planlanıyor.
AKBANK CAZ FESTİVALİ EVLERE GELİYOR
Akbank Sanat nisan ayında kültür sanat etkinliklerini sosyal medya kanallarında sanatseverlerle buluşturuyor. 30. Akbank Caz Festivali’nin “Yıl Boyu Caz” konserleri “Evin Caz Hali” konserleri ile devam ediyor. Geçen günlerde davul ve performans sanatçısı Berke Can Özcan ile başlayan seri nisan ayında devam edecek. Konserler akşam 19.00’da Akbank Sanat Instagram hesabında canlı yayımlanacak (instagram.com/akbanksanat). Konser programı şöyle: 10 Nisan Cuma / Barış Demirel - Efe Demiral - Gitar – Trompet, 17 Nisan Cuma / Serhan Erkol – Saksafon, 24 Nisan Cuma - Ece Göksu - Can Çankaya – Vokal – Piyano, 8 Mayıs Cuma / Ozan Musluoğlu – Kontrbas. | 3 |
Polonya'nın Przeglad Sportowy gazetesine açıklamalarda bulunan Zbigniew Boniek, "Hepimiz normale dönmek istiyoruz. Alışveriş merkezlerini, berberleri, restoranları, park ve bahçeleri açtığımızdan beri statları da açabileceğimiz fikri geliyor aklıma." ifadesini kullandı.
Tribünlerin tamamen dolmasını istemediklerini ve statlara en fazla 999 taraftarın alınabileceğini aktaran Boniek, şunları kaydetti:
"Federasyonumuz bununla alakalı kuralları içeren özel bir program hazırladı. Bu projeyi Başbakan Mateusz Morawiecki'ye sundum. Eğer kabul edilirse ligleri seyircili bitireceğiz. 1000'e yakın taraftarın sponsorları tekrar statlara çekeceğini düşünüyorum. Ama şu anda en önemli şey güvenliğimiz. Hazırladığımız projenin yeterli gereklilileri taşıdığına inanıyorum."
Boniek, projede, stada gelen taraftarların ateşlerinin ölçülmesi, maske takması ve sosyal mesafeye dikkat etmesi konularının öncelikleri olduğunu dile getirdi.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 13 Mart'ta askıya alınan Polonya Birinci Futbol Ligi'nin (Ekstraklasa), 29 Mayıs'ta tekrar başlayacağı açıklanmıştı.
AA | SPOR GÃNDEMİ
Resmen geri dönüyor! Süper Lig'de Aykut Kocaman sürprizi Resmen geri dönüyor! Süper Lig'de Aykut Kocaman sürprizi Deneyimli teknik direktör Aykut Kocaman Süper Lig'e geri dönmeye hazırlanıyor. 57 yaÅındaki Åampiyon hoca son olarak Medipol BaÅakÅehir'i çalıÅtırmıÅtı. Aykut Kocaman önceliÄinde İstanbul takımları var. İÅte detaylar...
Liverpool ona minnettar! İÅte Jürgen Klopp'un gizli silahı Liverpool ona minnettar! İÅte Jürgen Klopp'un gizli silahı Liverpool'la baÅarıdan baÅarıya koÅan Jürgen Klopp'un sırrı ortaya çıktı. Åampiyonlar Ligi'nde bir kez daha final oynayacak olan Jürgen Klopp'un dev final öncesi en büyük desteÄi eÅi Ulla Sandrock'tan aldı. İÅte 54 yaÅındaki yıldız teknik direktörün en büyük destekçisi ve gizli silahının öyküsü...
Fenerbahçe'de beklenen haber geldi! Jorge Jesus imza atmaya geliyor Fenerbahçe'de beklenen haber geldi! Jorge Jesus imza atmaya geliyor Fenerbahçe, uzun süredir görüÅmelerini sürdürdüÄü teknik direktör Jorge Jesus ile anlaÅmaya vardı. Portekizli teknik adam önümüzdeki hafta sarı-lacivertliler için İstanbul'a gelecek. Jorge Jesusu'un bir aksilik olmazsa Fenerbahçe'ye imza atması bekleniyor.
Real Madrid'in yıldızından âyok artıkâ dedirten sözler... âAman yenge duymasın!â Real Madrid'in yıldızından âyok artıkâ dedirten sözler... âAman yenge duymasın!â Real Madrid'in Uruguaylı futbolcusu Federico Valverde, Åampiyonlar Ligi finali öncesi dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Federico Valverde'nin "Åampiyonlar Ligi kupası için eÅimden bile vazgeçerim." sözleri gündem oldu.
Sadio Mane transferi kriz çıkardı! âYa o ya biz!â deyip kazan kaldırdılar Sadio Mane transferi kriz çıkardı! âYa o ya biz!â deyip kazan kaldırdılar Bayern Münih'in Sadio Mane transferi için harekete geçmesi takımda isyan çıkardı. Bu transfer hamlesi sonrası Alman devinin kaptanı Thomas Muller açıklamalıyla yönetime yüklendi. Bayern Münih yönetiminin bu açıklamadan sonra Sadio Mane için nasıl bir yol alacaÄı merak konusu. İÅte o krizin detayları... | 4 |
Türkiye Gazetesi
Çin Ulusal Sağlık Komisyonundan yapılan açıklamada, ülke genelinde şüpheli vaka sayısının 8 bin 228, virüslü hastalarla temas ettikleri gerekçesiyle müşahade altına alınan kişi sayısının 158 bin 764 olduğu bildirildi.
Öte yandan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ölenlerin sayısı, biri Hong Kong’da olmak üzere 1666’ya yükseldi. Kesinleşen virüs bulaşan kişi sayısı, 11 bin 272’sinin durumu ağır olmak üzere, 68 bin 500’e çıktı. Bugüne kadar iyileşerek taburcu olanların sayısı 9 bin 419’a ulaştı.
Çin ana karası dışında ise Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde vaka sayısı 84’e çıkarken, Makau Özel İdari Bölgesi’nde bu sayı 10 olarak belirlendi.
Son 24 saatte 142 can kaybı
Kovid-19 salgını nedeniyle ülkede son 24 saatte 142 kişi yaşamını yitirirken, 2 bin 9 yeni vaka tespit edildi. Yeni can kayıplarının 139'u Hubey, 2'si Sıçuan eyaletlerinde, 2'si de başkent Pekin ile Çongçing kentlerinde oldu.
Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 12 Aralık 2019'da ortaya çıkan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülke, Çin'de mahsur kalan vatandaşlarının tahliyesini gerçekleştirmişti.
İlk olarak Vuhan'da tespit edilen yeni tip koronavirüsün, kısa sürede diğer kent ve ülkelere yayılması üzerine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) "acil durum" ilan etmişti. | Ulusal Sağlık Komisyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, ülkede kesinleşen Kovid-19 vaka sayısı 11 bin 633’ünün durumu ciddi olmak üzere 75 bin 465’e çıktı.
Kovid-19 salgını nedeniyle can kaybı ikisi Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde olmak üzere 2 bin 238’e yükselirken, bugüne kadar taburcu edilenlerin sayısı da 18 bin 264’e ulaştı.
Ülkede Kovid-19’a yakalandıkları şüpheli olan kişilerin sayısı 5 bin 206’ya, müşahede altına alınanların sayısı 120 bin 302’ye geriledi.
Çin ana karası dışında Hong Kong’da vaka sayısı 68’e yükselirken, Makau Özel İdari Bölgesi’nde 10 olarak bildirildi.
- SON 24 SAATTE 118 CAN KAYBI
Ülke genelinde son 24 saatte 115’i Kovid-19’un merkez üssü Hubey eyaletinde, ayrıca Cıciang, Yünnan eyaletleriyle Çongçing kentinde birer olmak üzere, salgından dolayı 118 kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca, ülkede 889 yeni Kovid-19 virüsü vakası saptandı.
Çin Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezinin hafta başında salgının karakteristiğine yönelik yayımladığı bir raporda, yaşlılarda, hastalarda ve erkeklerde ölüm oranının daha yüksek olduğu belirtilmişti.
Ülkede 11 Şubat’a kadar 1023 kişinin hayatını kaybettiği aktarılan raporda, Kovid-19’un neden olduğu ölümlerin yüzde 30,2'sinin 60-69 yaş aralığında, yüzde 30,5'inin 70-79 yaş aralığında, yüzde 20,3'ünün de 80 yaş ve üzerindekilerde gerçekleştiği kaydedilmişti.
Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 12 Aralık 2019'da ortaya çıkan Kovid-19 salgını nedeniyle aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülke, Çin'de mahsur kalan vatandaşlarını tahliye etmişti.
Kovid-19 virüsünün, kısa sürede diğer kent ve ülkelere yayılması üzerine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) "acil durum" ilan ettiğini duyurmuştu.
(AA) | 4 |
AKP Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde 23 Eylül 2019’da şüpheli şekilde hayatını kaybeden Özbekistan vatandaşı Nadira Kadirova’nın ölümündeki soru işaretleri hâlâ giderilmedi.
Birgün'e konuşan Nadira Kadirova'nın ağabeyi Muhammet Ali Kadirov, “Kardeşimin ölümü üzerinden aylar geçti ama hâlâ savcılık ve Adli Tıp bir adım atmadı” dedi.
'ADALET YOK MU?'
“Türkiye’de adalet yok mu?” diye soran Muhammet Ali Kadirov, şunları dile getirdi:
“Kardeşimin ölümü üzerinden beş ay geçti. Aylardır bir gelişme olmadı ve beklemeye devam ediyoruz. Özbekistan’da otopsi yaptırmak istedik fakat karşımıza yaklaşık altı, yedi bin dolar gibi bir rakam çıktı. Evim veya arabam olsa hemen satıp kardeşimin şüpheli ölümünün aydınlatılması için yeniden otopsi yaptıracağım. Ancak ekonomik durumumuz iyi olmadığı için şimdilik bu parayı karşılama gibi bir imkânımız yok.”
Otopsi raporunun üç ile altı ay arasında çıktığını ve 23 Eylül’de yaşanan olayın üzerinden yaklaşık beş ay geçtiğini belirten Kadirov, şöyle devam etti:
“Altı ay sonra gerçekleri ortaya çıkaran bir otopsi raporu açıklanacak mı bilmiyorum. Kadınlar nereye kadar öldürülmeye devam edecek? Katiller hiçbir şey olmamış gibi rahat rahat sokaklarda gezmeye ve hayatlarını sürdürmeye devam mı edecek? Kardeşimin şüpheli ölümünün aydınlatılmasını istiyoruz fakat sonuç alamıyoruz. Bugün benim kardeşimi öldürenler yarın belki başkasının kardeşini öldürecek. Ben yaşadıklarımın kimsenin yaşamasını istemem. Düşmanımın bile başına böyle bir şey gelsin istemem. Annem aylardır evlat acısı çekiyor.”
'YAŞANANLARIN TANIĞI HİLOLA'
“Kardeşim için adalet istiyorum” diyen ağabey Kadirov sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Kardeşimle beraber Şirin Ünal’ın evinde çalışan Özbekistan vatandaşı Hilola’ya aylar sonra ulaşabildim. Yaşananların tanığı Hilola’dır ve uzun süredir baskı altında olduğunu, korkutulduğunu düşünüyorum. ‘Hilola sen her şeyi biliyorsun, yaşananları bana anlat’ dediğimde ağlamaya başlıyor. O evde yaşanan olayları anlatabilecek tek kişi Hilola’dır. Aldığım bilgilere göre Hilola, Ünal’ın evinde çalışmaya devam ediyor. Hilola korkmakta haklı. Ben sadece kardeşimin ölümünün aydınlatılmasını istiyorum.” | ‘Dosyayı kapatmak için her yolu denediler’
-
A
+
İSMAİL ARI
AKP Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden Özbekistan vatandaşı Nadira Kadirova soruşturmasında savcılığın takipsizlik kararı verdiği açıklandı. Karara sert bir şekilde tepki gösteren Nadira’nın ağabeyi Muhammet Ali Kadirov, dosyada yer alan raporların birbiriyle uyuşmadığını vurgulayarak “Dosyaya takipsizlik kararı verilmesinin tek nedeni Şirin Ünal’ın AKP milletvekili olmasıdır” dedi.
Özbekistan’da yaşayan ağabey Kadirov, Türkiye’ye çağrıda bulundu: “Türkiye halkından tek bir isteğim var, lütfen bu dosyanın kapatılmasına izin vermeyin. Kardeşimin hayalleri vardı. Hayalleri olan bir insan nasıl intihar edebilir?” diye konuştu.
SORULAR CEVAPSIZ KALDI
Nadira’nın intihar ettiğine inanmadığını vurgulayan Kadirov sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Savcılık Nadira’nın intihar ettiğini açıklamış. Kardeşim haftanın altı günü AKP’li Şirin Ünal’ın evindeydi. İntihar ettiğini savunan savcı, bu intiharın nedenini neden araştırmıyor? Nadira intihar etmeyi düşünecek kadar o evde ne yaşadı? Savcılık bu sorulara cevap aramadı. Dosyayı kapatmak için ellerinden gelen her yolu denediler. Bu ülkede AKP’liler ceza alamaz mı? Bu dosya böyle kapatılmamalıydı.” | 3 |
Hakkını arayan öğrencilere ceza
İTÜ’de, kantin fiyatlarını protesto eden 14 öğrenciye disiplin cezası verildi. Toplam 1 yıl uzaklaştırma alan Deniz Eksin, yönetimin soruşturmaları aracılığıyla kendilerine saldırdığını söyledi. Metehan Moğulkoç ise "Okulda ciddi bir özgürlük sorunu var" dedi
-
A
+
Dilan Esen
Okuldaki özel işletmelerin kantin fiyatlarının yüksek olmasına karşı geçen yıl aralık ayında boykot kararı alıp eylem yapan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencisi 7 kişiye uzaklaştırma 7'sine ise kınama cezası verildi.
Yüksek kantin fiyatlarına tepki gösteren öğrenciler, boykot kapsamında okulda çay, kahve gibi ürünleri ücretsiz dağıttı. Soruşturma açılmasının ardından, İTÜ Rektörlüğü öğrencileri cezalandırdı. Rektörlük tarafından hazırlanan görevlendirme yazısında, ceza alan öğrencilere “Öğrenme ve öğretme hürriyetinin engelleyici veya ‘yükseköğretim kurumlarının işleyiş ve huzurunu bozucu eylemlerde bulunmak’ ve ‘izin almadan toplantılar düzenlemek’ eylemlerini işlediğiniz tespit edilmiştir” denildi.
Öğrencilere verilen cezalar şu şekilde:
>>7 kişiye kınama
>>1 kişiye 1 hafta uzaklaştırma
>>3 kişiye 1 ay uzaklaştırma
>>2 kişiye 6 ay uzaklaştırma
>>1 kişiye 1 yıl uzaklaştırma
HÜRRİYET SORUNU VAR
Uzaklaştırma cezası alan öğrenciler BirGün'e konuştu. Ayrı ayrı iki kere 6 ay uzaklaştırma cezası verilen öğrenci Deniz Eksin, aynı zamanda boykot sırasında güvenlik görevlileri tarafından darp edilenlerden biri. Güvenliğin kendisini darp ettiğini ancak kendisinin ceza aldığını söyleyen Eksin, "Biz güvenliğin bu müdahalesini protesto ettik. Bu protesto nedeniyle bana tekrar ceza verdiler. Okul içerisinde öğrencilerin yönetimi protesto etmesi ve fikrini söylemesi aslında en demokratik hakkı. Bunun dışında öğrencilerin okul içinde kantin açılmasını istemesi de hakkı ama yönetim bunu gerçekleştireceğine güvenliği ve soruşturmaları aracılığıyla saldırıyor" dedi.
Sorunlar çözülmediği için boykot kararlarına devam ettiklerini söyleyen Eksen, "Bu okulda bir hürriyet sorunu var. Haklarımızı tekrar kazanabilmek için eylemlerimize devam edeceğiz" diye konuştu.
KARŞI OLANI YASAKLIYOR
İki kez 1 aylık ceza verilen öğrenci Metehan Moğulkoç ise İTÜ Rektörlüğü'nün çay kazanını kaldırttığını hatırlattı. Moğulkoç, "Soruşturma dosyasında bizden kimlik istediklerini ve vermediğimizi yazmışlar ama benden kimlik istememişlerdi. Aslında biz bu boykotla birlikte yeni sorunlar doğduğunu anladık. Bu da şu; aslında rektörlük kendisine karşı olan her görüşü bastırmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Yaptıkları eylemin düşünce özgürlüğü boykotuna dönüştüğüne dikkat çeken Moğulkoç, şöyle konuştu: "Rektörlük bir sene önce çeşitli kulüplerin etkinliklerini yapmayı da yasaklamıştı. Rektörlük kendisine karşıt hiç bir şeye izin vermiyor. Dolayısıyla bu bir düşünce sorunu özgürlüğü haline geldi. Yemekhanenin kapatılmasına yönelik bir protesto gerçekleştirmiştim. Buradan da soruşturma açıldı ve 1 ay daha ceza verilebilir. Okulumuzda çok ciddi bir özgürlük sorunu olduğu gözüküyor. Bize bu soruşturmaları 7 Ocak'ta açtılar. Savunmamızı da 13 Ocak'ta savunmamızı verdik. Ancak bize cezayı dönem başında verdiler ki dava açıp yürütmeyi durdurama kararı çıkmasın."
DOĞA KOLEJİ'Nİ SATIN ALMIŞTI
Aylarca öğretmenlerine maaş vermeyen Doğa Koleji, geçen aralık ayında İTÜ Vakfı'na satılmıştı. İTÜ Vakfı tarafından yapılan açıklamada "Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Karaca’nın yönettiği süreç, Doğa Koleji’nin borçlarının yapılandırılması ve Doğa Koleji’nin tamamen İTÜ’ye geçmesi konularında uzlaşma ile sonuçlanmıştır" denmişti. Doğa Koleji'ni satın alan İTÜ'nün, öğrencilerinin ucuz gıdaya ulaşmamasını sağlayamaması dikkat çekti. Öğrencilerin kantin fiyatları ve yemekhane zamlarına tepki gösterdiği için ceza alması ise tepkilere neden oldu. | Doğa Koleji öğrencileri, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ev sahipliğinde Arı Teknokent'e misafir oldu.
Kolejden yapılan açıklamaya göre, öğrenciler, üniversitenin Ar-Ge merkezi İTÜ ARI Teknokent'i ziyaret etti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Karaca, öğrencilerin bu ziyaretle İTÜ'nün mühendislik altyapısıyla desteklenen bilim, sanat ve teknoloji alanlarındaki uzmanlığını keşfettiklerini aktararak, gençlerin geleceğini şekillendiren bir eğitim anlayışına sahip olduklarını kaydetti.
Prof. Dr. Karaca, Doğa Koleji öğrencilerini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını vurgulayarak, "Bizlere emanet edilen çocukları eğitim ve öğretimde başarılı kılacak ve ülkemizin atılım hedeflerini destekleyen projelerle gündemde olan öncü bir eğitim kurumu olmaya devam edeceğiz. Doğa ailesi, İTÜ desteğiyle üreten, ürettiğiyle ülkesine hizmet eden bireyler yetiştirmenin gururu ve huzuru içinde olacak." ifadelerini kullandı.
Ziyaret, öğrencilerin kampüsü gezmelerinin ardından hediye takdimiyle sona erdi. | 2 |
Almanya İçiÅleri BakanlıÄından yapılan açıklamada, İçiÅleri Bakanı Horst Seehofer’in talimatıyla aÅırı saÄcı "Nordadler" örgütünün yasaklandıÄı, bugün Kuzey-Ren Vestfalya, AÅaÄı Saksonya, Brandenburg ve Saksnoya eyaletlerinde örgüt üyelerine ait binalarda aramaların yapıldıÄı ifade edildi.
Ãrgütün faaliyetlerinin anayasal düzene aykırı olduÄu aktarılan açıklamada, "Nordadler, nasyonal sosyalist ideolojisini ve Yahudi düÅmanlıÄını aÄırlıklı olarak internet üzerinden yayan aÅırı saÄcı bir örgüttür." ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, İçiÅleri Bakanı Seehofer'in aÅırı saÄcı ve Yahudi düÅmanı olan insanların Almanya’da yeri olmadıÄını belirttiÄi ve "Nefreti yayan ve kıÅkırtıcılık yapan örgüt ve grupları yasaklayacaÄım." dediÄi aktarıldı.
Seehofer, bu yıl içinde "Combat 18" ve kimlikçiler hareketine baÄlı "Geeinte deutsche Völker und Staemme" adlı 2 aÅırı saÄcı örgütü yasaklamıÅtı. | Almanya İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in talimatıyla aşırı sağcı "Nordadler" örgütünün yasaklandığı, bugün Kuzey-Ren Vestfalya, Aşağı Saksonya, Brandenburg ve Saksnoya eyaletlerinde örgüt üyelerine ait binalarda aramaların yapıldığı ifade edildi.
Örgütün faaliyetlerinin anayasal düzene aykırı olduğu aktarılan açıklamada, "Nordadler, nasyonal sosyalist ideolojisini ve Yahudi düşmanlığını ağırlıklı olarak internet üzerinden yayan aşırı sağcı bir örgüttür" ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, İçişleri Bakanı Seehofer'in aşırı sağcı ve Yahudi düşmanı olan insanların Almanya’da yeri olmadığını belirttiği ve "Nefreti yayan ve kışkırtıcılık yapan örgüt ve grupları yasaklayacağım" dediği aktarıldı.
Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, bu yıl içinde "Combat 18" ve kimlikçiler hareketine bağlı "Geeinte deutsche Völker und Staemme" adlı 2 aşırı sağcı örgütü yasaklamıştı. | 4 |
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin darbe imalarıyla ilgili olarak ''Muhalefetin sinsi ayak oyunlarıyla da uğraşmak zorunda kalıyoruz. Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız.'' dedi.
AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında video konferans ile yapılan toplantı, saat 15.15'te başladı.
''Yeni adımlar attık''
Erdoğan, toplantı öncesi yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Şehirlerarası giriş çıkış yasağını 9 il için daha genişlettik. Çay hasadı için izinden noterlerde normal çalışmaya kadar yeni adımlar attı. 19 Mayıs tatilinde herhangi olumsuzluk yaşamamak için 16-19 Mayıs günlerinde 4 gün süreyle sokağa çıkma sınırlaması getirdik.
''Kökü kazınmadığı müddetçe sürekli teyakkuz halindeyiz''
Salgınla mücadelemizi başarıyla sürdürüyoruz. Yeni hasta sayısı, ölüm sayısı, yoğun bakım ve solunum cihazına bağlı hasta sayısı bakımından olumlu bir çizgide ilerliyoruz. Türkiye'de bu hastalığın kökü kazınmadığı müddetçe sürekli teyakkuz halinde bulunmayı sürdürmemiz şarttır. Yeni normalleşme adımlarını atmaya devam ediyoruz. Genel olarak halkın kurallara uyduğunu görüyoruz. Uzun bir süre maske kullanımına dikkat etmemiz gerekir. AK Parti olarak bu gerçeği anlatmalı, halkımızı psikolojik ve fiili olarak önümüzdeki döneme hazırlamayız.
''Karanlık bir zihniyetle karşı karşıyayız''
Böyle bir dönemde dahi darbe çığırtkanlığından sağlıktaki ve diplomasideki başarılarımızı gölgelemeye çalışmaya kadar her yola başvuran karanlık bir zihniyetle karşı karşıyayız. Ülke olarak salgından terörle mücadeleye sınır ötesi operasyonlardan ekonomik saldırılara kadar pek çok cephede mücadelemizi sürdürürken maalesef muhalefetin sinsi ayak oyunlarıyla da uğraşmak zorunda kalıyoruz.
Darbe çığırtkanlığına başvuran karanlık zihniyetle karşı karşıyayız. Bu kesimin hamlelerini boşa çıkarmak AK Parti olarak bizim görevimizdir. Bize zarar vermek için ülkesine zarar vermeyi göze alabilecek bu faşist zihniyete meydanı bırakmayacağız.
''Boş iftiralar''
Salgın sonrası, sadece küresel siyasi ve ekonomik ilişkiler değil, zihinler de yeniden yapılanma sürecine girecektir. Salgın döneminde yaşananlar, sağlık alanında yaptıklarımızın önemini ve atılan iftiraların ne kadar boş olduğunu göstermiştir. Her alanda hazırlıklarımızı yaparak, belki birkaç ay, belki birkaç yıl sonra başlayacak bu tartışma ve dönüşüm sürecini en iyi şekilde karşılamalıyız. Önümüzdeki tarihi fırsatı değerlendirme konusunda buradaki heyete sizlere çok önemli görevler düşüyor. | Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin MYK Toplantısı'nda video konferans yoluyla açıklamalarda bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları:Rehavete ve karamsarlığa mahal vermeden, ülkemizi bu salgın müsibetinden kurtaracağız. Milletimizin verdiği destek en büyük güç kaynağımızdır. Yanımızda yer alan halkımızdan bir müddet daha bu hassasiyetini sürdürmesini bekliyoruz. Mayıs ayında faaliyetlerine yeniden başlatmaya izin verdiğimiz işletmelerle, insanlarımıza kurallara riayet konusunda güveniyoruz. Aksi halde tedbirleri yeniden sıkılaştırmak zorunda kalabilirizAynı şekilde yargı reformu strateji belgemizde yer alan henüz kanunlaşmamış olanlarla ilgili hazırlıklarımızı yoğunlaştırmalıyız.Çok daha büyük atılımlara yönelmek mecburiyetindeyiz. Yaşadığımız süreç gelişmiş diye tabi edilen ülkelerin öyle sandığımız gibi güçlü olmadığını gösterdi.Türkiye çok daha sağlam bir duruş sergileyerek bu süreci atlatmıştır.Dışarıdaki düşmanlara ve içerideki gafillere rağmen her alanda yürüttüğümüz istiklal ve istikbal mücadelemizi başarıya ulaştıracağız. | 3 |
Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kovid-19 teşhisi konulan 8 hastanın daha yaşamını yitirdiği belirtildi.
Ülkede böylece koronavirüs kaynaklı can kaybı 65'e ulaşırken, 242 kişide daha Kovid-19 tespit edildiği ve toplam vaka sayısının 9 bin 248'e çıktığı kaydedildi.
Açıklamada ayrıca hastalardan 149'unun durumunun ağır olduğu, 770 kişinin ise iyileştiği aktarıldı.
İsrail'de Kovid-19 önlemleri kapsamında tüm okullarda eğitime ara verilirken, ikiden fazla kişinin bir araya gelmesi de yasaklanmıştı.
Ülkede ayrıca market, eczane, akaryakıt istasyonları ve bankalar dışında birçok ticari işletmenin kapatılmasına karar verilmişti.
Tel Aviv yönetimi, koronavirüs nedeniyle İsrail'de ikamet edenler hariç tüm yabancıların ülkeye girişine de yasak getirmişti. | Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kovid-19 teşhisi konulan 6 hastanın daha yaşamını yitirdiği belirtildi.
Ülkede böylece koronavirüs kaynaklı can kaybı 57'ye ulaşırken, 181 kişide daha Kovid-19 tespit edildiği ve toplam vaka sayısının 8 bin 904'e çıktığı kaydedildi.
Açıklamada ayrıca hastalardan 140'ının durumunun ağır olduğu, 585 kişinin ise iyileştiği aktarıldı
İsrail'de Kovid-19 önlemleri kapsamında tüm okullarda eğitime ara verilirken, ikiden fazla kişinin bir araya gelmesi de yasaklanmıştı.
Ülkede ayrıca market, eczane, akaryakıt istasyonları ve bankalar dışında birçok ticari işletmenin kapatılmasına karar verilmişti.
Tel Aviv yönetimi, koronavirüs nedeniyle İsrail'de ikamet edenler hariç tüm yabancıların ülkeye girişine de yasak getirmişti. | 4 |
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, aldıkları önlemler, ekonomideki tüm kurumların ortaya koyduğu güçlü koordinasyon ve iş dünyasına verdikleri desteklerle 'kriz sevdalılarını' hüsrana uğrattıklarını söyledi. Gaziantep Ticaret Odası'nda iş dünyası ile buluşan Bakan Albayrak, 2020'nin ilk verilerine göre birçok alanda iyi gidildiğini aktararak, şu mesajları verdi:
● Yerli üretimi ve ihracatı desteklemek için devreye aldığımız İVME finansman paketimizde artık TLREF endeksli ve sabit faizli iki seçenekli döneme geçiyoruz. Sabit faizli seçenek 7 yıl vadeli ve yüzde 8.5 faizli olarak belirlendi. TLREF endeksli seçenekte ise 7 yıla kadar TLREF + yüzde 1.5, 7 yıldan fazla vadede TLREF+ yüzde 2 olarak uygulanacak. Daha önce 0-5 yıl ve 5-10 yıl olarak belirlenen vadeleri de 0-7 yıl ve 7-12 yıl olarak değiştiriyoruz. 2 yıllık anapara ödemesiz dönemi de 10 yıl ve üzeri vadelerde 3 yıla kadar uygulayacağız.
● İstihdam odaklı İSTOD finansman paketinde de faiz oranlarını sektörlere göre 1-1.5 puan düşürüyoruz, 5 yıla kadar olan kredide yüzde 10'dan yüzde 9'a indi.
● Türkiye'nin ithal ikamesi yapacağı, ihracatı artıracağı, yüksek katma değerli üretim yapacağı alanlarda uzun vadeli Türk Lirası'na dayalı bir fonlama modelini hayata geçireceğiz. Kalkınma Bankası aracılığıyla modeli devreye alacağız.
YÜZDE 5 BÜYÜYECEĞİZ
Enflasyonda, kurda ve faizlerde, ihtimal dahi verilmeyecek bir iyileşmenin başarısını sağladık ama yetmez. Enflasyon ve faizlerle mücadelede kararlılığımızı sürdüreceğiz. Türkiye'yi yeniden sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme trendine kavuşturduk ama yetmez. En az yüzde 5'lik bir yıl sonu büyümesini bu model çerçevesinde yakalayacağız.
KRİZ SEVDALILARINI HÜSRANA UĞRATTIK
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Gaziantep'ten müjdeyi verdi: Sabit faizli döneme geçiyoruz. Faiz oranlarını 1-1.5 puan indiriyoruz. Kriz sevdalılarını hüsrana uğrattık... | Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, dün Gaziantep'te bir dizi temaslarda bulundu. "Gaziantep İş Dünyası ile Buluşma" programına katılan Albayrak, daha sonra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'i makamında ziyaret etti. Bakan Albayrak, burada vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılandı. Berat Albayrak, Twitter'dan Gaziantep temaslarını içeren renkli bir video paylaşımında bulundu ve Gazianteplilere teşekkürlerini sundu. Videonun sonunda ise “Gaziantep Türkiye için değişim başlıyor” mesajı yer aldı. | 2 |
İçişleri Bakanlığınca 2017 yılında yürürlüğe konulan "Trafik Güvenliği Uygulama Politika Belgesi" kapsamında, 81 ilde eş zamanlı düzenlenen otobüs kazalarının önlenmesine yönelik toplantı, Eskişehir Valiliğinde de yapıldı.
Vali Özdemir Çakacak başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Vali Yardımcısı İsmail Soykan, İl Jandarma Komutanı Albay İlhan Şen, İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt, otobüs firması temsilcileri ve diğer paydaşlar katıldı.
Söz konusu belgenin önemine işaret eden Vali Çakacak, şu ifadeleri kullandı:
"Alınan tedbirler sonucunda ülke genelinde 2019 yılında 2018 yılına göre kaza yerinde can kayıplarında yüzde 34,2; 100 bin araç başına can kayıplarında ise yüzde 54;,3 azalma sağlanmıştır. İlimizde 2019 yılında 2018'e göre kaza yerinde can kayıplarında yüzde 49 azalma sağlanmıştır. Eskişehir'de otobüs denetimlerinde 2019 yılı için planlanan 23 bin 944 denetim kota sayısı personelimizin etkin ve özverili çalışmaları ile yüzde 385 artırılarak 116 bin 233 otobüs kontrolü gerçekleştirilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğümüz tarafından ülke genelinde en fazla otobüs denetimi gerçekleştirilmesi nedeniyle, İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür belgesi verilmiştir. Bu vesileyle gayretli ve özverili çalışmalarından dolayı emeği geçen arkadaşlara teşekkürlerimi iletiyorum."
AA / Güncel | Barış Pınarı Harekatı bölgesindeki görevlerini tamamlayarak kente dönen Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Polis Özel Harekat ekibi, dualarla karşılandı.
Suriye'deki harekata katılmak için ocak ayında bölgeye giden 45 özel harekat polisi, Eskişehir'e döndü.
Özel Harekat Şube Müdürlüğünde polisleri, Eskişehir Vali Yardımcısı İsmail Soykan, İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, İl Jandarma Alay Komutanı Albay İlhan Şen ile emniyet personeli karşıladı.
Emniyet Müdürü Dinç, burada yaptığı konuşmada, özel harekat polislerinin Barış Pınarı Harekatı bölgesinde kahramanca görev yaptığını belirterek, mazlum ve masum insanların yüreklerine Türk polisinin sevgisini nakşettiklerini söyledi.
Tören, dua okunmasının ardından sona erdi.
AA / Güncel | 2 |
Korunun düzenlenmesi işini İBB'nin şirketlerinden İSTON ihale etti. "Sarıyer Hacıosman Korusu Çevre Düzenleme İnşaatı" adı altında ve "Pazarlık" usulüne göre açılan ihalenin sonucu geçtiğimiz günlerde ilan edildi. Toplam iki teklifin verildiği ihaleyi, 26 milyon 605 bin 863 TL'ye, merkezi Beylikdüzü'nde bulunan Sulkar İnşaat Yatırım San. A.Ş. üstlendi. Adem Soytekin'e ait Sulkar İnşaat, şartname gereği üstlendiği işleri 12 Haziran 2020 tarihine kadar bitirmesi gerekiyor.
İBB'nin Hacıosman Korusu'ndaki çevre düzenlemesi işini, genellikle can ve mal kaybını tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen olayların ortaya çıkması üzerine başvurulan, Kamu İhale Kanunu'nun "Pazarlık" usulüne göre yapması dikkat çekti. Kanundaki "Pazarlık" usulü ile ilgili düzenleme şöyle:
"Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması."
PROJENİN GEÇMİŞİ
Hacıosman Korusu'nun park alanı olarak düzenlenmesi işi ilk kez 2018 yılında gündeme gelmişti. 16 Eylül 2018'de ihaleye çıkılmış ancak ihale 1 Ekim 2028 tarihinde idare tarafından iptal edilmişti. 1 milyon 89 bin 763 metrekare büyüklüğündeki koru alanı, park alanı olarak düzenlenecekti. Park alanında piknik, ateşsiz piknik, macera parkı, çocuk oyun alanları, spor alanları, seyir terası, doğa parkı, kayboluş parkı, kafeteryalar, iki doğal gölet yapılması planlanmıştı.
Demirören Haber Ajansı / Güncel | İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu tehdit ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan şüpheli T.G.'nin tutuklanmasına karar verildi.
Abone ol
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun e-posta adresine 27 Mart Cuma günü, ‘Senin kanını akıtır sana içiririm! Umarım ne kadar ciddi olduğumu anlarsın yoksa seni paramparça edeceğim. Öldüreceğim kişiye önceden haber veririm’ yazılı mesaj gönderen şüpheli T.G. hakkında İmamoğlu’nun avukatlarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştu.
Gözaltına alınmıştı
Başlatılan soruşturma kapsamında dün akşam saatlerinde Ankara’da gözaltına alınan şüpheli T.G., İstanbul’a getirildi. İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki işlemleri tamamlanan şüpheli T.G., akşam saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
Tutuklandı
Nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, şüpheli T.G.'nin "tehdit" suçundan tutuklanmasına hükmetti. | 1 |
‘Yanlış yerde gaz arıyoruz’
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Doğan Aydal, Doğu Akdeniz’de yanlış yerde doğalgaz araması yapıldığını savundu.
Veli TOPRAK
Yazıları büyüt
Yazıları küçült
Standart boyut
Prof. Doğan Aydal, yaptığı açıklamada “Enerji Bakanlığı anlaşılmaz bir şekilde önce Kıbrıs adasının doğusunda, sonra kuzeyinde, ardından da yakın batısında gereksiz sondajlar yaparak vakit kaybetti. Şimdi de Fatih gemisi Doğu Akdeniz'deki çalışmaları bırakıp Karadeniz'e gönderildi. Doğu Akdeniz'de çalışmalar neden yavaşlatıldı?'' dedi. Doğan Aydal şunları söyledi:
4 MİLYAR DOLAR HARCANDI
“Karadeniz bölgesinde Türkiye'ye ait alanlar, TPAO ortaklığıyla, Sinop ve Trakya hizasındaki ruhsatlar Petrobras şirketine, Kastamonu ve Samsun kıyı bölgeleri de Exxon Mobil şirketine aramalar için verildi. BP ile de Sürmene ve Hopa civarında iki derin kuyu araştırması yapıldı. Sürmene açıklarında 5645 metreye inilip 4 milyar dolar harcanmasına rağmen sonuç alınamadı. Karadeniz doğalgaz ve petrol bakımından umutsuz gözükürken, Fatih gemisi Doğu Akdeniz'deki çalışmaları bırakıp Karadeniz'e neden gönderildi? Güney Kıbrıs Rum yönetimi, 12 numaralı Afrodit ve 6 numaralı Calipso alanında doğalgaz yatağı bulmuştur.''
HARİTADA İŞARETLEDİ Doğalgaz yataklarının Kıbrıs adasının güney batısında olduğunu savunan ve sondaj yapılması gerekli alanı haritada işaretleyen Aydal, faaliyetleri hızlandırmak için ‘Sertao' adı verilen üçüncü sondaj gemisinin de alındığını belirterek “Üçüncü gemiye ihtiyaç varsa, satın alındıktan sonra Fatih gemisi neden Karadeniz'e gönderildi?'' diye sordu. | Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Yakup Taş, Doğu Akdeniz’de yanlış yerde doğalgaz arandığını belirterek, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız anlaşılmaz bir şekilde önce Kıbrıs adasının doğusunda sonra kuzeyi daha sonra da yakın batısında gereksiz sondajlar yaparak vakit kaybetmiştir” dedi.
Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Yakup Taş, parti olarak hükümeti ikaz etmelerine rağmen yanlışta ısrar edildiğini ifade ederek, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 26 Mayıs’ta Fatih sondaj gemisinin 29 Mayıs 2020’de Boğazlardan geçerek Karadeniz’de Petrol ve Doğalgaz aranması için sefere çıktığını bir Tweet ile duyurmuştu. Bu haber, bir şekliyle Doğu Akdeniz’de yapılan veya yapılıyormuş gibi gösterilen doğalgaz aramalarının yavaşlatıldığı veya durdurulduğu anlamını taşımaktadır. Zira daha çok yakın bir geçmişte, 27 Şubat 2020’de Cumhurbaşkanımız Doğu Akdeniz’de sondaj faaliyetlerini hızlandırmak için “Sertao” adı verilen üçüncü sondaj gemisinin alındığını bizzat beyan etmiştir. Üçüncü gemiye ihtiyaç var denilip, satın alındıktan sonra Fatih gemisinin Karadeniz’e gönderilmesi oldukça manidardır” dedi.
‘KARADENİZ’DE MİLYARLAR HARCANMIŞ, SONUÇ ALINAMAMIŞTIR’
Karadeniz'de yapılan arama çalışmalarından bugüne kadar bir sonuç alınamadığını da vurgulayan Taş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Karadeniz bölgesinde Türkiye’ye ait alanlar, TPAO ortaklığıyla, Sinop ve Trakya hizasındaki ruhsatlar Petrobras şirketine, Kastamonu ve Samsun kıyı bölgeleri de Exxon Mobil şirketine aramalar için verilmişti. Ayrıca BP şirketiyle ortak Sürmene ve Hopa civarında iki derin kuyu araştırması da yapılmıştır. Sürmene açıklarında 2011 yılında Sürmene 1 adı verilen kuyuda 5645 metreye inilmesine ve sadece bu bölgede dört milyar dolar harcanmasına rağmen sonuç alınamamıştır.
2014’te dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın ifadesine göre, 28'i yerli 17'si yabancı olmak üzere 45 petrol şirketinin Türkiye'nin kara ve deniz alanlarında yaklaşık 301 bin kilometrekarelik alanda 226 adet sondaj gerçekleştirdiğini, 188 kuyu açıldığını beyan etmiştir. Maalesef sonuç alınamamıştır. 2017 tarihinde dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak Karadeniz’de çalışmaların yeniden başlayacağını beyan etmişse de sonuç çıkmamıştır.
‘DOĞU AKDENİZ’DE ÇALIŞMALAR DURDURULDU MU?’
Karadeniz Doğalgaz ve Petrol bakımından umutsuz gözükürken, Fatih gemisinin Doğu Akdeniz’deki çalışmaları bırakıp Karadeniz’e gönderilmesi, sade vatandaşı oyalamaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Hükümetimiz Doğu Akdeniz’deki çalışmaları neden yavaşlattığını ve/veya durdurduğunu kamuoyuna açıklamak mecburiyetindedir.
‘HÜKÜMET DOĞU AKDENİZ’DE YANLIŞ YERLERDE ARAMALAR YAPTI!’
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız anlaşılmaz bir şekilde önce Kıbrıs adasının doğusunda, sonra kuzeyi daha sonra da yakın batısında gereksiz sondajlar yaparak vakit kaybetmiştir. Esas aranması gereken alan çeşitli TV ve basın yoluyla partimiz tarafımızdan bildirilmiş olmasına rağmen Hükümetimiz yanlışta ısrar etmiştir. Bu durum da ayrıca ilgililerce sorgulanmalıdır.” | 4 |
Korona virüsle mücadele kapsamında Bodrum'da çok önemli tedbirler alan Bodrum Belediyesi, bu dönemde işyerini kapatan küçük esnafa nefes aldıracak bir dizi uygulamayı da hayata geçirdi.
Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras'tan, korona virüs nedeniyle iş yerlerini kapatan küçük esnafı rahatlatacak hamle geldi. Ülke genelinde alınan sıkı tedbirler nedeniyle iş yerleri kapanan esnafın kira ve birçok giderini ödemede güçlük çekmeye başlaması üzerine, Bodrum Belediyesi yeni kararlar alarak kamuoyuna duyurdu.
Belediye Başkanı Ahmet Aras, Belediye'ye ait dükkanlara kira ötelemesi getirilmesi ve dükkan önü işgaliyelerin de işyerlerinin kapalı olduğu dönemler için tahakkuk ettirilmemesi talimatını verdi. Bir diğer düzenleme de katı atık bertaraf bedelleri ile ilgili yapıldı. Buna göre, Bodrum'daki kapanan iş yerlerine 3 ay boyunca evsel katı atık bertaraf ücreti tahakkuk ettirilmeyecek, meskenlere ait evsel katı atık bertaraf ücreti ise 2 ay süreyle ötelenecek.
Başkan Aras, "Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Bu dönemde esnafımızın ekonomik zorluklar yaşadığını biliyoruz. Belediye olarak bu konuda elimizden gelen her tür desteği vereceğiz. Bu zorlu süreci birlikte atlatacağız, yeniden iş yapmaya ve kazanmaya başlayacağız. O güne kadar dayanışma içinde olalım ve moralimizi yüksek tutalım" dedi.
Bodrum Belediyesi'nin esnafı bir nebze de olsun rahatlatacak kararları şu şekilde:
1-Mülkiyeti Belediye'ye ait olan iş yerlerinde faaliyette bulunan ve Cumhurbaşkanlığı'nın yayınladığı genelgeye istinaden işyerleri geçici bir süreliğine kapatılan esnafın kira tutarı, tahakkuk ettirilmeyecek ve kapattıkları süre, kira süresinin sonuna ilave edilecektir.
2-Belediye'nin diğer kiracılarının kira tutarları da 30 Haziran 2020 tarihinden sonra yılın kalan aylarına yansıtılacaktır.
3-Dükkan önü işgaliyeler, işletmelere sadece faaliyette bulunduğu dönemler için tahakkuk ettirilecektir.
4-Belediyemizin daha önce kullanmış olduğu banka kredilerinin geri ödemesi, Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından yapılan görüşmeler neticesinde, yüksek faiz beklentisi içine girmeyen bazı bankalar tarafından, faiz ödemek şartıyla 3 ay ertelenmiştir.
5- Virüsün ülkemizde görülmeye başladığı 11 Mart 2020 tarihi itibariyle Belediye Başkanlığı'na borcu olan mükelleflere icra takip ve haciz işlemleri durdurulmuştur. Daha önce banka hesaplarına uygulanan hacizler ise talepte bulunulması durumunda kaldırılacaktır
6-Marina, hastane, kamu binaları, süpermarketler, benzin istasyonları, bankalar hariç işyerlerine ait katı atık ücretleri 3 ay süreyle tahakkuk ettirilmeyecektir. Meskenlere ait evsel katı atık ücretleri ise 2 ay ötelenmiştir. - MUĞLA
İhlas Haber Ajansı / Güncel | Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, mayıs ayı sonunda başlaması beklenen iç turizm hareketliliği öncesinde, Bodrum'daki Belediye belgeli tüm tesis ve işletmeler için "Güvenli Alan" akreditasyon programı başlatıyor. Buna göre; Belediye tarafından belirlenen hijyen kriterlerine uygun düzenlemeleri yapan işyerlerine, "Korona Akreditasyonu" verilecek.
Bodrum'da normalleşme sürecini adım adım başlatacaklarını belirten Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilk etapta açılması düşünülen işyerleri için gerekli tedbirleri alacaklarını kaydetti. Yaşanan kriz sonrası her sektörde alışveriş alışkanlıklarının değişeceğine dikkat çeken Başkan Aras, "Bu değişim döneminde önceliğimiz halk sağlığını korumak olacak. Bunun için de işyerlerinin belirlenen hijyen standartlarına uyması büyük önem taşıyor. Bakanlık, turizm tesisleri için sertifikasyon sistemini hayata geçirirken, biz de Belediye olarak ruhsat verdiğimiz tüm işletmelere yönelik bir denetim mekanizması uygulayacağız. Bu sistemle, açılacak her işletmenin temizlik ve hijyen protokollerine uyduğundan emin olacağız" dedi.
Güvenli ve sağlıklı turizm için hazırlanacak akreditasyon belgesinin kriterlerinin birkaç gün içinde duyurulacağını belirten Başkan Aras, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu belge için bir takım şartların yerine getirilmesi gerekecek. Örneğin, mutfak ve servis alanlarının hijyeni, müşterilerin hijyen malzemelerine erişimi ve personelin düzenli sağlık kontrolünün sağlanması, ortak alanların sosyal mesafeye uygun düzenlenmesi, her işyerinde standartlara uygun malzeme kullanılması gibi hususlarda kriterler belirlenecek. Hiçbir işyerinde kalabalıkların oluşmasına yol açacak uygulamalara izin verilmeyecek. Bu kriterlere uygun olan işletmelere akreditasyon belgesi verilecek ve bu işyerleri ekiplerimiz tarafından düzenli olarak denetime tabi tutulacak."
Mayıs sonunda yerli turizm hareketliliğinin yavaş yavaş başlayacağını söyleyen Aras, "Gelen misafirlerimizin kendilerini evlerindeki kadar güvende hissetmesi için çaba sarf edeceğiz. Bir taraftan halk sağlığını korurken, diğer taraftan esnafımızın faaliyetini sürdürmesine yardımcı olacağız. Tedbiri asla elden bırakmayacağız." diye konuştu. - MUĞLA
İhlas Haber Ajansı / Güncel | 2 |
İsveç'in başkenti Stockholm'de Hocalı katliamının 28. yıl dönümü nedeniyle yürüyüş düzenlendi.
İsveç'in başkenti Stockholm'de Hocalı katliamının 28. yıl dönümü nedeniyle İsveç Parlementosu önünde toplanan ve Azerbaycan, Nogay ve Uygur Türklerinden oluşan grup, katliamı kınayan pankartlarla yürüyüş düzenledi. Anma töreninde konuşma yapan İsveç Azerbaycan Medeniyet Merkezi Başkanı Rahim Telman Sadıkbeyli, "Ermenilerin 1992 yılında Hocalı'da çocukları, yaşlıları ve kadınları, 700 kişiyi bir gecede katlettiklerini İsveçlilere bildirmek için bu protesto gösterisini düzenledik. Bunu bütün dünyanın duymasını istiyoruz" dedi. İsveç Azerbaycan Derneği Başkanı Sevda Dadasheva ise yaptığı konuşmada, "Ermenilerin yaptığı Hocalı katliamını unutmayacağız ve unutturmayacağız. Biz Azerbaycan Türkleri olarak davamızı birlik ve beraberlik içerisinde İsveç kamuoyuna duyuracağız. Sözde Ermeni yalanlarını bozacağız" ifadelerini kullandı. - STOCKHOLM
İhlas Haber Ajansı / Güncel | STOCKHOLM (AA) - İsveç'in başkenti Stockholm'de 20 Ocak 1990'da Sovyet güçlerinin Bakü'ye girmesiyle yaşanan "Kanlı Ocak" katliamı kurbanları için anma programı düzenlendi.
İsveç Azerbaycan Federasyonu ve Stockholm Azerbeycan Kültür Merkezi tarafından organize edilen programa, Azerbaycan'ın Stockholm Kültür Ataşesi Vakıf Seyidbeyli, İsveç Azerbaycan Federasyonu Başkan Yardımcısı Teymur Eminbayli, Stockholm Azerbaycan Kültür Merkezi Başkanı Akber Safari, İsveç Azerbaycan Derneği Başkanı Sevda Dadasheva, Azerbaycanlı yazar Eluca Atalı, gazeteci Rahim Telman Sadiğbaylı ve İsveç'te yaşayan Azerbaycanlılar katıldı.
Programda konuşan gazeteci Sadiğbaylı, Sovyet ordusunun 20 Ocak 1990'da Bakü'de yüzlerce kişiyi katlettiğini hatırlatarak "Kanlı Ocak"ın 30. yılında şehitleri Stockholm'de bir kez daha anmak için bir araya geldiklerini söyledi.
20 Ocak şehitlerinin dünyanın farklı ülkelerinde ikamet eden Azerbaycanlıların yüreğinde daima yaşatılacağını dile getiren Sadiğbaylı, "Azerbaycan'da bağımsızlık yolunda gösteri yapan sivillerden yüzlercesi 20 Ocak 1990'da Sovyet ordusu tarafından Bakü'de katledildi. Katliamın üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen 'Kanlı Ocak'taki duyguları tekrar yaşıyoruz." ifadelerini kullandı. | 2 |
Eskişehir'de jandarma ekiplerinin ziyareti sırasında 'Üzümler olunca da gelin' demesi sonrasında sosyal medyada geniş yer bulan Eskişehirli Tevhide Yalçın nine, oğlunun ölümü sonrasında herkesin kendi çocuğu olduğunu söyleyerek, herkesi üzüm yemeye beklediğini söyledi.
Korona virüs sebebiyle emniyet güçleri tüm Türkiye'deki 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşlara yardım etmeye ve ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Yunus Emre Mahallesinde yaşayan Tevhide-Mehmet Yalçın çifti, evine gelen jandarma ekipleri tarafından çekilen video sosyal medyada paylaşım rekorları kırdı. Yaşlı kadının "üzümler olunca da gelin" cümleleri ise izleyenlerin adeta içini ısıttı.
İHA mikrofonlarına konuşan 84 yaşında ki Tevhide Yalçın, iki çocuğundan biri olan oğlunu 3 yıl kaybetmesinin acısını yaşadıklarını söyledi. Gözü yaşlı Tevhide Teyze, misafirlere evlerinin kapısının her zaman açık olduğunu belirterek, "Jandarmalar hepsi geldi. Hepiniz sağolun. Üzüme sizde gelin. Bir tane oğlum vardı öldü. Çok çok sağolun evimize de gelin. Ağır ağır işlerimizi yapıyoruz. Yazın meyveler olunca siz de gelin. Evdeyiz. Neyine dikkat edeceğiz. Zaten oğlum öldükten sonra dışarı çıkmıyorum. Hepiniz oğlumdan ilerisiniz. Ben istiyorum ki, oğlumun yanına gideyim. Hepinizden Allah razı olsun. Hakkınızı helal edin" dedi.
"Yüz metre yol yapmak istiyorum"
Tevhide Yalçının eşi 87 yaşındaki Mehmet Yalçın ise, gelenlere teşekkür etti. Yalçın, "Allah bin kat razı olsun. Gelip gidiyorlar. Bir yüz metre yol yapayım diyorum bahçeme. Orada yürüyeceğim" dedi. - ESKİŞEHİR
İhlas Haber Ajansı / Güncel | AA
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde Vefa Sosyal Destek Grubu'nun ziyaret ettiği görevlilerden sadece bahçesinde yetişecek üzümlerden yemelerini istediğini söylediği görüntüleri sosyal medyada ilgi gören 84 yaşındaki Tevhide Yalçın'ın halinin hatırının sorulmasından başka bir talebi bulunmuyor.
Eskişehir Valiliği koordinesinde 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere Mihalıççık Kaymakamlığınca oluşturulan Vefa Sosyal Destek Grubu'nun, büyük Türk düşünürü, tasavvuf ve halk şairi Yunus Emre'nin doğduğu, kabrinin de bulunduğu Yunus Emre Mahallesi'nde yaşayan Tevhide ve Mehmet Yalçın (87) çiftini ziyaretini içeren videosu sosyal medyada büyük beğeni kazandı.
Tevhide Yalçın'ın bir ihtiyacı olup olmadığını soran görevlilere, "Üzümler olunca da gelin" yanıtını vermesi, Anadolu insanının misafirperverliğini, iyi niyetini ve mahcubiyetini yansıtması dolayısıyla izleyenleri duygulandırdı.
"HAL HATIR SORUN YETER"
AA ekibini konuk eden Tevhide Yalçın, iki evladından biri olan oğlunun kısa bir süre önce vefat ettiğini, kızı ile 5 torununun bulunduğunu anlattı.
Yaşlıların dışarı çıkmaması gerektiği için bugünlerde eşiyle evlerinde vakit geçirdiklerini belirten Yalçın, "Sağ olsunlar jandarma ihtiyacımızı sormak için geldi. Çok çok sağ olun. Bir ihtiyacım yok. Bahçemden gelip yetişen üzümlerden yiyin. Ürünlerden alın. Almazsanız gücenirim. Hiçbir ihtiyacım yok. Hal hatır sorun yeter." sözlerine yer verdi.
Tevhide Yalçın, kendilerini yalnız bırakmadıkları için devlet yetkililerine teşekkür etti. | 4 |
Altyapıdan çıkıp Fenerbahçe'de oynayan Can Arat sarı lacivertlilerde yaşadıklarından, şu an gelinen durumu Ajansspor'a anlattı.
''VOLKAN DEMİREL İLE YAŞADIĞIM SORUNLAR VARDI''
"Ben kesinlikle hala oynayabilirdim tutunamadım diye bir şey yok. Başkan ile son konuşmamı hatırlıyorum 3 yıl imza at dedi ama gurur yapıp atmadım. Ayrılmamın nedenine gelince; İçeride bir takım şeyler vardı, Volkan Demirel ile yaşadığım bir takım sorunlar vardı. Daha doğrusu ne olduğunu ben de bilmiyorum. Parayı hiç mevzu etmedim. Ben kendi isteğimle ayrıldım ve Kendimi kanıtlamak için Abdullah hocanın yanına gittim. Luciano kalsaydı, onunla oynasaydım daha farklı şeyler olabilirdi. Başkan istemesine rağmen ben gitmeyi tercih ettim. Altyapıdan değil transfer olsaydım daha güçlü olacaktım. Pişmanlığım kesinlikle yok."
"ALEX TAM BİR LİDER"
"Alex dışardan çok sakin olayları izleyip hareket edebilen bir insan. İşler saha içinde tersine gittiği zaman otoriteyi eline alıp bağırabilen kaptan. O yüzden Alex zaten Alex. Saha içinde kaşlarını havaya kaldırıp bağırabilen tam bir lider.
Fenerbahçe'ye ve oyunculara çok şey katmıştır. Alex, Arda Turan'ın ilk çıktığı yıllarda çok iyi futbolcu olacağını söylerdi. Fenerbahçe ve rakip oyuncuların çok sevdiği bir oyuncuydu Alex."
HAGI Mİ YOKSA ALEX Mİ?
"Hagi ile Alex'in kariyeri arasında farklar var. Alex, Türkiye'de çok uzun süre kaldı. Hagi, Avrupa'da oynadığı için terazide üstte yer alıyor. İkisinin de katkıları çok. Hagi, Avrupa anlamında takımına katkısı çok büyük. Alex, şampiyonluklarda ve takım içinde çok katkıları olan bir futbolcu. İstatistiklere baktığımzda Alex'in önde olduğu görülüyor. Ben de şu an Alex derim. Bu iki futbolcu tartışılmaz çünkü farklı özelliklere sahip oyuncular. UEFA Kupası hariç Alex, Hagi'den takımına daha çok katkıda bulundu."
"DAUM'DAN ÇOK ŞEYLER ÖĞRENDİM"
"Daum Fenerbahçe'ye ilk geldiği zaman genç oyuncular arasında en yetenekli olarak beni açıklamıştı. Almanya'daki kampta yapılan kondisyon testinde düşük çıktığım için beni diskalifiye etti. Daum'dan çok şey öğrendim. Zico'nun iletişimi çok iyiydi, Baba gibi herkes onu çok seviyordu. 100. yıl şampiyonluğunda ve Sevilla maçlarının olduğu sezon çok şey kattım kendime. Bir tek Aragones zamanında olmadı. Saha kenarında antrenörlerin işi gerçekten zor."
"O haftayı hiç unutmuyorum. Sevilla deplasmanına gidişimizden, kampımız ve taraftarlarımızın coşkusunu her şeyi hatırlıyorum. O anlar benim için tatdır. Soyunma odasında çok şey yaşadık. Zico, Fenerbahçe'ye ilk geldiğinde daha yumuşak karakterliydi. Tuncay Şanlı kaptan Zico'ya kızdığında bize bir şeyleri bağırarak anlatman gerek diye ifade etmişti. Zico o konuşmadan sonra biraz daha bağırarak söylerdi. Çok iyi motive eden konuşma yapardı. Zico Sevilla maçı öncesinde ve devre arasında herkese güven dağıtarak konuşmalar yaptı. Bize maçı çevirebileceğimize inandığını ifade etmişti ve gerçekten çevirdik. Sevilla karşısında maç gidiyor diye düşünürken geri dönüşü gördüğümüzde bir kıvılcım ile ayağa kalktık. Volkan'a penaltılarda büyük kuvvet geldi. Kötü goller yemesine rağmen gardı düşükken penaltıları kurtardı. Penaltı anlarında her şeyle dua ediyorsunuz ve inanılmaz bir zafer elde ettik."
"ARAGONES İNATÇIYDI!"
"Aragones'in oyuncularla iletişimi farklıydı. Söylenen şeylerin tersini yapmayı severdi. Yaşı gereği biraz inatçıydı. O dönemde Alex'in yedek kaldığını bile hatırlıyorum. Biraz sıkıntılı dönem geçirdik."
''APPIAH'I KORKUTTUK!"
"Semih Şentürk ile birlikte deplasmana gidiyorduk. Bir tane yılan aldık. Appiah'ın odasına yılanla birlikte girdik. Appiah o sırada duş alıyor. Biz yukarıdan aşağıya yılanı uzattık. Appiah duştan çıkamadı. Adam kaçıp gitti."
"FENERBAHÇE'DE RUH EKSİKLİĞİ VAR"
"Zor bir süreç geçirdi Fenerbahçe. Başkan iyi niyetli davrandı. Taraftarın sesini dinledi. Hala da dinliyor, Onları kırmak istemiyor. Kötü bir şeyler döndü. O enerji sağlanamadı. Son 2 sezonda Fenerbahçe'de arkadaşık ve dostluk iyi değil. Bizim dönemimizde öyle değildi. İlişkiler iyi olmazsa en iyi teknik adamı getirin hiçbir şey olmaz. Ersun Yanal saha kenarında çok tedirgin ve antrenörlük güveni gitmiş gibiydi. Bir sinerji eksikliği gözüküyordu. Fenerbahçe'de içeride ruh eksikliği var."
FENERBAHÇE İÇİN EN DOĞRU İSİM ABDULLAH AVCI
"Abdullah Avcı keşke Beşiktaş'a gitmeden önce Fenerbahçe'ye gelseydi. Profile en çok uyan antrenör Abdullah Avcı'dır. Manchester City gibi olmak istiyorsanız, Avcı ile çalışmalısınız çünkü onun profili Manchester City profilidir. Futbolun içinde sistem devamlı değişiyor. Abdullah Avcı bu geçişleri çok iyi yapan bir antrenör. Fenerbahçe'ye gelse bugün çalışmasını bile yapmıştır. Fenerbahçe için Abdullah Avcı profili diyorum ben. Çok zor bir durumda Fenerbahçe. Taraftar biraz bilinçli olmalı. Sosyal medyada istememezlik yapılıp yönetime engel oluyorlar. Fenerbahçe için Abdullah Avcı en iyisidir. Abdullah Avcı çok sayıda oyuncuyu parlattı, sistem hocasıdır. Beşiktaş'ta olmayınca oyuncuya dayalı sisteme döndü ama başaramadı. Yaptığı işler ve getirdiği insanlar ortadadır. Abdullah Avcı kenardan oyunu okuması ve rakibi analiz etmesi konusunda uzmandır."
ABDULLAH AVCI YILLAR ÖNCE GALATASARAY'A GİTMEDİ!
"Erol hoca neden gelmesin ve yapamasın? Yıllar evvel Galatasaray Abdullah Avcı'yı istedi. Hoca ben o şekilde gitmek istemiyorum, ismimi karalamayıp elim güçlü gitmek istediğini ifade etti. Ben Erol hocanın ya başarısız olursa gelecekteki kariyerini etkiler mi diye düşünüyorum. Gelirse Fenerbahçe'de başarılı olabilir ve uzun yıllar kalabilir. Kendisi karar vermeli. Riske girip girmeyeceğini düşünmelidir." | Fenerbahçe'de Ersun Yanal ile yolların ayrılması durumunda yönetimin, kulübün eski futbolcularını takımın başına getireceği belirtildi.
Bu noktada gündeme gelen ilk isim Alex de Souza oldu.
Hürriyeti'in haberine göre Alex'in, sezon ortası görev kabul etmeme ihtimalini dikkate alan yönetimde, Tuncay Şanlı-Emre Belözoğlu-Volkan Demirel üçlüsüyle sezonu tamamlama görüşü ortaya çıktı.
ALEX TAKİPTE
Brezilya'da yaşayan Alex de Souza, Fenerbahçe'yi eski tercümanı Samet Güzel aracılığıyla takip ediyor.
Güzel, takımının bütün maçlarını yerinde izleyerek Alex'e bilgi veriyor.
Diğer taraftan Alanyaspor'da çok başarılı olan Erol Bulut da gelecek sezonun teknik direktör adayları arasında yer alıyor.
İsmi sarı lacivertli ekiple anılan diğer isimler ise Abdullah Avcı ve Tayfun Korkut. | 2 |
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer'den Erdoğan'ın suçlamalarına yanıt
AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın FETÖ ve PKK benzetmesi yaptığı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, "Üretimimizi arttırıp 35 bin ücretsiz ekmek dağıtımı yapıyorduk. İhtiyacım var diyene ulaştırdık, bu mu suç?" ifadelerini kullandı
-
A
+
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın 'FETÖ ve PKK' benzetmesiyle yüklendiği, ücretsiz ekmek dağıtım hizmeti durdurulan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, "paralel yapı" iddialarına tepki gösterdi. Seçer, "Üretimimizi arttırıp 35 bin ücretsiz ekmek dağıtımı yapıyorduk. İhtiyacım var diyene ulaştırdık, bu mu suç?" dedi.
RS FM'de Atilla Güner'le Akşam Postası programı canlı yayına bağlanan Seçer, İçişleri Bakanlığı'nın yasakladığı, Erdoğan'ın da "Asli işlerini yürütemeyen CHP'li belediyelerin giriştikleri bu tür faaliyetlerin amacı şov yapmaktır" diyerek savunduğu bedava ekmek dağıtımı uygulamasına ilişkin "İyi niyetimizle, samimiyetimizle bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bizlere paralel yakıştırması yapıyorlar. Ben bunu kabul edemem" ifadesini kullandı.
Seçer, uygulamanın bakanlık tarafından yasaklanmasına tepki gösterirken, şunları söyledi:
"Bir önceki hafta halktan gelen talebi karşılamaya çalıştık. Hafta sonu sokağa çıkma yasağında insanlar hazırlıksız yakalandılar. Üretim fazlası ekmeğimiz var ise halka ulaştırmak istedim ve gerçekleştirdik. Normal şartlarda günlük 70 bin ekmek üretiyoruz. Üretimi arttırdık ve 35 bin ücretsiz ekmek dağıttık. Ücretsiz dağıttığımız ekmek, yoksul yerlere ulaşıyordu. İsteyen istediği kadar alabiliyordu. Amaç ihtiyaç sahiplerine ulaşmak. Geçtiğimiz hafta sonunu da planlarken genelgeyi gördük ve bu bizim ücretsiz ekmek dağıtımımızı sınırladı. Sadece Vefa sosyal destek tarafından ücretsiz ekmek dağıtımı yapılabiliyor. Benim belediye olarak halk ekmek fabrikam var. Vatandaşın da ihtiyacı olduğunu biliyorum ve ekmeği bedava dağıtmak istiyorum. Yasa dışı bir iş değil, kanunlarda da var. Olağanüstü hal şartlarında ya da afet dönemleri gibi durumlarda, belediyeyi seferber etmek zorundayım, yasa böyle diyor. İçişleri Bakanlığı'nın genelgesinde ücretli ekmek dağıtımı dışında kalan bu tür planlamaları Vefa Sosyal Destek grubuna vermişler. Bizde ekmeğin fiyatını 70 kuruştan 50 kuruşa indirdik. Sokağa çıkma yasağı olduğu sürece bu böyle olacak.
Farklı bir ilçe belediyesi ulusal bir kanala bağlanarak, programda ücretsiz ekmek dağıttığımı söylemiş. Ne yapıyorum, ücretsiz ekmek dağıtıyorum. Sosyal medyada ücretsiz ekmek dağıtıyor diye fotoğraflar koyulmuş. Siyaseten insanlara yalancı durumuna düşmemek için kamuoyuna açıklama yapmam gerekti. Söylenen siyasi mesajları da hiç yakıştıramadım. İyi niyetimizle, samimiyetimizle bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bizlere paralel yakıştırması yapıyorlar. Ben bunu kabul edemem. Hiçbir onurlu insan hiçbir siyasetçi bu suçlamayı kabul etmez. Siyaset bu kadar ucuz değil.
Vali ile konuştuk ve dedikleri bu genelgeye uyulacak. Ben bu yasağı delmek için bir şey yapmadım. Ortada başka bir belediyenin farklı bir uygulaması var. Sokaktaki vatandaş görüyor ücretsiz ekmek dağıtılıyor, bir tarafta Büyükşehir Belediye başkanı diyor ki ben bu uygulamayı yapamıyorum çünkü genelge beni bağlıyor. Kim yalan söylüyor kim doğru söylüyor bunun ortaya çıkması lazım."
ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
Bugün kabine toplantısının ardından açıklama yapan AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 31 ilde 4 gün sokağa çıkma yasağı" kararını açıkladıktan sonra CHP'li belediyeleri hedef alarak şu ifadeleri kullanmıştı:
"CHP'nin başını çektiği bir kesim bozgunculuk peşinde koşuyor. Başarılı netice alabilmek için uygulamanın her il, ilçe, mahalle düzeyinde bu anlayışla yürütülmesi şart. CHP'li belediyeler Cumhurbaşkanlığını, bakanlıkları, valiliği, kaymakamlığı hiçe sayarak kendi başlarına yardım toplamaya, ekmek dağıtmaya, hastane kurmaya çalışıyorlar. Asli işlerini yürütemeyen belediyelerin giriştikleri bu tür faaliyetlerin amacı hizmet değil, şov yapmaktır. Özellikle İstanbul, Adana, Mersin belediyelerinin sergiledikleri tavrın başka hiçbir izahı yoktur. Kurallara uygun şekilde faaliyet yürüten belediyeler de var. Aynı partinin Yenişehir ve Mezitli belediyeleri valilikle işbirliği halinde çalışmaları yürüttüler. Bunlar FETÖ ve PKK tarafındaki örgütler tarafından da denenmişti." | CHP'li belediyelerin kendi başlarına yardım toplamaya, hastane yapmaya çalıştığını belirten Erdoğan, "Amaç halka yardım etmek değil, şov yapmak" dedi.
Abone ol
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, telekonferans yöntemiyle yapılan Kabine Toplantısı'nın ardından Ulusa Sesleniş konuşması yaptı. Türkiye'de koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında alınan tedbirleri tek tek açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'li belediyelere de sert tepki gösterdi.
"Amaç yardım etmek değil, şov yapmak"
"Maalesef CHP'nin başını çektiği bir kesim yine bozgunculuk peşinde koşuyor" diyen Erdoğan, "CHP'li belediyeler Cumhurbaşkanlığı, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, valiliği, kaymakamlığı hiçe sayarak yardım toplamaya, ekmek dağıtmaya, hastane kurmaya kalkışıyorlar.
Asli işlerini yürütmeyen CHP'li belediyeler salgınla mücadele kurallarını hiçe sayarak halka hizmet değil şov yapmaktadırlar. Adana,İstanbul,Mersin belediyelerinin hafta sonu sokak kısıtlamasında sergiledikleri tavrın başka izahı yoktur. Mersin'de CHP'li büyükşehir belediyesi şov yaparken aynı partinin Yenişehir ve Mezitli belediyeleri valilikle işbirliği halinde faaliyet yürütmüştür. Bu tür teşebbüsler geçmişte FETÖ ve PKK gibi örgütler tarafından denenmiştir." diye konuştu.
"Kendilerince hükümetle yarışa kalktılar"
CHP'li belediyeleri eleştirmeye devam eden Erdoğan, "CHP'li belediyeler güya kendilerince hükümetle yarışa kalktılar, biz şehir hastanelerini anlatırken onlar fuar merkezlerini panellerle bölerek sahra hastanesi diye yutturmaya kalktılar. Sorun ekmek dağıtmak değil, bunu şehirdeki diğer faaliyetlerle uyumsuz, plansız yapmaktır. Sorun herhangi bir konuda farklı düşünmek değil, yalan söylemektir. Biz vatandaşlarımıza nakit yardımı yaparken hukukumuza ve inancımıza aykırı şekilde zekat toplama yarışına düştüler. Bu noktada müracaat edilecek tek yer vardır. Diyanet İşleri Başkanlığı'na sorarsanız zekatı kimler toplar, kimler toplayamaz onlar size gerekli cevabı verir." dedi. | 3 |
Bilecik'in Bozüyük İlçe Müftülüğü ile Şehit ve Gaziler Dayanışma Derneği tarafından ortaklaşa olarak şehit aileleri ve gazilerle buluşma programı düzenlendi.
Programda ilk olarak din görevlileri Ziyaettin Ünal, Nail Aydın, Ramazan Özdemir ve Selim Ay tarafından Kur'an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okundu. İlçe Müftülüğünce misafirlere yemek ikramında bulunuldu. Programda İlçe Müftüsü Mustafa Topal da bir konuşma yaparak dua etti.
Dernek Başkanı İsmail Topal, program ile ilgili olarak "Proje kapsamında düzenlediğimiz etkinliğe katılım sağlayan muhtarlarımız, din adamlarımız, şehit aileleri ve gaziler ile toplantı yaptık. Toplantıdan sonra şehitlerimizin ruhlarına mevlit okutulup dua ettik. İlçe Müftümüz Mustafa Topal da yaptığı konuşmasında Şehitliğin ve şehit anne babası olmanın önemini anlattı ve yaptırdığı dua ile etkinliğimiz sona erdi" dedi.
Yapılan dualar ve ikramların ardından program sona erdi. - BİLECİK
İhlas Haber Ajansı / Yaşam | Bilecik'in Bozüyük ilçesinde ilçedeki Engelliler Dayanışma Derneği'nin önderliğinde engellilerin istihdamına yönelik bir toplantı düzenledi.
Bozüyük Ticaret ve Sanayi Odasında düzenlenen toplantıya proje danışmanlık ofisi sahibi Şehmus Özdemir, Bilecik İşkur İl Müdürü Ayhan Tozan, Bozüyük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Buğra Levent, Oda Genel Sekreteri Bedri Öztürk, Bozüyük Halk Eğitim Merkezi Müdürü Levent Susam, Bozüyük Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Murat Akcan, Engelliler Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ismail Çelik, Dernek Başkan yardımcısı Nursel Topal, Dernek Saymanı Lalezar Topçu katıldı.
Toplantı sonrasında bir açıklama yapan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Çelik, "Toplantıda ilçemizdeki engelli vatandaşlarımıza yönelik istihdam amaçlı BEBKA. SODES proje çalışmasında alt yapı ve uygulanacak yöntemler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Hazırlık aşamasında çeşitli fabrikalar ile görüşmeler yapılarak uygun alanlarda," Engelli İstihdam Eğitim Merkezi " adı altında atölye çalışmaları konusunda proje hazırlanmasına karar verildi. Bu konuda ilçemizde destek olabilecek tüm kurum, kuruluş ve kişilerle işbirliği yapılarak engelli vatandaşların istihdamı, moral, motivasyon ve sosyal rehabilitasyonu sağlanmaya çalışılacak. Bu bağlamda toplantının gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah olumlu sonuçlar ortaya çıkacaktır" dedi. - BİLECİK
İhlas Haber Ajansı / Yaşam | 1 |
Karabük'ün giriş ve çıkışlarında yeni tip korona virüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında şehir dışından gelen araçlar durdurularak yolcular ateş ölçer cihazlarla kontrol altına alındı.
Özellikle Ankara ve İstanbul ile Kastamonu, Bartın ve Zonguldak illerine ulaşımın sağlandığı yollarda bulunan polis ve jandarma kontrol noktalarında Sağlık personelleri tarafından ateşleri ölçüldü, korona virüs hakkında bilgi verildi. Otomobil ve otobüsler üzerinde yapılan uygulamaların 24 saat esasına göre devam eden uygulamada, polis ekipleri ayrıca kimlik kontrolü GBT sorgusu da yapıyor.
Kontrol noktasında durdurulan şehirler arası yolcu otobüsünde iki kişinin ateşi yüksek çıkınca, onlara yakın oturanlar da ekipler ce aşağıya indirildi. Bir müddet sonra ikinci kez ölçümleri yapılan şahsıların ateşleri normal çıkınca otobüslere binerek yollarına devam ettiler
Karabük Valisi Fuat Gürel, virüsün ülke genelinde görülmeye başlamasıyla birlikte kent olarak birçok tedbir planlanmaya başladıklarını söyleyerek, "Özellikle büyük şehirden ilimize gelecek vatandaşlar var. Baharın gelmesiyle beraber kendi köylerine gelemeye başlayacaklar. Özellikle köylerde vatandaşlarımızın biraz mesafeli durması gerekiyor. Jandarma ve Sağlık ekiplerini uyardık. Köylerde dışarıdan gelenleri evlerinde ziyaret ederek kontrolleri sağlanacak. Kontrol noktalarımızda kente gelenlerin belirtileri olup olmadığı noktasında sağlık ekiplerimizle kontrollerini yapıyoruz. Tedbirlerin vatandaşlarımız tarafından ciddiye alınması lazım. Bu iş ne kadar ciddiye alınırsa o kadar kısa sürede biter diye düşünüyoruz" ifadelerinde bulundu." - KARABÜK
İhlas Haber Ajansı / Güncel | Karabük'te, yeni tip Korona virüs (Covid-19) salgınının ülke genelinde artış göstermesinin ardından il dışından kente giriş yapan sürücü ve yolcuların isimleri tek tek kayıt altına alınıyor.
Korona virüs salgını nedeni ile her geçen gün ölüm sayılarının artmasının ardından Karabük'te tedbirler sıklaştırıldı. Ankara ve İstanbul ile Kastamonu, Bartın ve Zonguldak illerine ulaşımın sağlandığı yollarda bulunan polis ve jandarma kontrol noktalarında, il dışından gelen yolcuların ateşleri sağlık personeli tarafından ölçülerek, bilgilendirme formu dağıtılıyor. Uzun kuyrukların oluştuğu uygulamada, durdurulan araçlarda yolcuların 'sosyal mesafe' kuralına uyup uymadıklarına dikkat eden polis ekipleri, uyarılarda bulunarak kente giriş yapan vatandaşları tek tek kayıt altına alıyor. Polis ekipleri tarafından, il dışından kente gelen vatandaşların telefon, T.C kimli numaraları ve gidecekleri adresler kayıt altına alınıyor. Kayıt altına alınan bilgiler Karabük Valiliğine teslim edilirken, İl Pandemi Kurulu tarafından kayıt altına alınanlar adreslerinde 14 gün süreyle kontrol ediliyor.
Diğer noktalarda da uygulamaların aralıksız sürdüğü öğrenildi. - KARABÜK
İhlas Haber Ajansı / Güncel | 3 |
Erdoğan: 10 bin Suriyeli çocuğun akıbeti bilinmiyor
Göçmen sorunuyla ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen yıl Türkiye-Yunanistan sınırında yaşanan insanlık dışı görüntüler, kimi batılı ülkelerin göçmenlere yönelik bakışını göstermesi açısından son derece ibretliktir. Avrupa'ya sığınan 10 bin Suriyeli çocuğun akıbeti bilinmiyor. Hüznüyle sevinciyle göç hikayelerinin etkili bir şekilde anlatılması noktasında sinema güçlü bir araçtır" dedi.
Yazıları büyüt
Yazıları küçült
Standart boyut
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Göç Filmleri Festivali kapanış töreninde konuştu. Mülteci sorununa değinen Erdoğan şu ifadeleri kullandı;
*Geride bıraktığımız son 8 sene içinde çoğu kadın ve çocuk 25 bin insan Akdeniz’in azgın sularında hayatını kaybetti. Göçle ilgili ön yargılarımızı bir tarafa bırakarak, göçmenlerin gittikleri ülkelere, toplumlara katkılarını görmemiz gerektiğine inanıyorum.
*İmkanları bizden katbekat fazla ülkeler, mültecilere, sayıları onlarla ifade edilen kotalar koyarken; biz ırk, din, dil, etnik köken ayrımı yapmadan herkese kucak açtık.
*Kendi vatandaşlarımıza hangi imkanları sunuyorsak, ülkemize sığınan mazlum ve mağdurlara da aynı hassasiyetle davrandık.
“VERİLEN SÖZLER TUTULMADI”
*Türkiye’ye verilen sözler tutulmayarak, ülkemiz düzensiz göç yükünü tek başına omuzlamak zorunda bırakıldı. Avrupa’ya gidebilen göçmenler ırkçı, ayrımcı ve düşmanlaştırıcı politikaların kurbanı oldu.
*Geçen yıl Türkiye-Yunanistan sınırında yaşanan insanlık dışı görüntüler, kimi batılı ülkelerin göçmenlere yönelik bakışını göstermesi açısından son derece ibretliktir.
*Avrupa’ya sığınan 10 bin Suriyeli çocuğun akıbeti bilinmiyor. Hüznüyle sevinciyle göç hikayelerinin etkili bir şekilde anlatılması noktasında sinema güçlü bir araçtır. DHA
İlginizi Çekebilir Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul'daki hastane açılışına katıldı! | Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı TRT ortak yayınında Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve Güney Kıbrıs’ta camilere yapılan saldırılara değindi.
Doğu Akdeniz’deki tablonun ortada olduğunu, bu tabloda Türkiye’nin Libya’nın deniz yetki alanlarındaki konumunun da ortada olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu konuda Türkiye’nin en ufak taviz vermeyeceğini akıllı olan adam bilir. Şimdi bizim 3 tane sondaj gemimizi var 2 sismik araştırma gemimiz var. Bunlar buralarda çalışmalarını sürdürüyorlar. Bir tanesini Karadeniz’e gönderdik. Bunlar bunları çok çok rahatsız ediyor. Sondaj gemilerimizin yanında her türlü hazırlık içerisinde buraya geliyorlar. Burada en ufak bir yanlışa girerseniz gereken yapılır. Yunanistan çıkmış kurusıkı atıyor. Türkiye’ye bu tür laf atılır mı? Sen kiminle dalga geçiyorsun. Haddini bil. Sen eğer haddini bilmezsen Türkiye’nin yapacağı şey bellidir” dedi.
Erdoğan, Güney Kıbrıs’ta camilere yapılan saldırıları da değerlendirerek,
bunların yapılması halinde karşılıksız kalınmayacağı uyarısında bulundu. | 2 |
Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde saat 10.21'de 5.5 büyüklüğünde meydana gelen deprem, İstanbul başta olmak üzere Ege ve Marmara Bölgesi'nde birçok ilde hissedildi. Depremin etkisini gösterdiği illerde herhangi bir hasar oluşmazken, Prof. Dr. Naci Görür, Twitter hesabından bir açıklama yaptı.
Prof. Dr. Naci Görür'ün açıklaması:
"Arkadaşlar merhaba. Az önce Akhisar-Sazoba'da 5.5 büyüklüğünde bir deprem oluştu. Bu deprem muhtemelen Gediz Grabeninin Göl Marmara civarında kollara ayrıldığı yerde KB-GD doğrultulu ikincil bir graben fayına bağlı olarak gelişti. Tüm bu depremler kanaatimce Gediz Grabeninin Turgutlu-Salihli-Alaşehir güzergahından geçen ana fayın üzerinde hareket eden tavan blokundaki farklı gerilmelerden meydana geliyor. Yani Gediz Grabeninin kuzey kısımları bu bölgedeki K-G yönlü gerilmeye paralel olarak yerleşiyor. Sevgiler."
Prof. Görür, daha sonra "Metinde anlattıklarımı bu şekilde görebilirsiniz" diyerek ile aşağıdaki görseli paylaştı.
Haberler.com - Güncel | MANİSA'da, sokağa çıkma yasağını ihlal eden 215 vatandaş ve 4 işyerine toplam 689 bin 850 lira para cezası kesildi.
İçişleri Bakanlığı'nca koronavirüs tedbirleri kapsamında, 31 ilde uygulamaya konulan 2 günlük sokağa çıkma yasağını ihlal edenlere yönelik Manisa'da emniyet ve jandarma ekipleri işlem yaptı. Konuyla ilgili olarak Manisa Valiliği'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İlimizde uygulanan 2 günlük sokağa çıkma yasağı kapsamında, 12.04.2020 tarihinde kolluk kuvvetlerince yapılan denetlemelerde Yunusemre, Şehzadeler, Turgutlu, Salihli, Akhisar, Köprübaşı, Saruhanlı, Gördes, Soma, Sarıgöl, Alaşehir, Demirci ve Kula ilçelerimizde Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararlarına muhalefet etmekten 4 iş yerine ve 215 şahsın her birine 3.150'şer TL olmak üzere toplam 689.850 TL cezai işlem uygulanmıştır."
Demirören Haber Ajansı / Güncel | 2 |
ABD Başkanı Donald Trump, koronavirüs salgını nedeniyle, Avrupa'dan gelenlere karşı ABD'de uygulanan ülkeye giriş yasağının uzatılacağını bildirdi.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümetinin, koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında, yaklaşık iki hafta önce yürürlüğe soktuğu, Avrupa ülkelerinden gelenlere yönelik ülkeye giriş yasağının uzatılacağı bildirildi. Beyaz Saray'da açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, bu ve benzeri kısıtlamaların devam edeceğini, hatta bir ihtimal ağırlaştırılabileceğini dile getirdi. Bu kararın, koronavirüsün yayılmasını kısıtlayacağını ifade eden Trump, "Sınırların olması çok önemli" dedi.
Nisan ayı ortasına dek sürecek yürürlükteki ülkeye giriş yasağının ne kadar uzatılacağı ise şimdilik belirsizliğini koruyor. Trump geçen pazar yaptığı açıklamada, ABD'de uygulanan koronavirüs salgınına karşı kısıtlayıcı önlemlerin, nisan sonuna dek uzatılacağından söz etmişti. Mart ayı ortasından bu yana yürürlükte olan ABD'ye giriş yasağı, Avrupa Birliği'nin Schengen Bölgesi ülkeleri ile Büyük Britanya ve İrlanda vatandaşlarını kapsıyor. Ancak bu ülkelerde yaşayan ABD yurttaşları ile bazı diplomatlar ve "Green Card", yani ABD'de uzun süreli ikamet iznine sahip Avrupalılarla, onların aile üyeleri, bu uygulamanın dışında tutuluyor. Söz konusu uygulama, ilk etapta 30 günlüğüne yürürlüğe girmişti.
İtalya'ya 100 milyon dolar
Başkan Trump öte yandan, ülkesinin korona krizinden ağır bir biçimde etkilenen ülkelere yardımlarda bulunacağını bildirdi. Pazartesi günü İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ifade eden Trump, bu görüşmede Conte'ye, ülkesi ABD'den İtalya'ya 100 milyon dolar değerinde tıbbi malzeme yardımı yapılacağını bildirdiğini aktardı. Trump, Amerikan fabrikalarında solunum cihazı üretimine ivme kazandırıldığı için, duruma göre Fransa ve İspanya'ya da ABD'den bu konuda yardım gidebileceğini belirtti.
Donald Trump açıklamasında ayrıca kendi vatandaşlarına da seslenerek, kamusal yaşamla ilgili kısıtlamalara riayet edilmesini talep etti. Sosyal mesafenin korunmasının ve kalabalıklar içinde bulunmamanın, "ortak vatanseverlik görevi" olduğunu ifade eden Trump, gelecek bir aylık sürenin zorlu geçeceğini vurguladı. Başkan Donald Trump, pazar günü yaptığı konuşmasında da, koronavirüs salgınının ülkesinde 100 binden fazla kişinin ölümüne neden olabileceğini dile getirmişti. | Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, Trump ve Conte'nin bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi.
Görüşmede, iki liderin Covid-19 salgınına ilişkin son gelişmeleri ele aldığına işaret edilen açıklamada, "Başkan Trump, İtalya'da yaşamını yitirenlerden dolayı Conte'ye taziyelerini bildirdi." ifadesi yer aldı.
Trump'ın görüşmede, virüsün yayılmasının önlenmesi ve ihtiyaç sahiplerinin gerekli tıbbi yardımı alması adına ABD'nin İtalya ve diğer Avrupalı müttefikleri ile çalışma taahhüdünü yinelediği vurgulandı.
Açıklamada, Trump ve Conte'nin salgınının kontrol altına alınması ve küresel ekonominin canlandırılması için G-7 ve G-20 de dahil olmak üzere yakın iş birliğininin sürdürülmesine ilişkin mutabık kaldıkları aktarıldı. | 2 |
Başkan sordu, gazeteciler yanıtladı
BURSA Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Bursalı basın mensuplarıyla bir araya geldi. 'Bu Kez Başkan Soruyor, Gazeteciler Cevaplıyor' sloganıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Başkan Aktaş, gazeteciliğin çok zor bir meslek olduğunu dile getirerek, 'Hepinizin çalışan gazeteciler gününü kutluyor, görevlerinizde başarılar diliyorumö dedi.
Bursa'da görev yapan ulusal ve yerel medya temsilcileri, Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği organizasyonda bir araya geldi. Rollerin değiştiği, bu kez Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın soru sorduğu, gazetecilerin cevapladığı etkinlik, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (Merinos AKKM) Yıldırım Beyazıd Salonu'nda gerçekleşti. Başkan Aktaş, kurulan platformda Eko haber Gazetesi Sahibi Tahsin Ardıç, İnternet Gazetecileri Derneği Başkanı Mesut Demir, Line TV Program Yapımcısı Kübra Ulutaş ve Yeni Dönem Gazetesi Köşe Yazarı Huriye Gül Kolaylı'ya 'moderatör olarak' çeşitli sorular yöneltti. Gazetecilerin ekonomi, Bursa, internet gazeteciliği ve sosyal medya hakkındaki görüşlerini alan Başkan Aktaş, etkinliğe katılan medya mensuplarını temsilen her masadan bir gazeteciye de söz vererek düşüncelerini aldı.
BAŞKAN AKTAŞ ÇOK ZOR, AZAMİ DİKKAT GEREKTİREN BİR MESLEK
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yaptığı açıklamada, 16 yıldır gazetecilerle mesai birlikteliği olduğunu hatırlatarak, 'Dilini ve sürecini çok iyi anlamadığım bir mesleği icra ediyorsunuz. Görevim gereği basın mensuplarıyla sürekli bir araya geldiğim için bu akşam hem misafirimiz oldunuz hem de sizlere soru sormak istedikö diye konuştu. Başkan Aktaş, konuşmasında, haberiçin toplanan bilgilerin süzgeçten geçirilmesinin ve bu bilgilerin doğru bir şekilde kamuoyuna aktarılmasının zorluğuna değindi. Olaylara tarafsızca bakan, Bursa'nın ve insanların menfaati doğrultusunda yayın yapan meslek mensuplarını tebrik eden Başkan Aktaş, 'Bir habere binlerce yorum yapılabiliyor. Çok zor, azami dikkat gerektiren bir meslek. Gazetecilik; bazen bir kelimenin çok farklı manalara çekildiği, anlık gelişmelere sebep olabilen, aynı zamanda gönül kazanmak adına da güzel bir uğraş alanı. Sizlere sağlık ve afiyetle, daha nice güzel günler, yıllar diliyorumö şeklinde konuştu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, etkinlik sonrasında basın mensuplarına çiçek ve çeşitli hediyeler takdim etti.
Demirören Haber Ajansı / Güncel | Yılda iki kez düzenlenen ve onlarca ülkeden yüzlerce tekstil ürünü alıcısını aynı platformda buluşturan DossoDossi Fashion Show, 8 yıl aradan sonra Bursa'da yeniden sektör profesyonellerini ağırlamaya başladı. 7-10 Aralık tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (Merinos AKKM) organize edilen etkinliği gezen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, iş ile tatili birleştiren ve yüzlerce markayı binlerce müşteriyle buluşturan fuarın Bursa'nın tanıtımına büyük katkı sağlayacağını söyledi.
Alanında dünyada sayılı organizasyonlardan biri olarak kabul edilen DossoDossiFashion Show, Merinos AKKM Fuaye Salonu'nda ziyaretçi ağırlamaya başladı. Konaklaması Uludağ'da olan, iş görüşmeleri de kongre merkezinde yapılan etkinliği, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da gezdi. Başkan Aktaş'a, fuar alanındaki incelemesinde DossoDossi'nin kurucusu Hikmet Eraslan da eşlik etti.
100 farklı marka aynı platformda
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yaptığı açıklamada, DossoDossi nedeniyle 30 ülkeden yaklaşık 6 bin kişinin Uludağ'da konakladığını ifade etti. Etkinliğin ticari ilişkileri sağlamanın yanında şehrin tanıtımına da büyük katkı sağlayacağını belirten Başkan Aktaş, "DossoDossi, ilk organizasyonunu Ocak 2012'de gerçekleştirmişti.8 yıl aradan sonra yeniden Bursa'dalar. Buradaki organizasyon; sadece Uludağ ile sınırlı kalmıyor, şehir merkezine de taşınıyor. Merinos AKKM'de yaklaşık 100 farklı marka, kurulan stantlarda 2020 ilkbahar-yaz kreasyonlarını gelen özel alım heyetleriyle paylaşıyor. Tarihi mekanlara düzenlenecek turlar ile misafirlere şehrimizi de tanıtacaklar.Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.
Gelecek sene daha da büyüyecek
DossoDossi Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan ise Antalya'da gerçekleştirdikleri etkinlikle şehrin tanıtımına, adının moda ile anılmasına büyük katkı sağladıklarını ifade etti. Fuarı Bursa'ya taşıyarakturizmde doping etkisi oluşturmak istediklerini vurgulayan Eraslan, "Gösterdiği hassasiyet nedeniyle Başkan Aktaş'a teşekkür ediyorum. Uludağ ve Bursa'ya sağlanacak artı değer nedeniyle her türlü kolaylığın sağlanacağını taahhüt etti. Bu güven nedeniyle buradayız" diye konuştu. DossoDossi'nin her etkinliğinde 40-60 milyon dolar arası işlem hacminin gerçekleştiğini hatırlatan Eraslan, "Türkiye'nin alanında lider organizasyonuyuz. Hem satış portöyü hem de müşteri kitlesi ile eşsiz konuma sahibiz. Bu organizasyonu gelecek sene Bursa'da büyüterek devam ettireceğiz" şeklinde konuştu. - BURSA
İhlas Haber Ajansı / Güncel | 2 |
11 CHP’li başkan: Tüm önlemler alındı
CHP'li 11 büyükşehir belediye başkanı tarafından, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı ile ilgili ortak açıklama yapılarak ''Sokağa çıkma yasağı olsun veya olmasın gereken her türlü önlem alındı'' denildi.
Sozcu.com.tr
Yazıları büyüt
Yazıları küçült
Standart boyut
Belli aralıklarla bir araya gelen 11 büyükşehrin belediye başkanları bugün de CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un koordinasyonu ve katılımıyla sanal bir buluşma gerçekleştirdi.
Toplantının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş ortak bir açıklama yayımladı.
”MEYDANLARDA DEĞİLİZ AMA HEYECANIMIZ AZALMADI”
11 belediye başkanı, buluşmanın ardından şu açıklamayı yaptı
* Bir ulusun, ülkesini işgalden kurtarmak, bağımsız bir devlet kurmak için ayağa kalktığı günün müjdecisi olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz. Pandemi salgını ile mücadele şartlarında geçen bu büyük günümüzü, yine uygun mecralarda en anlamlı etkinliklerle yaşıyor, yaşatıyoruz.
* Evet, meydanlarda değiliz; ama bu durum, büyük Atatürk’ün başlattığı bu anlamlı yürüyüşün, ne ülkemiz için yaşamsal önemini ne de içimizdeki heyecanı azaltmıştır. Önümüzdeki yıl, çok coşkulu kutlamalarla bir arada olacağımızı şimdiden ilan ediyoruz.
”KADİR GECESİ HUZUR GETİRSİN”
* 11 başkan olarak, yine 19 Mayıs'a denk gelen mübarek Kadir Gecemizi tebrik ediyoruz. Mütevazılık, dayanışma, barış, erdem gibi temel değerlerin insanlığa ulaşmaya başladığı Kadir gecemizin tüm dünyaya sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyoruz.
RAMAZAN BAYRAMI KUTLANDI
Mübarek Ramazan Ayı`nı da pandemi koşullarında, zorluklarla yaşadık. Ama bu durum, inancımızın gereğini en hassas şekilde yerine getirmekten bizi alıkoymadı. Pazar günü de mübarek Ramazan bayramımızı idrak edeceğiz. Darda kalanların, mahrumların esenliğe ulaşmasına vesile olması arzusuyla bütün vatandaşlarımızın bayramını şimdiden en içten duygularımızla kutluyoruz.
”TÜM TEDBİRLER ALINDI”
* Ramazan Bayramı süresince, sokağa çıkma yasağı olsun veya olmasın gereken her türlü önlemler alındı. | 11 CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı’ndan toplantı talep etti
Türkiye’nin 11 CHP’li büyükşehir belediye başkanı; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlar Kurulu üyelerinin katılımıyla toplantı organize edilmesi için Türkiye Belediyeler Birliği’nden talepte bulundu. 11 Başkan, hemen harekete geçmesi için taleplerini Türkiye Belediyeler Birliği’ne ilettiler.
Sozcu.com.tr
Yazıları büyüt
Yazıları küçült
Standart boyut
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş ortak açıklama yaptı.
EKONOMİK SIKINTILAR TARTIŞILDI
Açıklamada, 11 büyükşehir belediye başkanının çevrimiçi buluşup Türkiye'nin gündemini, yerel yönetimlerin sorunlarını, pandemi gündemini ele aldıkları belirtildi.
Toplantıda belediyelerin yaşadığı ekonomik daralmaların, düşen gelirlerin, yapılması şart olan birçok çalışmanın bütçeler üzerinde yarattığı olumsuz etkilerinin, bütçe yönetimlerinde ortaya çıkan zorlukların tartışıldığı aktarılarak “Toplu taşımanın geleceğini ayrıntılı olarak ele aldık. Kentlerimizin, bugün ve gelecek için kültür sanat yaşamını konuştuk. Bu kapsamda, içinde önerilerimizin olduğu bir hazırlığı, Türkiye Belediyeler Birliği'ne (TBB), iletme kararı verdik” denildi.
TBB'YE ÖNERİ: CUMHURBAŞKANI VE BAKANLAR KURULU İLE BİRARAYA GELELİM
Bu çerçevede TBB'nin girişiminde oluşturulacak bir gündemde Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu'nun katılımı ile toplantı yapılması önerisi getirilerek “Türkiye'nin, yerel yönetimler açısından mevcut pandemi salgını ile mücadele temelindeki durumunun; gelecekteki yerel yönetim hizmetlerinin ve bunların ekonomik etkilerinin konuşulacağı bu toplantının, hızla gerçekleşmesi amacıyla önerimizi TBB'ye ilettiğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız” denildi.
SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI UYARISI
3 günlük sokağa çıkma yasağı ile ilgili uyarılarda bulunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
*Bu süreçte ilgili her tedbiri aldığımızı, yurttaşlarımızın rahat, huzur ve ihtiyaçlarının karşılanması için gerekenleri planladığımızı belirtmek isteriz.
*Bu vesileyle 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, değerli hemşerilerimize yeniden anımsatmak isteriz ki, sokağa çıkmama konusundaki özenimizi lütfen sadece yasağın olduğu günlerde göstermeyelim, yasağın olmadığı günlerde de aynı tavrımızı sürdürelim.
*Henüz rehavet için erken olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Pazartesiden itibaren de sokağa çıkmama konusunda duyarlı olunmasının, şehirlerde yoğunluk yaşamamasının önemini dile getiriyoruz.
1 MAYIS UNUTULMADI
Açıklamada 1 Mayıs Emek Bayramı da kutlanarak “ Aynen 23 Nisan'da olduğu gibi, salgınla mücadele koşulları gereği istediğimiz şekilde bir kutlama yapamayacağız. Ülkemizin tüm emekçilerini bayramını en içten duygularımızla kutluyoruz. Bir kez daha 1 Mayıs 1977'de Taksim'de hayatını kaybeden emekçilerimizi saygıyla anıyoruz” denildi.
İlginizi Çekebilir İBB Meclisi salgın gündemi ile olağanüstü toplanıyor
İlginizi Çekebilir İBB, üç günlük sokağa çıkma yasağına hazır | 2 |
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz "Mevzuata aykırı fatura düzenlediği gerekçesiyle İGDAŞ'a soruşturma açtık" açıklaması yaptı. İBB de konu hakkında açıklamada bulundu.
EPDK, İstanbul’da ikamet eden doğal gaz abonelerinden yoğun şekilde gelen yüksek fatura şikayetlerini inceledi ve ilgili dağıtım şirketi İGDAŞ’ın mevzuata aykırı sürelerde abonelerine fatura düzenlediği iddiasıyla soruşturma açtı.
İGDAŞ son dönemlerde doğal gaz faturalarının yüksek geldiğine ilişkin yurttaşlardan gelen şikayetler üzerine, ''Daha önce de olduğu gibi gerçek tüketim üzerinden ve sayaçlar yerinde okunarak fatura oluşturulmaktadır" açıklaması yapmıştı.
İBB’DEN AÇIKLAMA
Açılan soruşturma ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Sözcüsü Murat Ongun, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Ongun, söz konusu soruşturmanın fatura bedelleriyle değil, süreleriyle alakalı olduğunu söyledi.
Ongun’un açıklaması şöyle:
İGDAŞ’a açılan soruşturma "Tüketim bedelinden fazla kesilen fatura" için değil süresiyle ilgilidir. Salgın sürecinde sayaç okuma işlemi doğal olarak bir aydan daha uzun bir süre almaktadır. Ülke genelinde de bu şekildedir. Ancak EPDK sadece İGDAŞ'a soruşturma açmıştır.
YASAL OLARAK FATURA KESME SINIRI NEDİR?
Resmi Gazete'de 9 Haziran 2017 tarihinde yer alan bir düzenlemeye göre doğalgaz dağıtım şirketleri mekanik sayaç kullanan abonelerin sayaçlarını aylık olarak artı eksi beş günden fazla sapma olmayacak şekilde okuyor. Yani aboneye en az 25 günlük en fazla 35 günlük fatura kesilebiliyor. Dağıtım şirketleri 50 metreküpe ulaşmayan aylık tüketimleri söz konusu fatura dönemi için faturalandırmama hakkına sahip. Bu düzenlemedeki tüketim miktarı genellikle yaz ayları için geçerli.
Neden BirGün?
Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.
Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.
Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.
BirGün; seninle güçlü, seninle özgür! | İBB'den 'bağış' uyarısı: Dolandırıcılara dikkat
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İBB ismini kullanarak yurttaşlardan bağış talebinde bulunan dolandırıcılara karşı uyarıda bulundu
-
A
+
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Sözcüsü Murat Ongun, Twitter hesabından yurttaşları dolandırıcılara karşı uyardı.
Ongun, "Dolandırıcılara dikkat! İBB ismini kullanarak vatandaşları arayan ve bağış talebinde bulunarak sahte hesaplara yönlendiren kişilere karşı hemşehrilerimizi uyarırız. İBB olarak hiçbir şekilde arama yapılarak bağış talebinde bulunulmamaktadır" dedi.
Dolandırıcılara dikkat
İBB ismini kullanarak vatandaşları arayan ve bağış talebinde bulunarak sahte hesaplara yönlendiren kişilere karşı hemşehrilerimizi uyarırız. İBB olarak hiçbir şekilde arama yapılarak bağış talebinde bulunulmamaktadır. — Murat Ongun (@Mrt_Ongun) April 9, 2020
NE OLMUŞTU?
İBB, koronavirüs nedeniyle evde kalan ihtiyaç sahibi yurttaşlara ulaştırmak üzere yardım kampanyası başlatmıştı.
İçişleri Bakanlığı yayınladığı genelgeyle belediyelerin yardım toplamasını durdurmuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği, İçişleri Bakanlığı genelgesi ile koronavirüsle mücadele için bağış toplanan hesaplara haciz konulması kararı hakkında yürütmeyi durdurma ve iptal davası açmıştı. | 2 |
Milli Savunma BakanlıÄı tarafından yapılan açıklamada, "Türk Deniz Kuvvetleri; DoÄu Akdeniz’de deniz yetki alanlarımıza yönelik hak ve menfaatlerimizi korumak, denizde durumsal farkındalıÄı artırmak ve deniz güvenliÄine katkı saÄlamak maksadıyla; fırkateynler, korvetler, hücumbotlar, denizaltılar, deniz karakol uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarının katılımıyla 2006 yılından itibaren Akdeniz Kalkanı Harekâtını (AKH) icra etmektedir. Bugüne kadar milli olarak yürütülen Akdeniz Kalkanı Harekâtının uluslararası hale getirilmesi kapsamında, Pakistan Deniz Kuvvetleri baÄlısı PNS ALAMGIR 21-23 Kasım 2019 ve PNS YARMOOK 10-11 Mart 2020 tarihlerinde, Ãrdün Kraliyet Deniz Kuvvetleri mensubu iki gözlemci personel ise 21-28 Kasım 2019 tarihleri arasında TCG BARBAROS fırkateyninde iÅtirak ederek Akdeniz Kalkanı Harekâtının uluslararası bir boyut kazanması saÄlanmıÅtır. Ayrıca, 21 Nisan 2020 tarihinde karÅılıklı ticari gemi bilgilerinin Deniz Kuvvetleri KomutanlıÄı tarafından geliÅtirilen bir iz aktarım sistemi üzerinden Pakistan ile paylaÅılmasına baÅlanmıŠve Akdeniz Kalkanı Harekâtının uluslararası bir boyut kazanması perçinlenmiÅtir. Bahse konu harekâta diÄer yabancı deniz kuvvetleri baÄlısı personel ve gemilerin de katılımına yönelik çalıÅmalara kararlılıkla devam edilmektedir." denildi. | Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Türk Deniz Kuvvetleri; Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarımıza yönelik hak ve menfaatlerimizi korumak, denizde durumsal farkındalığı artırmak ve deniz güvenliğine katkı sağlamak maksadıyla; fırkateynler, korvetler, hücumbotlar, denizaltılar, deniz karakol uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarının katılımıyla 2006 yılından itibaren Akdeniz Kalkanı Harekâtını (AKH) icra etmektedir. Bugüne kadar milli olarak yürütülen Akdeniz Kalkanı Harekâtının uluslararası hale getirilmesi kapsamında, Pakistan Deniz Kuvvetleri bağlısı PNS ALAMGIR 21-23 Kasım 2019 ve PNS YARMOOK 10-11 Mart 2020 tarihlerinde, Ürdün Kraliyet Deniz Kuvvetleri mensubu iki gözlemci personel ise 21-28 Kasım 2019 tarihleri arasında TCG BARBAROS fırkateyninde iştirak ederek Akdeniz Kalkanı Harekâtının uluslararası bir boyut kazanması sağlanmıştır. Ayrıca, 21 Nisan 2020 tarihinde karşılıklı ticari gemi bilgilerinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından geliştirilen bir iz aktarım sistemi üzerinden Pakistan ile paylaşılmasına başlanmış ve Akdeniz Kalkanı Harekâtının uluslararası bir boyut kazanması perçinlenmiştir. Bahse konu harekâta diğer yabancı deniz kuvvetleri bağlısı personel ve gemilerin de katılımına yönelik çalışmalara kararlılıkla devam edilmektedir." denildi. | 4 |
Londra'dan Çankırı'ya getirilerek yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında karantinaya alınan 262 kişi evlerine uğurlandı.
Türkiye'ye dönmelerinin ardından 17 Nisan'da Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Emir Karatekin Yurdu'na yerleştirilen 262 kişinin 14 günlük karantina süresi doldu.
Sağlık görevlileri tarafından kontrolden geçirilen vatandaşlar, otobüslere bindirilerek memleketlerine uğurlandı.
AFAD İl Müdürü Abdullah Özçelik, gazetecilere yaptığı açıklamada, Londra'dan gelen misafirleri 14 gün sonunda sorunsuz bir şekilde evlerine uğurladıklarını söyledi.
Karantina altına alınan vatandaşlarda pozitif vaka çıkmadığını belirten Özçelik, "Yurdumuzu boşalttık. Hepsini araçlarımızla evlerine kadar bırakacağız. Evlerine ulaşana kadar takipçileri olacağız. Misafirlerimizi sosyal mesafe kuralına uyarak 15 araçla toplamda 34 ildeki evlerine gönderdik." diye konuştu.
Gençlik ve Spor İl Müdürü Sadık Ak da karantina süresi boyunca personelin özverili bir çalışma sergilediğini dile getirdi.
Karantina altındaki vatandaşların memnuniyet içerisinde Çankırı'dan ayrıldıklarını ifade eden Ak, "Bu süreci AFAD, Kızılay, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce koordineli bir şekilde gerçekleştirdik. Misafirlerimizi de sorunsuz evlerine yolcu ettik. Bizim için sevindirici olan da burada herhangi bir pozitif vakanın çıkmamış olmasıdır." dedi.
AA / Güncel | İNGİLTERE'den koronavirüs salgını nedeniyle tahliye edildikten sonra Çankırı'da Kredi ve Yurtlar Kurumuna (KYK) bağlı öğrenci yurtlarına yerleştirilen 262 kişi, 14 günlük karantina süresinin dolmasının ardından tahliye edildi.
Koronavirüs salgını nedeniyle 14 gün önce İngiltere'nin başkenti Londra'dan getirilen 262 vatandaş, Çankırı KYK Emir Karatekin Yurdu'nda karantinaya alındı. Karantina süresinin sona ermesinin ardından yapılan Covid -19 testleri negatif çıkan vatandaşlar, yurttan tahliye edilmeye başlandı. Valizleriyle birlikte yurttan ayrılan vatandaşlar, ailelerin bulunduğu şehirlere gitmek üzere sırayla otobüslere bindi.
Gençlik ve Spor İl Müdürü Sadık Ak ise karantinadaki vatandaşların tüm ihtiyaçlarının eksiksiz karşılandığını ve hepsinin mutlu bir şekilde yurttan ayrıldığını ifade etti.
Demirören Haber Ajansı / Güncel | 4 |
Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:
SINIRDAKİ DEPREM
"Türkiye deprem felaketiyle bir kez daha yüzleşmiştir. Türkiye sınırına yakın bir bölgede meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki sarsıntı yine acı ve yıkıma yol açmıştır. Ülkemiz deprem tehlikesiyle karşı karşıyadır. Depremle yaşamayı öğrenmek durumundayız. Ancak depreme teslimiyeti, felaketlere boyun eğmeyi de aklımızdan geçirmemeliyiz.
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den MHP Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalar (25 Şubat 2020 Salı) | Video
HANAU SALDIRISI
Almanya'nın Hanau şehrinde neo-Nazi hayranı bir katil ortalığı kana bulamıştır. 5'i Türk vatandaşı olmak üzere 10 kişiyi katletmiştir. Almanya'da bugüne kadar 30'a yakın vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. İnsan hakları, düşünce hürriyeti, demokrasi ve hoşgörüde mangalda kül bırakmayan Avrupa'da faşist damarların kabarması çarpıklıktır. Türk milleti ırkçılığa, yabancı düşmanlığına kapalı ve uzaktır. Hiç kimse bize parmak sallamaya kalkmamalıdır. Sözde gelişmiş devletlerin amaçları bellidir. Tarih boyunca Türk milletine ırkçı tutumlar olmamıştır. Kimse bize medeniyet dersi vermeye kalkışmamalı. Türk milliyetçiliği milli birlik ve kardeşliğin ebedi fikriyatıdır. Türk milliyetçiliğini kim ya da kimler karalıyorsa zalimlerle iş tutan köksüzlerdir. Bizim kökümüz sağlamdır. Irkçılık bu kökü kurutacak baldıran zehiridir.
HOCALI KATLİAMI
Hocalı dinmeyen çığlıktır. Hocalı'nın yaraları derindir. 28 yıldır Dağlık Karabağ'ın Hocalı kasabası milli yüreklerde sancıdır. Burası kadim bir Türk yurdudur. Hukuken Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ 28 yıldır Ermenistan işgalindedir. 1826'da Karabağ hanlığını işgal eden Rusya, bölgede Ermeni nüfusunu artırmaya teşvik etmiştir. Elbette kurt kurtla it itle dolaşacak, emel birliği yapacaklardır. 613 soydaşımız Hocalı'da şehit edilmiştir. 1275 soydaşımız esir alınmıştır. Hocalı katliamı büyük yankı uyandırmıştır. 1 milyon Azerbaycan Türkü işgal edilen topraklardan göç etmiştir. Dağlık Karabağ'ın istilası dünyanın gözü önünde vuku bulmuştur. Dağlık Karabağ inim inim inlemektedir. Hala 1993 Mart ayında, Ermenilerin saldırısına kadar uluslararası toplum tepki bile göstermemiştir. Ermeni zulmü çağrılara riayet etmemiştir. Hocalı'da uluslararası hukukun soykırım, saldırı, insanlığa karşı suçlar alenen işlenmiştir. Hocalı Türk'tür, Dağlık Karabağ Türk'tür, Azerbaycan Türk'tür.
İDLİB'DEKİ SALDIRILAR
Türkiye olağanüstü bir süreçten geçmektedir. İdlib, fokur fokur kaynayan bir kazana dönüşmüştür. Rusya destekli rejim güçlerinin hain saldırıları devam etmektedir. 20 Şubat'ta İdlib'de Rus savaş uçaklarının saldırısında 2 kahramanımız şehit düşmüştür. Hüznümüzü tarif edecek kelimeler boğazımızda düğümlenmektedir. Elbette şehitlerin ölmediği inancındayız. Dökülen kanların yerde kalmayacağını biliyoruz. Türk milleti kutlu varlığında üstün bir meziyete haizdir. Türk vatanının muazzam teminatları kahramanlarımıza ne yapsak azdır. Kahraman evlatlarımız İdlib'de beka savunmamızı icra ederken dualarımızla onlarladır.
ZALİMLER KAÇTIKLARI YERE KADAR KOVALANACAKTIR
İdlib'de altı çizilmesi gereken muamma rejim güçlerinin gözlem noktalarının gerisine çekilip çekilmeyeceğidir. Rusya Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, tansiyonun nasıl düşürüleceği konusunda görüşmeye hazır olduklarını belirtmiştir. 5 Mart'ta 4'lü İstanbul zirvesinin toplanacağının açıklanması İdlib'in seyrini değiştirme ihtimali taşımaktadır. Sayın Erdoğan'ın İdlib'e harekatı an meselesi olarak değerlendirmesi, Rusya'nın bunu en kötü senaryo tanımlaması sonrası gergin bekleyiş sürmektedir. Karadan rejim güçleri, havadan Rus jetleri ölüm yağdırmaktadır. İdlib pek çok şeye gebedir. Türk askeri işgal amaçlı, dayatmacı anlayışla değil, Soçi Mutabakatı çerçevesinde bulunmaktadır. İdlib'de ateşkesin sağlanabilmesi, Soçi kararlarının tatbikine bağlıdır. Aksi takdirde İdlib patlayacak, zalimler kaçtıkları yere kadar kovalanacaktır. Zalim Esad döktüğü kanların bedelini ödeyecektir.
Rusya'nın Türkiye'ye karşı Suriye'nin arkasında durması akla ziyandır. Putin'in ikili oynaması, önce Sayın Erdoğan'a sarılırken, Esad'ı kucaklaması doğru değildir. İdlib'deki sıcak çatışma ve gerilim ikliminin vardığı domates yüklü TIR'ların sınırda bekletilmesine yol açıyorsa, samimiyetsizlik artmıştır demektir. Türkiye'nin İdlib'deki varlığı hakkıdır, haklıdır. Esad rejimi ile Rusya'nın Hama'da 369 sivilin ölümüne neden olmaları hangi vicdana sığacaktır. Biz kuzu olup baş eğmeyiz. Bozkurt olur zalimleri tepeleriz.
MHP'nin yörüngesini tayin merci, orak-çekiçle yıllarını heba edenlerin değildir. Bizim yörüngemiz bellidir. Bizim yörüngemiz Türk milleti ve Türk vatanıdır.
HDP kongresinde CHP'ye açık ittifak çağrısı ve teröristbaşı 'Öcalan' sloganları | Video | MHP Genel BaÅkanı Devlet Bahçeli, partisinin düzenlediÄi TBMM Grup Toplantısında açıklamalarda bulundu.Â
Bahçeli, geçtiÄimiz günlerde Almanya'nın Hanau kentindeki, Türkler'e yönelik ırkçı salıdırıyla ilgili olarak Åunları kaydetti:
"Almanya'nın Hanau Åehrinde neo-Nazi hayranı bir katil ortalıÄı kana bulamıÅtır. 5'i Türk vatandaÅı olmak üzere 10 kiÅiyi katletmiÅtir. Almanya'da bugüne kadar 30'a yakın vatandaÅımız hayatını kaybetmiÅtir. İnsan hakları, düÅünce hürriyeti, demokrasi ve hoÅgörüde mangalda kül bırakmayan Avrupa'da faÅist damarların kabarması çarpıklıktır. Türk milleti ırkçılıÄa, yabancı düÅmanlıÄına kapalı ve uzaktır. Hiç kimse bize parmak sallamaya kalkmamalıdır."
İRAN SINIRINDA YAÅANAN DEPREM
Bahçeli, İran sınırında yaÅanan depremle ilgili olarak Åunları söyledi:
"Türkiye deprem felaketiyle bir kez daha yüzleÅmiÅtir. Türkiye sınırına yakın bir bölgede meydana gelen 5,9 büyüklüÄündeki sarsıntı yine acı ve yıkıma yol açmıÅtır. Ãlkemiz deprem tehlikesiyle karÅı karÅıyadır. Depremle yaÅamayı öÄrenmek durumundayız. Ancak depreme teslimiyeti, felaketlere boyun eÄmeyi de aklımızdan geçirmemeliyiz."
ALMANYA'DAKİ IRKÃI SALDIRI
Almanya'daki ırkçı saldırıya da deÄinen Bahçeli Åu ifadeleri kullandı:
"Almanya'nın Hanau Åehrinde neo-Nazi hayranı bir katil ortalıÄı kana bulamıÅtır. 5'i Türk vatandaÅı olmak üzere 10 kiÅiyi katletmiÅtir. Almanya'da bugüne kadar 30'a yakın vatandaÅımız hayatını kaybetmiÅtir. İnsan hakları, düÅünce hürriyeti, demokrasi ve hoÅgörüde mangalda kül bırakmayan Avrupa'da faÅist damarların kabarması çarpıklıktır. Türk milleti ırkçılıÄa, yabancı düÅmanlıÄına kapalı ve uzaktır. Hiç kimse bize parmak sallamaya kalkmamalıdır. Sözde geliÅmiÅ devletlerin amaçları bellidir. Tarih boyunca Türk milletine ırkçı tutumlar olmamıÅtır. Kimse bize medeniyet dersi vermeye kalkıÅmamalı. Türk milliyetçiliÄi milli birlik ve kardeÅliÄin ebedi fikriyatıdır. Türk milliyetçiliÄini kim ya da kimler karalıyorsa zalimlerle iÅ tutan köksüzlerdir. Bizim kökümüz saÄlamdır. Irkçılık bu kökü kurutacak baldıran zehiridir."
HOCALI KATLİAMI
KarabaÄ SavaÅı sırasında 26 Åubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ın DaÄlık KarabaÄ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaÅanan ve Azeri sivillerin Ermenistan'a baÄlı kuvvetler tarafından toplu Åekilde öldürülmesi olayına da deÄinen Bahçeli Åunları söyledi:
"Hocalı dinmeyen bir çıÄlıktır. Hocalı'nın yaraları derindir. 28 yıldır DaÄlık KarabaÄ'ın Hocalı kasabası milli yüreklerde sancıdır. Burası kadim bir Türk yurdudur. Hukuken Azerbaycan topraÄı olan DaÄlık KarabaÄ 28 yıldır Ermenistan iÅgalindedir. 1826'da KarabaÄ hanlıÄını iÅgal eden Rusya, bölgede Ermeni nüfusunu artırmaya teÅvik etmiÅtir. Elbette kurt kurtla it itle dolaÅacak, emel birliÄi yapacaklardır. 613 soydaÅımız Hocalı'da Åehit edilmiÅtir. 1275 soydaÅımız esir alınmıÅtır. Hocalı katliamı büyük yankı uyandırmıÅtır. 1 milyon Azerbaycan Türkü iÅgal edilen topraklardan göç etmiÅtir. DaÄlık KarabaÄ'ın istilası dünyanın gözü önünde vuku bulmuÅtur. DaÄlık KarabaÄ inim inim inlemektedir. Hala 1993 Mart ayında, Ermenilerin saldırısına kadar uluslararası toplum tepki bile göstermemiÅtir. Ermeni zulmü çaÄrılara riayet etmemiÅtir. Hocalı'da uluslararası hukukun soykırım, saldırı, insanlıÄa karÅı suçlar alenen iÅlenmiÅtir. Hocalı Türk'tür, DaÄlık KarabaÄ Türk'tür, Azerbaycan Türk'tür."
REJİMİN İDLİB'E YÃNELİK SALDIRILARI
Son dönemlerde Rusya ve rejimin saldırılarına maruz kalan ve insanlık dramının yaÅandıÄı İdlib konusuna deÄinen Bahçeli Åunları dile getirdi:
"Karada Esad güçleri, havada Rus jetleri ölüm yaÄdırmaktadır. İdlib pek çok Åeye gebedir. Zalim Esad döktüÄü kanların bedelini damla damla ödeyecektir. AteÅkesin tesisi için saldırılar durmalıdır. Türkiye'nin İdlib'deki varlıÄı haklıdır ve hakkıdır."
"HERKES AKLINI BAÅINA ALSIN"
Bahçeli, partisinin grup toplantısında ayrıca HDP'nin skandal kongresine de sert bir Åekilde tepki gösterdi. Savcıların konuyla ilgili soruÅturma açması gerektiÄini söyleyen Bahçeli, "Herkes aklını baÅına alsın. Bu ülke sahipsiz deÄildir" Åeklinde konuÅtu.
Bahçeli'nin konuyla ilgili Åu açıklamalarda bulundu: | 4 |
ÖZEL | Chelsea'den Werner'e 60 milyon euro
Maviler, RB Leipzig forması giyen Timo Werner'in serbest kalma bedelini ödemeye karar verdi.
Chelsea, Bundesliga ekiplerinden RB Leipzig'de oynayan 24 yaşındaki santrfor Timo Werner transferini bitiriyor.
Daha önce ilk olarak Bild gazetesi tarafından ortaya atılan iddiada Goal kaynaklarının edindiği bilgiye göre Maviler, Werner'in 60 milyon euro'luk serbest kalma bedelini ödeyecek.
Bu sezon Leipzig'in en başarılı oyuncusu olan Werner, 29 lig maçında toplamda 25 gol atarak takımını sırtladı.
Alman oyuncu uzun süredir Liverpool ile gündeme geliyordu ancak Kırmızılar'ın bu transferden vazgeçtiği belirtildi. | Antonio Rüdiger: Werner'i Chelsea'ye gelmesi için ikna ettim
Antonio Rüdiger gelecek sezon birlikte oynayacakları Timo Werner'in Chelsea'ye gelmesinde katkısı olduğunu söyledi.
Antonio Rüdiger, Timo Werner'in Chelsea'ye gelmesi konusunda onu ikna etmek için elinden geleni yaptığını anlattı.
Chelsea, Liverpool'un da transfer listesinde olan Timo Werner'i 59 milyon dolar karşılığında renklerine bağladığını duyurmuştu.
Rüdiger, Chelsea'nin resmi internet sitesine verdiği demeçte, karantina döneminde Werner ile sürekli iletişim halinde olduklarını söylerken, Alman yıldız için Maviler'in doğru adres olduğuna ikna etmeye çalıştığını belirtti:
"Onunla daha önce konuştum çünkü birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz. Bana İngiltere'ye gelmek istediğini söyledi. Elbette o zaman bizim takıma gelmesi yönünde konuştum. Herkes gibi ben de bizi seçtiği için çok heyecanlıyım ve onunla çalışmak için sabırsızlanıyorum. Bizim için çok önemli bir oyuncu olacak."
Timo Werner, Alman yıldız bu sezon RB Leipzig forması altında şu ana kadar çıktığı 43 resmi maçta 32 gol atıp 12 de asist yapmıştı. | 3 |
Akdeniz Ãniversitesi Gerontoloji Bölümü'nce çıkarılan 'Türkiye'nin YaÅlanma Atlası'nda, Ordu'nun Gölköy ilçesi, ülkedeki en uzun ömürlü ve saÄlıklı insanların yaÅadıÄı 10 yer arasında gösterildi. İlçede ortalama yaÅam süresi 82 yıl olarak belirlenirken, birçok üniversiteden akademisyen de ilçede araÅtırmalar yaptı. İlçede 70- 80 yaÅındaki kiÅilerin çoÄu halen baÄ bahçe iÅlerinde çalıÅırken, tükettikleri organik yiyecekleri de kendileri yetiÅtiriyor. Kendi bahçelerinde yetiÅtirdikleri organik sebze ve meyveleri tüketen ilçe halkı, süt, yoÄurt, bal gibi ürünlerle beslenerek baÄıÅıklık sistemlerini güçlü tutuyor. İlçe sakinleri arasında koronavirüs vakasına rastlanılmazken, evlerinde kalanlar kendilerini de izole ediyor. İlçede sadece il dıÅından gelen bir kiÅide koronavirüs tespit edilirken, kent merkezindeki hastanede tedaviye alınan kiÅi kısa sürede saÄlıÄına kavuÅtu.
'KORONAVİRÃSE RASTLANILMADI’
Gölköy Belediye BaÅkanı Fikri UludaÄ, 12 aydır ilçede bulunan herhangi bir kiÅide koronavirüse rastlanılmadıÄını açıkladı. Yerli halkta virüse rastlanılmamasının sebebini organik beslenmeye baÄlayan UludaÄ, "İlçemiz 30 bin nüfuslu ve ülkemizin en uzun ömürlü insanlarının yaÅadıÄı ilçemiz. Bu çeÅitli üniversiteler tarafından yapılan araÅtırmalar sonucu tespit edildi. Dolayısıyla koronavirüs salgını sürecinde yaklaÅık iki aydır mücadelemizi sürdürüyoruz. İlçemizde uzun ömürlü insanların yaÅadıÄı için yaÅ ortalaması 90’ın üzerinde. Bu süreçte 12 ay Gölköy’de ikamet edip de organik beslendikleri için hiçbir koronavirüs vakasıyla karÅılaÅılmadı. Yani ilçemizin hijyenik olması, vatandaÅlarımızın organik ürünlerle beslenmesinden kaynaklı yerli vatandaÅlarımızda bir vakaya rastlamadık" dedi.
'UZUN YAÅAMIN SIRRI, ORGANİK TÃKETİM'
İlçedeki halkın uzun yaÅamasının sırrının organik beslenmelerinden kaynakladıÄını kaydeden UludaÄ, "Bizim insanlarımız organik olarak baÄda, bahçede yetiÅtirdikleri ürünleri tükettikleri için saÄlıklı ve uzun ömürlü yaÅıyorlar. Åu anda ilçemizde yerleÅik yaÅayanların tamamının evinde kıÅtan kalma elinde birçok organik yiyeceÄi var. Bugün armut pekmezi, turÅusu, marulu, ısırganı, karalahanası, mısırı zaten evlerinde hazır. Bunlar yazın hazırlanıp, kıÅın tüketildiÄi için saÄlık ve uzun ömürlü oluyoruz” diye konuÅtu.
'ORGANİK YAÅIYORUZ, VİRÃS BİZE BULAÅMAZ'
İlçe sakinleri de saÄlıklı yaÅamlarının organik beslenmeyle baÄlantısı olduÄunu belirtti. Sevim ErdoÄan yiyecekleri sebzeyi kendi bahçelerinde organik olarak ürettiklerini belirterek, "Biz yiyeceÄimiz ürünleri bahçemizde kendimiz yetiÅtiriyoruz. O yüzden organik yaÅıyoruz. Bu nedenle bize virüs bulaÅmaz" dedi.
Nihat ErdoÄan ise organik beslenerek koronavirüsten korunduklarını ifade ederek, Åöyle konuÅtu:
"Biz Gölköy'de koronavirüs için dikkat ediyoruz. Organik besleniyoruz. Süt, yoÄurt gibi ürünlerin yanı sıra bahçemizde yetiÅtirdiÄimiz sebzelerle de organik beslenmeye özen gösteriyoruz. Organik beslenerek koronavirüsten korunuyoruz. Bunların hepsi ilaçsız ve katkısız olarak yetiÅiyor. Uzun yaÅamanın sırrı yaÅadıÄınız çevreyle alakalı. YeÅili bol, havası ve suyu temiz. BaÄımızda bahçemizde olan, ormanların kenarlarında yetiÅen galdirik, gabalak, cacık, mendek gibi sebzeleri toplayarak, tamamen organik ürünlerle hayatımızı sürdürüyoruz."
'VİRÃS VAKASI OLMADIÄI İÃİN İSTANBUL’DAN GELDİM'
Hatice Åahin de koronavirüs salgını nedeniyle İstanbul'dan memleketi Gölköy'e geldiÄini söyledi. Kendi bahçelerinde organik sebze yetiÅtirdiklerini belirten Åahin, "Ben İstanbul'da oturuyordum. Koronavirüs salgını nedeniyle 1,5 ay önce memleketimize geldik. Burada virüs salgını olmadıÄı için geldik. Burada baÄımızda ve bahçemizdeyiz. İstanbul'da olsaydık marketlerdeki ürünleri satın almak zorunda kalacaktık. Kendimizin üretme Åansı olmayacaktı. Memleketimize gelerek burada kendi bahçemizde sebze yetiÅtirip yiyoruz. Böylelikle organik ürünlerle beslenmiÅ oluyoruz" diye konuÅtu.
'ORGANİK BESLENMEYİ TAVSİYE EDİYORUZ'
Tanju Kaya ise, "Uzmanlar organik beslenmeyle baÄıÅıklıÄın daha güçlü olabileceÄini söylüyor. Biz de bunu dikkate alıyoruz. Organik beslenerek vücut baÄıÅıklıÄının bu hastalıÄa karÅı daha verimli olduÄunu söylüyorlar. Organik beslenerek hem koronavirüsten hem de diÄer hastalıklardan korunuyoruz. Herkese de organik beslenmelerini tavsiye ediyoruz" dedi.
(DHA) | Gölköy halkı, salgına ve diğer hastalıklara karşı sağlıklı yaşamın sırrını üretip tükettikleri organik ürünlere borçlu olduklarını söyledi.
Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü'nce çıkarılan 'Türkiye'nin Yaşlanma Atlası'nda, Ordu'nun Gölköy ilçesi, ülkedeki en uzun ömürlü ve sağlıklı insanların yaşadığı 10 yer arasında gösterildi. İlçede ortalama yaşam süresi 82 yıl olarak belirlenirken, birçok üniversiteden akademisyen de ilçede araştırmalar yaptı. İlçede 70- 80 yaşındaki kişilerin çoğu halen bağ bahçe işlerinde çalışırken, tükettikleri organik yiyecekleri de kendileri yetiştiriyor.
Kendi bahçelerinde yetiştirdikleri organik sebze ve meyveleri tüketen ilçe halkı, süt, yoğurt, bal gibi ürünlerle beslenerek bağışıklık sistemlerini güçlü tutuyor. İlçe sakinleri arasında koronavirüs vakasına rastlanılmazken, evlerinde kalanlar kendilerini de izole ediyor. İlçede sadece il dışından gelen bir kişide koronavirüs tespit edilirken, kent merkezindeki hastanede tedaviye alınan kişi kısa sürede sağlığına kavuştu.
REKLAM
Gölköy halkı, salgına ve diğer hastalıklara karşı sağlıklı yaşamın sırrını üretip tükettikleri organik ürünlere borçlu olduklarını söyledi.
'Koronavirüse rastlanılmadı'
Gölköy Belediye Başkanı Fikri Uludağ, 12 aydır ilçede bulunan herhangi bir kişide koronavirüse rastlanılmadığını açıkladı.
Yerli halkta virüse rastlanılmamasının sebebini organik beslenmeye bağlayan Uludağ, şu şekilde açıklamada bulundu:
"İlçemiz 30 bin nüfuslu ve ülkemizin en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı ilçemiz. Bu çeşitli üniversiteler tarafından yapılan araştırmalar sonucu tespit edildi. Dolayısıyla koronavirüs salgını sürecinde yaklaşık iki aydır mücadelemizi sürdürüyoruz. İlçemizde uzun ömürlü insanların yaşadığı için yaş ortalaması 90’ın üzerinde. Bu süreçte 12 ay Gölköy’de ikamet edip de organik beslendikleri için hiçbir koronavirüs vakasıyla karşılaşılmadı. Yani ilçemizin hijyenik olması, vatandaşlarımızın organik ürünlerle beslenmesinden kaynaklı yerli vatandaşlarımızda bir vakaya rastlamadık."
Gölköy halkı, salgına ve diğer hastalıklara karşı sağlıklı yaşamın sırrını üretip tükettikleri organik ürünlere borçlu olduklarını söyledi.
'Uzun yaşamın sırrı, organik tüketim'
İlçedeki halkın uzun yaşamasının sırrının organik beslenmelerinden kaynakladığını kaydeden Uludağ, "Bizim insanlarımız organik olarak bağda, bahçede yetiştirdikleri ürünleri tükettikleri için sağlıklı ve uzun ömürlü yaşıyorlar. Şu anda ilçemizde yerleşik yaşayanların tamamının evinde kıştan kalma elinde birçok organik yiyeceği var. Bugün armut pekmezi, turşusu, marulu, ısırganı, karalahanası, mısırı zaten evlerinde hazır. Bunlar yazın hazırlanıp, kışın tüketildiği için sağlık ve uzun ömürlü oluyoruz” diye konuştu.
REKLAM
Gölköy halkı, salgına ve diğer hastalıklara karşı sağlıklı yaşamın sırrını üretip tükettikleri organik ürünlere borçlu olduklarını söyledi.
'Organik yaşıyoruz, virüs bize bulaşmaz'
İlçe sakinleri de sağlıklı yaşamlarının organik beslenmeyle bağlantısı olduğunu belirtti. Sevim Erdoğan yiyecekleri sebzeyi kendi bahçelerinde organik olarak ürettiklerini belirterek, "Biz yiyeceğimiz ürünleri bahçemizde kendimiz yetiştiriyoruz. O yüzden organik yaşıyoruz. Bu nedenle bize virüs bulaşmaz" dedi.
Nihat Erdoğan ise organik beslenerek koronavirüsten korunduklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
"Biz Gölköy'de koronavirüs için dikkat ediyoruz. Organik besleniyoruz. Süt, yoğurt gibi ürünlerin yanı sıra bahçemizde yetiştirdiğimiz sebzelerle de organik beslenmeye özen gösteriyoruz. Organik beslenerek koronavirüsten korunuyoruz. Bunların hepsi ilaçsız ve katkısız olarak yetişiyor. Uzun yaşamanın sırrı yaşadığınız çevreyle alakalı. Yeşili bol, havası ve suyu temiz. Bağımızda bahçemizde olan, ormanların kenarlarında yetişen galdirik, gabalak, cacık, mendek gibi sebzeleri toplayarak, tamamen organik ürünlerle hayatımızı sürdürüyoruz."
Gölköy halkı, salgına ve diğer hastalıklara karşı sağlıklı yaşamın sırrını üretip tükettikleri organik ürünlere borçlu olduklarını söyledi.
'Virüs vakası olmadığı için İstanbul'dan geldim'
Hatice Şahin de koronavirüs salgını nedeniyle İstanbul'dan memleketi Gölköy'e geldiğini söyledi. Kendi bahçelerinde organik sebze yetiştirdiklerini belirten Şahin, şu şekilde açıklamada bulundu:
"Ben İstanbul'da oturuyordum. Koronavirüs salgını nedeniyle 1,5 ay önce memleketimize geldik. Burada virüs salgını olmadığı için geldik. Burada bağımızda ve bahçemizdeyiz. İstanbul'da olsaydık marketlerdeki ürünleri satın almak zorunda kalacaktık. Kendimizin üretme şansı olmayacaktı. Memleketimize gelerek burada kendi bahçemizde sebze yetiştirip yiyoruz. Böylelikle organik ürünlerle beslenmiş oluyoruz."
FOTOĞRAF 14 Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü'nce çıkarılan 'Türkiye'nin Yaşlanma Atlası'nda, Ordu'nun Gölköy ilçesi, ülkedeki en uzun ömürlü ve sağlıklı insanların yaşadığı 10 yer arasında gösterildi. İlçede ortalama yaşam süresi 82 yıl olarak belirlenirken, birçok üniversiteden akademisyen de ilçede araştırmalar yaptı. İlçede 70- 80 yaşındaki kişilerin çoğu halen bağ bahçe işlerinde çalışırken, tükettikleri organik yiyecekleri de kendileri yetiştiriyor. Kendi bahçelerinde yetiştirdikleri organik sebze ve meyveleri tüketen ilçe halkı, süt, yoğurt, bal gibi ürünlerle beslenerek bağışıklık sistemlerini güçlü tutuyor. İlçe sakinleri arasında koronavirüs vakasına rastlanılmazken, evlerinde kalanlar kendilerini de izole ediyor. İlçede sadece il dışından gelen bir kişide koronavirüs tespit edilirken, kent merkezindeki hastanede tedaviye alınan kişi kısa sürede sağlığına kavuştu. Gölköy Belediye Başkanı Fikri Uludağ, 12 aydır ilçede bulunan herhangi bir kişide koronavirüse rastlanılmadığını açıkladı. Yerli halkta virüse rastlanılmamasının sebebini organik beslenmeye bağlayan Uludağ, şu şekilde açıklamada bulundu: İlçemiz 30 bin nüfuslu ve ülkemizin en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı ilçemiz. Bu çeşitli üniversiteler tarafından yapılan araştırmalar sonucu tespit edildi. Dolayısıyla koronavirüs salgını sürecinde yaklaşık iki aydır mücadelemizi sürdürüyoruz. İlçemizde uzun ömürlü insanların yaşadığı için yaş ortalaması 90’ın üzerinde. Bu süreçte 12 ay Gölköy’de ikamet edip de organik beslendikleri için hiçbir koronavirüs vakasıyla karşılaşılmadı. Yani ilçemizin hijyenik olması, vatandaşlarımızın organik ürünlerle beslenmesinden kaynaklı yerli vatandaşlarımızda bir vakaya rastlamadık. İlçedeki halkın uzun yaşamasının sırrının organik beslenmelerinden kaynakladığını kaydeden Uludağ, Bizim insanlarımız organik olarak bağda, bahçede yetiştirdikleri ürünleri tükettikleri için sağlıklı ve uzun ömürlü yaşıyorlar. Şu anda ilçemizde yerleşik yaşayanların tamamının evinde kıştan kalma elinde birçok organik yiyeceği var. Bugün armut pekmezi, turşusu, marulu, ısırganı, karalahanası, mısırı zaten evlerinde hazır. Bunlar yazın hazırlanıp, kışın tüketildiği için sağlık ve uzun ömürlü oluyoruz” diye konuştu. İlçe sakinleri de sağlıklı yaşamlarının organik beslenmeyle bağlantısı olduğunu belirtti. Sevim Erdoğan yiyecekleri sebzeyi kendi bahçelerinde organik olarak ürettiklerini belirterek, Biz yiyeceğimiz ürünleri bahçemizde kendimiz yetiştiriyoruz. O yüzden organik yaşıyoruz. Bu nedenle bize virüs bulaşmaz dedi. Nihat Erdoğan ise organik beslenerek koronavirüsten korunduklarını ifade ederek, şöyle konuştu: Biz Gölköy'de koronavirüs için dikkat ediyoruz. Organik besleniyoruz. Süt, yoğurt gibi ürünlerin yanı sıra bahçemizde yetiştirdiğimiz sebzelerle de organik beslenmeye özen gösteriyoruz. Organik beslenerek koronavirüsten korunuyoruz. Bunların hepsi ilaçsız ve katkısız olarak yetişiyor. Uzun yaşamanın sırrı yaşadığınız çevreyle alakalı. Yeşili bol, havası ve suyu temiz. Bağımızda bahçemizde olan, ormanların kenarlarında yetişen galdirik, gabalak, cacık, mendek gibi sebzeleri toplayarak, tamamen organik ürünlerle hayatımızı sürdürüyoruz. Hatice Şahin de koronavirüs salgını nedeniyle İstanbul'dan memleketi Gölköy'e geldiğini söyledi. Kendi bahçelerinde organik sebze yetiştirdiklerini belirten Şahin, şu şekilde açıklamada bulundu: Ben İstanbul'da oturuyordum. Koronavirüs salgını nedeniyle 1,5 ay önce memleketimize geldik. Burada virüs salgını olmadığı için geldik. Burada bağımızda ve bahçemizdeyiz. İstanbul'da olsaydık marketlerdeki ürünleri satın almak zorunda kalacaktık. Kendimizin üretme şansı olmayacaktı. Memleketimize gelerek burada kendi bahçemizde sebze yetiştirip yiyoruz. Böylelikle organik ürünlerle beslenmiş oluyoruz. Tanju Kaya ise, Uzmanlar organik beslenmeyle bağışıklığın daha güçlü olabileceğini söylüyor. Biz de bunu dikkate alıyoruz. Organik beslenerek vücut bağışıklığının bu hastalığa karşı daha verimli olduğunu söylüyorlar. Organik beslenerek hem koronavirüsten hem de diğer hastalıklardan korunuyoruz. Herkese de organik beslenmelerini tavsiye ediyoruz dedi. En uzun ömürlü insanlarının yaşadığı ilçede koronavirüse rastlanmadı Akdeniz Üniversitesi'nce (AÜ) çıkarılan 'Yaşlanma Atlası'nda, 82 yaş ortalaması ile Türkiye'de en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı yer olarak gösterilen Ordu'nun Gölköy ilçesinde koronavirüs vakasına rastlanmadı. Gölköy halkı, salgına ve diğer hastalıklara karşı sağlıklı yaşamın sırrını üretip tükettikleri organik ürünlere borçlu olduklarını söyledi. BiP'te paylaş
Telegram'da paylaş
Whatsapp'ta paylaş
Pinterest'te paylaş
Flipboard'da paylaş
E-posta gönder
'Organik beslenmeyi tavsiye ediyoruz'
Tanju Kaya ise, "Uzmanlar organik beslenmeyle bağışıklığın daha güçlü olabileceğini söylüyor. Biz de bunu dikkate alıyoruz. Organik beslenerek vücut bağışıklığının bu hastalığa karşı daha verimli olduğunu söylüyorlar. Organik beslenerek hem koronavirüsten hem de diğer hastalıklardan korunuyoruz. Herkese de organik beslenmelerini tavsiye ediyoruz" dedi. | 4 |
Petrol fiyatları çakıldı, Aramco’nun net kârı eridi
Aramco'nun net kârı birinci çeyrekte yüzde 25 düşüşle 62.48 milyar riyale (16.64 milyar dolara) indi. Aramco geçen yılın birinci çeyreğinde 83.29 milyar riyal net kâr açıklamıştı.
Yazıları büyüt
Yazıları küçült
Standart boyut
Suudi Arabistan’ın devlet kontrolündeki petrol devi Aramco corona virüsünün talebi düşürmesi ve ham petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ilk çeyrekte net kârının %25 düştüğünü açıkladı.
OPEC+ üreticileri fiyatların artmasına ve arz fazlasının azalmasına yardımcı olmak için mayıs ayından itibaren günde 9.7 milyon varil arz kesintisi yapılmasını kabul etmeden önce Brent ham petrol fiyatları ilk çeyrekte %65 düştü.
İlginizi Çekebilir Mart'ta fiyat savaşı başlatan Suudiler havlu attı
Aramco’nun net kârı, birinci çeyrekte zekat ve vergi sonrası 62.48 milyar riyale (16.64 milyar dolara) indi. Aramco geçen yılın birinci çeyreğinde 83.29 milyar riyal net kâr açıklamıştı.
Mısır yatırım bankası EFG-Hermes, Suudi Arabistan’ın El Rajhi Capital ve Dubai merkezli Arqaam Capital’in ortalama tahminlerine göre analistler Aramco’nun 17.8 milyar dolar kâr açıklamasını bekliyorlardı.
Aramco, sonuçlarının “ham petrol fiyatlarındaki düşüşün yanı sıra rafinaj ve kimyasal marjlarındaki düşüş ile stoktaki yeniden ölçüm kayıplarını” yansıttığını açıkladı.
“KAZANÇLARIMIZI BASKILAMASINI BEKLİYORUZ”
Aramco CEO’su Amin Nasser yaptığı açıklamada, “2020’nin geri kalanına bakacak olursak, COVID-19 salgınının küresel enerji talebi ve petrol fiyatları üzerindeki etkisinin kazançlarımızı baskılamasını bekliyoruz” dedi.
Suudi Arabistan, pandemiden ve düşük petrol fiyatlarından zarar gören ekonomisini desteklemek için kamu çalışanlarına geçim ödeneği vermeyi durdurma ve katma değer vergisini üç katına çıkârma kararı almıştı.
Ayrıca, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı’ndan bir yetkili ülkenin Haziran ayında OPEC+ kesintilerine ek olarak petrol üretiminde günlük 1 milyon varil kesintiye gideceğini açıklamıştı. (REUTERS)
İlginizi Çekebilir Suudi Arabistan ekonomik tedbirler alacak | ABD, İngiltere, İspanya gibi ekonomilerde açıklanan destek paketlerine, son 2 günde 23 merkez bankasının yaptıkları faiz indirimlerine rağmen corona virüsün yarattığı endişelerin azalmaması petrol fiyatlarında düşüşün devam etmesine yol açıyor.
Petrolün fiyatı 24 doları görerek 2003 yılından bu yana en düşük seviyesini test etti.
Brent petrol şu dakikalarda 25 dolar seviyesinde.
PETROL FİYATLARI NEDEN DÜŞÜYOR?
Petrol fiyatları OPEC+ görüşmelerindeki anlaşmazlık sonucu düşmeye başladı. Suudi Arabistan yaşanan görüş ayrılığı sonrası petrol üretimini günlük 10 milyon varilin üzerine çıkaracağını açıkladı. Halihazırda günlük kotalar nedeniyle 9.7 milyon varil üreten S. Arabistan'ın, tüketicilere verdiği iskontoyu da 2 dolarlardan 6 - 10 dolarlara artıracağına dair haberler var. Yaşananlar sorası petrolün varil fiyatı haftaya sert düşüşle başladı. | 2 |
Tıp camiasında "itibarlı yayınlar" olarak değerlendirilen "New England Journal of Medicine (NEJM)" ve "Lancent'te" kısa süre önce çıkan iki makalede, koronavirüs vakaları konusunda "gerçekle bağdaşmayan" veriler yer aldı.
Sağlık Bakanı Koca da son basın toplantısında, uzun yıllardır sıtma tedavisinde başarısı kanıtlanmış, Kovid-19'a karşı ise dünyada ve Türkiye'de büyük yararı görülen Hidroksiklorokin'in ölüm oranlarını artırdığını ileri süren makaleleri bilimsel bulmadığını açıkladı.
Yazarlar, iddiaların dayanağı verilerin doğru olmadığı ortaya çıkınca makaleleri dergilerden geri çekerek özür diledi.
KOCA MEKTUBUNDA GERÇEK VERİLERİ PAYLAŞTI
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, NEJM dergisine yazdığı mektupta "doğruluktan uzak, mantıksal tutarlılıktan da yoksun" verilerin "Hidroksiklorokin" adlı ilacın ölüm oranlarını artırdığına kanıt olarak sunulmasını eleştirdi ve iddiaları çürüten bilgiler sundu.
Bakan Koca, mektubunda, Surgical Outcomes Collaborative (Surgisphere) adlı bir şirket tarafından toplanıp işlenmiş verilerin kullanıldığı söz konusu iki dergide yayımlanan makalelerin "oldukça dikkati" çektiğini ve bilim çevrelerince acilen yanıtlanması gereken bazı soruları ortaya çıkardığını belirterek "Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı olarak NEJM'de yayınlanan makaledeki hatalara dikkati çekmek isterim." ifadesini kullandı.
Makalede, Hidroksiklorokin'in Kovid-19 tedavisinde ölüm oranlarını artırdığı iddiasına bir kanıt olarak başka ülkelerin yanı sıra Türkiye'deki 3 hastaneden 346 hastaya ait olduğu iddia edilen 20 Aralık 2019 ile 15 Mart 2020 tarihleri arasındaki verilerin yer aldığına işaret eden Koca, bu verilerin doğru olmadığını vurguladı. Koca, söz konusu döneme ait gerçek verileri paylaştığı mektupta, şunları kaydetti:
"Şunu belirtmek isterim ki bu dönemde tüm Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR) testleri yalnızca Bakanlığım laboratuvarlarında yapılmaktaydı. 11 Mart 2020'de ilk PCR onaylı Kovid-19 vakasını açıkladık. 15 Mart 2020 itibarıyla resmi kayıtlarımıza göre, ülkemde sadece 18 PCR pozitif vaka tespit edilmişti. Açıkçası, makalede doğruluktan uzak, aynı zamanda tutarsız veriler sunulmaktadır."
Bakan Koca'nın dergi editörleri ve makalelerin yazarlarına yönelik mektubunda, "Ayrıca, ülkemde Surgisphere ile çalışan ve hasta verilerini veri tabanlarına kaydeden hiçbir hastane veya laboratuvar tespit edilememiştir." ifadeleri de yer aldı.
Söz konusu makalelerden sonra Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Hidroksiklorokin'in Kovid-19 tedavisinde sakıncalı olabileceğini varsaymış, DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus'un açıklamasıyla 25 Mayıs'ta ilaçla ilgili çalışmaları geçici olarak durdurmuştu.
Yaşanan gelişmeler üzerine, Dünya Sağlık Örgütü de 3 Haziran'da yeni bir açıklama yaparak, önceki açıklamasını geri çekti. | , Coronavirüs'e yenildi. Türkiye ise mücadelesiyle diğer ülkelere ilham verdi. Pandemi hastalarına kullanılanisimli ilaç, tedavide olumlu sonuç gösterdi. İyileşen hasta sayımızAncak dünyaca ünlü tıp dergileri ' New England Journal of Medicine' (NEJM) ve 'Lancent' yazdıkları makalede ilacın öldürücü etkisi olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütü ilacın tedavide kullanılmaması gerektiğini belirtti.cevap,geldi. Koca, dergilere gönderdiğimektupta iddiaları çürüten bilgilerverdi. "Türkiye Cumhuriyeti SağlıkBakanı olarak NEJM'de yayınlananmakaledeki hatalara dikkati çekmekisterim. Makale doğruluktan uzak, aynızamanda tutarsız veriler sunmaktadır"dedi. Bakan Koca'nın uyarılarınıdikkate alanyazarlar,söz konusumakaleyi geriçekti.Uzmanlar, durum için 'ilaç savaşı' dedi. İlaç şirketlernin Hidroksiklorokin'i kötülemeye çalıştığını söyledi.Türk doktorlar, pandemide diğer ülkelere fark attı. | 4 |
Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Trump, Dışişleri ve İç Güvenlik bakanlıklarına gönderdiği yazıda, yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınına ilişkin yeni bir kararname imzaladığını belirtti.
COVID-19 salgınının tüm dünyada ciddi bir hal aldığını kaydeden Trump, "COVID-19 salgını döneminde, ABD'den sınır dışı edilen vatandaşlarını ya da kişileri geri almayı reddeden ya da geciktiren ülkeler, Amerikan halkı için kabul edilemez bir sağlık riski doğuruyor. ABD, bu ülkenin kanunlarını ihlal eden yabancı ülke vatandaşlarını sınır dışı etme kararını uygulayabilmelidir." ifadesini kullandı.
Kararnamede yer alan ülke isimleri açıklanmadı
Söz konusu kararname kapsamında, İç Güvenlik Bakanlığı, bir ülkenin vatandaşlarını geri almadığını tespit ederse Dışişleri Bakanlığı bu ülkeye yönelik "vize yaptırımları" getirebilecek.
Kararnamede, herhangi bir ülke ismine yer verilmedi.
Trump yönetimi, 21 Mart'ta sınır kurallarını değiştirmiş ve ABD'li yetkililerin yasadışı göçmenleri kolaylıkla sınır dışı edebilmesinin önünü açmıştı. Söz konusu kuralların devreye girmesinin ardından ABD yaklaşık 7 bin göçmeni Meksika'ya geri göndermişti.
ABD, İtalya'ya yardımlara öncelik verecek
Öte yandan Trump, COVID-19 salgınından en çok etkilenen ülkelerden biri olan İtalya'ya yönelik yardımlara ilişkin de bir kararname imzaladı.
Trump, kabine üyelerine gönderdiği notta imzaladığı kararname kapsamında ABD yönetiminin ilgili birimlerine, tıbbi kaynak, insani yardım ve diğer yardımları göndererek İtalya'nın koronavirüs mücadelesine yardımcı olması emri verdi. | Bir hijyen ürünleri şirketi, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni tip koronavirüsle (COVID-19) mücadelede vücuda dezenfektan enjekte edilmesi önerisi üzerine güçlü bir uyarı yayımladı.
BBC'nin haberine göre, çok uluslu tüketici ürünleri satıcısı İngiliz Reckitt Benckiser şirketi, temizlik ürünlerinin "hiçbir koşul altında" enjekte edilmemesi veya içilmemesi gerektiğini açıkladı.
Dünya çapında tanınmış ürünleri pazarlayan şirketten yapılan açıklamada, "Dezenfektanlarımız ve hijyen ürünlerimiz, sadece amaca uygun ve kullanma talimatları doğrultusunda kullanılmalıdır. Lütfen etiketi ve güvenlik bilgisini okuyun." denildi.
Trump, COVID-19 ile Mücadele Görev Gücünün Beyaz Saray'daki günlük basın toplantısında, yeni tip koronavirüsle mücadelede vücuda ışın verilmesi ya da dezenfektanların enjekte edilmesi önerisinde bulunmuştu.
ABD Başkanı, "Ultraviyole ya da çok güçlü bir ışını vücuda aldığımızı düşünelim. Bu deri yoluyla ya da başka bir yolla olabilir. Bunu test edebilirsiniz. Peki dezenfektanları vücuda enjekte edeceğimiz bir yol var mıdır? Belki de içimizde bir çeşit temizlik yapabiliriz. Biliyorsunuz, virüs ciğerlere iniyor. Buna bir bakmak ilginç olabilir." demişti.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Müşaviri William Byran ise Trump'ın bu önerisinin mümkün olmadığını söylemişti. | 2 |
Büyükşehir Belediyesi, Erzurum merkezde sürdürdüğü altyapı çalışmalarıyla eş zamanlı olarak ilçeleri de sağlıklı bir altyapıya kavuşturuyor.
Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar, her türlü iklim ve arazi koşuluna rağmen son sürat devam ederken, altyapı seferberliği Oltu ilçe merkezi ve bağlı mahallelerde de sürüyor. Oltu merkez, Şehitler Mahallesi ve Osman Ayyıldız Caddesi'nde içme suyu şebeke ve kanalizasyon hattı yenileme çalışmalarına ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, kimi bölgelerde de, altyapı hizmetlerini güçlendirerek çok daha verimli bir hale getiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede; "Şehrimizin altyapısını da, üstyapısını da eş zamanlı olarak modernize ediyoruz" dedi.
Oltu İlçesinde Altyapı Seferberliği
Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Müdürlüğü'nün, şehrin dört tarafında yoğun bir çalışma sezonu geçirdiğini kaydeden Başkan Mehmet Sekmen, saha ekiplerinin, merkez ilçelerin dışında Erzurum'un diğer ilçelerinde de altyapı çalışmaları yaptıklarını dile getirdi. Oltu ilçesinde altyapı yenileme çalışmalarına hız verdiklerini anlatan Başkan Sekmen, "Oltu ilçemizin merkezi olduğu gibi, Şehitler Mahallesi ve Osman Ayyıldız Caddesi'nde halen geniş kapsamlı bir altyapı çalışması sürdürüyoruz. Bu güzergahta içme suyu şebekesi ve kanalizasyon hattını yeniliyoruz. Yine bunun dışında kimi bölgelerde altyapıyı güçlendiriyor ve çok daha elverişli hale getiriyoruz" diye konuştu.
Erzurum'a Dört Dörtlük Altyapı Hizmeti
Süreçte en ücra noktasına varıncaya kadar içme suyu ve kanalizasyon hizmetinin Erzurum'un dört bir yanına ulaştırıldığını vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, şunları kaydetti: "Şehirler için üstyapı hizmetleri kadar, altyapı hizmetleri de çok büyük bir önem taşımaktadır. İlaveten altyapı hizmetleri yerel yönetimler için çok da büyük maliyetler ortaya çıkartmaktadır. Biz buna rağmen Erzurum'daki altyapı hizmetlerini en üst düzeye ulaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Şehir merkezimiz de dahil olmak üzere içme suyu şebekelerinin büyük bir bölümünü yeniledik, içme suyumuza nitelik kazandırdık. Yaptığımız planlama doğrultusunda şehrimizin altyapı ihtiyaçlarını bütünüyle ortadan kaldırmak için çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. - ERZURUM
İhlas Haber Ajansı / Güncel | Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nde dezenfeksiyon seferberliği devam ediyor. Belediyeye ait toplu ulaşım araçlarının tamamının ilaçlanarak dezenfekte edildiği Erzurum'da, okullar, kütüphaneler ve kamuya ait ortak kullanım alanları için de harekete geçildi. Erzurum merkezdeki okullar, kütüphaneler ve bunların yanı sıra kamuya ait tüm ortak kullanım alanlarını dezenfekte eden Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı ekipleri, en ince ayrıntıyı bile göz önünde bulunduruyor.
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, vatandaşların toplu hizmet aldıkları hemen her ortamda rutin dezenfeksiyon işlemini zaten uyguladıklarını anımsatarak, "Erzurum'da zaten periyodik aralıklarla yürüttüğümüz dezenfeksiyon işlemlerini Koronavirüs'e karşı korunma tedbirleri kapsamında şu anda yoğunlaştırmış bulunuyoruz" dedi.
Erzurum'da toplu ulaşım araçları, otobüs durakları ve kamuya açık alanların ilaçlanması suretiyle sıklaştırılan dezenfekte sürecine, okullar, kütüphaneler ve kamuya ait tüm ortak kullanım alanlarını da dahil ettiklerini kaydeden Başkan Mehmet Sekmen, "Süreçte virüse karşı hem sağlam bir koruma kalkanı oluşturmuş ve hem de vatandaşlarımızın sağlığı için hijyen faktörünü ön planda tutmuş olacağız. Ekiplerimiz bu manada çok yoğun bir çalışma sergiliyor. Her türlü bakteri ve virüs tehlikesini ortadan kaldırabilecek nitelikteki dezenfektan ilaçlarla tüm toplu ve ortak kullanım alanlarını steril hale getiriyoruz" diye konuştu. Başkan Sekmen, toplu korunma çalışmalarının yanında, bireysel tedbirlerin de büyük önem taşıdığının altını çizerek, "Bu süreci hep birlikte doğru adımlar atarak nihayete erdireceğiz. Bu manada vatandaşlarımız da, kişisel olarak gerekli tedbirleri kesinlikle elden bırakmamalıdır" uyarısında bulundu. - ERZURUM
İhlas Haber Ajansı / Güncel | 2 |
Yemek düzeninden, pişen yemek çeşitliliğine ve hareket şekline kadar pek çok şeyin değiştiği ramazan ayında doğru beslenme çok önemli. Bu dönemi sağlıklı, kaliteli ve tok kalarak geçirebilmenin altın kuralı yeterli ve dengeli bir sahur yapmak. Diyetisyen Berrin Yiğit sahurda mutlaka dikkat etmemiz gereken tüyoları sıraladı.
Sahurda yarım litre su içmeyi unutmayın
Sahuru genişletilmiş bir sabah kahvaltısı gibi düşünebilirsiniz. Bu öğünde hafif ama sizi uzun süre tok tutacak besinleri tercih etmelisiniz. Susamamak için sahurda bol bol su içmek sindirimi zorlar ve 3 saat içinde vücut ihtiyacından fazlası olan suyu dışarı atar. Dolayısıyla iftar ile sahur arasına günlük tüketmeniz gereken 2 litre suyu yaymanız, yavaş yavaş su içmeniz en doğrusudur. Bunun yarım litresini sahurda tamamlayabilirsiniz.
REKLAM
Ana yemeklerden uzak durun
Sahurda yemek yerine dengeli kahvaltılar yapmayı tercih edin. Gün boyu tok kalabilmek adına et yemekleri, pilav, makarna tüketirseniz daha çok acıkır ve susarsınız. Sahura kalkamayanlar ya da sahur yapamayacak olanlar yatmadan önce bağırsak dostu ve protein kaynağı olan bir bardak kefir, 2 adet kuru hurma, 3 tam ceviz tüketebilirler.
FOTOĞRAF 14 Yemek düzeninden, pişen yemek çeşitliliğine ve hareket şekline kadar pek çok şeyin değiştiği ramazan ayında doğru beslenme çok önemli. Bu dönemi sağlıklı, kaliteli ve tok kalarak geçirebilmenin altın kuralı yeterli ve dengeli bir sahur yapmak. Diyetisyen Berrin Yiğit sahurda mutlaka dikkat etmemiz gereken tüyoları sıraladı. emek düzeninden, pişen yemek çeşitliliğine ve hareket şekline kadar pek çok şeyin değiştiği ramazan ayında doğru beslenme çok önemli. Bu dönemi sağlıklı, kaliteli ve tok kalarak geçirebilmenin altın kuralı yeterli ve dengeli bir sahur yapmak. Diyetisyen Berrin Yiğit sahurda mutlaka dikkat etmemiz gereken tüyoları sıraladı. Susamamak için sahurda bol bol su içmek sindirimi zorlar ve 3 saat içinde vücut ihtiyacından fazlası olan suyu dışarı atar. Dolayısıyla iftar ile sahur arasına günlük tüketmeniz gereken 2 litre suyu yaymanız, yavaş yavaş su içmeniz en doğrusudur. Bunun yarım litresini sahurda tamamlayabilirsiniz. Sahurda yemek yerine dengeli kahvaltılar yapmayı tercih edin. Gün boyu tok kalabilmek adına et yemekleri, pilav, makarna tüketirseniz daha çok acıkır ve susarsınız. Sahura kalkamayanlar ya da sahur yapamayacak olanlar yatmadan önce bağırsak dostu ve protein kaynağı olan bir bardak kefir, 2 adet kuru hurma, 3 tam ceviz tüketebilirler. Nefesinizi tazelemek için dereotu, maydanoz ve nane tüketin Dereotu, maydanoz, nane gibi yeşillikler hem nefes tazelediği hem de vücudu arındırdığı için sahurda bolca tüketilebilir. Bu yeşillikleri ince kıyım olarak salatalarınıza, yoğurdunuza veya kefirinize ekleyebilirsiniz. Anne sütünden sonra en kaliteli protein kaynağı olan yumurta uzun süre tok kalmamıza yardımcı olur. Sahurda haşlama, az yağlı bir şekilde tavada, poşe veya çılbır olarak tüketebilirsiniz. Az tuzlu peynir, bir kâse yoğurt, bir bardak kefir, bol naneli bir ayran, bir bardak laktozsuz süt tüketebilirsiniz. Semizotu, roka, salatalık, tere, lahana, mor kıvırcık, havuç, maydanoz ve diğer tüm sebzeler vücuda su veren gıdalardan. Sahurda yeşilliklerle salatalar yapabilir veya semizotlu çörekotlu bir kâse cacık halinde tüketebilirsiniz. Mantar sebzeler arasında uzun süre tok tutan alternatiflerden. Omletlere veya sebze yemeklerine ekleyebilirsiniz. 1-2 dilim tam tahıllı esmer ekmek, yoğurdunuza keten tohumu, 2-3 yemek kaşığı yulaf, bir avuç kadar ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişleri tüketebilirsiniz. bir bardak çubuk tarçınlı, limon dilimli ıhlamur, rezene veya siyah çay tüketebilirsiniz. Kahvaltı tüketmek istemeyenler, mercimekli, nohutlu, yoğurtlu, yulaflı, sebzeli tavuklu veya kinoalı çorbalar yapabilir ve sınırsızca tüketebilirler. -Kepekli tost (2 dilim esmer ekmek + 3 parmak peynir) -Bir su bardağı kefirayranlaktozsuz süt -Bir yumurta -Söğüş (sınırsız domates, salatalık, maydanoz veya tost makinesinde pişirilmiş kabak, renkli biberler (üzerine domates sos da yapılabilir) -4 yemek kaşığı yulaf ezmesi -Bir porsiyon meyve (bağırsakları hızlandırması için kayısı tercih edebilirsiniz) -Bir su bardağı laktozsuz süt -Bolca tarçın (kan şekerini dengeleyip, uzun süre tok kalmak için) -10 adet çiğ fındık -2 tam ceviz -Bir kase çorba (2 küçük boy kepçe) -Menemen (2 yumurtalı, yağsız lor peynirli) -Bir dilim esmer ekmek -Bolca söğüş -Bir porsiyon meyve veya 2 adet kuru hurma Hem tok tutuyor hem de istediğiniz kadar tüketin Ramazan günlerinin en önemli öğünlerinden biri sahur. Sahurda yenilen yiyecekler gün boyu bizi tok tutması açısından oldukça önemli. Peki Ramazan ayında ne yersek bizi tok tutar?
BiP'te paylaş
Telegram'da paylaş
Whatsapp'ta paylaş
Pinterest'te paylaş
Flipboard'da paylaş
E-posta gönder
Nefesinizi tazelemek için dereotu, maydanoz ve nane tüketin
Dereotu, maydanoz, nane gibi yeşillikler hem nefes tazelediği hem de vücudu arındırdığı için sahurda bolca tüketilebilir. Bu yeşillikleri ince kıyım olarak salatalarınıza, yoğurdunuza veya kefirinize ekleyebilirsiniz.
Protein içeren gıdalar tüketin
Anne sütünden sonra en kaliteli protein kaynağı olan yumurta uzun süre tok kalmamıza yardımcı olur. Sahurda haşlama, az yağlı bir şekilde tavada, poşe veya çılbır olarak tüketebilirsiniz. Az tuzlu peynir, bir kâse yoğurt, bir bardak kefir, bol naneli bir ayran, bir bardak laktozsuz süt tüketebilirsiniz.
REKLAM
Protein tokluk hissi sağlar ve ertesi günü daha kolay geçirmenize destek olur.
Sebzelerin gücünden faydalanın
Semizotu, roka, salatalık, tere, lahana, mor kıvırcık, havuç, maydanoz ve diğer tüm sebzeler vücuda su veren gıdalardan. Sahurda yeşilliklerle salatalar yapabilir veya semizotlu çörekotlu bir kâse cacık halinde tüketebilirsiniz. Mantar sebzeler arasında uzun süre tok tutan alternatiflerden. Omletlere veya sebze yemeklerine ekleyebilirsiniz.
Posalı yiyecekler, bitki çayları ve çorba tüketin
1-2 dilim tam tahıllı esmer ekmek, yoğurdunuza keten tohumu, 2-3 yemek kaşığı yulaf, bir avuç kadar ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişleri tüketebilirsiniz. bir bardak çubuk tarçınlı, limon dilimli ıhlamur, rezene veya siyah çay tüketebilirsiniz. Kahvaltı tüketmek istemeyenler, mercimekli, nohutlu, yoğurtlu, yulaflı, sebzeli tavuklu veya kinoalı çorbalar yapabilir ve sınırsızca tüketebilirler.
Alternatifler
REKLAM
-Kepekli tost (2 dilim esmer ekmek + 3 parmak peynir)
-Bir su bardağı kefir/ayran/laktozsuz süt
-Bir yumurta
-Söğüş (sınırsız domates, salatalık, maydanoz veya tost makinesinde pişirilmiş kabak, renkli biberler (üzerine domates sos da yapılabilir)
-4 yemek kaşığı yulaf ezmesi
-Bir porsiyon meyve (bağırsakları hızlandırması için kayısı tercih edebilirsiniz)
-Bir su bardağı laktozsuz süt
-Bolca tarçın (kan şekerini dengeleyip, uzun süre tok kalmak için)
-10 adet çiğ fındık
-2 tam ceviz
-Bir kase çorba (2 küçük boy kepçe)
-Menemen (2 yumurtalı, yağsız lor peynirli)
-Bir dilim esmer ekmek
-Bolca söğüş
-Bir porsiyon meyve veya 2 adet kuru hurma
FOTOĞRAF 11 Medya Takip Merkezi (MTM) tarafından hazırlanan raporda, Nisan ayının siyaset gündemi belirlendi. Yapılan araştırmaya göre, tedbir amaçlı uygulanan sokağa çıkma yasakları ve 23 Nisan kutlamaları ay boyunca en çok konuşulan konular oldu. Süleyman Soylu’nun istifa haberi medyada büyük yankı uyandırırken, şehir hastanesinin açılışı da ay boyunca gündemde yer aldı. İşte medya raporunun ayrıntıları: Türkiye aldığı yoğun Koronavirüs önlemleri arasına sokağa çıkma yasağını da ekledi. Önce 65 yaş üzeri daha sonra 20 yaş altına gelen sokağa çıkma yasağından sonra, İçişleri Bakanlığı belirlenen günlerde tüm yaş gruplarına sokağa çıkma yasağı ilan etti. 30 büyükşehir ve Zonguldak’ı, kapsayan kısıtlama 11 - 12, 18 - 19, 23 – 24 – 25 - 26 Nisan tarihlerinde uygulandı. Öncesi ve sonrasında da birçok polemiğe sebep olan sokağa çıkma yasağı ay boyunca 239 bin 804 habere yansıyarak Nisan ayının en çok konuşulan siyasi konusu oldu. Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye, TBMM’nin açılışının 100. yıldönümünü “Evde kal” çağrısına da uyarak coşkuyla kutladı. Bu yılki kutlamalar, izolasyon ve sosyal mesafe kuralı gözetilerek evlerden yapılırken, çocuklarıyla günlerini Hayat Eve Sığar diyerek evlerinde geçiren aileler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 100. yılını evinde kutladı. Sosyal medyada 100YıllıkEgemenlik etiketi altında Türkiye'nin dört bir yanından onlarca çocuğun bayram hazırlıkları paylaşıldı. Evlerini bayraklar ve resimlerle süsleyen çocukların 23 Nisan'a özel şiirler ve şarkılar söylediği videolar sosyal medyayı süsledi. Gün boyu süren etkinliklerin ardından TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un çağrısı ile saat 21.00’de ellerinde bayraklarıyla balkonlara çıkan vatandaşlar bayram coşkusunu hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı söyleyerek yaşadı. Türkiye’nin dört bir yanında evlerinde kutlanan 23 Nisan ay boyunca 114 bin 902 habere konu oldu. Koronavirüs tedbirleri kapsamında geç saatlerde ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından yaşanan kaos tartışmaları da beraberinde getirdi. Geç saatte alınan kararın ardından vatandaşlar çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için sokaklara akın etti. 2 saat süren bir kaosun yaşanmasına neden olan kararın uygulanış biçimine ise tepki yağdı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda Gayretle ve titizlikle yürütülen bir süreçte tamamen salgının önlenmesine yönelik hafta sonu sokağa çıkma kararının uygulanmasının sorumluluğu, her yönüyle şahsıma aittir dedi. Soylu, Onurla yürüttüğüm İçişleri Bakanlığı görevimden ayrılıyorum ifadelerini kullandı. Sosyal medyada Bakan Soylu'nun istifasına yöneltilen ilgi yoğun oldu. İstifayla ilgili 7 ayrı başlık açıldı ve çok sayıda kullanıcı Soylu'yu istifadan vazgeçirmek için destek mesajı yazdı. Bunlar arasında ünlü isimler de yer aldı. İletişim Başkanlığı ise istifanın kabul edilmediğini açıkladı. Ay boyunca 42 bin 645 habere yansıyan Süleyman Soylu, Nisan ayında en çok konuşulan siyasi isimlerinden oldu. Aylardır gündemde yer edinen şehir hastanelerinden, 789 bin metrekare arsa ve bir milyon metrekare toplam inşaat alanına kurulacak olan, 2 bin 682 yatak kapasiteli Başakşehir Şehir Hastanesi’nin ilk etabı 20 Nisan'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans üzerinden katılımıyla açıldı. Türkiye’nin en büyük üçüncü sağlık yatırımı olarak lanse edilen hastane koronavirüs pandemisiyle mücadele için özel olarak izole edilen ve akıllı vantilatörlerle donatılan A ve D blokları ile hizmete girdi. Tamamı hizmete girdiğinde Avrupa'nın tek kampüste en fazla yoğun bakım kapasitesine sahip hastanesi olacak olan Başakşehir Şehir Hastanesi, Nisan ayı boyunca toplam 11 bin 989 haberde yer aldı. Nisan ayında 239 bin 804 habere konu olarak en çok konuştuğumuz olay oldu Medya Takip Merkezi'nin (MTM) yaptığı araştırmaya göre Nisan ayında yaşanan olaylar arasında Türkiye, ay boyunca en çok tedbir amaçlı uygulanan sokağa çıkma yasağını konuştu. Süleyman Soylu'nun şok yaratan istifası ve yeni açılan Başakşehir Şehir Hastanesi de ayın en çok ilgi gösterilen konuları arasında yer aldı. BiP'te paylaş
Telegram'da paylaş
Whatsapp'ta paylaş
Pinterest'te paylaş
Flipboard'da paylaş
E-posta gönder
HAYAT Kırmızı listedeydi: Otomobil çarpınca telef oldu
HAYAT İnşaat işçisi genç korona günlerinde sokak hayvanlarının can dostu oldu | Kolluk kuvvetleri, alışveriş sırasında sosyal mesafe kuralına uymayanlara ceza kesiyor.Türkiye ikinci kez, bu hafta sonuna da sokağa çıkma yasağı altında girmeye hazırlanıyor. 31 ilde uygulanacak sokağa çıkma yasağı bu gece saat 24.00 itibarıyla başlayacak, Pazar günü 24.00’te sona erecek.
İçişleri Bakanlığının hazırladığı genelgede, Cuma günü saat 15.00 ile 24.00 arasında market, fırın, pazar yeri, büfe, akaryakıt istasyonları ile yoğun olarak alışveriş yapılan cadde ve sokaklarda kolluk kuvvetlerinin kontroller yapacağı, sosyal mesafe kuralları ve maske kullanımına ilişkin kontroller yapacağı bildirildi.
Ayrıca saat 21.00 itibarıyla kapalı olması gereken market ve dükkanların kontrol edileceği uyarısı yapıldı. Bakanlık, koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan kararlara uymayan işyerleri ve vatandaşları adli ve idari işlem yapılacağını hatırlattı.
Sokağa çıkma yasağı süresi boyunca fırınlar, eczaneler ve su dağıtıcıları hizmet vermeye devam edecek.
Semt pazarlarında hareketlilik
Yasağın başlamasına saatler kala çoğu kent merkezinde hareketlilik yaşanıyor. İstanbul’da nüfusun yoğun olduğu ilçelerden Esenler’de halkın çoğunlukla alışveriş yaptığı bölgelerde denetimler sıkılaştırıldı.
Zabıta ekipleri, bakkal, fırın, kasap ve market gibi dükkanların önünde yoğunluk oluşturulmaması ve sosyal mesafe kurallarına uyuması için uyarıda bulunuyor.
İstanbul Bahçelievler’de polis ekipleri semt pazarında denetim yaptı. Pazarcıları maske ve eldiven kullanma konusunda uyaran ekipler, ürünleri vatandaşların seçmemesini istedi.
Bursa’da maskesiz dolaşanlar uyarıldı
Bursa’da da vatandaşlar özellikle semt pazarlarında yoğunluk oluşturdu. Sosyal mesafe kurallarına uymayanlar ve maskesiz dolaşanlar polis ve zabıta ekipleri tarafından uyarıldı.
Sokağa çıkma yasağaı öncesi Zonguldak’ta da hareketlilik var. Caddede gezen polis ekipleri, sosyal mesafe kuralına uyulması için denetimde bulundu.
İhtiyaçları için kent merkezine geldiğini söyleyen vatandaşlardan Ramazan Uçar, DHA'ya yaptığı açıklamada, "Devlet ne karar aldıysa herkesin uyması gerekir. Sokağa çıkma yasağı öncesi ihtiyaçlarımız vardı. Onlar için kent merkezine geldim. Tekrar evime döneceğim” dedi.
Kaos yaşanmıştı
Geçen hafta başlamasına kısa süre kala ilan edilen sokağa çıkma yasağı halkta büyük paniğe yol açmış, hafta sonu için son anda ihtiyaçlarını gidermek isteyenler market ve fırınların önünde sosyal mesafe kurallarına aykırı şekilde yoğun kalabalık oluşturmuştu.
Ortaya çıkan görüntülerin ardından kamuoyunun tepkisi üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa ettiğini açıklamıştı. Ancak istifası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmeyen Soylu görevinin başında kalmıştı.
DW,DHA/GY,HS
© Deutsche Welle Türkçe | 1 |
Fox TV ana haber bülteni sunucusu gazeteci Fatih Portakal’ın bu akşamki bültende canlı yayındaki kravat tercihi dikkat çekti. Portkal’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aynı kravatı tercih ettiği görüldü.
Gazeteci Fatih Portakal’ın bu akşamki Fox Ana Haber bültenini sunarken kullandığı kravat sosyal medyanın gündemine oturdu. Portakal’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aynı kravatı kullanmaları dikkat çekti.
Söz konusu tercih benzerliği, Portakal’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları ile ilgili haberi sunması sırasında arka tarafta görülen Erdoğan görseli ile ortaya çıktı. Portakal ile Erdoğan’ın aynı kravatı tercih etmeleri sosyal medyada gündem oldu.
"DÜŞÜNCELERİ FARKLI OLSA DA KRAVAT TERCİHLERİ AYNI"
Konuyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan gazeteci Burhan Akdağ, Fatih Portakal ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüş farklılıklarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Recep Tayyip Erdoğan ve fatih portakal pişti oldu... Kravat secimleri aynı olunca ekranda görüntü böyle oldu...Düşünceleri farklı olsa da kravat tercihleri aynı" | Fox Tv'nin Ana Haber sunucusu gazeteci Fatih Portakal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Fox önce gazete olsun, yalan haber üretmeyi bıraksın" sözlerine yanıt verdi. Portakal, "Gazete değiliz ama yalan haber yapmıyoruz. Habere yalan diyorsanız bizi mahkemeye verin, sözler ortada" dedi.
Erdoğan, bugün Fox muhabirinin, "Libya'da birkaç tane şehit var' ifadeniz tartışıldı" sözlerinin tartışma yarattığını söylemesi üzerine, "Fox, önce gazete olsun, medya olsun, yalan haber üretmeyi bırakın" diyerek tepki göstermişti.
Haber bülteninde Erdoğan'ın sözlerini hatırlatan ve 11 saniye muhabire yanıt vermediğini vurgulayan Portakal, Erdoğan'a şöyle yanıt verdi:
"Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalan haber ürettiğimizi söylüyor. Yalan haber yapmıyoruz. Kendi sözü ortada, biz doğru haber yapıyoruz. Mersinde de Elazığda da SGK'da da doğru haber yaptık. Her birinin arkasındayız. Yalan diyorsanız bizi mahkemeye verin, vermiyorsunuz da. Alın işte buradaki haberde Cumhurbaşkanı kendi sözünü söyledi. Biz doğru haber yapmaya devam edeceğiz. Bir gazetemiz yok ama, haber kanalı da etkili. Genel Müdürümüze söyleriz, gazete de etkili olabilir bence." | 2 |
Hakem Mete Kalkavan, 19. kez Kayserispor'un maçında düdük çalacak.
İstanbul Bölgesi Süper Lig hakemi Mete Kalkavan, bugüne kadar Kayserispor'un 18 maçında düdük çaldı. Bu maçlarda Sarı Kırmızılılar, 5 galibiyet alırken 8 mağlubiyet elde etti. 5 maçta da beraberlik bozulmadı.
Mete Kalkavan'ın yönettiği son 3 maçta Kayserispor kaybetmedi. Mete Kalkavan, bir kez de Kayserispor ile Sivasspor arasında oynanan maçta düdük çaldı. Bu maç 1-1 sona ermişti. Mete Kalkavan'ın yönettiği Kayserispor maçları ve neticeleri şöyle:
Kayserispor-Göztepe 1-0
Malatyaspor-Kayserispor 1-1
Bursaspor-Kayserispor 0-0
Kayserispor-Akhisarspor 1-2
Akhisarspor-Kayserispor 0-2
Antalyaspor-Kayserispor 2-1
Kayserispor-Kasımpaşa 2-2
Kayserispor-Osmanlıspor 1-4
Kayserispor-Fenerbahçe 4-1
Kayserispor- Galatasaray 1-1
Kayserispor-Sivasspor 1-1
Kayserispor-Fenerbahçe 0-1
Kayserispor-Galatasaray 1-3
Elazığspor-Kayserispor 0-4
Bursaspor-Kayserispor 2-1
Mersin İY-Kayserispor 1-2
Kayserispor-Gençlerbirliği 2-3
Gençlerbirliği-Kayserispor 1-0 - KAYSERİ
İhlas Haber Ajansı / Spor | Bu maçlarda 149 kez ev sahibi takım 82 kez deplasman takımı kazandı. 78 maç ise berabere bitti. 41 yaşındaki İstanbul Bölgesi hakemi, 1382 kez sarı kart çıkarırken 72 kez de kırmızı kartına başvurdu. Mete Kalkavan, bugüne kadar en çok Beşiktaş maçı (27 kez) yönetti.
17 KEZ KAYSERİSPOR'UN MAÇINI YÖNETTİ
Pazartesi günkü maçta düdük çalacak olan Mete Kalkavan bugüne kadar Hes Kablo Kayserispor'un 17 maçını yönetti. Bu maçlarda Kayserispor, 4 galibiyet 5 beraberlik 8 yenilgi aldı. Mete Kalkavan, bu maçlarda Kayserispor'a 35 sarı kart 2 kırmızı kart gösterirken rakip takımlara ise 46 sarı kart 1 kırmızı kart çıkardı. Mete Kalkavan, son olarak Kayserispor'un geçen sezon deplasmanda 1-1 berabere kaldığı Yeni Malatyaspor maçını yönetmişti.
İstanbul Bölgesi hakemi, bu sezon ilk kez Kayserispor maçı yönetecek. Mete Kalkavan'ın yönettiği Kayserispor maçları ve neticeleri şöyle:
Gençlerbirliği-Kayserispor 1-0
Mersin İY-Kayserispor 1-2
Kayserispor-Gençlerbirliği 2-3
Elazığspor-Kayserispor 0-4
Bursaspor-Kayserispor 2-1
Kayserispor-Galatasaray 1-3
Kayserispor-Fenerbahçe 0-1
Kayserispor-Sivasspor 1-1
Kayserispor-Galatasaray 1-1
Kayserispor-Fenerbahçe 4-1
Kayserispor-Kasımpaşa 2-2
Kayserispor-Osmanlıspor 1-4
Akhisarspor-Kayserispor 0-2
Antalyaspor-Kayserispor 2-1
Kayserispor-Akhisarspor 1-2
Bursaspor-Kayserispor 0-0
Y.Malatyaspor-Kayserispor 1-1
6 KEZ GÖZTEPE
41 yaşındaki hakem İzmir ekibinin 9 maçında düdük çaldı. Göztepe, bu maçlarda 6 kez kazanırken 2 kez berabere kaldı ve 1 kez de mağlup oldu. Mete Kalkavan, bu maçlarda Göztepe'ye 24 sarı kart 1 kırmızı kart çıkarırken rakiplerine ise 20 sarı kart, 2 kırmızı kart gösterdi. Mete Kalkavan'ın yönettiği Göztepe maçları şunlar:
Göztepe-Elazığspor 1-0
Gaziantep-Göztepe 2-4
Y.Malatya-Göztepe 1-0
Bursaspor-Göztepe 0-0
Göztepe-Sivasspor 1-0
Göztepe-Konyaspor 3-2
Göztepe-Antalyaspor 4-1
Bursaspor-Göztepe 0-0
Ankaragücü-Göztepe 1-3 | 4 |
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un kız kardeşi Kim Yo Jong, ordunun, Güney Kore'ye karşı "gerekli adımları atması ve planlaması" için görevlendirildiğini bildirerek Seul yönetimini askeri harekat ile tehdit etti.
Abone ol
Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre Kim, Güney Koreli yetkililerle ilişkileri koparmanın tam zamanı olduğuna inandığını ve yakında bir sonraki eylemde bulunacaklarını belirtti.
Kim, Seul yönetimine karşı ordunun gerekli adımları atması ve planlaması için görevlendirildiğini açıklayarak, Güney Kore’yi "düşman" olarak nitelendirdi ve yakında Seul'un iki ülke sınırındaki "işe yaramaz" irtibat bürosunun çöküşüne tanık olacağını kaydetti.
Güney Kore’ye karşı uygulanacak misillemenin bir sonraki adımını ülkesinin askeri liderlerine bırakacağını vurgulayan Kim, "ordunun Kuzey Kore halkının kızgınlığını yatıştırmak için bir şeyler belirleyeceğini ve bunu kesinlikle yerine getireceklerine inandığını" aktardı.
Kardeş Kim'in açıklaması, Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı ABD İşleri Departmanı Genel Direktörü Kwon Jong Gun'un, Güney Kore'nin nükleer silah karşıtı çıkışlarının gereksiz olduğunu belirterek, bu söylemlerine son vermesi çağrısında bulunmasının ardından saatler sonra geldi.
Broşür krizi
10 Haziran'da Güney Kore Birleşme Bakanlığı, sınırdan Kuzey Kore'ye broşür balonları gönderen Özgür Kuzey Kore Savaşçıları ve Keunsaem grupları hakkında polise şikayette bulunacağını açıklamıştı.
9 Haziran'da Pyongyang yönetimin, Güney Kore ile tüm sınır ötesi iletişim hatlarını keseceğini duyurmuştu.
Kararın, Kim Yo Jong ve Seul yönetiminin 2010'da 50 Güney Korelinin ölümüne yol açan iki saldırının arkasındaki isim olduğuna inandığı eski istihbarat birimi başkanı Kim Yong Chol tarafından verildiği kaydedilmişti.
Güney Kore'de, Kuzey sınırında balonla broşür atma, yıllardır aktivistlerin başvurduğu bir yöntem. Kuzey Kore, bu eylemi kendisine yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyor.
Seul yönetimi, gerilimin yüksek olduğu dönemlerde bu tür eylemleri önlemek için bölgeye polis ekipleri gönderirken, Kuzey Kore'nin bunları tamamen yasaklaması yönündeki çağrılarına aktivistlerin özgürce hareket etme hakkı bulunduğunu vurgulayarak direniyordu.
Kim Yo Jong, 4 Haziran'da, broşürlerin yer aldığı balonları uçuran ilticacılar için "ana vatanlarına ihanet eden alçaklar ve melez köpekler" ifadesini kullanarak, "Güney Koreli yetkililer, birtakım mazeretler sunarken bu durumun devam etmesine izin vermeyi sürdürürse ağır bir bedel ödemek zorunda kalacaktır." sözlerine yer vermişti.
Güney ve Kuzey Kore arasında, irtibat bürosu aracılığıyla her gün yerel saatle biri 09.00 ve diğeri 17.00'de olmak üzere iki telefon görüşmesi gerçekleştiriliyordu. | Yonhap haber ajansı, Kuzey Kore'nin sınır kasabası Kaesong'da yerel saatle 14.49'da bir patlama meydana geldiğini duyurdu.
Ajansa göre, endüstri bölgesindeki patlamanın ardından gökyüzüne siyah dumanlar yükseliyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Kuzey Kore'nin kasabadaki Koreler arası irtibat ofisini havaya uçurduğunu aktardı. Güney Kore medyası, patlama gerçekleşen noktanın sınıra beş kilometre mesafede olduğunu bildiriyor.
Düşman kardeşler arasında, son dönem tansiyon broşür krizi nedeniyle hayli yüksek. Güney Koreli aktivistlerin Kuzey'e broşürler göndermesiyle başlayan krizde, en sert açıklamayı Kim Jong-un'un kız kardeşi yaptı.
Kim Yo Jong, 4 Haziran'da, broşürlerin yer aldığı balonları uçuran ilticacılar için 'ana vatanlarına ihanet eden alçaklar ve melez köpekler' ifadesini kullandı, "Güney Koreli yetkililer, birtakım mazeretler sunarken bu durumun devam etmesine izin vermeyi sürdürürse ağır bir bedel ödemek zorunda kalacaktır" dedi.
Pyongyang hemen ardından Güney Kore ile tüm sınır ötesi iletişim hatlarını keseceğini duyurmuştu.
Kim Yo Jong, hafta sonu ise Seul yönetimini askeri harekat ile tehdit etmişti.
Güney Kore ise, sınırdan Kuzey Kore'ye broşür balonları gönderen Özgür Kuzey Kore Savaşçıları ve Keunsaem grupları hakkında polise şikayette bulunacağını açıklamıştı.
Güney Kore'den Kuzey'e balonla broşür atma, yıllardır aktivistlerin başvurduğu bir yöntem. | 3 |
Kaçak yollarla umreden dönen ve tuttukları otobüsle Erzurum'a girmeye çalışan 28 kişilik kaçak umreci grubu yolda durdurularak Ankara ve Konya'daki karantina yurtlarına gönderildi.
Abone ol
Erzurum Valisi Okay Memiş, yeni tip koronavirüs (Covid-19) önlemlerine ilişkin, "En önemli risk umre ziyaretinden dönen kişiler. Önceki gün 28 kişilik bir kafilenin tuttukları özel otobüsle Erzurum'a doğru geldiği bilgisinin alınması üzerine polisiye tedbirlerle bunları Konya ve Ankara'ya yönlendirdik." dedi.
Türkiye'nin koronavirüs tedbirleri kapsamında sınırlarını kapatmasıyla göçmen hareketliliğinin azaldığını belirten Vali Memiş, "Şu ana kadar tespit edilmiş sınır girişi yok. Vatandaş da artık çok duyarlı, neredeyse bizden daha fazla buna duyarlı hale geldi. Çünkü risk teşkil ediyorlar. Otobüslerde kaçak göçmen tespit edemez olduk. Bu bizim açımızdan iyi bir haber. 9. Kolordu Komutanlığı tüm sınır hattını sınırda yığılmaları kontrol altında tuttuğu için kontrol var."
Gayri resmi yollardan umreye gidip dönenler var
Memiş, umre ziyaretine gayri resmi yollardan gidip dönen kişiler olduğu bilgisini aldıklarını belirterek, bunların tespiti ve 14 günlük gözetime alınması konusunda vatandaşlardan destek beklediklerini dile getirdi. Umre ziyaretinden dönen vatandaşların mutlaka gözetim altında tutulmaları gerektiğini vurgulayan Memiş, şunları kaydetti:
28 kişilik grup otobüste yakalandı ve karantinaya gönderildi
"En önemli risk umre ziyaretinden dönen kişiler. Önceki gün 28 kişilik bir kafilenin tuttukları özel otobüsle Erzurum'a doğru geldiği bilgisinin alınması üzerine polisiye tedbirlerle bunları Konya ve Ankara'ya yönlendirdik. Erzurum'a gelmelerine müsaade etmedik. Kaçak şekilde gelenler olduğunu da biliyoruz. Vatandaşlarımız lütfen bunları bize bildirsin. Bu vatandaşların mutlaka karantina altına alınması lazım. Bunu marifet zannetmesinler, gelsinler onları 14 gün gözlem altında tutalım, testlerini yapalım. Riskli olduğunu tespit ettiğimizde hemen karantinaya almak durumundayız. Göçmenler önemli ama onlardan daha önemlisi umre dönüşünde bulunan vatandaşlarımız. Toplu gelişlere kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Çünkü bakanlığın uygulaması bu yönde." | Erzurum Valisi Okay Memiş, kentteki belediye başkanları ve il müdürleri bir araya gelerek Korana virüsü hakkında alınacak tedbirleri değerlendirdi. Toplantının ardından basına açıklamalarda bulunan Vali Memiş, Umreden gelen Erzurumlu vatandaşların sırf karantinaya yakalanmamak için özel bir otobüs firmasını kiralayarak kaçak olarak Erzurum'a gelmeye çalıştığını ama Çorum’da yakaladıklarını açıkladı. Memiş, yakalanan Umrecilerin Konya ve Ankara’ya yönlendirildiğini de söyledi.
"Kaçak göçek gelmeye çalışıyorlar"
Vali Memiş, umreden gelen vatandaşların mutlaka karantinaya alınmasının gerektiğini ifade ederek, "Umreden gelen 28 vatandaşımız özel bir otobüs firması tutarak Erzurum’a gelmeye çalışırken haber bize geldi. Hemen tedbirimizi alarak o vatandaşlarımızın ilimize gelmesini engelledik. Hemen Konya ve Ankara’daki karantina alanına gönderdik. Yine de kaçak göçek gelenler oluyor. Vatandaşlarımız lütfen bunları bize bildirsinler. Bu vatandaşlarımızın mutlaka karantinaya alınması lazım. Bu kişileri biz tespit edince hemen alıyoruz. Sağlık taramasının ardından riskli olanları hemen karantinaya alıyoruz” dedi. | 4 |
İHA
İçişleri Bakanlığından bir televizyon kanalında yayımlanan “Akpınar Mahallesi’ndeki çadır alanına yardım gitmedi” haberiyle ilgili yapılan açıklamada, "Türkçe anlamıyorsanız, İngilizce yazıyoruz, To: Fox News” ifadelerini kullanarak, Akpınar çadır alanı ve mahalleye yapılan yardımları tek tek sıraladı.
İçişleri Bakanlığının resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Gazetecilik çarpıtma değildir, üzülüyor ve tenkit ediyoruz” ifadeleri kullanılarak, “Tüm Elazığ, Malatya ve ülkemiz şahittir. İlk andan itibaren tüm kurumlarımızla, samimiyetle depremin yaralarını sarmaya çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Zarar vermek, yara açmak, milletimizin güvenini zedelemek için böyle yayın yapmak zorunda değilsiniz.
Bir gün iyiliğe işiniz düşebilir.
Bir gün AFAD’a işiniz düşebilir.
Yayın politikanızı eleştiriyoruz.
Ve aşağıda sunduğunuz haberin yeri olan...,
Sadece tarafımızdan son on beş günde gönderilen yardımların bir kısmını üzülerek sıralıyoruz.
Türkçe anlamıyorsanız, İngilizce yazıyoruz. To: Fox News.”
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) February 18, 2020
Bakanlık, deprem anından bugüne kadar Akpınar Çadır Alanı ve mahalleye yapılan yardımlarla ilgili şu bilgileri paylaştı:
“60 çadır, 221 yatak, 700 battaniye, 355 bebek bezi, 196 Isıtıcı ve soba, 400 gıda kolisi, 180 gıda kartı, 50 koli meyve suyu, süt ve kek, 300 yastık, bin 250 torba odun, 450 adet 5 litre su, 500 torba kömür, (12.500 kg), 70 çocuk için mont, eldiven, iç giyim malzemesi ve ayakkabı gönderildi, 80 hane yaklaşık 300 kişi Sosyal Giyim Marketimizden faydalandı. Ve ayrıca, Kızılay tarafından her gün sabah, öğle, akşam olmak üzere 3 öğün yemek dağıtılmaktadır.” | İçişleri Bakanlığı’ndan ilginç açıklama: Türkçe anlamıyorsanız İngilizce yazıyoruz
İçişleri Bakanlığı, FOX TV'de yayınlanan 'Akpınar Mahallesi'ndeki çadır alanına yardım gitmedi' haberine yanıt verdi. Bakanlık, "Gazetecilik çarpıtma değildir, üzülüyor ve tenkit ediyoruz" açıklamasını yaptı.
Yazıları büyüt
Yazıları küçült
Standart boyut
Bakanlığın Twitter hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
* Gazetecilik çarpıtma değildir, üzülüyor ve tenkit ediyoruz.
* Tüm Elazığ, Malatya ve ülkemiz şahittir.
* İlk andan itibaren tüm kurumlarımızla, samimiyetle depremin yaralarını sarmaya çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz.
* Zarar vermek, yara açmak, milletimizin güvenini zedelemek için böyle yayın yapmak zorunda değilsiniz.
* Bir gün iyiliğe işiniz düşebilir.
* Bir gün AFAD’a işiniz düşebilir.
* Yayın politikanızı eleştiriyoruz ve aşağıda sunduğunuz haberin yeri olan…, sadece tarafımızdan son on beş günde gönderilen yardımların bir kısmını üzülerek sıralıyoruz.
* Türkçe anlamıyorsanız, İngilizce yazıyoruz. To: Fox News
Bakanlık, deprem anından bugüne kadar Akpınar çadır alanı ve mahalleye yapılan yardımlarla ilgili ise şu bilgileri paylaştı:
* 60 çadır, 221 yatak, 700 battaniye, 355 bebek bezi, 196 Isıtıcı ve soba, 400 gıda kolisi, 180 gıda kartı, 50 koli meyve suyu, süt ve kek, 300 yastık, bin 250 torba odun, 450 adet 5 litre su, 500 torba kömür, (12 bin 500 kg), 70 çocuk için mont, eldiven, iç giyim malzemesi ve ayakkabı gönderildi.
* 80 hane yaklaşık 300 kişi Sosyal Giyim Market’imizden faydalandı ve ayrıca, Kızılay tarafından her gün sabah, öğle, akşam olmak üzere 3 öğün yemek dağıtılmaktadır. DHA | 4 |
Elazığ ve Malatya'daki depremzedeler için Samsun, Tokat, Kastamonu, Amasya ve Çorum'da yardım kampanyaları düzenlendi.
Samsun'un Havza ilçesinde belediyenin yürüttüğü kampanyada bir kamyon yardım malzemesi toplandı.
Elazığ'da yaşanan deprem nedeniyle harekete geçen Havza Belediyesi, hafta sonu gönderdiği bir araç yardım malzemesinin ardından vatandaşların desteğiyle toplanan battaniye, çocuk bezi, kuru gıda ve ısıtıcı gibi temel ihtiyaç malzemelerinden oluşan yardımları da dualarla yola çıkardı.
- Tokat
Yeşilyurt Belediyesi, depremden etkilenen vatandaşlara destek olmak amacıyla belediye binası önüne deprem yardım çadırı kurdu.
Çadırda, depremzedelere gönderilmek üzere vatandaşlardan su, kuru gıda, kazak, mont, çorap, çocuk bezi, atkı, bere, bot, kışlık elbise, battaniye ve çocuk bezi gibi malzemeler toplanıyor.
Belediye Başkanı Muhsin Yılmaz, "Belediye hoparlörlerimizden anons ederek, esnaf kardeşlerimizi tek tek dolaşarak ihtiyaç duyulan malzemeleri temin ediyoruz. Yardımları en kısa zamanda yola çıkararak inşallah deprem bölgesine ulaştıracağız." dedi.
- Kastamonu
Kastamonu'da depremin yaralarını sarmaya çalışan Elazığ ve Malatya için yardım kampanyaları düzenlendi.
AK Parti il ve ilçe başkanlıklarınca başlatılan kampanya kapsamında toplanan yardım malzemeleri Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne (AFAD) teslim edildi.
AK Parti Kastamonu İl Başkanı Doğan Ünlü yaptığı konuşmada, depremin ardından AK Parti il ve 19 ilçe teşkilatıyla birlikte yardım kampanyası başlattıklarını belirterek, "Şehitler diyarı, evliyalar şehri memleketimiz bu çağrımıza sessiz kalmayarak battaniye, çadır, giyim başta olmak üzere ciddi bir destekte bulundular. Yardımsever Kastamonulu hemşehrilerime, çalışmayı organize eden il ve ilçe teşkilatlarımıza, belediye başkanlarımıza şükranlarımı sunuyorum." dedi.
- Emniyet personelinden yardım
Kastamonu Emniyet Müdürlüğü personeli de Elazığ ve Malatya'daki depremzedeler için yardım topladı.
Kastamonu Polis Eşleri Derneği Şube Başkanı Aliye Denizci öncülüğünde personel eşleri, gıda ve giysi yardımı kampanyası başlattı.
Hazırlanan giysi ve gıda kolileri bölgeye ulaştırılmak üzere AFAD'a teslim edildi.
- Amasya
Suluova Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) depremzedeler için yardım kampanyası düzenledi.
Kampanyada yorgan, battaniye ve çocuk ayakkabısından oluşan bir tır malzeme toplandı.
Kaymakam Erdoğan Kanyılmaz, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda düzenlen programda yaptığı konuşmada, tüm ülke insanının el ele vererek depremzedelerin yarasını sarmak için gayret gösterdiğini, Suluova halkının da üzerine düşeni yerine getirdiğini söyledi.
İlçe Müftüsü Süleyman Çoban'ın yaptırdığı duanın ardından, yardım malzemelerinin yüklü olduğu tır deprem bölgesine uğurlandı.
- Çorum
Çorum'un Sungurlu Belediyesince hazırlanan, gıda, giyecek ve battaniyeden oluşan 3 yardım tırı da dualarla bölgeye uğurlandı.
Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner, belediye önünde düzenlenen uğurlama töreninde yaptığı konuşmada, kısa sürede büyük bir çalışmaya imza attıklarını vurgulayarak, "Cumartesi günü başlattığımız yardım kampanyası çerçevesince 3 tır dolusu yardım topladık. Tüm halkımıza duyarlılığından ve desteklerinden ötürü teşekkür ederim. Kadirşinas Sungurlu halkı bir kez daha üzerine düşeni fazlasıyla yaptı." dedi. | Çorum'un Sungurlu ilçesinde vatandaşlar Elazığ'daki depremzedeler için seferber oldu.
Kampanyanın başlamasıyla birlikte birçok vatandaş belediyeye giderek yardımda bulundu. 2 saat gibi kısa sürede bir depo dolusu yardım malzemesi toplandı. Belediyeye gidemeyen, ancak yardımda bulunmak isteyen vatandaşların yardımları ise araçlarla alındı.
Sungurlu Belediyesi öncülüğünde Elazığ'daki depremzedeler için kışlık kıyafet, battaniye, katalitik soba, ısınma gereçleri ve kuru gıda yardım kampanyası başlatıldı. Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner, sosyal medya hesabından çağrıda bulunarak, Sungurlulardan çok acil olarak battaniye, kışlık kıyafet, kuru gıda desteğinde bulunmalarını istedi. Başkan Şahiner'in çağrısı üzerine birçok vatandaş belediyeye giderek yardımda bulundu. Belediyeye gidemeyen, ancak yardımda bulunmak isteyen vatandaşların yardımları ise araçlarla alındı.
İl Afet Müdürlüğü yetkilileriyle yaptıkları görüşme sonucunda deprem dolayısıyla mağduriyet yaşayan vatandaşların kışlık kıyafet, battaniye, katalitik soba, ısınma gereçleri ve kuru gıdaya ihtiyaç duyduklarını öğrendiklerini dile getiren Başkan Şahiner, Sungurlu Belediyesi olarak, depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılayacaklarını belirtti.
Gün devletin yanında seferberlik günüdür. Herkesi, Elazığ için iklim koşullarını da dikkate alarak yapacağımız ayni yardımlara katkı sağlamaya davet ediyoruz. Yardımlar Elazığ Valiliğine teslim edilecektir" dedi.
Destek kampanyası nedeniyle Sungurlu Belediyesi çalışanları da "acil" olarak göreve çağrıldı. Kampanyanın başlamasıyla birlikte birçok vatandaş Belediyeye giderek yardımda bulundu. 2 saat gibi kısa sürede bir depo dolusu yardım malzemesi toplandı. Belediyeye gidemeyen ancak yardımda bulunmak isteyen vatandaşların yardımları ise araçlarla alındı.
Destek kampanyası nedeniyle Sungurlu Belediyesi çalışanları da "acil" olarak göreve çağrıldı. - ÇORUM
İhlas Haber Ajansı / Güncel | 3 |
vam eden 78 yaşındaki bir hastaya daha önce salgına yakalanan ve tedavi süresi sonunda hastalığı yenen donörden alınan konvelesan plazma katarıldı. Konvelesan plazmanın, Bilim Kurulu'nun kararıyla 10 Nisan'da yoğun bakımdaki bir hastaya aktarıldığını söyleyen ve bir çok hastalığı olmasına rağmen Kovid-19 testleri negatife dönen hasta hakkında açıkamalarda bulunan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi başhekimi Prof. Dr. Bülent Aydınlı, şöyle konuştu:"En azından virüs yükü azalmış denilebilir. Hastanın durumu stabil, entübe çünkü başka ağır rahatsızlıkları var. Türkiye'de bildiğimiz kadarıyla plazma tedavisinden sonra test sonucu negatife dönen başka örnek yok. Yoğun bakım doktorlarımız ümitli, inşallah bu hastamızı iyileştirip, taburcu ederiz. Donöre teşekkür ederiz. Türkiye'de birkaç merkezde plazma tedavisi yapılabiliyor. Yurt dışında da az sayıda hastada negatife dönmüştü."Bundan sonraki süreç içerisinde uygun hastalar ve donörlerin bağışları devam ettiği sürece Bilim Kurulu'nun kararıyla plazma tedavisi uygulamaya devam edeceklerini söyleyen Aydınlı, aynı yöntemi kentteki diğer hastanelerde yatan hastalara da uygulayabileceklerini belirtti. Plazmanın gönüllü bağışçısı olan veAntalya’da yaşayan 2 çocuk babası Çağlar Çolak ise 26 Mart tarihinde baş ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle gittiği hastanede yapılan corona testi pozitif çıkması sonucu 2 gün hastane tutuldu ve uygulanan tedaviyle birlikte 14 günlük karantina şartıyla evine gönderildi. Karantinanın ardından yapılan testi negatif çıkan Çolak, koronavirüsüne karşı geliştirilen immün plazma yönteminde kullanılması için 10 Nisan günü Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne giderek, plazma bağışında bulundu. Bağışının işe yaradığını öğrenen Çağlar Çolak, "Güzel haberi duyunca çok mutlu oldum. Diğer hastaların da şifa bulması için bağışa devam edeceğim." ifadelerini kullandı. | Antalya'da Koronavirüs hastalığını yenen Çağlar Çolak'ın (27), plazma bağışında bulunduğu 78 yaşındaki hastanın Koronavirüs testi negatife döndü. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Aydınlı, "Şu an hastamızın sağlık durumu iyi. Bu güzel bir gelişme" dedi.
26 Mart'ta baş ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle hastaneye giden ve Koronavirüs testi pozitif çıkan
Çağlar Çolak, 14 gün evde karantina olduktan sonra testi negatife döndü. Çolak, Koronavirüse karşı geliştirilen immün plazma yönteminde kullanılması için 10 Nisan günü Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne giderek, plazma bağışında bulundu.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Aydınlı, Çağlar Çolak'tan alınan 'konvelesan plazma'nın aktarıldığı yoğun bakımdaki kadın hastanın Koronavirüs test sonucunun, negatife döndüğünü açıkladı. Prof. Dr. Aydınlı, "Şu an hastamızın sağlık durumu iyi. Bu güzel bir gelişme. Hastamızın birçok kronik rahatsızlığıyla da mücadele ediyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde diğer kronik rahatsızlıkları da düzelecektir. Hastamızın tedavisi sürüyor" dedi.
Plazma tedavisinin önerilen yöntemlerden olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aydınlı, Sağlık Bakanlığı'nın onayından sonra plazma tedavisine başladıklarını kaydetti. | 4 |
Otopark cinayetine 1 tutuklama
TOKAT'ın Erbaa ilçesinde Tuncay Sağır'ın (31) tabancayla vurulup ölmesiyle sonuçlanan kavgayla ilgili şüphelilerden Ahmet Çiftçi tutuklandı. Vedat K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Olay geçen hafta cumartesi günü ilçe merkezinde Fevzi Paşa Mahallesi Hükümet Caddesi'nde bulunan otoparkta meydana geldi. Tuncay Sağır, Ahmet Çiftçi ve Vedat K.ile birlikte Abdullah Erer'e (43) ait otoparka geldi. Otoparkın içindeki yazıhanede bir süre oturan Tuncay Sağır, Ahmet Çiftçi ve Vedat K. ile Abdullah Erer arasında başlayan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Abdullah Erer kavga sırasında tabancayla Tuncay Sağır'ı göğsünden vurarak yaraladı. Darp sonucu yaralanan Abdullah Erer ile tabancayla vurulan Tuncay Sağır olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Erbaa Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kaportacı olarak çalışan evli ve 1 çocuk babası Sağır burada doktorların çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Abdullah Erer ise ilk müdahalesinin ardından Tokat Devlet Hastanesine sevk edildi. Erer'in Tokat Devlet Hastanesinde tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olay sonrası gözaltına alınan ve emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden Abdullah Erer'i döverek hastanelik ettikleri belirlenen Vedat K. ve Ahmet Çiftçi adliyeye sevk edildi. Vedat K. çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Ahmet Çiftçi ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Demirören Haber Ajansı / Güncel | Olay, gece saatlerinde ilçe merkezinde Fevzi Paşa Mahallesi Hükümet Caddesi'ndeki otoparkta meydana geldi.
İddiaya göre Tuncay Sağır, Ahmet Ç. ve Vedat K. ile birlikte Abdullah E.'ye ait otoparka geldi. Otoparkın içindeki yazıhanede bir süre oturduktan sonra Tuncay Sağır ile Abdullah E. arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.
Tartışma kısa sürede silahların da kullanıldığı kavgaya dönüştü. Kavga sırasında Abdullah E. tabancayla Tuncay
Sağırı göğsünden vurarak yaraladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Darp sonucu yaralanan Abdullah E. ile tabancayla vurulan Tuncay Sağır olay yerine gelen sağlık ekiplerince Erbaa Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Evli ve 1 çocuk babası Sağır, hastanede doktorların yaptığı tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.
Abdullah E. ise Erbaa Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından Tokat Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Kavga anında olay yerinde bulunan Ahmet Ç. ve Vedat K. da polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı | 4 |
ABD'nin başkenti Washington DC'nin Belediye Başkanı Muriel Bowser, siyahi George Floyd'un polis şiddetiyle öldürülmesinin ardından düzenlenen protestolar sonrasında kent çevresine konuşlanan askerlerin geri çekilmesi gerektiğini söyledi.
Bowser, yanında emniyet yetkilileriyle düzenlediği basın toplantısında, kentte son 2 gecedir "olaysız" geçen Floyd protestoları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Protestolardaki şiddet olaylarına müdahale için kent çevresine konuşlanan askerlere ilişkin Bowser, "Washington DC'ye diğer eyaletlerden gelen askerlerin, kentten ayrılmasını istiyoruz." dedi.
Bowser, Washington DC'de bu akşam sokağa çıkma yasağı uygulanmayacağını da duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Washington DC'de ağır silahlı askerler ve güvenlik güçlerini görevlendirmesinin ardından, kentteki protestolarda tansiyon düşmüş, salı ve çarşamba günkü gösteriler "barışçıl" olarak devam etmişti.
Washington DC'de dün akşamki protestolarda "sıfır" gözaltı
Öte yandan Washington DC Metropol Polis Birimi Şefi Peter Newsham da kentte dün akşamki protestolarda kimsenin gözaltına alınmadığını belirtti.
Newsham, kentteki tansiyonun en yüksek olduğu pazartesi gecesi 288, protestoların sakinleştiği salı gecesi ise 29 kişinin gözaltına alındığını kaydetti.
Floyd'un "nefes alamıyorum" feryadı tüm ABD'de yankılandı
Siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd, dolandırıcılık şüphesiyle Minneapolis'te polisler tarafından gözaltına alınırken, bir polisin uzun süre ensesine diziyle basması nedeniyle dakikalarca "Nefes alamıyorum" diye yalvarmıştı.
Floyd'un, olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtilirken, olayla ilgili görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı.
Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını tekrar alevlendirmiş ve protestolar, olayların başladığı Minneapolis'ten ülke genelinde pek çok kentte sıçramıştı.
Floyd protestolarında yaşanan şiddet ve yağmalamalar nedeniyle, başkent Washington ve New York da dahil en az 40 kentte gece sokağa çıkma yasağı getirilirken 25'e yakın kentte de Ulusal Muhafız Birlikleri, polise destek sağlamak için devreye sokulmuştu.
AA / Güncel | Bowser, yanında emniyet yetkilileriyle düzenlediÄi basın toplantısında, kentte son 2 gecedir "olaysız" geçen Floyd protestoları hakkında deÄerlendirmelerde bulundu.
Protestolardaki Åiddet olaylarına müdahale için kent çevresine konuÅlanan askerlere iliÅkin Bowser, "Washington DC'ye diÄer eyaletlerden gelen askerlerin, kentten ayrılmasını istiyoruz." dedi.
Bowser, Washington DC'de bu akÅam sokaÄa çıkma yasaÄı uygulanmayacaÄını da duyurdu.
ABD BaÅkanı Donald Trump'ın Washington DC'de aÄır silahlı askerler ve güvenlik güçlerini görevlendirmesinin ardından, kentteki protestolarda tansiyon düÅmüÅ, salı ve çarÅamba günkü gösteriler "barıÅçıl" olarak devam etmiÅti.
Washington DC'de dün akÅamki protestolarda "sıfır" gözaltı
Ãte yandan Washington DC Metropol Polis Birimi Åefi Peter Newsham da kentte dün akÅamki protestolarda kimsenin gözaltına alınmadıÄını belirtti.
Newsham, kentteki tansiyonun en yüksek olduÄu pazartesi gecesi 288, protestoların sakinleÅtiÄi salı gecesi ise 29 kiÅinin gözaltına alındıÄını kaydetti.
Floyd'un "nefes alamıyorum" feryadı tüm ABD'de yankılandı
Siyahi Amerikalı 46 yaÅındaki George Floyd, dolandırıcılık Åüphesiyle Minneapolis'te polisler tarafından gözaltına alınırken, bir polisin uzun süre ensesine diziyle basması nedeniyle dakikalarca "Nefes alamıyorum" diye yalvarmıÅtı.
Floyd'un, olay yerine gelen acil saÄlık ekiplerince kaldırıldıÄı hastanede hayatını kaybettiÄi belirtilirken, olayla ilgili görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıÅtı.
Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis Åiddeti tartıÅmalarını tekrar alevlendirmiÅ ve protestolar, olayların baÅladıÄı Minneapolis'ten ülke genelinde pek çok kentte sıçramıÅtı.
Floyd protestolarında yaÅanan Åiddet ve yaÄmalamalar nedeniyle, baÅkent Washington ve New York da dahil en az 40 kentte gece sokaÄa çıkma yasaÄı getirilirken 25'e yakın kentte de Ulusal Muhafız Birlikleri, polise destek saÄlamak için devreye sokulmuÅtu. | 4 |
Toroslar Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde alanında başarılı çalışmalara imza atmış 5 kadını, '4 mevsim kadın' paneliyle Mersinlilerle buluşturdu.
Kadınların gücü, girişimciliği ve istihdamı konularına dikkat çekilen panelde, bilimden iş hayatına, sanattan spora kadar farklı alanlarda öne çıkmış kadınlar, hem bireysel hem de çalışma hayatlarındaki deneyim ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.
Yunus Emre Kültür Merkezi'nde gerçekleşen ve yoğun ilgi gören paneli, Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz da eşi Meltem Yılmaz ile birlikte izledi.
Moderatörlüğünü Toroslar Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü Selahattin İzci'nin yaptığı panelin konukları, Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Aynur Özge, Tekvando Avrupa Şampiyonu Huri Korkut, Çukurova Basketbol Spor Kulübü ve A Milli Takım Oyuncusu Gökşen Fitik, Ressam Nazife Bilgin Hazar ile Motosiklet Türkiye Şampiyonu İrem Sahra Şengül oldu.
Şampiyon Şengül, salona motosikletiyle girerek farkındalık oluşturdu
Motosiklet Türkiye Şampiyonu İrem Sahra Şengül de salona motosikletiyle girerek kadınların her alanda başarılı olabileceğinin en güzel mesajını verdi. Panelde, başarıya giden yolda hayal etmenin ve inanmanın önemli olduğuna dikkat çekilerek, kadınların günümüzde artık daha girişimci ve güçlü olduğuna vurgu yapıldı.
"Pes etmemeyi öğrendim"
Basketbola, hayal kurarak başladığını belirten 18 yaşındaki Çukurova Basketbol Spor Kulübü ve A Milli Takım Oyuncusu Gökşen Fitik, "Ailemin bana kazandırdığı en güzel şey hayal kurmak. Ailem olmasaydı belki de küçücük bir zorlukta pes edecektim. Ama bana pes etmemeyi ve hayal kurmayı öğrettiler. Umarım ben de bu panel ile sizlerin hayatına dokunabilirim" dedi.
"Mutlu kadınlar, mutlu toplum demektir"
Toroslar Belediye Başkan Atsız Afşın Yılmaz, her başarılı erkeğin arkasında ya süper kahraman bir annesi ya da süper kahraman bir eşi olduğuna dikkat çekerek, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı. Yılmaz, şefkatin, fedakarlığın, özverinin ve sevginin simgesi olan kadınların hayatın her alanında huzur içinde yer almaları gerektiğine dikkat çekerek, panelin konuklarına ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Yılmaz, "Medeniyetin mimarisinde kadınların erkeklerden daha çok rolü vardır. Büyük usta Neşet Ertaş bunu 'Kadınlar insandır, biz insanoğlu' sözüyle çok güzel ifade etmiştir. Yani her başarılı erkeği yetiştiren bir anne ve arkasında bir eşi vardır. Biz de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde toplumda rol model olmuş başarılı kadınları hemşehrilerimizle buluşturmak ve onların aktaracağı bilgi, tecrübe ve düşüncelerini dinlemek istedik. Her birinin ayrı ayrı etkileyici ve güzel bir hikayesi var. Kendilerine çizilen yolu hayal ederek, çalışarak ve emek vererek aşıp başarıya ulaşmış kadınlar. Kendilerini tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
"Kadınlara yönelik projelerimizi hızla hayata geçiriyoruz"
Kadının sosyal ve ekonomik hayatın içinde daha aktif bulunması ve girişimcilik ruhlarının daha ön plana çıkması için çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Yılmaz, "Kadınlara yönelik her türlü faaliyeti önemsiyoruz. Göreve geldikten kısa bir süre sonra 'Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitlik Şartı'nı imzaladık. Bununla ilgili çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Kadın Danışma Merkezimiz, aktif bir şekilde çalışıyor. Teknik ve Mesleki Eğitim Kursları Merkezimiz bünyesinde kadınlar üretmeye devam ediyor ve bu kurslara yeni branşlar ekleyeceğiz. Kadın Sığınma Evi çalışmamız var. Kısaca mutlu kadın, mutlu toplum demektir. Daha güzel bir Mersin ve Toroslar için çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. - MERSİN
İhlas Haber Ajansı / Güncel | Ulusal ve Uluslararası sportif organizasyonların merkezi haline gelen Toroslar Belediyesi, bu kez de Mersin'de ilk kez Arslanköy yaylasında gerçekleştireceği Kar Festivali ve Kar Voleybolu Türkiye Şampiyonasına ev sahipliği yapacak.
Toroslar Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre, Arslanköy'de düzenlenecek Kar Festivali ile çocuk, genç, yaşlı herkes kış sporlarının, eğlencenin, açık hava etkinliklerinin ve eşsiz doğa manzarasının tadını çıkaracak. 25 Ocak Cumartesi ve 26 Ocak Pazar günü olmak üzere 2 gün boyunca sürecek festivale, Kar Voleybolu Türkiye Şampiyonası da damga vuracak. Türkiye'de ikinci, Akdeniz'de ise ilk kez Mersin'de Toroslar'da yapılacak olan şampiyona, aynı zamanda 2020 yılı Kar Voleybolu sezonunun da açılışını yapacak.
"Türkiye'nin her yerinden sporcular katılacak"
Toroslar Belediyesi ve Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) işbirliğiyle düzenlenecek şampiyonada, 6 erkek ve 5 kadın takımı olmak üzere toplam 44 sporcu kıyasıya mücadele edecek. Şampiyon takımlar, 2020 yılı Nisan ayında Avusturya'da yapılacak Avrupa Şampiyonasına katılım hakkı da kazanacak.
"20 bin lira para ödülü verilecek"
Arslanköy yaylasındaki festival alanında yapılacak şampiyona, 25 Ocak Cumartesi günü sabah saat 11.00'de grup maçları ile başlayacak. 26 Ocak Pazar Günü saat 09.30'da final grubu play off müsabakaları ile devam edecek şampiyonanın final maçları ise yine aynı gün 13.00 ve 16.00 saatleri arasında oynanacak. Toroslar Belediyesi'nce derece alan ilk dört takıma toplamda 20 bin TL para ödülü verilecek.
"Harkesi Arslanköy'e bekliyoruz"
Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, Toroslar'da yine ulusal bir organizasyona ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Tüm Mersinlileri festivalimize ve bu heyecanlı maçları izlemeye davet ediyoruz" dedi.
Kar festivalinin, iki gün boyunca birbirinden farklı etkinliklerle güzel bir organizasyon olacağını kaydeden Yılmaz, "Festival kapsamında Kar Voleybolu Türkiye Şampiyonasına da ev sahipliği yapacağız. İnşallah Toroslarımızın yaylaları kar voleybolu ile de şahlanacak. Bu spor müsabakası ile hem ilçemizin tanıtımına katkı sağlayacağız hem de sportif aktivitelerimizi arttıracağız. Bizim hedefimiz bu festivali geleneksel hale getirmektir" ifadelerini kullandı.
Etkinliğe katılmak isteyenlerin, Toroslar Belediyesi'nin servislerinden ücretsiz yararlanabilecekleri ifade edilirken, servis saat ve güzergahları ise şöyle belirtildi; "
Çukurova Mahallesi Arslanköylüler kahvesi önü saat 09.00, Mezitli Eski Belediye Binası saat 09.00, Forum AVM saat 09.30, Toroslar Belediyesi saat 09.30, Şamut Petrol saat 10.00, Yunus Emre Kültür Merkezi saat 10.00, Ayışığı Düğün Salonu saat 10.00, Güneykent Merkez Camii saat 10.00, Atatürk evi önü saat 10.00 (basın mensupları için), MHP Toroslar İlçe Başkanlığı binası önü saat 10.00, Ülkü Ocakları Mersin İl Başkanlığı binası önü saat 10.00, Ülkü Ocakları Toroslar İlçe Başkanlığı binası önü saat 10.00." - MERSİN
İhlas Haber Ajansı / Spor | 2 |
Türkiye Gazetesi
Çin’de ortaya çıkan koronavirüs ülke ekonomisini olduğu kadar dünya ekonomisini de tehdit eder boyuta ulaştı. Küresel Veri Analitiği ve Danışmanlık Şirketi Dun & Bradstreet, koronavirüsün şirketlere olan etkisinin yanı sıra küresel ekonomiye ihtimal dâhilindeki etkilerini iki temel senaryo ile analiz etti. 355 milyon şirketten oluşan veri tabanı kullanılarak hazırlanan raporda yer alan her iki senaryoda da virüsün global ekonomiyi olumsuz etkileyeceğine dikkat çekiliyor.
EN ÇOK ABD BAĞIMLI
Bölgede faaliyet gösteren yaklaşık 49 bin işletmenin başta Hong Kong olmak üzere, Amerika, Japonya, Almanya gibi dünyanın önde gelen ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerin iştirakleri veya şubeleri olduğu ifade edilen raporda, virüsten etkilenen bölgeye en fazla bağımlı olan ülkelerin başında Amerika’nın geldiği, onu Japonya, Almanya, İngiltere ve İsviçre’nin takip ettiğine dikkat çekiliyor. Rapora göre, koronavirüsün etkisinin yoğun bir şekilde hissedildiği bölgede 17 bin şirketin merkezi bulunuyor. Hong Kong, ABD, İspanya, Almanya ve İngiltere menşeli bu şirketlerin toplam çalışanlarının sayısı en az bir milyon düzeyinde. Virüsün oluşturduğu risk altında kalan bu şirketlerin toplam küresel satış gelirleri ise 2 trilyon dolar civarında. Virüsün ortaya çıktığı bölge olan Hubei, küresel devlerin tedarik üssü olarak da öne çıkıyor. Rapora göre, dünya üzerinde 51 bin şirketin bu bölgede bir ya da daha fazla birinci derecede tedarikçisi bulunuyor.
TEDARİKÇİ DEĞİŞTİREBİLİRLER
Rapor, Fortune 1000 içerisinde yer alan 163 küresel devin de virüsün etkilediği bölgede birinci derecede tedarikçisi bulunduğunu ortaya koyuyor. En az beş milyon şirketin ise virüsün etkilediği bölgede bir ya da ikinci derecede tedarikçisi bulunuyor. Rapora göre, Fortune 1000 içerisinde yer alan 938 küresel devin de virüsün etkilediği bölgede ikinci derecede tedarikçisi bulunuyor. Virüsün etkili olduğu bölgede birinci derecede tedarikçisi olan şirketlerin yüzde 92’si Amerikan şirketleri. Amerika’nın yanı sıra Kanada, İngiltere, Rusya ve İsveç merkezli şirketlerin virüsün etkilediği bölgede birinci derecede tedarikçisi bulunuyor. Bu şirketlerin tedarik zincirinde ortaya çıkan aksamaları en aza indirmek için virüsten etkilenmeyen başka bölgelerdeki veya farklı ülkelerdeki tedarikçilere yönelebileceğine dikkat çekiliyor.
Fabrikalar drone’larla dezenfekte ediliyor
Koronavirüs salgınını çözmeye destek olmak amacıyla yeni teknolojilerin nasıl kullanılacağını araştıran Çin kamu güvenliği yetkilileri, DJI marka drone’larla mücadele başlattı. Araştırma ve test süreçleri sonrası havadan klor veya etil alkol bazlı dezenfektan püskürtmek için uygun yöntemler geliştirildi. Bu sayede drone’lar yardımıyla Çin’de halka açık alanlarda dezenfekte işlemi yapılarak virüsle mücadele ediliyor. Drone’larla Shenzhen’de üç milyon metrekareden fazla alanda yapılan dezenfekte işleminin yanında 1.000 ilçeye daha yardım ediliyor. 600 milyon metrekareyi kapsayan hedef alanlar arasında fabrikalar, yerleşim alanları, hastaneler ve atık arıtma tesisleri bulunuyor. Drone’larla dezenfekte işlemi sayesinde geleneksel metotlardan 50 kat daha hızlı netice alınıyor.
2020’de kontrol altına alınırsa
Çin hükûmetinin de gerçekleşmesi için yoğun çaba sarf ettiği ilk senaryoda, salgının 2020’de kontrol altına alınması üzerinde duruluyor. Virüs için bir aşının üretilmesi, salgının yayılmasının önlenmesi ve özellikle yaz aylarına kadar virüsün kontrol altına alınmasına dayanan ilk senaryoya göre, Çin’in büyümesinin bir çeyrek daha yavaşlamanın ardından yeniden virüs öncesi büyüme patikasına gireceği öngörülüyor. Bu senaryoya göre, 2020’de Çin’in büyümesinde 2 puanlık gerileme olacak. Bu senaryoda koronavirüsünün 2020’de dünya ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisinin duruma göre sınırlı kalacağı ancak yine de dünya ekonomik büyümesini 1 puanın altında da olsa aşağı çekeceği tahmin ediliyor.
Kontrol altına alınma gecikirse
İlk senaryoya göre daha olumsuz olan ikinci senaryoda ise virüs ile etkin mücadelenin 2020 sonrasına sarkması analiz ediliyor. Aşının 2020 yılı ikinci çeyreğinde hâlâ bulunamaması ve virüsün uluslararası yayılımının kontrolünün zor olduğu bu senaryoda, Çin’in dünyanın geri kalanından izolasyonu bekleniyor. Böyle bir durumun Çin ekonomisi üzerinde oldukça olumsuz etkileri olacağı belirtiliyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda virüsün Çin’in büyümesini 3 puan düşürmesi öngörülüyor. Bu senaryoda, koronavirüsünün 2020’de dünya ekonomik büyümesini 1 puan düşürerek çok ciddi bir etkiye sebep olacağı tahmin ediliyor.
KORONAVİRÜSÜN ETKİSİNİ AZALTMAK İÇİN
Turizmde pazar çeşitliliği artacak
∂ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın başındaki en büyük tehlikelerden birinin turizm açısından da dünyadaki turist ve yolcu trafiği açısından da koronavirüs olduğunu belirterek, bu konuda çalışma yaptıklarını söyledi. Ersoy, “Bu virüsten en az seviyede etkilenmek için pazar çeşitliliği oluşturmamız gerekiyor. Turist sayısında geçen seneye kıyasla yüzde 16’nın üzerinde artış var. Turist sayısı olarak koronavirüsün başlamasıyla şubat ve mart ayında bir sıkıntı yaşanabilir ama nisan itibarıyla toparlar, bunu herkes bilsin. Koronavirüs salgınını izlemeye devam ediyoruz. Gelişmelere göre biz de üçüncü ve dördüncü eylem planlarımızı devreye alacağız” diye konuştu.
Çin’den tulum siparişi patladı
∂ Koronavirüs hızla yayılarak can almaya devam ederken; maske, önlük, tulum gibi medikal ürünlerde talep patlaması yaşandı. Tokat’ın Turhal ilçesinde; kaban, ceket, pantolon üretimi yapan bir tekstil fabrikası artan talep doğrultusunda giysi üretimini durdurup, tek kullanımlık tulum üretmeye başladı. Günlük bin kapasite ile tulum üretimine başlayan firma bir milyona yaklaşan siparişe yetişmekte zorlanıyor. Vardiya sayısını artıran fabrikada gece gündüz durmadan koronavirüsüne karşı koruyucu tulum üretimi devam ediyor. Tekstil Fabrikası Yöneticisi İsa Aktaş, bin adetle başladıkları tulum üretimi siparişlerinin bir milyona çıktığını belirterek, siparişlere yetişmek için çift vardiya çalışmaya başladıklarını söyledi. Aktaş “Daha çok Çin’den talep var. Sıkıntıyı gören diğer ülkeler kendi eksikliklerinin farkına vardı. Şu anda bütün ülkeler stok edinmek istiyor” dedi.Nurhan İçmez TOKAT İHA
Akıllı telefon satışı %36 düştü
Koronavirüs salgını sadece insan sağlığını değil küresel ekonomiyi de tehdit ediyor. Çin’de akıllı telefon satışları virüs sebebiyle ocak ayında yüzde 30’dan fazla düştü. Çin Bilgi ve İletişim Teknolojileri Akademisi verilerine göre cep telefonu markaları ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 36.6 düşüşle toplam 20.4 milyon cihaz sevkiyatı gerçekleştirdi. Çin’de şubatın ilk iki haftasında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla otomobil satışları ise yüzde 92 düştü. | Çin’de ortaya çıkan korona virüsü Çin ekonomisini olduğu kadar dünya ekonomisini de tehdit eder boyuta ulaştı. Çin’in ekonomik olarak en aktif bölgelerinden biri olan Hubei’de ortaya çıkan virüs dolayısıyla, üretim hatları geçici olarak durdu. Bu durum, küresel arz zincirinde büyük aksamaların yaşanmasına, küresel piyasalarda risk iştahının düşmesine ve altın gibi güvenli limanlara yönelik ilginin artmasına neden oldu. Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslararası acil durum ilan ettiği virüsün, yayılma riskinin yanı sıra arz zincirini ve küresel ekonomiyi bundan sonra nasıl etkileyeceği önemli bir soru işareti olarak öne çıkıyor.
Virüs, satış gelirleri 2 trilyon doları bulan 17 bin şirketi doğrudan ilgilendiriyor
Dun & Bradstreet tedarik zinciri verilerine dayanarak hazırladığı raporu, bölgede faaliyet gösteren yaklaşık 49 bin işletmenin başta Hong Kong olmak üzere, Amerika, Japonya, Almanya gibi dünyanın önde gelen ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerin iştirakleri veya şubeleri olduğunu gösteriyor. Dun & Bradstreet raporunda, virüsten etkilenen bölgeye en fazla bağımlı olan ülkelerin başında Amerika’nın geldiği onu Japonya, Almanya, İngiltere ve İsviçre’nin takip ettiğine dikkat çekiliyor. Rapora göre, korona virüsünün etkisini yoğun bir şekilde hissettirdiği bölgede 17 bin şirketin merkezi bulunuyor. Hong Kong, ABD, İspanya, Almanya ve İngiltere menşeli bu şirketlerin toplam çalışanlarının sayısı en az 1 milyon düzeyinde. Virüsün yarattığı risk altında kalan bu şirketlerin, toplam küresel satış gelirleri ise 2 trilyon dolar civarında.
Birinci derecede tedarikçisi bu bölgede olan şirketlerin büyük kısmını, Amerikan şirketleri oluşturuyor. Virüsün etkili olduğu bölgede birinci derecede tedarikçisi olan şirketlerin yüzde 92’si Amerikan şirketleri. Amerika’nın yanı sıra Kanada, İngiltere, Rusya ve İsveç merkezli şirketlerin virüsün etkilediği bölgede birinci derecede tedarikçisi bulunuyor. Dun & Bradstreet raporunda, bu şirketlerin tedarik zincirinde ortaya çıkan aksamaları en aza indirmek için virüsten etkilenmeyen başka bölgelerdeki veya farklı ülkelerdeki tedarikçilere yönelebileceğine dikkat çekiliyor.
En çok dayanıklı mallar sektörü risk altında
Çin’de virüsün etkilediği bölgede birinci derecede tedarikçisi olan sektörlerin başında ise dayanıklı mallara ilişkin toptan ticaret sektörü geliyor. Virüsün etkilediği bölgede tedarikçisi olan şirketlerin yüzde 17,8’i dayanıklı malların toptan ticareti sektöründe yer alıyor. Bunların yüzde 10,6’sını dayanıklı olmayan malların toptan ticareti, yüzde 4,8’inin perakende ve sınai ve ticari makineler ve bilgisayarlar oluşturuyor. | 2 |
5 Åubat'ta İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 3 kiÅinin ölümüyle sonuçlanan uçak kazasına iliÅkin Kaptan Pilot Mahmut Aslan'ın ''Åüpheli'' sıfatıyla ifadesi alınıyor.
Mahmut Aslan'ın ÅiÅli'deki özel bir hastanede tedavisi devam ediyor. NTV'de yer alan habere göre, polisler kaptan pilotun ifadesini almak üzere hastaneye gitti. SaÄlık durumu iyi olan pilotun ifadesi alınmaya baÅlandı.
Anadolu Cumhuriyet BaÅsavcılıÄı'nın yürüttüÄü soruÅturma kapsamında dün Güney Koreli yardımcı pilot Ferdinant Pondaag'ın ifadesi alınmıÅtı.
İkinci pilot, veriler dahilinde inebileceklerini düÅündüklerini ve kulenin kendilerine ''pas geçin'' talimatı vermediÄini iddia ederek uçaÄın indikten sonra kaymaya baÅladıÄını, kaptan pilotun tutunmaya çalıÅtıÄını ama pistten çıktıklarını anlattı.
5 Åubat'ta meydana gelen kazada uçak üçe bölünmüÅtü, 3 yolcu hayatını kaybetmiÅ, 180 yolcu da yaralanmıÅtı. | 3 | |
BM'nin Suriye, Lübnan, Irak, Yemen ve Ortadoğu Barışı özel temsilcileri tarafından yapılan ortak açıklamada, “Birçok taraf Genel Sekreter'in çağrısına olumlu yanıt verdi, ancak bu sözleri eyleme dönüştürmek için daha çok şey yapılması gerekiyor” sözüne yer verildi.
Açıklamada, Ortadoğu’da çok fazla insanın uzun süren çatışma ve mahrumiyetlere katlanmak zorunda kaldığına vurgu yapılarak, “Onların acıları artık COVID-19 krizi ve bunun muhtemel uzun süreli sosyal, ekonomik ve politik etkileriyle daha da artacaktır" dedi.
Bütün tarafların gerginliği azaltarak kalıcı barış için iyi niyetle ve önkoşulsuz müzakereye davet edildiği açıklamada, ayrıca COVID-19'un yayılmasını durdurmak için yerel, bölgesel ve küresel iş birliği yapılması istendi.
BM Genel Sekreteri Guterres, 23 Mart’taki basın toplantısında, COVID-19 salgınıyla mücadele amacıyla dünyanın en savunmasız savaş bölgelerinde insani yardım koridorları oluşturulabilmesi için küresel ateşkes çağrısında bulunmuştu. | Türkiye Gazetesi
Birleşmiş Milletler (BM) özel temsilcilerinden, Genel Sekreter Antonio Guterres’in 23 Mart’ta yaptığı yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınıyla mücadele kapsamında küresel ateşkes çağrısına destek geldi.
BM'nin Suriye, Lübnan, Irak, Yemen ve Ortadoğu Barışı özel temsilcileri tarafından yapılan ortak açıklamada, “Birçok taraf Genel Sekreter'in çağrısına olumlu yanıt verdi, ancak bu sözleri eyleme dönüştürmek için daha çok şey yapılması gerekiyor.” ifadesine yer verildi.
Açıklamada, Ortadoğu’da çok fazla insanın uzun süren çatışma ve mahrumiyetlere katlanmak zorunda kaldığına vurgu yapılarak, “Onların acıları artık Covid-19 krizi ve bunun muhtemel uzun süreli sosyal, ekonomik ve politik etkileriyle daha da artacaktır.” ifadesi kullanıldı.
Bütün tarafların gerginliği azaltarak kalıcı barış için iyi niyetle ve önkoşulsuz müzakereye davet edildiği açıklamada, ayrıca Covid-19'un yayılmasını durdurmak için yerel, bölgesel ve küresel iş birliği yapılması istendi.
BM Genel Sekreteri Guterres, 23 Mart’taki basın toplantısında, Covid-19 salgınıyla mücadele amacıyla dünyanın en savunmasız savaş bölgelerinde insani yardım koridorları oluşturulabilmesi için küresel ateşkes çağrısında bulunmuştu. | 4 |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.