sentence1
stringlengths
0
100k
sentence2
stringlengths
0
100k
score
float64
0
5
SÜPER Lig’de sezonun en büyük iki şampiyonluk favorisi olarak gösterilen takımları Trabzonspor ve Galatasaray borsada da yatırımcısının yüzünü güldürdü. Özellikle Trabzonspor yüzde 600’ü bulan değer artışıyla, bu alanda zirvede yer aldı. Geçen yıl 18 Şubat’ta hisseleri 1.05 TL’den işlem gören TSPOR yaz döneminde daha da değer kaybetti. Karadeniz ekibinin hisseleri Mayıs’ta 0.83 kuruşa kadar geriledi. 15 Ekim’de 1.5 TL civarında olan hisseler ardından adeta ralli yaptı. Bordo-Mavililer’in şampiyonlukta iddiasının güçlenmesiyle dün itibariyle hisseler 5.4 seviyesine kadar yükseldi. Karadeniz ekibinin yılbaşından beri geçen 1.5 aylık sürede hisselerindeki artış yüzde 150’yi aştı. ŞAMPİYONLUK PRİMİNİ SOLLADI Galatasaray’ın ‘GSRAY’ koduyla işlem gören hisseleri de son 1 yılda borsada yatırımcısının yüzünü güldüren ikinci spor şirketi oldu. Şampiyon olduğu son sezonunda bile hisseleri 2.5 TL civarında olan Galatasaray dün itibariyle 3.4’leri gören fiyatıyla kendini aştı. Şubat 2019’da 1.5 TL olan hisseler değerini ikiye katladı. Üstelik bu yükseliş, yönetimin 29.5 milyon adet hisse satışı yaptığı dönemde en hızlı ivmeyi yakaladı. Yönetim son 1.5 ayda bu satışları yaparken, hisse aynı dönemde yüzde 70’in üstünde çıkış yaptı. Galatasaray kulislerinde ise yükselişin nedeni olarak Mecidiyeköy’de bulunan oteline gelen teklifler, yeni sponsorluk anlaşması ihtimali ve şampiyonluk iddiası gösteriliyor. EN AZ KAZANDIRAN BJKAS OLDU Fenerbahçe hisseleri ise 7.5 TL civarında seyrettiği geçen Şubat ayına oranla yüzde yüzü aşkın bir çıkış yaptı ve 17 TL’yi gördü. Ancak Ankaragücü yenilgisiyle iddiası zayıflayınca dün yaklaşık yüzde 7 değer kaybetti. Fenerbahçe hisseleri 2011 Nisan ayında 48 TL’yi görmüştü. Borsada işlem gören diğer spor şirketleri BJKAS ve FENER ise ezeli rakiplerine göre geride kaldı. 18 Şubat 2019’da 1.8 TL dolayında olan Beşiktaş hisseleri dün itibariyle 2.96 fiyatı gördü. Beşiktaş hisseleri son şampiyon olduğu sezonda ise 6 TL’ye kadar yükselmişti. (Akşam)
Süper Lig'de 29 hafta sonunda 58 puanla 2. sırada yer alan Trabzonspor, son 9 sezonun en iyi dönemini geçirerek, son yıllarda ilk kez şampiyonluğa bu kadar yaklaştı. 2010-2011 sezonunun 29. haftasını 69 puanla ilk sırada tamamlayan ancak sezonu 82 puan ve averajla ikinci sırada tamamlayan Karadeniz ekibi, son 9 sezon içerisinde ilk kez 29. hafta sonunda şampiyonluk yarışının içinde kaldı. Ligde 60 puanlı Medipol Başakşehir'in 2 puan gerisinde bulunan Karadeniz ekibi, son 9 sezon içerisinde en iyi sıralamayı ve puanı elde etti. Karadeniz ekibi, son 9 sezonun 29. haftalarına bakıldığında 2011-2012 sezonunda 66 puanlı lider Galatasaray'ın 17 puan gerisinde 29. haftayı 3. sırada tamamladı. 2012-2013 sezonunda 59 puanlı Galatasaray'ın 22 puan gerisinde 10. sırayı alan bordo-mavililer, 2013-2014 sezonunda 66 puanlı Fenerbahçe'nin 23 puan farkla 4. sırada, 2014-2015 sezonunda ise 64 puanlı Beşiktaş'ın 17 puan altında 6. sırada yer aldı. Trabzonspor, 2015-2016 sezonunda ise lider Beşiktaş'ın 32 puan gerisinde 11. sırada, 2016-2017 sezonunda ise 64 puanlı Beşiktaş'ın 16 puan gerisinde 5. sırada bulunurken, 2017-2018 sezonunda Galatasaray'ın 14 puan gerisinde 5. sırada, 2018-2019 sezonunda ise 62 puanlı Medipol Başakşehir'den 10 puan az toplayarak 4. sırada kendine yer bulabildi. Umutlar yeşerdi Ankaragücü ile sahasında 1-1 berabere kalan Trabzonspor'da lider Medipol Başakşehir'in Galatasaray ile 1-1 berabere kalması yeniden umutları yeşertti. İki takım arasında 2 puanlık fark açılmazken Karadeniz ekibi, şampiyonluk yarışındaki iddialı konumunu da sürdürdü. Trabzonspor, bu sezon 29. hafta sonunda Demir Grup Sivasspor'un 5, Galatasaray'ın 6, Beşiktaş'ın 8, Fenerbahçe'nin 12 puan önünde bulunuyor. Son 10 sezonun 29. haftası Trabzonspor'un ligde son 10 sezonunda 29. hafta sonundaki puan cetvelindeki konumu şöyle:
1
Yapımına 2016 yılında başlanan ve aynı anda 5 bin kişiye hizmet verecek kapasitede inşa edilen Millet Kütüphanesi kapılarını vatandaşlara açtı. Peki Ankara'da açılan Millet Kütüphanesi'ne nasıl gidilir, girişler ücretli mi ve Millet Kütüphanesi'ne nasıl kayıt yapılır? Abone ol ANKARA'da Millet Kütüphanesi açılışı Erdoğan'ın katılımı ile yapıldı. Yapımına ilk olarak 206 yılında başlanan Millet Kütüphanesi hizmete açıldı. 25 bin metrekare kapalı alana sahip Millet Kütüphanesi'ni aynı anda 5 bin vatandaş ziyaret edebilecek. Peki Millet Kütüphanesi'ne nasıl gidilir, girişler ücretli mi ve Millet Kütüphanesi'ne e devlet üzerinden kayıt nasıl yaptırılır? Cumhurbaşkanlığı Kütüphaneler Daire Başkanı Ayhan Tuğlu'nun, AA muhabirine verdiği bilgiye göre, inşa çalışmalarına 2016'da başlanan kütüphane 125 bin metrekare kapalı alana sahip ve aynı anda 5 bin kişiye hizmet verebilecek kapasitede. Kütüphanede 4 milyon basılı, 120 milyonun üzerinde elektronik yayın ile 550 bin e-kitap ve nadir eser bulunuyor. Millet Kütüphanesi üyelikleri e-Devlet sistemi üzerinden yapılabilecek. Kütüphaneden faydalanmak isteyen yeni kimlik kartı sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, girişte bulunan turnikelere kimlik kartlarını okutarak giriş yapabilecek. Yeni kimlik kartı bulunmayan vatandaşlar ise kütüphane girişindeki bankolardan giriş kartı alarak kütüphaneden yararlanabilecek. Kütüphaneye üyelikler ise e-devlet üzerinden yapılabilecek. MİLLET KÜTÜPHANESİ E-DEVLET ÜYELİK BAŞVURUSU MİLLET KÜTÜPHANESİ AÇILDI: Millet Kütüphanesi açılışı bugün (20 Şubat Perşembe) gerçekleşti.. Açılışta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Türk Dünyası Topluluğu ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Klasik Türk Müziği Korosu’ndan 220 sanatçı sahneye çıktı.. Millet Kütüphanesi, bugün Başkan Erdoğan ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in ve yaklaşık 2 bin davetlinin katılımıyla hizmete açıldı. MİLLET KÜTÜPHANESİ NEREDE: 125 bin metrekare kapalı alana sahip Millet Kütüphanesi, Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin arazisinde yer alıyor. MİLLET KÜTÜPHANESİ'NE NASIL GİRİLİR: Kütüphaneyi kullanmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, e-Devlet üzerinden üye olabilecek, yeni kimlik kartlarıyla giriş yapabilecek. Eski kimlik sahipleri ise kütüphaneye, kapıda alacakları geçici kart ile girebilecek. Yabancı uyruklular ise pasaportları karşılığında verilecek geçici giriş kartlarıyla kütüphane hizmetlerinden faydalanabilecek.
Tüm teknik altyapının Millet Kongre ve Kültür Merkezinin kendi imkanlarıyla hazırlandığına işaret eden Karakurt, 150 metrekarelik bir sahne ve 400 metrekarelik bir podyum kurulduğunu, konuşmaların ve çeşitli görsellerin katılımcılara yansıtılması için 150 metrelik LED ekran kullanılacağını söyledi. Kütüphanenin tanıtımı için 7 dakikalık bir video hazırlandığını belirten Karakurt, ayrıca açılış sırasında Cumhurbaşkanlığı'nın sosyal medya hesaplarında paylaşılmak üzere de bir kısa film yapıldığını ifade etti.
3
Başkent Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Füsun Eyüboğlu, sakalı olan kişilerin koronavirüs tedbirleri konusunda zorluk yaşadığı ve risk taşıdığı konusunda değerlendirmede bulundu. Prof. Dr. Eyüboğlu, "Sakalı çok olan kişilerde tozdan ziyade damlacıklar o sakallı bölgede daha fazla kalabilir; ama bununla ilgili yapılmış bir çalışma vardır diyemem. Teorik olarak sakal, damlacıkların o bölgede daha fazla kalmasına sebep olabilir. Örneğin kişinin eli sakalına değdikten sonra elini ağzına ya da burnuna götürdüğünde yine enfeksiyonu yayabilir" dedi. 'SAKALA GÖRE MASKE' Prof. Dr. Eyüboğlu, sakallı olup, koronavirüs tanısı almış hastalarda özel maskeler kullanıldığını da ifade ederek, "Çünkü maskeyi usulüne uygun kullanmamız lazım. Yani maske burnu, yüzün yanlarını ve çenenin altını da kapatacak ki soluk alınıp verildiği zaman da o damlacıkların dışarıya çıkması engellenecek. Ama sakal olduğu zaman boyutuna bağlı olarak maske de değişmekte. Dünya Sağlık Örgütü bu şekilde sakallı kişiler için maskeler geliştirmiş durumda ve o kişiler için bu tür maskelerin kullanılması önerilmekte. Yine aynı şekilde Covid-19'lu bir hastayla temas halinde olmuş sakallı bir bireyin, sakalına uygun olan bir maskeyi kullanması daha uygun olacaktır" diye konuştu. PROF. DR. ÖZYARAL: LİTERATÜRDE YOK Koruyucu Sağlık Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Özyaral ise saçın veya bir kılın içinde yaşayıp, gelişen bir virüsün henüz literatürde olmadığını dile getirerek, "Birisi saç ve sakal kestirmeyi kafasına koyup, bunu sosyal medyadan yazdıysa uyduruyor. Koronavirüs üst solunum yoluyla yani ağız ve burundan gelip akciğerlere doğru iniyor. Herkesin bağışıklık sistemi farklıdır, tutunur veya tutunamaz. O yüzden herkesi tehlike olarak görüp mesafeyi korumak gerekiyor" ifadelerini kullandı. TBMM SAĞLIK KOMİSYONU BAŞKANI: ÖNEMLİ OLAN ELLER TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız da "El nasıl mikropla temas ediyorsa, bıyık, sakal, saç da mikrobu bir süre tutuyor belki. Ama asıl önemli olan burada eller. Çok da panik yapacak bir durum değil. Biz burada kendi kendimize tedbirlerimizi alacağız. Birbirimizden uzak duracağız" diye konuştu. AK Parti Adıyaman Milletvekili Yakup Taş ise "Temizliğine dikkat ettikten sonra; saç sakal kesmeye gerek yok. Bunun için erkeklerin sakalını kesmesine gerek yok" ifadesini kullandı.
Tbmm Sağlık Komisyonu Başkanı Yediyıldız: Tokalaşmıyorum, kucaklaşmıyorum Tbmm Sağlık Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız, koronavirüse önlem olarak, "Tokalaşmıyorum, kucaklaşmıyorum, mesafeli durmaya çalışıyorum. Mümkün olduğu kadar ellerimi sabunla yıkıyorum, bol su içiyorum, iyi besleniyorum" dedi. Sağlık Bakanlığı, koronavirüs riskine karşı 14 kural açıklayarak, özellikle ellerin sık sık su ve sabun ile 20 saniye boyunca yıkanması, tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Toplumda halkla iç içe olan milletvekilleri de bu kapsamda kendi önlemlerini aldı. TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız, DHA'ya yaptığı açıklamada, Türkiye'de salgının en aktif döneminde olduğuna dikkat çekerek, halktan sakin olmalarını istedi. Vatandaşlardan panik yapmadan açıklanan tedbirlere uymasını isteyen Yediyıldız, kendi aldığı önlemlere ilişkin, "Panik yapmadan yapılması gereken neyse onu öneriyorum. Tokalaşmıyorum, kucaklaşmıyorum, mesafeli durmaya çalışıyorum, mümkün olduğu kadar ellerimi sabunla yıkıyorum. Maske, deterjan tavsiye etmiyoruz. Bol su içiyorum, iyi besleniyorum. Asıl önemli olan burada eller. Biz burada kendi kendimize tedbirlerimizi alacağız. Birbirimizden uzak duracağız. Yurt dışından gelen vekillerimiz kendilerini karantinaya aldı. Biz önlemlerimizi alıyoruz" diye konuştu. 'YAKIN TEMAS KURMAMAYA ÇALIŞIYORUZ' AK Parti Adıyaman Milletvekili Yakup Taş ise, Sağlık Bakanlığı'nın önerilerine dikkat ettiklerini kaydederek, "Evde mümkün olduğunca her zaman hijyene dikkat ediyoruz. Olduğunca dışarıda yakın temas kurmamaya çalışıyoruz. Toplumdan biraz uzak durulması gerekiyor. Devletimiz güçlü, fazla da telaşa gerek yok. Fazla toplum içine girmememiz lazım. Temizliğine dikkat ettikten sonra; saç sakal kesmeye gerek yok" ifadelerini kullandı. 'HİJYENİK ORTAM SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ' İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu da, Sağlık Bakanlığı'nın açıklaması çerçevesinde tedbir aldıklarını belirterek, "Hijyenik bir ortam sağlamaya çalışıyoruz ve temasları milimize ediyoruz. Bu şekilde bir yaşam tarzımız var. Bu sadece kişisel bir mesele değil. Dünyada bir karantina söz konusu" dedi. Demirören Haber Ajansı / Güncel
2
Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, mahkemenin iki farklı karar vererek bir skandala imza atmasına rağmen tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürüldü. Mahkemenin kararını protesto edeceklerini ifade eden İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, İstanbul teşkilatlarıyla birlikte Yeniçağ gazetesi önünde bir araya geleceklerini duyurdu. Twitter’dan yaptığı açıklamada kararın protesto edileceğini belirten Kavuncu, "Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel hakkındaki tutuklama kararını protesto etmek üzere, yarın saat 13.00'da, Yeniçağ gazetesinde bütün teşkilatımız bir araya gelecek. Bağımsız basına karşı her türlü susturma girişimine boyun eğmeyeceğiz!" ifadelerini kullandı. Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel hakkındaki tutuklama kararını protesto etmek üzere, yarın saat 13.00'da, Yeniçağ gazetesinde bütün teşkilatımız bir araya gelecek. Bağımsız basına karşı her türlü susturma girişimine boyun eğmeyeceğiz! — Buğra Kavuncu (@SBugraKavuncu) March 8, 2020
Şehit olan MİT mensubunun kimlik bilgilerinin ifşa edilmesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel'in tutuklanması protesto edildi. Gazetenin Yenibosna'daki binası önünde bir araya gelen gruptakiler adına konuşan İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, dün akşam tutuklanarak cezaevine gönderilen Murat Ağırel için bir araya geldiklerini söyledi. Kavuncu, şunları kaydetti: "Murat'ın tutuklanma şekli, yargı bağımsızlığına gölge düşürecek ve zedeleyecek bir hal almıştır. Murat Ağırel, FETÖ tarafından yıllar önce kumpasa maruz bırakılmıştı. Ağırel onurlu bir gazetecidir. Doğru ve dürüst haberciliği ilke edinmiş, verdiği haberi namusu bilen, vicdanıyla hareket eden iyi bir gazetecidir. Bizler onunla bir dönem çalışan arkadaşları olarak onun vatanseverliğine kefiliz. Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan'a da buradan selam gönderiyor, yazarı tutuklanan Yeniçağ gazetesinin de her zaman yanında olduğumuzun sözünü veriyoruz. Ülkesi, milleti için, onuruyla ve bağımsızca yazan, milletimizin dirliği, huzuru ve mutluluğu için doğru haber verme çabası peşinde olan, tutuklu tüm gazetecilere buradan selam olsun. Demokrasi için özgür basın şarttır." AA / Güncel
3
Birleşmiş Milletler (BM), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele etmeye çalışan Doğu Afrika ülkelerinin gelecek yağmur döneminde öncekilerin 20 katı büyüklükte bir çekirge istilasıyla karşılaşabileceğini bildirdi. BM Gıda ve Tarım Örgütünden (FAO) yapılan açıklamada, Kovid-19’a rağmen bölge ülkelerinde çöl çekirgesi istilasına karşı ilaçlama çalışmalarının sürdürüldüğü kaydedildi. Şimdiye kadar 10 ülkede 240 bin hektarlık alanın ilaçlandığı ve 750 kişiye kontrol operasyonlarına ilişkin eğitim verildiği belirtilen açıklamada, özellikle Kenya, Etiyopya ve Somali’deki durumun alarm verici seviyede olduğuna işaret edildi. Kontrol çalışmaları hızlandırılmazsa çöl çekirgesi sürülerinin bu yağmur döneminde öncekinden 20 kat daha büyük olabileceği ifade edilen açıklamada, halihazırda gıda yetersizliği yaşayan milyonlarca Doğu Afrikalı için durumun ciddileşeceği vurgulandı. Açıklamada, iç savaşın yıkıcı etkileriyle karşılaşan Yemen ile İran'ın da tehdit altında olduğu belirtildi. Aylardır Doğu Afrika ve Orta Doğu ülkelerindeki tarlalara zarar veren çekirge sürüleri, her gün 150 kilometre yol katedebiliyor. Bir kilometrekarede yer alan 40-80 milyon çekirge, sadece bir günde 35 bin kişiye yetecek gıdayı tüketebiliyor.
Yeni tip koronavirüsü salgını ile ile mücadele eden ülkeler arasında yer alan doğu afrika ülkelerine, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yeni bir uyarıda bulunuldu. Yağmur dönemlerinde beklenilen çekirge istilasına karşı ülkelerin hazırlıklı olmaları istenirken daha öncekilerden 20 kat büyüklükte olabileceğini de uyarılarına ekledi. BM Gıda ve Tarım Örgütünden (FOA) konuyla lgili yapılan açıklamada, Kovid-19 salgınına rağmen bölge ülkelerinde çöl çekirgesi istilasına karşı ilaçlama çalışmalarının yapıldığı kaydedilirken bu güne kadar 10 ayrı ülkede 240 bin hektarlık bir alanın ilaçlandığı ve 750 kişiye de kontrol operasyonlarına ilişkin eğitim verildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca; özellikle Kenya, Etiyopya ve Somali’deki söz konusu istilanın alarm verici seviyede olduğuna işaret edildi.Doğu Afrika ülkelerinde her hangi bir kontrol çalışmalarının hızlandırmama durumunda çöl çekirgesi sürülerinin gelecek yağmur döneminde öncekinden 20 kat daha büyük olabileceği ifade edilen açıklamada, şu anda gıda yetersizliği yaşayan milyonlarca Doğu Afrikalı için durumun daha da kötü olabilkeceği belirtildi ve iç savaşın yıkıcı etkileriyle karşılaşan Yemen ile İran'ın da tehdit altında olduğu da vurgulandı. Son zamanlarda özellikle Doğu Afrika ve Orta Doğu ülkelerindeki tarlalara zarar veren çekirge sürüleri, her gün yaklaşık olarak 150 kilometre yol katedebiliyor ve 1 kilometrekarede yer alan 40-80 milyon çekirge, 35 bin kişiye yetecek kadar gıdayı bir günde tüketebiliyor.
4
Olay, saat 06.00 sıralarında D- 400 karayolu Çakaldere mevkiinde meydana geldi. Mehtap Ateş, Konya'dan Adana'nın Ceyhan ilçesine arkadaşı Murat A.'yı görmeye geldi. İkili otomobil ile il merkezine doğru giderken, iddiaya göre Ateş, tuvalet ihtiyacının olduğun söyleyip, arkadaşından otomobili durdurmasını istedi. Araçtan inip, uzaklaşan Ateş, geri dönmedi. Otomobilde bekleyen Murat A., arkadaşı dönmeyince inip aramaya başladı. Murat A., Çakaldere mevkiinde yolda ceset parçaları olduğunu fark etti. Kıyafetinden, cesedin arkadaşı Ateş'a ait olduğunu anlayan Murat A., durumu polise bildirdi. Olay yerine sevk edilen polis ekibi, genç kadının kimliği ve üzerine kan bulaşmış fotoğrafını buldu. Genç kadının kazaya kurban gittiği üzerinde duran polis, olay yerinde incelemelerde bulundu. İncelemenin ardından Mehtap Ateş'in parçalanmış cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumu'nun morguna kaldırıldı. Murat A.'yı ifadesini almak için karakola götüren polis, olayla ilgili soruşturmaya çok yönlü olarak devam ediyor.
Mehtap'a çarpıp kaçtı, lastiğe sıkışan montunu çöpe attı ADANA'nın Ceyhan ilçesinde yolun karşısına geçmek isterken trafik kazasına üzerinden birden fazla aracın geçmesi nedeniyle cesedi parçalanan Mehtap Ateş'in ölümüne sebep olduğu öne sürülen kişinin H.Ö. isimli hafif ticari araç sürücüsü olduğu saptandı. Şüphelinin kazanın ardından bir akaryakıt istasyonuna girdiği ve aracın arka lastiğine sıkışan Ateş'e ait montu çıkartıp, çöpe attığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, dün (Cumartesi) saat 06.00 sıralarında D-400 Karayolu Çakaldere mevkiinde meydana geldi. Mehtap Ateş, bir süre önce duygusal yakınlık beslediği iddia edilen Murat A. ile buluşmak için Konya'dan Ceyhan'a geldi. Mehtap Ateş, sabahın erken saatlerinde gezmek için Murat A. ve arkadaşı Doğan T. ile birlikte otomobille il merkezine yola çıktı. Alkol aldığı öne sürülen genç kadın, tuvalet ihtiyacının olduğunu belirtip, Murat A.'dan otomobili durdurmasını istedi. Araçtan inen kadın, uzun zaman geçmesine rağmen geri dönmeyince Murat A. ve Doğan T., kendisini aramaya başladı. Yolda yaklaşık 100 metre boyunca savrulmuş ceset parçalarının olduğunu fark eden ikili, kıyafetlerinden Mehtap Ateş olduğunu anlayıp, durumu polise bildirdi. Olay yerine sevk edilen polisler, ceset parçalarının yanında Ateş'in kimliğini ve üzeri kanlı fotoğrafını buldu. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, Ateş'in kazaya kurban gittiğini ve üzerinden çok sayıda aracın geçtiğini saptadı. Çalışmalarını sürdüren polis, Ateş'e ilk olarak H.Ö. isimli kişinin kullandığı hafif ticari aracın çarptığını belirledi. GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI Polisin yaptığı çalışma sonucu Ateş'e çarpıp kaçan ve ölümüne neden olduğu öne sürülen hafif ticari aracın kazanın ardından bir akaryakıt istasyonundaki görüntülerine ulaşıldı. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, hafif ticari aracı park eden H.Ö.'nün aracın arka lastiğine takılan Ateş'in montunu çıkartıp, çöpe attığı, ardından da hasarı kontrol ettiği ve tamir etmeye çalıştığı görüldü. Polis, izini sürdüğü aracı Adana Havaalanı'nda park halinde buldu. Araca el konulurken, H.Ö.'nün ise İstanbul'a gittiği tespit edildi. Kazayla ilgili soruşturmayı sürdüren polis, şüpheliyi yakalamak için çalışmalara devam ediyor. Demirören Haber Ajansı / Güncel
4
Konya Büyükşehir Belediyesi, 2020 yatırım programı kapsamında ilçelerdeki 300 kilometrelik mahalle yolunda sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günler dahil çalışmalarını yoğun olarak sürdürdüğünü bildirdi. Belediyeden yapılan yazılı açıklamada, mahalle yollarında standardı yükseltmesi planlanan çalışmaların, 55 milyon liraya mal olacağı belirtildi. Açıklamada ifadesine yer verilen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Yeni Büyükşehir Yasası ile 31 ilçe ve bin 200 mahalleye önemli yatırımlar kazandırdıklarını vurguladı. İlçelerin ihtiyaç önceliklerine göre yatırımları sürdürdüklerini aktaran Altay, şunları kaydetti: "Konya'nın merkez ve tüm ilçeleriyle altyapısı tamamlanmış, topyekun kalkınmış bir şehir olması için gayret gösteriyoruz. 2020 yılı yatırım programında yer alan 19 ilçeye bağlı mahallelerde yaklaşık 300 kilometrelik mahalle yolu yatırımları yoğun olarak devam ediyor. Ekipler, sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günler dahil, sosyal mesafe kurallarına uyarak çalışmalara devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri ekipleri, Meram, Çumra, Yunak, Tuzlukçu, Kadınhanı, Derbent, Derebucak, Hüyük, Yalıhüyük, Taşkent, Hadim, Güneysınır, Ereğli, Halkapınar, Emirgazi, Kulu, Cihanbeyli, Sarayönü ve Altınekin ilçelerine bağlı 300 kilometrelik mahalle yolunda genişletme ve standart yükseltme çalışmaları yapıyor." AA / Güncel
Konya Büyükşehir Belediyesi, ilçe genelindeki mahalle yollarında standardı yükseltmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Konya Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, 2014 yılında uygulanmaya başlayan Yeni Büyükşehir Yasası sonrası hizmet ağının 31 ilçe ve bin 200 yerleşim birimine çıkmasıyla kente son 6 yılda çok önemli yatırımlar yapıldığı belirtildi. Açıklamada ifadesine yer verilen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 2020 yılı yatırım programı kapsamında 19 ilçeye bağlı mahallelerde yaklaşık 300 kilometrelik yolun yapılacağını bildirdi. Yolların toplam maliyetinin 55 milyon lira olduğunu aktaran Altay, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı verilen mücadelelerin yanı sıra, bu süreçte 2020 yılında yapılacak mahalle yolları ihalesini de gerçekleştirdiklerini ifade etti. Hedeflerinin alt yapısı tamamlanmış, sosyal hayatın geliştiği ve insanların yaşadıkları yerde mutlu oldukları bir Konya oluşturmak olduğunu vurgulayan Altay, şunları kaydetti: "Büyükşehir Belediyesi'nin 7 bölgede faaliyet gösteren Fen İşleri Dairesi Başkanlığı'na bağlı ekipleri, 2020 yılında Meram, Çumra, Yunak, Tuzlukçu, Kadınhanı, Derbent, Derebucak, Hüyük, Yalıhüyük, Taşkent, Hadim, Güneysınır, Ereğli, Halkapınar, Emirgazi, Kulu, Cihanbeyli, Sarayönü ve Altınekin'den oluşan 19 ilçeye bağlı mahallelerde yaklaşık 300 kilometre mahalle yolu yapacak. Bu zor süreci hep birlikte atlatarak Konya'yı ilçeleriyle geleceğe hazırlayacağız." AA / Güncel
4
Beşiktaş yönetiminden yapılan açıklama da nevzat demir tesislerinde yapılan antrenmanda sosyal mesafe kurallarına uyulduğunu belirtti Beşiktaş'ta antrenmana Gökhan Gönül, Caner Erkin, Güven Yalçın, Necip Uysal,Tyler Boyd ve Utku Yuvakuran ile birlikte özel izinli olan Rıdvan Yılmaz katıldı. Teknik direktör Sergen Yalçın ise takımın başında yer almadı. Antrenman geniş sahada yapıldı sosyal mesafe kullarına uyularak ısınma hareketleri ile başlayan futbolcular daha sonra açma- germe çalışması yaptı. Antrenmanın devamında tam sahada koşu kondisyon çalışmaları yaparak son olarak şut çalışması ile antrenmanı sonlandırdı. İsimleri Fenerbahçe ile anılan Gökhan Gönül ve Caner Erkin'in idmanda yer alması dikkat çekti.
Rıza Çalımbay: "Hep birlikte çok güzel şeyler yaptık ve ilk kupayı kazandık" Rıza Çalımbay: "Hep birlikte çok güzel şeyler yaptık ve ilk kupayı kazandık" İstanbul'un Fethi ne zaman? İstanbul ne zaman fethedildi? Tuğba Şenoğlu kimdir? Tuğba Şenoğlu nişanlısı kim? Tuğba Şenoğlu hangi takımda oynuyor, mesleği ne? Fuat Çimen: "Ahmet Nur Çebi de bize oy verecektir" İlişkilerine bir şans daha veren Aras Bulut İynemli ve Bige Önal birlikte görüntülendi Ozan Tufan Trabzonspor'a mı gidiyor? Ozan Tufan hangi takıma gitti? Melek Mosso Isparta konseri neden iptal edildi? Melek Mosso ne dedi? Melek Mosso kimdir? Yaz transfer dönemi ne zaman başlayacak 2022? Transfer dönemi başladı mı? Süper Lig 2022-2023 transfer dönemi ne zaman başlıyor, ne zaman bitiyor? Elneny, Arsenal ile olan sözleşmesini uzattı. Bakan Varank: 40 milyon ton çelik üretimi ile Avrupa'da 1. sıradayız SPOR Fuat Çimen: Bu seçimi alacağımıza eminiz, hiç kuşkumuz yok Fuat Çimen: "Ahmet Nur Çebi de bize oy verecektir" -1- İlk kez bir Türk takımı Avrupa Şampiyonu oldu! Turnuvadan dev para ödülü ile döndüler Kenan Nuhut, Yeni Spor Kanununu Eleştirdi: "4 Büyük Spor Kulübüne Konuşma Hakkı Bile Verilmedi. Eksik ve Yarım Çıkan Bir Kanun" Gündemin nabzını tutan Haberler.com, ili ilçesi sayfası ile ili ilçesine ait güncel haberleri, fotoğrafları ve sondakika gelişmelerini sunuyor. Türkiye’nin tüm il, ilçe ve beldelerine ait sanat, spor, politika, magazin ve eğitim konusunda yaşanan gelişmelerine yer veren şehir sayfalarında ili ilçesi günlük hava durumu, namaz vakitleri ve sinema seans bilgilerine ulaşabilirsiniz. Türkiye’nin tüm il, ilçe ve beldelerini anlık olarak takip etme imkânı sunan Haberler.com, ili ilçesi sayfasında sunduğu detay bilgilerle tüm gelişmeleri aktarıyor. Kolay ve hızlı şekilde ulaşacağınız ayrıntılı bilgilerle tüm gelişmelerden ilk siz haberdar olabilirsiniz.
4
İzmir'de, terör örgütü PKK'nın adliyeye yönelik saldırısına kahramanca karşı koyan ve hayatı pahasına olası faciayı önleyen polis memuru Fethi Sekin, şehit edilişinin 3. yılında rahmetle yad ediliyor. Kilis'ten sonra 1999-2002 yıllarında Bingöl'de üniforma giyen Sekin, ardından da büyük bir kahramanlık gösterdiği İzmir'e tayin edildi. Şehit Sekin, yaklaşık 9 yıl çalıştığı İzmir'de Motosikletli Şahinler Timi'nde görev aldı. Cesurca teröristlerin üzerine gitti PKK'lı teröristlerin 5 Ocak 2017'de otomobille İzmir Adliyesinin C kapısına yöneldiği gün, tecrübesi ve dikkati sayesinde şüphelendiği aracı durduran ve içindeki silahlı teröristleri fark eden Sekin, hemen beylik tabancasını çekerek müdahale etti. Araçtan inen Fethi Sekin'in bir süre kovaladığı teröristler, yanlarında getirdiği bombayı patlattı. Peşine düştüğü 2 teröristten birini etkisiz hale getiren Sekin, diğerini yakalamak için mermisi bitene kadar cesurca çatıştı. Kahraman polis, bir aracın arkasına gizlenen teröristin açtığı ateş sonucu, görev yaptığı adliye binasının önünde şehit edildi. Terör örgütü PKK'nın planladığı saldırıyı önleyen Sekin, yanlarında 2 kalaşnikof, RPG-7 roketatar ve 8 mühimmatı, el bombaları bulunan teröristleri püskürttü. Evli ve 3 çocuk babası Fethi Sekin, kahramanca duruşuyla çok sayıda insanın yaşamını kurtardı. Memleketi Elazığ'da son yolculuğuna uğurlanan kahraman polis gibi hain saldırıda adliye personeli Musa Can da hayatını kaybetti. Saldırıda 3 avukat, 2 polis memuru, 2 adliye memuru ve 2 sivil olmak üzere 9 kişi yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren 2 terörist ise olay yerinde öldürüldü. Fethi Sekin gönüllerde taht kurdu Kahramanlığın sembolü haline gelen Fethi Sekin, Türk halkının gönlünde taht kurdu. Hain saldırıdan sonra İzmirliler, adliyeye gelerek Türk bayraklarıyla teröre karşı birlik mesajı verdi. Saldırı ve çatışmanın yaşandığı İslam Kerimov Caddesi'nin ismi Şehit Polis Fethi Sekin olarak değiştirildi. Şehit polisin adını yaşatmak için yurt genelinde birçok yere Fethi Sekin ismi verildi. Memleketi Elazığ’daki şehir hastanesine, İzmir’deki bir okula adı verilen Sekin'in ismi sokaklardan parklara, okullardan kütüphanelere kadar birçok yerde ölümsüzleştirildi. Türkiye çapında birçok spor organizasyonu Fethi Sekin anısına yapılıyor. Bazı anne ve babalar yeni doğan oğullarına, onun gibi cesur olmaları için "Fethi Sekin" ismini verdi. (AA)
3
İrem Derici: 10 milyon TL param olsa bu işi bırakırım İrem Derici: 10 milyon TL param olsa bu işi bırakırım Geçtiğimzi günlerde Seren Serengil ile yaşadığı polemikle gündeme gelen İrem Derici merak edilenlerini yanıtladı. 2. Sayfa'ya konuşan Derici, "Sarışın mı, esmer mi?" sorusuna, Kendim içinse sarışın seviyorum. Daha seksi olduğumu düşünüyorum. Karşı cins olduğu zaman esmer" yanıtını verdi. Ünlü şarkıcı, "Zengin mi, fakir mi?" sorusuna ise, "Hiç öyle bir ayrım yapmadım. Hiç düşünmedim. Kelle avcısı değilim. Sırf parası var diye biriyle olamam. Beni parayla kandıramazsınız beyler!" cevabını verdi. Derici ayrıca, "En iyi yürüme yöntemi ise DM (Direkt mesaj)" dedi. "Hangi mesajın ifşa olsa utanırsın?" sorusuna İrem Derici, "Hiçbiri. Utanılacak bir şey yazmam. Bill Gates mi Brad Pitt mi? Bill Gates zeki tamam ama her açıdan Brad Pitt!" dedi. Ünlü şarkıcı, "10 milyon liram olsa kaç günde nereye harcarsın?" sorusuna ise, "Don atlet koşarım. Eli yüzü düzgün bir ev alırım. Gerisiyle de yatırım yaparım. Bankaya koyarım. Onun faiziyle yaşardım. Ve bu işi bırakırdım. İnsanlar beni çok yordu çünkü." yanıtını verdi.
Geçtiğimiz haftalarda Seren Serengil ile yaşadığı polemikle gündeme gelen İrem Derici, "10 milyon liran olsa kaç günde nereye harcarsın?" sorusuna, "Don atlet koşarım. Eli yüzü düzgün bir ev alırım. Gerisiyle de yatırım yaparım. Bankaya koyarım. Onun faiziyle yaşardım. Ve bu işi bırakırdım. İnsanlar beni çok yordu çünkü" yanıtını vermişti. Sonrasında Bartu Küçükçağlayan ve Melikşah Altuntaş’ın Instagram yayına konuk olan şarkıcı İrem Derici'ye bu sözleri hatırlatıldı. Derici, canlı yayında “Valla bırakırım. Hatta IBAN vereyim, o parayı yollasınlar müziği bırakayım” diyerek, hesap numarasını verdi. Ünlü şarkıcı, yayını izleyenlerin hesabına para göndermeye başlaması üzerine yaşadığı şaşkınlığı, “Telefonum kilitlendi, para yağıyor. Bu kadar mı yük oldum?” sözleriyle dile getirdi. Derici, önceki akşam yine yayına bağlandı ve o paraları gönderen kişilere iade ettiğini şöyle açıkladı: “Üç gün boyunca oturdum, insanların IBAN’ına para gönderdim sizin yüzünüzden!”
3
Bahçeli, “Ekonomik kriz-sosyal çalkantı-siyasal bunalım-darbe mekaniği Türk milletinin ve Cumhur İttifakı’nın kutlu varlığıyla altüst edilmiş, oyun bozulmuştur. Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimi çuvallamış, kaybetmiştir. Çıkarcıların karşısında imanla çarpan kalpler ittifak halindedir” ifadelerine de yer verdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye bir felaketin kuşatmasını yarmak için adeta çırpınıyor. Milli dayanışma hayranlık uyandırıyor. Virüse karşı yüksek bir mücadele sergileniyor. CHP ise ekonomik tetikçilere, demokrasi düşmanlarına, küresel tefecilere, vatansız fesat yuvalarına kucak açıp gel gel yapıyor” dedi. BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMASI MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter hesabı üzerinden açıklama yaptı. Bahçeli, “Türkiye ne zaman ileri atılsa, ne zaman parlayıp öne çıksa muhakkak surette iç ihanet cephesi ile dış işgal cephesi el ele verip pusuya yatıyor, akabinde de saldırıya geçiyor. Bunlar ne vicdan dinliyor, ne insanlık biliyor. Aynı yemlikten beslenip, aynı yıkımı hedefliyorlar. Elbette ormanda ağaçların arasında Lodos eserken sinek vızıltısı duyulmaz. Ama sesi duyulmayıp küçük de olsa sineğin mide bulandırdığı aşikar bir gerçektir. Ne tuhaf ki, Sancho Panzo’nun Donkişot’la şüphe ve belirsizlik üzerine kurduğu bağlılığın kırıntısı bunlarda yoktur. Bu CHP yönetimi ki, Türkiye’yi tuzağa çekip kafese koymak isteyenlere göz yumar. Samimiyetsiz olduklarından yüzlerine demokrasi boyası sürerler, kafalarına özgürlük hunisi geçirirler, siyasetlerine zincir vurdururlar, sonra da darbeyi çağrıştıran şifreli mesaj verirler. KOVİD-19 salgınından medet uman, virüsten iktidar çıkarmayı hesaplayan yoz, fos ve fason bir zihniyet Türkiye düşmanlarına gözcülük, sözcülük ve siyasi muhbirlik yapacak düzeyde kökünden ve özünden kopmuştur. CHP budur, çeperine tutunup çevresine doluşanlar da aynıdır. Akıntıya karşı kürek çekmenin macera tutkusuyla bir ilgisi yoktur. Olsa olsa akıl körlüğüyle, zeka fukaralığıyla, ahmaklık fundalığına dönüşmüş hayat ve siyaset anlayışıyla ilişkisi vardır. Artık bu CHP bayatlamış, bayağılaşmış, küflenmiş, basbayağı kokmaya başlamıştır. Türkiye bir felaketin kuşatmasını yarmak için adeta çırpınıyor. Milli dayanışma hayranlık uyandırıyor. Virüse karşı yüksek bir mücadele sergileniyor. CHP ise ekonomik tetikçilere, demokrasi düşmanlarına, küresel tefecilere, vatansız fesat yuvalarına kucak açıp gel gel yapıyor” ifadelerini kullandı. “KOVİD-19 YENİ BİR DÜNYANIN KİLİTLERİNİ AÇMIŞ, YENİ BİR KAVRAYIŞIN TEMELLERİNİ ATMIŞTIR” Bahçeli açıklamasını şöyle sürdürdü: “Hem ülkemizin, hem de tüm dünyanın akut meselesi makroekonomik göstergelerin iyileşmesi değil, insan ve toplum sağlığını güvenceye almakla birlikte gıda ve hayat güvenliğini sağlamaktır. KOVİD-19 yeni bir dünyanın kilitlerini açmış, yeni bir kavrayışın temellerini atmıştır. KOVİD-19 salgını insanlığa önceliklerini ve ihtiyaçlar hiyerarşisini ikazla hatırlatmıştır. Katma değer üretimi insan sağlığı olduğu müddetçe bir anlam taşıyacaktır. Üretim, tüketim, tasarruf, istihdam, büyüme, kalkınma, zenginleşme insan var olduğu sürece değerli olacaktır. İnsansız ekonomi, yani piyasa fetişizmi; ahlakı, kültürü, maneviyatı, tarih ve toplum dokusunu muhtevasına almayan bir ekonomik sistemin ana yakıtıdır. Tek gayesi kar ve fayda maksimizasyonudur. Varsın insan olmasın, varsın insan sağlığına aldırış edilmesin. Mantık budur. Fabrikaların çarkları insansız nasıl dönecektir? İnsanlık solunum cihazına bağlandıktan sonra Merkez Bankası’nın rezerv miktarının ne önemi olacaktır? Enflasyon buraya çıkmış, bütçe açığı şuraya varmış, işsizlik şu kadar olmuş demenin bugünkü nazik dönemde manası nedir? Özne insan değil midir? İnsan özel ve eşref-i mahlukat değil midir? O halde CHP’nin salgına ve nice saldırılara karşı direnen Türkiye ekonomisiyle ilgili felaket tellallığına soyunması utanmazlık sayılmayacak mıdır? İşbirlikçiliğe bakınız, Türkiye batsa havalara uçacaklar.” “IMF HEYETİYLE OTEL LOBİLERİNDE KULİS YAPANLAR TÜRKİYE EKONOMİSİNE ATIP TUTUYORLAR” Türkiye ekonomisinin yakın zamanda dört şiddetli operasyona maruz kaldığını belirten Bahçeli, “Türkiye ekonomisi yakın zamanda dört şiddetli operasyona maruz kaldı. Ağustos 2018, Mart 2019, Ekim 2019 ve 6 Mayıs 2020. Hafıza kayıtlarımızda mahfuzdur:2000 ve 2001 krizlerinde hangi ayak oyunları, hangi karanlık senaryolar devreye alındıysa şimdilerde benzerleri uygulanmaktadır. Cenab-ı Allah Kuran’da buyuruyor: ‘Sakın cahillerden olmayın.’ Cahilsindir, okur öğrenirsin. Paran yoktur, çalışır kazanırsın. Aşın ve işin yoktur, Allah nasip eder bulursun. Ya hıyanete ne demek lazımdır? Ya küresel ekonomik çetelere gülücükler dağıtanlar nasıl yorumlanacaktır? CHP’ye bakarsak iflas bayrağı çoktan çekilmiştir. Aynısını bazı Alman vakıfları, bir kısım derecelendirme şirketleri, hatta kalemini bazuka gibi kullanan köhne yazar-çizer takımı da söylemiyor mu? Bu kadar mı Türkiye’ye öfkelisiniz? Bu kadar mı mensubiyetiniz ölü gibi? IMF heyetiyle otel lobilerinde kulis yapanlar Türkiye ekonomisine atıp tutuyorlar. Çok başarılı bulduğumuz Sayın Berat Albayrak’a verip veriştiriyorlar! İnsan da biraz edep olur, biraz erdem olur, Kemal Derviş’in yardakçıları, devşirilmiş ucubeler Türk milletini kandıramazlar. Hep aynı terane! Hep aynı masal! Kasamız boşalmış; başka, IMF’ye gidilecekmiş; Ekonomi çok kötü yönetiliyormuş! Türkiye’ye siyaset vasıtasıyla hizmetin ilk halkası öncelikle insan olmaktır. Bir insanın damatlığıyla siyaset üretenler artık çürümüştür, sersefil hale gelmişlerdir” ifadelerini kullandı. “YENİ BİR DÜNYANIN KAPILARINI AÇACAK ANAHTARLARDAN BİRİSİ DE TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ELİNDEDİR” Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye fırtınaya karşı bütün imkan ve iradesiyle direniyor. Karanlıkta ilerleyen gemide olay çıkarmak, ilk fırsatta da filikalara atlayıp kaçmak için hazırlık yapan odaklar hiç boş durmuyor. Bu gemi batarsa hepimiz suyun dibini boylarız. Fareler gidebilir, ama biz gitmeyeceğiz. Pülümür’de dağa yazılan ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözünden rahatsızlık duyanlar, Türk milletinin utanç vesikalarıdır. Bunlara kulak versek; zalimlere, hainlere, teröristlere, ekonomik şantajcılara, emperyalist oyunlara boyun bükmek, ne yapalım kaderimiz buymuş demek kaçınılmazdır. Türkiye geleceğin büyük ve güçlü ülkesidir. Yeni bir dünyanın kapılarını açacak anahtarlardan birisi de Türkiye Cumhuriyeti’nin elindedir. Türksüz dünya öksüz, Türksüz medeniyet ölümdür. Cumhur İttifakı her zorluğa, her zorbalığa inançla karşı çıkacak, karşı duracaktır. Ülkemizi kurulan masalardan uzak tutmayı hedefleyenler, iştahlı şekilde vahşet menülerine almak için sıradadır. Türkiye’yi kötüleyenlerle, Londra merkezli ekonomik saldırganlar işbirliği halindedir. Hiç kimse çöküşü heves etmesin, çünkü kursaklarında kalacaktır.” “OYUN BOZULMUŞTUR” Bahçeli, açıklamasında, “Ekonomik kriz-sosyal çalkantı-siyasal bunalım-darbe mekaniği Türk milletinin ve Cumhur İttifakı’nın kutlu varlığıyla altüst edilmiş, oyun bozulmuştur. Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimi çuvallamış, kaybetmiştir. Çıkarcıların karşısında imanla çarpan kalpler ittifak halindedir” ifadelerine de yer verdi. Anneler Günü tebriği Açıklamasının sonunda, Anneler Günü vesilesiyle bütün anneleri tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: “Son olarak, yarın kutlayacağımız Anneler Günü münasebetiyle, bütün annelerimizi tebrik ediyor, saygılarımı sunuyorum. Anne şefkatin yüzüdür, fedakârlığın yurdudur, sevginin yuvasıdır. Annelerimizi gözümüzden bile sakınalım, onlara hürmet ve sadakati eksik etmeyelim.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı bir açıklamada bulunarak darbe tartışmalarına değindi. "Her kim darbeyi aklından geçiriyorsa, sokaklardan, silahlardan ve zorbalıktan iktidar çıkarmayı hayal ediyorsa bunun en acıklı bedeline katlanmayı da göze almalıdır." ifadelerini kullanan Bahçeli, "Darbeci geleneğin siyaset ayağı olan CHP suçüstü yakalanmıştır" dedi. Devlet Bahçeli'nin açıklamaları şöyle: Türk milletine mensubiyeti ağır yaralı zevat, zihniyet ve ziyankâr çevrelerin meşum ve melun emelleri son zamanlarda dikkat çekici şekilde artış göstermektedir. Türkiye’yi kötülemek, hatta kundaklamak maksadıyla kuyruğa girenlerin söz, yazı, değerlendirme, analiz ve yorumları husumetle teçhiz edilmiş karanlık bir propagandanın ara duraklarıdır. Bunların freni boşalmış, fikirleri boyanmış, gerçek yüzleri bir kez daha deşifre edilmiştir. Amacı malum ve mahsurlu yabancı vakıflardan birisinin Türkiye’yi ılımlı otokrasi, de facto diktatörlük olarak tarif ve takdimi bayat ve bağnaz bir isnat olmasının yanında utanç verici bir iftiradır. Ülkemizin demokrasi seviyesini tartışmaya açan yerli ve yabancı çıkar gruplarının kime ve neye hizmet ettikleri vicdan sahibi her insanımız tarafından bilinmektedir. Zira her şey gün gibi ortadadır. Bilhassa Türkiye ekonomisini karalama kampanyasına refakat eden ana faillerin hem ülke içinden hem ülke dışından eşzamanlı olarak harekete geçmeleri alçak bir senaryonun tedavül ve temin çabasından başka bir anlama gelmeyecektir. Almanya’da yayımlanan günlük bir gazetede Türkiye’nin ekonomik iflasından bahsedilmesi, yeni tip Korona virüs konusunda vahim hataların yapıldığının iddia edilmesi iğrenç bir tertip ve tezgâha işarettir. Ülkemiz alenen hedeftedir. Kirli ve kindar hedefler birer birer açığa çıkmaktadır. KOVİD-19’a karşı hayranlık uyandıran bir mücadelenin varlığı biliniyor ve belgeleniyorken ülkemizin itibar ve saygınlığına gölge düşürmeye gayret edenler kesinlikle iyi niyetli ve namuslu duruş sergilememektedir. Türkiye ekonomisinin zorlu dalgalanmalara maharetle direnmesi, alınmış kararlı ve dirayetli tedbirlerin zamanında ve cesaretle devreye alınması iç ve dış odakları çılgına çevirmektedir. Zorluklara rağmen ekonomimiz çelik gibi, ekonomi yönetimimiz de çevik ve millidir. Korona virüs salgınında vaka ve vefat sayısının inişe geçmesi, yoğun bakım ve entübe sayısının her gün biraz daha azalıp zayıflaması pek çok çevreyi derinden sarsmaktadır. İstiyorlar ki, Türkiye habis virüse karşı atıl ve aciz duruma düşüp boyun eğsin. Bekliyorlar ki, sosyal, ekonomik ve siyasal dengeler baştan ayağa bozulup buhran hâkimiyet kursun. Böylesi bir ortamda CHP’li siyasetçilerin demokrasi dışı özlemleri, zilletin çamuruna bulanmış gazete, dergi, internet sitesi ve bazı köşe yazarlarının “Yeni bir zihniyet ve çağdaş siyasi iktidarı şart” ifadeleri milli irade düşmanlığının nasıl da tavan yaptığına en açık delildir. CHP demokrasi hazımsızlarının kervanbaşıdır. İktidar hedefine ulaşabilmek için sandığın dışında yol arayanlar, buna davetiye çıkaranlar, Türkiye aleyhine işbirlikçiliğe talip olup beşinci kol faaliyeti yapanlar sadece demokrasiye hasım değil aynı zamanda Türkiye’nin de karşısında birikmiş emperyalizmin taşeronlarıdır. Türkiye’de iktidar bellidir, görev süresi beş yıldır. TBMM’de Cumhur İttifakı’nın milletvekili sayısı 341, zillet şemsiyesi altında toplananların sayısı 236’dır. Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve hükümeti görevinin başındadır. 2023 yılının Haziran ayına kadar da seçim yoktur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 667 gündür, yani 1 sene 9 ay 27 gündür başarıyla devrededir. Hamd olsun yeni sistemin kurum, kural ve ilkelerinden mülhem temeli sağlam, uygulaması sağlıklı, sonuçları da göz kamaştırıcıdır. CHP’li siyasetçilerin demokrasi harici yöntemlerden medet umarak “Bir şekilde iktidar değişikliği” görmelerinin tavzih ve tevili milli egemenlik mantığı çerçevesinde imkânsızdır. Darbeci geleneğin siyaset ayağı olan CHP suçüstü yakalanmıştır. Türkiye’de sandık dışında iktidar nasıl olacaktır? Bunu kim ya da kimler yapabilecektir? Cumhur İttifakı’nın bileği bükülmeden, Türk milleti diz çöktürülmeden gayri meşru iktidar gayesi nasıl hayat ve zemin bulacaktır? Her kim darbeyi aklından geçiriyorsa, sokaklardan, silahlardan ve zorbalıktan iktidar çıkarmayı hayal ediyorsa bunun en acıklı bedeline katlanmayı da göze almalıdır. Hayasız ve haksız bir şekilde maske dağıtılmadığından şikâyet eden köksüz CHP sözcülerinin, aslında yüzlerine taktıkları ihanet maskesini dert ve mesele etmeleri siyasi ve ahlaki tutarlılık gereğidir. Cumhur İttifakı yoluna ve Türkiye’ye hizmetine azimle, inançla, imanla devam edecektir. Darbe sevdalıları, demokrasi katilleri her zaman karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’nı bulacaklardır. Hiç kimse hayale kapılmamalıdır. Hiç kimse yanlış hesap yapmamalıdır."
3
Son dakika haberleri... Video konferans yöntemiyle gençlerle buluşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. (Üniversite okuduğu ve bitirdiği halde iş bulamayan gençlere neler söylemek istersiniz?) İşsizlik, herkes için çok ciddi bir sıkıntıdır. Ülkemizde şehirleşme oranının artmasıyla birlikte tarım kesiminde gizlenen işsizlik kendini belli etmeye başlamıştır. Üniversite öğrencisi sayımız 8 milyon rakamına dayandı. Eğitim seviyesi yükseldikçe, gençlerin hayata atılma yaşı da ilerliyor. Günümüzde lisans-yüksek lisans derken bu çıta 30 yaşa yükseldi. Çarpık tabloyu değiştirmemiz gerekiyor. Gençlerimizin hedeflerine uygun iş alanları oluşturmak amacımız. Son 7 yılda yaşanan onca badireye rağmen hedeflerimize sıkı sıkıya bağlıyız. Türkiye'nin önünde çok büyük bir potansiyel var. Önümüzdeki fırsatı değerlendirerek, kendilerini geliştiren, birikimi ve yeteneği ile öne çıkan her gencimize gönül huzuruyla çalışabileceği iş alanı sağlama konusunda kararlıyız. Ancak her üniversite mezununun kamuda istihdam edileceği gibi bir yanlışa da düşülmemesi gerekiyor. Kamunun görevi iş yapmak, kazanmak isteyen herkese ön açmak, destek vermek yol göstermektir. Asıl istihdam özel sektörde, üretimde, ticarette, tarımda olacaktır. Gençlerimizden kabiliyetlerine güvenmelerini geleceklerini özel sektörde aramalarını istiyorum. Dünyanın hiçbir yerinde her üniversite mezununa iş hazırlığı gibi bir şey söz konusu değildir. Bazı iller ara eleman bulma sıkıntısında.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Göç Filmleri Festivali’ne video mesaj gönderdi. Başkan Erdoğan açıklamasında “Hüznüyle sevinciyle göç hikâyelerinin etkili bir şekilde anlatılması noktasında sinema çok güçlü bir araçtır.” ifadelerine yer verdi. Erdoğan, "İmkanları bizden katbekat fazla ülkeler, mültecilere, sayıları onlarla ifade edilen kotalar koyarken; biz ırk, din, dil, etnik köken ayrımı yapmadan herkese kucak açtık." dedi.
1
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonunun ülkemizin Irak'ta yuvalanan PKK terör örgütüne karşı yürütmekte olduğu Pençe-Kartal ve Pençe-Kaplan harekatlarına yönelik olarak yaptığı açıklama, bu komisyonun yeni bir mesnetsiz açıklamasıdır." ifadesini kullandı. Sözcü Aksoy, ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonunun Türkiye'nin, PKK terör örgütüne karşı yürüttüğü Pençe-Kartal ve Pençe-Kaplan harekatlarına yönelik açıklamasına yazılı cevap verdi. Aksoy, "ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonunun ülkemizin Irak'ta yuvalanan PKK terör örgütüne karşı yürütmekte olduğu Pençe-Kartal ve Pençe-Kaplan harekatlarına yönelik olarak yaptığı açıklama, bu komisyonun yeni bir mesnetsiz açıklamasıdır." değerlendirmesinde bulundu. PKK'NIN KARA PROPAGANDASINA ALET OLMASI... Dini özgürlükleri savunma iddiasındaki bu kuruluşun, ABD tarafından da terör örgütü olarak tanınan PKK'nın Irak'ta, uzantıları PYD/YPG'nin de Suriye'de kendi bölücü siyasetini ve terör yöntemlerini benimsemeyen Kürtler dahil bölge halklarına yönelik zulmünü görmezden geldiğini vurgulayan Aksoy, "Ülkemizin terörle mücadelesini eleştirmesi ve PKK'nın kara propagandasına alet olması en hafif tabirle utanç vericidir." ifadesini kullandı. Aksoy, şunları kaydetti: "DEAŞ'la mücadeleyi istismar ederek Sincar'a yerleşen PKK'nın baskısı yüzünden on binlerce Ezidinin evlerine dönemedikleri, dönenlerin de terör örgütünün zulmüne maruz kaldıkları, bugün Ezidiler ve yerel yetkililer tarafından da gündeme getirilen bir gerçektir. Aramiler de sistematik olarak bu terör örgütünün zulmüne uğramakta, terör örgütü tarafından okulları kapatılmakta, çocukları zorla silahlandırılmakta ve ellerinden alınmaktadır. Ne yazık ki sözde insan hakları savunucuları, bugüne kadar bölgede yaşanan bu gerçekleri görmezden ve duymazdan gelmiştir. Hal böyleyken, bu kuruluşun gerçekleri çarpıtarak terör örgütünün borazanlığını yapmasını asla kabul etmiyoruz."
ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu 2020 Yılı Raporu’nun yayınlanmasının ardından, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan Türkiye’nin ‘Özel Gözlem Listesine’ alınmasına yönelik soruya yanıt geldi. Sözcü Hami Aksoy imzasıyla yayınlanan yanıtta, raporda yer alan, Türkiye’de dini özgürlüklerle ilgili eleştirel bölümlerin “yanlı ve objektiflikten uzak” olduğu savunuldu. "Kasıtlı zihniyet" eleştirisi 29 Nisan, Çarşamba günü Dışişleri Bakanlığı resmi internet sayfasında yayınlanan açıklamada Sözcü Aksoy, Türkiye’nin söz konusu ABD raporunda ‘dini özgürlükleri ağır şekilde ihlal eden veya ihlal edilmesine göz yuman ülkeler’ için belirlenen ‘Özel Gözlem Listesinde’ yer almasına tepki göstererek bu, “raporun arkasında yatan kasıtlı zihniyetin ve hangi odakların etkisiyle yazıldığının açık bir göstergesidir” dedi. Aksoy mesajında “Ülkemizin dini azınlıklar için dahil, dini özgürlüklerin korunmasına verdiği önem Hükümet yetkililerimizce en üst düzeyde dile getirilmekte, makamlarımız vatandaşlarımızın dini özgürlüklerine zarar verilmesine müsaade etmeyeceklerini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Türkiye Ermenileri Patriğine 24 Nisan 2020 tarihli mektubunda verdiği mesajlar bunun en güzel kanıtıdır” ifadelerine yer verdi. ABD raporunda ne yazıyordu? Amerika’nın 28 Nisan 2020 tarihinde yayınladığı raporda, ABD yönetimine sunulan öneriler arasında Türkiye’ye Suriye’deki askeri güçlerini geri çekmede tarih belirlemesi için baskı yapılması da yer alıyor. Öneride, “hem Türkiye ordusunun hem de Özgür Suriye Ordusu’ndaki müttefiklerinin Suriye’nin kuzeydoğusunda etki alanını genişleterek dini ve etnik temizlik yapmasının önüne geçilmesi gerektiği” belirtiliyor. Dışişleri Bakanı Aksoy, raporda Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı ve buradaki insan hakları ihlallerine yönelik iddialara da şu şekilde yanıt verdi: “Türkiye, Barış Pınarı Harekatı alanı dahil, Suriye’nin kuzeyinde terörün her türlüsüyle mücadele etmektedir. Ülkemizin Suriye sınırından kaynaklanan meşru güvenlik kaygıları ve Barış Pınarı Harekatı’nın meşruiyeti, esasen 17 Ekim 2019 tarihinde yapılan Türkiye-ABD Ortak Açıklaması’yla da bizatihi ABD tarafından tanınmıştır. Hal böyleyken, Barış Pınarı Harekatı alanının ‘işgal bölgesi’ olarak nitelenmesi çelişkili ve tutarsız bir yaklaşımdır. Bu raporu hazırlayanlar öncelikle terör örgütü PKK/YPG’nin, etnik temizlik dahil, insanlığa karşı işlediği suçları ifşa etmelidir. Bu terör örgütü daha dün, Afrin’de aralarında çocukların da bulunduğu 60’tan fazla sivili katletmiştir”. “Raporu hazırlayanlar aynaya baksınlar” Amerika’nın dini özgürlükler raporunda ayrıca, Türkiye’de yetkililerin Yahudi karşıtlığını tetikler nitelikte söylemlerde bulunduğu, Ermeni ve Rum kiliselerinin bir kısmında ibadetlere talepler doğrultusunda izin verilmediği, özellikle Sivas başta olmak üzere çeşitli bölgelerde Aleviler’in inancına göre kutsal sayılan yerlerin korunmadığı da Türkiye’nin ‘Özel Gözlem Listesi’ne alınmasına neden olan etkenler olarak sıralandı. Fethullah Gülen'le ilgili bölüme sert tepki Raporda, “Türkiye hükümeti yetkilileri, Amerika’da bulunan din adamı Fethullah Gülen’le bağlantısı olan ya da bağlantısı olmakla suçlanan kişileri 2016 yılı Temmuz ayında gerçekleşen darbe girişimine dahil oldukları iddiasıyla işten çıkarmaya, gözaltına almaya ve tutuklamaya devam etti” ifadeleri de yer aldı. Aksoy buna atfen de, “FETÖ’nün elebaşının raporda “ABD'de yaşayan bir din adamı” olarak nitelendirilmesi ise, Türkiye’de demokrasiye yapılan hain darbe girişimini ve 251 masum vatandaşımızın şehit edilmesini bilerek görmezden gelmek demektir. ABD makamlarını, FETÖ konusunda ilettiğimiz delilleri ciddiyetle incelemeye ve bu örgütün ABD’deki gerçek yüzünün ortaya çıkartılması için etkin bir iş birliği yapmaya davet ediyoruz” dedi. Aksoy ayrıca mesajının sonunda, raporu hazırlayan Amerikalı yetkililere seslenerek, “aynaya bakmalarını ve özeleştiri yapmalarını tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.
3
Büyük Kudüs Mitingi, Saadet Partisi'nin çağrısı ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle Yenikapı Meydanı'nda yapıldı. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, mitingde yaptığı konuşmada, Kudüs'ün statüsünün değişmesine İslam coğrafyasından cılız tepkiler gelmesini eleştirdi. İsrail'in başat rol oynadığı "Büyük Orta Doğu Projesi"nin kademe kademe örüldüğünü belirten Uysal, "Büyük İsrail devleti tezi komplo teorilerinden çıkarak tarihin sayfalarına adım adım geçmektedir. Batı'dan yükselen birkaç cılız sesle canımızı yakan, hüznümüze hüzün katan maalesef İslam dünyasının sessizliğidir. Hatta Arap dünyasından ABD'nin işgali meşrulaştırma planına destek veren açıklamalardır." dedi. HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam ise İslam coğrafyasındaki ayrışmanın Kudüs'e sahip çıkılmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurgulayarak, "Filistin ümmetin meselesidir. Türkler, Araplar, Kürtler bütün farklılıklarımız ve renklerimizle bir araya gelirsek dünyaya huzur ve mutluluğu getirmiş olacağız." diye konuştu. "Filistin fiilen bir açık hava hapishanesine dönüştürülmek isteniyor" Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da Kudüs'ün statüsü ve Filistin'in devlet olarak tanınması için uluslararası toplumun harekete geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Trump ve Netanyahu, sözde barış planını ilan ederken, sadece Filistin'e değil sadece Kudüs'e değil, bütün bir insanlığa savaş ilan etmişlerdir. Bu sözde barış planıyla, Kudüs İsrail'in başkenti ilan ediliyor. Abu Dis denilen bir yeri de Filistin'e başkent yapıyorlar. Biz bunu kabul eder miyiz? Bilsinler ki Kudüs planı asla kabul edilmeyecektir. Bu planda deniyor ki, dış güvenlik İsrail'e ait olacak, iç güvenlik Filistin'e ait olacak. Filistin'in bütün kara ve hava denetimleri İsrail denetiminde olacak. Filistin fiilen bir açık hava hapishanesine dönüştürülmek isteniyor. Buna karşı çıkacağız. Bu planla ayrıca, Filistinlilerin topraklarına geri dönmesi yasaklanıyor. Bunun karşılığında 50 milyar dolarlık bir rüşvet veriliyor. Bizim kardeşlerimiz bunu asla kabul etmeyeceklerdir." Mitingde bir konuşma yapan Hamas'ın Kudüs sorumlusu Musa Akkari ise meydanda toplanan kalabalığın kendileri için önemli olduğunu belirterek, "Ben bu meydanda zafer coşkusu görüyorum. Filistin'in büyük bir umudu var. Ne mutlu size, Filistin ile Kudüs ile birliktesiniz. Komutanı Hazreti Muhammed olan ümmet asla yenilmez, asla teslim olmaz. Bugün burada tarihe not düşüyoruz. Burada asrın utanç planına dur demeye geldik." ifadesini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da ABD ve İsrail tarafından açıklanan planı eleştirerek, şunları kaydetti: "Bu plan açıklanır açıklanmaz sadece Filistinliler de değil, İsraillilerin bir kısmı da bu plana karşı çıktı. Barış içinde bir arada yaşamak için bu planın ne büyük riskler içerdiği ortadadır. Bu manada omuz omuza bir arada olduğumuzu, 83 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak süreci takip edeceğimizi, İstanbul halkı olarak da bu duyarlılığın en önemli merkezi olacağımızı buradan duyuruyor, süreci kınıyor, Filistin halkının her zaman yanında olacağımızı paylaşıyorum." Miting, konuşmaların ardından sona erdi. Mitingden notlar Yenikapı Meydanı'ndaki mitinge gelen vatandaşlar, güvenlik noktalarından polis tarafından aranarak alana alındı. Ellerinde Filistin ve Türkiye bayrağı bulunan vatandaşlar, "Kudüs bizimdir, bizim kalacak", "Katil ABD Orta Doğu'dan defol" şeklinde sloganlar attı. Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Abdullah Sevim'in açılış konuşmasıyla başlayan mitingde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da birer konuşma yaptı. AA / Güncel
Yenikapı’da Kudüs için buluştular! Son yıllarda geniş katılımlı seçim mitinglerine sahne olan ve 15 Temmuz darbe girişiminden sonra da tarihi mitinge ev sahipliği yapan Yenikapı Miting Alanı, bu kez "Büyük Kudüs Mitingi"nde siyasetçileri buluşturdu. Mitinge, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Hüda Par Genel Başkanı İshak Sağlam, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Berna Sukas da katıldı. Ümit TÜRK Yazıları büyüt Yazıları küçült Standart boyut Saadet Partisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Yüzyılın Anlaşması” diye duyurduğu barış planına tepki göstermek amacıyla Yenikapı Miting Alanı’nda ‘Büyük Kudüs Mitingi’ düzenlendi. Mitinge Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun yanı sıra, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Hüda Par Genel Başkanı İshak Sağlam, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Berna Sukas, Hamas Kudüs Sorumlusu Musa Akari de katıldı. LİDERLER FİLİSTİN İÇİN YENİKAPI’DA Saadet Partisi’nin 60 sivil toplum kuruluşunun desteğiyle düzenlediği ‘Büyük Kudüs Miting’de konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı; *Biz Müslümanlar için Kudüs üçüncü kutsal kentimizdir. İlk kıblemiz Mescid’i Aksa Kudüs’te bulunmaktadır. Kudüs bütün Müslümanlar için özel bir yere sahiptir. *Yahudiler dualarını Kudüs’e dönerek yaparlar. Hristiyanlar Hz. İsa’nın dünyevi hayatının Kudüs’te sona erdiğine inanırlar. Kudüs bir barış kenti olmalıdır. *1092’de Haçlıların Kudüs’ü işgal ettiğinde yaptıkları ile bugün yapılmak istenen aynıdır. Kudüs’ün ortasına bir bomba konmuştur. *O bombanın etkisini gidermek hepimizin görevidir. Yaklaşık bin yıl önce Haçlılara karşı Kudüs’ü Müslümanlarla birlikte koruyanlar da Yahudilerdi. Haçlıların planlarını boşa çıkardık, bugün de boşa çıkaracağız. ERBAKAN’I ANDI, FİLİSTİN İÇİN “HAK, HUKUK, ADALET” DEDİ Emperyalistlere karşı bütün mazlum milletlerin birleşmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu 70’li yılları şu sözlerle hatırlattı ve Erbakan’ı andı: *1970’li yıllarda Türkiye’nin ahlakını ve vicdanını temsil eden gençlerimiz Filistin davasının neferleri oldular. Türkiye’nin yurtseverlerini ve Türkiye’nin ilk Kudüs mitingini 1969 yılında düzenleyen Milli Görüş kurucusu Merhum Necmettin Erbakan’ı saygıyla anıyorum. *Hepimizin kalbi Kudüs için atmaktadır. Hakkın ve hukukun hakim olduğu Türkiye, Ortadoğu ve dünya için mücadele ediyoruz. Her firavunun Musa’sı vardır. Hiç kimsenin umudu kırılmasın. *Siyasi olarak farklı görünen iki hareketi bir araya getiren bir davadır Kudüs. İslam dünyasındaki tüm parçalanmışlığa, İslam dünyasındaki ülkelerin Trump’ın sözde planına destek olmalarına rağmen Allah hak hukuk ve adalet isteyenlerle bereber diyoruz. Filistin için hak hukuk ve adalet diyoruz. İMAMOĞLU: KUDÜS’ÜN STATÜSÜ TEK TARAFLI DEĞİŞTİRİLEMEZ İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı; *Sözüm ona İsrail ile Filistin arasında bir ‘barış’ planından bahsedildi. Fakat Filistin orada yoktu. Kendileri çalıp kendileri oynadılar. *Bütün dünya biliyor ki Kudüs’ün statüsü Filistin İsrail çatışmasının esasıdır. Kudüs’ün statüsü tarafların rızası olmadan tek taraflı olarak asla değiştirilemez. *Ve şuradan duyulsun ki yüzyıllardır bu sürece amirlik yapan kadim kent İstanbul’dan duyulsun ki Kudüs’ün statüsü aynı zamanda İslam dünyasının ortak mücadelesidir. “İLK GÜNDEN BU YANA MAZLUM FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUK” *Filistinliler, tüm tarihleri boyunca, Kudüs'ün kendi başkentleri olduğu inancıyla mücadele etmişlerdir. Adaletin olmadığı, tüm tarafların haklarının dikkate alınmadığı hiçbir plan hayata geçemez. Geçmemiştir; geçmeyecek. *Kudüs için öngörülen bu statü, bizim için kabul edilebilir olmaz. Bu anlamda, Filistinliler adına egemen bir halk ve egemen bir devlete imkan veren bir plan değildir. Bu planın, 70 yılı aşkın süredir akan kanı durdurması beklenemez. *Bu planın, bölgeye ve dünyaya huzur getirmesi de beklenemez. Bizler, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları olarak, siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun, iç politikadaki pozisyonlarımız her ne olursa olsun, ilk günden beri hep mazlum Filistin halkının yanında olduk, yanında olacağız. “KALICI BARIŞTAN YANAYIZ” Bölgede kalıcı bir barışın sağlanmasının yanında olduklarını vurgulayan İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü; *Hangi taraftan olursa olsun kan dökülmesine her zaman karşı çıktık. Bu plana, bu ülkede ‘Evet' diyecek hiçbir siyasi parti ve lider yoktur. Bizler, mazlum Filistin halkına, onların kendi egemen devletlerini kurmalarına destek olmaya ve bu plana karşı çıkmaya her zaman devam edeceğiz. *Kol kola, omuz omuza devam edeceğiz. Bu tavır; aklı, vicdanı ve insanlığı olan herkes için ortak tavrı olmalıdır. Bu tavır, ne herhangi bir dinin temsilcisi olmakla, ne de herhangi bir etnisiteye ait olmakla ilgili değildir. Bu tavır; hakkaniyet ve adalet tavrıdır. *Bakın, bu plan açıklanır açıklanmaz, sadece Filistinliler değil, İsraillilerin bir kısmı da bu plana karşı çıktılar. Barış ve huzur içinde bir arada yaşamak için, bu planın ne gibi büyük riskler içerdiği de ortadadır. *Bu manada, omuz omuza bir arada olduğumuzu, bütün diplomatik süreçleri, 83 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak takip edeceğimizi, İstanbul halkı olarak da bu duyarlılığın en önemli merkezi olacağımızı buradan duyuruyor, bu süreci kınıyor, Filistin halkının her zaman yanında olacağımızı paylaşıyorum. “YÜZYILIN ANLAŞMASI DEĞİL, YÜZYILIN ZORBALIĞI” Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, Trump ve Netenyahu tarafından sunulan plan için, “Filistin’i siyonist israil’e peşkeş çekmektir. Uluslararası hukuku ayaklar altına almaktır. Bütün insani ve vicdani değerleri yok saymaktır. Huzura ve barışa değil kaosa ve savaşa zemin hazırlamaktır. Bu yüzyılın anlaşması değil, yüzyılın ihaneti, yüzyılın zorbalığı, yüzyılın yüzkarası bir paçavrasıdır. Bu paçavrayı Allahın izniyle tarihin çöplüğüne atacağız. Çünkü hak ettiği tek yer orasıdır. Tarihin çöplüğüdür” dedi. İslam İşbirliği Teşkilatı 51 yıl önce Filistin’i ve Mescid-i Aksa’yı korumak için kurulduğnu hatırlatan Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü; *Şu anda da Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanı.Milletimiz bugün bu meydanda Filistin konusundaki kararlılığını ortaya koydu. Şimdi görev, siyasi iradededir. *Lafla peynir gemisi yürümüyor. Cılız açıklamalar, sözde kınamalar, İsrail’i daha fazla cesaretlendirmekten başka bir işe yaramıyor. Mitingte Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da birer konuşma yaptı.
3
Muğla'da erkek arkadaşı boksör Selim Ahmet Kemaloğlu (26) tarafından bıçaklanarak öldürülen Zeynep Şenpınar (25), memleketi Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde babasının yanına defnedildi. Muğla'da yaşayan Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü'nden geçen yıl mezun olan Zeynep Şenpınar, dün sabah tartıştığı aynı evde yaşadığı Selim Ahmet Kemaloğlu tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Muğla'daki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alınan Zeynep Şenpınar'ın cenazesi, memleketi Kahramanmaraş'a getirildi ve ilk olarak Narlı Cemevi'nde tören düzenlendi. FRANSA'DA OLAN KARDEŞLERİ CENAZEYE KATILAMADI Buradaki törenin ardından Şenpınar'ın cenazesi Bölükçam Mahallesi Mezarlığı'nda 3 yıl önce ölen babası Bayram Şenpınar'ın yanında toprağa verildi. Zeynep Şenpınar'ın Fransa'da olan ikizi Kemal ile ağabeyi Salman Şenpınar ise koronavirüs nedeniyle cenazeye katılamadı. "KATİL, KIZIMI PARÇALADIN" Kızı mezara konulmadan önce tabutuna sarılan anne Avruz Şenpınar, cinayet zanlısı Selim Ahmet Kemaloğlu'na lanet okudu. Acılı anne, kızının arkasından "Oy kurbanım sana Zeynep. Zeynep nasıl kıydılar sana her tarafın yara Zeynep. Katil kızımı parçaladın, katil. Ben bu katili nerede görürüm. Katil 1 tane vur, 2 tane vur, 3 tane vur. Sen nasıl her tarafını yaraladın" diye ağıt yaktı. "CUMHURBAŞKANIMA SESLENİYORUM, İDAM ETMESİNİ İSTİYORUM" Törene katılan kadınlar, kadın cinayetlerinin artık son bulmasını isteyip idam getirilmesini istedi. Avruz Şenpınar da kızının katilinin idam edilmesini isteyerek, "İdamını istiyorum. Kızımla en son evvelki gece konuştum. Kızımla her gece görüntülü konuşuyordum. 'Anne bir şey yok korkma' diyordu. Hiç konuşmuyordu, 1 ay konuştu bıraktı. Katille 1 ay konuştuktan sonra ayrıldı, hiç konuşmadı. Ben Cumhurbaşkanıma sesleniyorum, bunu idam etmesini istiyorum" diye konuştu. Bu arada kız arkadaşı Zeynep Şenpınar'ı öldürdükten sonra kendine de bıçakla zarar veren Selim Ahmet Kemaloğlu'nun hastanadeki tedavisinin sürdüğü belirtildi. Demirören Haber Ajansı / 3. Sayfa
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü'nden geçen yıl mezun olan 25 yaşındaki Zeynep gözünü açtığında bir hastane odasındaydı. Neler olduğunu henüz tam hatırlamıyordu. Zor bela yatağından kalkıp hastane tuvaletine gittiğinde, aynaya baktı ve o korkunç yüzle karşılaştı. Moraran yüzü, gözü ile tanınmaz haldeydi. ONDAN ÇOK KORKUYORDU Bir çırpıda hatırlayıverdi olanları. Onu bu hale getiren erkek arkadaşıydı. Ayrılık kararına karşı çıkan milli boksör sevgilisi Selim Ahmet Kemaloğlu (26) tarafından dövülmüştü. Bu kez ona acımayacaktı. Hastaneden çıkar çıkmaz ilk işi onu şikayet etmek olacaktı. Ne olursa olsun, kararını vermiş, ayrılmayı kafasına koymuştu. Dediği gibi de yaptı. Hastane günlerinin ardından soluğu karakolda aldı. Ahmet'i polise şikayet etti. Ahmet'e 15 gün evden uzaklaştırma cezası verildi. Artık rahat bir nefes alabilecek, kabusu haline gelen sevgilisinden 15 günlüğüne de olsa kurtulacaktı ki genç kız yine korkularının esiri oldu. Ertesi gün Ahmet hakkındaki şikayetinden vazgeçti. Tüm bunlar yaşanalı tam 2 hafta oluyordu. ARKADAŞLARI UYARMIŞTI Genç kız anlatana kadar olanlardan arkadaşlarının haberi bile olmamıştı. Ancak yüzündeki yaralar iyileştikten sonra bir arkadaşına açılabilmiş, ona yaşadığı işkence dolu günleri anlatmıştı. Zeynep için endişelenen arkadaşı da bu ilişkiyi bitirmesi için telkinde bulunmuş, yakın çevresi Zeynep'i, "Bugün bunu yapan yarın neler yapmaz" diye uyarmıştı. Çevresinin de etkisiyle ayrılık konusunda kararlı olan Zeynep bir arkadaşına mesajla şunları söylemişti: "Ahmet'le net bir şekilde bitti. 1 aydır hiçbir şekilde birbirimizle alakamız yok. Ben sadece aşırı alışkanlığın verdiği üzüntüyü yaşıyorum. Şarttı belki de." Evet, Zeynep ilişkisini kesin bir kararlılıkla bitirmişti ama Ahmet için durum farklıydı. BODRUM KATTA EV TUTTU O, Zeynep'le aralarının açılmasından arkadaşlarını sorumlu tutuyor, genç kızla yeniden birlikte olmak için her yolu deniyordu. Zeynep'i ev arkadaşından zorla ayırıp, genç kıza bodrum katta bir ev tutmuştu. 24 Mayıs günü sabah saatlerinde Muğla'nın Menteşe ilçesinin Kötekli Mahallesi'ndeki o evden çağlık sesleri yükselmeye başladı. Daha önce de defalarca çığlık seslerinin yükseldiği bu evin çevresinde oturanlar her zamanki gibi yine sessiz kalmayı tercih etmiş, polisi bile aramaya gerek duymamıştı. Aslında o saatlerde o evde korkunç şeyler yaşanıyordu. Ahmet yine Zeynep'i dövmeye başladı. Bir yandan vuruyor diğer yandan tehditler savuruyordu: "Benden ayrılırsan bu, hayatının sonu olur." Zeynep gözyaşları içinde, "Bitti artık, yeter vurma" diyebiliyordu sadece. Ağır yumruk darbelerine rağmen genç kızı ikna edemeyeceğini anlayan Ahmet, hızla koştuğu mutfaktan aldığı bıçakla geri döndü. Yüzü, gözü şişen, kanlar içinde kalan Zeynep bıçağı gördüğü anda korkusu bin kat daha da artmıştı. "Ahmet, lütfen yapma" yakarışlarına rağmen Ahmet ilk bıçak darbesini vurmuştu bile. ACIMASIZ KATİL Zeynep önce vücudunun kanayan yerlerine sonra Ahmet'e baktı korku dolu gözlerle. Ancak, bir zamanlar sevgiyle bakan o gözlerden eser yoktu. O bildiği, tanıdığı Ahmet gitmiş, yerine acımasız bir katil gelmişti. Derken ikinci bıçak darbesi, 3'üncü, 4'üncü.... Ahmet hiç durmadan bıçağı saplayıp çıkarıyordu. Ne merhamet ne acıma... Bıçağı son kez kaldırdı Ahmet ve kendisine çaresizce bakan Zeynep'in göğsüne sapladı. 'İKİ CANA KIYDINIZ' Her yer kan içindeydi. Ahmet üstü-başı kan içinde kalakaldı. Zeynep'in gözleri kapalıydı, hareket etmiyordu. Bir süre bekledikten sonra sosyal medya hesabından bir mesaj paylaştı: "İki cana kıydınız, gözünüz aydın." Elindeki bıçağı kendi kalbine ve göğsüne de sapladıktan sonra sağlık ekiplerini aradı. Olay yerine sağlık ekipleri geldiğinde genç öğretmen adayı Zeynep için yapılacak bir şey kalmamıştı. Uzun zamandır, erkek arkadaşının şiddetine maruz kalan ve her defasında aldığı tehditler üzerine dönmeye mecbur bırakılan Zeynep, o adamın kurbanı olmuştu. Cani bu olaydan yaralı kurtulurken, ne olduysa gencecik bir kızın hayatına olmuştu. ANNENİN AĞITLARI YÜREKLERİ DAĞLADI Kızı mezara konulmadan önce tabutuna sarılan anne Avruz Şenpınar, cinayet zanlısı Selim Ahmet Kemaloğlu'na lanet okudu. Acılı anne, kızının arkasından "Oy kurbanım sana Zeynep. Zeynep nasıl kıydılar sana her tarafın yara Zeynep. Katil kızımı parçaladın, katil. Ben bu katili nerede görürüm. Katil 1 tane vur, 2 tane vur, 3 tane vur. Sen nasıl her tarafını yaraladın" diye ağıt yaktı. Avruz Şenpınar kızının mezarından güçlükle ayrıldı. BABASININ YANINA DEFNEDİLDİ Muğla'daki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alınan Zeynep Şenpınar'ın cenazesi, memleketi Kahramanmaraş'a götürüldü ve ilk olarak Narlı Cemevi'nde tören düzenlendi. Buradaki törenin ardından Şenpınar'ın cenazesi Bölükçam Mahallesi Mezarlığı'nda 3 yıl önce ölen babası Bayram Şenpınar'ın yanında toprağa verildi. Zeynep Şenpınar'ın Fransa'da olan ikizi Kemal ile ağabeyi Salman Şenpınar ise korona virüs nedeniyle cenazeye katılamadı. ÜNİVERSİTE MESAJ YAYIMLADI Zeynep Şenpınar için Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bir mesaj yayınladı. "Üniversitemiz Sosyal Bilgiler Öğretmenliği 2019 mezunlarından #ZeynepŞenpınar'ın ölümünü derin bir acıyla öğrenmiş bulunuyoruz. Yaşayacağı onca güzel yıla rağmen hayattan koparılan Zeynep'in ölümünün, kadın cinayetlerinin sonuncusu olmasını diliyoruz. Sevenlerinin başı sağ olsun." Hacer ÖNOĞLU ÜLGER Muğla'da Milli boksör tarafından katledilmişti! Arkadaşları tarafından defalarca uyarılmış Milli boksörün öldürdüğü Zeynep için üniversitesinden mesaj Muğla'da Milli boksör tarafından katledilmişti! Kan donduran detaylar ortaya çıktı
4
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını önlemleri nedeniyle ara verilen tarifeli seferlere 1 Haziran'da yeniden başlayacak Türk Hava Yolları (THY), ikramları kutu içerisinde yolculara sunma kararı aldı. Alınan bilgiye göre, verilen aranın ardından ilk uçuşunu 1 Haziran Pazartesi günü saat 10.00'da İstanbul Havalimanı'ndan Ankara'ya icra edecek THY, kabin ekibi ve yolcuların birbirleriyle temasını azaltmak için bazı düzenlemelere gitti. Düzenleme kapsamında uçak içindeki ikramlar kutu içerisinde yolculara verilecek. Bütün malzemeler tek kullanımlık olacak. Uçaklarda, çay ve kahve servisi yapılmayacak. Cam ve porselen bardak kullanılmazken menü kartları da dağıtılmayacak. Uçaklarda görevlendirilecek hijyen uzmanı ekibi, servisin hiçbir aşamasına dahil olmayacak, sadece sefer boyunca temizlik ve hijyeni kontrol edecek. AA / Güncel
Türkiye'de bulunan 7 İspanyol, Türk Hava Yolları'nın (THY) tarifeli uçağıyla Barselona'ya hareket etti. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Türkiye'de dış hat uçuşlarının durdurulmasının ardından yabancı yolcuların ülkelerine tahliye uçuşları sürüyor. Bu kapsamda sabah saatlerinden itibaren İstanbul Havalimanı'na gelen toplam 7 İspanyol yolcu, güvenlik kontrollerinden geçerek terminale giriş yaptı. Kontuardaki biletleme işlemlerini tamamlayan yolcular, pasaport kontrollerinden ardından görevliler tarafından uçağa yönlendirildi. Uçak, İspanya'nın Barselona kentine saat 13.15'te hareket etti. Barselona'ya giden THY uçağının akşam saatlerinde İspanya'da bulunan bazı Türk vatandaşlarını Türkiye'ye getirmek için dönüş seferi yapacağı öğrenildi. AA / Güncel
2
İngiltere'de Müslüman ve Yahudiler, hükümetin yeni tip koranavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin cesetlerini yakma planından endişe ediyor. Kovid-19'la mücadele kapsamında parlamentoya sunulan tasarıda, hükümete cesetleri yakma yetkisi verecek bir madde de yer alıyor. Müslüman ve Yahudilerin inançlarına uymadığı için karşı çıktığı tasarıda, "Bedenin imhası için kişisel seçime mümkün olduğunca saygı duyulacaktır." ifadesi yer alıyor. Ancak aynı metinde "uygun bir alternatifin bulunmadığı durumlarda, cesedin gömülmesine veya yakılmasına karar verilebileceği" belirtiliyor. "Kimsenin hafife aldığı bir şey değil" İngiltere Müslüman Konseyinden yapılan açıklamada, tasarının bazı olağanüstü durumlarda dini defin usüllerini etkileyebilecek hükümler içerdiği belirtilerek, "Bu, kimsenin hafife aldığı bir şey değil ve endişelerimizin dikkate alındığından emin olmak için çok çalıştığımız konusunda toplumumuzu temin etmek istiyoruz" ifadesine yer verildi. REKLAM Dinlerde defnin önemi ve risklerin nasıl azaltılabileceği konusunda diğer inanç gruplarıyla birlikte çalışıldığı vurgulanan açıklamada, Müslümanlar da yerel düzeyde diğer inanç grupları, topluluklar, yerel ve ulusal hükümet kurumları ile olumlu bir diyalog geliştirmeye çağrıldı. Yahudiler de tepkili İngiltere Yahudi Temsilciler Kurulu da önerilen zorunlu yakmaya tepki gösterdi. Hükümeti cenazelerde dini geleneklere saygı göstermeye çağıran Kurul Başkanı Marie van der Zyl, "Bu salgına yenik düşenler için istedikleri şekilde defnedileceklerini bilmeleri önemli." dedi. Müslümanlar ve bazı Hıristiyan grupların da benzer inançlara sahip olduğuna işaret eden Van der Zyl, İngiltere Yahudilerinin büyük bir çoğunluğunun ölen kişinin yakılması değil, gömülmesi gerektiğini düşündüğünü vurguladı. Hükümeti, tasarıda yerel yetkililere cenazelerin tesliminde dini inançları dikkate alma yetkisi verecek şekilde değişikliğe gitmeye çağıran Van der Zyl, "Cesetlerin yakılması sadece acılı ailelerin üzüntüsünü artıracağı gibi temel dini özgürlükleri de ihlal edecektir" değerlendirmesinde bulundu. FOTOĞRAF 32 4 milyonluk nüfusuyla ülkenin en büyük eyaletlerinden biri olan Doğu Azerbaycan'ın merkezi Tebriz'de şu ana kadar 756 vaka tespit edilirken, bunlardan 72'si hayatını kaybetti. İran'ın önemli ticari ve sanayi bölgelerinden biri olan Tebriz kentinin en işlek merkezlerinde pek fazla kimsenin olmaması ve insanların evlerinden çıkmaması dikkati çekiyor. Şehirde belediyeye ait araçlardan halka evlerinden çıkmamaları yönünde anonslar yapılıyor. Önceki yıllarda Nevruz Bayramı nedeniyle akrabalarının ve tanıdıklarının ziyaretine gidenler nedeniyle kalabalık olan sokaklar ve caddeler bu bayramda bomboş kaldı. Şehir, gidiş-gelişlerin, ziyaretlerin ve kalabalıkların en fazla olduğu Nevruz Bayramı'nda bile koronavirüs nedeniyle adeta hayalet kente dönüştü. Bu arada, eyaletteki restoran ve dinlenme tesislerinin de koronavirüs tedbirleri kapsamında kapalı olacağı belirtildi. İran'ın koronavirüsle mücadelesi <br> <br> Son verilere göre yeni tip koronavirüs salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının 1556 ve vaka sayısının 20 bin 610'a ulaştığı İran'da hükümet yetkilileri, ABD yaptırımlarının bu salgınla mücadeleyi zorlaştırdığını savunuyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, dün bu kapsamda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell ile telefonda görüşerek ABD yaptırımlarının kaldırılması gerektiğini dile getirmişti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD halkına hitaben yazdığı açık mektupta, ülkesine yönelik yaptırımların son bulması için Washington yönetimine baskı yapılmasını istemişti. Ruhani, ABD yönetiminin uyguladığı yaptırımların ülkesinin Kovid-19'la mücadelesine engel olduğunu ve can kayıplarına yol açtığını belirterek, ABD tarihine daha fazla kara sayfa eklenmesine izin vermeyin. ifadesini kullanmıştı. İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle 'hayalet kent'e döndü İran'ın Tebriz şehri koronavirüs nedeniyle "hayalet kent"e döndü İran'ın kuzey batısındaki Doğu Azerbaycan eyaletinin merkez şehri Tebriz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle "hayalet kent"e döndü. BiP'te paylaş Telegram'da paylaş Whatsapp'ta paylaş Pinterest'te paylaş Flipboard'da paylaş E-posta gönder Değişiklik önergesi verildi Öte yandan İşçi Partisinden Naz Şah, inanç gruplarına istisna tanınmasına olanak sağlayan bir değişiklik önergesi sundu. Şu anda 100 parlamento üyesinden destek aldığını ancak daha fazla desteğe ihtiyacı olduğunu kaydeden Şah, "Müslüman ve Yahudi cemaatleri, bu düzenlemenin sevdiklerinin gömülmek yerine yakılmasına neden olabileceğinden endişe ediyor. Değişiklik önergem bu kaygıya cevap veriyor ve topluluklara yasal koruma sağlıyor" dedi. REKLAM DÜNYA ABD'de New York, Washington ve California'da ulusal muhafızlar sokağa indi Sağlık Bakanı halkı uyardı Bugün görüşülmeye başlanacak tasarı, hükümete gerektiğinde insanların hareketlerini kısıtlama yetkisi de veriyor. Sağlık Bakanı Matt Hancock, gün içinde yaptığı açıklamada, hükümetin ihtiyaç duyması halinde daha güçlü tedbirleri hayata geçireceğini belirterek, "Daha ileri gitmemiz gerekirse bunu yaparız" diye konuştu. İngiltere Halk Sağlığı Kurumunun açıklamasına göre, ülkede Kovid-19'dan ölenlerin sayısı dün 48 artarak 281 olmuştu.
İran'da hastaneler yetersiz kalınca fuar alanları, spor salonları hastaneye dönüştürülüyor İran'daki hastaneler yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınında yetersiz kalınca fuar alanları ve spor salonları geçici olarak hastaneye dönüştürülüyor - A + İran'da artan koronavirüs vakalarında hastanelerin yetersiz kalması üzerine alışveriş merkezleri ve spor salonları hastaneye dönüştürülmeye başladı Artan yeni tip koronavirüs (Covid-19) vakaları nedeniyle İran'da başkent Tahran'daki en büyük Alışveriş Merkezi İranmall'ın fuar alanı koronavirüs hastaları için tam teçhizatlı hizmet verecek. Ülkenin değişik şehirlerinde spor salonları da boşaltılıyor ve koronavirüs hastaları için hazır hale getiriliyor. 45 BİN METREKARE ALANDA 3 BİN YATAK HAZIRLANACAK AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan İranmall Halkla İlişkiler Müdürü Murtaza Guruki, sosyal sorumluluk çerçevesinde AVM'nin 45 bin metrekarelik fuar alanını Sağlık Bakanlığının hizmetine sunduklarını ve burada 3 bin yataklı geçici hastane oluşturduklarını söyledi. Guruki, kurulum masrafları kendileri tarafından karşılanan geçici hastanenin Sağlık Bakanlığının yönetiminde yarından itibaren hizmet vermeye başlayacağını belirtti. İranmall Sağlık Birimi Müdürü Dr. Leyli Hüseyni de koronavirüs tedbirleri kapsamında AVM'nin kapalı olduğunu ve kurulan geçici hastanede her türlü ihtiyaca cevap verilebileceğini dile getirerek, "Şu an tam teçhizatlı bin yatak hazırlanıyor. Bu sayı 3 bine çıkacak. Elektroşok, vantilatör, stream pompa ve her türlü hastalıkları gösteren monitörler hazır bulunduruldu. Normal bir hastanede olması gereken tüm donanım burada mevcut." ifadelerini kullandı. Son verilere göre virüs salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının bin 556 ve vaka sayısının 20 bin 610'a ulaştığı İran'da hükümet yetkilileri ABD yaptırımlarının bu salgınla mücadeleyi zorlaştırdığını savunuyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, dün bu kapsamda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell ile telefonda görüşmüş ve ABD yaptırımlarının kaldırılması gerektiğini dile getirmişti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD halkına hitaben yazdığı açık mektupta ülkesine yönelik yaptırımların son bulması için Washington yönetimine baskı yapılmasını istemişti. Ruhani, ABD yönetiminin uyguladığı yaptırımların ülkesinin Kovid-19'la mücadelesine engel olduğunu ve can kayıplarına yol açtığını belirterek "ABD tarihine daha fazla kara sayfa eklenmesine izin vermeyin." ifadesini kullanmıştı.
1
İngiltere'de bir milletvekili, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) teşhisi konulan kişiyle aynı konferansa katıldığının anlaşılması üzerine kendini tecrit etti. Başkent Londra'da 6 Şubat'ta düzenlenen İngiltere Otobüs Zirvesi'nin katılımcılarının birinin koronavirüs taşıdığı belirlendi. Zirveyi düzenleyen Transport Times adlı dergi, İngiltere Kamu Sağlığı biriminin talimatıyla katılımcılara uyarı e-postası gönderdi. Elektronik postada katılımcılar kendilerini iyi hissediyorlarsa hiçbir şey yapmalarının gerekmediği belirtildi. Ancak katılımcıların içeride kalmaları, başkalarıyla temastan kaçınmaları ve ateş veya öksürük gibi belirtiler göstermeleri durumunda sağlık yetkililerini aramaları istendi. Yaklaşık 250 kişinin katıldığı etkinlikte, Ulaştırma Bakanı dahil hükümet yetkililerinin de yer aldığı bildirildi. Bu kişiler arasında bulunan ana muhalefetteki İşçi Partisinden milletvekili Alex Sobel, haberin duyulmasının ardından kendini tecrit ettiğini açıkladı. Riskin çok az olduğu konusunda bilgilendirilmesine rağmen hastaneyle irtibata geçtiğini kaydeden Sobel, "Önlem olarak 14 günlük kuluçka döneminin sona ereceği gelecek perşembeye kadar tüm görüşmeleri iptal ettik." dedi. Öte yandan Londra'da Çinli bir kadının testlerinin pozitif çıkmasının ardından İngiltere'de görülen vaka sayısı 9 oldu. Ölü sayısı 1381'e çıkmıştı Çin Ulusal Sağlık Komisyonundan (NHC) yapılan açıklamada, biri Hong Kong’da olmak üzere Kovid-19 salgınında ölü sayısının 1381’e çıktığı, ülkede toplam Kovid-19 tespit edilen vaka sayısının 63 bin 851’e ulaştığı belirtilmişti. Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 12 Aralık 2019'da ortaya çıkan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülke, Çin'de mahsur kalan vatandaşlarını tahliye etmişti. İlk olarak Vuhan'da tespit edilen yeni tip koronavirüsün, kısa sürede diğer kent ve ülkelere yayılması üzerine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) "acil durum" ilan etmişti.
Başkent Londra'da 6 Şubat'ta düzenlenen İngiltere Otobüs Zirvesi'nin katılımcılarının birinin koronavirüs taşıdığı belirlendi. Zirveyi düzenleyen Transport Times adlı dergi, İngiltere Kamu Sağlığı biriminin talimatıyla katılımcılara uyarı e-postası gönderdi. Elektronik postada katılımcılar kendilerini iyi hissediyorlarsa hiçbir şey yapmalarının gerekmediği belirtildi. Ancak katılımcıların içeride kalmaları, başkalarıyla temastan kaçınmaları ve ateş veya öksürük gibi belirtiler göstermeleri durumunda sağlık yetkililerini aramaları istendi. Yaklaşık 250 kişinin katıldığı etkinlikte, Ulaştırma Bakanı dahil hükümet yetkililerinin de yer aldığı bildirildi. Bu kişiler arasında bulunan ana muhalefetteki İşçi Partisinden milletvekili Alex Sobel, haberin duyulmasının ardından kendini tecrit ettiğini açıkladı. Riskin çok az olduğu konusunda bilgilendirilmesine rağmen hastaneyle irtibata geçtiğini kaydeden Sobel, "Önlem olarak 14 günlük kuluçka döneminin sona ereceği gelecek perşembeye kadar tüm görüşmeleri iptal ettik." dedi. Öte yandan Londra'da Çinli bir kadının testlerinin pozitif çıkmasının ardından İngiltere'de görülen vaka sayısı 9 oldu. ÖLÜ SAYISI 1381'E ÇIKMIŞTI Çin Ulusal Sağlık Komisyonundan (NHC) yapılan açıklamada, biri Hong Kong’da olmak üzere Kovid-19 salgınında ölü sayısının 1381’e çıktığı, ülkede toplam Kovid-19 tespit edilen vaka sayısının 63 bin 851’e ulaştığı belirtilmişti. Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 12 Aralık 2019'da ortaya çıkan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülke, Çin'de mahsur kalan vatandaşlarını tahliye etmişti. İlk olarak Vuhan'da tespit edilen yeni tip koronavirüsün, kısa sürede diğer kent ve ülkelere yayılması üzerine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) "acil durum" ilan etmişti. (AA)
4
Süper Lig'in 28. haftasında Denizlispor, evinde Beşiktaş'ı ağırladı. Karşılaşma siyah-beyazlı ekibin 5-1'lik üstünlüğü ile sona erdi. Maçtan Dakikalar (İkinci yarı) 53. dakikada Atiba'nın pas hatasında topu kapan Murawski'nin ara pasına hareketlenen Estupinan ceza alanına kadar girip yerden yaptığı düzgün vuruşla topu kaleci Ersin'in bacaklarının arasından ağlarla gönderdi. 1-1 61. dakikada Ljajic'in kullandığı serbest vuruşta havadan gelen topa ön direkte yükselen Gökhan Gönül'ün kafa şutunda top kalecinin yanında ağlara gitti. 1-2 67. dakikada Burak Yılmaz'ın savunmanın arkasına gönderdiği aşırtma pasta Kevin N'Koudou, meşin yuvarlağa gelişine çok sert vurdu ve oldukça şık bir gole imza attı. 1-3 75. dakikada Burak Yılmaz, Mustafa Yumlu'dan kaptığı topu Ljajic'e verdi. Boşnak futbolcu ceza sahası dışından çok sert bir vuruşla topu filelere göndermeyi başardı. 1-4 78. dakikada Elneny'nin ceza alanına gönderdiği pasta topla buluşan Diaby, kaleci Tolgahan'ın solundan topu köşeye göndererek maçın skorunu ilan etti. 1-5 Stat: Denizli Atatürk Hakemler: Mete Kalkavan xx, Ceyhun Sesigüzel xx, Esat Sancaktar xx Denizlispor: Tolgahan Acar x, Mustafa Yumlu x (Ben Youssef dk. 89 ?), Oğuz Yılmaz x (Muhammet Özkal dk. 85 ?), Olcay Şahan x (Sedat Şahintürk dk. 46 x), Lopes x, Murawski x, Ismail Aissati x, Mbamba x (Özgür Çek dk. 79 ?), Zakarya x, Sacko x (Estupinan dk. 46 x) Rodallega x Yedekler: Hüseyin Altıntaş, Asım Aksungur, Alihan Kalkan Teknik Direktör: Bülent Uygun Beşiktaş: Ersin Destanoğlu xxx, Gökhan Gönül xxx, Roco xxx, Ruiz xxx (Erdoğan Kaya dk. 68 xxx), Rıdvan Yılmaz xxx, Atiba xxx, Elneny xxx, Lens xxx (Diaby dk. 76 xxx), Ljajic xxx (Kartal Kayra Yılmaz dk. 81 xx) N'Koudou xxx (Tyler Boyd dk. 68 xx), Burak Yılmaz xxx (Umut Nayir dk. 81 xx) Yedekler: Utku Yuvakuran, Güven Yalçın, Necip Uysal, Caner Erkin Teknik Direktör: Sergen Yalçın Goller: Burak Yılmaz (dk. 10), Gökhan Gönül (dk. 61), N'Koudou(dk. 67), Ljajic (dk. 75), Diaby (dk. 78) (Beşiktaş), Estupinan (dk. 53) (Denizlispor) Sarı kartlar: Mbamba, Oğuz Yılmaz (Denizlispor) - DENİZLİ İhlas Haber Ajansı / Spor
Denizlispor ile karşı karşıya gelecek Beşiktaş'ta kadro şekillendi. Süper Lig’de heyecan kaldığı yerden devam ediyor. Denizlispor ile karşı karşıya gelecek Beşiktaş’ta kadro şekillendi. Süper Lig 28. Hafta müsabakası için Denizli’ye giden Beşiktaş 3 isimden yoksun olarak sahaya çıkacak. Tedavisi devam eden Boateng’in aşil tendonu sakatlığı yaşadığı ifade edildi. İşte karşılaşma öncesi siyah beyazlı takımın müsabakaya ilişkin aday kadrosu… BEŞİKTAŞ’TA ADAY KADRO BELLİ OLDU Süper Lig’in 28. haftasında yarın Yukatel Denizlispor’a konuk olacak siyah-beyazlı takımda, sakatlıkları bulunan Domagoj Vida, Kevin Prince Boateng ve Dorukhan Toköz kadroda yer almadı. Karşılaşma için bugün Denizli’ye gidecek Beşiktaş’ın kadrosunda şu futbolcular bulunuyor: Ersin Destanoğlu, Utku Yuvakuran, Enzo Roco, Victor Ruiz, Umut Nayir, Güven Yalçın, Tyler Boyd, Erdoğan Kaya, Atiba Hutchinson, Mohamed Elneny, Burak Yılmaz, Georges Kevin Nkoudou, Necip Uysal, Adem Ljajic, Jeremain Lens, Rıdvan Yılmaz, Kartal Kayra Yılmaz, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Abdoulay Diaby. DENİZLİSPOR BEŞİKTAŞ MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA? 20 Haziran 2020 Cumartesi günü oynanacak olan Süper Lig müsabakası saat 21:00’de başlayacak. Hakem Mete Kalkavan’ın düdük çalacağı mücadele Bein Sports ekranlarından da canlı olarak izlenebilecek.
3
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve TSK Komuta Kademesi, Irak'ın kuzeyinde teröristlere ait hedeflere düzenlenen Pençe- Kartal Operasyonu'nu Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi'nden sevk ve idare ediyor. Son zamanlarda terör örgütü PKK'nın karakol ve üs bölgelerine artan taciz ve saldırı teşebbüsleri üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Pençe-Kartal Operasyonu başlatıldı. Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı uçaklar tarafından gerçekleştirilen operasyon kapsamında teröristlerce üs olarak kullanılan Sincar, Karacak, Kandil, Zap, Avaşin Basyan ve Hakurk'taki terör yuvaları tek tek vuruluyor. Operasyonu Milli Savunma Bakanı Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi'nden sevk ve idare ediyor. AA / Güncel
21 Mayıs Tarihte Bugün ne odu? 21 Mayıs'ta ne oldu? 21 Mayıs ne günü? 21 Mayıs'ta doğan ünlüler! Tsk - 21.05.2022
4
Atatürk Devlet Hastanesi'nde normalleşme ile yeni sistemde hayata geçirildi. Hastalar artık sıranın gelmesini ana giriş kapısında bekleyecek. Polikliniklere girişler korona virüs önlemi olarak ana girişten hastaların ateşleri ölçülerek yapılacak. Böylece sosyal izolasyon sağlanırken polikliniklere girişte yaşanan hengamenin de artık önüne geçilecek. Korona virüs salgını için alınan önlemler yavaş yavaş kaldırılarak normalleşme sürecine girilirken Atatürk Devlet Hastanesinde de normalleşme sürecinde bir dizi yeni uygulamalar hayata geçirildi. Bu kapsamda poliklinik girişleri hastane ana girişine alındı. Çıkışlar ise önceki poliklinik girişinden yapılacak. Tek yön sistemi ile hastaların poliklinik giriş ve çıkışlarında yaşadıkları hengame ortadan kaldırılmış ve insanların birbirlerine temaslarının önüne geçilmiş olacak. Ayrıca poliklinik ana girişi önüne de oturma koltukları yerleştirildi. Arada sosyal mesafe kurallarını anımsatan uyarıların bulunduğu ve sadece iki kişinin birbirinden ayrı olarak oturabileceği koltuklar ile hastalar, poliklinik randevu sırasını havadar ortamda bekleyecekler. Yerleştirilen ekranlar ile de korona virüs ise ilgili güncel bilgiler sırasını bekleyen hastalarla paylaşılırken, video ve slaytlarla virüse karşı alınacak önlemler ile uyarılarda paylaşılacak. Hasta 182 MHRS2nden randevusunu aldıktan sonra ana girişte kurulan bankolardan hasta sırasını öğrenebilecek, telefonla yada bilgisayardan randevu alamadıysa bankodan sıra alabilecek. Daha steril bir hastane için harekete geçtiklerini belirten Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Volkan Temi, tedavi olmak için hastaneye gelen hastaların sağlıklarını korumak amacıyla yeni uygulamaya gittiklerini belirtti. Bu süreçte insanların birbirleriyle temaslarını en aza indireceklerini de dile getiren Opr. Dr. Volkan Temi, tek yön uygulamasının hayata geçirilmesi için vatandaşların mutlaka 182 MHRS üzerinden randevu alarak hastaneye gelmelerinin kendi sağlıkları açısından daha da iyi olacağını da dile getirdi. - DÜZCE İhlas Haber Ajansı / Güncel
DÜZCE Atatürk Devlet Hastanesi pandemi polikliniğinde çalışan doktorlar, hak ettikleri ek ödemeleri, ek ödeme alamayan, aynı serviste çalışan sekreter ve temizlik görevlileri ile paylaştı. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi pandemi polikliniğinde çalışan doktorlar, aldıkları ek ödemeleri aynı serviste görev yapan sekreter ve temizlik görevlileri ile paylaştı. Doktorlar, ek ödeme alamayan diğer sağlık çalışanlarının banka hesap numaralarını tek tek alarak, elde ettikleri gelirin yarısını bu hesaplara yatırdı. Konuyla ilgili olarak bilgiler veren Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Volkan Temi, "Bu süreçte hekim arkadaşlarımız sağlık çalışanlarının yanlarında olduklarını göstermek amacıyla hem motivasyon hem destek amaçlı aldıkları ek ödemeleri ek ödeme almayan sağlık çalışanlarımızla paylaştılar. Sekreter ve temizlik alanında çalışan arkadaşlarımızla paylaştılar. Onların motivasyonu ve yanlarında olduğumuzun göstergesidir" dedi. Demirören Haber Ajansı / Güncel
2
Gündem Müslüman azınlıklar için daima el ele mücadele Müslümanların, azınlıkta olduğu ülkelerde, uğradıkları insan hakkı ihlalleri ve mağduriyetleri araştırmak ve raporlamak üzere İslam İş Birliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) bünyesinde oluşturulan Olağanüstü Siyasi İşler ve Dış İlişkiler Komitesi ve Müslüman Azınlıklar Komitesi, ilk toplantısını TBMM’de gerçekleştirdi.
Sergen Yalçın: Devam etmememiz gerekenler takımdan ayrılacak Beşiktaş'ın teknik direktörü, 2-1 kaybedilen Fraport-Tav Antalyaspor maçının ardından karşılaşmada yapılan hataları değerlendirdi. Süper Lig'in 27. haftasında Beşiktaş, Fraport-Tav Antalyaspor'u konuk etti. Konuk ekip Sinan Gümüş ve Amilton'un attığı gollerle sahadan 2-1'lik skorla galip ayrıldı. Beşiktaş'ın tek golü Adem Ljajic'ten geldi. Karşılaşmanın ardından beIN Sports'a açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın mücadeleyi değerlendirdi. Sergen Yalçın'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde: "Devam etmememiz gerekenler takımdan ayrılacak" Top rakipteyken çok nazik savunma yapıyoruz. Geldiğimizde de takımın en önemli sorunlarından biri buydu. Ama bu üç aylık süreç kafaları biraz başka yerlere götürmüş. Yavaş yavaş oyuncularımızla ilgili kararları vereceğiz. Kalan haftalar oyuncular için bir test olacak. Devam etmemiz gerekenler devam edecek, devam etmememiz gerekenler ayrılacak. Ersin ve Rıdvan'ın performanslarından memnunum. Ersin iyi bir kaleci olacağının görüntüsünü verdi. Rıdvan da gelecek için Beşiktaş'a iyi şeyler verebilir. "Bazı şeyleri değiştireceğiz. Bunu net söyleyeyim" İstatistik hakkında konuşmayı çok sevmiyorum. İstatistiklerin pek önemi yok. Tabelaya bakıyoruz, 2-1 mağlubuz. Oyuncuların mentalitesini ve sahaya koydukları performansını anlamak mümkün değil. Hangi kafada sahaya çıktılar, inanılır gibi değildi. Maalesef beklediğimiz verimi alamadık, bu yüzden sürekli hamle yapmak zorunda kaldık. İkinci yarı daha farklı bir oyun ortaya çıktı, Tamamen bizim kontrolümüzdeydi. Net pozisyonlarımız vardı. İkinci yarı maçı 4-2, 5-2 bitirebilirdik. Bazı şeyleri değiştireceğiz. Bunu net söyleyeyim. Son vuruşlar çok çalışarak düzeltilecek bir şey değil. Bazı şeyleri çalışarak düzeltemezsiniz. Antalyaspor daha akıllı bir oyun oynadı. Savunmada daha organize oldular. Çok çabuk kontratağa çıktılar. Bu çok basit bir oyun planı. Buna müsaade etmemeliydik.
2
Milliyetçi Hareket Partisi ( Mhp ) Kayseri İl Başkanlığı tarafından başlatılan kampanya kapsamında toplanan ihtiyaç malzemeleri, deprem bölgesine uğurlandı. Mhp Kayseri İl Başkanlığı tarafından başlayan yarım kampanyası çerçevesinde Mhp'li 4 belediye ve ilçe teşkilatlarının gönderdiği yardım malzemeleri, il başkanlığında toplandı. Buradan toplanan malzemelerin yüklendiği kamyonlar, depremden etkilenen Malatya ve Elazığ'a ulaştırılmak üzere uğurlandı. Mhp İl Başkanı Serkan Tok, yaptığı açıklamada, "6.8'lik Elazığ ve Malatya depreminden sonra tüm milletimiz devletimizin yanında orada depremzedelerin yanına yardım için seferberliğe gitmiştir. Bu Türk milletinin vefasının bir örneğidir. Böyle bir milleti tarihte başka bir isimle nitelendirecek başka bir millette yoktur, bir tarifi de yoktur. Türk'ün vefasına ve birlikteliğine, dinine ve kimliğine sahip çıkması, kötü zamanlarda gösterilmesi bizi üzüyor da olsa bu bir birliktelik ve ruhtur. Bu ruhun devamında bizimde MHP Kayseri İl Teşkilatı olarak kıymetli genel başkanımızın izni ve müsaadesi ile bugün 4 belediye başkanımızın ve 16 ilçe teşkilatımızın gönderdiği bütün yardım malzemelerini 1 saat içerisinde koordine edip önce Malatya ardından da Elazığ'a göndereceğiz. Oradaki yetkili arkadaşlarımıza teslim edeceğiz. Bu noktada bize destek veren kıymetli belediye başkanlarımıza çok teşekkür ederim. Rabbim bir daha bizlere böyle günler yaşatmasın. Gösterdiği zamanda sayının önemi yok. 1'i de aynı, bini de aynı. Bu saatten sonra hiçbir yaralının vefat etmemesi için deprem yönetmeliğine uygun evlerin yapılması ve bugün bu noktada sıkıntı yaşatacağını düşündüğünüz şehirlerde hangi yapılar varsa bunlarında biran önce Valiliklerimize bildirilmesi ve bir koordinasyon merkezi tarafından bunlara bir öncelik tanınmasını belediyeler aracılığı ile bir önlem alınmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. - KAYSERİ İhlas Haber Ajansı / Güncel
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri İl Başkanı Serkan Tok, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Korona virüsle mücadele kapsamında bu yıl Ramazan Bayramı'nda ülke genelinde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağını belirten Serkan Tok, "Korona virüs salgınından dolayı bu yıl evimizde kalacağımız bir bayram yaşıyoruz. Ülkemizde 11 Mart tarihinden beri görünen korona virüs salgınını devletimiz, bakanlıklarımız ve siz uyarıları dikkate alarak evlerinde kalan vatandaşlarımız sayesinde kontrol altına alındığını söyleyebiliriz. Sosyal mesafenin gönül birlikteliğimize engel olmayacak, mesele toplumsal sağlık olunca elbirliği ile her türlü zorluğun üstesinden geleceğiz inşallah. Bu vesile ile tüm hemşerilerimin Ramazan Bayramı'nı tebrik eder, evlerimizde geçirmek zorunda kalacağımız bu özel günün birlik ve beraberliğimizin pekişmesine vesile olmasını diliyorum. Doyasıya kucaklaşacağımız ve aynı sofrada buluşacağımız günlerin yakın olması duası ve dileğiyle herkese hayırlı, huzurlu ve sağlıklı günler dilerim" ifadelerine yer verdi. - KAYSERİ İhlas Haber Ajansı / Güncel
2
En son Süper Lig puan durumu 13 - 16 Mart tarihleri arasında oynanan 26. hafta maçları ile şekillendi. Maçların ardından koronavirüs tedbirleri kapsamında tüm maçlar iptal edildi. Peki 2020 Süper Lig son puan durumu nasıl? Maçlar ne zaman başlayacak? Süper Lig puan durumu nasıl? sorusu futbol severlerin gündeminde. Corona virüs tedbirleri kapsamında Süper Lig maçları 26 haftadan sonra iptal edilerek oynanmadı. TFF, geçtiğimiz günlerde yaptığı son toplantıda süper Lig maçlarının ne zaman yeniden başlayacağını da belirledi. Peki Türkiye'nin en heyecanlı ligi Süper Lig'de 13 - 16 Mart haftasında oynanan son maçların ardından puan durumu ne oldu? İşte Süper Lig son puan durumu... SÜPER LİG MAÇLARI NE ZAMAN BAŞLAYACAK? Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği toplantıda Süper Lig ile ilgili son kararını verdi. Süper Lig'in 2019-20 sezonu daha önce belirlendiği gibi 12 Haziran'da başlayacak. Süper Lig'de bu sezon küme düşmenin kaldırılması yönünde 7 kulübün yaptığı başvuru reddedilirken, sezonun kalan bölümünde lig ve kupa maçlarında takımlara 5 oyuncu değişikliği hakkı verileceği açıklandı. Öte yandan Ziraat Türkiye Kupası yarı finali rövanş maçlarının 16 ve 18 Haziran tarihlerinde oynanacağı duyuruldu PUAN DURUMU SÜPER LİG 26. HAFTA
MAÇLAR NE ZAMAN OYNANACAK? Süper Lig müsabakaları daha önce de ilan edildiği gibi 12 Haziran 2020 TFF 1. Lig müsabakaları 19 Haziran 2020 TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig müsabakaları 18 Temmuz 2020 Bölgesel Amatör Lig müsabakaları 18 Temmuz 2020 MAÇLARDA ALINACAK ÖNLEMLER NELER? Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi hemen her alanda olduğu gibi futbolda da bugüne dek görülmemiş olayların yaşanmasına yol açtı. Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF), 12 Haziran'da başlatmayı planladığı Süper Lig ile TFF 1., 2., 3. ve Bölgesel Amatör liglerdeki maçlar, sıkı tedbirler altında oynanacak. TFF Sağlık Kurulu'nun hazırladığı 'Futbola Dönüş Öneri Protokolü', karşılaşmaların bundan sonra nasıl oynanması gerektiğini detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. FIFA, UEFA ve bazı Avrupa ülkelerinin futbol federasyonlarıyla yapılan istişareler doğrultusunda hazırlanan bu protokol şimdilik 'öneri' niteliği taşıyor. MAÇLAR ŞİFRESİZ Mİ YAYINLANACAK? Nihat Özdemir, liglerin yayıncısı BeIN Sports ile 5 yıllık anlaşmaları olduğunu söylerken, "2 yıl daha sözleşmemiz var. Hedefimiz BeIN Sports ile bu 5 yıllık süreci tamamlamak. Bu dönemde yayıncı kuruluş da gelir kaybına uğradı. Kulüplerimiz gibi BeIN Sports'un gelirlerinde önemli azalma oldu. Bize sezon sonu için ödeyeceği 588 milyon gibi bir ödeme var. Lig başlarla bunu ödeyecekler. Yolumuza onlarla yürümek ana hedefimizdir" dedi. Maçların şifreli mi yoksa şifresiz mi oynanacağı yönündeki soruyu da yanıtlayan Özdemir, "BeIN Sports, çok büyük bir meblağ ödeyerek maçları yayınlıyor. Şifreden dolayı bu parayı kazanıyor. Onlarla görüşmelerimiz devam ediyor. Onlara hak veriyorum. Maçları şifresiz yayınladıklarında bazı hukuksal sorunların ortaya çıkacağını söylüyorlar. Bazıları para verip maçları alıyorlar. Şifresiz olunca para vermeyenler de izleyecek. Bu durumda bazı hukuksal sorunlar olabilir. Buna son karar verecek, yayıncı kuruluş BeIN Sports olacak. Maçlar şifresiz verilmezse kafelerde topluluklar oluşacak. Bunun da kurallarını ortaya koyacağız" ifadelerini kullandı.
3
Tayvan şokta: Korkunç kazada genelkurmay başkanı öldü Tayvan'da bugün korkunç bir kaza yaşandı... Askeri helikopter yoğun sis yüzünden acil iniş yapmak zorunda kaldı, ilk belirlemelere göre Tayvan'ın genelkurmay başkanı yaşamını yitirdi. Sozcu.com.tr Yazıları büyüt Yazıları küçült Standart boyut Resmi olarak statüsü ihtilaflı olan Tayvan’da korkunç bir kaza meydana geldi… Sabah saatlerinde başkent Taipei’nin dışındaki bir dağ üzerinde seyreden Blackhawk tipi helikopter yoğun sis yüzünden acil iniş yaptı. Yapılan açıklamada hava şartlarından dolayı uçağın pervanesinin parçalandığı belirtildi. Helikopterde Tayvan’ın Genelkurmay Başkanı Shen Yi-ming de bulunuyordu. Tayvan Savunma Bakanlığı, helikopterdeki 5 kişinin kurtulduğunu açıklarken ülkenin Çin’e karşı askeri savunmada en önemli figürlerden biri olarak lanse edilen Shen Yi-ming’in yaşamını yitirdiği belirtildi. Tayvan hükümeti helikopterdeki 6 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 5 kişinin sağ kurtulduğunu duyurdu. Helikopterin Taipei’den ülkenin kuzeydoğusundaki Ilan kentine gideceği belirtildi. Kaza yerine gelen arama kurtarma ekiplerinin çalışmaya devam ettiği belirtildi. Birleşmiş Milletler’e üye 193 ülkeden sadece 14’ünün tanıdığı Tayvan’ı tanıyan ülkeler arasında Paraguay, Nikaragua, Honduras, Haiti, Tuvalu, Belize gibi ülkeler bulunuyor. Tayvan ile Türkiye arasında diplomatik bir ilişki bulunmuyor.
Tayvan'da askeri yetkilileri taşıyan helikopterin düşmesi sonucu Genelkurmay Başkanı Shen Yi-ming hayatını kaybetti. Tayvan'da askeri yetkilileri taşıyan helikopter, Taipei yakınlarında dağlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle düştü. Savunma Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapılarak, kazada Tayan Genelkurmay Başkanı Shen Yi-ming ve bazı askeri yetkililerin hayatını kaybettiği duyuruldu. 8 kişinin hayatını kaybettiğini ifade yetkililer, kazanın başka bir bölgedeki askerleri ziyaret için gerçekleştirilen rutin görev sırasında meydana geldiğini açıkladı. Bölgede arama kurtarma çalışmaları başlatıldı Savunma Bakanlığı 10 kişinin kurtarıldığını açıklarken, hayatını kaybeden Genelkurmay Başkanı ve diğer kişilerin bulundukları bölgeleri tespit etmek amacıyla arama kurtarma çalışmalarının başlatıldığını duyurdu. Tayvan Hava Kuvvetleri Komutanı Hsiung Hou-chi düzenlediği basın toplantısında kazanın nedenini araştırdıklarını dile getirerek, "Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Kazanın hava koşullarından mı teknik sorunlardan mı kaynaklandığını araştırıyoruz" dedi. - TAİPEİ İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa
4
AA Şirketten yapılan açıklamaya göre, Zorlu Enerji, elektrik perakende satış ve doğal gaz dağıtımı olmak üzere 2,5 milyondan fazla aboneye hizmet veriyor. Şirket, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını sonrası, gerekli tüm önlemleri alarak Türkiye'nin enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sunmak amacıyla da çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, başta hastaneler olmak üzere tüm müşterilerine kesintisiz hizmet vermek için yenilenebilir enerji santrallerinde üretimine durmadan devam eden Zorlu Enerji, salgınla mücadeleye destek olmak amacıyla bulunduğu illerdeki hastane ve sağlık çalışanlarına, 110 bin maske, 15 binden fazla koruyucu giysi ve 160 solunum cihazı bağışladı. Açıklamada görüşlerine yer verilen Zorlu Enerji Üst Yöneticisi Sinan Ak, enerji sektörü olarak pandemiyle mücadelede sağlık çalışanlarının ardından en ön saflarda yer aldıklarına işaret ederek, "Onlar toplumun sağlığı, biz enerjisi için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Kesintisiz enerji sağlamak için her koşulda çalışan bir şirket olarak topluma karşı sorumluluklarımızın farkındayız. Bu doğrultuda faaliyette bulunduğumuz illerdeki hastanelere solunum cihazı ve koruyucu ekipman göndererek bulunduğumuz bölgelerde salgınla mücadeleye destek veriyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Şirket, Eskişehir, Gaziantep, Tekirdağ, Afyonkarahisar, Kütahya, Edirne, Uşak, Kırklareli, Bilecik, Kilis ve Osmaniye'de solunum cihazı ve koruyucu ekipman desteği sağlıyor.
Türkiye Gazetesi Zorlu Enerji, elektrik perakende satış faaliyetlerini üstlendiği Eskişehir, Kütahya, Afyon, Uşak ve Bilecik illerindeki çalışanlarını ve müşterilerini koronavirüsüne karşı koruyabilmek adına günlük temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerinin sayısını artırdığını açıkladı. Şirket çalışanları, ofislerine gelen abonelerin ve kendilerinin güvenliği ve sağlığı için eldiven, maske ve dezenfektan kullanmaya başladı. Ayrıca çalışanların yurt içi ve yurt dışı seyahatlerine, fuar ve kongre katılımlarına kısıtlama getirildi. Toplantı ve görüşmeler de online ortamda yapılmaya başlandı. Zorlu Enerji müşterilerini; özellikle yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunanları gerçekleştirecekleri işlemler için online kanallara yönlendiriyor. Zorlu Enerji'nin yenilenerek kullanıcı dostu bir yapıya kavuşan web sitesi üzerinden online olarak; abonelik başvurusu, abonelik fesih başvurusu, hatalı fatura itirazı ve müşteri bilgi güncelleme işlemlerini gerçekleştirilebiliyorlar. Müşteriler evden çıkmadan e-devlet ve çağrı merkezinden de birçok işlem gerçekleştirilebilirken, fatura ödemelerini de internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirebiliyorlar.
3
Safranbolu'da tarihi tüneller turizme kazandırılacak UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan tarihi kent Safranbolu'nun altında kesme taş ile örme kemerlerden oluşan, 4 asırlık 378 metre uzunluğundaki tünellerin 180 metresi turizme kazandırılacak. Osmanlı'dan kalan cami, han, hamam, köprü ve çeşmeleri, tarihi konak ve evleriyle ünlü Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, ilçenin altında bulunan tüneller turizme kazandırılacak. Mimari güzelliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan Safranbolu'ya yeraltı tünelleri değer katacak. Akçasu Deresi'nin üstüne kemerler vasıtasıyla kurulan, yağmur suları ve kanalizasyonun sağlıklı bir şekilde uzaklaştırılması için yapılan tüneller, Demirciler ve Bakırcılar çarşıları ile Cinci Hanı ile İzzet Mehmet Paşa Camii'nin altından geçiyor. Yeraltına kemerler kurularak yapılan tüneller o dönemde temizliğin ne kadar önemli olduğunu gösterirken, 380 metrelik tünellerin 180 metresi ziyarete açılacak. Safranbolu'daki yeraltı tünellerinin turizme kazandırılması amacıyla çalışmalar sürdüren Safranbolu Kültür Turizm Vakfı Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, "Safranbolu'nun tarihi çarşısı içerisinde çok önemli bir atık su menfezi var. Bu Cinci Han Hamamı değimiz yerden başlıyor, İzzet Mehmet Paşa Camii'nin altından geçerek Tabakhane deresine akıyor. Buraya gelen turistler, hatta belki Safranboluluların bir kısmı bu eserin farkında bile değil. Safranbolu'nun altında da muazzam bir gezi alanı var." dedi. Dizdar, zamanında Londra'da kanalizasyon nedir bilinmezken, Osmanlı Devleti'nin küçük bir kasabası olan Safranbolu'da bir atık su menfezinin olduğunu belirterek, ?Biz bunu gün yüzüne çıkartıp, yapıldığı dönemdeki önemini ortaya koyarak buranın ne kadar önemli olduğunu anlatacağız. Osmanlı Devleti'nin, Türklerin hijyene ve temizliğe ne kadar önem verdiklerini ortaya çıkartacak bir proje olduğunu biliyoruz. Bunun için buranın çok ilgi göreceğini umuyoruz. Safranbolu'da bütün kanalizasyonlar belli bir yerde toplanır ve öyle pencerelerden kaplar ile sokağa atılmazdı. Osmanlı Devleti'nin küçük bir kasabasında bile hijyene son derece önem veren tesislerin olduğu kıyaslaması yapılırsa, turistlerimize çok önemli bir yer olarak lanse edilecek. Burayı böylece gün yüzüne çıkartarak Safranbolu'nun bir turizm merkezi haline gelip ilgi odağı haline geleceğini umuyoruz." diye konuştu. Demirören Haber Ajansı / Güncel
AA UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Safranbolu'daki yaklaşık 4 asırlık geçmişe sahip gizli tünellerin turizme kazandırılması hedefleniyor. Dünyada en iyi korunan ilk 20 kent arasında bulunan, Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme ve köprülerin yanı sıra 18 ile 20. yüzyıllar arasında yapılan geleneksel evlerin yer aldığı tarihi ilçenin altındaki kesme taş ile örme kemerlerden oluşan değişik uzunluklarda, günümüze kadar ayakta kalmış üç ayrı tünel, gün yüzüne çıkacak. Asırlar önce tarımsal arazilerden daha fazla yararlanabilmek adına Akçasu Deresi'nin üstüne kemerler vasıtasıyla kurulan ilçenin, içme suyu ve atık su giderleri ile kanalizasyon işlevlerini yerine getirmesi için yapılmış bu tüneller, demirciler ve bakırcılar çarşıları, Cinci Hanı, İzzet Mehmet Paşa Camisi'nin altından geçiyor. "TÜNELLERİ TURİZME AÇACAĞIZ" Safranbolu Kültür Turizm Vakfı Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vakıf olarak ilçenin kültürel zenginliklerine sahip çıkmaya, yaşatmaya çalıştıklarını ve projeler hazırladıklarını söyledi. Valilik, belediye, kaymakamlık ve kültür ile turizm müdürlüğüyle iş birliği halinde olduklarını anlatan Dizdar, "İlçemizdeki tarihi yapıların ayakta kalması adına projeler yapıp restore ediyoruz. Bunlardan biri de ilçenin altında yer alan tüneller. Mimarisi ile öne çıkan bu tünellerin restorasyonu ve turizme açılması için proje hazırladık. Proje kabul edildi. Birkaç evrak işi kaldı. Bunlar da tamamlanınca çalışmaya başlayacağız ve bu görülmeye değer tünelleri turizme açacağız" diye konuştu. Tünellerin mimarisinin ders olarak okutulabileceğini belirten Dizdar, "Asırlar önce o zamanın imkanlarıyla yapılmış bu tüneller, devasa yapıları günümüze kadar üstünde tutabilmiştir. O zamanın imkanlarıyla nasıl yer altına şelale oluşturulduğu, su giderlerinin ve kanalizasyon sisteminin nasıl ayrı ayrı dizayn edildiğini herkesin görmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dizdar, ilçenin yılda 1,5 milyona yakın yerli ve yabancı turist ağırladığını, tünellerin açılmasıyla bu alanların da gezdirileceğini ve gizli kalmış mimarlık harikası yapıları onlara göstereceklerini kaydetti.
4
Bayram ziyareti için gittiği dedesinin köyünde kayıplara karışan ve 18 gün sonra cesedi bulunan minik Leyla ile ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir cinayetiyle ilgili görülen davada anne Şükran Aydemir, mahkeme başkanına ”Farz edin ki Leyla sizin kızınız” diyerek duruşma salonunu terk etti. Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir cinayeti ile ilgili görülen duruşmaya bugün devam ediliyor. Biri tutuklu 7 sanığın yargılandığı davada anne Şükran Aydemir, mahkeme başkanına “Önce Allah’ın adaletine sonra sizin adaletinize güveniyorum. Farz edin ki Leyla sizin kızınız” diyerek duruşma salonunu terk etti. Anne Aydemir, duruşmaya katılmayacağını söyledi. TRT
Nihat ve Şükran Aydemir çiftinin 15 Haziran 2018 tarihinde gittiği Bezirhane köyünde kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki kızları Leyla Aydemir’in ölümüyle ilgili biri tutuklu 7 sanık ikinci kez hakim karşısına çıkıyor. Minik Leyla’nın ölümüyle ilgili, “kasten adam öldürme” suçundan tutuklu yargılanan baba Nihat Aydemir’in amcasının oğlu Mehmet Ali Aydemir (28) 17 ay sonra serbest bırakıldı. İlk duruşmada ise amca Yusuf Aydemir tutuklanmıştı. Ayrıca tutuklu bulunan Yusuf Aydemir duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanacak. Minik Leyla’nın ölümüyle ilgili ikinci duruşmaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı ve Ağrı Barosu avukatları müdahil olacak. "FARZ EDİN Kİ LEYLA SİZİN KIZINIZ" Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir cinayeti ile ilgili görülen duruşmaya bugün devam ediliyor. Biri tutuklu 7 sanığın yargılandığı davada anne Şükran Aydemir, mahkeme başkanına “Önce Allah’ın adaletine sonra sizin adaletinize güveniyorum. Farz edin ki Leyla sisin kızınız” diyerek duruşma salonunu terk etti. Anne Aydemir, duruşmaya katılmayacağını söyledi. DURUŞMA ERTELENDİ Duruşma sonunda tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir’in tutukluluk halinin devamına karar verilirken duruşma 27 Nisan’a ertelendi. NE OLMUŞTU Leyla Aydemir, 2018 yılında Ağrı’da Ramazan Bayramı’nın ilk günü ailesi ile birlikte bayram ziyareti için gittiği Bezirhane köyünde kaybolmuş ve 18 gün sonra küçük kızın cansız bedenine ulaşılmıştı. Konuyla ilgili baba Nihat Aydemir’in amcasının oğlu Mehmet Ali Aydemir tutuklanarak cezaevine gönderildi. Minik Leyla’nın ölümüyle ilgili görülen ilk duruşmada amca Yusuf Aydemir tutuklanırken, olaydan 17 ay sonra Mehmet Ali Aydemir ise serbest bırakıldı. (İHA)
4
Türkiye Gazetesi Hong Kong parlamentosunda bugün gerçekleşen oturumun ardından Kongre Komitesi toplantısının kimin yöneteceği konusunda milletvekilleri arasında tartışma çıktı. Milletvekilleri uzun süre seçilemeyen komite başkanlığı koltuğuna oturmak için erkenden salona girerek birbirleriyle yarıştı. Pekin yanlısı milletvekili Komite Başkanı Starry Lee, koltuğa oturdu ve çevresini güvenlik görevlileri sardı. Demokrasi yanlısı milletvekilleri ise duruma tepki göstererek Starry Lee'yi koltuktan kaldırmak isterken güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaştı. Tartışma kısa süre sonra arbedeye dönüşürken bazı milletvekilleri yumruk yumruğa kavga etti, bazıları da birbirlerine pankartlarla vurdu. Milletvekili Eddie Chu Hoi-dick ise komite başkanlığı koltuğuna ulaşmak için duvara tırmanmaya çalışırken 4 güvenlik görevlisi tarafından salon dışına çıkarıldı. Parlamentoda çıkan kavga 1 saatten fazla sürerken kavgada yaralanan Andrew Wan Siu-kin ambulansla hastaneye kaldırıldı. Starry Lee yaptığı konuşmada, "Hala komite başkanıyım. Toplantıya başkanlık etme gücüm olmadığı yönünde bir iddia yok" dedi. Öte yandan toplantının başlama saatinin ertelendiği duyuruldu.
Çin'e bağlı özerk şehir Hong Kong'da Çin yanlıları ile muhalifler Hong Kong parlamentosunda birbirine girdi. Oturumun başkanı Starry Lee, önünde onlarca koruma varken "Bu toplantıyı başlatma hakkım var" cümlesini kurunca muhalif siyasetçiler “Starry Lee istifa” diye bağırdı. Kavga sırasında bazı milletvekilleri yerlerde sürüklenirken, bazı demokrat temsilciler meclis korumaları tarafından korumaya alındı. Hong Kong parlamentosunda hareketli dakikalar! PARLEMENTO SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ Çin yanlısı siyasetçiler tarafından köşeye sıkıştırılan Demokrat temsilci Eddie Chu Hoi-dick'in oturumda zor anlar yaşadığı görüldü.Kavgada yaralanan demokrat temsilci Andrew Wan Siu-kin ambulansla hastaneye kaldırıldı.Öte yandan, son iki haftadır iç kaynaklı yeni koronavirüs (Covid-19) vakası tespit edilmedi. Ancak, Hong Kong parlamentosunun bugünkü oturumuna hem muhalifler hem de hükümet yanlısı siyasetçiler maske takarak katıldı.
4
Çanakkale'nin Gökçeada ilçesinde dalgıçlar, halk arasında "şeytan mantası" olarak bilinen ve görünümüyle uçan bir yarasayı andıran "mobula mobular" türü vatozu görüntüledi. Ekibiyle kılıç balığı avı için Kaleköy Limanı'na 5 mil açıkta dalış yapan Selim Konya, yaklaşık 500 metre derinlikte "şeytan mantası" görerek kayda aldı. Adadaki bir dalış merkezinin yöneticiliğini yürüten Konya, AA muhabirine, Gökçeada'nın deniz canlılığı konusunda çok önemli bir bölge olduğunu söyledi. Nisan ve mayıs aylarında Gökçeada açıklarında kılıç balığı avına çıktıklarını belirten Selim Konya, şöyle devam etti: "Bazen açık denizde farklı türdeki deniz canlılarıyla karşılaşabiliyoruz. Bu türleri gördüğümüz zaman da seviniyoruz. Geçen yıl da buna benzer bir türle karşılaşmıştık. Bu sene gördüğümüz de halk arasında 'şeytan mantası' olarak bilinen bir tür. Yaklaşık 2 metre büyüklüğünde bir canlıydı. Bu canlıları gördüğümüzde hemen kayıt altına alıyoruz. Bunlar bizi mutlu ediyor." Konya, bu canlıların bölgeye beslenmek için geldiğini, kılıç balığının da aynı amaçla orada olduğunu dile getirdi. Yaptıkları araştırmalarda, "şeytan mantasının" nesli tükenme tehlikesi bulunan bir tür olduğunu öğrendiklerini aktaran Konya, "Buna benzer türleri belgesellerde sürü halinde çok izledik ancak bu bölgede tek tek rastlayabilmek güzel. Tabii bunlara herkes denk gelemiyor, şanslı balıkçılar olarak bizlere denk geliyor diyebilirim. Bu konuda gerçekten şanslıyız." dedi. Selim Konya, bir hafta önce de bir fok balığına rastladıklarını sözlerine ekledi. "KORUMA ALTINDAKİ BİR MANTA TÜRÜDÜR" Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezginer Tunçer ise bu canlıların korunma altındaki kıkırdaklı balık türlerinden olduğunu bildirdi. Latince ismi "mobula mobular" olan bu balıkların avlanmasının yasak olduğunu, Türk dalgıç ve balıkçıların bu konuda hassas davrandığını vurgulayan Tunçer, "Maalesef daha önceki yıllarda bu türdeki deniz canlılarına yönelik adeta bir katliam yapıldığını görmekteyiz. Bu çok acı. Benzer görüntülerin tekrarlanmamasını umut ediyoruz. Denizdeki bu canlılığı koruma altında tutmalıyız." ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Tunçer, mevsimsel koşullar gereği bugünlerde bölgede güneyden kuzeye balık göçü yaşandığını belirtti. Gökçeada açıklarında manta görülmesini göç olayına bağlayan Tunçer, şunları kaydetti: "Mantaların bu kadar kuzeyde görülmesi ilk defa oluyor diyebiliriz. Mobula mobular, ticari bir balık türü değildir. Bunlar denizlerimizin ve biyolojik zenginliğimizin birer parçası. Ayrıca ÇOMÜ Deniz Müzesi'nde bir tanesini sergiliyoruz. Konuklarımıza bu türlerin korunması gerektiği hakkında da bilgi veriyoruz. Bu balık planktonla beslenen bir canlı. Yüzeyde gezen, dişleri olmayan kıkırdaklı bir tür. Gökçeada'da görüntülenen tür genç bir tür. Yaklaşık 90 kilogram ağırlığında olduğunu tahmin ediyoruz. Ergin boyda olanları 150 kilogram ağırlığa ulaşabilmekte." AA
Çanakkale'de ölü köpek balığı kıyıya vurdu. Alınan bilgiye göre, Barbaros Mahallesi'nde bulunan eski belediye plajında dolaşan kişiler, kumluk bölgedeki hareketsiz köpek balığını fark ederek durumu Çanakkale Belediyesine bildirdi. Ekiplerce köpek balığıyla ilgili çalışma başlatıldı. "Nesli tükenmekte olan altı solungaçlı köpek balığı" Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezginer Tunçer, kıyıya vuran balığın nesli tükenmekte olan altı solungaçlı köpek balığı olduğunu söyledi. Balığın, Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından kırmızı listeyle koruma altında tutulan derin deniz balığı olarak bilindiğini ifade eden Tunçer, "Halk arasında bu balık boz cam göz olarak bilinen bir balık. Altı yarıklı canavar olarak tabir edilen balık hassas türler arasında bulunmakta ve boyları 5 metreye kadar ulaşmaktadır." dedi. Prof. Dr. Tunçer, balığın Çanakkale'de ilk kez görüldüğünü dile getirerek, şunları kaydetti: "Balık büyük ölçüde zarar görmüş durumda. Karın bölgesinden yaralanmış. Benim tahminim bu zarar büyük tekneler tarafından verilmiş çünkü bizim küçük balıkçılarımız bundan korkarlar ve zarar vermezler. Bu balık kesinlikle insanlara saldırabilen bir balık değildir. Balık çok derin sularda yaşamaktadır." AA / Güncel
3
Adana'nın Seyhan ilçesinde bir kişi portakal bahçesine giderken başıboş köpeklerin saldırısı sonucu hayatını kaybetti. İddiaya göre, 60 yaşındaki Hatip Sayılgan öğleden sonra Yalmanlı Mahallesi'ndeki portakal bahçesini yağmurdan sonra kontrole gitti. Aradan 4 saat geçmesine rağmen Sayılgan'dan haber alamayan yakınları Sayılgan'a telefonla da ulaşamayınca akşam üzeri traktör ile portakal bahçesine gitti. OLAY YERİNE GELEN YEĞENİ, DAYISININ KÖPEKLER TARAFINDAN PARÇALANDIĞINI GÖRDÜ Sayılgan'ın yeğeni Mehmet Ali Baysal, portakal bahçesine geldiğinde dayısını bulamadı. Daha sonra köpek seslerinin geldiği yöne doğru gidince 3 köpeğin dayısının üzerinde olduğunu iki köpeğin ise başında beklediğini gördü. Baysal seslenince köpekler Baysal'a da saldırdı. Bunun üzerine Baysal tüfekle köpeklere ateş etti. Dayısının köpekler tarafından parçalanarak öldürüldüğünü gören Baysal polise haber verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri inceleme başlattı. TALİHSİZ ADAM, KENDİSİNE SALDIRAN KÖPEKLERE VE YAVRULARINA BAKIYORDU Bu arada Sayılgan'ın kendini parçalayan köpekleri hamile oldukları zamanda baktığı, onların yavrularına da baktığı öğrenildi. Vatandaşlar köpeklerin başı boş olarak bırakılmasına tepki gösterdi. Baysal ise, "Olay yerine geldiğimizde 3 köpek dayımın üzerindeydi, iki köpek ise nöbet tutuyordu. Ben iyi ki tüfekle gelmişim bize de saldırdılar tüfek olmasa bizi de yiyeceklerdi. Bu köpeklere artık bir çare bulunsun" diye feryat etti. Polisin incelemesinin ardından şahsın cenaze otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa
Köpeklerin saldırısına uğrayan kişi, öldü ADANA'da, yağış sonrası portakal bahçesini kontrole giden Hatip Sayılgan (60), 5 sokak köpeğinin saldırması sonucu hayatını kaybetti. Olay, saat 19.30 sıralarında merkez Seyhan ilçesinin kırsal Yalmanlı Mahallesi'nde meydana geldi. İki gün süren yağmurun ardından bugün öğleden sonra portakal bahçesini kontrole giden Hatip Sayılgan, iddiaya göre akşam olmasına rağmen dönmeyince yakınları telefonla arayarak kendisine ulaşmak istedi. Sayılgan, telefonunu açmayınca, yakınları kontrol etmek için traktör ile bahçeye gitti. Sayılgan'ın yeğeni Mehmet Ali Baysal, portakal bahçesine geldiğinde dayısına seslenmesine rağmen bir türlü bulamadı. Daha sonra köpek havlamalarını fark edip, sesin geldiği yöne doğru giden Baysal, 3 köpeğin dayısının üzerinde olduğunu iki köpeğin ise başında beklediğini gördü. Bu kez köpekleri, Baysal'ı fark edip, saldırdı. Bunun üzerine Baysal, av tüfeği ile köpeklere ateş ederek, birini öldürdü. KÖPEKLERİ HAMİLEYKEN BESLEMİŞ Daha sonra dayısının köpeklerin saldırısına uğradığını gören Baysal, durumu polise ve 112 Acil'e bildirdi. Olay yerine sevk edilen sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Sayılgan'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Öte yandan Sayılgan'ın, kendisini parçalayan köpekleri hamile olukları dönemde beslediği, köpekler yavruladığında ise onların yavrularına da baktığı öğrenildi. Polisin olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Sayılgan'ın cesedi, otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor. Demirören Haber Ajansı / Güncel
3
29 Ocak 2020 Çarşamba, 14:40 Maccabi Tel Aviv, A Milli Basketbol Takımı’nda devşirme oyuncu olarak da oynayan yıldız basketbolcu Scottie Wilbekin’in sözleşmesini 2023 yılına kadar uzattığını açıkladı. İsrail ekibi Maccabi Tel Aviv, bu yıl sözleşmesi bitecek olan yıldız basketbolcu Scottie Wilbekin ile nikah tazeledi. Kulübün resmi internet sitesinden konuyla ilgili yapılan açıklamada, Wilbekin ile 2023 yılına kadar sözleşme imzalandığı duyuruldu. 26 yaşındaki basketbolcu, Avrupa’da ilk olarak Yunan temsilcisi AEK Atina’da oynadıktan sonra transfer olduğu Darüşşafaka ile 2018 yılında Eurocup’ı kazanma başarısı gösterdi. Scottie Wilbekin, Maccabi ile THY Euroleague’de bu sezon 16.3 sayı, 3.5 asist ve 2.05 ribaund ortalamalarıyla mücadele ediyor. Wilbekin, devşirme oyuncu olarak geçtiğimiz yaz FIBA Dünya Kupası’nda A Milli Erkek Basketbol Takımı’nda da oynamıştı.
Türkiye Basketbol Ligi'nde gösterdiği performansla A Milli Basketbol Takımımıza kadar yükselen ABD asıllı basketbolcu Scottie Wilbekin, Maccabi Tel Aviv ile yola devam etme kararı aldı. Bu sezon çıktığı karşılaşmalarda 16.3 sayı 2 ribaund 3.5 asist 1.3 top çalma ile oynayan yıldız isim takımıyla olan sözleşmesini 3 yıl daha uzattı. YILLIK ÜCRETİ 1.5 MİLYON DOLAR Yılda 1.5 milyon Dolar alan ve mevcut sözleşmesi 2020-21 sonunda sona erecek olan 1.88 boyundaki oyuncunun 1 milyon Dolar'lık sözleşme fesih bedeli bulunuyordu.
4
İzmir temsilcisinde 8. sezonunu geçiren 47 yaşındaki teknik adamla bir süredir Gaziantep FK ile Ankaragücü'nün ilgilendiği iddia edildi. Eroğlu'na sezon başında Aytemiz Alanyaspor ve Gençlerbirliği'nin teklif sunduğu belirtilirken, deneyimli çalıştırıcıyı Osmanlıspor'un da 2017-18 sezonunda Süper Lig'de yer aldığı dönemde istediği kaydedildi. Altınordu'yu Süper Lig'e çıkarma hedefi nedeniyle sezon başında kendisine talip olan kulüplere teşekkür eden teknik direktör Hüseyin Eroğlu'nun sezon sonunda kulüpte kalıp kalmayacağı henüz netleşmedi. Kırmızı-lacivertlilere 3. Lig ve 2. Lig'de iki şampiyonluk yaşayan tecrübeli çalıştırıcı, kadrosunda yabancı oyuncu bulundurmayan takıma oynattığı sistem futboluyla diğer kulüplerin dikkatini çekti. Eroğlu'nun Altınordu ile sözleşmesi sezon sonunda bitecek. GÖREV ADAMI FURKAN Altınordu'nun devre arasında Balıkesirspor'dan transfer ettiği Furkan Çil, kırmızı-lacivertli ekibin bir sistem takımı olduğunu belirterek, "Ben de ne görev verilirse yapmaya hazırım" dedi. Koronavirüs önlemleri çerçevesinde evde kalan 27 yaşındaki oyuncu, "10 yıllık profesyonel kariyerimin büyük bölümünü senesini Balıkesirspor'da geçirdim. Futbol, görev dağılımlarının çok şekilde yapıldığı ve en küçük bir hatanın bile tüm takımı etkilediği bir oyun. Ben de bu bilinçle her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum" diye konuştu. Deneyimli orta saha oyuncusu, "Altınordu'daki uyum sürecini çabuk aştım. Teknik direktörümüz Hüseyin Eroğlu'nun verdiği şansı iyi değerlendirip sekiz maçta forma giydim. Buranın insanı saran bir yapısı var. Bir futbol takımından çok bir kolej gibiyiz" ifadelerini kullandı. (DHA)
Kulüpten yapılan açıklamada, son günlerde bazı yazılı ve görsel medya organlarında "Altyapıya Hüseyin Eroğlu" başlıklı haberlerin yer aldığı hatırlatıldı. Açıklamada gelişmelerin şaşkınlıkla takip edildiği ifade edildi. "Gaziantep Futbol Kulübümüzde altyapı sorumlusu olarak Altınordu Futbol Kulübünde görev yapan teknik direktör Hüseyin Eroğlu'na teklif yapmak gibi bir düşüncemiz ve görüşmemiz kesinlikle olmamıştır. İçinde bulunduğumuz hassas dönemi de göz önünde tutarak bu tarz haberlere taraftarımızın itibar etmemesini rica ederiz."
3
Koronavirüs ile mücadele sürecinde yoğun bir şekilde çalışan Efes Selçuk Belediyesi çalışanları sokağa çıkma yasağının ilan edilmesiyle birlikte de vatandaşların yanındaydı. Efes Selçuk Belediyesi SELBİM Whats App İhbar Hattı, vatandaşların istek ve şikâyetleri ilgili birimlere iletirken; Zabıta Müdürlüğü ve Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü vatandaşların istekleriyle yakından ilgilendi. Vefa Destek Grubu’na da katkı sunan belediye çalışanları gerek sürecin en başından bu yana gerekse sokağa çıkma yasağının uygulandığı saatlerde kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği içinde vatandaşların günlük ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Can dostlara mama Efes Selçuk Belediyesi çalışanlarının özverili çalışmalarından dolayı vatandaşlar da sosyal medya üzerinden teşekkür mesajları paylaştılar. Konu ile ilgili açıklama yapan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Bu günler birlik ve beraberlikle, dayanışma içerisinde halkımızın yanında olma zamanıdır” dedi. Efes Selçuk Belediyesi herkesin evinde kaldığı günlerde can dostlarını da unutmadı. Kent merkezi ve ara sokaklarda kurum çalışanları tarafından sokak hayvanları için belirli noktalara mama bırakıldı.
Selçuklu çocuklar yerli tohumla tanışıyor Efes Tarlası Tohum Merkezi ve Toprak Okulu, Efes Selçuk’un çocuklarını tarımla, toprakla, yerli tohumla buluşturuyor - A + BİRGÜN İZMİR Selçuk Belediyesi, öğrencileri sağlıklı tarımla, yerli tohumla tanıştırıyor. Sekiz Eylül İlkokulu öğrencileri, Selçuk Belediyesi bünyesinde faaliyete geçecek olan Efes Tarlası Tohum Merkezi ve Toprak Okulu işbirliğiyle Efes Selçuk’a özgü Osmancık (Osmanca) üzümünden çelik aldılar. Köklendirme aşamasından sonra Efes Selçuk ve çevresine özgü bu ürünü okullarında toprakla buluşturmanın heyecanını yaşayan öğrenciler, Osmancık (Osmanca) üzümünü okullarının bahçesinde köklendikten sonra meyve verdiği döneme kadar gözlemleyecekler. Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in projesi olan Efes Tarlası Tohum Merkezi ve Toprak Okulu, Efes Selçuk’un çocuklarını tarımla, toprakla, yerli tohumla buluşturuyor. "DOĞRU BİR ADIM ATIYORUZ" Sekiz Eylül İlkokulu Müdürü Kazım Meraklı’nın desteği ve okul öğretmeni Zehra Keser’in koordinatörlüğünde yürütülen projeyle yerli tohum kullanmanın bilincini küçük yaşta öğrencilere vermeyi amaçlanıyor. “Yerli Tohumu Yaşat İnsanlık Yaşasın Projesi” kapsamında Selçuk Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ile koordinasyon kuran Sekiz Eylül İlkokulu’nun öğrencileri Gökçealan Köyü’ne giderek; köy muhtarı Nazmi Tabak ve Osmancık (Osmanca) Üzümü üreticisi, çiftçi Bekir Harmancıoğlu’nun katkılarıyla bağlardan çelik alarak; okullarının bahçesine diktiler. Sekiz Eylül İlkokulu’nun girişimiyle Toprak Okulu’nun fiili olarak işlevini gerçekleştirmeye başladığını belirten Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Biz ata tohumlarıyla birlikte daha yaşanabilir, daha sağlıklı, daha doğal bir dünyaya katkı koymak umuduyla yola çıktık. Henüz yolun çok başındayken; Selçuk’un çocuklarının toprakla tanıştığını görmek, üstüne yerli tohumla iç içe olduğu bir projeye destek vermek bizi çok mutlu etmekle birlikte ne kadar doğru ve önemli bir adım attığımızı bize gösterdi” dedi.
2
İZMİR'in Selçuk ilçesinde taksicilik yapan ve tırnak yeme alışkanlığı olduğu bilinen 50 yaşındaki Tunç Talay, koronavirüs sebebiyle hayatını kaybedince, pandemi döneminde tehlikeli hale gelen bu alışkanlık gündeme geldi. Virüsün bu yolla taşınabileceğine dikkat çeken uzmanlar, "Aslında virüs dışarıda çok çaresiz ancak içeride çok güçlü. Bu yüzden el yıkayana kadar ellerimize sahip olmamız çok önemli" dedi. Vatandaşlar ise 'Vazgeçmek çok zor' dedi. Selçuk'ta taksicilik yapan ve 46 gündür kovid-19 tedavisi gören 50 yaşındaki Tunç Talay, yaşamını yitirdi. Tırnak yeme alışkanlığı olduğu bilinen Talay'ın vefatının ardından elleriyle bir yere dokunduktan sonra virüsü kapmış olma ihtimali üzerinde duruluyor. Oğlu Alper Talay'ın da babasının salgın döneminde tedbirlere uyduğunu ancak tırnak yeme alışkanlığını bırakmadığını söylemesi üzerine bu ihtimal kuvvetlenirken, pandemi döneminde tehlikeli hale gelen bu alışkanlık yeniden gündeme geldi. Virüsün bu yolla taşınabileceğine dikkat çeken uzmanlar, vatandaşları derhal tırnak yeme alışkanlığını bırakmaları gerektiği konusunda uyardı. Tırnak yeme alışkanlığının virüs kapılmasına sebep olabileceğini söyleyen Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Uzman Doktor Ülkümen Rodoplu, "Yaşamını yitiren vatandaşımızın böyle bir alışkanlığı varsa, virüs kapma sebebi bundan kaynaklanabilir. Ellerimizi tutunmak için, dokunmak için, bir şeyi almak için gün boyu kullanıyoruz. Virüs, maddelerin üzerinden elimize geçebiliyor ancak virüsün canlanması ve hastalık yapması için ağız içi veya burun içi mukozayla buluşması gerekiyor. Aslında virüs dışarıda çok çaresiz ancak içeride çok güçlü. Bu yüzden el yıkayana kadar ellerimize sahip olmamız çok önemli" dedi.
Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Uzman Doktor Ülkümen Rodoplu, "Virüs dışarıda çok çaresiz ancak içeride çok güçlü. Bu yüzden el yıkayana kadar ellerimize sahip olmamız çok önemli" dedi. Tırnak yeme alışkanlığı olanlar ise, vazgeçmenin çok zor olduğunu söylediler. Selçuk ilçesinde taksicilik yapan Tunç Talay, koronavirüs nedeniyle 46 gündür tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Tırnak yeme alışkanlığı olan Talay'ın virüsü bu yolla aldığı tahmin edilirlen, Alper Talay babasının salgın döneminde açıklanan tedbirlere uyduğunu ancak tırnak yeme alışkanlığını bırakmadığını söyledi. Virüsün bu yolla taşınabileceğine dikkat çeken uzmanlar da tırnak yeme alışkanlığı olanların derhal bundan vazgeçmeleri gerektiğini söyledi. Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Uzman Doktor Ülkümen Rodoplu, "Yaşamını yitiren vatandaşımızın böyle bir alışkanlığı varsa, virüs kapma sebebi bundan kaynaklanabilir. Ellerimizi tutunmak için, dokunmak için, bir şeyi almak için gün boyu kullanıyoruz. Virüs, maddelerin üzerinden elimize geçebiliyor ancak virüsün canlanması ve hastalık yapması için ağız içi veya burun içi mukozayla buluşması gerekiyor. virüs dışarıda çok çaresiz ancak içeride çok güçlü. Bu yüzden el yıkayana kadar ellerimize sahip olmamız çok önemli" dedi. Tunç Talay 'BİR DAKİKADA 20 İLA 30 KEZ ELİMİZİ YÜZÜMÜZE GÖTÜRÜYORUZ' Koronavirüsün gözle görülmediğine dikkat çeken Dr. Rodoplu, "Görmediğimiz için alınan önlemler kolay hasta eden bir maddeye karşı oluyor. Nasıl bulaştığını bildiğimiz halde bazı alışkanlıklarımızın da virüsü almamıza neden olabileceğini unutuyoruz. Tırnak yeme alışkanlığı ve elimizi yüzümüze götürme, gözlerimizi kaşıma alışkanlığı bunlardan birkaç tanesi. Yapılan araştırmalar bir kişinin bir dakikada ortalama 20 ila 30 kez, farkında olmadan elini yüzüne götürdüğünü gösteriyor. Alışkanlıklarımızdan vazgeçmek çok kolay değil. Bunu öğrenmek zor ancak şunu bilmeliyiz ki, bu günlerde koronavirüsle ilgili sağlık sorunu devam ediyor ve bitmedi. Maske, hijyen, sosyal mesafe kurallarına dikkat ettiğimiz gibi, olabildiğince ellerimizi yüzümüzden uzak tutmamız gerekiyor" diye konuştu. 'VAZGEÇEMİYORUM' Tırnak yeme alışkanlığı olan Serkan Gezer, "Tırnak etlerimi yeme alışkanlığım var. Bundan vazgeçemiyorum. Fark etmeden yapıyorum. Bu dönemde bence tehlikeli ama elden bir şey gelmiyor, çünkü bu bir alışkanlık. Gün içinde pek bir yere dokunmamaya çalışıyorum" diye konuştu. Ceren Aydemir de "Sınava hazırlandığım için stresten bu durum arttı. Küçüklükten beri böyle bir alışkanlığım var, fark etmeden yapıyorum. Yanımda dezenfektan bulunduruyorum.Bir yere dokunduktan sonra hemen ellerimi dezenfekte ediyorum. Şimdiye kadar virüs kapmamış olmam bir şans. Bu alışkanlığı bırakmam için uğraşacak bir şey bulmam lazım. Bırakabileceğimi zannetmiyorum" dedi.
4
İngiltere'de 23 Mart'ta yürürlüğe giren sokağa çıkma kısıtlamalarından en fazla etkilenen gruplar arasında Ankara Anlaşması olarak da bilinen iş kurma vizesiyle son bir yıl içerisinde bu ülkeye yerleşen Türkiye vatandaşları da yer alıyor. Bu grupta yer alanlar temel olarak iki sıkıntıyla karşı karşıya kaldıklarını söylüyor. Bunlardan ilkini hizmet sundukları şirketlerin koronavirüs salgını nedeniyle hizmet sözleşmelerini iptal etmesiyle birçoğunun gelir kaynaklarını kaybetmeleri oluşturuyor. Üstelik Nisan 2019'dan sonra İngiltere'ye yerleşenler, henüz vergi ödememiş oldukları için hükümetin açıkladığı destek paketlerinden de faydalanamıyor. İkincisi ise, getirilen kısıtlamalar nedeniyle oturum izni uzatım başvurularının askıya alınması ve bunun doğurduğu belirsizlik. Ankara Anlaşması kapsamında yapılan başvurunun onaylanması halinde ilk etapta bir yıllık vize veriliyor. Bu sürenin sonunda ise üç yıllık uzatıma başvurma hakkı doğuyor. Bu durumda bulunanlar uçuşların iptal olması, tahliye uçakları için kendilerine sıra gelmemesi ya da vize uzatım sürecinde hak ihlaline uğramamak gibi nedenlerden dolayı yaşadıkları maddi ve manevi sorunlara rağmen Türkiye'ye de dönemiyor. Önce işini, sonra evini kaybetti Selva Karakuş da bu kişilerden birisi. Bebek ve çocuk bakıcılığı alanında iş kurmak için Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere'ye 4 Aralık 2019'da giriş yapmış ve Leeds'e yerleşmiş. Karakuş'un yerleşme ve kendisine gelir sağlayacak bir iş kurma çalışmaları yaklaşık iki ay sürmüş. Bu dönemde Türkiye'den getirdiği birikimle ayakta kalabilmiş: "Ama vazgeçmedim. Sonunda birinin beni tavsiye etmesi üzerine bir klinik ile anlaşarak, kliniğe başvuranların çocuklarına göz kulak olmayı içeren bir hizmet vermeye başladım. Son 1,5-2 ay oradaki işimle gelir elde ettim. İkinci ayın sonunda, 23 Mart'ta kısıtlamaların ilan etmesiyle bu klinik kapanınca benim gelir kapım da kapanmış oldu." Karakuş, bundan sonra tekrar kendi birikimleriyle hayatını döndürmeye çalıştığını ve ilk etapta ev arkadaşları ile ev sahibiyle konuşarak kirayı bir süre ödemeyeceğini söylediğini aktarıyor. Uzun bir süre anlaşamadıkları ev sahibi sonunda kirayı daha sonra ödemesini kabul ediyor. Ancak bu dönemde Karakuş ev arkadaşlarıyla da yaşadığı sorunların artmasıyla yaşadığı yerde huzurunun kalmadığını belirterek, farklı çözümler aramaya başlıyor: "Çare aramaya, ne yapsam, Türkiye'ye nasıl gidebilirim diye düşünmeye başladım. Her yer kapanıyor, insanlar panik halinde, marketlere hücum ediyor. İnsan korkuyor, burada tek başıma mı kaldım diye. "En iyisi konsolosluğu arayayım dedim, aradım anlattım. Dediler ki, 'anlıyoruz ve sizin durumunuzda olan çok insan var'. Sizin için en güvenlisi yerinizden kıpırdamamanız dediler ve önerilerde bulundular. Geri dönmek istediğimi söylediğimde bütün uçuşların durdurulduğu bilgisini verdiler. "THY o dönemde Nisan ortasına bilet satıyordu ancak ben uçuşların ertelenmesi sebebiyle iade edeceklerini veya erteleyeceklerini öngördüm. Bileti almadım. Rusya üzerinden uçuşlar vardı ve Aeroflot'ın yöneticilerine ulaşıp onlarla görüştüm. Onlar da bilet satışlarının açık olduğunu ancak uçakların kalkıp kalkmayacağının bir garantisi olmadığını söylediler. Bilet almaktan vazgeçtim." Sosyal medya üzerinden yardım çağrısı Karakuş, gidemeyeceğini anlayınca sosyal medya üzerinden yardım istemeye karar veriyor. İngiltere'de yaşayan çok sayıda Türkiye kökenli göçmenin üye olduğu bir grupta durumunu anlatan bir yazı paylaşıyor: "160'a yakın yorum geldi. Ciddi anlamda yardım etmek isteyenler de oldu, yazıp sonra iletişime geçmeyenler de oldu. Bir beyefendi 'Londra'da apartım var, buyurun gelin' dedi, bir hanımefendi 'kiranı öderiz' dedi. İnsanların böyle duyarlı olmasına memnun oldum. "İçlerinden bana mesaj atan bir hanımefendi uygun göründü ve onun yanına taşındım. Beni evinde misafir ediyor. Ben de yemek yapıyorum, temizliğine yardım ediyorum. Kendisinin marketi olduğu için işe gidip geliyor, kızına da gözkulak olmaya çalışıyorum." Karakuş, bu dönemde Türkiye'nin Londra Başkonsolosluğu'nun yanı sıra ilk etapta yaşadığı Leeds'in milletvekiline de ulaşarak durumunu anlatmış. Kendisine gelen otomatik mesajda, bu konuda kendilerine ulaşan çok fazla insan olduğu ve üzerindeki çalışmaların sürdüğü belirtilmiş. Karakuş, "Açıkçası sadece bu belirsizliğin geçmesini bekliyorum. Şansımı denemeye devam edeceğim. Başka çarem yok. İş arama sürecim devam edecek. Benim de sürecim normale dönecek. Ama ben insanların psikolojik travmayı atlatamayacağını düşünüyorum. İngiltere hükümetinden de destek bekliyorum" diyor. 'Her şey oturmaya başlamıştı ama çok hızlı değişti' Benzer bir durumda olan ve sıkıntılar yaşayan bir başka kişi de Mergim Özdamar. Halkla ilişkiler ve pazarlama şirketi kuran Özdamar'ın Ankara Anlaşması vizesi Nisan 2019'da çıkmış. Ancak o dönem Türkiye'de devam eden bir işi olduğundan Özdamar'ın İngiltere'ye taşınması Ocak 2020'yi bulmuş: "Geldim, ev tuttum ve iş yapabileceğim yerler de buldum. Her şeyi oturmaya başlamıştı. Ama bir anda her şey o kadar hızlı gelişti ki, kendimizi böyle bir durumda bulduk." Özdamar, ilk etapta hizmet sunduğu etkinlik organizasyonu alanında faaliyet gösteren şirketin ödemelerinde yüzde 30 indirime gittiğini ve daha sonra kendisine şirketin faaliyetlerini durduracağı için ödeme yapılmayacağı bilgisinin verildiğini belirtiyor. Özdamar, gelir kaynağını kaybetmesinin ardından yaşadığı yerin kirası konusunda indirim yapması için evsahibiyle temasa geçmiş. İlk etapta bu talebi "çok katı bir şekilde" reddeden evsahibi daha sonra Nisan ve Mayıs kiralarında indirime gitmeyi kabul etmiş. Özdamar Türkiye'ye dönme ve bu süreci orada geçirmeyi de düşünmüş: "Türk Konsolosluğu'nu aradım. Ne yazık ki şu an için bizim de ellerinden bir şey gelmediğini söylediler. Ama 'isterseniz şu mail adresine isim-soyisim ile birlikte durumunuzu anlatan bir mail atın, kurtarma gibi bir durum olursa size haber verilir o zaman' dediler." Özdamar'ın Türkiye'ye dönmekle ilgili esas kaygısı ise İngiltere'deki mevcut oturum izni hakkını kaybetme riski. Vize uzatım sürecinde belirsizlik Karakuş'tan farklı olarak Özdamar, ilk etapta bir yıl olarak verilen vizesini üç yıl daha uzatmak için başvuru sürecinde aksamalar yaşıyor ve mevcut hakkını kaybetmemek için İngiltere'de ayrılamıyor. İngiltere'de bu tarz vize başvuruları iki aşamada yapılıyor. İlk aşamada internet üzerinden doldurulan form ve gerekli belgeler, yine internet üzerinden yüklenerek gönderiliyor. İkinci aşamada da fotoğraf ve parmak izi gibi biyometrik bilgilerin verilmesi için bir merkezden randevu alınarak şahsen gidilmesi gerekiyor. Özdamar, internet üzerinden başvuruyu yaptığını ancak merkezden aldığı randevunun iptal edildiğini, ne zaman yeni randevu verileceğinin ise söylenmediğini belirtiyor. BBC Türkçe'nin edindiği bilgiye göre, söz konusu vize merkezi Mart ayı sonuna kadar alınmış olan randevuları kabul ederek, biyometrik bilgi alma işlemlerini gerçekleştirdi. Ancak Nisan ayı başından itibaren randevusu olanlara e-posta yoluyla ulaşarak, en az altı hafta randevuların ertelendiğini ve yeni tarih için kendileriyle temasa geçileceğini söyledi. Özdamar, "Psikolojim iyi ama belirsizlik çok can sıkıcı. Bir süre olsa, mesela bu böyle iki ay devam edecek deseler, tamam. O canımı sıkıyor. Burada yalnızım, bir şey olsa ne olacak bilmiyorum. Yine freelance iş bulmaya çalışıyorum, bir süre daha deneyeceğim ve olmuyorsa, hala çok kötüyse mecburen döneceğim. Tabi, uçak bulabilirsem" diyor. Türkiye geri dönme taleplerine ne diyor? Türkiye, şu ana kadar aralarında İngiltere'nin bulunduğu 59 ülkeden binlerce vatandaşını tahliye etti. Ancak Türkiye'nin tahliye operasyonlarında öncelik bulundukları yerlerde statüleri geçici olan turist ve öğrencilere veriliyor. BBC Türkçe'nin konuyla ilgili sorularına yazılı yanıt veren Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği, İngiltere'den uçuşların 17 Mart'ta durdurulduğunu ve daha sonra düzenlenen dört uçuşla 1000 kadar öğrencinin ülkelerine döndüğünü anımsattı. Büyükelçilik, "İngiltere'de ikamet eden vatandaşlarımızla da iletişim içindeyiz. Vatandaşlarımıza bilgilendirmede bulunmaya, muhtaç durumda olanlara yardımcı olmaya gayret ediyoruz" dedi. Son bir hafta içerisinde Türkiye farklı ülkelerde bulunan vatandaşları için yeni bir tahliye operasyonu daha düzenledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, bugün Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, geri dönmek için 73 ülkeden yaklaşık 26 bin kişinin başvurduğunu belirterek, "Yerleşik olanların yine bulunduğu ülkelerde kalmasını ifade ettik" dedi. Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere'de bulunanların ikameti bu ülkede olduğu için yerleşik statüsünde kabul ediliyor. Ankara Anlaşmalıların durumu için girişimler yapılıyor Gerek Özdamar ve Karakuş durumunda olanlar bireysel olarak gerekse de uzmanlar, danışmanlar ve avukatlar, bu gruptaki kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için İngiltere nezdinde çeşitli girişimlerde bulunuyor. Bu girişimler ağırlıklı olarak İçişleri Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı nezdinde yapılıyor. Bu kapsamda yapılan girişimlerden birisini de daha önce Ankara Anlaşması süreciyle ilgili Türkiye adına diplomat olarak faal çalışmalarda bulunmuş bir isim olan Ayşegül Yeşildağlar'ın hazırladığı mektup oluşturuyor. Yeşildağlar, hem İngiltere İçişleri Bakanlığı hem de Hazine Bakanlığı'na birer mektup yazarak, son bir yıl içerisinde Ankara Anlaşması kapsamında gelmiş olanların mağduriyetlerini ve olası çözüm önerilerini aktardı. Yeşildağlar, İçişleri Bakanlığı'na bu kişilerin vize uzatım sürecinde esneklik gösterilmesi, Hazine Bakanlığı'na da Nisan 2019'dan sonra gelenlerin mali yardımlar kapsamına alınması çağrısı yaptı. İngiliz hükümetinin tutumu ne? İngiltere tarafında ise İçişleri Bakanlığı, oturum süresi dolan ancak henüz uzatım başvurusunu tamamlayamamış kişilere e-posta atarak, oturum izinlerinin 31 Mayıs'a kadar uzatıldığını ve bu dönemde vize süresini yasadışı bir şekilde aşmış konumuna düşmeyeceklerini bildirdi. Ancak kısıtlamaların uzaması ve normal hayata geçiş döneminin gecikmesi durumunda 31 Mayıs'tan sonra ne olacağına dair belirsizlik sürüyor. Aynı şekilde, vize merkezi kapanmadan Mart ayı sonuna doğru uzatım başvurusunu tamamlayanların başvurularının işleme alınıp alınmadığı da bilinmiyor. İngiltere Hazine Bakanlığı tarafında ise, koronavirüsün ekonomik etkilerinin giderilmesi için açıklanan paketler, Ankara Anlaşması kapsamında Nisan 2019'dan sonra gelenleri kapsamıyor. Bunun nedenini de Nisan 2019'dan gelip şirket kuranların bugüne kadar vergi beyannamesinde bulunmamış ve vergi ödememiş olmaları oluşturuyor. İngiltere Hazine Bakanlığı, BBC Türkçe'nin konuyla ilgili Nisan 2019'dan sonra gelenlerin kapsama alınmasıyla ilgili bir çalışma olup olmadığı yönündeki sorusuna yanıt vermedi.
Corona virüsü salgınının en çok etkilediği sektörlerden olan havacılık ve turizm İngiliz kamuoyunun da gündem maddelerinden biri… Her yıl neredeyse 2.5 milyon İngiliz turistin Türkiye’ye tatillerin başlama tarihi ise İngilizlerin en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Birçok İngiliz önceden satın alınan uçak biletlerinin iptal edilip edilmeyeceğini sorgularken bazı İngilizler de Türkiye’ye tatile ne zaman gidilebileceğinin belli olmasını istiyor. İngiltere’nin çok okunan tabloid gazeteleri de bu konuya geniş yer ayırırken, İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yer alan “Seyahat Uyarıları” bölümünde Türkiye’ye ait bölümün güncellenmesi dikkat çekti. Dün gerçekleşen güncelleme ile İngiltere Dışişleri Bakanlığı, her ülke için hazırladığı uyarı ve tavsiyeler bölümünü güncelledi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinde yer alan uyarı kısmında, “Türkiye hükümeti 1 Haziran’a kadar uluslararası uçuşlara yasak getirdi. Normal, tarifeli uçuşlar yasak kaldırılana kadar gerçekleşmeyecek. Yasakların kaldırılmasından sonra havayolu şirketlerinin operasyonlarına ne zaman başlayacağına dair bir bilgi yok” yorumu yapıldı. TÜRKİYE’DEN İNGİLTERE’YE GELME YOLLARI Öte yandan İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde, halihazırda Türkiye’de bulunan İngiliz vatandaşlarının ülkelerine nasıl dönebileceklerine dair bilgi ve tavsiyeler de yer aldı. İnternet sitesinde Belarus’un başkenti Minsk aktarmalı İstanbul-Londra uçuşu, Ankara, Antalya, Adana ve İzmir’den Almanya aktarmalı uçuşlar tavsiye edildi.
2
HİLAL SARI Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart’ta gerçekleştirdiği günlük bilgilendirme toplantısında tüm hükümetlere acil durum planlarınızı gözden geçirmelerini, sağlık sistemlerine önümüzdeki dönemde binebilecek aşırı yüklemelerden korumak için salgını kontrol altına alacak ve bulaşmayı yavaşlatıp durduracak yöntemlerin devreye girmesi gerektiğini duyurdu. Örgüt ülkelere sadece semptom gösterenleri değil salgın görülen bölgelere seyahat geçmişi olanlara ve virüslü kişi ve bölgelerle temas nedeniyle riski olanlara da test yapılması gerektiğini söyledi. Yoğun bakımda tedavi görmesi gereken kişilerin sayılarının arttığı İtalya’yı örnek gösteren WHO, tüm ülkelerin sağlık sistemlerini ve personellerini olası aşırı yüklemelere hazırlaması gerektiği uyarısı yaptı. İran ve İtalya’da sağlık personellerinin tükenme noktasına gelmelerinden endişe ettiklerini belirten WHO Acil Durum Programı Direktörü Dr. Michael J. Ryan yeterli önlemi almayan ülkeler olduğunu söyledi fakat bu ülkelerin ismini vermedi. Çin ve Güney Kore nasıl yavaşlattı: Temas takibi ve test! WHO Acil Durum Programı’nın teknik direktörü Maria van Kerkhove ise Çin, Güney Kore ve Singapur gibi salgını bastırmayı/yavaşlatmayı başarmış ülkelerin attığı en önemli adımın vakaların ortaya çıkartılması ve ‘temas takibinde’ agresif bir yöntem izlemek olduğunu belirterek şöyle açıklıyor: “Bunu en başından ciddiye almış olmaları, kamu sağlığı hizmet temellerinin sağlam olması, hükümetin tüm ilgili kurumlarının işbirliği yapması, vakaların ortaya çıkarrtılması ve temas takibinde çok agresif adımlar atabilmeleri ve takipte karşılarına çıkan kişilerin test edilmesi, bu ülkelerin yaptığı işlerdi. Bunları her ülke yapabilir. Hastaların tam karantinaya alınması çok önemli. Vatandaşları da bu sürece katmak çok önemli. Sadece kendilerini korumalarını sağlamak, bu salgının yayılmasını engelleyecek en önemli unsurlardan. Laboratuvar ve hastanelerinizin hazır olduğundan emin olun. Az vakalı ülkeler ‘temas takibine’ yoğunlaşmalı Birçok ülkenin ‘şüphesiz’ yakında İran ve İtalya’nın durumuna geleceğini belirten Ryan, (Türkiye gibi) az vaka olan ülkelerde sosyal mesafeyi artıracak önlemlerden çok, vakaların temasının takibi çok daha büyük önem taşıdığını söylüyor: “Temas takibinden kastımız nedir? Bu pahalı birşey değil. Vaka sayısı azken, önemli olan şüpheli vakaların takibi, izole edilmesi, tedavisi, bu kişilerin temas geçmişinin çıkartılıp şüphelilerin de test edilmesi. Nüfusun sadece küçük bir bölümünün, çok daha az sayıda insanın hayatına müdahale etmiş olursunuz. Bu çok temel bir kamu sağlığı adımıdır. Bu yöntem, büyük çaplı kapatmalardan ve seyahat engellerinden çok daha maliyetsizdir. Yani virüs bulaşan ve bulaşmış olması ihtimali olan kişilerin izole edilmesi az vaka görülen ülkelerde büyük önem arzediyor. Virüsün nasıl yayıldığının izini kaybettiyseniz, o zaman daha büyük çaplı önlemler almak zorunda kalabilirsiniz çünkü kimin enfekte olduğunu bilmiyorsunuz ve bu çok daha maliyetli. Bu virüsün yayılmasını önlemek için birşey yapmazsanız, sağlık sistemlerinize aşırı yüklemeler olabilir. Virüsü geri bastırmak için özellikle en başında çok ciddi çaba sarfedilmeli. Çünkü bu en azından salgının yayılma eğrisini baskılamanızı ve sağlık sistemine aşırı yüklenme durumunda meydana gelecek ölümlü vakaları azaltmanızı sağlayacaktır. 81 ülkede virüs yok, girmemesi için çalışmalılar WHO Genel Direktörü Tedroos A. Ghebreyesus, virüsün henüz görünmediği 81 ülke olduğunu ve bu ülkelerin virüsün ülkelerine girmemesi için ellerinden geleni yapması gerektiğini söylüyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 57 ülkede ise vaka sayısı henüz 10’un altında. Bu ülkeler virüsü kökünden silebilir. Vakaların yüzde 90’ının sadece dört ülkede olduğunu ve dünyanın bu salgını durdurmak için hala vakti olduğunu belirten Ghebreyesus salgını kontrol altına almanın ana strateji olarak devam etmesi gerektiğini, ve stratejilerin farklı önlemleri içeren kapsamlı bir bakış açısıyla oluşturulması gerektiğini belirtti. Önlemler ülkeye göre değişiyor Okul kapatmak ya da bölgeleri kapatıp karantina almak etkinlik iptalleri etmek gibi sosyal mesafeyi artıracak önlemler ülkelerin kendilerinin yapacağı risk değerlendirmesine göre verecekleri kararlar, diyor Ryan ve ekliyor: “Ama bu tür önlemler kesinlikle salgının yayılmasını net şekilde yavaşlatıyor.” İran’da test, koruyucu ekipman, vantilatör ve oksijene ihtiyaç var İran’da durumun hala ciddiyetini koruduğunu belirten WHO Acil Durum Programı Direktörü Dr. Michael J. Ryan, test kiti, maske ve koruyucu ekipman ihtiyacının hala ciddi düzeyde olduğunu duyurdu ve uluslararası toplumu desteğe çağırdı. İki hafta önce Çin İran’a 20 bin, WHO 100 bin kadar test kiti gönderdi. Ryan 10 Mart’ta İran’a 40 bin test kiti daha gönderildiğini belirtti ve vantilatör ve oksijen konusunda da ciddi bir ihtiyaç olduğunu duyurdu.
Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, Türkiye'de korona virüsü ile ilgili iki temel yanlış yapıldığını belirterek, "Birincisi hiçbir şey yokmuş gibi davrananlar, ikincisi de panik havası yaymaya çalışanlar. Bu iki tavır da çok yanlış. Paniğe değil, önlem almaya ihtiyacımız var" dedi. Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu üyeleri, korona virüsü ile ilgili basın açıklaması yaparak, vatandaşları paniğe değil, önlem almaya çağırdı. Tabip Odasında düzenlenen toplantıda yönetim adına açıklama yapan Oda Başkanı Mehmet Antmen, Sağlık Bakanlığının artık Türkiye'de korona virüsü olduğunu açıkladığını hatırlattı. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) pandemi ilanı öncesinde bu açıklamanın yapılmasının önemli olduğunu kaydeden Antmen, "Ülkemizde korona virüs hakkında iki temel yanlış yapılmaktadır. Birincisi, hiçbir şey yokmuş gibi davrananlar, ikincisi de panik havası yaymaya çalışanlar. Bu iki tavrın da çok yanlış. Paniğe değil, önlem almaya ihtiyacımız var" diye konuştu. "Yakın tarihte Çin'i ziyaret etmediyseniz endişenizi yüzde 94 atmanız lazım" Şu anda dünya çapında bu virüse yakalananların sayısının 114 bin 809 olduğunu belirten Antmen, "Bunlar dünyanın 115 farklı ülke ve bölgesinde yaşıyor. Virüs nedeniyle ölen kişi sayısı 4 bin 31, iyileşen sayısı 64 bin 81. Ağır ve kritik vaka sayısı 5 bin 711. En çok vaka Çin'de 80 bin 754, İtalya'da 9 bin 172, Güney Kore'de 7 bin 513, İran'da 7 bin 161 görüldü. Ölümler de buna paralel Çin 3 bin 136, İtalya 463, İran 237, Güney Kore 54 kişi. Çin'de değilseniz ve yakın bir tarihte Çin'i ziyaret etmediyseniz endişenizi yüzde 94 atmanız lazım. Gerçekten Kovid-19 size bulaştıysa yine de paniğe gerek yok, çünkü yüzde 81 hafif formda, yüzde 14 orta, sadece yüzde 5 kritik formda seyrediyor. Atipik zatürrede ölüm oranı yüzde 10, Kovid-19'da yüzde 3.4, 50 yaş altı ise 0,2. 10 Şubat pik günlerden birisiydi. Çin'de Kovid-19'dan 108 kişi öldü" şeklinde konuştu. "Her gün sivrisineklerden 2 bin 740 kişi ölüyor" Bu virüsün pik yaptığı günde başka hastalıklardan çok sayıda ölümlerin olduğuna dikkat çeken Antmen, "O gün 26 bin 283 kişi kanserden, 24 bin 641 kişi kalp hastalıklarından, 4 bin 300 kişi şeker hastalığından öldü. Her gün sivrisinekten 2 bin 740, insanlar bin 300, yılanlar 137 kişinin ölümüne sebebiyet veriyor. Gereksiz panik yapmayın, klasik ve sosyal medyadaki abartılı haberlere kanmayın. Dünyanın sonu gelmiş gibi medikal malzeme, ilaç, gıda maddesi stoklamayın. Kişisel hijyeninize dikkat edin, kapalı alan etkinliklerinden uzak durmaya çalışın, yurt dışı seyahatlerinizi erteleyin, çok basit şikayetleriniz nedeniyle hastanelere ve özellikle acil servislere gitmeyin, birinci basamak olan aile hekimliklerini tercih etmeye çalışın. Aksırırken ve hapşırırken ağzınızı tek kullanımlık mendil ya da dirseğinizin iç kısmı ile kapatın. Özellikle ellerinizi sabun ve suyla sık sık yıkayın, minimum yüzde 70 seyreltilmiş alkol ile ellerinizi sık sık dezenfekte edin. Bol su, bol sıvı gıda, C vitamini yüksek meyve, sebze ve doğal vitamin-minerallerle bağışıklık sisteminizi güçlü tutun. Tüm bunları yaptığınız taktirde çok kısa bir süre içerisinde bu salgın ortadan kalkacak ve bizler normal hayatımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bakanlık açısından tedbirler alınmaya devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Antmen, "Gerekli tedbirler bir an önce alınmalı, TTB ve diğer sağlık meslek örgütleri ile gerekli diyalog sağlanmalıdır. Son iki gündür pandemi kurullarının kurulması, henüz tamamlanmamış olsa da çalışma planlarının hazırlanması, merkezi hastanelerin bazı bölümlerinin olası salgına yönelik hazırlanması çok önemli gelişmelerdir. En azından bugünden sonra bu önlemlerin alınmasında ve kişilerin eğitiminde kamunun gücünden yararlanmak ve görsel medyayı yaygın bir şekilde kullanmak önemlidir" dedi. - MERSİN İhlas Haber Ajansı / Güncel
2
Sağlık Bakanlığı resmi internet sitesinde corona virüse dair son rakamları yayınlıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise Twitter hesabından güncel tabloyu yayınlıyor. Türkiye günlük koronavirüs tablosuna göre toplam vaka sayısı 166 bin 422 oldu. Koronavirüs sebebiyle ise toplam 4.609 vatandaşımız hayatını kaybetti. KORONAVİRÜS TABLOSU - 3 HAZİRAN 2020 TÜRKİYE KORONAVİRÜS TABLOSU SON DURUM Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye'de son 24 saatte 867 kişiye Kovid-19 tanısı konulduğunu, 24 kişinin hayatını kaybettiğini, toplam vaka sayısının 166 bin 422, can kaybının 4 bin 609 olduğunu, 931 kişinin daha iyileşmesiyle Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısının 130 bin 852'ye ulaştığını bildirdi. Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Koca, yeni tip koronavirüse ilişkin dünün verilerini de paylaştı. Buna göre, bugün 52 bin 305 test yapıldı, 867 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu. Son 24 saatte 24 hasta vefat etti, 931 hasta iyileşti. Toplam test sayısı 2 milyon 155 bin 349, vaka sayısı 166 bin 422, vefat sayısı 4 bin 609 olarak kayıtlara geçti. Toplam yoğun bakımdaki hasta sayısı 612, solunum cihazına bağlı hasta sayısı 261, iyileşen hasta sayısı da 130 bin 852 oldu. DÜNYA GENELİNDE KORONAVİRÜS TABLOSU Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) tespit edildiği kişi sayısı dünya genelinde 6 milyon 452 bin 703'e ulaştı. Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki yeni vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği "Worldometer" internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 382 bin 484 kişi öldü, virüs tespit edilen 3 milyon 67 bin 681 kişi iyileşti. Dünya genelinde halen tedavisi süren 3 milyon 2 bin 538 aktif enfekte vaka bulunuyor. ABD'ye ilaveten, vaka sayıları 50 bini geçen ülkeler şöyle sıralandı: "Brezilya (558 bin 237), Rusya (423 bin 741), İspanya (287 bin 12), İngiltere (277 bin 985), İtalya (233 bin 515), Hindistan (207 bin 615), Almanya (184 bin 91), Peru (174 bin 884), Türkiye (165 bin 555), İran (157 bin 562), Fransa (151 bin 325), Şili (108 bin 686), Meksika (97 bin 326), Kanada (92 bin 410), Suudi Arabistan (89 bin 11), Çin (83 bin 21), Pakistan (80 bin 463), Katar (60 bin 259) Belçika (58 bin 615) ve Bangladeş (52 bin 445)." Bu ülkelerdeki can kaybı verileri ise şöyle: "İngiltere 39 bin 369, İtalya 33 bin 530, Brezilya 31 bin 309, Fransa 28 bin 940, İspanya 27 bin 127, Meksika 10 bin 637, Belçika 9 bin 505, Almanya 8 bin 674, İran 7 bin 942, Kanada 7 bin 395, Hindistan 5 bin 829, Rusya 5 bin 37, Çin 4 bin 634, Peru 4 bin 767, Türkiye 4 bin 585, Pakistan 1688, Şili 1188, Bangladeş 709, Suudi Arabistan 549 ve Katar 43."
Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) tespit edildiği kişi sayısı, dünya genelinde 6 milyon 702 bin 835’e ulaştı. Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki yeni vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği "Worldometer" internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 393 bin 224 kişi öldü, virüs tespit edilen 3 milyon 252 bin 376 kişi iyileşti. Dünya genelinde halen tedavisi süren 3 milyon 57 bin 235 aktif enfekte vaka bulunuyor. EN AĞIR BİLANÇO ABD'DE ABD, en fazla vaka ve ölümün görüldüğü ülke oldu. Ülkede 1 milyon 924 bin 51 kişide Kovid-19 tespit edilirken, salgın nedeniyle 110 bin 173 kişi yaşamını yitirdi. VAKA SAYISI 50 BİNİ AŞAN ÜLKELER ABD'ye ilaveten, vaka sayıları 50 bini geçen ülkeler şöyle sıralandı: "Brezilya (615 bin 870), Rusya (441 bin 108), İspanya (287 bin 740), İngiltere (281 bin 661), İtalya (234 bin 13), Hindistan (226 bin 770), Almanya (184 bin 923), Peru (183 bin 198), Türkiye (167 bin 410), İran (164 bin 270), Fransa (152 bin 444), Şili (118 bin 292), Meksika (105 bin 680), Kanada (93 bin 726), Suudi Arabistan (93 bin 157), Pakistan (89 bin 249), Çin (83 bin 27), Katar (63 bin 741), Belçika (58 bin 767) ve Bangladeş (57 bin 563).” Bu ülkelerdeki can kaybı verileri ise şöyle: "İngiltere 39 bin 904, Brezilya 34 bin 39, İtalya 33 bin 689,, Fransa 29 bin 65, İspanya 27 bin 128, Meksika 12 bin 545, Belçika 9 bin 548, Almanya 8 bin 736, İran 8 bin 71, Kanada 7 bin 637, Hindistan 6 bin 363, Rusya 5 bin 834, Peru 5 bin 31, Çin 4 bin 634, Türkiye 4 bin 630, Pakistan 1838, Şili 1356, Bangladeş 781, Suudi Arabistan 611 ve Katar 45."
4
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftanın ilk işlem gününde, dünya borsalarındaki sert düşüşlere paralel yüzde 5,54 değer kaybederek, günü 103.524,02 puandan tamamladı. BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 6.076,51 puan azalırken, toplam işlem hacmi 8,3 milyar lira olarak gerçekleşti. Bankacılık endeksi yüzde 6,46, holding endeksi yüzde 5,14 değer kaybetti. Tüm sektör endeksleri günü değer kaybıyla tamamlarken en çok gerileyen yüzde 11,81 ile spor oldu. KORONAVİRÜS (KOVİD-19) SALGININA İLİŞKİN ENDİŞELERLE BAŞLADI Analistler, küresel piyasaların yeni haftaya petrol fiyatlarındaki sert düşüşün negatif etkisi ve devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin endişelerle başladığını bildirdi. BIST 100 endeksi, gün içinde 102.000 puanın altını görmesinin ardından kayıplarının bir kısmını telafi etse de günü bir önceki kapanışa göre yüzde 5,54 değer kaybıyla 103.524,02 puandan tamamladı. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı ham petrol üreticisi ülkelerin toplantısından üretim kesintisi kararının çıkmaması ve Suudi Arabistan ve Rusya yetkililerden gelen açıklamaların herhangi bir anlaşmaya ilişkin beklentileri azaltması sonrası Brent petrolün varil fiyatı yüzde 30 değer kaybıyla 31 dolar seviyelerini görmesinin ardından 36,5 dolar seviyelerinde dengelendi. Arz fazlasının artması riskinin fiyatlanması ve Kovid-19 salgınının ekonomik aktiviteyi yavaşlatacağına kesin gözüyle bakılmasının etkisiyle gerileyen petrol fiyatları, enerji devi hisseler ve bağlı yatırım fonları üzerinden dünya pay piyasalarında da tarihi düşüşlere neden oldu. Enerji ve bağlı sektör hisselerindeki sert düşüşler öncülüğünde ABD ve Avrupa borsalarında kayıplar ortalama yüzde 6'ya ulaşırken, güvenli liman arayışındaki yatırımcıların alımları ile gelişmiş ülke tahvillerinin faizi tarihi düşük seviyelere indi. Piyasalardaki oynaklığın aşırı derecede arttığına, bu nedenle yatırımcıların temkinli hareket etmesi gerektiğine dikkati çeken analistler, özellikle ABD ve Avrupa merkez bankaları başta olmak üzere ekonomi yönetimlerinin atacağı adımlara piyasaların vereceği tepkilerin takip edileceğini söyledi. Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde, 103.400 ve 101.200 seviyelerinin destek konumuna geldiğini vurguladı.
Açılışta BIST 100 endeksi, 3.060,64 puan ve yüzde 2,79 değer kaybederek 106.539,89 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 2,96 ve holding endeksi yüzde 3,17 geriledi. Tüm sektör endeksleri haftaya düşüşle başlarken, en çok gerileyen yüzde 6 ile orman, kağıt, basım oldu. Geçen haftanın son işlem gününde dünya borsalarına paralel değer kaybeden BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,98 azalışla 109.600,53 puandan tamamladı. Analistler, küresel piyasaların yeni haftaya petrol fiyatlarındaki sert düşüşün negatif etkisi ve devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin endişelerle başladığını bildirdi. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı ham petrol üreticisi ülkelerin toplantısından üretim kesintisi kararının çıkmaması ve Suudi Arabistan ve Rusya yetkililerden gelen açıklamaların herhangi bir anlaşmaya ilişkin beklentileri azaltması sonrası Brent petrolün varil fiyatı yüzde 30 değer kaybederek 32 dolara geriledi. Arz fazlasının artması riskinin fiyatlanması ve Kovid-19 salgınının ekonomik aktiviteyi yavaşlatacağına kesin gözüyle bakılmasının etkisiyle gerileyen petrol fiyatları, enerji devi hisseler ve bağlı yatırım fonları üzerinden dünya pay piyasalarında da tarihi düşüşlere neden oluyor. ABD endeks vadeli işlem kontratları hafta açılışında yüzde 5 değer kaybıyla işlem görüyor. Analistler, bu hafta Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) perşembe günkü toplantısından çıkacak faiz kararının yatırımcıların odağında bulunduğunu belirterek, veri gündeminin de hafta genelinde yoğun olacağını söyledi. Piyasalardaki oynaklığın aşırı derecede arttığına dikkati çeken analistler, yatırımcıların temkinli hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Analistler, bugün Almanya'da açıklanacak sanayi üretimi ve dış ticaret verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde, 105.000 seviyesinin destek, 110.000 puanın direnç konumuna geldiğini vurguladı.
4
17 yaşındaki Suriyelinin tarlada doğurduğu bebek, hayatını kaybetti MUĞLA'nın Fethiye ilçesinde Suriyeli 17 yaşındaki İ.E.E.'nin hastaneye 300 metre kala sancıları artınca yol kenarındaki tarlada doğurduğu kız bebek yaşamını yitirdi. 8 aylık bebeğin cesedi Muğla Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken İ.E.E.'nin birlikte yaşadığı Suriye uyruklu 23 yaşındaki Ç.İ. 'Çocuğa cinsel istismar' suçundan gözaltına alındı. Karaçulha Mahallesi'nde yaşayan 8 aylık hamile İ.E.E., saat 14.00 sıralarında aniden sancılandı. Birlikte yaşadığı Ç.İ. tarafından otomobile alınan İ.E.E.'nin sancıları hastaneye ulaşmadan iyice arttı. Menteşeoğlu Mahallesi'ndeki bir özel hastaneye 300 metre kala otomobilden inen İ.E.E. yol kenarındaki tarlada doğum yaptı. Dünyaya gelen kız bebek, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye taşındı. Yapılan kontrolde bebeğin yaşamını yitirdiği belirlendi. Bebek kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Muğla Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken tedaviye alınan İ.E.E.'nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. İ.E.E.'nin birlikte yaşadığı Ç.İ. ise 'Çocuğa cinsel istismar' suçundan polis tarafından gözaltına alındı. Demirören Haber Ajansı / Güncel
MUĞLA'nın Fethiye ilçesinde, lastik botun batması sonucu 9 kaçağın öldüğü göçmen faciasında, 12 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 10'u tutuklandı. Geçen 3 Ocak'ta Kızılada açıklarından, içinde 15 kaçak göçmenin olduğu değerlendirilen lastik botun battığı ihbarı üzerine Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti. Sahil Güvenlik botları, uçağı ve helikopteri ile dalış timinin katıldığı arama-kurtarma çalışmaları sonucu, Fethiye'nin 5,5 deniz mili açığında 3'ü kadın 8 kaçak göçmenin cesedine ulaşıldı. Sudan çıkarılan cenazeler, Muğla Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Kaybolduğu değerlendirilen 7 göçmeni arama çalışmalarında, 1 cesede daha ulaşıldı.Botun Fethiye'den çıkışını organize eden şüphelilerin yakalanması için, Fethiye Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Grup Amirliği (GİM), Fethiye İlçe Jandarma Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Muğla GİM Şube Müdürlüğünce çalışma başlattı. Yürütülen teknik takip sonucu İzmir ve Fethiye'de olayla bağlantısı bulunduğu belirlenen 2'si Suriye uyruklu 11 şüpheli, bu hafta başından itibaren çeşitli günlerde yakalanarak gözaltına alındı. Kaçakçılık organizasyonun lideri olduğu öne sürülen Ömer Y.'nin de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Kosova'ya kaçmak isterken yakalanmasıyla, gözaltı sayısı 12'ye çıktı. Fethiye'ye getirilen şüpheliler, sorgularının ardından geçen perşembe günü adliyede sevk edildi. Şüphelilerden İ.G., savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. 11 şüpheli, Fethiye Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Örgüt lideri olduğu öne sürülen Ömer Y. ile birlikte U.S, R.T, A.Ş, S.K, H.A, M.K, A.B. ve Suriye uyruklu Z.A ile M.T. tutuklandı. Şüphelilerden K.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği, Suriye uyruklu 1 şüphelinin daha arandığı kaydedildi. Demirören Haber Ajansı / Güncel
2
Avrupa borsaları, ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısındaki hızlı artışa ve küresel ekonomide gerileme endişelerine rağmen günü yükselişle tamamladı. Kapanışta, gösterge endeks Stoxx Europe 600 yüzde 0,72 artışla 359,74 puana çıktı. İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,38 artarak 6.147,14 puana, Almanya'da DAX 30 endeksi yüzde 0,69 değer kazanarak 12.177,87 puana, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,97'lik artışla 4.918,58 puana ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,37'lik yükselişle 19.244,75 puana ulaştı. Avro/dolar paritesi ise TSİ 19.42 itibarıyla yüzde 0,21 azalışla 1,123 seviyelerinden işlem gördü. Ekonomide hızlı toparlanma beklentileri azaldı Uluslararası Para Fonu (IMF), dün yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nu güncelleyerek, Nisan ayında bu yıl için yüzde 3 olarak açıkladığı küresel ekonomide küçülme tahminini, Kovid-19 salgının ekonomide oluşturduğu etkinin beklenenden daha olumsuz olduğu gerekçesiyle 4,9'a yükseltmişti. Analistler, Kovid-19 salgınında ikinci dalga endişelerinin yanı sıra dün IMF'nin küresel ekonomiye ilişkin daralma tahminini aşağı yönlü revize etmesiyle ekonomide hızlı toparlanma beklentilerinin azaldığını belirtti. Lufthansa Grubu'nun hissedarları Alman hükümetinin kurtarma paketini onayladı Öte yandan, Almanya merkezli elektronik ödeme sistemleri şirketi Wirecard AG'nin hisseleri, şirketin bugün Münih bölge mahkemesine iflas başvurusuna bulunacağını açıklamasından sonra yaklaşık yüzde 73 düşerek 3,26 avroya geriledi. Almanya'nın DAX 30 endeksinde işlem gören şirketin hisseleri, 17 Haziran'da 104,5 avrodan kapanmıştı. Şirketin bilançosunda gözüken 1,9 milyar avrodan fazla paranın kayıp olmasıyla ortaya çıkan muhasebe skandalının ardından şirket hisseleri yaklaşık yüzde 97 değer kaybetti. Alman hava yolu şirketi Lufthansa Grubu'nun hisseleri de, şirketin en büyük hissedarı Heinz Hermann Thiele'nin Almanya hükümetinin sağladığı kurtarma paketini destekleyeceğini açıklamasından sonra bugün yüzde 7'den fazla değer kazandı. Borsalar kapandıktan sonra, Lufthansa'dan yapılan açıklamada, bugün yapılan olağan genel kurul toplantısında hissedarların, Alman hükümetinin 9 milyar avroluk kurtarma paketini onayladığı bildirildi. Avrupa Birliği de söz konusu kurtarma paketini bugün onaylamıştı. AA / Güncel
Avrupa borsaları, Avrupa Birliği Komisyonu'nun yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ekonomik sonuçlarıyla mücadele için kurtarma paketi oluşturulması yönündeki teklifinin etkisiyle günü yükselişle tamamladı. Kapanışta, gösterge endeks Stoxx Europe 600 yüzde 1,64 artışla 355,47 puana çıktı. İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,21 artarak 6.218,79 puana, Almanya'da DAX 30 endeksi yüzde 1,06 değer kazanarak 11.781,13 puana, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,76'lık artışla 4.771,39 puana ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 2,46'lık yükselişle 18.351,16 puana ulaştı. Avro/dolar paritesi ise TSİ 19.20 itibarıyla yüzde 0,63 artışla 1,107 seviyelerinden işlem gördü. Avrupa Birliği Komisyonu, dün, Kovid-19 salgınının ekonomik sonuçlarıyla mücadele için 750 milyar avroluk bir kurtarma paketi oluşturulmasını teklif etmişti. AA / Ekonomi
3
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ücretli izin süresinin 30 Nisan'a kadar uzatıldığını açıkladı. Çin'de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını çalışma hayatını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Rusya genelinde artan korona virüs vakaları ve ölümlerine karşı 25 Mart tarihinde ekranlardan Rus halkına seslenen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ekonomik tedbirlerin yanı sıra 30 Mart ile 5 Nisan tarihleri arasında çalışanlara ücretli izin vereceklerini duyurmuştu. Bugün ekranlardan yine Rus halkına seslene Putin, çalışanlar için daha önce açıklanan ücretli izin sürelerinin sonuna yaklaşıldığını söyleyerek, bu sürenin 30 Nisan tarihine kadar uzatıldığını açıkladı. Putin, yaptığı konuşmada, "Rusya da dahil olmak üzere dünyada salgının zirve noktası henüz geçilmedi. Bu nedenle, tatil süresini ay sonuna, yani 30 Nisan'a kadar uzatma kararı aldım. Bu sürede içinde çalışanları maaşları ödenmeye devam edecek" dedi. Rusya'da en çok korona virüs vakalarının ve ölümlerinin görüldüğü başkent Moskova için de konuşan Putin, Moskova'da korona virüs salgınıyla ilgili durumu tersine çevirmeyi henüz başaramadıklarını fakat yaşlıların korunması ve kreşlerde salgının yaygınlaşmasının önlenmesinde başarılı sonuçlar alındığını ifade etti. - MOSKOVA İhlas Haber Ajansı / Güncel
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkedeki Kovid-19 salgını ile ilgili olarak yetkililerle video konferans yöntemiyle toplantı yaptı. Salgın konusunda ülkedeki durumun hala zor olduğunu belirten Putin, "Ne yazık ki, salgın hala devam ediyor. Başta Moskova olmak üzere Kovid-19 bulaşan sayısı artıyor" dedi. Putin, Rusya’nın diğer bütün bölgelerine de salgının nüfuz ettiğine dikkat çekerek, "Önleyici tedbirler sayesinde bu süreci yavaşlatmayı başardık ancak ne yazık ki virüs federasyonun 85 bölgesinde de görüldü" diye konuştu. Rusya’daki vakalara ilişkin verilerin diğer ülkelerle karşılaştırılması durumunda Kovid-19 ile mücadelenin ilk etabında, salgının yayılmasının yavaşlatılmasında başarıya ulaşıldığını vurgulayan Putin, "Ancak bu bizi hiçbir şekilde rahatlatmasın. Uzmanların da dediği gibi, hastalığın zirve noktası hala önümüzde" ifadesini kullandı. 'Gereken her şey yapılıyor' Putin, salgında plato adı verilen geçiş sürecinin kısaltılması için gereken her şeyin yapılmasını istedi. REKLAM Çalışanların idari izine çıkarılması, karantina, izolasyon kuralları gibi önlemlerin salgın ile mücadelede zaman kazandırdığına dikkati çeken Putin, bu önlemler sayesinde salgının yayılma temposunun azaldığını ve sağlık sisteminin yeniden yapılandırıldığını ifade etti. Rusya’da son bir günde 4 bin 268 kişide daha Kovid-19 görülmesiyle vaka sayısı 47 bin 121’e, ölü sayısı ise 44 artarak 405'e yükselmişti. KORONAVİRÜS Rusya'dan dünyayı umutlandıran gelişme: Virüsü tedavi edecek ilacı geliştirdik
2
CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, sağlık kuruluşlarını ziyaret ederek personelle sohbet etti, onların sorun ve taleplerini dinledi. Öz Savunma ve Güvenlik İşçileri Sendikası Çorum Şube Başkanı Selim Güloğlu ile bir süre görüşen Tahtasız, güvenlik ve temizlik personelinin sorunları hakkında bilgi aldı. “İçinde bulunduğumuz şu zor günlerden millet olarak elbirliği ile çıkacağız. Bu süreç içerisinde CHP Çorum İl Başkanlığı olarak bizler de her türlü görev ve sorumluluğu almaya hazırız” diyen Tahtasız, siyaset kaygısında değil, Çorum ve Çorumlulara hizmet gayesinde olduklarını vurguladı. “SAĞLIK HİZMETLERİ BİR BÜTÜNDÜR” Koronavirüs salgını nedeniyle olağanüstü bir yoğunluk ve iş yüküyle karşılaşan sağlık çalışanlarının tehlikeyi de, başarıyı da hep birlikte omuzladığını dile getiren Tahtasız, “Bir doktor, bir hemşire ve diğer sağlık çalışanları kadar temizlik, güvenlik, yemekhane personeli de risk alıyor. Bu nedenle Sağlık Bakanlığının yapacağı bir düzenleme ayrımsız tüm sağlık çalışanlarını kapsamalıdır. Sağlık Bakanlığı bu süreci çok iyi yönetme gayretinde, çalışmaları bizler de taktirle izliyoruz. Ancak ek ödeme düzenlemesinde bir kısım personelin ayrı tutulması haksızlığa ve moral bozukluğuna neden olacaktır. Elbette pek çok tedbir alınıyor ancak kimi ayrıntıların gözden kaçması muhtemeldir. Gayemiz bu durumdan siyaset yapmak değil, milletin bize verdiği muhalefet görevini, yine milletimizin faydası adına yerine getirmektir. Gün siyaset günü olmaktan öte elbirliği ile sağlıklı ve mutlu yarınlara ulaşma çabası ve samimiyeti içinde olma günüdür” şeklinde konuştu. Selim Güloğlu ise ziyareti ve yakın ilgisinden dolayı CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız’a teşekkür ederek, tüm sağlık çalışanlarının bir bütün olduğunu, sendika üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak için mücadeleye devam ettiklerini, ek ödeme düzenlemesi yapılsa da yapılmasa da görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye, hizmet etmeye devam edeceklerini kaydetti. Güloğlu, bu sıkıntılı sürecin birlik ve beraberlik içerisinde atlatılacağına inandığını vurguladı. (Haber Merkezi)
Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Örgütü, sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarının karşılanması için koruyucu gözlük desteğinde bulundu. CHP Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz ve İl-İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret ederek, hayırsever bir iş insanı aracılığıyla temin edilen koruyucu gözlükleri teslim etti. Tahtasız, “hayırsever iş insanlarımızın desteğiyle veren elle alan eli buluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Hastane Kalite ve Destek Müdürü Cahit Bayrak, Müdür Yardımcısı Tülay Sarpık ve Özel Güvenlik Sendikası (Öz Güven-Sen) Çorum Şube Başkanı Selim Güloğlu ile görüşen CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, koronavirüs salgını nedeniyle büyük bir yükü omuzlayan ve üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getiren tüm sağlık çalışanlarının yanında olduklarını bildirerek, ihtiyaçların karşılanması, sorunların çözümü noktasında ellerinden gelen desteği sağlayacaklarını bildirdi. “İçinde bulunduğumuz şu zor günlerden millet olarak elbirliği ile çıkacağız. Bu süreç içerisinde CHP Çorum İl Örgütü olarak bizler de her türlü görev ve sorumluluğu almaya hazırız. Kesinlikle siyaset kaygısında değiliz, Çorum ve Çorumlulara hizmet gayesindeyiz” diyen Tahtasız, bundan sonraki süreçte de sağlıkçılara her konuda yardımcı olacaklarını vurguladı. Hayırsever iş insanlarını gerek sağlık çalışanlarına, gerekse zor durumdaki ailelere yardımcı olmaya çağıran Tahtasız, “veren elle alan eli buluşturmanın manevi huzurunu yaşıyoruz” diye konuştu. Hastane yetkilileri ve Sendika Başkanı Selim Güloğlu ise CHP heyetine yakın ilgisi ve desteği nedeniyle teşekkür etti.
4
Kırklareli'nde öğrenci ve aileleri, pazartesi günü başlayan "uzaktan eğitim" uygulamasından memnun. Milli Eğitim Bakanlığınca, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılmasını engellemek amacıyla başlatılan "uzaktan eğitim" kapsamında, öğrenciler evde ekran başına geçiyor. Evdeki anne ve babalar ise Kırklareli Valisi Osman Bilgin'in himayesinde başlatılan "Eller Ellerle Değil Kitaplarla Buluşuyor" projesi kapsamında temin ettikleri kitapları okuyarak zaman geçiriyor. Ziya Gökalp 5. sınıf öğrencisi Fatih Sert, AA muhabirine, ilk kez uzaktan eğitim sistemiyle ders çalıştığını, derslerinden geri kalmadığı için mutlu olduğunu söyledi. Fatih Sert'in annesi Elif Sert ise devlet yetkilileri ve uzmanların "evden çıkmayın" uyarılarını dikkate aldıklarını ifade etti. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibine, "uzaktan eğitim" uygulaması için teşekkür eden Sert, "Çocuklarım sisteme çabuk adapte oldu. Sistem gerçekten çok güzel. Hem eğitim hem öğretim hem eğlence var. Çocuklarıma olumlu katkıları oluyor. Allah hepimiz hakkında hayırlısını versin." dedi. Sert, çocukları sayesinde evde daha fazla kitap okumaya başladığını dile getirdi. "Evde uygulanabilecek en iyi eğitim sistemi bu herhalde" Fen Lisesi 9. sınıf öğrencisi Hayrettin Akgül ise "uzaktan eğitim" sistemini evde başarılı şekilde sürdürdüklerini dile getirdi. Ara sıra okulunu da özlediğini anlatan Akgül, ancak evde ders görmenin de motivasyon sağladığını ifade etti. İmam Hatip Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi işitme engelli Akgül Akgül de engeline rağmen derslerini rahatlıkla takip edebildiğini anlattı. Hayrettin ile Akgül'ün babası Muzaffer Akgül, okulların kapalı olduğu dönemde uzaktan eğitimin çocuklara birçok faydasının olacağına inandığını vurgulayarak, "Öğrenciler eğitimlerinden kopmamış oldu. Milli Eğitim Bakanlığımızı tebrik ediyoruz. Evde uygulanabilecek en iyi eğitim sistemi bu herhalde." diye konuştu. Muzaffer Akgül, çocuklarının ders çalıştığı vakitlerde kendisinin de bol bol kitap okuyarak zamanını değerlendirdiğini kaydetti. İstiklal Ortaokulu öğrencisi Ilgaz İplikçi, EBA üzerinden ders verilmesini desteklediğini ancak ders sürelerinin uzatılması gerektiğini ifade etti. Ilgaz'ın babası Ersin İplikçi ise koronavirüs salgınının tüm dünyada etkili olduğu bir dönemde devletin, vatandaşlarının sağlığı için birçok tedbir aldığına işaret etti. Öğrencilerin eğitimlerinden geri kalmaması için Milli Eğitim Bakanlığının da uzaktan eğitim sitemini devreye soktuğunu anımsatan İplikçi, şöyle konuştu: "Milli Eğitim Bakanlığımız çocuklarımız için tüm tedbirleri aldı. Bu virüsü en az zararla atlatacağız. Çok zor bir süreçteyiz. Devletimizin çalışmaları bizleri gururlandırıyor. Milli Eğitim Bakanımızın 'çocuklarım', Sağlık Bakanımızın 'hastam' diye hitap etmesi bizleri mutlu ediyor, kendimizi daha emin ve güvende hissediyoruz." AA / Güncel
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Öğretmen arkadaşlarım uzaktan eğitimi sahiplendiler. Türkiye'de il ve ilçe teşkilatlarının sanılandan çok daha hızlı hareket edebildiğini ortaya koyduk. Milli Eğitim Bakanı olarak öğretmen meslektaşlarımla gurur duyuyorum." dedi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Selçuk, "Ziya Öğretmen ile Eğitim Buluşmaları" kapsamında, Kırklareli'ndeki meslektaşlarıyla dijital ortamda bir araya geldi. Görüşmede, öğretmenlerin uzaktan eğitime dair deneyimlerini dinleyen Selçuk, dünyada birçok ülkenin henüz uzaktan eğitime geçemediği, birçoğunun büyük sıkıntılar yaşadığı bir süreçte Türkiye'de verimli bir dönemin geçirildiğini, başarının öğretmenlere ait olduğunu vurguladı. Öğretmenlere teşekkür Türkiye'nin dünyada uzaktan eğitimi ulusal çapta gerçekleştiren ilk 3 ülkeden biri olduğunu ifade eden Selçuk, şöyle konuştu: "Okulları, sahayı siz bizden daha iyi biliyorsunuz. Sizlerden çok şey öğreniyorum. Bu öğrendiklerimle Milli Eğitim Bakanlığının politikalarının hayata uygun olmasını sağlıyoruz. Biz burada ne karar alırsak alalım sahada yankı bulmasa boşa düşmüş oluruz. Öğretmen arkadaşlarım uzaktan eğitimi sahiplendiler. Türkiye'de il ve ilçe teşkilatlarının sanılandan çok daha hızlı hareket edebildiğini ortaya koyduk. Milli Eğitim Bakanı olarak öğretmen meslektaşlarımla gurur duyuyorum. Emekleriniz için teşekkür ediyorum. Bu durumu ülkemizin dünyada bir kazancı olarak görüyoruz. Sadece krizi yönetmek yetmez, riskleri de yönetmek için yaz aylarını da boş geçmeyeceğiz." Öğretmen niteliğinin eğitimin niteliğini belirlediğinin altını çizen Selçuk, meslektaşlarının bu alandaki her türlü ihtiyaçlarına destek olma sözü verdi. Selçuk, "Dünyada öğretmen eğitimi konusunda en büyük yatırımı yapan ülkelerden biriyiz. İhtiyacınız olan her konuda destek sağlarız." ifadesini kullandı. Bu arada zaman zaman renkli anların da yaşandığı görüşmede, İnci Yılmaz Şimşek'in oğlu 23 Nisan için yazdığı şiiri okurken, Hürkan Çelik ise annesinin gitarıyla eşlik ettiği "Hayat Sevince Güzel" şarkısını söyledi. Elif Aras ise çocuklarıyla birlikte Bakan Selçuk'un Babalar Günü'nü kutladı. AA / Politika
3
YARGITAY Cumhuriyet Başsavcılığı için bugün yapılan seçiminde, Cumhurbaşkanına sunulacak ilk beş aday belirlendi. DHA'nın aldığı bilgilere göre oylama sonuçlarına 88 oyla en yüksek oyu Yargıtay 5. Ceza Dairesi Üyesi Veli Dalgalı alırken, Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil 77 oyla ikinci sırada yer aldı. Diğer 3 ay ve aldıkları oy sayısı ise şöyle belirlendi: Yargıtay 7. Ceza Dairesi Üyesi Alper Yükselen Bikirli 53, Yargıtay 14. Ceza Dairesi Başkanı Bekir Şahin 51 ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi Başkanı Ali İhsan Öztekin 30. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı seçiminde de en çok oyu alan 5 aday arasından, seçim yapacak. Demirören Haber Ajansı / Güncel
Yargıtay Konferans Salonu'nda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri arasında yapılan seçimde, oy kullanacak üyeler salona tek tek alındı. Salona, üyeler için tek kullanımlık kalem, maske ve dezenfektan konuldu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı için yedi adayın yarıştığı seçimde 355 Yargıtay üyesi oy kullandı. Seçim sonucunda, 5. Ceza Dairesi üyesi Veli Dalgalı 88, 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil 77, 8. Ceza Dairesi Üyesi Alper Yükselen Bikirli 53, 14. Ceza Dairesi Başkanı Bekir Şahin 51 ve 11. Ceza Dairesi Başkanı Ali İhsan Öztekin 30, 3. Ceza Dairesi Başkanı Osman Atalay 26 ve 2. Ceza Dairesi Üyesi Mehmet Akif Öndaş 15 oy aldı. 8 üyenin oyu geçersiz sayıldı, 7 üye oy kullanmadı. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SEÇECEK Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun kendi üyeleri içinden göstereceği adaylar arasından cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor. İlk oylamada en çok oy alan 5 üye aday gösterilmiş sayılıyor. Seçimde böylelikle belirlenen Veli Dalgalı, Eyüp Yeşil, Alper Yükselen Bikirli, Bekir Şahin ve Ali İhsan Öztekin'in ismi sıralı liste halinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunulacak. Erdoğan, 15 gün içinde adaylardan birini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olarak seçecek. Cumhurbaşkanı, sıralamaya ve aldıkları oya bakmadan sunulan beş adaydan birini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı seçebiliyor. Yeni seçilecek başsavcı, yaş haddinden emekliye ayrılmazsa 4 yıl görev yapacak.
4
Afyonkarahisar'da, "Çanakkale Savaşı"nda şehit olan dedelerinin hak ettiği İstiklal Madalyası, yıllar sonra torunları Şuayp Demirel ve Adnan Demirel'e teslim edildi. Afyonkarahisar'ın tanınmış iş insanlarından, Türkiye'nin ilk yerli kaya kamyonu "deve"nin üretimine başlayan Şuayp ve Adnan Demirel'in dedelerinden biri Çanakkale Savaşı'nda şehit oldu. Bir sohbet sırasında bu bilgiyi Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı ile paylaşan iş insanı Şuayp Demirel, İstiklal Madalyası gururundan söz etti. Ülke ve kent ekonomisine büyük katkılar sunan iş insanlarının bu özlemini yerine getirmek isteyen Kumartaşlı'nın girişimleri sonuç verdi. İstiklal Madalyası, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şubesi'ne getirildi. Gaziler ve şehit babaları ile Şuayp Demirel ve Adnan Demirel'e ziyarette bulunan Kumartaşlı, İstiklal Madalyası'nı takdim ederek sürpriz yaptı. Dedelerinden gelen İstiklal Madalyası Şuayp ve Adnan Demirel kardeşlere teslim edildi. İsmail Kumartaşlı, madalyayı teslim ederken, "Bu dedemize devletimiz tarafından verilen İstiklal Madalyası'dır. Bu gerçek bir İstiklal Madalyası'dır. O dönem devletimiz tarafından verilen istiklal madalyaları. Sizin için temin ettik." dedi. Sürpriz karşısında çok mutlu olduklarını dile getiren Şuayp Demirel ise "Bunu dedemiz adına mı taşıyacağız? Bunu taşımak çok zor." diye konuştu. Kumartaşlı, daha sonra ülke ve kent ekonomisine katkıları ve istihdama verdiği destek dolayısıyla Şuayp Demirel'e, teşekkür belgesi verdi. AA / Güncel
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İslami İlimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mebrure Doğan, şehit aileleri ve gazilerin yaşadıkları travma sonrasında, dinin üzerlerindeki etkisini araştırdı. Dini hayatın insan psikolojisi üzerinde etkisi konusunda araştırmalar yürüten Doğan, 50 ev ziyareti gerçekleştirip, 159 şehit ailesi ve gaziyle anket yaparak, elde ettiği bilimsel verileri kitap haline getirdi. Doğan, "Acıdan Erdeme Yolculuk" adlı kitabını Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şubesi'nde imzalayarak şehit aileleri ve gazilere takdim etti. İlk imzaladığı kitabı Dernek Başkanı İsmail Kumartaşlı'ya takdim eden Doğan, araştırma aşamasında kendisine destek olduğu için de teşekkür etti. Dernek Başkanı Kumartaşlı, yaptığı konuşmada, şehit aileleri ve gazilerin travma yaşayan kişiler olduğunu belirtti. Ailelerinin oğlunun şehit olduğu haberini aldığı zaman ayrı bir travma yaşadığına dikkat çeken Kumartaşlı, şöyle konuştu: "Gazilerimiz yine yaralandığı günden itibaren ayrı bir travma yaşıyorlar. Bu süreçte bir takım psikolojik değişiklikler yaşıyoruz. Hastanelerde tedavi gördüğümüz süre içerinde bize çok anketler getirildi. Tıbbi olarak bizler travma sonrası stres bozukluğuyla ilgili bir çok araştırma gördük. Hep tıbbi yönden incelemesi yapılmıştı. Mebrure hocamız bir gün bize geldi, İslami açıdan bu travmanın bizlerde ne şekilde değişiklik oluşturduğunu araştırmak istediğini söyledi. Böyle bir çalışmanın bizim karşımıza ilk defa geldiğini gördük. Hocamızın emeklerine sağlık, baya uzun zamandır çalışıyordu. İlimizdeki birçok şehit ailesi ve gazilerimiz ile görüştü. Çalışmaların sonunda da Acıdan Erdeme Yolculuk isimli kitabını hazırladı ve ilk takdimi bize yaptı." "Güzel bir araştırma oldu ailelerimiz bizi çok güzel karşıladı" İslami İlimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mebrure Doğan da dinin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini araştırdıklarını kaydetti. Doğan, bilimsel bir araştırma yürüterek şehit aileleri ve gazilerin yaşadıkları travma sonrası dinin üzerlerindeki etkisini araştırdıkların söyledi. Bu araştırmayı yapmak için gerekli yetkili kişilerden izinlerini aldıklarını kaydeden Doğan, şöyle devam etti: "Şehit yakınlarımız ve gaziler travma yaşadıkları için hassas gruplar. Onları rahatsız edecek herhangi bir durumdan uzak durmak gerekiyor. Etik açıdan gerekli izinleri aldık. Şehit ailelerimize ve gazilere ziyaretler yaparak 50 kadar ev ziyareti yaptık. Çalışanları işyerlerinde ziyaret ettik. Çalışmamızın 2 ayağı oldu. Birinci ayağında nicel araştırma yaptık. Bu araştırmamızda anket uygulaması yaptık. Daha sonra bu anketlerden elde ettiğimiz konumuz travma sonrası gelişim ve bunun üzerindeki dini hayatın etkisi. Zaten travma sonrası gelişimin boyutlarından bir tanesi de manevi gelişim. Bunu incelemek üzere ziyaretlerimizi yaptık. Güzel bir araştırma oldu ailelerimiz bizi çok güzel karşıladı." Araştırmalar sonucunda travma sonrası dinin kişiye olumlu etkilerinin olduğunu tespit ettiklerini savunan Doğan, "Çalışmamızı biraz daha derinleştirmek için nitel araştırma yaptık. Mülakatlar da yaparak daha derinlemesine incelemeyi esas aldık. Sonuç olarak ailelerimizde ciddi anlamda travma sonrasında dini hayatın katkısının olumlu olduğunu tespit ettik. Bizzat kendilerinin ifadeleri de var." dedi. AA / Güncel
1
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, 48 sayılı toplantısını gerçekleştirdi. PFDK'dan Galatasaray ve Fenerbahçe'ye de ceza gelirken, Sivassporlu Isaac Cofie ciddi faulü sebebiyle 2 maçtan men edildi. İşte PFDK'dan yapılan açıklama: Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 11.02.2020 tarih ve 48 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar aşağıda belirtilmiştir. 1- AYTEMİZ ALANYASPOR Kulübünün, 05.02.2020 tarihinde oynanan AYTEMİZ ALANYASPOR-GALATASARAY A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 9.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 2- GALATASARAY A.Ş.'nin, 05.02.2020 tarihinde oynanan AYTEMİZ ALANYASPOR-GALATASARAY A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 9.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 3- DEMİR GRUP SİVASSPOR Kulübü sporcusu ISAAC COFIE'nin, 06.02.2020 tarihinde oynanan ANTALYASPOR A.Ş.-DEMİR GRUP SİVASSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik ciddi faulü nedeniyle 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına, 4- GMG KIRKLARELİSPOR Kulübünün, 05.02.2020 tarihinde oynanan GMG KIRKLARELİSPOR-FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı ve bu eylemin aynı sezon içinde 2. kez gerçekleştirilmesi nedeniyle 16.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada GMG KIRKLARELİSPOR Kulübünün, stadyuma biletsiz ve kapasitesinin üzerinde seyirci alınmasından dolayı 13.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 5- FENERBAHÇE A.Ş.'nin, 05.02.2020 tarihinde oynanan GMG KIRKLARELİSPOR-FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve aynı sezon içinde kupa kategorisinde misafir kulüp olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 2.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 6- BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ERZURUMSPOR Kulübünün, 04.02.2020 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş.-BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ERZURUMSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve aynı sezon içinde kupa kategorisinde misafir kulüp olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 2.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 7- CİZRESPOR Kulübünün, sosyal medya hesabından sportmenliğe aykırı açıklamada bulunulmasından dolayı 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, CİZRESPOR Kulübü başkanı MARUF SEFİNÇ'in, sportmenliğe aykırı açıklamalarda bulunulmasından dolayı 45 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 8- ALTAY Kulübünün A takım listesinde Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunan futbolculardan en az dördünün 15. yaş gününe denk gelen sezon ile -21. yaş gününe denk gelen sezonlarda kesintili veya kesintisiz en az 3 sezon veya 36 ay kendi kulübünde tescilli olması gerekirken kriterlere uygun üç futbolcu bildirilmesinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına, 9- EKOL GÖZ MENEMENSPOR Kulübünün A takım listesinde Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunan futbolculardan en az dördünün 15. yaş gününe denk gelen sezon ile -21. yaş gününe denk gelen sezonlarda kesintili veya kesintisiz en az 3 sezon veya 36 ay kendi kulübünde tescilli olması gerekirken kriterlere uygun üç futbolcu bildirilmesinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 10- KEÇİÖRENGÜCÜ Kulübünün A takım listesinde Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunan futbolculardan en az dördünün 15. yaş gününe denk gelen sezon ile -21. yaş gününe denk gelen sezonlarda kesintili veya kesintisiz en az 3 sezon veya 36 ay kendi kulübünde tescilli olması gerekirken kriterlere uygun futbolcu bildirilmemesinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle 60.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 11- YAŞAR AŞÇIOĞLU'nun yargılamanın iadesi talebinin REDDİNE, (oyçokluğu) Karar verilmiştir. Av. Aytaç YÜKSEL PFDK Başkanı
Galatasaray ve Alanyaspor takım halinde PFDK'da İki takım da 6'şar sarı kart gördüğü mücadele sonrası takım halinde PFDK'ya sevk edildi. Türkiye Futbol Federasyonu PFDK'ya sevk edilen kulüpleri açıkladı. Alanyaspor ve Galatasaray mücadelesinde iki takım da 6'şar sarı kart gördüğü için takım halinde PFDK'ya gönderildi. TFF'den yapılan açıklama şöyle; "1- BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ERZURUMSPOR Kulübü'nün 04.02.2020 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş.-BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ERZURUMSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "çirkin ve kötü tezahüratı" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir. 2- AYTEMİZ ALANYASPOR Kulübü'nün 05.02.2020 tarihinde oynanan AYTEMİZ ALANYASPOR-GALATASARAY A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "6 futbolcusunun sarı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 40. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir. 3- GALATASARAY A.Ş. Kulübü'nün 05.02.2020 tarihinde oynanan AYTEMİZ ALANYASPOR-GALATASARAY A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "6 futbolcusunun sarı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 40. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir. 4- GMG KIRKLARELİSPOR Kulübü'nün 05.02.2020 tarihinde oynanan GMG KIRKLARELİSPOR-FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "merdiven boşluklarının boş bırakılmaması" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 49. maddesi uyarınca ve "usulsüz seyirci alınması" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 49. maddesi uyarınca ve "kapasite üstü ve usulsüz seyirci alınması" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 49. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir. 5- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü'nün 05.02.2020 tarihinde oynanan GMG KIRKLARELİSPOR-FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "çirkin ve kötü tezahüratı" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir. 6- DEMİR GRUP SİVASSPOR Kulübü futbolcusu ISAAC COFIE'nin 06.02.2020 tarihinde oynanan FRAPORT-TAV ANTALYASPOR -DEMİR GRUP SİVASSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "kural dışı hareketi" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 43. maddesi uyarınca 07.02.2020 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir."
3
29 yaşındaki oyuncu senelik 4 milyon Euro isterken, Fenerbahçe masaya 3 milyon Euro ile oturdu. Rojo’nun, Manchester United ile sözleşmesi 2021’de bitecek. Ancak İngiliz ekibi tarafından sorun çıkması beklenmiyor. Kırmızı Şeytanlar, Rojo ve Matic’e, “Kendinize takım bulun, her türlü kolaylığı sağlayacağız” mesajını verdi. Manchester United Yönetimi, Sarı-Lacivertliler’e de benzer bir mesaj yollayarak, oyuncuyla anlaşma sağlanması halinde bu transferin rahatlıkla gerçekleşeceğini iletti. Kiralama formülü Fenerbahçe cephesi, Rojo’nun 4 milyon Euro’da diretmesi halinde kiralık formülünü devreye sokacak. Başarılı futbolcu, sezon sonuna kadar yıllık maaşının yarısına kadroya katılacak. Sözleşmeye satın alma opsiyonu da eklenecek. Manchester United’ın bu formüle de sıcak bakması bekleniyor. Bu nedenle yönetimin önceliği Marcos Rojo’yu ikna etmek. Başarılı futbolcu için Fiorentina’nın da adı geçse de İtalyan ekibinin henüz ciddi bir girişimde bulunmadığı öğrenildi. Sarı- Lacivertliler, başka talipler çıkmadan işi bitirmeye çalışıyor. (Fanatik)
Ara transferde adı sıkça Fenerbahçe ile anılan ve son anda Manchester United tarafından Estudiantes'e kiralanan tecrübeli defans oyuncusu Marcos Rojo'nun son görüntüsü ülkesini karıştırdı. Oyuncunun kardeşi Franco Rojo tarafından sosyal medyadan paylaşılan ve hemen silinen videoda 30 yaşındaki futbolcunun sigara içip, poker oynadığı görülüyor. Tepkilere neden olan durum bununla da sınırlı değil. Videonun çekilme tarihi henüz bilinmese de yayınladığı tarih itibarıyla Rojo'nun etrafında 10'a yakın insan olduğu görülüyor ve sosyal mesafeye uyulmadığı gerekçesiyle yıldız isme sert eleştiriler geldi. İngiliz ekibinin Estudiantes'e kiraladığı Rojo burada da istediği performansı gösteremedi. Yıldız oyuncu yaşadığı sakatlık nedeniyle yalnızca 1 maça çıkabildi. Arjantinli ismin, Manchester United ile olan sözleşmesi 2021 yılında sona eriyor.
1
Genellikle video konferans yöntemi ile antrenmanlarını sürdüren Bayern Münih, saha çalışmalarına geçtiğimiz hafta başladı. Bavyera ekibinin son antrenmanı kulüp tesislerinde gerçekleştirildi. Oyuncular çalışma sırasında küçük gruplara ayrıldı. Sosyal mesafenin gözetildiği antrenmanda oyuncular aralarında en az 1 buçuk metre mesafe bıraktı. Kulüp, antrenmanı izlemeye gelebilecek olan taraftar için de ''lütfen sosyal mesafeyi koruyun'' mesajını belirtti. Almanya'da Ligler en az 30 Nisan'a kadar ertelenmişti. Liglerin ne zaman başlayacağı ise hala belirsizliğini koruyor.
Almanya Bundesliga ekiplerinden RB Leipzig'in yıldızı Timo Werner, transferiyle ilgili olarak Bild'e çarpıcı açıklamalar yaptı. Daha önce İngiliz devi Liverpool'a gitmek istediğini açıklayan Alman golcü, Bayern Münih iddialarına ise flaş bir cevap verdi. Werner, "Bayern Münih harika bir kulüp. Ayrıca, teknik direktör Hans Flick de kalitesini ispatladı. Gerçekten çok iyi bir teknik direktör. Ancak Bayern Münih'e transfer olmaktansa Almanya dışında bir kulübe giderim" diyerek Bavyera ekibine kapıları kapattı. "GİDECEĞİM KULÜPTE SAYGI BEKLERİM" 24 yaşındaki yıldız, "Sadece, Bundesliga'da kulüp değiştireceğime başka bir ligde, başka bir maceraya atılmak bana daha cazip geliyor. Ayrıca gideceğim kulüpte saygı ve önemli bir rol beklerim. Bu nedenle Leipzig'i kabul etmiştim. Bana bu hissi verecek yeni bir kulübe hayır demem" ifadelerini kullandı. Leipzig ile 2023 yılına kadar sözleşmesi bulunan Werner, 150 maçta 88 gol 39 asistlik performans gösterdi. Bundesliga ekibi Köln’de 3 kişinin korona virüs testi pozitif çıktı
2
Haber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK/ GAZİOSMANPAŞA Tem Otoyolu Ankara istikametinde meydana gelen kazada, lüks otomobille çarpışan içecek yüklü kamyon şarampole yuvarlandı. Kazada kamyonette bulunan iki kişi hafif şekilde yaralandı. Kaza, Gaziosmanpaşa TEM Otoyolu Cebeci Mevkii'nde saat 12.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametinde giden Tolga Taşköprü yönetimindeki 34 TS 5833 plakalı içecek yüklü kamyonetle arkadan gelen Bilal Şenses yönetimindeki 34 CRA 639 plakalı lüks otomobil çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği kamyonet, bariyerlere çarparak şarampole yuvarlandı. Kazada kamyonette bulunan iki kişi hafif yaralanırken, kamyonette bulunan içecekler etrafa savruldu. Kazayı gören çevredekiler durumu polis itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirdi. Sağlık ekipleri hafif yaralı olarak kazayı atlatan kamyonetteki iki kişiyi ayakta tedavi etti. "MÜŞTERİLERİMİZE MAL GÖTÜRÜYORDUK" Görüntü Dökümü -Genel ve Detaylar Demirören Haber Ajansı / Güncel
TEM Otoyolu Ispartakule Mevkii'nde 27 Aralık Cuma günü meydana gelen kazada, motosikleti ile seyir halinde ilerleyen Mesut Altındağ'a çarpan otomobilin sürücüsü, yaralıyı olay yerinde bırakarak kaçtı. Altındağ'ın arkadaşlarından oluşan yaklaşık 100 kişilik bir grup, kazaya neden olan otomobil sürücüsünün bulunarak, hakkında işlem yapılması için TEM Otoyolunu kapattı. Otobüs ve otomobillerle gelen grup, araçlarını otoyolda durdurup, ellerindeki pankartlarla slogan atarak ilerledi. Kazanın yaşandığı noktaya gelen grup, burada basın açıklaması yaptı. Grup açıklama yapan Murat Babaçoğlu, “Arkadaşımız, dostumuz, 3 evladı olan bir insan. Burada iş yerine giderken arkadan gelen otomobil arkadaşımıza çarpıyor. Çarptığı yetmiyormuş gibi ölüme terk edip gidiyor. Arkadaşımız yoğun bakımda ve sağ kolunu kaybetti. Biz, buradan herkese sesleniyoruz. 3 tane evladına karşı hiç vicdanlar sızlamadı mı? Adalet arıyoruz başka hiçbir şey değil. Belki arkada hastası olanlar vardır, yolu şimdilik açacağız eyleme son veriyoruz. Belki o vicdansız olabilir, biz öyle olmayacağız. En yakın zamanda onun yakalanıp adaletin karşısına çıkarılmasını bekliyoruz" dedi. Tem Otoyolu'nda kısa süreli trafik yoğunluğu yaşandı. (DHA)
2
Türkiye Gazetesi Tunus Sağlık Bakanlığı resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, ülkede yapılan 282 test sonucunda 30 kişide daha koronavirüs tespit edildiği toplam vaka sayısının 227’ye yükseldiği belirtildi. Ülkede virüsün ilk tespit edildiği 2 Mart tarihinden itibaren toplam 2 bin 45 test yapıldığı bilgisi verilen açıklamada, iki kişinin de hastalığı yenerek taburcu edildiği aktarıldı. Ülke genelinde 9 bin 43 kişinin virüs şüphesiyle evlerinde karantina altında tutulduğu aktarılırken 8 bin 845 kişinin de karantina süresini tamamladığı kaydedildi. Lübnan Lübnan Sağlık Bakanlığı da vaka sayısının 391'e yükseldiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ülkede 23 yeni vakanın daha tespit edildiği ve toplam hasta sayısının 391'e yükseldiği belirtildi. Umman Umman'da Covid-19 vaka sayısının 131 olduğu açıklandı. Umman resmi ajansının haberine göre, ülkede 22 kişi daha enfekte oldu ve toplam vaka sayısı 131'e ulaştı. Haberde, 23 kişinin ise sağlığına kavuştuğu kaydedildi. Kuveyt Kuveyt Sağlık Bakanlığı, ülkedeki Kovid-19 vaka sayısının 225'e yükseldiğini duyurdu. Kuveyt resmi ajansı KUNA'da yer alan haberde, 17 kişide daha koronavirüs tespit edildiği ve toplam hasta sayısının 225'e yükseldiği aktarıldı.
Kuveyt Sağlık Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, ülkedeki COVID-19 kaynaklı can kaybının 65'e yükseldiğini duyurdu. Açıklamada ayrıca vaka sayısının 9 bin 286'ya ulaştığı aktarıldı. Katar Katar Sağlık Bakanlığı ise ülkede 1103 kişide daha virüs tespit edilmesiyle vaka sayısının 23 bin 623'e yükseldiğini açıkladı. Toplam can kaybının 14 olduğu ülkede, iyileşen sayısının 2 bin 840'a ulaştığı kaydedildi. Umman Umman Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada 174 kişide daha Kovid-19 görüldüğü ve toplam vaka sayısının 3 bin 573'e yükseldiği belirtildi. Açıklamada, iyileşen hasta sayısının da 211'e çıktığı ifade edildi. Fas Fas Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkede Kovid-19 vaka sayısının 6 bin 226'ya yükseldiği ifade edildi. Açıklamada, iyileşenlerin sayısının 2 bin 759'a ulaştığı aktarıldı. Lübnan Lübnan Sağlık Bakanlığı ise ülkede COVID-19 vaka sayısının 859'a çıktığını, yeni can kaybı olmadığını açıkladı. Lübnan'da daha önce 26 kişinin koronavirüsten hayatını kaybettiği bildirilmişti. Tunus Tunus Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkede virüsün ilk tespit edildiği 2 Mart'tan bu yana ilk kez COVID-19 vakasının tespit edilmediği belirtildi. Ülkede daha önce COVID-19 vaka sayısının 1032, can kaybının 45 olduğu açıklanmıştı.
2
Türkiye Gazetesi Koronavirüsle mücadelede nitelikli yatak kapasitesi ve yüksek teknolojiyle en büyük katkıyı sunan şehir hastanelerine bir yenisi daha eklendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “hayalim ve rüyam” dediği Başakşehir Şehir Hastanesi hizmete girdi. Video konferansla törene katılan Erdoğan, dünyanın koronavirüs salgınıyla kavrulduğu bir dönemde yapılan açılışın önemine işaret ederek şöyle konuştu: "Gelişmiş ülkelerin sağlık sistemlerinin dahi çöktüğü, insanların evlerinde, hastane koridorlarında yetersiz müdahale sebebiyle öldüğü bir dönemde, elimizdekinin kıymetini iyi bilmeliyiz. Türkiye, yatak ve doktor sayısında değilse bile yoğun bakım yatağı sayısındaki üstünlüğü ile bu sürece gerçekten oldukça avantajlı girmiştir. Şu anda bu hastanemizin 1500'ün üzerinde yatak kapasitesi var. Kendi kendimizi yeterli olmanın hatta bunun ötesinde dostlarımıza yardım eli uzatabilecek seviyede bulunmamızın önemini bizzat yaşayarak görüyoruz." Bugüne kadar 10 şehir hastanesini hizmete aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Ne zaman ki bu ülkede Başbakan oldum, o süreçte hep bunu söyledim. Şehir hastaneleri benim rüyamdır, benim hayalimdir dedik ve elhamdülillah o günden itibaren başladık ve şehir hastanelerimizi inşa ederek her geçen gün asgari tüm büyük şehirlerimizde bunları yapacağız. İnşası devam eden 8 şehir hastanesinin büyük bölümünü de bu yıl sonuna kadar açacağız" dedi. BATILILAR İNANAMIYOR Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın sürecinin, Türkiye'nin sağlık alt yapısının gücü yanında sağlık hizmetlerinin ücretsiz verilmesinin önemini de gösterdiğini belirterek, "Ülkemizde 1,5 milyon vatandaşımızın ücretsiz şekilde evde bakım hizmetini alabildiğini söylediğimiz Batılı dostlarımız sadece buna bile inanmakta güçlük çekiyor." diye konuştu. GELECEĞİ DÜŞÜNÜYORUZ Erdoğan, Yeşilköy ve Sancaktepe'de hava ulaşımı olacak şekilde tedbir alındığını dile getirerek, "Sancaktepe'de iki ulaşım imkânımız var. Bir taraftan malum Sabiha Gökçen, bir taraftan hemen bitişiğindeki pist var. Yeşilköy'de zaten böyle bir sıkıntımız yok. Bununla uluslararası camiaya da hizmet verme imkânını yakalayacağız. Sadece bugüne değil, 10 yıl sonrasına da cevap verecek bir yatırımı yapıyoruz." dedi. Arçelik, Aselsan, Baykar, Biosis ve koordinatör olması nedeniyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına teşekkür eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Şu anda Başakşehir Şehir Hastanemizin 115 ventilatörü geldi, 100 de bugün teslimatı yapıldı ve yine bir bölümü de peyderpey geliyor, gelecek. Bu ne demektir? Yani Başakşehir Şehir Hastanemizin böyle bir sıkıntısı yok ve olmayacak. Öbür tarafta Yeşilköy inşallah 1005 odasıyla devreye giriyor. 1005 odayla aynı şekilde Sancaktepe devreye giriyor." İSTANBUL SAĞLIK BAŞKENTİ Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da konuşmasında, Başakşehir Şehir Hastanesi’nin, Avrupa’nın tek kampüste en fazla yoğun bakım kapasitesine sahip hastanesi olacağını söyledi. Hastanenin 789 bin metrekare üzerine kurulduğunu belirten Koca, “725 muayene odası ve 2 bin 682 hasta yatağı var. 28 doğum salonu, 90 ameliyathane, 426 yoğun bakım yatağı mevcut. İstanbul, sağlık altyapısı ile dünyanın başkenti olacak” diye konuştu. 100 MÜHENDİS 1 AYDA ÜRETTİ "5 bin solunum cihazı yapacağız" Yerli solunum cihazı teslim töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, salgında en kritik ihtiyaçlardan birinin yoğun bakım solunum cihazları olduğunu belirterek, "Bugün bu cihazları parasını verseniz dahi alamıyorsunuz. İşte bu yüzden kendi imkânlarımızla üretmek için harekete geçtik. Onlarca mühendisimiz gece gündüz çalıştılar ve 14 gün gibi kısa bir sürede seri üretim bandından ilk yerli ve millî yoğun bakım solunum cihazlarını indirdiler. İnşallah mayıs sonuna kadar 5 bin cihaz üretilmiş olacak" dedi.
Recep Tayyip Erdoğan Kimdir ? Aslen Rizeli olan Recep Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954'te İstanbul'da dünyaya geldi. 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu'ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi'nden de diploma aldı
4
Avrupa Komisyonu, AB Mali Yardım Programı çerçevesinde finanse edilen “2020/21 Akademik Yılı için Kıbrıs Türk toplumuna yönelik AB Burs Programını” başlatacağını duyurdu. Bu yılki AB Burs Programı ile yaklaşık 140 Kıbrıslı Türk'e burs olanağı sağlanacak. 2007 yılından itibaren AB Burslarından 1,500'den fazla birey faydalandı. Bu yılki burs programı, AB Üye Devletleri'nde kısa dönemli ve uzun dönemli programları kapsıyor. Bütçenin en fazla %20'si Birleşik Krallık'ta yer alan programlar için kullanılabilir. 2020/21 dönemi için yapılan çağrıda öncelikli alanlar listesi de yer alıyor. Bu alanlarda başvuru yapacak olan başvuru sahipleri değerlendirme sırasında ekstra puan kazanacak. AB Burs Programı, tamamen Avrupa Birliği tarafından finanse edilerek British Council tarafından yürütülüyor. Avrupa Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği’nden yapılan açıklamada ilgilenen tüm bireylerin, AB Bursları web sitesinden https://apply.abburs.eu başvurularını yapmaları konusunda uyarı yapıldı. Başvurular için son tarih 10 Mart olarak belirtildi.
Kıbrıs Türk toplumuna Yönelik Avrupa Birliği Burs Programı için başvuru süreci devam ederken 2007 yılında başlayan burslardan bugüne kadar 1564 öğrencinin yararlanarak kariyerini geliştirme olanağı bulduğu açıklandı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilerek Kıbrıs’ta 80. hizmet yılına giren British Council tarafından yürütülen 2020 – 21 AB Burs Programı Akademik Yılı başvuru süreci 13 Ocak 2020’de başladı. 2 ayrı kategoride değerlendirilen bu yılın bursları için son başvuru tarihi 10 Mart 2020. Yazılı sınav tarihi 04 Nisan 2020 olarak belirlendi. Dilek Behçetoğulları süreçle ilgili merak edilenleri aktardı; AB Burs Programı’nın Lefkoşa Marmara Bölgesi’ndeki ofisinde görüştüğümüz AB Burs Programı Yöneticisi Dilek Behçetoğulları, Yaklaşık 4 haftalık bir süredir devam eden başvuru süreci ve kendileri tarafından yürütülen tanıtım etkinliklerine ilişkin merak edilenleri kısa ve net bir dille aktardı. “ AB Burs Programı 2007 yılından itibaren ayda ortalama 1.5-2 milyon euro toplamda 24 milyon euroluk bir bütçeyle Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. Bugüne kadar, Kıbrıs Türk toplumundan 1564 kişi bu programın bir parçası olma fırsatını elde ederek kariyer hayatına yeni bir yön verdi” diyen Behçetoğulları, “ Geleceğiniz İçin Gideceğiniz Yer Avrupa” ana tanıtım teması ile toplumdaki ilgili tüm paydaşları da içine katarak hızlı ve de keyifli bir tanıtım süreci geçirmekte olduklarına vurgu yaptı. Başvurular sadece Online’da Gelişen teknolojinin olanaklarından yararlanarak bu yıl sadece online olarak başvuru kabul edilmesi kararı alındığına dikkat çeken Behçetoğulları, adayların burslar için başvuru portalını “ https://apply.abburs.eu ” olarak açıkladı. Ülke genelinde etkin ve yaygın bir tanıtım programı ile bursları, öncelikli alanları, koşulları, beklentileri gerek birebir gerekse platformlar aracılığı ile dile getirdiklerini, her yıl düzenli olarak başvuru öncesi ve sonrasında sürdürdükleri bu çabalar sonucunda başvuru alanlarında değişik seçenekler oluştuğuna dikkat çeken Behçetoğulları, bu çeşitliliği tıp doktorluğu, veterinerlik, diyetisyenlik, mimarlık, müzecilik, doğa ve çevre ile ilgili meslekler olarak örnekledi. Burslara öncelikli alanların konulduğunu ancak sınırlama yapılmadığını anlatan Behçetoğulları, “ Kıbrıs Türk Toplumunun ihtiyaçlarını sürekli dinliyoruz, geri dönüşlere bakıyoruz, yeni ihtiyaçları tespit ettikçe programa yeni açılımlar ekliyoruz, Karpaz’dan başlayarak kırsal alanlara açıldık, güzel örnek teşkil eden başvurular çıktı ortaya” şeklinde özetledi bu çalışmaları. Fırsat eşitliğine her burs döneminde özel önem verdiklerini ve bunu sürdürdüklerini ifade eden Behçetoğulları, 1 akademik yılın yanına bu yıl kısa dönemli eğitim programlarını kapsayan burslar da eklendiğine işaret ederek kısa dönemli programlar hakkında şu temel bilgileri aktardı: “Profesyonel kurs veya staj – araştırma – doktora sonrası çalışmaları – dil kursları (herhangi bir AB dilinde) Kısa dönemli programlara en erken 1 Haziran 2020 ve engeç 12 Ocak 2021 başlanmalı. Burslar ertelenemez. Burs en az 2 ve en çok 6 aylıkprogramları kapsıyor. Seçilen program tam zamanlı olmalı. Uzaktan eğitim ve/veya yarı zamanlı programlar kabul edilmiyor. Dil kurslarının haftada en az 20 ders saati olması gerekiyor” “Gençler gittikleri ülkelerin kültürlerini yaşayarak öğrenmeli” Gençlerin meslek deneyimi yanında gittikleri ülkelerin kültürlerini yaşayarak öğrenmelerinin önemli olduğunu, bunun gençlerin kariyerine oldukça fazla katkı sağlayacağına inandığını belirten Behçetoğulları, bugüne kadar 20 den fazla meslek grubunun burs aldığını, 13 yılda toplam 1564 burs verildiğini bunların yaklasik %55’nin kadın%45 inin erkek olduğunu, 100 den fazla üniversitenin programa dahil edildiğini, 70’den fazla alanda burs verildiğini, bursluların 23 AB ülkesinde öğrenim gördüğünü kaydetti. AB Burs Program Ofisi Yöneticisi Dilek Behçetoğulları; İngiltere’nin %20 kotalı olarak dahil edildiği burs programında bu yıl ülke genelinde 40 – 50 arası bilgilendirme semineri hedeflediklerini, seminerler öncesinde bire bir bilgilendirme yaptıklarını, her Salı ve Cuma günleri Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nda (KTÖS) halka açık görüşme gerçekleştirdikleri bilgilerini aktararak mülakatı noktaladı. Lha
3
Ankara'nın Çubuk ilçesinde bir kadın, evinde eşi tarafından boğulmuş olarak bulundu. Cumhuriyet Mahallesi Türköne sokağındaki 5 katlı bir binanın bodrum katındaki evine gelen çocuk, annesi Şükran T'yi (35) yerde hareketsiz yatarken görüp komşularından yardım istedi. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Ceset, otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Polis ekipleri, bir fabrikada işçi olarak çalışan kadının eşi Abdullah T'nin olay saatinde iş yerinde bulunmadığını tespit ederek, bu kişiyi gözaltına aldı. Abdullah T'nin ilk ifadesinde, eşiyle aralarında çıkan tartışmanın büyümesi üzerine onu boğduğunu itiraf ettiği öğrenildi. AA / Güncel
ANKARA'nın Çubuk ilçesinde fabrikada işçi Abdullah Taşinen (38) tartıştığı eşi Şükran Taşinen'i (35) boğarak öldürdü. Gözaltına alınan Abdullah Taşinen, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cumhuriyet Mahallesi, Türköne Sokak'taki apartmanın bodrum katında oturan Şükran ve Abdullah Taşinen çiftinin kızı İ.T. (15) dün akşam eve geldiğinde annesini yerde hareketsiz buldu ve komşularından yardım istedi. Haber verilmesiyle gelen sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Şükran Taşinen'in hayatını kaybettiği belirlendi. Evde yapılan incelemenin ardından kadının cesedi, Ankara Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Haber-Kamera: Müfit ONBAŞI/ÇUBUK(Ankara), Demirören Haber Ajansı / Güncel
4
Türk savunma sanayiinin silah ve mühimmat üreticisi MKEK, salgın sonrasında ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak üzere çeşitli tipte maske, cerrahi maske makinesi ve solunum cihazı gibi ürünler ortaya koydu. Bu çözümlerle yetinmeyen kurum, kalabalık ya da yoğun insan geçişi olan yerlerde ateş ölçümlerinin sosyal hayatı yavaşlatmadan ve en doğru şekilde yapılabilmesi için termal kamera sistemi geliştirmek için harekete geçti. Termal Kamera Sistemi ürün haline getirildi Başka bir projede, yerli alt yükleniciyle termal sensörler üzerinden insan ve yüz sıcaklığını algılamaya yönelik 1,5 yıldır çalışma yapan kurum, salgınla birlikte bu çalışmaya yoğunlaşarak "MKE Termal Kamera Sistemi"ni ürün haline getirdi. Çalışmalar sonunda ortaya ihraç da edilebilecek nitelikte bir ürün çıktı. İsteklere göre değiştirilebilen esnek yerli ve milli yazılım altyapısı dolayısıyla sisteme yeni analiz yetenekleri kazandırılabilecek. Farklı amaçlarla kullanabilecek sistem, MKEK'nin mevcut silah sistemlerinin hedef tespit kabiliyetlerini artırmasına katkı verecek. Sistem için halihazırda bilinen en etkin termal sensörler seçildi. Yaklaşık 5-6 metrelik mesafeden kalabalıklardaki kişilerin vücut sıcaklığını algılamaya başlayan sistem, yaklaşık 3 metreden yüksek hassasiyetle tespit yapabiliyor. Güvenlik için başladı, sağlığa çözüm oldu MKEK Genel Müdürü Yasin Akdere, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın talimatıyla salgına yönelik sorumluluk üstlendiklerini söyledi. İhtiyaçlar çerçevesinde ürün portföylerini genişletmeye çalıştıklarını dile getiren Akdere, "Akıllı mühimmat ve akıllı silah geliştirme projesinin içeriğinde olan termal görüntüleme projesini ihtiyaç çerçevesinde termal kamerayla bütünleyerek COVID-19 salgınıyla mücadeleye destek vermeye çalıştık." dedi. Termal Kamera Sistemi'nin hareketli halde kişinin ateşini ölçebildiğini, belirlenen değerin üzerindeki tespitler için alarm üreterek görevlileri bilgilendirdiğini anlatan Akdere, şöyle konuştu: "Bugüne kadar geliştirdiğimiz ürünlerde olduğu gibi sürekli yenilikler katmaya çalışıyoruz. Bu ürüne de önümüzdeki günlerde kişinin maske takıp takmadığı, sosyal mesafeye uyup uymadığıyla ilgili sistemleri de ekleyeceğiz. Ürünümüz hazır, başta kendi birimlerimizde olmak üzere savunma sanayiinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde çalışmalarımızı tamamladık. Hastanelerde, alışveriş merkezlerinde, okullarda kullanılabilecek bir ürün piyasaya sürdük. Talepler de gelmeye başladı, bunlara da cevap verebilecek durumdayız." Yeni ürünler yolda, sırada ihracat var Salgın dolayısıyla cerrahi maske üretmeye başladıklarını ancak temelde maskeyi üreten makineyi geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Akdere, bu anlayışla geliştirdikleri makinenin yurt içinden ve dışından ciddi talep gördüğünü bildirdi. Bu süreçte OSTİM'deki alt yüklenicilerinden ciddi katkılar aldıklarını dile getiren Akdere, Sahra Solunum Cihazı'nda sona geldik. Bunun haricinde 3-4 ürünümüzü önümüzdeki günlerde paylaşacağız." diye konuştu. Yasin Akdere, geliştirilen ürünlerin ihracatına yönelik olarak da "Çalışmalarımız son hızla devam ediyor. Gerçekten bir talep patlaması yaşıyoruz. Sahra Solunum Cihazı, termal kamera ve cerrahi maske üretim makinelerimize ciddi talepler var. Bunlarla ilgili görüşmelerimizi birkaç gün içerisinde tamamlayarak ihracata da katkı yapmayı planlıyoruz." ifadesini kullandı.
Milli Savunma Bakanlığı, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında gerçekleştirdiği yoğun mesainin ardından haftada 10 milyon maske üretimine ulaştı. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürü Yasin Akdere, tamamen yerli ve milli olarak yaptıkları mekanik solunum cihazının seri üretimine gelecek ayın içinde geçeceklerini belirterek, " Haftalık 500 adet üretebilecek altyapıyı sağladık" dedi. Koronavirüsle mücadele kapsamında koruyucu sağlık malzemesi üretiminde önemli görev alan MKEK'e bağlı MAKSAM Makina ve Maske Fabrikası'ndaki çalışmalar 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız devam ediyor. Maske üretim kapasitesini iki kattan fazla artıran fabrikada cerrahi maskeden panaromiğe, KBRN maskelerinden, sağlık personelinin kullandığı N95 maskelerine kadar çok sayıda malzeme, uluslarası standartlara uygun olarak son teknolojiyle üretiliyor. REKLAM DHA MKEK bunların yanı sıra tasarımı ve üretimi tamamen yerli olan mekanik solunum cihazı da üretti. Prototipi yapılan ve "Sahra" adı verilen cihazın kısa sürede seri üretimine geçilmesi planlanıyor. MKEK Genel Müdürü Yasin Akdere gazetecilere yaptığı açıklamada, koronavirüsle mücadele kapsamında önemli bir görevi yerine getirdiklerini belirtti. Tüm kurumların yaptığı gibi koronavirüsle mücadelede MKEK'in de üzerine düşeni yaptığını ve yapmaya devam ettiğini ifade eden Akdere, "Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar'ın talimatları üzerine koruyucu sağlık malzemesi üretiminde MKEK olarak bize verilen görevi yerine getirmek için 7 gün 24 saat hizmet veriyoruz" diye konuştu. Kendi imal ettikleri tezgahlarla birlikte üretim kapasitelerini yüzde 100 artırdıklarını vurgulayan Akdere, "MKEK olarak cerrahi maske diye bilinen bez maskeden haftada 6,5 milyon adet üretiyoruz. Askeri dikimevlerimizle birlikte Milli Savunma Bakanlığımızın haftalık bez maske üretimi 10 milyon adete ulaştı. İhtiyaç halinde bu kapasiteyi daha da artırabilecek imkana sahibiz" değerlendirmesinde bulundu. REKLAM Akdere, ürettikleri cerrahi maskelerin Türk Silahlı Kuvvetlerin yanı sıra halkın ihtiyaçlarını da karşılayacak nitelikte olduğunu belirtti. Bunların yanı sıra dezenfektan, tulum, siperlik gibi koruyucu malzemeleri de ürettiklerini belirten Akdere, "Bu süreçte ürettiğimiz cerrahi maske yanında 334 bin 825 adet tulum, 33 bin 210 adet koruyucu gözlük, 377 bin 100 koruyucu eldiven ve 41 bin 400 litre dezenfektan ürettik" ifadesini kullandı. "Haftalık 500 adet üretebilecek altyapı" MKEK olarak yüzde 100 yerli ve milli imkanlar kullanılarak bir mekanik solunum cihazı ürettiklerini ifade eden Akdere, hazırlanan prototipi Bakan Akar'a sunduklarını hatırlattı. "Sahra" adı verilen cihazın kısa süre içinde seri üretimine geçmeyi planlanladıklarını dile getiren Akdere, "Önümüzdeki haftalarda nihai halini aldıktan sonra gerekli sertifikasyon çalışmalarını tamamlayıp başta kahraman Mehmetçiğimizin ihtiyaçları olmak üzere Sağlık Bakanlığı ile dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde üretime geçmeyi hedefliyoruz. Solunum cihazımızın seri üretimine gelecek ayın içinde geçmeyi planlıyoruz. Haftalık 500 adet üretebilecek altyapıyı sağladık" ifadesini kullandı. REKLAM FOTOĞRAF 33 Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele de önemli bir yeri olan Makine Kimya Endüstrisi Kurumu'na bağlı MAKSAM Makina ve Maske Fabrikası'ndaki çalışmalar gece gündüz demeden sürüyor. Son teknoloji kullanılan fabrikada, cerrahi maske, KBRN maskesi, N95 maske ve operasyonlarda kullanılan gaz maskeleri uluslararası standartlara uygun şekilde üretiliyor. Ayrıca, koronavirüs ile mücadelede hayati öneme sahip ürünlerden bir tanesi olan mekanik solunum cihazı, MKEK tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla çok kısa bir sürede üretildi. İlk örneği tamamlanan ve Sahra ismi verilen cihazın mayıs ayı içerisinde seri üretimine geçilmesi planlanıyor. Koronavirüs ile mücadelede MKEK'nun yeri ve üretimler hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan MKEK Genel Müdürü Yasin Akdere, tüm kurumlarda olduğu gibi MKEK'nun da Covid-19 ile mücadelede üzerine düşeni yaptığını, yapmaya devam edeceğini aktardı. MKEK 7 gün 24 saat üretim yapıyor<br> <br> ​​ Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın talimatıyla koruyucu sağlık malzemesi üretiminde 7 gün 24 saat hizmet verdiklerini kaydeden Akdere, kendi ürettikleri tezgahlarla üretim kapasitelerinin yüzde 100 arttığının altını çizdi. Bez maske üretiminde 10 milyona ulaşıldı <br> <br> ​​ Milli Savunma Bakanlığı tarafından haftalık bez maske üretiminin 10 milyona ulaştığını ifade eden Akdere, MKEK olarak cerrahi maske diye bilinen bez maskeden, haftada 6,5 milyon adet üretiyoruz. Askeri dikimevlerimiz ile birlikte Milli Savunma Bakanlığımızın haftalık bez maske üretimi 10 milyon adete ulaştı. İhtiyaç halinde bu kapasiteyi daha da arttırabilecek imkana sahibiz ifadelerini kullandı. Maskenin yanı sıra tulum, koruyucu gözlük, eldiven ve dezenfektan üretiliyor​​ <br> <br> Koronavirüs ile mücadele sürecinde, kurum bünyesinde maske üretiminin dışında dezenfektan, koruyucu siperlik ve tulum ürettiklerinin altını çizen Akdere, MKEK olarak 334 bin 825 tulum, 33 bin 210 koruyucu gözlük, 377 bin 100 koruyucu eldiven ve 41 bin 400 litre dezenfektan ürettiklerini vurguladı. Yerli solunum cihazı Sahra, mayıs ayı içerisinde seri üretime geçecek ve haftalık 500 adet üretilebilecek​​ <br> <br> Tamamen yerli ve milli imkanları kullanarak bir mekanik solunum cihazı ürettiklerini hatırlatan Akdere, Sahra ismi verilen yerli mekanik solunum cihazının Mayıs ayı içerisinde seri üretimine geçilmesini planladıklarını kaydetti. Sahra'nın sertifikasyon çalışmalarını ilerleyen haftalarda tamamlamak istediklerini belirten Akdere, Başta kahraman Mehmetçiğimizin ihtiyaçları olmak üzere Sağlık Bakanlığı ile dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde üretime geçmeyi hedefliyoruz. Solunum cihazımızın seri üretimine gelecek ayın içinde geçmeyi planlıyoruz. Haftalık 500 adet üretebilecek altyapıyı sağladık diye konuştu. Tamamen Türk mühendisleri tarafından üretildi​​<br> <br> Yerli mekanik solunum cihazı Sahra, tasarımından yazılımına tamamen Türk mühendisleri tarafından üretildi. Solunum problemi yaşayan ve ağırlaşan bir koronavirüs hastasına temel solunum desteği sağlayabilen Sahra, solunum problemi yaşayan diğer hastalar için de kullanılabilecek. Öte yandan Sahra, salgın hastalıklar ile mücadelede kurulacak sağlık ve bakım üniteleri, hastaneler, askeriyelerde bulunan sağlık birimleri, sahra hastaneleri, acil servis yoğun bakımları, ambulans ve evler de kullanılabilecek. Yerli solunum cihazı 'Sahra' mayısı ayında seri üretime geçiyor Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürü Yasin Akdere, "Yerli solunum cihazı (Sahra), mayıs ayı içerisinde seri üretime geçecek ve hafta 500 adet üretilebilecek" dedi. BiP'te paylaş Telegram'da paylaş Whatsapp'ta paylaş Pinterest'te paylaş Flipboard'da paylaş E-posta gönder "Sahra" mekanik solunum cihazının özellikleri Tasarımından yazılımına kadar tamamen Türk mühendisleri tarafından üretilen Sahra, modüler yapıya sahip. Yerli ve milli üretim olan mekanik solunum cihazı ile kaynakların yurt içinde kalması da sağlandı. Nefes darlığı ve kandaki oksijen oranı düşüklüğünden dolayı ağırlaşan bir Kovid-19 hastasına temel solunum desteği sağlama özelliğine sahip cihaz, solunum yetmezliği çeken diğer hastalar için de kullanılabilecek. Pandemi ile alakalı kurulacak sağlık ve bakım üniteleri, askeri üs bölgeleri veya kışlaların sağlık birimleri, sahra hastaneleri, hastaneler, acil servis yoğun bakımlarının yanı sıra ambulans ve evler Sahra'nın temel kullanım alanları arasında yer alıyor. DHA 3 vardiyada 24 saat üretim Öte yandan MKEK'e bağlı MAKSAM Makina ve Maske Fabrikası'nda 3 vardiya sistemi halinde 24 saat esasına göre çalışılıyor. Koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler kapsamında çalışan işçiler, uluslararası standartlara uygun maske ve koruyucu sağlık malzemeleri üretimini sürdürüyor. REKLAM Üretim bandında aralıklarla çalışan işçilerin, görevli bulundukları alanda düzenli olarak dezenfeksiyon çalışması yapılıyor. İşçilerin ateşleri de hem fabrikaya girişlerinde ölçülerek takip ediliyor. FOTOĞRAF 20 Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın talimatı üzerine Bakanlığa bağlı fabrika ve dikimevlerindeki maske üretimine hız verildi. Üretim miktarları iki kat artırılan tesislerde günlük bez maske imalatı 400-500 bin seviyesine çıkarılırken çalışmaların Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanı sıra halkın talebini de karşılayacak şekilde devam ettiği belirtildi. Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında yoğun talep gören maskelerin üretimine yönelik Akar'ın verdiği talimat üzerine, Bakanlığa bağlı dikimevleri ile MKE Maksam Makina ve Maske Fabrikası Müdürlüğü, çalışmalarına hız kazandırdı. Kauçuk temelli, viral tehlikelere karşı geliştirilen maskelerin yanında kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) gaz maskelerinin üretildiği MKE Maksam Makina ve Maske Fabrikası Müdürlüğünde tek kullanımlık maskelerin üretimine yönelik çalışmalar artırıldı. Fabrika Müdürü Turgay Topaloğlu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin maske ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini söyledi. Maske üretim kapasitelerini iki kat artırdıklarını belirten Topaloğlu, Cerrahi maske dediğimiz, bez maske üretimine yönelik yeni bir tezgahı daha kuruyoruz. Böylelikle günlük üretim kapasitemizi 100-150 bine çıkaracağız. Ayrıca, aylık 15 bin civarında panaromik ve KBRN maskeleri üretiyoruz. Piyasadaki altyapıyı da kullanmak suretiyle tüm bu üretim oranlarını iki, üç katına çıkarmak mümkün diye konuştu. Topaloğlu, KBRN maskelerde kullanılan alüminyum gövdeli süzgeçler ve panoramik maskelerde kullanılan plastik gövdeli süzgeçler ile ilgili yıllık 800 bin üretim kapasitesine sahip olduklarını belirtti. Özellikle sağlık personelinin kullandığı, daha üst koruma sağlayan, N95 olarak bilinen maskelerin üretimi için bir tezgah daha kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü anlatan Topaloğlu, böylelikle günde 30 bin civarında üretebileceklerini ifade etti. Topaloğlu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının karışılanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, faaliyetler sırasında koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında alınması gereken tüm önlemleri hayata geçirdiklerini vurguladı. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne bağlı dikimevlerinde de tek kullanımlık maske üretimine başlandı. Dikimevlerinde koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler kapsamında çalışan işçiler, tek kullanımlık bez maske üretimini sürdürüyor. Üretim bandında aralıklarla çalışan işçilerin, görev yaptıkları alanda düzenli olarak dezenfeksiyon çalışması gerçekleştiriliyor. İşçilerin ateşleri de hem fabrikaya girişlerinde hem de çalışmaları sırasında ölçülerek kayıt altına alınıyor ve takip ediliyor. Yapılan çalışmaların ardından Bakanlığa bağlı fabrika ve dikimevlerinde günlük bez maske imalatının 400-500 bin seviyesine çıkarıldığı belirtildi. Öte yandan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Bakanlığı ile bağlı birlik, karargah ve kurumlarında salgınla ilgili alınan önlemlere yönelik çalışmaların planlandığı ve yönetildiği COVİD-19 ile Mücadele Merkezi'ndeki (COMMER) açıklamasında, şu ifadeleri kullanmıştı: İlgili birimlerimize her türlü maskenin imalatı için gerekli talimatları verdik. Şu anda maske imalatı büyük bir hızla devam ediyor. Bunun yanı sıra fabrikalarımızda antibakteriyel sıvı üretimi de başlamış durumdadır. Bunu da yoğun bir şekilde sürdürmekteyiz. Önce birliklerimizle, daha sonra da diğer kurum ve kuruluşlarla bunları paylaşacağız. Üretimi olabildiğince yükselterek, sadece silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını değil, aynı zamanda halkımızın da ihtiyaçlarını karşılamak için gayret gösteriyoruz. Akar talimat verdi: Bakanlığa bağlı fabrikalarda maske üretimi arttı Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın talimatı üzerine Bakanlığa bağlı fabrika ve dikimevlerindeki maske üretimine hız verildi. Üretim miktarları iki kat artırılan tesislerde günlük bez maske imalatı 400-500 bin seviyesine çıkarılırken çalışmaların Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanı sıra halkın talebini de karşılayacak şekilde devam ettiği belirtildi. BiP'te paylaş Telegram'da paylaş Whatsapp'ta paylaş Pinterest'te paylaş Flipboard'da paylaş E-posta gönder
2
KKTC’de dün Alevkayası ile Beyköy arasında çıkan yangın için Güney Kıbrıs’tan yardım talep edilmesi ve yangın söndürme çalışmaları bugünkü Rum basınında da yer aldı. Alithia gazetesi; “Halefka’daki Yangına Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Hava Araçları – Bu Sefer Tatar Da İstedi” başlığı altında verdiği haberinde, dün akşam Alevkayası (Halefka) ile Beyköy arasında çıkan orman yangınına Güney Kıbrıs’tan talep edilen yangın söndürme hava araçlarıyla da müdahale edilmesine geniş yer verdi. Habere göre, Rum Hükümet Sözcüsü Kiriakos Kusios konuya ilişkin açıklamasında, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın dün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i telefonla arayarak yardım talebinde bulunduğunu, Anastasiadis’in de bu talebe hemen karşılık verdiğini ifade etti. Kusios, Anastasiadis’in ayrıca, gerekmesi halinde kullanılmak üzere üç yangın söndürme kara aracının da hazır bulunması talimatı verdiğini vurguladı. Haberde, Güney Kıbrıs’tan gelen iki yangın söndürme uçağı ve bir helikopterin yangına müdahalede bulunduğu belirtilirken, KKTC Cumhurbaşkanlığı’ndan dün yapılan yazılı açıklamada ise, yardım talebinin ilk önce Başbakan Ersin Tatar tarafından Akıncı’ya iletildiğinin duyuruldu da aktarıldı. Gazete, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın “işbirliğinin önemli ve gerekli olduğu” şeklindeki sözlerini de okuyucuya aktardı.
Gezici Araştırma şirketi , son yaptığı Cumhurbaşkanlığı seçimi anket sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. İşte Gezici Araştırma'nın anket sonuçları: Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın yarın milletvekili seçimi olsa oyunu nasıl kullanmak istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 43,5’i UBP’ye oy vermek istediğini ifade ederken % 21,8’i CTP’ye oy vermek istediğini ve % 10,5’i HP’ye oy vermek istediğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan halkın nasıl bir Cumhurbaşkanı istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 35,6’sı Kıbrıs Türk Halkının çıkarlarını ön planda tutan bir Cumhurbaşkanı istediğini ifade ederken % 53,1’i bağımsız iki devleti isteyen bir Cumhurbaşkanı istediğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 34,2’si Sn. Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade ederken % 28,8’i ise Sn. Mustafa Akıncı’ya oy vermek istediğini ve % 17,4’ü Tufan Erhürman’a oy vermek istediğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 34,1’i Sn. Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade ederken % 28,1’i ise Sn. Mustafa Akıncı’ya oy vermek istediğini ve % 17,1’i Tufan Erhürman’a oy vermek istediğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan KKTC Halkı’na göre ikinci tura hangi adayların kalacağına ilişkin dağılım incelendiğinde % 40,2’si Ersin Tatar’ın ikinci turda kazanacağını ifade ederken % 14,2’si Tufan Erhürman’ın ve % 30,3’ü Mustafa Akıncı’nın ikinci turda kazanacağını ifade etmektedir. Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçim 2. Tura Kalsa ve adaylar Sn. Tatar ve Sn. Akıncı olsa kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 44,8’i Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade ederken % 40,6’sı Mustafa Akıncı’ya oy vermek istediğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçim 2. tura kalsa ve adaylar Sn. Tatar ve Sn. Erhürman olsa kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 43,8’i Tufan Erhürman’a vermek istediğini ifade ederken % 56,2’si Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan ve Sayın Mustafa Akıncı’nın Türkiye’nin Suriye’de gerçekleştirdiği “Barış Pınarı Harekâtı” ile ilgili açıklamalarını duyan Halkın bu açıklama ile ilgili açıklamalarına katılıp katılmamasına ilişkin dağılım incelendiğinde % 30,7’si kesinlikle katıldığını ifade ederken % 69,3’ü kesinlikle katılmadığını ifade etmektedir. Araştırmaya katılan ve Sayın Akıncı’nın açıklamalarını yanlış olduğunu ifade eden Halk için bu durum oy verme davranışlarını etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 22,5’i önceden oy vermek istediğini şuan fikrinin değiştiğini ifade ederken % 48,8’i zaten oy vermek istemediğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan Halkın Kıbrıs sorunu ile ilgili nasıl bir çözüm önerisi getirilmesi ile ilgili görüşlerine ilişkin dağılım incelendiğinde % 81,3’ü iki ayrı devletli çözüm önerisi getirilmesi gerektiğini ifade ederken % 10,2’si Rumlarla federasyon önerisi ve % 8,5’i konfederasyon önerisi getirmesi gerektiğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan halkın Türkiye’nin garantörlüğü konusunda ne düşündüğüne ilişkin dağılım incelendiğinde % 80’i aynen devam etmesi gerektiğini ifade ederken % 5,2’si iptal edilmesi gerektiğini ve % 3’ü ise AB ve BM’nin garantör olması gerektiğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan Halkın Kıbrıs’ta Türk ve Rum tarafları arasında bir anlaşma olacağına inanıp inanmamasına ilişkin dağılım incelendiğinde % 12,4’ü inandığını ifade ederken % 84,2’si inanmadığını ifade etmektedir. Araştırmaya katılan Halka göre hangi durumun daha gerçekçi olduğuna ilişkin dağılım incelendiğinde, % 60,2’si iki ayrı devletli çözüm önerisinin daha gerçekçi olduğunu ifade ederken % 24,1’i ise bugünkü durumun devamının daha gerçekçi ifade etmektedir. İki ayrı devletli çözüm ve Bugünkü durumun devamı diyenlerin ikisinin toplamı % 84,3’ü Bağımsız devletten yana isteği görünüyor. Araştırmaya katılan halkın Sn. Ersin Tatar’a oy vermek isteyip istememesine ilişkin dağılım incelendiğinde % 38,4’ü oy vermek istemediğini ifade ederken % 44,3’ü oy vermek istediğini ve % 17,3’ü belki oy vereceğini ifade etmektedir. Araştırmaya katılan halkın Sn. Mustafa Akıncı’ya oy vermek isteyip istememesine ilişkin dağılım incelendiğinde % 36,9’u oy vermek istediğini ifade ederken % 49,6’sı oy vermek istemediğini ve % 13,5’i kararsız olduğunu ifade etmektedir. Araştırmaya katılan halkın Sn. Tufan Erhürman’a oy vermek isteyip istememesine ilişkin dağılım incelendiğinde % 31,3’ü oy vermek istediğini ifade ederken % 46,5’i oy vermek istemediğini ve % 22,2’si kararsız olduğunu ifade etmektedir.
1
Pakistan Mahkemesi, vatana ihanet ettiği gerekçesiyle idam kararı verilen 76 yaşındaki eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref'i idam cezasını bozdu. Karar ilişkin açıklama yapan Pervez Müşerref, “Bu konuda yorum yapamam ama karar gerçekten iyi, karar anayasaya uygun olduğu için çok mutluyum” ifadelerini kullandı. Eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref, vatana ihanet davası açılmasına yönelik kurulan özel mahkemeyle 3 Kasım 2007'de olağanüstü hal ilan ettiği için ölüm cezasına çarptırılmıştı. Kaynak: AA
Pakistan’da Lahor Yüksek Mahkemesi, eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref’in vatana ihanetten idam cezasına çarptırıldığı özel mahkemenin anayasaya aykırı olduğu hükmüne vardı. Müşerref’in avukatları bu kararın, Müşerref’in idam cezasını hükümsüz kıldığını savundu. 2014 yılından bu yana Müşerref’in yargılandığı özel mahkeme, geçen yıl Aralık ayında Müşerref hakkındaki 2007 yılına dayalı suçlamalar çerçevesinde idam cezasına çarptırılmasına karar kılmıştı. Müşerref sözkonusu davalarda, 2007 yılında anayasayı ihlal ederek olağanüstü hal (OHAL) ilan edip, görev süresini yasalara aykırı olarak uzatmak da dahil çeşitli suçlardan yargılandı. 2007 yılında eski Başbakan Benazir Butto’ya düzenlenen suikast de Müşerref’in yargılandığı suçlar arasındaydı. 1999 yılında darbe yoluyla dönemin başbakanı Navaz Şerif’i devirerek yerine geçen Müşerref 2008 yılına kadar ülkede liderliğini korudu. 2013 yılında yeniden göreve gelen Şerif, Müşerref hakkında dava açmıştı. Aralık ayında Müşerref’e verilen idam cezası muhalefetteki Tüm Pakistan Müslüman Birliği üyelerinin yanı sıra ülkenin güçlü ordu mensuplarınca da eleştirilmiş, Müşerref’in avukatlarıysa kararla ilgili Yüksek Mahkeme’ye itiraz dilekçesi iletmişti. Yüksek Mahkeme’nin açıkladığı kararla ilgili Pakistan’ın ARY haber kanalına açıklamalarda bulunan Müşerref kararla ilgili ‘mutlu’ olduğunu iletti. Sağlık durumu nedeniyle tedavi için 2016 yılından bu yana Dubai’de bulunan Müşerref sağlığının da iyi olduğunu aktardı. Pervez Müşerref, modern tarihinde üç askeri darbenin yaşandığı Pakistan’da vatana ihanetle yargılanan ilk askeri lider.
1
Çin Milli Futbol Takımı, 2022 FIFA Dünya Kupası Asya elemeleri için 17 gün sürecek hazırlık kampına Şanghay'da başladı. Global Times'ın haberine göre milli takım, kamp sürecinde Süper Lig ekiplerinden Şanghay SIPG ve Şanghay Shenhua ile hazırlık maçı da oynayacak. Çin Milli Takımı'nın yurt dışında forma giyen tek futbolcusu Espanyollu Lei Wu'nun kampa katılmayacağı, Brezilya asıllı Çinli oyuncular Aloisio (Luo Guofu) ve Elkeson (Ai Kesen) ile İngiliz asıllı Çinli futbolcu Nico Yennaris'in (Li Ke) ise çalışmalarda yer alacağı belirtildi. FIFA, Çin'in Wuhan kentinde başlayan ve bütün dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 2022 FIFA Dünya Kupası eleme maçlarını ertelemişti.
HABERTURK.COM Avustralya sağlık yetkilileri, Çin Kadın Milli Futbol Takımı'nın Brisbane kentinde karantina alındığını duyurdu. Koronavirüs salgınının merkezi olan Wuhan kentinden 1 hafta önce seyahat eden futbol takımında bulunan, teknik heyet dahil 32 kişinin olası bir virüs ihtimaline karşı karantina alındığını belirtildi. Brisbane'de bir otelde tutulan Çin Kadın Mili Futbol Takımı'nın gelecek hafta Çarşamba gününe kadar gözetim altında tutulacağı belirtildi. 32 kişilik milli kafile Salı günü Şangay'dan Brisbane'e ulaşmıştı. Futbolcu kafilesi, sınır görevlileri tarafından havaalanında gözetim altına alınmıştı. Kafilede bir doktorda olduğu ve heyet içerisinde semptom belirtisi gösteren kimsenin olmadığı ifade edildi.
1
TBMM bu yıl yüzüncü yaşını kutlayacak! Corona virüs salgını nedeniyle 23 Nisan için düşünülen etkinkikler yapılamayacak ancak, diğer etkinlikler eylül ve ekim aylarında yerine getirilecek. Bilgi, Meclis Başkanı Mustafa Şentop'la görüşmesini köşesinden aktaran Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi'den. Selvi'nin yazısında, 23 Nisan gecesine ilişkin dikkat çeken bir de not var: "Ancak 23 Nisan 2020'de saat tam 21.00'da çok özel bir an yaşanacak. Meclis'in yüzüncü yaşına özel olarak o an televizyonlar canlı yayına geçecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam saat 21.00'de İstiklal Marşı'nı okuyacak. Meclis Başkanı Mustafa Şentop da aynı anda Meclis bahçesinden İstiklal Marşı'nı okuyacak. Meclis Başkanı Şentop, “23 Nisan günü saat 21.00'de evlerimizden, balkonlarımızdan İstiklal Marşı'nı okuyalım” diye bir çağrıda bulunmuştu. Şentop, çağrısına farklı siyasi görüşlerden, partilerden gelen destekten dolayı memnun. Koronavirüs ortaya çıktığında sağlıkçılarımıza destek vermek için akşamları saat 21.00'de onları alkışlamıştık. Cumhurbaşkanı Erdoğan da sağlıkçıları alkışlamak suretiyle bu etkinliğe güçlü bir destek vermişti. Meclis Başkanı Şentop, “Cumhurbaşkanımızla da görüştüm, Cumhurbaşkanımız da katılacak" dedi. MECLİS'TE ÖZEL OTURUM Her 23 Nisan'da Meclis'te özel oturum yapılır. Bu yıl da yapılacak mı? Meclis Başkanı Mustafa Şentop'a sordum. “Meclis'te 23 Nisan özel oturumu yapılacak. Koronavirüs nedeniyle milletvekillerimiz sosyal mesafeyi koruyarak, maske takarak, tedbirlere uyarak, sayıca daha az katılacaklar" dedi. Şentop, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis özel oturumuna katılmayacağını söyledi."
Türkiye koronavirüsle savaşına devam ederken, yaklaşan 23 Nisan için ayrı bir heyecan sardı. Çünkü bu 23 Nisan'da Meclis, yüzüncü yaşını kutlayacak. TBMM 100. yılı için kapsamlı bir hazırlık yapılmış ancak, etkinlikler virüsle mücadele kapsamında iptal edilmişti. Tüm Türkiye koronavirüs nedeniyle evlere kapanınca; 23 Nisan'da nasıl bir kutlama yapılacağı merak konusu olmuş, Meclis Başkanı Şentop, “23 Nisan günü saat 21.00’de evlerimizden, balkonlarımızdan İstiklal Marşı’nı okuyalım” diye bir çağrıda bulunmuştu. Meclis'te ise 23 Nisan özel oturumunun gerekli tedbirler alınarak yapılacağı öğrenilirken, Hürriyet Gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, özel oturuma Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılmayacağını yazdı. "23 Nisan 2020’de saat tam 21.00’da çok özel bir an yaşanacak" ifadelerini kullanan Selvi, tüm televizyonların canlı yayına geçeceğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstiklal Marşı'nı okuyacağını belirtti.
4
İlimizde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında pandemi hastanesi olarak hizmet veren İzzet Baysal Fizik Tedavi Eğitim Araştırma Hastanesinde koronavirüs tedavisi gören son hastalar da taburcu edildi. Bolu Valisi Ahmet Ümit, yaptığı açıklamada, Bolu'da Kovid-19 ile mücadele kapsamında tedbirlerin ve tedavilerin sürdüğünü belirtti. Kovid-19 hastalarının tedavilerine yönelik olarak hastanelerde hizmet verilmeye devam edildiğini hatırlatan Ümit, "İzzet Baysal Fizik Tedavi Eğitim Araştırma Hastanemiz 4 Nisan 2020 tarihinde Kovid-19 pozitif hastalarımızın izolasyonu amacıyla tahsis edilmiş ve aynı tarihte hasta kabulüne başlamıştı. Bolu'da pandemi hastanelerinde tedavisine başlanan ve 5 günlük süreyi tamamlayan hastalarımızın 14 günlük izolasyon süreci bu hastanemizde tamamlanarak taburcu olmaları sağlandı. Hastanede 3 Mayıs 2020 tarihi itibarıyla son hastamız da taburcu oldu" bilgisini paylaştı. İzzet Baysal Fizik Tedavi Eğitim Araştırma Hastanesinin dezenfekte edilerek, kendi hastalarını kabul etmeye başlayacağını bildiren Vali Ümit, "Bu hastaların taburcu edilmiş olmaları, hastanenin asli fonksiyonuna döndürülmesi, rehavet sebebi olmamalı" dedi. Tehlikenin sürdüğünü vurgulayan Ümit, "Bolu'da hemen hemen her gün pozitif vakalar tespit ediliyor. Bunun için denetimler arttırıldı. Kurallara uymayanlara ceza uygulanıyor ve suç duyurusunda da bulunuluyor" diye konuştu. Vali Ümit, sağlık için sosyal mesafe ve izolasyon kurallarına mutlaka uyulması gerektiğini anlatarak, zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkılmamasını istedi. Bu arada, söz konusu hastaneden taburcu edilen son hastalar da sağlık çalışanlarının alkışları eşliğinde hastaneden ayrıldı.
Haber: Erdal Tanrıverdi 04 Mayıs 2020 Pazartesi 11:44 Bolu’da, korona virüs ile mücadele kapsamında 3 Nisan tarihinde Umumi İl Hıfzısıhhha Kurulu tarafından alınan karar ile beraber, kentin en işlek noktaları olan İzzet Baysal ve Cumhuriyet Caddeleri kapatıldı. 15 gün sonra tekrar toplanan İl Hıfzısıhha Kurulu kararı uzattı. Bolu Valisi Ahmet Ümit ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İzzet Baysal ve Cumhuriyet Caddelerinin tekrar açıldığını duyurdu. Yaptığı duyuruda kontrollü ve denetimler arttırılacağını belirten Vali Ümit, “Kalabalık sebebiyle virüs bulaşmasını önleme için 3 Nisan’dan itibaren yaya giriş çıkışları kısıtlanan İzzet Baysal ve Cumhuriyet Caddeleri kontrollü olarak ve denetimler arttırılarak tekrar açılmıştır. Salgın tehlikesi sürmektedir. Lütfen sosyal mesafe kurallarına uyalım” ifadelerini kullandı.
2
24 Mayıs Tarihte Bugün ne odu? 24 Mayıs'ta ne oldu? 24 Mayıs ne günü? 24 Mayıs'ta doğan ünlüler! Alparslan: Büyük Selçuklu 27. bölüm fragmanı yayınlandı mı? Alparslan: Büyük Selçuklu yeni bölüm fragmanı çıktı mı? "Ahlat'ta Ay ve Yıldız, Beyhan ve Haluk Karamağaralı" biyografi belgeseli galası yapıldı Osmanlı ve Selçuklu saray giysileri bu defilede Talas'ta öğrenciler hem geziyor hem öğreniyor Vali Çiçek: "Sadece Kayseri Valisi değil Kayseri'nin bir evladı olmaya geldim" Alparslan Büyük Selçuklu Liparit kardeşler kimdir, kim canlandırıyor? Prens Rati (Emre Kızılırmak) ve Prens İvan (Mehmet Ünal) kimdir? Üç Kuruş Azade gerçek ismi nedir, kim? Hanzade mi, Azade mi? Sezin Akbaşoğulları kimdir? Sezin Akbaşoğulları dizileri, filmleri... Alparslan: Büyük Selçuklu nerede çekiliyor? Dizi çekimleri hangi şehirde ve ilçede yapılıyor? Alparslan: Büyük Selçuklu dizisi seti nerede? Alparslan: Büyük Selçuklu nerede çekiliyor? Dizi çekimleri hangi şehirde ve ilçede yapılıyor? Alparslan: Büyük Selçuklu dizisi seti nerede? Alparslan Büyük Selçuklu Çağrı Bey kimdir? Alparslan Büyük Selçuklu Çağrı Bey kim oynuyor? Çağrı Bey nasıl öldü? Gündemin nabzını tutan Haberler.com, Konya ili Selçuklu ilçesi sayfası ile Konya ili Selçuklu ilçesine ait güncel haberleri, fotoğrafları ve sondakika gelişmelerini sunuyor. Türkiye’nin tüm il, ilçe ve beldelerine ait sanat, spor, politika, magazin ve eğitim konusunda yaşanan gelişmelerine yer veren şehir sayfalarında Konya ili Selçuklu ilçesi günlük hava durumu, namaz vakitleri ve sinema seans bilgilerine ulaşabilirsiniz. Türkiye’nin tüm il, ilçe ve beldelerini anlık olarak takip etme imkânı sunan Haberler.com, Konya ili Selçuklu ilçesi sayfasında sunduğu detay bilgilerle tüm gelişmeleri aktarıyor. Kolay ve hızlı şekilde ulaşacağınız ayrıntılı bilgilerle tüm gelişmelerden ilk siz haberdar olabilirsiniz.
Konya'nın Beyşehir ilçesindeki Yeşildağ Mahallesi'nde göl kıyısında bulunan piknik ve olta tutkunlarının gözde mesire yeri olan İskele Mesire Alanı'nın yeni normalleşme sürecine hazır olduğu belirtildi. Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, yaptığı açıklamada, Beyşehir Gölü'nün kıyısındaki Beyşehir ilçesinin olta ve piknik tutkunlarının her zaman gözdesi olan bir yerleşim olduğunu vurgulayarak, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan önlemler kapsamında yasak getirilen alanların 1 Haziran'dan itibaren yeniden vatandaşların kullanım ve hizmetine sunulmak üzere hazır hale getirildiğini belirtti. Beyşehir Belediyesi'nin ilgili birimlerinin sözkonusu alanlarda yeni normalleşme süreci çerçevesinde birtakım çalışmalar yürüttüğünü aktaran Başkan Bayındır, şunları kaydetti: "Beyşehir ilçemiz sadece ilçemizde yaşayan vatandaşlarımıza değil, ilçe dışından ve Konya il merkezinden de yaz döneminde yoğun bir ziyaretçi akınına uğruyor. Bu anlamda, olta ve piknik tutkunlarının en gözde mesire alanlarından birisi olan Hacıakif Adası'nın hemen karşısındaki göl kenarında yer alan İskele mevkisindeki mesire yerini de yeni normalleşme sürecine hazır hale getirdik. Ekiplerimiz burada temizlik, bakım ve hijyen yönünden çalışmalar yürütürken, çevre düzenlemeleri de yaptı. Yeni süreçte Beyşehir'imiz eskiden olduğu gibi ziyaretçilerini bekliyor. Sosyal mesafe kurallarına uyarak, maske takarak tedbirlerden uzaklaşmadan hareketle tüm misafirlerimizi ilçemizde ağırlamaya hazırız." AA / Güncel
2
Batı Afrika ülkesi Nijerya'da halkın büyük çoğunluğu, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) varlığına inanmıyor. Nijerya'da Kovid-19'la Mücadele Koordinatörü Dr. Sani Aliyu, basına yaptığı açıklamada, araştırmaların, ülkenin güneydoğusundaki halkın yüzde 60'ının ölümcül virüse inanmadığını ortaya çıkardığını belirtti. Aliyu, halkın virüsü bir çeşit "dolandırıcılık yolu" olarak gördüğünün altını çizerek "Halkın büyük çoğunluğu, güvenlik güçlerinin uyarılarından kaçınmak için maske takıyor. Maalesef salgını yeterince ciddiye almıyoruz." dedi. Aliyu, halkın, ölümcül virüsün varlığını ciddiye alması ve maske takmayanların da uyarılması çağrısında buldu. Kaduna eyaletinden başkent Abuja'ya çalışmak için gelen Sani Alhassan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Nijerya'da Kovid-19 diye bir salgın olmadığı, hükümetin dışarıdan para yardımı alabilmek için vaka sayısını şişirdiği görüşünü paylaştı. Nijerya'da şimdiye kadar Kovid-19 vaka sayısı 21 bine yaklaşırken, 525 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti. AA / Dünya
Batı Afrika ülkesi Nijerya'nın kuzeybatısında düzenlenen silahlı saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti. Ulusal basında çıkan haberlere göre, motosikletli silahlı kişiler, Kaduna eyaletine bağlı Tudu köyünde etrafa ateş açtı. Saldırıda 9 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı ve birçok ev kundaklandı. Öte yandan Kaduna Emniyet Müdürü Umar Muri, olayı doğrulayarak, bölgeye güvenlik güçlerinin sevk edildiğini aktardı. Bölge, zaman zaman hayvancılıkla meşgul olan Fulaniler ile çiftçilikle geçinen bazı kabileler arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Hayvanlarını otlatmak için ülkenin güneyine göç eden Fulaniler, çiftçilerin hayvanlarını çalmaya çalıştığını ve kendilerine saldırdığını iddia ediyor. AA / Güncel
1
Denizde kaybolan çocuğun cesedi bulundu Adana'nın Karataş ilçesinde "Bu alanda denize girmek tehlikeli ve yasaktır" uyarısının yazılı olduğu tabelanın bulunduğu yerde denize giren ve kaybolan çocuğun cansız bedeni bulundu Olayda iki kardeşi sağ kurtulurken, baba ölü olarak bulunmuştu ADANA - Adana'nın Karataş ilçesinde "Boğulma tehlikesi. Bu alanda denize girmek tehlikeli ve yasaktır" tabelasının bulunduğu yerde dün denize giren ve kaybolan çocuğun cansız bedeni bu sabah bulundu. Alınan bilgiye göre, Habib Karayiğit, Babalar Günü dolayısıyla çocuklarıyla birlikte Karataş ilçesindeki dün Orman Plajına gitti. Karataş Belediyesinin "Boğulma tehlikesi. Bu alanda denize girmek tehlikeli ve yasaktır" uyarısının yazılı olduğu tabelanın bulunduğu yerde çocuklar denize girdi. Dalgakıran yapılan bölgede yüzmeye çalışan çocuklar boğulma tehlikesi geçirince baba Habib Karayiğit çocuklarını kurtarmak istedi. Ancak baba da boğulma tehlikesi yaşayınca plajdaki vatandaşlar baba ile çocuklarını kurtarmak için denize girdi. Celal Koğa adlı vatandaş, çevredekilerin de yardımı ile boğulma tehlikesi geçiren çocuklardan ikisini kıyıya çıkarmayı başardı. Denizde kendinden geçen baba da, vatandaşlar tarafından kıyıya çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin kontrol ettiği Habib Karayiğit'in hayatını kaybettiği anlaşıldı. Karayiğit'in cansız bedeni otopsi için morga kaldırıldı. Bu arada, olay yerine gelen Sahil Güvenlik ekipleri ise denizde kaybolan Ali Ercan Karayiğit'i arama çalışması başlattı. Yapılan çalışmalar sonunda sahil güvenlik dalgıçları çocuğu bu sabah saat 06.30 sıralarında bulundu. Çocuğun cenazesi otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. Baba ve oğlunun cenazesi yeni tip korona virüs testi yapıldıktan sonra ailesine teslim edileceği öğrenildi. İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa
Adana'nın Karataş ilçesinde denize giren baba boğuldu, 12 yaşındaki oğlu kayboldu. Alınan bilgiye göre, sahil ilçesine gelen Habib (39), oğlu Ali Ercan (12) ve yeğeni Samet Karayiğit serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra dalgaların sürüklemeye başladığı üç kişi çevredekilerden yardım istedi. Samet Karayiğit çevredekilerin yardımıyla kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Baba ve oğlunun gözden kaybolması üzerine durum Karataş Sahil Güvenlik Bot Komutanlığına bildirildi. Ekipler, baba ve oğlunun kaybolduğu bölgede arama çalışması başlattı. Aramalar sonucu bulunup hastaneye kaldırılan Habib Karayiğit müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Sahil Güvenlik ekiplerinin, kayıp çocuğun bulunması için çalışmaları sürüyor. AA / Güncel
3
Türkiye Gazetesi #dijitalleşmeyolunda 12 şehri gezen Vodafone Business Dijitalleşme Tırı, 3 ay önce Adana'dan başladığı Türkiye turunu İstanbul'da tamamladı. Tur kapsamında toplanan yüzlerce kilo elektronik atığın geri dönüşümünden sağlanan gelirle de Gaziantep ve Adana'da iki kodlama sınıfı kurulacak. Vodafone, İstanbul'da bulunan teknoloji üssü İTÜ Vodafone Future Lab'de sunduğu dijital teknoloji çözümlerini Vodafone Business Dijitalleşme Tırı ile Türkiye'nin diğer şehirlerindeki işletmelerle de buluşturdu. #dijitalleşmeyolunda 12 şehri gezen Vodafone Business Dijitalleşme Tırı, 3 ay önce Adana'dan başladığı Türkiye turunu İstanbul'da tamamladı. Red Kontrol, Dijital Tarım İstasyonu, Metro Ethernet, Araç ve Motor Takip gibi toplam 20 dijital çözümün sergilendiği Vodafone Business Dijitalleşme Tırı, bu süreçte 8 bin kilometrenin üzerinde yol yaparken 10 bini aşkın kişiye ulaştığı kaydedildi. Yapılan bilgilendirmede; Vodafone Business Dijitalleşme Tırı'nın Adana, Mersin, Gaziantep, Diyarbakır, Trabzon, Kayseri, Antalya, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli ve İstanbul'da topladığı ve lisanslı geri dönüşüm firması Akademi Çevre tarafından geri dönüştürülen yüzlerce kilo elektronik atıktan elde edilen gelirle Gaziantep ve Adana'da 10'ar bilgisayarlı iki kodlama sınıfı kurulacak. Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği işbirliği ile yürütülen 'Yarını Kodlayanlar' projesi kapsamında hayata geçirilecek kodlama sınıflarında civar bölgelerdeki tüm çocuklar eğitim alabilecek. "Terzi usulü çözüm geliştiriyor" İTÜ Vodafone Future Lab'de Nesnelerin İnterneti ve diğer yeni nesil teknolojilerden yararlanarak pek çok alanda kurumsal müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun, terzi usulü çözümler geliştirdiklerini belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şöyle devam etti: "KOBİ'ler Türkiye'de toplam işletmelerin yüzde 99,9'unu oluşturuyor. Türkiye ekonomisinin can damarını oluşturan KOBİ'lerin, hemen her işleyişin sil baştan yazıldığı geleceğe hazırlıklı olmak için acil adımlar atması gerekiyor. Şirket olarak, KOBİ'lerimizi geleceğin dijital dünyasına hazırlamak amacıyla yıllardır Anadolu'yu geziyoruz. İTÜ Vodafone Future Lab'de sergilediğimiz çözümleri de diğer şehirlerdeki işletmelerimizle de buluşturmak amacıyla Vodafone Business Dijitalleşme Tırı ile yola çıktık. İşletmelerin yoğun olarak yer aldığı sanayi şehirlerini seçmeye gayret gösterdik. #dijitalleşmeyolunda toplam 12 şehri gezmeyi planladık ve turumuza Adana'dan başladık. Tırımız daha sonra sırasıyla Mersin, Gaziantep, Diyarbakır, Trabzon, Kayseri, Antalya, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli ve İstanbul'da işletmelerimizle buluştu. Belediyelerden üniversitelere, sanayiden medya şirketlerine kadar farklı pek çokalanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlara dijital çözümlerimizi sunduk ve yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Vodafone Business Dijitalleşme Tırımız ile 8 bin kilometreden fazla yol katettik. 10 binden fazla kişiye ulaştık. Vodafone Business olarak, işletmelerin ihtiyaçlarını yakından takip edip onlara özel çözümler üreterek dijitalleşme süreçlerine en hızlı şekilde destek olmaya devam edeceğiz." "Atıklar kodlama sınıfına dönüşecek" Amaç odaklı bir şirket olmanın önemine inandıklarını ve insanları daha iyi bir gelecek için birbirine bağlamayı hedeflediklerini de belirten Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Vodafone olarak dünyaya bir söz verdik; 2025 yılına kadar 1 milyar insanın hayatını iyileştireceğiz ve operasyonlarımızdan kaynaklı çevresel etkimizi yarıya indireceğiz. Türkiye'de de 2025 yılına kadar toplam sera gazı salımımızı yüzde 50 azaltmayı, tüm şebekemizi yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan enerjilendirmeyi ve elektronik atıkların yüzde 100'ünün geri dönüştürülmesini hedefliyoruz. Türkiye'de çevreyi korumaya yönelik önemli projeler yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Vodafone Türkiye çalışanlarının topladığı elektronik atıkların geri dönüştürülmesinden elde edilen gelirle Mardin Sakarya Aycan Çaltekin İlkokulu ile Samsun İlkadım Kubilay İlkokulu'nda 10'ar bilgisayarlı iki kodlama sınıfı açıldı. Bu misyonumuzu Vodafone Business Dijitalleşme Tırı'na da yükledik. Gittiğimiz her ilde çok büyük ilgi gördük. Gittiğimiz şehirlerde elektronik atık da topladık. Topladığımız e-atıkların geri dönüşümünden elde edilen gelirle de Gaziantep ve Adana'da çocukların eğitim alabileceği bir kodlama sınıfı açacak olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Vodafone olarak, herkes için daha iyi bir gelecek hedefiyle sürdürülebilirlik alanında değer katan çalışmalar yapmaya devam edeceğiz."
Türkiye'de 31 ilde sokağa çıkma yasağı Cuma gecesinden, 12 Nisan Pazar saat 24.00'e kadar 30 büyükşehir ve Zonguldak'ta, il sınırları içerisinde sokağa çıkma yasağı getirildi. Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında Türkiye'deki 31 ilde hafta sonu sokağa çıkmak yasaklandı. İçişleri Bakanlığınca, cuma gecesinden 12 Nisan Pazar saat 24.00'e kadar 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta, il sınırları içinde sokağa çıkma yasağı getirildi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, cuma gecesinden 12 Nisan Pazar saat 24.00'e kadar Zonguldak ile büyükşehirler Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van'da il sınırları içinde vatandaşların sokağa çıkması yasaklandı. Valiliklere konuyla ilgili genelge de gönderildi. Marketler kapalı, peki açık olacak işletmeler hangileri? Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre açık olacak yerler ve istisna kapsamında olan vatandaşlar şu şekilde belirlendi: AÇIK OLACAK İŞYERİ, İŞLETME VE KURUMLAR a) Ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamül ruhsatlı işyerleri, b) Tüm sağlık ürünleri ve tıbbi malzemelerin (tıbbi maske dahil) üretiminin yapıldığı işyerleri, c) Kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, eczaneler, d) Zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları (huzurevi, yaşlı bakım evi, rehabilitasyon merkezleri, acil çağrı merkezleri vb.) e) Her bir 50.000 nüfusa bir adet olmak üzere göre valilikler/kaymakamlıklar tarafından belirlenecek akaryakıt istasyonu ve veteriner klinikleri, f) Doğalgaz, elektrik, petrol sektöründe stratejik olarak faaliyet yürüten büyük tesis ve işletmeler (Tüpraş, termik ve doğalgaz çevrim santralleri gibi) g) PTT, Kargolar vb dağıtım şirketleri, h) Hayvan barınak, çiftlik ve bakım merkezleri, İSTİSNA KAPSAMINDA OLAN VATANDAŞLAR a- Bu genelgenin (2) numaralı başlığında yer alan "Açık Olacak İşyeri, İşletme ve Kurumlarda" yönetici, görevli veya çalışanları, b- TBMM çalışanları, c- Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında görevli olanlar, d- Acil çağrı merkezler çalışanları, e- Birinci derece yakınlarının cenaze defin işlemlerini gerçekleştirecek ve katılacak olanlar, f- Elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon vb. kesintiye uğramaması gereken tedarik sistemlerinin sürdürülmesi ve arızalarının giderilmesinde görevli olanlar, g- Ürün ve/veya malzemelerin naklinde lojistiğinde yurt içi ve dışı taşımacılık kapsamında görevli olanlar, h- Gazete, radyo ve televizyon kuruluşlarında görevli olanlar, i- Yaşlı bakımevi, huzurevi, rehabilitasyon merkezleri, çocuk evleri vb. sosyal koruma/bakım merkezleri çalışanları, j- PTT, kargo ve su dağıtım şirketi çalışanları, k- Demirçelik ve cam sektörü vb. sektörlerde faaliyet yürüten işyerlerinin, fırın, soğuk hava depoları gibi çalışması zorunlu bulunan l- Bozulma riski bulunan tarım ve hayvancılık ürünlerinin hasatında çalışacaklar, m- Fırınlarda üretilen ekmeğin dağıtımında görevli olan araçlar ve çalışanlar, n- Kızılay koordinesinde kan ve plazma bağışı için randevusu olanlar,
1
AB ülkelerinin yaptırım tehditlerine rağmen Türkiye, Türkiye, bölgedeki çıkarlarından vazgeçmiyor. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de egemenlik alanını genişletip denklemi değiştiren Libya mutabakatının ardından yoğunlaşan üçüncü sondaj gemisi çalışmaları sona erdi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Fatih ve Yavuz’u Norveç piyasasından satın alan Türkiye’nin üçüncü gemi için de aynı yönteme yönelmesi beklenirken sürpriz haber İngiltere’den geldi. Denizcilik Dergisi’nin Port Talbot yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Port Talbot’da iki yıldır bağlı bekleyen Sertao adlı sondaj gemisi için düzenlenen açık artırmaya katılan TPAO, devam eden pazarlıklar sonucu gemiyi 37.5 milyon dolara satın aldı. SIFIRI 600 MİLYON DOLAR Sondaj gemisinin yeni inşa maliyeti 600 milyon dolar olarak açıklanırken, 2012 yapımı Sertao’nun ise piyasa değerinin 120 milyon dolar civarı olduğu öğrenildi. Port Talbot’un geminin iki yıldır beklemesinin yarattığı zararı azaltmak için teklife evet dediği bildirildi. Samsung tarafından Güney Kore’de 2012 yılında inşa edilen ve 2015 yılına kadar Brezilyalı Petrobras tarafından kullanılan sondaj gemisi çok yüksek basınç ve sıcaklık altında dahi görevini yerine getirebiliyor. 11 bin 400 metre derinliğe ulaşıp 3 bin metre sondaj yapabilen 61 bin DWT’lik Marshall Adaları bayraklı Sertao’nun uzunluğu 227, genişliği 42, draftı ise 12 metre. Kaynak: Denizcilik Dergisi
Genel Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de egemenlik alanını genişletip denklemi değiştiren Libya mutabakatının ardından yoğunlaşan üçüncü sondaj gemisi çalışmaları sona erdi. Denizcilik Dergisi'nden Çelik Çelikyaman'ın haberine göre Fatih ve Yavuz’u Norveç piyasasından satın alan Türkiye’nin üçüncü gemi için de aynı yönteme yönelmesi beklenirken sürpriz haber İngiltere’den geldi. Port Talbot yetkililerinden alınan bilgiye göre, Port Talbot’da iki yıldır bağlı bekleyen Sertao adlı sondaj gemisi için düzenlenen açık artırmaya katılan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), devam eden pazarlıklar sonucu gemiyi 37.5 milyon dolara satın aldı. İNŞAAT MALİYETİ 600 MİLYON DOLAR Sondaj gemisinin yeni inşa maliyeti 600 milyon dolar olarak açıklanırken, 2012 yapımı Sertao’nun ise piyasa değerinin 120 milyon dolar civarı olduğu öğrenildi. Port Talbot’un geminin iki yıldır beklemesinin yarattığı zararı azaltmak için teklife evet dediği bildirildi. Samsung tarafından Güney Kore’de 2012 yılında inşa edilen ve 2015 yılına kadar Brezilyalı Petrobras tarafından kullanılan sondaj gemisi çok yüksek basınç ve sıcaklık altında dahi görevini yerine getirebiliyor. 11 bin 400 metre derinliğe ulaşıp 3 bin metre sondaj yapabilen 61 bin DWT’lik Marshall Adaları bayraklı Sertao’nun uzunluğu 227, genişliği 42, draftı ise 12 metre.
4
FOX TV'nin algı operasyonu sunucusu Fatih Portakal'ın İzmir Seferihisar'daki çiftliğinde inşa ettiği kaçak yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı harekete geçti. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri önceki gün Portakal'ın 8.3 dönümlük çiftlik evinde inceleme yaptı. Yapılan inceleme sonucunda çıkan rapora SABAH ulaştı. Rapora göre, Fatih Portakal'ın kaçak olarak yaptırdığı ve İmar Barışı'na başvuruda bulunmadığı 40 metrekarelik sundurma alan yıkılacak. KAYITLI ÜÇ KAÇAK Rapora göre, Portakal 107 metrakarelik 4 adet kaçak yapıdan 3'ü için İmar Barışı'na başvurdu ve 67 metrekarelik alanı Yapı Kayıt Belgesi alarak yasal hale getirdi. Rapora göre Portakal, tek katlı ağaç kütükler üzerinde temeli olmayan 36 metrekarelik kaçak alan ile 21 metrekarelik ve 10 metrekarelik ticari kullanım amaçlı tek katlı yapılar için 23 Ekim 2018'de İmar Barışı'na başvurarak Yapı Kayıt Belgesi aldı. Ancak Portakal'ın, lüks çiftliğindeki evinin tam önünde bulunan 40 metrekarelik sundurma kaçak yapıyla ilgili bir başvuruda bulunmadığı tespit edildi. Bu tespitin ardından CHP'li Seferihisar Belediyesi'nin önümüzdeki günlerde ağaç kolonlar üzerine dikilen ve çatısı kiremitlerle kapatılan kaçak yapıyı yıkması bekleniyor. KÜMESİ YERİNDE KALACAK Fatih Portakal'ın "yasak ve çürük yapıları yasal hale getirdiler" diyerek eleştirdiği İmar Barışı'ndan yararlandığının ortaya çıkması üzerine kendisine yönelik tepkileri savmak için kaçak yapının 'tavuk kümesi' olduğunu söyleyerek skandalı örtbas etmeye çalışmıştı. Portakal, "Kümesimi yıkmayın, tavuklarımı evsiz bırakmayın" diyerek yapılan işlemlerle dalga geçmişti. İnceleme raporuna göre, Portakal'ın çiftliğinde bulunan tavuk kümesiyle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı da ortaya çıktı. SOSYAL MEDYADA PORTAKAL'A BÜYÜK TEPKİ FOX TV Ana Haber sunucusu Fatih Portakal'ın kaçak yapılarıyla ilgili tepkiler sürüyor. Halil Karadere isimli vatandaş, "İmardan malı götürmüşsün. Hani karşıydın imar affına" diye yazarken, Garip Yolcu isimli Twitter kullanıcısı, "12 tane tavuk için 4 milyonluk bir çiftliğim olmadı şu yalan dünyada" diye yazdı. Evren Seyit Yazıcı ise, gazeteci Uğur Mumcu'nun "Bu memlekette banka soyarken kar maskesi, ülke soyarken de Atatürk maskesi taktılar" sözüne atıfta bulunarak, "Onun ne demek istediğini şimdi daha iyi anladık. Halkçılıktan bahseden milyarlık kansızlar, utanmadan eleştirdikleri imar barışına ilk koşanlar oysa ki" dedi. Ömer Göze ise, "Yılmaz Özdil, Can Dündar, Fatih Portakal'ın ortak özelliğini bununuz" diye tweet attı. Ceyhan TORLAK - Ertan GÜRCANER / Sabah
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri önceki gün Portakal'ın 8.3 dönümlük çiftlik evinde inceleme yaptı. Yapılan inceleme sonucunda çıkan rapora göre, Fatih Portakal'ın kaçak olarak yaptırdığı ve İmar Barışı'na başvuruda bulunmadığı 40 metrekarelik sundurma alan yıkılacak. KAYITLI ÜÇ KAÇAK Saba'ta yer alan haberde rapora göre, Portakal 107 metrakarelik 4 adet kaçak yapıdan 3'ü için İmar Barışı'na başvurdu ve 67 metrekarelik alanı Yapı Kayıt Belgesi alarak yasal hale getirdi. Rapora göre Portakal, tek katlı ağaç kütükler üzerinde temeli olmayan 36 metrekarelik kaçak alan ile 21 metrekarelik ve 10 metrekarelik ticari kullanım amaçlı tek katlı yapılar için 23 Ekim 2018'de İmar Barışı'na başvurarak Yapı Kayıt Belgesi aldı. Ancak Portakal'ın, lüks çiftliğindeki evinin tam önünde bulunan 40 metrekarelik sundurma kaçak yapıyla ilgili bir başvuruda bulunmadığı tespit edildi. Bu tespitin ardından CHP'li Seferihisar Belediyesi'nin önümüzdeki günlerde ağaç kolonlar üzerine dikilen ve çatısı kiremitlerle kapatılan kaçak yapıyı yıkması bekleniyor. KÜMESİ YERİNDE KALACAK Fatih Portakal'ın "yasak ve çürük yapıları yasal hale getirdiler" diyerek eleştirdiği İmar Barışı'ndan yararlandığının ortaya çıkması üzerine kendisine yönelik tepkileri savmak için kaçak yapının 'tavuk kümesi' olduğunu söyleyerek skandalı örtbas etmeye çalışmıştı. Portakal, "Kümesimi yıkmayın, tavuklarımı evsiz bırakmayın" diyerek yapılan işlemlerle dalga geçmişti. İnceleme raporuna göre, Portakal'ın çiftliğinde bulunan tavuk kümesiyle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı da ortaya çıktı. SOSYAL MEDYADA PORTAKAL'A BÜYÜK TEPKİ FOX TV Ana Haber sunucusu Fatih Portakal'ın kaçak yapılarıyla ilgili tepkiler sürüyor. Halil Karadere isimli vatandaş, "İmardan malı götürmüşsün. Hani karşıydın imar affına" diye yazarken, Garip Yolcu isimli Twitter kullanıcısı, "12 tane tavuk için 4 milyonluk bir çiftliğim olmadı şu yalan dünyada" diye yazdı. Evren Seyit Yazıcı ise, gazeteci Uğur Mumcu'nun "Bu memlekette banka soyarken kar maskesi, ülke soyarken de Atatürk maskesi taktılar" sözüne atıfta bulunarak, "Onun ne demek istediğini şimdi daha iyi anladık. Halkçılıktan bahseden milyarlık kansızlar, utanmadan eleştirdikleri imar barışına ilk koşanlar oysa ki" dedi. Ömer Göze ise, "Yılmaz Özdil, Can Dündar, Fatih Portakal'ın ortak özelliğini bununuz" diye tweet attı.
4
Hubble Uzay Teleskobu'nun internet sitesinde, 30. yıl dolayısıyla Dünya'dan yaklaşık 163 bin ışık yılı uzaklıktaki Samanyolu Gökadası'nın yakınında yıldız oluşturan bir bölgenin görüntüsü paylaşıldı. Paylaşılan görüntüdeki dev kırmızı bulutsu şeklin "NGC 2014", daha küçük mavi oluşumun ise "NGC 2020" olarak adlandırıldığı belirtildi. Gökbilimciler, görüntüyü deniz altı dünyasına benzediği gerekçesiyle "Kozmik Resif" olarak nitelendirdi. "En net yıldız oluşum bölgesi" Yeni görüntü, Hubble'ın 30 yıllık serüveni boyunca gözlemlediği en net "yıldız oluşum bölgesi" olarak değerlendiriliyor. Hubble, uzay gözlemine başladığı 1990'dan bu yana çektiği görüntülerle gök bilimine önemli katkılarda bulunurken, teleskop vasıtasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçen yıl yaklaşık 1000 makale yayımladı. NASA'nın, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü (STScl) ile ortaklaşa geliştirdiği Hubble Uzay Teleskobu, 1990'dan bu yana dünya yörüngesinde uzay gözlemleri yapıyor.
ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Hubble Uzay Teleskobu'nun uzaya gönderilişinin 30'uncu yılını kutladı. 30'uncu yıla özel olarak yeni bir kozmos görüntüsü paylaşıldı. 30'uncu Yıla Özel Kozmos Görseli Dünya'dan yaklaşık 163 bin ışık yılı uzaklıktaki Samanyolu Gökadası'nın yakınında yıldız oluşturan bir bölgenin görüntüsünü gösteren bu özel görsel, Hubble'ın resmi Twitter hesabı tarafından paylaşıldı. Paylaşılan görseldeki dev kırmızı bulutsu şeklin 'NGC 2014', daha küçük mavi yapının ise 'NGC 2020' olarak adlandırıldığı belirtildi. Deniz altı dünyasına benzediği için bu görsele Kozmik Resif ismi verildi. #Hubble30 For its 30th anniversary, Hubble presents a colorful scene nicknamed the "Cosmic Reef." These two nebulas, NGC 2014 in red & NGC 2020 in blue, are part of a vast star-forming region in a nearby galaxy & are illuminated by young, massive stars: https://t.co/tWW42JAu3w pic.twitter.com/rdmCUS9ZMH — Hubble (@NASAHubble) April 24, 2020 Bu yeni kozmos görüntüsü, Hubble'ın 30 yıllık serüveni boyunca gözlemlediği en net 'yıldız oluşum bölgesi' olarak nitelendiriliyor. 1990 yılında uzay gözlemlerine başlayan Hubble, o tarihten bu yana çektiği görüntülerle gök bilimine çok önemli katkılarda bulundu. Hubble'ın yakaladığı görüntülerin incelenmesi sonucunda, geçtiğimiz yıl 1000 adet makale yayımlandı. NASA'nın, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü (STScl) ile birlikte geliştirdiği Hubble Uzay Teleskobu, 1990'dan bu yana dünya yörüngesinde uzay gözlemleri yapmayı sürdürüyor. Tamindir / Teknoloji
4
Türkiye’de koronavirüs vakasının tespit edilmesinin ardından Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısında üç bakan tarafından koronavirüs açıklaması geldi. VATANDAŞLAR KOLONYACILARA AKIN ETTİ Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın koronavirüsten korunmak için kolonya kullanılmasının önerildiğini açıklamasının ardından vatandaşlar kolonyacılara akın etti. KOLONYA ARAŞTIRILMAYA BAŞLANDI Ayrıca vatandaşlar merakla Kolonya nedir? Kolonya faydaları ve zararları neler? sorularının cevapları araştırılmaya başladı. KOLONYA NEDİR? FAYDALARI VE ZARARLARI NELER? Bilinen en eski koku ürünlerinden biri olan kolonya, alkol oranı ile parfümden ayrılır. Hafif ve serinletici özelliği ile vazgeçilemeyen bir üründür. Kolonya, bilinen en eski parfüm çeşitlerinden biridir. Tüm zamanların bilinen en yaygın ve en çok kullanılan tuvalet malzemesidir. Günümüzün en popüler kolonyası, geçmişte olduğu gibi hala limon kolonyasıdır. Kolonyanın icat edilmesi ile ilgili çeşitli rivayetler var. Ancak bilinen bir gerçek, İtalyan bir parfümcünün, 18. yüzyılın başlarında parfümün merkezi konumundaki İtalya’da değil Almanya’nın Köln kentinde kolonyayı icat etmesidir. Geçmişte erkekler için üretilen bir parfüm çeşidiydi. Günümüzde her yaş grubundan insanın kullandığı hem parfüm hem de hijyen üründür. “Kolonya” kelimesi, Almanya’nın Köln kentinden dünyaya yayıldığı için İngilizcede, “Köln” kelimesinin karşılığı olan “cologne” şeklindedir. Fransızlar da, Köln için “cologne” sözcüğünü kullanır. Almanlar ise kolonyaya “Kölnisch wasser” adını verir. Türkçeye “kolonya” olarak geçmiştir. Güzel koku, insanların yüz yıllardır ihtiyaç duyduğu ve aradığı bir gerçek. İnsanlarda koku alma duygusu hayvanlara nazaran daha alt düzeyde. Ancak güzel kokunun yaşattığı duygular, bazen yemek yemek kadar önemli ve değerli görülüyor. Bazı insanlar için gerçekten yemek yemek gibi duyguların önüne geçebiliyor. İnsanlar, kokularla yiyecekleri sınıflandırır, güzel ve kötü kokuları ayırt eder ve davranışlarını ona göre değiştirir. Aromalı kokular insanlara çok farklı duygular yaşatabilir. Örneğin, 10 yıl önce kullandığımız bir kolonyayı tekrar kullandığımızda hemen 10 yıl öncesine gideriz, anılarımız gözlerimizin önünden geçiverir. Tarifsiz mutluluklar yaşatabilir bu kokular. Kolonya da bu anlamda son 200 yıldır insanlar için çok cazip bir kokudur. Kolonya ne zaman ortaya çıktı? Kolonyanın icadı ile ilgili birkaç rivayet var. Bu kadar yaygın bir kokunun ilk olarak nerede ve kim tarafından icat edildiğini bulmak zor olabilir. Biz en yaygın iki “icat hikayesini” anlatalım: Yaşam suyu (aqua vitae) adıyla ilaç olarak kullanılan alkolün 1600’lü yıllarda içki olarak içilmeye başlanması ile aromalı kokularda farklı bir atılım yaşandı. Parfümcülüğün merkezi İtalya, alkolle ilgili gelişmelerin ardından bu popülerliği Fransa’ya kaptırdı. İtalya’da yaşayan gezgin, eczacı ve parfümcü Giovanni Paolo de Feminis, 1709 yılında, Macaristan Kraliçesi Elizabeth için ürettiği ve “Macar Suyu” denilen bileşime yüzde 2 ila 4 oranında bergamut, limon, portakal ve biberiye esansları katarak yeni bir koku icat etti. Yeni geliştirdiği koku ile Almanya’nın Köln kentine yerleşti. Feminis, Köln’de, icat ettiği kokuyu “hayranlığa değer su” (eau admirable) adıyla üretmeye başladı. 1727 yılında Köln Tıp Fakültesi’nde icat ettiği kokuyu tıbbi olarak onaylattı. Daha sonra kokunun adını “Eau de Cologne” (Köln Suyu – Kölnisch wasser) olarak değiştirdi. Feminis, işler gelişince İtalya’daki yeğeni Gian Maria Farina’yı yanına çağırdı. Amcasının mesleğini ölünceye kadar (1860) devam ettirdi. Farina ailesinin fertlerinden biri olan berber Jean-Baptiste Farina, 1806 yılında Paris’te parfüm üretimine başladı. Farina; limon, portakal, nane ve bergamut suyundan oluşturduğu karışıma alkol katarak yeni bir koku elde etti. Bu kokuyu “Köln Suyu” adıyla üreterek piyasaya sundu. Yedi Yıl Savaşları boyunca askerler bu kokuyu kullandı ve ünü hızla yayıldı. Köln, Avrupa’da “kolonya şehri” olarak anılmaya başlandı. Farina ailesi, kolonya üreten fabrika ve şirketler kurarak büyük bir servetin sahibi oldu. Farina’nın en iyi müşterilerinden biri olan Napolyon’un kolonyayı içtiği ve her sabah bir şişe kolonyayı başından aşağı döktürdüğü söylenir. 1810 yılında Napolyon’un emriyle kolonya, parfüm olarak satılmaya başlanmış. Başka bir rivayete göre de, 1792 yılında Kölnlü bir bankerin oğlu olan Wilhelm Muelhens’in düğününde bir rahip, genç çifte bir kitap hediye eder. Kitapta “aqua mirabilis” adı verilen bir sudan bahsedilmektedir. Rahiplerin bu suyu tedavi amaçlı kullandığını öğrenen Muelhens, evinde bir imalathane kurarak suyu üretmeye başlar. Napolyon, Köln’ü işgal ettiğinde askerlerine bütün evleri numaralandırmaları talimatı verir. Muelhens’in kapısında ise “4711” numarası yazılıdır. Bu numara aynı zamanda ürettiği suyun isimdir. Napolyon, bu suyun formülünü ister; ancak üreticiler formülü vermez. Sadece bir tuvalet suyu olduğunu söylerler. Üreticileri “4711” adlı suyun formülünü 200 yıl saklamayı başarır. 1799 yılında, “4711” adlı tuvalet suyu üretilmeye başlanır. 1960’lı yıllara kadar Muelhens’in torunları formülü gizli bir mahzende tutar. Kolonya, ilk üretildiği yıllarda kozmetik ürünü olarak değil tıbbi amaçla bir tür panzehir olarak kullanıldı. İçeriğindeki karışım, özellikle sindirim sistemini ferahlatıcı etkisi sebebiyle içkilerle veya şekerle birlikte içiliyordu. Hatta antiseptik olarak ağız sağlığı için kullanıldı. Hala kullandığımız gibi cilt üzerindeki tahrişler veya yaralar için de enfeksiyona karşı kullanılıyordu. Ardından tuvaletten sonra koku giderici olarak kullanılmaya başlandı. 18. yüzyılda kolonya için adeta çığır açıldı. Burjuvanın ağır ve pahalı kokularının yerini daha hafif ve ferahlatıcı kokusu ile “Eau de Cologne” almaya başladı. Sadelik ve saflığın simgesi olarak burjuva bu kokuya yöneldi. Osmanlı Ve Türkiye’de Kolonya Tarihi Osmanlı’da kolonyanın izlerine, II. Abdülhamit döneminde rastlanıyor. O dönemde alkollü ıtriyat olarak “eua de cologne” ithal ediliyordu. İlk yerli kolonya üretimini 1882 yılında Ahmet Faruki yapmıştır. Faruki, aynı zamanda birçok ilacı da üreten isimdir. Halk o dönemde Faruki’nin ürettiği kokuya “odikolon” dermiş. Daha sonra “kolonya suyu” olarak anılmaya başlanmış. Daha sonra bu isim “Faruki Kolonyası” olarak halk diline yerleşmiştir. “Kolonya” sözcüğünün isim babası ve yayılmasını sağlayan isim de Ahmet Faruki’dir. Kolonya, ucuz ve hafif kokusu ile Osmanlı’nın son dönemleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarına kadar hızla yayılmıştır. Ferahlatıcı özelliği sebebiyle gül suyunun yerini almıştır. Ahmet Faruki’den sonra çok sayıda yerli üretici kolonya üretmeye başlamış. Ethem Pertev, Hasan Hassan, Hasan Şevki, Süleyman Ferit, Evliyazade Nureddin, Ekrem Yalçın, Kemal Kamil ve Eyüp Sabri Tuncer, yerli kolonyanın ilk temsilcileridir. Süleyman Ferit’in “Altın Damlası”, adlı kolonyası, hala İzmir’in en meşhur kolonyasıdır. Günümüzde de birçok ilin ünlü kolonyası bulunuyor. Meşhur bazı kolonya türleri şunlardır; İzmir’in Altın Damlası, Gizli Çiçek ve İzmir Geceleri kolonyaları, Rize’nin Çay Kolonyası, Antalya’nın Turunç Çiçeği Kolonyası, Eskişehir’in Anıl Kolonyası, Ankara’nın Eyüp Sabri Tuncer kolonyaları, Düzce’nin Ceviz Yaprağı Kolonyası ve Tütün Kolonyası, Amasya’nın Elma kolonyası, Isparta’nın Gül Kolonyası, Trabzon’un Hamsi ve Fındık kolonyaları, Edremit ve Ayvalık’ın Zeytin Çiçeği kolonyaları, Sındırgı’nın Çam Kolonyası, Balıkesir’in Beyaz Zambak kolonyası… 1950’den günümüze kadar çeşitli kimyasal işlemlerle kolonya sektörü gelişmiş, çok farklı ürünler ortaya çıkarılmıştır. Kolonya Ve Parfüm Arasındaki Fark Kolonya ile parfüm arasında içindeki etil alkol (etanol) oranına göre değişir. Parfümdeki etil alkol oranı yüzde 25 iken, kolonyada bu oran yüzde 3’e kadar düşüyor. Pahalı ve özel parfümlerde etil alkol oranı yüzde 40 ila 50’ye kadar çıkabiliyor. Kolonyadaki alkol miktarı derecesini belirler. 80 derecelik bir limon kolonyasında 883 ml etil alkol bulunur. Parfümler de alkol dışında esans ve yağlar içerir. Alkol ve yağ miktarı düştükçe parfümün ağır kokusu hafifler. Kolonyanın parfümden farklı bir özelliği de ferahlatıcı yapısıdır. Cilde sürülen kolonyadaki alkol hava ile temasında hızla buharlaşır. Buharlaşan alkol molekülleri çevreden ısı çeker ve cilde serinlik verir. Ayrıca kolonyanın keskin kokusu ayıltıcı etki yapar. Kolonyanın kokusu daha kısa süre kalırken, parfümler uzun süre kalıcı olabilir. Kolonya İçeriğinde ne var? Kolonya, birçok çiçeğin ve meyvenin aromasından veya yağından üretilebiliyor. En yaygın kolonya içeriği şunlardır; limon, portakal (acı, kan), mandalina, bergamot, greyfurt aromaları… Aynı zamanda neroli, lavanta, biberiye, kekik, turunç yaprağı, yasemin, iğde ve tütün yağları da içerebiliyor. KOLONYA HAKKINDA BİLİNMEYENLER Dünyanın en popüler doğal kokusunun vanilya kokusu olduğu belirtiliyor. Bunun sebebi, anne sütünde bu kokunun bulunması olarak gösteriliyor. Yani insanın ilk tanıştığı kokulardan biri. Dünyada en sevilen kokunun bir bebek pudrası olduğu iddia ediliyor. Bir araştırmaya göre, mağazalardaki ürünlerin üzerindeki güzel kokuların müşterilerin ürünü alması için teşvik ettiği tespit edilmiş. ABD’deki Columbia Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, koku duygusu azalan insanların 4 yıl içinde öldüğü belirlenmiş. Yani, koku duygusundaki azalmanın teşhis edilememiş bir hatalığın belirtisi olabildiği iddia ediliyor. Genel olarak parfüm kadınlar için, kolonya erkekler için gibi bir algı vardır. Çünkü erkekler her zaman hafif kokulara ilgi duyar. Köln’de 1799 yılında üretilmeye başlanan “4711” adlı kolonya, günümüzde hala üretilen en eski kolonya markasıdır. Yüzde 80 ila 95 oranında etil alkol içeren kolonya, ağzı kapalı ve güneş ışığından uzak bir ortamda 5 yıl bozulmadan durabilir. Etil alkolden daha ucuz olan metil alkolden üretilen kolonyalar içildiğinde körlüğe yol açar. Aşırı tüketimi öldürür. Eski Sovyet ülkelerinde kolonya çeşitleri votka ile karıştırılarak alkollü içki olarak kullanılıyordu. II. Abdülhamit döneminde konuk ağırlama ritüeli olan gül suyu, kolonyanın ithal edilmeye başlanması ile yerini kolonyaya bıraktı. Günümüzde kolonya, konuk ağırlamada kullanılan en eski ananedir. Bayılma ya da sivri sinek ısırmalarında da sık kullandığımız kolonyaların zararları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. Geleneklerimizin vazgeçilmez bir parçası olan kolonya, beyne başta olmak üzere birçok organımıza zarar verir.İlk kez bir Macar kesişi tarafından keşfedilen kolonyaya uzun yıllar “Macar suyu” denilmiştir. 17. yüzyılda parfüm koleksiyoncuların dikkatini çeken bu eşsiz kokunun keskinliği herkesi etkilemiştir. Maddenin öz asidinden elde edilen kolonya birçok çiçeğin ve meyveden yapılır. İçeriğinde etil alkol ve besinlerin esansı bulunan bu hoş koku ülkemizde geleneksel olarak bayramlarda gelen misafire dökülerek ikram ediliyor. İlk geliştirildiği yıllarda tıbbi amaçla kullanılan kolonya formülüne biberiye, portakal çiçeği, bergamot ile limondan oluşan ve ferahlatıcı özelliği vardır. Bu yüzünden karışım, sindirim sistemi rahatsızlıklarında şeker üzerine damlatılarak tüketilirmiş. Antiseptik özelliğinden ötürü ağız çalkalamada, yara temizliğinde kullanılıyor, kas ve eklem ağrıları için kullanılırmış. Tedavi amaçlı kullanılan kolonya ülkemize 2. Abdülhamid Han zamanında girmiştir. Yararı olduğu kadar zararı olan kolonya özellikle günümüzde merdiven altı üretildiği için içerisinde doğal maddeden çok işlenmiş zararlı maddeler bulunmaktadır. Cildiye uzmanları egzama, cilt alerjilerine yatkın olanların kolonya kullanımı konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Ağır tahribata neden olan kolonyanın bazı zararları da şöyle sıralanıyor: KOLONYANIN ZARARLARI NELERDİR? – Kolonya içerdiği sakinleştirici maddeden dolayı koku ve tat alma duyularının etkisini olumsuz ekiler. – Solunum yolu ile uçucu asit maddeleri solunum yoluna yerleşir ve ilerleyen zamanlarda hasarlara neden olur. – Vücudun ter gözeneklerini tıkayarak terlemeyi engeller. Böylece ciltte zararlı bakterilerin çoğalmasına sebebiyet verir. Kolonyanın Cilde Zararları – Tuvalet sonrası ele dökülen kolonya bakterileri yok etmez. Aksine elde bulunan bazı bakterilerle etkileşime girerek çoğalmalarına neden olur. – Bazı genetik yatkınlık olan hastalıkların ayyuka çıkmasına neden olur. – Göze temas ettiği an göz merceğine zarar vererek körlüğe davetiye çıkarır. – Kronik solunum yolu hastalarının kesinlikle uzak durması gereken bir maddedir. Hastalığı hem tetikler hem ciddileştirir.
Kolonya, esans, gülsuyu gibi cümle koku mamulleri satan dükkanlara eskiden bizde “Itriyat Mağazası” denirdi. Bizde “kolonya” adını alan alkolü ıtriyatın memleketimize girişi Sultan Abdülhamit’in iktidarının ilk yıllarına rastlar. Ondan önce benim çocukluğumda “gulav” diye bildiğim, Türkçede gülsuyu denilen koku makbuldü. Kolonya gelince gül suyunun pabucu dama atıldı. Kolonya da zaman içinde yerini parfüme bıraktı. Kolonya memleketimize ilk geldiğinde Itriyat Mağazaları Beyoğlu’ndaydı, Fatih’te oturanlar Harbiye tramvayına biner, Beyoğlu’nda Itriyat Mağazalarında şişelerini doldurur, yine aynı yoldan Fatih’e gelirlerdi. Modernleşme tarihinin başlangıç yılları... O tarihlerde Fatih Kabil, Beyoğlu Paris’tir. Çok sonraları, bu karşıtlıktan yola çıkarak memleketimizde “kutuplaşmayı” ilk romanlaştıran yazar olarak tarihe geçen Peyami Safa “Fatih-Harbiye” adında bir de roman yazdı. Onun gözünde “Fatih ud, Beyoğlu kemandır, Fatih saz peşrevi, Beyoğlu cazdır, Fatih ahşap, Beyoğlu taştır.” Fatih’te gülsuyu, Beyoğlu’nda kolonya vardır. Kolonya havasın, gülsuyu avamındır. Kolonya sosyetenin, gülsuyunu ahalinin kokusudur. Fatih’tekiler zamanla gülsuyundan kolonyaya terfi ettiler; kolonya havastan avama düşünce Beyoğlu’ndakiler parfüme geçiş yaptı. Bir süre sonra kolonya muhafazakarlığın, pahalı parfüm ilericiliğin sembolü oldu. O yüzden yeniyetmeliğinde Oray Eğin; Fatih’teki Hünkar lokantasından Papermoon’a terfi eden bir İslamcı yazara “kolonya kokulu” lakabını taktı. (Ha bu arada Oray Eğin, birbirinden muhteşem yazılar yazıyor. Korunanın modanın Kabe’si Milano’dan Avrupa’ya yayılmasını, “Virüs kapitalizmin bağışıklık sistemine saldırdı” gibi bir saptamayla açıklaması, şimdiye kadar yapılmış en ufuk açıcı saptamadır bence.) * Şimdilerde “kozmetik” diye bir kavram var hayatımızda; Itriyat dükkanlarının yerini de cümle kozmetik ürünlerini satan Parfümeri Mağazaları aldı artık. Korona belası başımıza musallat olduktan sonra gazetelerde, televizyonlarda görüyoruz şimdi; Ramazan aylarında fırınların önünde oluşan pide kuyruklarına benzer kolonya kuyrukları var bu mağazaların önünde. Çaresizlik içinde virüse bir panzehir beklerken insanlık, hepimizin aklına tekrar kolonya geldi. Virüs aramızdaki semt, sınıf, statü farklarını bir anda ortadan kaldırdı. Hepimizi aynı ihtiyaçta buluşturdu. Demokratik bir virüstür bu virüs. İster Üsküdar’daki Kanaat Lokantasında, ister Ulus’taki Sunset’te yemek yesin, artık herkesin eline yemekten sonra kolonya dökmek elzem oldu. Artık kimse kimseye “kolonya kokulu” lakabını takamayacak. Hepimiz hep birlikte, sağcı solcu, laik muhafazakar, dindar ateist kolonya kokuyoruz çünkü! * Vakti zamanında hemen hemen hepimizin, şimdilerde bir çoğumuzun misafir odalarında gümüş bir tepsinin içinde, yanındaki rengarenk şekerleme, iştah açıcı renkli lokum kaselerinin yanında süslü bir gelin gibi duran şık şişlerdeki kolonya denilen ıtriyatın, bizdeki tarihi, ilk anayasamızın tarihi kadar eskidir ama zaten kıta Avrupası’ndaki yolculuğu da bizden bir asır kadar eskidir. Almanya’nın Köln şehrinde üretilmiş ilk defa ve adı “Eau de Cologne”dur. “Cologne” Köln’ün Fransız dilindeki söylenişidir, “Köln suyu” bize de “odikolon” diye Fransızcadan geçmiş, zamanla “kolonya” halini almış. * Her şey bir rahibin bir düğün hediyesi olarak götürdüğü bir kitabın sayfaları arasından çıkmış meğer. Zengin bir bankerin oğlu olan Wilhelm Muelhens’in 1792’de yapılan görkemli düğününe şehrin bütün aristokratları davetlidir. Herkes düğüne pahalı hediyelerle gider. Davetlilerin arasında bir rahip de el yazması eski bir kitap götürür damatla geline. Genç Wilhelm Muelhens boş bir anında kitabı karıştırır ve sayfaları arasında “Aqua Mirabilis” adında bir su tarifiyle karşılaşır. Her açıdan ilginç bir tariftir; damadın girişimci ruhu depreşir, evinde hemen bir imalathane kurar. Birkaç sene sonra Napolyon buraları da işgal edince, şehirdeki bütün evlere birer numara vermeyi emreder. Muelhens'in evinin kapısına 4711 rakamı düşer. O gün bugün kolonyanın adı bu numarayla anılır: “4711 Echt Kölnisch Wasser”... Yani, “4711 Gerçek Köln Suyu...” * Bazıları ise bu fikirde değil. Onlar göre kolonya, Floransa’daki Santa Maria Manastırı rahibelerinin 14. yüzyıldan beri üretmekte oldukları “aqua reginae”ye dayanıyor. Giovanni Paolo Feminis adında bir gezgin, 17’nci yüzyılda Floransa'dayken bu karışımla hemen ilgilenir, kendini Köln'de çalışan bir eczacı olarak tanıtır, baş rahibeden formülü alır. Köln’e döndüğünde vakit kaybetmeden üretime başlar. İsmini değiştirerek önce “Eau Admirable”, daha sonra da “Eau de Cologne” olarak pazarlar. Kısa sürede talep artar, Feminis ihtiyaç duyar, İtalya'dan yeğeni Gian Maria Farina'yı çağırır yardımına. İşletme artık Farina'nın idaresindedir. “Eau de Cologne” o denli beğenilir ki, mucidi olduğunu iddia eden başka Farina'lar ortaya çıkmaya başlar. 1860'larda Köln’de aynı isimde kırka yakın dükkân olduğu söylenir. * Sultan Abdülhamit’in memleketimize getirdiği kolonya işte bu Farina’nın kolonyasıdır. Ahmet Faruki 1882’de memleketimizde ilk kolonya fabrikasını kurar, o zamana kadar ahalinin “odikolon” dediği sıvıya, Ahmet Faruki “kolonya” adını koyar. Kısa sürede bu ferahlatıcı, güzel rahiya yayan sıvı evlere girer, yaygınlaşır. O zamana kadar eve gelen misafirlere oturur oturmaz gülsuyu ikram edilirdi. Kolonya bu geleneğin üzerine oturur. Gülsuyunu tahttan indirir, iki yüz yıldan beri o tahttaki yerini hep muhafaza eder. Bayram, hasta ziyaretlerinde, eşe dost buluşmalarında, taşra lokantalarında yemekten sonra, şehirlerarası otobüslerde yolculara hep kolonya ikram edilir. Bayılana kolonya koklatılır. Kalp krizi sırasında bile ilk aklımıza kolonya gelir. Kendimizden büyüklerin ellerine dökeriz kolonyayı, küçüklerin de kafasına boca ederiz şişeyi. Saç sakal tıraşı sonrasının tek ferahlatıcı sıvısı kolonyadır mutlaka. * Bizde en çok bilinen markalar Pereja, Rebul, Selin, Eyüp Sabri Tuncer, Çoban kolonyalarıdır. Yüzlerce çeşidi yaygınlaştı iki yüz yıl boyunca. Limon, tütün, zeytin, limon çiçeği, portakal çiçeği, gül, lavanta, İzmir geceleri, incir, baharat kokulu, karanfil, safran, cam, buz, yasemin, ıhlamur, mimoza, amber, Japon kiraz çiçeği, mavi ladin, hanımeli, kara gül, çimen, bahçe gülü, reyhan, beyaz zambak, iğde çiçeği... Daha yüzlerce kokunun kolonyası var artık memleketimizde. Memleketimiz tam bir kolonya cennetidir. Epeydir revaçta değildi, yenik düşmüştü pahalı markaların kokularına. Korona kolonyayı hatırlattı tekrar bize. Şimdiye kadar bir araya geldiğimizde aramızdaki muhabbeti ferahlatıcı bir kokuyla pekiştirmek için birbirimize ikram ediyorduk kolonyayı. Şimdi ise kendimizi, başkasının bulaştıracağı bir virüsten korunmak için kendi kendimize ikram edeceğiz.
2
Çukurova'da pamuk toprakla buluştu, çiftçi destek bekliyor Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, çiftçilerin 2020 yılı pamuk fark ödemesi desteğinin bir an önce açıklanması gerektiğini söyledi ADANA - Türkiye'de eskiden 'beyaz altın' olarak nitelendirilen pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 10'una yakınının karşılandığı Adana'da çiftçiler, pamuk ekimine başladı. Çiftçiler pamuk fark ödemesi desteğinin açıklanmasını beklerken Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çiftçi geçen yıl para kazanamadı. 2020 yılı pamuk fark ödemesi desteğinin biran önce açıklanmasını istiyoruz. Pamuk primi en az 1 lira 25 kuruş olmalı ve pamuğunu satan çiftçimizin primi hemen ödenmeli" dedi. Uçsuz bucaksız tarım alanlarının sahibi pamuk ağaları ile film ve kitaplara konu olan Adana'da 'beyaz altın' olarak nitelendirilen üründe tohumlar bu sene de toprakla buluştu. Ülke ekonomisi açısından önemli bir yere sahip olan pamuk, lifiyle tekstile, çekirdeğiyle yağ sanayisine, küspesiyle de hayvancılık sektörüne ham madde sağlaması dolayısıyla stratejik ürünlerin başında geliyor. 2019 yılında 5.2 milyon dekar alanda 2.6 milyon ton pamuk üretimi olan Türkiye'de, Adana 210 ton ile pamuk üretiminde beşinci sırada yer alıyor. Ağustos ayının sonlarına doğru hasada hazır hale gelecek pamukta çiftçiler bu sene devletten daha çok destek bekliyor. "Pamuk ekim alanları hızla düştü" İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, pamuğun son 2 yıldır hak ettiği desteği görmediğini belirterek, "Son 3 yıldır pamuk ekimi alanları fazla olmasına rağmen yüzde 40 üretim açığımız var. O yüzde 40'ı ithalat ile karşılamaktayız. İthalata ise milyarca lira para ödemekteyiz. Eğer Türk çiftçisine destekleme iyi yapılırsa ithalata gerek kalmayacaktır. Pamuk prim destekleri 3 yıldır 80 kuruştan devam ediyor. Biz bunun 1 lira 25 kuruş olmasını istedik ancak bütçeden para ayrılmadığı için 80 kuruş olarak devam etti. Çiftçimiz 80 kuruşluk destekten para kazanamayınca 2020 yılında pamuk ekiminden vazgeçmeye çalıştı. 2020 yılında pamuk ekim alanları hızla düştü" diye konuştu. "Pamuk primi en az 1 lira 25 kuruş olmalı" Pamuğun kilogramının 2018 yılında 4 lira 60 kuruştan satıldığını ancak sezon sonunda 3 liraya kadar düştüğünü vurgulayan Doğan, bu yılki prim destek ödemesi rakamlarının bir an önce açıklanması gerektiğini söyledi. Mehmet Akın Doğan, daha sonra şunları kaydetti: "Prim desteğinde dekar başına en fazla 500 kilogram kota getirilmesi ve çiftçimiz para kazanamayınca 2020 yılında ekimler azaldı. 2020 yılı pamuk destekleme primlerinin biran önce açıklanmasını istiyoruz. Pamuk primi en az 1 lira 25 kuruş olmalı ve pamuğunu satan çiftçimizin primi hemen ödenmeli. Gübre, elektrik, yem, tohum ve zirai ürünlerde fiyat artışları oldu. Pamuk fiyatlarındaysa azalma olunca çiftçimiz para kazanamayıp pamuk üretiminden vazgeçmeye başladı. Çiftçimiz halen ekime devam ettiği için Nisan ayı sonunda ne kadarlık bir alanda pamuk ekimi yapıldığı ortaya çıkar. Geçen yıl Türkiye genelinde havaların sıcak olmasından dolayı pamukta çiftçilerimiz istediği verimi elde edemedi. Verim düşüklüğü yaşandı ve çiftçi para kazanamadı." "Virüs ile mücadelede de kullanılıyor" Korona virüsle mücadelede kullanılan maskenin de pamuk sayesinde yapıldığını kaydeden Doğan, "Giydiğimiz giysiler, bütün kullandığımız yatak, örtü ve sanayi sektöründe pamuk kullanılmakta. Maskeler de pamuktan yapılma ancak biz ülke olarak pamuğun sadece yüzde 60'ını üretiyoruz. Ne yazık ki yüzde 40'ını ithal ediyoruz. Eğer çiftçiye destek verilirse ithale hiç gerek yoktur. Tarım ve Orman Bakanlığımızdan destek bekliyoruz" diye konuştu. İhlas Haber Ajansı / Ekonomi
Türkiye Gazetesi Hasadın başladığı şehirde, tarım işçileri makinelerin tarladan çıkardığı patatesleri çuvallara koyup paketliyor. Geçen sene 66 bin dekarda 250 bin ton patates hasat edilen Adana'da, bu sene 67 bin 500 dekardan 240 bin ton civarında ürün alınması hedefleniyor. Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, şehirdeki hasadın, Türkiye genelinde fiyatların oluşmasında da önem taşıdığını söyledi. Şehirde hasat edilen patatesin taze tüketime yönelik olduğunun altını çizen Doğru, geçen sene tarlada 3-3,5 lira olan patatesin bu sene 2-2,5 liradan satıldığını kaydetti. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise hasadın bölge genelinde yaygınlaşmasıyla patates fiyatlarının düşmesini beklediklerini ifade etti.
2
Ak Parti Kayseri İl Başkanı Şaban Çopuroğlu, CHP İl Başkanı Ümit Özer'in AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki'yle ilgili açıklamalarını kabul etmediklerini bildirdi. AK Parti İl Başkanlığında yapılan yazılı açıklamaya göre, Çopuroğlu, CHP İl Başkanı Ümit Özer'in, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki'nin İl Danışma Meclisi toplantısında söylediği sözlerle ilgili açıklamada ağır ifadelerin yer aldığını ifade etti. "Ümit Hanımının söylediği sözleri kendisine iade ediyoruz. Çünkü tutar bir tarafı yok." diyen Çopuroğlu, şunları kaydetti: "Kendisine telefon açıp 'neden beş gün beklediniz' dedim. 'Yeni haberim oldu' dedi. Kendisi sanırım yerel siyasetten biraz uzak. Bizler yerel siyasetçiyiz. Ulusal çıkışlarımız olur. Bizim yerelden haberimiz olursa ulusala bir şeyler söyleyebiliriz. Biz şahsen Kayseri'de bu mod ile çalışıyoruz. Yerel konuda Kayseri ile ilgili fikir sahibi, bilgi sahibi olmaya çalışıyoruz. 'Kayseri'de CHP İl Başkanı var mıymış?', aramızda böyle bir kanaat oluştu. Şimdiye kadar bir açıklamasına sık sık şahit olmadık. Bu açıklamalarının kendi kongresi öncesinde yapılmış olması bir mana ifade ediyor mu? Bu yapılan açıklamanın kime faydası var? Bunu tersten okuyoruz. Okuduğumuzda sadece CHP İl Başkanına faydası olabilir, çünkü önümüzde bir kongre süreci var. Hanımefendinin yaptığı açıklamalar içerisinde Sayın Mehmet Özhaseki'nin inandırana kadar yalan söylediğinden bahsediyor. Yalan bizim işimiz değil. Bunu halkımızın takdirine bırakıyorum. Bir de ' Mehmet Özhaseki'ye tavsiyemiz' diye bir başlık var. Tavsiyesi için teşekkür ederiz ama hiçbir projesine şahit olmadık hanımefendinin. Kayseri için bir projesine hiç şahit olmadık. Varsa biz atladıysak lütfen beyan edin. Şehir terminali ve raylı sistem hakkında söylemleri var. Acaba raylı sistem çalışmıyor da bizim mi haberimiz yok. Terminalimiz çalışmıyor da bizim mi haberimiz yok. Bir ay zarfında şehir terminalinde 100 binden fazla vatandaşımız faydalanıyor. Günlük 120 bin vatandaşımız tramvayı kullanıyor. Bu rakamlar artacak ve eksilmeyecek." CHP İl Başkanı Özer'in, Özhaseki'nin 11 bin 780 kişinin işten çıkartılması ile ilgili açıklamalarına yaptığı yorumu da eleştiren Çopuroğlu, "CHP İl Başkanı bunlara parazit diyor. Vatandaşa parazit demenin siyasi karşılığının ne olacağına halkımız karar versin. Bir vatandaşa parazit lafı söylenmez. Parazitin ne olduğunu biz de biliyoruz, kendileri de biliyorlar. Bu ifadenin yanlış bir ifade olduğu kanaatini taşıyorum." dedi. Yoğun bir gündeme sahip olduklarını anlatan Çopuroğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Ben buradan CHP'ye gönül vermiş değerli hemşehrilerime sesleniyorum. Bizim gündemimizde 'o bunu söyledi, bu bunu söyledi' yok. Biz çalışamaya ve gayret etmeye devam ediyoruz. Sayın Genel Başkan Yardımcımız Kayseri'ye ciddi manada hizmetler etmiş bir siyasi büyüğümüz. Tüm milletvekillerimiz de öyle. Birlik ve beraberlik içerisindeyiz. 'Dedi ki, demiş ki' ile bir yere varılsaydı kendileri şu an başka yerlerde olurdu. Bizim Mehmet Özhaseki gibi bir değerimiz var. 20 yıldan fazla hizmet etmiş birisi ve Türkiye'nin tanıdığı birisi için bir şey söylemek kimseye bir fayda sağlamaz. Onunla ilgili ileri geri konuşulması onlara bir şey kazandırmaz, hele hele de kongrelerine bir şey kazandırmaz." AA / Güncel
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, il genelindeki projelerle ilgili AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki'ye sunum yaptı. Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, belediyede gerçekleşen toplantıya, Özhaseki ve Büyükkılıç'ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu, genel sekreter, genel sekreter yardımcıları ve daire başkanları katıldı. Görseller ve slaytlarla gerçekleştirilen sunumda Erciyes turizminden, Anayurt raylı sistemine, Hava İkmal Millet Bahçesi'nden, Sahabiye Kentsel Dönüşüm projesine kadar bir çok konu üzerinde duruldu. Büyükkılıç'ın tüm bu projelerin altından rahatlıkla kalkabilecek birikim ve donanıma sahip olduğunu belirten Özhaseki, şunları kaydetti: "Erciyes Dağı'nda termal suyun çıkarılması, eğer olmazsa İncesu tarafındaki suyun ne kadar maliyetle Erciyes'e kazandırılacağı projesini konuştuk. O su geldiğinde Erciyes 12 ay turizme hizmet verecek. Bunun Kayseri ekonomisine ne kadar katkısı olacağını söylemeye gerek yok. Ardından Anayurt raylı sistem hattını konuştuk. Hava İkmal Millet Bahçesi'ni ele aldık. Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi'ni konuştuk. Şimdi Sahabiye'de yeni proje ile yeni bir hayat başlıyor. İlçelerde yapılacak projeler de dahil yüzlerce projeyi tek tek ele aldık. Bunları yapmaya gücümüz yeter. Memduh başkanımız bunların hepsinin altından kalkar. Allah'ın izniyle daha da fazlasını yapar. Bize de düşen yardımcı olmak." AA / Güncel
2
Dünya genelinde etkili olan korona virüse karşı herhangi bir adım atmamakla eleştirilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Perşembe günü ilk kez korona virüs salgınını görüşecek. Adı açıklanmayan bir diplomat konuya ilişkin açıklamasında, “Perşembe günü için toplantının yapılmasına karar verildi” dedi. Toplantının kapalı kapılar ardında yapılması bekleniyor. Toplantıda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri (BM) Antonio Guterres’in korona virüsün barışı koruma operasyonları ve insani misyonlar üzerindeki etkisi nedeniyle derhal küresel ateşkesin talebinin de görüşüleceği bildirildi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, merkezinin de bulunduğu New York’ta korona virüsün hızla yayılmaya başladığı 12 Mart’tan bu yana toplantılarını video konferansla gerçekleştiriyor. IHA
DİYARBAKIR - Kurtulmuş: "Türkiye'nin ne Suriye'nin ne Irak'ın ne de başka bir ülkenin bir karış toprağında gözü yoktur" Diplomat - Dün 16:01
4
Herkes bu kadar yalnızken neden herkes bu kadar yalnız?!
Dünya çay üretiminde, 2.2 milyon ton ile Çin birinci, 1.2 milyon ton ile Hindistan ikinci, 475 bin ton ile Kenya üçüncü, 329 bin ton ile Sri Lanka dördüncü, 260 bin ton ile Türkiye beşinci sırada yer alıyor. Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Rize, Trabzon, Giresun ve Artvin illerinde çay üretimi yapılıyor. Bölgede üretiminin yüzde 65’lik kısmının yapıldığı ve çay ile özdeşleşen Rize’de ise Çay İhtisas Gümrüğü’nün verilerine göre, geçen yıl 17 bin 260 ton kuru çay ithalatı yapıldı. Rize, bu sayıyla en çok çay ithal eden il sıralamasında ilk sırada yer aldı. 47 milyon doların yurt dışına gittiği kuru çay ithalatı rakamlarının yüksek olması da çay üreticilerini endişelendirdi. Üreticilerden Nuriye Terzi, “Bizim çayımız bize yeter, neden ithal çay geliyor? Çok özel, organik çayımız var, bu çay bize fazla fazla yeter. Bizim binbir emekle ürettiğimiz, topladığımız çayımızı niye içirmiyorlar da dışarıdan çay getiriyorlar?” diye sordu. Mehmet Çelik ise, “Biz dışarıdan çay gelmesini istemiyoruz. Biz kendi çayımızı tanıtmaya, ihraç etmeye çalışırken çay ithalatı yapılmasını anlayamıyoruz” dedi.
2
Türk Nippon Sigorta ve MLP Care iş birliği ile 3 yıl önce hayata geçen ve sektörde bir ilk niteliğindeki "Sağlığınız Bizde" tamamlayıcı sağlık sigortası ürününün hastane ağına Medical Park İzmir Hastanesi de dahil oldu. Türk Nippon Sigorta, MLP Care ve Medical Park İzmir Hastanesi yöneticileri, ürünün tanıtımı için Medical Park İzmir Hastanesinde Türk Nippon Sigorta’nın Ege Bölgesi’ndeki acenteleri ile bir araya geldi. Etkinlikte MLP Care Anlaşmalı Kurumlar Cari İş Geliştirme Koordinatörü Ruhsan Topçu, Medical Park İzmir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Zeki Hozer, Türk Nippon Sigorta Grup Müdürü Yasemin Özel, Ege Bölge Müdürü İlker Yavuz ve Oto Teknik ve Sağlık Müdürü Hüsamettin Berişbek ürün hakkında bilgiler aktardı. Konuşmalar sonrasında, Oto Teknik ve Sağlık Müdürü Hüsamettin Berişbek ve Sağlık Yetkilisi Yelda Ataş tarafından gerçekleştirilen ürün sunumuyla, sigortanın Ege acentelerine ürüne ait detaylar ve ürünün avantajları aktarıldı. Yasemin Özel, yaptığı açıklamada, "Sektörde bir örneği daha olmayan, mevcut hastalıkları da teminat altına alan ve 80 yaşına kadar sigortalılara teminat sağlayan ürünümüzü İzmir acentelerimize de açmış bulunuyoruz. Ege Bölgesi acentelerimizle bu ürünü paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. 2019 yılında sağlık sektöründe yükselen Türk Nippon Sigorta, güçlü acente ağı, çözümcü yaklaşımları ve her daim ulaşılabilir bir sigorta şirketi olma özelliği ile 2020 yılında da hız kesmeden çalışmalarına devam edecektir" diye konuştu. Ruhsan Topçu da, Medical Park markasıyla ürün oluşturulma sürecine verdikleri katkıya ve grubun sağlık hizmetlerindeki yenilikçi yaklaşımına değindi. Medical Park İzmir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Zeki Hozer ise şu ifadelere yer verdi: "Tamamlayıcı sağlık sigortası temeline dayanan Sağlığınız Bizde içeriğinde önemi bir inovatif yaklaşım barındırıyor. Bugüne kadar sağlık sigortası yaptırmak isteyen ancak yaş ve mevcut hastalık sebebiyle poliçe sahibi olamayan kişilerin taleplerini göz önünde bulundurularak yapılandırılan bu ürün; yaş sınırını 80’e çıkarması ve önceden var olan hastalıkları kapsamasıyla fark oluşturuyor. Toplumun çok önemli bir kesiminin sağlık ihtiyaçlarına çözüm sunan bu değerli ürünün hastane ağına dahil olmaktan ve bu önemli organizasyona ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz."
veişbirliği ile 3 yıl önce hayata geçentamamlayıcı sağlık sigorta sı ürününün hastane ağınade dahil oldu. Türk Nippon Sigorta, MLP Care ve Medical Park İzmir Hastanesi yöneticileri, ürünün tanıtımı için Medical Park İzmir Hastanesi'nde Türk Nippon Sigorta 'nın Ege Bölgesi 'ndeki acenteleri ile bir araya geldi. Ürün hakkında Türk Nippon Sigorta Grup Müdürü"Sektörde bir örneği daha olmayan,ve 80 yaşına kadar sigortalılara teminat sağlayan ürünümüzü İzmir acentelerimize de açmış bulunuyoruz. 2019'da sağlık branşında üst sıralarda yer alan şirketimiz, 2020 yılında da hız kesmeden çalışmalarına devam edecektir" diye konuştu.
3
Yaşanan gelişmeleri anbean aktarıyoruz. 05.00: Avustralya’da Kovid-19’dan hayatını kaybedenlerin sayısı 100’e çıktı 03.07: Sudan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 6 kişi artarak, 111’e yükseldi. 23.15: ABD’de yeni yapılan bir araştırmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölümlerin yıl sonuna kadar 3 katına çıkabileceği öngörüldü. 22.50: Tunus'ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle başlayan evde kalma ve karantina sürecinde kadın ve çocuklara yönelik 4 binden fazla şiddet vakası tespit edildiği belirtildi. 22.32: Lübnan'da yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele önlemleri 7 Haziran'a kadar uzatıldı. 22.11: Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı can kayıpları Suudi Arabistan'da 329'a, Irak'ta 131'e yükselirken, Fas, Ürdün ve Gazze Şeridi'nde vaka sayıları arttı. 21.35: Fransa'da, daha önce 28 bin 239 olarak duyurulan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının 28 bin 22 olduğu bildirildi. 19.41: Kanada ile ABD arasındaki sınır geçişlerinde uygulanan kısıtlamalarının 21 Haziran'a kadar uzatıldığı bildirildi. 19.27: ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) sağlanan fonların kesilmemesi için ne tür bir reform istediklerine ilişkin, "DSÖ kendisine çekidüzen vermeli, daha iyi bir iş çıkarmalı." açıklamasını yaptı. 19.10: Avrasya ülkelerinde Kovid-19 vakaları artıyor. Belarus'ta 936, Tacikistan'da 207, Moldova'da 202, Azerbaycan'da 131, Özbekistan'da 23 yeni vakaya rastlandı 19.08: İtalya'da Kovid-19'dan hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 162 artarak 32 bin 169'a yükseldi. 19.07: İngiltere'de Kovid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı son 24 saatte 545 artarak 34 bin 341'e yükseldi. 19.06: Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde uluslararası iş birliğinin "çok kolay" şekilde sağlanması ve "takım halinde hareket edilmesi" gerektiğini vurguladı. 18.43: New York’ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) yasaklarına uymayarak eğitime devam ettiği belirlenen Yahudi okulu kapatıldı. 18.34: Batı Afrika ülkesi Nijerya'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) görülen kişi sayısı 6 bini aştı. 18.01: İspanya'da Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 83 artarak 27 bin 778'e çıktı. 17.56: Tunus'ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında bayram namazının evlerde kılınması kararı alırken, Katar'da da ticari faaliyetler 30 Mayıs'a kadar durduruldu. 17.39: İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını gibi bütün dünyayı etkileyen bir krize hazırlıklı olmadıklarını söyledi. 17.00: Rusya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edilenlerin sayısı 299 bin 941'e, ölü sayısı 2 bin 837’ye çıktı. Moskova’da alınan önlemler kapsamında ulaşım araçları, işyerinde ve kalabalık ortamlarda medikal maske ve eldiven zorunluğuna uyan vatandaşlar cadde ve sokaktada kullanımı sürdürüyor. Salgın öncesinde yoğunluğun olduğu Pyatnisky caddesinde de sakinlik görülüyor. 16.55: New York'ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında, en fazla siyahilerin ve Latin Amerika kökenlilerin yaşamlarını yitirdiği ortaya çıktı. 16.53: Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Romanya Başbakanı Ludovic Orban, turistlerin bölge ülkeleri arasında dolaşım serbestliğini görüştü. 16.36: Afrika kıtasında yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 800'ü geçti. 15.27: Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) dünya genelinde bulaştığı kişi sayısı 4 milyon 894 bini aştı. 15.24: Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı can kayıpları Tunus'ta 46'ya, Umman'da 26'ya, Yemen'de 23'e yükselirken, Katar, Bahreyn ve Lübnan'da vaka sayıları arttı. 15.00: Hollanda'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 21 artarak 5 bin 715 oldu.
Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan 1 Haziran'dan itibaren aralarındaki sınırları yeniden araç trafiğine açıyor. Üç ülke yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle serbest dolaşıma getirilen kısıtlamaları gevşeterek 14 gün karantina zorunluluğunu da kaldıracak. Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic‘in ülkeler arası geçişlerde alınan tedbirlerin gevşetilmesi kararı aldığı dörtlü video konferansa Romanya Başbakanı Ludovic Orban da katıldı. Borisov, Romanya'daki hükümet krizi nedeniyle Bükreş'in varılan uzlaşmaya dahil olmadığını belirtti. Geçişlerde form doldurulacak Borisov sınırların yeniden açılmasını "ölçülü risk" olarak tanımladı ve amaçlarının 14 günlük karantinaya gerek kalmadan dört ülkenin vatandaşlarına seyahat ve turizmi yeniden başlatabilmek için uygun koşulları oluşturmak istediklerini belirtti. Borisov geçişlerde uygulanacak fomalitelerin çok basit olduğunu dile getirdi. Dört ülke içinde seyahat etmek isteyenler akciğer hastalığı COVID-19 semptomları gösterip göstermediklerine dair form dolduracaklar. Ayrıca ülkedeki epidemiyolojik durum hakkında bilgileri olduğuna dair beyanda bulunacaklar. Bulgaristan salgından en az etkilendi Bulgaristan salgından az etkilenen ülkeler arasında. Yaklaşık 7 milyon nüfusa sahip ülkede şimdiye kadar 2 bin 259 koronavirüs vakası tespit edildi. Son 24 saatte ilk kez yeni vaka sayısı iyileşen hasta sayısının altına düştü. Bulgaristan'da son bir günde 24 yeni vaka tespit edilirken, iyileşenlerin sayısı 34 olarak kaydedildi. Ülkede koronavirüsten ölenlerin sayısı ise 112.
1
Çorum Kadeş Meydanı’nda toplanan ülkücü gençler daha sonra sloganlar atarak, programın yapılacağı Turgut Özal İş Merkezi Konferans Salonu’na kadar yürüyüş yaptı. Yürüyüş ve anma programına; MHP İl Başkanı Agah Karapıçak ve yönetimi, MHP Merkez İlçe Başkanı Reşit Büzkaya ve yönetimi, MHP Belediye Meclisi Grup Başkanı Selim Güloğlu, MHP Belediye Meclis Üyeleri, Kamu-Sen İl Temsilcisi Selim Aydın, Türk Büro-Sen Başkanı Sami Çam, TÜRKAV İl Başkanı İlyas Gül ve yönetimi, İlçe Ülkü Ocakları başkan ve yöneticileri ile çok sayıda ülkü ocağı üyesi genç katıldı. Turgut Özal İş Merkezi Konferans Salonu’ndaki anma programı, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile devam eden programda MHP İl Başkanı Karapıçak ve Ülkü Ocakları Başkanı Tosik birer konuşma yaptı. “ARDINI DÜŞÜNMEDEN ŞEHADETE KOŞMUŞTUR” Şehit ülkücü Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun vatan ve millet sevdası ile korkmadan mücadele ettiğini hatırlatan Agah Karapıçak, türlü zorluklara göğüs germiş ve Türk gençliğine örnek olmuş bir öğrenci olduğunu ifade etti. Karapıçak, “Ay yıldızlı bayrağına kalkan olmuş, tüm Şehitler gibi Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu da ardını ve sonrasını düşünmemiş şehadete koşmuştur. Şehit Çakıroğlu'nun tüm ailesine ve şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor acılı yakınlarına ve tüm milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene” dedi. “İNTİKAMI ALINACAK” Ege Üniversitesi’nde 20 Şubat 2015 tarihinde hain bir pusu sonucu katledilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu anmak ve ona olan özlemi dile getirmek için bir araya geldiklerini ifade eden Ülkü Ocakları İl Başkanı Orhan Tosik ise konuşmasında; “Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun şehadetinin üzerinden beş sene geçti, beş koca sene, ama Allah şahittir ki acımız hala çok taze, kinimiz dipdiridir. Şunu herkes iyi bilmelidir ki zamanı geldiğinde Ülkücü irade bütün hainlerin tepesine çelik bir yumruk gibi inecek ve şehidimizin intikamını alacaktır” dedi. “TERÖR DAĞDAN ŞEHİRE TAŞINDI” Açılım süreciyle milletin gözünün bağlandığı belirterek süreci eleştiren Orhan Tosik, “Stratejik çukur üstadının; ülkemizi de kendisinin içerisinde bulunduğu karanlık anafora çekmeye uğraştığı o meşum ve karanlık dönemde terör dağdan şehirlere taşınmış, öğrenci görünümlü teröristler üniversitelerde yuvalanmış ve Türk Devletine meydan okur hale getirilmişti. “BÖLÜCÜ ÖRGÜT YIĞINAK YAPTI” Bu süreçte devlet kurumları zaafa uğratılmış, güvenlik güçlerinin hareket kabiliyeti sınırlanmıştır. Bunun neticesinde bölücü örgüt şehirlere yığınak yapmış, sokakları savaş alanına çevirmiştir. Bu karanlık süreç ülkemizi milyonlarca dolar zarara uğratmış, en önemlisi de bine yakın asker ve polisimizin şehit olmasına neden olmuştur. Bu durum karşısında Ülkücü Türk Milliyetçileri dışında adeta basireti bağlanan Türk Milletinden ne yazık ki tek bir seda duyulmamıştır. Ülkücülerin bu dik ve cesur duruşu neticesinde biz de Fırat'ımızı kaybettik. Ancak o, ülkü uğruna, ülke uğruna adını bırakarak ölümsüzlüğe koştu. Türk tarihi Fırat'ımızı, Fıratlarımızı her zaman şanla şerefle hatırlayacak, Ülkücü camianın bu onurlu duruşunu çağlar boyunca saygıyla yad edecektir” şeklinde konuştu. “ÜLKÜCÜ HAREKET FİGÜRAN OLAMAZ” Ülkücü Hareketin senaryosunu kendisinin yazmadığı hiçbir filmin figüranı olmayacağının altını çizen Tosik, yeri ve zamanı geldiğinde hainlerin tepesine yıldırım gibi ineceklerini söyledi. “Ancak bugün şartlar değişmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucu değerlerine yönelmiş, milli akıl ve şuur devlet idaresinde egemen hale gelmeye başlamıştır” diyen Orhan Tosik konuşmasını şöyle sürdürdü; “ARTIK HAİNLERİN İNLERİNE GİRİLİYOR” “Bilhassa bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti hainlerin inlerine girmekte, şer yuvalarını katillerin başına çevirmektedir. Dağda, ovada, sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında hiçbir bölücü unsur kalmayana kadar bu kararlı duruştan taviz verilmemelidir, verilmeyecektir. Bizler bu kararlı mücadele amasız, fakatsız devletimizin yanında ve her daim emrindeyiz. Bizler; Mete Han'da disiplin, Attila'da kudret, Bilge Kağan'da şuur, Alparslan'da iman, Fatih'teki azim ve sebatın temsilcileriyiz. Devlet ebed müddet fikriyle; liderimiz yayını nereye çeker, okunu nereye gezlerse tereddüdsüz bizler de o hedefe yönelir, ya yok olur ya da yok ederiz. Bugün bu salonda bulunan herkes bir şehit namzedidir. Hepimiz Fırat'ız ve bu ülke için, bu ülkü için seve seve şehadete koşarız. “FIRAT ÜLKÜCÜ YİĞİTLERDENDİ” Bu vesileyle camiamızdan istirhamımızdır ki Fıratların kadrini yaşarken bilsinler. Fırat Yılmaz Çakıroğlu Ülkücü yiğitlerden bir yiğitti yalnızca. Bugün binlerce Fırat Ocaklardadır, samimi her Ülkücünün yapması gerekense maddi manevi her türlü imkanla onların yanında durmaktır. Sözlerime son verirken Kılıçkıran ağabeyden Fırat'a bütün Ülkü şehitlerini saygıyla selamlıyor, aziz ruhları önünde tazimle eğiliyorum” Ülkü Ocakları Başkanı Orhan Tosik’in konuşmasının ardından, Fırat Yılmaz Çakıroğlu´nun anlatan belgesel ve şiirler okunurken Çakıroğlu için hazırlanan slayt gösterimi de izlendi. (Volkan SINAYUÇ)
Kadeş Meydanı yanında düzenlenen törene Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ile birlikte MHP İl Başkanı Agah Karapıçak, AK Parti Belediye Meclis Grup Başkanı Mustafa Tuzcu, MHP Belediye Meclis Grup Başkanı Selim Güloğlu, MHP Merkez İlçe Başkanı Reşit Büzkaya, Belediye Başkan Yardımcıları İsmail Yağbat ve Lemzi Çöplü, Kamu Sen İl Temsilcisi Selim Aydın, Çorum Ülkü Ocakları Başkanı Orhan Tosik, Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. “TEKEL SOKAK YAKIŞMIYORDU” Törende konuşan Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Tekel sokakların isminin Çorum’a yakışmadığını belirterek, “Meydanlar, şehirlerin kalbidir. Malum olduğu üzere burada bir Tekel binası vardı ve etrafında da Tekel Sokak, Tekel 1. Sokak ve Tekel 3. Sokak olmak üzere 3 sokak vardı. Binayı yıktık. Şehri bir insan gibi düşünürsek bu meydan Çorum’un kalbi mesafesine geliyor. Şehrimizin kalbi olan Kadeş Barış Meydanı’nın adından da anlaşılacağı üzere bu şehrin kalbinde barış var, sevgi, var, kardeşlik var. Bu şehrin kalbine Tekel ismi zaten yakışmıyordu. İsim arayışlarımız içerisinde oy birliğiyle ve gönülden “Fırat Yılmaz Çakıroğlu Sokak” olmasını kararlaştırdık” diye konuştu. “FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU İSMİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ” Fırat Yılmaz Çakıroğlu isminin bu ülkenin birliği, bütünlüğü ve şuurlu bir gençlik için önemli olduğunu kaydeden Aşgın, “Şehitler Tepesi asla boş değil. Fırat kardeşimiz güzel kardeşlerimizden biri. Rabbim şehidimizin ruhunu şad etsin. Mekânını cennet etsin ve milli şuurla, dini şuurla vatan sevgisi ile dopdolu gençlere örnek teşkil etsin. Tüm gençlerimiz, bu ülkenin tüm çocukları milli şuurla yetişsin. Bu günden itibaren Tekel sokaklar tarih olacak. Bundan sonra tarih okuyan, okurken de tarih yazan bu gencimizin ismini hep beraber buraya nakşedeceğiz. Sadece buraya değil, bütün gönüllere nakşedeceğiz” şeklinde konuştu. Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Fırat Yılmaz Çakıroğlu ve Kadeş Sokakların isimlerinin verilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Törende AK Parti Belediye Meclis Grup Başkanı Mustafa Tuzcu, milli birlik ve beraberliğe gölge düşürmek isteyenler tarafından şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun isminin bir sokağa verilmesinin kendilerini de mutlu ettiğini belirterek “Tüm grubum adına emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum” dedi. MHP Belediye Meclis Grup Başkanı Selim Güloğlu ise konuşmasında; “Benim için her zaman bir ukteydi. Bunu başardığımız için bugünün ayrı bir önemi var. Bu süreçte başta Belediye Başkanımız olmak üzere destek veren tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Törende konuşmaların ardından yeni tabelalar yerine asılarak önünde hatıra fotoğrafı çekinildi. (Volkan SINAYUÇ)
2
Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüsün dünya genelinde bulaştığı kişi sayısı 5 milyon 592 bin 354'e çıktı. Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki yeni vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği "Worldometer" internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 347 bin 950 kişi öldü, virüs bulaşan 2 milyon 716 bin 841 kişi iyileşti. Dünya'da Kovid-19 bulaşan kişi sayısı 5 milyon 592 bin 354'e ulaştı. ABD, en fazla vaka ve ölümün görüldüğü ülke oldu. Ülkede 1 milyon 706 bin 226 kişide Kovid-19 tespit edilirken, salgın nedeniyle 99 bin 805 kişi öldü. Vaka sayısı 20 bini aşan ülkeler Worldometer internet sitesinde vaka sayıları 20 binden fazla olan ülkeler şöyle sıralandı: "Brezilya (376 bin 669), Rusya (353 bin 427), İspanya (282 bin 480), İngiltere (261 bin 184), İtalya (230 bin 158), Fransa (182 bin 942), Almanya (180 bin 789), Türkiye (157 bin 814), Hindistan (145 bin 456), İran (137 bin 724), Peru (123 bin 979), Kanada (85 bin 711), Çin (82 bin 992), Suudi Arabistan (74 bin 795), Şili (73 bin 997), Meksika (71 bin 105), Pakistan (57 bin 705), Belçika (57 bin 342), Katar (45 bin 465), Hollanda (45 bin 445), Ekvador (37 bin 355), Belarus (37 bin 144), Bangladeş (35 bin 585), İsveç (33 bin 843), Singapur (32 bin 343), Portekiz (30 bin 788), İsviçre (30 bin 746), Birleşik Arap Emirlikleri (30 bin 307), İrlanda (24 bin 698), Güney Afrika (23 bin 615), Endonezya (22 bin 750), Kolombiya (21 bin 981), Kuveyt (21 bin 967), Polonya (21 bin 631) ve Ukrayna (21 bin 584)." Bu ülkelerdeki can kayıpları ise şu şekilde kaydedildi: "İngiltere 36 bin 914, İtalya 32 bin 877, Fransa 28 bin 432, İspanya 26 bin 837, Brezilya 23 bin 522, Belçika 9 bin 312, Almanya 8 bin 428, Meksika 7 bin 633, İran 7 bin 451, Kanada 6 bin 545, Hollanda 5 bin 830, Çin 4 bin 634, Türkiye 4 bin 369, Hindistan 4 bin 172, İsveç 4 bin 29, Rusya 3 bin 633, Peru 3 bin 629, Ekvador 3 bin 203, İsviçre 1913, İrlanda 1606, Endonezya 1391, Portekiz 1330, Pakistan 1197, Polonya 1007, Şili 761, Kolombiya 750, Ukrayna 644, Bangladeş 501, Güney Afrika 481, Suudi Arabistan 399, Birleşik Arap Emirlikleri 248, Belarus 204, Kuveyt 165, Katar 26 ve Singapur 23."
Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki yeni vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği "Worldometer" internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 344 bin 25 kişi yaşamını yitirdi, virüs bulaşan 2 milyon 248 bin 366 kişi iyileşti. Dünya'da Kovid-19 bulaşan kişi sayısı 5 milyon 407 bin 414'e ulaştı. EN AĞIR BİLANÇO ABD'DE ABD, en fazla vaka ve ölümün görüldüğü ülke oldu. Ülkede 1 milyon 666 bin 828 kişide Kovid-19 tespit edilirken, salgın nedeniyle 98 bin 683 kişi öldü. VAKA SAYISI 20 BİNİ AŞAN ÜLKELER Worldometer internet sitesinde vaka sayıları 20 binden fazla olan ülkeler şöyle sıralandı: "Brezilya (349 bin 113), Rusya (335 bin 882), İspanya (282 bin 370), İngiltere (257 bin 154), İtalya (229 bin 327), Fransa (182 bin 469), Almanya (179 bin 986), Türkiye (155 bin 686), İran (133 bin 521), Hindistan (131 bin 920), Peru (115 bin 754), Kanada (83 bin 621), Çin (82 bin 974), Suudi Arabistan (70 bin 161), Meksika (65 bin 856), Şili (65 bin 393), Belçika (56 bin 810), Pakistan (54 bin 601), Hollanda (45 bin 64), Katar (42 bin 213), Ekvador (36 bin 258), Belarus (35 bin 244), İsveç (33 bin 188 ), Bangladeş (32 bin 78), Singapur (31 bin 68), İsviçre (30 bin 725), Portekiz (30 bin 471), Birleşik Arap Emirlikleri (28 bin 704), İrlanda (24 bin 582), Endonezya (21 bin 745), Güney Afrika (21 bin 343), Polonya (20 bin 931), Ukrayna (20 bin 580), Kuveyt (20 bin 464) ve Kolombiya (20 bin 177)." Bu ülkelerdeki can kayıpları ise şu şekilde kaydedildi: "İngiltere 36 bin 675, İtalya 32 bin 735, İspanya 28 bin 678, Fransa 28 bin 332, Brezilya 22 bin 165, Belçika 9 bin 237, Almanya 8 bin 366, İran 7 bin 359, Meksika 7 bin 179, Kanada 6 bin 355, Hollanda 5 bin 811, Çin 4 bin 634, Türkiye 4 bin 308, İsveç 3 bin 992, Hindistan 3 bin 869, Rusya 3 bin 388, Peru 3 bin 373, Ekvador 3 bin 96, İsviçre 1905, İrlanda 1604, Endonezya 1351, Portekiz 1302, Pakistan 1133, Polonya 993, Kolombiya 705, Şili 673, Ukrayna 605, Bangladeş 452, Güney Afrika 407, Suudi Arabistan 379, Birleşik Arap Emirlikleri 244, Belarus 194, Kuveyt 148, Singapur 23 ve Katar 21." AA Haziran ayındaki normalleşme takvimi belli oldu Koronavirüs sonrası bir normalleşme planı daha!
4
Afyon deprem mi oldu? Son depremler! Az önce nerede deprem oldu? 20 Mayıs 2022 AFAD ve Kandilli deprem listesi! Afyon - 20.05.2022
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Coronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından basın açıklaması yapacak. Daha önce Sağlık Bakanlığının Bilkent Yerleşkesi'nde bir araya gelen Koronavirüs Bilim Kurulu artık video konferans yöntemiyle toplantılarını gerçekleştiriyor. Öğleden sonra başlaması beklenen Bilim Kurulu toplantısının ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın son dakika açıklamaları yapacağı belirtiliyor. SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI ÜÇÜNCÜ KEZ VE 4 GÜN OLARAK UYGULANACAK Bilim Kurulu'nun coronavirüs ile mücadele kapsamında tavsiye niteliğindeki son dakika kararları kapsamında İçişleri Bakanlığı daha önce 2 kez haftasonu 31 ilde sokağa çıkma yasağı uygulamıştı. Ramazan ayı öncesinde bu yasakların faydasının görülmesi nedeniyle hastalığı bir an önce yenmek için bu hafta 4 gün uygulanacağı belirtilen yasak için Bilim Kurulu'nun yeni bir değerlendirme yapıp yapmayacağı bilinmiyor. KOCA'NIN AÇIKLAMASI BEKLENİYOR Kamuoyu ve medya mensupları 4 günlük bu yasak öncesinde toplantının ardından gelecek Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın son dakika açıklamalarına kilitlendi. 4 GÜNLÜK YASAK ÖNCESİ NOTLAR; Ramazanın başlayacak olması nedeniyle 21-22 Nisan'da, market ve bakkalların çalışma saatleri 08.00-23.00 olarak belirlendi. - 23 ve 24 Nisan'da market ve bakkallar 09.00-14.00 arasında faaliyet gösterecek, vatandaşlar ikametlerine yakın market ve bakkallara gidip gelebilecek. - Ramazan nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması yapılacak günlerde, evlere paket servis şeklinde olmak üzere lokanta ve restoran tarzı iş yerleri açık olacak. - Ekmek dağıtımının düzenli olması amacıyla vali ve kaymakamlar başkanlığında oluşturulacak komisyon, her mahalle için dağıtım planı yapacak. - Sokağa çıkma kısıtlaması süresince ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve unlu mamul satan iş yerleri ile tatlı üreten yerler açık olacak. - Hafta sonu gazeteler; gazete şirketlerinin araçları, tespit edilecek içme suyu bayileri ve Vefa Sosyal Destek Birimleri aracılığıyla dağıtılacak. - Tarımsal üretimin devamlılığı için gerekli ekim-dikim, sulama-ilaçlama faaliyetleri kapsamında izin verilenler kısıtlamadan muaf tutulacak. - Başta sağlık ve güvenlik olmak üzere kamu düzeninin tesisi amacıyla, kamu görevlilerinin toplu ulaşımlarını teminen belediyelerce tedbir alınacak. - Kamu güvenliğinin sağlanması ile acil çağrı merkezleri, AFAD ve Kızılay ile Vefa Sosyal Destek Birimleri'nde görevli olanlar kısıtlamadan muaf olacak.
2
Dünyaca ünlü mobilya mağazası IKEA, Çin’de bulunan 14 mağazasını geçici olarak kapatma kararı aldığını duyurdu. İsveç merkezli uluslararası mobilya mağazası IKEA, Çin’deki 14 mağazasını geçici süreyle kapatma kararı aldı. Genel Müdürlük tarafından yapılan açıklamada, gerekçe olarak 132 kişinin ölümüne neden olan korona virüsünün sürekli yayılması gösterildi. IKEA Mobilya Mağazaları Basın Sözcüsü Jon Egerlid yaptığı açıklamada, "Müşterilerimizin ve çalışanların sağlığı ve güvenliği IKEA’da her zaman en önemli önceliktir. Çin hükümeti virüsün yayılmasını etkili bir şekilde kontrol altına alana kadar 29 Ocak’tan itibaren Çin’deki mağazalarımızın 14 tanesi geçici olarak kapanacaktır" dedi. Egerlid, "IKEA çalışanlarının şimdilik evde kalmasına izin verildi. Maaşlarını tam gününde alacaklar" ifadelerini kullandı. Öte yandan Genel Müdürlük tarafından çalışan personelin kendilerini koruması ve enfekte olma riskinin azaltılması için neler yapabilecekleri konusunda sürekli bilgilendirildiği belirtildi.
İsveç merkezli uluslararası mobilya mağazası IKEA, Çin'de bulunan 14 mağazasını koronavirüsü nedeniyle geçici olarak kapattığını duyurdu. 132 kişinin ölümüne ve binlerce kişinin virüsten etkilenmesine neden olan salgın ile ilgili yapılan hükümet çalışmalarına destek olmak ve çalışanların sağlıklarının düşünülerek alınmış olan bu kararı IKEA Mobilya Mağazaları Basın Sözcüsü Jon Egerlid açıkladı. Ülke genelinde virüsün kontrol altına tutulana kadar mağazaların kapalı kalacağını söyleyen Egerlid, "Müşterilerimizin ve çalışanların sağlığı ve güvenliği IKEA'da her zaman en önemli önceliktir. Çin hükümeti virüsün yayılmasını etkili bir şekilde kontrol altına alana kadar Çin'deki mağazalarımızın 14 tanesi geçici olarak kapanacaktır" diye konuştu.Egerlid açıklamasında ayrıca, "IKEA çalışanlarının şimdilik evde kalmasına izin verildi. Maaşlarını tam gününde alacaklar" ifadelerine de yer verdi. Çin'de toplam 14 mağazası bulunan IKEA'nın mağazalarının bir kısmı resmi karardan önce kapandığı belirtilirken 30 Ocak tarihinden itibaren de diğer bütün mağazalarında salgına karşı kapatılacağı aktarıldı.
4
ANKARA (İHA) – Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, gelecek hafta oynanacak derbi maçı hakkında, "Elbette ki derbi çok farklı bir hava, çok farklı dinamikleri var. O gün geldiğinde sahada çok daha farklı bir Fenerbahçe olacak" dedi. Süper Lig'in 22. haftasında Başkent deplasmanına konuk olan Fenerbahçe, MKE Ankaragücü'yle oynadığı maçtan 2-1 mağlup ayrıldı. Fenerbahçe aldığı bu mağlubiyetle şampiyonluk yarışında derin bir yara aldı. Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, "Teknik olarak geçen yıldan bu tarafa oynadığımız oyunda, en güçlük çektiğimiz yerlerden bir tanesi hücumdan savunmaya geçişti. Özellikle ilk golü yedikten sonra hücumdan savunmaya geçerken aksaklıklar yaşadık. Topu kazanıp oynarken çok dağınık ve dengesiz bir oyun oynadık. Kapalı savunmaya karşı oldukça problem yaşadık. Geçen zaman dilimde geriye koşmak ve rakibin geçişlerinde yumuşak kalmak rakibi oldukça cesaretlendirdi ve sertleştirdi. 2-3 hafta önce oynadığımız yüksek performanslı oyunu tekrarlayamamanın bedelini ödemiş olduk. Bu türlü bir oyunu oynayabilen bir takımız ama maalesef bu yolda önemli bir darbe aldık" ifadelerini kulandı. "Mücadeleye devam etmek görüşündeyim" Fenerbahçe'nin zor bir döneminde takımın başına geldiğini fakat elini taşın altına koymaktan hiçbir zaman vazgeçmediğini ifade eden Yanal, "Geçen sezon geldiğimde zor bir dönemdi. Birilerinin elini taşın altına sokması gerekiyordu. Taraftarlarımız da bu teveccühü gösterdi. Ben hiç düşünmeden bu konuda sorumluluğu üstlendim. Bu sorumlulukla birlikte ben bu oyundaki bütün sorumluluğu üstüme alırım. Bu sezon da önemli ve zorlu bir süreçten geçiyoruz. Özellikle bu sıralardaki yaşanan zorlukta başta başkanımız ve yönetimimizi yalnız bırakmak istemiyorum. Mücadeleye devam etmek görüşündeyim. Fenerbahçe'nin menfaat ve çıkarları ne gerektiriyorsa asla bundan da kaçınmam. O yüzden taraftarlarımızın, takımlarından beklentisinin asla değişmemesi gerekiyor. Taraftarımızın gücünün futbolda çok şeyi değiştirebileceği inancındayım. Sonuç olarak bugün mağlup olduk. Bu mağlubiyetlere mazeret sıralamaya gerek yok. Bugün kötü oynadık ve sorumlusu bizleriz. Fenerbahçe için ne gerekiyorsa, her zaman elimizi taşın altına sokarız. Kimsenin şüphesi olmasın" şeklinde konuştu. "Hasan Ali için birkaç hafta daha var" Hasan Ali Kaldırım'ın takıma ne zaman döneceği sorusu üzerine ise Yanal, "Hasan Ali bizimle beraber yaklaşık 1,5 haftadır normal antrenmanlara katılıyor. Uzun bir sakatlık geçirdi. Henüz hazır değil. Yavaş yavaş beraber oluyoruz. Şartlar ve koşullar müsait olsaydı belki son 15-20 dakikada mücadeleye atardık. Birkaç hafta daha var. Anca birkaç haftada toparlayacaktır" diye konuştu. "Jailson ve Serdar süratli iki oyuncu" Jailson'u stoper mevkiine devşirmesinin sebeplerini ise Yanal, Serdar Aziz'le olan hız uyumu olduğunu belirterek, "Jailson ve Serdar süratli iki oyuncu. Bizim de geçiş oyunumuz için uygun olan oyuncular. Süratlerinden faydalanmak için oynatıyorum. Aslında birçok sebepten dolayı kırılmalar yaşadık. Bazı stoperlerimiz oldu, onları kullanamadık ve gönderdik. Adil, hiç oynamadan geldi. Onu kupada oynatıyorum. Önemli bir oyuncu ama çok uzun zaman oynamadı. Bazı sıkıntılı süreçler yaşıyoruz. Bu süreçte çok iyi performans sergilediğimiz maçlar da oldu. O maçlarda övgüler olduğu gibi bugün de haklı olarak yergiler var. Elimizdeki en iyi kadroyu çıkarmak için de her gün saatlerce düşünüyoruz" dedi. "Fenerbahçe isterse her şeyi değiştirebilir" Fenerbahçe için ne gerekiyorsa yapacağının altını bir kez daha çizen Yanal, taraftarın umutlarını kaybetmemesi gerektiğine değindi. Yanal, "Bana nerede ihtiyaç varsa ben orada yer alıyorum. Fenerbahçe'nin menfaatleri için elimden geleni yapacağım. Bunu yapmamız gerekiyor. Büyük taraftarımızın da şunu bilmesi gerekiyor, 'Fenerbahçe isterse her şeyi değiştirebilir'. Çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Düne kadar konuşulanlar futbolun çok dışında konuşulan konular. Zorlanma sürecinde birbirimize destek olmalıyız. 2 haftadır çok iyiydik ama bugün kötüyüz" ifadelerini kullandı. "Galatasaray maçında farklı bir Fenerbahçe sahada olacak" Ligin 23'üncü haftasında oynanacak derbi mücadelesinin sorulması üzerine Yanal, "Önce bunu bir bitirelim, bugün geçsin. Elbette ki derbi çok farklı bir hava, çok farklı dinamikleri var. O gün geldiğinde sahada çok daha farklı bir Fenerbahçe olacaktır" açıklamasını yaptı. - ANKARA İhlas Haber Ajansı / Spor
Ben de anlamadım. sakat falan değilim. Tam tersine hazır ve çok istekliyim. Ersun hoca bugün beni neden oynatmadı hiç bilemiyorum. Ben de şaşırdım. Hem sakat olsam kulübede bile oturamam ki. Bakın herkes duşa girdi ben sahaya çıkıp yarım saat antrenman yapıyorum. Sakat futbolcu böyle çalışabilir mi? Benim de anlayamadığım şeyler var demek ki...
2
Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurul Başkanı seçilen Volkan Bozkır'ı tebrik etti. Ceylan açıklamalarında şu ifadeleri kullandı. "Birleşmiş Milletler'in 75. Genel Kurul Başkanı seçilen Sayın Volkan Bozkır'ı tebrik ediyorum. 2016 yılında Avrupa Birliği Bakanlığı görevinde bulanan Sayın Volkan Bozkır'ı, Güneş Vakfı olarak düzenlemiş olduğumuz 4. Uluslararası Türk Şöleninde misafir etmiştik. Şölende ilkokul öğrenimini gördüğü şehirde bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirten Sayın Bozkır, şimdi ise 193 ülkenin temsil edildiği BM Genel Kurulunda 178 ülkenin desteğini alarak BM Genel Kurulunun 75. dönem başkanlığına seçildi. Bu önemli görevinde sayın Bozkır'a başarı dileklerimizi sunuyor ve Türkiye'nin uluslararası arenada göstermiş olduğu başarıları görmekten gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyoruz." - ERZURUM İhlas Haber Ajansı / Güncel
Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurul Başkanlığı'na Türkiye'nin adayı eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Büyükelçi Volkan Bozkır seçildi. 193 ülkenin temsil edildiği BM Genel Kurulu'nda 192 üye ülke oy kullandı. Tek aday gösterilen Bozkır, 178 ülkenin desteğini aldı ve BM Genel Kurulunun 75. dönem başkanlığına getirildi. Bozkır, Türkiye'den BM Genel Kurul Başkanlığı'na seçilen ilk isim oldu. Bozkır, 15 Eylül'de görevi Tijjani Muhammad- Bande'den devralacak ve 2021 Eylül ayına kadar bu görevi sürdürecek.
3
PETROL FİYATLARI YATAY, ALTIN YÜKSELDİ Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerinin günde toplam 9.7 milyon varillik üretim kısıntısının başlayacağı 1 Mayıs'a bir hafta kala petrol fiyatları yatay hareket ederken, güvenli liman altın hafif yükseldi. DAHA Finansal Danışmanlık Araştırma'nın altın piyasasına ilişkin değerlendirmesinde, "Çarşamba günü ABD ile İran arasındaki gerilimin bir kez daha artması güvenli liman özelliği ile öne çıkan ons altına yönelimi desteklerken fiyatların ilk direnç noktası olarak öne çıkan 1710 doları rahat bir şekilde aştığını gördük. Buna hem merkezi hükümetler hem de merkez bankaları tarafından ekonomiye daha fazla destek verileceğine yönelik beklentilerin de eklenmesi ile ons altın 1730 doların üzerini test etmeye başladı. Momentum kazanılması için bu seviyenin üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Böyle bir senaryo teknik açıdan 1750 dolara doğru bir eğilim oluşmasına kapı aralayacaktır" denildi. Gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1.72 artışla 25.45 dolara, ABD Batı Teksas hafif petrolün varil fiyatı da yüzde 6.78 artışla 17.80 dolara yükseldi.
ALTIN ALINIR MI, SATILIR MI? Altın fiyatlarında volatilitenin bu derece artmasının sağlıklı fiyatlamaların oluşmasını engelleyebileceğini aktaran analistler, panik alımlarından sakınılması gerektiğini vurguladı. Analistler, dolar endeksinin, geçen hafta 99,9 ile Nisan 2017'den bu yana en yüksek seviyesine çıktığını, son 7 yılın en yüksek seviyelerini test eden altının ons fiyatı ile aynı yönde hareket etmesinin finans piyasalarında "ender rastlanılan bir korelasyon" olduğunu söyledi. ALTININ KİLOGRAMI 320 BİN LİRAYA GERİLEDİ Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) standart altının kilogramı 320 bin liraya geriledi. Altın piyasasında, en düşük 318 bin 850 lira, en yüksek 324 bin 650 lirayı gören standart altının kilogram fiyatı, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,47 azalışla 320 bin liradan tamamladı. KMKTP'de, altında gerçekleşen toplam işlem hacmi 1 milyar 374 milyon 743 bin 539,01 lira, işlem miktarı ise 4.308,18 kilogram oldu. Tüm metallerdeki toplam işlem hacmi ise 1 milyar 389 milyon 992 bin 116,64 lira oldu. Altın borsasında bugün en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar Kuveyt Türk Katılım Bankası, Halkbank, Vakıf Katılım Bankası, Uğuras Kıymetli Madenler ve Has Kıymetli Madenler şeklinde sıralandı.
3
12. sınıf müfredatı nedir? YKS'de 12. sınıf müfredatının nerelerinden sorumlu olunacak? soruları bugün cevap buldu. ÖSYM Başkanı Aygün, "Sınav tarihleri yeniden düzenlendi. YKS, MEB'in önereceği müfredatlara göre olacak" açıklamasında bulunmuştu. MEB beklenilen açıklamayı yaptı ve YKS'deki konuların sınırını çizdi. Detaylar haberimizde... YKS MÜFREDATI 12. SINIF KONULARININ İLK DÖNEMİNİ KAPSAYACAK MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, ÖSYM Başkanlığına soru hazırlamada dikkate alması gereken müfredat kapsamını güncelleyen yazıyı gönderdi. 12'nci sınıf öğrencileri, 9, 10 ve 11'inci sınıf müfredatlarına ek olarak 12. sınıf öğretim programlarının sadece birinci döneminden sorumlu olacak. YKS NE ZAMAN? 2020 ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Haziran'da yapılması planlanan YKS sınavının Temmuz ayına ertelendiğini duyurdu. 25 Temmuz'da TYT sınavı, 26 Temmuz'da da AYT ve YDT'nin yapılacak.
Binlerce adayın üniversiteli olmak için ter dökeceği, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), 27-28 Haziran'da yapılacak. Bu yıl farklı olarak sınava hazırlıkta hissedilen kaygıya bir de koronavirüs nedeniyle adayların çalışmalarını alışık olmadıkları ev ortamında, internet üzerinden sürdürme stresi eklendi. Bu süreçte psikolojik dayanıklılığı artırmak ve ders çalışma düzenini sağlamak için birçok yöntem bulunduğunu söyleyen Bilfen Liseleri Rehberlik Bölüm Başkanı Sebahat Başusta, YKS adaylarına şu önerilerde bulundu:Konu eksiklerinizi 15 gün içinde tamamlayacak şekilde bir plan oluşturun. Tamamladığınız konulara ilişkin tüm soru tiplerine hâkim olmanız için kaynak taraması yapın. Bu dönemde ağırlık verdiğiniz çalışmaların YKS'de size kazandıracağı artı netleri hatırlayın.Her günü deneme çözerek değerlendirin. Hafta içi belirli günlerde derslerin ayrı ayrı denemelerini, belirli günlerde ise TYT ve AYT denemesi çözün. Hafta sonları ise mutlaka TYT ve AYT denemesi çözün.Bazı konuların bazı soru tiplerinde sıklıkla yanlışa gittiğinizi fark ettiyseniz, bu soruları bir yere not edin ve her gün çözümüne bakın. Sıklıkla unuttuğunuz bilgileri her gün göreceğiniz yerlere asın.Stratejik ilerleyin. Daha kolay ve hızlı bir sürede geliştireceğiniz konu veya soru tipini öne alın. Bu sırada sınavda sorulma sıklığına da dikkat edin.Tüm denemelerinizde gerçek sınav koşullarını yaratın. Kurşun kalemle çözün ve müzik, telefon vb. alışkanlıklarınızdan uzakta olun. Hasta hissettiğinizde de kendinizi zorlayın. Deneme sınavlarındaki hatalarınızın öğrenmeye dönüşmesi için bir fırsat olduğunu hatırlayın. Bunu test etmek için de hatalı sorularınızı belirli bir zaman geçtikten sonra yeniden çözün.Günlük 6-8 saatlik uyku düzeninizi sürdürün ve beslenme alışkanlıklarınızın aynı kalmasına dikkat edin.Son hafta da ders çalışmaya devam edin. Deneme sınavı çözme sıklığınızı arttırın.Tüm derslerin geçmiş 10 yıl sorularını ve MEB kazanım testlerini çözdüğünüzden emin olun.Sınava gireceğiniz okulu görün, mümkünse sınıfınıza ve sıranıza bakın.Sınav stratejinizi netleştirin.Kendinizi motive edin.Beslenme ve uyku düzeninize dikkat edin.ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'yla ilgili sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Aygün, "YKS'ye başvuru/geç başvuru süreleri içinde AİS kaydını yapan ancak sınav ücreti ödeme sisteminde hatalı/eksik işlem yapmaları nedeniyle ödeme işlemlerini tamamlamayan adaylara, 4 Haziran (bugün) 09.00-23.59 saatleri arasında ödemelerini yaparak başvurularını tamamlama imkânı sağlanmıştır" ifadelerini kullandı.Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında merkezi sınava katılacak öğrencilerin hazırlık sürecine destek olmak için bin 280 sorudan oluşan haziran ayı soru destek paketi yayımlandı. Daha önce yayımlanan 3 destek paketi ile birlikte bu yıl sınava hazırlanan öğrenciler için toplam 3 bin 796 soru kullanıma sunulmuş oldu. ANKARA
3
Kabine toplantısının sona ermesinin ardından Erdoğan açıklamalarda bulundu. Dün gece istifa eden ve istifası AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmeyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da katıldığı kabbine toplantısı sona erdi. Erdoğan'ın açıklamasının satır başları şöyle oldu: Türkiye koronavirüs ile mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Pek çok ülkede maske gibi en basit ürünlerin sağlık personeli için bile temininde zorluk çekiliyor. Hiçbir eksiğimiz yoktur, tedarikte de sıkıntı yaşamıyoruz. Vatandaşlarımızın bireysel sağlık ve temizlik malzemesi temininde sıkıntı yaşamıyoruz. 32 milyon vatandaşımıza Sağlık Bakanlığı’nın doğrulama mesajı gitmiştir. Sağlık kurumlarımız hem tedavi hem de yoğun bakım üniteleri olarak salgınla başa çıkabilecek kapasitedir. 1518 hastanemizde 100 bini tek kişilik olmak üzere 240 bin yatağa sahibibiz, yoğun bakım yatağı sayımız da 40 bini buluyor. Hadımköy'de 100, Derince'de 250 yataklı yeni hastaneler kuruyoruz. Test oranımız ve vaka oranımız aşağı yönlü. Şu ana kadar taburcu olan hasta sayımız 5 bine yaklaştı. DSÖ başta olmak üzere uluslararsı kuruluşlar ülkemizi örnek gösteriyorlar. Sadece kendi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, diğer ülkelerin yardım çağrısına imkanlarımız dahilinde destek olmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar 34 ülkeye yardım ulaşırdık. Bu desteği devam ettireceğiz. Hafta sonu sokağa çıkma yasağını önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyuldukça sürdürme kararı aldık. Şimdiden tüm vatandaşlarımıza duyurmak istiyorum. 17 Nisan 24:00'dan 19 Nisan gecesine kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacak. Yasağın açıklandığı ilk saatlerde kimi yerlerde yaşanan gereksiz kargaşanın bir daha tekrar etmemesi için gereken tedbirleri alacağız. 'Kararlar yetkisiz kurumlarda mı alıyor' gibi sorularla şeffaflığı bozmaya çalışanların amacı bozgunculuk yapmaktır. CHP genel başkanının dün bir TV kanalında dünyadan bir haber olduğunu gösterdiği sözlerini milletimize bırakıyorum. Mitomani bir hastalıktır. Bu neymiş, bir araştırsın. Milletimizin gözüne bakarak kin kusmak salgından daha tehlikelidir. Bu şeffaflığı bozmak istemelerinin amacı bozgunculuk yapmak istemeleridir. Milletimizin moralini bozmak için çalışanlar gün gelecek kendi nefret çukurlarında boğulup gideceklerdir. Bu hastalıklı zihniyete sahip olanlara diyorum ki, düşün artık milletin yakasından. Ülkemiz sadece koronavirüsten değil bu medya ve siyaset virüslerinden de kurtulacaktır.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, cuma gecesi alınan sokağa çıkma yasağı sonrası oluşan görüntülerle ilgili sorumluluğun kendisine ait olduğunu söyleyerek istifa etti. Sosyal medya bu açıklama ile ayağa kalktı. İstifanı kabul etmiyoruz Soylu başlığı TT'de ilk sıraya oturdu. Soylu'nun istifası 2 saat sürdü, Erdoğan istifayı kabul etmedi. Abone ol İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, cuma gecesi alınan iki günlük sokağa çıkma yasağı sonrası oluşan ve tepkilere neden olan görüntülerin sorumluluğun kendisine ait olduğunu söyleyerek saat 22.00'da istifa ettiğini duyurdu. Süleyman Soylu'nun twitter hesabından yaptığı açıklama ile Türkiye ayağa kalktı. Soylu'nun istifası büyük ses getirirken, destek de büyük oldu. Twitterda #istifanikabuletmiyoruzSOYLU başlığı TT listesinde birinci sıraya oturdu. Gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerken, yaşanan 2 saatlik süreçte çok şeyler oldu. Ankara'da olan Süleyman Soylu, istifasını duyurduktan sonra uçağa atlayıp İstanbul'a geldi. Huber Köşkü'nde kalan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soylu ile özel bir görüşme yaptı. Saatler 24.00'ı gösterirken İletişim başkanlığından Erdoğan'ın Süleyman Soylu'nun istifasını kabul etmediğini duyuran açıklamayı yaptı. 2 saatlik süreç sonunda Süleyman Soylu, hem kamuoyundan hem Erdoğan'dan aldığı güvenoyu ile bu süreçten daha güçlü olarak çıktı. Süleyman Soylu'nun 'özeleştiri' yaparak duyurduğu istifa açıklaması da onun hanesine artı olarak yazıldı. İşte o açıklaması: "Gayret ve titizlikle yürütülen bir süreçte, tamamen salgının önlenmesine yönelik hafta sonu sokağa çıkma yasağı kararının uygulanmasının sorumluluğu, her yönüyle şahsıma aittir. Başlangıçta kısıtlı saatler de olsa ortaya çıkan görüntüler, mükemmel yönetilen bu süreçle uyuşmadı. Yaşadığım onca tecrübe, sorumluluk kısmı üzerimizde olan bu olayda, böyle görüntülere yol açmamalıydı. "Cumhurbaşkanım beni bağışlasın..." İyi niyetle, hafta sonunda salgını ve bulaşı bir nebze durdurabilmek adına atılan bir adımdı. Hiç bir zaman zarar vermek istemediğimi Aziz Milletimiz, hayatımın sonuna kadar da sadık olacağım Sayın Cumhurbaşkanım beni bağışlasın... Onurla yürüttüğüm İçişleri Bakanlığı görevimden ayrılıyorum.. Tüm dostlara, mesai arkadaşlarıma Allahaısmarladık... Allah Milletimizi korusun..." Cumhurbaşkanı Erdoğan istifayı kabul etmedi İletişim Başkanlığı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun istifasının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmediğini duyurdu. Açıklamada, “Sayın Bakanımız istifa talebini sayın Cumhurbaşkanımıza sunmuş, Cumhurbaşkanımız bu talebi uygun bulmadığını kendisine ifade etmiştir. İçişleri Bakanımızın istifası kabul edilmemiştir, kendisi görevine devam edecektir.” denildi.
2
BB Erzurumspor’un forvet oyuncusu Oltan Karakullukçu kupada attığı gollerle takımını sırtlamaya devam ediyor. Karakullukçu, oynadığı 5 maçta rakip filelere gönderdiği 7 golle Ziraat Türkiye Kupası'nda gol krallığına yürüyor. TFF 1. Lig ekiplerinden BB Erzurumspor son 16 turunda Beşiktaş’ı eleyerek Türkiye Kupası tarihinde ilk kez çeyrek finale yükseldi. Mavi-beyazlı ekipte en dikkat çekici performansı ise Beşiktaş’a 2 maçta 3 gol atan ve kupada toplam 7 gole ulaşarak gol krallığında zirveye oturan 28 yaşındaki Oltan Karakullukçu oldu. Teknik Direktör Erkan Sözeri’nin ağırlıklı olarak kupa maçlarında görev verdiği Oltan, bu sezon mavi-beyazlı forma ile çıktığı 5 Ziraat Türkiye Kupası maçında birisi penaltıdan olmak üzere toplam 7 gol kaydetti. Karakullukçu, Türkiye Kupası 3. tur maçında Edirnespor’a 2, 4. turda Bodrumspor’a 2 ve son 16 turunda Beşiktaş’a 2 maçta 3 gol attı. Ziraat Türkiye Kupası'nda gol krallığına emin adımlarla yürüyen 28 yaşındaki santrfor, TFF 1 Lig’de ise çıktığı 9 maçta 1 gol atabildi.
TFF 1. Lig ekiplerinden BB Erzurumspor sahasında Fatih Karagümrük'e 3-1 mağlup olmasının ardından Teknik Direktör Erkan Sözeri ile karşılıklı anlaşılarak yollar ayrıldı. Resmi siteden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Hocamız Erkan Sözeri ile karşılıklı anlaşılarak yollarımızı ayırdık. Hocamızın sözleşmesinde tazminat maddesi olmadığı gibi kendisinin de herhangi bir talebi olmamıştır. Takımımıza emekleri için teşekkür ediyor, hocamıza bundan sonraki hayatında başarılar diliyoruz." SÖZERİ'DEN 'YÜZSÜZ' TEPKİSİ Karagümrük karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan usta teknik direktör, "Kulübenin arkasından birkaç kişi 'Yüzsüz' dedi, ben buna çok üzüldüm çünkü biz iki kulvarda gittik. Türkiye Kupası'nda çeyrek final oynadık ve hala lig ikincisiyiz. Bu takımı ikinci yapmak yüzsüzlük ise bunu kabul ediyorum ama yüzsüzlük, onursuzluk, şerefsizlik..." ifadelerini kullanmıştı. Teknik Direktör Sözeri, BB Erzurumspor'un başında çıktığı 30 müsabakada 17 galibiyet, 6 beraberlik alırken 7 maçta ise sahadan mağlup ayrıldı.
1
Siyahi Amerikalı George Floyd'un polis şiddetiyle öldürülmesi nedeniyle düzenlenen protestoların yoğunlaşması üzerine ABD'nin başkenti Washington DC'de ilan edilen sokağa çıkma yasağının başlamasının ardından polis, göstericilere sert müdahalede bulundu. Washington DC Belediye Başkanı Muriel Bowser'in, kentte son iki gündür düzenlenen protestolara ve şiddet olaylarının ardından pazartesi ve salı günleri 19.00-06.00 arasında uygulanacağını duyurduğu sokağa çıkma yasağı, resmi olarak başladı. ABD Ulusal Muhafızları, Washington DC Polisi ve Gizli Servis, Beyaz Saray çevresi başta olmak üzere kentte geniş çaplı güvenlik önlemleri aldı. ABD Adalet Bakanı William Barr ise protestocuların toplandığı Beyaz Saray önündeki Lafayette Park'a bir süre çıkarak incelemelerde bulundu. Barr daha sonra Trump'ın basın açıklamasına katılmak üzere Beyaz Saray'a geri döndü. Öte yandan sokağa çıkma yasağına rağmen parklarda ve caddelerde olan protestoculara, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve ses bombası ile müdahale etti. Göstericiler ve güvenlik güçleri arasında zaman zaman arbede de yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray bahçesinde yaptığı konuşma esnasında ise atılan biber gazlarının ve ses bombalarının sesi duyuldu. Washington DC'deki sokağa çıkma yasağından belirli alanlarda çalışanlar ile basın mensupları etkilenmeyecek. "Nefes alamıyorum" feryadı polis şiddetini gündeme taşıdı 46 yaşındaki George Floyd, pazartesi günü dolandırıcılık şüphesiyle Minneapolis’te gözaltına alınırken bir polisin uzun süre ensesine diziyle basması nedeniyle dakikalarca "Nefes alamıyorum" diye yalvarmıştı. Floyd'un, olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği açıklanmış, yoldan geçenlerin cep telefonlarıyla kaydettiği görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı. Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını tekrar alevlendirmiş ve Minneapolis başta olmak üzere birçok şehirde protestolara yol açmıştı. Eyalette acil durum ilan edilirken olayları kontrol altına almaları için Ulusal Muhafızlar görevlendirilmişti.
01 Haziran 2020 Pazartesi, 21:21 ABD'nin Minneapolis kentinde siyahi George Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan gösteriler altıncı gününde. Son olarak başkent Washington DC'de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. ABD Başkanı Trump, ANTIFA grubunu terör örgütü olarak tanıyacağını açıklarken, ana akım medyayı da öfke ve anarşiyi köpürtmekle suçladı. Adalet Bakanı Barr, "protestoları provoke edenlerin" yakalanması için federal güvenlik güçlerine talimat verildiğini duyurdu. ABD'nin Minneapolis kentinde polis şiddeti sonucu siyahi George Floyd'un hayatını kaybetmesi üzerine ülkedeki birçok şehirde protesto gösterileri altıncı günde de devam ediyor. Protestolarda yaşanan olaylar nedeniyle son olarak başkent Washington DC'de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen şehirlerin sayısı 30'u, gözaltına alınanların sayısı bin 700'ü aştı. Yerel saatle pazar 23.00'ten, pazartesi 06.00'ya kadar kent genelinde sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini duyuran Belediye Başkanı Muriel Bowser ayrıca Ulusal Muhafızları da görevlendirdiğini bildirdi. seçen aşırıcılar olarak biliniyor.
4
Seydikemer'de feci kaza... Kaza anı kamerada: 2 ölü MUĞLA - Muğla'nın Seydikemer ilçesinde kamyon ile otomobilin çarpışması sonucu meydan gelen trafik kazasında 2 kişi öldü. Kaza anı MOBESE kameralarına saniye saniye yansıdı. Kaza, Fethiye–Antalya karayolu Saklıkent kavşağında meydana geldi. Ahmet K. idaresindeki 34 FF 7787 plakalı kamyon, Hilmi Sert idaresindeki 07 D 4341 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada otomobil sürücü Sert ile yolcu olarak bulunan Canser Zeytinci ağır yaralandı. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istemesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ambulanslar ile Fethiye'deki hastanelere kaldırılan Sert ile Zeytinci yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kaza anı MOBESE kameraları tarafından saniye saniye kaydedilirken, görüntülerde, kavşağa kontrolsüz giren otomobile, ana yoldan gelen kamyonun çarpma anı yansıdı. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor. İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa
MUĞLA'nın Seydikemer ilçesinde, kavşakta TIR'ın çarptığı otomobildeki emekli öğretmen Hilmi Sert (60) ile arkadaşı Canser Zeytinci (62) yaşamını yitirdi. Kaza, dün gece Muğla- Antalya karayolunun Seydikemer- Saklıkent kavşağında meydana geldi. Muğla'nın Fethiye ilçesi yönünden Antalya yönüne giden Ahmet K. yönetimindeki 34 FF 7787 plakalı TIR, Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Aklar Mahallesi'ne gitmek üzere kavşaktan dönüş yapan emekli öğretmen Hilmi Sert yönetimindeki 07 D 4341 plakalı otomobile çarptı. Kazada otomobil sürücüsü 2 çocuk babası Hilmi Sert ile yanındaki arkadaşı 5 çocuk babası Canser Zeytinci ağır yaralandı. Yaralılara ilk müdahale olay yerine gelen sağlık ekibi tarafından yapıldı. Ambulansla Fethiye Devlet Hastanesi'ne götürülen yaralılar, müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi.İki arkadaşın cenazesi otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Sert ve Zeytinci'nin yarın Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Aklar Mahallesi'nde toprağa verileceği öğrenildi. Demirören Haber Ajansı / Güncel
4
新冠病毒重摧农产 甘肃密件动员群众储粮 ( 博讯北京时间2020年4月02日 转载 ) http://s.rfi.fr/media/display/f5ba0d54-74c9-11ea-826c-005056a964fe/w:980/p:16x9/2020-04-01T141421Z_389026383_RC2QVF9AP9U8_RTRMADP_3_HEALTH-CORONAVIRUS-CHINA-WUHAN.webp 疫情下中国武汉2020年4月1日 照片 REUTERS - ALY SONG (法广RFI 小山)近日一份署名“中共临夏州委办公室”的所谓秘密文件在网络热传,文件显示,3月17日,临夏州委召开专题会议,就粮食安全工作进行专题安排部署。”其中写道:“州委州政府和各县市要通过多种渠道千方百计调运储备粮食、牛羊肉、油盐等各类生活物资”,同时要“引导动员群众自觉存粮,确保每户储备3至6个月粮食,以备不时之需”。 据自由亚洲今天报道说,中国甘肃密件动员群众储粮,多地再掀抢购潮。消息说,甘肃该文件标注日期为2020年3月28日。 报道称,其实有约14亿人口的中国,乃是全球最大的粮食进口国,其中近80%的大豆需依赖于进口,每年还要进口超过一亿吨粮食。而在全球疫情下,多国推出临时措施禁止粮食出口,十天前越南宣布自3月24日起禁止出口大米;吉尔吉斯斯坦也禁止6个月内出口11种商品,主要是粮食与食品;哈萨克斯坦禁止小麦、胡萝卜等农产品的出口、泰国宣布停止出口大米和鸡蛋。 据该报道,而近日中国民众已对粮食需求产生恐慌心理。湖北、重庆等地出现了抢购潮。中国官媒则频繁刊文,强调中国粮食储备充足,以安抚民众。而多位网民也向本台反映,最近中国多个微信群群主被公安约谈,要求网民不要议论疫情、议论防护用品以及抢购粮食等负面议题,要“宣传正能量”、“歌颂祖国战胜疫情”等。 (博讯 boxun.com) 802042 分享: Please enable JavaScript to view the comments powered by Disqus. blog comments powered by Disqus
The Forbidden City, as well as other popular tourist destinations, have been closed as the government takes steps to counter the spread of the new, deadly coronavirus in Beijing on Sunday, Jan. 26. Photo by Stephen Shaver/UPI | License Photo March 24 (UPI) -- Chinese officials announced Tuesday that they will soon be lifting strict lockdown measures imposed on Wuhan city, ground zero of the coronavirus pandemic, as it experiences a steed drop in confirmed cases of COVID-19. Authorities placed the central Chinese city under lockdown on Jan. 23 after the virus had infected hundreds of residents and just starting its spread across the globe. The virus emerged from a Wuhan food market in early December, and by the end of January, the World Health Organization had declared it a public health emergency. More than half of all of China's confirmed infections and 77 percent of its deaths have been recorded in Wuhan, according to data from China's National Health Commission, but the city has been experiencing a rapid drop in infections as the country appears to be exiting the worst of its epidemic. The health commission on Tuesday reported only one COVID-19 infection in Wuhan over the previous 24 hours -- the first infection diagnosed in Hubei province in six days. The last infection was reported over March 17, according to Chinese data. Hubei officials announced in a statement Tuesday that beginning April 8 residents of Wuhan will be able to leave the city once being cleared by health officials. The announcement came as Chinese health officials reported seven deaths, all in Hubei province, due to the virus, increasing its death toll to 3,277. The health commission also recorded 78 new cases of COVID-19 over Monday, 74 of which were imported from overseas, a continuing trend for the country where the virus emerged. Of the imported cases, 31 were diagnosed in Beijing, where government officials announced on Tuesday that all overseas arrivals will be quarantined starting from Wednesday to prevent further spread of the disease. The rule also extends to travelers who visit Beijing after traveling through other Chinese ports within 14 days, the city government said in a statement. The move came days after China's National Immigration Administration announced that all international passenger flights bound for Beijing will be diverted to one of 12 ports of entry in the country. According to the health commission, the Chinese mainland has reported 427 imported cases. In Thailand, Prime Minister Prayut Chan-o-cha said his government will be declaring a national emergency as its epidemic accelerates, the country's public broadcaster Thai PBS World reported. The declaration is expected to be made Wednesday following the announcement of a curfew. "[The requirements] will be issued on an ongoing basis to reduce the epidemic," he said in the televised announcement. "Some will be requests and others will be compulsory." He told citizens not to return to their home provinces or face penalties and for people to go into self-isolation. "If the situation does not improve, there will be a total lockdown," he said. Under the emergency declaration, the prime minister will be given the power to ban people from leaving their homes, to prohibit public gatherings and to evacuate people from areas for public safety, among other measures. Thailand's announcement follows South Africa and New Zealand declaring lockdown and Britain announcing a stay-at-home order on Monday.
2
近日,两位作者联合在《洛杉矶时报》发表评论,称此次新型冠状病毒(COVID-19)在美国的大暴发,毫不留情地揭示了美国政府在国家威胁研判方面的短视。 文章的两位作者分别是拉詹·门农(RAJAN MENON)和威廉·鲁格(WILLIAM RUGER)。前者是纽约城市学院国际关系学教授。后一位是查尔斯·科赫研究所(Charles Koch Institute)研究和政策事务部的副主任,同时也是阿富汗战争的退伍军人。 文中说道:在过去的二十年间,美国政府在应对国家威胁时,重点防范“9·11”式的恐怖袭击,认为这是“毫无疑问”的重中之重。然而,对美国人生命安全的最新威胁,却来自一个甚至肉眼都看不到的微生物。 把国家安全的注意力扩展到一系列内外风险上实属不易,但新冠疫情让我们看到,美国在理解什么叫“首要威胁”时,一直非常短视。 文中表示:目前的局势非常清楚,与其在阿富汗、伊拉克等地建立医院学校,不如加强本土的口罩和呼吸机的生产与科技投资来应对疾病。 然而现实却是,华盛顿在对外政策方面,一直聚焦在一个标准化的威胁清单上。其中大部分内容存在夸大,且与美国人日常生活毫不相干。美国对外政策的核心,是坚持通过全球范围频繁使用军事力量,来维持美国的领导力,同时排挤国内需求。 其结果,是一个针对发达国家的,不断增长且昂贵的安全承诺,和2020年高达7380亿美元的国防预算。 在阿富汗和伊拉克的无尽战争,已导致7000多美国人丢掉了性命,并耗费了近6万亿美元的军费。美国人向来因高效而自豪,但谁能担保伊拉克战争和阿富汗的“国家建设项目”能体现出财富的有效利用?或让美国人的生活更加安全? 在任何合理的审视下,在这两次战争都是失败的。然而它们一直的苟延残喘,这个国家已经开始习惯了它们的存在。 这并不令人惊讶,尽管美国政府信誓旦旦地坚称,这两次战争对保护美国至关重要,但它的代价却要由一小部分美国人承担——士兵和他们的家庭。大部分美国人没有受到直接影响,也没有被迫作出牺牲。所以当华盛顿依托全国的信用卡消费来支付军事冲突,顺便打造了23万亿美元的国家债务的时候,人们并没有提出质疑。 在美国国内有着“全国自杀疫情”,每12分钟左右,美国就有人自杀。自杀率自1999年上涨了近三分之一,从每10万人中10.5人增长至14人。 在2018年,在美国有4680人死于吸毒过量。西弗吉尼亚州、特拉华州、俄亥俄州和新罕布什尔州等都出现了惊人的死亡率,高达每10万人中50人。 自杀和吸毒过量很少被描述成严重的国家安全威胁。自动化带来的就业风险、医保中额外费用的暴涨,还有高等教育失控的学费等都对美国人的福祉构成了更大的威胁,却很少被考量。 现在,美国正经历着自1918年大流感以来最严重的公共卫生事件。包括口罩、防护服和呼吸机在内的医疗物资在全国范围内都供应短缺。医院可能要被迫作出谁生谁死的抉择,而美国社会没有完备的系统来保证每个公民获得医疗服务,这对经济的影响已经十分严重。 作者在最后呼吁,此次COVID-19疫情的肆虐应该促使美国政府重新审视那份早已过时的威胁清单,重新回到利用有限资源来解决美国人实实在在面临的威胁。忽略这些的对外政策将无法获得国内的支持,因此也将在国外以失败收场。(央视记者 殷岳)
For the last two decades, Washington has focused on preventing 9/11-style attacks, considering that to be our most urgent national security concern. But the latest threat to American life has come not from a terrorist with a dirty bomb, or from “rogue states” like North Korea or Iran but, rather, from a microbe too small to see. Expanding the focus of national security to encompass the broad array of internal and external dangers actually facing us won’t be easy. But the lesson of the COVID-19 pandemic is that the United States has been myopic in understanding what counts as a priority threat. It now seems abundantly apparent that rather than building hospitals in Afghanistan, we should have focused on producing masks and ventilators here at home. Rather than building schools in Iraq, we should have invested in scientific breakthroughs to treat disease. Instead, Washington foreign policy has focused on a standard list of threats, most of which are exaggerated and disconnected from Americans’ day-to-day lives. At the heart of our foreign policy has been a commitment to sustaining American primacy through the frequent use of military power worldwide while deprioritizing domestic needs. Advertisement The result? An expanding and expensive batch of security commitments to wealthy countries and a massive defense budget of $738 billion for the 2020 fiscal year. The endless wars in Afghanistan and Iraq have cost more than 7,000 American lives and consumed nearly $6 trillion. Americans pride themselves on efficiency; but how many of us would say that the Iraq war or the nation-building project in Afghanistan exemplify effective uses of money or that they have made either the countries we invaded or our own more secure? By any reasonable metric, both wars have been failures. Yet as they have dragged on, this country has become inured to them. Advertisement That’s not surprising. Though our leaders have insisted both wars were essential to safeguard the United States, the costs have been borne by a small segment of Americans — soldiers and their families. Most Americans were not directly affected or called upon to make sacrifices, so didn’t ask questions as Washington relied on the country’s credit card to pay for the military conflicts, helping to run up a national debt totaling $23 trillion in the process. Meanwhile, our preoccupation with global primacy has utterly failed to protect Americans from some of the biggest threats to their well-being, none of which have military solutions. Here at home, we have a national suicide epidemic. Every twelve minutes or so someone in this country kills himself or herself. The suicide rate has jumped by a third since 1999, from 10.5 to 14 per 100,000 people. In 2018, 4,680 people in the United States died from opioid overdoses. States like West Virginia, Delaware, Ohio and New Hampshire (to name but a few) report staggering death tolls, ranging as high as 50 per 100,000 people. Suicide and opioid overdoses are, however, seldom described as grave national security threats. Nor do we consider the threats from such things as job displacement by automation, steep increases in premiums for health insurance, or the spiraling costs of higher education (average college tuition has increased by 37% during the last decade and student debt by a third just since 2014, now totaling $1.6 trillion -- about $31,000 per head -- last year). Yet all of these pose great threats to the well-being of Americans. Less dire, but critical to success in a global economy in which the United States faces increasing competition, is our crumbling infrastructure — rail lines, highways, bridges and ports. The cost in lost productivity from inadequate infrastructure totals $160 billion. In 1930, 4.2% of GDP was spent on infrastructure; by 2016 the proportion had fallen to 2.5%. The American Society of Civil Engineers (ASCE) gives our infrastructure a D-plus grade and, in 2016, estimated a $4.6-trillion investment was needed through 2025 for a comprehensive upgrade. Now we face what could be the biggest public health calamity since the 1918 influenza pandemic, and everything from protective masks and gowns to ventilators are in short supply. Hospitals may be forced to decide who lives and who dies. We don’t have a system in place ensuring all Americans have adequate access to healthcare. The resulting economic downturn has already been severe. Advertisement The havoc wrought by COVID-19 should prompt a long overdue reassessment of our antiquated views on national priorities so we can focus resources and policies on the biggest and most salient threats to Americans. A foreign policy that fails to take those into account cannot sustain support on the home front and will, therefore, fail abroad. Rajan Menon is a professor of international relations at the Powell School at the City College of New York. William Ruger is the vice president for research and policy at the Charles Koch Institute and is a veteran of the Afghanistan War.
4
附图 。图自越通社 越通社河内——1月20日,越南维护和平局与有关单位联合举行了“ 和平之旅 该活动举行的目的在于对外宣传有关 越南 5年来参加联合国维和行动所取得的突出成就;强调了一号二级野战医院刚刚完成任务回国以及鼓舞正在南苏丹执行任务、在远离祖国家乡迎新春的二号二级野战医院全体干部、战士们等。参加联合国维和行动是 越南人民军 的一项新任务,体现了越南是国际社会负责任的成员,增加了越南在世界舞台上的地为和信誉等。5年来,越南维和力量已取得令人印象深刻的成就,获得了国际社会的广泛认可。刚刚从南苏丹回来的军医学院政委阮曰亮少将在交流会上分享时强调,南苏丹之旅是他从军生涯中最难忘的旅程。看到南苏丹的情况使任何人都感到更加珍稀和平的生活环境。“尽早和从远方保卫祖国是十分英明且正确的决策”,阮曰亮少将分享说。同阮曰亮少将一样,刚从南苏丹完成任务回国的一号二级野战医院成员阮氏秋银大尉表示,每一日在南苏丹特派团执行任务都是一个难忘的一天。赴南苏丹初期,基础设施尚未齐全,但一号二级野战医院全体干部、医生和人员已努力奋斗,共同克服种种困难和挑战。在一年多的时间里,该医院已为2200余名病人进行了治疗,高于其他野战医院的10倍。2019年春节是阮氏秋银大尉和其他同事一样,都没有家人在身边一起过春节,但他们都共同迎接一个简单且温馨的春节。除了在现场进行直接交流之外,组委会还通过视频与正在南苏丹执行任务的二号二级野战医院的全体干部、医生和人员进行交流。(完)
Vietnam has actively taken part in UN peacekeeping operations over the past years (Photo: Vietnam's Permanent Mission to the UN) – An exchange programme was held in Hanoi on January 20 to share the outstanding outcomes of Vietnam’s participation in United Nations peacekeeping operations over the last five years.The event, organised by the Vietnam Department of Peacekeeping Operations under the Ministry of National Defence , was attended by military officials, members of level-2 field hospital No. 1 and No. 2, families of the peacekeepers, and the peacekeeping engineer team. It was also meant to give spiritual support ahead of the traditional Lunar New Year festival to staff of level-2 field hospital No. 2 in South Sudan.Taking part in UN peacekeeping operations is a new task of the Vietnam People’s Army, demonstrating the country as a responsible member of the international community, enhancing its stature and prestige in the world, and helping to safeguard the nation soon, from afar, and by peaceful means.Over the last five years, Vietnam’s peacekeeping force has attained impressive initial outcomes recognised by the international community.Major General Nguyen Viet Luong, Political Commissar of the Vietnam Military Medical University, recently returned from the UN mission in South Sudan. He said this country has an area that is three times larger than Vietnam’s and a population of about 13 million, most of whom have to rely on the UN’s aid for their daily life.“Such a fact makes any of us further treasure an environment of peace we are living in,” he noted.Captain Nguyen Thi Thu Ngan, who returned from level-2 field hospital No. 1 in Bentiu of South Sudan in late 2019, said despite insufficient infrastructure conditions, staff of the hospital made joint efforts to overcome difficulties. In more than one year, the hospital gave treatment to more than 2,200 patients, 10 times higher than the number other hospitals dealt with.Aside from peacekeepers’ sharing and video calls with staff of level-2 field hospital No. 2 in South Sudan, the programme featured videos showing activities of Vietnam’s military medical officers at the UN mission./.
4
新华社北京2月27日电 综合新华社驻外记者报道:巴西卫生部26日宣布该国确诊拉美首例新冠病毒感染病例后,巴西、哥伦比亚、玻利维亚、委内瑞拉等拉美国家纷纷表示加强应对新冠肺炎疫情的举措。 根据巴西卫生部的消息,在巴西最大城市圣保罗确诊的这名患者现年61岁,曾于本月9日至21日赴意大利北部新冠肺炎疫情严重的伦巴第大区旅行。据悉,患者症状较轻,临床状况良好,无需住院,但需在接下来的14天内隔离,医护团队将会积极监测。目前,有关部门正在抓紧确认这名患者的密切接触者。 圣保罗州26日宣布成立紧急委员会,监控并协调抗击病毒传播的各项行动。圣保罗州官方说,当地首先采取的措施之一是在公立和私立医院设立隔离区,用于接收确诊病例。 此外,巴西目前尚有疑似病例20例。 哥伦比亚总统杜克26日宣布,将在哥伦比亚发起抗击新冠病毒的教育活动,使民众了解疫情发展并采取谨慎态度。哥政府将加强预防措施,优化疫情应对方案。他表示,目前哥伦比亚正在机场等地加强监测。 同时,杜克呼吁民众冷静对待当前情况,以世界卫生组织和哥伦比亚卫生部门发布的信息为准。 玻利维亚同一天也宣布加强边境管控。玻利维亚负责公共安全的副部长圣玛丽亚表示,该国与外界联系主要通过秘鲁和巴西,玻利维亚与上述两国通航的机场已采取监测体温等措施。同时,该国各口岸也将特别关注来自出现过新冠病毒感染确诊病例地区的旅客。 玻利维亚卫生部负责流行病学的官员巴伦西亚说,该国行政首都拉巴斯有一疑似病例正在接受观察。 委内瑞拉卫生部长阿尔瓦拉多26日也表示,委内瑞拉自5周前开始在本国口岸保持监测。他呼吁大众保持空间清洁和合理通风,并在出现发烧或呼吸困难等症状时及时就医。(参与记者:周星竹、李家瑞) (责编:于洋、刘洁妍)
Business In 2004 Ecuador imported approximately US $7.56 billion of services and goods from the United States and the United States purchased approximately US $4.20 billion of Ecuadorian exports. Importing from Ecuador depends largely upon the destination country. The United States is the primary market for Ecuadorian exports as well as Ecuador's largest supplier of imports. Ecuador’s main export commodities are petroleum, bananas, cut flowers and shrimp. Its main export partners are the United States, Panama, Peru and Italy. Its main import commodities are vehicles, medicinal products, telecommunications equipment and electricity. The main import partners are the United States, Columbia, China, Venezuela, Brazil, Chile, Japan and Mexico. There are approximately 150 free trade zones in the United States and four free trade zones in Ecuador. These are currently used for distribution, assembly, manufacturing and shipping of goods. Ecuador, along with Peru, Colombia and Bolivia are the United States’ favored trading partners. The United States, Ecuador and other trading nations, actually have more than one free trade zone. These free trade zones allow companies to ship goods into a country and then export them to the destination country without paying a duty. However a duty is always paid when goods reach their destination country.
1
3月27日,交通银行股份有限公司发布2019年全年业绩。报告期内,集团实现净利润(归属于母公司股东)人民币772.81亿元,同比增长4.96%;资产总额达人民币9.91万亿元,较上年末增长3.93%;不良贷款率较年初下降0.02个百分点至1.47%,拨备覆盖率171.77%。 交通银行董事长任德奇用“稳中有进、稳中提质”八字概括了交行2019年经营业绩,并深具信心地表示,“数据的背后,是更具含金量、更加可持续的稳健增长”。 价值创造能力持续提升 从财务数据来看,2019年在规模稳健增长的同时,交行经营效益持续提升,特别是净利润和净营收增速均达到近年来同期最高。 ——息差水平稳步提高。得益于资产负债结构的持续改善,2019年交行净利息收益率1.58%,同比提升7个基点,带动利息净收入实现10.06%的增长,增速较2018年提升5.23个百分点,成为拉动盈利增长的主要因素。 ——成本结构有效改善。2019年交行在成本管控方面的成效也十分显著,全年成本收入比30.11%,同比下降1.39个百分点,为近年来降幅最大的一年。更值得关注的是,同期交行信息科技投入增长了22.94%,营业收入占比提高0.38个百分点至2.57%。“一减一增”之下的成本结构变化,无疑昭示着交行向金融科技加速布局的决心和力度。 ——多点增长格局加速生成。2019年交行个人金融业务营业收入占集团营业收入比重提升到38.14%;境外行和子公司净利润分别同比增长15.54%和17.20%,零售、海外、非银业务成为集团盈利的重要支撑。手续费及佣金净收入同比增长5.79%,高于净利润增速,其中管理类、代理类业务表现尤为亮眼,增幅均超过10%。 ——资产质量保持稳定。经济下行环境下稳定的资产质量,也对交行的盈利增长构成了支撑。2019年末交行不良贷款率1.47%,较上年末下降0.02个百分点;逾期贷款率较上年末下降0.13个百分点;拨备覆盖率171.77%,满足监管要求。 此外值得关注的是,近年来交行业绩的稳步增长,对股东分红也形成了稳定支撑。自上市以来,交行始终恪守投资者价值最大化原则,过去7年现金分红比例保持在30%及以上,2019年度计划现金分红233.93亿元,在实现公司价值最大化的同时,也实现了股东价值的最大化。 发展核心能力有效增强 任德奇表示,“银行的长期可持续成长,必须根植实体经济的高质量发展。必须围绕‘价值创造’核心目标,做强发展的核心能力,着力推动自身发展与经济发展同频共振。” 对何谓“发展核心能力”,交行在以下几个方面给出了自己的答卷: ——区域发展“以点带面”。2019年,交行长三角、粤港澳大湾区、京津冀三大区域贷款增量是上年同期的2.18倍,占全行新增贷款比例为52%,同比上升6.8个百分点。业务布局与国家区域战略的“同频共振”,是其间的主要逻辑。而其中的长三角,更是交行区域发展策略的核心。2019年交行立足总行在沪“主场”优势,将长三角一体化经营上升为全行重点工作,以“机制协同化、经营一体化”为目标,在总行层面设立了专门机构、建立专项工作机制,布局自贸区、金融要素市场、金融科技等重点领域,在助力上海高水平改革开放中,打造交行金融服务“一招鲜”。“资源的倾斜是一方面,更为关键的是机制的创新、政策的灵活”,交行有关人士如是介绍,“比如优化区域内集团客户经营管理体制机制,落实总行级客户属地经营责任,配套优化业务发起层级、简化业务申报等创新举措,确实实现了客户服务有提升、管理半径更聚焦、风险管控不降低,很大程度上提升了客户体验。”重大改革创新在长三角的“先行先试”,以及成型模式在粤港澳大湾区、京津冀等地区的复制推广,体现了交行推动各地经营机构差异化发展、打造差异化竞争优势的发展思路。 ——普惠业务可持续发展。2019年交行普惠贷款余额增长51.62%,与此同时不良率下降了2.15个百分点;有贷款余额的普惠客户数达10.44万户,较上年末增加3.34万户。任德奇强调,“大银行不做小客户就没有未来。服务小微、民营客户,既是我们落实监管要求的必需,也是我们降低对大客户、大项目的过度依赖,提高业务稳定性、盈利可持续性的必需。落实社会责任和推进转型发展之间的结合点,就是必须坚持商业可持续原则,做强普惠业务核心能力,在发展中管好控住风险。”而在他话语中频频出现的“科技+机制”,正是对“普惠业务核心能力”的注解。依托“科技+机制”,交行以“标准化产品、数字化风控、集中化运营”作为主攻方向,着力推动普惠业务模式再造,加力支持产业链属小微企业经营,接入政府数字平台,优化“线上抵押贷”、“税融通”等产业链特色产品,确保了普惠业务的健康发展。 ——金融科技全方位布局提速。2019年交行将“科技赋能”上升到集团战略层面,在科技金融方面动作频频。任德奇用“由落子布局到精耕细作,由被动支撑走向主动赋能”对此进行了描述。据交行方面介绍,IT架构转型、IT管理架构优化、数据治理提升是交行金融科技战略的三大重点,主要是:以加快建成数字化、智慧化平台体系为目标,推动技术架构由集中式向分布式转型;以业务与技术深度融合为目标,打造敏捷迭代、快速研发的IT管理架构;以充分释放数据价值为目标,深耕数据治理专项提升工程。而正在筹建的交银金融科技有限公司,无疑将在这其中扮演至关重要的角色。与此同时,交行还配套推出了金融科技万人计划、FinTech管培生、存量人才赋能转型三大工程,为集团金融科技布局做强人才支撑。 金融科技的全方位布局投入,推动赋能效应进一步凸显。2019年交行个人手机银行和“买单吧”APP全面升级,两大APP月度活跃客户(MAU)近4,800万户;资产证券化、产业链金融、国内信用证、福费廷等业务采用区块链技术实现业务办理流程可追溯;智慧风控预警模型准确率达85%。“希望通过作业模式的智能化、生态化转变,为客户呈现出高品质的智慧交行。”任德奇展望道。而2019年创新推出的“交银智慧金服平台”等在线交易金融平台系统,正是交行移动互联与场景化、行业化应用的体现。依托卓越的“线上+线下”一体化服务能力,包括物业管家、医药管家、养老管家、宗教管家、智慧园区、收费管家等20余项行业金融服务方案正在为客户提供更便捷、更智能、更全面的金融服务。 ——综合服务能力持续提升。2019年交行在国际化、综合化发展方面表现也颇为不俗。随着迪拜、约翰内斯堡分行顺利获批,布拉格分行正式开业,交行境外服务网络布局已横跨五大洲并覆盖主要国际金融中心。交银理财首批获准挂牌成立,首年产品规模即超过人民币1100亿元,为交行综合化平台再添生力军。旗下多家子公司也展示出较强竞争力:交银租赁继续领跑同业,多项核心指标保持行业龙头地位;交银施罗德近五年股票投资主动管理收益率行业排名2/70,10只基金产品近五年收益翻番。以商业银行业务为主体,信托、金融租赁、资产管理、保险、投行等业务协同联动发展的格局,进一步凸显了交行财富管理的经营特色。养老投资、家族财富管理、私银净值型理财等业务规模持续扩大,成功中标29个统筹区职业年金托管人资格,代销理财产品余额、基金类产品AUM规模创历史新高。2019年,交行管理的个人金融资产达人民币3.45万亿元,增幅12.71%。 “在国际化、综合化机构布局基本成型后,交行未来战略的重心将更加突出协同,强化综合服务能力建设,努力建设具有财富管理特色和全球竞争力的世界一流银行。”任德奇对交行“两化一行”战略的新内涵进行了阐释,并特别强调了“创造共同价值、提供最好服务”的战略核心要义,“我们将持续健全集团高效协同、快速响应的‘多兵种’联合作战机制,激发集团内各金融要素和创利单元的经营活力,持续打造财富管理经营特色,并将其转化为交行为投资者和客户创造价值的能力,同时实现自身价值的稳步提升。” ——服务标杆地位持续保持。交行长期以打造“全渠道服务最好银行”为目标,服务提升方面的“十年磨一剑”,成就了交行服务的“金字招牌”。2019年度中银协“百佳”单位评选中交行共有20家网点获评,第6次在千佳、百佳单位评选中领跑同业;在2018年度人民银行消保评级中获评A级行;在2018年度银保监会18家全国性大型银行和股份制银行消保评级中位列第一。 ——稳健经营根基持续巩固。2019年,交行关键资产质量指标继续改善,不良贷款率较年初下降0.02个百分点,逾期率较年初下降13个基点,逾期60天以上、逾期90天以上贷款与不良的比例分别较年初下降9.48和8.40个百分点。这是交行风险授信管理改革成果的体现,通过压实风险防控责任制、做实风险统一扎口管理、加强风险监测能力建设,交行持续健全了“全覆盖、差异化、专业化、智慧化、责任制”的全面风险管理体系。任德奇表示,“无论外界环境如何变化,稳健经营是我们对每一位投资者和客户的郑重承诺。交行专注提升风险管理创造价值的专业能力,以资产质量的一贯稳健为业务的可持续发展保驾护航。” 展望2020年发展,任德奇坦言,此次新冠肺炎疫情,短期内将对中国经济增长造成冲击,也将对交行发展造成一定影响。他表示,“疫情的冲击并没有改变经济长期向好的基本面。灾难考验之下,我们看到的是近年来中国新兴产业崛起赋予经济的强大韧性,看到的是疫情过后新旧动能转换和增长方式转变的提速加力。疫情当前,银行业更需坚守自己的使命担当,与广大客户携手并肩、共克时艰。” 任德奇表示,“我们将保持战略定力,从形势变化中抓住机遇,从不确定性中把握趋势,持续打造特色化发展优势,培育适合未来金融体系与产业结构的金融供给能力;持续加大科技投入,推动流程重塑、模式创新,塑造交行面向未来的金融科技优势;持续做强风险管理创造价值的专业能力,全力实现资产质量平稳,筑牢稳健经营的基石,努力将疫情等外部不确定因素影响降到最低,实现质量更高、效益更好、结构更优、优势充分释放的发展,为客户、为股东、为员工、为企业创造更大价值。”
The Rushford-Peterson boys’ basketball team split a pair of conference games last week, starting with a convincing win over Winona Cotter/Hope Lutheran by a score of 73-49 on Tuesday, Feb. 11. The competition level stepped up a great deal on Friday night during a road trip on Friday, Feb. 14, at Caledonia, where the Trojans came up short 100-49. The Trojans are 11-12 overall (4-10 TRC) with only two games left in the season. R-P vs. Cotter/Hope Lutheran The first half would be the difference in the ballgame as the Trojans scored early and often. Sixty percent shooting in the game led to a 23-point (48-25) halftime lead. The second half was more competitive, but the outcome wasn’t in doubt as R-P outscored the Ramblers 25-24 while on the way to the Three Rivers Conference victory. R-P made 29 of 48 (60%) shots in the game but were especially effective closer to the basket. They only missed six shots all night from two-point range, going 22 of 28 (78%) inside the arc. They were also successful outside the arc, making seven of 20 (35%) from long range. The only place they didn’t shoot the lights out was at the free-throw line, where the hit eight of 14 tries. Luke O’Hare led the team in scoring, one of four players in double figures with 17 points on eight of 11 shooting while grabbing five rebounds and dishing out four assists. Justin Ruberg added 13 points, eight rebounds, a team-high five steals, and four assists. Malachi Bunke added 12 points, with Ben Wieser adding 10 and four rebounds. Grady Hengel was the top facilitator on offense, leading the team with seven of its 20 assists while adding nine points. The Trojans grabbed a total of 28 rebounds in the game, a low number that’s not surprising when a team misses only four of every ten shots they take. Defensively, the team wound up with eight steals (Hengel 2) and Ruberg had both of the team’s blocked shots. R-P vs. Caledonia Playing in the gym of the No. 1-ranked team in Class AA basketball proved to be too much for the Trojans, who couldn’t stop the powerful Warrior offense. Caledonia grabbed a 51-point win and boosted their overall record to 20-1. The Caledonia roster is deep, with 12 Warriors contributing to their 100-point total. The Warriors led the game 62-34 at halftime. While the pace of scoring slowed down for both teams, Caledonia still held a 23-point edge (38-15) in the second half and cruised to on the way to a conference win and season sweep of the Trojans. Ruberg was one of only two Trojans to break into double figures, leading the Trojans with 14 points. Logan Skalet added 11, which included three baskets from outside the three-point line. O’Hare was one made basket from joining them in double figures, contributing eight points in the loss. Noah King led all scorers in the game with 28 points, which included six of the team’s 10 three-pointers. Eli King added 15 points, and Jashon Simpson added 13 points. The Warriors had an 18-point advantage in scoring from outside the three-point line, making 10 three-pointers (30 points) to Rushford-Peterson’s four (12 points). The Warriors had a five-point edge at the free-throw line, making 12 of 18 tries to seven of eight for R-P. Schedule The Trojans already kicked off the last week of the regular season with a road game at Lewiston-Altura on Tuesday, Feb. 18, looking to split the season series. They come home for the finale on Friday, Feb. 21, against Fillmore Central, with the Trojans looking to sweep the regular-season series against the Falcons.
1
中国驻美大使崔天凯最近接受美国媒体访问时说,他始终认为,所谓“新冠病毒源自美军实验室”的想法是“疯狂”的。外界解读,他是在和北京外交部发言人赵立坚划清界线,引发中国对美关系存在战略分歧的猜疑,但也有分析认为,这是中国唱黑、白脸,这凸显美中关系遇到什么困境? 在美国主要媒体近来频频可见崔天凯上节目,阐述疫情当前的美中关系。作为中国的驻美代表,他总老调重弹强调合作,重申疫情是全球危机,两国该共同应对。不过,22号,他出现在美国有线电视频道HBO的新闻节目Axios,和美国记者史旺(Jonathan Swan)多次针锋相对,从新疆维族集中营、中国驱逐美国记者,到中国公民记者陈秋实、方斌与李泽华因关注武汉疫情至今仍失踪,崔天凯在回答问题时,没有掩饰战狼风格的强硬姿态。唯独在新冠病毒来源上,他的答覆让许多美国媒体都解读成,他是在和赵立坚划清界限。 中国驻美大使馆的官网上,也公开问答实录的中文翻译。当美国记者问崔天凯,中国外交部的发言人赵立坚散播“病毒来源于美国实验室”的阴谋论。崔天凯的回答与赵立坚的说法明显不同。崔天凯说,“对于这个问题,当然我们最终要找到答案,揭开病毒的来源,但这是科学家要做的工作,而不是由外交官或者记者来进行揣测的,因为这样的臆测对任何人都没有好处,而且非常有害。”当记者追问他,中国外交部发言人传播阴谋论,有证据吗?崔天凯则说,你应该去问他。崔天凯说,他自己在美国是代表中国国家元首和政府,不代表某个个人;当记者追问崔天凯,是他、还是赵立坚代表中国政府发声时?崔天凯重申自己是中国驻美大使之外,还说他无法、也没有责任解释所有人的观点。 赵崔分唱黑白脸 李伟东:中国外交策略更成熟 中国外交部怎么有意见不同的两种基调?在美国的中国战略分析杂志社社长李伟东告诉自由亚洲电台,他不认为这显示外交部有两个司令部,“总司令始终只有一个”,而中国外交体系鹰派与鸽派并用,美国反而要对中国真正的意图与更趋成熟的外交策略,更加留心。 “跟美国之间的这种软硬兼施的对话,这恰恰是美国总统川普(特朗普)上任以来,中国一向采取的立场;我倒是觉得美国这方面倒是小心为好,不要特别关注中国外交部的内部如何,他内部玩硬的和软的两手,是多年来一向的外交策略。” 李伟东认为,中国外交打组合拳,除了有意转移国内质疑中共领导层防疫作为之外,中国仍看重与美国的关系与竞争,但他担忧的是,美中关系未来的走向及谁主导全球领导地位,取决于美国现在应对疫情的表现,尽管他认为美国必须迅速取得胜利,但中国抢占先机的风险是存在的。 美国华盛顿智库威尔逊中心(Wilson Center)基辛格中美研究所主任戴博(Robert Daly)日前在一场网络研讨会上就说,美中两个大国在大疫当前却上演互相指责的戏码,凸显双边关系冰冻三尺,非一日之寒。 疫情深化美中不互信 美学者担忧 “从贸易战、到全球供应链重组,到这一次疫情,又是检视美国医药产业对中国供应链的依赖程度等等,这些都是凸显美中两国对对方丧失信任的结果。如果这个趋势持续,双方丧失未来合作的能力,这对未来全球就其他议题进行合作会有影响。” “当前,中美关系正处在重要关口。” 这是崔天凯在1月初美中签署第一阶段经贸协议时在白宫发表讲话时所说。作为中华人民共和国派驻美国的第10位大使,他也是中国驻美大使里任期最久的一位。 疫情从中国向世界蔓延开来,崔天凯这次受访时也同样说到“美中关系正处于重要节点”。在他派驻华盛顿将满7年之际,两个大国不互信的死结越拧越紧,要打开并不容易,可能需要奇迹。 自由亚洲电台记者郑崇生华盛顿报道 责编: 申铧 网编: 洪伟
US President Trump warns China over coronavirus United States President Donald Trump has warned that China could face consequences if it was knowingly responsible for the coronavirus pandemic.”It could have been stopped in China before it started and it wasn’t,” Trump told reporters at a White House briefing. “And now the whole world is suffering because of it.” Trump said this when asked whether China should suffer consequences over the pandemic which began in Wuhan in December and has left more than 157,000 people dead around the world. “If they were knowingly responsible, certainly,” he said. “If it was a mistake, a mistake is a mistake.”But if they were knowingly responsible, yeah, then there should be consequences,” Trump said. Was it a mistake that got out of control or was it done deliberately? That’s a big difference between those two. In either event they should have let us go in. We asked to go in early. And they didn’t want us in. I think they knew it was something bad and they were embarrassed.- Donald Trump, United States President Trump also said that he was waiting to see what emerged from China’s internal investigation into the outbreak. The Trump administration has said it doesn’t rule out that the novel coronavirus was spread accidentally from a laboratory researching bats in Wuhan. Chinese Foreign Ministry spokesman Zhao Lijian, who had earlier alleged that the US military may have brought the virus into China, has rejected US media reports on the subject and said there is no scientific basis. Watch in Sign Language
2
浙江及广东是紧随湖北疫情最严重的省区,卫健委周六公布,广东全省累计报告新型冠状病毒感染肺炎确诊病例1075宗,过去一日新增确诊病例57宗。 新增确诊病例,其中深圳市17宗、广州市14宗、珠海市9宗,汕头、江门、佛山及东莞市等各3宗。另有疑似病例195宗。有3412名密切接触者正在接受医学观察。另外,累计死亡1宗。 深圳市周六起实施小区封闭式管理,外来人员和车辆所有进出深圳公路和城市道路的车辆,必须提前申报,否则一律不得进入社区。过去14天曾到有疫情重点地区的人,全部要居家隔离,仍然身处湖北的住户暂时不要返回深圳。
On Tuesday morning, the Health Commission of Guangdong Province announced that there were only six new confirmed cases of the novel coronavirus disease (Covid-19) reported in Guangdong on Monday, February 17. Of the six cases, two were in Dongguan, along with one each in Shenzhen, Zhuhai, Huizhou and Zhaoqing. Notably, Guangzhou had no new confirmed cases of the virus on Monday. In total, Guangdong has 1,328 confirmed cases, with 530 cured and four dead. The highest concentration of cases in the province is in the Greater Bay Area, consisting of nine Guangdong cities, including Guangzhou and Shenzhen. The graphic below was provided by the Guangdong Provincial Center for Disease Control and Prevention. Image via 广东省卫生健康委员会 Among the confirmed cases, 653 are male and 675 are female, with ages ranging from 2 months old to 90 years old. READ MORE: Check Out This Map of Nearby Coronavirus Cases on WeChat [Cover image via @lycheeart/Unsplash]
3
北京市有十一万四千多户被抄家。上海市,按周恩来的说法,“抄了十万户资本家。”全国上下总共约有一千万户人家被抄,散存在各地民间的珍贵字画、书刊、器皿、饰物、古籍不知有多少在火堆中消失! ◇毛泽东发明“文化专政” 一九六六年五月十六日中共中央下达的关于“文化革命”的通知(简称《五·一六通知》)中,“无产阶级对资产阶级专政,无产阶级在上层建筑其中包括在各个文化领域的专政”几句话,是毛泽东加上的。这“文化领域的专政”,是毛泽东的发明,以反对“封建主义”、“资本主义”、“修正主义”的名义,清算排斥外来文化、摧毁古代文化。西方的叫“资”,古代的叫“封”,共产党国家的叫“修”:苏联是“苏修”,外蒙古是“蒙修”,朝鲜是“朝修”等等。那“封、资、修”便是毛泽东“文化专政”的对象。 不过,“封建主义”、“资本主义”、“修正主义”,毕竟有点深奥,所以八月初中共中央公布《关于无产阶级文化大革命的决定》时,用一个“旧”字替代了“封、资、修”:“资产阶级虽然已经被推翻,但是,他们企图用剥削阶级的旧思想、旧文化、旧风俗、旧习惯,来腐蚀群众,征服人心,力求达到他们复辟的目的。”那“四旧”真是通俗易懂:“封、资、修”都属“四旧”,凡是“旧”的就是“封、资、修”,就要对它“专政”。 其实,共产党里嗅觉灵敏的人已经抢先行动起来了。譬如山西省会太原,四月间中共新派去一个市委书记。他从北京刮来的风里嗅出味道,新官上任第一把火就是砸古迹:“决定把一百九十处庙宇古迹,祗保留十几处,其余通通毁掉。”据作家慕湘记述:“芳林寺,一个上午全砸毁了。省文物馆的高馆长闻讯赶去,拾回一包泥塑人头,含着眼泪送给我看。晋祠本来是国务院重点保护单位……几座殿堂的塑像也砸掉了。当初为了陈列东方艺术而集中起来的大批木雕像,也都劈成厨房的柴薪。我见了急忙跑回住处,拉来同住的山西省副省长郑林同志,才把一个明代雕刻的全身贴金的台骀(流经山西的主要河流汾水之神)像从斧头下抢救出来。”(1) ◇中学生发起“破四旧”运动 共产党领导的学校,目的是“培养革命接班人”。一九六四年八月毛泽东与在哈尔滨军事工程学院读书的侄子毛远新的谈话纪要,作为文件传到各地后,毛的指示“阶级斗争是你们的一门主课”(2)广为流传。中学生里对政治最敏感的一批人,特别是以“革命接班人”自居的中共干部子弟们,从小喝党的奶水长大,不曾受过中国文化的熏陶。自一九六六年春起,他们便用“阶级斗争”的眼光观察四周,寻找革命对象。从六月开始,学校停课,中学生们先在校园里革老师的命。老师打腻了,便杀出校园去革“地(主)、富(农)、反(革命)、坏(分子)、右(派)”的命。毛泽东的“破字当头,立也就在其中了”更为他们提供了行动的灵感:“破四旧,立四新。”一九六六年八月的“红卫兵破四旧”,不过毛泽东“文化专政”的一次实践而已。 八月十七日夜,北京第二中学的红卫兵拟就《最后通谍——向旧世界宣战》,宣布要“砸烂一切旧思想、旧文化、旧风俗、旧习惯”,“理发馆、裁缝铺、照相馆、旧书摊……等等,统统都不例外。”(3) 次日,毛泽东在天安门广场首次接见百万来自全国各地、以中学生为主体的红卫兵。共产党的干部子弟们荣登天安门。集会到下午才散,除干部子弟云集的北京第一○一中学将美术教师陈宝坤围殴至死外,当天红卫兵们没做什么大事。惊天动地的“砸烂旧世界”的行动是第二天清晨开始的。 一切外来的和古代的文化,都是扫荡目标。中学红卫兵(加上少数大学生)杀向街头,以打烂一切“四旧”物品为宗旨,把北京城内外砸了个遍。八月二十二日,中央人民广播电台向全国报导北京红卫兵的伟大功勋。次日,全国各大报均以头版头条报导“无产阶级文化大革命的浪潮席卷首都街道”,人民日报更以社论《好得很!》大肆煽风点火。于是,史无前例的“破四旧”运动迅速燃遍了全国城乡。 ◇惨过八国联军的洗劫 一九○○年八国联军洗劫颐和园时,曾枪击万寿山顶的那千尊琉璃浮雕佛像。游人行至山顶,每见缺鼻子少眼、五官不全甚至没头没脑的佛像,无不痛惜万分。而今北京的红卫兵小将前去“破四旧”,似乎是为了替八国联军完成未竟的任务。凡是在战火中幸存未毁而他们又够得着的佛像,没有一个幸免。 当年英、法侵略军焚毁圆明园是为了洗灭其抢劫中华国宝的罪证。八国联军的兵痞枪击万寿山琉璃佛像纯为取乐,并不存心毁灭中华文化。而毛泽东思想武装起来的红卫兵则有着崇高的革命理想。他们砸佛像,目的是铲除“旧文化”,园内佛香阁中的大佛塑像就这样被摧毁了。 ◇“帝王将相、才子佳人”皆反动派 北京体育学院就在颐和园附近。两派学生中的一派因保工作组而弄得灰头土脸,决计到颐和园去显示其革命决心。颐和园内的三百米长廊及无数亭台楼阁,几乎每一个雕梁画栋都有精细的画,不是人物、故事,就是山水、花草、虫鸟。人物画都有典故出处,譬如“刘、关、张三英战吕布”。四个人皆属反动派,必须消灭。 他们在颐和园内仔细搜索,凡是画了人物的,一律用白漆涂刷覆盖,仅留下花草不予革命。“红八月”过后,笔者到颐和园试图寻找幸存的人物画,发现一个不剩,连昆明湖西边游人鲜至的亭台都没逃脱一“破”。 用油漆或者黄泥浆涂抹壁画,是“破四旧”一大特色。譬如四川什邡县建于唐代的慧剑寺,寺内有宋代画像和明代高手画的五百罗汉像。在“红八月”中,那些珍贵的古代壁画均被灰浆涂抹而彻底毁掉。 新疆吐鲁番附近火焰山,有个千佛洞,洞内壁画是珍贵的艺术品。二十世纪初,俄、英、德国等贪婪的商人曾盗割洞内壁画,卖到西方。他们是强盗,重的是一个“钱”字。那壁画流失到国外,是中国的重大损失。但毕竟还珍藏在博物馆里,并未毁掉。而中国人自己干的“破四旧”却重在一个“破”字:他们将剩下的壁画中的人物的眼睛挖空,或乾脆将壁画用黄泥水涂抹得一塌糊涂。存心让那些壁画成为废物。所以文学家阿英(钱杏村)说:“过去帝国主义劫夺我们的文物,我曾痛心疾首,梦想有朝一日全收回来。现在我倒想通了,如果让这些不肖子孙毁灭了,倒不如让外国人保存起来,总不至于毁灭,还能留存在人间。”(4) ◇一千万户被抄家 北京市有十一万四千多户被抄家(5)。上海市,按周恩来的说法,“抄了十万户资本家。”(6)全国各地城乡从无如此多的人家被抄!例如上海川沙县五十多万人,七千八百多户人家被抄。(7)浙江嵊县,八千余户被抄(8)。连僻远的人口不多的云南江城哈尼族、彝族自治县,也有五百六十五户被抄。山东威海市仅工商界、文化界人士就有二百七十五户被抄家(9)。以农村人民公社为单位计,江苏江宁县仅一个禄口公社就有三百○八户被抄,抄走金银器皿、饰物及日用品七千五百件,毁坏书籍无数(10)。上海奉贤县青村公社三百一十五户被抄,毁字画二百二十七幅,书刊六千余册(11)。 全国上下总共约有一千万户人家被抄,散存在各地民间的珍贵字画、书刊、器皿、饰物、古籍不知有多少在火堆中消失! 上海首富、永安百货公司(后改名为上海第十百货公司)原老板郭琳爽,是上海“爱国资本家”的代表人物。届时他正在香港为父亲做九十大寿,接到上海市委统战部回沪参加文化大革命的电话通知,匆匆赶回,却被中学生抄了家。郭氏爱好玉器,珍藏百余件名贵玉器。在红卫兵眼里那是“资产阶级生活方式”,玉器被砸毁无遗。郭氏夫妇在家门张贴署名大字报,表示“愿将本人家私全部献出”,但还是被斗了无数次。 毛泽东在中南海的居所收藏有中国画院画家惠孝同作的画。但此时国画家几乎全部是“牛鬼蛇神”,惠孝同也不例外。红卫兵抄他的家时发现一只木雕小象,全身通黑、唯象牙是用真象牙雕刻的。那是作家老舍访问印度时印度友人的赠品,老舍转赠给惠孝同的。“看你们这些反动文人还张牙舞爪的!”抄家者举起小象就朝地上砸,将象牙砸得粉碎。他们将画室砸得一塌胡涂,勒令惠孝同自书一幅大字“横扫一切牛鬼蛇神”,贴于门窗,才扬长而去。 当时,中国特有的刻瓷艺术家仅剩北京朱友麟一人。周恩来曾规定朱的作品是国宝,不得出口。可是前去抄他家的红卫兵却认为刻瓷艺术品也是“四旧”,把他的作品摔了个稀烂。不久,朱凄惨地死去,国宝不复再现。 抄家高潮中,人民日报又发表社论《不准抹杀红卫兵的功勋》,号召红卫兵对“那些吸血鬼、寄生虫”动手,“把他们的金银财宝、杀人武器、变天帐拿出来展览……”(12)于是,全国大抄家之余,又有了个“大展览”。 中央民族学院教授吴文藻是“大右派”,自然是抄家对象。他与妻子、女作家谢冰心夫妇的家被抄后,中央民族学院办了个“修正主义生活展览”,将从他们家抄出的物件,以及从别人家抄出的东西,一并算在他们二人的名下,对全校开放展览。他们家既无金银财宝,又无杀人武器、变天帐,只好拿皮鞋、料子衣服、进口手表,各种“封、资、修”的书籍等,凑足了一个展览厅。(13) ◇焚书烧画远甚于日寇 二十世纪初,商务印书馆费时十余年在全国搜购,曾征得四十六万册珍贵书籍。一九三二年一月二十八日,日本侵略军进犯上海闸北,日机炸毁商务印书馆,并纵火焚烧其东方图书馆,该馆珍藏的那四十六万册书籍毁于一旦。该馆董事长、名学者张元济痛心疾首,说:“工厂及其设备都可重建,唯独我数十年辛勤收集所得的几十万册书籍,今日毁于敌人炮火,无从复得,从此在地球上消失了。”“这也可算是我的罪过。如果我不将这几十万册搜购起来、集中保存在图书馆中,让它仍散存在全国各地,岂不避免了这场浩劫!”(14) 被日寇焚毁的是无法挽回的损失。可是张元济哪里会知道,倘若那几十万册书当年不曾被他搜购起来中,仍散存在全国各地,能避过一九六六年八月那场浩劫的恐怕不会很多!“破四旧”远甚于日本人制造的那场浩劫百倍! 北京名学者梁漱溟家被抄光烧光。文革过后,他回忆道:“他们撕字画、砸古玩,还一面撕一面唾骂是‘封建主义的玩艺儿’。最后是一声号令,把我曾祖、祖父和我父亲在清朝三代为官购置的书籍和字画,还有我自己保存的……统统堆到院里付之一炬。……红卫兵自搬自烧,还围着火堆呼口号。……当红卫兵们抱出两本大部头洋装书《辞源》和《辞海》时,我出来阻止了。我说,这是两部谁都用得着的工具书,而且是一位外地的学生借给我的,如烧了我就无法物归原主了。红卫兵不理我,还是把这两部书扔进了火海,还一边说:‘我们革命的红卫兵小将,有《新华字典》就够了。’”(15) 南京著名的书法家林散之珍藏多年的字画,以及他自己的作品全部被毁之一炬后,被赶回到了安徽老家。 杭州名学者马一浮是中央文史馆副馆长,他的家被搜罗一空。抄家者席卷而去之前,他恳求道:“留下一方砚台给我写写字,好不好?”谁知得到的却是一记耳光。八十四岁的马老悲愤交集,不久即死去。 著名作家沈从文在中国历史博物馆工作。军管会的军代表指着他工作室里的图书资料说:“我帮你消毒,烧掉,你服不服?”“没有什么不服,”沈从文回答,“要烧就烧。”于是,包括明代刊本《古今小说》在内的几书架珍贵书籍被搬到院子里,一把火全都烧成了灰。(16) 字画裱褙专家洪秋声老人,人称古字画的“神医”,装裱过无数绝世佳作,如宋徽宗的山水、苏东坡的竹子、文征明和唐伯虎的画。几十年间,经他抢救的数百件古代字画,大多属国家一级收藏品。他费尽心血收藏的名字画,如今祗落得“四旧”二字,被付之一炬。事后,洪老先生含着眼泪对人说:“一百多斤字画,烧了好长时间啊!”(17) 红学家俞平伯自五十年代被毛泽东批判后,便是钦定的“资产阶级反动学者”。抄家者用肮脏的麻袋抄走了俞家几世积存的藏书,一把火烧了俞氏收藏的有关《红楼梦》的研究资料。 前国务院交通部长章伯钧是大右派。他一生喜欢藏书,曾对周恩来说:“一生别无所好,就是喜欢买书藏书。我死后,这些书就归国家。”到六六年时,他的藏书与已逾万册。附近一个中学征用他的家作红卫兵总部,他的书便成了红卫兵头头夜里烤火取暖的燃料。后来,除少数善本书被北京图书馆收去之外,他的藏书全被送到造纸厂打成了纸浆。(18) 苏州桃花坞木刻年画社的画家凌虚,五十年代曾手绘一幅长达五十尺的《鱼乐画册》,由中国政府拿去,作为国宝赠送印度尼西亚总统苏加诺。他化了几十年的工夫,收集到上千张中国各地的古版画,如今被烧了个一乾二净。 中国画院副院长陈半丁年已九十,批斗之余,作品被焚烧。陕西画家石鲁被拉到西安钟楼大街的钟楼外,当街吊起来,在人群的围观中接受批判。他的“黑画” 被一幅幅拿出,要他供认那些山水花鸟的“反动内容”。批斗一幅即撕毁一幅或在画面上用红笔打个叉。上海画家刘海粟珍藏的书画被抄后,堆在当街焚烧。幸亏一位过路人以“工人”的名义镇住革命小将,打电话给普陀区委、上海市委,要求派人制止。在焚烧被止住前已烧了五个多小时,焚毁的字画、器皿不计其数。 江青点名咒骂名画家齐白石后,北京红卫兵砸了齐白石的墓和“白石画屋”,又逼着齐的儿子齐良迟刨平齐白石自题的匾上的字迹。上海画院画家朱屺瞻收藏的名人字画被搜罗一空,他保存的七十余方齐白石为他刻的印章被抄得一个不剩。朱屺瞻进“牛棚”时已七十五岁,能活下来已属万幸。其他上海画院画家,如白蕉、钱瘦铁、陈小翠、吴湖帆则不如他幸运,都做了文革的屈死鬼。(19) 一九五二年,国画大师张大千的前妻杨宛君将张在甘肃敦煌石窟现场临摹的二百六十幅唐代壁画全部献给了国家,自己仅保留十四幅张氏为她作的画。如今抄家者光顾杨宅,那十四幅画被搜走,从此全都没有了下落。 红卫兵焚书,无远弗届。当年诸葛亮病死葬身的陕西勉县,“珍藏于人民群众中数以万计的古字、古画和玉石珍品,大部丢失或毁坏。”(20)四川蒲山县鹤山镇仅五千人,抄家销毁的古书也多达两千多本,古画二百余张。(21)广西防城县,“文物馆几千部古典书籍、文物、资料和档案全部被烧毁。”(22) 边疆也不例外。远在天边的云南江城哈尼族、彝族自治县,和老挝为邻,离北京足有三千公里,可革命不落人后:“除马克思、恩格斯、列宁、斯大林、毛泽东的著作外,其他书籍都被列为”四旧“,大量焚烧。”(23)新疆首府乌鲁木齐新华书店的存书,被搬到大街上一把火通通烧掉。黑龙江省中苏边境上的嘉荫县,中学生冲进县文化馆,将戏装、图书搬到街上,全都烧成了灰。 烧书污染空气,送到造纸厂打成纸浆才是好办法。江浙一带人文荟萃,明清两代五百年,著名书画家大部份出在那里,留存至今的古籍特别多,“破四旧”的成果也就特别大。仅宁波地区被打成纸浆的明清版的线装古书就有八十吨!(24) ◇改名字比赛席卷全国 商店字号不是“封”,就是“资”:“王府井”百货大楼,“东来顺”涮羊肉,“全聚德”烤鸭,“瑞蚨祥”绸布,店名都属“封”。还有前门外小饭馆“都一处”,那门匾是前清乾隆皇帝微服光顾后,题制遣人送去的,当然也是“四旧”。 卸下门匾,送进柴火堆,革命便告成功。“亨得利”眼镜店是“资”,上海迁京的“波纬服装店”也是“资”。红卫兵不知道除不穿西服的毛泽东以外的几乎所有的中共领导人都在那里裁制过西服,仅周恩来一人就做过七套。他们砸烂商店的招牌,将店名改成“红都”,抄了服装大师余元芳的家,将他押送回了浙江老家。(25) 八月十八日毛泽东接见百万红卫兵时,有幸给毛佩戴红卫兵袖章的红卫兵代表是中共中央东北局第一书记宋任穷的女儿宋彬彬。毛听到她的名字后说道:“要武嘛!”自此宋彬彬就变成了“宋要武”。一时间,改名字比赛立即席卷全国。 上海某工厂有个人,早先是资本家,名字叫“养民”。说资本家养活了人民,反动透顶。全厂日批夜斗他,并勒令他将名字改成了“民养”。有位中学教师名“念修”,“想念修正主义!”全校大会批斗后,学生把他押到派出所,改成了“仰东”。本意是“敬仰毛泽东”,但其实念起来是“养东”,“养活毛泽东”。幸亏无人追究,否则死路一条。 街道名字中的四旧更是多得数不清。“仁、义、礼、智、信”是国民党的信条,所以哈尔滨市的五条街光仁、光义、光礼、光智、光信改成了光明、光辉、光芒、光耀、光华。 中性的、不属封资修却不够革命的,也在铲除之列。北京苏州胡同小学的“革命师生”张贴《紧急通知》:“我们学校过去的校名苏州胡同小学没有革命的含义,我们坚决要求……改名为”长征小学“……”(26)四川宣汉县第一中学被改成了“天兵战校”。校长庞伟烈被天兵们打成重伤后,自戕而死。(27) 朱元璋时代避讳不得说“猪”,这“避讳”本是不折不扣的“四旧”。如今江青却拾起“避讳”,把它变成了“四新”。她替出身“黑五类”的钢琴家殷承宗改名为殷诚忠,从“继承祖宗”改成“对党忠诚”。京剧演员钱浩粱,姓氏上粘了铜臭的“钱”字,江青乾脆把它改成了没有姓氏的浩亮。革命样板戏京剧《智取威虎山》中有个土匪,因脸上有撮毛,人皆称他“一撮毛”。江青从那个“毛”字联想到夫家毛泽东,一声令下,“一撮毛”便改成了不伦不类的“野狼嚎”。 ◇抄收少数民族服饰 这“文化领域的专政”,是汉人的特权。少数民族的“文化”是否反动、是否需革命,以汉人的文化为唯一的判定标准。所以少数民族的文化整个成了革命对象。譬如云南江城哈尼族彝族自治县,“金银首饰、银币也被列为”四旧“没收。凡是花纹、图案、绘画没有革命内容的器皿、刺绣、服饰、家具等等,都算为”四旧“,一概捣毁。”“强迫少数民族妇女改变民族服装,交出首饰和服装上的银饰佩物,仅哈播一个乡就收交了首饰、银元八十多斤。”(28) ◇革命从头革到脚 马、恩、列、斯、毛,胡须一个比一个少。所以蓄胡子的人也遭了殃。宁夏自治区政府副主席、党外人士黄治中的一尺余长的银须已蓄留了几十年,现在突然发现那是“四旧”,祗得忍痛割爱。 女人的长辫也是革命对象。宁夏固原县设了一个剪辫子站,赶集路过的姑娘凡留有长辫的一律强行剪掉。(29) 一些头发留得稍长的海外华人、港澳同胞归国访问,一到广州就挨了一剪子。 副总理兼外交部长陈毅在北京接见他们时说:“不要见怪,你们看到我们这样好的后代应当高兴”。(30)曾三次蝉联世界冠军的乒乓球运动员庄则栋说了一句“红卫兵剪人家头发,怎么不去剪毛主席的?”算是攻击伟大领袖,被挂上“现行反革命”的牌子斗争。(31) 香水、尖头皮鞋、窄腿裤均属“资本主义的东西”,一经查出,立即实施革命制裁。人民日报声援红卫兵,引用红卫兵的话说:“难道工农兵还抹香水、穿尖皮鞋吗?”(32)尖头皮鞋并不多见,于是凡头部略呈尖型的皮鞋都遭了殃。高跟鞋早在市面消声匿迹。一般人也没有。曾经出国演出的女演员、歌手、钢琴家演出时穿的高跟鞋,如今都扔进了垃圾堆。驻外使领馆的青年革命意气风发,干得一点不比国内差:“他们不准穿西装、旗袍,不准坐进口小汽车,不准挂宫灯……”(33) 武汉军区司令员陈再道曾在回忆录里记载了在天津见到的“破四旧”的场面:“我们遇到了红卫兵设的路卡,正在检查过往行人的着装。……只见那些红卫兵的手里拿着剪子、榔头等工具,对那些着装打扮不”革命“的人,采取着非常”革命“的行动:有的长辫子被剪没了,有的”怪发形“被推完了,有的”高跟鞋“被锯掉了,有的”火箭鞋“被砸扁了……尽管这些人在和红卫兵讲理、央求,反抗,可是在”这是革命行动“一词的压力下,无一幸免。”(34) ◇龙、凤皆属“四旧” 共产党是马克思的传人,自从共产党上台,“龙的传人”的说法就在中国消声匿迹。吉林省延吉县龙井镇,真有一眼“龙井”。那块写着“龙井地名起源之井泉”的碑石被学生砸毁。河南安阳县自明代完好保存至今的九龙壁,被砸成了一堵颓壁。(35) 龙是“四旧”,凤亦受累。广西南宁市邕江大桥的栏杆有凤凰浮雕,皆被砸毁。浙江建德县审查各类商品,凡商标上印有龙和凤图样的,一概没收。大批商品因而被堆放焚烧,恰如当年林则徐焚烧鸦片。 当年十月,毛泽东表弟贺晓秋的儿子贺凤生从湖南到北京向毛泽东告御状,告诉他湖南农村怎样砸“老祖宗积攒下来的古董”:“毁了好多值钱的东西。接新娘子的花轿砸烂了,凌波床也打烂了,龙凤朝阳、百鸟朝凤的图案打烂了,崭新的双凤朝阳的丝绸被面放火烧掉……绣花鞋裹脚布也当四旧之物展览。注滋口还把花露水、雪花膏当资产阶级用品倒在河里……”“打烂了人家的神龛,撕下天地君师父母的神位……换上毛主席像,供上毛泽东选集……”(36) 北京戏曲学校的学生把舞台上牛鬼蛇神穿的龙袍戏衣、凤冠、玉带、朝靴等戏装和各式道具集中到孔庙大院中,堆成一座大山,点起大火,烧了个一乾二净。 焚烧戏装道具之风刮遍全国。各地方剧团的戏装道具均在被“破”之列,如湖南宁乡县花鼓戏剧团的戏装道具,“绝大部份被毁。”(37)连僻远的黑龙江省中苏边境上的嘉荫县文化馆的戏装也中学生搬到街上,一一焚烧了事。 ◇全国的狮子都遭殃 周恩来对北京“革命师生”说:“狮子非搬掉不可,对狮子来一个最后通谍,连我们这个(包括新华门在内)狮子统统搬掉了。对狮子下最后通谍,我是同意的,因为那狮子是封建产物。”(38) 这一来,全国的狮子都遭了殃。大连星海公园一对汉白玉狮子被砸得腿断身残。沈阳辽宁省博物馆门前的一对彩陶狮子被砸烂。湖南宁乡县乡间,桥头多有石狮子为饰物。那些石狮子“在破四旧中绝大部份被毁。”(39)江西安远县宗祠,门前多立石狮,屋脊正中安放小石狮,门楼镶嵌石雕门额。“红卫兵扫四旧,视石刻为封、资、修的产物,肆意毁坏,今存甚少。”(40) 山西运城博物馆原是关帝庙。因运城是关羽的出生地,历代修葺保存得特别完好。门前那对高达六米的石狮子可能是全国最大的。母狮身上还有五只幼狮,是一件艺术珍品。如今,那对狮子成了周恩来所说的“封建产物”,被砸得肢体断裂,面目全非;母狮身上的五只幼狮都砸成了碎石块。当夜,省城太原发去电报,说是要执行周总理的指示保护文物古迹。但是太迟了,残破的狮子已被拉走,扔进了臭水坑。(41) ◇“盆花是旧社会留下来的” 早在一九六四年,毛泽东就说过:“摆设盆花是旧社会留下来的,是封建士大夫阶级、资产阶级公子哥儿提笼架鸟的人玩的。那些吃饱了饭没有事情做的人,才有闲工夫养花摆花。”(42)据周恩来身边的工作人员张文才回忆:一九六六年上半年某日,周恩来到毛泽东住处,诧异室内室外都见不到花,毛回答周,他不喜欢养花,叫花工都搬走了。头脑机灵的周恩来马上表示赞成毛的意见,回家后立即通知下属,将两间花房的花全部送到了植物园。 中共打天下时的总司令朱德不认为有必要像周恩来那样迎合毛泽东。他照样伺弄他的兰花。可是“红八月”中的一天,他从外面回到家里,发现他心爱的几盆兰花被孙子砸了,气得举起拐杖打去:“你们这些不肖子孙!”但这时举国都在“破四旧”,他没有办法保住他的兰花,便将剩下的兰花悉数送给了北京花木公司。(43) 成都唐代古寺文殊院,栽有名贵兰草。该寺的兰草全被毁掉,包括几年前朱德访问故乡时赠送的兰草。与朱交流过兰草栽培技艺的和尚仅从红卫兵手中夺回一只花钵。(44) 长春不少人养植君子兰,全城的君子兰都被拔,毁成泥。仅少数人养植能手将君子兰藏于下水道、废品库,甚至藏进动物园的老虎圈中,方使君子兰未得绝种。 北京钓鱼台国宾馆每座楼前都有个花圃。江青、陈伯达、康生、姚文元等人各占了一个楼的南区,花草还得为这些无产阶级新贵服务。而北区的花草就都成了“资产阶级的玩意儿”,被革了命。两年后北区要重新接待外宾时,两座楼前的花圃里却分别是无产阶级的菠菜和玉米。紧急调动一个班的战士一一铲掉,然后再到处找花。偌大的北京城竟然无一处能找得到花。幸亏天坛公园一位老花匠藏了一些盆花,方才救了急。 花草是资产阶级,树木也不够革命。杭州郊区望江山疗养院院长热心种树,全院都是浓密的树荫。他不爱革命,就爱种树,被指为“种树院长”,关押批斗。不久尸体从富春江里捞起,无人知道他被打死还是自杀。 ◇各地孔庙无不遭殃 还在文革之前,“四旧”已属被破之列。王阳明(公元1472—1528)在世时,曾委托江西崇义县县丞建了一所文庙。一五一八年建成后,屡经修建,成一组古建筑群,占地阔二十九丈,长四十丈。王死后,后人为纪念他在文庙东侧建的王文成公祠也已有了四百年的历史。几百年来,王阳明一直是当地人的骄傲。但他巡抚江南时曾镇压过福建、江西的农民起义,是为“反动派”,文庙和王文成公祠两组建筑包括王阳明的塑像,全部在一九六四年被当局平毁无遗。(45) 安徽霍邱县文庙,雕梁画栋、飞檐翘角,龙、虎、狮、象、鳌等粉彩浮雕皆为精美的工艺美术品。“房饰浮雕在文化大革命中统被砸毁。”文革后省、县拨款数万修葺,“尚未完全复原。”(46)山东莱阳县文庙,“大成殿雕梁画栋,飞檐斗拱,气势雄伟。……文化大革命期间,大成殿被拆除。”(47)吉林市文庙是全国四大孔庙之一,“破四旧”中严重受损,文革后历时五年方修复。 ◇大小宝塔被炸毁 唐代高僧褒禅结庐安徽含山县花山,死后弟子改山名为褒禅山。宋王安石游览此山,作《游褒禅山记》后,褒禅山遂名扬四海。因是“四旧”,褒禅山大小二塔被炸毁。(48) 浙江三门县文峰塔被炸毁。(49)山东莱阳县文笔峰塔,“塔身总高约二十五米左右,文化大革命中毁没。”(50)江西崇义县文峰塔,当地《县志》形容为“高耸插天”,如今被指为“四旧”而拆毁。(51) 意大利有个“比萨斜塔”,湖南武冈县也有个斜塔。该塔由砖砌成,七级呈八面角锥状,各级檐下均画有精细的飞禽走兽、亭台楼阁、树木花草。古《武冈州志》记载:“泗洲塔……在东门外,宋元丰元年建。”算来已有九百年历史。该塔不仅历史比比萨斜塔更古老,塔身倾斜度也大于比萨斜塔。如今人们祗用了一百公斤烈性炸药,就一下子轰倒了它。从此再也没人为武冈斜塔为什么斜而不倒而费脑筋。(52) ◇被毁的文物古迹数不清 全国人民一起来革命,毁坏的古迹多得如芦沟桥的狮子——数不清! 浙江人砸了徐文长的故居。明代文学家、画家兼书法家徐文长(徐渭)在绍兴的故居“青藤书屋”四百年来不废修缮,完好如初。一九五五年,陈姓书屋主人将它捐给国家,以求永远保存此一重要文化古迹。徐氏一生除做过一阵浙闽总督的幕僚,为荡平倭寇出谋划策外,不曾当过官。如今也被指为“反动封建文人”,“青藤书屋”被砸。青藤砍去,“天池”用土填平,石栏则被砸碎。只因文物工作者闻讯先转移了一批文物,日后方得以修复。 绍兴还有个兰亭。“永和九年,岁在癸丑,暮春之初,会于会稽山阴之兰亭… …“因东晋书圣王羲之这篇《兰亭集序》,兰亭成为文化人心中的圣地,也是国家重要的文化古迹。景仰者去兰亭流连凭吊,一千六百年间从未断绝。如今因王生时曾任右军将军,名列”帝王将相“,王墓被砸不说,兰亭亦被殃及而毁坏。 江苏人砸了文学巨著《西游记》的作者吴承恩的故居。吴氏诞生在江苏淮安县河下镇打铜巷,故居不大,三进院落,南为客厅,中为书斋,北为卧室。几百年来,曾有无数景仰他的人来此凭吊此故居和他的墓。可是现在《西游记》是“四旧”,因此吴氏故居“被毁为一片废墟”。(53) 安徽人砸了《儒林外史》作者吴敬梓的故居。吴是全椒县人,一九五九年,当地政府建立了吴敬梓纪念馆。如今文化要革命,吴敬梓故居也没逃得脱。(54)后来有人到全椒,向县委书记打听吴敬梓故居访问,县委书记竟然问:“吴敬梓?哪个公社的?” 安徽滁县琅琊山脚有个醉翁亭。“环滁皆山也。”这是宋代大文豪欧阳修的《醉翁亭记》的首句。这篇文章经另苏东坡手书,刻石立碑于琅琊山脚欧阳修作文的醉翁亭,至今已近千年。红卫兵认定欧、苏都是封建文人,前去革命。他们不仅将碑砸倒,还认真地将碑上的苏氏字迹凿去了近一半。醉翁亭旁堂内珍藏的历代名家字画更被搜劫一空,从此无人知其下落。 山东人革了《儒林外史》作者蒲松龄的命。蒲氏神鬼狐仙五百篇,篇篇不讲毛泽东思想,可知是个反动权威。红卫兵找不到什么“四旧”来破,只好鞭他的尸。 可是掘开蒲氏古墓,除了一管旱烟筒、一迭书外,只发现四枚私章,白忙了一场。(55) ◇古建筑惨遭扒拆 唐诗“渔阳鼙鼓动地来”中的“渔阳”即今河北蓟县。县城中心鼓楼有个“古渔阳”匾。地名本无新旧,但该匾是清代官员书写的,因而被卸下焚烧。广州越秀山顶的五羊石雕,出自五位仙人驾祥云到广州下凡的古老传说,当然是宣传迷信,也该砸。只因石头太硬,红卫兵砸断几根羊角后就没再砸下去。 清高宗乾隆下江南时,对无锡惠山寄畅园喜爱有加,命在清漪园即今颐和园内仿建,这就是今颐和园内的谐趣园。寄畅园内乾隆手书“雨中游惠山园”碑被砸毁。(文革后依旧拓片重刻此碑) 上海宝山县城内,宋抗金大将韩世忠驻节之参将署门前的“江南重镇坊”,在“破四旧”声中被拆除。(56)浙江临海县,县城六座牌坊全部被拆毁。 河南省延津县城南街的明代牌坊,四柱三孔,高大庄严。殿阁式屋顶,脊上蹲兽造型生动。梁柱板壁,浮雕花纹通体皆画,或为飞天仙女、诵经立僧、演奏乐伎,或为闹梅喜鹊、报晓晨鸡、待露荷花。老百姓俗称为花牌坊。这个被公认为“河朔诸县石坊之冠”的牌坊,于一九六六年“毁于红卫兵之手。”(57)山东肥城县,“破四旧”中“近千件文物丢失;十一处古墓、二十二处古建筑、十处古遗址、三十多块重要石刻遭到破坏。”(58) 任何一个大城小镇都有贩夫走卒会唱“苏三离了洪洞县,将身来在大街前。未曾开言心头惨,过往君子听我言……”京剧《玉堂春》流传百年,“苏三起解”也被唱了百年。这是一个真实的故事,当年关押苏三的监狱是全国保存得最好的明代监狱。苏三案情的档案也一直保存着,按周恩来的说法,“解放洪洞县时,苏三的档案还在呢!”(59)国务院曾将关押苏三的监狱定为应当保护的文物。但根据“衙门八字向南开,有理无钱莫进来”的说法,洪洞县政府大门向南开,属“封”,必须向西开。西墙外正是当年关押苏三的那座明代监狱。“一个婊子有什么可纪念的?拆!”保护文物和保护自己不能两全,洪洞县政府的书记大人祗好保护自己,拆掉苏三监狱,将县政府大门改向了西。虽然八十年代重新修复,却已不是明代建筑。 ◇焚烧家族宗谱 家族宗谱也是“四旧”。湖北通城县焚毁的十万余册古书中,有一万四千五百八十本是民间家族宗谱。(60) 京剧名演员梅兰芳的祖先在太平天国年间避乱北上,定居北京已四代。一九五六年他曾率梅氏剧团到江苏泰州演出并寻根。北上梅氏与老家早无联系,但根据泰州梅氏族人保存的家谱中对北上支系失散一事的记载,梅兰芳寻根成功,拜了祖坟。文革时梅兰芳去世已五年,却仍被指为“反动学术权威”,那本梅氏家谱也被红卫兵烧成了灰。(61) 二十世纪初著名的文学家、语言学家刘半农的长女刘小蕙是上海外语学院教师,也是“抄家对象”。抄家时,她家中保藏的资料被扔出窗户,在弄堂里烧了四五个小时,《刘氏家谱》就此永远消失。(62) 浙江绍兴的范家是宋代名臣范仲淹的后裔。在眼看家族宗谱要被烧毁的时候,其族人想到了本族的名人、历史学家范文澜。他是中共中央候补委员,或许他那里是安全的。他们将一套《范氏宗谱》邮寄到北京范文澜处,他在文革中安然无恙,这套《范氏宗谱》总算保存了下来。(63) ◇“横扫”民间文学 湖南江永县有一种仅为妇女懂得的文字,人称“女书”。虽流传已近千年,因为不入男子的社会,流传并不广,许多用女书写成的诗歌被妇女珍藏,代代相传,从未与世人见面。江永县地虽偏僻,“破四旧”却逃不脱,许多本应成为社会学、文字学乃至民族学研究资料的女书手稿被焚毁。 新疆说唱文学《江格尔传》是民族文学的奇葩,德国近二百年前就翻译出版,俄文版问世也有一百多年。如今中国的《江格尔传》却被抄尽烧光。说唱《江格尔传》艺人“江格尔齐”无一不被斗争,有的甚至被拔了牙,无法再唱! 西藏民间故事《格萨尔》,是世界少有的长篇巨制,一百五十万行,一千二百万字,以艺人说唱和手抄本的形式流传了一千多年。文革后,藏族民间说唱《格萨尔王传》的艺人都被斗争、禁止说唱。他们收藏的手抄本则一律没收销毁。座落在青海省玉树藏族自治州囊谦县的岭国寺里当年格萨尔王用过的宝剑、长矛、弓箭、盔甲等兵器,以及几十部用金字书写的有关岭国(今玉树藏族自治州一带)历史人物的传记,全都没有逃过这场灾劫。(64) 文革前,青海省文联收集整理《格萨尔》,已编译了八百万字。现在,这成了青海文联“文艺黑线”的罪证。在“破四旧”中,“焚烧了已编印和从老艺人口中记录的大量资料,三十四本汉译纸型全部被送入造纸厂。”幸亏青海文联“一位同志仓促抢救出《格萨尔》手抄本珍贵资料,藏入地洞。一部份珍贵资料才被保存下来。”(65)「汉译本于一九八一年出版」 文革前贵州文联“已编印的贵州二十多个民族的三十四本民间文学资料,几乎荡然无存。”一九五○年成立的中国民间文艺研究会“十七年中经广大群众搜集的大量民间文学原稿,大都被送进造纸厂,幸存者很少。”中国民间文艺研究会属“砸烂单位”。“一九七二年,在处理所谓‘砸烂单位’中,民研会所有库存的自建会以来编印的各种民间文艺书籍、刊物、内部资料,全部被当作废纸送进造纸厂。”(66) 民间音乐属“封”。福建省文联“花了三年多时间采集的可连续播放一百五十多小时的一式两套民间音乐和地方戏曲唱段,全部被毁。”(67) ◇文稿史料大灾劫 许多珍贵书稿、史料未及出版就被焚毁,损失无法计量。 河南修武县有个出生于祖传世家的老兽医李荫香,年近七旬了。从医五十年,救治牲畜无数,有“活马王爷”之称。他积几十年心血总结、创制的验方及亲手抄录的药书全被付之一炬,气得他当场晕倒在地,一病不起,不久辞世。(68) 《人民文学》主编秦兆阳在战争年代作了十几年笔记,约一百万字,在行军打仗最艰苦的日子里,曾托老乡埋在地下,保存下来。而今他是“大右派”,文稿全被抄走,一把火成了灰烬。 法学教授徐恭典退休后,在家乡浙江常山县潜心著书,十年间写的文稿全被烧毁。小说《红旗谱》的作者梁斌被关进了“牛棚”,其小说《战寇图》的手稿从此下落不明。人民出版社编辑牛汀曾被打成“胡风分子”,是当然的抄家对象。他的一部长篇小说、一部中篇小说的书稿被抄走,就此失踪。 中国科学史专家胡道静专攻中国古代最重要的科学著作、宋人沈括的《梦溪笔谈》。日本同行推他为“当今中国研究《梦溪笔谈》的第一人”。日人翻译此书时就以他的《梦溪笔谈校证》和《新校证梦溪笔谈》为参考依据。六六年春,他的新作《梦溪笔谈补证》已写成四十多万字,科学院副院长竺可桢为之题了封面、写了序。可是未及出版,那本书稿就被烧成了灰烬。(69) 中国新闻事业的先驱邵飘萍一九一八年创办《京报》时,是北京大学新闻研究会的导师。青年毛泽东曾数次登门拜访,并接受过邵氏金钱上的接济。因《京报》言论开罪军阀,邵于一九二六年被奉系军阀杀害。如今革命革到邵飘萍,《京报》馆旧址和邵氏住宅内的藏书、手稿、资料图片,全部被抄走。邵的发妻汤修慧则按当时“地、富、反、坏、右”遣送回籍的原则,被赶回浙江金华。直到第二年汤女士致书毛泽东、毛批示同意后,她才获准回到北京。 一九二一年加入中共,二六年退出后长期在国民党政府担任要职、包括驻苏联大使的邵力子,家中古董字画被烧毁砸烂不说,他的尚未出版的《使苏日记》的文稿也抄走。该书稿记录了当年国民政府与斯大林、苏外交部长莫洛托夫等在外事交涉中的秘辛,佚失后再也无处寻觅。(70) 江苏省如皋县中学的学生从老师俞竹筠的家中抄出四封作家老舍给俞竹筠的信。那是十年前俞在扬州中学读书时将自己的习作寄给老舍请教后老舍的回信。那四封他一直珍藏着的老舍信札,如今成了学生的战利品,被一一撕得粉碎。(71) 中山大学老教授粱宗岱二三十年代在诗坛风云一时,曾被法国文学家罗曼·罗兰称为“天才的中国青年诗人”。他珍藏了二十多封罗曼·罗兰和瓦来里写给他的信,如今被抄家者发现,全部被毁。(72) 一九五五年入狱的潘汉年是中共历史上一个不寻常的人物。一九三○年三月,他主持成立左翼作家同盟。一九三三年底,他作为中共的代表与在福建成立中华共和国人民革命政府的第十九路军谈判。红军长征时他是红军总政治部的宣传部长。 一九三五年一月遵义会议后,他到苏联向共产国际汇报。一九三七年初,他陪周恩来到杭州,与蒋介石秘密谈判。抗日战争后期,他奉命与日本、汪伪集团秘密谈判反蒋事宜。一九四九年,他在香港主持工作,将大批文化界人士和“民主人士”秘密送到中共控制的地区。他脑子里存有大量中共的史料。文革开始时,他已写了几十万字的自传。可是审讯者说他写的自传是“变天帐”,当着他的面下令烧毁。他被两条大汉钳住,祗能绝望地喊道:“你们不能烧啊,要烧,烧死我吧!”文稿被烧光后,潘汉年至死没再动笔,他脑子里的无数史料便与他的躯体一道火化,永远堙没了。(73) ◇自己关门焚毁资料 因怕惹祸而自己关门烧掉、毁弃的珍贵物品不知凡几。画家李可染藏有一幅齐白石所赠的画,上有齐题的几个字:“可染弟子书画可以横行天下。”李氏无处藏画,又怕“横行天下”惹祸,只好采取笨法,用剪子剪去了这几个字。 同任何外国人联络都可能引来杀身之祸,曾经到过外国的学者无不胆颤心惊。 著名的物理学家黄昆是美籍华人、诺贝尔物理奖获得者杨振宁的老同学、老朋友。 几年前,他曾收到杨辗转托人送的一本《基本粒子——原子物理上一些发现的简史》。杨振宁在扉页上题了词:“给黄昆:纪念我们共同了解现代物理秘奥的时日。” 当时形成的热情的友谊没有随时空的隔离而消失。“现在,黄昆舍不得毁掉这本老朋友的著作,又怕杨的名字惹来横祸,思量再三,不得不撕去毁掉了杨振宁题字的那一页。(74) 曾经是名记者的萧乾,四十年代为研究英国二十世纪伟大作家摩根·福斯特「《印度之旅》的作者」,曾同福斯特频繁通信,存有福斯特给他的八十多封信,其中有四十多封从没复制过。在“红八月”的恐怖中,他的妻子文洁若被扣上一顶写着“现行反革命分子”的高帽,跪在机关大院的一辆平板三轮车上示众。萧乾身为“右派分子”,知道若一旦让红卫兵抄出那些“外国人”的信,他们断无生路。他无计可施,当晚看着姐姐将爱·摩·福斯特的八十多封信一一送进了火堆。一代大作家福斯特的珍贵史料就这样消失在了北京城的火堆之中。(75) 原北京大学校长马寅初虽已八十五岁,其子女仍耽心抄家者会从马的文稿中找出毛病斗他,于是将马的书信、手稿,包括他多年撰写的《农业经济学》手稿,全部连夜烧毁。而由于周恩来指示过保护马氏,他的家后来并没有被抄。 自从一九五四年起就担任毛泽东专职医生的李志绥有写日记的习惯,为毛工作十几年,积累了十几本日记。因恐惧红卫兵抄家,他在一个晚上将日记全部付之一炬。(76) 沈从文保存了四十年的书信存放在他大哥处,全部被烧;几十年间康濯给孙犁的信,一直一捆捆地放在书橱中,如今也交给了一把火。(77)作家巴金存有其大哥给他的信,珍藏保存了几十年,如今巴金知道自己是革命对象,“不得不偷偷地烧掉”了。(78) 上海女昆曲演员岳美缇保存有上海戏剧学校校长、恩师俞振飞的一百五十多封信。文革一开始,上海市文化局派人找到岳,说:“ΧΧ已上交了俞振飞给他的五十多封信,你也和他通信,马上回去拿。明天一早交到文化局来!”岳不得不从俞的信中挑出十余封不会给俞惹出麻烦的信上交,将其余的信烧掉。她记述道:“我一个人躲在二楼晒台的角落里,划着一根火柴,一边流着泪,一边把那一封封弥足珍贵的信件扔进火苗中……”(79) 曾经参与组建中国共产党、出席中共第一次代表大会的包惠僧,二十年代末脱离共产党后,在国民党政府里作过官。一九四九年底,他从澳门到北京,重回中共怀抱。周恩来给了他一个国务院参事室参事的职位。他与中共创始人、第一任总书记陈独秀(号仲甫)关系密切,他出席中共第一次代表大会,就是陈指定的。他收存有陈独秀自一九二○年起先后给他的一百多封信。几十年间他走南闯北,一直带在身边,精心保存。后又一一裱糊装订成册,写了前言,题以《陈仲甫先生遗墨》,以图永久收藏。可是“红八月”的抄家风刮来,他挨了一顿棍棒后,吓朦了,竟让子女将那一百多封信全送进了火堆!(80) 当时在上海居住的画家林风眠家被抄家、画被焚烧,又在风声鹤唳中自己将留存的作品浸入浴缸、倒进马桶、沉入粪池。 中央文史馆副馆长沈尹默是名满天下的上海书法名家。年届八十四岁的沈老怕“反动书画”累及家人,又担心焚烧时让外人看见告发,罪加一等,老泪纵横地将毕生积累的自己的作品,以及一批明、清大书法家的真迹一一撕成碎片,在洗脚盆里泡成纸浆,再捏成纸团,放进菜篮,让儿子在夜深人静时拎出家门,倒进了苏州河。 著名的木刻家刘岘(中央美术馆馆长)被勒令将全部“四旧”交到机关后,默默地把他多年来的木刻原版摞在冬季取暖的大炉子旁,然后点着火炉,任儿子在一旁放声大哭,默默地将木刻版一块块地投进火炉,全部烧光! 前中共湖南省委第一书记周小舟一九五九年庐山会议被定为反党集团成员后,于一九六二年到中国科学院中南分院任副院长。文革一来,他是当然的牛鬼蛇神,日夜批斗。他在十二月间自杀身亡之前,将自己毕生珍藏的历史文物全部烧掉。他一边烧,一边放声大哭:“这才是真正的有罪啊!”(81) ◇想尽方法丢掉金子 当时中共领导人康生说:“天津呀、北京呀、上海呀、武汉呀,抄了资本家的家,光抄出黄金就是一百二十万两,就是六十吨;白银十二万吨,这还不包括银元。……据说有些红卫兵拿过来一看,不知道这个是美元,就烧掉了一些……成绩是伟大的。”(82) 因为多年兵荒马乱,中国人凡家中有点积蓄的都存些金子,防备动乱年月衣食无着。但在革命小将看来,金子是资本家或地主或任何反动派的象征。许多人在抄家被抄出金银首饰,因而被活活打死。 北京有位叫何敏的女子,自己没有金子,可是她母亲有一些金子,母亲误以为子女没有问题,偷偷地将金子藏在了女儿女婿的箱子里,没有告诉他们。何敏不知道箱子里有母亲偷放的金子。红卫兵抄家时发现了金子,当场将何敏的丈夫打死,就地挖个坑埋了。何敏则被送进监狱,判了十年徒刑。在关押了九年半之后,她在狱中悬梁自尽。(83) 命都没有了,要金子何用。一时间人们都闻金丧胆,唯恐因被抄出金银而送命。凡家中有金银首饰的,想尽一切不显眼的方法丢掉了事。最多使用的方法是扔进公共厕所的粪坑里,因为这样做最安全。只有一个例外:天津一对刘姓夫妇乘抄家者还没光顾他们家时,先将金锭、金镯子和金戒指装进一只信封,没封口也没署名,乘夜色投进了邮筒。红卫兵在他们家抄家时没什么收获,他们也庆幸没因黄金惹祸。但十六年后家庭经济拮据,他们想到了当年扔掉的黄金。怀着问问无害的心情去邮局一问,竟发现当年的邮递员张大同取到那个信封后,在邮局的《拾物登记簿》上作了详细记录。该夫妇领回了一笔现款,比将金银扔进公共厕所的粪坑的人不知幸运了多少。 有些四出抄家的红卫兵,特别是仗着老子是高干的干部子弟,借“破四旧”的名义中饱私囊,所以,当时的江苏省公安厅长洪沛霖认为红卫兵“破四旧”就是抢劫。他对副厅长顾亭说:“现在还要偷吗?只要有个红袖套,到人家拿就是了。” 公安部要各省公安厅汇报红卫兵的战果,他却指示说:“趁这个机会,把红卫兵抄家中的问题报上去,叫中央也知道知道。”(84) 其实,下面不报告,中央也知道。当年八月十八日在天安门城楼上受到毛泽东接见的高干子弟红卫兵,有的裤袋里就装着抄家得来的金条。正如叶剑英元帅所说:“有些青年,特别是中学生,对于经济很有兴趣,这是极端危险的事情啊!在抄家时,有的把金条装起来了,半导体收音机在他屁股后头挂起来了。那次在天安门开大会时,就(在城楼上)拾到一些金条。”(85)当时他们祗是贪点小便宜,并没有想借此发财。十几年后中共对外开放,港、台商人进入大陆收购文物,他们才发现国宝级文物可以使他们终生享用不尽。中国的国宝大量流失海外,祸始于一九六六年“红八月”的抄家运动。 ◇“消灭伊斯兰教!” 宗教界的“破四旧”,不是从一九六六年开始的。中共一九四九年控制政权以后,到处拆庙庵、赶僧尼。譬如,浙江建德县“一九四九年有寺五十五座,庵五十一座……建国初期,寺庵大部份被拆除或改作他用,僧尼相继还俗。”(86)辽宁台安县,“各寺庙在解放后均被征用或分给群众用,现庙宇已无存。”(87) 五十年代有部电影《古刹钟声》,编造了一个故事,说国民党特务隐藏在一座古刹里伺机搞破坏。四川丹棱县委书记看了电影,连想到该县有个千年古刹竹林寺(五代时诗僧可朋在此住过,又称可朋祠),怀疑它会成为特务潜伏的据点,下令拆除,并强迫寺僧全体还俗。那个千年古寺由是平毁无遗。 到文革前夕,全国的宗教场所已残存无几。 一九六六年八月,红色风暴从天而降。台安县回民作礼拜的清真寺完全被毁,阿訇被批斗,家产被抄没。(88)宁夏回族自治区在全区范围内大拆清真寺。譬如海原县,仅三四天时间内就拆除清真寺六十七座、庙宇十七座。(89) 可幸的是,宁夏最大的清真寺一九三六年曾被中共红军征用,红卫兵看到门前写着“陕甘宁省豫旺县回民自治政府旧址”的牌子,知道那是党的“革命圣地”,因而未在该寺搞破坏。 历来汉、回就有民族纠纷,但从未弄到汉人强迫回民吃猪肉的程度。如今共产党不信邪,硬指回族不吃猪肉是“四旧”。中共青海省委强行规定回民每户每年上交两头猪,命令回民农家和清真寺养猪,连清真寺的阿訇也有交购指标、不得例外。清真寺成了养猪场,回民农家盖起了猪圈。穆斯林们忍气吞声,有的不得不买来猪上交。 九月十二日,外交部长陈毅见到一张《行动起来,消灭伊斯兰教!》的传单,觉得非同小可,立即交给了周恩来。周发现“破四旧”出了格,召集国务院宗教事务局和中共中央统战部负责人开会,要查出是哪个地方发的传单,可是传单已经传遍全国。(90)他不得不再三对红卫兵表明立场说:“北京大字报贴了很多,有的我们是不同意的,例如《为彻底消灭伊斯兰教而斗争》的大字报……”(91)灭回运动这才告一段落。 ◇周恩来鼓励灭喇嘛教 早在一九五八年青海部份藏民以“为民族、保宗教”作口号发动叛乱后,中共即乱捕乱杀,“把当地寺院基本摧毁扫光”,两万多藏民冤死狱中(92),几占当时全国藏族人口的百分之一。结果导致一九五九年更大规模的叛乱。叛乱平定后,中共完全无视藏族人民的宗教信仰,在各藏区大肆拆寺院、斗喇嘛、毁菩萨、烧经书。 到了一九六六年“破四旧”,西藏的喇嘛教文物便遭到了灭顶之灾。仅以青海海南藏族自治州贵德县为例,八月间,“摧毁了建筑艺术水平较高的文昌庙、南海殿、贡巴寺等四十五座寺庙。烧毁宗教用品及经卷六十八万部(件)……”(93) 八月下旬,班禅喇嘛西藏日喀则的家和青海的旧居被抄光。「文革后,西藏自治区拟折价五十万元赔偿他在日喀则的家被抄的损失,他未接受。」中央民族学院借用外语学院的操场召开万人大会斗争班禅。会中曾强迫他吃屎,因为据说有人曾用班禅的粪便做成药丸,给人治病。 出于国际关系的需要,周恩来煞住了那场灭回运动。可是西藏事务属中国“内政”,中共自可以关起门来革命。周恩来对西藏学生说:“达赖叛国……班禅其实和达赖一样,但有区别,(当时)要反达赖就得利用班禅。现在农奴的逐步解放,不能不触及到他们的利益。他就不干了,写出了万言书,反党。”(94)“最近你们对他进行了三次斗争,很好。”“这次文化大革命是思想大革命,就是要把喇嘛制度彻底打碎,解放喇嘛。……现在,西藏正在破四旧,打庙宇,破喇嘛制度,这都很好。”(95) 虽然他说“庙宇是否可以不打烂,作为学校、仓库利用起来。佛像,群众要毁可以毁一些,但也要考虑保留几所大庙,否则,老年人会对我们不满意。”(96)实际上西藏众多庙宇都是在打烂毁坏后才作为学校、仓库利用的。只不过红卫兵为图省事,对大部份佛像仅斩首了事,胸部以下部份皆留下未砸。 西藏觉拉寺有个藏王松赞干布(公元617-650)死后由文成公主亲自主持塑造的他们二人的塑像,一九五六年四月西藏自治区筹委会成立,陈毅副总理率中央代表团前往祝贺时,曾参观该寺并嘱咐寺内喇嘛好好守护。但现在松赞干布成了“大农奴主”,文成公主是唐朝皇帝的女儿,都是牛鬼蛇神。于是那对已有一千二百年历史的塑像就被砸了。 ◇全国佛寺大清扫 一百年前信了“天主”的洪秀全,见到孔子牌位就砸。四十年前的民国将军冯玉详归皈基督后,把开封的千年古迹相国寺和城内城外的庙庵、道观全都拆除,连中华民族的老祖宗大禹的铜像也毁了去造铜元。如今信仰了马列洋教的青年,对佛教的仇视与教徒之排斥异端毫无二致。 相传中国第一个佛教寺院是坐落在古都洛阳城东的白马寺,建于整整一千九百年前。有白马驮梵文佛经。现存白马寺为明代重修,迄今也有近五百年的历史。“破四旧”时它自然也是洗劫对象。寺院旁边有个白马寺生产大队,党支部书记率领农民去革命,乱砸一通,一千多年的辽代泥塑十八罗汉被毁,两千年前一位印度高僧带来的贝叶经被焚。稀世之宝玉马被砸烂。几年后,柬埔寨流亡君主诺罗敦·西哈努克指名要朝拜白马寺,周恩来赶紧下令将北京故宫里的贝叶经和京郊香山碧云寺的清代十八罗汉运到洛阳,来个冒名顶替,才解决了外交难题。(97) 山西代县有个天台寺,建于一千六百年前的北魏太延年间,塑像、壁画甚为珍贵。虽然地处远离县城的山沟,“破四旧”者不畏艰险,前去将塑像、壁画一扫而空。(98) 山西绛县华山脚下,始建于唐、元代重修的太阴寺的壁画,“其绘画艺术之高超可与永乐宫壁画相媲美,可惜毁于十年内乱。”(99) 湖北新洲县始建于唐代初年的报恩寺,规模宏大,占地百亩,毁于“破四旧”。湖南宁乡县密印寺,有唐宣宗御题寺额“密印禅寺”。一九三四年重修时以“鎏金佛像砖一万二千一百八十二块嵌诸四壁。”“破四旧”时“遭到严重破坏”。文革后,日本佛教史迹参观团欲前往访问,湖南省政府赶紧斥资维修,方为中国挽回了一点颜面。(100) 陕西省镇巴县建于宋代的篙坪寺,经历代屡次修建,保存至今,毁于一九六六年。惟寺内的大钟重达六吨,红卫兵欲破不成,得以幸存,是迄今中国现有的最大的古钟之一。 唐朝名僧鉴真东渡日本前,曾往浙江湖州一寺院讲经,并嘱咐该寺主持铸一尊铁观音。宋天圣三年,铁观音铸成。九百多年来,因天灾、兵祸,有一半的时间立在风雨之中。可是它不蚀、不锈、不裂,完好如新。近代化验,含有钛、锰、铬等元素,堪称不锈钢。这是中国古代科技文明一大实证,其制作远在西方不锈钢诞生之前。红卫兵欲打倒这尊铁观音,用铁锤敲、石块砸、大火烧、钢锯锯,都不成功,小将们祗好作罢。事后,几位工人将它藏进煤堆,度过这场浩劫。不幸八年后“批孔”,一个六六年时的小学生发现铁观音的双手是另铸成后装上去的。那个愚昧的青年将双手搞下,送到废品收购站,换了几块钱。那铁观音就从此成了无臂残废。 位于陕西乾县的唐高宗与武则天合葬的乾陵,陵园前六十一尊双手合十的石像的头颅均被敲坏。 四川乐山背靠乌尤山面对青衣江的大佛,高近七十米,无人砸得了。大佛背后乌尤寺的五百罗汉却是泥塑的。红卫兵一一砸去,堪称雕塑精品的五百罗汉全变成了无头佛。 新津县在成都去的红卫兵的帮助下,“将川西名胜”纯阳观“的所有塑像捣毁。全县……绝大多数庙宇的塑像、壁画被捣毁。”(101)什邡县始建于唐代的龙居寺,山口至寺前的山道,本来古柏参天,一九五一年中共为修铁路征集枕木时,已将道旁古柏悉数砍去。如今“破四旧”,目标只在寺内。“寺内神像全被捣毁,门前大狮子被掀入溪涧中,所藏经书全部收缴,殿内器具无存,寺宅为之一空。”(102) 宋朝末年,蒙古侵略军打到四川,宋人在今合川县嘉陵江、涪江、渠江三江会合处构筑钓鱼城,作为全川防御中心。十万军民同仇敌忾,抗击侵略军,坚守了三十余年。公元一二五八年,蒙古大汗蒙哥(元宪宗)中矢死于钓鱼城下。钓鱼城遂成一历史名城。七百年来,积有不少文物。千佛岩上有两千七百多尊三寸高的佛像,“红八月”中全部被毁。(103)山东济南市南郊玉函山佛峪有九十五尊隋代石窟佛像,除佛身尚完好外,面部全都在文革中破坏。(104) 九月,山西大学的学生到山西五台县佛教胜地五台山去扫荡四旧,除了砸庙宇外,将大多数和尚、尼姑斗争了一通。学生走后,当地党组织下令,将二百八十九名僧、尼、喇嘛逐出山门,强制遣送回了原籍。(105)老尼姑白银珍(蒙族) 已九十六岁,被赶出五台山后,无处落脚,不得不回到内蒙古草原,与几个亲人相依为命。她大难不死,过了二十年,竟成了内蒙古自治区第一号老寿星。 五台山曾有一位和尚刺指咬舌,以毛笔蘸血,化了四年时间写下了一部七十五万字的《华严经》。抗日战争期间日本人曾借到东京展览过半年,并按期原物归还。而今开到五台山的红卫兵将它劫走,这部人间难得的血写的经书就从此消失,再也无人知其下落。 八月十三日,安徽休宁县的齐云山的众多庙宇被本县学生捣毁神像两千余尊。 九月初,由屯溪县开来数百红卫兵,将剩下的神像捣毁殆尽。(106)佛教圣地皖南九华山,僧、尼全被勒令还俗,成为当地公社佛教大队的社员。香火既绝,谋生不易,政府补助还俗僧、尼每人每月五元生活费。一些僧、尼则配对成了家。 陕西周至县境内,有两千五百年前老子(哲学家李耳)讲经授学并留下传世之作《道德经》的楼观台。这道教圣地是中国最古老的道教宫观。两千年来,道家一直尊老子为“太上老君”。以他当年讲经的“说经台”为中心,方圆十里之内,散布着五十多处古迹,包括唐太祖李渊为他修的、迄今已有一千三百多年历史的“宗圣宫”。如今楼观台等古迹被破坏,道士们则全都被迫离开。按教规,道士出家后永不得刮胡子、剃头。现在则被迫剃头、脱下道服,成了人民公社社员,有的还成了当地农家的上门女婿。 福建省南平市郊佛教寺院明翠阁,始建于南宋。四十年代,自空和尚到东南亚各国,一边募缘,一边博览各国寺庙建筑,归来后将该阁修得独具一格。时隔仅二十年,这座名阁就被毁殆尽了。「八十年代按原设计重修。」福建德化县的千年古刹灵鹫岩寺,十六世纪重修后成福建的佛教中心,“破四旧”中被毁。「一九八八年海外华人佛教徒捐巨款修复该寺」(107) 哈尔滨市最大的佛寺极乐寺,全部铜制、木制、泥塑佛像,还有汉白玉石狮子和古文物铁鼎,通通被毁。极乐寺塔本是哈尔滨一景,被“红卫兵捣毁塔身罗汉浮雕八尊,塔内壁画二十四幅,佛像七尊。”该市尼古拉大教堂,是世界上仅有的两座同样的俄国东正教大教堂之一,教堂建筑连同经卷、器皿,全部毁之一旦。(108) 山东崂山道家圣地,太平宫、上清宫、下清宫、斗姆宫、华严庵、凝真观、关帝庙等,“神像、供器、经卷、文物、庙碑全被捣毁焚烧。”(109) ◇周恩来“奉旨”保护了一批文物 杭州灵隐寺是中国一大国宝。当中学红卫兵要去革命前,浙江大学学生急电周恩来要求保护。周紧急指示杭州驻军与浙江大学的红卫兵合作,围住灵隐寺,使之安然渡过“破四旧”狂潮。不过,周恩来派往浙江奉化蒋介石老家的部队晚了一步。队伍开到时,从宁波去的中学生已经用炸药完成了他们的革命。蒋母墓地被炸平不说,早年蒋介石常去游玩的古刹也被平毁,庙里的和尚则都被勒令还俗去种田,成了人民公社社员。 被称为中华民族“文化长城”的“四库全书”,其中一库即杭州文澜阁。抗战期间,为免落入日本人之手,库书曾先后抢运至浙南、贵阳、重庆,胜利后才运回杭州。六六年以前,每年翻晒并重点整修。“破四旧”风一起,杭州大学教授宋云彬、王驾吾等与校长陈建功联名电请周恩来总理下令保护。周即刻命令封闭文澜阁,全部库书躲过一劫。可惜的是,十年后开封时,库内霉气扑鼻,许多藏书结成了饼块。全杭州的装裱工人加以抢救,协力工作了一年多,方得恢复旧观。(110) 就全国而言,能保护下来的文物相当有限。大多数政府官员怕被攻击为“反对文化革命”,不敢出面制止“破四旧”中的疯狂行径。少数有心保护文物的官员也权威不灵。湖南衡山县县长得知红卫兵要上南岳衡山去“破四旧”时,抢先赶到,跪在山下,苦苦哀求青年们不要破坏那些千年的文物古迹。但没人听他的。衡山大小一百多座寺庙里的各种珍贵的雕塑品,除了刘备、关羽、张飞三尊恰在部队施工范围内,被苫布遮盖而幸免外,全部被砸毁。 那位县长因而活活气死。(111) ◇保护文物的无名英雄 红卫兵“破四旧”时,普通中国人不敢公开反对,稀世文物能否保存下来,端视当事人聪明与否。安徽安庆市迎江寺有一部明代一个皇帝赐给的全部经文用金水写成的经书,五百年来为寺内的传世之宝。在那“毛主席著作字字闪金光”的时代,如被抄出,绝无可能幸免。因当家和尚及早布置密藏,金书安然度过劫波。 山西平遥县城,保存有中国最完好的古城墙,城内成片的保留有明清风貌与格局的古民居,也属中国绝无仅有。红卫兵破坏前,全城居民发动起来,用黄泥将古城与老屋上的木雕、彩画、装饰全部封涂,使红卫兵无旧可破,古迹遂完整保留。 三十年后,平遥县城被联合国列为世界文化遗产。 江西铜鼓县,有一铜鼓石,“屹立数丈,形如铜鼓……宛如剑劈”,石壁上刻有古人题词多幅,该县亦以此命名。红卫兵开到前,有心人将晋代保存至今的石刻仔细用水泥涂盖,文革后铲去水泥,刻字完好如初。(112) 在孔子故乡曲阜,乡亲们把孔府、孔庙里档案、文书,以及元、明、清代的服装、出土文物、稀世碑碣等等抢救出来,藏匿在各处。孔府前的那对大石狮子四面围上木板,外面贴上“毛主席语录”。红卫兵们不敢承担撕毁毛语录的罪责,大石狮子因此未被砸坏。 上海玉佛寺的两尊巨大的玉佛,一坐一卧,都是无价国宝。为免遭砸毁,和尚及工作人员将玉佛用红纸封住,再将毛泽东的像片贴满佛身。这样,玉佛就因为革命小将不敢碰毛像而得幸存。该寺所藏的唐代以降的经书也预先转移至仓库而被保存。 甘肃治郡已两千多年的汉代重镇武威,即古凉州所在,为重要文物出土之地。 城内博物馆存有精美的道教壁画。当局在得知革命小将可能动手时立即行动,用巨型木板将壁画覆盖,再贴上“毛主席语录”,珍贵文物遂得保存。 湖北黄梅县有个闻名于世的五祖寺。该县其他寺庙、道观全被砸烂之际,县历史博物馆和文物保管会为保护五祖寺,用盖有“黄梅县文物保管会”印章的封条将各殿封住:“正法眼藏”匾用写有“破除迷信”的纸盖住;梁柱上的“阿弥陀佛” 覆盖上“革命到底”。墙上的花窗、雕砖均糊上白纸,写上革命标语。在附近农村生产大队的协助下,庙里的住持法师将寺院几十箱重要文物用拖拉机运走,无法搬运的玻璃柜中的弘忍禅师(即五祖)的真身佛像则用毛泽东画覆盖,两旁的玻璃则配以“敬祝毛主席万寿无疆”和“紧跟毛主席永远革命”。寺门紧闭,和尚们打扮成红卫兵模样,又在墙头打出工厂和学校红卫兵的旗帜,吓退了前去“破四旧”的红卫兵,方将这已有一千三百年历史的佛教禅宗的发源地完好地保护下来。(113) 陕西扶风县已有一千七百余年历史的法门寺,寺内宝塔内珍藏着印度佛祖释伽牟尼的手指骨(佛舍利)。唐僖宗登基后,将佛骨连同上千件各种稀世珍宝深埋塔下地宫石室。明万历年间修塔时曾开启地宫,善男信女恭览而未指染。一九三九年,笃信佛教的国民党退休将军朱子桥集资修缮法门寺宝塔时曾发现地宫的石门。他怕宝藏出土后将落到已占领华北的日本侵略军手中,便对人谎称内里青蛇盘绕,不可闯入。他将甬道封土复原,此后地宫宝藏果然无恙。六六年九月,红卫兵开到法门寺“破四旧”,将地上文物捣烂之后犹嫌不足,又动手挖掘“美蒋特务”的“电台”。当挖到接近地宫夯土层时,该寺住持梁新法师引火自焚以示抗议,红卫兵们方才罢休。一九八七年重修法门寺,在考古学家指导下发掘地宫,埋没一千一百年的宝藏全部出土,完成中国近代收获最大的一次考古发掘。(114) ◇当朝权贵无意间保存了部份文物 说来可笑的是,由于当朝权贵从抄家风中捞了一票,许多珍贵文物竟得以保存。 中共领导人康生是抄家物资的搜罗者。他曾在邓拓家做客,赏玩过邓拓收藏的善本书和字画。当“红八月”的抄家高潮尚未波及邓拓、前副总理龙云、名画家齐白石等上层人士家中时,他就先下手了。他将一个心腹召去,指示他带领人把上述名人的家“抄一遍”。当十几卡车抄出的文物送到文物管理委员会之后,他就成了那里的常客。开始是白拿,后来象征性地付点钱,比如汉朝蔡邕书写的石经的宋代拓本,他付十元,宋代诗人黄庭坚的真迹付五元。另一幅宋画,他看了爱不释手,于是掏出一毛钱,说“这幅画我买了”,就拿走了。 陈伯达也是个趁火打劫的高手。作家阿英(钱杏村)藏书甚丰,五十年代曾捐了八十多本明、清两代的书给文化部文物管理局。他的书房,副总理陈毅、科学院院长郭沫若去看过,陈伯达、康生也去看过、借过书。抄家风一起,中央文革小组的戚本禹就宣布陈、康二位的“指示”:“封存阿英的书房,任何人不准动。”这样,阿英的藏书未被毁掉。但到了六八年,阿英全家被扫地出门,“紧接着,陈伯达以”审查“为名,亲笔手谕,抢掠了阿英的全部图书收藏。”(115) 当朝权贵从抄家中捞了一票。一天正要下班时,文管会整理文物者奉命将所有东西摊开陈列后,被关进一间屋子,直到半夜才解禁。他们闻声辨人,得知是江青、林彪、康生等人在挑东西。 一九七○年秋,江青还约了康生去文物管理处挑选珍品。她选了一只十八开金的法国怀表,表上镶有近百颗珍珠、宝石,并配有四条金链,仅付了七元钱。(116) 文革后中央美术学院画家叶浅予获平反,文化部决定将当初抄家物资归还给他。但不少珍贵字画、墨、砚、石章早被当时的“中央首长”拿走,文管会只给他开了一张清单,说明“去向”:陈伯达(九件)、林彪(十一件)、康生夫妇(八件)、江青(三件)、汪东兴(一件)、李作鹏(一件)。(117) 一九九○年,康生搜刮的文物被移到故宫作“内部展览”,人们才知道康生将大批国宝据为私有,他得到一册《大唐三藏圣教序》后,竟盖上了自己的印章。从三千年前的青铜器到两千多年前西汉大将韩信的图章,从《红楼梦》最早的刻本到到人称“诗、书、画三绝”的郑板桥的印章,被康生掠入私囊的无价之宝竟多至上千件。(118) 其实,只要还留存在人间,总还有完璧归赵的一天。康生搜罗国宝,祗是在他那个大得“足可以办一所大学”的公馆(康生语)里把玩,毕竟没毁掉它们。曾被他掠入私囊的宝物现在又都回到了国家博物馆。而被一九六六年“红八月”的烈火吞噬的珍贵文物,则永远消失,再也不会回到人世间了! 注释: (1)慕湘《阿英的晚年》,见《钟山》一九八六年第六期第77页。 (2)《学习资料(1962~1967)》(北京:清华大学,1967)第149、151页。 (3)于辉编《红卫兵秘录》第294页。 (4)《钟山》(南京:江苏人民出版社)一九八六年第六期第81页。 (5)《当代中国的北京》一九八九年版第一卷第168页。 (6)一九六六年九月二十五日周恩来接见首都大专院校红卫兵革命造反司令部主要负责人时的讲话,一九六六年北京化工学院、北京经济学院等联合汇编《无产阶级文化大革命参考资料》第二册第9-79页。 (7)一九八六年版《川沙县志》第38页。 (8)一九八九年版《嵊县志》第29页。 (9)一九八六年版《威海市志》第20页。 (10)一九八九年版《江宁县志》第38页。 (11)一九八四年版《青村志》第11页。 (12)一九六六年八月二十九日人民日报。 (13)一九八六年第一期《文汇》月刊。 (14)《人物》杂志一九九五年第五期第133页。 (15)丁力编《风起雨落几鸿儒》第309页。 (16)陆健东《陈寅恪的最后二十年》(北京:生活·读书·新知三联书店,1996)第41页。 (17)《嘹望》周刊一九八七年第十四期第42页。 (18)《嘹望》周刊一九八六年第二十五期第39页。 (19)《海上文坛》一九九二年二月号第91页,《世纪丹青朱屺瞻》。 (20)一九八九年版《勉县志》第454页。 (21)一九八二年版蒲山县《鹤山镇志》第93页。 (22)《广西文革大事年表》第7页。 (23)一九八九年版《江城哈尼族、彝族自治县志》第265页。 (24)《钟山》(南京:江苏人民出版社)一九八六年第六期第80页。 (25)香港《明报》月刊一九九一年二月号第44页。 (26)引自本文作者保存的该文影印件。 (27)一九九四年版《宣汉县志》第968页。 (28)一九八九年版《江城哈尼族、彝族自治县志》第265页。 (29)一九九○年版《当代中国的宁夏》第154页。 一九六六年九月十日,周恩来在北京红卫兵座谈会上的讲话,一九六六年十一月十五日教育部毛泽东思想红卫兵总部编印的《无产阶级文化大革命期间中央负责同志讲话选集》第42页。 (30)一九六六年十月五日陈毅在全军军队院校文化大革命动员会上的形势报告,同(6),第二册第10-15页。 (31)《历史在这里沉思》(太原:北岳文艺出版社,1989)第六卷第186页。 (32)一九六六年八月二十六日人民日报。 (33)《人物》杂志一九九四年第四期第71页。 (34)陈再道《浩劫中的一幕:武汉七二○事件亲历记》第19页。 (35)一九九○年版《安阳县志》第89页。 (36)《新华文摘》一九八六年九月号,艾湘涛《通天人物》。 (37)一九九五年版《宁乡县志》第129页。 (38)一九六六年十月二十一日周恩来接见半工半读学校部份革命师生时的讲话,同(6),第10-44页。 (39)一九九五年版《宁乡县志》第129页。 (40)一九九三年版《安远县志》第587页。 (41)《当代》一九八六年第四期第17页。 (42)萧延中编《晚年毛泽东》(北京:春秋出版社,1989)第229页。 (43)《嘹望》周刊一九八五年第三十五期第45页。 (44)《嘹望》周刊一九八五年第27期。 (45)一九八九年版《崇义县志》第511页。 (46)一九九二年版《霍邱县志》第676页。 (47)一九九五年版《莱阳县志》第597页。 (48)《含山县志》(合肥:黄山书社,1995)第20页。 (49)一九九五年版《台州地区志》第877页。 (50)一九九五年版《莱阳县志》第597页。 (51)一九八九年版《崇义县志》第513页。 (52)一九八六年十一月二十六日《人民日报》海外版。 (53)一九八六年八月十七日《人民日报》海外版。 (54)《文汇》月刊一九八六年第十二期第60页。 (55)《人民文学》一九八八年第三期第166页。 (56)一九九二年版《宝山县志》第920页。 (57)一九九一年版《延津县志》第577页。 (58)一九九二年版《肥城县志》第30页。 (59)一九六六年十二月十六日周恩来接见大连铁道学院代表时的讲话,同(6),第四册第12-85页。 (60)一九八五年版《通城县志》。 (61)《人物》杂志一九九四年第五期第118页。 (62)《新文学史料》(北京:人民文学出版社)一九九一年第一期第41页。 (63)《文史资料选辑》第92辑第38页。 (64)新华社一九九二年一月五日电。 (65)一九七八年五月中国文联全委会扩大会议发言简报,贾芝发言第5页。 (66)同上,第6页。 (67)同(65),万里云发言第3页。 (68)一九八六年版《修武县志》第730-731页。 (69)《新华文摘》一九八七年第三期。 (70)香港《百姓》杂志第六十六期陆铿的文章。 (71)《三月风》(北京:中国残疾人杂志社)一九九五年第十一期第23页。 (72)一九八三年十二月五日《人民日报》。 (73)张重天《共和国第一冤案》(华艺出版社,1989)第52、230页。 (74)香港《明报》月刊一九九一年八月号第62页。 (75)《人物》杂志一九九○年第二期。 (76)李志绥《毛泽东私人医生回忆录》(台北:时报文化出版企业有限公司,1994)第205页。 (77)《新文学史料》(北京:人民文学出版社)一九九二年第一期第57页。 (78)《新文学史料》(北京:人民文学出版社)一九八八年第三期第15页。 (79)《人物》杂志一九九四年第五期第33页。 (80)叶永烈《名人沉浮录》(桂林:漓江出版社,1992)第39页。 (81)南光编《毛泽东和他的四大秘书》(贵阳:贵州民族出版社,1993)第207页。 (82)一九六六年十一月十五日康生在乌鲁木齐市对新疆革命少数派的讲话,同(6),第三册第11-108页。 (83)《钟山》一九八八年第二期,戴晴、洛恪《女政治犯》。 (84)《打倒洪沛霖!打倒洪家店!》(南京:江苏省公安厅革命造反联合总部,1967)第8页。 (85)一九六六年九月二十五日叶剑英接见首都十三个艺术院校师生时的讲话,同(6),第二册第9-91页。 (86)一九八六年版《建德县志》第502页。 (87)一九八一年版《台安县志》第389页。 (88)同上,第133页。 (89)一九九○年版《当代中国的宁夏》第154页。 (90)一九六六年九月十四日陈毅在外文出版局全体职工大会上讲话,同(6),第二册第9-56页。 (91)一九六六年九月十五日周恩来接见西安同学时的讲话,同上,第9-61页。 (92)中共中央文献研究室编《三中全会以来重要文件汇编(下)》(北京:人民出版社,1982)第960页。 (93)一九九五年版《贵德县志》第27页。 (94)一九六六年十月三日周恩来在中南海对全国红卫兵代表的讲话,同(6),第二册第10-5页。 (95)一九六六年十月十五日接见中央民族学院干训班的西藏学生时的讲话,同(6),第二册第10-82页。 (96)同上。 (97)美洲《民主中国》一九九三年七月月号第22页。 (98)一九八八年版《代县志》第378页。 (99)一九八六年版《运城地区简志》第512页。 (100)一九九五年版《宁乡县志》第486页。 (101)一九八九年版《新津县志》第735页。 (102)一九八八年版《什邡县志》第21-31页。 (103)美洲《世界日报》一九九三年四月二十一日。 (104)一九九○年版《历城县志》第394页。 (105)一九八八年版《五台县志》第711页。 (106)一九九○年版《休宁县志》第31页。 (107)一九九○年十一月六日美洲《世界日报》。 (108)《黑龙江四十年》第375-376页。 (109)一九九○年版《崂山县志》第735页。 (110)一九九二年十一月二十三日美洲《世界日报》。 (111)《开放》月刊(香港:冲天有限公司)一九九二年一月号第67页。 (112)一九八九年版《铜鼓县志》第578页。 (113)一九九八年四月二十六至四月三十日美洲《世界日报》。 (114)一九八七年八月七日《人民日报》海外版。 (115)《历史在这里沉思》(太原:北岳文艺出版社,1989)第六卷第140页。 (116)《百年潮》(北京:中国中共党史学会)一九九九年第二期第67页。 (117)叶浅予《十年荒唐梦》。 (118)同(115),第四卷,林青山《文物大盗窃宝记》。
After the outbreak of the severe acute respiratory syndrome (SARS) in the world in 2003, human coronaviruses (HCoVs) have been reported as pathogens that cause severe symptoms in respiratory tract infections. Recently, a new emerged HCoV isolated from the respiratory epithelium of unexplained pneumonia patients in the Wuhan seafood market caused a major disease outbreak and has been named the severe acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARS-CoV-2). This virus causes acute lung symptoms, leading to a condition that has been named as “coronavirus disease 2019” (COVID-19). The emergence of SARS-CoV-2 and of SARS-CoV caused widespread fear and concern and has threatened global health security. There are some similarities and differences in the epidemiology and clinical features between these two viruses and diseases that are caused by these viruses. The goal of this work is to systematically review and compare between SARS-CoV and SARS-CoV-2 in the context of their virus incubation, originations, diagnosis and treatment methods, genomic and proteomic sequences, and pathogenic mechanisms. Coronaviruses (CoVs) are a group of viruses that co-infect humans and other vertebrate animals. CoV infections affect the respiratory, gastrointestinal, liver, and central nervous systems of humans, livestock, birds, bats, mice, and many other wild animals [ 1 , 2 , 3 ]. For example, severe acute respiratory syndrome (SARS) in 2002 and the Middle East respiratory syndrome (MERS) in 2012 were both coronaviruses that transmitted from animals to humans [ 4 , 5 ]. The source of unexplained pneumonia was first discovered in Wuhan in Dec, 2019, and SARS-CoV-2, a new coronavirus, was isolated from the respiratory epithelium of patients. It belongs to a new evolutionary branch within the CoV. On Feb. 11th, 2020, the new coronavirus was officially renamed “SARS-CoV-2” from “2019-nCoV” [ 6 ]. The disease caused by SARS-CoV-2 was called “coronavirus disease 2019” (COVID-19) [ 7 ]. According to the data released by the National Health Commission of the People’s Republic of China, SARS-CoV-2 was most likely transmitted from wild bats to humans, and all the above three CoVs can transmit from person to person [ 8 , 9 , 10 ]. SARS-CoV-2 shares a highly similar gene sequence and behavior pattern with SARS-CoV [ 11 ]. This paper summarized the similarities and differences between SARS-CoV-2 and SARS-CoV, both of which cause major disease outbreaks in China and worldwide, which will provide comprehensive reference for epidemic prevention. Comparative genomic analyses of SARS-CoV-2 and SARS-CoV were performed by zpicture for the global comparison [ 16 ]. Multiple sequence alignment and the construction of phylogenetic trees of 38 CoVs were conducted using MEGA7 [ 17 ]. The evolutionary distances were calculated using the Maximum Composite Likelihood method [ 18 ]. The amino acid sequences of 28 proteins in SARS-CoV-2 were compared with those of SARS-CoV to analyze protein homology by using NCBI Blastp [ 15 ]. Proteins from SARS and SARS-CoV-2 were treated as homologous: identity value ≥ 65%, query coverage ≥ 95%. The complete genomic sequences of SARS-CoV-2 were obtained from 2019 Novel Coronavirus Resource (2019nCoVR) [ 12 ] and two databases, including the National Center for Biotechnology Information (NCBI) [ 13 ] and Global Initiative on Sharing All Influenza Data (GISAID) [ 14 ]. The DNA sequences of two other representative CoVs (SARS-CoV and MERS-CoV) were included for comparative analysis. The genomic information of latest SARS-CoV-2 strains is shown in Table S1 . 3. Results The differences and similarities of clinical characteristics between COVID-19 and SARS were summarized in . Table 1 Items SARS COVID-19 First occurrence Nov. 16th, 2002 in Foshan, Guangdong Dec. 07th, 2019 in Wuhan, Hubei Pathogen SARS-CoV SARS-CoV-2 Intermediate host Paguma larvata Pangolin, Mink (Possible) Definitive host Rhinolophus sinicus Rhinolophus affinis (Possible) Virus type RNA virus RNA virus Species pathogen β-coronavirus β-coronavirus Total DNA sequence length of pathogen 29,751 29,903 Latency 1–4 days on average 3–7 days on average Susceptible people Young adults People who have not been exposed to SARS-CoV-2 Male–female patient ratio 1:1.25 2.70:1 Mortality 9.60% 2.10% Clinical symptoms Fever, cough, myalgia, dyspnea, and diarrhea Fever, fatigue, and dry cough Propagation mode Droplets or close contacts Droplets or close contacts Major regional distribution Beijing, Guangdong, Shanxi in China Hubei, especially Wuhan in China Diagnostic methods RT-PCR, rRT-PCR, RT-LAMP, rRT-LAMP, Coronavirus detection kit RT-PCR, rRT-PCR, RT-LAMP, rRT-LAMP, Coronavirus detection kit Treatment Glucocorticoid and interferon Lopinavir/ritonavir (in testing) Open in a separate window 3.1. COVID-19 and SARS—the Initial Events On Nov. 27th, 2002, a respiratory illness erupted in Guangdong Province, China [19]. In Feb, 2003, the Chinese Ministry of Health announced that this acute respiratory syndrome had thus far resulted in 305 cases and five deaths [20]. The following month, there were clusters of atypical pneumonia reported in other parts of mainland China, Hong Kong [21], Canada [22], and Singapore [23]. In Jul, 2003, SARS-CoV spread across 26 countries in six continents, and caused a cumulative 8,096 cases and 774 deaths (9.6%) [24]. In particular, a higher mortality (21%) was found in hospital personnel [25,26]. On Dec. 29th, 2019, the health departments of Hubei Province received a report that four employees of the South China Seafood Wholesale Market were diagnosed with unknown-caused pneumonia in a local hospital, which was the first report of SARS-CoV-2 [27]. On Dec. 31st, 2019, the National Health Commission of People Republic of China and Chinese Center for Disease Control and Prevention (China CDC) participated in the investigation and case-searching work [27]. On the same day, the government of Wuhan released information about the disease outbreaks to society [28]. Nowadays, the number of patients infected with SARS-CoV-2 continues to climb worldwide. By the date of this paper’s submission, a cumulative 67,081 cases and 1,526 deaths (2.1%) were reported worldwide. In Wuhan, China, the number is 37,914. The main timeline of SARS and COVID-19 epidemic development were shown in a,b, respectively. Open in a separate window 3.2. Clinical Symptoms The initial symptoms of SARS patients were fever (100%), cough (61.8%), myalgia (48.7%), dyspnea (40.8%), and diarrhea (31.6%) [29], and the prognosis of patients was associated with host characteristics (including age, gender, etc.) [30]. During hospitalization, respiratory distress occurred in 90.8% of SARS patients [29]. The duration from disease onset to severe respiratory distress was an average of 9.8 ± 3.0 days [29]. During the disease course, some patients developed leukopenia, lymphopenia, and thrombocytopenia with an upregulation of aspartate transaminase (AST), alanine aminotransferase (ALT), lactic dehydrogenase (LDH), and C-reactive protein (CRP) [29]. In comparison, COVID-19 showed similar trends with SARS patients [28]. Fever, fatigue, and dry cough are the main manifestations of the patients, while nasal congestion, runny nose, and other symptoms of the upper respiratory tract are rare. Beijing Centers for Diseases Control and Prevention indicated that the typical case of COVID-19 has a progressive aggravation process. COVID-19 can be classified into light, normal, severe, and critical types based on the severity of the disease [31]: (1) Mild cases—the clinical symptoms were mild, and no pneumonia was found on the chest computed tomography (CT); (2) normal cases—fever, respiratory symptoms, and patients found to have imaging manifestations of pneumonia; (3) severe cases—one of the following three conditions: Respiratory distress, respiratory rate ≥ 30 times/min (in resting state, refers to oxygen saturation ≤ 93%), partial arterial oxygen pressure (PaO2)/oxygen absorption concentration (FiO2) ≤ 300 mmHg (1 mmHg = 0.133 kPa); (4) critical cases—one of the following three conditions: Respiratory failure and the need for mechanical ventilation, shock, or the associated failure of other organs requiring the intensive care unit [32]. The current clinical data shows that the majority of the deaths occurred in the older patients. However, severe cases have been documented in young adults who have unique factors, particularly those with chronic diseases, such as diabetes or hepatitis B. Those with a long-term use of hormones or immunosuppressants, and decreased immune function, are likely to get severely infected. 3.3. Virus Incubation The incubation period of SARS is 1–4 days [33]. However, in a small number of patients, the incubation period may be longer than 10 days [34]. It has been demonstrated that the latency of COVID-19 varies from 3–7 days on average, for up to 14 days [35]. During this incubation period, patients are contagious, and it has been reported that each case infected on average 3.77 other people (uncertainty range 2.23-4.82) [36]. By comparison, we found that the average latency of COVID-19 is slightly longer than that of SARS. 3.4. Susceptible Populations According to the demographic information of SARS patients, infection occurred in all age groups (the average age was ≦45) [37]. There was a proportional difference between male and female (female predominance) [37], with a male-to-female ratio of 1:1.25 [38]. In addition, hospital staff had a higher risk due to the proximal interactions with large numbers from the infected population. For example, hospital staff accounted for 22% of all cases in Hong Kong and 22.8% in Guangdong [37]. The mortality caused by SARS increased with age (> 64 years) [37], and the overall mortality rate during the outbreak of SARS was estimated at 9.6% [39,40]. Li et al. reported that people who have not been exposed to SARS-CoV-2 are all susceptible to COVID-19 [41]. Among the 8,866 patients who have been confirmed with COVID-19, nearly half of the patients have been aged 50 years or older (47.7%) [36]. The male-to-female ratio is about 2.7:1 [38] and the average incubation period is 5.2 days [42]. However, severe COVID-19 cases and deaths have mostly been in the middle-aged adults and the elderly with long smoking histories or other basic diseases, such as heart disease and hypertension [43,44]. At the time that this paper was been submitted, COVID-19 patients mortality rate was 2.1% [45]. 3.5. Animal Reservoirs In 2010, Shi et al. isolated a SARS-like coronavirus which was highly homologous to the SARS-CoV, confirming that Rhinolophus sinicus (Chinese rufous horseshoe bat) was a natural host of the SARS-CoV [46]. Bats are known to be hosts for 30 coronaviruses based on complete genomic sequences analysis [47]. Epidemiological investigations have shown that civet cats in the wildlife market were the direct source of SARS-CoV [48]. Among the four patients with SARS discovered during the winter of 2003-2004, two were waitresses at a restaurant in Guangzhou, China, and one was a customer who ate in the restaurant a short distance from a civet cage. All six civets in this cage were tested positive for SARS-CoV [48]. The new emerging SARS-CoV-2 shares about 80% of the gene sequence of SARS-CoV, released by the Military Medical Research Institute of Nanjing Military Region in 2003 [28]. Recently, Shi et al. reported that the sequence similarity of coronavirus between SARS-CoV-2 and the coronavirus isolated from Rhinolophus affinis is 96.2%, and suggested that bats may be the source of the virus [49]. So far, the intermediate hosts of SARS-CoV-2 are elusive and have been reported to be snakes, minks, or variable others [50,51]. Recently, a research group of South China Agricultural University reported that pangolins may be one of the intermediate hosts for SARS-CoV-2, by analyzing more than 1,000 metagenomic samples, because they found that 70% of pangolins are positive for the coronavirus. Moreover, the virus isolate from pangolin shared 99% sequence similarity with the current infected human strain SARS-CoV-2 [52]. Taking this recent research into consideration, we agreed that pangolin is more likely to be one of intermediate hosts of SARS-CoV-2. 3.6. Regional Distribution According to the WHO data on Jul. 31th, 2003 [24], a total of 8,096 clinically diagnosed cases of SARS were reported worldwide, with 774 deaths and 26 countries and regions affected ( a). Most cases were in Asia, Europe, and America. The main countries in Asia were China (including mainland, Macao, Hong Kong, and Taiwan), Singapore, and so on. The total number of cases in mainland China was 5,327, with 349 deaths [53]. The cases were mainly concentrated in Beijing, Guangdong, and Shanxi ( b) [54]. In total, 2,102 patients were from Hong Kong, Macao, and Taiwan, with 336 deaths [24]. Open in a separate window According to the latest data on Feb. 14th, 2020 [55,56], there have been a total of 67,081 clinically diagnosed cases of COVID-19 in worldwide, with 1,526 deaths. A total of 25 countries and regions have infected people. Due to the Spring Festival transportation peak, the disease has been spread more rapidly across China ( c). As the origin area of COVID-19, Hubei province has been the most severely infected area, with 54,406 cumulative diagnosis cases. Wuhan city has 37,914 cases. Guangdong, Henan, and Zhejiang province have 1,294 cases, 1,212 cases, and 1,162 cases, respectively ( d). At present, the COVID-19 outbreak has been spread to all parts of China and around the world, including the United States, Thailand, and Japan. It has been noticed that most of these patients have ever been to Wuhan or contacted with people who had been in Wuhan. The distribution of COVID-2019 patients in China (including Hong Kong, Macao and Taiwan) and Hubei Province is shown in . Open in a separate window 3.7. Prevention, Diagnosis, and Treatment 3.7.1. Prevention As the number of COVID-19 patients in China has been growing rapidly, preventing the spread of SARS-CoV-2 is the most important and urgent task [57]. It was shown that human-to-human transmission of SARS-CoV-2 has spread via droplets or close contacts [58,59], but aerosol and fecal-oral transmission still need further study [60,61]. To reduce virus transmission, early detection and isolation are essential. In addition, close monitoring in crowded places is also important [62]. The possible pathogens of SARS and COVID-19 are both derived from wild animals [63]. Therefore, hunting, selling, and eating wild animals not only seriously damage the ecosystem, but also lead to the spread of epidemic diseases [64]. Thus, banning all wildlife trade is an effective measure to prevent viral prevalence. Wearing level-D protective clothing can protect medical staff from infection of respiratory viruses [65]. A vaccine against SARS-CoV has not been described in any published articles [66]. However, on Jan. 26th, 2020, the China CDC started to develop a new vaccine for SARS-CoV-2. The virus has been successfully isolated and seed strains have been screened [67]. 3.7.2. Diagnosis The early symptoms of SARS and COVID-19 are very similar to winter influenza, and the most important way to distinguish flu and pneumonia is to take throat swabs for viral testing [68]. Current diagnostic tests for coronavirus include RT-PCR, real-time reverse transcription PCR (rRT-PCR), reverse transcription loop-mediated isothermal amplification, as well as real-time RT-LAMP [69,70,71,72]. National Medical Products Administration has approved seven new nucleic acid test reagents for coronavirus, which were developed based on fluorescence PCR by Feb. 1st, 2020 [73]. Suspected infections can be detected accurately and quickly for timely isolation and treatment to avoid infecting others by using these test reagents. 3.7.3. Treatment Both SARS-CoV and SARS-CoV-2 are CoVs; hence, the treatment strategies of SARS could be relevant for COVID-19 [74]. In 2003, SARS was mainly treated by isolation of the patients, hormones treatment, antiviral and symptomatic treatments, and many drugs such as glucocorticoid [29] and interferon [75]. Now, isolation, antiviral, and symptomatic treatments are still mainly adopted for COVID-19 treatment. As effective drugs for SARS, hormones and interferons can also be used to treat COVID-19 [74]. Lopinavir is one kind of protease inhibitor used to treat HIV infection, with ritonavir as a booster. Lopinavir and/or ritonavir has anti coronavirus activity in vitro. Hong Kong scholars found that, compared with ribavirin alone, patients treated with lopinavir/ritonavir and ribavirin had lower risk of acute respiratory distress syndrome (ARDS) or death caused by SARS-CoV [76,77]. Lopinavir/ritonavir has also been clinically tested in treatment of COVID-19, and showed wonderfully effective treatment for some patients, but the general clinical effect has not been determined [78]. More effective treatments are still under continuing exploration: On Jan. 25th, 2020, a joint research team from the Shanghai Institute of Materia Medica, Chinese Academy of Sciences, and Shanghai Tech University screened and identified 30 potential drugs that are reported to be effective against SARS-CoV-2 [79]. A high-resolution crystal structure of SARS-CoV-2 coronavirus 3CL hydrolase (Mpro) was announced after the outbreak of COVID-19 in the world [80], and human coronaviruses (HCoVs) have been treated as severe pathogens in respiratory tract infections. Nelfinavir was predicted to be a potential inhibitor of SARS-CoV-2 main protease [81]. The first patient in the US had been trial-treated with intravenous remdesivir (a novel nucleotide analogue prodrug in development) due to a severe infection [82,83]. No adverse reactions were observed during the administration, and the patient’s condition was effectively improved [84]. Clinical trials of remdesivir for treatment of COVID-19 just started on Feb. 5th and 12th, 2020 in Wuhan and Beijing, respectively, and the experimental results remain unclear [85,86]. 3.8. Genomic Comparison CoVs are RNA viruses and contain the largest genomes of all RNA viruses [87]. CoVs belong to the subfamily Coronavirinae in the family of Coronaviridae of the order Nidovirales, and this subfamily includes four genera: α-coronavirus, β-coronavirus, γ-coronavirus, and δ-coronavirus [88]. Both SARS-CoV-2 and SARS-CoV are in the coronavirus family, β-coronavirus genera [89]. The genome of SARS-CoV-2 is more than 85% similar to the genome of the SARS-like virus ZC45 (bat-SL-CoVZC45, {"type":"entrez-nucleotide","attrs":{"text":"MG772933.1","term_id":"1369125417","term_text":"MG772933.1"}}MG772933.1), and together these types of viruses form a unique Orthocoronavirinae subfamily with another SARS-like virus ZXC21 in the sarbecovirus subgenus [35]. All the three viruses show typical β-coronavirus gene structure. Human SARS-CoV and a genetically similar bat coronavirus (bat-SL-CoVZXC21, {"type":"entrez-nucleotide","attrs":{"text":"MG772934","term_id":"1369125429","term_text":"MG772934"}}MG772934) from southwest of China have formed another clade within the sarbecovirus [35]. We also performed comparative genomic analyses of SARS-CoV-2 and SARS-CoV by zpicture. The results showed that the genomic sequences of SARS-CoV-2 and SARS-CoV have extremely high homology at the nucleotide level ( a,b). There are six regions of difference (RD) in the genome sequence between SARS-CoV and SARS-CoV-2, and the RDs are named according to the order of discovery. RD1, RD2, and RD3 (448nt, 55nt, and 278nt, respectively) are partial coding sequences of the orf lab gene; RD4 and RD5 (315nt and 80nt, respectively) are partial coding sequences of the S gene; RD6 is 214nt in size and is part of the coding sequence of the orf7b and orf8 genes. These RDs may provide new molecular markers for the identification of SARS-CoV-2 and SARS-CoV, and also help to develop new drugs against SARS-CoV-2. Open in a separate window To analyze the homogeneity of SARS-CoV, MERS-CoV, and SARS-CoV-2, an evolutionary tree was constructed based on the genomes of 35 SARS-CoV-2 strains from different data submission units, one SARS-CoV strain, and two MERS-CoV strains (Figure S1). Phylogenetic analysis showed that the distance of SARS-CoV ({"type":"entrez-nucleotide","attrs":{"text":"AY274119","term_id":"30248028","term_text":"AY274119"}}AY274119) is closer to SARS-CoV-2 strains than MERS-CoV ({"type":"entrez-nucleotide","attrs":{"text":"KC164505","term_id":"471258596","term_text":"KC164505"}}KC164505, {"type":"entrez-nucleotide","attrs":{"text":"JX869059","term_id":"409052551","term_text":"JX869059"}}JX869059).
1
微言微语:404公祭 ( 博讯北京时间2020年4月04日 转载 ) 2020年4月4日 中国湖北武汉 一名男子走过市内毛泽东塑像前 路透社照片 REUTERS - ALY SONG (法广RFI 特约桑雨)四月四号是中国抗疫公祭日,根据国务院四月三号的发布:2020年4月4日举行全国性哀悼活动,全国和驻外使领馆下半旗志哀,全国停止公共娱乐活动。4月4日10时起,全国人民默哀3分钟,汽车、火车、舰船鸣笛,防空警报鸣响,以表达人民对抗击新冠肺炎疫情斗争 牺牲烈士 和逝世同胞的深切哀悼。 有网友发帖说:“应当公布逝者名单,不然,谁被悼念了,大家悼念谁,都不清楚明白。” 另有网友发帖说:“如果不能追责,什么评为先进个人、烈士、哀悼・・・・・・都毫无意义!死去的冤魂也无法安宁!” 公祭日未到,网络管制现行,从昨天开始,诸如“李某”“方某”,“遗嘱”,“隔离点”等词汇都被列为敏感词,祭奠活动只准转发“中华英烈网”等官网的发布。新冠肺炎疫情爆发至今,武汉官场作风丝毫未改,404禁言雷厉风行,难怪有网友发贴感叹:“如果没有404,就不会有四月四。” 一篇题为《试问谁还未发声》的网文这样写道: “眼看着清明节要到了,这是中国人扫墓祭祖的传统日子。对于2020年清明节,我们有太多的话想说,太多的墓要扫,但前几天因为领骨灰盒,无数武汉人的不满和哭声被消音了。 他们不满是因为殡仪馆规定,亲属必须在工作单位或社区工作人员的陪同下才能领骨灰。对于这个规定,很多人很抗拒。人们认为接亲人回家是件很私密的事,不应该在有些人的监视下进行。更何况,因为疫情来的太突然,很多人都没来得及跟亲人告别。在殡仪馆、在回家的路上,他们可能要把没说完的话再跟亲人说一遍,把没来得及留下的泪水再流一遍,若是旁边有人看着,这样的情绪是很难流露的,所以他们很排斥。更重要的是,这个奇葩规定确实侵犯了他人的隐私,干涉他人的自由,根本就不该有。 我们都知道,在这场疫情中,武汉人付出了太惨烈的代价,失去了太多的亲人。有些人在扁担山公墓哭得撕心裂肺,有些人却哀默得流不出一滴泪,他们心底的悲伤需要被听到,他们内心的压抑需要一个倾泻的出口。” 一位叫“斯”的网友以同名网文《武汉遗物》赋诗写道: 每一个死者 在他还活着的时候 有他以为迈不过的坎 终迈过去了 有他以为放不下的事 终埋藏在心底里了 有他以为奢侈的缘分 终化在平淡的幸福里了 有他假设一百次的临终 却独料不及 没有遗体告别 不体面的黄色尸袋 锁上拉链 人间的破碎 就冻在破碎的一瞬间 这头是无尽的伤心泪 和寄存处的骨灰 那头是几个刺骨冰凉的物件 多少来不及告别的家庭 谁来给他们道歉 这一周,谁也不知道到底有多少武汉人去过殡仪馆默默地领走亲人骨灰,更不知道有多少骨灰无人认领,有多少家庭的大树被连根拔起,有人知道他们的姓名吗?谁会祭奠他们? 一篇题为《在汉口 祭武汉的你们》的日记体网文这样写道:“今天是3月28号的武汉,早晨,汉口殡仪馆很平静。天还没有大亮,我就在苹果终端上浏览了大量的内容,突然看到,一张令我震惊的照片,一个十分安静的场景,你们的亲人、社区人员、其它人员,一起在领取你们的骨灰,对你们来说,日期,时辰,已经没有任何意义了。你们已经永恒了。一切都已经归于寂静,生命永恒的寂静。天地不语,悄无声息。 在人们排队的时候,一滴雨都没有下,而且天色晴朗明丽,苍白的亮,哑光的亮 。这是在要我们都睁大眼睛看呀!天神也在看。你们也在看。大家都在睁大着眼睛看。看许多人平静地在排队领骨灰。 天空,十分明朗。然而,突然就是一场暴雨,天色如日全食,如世界末日一般的黑漆漆。我想,这是集体在哭,一个庞大的“新冠症候群”,一个很大很大的集体,在哭另一个很大的集体------也就是你们,大家都合在一起,借着雨声哭,天神也一起在哭。 亲人群,亲友团,其中,包括华中科技大学的段正澄院士,武汉人口中的“老华工”“老教授”。应该有李文亮医生。应该有江学庆主任。应该还有另外三位同事。你们都是武汉中心医院的同事、同仁。应该还有林老板,医院门口的小卖部的老板。 还有许许多多我们永远都不知道名姓的骨肉同胞,三千多人!真不是一个小数目呀!要站起来,是要站满一个操场的,要知道,元月23日封城之前,你们都还是活生生的人,一个个都在武汉三镇忙碌,都正在准备欢欢喜喜过新年。然而,元月23日当天上午10点开始,一切都停止了,凝固了,一切的一切,在瞬间,都发生了永远不可逆转的历史变故,有如一百零九年前的1911年,武汉飞速进入了一个新的时空,因为新冠,因为新冠你们成了新鬼,这是多大的冤屈啊!遗留在了人间,多大的悲痛啊!让我们来承受。 我的至亲至爱,骨肉同胞,安息吧!我们懂你们的冤屈。我们能不懂吗!在封城后的城内,我们在一呼一吸之间,与你们同在,从灵魂深处懂得你们的冤屈。 你们死了。我们活着。我们幸存。我们铭记。 安息吧!我的至亲,我的至爱,我的骨肉同胞。今天我在武汉,汉口,祭奠你们,三镇,全体死难同胞。” 昨天,一个视频在社交平台广泛传播,内容是一个武汉死难者家属群的微信群群主,被警察上门要求去喝茶,群主在向警察解释他们建群的目的 仅仅是希望为死难者家属提供人道协助。很多网友愤怒谴责警察行为无异于 对死难者的二次伤害,因为武汉的死难者中,可能有六成人是死在家中的,没有被算在“新冠肺炎”死亡名单内,因此他们的家属得不到任何救助! 这是一个相当庞大地群体,完全称得上是“新冠症候群”,正如作家方方所说“现在武汉每个人,或轻或重都有应激障碍”。武汉人需要的不是警察的再次训诫,而是政府的财政支持和心理医生的灾后关怀! 一篇题为《900万武汉人的创伤后遗症,请你一定关注!》的网文这样写道:现在的信息告诉我,900万武汉人、5000万湖北人,可能真的很难很难。哪怕疫情结束,也不会瞬间切换至万事皆休、喜大普奔的模式。他们可能会像破损的电灯,通了电,钨灯闪着,就是不会马上通体锃亮。他们做不到。那些曾发生过的痛苦,会像墨团一样,在他们的生活里洇开。然后满眼都是黑,都是苦。那些黑与苦,有一个专有的名词。它叫:创伤后遗症。 这段时间,我们一直在关注武汉的病人、亡者。却少有人关注病人、亡者的身边人是否还安好?他们怎么样?他们能扛下去吗?这是所有心理专家们当前最关注的问题。在微博搜索关键词,“武汉 抑郁”,或“武汉 创伤后遗症”,看到的信息触目惊心。那里关键词指向的世界里,有着我们无法想象的压抑,与煎熬。 有人说,我真的不行了。有人说,抑郁症,但我没药吃了。有人发出自残的图片,用激烈的方式,向外呼救。还有人已经永远离开。不是因为感染。他们困在时代的困境中,举步维艰,无法、也无力走出。 疫情下的幸存者,也许他们现在看起来,无悲无喜,与正常人没有差别。但这是因为,在大难面前,人懵了,傻了,僵住了,不知道如何反应。就像一股巨大的寒流,忽然将一个人吞噬。痛苦被冻住了,你木在那里,流不了眼泪,不能思考。但“痛苦”迟早会化开。泪水迟早涌出来。关于“丧失”的伤悲,从来不曾离开。几周以后,或者几个月,甚至几年,它们会忽然回来,将你的生活撕开大口。敏感之于灾难受害者,是一种无休止的凌迟。麻木才能让他们熬过去。 这才是劫后余生。我们都以为,大难不死,必有后福。可是对于真正经历大难者,等到的,可能是严重的心理创伤。 现在疫情即将结束,那些家破人亡的人,一定会在解禁之后,开始回顾、反思。而往事一反刍,痛苦就苏醒。一苏醒,世界已换了人间。那时候,他们怎么办?现在,大规模灾难已近尾声,看见武汉的创伤,成为当务之急。而这一切,需要我们所有人去正视,去发声。 (博讯 boxun.com) (本文只代表作者或者发稿团体的观点、立场) 4932107 分享: Please enable JavaScript to view the comments powered by Disqus. blog comments powered by Disqus
By Huizhong Wu BEIJING (Reuters) - A day after the city government of Wuhan locked down all of its public transportation to keep the coronavirus outbreak that began in the city from spreading further, three nurses found themselves stranded outside Hankou train station. They had returned early from the Lunar New Year holiday to go back to work at Tongji hospital, just five kilometers away, but laden with luggage and food from concerned relatives, they had no way to reach there. Seeing their request for help online, 53-year-old Wuhan resident Chen Hui donned a face mask and went to pick them up at the station, which is just down the street from the seafood market believed to be where the coronavirus emerged. Wuhan, where 11 million people live, has been paralyzed by containment efforts by health authorities. With public transit shut down and taxis and ride-hailing operations also suspended, ordinary citizens are risking their health to ferry medical staff to and from work and getting key supplies such as food and masks to people needed to keep the city running. "Through the experience of this epidemic, I really feel that we people of Wuhan are so united. Everyone in our group has such a strong sense of mission," said Chen, who runs an ad hoc ride service through a messaging group on China's ubiquitous WeChat app, to find volunteer drivers for people working in vital roles, like doctors and health workers. Long days are common for the volunteers, some of whom are lending a hand from outside Wuhan. Shen Honghua, a volunteer who lives in eastern Zhejiang province, sits with two phones and her computer every day to find hotel rooms for some of the thousands of medical workers arriving in Wuhan. "I wouldn't sleep until 3 a.m. or 4 a.m.," she said. While no-one has tallied the number of rides given or donations sent, one informal alliance of hoteliers who volunteered their rooms estimated that in the first week of the shutdown, hotels in Wuhan sheltered over 6,000 medical workers. The work is not without risk or consequence. Many volunteers in the city use pseudonyms and keep their work hidden from their families who may otherwise try to stop them. Some have also fallen ill after being exposed to the virus during their work. Officials in Wuhan and Hubei province have repeatedly warned of shortages in medical equipment to guard against infection including masks, even as Beijing exhorts manufacturers to boost production. One 50-year-old volunteer, who has not told his family what he is doing and declined to give his real name, said he wore a mask purchased from a grocery store when he started ferrying doctors and nurses to and from work. "After they got in the car, they said what you're wearing is completely below standard," he recalled from one of his first rides. He now delivers donations of food, medical supplies and protective gear to other volunteers as well as people whose family members have fallen ill from the new virus. Chen's family found out about her volunteer work when her daughter called one day during a delivery run. Hearing the noise in the background, her daughter suspected that she was outside and pressed for the truth, asking for a video call. Chen said she had no choice but to tell the truth. "She said to me, 'I'm asking, are you going out tomorrow? If you go out tomorrow, then I'm not going to wear a face mask. I'm going to stand outside the gate to my building and let myself get infected.'" "If you get infected, then how can I live?" (Editing by Se Young Lee & Simon Cameron-Moore)
2
自从“不明原因”肺炎上月底在武汉爆发以来,当地已有41人被官方确诊为新型冠状病毒的肺炎病例,但中国其他省份均未报告相关疫情。春运已至,舆论质疑,“武汉肺炎”疫情是否会出现大面积扩散? 日本政府周四证实,近日在日本接受住院治疗的一名华人患者,其检测样本呈现新型冠状病毒阳性反应。这也是继泰国日前确诊了首个“武汉肺炎”病例后,在中国境外被确诊的第二个病例。 截至本周,武汉卫健委共初步诊断了41例新型冠状病毒肺炎病例,其中重症7例、死亡1例。但与这些病例密切接触过的700多人,官方称,都没有出现病征。武汉卫健委还说,从3日开始,他们没有发现新发病例或明确的人传人证据。 而在香港,“武汉肺炎”疫情让当局颇为紧张。港府4日启动了严重应变级别,并陆续接诊大量疑似病例。香港医管局表示,截至周三,当地疑似个案已达76宗,其中10人仍在留院治疗。 尽管如此,世界卫生组织的一名官员近日表示,这类新型冠状病毒可能已经出现了有限人传人的状况,并可能会进一步蔓延。 目前,有不少中国网友开始公开质疑政府的所谓信息公开透明度不足。总部位于香港的中国人权民运信息中心指出,泰国和日本只有数百人近期去过武汉就已有两人确诊,而与湖北接壤的6个省份总人口高达4亿,不只数百万人去过武汉,但至今除了武汉外,其他大陆地区没有报告任何疫情,这明显是当局在故意隐瞒。 有微博网友表示:“之前不会人传人,现在传到泰国,又有可能人传人了。” 另一位网友直言:“继续忽悠,反正没钱人的命不是命。” 中国春运已于本月10日正式启动。中国政府官员表示,今年春运旅客发送量预计将达30亿人次。全球最大规模的年度“人口迁徙”再加上有限人传人的担忧,这难免让国人质疑:“我真的不会被传染吗?” 自由亚洲电台记者家傲华盛顿综合报道 责编:何平 网编:郭度
© Shutterstock As the world researchers try to identify the cause of a mysterious, novel coronavirus from China, researchers from the German Center for Infection Research (DZIF) have made headway on at least tracking its existing, with the creation of a new assay protocol that allows quick testing of suspected cases. Since its discovery in Wuhan, China, the new coronavirus has popped up in cases in Thailand and Japan as well, sparking fears of a global pathogen spread. It can cause severe pneumonia. In all, 41 cases struck China itself, including two deaths. Since the initial cases were reported on Dec. 31, 2019, little more of the virus has revealed itself. Researchers still do not know how patients were infected, whether human-to-human transmission is involved or even how the disease is being transmitted, the clinical spectrum of the disease, or the extent of infection, according to the World Health Organization (WHO). The new test, however, means that while experts might not yet be able to determine where the virus came from, they can at least halt it quicker. The test is publicly available, following online publication by WHO, though a joint evaluation study is underway. “Now that this diagnostic test is widely available, I expect that it won’t be long before we are able to reliably diagnose suspected cases,” Dr. Christian Drotsen, professor and director of the Institute of Virology on Campus Charité Mitte, said. “This will also help scientists understand whether the virus is capable of spreading from human to human. This is an important step in our fight against this new virus.” DZIF and its virus detection and preparedness group intend to increase preparedness for the emergence of new viruses, like this one.
2
陈奕天,本名陈奕(Eachen),曾用名陈旭天,艺名才叫陈奕天。近年来这个九零后年轻小伙子,可以说在魔术表演领域混得风生水起,当然,在影视领域他也是深有造诣,令人咋舌的是,最近他更是一度在实力段子手的道路上渐行渐远,这“涂鸦式”的画风真是让人哭笑不得。 陈奕天演过什么电视剧 很多网友都认为,先不论陈奕天在魔术表演领域取得了多惊人的成绩,就凭他如此的多才多艺、性格好、颜值又高,再加上过人的情商,竟然不在娱乐圈深入发展,实在令人觉得扼腕叹息。但是在陈奕天本人看来,不管是在哪个领域发展,只要自己过得开心,这才是最重要的。 陈奕天演过什么电视剧 回到今天的话题,陈奕天演过什么电视剧?很多人对陈奕天表演的魔术如数家珍,对陈奕天具体演过哪些电视剧却不是很清楚。今天,小编就来盘点一下陈奕天演过的几部电视剧,看过这些剧你吃惊到了吗? 2007年,尚是稚龄的陈奕天就已经五官精致、相貌清秀,而被导演一眼相中,随即参演了地方电视剧《一家亲》,之后正式进入娱乐圈。 2016年,陈奕天参演了超级网剧《我的女朋友陈白露小姐》,在剧中陈奕天饰演的是一位会变魔术的角色Magics,合作的演员有陈娅安、张天爱、屈楚萧、李子峰等。凭借着帅气的外表以及精湛的演技,陈奕天不仅获得了大批观众的喜爱,还因此人气飙升演艺事业再上一个新台阶。 除了电视剧作品外,陈奕天这些年来也陆续参演了不少影视作品,像《未来特工》、《猴年马月》、《花椒是狗》等,有兴趣的粉丝们也可以了解一下哦! 其实,相比于影视领域,陈奕天在魔术行业更加出色。2008年,陈奕天因参加东南卫视的《大魔镜》,正式踏足魔术界并大展拳脚。2009年至2013年,陈奕天已经打造了20多部魔术作品,并且收获了大批粉丝,人气暴涨直逼偶像男星。 2011年,陈奕天担纲北京网络春晚魔术执导。2012年,陈奕天荣获“龙之子-世界华人喜爱的专业魔术指导教师”称号。2013年,陈奕天执导黑龙江春晚魔术节目并且参加了演出。2015年,陈奕天参加东方盛典并大放异彩,同年,他在国剧盛典中表演了变鸽子魔术,人气再度爆棚。 那2020年到底有什么规划呢?估计还是一样吧。在这里小编还是祝陈奕天2020年越来越好!
The Cyprus state will pay over €0.5 billion in redundancies by end of 2020, according to figures obtained by Phileleftheros. This expenditure piled up over the last decade – from 2010 to 2020. In fact, it is estimated that over 55,000 employees were made redundant before the end of 2019. In 2020, the state is expected to pay €27.4 million for redundancies, according to the Ministry of Labour’s budget. Data analysis also shows that, as of 2016, redundancy funds decreased due to a fall in the number of employees made redundant. At the time of the island’s deep financial crisis, the number of redundant staff was almost double with the state having to pay over €100 million in redundancies within a year. Specifically, redundancy payments are estimated to have exceeded €27 million in 2019. In 2018, the state handed out €25.4 million to redundant employees. This was essentially at 1999 levels. In addition, the state allocated €28.1 million in 2017 for redundancies, €52 million in 2016 and €49 million in 2015. In 2014, €99.5 million was paid put and €88.5 million in 2013. Increased amounts were also handed out in 2012, amounting to €54.4 million. In 2011, the amount paid was €30.8 million and another €27.8 million in 2010. At the same time in 2012, the maximum amount the state paid out was €51,605 and €50,449 in 201. As for 2010, the maximum amount was €48,990, in 2009 it was €46,529 and € 44,529 in 2008. Under the law on employment termination, the maximum amount of pay is calculated based on the maximum number of weeks of compensation which is 75.5% of the maximum weekly amount of pay taken into account. This is four times the weekly amount of basic insurable salaries. In addition, under the Social Security Act, redundancy funds are paid to employees who have been under the same employer for 104 weeks before their retirement age. The amount of payment is proportional to the time of continuous employment and corresponds to three weeks per consecutive year of work. Redundancy funds are made available three months after the employment termination. Read more:
1
【回国工作】办WSU毕业证,教育部留服认证Q/微2228960192办卫奇塔州立大学毕业证书,WSU硕士文凭,WSU研究生文凭,Certificate.改WSU成绩单GPA,学士学位证,硕士学位证,offer雅思考试申请学校Wichita State University fake Diploma,Degree,TranscriptQ/微信2228960192 办理各大学 毕业证成绩单 ,雅思托福,留信认证.【真实使馆认证】【真实教育部认证】永久存档可查! -----------------◆----------------不成功,不收费------------------◆----------------------------- ◆【咨询方式】 【扣】/微信2228960192 联系人:Ella -----------------◆---------------------业务类型-------------------◆----------------------------- ◆【主营项目】: ★★毕业証、成绩单、使馆认証、教育部认証、学生卡--?OFFER等.等! ★★办理真实使馆公证(即留学回国人员证明,不成功不收费) ★★办理教育部国外学历学位认证。(网上可查、永久存档、快速稳妥) ★★办理各国各大学文凭(一对一专业服务,可全程监控跟踪进度) -----------------◆---------------------制作工艺-------------------◆----------------------------- ◆【高仿真】: ★★凭借多年的制作经验本公司制作《激光》《水印》《钢印》《烫金》《紫外线》凹凸版,uv版等防伪技术一流,高精仿度几乎跟学校100%相同!让您绝对满意。 -----------------◆---------------------操作周期-------------------◆---------------------------- ◆【高效率】 ★★本公司承诺各位顾客在最短时间内制作完成并交货。不论您身在何处,只要您有需要,我们便会以最高效的办事效率满足您的需求,如果我们没有您所想办的学校那么只要您能提供版本我们就可以为您专门开版办理一周内完成。 -----------------◆---------------------公司理念-------------------◆----------------------------- ◆【诚信为主】: ★★我们以质量求生存,.以服务求发展有雄厚的实力,专业的团队咨询顾问为您细心解答,可详谈,是真是假,眼见为实,让您真正放心,平凡人生,尽我所能助您一臂之力让我们携手圆您梦想! -----------------◆---------------------业务范围-------------------◆----------------------------- ◆【主营国家】: ★★加拿大、澳大利亚、新西兰、新加坡、美国、英国、欧洲-----等等! ◆【公司宗旨】:诚信为主,质量为本,客户为先,解您所忧 -----------------◆---------------------联系方式-------------------◆----------------------------- ◆【贴心专线】: 【扣】/微信2228960192 联系人:Ella ★敬请保留此联系方式,以备用!如有不在线请给我们留言!我们将在第一时间给您回复! ★★此贴长年有效——欢迎各位新老顾客咨询,我们将会竭诚为您服务!
Stuart Liddell was the overall winner at last year's event. Organisers have announced the cancellation of this year's Northern Meeting Piping Competition. Regarded as the world’s most prestigious annual solo piping event, attracts competitiors from all over the world, this year's event had been due to take place at the Eden Court Theatre in August. The cancellation means it is the first time the competition will not be staged since the Second World War. The competition welcomes competitors from as far afield as Canada, the USA, New Zealand, Australia and Europe. Convener Alan Forbes said: "It is with much regret that the Northern Meeting Piping Committee has decided to cancel this year's competition in view of the coronavirus pandemic. "Although the competition is still some months away we feel that it is unrealistic to expect conditions to change sufficiently to give us confidence that running it in the normal way would be considered safe, and we do not wish to prolong the uncertainty around it for longer. "Let's hope that some measure of normality will have returned by next year and we hope to welcome all of our competitors, judges and sponsors and supporters back to Inverness then." Click for more coronavirus news
1
指委会要求公安部指导有关单位对3月3日乘坐从柬埔寨入境越南的越航VN814航班以及3月4日从日本飞往新山一机场的越航VN341航班的乘客名单进行核查,确定其驻留地址,并立即进行隔离和医学观察。 胡志明市人民委员会指导有关单位与公安部各直属单位配合,对与确诊新冠肺炎的日本乘客接触过的所有人员进行隔离和医学观察。 胡志明市人民委员会对承载确诊病例的飞机、确诊新冠肺炎病例曾经去过的地区进行消毒,避免病毒扩散蔓延。 据悉,3月3日,从柬埔寨暹粒市至胡志明市的越航VN814航班乘客和机组人员总数73名,其中一名日本人乘坐该航班并在新山一机场转机,在回到日本的机场时,这名乘客出现发烧症状,日本医疗机构对其进行新冠病毒检测,结果呈阳性。 乘坐越航VN814航班的乘客中,只有6名乘客入境越南(包括一名越南人、三名法国人、一名澳大利亚人和一名菲律宾人),其余61名乘客在新山一机场转机,并在3日夜晚分别飞往英国伦敦(50人)、日本成田(7人)、日本名古屋市(1人)、韩国釜山(2人)、菲律宾马尼拉(1人)。该航班的机组人员也按照规定接受隔离观察。(完)
Society Project helps women migrant returnees reintegrate Vietnamese women migrant returnees will receive assistance to reintegrate into their communities sustainably under a project launched in Hanoi on March 6. Society COVID-19: Vietnam, Japan work to protect health of Vietnamese trainees The Vietnamese Labourers Management Board in Japan has been working closely with Japanese authorities to protect the health of Vietnamese trainees in the context of the complicated developments of the acute respiratory illness COVID-19. Society Senior high schools in Hanoi to re-open on March 9 Senior high schools in Hanoi will re-open on March 9, while schools at lower levels, which are preschool, elementary and junior high schools will remain closed until March 15.
4
(古晋11日讯)民主行动党实旦宾支部宣传秘书陈国彬指出,随着砂州选举脚步越来越近,许多立场中立的公会也因为其主席的政治立场而开始似有意似无意的攻击希盟政府的政策,其中更是将矛头指向行动党,政治意图显而易见. 其中,陈国彬表示,一些拥有其政治立场的公会主席甚至以他们主席的身份公开的表明支持人联党,也将20%石油税未能归还以及砂拉越地位不能还原归咎成是希盟政府的过错;对此,陈国彬质疑,这些以公会主席身份所发表的言论是不是就代表整个公会会员的意愿? 又或者是自身的政治立场而已? 也是前实旦宾区国会议员的陈国彬也说到,公会主席若要公开表明其政治立场的话,不应该利用其公会的平台,更不应该利用其公会主席的身份,因为这样的言论是代表了整个公会的立场.他强调,公会可以关心政治,但是更应该超越政治立场. 对于20%石油税以及砂拉越地位迟迟未能还原,陈国彬重申,砂希盟主席张健仁已经多次表明希盟的献议,那就是增加砂州石油开采税至20%及归还50%砂本土税收予砂政府,惟这笔增加的收入将用在医药和教育领域。但是砂政盟却不愿意接受,只愿意拿钱但是却不愿意回馈给砂拉越人民. 不仅如此,希盟政府在执政联邦后,在执政后不到一年的时间就提呈修宪,还原砂拉越三邦之一的地位时,但砂政盟却为了他们的政治议程利益而选择联手巫统以及伊斯兰党拒绝投票,二度出卖砂拉越而导致了修宪的失败,这也让砂拉越人多年的期盼落空. “若不是砂政盟(GPS)的刻意不接受,砂拉越的地位以及20%石油税早就在希盟执政联邦后的一年内已经归还,今天的砂拉越也不会继续成为马来西亚的13州之一.” 对此,陈国彬希望公会主席不要再一味的选择漂白砂政盟,因为人民的眼睛是雪亮的,人民将会清楚的看到砂政盟是如何的二度出卖砂拉越,也会清楚的看见砂政盟是如何的罔顾砂拉越人民的利益. “在希盟执政后,虽然不尽完美,但是我希望一些公会主席不要选择性看不见,在希盟廉正的管理下,马来西亚的贪污印象指数(CPI)在全球的180个国家当中,从61名提升至10位至51位,而这只是希盟执政后的其中一个佳绩而已.”
SIBU: More Sarawakians have been urged to shift and venture into online business. Domestic Trade and Consumer Affairs (KPDNHEP) Deputy Minister Chong Chieng Jen said online business is used worldwide and is growing faster than traditional businesses in supermarkets or shopping malls. “In this era of industrial revolution, we have to adjust our business capital and our mindset to adapt to this changing time. Chong Chieng Jen “That is why we need to move from traditional business to e-commerce which is now showing a growth of up to 10 per cent,” he said during a Chinese New Year gathering between the KPDNHEP with various non-government organisations (NGOs). Also present were KPDNHEP deputy secretary (consumer and management) Datuk Rostam Affendi Datuk Salleh, KPDNHEP Sarawak director Datuk Stanley Tan, Sibu MP Oscar Ling, Lanang MP Alice Lau, Pelawan assemblyman David Wong, Bukit Assek assemblywoman Irene Chang, Temenggung Datuk Vincent Lau and Temenggung Stanley Geramong. In the meantime, Chong who is also Stampin MP, said various achievements have been achieved in the country under the leadership of Pakatan Harapan (PH) government. “During the 18 months of administering the country, Malaysia’s ranking in the International Corruption Perception Index showed an increase from 61 to 51 from over 180 countries. “This is a positive development of the government under the leadership of PH and demonstrates that the PH government is a transparent and serious government in the fight against corruption in the country,” he said. Chong also stressed that the country is on the right track despite hearing many complaints.
1