text stringlengths 1 364k | category stringclasses 4
values | labels int64 1 4 |
|---|---|---|
Afferent glomerülar arteriollerbowman kapsülü de denilen kapsüla glomerülarisin damar kutbundan girerek bir kılcaldamar yumağı (rete kapillare glomerülare) oluşturur ve daha sonra bu yumak tekrarbirleşerek efferent glomerülar arteriolü oluşturur. | stem | 4 |
Efferent glomerülar arteriollerarterin girmiş olduğu kutuptan çıkar ve interlobüler venlere açılır. | stem | 4 |
İnterlobülervenlerden sonra sırasıyla arkuat venler, interlober venler renal venlere dökülür (Şekil7). | stem | 4 |
Renal ven renal arterin önünden renal hilustan çıkar ve vena cava inferiora dökülür. | stem | 4 |
Sol renal ven orta hatta aorta abdominalisin önünden superior mezenterik veninarkasından geçer (10).11Böbreğin lenf damarlarını üç adet pleksus oluşturur. | stem | 4 |
Bunların ilk ikisi böbreğiniçinde olup biri tübülüs renalisin etrafında, diğeri kapsüla fibrosanın altında yer alır. | stem | 4 |
Üçüncüsü ise kapsüla adiposada bulunur. | stem | 4 |
Kapsüla fibrosanın altında ve kapsülaadiposada bulunan lenf pleksusları birbirleri ile bağlantı halindedir. | stem | 4 |
Böbreğin içindekipleksuslardan gelen lenf damarları renal venleri takip eder. | stem | 4 |
Böbreğin mikrovasküler anatomisi (10).1.3.1. | stem | 4 |
Böbreğin SinirleriSempatik lifler n. splanchnicus minör, n. splanchnicus minus vetruncussympathicusun lumbal bölümünden, parasempatik lifleri ise n. vagustan gelir. | stem | 4 |
Bu liflerönce pleksus coeliacus, daha sonra a. renalis etrafındaki pleksus renalis aracılığı ileböbreğe gelir. | stem | 4 |
Bu pleksus içinde birçok gangliyon bulunur. | stem | 4 |
Bunlardan en büyüğü a.renalisin başlangıç kısmının ön tarafında bulunan ggl. | stem | 4 |
Bu lifler kandamarları ile tübülüs renalisin hücrelerine gider. | stem | 4 |
Sempatikler damarları daraltarak,damardan geçen kanın miktarını azaltır. | stem | 4 |
Böylece kandan süzülen idrarın miktarınıazaltmış olur. | stem | 4 |
Ağrısı tüm bel bölgesinde duyulur. | stem | 4 |
Kolik tarzda keskin ve batıcı bir ağrışeklindedir (13).1.3.2. | stem | 4 |
Böbreğin YapısıHer bir böbrek kolayca ayrılabilen fibröz bir kapsül tarafından örtülmüş, düzön ve arka yüze sahiptir. | stem | 4 |
İç taraflarında renal damarlar, sinirler ve lenfatiklerin girdiği12ve toplayıcı sistemin çıktığı derin bir vertikal yarık olan hilusu vardır. | stem | 4 |
Hilus içte sinüsrenalis ile devam eder. | stem | 4 |
Perinefritik yağ (kapsüla adiposa) hilustan içeride sinüs veçevresindeki yapılarda devam eder. | stem | 4 |
Her bir böbrek dışta bir korteks renalis, içte birmedulla renalis içerir. | stem | 4 |
Korteks renalis, medulla renalisi çevreler. | stem | 4 |
Korteks renalisböbreğin iç tarafına doğru uzantılar verir (kolumna renalis) ve medulla renalisi üçgenşekilli dokular (pyramides renalis) şeklinde bölerler. | stem | 4 |
Pyramides renalis tabanları dışakorteks renalise doğru yönelmiş, tepesi içe sinus renalise doğru yönelmiş üçgenpiramid şeklindedir. | stem | 4 |
Tepesi (papilla renalis) kaliks renalis tarafından sarılmıştır. | stem | 4 |
Her böbrek 1–4 milyon nefron içerir. | stem | 4 |
Embriyolojik kökeni nefrondan farklı olan toplayıcı tübüller ve kanallarnefronlarda üretilen idrarı toplayarak böbrek pelvisine iletirler. | stem | 4 |
Nefron ve içineboşaldığı toplayıcı kanal böbreğin işlevsel birimi olarak kabul edilen ürinifer tübülüoluşturur (10). | stem | 4 |
Her renal cisimcik (korpuskulum renale) kapiller bir yumak olan glomerüldenoluşmuştur. | stem | 4 |
Kapsülün visseral tabakası glomerülün kapillerleriniörter. | stem | 4 |
Parietal tabakası ise renal cisimciğin en dıştaki sınırını oluşturur. | stem | 4 |
Bowmankapsülünün iki tabakası arasında kapiller duvarından ve visseral tabakadan süzülensıvının toplandığı idrar boşluğu bulunur. | stem | 4 |
Her renal cisimcikte (korpuskulum renale)afferent arteriollerin girdiği ve efferent arteriollerin çıktığı bir damar kutbu, proksimalkıvrımlı tübüllerin başladığı noktada ise bir idrar kutbu bulunur. | stem | 4 |
Afferent arteriol renalcisimciğe girdikten sonra genellikle her biri kapillerlere dönüşen ve renal glomerülüoluşturan 2–5 primer dala ayrılır. | stem | 4 |
Bowman kapsülünün pariyetal tabakası ince birretiküler lif tabakası ve bazal lamina ile desteklenen tek katlı yassı epitelden oluşur. | stem | 4 |
Böbreğin yapısı (10). | stem | 4 |
Glomerül kapillerlerinin endotel hücreleri ince bir sitoplazmaya sahiptir. | stem | 4 |
Organellerin çoğu, sitoplazmanın çekirdek çevresinde kalınlaştığı kısmındayoğunlaşmıştır. | stem | 4 |
Bu hücrelerin pencereleri daha büyüktür (70–90 nm çapında) ve sayısıpencereli kapillerlerin bulunduğu diğer organlardaki endotel hücrelerindekinden dahafazladır. | stem | 4 |
Bu hücrelerde, diğer pencereli kapillerlerde gözlenen kapiller açıklıklarınıbirbirine tutturan ince diyafram yapısı bulunmaz. | stem | 4 |
Proksimal kıvrımlı tübüller tek katlı kübik ya da prizmatik epitelle örtülüdür. | stem | 4 |
Bu epiteldeki hücreler, içerdikleri çok sayıda uzamış mitokondri nedeniyle asidofiliksitoplazmaya sahiptir. | stem | 4 |
Hücre apeksinde fırçamsı kenarı oluşturan çok sayıdamikrovillus bulunur. | stem | 4 |
Bowman kapsülünün yapısı (10). | stem | 4 |
Henle kangalı, proksimal kıvrımlı tübüllere yapıca çok benzeyen bir kalın inenkol; bir çıkan ince kol ve yapıca distal kıvrımlı tübüllerle aynı olan bir kalın çıkankoldan oluşan “U” şeklinde bir yapıdır. | stem | 4 |
Medullanın dış kısmında dış çapı 60 µm olankalın inen kol birdenbire 12 µm’ye dek daralarak inen kolun ince bölümü olarak devameder. | stem | 4 |
Nefronun bu bölümünün lümeni, duvar epitelinin yassı olması yüzünden geniştir. | stem | 4 |
Epitelin yalnızca çekirdekleri lümene doğru hafif çıkıntı yapar.15Bütün nefronların yaklaşık 1/7’si kortikomedüller sınırın yakınında bulunur,bu yüzden jukstamedüller nefronlar adını alırlar. | stem | 4 |
Diğer nefronlara ise kortikalnefronlar denir. | stem | 4 |
Bütün nefronlar süzme, emilim ve salgılama işlemlerinde rol alır. | stem | 4 |
Ancak jukstamedüller nefronların medüller intertisyumda hipertonik gradyanı sağlamakonusunda özel bir önemi vardır, medüller intertisyumdaki hipertonik ortam böbreğinhipertonik idrar üretme yeteneğinin temelini oluşturur. | stem | 4 |
Jukstamedüller nefronlarınhenle kangalı çok uzundur ve bunlar medullanın derinliklerine inerler. | stem | 4 |
Bu kangallarkısa ve kalın inen kol, uzun ince inen ve çıkan kollar ile kalın çıkan koldan oluşmuştur. | stem | 4 |
Öte yandan kortikal nefronlarda inen ince kollar çok kısadır ve çıkan ince kolbulunmaz. | stem | 4 |
Henle kangalının çıkan kalın kolu kortekse girdiğinde histolojik yapısını korurancak büklümlenerek nefronun son kısmı olan distal kıvrımlı tübülleri oluşturur. | stem | 4 |
Butübül tek katlı kübik epitelle döşelidir. | stem | 4 |
Distal kıvrımlı tübüller kortekste izledikleri yol boyunca kendi nefronlarına aitrenal cisimciğin damar kutbuna değerler. | stem | 4 |
Bu değme noktasında afferent arteriyol vedistal tübül modifiye olur. | stem | 4 |
Distal kıvrımlı tübül hücreleri bu jukstaglomerüler bölgedeprizmatik hale dönüşürken çekirdekleri de bir araya toplanır. | stem | 4 |
Distal kıvrımlı tübüllerden geçen idrar birbirlerine bağlanarak daha büyük, düztoplayıcı kanalları oluşturan toplayıcı tübüllere boşalır. | stem | 4 |
Bu kanallar bellini kapillerkanalları adını alır ve piramidlerin uçlarına doğru giderek genişler. | stem | 4 |
Küçük toplayıcıtübüller kübik epitelle döşelidir çapı ortalama 40 µm’dir. | stem | 4 |
Bu tübüller medullanınderinliklerine doğru indikçe hücrelerin boyu uzar ve prizmatik olur. | stem | 4 |
Piramidlerinucuna yakın bölümlerde kanalın çapı 200 µm’ye ulaşır. | stem | 4 |
Toplayıcı tübüller ve kanallar katettikleri bütün mesafe boyunca rutin boyalarlazayıf boyanan hücrelerden oluşmuşlardır. | stem | 4 |
Sitoplazmaları az sayıda organel içerir veelektron geçirgen özellikler taşırlar. | stem | 4 |
Hücrelerin bazaldeki membranında hemen hiçinvajinasyon gözlenmez. | stem | 4 |
Toplayıcı tübüllerde ve korteksteki toplayıcı kanallarda koyuboyanan bir hücre tipi olan interkalar hücreler de görülmektedir (10). | stem | 4 |
Kortekste bulunan toplayıcı kanallar, her medüller ışına boşalan birkaç küçüktoplayıcı tübül aracılığıyla dik açılarla birbirine bağlanır. | stem | 4 |
Medullada gerçekleştirilenidrar yoğunlaştırma işleminde en önemli rolü toplayıcı kanallar oynar (10).161.4. | stem | 4 |
Böbreğin HistofizyolojisiBöbrek filtrasyon, aktif emilim, pasif emilim ve salgılama işlevlerini kapsayankarmaşık bir dizi işlem aracılığıyla organizmanın iç ortamının kimyasal bileşiminidüzenler. | stem | 4 |
Filtrasyon işlemi, kan plazması ultrafitratının oluştuğu glomerüldegerçekleşir. | stem | 4 |
Nefronun tübül kısımları, özellikle de proksimal kıvrımlı tübüller bu filtratiçindeki vücut metabolizmasına yararlı olan maddeleri emer, bu şekilde homeostazındevamını sağlar. | stem | 4 |
Tübüller aynı zamanda idrarla atılan belli zararlı maddeleri, kandantübül lümenine aktarır. | stem | 4 |
Toplayıcı kanallar belli koşullarda suya geçirgen hale geçerekkan plazmasından daha hipertonik olan idrarın konsantrasyonunu artırır. | stem | 4 |
Bu yollaorganizma suyunu, interselüler sıvısını ve osmotik dengesini kontrol eder. | stem | 4 |
Erişkin bir kişide iki böbreğe gelen kan dakikada 1,2–1,3 litreyi bulur. | stem | 4 |
Budurum vücutta dolaşan bütün kanın her 4–5 dakikada bir böbrekten geçmesi anlamınıtaşır. | stem | 4 |
İki böbrek dakikada 125 ml filtrat üretir; bu miktarın 124 ml’si emilir ve yalnız1 ml’si idrar olarak kalikslere salınır. | stem | 4 |
Bir günde ortalama 1500 ml idrar oluşmaktadır. | stem | 4 |
Glomerüler filtratın kimyasal bileşimi kan plazmasına benzer ancakmakromoleküller glomerül duvarını geçemediği için hemen hiç protein içermez. | stem | 4 |
Glomerül kapillerlerinin endotel hücreleri pencerelidir, 70–90 nm çapında çok sayıdaaçıklık bulunurken, diyafram içermezler, bu sayede endotel geçirgenliği artar (10). | stem | 4 |
Renal cisimcikte oluşan glomerüler filtrat, absorbsiyon ve ekskresyonunbaşladığı yer olan proksimal kıvrımlı tübüllere geçer. | stem | 4 |
Proksimal kıvrımlı tübüllerfiltrattaki glukoz ve aminoasidlerin tümünü, suyun ve sodyum klorürün %85’ini veayrıca fosfat ve kalsiyumu emer. | stem | 4 |
Glukoz, aminoasidler ve sodyum, proksimal tübülhücrelerinin bazolateral membranları üzerinde bulunan Na+/K+-ATPaz etkinliğinebağlı olarak emilirken su, ozmotik gradienti izleyerek pasif olarak emilir. | stem | 4 |
Filtrattakiglukoz miktarı proksimal tübülün emme kapasitesini aştığında, idrar miktarı artar veglukoz içerir. | stem | 4 |
Filtratta az miktarda bulunan proteinin emilimi pinositozlagerçekleştirilir. | stem | 4 |
Proteinler lizozomlar tarafından sindirilir ve aminoasitler buradabulunan hücreler tarafından yeniden kullanılır. | stem | 4 |
Bütün bu etkinliklere ek olarakproksimal kıvrımlı tübüller kreatinin gibi maddeleri ve paraaminohippürik asid,penisilin ve iyotlu kontrast madde gibi vücuda yabancı olan maddeleri idrara salgılar. | stem | 4 |
Bu olay tübüler sekresyon olarak tanımlanan aktif bir işlemdir. | stem | 4 |
Bu maddelerin17sekresyon hızının belirlenmesi böbrek işlevlerinin klinik açıdan değerlendirilmesindeyararlıdır. | stem | 4 |
Henle kangalı su tutma işleminde rol oynar; böylece hipertonik idrarüretilebilir ve vücut suyu korunabilir. | stem | 4 |
Henle kangalı, toplayıcı kanallardan geçenidrarın konsantrasyonunu etkileyen medüller interstisyumdaki hipertonik gradyanıoluşturur. | stem | 4 |
Kangalın inen ince kısmı suya geçirgen iken çıkan bölüm suya geçirgendeğildir. | stem | 4 |
Çıkan kalın kolda sodyum klorür aktif olarak tübülden dışarı atılır. | stem | 4 |
Bu şekildemedüller interstisyumda idrarın yoğunlaştırılmış hale gelmesi için gereken gradyansağlanmış olur. | stem | 4 |
Aldosteron konsantrasyonu yeterince yüksek olduğunda distal kıvrımlıtübüllerde sodyumun emildiği, potasyum iyonlarının dışarı verildiği bir iyon değişimbölgesi bulunur. | stem | 4 |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.