Search is not available for this dataset
text stringlengths 50 177k |
|---|
Bu demek değildir ki hayatta insan hiçbir şeye küsmez. Bir insanı küstürebilirsiniz de ama onu iyice dinleyin, iyice bir yorumlayın onun söylediklerini, ondan sonra eğer küsmenize gerek varsa, küsersiniz. Ama küsmenize gerek yoksa, küsmezsiniz. Genelde ani olarak küsmemeye dikkat edin. Bu başarısızlığın ana nedenlerinden biridir. Çünkü küsmek moralinizi, sağlık durumunuzu bozar, sizi strese sokar, daha sağlıklı düşünmenize engel olur. Türlü negatif yönleri var küsmenin. Dolayısıyla küsmeden uzak durun. |
Bizim muhasebede bir nosyon mevzumuz var, "Hesap verilebilirlilik nosyonu" diye. Hesap Verilebilirlilik nosyonu, muhasebenin temellerinden biridir. İşinizde, evinizde, ailenizde, çocuğunuza karşı her zaman kendinizi hesap verebilir bir durumda olduğunuzu görmek için istersiniz bunu. Bu bir kavramdır muhasebede, "accountability" dediğimiz bir kavram. Bu kavram, size hayatta attığınız her adımın eşiğinde, bir hesap planı olmasını öğretir. |
Size şöyle bir örnek vereyim: Bugün ne kadar para harcayacaksınız. Bunun, bir hesaba dayalı bir işlem olması lazım. İşte size bir nosyon kazandırır. Eğer hesabınızın ne kadar olacağını biliyorsanız, ona göre hareket ediyorsanız, bu size bir nosyon kazandırıyor. İşte bu, Hesap Verilebilirlilik nosyonudur. |
Ne kadar yemek yiyeceksiniz ki fazla kilo almayasınız. Bu da bir hesap gerektiriyor. Buradan işinize kaç saatte gidebilirsiniz? Vasıtanız varsa başka, otobüsle gidecekseniz başka, uçakla gidecekseniz başka, neyse vasıta….orada da bir hesap verilebilirlilik vardır. Şuradan şu kapıya kadar, kaç adımda gidebilirsiniz; beş mi, altı mı? |
Bir accountability var, bir hesap verilebilirlilik var. |
Dikkat edin, farkında değilsiniz belki , hayatta her işte bir "hesap verilebilirlilik" kavramı var. Bu muhasebede bilhassa çok önemli bir kavram ve bu sizi cimri olmamaya da yönlendirir. |
Eğer siz attığınız her adımın hesabını kendi kendinize veriyorsanız. Bu hesap verilebilirlilik kavramıyla oturup da kağıt üzerinde metamatik yapacak değilsiniz. Bu düşünce ile oluyor. Ona ne zaman giderim, hemen dakikasında, hesabını verebiliyorsunuz. Bu muhasebe dersleri ve özellikle de finansman dersleri, size böyle bir nosyon kazandırıyor ve size her işi bir şekilde yapmanızı öğretiyor. Dolayısıyla sizi de cimrilikten uzaklaştırıyor. Böyle bir yararı var. |
Sosyal hayat ve evlilik. Öğrencilerime, bilhassa son sınıf öğrencilerime, mezun olanlara son |
derste şunları tavsiye ediyoruz: "İşinizin dışında size sosyal etkinlikler kazandıracak kurumlara, derneklere, cemiyetlere bağlanın. Çünkü bugünkü işler bu gibi derneklerden kaynaklanıyor, meydana çıkıyor. |
Örneğin Boğaziçi Üniveristesi'nin son derece güzel bir mezunlar derneği var (BÜMED). Orada 7-8 bin üye var. Yakında bu 15-20 bine çıkacak. Oraya üye olun. Sosyal kulüplere, mezun derneklerine, spor kulüplerine üye olun ve orada Boğaziçi Üniversitesi'nin size vermiş olduğu avantajları yaşayın. Aynı zamanda kendi okulunuza da bir katkınız olur." |
Bir de aile hayatı : "Eşinizi seçerken fikir, para, sevgi ve saygı uygunluğuna bilhassa dikkat ediniz." |
Eşinizin ve kendi ailelerinizin, her bakımdan birbirlerine uyumlu olmalarına dikkat edin. Bu çok önemli bir nokta. Bugün belki müstakbel eşinizle karşılaşıyorsunuz okulda. Diyelim ki ben bir erkeğim, bir kızı sevdim, tamam, onunla evlenmeyi düşünüyorum. Güzel, fakat başka üzerinde durmam gereken noktalar var: Eşimin ailesi kimdir, nasıl bir ortamdan geliyor . |
Benim ailem ile onun ailesi uyumlu olur mu? Biz Amerika'da yaşamıyoruz. Orada 18'inden sonra bütün çocuklar başlarına buyruk, tek başlarına büyüyorlar ve değişik yerlerde yaşıyorlar; annelerinden , babalarından uzak. Bizim böyle bir yaşantımız yok. Bizim yaşantımız daha fazla ailelerimizle olan yaşantılarımızdır. Ve ailelerimizle birlikte değil, fakat onların yakın çevrelerinde böyle bizim bir yaşama stilimiz var. |
Ne olacak, sizin aileniz ile eşinizin ailesi ile bu her iki taraf için de söz konusu. Birbirleriyle git-geller, münasebetler, görüşmeler olur. Onların da uyumlu olması lazım. Birbirleriyle uyumlu kişiler olması lazım. Çünkü onların uyumsuzluğu sizi mutsuz kılar. |
Bir zaman sonra eşinizi ne kadar da sevseniz, ne kadar da ona aşık olsanız, muayyen bir zaman sonra tatsızlıklar da olur: "Vay benim anneme sem şu gözle baktım. Gerekli hürmeti göstermedin, gerekli saygıyı göstermedin" gibisinden. Tabii eşinize aşık olup da evlenebilirsiniz, bu da çok güzel bir olay. Fakat evlendikten bir müddet sonra o aşktan uzaklaşırsınız. |
"Aşkın gözü kördür" dedikleri çok doğru. Aşık olduğunuz yıllarda eşinizin her hareketini belki kötü de olsa, iyi de olsa, olumlu karşılarsınız ama muayyen bir yıl sonra o aşk yerini sevgiye ve saygıya bırakmalı. "Eşinizle sabırlı ve mutlu olarak yaşamak istiyorsanız eşinizle , o aşık olduğunuz yılların havasını bırakıp, ona karşı gerekli hürmeti, sevgiyi, saygıyı göstermeniz lazım ki mutlu yıllar sizin olsun.." |
"Gençlik günlerinizin maceralarını eşinize kesinlikle anlatmayınız." Onu da söylerim. Müthiş bir alkış kopar sınıfta. Müthiş bir alkış! |
Din ellerinden gidiyor diye korkuyor - Evrensel.net Din ellerinden gidiyor diye korkuyor |
Gezi direnişi Başbakan'ı epey hırçınlaştırdı malum. Başbakan'ın yabancısı olduğu bir ruh hali değil bu ancak yine de 1 ayı aşkın süredir öfkesine daha sık şahit olma şanssızlığını yaşıyoruz. Bu öfkenin son hedefi İlahiyatçı Yazar İhsan Eliaçık oldu. Başbakan'ın avukatları Eliaçık'a attığı tw |
Başbakan Erdoğan, "hakaret" iddiasıyla size dava açtı. Antikapitalist Müslümanların Gezi direnişindeki varlığı ve topladığı sempatiye yönelik bir tepki olarak değerlendirebilir miyiz bunu? |
18 Haziranda peş peşe attığım 12 tweet'i alarak, bunlardan 9'unun suç unsuru teşkil ettiğini söylüyorlar. Ne demişim; "Abdestli kapitalistlikten abdestli tiranlığa terfi etti", "Provokatör", "Kibirli", "Yalancı" demişim. Bir sözün hakaret kabul edilebilmesi için kişinin şahsına, ailesine, eşine, sülalesine yönelik olması lazım. Burada hakaret yok, burada Tayyip Erdoğan'ın iktidarı kullanış biçimine ilişkin siyasal eleştiri var. AİHM'in, Yargıtay'ın bu konuda kararları var. Bu tür siyasal eleştirileri manevi tazminat davasına sokmuyorlar. Sert ve haşin sözler olarak kabul ediyorlar. Benim eleştirilerim de öyledir ve hiçbiri hakaret değildir. Yalancı demişim bu hakaret değildir. Çıktı ve mil- yonlarca insana "Dolmabahçe'deki camide içki içildi" dedi. "Cuma günü görüntülerini göstereceğiz" dedi. 4 Cuma geçti hâlâ görüntüler yok. 40 Cuma geçse de çıkacağı yok; çünkü yalan. "Bayrak yaktılar" dedi, 2 yıl önceki bir gösteriye ait çıktı. Önce TRT'de tarihsiz verdiler, sonra farkedilince apar topar 31.06.2013 diye tarih kondurdular. Kabak gibi sırıttı. Bu da bir servisti. Sonra "Başörtülüyü yerde sürüklediler, üzerine idrar ettiler" dedi. Kabataş'ta her taraf MOBESE'lerle dolu. Bir tane çekim yok, şahit yok. Cep telefonuyla çekilmiş bir fotoğraf bile yok. |
Yalan. Kanıtlayın, gidelim, kimse bunlar protesto edelim, en önde de biz yürüyelim. Fakat evrensel hukuk diye, kanıt diye bir şey var kardeşim. Herkes birbirine iftira atarsa bir yere gidemeyiz ki. Bu başörtüsüne yapılan saldırganlığın tasvip edildiği anlamına gelmez. Zaten başörtüsüne yönelik böylesi davranışlardan Gezi Parkı'ndakiler de çok rahatsız. İşte bunları gördüğüm için "Yalancı" dedim. "Yiyici" dedim, "Yedirici" dedim. Kendi yaşantısı ortadadır. Oturduğu evler, siyasete girmeden önceki yaşantısı ortadadır. Nereden gelip nereye gittiği ortadadır. Etrafındaki insanların –ki çoğu bizim tanıdıklarımızdır- gözümüzün önünde neyken ne oldukları ortadadır. Öyleyse bu niye hakaret olsun ki? "Provokatör" dedim evet. Olmayan şeyleri olmuş gibi anlatarak milyonları meydanlara topladı. Anadolu'nun gariban muhafazakar kitlelerini "din düşmanlığı yapılıyor", "darbeciler, dış güçler var", "camide içki içtiler" gibi yalanlarla kışkırttı. İktidar olanaklarınızdan yararlanarak, 27 televizyonda canlı yayın yaparak, 7 gazetede aynı manşeti atarak, bunları yapamazsınız. Bu provokatörlüktür. Kışkırtıcılığın daniskasıdır. Biz ne yapmışız? Ağaçlar sökülmesin orası park kalmaya devam etsin demişiz. İslamcı kökten gelen, 2002'de ona oy vermiş birileri olarak her konuda ona itaat etmek mi zorundayız? |
Sizin etkiniz, kendilerine oy vermiş başkalarını da etkileyebilir endişesi taşıyorlar diyebilir miyiz? |
Savcının dilekçesinde şöyle yazıyor: "Tweet'ler etkili olmuştur. Başbakanın insanlar nezdindeki itibarı sarsılmıştır." Yalansa niye itibarı sarsılsın ki? Küfrü kim dinler ya hu? Hiçbir küfür etkili olamaz. Gerçek etkili olur. Gerçeği sert ve haşin bir dille dile getirirsen daha da etkili olur. Demek ki biz de onu yapmışız ve bundan felaket rahatsız olmuşlar. Genel olarak Gezi sürecindeki rolümüzden çok endişe duydular. Gezi Parkı'ndan dindarlığa saygı görüntülerinin yayılmasından çok rahatsızlar. Daha ilk günden bunu fark ettiler. İlk günlerde, Perşembe günkü o meşhur şafak baskınını da bu yüzden yaptılar. Çadırları yaktıkları günden bahsediyorum... Ertesi gün Cuma'ydı. Biz orada gençlerle Cuma namazı kılmayı konuşmuştuk. 500'e yakın kişi katılacaktı. Bunu haber aldılar, "Burada bir Cuma namazı görüntüsü olursa, tümden yanarız, bunu bastıramayız. Dini çevrelere de bu sıçrar. Dindar insanlar akın akın gelip Gezi Parkı'nı savunurlar" diye düşündüler. Haklılardı da. AKP teşkilatları bile ilk günlerde gelmeyi düşünüyordu. "Sayın başbakanım ağacı koruyun, burası park olarak kalsın" diye pankart hazırlayacaklardı. Adamlar AKP'li. Yarın seçim olsa yine ona oy verecek, vazgeçecek hali yok ama "Burası Park olarak kalsın, AVM dikmeyin" buraya diyor. |
Tabii. Geleceklerdi. "Şurada buluşalım, şöyle yapalım" diye konuşuyorduk da. Ancak o gün baskın oldu. Cuma namazı kılınamadı. Sonraki 1 hafta da gaz bombalarıyla, tantanalarla geçti. "Camiye ayakkabılarla girdiler, içki içtiler" işleri de çıkınca bastılar propagandayı... |
AKP başarılı bir operasyonla, kendi adına direkten dönmüş diyebiliriz. Önemli bir kırılma yaşanabilirdi dedikleriniz gerçekleşse... |
Evet, dini camialar gelecekti. Benle konuşanlara oraya niye gittiğimizi şunu hatırlatarak söylüyordum; "Peygamberimiz diyor ki, elinizde bir ağaç fidanı olsa ve yarın da kıyamet kopacağını bilseniz onu dikin. Siz de bu peygambere inanıyorsunuz. O zaman oradaki ağaçları korumamız lazım. Biz ağaçları yıkmak isteyen zihniyete geri adım attırmak istiyoruz." Moda oldu her yere beton, AVM. Ormanlar yıkılıyor... "Buna bir tepki koyun. Ben size hükümeti yıkın demiyorum. Ama bu hususta geri adım atması lazım. Gelin bunu beraber yapalım" dediğim bir sürü insanı ben ikna etmiştim. O saldırı ve sonrasındaki propagandayla dindar camia şak diye kesildi. Başbakan ağır derecede bunu kullandı, bir mitingde 3 defa "Camide içtiler diye" dedi. Erzurum'da, Kayseri'de, Samsun'da, Kazlıçeşme'de... Dolayısıyla 27 televizyonda canlı yayında bunları izleyen Anadolu halkı hâlâ Gezi Parkı'nda din düşmanları, dış güçler ve darbecilerin cirit attığına inanıyor. Orada memleketi karıştırmak, Erdoğan'ı devirmek için işler çevriliyor sanıyor. Milyonlarca insan buna inanıyor ve biz onlara sesimizi ulaştıramıyoruz. |
Buraya AKP teşkilatlarından bir hışımla gelip, ikna olarak çıkan bir sürü kişi var. |
Size yönelik son dönemde çıkan haberleri de bu davaların bir parçası olarak görebilir miyiz? Bankamatikte işlem yaparken çe- kilmiş 2 sene önceye ait bir fotoğrafınız bu çevreleri bayağı meşgul etti geçen hafta... |
Tabii, bizi yıldırmak istiyorlar. Yandaş medyada her gün bir haber çıkıyor. Mesela diyorlar ki, sağcı kapitalist iş adamı bizi finanse ediyormuş. Burayı (İnşa Kültürevi) o satın almış göya. Halbuki burası kira. 2 katı 11 bin liraymış da 3 katlı olduğuna göre 16 binmiş kiramız. Oysa tüm kirası 4 bindir. Yukarıda seminer salonu var. Orada dersler yapıyoruz. |
Derse giren arkadaşlar var, 20'ye yakın esnaf var, depremzede aileler var, sokak çocukları var, evsizler var, göçmenler var. Bizatihi pratiğin içindeyiz. Biz onlara destek oluyoruz, onlar da bize. Destek derken Kur'an'ın tabiriyle infak ediyorlar (ihtiyaçtan arta kalanı vermek). Bizim bir şey aldığımız yok. Kitaplardan gelenin az birazını alıp, gerisini infak eden bir paylaşım-bölüşüm düzeni kurduk burada. Herkesin ortaklaşa, emeğine göre alıp ihtiyacına göre dağıttığı bir sistem... Bunların kafa buraya çalışmıyor. Yok burası finanse ediliyormuş da bilmem ne. Tamam, o gazetelerde bahsettikleri kişi de var burayı destekleyenler arasında ama herkes kadar destek veriyor. Bizim sistemimiz yeryüzü sofrası iftarlarında olduğu gibidir. Herkes azar azar verirse bolluk bereket olur ama her şey bir kişiden alınırsa, bu onun sponsorluğu demektir. Bu olmaz. Ben şahsıma para almam. Yasaktır bana para vermek. Aldığımı da hemen dağıtırım. Ama adam bana güvendiği için veriyor. Öyle insanlarla karşılaşıyorum ki "Devlet dahil hiçbir derneğe, vakfa veremem bu zekat parasını. Güvendiğim bir tek sen varsın" diyor. Ben de "Benim derneğim filan yok. Yardım kampanyası da düzenlemiyorum" diyorum. Bir numara ilan etsem milyonlarca lira banka hesaplarına yığabilecek pozisyona geldim ama kesinlikle öyle bir şey yapmıyorum. "Biz sana, vicdanına, Allah'a olan inancına güvendiğimiz için veriyoruz bu parayı, sen de al etrafındaki yoksullara ulaştır" diyenler oluyor. Ben de öyle yapıyorum. |
Evrensel'e verdiğiniz son röportajda annenizin hâlâ Erdoğan'a oy verdiğini söylemiştiniz. Size açılan dava fikrini değiştirdi mi? |
Derin bir şüphe içinde. Kafası karıştı. Tabii burada benim annem bir semboldür. Anadolu insanını simgeler. Şu an derin bir şüphe içinde, mutlak bir güvenin gereksiz olduğuna, her an yanlış yapabileceğine dair kafasında şüpheler oluştu. Anadolu'da bizim ulaştığımız insanlar için en azından bu geçerli. "Bakın, iftar açtık, yeryüzü sofraları. Türkiye Cumhuriyeti'nde bir ilk, binlerce kişi katıldı. Orada din düşmanları yok, size anlatılan gibi değil. Kafanızdaki heyulayı yıkın" diyoruz. Eskiden din elden gidiyor derlerdi şimdi elimizden din gidiyor diye şikayet ediyorlar. Bu, "Kullanabileceğimiz bir din kalmıyor. Din bizim tekelimizden çıkıyor" manasındadır. Başkaları da artık İslamiyet öyle değil böyle olur diyor, Devrimci Müslümanlık diyor, antikapitalist olmamız lazım diyor ve onlar bundan çok rahatsız oluyorlar. Bunun paniğindeler. |
Peki sizin için bu mesele Gezi Parkı'yla mı sınırlıydı yoksa daha geniş bir demokrasi mücadelesinin parçası mıydı? |
İktidar burada geri adım atmıştır, diğer konularda da geri adım atmalı. Bu "Hükümet devrilsin" anlamına gelmiyor ama bu tarzından vazgeçmeli. Bazı kanunları çekmeli. Bunun için de gösteri yapılabilir. Birisi gösteri yapıyorsa illa darbe yapmak istiyor diye düşünüyorlar. |
Bunların anladığı sandık demokrasisi. Sandığı koyarız, seçimler yapılır. 5 sene daha kimse gıkını çıkaramaz. Böyle bir demokrasi yok, bunun adı demokrasi de değil. Erzurum'da aldığın oyla buradaki parkı yıkamazsın. Derinleştirilmiş demokrasi diye bir şey var. Yani halk katılacak. Halkın rızası alınacak. Bir yerde değişiklik olursa, oranın ahalisine soracaksın. Egemenlik dayatmayacak, ortaklık üreteceksin. İslam, rızaya dayalı yönetim ister. Bu rıza ortaklık demektir. |
Egemenlik dayatırsan totaliter olursun. Bu oylar sana diktatör ol diye verilmedi. Mussolini ve Hitler de sandıkla geldi. Sandıktan da faşizm çıkabilir. Dolayısıyla sandık bir şeydir ama her şey değildir. |
Başbakanın size açtığı davadan ilhamla bir soru soralım. 'Halkın isyan etmesini istemek, haklarınız için ayağa kalkın' demek suç mudur? |
Mevcut anayasaya göre sandık dışında hükümeti devirmek suç ama bir hakkı almak için sokağa çıkmak, gösteri yapmak suç değil. |
İnsanlık tarihine baktığımızda hakların pek sandıkta alındığını görmedik... |
Tabii, hakiki devrimler sandıktan çıkmaz. Ama büyük bir halkın ona katılmış olması gerekir. O zaman halk kendi sandığını kurar. Devrimini yapar yani. Ben Gezi Parkı'na niye destek verdim? Hükümeti devirmek, Erdoğan'ın istifa etmesini sağlamak için değil. Bu işin yolları başkadır. Ama başbakana geri adım attırmak ve Gezi Parkı konusunda almış olduğu karardan onu vazgeçirmek için. Basit bir örnekle anlattığımda AKP'lilere ikna oluyorlar. Diyorum ki, "CHP iktidara gelse. Dese ki Ayasofya'yı yıkacağım AVM yapacağım. Seçime de 3 yıl var. Ne yaparsınız? Seçimi mi beklersiniz, yoksa sokaklara dökülüp hükümeti bu kararından vazgeçirmek için elinizden geleni mi yaparsınız?" Bu da aynısı. Erdoğan, ilk günden beri "Siz ne yaparsanız yapın, bizim kararımız değişmeyecek" dedi. İnsanlar öfkelendi. "Ayyaş" dedi, 3 bin geldi. "Çapulcu" dedi, 10 bin geldi. Ne söylese yangına körükle gitti ve bu oldu. Sonuçta bizim dediğimiz kabul edildi. Gezi Parkı'na yönelik karar rafa kaldırıldı. Orası, eskisinden daha güzel bir şekilde düzenlendi. Görürsünüz Ramazan ayı bitmeden orada iftar da olacak, sahur da, şenlik de... |
Meksika Vize Reddi Nedenleri - Meksika Konsolosluğu |
Meksika'ya gidecek olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları diplomatik pasaport haricinde herkesin vize alması gerekir. Vize talebinde bulunan kişilerin Meksika Ankara Büyükelçiliği'ne, Meksika İstanbul başkonsolosluğuna veya ilgili temsilciliklere başvurmaları gerekir. Vize için asıl kararlar Meksika'nın Ankara Büyükelçiliği tarafından verilir. Meksika vizesi kolayca alınabileceği gibi bazı sebeplerden ötürü olumsuzda sonuçlanabilir. |
Vize başvurusu yapan kişilerin yaşadığı en büyük sıkıntılardan birisi de vize taleplerinin reddedilmesidir. Meksika Ankara Büyükelçiliği tarafından reddedilen vizeler reddedilme nedenleri ve pasaportları ile birlikte ilgili kişilere gönderilir. |
Gelişmiş ülkelerden biri olan Meksika son dönemlerde en çok seyahat edilmek istenen ülkeler arasında yerini alıyor. Bu doğrultuda birçok kişi günümüzde rotasını Meksika yönüne doğru belirliyor. İlgili makamlar tarafından alınan vize ile ülkeye giriş sağlanır. Fakat vizenin reddedilmesi halinde Meksika'ya gidiş süreci olumsuz etkilenebilir. İlgili makamlar tarafından Meksika vizesinin ret edilme nedenleri: |
- Meksika'ya gidecek olan kişileri ülke tarafından belirlenen sağlık ve ekonomik koşulları sağlayamaması |
- Meksika Büyükelçiliği tarafından istenilen belgelerin sahte ve eksik olması |
- Vize işlemleri sırasında önemli bir işleve sahip olan pasaportum güncel olmaması |
- Meksika'ya gidecek olan vatandaşların gidiş amaçlarını net bir şekilde belirtilmemesi |
- Daha önce Meksika'ya giden vatandaşların burada olumsuz bir izlenim bırakması ve ülke kanunlarına aykırı hareket etmesi |
- Vize başvurusunda bulunan kişilerin dönüş tarihlerini net bir şekilde belirtmemesi ilgili makamlar üzerinde olumsuz bir izlenime neden olabilir. |
Çünkü birçok kişi Meksika'ya girdikten sonra ülkeden çıkmayınca beraberinde bazı sorunlar doğuruyor. Dolayısı ile ilgili makamlar bu konuda daha hassas davranmaya çalışıyor. |
Meksika Vizesinin Olumsuz Sonuçlanması Halinde Ne Yapılır? |
Meksika vizesinin olumsuz sonuçlanması halinde kişilerin itiraz etme hakkı doğuyor. Bu doğrultuda itiraz mektubu hazırlanır ve ilgili makamlara teslim edilir. |
Seyahat edeceğiniz ülkeler için Meksika vize reddi itiraz yapmak için bazı adımlar takip etmelisiniz. Başvuru sahibinin açısından vize ücreti ödemesi yapılmış, belgeler toplanmıştır ama bir sebeple elçilikten izin alınmamıştır. |
Unutulması gereken bir noktada vize reddedilbilir bir şey olduğu içinde itiraz durumu ile ilgili durumu toparlama çabalarıdır. Yanlış, eksikli evrak gibi sebeplerle vize başvurusu kabul edilmemesi durumunda doğru başvuruyla itiraz etmelisiniz. Vize reddi temyizi mektubu hazırlamalısınız. |
Vize kabul edilmediği takdirde yazılan mektup için çok önemli olan bazı ince detaylar vardır: |
Yazılan mektubun içeriğinin gerekli bilgi dışında duygusal bir özür dileme mektubu olması anlamı olmayacaktır. İçerikte bulunan tartışmalı bölümlerden de uzak durmalısınız. |
Sabit bir şablon olmaması sebebiyle kesin çizgilerle bir kural söz konusu bile değildir. Ancak genellikle olması gereken bilgi şöyledir: |
Ayrıca olması gerekli aşağıdaki bilgiler de dikkate alınmalı. |
Neden yurt dışı seyahat için vize alması gerekiyor. |
Vize ret sebebini, hangi kurum reddettiyse kurum adını. |
Yanlış olduğu düşünülen vize redd detayları, gerekçeli açıklanmalı. |
Meksika vize reddi kararları Meksika dış temsilciliği vize bölümü yetkilisince verilir. Vize başvurusunun Meksika vize kriterine uygun olması gereklidir. Deneyim ve yetkili kişilerce hazırlanan vize başvuru dosyası yüksek vize kabul oranına sahip olmaktadır. |
Meksika vize reddi kararları Meksika dış temsilciliği tarafından verilen karardır. Bu karar sonucu vize başvuru sahibi talep ettiği vizeler verilmez ve Meksika'ya giriş izini sağlanmaz. Vize reddi kararı itiraz edilebilir. |
Meksika vize reddi kararı verilmesi temel nedeni şudur: |
Meksika vize Başvuru formu ve dilekçesinde yapılmış hatalar olmamalıdır. Vize form ve dilekçesi düzgün hazırlanmalıdır. |
Meksika vizesi başvuru dosyasında hata ve eksiklik olmamalıdır. Tüm evraklar eksiksiz ve hatasız olmalıdır. |
Meksika seyahatlerine çıkacak kişiler ülkesine döneceğine ait güvence vermemesi durumu ret almaya yol açar. |
Seyahate çıkacak kişiler ülkesine döneceğine ait güvence vermelidir. |
Meksika vizesi talebi yapacak kişinin güvenlik riski olmamalıdır. |
Vize başvuru sahipleri suç organizasyonuna karışmamış olmalı, kamu düzeni tehdit etmemeli. |
Meksika seyahat sağlık sigortası yapılan hatalar olumsuz sonuçlanır. |
Sağlık sigorta poliçesi uygun bedel ve süre ile yapılmalıdır. |
Meksika vize talebi bulunan kişilerin sağlık problemi bulunmamalıdır. |
Vize başvuru sahiplerinin bulaşıcı hastalıkları olmamalıdır. |
Meksika'ya seyahat edecek olan Türk vatandaşları Meksika seyahatleri öncesinde vize almalıdır. Meksika Konsolosluğu vize başvurularını büyük oranda kabul etmektedir. Ancak bazı durumlarda vize başvuruları reddedilebilmektedir. Meksika Konsolosluğu vize başvuruları sırasında kimseye bir imtiyaz ya da ayrıcalık tanımamaktadır. Bundan dolayı vize başvurusu yaparken çok dikkatli olmanız gerekmektedir. Meksika vize başvurularının en çok reddedildiği durumlar aşağıda verilmiştir. |
Belgelerden Kaynaklı: Meksika vize başvuruları sırasında teslim edilecek olan belgeler eksiksiz, yıpranmamış ve güncel olmalıdır. Her vize türü için farklı belge istenmektedir. Bundan dolayı vize başvuru belgelerini hazırlarken çok dikkatli olmanız gerekmektedir. |
Seyahat Sağlık Sigortası: Meksika seyahatleriniz sırasında yaşanacak olan acil sağlık sorunlarında kullanılması için Seyahat Sağlık Sigortası yaptırılmalıdır. Bu sigortasının uluslararası geçerliliği olmalıdır. |
Finansal Yeterlilik: Meksika'ya yapacağınız seyahatte ve Meksika'da bulunacağınız süre içerisinde masraflarınızı karşılamanız gerekmektedir. Bunun için finansal yeterliliğinizi kanıtlamanız gerekmektedir. Finansal yeterliliğinizi banka hesap dökümleri ile kanıtlayabilirsiniz. |
Sabıkalı Olmanız: Meksika içişleri karışık olan bir ülkedir. Bundan dolayı dışarıdan ülkesine gelecek olan kişilerin bir karışıklık ortaya çıkarmamasını istemektedir. Bu nedenler vize başvurunuz reddedilebilir. |
Meksika'ya seyahat edecek olan Türk vatandaşları Meksika seyahatleri öncesinde vize almalıdır. Meksika Ankara Büyükelçiliği ve Meksika İstanbul Başkonsolosluğu vize başvurularını büyük oranda kabul etmektedir. Ancak bazı durumlarda Meksika vize başvuruları reddedilebilmektedir. Meksika Konsolosluğu vize başvuruları sırasında kimseye bir ayrıcalık tanımamaktadır. Bundan dolayı Meksika vize başvurusu yapan kişileri çok dikkatli olması gerekir. Meksika vize başvurularının en çok reddedildiği durumlar aşağıda verilmiştir. |
Belgelerden Kaynaklı: Meksika'ya ziyaret etmek isteyen Türk vatandaşları, Meksika vize başvurusu için gerekli olan belgeleri hazırlamalıdır. Bu belgelerin eksiksiz, güncel ve yıpranmamış olması gerekmektedir. Meksika vize başvurusu için istenen belgeler istenen nitelikte olmalıdır. |
Seyahat Sağlık Sigortası: Meksika'ya seyahat edecek olan Türk vatandaşlarının, Meksika'da bulunduğu sıra içerisinde başına gelebilecek olan sağlık durumlarında kullanılması için Türk vatandaşlarının seyahat sağlık sigortası yaptırması gerekmektedir. |
Finansal Yeterlilik: Meksika vize başvurusunda bulunacak olan kişilerin, Meksika'da bulunacağı durumlarda finansal yeterliliğini kanıtlaması gerekmektedir. |
Sabıkalı Olmanız: Meksika'ya seyahat edecek olan Türk vatandaşlarının, Meksika vize başvurusunun olumlu sonuçlanması için sabıka kaydının temiz olması gerekmektedir. |
Arap Birliği: Arap Bakanlar, Yüzyılın Anlaşması'nın etkilerini görüşecek - Körfez Haberi |
Arap Birliği: Arap Bakanlar, Yüzyılın Anlaşması'nın etkilerini görüşecek |
Arap Birliği, Filistin'in acil toplantı çağrısında bulunmasının ardından, ABD'nin Yüzyılın Anlaşması adı verilen planını görüşmek için yarın Mısır'ın başkenti Kahire'de Dışişleri Bakanları katılımıyla toplantı yapacak. |
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Arap bakanlara Filistin'in durumu hakkında bilgi vereceği toplantıda, bu durumla mücadele için Arap tutumun harekete geçmesi için çağrıda bulunması bekleniyor. |
Arap Birliği Yardımcısı Husam Zeki, dün yaptığı basın açıklamasında anlaşma hakkındaki genel çerçevenin güvenli olmadığını ifade ederek, bu teklifin olumlu ve dengeli olmasının yanı sıra Filistin haklarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Zeki, "Filistin tarafı, medyada yer alan Yüzyılın Anlaşması ile ilgili haberlerin ardından bu toplantıyı talep etti. Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın sunacağı yeni gelişmeler var. Filistin tarafının teklif ettiği bu toplantıyı çok önemli görüyoruz. Çünkü Filistin durumu açıklanacak, Abbas, Filistin tarafının önemli gördüğü gelişmeleri sunacak ve Yüzyılın Anlaşması hakkında konuşacak. |
Neyin öne sürüleceği hakkında kimsenin kesin bilgiye sahip olduğunu sanmıyorum. Hepsi tahmin. Medya iddialarla dolu. İddialar ortaya atılıyor ve kimse ne kadar doğru olduğunu bilmiyor. Ne zaman anlaşmaya dair bir haber çıksa bu ABD tarafından hızla reddedilir ve küçümsenir. Ancak çok sayıda Arap yetkilisi, ABD'lilerin sunduğu unsurları dinledi. Filistin haklarına riayet edileceğine dair umudumuz yok. Bu konu ile ilgilenen Arap dışişleri bakanları ve Arap diplomatların toplantı yapması gerekir" diye konuştu. |
"ARAP ÜLKELERİ FİLİSTİN'İ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEK" |
Filistin tarafının mali olarak desteklenmesi hakkında konuşan Zeki, "Filistin'e yapılan mali bir destek var ancak ABD baskıları ve İsrail'in Filistin gelirlerine mali kesinti uygulaması nedeniyle bu ihtiyaç daha da büyüdü. Bu, Filistin yönetiminin mali kaynaklarının hızla kurumasına ve yönetimin çökmesine yol açmaktadır. Sadece Filistin yönetimi ve halkın ihtiyaçları için değil tüm Filistin toplumu için bir Arap finansal güvenlik ağı olacağını umuyoruz. Bu konuda destek olan Arap ülkeleri her zaman vardı. Filistin'i desteklemek için milyonlarca dolar yardım yapan ülkeler var. İnşallah, bu büyük Arap uygulamaları Filistin halkını desteklemeye devam edecektir" diye konuştu. |
Zeki, yarınki toplantıda Arap dışişleri bakanları tarafından verilen görev ve adımlardan beklentileri hakkında "Toplantının sonucu hakkında bir şey söylemek zor. Bu toplantı Mahmud Abbas'ın brifingini dinlemek için gerçekleşecek. Bu brifinge göre devletlerin neleri değerlendirebileceğini göreceğiz" diye konuştu. |
Tags arap birliği Arap Birliği Yardımcısı Husam Zeki Arap dünyası filistin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas israil Yüzyılın Anlaşması |
Previous Binlerce Cezayirli, cumhurbaşkanlığı seçimlerine karşı gösteri düzenledi |
Next Dubai, çalışan anneleri desteklemek için yeni bir kreş açtı |
Sudan Etiyopya'yı zaman kazanmaya çalışmakla suçlarken tüm seçenekleri masaya yatırmakla tehdit etti |
Biletler Biletix'te ve Jolly Joker Antalya gişe 'de. |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.