instruction
stringlengths 42
7.52k
| input
stringlengths 3
682
| output
stringlengths 1
613
|
|---|---|---|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: Onun yolunu Tanrı anlar, Yerini bilen O'dur. source: [17, 19, 13, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: Hiram denizi bilen gemicilerini Süleyman'ın adamlarıyla birlikte Ofir'e gönderdi. source: [33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz? source: [33, 57, 13, 39, 59, 61, 63, 47, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.” source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 13, 89, 91] target: Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın. source: [93, 95, 13, 39, 97, 59, 99, 101, 47, 103, 105, 107] target: Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? source: [109, 111, 113, 115, 117, 13, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler. source: [131, 133, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 97, 149, 151, 153, 155, 157, 159] target: İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh'u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi. source: [161, 163, 165, 167, 169, 171, 69, 173, 175] target: Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu. source: [177, 179, 181, 183, 185, 187, 181, 189, 191, 193, 195, 197, 199, 13, 201, 203, 205, 191, 207, 209, 211, 213] target: Yeşu yaşadıkça ve Yeşu'dan sonra yaşayan ve RAB'bin İsrail için yaptığı her şeyi bilen ileri gelenler durdukça İsrail halkı RAB'be kulluk etti. source: [215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 13, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 149, 241, 243] target: Dövünün onun için, Ey çevresinde yaşayan, ününü bilen sizler! ‘Kudret asası, Görkemli değnek nasıl da kırıldı!’ deyin. source: [245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 197, 199, 13, 263, 265, 267, 269] target: Artık büyük konuşmayın, Ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü RAB her şeyi bilen Tanrı'dır; O'dur davranışları tartan. source: [271, 273, 189, 275, 191, 193, 277, 279, 281, 13, 283, 181, 285, 287, 145, 289, 69, 291, 293] target: Kral Artahşasta'nın RAB'bin buyruklarını, İsrail için koyduğu kuralları iyi bilen Kâhin ve Bilgin Ezra'ya verdiği mektubun bir örneği şudur: source: [295, 297, 299, 301, 303, 35, 305, 35, 307, 309, 13, 311, 313, 315, 181, 317, 319, 321] target: İssakaroğulları'ndan 200 kişi. Bunlar İsrailliler'in ne zaman ne yapması gerektiğini bilen kişilerdi. Boy başlarıydı ve bütün akrabalarını yönetirlerdi.
|
[323, 13, 325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 13, 343, 345, 347, 349]
|
Böylece Rebeka'yla dadısını, İbrahim'in uşağıyla adamlarını uğurlamaya çıktılar.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223]
|
بىگۋاينىڭ ئەۋلادلىرى ئىككى مىڭ ئاتمىش يەتتە كىشى؛
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27] target: Kadın hamile kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Yahuda ona Er adını verdi. source: [29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 17, 29, 53, 55, 33, 57, 59, 61, 39, 63, 65, 67, 69] target: Yahuda'nın oğulları: Er, Onan, Şela. Bu üç oğulu Yahuda'ya Kenanlı Şua'nın kızı doğurdu. Yahuda'nın ilk oğlu Er, RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu öldürdü. source: [29, 31, 33, 35, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 87, 89, 31, 91, 93] target: Yahuda'nın oğulları: Er, Onan, Şela, Peres, Zerah. Ancak Er'le Onan Kenan ülkesinde ölmüştü. Peres'in oğulları: Hesron, Hamul. source: [29, 53, 55, 33, 57, 59, 61, 39, 63, 65, 67, 69] target: Yahuda'nın ilk oğlu Er, RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu öldürdü. source: [29, 95, 55, 79, 81, 83, 85, 97] target: Yahuda'nın iki oğlu Er'le Onan Kenan ülkesinde ölmüşlerdi. source: [99, 101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117] target: Ölçüleri şöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 4 500'er arşın. source: [119, 121, 123, 121, 125, 121, 127, 121, 23, 121] target: Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu, source: [19, 55, 129, 31, 131, 133, 33, 135, 133, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149] target: Yahuda oğlu Sela'nın oğulları: Leka'nın kurucusu Er, Mareşa'nın kurucusu Lada, Beytaşbea'da ince keten işinde çalışanların boyları, source: [151, 153, 155, 11, 157, 11, 159, 11, 161, 11, 13, 163] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [151, 153, 155, 11, 157, 11, 159, 11, 161, 11, 13, 163] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [151, 153, 155, 11, 157, 11, 159, 11, 161, 11, 13, 163] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [151, 153, 155, 11, 157, 11, 159, 11, 161, 11, 13, 163] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [151, 153, 155, 11, 157, 11, 159, 11, 161, 11, 13, 163] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [151, 153, 155, 11, 157, 11, 159, 11, 161, 11, 13, 163] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu;
|
[23, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 171, 191, 11, 193, 195]
|
Adam RAB'be, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: Her biri sırası gelince dirilecek: İlk örnek olarak Mesih, sonra Mesih'in gelişinde Mesih'e ait olanlar. source: [33, 35, 37, 39, 41, 43] target: Vaftizde Mesih'le birleşenlerinizin hepsi Mesih'i giyindi. source: [45, 47, 49, 51, 35, 53, 55, 57, 59, 61] target: Tanrı bizi Mesih İsa'da, Mesih'le birlikte diriltip göksel yerlerde oturttu. source: [63, 65, 27, 67, 69, 71, 73, 65, 75, 77] target: Mesih'te ve Mesih'e olan imanımızla Tanrı'ya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz. source: [79, 81, 83, 85, 67, 87, 89, 49, 91, 23, 93, 95, 97, 99] target: Ama bir zamanlar uzak olan sizler, şimdi Mesih İsa'da Mesih'in kanı sayesinde yakın kılındınız. source: [101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 49, 117, 119, 121, 123] target: Bazıları da, “Bu Mesih'tir” diyorlardı. Başkaları ise, “Olamaz! Mesih Celile'den mi gelecek?” dediler. source: [125, 127, 129, 41, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 49, 95, 145, 147, 149] target: Tanrı, günahı bilmeyen Mesih'i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı'nın doğruluğu olalım. source: [63, 151, 153, 155, 157, 49, 159, 161, 163, 165, 159, 167] target: Mesih'te bu umuda sahip olan, Mesih pak olduğu gibi kendini pak kılar. source: [169, 49, 171, 173, 175, 27, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 65, 191, 193, 195, 197, 199, 201, 203, 49, 171, 205, 207, 209, 211, 213] target: Çünkü Mesih uğruna size yalnız Mesih'e iman etmek değil, daha önce bende gördüğünüz ve hâlâ sürdürdüğümü duyduğunuz zorlu çabanın aynısını göstererek Mesih uğruna acı çekmek ayrıcalığı da verildi. source: [215, 145, 217, 219, 221, 223, 35, 53, 225, 227, 35, 53, 205, 229, 145, 231, 35, 233, 235] target: Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız. source: [49, 237, 239, 241, 243, 145, 245, 49, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 263, 265, 267, 65, 269, 49, 271, 273, 275, 277, 65, 279, 281] target: Mesih İsa'daki yaşam vaadi uyarınca Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus'tan sevgili oğlum Timoteos'a selam! Baba Tanrı'dan ve Rabbimiz Mesih İsa'dan sana lütuf, merhamet ve esenlik olsun. source: [35, 53, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 49, 295, 145, 297, 299] target: Mesih'le birlikte dirildiğinize göre, gökteki değerlerin ardından gidin. Mesih orada, Tanrı'nın sağında oturuyor. source: [169, 23, 301, 303, 305, 307, 229, 49, 95, 305, 309, 311, 313] target: Çünkü Mesih'in acılarını nasıl büyük ölçüde çekiyorsak, Mesih sayesinde büyük teselli de buluyoruz. source: [315, 185, 317, 319, 321, 323, 325, 327, 41, 329, 331, 19, 333, 335, 337] target: Andreas önce kendi kardeşi Simun'u bularak ona, “Biz Mesih'i bulduk” dedi. Mesih, meshedilmiş anlamına gelir.
|
[339, 49, 341, 343, 345, 347, 349, 351, 353, 355, 357, 359, 361, 363, 365, 367, 369]
|
Eğer Mesih'in ölümden dirildiği duyuruluyorsa, nasıl oluyor da aranızda bazıları ölüler dirilmez diyor?
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: Her biri sırası gelince dirilecek: İlk örnek olarak Mesih, sonra Mesih'in gelişinde Mesih'e ait olanlar. source: [33, 35, 37, 39, 41, 43] target: Vaftizde Mesih'le birleşenlerinizin hepsi Mesih'i giyindi. source: [45, 47, 49, 51, 35, 53, 55, 57, 59, 61] target: Tanrı bizi Mesih İsa'da, Mesih'le birlikte diriltip göksel yerlerde oturttu. source: [63, 65, 27, 67, 69, 71, 73, 65, 75, 77] target: Mesih'te ve Mesih'e olan imanımızla Tanrı'ya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz. source: [79, 81, 83, 85, 67, 87, 89, 49, 91, 23, 93, 95, 97, 99] target: Ama bir zamanlar uzak olan sizler, şimdi Mesih İsa'da Mesih'in kanı sayesinde yakın kılındınız. source: [101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 49, 117, 119, 121, 123] target: Bazıları da, “Bu Mesih'tir” diyorlardı. Başkaları ise, “Olamaz! Mesih Celile'den mi gelecek?” dediler. source: [125, 127, 129, 41, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 49, 95, 145, 147, 149] target: Tanrı, günahı bilmeyen Mesih'i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı'nın doğruluğu olalım. source: [63, 151, 153, 155, 157, 49, 159, 161, 163, 165, 159, 167] target: Mesih'te bu umuda sahip olan, Mesih pak olduğu gibi kendini pak kılar. source: [169, 49, 171, 173, 175, 27, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 65, 191, 193, 195, 197, 199, 201, 203, 49, 171, 205, 207, 209, 211, 213] target: Çünkü Mesih uğruna size yalnız Mesih'e iman etmek değil, daha önce bende gördüğünüz ve hâlâ sürdürdüğümü duyduğunuz zorlu çabanın aynısını göstererek Mesih uğruna acı çekmek ayrıcalığı da verildi. source: [215, 145, 217, 219, 221, 223, 35, 53, 225, 227, 35, 53, 205, 229, 145, 231, 35, 233, 235] target: Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız. source: [49, 237, 239, 241, 243, 145, 245, 49, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 263, 265, 267, 65, 269, 49, 271, 273, 275, 277, 65, 279, 281] target: Mesih İsa'daki yaşam vaadi uyarınca Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus'tan sevgili oğlum Timoteos'a selam! Baba Tanrı'dan ve Rabbimiz Mesih İsa'dan sana lütuf, merhamet ve esenlik olsun. source: [35, 53, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 49, 295, 145, 297, 299] target: Mesih'le birlikte dirildiğinize göre, gökteki değerlerin ardından gidin. Mesih orada, Tanrı'nın sağında oturuyor. source: [169, 23, 301, 303, 305, 307, 229, 49, 95, 305, 309, 311, 313] target: Çünkü Mesih'in acılarını nasıl büyük ölçüde çekiyorsak, Mesih sayesinde büyük teselli de buluyoruz. source: [315, 185, 317, 319, 321, 323, 325, 327, 41, 329, 331, 19, 333, 335, 337] target: Andreas önce kendi kardeşi Simun'u bularak ona, “Biz Mesih'i bulduk” dedi. Mesih, meshedilmiş anlamına gelir.
|
[339, 341, 343, 345, 347, 349, 351, 353, 355, 357, 359, 361, 363, 365, 367, 369, 371, 339, 373, 375, 377, 379]
|
Samuel yağ boynuzunu alıp kardeşlerinin önünde çocuğu meshetti. O günden başlayarak RAB'bin Ruhu Davut'un üzerine güçlü bir biçimde indi. Bundan sonra Samuel kalkıp Rama'ya döndü.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: شۇنىڭ بىلەن ئۇلار مىسىيەدىن ئۆتۈپ، دېڭىز بويىدىكى تروئاس شەھىرىگە چۈشتى. source: [17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 19, 33, 35, 21, 37, 39, 41] target: شۇ ۋاقىتلاردا پادىشاھنىڭ ئىشلىرى توغرۇلۇق قانۇن-ئەھكاملارنى پىششىق بىلگەنلەردىن مەسلىھەت سوراش ئادىتى بار ئىدى؛ شۇڭا پادىشاھ ۋەزىيەتنى پىششىق چۈشىنىدىغان دانىشمەنلەردىن سورىدى source: [43, 45, 47, 49, 51, 21, 53] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: بىز كېمىگە چىقىپ، تروئاستىن يولغا چىقىپ، سامودراك ئارىلىغا قاراپ يول ئالدۇق ۋە ئەتىسى ماكېدونىيەدىكى نېئاپولىس شەھىرىگە يېتىپ باردۇق. source: [77, 79, 21, 81, 83, 85, 87, 89, 91] target: ھىرام ئۆز خىزمەتكارلىرى، يەنى دېڭىزچىلىقنى ئوبدان بىلىدىغان نەچچە كېمىچىلەرنى سۇلايماننىڭ خىزمەتكارلىرىغا قوشۇلۇپ كېمىلەردە ئىشلەشكە ئەۋەتتى. source: [93, 71, 95, 97, 99, 101, 103, 57, 59, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 69, 121] target: بىز بولساق «پېتىر نان ھېيتى» كۈنلىرىدىن كېيىن، فىلىپپى شەھىرىدىن كېمىگە ئولتۇرۇپ، بەش كۈندىن كېيىن تروئاسقا كېلىپ، ئۇلار بىلەن ئۇچراشتۇق ۋە ئۇ يەردە يەتتە كۈن تۇردۇق. source: [123, 125, 127, 129, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145] target: كېلىشىڭدە تروئاس شەھىرىدە كارپۇسنىڭ يېنىغا قالدۇرۇپ قويغان يېپىنچام بىلەن كىتابلارنى، بولۇپمۇ ئورام تېرە يازمىلارنى بىللە ئالغاچ كەلگىن. source: [147, 149, 151, 21, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 167, 169] target: ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلگەن ئەيسا ئۇلارغا: ــ نېمە ئۈچۈن كۆڭلۈڭلاردا رەزىل ئويلاردا بولىسىلەر؟ source: [147, 171, 21, 153, 173, 175, 177, 161, 179, 181, 183, 185, 187, 189] target: زادى باج تاپشۇرامدۇق-تاپشۇرمامدۇق؟ ــ دېيىشتى. لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ ساختىپەزلىكىنى بىلىپ ئۇلارغا: ــ نېمىشقا مېنى سىنىماقچىسىلەر؟ ماڭا بىر «دىنار» پۇلنى ئەكېلىڭلار، مەن كۆرۈپ باقاي، ــ دېدى. source: [191, 193, 195, 197, 199, 201, 21, 203, 205] target: پەسىللەرنى بېكىتمەك ئۈچۈن ئۇ ئاينى ياراتتى، قۇياش بولسا پېتىشىنى بىلىدۇ. source: [207, 209, 21, 153, 211, 173, 213, 215, 161, 217, 219, 221] target: بىراق ئەيسا ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە ئەيىب ئىزدەشلىرىنى بىلىپ يېتىپ، جاۋابەن: ــ سىلەر كۆڭلۈڭلاردا نېمىشقا ئەيىب ئىزدەيسىلەر؟ source: [223, 225, 227, 229, 231, 21, 233, 235, 237, 239, 241, 243] target: تەنتەنە ساداسىنى بىلگەن خەلق بەختلىكتۇر؛ ئۇلار سېنىڭ جامالىڭنىڭ نۇرىدا ماڭىدۇ، ئى پەرۋەردىگار! source: [245, 247, 21, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 211, 263, 265, 267, 269, 271, 273] target: ۋە ئىنسانلارنىڭ قەلبىنى بىلگۈچى خۇدا مۇقەددەس روھنى بىزگە ئاتا قىلغىنىدەك، ئۇلارغىمۇ ئاتا قىلدى. source: [275, 277, 33, 279, 101, 281, 33, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 21, 295, 297, 299, 285, 301, 303, 305, 307] target: يەشۇئانىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدە، شۇنداقلا يەشۇئادىن كېيىن قالغان، پەرۋەردىگارنىڭ ئىسرائىل ئۈچۈن قىلغان ھەممە مۆجىزىلىك ئەمەللىرىنى ئوبدان بىلىدىغان ئاقساقاللارنىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدىمۇ ئىسرائىل پەرۋەردىگارنىڭ ئىبادىتىدە بولۇپ تۇردى.
|
[309, 311, 313, 315, 317, 11, 319, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339]
|
ئەمدى مەسىھنىڭ خۇش خەۋىرىنى جاكارلاشقا تروئاس شەھىرىگە كەلگىنىمدە ۋە شۇنداقلا رەب تەرىپىدىن پۇرسەت ئىشىكى ماڭا ئېچىلغىنى بىلەن،
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 215, 225, 227, 229, 231, 233]
|
نۇرغۇن كىشىلەر ئۇلارنىڭ شەرمەندىلىكىگە ئەگىشىپ كېتىدۇ، شۇنىڭدەك ئۇلارنىڭ سەۋەبىدىن ھەقىقەت يولى ھاقارەتكە ئۇچرايدۇ.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19] target: RAB kendine Yakup soyunu, Öz halkı olarak İsrail'i seçti. source: [21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 31, 57, 59, 61, 63, 65] target: Biri yine peygamberlik edecek olursa, öz annesiyle babası, ‘Öleceksin, çünkü RAB'bin adıyla yalan söylüyorsun’ diyecekler. Peygamberlik ettiğinde de öz annesi babası onun bedenini deşecekler. source: [67, 69, 71, 73, 39, 75, 55, 31, 77] target: Bu İbrahim'i çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu. source: [79, 81, 83, 31, 85, 87, 89] target: Kardeşlerime yabancı, Annemin öz oğullarına uzak kaldım. source: [91, 93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 31, 109, 111] target: ‘Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.’ source: [91, 93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 31, 109, 111] target: ‘Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.’ source: [113, 115, 117, 119, 121, 31, 123, 125, 127] target: Böylece Lut'un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar. source: [129, 131, 133, 135, 137, 139, 31, 13, 141, 143, 145, 147, 149] target: Bugün RAB, size verdiği söz uyarınca, öz halkı olduğunuzu açıkladı. Bütün buyruklarına uyacaksınız. source: [151, 3, 153, 155, 157, 159, 3, 31, 13, 161, 153, 163, 165, 167, 169, 171, 19] target: Tanrınız RAB için kutsal bir halksınız. RAB öz halkı olmanız için yeryüzündeki bütün halkların arasından sizi seçti. source: [173, 175, 153, 177, 31, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193] target: Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlu'nun “Abba! Baba!” diye seslenen Ruhu'nu yüreklerinize gönderdi. source: [3, 23, 195, 197, 199, 201, 31, 203, 199, 205] target: RAB yine seslendi: “O mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak.” source: [207, 203, 31, 209, 211, 213, 215, 217, 219] target: Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır. source: [221, 151, 3, 153, 155, 157, 159, 151, 131, 31, 13, 161, 223, 163, 165, 167, 169, 171, 19] target: “Siz Tanrınız RAB için kutsal bir halksınız. Tanrınız RAB, öz halkı olmanız için, yeryüzündeki bütün halkların arasından sizi seçti. source: [225, 227, 229, 231, 233, 235, 165, 237, 239, 31, 241, 243, 245, 247, 249, 251] target: Şimdi sözümü dikkatle dinler, antlaşmama uyarsanız, bütün uluslar içinde öz halkım olursunuz. Çünkü yeryüzünün tümü benimdir.
|
[253, 255, 11, 257, 259, 261, 263, 265, 267, 269]
|
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223]
|
داۋۇت گادنىڭ سۆزى بويىچە پەرۋەردىگار بۇيرۇغاندەك قىلدى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17] target: مۇقەددەس جايىڭدا ساڭا كۆز تىكىپ قارىغىنىمدەك، مەن يەنە زور قۇدرىتىڭ ۋە ئۇلۇغلۇقۇڭنى كۆرسەم! source: [19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 5, 35] target: كاھىن داغقا سەپسېلىپ قارىسۇن، ئاندىن ئىز-داغ پەيدا بولغان نەرسىنى يەتتە كۈنگىچە ئايرىم ساقلىسۇن. source: [37, 39, 5, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53] target: ۋە ئۆلتۈرۈلگەنلەر ئاراڭلاردا يىقىلىشى بىلەن، سىلەر مېنىڭ پەرۋەردىگار ئىكەنلىكىمنى تونۇپ يېتىسىلەر. source: [55, 57, 59, 33, 5, 61, 63, 65] target: سەن كۆيدۈرمە قۇربانلىقلىرىڭنى ئۇدۇل كەلگەن جايلاردا قىلماسلىق ئۈچۈن كۆڭۈل قويغىن؛ source: [67, 69, 5, 71, 33, 73, 75, 77, 79] target: چۈنكى ئۇ ئەسىر قىلىنىپ ئاپىرىلغان يۇرتتا ئۆلىدۇ، ئۇ بۇ زېمىننى ئىككىنچى كۆرمەيدۇ. source: [81, 39, 5, 83, 85, 87, 89] target: بارغان يېرىڭلاردا: «ئەرش پادىشاھلىقى يېقىنلىشىپ قالدى!» دەپ جاكارلاڭلار. source: [91, 93, 95, 97, 39, 5, 99, 101, 103, 105, 107] target: — بۇلار سىلەر تۇرۇشلۇق ھەممە يەردە ئەۋلادمۇ-ئەۋلاد قانۇن-بەلگىلىمىلەر بولسۇن. source: [109, 111, 113, 115, 117, 119, 5, 121] target: شۇنداق قىلىپ سوۋغات ئالدىن ئەۋەتىلدى؛ ئۇ شۇ كېچىسى بارگاھدا قونۇپ قالدى. source: [123, 33, 125, 127, 129, 39, 5, 131, 133, 135] target: سىلەر ھېچقانداق بولدۇرۇلغان نەرسىنى يېمەي، قەيەردىلا تۇرساڭلار، پېتىر نان يەڭلار. source: [137, 139, 141, 129, 39, 5, 93, 95, 143, 145, 147, 149] target: شۇ كۈنى ھېچقانداق ئىش قىلماڭلار؛ بۇ دەۋردىن-دەۋرگىچە سىلەر ئۈچۈن قەيەردە تۇرساڭلار بىر ئەبەدىي بەلگىلىمە بولىدۇ. source: [151, 25, 153, 39, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 5, 167, 169] target: سەن ۋە ئۆيۈڭدىكىلەر ھەر يىلى شۇ مېلىڭنى پەرۋەردىگار خۇدايىڭ ئالدىدا، پەرۋەردىگار تاللايدىغان جايدا يەڭلار. source: [171, 33, 5, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191] target: ئۇ مۇقەددەس يازمىلارنىڭ يەنە بىر يېرىدە ئۇنىڭغا: ــ «سەن ئەبەدىلئەبەدگىچە مەلكىزەدەكنىڭ تىپىدىكى بىر كاھىندۇرسەن» دېگەن. source: [193, 195, 197, 199, 201, 203, 39, 5, 205, 207, 209] target: ئۇ ئۆز پەرىشتىلىرىگە سېنىڭ ھەققىڭدە ئەمر قىلىدۇ، شۇنىڭ بىلەن ئۇلار پۈتكۈل يوللىرىڭدا سېنى ساقلايدۇ. source: [211, 213, 215, 217, 5, 219, 221, 223, 225] target: مەن قۇللارنىڭ ئاتقا مىنگەنلىكىنى، ئەمىرلەرنىڭ قۇللاردەك پىيادە ماڭغانلىقىنى كۆردۇم.
|
[227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 263, 265, 267, 269]
|
ئەگەر بىرسى «خۇدانى سۆيىمەن» دەپ تۇرۇپ، قېرىندىشىغا ئۆچمەنلىك قىلسا، ئۇ يالغانچىدۇر. چۈنكى كۆز ئالدىدىكى قېرىندىشىنى سۆيمىگەن يەردە، كۆرۈپ باقمىغان خۇدانى قانداقمۇ سۆيسۇن؟
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 7, 23, 25] target: لېكىن داۋۇت بىلەن سائۇلنىڭ ئوغلى يوناتاننىڭ پەرۋەردىگار ئالدىدا ئىچىشكەن قەسىمى ۋەجىدىن پادىشاھ سائۇلنىڭ نەۋرىسى، يوناتاننىڭ ئوغلى مەفىبوشەتنى ئايىدى. source: [5, 27, 29, 31, 33, 21, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: سائۇل: ــ مېنىڭ بىلەن ئوغلۇم يوناتاننىڭ ئوتتۇرىسىغا چەك تاشلاڭلار، دېدى. شۇنداق قىلىۋىدى، چەك يوناتانغا چىقتى. source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71] target: غۇلام يوناتان ئاتقان ئوق چۈشكەن جايغا كەلگەندە يوناتان غۇلامنى چاقىرىپ: ــ ئوق سېنىڭ ئالدى تەرىپىڭدە تۇرمامدۇ؟ ــ دېدى. source: [73, 5, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 87, 21, 89, 91, 93, 95, 97, 99] target: ئاندىن سائۇل يوناتانغا سانجىش ئۈچۈن ئۇنىڭغا نەيزىنى ئاتتى؛ بۇنىڭ بىلەن يوناتان ئاتىسىنىڭ داۋۇتنى ئۆلتۈرمەكچى بولغانلىقىنى ئېنىق بىلىپ يەتتى. source: [101, 103, 105, 107, 109, 5, 7, 51, 111, 113, 115, 21, 117, 119, 121, 123] target: داۋۇت بىلەن سائۇلنىڭ سۆھبىتى ئاياغلاشقاندا، يوناتاننىڭ كۆڭلى داۋۇتنىڭ كۆڭلىگە شۇنداق باغلاندىكى، ئۇنى ئۆز جېنىدەك سۆيدى. source: [125, 101, 7, 21, 127, 129, 131] target: شۇنىڭ بىلەن داۋۇت سائۇل بىلەن ئوغلى يوناتان ئۈچۈن ماتەم تۇتۇپ مۇنداق بىر نەزمە ئوقۇدى source: [133, 63, 135, 137] target: مېلىكۇ جەمەتىگە يوناتان؛ شەبانىيا جەمەتىگە يۈسۈپ؛ source: [63, 139, 141, 143, 145, 147, 149] target: يوناتان: ــ مانا، بىز ئۇ ئادەملەر تەرەپكە چىقىپ ئۆزىمىزنى ئۇلارغا كۆرسىتەيلى؛ source: [151, 153, 5, 155, 157, 159, 161, 163, 69, 165, 63, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 69, 193, 195] target: سائۇل يوناتانغا: ــ قىلغىنىڭنى ماڭا ئېيتقىن، دېدى. يوناتان ئۇنىڭغا: ــ قولۇمدىكى ھاسا بىلەن كىچىككىنە ھەسەل ئېلىپ تېتىپ باقتىم ۋە مانا، شۇنىڭ ئۈچۈن مەن ئۆلۈمگە مەھكۇم بولدۇم! ــ دەپ جاۋاب بەردى. source: [63, 197, 199, 201, 149, 203, 11, 205, 207, 209, 211, 213, 215, 217, 219, 221, 35, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 125, 199, 235, 21, 237, 239, 241] target: يوناتان داۋۇتقا: ــ سەپىرىڭ تىنچ-ئامان بولسۇن؛ چۈنكى بىز ئىككىمىز: ــ پەرۋەردىگار مېنىڭ بىلەن سېنىڭ ئوتتۇرۇڭدا ۋە مېنىڭ نەسلىم بىلەن سېنىڭ نەسلىڭ ئوتتۇرىسىدا مەڭگۈگە گۇۋاھ بولسۇن، دەپ پەرۋەردىگارنىڭ نامى بىلەن قەسەم ئىچىشكەن، دېدى. داۋۇت ئورنىدىن قوپۇپ ماڭدى، يوناتانمۇ شەھەرگە كىرىپ كەتتى. source: [21, 243, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 69, 193, 195] target: يوناتان ئاتىسى سائۇلغا جاۋاب بېرىپ: ــ ئۇ نېمىشقا ئۆلۈمگە مەھكۇم قىلىنىشى كېرەك؟ ئۇ نېمە قىپتۇ؟ ــ دېدى. source: [257, 9, 259, 261, 263, 265, 267, 269, 271, 273, 275, 277, 69, 279, 151, 153, 21, 259, 281, 283, 285, 149, 287, 289, 291, 293, 295, 297] target: ئەترەتتىكىلەر يوناتان بىلەن ياراغ كۆتۈرگۈچىسىگە: ــ بىزگە چىقىڭلار، بىز سىلەرگە بىر نەرسىنى كۆرسىتىپ قويىمىز، دېدى. يوناتان ياراغ كۆتۈرگۈچىسىگە: ــ ماڭا ئەگىشىپ چىققىن؛ چۈنكى پەرۋەردىگار ئۇلارنى ئىسرائىلنىڭ قولىغا بەردى، دېدى. source: [73, 273, 299, 289, 301, 303, 305, 151, 153, 9, 307, 309, 311, 313, 315, 273, 317, 319, 321, 323, 325, 273, 327, 329, 9, 307, 331, 333] target: لېكىن بىر ياش يىگىت ئۇلارنى كۆرۈپ قېلىپ، ئابشالومغا دەپ قويدى. ئەمما بۇ ئىككىيلەن ئىتتىك بېرىپ، باھۇرىمدىكى بىر ئادەمنىڭ ئۆيىگە كىردى. بۇ ئادەمنىڭ ھويلىسىدا قۇدۇق بار ئىدى؛ ئۇلار شۇنىڭغا چۈشۈپ يوشۇرۇندى. source: [335, 337, 339, 341, 219, 63] target: شائالبونلۇق ئەلىياھبا، ياشەننىڭ ئوغۇللىرى، ھارارلىق شامماھنىڭ ئوغلى يوناتان، ھارارلىق شارارنىڭ ئوغلى ئاھىيام،
|
[343, 345, 347, 349, 345, 351]
|
مېلىكۇ جەمەتىگە يوناتان؛ شەبانىيا جەمەتىگە يۈسۈپ؛
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: Onun yolunu Tanrı anlar, Yerini bilen O'dur. source: [17, 19, 13, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: Hiram denizi bilen gemicilerini Süleyman'ın adamlarıyla birlikte Ofir'e gönderdi. source: [33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz? source: [33, 57, 13, 39, 59, 61, 63, 47, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.” source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 13, 89, 91] target: Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın. source: [93, 95, 13, 39, 97, 59, 99, 101, 47, 103, 105, 107] target: Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? source: [109, 111, 113, 115, 117, 13, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler. source: [131, 133, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 97, 149, 151, 153, 155, 157, 159] target: İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh'u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi. source: [161, 163, 165, 167, 169, 171, 165, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 13, 185, 187, 189, 175, 191, 193, 195, 197] target: Yeşu yaşadıkça ve Yeşu'dan sonra yaşayan ve RAB'bin İsrail için yaptığı her şeyi bilen ileri gelenler durdukça İsrail halkı RAB'be kulluk etti. source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 13, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 149, 225, 227] target: Dövünün onun için, Ey çevresinde yaşayan, ününü bilen sizler! ‘Kudret asası, Görkemli değnek nasıl da kırıldı!’ deyin. source: [229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 181, 183, 13, 247, 249, 251, 253] target: Artık büyük konuşmayın, Ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü RAB her şeyi bilen Tanrı'dır; O'dur davranışları tartan. source: [255, 257, 173, 259, 175, 177, 261, 263, 265, 13, 267, 165, 269, 271, 145, 273, 69, 275, 277] target: Kral Artahşasta'nın RAB'bin buyruklarını, İsrail için koyduğu kuralları iyi bilen Kâhin ve Bilgin Ezra'ya verdiği mektubun bir örneği şudur: source: [279, 281, 283, 285, 287, 35, 289, 35, 291, 293, 13, 295, 297, 299, 165, 301, 303, 305] target: İssakaroğulları'ndan 200 kişi. Bunlar İsrailliler'in ne zaman ne yapması gerektiğini bilen kişilerdi. Boy başlarıydı ve bütün akrabalarını yönetirlerdi. source: [33, 35, 307, 13, 39, 59, 61, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 311, 313, 321, 323] target: Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Kendi içinde bölünen ülke yıkılır, kendi içinde bölünen ev çöker.
|
[325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 13, 339, 341, 327, 343, 345, 347, 349, 351, 353, 355, 357]
|
Bu kuralların hepsi, kullanıldıkça yok olacak nesnelerle ilgilidir; insanların buyruklarına, öğretilerine dayanır.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [21, 23, 25, 9, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 35, 39, 35, 41, 35, 43, 35, 45, 47, 49, 45, 51, 53, 45, 55, 57, 59, 61, 53, 63, 65] target: Çağrınızdan doğan tek bir umuda çağrıldığınız gibi, beden bir, Ruh bir, Rab bir, iman bir, vaftiz bir, her şeyden üstün, her şeyle ve her şeyde olan herkesin Tanrısı ve Babası birdir. source: [67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 9, 83, 3, 5, 81, 85, 9, 15, 87, 9, 89, 91, 9, 93, 95] target: “Sonra İsrail halkına de ki, ‘Günah sunusu olarak bir teke, yakmalık sunu olarak da bir yaşında kusursuz bir buzağı ile bir kuzu alın. source: [97, 99, 9, 101, 103, 105, 85, 107, 109, 111, 113, 53, 115, 9, 117, 105, 85, 9, 119, 121] target: “Bir adam bir çukur açar ya da kazdığı çukurun üzerini örtmezse ve çukura bir boğa ya da bir eşek düşerse,
|
[123, 125, 9, 127, 129, 131, 133, 135, 137, 123, 139, 141, 143, 145, 147, 149]
|
Yanakları güzel kokulu tarhlar gibi, Nefis kokular saçıyor. Dudakları zambak gibi, Mür yağı damlatıyor.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: Onun yolunu Tanrı anlar, Yerini bilen O'dur. source: [17, 19, 13, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: Hiram denizi bilen gemicilerini Süleyman'ın adamlarıyla birlikte Ofir'e gönderdi. source: [33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz? source: [33, 57, 13, 39, 59, 61, 63, 47, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.” source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 13, 89, 91] target: Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın. source: [93, 95, 13, 39, 97, 59, 99, 101, 47, 103, 105, 107] target: Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? source: [109, 111, 113, 115, 117, 13, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler. source: [131, 133, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 97, 149, 151, 153, 155, 157, 159] target: İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh'u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi. source: [161, 163, 165, 167, 169, 171, 165, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 13, 185, 187, 189, 175, 191, 193, 195, 197] target: Yeşu yaşadıkça ve Yeşu'dan sonra yaşayan ve RAB'bin İsrail için yaptığı her şeyi bilen ileri gelenler durdukça İsrail halkı RAB'be kulluk etti. source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 13, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 149, 225, 227] target: Dövünün onun için, Ey çevresinde yaşayan, ününü bilen sizler! ‘Kudret asası, Görkemli değnek nasıl da kırıldı!’ deyin. source: [229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 181, 183, 13, 247, 249, 251, 253] target: Artık büyük konuşmayın, Ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü RAB her şeyi bilen Tanrı'dır; O'dur davranışları tartan. source: [255, 257, 173, 259, 175, 177, 261, 263, 265, 13, 267, 165, 269, 271, 145, 273, 69, 275, 277] target: Kral Artahşasta'nın RAB'bin buyruklarını, İsrail için koyduğu kuralları iyi bilen Kâhin ve Bilgin Ezra'ya verdiği mektubun bir örneği şudur: source: [279, 281, 283, 285, 287, 35, 289, 35, 291, 293, 13, 295, 297, 299, 165, 301, 303, 305] target: İssakaroğulları'ndan 200 kişi. Bunlar İsrailliler'in ne zaman ne yapması gerektiğini bilen kişilerdi. Boy başlarıydı ve bütün akrabalarını yönetirlerdi. source: [33, 35, 307, 13, 39, 59, 61, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 311, 313, 321, 323] target: Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Kendi içinde bölünen ülke yıkılır, kendi içinde bölünen ev çöker.
|
[325, 13, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 343]
|
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 15, 17, 19, 21, 9, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41] target: ئۇلار تىكىلدىمۇ؟ ئۇلار تېرىلدىمۇ؟ ئۇلارنىڭ غولى يىلتىز تارتتىمۇ؟ ــ بىراق ئۇ ئۈستىگىلا پۈۋلەپ، ئۇلار سولىشىپ كېتىدۇ، قۇيۇن ئۇلارنى توپاندەك ئېلىپ تاشلايدۇ. source: [43, 45, 47, 9, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 9, 61] target: شۇڭا ئەمدى بىرسى مەسىھدە بولسا، ئۇ يېڭى بىر يارىتىلغۇچىدۇر! كونا ئىشلار ئۆتۈپ، مانا، ھەممە ئىش يېڭى بولدى! source: [63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 9, 77, 9, 79, 81] target: لېكىن بىز بولساق ئۇنىڭ ۋەدىسى بويىچە، يېڭى ئاسمان-زېمىننى ئىنتىزارلىق بىلەن كۈتمەكتىمىز. ئۇ يەر ھەققانىيلىقنىڭ ماكانىدۇر. source: [83, 85, 87, 89, 91, 93, 9, 91, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107] target: ئۆزۈڭلاردىن بارلىق ئۆتكۈزگەن ئىتائەتسىزلىكلىرىڭلارنى تاشلىۋېتىڭلار، ئۆزۈڭلارغا يېڭى قەلب ۋە يېڭى روھنى تىكلەڭلار؛ نېمىشقا ئۆلمەكچىسىلەر، ئى ئىسرائىل جەمەتى؟ source: [109, 45, 9, 111, 51, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 119, 125, 127, 125, 129, 89, 119, 9, 113, 131] target: ھېچكىم يېڭى شارابنى كونا تۇلۇملارغا قاچىلىمايدۇ. ئەگەر ئۇنداق قىلسا، شارابنىڭ ئېچىشى بىلەن تۇلۇملار يېرىلىپ كېتىدۇ-دە، شارابمۇ تۆكۈلۈپ كېتىدۇ ھەم تۇلۇملارمۇ كاردىن چىقىدۇ. شۇنىڭ ئۈچۈن يېڭى شاراب يېڭى تۇلۇملارغا قاچىلىنىشى كېرەك. source: [133, 135, 9, 91, 137, 89, 91, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 153] target: چۈنكى قاراڭلار، مەن يېڭى ئاسمانلارنى ۋە يېڭى زېمىننى يارىتىمەن؛ ئىلگىرىكى ئىشلار ھېچ ئەسلەنمەيدۇ، ھەتتا ئەسكە كەلمەيدۇ. source: [155, 157, 89, 159, 161, 163, 161, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181] target: ھەم شۇنداق بولىدۇكى، يېڭى ئايمۇ يېڭى ئايدا، شابات كۈنىمۇ شابات كۈنىدە، بارلىق ئەت ئىگىلىرى مېنىڭ ئالدىمغا ئىبادەت قىلغىلى كېلىدۇ ــ دەيدۇ پەرۋەردىگار. source: [27, 183, 185, 187, 189, 191, 9, 193, 189, 195, 197, 199, 9, 201, 203, 205] target: شۇنداق قىلىپ ئۇ پەرۋەردىگارنىڭ ھۇزۇرىنىڭ ئالدىدىكى مىس قۇربانگاھنى ئېلىپ ئۇنى پەرۋەردىگارنىڭ ئۆيى بىلەن ئۆزىنىڭ قۇربانگاھىنىڭ ئوتتۇرىسىدىن ئۆتكۈزۈپ، ئۆز قۇربانگاھىنىڭ شىمال تەرىپىگە قويدۇردى. source: [109, 45, 9, 111, 51, 113, 115, 117, 127, 207, 209, 119, 211, 209, 213, 127, 129, 89, 119, 9, 113, 215, 217, 57, 219, 213, 221, 223] target: شۇنىڭدەك، ھېچكىم يېڭى شارابنى كونا تۇلۇملارغا قاچىلىمايدۇ. ئەگەر ئۇنداق قىلسا، شارابنىڭ ئېچىشى بىلەن تۇلۇملار يېرىلىپ كېتىدۇ-دە، شارابمۇ تۆكۈلۈپ كېتىدۇ ھەم تۇلۇملارمۇ كاردىن چىقىدۇ. شۇنىڭ ئۈچۈن كىشىلەر يېڭى شارابنى يېڭى تۇلۇملارغا قاچىلايدۇ؛ شۇنداق قىلغاندا، ھەر ئىككىلىسى ساقلىنىپ قالىدۇ. source: [225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 9, 241, 243, 9, 245, 247, 249] target: «ئۇ كىمگە بىلىم ئۆگەتمەكچىدۇ؟ ئۇ زادى كىمنى مۇشۇ خەۋەرنى چۈشىنىدىغان قىلماقچىدۇ؟» source: [251, 9, 91, 253, 255, 257, 9, 91, 95, 259, 261, 263, 265, 267, 269, 271, 91, 253, 273] target: مەن سىلەرگە يېڭى قەلب بېرىمەن، ئىچىڭلارغا يېڭى بىر روھ سالىمەن؛ تېنىڭلاردىكى تاش يۈرەكنى ئېلىپ تاشلاپ، مېھرلىك بىر قەلبنى ئاتا قىلىمەن. source: [275, 277, 9, 91, 279, 9, 91, 281, 283, 285, 287, 279, 281, 289, 291, 293, 213, 295, 297] target: ئاندىن، يېڭى ئاسمان ۋە يېڭى زېمىننى كۆردۈم؛ چۈنكى بۇرۇنقى ئاسمان ۋە زېمىن ئۆتۈپ كەتكەنىدى، دېڭىزمۇ مەۋجۇت بولمىدى. source: [109, 45, 51, 299, 9, 301, 303, 305, 285, 9, 301, 307, 309, 311, 313, 315, 317, 319] target: ھېچكىم كونا كۆڭلەككە يېڭى رەختتىن ياماق سالمايدۇ. ئۇنداق قىلسا، يېڭى ياماق كىرىشىپ، كىيىمنى تارتىپ يىرتىۋېتىدۇ. نەتىجىدە، يىرتىق تېخىمۇ يوغىناپ كېتىدۇ. source: [109, 45, 51, 299, 9, 301, 303, 305, 117, 9, 321, 307, 51, 309, 311, 313, 315, 317, 319] target: ھېچكىم كونا كۆڭلەككە يېڭى رەختتىن ياماق سالمايدۇ. ئۇنداق قىلسا، يېڭى ياماق كىرىشىپ، كونا كىيىمنى تارتىشتۇرۇپ يىرتىۋېتىدۇ. نەتىجىدە، يىرتىق تېخىمۇ يوغىناپ كېتىدۇ.
|
[323, 325, 327, 329, 9, 331, 333, 335, 337, 339, 341]
|
جامائەت بولسا ئۇنىڭ تېنى، يەنى ھەممىنى ھەممە جەھەتتىن تولدۇرغۇچىنىڭ مۇكەممەل جەۋھىرىدۇر.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27] target: ئۇ مۇقەددەس يازمىلارنىڭ يەنە بىر يېرىدە ئۇنىڭغا: ــ «سەن ئەبەدىلئەبەدگىچە مەلكىزەدەكنىڭ تىپىدىكى بىر كاھىندۇرسەن» دېگەن. source: [29, 31, 7, 33, 35, 37, 39, 7, 41, 43, 45] target: لاتقا بولمىسا يېكەنلەر ئېگىز ئۆسەلەمدۇ؟ قومۇشلۇقتىكى ئوت-چۆپلەر سۇسىز ئۆسەلەمدۇ؟ source: [47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77, 47, 53, 79, 57, 59, 61, 63, 81] target: پەرۋەردىگار ئۆزۈڭ بىلەن ئىسرائىلنىمۇ فىلىستىيلەرنىڭ قولىغا تاپشۇرىدۇ؛ ئەتە سەن ۋە ئوغۇللىرىڭ مېنىڭ بىلەن بىللە بولىسىلەر؛ ۋە پەرۋەردىگار ئىسرائىلنىڭ قوشۇنىنىمۇ فىلىستىيلەرنىڭ قولىغا تاپشۇرىدۇ، دېدى. source: [83, 85, 87, 89, 91, 71, 93, 95, 61, 63, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 109, 111] target: داۋۇت يەنە: ــ كېئىلاھتىكىلەر مېنى ۋە ئادەملىرىمنى سائۇلنىڭ قولىغا تۇتۇپ بېرەرمۇ، دېدى. پەرۋەردىگار: ــ ئۇلار سىلەرنى تۇتۇپ بېرىدۇ، دېدى. source: [83, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 63, 97, 127, 105, 129, 131, 133, 61, 63, 135] target: داۋۇت خۇدادىن: «مەن فىلىستىيلەرگە قارشى جەڭگە چىقسام بولامدۇ؟ ئۇلارنى مېنىڭ قولۇمغا تاپشۇرامسەن؟» دەپ سورىۋىدى، پەرۋەردىگار ئۇنىڭغا: «جەڭگە چىق، مەن ئۇلارنى سۆزسىز قولۇڭغا تاپشۇرىمەن» دېدى. source: [83, 137, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 63, 97, 127, 47, 139, 129, 131, 133, 141, 61, 63, 135] target: داۋۇت پەرۋەردىگاردىن يول سوراپ: فىلىستىيلەرگە قارشى ئاتلىنايمۇ؟ ئۇلارنى قولۇمغا تاپشۇرارسەنمۇ؟ ــ دېدى. پەرۋەردىگار داۋۇتقا: چىققىن! چۈنكى، مەن فىلىستىيلەرنى جەزمەن قولۇڭغا تاپشۇرىمەن ــ دېدى. source: [143, 145, 69, 147, 149, 69, 151, 153, 111] target: ناتانىيەل جاۋابەن: ــ ئۇستاز، سەن خۇدانىڭ ئوغلى، ئىسرائىلنىڭ پادىشاھىسەن! ــ دېدى. source: [155, 7, 157, 159, 161, 163, 165, 167] target: مۇقەددەس جايىڭدا ساڭا كۆز تىكىپ قارىغىنىمدەك، مەن يەنە زور قۇدرىتىڭ ۋە ئۇلۇغلۇقۇڭنى كۆرسەم! source: [169, 171, 69, 173, 175, 177, 91, 69, 179] target: بەرھەق، سەن مېنىڭ ئىچلىرىمنى ياسىغانسەن؛ ئانامنىڭ قورسىقىدا مېنى توقۇغانسەن؛ source: [181, 183, 185, 71, 187, 189, 191, 5, 7, 193] target: كاھىن داغقا سەپسېلىپ قارىسۇن، ئاندىن ئىز-داغ پەيدا بولغان نەرسىنى يەتتە كۈنگىچە ئايرىم ساقلىسۇن. source: [195, 197, 75, 199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 213, 215, 91, 69, 217, 219, 91, 221, 63, 223] target: سەن قۇلۇڭغا ئىلتىپات كۆرسەتكىن؛ چۈنكى سەن ئۆزۈڭ بىلەن پەرۋەردىگارنىڭ ئالدىدا قۇلۇڭنى ئەھدىلەشتۈرگەنسەن. لېكىن ئەگەر مەندە بىر يامانلىق بولسا سەن ئۆزۈڭلا مېنى ئۆلتۈرگىن؛ مېنى ئېلىپ بېرىپ ئاتاڭغا تاپشۇرۇشنىڭ نېمە ھاجىتى؟ ــ دېدى. source: [225, 227, 7, 229, 231, 233, 235, 47, 237, 239] target: ۋە ئۆلتۈرۈلگەنلەر ئاراڭلاردا يىقىلىشى بىلەن، سىلەر مېنىڭ پەرۋەردىگار ئىكەنلىكىمنى تونۇپ يېتىسىلەر. source: [241, 51, 243, 105, 245, 247, 63, 249, 251, 69, 253, 255, 257, 259, 207, 261, 263, 265, 267] target: لېكىن سەن، ئى رەب پەرۋەردىگار، گەرچە شەھەر كالدىيلەرنىڭ قولىغا تاپشۇرۇلىدىغان بولسىمۇ، ماڭا: «ئۆزۈڭ ئۈچۈن ئېتىزنى كۈمۈشكە سېتىۋال ۋە بۇنى گۇۋاھچىلارغا كۆرگۈزگىن!؟» ــ دېدىڭ». source: [269, 5, 7, 271, 273, 275, 277, 279, 281, 283, 285, 131, 287, 289, 291, 293, 295, 69, 9, 297, 271, 299, 301] target: ئەمدى شۇنداق بولدىكى، ئۇ بىر يەردە دۇئا قىلىۋاتاتتى؛ دۇئا ئاياغلاشقاندا، مۇخلىسلىرىدىن بىرى ئۇنىڭدىن: ــ ئى رەب، يەھيا ئۆز مۇخلىسلىرىغا ئۆگەتكىنىدەك، سەنمۇ بىزگە دۇئا قىلىشنى ئۆگەتسەڭ، ــ دېدى.
|
[303, 305, 307, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 321, 323, 325, 7, 327, 329, 331, 333, 335, 63, 337, 339, 341, 343]
|
ئۇ «بىنيامىن دەرۋازىسى»غا يەتكەندە، ھانانىيانىڭ نەۋرىسى، شەلەمىيانىڭ ئوغلى كۆزەت بېگى ئىرىيا شۇ يەردە تۇراتتى؛ ئۇ: «سەن كالدىيلەرگە چېكىنىپ تەسلىم بولماقچىسەن!» دەپ ئۇنى تۇتۇۋالدى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19] target: چۈنكى ياھ ياقۇپنى ئۆزىنىڭكى بولۇشقا، ئىسرائىلنى ئۆز مىراسى بولۇشقا تاللىۋالدى. source: [21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 31, 57, 59, 61, 63, 65] target: شۇنداق ئەمەلگە ئاشۇرۇلىدۇكى، بىرەيلەن يەنىلا پەيغەمبەرچىلىك قىلىپ بېشارەت بېرەي دېسە، ئۇنىڭ ئۆزىنى تۇغقان ئاتا-ئانىسى ئۇنىڭغا: «سەن ھايات قالمايسەن؛ چۈنكى پەرۋەردىگارنىڭ نامىدا يالغان گەپ قىلىۋاتىسەن» دەيدۇ؛ ئاندىن ئۆزىنى تۇغقان ئاتا-ئانىسى ئۇنى بېشارەت بېرىۋاتقىنىدىلا سانجىپ ئۆلتۈرىدۇ. source: [67, 69, 71, 73, 39, 75, 55, 31, 77] target: ساراھنىڭ بۇ سۆزى ئىبراھىمغا تولىمۇ ئېغىر كەلدى؛ چۈنكى ئىسمائىلمۇ ئۇنىڭ ئوغلى-دە! source: [79, 81, 83, 31, 85, 87, 89] target: مەن ئۆز قېرىنداشلىرىمغا يات، ئانامنىڭ بالىلىرىغا ياقا يۇرتلۇق بولدۇم. source: [91, 93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 31, 109, 111] target: ئەمما شۇ ئۆينى سەن ياسىمايسەن، بەلكى پۇشتۇڭدىن بولىدىغان ئوغلۇڭ، ئۇ مېنىڭ نامىمغا ئاتاپ شۇ ئۆينى سالىدۇ»، دېگەنىدى. source: [91, 93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 31, 109, 111] target: ئەمما شۇ ئۆينى سەن ياسىمايسەن، بەلكى سېنىڭ پۇشتۇڭدىن بولىدىغان ئوغلۇڭ، ئۇ مېنىڭ نامىمغا ئاتاپ شۇ ئۆينى سالىدۇ»، دېگەنىدى. source: [113, 115, 117, 119, 121, 31, 123, 125, 127] target: شۇنداق قىلىپ، لۇتنىڭ ئىككىلا قىزى ئۆز ئاتىسىدىن ھامىلىدار بولۇپ قالدى. source: [129, 131, 133, 135, 137, 139, 31, 13, 141, 143, 145, 147, 149] target: ۋە پەرۋەردىگار بولسا بۈگۈن سىلەرنى ئۆزىنىڭ خاس خەلقى بولۇشقا، ئۇنىڭ بارلىق ئەمرلىرىنى تۇتۇشقا (ئۇ سىلەرگە ۋەدە قىلغاندەك) سىلەرنى قوبۇل قىلدى. source: [151, 3, 153, 155, 157, 159, 3, 31, 13, 161, 153, 163, 165, 167, 169, 171, 19] target: چۈنكى سەن پەرۋەردىگار خۇدايىڭغا ئاتالغان مۇقەددەس بىر خەلقتۇرسەن؛ پەرۋەردىگار يەر يۈزىدىكى بارلىق خەلقلەر ئارىسىدىن ئۆزىنىڭ ئالاھىدە گۆھىرى بولغان بىر خەلق بولۇشى ئۈچۈن سېنى تاللىغاندۇر. source: [173, 175, 153, 177, 31, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193] target: ھەم سىلەر ئۆز ئوغۇللىرى بولغانلىقىڭلار ئۈچۈن، خۇدا ئۆز ئوغلىنىڭ: «ئاببا! ئاتام!» دەپ چاقىرغۇچى روھىنى ئەۋەتىپ قەلبىمىزگە سالدى. source: [3, 23, 195, 197, 199, 201, 31, 203, 199, 205] target: شۇ ھامان پەرۋەردىگارنىڭ سۆز-كالامى ئۇنىڭغا كېلىپ: «بۇ كىشى ساڭا ۋارىس بولمايدۇ، بەلكى ئۆز پۇشتۇڭدىن بولىدىغان كىشى ساڭا ۋارىس بولىدۇ»، ــ دېدى. source: [207, 203, 31, 209, 211, 213, 215, 217, 219] target: نادانلىق سەبىي بالىلارنىڭ قەلبىگە باغلاغلىقتۇر؛ بىراق تەربىيە تايىقى بۇنى ئۇنىڭدىن يىراق قىلار. source: [221, 151, 3, 153, 155, 157, 159, 151, 131, 31, 13, 161, 223, 163, 165, 167, 169, 171, 19] target: چۈنكى سىلەر پەرۋەردىگار خۇدايىڭلارغا پاك-مۇقەددەس بىر خەلقتۇرسىلەر؛ پەرۋەردىگار خۇدايىڭلار سىلەرنى يەر يۈزىدىكى بارلىق باشقا خەلقلەردىن ئۈستۈن قىلىپ، ئۆزىگە خاس بىر خەلق بولۇشقا تاللىۋالغان. source: [225, 227, 229, 231, 233, 235, 165, 237, 239, 31, 241, 243, 245, 247, 249, 251] target: ئەمدى سىلەر دەرھەقىقەت مېنىڭ سۆزۈمنى ئاڭلاپ، ئەھدەمنى تۇتساڭلار، ئۇنداقتا بارلىق ئەللەرنىڭ ئارىسىدا ماڭا خاس بىر گۆھەر بولىسىلەر ــ چۈنكى پۈتكۈل يەر مېنىڭكىدۇر ــ
|
[253, 255, 257, 259, 261, 11, 263, 265, 267, 269, 271, 273, 275, 11, 277, 279, 281, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 295, 297]
|
«ئۇنىڭ بارلىق ۋەدە قىلغىنى بويىچە ئۆز خەلقى ئىسرائىلغا ئارام بەرگەن پەرۋەردىگار مۇبارەكتۇر! ئۇ ئۆز قۇلى مۇسانىڭ ۋاسىتىسى بىلەن قىلغان ھەممە مېھرىبانە ۋەدىلەرنىڭ ھېچبىرى يەردە قالمىدى!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [17, 19, 13, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: ھىرام ئۆز خىزمەتكارلىرى، يەنى دېڭىزچىلىقنى ئوبدان بىلىدىغان نەچچە كېمىچىلەرنى سۇلايماننىڭ خىزمەتكارلىرىغا قوشۇلۇپ كېمىلەردە ئىشلەشكە ئەۋەتتى. source: [33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلگەن ئەيسا ئۇلارغا: ــ نېمە ئۈچۈن كۆڭلۈڭلاردا رەزىل ئويلاردا بولىسىلەر؟ source: [33, 57, 13, 39, 59, 61, 63, 47, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: زادى باج تاپشۇرامدۇق-تاپشۇرمامدۇق؟ ــ دېيىشتى. لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ ساختىپەزلىكىنى بىلىپ ئۇلارغا: ــ نېمىشقا مېنى سىنىماقچىسىلەر؟ ماڭا بىر «دىنار» پۇلنى ئەكېلىڭلار، مەن كۆرۈپ باقاي، ــ دېدى. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 13, 89, 91] target: پەسىللەرنى بېكىتمەك ئۈچۈن ئۇ ئاينى ياراتتى، قۇياش بولسا پېتىشىنى بىلىدۇ. source: [93, 95, 13, 39, 97, 59, 99, 101, 47, 103, 105, 107] target: بىراق ئەيسا ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە ئەيىب ئىزدەشلىرىنى بىلىپ يېتىپ، جاۋابەن: ــ سىلەر كۆڭلۈڭلاردا نېمىشقا ئەيىب ئىزدەيسىلەر؟ source: [109, 111, 113, 115, 117, 13, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: تەنتەنە ساداسىنى بىلگەن خەلق بەختلىكتۇر؛ ئۇلار سېنىڭ جامالىڭنىڭ نۇرىدا ماڭىدۇ، ئى پەرۋەردىگار! source: [131, 133, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 97, 149, 151, 153, 155, 157, 159] target: ۋە ئىنسانلارنىڭ قەلبىنى بىلگۈچى خۇدا مۇقەددەس روھنى بىزگە ئاتا قىلغىنىدەك، ئۇلارغىمۇ ئاتا قىلدى. source: [161, 163, 165, 167, 169, 171, 165, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 13, 185, 187, 189, 175, 191, 193, 195, 197] target: يەشۇئانىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدە، شۇنداقلا يەشۇئادىن كېيىن قالغان، پەرۋەردىگارنىڭ ئىسرائىل ئۈچۈن قىلغان ھەممە مۆجىزىلىك ئەمەللىرىنى ئوبدان بىلىدىغان ئاقساقاللارنىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدىمۇ ئىسرائىل پەرۋەردىگارنىڭ ئىبادىتىدە بولۇپ تۇردى. source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 13, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 149, 225, 227] target: ئۇنىڭ ئەتراپىدىكى ھەممەيلەن ئۇنىڭ ئۈچۈن ئاھ-زار كۆتۈرۈڭلار؛ ئۇنىڭ نام-شۆھرىتىنى بىلگەنلەر: «كۈچلۈك شاھانە ھاسىسى، گۈزەل تايىقىمۇ شۇنچە سۇندۇرۇلدىغۇ!» ــ دەڭلار. source: [229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 181, 183, 13, 247, 249, 251, 253] target: ئى ئىنسانلار، كىبىرلىك سۆزلىرىڭلارنى كۆپەيتىۋەرمەڭلار، يوغان گەپلەرنى ئاغزىڭلاردىن چىقارماڭلار؛ چۈنكى پەرۋەردىگار بىلىم-ھىدايەتكە ئىگە خۇدادۇر. ئىنسانلارنىڭ ئەمەللىرى ئۇنىڭ تەرىپىدىن تارازىدا تارتىلىدۇ. source: [255, 257, 173, 259, 175, 177, 261, 263, 265, 13, 267, 165, 269, 271, 145, 273, 69, 275, 277] target: مانا بۇ پادىشاھ ئارتاخشاشتا كاھىن ھەم تەۋراتشۇناس ئەزراغا تاپشۇرغان يارلىق خېتىنىڭ كۆچۈرۈلمىسى: ــ (ئەزرا پەرۋەردىگارنىڭ ئەمرلىرىگە ئائىت ئىشلارغا ھەم ئۇنىڭ ئىسرائىللارغا تاپشۇرغان بەلگىلىمىلىرىگە پىشقان تەۋراتشۇناس ئىدى): ــ source: [279, 281, 283, 285, 287, 35, 289, 35, 291, 293, 13, 295, 297, 299, 165, 301, 303, 305] target: ئىسساكارلاردىن زامان-ۋەزىيەتنى چۈشىنىدىغان، ئىسرائىلنىڭ قانداق قىلىشى كېرەكلىكىنى بىلىدىغان يولباشچىلار جەمئىي ئىككى يۈز كىشى ئىدى؛ ئۇلارنىڭ ھەممە قېرىنداشلىرى ئۇلارنىڭ ئەمرىگە بويسۇناتتى. source: [33, 35, 307, 13, 39, 59, 61, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 311, 313, 321, 323] target: لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلىپ ئۇلارغا مۇنداق دېدى: ــ ئۆز ئىچىدىن بۆلۈنۈپ ئۆزئارا سوقۇشقان ھەرقانداق پادىشاھلىق ۋەيران بولىدۇ؛ ۋە ھەرقانداق ئائىلە ئۆز ئىچىدىن بۆلۈنۈپ ئۆزئارا سوقۇشسا زاۋاللىققا يۈز تۇتىدۇ.
|
[325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 343, 335, 345, 347, 349, 329, 351, 353, 355, 357, 359, 339, 361, 357, 363]
|
ۋە مەن سېنىڭ نامىڭنى ئۇلارغا ئايان قىلدىم ۋە يەنە داۋاملىق ئايان قىلىمەن. شۇنىڭ بىلەن، سېنىڭ ماڭا كۆرسەتكەن مېھىر-مۇھەببىتىڭ ئۇلاردا بولىدۇ ۋە مەنمۇ ئۇلاردا بولاي.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237]
|
dördüncü sırada sarı yakut, oniks, yeşim vardı. Taşlar altın yuvalara kakılmıştı.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 15, 19] target: O gün tarlada bulunan iki kişiden biri alınacak, biri bırakılacak. source: [21, 15, 23, 15, 25, 27, 29, 11, 31, 33, 35] target: İbrahim'in biri köle, biri de özgür kadından iki oğlu olduğu yazılıdır. source: [37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 15, 51, 53] target: İkisi üzerine kura çekecek. Biri RAB için, biri Azazel için. source: [55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 83, 45, 85, 15, 87, 15, 25, 89] target: Petrus İsa'ya, “Ya Rab” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu! İstersen burada üç çardak kurayım: Biri sana, biri Musa'ya, biri de İlyas'a.” source: [91, 93, 95, 45, 97, 15, 99, 101] target: “Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti. source: [103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 113, 115, 119, 113, 15, 121, 123, 125, 127, 113, 15, 129, 131, 133, 135, 113, 15, 137, 139] target: Dördüncü melek borazanını çaldı. Güneşin üçte biri, ayın üçte biri, yıldızların üçte biri vuruldu. Sonuç olarak ışıklarının üçte biri söndü, gündüzün ve gecenin üçte biri ışıksız kaldı. source: [141, 143, 145, 11, 29, 15, 17, 15, 19] target: Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak. source: [147, 149, 151, 153, 55, 57, 155, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 157, 81, 159, 45, 85, 15, 87, 15, 25, 89, 161, 69, 163, 165, 167] target: Bunlar İsa'nın yanından ayrılırken Petrus İsa'ya, “Efendimiz” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu! Üç çardak kuralım: Biri sana, biri Musa'ya, biri de İlyas'a.” Aslında ne söylediğinin farkında değildi. source: [169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 173, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: “Sonra sol yanına uzan, İsrail halkının günahını yüklen. Sol yanına uzanacağın günler kadar onların suçunun cezasını çekeceksin. source: [201, 203, 113, 15, 205, 207, 113, 15, 209, 211] target: Denizdeki yaratıkların üçte biri öldü, gemilerin üçte biri yok oldu. source: [213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 11, 237, 15, 239, 15, 241, 243, 245] target: İsa kadına, “Ne istiyorsun?” diye sordu. Kadın, “Buyruk ver, senin egemenliğinde bu iki oğlumdan biri sağında, biri solunda otursun” dedi. source: [247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 63, 263, 115, 265, 251, 267, 15, 269, 271, 273] target: Sofraya oturmuş yemek yerlerken İsa, “Size doğrusunu söyleyeyim” dedi, “Sizden biri, benimle yemek yiyen biri bana ihanet edecek.” source: [113, 15, 275, 113, 15, 25, 277, 279, 281, 283, 285, 287, 289, 291, 293] target: üçte biri sarayda, üçte biri de Temel Kapısı'nda duracak. Bütün halk RAB'bin Tapınağı'nın avlularında toplanacak. source: [295, 297, 171, 299, 301, 303, 305] target: Sonra kendi sol avucuna biraz zeytinyağı dökecek.
|
[307, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 321, 323, 313, 325, 327, 329, 331, 333, 235, 335, 337, 15, 339, 341, 15, 171, 343, 345, 313, 347]
|
İsa kadına, “Ne istiyorsun?” diye sordu. Kadın, “Buyruk ver, senin egemenliğinde bu iki oğlumdan biri sağında, biri solunda otursun” dedi.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [17, 19, 13, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: ھىرام ئۆز خىزمەتكارلىرى، يەنى دېڭىزچىلىقنى ئوبدان بىلىدىغان نەچچە كېمىچىلەرنى سۇلايماننىڭ خىزمەتكارلىرىغا قوشۇلۇپ كېمىلەردە ئىشلەشكە ئەۋەتتى. source: [33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلگەن ئەيسا ئۇلارغا: ــ نېمە ئۈچۈن كۆڭلۈڭلاردا رەزىل ئويلاردا بولىسىلەر؟ source: [33, 57, 13, 39, 59, 61, 63, 47, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: زادى باج تاپشۇرامدۇق-تاپشۇرمامدۇق؟ ــ دېيىشتى. لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ ساختىپەزلىكىنى بىلىپ ئۇلارغا: ــ نېمىشقا مېنى سىنىماقچىسىلەر؟ ماڭا بىر «دىنار» پۇلنى ئەكېلىڭلار، مەن كۆرۈپ باقاي، ــ دېدى. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 13, 89, 91] target: پەسىللەرنى بېكىتمەك ئۈچۈن ئۇ ئاينى ياراتتى، قۇياش بولسا پېتىشىنى بىلىدۇ. source: [93, 95, 13, 39, 97, 59, 99, 101, 47, 103, 105, 107] target: بىراق ئەيسا ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە ئەيىب ئىزدەشلىرىنى بىلىپ يېتىپ، جاۋابەن: ــ سىلەر كۆڭلۈڭلاردا نېمىشقا ئەيىب ئىزدەيسىلەر؟ source: [109, 111, 113, 115, 117, 13, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: تەنتەنە ساداسىنى بىلگەن خەلق بەختلىكتۇر؛ ئۇلار سېنىڭ جامالىڭنىڭ نۇرىدا ماڭىدۇ، ئى پەرۋەردىگار! source: [131, 133, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 97, 149, 151, 153, 155, 157, 159] target: ۋە ئىنسانلارنىڭ قەلبىنى بىلگۈچى خۇدا مۇقەددەس روھنى بىزگە ئاتا قىلغىنىدەك، ئۇلارغىمۇ ئاتا قىلدى. source: [161, 163, 165, 167, 169, 171, 165, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 13, 185, 187, 189, 175, 191, 193, 195, 197] target: يەشۇئانىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدە، شۇنداقلا يەشۇئادىن كېيىن قالغان، پەرۋەردىگارنىڭ ئىسرائىل ئۈچۈن قىلغان ھەممە مۆجىزىلىك ئەمەللىرىنى ئوبدان بىلىدىغان ئاقساقاللارنىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدىمۇ ئىسرائىل پەرۋەردىگارنىڭ ئىبادىتىدە بولۇپ تۇردى. source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 13, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 149, 225, 227] target: ئۇنىڭ ئەتراپىدىكى ھەممەيلەن ئۇنىڭ ئۈچۈن ئاھ-زار كۆتۈرۈڭلار؛ ئۇنىڭ نام-شۆھرىتىنى بىلگەنلەر: «كۈچلۈك شاھانە ھاسىسى، گۈزەل تايىقىمۇ شۇنچە سۇندۇرۇلدىغۇ!» ــ دەڭلار. source: [229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 181, 183, 13, 247, 249, 251, 253] target: ئى ئىنسانلار، كىبىرلىك سۆزلىرىڭلارنى كۆپەيتىۋەرمەڭلار، يوغان گەپلەرنى ئاغزىڭلاردىن چىقارماڭلار؛ چۈنكى پەرۋەردىگار بىلىم-ھىدايەتكە ئىگە خۇدادۇر. ئىنسانلارنىڭ ئەمەللىرى ئۇنىڭ تەرىپىدىن تارازىدا تارتىلىدۇ. source: [255, 257, 173, 259, 175, 177, 261, 263, 265, 13, 267, 165, 269, 271, 145, 273, 69, 275, 277] target: مانا بۇ پادىشاھ ئارتاخشاشتا كاھىن ھەم تەۋراتشۇناس ئەزراغا تاپشۇرغان يارلىق خېتىنىڭ كۆچۈرۈلمىسى: ــ (ئەزرا پەرۋەردىگارنىڭ ئەمرلىرىگە ئائىت ئىشلارغا ھەم ئۇنىڭ ئىسرائىللارغا تاپشۇرغان بەلگىلىمىلىرىگە پىشقان تەۋراتشۇناس ئىدى): ــ source: [279, 281, 283, 285, 287, 35, 289, 35, 291, 293, 13, 295, 297, 299, 165, 301, 303, 305] target: ئىسساكارلاردىن زامان-ۋەزىيەتنى چۈشىنىدىغان، ئىسرائىلنىڭ قانداق قىلىشى كېرەكلىكىنى بىلىدىغان يولباشچىلار جەمئىي ئىككى يۈز كىشى ئىدى؛ ئۇلارنىڭ ھەممە قېرىنداشلىرى ئۇلارنىڭ ئەمرىگە بويسۇناتتى. source: [33, 35, 307, 13, 39, 59, 61, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 311, 313, 321, 323] target: لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلىپ ئۇلارغا مۇنداق دېدى: ــ ئۆز ئىچىدىن بۆلۈنۈپ ئۆزئارا سوقۇشقان ھەرقانداق پادىشاھلىق ۋەيران بولىدۇ؛ ۋە ھەرقانداق ئائىلە ئۆز ئىچىدىن بۆلۈنۈپ ئۆزئارا سوقۇشسا زاۋاللىققا يۈز تۇتىدۇ.
|
[325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 343, 345, 347, 13, 349]
|
ئەڭ مۇقەددەس جاي ئىچىدە ئۇ ئىككى كېرۇبنىڭ ھەيكىلىنى ياساپ، ئۇلارنى پۈتۈنلەي ئالتۇن بىلەن قاپلىدى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: RAB Tanrı Adem'i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu. source: [33, 35, 37] target: Adem, Şit, Enoş, source: [39, 41, 43, 45, 47, 25, 27, 49, 51, 53, 55, 17, 57, 59, 31] target: Nitekim şöyle yazılmıştır: “İlk insan Adem yaşayan can oldu.” Son Adem'se yaşam veren ruh oldu. source: [61, 63, 33, 65, 67, 69, 71, 73, 25, 75, 77, 79, 81, 83] target: Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi. source: [3, 5, 85, 87, 89, 91] target: RAB Tanrı Adem'e, “Neredesin?” diye seslendi. source: [93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Oysa ölüm Adem'den Musa'ya dek, gelecek Kişi'nin örneği olan Adem'in suçuna benzer bir günah işlememiş olanlar üzerinde de egemendi. source: [3, 5, 131, 133, 117, 135, 137, 25, 139, 3, 5, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 153, 155] target: RAB Tanrı Adem'e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. source: [157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185] target: Aranızda gece menisi boşaldığı için dinsel açıdan kirli biri varsa, ordugahın dışına çıkıp orada kalsın. source: [187, 189, 191, 193, 195, 197, 161, 199, 201, 127, 203, 13, 205, 207, 171, 209] target: Bir adam kadınla cinsel ilişkide bulunurken menisi akarsa, ikisi de yıkanacak ve akşama kadar kirli sayılacaklardır. source: [25, 211, 213, 215, 217, 65, 219] target: Adem toplam 930 yıl yaşadıktan sonra öldü. source: [3, 5, 221, 223, 165, 225, 227, 229, 231, 233] target: RAB Tanrı Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi. source: [3, 5, 235, 237, 239, 241, 243, 9, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 165, 257, 131, 259, 25, 261, 263, 249, 251, 265, 267, 269, 267, 271, 273] target: RAB Tanrı yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümünü topraktan yaratmıştı. Onlara ne ad vereceğini görmek için hepsini Adem'e getirdi. Adem her birine ne ad verdiyse, o canlı o adla anıldı. source: [25, 275, 67, 277, 137, 61, 267, 279, 281, 283] target: Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanların annesiydi. source: [25, 127, 223, 73, 285, 287, 289, 291, 293] target: Adem de karısı da çıplaktılar, henüz utanç nedir bilmiyorlardı.
|
[295, 297, 299, 301, 303, 305, 307, 161, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 343, 339, 345, 347, 349]
|
Adamın arkadaşı şöyle karşılık verdi: “Bu, İsrailli Yoaş oğlu Gidyon'un kılıcından başka bir şey değildir. Tanrı Midyan'ı ve bütün ordugahı onun eline teslim edecek.”
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21] target: دىمناھ بىلەن يايلاقلىرى ۋە ناھالال بىلەن يايلاقلىرى بولۇپ، جەمئىي تۆت شەھەرنى بەردى. source: [23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 39, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57] target: ئاندىن مۇسا: ــ ھەربىرىڭلار بۈگۈن ئۆزۈڭلارنى پەرۋەردىگارغا خاس بولۇشقا ئاتىدىڭلار؛ چۈنكى ھەربىرىڭلار ھەتتا ئۆز ئوغلۇڭلار ھەم قېرىندىشىڭلارنىمۇ ئايىمىدىڭلار؛ شۇنىڭ بىلەن بۈگۈن بەخت-بەرىكەتنى ئۈستۈڭلارغا چۈشۈردۇڭلار، دېدى. source: [53, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73] target: چۈنكى ياھ ياقۇپنى ئۆزىنىڭكى بولۇشقا، ئىسرائىلنى ئۆز مىراسى بولۇشقا تاللىۋالدى. source: [75, 77, 5, 79, 81, 15, 83, 85] target: كايىن، گىبېئاھ ۋە تىمناھ بولۇپ، جەمئىي ئون شەھەر ۋە ئۇلارغا قاراشلىق كەنت-قىشلاقلار بار ئىدى. source: [87, 89, 91, 93, 95, 39, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 39, 121, 123, 125, 127, 129] target: شۇنداق ئەمەلگە ئاشۇرۇلىدۇكى، بىرەيلەن يەنىلا پەيغەمبەرچىلىك قىلىپ بېشارەت بېرەي دېسە، ئۇنىڭ ئۆزىنى تۇغقان ئاتا-ئانىسى ئۇنىڭغا: «سەن ھايات قالمايسەن؛ چۈنكى پەرۋەردىگارنىڭ نامىدا يالغان گەپ قىلىۋاتىسەن» دەيدۇ؛ ئاندىن ئۆزىنى تۇغقان ئاتا-ئانىسى ئۇنى بېشارەت بېرىۋاتقىنىدىلا سانجىپ ئۆلتۈرىدۇ. source: [131, 133, 135, 137, 103, 139, 119, 39, 141] target: ساراھنىڭ بۇ سۆزى ئىبراھىمغا تولىمۇ ئېغىر كەلدى؛ چۈنكى ئىسمائىلمۇ ئۇنىڭ ئوغلى-دە! source: [143, 145, 147, 39, 149, 151, 153] target: مەن ئۆز قېرىنداشلىرىمغا يات، ئانامنىڭ بالىلىرىغا ياقا يۇرتلۇق بولدۇم. source: [155, 157, 5, 159, 81, 15, 83, 161, 85] target: گوشەن، ھولون ۋە گىلوھ بولۇپ، جەمئىي ئون بىر شەھەر ۋە ئۇلارغا قاراشلىق كەنت-قىشلاقلار ئىدى. source: [163, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 39, 181, 183] target: ئەمما شۇ ئۆينى سەن ياسىمايسەن، بەلكى پۇشتۇڭدىن بولىدىغان ئوغلۇڭ، ئۇ مېنىڭ نامىمغا ئاتاپ شۇ ئۆينى سالىدۇ»، دېگەنىدى. source: [163, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 39, 181, 183] target: ئەمما شۇ ئۆينى سەن ياسىمايسەن، بەلكى سېنىڭ پۇشتۇڭدىن بولىدىغان ئوغلۇڭ، ئۇ مېنىڭ نامىمغا ئاتاپ شۇ ئۆينى سالىدۇ»، دېگەنىدى. source: [185, 187, 189, 83, 191, 193, 195, 197, 199, 201, 203] target: شۇنىڭ بىلەن شەھەر زەدەكىيانىڭ ئون بىرىنچى يىلىغىچە مۇھاسىرىدە تۇردى. source: [185, 187, 189, 83, 191, 193, 195, 197, 199, 201, 203] target: شۇنىڭ بىلەن شەھەر زەدەكىيانىڭ ئون بىرىنچى يىلىغىچە مۇھاسىرىدە تۇردى. source: [205, 207, 209, 211, 213, 39, 215, 217, 219] target: شۇنداق قىلىپ، لۇتنىڭ ئىككىلا قىزى ئۆز ئاتىسىدىن ھامىلىدار بولۇپ قالدى. source: [221, 223, 225, 221, 227, 229] target: ئون بىرىنچى چەك ئەلىياشىبقا، ئون ئىككىنچى چەك ياكىمغا،
|
[231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 251, 83, 253, 255, 245, 257, 259, 261, 39, 263, 265]
|
ئۇلارنىڭ ئۈلۈشى يەنە كاتتات، ناھالال، شىمرون، يىدالاھ ۋە بەيت-لەھەمنىمۇ ئوراپ، جەمئىي ئون ئىككى شەھەر ۋە ئۇلارغا قاراشلىق كەنت-قىشلاقلارنىمۇ ئۆز ئىچىگە ئالاتتى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [17, 19, 21, 23, 25, 27] target: شۇڭا يېڭى شاراب يېڭى تۇلۇملارغا قاچىلىنىش كېرەك، شۇنداقتا ئىككىلىسى ساقلىنىپ قالىدۇ. source: [29, 31, 33, 21, 35, 21, 37, 39, 41, 43, 45, 21, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65] target: ئۇلار تىكىلدىمۇ؟ ئۇلار تېرىلدىمۇ؟ ئۇلارنىڭ غولى يىلتىز تارتتىمۇ؟ ــ بىراق ئۇ ئۈستىگىلا پۈۋلەپ، ئۇلار سولىشىپ كېتىدۇ، قۇيۇن ئۇلارنى توپاندەك ئېلىپ تاشلايدۇ. source: [67, 69, 71, 21, 73, 75, 77, 79, 81, 83, 21, 85] target: شۇڭا ئەمدى بىرسى مەسىھدە بولسا، ئۇ يېڭى بىر يارىتىلغۇچىدۇر! كونا ئىشلار ئۆتۈپ، مانا، ھەممە ئىش يېڭى بولدى! source: [87, 89, 13, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: ھىرام ئۆز خىزمەتكارلىرى، يەنى دېڭىزچىلىقنى ئوبدان بىلىدىغان نەچچە كېمىچىلەرنى سۇلايماننىڭ خىزمەتكارلىرىغا قوشۇلۇپ كېمىلەردە ئىشلەشكە ئەۋەتتى. source: [103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 21, 117, 21, 119, 121] target: لېكىن بىز بولساق ئۇنىڭ ۋەدىسى بويىچە، يېڭى ئاسمان-زېمىننى ئىنتىزارلىق بىلەن كۈتمەكتىمىز. ئۇ يەر ھەققانىيلىقنىڭ ماكانىدۇر. source: [123, 125, 127, 17, 129, 131, 21, 129, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145] target: ئۆزۈڭلاردىن بارلىق ئۆتكۈزگەن ئىتائەتسىزلىكلىرىڭلارنى تاشلىۋېتىڭلار، ئۆزۈڭلارغا يېڭى قەلب ۋە يېڭى روھنى تىكلەڭلار؛ نېمىشقا ئۆلمەكچىسىلەر، ئى ئىسرائىل جەمەتى؟ source: [147, 149, 151, 13, 153, 155, 33, 157, 159, 161, 163, 165, 167] target: ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلگەن ئەيسا ئۇلارغا: ــ نېمە ئۈچۈن كۆڭلۈڭلاردا رەزىل ئويلاردا بولىسىلەر؟ source: [147, 169, 13, 153, 171, 173, 175, 159, 177, 179, 129, 181, 183, 185] target: زادى باج تاپشۇرامدۇق-تاپشۇرمامدۇق؟ ــ دېيىشتى. لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ ساختىپەزلىكىنى بىلىپ ئۇلارغا: ــ نېمىشقا مېنى سىنىماقچىسىلەر؟ ماڭا بىر «دىنار» پۇلنى ئەكېلىڭلار، مەن كۆرۈپ باقاي، ــ دېدى. source: [187, 189, 191, 193, 195, 197, 13, 199, 201] target: پەسىللەرنى بېكىتمەك ئۈچۈن ئۇ ئاينى ياراتتى، قۇياش بولسا پېتىشىنى بىلىدۇ. source: [203, 205, 13, 153, 207, 171, 209, 211, 159, 213, 77, 215] target: بىراق ئەيسا ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە ئەيىب ئىزدەشلىرىنى بىلىپ يېتىپ، جاۋابەن: ــ سىلەر كۆڭلۈڭلاردا نېمىشقا ئەيىب ئىزدەيسىلەر؟ source: [217, 69, 21, 19, 75, 23, 219, 221, 223, 225, 227, 223, 229, 231, 229, 233, 17, 223, 21, 23, 235] target: ھېچكىم يېڭى شارابنى كونا تۇلۇملارغا قاچىلىمايدۇ. ئەگەر ئۇنداق قىلسا، شارابنىڭ ئېچىشى بىلەن تۇلۇملار يېرىلىپ كېتىدۇ-دە، شارابمۇ تۆكۈلۈپ كېتىدۇ ھەم تۇلۇملارمۇ كاردىن چىقىدۇ. شۇنىڭ ئۈچۈن يېڭى شاراب يېڭى تۇلۇملارغا قاچىلىنىشى كېرەك. source: [237, 239, 241, 243, 245, 13, 247, 249, 251, 253, 255, 257] target: تەنتەنە ساداسىنى بىلگەن خەلق بەختلىكتۇر؛ ئۇلار سېنىڭ جامالىڭنىڭ نۇرىدا ماڭىدۇ، ئى پەرۋەردىگار! source: [259, 261, 21, 129, 263, 17, 129, 265, 267, 269, 271, 273, 275, 277, 279] target: چۈنكى قاراڭلار، مەن يېڭى ئاسمانلارنى ۋە يېڭى زېمىننى يارىتىمەن؛ ئىلگىرىكى ئىشلار ھېچ ئەسلەنمەيدۇ، ھەتتا ئەسكە كەلمەيدۇ.
|
[281, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 295, 297, 21, 299, 301, 303, 305, 307, 309, 311, 287, 313, 315, 13, 317, 319, 321, 323, 325, 285, 287, 327, 329, 299, 331, 291, 333, 335, 337]
|
شۇنىڭدىن كېيىن ئۆزلىرىگە ۋە كاھىنلارغا قۇربانلىقلاردىن تەييارلىدى، چۈنكى كاھىنلار، يەنى ھارۇننىڭ ئەۋلادلىرى كەچ كىرگۈچە كۆيدۈرمە قۇربانلىق قىلىش ۋە مايلارنى كۆيدۈرۈش بىلەن ئالدىراش بولۇپ كەتكەنىدى؛ شۇڭا لاۋىيلار ئۆزلىرىگە ۋە كاھىنلار بولغان ھارۇننىڭ ئەۋلادلىرىغىمۇ قۇربانلىقلاردىن گۆش تەييارلاپ قويۇشتى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35] target: O da şöyle yanıt verdi: “O'nun günahkâr olup olmadığını bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, kördüm, şimdi görüyorum.” source: [37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 25, 59, 61] target: gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm. source: [63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 87, 89, 25, 55, 91, 93] target: Yoav, haberi verene, “Onu gördün mü? Neden onu orada öldürmedin? Sana on parça gümüşle bir kemer verirdim” dedi. source: [95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117] target: Aralarında yorulan, sendeleyen olmayacak; uyuklamayacak, uyumayacaklar. Gevşek kemer, kopuk çarık bağı olmayacak. source: [119, 121, 123, 125, 127, 129, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 25, 55, 149, 151, 153, 155, 25, 157, 159, 137, 161, 157, 163, 165] target: Givon'daki büyük kayanın yanına varınca, Amasa onları karşılamaya geldi. Yoav savaş giysisini giymişti. Giysinin üzerine bir kemer kuşanmış, kemere kınında duran bir kılıç bağlamıştı. Yoav ilerlerken kılıç kınından çıktı. source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [167, 169, 171, 25, 173, 25, 175, 25, 177, 25, 179, 181] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu;
|
[183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199, 201, 203, 55, 205, 25, 207, 209]
|
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 7, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27] target: İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar. source: [3, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 43, 45, 61, 63, 65, 49, 67, 69] target: İmana dayanan doğruluk ise şöyle diyor: “Yüreğinde, ‘Göğe –yani Mesih'i indirmeye– kim çıkacak?’ ya da, ‘Dipsiz derinliklere –yani Mesih'i ölüler arasından çıkarmaya– kim inecek?’ deme.” source: [71, 73, 75, 77, 79, 81] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [83, 85, 87, 89, 91, 93, 95] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [97, 99, 101, 103, 105, 107, 109] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [111, 113, 53, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 109] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [149, 115, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 17, 187, 189, 191, 193, 195, 197] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara! source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 109] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [97, 211, 213, 215, 217, 219] target: RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin. source: [221, 223, 225, 227, 221, 229, 231, 233, 235] target: Ey krallar, akıllı olun! Ey dünya önderleri, ders alın!
|
[237, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 251, 239, 253, 255, 257, 245, 259]
|
O'nun yıktığı onarılamaz, O'nun hapsettiği kişi özgür olamaz.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 7, 17] target: بەرھەق، سەن مېنىڭ ئىچلىرىمنى ياسىغانسەن؛ ئانامنىڭ قورسىقىدا مېنى توقۇغانسەن؛ source: [19, 21, 23, 25, 7, 27, 29, 31, 7, 33] target: داۋۇت يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مەن بىلەن ئېلىشقانلار بىلەن ئېلىشقايسەن؛ ماڭا جەڭ قىلغانلارغا جەڭ قىلغايسەن! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 7, 59, 61, 63, 65] target: ئۇ داۋۇتقا: ــ «سەن مەندىن ئادىلسەن، چۈنكى سەن ماڭا ياخشىلىق قايتۇردۇڭ، لېكىن مەن ساڭا يامانلىق قايتۇردۇم. source: [67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 69, 83, 85, 71, 87, 89, 91] target: شۇ ۋاقىتلاردا پادىشاھنىڭ ئىشلىرى توغرۇلۇق قانۇن-ئەھكاملارنى پىششىق بىلگەنلەردىن مەسلىھەت سوراش ئادىتى بار ئىدى؛ شۇڭا پادىشاھ ۋەزىيەتنى پىششىق چۈشىنىدىغان دانىشمەنلەردىن سورىدى source: [93, 95, 97, 99, 93, 101, 103, 97, 105, 107] target: ئۇلارغا بەرگىنىڭدە، تېرىۋالىدۇ، قولۇڭنى ئاچقىنىڭدىلا، ئۇلار نازۇنېمەتلەرگە تويىدۇ. source: [109, 111, 113, 115, 117, 71, 119] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [121, 123, 125, 7, 83, 127, 129, 131, 133, 97, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 49, 147, 149, 151] target: مۇسا كوراھقا: — ئەتە سەن ۋە سېنىڭ گۇرۇھىڭدىكىلەر — سەن، ئۇلار ۋە ھارۇن پەرۋەردىگارنىڭ ئالدىغا كېلىڭلار. source: [153, 155, 157, 159, 161, 7, 163, 157, 165, 153, 167, 7, 169, 171] target: ئۇ ساڭا قەرز بەرگۈچى بولىدۇ، ئەمما سەن ئۇنىڭغا قەرز بېرەلمەيسەن. ئۇ باش بولىدۇ، سەن قۇيرۇق بولىسەن. source: [173, 175, 177, 179, 83, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 7, 199] target: ئاندىن ئىسرائىللار گىدېئونغا: ــ سەن بىزنى مىدىياننىڭ قولىدىن قۇتقۇزغانىكەنسەن، ئۆزۈڭ بىزگە پادىشاھ بولغىن؛ ئوغلۇڭ ۋە ئوغلۇڭنىڭ ئوغلىمۇ بىزنىڭ ئۈستىمىزگە ھۆكۈم سۈرسۇن، ــ دېدى. source: [201, 85, 203, 205, 207, 209, 7, 211, 213, 215, 43, 83, 217, 219, 7, 221] target: پادىشاھنىڭ قۇدرىتى ئادالەتكە بېغىشلانغاندۇر؛ ئۆزۈڭ دۇرۇسلۇقنى مەھكەم ئورناتقانسەن؛ سەن ياقۇپ ئارىسىدا ئادالەت ۋە ھەققانىيەت يۈرگۈزگەن. source: [223, 7, 225, 227, 229, 231, 153, 233, 235, 237, 239, 93, 241, 243, 245] target: ئەجەبا، سەن ئاتىمىز ئىبراھىمدىن ئۇلۇغمۇسەن؟ ئۇ ئۆلدى، پەيغەمبەرلەر ھەم ئۆلدى!؟ سەن ئۆزۈڭنى كىم قىلماقچىسەن؟ source: [247, 7, 249, 251, 253, 255, 257] target: لېكىن سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەبەدىلئەبەد ئۈستۈن تۇرىسەن. source: [259, 261, 193, 263, 265, 267, 191, 269, 271, 273, 7, 275, 93, 183, 277, 279] target: مۇسا ئۇنىڭغا: بىزدىن ئايرىلىپ كەتمىسىلە؛ چۈنكى سىلى چۆلدە قانداق بارگاھ قۇرىشىمىز كېرەكلىكىنى بىلىلا، سىلى بىزگە كۆز بولۇپ بەرسىلە.
|
[93, 281, 283, 285, 71, 287, 289, 93, 291, 293, 295, 297, 299, 301]
|
سەن جەڭ قىلىشقا كۈچ بىلەن بېلىمنى باغلىدىڭ؛ سەن ماڭا ھۇجۇم قىلغانلارنى پۇتۇم ئاستىدا ئېگىلدۈردۈڭ؛
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 211, 217, 219, 221, 217, 223, 225, 217, 227]
|
ھارۇننىڭ ئەۋلادلىرى تۆۋەندىكىچە: ھارۇننىڭ ئوغلى ئەلىئازار، ئەلىئازارنىڭ ئوغلى فىنىھاس، فىنىھاسنىڭ ئوغلى ئابىشۇيا،
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 3, 27, 29] target: Asaf'ın oğullarından: Zakkur, Yusuf, Netanya, Aşarela. Bunlar kralın buyruğu uyarınca peygamberlikte bulunan Asaf'ın yönetimi altındaydılar. source: [31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 47, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65] target: Musa, “Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz” dedi, “Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı.” source: [67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81] target: Gururlu gözler, Yalancı dil, Suçsuz kanı döken eller, source: [83, 85, 87, 89, 91, 43, 93, 95, 97, 99, 101, 103] target: “Eller Rab'bin tahtına doğru kaldırıldı” dedi, “RAB kuşaklar boyunca Amalekliler'e karşı savaşacak!” source: [105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119] target: Tembel eller insanı yoksullaştırır, Çalışkan el zengin eder. source: [61, 121, 123, 125, 127, 129, 131, 133, 135] target: RAB kendine Yakup soyunu, Öz halkı olarak İsrail'i seçti. source: [137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 17, 153, 155, 19, 21, 157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 57, 179, 181, 183, 185] target: Asaf soyundan gelen ezgiciler Davut, Asaf, Heman ve kralın bilicisi Yedutun'un buyruğu uyarınca yerlerinde durdular. Kapı nöbetçileri de görevlerini bırakmak zorunda kalmadı, çünkü onlar için hazırlığı kardeşleri Levililer yapmıştı. source: [187, 189, 191, 193, 195, 47, 197, 199, 201, 175, 203, 205, 207, 209, 211, 213, 215, 165, 47, 217, 219, 221, 223, 225] target: Biri yine peygamberlik edecek olursa, öz annesiyle babası, ‘Öleceksin, çünkü RAB'bin adıyla yalan söylüyorsun’ diyecekler. Peygamberlik ettiğinde de öz annesi babası onun bedenini deşecekler. source: [123, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 107, 245, 247, 249] target: Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, “Ses Yakup'un sesi, ama eller Esav'ın elleri” dedi. source: [251, 253, 147, 255, 257, 259] target: Ezgicilerden Heman, Asaf, Etan tunç zil; source: [261, 263, 265, 267, 175, 269, 165, 47, 271] target: Bu İbrahim'i çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu. source: [273, 275, 147, 277, 279, 281, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 295, 151, 297, 15, 299, 151, 301, 137, 303, 305, 307] target: Bunların önderi Asaf, yardımcısı Zekeriya'ydı. Öbürleri Yeiel, Şemiramot, Yehiel, Mattitya, Eliav, Benaya, Ovet-Edom ve Yeiel'di. Bunlar çenk ve lir, Asaf yüksek sesli zil, source: [309, 311, 313, 315, 317, 319, 321, 323, 107, 325, 327, 329, 331] target: Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim. source: [333, 335, 337, 37, 339, 341, 343, 345, 347, 349, 351] target: O gün Davut RAB'be şükretme işini ilk kez Asaf'la kardeşlerine verdi.
|
[137, 353, 355, 357, 359, 361, 107, 127, 363, 365, 367, 369, 371, 373, 375, 377, 379, 381, 383, 385]
|
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalim'i taş yığınına çevirdi.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 5, 19, 21, 7, 23, 25, 27] target: Kral yasaları bilen bilge kişilerle görüştü. Çünkü kralın, yasaları ve adaleti bilen kişilere danışması gelenektendi. source: [29, 31, 33, 35, 37, 7, 39] target: Onun yolunu Tanrı anlar, Yerini bilen O'dur. source: [41, 43, 7, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: Hiram denizi bilen gemicilerini Süleyman'ın adamlarıyla birlikte Ofir'e gönderdi. source: [57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77, 65, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korktu ve, “Ne korkunç bir yer!” dedi, “Bu, Tanrı'nın evinden başka bir yer olamaz. Burası göklerin kapısı.” source: [89, 91, 7, 93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 65, 107, 109, 111] target: Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.” source: [113, 115, 117, 119, 121, 123, 7, 125, 127] target: Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın. source: [129, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 173, 159, 175, 177] target: Öğleyin İlyas onlarla alay etmeye başladı: “Bağırın, yüksek sesle bağırın! O tanrıymış. Belki dalgındır, ya da heladadır, belki de yolculuk yapıyor! Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” source: [179, 181, 7, 93, 183, 95, 185, 187, 101, 189, 191, 193] target: Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? source: [195, 197, 199, 201, 203, 7, 205, 157, 207, 209, 211, 213] target: Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler. source: [215, 217, 219, 221, 223, 225, 79, 79, 227, 229, 231] target: Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak. source: [233, 163, 235, 237, 239, 241] target: Böylelikle belki soydaşlarımı imrendirip bazılarını kurtarırım. source: [243, 245, 7, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 183, 159, 261, 263, 265, 267, 269] target: İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh'u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi. source: [271, 273, 275, 277, 279, 163, 281, 159, 283] target: “‘Hayır’ dedi adam. ‘Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz. source: [285, 287, 289, 291, 79, 293, 295, 297, 299, 301, 15, 299, 79, 303, 305] target: Babam'ın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.
|
[153, 307, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 321, 79, 7, 323, 325]
|
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241]
|
ئاشلىق ئالغىلى قولىمىزدا باشقا پۇلمۇ ئېلىپ كەلدۇق؛ ئەمما تاغارلىرىمىزغا پۇلنى كىمنىڭ سېلىپ قويغانلىقىنى بىلمىدۇق، ــ دېدى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 3, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 3, 25, 27] target: Ey Siyon kızı, ezgiler söyle! Ey İsrail, haykır! Yürekten sevin, sevinçle coş, Ey Yeruşalim kızı! source: [3, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45] target: Ey Tanrım, ey Kral, seni yücelteceğim, Adını sonsuza dek öveceğim. source: [47, 49, 31, 51, 53, 55, 57, 31, 59] target: RAB'bi yücelt, ey Yeruşalim! Tanrın'a övgüler sun, ey Siyon! source: [3, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 31, 73, 75] target: Ey bütün halklar, dinleyin! Kulak verin hepiniz, ey dünyada yaşayanlar, source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 93, 95, 83, 61, 85, 97, 55, 99, 3, 61, 63, 101, 103] target: Yine deniyor ki, “Ey uluslar, O'nun halkıyla birlikte sevinin!” Ve, “Ey bütün uluslar, Rab'be övgüler sunun! Ey bütün halklar, O'nu yüceltin!” source: [105, 107, 109, 111, 3, 13, 113, 115, 117] target: ‘Ey Yakup soyu, çadırların, Ey İsrail, konutların ne güzel! source: [3, 119, 121, 123, 125, 55, 99, 3, 107, 109, 101, 127, 3, 129, 109, 125, 131, 133] target: Ey sizler, RAB'den korkanlar, O'na övgüler sunun! Ey Yakup soyu, O'nu yüceltin! Ey İsrail soyu, O'na saygı gösterin! source: [83, 135, 137, 3, 139, 141, 143, 145] target: “Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün! source: [3, 61, 85, 147, 55, 99, 3, 61, 63, 101, 127] target: Ey bütün uluslar, RAB'be övgüler sunun! Ey bütün halklar, O'nu yüceltin! source: [3, 149, 151, 153, 3, 155, 157, 159, 161] target: Ey krallar, akıllı olun! Ey dünya önderleri, ders alın! source: [163, 165, 31, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 31, 179, 181, 3, 183, 31, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 169, 173, 107, 199, 201, 203, 205, 207] target: Sevinçle haykırın, ey gökler, Çünkü bunu RAB yaptı. Haykırın, ey yerin derinlikleri. Ey dağlar, ey orman, ormandaki her ağaç, Sevinç çığlıklarına katılın. Çünkü RAB Yakup soyunu kurtararak İsrail'de görkemini gösterdi. source: [209, 31, 211, 35, 213, 3, 13, 215, 217, 219] target: “Dinle, ey halkım, seni uyarıyorum; Ey İsrail, keşke beni dinlesen! source: [221, 31, 223, 31, 225, 227, 229, 231] target: Uyan, ey lir, ey çenk, Seheri ben uyandırayım! source: [233, 235, 237, 239, 241, 243, 3, 245, 247, 31, 249] target: Gerçekten sen kendini gizleyen bir Tanrı'sın, Ey İsrail'in Tanrısı, ey Kurtarıcı!
|
[251, 253, 3, 255, 257, 259, 261, 263, 265, 267]
|
<range>
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 251, 253, 217, 255, 257, 259, 229, 261]
|
لېكىن تەۋرات قانۇنىغا ئەمەل قىلىمىز دەپ يۈرگەنلەر بولسا ھەممىسى لەنەتكە قالىدۇ. چۈنكى مۇقەددەس يازمىلاردا مۇنداق يېزىلغان: «تەۋرات قانۇنىدا يېزىلغان ھەممە ئەمرلەرگە ئۈزلۈكسىز ئەمەل قىلمايۋاتقان ھەربىر كىشى لەنەتكە قالىدۇ».
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21] target: سەن ئادەملەرنى سۇ تاشقىنىدەك ئېلىپ كېتىسەن، ئۇلار ئۆتۈپ كەتكەن بىر ئۇيقۇدەك، تاڭ سەھەردە ئۈنۈپ چىققان ئوت-چۆپكە ئوخشايدۇ ــ source: [23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 11, 39, 41, 43, 45, 47] target: زىناخور خوتۇننىڭ يولىمۇ شۇنداقتۇر؛ ئۇ بىرنېمىنى يەپ بولۇپ ئاغزىنى سۈرتىۋەتكەن كىشىدەك: «مەن ھېچقانداق يامانلىقنى قىلمىدىم!» ــ دەيدۇ. source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 51, 69, 71, 73, 75, 57, 77] target: مېھىر-مۇھەببەتتە قورقۇنچ يوقتۇر؛ كامىل مېھىر-مۇھەببەت قورقۇنچنى ھەيدەپ يوققا چىقىرىدۇ. چۈنكى قورقۇنچ خۇدانىڭ جازاسى بىلەن باغلىنىشلىقتۇر؛ قورقۇنچى بار كىشى مېھىر-مۇھەببەتتە كامالەتكە يەتكۈزۈلگەن ئەمەستۇر. source: [79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 93] target: ئۇ ئۇلاردىن: ــ بۇنىڭ ئۈستىدىكى سۈرەت ۋە نام-ئىسىم كىمنىڭ؟ ــ دەپ سورىدى. source: [95, 85, 97, 99, 101, 85, 103, 105, 107, 85, 109, 111, 113, 115, 117, 119] target: مانا بۇ سەۋەبتىن پەرۋەردىگارنىڭ غەزىپى بۇ زېمىنغا تۇتىشىپ، بۇ كىتابتا پۈتۈلگەن ھەممە لەنەتنى ئۇنىڭ ئۈستىگە كەلتۈردى. source: [121, 123, 125, 127, 129, 131, 133, 85, 135, 137, 139, 141, 85, 143, 145, 91, 147] target: بۇ ئۆي گەرچە ھازىر ئۇلۇغ بولسىمۇ، شۇ زاماندا ئۇنىڭدىن ئۆتكەنلەرنىڭ ھەممىسى قاتتىق ھەيران قىلىشىپ: «پەرۋەردىگار بۇ زېمىنغا ۋە بۇ ئۆيگە نېمىشقا شۇنداق قىلغاندۇ؟» دەپ سورايدۇ. source: [121, 149, 99, 151, 153, 121, 97, 155, 157, 31, 159] target: ئۇنىڭ بۇ قىلمىشى پەرۋەردىگارنىڭ نەزىرىدە رەزىل كۆرۈنگەچكە، ئۇنىمۇ ئۆلتۈرۈۋەتتى. source: [121, 123, 125, 127, 161, 163, 137, 165, 167, 133, 85, 135, 137, 139, 141, 85, 143, 145, 91, 147] target: بۇ ئۆي گەرچە ھازىر كۆركەم كۆرۈنسىمۇ، شۇ زاماندا ئۇنىڭدىن ئۆتكەنلەرنىڭ ھەممىسى زور ھەيران قېلىشىپ ئۈشقىرتىپ: «پەرۋەردىگار بۇ زېمىنغا ۋە بۇ ئۆيگە نېمىشقا شۇنداق قىلدى؟» دەپ سورايدۇ. source: [121, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185] target: بۇ ئىش فىنىھاسقا ھەققانىيەت دەپ ھېسابلاندى، ئۇنىڭ نەسلىگىمۇ ئەۋلادىدىن ئەۋلادىغىچە، ئەبەدىي شۇنداق ھېسابلاندى. source: [187, 189, 85, 191, 85, 193, 195, 197, 199, 201, 67, 203, 205, 197, 85, 207, 209, 211, 213] target: ئى ئىنسان ئوغلى، بۇ كۈننى، دەل مۇشۇ كۈننىڭ چىسلاسىنى يېزىۋالغىن؛ چۈنكى دەل مۇشۇ كۈندە بابىلنىڭ پادىشاھى يېرۇسالېمنى مۇھاسىرىگە ئالدى. source: [121, 97, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 85, 229, 31, 231, 233, 235, 237, 85, 239, 241, 243, 245] target: ئەمدى مەن شىلوھدىكى ئۆينى قانداق قىلغان بولسام، سىلەر تايانغان، شۇنداقلا نامىم قويۇلغان بۇ ئۆينى ۋە مەن سىلەرگە ھەم ئاتا-بوۋىلىرىڭلارغا تەقدىم قىلغان بۇ زېمىننىمۇ شۇنداق قىلىمەن؛ source: [247, 81, 249, 251, 217, 253, 255, 257, 85, 259, 261, 263, 265] target: ئاندىن مۇسا ھارۇنغا: سەن ئۇلارنى شۇنچە ئېغىر گۇناھقا پاتقۇزغۇدەك، مۇشۇ خەلق ساڭا نېمە قىلدى؟ ــ دېدى. source: [267, 269, 271, 273, 121, 275, 277, 257, 279, 281, 67, 85, 283, 85, 285, 287, 289, 291, 293, 295] target: ئەمدى سىلەرگە نەسىھىتىم شۇكى: بۇ كىشىلەر بىلەن كارىڭلار بولمىسۇن! ئۇلارنى ئىختىيارىغا قويۇپ بېرىڭلار. چۈنكى ئەگەر بۇ ئېقىم ياكى بۇ ئىش پەقەت ئىنساندىن كەلگەن بولسا، جەزمەن يوققا چىقىدۇ. source: [297, 299, 85, 301, 303, 305, 113, 85, 307, 309, 135, 311] target: (چۈنكى بۇ بارلىق يىرگىنچلىك ئىشلارنى سىلەردىن ئىلگىرى شۇ زېمىندا تۇرغان خەلق قىلىپ كەلگەچكە، زېمىننىڭ ئۆزى ناپاك بولۇپ قالدى).
|
[313, 85, 315, 317, 63, 319, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 323, 339, 341, 343, 345, 347, 329, 349]
|
چۈنكى بۇ ھەممە ئىشلار سىلەر ئۈچۈندۇركى، تېخىمۇ كۆپ كىشىلەرنىڭ ۋۇجۇدىدا ئېشىپ تاشقۇچە بېغىشلانغان مېھىر-شەپقەت سەۋەبىدىن كۆپ كىشىلەرنىڭمۇ خۇدانى ئۇلۇغلاپ ئېيتقان تەشەككۈرلىرى ئېشىپ تاشىدۇ.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 15, 19, 15, 21, 23, 25, 15, 27, 29, 31] target: Tanrın'ın Yasası'na ve kralın buyruklarına uymayanlar ya ölümle, ya sürgünle, ya mallarına el konarak, ya da hapsedilerek cezalandırılsın.” source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi: source: [33, 35, 37, 39] target: RAB Musa'ya şöyle dedi:
|
[41, 43, 45, 47, 15, 49, 51, 53, 15, 49, 55, 57, 59, 49, 61, 63]
|
Dagon kâhinleri de, Aşdot'taki Dagon Tapınağı'na bütün gelenler de bu yüzden bugün de tapınağın eşiğine basmıyorlar.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 7, 15, 17, 7, 19, 21, 7, 19, 23, 25, 27, 11, 29, 31] target: Kendisine gerektiğinde yüz talanta kadar gümüş, yüz kor buğday, yüz bat şarap, yüz bat zeytinyağı ve istediği kadar tuz sağlayın. source: [33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar O'nun yazısıydı. source: [49, 51, 7, 53, 55, 57, 7, 59, 61, 63, 65] target: Ayrıca İsrail'den yüz talant gümüş karşılığında, yüz bin yiğit savaşçı tuttu. source: [67, 69, 71, 73, 7, 75, 77, 7, 79, 81, 7, 83, 85, 87, 89, 91, 93, 95, 97, 73, 99, 101, 103, 105, 77, 107, 109] target: Tanrı'nın Tapınağı'nın adanması için yüz boğa, iki yüz koç, dört yüz kuzu kurban ettiler. Oymakların sayısına göre, bütün İsrailliler için günah sunusu olarak on iki teke sundular. source: [111, 113, 115, 117, 119, 77, 7, 121, 123, 125, 127, 129, 131, 133, 135, 133, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 151] target: Gümüşü Mika'dan geri alan kadın, iki yüz parçasını ayırıp kuyumcuya verdi. Kuyumcu bundan bir oyma, bir de dökme put yaptı. Putlar Mika'nın evine götürüldü. source: [153, 155, 95, 157, 159, 161, 25, 139, 163, 165, 167, 169, 171, 173] target: ülkede yaşayan bütün halkı kovacaksınız. Oyma ve dökme putlarını yok edecek, tapınma yerlerini yıkacaksınız. source: [175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 41, 25, 139, 195, 197, 199, 201, 203, 205, 7, 207, 209, 211, 213, 215] target: Yöreyi araştırmış olan beş adam içeri girip efodu, özel putları, oyma ve dökme putları aldılar. Kâhinle silah kuşanmış altı yüz kişiyse dış kapının önünde duruyordu. source: [217, 219, 221, 223, 225, 227, 205, 7, 229, 231, 77, 7, 233, 235, 237] target: Kral Süleyman dövme altından her biri altı yüz şekel ağırlığında iki yüz büyük kalkan yaptırdı. source: [217, 219, 225, 227, 205, 7, 229, 231, 221, 223, 77, 7, 233, 235, 237] target: Kral Süleyman her biri altı yüz şekel ağırlığında dövme altından iki yüz büyük kalkan yaptırdı. source: [239, 59, 7, 241, 243, 245, 115, 127, 247, 249, 133, 41, 251, 133, 137, 139, 141, 253, 73, 255, 257, 259, 261, 263, 265, 267, 115, 269] target: Mika bin yüz parça gümüşü annesine geri verdi. Annesi, “Oğlumun bir oyma put, bir de dökme put yaptırabilmesi için gümüşün tamamını RAB'be adıyorum” dedi, “Gümüşü sana geri veriyorum.” source: [271, 273, 275, 277, 7, 279, 25, 281, 7, 283, 285, 287, 289, 291, 293] target: Süleyman'ın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar. source: [161, 295, 297, 299, 301, 303, 305, 303, 307, 309, 311, 313, 11, 315, 317, 87] target: Oyma putu oraya diktiler. Musa oğlu Gerşom oğlu Yonatan ile oğulları sürgüne kadar onlara kâhinlik ettiler. source: [319, 321, 323, 325, 327, 191, 193, 41, 295, 329, 331, 333, 335, 337] target: Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı. source: [339, 341, 343, 345, 205, 7, 347, 349, 351, 353, 355, 357, 359, 361, 11, 363, 365, 77, 7, 367, 369, 371, 343, 81, 7, 347, 373, 375, 377] target: Bunun üzerine Davut yanındaki altı yüz kişiyle yola çıktı. Besor Vadisi'ne geldiler. Vadiyi geçemeyecek kadar bitkin düşen iki yüz kişi orada kaldı. Davut dört yüz kişiyle akıncıları kovalamayı sürdürdü.
|
[379, 381, 383, 385, 387, 389, 391, 393, 395, 397, 399, 401, 403, 405, 407, 409, 411, 413, 385, 415, 417, 419, 421, 7, 423, 425, 415, 427, 429]
|
Bunları size çok önceden bildirdim, Olmadan önce duyurdum. Yoksa, ‘Bunları yapan putlarımızdır, Olmalarını buyuran Oyma ve dökme putlarımızdır’ derdiniz.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 213, 215, 217, 219, 239, 233, 235, 241, 243, 231, 233, 235, 245, 223, 231, 233, 235, 247, 227, 229]
|
يەھۇدىيلارنى قايىل قىلىپ قۇتقۇزۇش ئۈچۈن يەھۇدىيلارغا نىسبەتەن يەھۇدىيغا ئوخشاش بولدۇم؛ تەۋرات قانۇنى ئاستىدا تۇرغانلارنى قايىل قىلىپ قۇتقۇزۇش ئۈچۈن (تەۋرات قانۇنى ئاستىدا تۇرغان بولمىساممۇ) تەۋرات قانۇنى ئاستىدا تۇرغانلارغا نىسبەتەن تەۋرات قانۇنى ئاستىدا تۇرغانغا ئوخشاش بولدۇم؛
|
source: [3, 5] target: “Zina etmeyeceksin. source: [7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 23, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41] target: Musa, “Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz” dedi, “Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı.” source: [3, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61] target: “Zina etmeyin” derken, zina eder misin? Putlardan tiksinirken, tapınakları yağmalar mısın? source: [37, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77] target: RAB kendine Yakup soyunu, Öz halkı olarak İsrail'i seçti. source: [79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 93, 47, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 47, 107] target: Halkım tahta puta danışıyor, Değneğinden yanıt alıyor. Çünkü zina ruhu onları saptırdı, Kendi Tanrıları'ndan ayrılarak zina ettiler. source: [109, 111, 113, 115, 117, 23, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 23, 143, 145, 147, 149, 151] target: Biri yine peygamberlik edecek olursa, öz annesiyle babası, ‘Öleceksin, çünkü RAB'bin adıyla yalan söylüyorsun’ diyecekler. Peygamberlik ettiğinde de öz annesi babası onun bedenini deşecekler. source: [153, 155, 157, 159] target: “‘Zina etmeyeceksin’ dendiğini duydunuz. source: [161, 163, 165, 167, 125, 169, 141, 23, 171] target: Bu İbrahim'i çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu. source: [173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 47, 187, 189, 191, 189, 141, 47, 193, 195, 197, 199] target: “‘Biri başka birinin karısıyla, yani komşusunun karısıyla zina ederse, hem kendisi, hem de zina ettiği kadın kesinlikle öldürülecektir. source: [201, 3, 203, 205, 207, 209, 211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 111, 141, 229, 231] target: Nitekim “Zina etmeyeceksin” diyen, aynı zamanda “Adam öldürmeyeceksin” demiştir. Zina etmez, ama adam öldürürsen, Yasa'yı yine de çiğnemiş olursun. source: [37, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 47, 259, 261, 93, 263, 71, 265, 105, 267, 47, 269] target: RAB Hoşea aracılığıyla konuşmaya başladığında ona şöyle dedi: “Git, kötü bir kadınla evlen, ondan zina çocukların olsun. Çünkü ülke halkı benden ayrılarak adice zina ediyor.” source: [271, 273, 275, 277, 279, 281, 283, 93, 285, 287, 289, 291, 47, 293, 295, 297, 299, 47, 301, 303, 305] target: Ey İsrail, öteki halklar gibi sevinme, coşma! Çünkü kendi Tanrın'a vefasızlık ederek zina ettin, Harman yerlerinin tümünde zina kazancına gönül verdin. source: [307, 309, 311, 23, 313, 315, 317] target: Kardeşlerime yabancı, Annemin öz oğullarına uzak kaldım. source: [319, 321, 323, 325, 47, 327, 329, 331, 333, 251, 253, 325, 141, 47, 327, 335] target: “Karısını boşayıp başkasıyla evlenen zina etmiş olur. Kocasından boşanmış bir kadınla evlenen de zina etmiş olur.”
|
[337, 339, 341, 23, 343, 345, 347, 349, 351, 353, 47, 347, 355, 357, 359, 23, 361, 345, 347, 363, 351, 47, 365, 367, 369, 371]
|
koca karısını kıskanır, ona karşı yüreğinde kuşku uyanırsa, kadın suçluysa ya da suçlu olmadığı halde kocası onu kıskanır, ona karşı yüreğinde kuşku uyanırsa,
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 211, 225, 227]
|
<range>
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21] target: İnsanları bir düş gibi siler, süpürürsün, Sabah biten ot misali: source: [23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Yeni şarabı yeni tulumlara doldurmak gerek. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 11, 51, 53, 55, 57, 59] target: Zina eden kadının yolu da şöyledir: Yer, ağzını siler, Sonra da, ‘Suç işlemedim’ der. source: [61, 63, 65, 27, 67, 27, 69, 71, 73, 75, 77, 27, 79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 93, 9, 95] target: O önderler ki, yeni dikilmiş, yeni ekilmiş ağaç gibi, Gövdeleri yere yeni kök salmışken RAB'bin soluğu onları kurutuverir, Kasırga saman gibi savurur. source: [97, 99, 101, 27, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 27, 115] target: Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur. source: [117, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 27, 131, 27, 133, 135] target: Ama biz Tanrı'nın vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz. source: [137, 139, 141, 23, 5, 143, 27, 5, 145, 147, 149, 151, 153, 155, 157] target: İsyanlarınızı kendinizden uzaklaştırın. Yeni bir yürek, yeni bir ruh edinin. Neden öleceksin, ey İsrail halkı? source: [159, 99, 27, 25, 105, 29, 161, 163, 165, 167, 169, 165, 43, 171, 43, 173, 23, 165, 27, 29, 175] target: Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa şarap tulumları patlatır, şarap da tulumlar da mahvolur. Yeni şarap yeni tulumlara doldurulur.” source: [177, 179, 27, 5, 181, 23, 5, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197] target: “Çünkü bakın, yeni bir yeryüzü, Yeni bir gök yaratmak üzereyim; Geçmiştekiler anılmayacak, akla bile gelmeyecek. source: [199, 201, 23, 203, 205, 207, 205, 209, 211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225] target: “Yeni Ay'dan Yeni Ay'a, Şabat Günü'nden* Şabat Günü'ne bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar” diyor RAB. source: [227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 229, 247, 249, 251, 253, 235, 255] target: Sevgide korku yoktur. Tersine, yetkin sevgi korkuyu siler atar. Çünkü korku işkencedir. Korkan kişi sevgide yetkin kılınmamıştır. source: [83, 257, 259, 261, 263, 265, 27, 267, 263, 269, 271, 273, 27, 275, 277, 279] target: RAB'bin huzurundaki tunç sunağı tapınağın önünden, yeni sunakla tapınağın arasındaki yerinden getirtip yeni sunağın kuzeyine yerleştirdi. source: [159, 99, 27, 25, 105, 29, 161, 163, 171, 281, 283, 165, 285, 283, 287, 171, 173, 23, 165, 27, 29, 289, 291, 111, 293, 287, 295, 297] target: Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa tulumlar patlar; hem şarap dökülür, hem de tulumlar mahvolur. Yeni şarap yeni tulumlara konur, böylece her ikisi de korunmuş olur.” source: [299, 301, 303, 305, 307, 309, 311, 313, 27, 315, 317, 27, 319, 321, 323] target: “Kimi eğitmeye çalışıyor?” diyorlar, “Kime iletiyor bildirisini? Sütten yeni kesilmiş, memeden yeni ayrılmış çocuklara mı?
|
[325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 343, 345, 337, 347, 349, 351, 331, 353, 355, 357, 27, 241, 359, 361, 327, 363]
|
Yusuf, “Lütfen bana yaklaşın” dedi. Onlar yaklaşınca Yusuf şöyle devam etti: “Mısır'a sattığınız kardeşiniz Yusuf benim.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 217, 239, 241, 243, 245]
|
<range>
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19] target: ئۇلار ھەممىسى ئىستىسناسىز خىجىل بولۇپ، شەرمەندە بولىدۇ؛ مەبۇدنى ياسىغانلار شەرمەندە بولۇپ، بىرلىكتە كېتىپ قالىدۇ؛ source: [21, 23, 25, 11, 27, 29, 31, 33, 35] target: ئۈستۈڭگە نىجاسەتنى تاشلايمەن، سېنى شەرمەندىچىلىكتە قالدۇرىمەن، سېنى رەسۋا قىلىمەن. source: [37, 39, 41, 43, 45, 11, 47, 49, 51, 7, 53, 55] target: ئۆزۈڭ مېنىڭ رەسۋالىقتا ھەم ھۆرمەتسىزلىكتە قالغىنىمنى، قانداق ھاقارەتلەنگىنىمنى بىلىسەن؛ رەقىبلىرىمنىڭ ھەممىسى ئۆزۈڭگە ئاياندۇر. source: [3, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 11, 71, 73, 75, 77, 79] target: بەرھەق، شۇ نەرسە «جېدەلخور پادىشاھ» ئۈچۈن ھەدىيە قىلىنىپ، ئاسۇرىيەگە كۆتۈرۈلۈپ كېتىلىدۇ؛ ئەفرائىم ئىزا-ئاھانەتكە قالىدۇ، ئىسرائىل ئۆز «ئەقلى»دىن خىجىل بولىدۇ. source: [81, 83, 85, 53, 87, 89, 91, 93, 95, 97, 99, 11, 101] target: تىلىم كۈن بويى ھەققانىيلىقىڭ توغرىسىدا سۆزلەيدۇ؛ چۈنكى ماڭا يامانلىق قىلماقچى بولغانلار يەرگە قارىتىلىپ رەسۋا قىلىنىدۇ. source: [103, 73, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 11, 127] target: ئىسرائىل بولسا پەرۋەردىگار تەرىپىدىن مەڭگۈلۈك نىجات-قۇتۇلۇش بىلەن قۇتقۇزۇلىدۇ؛ ئەبەدىلئەبەدگىچە خىجىل بولمايسىلەر، ھېچ شەرمەندىچىلىكنى كۆرمەيسىلەر. source: [129, 131, 7, 133, 11, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 13] target: مانا، ساڭا قاراپ غالجىرلىشىپ كەتكەنلەرنىڭ ھەممىسى خىجىل بولۇپ شەرمەندە بولىدۇ؛ ساڭا شىكايەت قىلغۇچىلار يوق دېيەرلىك بولىدۇ، ھالاك بولىدۇ. source: [147, 149, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 93, 163, 165, 167] target: «ئالامەت كۆرۈنۈشنى كۆرگۈچىلەر» شەرمەندە بولىدۇ، پالچىلار يەرگە قارىتىلىدۇ؛ ئۇلارنىڭ ھەممىسى كالپۇكلىرىنى توسۇپ يۈرىدۇ؛ چۈنكى خۇدادىن ھېچ جاۋاب كەلمەيدۇ. source: [169, 171, 173, 11, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187] target: مېنىڭ ھاياتىمغا چاڭ سالماقچى بولغانلار يەرگە قارىتىلىپ شەرمەندە بولغاي؛ ماڭا قەست ئەيلىگەنلەر كەينىگە ياندۇرۇلۇپ رەسۋا بولغاي. source: [189, 191, 193, 195, 197, 199, 201, 93, 203, 205, 207, 209, 211, 213] target: «بىز خىجالەتكە قالدۇق، چۈنكى ھاقارەتكە ئۇچرىدۇق؛ شەرمەندىچىلىكتىن يۈزىمىز تۆكۈلدى؛ چۈنكى يات ئادەملەر پەرۋەردىگارنىڭ ئۆيىدىكى مۇقەددەس جايلارغا بېسىپ كىردى!». source: [215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 151, 235] target: مېنىڭ ھاياتىمغا چاڭ سالماقچى بولغانلار بىراقلا يەرگە قارىتىلىپ رەسۋا قىلىنسۇن؛ مېنىڭ زىيىنىمدىن خۇرسەن بولغانلار كەينىگە ياندۇرۇلۇپ شەرمەندە بولغاي. source: [215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 151, 235] target: مېنىڭ جېنىمنى ئىزدەۋاتقانلار يەرگە قارىتىلىپ رەسۋا قىلىنسۇن؛ مېنىڭ زىيىنىمدىن خۇرسەن بولغانلار كەينىگە ياندۇرۇلۇپ شەرمەندە بولغاي. source: [103, 237, 239, 241, 243, 245, 247, 93, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 11, 261] target: لېكىن قايناپ تېشىپ چۈشكەن سۇدەك، ئەمدى ئالدى بولالماسسەن؛ سەن ئاتاڭنىڭ كۆرپىسىگە چىقتىڭ، شۇنىڭ بىلەن سەن ئۇنى بۇلغىدىڭ! ئۇ مېنىڭ كۆرپەمنىڭ ئۈستىگە چىقتى! source: [263, 265, 267, 11, 269, 271, 273, 275, 277, 279, 281, 283, 285] target: سەن قىزىڭنى بۇزۇقلۇق-پاھىشىلىككە سېلىپ ناپاك قىلمىغىن. بولمىسا، زېمىندىكىلەر بۇزۇقلۇق-پاھىشىلىككە بېرىلىپ، پۈتكۈل زېمىننى ئەيش-ئىشرەت قاپلاپ كېتىدۇ.
|
[287, 289, 291, 293, 295, 297, 299, 301, 303, 305, 307, 309, 311, 313, 11, 315, 317, 319, 321, 323]
|
كېيىن، ھاكىم ھېرود ئۆگەي ئاكىسىنىڭ ئايالى ھېرودىيەنى تارتىۋالغانلىقى تۈپەيلىدىن ۋە شۇنىڭدەك ئۇنىڭ بارلىق باشقا رەزىل قىلمىشلىرى ئۈچۈن يەھيا تەرىپىدىن ئەيىبلەنگەن،
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25] target: Bakın, büyük ata İbrahim'in ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür! source: [27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 7, 35, 55, 57] target: Bu giysileri ağabeyin Harun'a ve oğullarına giydir; sonra bana kâhinlik etmeleri için onları meshedip ata ve kutsal kıl. source: [59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77] target: Şimdi bütün kralları görevlerinden al, onların yerine yeni komutanlar ata. source: [79, 81, 83, 49, 85, 87, 35, 89, 91] target: Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler. source: [93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 7, 107, 109, 111, 113] target: Ancak ülke kura ile dağıtılacak. Herkesin payı, ata oymağının adına göre olacak. source: [87, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Ata kırbaç, eşeğe gem, Akılsızın sırtına da değnek gerek. source: [131, 133, 7, 135, 137, 139, 141, 143, 145] target: “Sen mi ata güç verdin, Dalgalanan yeleyi boynuna giydirdin? source: [147, 149, 151, 17, 153, 155, 157, 159] target: İsa, “Bu resim, bu yazı kimin?” diye sordu. source: [161, 17, 163, 165, 167, 17, 169, 171, 173, 17, 175, 177, 61, 179, 181, 183] target: İşte bu yüzden RAB'bin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı. source: [27, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 17, 197, 35, 199, 201, 17, 203, 205, 157, 207] target: Bu gösterişli tapınağın önünden geçenler hayretle, ‘RAB bu ülkeyi ve tapınağı neden bu duruma getirdi?’ diye soracaklar. source: [209, 211, 213, 215, 217, 35, 219, 221, 223, 225, 157, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245] target: RAB Samuel'e, “Onların sözünü dinle ve başlarına bir kral ata” diye buyurdu. Bunun üzerine Samuel İsrailliler'e, “Herkes kendi kentine dönsün” dedi. source: [27, 247, 165, 249, 251, 27, 163, 209, 253, 125, 255] target: Bu yaptığı RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu da öldürdü. source: [257, 259, 261, 263, 265, 221, 223, 225, 267, 269, 271, 273, 233, 275, 277] target: Ne var ki, “Bizi yönetecek bir kral ata” demeleri Samuel'in hoşuna gitmedi. Samuel RAB'be yakardı. source: [279, 281, 7, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 295, 297, 299, 301, 303] target: Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.
|
[305, 17, 307, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 87, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 17, 343, 345]
|
Ama dünyanın, Baba'yı sevdiğimi ve Baba'nın bana buyurduğu her şeyi yerine getirdiğimi anlamasını istiyorum. Haydi kalkın, buradan gidelim.”
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17] target: مۇقەددەس جايىڭدا ساڭا كۆز تىكىپ قارىغىنىمدەك، مەن يەنە زور قۇدرىتىڭ ۋە ئۇلۇغلۇقۇڭنى كۆرسەم! source: [19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 5, 35] target: كاھىن داغقا سەپسېلىپ قارىسۇن، ئاندىن ئىز-داغ پەيدا بولغان نەرسىنى يەتتە كۈنگىچە ئايرىم ساقلىسۇن. source: [37, 39, 5, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53] target: ۋە ئۆلتۈرۈلگەنلەر ئاراڭلاردا يىقىلىشى بىلەن، سىلەر مېنىڭ پەرۋەردىگار ئىكەنلىكىمنى تونۇپ يېتىسىلەر. source: [55, 57, 59, 33, 5, 61, 63, 65] target: سەن كۆيدۈرمە قۇربانلىقلىرىڭنى ئۇدۇل كەلگەن جايلاردا قىلماسلىق ئۈچۈن كۆڭۈل قويغىن؛ source: [67, 69, 5, 71, 33, 73, 75, 77, 79] target: چۈنكى ئۇ ئەسىر قىلىنىپ ئاپىرىلغان يۇرتتا ئۆلىدۇ، ئۇ بۇ زېمىننى ئىككىنچى كۆرمەيدۇ. source: [81, 39, 5, 83, 85, 87, 89] target: بارغان يېرىڭلاردا: «ئەرش پادىشاھلىقى يېقىنلىشىپ قالدى!» دەپ جاكارلاڭلار. source: [91, 93, 95, 97, 39, 5, 99, 101, 103, 105, 107] target: — بۇلار سىلەر تۇرۇشلۇق ھەممە يەردە ئەۋلادمۇ-ئەۋلاد قانۇن-بەلگىلىمىلەر بولسۇن. source: [109, 111, 113, 115, 117, 119, 5, 121] target: شۇنداق قىلىپ سوۋغات ئالدىن ئەۋەتىلدى؛ ئۇ شۇ كېچىسى بارگاھدا قونۇپ قالدى. source: [123, 33, 125, 127, 129, 39, 5, 131, 133, 135] target: سىلەر ھېچقانداق بولدۇرۇلغان نەرسىنى يېمەي، قەيەردىلا تۇرساڭلار، پېتىر نان يەڭلار. source: [137, 139, 141, 129, 39, 5, 93, 95, 143, 145, 147, 149] target: شۇ كۈنى ھېچقانداق ئىش قىلماڭلار؛ بۇ دەۋردىن-دەۋرگىچە سىلەر ئۈچۈن قەيەردە تۇرساڭلار بىر ئەبەدىي بەلگىلىمە بولىدۇ. source: [151, 25, 153, 39, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 5, 167, 169] target: سەن ۋە ئۆيۈڭدىكىلەر ھەر يىلى شۇ مېلىڭنى پەرۋەردىگار خۇدايىڭ ئالدىدا، پەرۋەردىگار تاللايدىغان جايدا يەڭلار. source: [171, 33, 5, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191] target: ئۇ مۇقەددەس يازمىلارنىڭ يەنە بىر يېرىدە ئۇنىڭغا: ــ «سەن ئەبەدىلئەبەدگىچە مەلكىزەدەكنىڭ تىپىدىكى بىر كاھىندۇرسەن» دېگەن. source: [193, 195, 197, 199, 201, 203, 39, 5, 205, 207, 209] target: ئۇ ئۆز پەرىشتىلىرىگە سېنىڭ ھەققىڭدە ئەمر قىلىدۇ، شۇنىڭ بىلەن ئۇلار پۈتكۈل يوللىرىڭدا سېنى ساقلايدۇ. source: [211, 213, 215, 217, 5, 219, 221, 223, 225] target: مەن قۇللارنىڭ ئاتقا مىنگەنلىكىنى، ئەمىرلەرنىڭ قۇللاردەك پىيادە ماڭغانلىقىنى كۆردۇم.
|
[227, 229, 231, 233, 235, 5, 237, 239, 241, 243, 245, 247]
|
تاغلار ئۇنىڭغا يېمەكلىك تەمىنلەيدۇ؛ ئۇ يەردە ئۇنىڭ يېنىدا دالادىكى ھەربىر ھايۋانلار ئوينايدۇ.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 251]
|
شۇڭا تولغاق تۇتقان ئايال تۇغۇپ بولغۇچە، ئۇ ئۇلارنى دۈشمەنلىرىگە تاشلاپ قويىدۇ؛ شۇ چاغدا ئۇنىڭ قېرىنداشلىرى بولغان قالدىسى ئىسرائىللارنىڭ يېنىغا قايتىپ كېلىدۇ.
|
source: [3, 5, 7, 5, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 29, 39, 41, 43, 23, 45, 47, 49, 51] target: Orada bir yol, bir anayol olacak, “Kutsal yol” diye anılacak, Murdar kişiler geçemeyecek oradan. O yol kurtulmuş olanların yoludur. O yolda yürüyenler, bön kişiler de olsa yoldan sapmayacak. source: [53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 31, 67, 69, 71, 73, 75, 77] target: Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol. source: [79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 3, 93, 95, 87, 97, 99, 101, 31, 103, 105, 31, 107, 109, 111, 103] target: Adam bundan sonra beni dış avluya götürdü. Orada odalar ve dış avluyu çevreleyen taş yol vardı. Taş yol boyunca otuz oda vardı. source: [113, 115, 95, 117, 119, 121, 123, 31, 125] target: RAB iyi ve doğrudur, Onun için günahkârlara yol gösterir. source: [29, 127, 129, 131, 31, 133, 135] target: O zaman güvenlik içinde yol alırsın, Sendelemeden. source: [137, 139, 113, 31, 141, 143, 145, 147, 149] target: Ona yalnız RAB yol gösterdi, Yanında yabancı ilah yoktu. source: [113, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 31, 171, 173, 29, 39, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 39, 189, 191] target: RAB diyor ki, “Yol kavşaklarında durup bakın, Eski yolları sorun, İyi yol nerede, öğrenin, O yolda yürüyün, Canlarınız rahata kavuşur. Ama onlar, ‘O yolda yürümeyiz’ dediler. source: [193, 195, 197, 199, 201, 203, 11, 205, 207, 31, 209] target: Bu Tanrı sonsuza dek bizim Tanrımız olacak, Bize hep yol gösterecektir. source: [211, 83, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 31, 235, 237, 239, 241, 5, 243, 31, 245, 247, 249, 251, 95, 253, 255, 257, 259] target: Bayramdan sonra eve dönerlerken küçük İsa Yeruşalim'de kaldı. Bunu farketmeyen annesiyle babası, çocuğun yol arkadaşlarıyla birlikte olduğunu sanarak bir günlük yol gittiler. Sonra O'nu akrabalar ve dostlar arasında aramaya başladılar. source: [261, 263, 265, 267, 121, 31, 269] target: Doğruluk önüsıra yürüyecek, Adımları için yol yapacak. source: [271, 273, 275, 277, 31, 279] target: Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı; source: [281, 283, 285, 287, 289, 291, 31, 293] target: Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti. source: [295, 297, 299, 301, 31, 303, 305] target: Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman, source: [307, 309, 311, 313, 315, 5, 317, 319, 31, 321] target: Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.
|
[323, 325, 327, 329, 325, 331, 31, 333]
|
Doğruluk önüsıra yürüyecek, Adımları için yol yapacak.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: RAB Tanrı Adem'i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu. source: [33, 35, 37] target: Adem, Şit, Enoş, source: [39, 41, 43, 45, 47, 25, 27, 49, 51, 53, 55, 17, 57, 59, 31] target: Nitekim şöyle yazılmıştır: “İlk insan Adem yaşayan can oldu.” Son Adem'se yaşam veren ruh oldu. source: [61, 63, 33, 65, 67, 69, 71, 73, 25, 75, 77, 79, 81, 83] target: Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi. source: [3, 5, 85, 87, 89, 91] target: RAB Tanrı Adem'e, “Neredesin?” diye seslendi. source: [93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Oysa ölüm Adem'den Musa'ya dek, gelecek Kişi'nin örneği olan Adem'in suçuna benzer bir günah işlememiş olanlar üzerinde de egemendi. source: [3, 5, 131, 133, 117, 135, 137, 25, 139, 3, 5, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 153, 155] target: RAB Tanrı Adem'e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. source: [25, 157, 159, 161, 163, 65, 165] target: Adem toplam 930 yıl yaşadıktan sonra öldü. source: [167, 117, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195] target: Ama bir yiyecekten kuşkulanan kişi onu yerse yargılanır; çünkü imanla yemiyor. İmana dayanmayan her şey günahtır. source: [187, 13, 197, 199, 201, 203, 197, 205, 117, 207, 209, 211, 213, 215] target: İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar. source: [33, 217, 219, 221, 223, 61, 225, 227, 229, 231, 233] target: Adem, “Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim” dedi. source: [3, 5, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 247, 249] target: RAB Tanrı Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi. source: [3, 5, 251, 253, 255, 257, 259, 9, 261, 263, 265, 267, 269, 271, 239, 273, 131, 275, 25, 191, 277, 265, 267, 279, 281, 283, 281, 285, 287] target: RAB Tanrı yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümünü topraktan yaratmıştı. Onlara ne ad vereceğini görmek için hepsini Adem'e getirdi. Adem her birine ne ad verdiyse, o canlı o adla anıldı. source: [25, 289, 67, 291, 137, 61, 281, 293, 295, 297] target: Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanların annesiydi.
|
[299, 301, 303, 305, 307, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 321]
|
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, “Bu adam Tanrı'ya küfrediyor!” dediler.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21] target: İnsanları bir düş gibi siler, süpürürsün, Sabah biten ot misali: source: [23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 11, 39, 41, 43, 45, 47] target: Zina eden kadının yolu da şöyledir: Yer, ağzını siler, Sonra da, ‘Suç işlemedim’ der. source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 51, 69, 71, 73, 75, 57, 77] target: Sevgide korku yoktur. Tersine, yetkin sevgi korkuyu siler atar. Çünkü korku işkencedir. Korkan kişi sevgide yetkin kılınmamıştır. source: [79, 81, 83, 85, 87, 89, 67, 91, 81, 93, 95, 83, 97, 99, 101] target: Kral yasaları bilen bilge kişilerle görüştü. Çünkü kralın, yasaları ve adaleti bilen kişilere danışması gelenektendi. source: [103, 105, 107, 109, 111, 83, 113] target: Onun yolunu Tanrı anlar, Yerini bilen O'dur. source: [115, 117, 83, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Hiram denizi bilen gemicilerini Süleyman'ın adamlarıyla birlikte Ofir'e gönderdi. source: [131, 133, 135, 83, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 153] target: Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz? source: [131, 155, 83, 137, 157, 159, 161, 145, 163, 165, 5, 167, 169, 171] target: Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.” source: [173, 175, 177, 179, 181, 183, 83, 185, 187] target: Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın. source: [189, 191, 83, 137, 193, 157, 195, 197, 145, 199, 201, 203] target: Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? source: [205, 207, 209, 211, 213, 83, 215, 217, 219, 221, 223, 225] target: Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler. source: [227, 229, 83, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 9, 193, 31, 243, 245, 247, 249, 251] target: İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh'u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi. source: [253, 255, 93, 257, 259, 261, 93, 263, 265, 267, 269, 271, 273, 83, 275, 277, 279, 265, 281, 283, 285, 287] target: Yeşu yaşadıkça ve Yeşu'dan sonra yaşayan ve RAB'bin İsrail için yaptığı her şeyi bilen ileri gelenler durdukça İsrail halkı RAB'be kulluk etti. source: [289, 291, 293, 295, 297, 299, 301, 83, 303, 305, 307, 309, 311, 313, 31, 315, 317] target: Dövünün onun için, Ey çevresinde yaşayan, ününü bilen sizler! ‘Kudret asası, Görkemli değnek nasıl da kırıldı!’ deyin.
|
[319, 63, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 83, 333, 335, 337, 339, 63, 341, 343, 345, 347, 349]
|
Yalnız RAB'den korkun, O'na bağlılıkla ve bütün yüreğinizle kulluk edin. O'nun sizler için ne görkemli işler yaptığını bir düşünün!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13] target: ئەيسا مارتا، سىڭلىسى ۋە لازارۇسنى تولىمۇ سۆيەتتى. source: [15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: مارتا: ــ ئاخىرقى كۈنىدە، يەنە تىرىلىش كۈنىدە ئۇنىڭ جەزمەن تىرىلىدىغانلىقىنى بىلىمەن، ــ دېدى. source: [33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49] target: مارتا ئەمدى ئەيساغا: ــ ئى رەب، بۇ يەردە بولغان بولساڭ، ئىنىم ئۆلمىگەن بولاتتى. source: [33, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69] target: مارتا ئەمدى ئەيسانىڭ كېلىۋاتقىنىنى ئاڭلاپلا، ئۇنىڭ ئالدىغا چىقتى. لېكىن مەريەم بولسا ئۆيىدە ئولتۇرۇپ قالدى. source: [15, 71, 73, 39, 31, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 93] target: ئۇ ئۇنىڭغا: ــ ئىشىنىمەن، ئى رەب؛ سېنىڭ دۇنياغا كېلىشى مۇقەررەر بولغان مەسىھ، خۇدانىڭ ئوغلى ئىكەنلىكىڭگە ئىشىنىمەن. source: [95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 109] target: شۇنىڭ بىلەن نۇرغۇن يەھۇدىيلار مارتا بىلەن مەريەمگە ئىنىسى توغرىسىدا تەسەللى بەرگىلى ئۇلارنىڭ يېنىغا كەلگەنىدى. source: [3, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125] target: (شۇ پەيتتە ئەيسا تېخى يېزىغا كىرمىگەن بولۇپ، مارتا ئۇنىڭ ئالدىغا مېڭىپ، ئۇچرىشىپ قالغان يەردە ئىدى). source: [119, 63, 127, 129, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 143] target: مارتانىڭ مەريەم ئىسىملىك بىر سىڭلىسى بار ئىدى. ئۇ ئەيسانىڭ ئايىغى ئالدىدا ئولتۇرۇپ، ئۇنىڭ سۆز-كالامىنى تىڭشىۋاتاتتى. source: [63, 145, 147, 119, 149, 81, 151, 153, 155, 157, 159, 161] target: لازارۇس دېگەن بىر ئادەم كېسەل بولۇپ قالغانىدى. ئۇ مەريەم ۋە ھەدىسى مارتا تۇرغان، بەيت-ئانىيا دېگەن كەنتتە تۇراتتى source: [163, 165, 167, 169, 171, 173, 157, 113, 175, 33, 155, 157, 177, 179, 181, 183, 185] target: ۋە شۇنداق بولدىكى، ئۇ مۇخلىسلىرى بىلەن بىللە يولدا كېتىۋېتىپ، مەلۇم بىر يېزىغا كىردى. ئۇ يەردە مارتا ئىسىملىك بىر ئايال ئۇنى ئۆيىگە چاقىرىپ مېھمان قىلدى. source: [163, 187, 189, 31, 191, 147, 15, 193, 195, 197, 199, 201, 203, 205, 207, 31] target: ئەيسا: ــ تاشنى ئېلىۋېتىڭلار! ــ دېدى. ئۆلگۈچىنىڭ ھەدىسى مارتا: ــ ئى رەب، يەرلىككە قويغىلى تۆت كۈن بولدى، ھازىر ئۇ پۇراپ كەتكەندۇ، ــ دېدى. source: [209, 211, 213, 157, 215, 217, 33, 219, 221, 223, 167, 225, 227, 229, 231, 233] target: شۇ ۋەجىدىن ئۇلار ئۇ يەردە ئۇنىڭغا زىياپەت بەردى. مارتا مېھمانلارنى كۈتۈۋاتاتتى؛ لازارۇس بولسا ئەيسا بىلەن ھەمداستىخان بولغانلارنىڭ بىرى ئىدى. source: [33, 65, 235, 237, 239, 241, 243, 51, 245, 247, 37, 39, 41, 249, 251, 219, 253, 255, 257, 259, 261, 263, 265, 231, 267, 269, 271] target: ئەمدى مېھمانلارنى كۈتۈش ئىشلىرىنىڭ كۆپلۈكىدىن كۆڭلى بۆلۈنۈپ كەتكەن مارتا ئەيسانىڭ ئالدىغا كېلىپ: ــ ئى رەب، سىڭلىمنىڭ مېنى مېھمان كۈتكىلى يالغۇز تاشلاپ قويغىنىغا كارىڭ بولمامدۇ؟ ئۇنى ماڭا ياردەملىشىشكە بۇيرۇغىن! ــ دېدى. source: [273, 275, 277, 279, 157, 281, 283, 285, 287, 289, 291] target: «ئى ئىسرائىلنىڭ خۇداسى، نىجاتكار، دەرھەقىقەت ئۆزىنى يوشۇرۇۋالغۇچى بىر تەڭرىدۇرسەن!».
|
[293, 295, 297, 299, 301, 283, 15, 15, 275, 303, 305, 307, 309, 311, 313, 315]
|
لېكىن ئەيسا ئۇنىڭغا جاۋابەن: ــ ئەي مارتا، مارتا، سەن كۆپ ئىشلارنىڭ غېمىنى يەپ ئاۋارە بولۇپ يۈرۈۋاتىسەن.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [21, 23, 25, 9, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 35, 39, 35, 41, 35, 43, 35, 45, 47, 49, 45, 51, 53, 45, 55, 57, 59, 61, 53, 63, 65] target: Çağrınızdan doğan tek bir umuda çağrıldığınız gibi, beden bir, Ruh bir, Rab bir, iman bir, vaftiz bir, her şeyden üstün, her şeyle ve her şeyde olan herkesin Tanrısı ve Babası birdir. source: [67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 9, 83, 3, 5, 81, 85, 9, 15, 87, 9, 89, 91, 9, 93, 95] target: “Sonra İsrail halkına de ki, ‘Günah sunusu olarak bir teke, yakmalık sunu olarak da bir yaşında kusursuz bir buzağı ile bir kuzu alın.
|
[97, 9, 99, 101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131, 133]
|
Böyle bir başkâhinimiz –kutsal, suçsuz, lekesiz, günahkârlardan ayrılmış, göklerden daha yücelere çıkarılmış bir başkâhinimiz– olması uygundur.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19] target: Tapınak görevlileri Ofel'de yaşıyordu. Önderleri Siha ile Gişpa idi. source: [21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37] target: RAB kendine Yakup soyunu, Öz halkı olarak İsrail'i seçti. source: [39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 19] target: Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi. source: [67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 93, 95, 97, 99, 101, 77, 103, 105, 107, 109, 111] target: Biri yine peygamberlik edecek olursa, öz annesiyle babası, ‘Öleceksin, çünkü RAB'bin adıyla yalan söylüyorsun’ diyecekler. Peygamberlik ettiğinde de öz annesi babası onun bedenini deşecekler. source: [113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 19, 123, 129, 131] target: Gemiden çıkan Nuh'un oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenan'ın babasıydı. source: [133, 135, 137, 139, 85, 141, 101, 77, 143] target: Bu İbrahim'i çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu. source: [145, 147, 149, 77, 151, 153, 155] target: Kardeşlerime yabancı, Annemin öz oğullarına uzak kaldım. source: [157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 173, 77, 175, 177] target: ‘Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.’ source: [157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 173, 77, 175, 177] target: ‘Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.’ source: [179, 119, 181, 183, 125, 185, 19, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 193, 199] target: Saul'un oğulları Yonatan, Yişvi ve Malkişua idi. İki kızından büyüğünün adı Merav, küçüğünün adı Mikal'dı. source: [201, 203, 205, 207, 209, 77, 211, 213, 215] target: Böylece Lut'un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar. source: [217, 219, 221, 223, 225, 227, 77, 31, 229, 231, 233, 235, 237] target: Bugün RAB, size verdiği söz uyarınca, öz halkı olduğunuzu açıkladı. Bütün buyruklarına uyacaksınız. source: [239, 21, 241, 243, 43, 245, 21, 77, 31, 247, 241, 249, 251, 253, 255, 257, 37] target: Tanrınız RAB için kutsal bir halksınız. RAB öz halkı olmanız için yeryüzündeki bütün halkların arasından sizi seçti. source: [259, 261, 241, 263, 77, 265, 267, 269, 271, 273, 275, 277, 279] target: Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlu'nun “Abba! Baba!” diye seslenen Ruhu'nu yüreklerinize gönderdi.
|
[281, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 285, 77, 295, 297, 299, 301, 303, 305, 285, 307, 309]
|
Bunların hepsi soy kütüğüne göre Levililer'in boy başları, önderleriydi ve Yeruşalim'de yaşarlardı.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 7, 17] target: İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün. source: [19, 21, 23, 25, 7, 27, 29, 31, 7, 33] target: Ya RAB, benimle uğraşanlarla sen uğraş, Benimle savaşanlarla sen savaş! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 7, 59, 61, 63, 65] target: Sonra, “Sen benden daha doğru bir adamsın” dedi, “Sana kötülük yaptığım halde sen bana iyilikle karşılık verdin. source: [67, 69, 71, 73, 67, 75, 77, 71, 79, 81] target: Sen verince onlar toplar, Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar. source: [83, 85, 87, 7, 89, 91, 93, 95, 97, 71, 99, 101, 103, 105, 107, 109, 49, 111, 113, 115] target: Sonra Korah'a, “Yarın sen ve bütün yandaşların –sen de, onlar da– RAB'bin önünde bulunmak için gelin” dedi, “Harun da gelsin. source: [117, 119, 121, 123, 125, 7, 127, 121, 129, 117, 131, 7, 133, 135] target: O sana ödünç verecek, ama sen ona ödünç vermeyeceksin. O baş, sen kuyruk olacaksın. source: [137, 139, 141, 143, 89, 145, 147, 149, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 7, 163] target: İsrailliler Gidyon'a, “Sen, oğlun ve torunun bize önderlik edin” dediler. “Çünkü bizi Midyanlılar'ın elinden sen kurtardın.” source: [165, 167, 169, 171, 173, 175, 7, 177, 179, 181, 43, 89, 183, 185, 7, 187] target: Ey adaleti seven güçlü kral, Eşitliği sen sağladın, Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın. source: [189, 7, 191, 193, 195, 197, 117, 199, 201, 203, 205, 67, 207, 209, 211] target: Yoksa sen babamız İbrahim'den üstün müsün? O öldü, peygamberler de öldü. Sen kendini kim sanıyorsun?” source: [213, 7, 215, 217, 219, 221, 223] target: Ama sen sonsuza dek yücesin, ya RAB. source: [225, 227, 157, 229, 231, 233, 155, 235, 237, 239, 7, 241, 67, 147, 243, 245] target: Musa, “Lütfen bizi bırakma” diye üsteledi, “Çünkü çölde konaklayacağımız yerleri sen biliyorsun. Sen bize göz olabilirsin. source: [247, 249, 119, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 103, 263, 7, 265, 267, 269, 271, 7, 273] target: Beni dinle, sana öğüt vereyim. Tanrı seninle olsun. Tanrı'nın önünde halkı sen temsil etmeli, sorunlarını Tanrı'ya sen iletmelisin. source: [275, 113, 277, 279, 7, 281, 283, 285, 231, 287, 117, 289, 291, 293, 37, 295, 297, 299, 301, 303, 305, 307] target: Onlar da kendisine, “Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?” diye sordular. O da, “Değilim” dedi. “Sen beklediğimiz peygamber misin?” sorusuna, “Hayır” yanıtını verdi. source: [309, 311, 313, 315, 317, 319, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 7, 333, 335, 7, 337, 339, 231, 341, 343] target: Geçmişte Saul kralımızken, savaşta İsrail'e komuta eden sendin. RAB sana, ‘Halkım İsrail'i sen güdecek, onlara sen önder olacaksın’ diye söz verdi.”
|
[345, 347, 349, 351, 353, 355, 357, 359, 7, 361, 363, 365, 367, 369, 371, 373, 375, 377, 357, 379]
|
O zaman Ayartıcı yaklaşıp, “Tanrı'nın Oğlu'ysan, söyle şu taşlar ekmek olsun” dedi.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 19, 21, 37, 39, 41, 25, 43, 45] target: لېكىن ئېتىقادتىن بولغان ھەققانىيلىق مۇنداق دەيدۇ: ــ «كۆڭلۈڭدە: ــ «كىم ئاسمانغا چىقار؟» (يەنى «كىم مەسىھنى ئاسماندىن ئېلىپ چۈشۈرەر؟») source: [47, 49, 51, 53, 55, 51, 57, 59, 61, 63, 65] target: شۇ چاغدا ئارپا باش چىقىرىپ، زىغىر غۇنچىلىغان بولغاچقا، زىغىر ۋە ئارپا مۆلدۈردىن ۋەيران قىلىندى. source: [67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 79, 83, 51, 85, 87, 89, 91] target: (شۇڭا مەن ئون بەش كۈمۈش تەڭگە، بىر خومىر بۇغداي ۋە يېرىم خومىر ئارپىغا ئۆزۈمگە قايتۇرۇۋالدىم؛ source: [93, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107, 95, 49, 109, 97, 111, 113, 115] target: شۇ ۋاقىتلاردا پادىشاھنىڭ ئىشلىرى توغرۇلۇق قانۇن-ئەھكاملارنى پىششىق بىلگەنلەردىن مەسلىھەت سوراش ئادىتى بار ئىدى؛ شۇڭا پادىشاھ ۋەزىيەتنى پىششىق چۈشىنىدىغان دانىشمەنلەردىن سورىدى source: [117, 119, 121, 123, 125, 97, 127] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [129, 131, 133, 79, 135, 79, 137, 79, 139, 79, 141, 143] target: كۆيدۈرمە قۇربانلىق ئۈچۈن بىر تورپاق، بىر قوچقار، بىر ياشلىق بىر ئەركەك قوزا؛ source: [129, 131, 133, 79, 135, 79, 137, 79, 139, 79, 141, 143] target: كۆيدۈرمە قۇربانلىق ئۈچۈن بىر تورپاق، بىر قوچقار، بىر ياشلىق بىر ئەركەك قوزا؛ source: [129, 131, 133, 79, 135, 79, 137, 79, 139, 79, 141, 143] target: كۆيدۈرمە قۇربانلىق ئۈچۈن بىر تورپاق، بىر قوچقار، بىر ياشلىق بىر ئەركەك قوزا؛ source: [129, 131, 133, 79, 135, 79, 137, 79, 139, 79, 141, 143] target: كۆيدۈرمە قۇربانلىق ئۈچۈن بىر تورپاق، بىر قوچقار، بىر ياشلىق بىر ئەركەك قوزا؛ source: [129, 131, 133, 79, 135, 79, 137, 79, 139, 79, 141, 143] target: كۆيدۈرمە قۇربانلىق ئۈچۈن بىر تورپاق، بىر قوچقار، بىر ياشلىق بىر ئەركەك قوزا؛ source: [129, 131, 133, 79, 135, 79, 137, 79, 139, 79, 141, 143] target: كۆيدۈرمە قۇربانلىق ئۈچۈن بىر تورپاق، بىر قوچقار، بىر ياشلىق بىر ئەركەك قوزا؛ source: [129, 131, 133, 79, 135, 79, 137, 79, 139, 79, 141, 143] target: كۆيدۈرمە قۇربانلىق ئۈچۈن بىر تورپاق، بىر قوچقار، بىر ياشلىق بىر ئەركەك قوزا؛ source: [129, 131, 133, 79, 135, 79, 137, 79, 139, 79, 141, 143] target: كۆيدۈرمە قۇربانلىق ئۈچۈن بىر تورپاق، بىر قوچقار، بىر ياشلىق بىر ئەركەك قوزا؛
|
[145, 147, 149, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 79, 173, 175, 177, 149, 79, 51, 179, 181, 183, 185, 187, 151, 189, 191, 193, 195, 97, 197, 199, 201, 203, 205, 167, 207]
|
گىدېئون بارغاندا، مانا، ئۇ يەردە بىرسى ھەمراھىغا كۆرگەن چۈشىنى سۆزلەپ بېرىۋاتاتتى: ــ مانا، مەن بىر چۈش كۆردۇم، چۈشۈمدە مانا، بىر ئارپا توقىچى مىدىياننىڭ لەشكەرگاھىغا دومۇلاپ چۈشۈپتۇدەك؛ ئۇ چېدىرغا كېلىپ سوقۇلۇپتىدەك، شۇنىڭ بىلەن چېدىر ئۆرۇلۈپ، دۈم كۆمتۈرۈلۈپ كېتىپتۇ ــ دەۋاتاتتى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23] target: Musa, “Aman, ya Rab!” dedi, “Ne olur, benim yerime başkasını gönder.” source: [25, 27, 29, 31, 33, 5, 7, 35, 37, 39, 41] target: O zaman RAB'bi adıyla çağırdım, “Aman, ya RAB, kurtar canımı!” dedim. source: [43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 57, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 57, 75, 87, 89, 91, 93, 95, 97, 99] target: Malları yağmalamaya giden Yehoşafat'la askerleri, ölülerin arasında çok miktarda mal, giysi ve değerli eşya buldular. Taşıyabileceklerinden çok mal topladılar. Yağma edilecek o kadar çok mal vardı ki, toplama işi üç gün sürdü. source: [3, 101, 103, 105, 107, 109, 11, 111, 113, 115, 113, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Musa, “Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz” dedi, “Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı.” source: [5, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149] target: “Aman, efendim!” dediler, “Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik. source: [5, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 143, 145, 147, 165] target: “Aman, efendim” diye karşılık verdiler, “Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik. source: [127, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181] target: RAB kendine Yakup soyunu, Öz halkı olarak İsrail'i seçti. source: [183, 185, 187, 189, 191, 113, 193, 195, 197, 199, 201, 31, 203, 205, 207, 209, 211, 213, 113, 215, 217, 219, 221, 223] target: Biri yine peygamberlik edecek olursa, öz annesiyle babası, ‘Öleceksin, çünkü RAB'bin adıyla yalan söylüyorsun’ diyecekler. Peygamberlik ettiğinde de öz annesi babası onun bedenini deşecekler. source: [225, 227, 57, 229, 199, 231, 213, 113, 233] target: Bu İbrahim'i çok üzdü, çünkü İsmail de öz oğluydu. source: [235, 237, 239, 113, 241, 243, 245] target: Kardeşlerime yabancı, Annemin öz oğullarına uzak kaldım. source: [247, 249, 89, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 113, 263, 265] target: ‘Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.’ source: [247, 249, 89, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 113, 263, 265] target: ‘Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.’ source: [267, 269, 271, 273, 275, 113, 277, 279, 281] target: Böylece Lut'un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar. source: [283, 75, 285, 287, 289, 291, 293, 295] target: Ama mal gerçekten ondan çalınmışsa, karşılığı sahibine ödenmelidir.
|
[297, 299, 301, 113, 303, 305, 307, 309, 311, 313, 315]
|
“Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [23, 25, 27, 29, 31, 33, 35] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [3, 5, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [61, 63, 65, 67, 69, 71] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [73, 75, 77, 79, 81, 83, 85] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [87, 89, 91, 93, 95, 97, 35] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [99, 101, 103, 5, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [119, 121, 123, 125, 127, 129, 131, 133, 135, 35] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [137, 139, 9, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 141, 143, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 167] target: Ey insanlar, ne zamana dek Onurumu utanca çevireceksiniz? Ne zamana dek boş şeylere gönül verecek, Yalan peşinde koşacaksınız? Sela* source: [169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 151, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara! source: [87, 201, 203, 205, 207, 209] target: RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239]
|
Sandığı yanına, Davut Kenti'ne götüreceğine Gatlı Ovet-Edom'un evine götürdü.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11] target: Yeroham'ın oğulları: Şamşeray, Şeharya, Atalya, source: [13, 15, 17, 3, 19] target: Yoela, Zevadya, Gedorlu Yeroham'ın oğulları. source: [21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37] target: Dan oymağı: Yeroham oğlu Azarel. İsrail oymaklarının yöneticileri bunlardı. source: [39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: Tapınak görevlileri Ofel'de yaşıyordu. Önderleri Siha ile Gişpa idi. source: [57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81, 83, 55] target: Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi. source: [85, 87, 89, 91, 93, 95, 97, 99, 55, 95, 101, 103] target: Gemiden çıkan Nuh'un oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenan'ın babasıydı. source: [105, 91, 107, 109, 97, 111, 55, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 119, 125] target: Saul'un oğulları Yonatan, Yişvi ve Malkişua idi. İki kızından büyüğünün adı Merav, küçüğünün adı Mikal'dı. source: [25, 27, 127, 129, 27, 131, 27, 133, 135, 27, 137, 27, 139, 27, 141] target: Yeroham oğlu Yivneya, Mikri oğlu Uzzi oğlu Ela, Yivniya oğlu Reuel oğlu Şefatya oğlu Meşullam. source: [97, 143, 145, 81, 147, 149, 151, 153, 155, 27, 157, 27, 159, 27, 161, 27, 163, 27, 25, 27, 165] target: ve tapınağa hizmet eden kardeşleri; toplam 822 kişi. Malkiya oğlu Paşhur oğlu Zekeriya oğlu Amsi oğlu Pelalya oğlu Yeroham oğlu Adaya source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 25, 27, 181, 183, 27, 185, 187, 27, 181, 165, 27, 189, 191, 27, 193, 61, 195, 197] target: Yedinci yıl gücünü gösteren Yehoyada yüzbaşı olan Yeroham oğlu Azarya, Yehohanan oğlu İsmail, Ovet oğlu Azarya, Adaya oğlu Maaseya, Zikri oğlu Elişafat'la bir antlaşma yaptı. source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 199, 211, 213, 215, 25, 27, 217, 27, 219, 27, 213, 27, 221, 223, 61, 225, 227] target: Efrayim dağlık bölgesindeki Ramatayim Kasabası'nda yaşayan, Efrayim oymağının Suf boyundan Yeroham oğlu Elihu oğlu Tohu oğlu Suf oğlu Elkana adında bir adam vardı. source: [155, 27, 157, 27, 25, 27, 229, 231, 27, 233, 27, 235, 27, 237, 27, 239, 27, 241] target: Malkiya oğlu Paşhur oğlu Yeroham oğlu Adaya, İmmer oğlu Meşillemit oğlu Meşullam oğlu Yahzera oğlu Adiel oğlu Maasay. source: [243, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 31, 27, 263, 27, 265, 27, 267, 27, 269, 27, 271, 27, 273, 27, 275, 27, 277, 27, 279, 27, 281, 27, 221, 27, 283, 27, 285, 27, 221, 27, 213, 27, 287, 27, 289, 27, 25, 27, 221, 27, 291, 27, 293, 295] target: Oğullarıyla birlikte görev yapan kişiler şunlardır: Kehatoğulları'ndan: Ezgici Heman. Heman, İsrail oğlu Levi oğlu Kehat oğlu Yishar oğlu Korah oğlu Evyasaf oğlu Assir oğlu Tahat oğlu Sefanya oğlu Azarya oğlu Yoel oğlu Elkana oğlu Amasay oğlu Mahat oğlu Elkana oğlu Suf oğlu Toah oğlu Eliel oğlu Yeroham oğlu Elkana oğlu Samuel oğlu Yoel'in oğluydu. source: [297, 299, 301, 303, 305, 307, 309, 311, 313, 315, 317] target: Bense bol sevgin sayesinde Kutsal tapınağına gireceğim; Oraya doğru saygıyla eğileceğim.
|
[319, 321, 323, 325, 321, 327, 329, 321, 331, 55]
|
Eliav Nahat'ın, Yeroham Eliav'ın, Elkana Yeroham'ın, Samuel Elkana'nın oğluydu.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 5, 7, 9, 19, 21] target: RAB'be övgüler sun, ey gönlüm! O'nun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım! source: [23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Yeni şarabı yeni tulumlara doldurmak gerek. source: [35, 37, 39, 27, 41, 27, 43, 45, 47, 49, 51, 27, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71] target: O önderler ki, yeni dikilmiş, yeni ekilmiş ağaç gibi, Gövdeleri yere yeni kök salmışken RAB'bin soluğu onları kurutuverir, Kasırga saman gibi savurur. source: [73, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Teknedekiler, “Sen gerçekten Tanrı'nın Oğlu'sun” diyerek O'na tapındılar. source: [89, 91, 9, 93, 95, 5, 7, 9, 97] target: RAB'bi yücelt, ey Yeruşalim! Tanrın'a övgüler sun, ey Siyon! source: [99, 101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131, 57, 133, 69, 127, 135, 7, 129, 137] target: Sonra Harun'a, “Sunağa git, günah ve yakmalık sunularını sun” dedi, “Hem kendinin, hem de halkın günahlarını bağışlat. RAB'bin buyurduğu gibi halkın sunusunu sun, günahlarını bağışlat.” source: [139, 141, 143, 27, 145, 147, 149, 151, 153, 155, 27, 157] target: Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur. source: [159, 161, 79, 163, 165, 167, 169, 27, 171, 27, 173, 175] target: Ama biz Tanrı'nın vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz. source: [3, 5, 7, 9, 177, 179, 181, 183] target: RAB'be övgüler sun, ey canım! İyiliklerinin hiçbirini unutma! source: [3, 5, 185, 187, 189, 3, 5, 191] target: RAB'be övgüler sunun! Ey gönlüm, RAB'be övgüler sun. source: [193, 195, 197, 79, 199, 197, 201, 203, 205] target: Natanel, “Rabbî, sen Tanrı'nın Oğlu'sun, sen İsrail'in Kralı'sın!” dedi. source: [207, 209, 211, 23, 213, 215, 27, 213, 217, 219, 221, 223, 9, 225, 227] target: İsyanlarınızı kendinizden uzaklaştırın. Yeni bir yürek, yeni bir ruh edinin. Neden öleceksin, ey İsrail halkı? source: [229, 231, 233, 235, 237, 75, 239, 221, 241, 243, 205] target: Kadın, Samuel'i görünce çığlık atarak, “Sen Saul'sun! Neden beni kandırdın?” dedi. source: [245, 141, 27, 25, 147, 29, 247, 249, 251, 253, 255, 251, 257, 259, 257, 261, 23, 251, 27, 29, 263] target: Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa şarap tulumları patlatır, şarap da tulumlar da mahvolur. Yeni şarap yeni tulumlara doldurulur.”
|
[265, 267, 269, 271, 273, 275, 269, 271, 277, 279, 269, 271, 27, 281, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 295, 297, 299, 301, 303, 305]
|
“RAB'be verdikleri ilk ürünleri –zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini– sana veriyorum.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: Onun yolunu Tanrı anlar, Yerini bilen O'dur. source: [17, 19, 13, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: Hiram denizi bilen gemicilerini Süleyman'ın adamlarıyla birlikte Ofir'e gönderdi. source: [33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz? source: [33, 57, 13, 39, 59, 61, 63, 47, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.” source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 13, 89, 91] target: Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın. source: [93, 95, 13, 39, 97, 59, 99, 101, 47, 103, 105, 107] target: Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? source: [109, 111, 113, 115, 117, 13, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler. source: [131, 133, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 97, 149, 151, 153, 155, 157, 159] target: İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh'u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi. source: [161, 163, 165, 167, 169, 171, 165, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 13, 185, 187, 189, 175, 191, 193, 195, 197] target: Yeşu yaşadıkça ve Yeşu'dan sonra yaşayan ve RAB'bin İsrail için yaptığı her şeyi bilen ileri gelenler durdukça İsrail halkı RAB'be kulluk etti. source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 13, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 149, 225, 227] target: Dövünün onun için, Ey çevresinde yaşayan, ününü bilen sizler! ‘Kudret asası, Görkemli değnek nasıl da kırıldı!’ deyin. source: [229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 181, 183, 13, 247, 249, 251, 253] target: Artık büyük konuşmayın, Ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü RAB her şeyi bilen Tanrı'dır; O'dur davranışları tartan. source: [255, 257, 173, 259, 175, 177, 261, 263, 265, 13, 267, 165, 269, 271, 145, 273, 69, 275, 277] target: Kral Artahşasta'nın RAB'bin buyruklarını, İsrail için koyduğu kuralları iyi bilen Kâhin ve Bilgin Ezra'ya verdiği mektubun bir örneği şudur: source: [279, 281, 283, 285, 287, 35, 289, 35, 291, 293, 13, 295, 297, 299, 165, 301, 303, 305] target: İssakaroğulları'ndan 200 kişi. Bunlar İsrailliler'in ne zaman ne yapması gerektiğini bilen kişilerdi. Boy başlarıydı ve bütün akrabalarını yönetirlerdi. source: [33, 35, 307, 13, 39, 59, 61, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 311, 313, 321, 323] target: Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Kendi içinde bölünen ülke yıkılır, kendi içinde bölünen ev çöker.
|
[325, 327, 329, 331, 333, 13, 335, 337, 339, 341, 343, 345, 347, 349, 351, 325, 353, 355, 357]
|
Sonra Ekron'un kuzey sırtlarına uzanıyor, Şikeron'a doğru kıvrılarak Baala Dağı'na ulaştıktan sonra Yavneel'e çıkıyor, Akdeniz'de son buluyordu.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239]
|
Yasa'nın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 51, 65, 67, 69] target: سەپەر بىلەن خېلى ۋاقىتلار ئۆتۈپ، روزا كۈنى ئاللىقاچان ئۆتكەن بولغاچقا، دېڭىزدا سەپەر قىلىش خەتەرلىك ئىدى. شۇڭا پاۋلۇس كۆپچىلىككە نەسىھەت قىلىپ: source: [71, 73, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 87, 89] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [91, 93, 95, 97, 99, 101, 89] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [131, 133, 135, 137, 139, 141] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [143, 145, 147, 149, 151, 153, 155] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [157, 159, 161, 163, 165, 167, 89] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [169, 171, 173, 105, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [103, 105, 189, 191, 193, 195, 197, 199, 201, 203] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [205, 207, 209, 211, 213, 215, 217, 219, 163, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [235, 237, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 263, 265, 267] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [157, 269, 271, 273, 275, 277] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[279, 281, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 295, 297, 299, 301, 303, 305, 307, 309, 311]
|
شارابنى چىنىلەپ-چىنىلەپ ئىچىسىلەر، ئۆزۈڭلارغا سەرخىل مايلىق ئەتىرلەرنى سۈرىسىلەر، ــ بىراق كۆڭلۈڭلار يۈسۈپ جەمەتىنىڭ زىيان-زەخمىتى ئۈچۈن ھېچ ئازابلانمايدۇ!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35] target: ئەمدى شۇنداق قىلغايلىكى، پادىشاھلارنىڭ ھەربىرىنى ئۆز مەنسىپىدىن چۈشۈرۈپ، ئۇلارنىڭ ئورنىدا ۋالىيلارنى تىكلىگەيلا. source: [37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53] target: ھالبۇكى، ئۇ يۈگۈرۈش ئالدىدا مەيدىسىنى يۇقىرىغا كۆتۈرگىنىدە، ئات ھەم ئاتلىقلارنى كەمسىتىپ مازاق قىلىدۇ. source: [55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77] target: ئەمدى قاراڭلار، بۇ مەلكىزەدەك نېمىدېگەن ئۇلۇغ ئادەم-ھە! ھەتتا ئاتا-بوۋىلىرىمىزنىڭ چوڭى ئىبراھىممۇ ئولجىسىنىڭ ئوندىن بىرىنى ئۇنىڭغا ئاتىغان. source: [79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 59, 93, 95, 97, 99] target: ھالبۇكى، زېمىن چەك تاشلىنىش يولى بىلەن بۆلۈنسۇن؛ ئۇلار مىراسقا ئۆزلىرىنىڭ ئاتا جەمەت-قەبىلىسىنىڭ نامى بويىچە ۋارىسلىق قىلسۇن. source: [47, 101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115] target: ئاتقا قامچا، ئېشەككە نوختا لازىم بولغىنىدەك، ئەخمەقنىڭ دۈمبىسىگە تاياق لايىقتۇر. source: [117, 119, 13, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: ھىرام ئۆز خىزمەتكارلىرى، يەنى دېڭىزچىلىقنى ئوبدان بىلىدىغان نەچچە كېمىچىلەرنى سۇلايماننىڭ خىزمەتكارلىرىغا قوشۇلۇپ كېمىلەردە ئىشلەشكە ئەۋەتتى. source: [133, 135, 59, 137, 139, 141, 143, 145, 147] target: سەن ئاتقا كۈچ بېغىشلىغانمىدىڭ؟ سەن ئۇنىڭ بوينىغا يەلپۈنۈپ تۇرىدىغان يايلىنى كىيگۈزگەنمىدىڭ؟ source: [149, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 175, 185, 187, 189, 191] target: ئۇ چاغدا، ئالدىن كۆرگۈچى ھانانى يەھۇدا پادىشاھى ئاسانىڭ يېنىغا كېلىپ ئۇنىڭغا: ــ ئۆزۈڭ پەرۋەردىگار خۇدايىڭغا ئەمەس، بەلكى سۇرىيە پادىشاھىغا تايانغانلىقىڭ ئۈچۈن سۇرىيە پادىشاھىنىڭ قوشۇنى ئۆز قولۇڭدىن قۇتۇلدى. source: [193, 195, 197, 175, 85, 199, 201, 203, 205] target: ئۈچ يىلغىچە سۇرىيە بىلەن ئىسرائىلنىڭ ئوتتۇرىسىدا جەڭ بولمىغاچقا، ئۇلار تىنچلىقتا ئۆتتى. source: [207, 73, 209, 13, 211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227] target: ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلگەن ئەيسا ئۇلارغا: ــ نېمە ئۈچۈن كۆڭلۈڭلاردا رەزىل ئويلاردا بولىسىلەر؟ source: [207, 229, 13, 211, 165, 167, 231, 219, 233, 235, 237, 239, 241, 243] target: زادى باج تاپشۇرامدۇق-تاپشۇرمامدۇق؟ ــ دېيىشتى. لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ ساختىپەزلىكىنى بىلىپ ئۇلارغا: ــ نېمىشقا مېنى سىنىماقچىسىلەر؟ ماڭا بىر «دىنار» پۇلنى ئەكېلىڭلار، مەن كۆرۈپ باقاي، ــ دېدى. source: [245, 247, 249, 251, 253, 255, 13, 257, 259] target: پەسىللەرنى بېكىتمەك ئۈچۈن ئۇ ئاينى ياراتتى، قۇياش بولسا پېتىشىنى بىلىدۇ. source: [261, 263, 13, 211, 265, 165, 267, 269, 219, 271, 273, 275] target: بىراق ئەيسا ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە ئەيىب ئىزدەشلىرىنى بىلىپ يېتىپ، جاۋابەن: ــ سىلەر كۆڭلۈڭلاردا نېمىشقا ئەيىب ئىزدەيسىلەر؟
|
[277, 279, 281, 59, 283, 285, 13, 287, 289, 291, 293, 295, 297, 299, 301, 303, 305, 307, 309, 311]
|
مەن زېمىنغا ئارام-تىنچلىق ئاتا قىلىمەن، شۇنىڭ بىلەن ھېچكىم سىلەرنى قورقىتالمايدۇ، ئارامخۇدا يېتىپ ئۇخلايسىلەر؛ ۋەھشىي ھايۋانلارنى زېمىندىن يوقىتىمەن، قىلىچمۇ زېمىنىڭلاردىن ئۆتمەيدۇ؛
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 7, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27] target: İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar. source: [3, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 43, 45, 61, 63, 65, 49, 67, 69] target: İmana dayanan doğruluk ise şöyle diyor: “Yüreğinde, ‘Göğe –yani Mesih'i indirmeye– kim çıkacak?’ ya da, ‘Dipsiz derinliklere –yani Mesih'i ölüler arasından çıkarmaya– kim inecek?’ deme.” source: [71, 73, 75, 77, 79, 81] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [83, 85, 87, 89, 91, 93, 95] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [97, 99, 101, 103, 105, 107, 109] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [111, 113, 53, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 109] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [149, 115, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 17, 187, 189, 191, 193, 195, 197] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara! source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 109] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [97, 211, 213, 215, 217, 219] target: RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin. source: [221, 223, 225, 227, 221, 229, 231, 233, 235] target: Ey krallar, akıllı olun! Ey dünya önderleri, ders alın!
|
[237, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 263, 265, 267, 269, 271]
|
Benimle ilgili kararını yerine getirir, Daha nice tasarısı vardır.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! Sela source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: RAB'be seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. Sela source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: Birçoğu benim için: “Tanrı katında ona kurtuluş yok!” diyor. Sela source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!
|
[103, 201, 203, 205, 207, 209]
|
RAB'be korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 9, 15, 9, 17, 19] target: yakmalık sunu için bir boğa, bir koç, bir yaşında bir erkek kuzu; source: [21, 23, 25, 27, 9, 29, 31] target: Oradaki öğrencilerin yanında uzun bir süre kaldılar. source: [33, 35, 37, 39, 9, 41, 43] target: Kocam evde değil, Uzun bir yolculuğa çıktı. source: [45, 47, 49, 51, 53, 55, 27, 57, 59, 61, 27, 63, 65, 67, 69, 71, 9, 73, 75, 77, 79, 51, 81, 83, 85] target: Bir adam yüz çocuk babası olup uzun yıllar yaşamış, ama uzun ömrüne karşılık, zenginliğin tadını çıkaramamış, bir mezara bile gömülmemişse, düşük çocuk ondan iyidir derim.
|
[87, 89, 91, 93, 95, 97, 99, 101, 103, 9, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 27, 131, 133]
|
İsa sözüne devam ederek halka şu benzetmeyi anlattı: “Adamın biri bağ dikti, bunu bağcılara kiralayıp uzun süre yolculuğa çıktı.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21] target: سەن ئادەملەرنى سۇ تاشقىنىدەك ئېلىپ كېتىسەن، ئۇلار ئۆتۈپ كەتكەن بىر ئۇيقۇدەك، تاڭ سەھەردە ئۈنۈپ چىققان ئوت-چۆپكە ئوخشايدۇ ــ source: [23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 11, 39, 41, 43, 45, 47] target: زىناخور خوتۇننىڭ يولىمۇ شۇنداقتۇر؛ ئۇ بىرنېمىنى يەپ بولۇپ ئاغزىنى سۈرتىۋەتكەن كىشىدەك: «مەن ھېچقانداق يامانلىقنى قىلمىدىم!» ــ دەيدۇ. source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 51, 69, 71, 73, 75, 57, 77] target: مېھىر-مۇھەببەتتە قورقۇنچ يوقتۇر؛ كامىل مېھىر-مۇھەببەت قورقۇنچنى ھەيدەپ يوققا چىقىرىدۇ. چۈنكى قورقۇنچ خۇدانىڭ جازاسى بىلەن باغلىنىشلىقتۇر؛ قورقۇنچى بار كىشى مېھىر-مۇھەببەتتە كامالەتكە يەتكۈزۈلگەن ئەمەستۇر. source: [79, 81, 83, 85, 87, 89, 91, 93, 95, 97, 99] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [101, 103, 105, 107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [147, 85, 149, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [173, 175, 177, 179, 181, 183] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [185, 187, 189, 191, 193, 195, 197] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [199, 201, 203, 117, 205, 207, 145] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [147, 85, 209, 211, 213, 215, 217, 219, 221, 223] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 145] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ!
|
[243, 63, 245, 247, 249, 251, 253, 255]
|
ئەمما سىلەر بولساڭلار، ھەتتا ھەربىر تال چېچىڭلارمۇ سانالغاندۇر.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25] target: ئۇ ماڭا: ــ ئى ئىنسان ئوغلى، تامنى كولاپ تەشكىن، دېدى. مەن تامنى كولاپ تەشتىم، مانا، بىر ئىشىك تۇراتتى. source: [27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 29, 43, 45, 31, 47, 49, 51] target: شۇ ۋاقىتلاردا پادىشاھنىڭ ئىشلىرى توغرۇلۇق قانۇن-ئەھكاملارنى پىششىق بىلگەنلەردىن مەسلىھەت سوراش ئادىتى بار ئىدى؛ شۇڭا پادىشاھ ۋەزىيەتنى پىششىق چۈشىنىدىغان دانىشمەنلەردىن سورىدى source: [53, 21, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69] target: سەن ئادەملەرنى سۇ تاشقىنىدەك ئېلىپ كېتىسەن، ئۇلار ئۆتۈپ كەتكەن بىر ئۇيقۇدەك، تاڭ سەھەردە ئۈنۈپ چىققان ئوت-چۆپكە ئوخشايدۇ ــ source: [71, 73, 75, 77, 79, 31, 81] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [83, 85, 87, 89, 91, 93, 95, 97, 59, 99, 101, 103, 105, 107] target: زىناخور خوتۇننىڭ يولىمۇ شۇنداقتۇر؛ ئۇ بىرنېمىنى يەپ بولۇپ ئاغزىنى سۈرتىۋەتكەن كىشىدەك: «مەن ھېچقانداق يامانلىقنى قىلمىدىم!» ــ دەيدۇ. source: [109, 111, 31, 113, 115, 117, 119, 121, 123] target: ھىرام ئۆز خىزمەتكارلىرى، يەنى دېڭىزچىلىقنى ئوبدان بىلىدىغان نەچچە كېمىچىلەرنى سۇلايماننىڭ خىزمەتكارلىرىغا قوشۇلۇپ كېمىلەردە ئىشلەشكە ئەۋەتتى. source: [125, 127, 129, 31, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147] target: ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلگەن ئەيسا ئۇلارغا: ــ نېمە ئۈچۈن كۆڭلۈڭلاردا رەزىل ئويلاردا بولىسىلەر؟ source: [125, 149, 31, 131, 151, 153, 155, 139, 157, 159, 21, 161, 163, 165] target: زادى باج تاپشۇرامدۇق-تاپشۇرمامدۇق؟ ــ دېيىشتى. لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ ساختىپەزلىكىنى بىلىپ ئۇلارغا: ــ نېمىشقا مېنى سىنىماقچىسىلەر؟ ماڭا بىر «دىنار» پۇلنى ئەكېلىڭلار، مەن كۆرۈپ باقاي، ــ دېدى. source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 31, 179, 181] target: پەسىللەرنى بېكىتمەك ئۈچۈن ئۇ ئاينى ياراتتى، قۇياش بولسا پېتىشىنى بىلىدۇ. source: [183, 185, 31, 131, 187, 151, 189, 191, 139, 193, 195, 197] target: بىراق ئەيسا ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە ئەيىب ئىزدەشلىرىنى بىلىپ يېتىپ، جاۋابەن: ــ سىلەر كۆڭلۈڭلاردا نېمىشقا ئەيىب ئىزدەيسىلەر؟ source: [199, 201, 203, 205, 207, 31, 209, 211, 213, 215, 217, 219] target: تەنتەنە ساداسىنى بىلگەن خەلق بەختلىكتۇر؛ ئۇلار سېنىڭ جامالىڭنىڭ نۇرىدا ماڭىدۇ، ئى پەرۋەردىگار! source: [221, 223, 31, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 57, 187, 91, 237, 239, 241, 243, 245] target: ۋە ئىنسانلارنىڭ قەلبىنى بىلگۈچى خۇدا مۇقەددەس روھنى بىزگە ئاتا قىلغىنىدەك، ئۇلارغىمۇ ئاتا قىلدى. source: [247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261, 263, 39, 249, 265, 267, 269, 271, 255, 273] target: مېھىر-مۇھەببەتتە قورقۇنچ يوقتۇر؛ كامىل مېھىر-مۇھەببەت قورقۇنچنى ھەيدەپ يوققا چىقىرىدۇ. چۈنكى قورقۇنچ خۇدانىڭ جازاسى بىلەن باغلىنىشلىقتۇر؛ قورقۇنچى بار كىشى مېھىر-مۇھەببەتتە كامالەتكە يەتكۈزۈلگەن ئەمەستۇر. source: [275, 277, 43, 279, 281, 283, 43, 285, 287, 289, 291, 293, 295, 31, 297, 299, 301, 287, 303, 305, 307, 309] target: يەشۇئانىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدە، شۇنداقلا يەشۇئادىن كېيىن قالغان، پەرۋەردىگارنىڭ ئىسرائىل ئۈچۈن قىلغان ھەممە مۆجىزىلىك ئەمەللىرىنى ئوبدان بىلىدىغان ئاقساقاللارنىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدىمۇ ئىسرائىل پەرۋەردىگارنىڭ ئىبادىتىدە بولۇپ تۇردى.
|
[311, 313, 315, 317, 31, 319, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 343, 345]
|
ئۇنىڭغا ساتقۇنلۇق قىلغۇچى ئۇلار بىلەن ئاللىبۇرۇن ئىشارەتنى بېكىتىپ: «مەن كىمنى سۆيسەم، ئۇ دەل شۇدۇر. سىلەر ئۇنى تۇتۇڭلار» دەپ كېلىشكەنىدى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19] target: ھالبۇكى، ئۇ يۈگۈرۈش ئالدىدا مەيدىسىنى يۇقىرىغا كۆتۈرگىنىدە، ئات ھەم ئاتلىقلارنى كەمسىتىپ مازاق قىلىدۇ. source: [21, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41, 43] target: ئەمدى قاراڭلار، بۇ مەلكىزەدەك نېمىدېگەن ئۇلۇغ ئادەم-ھە! ھەتتا ئاتا-بوۋىلىرىمىزنىڭ چوڭى ئىبراھىممۇ ئولجىسىنىڭ ئوندىن بىرىنى ئۇنىڭغا ئاتىغان. source: [45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 25, 59, 61, 63, 65] target: ھالبۇكى، زېمىن چەك تاشلىنىش يولى بىلەن بۆلۈنسۇن؛ ئۇلار مىراسقا ئۆزلىرىنىڭ ئاتا جەمەت-قەبىلىسىنىڭ نامى بويىچە ۋارىسلىق قىلسۇن. source: [13, 67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 81] target: ئاتقا قامچا، ئېشەككە نوختا لازىم بولغىنىدەك، ئەخمەقنىڭ دۈمبىسىگە تاياق لايىقتۇر. source: [83, 85, 25, 87, 89, 91, 93, 95, 97] target: سەن ئاتقا كۈچ بېغىشلىغانمىدىڭ؟ سەن ئۇنىڭ بوينىغا يەلپۈنۈپ تۇرىدىغان يايلىنى كىيگۈزگەنمىدىڭ؟ source: [99, 101, 103, 105, 107, 15, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131, 133, 135, 137] target: پەرۋەردىگار ئەمدى سامۇئىلغا: ــ سەن ئۇلارنىڭ سۆزىگە قۇلاق سېلىپ، ئۇلارغا بىر پادىشاھ بېكىتكىن، دېدى. سامۇئىل ئىسرائىللارغا: ــ ھەربىرىڭلار ئۆز شەھىرىڭلارغا قايتىڭلار، دېدى. source: [139, 141, 143, 145, 15, 147, 149, 151, 153, 155, 157, 9, 159, 161, 25, 15, 163, 165] target: بۇلارنىڭ ھەممىسىنى سەن ئاكاڭ ھارۇن ۋە ئۇنىڭ ئوغۇللىرىغا كىيدۈرگىن؛ ئاندىن ئۇلارنىڭ مېنىڭ ئالدىمدا كاھىنلىق خىزمىتىمدە بولۇشى ئۈچۈن ئۇلارنى مەسىھلەپ، ماڭا مۇقەددەس قىلىپ ئايرىغىن. source: [167, 169, 171, 173, 175, 111, 113, 115, 177, 179, 181, 183, 125, 185, 187] target: ئۇلارنىڭ «ئۈستىمىزگە ھۆكۈم سۈرىدىغان بىر پادىشاھ بېكىتكىن» دېگىنى سامۇئىلنىڭ كۆڭلىگە ئېغىر كەلدى. سامۇئىل پەرۋەردىگارغا دۇئا قىلىۋىدى، source: [189, 191, 25, 193, 195, 197, 199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 213] target: قالغىنى بولسا ئاتقا مىنگۈچىنىڭ ئاغزىدىن چىققان قىلىچ بىلەن قىرىلدى. بارلىق پۈتۈن ئۇچار-قاناتلار بۇلارنىڭ گۆشى بىلەن يەپ تويۇندى. source: [215, 217, 219, 221, 15, 223, 225, 25, 193, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241] target: شۇنىڭ بىلەن مەن دىۋە، يەر يۈزىدىكى پادىشاھلار ۋە ئۇلارنىڭ قوشۇنلىرىنىڭ ئاتقا مىنگۈچى ھەم ئۇنىڭ قوشۇنى بىلەن جەڭ قىلىش ئۈچۈن توپلانغانلىقىنى كۆردۈم. source: [243, 15, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 25, 193, 23, 111, 257, 259, 111, 261, 263, 265, 267] target: سەن ئۆز جايىڭدىن، يەنى شىمالنىڭ ئەڭ چەت جايىدىن چىقىسەن، سەن ۋە ساڭا ھەمراھ بولغان نۇرغۇن ئەللەر، ھەممىسى ئاتلىق بولۇپ، توپ-توپ ئادەملەر، چوڭ قوشۇن بولىسەن. source: [269, 271, 273, 275, 277, 279, 77, 281, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 295, 297, 175, 111, 113, 299] target: ئۇنىڭغا: ــ مانا سەن قېرىدىڭ، ئوغۇللىرىڭ بولسا سېنىڭ يوللىرىڭدا يۈرمەيدۇ. بارلىق ئەللەردە بولغاندەك ئۈستىمىزگە ھۆكۈم سۈرىدىغان بىر پادىشاھ بېكىتكىن، دېدى. source: [301, 303, 305, 307, 309, 311, 25, 193, 111, 37, 241, 313, 315, 317, 15, 319, 321, 323] target: مەن كېچىدە ئالامەت كۆرۈنۈشلەرنى كۆردۈم؛ مانا، تورۇق ئاتقا مىنگەن بىر ئادەمنى كۆردۈم؛ ئۇ چوڭقۇر ئويمانلىقتىكى خاداس دەرەخلىرى ئارىسىدا تۇراتتى؛ ئۇنىڭ كەينىدە تورۇق، ئالا-تاغىل ۋە ئاق ئاتلار بار ئىدى. source: [325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 15, 209, 339, 341, 343, 345, 347, 349, 351, 353, 355, 357] target: ھويلىنىڭ تۆت ئەتراپىدىكى خادىلار، ئۇلارنىڭ تەگلىكلىرى، قوزۇقلىرى، تانالىرى، بارلىق ئەسۋاب-ئۈسكۈنە ھەم شۇلارغا كېرەكلىك بولغان بارلىق نەرسىلەرنى كۆتۈرۈش بولسۇن؛ ئۇلار كۆتۈرىدىغان ئەسۋاب-ئۈسكۈنىلەرنى نامىنى ئاتاپ بىر-بىرلەپ ھەر ئادەمگە كۆرسىتىپ بېرىڭلار.
|
[359, 361, 363, 365, 367, 369, 371, 373, 375, 377, 379, 381, 383, 385, 387, 389, 391, 393, 395, 397, 399]
|
ئى پەرۋەردىگار، دۇئايىمنى ئاڭلىغايسەن، پەريادىمغا قۇلاق سالغايسەن! كۆز ياشلىرىمغا سۈكۈت قىلمىغايسەن! چۈنكى مەن پۈتكۈل ئاتا-بوۋىلىرىمدەك، سېنىڭ ئالدىڭدا ياقا يۇرتلۇق، مۇساپىرمەن، خالاس!
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235]
|
بەلگىلەنگەن كۆرۈشۈش كۈنىدە ھېرود شاھانە تونلىرىنى كىيىپ، سوراق تەختىدە ئولتۇرۇپ، ئۇلارغا نۇتۇق سۆزلىدى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 7, 13, 15, 17] target: Natanel, “Rabbî, sen Tanrı'nın Oğlu'sun, sen İsrail'in Kralı'sın!” dedi. source: [19, 21, 7, 23, 25, 27, 29, 7, 31] target: İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün. source: [33, 35, 37, 39, 7, 41, 43, 45, 7, 47] target: Ya RAB, benimle uğraşanlarla sen uğraş, Benimle savaşanlarla sen savaş! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 7, 73, 75, 77, 79] target: Sonra, “Sen benden daha doğru bir adamsın” dedi, “Sana kötülük yaptığım halde sen bana iyilikle karşılık verdin. source: [81, 83, 85, 87, 81, 89, 91, 85, 93, 95] target: Sen verince onlar toplar, Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar. source: [97, 99, 101, 7, 103, 105, 107, 109, 111, 85, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 63, 125, 127, 129] target: Sonra Korah'a, “Yarın sen ve bütün yandaşların –sen de, onlar da– RAB'bin önünde bulunmak için gelin” dedi, “Harun da gelsin. source: [131, 133, 135, 137, 139, 7, 141, 135, 143, 131, 145, 7, 147, 149] target: O sana ödünç verecek, ama sen ona ödünç vermeyeceksin. O baş, sen kuyruk olacaksın. source: [151, 153, 155, 157, 103, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 7, 177] target: İsrailliler Gidyon'a, “Sen, oğlun ve torunun bize önderlik edin” dediler. “Çünkü bizi Midyanlılar'ın elinden sen kurtardın.” source: [179, 181, 183, 185, 187, 189, 7, 191, 193, 195, 57, 103, 197, 199, 7, 201] target: Ey adaleti seven güçlü kral, Eşitliği sen sağladın, Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın. source: [203, 7, 205, 207, 209, 211, 131, 213, 215, 217, 219, 81, 221, 223, 225] target: Yoksa sen babamız İbrahim'den üstün müsün? O öldü, peygamberler de öldü. Sen kendini kim sanıyorsun?” source: [227, 7, 229, 231, 233, 235, 237] target: Ama sen sonsuza dek yücesin, ya RAB. source: [239, 241, 171, 243, 245, 247, 169, 249, 251, 253, 7, 255, 81, 161, 257, 259] target: Musa, “Lütfen bizi bırakma” diye üsteledi, “Çünkü çölde konaklayacağımız yerleri sen biliyorsun. Sen bize göz olabilirsin. source: [261, 263, 133, 265, 267, 269, 271, 273, 9, 117, 275, 7, 277, 279, 281, 283, 7, 285] target: Beni dinle, sana öğüt vereyim. Tanrı seninle olsun. Tanrı'nın önünde halkı sen temsil etmeli, sorunlarını Tanrı'ya sen iletmelisin. source: [287, 127, 289, 291, 7, 293, 295, 297, 245, 299, 131, 301, 303, 17, 51, 305, 307, 309, 311, 313, 315, 317] target: Onlar da kendisine, “Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?” diye sordular. O da, “Değilim” dedi. “Sen beklediğimiz peygamber misin?” sorusuna, “Hayır” yanıtını verdi.
|
[319, 321, 323, 325, 7, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 321, 339, 341, 343, 345, 347, 349, 351, 353, 355, 357, 359, 361, 363]
|
Süleyman'a, “Bunlar mı bana verdiğin kentler, kardeşim!” dedi. Bu yüzden o bölge bugün de “Kavul” diye bilinir.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: ئۇنىڭ ماڭغان يولىنى چۈشىنىدىغان، تۇرىدىغان يېرىنى بىلىدىغان پەقەتلا بىر خۇدادۇر. source: [17, 19, 13, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: ھىرام ئۆز خىزمەتكارلىرى، يەنى دېڭىزچىلىقنى ئوبدان بىلىدىغان نەچچە كېمىچىلەرنى سۇلايماننىڭ خىزمەتكارلىرىغا قوشۇلۇپ كېمىلەردە ئىشلەشكە ئەۋەتتى. source: [33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلگەن ئەيسا ئۇلارغا: ــ نېمە ئۈچۈن كۆڭلۈڭلاردا رەزىل ئويلاردا بولىسىلەر؟ source: [33, 57, 13, 39, 59, 61, 63, 47, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: زادى باج تاپشۇرامدۇق-تاپشۇرمامدۇق؟ ــ دېيىشتى. لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ ساختىپەزلىكىنى بىلىپ ئۇلارغا: ــ نېمىشقا مېنى سىنىماقچىسىلەر؟ ماڭا بىر «دىنار» پۇلنى ئەكېلىڭلار، مەن كۆرۈپ باقاي، ــ دېدى. source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 13, 89, 91] target: پەسىللەرنى بېكىتمەك ئۈچۈن ئۇ ئاينى ياراتتى، قۇياش بولسا پېتىشىنى بىلىدۇ. source: [93, 95, 13, 39, 97, 59, 99, 101, 47, 103, 105, 107] target: بىراق ئەيسا ئۇلارنىڭ كۆڭلىدە ئەيىب ئىزدەشلىرىنى بىلىپ يېتىپ، جاۋابەن: ــ سىلەر كۆڭلۈڭلاردا نېمىشقا ئەيىب ئىزدەيسىلەر؟ source: [109, 111, 113, 115, 117, 13, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: تەنتەنە ساداسىنى بىلگەن خەلق بەختلىكتۇر؛ ئۇلار سېنىڭ جامالىڭنىڭ نۇرىدا ماڭىدۇ، ئى پەرۋەردىگار! source: [131, 133, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 97, 149, 151, 153, 155, 157, 159] target: ۋە ئىنسانلارنىڭ قەلبىنى بىلگۈچى خۇدا مۇقەددەس روھنى بىزگە ئاتا قىلغىنىدەك، ئۇلارغىمۇ ئاتا قىلدى. source: [161, 163, 165, 167, 169, 171, 165, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 13, 185, 187, 189, 175, 191, 193, 195, 197] target: يەشۇئانىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدە، شۇنداقلا يەشۇئادىن كېيىن قالغان، پەرۋەردىگارنىڭ ئىسرائىل ئۈچۈن قىلغان ھەممە مۆجىزىلىك ئەمەللىرىنى ئوبدان بىلىدىغان ئاقساقاللارنىڭ پۈتكۈل ھايات كۈنلىرىدىمۇ ئىسرائىل پەرۋەردىگارنىڭ ئىبادىتىدە بولۇپ تۇردى. source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 13, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 149, 225, 227] target: ئۇنىڭ ئەتراپىدىكى ھەممەيلەن ئۇنىڭ ئۈچۈن ئاھ-زار كۆتۈرۈڭلار؛ ئۇنىڭ نام-شۆھرىتىنى بىلگەنلەر: «كۈچلۈك شاھانە ھاسىسى، گۈزەل تايىقىمۇ شۇنچە سۇندۇرۇلدىغۇ!» ــ دەڭلار. source: [229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 243, 245, 181, 183, 13, 247, 249, 251, 253] target: ئى ئىنسانلار، كىبىرلىك سۆزلىرىڭلارنى كۆپەيتىۋەرمەڭلار، يوغان گەپلەرنى ئاغزىڭلاردىن چىقارماڭلار؛ چۈنكى پەرۋەردىگار بىلىم-ھىدايەتكە ئىگە خۇدادۇر. ئىنسانلارنىڭ ئەمەللىرى ئۇنىڭ تەرىپىدىن تارازىدا تارتىلىدۇ. source: [255, 257, 173, 259, 175, 177, 261, 263, 265, 13, 267, 165, 269, 271, 145, 273, 69, 275, 277] target: مانا بۇ پادىشاھ ئارتاخشاشتا كاھىن ھەم تەۋراتشۇناس ئەزراغا تاپشۇرغان يارلىق خېتىنىڭ كۆچۈرۈلمىسى: ــ (ئەزرا پەرۋەردىگارنىڭ ئەمرلىرىگە ئائىت ئىشلارغا ھەم ئۇنىڭ ئىسرائىللارغا تاپشۇرغان بەلگىلىمىلىرىگە پىشقان تەۋراتشۇناس ئىدى): ــ source: [279, 281, 283, 285, 287, 35, 289, 35, 291, 293, 13, 295, 297, 299, 165, 301, 303, 305] target: ئىسساكارلاردىن زامان-ۋەزىيەتنى چۈشىنىدىغان، ئىسرائىلنىڭ قانداق قىلىشى كېرەكلىكىنى بىلىدىغان يولباشچىلار جەمئىي ئىككى يۈز كىشى ئىدى؛ ئۇلارنىڭ ھەممە قېرىنداشلىرى ئۇلارنىڭ ئەمرىگە بويسۇناتتى. source: [33, 35, 307, 13, 39, 59, 61, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 311, 313, 321, 323] target: لېكىن ئۇ ئۇلارنىڭ نېمە ئويلاۋاتقانلىقىنى بىلىپ ئۇلارغا مۇنداق دېدى: ــ ئۆز ئىچىدىن بۆلۈنۈپ ئۆزئارا سوقۇشقان ھەرقانداق پادىشاھلىق ۋەيران بولىدۇ؛ ۋە ھەرقانداق ئائىلە ئۆز ئىچىدىن بۆلۈنۈپ ئۆزئارا سوقۇشسا زاۋاللىققا يۈز تۇتىدۇ.
|
[325, 13, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 343]
|
شۇنىڭ بىلەن بالاق بالائامنى باشلاپ، چۆل-باياۋانغا قارايدىغان پېئور تېغىنىڭ چوققىسىغا كەلدى.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 3, 29, 31, 7, 33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45] target: Yahuda'nın oğulları: Er, Onan, Şela. Bu üç oğulu Yahuda'ya Kenanlı Şua'nın kızı doğurdu. Yahuda'nın ilk oğlu Er, RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu öldürdü. source: [3, 5, 7, 9, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 5, 67, 69] target: Yahuda'nın oğulları: Er, Onan, Şela, Peres, Zerah. Ancak Er'le Onan Kenan ülkesinde ölmüştü. Peres'in oğulları: Hesron, Hamul. source: [71, 29, 31, 73, 75, 77, 79, 81, 83, 85, 87] target: Yahuda ilk oğlu Er için bir kadın aldı. Kadının adı Tamar'dı. source: [89, 91, 93, 95, 77, 97, 99, 27, 71, 101, 73, 103, 105] target: Kadın hamile kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Yahuda ona Er adını verdi. source: [3, 29, 31, 7, 33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45] target: Yahuda'nın ilk oğlu Er, RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu öldürdü. source: [107, 109, 111, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 77, 125, 127, 129, 131, 133, 75, 77, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 153, 143, 105] target: Toprağı belleyip taşları ayıkladı, Seçme asmalar dikip orta yere bir gözcü kulesi yaptı. Üzüm sıkmak için bir çukur kazdı Ve bağının üzüm vermesini bekledi. Ama bağ yabanıl üzüm verdi. source: [155, 157, 159, 161, 163, 165, 167, 169, 171, 173, 171, 175, 177, 179, 75, 181, 41, 183, 185] target: Musa, “Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz” dedi, “Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı.” source: [3, 187, 31, 55, 57, 59, 61, 189] target: Yahuda'nın iki oğlu Er'le Onan Kenan ülkesinde ölmüşlerdi. source: [191, 193, 195, 197, 199, 201, 203, 205, 193, 95, 207, 195, 209, 211, 213] target: Kral yasaları bilen bilge kişilerle görüştü. Çünkü kralın, yasaları ve adaleti bilen kişilere danışması gelenektendi. source: [215, 217, 219, 221, 223, 195, 225] target: Onun yolunu Tanrı anlar, Yerini bilen O'dur. source: [41, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241] target: RAB kendine Yakup soyunu, Öz halkı olarak İsrail'i seçti. source: [243, 245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 261] target: Ölçüleri şöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 4 500'er arşın. source: [263, 265, 267, 269, 271, 171, 273, 275, 277, 279, 33, 281, 283, 285, 287, 289, 291, 293, 171, 295, 297, 299, 301, 303] target: Biri yine peygamberlik edecek olursa, öz annesiyle babası, ‘Öleceksin, çünkü RAB'bin adıyla yalan söylüyorsun’ diyecekler. Peygamberlik ettiğinde de öz annesi babası onun bedenini deşecekler. source: [305, 307, 309, 41, 311, 313, 315, 317, 143, 319, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 333, 131, 335, 337, 339, 341, 265, 343, 345, 347] target: Her Şeye Egemen RAB diyor ki, “Asmadan nasıl üzüm toplanırsa, İsrail halkından geride kalanları da öyle toplayacaklar. Üzüm toplayan biri gibi Elini yine asma dallarına uzat.”
|
[349, 351, 353, 355, 357, 195, 359, 361, 363, 365, 363, 367, 369, 371, 363, 143, 373, 375, 377, 379, 381, 383, 385, 171, 387, 389, 391]
|
Ardından kadın erkek herkese, bütün İsrail topluluğuna birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı. Sonra herkes evine döndü.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 223, 225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 241, 231, 243, 245]
|
ئۇ قويلىرىنىڭ ھەممىسىنى سىرتقا چىقىرىپ بولۇپ، ئۇلارنىڭ ئالدىدا ماڭىدۇ، قويلارمۇ ئۇنىڭ كەينىدىن ئەگىشىپ مېڭىشىدۇ؛ چۈنكى ئۇلار ئۇنىڭ ئاۋازىنى تونۇيدۇ.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: نەغمىچىلەرنىڭ بېشىغا تاپشۇرۇلۇپ، تارلىق سازلار بىلەن ئوقۇلسۇن دەپ، داۋۇت يازغان كۈي: ــ مەن نىدا قىلغىنىمدا، ماڭا جاۋاب بەرگەيسەن، ئى ماڭا ھەققانىيلىقىم ئاتا قىلغۇچى خۇدا! بېسىم ئاستىدا قالغاندا سەن مېنى كەڭرىچىلىككە چىقاردىڭ؛ ماڭا مېھىر-شەپقەت كۆرسىتىپ، دۇئايىمنى ئاڭلا! source: [35, 37, 39, 41, 43, 45, 47] target: نىجاتلىق بولسا پەرۋەردىگاردىندۇر؛ بەرىكىتىڭ ئۆز خەلقىڭدە بولسۇن! سېلاھ! source: [49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: ئى پەرۋەردىگار، ئورنۇڭدىن تۇر! مېنى قۇتقۇز، ئى خۇدايىم! مېنىڭ بارلىق دۈشمەنلىرىمنىڭ تەستىكىگە سالغايسەن؛ رەزىللەرنىڭ چىشلىرىنى چېقىۋەتكەيسەن! source: [77, 79, 81, 83, 85, 87] target: مېنى قورشاپ سەپ تۈزگەن تۈمەنلىگەن ئادەملەر بولسىمۇ، مەن ئۇلاردىن قورقمايمەن! source: [89, 91, 93, 95, 97, 99, 101] target: مەن بولسام ياتتىم، ئۇخلىدىم؛ ئويغاندىم، چۈنكى پەرۋەردىگار ماڭا يار-يۆلەك بولىدۇ. source: [103, 105, 107, 19, 109, 111, 47] target: ئاۋازىم بىلەن مەن پەرۋەردىگارغا نىدا قىلىمەن، ئۇ مۇقەددەس تېغىدىن ئىجابەت بېرىدۇ. سېلاھ. source: [113, 115, 117, 51, 119, 121, 123, 125, 127, 129, 131] target: بىراق سەن، ئى پەرۋەردىگار، ئەتراپىمدىكى قالقاندۇرسەن؛ شان-شەرىپىم ھەم بېشىمنى يۆلىگۈچىدۇرسەن! source: [133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 47] target: نۇرغۇنلار مەن توغرۇلۇق: ــ «خۇدادىن ئۇنىڭغا ھېچ نىجات يوقتۇر!» دېيىشىۋاتىدۇ. سېلاھ! source: [49, 51, 151, 153, 155, 157, 159, 161, 163, 165] target: داۋۇت ئۆز ئوغلى ئابشالومدىن قېچىپ يۈرگەن كۈنلەردە يازغان كۈي: ــ ئى پەرۋەردىگار، مېنى قىستاۋاتقانلار نەقەدەر كۆپىيىپ كەتكەن، مەن بىلەن قارشىلىشىۋاتقانلار نېمىدېگەن كۆپ! source: [167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 199] target: ئوغۇلنىڭ غەزىپىنىڭ قوزغالماسلىقى ئۈچۈن، ئۇنى سۆيۈڭلار؛ چۈنكى ئۇنىڭ غەزىپى سەللا قاينىسا، يولۇڭلاردىلا ھالاك بولىسىلەر؛ ئۇنىڭغا تايانغانلار نەقەدەر بەختلىكتۇر! source: [103, 201, 203, 205, 207, 209] target: پەرۋەردىگاردىن قورقۇش بىلەن ئۇنىڭ خىزمىتىدە بولۇڭلار؛ تىترەك ئىچىدە خۇشاللىنىڭلار!
|
[211, 213, 215, 217, 219, 221, 217, 223, 225]
|
لېكىن مەن گاس ئادەمدەك ئاڭلىمايمەن، گاچا ئادەمدەك ئاغزىمنى ئاچمايمەن؛
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 9, 13, 15, 17, 19, 21, 9, 23, 25, 27, 29, 31, 33, 35, 37, 39, 41] target: O önderler ki, yeni dikilmiş, yeni ekilmiş ağaç gibi, Gövdeleri yere yeni kök salmışken RAB'bin soluğu onları kurutuverir, Kasırga saman gibi savurur. source: [43, 45, 47, 9, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 9, 61] target: Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur. source: [63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 9, 77, 9, 79, 81] target: Ama biz Tanrı'nın vaadi uyarınca doğruluğun barınacağı yeni gökleri, yeni yeryüzünü bekliyoruz. source: [83, 85, 87, 89, 91, 93, 9, 91, 95, 97, 99, 101, 103, 105, 107] target: İsyanlarınızı kendinizden uzaklaştırın. Yeni bir yürek, yeni bir ruh edinin. Neden öleceksin, ey İsrail halkı? source: [109, 45, 9, 111, 51, 113, 115, 117, 119, 121, 123, 119, 125, 127, 125, 129, 89, 119, 9, 113, 131] target: Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa şarap tulumları patlatır, şarap da tulumlar da mahvolur. Yeni şarap yeni tulumlara doldurulur.” source: [133, 135, 9, 91, 137, 89, 91, 139, 141, 143, 145, 147, 149, 151, 153] target: “Çünkü bakın, yeni bir yeryüzü, Yeni bir gök yaratmak üzereyim; Geçmiştekiler anılmayacak, akla bile gelmeyecek. source: [155, 157, 89, 159, 161, 163, 161, 165, 167, 169, 171, 173, 175, 177, 179, 181] target: “Yeni Ay'dan Yeni Ay'a, Şabat Günü'nden* Şabat Günü'ne bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar” diyor RAB. source: [27, 183, 185, 187, 189, 191, 9, 193, 189, 195, 197, 199, 9, 201, 203, 205] target: RAB'bin huzurundaki tunç sunağı tapınağın önünden, yeni sunakla tapınağın arasındaki yerinden getirtip yeni sunağın kuzeyine yerleştirdi. source: [109, 45, 9, 111, 51, 113, 115, 117, 127, 207, 209, 119, 211, 209, 213, 127, 129, 89, 119, 9, 113, 215, 217, 57, 219, 213, 221, 223] target: Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa tulumlar patlar; hem şarap dökülür, hem de tulumlar mahvolur. Yeni şarap yeni tulumlara konur, böylece her ikisi de korunmuş olur.” source: [225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 239, 9, 241, 243, 9, 245, 247, 249] target: “Kimi eğitmeye çalışıyor?” diyorlar, “Kime iletiyor bildirisini? Sütten yeni kesilmiş, memeden yeni ayrılmış çocuklara mı? source: [251, 9, 91, 253, 255, 257, 9, 91, 95, 259, 261, 263, 265, 267, 269, 271, 91, 253, 273] target: Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir ruh koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak, size etten bir yürek vereceğim. source: [275, 277, 9, 91, 279, 9, 91, 281, 283, 285, 287, 279, 281, 289, 291, 293, 213, 295, 297] target: Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm. Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmıştı. Deniz de yoktu artık. source: [109, 45, 51, 299, 9, 301, 303, 305, 285, 9, 301, 307, 309, 311, 313, 315, 317, 319] target: Hiç kimse eski giysiyi yeni kumaş parçasıyla yamamaz. Çünkü yeni kumaş çeker, giysiden kopar, yırtık daha beter olur. source: [109, 45, 51, 299, 9, 301, 303, 305, 117, 9, 321, 307, 51, 309, 311, 313, 315, 317, 319] target: Hiç kimse eski giysiyi yeni kumaş parçasıyla yamamaz. Yoksa yeni yama çeker, eski giysiden kopar, yırtık daha beter olur.
|
[323, 325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 9, 341, 343, 345, 347, 349, 351, 353, 355, 357, 359]
|
Onun ve Başan Kralı Og'un ülkesini, yani Şeria Irmağı'nın doğusunda yaşayan iki Amorlu kralın ülkesini ele geçirmişlerdi.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 15] target: Onun yolunu Tanrı anlar, Yerini bilen O'dur. source: [17, 19, 13, 21, 23, 25, 27, 29, 31] target: Hiram denizi bilen gemicilerini Süleyman'ın adamlarıyla birlikte Ofir'e gönderdi. source: [33, 35, 37, 13, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 55] target: Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz? source: [33, 57, 13, 39, 59, 61, 63, 47, 65, 67, 69, 71, 73, 75] target: Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.” source: [77, 79, 81, 83, 85, 87, 13, 89, 91] target: Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın. source: [93, 95, 13, 39, 97, 59, 99, 101, 47, 103, 105, 107] target: Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? source: [109, 111, 113, 115, 117, 13, 119, 121, 123, 125, 127, 129] target: Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler. source: [131, 133, 13, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 147, 97, 149, 151, 153, 155, 157, 159] target: İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh'u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi. source: [161, 163, 165, 167, 169, 171, 165, 173, 175, 177, 179, 181, 183, 13, 185, 187, 189, 175, 191, 193, 195, 197] target: Yeşu yaşadıkça ve Yeşu'dan sonra yaşayan ve RAB'bin İsrail için yaptığı her şeyi bilen ileri gelenler durdukça İsrail halkı RAB'be kulluk etti. source: [199, 201, 203, 205, 207, 209, 211, 213, 215, 181, 183, 13, 217, 219, 221, 223] target: Artık büyük konuşmayın, Ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü RAB her şeyi bilen Tanrı'dır; O'dur davranışları tartan. source: [225, 227, 229, 231, 233, 235, 237, 13, 239, 241, 243, 245, 247, 249, 149, 251, 253] target: Dövünün onun için, Ey çevresinde yaşayan, ününü bilen sizler! ‘Kudret asası, Görkemli değnek nasıl da kırıldı!’ deyin. source: [255, 257, 173, 259, 175, 177, 261, 263, 265, 13, 267, 165, 269, 271, 145, 273, 69, 275, 277] target: Kral Artahşasta'nın RAB'bin buyruklarını, İsrail için koyduğu kuralları iyi bilen Kâhin ve Bilgin Ezra'ya verdiği mektubun bir örneği şudur: source: [279, 281, 283, 285, 287, 35, 289, 35, 291, 293, 13, 295, 297, 299, 165, 301, 303, 305] target: İssakaroğulları'ndan 200 kişi. Bunlar İsrailliler'in ne zaman ne yapması gerektiğini bilen kişilerdi. Boy başlarıydı ve bütün akrabalarını yönetirlerdi. source: [33, 35, 307, 13, 39, 59, 61, 309, 311, 313, 315, 317, 319, 311, 313, 321, 323] target: Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Kendi içinde bölünen ülke yıkılır, kendi içinde bölünen ev çöker.
|
[325, 327, 329, 13, 331, 181, 333, 335, 329, 13, 337, 339, 341, 343, 345, 347, 349, 351]
|
Dereden su içiyor, kargaların sabah akşam getirdiği et ve ekmekle besleniyordu.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11, 13, 7, 15, 17, 19, 21] target: ئۇ يەنە بىر يۈز تالانت كۈمۈش سەرپ قىلىپ ئىسرائىلدىن يۈز مىڭ باتۇر جەڭچى ياللىۋالدى. source: [23, 25, 27, 29, 7, 31, 33, 7, 35, 37, 7, 39, 41, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 29, 55, 57, 59, 61, 33, 63, 65] target: ئۆينى خۇدانىڭ ئۆزىگە ئاتاش مۇراسىمىدا ئۇلار يۈز تورپاق، ئىككى يۈز قوچقار ۋە تۆت يۈز قوزا سۇندى ھەم ئىسرائىل قەبىلىلىرىنىڭ سانى بويىچە بارلىق ئىسرائىل ئۈچۈن گۇناھ قۇربانلىقى سۈپىتىدە ئون ئىككى تېكىنى سۇندى. source: [67, 69, 71, 73, 75, 77, 79, 7, 81, 83, 33, 7, 85, 87, 89] target: سۇلايمان پادىشاھ ئىككى يۈز چوڭ سىپارنى سوقتۇردى ۋە ھەر سىپارغا ئالتە يۈز شەكەل ئالتۇن كەتتى . source: [67, 69, 75, 77, 79, 7, 81, 83, 71, 73, 33, 7, 85, 87, 89] target: سۇلايمان پادىشاھ ئىككى يۈز چوڭ سىپارنى سوقتۇردى ۋە ھەر سىپارغا ئالتە يۈز شەكەل ئالتۇن كەتتى؛ source: [91, 93, 95, 97, 7, 99, 101, 103, 7, 105, 107, 109, 111, 113, 115] target: ئۇنىڭ يەتتە يۈز ئايالى، يەنى خانىشى ۋە ئۈچ يۈز كېنىزىكى بار ئىدى؛ ئاياللىرى ئۇنىڭ كۆڭلىنى ئازدۇرۇپ بۇرىۋەتكەنىدى. source: [117, 119, 121, 123, 79, 7, 125, 127, 129, 131, 133, 135, 137, 139, 141, 143, 145, 33, 7, 147, 149, 151, 121, 37, 7, 125, 153, 155, 157] target: داۋۇت ۋە ئۇنىڭ بىلەن بىللە بولغان ئالتە يۈز ئادەم بېرىپ بېسور ۋادىسىغا يېتىپ كەلگەندە، كەينىدە سۆرۈلۈپ قالغانلار شۇ يەردە قالدى. source: [159, 161, 163, 165, 167, 7, 169, 171, 7, 173, 175, 177, 179] target: ئۇ ھويلىنى ئۆلچىدى؛ ئۇزۇنلۇقى يۈز گەز، كەڭلىكى يۈز گەز، تۆت چاسىلىق ئىدى؛ قۇربانگاھ بولسا مۇقەددەسخانا ئالدىدا تۇراتتى. source: [121, 181, 183, 185, 187, 189, 191, 193, 195, 197, 101, 199, 33, 7, 201, 7, 203, 205, 207, 7, 209, 211, 213, 101, 215, 217, 219, 221, 33, 223, 111, 225] target: داۋۇت تاغنىڭ چوققىسىدىن ئەمدىلا ئۆتۈشىگە مەفىبوشەتنىڭ خىزمەتكارى زىبا ئىككى يۈز نان، بىر يۈز كىشمىش پوشكىلى، يۈز يازلىق مېۋە پوشكىلى ۋە بىر تۇلۇم شارابنى ئىككى ئېشەككە ئارتىپ ئۇنىڭ ئالدىغا چىقتى. source: [227, 7, 229, 231, 233] target: ئىسھاقنىڭ كۆرگەن كۈنلىرى بىر يۈز سەكسەن يىل بولدى. source: [117, 119, 235, 237, 239, 241, 33, 7, 201, 33, 217, 243, 245, 247, 249, 247, 251, 253, 255, 7, 203, 205, 257, 101, 33, 7, 259, 261, 263, 265, 267, 269] target: ئابىگائىل دەرھال ئىككى يۈز نان، ئىككى تۇلۇم شاراب، بەش پىشۇرۇلغان قوي، بەش سېئاھ قوماچ، بىر يۈز كىشمىش پوشكىلى، ئىككى يۈز ئەنجۈر پوشكىلى ئېلىپ ئېشەكلەرگە ئارتىپ source: [271, 273, 275, 277, 163, 279, 7, 173, 281, 283, 285, 287, 101, 289, 7, 291, 293] target: ھېلىقى كىشى مۇقەددەسخانىنىڭ ئۆزىنى ئۆلچىدى؛ ئۇنىڭ ئۇزۇنلۇقى يۈز گەز ئىدى. بوش يەرنىڭ كەڭلىكى يۈز گەز ئىدى، بىنانىڭ تاملىرى قوشۇلۇپ جەمئىي كەڭلىكى يۈز گەز ئىدى. source: [295, 297, 299, 301, 303, 305, 307, 309, 311, 7, 313, 315, 247, 7, 15, 147, 107] target: يوئاب پادىشاھقا خەلقنىڭ سانىنى مەلۇم قىلىپ: ئىسرائىلدا قىلىچ كۆتۈرەلەيدىغان باتۇردىن سەككىز يۈز مىڭى، يەھۇدادا بەش يۈز مىڭى بار ئىكەن، دېدى. source: [317, 7, 319, 321, 323, 325, 327, 329, 331, 333, 335, 337, 339, 341, 317, 7, 343, 345, 347, 349, 351] target: يۈزۈمنى ئۇلارغا قارشى قىلىپ قارىتىمەن؛ ئۇلار بىر ئوتتىن چىقسا، باشقا بىر ئوت ئۇلارنى يەۋېتىدۇ. ئۆز يۈزۈمنى ئۇلارغا قارشى بولۇپ قاراتقاندا، سىلەر مېنىڭ پەرۋەردىگار ئىكەنلىكىمنى تونۇپ يېتىسىلەر. source: [297, 299, 353, 303, 305, 307, 309, 215, 355, 7, 313, 315, 37, 7, 357, 15, 147, 107] target: يوئاب ساناقتىن ئۆتكۈزۈلگەن خەلقنىڭ سانىنى داۋۇتقا مەلۇم قىلدى؛ پۈتۈن ئىسرائىلدا قولىدا قىلىچ كۆتۈرەلەيدىغان ئادەملەر بىر مىليون بىر يۈز مىڭ؛ يەھۇدالاردىن قولىدا قىلىچ كۆتۈرەلەيدىغان ئادەملەر تۆت يۈز يەتمىش مىڭ بولۇپ چىقتى.
|
[359, 361, 363, 365, 367, 369, 371, 7, 373, 375, 377, 379, 381, 383, 385, 379, 387]
|
سەن ئۇنى شۇنداق ياسىغىن: ــ ئۇزۇنلۇقى ئۈچ يۈز گەز، كەڭلىكى ئەللىك گەز ۋە ئېگىزلىكى ئوتتۇز گەز بولسۇن.
|
source: [3, 5, 7, 9, 11] target: ئاندىن پەرۋەردىگار مۇسا بىلەن ھارۇنغا سۆز قىلىپ مۇنداق دېدى: — source: [3, 5, 7, 9, 11] target: پەرۋەردىگار مۇسا بىلەن ھارۇنغا سۆز قىلىپ: ــ source: [3, 5, 7, 9, 11] target: پەرۋەردىگار مۇسا بىلەن ھارۇنغا سۆز قىلىپ مۇنداق دېدى: ــ source: [3, 5, 7, 9, 11] target: پەرۋەردىگار مۇسا بىلەن ھارۇنغا مۇنداق دېدى: ــ source: [3, 5, 7, 9, 11] target: پەرۋەردىگار مۇسا بىلەن ھارۇنغا سۆز قىلىپ مۇنداق دېدى: — source: [3, 13, 15, 17, 7, 9, 11] target: پەرۋەردىگار مۇسا بىلەن ھارۇنغا سۆز قىلىپ مۇنداق دېدى: ــ source: [19, 21, 15, 23, 25, 27, 29, 31, 33] target: مۇسا ۋە ھارۇن بىلەن ئۇنىڭ ئوغۇللىرى قاچانلا جامائەت چېدىرىغا كىرسە ياكى قۇربانگاھقا يېقىن بارسا، پەرۋەردىگارنىڭ مۇساغا بۇيرۇغىنىدەك قوللىرىنى شۇ سۇدا يۇياتتى. بۇلار پەرۋەردىگارنىڭ مۇساغا بۇيرۇغىنىدەك قىلىندى. source: [5, 21, 35, 37, 39, 41] target: مۇسا بىلەن ھارۇن شۇنداق قىلدى؛ پەرۋەردىگار ئۇلارغا قانداق تاپىلىغان بولسا، ئۇلارمۇ شۇنداق قىلدى. source: [3, 7, 9, 11] target: پەرۋەردىگار ھارۇنغا سۆز قىلىپ مۇنداق دېدى: ــ source: [3, 43, 45, 47, 49, 51, 53, 21, 55, 57, 59, 61, 63, 65] target: پەرۋەردىگار ھارۇنغا: ــ سەن چۆل-باياۋانغا بېرىپ، مۇسا بىلەن كۆرۈشكىن، دېۋىدى، ئۇ بېرىپ خۇدانىڭ تېغىدا ئۇنىڭ بىلەن ئۇچرىشىپ، ئۇنى سۆيدى. source: [67, 69, 71, 19, 73, 23, 75, 77, 79, 81, 83] target: ئامرامنىڭ پەرزەنتلىرى ھارۇن، مۇسا ۋە مەريەم ئىدى. ھارۇننىڭ ئوغلى ناداب، ئابىھۇ، ئەلىئازار ۋە ئىتامار ئىدى. source: [5, 21, 85, 87, 89, 91] target: شۇنىڭ بىلەن مۇسا بىلەن ھارۇن جامائەت چېدىرىنىڭ ئالدىغا بېرىپ تۇردى. source: [3, 93, 61, 13, 95, 97, 99, 101, 103, 105] target: پەرۋەردىگار سىناي تېغىدا مۇسا بىلەن سۆزلەشكەن كۈنلەردە، ھارۇن بىلەن مۇسانىڭ ئەۋلادلىرى تۆۋەندىكىلەردىن ئىبارەت ئىدى. source: [3, 107, 109, 111, 35, 13, 113, 115, 117, 5, 119, 121] target: لېكىن پەرۋەردىگار پىرەۋننىڭ كۆڭلىنى قاتتىق قىلدى؛ شۇڭا پەرۋەردىگار دەل مۇساغا ئېيتقىنىدەك ئۇ ئۇلارغا قۇلاق سالمىدى.
|
[123, 125, 127, 129, 131, 133, 135, 137, 139]
|
پەرۋەردىگار مىسىر يۇرتىدا مۇسا ۋە ھارۇنغا مۇنداق دېدى: ــ
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.