instruction
stringclasses 4
values | input
stringlengths 2
1.28k
| output
stringlengths 2
886
|
|---|---|---|
Bu metni özetleyin.
|
Bütün bu tekbirler, tesmi‘ler ve kıraatler, yalnız bu namazı kılanın işiteceği bir sesle gizlice yapılır.
|
Bütün bu tekbirler, tesmi‘ler ve kıraatler, yalnız bu namazı kılanın işiteceği bir sesle gizlice yapılır.
|
Bu metni özetleyin.
|
460. Peltek konuşan kimse, ر harfini غ veya ل yahut ى olarak söylese, namazı bozulmaz. رَبِّ الْعَالَمِينْ yerine لَبِّ الْعَالَمينَ demesi gibi. Bununla beraber böyle bir kimsenin mümkün olduğu kadar dilini düzeltmeye çalışması gerekir. İçinde doğru okuyamadığı harf bulunmayan âyetleri seçmesi gerekir. Böyle bir kimse, ümmî (okuma-yazma öğrenmeyen kimse) yerindedir. Güzel Kur’ân-ı Kerîm okuyanların buna uyması câiz olmaz.
|
460. Peltek konuşan kimse, ر harfini غ veya ل yahut ى olarak söylese, namazı bozulmaz. رَبِّ الْعَالَمِينْ yerine لَبِّ الْعَالَمينَ demesi gibi. Bunu...
|
Bu metni özetleyin.
|
Namazın ne olduğunu henüz anlamayacak bir yaşta olan çocuk ölünce, buna böyle bir abdest verilmez.
|
Namazın ne olduğunu henüz anlamayacak bir yaşta olan çocuk ölünce, buna böyle bir abdest verilmez.
|
Bu metni özetleyin.
|
YİYİP İÇME MİKTARI ve BUNLARIN EDEPLERİ
|
YİYİP İÇME MİKTARI ve BUNLARIN EDEPLERİ
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
521. İslâm ölülerini hayır ile anmak, onların güzel hallerini söylemek ve kötülüklerini söylemekten kaçınmak müslümanlar için bir görevdir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Ölülerinizin güzel hallerini yâdediniz, kötülüklerini söylemekten çekininiz.”
|
1. 521. İslâm ölülerini hayır ile anmak
2. onların güzel hallerini söylemek ve kötülüklerini söylemekten kaçınmak müslümanlar için bir görevdir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Ölülerinizin güzel hallerini yâdediniz
3. kötülüklerini söylemekten çekininiz.”
|
Bu metni özetleyin.
|
181. Başlıca manevi temizlikler de şunlardır:
|
181. Başlıca manevi temizlikler de şunlardır:
|
Bu metindeki örnekleri belirtin.
|
Örnek: Abdesti olmayan bir müslümanın, bütün abdest âzalarında veya bir kısmında kullanıp biriktirdiği yahut cünüp bir müslümanın bütün bedeninde kullanmış olduğu su bu kısımdandır.
|
Örnek: Abdesti olmayan bir müslümanın, bütün abdest âzalarında veya bir kısmında kullanıp biriktirdiği yahut cünüp bir müslümanın bütün bedeninde kullanmış olduğu su bu kısımdandır.
|
Bu metni özetleyin.
|
Bugün elde bulunan Tevrat, Zebur ve İncil nüshalarından hiçbiri, yüce Allah’ın Hz. Musa’ya, Hz. Davud’a ve Hz. İsa’ya indirmiş olduğu kitapların aynı değildir. Ancak Kur’ân-ı Kerîm asliyetini olduğu gibi korumaktadır, bir kelimesi bile değişikliğe uğramamıştır.
|
Bugün elde bulunan Tevrat, Zebur ve İncil nüshalarından hiçbiri, yüce Allah’ın Hz. Musa’ya, Hz. Davud’a ve Hz. İsa’ya indirmiş olduğu kitapların aynı ...
|
Bu metni özetleyin.
|
201. Sünnete uygun bir teyemmüm aşağıdaki şekilde yapılır:
|
201. Sünnete uygun bir teyemmüm aşağıdaki şekilde yapılır:
|
Bu metni özetleyin.
|
“Evleniniz, çoğalınız; çünkü ben, kıyamet günü ümmetlere karşı sizinle övünürüm.”
|
“Evleniniz, çoğalınız; çünkü ben, kıyamet günü ümmetlere karşı sizinle övünürüm.”
|
Bu metni özetleyin.
|
Umretü’l-Kazâ ve Mûte Savaşı
|
Umretü’l-Kazâ ve Mûte Savaşı
|
Bu metni özetleyin.
|
Sonuç olarak, o kutsal Peygamber’in mübarek ismi, 1400 seneden beridir ki daima milyonlarca dilleri süsleyip durmaktadır. Yaymış olduğu kutsal İslâm dini de yüzlerce milyon insanın nezih ruhlarına hâkim bulunmaktadır.
|
Sonuç olarak, o kutsal Peygamber’in mübarek ismi, 1400 seneden beridir ki daima milyonlarca dilleri süsleyip durmaktadır. Yaymış olduğu kutsal İslâm d...
|
Bu metni özetleyin.
|
Şöyle ki: En az nisab miktarında olmak şartı ile artmaya elverişli bir mal üzerinden tam bir kamerî yıl geçip son bulmadıkça ona zekât gerekmez. Nisab miktarı hem senenin başında hem de sonunda bulunmalıdır. Bu miktarın sene ortasında azalması, zekâtın verilmesine engel olmaz. Aksine olarak sene içinde artan mal da sene sonunda diğer mal ile beraber zekâta tâbi olur.
|
Şöyle ki: En az nisab miktarında olmak şartı ile artmaya elverişli bir mal üzerinden tam bir kamerî yıl geçip son bulmadıkça ona zekât gerekmez. Nisab...
|
Bu metni özetleyin.
|
Şehid kelimesi, şahit sözüne denk olup hazır manasını taşır. Şehidler üç kısma ayrılırlar:
|
Şehid kelimesi, şahit sözüne denk olup hazır manasını taşır. Şehidler üç kısma ayrılırlar:
|
Bu metni özetleyin.
|
265. Namaz vakti devam ettikçe, misafirlik ve ikamet bakımından, namazın vasfı değişebilir; vakit çıkınca da vasıf kararlaşmış olur. Bunlarda vaktin sonu, yani “Allahüekber” diyebilecek bir zamanın kalmamış olması muteberdir. Buna göre bir misafirin namazı, vakit henüz tamamen çıkmadan vatanına dönmesiyle veya bir yerde on beş gün ikamete niyet etmesi ile namazı iki rekâttan dört rekâta döner. Fakat namazını henüz kılmadan vakit çıkıp da ondan sonra vatanına dönse veya bir yerde on beş gün ikamete niyet edecek olsa, artık bu namazı iki rekât olarak kazâ eder, dört rekât olarak kazâ etmez. Çünkü vaktin çıkması ile namazın vasfı (misafir namazı olması) kararlaşmış olur.
|
265. Namaz vakti devam ettikçe, misafirlik ve ikamet bakımından, namazın vasfı değişebilir; vakit çıkınca da vasıf kararlaşmış olur. Bunlarda vaktin s...
|
Bu metni özetleyin.
|
Kur’ân-ı Kerîm ebedî kalacak bir mucizedir. Bunun edebî inceliklerine, güzel ifadesine ve taşıdığı manalara bir nihayet yoktur. Bütün insanlar ve cinler bir araya toplansa, en kısa bir sûresinin bile benzerini yapamazlar. Bu bakımdan da Kur’an asırlardan beri bütün âleme meydan okumaktadır. Edebî sanat ve kabiliyetlerine güvenen nice kimseler, onun kısa bir sûresinin benzerini yapmaktan âciz kalmışlardır. Buna güçleri yetmediğini de kabullenmişlerdir. Bu durum da Kur’an’ın Allah’ın bir mu‘cizesi olduğuna en sağlam ve değişmez bir delildir.
|
Kur’ân-ı Kerîm ebedî kalacak bir mucizedir. Bunun edebî inceliklerine, güzel ifadesine ve taşıdığı manalara bir nihayet yoktur. Bütün insanlar ve cinl...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Yine, sadece namazı kaçırmak korkusu ile kazâsı mümkün olan (bedeli bulunan) namazlar için teyemmüm etmek câiz olmaz. Cuma ve diğer vakit namazları gibi ... Çünkü bunlara yetişilemezse cuma yerine öğle namazı kılınır. Vakit namazlarına yetişilemezse bunlar kazâ edilir.
|
1. Yine
2. sadece namazı kaçırmak korkusu ile kazâsı mümkün olan (bedeli bulunan) namazlar için teyemmüm etmek câiz olmaz. Cuma ve diğer vakit namazları gibi ... Çünkü bunlara yetişilemezse cuma yerine öğle namazı kılınır. Vakit namazlarına yetişilemezse bunlar kazâ edilir.
|
Bu metni özetleyin.
|
LÂHİK HAKKINDA MESELELER
|
LÂHİK HAKKINDA MESELELER
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Kur’ân-ı Kerîm, medenî ve sosyal hayatın bir düzen ve huzur içinde yürümesi için gereken esasları ve kuralları bildirir. İnsanların birtakım hak ve görevleri korumalarını ve gözetmelerini ister.
|
7. Kur’ân-ı Kerîm, medenî ve sosyal hayatın bir düzen ve huzur içinde yürümesi için gereken esasları ve kuralları bildirir. İnsanların birtakım hak ve...
|
Bu metni özetleyin.
|
31. Zekât zimmete değil, malın aynına bağlı kalır. Onun için bir mal zekâtı verilmek icap ettikten sonra helâk olsa zekâtı düşer. Ancak o mal başkasına bağışlanmak veya onunla bir ev alınmak suretiyle harcansa zekâtı düşmez, onun zekâtını ödemek gerekir.
|
31. Zekât zimmete değil, malın aynına bağlı kalır. Onun için bir mal zekâtı verilmek icap ettikten sonra helâk olsa zekâtı düşer. Ancak o mal başkasın...
|
Bu metni özetleyin.
|
İmam Ebû Yusuf’a göre, kıbleye isabet etmişse namazı iade etmek gerekmez.
|
İmam Ebû Yusuf’a göre, kıbleye isabet etmişse namazı iade etmek gerekmez.
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Örnek: Öğlenin son sünnetine başlanmışken cenaze namazını kaçırmamak için bu sünnet kesilmiş olsa, bu sünneti sonradan kazâ etmek gerekir.
|
1. Örnek: Öğlenin son sünnetine başlanmışken cenaze namazını kaçırmamak için bu sünnet kesilmiş olsa
2. bu sünneti sonradan kazâ etmek gerekir.
|
Bu metni özetleyin.
|
464. Kur’ân-ı Kerîm’i namaz dışında mushafa bakarak okumak, ezber okumaktan daha faziletlidir. Çünkü böyle yapmakla okuma ibadeti ile mushafa bakma ibadeti toplanmış olur.
|
464. Kur’ân-ı Kerîm’i namaz dışında mushafa bakarak okumak, ezber okumaktan daha faziletlidir. Çünkü böyle yapmakla okuma ibadeti ile mushafa bakma ib...
|
Bu metni özetleyin.
|
251. Yolculuk hali, esasen zorluk ve sıkıntıdan boş kalmaz. Bunun için dinimiz yolcular için bazı kolaylıklar göstermiştir. Yolculukta gece-gündüz devamlı olarak yola devam edilemez. Dinlenmeye ihtiyaç görülür. Bunun için fıkıh kitaplarında üç gün üç gece sefer müddetini göstermek buna aykırı değildir. Bu bakımdan bir günlük normal yürüyüş, ortalama olarak altı saat kabul edilmiştir. Bazı yolcularda zahmet ve meşakkat olmasa da hüküm şahsa değil, cinse göre olacağından sefer hükmü bütün yolculuk hallerini kapsar.
|
251. Yolculuk hali, esasen zorluk ve sıkıntıdan boş kalmaz. Bunun için dinimiz yolcular için bazı kolaylıklar göstermiştir. Yolculukta gece-gündüz dev...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hz. Peygamber’in yiyip içmeleri, giyinip kuşanmaları, oturup kalkmaları gibi, kendi öz hallerine ait işlere de “sünen-i zevâid” adı verilmiştir. Bunlar da birer gayr-i müekked sünnet demektir.
|
Hz. Peygamber’in yiyip içmeleri, giyinip kuşanmaları, oturup kalkmaları gibi, kendi öz hallerine ait işlere de “sünen-i zevâid” adı verilmiştir. Bunla...
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Umre yapacak olan zat, âfâkî (mîkat dışından) olduğuna göre, mîkat yerinde ihrama girer. Mekke halkından ise Harem bölgesi dışından ihrama girer. Daha önce açıklandığı gibi elbisesini çıkarır ve iki parçadan ibaret dikişsiz ve beyaz örtüleri takınır. Sonra, “Allahım! Ben umre yapmak istiyorum, onu bana kolaylaştır ve onu benden kabul buyur” diye yalnız umreye niyet eder. Sonra “Lebbeyk Allahümme lebbeyk ...” diye telbiyede bulunur. Farz hacda yasak olan işler, umrede de ihramda bulundukça yasaktır. Yolculukta telbiye getirmeye devam eder.
|
1. Umre yapacak olan zat, âfâkî (mîkat dışından) olduğuna göre, mîkat yerinde ihrama girer. Mekke halkından ise Harem bölgesi dışından ihrama girer. D...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
2. Abdest veya Gusülden Sonra Namaz: Şöyle ki: Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit varsa daha yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekât namaz kılınması menduptur. Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir. Böyle bir temizliğe kavuşmak için manen temiz bir inanca, maddeten de temiz bir suya sahip olmak, hem de özürlerden berî bulunmak ve beden sağlığına kavuşmuş olmak lazımdır. Artık bu şartları toplayan bir insanın yaratıcısına şükür için iki rekât namaz kılması pek güzel olmaz mı? Bununla beraber abdest veya gusül arkasından herhangi farz veya sünnet namazın kılınmasıyla da bu şükran görevi yapılmış olur.
|
1. 2. Abdest veya Gusülden Sonra Namaz: Şöyle ki: Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit varsa daha yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekât namaz kılınması menduptur. Bu
2. abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir. Böyle bir temizliğe kavuşmak için manen temiz bir inanca
3. maddeten de temiz bir suya sahip olmak
4. hem de özürlerden berî bulunmak ve beden sağlığına kavuşmuş olmak lazımdır. Artık bu şartları toplayan bir insanın yaratıcısına şükür için iki rekât namaz kılması pek güzel olmaz mı? Bununla beraber abdest veya gusül arkasından herhangi farz veya sünnet namazın kılınmasıyla da bu şükran görevi yapılmış olur.
|
Bu metni özetleyin.
|
9. Gerçek din ile İslâm arasında esasta bir fark yoktur. Her gerçek din İslâm’dır. İslâm da gerçek bir dindir; buna Müslümanlık da denir.
|
9. Gerçek din ile İslâm arasında esasta bir fark yoktur. Her gerçek din İslâm’dır. İslâm da gerçek bir dindir; buna Müslümanlık da denir.
|
Bu metni özetleyin.
|
297. Bir kadın, “Yarınki gün şu kadar namaz kılayım veya şu kadar gün oruç tutayım” diye niyet ettiği halde o gün âdet görmeye başlarsa, o namazı veya orucu temiz olacağı günlerde kazâ eder.
|
297. Bir kadın, “Yarınki gün şu kadar namaz kılayım veya şu kadar gün oruç tutayım” diye niyet ettiği halde o gün âdet görmeye başlarsa, o namazı veya...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. İkamet: Dinî hüküm bakımından misafir (yolcu) sayılan kimselere cuma namazı farz değildir. Sefer ve misafirlik bahsina bakılsın!...
|
3. İkamet: Dinî hüküm bakımından misafir (yolcu) sayılan kimselere cuma namazı farz değildir. Sefer ve misafirlik bahsina bakılsın!...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
26. Namaz kılmakta olan bir kimse, kaç rekât namaz kıldığına dair olan bir soruya cevap olarak elinin parmaklarını gösterecek olsa namazı bozulmaz. Yine üç kelimeden az olmak üzere yazı yazsa namazı bozulmaz. Ancak görenler, onun namazda olmadığını sanırlarsa namazı bozulur.
|
1. 26. Namaz kılmakta olan bir kimse
2. kaç rekât namaz kıldığına dair olan bir soruya cevap olarak elinin parmaklarını gösterecek olsa namazı bozulmaz. Yine üç kelimeden az olmak üzere yazı yazsa namazı bozulmaz. Ancak görenler
3. onun namazda olmadığını sanırlarsa namazı bozulur.
|
Bu metni özetleyin.
|
“Kendisine hikmet verilen kimseye, muhakkak birçok hayır verilmiş olur” (Bakara 2/269).
|
“Kendisine hikmet verilen kimseye, muhakkak birçok hayır verilmiş olur” (Bakara 2/269).
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
22. Helâl: Dinde câiz görülen herhangi bir şeydir. Yapılmasından ve kullanılmasından dolayı ayıplama gerekmez. Helâlin her çeşit lekeden arınmış olan, saf ve tertemiz kısmına “tîb” ve “tayyib” denir.
|
1. 22. Helâl: Dinde câiz görülen herhangi bir şeydir. Yapılmasından ve kullanılmasından dolayı ayıplama gerekmez. Helâlin her çeşit lekeden arınmış olan
2. saf ve tertemiz kısmına “tîb” ve “tayyib” denir.
|
Bu metindeki örnekleri belirtin.
|
296. Kazâ namazlarının evde kılınması daha iyidir. Çünkü günahları örtüp açıklamamak lazımdır. Böyle bir açıklama, Hakk’a karşı saygısızlık sayılır ve başkaları için de kötü bir örnek olabilir.
|
296. Kazâ namazlarının evde kılınması daha iyidir. Çünkü günahları örtüp açıklamamak lazımdır. Böyle bir açıklama, Hakk’a karşı saygısızlık sayılır ve başkaları için de kötü bir örnek olabilir.
|
Bu metni özetleyin.
|
2. Kur’ân-ı Kerîm’e, bir veya yarım âyet olsa bile el sürmek ve mushaf-ı şerifi tutmak haramdır. Ancak Kur’an’a yapıştırılmamış olan bir kılıf, bir mahfaza, torba veya sandık içinde onu taşımak câizdir.
|
2. Kur’ân-ı Kerîm’e, bir veya yarım âyet olsa bile el sürmek ve mushaf-ı şerifi tutmak haramdır. Ancak Kur’an’a yapıştırılmamış olan bir kılıf, bir ma...
|
Bu metni özetleyin.
|
Eğer bunlar, altın ve gümüş gibi nakit sayılmayıp zekâta bağlanmasalar, fakirler zekât nimetinden mahrum olur. Birçok zengin de servetlerini bu gibi kâğıt ve madenî paralara bağlayarak zekât gibi büyük bir nimetin sevabından nasipsiz kalmış bulunurlardı. Böylece zekâtın farziyetindeki şer‘î hikmet de ortaya çıkmazdı.
|
Eğer bunlar, altın ve gümüş gibi nakit sayılmayıp zekâta bağlanmasalar, fakirler zekât nimetinden mahrum olur. Birçok zengin de servetlerini bu gibi k...
|
Bu metni özetleyin.
|
79. Bir elif ziyade ederek “Allahüekbâr” denilmekle namaza başlanmış olmaz. Namaz içinde böyle denmesi, sahih olan görüşe göre namazı bozar; çünkü mana değişmiş olur.
|
79. Bir elif ziyade ederek “Allahüekbâr” denilmekle namaza başlanmış olmaz. Namaz içinde böyle denmesi, sahih olan görüşe göre namazı bozar; çünkü man...
|
Bu metni özetleyin.
|
Şöyle ki: Bu cemaatten bir kısmı düşman karşısında durur. Bir kısmı da gelip imama uyar. İki rekâtlı bir namazın ilk rekâtını, üç veya dört rekâtlı bir namazın da ilk iki rekâtını imamla beraber kılar. İkinci secdeden veya birinci oturuşta teşehhüdden sonra düşman karşısına gider. Öteki kısım gelerek imama uyar ve geri kalan rekâtları kılar. Sonra tekrar düşman karşısına gider. İmam kendi başına selâm verir, namazdan çıkar. Birinci kısım döner gelir, namazı kıraatsiz olarak tamamlar, selâm verir ve düşmana döner. Çünkü bu kısım “lâhik” olmuştur. Sonra ikinci kısım gelir ve namazını kıraatle tamamlar. Sonra tekrar düşman karşısına döner. Bunlar da “mesbûk” olmuşlardır. Bununla beraber her iki kısım da bulundukları yerlerde namazlarını tamamlayabilirler.
|
Şöyle ki: Bu cemaatten bir kısmı düşman karşısında durur. Bir kısmı da gelip imama uyar. İki rekâtlı bir namazın ilk rekâtını, üç veya dört rekâtlı bi...
|
Bu metni özetleyin.
|
345. Namaz içinde bir rükün yerine getirilecek kadar düşünceye dalınsa, başlangıç (iftitah) tekbirini aldım mı, almadım mı diye o kadar düşünülse de sonra tekbir alındığı hatırlansa veya alınmamış olması sanılarak tekrar bir tekbir daha alınsa, sehiv secdesi gerekir.
|
345. Namaz içinde bir rükün yerine getirilecek kadar düşünceye dalınsa, başlangıç (iftitah) tekbirini aldım mı, almadım mı diye o kadar düşünülse de s...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Namus, değişmeyen bir gerçektir. Onun bunun anlayışına göre değildir. İslâm ahlâk ve âdabına uymayan herhangi bir şeyin namus vasfı ile ilgisi yoktur. Onun için İslâm ahlâkına uymayan şeylerden kaçınmak gerekir.
|
1. Namus
2. değişmeyen bir gerçektir. Onun bunun anlayışına göre değildir. İslâm ahlâk ve âdabına uymayan herhangi bir şeyin namus vasfı ile ilgisi yoktur. Onun için İslâm ahlâkına uymayan şeylerden kaçınmak gerekir.
|
Bu metni özetleyin.
|
57. Şehvet: İstek, nefse uygun olan bir şeyi istemek, insanların birbirlerine karşı olan doğal meyilleri demektir.
|
57. Şehvet: İstek, nefse uygun olan bir şeyi istemek, insanların birbirlerine karşı olan doğal meyilleri demektir.
|
Bu metni özetleyin.
|
157. Bir yolcu zevaldan önce memleketine (ikamet vatanına) dönmekle bir şey yememiş olduğu halde oruca niyet edip ondan sonra kasten orucunu bozacak olsa üzerine kefâret gerekmez.
|
157. Bir yolcu zevaldan önce memleketine (ikamet vatanına) dönmekle bir şey yememiş olduğu halde oruca niyet edip ondan sonra kasten orucunu bozacak o...
|
Bu metni özetleyin.
|
174. Cemaat, kıyam, rükû, secde gibi fiilî rükünlerde, Sübhâneke ile tesbihat ve Tahiyyat gibi dua ve zikirlerde imama uyarak bunları yaparlar. Fakat sözle yerine getirilmesi gereken kıraat rüknünde imama uymaz, imamın âşikâre okuduğu Kur’ân-ı Kerîm’i dinler ve susar.
|
174. Cemaat, kıyam, rükû, secde gibi fiilî rükünlerde, Sübhâneke ile tesbihat ve Tahiyyat gibi dua ve zikirlerde imama uyarak bunları yaparlar. Fakat ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bir bahar mevsiminde yağan yağmurların ve parlayan güneş ışınlarının kurumuş olan bitkileri canlardırması gibi, Kur’ân-ı Kerîm’in ifadeleri de anlayışlı kalpler üzerinde çok daha büyük tesirler yapar. Gönüllere yeni bir hayat ve ferahlık verir. Böylece insanı hem dünyasından hem de ahiretinden haberdar eder, sonsuz bir varlığa ve mutluluğa kavuşturur.
|
Bir bahar mevsiminde yağan yağmurların ve parlayan güneş ışınlarının kurumuş olan bitkileri canlardırması gibi, Kur’ân-ı Kerîm’in ifadeleri de anlayış...
|
Bu metni özetleyin.
|
105. İhsârdan dolayı ihrama son vermek için, İmâm-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göre, yalnız kurban kesilmesi yeterlidir. Ayrıca tıraş olmak veya saçları kısaltmak gerekmez. İmam Ebû Yusuf ile İmam Şâfiî’ye göre, tıraş olmak veya saç kısaltmak da gerekir. Bunlar hac işlerindendir.
|
105. İhsârdan dolayı ihrama son vermek için, İmâm-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göre, yalnız kurban kesilmesi yeterlidir. Ayrıca tıraş olmak veya saçları...
|
Bu metni özetleyin.
|
Şüphesiz bilirim bildiririm Tanrı’nın elçisidir Muhammed, şüphesiz bilirim bildiririm Tanrı’nın elçisidir Muhammed.
|
Şüphesiz bilirim bildiririm Tanrı’nın elçisidir Muhammed, şüphesiz bilirim bildiririm Tanrı’nın elçisidir Muhammed.
|
Bu metni özetleyin.
|
12. Nâib, yalnız bir âmir adına hac için ihrama girmelidir. Biri kendi adına, diğeri âmir adına olmak üzere iki ihrama niyet etse âmir adına haccı câiz olmaz. Ancak kendi adına olan ihramı bırakıp da âmir adına ihrama devam ederse bu âmir için sahih olur.
|
12. Nâib, yalnız bir âmir adına hac için ihrama girmelidir. Biri kendi adına, diğeri âmir adına olmak üzere iki ihrama niyet etse âmir adına haccı câi...
|
Bu metni özetleyin.
|
37. Sene başında nisab miktarında bulunan sâime hayvanlara, sene içinde bağış, miras ve satın alma gibi yollarla aynı cinsten bir kısım sâime hayvanlar eklenecek olsa, sene sonunda bunların tümünden zekât vermek gerekir.
|
37. Sene başında nisab miktarında bulunan sâime hayvanlara, sene içinde bağış, miras ve satın alma gibi yollarla aynı cinsten bir kısım sâime hayvanla...
|
Bu metni özetleyin.
|
Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler
|
Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler
|
Bu metni özetleyin.
|
144. Kalaylanmamış bakır ve tunç kaplardan yemek yenmesi mekruhtur. En iyi olan porselen cinsi kaplardır. Şişeden, billurdan ve akikten yapılmış kapların kullanılmasında bir kerâhet yoktur. Bunların temizlenmesi kolaydır. Bunlar, sağlık yönünden madenî kaplardan daha iyidirler.
|
144. Kalaylanmamış bakır ve tunç kaplardan yemek yenmesi mekruhtur. En iyi olan porselen cinsi kaplardır. Şişeden, billurdan ve akikten yapılmış kapla...
|
Bu metni özetleyin.
|
125. Bir kadın temiz olarak yatıp da uyandığı zaman hayız görmeye başladığını anlarsa, uyandığı andan itibaret âdet görmeye başlamış sayılır. Aksine olarak hayızlı bir kadın, yatıp da uyandığı zaman temizlenmiş olduğunu anlarsa, ihtiyat olarak, yattığı zamandan itibaren temizlenmiş sayılır. Onun için bu iki esasa göre de, eğer yatsı namazını kılmadan önce yatmış ve uykuda iken bu namaz vakti geçmiş bulunursa, bu namazı kazâ etmesi gerekir.
|
125. Bir kadın temiz olarak yatıp da uyandığı zaman hayız görmeye başladığını anlarsa, uyandığı andan itibaret âdet görmeye başlamış sayılır. Aksine o...
|
Bu metni özetleyin.
|
Fakat öğle, ikindi ve yatsı namazları böyle değildir. Bunların cemaatle kılınmaya başlandığını gören kimse, bunların sünnetini kılmadan imama uyar, sonra öğlenin dört rekât sünnetini kazâ eder. İkindinin sünnetini vaktin kerâhetinden dolayı kazâ edemez. Yatsı namazının dört rekât sünnetini bir gayr-i müekked sünnet olduğu için dilerse kazâ eder, dilerse kazâ etmez.
|
Fakat öğle, ikindi ve yatsı namazları böyle değildir. Bunların cemaatle kılınmaya başlandığını gören kimse, bunların sünnetini kılmadan imama uyar, so...
|
Bu metni özetleyin.
|
33. Tevazu: Kendini büyük görmemek, bulunduğu dereceden daha aşağı derecede saymaktır. Bunun karşıtı “tekebbür”dür. “Tecebbür”dür. Kendini büyük görmek, bulunduğu derecenin çok üstünde saymak, geçici şeylere güvenerek ona buna çalım satmak ve gururlanmaktır ki çok kötü bir huydur. Bir hadis-i şerif şu anlamdadır:
|
33. Tevazu: Kendini büyük görmemek, bulunduğu dereceden daha aşağı derecede saymaktır. Bunun karşıtı “tekebbür”dür. “Tecebbür”dür. Kendini büyük görme...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bütün bu saydığımız şeylerin aslını ve özünü ayrıntıları ile bilmek ancak Allah Teâlâ’ya mahsustur. Ahiretle ilgili bütün bu olayların var olduğunu kabullenmek, Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve azametini düşünüp sezebilenler için asla uzak ve imkânsız görülemez. Yüce Allah’a hamdolsun ki biz bunların hepsine inanmış ve iman etmiş bulunuyoruz.
|
Bütün bu saydığımız şeylerin aslını ve özünü ayrıntıları ile bilmek ancak Allah Teâlâ’ya mahsustur. Ahiretle ilgili bütün bu olayların var olduğunu ka...
|
Bu metni özetleyin.
|
5. Fertlerin namus ve şereflerini gözetmek: İslâm dininde herkesin namus ve şerefi saldırıdan korunmuştur. Böyle bir saldırı ağır bir cezayı gerektirir. Bunun içindir ki İslâm’da gıybet, iftira, alay etme, sövme ve kötü söyleme kesinlikle haramdır. Başkalarının namus ve şerefine saygı göstermeyen kimse, namus ve şeref duygusundan yoksundur. Cemiyetin kutsal duygularına saldıran bir canavar gibidir.
|
5. Fertlerin namus ve şereflerini gözetmek: İslâm dininde herkesin namus ve şerefi saldırıdan korunmuştur. Böyle bir saldırı ağır bir cezayı gerektiri...
|
Bu metni özetleyin.
|
165. Tebük Seferi sırasında Medine’de kıtlık vardı. İslâm ordusu güçlükler içinde hazırlanmış olduğundan bu orduya Ceyşü’l-Usre (güçlük ordusu) denilmiştir. Bu orduya, zenginlerin yanı sıra fakirler de yardıma koşmuştu. Birçok kadın küpelerini, bileziklerini ve mücevherlerini bağış yaptılar.
|
165. Tebük Seferi sırasında Medine’de kıtlık vardı. İslâm ordusu güçlükler içinde hazırlanmış olduğundan bu orduya Ceyşü’l-Usre (güçlük ordusu) denilm...
|
Bu metni özetleyin.
|
116. Bir kadının görmekte olduğu âdetini, kocasına karşı inkâr etmesi veya gerçeğe aykırı olarak âdet gördüğünü söylemesi helâl değildir.
|
116. Bir kadının görmekte olduğu âdetini, kocasına karşı inkâr etmesi veya gerçeğe aykırı olarak âdet gördüğünü söylemesi helâl değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
14. Musa Aleyhisselâm
|
14. Musa Aleyhisselâm
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Deccâl adında bir şahsın türeyip tanrılık davasında bulunması ve sonra öldürülmesi ...
|
3. Deccâl adında bir şahsın türeyip tanrılık davasında bulunması ve sonra öldürülmesi ...
|
Bu metni özetleyin.
|
253. “Yüce Allah’ın rızası için kurban keseyim” veya, “Nezrim olsun kurban kesip etini fakirlere sadaka olarak vereyim” diye yapılan bir nezir geçerlidir. Fakat, “Şu hastalıktan iyi olursam, bir koyun keseyim” veya, “Falan türbe için bir kurban keseyim” gibi nezirler, söz vermeler bir nezir hükmü taşımaz. Allah’ın rızasından başka bir kimse adına kurban kesilmesi câiz değildir.
|
253. “Yüce Allah’ın rızası için kurban keseyim” veya, “Nezrim olsun kurban kesip etini fakirlere sadaka olarak vereyim” diye yapılan bir nezir geçerli...
|
Bu metni özetleyin.
|
64. Başkalarının üzerinde olup borç denilen ve nisab miktarına ulaşmış bulunan paralar zekâta tâbi olup olmama bakımından şöyle üç kısımdır:
|
64. Başkalarının üzerinde olup borç denilen ve nisab miktarına ulaşmış bulunan paralar zekâta tâbi olup olmama bakımından şöyle üç kısımdır:
|
Bu metni özetleyin.
|
148. Abdest alırken veya abdestten sonra, bir abdest organının yıkanıp yıkanmamış olmasında şüpheye düşülürse bakılır: Eğer şüpheye düşen kimse, her zaman şüphelenmiyorsa o organını yıkar. Fakat vesveseli bir kimse ise yıkamaz, onun şüphesine bakılmaz.
|
148. Abdest alırken veya abdestten sonra, bir abdest organının yıkanıp yıkanmamış olmasında şüpheye düşülürse bakılır: Eğer şüpheye düşen kimse, her z...
|
Bu metni özetleyin.
|
92. Ölünün vasiyeti bulunsun veya bulunmasın, onun vârisi terekesine başvurmaksızın kendi parası ile ölü adına haccetse, bu ölü üzerine farz olan hac yerine geçmez. Ancak bazı âlimlere göre, onun farz haccı yerine geçer. Bu, vefat eden kişinin borcunu vârislerinden birinin kendi malından ödemesine benzer.
|
92. Ölünün vasiyeti bulunsun veya bulunmasın, onun vârisi terekesine başvurmaksızın kendi parası ile ölü adına haccetse, bu ölü üzerine farz olan hac ...
|
Bu metni özetleyin.
|
131. Peygamber Efendimiz, “Allahım! Müslümanlara zafer ver. Eğer bugün bu İslâm topluluğunu helâk edersen, yeryüzünde sana ibadet edecek kimse bulunmayacaktır” anlamında dua etti ve yerden bir avuç ufacık taşlar alarak, “Yüzleri kara olsun” deyip düşmanların üzerine saçtı. Bu taşlardan her biri bir mucize olarak müşriklerden her birinin gözüne veya kulağına isabet etti. Sonunda düşman ordusu fena bir halde bozuldu. Hain Ebû Cehil iki müslüman genç tarafından öldürüldü. Düşmandan yetmiş kişi öldürülmüş, yetmiş kişi kadar da esir alınmıştı. Müslümanlar ise on dört şehid vermişlerdi.
|
131. Peygamber Efendimiz, “Allahım! Müslümanlara zafer ver. Eğer bugün bu İslâm topluluğunu helâk edersen, yeryüzünde sana ibadet edecek kimse bulunma...
|
Bu metni özetleyin.
|
37. Yeni doğan çocuğun başındaki tüye “akîka” denir. Böyle bir çocuk için Cenâb-ı Hakk’a şükür yerine geçmek üzere kesilen kurbana da “akîka” adı verilmiştir. Bunun müslümanlarca asıl adı “nesike”dir.
|
37. Yeni doğan çocuğun başındaki tüye “akîka” denir. Böyle bir çocuk için Cenâb-ı Hakk’a şükür yerine geçmek üzere kesilen kurbana da “akîka” adı veri...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hz. Ebû Bekir [radıyallahu anh], kendisine bir mezar kazıp hazırlayan bir adama şöyle buyurmuştur: “Kendin için kabir hazırlama, kendini kabir için hazırla.”
|
Hz. Ebû Bekir [radıyallahu anh], kendisine bir mezar kazıp hazırlayan bir adama şöyle buyurmuştur: “Kendin için kabir hazırlama, kendini kabir için ha...
|
Bu metni özetleyin.
|
Onun için Resûlullah Efendimiz’in kılmış olduğu namazlara aykırı bir namaz, İslâm dininde asla geçerli sayılmaz.
|
Onun için Resûlullah Efendimiz’in kılmış olduğu namazlara aykırı bir namaz, İslâm dininde asla geçerli sayılmaz.
|
Bu metni özetleyin.
|
İnsanların gerçek mutlulukları ve saadetleri ilâhî bir din yolu ile ortaya çıkar. Böylece insanların ruhları ve vicdanları, böyle bir din ile huzursuzluktan kurtulur, yatışır. İnsanlığın yaratılışındaki yüksek amaç, ancak böyle ilâhî bir dine sarılmakla gerçekleşir.
|
İnsanların gerçek mutlulukları ve saadetleri ilâhî bir din yolu ile ortaya çıkar. Böylece insanların ruhları ve vicdanları, böyle bir din ile huzursuz...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
130. Bozulan herhangi bir nâfile orucun kazâsı gerekir. İster bu orucu bozma, oruçlunun kendi isteği ile olsun, ister olmasın aynıdır. Bunun için nâfile oruç tutmaya başlayan bir kadın, âdet görecek olsa, sahih olan görüşe göre, bu orucu kazâ etmesi gerekir. Çünkü başlanmış bir ibadeti yarıda bırakmamak ve yüklenilen bir din görevini yok etmemek vâciptir, gereklidir.
|
1. 130. Bozulan herhangi bir nâfile orucun kazâsı gerekir. İster bu orucu bozma
2. oruçlunun kendi isteği ile olsun
3. ister olmasın aynıdır. Bunun için nâfile oruç tutmaya başlayan bir kadın
4. âdet görecek olsa
5. sahih olan görüşe göre
6. bu orucu kazâ etmesi gerekir. Çünkü başlanmış bir ibadeti yarıda bırakmamak ve yüklenilen bir din görevini yok etmemek vâciptir
7. gereklidir.
|
Bu metni özetleyin.
|
153. Ramazan ayında oruçlu olduğunu unutarak cinsel ilişkide bulunan kimse, oruçlu olduğunu hatırlar hatırlamaz kendini geri çekse orucu bozulmuş olmaz. Sonradan inzal zarar vermez. Bu, bir ihtilâm gibi olmuş olur. Fakat hiç hareket etmeksizin inzal oluncaya kadar duracak olsa kendisine yalnız kazâ gerekir. Ancak kendisini tahrik ettiği takdirde kefâret gerekir. Çünkü bu durumda cinayet tamamlanmış olur. Kendini geri alıp tekrar münasebette bulunmak da böyle kefâreti gerektirir. Böyle bir ilişkinin ikinci fecir zamanına rastlaması halinde de hüküm aynen geçerlidir.
|
153. Ramazan ayında oruçlu olduğunu unutarak cinsel ilişkide bulunan kimse, oruçlu olduğunu hatırlar hatırlamaz kendini geri çekse orucu bozulmuş olma...
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte “siyer-i enbiya” (peygamberler tarihçesi) dediğimiz peygamberlerin hayatları ile ilgili bilgiler, onların güzel hallerini bildirir, onların ümmetlerini ne şekilde dine çağırdıklarını gösterir, kavimleri ile olan bazı olayları ve savaşları kaydeder. Bunlar bizim için ibret alınacak ve yararlanılacak birer büyük öğüt olur.
|
İşte “siyer-i enbiya” (peygamberler tarihçesi) dediğimiz peygamberlerin hayatları ile ilgili bilgiler, onların güzel hallerini bildirir, onların ümmet...
|
Bu metni özetleyin.
|
(İmam Mâlik’e göre, bu istisna halinde de yeminin ve nezrin hükmü lazım gelir. Çünkü her şey Allah’ın dilemesine bağlıdır. İnşallah denmesi, teberrük içindir. Bundan dolayı onu söylemekle yapılan yeminin veya nezrin hükmü değişmez.)
|
(İmam Mâlik’e göre, bu istisna halinde de yeminin ve nezrin hükmü lazım gelir. Çünkü her şey Allah’ın dilemesine bağlıdır. İnşallah denmesi, teberrük ...
|
Bu metni özetleyin.
|
45. Varlıkları ile insanlık âlemine şeref vermiş olan peygamberler, çok önemli olan elçilik ve peygamberlik görevini yerine getirebilmek için, kendilerine yüce Allah tarafından talimat verilmiş olması gerekir. İşte bu talimat, peygamberlere semavî kitaplarla verilmiştir.
|
45. Varlıkları ile insanlık âlemine şeref vermiş olan peygamberler, çok önemli olan elçilik ve peygamberlik görevini yerine getirebilmek için, kendile...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hayber Savaşı’ndan sonra, Hâris kızı Zeyneb ismindeki yahudi kadın, Peygamberimiz’e hediye diye kızartılmış bir koyun ikram etti. Peygamber Efendimiz bundan bir lokma alır almaz, “Bu zehirlidir, sakın yemeyiniz!” buyurdu. Sonra mübarek omuzları arasından kan aldırdı. Bu kadını da kendisi için cezalandırmayıp bağışladı. Fakat Berâ oğlu Bişr adındaki sahabi, yediği zehirli lokma yüzünden hemen öldü. Zeyneb de suçunu itiraf ettiğinden, Bişr’in vârislerinin isteği üzerine Zeyneb kısas cezası ile öldürüldü. İşlediği cinayetin cezasını çekti.
|
Hayber Savaşı’ndan sonra, Hâris kızı Zeyneb ismindeki yahudi kadın, Peygamberimiz’e hediye diye kızartılmış bir koyun ikram etti. Peygamber Efendimiz ...
|
Bu metni özetleyin.
|
87. Hz. Muhammed Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], çocukluğundan beri üstün bir fazilet ve çok güzel bir ahlâk içinde yaşamıştı. Kavminin cahilce yaptıkları işlerden ve âdetlerden tamamen uzaktı. Kimseden bir şey okumamış, bir şey yazmamıştı. Kimse ile dinî konulara ait bir şey konuşmamıştı. Onun üzerinde kimsenin hocalık hakkı olamazdı. O, bütün cihanın en büyük hocası ve en yüksek mürşidi olmaya adaydı. Onu yüce Allah bir mucize olarak yaratmıştı. Onun kalbine bütün ilim ve hikmetleri doğrudan doğruya Cenâb-ı Hak bırakacaktı. O, tam bir masumiyet içinde kırk yaşına yaklaşmıştı. O sırada mübarek gözlerine melekler görünür, “Yâ Muhammed!” diye ortalıktan seslenilirdi. Kendisine taşlardan veya ağaçlardan selâm sesleri gelirdi. Aklı, zekâsı, maddi manevi sağlığı üstün bir şekilde mükemmeldi.
|
87. Hz. Muhammed Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], çocukluğundan beri üstün bir fazilet ve çok güzel bir ahlâk içinde yaşamıştı. Kavminin cahilc...
|
Bu metni özetleyin.
|
Zikrinle son nefeste lisan-ı sadâkatim.
|
Zikrinle son nefeste lisan-ı sadâkatim.
|
Bu metni özetleyin.
|
DOKUZUNCU Kİtap
|
DOKUZUNCU Kİtap
|
Bu metni özetleyin.
|
13. Aile hayatı, toplumsal varlığın başlangıcıdır. İslâm’da aile teşkilatı pek önemlidir. Aile fertleri, başta karı kocadan ve bunların çocuklarından ibarettir. Bunların karşılıklı görevleri vardır.
|
13. Aile hayatı, toplumsal varlığın başlangıcıdır. İslâm’da aile teşkilatı pek önemlidir. Aile fertleri, başta karı kocadan ve bunların çocuklarından ...
|
Bu metni özetleyin.
|
21. Namazdan önce hadesten ve necasetten taharet birer şarttır. Bunlar bulunmadıkça namaz sahih olmaz. Hükmî necaset denilen hadesten, abdesti veya guslü gerektiren hallerden temiz bulunmak gerektiği gibi, hakiki necaset denilip maddeten pis bulunan şeylerden temiz bulunmak da gerekir. Öyle ki namaz kılacak kimsenin bedeni ile elbisesi ve namaz kılacağı yer temiz olacaktır. Bu iki şartla ilgili ikinci kitabın 93 ve 95. meselelerine bakılsın.
|
21. Namazdan önce hadesten ve necasetten taharet birer şarttır. Bunlar bulunmadıkça namaz sahih olmaz. Hükmî necaset denilen hadesten, abdesti veya gu...
|
Bu metni özetleyin.
|
112. Sıvılardan bedene zararlı olan, insana sarhoşluk veren şeyleri içmek haramdır. Çünkü sarhoşluk veren bir sıvının azı da, çoğu da müctehidlerin çoğunluğuna göre haramdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
112. Sıvılardan bedene zararlı olan, insana sarhoşluk veren şeyleri içmek haramdır. Çünkü sarhoşluk veren bir sıvının azı da, çoğu da müctehidlerin ço...
|
Bu metni özetleyin.
|
43. Musa aleyhisselâm artık Firavun’dan kurtulmuş, İsrâiloğulları ile beraber selâmetle denizi geçerek Tîh sahrasına gelmişti. Onları burada bırakarak Tûrisînâ denilen Tûr dağına gitti. Orada kırk gün kadar yüce Allah’a ibadette ve yalvarışta bulundu. Mekândan ve zamandan münezzeh olan Cenâb-ı Hakk’ın hitabına kavuştu. Kendisine Tevrat kitabı verildi.
|
43. Musa aleyhisselâm artık Firavun’dan kurtulmuş, İsrâiloğulları ile beraber selâmetle denizi geçerek Tîh sahrasına gelmişti. Onları burada bırakarak...
|
Bu metni özetleyin.
|
Aksine olarak, yemini bozmaya veya gerçeğe aykırı yemin etmeye “hins” denildiği gibi, yemini bozan veya gerçeğe aykırı yemin eden kimseye de “hânis” denir.
|
Aksine olarak, yemini bozmaya veya gerçeğe aykırı yemin etmeye “hins” denildiği gibi, yemini bozan veya gerçeğe aykırı yemin eden kimseye de “hânis” d...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Mâlikî ve Hanbelî olanlara göre, namazın sıhhati için şart olan şeylerde yalnız imamın mezhebine itibar olunur, uyanın (muktedînin) mezhebine bakılmaz. Onun için bir Mâlikî veya bir Hanbelî, başının tamamını meshetmemiş olan Şâfiî ve Hanefî bir imama uysa namazı sahih olur. Çünkü böyle bir mesh, her ne kadar Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde sahih değilse de Hanefî ve Şâfiî mezheplerinde sahihtir.)
|
(Mâlikî ve Hanbelî olanlara göre, namazın sıhhati için şart olan şeylerde yalnız imamın mezhebine itibar olunur, uyanın (muktedînin) mezhebine bakılma...
|
Bu metni özetleyin.
|
2. Ahlâk ilmi, nazarî ve amelî ahlâk diye iki kısma ayrılır.
|
2. Ahlâk ilmi, nazarî ve amelî ahlâk diye iki kısma ayrılır.
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
5. Tebliğ: Peygamberler tebliğ sıfatına sahiptirler. Emrolundukları şeriat hükümlerini, olduğu gibi ümmetlerine bildirirler. Şeriat hükümlerinden herhangi birini saklamış veya unutmuş olmaları asla düşünülemez. Böyle bir şey peygamberlik şanına yakışmaz. Böyle bir tutum, peygamber olarak gönderildikleri hikmete ve Allah’ın iradesine uygun düşmez.
|
1. 5. Tebliğ: Peygamberler tebliğ sıfatına sahiptirler. Emrolundukları şeriat hükümlerini
2. olduğu gibi ümmetlerine bildirirler. Şeriat hükümlerinden herhangi birini saklamış veya unutmuş olmaları asla düşünülemez. Böyle bir şey peygamberlik şanına yakışmaz. Böyle bir tutum
3. peygamber olarak gönderildikleri hikmete ve Allah’ın iradesine uygun düşmez.
|
Bu metni özetleyin.
|
Hayvanı, kesim yerine yumuşak bir davranışla getirmeli ve keskin bıçak kullanılarak hayvana eziyet verilmemelidir. Fazla acı duymaması için, hareket hali sona erdikten sonra onu yüzmelidir. Kurban sahibi, kurban kesildiği gün, ilk yemeğini kurbanın ciğerinden seçmelidir, bu menduptur.
|
Hayvanı, kesim yerine yumuşak bir davranışla getirmeli ve keskin bıçak kullanılarak hayvana eziyet verilmemelidir. Fazla acı duymaması için, hareket h...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Hazm kötü zandır.”
|
“Hazm kötü zandır.”
|
Bu metni özetleyin.
|
Aynı şekilde, hiç kimseyi göstermeksizin adına hac yaptırılmasını vasiyet eden bir kimse için, ölünce vârisleri toplanarak diledikleri bir adamı nâib olarak hacca gönderebilirler.
|
Aynı şekilde, hiç kimseyi göstermeksizin adına hac yaptırılmasını vasiyet eden bir kimse için, ölünce vârisleri toplanarak diledikleri bir adamı nâib ...
|
Bu metni özetleyin.
|
149. İslâm ordusunun Hayber’e ulaşması geceye rastlamıştı. Fakat bir kavmi ansızın habersiz bir şekilde basmak Peygamberimiz’in âdetleri değildi. Sabaha kadar beklenildi. Sabahleyin kuşatma başladı. Hayber kaleleri çok sağlamdı. İslâm sancağı her gün ashaptan büyük bir zata teslim ediliyordu. Fakat kesin sonuç alınamıyordu. Sonra bir gece Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Yarın İslâm sancağını öyle bir kimseye teslim edeceğim ki o devamlı olarak düşmana saldırır, asla geri çekilmez. O, Allah’ı ve onun peygamberini sever; Allah ve onun peygamberi de onu sever. Allah onun elleri ile fetih (zafer) nasip edecektir.”
|
149. İslâm ordusunun Hayber’e ulaşması geceye rastlamıştı. Fakat bir kavmi ansızın habersiz bir şekilde basmak Peygamberimiz’in âdetleri değildi. Saba...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Allah bir şeyin olmasını dilediği zaman, ona ‘ol’ der, o da oluverir” (Yâsîn 36/82).
|
“Allah bir şeyin olmasını dilediği zaman, ona ‘ol’ der, o da oluverir” (Yâsîn 36/82).
|
Bu metni özetleyin.
|
2. Haraç Arazisi: Bu, anlaşma veya üstünlük elde etmek suretiyle fethedilip yerli bulunan gayri müslim halka veya diğer gayri müslimlere temlik edilmiş olan topraklardır. Irak köyleri ve çevresi bu kısımdandır.
|
2. Haraç Arazisi: Bu, anlaşma veya üstünlük elde etmek suretiyle fethedilip yerli bulunan gayri müslim halka veya diğer gayri müslimlere temlik edilmi...
|
Bu metni özetleyin.
|
12. Yukarıda sıralanan sünnetlere uygun bulunmayan bir gusül, guslün edeplerine uygun düşmemiş ve kerahatten de kurtulmamış olur.
|
12. Yukarıda sıralanan sünnetlere uygun bulunmayan bir gusül, guslün edeplerine uygun düşmemiş ve kerahatten de kurtulmamış olur.
|
Bu metni özetleyin.
|
8. Erkek ile kadının yerleri bir olmalıdır. Buna göre, erkek veya kadından biri mescidin zemininde, diğeri de en az bir adam boyu yükseklikte olan bir yerde aynı hizada durarak cemaatle namaz kılsalar, bu hal onların namazlarının sıhhatini bozmaz.
|
8. Erkek ile kadının yerleri bir olmalıdır. Buna göre, erkek veya kadından biri mescidin zemininde, diğeri de en az bir adam boyu yükseklikte olan bir...
|
Bu metni özetleyin.
|
İslâm’da halk ile geçinmenin çeşitli yönleri ve dereceleri vardır. Bunların bir kısmı şunlardır:
|
İslâm’da halk ile geçinmenin çeşitli yönleri ve dereceleri vardır. Bunların bir kısmı şunlardır:
|
Bu metni özetleyin.
|
HAC KİTABI
|
HAC KİTABI
|
Bu metni özetleyin.
|
Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
Bu metni özetleyin.
|
MÜDRİK HAKKINDA MESELELER
|
MÜDRİK HAKKINDA MESELELER
|
Bu metni özetleyin.
|
15. Rekât: Namazın bölüklerinden her biri demektir. Şöyle ki: Bir namazda kıyam, rükû ve iki secdenin toplamı bir rekâttır. Bir namazda iki kıyam, iki rükû ve dört secde bulunursa o namaz iki rekâtlı olur. Üç veya dört kıyam bulunursa o namaz üç veya dört rekâtlı olur.
|
15. Rekât: Namazın bölüklerinden her biri demektir. Şöyle ki: Bir namazda kıyam, rükû ve iki secdenin toplamı bir rekâttır. Bir namazda iki kıyam, iki...
|
Bu metni özetleyin.
|
15. Namazda sesi işitilmeyecek derecede üfürmek mekruhtur. Bu üfürme halinde, en az iki harften ibaret bir ses işitilecek olursa namaz bozulur.
|
15. Namazda sesi işitilmeyecek derecede üfürmek mekruhtur. Bu üfürme halinde, en az iki harften ibaret bir ses işitilecek olursa namaz bozulur.
|
Bu metni özetleyin.
|
82. Satış, “malı malla değişmek” demektir. Bir kimse, elindeki malını aza çoğa satabilir mi? Bu mesele açıklanmaya muhtaçtır. Şöyle ki: Satış işlemi başlıca dört kısma ayrılır.
|
82. Satış, “malı malla değişmek” demektir. Bir kimse, elindeki malını aza çoğa satabilir mi? Bu mesele açıklanmaya muhtaçtır. Şöyle ki: Satış işlemi b...
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.