instruction
stringclasses 4
values | input
stringlengths 2
1.28k
| output
stringlengths 2
886
|
|---|---|---|
Bu metni özetleyin.
|
508. Mescidlerde gürültü yapmak, gereksiz yere dünya işlerini konuşmak, kaybolan eşyaları sorup araştırmak, zikir ve hikmet taşımayan şiirler okumak câiz değildir. Denilmiştir ki: “Ateşin odunu yemesi gibi, mescidde konuşulan sözler, iyilikleri yer, bitirir.”
|
508. Mescidlerde gürültü yapmak, gereksiz yere dünya işlerini konuşmak, kaybolan eşyaları sorup araştırmak, zikir ve hikmet taşımayan şiirler okumak c...
|
Bu metni özetleyin.
|
27. Başkasına ait olan bir yerde, sahibinin rızası olmaksızın kılınan namaz mekruhtur. Bir görüşe göre böyle bir yer, bir müslümana ait olup ekilmemiş ise üzerinde namaz kılmakta kerâhet yoktur.
|
27. Başkasına ait olan bir yerde, sahibinin rızası olmaksızın kılınan namaz mekruhtur. Bir görüşe göre böyle bir yer, bir müslümana ait olup ekilmemiş...
|
Bu metni özetleyin.
|
61. Koyun, sığır gibi hasta bir hayvan, diri olup olmadığı bilinmeyip boğazlanırken hareket ederse veya boğazlanan diri hayvanlardan çıkan kan gibi bir kan çıkarsa eti yenebilir. Çünkü bunlar hayat alametleridir. Ancak sadece gözünü veya ağzını açması veya ayağını uzatması bir hareket sayılmaz.
|
61. Koyun, sığır gibi hasta bir hayvan, diri olup olmadığı bilinmeyip boğazlanırken hareket ederse veya boğazlanan diri hayvanlardan çıkan kan gibi bi...
|
Bu metni özetleyin.
|
İhramda iken bunlardan birini yapan kimse, dilediği bir miktar sadaka verir.
|
İhramda iken bunlardan birini yapan kimse, dilediği bir miktar sadaka verir.
|
Bu metni özetleyin.
|
5. İhramdan sonra her seher vaktinde, her namaz kılışta, her yokuşa çıkışta ve inişte, her yolcu kafilesi ile karşılaşmada orta bir sesle üç defa telbiye getirmek (Lebbeyk Allahümme lebbeyk ... demek).
|
5. İhramdan sonra her seher vaktinde, her namaz kılışta, her yokuşa çıkışta ve inişte, her yolcu kafilesi ile karşılaşmada orta bir sesle üç defa telb...
|
Bu metni özetleyin.
|
Fakat aslen eti helâl olan ve üzerinde hayat eseri bulunan böyle bir hayvan Besmele ile boğazlanırsa eti yenebilir. Bu, İmâm-ı Âzam’a göredir. İmam Ebû Yusuf’a göre, eğer onun benzeri bir hayvan yaşamayacak bir halde ise boğazlanmakla onun eti helâl olmaz. İmam Muhammed’e göre de eğer henüz boğazlanan bir hayvanın yaşayabileceği pek az bir miktardan biraz daha ziyade yaşayabilecek bir halde ise boğazlanınca eti helâl olur, değilse olmaz.
|
Fakat aslen eti helâl olan ve üzerinde hayat eseri bulunan böyle bir hayvan Besmele ile boğazlanırsa eti yenebilir. Bu, İmâm-ı Âzam’a göredir. İmam Eb...
|
Bu metindeki örnekleri belirtin.
|
11. Bir kısım nâfile ibadetler de birer ilâhî görevdir. Örnek: Biz, yüce Allah’ın rızasını kazanmak için nâfile namaz kılar, oruç tutarız. Kalplerimizin nurlanması için zaman zaman Kur’ân-ı Kerîm okuruz. İmanımızın nurunu artırmak için her şeyde yüce olan yaratıcımızın kutsal isimlerini anarız (zikrederiz). Anlayışlı ve uyanık bir ruha sahip olmak için büyük yaratıcımızın yüce kudretini ve eserlerindeki yüksekliği derin derin düşünürüz. İşte bütün bunlar, birer ilâhî görevdir.
|
11. Bir kısım nâfile ibadetler de birer ilâhî görevdir. Örnek: Biz, yüce Allah’ın rızasını kazanmak için nâfile namaz kılar, oruç tutarız. Kalplerimizin nurlanması için zaman zaman Kur’ân-ı Kerîm okuruz. İmanımızın nurunu artırmak için her şeyde yüce olan yaratıcımızın kutsal isimlerini anarız (zikrederiz). Anlayışlı ve uyanık bir ruha sahip olmak için büyük yaratıcımızın yüce kudretini ve eserlerindeki yüksekliği derin derin düşünürüz. İşte bütün bunlar, birer ilâhî görevdir.
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Müslümanlar için, yüzde, kulakta, burunda, tırnaklarda ve saç sakallarda bulunan kirleri gidermek, saçları tarayıp düzeltmek ve insanların tiksinmesine meydan vermemek sünnet olan bir temizlik görevidir.
|
3. Müslümanlar için, yüzde, kulakta, burunda, tırnaklarda ve saç sakallarda bulunan kirleri gidermek, saçları tarayıp düzeltmek ve insanların tiksinme...
|
Bu metni özetleyin.
|
82. Müdâra, Mümaşat: Yüze gülmek, görünüşte dost olmak, insanlara karşı güzel davranışlarda bulunmak, başkalarının fikirlerine uyarcasına hareket etmek, sükûn ve anlayış üzere durmaktır. Din esaslarına uygun olarak yapılan müdâra iyidir, başarıya sebeptir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
82. Müdâra, Mümaşat: Yüze gülmek, görünüşte dost olmak, insanlara karşı güzel davranışlarda bulunmak, başkalarının fikirlerine uyarcasına hareket etme...
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Kalpleri güzel ahlâkla, güzel niyetlerle temizleyip süslemeye ve nurlandırmaya çalışmalıdır. Manevi temizlik bunlarla ortaya çıkar.
|
1. Kalpleri güzel ahlâkla, güzel niyetlerle temizleyip süslemeye ve nurlandırmaya çalışmalıdır. Manevi temizlik bunlarla ortaya çıkar.
|
Bu metni özetleyin.
|
Bunun için insanların görevleri, kendi hayatlarını kurtarıp parlak bir hayata kavuşmak için hem dünyaya hem de ahirete ait işlerini güzelce yapmaya çalışmaktadır. Yoksa, “Kazâ ve kader ne ise o meydana gelir” deyip bu çalışmayı terketmek asla câiz olamaz. İslâm dini tembelliğe ve gevşekliğe cevaz vermez.
|
Bunun için insanların görevleri, kendi hayatlarını kurtarıp parlak bir hayata kavuşmak için hem dünyaya hem de ahirete ait işlerini güzelce yapmaya ça...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hac ile Umrenin Yasaklarına Dair Çeşitli Meseleler
|
Hac ile Umrenin Yasaklarına Dair Çeşitli Meseleler
|
Bu metni özetleyin.
|
67. Bir erkek, kötü bir niyet olmaksızın yabancı olan (kendisine nikâh düşen) bir kadının yalnız yüzüne ve ellerine bakabilir. Fakat kendisine ebedî olarak haram bulunan annesinin, kızının ve teyzesi gibi kimselerin yüzlerine, başlarına, göğüslerine, kulaklarına ve baldırlarına, yine aralarında şehvet korkusu olmamak şartı ile bakabilir.
|
67. Bir erkek, kötü bir niyet olmaksızın yabancı olan (kendisine nikâh düşen) bir kadının yalnız yüzüne ve ellerine bakabilir. Fakat kendisine ebedî o...
|
Bu metni özetleyin.
|
Düşünelim: Müslümanlık’ta ibadetlere, muamelelere ve diğer konulara ait ne kadar çok mesele vardır. Bunların hükümlerini Kur’an’dan, Sünnet’ten ve ümmetin icmâından bulup meydana çıkarmak, öyle her müslüman için kolay bir şey değildir. Bu çok büyük bir ilim ve dirayet işidir. İşte bu büyük müctehidler, yalnız Allah rızası için, müslümanlara gerekli olan bütün meseleleri açıkça bildirmişlerdir. Her asırda milyonlarca müslümana ışık tutmuşlardır. Artık bu büyük zatların müslümanlık âlemine ne büyük hizmetlerde bulunduklarından, ne kadar teşekküre hak kazandıklarından kim şüphe edebilir?
|
Düşünelim: Müslümanlık’ta ibadetlere, muamelelere ve diğer konulara ait ne kadar çok mesele vardır. Bunların hükümlerini Kur’an’dan, Sünnet’ten ve ümm...
|
Bu metni özetleyin.
|
9. Gusülden sonra elbiseyi giyerken çabukça örtünüvermek.
|
9. Gusülden sonra elbiseyi giyerken çabukça örtünüvermek.
|
Bu metni özetleyin.
|
30. Tâzim: Hürmete değer bir kimse hakkında, büyük sayıldığını gösterecek şekilde güzel bir davranışta bulunmak demektir. Bunun karşıtı “tahkir”dir, küçümseme hareketidir ki asla câiz değildir.
|
30. Tâzim: Hürmete değer bir kimse hakkında, büyük sayıldığını gösterecek şekilde güzel bir davranışta bulunmak demektir. Bunun karşıtı “tahkir”dir, k...
|
Bu metni özetleyin.
|
201. Yeminlerin hükmü, örfte kullanılan sözlere göredir. Yemin edenin maksat ve niyetine göre değildir. Onun için bir kimse, bir şahsa hiçbir şey vermemek maksadı ile, “Ben sana para vermeyeceğim” diye yemin etse, ona paradan başka bir şey vermekle yeminini bozmuş olmaz. Çünkü söz ve yemin para lafzı ile yapılmıştır. Örfte (gelenekte) başka şeye para denmez. Yine bir kimse, “Evde oturup dışarıya çıkmam” diye yemin etse o evin bacasından veya penceresinden çıkmakla yeminini bozmuş olmaz.
|
201. Yeminlerin hükmü, örfte kullanılan sözlere göredir. Yemin edenin maksat ve niyetine göre değildir. Onun için bir kimse, bir şahsa hiçbir şey verm...
|
Bu metni özetleyin.
|
78. Resûl-i Ekrem Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], Kureyş kabilesindendir. Hâşim ailesinden gelmiştir. Muhterem babasının adı Abdullah, dedesinin adı Abdülmuttalib ve annesinin adı Âmine’dir.
|
78. Resûl-i Ekrem Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], Kureyş kabilesindendir. Hâşim ailesinden gelmiştir. Muhterem babasının adı Abdullah, dedesin...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Allah katında helâl olan şeylerin en sevimsizi boşanmaktır.”
|
“Allah katında helâl olan şeylerin en sevimsizi boşanmaktır.”
|
Bu metni özetleyin.
|
134. Son oturuşun tamamını uyku içinde geçiren kimse, uyandıktan sonra tekrar bir teşehhüd miktarı oturmazsa namazı bozulur. Çünkü uyku içinde yapılan bir iş iradeye bağlı olmadığı için geçerli değildir. Namazda uyku içinde yapılan kıyam, kıraat ve rükû gibi işler de böyledir, geçerli değildir.
|
134. Son oturuşun tamamını uyku içinde geçiren kimse, uyandıktan sonra tekrar bir teşehhüd miktarı oturmazsa namazı bozulur. Çünkü uyku içinde yapılan...
|
Bu metni özetleyin.
|
Kurban, hicretin 2. yılında meşru kılınmıştır. Bunun meşru olması kitap, sünnet ve icmâ ile sabittir.
|
Kurban, hicretin 2. yılında meşru kılınmıştır. Bunun meşru olması kitap, sünnet ve icmâ ile sabittir.
|
Bu metni özetleyin.
|
58. Hz. Elyesa‘, Benî İsrâil peygamberlerindendir. İsrâiloğulları İlyas aleyhisselâmdan sonra bu peygamberin de öğütlerini kabul etmediler. Hz. Musa’nın şeriatını bırakarak birbirleriyle uğraştılar. Sonunda üzerlerine Asurî Devleti musallat oldu, hâkimiyet kurdu.
|
58. Hz. Elyesa‘, Benî İsrâil peygamberlerindendir. İsrâiloğulları İlyas aleyhisselâmdan sonra bu peygamberin de öğütlerini kabul etmediler. Hz. Musa’n...
|
Bu metni özetleyin.
|
2. Müslümanlar çok iyi bir şekilde oldukları için, belki de düşmanlarına üstün geleceklerdi; fakat kesin bir gerek olmadığı halde savaş ile Mekke’ye girmek, Kâbe’ye saygısızlık olacaktı. Bununla beraber Mekke’de kalıp da İslâm olduklarını saklayan bazı müslümanlar da çiğnenmiş olabilirdi. Bu antlaşma böyle işlere engel olmuştu.
|
2. Müslümanlar çok iyi bir şekilde oldukları için, belki de düşmanlarına üstün geleceklerdi; fakat kesin bir gerek olmadığı halde savaş ile Mekke’ye g...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ara sıra meydana çıkacak bazı mesele ve olayların hükümlerini belirlemek için, bu dört müctehidden birinin uygulamış olduğu esasa ve benimsemiş olduğu usule başvurmak yeterlidir. Bunlara uyarak, din ilimlerinde yetki ve faziletleri kabullenilmiş olan kimseler tarafından, bu gibi mesele ve olayların hükümleri çözümlenip belirlenebilir.
|
Ara sıra meydana çıkacak bazı mesele ve olayların hükümlerini belirlemek için, bu dört müctehidden birinin uygulamış olduğu esasa ve benimsemiş olduğu...
|
Bu metni özetleyin.
|
İmam Züfer, İsfahan’da ve Basra’da valilik etmiş olan Hüzeyl adında bir zatın oğludur. İmâm-ı Âzam’ın Züfer’e verdiği değer büyüktü. 110 (728) yılında doğmuş ve 158’de (775) Basra’da vefat etmiştir. Allah’ın rahmeti üzerine olsun ...
|
İmam Züfer, İsfahan’da ve Basra’da valilik etmiş olan Hüzeyl adında bir zatın oğludur. İmâm-ı Âzam’ın Züfer’e verdiği değer büyüktü. 110 (728) yılında...
|
Bu metni özetleyin.
|
196. Yalan yere, “Allah bilir ki şu şöyledir, şöyle değildir” denilmesi bir görüşe göre küfrü gerektirir. Çünkü yüce Allah’a bilmezlik nisbet edilmiş olur. Diğer bir görüşe göre de küfrü gerektirmez. Zira bununla küfür değil, yalanın geçerli kılınması kastedilmiştir. Ancak bu büyük bir günah olduğundan hemen tövbe edilmesi gerekir.
|
196. Yalan yere, “Allah bilir ki şu şöyledir, şöyle değildir” denilmesi bir görüşe göre küfrü gerektirir. Çünkü yüce Allah’a bilmezlik nisbet edilmiş ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ey âlemlerin Rabb’i! Hamd sana mahsustur ...
|
Ey âlemlerin Rabb’i! Hamd sana mahsustur ...
|
Bu metni özetleyin.
|
570. Şiddetli yağmur gibi bir özür bulunmadıkça cenazeyi cami içine alarak namazını orada kılmak tenzîhen mekruhtur. Cenaze mescidin ön tarafına konularak imam ile cemaatin bir kısmı cenaze ile beraber, bir kısmı da mescid içinde durur, saflar da bitişik olursa, kılınacak namaz mekruh olmaz. Birçok büyük camide de âdet bu şekildedir. Bundan Mescid-i Harâm müstesnadır. Onun içinde her türlü namaz kılınır. Cenaze namazını kabristanda kılmak da uygun görülmemektedir.
|
570. Şiddetli yağmur gibi bir özür bulunmadıkça cenazeyi cami içine alarak namazını orada kılmak tenzîhen mekruhtur. Cenaze mescidin ön tarafına konul...
|
Bu metni özetleyin.
|
Başkalarına muhtaç oldukları şeyleri öğretmek için ilim öğrenmek de sünnettir, bir ibadettir. Bundan fazlasını bir kemal ve bir şeref olmak üzere öğrenmek de mubahtır. Başkalarına karşı övünmek, mücadele edip büyüklenmek için ilim elde etmek ise mekruhtur.
|
Başkalarına muhtaç oldukları şeyleri öğretmek için ilim öğrenmek de sünnettir, bir ibadettir. Bundan fazlasını bir kemal ve bir şeref olmak üzere öğre...
|
Bu metni özetleyin.
|
Fakat bu hastalık gittikten sonra başka bir hastalıktan dolayı tekrar böyle dikişli bir elbise giyecek olsa, bunun için de ayrıca bir kurban gerekir.
|
Fakat bu hastalık gittikten sonra başka bir hastalıktan dolayı tekrar böyle dikişli bir elbise giyecek olsa, bunun için de ayrıca bir kurban gerekir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Şunu da ekleyelim ki bu dört müctehide ait dört mezhepten her birinin bağlıları, kendi mezheplerinin daha doğru, daha isabetli, sünnet ve maslahata daha uygun ve daha elverişli olduğuna inanır. Aksi halde o mezhebi seçmelerinin bir manası kalmaz. Bununla beraber, diğer mezheplerin kıymetini azaltmak da akıllarından geçmez. Bu dört mezhebin dördüne de saygı duyarlar. Bu saygı Ehl-i sünnet’in bir alametidir.
|
Şunu da ekleyelim ki bu dört müctehide ait dört mezhepten her birinin bağlıları, kendi mezheplerinin daha doğru, daha isabetli, sünnet ve maslahata da...
|
Bu metni özetleyin.
|
111. Fıtır sadakası, ramazan bayramının birinci günü fecrin doğuşundan itibaren vâcip olursa da bundan önce ve bundan daha sonra da verilebilir. Önceden verilmesiyle fakirler bayramlık ihtiyaçlarını gidermiş olurlar.
|
111. Fıtır sadakası, ramazan bayramının birinci günü fecrin doğuşundan itibaren vâcip olursa da bundan önce ve bundan daha sonra da verilebilir. Önced...
|
Bu metni özetleyin.
|
57. Allah’a hamdolsun ki biz müslümanlar ahiret gününe, ahiretin sonsuz hayatına, cennet ve cehennemin daha önceden yaratılmış olduğuna inanıyoruz. İşte bu iman bizi kurtuluşa götürür, ruhumuzu yükseltir ve bizi mutluluğa kavuşturur. Bu imandan yoksun olmak, insanı şaşırtıp sapıklığa düşürür, her türlü fenalığa sürükler ve hem dünyada hem de ahirette yüzü kara eder.
|
57. Allah’a hamdolsun ki biz müslümanlar ahiret gününe, ahiretin sonsuz hayatına, cennet ve cehennemin daha önceden yaratılmış olduğuna inanıyoruz. İş...
|
Bu metni özetleyin.
|
ÖNSÖZ
|
ÖNSÖZ
|
Bu metni özetleyin.
|
336. Tek başına namaz kılanın âşikâre veya gizli okumasından dolayı, tercih edilen görüşe göre, sehiv secdesi gerekmez. Ancak öğle namazı gibi gizli okunacak yerde kasten âşikâre okursa günah işlemiş olur.
|
336. Tek başına namaz kılanın âşikâre veya gizli okumasından dolayı, tercih edilen görüşe göre, sehiv secdesi gerekmez. Ancak öğle namazı gibi gizli o...
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Namazda esneme halinde ağzı tutmak ve dudakları dişlerle olsun kapamak. Mümkün olmazsa sağ el ile kapamak. Öksürüğü ve geğirmeyi mümkün olduğu kadar gidermek.
|
7. Namazda esneme halinde ağzı tutmak ve dudakları dişlerle olsun kapamak. Mümkün olmazsa sağ el ile kapamak. Öksürüğü ve geğirmeyi mümkün olduğu kada...
|
Bu metni özetleyin.
|
KABUL EDİLECEK ve EDİLMEYECEKLER
|
KABUL EDİLECEK ve EDİLMEYECEKLER
|
Bu metni özetleyin.
|
167. Kefâret, lugatta “gidermek ve örtmek” manasındadır. Allah, bazı kusurları ve günahları birtakım vesilelerle bağışlayıp örttüğünden bu vesilelerden her birine “kefâret” denilmiştir. Bunun çoğulu “keffârât”tır. Günahları affetmeye de “tekfir-i zünûb” denilir.
|
167. Kefâret, lugatta “gidermek ve örtmek” manasındadır. Allah, bazı kusurları ve günahları birtakım vesilelerle bağışlayıp örttüğünden bu vesilelerde...
|
Bu metni özetleyin.
|
85. Nisab miktarında olan bir malın zekâtı, daha sene dolmadan erkene alınarak verilebilir. Çünkü vücuba sebep olan nisab bulunmuştur. Sonradan ödenecek olan bir borcu öne alıp acele ödemek esasen sahihtir. Bu fakirler için yararlı olan bir iştir. Fakat nisab miktarında olmayan bir mal için, böyle zekâtın yıl dolmadan önce verilmesi câiz değildir. Bu mal sonradan nisab miktarına ulaşmış olursa, o andan itibaren bir sene sonunda ayrıca zekâtını vermek gerekir. Önceden verilmiş olan zekât bir sadaka yerine geçer.
|
85. Nisab miktarında olan bir malın zekâtı, daha sene dolmadan erkene alınarak verilebilir. Çünkü vücuba sebep olan nisab bulunmuştur. Sonradan ödenec...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Her şeyin bir süsü vardır. Kur’an’ın süsü de güzel sestir.”
|
“Her şeyin bir süsü vardır. Kur’an’ın süsü de güzel sestir.”
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Örnek: Altmış iki yaşında ölen bir kimsenin elli senelik hayatı için devir yapılmak istense, bir fitre miktarı (mesela) bir lira, ıskat için ayrılan fidye parası da 180 lira olsa bir aylık devir yapılır. Şöyle ki: Vitir namazı dahil bir aylık namaz, otuz gün itibariyle 180 vakit eder. Bunun fidyesi de bir lira fitre üzerinden 180 lira eder. Elli senede ise 600 ay vardır. Bu durumda bu 180 lira on fakire veya birkaç fakire 600 defa devredilir. Eğer bu ayrılan para iki misline (360 liraya) çıkarılmış olursa 300 defa devir yeterli olur. Şayet ayrılan para 90 lira olursa o zaman 1200 defa devir gerekir. Böylece devir sayısı, ayrılan paranın miktarına göre değişir.
|
1. Örnek: Altmış iki yaşında ölen bir kimsenin elli senelik hayatı için devir yapılmak istense
2. bir fitre miktarı (mesela) bir lira
3. ıskat için ayrılan fidye parası da 180 lira olsa bir aylık devir yapılır. Şöyle ki: Vitir namazı dahil bir aylık namaz
4. otuz gün itibariyle 180 vakit eder. Bunun fidyesi de bir lira fitre üzerinden 180 lira eder. Elli senede ise 600 ay vardır. Bu durumda bu 180 lira on fakire veya birkaç fakire 600 defa devredilir. Eğer bu ayrılan para iki misline (360 liraya) çıkarılmış olursa 300 defa devir yeterli olur. Şayet ayrılan para 90 lira olursa o zaman 1200 defa devir gerekir. Böylece devir sayısı
5. ayrılan paranın miktarına göre değişir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Bedir Savaşı’nda düşman ordusu, İslâm kuvvetinin üç mislinden fazla idi. Fakat yine de İslâm ordusuna yenildiler. Çünkü düşmanların arasında kavmiyet (ırkçılık) duygusundan, cahilce bir gururdan başka bir bağ yoktu. Müslümanlar ise dine ve insanlığa hizmet etmek arzusunda idiler. Aralarında din bağlılığı vardı. Manevi kuvvetleri çok yüksek idi. Şehidlik rütbesinin çok yüksek olduğuna inanmışlardı. Başkumandanları olan Hz. Peygamber’in [sallallahu aleyhi vesellem] her emrine itaat ediyorlardı. Din uğrunda can vermeyi mutluluk biliyorlardı. İşte bu duygularla parlak bir zafere ulaştılar. Müslümanlar kuvvet buldu. Birçok kimse gelip İslâm’ı kabul etti.
|
Bedir Savaşı’nda düşman ordusu, İslâm kuvvetinin üç mislinden fazla idi. Fakat yine de İslâm ordusuna yenildiler. Çünkü düşmanların arasında kavmiyet ...
|
Bu metni özetleyin.
|
66. Ayın ve güneşin doğmuş oldukları yerler, beldelere ve arazi parçalarına göre değişik bulunur. Fakat oruç hususunda kabul edilen görüşe göre, bunların doğuş yerlerine bakılmaz. Fetva buna göredir. Bundan dolayı, batı ülkesinde bulunanlar ramazan hilâlini görecek olsalar, bunu haber alan doğu bölgelerindeki müslümanlar üzerine de oruç tutmak gerekir. Ancak bir beldedeki görünüş, diğer bir belde halkı hakkında geçerli olabilmesi için, bu görünüş hakkında olan şehadetin hâkim tarafından benimsenip karara bağlanması lazımdır. Yoksa sadece bir görüşü haber vermek, hilâli görmeyen memleket halkı için bir delil olamaz. Şöyle ki: Bir belde hâkimine iki âdil adam gelip şöyle demelidirler: “Falan memlekette hilâli gördüklerine dair olan şahitlerin şehadetlerini, o memleketin hâkimi usulüne göre kabul edip hüküm vermiştir.” Hâkimin hükmü bir senet ve delildir. Bunlar da bu hükme şahitlik etmiş olurlar. Artık öteki memleketin hâkimi de bu şehadeti kabul ederek ona göre hüküm verebilir. Başka bir memlekette, hilâlin görülmüş ve karara bağlanmış olduğunu gelip haber verenler, sözleri inkâr edilemeyecek kadar büyük bir çoğunluksa, böyle bir hükme ihtiyaç görülmeksizin haber gereği üzere işlem yapılır.
|
66. Ayın ve güneşin doğmuş oldukları yerler, beldelere ve arazi parçalarına göre değişik bulunur. Fakat oruç hususunda kabul edilen görüşe göre, bunla...
|
Bu metni özetleyin.
|
284. Bir kimsenin namazı kazâya kalınca bakılır: Eğer o kimse tertip sahibi ise bu kazâ namazı ile vakit namazları arasında sırayı gözetmek gerekir. Tertip sahibi değilse bu namazı kazâ etmeden diğer namazları kılabilir.
|
284. Bir kimsenin namazı kazâya kalınca bakılır: Eğer o kimse tertip sahibi ise bu kazâ namazı ile vakit namazları arasında sırayı gözetmek gerekir. T...
|
Bu metni özetleyin.
|
Tavafın Mahiyeti ve Nevileri
|
Tavafın Mahiyeti ve Nevileri
|
Bu metni özetleyin.
|
99. Bir kimse, borç verdiği para ve başka şeylerin tamamını veya bir kısmını borçlusuna bağışlayabilir. Borç alan da arada bir şart olmaksızın alacaklı olan kimseye hediye verebilir.
|
99. Bir kimse, borç verdiği para ve başka şeylerin tamamını veya bir kısmını borçlusuna bağışlayabilir. Borç alan da arada bir şart olmaksızın alacakl...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, orucu açtıktan sonra isteyerek veya zorlanarak yolculuğa çıksa yine kefâret düşmez. Zira yolculuk semavî bir özür değildir.
|
Yine, orucu açtıktan sonra isteyerek veya zorlanarak yolculuğa çıksa yine kefâret düşmez. Zira yolculuk semavî bir özür değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Tavla, satranç gibi oyunlar harama yakın mekruhtur. Bunlar kıymetli zamanın kaybolmasına sebep ve kumara itici olacağı için iyi şeyler değildir.
|
Tavla, satranç gibi oyunlar harama yakın mekruhtur. Bunlar kıymetli zamanın kaybolmasına sebep ve kumara itici olacağı için iyi şeyler değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Vitir Namazına Dair Bazı Meseleler
|
Vitir Namazına Dair Bazı Meseleler
|
Bu metni özetleyin.
|
Güneş ve ayın tutulmasının ne gibi muntazam kanunlar dairesinde meydana geldiği bilinmektedir. Düşünen bir insan için, bu kanunları, böyle belirli ve mükemmel bir şekilde meydana getiren yüce yaratıcıyı anlamak en yüksek bir görevdir.
|
Güneş ve ayın tutulmasının ne gibi muntazam kanunlar dairesinde meydana geldiği bilinmektedir. Düşünen bir insan için, bu kanunları, böyle belirli ve ...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Şâfiîler’e göre, âdetlerin kesilmesi için belli bir zaman yoktur. Hayat boyu hayız kanı devam edebilir. Bu hususta bölgelerin iklimi etkili olur. Çünkü âdet müddeti, bölgelerin sıcak ve soğuk olmasına göre değişir. Ancak çoğunluk olarak altmış iki yaşında kan kesilir.)
|
(Şâfiîler’e göre, âdetlerin kesilmesi için belli bir zaman yoktur. Hayat boyu hayız kanı devam edebilir. Bu hususta bölgelerin iklimi etkili olur. Çün...
|
Bu metni özetleyin.
|
12. Abdest suyunu, bıyıkların ve kaşların altlarına ve yüzün çevresinden sarkmış bulunan fazla kıllara eriştirmek.
|
12. Abdest suyunu, bıyıkların ve kaşların altlarına ve yüzün çevresinden sarkmış bulunan fazla kıllara eriştirmek.
|
Bu metni özetleyin.
|
Bunlar, ihramda bulunan kimsenin çekirge öldürmesi, kendi üzerinde bulunan biti öldürmesi veya onu yere atması, başkasının üzerindeki biti öldürmesi için onu göstermesi gibi işlerdir.
|
Bunlar, ihramda bulunan kimsenin çekirge öldürmesi, kendi üzerinde bulunan biti öldürmesi veya onu yere atması, başkasının üzerindeki biti öldürmesi i...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Şüphe yok ki sen, pek büyük ahlâk üzere yaratılmış bulunuyorsun” (Kalem 68/4) buyrulmuştur.
|
“Şüphe yok ki sen, pek büyük ahlâk üzere yaratılmış bulunuyorsun” (Kalem 68/4) buyrulmuştur.
|
Bu metni özetleyin.
|
İnsan, ancak böyle bir din sayesinde hayatını kanaat üzere düzenler, büyük yaratıcısına seve seve ibadette bulunur, hakları gözetir, ebedî olan cennet mükâfatına kavuşma isteği ile dindaşlarına ve bütün insanların hidayete ermelerine hizmet etmek ister. Böylece cemiyetin çok kıymetli bir organı olur.
|
İnsan, ancak böyle bir din sayesinde hayatını kanaat üzere düzenler, büyük yaratıcısına seve seve ibadette bulunur, hakları gözetir, ebedî olan cennet...
|
Bu metni özetleyin.
|
126. Baştaki veya karındaki bir yaraya konulup yaranın ıslaklığı ile dimağa veya boşluğa gitmeyen bir ilaçtan ittifakla oruç bozulmaz. Fakat böyle bir yaraya konulup dimağa veya içeriye gidip gitmediğinden şüphe edilen sıvı bir ilaç, İmâm-ı Âzam’a göre orucu bozar. Zira böyle bir ilaç âdet bakımından içeriye geçer. İki imama göre, bununla oruç bozulmuş olmaz. Çünkü böyle şüphe ile oruç bozulamayacağı gibi, tabii olmayan bir yoldan içeri giren bir ilaç ile de oruç bozulmaz.
|
126. Baştaki veya karındaki bir yaraya konulup yaranın ıslaklığı ile dimağa veya boşluğa gitmeyen bir ilaçtan ittifakla oruç bozulmaz. Fakat böyle bir...
|
Bu metni özetleyin.
|
ORUÇ KİTABI
|
ORUÇ KİTABI
|
Bu metni özetleyin.
|
Bir Hâlik’a pek açık şehadet;
|
Bir Hâlik’a pek açık şehadet;
|
Bu metni özetleyin.
|
28. Bir kimse başkasına ait olan bir yer ile herkese ait bir yol üzerinde namaz kılmak mecburiyetinde kalsa, bakılır: Eğer şahsa ait yer ekilmiş veya gayri müslime ait ise o yol üzerinde kılması daha iyidir. Gayri müslimin bu namaza razı olmayacağı bilinen bir şeydir.
|
28. Bir kimse başkasına ait olan bir yer ile herkese ait bir yol üzerinde namaz kılmak mecburiyetinde kalsa, bakılır: Eğer şahsa ait yer ekilmiş veya ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Akabe cemresinde ilk taş atmakla telbiyeye son verilir. Artık “Lebbeyk Allahümme lebbeyk ...” denilmez. Bu anda telbiyelere icabet meydana gelmiş olur.
|
Akabe cemresinde ilk taş atmakla telbiyeye son verilir. Artık “Lebbeyk Allahümme lebbeyk ...” denilmez. Bu anda telbiyelere icabet meydana gelmiş olur...
|
Bu metni özetleyin.
|
(İmam Şâfiî’nin görüşü de İmam Ebû Yusuf’un görüşü gibidir.)
|
(İmam Şâfiî’nin görüşü de İmam Ebû Yusuf’un görüşü gibidir.)
|
Bu metni özetleyin.
|
وَمَا تَدْرِى نَفْسٌ مَا ذَا تَكْسِبُ غَدًا âyet-i kerimesinde ذَا yi ve جَزَاءُ سَيِّئَةٍ سَيِّئَةٌ مِثْلُهَا âyet-i kerimesinde de ikinciسَيِّئَةٌ kelimesini okumamak da böyledir. Fakat mana değişirse bütün fıkıh âlimlerine göre namaz bozulur.فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ yerine فَمَا لَهُمْ يُؤْمِنُونَ okunması gibi.
|
وَمَا تَدْرِى نَفْسٌ مَا ذَا تَكْسِبُ غَدًا âyet-i kerimesinde ذَا yi ve جَزَاءُ سَيِّئَةٍ سَيِّئَةٌ مِثْلُهَا âyet-i kerimesinde de ikinciسَيِّئَةٌ k...
|
Bu metni özetleyin.
|
49. Hilâlin güneş batışı arkasından görülmesi geçerlidir. Bunun için hilâl, zeval (öğle) vaktinden önce veya sonra görülse bununla o gün ne oruca başlanır ne de oruçtan çıkılır. Gerçekten bu hilâl gelecek geceye ait bulunmuş olur. Bu, İmâm-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göredir. İmam Ebû Yusuf’a göre, zevalden sonra görülen hilâl gelecek geceye ait ise de zevalden önce görülen bir hilâl evvelki geceye ait olur. Bunun için bu hilâl ile ramazan veya bayram gerçekleşmiş olur. Çünkü bir hilâl iki gecelik olmadıkça, âdete göre zevalden önce görülemez.
|
49. Hilâlin güneş batışı arkasından görülmesi geçerlidir. Bunun için hilâl, zeval (öğle) vaktinden önce veya sonra görülse bununla o gün ne oruca başl...
|
Bu metni özetleyin.
|
80. Kureyş kabilesinin reisi bulunan Abdülmuttalib, Peygamber Efendimiz’in hem dedesi hem de Kâbe’nin mütevellisi idi. Kâbe’nin idare ve ihtiyaçlarını görüyordu. Bunun, Ebû Tâlib, Ebû Leheb, Hâris, Zübeyr, Hamza, Abbas, Abdullah ve diğerleri olmak üzere on üç oğlu vardı. Fakat bunlardan en ziyade Abdullah’ı severdi. Çünkü onda başka bir güzellik, başka bir nuraniyet vardı. Abdülmuttalib bu sevgili oğluna Benî Zühre reisi Vehb’in kızı olan ve Kureyş kızları içinde her yönden seçkin bulunan Hz. Âmine’yi nikâhladı. İşte bu iki kutsal varlıktan Peygamber Efendimiz dünyaya şeref vermiştir.
|
80. Kureyş kabilesinin reisi bulunan Abdülmuttalib, Peygamber Efendimiz’in hem dedesi hem de Kâbe’nin mütevellisi idi. Kâbe’nin idare ve ihtiyaçlarını...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Şüphe yok ki Allah yanında en iyiniz, en çok müttaki olanınızdır” (Hucurât 49/13).
|
“Şüphe yok ki Allah yanında en iyiniz, en çok müttaki olanınızdır” (Hucurât 49/13).
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Gerçek şu ki namaz çok mukaddes bir ibadettir. Namazın faziletlerine nihayet yoktur. Namaz, aklı yerinde olan ve bulûğ çağına ermiş bulunan her müslüman için belli vakitlerde yapılması gereken şerefi yüksek farz bir görevdir. Bu önemli farzı yerine getirenler, yüce Allah’ın pek büyük ikram ve ihsanlarına kavuşacaklardır. Bunu kasten terkedenler de azabı çok şiddetli olan Allah’ın acıklı cezasını çekeceklerdir.
|
3. Gerçek şu ki namaz çok mukaddes bir ibadettir. Namazın faziletlerine nihayet yoktur. Namaz, aklı yerinde olan ve bulûğ çağına ermiş bulunan her müs...
|
Bu metni özetleyin.
|
İhlâs ile olan bir itikâf, amellerin pek şereflisi sayılmaktadır. Bu sayede kalpler bir müddet olsun, dünya işlerinden uzak kalır ve Hakk’a yönelir, birer Beytullah olan mescidlerden birine şu şekilde devam eden bir mümin çok kuvvetli bir kaleye sığınmış, Kerîm olan mâbudunun feyiz ve yardım kapısına sığınmış olur.
|
İhlâs ile olan bir itikâf, amellerin pek şereflisi sayılmaktadır. Bu sayede kalpler bir müddet olsun, dünya işlerinden uzak kalır ve Hakk’a yönelir, b...
|
Bu metni özetleyin.
|
16. Saçların tıraş edilmesi, bıyıkların kırpılması, tırnakların kesilmesi.
|
16. Saçların tıraş edilmesi, bıyıkların kırpılması, tırnakların kesilmesi.
|
Bu metni özetleyin.
|
Misal: Sağlıklı bir kimse, ramazanda oruca niyet etmişken, gündüzün orucunu bozsa da aynı günde bayılsa veya bir kadın âdet görmeye başlasa yahut oruç tutamayacak bir halde hastalansa üzerine yalnız kazâ gerekir, kefâret gerekmez. Doğru olan görüş budur. Bunlar birer semavî özürdür.
|
Misal: Sağlıklı bir kimse, ramazanda oruca niyet etmişken, gündüzün orucunu bozsa da aynı günde bayılsa veya bir kadın âdet görmeye başlasa yahut oruç...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hz. İsa, bir süre annesi ile beraber Ürdün’e bağlı Nâsıra köyünde oturdu. Bundan dolayı kendisine bağlı olanlara “nasârâ” ve dinlerine de “Nasrâniyye” denilmiştir. Böyle rivayet edilmektedir.
|
Hz. İsa, bir süre annesi ile beraber Ürdün’e bağlı Nâsıra köyünde oturdu. Bundan dolayı kendisine bağlı olanlara “nasârâ” ve dinlerine de “Nasrâniyye”...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu âyet-i kerime güzelce düşünülürse, yüce Allah’ın varlığına, kuvvet ve kudretinin büyüklüğüne dair sayısız deliller önümüze çıkar. Bizim bu eserimiz onları açıklamaya yeterli değildir. Ancak astronomi, jeoloji, zooloji, botanik, kimya, ruhiyat (psikoloji) ve anatomi gibi ilimlerin verdiği bilgileri göz önüne getirenler, bu âyet-i kerimenin işaret ettiği delillere pek güzel akıl erdirebilirler. Her sağduyu sahibi insan düşündükçe, yüce Allah’ın varlığını kabule mecbur olur.
|
Bu âyet-i kerime güzelce düşünülürse, yüce Allah’ın varlığına, kuvvet ve kudretinin büyüklüğüne dair sayısız deliller önümüze çıkar. Bizim bu eserimiz...
|
Bu metni özetleyin.
|
Memleketimizde bir müddetten beri, bu görüşe uygun olarak kamerî aylar Rasathane tarafından bir belge halinde tayin edilmektedir.
|
Memleketimizde bir müddetten beri, bu görüşe uygun olarak kamerî aylar Rasathane tarafından bir belge halinde tayin edilmektedir.
|
Bu metni özetleyin.
|
8. Şefaat: Ahiret günü bir kısım müminlerin bağışlanmaları ve bazı itaatli müminlerin de yüksek derecelere ermeleri için, Peygamberimiz’in ve diğer bazı büyük zatların, yüce Allah’tan dilek ve yalvarışta bulunmalarıdır.
|
8. Şefaat: Ahiret günü bir kısım müminlerin bağışlanmaları ve bazı itaatli müminlerin de yüksek derecelere ermeleri için, Peygamberimiz’in ve diğer ba...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Hanbelîler’e göre, iyas (âdetten kesilme) zamanı elli yıldır. Bundan sonra gelen kan kuvvetli de olsa, istihâze (illet) kanıdır, hayız kanı değildir.)
|
(Hanbelîler’e göre, iyas (âdetten kesilme) zamanı elli yıldır. Bundan sonra gelen kan kuvvetli de olsa, istihâze (illet) kanıdır, hayız kanı değildir....
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Böyle ihrama girdikten sonra, eğer zevcesi yanında ise onunla ilişkide bulunmaz, öpmez ve okşamaz. Dikişli elbise giyinmez. Artık hoş kokulu şeyler sürünmez. Saçlarını kesmez ve kıllarını gidermez, tırnaklarını kesmez. Güvercin ve geyik gibi (kara) av hayvanlarını avlamaz. Yeşil ağaçları ve otları kesip koparmaz. Kötü ve çirkin sözler söylemez. Arkadaşları ve başkaları ile çekişmez. Fakat yıkanabilir, para kesesini (kemerini) beline bağlayabilir.
|
3. Böyle ihrama girdikten sonra, eğer zevcesi yanında ise onunla ilişkide bulunmaz, öpmez ve okşamaz. Dikişli elbise giyinmez. Artık hoş kokulu şeyler...
|
Bu metni özetleyin.
|
60. Kıyametin alametlerine gelince: Bunlar, eşrât-ı sâat (kıyamet alametleri) denen bazı tuhaf ve olağanüstü olaylardır. Bunların meydana geleceğini Peygamber Efendimiz bildirmiştir. Başlıcaları şunlardır:
|
60. Kıyametin alametlerine gelince: Bunlar, eşrât-ı sâat (kıyamet alametleri) denen bazı tuhaf ve olağanüstü olaylardır. Bunların meydana geleceğini P...
|
Bu metni özetleyin.
|
2. Alınmayıp bırakıldığı takdirde zayi olmak ihtimali bulunan bir yitiği almak ve sahibi için saklamak menduptur.
|
2. Alınmayıp bırakıldığı takdirde zayi olmak ihtimali bulunan bir yitiği almak ve sahibi için saklamak menduptur.
|
Bu metni özetleyin.
|
154. Yollarda, bostanlarda, ağaçların altlarında bulunan başaklarla meyveler hakkında da yitik hükümleri uygulanır. Bu konuyu açıklamak gerekir. Şöyle ki: Yazın şehirlerde ağaçların altlarına dökülen meyveler, açık olarak veya âdete bağlı olarak herkesin faydalanmasına bırakılmışsa bunlar alınıp yenilebilir; yoksa yenilemez, haramdır.
|
154. Yollarda, bostanlarda, ağaçların altlarında bulunan başaklarla meyveler hakkında da yitik hükümleri uygulanır. Bu konuyu açıklamak gerekir. Şöyle...
|
Bu metni özetleyin.
|
91. Riba, tartı ile satılan altın ve gümüş gibi mallarla ölçekle satılan buğday, arpa, hurma, tuz, kuru üzüm gibi şeylerin alışverişinde olur.
|
91. Riba, tartı ile satılan altın ve gümüş gibi mallarla ölçekle satılan buğday, arpa, hurma, tuz, kuru üzüm gibi şeylerin alışverişinde olur.
|
Bu metni özetleyin.
|
344. Farz namazların son üçüncü ve dördüncü rekâtlarında kasten susarak Fâtiha veya diğer bir sûre okunmaması bir hatadır; fakat sehiv secdelerini gerektirmez. Yanılarak sükût edilip Fâtiha veya başka bir sûre okunmaması sehiv secdelerini gerektirir. İmam Ebû Yusuf’a göre, her iki halde de sehiv secdelerini yapmak gerekir.
|
344. Farz namazların son üçüncü ve dördüncü rekâtlarında kasten susarak Fâtiha veya diğer bir sûre okunmaması bir hatadır; fakat sehiv secdelerini ger...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Şâfiî mezhebine göre de sarhoşluk veren bütün içkiler, az olsun veya çok olsun temiz değildir.)
|
(Şâfiî mezhebine göre de sarhoşluk veren bütün içkiler, az olsun veya çok olsun temiz değildir.)
|
Bu metni özetleyin.
|
12. Cünüplüğün hemen arkasından hayız (âdet) görmeye başlayan bir kadın, isterse cünüplüğü için yıkanır, isterse yıkanmasını âdetin sona ermesine bırakır.
|
12. Cünüplüğün hemen arkasından hayız (âdet) görmeye başlayan bir kadın, isterse cünüplüğü için yıkanır, isterse yıkanmasını âdetin sona ermesine bıra...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu kâinatın büyüklüğü karşısında küçük bir parça yerinde sayılan yeryüzünde, cins ve şekilleri anlatılamayacak kadar çok olan canlı varlıklar yaşamakta iken, başka bildiğimiz ve bilmediğimiz âlemlerde bizim yaratılışımıza aykırı biçimde akıllı ve şuurlu yaratıkların bulunmadığı nasıl söylenebilir?
|
Bu kâinatın büyüklüğü karşısında küçük bir parça yerinde sayılan yeryüzünde, cins ve şekilleri anlatılamayacak kadar çok olan canlı varlıklar yaşamakt...
|
Bu metni özetleyin.
|
115. Rebîülevvel ayının ilk günleriydi. Peygamber Efendimiz Hz. Ebû Bekir ile geceleyin Mekke’den çıktılar. Mekke’ye bir saatlik uzaklıkta bulunan Sevr dağına gittiler. Orada Athal denilen bir mağarada saklandılar. O gece orada kaldılar. Mekke müşrikleri durumu öğrenince, Hz. Peygamber’in peşine düştüler. Her tarafı yokladılar. Öyle ki bu mağaranın yanına bile geldiler. Fakat mağaranın kapısına örümcekler hemen ağlarını örmüş, güvercinler de oracıkta yuva kurmuşlardı. Orada kimsenin bulunamayacağını anlayarak geri döndüler. Bu bir mucize idi.
|
115. Rebîülevvel ayının ilk günleriydi. Peygamber Efendimiz Hz. Ebû Bekir ile geceleyin Mekke’den çıktılar. Mekke’ye bir saatlik uzaklıkta bulunan Sev...
|
Bu metni özetleyin.
|
8. Baştan inen veya içeriden yükselip çıkan balgam, ağız dolusu olsa bile abdesti bozmaz. Çünkü balgam yapışkan ve kaypak olduğundan pisliği içine çekmez. Üstündeki yaşlığı ise azdır. Bu hüküm İmâm-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göredir. İmam Ebû Yusuf’a göre, iç boşluğundan gelen ağız dolusu balgam abdesti bozar.
|
8. Baştan inen veya içeriden yükselip çıkan balgam, ağız dolusu olsa bile abdesti bozmaz. Çünkü balgam yapışkan ve kaypak olduğundan pisliği içine çek...
|
Bu metni özetleyin.
|
68. Erkekle zevcesi arasında özel durum olduğundan bunlar şehvetle veya şehvetsiz olarak birbirlerinin bütün vücutlarına bakabilirler. Yalnız cinsel organlara bakılmaması daha iyidir, edebe uygun olan budur.
|
68. Erkekle zevcesi arasında özel durum olduğundan bunlar şehvetle veya şehvetsiz olarak birbirlerinin bütün vücutlarına bakabilirler. Yalnız cinsel o...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, elinde rehin mal bulunan bir kimseye, rehinden dolayı zekât gerekmez. Zira rehin, bir borç karşılığıdır. Bunda mâlikinin ele geçirip sahip olma hakkı yoktur.
|
Yine, elinde rehin mal bulunan bir kimseye, rehinden dolayı zekât gerekmez. Zira rehin, bir borç karşılığıdır. Bunda mâlikinin ele geçirip sahip olma ...
|
Bu metni özetleyin.
|
25. Biz müslümanlar, bütün mukaddes varlıklara son derece saygı ve hürmetle mükellefiz. Mukaddesata saygı ve hürmet etmeyen kimse, ruhu sönmeye başlamış, yüksek duygulardan yoksun kalmış, gaflet içine düşmüş bir insan demektir. İnsanlık değerini kaybetmiş olur.
|
25. Biz müslümanlar, bütün mukaddes varlıklara son derece saygı ve hürmetle mükellefiz. Mukaddesata saygı ve hürmet etmeyen kimse, ruhu sönmeye başlam...
|
Bu metni özetleyin.
|
52. Ramazan hilâlini gören bir müslüman için hemen o gece şehadette bulunmak lazımdır. Hatta bu, evinde beklemesi gereken bir kadın bile olsa, kocasının veya efendisinin izin vermesine bakmaksızın çıkıp gördüğü hilâl hakkında şehadet eder; çünkü bu din bakımından vâcip olan bir görevdir.
|
52. Ramazan hilâlini gören bir müslüman için hemen o gece şehadette bulunmak lazımdır. Hatta bu, evinde beklemesi gereken bir kadın bile olsa, kocasın...
|
Bu metni özetleyin.
|
Kunut tekbirini unutup yapmamak, bir görüşe göre sehiv secdesi gerektirir, bir görüşe göre de gerektirmez.
|
Kunut tekbirini unutup yapmamak, bir görüşe göre sehiv secdesi gerektirir, bir görüşe göre de gerektirmez.
|
Bu metni özetleyin.
|
59. Geçerli olan paralar veya ticaret malları altın ile gümüşten karışık halde olsalar bakılır: Altınları karışan yabancı maddeden fazla olanlar altın hükmünde, gümüşleri fazla olanlar da gümüş hükmünde olur. Buna göre nisab miktarına ulaşınca zekâta girerler. Böyle altın veya gümüşü, yabancı maddeden daha fazla olan geçerli paralar ticaret malı olmayınca ağırlıklarına bakılır. Eğer nisaba ulaşırlarsa zekâtları verilir, değilse verilmez. Ancak nisabdan az olan bu gibi geçerli paralar yanında zekâta bağlı başka mal varsa ona göre zekât gerekir.
|
59. Geçerli olan paralar veya ticaret malları altın ile gümüşten karışık halde olsalar bakılır: Altınları karışan yabancı maddeden fazla olanlar altın...
|
Bu metni özetleyin.
|
Haccın Farziyetinin Sebebi ve Farz Olunca Hemen Yerine Getirilip Getirilmemesi Konusu
|
Haccın Farziyetinin Sebebi ve Farz Olunca Hemen Yerine Getirilip Getirilmemesi Konusu
|
Bu metni özetleyin.
|
176. İdrarını yaparken, tenasül organı uyanık olduğu halde meni gelse yıkanması gerekir. Organ uyanık olmayınca, gusletmek gerekmez, çünkü uyanıklık şehvetin bulunmasına delildir.
|
176. İdrarını yaparken, tenasül organı uyanık olduğu halde meni gelse yıkanması gerekir. Organ uyanık olmayınca, gusletmek gerekmez, çünkü uyanıklık ş...
|
Bu metni özetleyin.
|
117. Peygamberimiz’in Medine’ye varacağını Medineliler işitmişti. Her sabah Medine dışına çıkar, sıcaklar basıncaya kadar beklerlerdi. Bir pazartesi günü, Hz. Peygamber ile mağara arkadaşı Hz. Ebû Bekir’in gelmekte oldukları görüldü. Hemen karşılamaya koştular ve Kubâ köyünde onlarla buluştular.
|
117. Peygamberimiz’in Medine’ye varacağını Medineliler işitmişti. Her sabah Medine dışına çıkar, sıcaklar basıncaya kadar beklerlerdi. Bir pazartesi g...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Ziyaret tavafının vakti, kurban bayramının ilk günü fecir doğduktan sonra hayatın son gününe kadar uzayan bir zamanın herhangi bir kısmında yapılacak bir tavaf ile hac farizası tamamlanmış olur.
|
1. Ziyaret tavafının vakti
2. kurban bayramının ilk günü fecir doğduktan sonra hayatın son gününe kadar uzayan bir zamanın herhangi bir kısmında yapılacak bir tavaf ile hac farizası tamamlanmış olur.
|
Bu metni özetleyin.
|
154. Bir kadın oruca niyet ettikten sonra uyuduğu veya geçici olarak cinnet getirdiği halde, kocası onunla ilişki kursa orucu bozulur, üzerine yalnız kazâ gerekir, kefâret icap etmez.
|
154. Bir kadın oruca niyet ettikten sonra uyuduğu veya geçici olarak cinnet getirdiği halde, kocası onunla ilişki kursa orucu bozulur, üzerine yalnız ...
|
Bu metni özetleyin.
|
170. Ölen bir kadının rahminde diri bir bebek bulunsa, bu çocuğu kurtarmak için, o kadının karnını sol taraftan yarmak gerekir.
|
170. Ölen bir kadının rahminde diri bir bebek bulunsa, bu çocuğu kurtarmak için, o kadının karnını sol taraftan yarmak gerekir.
|
Bu metni özetleyin.
|
“Yüce Allah’ın yaratmış olduğu şeyler üzerinde düşününüz; fakat Allah’ın zatı hakkında düşünmeyiniz, helâk olursunuz.”
|
“Yüce Allah’ın yaratmış olduğu şeyler üzerinde düşününüz; fakat Allah’ın zatı hakkında düşünmeyiniz, helâk olursunuz.”
|
Bu metni özetleyin.
|
Yalnız İmam Şâfiî hazretleri, bir rivayete göre de İmam Ebû Yusuf hazretleri satrancın mubah olduğunu söylemişlerdir. Fakat satrancın bu mubah görülmesi, kumar şeklinde oynanmadığı ve bir vâcibi terke sebep olmadığı takdirdedir. Değilse ittifakla haramdır.
|
Yalnız İmam Şâfiî hazretleri, bir rivayete göre de İmam Ebû Yusuf hazretleri satrancın mubah olduğunu söylemişlerdir. Fakat satrancın bu mubah görülme...
|
Bu metni özetleyin.
|
5. Haccın farz olduğunu bilmiş olmalıdır. Şöyle ki: Küfür diyarında (dârülharpte) gayri müslimlere ait bir memlekette bulunup İslâm’ı kabul eden kimse, haccın farz olduğunu bilmedikçe, hac ile yükümlü olmaz. Fakat İslâm ülkesinde böyle bilmemezlik özür sayılmaz. Onun için İslâm yurdunda bulunan bir gayri müslim, haccın farz olduğunu bilsin veya bilmesin, ihtida eder de hac şartlarına sahip bulunursa hac ile mükellef olur.
|
5. Haccın farz olduğunu bilmiş olmalıdır. Şöyle ki: Küfür diyarında (dârülharpte) gayri müslimlere ait bir memlekette bulunup İslâm’ı kabul eden kimse...
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.