Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
10,800
Ben filmi başarılı buldum. İzlettiren ve aksiyon sevenlerin hayal kırıklığına uğramayacakları bir film olmuş. Sürükleyici, gerilimli, aksiyonlu ve polisiye türlerini sevenlerin de hoşuna gidecek bir film olmuş. Filmin özellikle insanın robotlardan daha iyi olduğu ve duygulara sahip olması gibi yanların işlenmesi hoşuma gitti. Tavsiye ederim. Bu ayın başarılı bilimkurgu, aksiyon filmlerinden. 3.5/5
0
10,801
Film geçmişe sadakat adına bir tekrar filminden öteye gitmiyorum. Özellikle Batman ve Superman gibi tekrar cekimlerdeki yeni bakış, yeniden ele alış Robocop da yok. Benim gibi 30 larını geçmiş izleyici kitlesi icin hayel kırıklığı. Fakat şunu da dile getirmeden geçmek istemiyorum. Filmin açılış sekansı Tahran da geçiyor ve insanı film adına yüksek beklentilere sokuyor, güncel bir konu olarak google robot yatırımlarını düşünüyor insan ve ürperiyor.
0
10,802
Beklentim fazlaydı,ama karşılayamadı.Biraz pazar günleri televizyonda yayımlanan pazar sineması gibi olmuş.
0
10,803
Dr. Martin Luther King, Jr. (d. 15 Ocak 1929, Atlanta, Georgia; ö. 4 Nisan 1968, Memphis, Tennessee) bir Afrikalı-Amerikalı Baptist papaz ve Amerikan yurttaş hakları hareketi önderi. Dünya genelinde şiddet karşıtı ve ırksal eşitlik görüşleriyle tanınmaktadır ve 1964 yılında Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştır. Ayrıca, 1977 yılında, ölümünden 9 yıl sonra, eski ABD başkanı Jimmy Carter tarafından Başkanlık Özgürlük Ödülü'ne layık görülmüş ve onuruna Martin Luther King Günü kutlanmaya başlanmıştır. King'in en bilinen ve etkili konuşması "Bir Hayalim Var"'dır. Abd dünyaya barışı götürmek vaadiyle tutuşurken daha kendi ülkesinde sadece derisinin rengi nedeniyle insandan sayılmayan, vatandaş sayılmayan siyahiler asıl Amerikanın gerçek yüzünü göstermektedir. Daha şimdilerde bile siyahi vatandaşlar hala zulüm görmekte, polisler tarafından orantısız güç uygulanmaktadır. Film ile ilgili ise biraz ağır ilerliyor. Ama takip etmekte bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Fazla sıkmıyor yani. Filmde daha ağırlıklı olarak tamamen gerçeğe yakın bir film çekilmek istenmiş bu çok belli. Bazı yerlerde özellikle ses kayıtlarını, belgelerini, tarihi ve saati de olmak üzere belirtmişler. Oyuncu seçimleri de çok doğru seçimler olmuş. Özellikle David Oyelowo tam isabet olmuş. Martin Luther King i kendisi olsa ancak o kadar olurmuş. Bundan sonraMartin Luther King denince aklıma direk David Oyelowo gelecek. İnandıkları dava uğruna savaşan insanların güzel bir biçimde anlatılmış hikayesi. İyi seyirler...
1
10,804
sadece hayal kırıklığı...
0
10,805
Kesinlikle barındırdığı içerik belli bir türe ait değil.Fakat söz edilen türlerin gerçek içeriği keşke böyle olsa dedirten harika bir senaryoya ve rahatsız edici bir ilerleyişe sahip oldukça başarılı bir film.Adam Sandler bu sefer farklı ve büyüleyici bir performans sergilerken,ufacık rolüyle filmde yer almasına rağmen Philip-Seymour Hoffmanın rolünün hakkını yine verdiğini belirtmeden geçmeyeceğim.Fazlasıyla tatmin oldum.10/8
1
10,806
ilk defa adam sandlerı böyle kötü bi filmde izledim.acaip sıkıcı bi film.izledikçe belki filmde bişeyler bulurum dedim ama nafile.romantik komedi denmiş ama romantizm ruhu bile yoktu.iyi oyuncuların başrolde bulunduğu filmlere kolay kolay düşük puan vermem ama bu film için ne kdr zorlasam da yüksek puanı alamadı benden.senaryo çok kötü.filmin sonu zor geldi,o derece yani :/ve bu film bi başyapıt olamaz bence...4/10
0
10,807
dostlarım bu filmi ne olur izleyin olağanüstü bir film.mükemmel bir senaryo harika bir adam sandler performansı ve yönetmende hollywood un en önemli yönetmenlerinden biri olan poul thomas anderson daha ne istersiniz ki kaçırmayın....
1
10,808
Paul Thomas Anderson kendi stilinde bir romantik filme imza atmış. Biraz arıza anlayacağınız. Filmin ilk yarısını gerilim filmi izler gibi geçirdikten sonra, Barry'nin aşkı bulmasıyla film romantik sulara doğru seyrediyor. Hollywood'un romantik komedilerine alışkın ve seven izleyicilerin kesinlikle uzak durması gerek filmden. Film bağımsız film tadında. Ben biraz ''True Romance'', ''Natural Born Killers'' çiftlerine benzettim filmdeki çifti (ancak o filmler kadar şiddet içerikli değil film) O filmlerdeki çiftlere özenen bir çift gibi daha çok aslında filmdeki çiftimiz. Sonuç olarak Sandler'ın iyi oyunculuk performansı gösterdiği, P. Seymour Hoffman 'ın ise döktürdüğü bir film ''Punch-Drunk Love''. İlginç karakterlerin olduğu filmlerden hoşlananlar bu filmi de gönül rahatlığıyla izleyebilirler. Ben filmi sevdim. Bu kadar soğuk başlamasına rağmen oldukça iyi bir seviyeye çıkarttı yönetmen dakikalar içerisinde filmi. Bu tarz filmleri sevenlere tavsiye ederim.
0
10,809
Film öyle bir başlıyorki,bir araba kazasıyla,sonra bir piyano bırakılıyor.Filmin ilerleyişinde bunlar ne alaka diyoruz,film bitiyor ve hala bu sorulara cevap bulamıyorum.Ne romantik,ne komedi,ikiside değil.Film gayet ilginçti.10 üzerinden 7...
0
10,810
Paul Thomas Anderson'ın izlediğim ikinci filmi Aşk Sarhoşu ve gerçekten etkileyici bir film.Paul Thomas Anderson'ı da gittikçe sevmeye başlıyorum ilk izlediğim filmi Boogie Nights'tı şimdi de bu iki filmini de keyifle ve etkilenerek izledim.Adam Sandler döktürmüş diyebilirim çok iyi oynamış,yardımcı oyuncular da gayet iyi.Film farklı bir aşk filmi diyebilirim ayrıca kesinlikle klişelerle dolu da bir film değil.Evet filmde çok fazla bir olay yok çok fazla sürükleyici de değil ama oyunculuklar ve çekim tarzları filmden hem sıkılmamanızı sağlıyor hem de keyif veriyor.İzlemeden önce beklentim vardı ve film beklentimi karşıladı ben ki aşk filmlerini sevmeyen birisi bile bu filmi beğendim ve tavsiye de edicem.Film bir Sil Baştan gibi değil yani o kadar sağlam kurgusu ve senaryosu olan bir film değil zaten bence öyle başyapıt olma derdi de yok gibi oldukça sade ve etkileyici bir film.Belki film biraz daha dramatik olsaydı daha etkileyici ve hüzünlü olabilirdi diye düşünüyorum.Filmin müzikleri de gayet güzel.Son olarak ben filmden beklediğimi aldım izlerken gayet güzel zaman geçirdim,farklı bir aşk hikayesi izlemek isteyenler için Punch-Drunk Love gayet iyi bir seçim olur. 7/10
0
10,811
Filmin kadrosu iyi, konu iyi , işleyiş vasat , sonu vasat. Ama sıkılmadan izlenebilir , orta halli bir film diyebiliriz. Sakın büyük beklentilerle seyretmeyin.
0
10,812
sonu entrika bi film daha.. sonunda şaşırmak isteyenlere güzel bi film daha.. sayılı beğendiğim filmlerden biri izleyin..
1
10,813
çok iyi bir film olmamış ama hiç sıkmıyor hatta keyifli. biraz daha üstünde dursalar komedi bile olabilirmiş. freeman tam bir fenomen hakikaten.
0
10,814
bu film kendi türünün (eğlenceli heyecanlı ilginç bir soygun hikayesi)son örneği.. filmi kendi tarzı içinde değerlendirecek olursak (ki doğru bakış açısı ve doğru puanlama sistemi de budur.) o zaman 9 puanı ve en iyi eğlendirme dalında 1 oscarı hakediyor.. :)
1
10,815
Bütün numarası sonundaki sürpriz olan ama maalesef o sürprizin bile kurtaramadığı bir seyirlik olmuş. Kötü olduğunu söylemicem ama vasat bir aksiyon diyelim.
0
10,816
Bir solukta izlenebilecek,sürükleyici fakat hafif bir soygun filmi olmuş..Soygun ayrıntıları ve planlar çok basit Oceans serisinden esintilerde hissedilmiyor değil filmde..Beklentiler yüksek olmasın,Banderas ile Freemanı izlemenin keyfine varın derim ben birde güzel oyuncu Radha Michel var tabii... :)10/7
0
10,817
bence guzel bır film sonuda sasırtıcıydı.zaman gecırmek ıcın güzel eglenceli bir film
1
10,818
Banderası hiç sevmem. Filmde havada kalan sahneler var. Ripleyin o kasayı nasıl boşalttığını hala anlayamadım. Yine de Freeman için 8/10.
1
10,819
Bence kaçırmayın gerçekten çok şaşıracaksınız
1
10,820
...Steve Carell'ı "Bruce Almighty"de Jim Carrey'nin maymun edip yerin dibine soktuğu haber spikeri olarak hatırlayabilirsiniz. Carell'ın senaryosuna imzasını attığı "40 Yıllık Bakire", adı üzerinde bir film. 3 fırlama işarkadaşının yardımlarıyla seksle tanışmak için çabalayan (aslında çabalamayan buna zorlanan) Andy'nin hikayesi kimi anlarda oldukça komik anlar ve dialoglarla bezeli olsa da, 116 dk. gibi bu türden bir filme uzun gelebilecek süresiyle yer yer sarkıyor. Her ne kadar bir seks komedisi gibi algılansa da, dialoglarıyla uç noktalarda gezinen filmde seks unsuru barındıran sahneler bir o kadar da az. ABD'de 100 milyon doları aşan gişesiyle bu yılın en kar eden filmlerinden biri olan yapım, Steve Carell'ın yıldızını belli ki parlatacak ancak kendisinde çok büyük ve farklı bir komedi potansiyeli olduğunu söyleyemeyiz. Filmleriyle pek fazla karşımıza çıkmayan Trish rolündeki Catherine Keener'ın ayrı bir hoşluk kattığı filmdeki -şimdiden sinema tarihine geçen- ağda sahnesinin de gerçek olduğunu belirtmek isterim...(5/10)
0
10,821
hariıka bi komedi.. türünün daha iyileri mutlaka vardır ama bence eğlenceli güzel.. kız arkadaşını al git bu filme... tabi bu tarz filimlereden hoşlanıyorsa.. yoksa siz gülmekten katılırken "ay orhan nekadar hayvansın,şunada güldün ya tepkisiyle karşılaşabilirsin" aman dikkat.. demedi demeyin.... final beni pek sarmadı.. ama finali takan kim güldüm yeter bana...
1
10,822
tamamen gereksiz ve sıkıcı bi film. tek güldüğüm yer köpeklerin olduu sahneydi. keşke diyorum sabretmeyip kapatsaymışım. film aynı yerde dönüp durdu. hayır işin en kötü tarafı herife acaip gıcık oluyosnz..... yazık... 4/10 fazla bile
0
10,823
yok bu film komik falan değil bence basit...
0
10,824
steve carell yardırmış bu filmde bu adamı izlerken sanki jim carrey'i izliyorum sanki bi benzeme çabası var gibi...
1
10,825
gülmekten kırıldım bu filmde çok güzel bir film. Ağda sahnesinde gözümden yaş geldi gülmekten
1
10,826
Her galibiyetin bir batışı vardırFranklin J. Schaffner’ in yönettiği 1970 yapımı film, gerek savaşın yüceltildiği bir şölene dönüşüyor gerekse de; politik bir elbise giydirilmiş film kahramanının şahsında, baştan sona beyine nüfuz etmeyi amaçlayan siyasal bir bombardımana, izleyiciyi tabi tutuyor. Anlatıdaki içerik ve temel amacın gerçek bir kişiliği yansıtmak olmasına rağmen hissettirilen ideolojik propaganda, bu eserin amacını bir nebze olsun daha açık bir biçimde gözler önüne seriyor. Hali hazırda sinemasal dilin gücü ve bu gücü kullanmadaki etkinlik, yıllar geçmiş olmasına rağmen 'Patton' u unutulmaz yapıtlar arasına yerleştiriyor. Film sadece tarihi bir kişiliğin ortaya konulmasını amaçlamıyor, bunun yanında bu kişilikten hareketle, insana ve insanın hırs, tutku, dizginlenemeyen güç, şiddet gibi saplantı ve bilinç altına yer etmiş zafiyetlerini de perdeye taşıyıp, bizlerin çıkarımlar yapmamıza vesile oluyor. Bununla da kalmıyor, dünyanın paylaşılmasına sebep olan ve bir savaşın odağında süre gelen kutuplaşmalara da bakış açısı getirerek, politik çekişmelerin ve bu çekişmeler sonucunda kaybedilen insan hayatlarının da muhakemesi yapılıyor. lakin bu yapılırken, amerikan övgüsünden ve yüceltilmesinden geri kalınmayarak, baştan sona ajitasyonsal bir doruk yaratılıyor. Patton’un ağzından dökülen ; kendi ulusunu yüceltip diğer ulusları yeren sözler hiç kuşkusuz filmi, sinema tarihinin siyasal alt metni en güçlü yapımlarından biri yapıyor.--spoiler--Giriş sekansından başlıyor, beyinlere dönük yıkama faaliyeti. Dev bir abd bayrağının önünde cereyan eden beş dakikalık konuşma, bir bakıma filmin bütününde anlatılmak istenen ana fikrin tamamını kapsayarak, dikkate değer bir öneme haiz oluyor. Dilden dökülen sözler, belki de şimdiye kadar hiçbir filmde karşılaşılmayan yalın ve doğrudan ifade edilen; kendini ve üyesi olduğu ulus-devleti övme faaliyetiyle bizleri tanıştırıyor. Sözcüklerde yer eden ve generalin tonlama ile vurgularıyla kendini gösteren ırkçı ve diğer bir milleti aşağılayıcı ifadeler, filmin ilerleyen sahnelerinde bir çok millete ( Arap, Alman, İtalyan, Türk, Rus, JAapon ) karşı sarf edilerek, sinemanın vasıta yapıldığı ve emperyalist jargonların havada uçuştuğu yapıyı karşımızda şekillendiriyor. Bu beş dakikalık konuşmada; ben merkezci bir egosal tatmin çırpınışları ve buna bağlı olarak üstünlüğün kanıtlanması, diğer milletlerin aşağı görülerek, yok sayılması hatta yok edilmesi gibi öznel yargılara varılmasına yol veriyor. Abd tarihinden başlanarak, savaşçı bir millet ve savaşı seven bir ulus yapısının var olduğu vurgulanıp bir balkıma tek taşla iki kuşun vurulması amaçlanıyor. önce övme işlemi, sonrasında savaşı legalleştirme ve sıradanlaştırarak, kanıksanır bir niteliğe büründürülmesi arzusu şekilleniyor. Bu yapılırken de kutsiyet payesi biçilen savaş ve savaşan insan portresi; cesaret, gurur, şeref gibi insanların en kanatılmaya açık duyguları ile oynanmak suretiyle özendirilmeye ve buna karşı duruşun korkaklık ve hainlikle eşdeğer olduğu iddiasının açığa çıkartılması amaçlanıyor.Bir çatışma sonrasında ki manzara ile devam ediliyor ve gözlere yansıyan ya da yansıtılan manzara, içte beliren bir öfkeye meylediyor. açıkça yapılan ırksal karalama; Arapların ölü bedenleri soyan ve sefillik içinde ortalıkta dolaşan insanlar olarak resmedilmesiyle simgeleşiyor. Halbuki unutulan; savaşın kaynağının batı olduğu ve asıl barbarlığın savaşmak olduğu görmezden gelinerek, yurtları işgal edilen ve savaş üssü olarak kullanılıp yakılarak, özgürlükleri ellerinden alınan yerli halk barbarlaştırılıyor. Bu da filmi bir yer de amaçları ve bu amaçlara ulaşmada izlediği yollar bakımından yanlı ve politik kılıyor. Lakin ana gövdeyi şekillendiren ve bu şekil ile kendine ifade bulan kişilik, başlı başına tarihi bir gerçeklikten kaynak alarak, çıkış yolu olarak yine o kişiliğin düşüncelerinden ve bakış açısından kendine yön buluyor. Haliyle bu yön bulma, yön verenin söylemine ve yaptıklarına bire bir sadık kalınarak, gerçekçi bir dille anlatılmaya çalışılıyor. işte şimdiye kadar sergilenen her olay, söz ,ifade ve eylem, bu kişiliğin yani Patton’un biçim ile suretini olduğu gibi yansıtmak amacını güdüyor. Bahsettiğim bu negatif görünüm belki de, filmin gerçekçi bir dille oluşumu için gereklilik arz ediyor. ama bu amaç güdülürken de, şekillenen kareler ve kişilere sarf ettirilen sözler, akıllarda soru işaretlerinin belirmesine neden oluyor.--spoiler--Savaşa taparcasına bağlı olan ve bu bağlılığını her defasında açığa vuran Patton, bir bakıma; kazananı olmayan bir savaşta kazanmak için her şeyini, gerekirse hayatını ve başka hayatları feda edebilecek bir ruh haline büründürülerek, hastalık derecesinde saplantı haline getirdiği savaşma arzusundan kaynaklanan, insanlığını ve her türlü insaniyet duygusunu kaybeden ve dünyaya yabancılaşıp yalnızlaşan bir surete büründürülüyor. Tüm hayatını savaşmaya adaması ve hayallerinin de bu çerçevede şekillenmesi, sonsuz bir hırs etrafında yaşayarak, bu hırslarını yaşama geçirmeye sarf etmesi onu; fark etmese de yaşamdan uzaklaştırarak hissizleştirip etrafına yabancılaşmasına neden oluyor ve kendisinin başlarda sayılan ama sonralarda nefret edilen bir kişilik olmasına neden oluyor. Bu bağlamda filmin eleştirel yönünün görmezden gelinmesi mümkün görünmüyor. Kahramanımızın saplantılı kişiliği ve çıldırma derecesindeki kendini kaybedişi, savaşanların ve savaşı arzulayanların bir portresine dönüşerek, bir yerde; yaşanan acıların ve bu acıları yaşatanların, anlamsız ve manasız istekler uğruna sebep oldukları yıkım ve kıyım, beraberinde getirdiği acı ve hüzne vurgu yapılarak, ders alma mahiyetinde kareleri ve sonu yıkım olup tükenişle sonlanan yaşayışları önümüzde sergiliyor. Tabi bu yapılırken de, aynı amaç için çabaladıkları görünümünü verip, arka planda içten içe cereyan eden mücadele ve hükmetmeye dönük adım atışlar sergilenerek, siyasal kutuplar arasında ki süregelen sessiz rekabete de dikkat çekilmek isteniyor. Her şeyin bittiği ve kazananı olmayan bu trajedide galiplerin belli olduğu safha da, Patton’un barışa karşı olup savaşı haykıran dili, nihayetinde sakınılası bir kişilik olduğunu bariz bir şekilde ortaya çıkarıyor. içinde ki bitmek bilmeyen zafer kazanma ve sürüp giden savaşma arzusu, süre gelen acıların sonlanmasını arzulayan yüreklerde yıkım yaratarak, karşı duruşu ve ondan kurtuluşu beraberinde getiriyor. Sonuçta yaptıkları ve ardında bıraktıkları ile avunmaktan öte gidemeyerek, amaçsız bir başına bırakılma ile yüzleşmek durumunda kalıyor. Lakin bu sonlanışı kendisinin hazırladığı ve durması gereken yerde durmayarak, önüne geçilmez hırsının kurbanı olduğu, korunması gerekenin barışın ta kendisi olduğu ve daha fazla savaşmanın sadece ölüme ve yıkıma sebep verdiği ifade ediliyor. Film, temel aldığı kişinin ekseninde gelişimini başarıyla sürdürürken, bu temelin şekillendirdiği oluşumların betimlenmesini de layıkıyla başarıyor. Alt metin olarak sergilenen duruşlar ve bu duruşların siyasal tonu, kimi yerde aşırıya kaçan tasvirleri ve söylemleri beraberinde getiriyor, kimi yerdeyse; savaş alanının gerçekçi şekillenişi yapıldığı tarihte göz önüne alındığında bizi kendine hayran bırakıyor. Tabi ki ; George C. Scott (Patton)’ın oyunculuğu ve bu karaktere kattığı canlılık , gerçek bir sinemasal performansı önümüze seriyor. Konunun hassasiyeti ve içerdiği siyasal argümanların genişliği, dikkatli işlenmesini gerektirmekte olduğundan, bazı yönlerden bu dikkatin gözden kaçırıldığı ve gereksiz tasvirlere bel bağlandığı da gözlerden kaçmıyor. Diyaloglardaki ağır sayılabilecek ifadeler ve nitelemeler, yönetmen tarafından 'Patton' karakterinin bire bir sergilenişinin amaçlanmış olmasından dolayı var edildiğinden , izleyiciler üstünde gerçek bir sinir harbi etkisine kapılma hissiyatı uyandırıyor. Böyle bir kişiliğin bu denli çıplak ve olduğu gibi perdeye yansıtılması objektif bakış açısı babında güzel bir olay olurken, bu kişiliğin ağzından sarf edilen ifadelerin yakıcılığı ve günümüz de şekillenen oluşumları daha o günlerde belirttiği gerçeği düşünüldüğünde, öznel ve bilinçli bir söylemler silsilesi gibi algılanmaya müsait bir niteliğe bürünüyor. Ama her halükarda önümüzde şekillenen bu eser, sinemanın etki gücünü ve kullanıma göre açığa yaydığı anlam ile yargısal unsurların kapsam olarak genişliğini, bizlere somut bir dille ve biçimde gösteriyor.Bu biçim ve görselliğe tanıklık etmeniz, bu yapıtı seyretmenizle mümkün oluyor.---- patton ----
1
10,827
Geçen Mayıs ayında yıllar sonra bir daha izledim.Özellikle Patton rolünde mükemmel ötesi oynayan dev aktör George C.Scott ustanın performansıyla baştan sona zevkle ve ilgiyle izlenen savaş filminden ziyade çok başarılı bir biyografi.10/10
1
10,828
Film, İkinci Dünya Savaşı sırasında Afrikada tank komutanlığı yapan General George S. Pattonun yaşadıklarını anlatıyor. Filmde gerçek olmayan veya abartılan sahneler olduğunu düşünüyorum. Mesela iki tane Alman savaş uçağı K. Afrikadaki ABD üssünü bombalarken, general Patton karargahından dışarı çıkıp elindeki tabanca ile Nazi uçaklarına ateş edebiliyor (!) General Pattonun disiplinli olması, düşmanları hakkında araştırmalar yapması, kitaplar okuması onu başarılı kılan temel etkenler ...Ancak General Patton savaş tutkusu ve kazanma hırsı yüzünden yanlış hareketler sergilemeye başlar. Üstlerinin emirlerine itaat etmez.Çenesi düşüktür, söylenmeyecek sözleri ulu orta her yerde söyler. Bir hastahane teftişi sırasında, düşmanın taarruz ateşi karşısındasinirleri bozulan ve ağlayan bir askeri korkaklıkla suçlar, herkesin içinde azarlar ve tokatlar. Bu olumsuz davranışlar generalin kariyerini tehlikeye düşürür ...Film bizlere General Pattonnun doğrularını, yanlışlarını, artılarını, eksilerini vermeye çalışmış. Ancak bizler General Pattonu tanımadığımız, hakkında bilgi sahibi olmadığımız ve hayatını kitaplardan okumadığımız için, film General Pattonu tarafsız ve objektif bir biçimde ele alıyor mu? Filmde General Patton övülerek ve abartılarak mı anlatılmış sorularının cevaplarını bilemiyoruz ...Beni düşündüren nokta şudur ki; bizim ne zaman kahraman veya komutanlarımıza dünya çapında yüksek bütçeli bir film çekilecek ..?Fatih, Yavuz, Kanuni, Barbaros, Mimar Sinan, II. Abdülhamit, Mustafa Kemal, Enver Paşa, Kazım Karabekir, Şehit Mehmetçikler gibi bir çok isimli isimsiz kahraman veya komutanlar var tarihimizde ... Yazılan mektuplar, hatıratlar, senaryo olabilecek hikayeler var ... Bu kişilerin hayatlarını anlatan dünya çapında filmler ne zaman çekeceğiz ..?
1
10,829
Arnie, kendisi ile ve aksiyon sinemasıyla dalgasını geçiyor...
1
10,830
Özgün bir vahşi batı filmi değil ancak klişe olan konu filmde öyle güzel işleniyor ki 100 dakika gibi değil 10 dakika gibi geldi. 2015 yılının en iyi 15 filmi arasına rahatlıkla girebilir.
1
10,831
İzlerken aynı zamanda düşündüren bir film çekmiş yönetmen ç ihtiyacı olmadığı halde fahişelik yaparak,kendini tatmin eden 17 yaşındaki bir kızı anlatmış ve bunu yaparken de gereksiz cinsellikle doldurmamış filmini tabi herkese hitap edebilecek bir film diyemem ama monotonluktan sıkılan ve aile yaşamında mutsuz olan bir kızın saptığı yolları görmek açısından ilginçti fransız aile yapısı olsun,Türk olsun hepsinde yanlış olarak adledilen bir olayı yönetmen ele almış dediğim gibi herkese hitap etmiyor ama ben beğendim
0
10,832
Vasat oyuncular , vasat bir hikaye vasat bir mizansen vasat bir film
0
10,833
Bayildim, canli sürükleyici , biraz Leon tadinda Nikita'dan daha canli ve mission impossible vari cinayetler...
1
10,834
bence internetteki videolari daha komikti ama yinede guzel film olmus izlenmeye deger
1
10,835
Vakit kaybı. Filmde gülebileceğiniz birkaç yer ya vardır ya yoktur. Sinemamızda sıkça görülen kötü komedi filmlerinden.
0
10,836
eğlenceli bir filme benziyor,cemal hünal da var,çok merak ediyorum bakalım nasıl bir film olacak
1
10,837
bence bu film türk sineması için bir ilk. tamam konu çok orjinal bir romantik komedi senaryosu olmayabilir ama bu bir ilk e bunun için izlenmei gerekiyor ve bence hoş bir film.yani tipik romantik komedi... zaten adı da öyle.ben çok keyif aldım tavsiye ederim
1
10,838
harika bir film herkeze tavsiye ederim..
0
10,839
Ortalıkta romantik komedi türünde dolaşan benim diyen çer çöp Amerikan filmlerinden daha iyidir.Beklentinizi fazla tutmayın.Eksikleri var ancak ilerleyen yapımlarda sinemamızda düzeltilemeyecek şeyler de değil.İzleyin ve keyif alın.
1
10,840
belki bazı yönleri çakma olabilir fakat benim son yıllarda izlediğim en ii romantik komedi filmiydi.espiriler felan gayet güzeldi.tavsiye ediyorum kimse pişman olmaz bence..
1
10,841
bu film içinşu denir :vasatın biraz altı.izlerken insana bir dizinn 2 bölümünü peşpeşe izliyormuş hissi uyandırıyor.bide film ne romantik nede komik.yalnız gürgen öz ü ayakta alkışlıorm o kadar:)
0
10,842
Son derece keyifli ve eğlenceli. Çok sıcak bir film olmuş. Oyuncular rollerinin hakkını vermişler. İlk saniyesinden son ana kadar büyük zevk veriyor.
0
10,843
butterfly_effect_ashton; kelebek etkisi kardes rahat oL... it s a joke man!
0
10,844
Durgun ama sonlara doğru kalitesini gösteren bir yapım olmuş...Belki uzun süreli bir film olmasından dolayı biraz sıkılarak izledim diyebilirim...10/7
0
10,845
Aksiyon olarak soluksuz bir film. Ama konu olarak vasat bir film. Aksiyon sevenlerin izlemekten keyif alacağı bir Tom Cruise filmi. İkinci film için hazırlıklara başlanmış gibi bir finalle kapanışı yapıldı. İkinci film nasıl olur tahmin etmek zor ama aksiyon kaldığı yerden devam edecek gibi duruyor.
0
10,846
0
10,847
TABİKİDE 1999 DA ÇEKİLEN KÜLT FİLM STATÜSÜNDEKİ MUMYA GİBİ BİR FİLM DEĞİL HANİ ÇEREZLİK FİLM DEDİĞİMİZ İZLERKEN ÇOK KEYİF ALACAĞINIZ KISA ZAMAN İÇİNDE İSE UNUTACAĞINIZ TÜRDEN BİR YAPIM 1999’da ve 2001’de karşımıza çıkan Stephen Sommers imzalı The Mummy ve The Mummy Returns filmleri 90’lı yılların sonunda, milenyumun başında eğlence sineması için önemli gişe filmleriydi. Mısır’da geçen ve egzotik diyarları fantastik canavarlarla buluşturan film, Brendan Fraser’i dönemi içerisinde bir aksiyon ikonu haline getirmiş, Rachel Weisz’i yıldızlaştırmış, Imhotep rolünde Arnold Vosloo’yu unutulmaz kılmış, zaman içerisinde televizyonlarda defalarca verilerek o zamanlar çocuk, şimdilerde genç olanlar için nostalji hissiyatını artırmış, günümüzde ise kült statüsü kazanmıştı. Toplamda 180 milyon dolara kotarılan ilk iki film dünya çapında 850 milyon dolar hasılat elde ederek dönemi için hatırı sayılır bir gişe başarısı yakalamıştı. Fakat hem ikinci filmden yedi yıl sonra çekilen The Mummy: Tomb of the Dragon Emperor hem de ikinci filmde yer alan Scorpion King karakterine çekilen solo film (daha sonra dört filmlik ucuz bir seri halini alarak video piyasasına düştü) aynı etkiyi yaratmanın çok uzağına düşen başarısız filmler olarak hatırlandı. 'Welcome to a new world of Gods and Monsters.' Klasik Universal Canavarlar sinema evreni'nin günümüzde yeni baştan çekilmesi beni aşırı sevindiren bir haber idi. Eski siyah-beyaz klasik serisinin büyük bir fanı olarak böyle bir sinematik evreni günümüz sinemasında elde edebilmek muhteşem bir olay. Yakın yıllarda bu ortak sinema evreni filmlerini kullanarak başarıyı yakalamış olan Marvel'in ardından kahraman filmlerinde benzer yola giden DC Comics, MonsterVerse ile Godzilla, Kong gibi daha büyük canavarları bir araya getirerek hine Universal gibi yıllar önce yapılan ortak filmlerini baştan çekmeye karar veren Legendary ve ardından aralarında favorim diyebileceğim Universal de bu taktiği hine denemeye karar verdi. Geniş çaplı evrenimiz 'Dark Universe' adı altında ve şimdiden çoğu ana karakter rolü kesinleşmiş durumda gelecek yıllarda sinemada yerlerini almayı beklemekteler. Seriye ilk film olarak filmimiz 'The Mummy' ile giriş yapıldı ve puan olarak bir düşüş yaşadı. Kişisel olarak filmi hataları ile beğendim diyebilirim çünkü altında yatan, görünen güzel bir film vardı. Eksiklerinden bahsedecek olursak evrene direk bir giriş yapıldı, bazı karakterler iyi anlatılsa da geri kalanı geçiştirilmiş gibi idi. Böyle bir tür geniş gelecek düşünülen büyük bir evrene tek filmde hızlı bir giriş ile fazla içerik katılması filmin eksik hissettirmesine yol açıyor ve beğenilmemesi için ana bir neden. Bir diğer sorun yersiz mizah olmuştu. Bu tür bir filmde insanlar gerilim dolu güzel bir film bekler iken ana karakterin bu karanlık havayı dağıtacak saçma ve yersiz mizahı fragmanda dahi verdiği o muhteşem havayla aşırı alakasız ve fazla zorlama durmuş. Filmde beni rahatsız eden bir de kahramanlaştırma söz konusu idi. Filmde zorlama durdu gibi hissediyorum fazla detayına spoiler vermemek amaçlı inmeyeceğim. Son olarak internet yorumlarında sözü geçen bir husus da filmin klişe olduğu idi. Söylendiği gibi klişe yerler bulmadım diyemem fakat bulduysam da konu sadece klişe olması değil anlattığım diğer sorunlara az çok kayması o yüzden fazla klişe diyemedim. Bu kötü yanlar dışında beğendiğim bir film olmasını sağlayan filmin göz alıcı efektleri, iyi oyuncu kadrosu, filmin tüylerimi diken diken eden başlangıcı ve muhteşem aksiyon sahneleri idi. kısacası bütün olumsuz eleştiriler ve çok düşük İMDB puanına rağmen ben izlerken keyif aldım
0
10,848
Filmi izledim. Kötü mısır tanrısından daha çok zombi filmi gibi çok etkileyici sahneleri yok ama izlemeye değer
0
10,849
Diğer arkadaşlarında dediği gibi, daha çok zombi filmi gibi olmuş.Aksiyon sahneleri ve ses gerçekten mükemmel ama, senaryo zayıp, ilk mumya filmini mumla aratıyor. Devam filmi olacak şekilde final yapmışlar, umarım bu filmdeki eleştirileri dikkate alırlar ve devam filmi daha yaratıcı olur.
0
10,850
Bir sinema sever olarak bu yorumumu dikkate alın.Filmi beğenenlerde sakın yok hayatında sinema yamı gittin yok sen anca hızlı ve öfkeli gibi saçma yorumlarda bulunmasın.Her hafta sinemaya gitmeye çalışan biri olarak yardımcı olayım. .Şimdi gitmek isteyenler için büyük önem taşıyor yazdıklarım.Ne yazık ki son yıllarda çıkan yeniden yapımların içi boş.King kong godzilla ve mumya.Eskileri belki bunlardan 10 kat daha iyi.Icleri boş yenilerin.Gelelim mumyaya yarıya kadar ne olacak diye bekliyorsunuz ama yarıdan sonra hiçbirşey yok.Açın 99 yapımı mumyayı izleyin emin olun daha iyi.Tom cruise a hiç yakışmamış bu film.Eski mumya serisinin gölgesinde kalmış vasat bir film.Zombiden bozma mumyalar sırf vücudunu göstermek için seçilmiş bir mısır prensesi ahmanet.Araya sıkışmış bir dr. Jeykıl.Gereksiz diyaloglar.Maymun gibi bir kafese asılmış sözde mumya prenses vs vs.Elleri bağlıyken zinciri koparamiyor elleri açıkken bildiğin felaketler koparıyor.Ne derseniz deyin bu film 5/2.Hiç mumya serisini izlememiş olsanız bile gidilecek bir film değil.Son derece vasat berbat ve gereksiz.
0
10,851
Film çok kötü değil zaman geçiyor, Mısır mitolojisinden faydalanmışlar, hoş bir eğlencelik. Tom Cruise sinemayı iyi bilen bir aktör. Dolayısıyla içinde olduğu projelerde belli bir standartın üzerinde oluyor. Ancak bu hala genç aksiyon adamı rolleri ona yakışmıyor. Russel Crowe filmin yaşlı adamı Tom Cruise genç adamı saçma duruyor.
0
10,852
Naomi Watts çok iyi. Yasak Aşk kötü. Yönetmen performansı sıradan. ;)
1
10,853
Harika bir film... 10/10
0
10,854
Etkileyici bir anlatıma sahip başarılı bir drama...
1
10,855
film konu itibarıyla süper ama sıkılablirsiniz...
0
10,856
Gercek bir hikayeye dayanan film G.Afrika cumhuriyetinde yasananlari göz önüne seriyor. Gayet sicak ve samimi bir oyunculukla canınız sıkılmadan izleyeceginiz ve beyaz oldugunuzdan dolayi uzuleceginiz bir film.
1
10,857
Filmin senaryosunda hiçbir zeka parıltısı olmayınca hikayesi de klasik olunca vasatı aşması da mümkün değildi.6/10
0
10,858
ya naphalin eywallah güzel şeyler yazmışsında sana bir noktada karşı çıkmaktayım şimdi sadece fragmanına yada oyuncu kadrosuna bakarak bir filme nasıl oy vereceğiz sence doğru olurmu sen diyorsunki babylon filmi için zamanında o filmin başrol oyuncusu olan vin diesele göre millet basmıştır 9 ları 10 ları diyelim nede olsa vin deisel ama bu filmie böylece yüksek puan basan arkadaşlarda filmi izledikten sonra eminimki ulan vin diesellin oynadığı film bumuymuş demiştir kendi kendine ( şahsen ben soledim ) yani hayal kırıklığı olmuş veyahut film beklenenden daha daha az etki yaratmış olabilir..Her neyse benim demek istediğim bence bu sitede gösterime girmeden önce filmlerin sine puanları kapalı olmalıdır...Herkese iyi seyirler....:D
0
10,859
Filmi dün akşam seyretme fırsatı buldum. izlemeyen arkadaşlar tavsiye isterler ise 10/6 puan alabilecek bir film. Daha kaliteli ve sürükleyici bir film bekliyordum açıkcası sıradan olmuş. yine de izlenebilir ama dediğim gibi sıradan bir filmden öte gitmemiş.
0
10,860
bugüne kadar izlediğim en güzel kurtadam filmiydi...sinemada da tadı başkaydı tabi...ama konusunda çok tutarsızlıklar vardı...
1
10,861
film mükemmeldi soluksuz izledim diyemem ama yinede çok güzeldi duygulandığım yerler oldu devamı gelirse aklımızdaki soruların cevabını bulabiliriz bir kitabı varmış hemen okumaya başalayacağım bakım neler olacak
1
10,862
Birçok insan dışarıdaki “yaratığın” ne olduğuna ve neden havada bırakıldığına takılmış.
0
10,863
Bazı filmlerde oyunculuk performansları hikâyenin önüne geçer. BU filmde de Sandra BUllock, gösterdiği performansla filmin önüne geçti benim açımdan. Filme gelecek olursak; kıyamet filmleri tadında bir başlangıçla karşı karşıya kalıyoruz ve yer yer geriye dönüşlerle hikâyenin nasıl şekillendiğine şahit oluyoruz. Film bu anlamda kurgusal olarak nitelikli bir işe imza atmış diyebilirim. Öte yandan yer yer klişelere de maruz kalmak üzücü bir durumdu. Bird Box, gerilim ögesi üzerinde şekillenmeye çalışsa da bunu tam anlamıyla başardığını söylemek güç. Dram türünü daha iyi yansıttığını söylemek bile daha doğru olur. Zira bir kadının koruma içgüdüsü ve hayatta kalma uğraşı, bilinmeyene olan korkunun yarattığı gerilimden daha iyi aktarılmış bana kalırsa. sonuç olarak o kadar beklentinin yanında havada kalan ve hiç bir şekilde sizi tatmin etmeyen sonuyla hayli canınız sıkılabilir neyse ... iyi seyirler
0
10,864
Filmin sony filmin her şeyidir! sonu berbat denilecek kadar kötü. akılda kalan soru işaretlerinin neredeyse hiçbirini yanıtlamıyor.
0
10,865
film aslında bunca kötü film içinde izlenebilir bir film. ama yine de sinemadan çıktığınız an üzerinizde hiç bir etkisi kalmıyor. her sahne olabilecek daha iyi bir sahneyi kurguluyorsunuz ve ne yazık ki artık bir yerde sizin kurguladığınız kadar bile iyi bir sahne olmuyor.
0
10,866
Açlık gerevlerine katılan ve bu süreçten zarar görerek çıkan pişman olmamış insanların mücadelesine verilmiş bir selam. Ölen insanlara bir yad. Gerçek mekan ve gerçek kişilerin yer aldığı bu filmi F Tipi Film'i izlemeye gidecek arkadaşlara özellikle tavsiye ediyorum. Bir mücadeleye inanmak bu uğurda bedenini ölüme yatırmak sadece saygıyı hak ediyor....
0
10,867
vasatın çok çok altında, basit mi basit bir film. izlemeye değmez. vaktinizi boşa harcamayın.
0
10,868
ya bu filmde kesinlikle Jim Carrey oynamalıydı o zaman 10 puan alırdı benden:)
0
10,869
hem komik hem aksiyonlu çok güzel film...
1
10,870
çok basarılı...:D
1
10,871
Sadece seyirlik ya da iyi vakit geçirmelik filmleri sevsem de kurgusunda sorunlar olan çok da komik olamayan bu film beni pek cezbetmedi..
0
10,872
İsminden de anlaşılacağı gibi aksiliklerin üst üste geldiği bir gece... hepsi bu...
0
10,873
Masal tadında bir animasyon. Hem büyükler hem de çocukların keyifle izleyeceğine eminim. Şimdiden herkese iyi seyirler diliyorum. (8/10)
1
10,874
İngiliz sineması adına büyük bir adım olabilir ama eleştirmenlerce neden bu kadar beğenildiğini anlayamadığım bir film.Son sahnesi ile filme gelen anlam geçen birbuçuk saatinizi ne kadar kurtarır bence soru işareti.10/6
0
10,875
izleyip görelim kemal sunalın hangi filmi kötüki buda kötü olsun :D sizleri seviyoruz sunal ailesi
1
10,876
ewt kanlı filmler bu tarz filmleri biraz gölgeliyor we reklamları da fazla yapılmadıgından arka planda kalıyorlar.Adam'ın performansının iyi oldugunu düşünüyorum.izlenebilir ama çok fazla bişey de beklememek gerekir.
0
10,877
Meg Ryan ve Adam Brody den çok çok iyi bir oyunculuk,sıcak bir film tavsiye ederim.7/10
0
10,878
Hoş bir duygusal film. Bence izenmeye değer.
0
10,879
Çok çok komik olmamakla birlikte, fena da sayılmayacak bir "ahbap çavuş" komedisi...
1
10,880
Disney'in 2016 yılında eski işlerini büyük bütçeli filmlere çevirmesinin en son örneği Pete's Dragon, ailesini kaybettikten sonra ormanda kaybolan Pete'e ve bundan sonra Elliot adını verdiği ejderhayla tanışmasıyla başlıyor film. Yıllar sonra, park görevlisi Grace, Pete'i bulur ve yanına alır. Bir yandan da ormandaki ağaçları yıkan Gavin, ejderhanın varlığını öğrenir ve onu yok etmeye çalışır. Pete de Elliot'ı bulup bu durumdan kurtulmaya çalışır. Kısa ve öz: Eğer aile filmlerinden hoşlanıyorsanız ve her ne kadar bilindik olsa da iyi vakit geçiriyorsanız, bu filme bayılacaksınız. Muhteşem görsellikleri, oyunculukları ve hoş mesajlarıyla gerçekten de iyi bir aile filmi ortaya çıkmış ve ben de izlerken şahsen çok iyi vakit geçirdim. Ama eğer hikayeden çok daha fazlasını bekleyip ortaya bu yılki Orman Çocuğu gibi çok iyi bir film bekliyorsanız, biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çünkü Pete's Dragon, daha küçük ve sıra dışı konusuna rağmen oldukça sade bir film. Bence Pete's Dragon çok iyi bir aile filmi ve eğer düşük beklentilerle izlerseniz sizin de iyi vakit geçireceğinizi düşünüyorum. İyi seyirler. TOPLAM PUAN: 7/10
0
10,881
eric bana ve oğlu rolunde küçükte çok başarılı performans sergilemişler. bu tarz az bütçeli filmlerde amaç zaten konunun işlenmesi olduğundan dolayı amacına ulaşmış bir film ben den 10/8 geldi. eric bana gibi büyük bütçeli filmler yaptıktan sonra amacının bir oyuncu olarak perfıormans sergilem olanalr bu tarz filmlerle kariyerlerine devam ettikleri sürece eric bana ismini ve diğerlerini çok duyarız. devam et ericccc
1
10,882
ya bu yorumlar beni öldürecek nası bi beklentiyle izleyip mükemmel buluyosunuz böyle filmleri anlamıyorum
0
10,883
gayet güzel bir film tavsiye ederim
1
10,884
ya bu film neden böyle yetim kalmış
0
10,885
arkadaşlar hiç kusura bakmayın ama siz film diyince herhalde tom cruiselu, nicole kidmanlı filmler bekliyosunuz belgesel nitelikli film diye buna denir. film yapımının öyküsü gibi bir nevi.lars von trier yine harikalar yaratmış bence. artık biraz geliştirin kendinizi.
1
10,886
Lars Von Trier’in kibirine dayanabilmek kolay değil tabii :) önce konu baya ilgimi çekmişti,Lars Von Trier’in Leth’in önüne koyacağı beş engelin ayrı ayrı tadını çıkaracağımızı düşünmüştüm ancak çok farklı işlemiş bunu,tadını çıkarmak biraz zor oldu açıkcası.Lars Von Trier’i seviyor ve takip ediyorsanız kaçırmayın...
1
10,887
kusursuz insan nasıl olur? kusursuz insan nasıl düşer? işte iki kusursuz yönetmenden kusursuz bir film. dünyanın en dahi ve kusursuz yönetmeninden jorgen leth’e bir saygı duruşu ve canlandırma operasyonu... gerçektende kusursuz ve dahice bir film çıkmış ortaya.
1
10,888
vasat bi film.michelle falan hikaye ya.aile bağları üzerine klasik bi yapım.zararsız ama gereksiz...
0
10,889
Fazlasıyla garip,sıradaşı ve farklı bir izledikten sonra açık söylemek gerekirse pek bir şey anlamadığımı söyleyebilirim ancak ertesi gün hem ekşi sözlüğe baktığım hem de filmin bazı sahnelerine tekrar baktığım zaman film hakkında bazı çıkarımlarım izlemeden önce sakın sürükleyici veya dibine kadar dramatik bir film beklemeyin çünkü bu film sinemanın hiçbir türüne veya kalıbına sığabilecek bir film değil yani hangi türün filmi ben tam karar veremiyorum gerçekten çok garip bir yapı baştan sona bir oyuncunun farklı farklı -hatırladığım kadarıyla- dokuz tane karakteri canlandırmasını bize izletiyor tabi film bu kadar basit değil alt metinler var ve bu alt metinleri anlayabilmek için filmi birkaç defa izlemek gerekebilir ama benim anladığım ve film hakkında okduduklarım kadarıyla film; gerçek hayattaki insanların hep farklı farklı insanlara bürünmesini anlatıyor olabilir yani hiçbirimiz asla tek bir insan modelinde değiliz ki hepimiz zaman zaman kendi çıkarlarımız için başka davranıyoruz film bunu eleştiriyor olabilir ayrıca film biraz The Truman Show tadında onu da söylemeliyim anladığım kadarıyla bu farklı karakterleri canlandıran başrol oyuncumuz başka kişiler tarafından kameralarla izleniyor veya ben böyle anladım bu film hakkında gerçekten tam olarak emin olabildiğim bir şey yok bence en sağlam sahnesi mezarlık sahnesi filmi izlerseniz "deli karakterin" kısmı bence filmin en güzel olarak anlaması oldukça zor,farklı,garip,sıradışı bir film ben beğendimi söyleyebilirim,gerçekten dibine kadar farklı ve sanatsal bir film izlemek isteyenlere tavsiye ederim. 7/10
0
10,890
ben filmden çok daha şey bekliyordum ama sadece çocuk filmi çıktıdram filmi olarak çok başarısız bir film ama sırf ilk 30 dakikadaki gangsta havası sayesinde 10/5
0
10,891
klasikleşen filmlerden biri fakat güzle işlenmiş ve hikayeninden gerçek olması filmin etkisini ve etkileyiciliği arttırmış.boş zamanınızda zevkle izleyebileceğiniz güzel bir film olmuş.beklentinizi yüksek tutmayın ama sıkılmayacağınızı söyleyebilirim...
0
10,892
filmin konusundaki derinlik oyuncuların özellikle hilary'nin başarısı tek kelime ile harika.. kesinlikle izlemelisinizi.
1
10,893
Film eğitimin ne kadar önemli olduğunu, bir yerlere sadece eğitim ile gelinebileceğini o kadar iyi anlatıyor ki izlemeden kimse anlayamaz. Klasik American filmi diyen arkadaşlara şaşıyorum. American yapımı olup da beğendiği hiç mi film yok. Onlar da American filmi değil mi yani. Bir kere bu filmi eğer çerezle izlersen tabiki de zevk almazsın. Kendini kaptırmazsan ve o insanları anlamaya çalışmazsan böyle gereksiz yorumlar yazarsın sonra sıkıldığınla kalırsın. Daha önce sakıncalı düşünceler yada ölü ozanlar derneği filmlerini izleyip beğenen arkadaşlar varsa hiç kaçırmasınlar derim çünkü bu filmde onlarda olduğundan daha çok etkilendim.
1
10,894
filmin senaryosunun gerçek olması izlenebilirliğini arttırmış..güzel bir film..izlerkende insanların dersler çıkarabileceği bir film..10/8
1
10,895
televizyonda zap yaparken gördüğüm bi filmdi oturup izledim başta önyargılarım vardı ama sonra izledikçe beğendim güzeldi
1
10,896
90lara özgü klasik bir yapım. ne iyi, ne kötü. liam neesonından farklı bir performans.
0
10,897
Aslında suç bende bu herifin nasıl bir beceriksiz yeteneksiz olduğunu bilmeme rağmen Liam Nesson var diye seyrettim.Başından sonuna çok ucuz rezalet bir film.Bu adama bide Örümcekadam serisini verip güzelim seriyi rezil etmesine imkan tanıdılar.10/1
0
10,898
Joseph fiennes ortaçağ avrupasında oynadığı filmlerde gerçekten başarılı.Bu tarz filmleri severseniz ve önyargılı olmazsanız bu filmi gerçekten seveceksiniz.Klise'nin amacından nasıl çıktığını ve protestanların davasında ne kadar haklı olduğunu gösteren film.10/8
1
10,899
tek kelime ile muhteşemdi...
1