Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
6,000
Olumsuz yorum yazanları ve filme sadece komedi gözüyle bakanları gercekten anlamıyorum. kesinlikle seyredin...
0
6,001
İlk filmi aratıyor ama yinede boş zamanınız varsa bu filmle değerlendirebilirsiniz.
0
6,002
Liam Neeson yine bildiğimiz sularda. Kendisini ve seriyi seviyorsanız izleyin derim. Ama ilk filmin kalitesine ulaşamadığı açık.
1
6,003
EMEK ÜRÜNÜ, İZLENMESİ GEREKLİ DİYE DÜŞÜNÜYORUM. BAŞTA YÖNETMEN ALPER BABA YAĞMUR OLMAK ÜZERE TÜM KADRO'YU BAŞARILARINDAN DOLAYI KUTLUYORUM.
1
6,004
Film harbiden iyiymiş. ilk başı klişe gibi geliyor, derken olaylar bir şekilleniyor, ve beklenmedik bir sonuç! türk filmlerinin çoğunu seyrederim. bu farklı bir şey. hem komik, eğlenceli, hem de bulmaca çözer gibi. anaaa, bu o muymuş, bunu o mu yaptırmış diyosun. yetkin dikinciler ne fırlama adammış. helal olsun.
1
6,005
Filmin kurgusu, vermek istediği mesajı başarıyla izleyiciye ulaştırması, üst düzey oyunculuk, hikayenin enerjik ve akıcı bir biçimde anlatılması, sinema salonunda seyircide zaman zaman şaşırma nidası ''aaa'' ve bol bol gülüşmelerin olması filmin ön plana çıkan pozitif özelliklerinden olmuş. Özgün, eğlenceli ve kaliteli bir film isteyenlere tavsiye ederim.
1
6,006
40 yıldır seyrettiğim filmlerin içinde en kötüsü diyebilirim. Senaryo çok kötü. Film bütünlük halinde işlenememiş ve akış sağlanamamış. Romantik komedi olamamış. Filmin yarısından fazlası sadece kıyafetlerin değiştiği birbirine benzer yemek ve otel odasında kim nerde yatacak ve TV izleme sahnelerinden oluşuyor. Yetkin Dikinciler çabalamış ancak filmi kurtaramamış. Bence üniversitelerin sinema TV bölümlerinde öğrencilere derste örnek olarak verilip, bu film nasıl düzeltilir diye ödev verilebilir.
0
6,007
Kesinlikle süper, izlemenizi tavsiye edebileceğim filmlerden birisi...
0
6,008
yavaş ilerleyen ama oldukça iyi bir senaryosu olan akılcı bir film. edebi lafları oldukça hoşuma gitti filmin. müzikleri de oldukça iyiydi. raydan çıkanlar filminden ufak bir alıntı var. çok fazla aksiyon falan beklemeyin. bruges şehrinin tadını çıkarın venedik gibi bir şehir.
1
6,009
Güzel film ayrıca müzik ve ses efekleri filme ayrı bir renk katmış
0
6,010
Fazla bir aksiyon olmamasına rağmen bu kadar sürükleyici olması gerçekten ilginç. Başrol oyuncularının performansı ayakta alkışlanacak cinsten. Diyaloglar o kadar iyi ki neredeyse kusursuz. İzlenmesi gereken değişik bir çalışma.
1
6,011
İlk yarım saat sıkıyor, sonrasında telefon görüşmesinde olan sahneler çok iyiydi. Diyalogları beğendim bu sahnelerde. Daha sonra ise hafif romantizm,ihanet,acıma gibi unsurlar ekseninde yoluna devam ediyor ve finalinde ne olmaya çalıştığı belli olmayan bir film çıkıyor ortaya...10/6,5..
0
6,012
brugge şehrini çok duyardımda bööle tarih dolu br şehir olsuğunu bu filmde öğrendim. film çok akıcı deil fakat sıkıcı da deil.hele ki pek oyunculuğunu beğenmediğim colin farrell ın oyunculuğu beni şaşırttı...çok beklenti içine girmemek lazım ama pişman da etmez gerçekten özelliklere müzikleri 10 numara...
1
6,013
oscar alan filmler arasında tek sevdiğim film oldu. karanlığın içine götürülmekten hoşlanıcaksınız. moralinizi bozan bu film. size sadece karanlığı anlatıcak. yadırgıcaksınız, kötümserleşiceksiniz, moraliniz bozulucak belkide filmi hiç sevmiceksiniz. ama eğer FİLM arıyorsanız işte size film. dram dalında film kalitesini anlayanların izleyebiliceği gerçek doğallıkta. çıplak bir film. 8/10
1
6,014
film çok güzel duygusal , içten.Konu mükemmel.Özellikle bu yılki filmlerin zayıf olması precious ın oscar şansını artırıyor. Filmin 2 bayan oyuncusu da eksiksiz oynuyor.Bu yılki favori filmlerimden, hurt locker la çekişir artık
1
6,015
kendi rahatından rahatsız olan, paranoyak kentli insana bir ileti. her şeyi kontrol eden makinelerinizden uzakta, körelmiş içgüdüleri ile ortalama insan nedir? diyor belki de yönetmen. filmin güvendiğiniz herşeyi sarsması muhtemel. bir gün arabanızdan inersiniz , kapınızı açarsınız , hiç tanımadığınız biri tek kelime etmenize izin vermez, karınızın yanında başınızdan vurulursunuz. o sahne çok iyi kurgulanmış. sakin anlatımıyla "hoş" bir rahatsızlık veriyor film. yaşamak kendine körleşmekle mümkün.. bir gün fezadan insan gerçek görüntüsünü görür ve paranoya başlar.
1
6,016
Haneke'den Fransa kehanetleriGörülmez bir gelecekte, yaşanması bir ihtimal olarak düşünülebilecek bir afetin, tam ortasına savuruyor, sıra dışı Fransız yönetmen Heneke bizleri. 2003 yapımı filminde yönetmen, bir kehanette bulunuyor adeta ve günümüzün güçlü, etkin ve yetkin Fransa'sını bir anda üçüncü dünya ülkelerinin suretine büründürüyor. Her daim zerafeti ve demokrasi ile hoşgörü birikimi açısından kendi ile övünen halkı da adeta, barbarlara dönüştürerek, yaş.mak için başkasının yaş.masını hiçe sayan ve bir dilim ekmek için ölüme yol açan, dönüşüm geçirerek medenilikten ve uygarlıktan soyutlanan yaş.m biçimlerine eviriyor. Hiç kuşkusuz bunu yaparken de, izlediği rota bir hayli karanlık ve kasvetli evrelerden geçiyor. Geleceğin bilinmezliğinden feyz alındığı ve bunun da sonuna kadar kullanıldığı hissediliyor.Her şey bir ailenin kentten kaçarak köye, kendilerine ait evlerine gitmeleri ile başlıyor. Ve evde istenmeyen misafirler ile karşılaşılması ile trajedinin fitili ateşlenerek çarkların dönmesi hızlanıyor. Yitirilen birey ve yola düşmek durumunda bırakılan iki çocuklu annenin yaş.m mücadelesi, gerçeğin ağırlığında ezilen yaşa.lar olarak resmediliyor. Filme de ki olasılık olarak verilen, güçlü bir devletin ansızın içine düştüğü ekonomik buğran, toplumdaki çözülmenin açığa çıkmasına ve insan olma bilincinin yitirilerek, kişiliğin ve inançların erimesine neden olması; bir yandan oldukça ağır bir bezginlik atmosferi altında verilirken diğer yandan da, çaresiz insanlardan ve çaresizliğin pençesinde şekillenen davranışlar olarak yüzeye çıkan yansımalardan sarsıcı kesitler sunuluyor. İnsanın tüm diğer insanlarla bağlarının ansızın kesilmesi, yaş.ma yenilmemek için kendi varlığını muhafazaya alma gayretleri ve yardımlaşma duygusunun ansızın törpülenmesi, Heneke'nin belki de; refah toplumunun ansızın gelebilecek bir şok dalgasında ne hale gelebileceğini göstermesi, hem kurulu düzenlerin ve kemikleşmiş düşüncelerin ne kadar çabuk ters yüz olduğunu hem de, gelişmiş olsun yada gelişiyor, karşılaşılan sorunlarda gösterilen insan tepkisinin benzerliği vurgulanarak, insaniyet seviyeleri bir birine indirgeniyor.Otoritenin ortadan kalması ve anarşinin açığa çıkması akabinde gelişen, güçlü olanın gücü elinde bulundurması ve güçsüzün güçlünün boyunduruğun da tutsak edilmesi, kurulu düzenin yasalar yollu insan üstünde dayattığı yaptırımının, düzenin olmadığı bir çöküşte dahi kaynağını zorbalıktan alan bir güçle sürdürdüğüne odaklanarak, bireyin bağımsız kalmasının tekil bir düzlemde mümkün olmadığını, bunun olabilmesi için birleşik bir yapıda kümelenmenin gerekliliği vurgulanıyor. Kurulu düzenin çökmesi ve bireylerin bir şekilde hayatlarını idame ettirme zaruriyeti, komünyon bir yapıyı karşımıza çıkartıyor. Bir tren istasyonunda toplanan insanların kendi içlerinde ki hiyerarşik düzen ve yine kendi koydukları kuralların sınırında hareket edilme zorunluluğu, açığa çıkan iş bölümü, bu komünyon hayatın ibretlik manzaraları olarak yer buluyor. Burada da sözün bir kişide toplanması ve yönlendirme ile yönetimin dümeninde ses çıkaramayan çaresiz insanların yönetilmeyi kabul etmeleri, otorite arayışının sarmalında sıkışıp kalan bireyin bu arayışı yılana sarılmak misali benimsemesi ve karşı koymaması, edilgen kılınan toplumdan küçük bir tasvir olarak yer buluyor. İnsan ilişkilerinin çıkarla yontulmuş halinin, karşılığın beklenerek adım atılması ile bağlantılı olduğu ve bu bağın bireylerin hareketlerinde kendini kolayca gösterdiği, şekillenen karelerde belirmektedir. Takas yoluyla yapılan ihtiyaçların temin edilmesi ise modern toplumun inebileceği en alt seviyenin sembolik bir göstergesi olmaktadır. elinde bir değer bulunduranın, bu değeri yaş.msal bir gereklilikle ikame ettirmesi ama hiçbir değere sahip olmayan insanların ise değere sahip olanların şefkat ve vicdanına mahkum edilmesi, tanrısal boyutta sorgulamalar olarak, kendi içinde kısır bir döngüye evrilmektedir. İnsanların çaresizliğin verdiği umutsuzlukla kendi zihinlerinde yarattığı hikayeler, avunmanın ve ümidin diri tutulmasının amaçlandığı bir aldatmacaya bürünmektedir. Yakılan ateşin içine bedenin katılarak, aydınlığa g.türecek ışığın yol gösterici olacağı yönlü sarf edilen inanış, batıllığın düşünceye egemen olduğunu vurgulamayı amaçlar iken, diğer yandan da insanın zafiyetine işaret edilerek, zihinsel yılgınlığın insanı çaresizliğinden arındırarak kendini kandırdığına işaret edilmektedir. Sonunda umutla beklenenin gelmesi neticesinde, belirsiz bir sona doğru yapılan yolculuk, bir yerde neyle karşılaşılacağı bilinmeyen bir dünya ile kişiyi baş başa bırakırken, bir yerde de yeni bir hayat kurarak yaşantının yoktan var edileceği yönlü bir ihtimali vücuda getirerek, ironik bir sonlanışa kapı aralamaktadır.Kuşkusuz Heneke bu eserinde, eleştirel bir ton kullanmakta ve günümüz devlet yapısı ile toplum katmanlarının şişirilmiş ahenkli işleyişinin ve refahının, göstermelik bir aldatmacadan ibaret olduğunu ortaya koyarak, yapıların oynaklığına işaret etmektedir. Bu yapılar, hükmü elinde muhafaza eden ve bunu sınırsız bir otorite ile bireye dikte eden iktidarlardır. Ama bu otoritenin, her ne kadar bir ütopya olsa da ve vuku bulması pek bir gerçeklik payı içermese de doğabilecek bir ekonomik sonlanmada sıfıra doğru gerileyeceğini, bu gerilemeden sadece düzenin veya yasaların değil o düzen ve yasalara göre evrilen bireyinde etkileneceğini ortaya koymaktadır. Filmin merkezindeki insan ise; davranışları, yaklaşımları, ortaya koyduğu tepkileri, açığa çıkarttığı duyguları ile deneysel bir gözle incelenmekte, gerek ruhsal gerekse de yaş.msal baskının artmasına paralel, sarf ettiği kendini koruma ve varlığını idame ettirme yönlü iç güdüsel hareketleri gözlenmektedir. Ayrıca toplumu şekillendiren sınıfların alt ve üst farklılığı yaşanan bu ekonomik batış neticesinde sıfırlanarak, eşitlenmekte, böylelikle bireyler arasında ki eşitsizlik giderilmektedir. Yaratılan atmosferin bir hayli iç karartır yapısı ve betimlemelerde ki sefaletin olanca çıplaklığı ile yans.tılması, sefalet duygusunun yüreklere işlenmesinde etkili bir silaha dönüşmüştür. Senaryonun bir olasılık yahut öngörü neticesinde şekillenen bir kurguya dayanması ve bu kurgunun ciddiyet ile gerçeğe uygun işletilmesi, güçlü bir anlatı dilinin ve etkili bir temelin belirmesine meyletmektedir. Oyunculuğun kimi yerde doğaçlama bir izlenim verir yapıya bürünmesi ise; samimi anlatımı ve yapmacık olmayan, kotarılmış bir tasvirsel bütünlüğü karşımıza çıkarmaktadır. Filmin işleyişi ise; sağlam adımlarla ama durgun akan bir nehir edasıyla kendini göstermektedir. Konunun ağırlığı ve karelerde yaşanılan ve yaşatılan çaresizlik ile kayboluş, sabırsız dimağlarda izlenilmesini sarsıcı bir eyleme dönüştürebilme ihtimalini içinde barındırmaktadır. Lakin yedinci sanatın nitelikli ve öngörüsel bir kurgulamadan temel alan bu güzide eserini izlememek, sinema adına büyük bir kayıptır.----- Le Temps Du Loup( Kurdun Günü ) -----
1
6,017
Avrupalı (Avusturyalı) yönetmen Haneke’nin şok edici sahnelerle (filmin başlarında kır evinde baba öldürülür), yine Avrupa burjuva sınıfına karşı kinle bakan filmi 'Kurdun Günü' karanlık sahnelerle örülü bir felaket filmi niteliğinde. Anne ve iki çocuğunun bir tren istasyonunda su ve elektrikten yoksun çaresiz beklemelerine diken üstünde eşlik edeceğimiz, seyri zor ve rahatsız edici bir film.
0
6,018
karsimizda tam anlamiyla bir anime basyapiti var. kesinlikle izlenmeli.
1
6,019
film cok enteresan.diyaloglar ve performanslar dehset verici ve düşündürücü.bu yönetmenin birkaç filmini daha izledim ve hayrete düştüm çünkü konular cok özgün ve eski olmalarına ragmen zamana inatla direniyor ve direnecek.filmi izlerken olanların gercekte oldugunu hayal ettiğimde film beni daha cok etkiledi.oyuncular da cok kraldı.9/10
1
6,020
gerçekten harika ve benzersiz bir film.nazi dönemi sonrasını anlatan filmler arasında bir numara.
1
6,021
Bu kadar ilginç bir hikaye nasıl olurda bu kadar kötü bir şekilde perdeye aktarılmış anlamak mümkün değil. Bu senaryo adamakıllı çekilseymiş sinema tarihinin belki de en önemli filmlerinden birisi çıkarmış ortaya. Ne yazık ki filmin, kötü televizyon dizilerinden hiçbir farkı yok. Schaffner gibi usta bir yönetmenden beklenmeyecek ölçüde başarısız film. Puanım sadece hikaye için. Son olarak filmde Peck ve Olivier hariç oyunculuklar da inanılmaz derecede başarısızdı.
0
6,022
Nerede Kemal Sunal filmleri...Çok basit bir konusu var ama yinede bir kez seyredilse bişey kaybetmezsiniz...
0
6,023
sürekli koşmaca sürekli bir heyecan ve müthiş bir zeka izleyin derim.
0
6,024
Modernist bir film. Kendi ülkesinin içine hapsolmuş, İran'ın hukuk sistemini yansıtıyor.
1
6,025
Ben izlerken bitmesi için dua ettim nerdeyse vin diesel var ama sadece o da yetmiyor zaten bilim-kurgu pek sevmiyorum ama önyargılı da olmadığım halde beğenmedim ben
0
6,026
Fim güzel kurgulanmış.Birbirinden netçe ayırılabilen karakterlerle süslenmiş.Iyi bir ana karakterle güçlendirilmiş bir bilimkurgu filimi.Riddick karakteri güçlü ve iyi yaratılmış bir karakter.Kostüm tasarımından ses tonuna gözlüklerinin biçimine kadar iyi tasarımlanmış sıkı bir kahraman (her ne kadar kendi kahramanlığı kabul etmesede!) Gelecek.Uzay aracı bir gezegenden diğerine dolmuş yapar.Arıza olur.Bilinmeyen gezegene düşülür.Bundan sonrası daha ilgi çekici.Gezgende 22 yılda bir gerçekleşen tutulma.Gece yaratıkları,zor şartlar ve güzel düşünülmüş yeterli aksiyonu ile güzel bir filim.Özelliklede bütçesi göz önüne alınınca.Film kurgusu,konusu ve ayrıntıları ile oldukça iyi.Fakat yine riddick karakteri filmin en akılda kalıcı yanı.
1
6,027
izlediğim en güzel romantik film diyebilir kesinlikle arşivlik bir film izlemeyen kaldıysa hemen izlesin...
1
6,028
Bu filmi artık bilmeyen yoktur şarkısı bile hala benim kulaklarımda şuanda.Julia Robert dendiğinde aklıma gelen ilk film budur.Başarılı,sıcak,romantik izlenmezse olmaz bir film.
1
6,029
bu tür bir film bundan daha iyi olamazdı..
0
6,030
çok güzel bir film!herhalde 50 kere izlemişimdir ama yine izleyebilirim!müzikleri ile olsun, konusu ile olsun ,oyuncuları ile olsun ,bence çok güzel!zaten bu film julia roberts ın tanınması için çok ii oldu!ayrıca çokda eğlenceli bir film:)tawsiye ederim ki izlemeyen bi insan olduğunuda hiç sanmıorum:)))
1
6,031
fena değildi ama daha iyi olacağını sanmıştım
1
6,032
fılm guzeldı :) ama sonunu hada guzel yapabılırlerdı mesela mırenda ıle evlenebılırdı :) neyse fılm yıne de cok guzeldı ızlenmeye deger
1
6,033
Mükemmel bir filimdi.Ben Stiller her zamanki gibi mükemmel bir performans sergilemiş,beni hiç şaşırtmadı.Kötü yorumlara aldanmayın bence arkadaşlar kendiniz izleyip karar verin.Ama bayağı bir açık filim zaten en çokda o sahneleri komikti :))İyi seyirler..
0
6,034
Yapılan yorumlara katılmıyorum.Bence cinsellik dozu hariç genel olarak çok çok güzel ve başarılı bir filmdi.Zaten Ben Stiller olması filmin kaliteli olacağının bir göstergesi.Filmin sonuda gerçekten şaşırtıcı ve çok güzel.10/9
1
6,035
Demiyeceğim diyorum ama yok öyle bir şey. Ulan andavallar AkKoyunların elinde 15 Temmuz nasıl anlatılıyor da gelip burada eleştirebiliyorsunuz. Hay tayyibinizin şimdi, başkomutanlık kameradan olmaz kardeşim. Tayyiple Fetullah birbirlerini yalıyorlardı zamanında hemen unuttun mu salak? Aptallık diz boyu.
1
6,036
Alper Çağlar yapar sa güzel olmaz mı 😍 oyuncularda harika zaten dizinin devamı olduğu için süper oldu. Artık Göktürk üçlemesini bekliyoruz 😊
1
6,037
Transcendence, yılın en beklenen filmlerinden biriydi ve şunu temin ederim ki yılın en kötü filmi bu. Bu kadarı da olmaz ki yani! Konu orjinal fakat filmin tamamı klişe. (yani berbat Peki bu filmi beklememizin sebepleri nelerdi? Sebebi söyleyip sonucu yazacak şekilde şöyle: 1-) Fragmanı oldukça ilgi çekici ve bilimkurgu hayranlarını tatmin edecek şekilde gözüküyor. Sonu:: Öncelikle fragmanlara aldanmayın. Mesela bazı iyi filmlerin kötü, bazı kötü filmlerinde iyi fragmanı olduğu için bizi yanlış yönlendiriyor. Bu filmde ne gerilim var ne de aksiyon. Ortaya abidik gubidik bir şey yaparak çorba gibi karıştırmışlar. Tatmin bile etmiyor. 2-) Başrolde Johnny Depp ve Morgan Freeman gibi ünlü isimlerin oynaması. oynaması. Sonuç: Aslında filmde bu ikisi dışında Cillian Murphy, Rebecca Hall ve Paul Bettany var o kadar. Rebecca ve Paul yükselen ünlüler kategorisinde olamalarına rağmen bu filmde en saçma sapan karakterini oynayıp canlandırmışlar. Mesela Rebecca'nın karakteri şu; Evelyn, Will'i seviyor fakat Will ölüyor. Evelyn'de onu geri canlandırmaya çalışıyor. Şimdiden burası saçma mesela. Adam ölmüş ise ölmüş. Akışına bırakmak lazım işte. Zaten filmin en sonunda aklı başına gelip onu durdurmak istiyor. E o zaman bizim 119 dakikamız boşa gitti! Cillian Murphy ise filmin sadece 4 saniyesinde bile olsa bir şeye şaşırarak filmin en iyi performansını sergiliyor hem de açık ara farkla. Morgan Freeman ise filme o kadar gereksiz kaçmış ki onu gördüğümüz an heyecanlanmamız yerine hiç bir tepki göstermiyoruz. Aynı şey Johnny Depp için de geçerli. O karakterini canlandırmaya kötü başladıktan sonra açılıyor ve sonra vurulup ölüyor. (ki bütün bu herşey 10-20 dakika içinde oluyor filmin gerisini siz düşünün) Filmin gerisinde ise karakterini yine aynı ve sıkıcı bir şekilde canlandırmaya devam ediyor ve film saçma bir şekilde bitiyor. 3-) Yönetmen koltuğunda Wally Pfister'ın oturması. Sonuç: Wally Pfister, Kara Şövalye Üçlemesi ve Başlangıç filmleri ile görsel efekt açısından kendini kanıtlamış bir yönetmen. Bu filmdeyse sadece bildiği işi yapıp ortaya sağlam ve başarılı görsel efektler çıkarıyor. Başka da bir şey vaat etmiyor. Ayrıca filmde bu tarz diyaloglar da var; " -Sen bunu kanıtlayabilir misin? -Bilmem, sen kanıtlayabilir misin?" Üstelik bu diyaloglar yaklaşık 3-5 defa geçiyor. Artı, filmdeki internetin kötü bir şey olduğu kısmı da unutulacak gibi. Transcendence yılın açık ara en kötü filmi. Filmin her yerine bulaşmış mantık hataları ve klişe laflar ile birlikte. Bence izleyip de zamanınızı boşa harcamayın. Filmdeki hiç oyunculuk iyi değil, filmin tamamı boş, görsel efektler dışında hiç bir şey vaat etmiyor. Görsel efektler de filme 0.5/5 değil de 1/5 vermemi sağlayan tek neden. İzleyip de zamanınıza kıymayın bence. İzlemenizi hiç tavsiye etmem. 1/5
0
6,038
fazla sıra dışı bir film olmuş.filmde bazı mantık hataları var.bu özellikleri itibariyle fazla yorum yapacak bir işleyiş ve konu bulamıyorum.teknoloji biraz fazla abartılmış.böyle olunca da ortaya tuhaf bir film çıkması kaçınılmaz oluyor.üzülerek söylemeliyim ki bu film benim için tam bir vakit kaybı oldu.
0
6,039
Film genelleme olarak iyiydi. Geçişler kötü olmuş. Oyunculuklar iyi. Daha iyi işlenebilirdi. Sanki çekilmesi için acele edilmiş gibiydi. Buram buram ateistlik barındırıyor ama film olarak bakarsak güzeldi. Sonu biraz saçma bitti bana göre.
1
6,040
En Üst Düzey Yapay Zeka: Transcendence (Evrim Transcendence (Evrim), ‘Inception’ ve ‘The Dark Knight’ üçlemesi filminde Christopher Nolan’ın görüntü yönetmenliğini yapan Wally Pfister’ın çektiği ilk uzun metraj film özelliğini taşıyor. Bilimkurgu alanında deyim yerindeyse kendi içsel egosunu tatmin etmeye çalışan bir sinema delisinin böylesi bir konuyu beyazperdeye aktarması, aslında Hollywood algısında bazı değişikliklerin olacağını bizlere gösterdi. Konu itibariyle sıradanlığın dışına çıkan Pfister, çekim kalitesindeki ustalığını bir kenara koyarak, insanlık zekasına egemen olan ‘sanal biçimlendirme gücü’ üzerinden bir serüven oluşturmuş.
0
6,041
Film beklentilerimi karşılamadı ve bende bir hayal kırıklığı yarattı. Her ne kadar oldukça güzel bir fikirden hareketle kameraya alınsa da sonunda çuvallayan kötü bir film olmuş... Filim izlemek istiyorsunuz ama sonunda izlemesem de bir şey kaybetmezmişim diyorsunuz...
0
6,042
Çok güzeldi. Çok beyendim Bence herkez gitmeli
1
6,043
Ben ilk 2 filmi aradım bu bölümü izlerken. İlk 2 film kadar komik değildi bence. Artısı ise animasyonların çok iyi olması. İyice geliştirmişler artık. Ne iyi ne de kötü ama, ortalamanın üzerinde. (6/10)
0
6,044
iyi bir film para kazanmak isteyenlerin izlemek isteyeceği türden :) vin diesel için izlenecek bir film değil bu arada gayet normal sonuçta.. filmin beni en çok çeken yerleri konuşmalar oldu diyebilirim..
0
6,045
Gereksiz, izlenmesede olur, artık bu tür filmlere para harcanmasın yazık.
0
6,046
Film oyunculuk bakımından harika. Senaryoda öyle güzel yerine oturtulmuş ki baştan sona sizi kendine bağlıyor ve sonu sizi tatmin ediyor. Dialoglar bir harika. Ben Affleck'te üzerine düşeni yapmış.
0
6,047
öğretmenlerimizin başladığı yeri anlatan, çok anlamlı bir film. izlemek gerekli. tarih film olarak değerlendirilebilir.
1
6,048
zamanın gelince anlayacaklar değerini, umarım iş işten geçmiş olmaz değerini anladığımızda. güzel bir tarih filmi.
1
6,049
Angelina Jolie nin en iyi performans sergilediği film budur bence konusu da gayet etkileyiciydi 107
1
6,050
İzlediğim en etkileyici filmlerden bir tanesi.Başroldeki Winona Ryder inanılmaz fakat yardımcı rolde oynayıp başrolu çalan Angeline Jolie filmin ağır topu.Gerçekten harika bir performans sergiliyor.Film gerçekten kusursuz herşeyiyle..
1
6,051
Kesinlikle üst düzey bir yapım, winona ryderı konuşmak yersiz zaten, Angelina jolienin performansı ise parmak ısırtıyor.
1
6,052
bu filmi izledikten sonra hem winona'ya hem angelina'ya aşık oldum. iki kadına aynı anda aşık olma bakirliğini koruyan erkekler sakın izlemesin...ayrıca filmin soundtrack'inde yer alan how to fight loneliness şarkısı da dilimden düşmez oldu...
1
6,053
hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biriydi oyuncuların gerçekten çok başarılı olmasının yanında mekan seçimleri ve işlenen konunun aslında hepimizin biraz sahip olduğu psikolojik sorunları ortaya koyuğunu düşünüyorum. Bu film keşke vizyona tekrar girse ve daha fazla insan izleme şansı bulsa gerçekten eternal sunshine of the spottless mind gibi bi gişe faciyası yaşamadan alnının akıyla çıkar diye düşünüyorum.
1
6,054
ben filme tam puan veriyorum.gerçekten her yönüylemükemmeldi.beter böcek ten ve makas ellerden tanıdığımız winona ryder müthiş bir oyunculuk gösteriyor.9
1
6,055
güsel dövüş sahnelere gerçekci olmasada yinede güsel filmin sonunda bu adamı ayakta alkışlamak isteye bilrsiniz yaş 60 iş bitmemiş:) helal olsun silvester sanaaaa
1
6,056
Efsane devam ediyor gibi bi klişe ile başlamak yanlış olmaz sanırsam. 1976 yılında tartışmalı Oscar ile beyazperdeye merhaba diyen Rocky üzerinden tam 30 yıl geçti ve 60 lık Sylvester Stallone Rocky Balboa (Rocky 6) ile tekrar karşımızda. Birkaç yıl öncesinde Rocky ve Rambo serilerine yeni birer film ekleneceğini duyduğumda çok gereksiz bi fikir olduğunu düşünmüştüm. İlk Rocky den sonra çekilen diğer 3 film açıkcası bodozlama boks filmlerinden ibarettiler. 5. film ise duygusal, iz bırakan ve düzgün işlenmiş bi filmdi. Bu filmi izlediğimde böyle bi seri için güzel bi son olduğunu düşünmüştüm ama Stallone böyle düşünmemiş ve bundada iyi etmiş bence. Rocky Balboa, serideki içerik ve karakterlerin işlenişi anlamında ilk filmden sonraki en iyi bölüm olmuş bence ( yumruk yedikçe ve yaşlandıkça kafamı açılmış nedir? ) . Büyüyen ve babasının gölgesi altında yaşamak istemeyen oğlu, geçmişi geçmişte bırakmasını isteyen kayınbiraderi, artık hayatta olmayan eşi ile olan bağı ve tabiki yaşlandığını kabul eden ama halen içinde bişeylerin kaldığını düşünen Rocky. Sadece "Halen içimde bişeyler var" diyip boksa dönmek istemesi bile diğer bölümlerdeki; vay sen arkadaşımı öldürdün, vay karıma nasıl böyle dersin gibi bahanelerden çok çok daha sağlam ve doyurucu geldi bana. Filmde kötü olan şey ise gerçek hayatta boksör olan ve Rocky nin rakibi olan Antonio Tarver (Mason 'The Line' Dixon) ın göstermiş olduğu kötü performans ve boks sahnelerinin vasatlığıydı. Tarver yapı ve tavır olarak film boyunca bi rakipten çok bi rapçiyi andırıyor. Bu rol için daha sinemasal bi suratı ve fiziği olan biri seçilebilirdi bence. Boks sahneleri ise gerçekten fecaatti. Stallone diğer bölümlerdeki gibi dokunduğun anda Cüneyt Arkın filmlerindeki gibi sarsılırken Dixon gerçek hayatta profesyonel bi gösteri maçı yapıyorum havasındaydı. Sonuç olarak Stallone iyi iş çıkarmış diyebilirim. Umarım aynı başarıyı Rambo 4 tede gösterebilir. Rocky serisindeki hiç bir filmi izlemediyseniz bile sadece bu filmi oturup izlemenizi tavsiye ederi
1
6,057
ben bu filmin hastasıyım abi çok güzel bir film ve ben bu filmin gişe rekoru kıracağına inanıyorum rocky yine sahnede ve yine eskisi kadar genç olmasada ortalığın dumanını attıracak...
1
6,058
Etkileyiciydi...Gözlerim doldu...
1
6,059
Bu kadar sağlam olacağını beklemiyordum. Oyuncularından tutun, bahsettiği şeylere, stiline, sürükleyiciliğine, senaryosuna hayran kalmamak elde değil. Üç buçuk saate yaklaşan tamamı ile siyasi bir filmden bahsediyoruz. Aksiyon yok. Her şey senaryo ve karakterler üzerine kurulu. Sürekli bir tedirginlik havası var. Böyle söyleyince, özellikle ülkemiz sinema seyircisine "üç buçuk saatlik siyasi bir film" deyince, anında kaçılır o filmden genellikle. Ancak "JFK" çok başarılı. Oliver Stone hiç sakınmadan, çatır çatır çekmiş filmi. Özellikle finalde olayı çözüme bağlayan o yarım saatlik kesintisiz mahkeme sahnesi, başlı başına bir başarı örneği. Costner harika. Gelip giden tüm yan karakterler harika. Joe Pesci ve diğerleri, yaşıyorlar karakterleri. Olayın farklı boyutları farklı bir şekilde konuşulabilir, ancak sinemasal anlamda değerlendirdiğimizde önümüzde sonuna kadar kaliteli bir iş duruyor. Muhteşem senaryo. İzlenmesi gereken filmlerden, bana kalırsa.
1
6,060
Senaryonun gerçek ve trajik bir olaya dayanması filmi değerli yapan faktörlerden biri.Mahkeme sahnesi olarak sinema tarihinin en iyi sahnelerinden birine sahiptir JFK.Mutlaka arşivde bulunması gereken izlenmesi gereken bir film.10/8
1
6,061
Bu filmi izleyene kadar kennedy suikastiyle ilgili yüzeysel,kulaktan dolma bilgilere sahiptim ama bunu izledikten sonra delillere ve gerçeklere dayanan bilmediğim,tüyler ürpetici şeyleri öğrenmiş an tarihi olsa bile politika ve derin devlet konuları küresel dünyayı dolayısıyla bizi de etkiliyor her ış yanlısı,savaştan çekilmeyi öngören politikaları,küba ya saldırmaması,cia i parçalaması gibi başlıca nedenlerden dolayı abd nin derin devletinin yaptığı bir suikasta kurban gittiğini izledikten sonra anlıyorsunuz,çok etkileyici sahneler var özellikle son yarım saatteki mahkeme sahnesini soluksuz izlediğimi söylemeliyim,kevin costner mükemmel oynamış,uzun olmasına rağmen hiç sıkılmadı de gerçekleri öğrenmek ve dünyanın işleyiş çarkını biraz daha bilmek istiyorsanız kaçırmayışekkürler Oliver stone ve emeği geçenler.9/10
1
6,062
Güzel bir film ama bencede sonu biraz fazla aceleye getirilmiş sanki.. Herşey çok iyi yansıtılmış ama insanın üzerinde iz bırakan bir film değil... İzlenmesi gereken bir film ama çok çok büyük bir beklenti içine girmeyin derim..
1
6,063
On numara bie sanaroyadan anca bu kadar kötü bir film çıkartılabilir.. Seyirciye şirin gözükmek için elinden gelen herşeyi yapan, enteller tarafından abartılan bir yönetmensin sen Kieslowski.. Bir tane adam gibi filmini göremicek miyim senin ey Kieslowski? 2/10
0
6,064
ustanın 30una gelmeden bu filmi ortaya koyması ilerinin habercisi oluyor açık bir şekilde. her stanley kubrick filmi beni fazlasıyla heyecanlandırmıştır. çünkü hep farklı şeyler beklentisi içerisinde olunuyor. bu durum yine kendini gösteriytor filmde. mahkeme sahnesinden sonra filmin son anına kadar gerçekten eşsiz... özellikle idam sahnesindeki kesin sonuca götüren soğukluğu çok iyi yansıtıyor usta. bir diğer sahnesi filmin başındaki savaş sahnesi: görüntü yönetimi bakımından çok iyi açılardan çekilmişler.filmin müzikler dr.strangelove dakilerle aynı tarzda. ve yine uzun sekanslar ki bu Stanley Kubrick filmlerinin en sevdiğim yanlarından biri.aslında bu film, yönetmenin ne kadar hızlı bir olgunlaşma geçirdiğinin göstergelerinden biri sayılabilir. yaptığı her filmi son derece ayrıntılı tekrar tekrar inceleyip kendine göre hatalarını görüp sonraki filminde aynı hatayı tekrarlamıyor. bu, diğer filmlerini göz önüne alınca açıkça belli oluyor. haliyle çarpıcılık açısından diğer filmlerine göre biraz daha az çapıcı bir film paths of glory. yinede verilen mesajlarla mahkemeden sonraki bölüm akıllara kazınacak türden Kubrick e özgü soğuk bir gerçeklik duygusu içerisinde sürüyor ve son buluyor.Not: filmin son sahnesindeki şarkı söyleyen alman kız Kubrick in daha sonra olacak müstakbel eşi susanne christian.7/10
0
6,065
başyapıt sayabilecek kadar ısınamadığım-kirk'ün yüzünde kendisinden hiç feyz alamamış korkunç oyuncu oğul michael'i görmemden midir,şimdiki modern savaş sahnelerinin( yarın demode sahneleri elbet)etkilenmiş olmamdan mı bilmem-güçlü bir senaryosu olan iyi bir antimilitarist film.
0
6,066
mesajların vurculuğuyla,bünyede ağır hasarlara sebep olan,hadi lan dedirten,şahane bir film
1
6,067
Bir Malkovich filmi. Adam destan yazmış oyunculuk konusunda artık.
0
6,068
Her ünlü aktörün uzun saçlı bir filmi mutlaka vardır.Mesela Mel Gibson'un Braveheart,Stallone'nin Rambo,Kurt Russel'ın Tango&Cash,Van Damme'ın Hard Target ve nihayet Nicolas Cage'inde Con Air.Bu filmde aklımda kalan tek şey Nicolas Cage'in kaslı ve uzun saçlı hali.Yanılmıyorsam Cage, Kaya'dan sonra bu filmle aksiyon starlığını pekiştirdi.Filmin açılışta Cage'in eşi ve çocuğuyla mektuplaşmasını gösteren hapishane sahneleri filmin aklımda kalan en iyi sahneleridir.Onun haricinde birçok arkadaşında söylediği gibi sıradan bir aksiyon filmi.Müzikleride iyiydi.Fakat Cage'in en iyi aksiyon filmi Con Air'dan hemen sonra çekilen Face Off tur.
0
6,069
bence kesinlikle izlenesi bi film aksiyon heycan hepsi onda daha ne aranırki takibi oyuncularda çok iiydi özellikle cage..
1
6,070
harika bir film defalarca izledim zamanın ötesinde muhteşem bir hayal gücüyle yapılmış yapımcıların ve emeği geçen herkesin eline sağlık
1
6,071
oldukça sıradan bir konu buna benzer bir sürü film izlediğimi hatırlıyorum.bu tarz filmleri severim ilk defada animasyon olarak izledim hiç sıkılmadım gayet sürükleyici.bu kadar sıradan bir konunun bu kadar yüksek puan almasına şaşırdım.herhalde animasyonun başarısından kaynaklanıyor.
0
6,072
Açıkçası konuyu pek anlayamadım. Görsele laf yok tabi.
0
6,073
matrixi seven bunu daha da sever diyerek başlamak istiyorum. süper bi film olmuş emek veren herkesin eline sağlık. animeyle sinema birleşmiş sanki. karakterler o kadr canlı ki... dövüş sahneleri çok heyecanlı. üstelik yönetmenin kullandığı anlatım tarzı çok gelişmiş düzeyde. japonların uzmanlık sahası olan anime filmleri yapmak zor. animasyon film yapmak daha da zor. ama çok iyi kotarmışlar. tüm kadroyu tebrik ediyorum. "Final Fantasy 7 advent children" bana kalırsa animeden hoşlanmayanların bile izlemsi gereken bir film. Sinema böyle yapılır. bence kamera kullanım teknikleri Hollywood'un aksiyon filmlerinde de artık kullanılmaya geçilmesi gereken teknikler. kusur bulamıyorum
1
6,074
Bilen bilir,Final Fantasy serisinin şimdiye kadar en çok satan ve beğenilen oyunu FF7'dir,Advet Children ise oyunun konusunun bittiği yerin 2 yıl sonrasında başlıyor.Oyunun konusunu bilmeyenler için başlangıçta verilen 5dk. lık özet tabii ki yetersiz,çünkü oyun yaklaşık 30 küsür saat sürüyor ve bunun senaryoya ayrılan kısımları da hayli fazla,bu yüzden filmi tam olarak anlamak istiyorsanız önce oyunu bitirin derim(ki bunun için bir adet play station a ihtiyacınız olacak).Filme gelirsek;karşımızda has bir Final Fantasy ruhuna sahip,eksiksiz bir yapım duruyor,eğer sinemalarda gösterilmiş olsa idi(film sadece DVD formatında bulunabiliyor)animasyon oscarını alması kaçınılmazdı.Bu sefer ilk FF filmindeki hataya düşülmeyip aksiyona ağırlık verilmiş ve Amerikalılar işin içine karıştırılmamış(Japonların daha iyi olduğunu artık cümle alem biliyor)filmin bir diğer artısı da fanların çok sevdiği ve unutulmaz FF karakterlerinde imzası olan karakter tasarımcısı Tetsuya Nomura'nın yönetmen koltuğunda oturması,bu değişiklik filmin her anına yansımış ve temposu hiç düşmeyen,"başdöndürücü aksiyon"kavramını baştan yazan,görselleri ve ses kurgusu ile kusursuz bir yapım ortaya çıkmış.Filmin hemen hemen yarısı A kalite tüm Hollwood aksiyonlarının birleşiminden daha yaratıcı ve devrimsel aksiyon sahnelerinden oluşmuş,bunlarda temponun doruğa çıktığı anlar tüm karakterlerin tek bir devasa düşmana karşı(orjinal oyunda ismi Bahamut olan yanınıza kısa süreli çağırabildiğiniz ve çok güçlü bir vuruş yapıp giden,mitolojik varlık)savaştığı sahneler,gerçekten kusursuz planlanıp kotarılmış,unutulmaz sahneler barındıran bir sekans.Ama elbette film en büyük kozunu finale saklıyor ve fanların yıllardır beklediği Sephiroth vs. Cloud mücadelesini olabilecek en estetize ve şık biçimde sunarak tüm artı puanları topluyor,özellikle bu düello sahnesi Ajan Smith vs. Neo,Anakin vs. Obi-Wan gibi çok önemli düello sahnelerinin yanında hiç ezilmeden durabiliyor ve onların yarattığı etkiyi yaratabiliyor.Zaten film genel olarak bakıldığında 3D animasyon ve aksiyon sinemasının gelecekti hali için cesur bir ilk adım gibi duruyor,elbette film herşeyi nihai sona erdirmiyor ve 10 yıl önce başlayan(FF7 1996 da çıkmıştı)ezeli rekabeti yeni ufuklara taşıyor,eğer sonrasında neler olacağını merak ettiyseniz size Play Station 2 deki Kingdom Hearts 2 yi oynamanızı öneririm.Biraz da teknik detaylardan bahsetmek gerekirse her karakterin saçlarına inanılmaz uğraşıldığını söylemekle başlayabilirim,hatırlarsınız FF:The Sprits Within filminde Aki karakterinin saçları tel tel yapılmıştı,ama işlemcilere inanılmaz yük getirdiği için yalnızca onun saçları bu denli ayrıntılandırılabilmişti.Yeni filmde ise saçları tel tel yapmak yerine oyunlarda kullanılan "katmanlanmış saç" yöntemi kullanılmış,burada saçlar gruplanarak modelleniyor ve daha çok kullanılan kaplamanın maharetiyle saç etkisi veriliyor,oyunlarla aradaki fark ise burada biraz daha ayrıntılı modellerin kullanılmış olması,FF7'nin yaratacısı Tetsuya Nomura bu filmde tüm karakterlerin görünümlerini yeniden elden geçirmiş ve tekno-punk havayı daha bir neo-gotik tarza kaydırmış bunun sonucu olarak oyundakinden bile daha karanlık ama bir o kadar çekici daha Matrixvari bir atmosfer yaratılmış,karakterlerin hareketlerinin büyük çoğunluğu motion-capture tekniğiyle filme taşınmış olmasına rağmen özellikle aksiyon sahnelerindeki pek çok olanaksız an elle ayarlanarak canlandırılmış,normalde ana karakter Cloud'un kullandığı gibi bir kılıç tekniği olmadığı için,salt onun kullandığı silah için özel bir teknik geliştirilmiş,ama Sephiroth için daha samurayvari bir dövüş sistemi kullanılmış,çünkü onun silahı aslında boyutları abartılmış bir katanadan başka birşey değil,filmdeki tüm kötü adamların solak olması göze çarpan bir ayrıntı.Biraz da filmin eleştirilerinden bahsetmek gerek,pek çok kişi filmin senaryosunun yetersizliğinden dem vurmuş,bu çok doğal bir sonuç oyunun süresinin göz önüne alınca kaldı ki FF7 sadece bu ikisiyle de bitmiyor;Play Station 2de yayınlanmış Dirge of Cerberus adlı oyunda Vincent Valentine'ın öyküsü anlatılırken PsP'ye çıkmış Before Crisis'de,filmde Reno ve Rude'un temsil ettiği Turks adlı grubun daha önceki maceralarına odaklanıyoruz.Last Order isimli yarım saatlik animede ise Sephiroth ve Cloud mücadelesinin nasıl başladığını ve ikisinini nasıl bir geçmişe sahip olduğunu öğrenebilirsiniz,Crisis Core isimli mangada ise oyunun öyküsü özetlenmiş ve oyunu oynayacak vakti olmayanlar için güzel bir alternatif oluşturulmuş.Gördüğünüz gibi AC koskoca FF7 dünyasının sadece ufak bir parçası tüm parçalar bir araya geldiğinde ise eşsiz bir hayal gücüyle kotarılmış mükemmel bir sanat eseri buluyorsunuz karşınızda.Sonuç olarak FF7:Advent Children,Final Fantasy fanları için bir rüyanın gerçek olması,diğerleri için ise çok başarılı bir animasyon film anlamına geliyor,filmi aksiyon-bilimkurgu-fantastik ve animasyon sever herkese tavsiye ediyorum 10/10.Saygılar.
1
6,075
ufff..klise klise klise..romantik komedilerinde suyu cikti..Hugh Grant biraksin artik bu tip filmleri..karakter oynasin biraz...
0
6,076
Dün izledim ve acayip beğendim... Hem komedi hemde aşk bakımından insanı çok etkiliyor... Bitmesin diyorsunuz... Hele bir de Drew Barrymore hayranıysanız kesinlikle gitmelisiniz... :)
1
6,077
Konusu çok ilginç ve güzel eğlenceli bir film. Hugh Grant çok komik. Drew Barrymore'un da oyunculuğu harika.
1
6,078
Çok hoş ve duru bir film.Karakterler birbirlerine biranda çarpılıp tuhaf tesadüflerle karşılaşmıyorlar,klasik bir romantik komedi olduğunu söyleyemeyiz.İkili ilşkilerde iletişim ve paylaşımın önemini gösteriyor film bence çünkü iki karakter paylaştıkça birbirlerine yakınlaşıp aşık oluyorlar.Keşke her ilişki böyle başlasa.Hugh Grant’in her hali güzel,her rolu yakıştırıyor kendine ama benım favorim yine de ’’Aşk heryerde’’deki uçuk ve romantik başkan tiplemesi.
1
6,079
erkek kardeşiniz drew hastası ve sizde bu adama çaktırmadan salyalarınızı akıtıyorsanız, saat 11 civarlarında ayaklarınızı uzatmış, yanında soğuk bir içecekle ...sakinleştirici bir film diyebiliriz. sevgiliyle ilk randevudada gidilesi bi film.. müzikleride gerçekten iyiydi. yorum yapmak için filmin (aks'ydi ışıktı ..bu gibi) _elbette o sektör de önemli_ etkenlerini tartışamıyoruz hepimiz. Önümüze 2-2buçuk saatlik bi film geliyor. insanlar kendi zevkine hitap edeni beğendiğini yada beğenmediğini belirtiyorlar. Tutarlığın olmaması da "forumdakilerin farklı kesimlerin düşüncelerini belirttiğini göstermesi açısından" herzman iyidir. hem "algıda seçicilik vardır" hem de "yorumlarına dayanarak oscar alan oldu mu?"
1
6,080
Bu film harika..Aşkı sonuna kadar,heyecan dolu ve farklı yaşayanlar kesinlikle izlemeli bence;)
1
6,081
bir film yapılır da hugh grant geçen onca yıllara rağmen yine de açık ara kendini bu kadar mı belli eder? bu son zamanların belki de en kaliteli romantik komedisinde bunu görüyoruz. drew barrymore'un oyunculuğunu ve kendisini çok beğenmiş ve hugh grant'le uyumunu inkar etmemiş olsam da yine de barrymore'un grant'in yanında sönük kaldığını belirtmek isterim. popüler kültürden esinlenerek yapılan iğrenç şarkılara göndermeler yapan ve söz ve müziği aşk ve sekse benzetirken filmin konusunun içine daldığınızı hissediyorsunuz. "way back into love" ise gerçekten OlMuŞ dedirtecek kadar güzel bir şarkı. drew barrymore'la birlikte evde kaydettikleri sahne çok güzel. romantik komediseverlerin kaçırmaması gereken bir film.
1
6,082
Vizontele iyi bir film olabilir ama Amerikada oynatılacak kadar da büyük bir film değil.Ama yine de Warner Bros un ilgisini çekmişse denemekte bi zarar yok.Ancak fazla ilgi almaması olasılığını fazlaca göz önünde bulundurun.
0
6,083
SELAMLAR. UZAK FİLMİ FRANSADA 14 OCAKTA GÖSTERİME GİRDİ TAM 49 SALONDA (TÜRKİYEDE 6 SALONDA OYNAMIŞTI.) İLK HAFTA 230.000 DOLAR HASILAT İLE 17. SIRADA .BU ÇOK BÜYÜK BİR BAŞARI DAHA ÖNCE HİÇBİR TÜRK FİLMİ FRANSADA BÖYLE BİR BAŞARI ELDE ETMEDİ.(YANILIYORSAM LÜTFEN MESAJ ATIN) BEN TÜRK FİLMLERİNİN SADECE ULUSAL DEĞİL, ULUSLARARASI ALANDA DA BAŞARILI OLMASINI İSTİYORUM, BU NEDENLE UZAK FİLMİNİN BAŞARISI ÇOK ÖNEMLİ SANIRIM ŞUBAT AYI İÇİNDE A.B.D.'DE GÖSTERİME GİRECEK ORADA DA BAŞARILI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM DARISI DİĞER TÜRK FİLMLERİNİN BAŞINA. MEDYANIN YURT DIŞINDA GÖSTERİLEN TÜRK FİLMLERİ İLE İLGİLİ HABERLERİ ES GEÇMESİ VEYA çOK AZ DEĞİNMESİ DE KENDİLERİNİN AYIBI BEN HİÇBİR GAZETEDE UZAK FİLMİNİN BAŞARISINI OKUMADIM. BU BİLGİYİ DE İNTERNET ÜZERİNDE YABANCI KAYNAKLARDAN ÖĞRENİYORUM.
1
6,084
değişik, alışık olmadığımız bir Türk filmi örneği olmuş. sonu da sürpriz bitti. yani daha başından sonunu kestirebileceğimiz bir film değil. kıyafetler, mekan, şive kısaca her şey filmin geçtiği zamanı ve yeri başarıyla yansıtıyor. herkese tavsiye edebileceğim, kimi zaman güldüren, kimi zaman hüzünlendiren hoş bir film. filmi meydana getirmede emeği olan herkesi kutlarım...
0
6,085
ne dense ben pek sevmedim bu vizontele serisini ama bu 1,film 2den daha güzel
1
6,086
bu film insana gerçekten bu şekilde yaşayan insanlarla empati kurma fırsatı veriyor. yani filmin sonunda insan kendisine soruyor, ya ben bu kadar şanslı doğmasaydım ve onun yerinde olsaydım diye. mükemmel bir filmdi kesinlikle. biraz duygulanmak isteyen herkes bu filmi edinsin ve izlesin derim.
1
6,087
kesinlikle çok etkileyici ve gerçekçi ,defalarca izlenilse bıkılmayacak filmlerden biri ayrıca müzikleri de filmle bağdaşmış en çok etkilendiğim ise yanılmıyorsam bab-ı esrar
1
6,088
mezarlık sahnesi müthişti,güzel film.
1
6,089
film de senaryo biraz kötü hatta yoq gibi ama o duyguyu yakalaınca film akıp gidiyor...tuncel kurtiz-ahmet uğurlu çok iyi performans sergilemişler...çok iyi bir türk filmii izlenmeli bence ben 8 verdim...
1
6,090
itiraf edeyim ilk izlediğimde çok da bişey anlamamıştım filmi izlerken birden şak diye bitivermişti ne oldugunu bile anlamadım ama tekrar tekrar izledigimde tek kelimeyle mükemmel olduğunu geç de olsa anladım ayrıca müzikler de müthişti bu filmi yapanlara teşekkürler
1
6,091
çok güzeldi ilginç konusu sürükleyiciliği oyuncularıyla konusuyla çok güzeldi...
1
6,092
Bence film güzeldi. Zaten oyunculuğa dayalı bir film değil. Yani kim olsa oynar. Biraz yeteneği olsa yeter... Ama kurgu ve konu çok iyiydi. Son 10 dakikasında çok heyecanlandım. İnşallah kötü bitmez dedim. öyle de oldu...
1
6,093
Bu filmi sabırsızlıkla bekliyorum.Öteki filmide beyendim baya güzeldi görsel efekleri ve çekimleri,bu flim baya geç çıkıcak anlaşılan çok bekliycez.Umarım bunuda marvel yapar yaparsa.hayal kırıklığına uğratmaz inşallah
1
6,094
Ben Türkçe seslendirilmiş filme girmek zorunda kaldım ve tek kelimeyle yanlış bir seçimdi diyebilirim. Keşke daha özenli yapsalardı. Bunun haricinde film bence fena değil. Işıklar yanıp da dönüş yolunu tuttuğunuz zaman aklınıza filmle ilgili bazı noktalar takılıyor ki bu da 3. bir filmin gelebileceği düşüncesini doğuruyor. İyi vakit geçirmek isteyenler için tavsiye edilir.
0
6,095
ilkine nazaran daha iyi bir senaryoya ve iyi bir görüntü kalitesine sahip.oyuncular en iyi şekilde görevlerini yerine getirmişler ve ortaya çok güzel bir film çıkmış.
0
6,096
Evet gelelim uzun bir zamandan sonra değerlendirme yapmaya...Edward Norton harika bir oyuncu fakat bazen iyi oyunculuk karakterle uyuşmayabilir örnek mi işte İncredible Hulk...Bence Eric Bana daha uygun ve başarılıydı.Bu filme daha uygun giderdi die düşünüyorum film genel hatlarıyla çizgiromanı bilmeyenler için eylenceli fakat konu saptırılıyor Marvel buna nasıl engel olamıyo anlamadım.Sonunda Avengers ekibi toplanacak tabi benden duymuş olmayın ilk film kaptan amerikanın gelişi ve Hulkun durdurulması ile alakalı olacak.Betty karakterinede liv iyi gitmemiş bu gibi büyük oyuncular bu filmde grafik arkasında kalmışlar ama Aşk sahnesi ise grafiklerin önüne geçmiş bence...
0
6,097
f,lmin son sahnesinde stark yani namı diğer ironman in generale gelişi beni kopardı..marvel herhalde bütün kahramanları tek bi filmde topluycak...demir adam ında sonunda nick fury geliyodu.....hayırlısı bakalım neler olcak....hulk a gelince beğenmedim.............demir adam daha iyi
0
6,098
bu filime kötü demek çok çok ağır bir laf olurbence güzeldi.Mükemmel değildi ama...Filmin başındaki gecekondu çekimlerine hayran kaldım
1
6,099
fazla kötü oldugu sölenemez... bence idare eder..
1