Unnamed: 0
int64
0
16.6k
Sentence
stringlengths
1
13.7k
Sentiment
int64
0
1
6,100
Film bence tabii ki bi Korku filmi değil, Ama seyredilmesi gereken güzel bi film. Gerilim diyebilirim ama Sonu çok güzel ve pek beklenmedikti. 2 kez izleyince anladım ancak 8.5/10
1
6,101
şimdiyekadar izlediğim, sonuyla beni ençok şaşırtan film.... izlemenizi tavsiye ederim...
1
6,102
Filmin sonlarına doğru başlarda anlamsız gelen olayların çözülmesi filmi güzel bayağı bir sürüklemiş.Çok etkileyici bir film
1
6,103
Gerçekdende etkileyici bir film sonunda saçma sapan bişey çıkacak diye bekliyodum ama sonuç olarak filmi beğendiğimi söyleyebilirim.
1
6,104
..Giriş müziği ile içinizi kıpırdatıyor T.Waits..Sonra sizi;komik üç adamın hapis macerasına götürüyor adım adım.Benigni'nin İtalyan aksanı ile konusmaya çalıştığı yetersiz İngilizcesi ise senaryoya ta-m oturmuş.Ağır sekanslarını fazla uzatmadan,izleyiciyi güldürmeyi başarmış Jarmush..Ben cok güldüm,iyi seyirler.
1
6,105
- Zıt Kutupların Birleşmesi -Amerikan Bağımsız Sineması'nın en önemli temsilcilerinden olan Jim Jarmusch'un ilk dönem filmlerinden ?Down by Law?. ?Stranger Than Paradise? ile adından söz ettiren yönetmen, sinema dünyasındaki yerini bu filmiyle iyiden iyiye sağlamlaştırdığı rahatlıkla söylenebilir.Jarmusch'un birçok filminde rastladığımız kendine has sinemasal anlatımı filme hakim. Kullandığı kara-mizah ve müzik kullanımı yerli yerinde. Bununla beraber yönetmen; oldukça samimi ve eğlenceli bir filme imza atmış. Birçok filminde kullandığı siyah-beyaz görüntü kullanımını ?Down by Law'da da kullanarak Jarmusch filme ayrı bir renk katmış. Filme bir diğer renk katan ise Roberto Benigni olmuş. Neyse yönetmenin fetiş oyuncusu Benigni'ye daha sonra değinelim. Farklı filmlerin yönetmeni Jarmusch, yine farklı bir filme imza atarken farklı bir açılış sekansına yer vermiş filminde. Amerika'nın arka sokaklarına göz atarken, Tom Waits'in insanın içini kıpırdatan, meraklandıran, heyecanlandıran müthiş şarkısını bu açılışa monte eden Jarmusch; izleyenleri ne kadar eğlenceli ve sıra dışı bir film izleyeceklerine bu açılışla hazırlamış bir nevi. Film böyle bir açılışla başlar ve Zack ile Jack karakterini tanımaya başlarız. Bu iki karakter oldukça sıra dışı ve bayanlarla da iyi bir iletişimde değillerdir. İki ?kötü? adam diyebileceğimiz kadar pis işlerde yer almış bu iki karakterimiz ?suçsuz? oldukları halde benzer bir şekilde oyuna getirilerek hapse düşerler. Yönetmenin nasıl bir bağlantı kuracağını merak ederken bir anda bu ikilinin yollarını kesiştirmiş Jarmusch. Yolları böyle kesişen Jack ve Zack genel olarak pek de iyi anlaşamazlar. Zıt karakterde iki karakterimiz, içinde bulundukları durum itibariyle mecburiyetten birbirleriyle iletişim haline geçerler; bazen olumlu bazen ise olumsuz olarak. Bu iki Amerikalının iletişimsizliğine, yapay dostluklarına çat pat İngilizce konuşabilen bir İtalyan adeta ilaç olur. Aralarına giren Roberto, hem onların hem de bizim yüzümüzde tebessümler oluşmasını sağlar. Ünlü İtalyan komedyen Roberto Benigni'nin müthiş performansı ve yönetmenin oyuncuyu oturttuğu karakterle bütünleştirmesi sonucu Benigni'nin filme katkısı çok büyüktür. Zamanla yüzümüzde sadece gülümsemeler oluşturmayıp bizleri kahkahalara da boğar. Ayrıca Benigni'nin eşi Nicola Braschi de filmin sürprizi olarak, filmin finaline yaklaşırken karşımıza çıkacaktır. Jack ile Zack'in zoraki dostlukları-iletişimsizlikleri aralarına yeni katılan Roberto'ya aynı doğrultudadır fakat; ikisinden de çok farklı olan Roberto aralarındaki dostluğu iyiden iyiye pekiştirir. İki Amerikalının kurmakta zorlandığı iletişimi dışarıdan bir yabancı kurar. Artık karakterlerimiz 3 iyi dost olmuştur ve hapisten kaçma planları yapmaya başlarlar Roberto'nun öncülüğünde. Filmin daha sonrası ise küçük çapta bir yol filmine dönüşür. Yönetmenin filmografisinde sağlam bir yere sahip olan film; sağlam bir atmosferde, derince işlenmiş bir dostluk hikayesine sahip, minimalist, samimi ve zengin bir alt metne sahip. Bir başka deyişle de tam Jarmusch usulü bir film ?Down by Law?. 'Geleneklere sadık kalan hikaye örgüsü ve peri masallarına benzediği kadar kabusları da anımsatan atmosferiyle bunu 'neo-beat-kara-komedi' bir film olarak tanımlayabilirim.' Jim Jarmusch- Down by Law / Jim Jarmusch (1986)-
0
6,106
Seyrettiğim en güzel animasyonlardan birisiydi ya bu çizgi filmler gittikçe hollywood yapımlarının konularıyla sollamaya mı başladı ne?:)
1
6,107
tek kelime:muhteşeeeeeemmmmm
1
6,108
kesinlikle kaçırmayın izleyin izlettin 10 İşlemedikleri bir suçtan hapse düşen üç adamın hikayesi. Hani beklentilerimin çok üzerinde bir filmdi diyebilirim. Dört duvar arasında ancak bu kadar güzel işler yapılabilirdi üç karekter var üçüde mağdur. Dj ve kadın satıcısı İki birbirinin tam zıttı karekter sürekli kavga ediyolar tabi dolayısıyla atışmalarıda zevkli ve eğlenceli derken aralarına turist bir İtalyan geliyo oda İngilizce bilmiyor ama enteresan bir şekilde diğer ikisinin terazisi gibi dengeliyo ortamı şenlendiriyo sempatik tavırlarıyla. Gerçekten çok ama çok güzel bir filmdi brawo emeği geçenlere klasik severler için kaçırılmaz bir Kara komedi Karakterlerin hayatlarından kesitler, filmin farklı zamanlarında gösterilse bile, bir şekilde karakterlerin yolları, Jarmusch filmlerinde kesişir. Stranger Than Paradise filminde Florida’da, Mystery Train ’de Otel’de birleşen karakterler, Down by Law’ da da hapishanede birleşirler. Bu da, birbirinden farklı ve dibe vurmuş karakterin, aslında birbirine ne kadar yakın ve uzak olduğunu gözler önüne serer. Tıpkı Mystery Train’deki zenci ve beyaz karakterler gibi, Down by Law’da da aralarında, farklı nüanslar olmasına rağmen, karakterler filmin ilerleyen bölümlerinde birleşmelerine karşın, finalde ayrılırlar. Down by Law, Tom Waits’in harika şarkıları, Jarmusch’un ustaca kamerası ve eğlenceli diyalogları, ABD’nin alt sınıfına mensup, dibe vurmuş insan profilleri ve basit bir olay örgüsüyle, klasik bir Jim Jarmusch filmidir. Jarmusch, Quentin Tarantino ’nun da sık sık başvurduğu Elmore Leonard ’ın suç ve polisiyenin iç içe geçtiği, basit hikayeleri gibi bir olay örgüsüne sahip, Bukowski tiplemelerine benzeyen karakterlerle dolu, Nick Cave, Tom Waits ve Elvis Pressley gibi isimlerin şarkılarının sıkça kullanıldığı bir sinema dili oluşturmuştur. Bu sinema dilinin en güzel örneklerinden biri de, siyah-beyaz renklerde hayat bulan Down by Law’dır.10 ÜZERİNDEN 8.5
1
6,109
Favori jarmusch filmim..
1
6,110
tecavuz suclusu birine acimamizi saglayan film.
1
6,111
sinemada ve dvd, tv izledim izlerim gerçek bir film gerçek performans sean penn bu adamın oyunculuğu bir harikaaa
1
6,112
bence izlenmesi gereken filmlerden. ağlama garantisi veriyorum...
1
6,113
James Dean efsanesinin doruk noktasını oluşturan ’Asi Gençlik’ 1950’li yıllarda ilk gençliklerini yaşayanları her izleyişlerinde bir kez daha göz yaşına boğan bir film.Nicolas Ray’in filmi,genel kabul görmeyen uyumsuz gençlerin sadece yoksul semtlerden çıkmadığını göstermesiyle bir çığır açmış,döneminin anne-babaları tarafından hayli tehlikeli bulunmuştu.Bugün ise zemzem suyuyla yıkanmıy gibi bir hali var.Ama kahramanın çektiği kişisel acı yüzünden bir öncü oldu,bugünde gerçekçiliğini koruyan bir söylem yarattı.Belki de hala,en iyi gençlik filmi.
1
6,114
Arkadaşlar samimi olarak söylüyorum sadece bu filme yorum yazmak için üyelik açtım. Bu kadar saçma gereksiz ve konu bakımından yetereiz bir aksiyon film görmedim. Filmde sadece insanlarin yüzünü beyaza boyamışlar.Film izledikten sonra bir düşünsünüz bu filmdeki şu karakter olsam ne güzel olurdu diye bu filmde öyle bir şey yok zaten filmin yarısında sıkıldım hatta bir ara çıkmayı bile düşündüm ama sabrettum bu kadar 8.5 almış sonu belki güzeldir diye sonu daha da berbat yani filmi izlemeyi düşünmeniz e bile gerek yok gidin başka aksiyon filmleri izleyin ki bu filmde sadece aksiyon var neyin ne olduğunu insanların neden beyaz olduğunu veya neden dünyanın bu hale geldiği hakkında bir bilgi verilmiyor bu yüzden de kafanızda çok büyük bir boşluk oluşuyor. Kim ne derse desin aksiyon filmleri de düşündürür ve iyi bir aksiyon filminin konusu da vardır bu film de hiçbiri yok sadeve çölde çılgınca araba süren değişik tipte insanlar var şiddetle izlemeyin diyorum.
0
6,115
Az önce seyretmiş olduğumuz Mad Max: Fury Road filmi hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle, yönetmeni, oyuncuları, kameramanı ve görsel efekt uzmanlarını tebrik etmek istiyorum. Gerçekten çok başarılı bir iş yaptıklarını düşünüyorum. Oyuncuların muhteşem duygusallığı, kameranın hareketleri ve renkler yorumsuz. Ama her iyi şeyin bir sonu var. Şimdi eksilere geçiyorum. 1. Montaj. Arkadaşlar, bu bitmeyen fade-outlar ne işe yarayacaktı? İzlerken, televizyon izliyormuş gibi hissedip reklama girmesini bekliyordum, ama film devam ediyordu. 2. Senaryo. Yönetmen ve oyuncular ne kadar başarılı olsa da, senaryo olmadan film olmaz. Burada film battı. Senaryo yoktu. Diyaloglar film süresinin en fazla %3ünü oluşturuyor ve Max o kadar yavaş ve geri zekalıca konuşmasaydı daha az olabilirdi. Ayrıca, "kötü amcaların" kullandıkları sözler klişeydi ve bütün dandik aksiyon filmlerinde daha önce kullanılmıştı. 3. Hikaye. Bu filmde olmayan bir şey. Her film, sikvel olmasına rağmen, bir kendi hikayesine sahip olmalı. Ve bir sikvel izledikten sonra ilk filmi de izlemek istemelisiniz, fakat bu filmin ne önceki ne de sonraki filmlerini izlemek isterim. Sonuç olarak filmin tamamen başarısız olduğunu söyleyemiyorum, başarılı olduğunu da hiç söyleyemiyorum. Oyuncular, kamera çalışması, efektler ve yönetmenin kattığı profesyönellik için bu filme 4 puan veriyorum. Hikaye, senaryo ve anlam hiç olmadığı için, bu 4 puan 10 üzerinden olacaktır. P.s.: İnsanların tercihlerini ve zevklerini tartışmak benim işim değil, beğenecek insanlar da vardır, eminim. Özellikle, bilgisayar oyunlarını sevenler bu filmi beğenebilirler. Kesin gitmeyin demiyorum, ama benim için bu film 4/10. Dikkatiniz için teşekkür ederim.
0
6,116
Film aksiyon filmi severler için biçilmiş kaftan diyebilirim cidden film baştan sona kadar aksiyon dolu. Film aksiyon bilim kurgu geçse de bili kurgu boyutunun aksiyon boyutunun çok gerisinde kaldığını düşünüyorum. Gerçekten emek verilmiş ve karşılığı alınmış bir film. Bir tane de eleştiri getirecek olsam sanırım onu da filmde aksiyon sürekli var ama tek tip aksiyon var. Yani kamyon sürekli kaçıyor diğer arabalar kovalıyor belki araya tek tük başka aksiyonlar da katsalardı gözümde cidden aksiyon alanında başyapıt olabilirdi.
1
6,117
Film sinema çekimleri ve gerçekçilik olarak izleyicileri tatmin etse de maalesef konu yönünden çok zayıf kalıyor.Filmin adı mad max ama hikaye onun hikayesi değil, daha çok yardımcı karakter olarak kalmış.Son dönemde çıkan bol efektli filmlere göre gayet iyi bir yapım olmuş.
0
6,118
bu sene izlediğim en harika bir film olmuş...izleyin izlettirin...aksiyon tavan yapıyor filmde...nefessiz kaldığım anlar bile oldu...
1
6,119
Çok kötü bir film ya. İzlerken çok sıkıldım gerçekten. Vakit kaybı tamamen.
0
6,120
film bence daha fazla puanı hak ediyor. 7.3 bu film için kendi dalında olması gereken puan olduğunu düşünüyorum. sıkılmadan izlenebilecek yer yer eğlenceli temposuda gayet iyi olan bir filmdi. sonu her ne kadar tahmin edilebilir olsada izlemeyenlere biraz saygı duymak açısından filmin sonunu yoruma yazmasaydık daha iyi olmazmıydı
0
6,121
kliseler vardı ama hos bir filmdi
0
6,122
Çok bilindik bir hikaye.Artık başka şeyler bulsunlar dedirtiyor malesef...
0
6,123
Rakip (Dük olan) smaç basabiliyo,kütük kaldırıp fırlatıyo,jestse jest,paraysa para,cinsellikse cinselik..Adam her şeye sahip yine sonunda gelin diğerini seçiyor. Sıkıldım artık böyle filmlerden ne kadar iyi işlenip,kurgulansa da. Hollywood kendini bu konuda birakin yenilemeyi,terk etsin..
0
6,124
Fazla bir beklenti olmadan sadece eğlenmek için izlenilecek ama gerçekte de eğlendirebilecek br film olmuş. Sevimli..
0
6,125
bu güne kadar islediğim en ii ramantik komedilerden biri dalında çok iddalı.Bnce mutlaka isleyiN çok keyifli:D
1
6,126
Kate Beckinsale! =Ava Gardner hımmmmmmmmm
1
6,127
Arkadaşlar film bence güzel 3 saatlik olması bile bana farketmedi.Eğer kendinizi filme akışa kaptırırsanız o zaman bir kişiyeodaklanmıyorsunuz. Ayrıca uçaklara ve eski dönemlere ilgisi olanlara bu filmi seveceğinden eminim.Bence Di caprionun oyuncluğu başarılı.Ama ödül tartışılır.Yalnız cate blanchettin ödülü haketmiş diyemiyorum.Bence Being Julia filmindeki annette bening ödülü hakediyor.Ayrıca teknik ödülleri sonuna kadar hakediyor.Ve en iyi yönetmen ödülünü alması gerekiyordu.Ayrıca Pyr032 ithafen tamam di capriodan netref edebilirsin.Onun yüzünden filmi ve filmdeki oyuncular bir kenara atman bir tarafa anlarız.Ama en azından filmi begenenleri saygı göstermek zorundasın.Önce kendine saygı sonra insanlara...
1
6,128
Bizi Jack Ryan ile tanıştıran film...
1
6,129
Kesinlikle harika bi biyografi olmuş, adamın temizlik saplantılarını bile nokatıs virgülüne kadar anlatmışlar, kaza sahneleride çok gerçekçi olmuş 10/10
1
6,130
film güzel.Çok ihtişamlı aham şaham bir film değil.Özellikle er ryan la karşılaştırılırsa harika olduğu söylenemez.Ancak sonlarına doğru heyeceyanı yükselen bir film.benden 7
0
6,131
Bu akşam izledim film, savaş filmleri hoşuma gider, savaşta esir düşmüş insanlarla ilgili filmler daha da hoşuma gider ama bu film kesinlikle hiç hoşuma gitmedi, yorumlara baktığım %90 ında Bruce Willis in oyunculuğu övülmüş. filmi öven bir yorum hatırlamıyorum, zaten Bruce willis oynamasaydı bu filmin 10 üzerinden en fazla 4-5 alacağı kesin. Film 2. dünya savaşında almanların esir kamplarından birinde geçiyor.. ama nasıl bir esir kampı, ben böyle bir esir kampı görmedim. amerikalıların kontrolünde mi almanların kontrolündemi belli değil,, amerikalılar mahkeme istiyor, olur tabi başüstüne diyor almanlar, tiyatroda bir mahkeme düzenliyorlar falan filan,, çok saçmaydı konu olarak..
0
6,132
Gerçekten bu zaman kadar izlediğim filmler arasında en güzeli denilebilecek kadar güzeldi.
1
6,133
benim bu zamana kadar izledigim en iyi film 10 uzerinden 10 gercekten ilk defa bi amerikan milliyetcisine sempati duydum helal olsun
0
6,134
ismi gibi güzel bir film değil.savaş filmi ama bir tane çatışma sahnesi çok bu yüzden çok sıkıcı çöküşten sonra izlediğim en kötü savaş filmlerinden biri yinede televizyonda birşey yoksa seyredilebilit cd sini almaya değmez
0
6,135
çok basit olmamışşş10/3
0
6,136
john mctiernan yine seyircisinin beklediği heyecanı ondan esirgemiyor.olayların bir denizaltı içinde okyanusun ortasında geçmesi gerilimi arttıran başka bir öğe.
1
6,137
Bence de güzel bi filmdi.Tabi orjinal haliyle izlemek bi başka olur ama Türkçesi de gayet iyiydi.İzleyin derim
1
6,138
orni ye katılıyorum . farklı hoş bir tadı var ama ben yine bildiğimi söylerim bence bu film jim carrey olmadan çekinilmez olurdu. filme tat veren en önemli karakter bence
1
6,139
Kötü bi film olduğu söylenemez belki ama aman aman bir özellik bulamadım filmde. Bir kişinin oturup ne yazsam diye düşünüp 10 dk sonra yazabileceği bir senaryosu vardı, ABD'de bu kitabın tutmasının sebebi nedir bilemiyorum ama filmin aynı beklentiyi karşılamaması gayet normal. Bu filmde Jim Carrey gibi süper bi yetenek de olmayıp filmi taşımasaymış gitmeye ve görmeye bile değer bişey kalmayacakmış. Doğrusu beklentilerimi karşılamaktan uzak bi filmdi.
0
6,140
Bu filmi sırf Jim Carrey var diye seyrettim, açıkçası sırf Jim Carrey var diye izlenebilir buldum. yoksa ortanın altında 10/6 Jim Carrey hatrına oda
0
6,141
kitaplarını filmine göre daha çok beğendim...kitapta hiç ama hiç sıkılmıyorum ama filmde birazcıkda olsa sıkıldımm=(( yine de güzeldii
0
6,142
Filmde heyecan uyandıracak sahneler az olduğu için biraz vasat kalıyor ama benim gibi jim carrey hayranı olsanız bile o bile filmi vasatlıktan kurtaramıyor.Ama yinede izlenmesi gereken bir film.Ayrıca violet rolündeki kız bayağı güzeldi :)
0
6,143
jim carry sen nasıl bir insansın...süpper
1
6,144
Film çok keyifli zevkle izlenebilecek bir gösteri sunuyor bize. Zaten güzel olan bir kitap serisinden senaryolaştırılmış oyunculuklarda göz doldurunca ortaya izlenmesi çok hoş bir film çıkmış.
1
6,145
Başrolde Ryan Goslingin olduğunu görünce filmi hemen izledim fakat beklediğim gibi üst bir senaryo bulamadım. Oyunculuk performanslarına diyecek lafım yok,Michelle Williams ve Ryan Gosling çok iyi fakat film bittiğinde bile "Eee yani noldu ki" dedim.Biraz yarım gibi geldi bana ve biraz kopuk sahneler vardı.Ama en azından vıcık vıcık bir aşk hikayesine değinmiyorlar. İzlenilebilir.
0
6,146
Filmi orijinal dilinde izlemenizi tavsiye ederim. Oskarlı oyuncu Halle Berry'nin müthiş performansı ve harika aksanı izleyicileri kendine hayran bırakıyor.
1
6,147
gündüz vakti izlememe rağmen gelen seslerden dolayı ürküp kapıyı kilitleyip izlediğim film, halle berry muhteşem, oscarı hak ettiğini ispatlar gibi.
0
6,148
Soluksuz izlenebilecek ender filmlerden. 2013 yılının en iyi filmi diyebilirim. Halle'nin oyunculuğu tartışılmazdı. Gerilimi öyle çok hissediyorsunuz ki, telefonu kapıp şunu şunu yap diye direttik vermek istiyorsunuz. 911'de çalışmanın ne kadar zor bir iş olduğunu da vurgulamışlar. Ancak bazı önemli soruların hemen sorulmaması
1
6,149
Beklentisi dusuk olanlari guzel bir surpriz bekliyor. Amerika icin klasik bir reality show konusu 911'i alip bu kadar surukleyici cekmek az is degil. aslinda 4.5 verecektim ama yarim puani onemli sekanslara yerlestirilmis bilincalti isleme oyuncaklari (amerikan bayraginin kadrajlanmasi, hasta insan yuzunun korku ogesi olarak kullanilmasi vs) sebebiyle kirdim. kesin seyredilmeli diyorum.
0
6,150
filmde oyuncular sanki kameraya çekildiklerinin farkında deil gibi oynamışlar.O kadar doğal ve hayatın içinden bir film.Yetişkinler için söylüyorum;izleyebileceğiniz herhangi bir sahneyi mutlaka yaşamışsınızdır.
0
6,151
Blue Valentine, konusu ve senaryonun gidişatı ile kendini diğer aşk filmlerinden ayırmıştır. Bilindik aşk filmlerindeki gibi vıcık vıcık aşk kokmasa da güzel bir filmdir.
0
6,152
Gerçekten güzel bir ask ve ayrilik hikayesi , filme bayildim
1
6,153
İzlerken senaryo gediklerine çok takıldım açıkçası.Derek Cianfrance'in on yıldan fazla bu senaryoyla uğraştığını ve sonucunda da tam olarak tamamlayamadığını,bazı bölümleri sette doğaçlama bitirdiğini biliyoruz ki zaten bu yüzden sırtını daha çok görselliğe dayıyor.Üst düzey başrol oyuncularıyla iyi bir film neticede ama yine de fazla abartmamak gerek.
0
6,154
bu sefer acı çeken bir erkek klişeleşmiş aldatan erkek tipinin dışına çıkılmış 6/10
0
6,155
... Oscar'larda sinematografisi dışında pek başarılı olabileceğini sanmıyorum açıkçası. Maguire, Bridges ve Cooper'ın baştan sona sürükledikleri film (her ne kadar onları izlemek keyifli olsa da ortaya unutulmayacak performanslar koydukları söylenemez) 2.5 saatlik süresine rağmen, seyircisini hiç sıkmıyor. Ancak anlattığı hikayenin bazı klişelere takılması da tatsız bir durum açıkçası. Sonuçta keyifli fakat unutulmaz değil... (6/10)
0
6,156
film gerçek bir hikayeden alınıp biraz süsklenmiş o belli lakin yine de gerçek. daha önemlisi bazen değişik gruplarda olan insanların birbirine ön yargısız ve güvenerek yaklaştğnda yani zengin fakir çirkin güzel gbi kavramları atıp insan olduğunu gördğnüzde ve herkesin yetenekleri birleştirdğinde nasıl güzel şeylerin ortaya çıkacağını anlatıyor. ama yinede filmin özü şuu.....küçük bir kusur için tüm bir hayatı harcamayalım... sevgiler..
1
6,157
Seabiscuıt son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden birisi.Filme gitmeden önce filmin amerikan propogandası yaptığı yönünde eleştiriler duymuştum ayrıca aynı eleştiriyi yapanlar filmin bir yarış atının öyküsünden çok amerikanın iç sorunlarıyla ilgilendiğini iddia ediyorlardı...Gördüğüm kadarıyla film bu eleştirileri pekde hak etmiyor gibi.Amerikayı yansıttığı bir gercek ama bu filmin bazı filmlerden farkı amerikayı dünyaya hakim bir devlet olarak göstermiyor.Sadece her ülkede yaşanan ekonomik buhran ve bunun getirdiği olumsuzluklarla nasıl başa çıktıklarını anlatıyor.Diğer bir yandan imkansızı başaran seabiscuıt...Her filmde bir başrol vardır bu filmde başrol seabıscuıt.Seabıscuıt insanların yaşamını değiştirdi.Film aynı zamanda biribirinden yetenekli usta oyuncuları barındırıyor.Chris cooper her filmi birbirinden başarılı, onun için ne söylesem az.Tobey Maguire yerinde olsam kendimi bu tarz filmlere yönlendiririm örümcek adamdada cok iyi ama bir oyuncu kendini ancak bu tarz filmlerde ispat edebilir.Yani tobey beklediğimden daha başarılı.Jef brighes o da cok iyi.Film anlattığı dönemi en iyi yansıtan ender filmlerden.Sanat yönetimi pek iyi olmasada görüntü yönetimi, kostüm ve müzükleri cok başarılıydı.Sade, abartısız izleyiciyi hüzünlendiren aynı zamanda güven duygusunu perçinleyen mükemmel bir film...
1
6,158
filmi cok begendim, kurgusu cok hoş, atlar ve diğer bikaç sey bişeyleri simgeliyor aslında, mesela seabiscuit ile baska bi at -ki bu atın sahibi elit tabakadan biri- yarıştırılıor, tabiki kazanan fakir ama gururlu seabiscuit, e burdan da dersimizi hemen alıoruz. filmin renkleri cok güzeldi, aydınlık ve yumusak... sonraaa; yarış anında bu jokeyleri bu atları nası cekmişler acaba die düşünüodum ki kamara arkası görüntülerinde gördüm, bikaç at ve bikaç maket kullanılmış, elinizdeyse dvd sini izleyin derim. ii seyirler
1
6,159
gerçekten harıka bır filim dunyanın en akıllı hayvanı atın insanla nasıl bır butun oluşturduğunu bir kez dah gördum tuylerım diken diken oldu hele o son virajda seabiscuit'in amıralın gözlerine bakması ve bırak gıtsın kelımelerı muhtesem bır hayat hıkayesı tabandan zırveye muhtesemdi.
1
6,160
at yarışını pek sevmem o yüzden filmi izliyip izlememe arasında kaldım. ama kesinlikle izlenmesi gereken çok hoş bir filmmiş. 8/10
1
6,161
bu filmi bir kerende izlemeyi başaran var mıdır, tam bir ruh kanseri bu film, aynı staker gibi......
0
6,162
Tarkovsky'i bana sevdiren film! çok severek izlediğim ve yönetmenin dehasına filmin yavas temposuna hayran kalmışımdır. Düşük tempolu olmasa hiç kuşkusuz anlatmak istediğini bu kadar güzel anlatamazdı. Ruh ve evren üzerine çok çok farklı bir bakış
1
6,163
filmin uyarlandığı kitabın yazarı Stanislaw Lem filmi begenmemiş bu film sinematek açıdan gerçekten tarihe geçecek bir ağır işleyhen tarkovsky filmlerinden biri olsa da gerçek birçok sinemasever için doyulmaz in görüşü farklıdır,saygı duyarı ben bu filme kötü diyemem .
1
6,164
SİNEMA TARİHİNDE BİR KİLOMETRE TAŞI Solaris (1972) İnsanlık kurtuluşunu utancında bulacak(!) Zamanın her an geçip giden bir anının geçici olmayan bir gerçekliği bulunduğuna göre, ‘geçmiş’ ne demek oluyor ki? Başka dünyalara ihtiyacımız yok.. Bir ‘ayna’ya ihtiyacımız var!Gerçeğe doğru yürüyüşündeki insan, bilgiyle mahkum edildi.. Geri kalanın bir önemi yok.. Kozmik duyularımızı kaybettik.. Antik çağlarda yaşayanlar o duyguyu mükemmel anlıyordu.. Neden veya amacı ne diye hiç sormadı onlar.. İnsan mutluyken hayatın anlamı ve diğer ebedi meselelerle nadiren ilgilenir.. Bu soruları insan bir ayağı çukurdayken sormalı.. İyi ama ne zaman öleceğimizi bilemeyiz. Bu yüzden telaş içindeyiz.. Acele etme.. En mutlu insanlar bu lanetli sorularla ilgilenmeyenlerdir.. Sorularımız bilme arzumuzdan kaynaklanıyor.. Buna rağmen en yalın insan gerçekliğinin korunması gizemi gerektiriyor.. Mutluluğun, ölümün ve hayatın gizemleri.. Aşksız bir insan, insan değildir(!) Hayatın anlamı? İnsan mutluyken hayatın anlamı, sonsuzluk hakkındaki diğer nadiren ilgilenir.. İnsan bu soruları hayatının sonunda sormalı.. Ecelimiz ne zaman bilmiyoruz, bu yüzden de acele ediyoruz.. En mutlu insanlar, bu lanetli sorularla canını hiç sıkmayanlar.. Biz hayatı, onu anlamlandırmak için sorguluyoruz.. Hala basit insani doğruları korumak için gizeme ihtiyaç duyuyoruz.. Mutluluğun, ölümün, aşkın gizemi.. Bunu düşünmek eceli bilmek gibi bir şey.. Zamanını bilmek bizi ölümsüz yapmaz.. Acı çekmek hayatı gri ve güvenilmez gösterir.. Bilim mi? Boş laf.. İçinde bulunduğumuz durumda, sıradanlık ve deha aynı derecede yararsız.. Evreni fethetmekle ilgilenmiyoruz.. Dünyayı evrenin sınırlarına kadar genişletmek istiyoruz.. Öbür dünyalarla ne yapacağımızı bilmiyoruz.. Başka dünyalara ihtiyacımız yok.. Bir aynaya ihtiyacımız var.. Bağlantı için çabalıyoruz, ama onu asla bulamayacağız.. Korktuğu ve ihtiyaç duymadığı bir amaç uğruna gayret sarf eden o ahmakça insanlık durumundayız.. İnsanın insana ihtiyacı var(!) Yönetmenliğini Andrey Tarkovskiy üstlenirken oyuncu kadrosunda Donatas Banionis, Natalya Bondarchuk, Jüri Järvet, Vladislav Dvorzhetskiy ve Nikolay Grinko gibi isimleri izleyeceksiniz.. Film Bilimkurgu-Dram-Gizem-Psikolojik türlerini barındırıyor.. Konusuna gelecek olursak, Psikolog Kelvin, inanılmaz olayların yaşandığı Solaris gezegenindeki uzay üssüne gezegeni araştırmak ne olup bittiğini öğrenmek üzere gönderilir.. Solaris ile hiçbir insan iletişim kuramaz ama gezegen insanlar ile iletişime geçer.. Onların geçmişte yaşadığı hatıralarını canlandırır ve karşısına çıkarır.. Kelvin den ayrı iki çalışan bu yaşananlar karşısında psikolojik olarak çökmüşlerdir.. Neyin gerçek neyin hayal olduğunu kestirmek imkansız hale gelmiştir.. Solaris Kelvin ile iletişime geçer.. Yıllar önce ölen karısı Hari’yi şekillendirir ve canlı bir şekilde karşısına çıkarır.. Usta yönetmen Andrei Tarkovsky nin, Stalker, İvan’ın Çocukluğu, Kurban, Ayna, Andrey Rublyov ve Nostalji filmlerinden sonra izlediğim yedinci filmi Solaris.. Sonunda Andrei Tarkovsky film kuşağını bitirdim.. Sıralama yapmam gerekirse ilk sırada kesinlikle Solaris yer alır, devamı ise Kurban, Nostalji, Stalker, Ayna, İvan’ın Çocukluğu ve Andrey Rublyov.. Yönetmenin filmleri herkese hitap etmese de beni etkilemeyi ve favori yönetmenlerim arasına girmeyi başardı.. Solaris, Stanislaw Lem romanından beyazperdeye uyarlanmıştır.. Ben kimim, nereden geldim, burada neden bulunuyorum gibi var oluşu sorgulayan seyircinin aklını zorlayan bir film sizlerle.. Yaratılan atmosferi bakımından bilimkurgu filmi izleyeceksiniz ama Andrei Tarkovsky için dekorlar sadece araç asıl ilgilendiği her zaman olduğu gibi insan doğası.. Amerikan filmlerinde olan korkunç uzaylılar olmadan da bilim kurgu türünde film çekileceğinin kanıtı olan bir film.. Tarkovskinin gerçeklik algısının ayarlarıyla oynadığı bir film.. GERÇEK GÖZLE GÖRÜLEN BİR ŞEYDİR AMA BELKİ DE GÖRÜLDÜĞÜ DÜŞÜNÜLEN.. Solaris çoğu seyirciye göre 1968 yapımı Stanley Kubrick imzalı 2001: Uzay Macerası filmine cevap olarak verildiği düşünülse de bence hiçbir şekilde alakası yoktur.. Hatta en sevdiğim üç yönetmenden biri olan Stanley Kubrick en sevdiği on filminden biri de Solaris olduğunu söylemekte fayda var.. 2001: Uzay Macerası filminde yaşadığım uzaydaymışım hissini bu filmde de yoğun bir şekilde hissedip yaşadım.. 2001: Uzay Macerası uzun zaman önce izleyip yorumumda da uzaya fırlatılmaya hazır insan diye bir başlık atığımı hatırlıyorum bu film içinde başlık geçerli diyebilirim.. Son zamanlarda izlediğim en iyi ve etkileyici film özellikle finali ile birkaç dakika boş boş ekrana bakacaksınız.. O kadar sarsıcı bir finale sahip.. Her filmi olduğu gibi tartışmaya açık tam olarak ne oldu sorusuna herkes farklı bir cevap verebilir yönetmenin sinema anlayışı tarzı budur genelde ağır işleyen bir senaryo o yüzden sıkılabilirsiniz bunun için özenle seçilmiş repliklere kendinizi bırakın derim sonucunda film bir çırpıda biter her filmi için geçerli bu söylediklerim.. Filmin çekildiği yılı göz önüne alırsak, izleyicileri hayrete düşürecek sahnelerin olduğunu belirtmek gerek.. Ayrıca filmin, hayal, gerçek rüya gibi kavramların arasında sıkışması izleyicinin merakını sonuna kadar sürdürmesini sağlıyor.. Felsefeyle bilim kurgunun uyumu ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.. Filmlerinde her zaman ilginç konuları ve farklı hikayeleri işleyiş tarzı ile kendine özgü bir biçimde ele alması yönetmen Andrei Tarkovsky'nin kişilik yapısını da ifade ediyor.. Filmi açıklamak isterdim ama spoiler vermek istemiyorum ve vermekten her zaman uzak durmuşumdur.. Yönetmen Soderbergh’in 2002 yılındaki Solaris uyarlaması pek tutulmamış eleştirmenlerden olumsuz yönde tepkiler almıştır tekrar çekilen filmi izlemedim ve izlemeyi de düşünmüyorum bu 2001:Uzay Macerasını tekrar çekmek gibi gereksiz bir şey.. Filmin İmdb Puanı: 8.0 bence daha fazlasını hak ediyor.. Andrei Tarkovsky hayranlarına ve gerçeği sorgulamaktan hiçbir zaman kaçmayan seyircilere şiddetle tavsiye eder izledikten sonra filmin üzerine düşünmenizi isterim zaten izledikten sonra baya kafa yoracaksınız..
1
6,165
merhaba sinemaseverlerhayvan mezarlığı bana göre sinema tarihinin en iyi filminiden birisi.özellikle filmin karanlık atmosferi insanı gerdirmeye yetiyor.filmin final sahnesi ise müthiş.kısacası ben hiç bir korku filminden korkmam diyorsanız bir de bu filmden alın.bakalım fikriniz değişecek mi
1
6,166
çok güzel bir film Stehpen King'in kitaplarından uyarlanarak yapılan en iyi filmlerden biri...
1
6,167
dönemin önemli korku filmelerinden etkileyici
1
6,168
ben gerçekten çok etkilendim ve bikaç gece boyunca uyuyamadım korku bakımından bence çok iyi hele o çocuğun yeniden doğuşu...
1
6,169
Çok başarılı bir filmdi gerilim korku bir aradaydi tek basina izlemeyin😁10 17 yaş arası çocukların izleyeceği turden de değil tavsiye ederim 👍
1
6,170
müzikal anlamda tam bir şaheser olan bu film oyuncuları bakımından da muhteşem gerçek bir film seyretmek isteyen herkese tavsiye ederim
1
6,171
nerde ilk film nerede bu ikncisi. Aslında J. Belushi yerine J. Goodman yerinde bir seçim fakat filmin genelinde ters giden birşeyler var... (4/10)
0
6,172
bence harika müzikal bir film,müzikleri çok iyi,müzikal sevenlere öneririm,james brown,aretha franklin de çok iyiii
1
6,173
yani bir film seyirci üzerinde nasıl bu kadar sıkıntı ve nasıl bu kadar çekicilik yaratabilir bilmiyorum, bir yandan ne olacak diye beklerken bir yandan da yeter amma uzadı ddedeim. gayet lüzumsuz bir film, zaman kaybından çok Jennifer a üzüldüm, ismine aldanıp good girl olduguna bakmayın ben bu kadar bad girl görmedim
0
6,174
Efsanevi yönetmen Steven Spielberg'ün The Sugarland Expers'in ardından çektiği ve kendisini büyük bir üne kavuşturan gerilim türünün başyapıtlarından jaws;yönetmenimizin gerilim yaratmadaki usta işi başarısını gösteren,mükemmel kamera hareketleri ve bir o kadar da başarılı görüntü açılarıyla teknik olarak olağanüstü bir iş ortaya çıkardığı, hafızılardan hiç silinmemiş bir film.Bugün bile bizlerin denize girdiğimizde tedirgin olmamıza sebep olan Jaws Spielberg'ün belkide o dönemde hiç bir yönetmenin beceremediği farklı bir teknik ve zekice tasarlanmış saneleriyle bir ilke imzasını atmıştı.Özellikle Hitchookvari bir anlatımla nerdeyse ikinci yarısına kadar köpekbalığını net olarak göstermekten kaçınan film yinede izleyiciği dikenüstü tutuyor müzikleriyle de gerilmemize sebep oluyordu.Bir sahilde denizdekilerin kabusu haline dönüşen mavi-beyaz köpekbalığının yarattığı dehşeti ve korkuyu anlatan jaws,arşivlerde mutlaka bulunması gereken bir kült film.
1
6,175
ben filmi yeni izleme fırsatı buldum ve gerçekten çok beğendim gerilimi her saniye yaşıyorsunuz sanki sizde filmin içindeymiş siniz gibi geliyor.Çok sürükleyici ve heyecanlıydı.herkese tavsiye olunur.
1
6,176
çocukluk dönemiminen çok severek izlediğim filmi
1
6,177
Çocuklugumun en ama en korkunc filmi cıksın diye dua ederdik tvde zamanının en iyi korku filmi bence süperdi....
0
6,178
Gönül Projeleri Sinemanin ?dâhi çocugu? diye anilan Steven Spielberg, ?Schindlerin Listesi'nden bu yana, kendisi açisindan özel önem tasiyan konulari filme çekmek için yönetmen koltuguna oturacagini açikladi.Yönetmenin projelerinden biri de Filistinli ve Israilli çocuklara 250 video kamerayla oynatici dagitmak. Onlarin her gün ne yiyip içtikleri, nelerle ilgilenip hangi oyunlari oynadiklari gibi günlük yasamlariyla ilgili detaylari kameraya çekmelerini ve sonra birbirlerine vermelerini istiyor. Spielberg, bu yolla Israilli ve Filistinli çocuklarin aralarindaki farkin ne kadar az oldugunu göreceklerine inaniyor.Temalar Spielberg filmlerinde farkli temalar kullanmaktadir. Siradan insanlarin kendilerini sira disi durumlarin içinde buldugu konsept agirlik kazanmaktadir. Duel, Jaws, Close Encounters of the Third Kind, E.T. the Extra-Terrestrial, Empire of the Sun, Hook, Jurassic Park, Saving Private Ryan, Catch Me if You Can, War of the Worlds ve Munich bu temaya örnektir. Bilimkurguya olan düskünlügünün babasindan geldigini açiklayan yönetmen, filmlerinde aile baglari üzerinde de siklikla durmus, naif, merak ve inanç duygusu gelismis bir durus gelistirmistir. Özellikle çocuk ve ebeveyn iliskileri ekseninde gelisen konular üzerine gitmistir. Anne babasi ayri çocuklar, ilgisiz babalar, aile sorunlari yaninda II. dünya savasi basta olmak üzere, savas, terörizm, irkçilik gibi global konularla da yakindan ilgilenmistir.Siyasi Görüsü Spielberg demokratik partiyi destekliyor ve Bill Clinton'in yakin arkadasi. Amerika'nin milenyum kutlamalari için Clinton'la çalisti. Proje kapsaminda çektigi ve John Williams'in müziklerini yazdigi 18 dakikalik The American Journey filmi, 31 Aralik 1999 tarihinde Amerika'nin milenyum galasinda gösterildi. Spielberg demokratlari desteklemesine ragmen California valisi olarak yeniden seçilmesini istedigi Cumhuriyetçi arkadasi Arnold Schwarzenegger'a Jeffrey Katzenberg ve Haim Saban'la birlikte destek vermisti.
1
6,179
Mavi Korku filmi de güzeldi ama Jaws'ın yanından bile geçemez. Jaws o kadar gerçeğe yakın ki tüylerinizi diken diken ediyor. Gelmiş geçmiş en iyi korku filmlerinden biri diyorum...
1
6,180
walla jake gyllenhaal oldu mu her filmi izlerim.çok yakışıklııı.tatlııı.Başarılı bir yapımTavsiye ediyorum.
1
6,181
bi kaç sahnesi dışında pek fazla korkutucu öğesi olmayan bi filmdi.ama yine de idare eder
0
6,182
film gayet iyi bence hatta baya iyi ben filmi tek başıma 12 de izledim korkamadım yorumlarda dedikleri kadar korkunç bi film değil ama izlemenizi tavsiye ederim
1
6,183
Arkadaşımız "Alp" benim yazacaklarımı çok güzel anlatmış, eline sağlık "Hayatın karanlık ve dramatik yüzü.. Javier Bardem her yeni filminde nasıl büyük oyuncu olunabileceğinin derslerini veren iyi bir aktör.. Son filminde efsanevi karizmasıyla harika bir baba figürü çizmiş doğrusu. Filmin her oyuncusunun itinayla seçildiği belli.. Kötü oyunculuk yok neredeyse.. Alejandro González Iñárritu seyircisini zorlamayı seven, usta bir yönetmen. Sert bir senaryo, kasvetli mekanlar ve harika diyaloglarla bunu yeniden ispatlıyor.. Özellikle küçük oğul mateo ile babası arasında ki dialoglar, filmin giriş ve bitiş sekansları enfes hazrılanmış.. Bence bu film, İnarritunun kendine has sinemasının zirve noktasını oluşturmakta şimdilik.. İleride bu yetenekli yönetmen daha çok değerli eser çıkartacaktır, buna eminiz.. Son olarak sinemaya gidin ve bu değerli başyapıtı görün derim.." Film 8 puan, arkadaşlar bu yönetmende çok büyük gelecek var. Bardem de mükemmel bir oyuncu, film 8 ama Bardem 10 üzerinden 12. Bütün oyuncular süper oynuyor.:ocuklar inanılmaz.Alvarez süper. Hepsine Alkışlar.
1
6,184
Ortalama bir dram filmi ... Inarritu kamera arkasinda , Bardem de önünde çok iyi ... Ama ne abartildigi gibi bir 'gerçekçilik' hakim filmde , nede Oscarlar da bahsi geçecek kadar güçlü bir film Biutiful ... Sonu da oldukça anlamsiz bitiyor kanimca ... Dedigim gibi ortalama bir dram filmi ... Ne eksik ne fazla ... 5/2.5 ...
0
6,185
JAVİER BARDEM 'DEN OYUNCULUK DERSİ BİR FİLM 10/10 Sinema dünyasının şapka çıkardığı bir büyük yönetmenden kayda değer bir sinema örneği… Kaçırmayın derim… Karanlık şehir… Yalnızlık… Ve kaybeden olmak… Barınacak yeri olmayan açlık sınırında yaşayan zorunlu ziyaretçiler… Avrupanın kendince ‘baş belası’ göçmenlerinin sorununa alabildiğine içerden bir bakış… Avrupa medeniyetinin göbeğinde yaşanan sefalete, öylesine gerçekçi yaklaşıyor ki Inarritu; tek kelimeyle sert bir filme imza atmış. Sadece İspanya’ nın değil ne yazık ki Avruba Birliği’ nin tüm ülkelerinin kapısında bekleyen yüz binlerce insan… Kaçak yollardan girmeyi deneyen, bu uğurda ölen binlercesi… Başaranları ise bekleyen trajedi… Hiçbir şey onlar için ‘güzel’ olmayacak… Dünyanın her yerini paralayan yağmacı ekonomilerin, dünyanın en uzak yerlerinde bile yarattığı çatışmalar ve savaşlar ile fakirleşen insanlar.. Kendine binlerce yıl yetebilmiş toplumların içine sızan bu yağma, yerlerinden kaldırıp insanları bu medeniyet sanılan kaotik mega-kentlerde parça parça ediyor. Tam anlamıyla yağmacı bu büyük ekonomilerin kurbanları… Globalleşen dünyanın vatansızları: göçmenler… Kucağındaki bebeğinin açlığından başka kaygısı olmayan bir annenin gözlerinde ki korku… Her şey kirlenmiş, her şey ‘çirkin’… Kapılarına kadar gelen zorunlu göçmenlerin bu hallerinin sorumlusu kendileri değilmiş gibi kayıtsız seyreden sömürge imparatorluklarının kalıntıları, Avrupa iktidarları. AB’ nin tüm kademelerinde bu iktidarlarla göçmenlik hakları savaşı veriliyor. Milliyetçi reflekslerle kapı dışarı edilen ya da trajik hayatlar süren bu insanların yanında mücadele eden Avrupalılar bu savaşı veriyorlar. Alejandro González Iñárritu Fransa, İngiltere, İtalya ve İspanya’ nın tüm büyük kentleri göçmen mağdurlarla dolup taşmakta… İşte “Biutiful” ironik biçimde bu ‘çirkinliği’ tüm katmanları ile gözler önüne seriyor. Javier Bardem’ in Uxbal karakterinde dile gelen Avrupalı vicdanı, geri planda suç şebekeleri ve göçmenlerden rant sağlayan diğer göçmenler, birbirine iyice yabancılaşmış toplum… Kaçakçılardan beslenen Uxbal aile hayatı, işi ve sağlığı dip yapmış kaybeden bir ‘gerçek Avrupalı’… Avrupa’ nın iki yüzlü vicdanı… Onlardan beslenen ama onlara acıyan Uxbal… Çocukları ile yemek yediği masası ve o anları dışında her anı çirkinliklerle dolu bir hayatı olan Uxbal rolünde Javier Bardem çarpıcı bir oyunculukla karşımızda. Yaşayanlar, ölüler ve geçmişinden gelen mesajlar arasında boğulan Uxbal, üzerine üzerine gelen hayatın karşısında durabilecek mi? Bazı sahnelerde özellikle çaresizlik hissini başarıyla veren Bardem kanaatimce takdiri hakeden bir rolde daha karşımızda… Defalarca tekrarlanan yemek masası sekansı, kaosun tek ‘biutiful’ şeyi… Ve tabii Maricel Álvarez ‘Marambra’ rolünde inanılmaz… Çirkinliğin filmdeki en etkileyici tezahürü Uxbal’ in karısı Maramba… Fizik oyunculuğu yanında yüzünde yarattığı psiko-patolojik ifadelerle akılda kalıcı olabilmiş. Oda bir kaybeden… Şehrin karanlık ve dar sokaklarını endişeyle ve biraz geriden seyreden kamerası ile Inarritu; şehir ve insanlar arasına girmeden oluşturduğu atmosfer ile Barcelona ve yaşayanları arasındaki yabancılaşmaya işaret ediyor. Sinema dünyasının şapka çıkardığı bir büyük yönetmenden kayda değer bir sinema örneği… Kaçırmayın derim…
1
6,186
Ustanın bu filmini merakla bekliyoruz.Filmin konusu çok vurucu,eminim ki bunu çok iyi değerlendirecekler...
1
6,187
Yemek/Şef/Restorant temal filmleri daima sevmişimdir. Zevkle izleyebileceğiz güzel bir film olmuş. Mutfakta vakit geçirmeyi seviyorsanız tam size göre!
0
6,188
filmi izledikten sonra anladım ki N.Shyamalan bu filmde uzaylıları yaratıkları böyle karga tulumba filme yansıtmamış ve bence cok da ii yapmış..beni etkileyen sahneler şunlardı:gece çatıda mel gibson uzaylıyı görüyo işte o sahne süperdi.ayrıca j.phoenix in uzaylıyı tv de gördügü sahne cok iyi kurgulanmıştı..acıkçası bence film cok iyidi.bazı arkadaşlar yaratıklar bekliyodu belkide ama bu öyle bi film olmuşki yaratıklara gerek kalmadan insanları ürpeten bi film olmuş.
1
6,189
Biraz saçma olsada insanı çok geriyor.Filmi izledikten sonra kafamda bir sürü yanıtlanmamış soru kaldı.Ama herşeye rağmen güzel bir gerilim filmi.İzlemenizi tavsiye ederim.
1
6,190
ARTIK BU FİLMDEN SONRA DA ANLADIMKİ M. NİGT SHYMALAN BENİM İÇİN SPİELBERG KADAR FANATİĞİM OLACAĞIM BİR İSİM OLACAK.BU SEFER İNSANLIĞI YOK ETMEK İÇİN DÜNYAMIZA GELEN İSTİLACI UZAYLILARI ANLATIYOR.EKİNLERDE MISIR YAPRAKLARI SANKİ BÜKÜLEREK YAPILMIŞA BENZEYEN İŞARETLER HERKESİN DİKKATİNİ ÇEKİYOR.TELEVİZYONLAR BU İŞARETLERİN UZAYLILARIN YÖN BULMAK İÇİN YAPTIKLARINI SÖYLESELERDE GRAHAM KENDİ EKİNLERİNDE DE TANIK OLDUĞU BU İŞARETLERİN UZAYLŞILARIN BİR ÜRÜNÜ OLDUĞUNA İNANMIYOR. ALTI AY ÖNCE EŞİNİ DE BİR TRAFİK KAZASINDA KAYBETMESİ ÜZERİNE GERÇEKTE BİR PEDER OLAN GRAHAM TANRIYA OLAN İNANCINI KAYBEDİNCE PEDERLİĞİ DE BIRAKIR.İKİ ÇOCUĞU VE BEYZBOLCU KARDEŞİYLE BİR ÇİFTLİYE YERLEŞİR.VE EKİNLERDE OLANLARDAN SONRA İŞLER GİTTİKÇE ÜRKÜTÜCÜ BİR HAL ALMAYA BAŞLAR.AĞIR TEMPOLU BU FİLM OLAN İŞARETLER BENİM EN BEĞENDİĞİM FİLMLERDEN BİRİ.HERŞEYİN ZEKİCE TASARLANDIĞI BU FİLMDE BİLM-KURGU-DRAM VE GERİLİM BİR ARADA.GENELLİKLE ÖZEL EFEKTLERİN ARKA PLANDA KALDIĞI İŞARETLER, BİR AİLENİN BİLİNMEYENE OLAN MÜCADELESİNİ KONU ALŞIYOR.FİLM BİTTİKTEN SONRA CEVAPLANMAYAN SORULAR AKILDA KALSA DA BENİM İÇİN BU FİLMİN AYRI BİR YERİ VAR.BENCE MEL GİBSON VE PHOENİX ÇOK İYİ BİR İKİLİ OLMUŞLAR.AYRICA BU FİLMDE SHYMALAN DAHA ÖNCEKİ YAPIMLARINDA OLDUĞU GİBİ YİNE KENDİNE ROL VERMİŞ.BEN İŞARET'LERE*****(ÇOK İYİ)NOTUNU VERİYORUM.
1
6,191
Seyredin seyredin... bosa zaman deil.. hem bunu seyretmeniz bir filme daha kapi acacak.. ama yarisina kadar tamamen acil asi icin halkayi seyretmis olmali veya seyretmelisizki korkunc bir film 3 u seyredin....
0
6,192
bence çok ama çok güzel bir flim
1
6,193
film guzeldi cok basarılı bi yonetmenlik
1
6,194
'Futbol fena halde hayata benzer' 8/10
1
6,195
gayet sıradan bir film hatta yer yer eski türk filmlerinden sahnelerle bezeli, zlenesi kılan en büyük etken; erkan can bence, erkan can'ın performansı için izleyin derim,filmi sorarsanız sıradan.
0
6,196
Çılgın Cuma'dan sonra izlediğim en komik ve en iyi Lindsay Lohan filmi herkeze öneririm çok eğleneceksiniz...!!!10/10
1
6,197
iyi bir romantik komedi,hani dört beş arkadaş biraraya gelip "ayy canım yaa"nidalarıyla izleyeceğiniz türden!Ama şu anki puanı (8.3)fazlasıyla eğreti durmuş bu filmin üzerinde!(bence en fazla 7)
0
6,198
Bizler için şansızlık gibi görünen asıL şans olabilir :)
1
6,199
çok eğlendim, başlarda kıskandım hem lındsay ın güzelliğini hem şansını, bize vurmazki dedim böylesi ama sonra başına gelenler hakikaten şansa bak!!! dedirtiyo.. sıkılmadan izleyebileceğiniz eğlenceli bir film..
0